Şaud 8: “Kim Olduğuna Sahip Çık”

Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe

Kırmızı Çembere sunulmuştur
5 Nisan 2008
www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org

Ve öyledir, sevgili Şambra, bu güvenli kutsal alanda yeniden biraraya geliyoruz. Ben bu ânı sizlerle bir Şambra grubu olarak birlikte olmak için, ama aynı zamanda da hepinizle tek tek ve çok kişisel olarak birlikte olmak için kullanıyorum. Her zamanki gibi, ben Tobias için bu saygın Yeni Bilinç işçilerine konuşmak bir onur. Gerçi burada olup da sizi eğitmem bir onur olduğu kadar biraz da komik, çünkü gerçekte öğretmen olan sizlersiniz.

Benden yolculuğun bir yerinde, zaten bildiğiniz şeyleri anlamanıza ve hatırlamanıza yardım etmemi istediniz. Bu yürüyüşü sizinle birlikte gerçekleştireyim diye, benden öbür tarafta kalabildiğim kadar kalmamı istediniz. İçinden geçtiğiniz, ama bilinçli olarak farkında olmayabileceğiniz şeyleri anlamanızı sağlayabildim. Benden, sizinle ilgili notları almamı istediniz. Bilincinizin ve yolculuğunuzun belgeleyicisi olmamı ve zaman zaman, içinden geçtiğiniz şeyleri, neden burada olduğunuzu ve potansiyellerinizin aslında neler içerdiğini anımsatmamı istediniz, ki ben de bunu yapıyorum.

Saint Germain, Kuthumi, ben Tobias, ve hatta Kuan Yin bile sizden daha muhteşem değildir. Biz yalnızca öbür taraftayız. Biz, insan durumu denen bu şeyin bu kadar derinine dalmış değiliz. Onun derinliklerine sizin daldığınız kadar dalmadık. Siz kesinlikle içindesiniz. Onu her düzeyde hissediyor ve deneyimliyorsunuz, ve bizden sadece olduğunuzu düşündüğünüz kişi olmadığınızı arada bir anımsatmamızı istediniz. Siz, sınırlı/kısıtlı bir insan değilsiniz. Zaten önünüze serilmiş bir yazgıya sahip değilsiniz, ve hatalar yapmıyorsunuz. Siz şimdiye kadar hiç olmadığı gibi deneyim topluyorsunuz, ama hata yapmıyorsunuz.

Şimdi bu Şaud’u başlatalım… ve bu Şaud’a başlamadan önce şunu da söylemeliyim, biz çok uzun zamandır birlikte çalışıyoruz, Tien Tapınakları zamanından bu yana, Yeshua zamanından önce başlayan ve Yeshua zamanına kadar gelen bir süreçte, tarihler boyunca birlikte çalıştık. Ben her yönden size çok yakın ve bağlı hale geldim. Geceleri toplanıyoruz, birlikte Yeni Dünya’da çalışıyoruz, Şambra Hizmet Merkezine gidiyoruz, bazen bireysel olarak, bazen de bir grup olarak.

Sam kanalıyla yakında Dünya’ya geri dönecek olmam biraz garip bir durum, sizlerle öylesine yakın bir işbirliği içinde çalıştık ki. Bu değişecek. Bugünden sonra bir yılı biraz aşan bir zamanım var, ama birlikte çalıştığımız yüzyılların, yılların ve deneyimlerin sayısını göz önüne alacak olursanız, sanki bu zaman çok hızlı geliyor.

Biraz gönülsüz olduğumu söylemek zorundayım, ve sizinle şunu da paylaşmam gerek – bunu Cauldre’yla bile paylaşmadım – öyle zamanlar oldu ki, size duyduğum şefkat ve her birinize olan ilgim, Dünya’ya geri gelme, Sam’le birlikte olma seçimimi yeniden gözden geçirmeme neden oldu. Kulübemde kendi başıma oturmuş, “Belki de burada kalmam daha iyi olur. Belki de, orada Sam olarak sizinle birlikte olmak yerine, şimdi yaptığım gibi diğer alemlerden sizinle çalışmayı sürdürmek daha iyi olur” dediğim zamanlar oldu. Ve bazen, size belki de (bu yoldan) daha fazla hizmet edebileceğimi düşündüğüm zamanlar oldu.

Sonra… sonra duruyor ve ister inanın ister inanmayın ama, insan biçiminde bir melek olmanın özgürlüğünü ve güzelliğini ve sevincini düşünüyorum. Kendi ruhsal benliğim için olduğu kadar, bana katılmaya ve Şambra’ya katılmaya gönüllü olanlar için de gerçekleştirilebilecek iyiliği düşünüyorum. Ve insan olmanın, başka bir insana dokunabilmenin, Şambra’yla biraraya gelebilmenin ve birkaç şarkı söylemenin ya da birkaç öykü anlatmanın, bir kadeh şarabın ve çok, birçok kahkahanın keyfine varabilmenin güzelliğini düşünüyorum – ve o zaman (bu düşünce) karşı konulamaz bir hal alıyor. Geri gelmem gerekiyor. (kahkahalar)

Sizin bildiğiniz ve benim de bildiğim başka nedenler de var – ama bunları Cauldre’nın ağzından söylemeyeceğim – ama yeniden Dünya’da olmayı çok arzulatan nedenler. (yoğun kahkahalar, Tobias güler) Ama bunu (Dünya’ya gelmeyi) düşündüğümü bildiriyorum size. Bu seçimi düşündüm. Birlikte ne güzel bir yolculuk yapıyoruz.

Sizden iki tane ev ödevi yapmanızı isteyeceğim. Birini şimdi söylüyorum, ve diğerini de birkaç dakikaya kadar söyleyeceğim, ama şimdiki şu; bu gece, ne yapıyor ya da nerede olursanız olun, ister gece olsun, ister bu oturumumuz bittiğinde sizin için sabah olsun, bir an durun ve kendiniz için kutlama yapın ve yaptıklarınız, gerçekleştirdikleriniz için kutlama yapın. Biliyorum, o bilinç çalışmasının önemi bazen gözünüzden kaçıyor, çünkü direkt ve belirli bir fiziksel tezahüre sahip değil. Hatta, şu anda bilinen yöntemlerle bilinci ölçmek bile zor. Çalışmalarınızın genel olarak insanlık üzerindeki ve tüm alemlerdeki melekler üzerindeki etkisini, oturduğunuz yerden görmek zordur.

Bu gece bir şekilde kendiniz için kutlama yapın. Şöyle güzelce bir gülün ya da ağlayın, bazılarınızın buna ihtiyacı var. Kendiniz için genelde yapmayacağınız bir şey yapın. Hatta bir süre nefes bile alabilirsiniz, ama kendiniz için kutlama yapın.

Güvenli Alan

Bu Şaud’a girerken, iki şey yapmak istiyoruz. İlki, bu güvenli alanı yaratmak ve sonra da onurlandırmak. Güvenli alan belki de – eh, aslında kesinlikle – din ve psikoanalizden sonraki en büyük buluştur. Yaratılmasına hepinizin yardım ettiği güvenli alan, çok basit bir kavramdır. Zor olması gerekmez. Çok basit olabilir…. öhö öhö… (Tobias Linda’ya doğru başını sallar, kahkahalar) Saint Germain benden bugün sana zorlu bir gün yaşatmamı istedi! (Linda, “evet duydum, teşekkür ederim” der.)

Güvenli alan, bilinçle ilgili öylesine güzel bir basitliğe sahip olan bir kavramdır ki. Güvenli alana izin verdiğiniz zaman, kendiniz için onu yarattığınız zaman ya da bir grup yarattığı zaman, gerginliği/gerilimi yatıştırır. Sizi savunmaya hazır olmaktan korur. Sizi kaygılanmaktan ve meraktan ve kuşku duymaktan korur. Ve güvenli alanda, enerjilerin doğal yeniden-dengelenme yetisine izin verebilirsiniz. Onu her yerde, her zaman yaratabilirsiniz. Sıkıntılanmanız gerekmez. Onu zorlamanız gerekmez. Onu yalnızca seçersiniz. Sonra da derin bir nefesle onu gerçekliğinize getirirsiniz.

Şimdi birlikte güvenli alanı seçelim, ama bugün, onu kendi bilinciniz için seçin, farkındalığınızın güvenli alanı, sizin için.

Derin bir nefes alıp da güvenli alanı seçerken, ve biz bunu bir grup olarak birlikte yaparken, sizin tamamınızın size katılmasına izin verin. Biz burada fazla açıklama yapmayacağız, ama – tamamınızın – burada olması, güzel ve basit bir Kuthumi kavramıdır. Sadece Şambra yanınız değil; biliyoruz, birçoğunuz bugünkü toplantıya yalnızca Şambra veçhenizi davet etti. Peki sizin tümünüzü buraya davet etmeye ne dersiniz – pek de kutsal olmayan yanınızı, çok insanca ve insan olduğu için çok sinirlenen yanınızı, geçmişinizin tüm veçhelerini ve yarın ve sonraki gün ve sonraki gün seçeceğiniz tüm potansiyellerin veçhelerini – derin bir nefes alın ve kendinizin tamamını, tümünü, bu güvenli alana davet edin.

(duraklama)

Şimdi bu güvenli alanda, belki de lazerle yapılan ameliyatlardan sonraki en muhteşem şeyi çağıralım. Biz ona Bayrak Teknolojisi diyoruz. Bakın, siz çıkmış şu bilinç çalışmasını gerçekleştirirken, aynı zamanda insan olma çalışmasını da gerçekleştiriyor, başka insanlarla etkileşimde bulunuyordunuz. Ama siz insanca-olmayan enerjilerle de etkileşim içindesiniz, meleksel varlıklarla etkileşim içindesiniz, ve Yakın Dünya alemlerine sıkışıp kalmış, yakalanmış varlıklarla da etkileşim içindesiniz.

Başka insanların duygu ve hisleriyle öyle ya da böyle uğraşıyorsunuz. Yaptığınız budur. İş olarak üstlendiğiniz budur. İşiniz, bir idareci ya da bir hemşire ya da bir şifacı olarak yaptığınızı düşündüğünüz şey değildir. Sizin şu anki işiniz, bilincin gelişmesine yardım eden biri olmaktır, ve bunu yaparken, her türlü farklı düzeylerdeki enerjilerle etkileşimde bulunursunuz.

Bu enerjiler ve bu bilinçler, deyim yerindeyse, sizin mekânınıza ya da alanınıza gelirler. Bedeninize ve zihninize – bilincinize – gelirler, çünkü açıksınızdır, çünkü hissediyorsunuzdur. Ve o nefesi alıp da onları salıverseniz bile, geride biraz da olsa size yapışan bir tortu, bir kalıntı ya da enerjisel toz hep kalır. Şimdi bu güvenli alanda, onu çabasızca salıvermek için – bedeninizi temizlemek, bilincinizi, zihninizi temizlemek için – Bayrak Teknolojisinin özünü kullanabilirsiniz. Bu yalnızca bir seçimdir.

Bedeniniz, zihniniz, ruhunuz, gnost’unuz – hepsi, nasıl yeniden-dengeleyeceğini ve yenileyeceğini biliyor. Ama özellikle burada birçoğunuzun geçen ay onu bedenine aldığını görüyorum. Siz şimdi bilinçle nasıl baş edeceğinizi çok daha iyi öğreniyorsunuz, ama bedeniniz hâlâ bu dışsal enerjileri ve dengesizlikleri toplamak ve onlara tutunmak, onları depolamak eğiliminde.

