Şaud 8: Bağlantıyı Kesmek; 2.Bölüm

Berraklık Dizisi – 04 Mart 2006
Tobias’ın Katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı

Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org
Ve öyledir sevgili Şambra, ben Tobias, yasal yerime geri dönüyorum (kahkahalar). Bugün Cauldre ve Linda ve hepinize tam olarak gelmeye hazırlanırken, ah, biraz farklı bir biçimde akıp geldik. Ama hazırlanırken, perdenin bu yanında kendi aramızda şakalaşıyorduk, ve bunun, tıpkı bir öğretmenin, profesörlerden oluşan bir dinleyici kitlesinin önünde oturmasına benzediğini konuşuyorduk. Bu tıpkı… bu kadar çok şeyi bilen sizsiniz, bunca şeyden geçen sizlersiniz. Biz sadece sizin işlemlerinize yardımcı oluyoruz, ama siz gerçekten profesör olanlarsınız. Bizim de sizi tanımladığımız gibi, üstatlar olan sizlersiniz, ve belki de anımsayacağınız gibi, bir üstat, enerjinin ona hizmet etmesine izin verendir.

Kendi kendimize gülmek zorunda kalıyoruz, çünkü bazen bize, sanki bilgeliği tutan ya da taşıyan bizmişiz gibi bakıyorsunuz – oysa gerçekte bunu yapan sizsiniz. Biz yalnızca, kim olduğunuzu anımsatmak, şu an Dünya üzerindeki yolculuğunuzu anımsamanıza yardımcı olmak için burada bulunuyoruz. Dünyada yaşamanın tüm o enerjilerine ve işlemlerine ve hatta ayrıntılarına yakalanmak o kadar kolaydır ki.

Bu, yapılması kolay bir şey değildir. Küçükler, gerçekten, şu anda gelmekte olanlar, onların önünde daha çok şey var. Yaşamlarında olacak çok şey var. Ama, onların ana-babası olacak, onlara rehberlik edecek, sizin gibi profesörlere, üstatlara sahip oldukları için şanslılar.

Şambra, yavaş yavaş…. yavaş yavaş uyanıyor ve öncelikle buraya gelme nedeninizi anımsıyorsunuz. Gerçekte kim olduğunuzu anımsıyorsunuz, o Büyük Varlıklar. Biz bunu sizi şımartmak için söylemiyoruz. Biz bunu aslında, onun gelmesine izin vermek için bir dakikanızı ayırmanız için söylüyoruz. Onun gelmesine izin verin. Siz, o Büyük Varlıklarsınız. Bunu kabul edebilir misiniz?

Bazen büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kalıyorsunuz, çünkü eğer Büyük bir Varlık olduğunuzu hisseder ya da buna inanırsanız, egonuzun kontrolden çıkacağını, her türlü çılgınlığı yapacağınızı düşünüyorsunuz. Ele geçirileceğinizi, giderek daha fazla güç isteyeceğinizi, giderek daha fazla haz almak isteyeceğinizi düşünüyorsunuz. Siz bunun ötesine geçtiniz.

Aslında, ego dediğiniz o şey sizi geri tutuyordu. Kendi muhteşemliğinizi, Dünyaya gelmenizin öncelikli nedenini, geldiğiniz semavi aileleri, başka yaşamlarda yaptığınız büyük işleri tümüyle kabul etmek ya da tümüyle anımsamak için kendinize izin vermiyorsunuz. Bazen kendinizi geri tutuyorsunuz. Diyorsunuz ki, “Bu, imkanı yok ben olamam. Ben sadece değersiz bir insanım. Ben sadece dengesiz bir insanım.” Ve buna inanmayı sürdürdüğünüz sürece, bu biçimde davranmayı da sürdüreceksiniz.

Şu anda sizinle çalışan hepimiz – Saint Germain, Kuthumi, ben Tobias, tümü – hepimiz – sizin büyüklüğünüzü biliyoruz. Bu Dünyanın tarihinde, Dünyanın kaybolmuş tarihinde, ve melekler alemlerinde, sizin adınızı söyleyen belgeler olduğunu biliyoruz. Sizler hakkında yazıldı. Sizler, araştırılıp öğrenildiniz. Sizlerden, deyim yerindeyse, meleksel üniversitelerde söz edildi. Siz, Büyük Olanlarsınız.

Belki de kendi şifa tekniklerinizle – kendinizle yaptığınız çalışmaların bazısıyla – bunu kabul etmek üzerine çalışabilirsiniz. Biz size seslenirken, üstatlar ve Büyük Varlıklar olduğunuzu size bildirirken, kelimelerimizi duymaya çalışın. Bunun, ego dediğiniz o duvardan geçip gitmesine izin verin, ve o sadece zihnin bir duvarıdır. Bu, oynadığınız bir oyundur. Bunu kabul edebilir misiniz? Ben sizi tanıyorum, burada olan, ya da dinlemekte, ya da okumakta olan hepinizi ve her birinizi tanıyorum. Biz sizi öyle ya da böyle Büyük Varlıklar olarak tanıdık. Diğerleri sizi izliyor.

Bu, muazzam bir sorumluluktur. Bazılarınız, kendinizi bu sorumluluğa değer görmüyorsunuz. Dengesizliklerinizin nereden kaynaklandığını merak ediyorsunuz. Sizin deyiminizle o çarpık algılarınızın, bazı sorunlarınızın nereden kaynaklandığını merak ediyorsunuz, çünkü bazen kim olduğunuzun muhteşemliğini kabul etmede zorlanıyorsunuz. Ama biz bugün oturumumuz boyunca bunu paylaşmak, anımsamanızı rica etmek için buradayız. Ego konusunda kaygılanmayın. Bakın, siz kendinizi mücadeleye sokuyorsunuz – “Bunu kabul etmeme izin veremem” diyorsunuz. Deneyin. Bugün farklı bir şey yapmayı deneyin. Bunu kabul etmeyi deneyin.

Onu kalbinizin hemen içine kabul edin. Bu noktada zihni geçip, kalbin hemen içine girelim. Belki de, gerçekten ne denli büyük ve tarihsel olduğunuzu anımsayabilseydiniz, bu belki de bazı sorunların yeniden dengeye gelmesine yardımcı olurdu. Size kim olduğunuzun daha berrak bir görüntüsünü verirdi. Sorumluluğun ağırlığı olarak nitelendirdiğiniz şeyden saklanmanızı durdururdu. Çünkü aslında… aslında siz fazla sorumluluk üstlenmemekle ünlüsünüz. Siz onu kendiniz için bir işlem olarak yapıyordunuz, dünyayı ya da evreni ya da herhangi birini kurtarmak için değil. Siz onu kendi spiritüel aileleriniz için bile yapmadınız. Onu yaptınız, çünkü içinizle rezonanstadır.

Sorumluluğu salıverin. Koca kafalı – kocaman egolu biri olacağınızı düşündüğünüzden yanlış adım atacağınıza ilişkin kaygılanmayı ya da şeyleri engellemeye çalışmayı salıverin. Çünkü bu da o büyük yalanlardan ve büyük örtücü-katmanlardan biridir. Siz yolda giderken, insan doğasında olan bir şey, muhteşem olmanıza izin veremeyeceğinizi söyleyen o örtücü-katmanı yarattı. Siz kendinizi sürekli alçaltmak, kendinizi küçüksemek zorundaydınız… ve öyle de yaptınız. Peki, bugün farklı bir şey yapsanız da şu örtücü-katmanı çekip çıkarsanız ne olur?

Muhteşem olmanıza izin verin. Gerçekte kim olduğunuzu anımsamanıza izin verin. İşte biz bu yüzden bugün geldiğimizde gülümsemek zorunda kaldık. Sizler, insan melekler, o Büyük Varlıklar, salıvermek için, berraklık kazanmak için, tüm şu işlemlerden ve prosedürlerden ve mekanizmalardan ve onarmalardan geçmek zorunda olduğunuz numarasını yapmıyormuş gibi görünüyor, ama yine de yapıyorsunuz. Ama o numarayı yapmak zorunda değilsiniz. Sadece, ona yeniden sahip olmanıza izin vermek durumundasınız. Bu zihinsel bir işlem değildir. Hatta uzun bir işlem ya da süreç bile değildir. Bu yalnızca o örtücü-katmanları bırakmaktır.

Ben Tobias için sizinle yeniden birlikte olmak büyük bir mutluluk sevgili Şambram.

Bazen bizim neden değişip durduğumuzu merak ediyorsunuz. Neden bir toplantıda Saint Germain’in, bir başkasında benim ve arka planda Kuthumi’nin olduğunu merak ediyorsunuz. Bu denli yakın gelmenin her zaman kolay olmadığını size söylememiz gerekiyor. Gerçi bu bizim için giderek kolaylaşıyor ama, örneğin yeni bir cennet ve dünya yarattığımız çok yoğun toplantılarda, enerjimizi bu denli size yakın tutmak bazen çok zor oluyor.

Örneğin, geçenlerde yaptığımız enerji taciziyle ilgili atölye çalışmasında ben kendimi tümüyle Cauldre’ya, katılımcıların her birine, personele akıttıktan sonra, kendi enerjilerimin tükendiğini hissettim. O nedenle, ister ben olayım, ya da meleklerden herhangi biri, küçük bir süre için geri çekilmemiz gerektiğini görüyoruz. Biz de kendi yenilenme biçimimizi gerçekleştirmek zorundayız.

Böyle zamanlarda biz uyuyor değiliz. Biz kesinlikle – nasıl desek – destek veren başka varlıklara falan gitmiyoruz. Biz enerjilerimizi yenilemek için, kendi içimizde o alanı, Tek Nefes dediğimiz o alanı, kendi kristalin enerjilerimizin alanını nasıl bulacağımızı biliyoruz.

Dünya çok tüketici – her türlü enerjiyi çok, çok tüketici. Yalnızca dünyanın manyetik çekimi değil, yalnızca maddenin içinde bulunmak değil. Ama daha çok Dünyanın ve insanların ve yakın alemlerde bulunan varlıkların birbirinden nasıl beslendiği. Bu çok tüketici oluyor.

Enerjimizi yakına getirdiğimizde, yakalandığımızı görüyoruz, Şambra sorunlarına değil, ama şu anda ben Tobias sizinle konuşurken, Dünyanın ağırlığını tam anlamıyla hissedebiliyorum. Kitle bilincinin nasıl kurutup tükettiğini hissedebiliyorum. Ben sizinle bu durumda olduğum zamanlar, yakın alemlerde bulunan varlıklar – ki onlar fiziksel beden içinde değildir – ama onlar bile geliyorlar. Ve onlar enerji almak istiyorlar.

Madde içinde olmak çok tüketici olabilir. Fiziksel bir biçimin içinde bulunmak bir melek için doğal olmayan bir haldir. Ve bu tüketici olabilir. Onun için, biz bu tarafta bir takım olarak birlikte çalıştığımızı görüyoruz. Bizlerden oluşan tüm bir grup – Kırmızı Meclis – sürekli sizinle çalışıyor, sürekli geliyor, enerjilerimizi sizin alanınıza genişletiyoruz, ama zaman zaman da geri çekilmemiz gerekiyor.

Bu noktayı gündeme getiriyoruz çünkü bu hepiniz ve her biriniz için de önemlidir. Siz şu anda insan gerçeklikleri içinde zorlu bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. İnsan yaşamınızı sürdürebilmek amacıyla bazı şeyler yapmaya çalışıyor ve bir yandan da spiritüel yaşamınızda muazzam bir genel dönüşümden geçiyorsunuz. Bu, enerjilerinizi çok tüketen bir şeydir.

Kendinize zaman ayırmanız, herşeyden kendinizi geri çekmeniz sizin için çok önemlidir. Telefona cevap vermeyin. Bilgisayarınızın başına geçmeyin, bu geri çekilmek değildir. Bu aslında enerjilerinizi emecek bir şebekeye ve bir ağa gerisin geri atlamaktır. O sizi belli bir biçimde enerjilendirir. Gecenin geç saatlerine kadar uyanık kalıp bilgisayarlarının başında çalışanlar, bir şebekeye bağlandığınız için enerjinizin yükseldiğini hissediyorsunuz. Ama aynı belirti, o şebeke – o internet – enerjilerinizi de başka bir yoldan tüketecektir, anlıyor musunuz. O nedenle de belki ertesi gün kendinizi özellikle yorgun hissedeceksiniz. O zaman, enerjiniz yerine gelsin diye yeniden bilgisayarınızın ve internetin başına geçmek isteyeceksiniz, ama ertesi gün daha da yorgun düşeceksiniz. Bu ilginç bir döngüdür. Biz, internette yanlış olan bir şey var demiyoruz, ama şunu söylüyoruz, eğer kendiniz için zaman ve alan ayıracaksanız, tümüyle kendi başınıza olun diyoruz.

Bir insanın, ondan enerji emmeyecek ve birlikte olabileceği en saf enerjilerden biri Gaia’dır. Gaia bir ruhtur. Gaia şu anda Dünya gezegeni dediğiniz şeyde enkarnedir, ama Gaia bir ruhtur, tıpkı sizin ya da benim de olduğum gibi. Pek bir farkı yoktur. Gaia, tüm enerjilerini birleştiren çok, çok farklı varlıkların oluşturduğu bileşik bir ruhtur. Siz belki de, Gaia enerjisinin tutulmasına yardımcı olmak amacıyla onların Dünyayı nasıl kuşattığını neredeyse hissedebilirsiniz. Gaia’nın özgün anlamı “yaşamı destekleyen” ya da “yaşam veren”dir.

Gaia’nın enerjileri ve bu varlığı destekleyenler, sürekli enerjilerini Dünyaya akıtıyor. O nedenle, yürüyüş için, soluma yapmak için kendi başınıza doğaya çıktığınızda – güneşli ya da bulutlu bir gün olması farketmez – hiç farketmez. Bu, kendinizi yenilemenin harika bir yoludur. Ama tıpkı bizim, bizim taraftaki meleklerin kendilerini yeniden-şarj etmelerini gerekli görmeleri gibi, bunu yapmak sizin için de önemlidir.

Ben Tobias, düşsel bir yer olan, ama düşlerimle ve kristalin enerjilerimle var ettiğim kulübeme giderim. Ve siz de aynını yapabilirsiniz. Kendinize zaman ayırın Şambra. Herşeyin bu kadar hızla hareket ettiği, tam anlamıyla enerjileri tükettiği bu zamanda bu çok önemlidir. Ve şu andaki işlemler sırasında, bağlantıları kesmeniz de çok önemlidir.

