Şaud 8:”Kendinizden Ödün Vermeyin”

Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe

Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Mart 2007

www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org

Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın Yeni Enerjisinin ve tüm kozmosun Yeni Enerjisinin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Bir an için hepinizi hissetmek istiyoruz; sizlerin bir an için ben Tobias’ın enerjisini, dünyanın her yanından şu anda bağlanan tüm Şambra’nın enerjisini, bu toplantılara katılan meleklerin enerjisini hissetmenize izin vermek istiyoruz. Meleklerin, sizi kuşatan ikinci çemberde olduklarını söylüyoruz. Onlar gözlemciler. Bu Dünya gezegeninde olup bitenleri izliyorlar.

Daha görkemli bir gezegen yok. Daha akıllı bir gezegen yok. Daha ileri bir gezegen yok. Ve sizin bazen şeylere ilginç bir açıdan baktığınızı biliyoruz. Hatta benim zamanımda bile kullandığımız bir deyim var sanıyorum. Buna, “eşeğin kıçı” deniyor. (kahkahalar) Ona, sanki yanıtlara sahip değilmişsiniz gibi bakma eğilimindesiniz, sanki yalnızca – sizin deyiminizle – aciz insanlarmışsınız gibi, sanki bir tür arayış içindeymişsiniz gibi, Musa türünden bir arayış. Çölde kırk yıl dolaşıp durmak, bazılarınızda olduğu gibi, 40, 400 yaşamdır dolanıyormuş gibi davranmak, Dünya denen bu yerde dolanıp durmak.

Biliyor musunuz, bu gerçekten de o kadar zor değildir, ama onu zor kılma eğiliminde olan bir bilinç var. Ayrıca, gerçekten, yerçekimi gibi güçler var, zor görünmesine neden olan çok garip manyetik güçler ve başka şeyler var. Ama buradaki yolculuk aslında gerçekten oldukça basittir. Buradaki yolculuk, sonuçta, kendini-keşfetmekle ilgilidir. Kendi Benliğinizle olan ilişkiniz ve bu yüzden başka enerjilerle – var olan başka varlıklarla – olan ilişkiniz. Bu gerçekten oldukça basittir. Bir anlamda, onu başarmak için yüzlerce ya da binlerce yaşama gerek yoktur. Bir başka anlamda da, bu yolu seçmek söz konusudur ki, bugün bununla ilgili konuşacağız. Ama şimdi, bir an için toplanan Şambra’yı hissedin, evet gerçekten.

Şu anda ilginç astroloji olayları oluyor. Bunlar size hükmetmezler. Sizin için araçtırlar. Bunlar, uzanıp tutacağınız ve yaşamınızda kullanacağınız araçlardır. Ay gibi ya da ay tutulması gibi enerjiler, ya da Başak burcu ya da Balık burcu veçheleri gibi şeyler… bunların hepsi sizin için fırsatlar ya da potansiyellerdir. Devenin kıçından bakarsanız, bu tür şeyler sanki yaşamınıza hükmediyormuş gibi görünür, sanki siz – nasıl diyorsunuz – gerileyen bir Merkür dönemindeymişsiniz gibi. Ben bunu sürekli duyuyorum, “Merkür geri gidiyor olmalı.” Evet, ve gerçekten de, bazen öyledir, ama siz ona uzanıp potansiyelleri alabilir ve bunu Dünya’daki yaratıcılık çalışmanızda ve öğretmenlik çalışmanızda kullanabilirsiniz. Size hükmetmesi gerekmez. Sizi muktedir kılabilir. Sizi kutsayabilir.

Şu anda, sizin yıldızlar ya da kozmos dediğiniz yerde muazzam olaylar oluyor. Siz bu olayları hissediyorsunuz, ama aslında gerçekten hissettiğiniz şey, herşeyden çok, yalnızca olaylar değil, ama bunların uyanmamışlara – diğer insanlara – olan etkisi, onların keçinin ya da koyunun arkasında durup da etkileri hissetmeleri. Yaratıcı olmak yerine, bunların araç olduğunu fark etmek yerine, bir şekilde kurban olduklarını, bir şekilde bir yazgının olduğunu, bir şekilde bu olayların ağırlığını ya da yükünü ya da belki hafifliğini hissetmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Bunlar araçtır – kendiniz için yarattığınız araçlar. Unuttunuz mu?

Astroloji sizin için güzel bir araçtır, ama zamanın akışı içinde, bilincin ağırlığı altında, birçok kişi bunların size hükmeden şeyler – size hükmeden evler – olduğunu düşünmek eğilimindeler. Hiç de değil. Bunlar, size hizmet etsin diye yolunuza yerleştirdiğiniz potansiyellerdir. Şu anda aya, ay tutulmasına uzanın ve onu yakalayın. Gereksindiğiniz şeyi yakalayın. Bir tutulma, bir değişim zamanıdır, bir gölgeleme zamanıdır, yeni bir döngüye girmek zamanıdır. Uzanın ve yaşamınız için tam olarak seçtiğiniz enerjiyi yakalayın. Ama dikkatli olun. O enerjiler güçlüdür, çünkü siz onları aktive ettiniz. Onları yaşamınıza getirdiniz, ve onlar çalışır.

Şambra, bugünkü konuşmamızın özüne geçmeden önce, bu noktada bir duralım. Sizlerle yapmak istediğimiz – yapmamız gereken – bir biyolojik denge çalışması var. Bakın… evet, çoğunuzun bedenindeki şu ağrılar ve sancılar, içinizde neler olup bittiğine ilişkin sorular… bir ayağınız Eski Enerjide. Diğer ayağınız Yeni Enerjide. Bu noktada akla gelen – buna ne diyorsunuz – bir resim var. Hiç böyle bir resim gördünüz mü? Bir ayağınızla bir sandalda, diğer ayağınızla da başka bir sandalda duruyorsunuz, ve bazen akıntı iki farklı yöne gidiyormuş gibi görünür, ve bunun elbette etkileri olabilir.

Böylece, şimdi buradasınız, uyanmış bir halde buradasınız, bilinçli insanlar olarak, Yeni Enerjinin şimdi yaşamınıza girdiğinin farkında olarak – başka bir yerlerde değil, bir kayanın altına saklanmış değil, gizli bir mağaraya ya da özel bir kadehe saklanmış değil. O şimdi burada, sizin için ulaşılır halde, kullanılır halde. Ama siz hâlâ çevrenizdeki Eski Enerji dünyasıyla başa çıkmaya çalışıyorsunuz ve bu sizi düşürmek eğilimindedir. Tam anlamıyla enerjinizi tüketmek eğilimindedir.

O nedenle, şimdi burada birlikte bir dakikamızı, biyolojiyi yeniden canlandırmaya, biyolojinin bilincinizi yakalamasına ayıralım. Bakın, onlar bazen dengeden çıkmaya yatkın olurlar. Bilinciniz ileriye doğru depara kalkar ve bedeniniz ne yapacağını bilemez, bunun bir nedeni, bedeninizle tümüyle dengede ve uyumlu bir ilişkinizin daha olmamasındandır; bir nedeni de, bir yandan Yeni Enerjiyi özümseyen bedeninizin hâlâ kalıpları doğrultusunda iş görmesi ve bu kalıplardan geçmesidir; bir başka nedeni de, şu anda tüm DNA’nızın ve partikül varlığınızın başka veçhelerinin değişiyor olmasındandır.

Böylece bu güzel ânı kullanıyoruz… Şambra enerjileriyle birlikte, ister şu an burada olun, ister elektronik medyanızla bize katılmış olun, ister bunu sonradan dinliyor ya da okuyor olun; başka alemlerle fiziksel alemler arasındaki enerjilerin dengelenmesiyle çalışan çok özel meleksel varlıkları getirdik buraya… ve şimdi bir dakikanızı alacağız. Bu, bu kadar sürer, bu arada. Bedeninizin bilincinizi yakalamasına izin vermek yalnızca bir dakika alır.

Derin bir nefes alın.

(duraklama)

Bilinciniz çok hızlı açıldı. Yalnızca bu boyuta değil, başka boyutlara da genişledi. Bedeniniz, fiziksel biçim içinde iş görmenizi sağlayacak – nasıl desek – çalışmayı üstlendi. Bedensel benliğiniz için gereken daha sıradan görevleri yerine getiriyor. Bedeniniz, tüm çevrenizde ve içinizde olagelen enerjisel işlev bozukluklarının büyük bir bölümünü üstlenmiş halde.

O nedenle, derin bir nefes almak için, Şambra ile burada toplandığımız bu güzel ânı kullanıyoruz…

(duraklama)

Bedenin yetişmesine izin vermek. Bu, birlikte spiritüel bir banyo yapmak gibidir, bırakın bugün yardımcı olmak üzere gelenlerin enerjileri bedeni rahatlatsın… bedende birikmiş her türlü enerji salınsın… beden kendini yeniden-dengelesin.

Şu anda, fiziksel kalp diyeceğiniz yerde çok enerji dengesizliği var. Biz, kalp krizinden söz etmiyoruz, biz yalnızca her dakika, her saat kalbinizden bedeninize pompalanan enerjiden – yaşam gücü enerjisinden – söz ediyoruz. Kalbiniz yalnızca kan pompalamıyor. Yaşam gücü enerjisini pompalıyor, onu tüm biyolojinizde dolaştırıyor.

Biz bu güzel enerjileri, dengeleyici enerjileri buraya, kalb bölgesine odaklayacağız. Evet, biliyorum, sırtınız ağrıyor olabilir, başınız ağrıyor olabilir, karnınızda bazı belirtiler hissediyor olabilirsiniz. Ama şimdi bu ânı kullanalım… kalbi açalım… bırakın yeniden dengelensin… bırakın kalbiniz şifalandırıcı, rahatlatıcı enerjileri fiziksel bedeninizin her bir bölümüne göndersin.

(duraklama)

Bir Yeni Enerji öğretmeni olma işi – fiziksel bedene ağır gelir, anlıyor musunuz. Sadece zihin değil, fiziksel beden fazla enerjilerin büyük bir bölümünü, dengeden çıkmış enerjilerin büyük bir bölümünü üstlenmek eğiliminde olur. Böylece şimdi hep birlikte bir derin nefes daha alalım…

(duraklama)

… bırakın beden bilinci yakalasın… ve salıverin.

(duraklama)

Bugün Şambra ile konuşacak çok şeyimiz var. Bugün bazı çok özel konuklarımız var, özellikle de biri. Biz sizden enerjiyi hissetmenizi isteyeceğiz. Şimdi, bu bir tahmin oyunu değildir, bu bir hissetme deneyimidir. Biz burada bir adı tahmin etmeye çalışmıyoruz. Bugün çok özel konuğumuz olarak buraya gelen bu varlığın enerjisini hissedin.

(duraklama)

Bu enerji birkaç gün önce gelmeye başladı. Bugünün Şaud’unda enerjilerin iletilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu enerji neredeyse sanki – sizin deyiminizle – kanatlı bir at üzerinde, müzik çalarken geldi. Siz bu enerjiye erilliği yakıştırırdınız, oysa bildiğimiz gibi, siz hem eril hem de dişilsiniz, ama sizin ona ilişkin çağrışımınız erildir.

Konuğumuzun enerjisi… burada yalnızca enerjiyi hissedin – tahmin yürütmeye çalışmayın – daha önce Dünya’da bulundu… yaklaşık 70 yıl önce Dünya’daydı. Bu enerji bazı çağdaş bilimsel gelişmelere aracı oldu ve o yine bazı bilimsel Yeni Enerji gelişmelerinde çok etkili olacaktır.

Ve bu enerji gerçekten de çoğunuzun hissettiği ve bildiği gibi Nikola Tesla’dır. O bugün bizi ziyarete geliyor ve sonraki birkaç Şaud boyunca konuğumuz olacak. Tesla şu anda salonda dolaşıyor, neredeyse koşturuyor, dokunuyor, hissediyor, bu Şaud’da bir konuk olmaktan çok mutlu. Tesla, Tesla olarak doğduğu yaşamında, bileceğiniz gibi çok ilginç bir geçmişe sahip. Avusturya’da bir Sırp aileye doğan Tesla yalnızca inanılmaz bir akıla değil, aynı zamanda inanılmaz yaratıcı ve yaratan sezgilere sahipti. İnanılmaz, ancak zamanının da ilerisindeydi.

Aslında Tesla başka iki varlıkla birlikte gelmişti, gerçi bu üçü hep birlikte karşılaşmadılar ama, bir anlamda yaşamları benzerlik gösteriyordu. Tesla, buraya gelen bir ekibin parlak olanıydı, ama o zaman gerçekleştirilen çalışmayı yapabilmek için o ekibe ihtiyacı vardı ve şimdi bile, bazı çalışmaları için bir ekibe güveniyor. Tesla, sizin Thomas Edison olarak tanıdığınız kişiyle aynı zamanlarda geldi. Onlar kasten birlikte geldiler. Ha evet, birbirleriyle tartıştılar. Çağdaş bilimsel gelişmeler içinde en olağanüstü tartışmalardan birini yaptılar: Alternatif akıma karşılık düz akım.