Onun için, şimdi derin bir nefes alalım ve bedeninizin doğallıkla yenilenmesine izin verin.

(duraklama)

Derin bir nefes alın.

(duraklama)

Görüyor musunuz, zihin oyunları oynamanız gerekmiyor, sadece bedeninize izin vermeniz gerekiyor. Siz kendinizi nasıl arındıracağınızı, nasıl dengeleyeceğinizi zaten biliyorsunuz. Bazılarınızın içinde küçük enerji kalıntıları var, sanırım buna dişinizin çürümesi gibi diyebiliriz. Bunu bırakmak zamanıdır. Bazılarınız onu kemiklerinizde, birçoğunuz hayati organlarınızda depoluyorsunuz. Bu öyle çok büyük oranlarda değil, korkmanıza gerek yok. Toksik düzeyde değil.

Derin bir nefes alın ve bırakın bedeniniz bu dengesizliklerin tümünü kolaylıkla ve doğallıkla salıversin.

(duraklama)

Birçoğunuz, üşütme ve grip ya da hatta alerji dediğiniz şeyler kapıyor ve bunlar için çok kaygılanıyorsunuz, bedeninizde ne var diye merak ediyorsunuz. Belki bedeniniz, bir üşütmenin ya da bir gripin ya da bu tür herhangi bir şeyin de, bedeninize almış bulunduğunuz kalıntıları salıvermenin doğal yolları olduğunu biliyordur. Ama siz hemen kendinizden kuşku duyuyorsunuz. Neden hastalanan bir spiritüel varlık olduğunuza şaşıyorsunuz. Siz hasta değilsinizdir. Arınıyorsunuzdur.

Arınma sürecine, nefes almanın yanısıra çok yardımcı olan bir başka şey de, saf/arı, katıksız su içmektir. Arı su, bazı kalıntıların – örneğin derinizdeki bazı kalıntıların – temizlenmesine yardımcı olur. Birçoğunuz, son zamanlarda kaşıntılar, hafif döküntüler deneyimliyorsunuz. Su, bunların atılmasına yardım edecektir, ama en önemlisi, yenilenmesi için bedeninize izin vermektir.

Şimdi bunu yapalım. Derin bir nefes alın.

(duraklama)

Bırakın o dengesizliklerin, kirliliklerin bazısı aksın gitsin.

(duraklama)

Bazısı enerjisel olarak akıp gidecektir, yani fiziksel olmayan bir yoldan eterik düzeylere geri salınacaktır. Bazısı bedenin kendisi tarafından temizlenecektir, ve siz bedenin ne tür yollardan temizlediğini biliyorsunuz, onun için bu işlemi durdurmaya kalkmayın. Onunla mücadele etmeye çalışmayın. Bu doğaldır… doğaldır.

Bu alanda, yenilenmesi için bedeninize izin verebilirsiniz. O, bunu arada bir yapmanızı hak ediyor; yalnızca güvenli bir alanda gevşeyin, sadece bir an için durun, kendinizin tüm o fiziksel ve bilinç veçhelerine yeniden-dengelenmeleri için izin verin.

Siz orada çok zor bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz, insanların genel olarak bugün bulunduğu noktanın ötesine geçen, meydan okuyucu bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. Birkaç yara, birkaç bere almanız şaşılacak bir şey değil; siz bazı artık enerjileri topluyorsunuz. Onları burada silkip atmak zamanıdır.

Derin bir nefes alın.

(duraklama)

Bugünün Konukları

Bugün buraya getirmek istediğimiz birkaç konuğumuz var. İlki, Kristal Çocuklardan oluşan küçük bir grup – daha belirleyici olursak, yedi varlıktan oluşan bir grup. Bunlar, çok, çok yakında buraya gelecek varlıklar. Onlar fiziksel bedenler üstlenecekler. Sizinle birlikte Yeni Dünya’da araştırıp inceleme çalışmaları yapıyorlardı, ve – buraya gelmekte olan çok, birçok varlığı temsil eden – bu küçük grup, bu fiziksel gerçeklikte sizinle çok direkt bir deneyimi paylaşmak üzere geliyor. Onlar, sizin enerjinizi hissetmek için geliyorlar, bir beden içinde olmanın neye benzediğini hissetmek, bir zihne sahip olmanın ve herşeyden de çok, kuşkuya sahip olmanın neye benzediğini hissetmek için geliyorlar.

Onlar, kuşku denen bu çok garip ve tuhaf bilinç virüsünü anlamak istiyorlar. Geliyor ve gözlemliyorlar. Onlardan hiç bir şey saklamanız gerekmiyor. İnsanların kuşku duymaları çok yaygın – doğal olmasa da çok yaygın.

Onlar gözlemlemek için, sizinle birlikte olmak için geliyorlar, ve birkaç gün etrafınızda olmak istiyorlar. Gözlemledikleri ve hissettikleri şeyleri alıp, Yeni Dünya’da, ve buraya gelmeden, Dünya’da bedenler üstlenmeden önce “monatlık”ta (Saint Germain’in Rüya Yürüyüşü Doğum kursunda sözünü ettiği, doğumdan önceki enerjisel “tüp”) araştırma yapanlara geri götürecekler. Onlar sizi rahatsız etmeyecek, bir dolu soru sormayacaklar, sadece duyumsamak istiyorlar.

Bugün buraya getirdiğimiz bir başka konuğumuz daha var. Derin bir nefes alın ve tahmin etmeye çalışmadan bu enerjiyi yalnızca hissedin.

(duraksama)

Bugün getirdiğimiz konuk, epey bir zamandır buraya gelmeyi talep edip duruyordu. Doğrusu onun daha önce de Dünya üzerinde enkarnasyonları oldu. Ve o aslında yine Dünya’da enkarne olmuş halde, ama onun çok ünlü veçhelerinden biri, bu zamanı paylaşmak, Şambra’dan bir şey öğrenmek için, onu potansiyel olarak özgür kılacak, ve bir dolu başkalarını da özgür kılacak bir şeyi öğrenmek için bugün buraya gelmek istiyor.

Bugünkü konuğumuz… bazılarınız belki garip kokular, özellikle de puro kokusu duyumsuyor ya da kokluyor olabilir… Dr. Sigmund Freud. Dr. Freud – bu veçhe – özellikle, bizim Yeni Bilinç dediğimiz şeyi gözlemek için geliyor.

Şimdi, Dr. Freud, çoğunuzun bildiği gibi, 1800’lerin ortalarında doğmuş ve 2.Dünya Savaşından hemen önce intihar etmişti. Dr. Freud temel olarak psikoanaliz denen şeyin kapılarını açmak için gelmişti. Dr. Freud o yaşamında çok akılcıydı – fazlasıyla zihinde olan, hislerine pek önem vermeyen biriydi – ve Dr. Freud’un bu yanı, türlü nedenlerden ötürü ona çok sıkıntı verdi ve çok, çok azap çektirdi. Öncelikle, kendini iyileştiremediğini hissetti. Dünya’dayken, analiz gibi, ve geri gidip çocukluğa bakmak gibi, özellikle de çocukla anne ve baba arasındaki, ve ailenin diğer üyeleri arasındaki ilişkilere bakmak gibi, ve analizi gençlikte olan şeylere odaklamak ve çocuğun diğer insanlarla nasıl ilişki kurduğuna odaklamak gibi, çok parlak – o zamanlar için – muhteşem düşüncelere ve fikirlere sahipti. Psikoanaliz çalışmasına öncülük etti, ve bu bugüne kadar hâlâ Dünya üzerinde kullanılıyor.

Ama Dr. Freud kendini zihinsel olarak da iyileştiremeyince – çünkü evet, sonraları kanepeye yatırdığı insanlara empati duyabilmek için kendini zorlu bir eğitimle terbiye etti – ama fiziksel bedenini iyileştiremedi, ve bu yüzden başarısız olduğunu hissetti. Sonunda, intihar ederek kendi yaşamını aldı. Bedeninden çıkıp giderken sevinç ve doyum hissetmedi, ve aslında bunalımdaydı, fiziksel rahatsızlıklarına teslim olarak onların kendisinden daha güçlü olduğunu sandı, ve öğrettiklerinin bir çoğunun, çağdaş psikolojinin birçok prensibinin, belki de yanlış olduğunu sandı.

Öbür tarafa geçtiğinde, tahmin edebileceğiniz gibi, hemen yakın alemlere gitti. Ve yakın alemlerde, sizin şimdi psikopat diyebileceğiniz çok varlık vardır. Bunlar, yalnızca zihinsel olarak değil, aynı zamanda spiritüel olarak da rahatsız olan varlıklardır. Ve o kendini yakın alemlerde buluverdi, öteye geçmiş olup da büyük acılar çeken ve işkence gören, hâlâ zihinde olan ruhlarla dolu o yanıltıcı psikopat koğuşları diyebileceğiniz – akıl hastanelerinde – buluverdi.

Dr. Freud oraya gitti ve sanki aynada kendi yaşamına bakıyormuş gibi hissetti, başarısız olduğunu hissetti, çünkü karşılaştığı birçok varlık onun kanapesinden geçmişti. Onları öbür tarafta görmek, ona gerçekten kendi cehennemini yaşattı. Onlar üzerinde başarısız, yetersiz olduğunu hissetti, ve ayrıca, eğer Dünya’daki çalışması, onun başlattığı psikoanaliz türüyle devam edecek olursa, daha çok, birçok insanın Yakın Dünya psikopat koğuşlarına gitmesine neden olacağını hissetti.

Sıkıntı ve keder içinde Dünya’da dolandı durdu, bir hortlak gibi, taa ki sonunda, çok da uzun olmayan bir süre önce, yardım isteyene dek. Bu arada, her enkarne olmamış ruh – her kaybolmuş ruh – yardım çağrısında bulunabilir. Bunu yaptığında, Dr. Sigmund Freud olan – zihinsel olan, analitik olan, kendi egosuna, kendi kimliğine odaklanmış olan – Dr. Sigmund Freud kimliğinde kapana kısılmış olan – o yanını teslim etti. Teslimiyeti, varlıklarla kuşatılmış olduğunu görmesini sağladı; Dünya’da gerçekleştirdiği çalışma yüzünden onu seven varlıklarla ve meleksi varlıklarla kuşatılmıştı, çünkü o, bilincin değişmesine yardım etmişti.

Öylesine bir kendinden-kuşku-duyma halindeydi ki, tam anlamıyla kendi enerjisini tüketiyordu. Kendi çalışmasına koyduğu sınırlar yüzünden büyük pişmanlıklar içindeydi. Çocukluğa geri dönmenin ötesine geçmiş olsaydı ve gerçek ya da fiziksel ana-baba figürlerine odaklansaydı; ve aslında bunu başka bir düzeye taşıyıp da ana-babayı anlasaydı, anneye rağmen, babaya, çocuğa rağmen – benliğe rağmen – onları veçheler, insanı ve zihinsel durumları aşan veçheler olarak anlasaydı; çocukluğun ötesine geçerek geçmiş yaşamları, şimdi sizin Aspektoloji, geçmiş yaşamınız olarak bildiğiniz şeyleri tartışıp, bu yaşamdaki kendi yaratıcı yanlarınıza odaklansaydı; buralara girseydi, belki de bugünkü bilincin doğasını tümüyle değiştireceğini, içindeki bir düzeyden biliyordu.