Bağlantıları kesmek… biz bir dakikaya kadar buna değineceğiz. Ama ben size bu Şaudun konuğunu, sonraki birkaç Şaudda bizimle birlikte olacak konuğu tanıtmak istiyorum. Bu enerji, daha önce de bizimle olmuş olan sevgili bir varlıktır. Hatta o kişisel olarak sizinle konuşmayı talep etti. Bu toplantıda değil, ama yakında gerçekleşecek bir toplantıda. Biz burada şimdiden Cauldre’ya haber veriyoruz (gülüşmeler). Bugün gelen, sevgili dostumuz Rafa’nın – Başmelek Rafael’in – enerjisidir.

Şimdi sizden Rafael enerjisini içinize solumanızı rica ediyoruz. Hepiniz onunla çalıştınız… ve o aslında “he – ingilizcede erkekler için kullanılan o – eril bir enerji” değildir, bunu da bilmenizi istiyoruz. Rafael, bildiğiniz gibi, korkuları dönüştürmenize, korkuların ötesine geçmenize yardımcı olan bir varlık olarak geliyor.

Rafael, Tobit öyküsünün çok önemli bir parçasıdır, ve hem bana, hem de Cauldre’ya çok aşinadır. O, yeni meydan okumalar ve eski engeller olduğunda gelir. Rafael şimdi bize katılıyor ve bu da, sizin şu anda kendi korkularınızın ve engellerinizin ve sınırlılıklarınızın bir çoğundan geçmekte olduğunuzun bir göstergesi, size bir ipucu olmalıdır.

Şu bağlantıyı kesme konusu korku tetikler, kuşku ve kaygı tetikler. Rafa bugün, siz bu sorunların bazısından geçerken, size kişisel olarak yardımcı olmak üzere geliyor.

Eski yolları, biçimleri bırakmaya ilişkin muazzam bir korku var. O yollar güvenliydi, anlaşılırdı, her zaman çok keyifli olmasa da, en azından anlıyordunuz. Ve Rafa zamanın gelecek birkaç ayında bize katılacak. Onun varlığı, şu anda Dünya üzerinde bir takım şeylerin olduğunun – değişim ve dönüşümler – ve bunların da korkuyu ortaya çıkardığının bir göstergesi olmalıdır.

Bu dizinin – Berraklık Dizisi – başındaki Şaudu anımsarsanız, biz büyük miktarlarda, büyük hacimlerde karanlık enerjilerinin aynı anda Dünyaya geldiğinden söz etmiştik. Bilincin bazı çok karanlık düşüncelere sahip olan varlıkları, özellikle de Dünyadaki insanlar, çok eski dinsel yollara tutunan insanlar tarafından getirilen büyük miktarlarda enerjiden söz etmiştik. Onların, içinden geçtikleri kendi değişimlerine ilişkin çok korku söz konusudur. Ve eğer anımsarsanız, bu karanlık enerjinin gelmesinden hemen sonra, bu karanlık enerjinin tezahürü olan muazzam fırtınalar, doğal afetler olmuştu.

Bir anlamda, bunun uygun olduğunu söyleyebilirsiniz, çünkü karanlık enerji değişmek isteyen enerjilerin hareket etmesine…. değişmesine yardımcı olur. Ama aynı zamanda korkunun da fazlasıyla ortaya çıkmasına neden olur, ve insanlar ne kadar çok korkarsa, geride durmaya o kadar yatkın olurlar, ve doğal olarak meydana gelen ve çok güzel olan değişimlere direnmeye de o kadar yatkın olurlar. Ve işte o zaman değişimler gerçekten çok zor bir hal alır, ve birlikte çalışmak da çok zorlaşır.

Zamanın gelecek birkaç ayında, Dünyadaki değişimlerde bir artış olduğunun kanıtlarını bir kez daha göreceğiz. Bu bir korku senaryosu değildir Şambra, bu bir değişim senaryosudur. Rafael’in şu anda burada olmasının amaçlarından biri de, korkudan geçip gidebileceğinizi anlamanıza yardım etmektir.

Korku, özsel düzeyinde, sadece enerjidir. O sadece enerjidir. Onun kötü enerji olduğu varsayılmıştır. Korku şu anda öylesine bir örtücü-katmandır ki, insanları tam anlamıyla yollarından alıkoymaktadır. Genelde yapmayacakları şeyleri yapmalarına neden oluyor. Korku… ah, bir an için korku enerjisini sadece hissedin. Korku iblistir. Korku yok edicidir. Korku karanlıktır ve bilinmeyendir, en azından şu anda sahip olduğunuz kavramlara ya da örtücü-katmanlara göre. Ama onu gerçekten hissederseniz, korku sadece enerjidir. Tüm olduğu budur. Tüm olduğu budur.

Kendinize korkuya girmek için izin verirseniz… doğrudan onun enerjisine gidin… oraya girdiğinizde, ve son büyük başkanın dediği gibi, “korkunun kendisinden başka korkulacak hiç bir şey yoktur”… korku enerjisinin tam içine girmenize izin verdiğinizde, onun içinde korkulacak hiçbir şeyin olmadığını göreceksiniz. O yalnızca değişim ve dönüşümün enerjisidir. Yalnızca, onu kullanmayı gereksindiğinizde ya da kullanmak istediğinizde erişebileceğiniz bir enerjidir.

Siz, kendi bağlantıyı kesme işleminizden geçerken, sadece kitle bilincinden değil, ama Alan’dan ve ağdan da bağlantınızı keserken, bu içinizde bir korkunun yükselmesine neden olur. Bu korkudan kaçmak yerine, onun yüzünden kendinizi kapatmak yerine, doğrudan içine girin. Mücadeleye de gerek yok. Korkuyla mücadele ettiğinizde neler olduğunu zaten biliyorsunuz. O hep kazanır. O hep kazanır, çünkü o sadece enerjinizi verdiğiniz bir parçanızdır. Onun büyümesine izin veriyorsunuz. Onun bir canavara dönüşmesine izin veriyorsunuz, ve o hep kazanacaktır. Ama Şambra, mücadele etmeden, onu manipüle etmeye çalışmadan, korkunun tam içine dalmanıza izin verirseniz, onun gerçekten düşündüğünüz canavar olmadığını göreceksiniz.

Böylece, Rafael gelecek birkaç ay boyunca bizimle birlikte olacak. Onun enerjilerini çağırabilirsiniz, sizinle çalışacaktır. O sizden korkuyu almayacaktır. Sizin adınıza korkuyla savaşmayacaktır. Ama elinizden tutacak, sizi korkunun içine yürütecek, ve size korkuyla ilgili daha önce hiç fark etmediğiniz bazı şeyler gösterecektir.

Şimdi… bir dakika kadar sizin bu yaşamınızla ilgili konuşalım. Bu yaşamınız, yalnızca bir başka yaşam daha, değildir. Önceki yaşamlarınızın hiç biri gibi değildir. Bu yaşam çok, çok özeldir. Siz bu yaşamı, zamanın bu dönemini seçtiniz… hem dünyasal zaman anlamında, hem de kendi evriminizin uzayı ya da enerjisi anlamında… siz bu yaşamı, yükselişin gerçekleşeceği yaşam olarak seçtiniz. Bu yaşamın, insan olmak için geçilen onca süreçlerin ve sonra, sadece insan olmaktan bir tanrısal insan meleğine dönüşmenin nasıl bir şey olduğunu fark edeceğiniz bir yaşam olması için seçtiniz.

Bu yaşam, kendinize yalnızca bir deneyim sunmakla ilgili değildir. Bu yaşam, birleştirip sağlamlaştırmaya ilişkin ve şimdiye kadar sahip olduğunuz tüm geçmiş yaşamların enerjilerini salıvermeye ilişkin bir yaşamdır. Sizin deyiminizle, temizleyeceğiniz. Salıvereceğiniz. Bırakacağınız.

Bu yaşam çok özeldir, çünkü bu, bir sonraki düzeyinize geçmeyi seçtiğiniz zamandır. Şimdiye kadar deneyimlediğiniz tüm diğer yaşamlardan çok daha hızlı geçmektedir. Aslında siz bu yaşamda, şimdiye kadar deneyimlediğiniz tüm diğer yaşamlardan çok daha farkındasınız. Bazen, geriye gidip kadim uygarlıkların ya da toplumların yanıtlara sahip olduğunu düşünmek gibi bir eğilim mevcut, ama öyle olsaydı, siz neden hâlâ burada olurdunuz ki? Onlar gelişmenin bir parçasıydı, ruhunuzun evrimleşmesiydi, ama bu yaşam farklıdır.

Bunu size söylememizin nedeni, bu yaşama büyük bir huşuyla, büyük bir saygıyla davranılması gerektiğindendir. SİZE büyük bir huşu ve saygı ve hayranlıkla davranılmalıdır. Bu yaşam, şimdiye kadar yaşadığınız tüm diğer yaşamların sonucu, zirvesidir.

Burada bulunanların birçoğu için bu, kendi seçiminiz doğrultusunda, Dünyadaki son yaşamınız olacaktır. O çok, çok özeldir. Bu yaşam, geçmiş yaşamların engellenmiş ya da hapsedilmiş enerjilerini bıraktığınız yaşamdır. Size hep dediğimiz gibi, gelecek, şifalandırılmış geçmiştir, o nedenle bu yaşantınızda geçmişin çok şeylerini şifalandırıyor ya da salıveriyorsunuz.

Bu yaşam değerlidir. Buraya ulaşmak için yüzlerce ya da binlerce yaşamdan geçtiniz. Bu, harcamak isteyeceğiniz bir yaşam değildir. Bu, bir dereceye kadar – nasıl desek… bazılarınız bir yaşamı ele alıyor ve “eğer bu işe yaramazsa, başka bir yaşamım olur” diyor. Ve bu gerçektir de, ama Şambra, siz bu yaşamı özel olsun diye tasarladınız. Bu, berraklığa sahip olduğunuz bir yaşamdır. Bu, insana ait örtücü-katmanların birçoğunu dönüştürdüğünüz bir yaşamdır.

Bu yaşam kutsaldır ve kutsanmıştır. Çok özeldir. Bu, yeniden birlikte gelip de başka Şambralarla birlikte olmayı – karşılaşmayı – kabul ettiğiniz bir yaşamdır… Şambra ister yerel bölgenizde olsun, ister onlarla internet üzerinden iletişim kurun, ister onlarla karşılaşmak için başka yerlere gidin…. Şambra enerjilerinin yeniden birleştirildiği bir zaman.

Bu aynı zamanda sadece kendi öğreniminiz için değil, ama başkalarına öğretmen olmayı da seçtiğiniz bir yaşam. Bu, bu yaşamın arzu listesinin başında yer alıyor – öğretmen olmak. Öğretmenin, öğrenme sürecinden kendisinin de geçmesi gerektiği açıktır. Siz bu arada kendinize bunu da verdiniz. Dediniz ki, “Çıkıp da öğretmeye başlamadan önce, kendim deneyimlemek istiyorum. Ben bu bedenlenilmiş yükselişin neye benzediğini deneyimlemek istiyorum.” Başka bir deyişle, fiziksel bir bedenin içinde olup da yükselişin tümünden geçmek, ki bu aynı zamanda bağlantıyı kesmek anlamına da gelir.

Bu deneyimden kendiniz geçmek istediğinizi ve o derin şefkate ve empatiye sahip olmak istediğinizi söylediniz, bazı adımları atlamış olsanız da. Atlamış olabilirsiniz. Şefkat ve empatiyi, başkalarıyla çalışırken doğal karşılanmayacak biçimde istiyordunuz. Siz, adımların her birinden geçmenin nasıl bir şey olduğunu anımsayacaktınız. Biz bunu altı yıldır yapıyoruz, her bir adımı.

Böylece, bu yaşama ilişkin çok, çok özel olan şeylerden biri, öğretmektir. Tabii, yeni bir biçimde öğretmek. Sadece bir grubun önünde durup da onları zihinsel bir işleme sokmak değil, ama örnekleme yoluyla öğretmek. Yaşamınızı alıp, onunla yapmak istediğiniz şeyleri gerçekleştirmek yoluyla öğretmek. Ne güzel bir örnek – yaşamınızla ne yapmayı seçiyorsanız onu yapmak. Öğretmek budur!

Biz dünyanın her yanındaki Şambraya, er ya da geç başka insanların ya da kuruluşların emrinde çalıştığınız işleri bırakacağınızı söyledik. Onlarla bağlantıyı keseceksiniz. Birine göstermek için ne harika bir örnek: Başka bir şey için çalışmak zorunda olmamak, yalnızca kendin için var olmak. Ne seçiyorsan onu yapmak. Şu kadar saat çalışmak, belli toplantılara gitmek, alışkanlık halini almış programları ya da sıradan görevleri yerine getirmek gibi kalıpları kırabilirsiniz. Bunları kırıp içinden çıkabilirsiniz.

Bunu gerçekleştirmek her zaman kolay bir iş değildir, çünkü o işlerde kalmak büyük bir rahatlık ve güvence sağlar. En azından her gün ne olacağını bilirsiniz. Bundan çıktığınız zaman, bilinmeze girmiş olursunuz, ama aynı zamanda da gerçek sevince. Bu da gerçek bir örnek oluşturacağınız, başkalarına öğretmen olacağınız bir konudur.

Örnek olarak yaşadığınızda, kalbinizde yaratmayı arzuladığınız şeyleri yarattığınızda, eski kapanlara ve sınırlılıklara ya da bilincin eski örtücü-katmanlarına düşmediğinizde, bunların tümünü kırdığınızda, öğretmensinizdir. Ama bunları kendiniz için kıracaksınız tabii. Başkaları için değil, kendiniz için. Böyle örnek olduğunuz zaman öğretmensinizdir. Süslü metafiziksel sözcüklerle – başka alemlere ilişkin bilginizle insanları etkilemeyi amaçlayan sözcükler değil. Çünkü bir anlamda bu sözcükler onların bir kulağından girip, öteki kulağından çıkar, ya da kafalarında tıkanıp kalır. Onlara öğretebileceğiniz en muhteşem şey, yaşamınızı örneklemektir – seçtiğiniz şeyi yaratmak için şu an Dünyada gerçekleştirdikleriniz.

Bu yaşam çok önemlidir, özellikle de Yeni Dünyaya gidecekleriniz için. Burada temizledikleriniz, berraklaştırıp fark ettiklerinizin, Yeni Dünyada gerçekleştireceklerinizin üzerinde çok büyük bir etkisi ve önemi olacaktır. Bazılarınız, Yeni Dünyanın sınıflarında öğretmen olmayı sürdüreceksiniz, daha önce hiç Dünyada bulunmamış – fiziksel maddeye hiç enkarne olmamış – o meleksi varlıklara bunun nasıl bir şey olduğunu öğreteceksiniz. Buraya gelmeden önce anlamalarına yardımcı olacaksınız.

Bazılarınız Yeni Dünyaya gidecek, yeni enerjilerle çalışacak, onların gerçekte ne olduğunun, ne anlama geldiğinin, ve – eğer insanlar ilgilenecek olursa – eski Dünyada bunun nasıl uygulanabileceğinin anlaşılmasına yardımcı olacak.