Tesla ve Edison ile gerçekleştirilenlerin çoğu, bugünkü yaşama biçiminizi, kullanabildiğiniz teknolojiyi açıklar. Hatta Atlantis’in teknolojilerini bile geride bırakır, en azından mekanik ya da fiziksel teknolojilerde. Tesla, bir dönem fiilen Thomas Edison için çalıştı, ve ikisi laboratuvardan enerji kullanımı, elektrik kullanımı, ve motor teknolojisinin gelişimine ilişkin en büyük ilerlemelerden bazısını kaydederek çıktılar. Ama ikisi de, birlikte çalışmayı sürdüremeyeceklerini biliyorlardı. Bu, önceki anlaşmalarının bir parçası değildi. Ayrı olmaları gerekiyordu. Başka bir deyişle, kendi yollarına gitmeliydiler.

Edison yalnızca gerçek bir mucit rolü oynamadı – gerçi Tesla kadar parlak değildi – ama Edison tezahür ettirendi ya da sizin uygulayan, gerçekleştiren dediğiniz kişiydi. Tesla kanalıyla gelen bu teknolojilerin birçoğunu Dünya’ya kazandıran ve topraklayan ve sonra ürünlerin bilinçli olarak dağıtılması için tüm insanlara erişilir kılan Edison’du. Bugün kullandığınız ürünler – ampuller, filmler, gramafonlar – başka gelişmelere ve icatlara kapı açmıştır. Edison daha çok, sizin ticari ya da işletmeye yatkın dediğiniz kafaya sahipti. Uzun süre önce kurulmasına yardımcı olduğu şirketlere neler olduğuna bakın. Hepsi çiçek açtı. Onlar şimdi dünyanın en büyük kuruluşlarından. Ve asıl icadın enerjilerine dayalı bir akış sağlıyorlar. O nedenle, Tesla’nın başka işler yapmak üzere yoluna devam etmesinden önce, Tesla ve Edison’un kısa bir dönem için birlikte çalışmak üzere biraraya gelmeleri, karşılaşmaları, önemliydi.

Bir üçüncü veçhe de devreye girdi, bu üçlünün bir parçası olup da bunu dengeleyecek kişi, çünkü onların, çok çok-boyutlu olabilen ancak herşeyi de bu gerçekliğe geri getirebilecek başka birine ihtiyaçları vardı. Bu kişi, sizin Harry Houdini olarak tanıdığınız kişiydi. Onlar yaklaşık olarak aynı zamanlarda buraya geldiler. Onlar, birbirlerine çok yakın, enerjisel bir bağ ile geldiler ve bunun çalışması için bu üçlüye gereksinim duydular. Houdini’nin sunacağı şeye ihtiyaçları vardı – yani yanılsama anlayışına – ve aslında Houdini’nin sahip olduğu, diğer alemlerin nasıl iş gördüğü tutkusuna.

Houdini diğer alemlerde çok zaman geçirirdi – elbette bilinçli olarak – ve sonra edindiği bilgilerin çoğunu kullanır ve onları bu aleme getirirdi. Dolandırıcılara ve manipüle edenlere hoşgörü ve sabır göstermezdi, çünkü bazı temel gerçekleri bilirdi. Çok dikkatli olmak zorundaydı, çünkü gösterdiğinden ya da açıkladığından çok daha fazlasını biliyordu. Türlü nedenlerden ötürü dikkat etmesi gerekiyordu. Bilinç, insanlık buna daha pek hazır değildi. Boyutların nasıl çalıştığına ilişkin, başka boyutların fiziğinin aslında nasıl buraya geri getirebileceğine ilişkin bildikleri yüzünden hapse girebilir, hatta idam edilebilirdi.

Sizin gizem diyeceğiniz ve onun anladığı bazı şeyleri açıklamak yerine, özellikle de Tesla ile enerjisel bir bağ kurdu, ve sonraki günlerde çok ileri ve çok ezoterik çalışmalar yapan Tesla kanalıyla ilettiği bu bilinci ve bilgiyi besledi. Bu arada Tesla, Edison laboratuvarlarını bırakıp kendi yoluna koyuldu. İş adamı olduğu pek söylenemez, ama muazzam bir mucitti. Gerçek bir dahiydi.

Aslında Tesla bu bölgeye geldi, uzun süre Colorado Springs dediğiniz bölgenin dağlarında bulunan kendi laboratuvarında çalıştı. Orada inanılmaz icatlar yapıldı. O belli bölgedeki dağların hâlâ çok, çok güçlü olan enerjileriyle bağ kurdu. Bu inanılmaz yoğun enerjilerle, bu bölgenin askeriye ve din gibi şeyleri kendine çekmesi, şaşılası değildir. Ama şunun da altını çizmemiz gerekir, Tesla’nın da fark ettiği gibi, bu enerjiler o denli güçlüdür ki, bir süre sanki enerjisel bir steorid – enerjisel bir süper gıda – gibiydiler. Ama çok dikkatli olmanız gerekir, çünkü bu enerjilere belli bir saygı ve belli bir topraklanma ile davranılmadığında, onları kötüye kullanacak kişilere, tam anlamıyla geri tepecek kadar güçlüdürler.

Bu arada, o bölgede yaşayanlarınız tesadüfen orada değildir. O bölgeye, aşıladığı inanılmaz enerji yüzünden çekiliyorsunuz ve bunu biraz günlük yaşamınızda kullandığınız gibi, kendi spiritüel büyümeniz ve gelişiminiz için de kullanıyorsunuz. İlle de orada kalmanız gerekmiyor, ille de orada spiritüel bir düzeyde enerjiyi tutmanız gerekmiyor, çünkü siz bunun çok ötesine geçtiniz, ama bu bölge muazzam bir enerji tuttu – ve hâlâ da tutuyor.

Tesla, Colorado Springs’deyken birçok deney üzerinde çalıştı. O zamanın çok ötesinde olan, hatta bugünkü teknolojinin bile bildiğinin ötesinde olan belli dalga alanlarını, belli ışık alanlarını nasıl yaratacağını biliyordu. Bizzat ışık enerjisiyle, ışık partikülleri ve ışık dalgaları ile çalışabiliyordu. Manyetikler ve elektromanyetikler ile çalışabiliyordu, ve bunlara ilişkin şeyler keşfetti, bir enerji ve yakıt kaynağı olarak manyetiklerle çalışmayı keşfetti, ve bunlar bir daha hiç tekrarlanmadı.

Tesla gerçekten de bir tür… bu bir makine değildi, ama sizin bir alan ya da bir enerji gücü diyeceğiniz şeyi yaratabildi… ve yine sizin, zamanın ve uzayın sınırları diyeceğiniz şeyle tam anlamıyla oynayabildi. Deneylerinde tam anlamıyla zamanı eğdi, uzayı büktü. Onları bir tür boyutlar-arası kapı olarak da kullanabildi.

Elbette zamanının çok ilerisindeydi ve çalışmasının içerdiklerini biliyordu, özellikle de dünya büyük savaşlara hazırlanırken bilginin ve malzemenin büyük bir kısmını gizledi. Biraz çıldırmasına izin verdi. Çatlak bir bilim adamı olarak görülmesine ve bu yüzden de pek ciddiye alınmamasına izin verdi, oysa içinde, gerçekleştirdiği bazı çalışmalarla neler başardığını biliyordu.

Tesla o zamandan beri yeniden enkarne olmadı ama… bedenini 2.Dünya Savaşı’nın ortalarında terk ettiğinde, Saint Germain’in kristalin alemler diye nitelendirdiği yere gitti. Yaratılarını ve keşiflerini daha da araştırmak üzere gitti. Şu son birkaç yılda onun enerjisi çok direkt ve çok mevcut bir halde Dünya alemlerine geri geldi. Şu anda bilim adamlarıyla – birkaç bilim adamıyla, özellikle de bir grupla, ama diğerleriyle de bireysel olarak – kendi yaşamında yaratmayı başardığı bazı gelişmeler üzerinde çalışıyor. Bu şeylerin bu Dünya için enerji ve yakıt bazında etkisi olacaktır. Biz, onun sırlara sahip olduğunu söylemek istemiyoruz, ama o, o zamanlar engellerin ötesine geçip enerjinin gerçekte nasıl iş gördüğünün çok derin bir anlayışına sahip oldu.

Enerji yalnızca – nasıl desek – şu an bilim adamlarının ve fizikçilerin ve diğerlerinin bildiği düzeyde çalışmaz. Enerji bu boyuta girer ve çıkar, algılanan gerçekliğe girer ve çıkar. Enerji kendi içinde sürekli bir akımdır ya da sürekli bir akıştır, ve her zaman erişilebilir haldedir ama ender kullanılır. Enerji, sizin en yüksek alemler diyeceğiniz yerlerde yaratılan ve sonra araç olarak – onu buraya nasıl getireceğini ve nasıl kullanacağını farkında olanlar için araç olarak – Dünya’ya getirilen bir dizi potansiyeldir.

Sizler bir Yeni Enerji zamanına giriyorsunuz, o yüzden Tesla şimdi geliştirici kişilerle, bilim adamlarıyla ve sizin metafizikçiler – Şambra – dediklerinizle çalışmak üzere geri geliyor. O, şimdi öteye geçilmesi için, kutudan çıkılması için, bazı tohumların ekilmesine ve bazı zihinlerin esinlenmesine yardımcı olmak için geliyor. Yalnızca şu ara sahip olduğunuz yakıt krizi gibi şeylerin yanıtlarını, petrol gibi, rüzgar gibi, hatta güneş gibi şeylerde aramanız için değil. Şu anda üzerinde çalışılan şeylerden çok daha verimli ve çok daha etkili olan şeyler var. Araştırmaların büyük bir bölümünü yapanlar kendilerini kapatmak, sınırlamak eğilimindeler. Hiç bir şey olmasa bile, işverenler, şirketler onları – sizin deyiminizle – çalışmaların bütçesi ve içeriği ya da amacı konusunda sınırlıyor. Ama özellikle bir bilim adamı grubu var ki… adını vermeyeceğiz… Eski Enerji sisteminden çıktı. Onlar kendi yollarına gittiler ve bazı çok maharetli, ama aslında çok basit enerji çözümleri üzerinde çalışıyorlar.

Tesla, Kuantum Sıçraması’ndan sonraki bir zamanda fiziksel biçime girip geri gelmeyi planlıyor, ama şu anda faal bir biçimde iş başında. Ve bir anlamda hepinizden, şu an dünyanın her yanındaki Şambra’dan bir talepte bulunuyor, onun ve sizin gerçekleştirdiğiniz çalışmanın doğasını anlamaya yönelik bir talep. Siz bir bilinç platformu sağlıyorsunuz. Siz bir bilinç enerjisi ve akışı sağlıyorsunuz.

Bakın o, kelimeler olmadan bu bilim adamlarından ve fizikçilerden, mucitlerden bazısı ile iletişim kurabiliyor, ancak onların çoğu öylesine zihinde iş yapıyor ki, duymuyorlar, hatta enerjinin geldiğini bile hissetmiyorlar. Bazen, diğer alemlerde bulunan bizler için iletişim kurmak zor oluyor. Biz bir anlamda iletişim kurmaya çalışarak bildiklerimizi bağırıp çağırabiliriz, ama buna açık olmayan varlıklar olduğunda, bilgi ulaşmaz. Ancak Dünya üzerinde bilinci açık, bu gerçekliğe topraklanmış ama diğer gerçekliklere de genişlemiş insan grupları olduğunda, bunun araştırmacılar ve geliştirenler üzerinde, diğer alemlerde bulunan bizlerden çok daha direkt bir yararı olur.

Nikola bugün geliyor ve bu dünya için yeni yakıt kaynakları, yeni gıda kaynakları, yeni enerji kaynakları geliştirenlerle birlikte gerçekleştirdiği çalışmalara bilinçli bir farkındalıkla yaklaşmanızı istiyor. Nikola bugün geliyor ve deneyimli ‘enerjiyi hareket ettirenler’ olarak sizden onunla birlikte çalışmanızı, şu anda laboratuvarlarda çalışanlar için, artık erişilir olan bu bilgileri bu dünyanın Yeni Enerjileri olarak dünya alemlerine nasıl indireceğini anlamaya çalışanlar için, enerjileri hareket ettirmede, enerjileri genişletmede ona yardım etmenizi rica ediyor. Bu insanlar giderek yaklaşıyorlar, ama bazı şeylerin engeller oluşturmasına izin verdiler. Çok-boyutlu fiziğin bazısını anlamıyorlar. Ve bu arada onlar aslında yanıtlar için zihinlerini fazla zorluyorlar. Bakın yanıt şu anda onları kuşatıyor, ama onlar fazlasıyla zorlayarak arıyorlar ve yanıtı görmüyorlar.

Tesla’nın enerjileriyle çalışmak için Şambra’nın vereceği bilinçli takdir ve onayla, biz bu enerjilerin Dünya’ya gelmesine ve bazı kâşiflerin büyük bir “haa!” demesini sağlamaya yardımcı olabiliriz.