Dr. Sigmund Freud kendinden kuşku duyuyor. O nedenle biz onu şimdi, bu kavramı anlayan insanları görmesi için Kırmızı Çembere getiriyoruz. Bakın, o bunu daha derin düzeylerde biliyordu, bunu hissediyordu, ama bunu açıkça tartışmaktan korkuyordu. Dr. Freud, Aspektoloji sorunlarını ve geçmiş yaşam sorunlarını ve fiziksel-olmayan gerçekliklerin sorunlarını, Benliğin bir dolu çok-boyutlu doğasıyla ilgili sorunlarını tartıştı. O bunları zaman zaman birkaç kişiyle tartıştı, ama emsallerinden sıyrılıp ortaya çıkmadı. Ders verdiği üniversitelerde bunları dile getirmedi, ve üzerinde çalıştığı hastalarda iddialı psikoanalizinin sınırlarını aşmadı. Bu yüzden, onun bu yanı çok üzgün, çok bunalımda. Onun bu parçası kaybolmuş bir halde dolanıp durdu.

Şimdi, onun başka bir parçası şu anda yeniden Dünya’da enkarne olmuş halde. Bunun, şimdi Dünya’da olan fiziksel varlık için yarattığı çatışmayı tahmin edebilirsiniz. O, bu kederi ve bunalımı hissediyor. Kuşkuyu hissediyor, ve bilinçle ilgili herhangi bir şeye bulaşmanın tehlikesini hissediyor.

Dr. Freud’un kimliği şimdi İsviçre’de yaşayan ve bir fabrikada çok sıradan sıkıcı bir işte çalışan genç bir adam. Büyük bir açılma arzusu duyuyor. İş arkadaşlarının kendi yaşamlarındaki durumlarla ilgili konuşmalarını her duyduğunda, konuya atlayıp, onlarla çok daha fazlası olduğunu paylaşmak istiyor. Çok daha fazlası. Sizin temel spiritüel prensipler diyeceğiniz – kolay, basit prensiplerin bir varlığı tam anlamıyla yepyeni bir bilinç düzeyine fırlatabileceğini (paylaşmak istiyor), ama kendinden kuşku duyuyor. O aslında, Sigmund Freud denen o veçhenin kuşkularını hissediyor, o yüzden de konuşmuyor, bundan söz etmiyor.

Kendini sınırlıyor, ve o sınırlama içinde de kendi cehenneminde yaşıyor. Daha derin bir düzeyde, daha derin düzeylerde bir şeyin gerçek olduğunu bildiğinizi, ama bunu paylaşmadığınızı, ifade etmediğinizi hayal edebilir misiniz – ah evet, edebilirsiniz, değil mi? Bir şeyin böylesine derin ve tümüyle gerçek olduğunu bilmek, ama korku yüzünden ve kuşku yüzünden kendini tutmak, söylememek. İşte bu, cehennemi yaşamaktır. Her türlü engeli oluşturmak zorundasınızdır. Kendinizi sınırlamak için kandırmak zorundasınızdır. Ve işte Dr. Freud’un ve şu anda Dünya’da bulunan varlığının yaptığı tam olarak budur.

Dr. Freud, belki de duvarlarında bir takım ünvanları ya da dereceleri asılı olmayan bir insan grubunu görmek için burada konuk olarak bulunuyor, ve şu anda diyor ki, “Belki de bu iyi bir şeydir.” Zihnin ya da bilincin mekaniğini öğrenmek için üniversiteye gitmeyen insanlar, çünkü hiç bir üniversite şu anda gerçekten o – ‘yetki vermeyen’ üniversiteyi gerçekleştiremiyor.

Dr. Freud, gözlemlemek ve sizlerden öğrenmek ve belki de kendini özgürleştirmek, artık o kuşkuyu ve o kederi beraberinde taşımamak için burada bulunuyor. O sizde, kendi içinde hissettiklerini görüyor. Veçhe denen şeyler var. Ruh denen bir şey var. Ana-baba veçheleri ille de biyolojik anne ve baba anlamına gelmeyebilir. Gençlikte olan şeyler, özellikle de cinsellikle ilgili şeyler, bir virüstür, hata değil. Ve bu virüs, o basit kendini sevme eylemiyle temizlenebilir.

O nedenle bir an için, her birinizden, kalplerinizi ve bilincinizi Dr. Freud’a açmanızı istiyorum. Ona acımanızı değil, kim olduğunuzu ona göstermekten başka bir şey yapmanızı değil, çünkü ona kalplerin kalbini gösterirseniz, onun, yeni bir bilincin olduğunu – olduğunu – anlamasını sağlarsınız. Ve bunun üzerinde çalışan bir grup insanın olduğunu, ve bugünkü psikoanalizin, onun oluşturduğu prensiplerle sınırlanmasının gerekmediğini, genişleyebileceğini, anlamasını sağlayabilirsiniz.

Ve belki de Dr. Freud’un bu şekilde özgürleşmesi, kendini kendi yaşamı içinde kapatmış olan o insan enkarnasyonunun, verecek, sunacak onca şeyi varken bir fabrikada çalışan, ama kendinden böylesine kuşku duyan o enkarnasyonunun da özgürleşmesine yardım edecektir. Belki, yaptığı şeyden hiç de mutlu olmayan bu fabrika işçisini özgürleştirecek ve dünyadaki Şambraların yanında yer almasını sağlayacaktır. Belki Dr. Freud’un şu anki enkarnasyonu Şambra’ya katılacak ve bir öğretmen olacak ve kendini kendi gerçeğine açarak bunu başkalarıyla da paylaşacaktır.

Dr. Freud bir süre buralarda takılabilir, sizlerle birlikte kendine gelebilir. Bizim taraftan birkaç melek ona eşlik edecek, Charles Dickens’in “Scrooge – Cimri” öyküsünde olduğu gibi. O, gözlemlemek istiyor, ne yaptığınızı, nasıl yaptığınızı görmek istiyor, ve ev ödevinizi nasıl ele aldığınızı görmek istiyor. Biz ev ödevinizi erkenden veriyoruz, ve sonra onu yeniden hatırlatacağız.

Bugünün Ev Ödevi

Sevgili Şambra, derin bir nefes alın.

Ev ödeviniz çok basit. Ama basit derken, “zorluklar içermiyor” anlamında değil. Basit, zihninizden çıkıp da sadece yapacak olursanız gerçekten oldukça basittir, anlamına geliyor. Basitlik, karmaşıklığı/zorluğu da içerebilir, eğer o tür bir insansanız. Basit, kolay ve pürüzsüz olabilir ve şeylerin çok, çok verimli gitmesini sağlayabilir. Ya da basit… basit… uzun ve karmaşık ve ıstıraplı ve zor ve meydan okuyan bir sürecin/işlemin sonundaki son adım anlamına gelebilir. Ve o sürecin/işlemin sonuna varır ve “Ama yanıt pek basitti” dersiniz. (Tobias güler)

Ev ödeviniz çok basit. Önünüzdeki 30 gün içinde en az dört kişiye kim olduğunuzu söyleyin. Onlara bir Yeni Bilinç Öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Onlara, şu anda Dünya’da bulunan ve gelişmek isteyen diğer insanlar adına potansiyellerin açılmasına ve genişlemesine yardımcı olan bir yüksek bilinç varlığı olduğunuzu söyleyin. Onlara bunları söyleyin – dört kişiye. Bunu ağzınızda gevelemeyin. (kahkahalar) Saçma sapan konuşmaların arasına sokuşturmayın. (Linda, “Uyanık olmaları gerekir mi?” diye sorar, izleyiciler ve Tobias çok güler) Bunu, söylediğiniz şey hakkında çok net ve çok bilinçli olduğunuzda yapın, çünkü, sevgili Şambra, saklanmaktan vazgeçmek zamanıdır. Mış gibi davranmaktan, yapar gibi görünmekten vazgeçmek zamanıdır. Daha ileriye gitmediğine, kendini açmadığına pişman olan Dr. Freud örneğini kullanın. O, başkalarının ne düşüneceğine takılı kalmıştı. Kendi dereceleri ve üniversitede kalabilme hakkı ve statüsü ve bu gibi şeylerle öylesine meşguldü ki, kendini açmadı, ve bu, ruhunun inanılmaz işkenceler çekmesine neden oldu.

Bu gelecek ay, dört kişiye kim olduğunuzu söyleyin. Özür dilemeyin. Bunu tanımlamaya kalkmayın. Eğer akılcı olursanız, hemen durun, derin bir nefes alın. Çok açık, net olun. Onlara, bir yeni bilinç öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Ve, “Hangi okula gittin?” diyecek olurlarsa, onlara Şambra’nın bir parçası olduğunuzu söylersiniz. Bu, kendi içinde, yeni bilincin okuludur. Onlara deneyimlerinizin ve referanslarınızın, hatalardan ve başarılardan oluşan çok, birçok yaşamdan geldiğini söyleyin. Onlara, bunu seçtiğiniz için bir yeni bilinç öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Bunun bir başkası tarafından bahşedilmesi gerekmediğini, bunu seçtiğinizi söyleyin. Onlara, şu anda kendiniz adına yaşamın tadını çıkartmak için, yaşamın sevinç ve sevgi dolu olabileceğini başkalarına göstermek için bu gezegende bulunduğunuzu, ve daha fazlasını duymak isteyecek her insan için şu anda Dünya’da bulunduğunuzu söyleyin. Bu kadar basit. Ev ödeviniz bu! (Tobias kıkırdar)

Eğer önünüzdeki ay dört kişiyle karşılaşmıyorsanız, herhalde sandığınızdan da derinlerde saklanıyorsunuzdur. Dükkanda, satın aldıklarınızı paketleyen tezgahtara söyleyin. (kahkahalar) Havaalanında sizinle birlikte sırada bekleyen birine söyleyin. Parktaki bir çocuğa söyleyin. Köpekleriniz ve evcil hayvanlarınız sayılmıyor. (kahkahalar)

Gelecek ay bunu dört kişiye söyleyin, çünkü, sevgili Şambra, siz bir nedenden ötürü buradasınız – çünkü bunu seçtiniz. Tam olarak yapmakta olduğunuz şeyi yapmak için buradasınız, ama şimdi, gölgelerin arkasından çıkmak zamanıdır. Bunu, o engelleme hissini ya da sinir bozucu şeyi, kendi içinizde hissedebiliyorsunuz. Bunun neyle ilgili olduğunu biliyorsunuz. Hepinizin nereye gittiğini biliyorsunuz. Bilincin ne olduğunu biliyorsunuz. Bunların tümünü biliyorsunuz, ama kendinizi geri tutuyorsunuz. Biz bir dakikaya kadar bundan söz edeceğiz, ama şimdi günün konusuyla ve ayrıca Dr. Freud’u içeriye davet etmekle devam edelim.

Bilinç Ölçümü

Geçen ay, Dünya üzerindeki bilinci ölçme zamanıydı. Bu, düzenli olarak yapılıyor ve Kryon denen grup tarafından gerçekleştiriliyor. Şu anda Dünya’daki insanların kanallık yaptığı varlıkların çoğu da bu işleme katılıyor. Bu ölçümün tam olarak nasıl yapıldığını tanımlamak zor, ama bu, insanlık bilincini hissetmek, ya da Saint Germain’in diyeceği gibi, insanlık bilincinin derinliklerine dalmaktır. Ve varlıkların her birinin derinlere dalıp da bulgularının toplanmasına bilinç düzeyinde izin vermesi, bir ölçüm türü yaratır.