Bazılarınız, bir süre için Yeni Dünyaya gidecek ve sonra onun ötesine, Üçüncü Çember dediğimiz yere gitmeyi seçecek. Bu alan, anlatması çok zor bir alandır, çünkü, eğitim gören bir tanrıyken, tüm haklara sahip tam bir Tanrı olmak için buraya gidersiniz. Tüm haklara sahip. Düşlemesi bile zordur çünkü çok geniştir. Bazılarınız bu yaşamdan sonra oraya gideceksiniz.

Biz şunu söylüyoruz, bu çok önemlidir. Bununla ilgili ciddi olmak gerektiğini söylemiyoruz çünkü ciddiyet, enerjileri kısıtlar. Hafif kalmak ve enerjileri sürekli geliştirip hareket ettirmek harikadır. Ama bazılarınız, “Sonuca ulaşmadı. Bir dahaki sefere yeniden denerim” dediğiniz bir noktaya geldiniz. Bunu düşünürken 20 yaşında olabilirsiniz. Bunu düşünüp de şu anda dinliyor olanların bazısı 80 yaşında. “Oraya giden yolun bir kısmını katettim ama yolun tamamını değil” diye düşünüyorsunuz.

Biz sizden buna bir daha bakmanızı isteyeceğiz. Biz size, bu yaşamda kendinizle ilgili gerçekten ne öğrendiğinizi soracağız. Kendinizle ilgili. Nelere sahip olduğunuz, ne kadar büyük bir evinizin olduğu ya da kaç tane arabanızın olduğunun önemi yok. Bunlar rastlantısaldır. Harika rastlantılardır ama önemsizdirler. Bu daha çok bu yaşamda ne öğrendiğinize ve nasıl geliştiğinize ilişkindir. Kendiniz ve ruh hakkında, yolculuğunuz hakkında, yeni bir anlayışa nasıl geldiğinize, ve bundan sonra nereye gitmeyi seçtiğinize ilişkindir.

Bu yaşam o kadar değerlidir ki. Kendi rezonansına, kendi kimliğine sahiptir. Enerjileri salıverilmiş diğer yaşamları temel alan kendi çok kutsal enerjisine sahiptir. Bakın, bir insan için tipik bir yaşamda, o yaşam oldukça bağımsızdır. O kendi başına yalnızca kendini destekler. Belirli bir yaşamı ele alacak olursanız, diyelim 500 yıl öncekini, sizin o veçheniz ya da öykünüz, yalnızca öykünün içinde kalarak bir şey ifade etmeye çalışıyordu. Ve sizin, bir Kapsayıcı-ruh varlığı olarak, kendinize bunu yapma izni verdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ama o yaşam, daha çok sadece o yaşamla, o belli öyküyle ilgiliydi.

Bu yaşam farklıdır. Kendine dönük ya da sadece tek bir öykü olmak yerine, bu yaşam şimdi bir toparlanma oluyor, tüm öykülerin birleşip bütünleşmesi oluyor. Bu yaşamda merkezde olan neredeyse siz gibisiniz. Yaşadığınız tüm diğer yaşamlar şimdi onun bir parçası oluyor. Onların tümü sizin vasıtanızla bu yaşamda yeniden birleşiyorlar.

Biz onun için o enerjileri salıverdiğinizde, dönüp yine size akarlar diyoruz. Onları salıverirsiniz, o öykülerin enerjilerini bırakıverirsiniz ki dönüp dolaşıp size geri gelebilsinler ve yeniden hizmet edebilsinler. Ama bu kez, öykünün sınırlılığı olmadan. Bu yaşam zirvedir. O, kendinizin mezuniyetidir, anlıyor musunuz. Ona, olduğu şey için büyük bir şefkat ve sevgi ve saygıyla davranın. Diğer yaşamlar gibi değildir. Sadece başka bir yaşam değildir. Bu, O yaşamdır Şambra. Bu, şu anda, sizin için O yaşamdır.

Böylece… geçen ayki Şaudda Adamus geldi ve size bağlantıyı kesmekten söz etti. Önemli bir adım, önemli bir anlayış. Size bu kadar açık olabildiğimiz ve enerji ağından, Alan’dan bağlantıyı kesmek gibi şeylerden söz edebildiğimiz için yine gülümsemek durumunda kalıyoruz – ki bu bağlantıları kesmek, Saint Germain’in de geçen ay dediği gibi, Şambra için önemli, önemli bir kilometre taşıdır.

Bazen gülümsüyoruz çünkü sizin gidip de sokaktaki adama bunu açıklamanızın ne kadar zor olacağını biliyoruz. Diyelim, kavramları açıklamaya çalıştınız ve şöyle dediniz, “Evet, aylık Şaudumuzu yaptık…” Bu kelimeyi söylediğiniz için bile size garip bakacaklardır (gülüşmeler). “…. ve biz – ben – o Şaudda Alan’la bağlantıyı kesmeyi kabul ettik.” Ve onlar dönüp alanı görmeye çalışacaklardır (kahkahalar), belki kafalarını kaşıyacak, sallayacak ve hızla uzaklaşacaklardır. (yoğun kahkahalar) Onun için, nerelere geldiğiniz, ne tür bilgileri anlayabildiğiniz, ne tür enerjilerden geçmek için kendinize izin verdiğiniz bizi eğlendiriyor.

Biz Alan’la bağlantıyı kesmekten söz ettik. Bunun, meleklerin çoğunun gerçekleştirmediği bir şey olduğunu biliyor musunuz. Onlar hâlâ bir yerlerdeki bir tür alan ya da enerji kaynağına bağlıdırlar. Onlar sizin önünüzden gitmiş değildirler. Tam tersi. Büyük Varlıklar sizlersiniz, ilk giden sizsiniz. İlk giden sizsiniz. Siz Alan’la bağlantıyı kesiyorsunuz.

Şimdiye kadar, bunu birlikte gerçekleştirmiş olan bir insan grubu tam anlamıyla olmamıştır. Bunu insan biçiminde olan çok az bireysel varlıklar gerçekleştirmiştir. Ve belli sayıda varlıklar da yolun bir kısmını gitmiş, ama Dünyadaki enerji uygun olmadığı ve/veya yeni enerji kullanılamadığı için, o yaşamlarında yolu bitirememişlerdir.

Aydınlanmış Varlıklar var, Buda gibi bir yaşamı, aslında bir dolu yaşamı (Tobias güler)…. biz ona takılıyoruz…. buna harcayan aydınlanmış üstatlar var. Buda en çok ıstırap çekendi! Buda, Gautama ya da Buda olarak yaşamındaki herşeyi reddetmişti, ve tüm çabası Alan’la bağlantıyı koparmaya yönelikti. Bunu önce, fiziksel düzlemlerden ve bedeninden koparak, sonra da zihninden koparak gerçekleştirdi. Ardından, yavaş yavaş kristalin alemlerle olan bağlantıyı kesti. Ama bunu gerçekleştirebilmek için öylesine sınavlardan ve sıkıntılardan geçti ki. Bedenini cezalandırdı ve zihnini lanetledi.

Sonunda oraya vardı. Oraya çok, çok, çok yaşamdan ve birçok bağlantıyı kesme girişiminde sonra vardı. Ama bunu en sonunda parlaklığın saf bir anında, “Vazgeçiyorum!” dediğinde (kahkahalar) gerçekleştirebildi. Bu öyle büyük bir meleksi esinlenme falan değildi, onun düzeyine aşağıya inen Ruh’un eli de değildi. En sonunda “Bu ıstıraptan ve çabadan vaz geçiyorum ve bu terbiyeden vaz geçiyorum” dediğinde, ağaç altında oturduğu o anda aydınlandı, ve sonra cennetler açıldı ve hepimiz alkışlayıp, “Tanrı’ya şükürler olsun, en sonunda!” dedik. (gülüşmeler)

Yeshua. Yeshua – ya da birçoğunuzun bu sevgili varlığa dediği gibi İsa – birleşik bir varlıktır, bir ruh varlığı değil. O – bir anlamda – Şambra ve dünya için yolu göstermeye geldi, gerçekten, ama insanlar “Peki, Yeshua Alan’la bağlantısını koparttı mı?” dese bile, Yeshua bir ruh varlık değildir, sizin gibi değildir. O, çok, çok, çok enerjilerden oluşan bir birleşimdir. Onun için, Yeshua’nın Alan’la bağlantısını kestiği bile söylenemez, çünkü aslında Yeshua hâlâ Alan’ın bir parçasını oluşturuyor, özellikle de İsa kimliği ile.

İsa, şu anda Alan’a çok örülmüş bir haldedir! İnsanların, kurtuluşunuz için İsa’dan geçmeniz gerektiğini söylediğini duyuyorsunuz. Bu, sürekli o ağa, o şebekeye, matrikse, adına her ne demek isterseniz, takılıp kaldığınız anlamına gelir. O, ona örülmüştür.

Şimdi, İsa’nın enerjisi, Yehua’dan biraz farklıdır. Aslında bizim bir masal varlığı dediğimiz İsa’yı bilinç yaratmıştır. Bir İsa hiç olmadı. Bu, onun adı değildi. O Yeshua idi, ve Yeshua’nın enerjisi oldukça farklıdır. Ama Yeshua bile bu bağlantıyı kesme işleminden geçmedi.

Oama olarak bildiğiniz varlık… Cauldre bize öbür adını söyleyemeyeceğimizi söylüyor (Tobias gülümser). Aptalca kurallar…. R***** olarak bildiğiniz o sevgili varlık! Söyleyeceğim işte! (kahkahalar) Cauldre’nın bu kadar sövdüğünü hiç duymamıştım. (Yoğun kahkahalar, Tobias da kendi kendine güler) Bunu da araya sokuşturmak zorundaydık. (çvr. notu: Ramtha’ya kanallık eden hanım, onun adının başka yerlerde başka başka adlarla kullanılmamasını ya da onun adına konuşulmamasını Geoffrey’den özellikle rica etmiş, mesajlardan bu ad silinmiştir. Tobias bununla dalga geçiyor.)

Oama’nın bu enerjisi…. bizi affet, yanlış sözcük kullandık…. Oama…. bu Oama enerjisi, muazzam bir öfkeden sonra, muazzam ıstıraplardan sonra ve muazzam bir yalnızlıktan sonra Alan’la bağlantısını kesebilmişti. Oama da Alan’la bağlantısını koparmıştı, bağımsız olmuştu, tüm bağlantılarını kesen – aile bağlantılarını, savaşçılarıyla ve ordularıyla olan bağlantıları, hatta Tanrı bağlantısını bırakmak zorunda kalan bir ruh varlığı olmuştu, anlıyor musunuz. Tanrı bağlantısını koparmak büyük bir şeydir. Bu, Oama’nın öğrenmesi gereken büyük bir şeydi. Hatta Oama’nın şimdilerde sözünü etmeyi sevdiği büyük bir şey. Tanrı’yla bağlantıyı kesmek, anlıyor musunuz. Bu büyük bir şeydir.

Bu düzlemlerde konuşmaya başladığınızda insanlar gerçekten korkuya kapılıyorlar, çünkü Tanrı’nın kötü huylu ve yargılayıcı – kesinlikle hiç şefkati olmayan – herşeye kadir eril bir varlık olduğu – ve cennete egemen olup da cehenneme olmadığı – insanlarda öylesine kökleşmiş ki, anlıyor musunuz. Onun için bu insanların sahip olduğu çok büyük…. çok büyük bir korku.

Ama Oama şöyle dedi, “Ben Tanrı’yla bile bağlantımı keseceğim. Herşeyle bağımı keseceğim çünkü umurumda değil.” Aslında öleceğini sandı, aslında ölmek istiyordu. Kendini zorla öldürmeye çalışıyordu. Ama içinde olan bir şey, bunun olmasına izin vermiyordu, ve aslında onu herşeyle bağlantısını koparmaya zorluyordu. Ve o da bunu yaptı. Yaptı. O zamandan beri de kendi varlığı oldu, ve şimdi insanlarla kendi fırtınalı tarzıyla çalışmak için, bağlantıları koparmalarına yardımcı olmak için Dünyaya dönüyor.

Bazen…bu ister Oama olsun, ister Saint Germain… bazen sizi ittirirler. Onlar bazen – nasıl desek – biraz – nasıl desek – öteye geçmenize yardım edebilmek için, size artık hizmet etmeyen şeyleri bırakmanıza yardımcı olmak için kendini beğenmiş olurlar.

Kuthumi, bir başka büyük varlık, bağlantıyı kesmede zorlanMADI. Bu onun için zor bir süreç olmadı. Istıraptan geçmesi gerekmedi, o yalnızca bırakıverdi. Uzun bir süre için çekip gitti, gerçekten. Arkadaşlardan ve aileden uzak durdu, o kadar sevdiği üniversite hayatından bile uzaklaştı. Başını alıp gitti ve şöyle dedi, “Ben bunu kolay yoldan, eğlenceli yoldan gerçekleştirip bağlantıyı koparacağım. Ben kendi varlığım olacağım.” Ve bıraktı da. Aslında bunu, Gaia’nın sevgisi ve şefkatiyle gerçekleştirdi. Gaia’ya bağlı olarak değil, ama bırakabilmek için o enerjilerle çalışarak. Onun için, Kuthumi bağımsız varlıklardan biridir. Beslenme yollarının tümünü ve bağlantıların tümünü bırakmış, ruhu olan bir tanrı varlıktır.

Ben Tobias bağlantılarımı kestim. Ben bunu zor yoldan gerçekleştirdim. Çok dindar olduğum, kitabı izlemeye çalıştığım çok, çok yaşamlardan geçtim. Kendi tarzımda çok erdemliydim. Sanki Tanrıya giden yolu hak etmeye çalışıyordum, sanki, kuralların tümünü izleyebildiğim için Tanrı’ya ne denli değerli olduğumu göstermeye çalışıyordum. En sonunda Tanrı, “Tobias, Benim kurallarım yoktu! Hiç yoktu! Bunların tümünü sen oluşturdun. Kurallara yatkın olan dengesiz bir takım insanlar tarafından yazılmış bazı çılgın kitaplarda okuyorsun bunu” (gülüşmeler) dedi. Ben bağlantıyı kesmeyi öğrendim, ama bu benim çok zamanımı ve çok, birçok yaşantımı aldı.

Sürecin bir parçası da Tobias olarak yaşadığım hayatta geldi. Ben Tobit olarak biliniyordum ve ıstıraplardan geçmek zorundaydım… herşeyden önce, bir köle olarak ıstırap çekmek. İlginç bir aile yaşamı yüzünden ıstırap çekmek. (Tobias kendi kendine güler) Biz burada ayrıntılara girmeyeceğiz. (kahkahalar) Görme yeteneğimi kaybetmenin ıstırabı. Fazla içmenin ıstırabı, ki bunu bağımlılıkla ilgili son konuşmamızda itiraf etmiştim. Kesinlikle bağımlıydım. Kendi acılarıma, aslında kendi duygusal acılarıma bağımlıydım. Onları sanki içerek boğmaya çalışıyordum.

