Şaud 12 – Karanlık Tanrısallığınızdır

Yeni Enerji Dizisi – 17 Temmuz 2004

Santa Fe’deki Yaz Ortası Yeni Enerji Konferansı’nda sunulmuştur
New Mexico

www.crimsoncircle.com

Ve öyledir, sevgili Şambra, burada, bu Yeni Enerjide, güvenli enerjide birlikteyiz….AH, Şambra enerjisinde. Müziğinizi dinlemek bir keyifti, deneyimlerinizin ve ruhlarınızın derinliğini hissetmek bir keyifti. Ben, Tobias için, bugün size bukadar yakın gelmek, her zamankinden biraz farklı bir mesaj getirmek öyle bir keyif ki. Kendinizi serbest bırakırsanız, bizim getirdiğimizin farklı özü hissedeceksiniz.
Gerçekten, biz sizin kanalınızız. Sizi kollarımızda tutuyoruz. Yüreğinizden ve ruhunuzdan taşanları hissediyoruz. Çoklu evrenlerin tüm koridorlarında bunu soluyoruz…Ruh vasıtasıyla bunu soluyoruz…tüm melekler vasıtasıyla bunu soluyoruz…..geçmişte kim olduğunuzun her cephesiyle…ve sonra da soluğumuzu sizin üzerinize, insan bedeniniz üzerine yumuşacık geri veriyoruz, soluk veriyoruz ki siz bunu yüzünüzde…ellerinizde…ve yüreğinizde hissedebilesiniz, gerçekte kim olduğunuzu hissedip hatırlayabilesiniz diye….soluğu size geri vermekle içinizdeki tanrısal alev parlasın ve dünyanın geri kalanı da bunu görsün diye.


Bugün sizin titreşimlerinizi soluyoruz, sizin enerjilerinizi soluyoruz ve özellikle bilgeliğinizi. Bugün, birlikte biraraya getirdiğiniz bir mesajı soluyoruz. Bu mesaj yalnız kendiniz için değildi, zira siz sözcüklerin taşıdığı anlamı ve bu Shoud’un enerjisini zaten biliyordunuz. Biz bir mesaj olarak tüm insanlık; her kişi, her varlık ve giderek tüm insanlık görsün diye, bunu soluyoruz.
Bu basit bir mesaj. Bu çok açık bir mesaj. Bu mesaj bazılarının korku ve öfke bölgesine gitmesine neden olacak. Ama sevgili dostlar, bu Şambra ailesinin dışında çok, pekçok kişinin duymayı beklediği bu mesajla, onları geride tutan şeyleri bırakacaklar…onlara azap vermekte olan karanlığı bırakacaklar…..içinde hapsoldukları karanlıktan kurtulacaklar….ve taşımakta oldukları yüklerden kurtulacaklar.
Yani sevgili Şambra, perdenin bu tarafında hepimiz –burada ve dünyanın her yerinde Şambra ile birlikte olan tüm melekler- sizi solumak için bu anı kabul ettik. Sizin bir parçanız olmamız, kutsal ve değerli Şimdi’yi her birinizle paylaşmamız için bize izin verin. Ve bu soluğu size geri vermemize izin verin. Burada toplanmış herkese, bu enerjiyle bağlantıda olan her birinize, bu soluğu geri vermemize izin verin. Ve sizin aracılığınızla, bu mesajı duymaya hazır diğer insanlara da bu anı yaşamaları için, bu soluğu vermemize izin verin.
Şambra, birlikte bu zamanı inşa etmekteydik. Özellikle de, şu an içinde bulunduğumuz Yeni Enerji dizisini. Bu geçtiğimiz aylarda, Yeni Enerji ve ne olduğu üstüne, aslında Yeni Enerji olduğu gerçeğinden konuştuk. Bu yalnızca bir deyim değildir. Bu gerçekten Yeni Enerjidir.