Ve bizim taraftaki ölçümler ille de rakkamlarla yapılmaz, biz elektronik aletler ya da metreler kullanmayız. Bu, sizin spektrum ya da tayf aralığı diyeceğiniz şeyle gerçekleştirilir. Bu bir ışık aralığı türüdür ama, sizin bildiğiniz ışık aralığında değildir. Ve bu spektrum ya da tayf, insanlık bilincinin nerede olduğunu anlamamızı sağlar, böylece öbür tarafta bulunan bizler, bilince hizmet etmek için neye ihtiyaç duyulduğunu anlarız.

Bilinç ölçümü, bilinci desteklemek üzere uygun enerjiler içeriye sürülebilsin diye, ya da tarihteki bazı durumlarda olduğu gibi, içeriye sürülmesin diye yapılır. İnsanların ihtiyaçlarını ve arzularını karşılamak amacıyla enerjileri içeriye getiren, getirip götüren, onları eski ve çok, çok yeni kapılardan geçiren meleksel varlıklar var. Bu bilinç ölçümü artık oldukça düzenli bir biçimde yapılır oldu. Öbür taraftaki melek düzenleri tarafından çok, çok yakından takip ediliyor, ve sonra da enerji uygun olarak içeri giriyor.

Dünya üzerinde yapılan bilinç ölçümünün meleksel alemler üzerinde ve fiziksel olmayan alemlerdeki bilinç ve enerji hareketleri üzerinde de etkisi vardır. O nedenle, çok, çok büyük bir önem taşır. Bu sanki… siz Dünya’da ekonomi raporları, sendikaların, derneklerin, şirketlerin durum raporlarını hazırlıyorsunuz. Şeylerin ne durumda olduğunu anlamanıza yardım etsinler diye tüm o farklı ölçümleri yapıyorsunuz. Biz de bu tarafta yapıyoruz.

Az bir… çok, çok kısa bir tarihçe: Bilinç ölçümünde, Yeshua zamanında yapılan bir değerlendirme var; bu Yeshua yüzünden değil, zamanlama açısından yapıldı. Yeshua zamanında, yaklaşık 2.000 yıl önce, Dünya üzerinde yaklaşık 200 milyon insan vardı. Ve o zamanlar oluşturulan bilinç değerlendirmesi birdi – 1 rakkamı. Ben şimdi burada insana ait terimler kullanıyorum. Bu zamandan önce ise 1 rakkamının bir bölümüydü, kesiriydi. Örneğin, İ.Ö. 600 yıllarındaki bilinç ölçümü yaklaşık .81’di. “1” rakkamının önemi, bir üçlemenin, benliğin farklı veçhelerinin olduğunu bilinçli bir düzeyden anlamaktan kaynaklanıyor – birincisi, insan veçhesinin farkındalığı, ikincisi, insanın tanrısal doğasının farkındalığı ve üçüncüsü, herşeydeki tanrısal doğanın farkındalığı. Ve yaklaşık 2.008 yıl önce insanlık bilinci şu bilince ulaştı: insan vardı, herşeyin bir ruhu vardı ve bir de tanrısal kısım vardı, gerçi benliğin tanrısal kısmının, insandan fazlasıyla uzaklaştırılmış olduğu da düşünülüyordu. Bu (bilincin bu noktaya ulaşması), 1 değerlendirmesinin yaratılmasını sağladı.

Şimdi ilginç olan şu ki, bu 2.008 yıl boyunca yaptığımız tüm ölçümlerde, bilinç ölçümüyle, sizin takvim yılları diyeceğiniz şey arasında çok direkt bir ilişki vardı. Böylece, yaklaşık 1000 yılında, bilinç ölçümü de yaklaşık 1.000 idi. 2007 yılında, insanlığın bilinç ölçümü yaklaşık 2.007 idi. Bu önemlidir, çünkü böyle bir gelişime ya da modele/şablona sahip olmalıydı. Biraz aşağı düştüğü ya da biraz yukarı çıktığı zamanlar oldu, ama genelde takvim yıllarını izledi, ve bu hiç de tesadüf değildir.

Bilincin doygunluk noktası yaklaşık 2.000 idi – ölçüm sayısı 2.000. 2007’de, insanlık bilinci tam anlamıyla bir uç noktaya ulaştı, ki bu da 2007’de yeni bir potansiyel anlamına gelen bir kuantum sıçraması yarattı. Ve tabi siz bunu Kuantum Sıçraması etkinliğimizden de biliyorsunuz.

Zaman içerisinde nüfus genelde bilinçten daha hızlı büyüdü. Şimdi, bu 2008 yılında geçenlerde yaptığımız bilinç ölçümü, 2.008 idi. Ancak nüfus, bilinçten çok daha hızlı büyüdü. İkibin yıl önce Dünya üzerinde – yaklaşık – 200 milyon insan vardı. Şu anda Dünya üzerinde – yaklaşık – 6.5 milyar insan var.

Bu, bilinçte ilginç bir dinamik yaratıyor, ve şimdi Dünya’da bulunan bu daha büyük nüfusu karşılayabilmek amacıyla, potansiyeli buraya getirmek, bilinç genişlemesini şimdi buraya getirmek, önem kazanıyor. Biz burada şunu söylüyoruz; Dünya’nın bilinç ölçümünün 2.008 puan olmak yerine, daha büyük bir hızla büyümesi gerekir, çünkü nüfus daha hızlı artıyor.

Şu an bildiğiniz haliyle Dünya – yani fiziksel Dünya kadar elektromanyetikler, manyetikler, Yeryüzü kapıları ve Dünya’yı oluşturan tüm diğer yapılar – Dünya’nın şimdilerde geçerli sistemleriyle yaklaşık 10 milyar insan kaldırabilir. Siz şimdi 6.5 milyardasınız. Geçerli büyüme hızı ve potansiyeller temel alındığında bu 10 milyar sayısına yaklaşık 2033’lerde ulaşılacak. Ve bu, sevgili Şambra – hesabı yapabilirsiniz – yaklaşık 25 yıl ediyor. Yirmibeş yıl, neredeyse hepinizin yaşamında göreceği bir şeydir.

Şimdilerde yumuşak bir biçimde Gaia’nın üzerinden alınan ve insanlara verilen sorumlulukla birlikte, Dünya’nın kendini sürdürebilmesi için, bilincin de genişlemeyi sürdürmesi, ama bunu daha büyük bir oranda yapması gerekir. Daha büyük bir nüfusu desteklemek amacıyla yeni teknolojilerin devreye girmesi gerekir, ya da bir anlamda kendi kendine hallolan durumlarda, nüfusun belli bir noktanın ötesine geçmesine izin verilmeyecektir. Ya da, tahmin edebileceğiniz gibi, salgın hastalık, büyük doğal yıkımlar gibi şeylerle nüfusun daha mantıklı düzeylere geri çekilmesinin potansiyelleri ortaya çıkacaktır. Ben burada dramatik olmak istemiyorum, alarm zilleri çalmıyorum. Şu anda Dünya’daki bilincin… bilincin daha hızlı büyümesi gerektiğini söylemeye çalışıyorum.

İnsanlar genel olarak buna hazırlar. Çok, çok hazırlar. Geçenlerde bilinç ölçümünü yaptığımızda, potansiyelleri de ölçtük. Bu, meydana gelen gerçeklikle doğrudan uyum içinde değildir ama biz potansiyelleri de ölçeriz, ve şu anda Dünyayı kuşatan daha fazla potansiyel kapasitesi var – ama sorun da bu. Onlar yalnızca fizikseli değil, Dünya’nın bilincini de kuşatıyorlar. Buraya getirilmiyorlar. Öylece limanda tutuluyorlar.

İnsanlar şu anda, genel olarak, yeni yanıtlar arıyorlar. Kendi içlerinde yeni bir şeyler arıyorlar, ama yanıtlar için nereye gideceklerini bilmiyorlar. Engellenmiş haldeler, sinir içindeler, ve herşeyden öte, kendilerinden kuşku duyuyorlar. O yüzden de kendilerini geri tutuyorlar, ve kendilerini böyle geri tuttukları zaman, teknoloji gibi şeylerin, tıp ve şifa gibi şeylerin, Dünya üzerindeki yiyecek gibi şeylerin yeni potansiyelleri de engelleniyor. Bu şeylerin bir gerçeklik haline gelmesi engelleniyor. Ve bu da sonuç olarak şu anda genişlemek isteyen bilinci genişlemekten alıkoyuyor. Ve bu, Dünya’nın gelecekte bazı zorluklarla karşılaşmasına da neden olabilir. Anımsayın, şu anda Dünya – geçerli teknoloji, yakıt kullanımı temel alındığında, bilincin kendisi temel alındığında, tüm bu faktörler temel alındığında – yaklaşık 10 milyarı destekleyebilir.

Şu an, zaten varolan, zaten durup duran bu potansiyelleri açmak zamanıdır. Bu sanki malzemeyle dolu devasa bir kargo alıp da depoya kaldırmak, çivileri bile sökmeden kasa ya da sandıklarda tutmak ve orada oldukları gerçeğini tümüyle görmezden gelmeye benziyor. Şu an yeni enerji için muazzam potansiyeller var, ve insanı bu potansiyelleri eline almaktan alıkoyan Dünya’daki bir takım komplolar değildir. Petrol şirketleri değildir. Petrol şirketleri yeni enerjiye sahip olmaya bayılırlardı, çünkü ondan nasıl kazanç sağlayacaklarını anında öğrenirlerdi. Onlar bundan korkmuyorlar. Buna kucak açarlardı, ama tıkanıp kalmış haldeler, çünkü bir anlamda bilinç tıkanıp kalmış halde.

Tüm malzemeler, deyim yerindeyse, bir depoda duruyorlar. Dünya’nın genel gerçeklik potansiyeline teslim edildiler ama kullanılmıyorlar. Insanlar şu anda, derin bir düzeyde, sizin anladıklarınızı anlamak istiyor. Sizin öğrendiğiniz şeyleri öğrenmek istiyor. Dünya üzerindeki sadece bu tek yaşam varlığından ve sonra cennet ya da cehennemden daha büyük, daha muhteşem bir şeyin olduğunu bilmek istiyorlar. Sizin kendiniz için öğrendiğiniz o basit şeyleri anlamak istiyorlar – seçim gibi şeyleri, derin bir nefes almak gibi şeyleri, kendini sevmek gibi şeyleri – bu çok, çok basit kavramları. Ama kim onlara bunları anlatacak? Kim kendini açacak? Eh, bu Şambra olacak.

Geçen ay Şambra’nın bilincini ölçtüğümüzde, o bilinç 3.000 olarak hesaplayacağınızın üstünde çıktı. Şambra, sıradan insana göre çok daha yüksek bir bilince sahip, çünkü insan benliğinin olduğunu fark ediyorlar… kendi insan benliklerinin farkındalar, bu ilk öğrenilen temel şeydir. Şambra, siz, şeylerdeki daha yüksek, daha büyük güç diyeceğiniz şeyin farkındasınız. Bir Tanrı’nın olduğunu, bir sevginin olduğunu ve bir akışın ve birleşik bir bilincin olduğunu fark ediyorsunuz. İnsan durumunun ötesinde bir şeylerin olduğunu.