O yaşam son bulduğunda, dehşet içinde, daha yeni terk ettiğim aynı yere hemen enkarne olduğumu fark ettim. Yeniden İsrail topraklarına geri dönmüştüm, çünkü orası beni geri çağırıyordu. Tamamlanmak istiyordu. Ben de tamamlanmak istiyordum. O yüzden de geri gelmiştim. Yine biraz fazla içiyordum, bunu da şimdi itiraf etmeliyim. Bazı toplantılarda, “Ben Tobias’ım….” diyordum. (Tobias’ın, Anonim Alkolikler toplantılarında kullanılan kendini tanıtma biçimine değindiğini fark eden izleyiciler çok güler)

Ve sonunda kendimi hapse atılmış buldum ve o hapishanede her günden nefret ettim, her insandan nefret ettim, Tanrı’dan nefret ettim, yaşamla ilgili herşeyden nefret ettim. Taa ki en sonunda, en sonunda, tümüyle çaresizlik içinde ve ölmek üzere olduğumu bildiğim bir noktada, sonunda özgürlüğümü bulana dek. O hapis hayatı ve tüm o ıstıraplar, sonunda bırakmamı sağladı. Gerçekte hiç bir kuralın olmadığını fark etmek. Artık gerçekten tutunmam gereken hiç bir şeyin olmadığını fark etmek. Ben herşeyi kaybetmiştim, anlıyor musunuz. Ailemi, topraklarımı, sağlığımı ve Tanrımı. Tümünü kaybetmiştim, böylece bırakıverdim.

Gerçekte bağlantıları kesen fazla Varlık yoktur. Aslında liste oldukça kısadır. Kendilerinin o süreçten geçmesine – şu anda sizin içinden geçtiğiniz bir sürece – izin vermiş olan fazla Varlık yoktur. Bu – nasıl desek…. Tüm bu spiritüellik ve din kavramları aslında…. aslında…. bağlantıyı kesmekle ilgili olmalıydı. Ama kiliseler ne öğretiyor? Daha fazla bağlantı. Enerjiye daha da bağımlı olmayı. Onların enerjisine daha çok bağımlı olmayı. Oysa bu en basit öğretilerde tümüyle bağlantıyı kesmekle ilgilidir. İşte o zaman kendi mutlak bağımsız varlığınız haline gelirsiniz.

Ben şimdi bu Şambra grubuyla bir şey yapmak istiyorum, biraz farklı bir şey. Saint Germain, sizin bağlantıyı kopartma işlemini başlattığınızı söyledi. Siz buna kabul verdiniz, ve bu sizi zorladığımız bir şey değildir. Siz birey ve grup olarak dediniz ki, “Biz, bizi beslemiş olan o eski şeyleri yavaşça, ıstırap çekmeden ya da dram yaratmadan bırakmaya başlıyoruz. Biz sadece bırakmaya başlıyoruz. Biz onların yavaş yavaş yok olmaya başladığını izleyeceğiz.”

Biz şimdi bir dakikamızı sizin bunu hissetmenize ve deneyimlemenize ayırmak istiyoruz. Belki de sizi bağlayan tüm o farklı şeyleri görebiliyor ve hissedebiliyorsunuz… sizi Alan’a, enerji ağına, hatta uzun zamandır meleksel ailelerinize bağlayan, sizi Dünya’ya ve burada bulunan insanlara bağlayan,hatta sizi Şambra ve Ruh’a bağlayan şeyleri.

Bunlar, deyim yerindeyse, bir salıverilme dansı yaparken, sizin de bir dakika kadar bunu hissetmenizi sağlayacağız. Siz…. onlar çekip çıkartılmıyor ya da kesip atılmıyor, yalnızca herşeyin bağlantısı yumuşak biçimde kopartılıyor. Aslında biz birkaç dakika bunu birlikte deneyimlemek istiyoruz. Ve biraz da müzik istiyoruz, bugün çalınan o şarkıdan sonra gelen parçayı. O çok uygun olacak. O parçanın adı “Have a Little Faith In Me – Bana biraz inan/güven/iman et”, ve biz oturup onu dinleyeceğiz ve değişimler, bağlantıyı kesmeler, yumuşak ve sevecen bir biçimde olagelirken yalnızca hissedeceğiz.

Derin bir nefes alalım (duraklama) ve çalan müziğin eşliğinde bu bağlantıyı kesme işlemini hissedelim.

(arka planda müzik çalar)

Bu doğal bir işlemdir… kolay bir işlem/süreç….

(müzik devam eder)

Kuthumi’nin bunun korkusuzca…. ıstırap olmadan…. sadece olmasına nasıl izin verdiğini hissedin….

(müzik biter)

(duraksama)

Bağlantıları kesen bir başka varlık da Saint Germain’dir… o buna zorlandı – hem bir bilinç hali olarak, hem de tezahür etmesine izin verdiği o kristal olarak tutsak olduktan, o kristalin içinde tam anlamıyla tuzağa düştükten sonra buna zorlandı. Başka hiç bir çıkış yolu bilmiyordu, ne canlı, ne de ölüydü, ama kendini bu kristalin içinde gömülü bulmak, bağlantıyı nasıl keseceğini öğrenmenin yolunu bulmasını sağladı. Saint Germain, orada yüzbin yıl geçirdiğini söylüyor…. ne kadar uzun zaman olursa olsun, o yaşamı, onu kendi içine dönmeye ve yanıtları, yolunu orada bulmaya zorladı. Tüm o diğer şeylerden bağlantıyı kopartmak ve aslında yanıtlara zaten hep sahip olduğunu fark etmek. O gerçekten nasıl çıkılacağını bildi.

Dediğimiz gibi, bu işlemden geçmiş olanların, çok da uzun olmayan bir listesi var ve biz şimdi size geri geliyoruz – hepimiz, daha önce insan biçimi içinde yaşamış olanlarımız – biz, bu işlemden geçmenize yardımcı olmak için, bunun yapılabileceğini göstermek için geri geliyoruz. Kendinize bağlantıları kopartma iznini verebilirsiniz. Sizi besleyen ve size yakıt sağlayan, sizi etkilemekte olan herşeyle bağlantınızı kopartmak. Kendi bağımsızlığınızı ve mutlak doğanızı keşfetmek için bağlantıları kesin.

Bu işlemden geçen hepimiz öyle ya da böyle büyük korkulardan geçtik. Bilinmeyenin korkusu, tümüyle bıraktığınızda size ne olacağı korkusu – belirsizliği. Tümüyle bırakmak. Ansızın hiçliğe, karanlığa boğulduğunuzda ne olur – Tanrı’yla olan bağlantınızı bilinçli bir biçimde kesmiş mi olursunuz? Aptal yerine mi kondunuz ya da size oyun mu oynandı? Tüm bu korkular gelir içinize.

Biz bunlardan daha önce geçtik. Nasıl olduğunu biliyoruz. O yüzden şimdi Rafael enerjilerini çağırıyoruz, korkularınıza bakmanıza yardımcı olsun diye. Onlarla savaşmak ya da mücadele etmek değil, ama onlara bakmak için. Ve kendi içinize bakmanız için, kendinize, size doğru gelen şeye. Ben Tobias’ın, ya da diğerlerinin söylediği şeye değil de, size doğru gelen şeye bakmak. Nerede olmak ve ne yapmak istediğinize bakmak. Hatta tüm şu bağlantıları kesme kavramına da, onları sürdürmek istediğiniz bir şey olarak bakmak.

Böylece, Rafael o korkulara, yaşantınızdaki engellere, sizi kapana kıstıran ve geri tutan o şeylere bakmanıza yardım etmek üzere geliyor.

Bu, şu anda yaşamınızın çok önemli bir zamanıdır, ve bu çok önemli bir yaşamdır. Siz şu an bazı en yeni – sizin deyiminizle – Yeni Enerjinin yenilikçi alanlarına giriyorsunuz, daha önce çok az varlığın, belki de hiç kimsenin yürümediği alanlara. Yeni topraklar. Bu, sizin istediğiniz bir şeydir, planladığınız, bu yaşam için tasarladığınız bir şeydir. Siz şu anda büyük/önemli adımlardan geçiyorsunuz.

Biz sizi desteklemek ve sevmek için ve şu anda içinden geçiyormuşsunuz gibi görünen o belirtilerden neden geçtiğinizi anlamanıza yardımcı olmak için burada bulunuyoruz. Örneğin, beklenmedik yorgunluk gibi belirtiler. Bunun olma nedeni, kendinizi beslediğiniz eski biçimlerden bağlantıyı keserken, içinizden yeni bir şeyin ortaya çıkması gerektiği içindir. Enerjinizi eski biçimlerden yeniye aktarma aşamasında bulunuyorsunuz. O nedenle, zaman zaman ve hiç ummadığınız anlarda beklenmedik yorgunluklar hissedeceksiniz.

Farklı uyku kalıpları edinmeye başlayacaksınız, çünkü deyim yerindeyse, yeni kristalin benliğiniz on-line olarak geldiğinde, o eski sekiz saatlik uyku kalıbına ihtiyacınız kalmayacak. Herşey değişmeye başlar. Yediğiniz yiyecekler değişecektir çünkü kendinize farklı yakıtlar sağlayacaksınızdır.

İnsanlarla ilişkiniz ve bağlantılarınız değişir, yine. Onlar daha önce de değişmişti, ama yine değişecektir. Kendinizi ne tür işlere koştuğunuz… yaptığınız işler, hatta nasıl para kazandığınız…. değişmeye başlayacaktır. Siz çok eski enerji yollarıyla para kazanmaya alışıksınız; örneğin saat başına para almak gibi. Ki bu, yaptığınız şeyin yaratıcılik içinde genişlemesiyle olmalıydı, saat başına değil.

Bu bağlantıları kesmenin belirtileri böyle sürer gider. Bunlar, özgün Şambra belirtilerine çok benzer – uyanma belirtilerine – ama bazı farklar vardır. Evet, şimdi bedende farklı ağrılar ve acılar, sık sık da bacaklarda (ortaya çıkabilir). Bunları daha önce omuzlarda ve sırtta hissederken, şimdilerde bacak ağrıları hissetmeye başlıyorsunuz. Bu, enerjinin şimdi farklı bir biçimde girip akmasından kaynaklanıyor.

Siz şimdi bir anlamda eski biçimde topraklanmaktan çıkıyorsunuz ve şimdi enerjinizi topraklamanın yeni bir biçimi söz konusudur. Hatta Gaia enerjileri ile çalışmanın yeni bir biçimi. Bu tümüyle farklıdır ve şu anda yaşamınızın neredeyse her alanında olagelen değişimler var. Rüyalarınız, tüm şu bağlantıyı kesme işleminin başka bir yansımasını daha oluşturur.

Nefes almanız değişir. Çoğunuz bunu fark ettiniz. Bağlantıları kestikçe solumanız değişir. Bedeninizi tümüyle farklı bir soluma yoluyla canlandırırsınız. Herşey değişmeye başlar.

Ve bu bazen korkuları tetikler. Olan bitenden pek emin olamadığınız için korku gelir. Bunların kontrolünüzün ötesinde olduğunu düşünüyorsunuz, ama Şambra anlayın; bu bağlantıları kesme işlemidir.

Bazen çok, çok hırçın/alıngan/sinirli olduğunuzu görüyor ve nedenini bilemiyor ve bunu zihinle kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Hatta bunu başkalarına bağlıyorsunuz (bazı gülüşmeler) ya da fazla çalışmaya, ya da yalnızca Yeni Enerjiye bağlıyorsunuz. Ama Şambra, bu, bağlantıları kopardığınız için böyledir, ve bazen enerji ağınızda ve bedeninizde bazı tahrişlere neden olur. Yani, herşey değişmeyi sürdürüyor.

Şimdi, iyi haber şu ki, bazı zamanlarda da muazzam miktarlarda enerjiyle dolduğunuzu göreceksiniz. Muazzam yaratıcılıklar ve anlayışlar patlayıp çıkacak. Zihinsel süreciniz, çok analitik ya da doğrusal olmaktan çıkıp, çok yaratıcı olacak ve siz soruların çözümünü çok hızlı bulacaksınız, ve üstelik bunlar büyük çözümler olacak.

Diğer insanlara karşı çok sezgisel olduğunuzu göreceksiniz, ve herşeyden de çok, çok basit ama derin anlayışlara geldiğinizi göreceksiniz. Basit derken, yaşamın temel, basit niteliğini görmeyi kastediyoruz. Şeylerin özsel enerjilerini göreceksiniz. Sürekli farklı analizler peşinde olan zihnin kargaşasına kapılmayacaksınız. Çok basit ve çok berrak ve derin bir biçimde görebileceksiniz.

Kendiniz için başka insanlardan ya da başka dışsal enerjilerden enerji çekmeniz gerekmediğini göreceksiniz. Onun için de, gereksinim duyduğunuz şeyi elde etmek için hiç uzlaşmayacaksınız ya da kendinizi feda etmeyeceksiniz.

Şu an insan yaşamında, çoğu insanlar, bu uzlaşma oyununu, alma verme oyununu, enerji almanın yeni yollarını bulmayı ve sınırlı biçimde onu geri vermeyi oynuyor. Bu, insanlar arasında sürekli devam edip duran bir oyun. Bu oyunu, Şambra, oynamak zorunda olmadığınızı düşünebiliyor musunuz? Enerjiniz için, devamlılığınız için hiç kimseye ya da hiçbir şeye güvenmek zorunda kalmamayı? Buna sadece kendi içinizde sahip olmayı düşünebiliyor musunuz?

Hatta meleklerle ya da ruhla bile oyun oynamayı gereksinmemek. Listenizde çok günahınızın olup olmadığına ilişkin, doğru ya da yanlış şeyi yaptığınıza ilişkin kaygılanmamak. Ne yapılması gerektiğini size söylemeleri için ya da size enerji paketleri vermeleri için meleklere ya da rehberlere güvenmek zorunda olmamak. Bunların tümüne içinizde sahip olacak kadar bağımsız olduğunuzu düşleyin. Bu ne kutsamadır. Şimdi gittiğiniz yer burasıdır. Hepimizin Şambra olarak hep birlikte gittiği yer burasıdır. Ne büyük bir mutluluk. Bu, yaşantınızda sevinci deneyimlemenin yeni bir yoludur.

Bugünkü konuşmamıza bir noktayı daha eklemek istiyorum. Bu – nasıl desek – bir hafta önce Kutsal Geometri ile ilgili konuşmamızdan çıktı, ve biz yeni rakkamlardan, işlerin yeni biçimlerde hallolmasından söz ettik.