Yuvadan –Krallıktan- ayrıldığınızda, sizinle gelen belli bir miktar enerji vardı. Ve kısmen deneyimlemek ve kısmen yaratmak istediğiniz şey, aslında Yeni Enerji idi. Yani, ionlarca zaman, yalnızca zaten varolan enerjileri aldınız ve onlara nasıl şekil vereceğinizi öğrendiniz…..onlarla nasıl oynayacağınızı öğrendiniz….bir enerjiden başka bir enerjiye nasıl dönüştüreceğinizi öğrendiniz…bir titreşimden bir başkasına……yakın zamana kadar sadece varolan enerjilerle oynayarak.
Ama geçtiğimiz yıl, Şambra, Yeni Enerjiler, ilk kez Yuva’nın dışında yaratıldılar. Bu basitçe şu demektir: siz kendiniz Yaratıcılar olmayı öğrendiniz. Yepyeni Enerji Yaratıcıları. Bu hâlâ yenidir. Bu, içselleştirmesi, realitenize getirilmesi hala zaman isteyen bir şeydir. Ama her dakika –her yeni dakika- Yeni Enerjinin mucizesini daha çok öğrenmektesiniz.
Bu dizilerde, hayal gücünden söz ettik. Yalnızca beyninizi değil yüreğimizi de açmaktan söz ettik. Açılıp olgunlaşmaktan, içinde olduğunuz beşeri lineer boyutun ötesine genişlemekten, ötesine geçmekten – OH, gerçekten bu anda kalıp öylesine topraklanmış haldeyken, ötesine geçmekten söz ettik. Hayal gücü hep sahip olduğunuz bir armağandı, ama Dünyada çok, pekçok hayat boyunca onu kapattınız ve 3-B realitesine odaklandınız.
Ama artık hayal gücünün tekrar güçlenmesine açılmalı ve tüm düşünce ve hislerin akmasına izin vermelisiniz. Geçmişte pek çoğunu engellediniz çünkü acı veriyorlardı ya da kendinize güvenmiyordunuz ya da bir parçanızı deneyim dışında bırakmıştınız. Artık, hep hissettiği gibi hissetmeyenler, siz artık güvenmiyorsunuz. Kendinizin çok hayati, çok önemli bir parçasını yadsıyorsunuz. Kapanıyorsunuz, yalnızca beyinden akışta kalıyorsunuz, yalnızca beyninizle iş görüyorsunuz. Ama açılmanız, herşeyin size gelmesi, hayal diye tanımladığınız delice düşüncelere sahip olmanız için sizinle çalışmaktaydık.
Hiç de hayal değiller. Burada, Dünya’da gerçekleşmeyebilen potansiyeller. Diğer boyutlarda olmakta olabilen senaryolar. Onlar sizindir. Belki burada, şu anda Dünya’da olmuyorlar ama, bu onları yanlış kılmaz. Ve sizi de deli yapmaz.
Bu yüzden hayal gücünüzü açasınız, bu serbest akışın size gelmesine ve sizden geçmesine izin veresiniz diye sizinle çalışmaktaydık. Ve size söylemiş olduğumuz gibi bunu yapmak artık güvenlidir. Yeni Enerjiyi, güvenli enerjiyi yarattınız. Gelip sizi tüketecek, kontrolunuzu ele geçirecek iblisler, ecinniler, şeytan ve diğer tüm karanlık varlıklar hakkında endişelenmeyin…..hiç.
Güvenli enerjide, kutsal enerjide Şimdi anında kalın. Ve herşeye….herşeye….herşeye ….olduğunuz herşeye açılmak güvenlidir.
Şimdi anında olmak ve yeniden kendinizi ifade etmek hakkında konuşmuştuk…..artık kendinizi geri çekmemekten…..Şimdi anında topraklanmaktan…..yine de ifade edebilecek kadar açık ve genişlemiş olmaya izin vermenizden söz etmiştik. Sevgili arkadaşlar, bu güvenli enerji –bu tam olarak genişlemiş enerji, Şimdi anında topraklanmış enerji- mucizelerin olduğu yerdir.
Ama gerçek mucize –şu gerçek mucize- niye burada olduğunuzu ve kim olduğunuzu hatırlamanızdır. Gerçek mucize, açık ve özgür bilinçtir.