Biz bu dünyaya gerçek Yeni Enerji’nin, yeni yakıt kaynaklarının getirilmesine yardım edebiliriz, çünkü dünyanın buna ihtiyacı olacak. Nüfus artıyor. Enerji talepleri her düzeyde artıyor. Bazı araştırmacıların yazılarında okuduğunuz ne olursa olsun, hızla Eski Enerji kaynaklarını tüketiyorsunuz. Biz – nasıl desek – gidip de toprağa bakıp petrol rezervleri görmüyoruz. Biz bizim bakış açımızdan enerji desenlerini görürüz ve Dünya üzerinde bu fosil yakıtlarından ne kadar kaldığını görüyoruz – en azından kullanıma açık ve uygun olanları – ve bunlar tükeniyor. Bu neredeyse… bir panik düğmesi değil, ama – nasıl desek – “sevgili dünya, sevgili insanlar, tükeniyor” diyen, yanıp sönen bir ışık. Evet, bir 20 ya da 30 yılınız daha var, ama bu 20-30 yıl içinde, petrol durumunun daha çok savaşlara neden olma, daha çok anlaşmazlıklara ve enerji sistemlerinin akışında, ki buna finans da dahil, daha çok dengesizliklere neden olma potansiyeli mevcut.

Böylece, şu anda Dünya’da yeni çözümler üzerine çalışan insanlar var, ama siz Şambra, bugün ona katılabilirsiniz. Siz, bir yanıtı, çözümü bulan kişiler olabilir ya da olmayabilirsiniz. Ama bu o kadar önemli değil, adınızın bununla bağlantılı olması önemli mi? O büyük kâşifin siz olması önemli mi? Önemli olan, bu Yeni Enerji zamanında Dünya’daki yenilenme ve genişleme sürecinin bir parçası olmanızdır.

Böylece, Nikola aranızda dolaşacak, sizinle konuşacak ve bazı şeyler paylaşacak. Onun enerjisi geçmişte pek mevcut değildi. O şu anda enerjisini çok daha erişilir kılıyor. Bilime yatkınlığı olanlarınıza gelip sahip olduğu bazı kavramlar, anlayışlar hakkında tartışmaktan mutlu olacak, özellikle de kavram aşamasının ötesine geçip de tezahür ettirme aşamasına girenlerle.

Bugün sizinle konuşacak birkaç şeyimiz var. Sunacak çok bilgimiz var, ve bunu yalnızca ifade edilen sözcüklerle değil, birçok farklı düzeyde iletiyoruz. Önce, şu zaman yanılsamasından söz edelim. Bunu daha önce tartıştık, ama şu anda gerçekleştirdiğiniz çalışmaya çok uygun düşüyor.

Aslında sizin bir bakıma, bir anlamda, zamanda geri geri yürüdüğünüz söylenebilir. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Bu Merlin enerjisinin (söylediği) prensipti… ve bu arada, Merlin birçok farklı bireyden oluşuyor. Sanki yüzyıllara yayılarak birinden diğerine bahşedilmiş, elverilmiş bir şeydir. Merlin yalnızca tek bir varlık değildi. Bu, birçoklarına verilmiş bir ünvandı – bir büyücülük ünvanı, ama genel bir Merlin enerjisi, bir Merlin düzeni olduğu söylenebilir.

Merlin, zamanda geri geri yürüme kavramını tümüyle anlıyordu. Bu çok basit bir kavramdır. Bir anlamda, (varacağınız yere) zaten ulaştığınızı söyleyebilirsiniz. Biz birkaç yıl önce, siz zaten yükseldiniz dedik. Zaten Yeni Enerji’ye ulaştınız. Tüm veçhelerinizin tümüyle yeniden birleştirilmesine zaten ulaştınız. Ve Benliğinizle, ruhunuzla, fiziksel bedeninizle – her bir parçanızla – bu yepyeni ilişkiye, yeni ve bütünsel bir ilişkiye ulaştınız. Oraya zaten ulaştınız. Şimdi diyorsunuz ki, “Peki Tobias, eğer ulaştıysam, neden sanki hep onu arayıp duruyormuşum, anlamaya çalışıyormuşum gibi görünüyor?”

Eh, zamanı aşan çok ilginç bir dinamik var. Önce seçimi yaparsınız. Önce bitiş çizgisine gelirsiniz çünkü onu seçmişsinizdir, ve sonra zamanda geri geri yürüyüp, oraya ulaşmak nasıl bir şeydi, onu görürsünüz. Çok basit bir prensip. Siz bunu hep yapıyorsunuz, sadece farkına varmıyorsunuz. Sabah kalkıyor ve “işe varacağım” diyorsunuz. Bir seçim yaptınız ve bir anlamda o şimdiden yaratıldı. İşe varacaksınız.

Şimdi, işe gitme deneyiminiz neye benziyor? Deneyim, yoğun bir trafik mi olacak? Deneyim, sessiz, meditatif bir araba yolculuğu mu olacak? Deneyim, sabah yolda giderken Tesla ile konuşmak mı olacak? Bir yere yolculuk yapacağınız zaman haritaya bakıp “ben Cold Creek Canyon’dan Incline Village Nevada’ya gitmek istiyorum” dersiniz. Şimdiden oraya vardınız, şimdiden oradasınız. Ama zamanda geri geri yürüyerek havaalanına gitmenin, güvenlikten geçmenin (kahkahalar), o küçücük kısıtlı yerde oturmanın ve bedenin büzülmesinin nasıl bir his olduğunun, o güzel ülkenin üzerinden uçmanın nasıl bir his olduğunun, ve hava boşluklarında uçmanın nasıl bir his olduğunun sevincini deneyimlersiniz. Uçak sallanıp durur ve siz de düşecek mi, ölecek misiniz diye kaygılanırsınız! (kahkahalar) Bunların tümü, deneyimin bir parçasıdır – zamanda geri yürümektir.

Bu çok önemli bir prensiptir, çok temel bir prensiptir ve siz öğretmenlerin – Şambra’nın – çalışmalarını gerçekleştirirken ve başka insanlarla çalışırken anlaması gereken bir prensiptir. Sorunun bir bölümü de, çoğu insanın nereye varacağına dair bir seçim yapmamasından kaynaklanır, o nedenle de zamansız bir alanda dolanır, ne yaptığını, nereye gittiğini merak eder. Varış noktasına ve zamanda geri geri yürümenin neye benzediğine dair hiç bir fikre sahip değiller. Geceleri uykudayken enerjisel olarak gezinip duranlar, onlardır. Genelde Şambra geceleri yalnızca dolanıp durmaz. Sizin gideceğiniz yerler ve göreceğiniz melekler var! (kahkahalar)

Bu, kendi çalışmalarınızda ve yine başka insanlarla çalışırken hatırlanması gereken çok önemli bir noktadır. O insanların gözlerine baktığınızda, onlara öğretmenlik yaparken, onları kendi uyanış işlemlerinden geçirirken, anahtar, onların bu seçimi yapmış olmasıdır. Bir düzeyde – derin içsel düzeylerde ya da bilinçli insan düzeyinde – sizin dediğiniz gibi, uyanmak için – sizin deyiminizle bilinçli hale gelmek için – ve kendi Yeni Enerjilerine dönüşmeyi ve kendi tanrısallıklarını fark etmeyi deneyimlemek üzere bir seçim yapmışlardır.

Onlar şimdi bir varış noktası seçmiştir. Bir seçim yapmıştır. Bu seçimler bazen ruh düzeyinde yapılmış olabilir ya da sizin daha yüksek bilinç düzeyleri dediğiniz yerde, insan veçhe ve bazen de ruhsal veçhe, geri durur, direnir, çok inatçı olur. Böylece dolanıp duran, deyim yerindeyse, amaçsızca dolanan bir varlık haline gelir. Ama insan “Ben aydınlanmayı seçiyorum. Ben farkındalığı seçiyorum. Ben şunu seçiyorum” dediğinde, buna ne demek isterseniz, Yeni Enerji, yükseliş, bunlardan herhangi birini, şimdiden oraya varmıştır. Şimdi oraya varmanın nasıl bir şeye benzediğini görecektir, bundan geçecektir. İşte zamanda geri geri yürümek dediğimiz budur. Bu, evrenin bir fiziğidir, ama insan düzeyinde ille de bir inanç ya da anlayış değildir.

Temelde, zaman yoktur. Zaman, günlük yolculuklarında bir andan diğerine nasıl gidileceğinin anlaşılmasına yardımcı olsun diye insanların yarattığı yapay bir şeydir. Zaman… hepiniz saatlerinizi çıkartsanız, ve hepiniz güneşi ya da ayı görmediğiniz, her tarafı tamamen kapatılmış bir odada otursanız, tüm bu zaman duyusunu ya da algısını, dakikaların ve saatlerin geçmesini kaybederdiniz, ve zamanın – enerjiyi böldüğünüz zamanın – yalnızca bir inanç sistemi olduğunu anlardınız. Gerçekte ise ve kesinlikle başka alemlerde, zaman dediğiniz şey, meydana gelen olayların art arda sıralanmasıdır, ya da bizim ayrılık noktaları dediğimiz şeyin meydana gelme sıralamasıdır. Zaman, birbirinin üzerine yapılanan bir dizi seçim ya da sıralamadır. Ama en son seçim yapıldığı için, olayların art arda sıralanması, bir anlamda, yalnızca zamanda geri geri yürümektir.

Buradaki nimet şudur, kendi yükselişinizi ve kendi bütünleşmenizi nasıl deneyimleyeceğinizi seçtiğiniz için, ve bu zaten olduğu için, şimdi bir yaratan, ve seçim yapan biri olarak bunu nasıl gerçekleştirmek istediğinizi bilirsiniz, anlıyor musunuz. Bir varış noktası yoktur. Sizin için önceden belirlenmiş bir yol yoktur. Atalardan kalma karmayla eliniz kolunuz bağlı değildir. Kendi kişisel karmanızla da engellenmiş değilsiniz. Yaratıcı, zaten vardığı yere gitmeyi nasıl deneyimleyeceğini seçebilir.

Peki bunu nasıl deneyimlemek istiyorsunuz Şambra? Bu size kalmıştır. Size kalmıştır. Seçimi siz yaparsınız. Bunu bolluk içinde mi deneyimlemek istiyorsunuz? İyi bir sağlıkla mı deneyimlemek istiyorsunuz? O zaman deneyimleyin! Bunu seçin! Yoksa dualitenin ve eski bilincin tuzağına düşüp bunu çabalayarak, zor yoldan mı gerçekleştirmek istiyorsunuz. Bu size kalmıştır. Size küçük bir ipucu vereyim. Ben bunu zor yoldan gerçekleştirdim! (kahkahalar) Ben bunu elimden geldiği kadar zorlaştırdım – tabi Saint Germain dışında (kahkahalar) – ve ben aynı zamanda kolay yolu da denedim. Biz Sam’le birlikte bunu kolay yoldan yapacağız. Biz ondan esip geçeceğiz. Bunun kolayca nasıl yapılabildiğini dünyaya göstereceğiz, herkese göstereceğiz.

Bu arada Sam, benim aşırı akıllı diyeceğim biri olmayacak. Parlak bir öğrenci olmayacak. Şimdi ona bakıyorum da, herhalde “B” düzeyinde bir öğrenci olacak. IQ’su 160 olmayacak. Herhalde… ah, paylaşmamızı istemiyor (kahkahalar, Tobias da güler). Sam, bilinç açısından parlak olabilmek için, akılsal olarak parlak olmamayı seçti, anlıyor musunuz. Bunlar çok farklı şeylerdir. Başarılabilecek şeylere zihnin ya da aklın engel olmasını istemiyor. Şu akılsal şeylerin hepsi zaten insanı çıkmaza sürüklemek eğilimindedir ve sonra bu insanlar akla çok saplanıp kalmak eğiliminde oluyorlar.

Sizin bu yaşamınızda, akılın ne olduğuna ve nasıl yalnızca zihinsel bir şey olmadığına ilişkin anlayışlarda, muazzam atılımlar olacak. Bu birinin yalnızca testler alıp da gerçekleri ve rakkamları hatırlaması değildir. Ama siz bu yaşamınızda, bilincin akılı nasıl aştığını göreceksiniz. Şu anda yaşamın akılsal niteliklerine, akıllı, zeki insanlara muazzam bir odaklanma var. Siz bu yaşamda, bilincin aklı, zekâyı bile nasıl aştığını, insanların bilinci nasıl takdir ettiğini göreceksiniz. Bilinci ölçmeye kalkan insanlar olacak, ve biz bunu hiç önermiyoruz, çünkü o zaman bir oyun haline gelir. İnsanlar kendilerini birbirinden üstün görmeye çalışır. Bilinç sadece vardır.

Ancak bu, anımsanması önemli bir gerçektir Şambra. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Geçmiş yaşam zamanlarına geri gitmiyorsunuz, bu tür bir şey değil. Ama deneyime sahip oldunuz, bilinç potansiyelini en yüksek düzeyde seçtiniz, ve şimdi oraya nasıl vardığınızı deneyimliyorsunuz.

Şimdi bir dakika kadar bilinç hakkında, onun şu anda dünyada nasıl değiştiğinden söz edelim. Şu son birkaç yılda gördüğünüz gibi, yeni düşünceler hızla kabul görüyor. Yeni düşünceler. Evet… ve bazılarınızın bu noktada korkudan sindiğini de biliyoruz çünkü siz aynı zamanda eski enerjilerde – Eski Enerji gruplarında ve kişilerinde bir daralma ya da kısıtlanma da görüyorsunuz. Onlar Eski Enerji şeylerine tanrıya tutunur gibi tutunuyor, geri gidip… onlar hep “temel şeylere geri git” diyorlar ama aslında dedikleri şu, “Geçmişe tutun.” Bu, dengelenmenin bir parçası, enerji dinamiğinin bir parçası, ama siz çoğu kez bilincin muazzam bir hızla açıldığını görüyorsunuz.