Şeylerin nasıl yaratıldığına ve sonra da tezahür ettirildiğine ilişkin çok basit bir işlemden söz ettik. Kutsal Geometri’yle ilgili konuşmamızda çok basit dört adımdan söz ettik ve en saf düzeyinizde Arzunun olduğunu söyledik. Arzu. Beklentisiz/gündemsiz bir arzu, belirli bir sonuca bağımlı olmayan arzu, yalnızca arzu. Bu, istemek değildir. Bir “istek”, bir şeye gereksiniminiz olduğunu söyler. Arzu, sadece olmak arzusuna, kendinizi ifade etmek, içinizdeki ruhu/özü ifade etmek arzusuna sahip olduğunuz anlamına gelir.

Sonra arzu, arzunun arkasında yatan Fikir’in olduğu bir sonraki düzeye gelir. Sadece yaratmak için bir arzunuz vardır. Ve şimdi, bu yaratma arzusunu yerine getiren bir fikir doğar. Fikir, herhangi bir şey olabilir… örneğin, bir iş kurmak. Fikir çok geniş ve genel olabilir. Fikir, yeni bir icat olabilir. Herşey olabilir…. ama arzu, Fikir haline gelir. Ve şimdi fikir der ki, “Ben ruhsal enerjimi belli bir biçimde ifade etmeyi istiyorum ya da arzuluyorum.” Yineliyoruz, tüm ayrıntılara ilişkin kaygılanmaya gerek kalmadan. Bu yalnızca bir fikirdir. Belki de fikir, bir kitap yazmaktır. Bir kitap yazmak için kağıdın nasıl yapıldığını bilmeniz gerekmez, anlıyor musunuz.

Ardından fikir, bir Çekim aşamasına gelir, ve bu çok önemlidir. Bir iki dakika bununla ilgili konuşalım. Fikriniz… genel bir arzuyu temel alan fikriniz… şimdi tezahür etmeye başlar. Bu fikir, belli enerjisel özelliklere sahiptir ve uygun enerjileri kendine çekecektir.

Eğer fikriniz bir kitap yazmaksa, otomatik olarak – tıpkı bir mıknatıs gibi – enerjileri içinize çektiğinizi göreceksiniz. Hatta bizim taraftaki enerjileri, yazma sırasında sizi destekleyecek varlıkları. Biz sizin yerinize sözcükleri yazacak değiliz, ama fikirlerin sürekli akması için size yardımcı olacağız. Belki sizi bu konuda parasal olarak destekleyecek kişileri kendinize çekeceksiniz, ya da belki yazmanıza olanak sağlayacak bir iş türünü ya da işsizliği kendinize çekeceksiniz.

Siz çekim aşamasındasınızdır ve bu da tüm enerjileri getirmeye başlar. Bu enerjiler size hizmet etmek ve fikrinizi desteklemek ister. Yineliyoruz, fikir, ayrıntısız olmalıdır. Ayrıntılar otomatik olarak gelmeye, çok doğal olarak akmaya yatkındır.

Ve siz şimdi Çekim aşamasındasınızdır, herşeyin sadece gelmesine izin veriyorsunuzdur, ama şöyle bir şey olabilir, korkunuz yolunuza çıkar. Bilinmeyen hakkındaki korkunuz. Fikrinizin – kitabınızın, işinizin, icadınızın ya da her neyse – belki de değerli olmadığını düşünen korkunuz. Belki de insanlar ona gülecektir. Belki de, istediğiniz desteği asla alamayacaksınızdır. Belki de başarısız olacaksınızdır. Görüyor musunuz, korku işte bu noktada devreye girmeye başlar. Korkularınız enerji düzeyini…. çekimin… fikrinizin titreşimini ve düzeyini değiştirecektir şimdi. Kendinizi sabote ediyorsunuzdur. Fikriniz, o çekim alemlerinin bir yerinde kalacak, hiç bir şey yapmayacak, ilerlemeyecektir, çünkü korku gelmiş ve kendinize uygun enerjileri çekme biçimini durdurmuş ya da değiştirmiştir. Onun için de o fikir hiç bir yere varamayacaktır.

Biz o nedenle şu anda Rafael enerjileriyle – burada bulunan Rafa ile – bu korkuların içinde ne tür enerjiler barındığını görerek korkuları görmezden gelmenize yardımcı olacağımızı, çekim düzeyinizi çok açık tutmanıza, çok saf enerjileri çekmenize yardım edeceğimizi söylüyoruz. Bunu yaptığınız zaman, fikrinizin daha saf ve tam bir tezahürüne izin vermiş olursunuz. Onun olmasını sağlayacak tüm uygun enerjileri içeri çekersiniz.

Biz şimdi diyeceğiz ki; Çekim düzeyinizde olan biteni şimdi özellikle izleyin. Enerjileri içinize nasıl getiriyorsunuz ve yapmaya çalıştığınız şeyi korkularınız nasıl sabote ediyor? Gelecek birkaç ay içinde bunun nasıl ortaya çıktığını izleyin. Özellikle de kendinize çektiğiniz şeylere ve engellediğiniz şeylere dikkat edin.

Bugünkü Şaud’umuzu bitirmeden önce son bir şey daha Şambra. Bir notumuz daha var. Zamanın gelecek 30 gününde hepinizin biraz ev ödevi yapmasını rica edeceğiz. Sizden her bir gün, bilinçli olarak farklı bir şey yapmanızı isteyeceğiz.

Bakın, siz tekrar ve tekrar ve tekrar her bir gün farkında bile olmadan şeyleri aynı biçimde yapmaya çok yatkınsınız. Her gün bir şeyi farklı bir biçimde yapın. İşe farklı bir biçimde gidin. Başka yollardan gidin. Sabah alışkanlıklarınızı değiştirin – ilk uyandığınızda yaptığınız şeyleri. Onları biraz farklı yapın. Jimnastik saatlerinizi ya da hatta yeme saatlerinizi değiştirin. Her gün farklı bir şeyi seçin ve onu farklı gerçekleştirin.

Bu, alışkanlıkları ve rutinleri nasıl yarattığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır. Çünkü bunlar da sizi Alan’a bağlı kılan şeylerdir. Bunlar, şu an bağlantınızı kesmede sizi çok zorlayan şeylerdir. Bunları bilinçli olarak farklı bir biçimde yaptığınız zaman farklı bir enerji göreceksiniz ve sizi Dünyaya bağlı tutan o şeyleri giderek daha çok salıvermeye başlamak size çok kolay gelecektir.

Dediğimiz gibi, şu an çok önemli bir dönemdir, çok önemli bir yaşam. Bu, O yaşamdır. Siz yeni topraklara giriyorsunuz, bağlantıları kesme topraklarına. Bazen korkuların akıp gelmesi, sizin gidip de saklanmak ya da işlemi durdurmak istemeniz çok kolaydır. Sadece şu anda olan biteni, siz bağlantıları koparırken olan biteni farkında olun.

Gelecek ay yine Rafa ile birlikte, bağlantıları kopartmak konusunda daha konuşmak üzere geri geleceğiz.

Ve öyledir.

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Sorular ve Yanıtlar

Berraklık Dizisi – 04 Mart 2006
Şaud 8: Bağlantıyı Kesmek; 2.Bölüm
Tobias’ın katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı

Kırmızı Çembere sunulmuştur

www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org

Ve öyledir Şambra, bugünün enerjisini, bağlantıları kesmekten söz ettiğimiz, enerji toplamanın eski yollarını salıvermekten, diğer tüm şeylerle olan ilişki biçiminizi salıvermekten söz ettiğimiz toplantımızın enerjisini sürdürüyoruz. Kendi içinizdeki içsel kaynağa, enerjisel gereksinimlerinizin hiç biri için asla dışarıya yönelmemenizde sizi tümüyle destekleyip güçlendiren o saf, temiz enerji kaynağına dönebilmeniz için bağlantıları kesmek. Bu, sizin hep arzuladığınız tamamlanma, bütünlenme düzeyidir. Bu şimdi, bu yaşamda, bu değerli yaşantınızda olmaktadır.

Bağlantıları kesmeyi zorlaştıran şeylerden biri de beklentilerdir. Beklentiler genelde Yakın alemlerden ve insani durumlardan doğarlar. Bedeninizin nasıl olması gerektiğine ilişkin, ne kadar sağlık ve zenginliğe sahip olmanız gerektiğine ilişkin belli beklentileriniz var. İnsanların sizinle nasıl etkileşmesine ilişkin beklentiler. Hatta Ruh ve meleklere ilişkin beklentiler var. Yani siz her türlü beklentinin ağırlığını taşıyorsunuz, ve beklentiler kendi içinde bir sınırlılıktır. Beklentileriniz, yaratıcı ifadelerinizin sonuçlarının doğasını kısıtlama eğilimindedir.

Dünyanın her yanındaki Şambra şimdilerde eski beklentiler olmadan tümüyle tezahür ettirmenin neye benzediğini anlamaya başlıyorlar, ve eski beklentilerin çok, çok, çok sınırlı olduğunu görüyorlar. Daha önce asla düşleyemeyecekleri şeyler şimdi gerçekliklerine geliyor, çünkü beklentileri bıraktılar.

Böylece, bugünün sorularını almaktan ve beklenti düzeyinizin ne olduğunu görmekten (kahkahalar) mutlu olacağız.

1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Rüya Yürüyüşü Okulu’na gittikten sonra kafama bir soru takılıp duruyor. Şunu bilmek istiyorum; kendi Rüya Yürüyüşümde kendimi Çiçekler Köprüsünden geçirsem ve bu bedeni geride bıraksam, bu benim yükselişimi ilerletir mi yoksa engeller mi? Yoksa, yükselişimi tamamlamak için bu fiziksel bedende kalmam mı gerekiyor? Eğer bu şekilde gitmek bir olasılıksa, yeniden doğma işlemine hemen girerek fiziksele geri dönebilir ve seçtiğim bir bedene girerek saf ve aydınlanmış bir Varlık enerjisi olarak geri gelebilir miyim? Saint Germain’in sahip olduğu gibi, istediğim fiziksel biçime girip çıkma yetilerine sahip olabilecek miyim, ve başka maddeleri isteğim üzerine altına dönüştürerek kendimi uzun süre destekleyebilecek miyim? (izleyiciler ve Tobias güler)

LİNDA: Bu hiç de komik değildi!

TOBIAS: Gerçekten de, bu sorunun zevkli yanları var ve senin burada sorduğun şey, gerçekten Saint Germain’in gerçekleştirdiği şeyleri yapıp yapamayacağındır: kendi fiziksel ölümünün zamanını seçmek; bedenini terk etmek; bedenden geri kalanları Dünyaya bırakmak; bedeninden çıkmak ve Çiçekler Köprüsüne yolunu bulmak.

Bu gerçekten de mümkündür, ancak birinin sana eşlik etmesi her zaman için güzeldir, oraya nasıl varacağını sana söylemesi değil, ama sadece bu yolculukta sana yardımcı olması. Ancak, bunu kendin yapmayı seçersen, özellikle de Rüya Yürüyüşü Okulu’na gittikten sonra, Anasazilerin yolunu anımsayacaksın. Çiçekler Köprüsüne varmanın kolaylığını anımsayacaksın. Fiziksel bedenini bir kez geride bıraktın mı, Dünyanın o dramlarına ve bağlantılarına kapılmamanın, ve melek dostların ve ailen tarafından karşılanacağın o Çiçekler Köprüsüne yolunu çabucak bulmanın ne kadar kolay olduğunu anımsayacaksın.

Ama bir kez oraya vardın mı, aynı soru senin için geçerliliğini koruyacaktır; şimdi ne yapmayı seçiyorsun? Yeni Dünyaya gitmeyi mi seçiyorsun, yoksa Eski Dünyaya geri gitmeyi mi? Ya da, Saint Germain gibi o çok, birçok farklı boyutlara girip çıkmayı, fiziksel, fiziksel olmayan ve en yüksek alemler arasında mekik mi dokumayı seçiyorsun? Bunlar senin seçimlerin olacak.

Ancak, Saint Germain şimdilerde Dünyada tezahür ettiği zaman, bir doğum işleminden geçmiyor. O bunu çok, çok zor bir şey olarak görüyor. O nedenle de kendisinin çok kısa bir süre için tezahür etmesine izin veriyor, sanki neredeyse – nasıl desek – çizgi romanlardaki gibi, fiziksel madde içindeki mevcudiyetini yalnızca kısıtlı bir süre tutabiliyor. Birkaç günü kaldırabiliyor, ama bu süre dört ya da beş günü geçecek olsa onu ağır bir biçimde tüketecek ve o kendini – nasıl desek – gerçekten bir fiziksel bedene yeniden-doğma döngüsü içinde bulacaktır. Onun için, o, o enerjiyi sadece belli bir süre tutabilir.

Eğer bu soru ona sorulmuş olsaydı – ve sana çok açık bir yanıt verecek olsaydı – fiziksel madde içinde kısa süreli tezahürleri gerçekleştirebildiği halde, sizin gibi o bedeni tümüyle bedenlemediği için, yiyecek gibi, fiziksel seks gibi ve yaşamın diğer güzel şeylerinin bazısı gibi şeylerin keyfine, sizin vardığınız ölçüde varamayacağını söylerdi. Ama bunu da kabul ediyor, çünkü o, sizin tutsak olduğunuzu düşündüğü şeylere özgürce girip çıkabiliyor.

LİNDA: Bu onun huysuzluğunu açıklar mı? (Tobias ve izleyiciler güler)

TOBIAS: O aslında… Saint Germain gerçekten benim en iyi dostum, onun için söylediklerine dikkat et!

Saint Germain farklı roller oynamayı çok sever. İzleyicisine göre farklı karakterler üstlenir. Şambraya sık sık – nasıl desek – şahane biri olarak gelir, ve bazıları buna kendini beğenmiş der, çünkü içinde bulunduğunuz o rahatlık ya da uyuşukluk durumundan çıkartmak için sizi biraz sarsmaya çalışır. Ama o aslında en şeker ve sevgili varlıklardan biridir ve altın gibi kalbi vardır. Kalbini taşlardan yaratmadı (kahkahalar). İnsanlara karşı, özellikle de, onun geçtiği süreçlerden geçmek, kendini nasıl özgürleştireceğini bilmek ve içinizdeki Tanrı’nın ve Ruh’un gerçek doğasının ne olduğunu keşfetmek isteyen insanlara karşı muazzam şefkat duyduğu altın bir kalbi vardır gerçekten.

Böylece, biz onunla uzun uzun konuşuruz. Bazen, sizin “kötü polis/iyi polis” dediğiniz ya da iyi melek/kötü melek rollerini oynarız sizinle, ve o bundan büyük keyif alır! O hep kötü melek olmak ister! (kahkahalar) Ama ben – nasıl desek – reytinglere ya da ölçümlere bakıyorum (kahkahalar)…. Cauldre…. ve onun çok, çok popüler olduğunu görüyorum, belki de ben Tobias’dan bile daha popüler. Ama kimse Kuthumi’yi geçemez.