Ayrıca bir tanrısallığın olduğunu da fark ediyorsunuz. Sizin tanrısal bir kısmınız olduğunu, ama daha da ötesi, onun siz olduğunu fark ediyorsunuz. O, öldükten sonra karşılaşacağınız bir altın melek değil. O, sizin bir yerlere saklanmış ve keşfetmede zorlanacağınız bir parçanız değil. O, şu anda bu gerçeklikte sizinle olmak istediğini ve olabildiğini fark ettiğiniz parçanızdır. Başlı başına bu bile, anladığınız diğer muhteşem şeyler de eklenince, bilincinizi 3.000’in epey üzerine çıkartıyor.

Şimdi, bu sayıları kötüye kullanmadığınızdan emin olmak istiyoruz, çünkü tekrarlıyorum, bizim tarafta rakkamlar yoktur. Bu, bizim ışık ya da farkındalık dediğimizin spektrumundadır.Ama biz size sadece muazzam bir bilince – bilinç derken farkındalık anlamında – sezgi ve farkındalığa sahip olduğunuzu göstermeye çalışıyoruz, ve herşeyden de çok kendinizle ilgili; ve sonra kendinizin tüm diğer yanlarıyla olan ilişkinizle ilgili; ve insanlıkla ve meleksel alemlerle ilişki içindeki yanınızla olan ilişkinizle ilgili (farkındalığınızı/bilincinizi göstermeye çalışıyoruz). Sizin bilinciniz güzel bir şey ve oldukça da yüksek.

Siz şimdi diyorsunuz ki, “Sevgili Tobias, bu harika. Kulağa hoş geliyor, ama…” Bir an için geri gideyim. Bilinci nasıl ölçeceğini anlamak isteyenler için bu aslında oldukça basittir. Biz, iyi bir bilinç ve teknoloji temeline sahip olan bazılarınızdan rica edeceğiz. Bu çok basittir. İnsanlık bilincini mi ölçmek istiyorsunuz, bir arı su bileşimi kullanırsınız, başka bir deyişle, mekanik olarak ya da herhangi bir başka yoldan damıtılmamış su, örneğin kaynak suyu, doğrudan yerden çıkan ya da yağmur sularından gelen bir su. Bu suyun aşağı yukarı bir ya da iki litresini kullanın, İnterneti alın ve – İnternetten gelen belli titreşimler, belli enerjiler vardır – elektrikli aletlerinizin bazısıyla birlikte ve biraz da sezgiyle, bilinci ölçmenin yolunu çabucak bulabilirsiniz.

İnternet şu anda insan bilincini temsil ediyor. Birçok insan İnternete girmese bile, o, kolektif kaynak olma eğiliminde. İnternette istediğiniz web sayfasına girebilir – epostadan (emailden) söz etmiyoruz, web sayfasından söz ediyoruz – ve anında insanlığın bilinci ve onun tüm katmanlarıyla bağlantı kurmuş olursunuz. Birkaç elektrikli alet kullandığınızda, bunu ölçebilirsiniz.

Kendi bilincinizi de aynı yoldan ölçebilirsiniz. Yine, saf/arı suyla kendi özünüzün bileşimi, uygun bir cihaz – ben burada fazla ayrıntıya girmek istemiyorum – ama bağlanıp bilincinizin nerede olduğunu ölçebilirsiniz. Gerçi Şambra’nın hemen koşup bunu yapmayacağını biliyorum, çünkü siz bunu kendi içinizde biliyorsunuz.

Kuşku

Böylece Şambra, şu muazzam bilince, muazzam farkındalığa sahipsiniz, peki şu anda neler oluyor? Olan şu; kuşku devreye giriyor, ve kuşku çok zor ve meydan okuyan bir şeydir. Kuşku, sevgili Profesör Freud’umuzu yiyip bitiren şeydir. Kuşku, sizi engellemiş olan şeydir.

Şimdi, ilginç bir şey var, çünkü daha açık zihinlere, yaşamda spiritüel bir bağa sahip olan kişiler var, ve onlar olumsuzluk, negatiflik gibi şeylerden söz ediyorlar. Negatif düşünceler üzerine birçok kitap yazıldı. Size olumsuzluklarınızı engellemek öğretildi, olumsuz konuşmamak, olumsuz düşünmemek öğretildi, böyle eğitildiniz. Ve işin aslı şu ki, bu daha da fazla soruna neden oluyor. Çünkü siz, kendinizin çok, çok gerçek bir parçasını yadsımış ya da reddetmiş oluyorsunuz. Olumsuz/negatif şeyler çok, çok gerçektir. Olumsuzluk mükemmel bir biçimde olumluluğa/pozitife karşılık gelir, ve sahte bir olumluluk yaratmaya çalışmak, doğal olmayan bir enerji akışı yaratır. Ve bu doğal-olmayan enerji akışı sizin enerjinizin gerilemesine neden olur ve siz çok tıkanmış bir hale gelirsiniz, ve tıkandığınız zaman da, sizi kurtarsın diye zihninize koşarsınız. Ve o zaman daha da tıkanırsınız ve işte depresyon, sevinç yoksunluğu, tutkusuzluk, ve tüm o diğer belirtiler bu noktada ortaya çıkar.

Olumlu düşünmek yerine – olumsuz/negatif düşüncelere sahip olmamak yerine – kuşkuya bir göz atın. Kuşku, kendinizi sorgulamanızdır, olumsuz olmaktan çok farklıdır. Fazlasıyla olumsuz olabilir ama asla kendinizden kuşku duymayabilirsiniz, ki bazılarınız bunu yapmada uzmanlaştınız!

Kuşku, çok çarpıtılmış ve dumanlı, bulutlu bir aynaya bakmaktır. Kim olduğunuzdan ve neden burada bulunduğunuzdan kuşkulanmak için kendinize izin verdiğinizde, içinizdeki gerçeği izlemediğinizde, kendinizi olmadığınız bir şey olarak görürsünüz, ve baktığınız o ayna, kuşkuya çok yanıt veren bir hale gelir. Ve size kendinizin gerçek kısmını yansıtmak yerine, o kuşku kısmınızı yansıtır.

Kuşku yaşamınıza girer ve anında ve doğal olarak enerji akışını engeller, ve kuşku, temelde sıkıştırılmanıza, kendinizi enerjisel olarak sıkıştırmanıza neden olur. Kuşku kendi içinde bir virüs türüdür, içinize girer ve sizi yiyip bitirmeye başlar. Sizi bölmeye başlar. Sizi parçalara ayırmaya başlar, ki Aandrah, Aspektolojiyle çalışırken bunu keşfetti. Kuşku, kendinizin türlü yerlerinde engeller ve duvarlar yaratır. Kuşkudan çıkmanın tek yolu, ya da… bunu başka türlü ifade edelim… kuşkunuzdan çıkmanın en iyi yolu, kendinizle ilgili gerçekten hissettiklerinize ve bildiklerinize geri gitmek ve sonra da bunu ifade etmektir.

Şambra, siz kendinizden kuşku duydunuz, ve bu, bulunduğunuz yüksek bilinç düzeyleriyle, tezahür ettirdikleriniz ya da yaşamınıza getirdiğiniz şeyler arasında ilginç bir engele ya da ilginç bir çarpıklığa neden oldu. Kuşku şimdi, bizim engel diyeceğimiz şeydir. Kuşku, perdedir. Kuşku, sizin perde dediğiniz şeyi tam anlamıyla pekiştiriyor ve kuvvetlendiriyor – ki perde de, sizinle tanrısallık arasındaki, fiziksellikle fiziksel-olmayan arasındaki o yanıltıcı engeldir. Kuşku bunu arttırır, yoğunlaştırır.

Kuşkudan çıkmak demek, kendi gerçeğini ifade etmek demektir. Biz onun için bu ayki ev ödeviniz dört kişiye kim olduğunuzu söylemek, bunu paylaşmak ve bunu söylediğinizde neler olduğunun da çok farkında olmaktır diyoruz. O garip bakışların, tabi olursa, ötesine geçin. Hatta, o kelimeleri paylaşırken içinizde sahip olduğunuz o kuşkunun da ötesine geçin. Tepkiyi izleyin. Onlara kim olduğunuzu söylediğinizde neler olduğunu izleyin.

Birçoğu için, (söyledikleriniz) içlerindeki bir şeyi aydınlatacaktır. Daha fazlasını bilmek isteyeceklerdir. Belki o anda çekip gidecekler ama sonra geri geleceklerdir. Bir yanları kuşku duyacaktır. Bir yanları da bir şey mi satmaya ya da bir şeye ikna mı etmeye çalışıyorsunuz diye merak edecektir. Ama onların o gerçek özsel yanları daha fazlasını bilmek isteyecektir. Sizin söyleyeceklerinizi duymak isteyeceklerdir – benim, Tobias’ın söyleyeceklerini değil, bu gerçekten zihinlerinde kuşku yaratır – sizin söyleyeceklerinizi bilmek isteyeceklerdir. Kalbinizde olanları bilmek isteyeceklerdir. İçinizde olan bitenmi bilmek isteyeceklerdir.

Kim olduğunuzu ifade ettikçe, kendi kuşkularınızın ötesine geçtikçe, birkaç risk aldıkça, kendi içinizdeki dönüşümü hissedeceksiniz. Çünkü kuşkunun ötesine geçiyor, bu virüsün, bu benlik-virüsünün sizi yiyip bitirmeyi, sizi aşağıya çekmeyi sürdürmesine izin vermiyor olacaksınız.

O potansiyelin, o potansiyel her neyse, bir yerlerde olduğunu bildiğiniz ilginç bir alanda bulunuyorsunuz. Hayallerinizin aslında gerçekliğinizin bir parçası olabileceğini biliyorsunuz, ama o kuşku geliyor ve “peki ya” ve “ama”ları sıralamaya başlıyor. Çok kuşkulu, çok karanlık olasılıkları araştırmaya başlıyor. Eğer sadece kim olduğunuzu paylaşmaya başlarsanız, şu an kuşku engelinin ötesinde geçerseniz, bilinciniz, ölçüldüğünde, kendi içinde o bir sonraki büyük sıçramayı yapacaktır.

Siz bu kavramları anlıyorsunuz. Bu kavramları duydunuz. Bunlar sizin kavamlarınız, sizin anlayışlarınızdır. Ama şimdi, onları gerçekten yaşamaya başladığınızda, kuşkunun ötesine geçecek misiniz?

Böylece Şambra, ev ödeviniz çok basittir, ve bu arada, bunu Şambra olmayan dört kişiye söyleyin. (kahkahalar) Evet, evet, evet – burada biraz zihin okuyoruz. Sadece bu dağlarda bulunan bu grubun içinde bile çok sayıda kişinin bunu bugün başka Şambralara söyleyeceğini şimdiden görebiliyoruz. Biz bundan söz etmiyoruz! Ve lütfen, bu akşam birlikte yemek yiyeceklere sesleniyoruz, bayan garsonu yirmi Şambranın yükünden kurtarın. O zaten biliyor, ve bu yüzden o güvenli alanı yaratıyor. Yarından başlayarak, kim olduğunuzu dört başka insana söyleyin. Kuşkunun ötesine geçin.

Dr. Freud’un gelmesine izin verdiğiniz için teşekkür ederiz, çünkü o kendinden kuşku duyuyordu. Bildiğini kendine tutuyordu. İçinde bulunduğu yapılaşmaların ve kurumların içinde öylesine sıkışıp kalmıştı ki, kendini geri tuttu, ve bu onda muazzam bir ıstıraba ve muazzam bir kedere neden oldu. Ama belki, sadece belki, bugün Şambra ile birlikte burada bulunmak, onun özgürleşmesini sağlar.