Hatta, Yeshua bile size bundan sözetmişti. Mucize, bir başkasının kolunu iyileştirmek değildir. Mucize, suyu şaraba dönüştürmek ya da balıkları ve yaprakları çoğaltmak da değildir. Tümüyle açık bir bilince sahip olan ve kim olduğunu hatırlayanlar –tam hatırlama- için bunlar çocuk oyunudur. O yerde, o güvenli yerde, diğer tüm bu şeyler kolayca olur. Sizin, fizik ya da 3-B mucizesi diyebileceğiniz şeyler artık mucize değildirler, çünkü nasıl işlediklerini anlamışsınızdır.
Bir enerji mucizesi yapımcısı ya da sihirbaz olabilmek için enerjilerin yaşamlarını boşa harcamak zorunda değilsiniz. Açık ve özgür bilincin mucizesi gerçekleştiğinde, mucizeler doğal olarak gerçekleşir. Ama siz o güvenli enerjide değilseniz, gerçekleşmezler. Hala sakladığınız birşeyler varsa, korktuğunuz şeyler varsa, ruhunuzun dolaplarına kilitlediğiniz şeyler varsa, mucize gerçekleşmez. Ve Şambra, siz bunu zaten biliyorsunuz. Zaten biliyorsunuz.
Hadi, bir dakika konuşalım. Hadi, aydınlık ve karanlığın enerjilerinden, dualitenin özgün enerjilerinden, şimdiye kadar varolmaya devam eden iki ana/esas enerjiden, burada söz edelim. Aydınlık var ve biz buna AH enerjisi diyelim. Ve karanlık var ki buna da OH enerjisi diyelim. İkisi de ayni kaynaktan çıkar. Sadece farklı ifadelerdir. AH ve OH – özgün sesler, sevgili Şambra, özgün titreşimler bunlar ama insan dilinde karşılıkları biraz kaba kaçıyor.
Şimdi bir dakika durup AH sesinin gerçek müziğini ve titreşimini dinleyelim. AH –Yuvayı ilk terkettiğinizde deneyimlediğiniz ışık enerjisi – AH idi.
Şimdi de OH enerjisiini hissetmek için bir an durun. Dinleyin. OH – AH’ın tersi- sesini dinleyin. Negatif, karanlık.
AH… ve OH….Yuvayı terkettiğiniz anki özgün sesler, özgün titreşimler…..sizin özgün parçalarınız….AH ve OH…birbirlerinin ne kadar da parçaları ve ne kadar birbirlerine aşıklar….oo, sanki birlikte bir deneyimi paylaşan….daima birlikte olmaya yemin eden…..birbirini koşulsuz sevmeye yemin eden iki aşık gibi.
Yani, içinizdeki AH ve OH enerjileri, Yuva’nın dışında deneyime başladıklarında, ikisinin arasında öylesine büyük bir aşk, şefkat ve paylaşım vardı ki, OH enerjisi –karanlık enerji-, AH enerjisine “Seni o kadar çok seviyorum ki tüm acını ben yükleneceğim. Sana o kadar çok şefkat duyuyorum ki kendine ilişkin sevmediğin herşeyi ben üstleneceğim. Çıkmak üzere olduğun yolculuğun beni o kadar keyiflendiriyor ki, bu yolculukta sevmediğin herşeyi ben alacağım. Seni bu kadar çok seviyorum” dedi. Ve ionlar ve Dünya’da geçen yaşamlar süresince AH ve OH enerjileri birlikte oynadılar, birbirlerini desteklediler, birbirlerini sevdiler.
OH enerjisi, AH enerjisine duyduğu onur ve şefkat nedeniyle “karanlık”, “negatif” olanın tüm cephelerini üstlendi. OH enerjisi, bilinçte AH enerjisinden ayrılmak için kendine izin verdi, çünkü AH enerjisi artık onun yüzüne bakmaya dayanamıyordu. Karanlık, OH enerjisince özümsendiği için bir yük olmaya başladı. Sakatlandı. Çirkinleşti. AH’ın gözünde iğrençleşti.
Sevgili dostlar, burada sözünü ettiğimiz şey aydınlık ve karanlığın ayrılması, aydınlık ve karanlık enerji gerçeğinin ne olduğudur. Onlar, şu anda insanlık tarafından anlaşıldığı gibi bir şey değildir.