Alternatif tıbbın kabul edilmesi; alternatif yaşam tarzlarının kabul görmesi; hatta bir dereceye kadar alternatif spiritüelliğin kabul edilmesi; bunlar hızla Dünya’da olageliyor. Ve öyle olması da gerekir. Sizler, diğer insanlara 20 yıl önce, 50 yıl önce, 200 yıl önce yaşama ilişkin öğretilen şeylerden çok daha fazlasının söz konusu olduğunu fark etmeleri için, tohumlar ektiniz ve yolları ve kapıları açtınız. Bilinç şu anda kayda değer bir hızla değişiyor.

Sizin bilinç düzeyleri ya da tanrısal enerji düzeyleri diyeceğiniz şeyleri ölçmeye çalışan insanlar var, ve onların sıfırdan 1000’e, 1200’e ya da herhangi bir rakkama uzanan ölçü türleri var. Oysa şu anda bilinç öylesine çabuk hızlanıyor ki, ölçeklerini terk eden, hızla açılan gruplar ve bireyler var, o kadar ki, eski ölçüm yolları artık geçerliliğini yitirmiş oluyor. Ve bu sürecek Şambra. Bunun başlamasına siz yardım ettiniz. Siz bu yolların açılmasına yardımcı oldunuz, ve bu Dünya üzerinde sürecektir. Yeni bilinç, yeni anlayış, çok, çok, birçoklarına gelecektir.

Burada belirtmek istediğimiz şeylerden biri de, bilinçte – bilinç genişlemesinde – düşünceye yakalanma… düşünceye yakalanma eğilimi olacaktır… çünkü insanlar şu anda zihnin üstat olduğuna çok programlanmış haldeler. Zihin ve akılın ötesinde hiç bir şey bulunmadığına programlılar – ve aslında zihin ya da akıl, genel bilinç ile karşılaştırıldığında çok küçüktür. Böylece onlar zihinde sıkışıp kalacaklar, ve hızla gelişen bilinç zihinde sıkışıp kaldığı zaman, muazzam bir çarpışmaya neden olur. Birçoğunuz bunu kendi yaşamında deneyimledi. Yeni bilincinizi anlamaya, analiz etmeye çalıştınız, ve bir işe yaramadı. Başınız derde girdi. Eski zihinsel sınırlarınızın ötesine geçebilmek için, kendinize, bunalıma girmek ya da çökmek dediğiniz deneyimler hazırlamak zorunda kaldınız.

İnsanlık, en azından gelişmiş ülkelerde, bunu da deneyimleyecek. Bilinç hızla hareket ettiğinde, ancak zihin onu kısıtladığında, bir şeyler kırılır, bir şeyler çöker. Şu anda Dünya’daki zorluklardan ve meydan okumalardan biri de, psikiyatrik ve psikolojik inanç sistemlerinizin, kurumların, doktorların, psikiyatrik ve psikolojik gözetim altındaki tüm bilincin, çok eskimiş olmasıdır – çok eskimiş. Bazı çok, çok eski dayanakları temel almıştır ve veçhe gibi, kişinin tüm veçheleri gibi şeyleri dikkate almamaktadır.

Psikoloji yalnızca tek bir veçheyle uğraşır. Tüm bildiği budur. Tek bir boyut bilir, ve herşeyi yaşamın erken yıllarındaki olaylara bağlamaya çalışır. Şeyleri anne-babaya ve eşlere ve yol üzerindeki deneyimlere bağlamaya çalışır. Ama bu tıpkı ateşi gazla söndürmeye benzer. İşe yaramama eğilimindedir. Peki sonra ne olur, daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, psikologlar, psikiyatrlar bir çözüm bulamadıklarında sinirlenirler ve hastaya ilaç vermeye başlarlar. Ve ilaçlar, elbette, açılmaya ve hareket etmeye çalışan enerjiye bir engel daha oluşturur.

Bugünkü psikiyatri ve psikoloji herşeyi analiz etmeye çalışıyor. Onlar zihindeler. Şu anda bu alanlara çekilenleriniz için, yeni sistemler üzerinde, Yeni Enerji yollarıyla çalışmak önemlidir Şambra. Biz bunlara psikoloji bile demek istemiyoruz. Benlikle olan ilişkiyi geliştirmenin bir Yeni Enerji yolu var. Hepsi bu.

Bu sanayinin ve bu alanın tümü yenilenmek zorunda. Yeni bir çözümün olması gerekiyor, ve benim değişmez inancım ve Saint Germain’in, Kuthumi’nin, Kuan Yin’in de değişmez inancı o ki, bu yeni psikolojiyi ve psikiyatriyi, Benlikle ilişkinin yeni anlayışını geliştirmeye Şambra yardımcı olacak – başka bir grup değil, şu anki kurumlar değil – ama Şambra. Benlikle olan ilişki gelişecek… bildiğiniz gibi, onun yöntemler haline ya da anlayışlar haline ya da müfredat programı haline – adına her ne diyorsanız – sokulması gerekecek. Ama bu, şimdilerde yapılanlardan çok daha kapsamlı olacaktır.

Buna çağrıda bulunan bir enerji dinamiği var, çünkü şu anda geçerli olan sistemler, insanlığın gelişen bilincinin gereksinimlerini karşılamıyor. O nedenle, insanlardan gelen bir çağrı var, “Biz farklı bir yol istiyoruz. Bir din istemiyoruz. Eski psikoloji istemiyoruz. Ezberciliğe dayalı kişisel gelişim kitapları istemiyoruz. Bizim o anlayışa, Benliği anlamanın ve onunla çalışmanın yeni psikolojisine ihtiyacımız var” diyorlar. Ve bu, Şambra’dan gelecektir. Bu birkaç kişi de olabilir, bir grup da olabilir. Aslında nasıl açığa çıktığı gerçekten önemli değil. Biz size zamanın şimdi olduğunu söylüyoruz. Siz bu grupla, Kırmızı Çember Yeni Enerji Şirketi’ni oluşturdunuz, ve o şimdi Dünya’ya inebilir. Onu çağıranlar var. Bilincin öğretmenleri – Şambra – onun Dünya’ya gelmesine siz yardımcı olabilirsiniz. Onu, ihtiyacı olanların anlayacağı ve hoşlanacağı biçime sokmanız gerekecektir, ama o geliyor.

Yeni bilincin göstergelerinden biri de, insanların şaşırtıcı yeni farkındalıklar geliştirmeye başlamasıdır ve bu farkındalıklar çoğu Şambra’nın gülümseyeceği türden olacaktır, çünkü siz onlardan beş ya da on yıl önce geçtiniz. Şu ara dünyada hızla yayılan şeylerden biri de – ki bu iyi bir göstergedir ama geri tutulma potansiyeline de sahiptir – düşünce odağıdır. Düşünce odağı. Bir süredir ortalardaydı. Bazılarınız buna zihin kontrolü diyor. İnsanlara olumlu düşünmenin, iyi, olumlu düşünceler düşünmenin, yaşamınızı etkileyeceği öğretiliyor. Ve bir dereceye kadar da etkileyecektir… bir dereceye kadar. Başlangıçta bir etkisi olacak ve sonra neredeyse tersine dönüyormuş gibi görünecektir. Olumsuz bir etki yaratacaktır, çünkü birey yalnızca mutlu düşüncelere odaklanmaya çalışacaktır – iyi düşüncelere, olumlu düşüncelere. Herşeyden önce, olumlu düşüncenin olduğunu söylemek bir yargıdır. Düşünce kontrolü ya da düşünce odağı, bizim kötü düşünceler diyeceğimiz şeyi hesaba katmaz. Biz geçen ay, hem başarısız olma becerisinden, hem de başarılı olma becerisinden söz ettik. Bunları birleştirmeniz, gerçek genişlemeye neden olur.

Böylece birçoğunuz düşünce odağı ile çalışacaksınız. Giderek daha fazlasını göreceksiniz. Kendiniz bundan geçtiniz. Bununla zamanın 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde oynadınız, ama artık bunun, zihinden gelen odaklanmış düşüncenin ötesine geçtiğini biliyorsunuz. Marjinal sonuçlar doğurabilir, ama genelde sizi boş bırakacaktır. Hepiniz bunu biliyorsunuz. Orada bulundunuz ve bunu yaptınız. Onaylama ya da olumlamalarınız işe yaramadı. Belki ilk bir ya da iki ay işe yaramıştır. Bazı ilginç sonuçlar olmuştur, ama sonra parçalanmışlardır. Bu arada, siz o noktada kendinize olan güveninizi de biraz kaybettiniz. Bu, bir başka Şaud’da yeniden ele alacağımız bir noktadır. Sizler, onaylamaları denediniz, imgelemeleri denediniz, işe yaramadılar. Neden? Çünkü zihnin sınırlılığından geliyorlardı. Uzun süre sizi ipnotik bir inanç sisteminde tutan aynı yerden geliyorlardı. Olumlu düşünce, yalnızca düşünmektir. Sınırları vardır. Gerçek bilinç, zihnin bugün bile hayal edebileceğinin çok ötesine gider.

Biz zihni kötülemiyoruz. Çok daha muazzam şeyler olduğunu söylüyoruz. Bilinç, bütünlüğünüz, merkezlenmeniz, varoluşunuz, buna ne demek isterseniz, zihnin sınırlarını aşar ve aslında zihnin önemi kalmaz. (Bilinç) tutunmaya çalışmaz. En yüksek form olduğunu söylemeye çalışmaz. Bilincin açılmasıyla bu ilginç eğilimi göreceksiniz, ama insanların da bunu zihinlerinde nasıl sınırladıklarını da. Sonra şunu da göreceksiniz – nasıl desek – enerji geri tutulduğunda, kendi üzerinde patlama eğiliminde olur. Biz onun için size bir kez daha şunu söylüyoruz, öğretmenler olarak gerçekleştirdiğiniz çalışma, enerjiyi hareket ettirenler olarak yaptığınız çalışma, ve Şambra olarak yaptığınız çalışma, son derece önemlidir. Çünkü insanların buna ihtiyacı olacaktır. İhtiyacı olacaktır.

Ve bu da bizi bugünkü konuşmamızın üçüncü noktasına getiriyor: Benlikle olan ilişkiyi geliştirmek. Siz bu konuda ustasınız. Ustasınız. Bu yaşamınızın her bir gününde bununla çalıştınız.

Genelde insan en düşük seviyeden, saf hayatta kalmaktan başlar, ve o saf hayatta kalmaya ulaşıldığında ancak, insani durumunu düzeltmek ya da geliştirmek üzerine çalışır – daha büyük bir araba, daha büyük bir ev, bankada fazladan birkaç dolar – ve enerjileri buraya akar. O daha büyük, daha şişko, daha yeşil tırtıl olmaya çalışırlar. Daha fazla komfor isterler ama, ihtiyaçlarının bazısı karşılandığında hâlâ bir huzursuzluk olduğunu görürler. Bu çok şaşırtıcı, kaygılandırıcı bir şeydir, çünkü kendilerini, bazı insani komforlara sahip olurlarsa mutlu olacaklarına inandırmışlardır. Ve aslında şimdiye kadar olduğundan daha az mutludurlar. Bunun nedeni de, onların şimdi bunalıma girmesidir. Artık ne istediklerinden ya da oraya nasıl ulaşacaklarından emin değillerdir. Yanıtı bildiklerini düşünmüşlerdir – komfor ya da zenginlik ya da her neyse – ve oraya varmamışlardır. O nedenle de bunalıma girerler. Korkuya kapılırlar. Kendini yok etmeye yönelirler, çoğu kez.

Ve sonraki düzeyde, bilinci, spiritüel farkındalığı, sıradan insan durumunun ötesinde şeylerin nasıl işlediğini anlama arzusunu kazanmaya başlarlar. Hepiniz bu süreçten geçtiniz. Sonraki yanıt nedir? Çoğunuz çok bolluk içinde geçen geçmiş yaşamlara sahiptiniz. Bazılarınız, bu yaşamın ilk yıllarında bolluğa sahiptiniz, sonra, spiritüel ve bilinç farkındalığına odaklanabilmeniz için bu enerjinin gitmesine izin verdiniz. Siz bu enerjiyle epeydir çalışıyordunuz.

En sonunda, insan kendisiyle olan ilişkiyi geliştirmek istediği bir noktaya varır. Bu, spiritüel ve bilinç farkındalığının bir filizi ya da yan ürünüdür. Kim olduklarını bulmaya çalışırlar. Ama çoğu kez bu noktada sıkışıp kalırlar. Benlikle olan ilişkiyi, bedeninizle olan ilişkiyi, bu yaşamdaki kimliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye yönelik herhangi bir eğitim yapılmamıştır.

Sizin kendinizle çok, çok garip bir ilişkiniz var… biz yalnızca size konuşmuyoruz Şambra, genel olarak insanlığa konuşuyoruz. Onlar çok… kendinizle kendi ilişkinizi geliştirmede Şambra olağanüstü bir iş başardı. Hâlâ birçok açıdan çabalıyorsunuz, çünkü bir sonraki büyük adıma yaklaşıyorsunuz, ki bir dakikaya kadar bununla ilgili konuşacağız… bu ticari aradan sonra. (yoğun kahkahalar ve Tobias da güler) Böylece Şambra, Benliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye başlıyorsunuz ve başka insanlar da bu yola girecektir. Bunu size söylememizin nedeni öğretmenler, neler olduğunu bilmeniz, anlamanız içindir. Bu sizin yolunuz, ama bazen onu açıkça nasıl ifade edeceğinizi bilemiyorsunuz.