Ve öyledir.

Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.

Sorular ve Yanıtlar

Kuantum Sıçraması Dizisi:
Şaud 8: “Kim Olduğuna Sahip Çık”
Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe

Kırmızı Çembere sunulmuştur
5 Nisan 2008
www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org

Ve öyledir, sevgili Şambra, biz bireysel olarak sizin, bu Şambra grubunun ve Dünya’nın evrimleşen bilinciyle devam ediyoruz. Verdiğimiz ara sırasında Dr. Freud ile ilginç bir konuşmam oldu. O, hepinizi gözlemliyordu ve gerçekten güvenli alandaydı. Birkaç ilginç yorumda bulundu. Dedi ki, bu farkındalıkla ilgili, analizle değil. Hmmm. Gerçekten de! Dedi ki, bu kabul vermeyle ilgili, işlemden geçirmekle değil.

Böylece, sevgili Şambra, bir dolu söz söyleme gereğini duymuyoruz, sadece Dr. Freud’un söylediği bir şeyi daha ekleyelim; diyor ki, gerçekten çok basit olan şeyi karmaşık hale getiren kuşkudur. Kuşku, basit gerçekleri çarpıtacak ve sanki herşeyi zor ve meydan okuyormuş gibi gösterecektir. O nedenle, kuşkunun ötesine geçin, kim olduğunuzu ilan edin, açıkça gösterin, ve bildiklerinizi paylaşın.

Ve bunu da söyledikten sonra, sorulara geçiyoruz.

LINDA: İlk soru arkadaşımız Edith’den. Sırada durmakta zorluk çekiyordu.

1. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( Linda tarafından Edith için okunur ): Bir süredir iyi hissetmeyen kızkardeşi Patricia’nın durumu nedir ? Ve şimdi nerede ?

TOBIAS: Şimdi, burada çeşitli nedenlerden dolayı büyük bir grubun önünde kendisi hakkında konuşulmasını gerekli bulmayan, buna isteksiz bir kızkardeşi var. Gerçekten de hakkında konuşulmasını istememektedir. Bu nedenle, Edith’le daha sonra konuşması için bunu Cauldre’ye bırakıyoruz.

LINDA: Çok iyi.

TOBIAS: Ve bunu, başka insanlara ait şeylerle uğraşanlarınız için bir uyarı notu olarak kullanacağım. Bazen kendilerini bloke ediyor olmaları gerçeğine saygı duyun ve onurlandırın. Görünmek istemiyorlar. Çeşitli nedenlerden dolayı enerjisel olarak ifşa edilmek istemiyorlar. Öğretirken bu gibi insanlarla karşılaşacaksınız. Birşeyler olduğunu bileceksiniz. Onlarda bir dengesizlik hissedeceksiniz, veya sahip oldukları fiziksel veya duygusal sorunları bilfiil hissedebiliyor olacaksınız ancak, o insan veçhesi bunu kendilerine ifşa etmek istemeyebilir. Mutlu olmadıklarını veya acı çekiyor olduklarını biliyorlar, ama zaman zaman sizinle oyun oynayacaklardır – aslında, çoğunlukla – çünkü ifşa edilmek istemiyorlar. Böylelikle, eğer seçtikleri buysa onu onurlandırın. Teşekkür ederim.

2. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( mikrofondaki bir bayan ): Merhaba Tobias. Benim iki sorum var…

TOBIAS: Aslında ikiden daha daha fazla sorun var !! ( Tobias ve katılımcılar çok güler ) Sadece iki soru ile sıvışmaya çalışacaksın.

2. ŞAMBRA: Şirketim geçen ay boyunca oldukça yoğun değişimlerden geçti. Bu yüzden geçen hafta bir sürü insan işini kaybetti ve ben daha da fazla değişimlerin olacağını tahmin ediyorum. Birinci soru, buradaki bazı potansiyeller nedir ve ben ne ile karşılaşabilirim ? İkinci soru ise, geçen yıldan bu yana bir kitap yazmak üzerine çalışıyorum. Bununla ilgili bazı potansiyelleri veya bilmem gereken ne ise paylaşırmısın ?

TOBIAS: Gerçekten de! Soruların arasındaki bağı görüyormusun? ( Tobias güler ) Bırak şüphe gitsin ve basite indirgeyelim. Birbirlerine çok bağlı olduklarını görüyormusun?

2. ŞAMBRA: Evet.

TOBIAS: Pekala! (güler) Böylelikle ( nasıl desek ) senin bu işi kaybetmeyi, daha fazla devam etmemeyi seçen ve bunun sana biraz özgürlük sağlayacağını hisseden büyük bir parçan var. Fakat şüphe duyan çok büyük bir parçan da mevcut. Ne olacak? Kendi başına becerebilirmisin? Bir kitap yayımlayabilir ve başarılı olabilirmisin? Bu hayalini kurduğun, hakkında konuştuğun ve kalbinde doğru olduğunu bildiğin şeyleri yapabilirmisin?

Mmmmm. Birçok konuşmamız oldu…oldukça çok –uzun, uzun sohbetler- ve benim söylediklerimden hoşlanmadığın zamanlar, gidip Saint-Germain’e konuştun. ( gülüşler ) Bana onu çağırdığını söylüyor. Beni duygusal olarak kandırıyormuşsun gibi ( daha çok gülüş, Tobias kıkırdar ) Ama biliyorsun ki, ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz – Ben nazikçe, o ( Saint Germain ) daha direkt. ( gülüşler )

Shaumbra’nın içine düşmekte olduğu tüm ikileme dair güzel bir örneksin. Biliyorsun – orada olduğunu biliyorsun – ama devreye giren ve resmin bütününü kapatan bir şüphe var. İçinde olduğun iş alanını bırakmak istediğini biliyorsun.
İşine bağlı sevdiğin çok şey var, açık ki; içinde kendini aşmana vesile olan birçok şey; ve bildiğin gibi, sana sağladığı bazı diğer lüksler. Ama orada tatmin olmadığını biliyorsun. Mutluluk doğru kelime değil, ama tatmin olmadığını biliyorsun, ve biliyorsun ki bu işe tutunmaya devam edersen büyük bir “Freud”’a – veya bir fraud’a! ( “hilekar” – Tobias kelime oyunu yapıyor. Çvr.) dönüşeceksin ( Tobias güler )… bu benim esprimdi.

Sahip olduğun bir şeyi paylaşmayı çok isteyen içsel parçanın tıkanacağını biliyorsun. Ve biliyorsun ki, bu olduğu zaman – hepiniz için – bedenindeki enerji sıkışır, sonunda hasta olursun. Veya bilincindeki canlılığı gölgeler ki bu zihnindedir, ve donuklaşırsın. İşte burada bir ikilemin içindesin, cevabı zaten biliyorsun, ama ne olduğuna dair şüphe duyuyorsun.

Şimdi, kitabının ne kadar işe yarayacağına dair söz veremem. O senin kitabın. Sahip olduğu bir potansiyel var ve bildiğin gibi, bu potansiyel sadece Şambra ile değil, birçok insan ile ilgili. Birçok insan… şüphelerini ortadan kaldırıp bu yönde harekete geçecekmisin? Her halükarda kaybedecek neyin var ki? (bazı gülüşler) Ama gerçekten de, bu bir şaka değil. Bu daha çok, Şambra, bir çoğunuz şu anda desteklenmektesiniz demektir. Geri duruyorsunuz. Sayısal bir ölçek içinde bugün gündeme getirdiğimiz, yüksek bilincin bir ölçümüne sahipsiniz, ama pratiğe geçirmiş olsaydınız çok daha yüksek çıkacaktı.

Şimdi, Şambra’nın, uygun olacağını düşündüğünüz herhangi bir şekilde hikayelerini paylaşmasını istiyorum, iş dünyasındaki düzenli hayatın dışına çıkmış birçok Şambra var, iyi olan işlerini bırakmış bir çoğu – ve tabii ki kötü bir çok işi – ama onlar bunu gerçekten uygulama halindeler. Şimdi, halen başlarını kaşıyıp diyorlar ki, “Nasıl oluyor da, çalışmıyorum ama şimdiye kadar sahip olduğumdan daha fazlasını kazanıyorum? Daha özgürüm. Güvenliğim, emniyetim dediğim alanı terkettim, ama hiç olmadığım kadar mutluyum.” Bu sadece sizin verebileceğiniz bir karardır, ve aslında gerçekte sorduğunuz şey, bu işi enerjisel olarak bırakabilir misin, ve böylelikle onun da seni bırakmasını sağlayıp kalbinde gerçekten neyin şakımakta olduğuna odaklanabilir misindir. Ve bu öylesine açık ki…apaçık, cevabı sana söylememe dahi gerek yok.

2nci SHAUMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Teşekkür ederim. Lütfen diğer soruların için dilediğin zaman gel.

3. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternet’ten okur): Merhaba. Albert Einstein der ki, eğer arılar yeryüzünden yok olursa, insanın beş yıldan daha fazla yaşayacak zamanı kalmaz. Arı yoksa, artık çiçek döllenmesi yok, insan yok anlamına gelir. Evet, arılar yeryüzünden yok oluyorlar. Bununla ilgili bir şeyler söyleyebilir misin? Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten. Arıların işlevi, yani çiçeklerin döllenme işlevi, değişiyor. Gaia terketmekteyken, ve sevgili Gaia yeryüzünün enerjisini uzun zamandır tutmaktaydı, insanların kendi dünyalarının sorumluluğunu alabilmeleri için onun terkedeceği daima biliniyordu. İnsanların artık yeryüzü ile “Anne’nin” ilgilenmesine ihtiyaçları yok. Bilinç yükseldikçe, insanlığın üzerinde yaşamış olduğu gezegenin sorumluluğunu üstlenmeleri gerekir.

Arılar gidiyor – bir seferde hepsi birden değil, bir gecede gitmiş olmayacaklar – ama terkediyorlar. İnsan bilincinin de yardımı ile bitkiler ve çiçeklerin büyük bir bölümü içsel çalışmalarını, çiçek dölleme yöntemlerini enerjisel olarak değiştirecekler. Yeryüzündeki bitki hayatı, ve hayvan hayatı, gerçekte yeni koşullara uyum sağlayabilir niteliktedir. Aslında çoğu zaman uyum sağlayamayanlar, insanlardır! Böylelikle, gerçekten de arılar gidebilir ve onların yerlerini yeryüzündeki tamamen yeni bir fizik alacaktır. Teşekkür ederim.

4. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Bir kaç soru sormak istiyorum ve sorularımdan birisi, beynimin sol tarafına neler oluyor? Çünkü doktorlar bir şey teşhis ettiler ve yakın zamanda MRI çektirmemi istediler.

TOBIAS: İzninle önce bunu yanıtlayalım. Klasik bir tıp doktoruna beyin faaliyetleri ve beyin dalgaları gibi durumlar için gidenleriniz, ve ek olarak geleneksel bir medyuma (psychic) giden herhangi bir Shaumbra, onlar (doktorlar ve medyumlar) kendilerini alarma geçirecek bazı şeyler göreceklerdir. Beyninizde, sağ beyin-sol beyin veya “yaratıcı-analitik” diye adlandırdığınız şeyin dengesi hızlı bir şekilde değişiyor, ve zihin bu değişimin bilgisini toplama, taşıma, saklama ve yaratıcı faaliyeti tetikleme gibi bir süreçten geçmek zorunda.