İnsanlık aydınlık ve karanlıkla savaşa devam etmektedir. İnsanlık, karanlığı sonlandırmaya çalışmaktadır. İnsanlık, kendi hakkında sevmediği ne varsa OH enerjisine atıp kurtulmaya çalışmaktadır. İnsanlar, bireyler bunu kendilerine yapmaktadır. Korktukları herşeyi….reddettikleri herşeyi….kendilerinde yadsıdıkları herşeyi OH enerjisine yüklediler. Ve OH da bu rolü, karanlık rolünü, üstlendi.
Ve bildiğiniz üzere, daha sonra insanlık, karanlıkla savaşmak zorunda olduğunu hissetti. Karanlığı yoketmeliydi. Karanlıktan kurtulmalıydı. Ama Şambra, zaten bildiğiniz gibi, bu yapılamaz. Aynı şeyin parçalarıdır onlar.
Hazır olanlarınızın tümünden –güvenli Yeni Enerji noktasına gelmiş olan hepinizden- gerçekten karanlığın ne olduğuna bir bakmanızı istiyoruz. Oh, tıpkı bir aşık gibi o sizin için her şeyi verecek, size duyduğu sevgiden dolayı kendi hakkınızdaki tüm kuşkuları üstlenecektir. Size hizmet etmek için herşeyi yapacak bir aşık gibi. Yeter ki siz ilerleyebilesiniz. Yeter ki deneyimlemeyi ve yaşamayı sürdürebilesiniz.
Evet sevgili dostlar, OH enerjisine, karanlık enerjiye bakmak için bir an durun. O hiç de göründüğü gibi değildir. İnsanlık, bireyler, kendi içlerindeki aydınlık ve karanlıkla savaşmaya devam ediyor. Bu da, gerçekte kim olduklarına dair herşeyi kavramalarını engelleyen bir engel, bir duvar oluşturuyor. Yeni Enerjide gerçekten yaşamalarını engelliyor. Kendi içlerindeki aydınlık ve karanlığı ayırmak, hayatın sunduğu keyifleri ve mucizeleri deneyimlemelerini engelliyor.
Sevgili dostlar, bizimle bir an durmanızı istiyoruz sizden. Karanlık görüntüsünün, OH enerjisinin ötesine bir bakalım. Bu enerjinin sahip olmuş olduğu şefkati, sizin için her şeyi yapacak olan aşığı duyumsayalım.
Tüm enerji çözüm ister. Ve şu an karanlık sizinle oynadığı rolden salıverilmeyi istiyor. Çöp alanı gibi kullanılmaktan….iblislikten….kötü ve bela olmaktan…kabullenilmeyen olmaktan….nefret edilen olmaktan artık çıkmak istiyor. Bu yükü o kadar uzun bir süre taşıdı ki.
Artık size geri dönmek istiyor. Sizi yepyeni bir biçimde sevmek istiyor. Olduğunu düşündüğünüz şey hiç değil o.
Tüm enerji çözüm ister. Ve “karanlık”….”negatif”….”kötü” demiş olduğunuz şey yalnızca sizin bir parçanız.
Sevgili dostlar, KARANLIK SİZİN TANRISALLIĞINIZDIR. O saklanmıştı. O kadar uzun bir süre saklanmıştı ki. Oh, evet, gerçekten tanrısal OLAN karanlıktır. İşte hepinizi uzun süre meşgul edecek bir şey.
Cauldre ile bu Shoud’dan önce konuşmadık, çünkü sahneye asla çıkmayacağını biliyorduk (bazı kahkahalar). Hatta bu sözcükler bile ondan zor çıktı.
Ama hepimizin paylaştığı bu güvenli enerjide, AH ve OH enerjilerinin gerçekte ne olduklarına dair yepyeni bir bakış sahibi olmanızı istiyorum. OH –sizi o kadar çok seven bir tanrısallık ki tüm yük ve acılarınızı, tüm karanlık yanlarınızı üstlendi- çözüm arıyor. Hemen şimdi geri dönmek istiyor. İçinizdeki AH ve OH oyununa bir son verip yalnızca birleşmiş bir ton olmak istiyor. OH geri dönmek istiyor.