Yapmayı öğreneceğiniz ilk şeylerden biri, bedeninizle bir ilişki kurmayı geliştirmektir. Bu epey zordur, çünkü fiziksel bedenle bir özdeşleşme söz konusudur, ama bir iğrenti ya da fiziksele olan ilgiyi kesmek istemek de vardır. Sizi burada, Dünya’da tuttuğu için bedeninize sövüyorsunuz. Zorlu doğumlardan geçtiniz. Araba kazaları yaşadınız. Birkaç kez dayak yediniz ve bedeninizi suçluyorsunuz. Böylece bunlar çok çarpık bir ilişki yaratıyor. Kendinizi bedeniniz olarak düşünüyorsunuz, ama o bedeni de çok, çok nedenlerden ötürü beğenmiyorsunuz. O nedenle, ilişkiyi geliştirme süreci bedenle başlar.

Öğretmenler, bir insanın, bedenden kaçmak yerine bedenle konuşmaya başlamasını sağlayabildiğinizde, büyük bir adım atmış olursunuz. Onların bedene nefes almasını sağlamanız, çok büyük bir adımdır. İnsanlar nefes almaya direniyorlar. Biz bunu sürekli görüyoruz. Birkaç nefes alıyor ve şöyle diyorlar, “Tamam, yaptım. (kahkahalar) Andra için bugünlük bu kadarı yeter!” Çünkü gerçek soluma, şimdi ânında olmayı talep eder ve bir dolu insan bedenlerinden çıkmış halde. Gerçek soluma, şu anda bu gerçeklikte olmayı talep eder. Gerçek soluma, bilinci ve farkındalığı açmaya başlar, ve bu sizin kulağınıza hoş gelse de, çoğu insan, içinde bulunduğu kısıtlı bilinçle başa çıkmada zorlanır. Daha fazla bilinç istemezler. Ne istediklerini bilmezler ama, daha fazla bilinç istemezler. Bu onların her bir parçası için bunaltıcıdır.

İnsan, kendiyle olan ilişkisini geliştirdiğinde, zihnin artık onların metresi olmadığı, zihnin artık baştan çıkaran olmadığı, zihnin artık oyun olmadığı bir zihinle de ilişkiyi geliştirmeye başlarlar. Zihinlerini olduğu gibi anlarlar – yani zihin onların bir parçasıdır ama tümü değildir. Zihin artık savaş alanı değildir, zihin artık sürekli dikkatlerini dağıtan bir şey değildir.

Bakın, çoğu insan zihni suçlar. Oysa o suçlanacak bir şey değildir. Zihin, akıl, çok kutsal ve kutsanmış bir amaca hizmet eder. Dikkatin dağılmasına neden olan zihin değildir. Biz bu nedenle, insanlar gelişen bilincin belli bir noktasında sıkışıp kalacaklar diyoruz, çünkü zihnin ötesinde bir şey bilmiyorlar. Ruhlarını ya da canlarını hiç hissetmediler. Bu konuda konuştukları zaman… onların ruhları hakkında konuşmasını dinleyin, bazısının. Hiç bir fikirleri yok. Zihinden (konuşuyorlar) ve zihin bilmiyor. Zihin bunu daha deneyimlememiştir.

Bir insan, bedeniyle ve zihniyle bir ilişki geliştirdiğinde, geliştirmeye başlayacakları bir sonraki şey – sizin deyiminizle – ruhları ya da tanrısallıkları ile olan ilişkidir. Şu anda sizin bulunduğunuz yer burasıdır Şambra. Siz Benliğinizle, ruhunuz diyeceğiniz şeyle tam bir ilişki kurup geliştirmeyi öğreniyorsunuz. Biz bu ruh adını gelecek Şaudlarımızdan birinde değiştireceğiz, ve bunu neden yaptığımızı da sonradan açıklayacağız.

Siz, şu anki kimliğinizin ötesine geçen bir ilişki geliştiriyorsunuz. Siz Benliğinizin tamamıyla, bütünüyle bir ilişki geliştiriyorsunuz ve o, olacağını düşündüğünüz şey değil. Hatta bugün bile olduğunu düşündüğünüz şey olmayacaktır. Benliğiniz, tanrısallığınız, ruhunuz, oldukça farklı bir şeydir. Siz onunla bir ilişki geliştirme sürecindesiniz. Bazen, sanki onu hiç bulamayacakmışsınız gibi, ayrı tellerden çalıyormuşsunuz gibi, onunla dengeden çıkmışsınız gibi ya da ruhunuz başka bir yerdeymiş görünür. Eh, aslında başka bir yerdeydi. (Tobias kendi kendine güler) ama şimdi, Benliğiniz ile, ruhunuzla, canınızla, ona her ne demek isterseniz, yeni bir ilişki geliştiriyorsunuz. Ve bu, sahip olduğunuz insanca ilişkiyi aşar. Olacağını düşündüğünüz şeyi aşar.

Biz bundan gelecek Şaudlarda daha söz edeceğiz, ve Benlikle olan ve içinden geçtiğiniz bu yeni ilişkiyle, teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi arasında – ki Tesla’nun bugün bizimle olmasının nedeni de budur – ilginç bir bağlantı olduğunu göreceksiniz. Benlikle bu yeni ilişki geliştirildikçe, inanılmaz algıların, sezgilerin olduğunu, sizin boyutlar-arası diyeceğiniz inanılmaz anlayışların olduğunu göreceksiniz.

Bu Şaud’un dördüncü ve son noktası, çok tartışmalara, muazzam yanlış-anlamalara neden olacak bir noktadır. Muazzam. Çarpışmalar ve düşünebileceğimiz her türlü şey. Biz onu ortaya atacağız, çünkü enerjilerin hareket etmesini izlemeye bayılıyoruz! (kahkahalar) Nasıl akılcı tartışmaların yapıldığını, ama gerçek his ve duyumsamanın nasıl eksik olduğunu göreceksiniz. Bunu şimdiden biliyoruz, ufukta fırtınaları görüyoruz.

Geçenlerde küçük bir Şambra grubunda paylaştığımız bir şeyi paylaşacağız sizinle, bu – nasıl desek – çağdaş bilinç çizgisine ters düşen bir şey. Size şunu söyleyeceğiz Şambra, artık ödün vermeyin. Artık ödün vermeyin. Ruhunuzla ayrı düşmenizin, insan benliğinizle ruhsal benliğiniz arasındaki ayrılığın bir nedeni de, insanın tekrar tekrar uzlaşmak eğilimidir. Enerjileriniz ve bedeniniz fazlasıyla uzlaşıyor. Enerjileriniz ve zihniniz o kadar uzlaşıyor ki, kim olduğunuzu bile bilmiyor ya da anımsamıyorsunuz. Kendinizden ödün verdiniz.

Şimdi, tartışma şu noktada çıkacaktır. İnatçı olmakla (kahkahalar), ödün vermemek arasında bir fark vardır. Biz, siz ve Benliğinizden söz ediyoruz, siz ve en temel değerleriniz, siz ve temel inançlarınız, siz ve özünüzden söz ediyoruz. Biz günlük yaşamda trafik ışıklarında – buna ne diyorsunuz – bir dört yol ağzında “Bu sabah ödün vermeyeceğim. Basıp gideceğim!” (kahkahalar) demenizden söz etmiyoruz. İşbirliği gerekir.

Biz, ya başka insanları sakinleştirmek ya da gönüllerini almak için, ya da daha büyük bir olasılıkla, kendi Ben Ben’im’inizi olmaktan korktuğunuz için, ve kendi Benliğinizi, kendi farkındalığınızı başka insanlarda ya da kendi dışınızda aradığınız için, temel değerlerinizden ödün vermenizden söz ediyoruz. Kendi dışınızda aradığınız zaman ödün verirsiniz. Bu kadar. Ben bunu bir kaleme yazmak istiyorum (kahkahalar) çünkü insanlar nedense kalemleri çok seviyor. (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)

LİNDA: Haftaya bir kalem getiririz.

TOBIAS: Gerçekten de! (kahkahalar) Yanıtları kendi dışınızda aradığınız zaman, kendinizden ödün verirsiniz. Başka insanlara sürekli boyun eğip de onların gelip sizi beslemelerine izin verdiğinizde, kendinizden ödün verirsiniz. Temel bir inancınız ya da temel bir tutkunuz, sizi heyecanlandıran bir şey olduğunda ve onu dünyaya açıklamaya korktuğunuzda ve yirmi vites geriye taktığınızda, kendinizden ödün verirsiniz. Bir şey bildiğinizde ve sonra kuşku devreye girdiğinde, kendinizden ödün verirsiniz. Kendinizi geri tutarsınız.

Yeni Enerjide enerjiyi geri tuttuğunuz zaman ne olur biliyor musunuz? Yine de ortaya çıkar. Patlayacaktır, ona fark etmez. O, ifadenin coşkusunu ister. Genişlemenin coşkusunu ister. Ve eğer kendinizden ödün verdiğiniz için onu geri tutarsanız, yine de ortaya çıkacaktır. Ve Saint Germain ve ben gelip tüm parçaları toplamak, ve sizi yeniden biraraya getirmek zorunda kalırız. (bazı gülüşmeler)

Ödün vermek yok! Temel değerlerinizden ödün vermeyin. Tekrarlıyoruz, bu başkalarıyla işbirliği yapmayın anlamına gelmiyor, ama sizi izlediğimiz, kendimizi size ayarladığımız şu son yıllarda, şu son birkaç yılda, ne kadar parladığınızı, ne kadar heyecan duyduğunuzu, ne kadar biliş içinde olduğunuzu görüyoruz, ama evinizin kapısından çıktığınız anda kendinizden ödün veriyorsunuz. Neden? Belki kendinize yeterince güvenmediğiniz için. Belki kendinizle o ilişkiyi geliştirmediniz. Belki kendinize karşı güvensizsiniz. Belki dışınızdaki dünyanın üzerinize yıkılacağından, sizinle alay edeceğinden korkuyorsunuz. Eh, onlar zaten sizinle alay ediyorlar. Şimdi ne fark eder ki?! (kahkahalar, Tobias da kıkırdar) Bu, kendinize sadık olmanızla ilgilidir. Benliğinize sadık olmak.

Şimdi, kendinden ödün vermekten ne algıladığınızı nasıl tartıştığınızı görmek ilginç olacak. Gelecek ay için ev ödeviniz, ne sıklıkta ödün verdiğinize bakmaktır. Enerjinizi ne sıklıkta feda ettiğinize. Yanıtlar için ne sıklıkta kendi dışınıza bakıyorsunuz ya da başka şeylere ya da başka insanlara güveniyorsunuz – buna bizler, meleksi varlıklar da dahiliz.

Sonra bir bakın, kendinizden her ödün verdiğinizde, enerjinize ne oluyor, anlıyor musunuz. Enerjinin nasıl düştüğünü, enerjinin nasıl çöktüğünü izleyin, ve siz eski bilince giriverirsiniz. Eski ve zayıf inanç sistemlerine geri kaçar, bir korkağın ağaçların arkasına saklanması gibi, bunların arkasına saklanırsınız.

Ödün vermek yok, Şambra

Ve öyledir.

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Sorular ve Yanıtlar

Öğretmenlik Dizisi:
Şaud 8: “Kendinizden Ödün Vermeyin”
Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe

Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Mart 2007
www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org

Ve öyledir, Şambra, bu toplantıya devam ediyoruz. İnanılmaz miktarlarda enerjiden geçtik. Bir dolu da laf söyledik, ama inanılmaz miktarlarda enerji.

Soru yanıt zamanımıza girerken, sevgili dostumuz Tesla’nın bir duyurusu var. Kabul etmeye gönüllü olan her birinize bir daveti var. Bulunduğu semavi alemde bir çeşit parti veriyor. Şambra’nın ziyarete gelmesini istiyor, yalnızca bazı icatların potansiyelini görmek için değil, teknolojideki bazı yeni atılımları, farklı anlayışlara dayanan…. onun söylediğini size iletmeye çalışıyorum… manyetizma ve anti-manyetizma ile ilgili farklı anlayışları (görmeniz için). Hmmmm! Bu, ona gerçekten bir enerji kaynağı olarak, boyutlar-arası bir taşıt türü olarak uygun biçimde bakmadığınız bir şey, ve özellikle de anti-manyetizmada, son yaşamında Dünya’dayken Tesla’nın fiziksel gerçelikte zamanı bükülmüş bir uzay türü yaratabilmesiyle ilişkili olan bir şeydir.