Siz, -siz, tüm Şambra- sağ ve sol beyin faaliyetinin, beyin lobları arasında artık bir ayrımın olmadığı bir yere gidiyorsunuz. Sizlere kristal boyutlardan sürekli bir şekilde bilgi taşıyacak, başka bazı boyutlardan geçerek sizin insan yaşamınıza bu bilgiyi getirecek bir –asansörünüz- olacak. Sonrasında, insan benliğinin bilinci gerisin geriye –asansör- ile yukarıya gidecek ve bu bilinç diğer boyutlarda paylaşılmış olacak. Böylelikle, yer edinmiş olan ayrılık artık olmayacak.

Bu yüzden, sizlere –hepinize-, özellikle ruhsal okumalara ve beyin dalgalarınızla ilgili profesyoneller tarafından söylenen herhangi bir şeye dair yaklaşımınızda çok dikkatli olmanızı söylemek istiyorum. Tipik bir medyum (psychic) neler olmakta olduğunu anlamaz.

Şimdi… bu soruyu gündeme getirdiğin için teşekkür ederim, bana sıkıntı veren bazı şeyleri de hatırlatıyor. (gülüşler) Tipik bir okuyucu (psychic) – her birini kastetmiyorum – tipik bir medyum sizin tek bir katmanınızı görür. Şimdi, onların önüne çıksanız ve ışıkları kısıp tatlı bir müzik eşliğinde sizinle konuşmaya başlasalar, yorumlayacakları veçhe o gün sizin –nasıl desek- önde olan, sesi en çok çıkan, duygusal olarak en belirgin olan, basitçe dışta, en ön planda olan veçheniz olacaktır. Bu sizin bütününüzün tam bir yansıması değildir. Bu rehberler veya okuyucuların, yorumlarını yaparken gerçekte yeni bir yere bakmaları gerekmektedir. Tarot kartları Shaumbra için artık işe yaramaz. İşe yaraması için bir çoğunuzun çabaladığını biliyorum. Astroloji Şambra üzerindeki etkisini yitiriyor çünkü astroloji şimdi çok daha geniş ve kapsayıcı. Her burcun özelliklerine sahip olabilirsiniz.

Basit tut. İçinde ne hissettiğine geri dön. Ve şüphelerin varsa, emin değilsen, Şambra ile konuş, bize konuş, ama kendi içinde bunu zaten biliyorsun. Zihninde, onun dışına çıkıyor olmandan başka bir sorun yok! (gülüşler)

4. ŞAMBRA: Bunu zaten biliyorum!

TOBIAS: Bildiğini biliyorum, bu yüzden bildiğini söyleyebileceğimi biliyorum!

LINDA: Bu tıbbi bir öneri değildi, değil mi?

TOBIAS (kıkırdar): Hayır.

4. ŞAMBRA: Ve ikinci sorum, bir aynanın Aliyah celseleri yaparken ki etkisi nedir?

TOBIAS: Bu soruyu herkes için tekrarlamanı rica edeceğiz.

4. ŞAMBRA: Bir aynanın Aliyah celseleri yaparken ki etkisi nedir?

TOBIAS: Evet. Aliyah celseleri yaptığınız zaman olan, kendini sevme noktasına geri dönüştür. Esas itibariyle, yaralanmış, sevgisiz kalmış ve değersiz olduğuna inanmış tüm parçalarınızın yeniden bütünleşmesidir. Böylelikle, ortaya çıkan sonuç bütünlenmişliktir, bütüne ve dengeye geri dönmüşlüktür. Ama, Seksüel Enerji Okulu ile çalışmış olanlar ve Aliyah enerjisi ile çalışıyor olanların tümünden bir kez daha işi basit tutmalarını isteyeceğiz. Yan etkiler veya diğer detaylarla ilgili endişelenme gayretine girmeyin. Olduğunuz kişiyi sevmenize izin verin ve tüm diğer şeylerin nasıl doğallıkla aktığını izleyin.

4. ŞAMBRA: Yani aynanın bir etkisi yok.

TOBIAS: Hayır, bunların hiçbiri için endişelenme.

4. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Ben teşekkür ederim.

5. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Zorlukların üstesinden gelmek, kendini açmak için ve Şambra için genellikle nefes almak öneriliyor. Shaumbra olmayanlar için nefes almak nasıl iş görür? Bir farkı var mıdır?

TOBIAS: Nefes almak her insan için faydalıdır. Bilinç düzeyleri -olarak adlandırdığınız- durumlarına bağlı olarak farklı insanlar için farklı etkileri vardır. Fakat, Şambra olmayanların uyanış sürecine başlamalarına yardımcı olacağı gibi, uyanışın çok daha kolay, yumuşak olmasını sağlayabilir. Nefes almak aslında yaşam için bilinçli bir seçimdir. Bedeni değiştirir, zihni ve bütün diğer şeyleri değiştirir. Şimdi, söylediğin gibi, şeylerin farklı bir algısına sahip, farklı bir bilince sahip Şambra için, halen burada yeryüzünde ve şimdide mevcut bir haldeyken, aynı zamanda çok boyutlu gerçekliklere genişlemesine yardımcı olacaktır. Senin deyiminle –Şambra olmayanlar için- daha farklı bir etkisi olabilir, yaşamlarındaki bazı daha temel şeylerle ilgili yardımcı olabilir – ama nefes herkes için bir araçtır.

5. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Teşekkür ederim.

6. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( Mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Bilmeni isterim ki, artık hiçbir şey eksik değil Tobias. Kendimi bu soruya davet ediyorum. Bu soruyu alerji problemi olan Şambra çocukları için soruyorum. Tobin benim oğlum, bir süreç yaşıyor ve bunu anlıyorum ama şaşılacak düzeyde bir burun akıntısı ( snot- sümük, mukoza çvr.)var.! Yani, bu çocuk gün boyunca burnu akarak dolaşıyor.

TOBIAS: Belki de burun akıntısı ile ilgili özel bir “Tobias’a sorun” oturumu yapabiliriz! Evet.(gülüşmeler)

4. ŞAMBRA (gülerek): Evet! İyi olurdu!!

TOBIAS: Let’s-not!! ( Tobias kelime oyunu yaparak snot kelimesini let’s not “yapmayalım” ile bütünleştiriyor ) (kahkahalar)

6. ŞAMBRA: “Çocuklar ve alerjiler ile ilgili bir –Tobias’a sorun- oturumu yapsak? “, ayrıca, biliyorsun tuzlu su kullanarak temizliyorum, hiç kimse için hoş olmayan bir yöntem, ama sürece bakarak bunu neyin daha hafifleteceğini de önemsiyorum. Bu durumun diğer bir boyutu ise…o benimle uyumak istiyor, zaten hiç birimiz iyi uyuyamıyoruz ve ben bunun ardındaki nedeni bilmek istiyorum, ve… hepsi bu kadar.

TOBIAS: Öncelikle, alerjilerle ilgili olarak, özellikle genç olanlar ve Şambra’nın bir çoğu, büyük bir çoğunluğu, eskiden olduğundan daha çok alerjik olduğunu farketmeye başlıyor. Bir varlık daha çok hassaslaşmaya başladıkça, gençlerde ve siz Şambra’da şimdi olduğu gibi, herşeyin çok daha farkında olmaya başlarsınız ve ilk olarak ortaya fiziksel bir tepkime çıkar. Bu alerjik reaksiyondur. Özellikle Tobin için olan, bedenin almış olduğu kirlerin, saf olmayan şeylerin, onu temiz tutacak şekilde sürekli bir temizlenme işlevidir. Tobin bunu hem siz ikiniz için, hem de sevgili babasının yerine yapıyor. Enerjinizi, her ikinizin enerjisini çok güçlü bir şekilde hissediyor ve hepsini sizin adınıza temizliyor. Akıntısının bu derece yoğun olmasının nedeni budur.

Yapılacak şeylerden birisi, anne ve baba arasındaki ilişkide, genel olarak da çok alerjik olan gençlerde çözüme yönelik birşeyler bulmaktır. İlaç tedavisinin yoğun olmamasını özellikle öneriyoruz. Çok şiddetli boyutlarda olmadıkça, bedenin alerjilere uyum sağlamada kendine has bir yöntemi vardır. Beden havadaki kirli maddelere, toz ve küfün etkilerine ve tüm diğer şeylere dahi kendisini ayarlamayı öğrenebilir. Ve özellikle henüz daha çok küçüklerken, 7 veya 8 yaşlarına kadar, doğal… “bağışıklık sistemi” doğru kelime değil burada, ama doğal kabul sistemlerini inşa etmeleri önemlidir.

Ve şimdi, birlikte uyuma meselesi. Fazladan bir konfora ve güven duygusuna ihtiyacı olan bir çocuk var. Yine anne ve baba arasındaki tedirginlik ve belirsizlik duygularını üreten bir durum söz konusu, ve sevgili Tobin’in kendini güvenli hissetmeye, orada bir güvenli alan olduğunu hissetmeye ihtiyacı var. Bundan dolayı, seninle yatağa gelmek ve uyumak istediği zaman ortada iki şey var. Güvenli alana olan ihtiyaç, ama ayrıca… o, orada senin endişelerini gidermen ve doğru bildiğin şeyi yapman için çabalıyor. Bir başka deyişle, bir şekilde senin kendi güvenini tekrar kazanman ve gidip doğru bildiğin şeyi yapman için çabalıyor. Bu nedenle, senin için orada bu şekilde mevcut olursa bunun sana daha çok kendine güven duymanı sağlayacağını hissediyor.

6. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gerçekten.

7. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Umarım bu süreyi bir sonuca ulaşarak sağ salim atlatırım, zira kendimle ilgili duyduğum hayal kırıklığından dolayı bedenimden çıkıp gitme arzusuyla doluyum. Eğer bu modeli ya da kalıbı bırakırsam sonunda kendimi tam olarak ifade edebileceğimi ve hayatımın son yıllarını dolu dolu yaşayacağımı bildiğim için, ayrılmıyorum. Beni neredeyse tüm yaşamım boyunca rahatsız etmiş olan bu sorun veya buna bağlı birkaç sorun içinde kendimi sıkışıp kalmış hissediyorum. Herşeyi farklı yapmayı seçmiş olmama rağmen, kendimi sürekli aynı şeyi yaparken buluyorum. Üzerindeki kontrolü bırakmama rağmen, daha da kötüye gitti, özellikle kuantum sıçramasından bu yana. SES ( Sexual Energy School)’a katıldım, ESS (Eleuthera Synchrotize System)’ e ve daha bir çok uygulama sınıfına katıldım, hâlâ değişiklik yok –en azından görebildiğim kadarıyla. Kendine işkence. Sanki henüz ortaya çıkmış gibi. Yoksa sadece çok, birçok veçhe mi? Seçimlerimi taşıyamadığım bu mutsuz kısırdöngüden bıktım artık. Ailem ve işimle ilgili yorumların için memnun olurum. Ben BEN’im. Hepinize okyanus dolusu sevgiler.