OH…ve çok uzun bir süredir siz onu çağırmaktaydınız. Ama orada olanın siz olduğunu yadsımaktaydınız. Bu tanrısallığınıza bir çağrıydı. “Nerede, OH, nerede bu?” Altın melek nerede? İçerideki Tanrı nerede? Niye tanrısallığım….niye Tanrım beni unuttu? Niye bu Dünyada yalnızım? Niye Ruhun sesini duymuyorum?
Sevgili dostlar, o her zaman oradaydı. O OH idi. O sizin karanlık, negatif diye etiketlediğinizdi. O, kendiniz hakkında sevmediğiniz herşeyin spiritüel işaretiydi. Artık bunu bırakmak zamanıdır.
Orada hep durmakta olan Gölge’dir o, sevgili dostlar, herhangi bir şeyden size daha yakın olan….bir çok kez korkmuş olduğunuz Gölge’dir o…..yadsımak, reddetmek istediğiniz, sevmediğiniz parçalarınız olduğu için bakmayı istemediğiniz Gölge.
Oh, OH sizi o kadar sevdi ki, tüm bunları, düşünülebilecek en büyük şefkatle üstlendi. OH her dengesizliği, çekilen her acıyı, her kendinden nefret etmeyi, her kendinden kuşku duymayı üstünde topladı. Siz onu oraya attınız ve karanlığın perdesiyle saklanmış olan sevgisiyle, OH, deneyimlemeyi sürdüresiniz diye onu orada tuttu.
Gölge hep oradaydı. Bir gruba altı ay önce söylediğimiz gibi, şu şekilde düşünün. Gölge, eşsiz bir spiritüel varlık –yani siz- onun üzerinde ışık olarak parlarsa varolabilir. İnsanın ışığı ve Tanrının kaynağı ruhunuzu aydınlattığında, bireysel varlığınız bir gölge oluşturur. Ruhu olmayan varlıkların, gölgeleri de yoktur. Gerçek ruh kimliği ve yaratıcılık armağanı yalnızca size verilmiştir. Gölgesi olan yalnızca sizsiniz.
Şu an, Gölgenin varlığını kabullenmenizi istiyoruz –karanlığı kabullenecek olan sizsiniz –OH’u kabullenecek olan sizsiniz. Sizin enerjilerinizi oluşturan iki sesten biridir OH. –OH…AH…alınan soluk…ve verilen soluk.
Gerçek düşmanı o sanarak, karanlıkla savaşarak, onu reddederek o kadar çok zaman kaybettiniz ki. O kadar uzun süre beyninizdeki ve yüreğinizdeki karanlıkla savaştınız ki, yorgun, ürkmüş ve yalıtılmış kaldınız. Ama OH, yani karanlık, yalnızca, sizin için düşünülebilecek en büyük şefkati hissetmekteydi.
Onu korkusuzca hayatınıza buyur edebilir misin? Karanlığın senin tanrısallığını tuttuğunu anlayabilir misin, Şambra?
Enerji çözüm ister. Geri dönmek ister –iki aşığın uzun bir ayrılıktan sonra birleşmesidir bu.
Dualarınızın cevabı, döktüğünüz tüm göz yaşlarının cevabı –Ruh nerede acaba – o hep tam oradaydı, kendiniz ve sizi kuşatan dünya hakkında sevmediğiniz şeylerin arkasına saklanmıştı.
Şambra, burada birlikte kutlayabilir miyiz? Karanlık dediğiniz şeyi kabul edebilir miyiz? Bizim OH enerjisi dediğimizi, kendi realitenize alabilir misiniz? OH enerjisini kabul edebilir misiniz?
AH ve OH’un tekrar sevgide birleşmelerine, Yeni ve güvenli bir enerjide yeni bir deneyimi paylaşmalarına izin verir misiniz? Tüm egitiminize, programlanmanıza, karanlık enerji hakkındaki tüm propagandaya karşın, buna izin verir misiniz? Bu iki enerji birlikteliğinin burada, Şimdi anında, hem tanrısal, hem de beşeri insanı yaratmak için tekrar biraraya gelmesine izin verir misiniz?