Siz… bu parti davetini kabul ederseniz, parti, zamanın bir sonraki üç gecesinde olacak. Bu – nasıl desek – siz buna yalnızca bir gece gidemezsiniz. Yinelenen ziyaretler gerekecektir, çünkü orada bir koşullama meydana gelecektir, ziyaretle birlikte meydana gelecek bir işlem. Geri geldiğinizde bilinçli zihninizle bunu anımsayabileceğiniz gibi, anımsayabilirsiniz de, ama oradayken bazı inanılmaz enerjileri görmüş, hissetmiş ve farketmiş olacaksınız. Bu, onları aşağıya, dünya alanına getirmenize, topraklamanıza ve Dünya’ya ekmenize izin verecektir. Sonradan, bazılarınız bunu teknolojik ya da bilimsel alanlarda daha da geliştirebilirsiniz. Bazılarınız da, başka bilim adamları, hatta Şambra olmayan ve anti-manyetizma ile çalışacak olan bilim adamları için enerjiyi hareket ettiren kişiler olabilir.

Bunu da söyledikten sonra, sorularınızı almaktan mutlu olacağız.

1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tam da Kuantum Sıçraması yaklaşırken, ben sanki Eski Enerjiye geri gittiğimi hissediyorum. Geçen ay, bütün eşyalarımı bir depoya koydum, Şambra dostlarımdan ayrıldım ve borçlarımı ödeyebilmek için bir Eski Enerji işine başladım. Bazen, bu şirketteyken, kendi Yeni Enerjimi kullanarak kendim için büyük bir gelir yaratma fırsatı olduğunu hissediyorum, ama zaman zaman da, çok rahatsız hissediyorum ve kısa duvarın arkasında kalmak bana çok zor geliyor. Lütfen benimle bu duruma ilişkin ve borç içinde yüzen diğer Şambra için, sezgilerini ya da içgörülerini paylaş. Bu durumlardan çıkmak için, Eski Enerji iş çevresine girmeden Yeni Enerjiyi nasıl kullanabiliriz. Yaşama gülmeyi bize anımsattığın için teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten. Bu inanılmaz yolculuğu sürdürürken, bazen geri gidiyormuşsun gibi görünen, aslında hiç de öyle değildir. Bazen, tanıdık ya da alışılagelmiş bir duruma geri dönersin ama, oraya farklı (bir insan olarak) geri dönersin, anlıyor musun. Sen sistemin yalnızca bir Eski Enerji asalağı ya da robotu değilsindir. Şimdi yeni bir bilinçle geri gelirsin. Birçoğunuz, Yeni Enerjinin ve yeni farkındalığın birazını bu eski çevreye getirebilmek için, bu yolu bile bile seçmiştir.

Şambra, size şunu söyleyeyim; burada, bu Dünya’da, bu yaşamda bulunup ona katılmayı siz seçtiniz. Katılmayı. Uzak ya da ayrı bir toplumda yaşamak için buraya gelmeyi seçmediniz. Gerçi isterdiniz ama, buraya bir münzevi (yalnız başına yaşayan kimse) olmak için gelmeyi seçmediniz. Siz buraya kendinizi geliştirmek ve sonra da bir öğretmen olmak için geldiniz. O nedenle, bir Eski Enerji işine geri döndüğünde, senin dediğin gibi, yalnızca para kazanman gerektiği için oraya geri döndüğünü düşünüyorsun, ki bu, bu arada, çarpıtılmış bir inanç sistemidir. Ama aslında daha derin bir düzeyde, oraya bir bilinci ve bilgeliği geri getirmek için geri gidersin. Bu senin için aynı zamanda bir vasıtadır. Sen oraya bir fark yaratmak ve sonra kendi yoluna devam etmek için geri gidiyorsun.

O nedenle, yolu yargılama. Olan biteni yargılama. Ve…. sen borçtan söz ediyorsun. Borç da diğer herşey kadar bir yanılsamadır, ama çok gerçek görünme eğilimindedir ve bazen de çok duygusallık içeren ve acı veren bir şeydir ve senden senin enerjini çekip çıkartır. Para yapmak, düzenli bir işinin olması ya da bu gibi şeylerde, düşünme biçiminin, zihninin dışına çıkabilir ve tutkunda olursan büyük bir kolaylıkla bolluğun aktığını görebilirsin. Eğer Benliğinle ilişkini geliştirdiysen, o zaman bu şeylerin tümü kolayca ve doğallıkla gelir. Onlar için kaygılanman gerekmez.

Bolluk oradadır. Bu, evrensel bir prensiptir. Çekim yasasıdır. İbrahim’in epey sözünü ettiği şeydir. Eğer bu doğal çekim yasasıyla ilgili daha fazla bilgiyle ilgileniyorsan, bu, İbrahim’in öğretileriyle odaklandığı alanlardan biridir. Tutkunda olduğun zaman, dinlediğin ve Benliğinden ödün varmediğin zaman, bolluk oradadır. Tüm bu borçların icabına bakar.

Bir anlamda, borcun, geçmiş yaşam karmalarına, geçmiş yaşam olaylarına ne kadar tutunduğunun derecesini de gösteren bir simge olduğunu söyleyebilirsin. Sen borçları para olarak düşünüyorsun, ama onlar aslında senin hâlâ tutunduğun ve borçlu olduğun enerjidir. O nedenle, senin bir bakmanı istiyoruz: Hâlâ neye tutunuyorsun? Suçluluk? Utanç? Korku? Beraberinde Şimdi’ye getirdiğin tüm bu şeyler. Onlar artık sana hizmet etmiyor. Onları bırakmak zamanıdır. Teşekkür ederiz.

2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Denver’e geri geldiğim için çok heyecanlıyım. İki hafta önce buraya geri taşındım ve bir liste dolusu sorum var ama birini seçiyorum ve eğer önemli bir şey varsa katkıda bulunman ricasıyla başlıyorum. Senin sözünü ettiğin, bedenle ve zihnimizle ve Benlikle ilişkiyi geliştirmeyi sormak istiyorum. Ben beden ilişkisi üzerinde kesinlikle çalışıyorum. Bunları sırayla mı yapmam gerektiğini bilmek istiyorum – yani, beden, zihin, Benlik gibi? Hepsini aynı anda yapabilir miyim? Ama özellikle de beden konusunda şu hazım sorunlarım var, sonra çok kez olduğum beyin ameliyatları ve kistler ve sürekli ortaya çıkan sorunlar. Bu hâlâ bedenimden öğrenmem gereken ya da bedenimle iletişim kurmam ya da ondan duymam gereken şeyler mi, ve bunun ötesine nasıl geçip de o ilişkiyi nasıl geliştireyim?

TOBIAS: Gerçekten. Genelde, bir insan, az önce sözünü ettiğimiz aşamaların bazısının – insanın hayatta kalma güdüsü, insanca komfor – ötesine geçip de daha spiritüel bir farkındalığa ilerledikçe ve sonunda Benlikle olan ilişkiyi geliştirdiğinde, önce bedene odaklanma eğiliminde olur, çünkü anlaşılması en kolay olan odur, ayrıca istismarı en çok içine emen veçheniz de odur.

Böylece, bedeninde az önce değindiğin durumlar var ki bunlar temelde enerji dengesizliklerinin ya da enerji istismarının (kötüye kullanılmasının) göstergeleridir. Burada önemli olan, bedeninle geliştirdiğin ilişkide, onunla tam anlamıyla konuşmaya başlamaktır. Fiziksel bedenine konuşmaya başla – organlara, bir bütün olarak bedene, hücrelere, neye olursa – bir yakınlık ya da iletişim geliştirmek. Bedenini, taşıyıp durmak zorunda olduğun gerekli ama yük olan bir taşıt gibi görmek yerine, ve bedeninin eski ve dengesiz enerjilerin deposu haline gelmesine izin vermek yerine, onunla bu ilişkiyi geliştir. Onunla konuş, bedenine, o eski, biriktirilmiş enerjilere tutunması gerekmediğini söyle. O enerjiler şimdi akıp gidebilir. Onlar nefes yoluyla ve Bayrak Teknolojisi denen ve üzerinde çalıştığımız bu yeni alan yoluyla akıp gidebilirler. Bayrak Teknolojisi bedeninizle en iyi, onunla bir ilişki kurduğunuzda çalışır. Ona sahip çıktığınızda.

Bak, bir kişi, “Bende kanser var, ama nereden geldiğini bilmiyorum. Hazımsızlığım var, ama nereden geldiğini bilmiyorum” dediğinde, bir anlamda bedenini reddediyordur. Senin bedenin, dili – insan dili, lisanı – olmayan bir biçimde ama kendi enerji formunda sana konuşmaya çalışıyor. Kabul görmek istiyor, dikkat istiyor ve herşeyden de çok, toksinleri ve dengesizlikleri bırakabilmesi için ona izin vermeni istiyor.

O nedenle, en candan arkadaşına konuşurmuş gibi konuş bedeninle. Ona, kendini şifalandırabileceğini bildir. Ayrıca, geliştirme sürecinde olduğumuz şu Bayrak Teknolojisine kulak vermeni isteyeceğiz. O sana, yeniden canlanmak, yenilenmek için bazı çok, çok basit ama çok da doğal sistemleri nasıl kullanacağın hakkında konuşacaktır. Bunların bazısı eski Atlantis anlayışlarına dayanır, ama bazısı da oldukça yenidir. Bazısı da, Şambra’nın başka düzeylerde gördüğü işleri temel alır. Ama fiziksel bedenin tamiri, aslında çoğu insanın sandığından çok daha kolaydır, ve sen gerek bedeninin sorumluluğuna gerekse egemenliğine sahipsin.

Başka bir şey var mı, bir bakalım. Evet, evet, başka bir şey daha var. Sen çok karmaşık bir haldesin. Çok karmaşık ve sen… bizim ne kadar dürüst olmamızı istiyorsun?

2.ŞAMBRA: Çok.

TOBIAS: Bundan korkuyoruz! (Tobias güler) Sen yaşamı neredeyse bir saklambaç oyunu haline getirmişsin. Herşeyi fazlasıyla zor hale getirmişsin ve bu aslında senin oynadığın bir oyun. Tanrısal düzeyde epey zekisin. Spiritüel ve sezgi ya da psişik düzeyde çok yeteneklisin, ama bunu içinde devşirip, adına “Zorlaştır, Karmaşık hale getir” denen bu oyunu oynamışsın. Yaşamın sahip olabileceği kolaylığa dirençlisin ve hep uzun yoldan gitme eğilimindesin, anlıyor musun. Ve hatta kendine, sözünü ettiğin beyin ameliyatları gibi şeyler vermişsin.

Enerjisel olarak kendi üzerine kapıları kapatmışın. Bunun gerisinde uzun bir öykü yatıyor, ama sen, kolay yolu gitmeyesin diye kendinin bazı yanlarını tam anlamıyla kapatmışsın. Ve sen, herşeyden önce, kendine bunu neden yaptığını sormalısın. Bu oyun hangi amaca hizmet ediyor? Ve bu oyunu ne zaman bitirmeye hazır olacaksın? Karmaşıklık yerine basitliğe adım atmaya ne zaman hazır olacaksın? Ve herşeyden de çok, bunu doğrudan sana söylüyorum, kendi yaşamın bölünmüş olduğunda ve çok… sen onu o kadar kolay olabilecekken zor hale getirdiğinde, başkalarına ne kadar iyi bir öğretmen olabilirsin ki. Aslında en büyük yeteneklerinden biri de, insanlara yaşamın kolaylığını öğretmek. Böylece burada senin için bir ipucu var. En sonunda basitliği öğretebilesin diye kendine karmaşıklığı verdin. Onu bırak. Artık sana yakışmıyor! Teşekkür ederiz.

3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yeni Enerjide olmak iyi gelmiyor. Bize bunun artık bizimle ilgili olmadığını söylüyorsun ama bu bize en yakın ve en can olan kimselerle nasıl ilişkilidir? Kocam geçenlerde tatile gitti ve ben daha iyi uyuduğumu görüyorum ve sanki daha fazla enerjiye sahibim. (yoğun kahkahalar) (Linda, “burada yazdığı gibi okuyorum” der) Bu enerji alış-verişinin nasıl meydana geldiği ve birlikte yaptığımız yolculuğun sona erip ermediği hakkında bana lütfen bir öneride bulunur musun. Yanıtın gerçekten makbule geçecek.

TOBIAS: Gerçekten de birlikte yaptığınız yolculuğu tamamladınız, yani – sizin deyiminizle – herhangi bir karmik ya da önceden ayarlanmış yolculuğu. İstediğin an onu bitirebilirsin. Seçtiğin an bitirebilirsin. Ve bu o zaman senin ilişkiyi yeni bir biçimde yeniden-yaratmana ya da yeniden-geliştirmene izin verecektir. Yani senin sıkışıp kalmadığını söylüyoruz. Bir eşle, aileyle ya da arkadaşlarla ya da bir işle birlikte olmak, her gün bir seçim olmalı, bir yazgi değil. Zorla yaptığınız bir şey değil.

Geçenlerde anavatanımda konuştuk… orası ne kadar tatlı kokuyordu… badem ağaçları, yağlar, deniz… çok güzeldi. Cauldre ve Linda’nın oraya daha sık gitmesini sağlamalıyım. Ama gerçekten, orada kendinize zaman ayırmak zorunda olduğunuzdan, buna ihtiyacınız olduğundan, bunu arzuladığınızdan söz ettik. Bu, bugünün dünyasında zor bir şeydir, çünkü öylesine çok talep var ki. Neredeyse kendi başınıza bir banyo bile alacak zamanınız bile yok. Bazılarınız duş alırken sürekli işle ilgili sorularla bölünüyorsunuz… öhö-öhö (yoğun kahkahalar, Linda kızarır).