LİNDA: O soru gerçekte şunu soruyor; eğer şimdi verdiğin yanıt böyleyse, o zaman neden hepimiz kendimizi Rüya Yürüyüşüyle köprüden geçirmeyelim de burada kalalım?

TOBIAS: Bu, yanıtını sadece sizin verebileceğiniz bir sorudur. Ben bunu hiç biriniz için yanıtlayamam. Biz bunu bazen kendimize de soruyoruz, “Neden orada kalıyorlar?” (yoğun kahkahalar) Ve ben sana gerçek yanıtı vereceğim, ve bu yanıt bana şimdi sevgili dostumuz Rafa’dan geliyor: Çünkü ölmekten korkuyorsunuz.

LİNDA: Hiç sanmıyorum.

TOBIAS: Ölmekten korkmasaydınız – biz bunu buradaki herkes için söylemiyoruz – ama ölmekten korkmasaydınız, terk etmek size daha cazip gelirdi. Gerçek konu şu anda şu ki, çok, çok yaşam önce başlamış olan bu süreçten/işlemden geçmek için çok azimlisiniz. Bazılarınız bu işleme yüzlerce, yüzlerce yaşamdır yatırım yapıyor. O nedenle, bugün bunun O yaşam olduğunu söylememden sonra, pılınızı pırtınızı toplayıp da bu döngüyü tamamlamadan şimdi bir sonraki döngüye gitmek istemezdiniz.

Ama gerçekten, bazen genel olarak insanlara bakıyoruz. Korkunç mutsuzlar. Beş parasızlar. Takılmış ve kaybolmuş haldeler, ve biz “Neden Dünyada kalmayı seçiyorlar?” diyoruz. Ve birçoğu ölümden korktuğu için, daha iyisini bilmediği için ve hatta yaşamayı ya da ölmeyi seçebileceğini bile bilmediği için kalıyor. Şu anda insan soyunun büyük bir kısmı için, yaşamak ve ölmek konusunda bir seçeneğe sahip OLDUĞUNU anlamak ne büyük bir açıklama olurdu. Eğer yaşayacaksan – yaşamı seç. Öleceksen, hızla bedeninden çık git.

LİNDA: Geri gelmeyi seçeceğini bildiğin için bu söylediğin ilginç.

TOBIAS: Geri gelmeyi istemek için nedenlerim var. Bunlardan biri de, gerçekten, şöyle bir şey olacak…. bu noktada özür diliyorum… (kahkahalar) Nedenlerden biri, sizin, Şambra’nın geçtiği şeylerden geçmek için…. yükseliş işleminden geçmek için, gerçek spiritüel uyanıştan geçmek için insanların dalga dalga gelmeyi sürdüreceğidir, ve bu insanların öğretmenlere gereksinimi olacaktır. Ve doğrusunu isterseniz, bana birçokları tarafından verilen şeyleri geri vermekten büyük bir sevinç duyacağımı hissediyorum, bu bedenlenilmiş bir insan biçimi içinde olsa bile, çünkü bu üzücü de olsa, insanlar meleklerin konuşabileceğine inanmıyor, biz de o nedenle böyle farklı bir biçimde gelmek zorunda kalıyoruz.

LİNDA: Teşekkür ederim.

2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekala, öncelikle, merhaba Tobias. Seni ve Geoffrey’i yeniden görmek güzel.

TOBIAS: Ben şu anda Geoffrey’in içinde bulunuyorum!

2.ŞAMBRA: Evet ya, şu anda Geoffrey’in içinde bulunuyorsun! Ve ben sana ve Rafa’ya o harika tutumlarınızdan ötürü teşekkür etmek istiyorum, çünkü son zamanlarda sizi çok çağırdım.

Ben, bir insan bedeni içinde bulunan hayali bir ışık olduğum gerçeğini çok farkına vardım ve Gaia ile nasıl bir bağlantım olduğunu bilmek istiyorum ve ayrıca, Davut yıldızının (Mühr-ü Süleyman, altı köşeli yıldız) merkezinde bulunan altı kenarlı geometrik biçimin beni neden şimdi böyle ansızın büyülediğini bilmek istiyorum – buna altıgen denilip denilmediğini bilmiyorum…

TOBIAS: Gerçekten, herşeyden önce, senden “hayali varlığı” tanımlamanı isteyeceğiz – “hayali ışık varlık” derken ne kastettiğini.

2.ŞAMBRA: Sanki görünenin arkasında gibi, neredeyse görünmez, yalnızca – bilmiyorum… sanki hayali gibi, hani bir kristalin içindeki gibi, sanki…

TOBIAS: Gerçekten, bir hayalet ya da gölge gibi…

2.ŞAMBRA: Evet.

TOBIAS: …. ve sen kendinin gerçekten bir gölgesi haline geliyorsun. Biz yine yaşantında sahip olmuş olduğun beklentilerine geri dönüyoruz – senin ne olacağına ilişkin düşüncelerine – ve bu şu anda yavaştan yok oluyor. Özellikle de sen şimdi kişisel olarak, şu anda, bağlantıyı kesme işlemine başladığın için eski benlik gerçekten yok olmaya başlıyor. Hatta bellek gibi şeylerin de gitmeye başlıyor, ve bu sen yaşlandığın ya da bunaklaştığın için değil de, çevrendeki şeylerle bağlantılarını kopardığın için oluyor. O nedenle, sen bir anlamda bir gölgesin, ama ben senden enerjiye bir bakmanı ve bunu kendin için nasıl çerçevelediğini görmeni istiyorum. Sen yalnızca bir – nasıl desek – kendi içinde bir yeniden enerjilenme işleminden, bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyorsun. Ve sen insanca bir tanımlamadan, bizim bile ona kelimeler yüklemek istemediğimiz bir yapılanmaya doğru gidiyorsun. Onun için, şimdi bunlardan geçerken büyük değişimler gerçekleştiriyorsun.

Davut yıldızının seni büyülemesini sormuştun…

2.ŞAMBRA: Onun merkezi, ortası.

TOBIAS: Gerçekten de, merkez ya da orta kısmı kesişme ya da birleşme noktasıdır, ve bu da öncelikle eril ve dişil yanlarının yeniden kaynaşması ve birleşmesiyle ilgilidir.

2.ŞAMBRA: Peki.

TOBIAS: Onlar birleşiyorlar. Sen onları epey uzun bir süredir ayırmıştın. Aslında gerçek şu ki, sen tam anlamıyla…. ne kadar dürüst olmamızı istiyorsun?

2.ŞAMBRA: Hadi söyle! Burada duruyorum işte!

TOBIAS: Sen çok ilginç bir iş yaptın…. ve biz şimdi senin enerjine bakıyoruz… kendini çok farklı biçimlerde ayırdın. Eril ve dişilin – sen onları çok, çok ayrı tuttun ve senin içinde neredeyse karı ve koca veçheleri diyebileceğin yanlar mevcut. Ve birçok karı-kocada olduğu gibi, hiç bir çözüme izin vermeden onları sürekli birbirleriyle kavga ettiriyorsun. Ama sen kendi içindeki çocuklar, kendi içindeki ana-baba arasında da kesin bir çizgi çekmişsin.

Şimdi, bunların her insandaki veçheler olduğu açıktır, ama sen büyük bir ayırım yaratmışın. Çok ayrı kimlikler yaratmışsın, ve onların şimdi tümü bir anlamda dikkatini çekmek istiyor. Onların tümü senden beslenmek istiyor. Onların tümü seni şu anda tüketiyor, ama hepsi de sensin. Ama sen onlara – nasıl desek – öylesine katı tanımlamalar getirmişsin ki. Kendini çok etkileyici bir biçimde bölmüşsün, ve şu an, onların tümünü yeniden birleştirmek zamanıdır. Yineliyoruz, Davut Yıldızında gördüğün birleşme noktası bu yüzden seni büyülüyor.

2.ŞAMBRA: Peki.

TOBIAS: Sen öylesine inanılmaz bir oyun oynadın ki…. parçaları birleştirmek biraz meydan okuyabilir. Kendini nasıl böyle parçalara ayırdığını anlayan bir danışmandan yardım almak isteyebilirsin. Bazı parçaların Yakın alemlerde mevcutlar, orada dolanıp duruyorlar ve gerçekten ağlıyorlar…. o nedenle bu kadar sık ağlama (sesleri) duyuyorsun… ve sen harika bir çoklu kimlik haline geldin.

Bunda yanlış olan bir şey yok, sadece… yani öykülere sahip olmak harika bir şeydir, oyunlar oynamak harika bir şeydir, ama yaratanın kim olduğunu hep anımsaman gerekir. Sen kendinin bu veçhelerinin eline kontrolü ve gücü öylesine verdin ki, kim oldukları ve neden orada oldukları hakkında seni kandırıyorlar, ve seni tam anlamıyla tüketiyorlar. Seni öyle bir noktaya getirmişler ki, kendini hiç destekleyemez olmuşsun, bedenin etkilenir olmuş, bu yaşantının en dip noktasına inmişsin – bu değerli, çok değerli yaşantının. Sen kendine, ya da kendinin bu veçhelerine şimdi senin adına krallığını yönetmelerine izin vermişsin.

Kendi krallığın üzerindeki haklarına yeniden sahip çıkmak sana – senin merkezine, özüne, senin ruhsal parçana – kalmış bir şeydir. Bu diğer parçaların ve kısımların seni deli etmesini durdurmak. Ve onların bir oyunu var, birbirleriyle oynuyorlar. Bazen birbirlerini tanıyorlar ve bazen de tanımıyorlar, ama birbirlerini tanıdıkları zaman bir oyun oynuyorlar: biz onu bugün nasıl deli edebiliriz oyununu. Senin berrak bir biçimde, açıkça görmeni istemiyorlar. Oysa görebilirsin. Bunu şu anda sen ve ben nasıl konuşuyorsak, o kadar kolay yapabilirsin.

Yani, bu sana kalmış bir şeydir. Sen bu oyuna bir son vermek zorundasın, kendin üzerindeki egemenliğine yeniden sahip çıkmalısın, ve bu diğer parçalara ve kısımlara ya birleşmeleri ya da sonsuza kadar yok olmaları gerektiğini bildirmelisin. Bu zihinsel bir oyun değildir. Bu, zihninde gerçekleştireceğin bir şey değildir. Biz o nedenle, tüm bu parçaları nasıl kolaylıkla yeniden birleştirebileceğini anlayan bir danışmandan yardım almak isteyebileceğini ya da buna gereksinebileceğini söylüyoruz.

O zaman, yeni senin ortaya çıktığını göreceksin. Şimdilerde – nasıl desek – fazlasıyla deneyimlediğin tüm o para ve ilişki ve sağlık sorunları yok olacaktır. Ama sen şu anda benim de içinde bulunmuş olduğum bir durumdasın, yani kendini özgürleştirmeye çalışırken giderek daha derine gömülüyorsun. Böylece…

2.ŞAMBRA: Peki Toprak Ana ile olan bağlantım?

TOBIAS: Toprak Ana ile olan bağlantın, bugünkü Şaud’un başında da dediğimiz gibi, doğal bir dengeleme gücüdür. Başını alıp gidersen ve tüm diğer kısımlarını ve parçalarını ve veçhelerini geride bırakırsan, ama sadece kendi başına gidersen, yenilenme – Gaia’nın o güzel enerjileri – kendine sahip çıkmanda seni destekleyecektir. Ama bütün çocuklarını ve eşlerini ve ana-babanı ve kendinin tüm o diğer veçhelerini beraberinde götürme. Kendi başına git. Gaia, bu işleminde sana yardımcı olacağına dair bir mesaj gönderiyor.

2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten, dürüst olmamıza izin verdiğin için biz teşekkür ederiz.

3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Tobias, Avrupanın farklı ülkelerinden bir dolu insan aynı soruyu sordu. Ben, Avrupada çok şey keşfedildiği için bu sorunun geldiğini sanıyorum, ama soru şu: Biz Şambra olarak, dünyanın her yanına sıçramakta olan şu kuş gribi için ne yapabiliriz? Ve, dediğim gibi, farklı Avrupa ülkelerinden bir dolu insan bu soruyu sordu.

TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten, Dünya üzerindeki bilinçte büyük bir değişimin olduğu her sefer, fiziksel şeylerde de büyük bir değişimin olduğunu görme olasılığınız yüksektir. Bir virüs, bilinç değişimine yardımcı olmak için var olur ve bazen, “Ama neden böyle zarar verici bir şekilde olmak zorunda” deseniz bile, dikkati çekmenin tek yolu budur. Yani bu aslında uygun bir ihtiyaca hizmet etmekte, Eski Enerjilerin temizlenmesine yardımcı olmaktadır.

Ve Şambra için herşeyden de çok… siz kişisel olarak bu virüsten etkilenmek zorunda değilsiniz. Eğer arzunuz kendi değişim sürecinizden geçmekse, ve arzunuz şu anda Dünyada kalmaksa, bu virüs sizi etkilemeyecektir. Ama gidip de onun peşine düşecek olursanız, bu kavramı sınamaya çalışırsanız, size geri tepebilir. Ama şu anda, bu virüsün bilince hizmet ettiğini anlamak ve bu süreç içinde kısa duvarın arkasında durmak, en önemli şeydir diyeceğiz. Onun sizi kişisel olarak etkilemesine izin vermeniz gerekmiyor.

4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Birkaç hafta önce, tanrıça Durga beni kişisel olarak ziyaret etti. Önümde gerçek büyüklüğünde, yaklaşık üç metre olarak göründü. Üzerimdeki etkisi derin oldu. Sekiz kolunu çevirmeye başladı. Sekiz elinin hepsi boştu. O alışılagelmiş silahlarından hiç birini ellerinde tutmuyordu. Ben soruyorum, tanrıça Durga’nın bu ziyaretinin önemi nedir? Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten. Gördüğünüz bu vizyonlar sık sık içinizdeki bir şeyin yansımasıdır. Yani bu durumda, kendi içine dönüp tanrıçanın senin içindeki hangi parçana denk geldiğine bakmalısın. Eller neden boş? Bu tanrıçanın yaşantındaki önemi neydi ve bu enerji neden şimdi sana görünüyor?

Bu – nasıl desek – biz bu soruyu şimdi kaçamak yanıtlamaya çalışmıyoruz ama kendi içine dönmen daha önemlidir – bu genel olarak Şambra için de daha önemlidir – bu örneğin bir rüyaysa, her zaman o rüyadaki farklı simgelerin ya da hatta kişilerin sizin hangi yanlarınızı nasıl temsil ettiğine bakın. Tanrıça Durga şu anda senin bazı yanlarını nasıl temsil ediyor?