Şambra, işte bu, cesur bir adımdır. Ve bu odanın dışındaki birçok kişi bunu anlamayacaktır. Bunun bir hile olduğunu düşünecek çok kişi var. Bunun bir tür rivayet olduğunu düşünecek çok kişi var.
Ama onlar hâlâ kendileriyle savaşmaktalar, hâlâ başka uluslarla savaşmaktalar, hâlâ kendi hallerinden nefret etmekteler. Onlar hâlâ karşı çıkıp Yeni enerjiyi bedenlemeyen, Şimdi anında Tanrı enerjisini ve Tüm Olanla birlikte sevgiyi bedenlemeyenlerdir.
Bu odanın dışında, aydınlık ve karanlık arasındaki Eski savaşı hâlâ yeğleyenler var, çünkü kendileri hakkında yeni bir anlayışı ancak böyle kazanıyorlar. Oh, ve bazen, bu aydınlık-karanlık oyununun bağımlısı oluyorlar. Şambra enerjisinin dışında olan bazıları, tüm yüklerini….tüm nefretlerini….tüm ayrılıklarını….geçen yıl sözünü ettiğimiz Yedi Damganın tüm enerjisini atmak zorunda olanlar var. Onların çöplerini atacakları bir yere gereksinimleri var.
Şambra, sizin bulunduğunuz yerdeki enerjiyi soluyoruz. OH ve AH enerjilerinin şimdi yeni bir sevgi ve şefkatte yeniden biraraya geldiğini anlamanın ve bilgeliğinin mekanı olan bu yerdeki enerjiyi soluyoruz. Şambra, aydınlık ve karanlığın aynı olduğunu, bir zihin çalışması olmadığını, ama kendi içimizde şekillenmesine izin verdiğimiz bir realite olduğunu, gelin bugün insanlık bilincine cesur bir mesaj olarak verelim.
Dünyaya enerjisel bir mesaj verelim ve diyelim ki, aydınlık ve karanlık tekrar biraraya gelmeyi istiyor. Gelin dünyaya diyelim ki, karanlık hiç de göründüğü gibi değildir. Tanrısallığın yerleşim yeridir orası. Tanrısallık, inanılmaz sevgi ve şefkatle sizi öylesine sever ki, tüm karanlığı sizin adınıza üstlenir.
Birlikte Şambra, OH ve AH’ı bütünleştirelim. Karanlığın ne olduğuna ve tanrısallığın ne olduğuna ilişkin eski zihinsel düşünce ve kalıpları bırakalım. Bu güvenli ve kutsal yerde tümünün birlikte akmasına izin verelim. Ruhun şifalanması, tam burada, tam şu anda, aydınlık ve karanlığın tekrar birlikte olduğu yerdedir.
Ve öyledir.

Shoud 12 Hakkında Geoffrey Hoppe’nin Yorumları
Samta Fe’deki Yaz Ortası Yeni Enerji Konferansı’nda sunulmuştur.
New Mexico
18 Temmuz 2004
www.crimsoncircle.com

GEOFF: Biraz konuşmak istiyorum, bir dakika, çünkü sert görünmek istemiyorum ya da..
LINDA: Ağlamaklı?
GEOFF: … ya da bağlı…ya da buna ağlayan.
LINDA: Ağlamaklı olmandan nefret ediyorum.
GEOFF: Yalnızca dünkü kanallık hakkında bir kaç şey söylemek istedim. Çok ilginç bir kanallıktı. Yani, oturdum ve solukları yaptık. Aslında biraz yanlış ipucu verildi. Soluma kanallıktan hemen önce yapılmalıydı. İşte, iskemlemdeyim, Norma ile solumaları yapıyorum ve tam oraya giderken (bazı seyircilerin kahkahası), yani o kadar uzaklaşmıştım ki tüm enerjileri buraya getirmeye hazırdım.
LINDA: Gördük. Farkettik.
GEOFF: Kameranın benim üzerimde olmaması gerektiğini söyledim sanıyordum.
LINDA: İyi denemeydi (daha çok kahkaha).