LİNDA: Onları bulduğun yerde yakalamak gerekir. (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)

TOBIAS: Şambra, yenilenmek için, bedeninizin, düşüncelerinizin yeni bilincinizi yakalayabilmesi için, zaman zaman hepinizin zamana, kendine ait bir alana, kendi özeline ihtiyacı var. Ve biz gün içinde birkaç saatten söz etmiyoruz, biz kendi başınıza olabileceğiniz güvenli ve kutsal bir alandan söz ediyoruz.

Enerji beslenmelerinden geniş geniş söz ettik. Herkes bunu yapmak eğilimindedir. Özellikle de sizden beslenirler Şambra, çünkü sizler şimdi farklı bir enerji taşıyorsunuz, farklı bir enerji yayıyorsunuz. Böylece evet, sizden besleneceklerdir ve bu çoğu kez de geceleri siz uyurken olur. Eşiniz bunu kötü bir niyetle ya da size zarar vermek için yapmıyordur. Sadece bunu yapmaya alışıktırlar, çünkü izin verdiniz. Onlar enerjiyi geceleri, siz çıkıp gittiğinizde, örneğin Tesla’nın partisine gittiğinizde çekiyorlar. Yatakta kalmış olan bedeninizden besleniyorlar! Onlar sizden çok daha dünyaya bağlılar, o yüzden de bu sürekli olan bir şeydir.

Şambra, siz bunu anlıyorsunuz ve bu ille de kötü bir şey olmak zorunda değil, ama bazen kendinizi yenilemek durumunda olduğunuz zamanlar vardır. O nedenle, Bayrak Teknolojisi’nin parmak bastığı noktalardan biri de, kendinize biraz zaman ayırmaktır. Meditasyon ya da yoga ya da bunun gibi bir şey yapmanız gerekmiyor. Yalnızca kendinizle zaman geçirin. Biz, Benlikle ilişki hakkında konuşmayı sürdüreceğiz ve bunun bir bölümü de kendine zaman ayırmayı içerir. O zaman enerjinizin daha akışkan ve daha yüksek dereceli bir yayılıma ve genişlemeye sahip olduğunu göreceksiniz. Böylece, bu reçete basittir. Hergün kendinle olacağın birkaç fazladan dakika, bir ya da birkaç saat. Teşekkür ederiz.

4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Tünaydın Tobias ve Nikola. Benim tutkuma tam ortadan vurdunuz, ki bu tutkum, burada olduğu zamanlar Nikola’nın yaptığı çalışmalardır. Bu konuda bulabileceğim herşeyi inceledim ve ben gerçekten Nikola’nın geri getirmek istediği enerjinin bir parçası olmak isterim. Toplantıya gitmeye niyetliyim ama, orada öğreneceklerimi de geri getirirken anımsamak istiyorum. Sanırım sorum şu, bir sonraki adım nedir? Bu yolun peşine düşmem için bana nasıl bir öneride bulunurdun?

TOBIAS: Gerçekten, farklı birkaç şey söz konusu. Tesla bugün bu enerjinin bazısının tam anlamıyla buraya getirilmesine gönüllü olacak Şambralar istedi. Kristalin alemlerde çok iş gördü ve o diğer alemlerde – sizin bir araştırma merkezi diyeceğiniz laboratuvarlara sahip.

Yıllar önce, Şambra Universitesi’nin başka alemlerde varolduğunu söylediğimizi anımsıyor musun? Ve soru da şuydu, Şambra bunun bu aleme gelmesine izin verecek miydi? Ve Şambra izin verdi. Aynı şey Tesla’nın çalışması için de geçerlidir. O diğer alemlerde çok ayrıntılı bir yer, sizin enerji merkezi diyeceğiniz şeyi kurdu. Ve o enerjinin şimdi buraya getirilmesine, o enerjinin şu anda Dünya’ya getirilmesine gönüllü olacak Şambra’ları arıyor. Bu enerjinin şu anda tuğlalarla örülmüş, harçlarla sıvanmış bir bina olarak gelmesi gerekmiyor. Gördüğün gibi, Tesla aslında tohumları ekecek, enerjiyi hareket ettirecek, bu enerjiyi araştırmacılar ve mucitler için ulaşılır kılacak kişiler istiyor, ve o sonra, bir anlamda bu çalışmayı ileriye götürmek için burada doğacak. Yani sen bir seçime sahipsin. Bu çalışmayı gerçekleştirmek için Tesla yardım istiyor.

Laboratuvarda görülen herşeyi anımsamaya gelince, bu ustalık isteyen bir şey, çünkü çözülmelerin meydana geldiği bir düzey vardır. Başka alemlerde olduğun zaman ve sonra Dünya’ya geri geldiğinde ve anımsamaya çalıştığında, onun laboratuvarlarında gördüğünü anımsamak, zihinsel ya da düşüncesel bir alıştırma haline gelir. Anımsamak için beynine başvurursun. Oysa beyin seninle birlikte Tesla’nın merkezine gitmeyecektir, anlıyor musun. Oraya senin özün gidecektir. Onun için de beynin tek bir halt bile anımsamayacaktır. (kahkahalar) Çünkü orada değildi!

Böylece meydan okuma şudur, özüne geri dönmek, beynini aradan çıkarmak… ki bu senin problemlerinden biriydi… yani beyni aradan çıkarmak ve özsel düzeyine girmek. Şimdi diyorsun ki, “Orası nerede?” Bak görüyor musun, bu konuşan beynin. Beyin bilmek istiyor, “Nerede? Nasıl bir görüntüye sahip? Ne kadar büyük? Ve kaç para?” (kahkahalar) Özsel düzeye, biliş düzeyine gir. Bu neredeyse bir rüya hali ya da bir hayal etme hali gibidir. Senin gnost’unla aynı düzeyden iş görür. Oraya gir. O zaman o bilgiyi ya da özü, bu 3B alemine geri getirebilirsin ve sonra, bilgi ya da öz burada topraklandıktan sonra, kendini dönüştürmeye başlayacak ve en sonunda akılla anlaşılabilecek bir enerji halini alacaktır, anlıyor musun. İşte sen bu noktada atılımlara ve “haaa”lara sahip olacaksın, onu tezahür ettirmek ve yürürlüğe koymak için parçaları biraraya getirebileceksin, anlıyor musun.

Şimdi, senin çalışmanın bir kısmı bu şeylerden bazısını anımsamak olabilir. Bir kısmı da, araştırma ve geliştirme çalışmaları yapacak kişilerin sadece yakınında olmak olabilir. Bu insanların metafizikle hiç ilgisi bile olmayabilir. Onlar belki bilim adamıdır. Ama senin onlara yakınlığın, onların bazı yeni gelişmelere atılmalarına yardım edecektir.

4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Biz teşekkür ederiz. O harika çalışmanı sürdür.

5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Son 20 yıldır, babam öldüğünden beri, annemi yaklaşık haftada bir gün ziyaret ediyorum. Gidiş ve dönüş üçer saatlik yol demek, yani bir yükümlülük söz konusu. En çok canımı sıkan şey de, bunu sadece sorumluluk duygusuyla yapıyor olmam, sanki hissetmem gereken sevgiyi hissetmiyorum.

Aşırı negatif bir insan olan annem, erkek kardeşimin ve benim dışımda herşeyi ve karşılaştığı herkesi yargılıyor. Bu arada, erkek kardeşim de benimle aynı gemide. Biliyorum, annemin mutsuzluğunu kendisinin yarattığını görmesini sağlayamadım. Ben onu mutlu etmeye çalışıp duruyorum ve hep, kendim bir örnek olup başkalarına karşı iyi ve cömert olmasını öğretebilmeyi umdum, ama hiç bir işe yaramadı. Ölmeye hazır olduğunu söylüyor ve sürekli yaşlılığın ne kadar kötü olduğundan söz ediyor, ama 89 yaşında olmasına rağmen ben onun daha birkaç yıl buralarda olacağı hissini taşıyorum. (kahkahalar) Varsa eğer, önerilerinden yararlanabilirim ve umarım bana “Sadece nefes al” demezsin! (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)

TOBIAS: Ben senin içinde bulunduğun gemiyi – HMS Istırabı – olarak hayal ettim! İşte burada çok basit bir, enerjiden beslenme ve manipüle etme durumu var, anne tarafından. Sen buna kabul veriyorsun, ve bugünkü Şaud’un dördüncü noktası, kendinden ödün veriyorsun. Benliğinden ödün veriyorsun. Nefret ediyorsun ama yapıyorsun. Kendi Benliğine sadık kalmıyorsun. Kendi Benliğine sadık olmadığında, Benliğini böler ve parçalarsın, enerjini tüketir yönünü şaşırırsın, ve artık kim olduğunu bilmiyormuş gibi davranırsın.

O nedenle, herşeyden çok, bağları koparmak, kalıbı değiştirmek en iyisidir. Sen burada çok ilginç bir enerji kalıbına sahipsin, ve en iyisi bu kalıbı değiştirmektir. Bu kararı vermen gerek. Bunu nasıl yapacağını sana söylemek istemiyorum. Ama sen bir şeylerin değişmesi gerektiğinin farkındasın. Ve şimdi gözüpek ve cesur ol ve değiştir. Bu, bu kadar basittir. Bu ne kadar zor olabilir ki, Şambra? Teşekkür ederiz.

6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, benim bir tane çok kısa ve bir tane de daha uzun bir sorum var. Kısa olan sorum şu, annemin büyük babalarının adına ihtiyacım var, hem anne tarafından hem de baba tarafından. Bu isimler sende olabilir mi? (bazı gülüşmeler) Biliyorum… gen bilimi.

TOBIAS: Biz genelde bu tür soruları yanıtlamayız, ama burada bir istisna yapacağız. Gerald Manitz. İkinci soru? Bu arada, biz şimdi bunun bir kalıp oluşturmasını istemiyoruz. Bu soruyu sormanın arkasında yatan motivasyonu anlıyoruz, ama Şambra’nın sıraya girip de bu tür sorular sormasını istemiyoruz. Teşekkür ederiz.

6.ŞAMBRA: Özür dilerim, ve teşekkür ederim. Diğer sorum şuydu; Yeni Enerji işiyle ilgili yeni bir CD yaptığını biliyorum ve kocamla benim birlik içinde, işimizi Eski Enerjiden Yeni Enerjiye geçirebilmemize yardımcı olacak belirli bir bilgi var mı diye merak ediyordum.

TOBIAS: Tekrarlıyoruz, bu oldukça karmaşık ve açıkçası kişisel bir soru, oysa biz bu soruları tüm Şambra için daha genel tutmaya çalışıyoruz. Ama temelde… bu öneri bir süre kafanı karıştıracak ama sonradan anlayacaksın… kısa bir süre işinden uzaklaş. Bırak, ister uzun bir tatil yap, ister başka bir şeylerle uğraş. İşin şu ara bir kuluçka döneminde. Temelde fikir yerinde ve o yalnızca kuluçka döneminden geçiyor. Ama bu noktada ondan biraz uzaklaş ve o kendini farklı bir biçimde yeniden-geliştirecektir. Teşekkür ederiz.

7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim uyruğum Afrikalı Amerikalı. Onları bir bütün olarak, bir insan topluluğu olarak ele alabilir misin diye soracaktım. Afrika’daki sürekli kargaşa ve korkunç şeyler ve Amerika’da yaşayan Afrikalılara yapılan baskı ve meydan okumalar (hakkında konuşabilir misin). Yüzyıllardır böylesine inanılmaz zor durumlardan geçmeyi seçen bu insan grubuyla ilgili bize söyleyebileceğin bir şey var mı? Bunlar belirli ya da özel bir grup mu? Belli atalara mı sahipler? İnsanlıklarından feda ederek başarmaya çalıştıkları belirli bir amaç mı var?

TOBIAS: Burada birkaç şey söz konusu. Bu, deyim yerindeyse, spiritüel bir aile değil. Herşeyden çok, insan bilincinin bir bölümü. Irkların gelişmesiyle ve coğrafi toprakların gelişmesiyle, dünyanın Afrika olarak bilinen bir bölgesinde büyük, geniş bir insan grubu, insanlığın genel mücadelelerini ve sorunlarını ve karanlığını üstlenmeyi kabul ettiler. Onlar bunu, katlanmaları gereken kendi çarmıhları gibi üstlendiler. Burası ayrıca, çok zor yaşamları olmuş, çok utandıkları şeyler yapmış olanların yeniden dünyaya gelirken seçme eğilimi gösterdikleri yerdir, çünkü oradaki titreşim düzeyinin onlara daha uygun olduğunu hissederler.

Dünyanın bir bölgesi olarak ve bir ırk olarak, senin Afrikalı dediğin insanların, artık insanlık adına, hatta kendi adlarına, mücadele etmeyi ve ıstırap çekmeyi kabul etmemesi, çok önemlidir. Dünya, kendi sorunlarının çöpünü boşaltmak için bir yer gereksinmez, çünkü bu kimseye hizmet etmez. Çöpü boşaltanlara hizmet etmediği gibi, sorunları kabul edenlere de etmez.