Sembolizmi ve onun genelde sizinle nasıl bir bağlantısı olduğunu bir kez keşfettiniz mi, kelimelerin ötesine geçen bu yepyeni dili anlamaya başlayacaksınız. Onun için senden içine dönmeni isteyeceğiz, tanrıça ve senin önemine bir bak, ve biz sonra sana gelen yanıtı duymayı çok isterdik.

5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Kesin ve gerçek olan ben’i olmak için kendime izin vermememin ve sürekli aynı deneyimi seçmemin, yani sınırlı olduğum yanılsamasına düşmemin nedenleri var mı?

TOBIAS: Gerçekten de, sınırlı olduğun yanılsamasına sahip olmak çok, çok, çok ağır bir örtücü-katmandır, ve şu anda senin gerçekliğindeki herşey bunu pekiştirmeye yarıyor. Herşey yetilerinde kısıtlı olduğunu söylüyor, bu ister para yapmak olsun, ister zeka ya da anlayış sahibi olmak olsun. Yani sen sadece örtücü-katmanların çok eski tuzağına düşüyorsun.

Biz bunu belki – nasıl desek – fazla basitleştireceğiz ama, bu herşeyden önce ötesine geçmekle, yani seni sınırlı tutan o eski bağlantıları artık istemediğine ilişkin bir seçim yapmakla ilgilidir. Seni o sınırlı halde tutmaya çalışacak korkulardan bazısının ötesine geçmek istersin. Ve aslında yapabileceğin en kolay şeylerden biri de, solumayı sürdürmektir. Bu, enerjilerin geçmesine yardımcı olur. Şambra’nın, yanıtları bazen fazla basitleştirdiğimizi söylediğini biliyoruz, ama Kuthumi ile bağımsızlığına nasıl ulaştığı hakkında konuşacak olsaydınız, başını alıp gitmek ve nefes yoluyla derdi. O eski bağlantılardan ve sınırlılıklardan sadece soluyarak geçti. Teşekkür ederiz.

6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Bu soru, burada bulunan Susanna için: O, USA’da yaşayıp yaşamayacağını bilmek istiyor.

TOBIAS: Bunun tümüyle ona kalmış bir seçim olduğunu söylemek zorundayız. Ve yineliyoruz, zihin sınırlar ve zihin, “Ama bu şu anda çok zor ve bu ülkeye girmek çok güç” der, ama bu, içine düştüğün bir inanç sistemi ya da kısıtlamadır. Ve o zaman bunun gerçekleşmesini sağlamak çok, çok zorlaşır. O nedenle, bir kez kalbinde bir seçim yaptın mı, korkunun ötesine geçersin, ve sonra da herşey az önce sözünü ettiğimiz Çekim düzeyinden iş görmeye başlar, ve o zaman da kapılar açılmaya başlar ve sen bunun aslında ne denli kolay olabildiğine sevinirsin.

7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, yaşantımdaki dayanılmaz, korkunç kuşkuların anlamını bilmek istiyorum.

TOBIAS: Öncelikle şunu anlamalısın, yaşantındaki dayanılmaz kuşkular diğer herkeste de vardır. Bu kuşkular şu anda insan yolculuğunun bir parçasıdır. Bunlar, kendine kötü davrandığın yaşamlarla pekişti, sadece fiziksel taciz değil, ama sen kendini bir yaşamdan ötekine aşağılayıp durdun. Ama bir anlamda, bunun artık bir önemi kalmamıştır.

Bu O yaşamdır. Geçmişin ötesine geçebilir ve kendini cezalandırmayı sürdürmeyebilirsin. Kuşkular sadece kendine-ıstırap-çektirmenin ve kendini-kısıtlamanın bir yoludur. Ve yineliyoruz, sen bir seçim yapabilirsin…. ve bu kuşkuların ötesine geçmek, yeni bir insan olmak için…. GERÇEKTEN kendi içinde bir seçim yap. Sen artık eski öykünün tuzağında değilsin. Burada hiç bir hile ya da yöntem ya da teknik söz konusu değildir, bu sadece, kendi eski öykünün ötesine geçme seçimidir.

Sonra da gidip onu ifade etmek önemlidir. Onu yalnızca zihninde tutamazsın, yalnızca “Eh, ben kuşkularımın ötesine geçiyorum. Kuşkularımın ötesine geçiyorum” diyemezsin. Şimdi gidip onu ifade et. Şimdiye dek hiç yapmadığın bir şey yap. Dışarı çıkıp onu ifade et. Ve böylelikle, kim olduğunu kesinlikle destekleyecek yeni bir sistem oluşturmaya başlarsın.

8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Pekala, bu soru Margo’dan geliyor: Bir türlü barış sağlamayan Kolombiya nasıl bir misyona sahip?

TOBIAS: Gerçekten. Bu soru, Kolombiya ülkesi ve şu anda orada çatışan ve savaşan bir dolu enerjiyle ilgili. Bu çok uzun bir yanıt olabilir – ama orada çok, çok Eski Enerjiler var: bazıları erille dişil arasında savaşıyor; kiliseye karşı eski mücadeleler var; insanları çok baskı altında tutan ve çok savaş-yanlısı kılan, tıkanıp kalmış eski enerjiler var. Ve şimdi bir de uyuşturucu unsuru ve – sizin deyiminizle – terör grupları işin içine giriyor, ve bunlar oranın çok dövüşmeye hazır ve çatışma içinde bir yer olmayı sürdürmesine neden oluyor.

Sonsuza dek böyle olmasının gerekmediği açıktır, ama şu anda, önünüzdeki birkaç yılda bunun değişmesini sağlayacak bir şey göremiyoruz. Orası Eski Enerjilerde çok sıkışıp kalmış.

İster Kolombiya’da yaşayın, ister eski tıkanık enerjilere sahip olan başka bir yerde, senden bir spiritüel varlık olarak orada kalman talep edilmez. Bazen o durumdan çıkmak, başka bir yere taşınmak daha kolaydır, en azından bir süreliğine o eski örtücü-katmanlardan uzaklaşmak, kendini temizlemek. Ve sonra oraya geri gitmeyi seçersen, o mücadelenin ve çatışmanın üstesinden gelmek isteyenler için çok daha iyi bir yardımcı olursun. Teşekkür ederiz.

9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Mor alev kapısının aktive olduğunu gördükten sonra ve hâlâ bu yeni enerjiyi içimizde bütünlerken, her birimiz bu Yeni Enerjiyle atom-altı parçacıkların vasıtasıyla içsel uzayla bağlantı kurmuyor muyuz? Ben, Evrensel Uyum Kafesiyle çalışıyorum. Bana öyle geliyor ki, Evrensel Uyum Kafesinin, eterik dokumadan ışık mesajlarını almak ve vermek için bir transformatör olma rolü giderek artıyor. Dinamikler yoğunlaştıkça, ve biz Dünyadaki alanla bağlantılarımızı kestiğimizde, Mavi Sirius Yıldızıyla bağlanmayı daha tam olarak aktive etmeyi sürdürecek miyiz? Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten de…. (kahkahalar)

LİNDA: Ben bunu duygusal bir şekilde okumadım! (yoğun kahkahalar)

TOBIAS: Gerçekten de! Biz bunu duygusal olmadan yanıtlamaya çalışıyoruz!

Biz sana şunu soracağız…. ve bu – nasıl desek – bu sadece soruyu soran kişi için değil ama tüm Şambra içindir. Bir bakın. Bir an için geri çekilin ve bakın. Buradaki enerjide ne var? Heryerde zihin var. Birbiriyle bağlantılı ve beslenen enerji türlerinin tümü var. Tüm şu kapılara ve ışınlara ve ışıklara ve ağlara ve kafeslere neredeyse bel bağlamak, ya da hatta birlikte-bel bağlamak, güvenmek.

Şambra, bunlara takılıp kalmak çok kolaydır, çok dramatiktir. Ve olan da tam olarak budur. Siz takılı kalıyorsunuz. Eski örtücü-katmanlara yakalanıyorsunuz. Bir anlamda, senin sözünü ettiğin gibi kapılar yoktur. Sen orada olmalarını istemedikçe kafesler ya da ağlar yoktur. Spiritüel geçiş sürecini herhangi bir biçimde kolaylaştıracak o büyük dışsal enerjiler… yoktur. Onların tümü içindedir.

Atom-altı parçacıkların bile nasıl çalıştığı konusunda tuzağa düşüyorsunuz. Ansızın zihin devreye giriyor ve siz artık kendi işleminizde/sürecinizde etkili olmaktan çıkıyorsunuz. Bu doğal bir süreçtir, bağlantıyı kesmek gerçekten doğal bir süreçtir. Bağlantıyı kesmek, kendi bağımsız doğanı fark etmene izin verir. Sen bağımsız doğanı fark ettiğinde, bu, Bütünün ya da Bir’liğin de değişmesine izin verir. Ama senin bağımsız doğanı fark etmen gerekir.

Eğer ağlar ve kafesler ve kapılar ve ışınlar ve alevler ve gezegenler ve diğerleri gibi karmaşık şeylere takılırsan, bunlar bir örümcek ağı gibidir ve sen de sinek gibi. O ağa yakalanmışsındır. Yoldan çekilseydin zaten meydana gelecek olan çok doğal bir işlemi sen şimdi engellemiş ya da çevresinden dolanmış olmuşsundur.

Şu anda her birimiz için yapılacak en iyi şey, öncelikle içinden geçtiğin süreci/işlemi anlamaktır. Yaşantında neden değişimler olduğunu anla. Bu, korkunun yok olmasına ya da en azından azalmasına yardımcı olur. İçinde olan biteni bildiğinde, dışında da olan biteni daha iyi anlarsın, ve korku yok olmaya başlar. İşte o zaman kendi güvenli ve rahat alanında olabilir, biraz soluma yapabilir ve doğal işlemin olmasına izin verebilirsin.

Biz bugün sizden bu bağlantıyı kesmenin nasıl çalıştığını hissetmenizi istediğimizde, biraz müzik çaldık. Birkaç dakikayı birlikte geçirdik. Bir dolu tekniklerden ya da yöntemlerden geçmedik, bu sadece “Bunun nasıl olduğunu hisset” idi. O nedenle, bunu çok basit tutmanızı istiyoruz. Biz bunu çok uzun süredir söyleyip duruyoruz, “Bunu basit tutun.” Herşeyin nasıl çalıştığına ve nasıl yapılandığına ve nasıl iş gördüğüne bakmaya başladığınızda, yeniden eski kalıplara düşüyor, eski biçimlerde besleniyor ve işleminizi tam anlamıyla engelliyorsunuz. Kuthumi çok yakında bu işlemin/sürecin ne denli yumuşak olabileceği hakkında konuşacak. Hatta o Saint Germain ve bana bile şaşıyor, bunu neden bu denli zor hale getirdik diye, çünkü kendi bu süreçten aktı gitti. Ve siz de bunu böyle gerçekleştirebilirsiniz Şambra. Siz de bunu böyle gerçekleştirebilirsiniz.

LİNDA: Onu böyle koruman ilginç. (gülüşmeler)

10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias. Şu bağlatıyı kesme işlemi hakkında, özel ilişkiler ve cinsellik bağlamında da konuşabilir misin?

TOBIAS: İlginç. Evet, bu bağlantıyı kesme işlemi ilişkileri de etkileyecektir. Eğer her ikiniz de bundan aynı zamanda geçiyorsanız – ama bilinçli olarak ondan geçiyorsanız – harika bir şey olabilir, çünkü deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz ve bir anlamda, seninle birlikte bundan geçen bir dostun olmuş olur.

Ama bu bazen de normal bir ilişki sürdürmeyi zorlaştırabilir çünkü kendi başına olmak isteyeceğin, ya da eşinin kendi başına olmak isteyeceği zamanların olduğunu göreceksin, ve o Eski Enerji inancı, eğer bir eşin varsa, her zaman birlikte olmak ve herşeyi paylaşmak zorunda olduğunu söyler. Böylece, sen bir Yeni Enerji ilişkisinin ne olduğunu yeniden tanımlamaya başlayan biri olursun. Her zaman birlikte olmak zorunda değilsiniz. Ve belki de, her ikiniz de aynı süreçten geçiyorsanız zaten her zaman birlikte olmak İSTEMEYECEKSİNİZ, çünkü eğer olursanız, birbirinizi biraz çileden çıkartabilirsiniz.

Cinselliğe gelince, başka bir insanla seks yapmayı kesinlikle arzulamadığın ya da bununla ilgilenmediğin zamanlar olduğunu göreceksin. Kendinle ve kendi hislerinle o denli haşır-neşir olursun ki, kendini geri çektiğini hissedersin. Hiç kimsenin seni etkilemesini istemezsin. Hatta bazılarınız başka insanlardan gelen mesajlara bile karşı çıkar, onları duymak istemez çünkü bunun dayatılan bir enerji olduğunu hisseder.

Ancak, bunları söyledik ama, öyle de zamanlar olacaktır ki, bağlantıları kesme işleminden geçerken bir eşle seks yaptığında, bu çok açık ve çok özgür ve daha önceleri kullanılan eski yöntemlerin ve ritüellerin çok ötesine geçecek bir şey olacaktır. O şimdi öylesine bir keşif ve sevinç halini alır ki, öylesine açık olur ki, daha önce bildiğin her türlü seksin ötesinde olur.

Ve insanlar şu anda seks konusunda çok ilginç ve çok sıkıcı bir kalıbın peşinden koşmaya yatkınlar. (Yoğun kahkahalar)

LİNDA: Peki sen gerçekte ne hissediyorsun? (Kahkahalar)

TOBIAS: Aslında biz burada onun zamanını tuttuk…. ve her araştırmacı için bunu ortaya atmak istiyoruz… tipik bir insan seksi ortalama olarak 11.5 dakika sürüyor – ve bu tüm süreci kapsıyor, hatta bazen giysileri çıkartmak bile buna dahil! (Yoğun kahkahalar) İnsanların ulaştığı ve gerçekleştirdiği birkaç adım var, ve onlar bu aynı sıkıcı adımları tekrar tekrar yinelemeye yatkınlar, ve tüm amaçları da bir orgazma ulaşmak. Ama aslında orgazmı bile anlamıyorlar. Genelde istedikleri sadece fiziksel bir rahatlama. Bu hiç de gerçek bir orgazm değildir, onun için…. ayy, Cauldre…. (yoğun kahkahalar ve Tobias da güler) O hep bana der ki, “Bu, tıpkı seks hakkında konuşan babanı dinlemek gibi bir şey” – ve gerçekten de öyledir! (yoğun kahkahalar)

Ama bunun, cinsellikle yepyeni deneyimler sağladığını göreceksiniz. Ve bu sadece fiziksel bir gereksinim ya da rahatlamaya ilişkin değildir ve şimdi her ikinizin de ruhunu birleştiren bir şey haline gelir. Ama şunu da anla, kulağa ne kadar uygunsuz gelirse gelsin, hiç bir fiziksel dokunuş istemediğin zamanları arzuladığını da göreceksin. Bu tümüyle çelişkili gibi görünse de şu anda geçerli nedenler vardır. Bu güzel sorun için teşekkür ederiz (bazı gülüşmeler).