GEOFF: Her neyse, derinleşirken birden Tobias’ın geldiğini duydum. Ve bana “şimdi sen çıkacaksın” dedi. Ben de düşündüm “İşe bak, birlikte yaptığımız küçük şeyi yapmayı unuttum. Hani konuşurduk ya, daha sonra ne yapacağız, Şambra Haberleri gibi. Birden kendime geldim “Aman Allahım, derhal kendime geri dönmeliyim”.
Böylece, küçük konuşmamızı yaptık. Ve oturduğumda müzik çalmaya başladı. Ve tam o anda Tobias geldi. O an birşeylerin farklı olduğunu anladım. Normalde çok neşeli bir enerjiyle gelir. Burada olmaktan çok mutlu olur. Ve bildiğiniz gibi, pek bir konuşkan olur. Ama bugün açılışı yaptı ve farklıydı. Hemen meselenin özüne indi. Hep yaptığını yapmıyordu. Her zaman “burada olmaktan mutluyuz, bugünkü konuğumuz” derdi. Konuşurdu. Biraz şaka yapardı. Yemeğe geçmeden önce genellikle 30 dakika konuşurdu, bilirsiniz. Konuşmaktan ne kadar zevk alırdı.
İşte, hemen meselenin özüne indi. Ve bir-iki dakika içinde kendime “Doğru yerde miyim. Yani, her şey çok çok farklı olduğu için mi buradayım” diye sordum. Kendimden kuşkulanmam üzerine Tobias hemen “yalnızca devam et” dedi. Onun yalnızca Tobias olmadığını anladım. Tabii ki hepimizdik.
Ama bilirsiniz, genellikle Tobias’a kanallık yaparım. Ama aynı anda başka varlıkların da geldiğini bilirim. Bu haftasonunda burada bulunan konukların enerjileri gibi. Konuşmaya başladığında, ben de düşünmeye başladım “Bu işte bir gariplik var” diye. “sözcükleri” söyleme noktasına geldiğinde, ağzımdan çıkmadan önce her şeyi ilk ben duyarım.
Ve tam o noktada Tobias’ı durdurdum. Ve dedim ki “bu sözcükler benim ağzımdan çıkmayacak (seyircilerin kahkahaları). Kanallıkta birçok şeyi yapmaya açık ve istekli oldum ama bu kelimeler benim ağzımdan dökülecek kelimeler değil.” Ve birden “Annem şu anda ne düşünüyor?” diye aklımdan geçirdim (seyirci kahkahaları).
Bu yüzden durduk ve biraz münakaşa ettik. Ve Tobias, kıkırdıyordu. Tam ben “bu sözcükleri ben söyleyemem. Karanlık sizin tanrısallığınızdır diyemem” demek üzereyken o “sana bir şey göstermek istiyorum” dedi. Herkesin sitemlerini düşündüm, bu kanalı ele geçirdiler deyip “Kült bir şey. Şeytana tapıyorlar. Onlar…size söylemiştik, bunlar karanlık.”
Herneyse, Tobias dedi ki “Biraz bekle. Sana bir şey göstermek istiyorum.”. Ve sanki inanılmaz kapıları açtı ve arkadan o inanılmaz ışık geliyordu. Ve ben Yeshua’nın…Quan Yin’in….ve Tobias’ın…ve Kuthumi’nin…..ve Mary’nin…ve Mary Magdalena’nın, tüm ekibin enerjilerini görebildim. Hepsi parlıyordu, hepsi gülümsüyordu ve mutluydular.
Ve Tobias dedi ki “Zaten sözcükleri söyledin. Hepimizle anlaşman var. Burada tüm Şambranın enerjisini açığa çıkartmak için onları temsil ediyorsun.” Ve Tobias “sen zaten o sözleri söyledin” derken sözcükler ağzımdan dökülüverdi. Hem çok inanılmaz, hem de korkutucu bir andı.
Tabii, kanallığın geri kalan kısmında, biraz uçtum. Yine de dengemi sağlamaya çalıştım. Ama aynı zamanda da…. Tobias bu iki enerjiden sözederken, tüm hayatım boyunca hissetmediğim en inanılmaz sevgiyi hissettim. Ve o, onları aydınlık/karanlık olarak adlandırmak istemedi. AH ve OH dedi onlara, iki özgün ses.