Dünya enerjilerinde, bunun olmasına izin verecek bir değişim meydana geliyor, ama Afrika halkları ve Afrikalı Amerikalı soyundan gelenler, insanlığın geri kalanının mücadelelerini ve zorluklarını kabul etmekten vazgeçinceye kadar (bu değişim) gerçekleşmeyecektir. Birinin bu döngüyü sonlandırması gerekiyor. Birinin, “Hayır, yeter, artık buna hoşgörü göstermeyeceğiz, buna katlanmayacağız” demesi gerekiyor. Teşekkür ederiz.

8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias. Eminim eğleniyorsun.

TOBIAS: Her zaman!

8.ŞAMBRA: Benim sorum tutkuyla ve özellikle de tutkunu yerine getirmekle ilgili. Benim sorunum – ki bir sorunum yok (izleyiciler ve Tobias güler) – projelere başlıyor ve onlardan keyif alıyorum, ama bir gün ya da birkaç hafta sonra ilgimi kaybediyorum, ve sonra onlara yeniden başlamak gerçekten zor geliyor. Sanki onları devam ettiremiyorum. Kendimi zorlamam gerekiyor ve bu, bilirsin işte, yapmak istediğim bir şey değil.

TOBIAS: Elbette.

8.ŞAMBRA: Yani, bunun yanıtını kendi içimden verebilirim, biliyorum, ve herhalde öyle de yapıyorum, ama senin konuşmayı sevdiğini bildiğim için sana sorayım dedim. (izleyiciler ve Tobias kahkahalarla gülerler) Kendim ve Şambra adına soruyorum, ilgini ve tutkunu nasıl sürdürürsün?

TOBIAS: Gerçekten de. Sen – ve bir dolu Şambra da öyle – hayal gücü kuvvetli tiplersiniz. Sen – bizim daha kristalin dediğimiz – alemlerde iş görüyorsun. Sen fikir üreten insanlardansın – yaratıcı enerji. Yaratıcı enerji, 3B’nin sıradan dünyasında tezahür ettirileceğinde, her zaman iyi bir yanıt ya da karşılık vermez. Başka alemlerde iş bitirmek çok daha zevklidir. Yaratabilir ve anında hayal edebilirsin ve o ortaya çıkıverir. Onu buraya getirmek için o zahmetli, yorucu çalışmadan geçmen gerektiğinde, hızla ondan sıkılır ve diğer alemlere geri gitmek istersin.

Yapılacak şeylerden biri, bunu kendi içinde fark etmek ve birçok projenin belki sadece enerji imgeleyicisi ya da tasarımcısı olduğunu görmek, ve başka insanların bunu yapılandırmasına ya da birleştirmesine izin vermektir. Muhteşem fikirlere sahip olduğunda, başka insanların gelip senin yaratını paylaşmasına izin ver. Yapılandırıcı olmak isteyen, fikirleri ele almak isteyen bir dolu insan var. İnsanlığın büyük bir çoğunluğu fikir düzeyiyle pek iyi bir rezonansta değildir. Onlar, gerçekleştirenlerdir ve böyle olmayı onlar seçer.

Kendin için bir başka şey de, biraz daha topraklanmandır. Sen… şu anda bedeninden üçte-iki çıkmış haldesin! Yani havada süzülüyorsun ve sürükleniyorsun, çünkü o alemleri seviyorsun. Biz senden bu gerçeklikte çok daha varolmanı, çok daha bedeninde olmanı isteyeceğiz. O derin nefesi alır, kendini topraklarsın, ve ben senden hergün bunun üzerinde çalışmak için zaman ayırmanı rica edeceğim – burada tümüyle mevcut olmak ve sonra genişlemek.

Bak, sen şu anda kendini dışarıya yansıtıyorsun… aslında enerjinin büyük bir bölümünü bırakıp bedeninden çıkıyor ve diğer alemlere gidiyorsun… ama genişlemiyorsun, kendini dışarıya yansıtıyorsun. Bunu farklı bir yoldan dene. Çok topraklan, nefes al, ve sonra kendini varolan o andan genişlet, hemen o anki, buradaki noktadan, ve sonra başka alemlere genişle. Başlarda buna direneceksin, çünkü oraya ulaşırken farklı yollardan gitmeye alışıksın ve enerji de sana hemen çok tanıdık gelmeyecektir. Çok mevcut olmayı ve sonra çoklu-boyutlara genişlemeyi öğrendikçe, bunun aslında enerjiyi çok daha iyi koruduğunu göreceksin. Sen daha iyi… bazı şaşırtıcı fikirlere ve düşüncelere sahipsin, ve onları Dünya’ya getirebilir halde olacaksın ve şimdi olduğun gibi, bu kadar sabırsız ve sinirli olmayacaksın. Teşekkür ederiz.

8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

LİNDA: Son soru.

TOBIAS: İki tane daha.

LİNDA: Elbette.

9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias. Burada olmaktan ötürü çok heyecanlıyım. Önceki Şaudlardan birçoğunu dinledim, İsis’in Yarasını ve gnost dizisini, ve Atlantis’ten falan anılar canlandı. Ve bana yapılan bir okumada o zamanlar bir mimari mühendis olduğum ve binalar yıkılırken çok suçluluk duyduğum söylendi, gerçi kıtalar çöküyordu ama, benim binalarım ayakta kalmadı diye suçlanmışım. Ve şimdiki yaşantımda Feng Shui ve Kutsal Geometriyi kullanan mimari bir tasarımcı olarak, beni tezahür ettirmekten alıkoyan bu suçluluk ve sorumluluk duygusunun bazısına hâlâ sahip olup olmadığımı merak ediyorum. Aslında daha topraklanmış bir halde tezahür ettiremedim ve bunun yalnızca bir zamanlama meselesi olup olmadığını merak ediyorum. Yoksa bu benim gnost’la ilgili eksik anlayışımdan mı kaynaklanıyor? Ya da bu suçluluk duygusundan mı? Ya da yukardakilerin hepsi mi?

TOBIAS: Biz, “yukardakilerin hepsi”nden yola çıkalım! (kahkahalar, Tobias da güler) Hepsini biraya getirip tek bir büyük sorun haline getirebiliriz! Bu, birçok şeyin kombinasyonudur… burada birçok unsur birden söz konusu… sen Atlantis’te yalnızca bir mimari tasarımcıdan çok daha fazlasıydın. Yalnızca binanın yapısıyla değil, binaların içindeki enerjilerle de çalıştın, ve suçluluk duygun çöken binalardan kaynaklanmıyor, bu binalardan bazısının içinde, enerji açısından meydana gelenlerden kaynaklanıyor.

Bu tür bir işe geri dönmek istiyorsun çünkü çok şey öğrendin. İnsan bilinci açısından, enerjinin nasıl süper bir iletken olabileceğini biliyordun, ve ama bu suçluluk duygusu da mevcut, ancak şu anki sorun daha çok, enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin kendi anlayışından ödün vermiş olmandır, kendinle bilerek bir saklambaç oyunu oynamandır. Bazı büyük fikirlerin var, ama yine de Feng Shui ya da enerjiyi hareket ettirmek dediğin bazı kitabi yöntemlere tutunuyorsun, oysa daha iyisini biliyorsun. Kendi Benliğine güvenmiyorsun, onun için de, fiziksel yapılarda enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin gerçekten bildiğin şeyleri görmezden geliyorsun, ve bu noktada biraz fazla normal olmaya çalışıyorsun. Bundan Atlantis gibi şeyleri sorumlu tutmak istiyorsun, ama aslında kendi Benliğinden ve enerji hakkında gerçekten bildiklerinden ödün veriyorsun. Artık bunu ortaya çıkartmanın zamanıdır.

Fiziksel uzayda enerjinin hareketine ilişkin bazı çok ilginç teorilere sahipsin. Ve sen gerçekten… biz burada mecazi konuşuyoruz, ama sen başka alemlerde bununla ilgili yazılar yazdın ve topluluklara sundun, ama onları buraya getirmek için kendine izin vermiyorsun. Araştırmalarının bazısıyla avangart olmana, öncü, yenilikçi olmana izin vermiyorsun. Biraz çılgınlaş ve onu buraya getir. Sana olabilecek en kötü şey nedir? Bunu yanıtlama! (kahkahalar) Teşekkür ederiz.

9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

LİNDA: Burada bir düzeltme yapıyoruz. İki soru daha.

10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, yaşantımı geri geri yürüyerek yaşamanın pekâla olduğunu duymak, beni çok mutlu etti.

TOBIAS: Evet.

10.ŞAMBRA: Evet, ben bunu son kırk yıldır yapıyordum. Ben o yıllardan geri geri yürüyerek geçiyordum. Bugün neden buradayım; 80’lerde Kryon ile başladım ve Kırmızı Çember başladığında, bilirsin işte, tamamen ve tümüyle onunla rezonansa girdim. Tüm yaşamım boyunca tamamen sağlıklıydım, hiç doktora gitmedim, ilaç almadım falan. Nihayet geçen yıl kitabımı yazdım ve Kryon yaz konferansından hemen birkaç gün sonra ciddi bir kalp krizi geçirdim, ölmek üzereydim, ve bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum ve gerçekten merak ediyorum, çünkü herşey durmuş gibi. Ve kafam karıştı.

TOBIAS: Çok basit… hemen söyleyelim… şu an Dünya’da kalmak isteyip istemediğinden emin değilsin. Şöyle bir durumun var, dünyada bulundun ve işini bitirdin, çok şey deneyimledin, yaşamında çok şey tamamladın. Tıbbi bir sorunun yoktu gerçi ama bu daha çok bir arzu sorunuydu.

Sen, ölümün büyük bir şey olmadığını anlıyorsun. Öteye geçersin ve aslında oluşmuş olan bazı fiziksel sınırlılıklardan özgürleşirsin. O nedenle, o zamanki sorun şuydu, “Kalmalı mıyım?” Kryon kanallıklarından birinde bir deneyim yaşadın ve sana bu soru geldi… Kryon yüzünden değil, ama sen o enerjinin içindeydin… ve sen gelecek günlerini düşünüyordun, ne yapacağını, na başaracağını, ve bir yanın “Belki de gitme zamanıdır” dedi. Kendine böyle bir deneyim hazırladın, sonra da kalp krizi deneyimini yarattın ki, yeni değerlere, kalmak için yeni nedenlere yakından ve derinlemesine bakabilesin diye, ve işte bugün buradasın.

10.ŞAMBRA: Yani, bugünkü enerjilerden sonra bir kalp krizi daha geçirmeyeceğim, öyle mi?

TOBIAS: Bu enerjiden sonra değil, ama Kryon seminerlerinde dikkatli ol. (Tobias ve izleyiciler kahkahalarla gülerler) Bunu, Kryon’a tüm saygımla söylüyorum. Şakaydı.

Sen o seminerde olanaklarını ve olasılıklarını düşünürken, kendini öylesine açık ve öylesine çok-boyutlu hissettin ki, aslında orada, o enerjide oturmanın etkisi fazla yoğun geldi. Bunu sana yapan yine Kryon ya da başka bir varlık değildi, “Burada olmak istiyor musun, istemiyor musun” diyen senin kendi komfor düzeyin ve açıklığındı. Ve bu, bu gece bile yatağa girmeden önce kendine sorman gereken bir sorudur.

LİNDA: Son soru.

TOBIAS: Evet.

11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Aloha. Benim sorum bilincin değişimi ve kurumsal dünyanın nasıl davranacağıyla ilgili.

TOBIAS: Bu çok geniş bir soru. Kurumsal dünyada bazılarının içtenlikle eski biçimlere tutunmayı sürdürdüğünü, bazılarının ise ileriye atıldığını göreceksin. Kurumsal dünyanın hükümetlerden ve dinlerden ayrılan yanı ise, büyük oranda kâr amaçlı olmaları – hem senin gibi Yeni Enerji elçilerinin olması, hem de altta kârların yatması. Bir şirket, genelde herhangi bir iş, ister Wall Street olsun ister başka bir piyasa, çok başarılı bir kuruluş gördüğünde, onu taklit etmek isterler. Aynı enerjiyi kullanmak isterler.

O nedenle, bilinci her düzeyde – ürünleri geliştirmede, dağıtımda, müşterilerle ve çalışanlarıyla çalışma biçiminde – işin içine katan ve çok başarılı olan şirketleri, ve bizim sözünü ettiğimiz bolluğu her düzeye taşıyan kuruluşları, çok çok büyük bir hızla taklit edecek ya da kopya edip aynını yapacak başka kuruluşlar olacaktır. Yani bu, kurumsallık bilincinin kolay yanlarından biridir, ki böyle bir motivasyon dinde ya da spiritüellikte, hele hükümetlerde hiç yoktur.

Böylece, kurumsal dünyanın değişimlere oldukça açık olacağını görüyoruz, ancak yine de iş dünyasında eski inançlara ve özellikle de herşeyin, herşeyin kâr amaçlı olduğuna ilişkin o eski inanca tutunan kişiler (ya da şirketler) olacaktır. Yeni Enerji, kalbin yolu izlendiğinde, en altta yatan amaçların ya da yolların da kendi başlarının çaresine bakacağını söyler.

Böylece Şambra, bu uzun ve güzel bir gün oldu, değişim ve dönüşümlerin meydana geldiği bir gün. Bugün verilen bilgi, kendini açığa çıkarmayı sürdürecek, gelecek üç ya da dört gün içinde size yeni farkındalıklar getirmeye devam edecektir. Ve siz de bu arada Tesla’nın partisinin zevkini çıkartın!

Ve öyledir.

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Print