LİNDA: Son soru, seçimin buysa.

TOBIAS: Birkaç tane daha alalım.

LİNDA: Biliyordum. (gülüşmeler)

11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben uyanış deneyimimle ilgili bir kitap yazdım ve şimdi de acaba bu kitap daha çok, deneyimimi kendim anlayayım diye mi yazıldı, yoksa kendi deneyimlerinden geçenlere bir destek olmak amacıyla yayınlanmalı mı diye merak ediyorum. Bir yayıncı bulma çabasıyla zamanımı harcayıp harcamadığım ya da metnimi (yayıncılara) göndermeye devam edip etmemem hakkında bir şey söyleyebilir misin?

TOBIAS: Gerçekten. O kitabı yazmanın ilk ve öncelikli nedeni, sorunda da akıcı ve açık bir biçimde değindiğin gibi, kendin içindi. Bu, içinden geçtiğin işlemi/süreci açıklığa kavuşturmana yardımcı oldu. Ve bu sadece yazmak için tam anlamıyla klavyenin başına oturduğunda olmadı, yükseliş yolculuğunun tüm aşamalarını düşünmeye, gözden geçirmeye başladığında oldu.

Bu aslında fark etmemeli. O kitabın basılıp basılmaması hiç fark etmemeli. Bu bir beklentidir. Bu, bir anlamda, bir sınırlamadır. Onu yayınlatmak beklentisini ya da arzusunu tümüyle bıraktığında, yayınlanma kapılarının farklı bir biçimde açıldığını göreceksin. Ama sen şu anda hâlâ, dünya senin kitabını görmek gereksinimi ya da arzusu içinde gibi bir düşünceye sıkışıp kalmışsın, oysa böyle bir gereksinim gerçekten yok. Dünyanın herhangi bir kitabı görmek gibi bir gereksinimi ya da arzusu yok. (Bazı gülüşmeler) Bu gereksinim ve arzu kendin içindi. Ve şimdi… şimdi o düyaya güzel ve değerli bir armağandır, ama başkaları için basılması gerektiği beklentisini salıver. Ve o zaman, bunun uygun olduğunu düşünenlerle iletişim kurmanın yollarını açmış olacaksın.

LİNDA: Bu insanın bu soruyu sormuş olması gerçekten iyi oldu. Bu soru çok karşımıza çıkıyor ve böyle açıkça ifade edilmiş olması da iyi oldu.

TOBIAS: Gerçekten de, ve kitap yazan herkes, özellikle de yaşamlar boyu ya da bu yaşamlarındaki yolculuklarıyla ilgili yazanlar, bunu öncelikle kendileri için yapmalılar. Eğer kitabı ne kadar iyi satacağını ya da içeriği hakkında insanların ne düşüneceğini temel alarak yazarsanız, o zaman kendinize karşı gerçekten dürüst olmazsınız ve kitap da bu enerjiyi barındırır.

Onu kendiniz için yazın. Bu kendi içinde muazzam bir armağandır. Birkaç yaşam önce, yolculuğunuz hakkında yazacağınız bir noktaya gelebileceğinizi hiç düşünebilir miydiniz? Onu kelimelere dökebilecek kadar bilince ve berraklığa sahip olabileceğinizi? Bu kendi başına büyük bir başarıdır.

12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Gelip burada durmak çok zamanımı aldı, yani buna cesaret etmem. Üç gece kadar önce… herşeyden önce, her akşam eve geldiğimde, içimde olanı biteni görmek için kanal olurum. Üç gece önce, ben uyurken gelip de beni ziyaret eden bir enerjiden söz edildi, ve ben sanki beş ya da altı varlık olduğunu algıladım. Ve biri, “Müdür” falan gibi bir şey olduğunu söyledi. Neyse, ben ona ölmüş varlıklar olup olmadıklarını sordum, ve hayır dedi, başka bir yerden geldiklerini söyledi, ve hareketlerinde düşüncelere benzediklerini de söyledi. Ve sonra, senin çok daha fazla topraklanman gerekiyor dedi. Ve ben senin bu konuda düşündüklerini paylaşıp paylaşmayacağını merak ediyordum.

TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten de her an çevrede süzülen varlıklar vardır, ve özellikle de senin gibi açık insanların çevresinde, seninle konuşmaya çok istekliler. Ama bu tür varlıklarla iletişim kurarken her zaman, öncelikle ve önemle müdürün SEN olduğunu anlamalısın. SENİN de Tanrı olduğunu. Onların senden daha büyük varlıklar olmadığını. Oralarda bir yerlerde daha büyük olan varlıklar yoktur, bu en büyük yalandır. Varlıklar sana gelip de büyük olduklarını ve seni kurtarmak için geldiklerini söylemeye başlarlarsa…. size, tüm Şambra’ya şunu söylemekten mutluluk duyuyoruz, bizim gelmemize ve hatta konuşmamıza izin vermeniz bizi çok etkiliyor çünkü üstatlar ve profesörler sizlersiniz. Bilge olan sizlersiniz. Biz sadece kendinizle ilgili şeylerin size geri yansıtılmasına yardımcı oluyoruz.

O nedenle… gerçekten fiziksel olmayan varlıklarla iletişim kurduğunuzu anlayın. Sadece ölmüş olduğunuz için daha akıllı olmadığınızı anlayın (kahkahalar). Bir Varlık ölüp de bizim tarafa geldiği zaman tümüyle aydınlandığına ve herşeyi bildiğine dair bir varsayım söz konusu, ve gerçek bu değildir – özellikle de o varlık dünyaya bağlı ise… Yakın alemlerde kalıyorsa. Ama onlar sizi buna inandırıp kandırıyorlar. Oyunlar oynayacaklardır. Ama her zaman Üstadın sen olduğunu anla.

Onun için… gelip de seninle konuşanlar… ve biz burada Şambra için çok genel bir yanıt veriyoruz, önce şunu anlayın…. fiziksel olmayan varlıklarla kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz, ve siz o çok muhteşem meleksel alemlere – daha saf olan alemlere – ulaşıncaya dek, ki oradaki varlıklar bu tür özelliklere sahip olmayacaktır, iletişim kurduğunuz o fiziksel olmayan varlıklar insanlara çok benzer niteliklere ve kimliklere ve özelliklere sahip olacaktır. Yani onlarla konuşmak harikadır, ama onlara, konuştuğunuz herhangi bir insana davrandığınız gibi davranın. Onlar sizden daha iyi değillerdir.

Ve eğer size Dünyada inanılmaz bir göreviniz olduğunu söylemeye başlarlarsa… eğer size, uzun süredir kayıp olan liderleri ve üstatları olduğunuzu söylemeye başlarlarsa, ve sizin seçilmiş kişi olduğunuzu söylemeye başlarlarsa…. hemen gitmelerini söyleyin. (Bazı gülüşmeler) Çünkü genelde yapmaya çalışacakları şey budur, size yaltaklanmaya çalışacaklardır. Böylece biz o ya da bu şekilde, seninle iletişim kuran bu varlıkların beklentisinin ne olduğunu söylemiyoruz. Bunu belirlemek ve senin de Tanrı olduğunu anlamak sana kalmış bir şeydir.

12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Ve bu arada, sen çok açıksın, iletişim kurması çok kolay bir insansın.

12.ŞAMBRA: Peki bana topraklanmayla ilgili yanıt verebilir misin?

TOBIAS: Gerçekten de. Sana daha çok topraklanman gerektiğini söylemeleri konusu mu?

12.ŞAMBRA: Evet.

TOBIAS: Buna kendin karar vermelisin. Başka hiç kimsenin sana bunu söylemesine izin verme, ama sen kendini topraklanmış hissediyor musun?

12.ŞAMBRA: Hayır, sanırım ben kafamda çok yaşıyorum ve dışarda değil.

TOBIAS: Gerçekten de. O zaman belki de sana verdikleri bu mesaj harika bir öğüttür. Ama sadece onların sözüne – ya da hatta benim sözüme – güvenmek yerine, bunun sana uygun gelip gelmediğini kendin belirlemelisin.

12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Teşekkür ederim.

LİNDA: Son soru, seçimin buysa.

13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Herşeyden önce, her ay bizimle burada olduğun için çok teşekkür ediyorum. Benim üç tane sorum var… (gülüşmeler)….buraya gelmem çok zaman aldı! Geçen Cumartesi en iyi arkadaşımın annesine, geçişine (ölmesine) yardımcı olmak onuruna eriştim ve şimdi nasıl olduğunu ve kızı ve torunu için herhangi bir mesajı olup olmadığını bilmek istiyorum.

TOBIAS: O şu anda daha…. bazı işlemler üzerinde çalışıyor, bağlantı kurulabilecek ya da sana kesin bir yanıt verebileceğimiz alemlerde bulunmuyor. Bu varlığın enerjileri hâlâ dünyaya çok bağlı, olumsuz anlamda değil, ama sadece “elveda deme” sürecinden geçiyor.

13.ŞAMBRA: Peki. İkinci sorum, ve başka Şambraların da bunu deneyimlediğini biliyorum: Ben bitkinim ve burada durmak bile bana zor geliyor. Bunun yalnızca işimden kaynaklanmadığı hissine sahibim, gerçi çok çalışıyorum ama.

TOBIAS: Bunu neden yapıyorsun ki? (bazı gülüşmeler)

13.ŞAMBRA: Çünkü sanırım öyle olması gerektiğini hissediyorum.

TOBIAS: İnanç sistemlerinizin yüzde 60 ya da 70’inin artık size hizmet etmediğini söyleyenin Saint Germain olduğunu sanıyorum. (yoğun kahkahalar)

13.ŞAMBRA: Ben bedenimle de çok şey deneyimliyorum ve bir sağlık sorunu tezahür ettirmek istemiyorum, ki bazen bunu yaptığımdan korkuyorum.

TOBIAS: Gerçekten de. Senin şu an içinden geçtiğin, yineliyoruz, tüm şu bağlantıları kesme işleminin ve yükseliş sürecinin bir parçasıdır. Bu, beden için çok, çok zorlayıcıdır. Gerçi sonunda bunun çok canlandırıcı ve yenileyici olduğunu göreceksin ama bazen çok yorucu olabilir. Ama sen yalnızca bu işlemden/süreçten geçiyorsun.

Dediğin gibi, tüm bu şeylerin olageldiği bir zamanda çok çalışmaktasın. O nedenle, öğütlerimizden biri de – bu sadece sağduyudur – bu kadar çok çalışmamandır. Kendine daha çok zaman ayır. Bedenini, canlı enerjiler içeren, canlı özler içeren yiyeceklerle biraz daha iyi besle. Ama biz katı bir perhize girmen gerektiğini söylemiyoruz, ama eğer bedenin gerçekten yorgun hissediyorsa, canlı enerji içeren bir şeyler ye. Bir elma ya da salata ya da işlemden geçmemiş ya da pişmemiş bir şeyler. Bu sana enerji verir, hatta şeker gibi şeylerden de çabuk.

Ve eğer bedeninde bir tür rahatsızlık tezahür ettireceğine ilişkin bir korkun varsa, Çekim Yasası, bunu büyük bir olasılıkla gerçekleştireceğini söyler. Onun için, korkuna bir bakman gerekir. Onunla çalışman gerekir… gerçekten de, o korkunun neden orada olduğuna ilişkin sevgili dostumuz Rafa ile çalış. O korku neden şimdi yaşantına girdi, ve arkasında yatan enerjiler nedir? O korkudan nasıl geçip gidebilirsin? Çünkü eğer bedeninin nasıl tepki vereceğinden korkuyorsan, bedenine sahip çıkmıyorsun demektir. Onun seni sahiplendiğini düşünüyorsundur.

13.ŞAMBRA: Benimle bu konuda çalışabilirsen çok müteşekkir olurdum.

TOBIAS: Gerçekten. Bize izin verirsen, tüm enerjiler zaten mevcut. Ama şunu da anlaman gerekir, bunu senin yerine biz yapamayız. Ama biz sana sorular sorarız ve sen hâlâ belli şeylere tutunmayı sürdürürken ortaya çıkan inanç sistemlerine birlikte göz atarız. Biz gelip de sihirli bir değneği sallayarak onun olmasını sağlamayız. Bunu gerçekleştirebilecek tek kişi sensin. Ama biz seni dürteriz ve ittiririz ve bir dolu zorlu soru sorarız.

13.ŞAMBRA: Son sorum, bir torunum var (erkek) ve o inanılmaz. Ben ona çok aşığım. O bir kristal mi?

TOBIAS: Seni burada hayal kırıklığına uğratmak istemiyoruz ama, bunu sorarken kafanda belli bir beklentiye sahipsin. (bazı gülüşmeler) Ama bu sevgili varlığın daha önce Dünyada birçok yaşamı oldu, ve sen gerçekten de bu varlığı, diğer yaşantılarından tanıyorsun. Onun için, burada, Dünyada soyların olduğu gerçeği yüzünden, bu varlık o anlamda kesinlikle bir kristal değil. Bir indigo da değil, ama – nasıl desek – birçok çetin sınavdan geçmiş, hatta bazılarını seninle birlikte, ve bu çetin sınavların ötesine geçmeyi öğrenmiş çok sevgili ve değerli bir varlık. Böylece bu, bu sevgili varlık için daha çok bir özgürleşme yaşamı olacaktır.

13.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.

TOBIAS: Teşekkür ederim.

LİNDA: Bu kadar.

TOBIAS: Böylece Şambra, bağlantıyı kesmenin enerjilerini irdelediğimiz harika bir gün daha geçirdik birlikte. Yepyeni bir his sizi kaplarken bunun birkaç ay daha süreceği açıktır. O nedenle, olan biteni çok farkında olun. Daha önce de söylediğimiz gibi, hergün farklı bir şeyi farklı bir biçimde yapmak ev ödevinizdir. Belki önce tatlınızı sonra yemeğinizi yemek gibi. (Bir izleyici “Olur!” der ve kahkahalar yükselir) Ama ne yaparsanız yapın, her gün bir şeyi farklı yapmaya çalışın. Bu, belli kalıplara nasıl hapsolduğunuzu ve şeyleri nasıl yaptığınızı, hatta bu tarzları değiştirme korkusunu anlamanıza ve bu eski kalıpların bazısını kırmanıza yardımcı olacaktır.

Böylece, zamanın bir ay sonrasında yeniden toplanacağız. Bu arada, her zaman sizinle olduğumuzu anımsayın. Asla yalnız değilsiniz.

Ve öyledir.

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Print