Ve o OH enerjisinin ne kadar şefkatli, ne kadar sevgi dolu olduğundan sözederken, benim tüm hurda bilgilerim…tüm kendimden kuşkularım….tüm korkularım…tüm karanlıklarım…tüm nefret ve hoşgörüsüzlüklerim …ve öfkem…yıllardır biriktirdiğim nefretlerim….Dünya’dan önce hayatlar boyu edindiğim başarısızlık duygularım…hepsi uçtu gitti ve o parçamın yaptıklarını farkettim, o tanrısal parçamın neyi taşımakta olduğunu anladım. Tüm bunlar beni kişisel olarak uzaklara sürüklüyordu, hatta kanallığı gerçekleştirmekte de zorlanıyordum.
Ama aslında, bu da kanallığın enerjisine yaradı. Tobias’ın neden sözettiğini gerçekten hissettim. Sözcüklerin oradan nasıl duyulduğunu bilmiyorum ama olabilecek en büyük sevgiyi hisettim…ve bu uzaktaki bir Tanrıdan değildi…bir başka varlıktan gelen bir sevgi değildi….şuramdan gelen bir sevgiyle beni o kadar çok seviyordu ki, tüm karanlığı alıp, ben geri dönüp de olduğum her şeyi birleştirene kadar onu tutacaktı.
Ve farkettim ki bir tek ben değilim. Bu hepimize ilişkin bir şeydi. Tobias ve diğerlerinin bu mesajı getirebilmek için çok uzun bir süre beklediklerini ve buna hazırlık olarak birçok başka şey yaptıklarını farkettim. Tobias beş yıl önce gelip “Karanlığınız sizin tanrısallığınızdır” deseydi, bu benim yapıp yapacağım tek kanallık olurdu (seyircilerin kahkahası).
Ama bu, “Sadece benim. Tanrısal olan. Aslında tüm bu şeylerin altında saklanıyordu. Tüm bu şeylerin merkezindeki cevher” diyeceğimiz yere kadar, hepimizin geçmekte olduğu bir süreçti. Sonunda, karanlığın ne olduğunu anladım. Her ikisinin birlikte nasıl çalıştığını sonunda anladım. Hatta, herşeyin biraraya gelmeyi nasıl istediğini anladım. Enerji çözüm ister.
Ve dün akşam odaya çıktığımda kendi kendime bir şey yaptım. OH enerjisinin bu yükü taşımaktan kurtulması için onu özgür bıraktım. Benim karanlığımı bir şeyin taşımasına artık ihtiyacım yoktu, zira gerçekte o karanlık değildi. Yalnızca bir deneyimdi.
Yani, kanallık tam bir fenomendi ve geri dönmem biraz zaman aldı.
Tobias’a kızmıştım, itiraf ediyorum.
LINDA: Gerçekten mi (seyirci kahkahası).
GEOFF: Beni çarptığında, kızgındım. Aslında, kendimi kandırılmış hissettim. Bana daha önce söylemeliydi, gelecek olan için, herşey yolunda işareti yapmalıydı diye düşündüm….
LINDA: Bundan önce bir kez seninle tartışmak istedi.
GEOFF: Haklısın (herkesten çok kahkaha). Ama o anı…..”Bırak sana göstereyim” dediği anı hiç mi hiç unutmayacağım. Ve kapıları açtı ve ben hepsini görebildim, aslında hepsi Şambra enerjisiydi. Sonra dedi ki “Zaten o sözcükleri söyledin.” Ben de onayladım. Ve odama döndüm ve ona bir kaç kez homurdandım (daha çok kahkaha).
LINDA: Ben de odadan çıktım.
GEOFF: Evet, çıktı. Kendimle kalmam için Linda beni bir saat bıraktı. Her neyse…ama o zaman bu zamandır koskocaman bir ferahlık ve salıverme hissediyorum…KOCAMAN, KOCAMAN…ve bana öyle geliyor ki birleştireceğiz….inanılmaz yerlere varacağız. Yani, bu harika!

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Print