TOBIAS: Gerçekten. Şambra, gerçekte kendinizin olmayan sorunların içinden geçiyorsunuz, hayret edici bir kendinizi kandırma, taklit etme ve etrafınızdaki diğerlerininin yüklerini sırtınıza alma yönteminiz var. Şimdi, özellikle soruyu soran sen, senin kendine çok ama çok yakın olanların sıkıntılarını üzerine almada ve kendininmiş gibi davranmada olağanüstü bir yeteneğin var. Ve bunu – bununla ilgili daha önce konuştuk – bırakmak istemiyor gibi görünüyorsun. Kendi sorunlarınmış gibi kabul etmek istiyorsun. Böylelikle, söylenenlerin yanında, fiziksel olarak başka bir yere taşınmayı düşünebilirsin. Başka coğrafi bir bölgenin enerjisinin bir diğerinden daha iyi olacağından değil, ama sana çok yakın olanlardan ayrılarak – ve burada ne demek istediğimi tam olarak anlıyorsun – böylelikle onların sıkıntılarını sırtına almayı ve kendininmiş gibi benimsemeyi bırakırsın.

Sen ve ben biliyoruz ki, – tekrar, bununla ilgili konuşmuştuk – enerjin oldukça dengeli, oldukça temiz. Burada bir sorun olarak gördüğüm bir şey de – ne desem – yeni bir Şambra semptomu- kendi başına çıkıp gitmeye korkuyorsun. Başkalarının sıkıntılarını üstlenmeye alışmışsın. Bırak onları. Senin değiller. Gerekirse, fiziksel olarak onlardan uzaklaş. Teşekkür ederim.

8. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir erkek): Selamlar Tobias. Tesadüfler yoktur, değil mi? ( Tobias güler)

TOBIAS: Görünüşe bakılırsa bu günlerde bayağı var, ama onlar gerçekte tesadüf değil.

8. ŞAMBRA: DNA aktivasyonuna yönelik su, ses ve ışıktan oluşan bir program üzerinde çalışıyor olmam tesadüf değil. Henüz bitirmiş olduğum bu programın son kısmında, frekanslardan emin olamıyorum. 12 frekans var – her bir DNA iplikçiğinde – onlara yaklaşmış durumda mıyım?

TOBIAS: Sorduğun çok geniş boyutlu soruya çok kısa bir cevap üzerinde düşünmeye çalışıyorum. Senden birkaç şey yapmanı isteyeceğim. DNA aktivasyonu kavramının tümünü bırak. Çok, çok güçlü – burada benim, Saint-Germain’in ve Kuthumi’nin gördüklerinde – DNA’yı yapay olarak aktive etmeye çalışmak hiç uygun değil. DNA bilinç tarafından doğal olarak aktive edilir, ve bilinç, tekrarlıyorum, farkındalıktır. Bilinç bloke edilebilir ve şüpheden dolayı bulanıkmış gibi görünebilir. Ve sen işinde büyük oranda şüphe unsuruna sahipsin – çok büyük yoğunlukta bir şüphe unsuru -. Bu şüphe, çok, çok basit olması gereken bir şeyi karmaşık hale getirmene ve çok fazla zihinde kalmana neden oluyor. DNA aktivasyonu kavramını bırak gitsin.

Şimdi, bilinç ve suyun birlikte çalıştıkları zaman yapabileceklerine dair şeylere odaklan –bilinci daha somut kılmaya yardımcı ve bu gerçeklikte daha çok tezahür etmesine yönelik bir yöntem olarak, su. Bu onun en temel amacıdır. Hemen şimdi onunla ilgili belirli bir şey yapmaya çalışma, ve frekanslar için endişelenme. Sadece onunla oyna, tahlil et ve su ve bilinç arasındaki karşılıklı ilişkiyle ilgili deneyler yap. Şu an henüz göremiyor olduğun potansiyellere şaşıp kalacaksın, çünkü bu sefer çok maksatlı ve dikkatli şekilde odaklanmış olacaksın. Sadece onunla zaman geçir. Sonra yaklaşık üç, dört ay sonra gel, tekrar konuşalım.

8. ŞAMBRA: Suyu bir sistem içerisinden geçirerek enerji yüklemeye dair aldığım bilgi halen uygun mu?

TOBIAS: Bir dereceye kadar. Su zaten kendiliğinden enerji yüklü haldedir. Bir çoğunun düşündüğü şekliyle nispeten nötr bir durumda bulunmaktadır, fakat içinde, yapay olarak aktive hale getirmenize gerek olmayan potansiyeli barındırır. Bilinçten başka, hiçbir şeyin içerisinden geçirmene gerek yoktur. Çok basit. Bu alanda olağanüstü boyutta çalışma yapmış bir kaç araştırmacı vardır. Onların ne yapmış olduklarına bak ve bir sonraki seviyeye kendin taşı.

Bir çok şeyin yapay olarak tetiklenmesi(indükleme) – bedeni, DNA’yı veya bilinci yapay olarak uyarmaya çalışmak – iyi işlemeyen bir şekilde sonuçlanır. Bu, herşeyi, tüm çalışmayı bir kenara atmaya meyleden şüpheyi birlikte getirir. Yaptığın bu işle Şambra’ya mükemmel bir örnek olabilirsin, ve bunu yapabilecek tüm kabiliyete sahipsin. Hem zihinsel, hem de farkındalık araçlarının ikisine de sahipsin. Basitliğe geri dön, mutlak basitliğe, ve ne zaman karmaşıklaşmaya başlarsa, bitir. Basitliğe geri dön. Göreceksin ki, üzerinde çalışmış olduğun veya keşfetmeye çalıştığın şey daima oradaydı fakat karmaşıklaştırma çabandan dolayı farkındalığının veya görüş alanının dışında kalmıştı. Mutlak basitlik.

Şimdi, derin bir nefes al. Şimdiye kadar yapmış olduğun işten söylediklerim nedeniyle şüpheye düşme. Bu, sürecin bir parçasıydı.

8. ŞAMBRA: Bir sonraki seviyeye taşımak?

TOBIAS: Bir sonraki seviye.

8. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Teşekkür ederim. Bu güzel çalışmana devam et.

9. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Merhaba Tobias. Obama fenomeni Yeni Enerji’nin hareket halindeki bir örneği mi? İnsanlar nedenini bilmeksizin ona bağlanıyorlar ve o oldukça Yeni Enerji’deymiş gibi görünüyor. Obama hakkında yorumda bulunabilirmisin? Teşekkürler.

TOBIAS: Gerçekten, ve sorunu henüz yazmadan önce sana söylemiş olduğum gibi, bu şartlar altında politika hakkında konuşmak çeşitli nedenlerden dolayı uygun değil. Birincisi, Cauldre konuşmamızı istemiyor. İkincisi, Linda konuşmamızı istemiyor. (Tobias ve Linda güler) Bu seçimde bazı çok ilginç şeyler ortaya çıkıyor. Ve tekrar, basite indirgersen…git ve kısa duvarın arkasında dur. Seçim yılları kısa duvarın arkasında durmak için en iyi zamandır. Bunu özellikle bu konuda çok heyecanlı ve duygusal olanlarınız için söylüyorum. Bir parçanız gidip Obama’nın veya Hillary’nin veya… McCain’in (bunu Cauldre’nin tam altından kaydırdım)(gülüşler) kapısını çalmak istese dahi, kısa duvarın arkasında durun.

Her ne olursa olsun, kısa duvarın ardında durun. Bunun dışında kalın Şambra. Bunun dışında kalın, ve bir kişi için o daha fazla Yeni Enerji’dir demeyin. Hangi nitelikleri temsil ettiklerine bakın, ve çok, çok farklı katmanlara bakın. Fakat seçim yılları farkında olmak için harika bir zamandır, çünkü öylesine çok şey oluyor ki, çok fazla aldatma, bir sürü yalan yanlış mesajlar ve boş sözler. Kısa duvarın arkasında durun ve kimin ne yaptığını kendiniz gözlemleyin.

Bu arada, Şunu söyleyerek bitireceğim, seçilmiş liderler daima, daima halkın bilincinin bir yansımasıdır. İster bir diktatör olsunlar, ister bir kral, isterse seçilmiş bir devlet memuru, her zaman bir yansımadırlar. Böylelikle, Amerika nerededir, Amerika?

10. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Fraktal geometri nedir ve bu zerafet neden bazı anıları tetikler?

TOBIAS: Ah! Güzel, fraktal geometri, kutsal geometri, numeroloji, sayıların kendileri ve nasıl desek, daha çok evrensel matematik, bunların hepsi enerjinin nasıl aktığını ve bilince nasıl karşılık verdiğini anlamak için inanılmaz yöntemlerdir.

Matematik (sayılar bilimi) evreni oluşturmaz. Evrene karşılık verir. Matematik, fiziksel olmayan boyutlardan, fizik boyuta bilincin nasıl getirilebileceğini gösterir. Fraktal geometri ise tüm bu sayısal çalışmaların, enerjinin nasıl hareket ettiğini, nasıl çalıştığını gösteren bir başka ilginç tarafıdır.

Böylelikle, zaten bildiğin gibi, geçmişte bununla çalışarak çok zaman geçirdin. Kuthumi’nin bunu anlamış olan veçheleriyle çalıştın. Birçok hayat boyunca Mısır’daki tapınaklarda çalıştın, ve bu Atlantis geçmişine kadar uzanıyor, geometrinin, sayıların ve bunların tümünün, enerjinin çalışma yöntemini nasıl gösterdiğini anladın. Ve fraktal geometriyi fiziksel olmayan boyutlara kolay bir şekilde bağlanabilmek için bir yöntem olarak kullanabilirsin. Bu yüzden bu, senin üzerinde çalışmış olduğun ve bugün için halen uygulanabilir olan birşeydir.

10. ŞAMBRA: Hariha. Teşekkür ederim.

TOBIAS: Ama hatırla ki, sayılarda sayılar arası sayılar ve zıt sayılar dediklerimiz de vardır. Şimdi, sıfırın altında birşeyden konuşmuyoruz – -1 veya -2 ye doğru gitmiyor – fakat her sayı zıt bir sayıya sahiptir ve senin bu kavramla oynaman hoşumuza gider çünkü bu fraktal çalışmasına yepyeni bir anlam kazandıracaktır. Teşekkür ederim.

11. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Merhaba Tobias. Çok az param var, işim yok, kocamın çok fazla kredi kartı borcu var, ve kirayı ödemekte çok zorlanıyoruz. Artık süpermarkette bir kasiyerlik işi bulmak da istemiyorum, ama eşimin bana önerdiği gibi, bir sanat atölyesinde öğretmenlik yapmak konusunda da emin değilim. İletişim kabiliyetime hiç güvenmiyorum çünkü herşeyi etkileyen ve bir gelişme bozukluğu olan Asperger Sendromum var (Pervasive Developmental Disorder) ve bu durum iş bulma konusunda beni geri tutuyor. Hiçbir şey benim için kolay değil yani yanlış yapıyor olmalıyım. Şeylerin kolay olması gerektiğine inanmaya çalışıyorum ancak sabah uyandığım zaman herşey aynı dünki gibi. Birşey yapmam gerektiğini hissediyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum. Evet, mış gibi davranıyorum, öyleyse, ha, bunun arkasındaki enerji nedir? Teşekkür ederim.

TOBIAS: Burada birçok seçim enerjisi var – yapmış olduğun seçimler – ve elimizde olana baktığımızda seçim yapma noktasında sorumluluktan kaçma var. Hayatında olan herşeyi bazı düzeylerde yapmış olduğun seçimler olarak kabul ettiğin zaman, bunun üzerine yüklenmiş birşey olduğunu veya öylesine birşey olduğunu düşünmek istiyorsun. Şimdi, bana çok kızacak, benimle tartışacak ve bolluğu seçtiğini söyleyeceksin, ama senden geri gitmeni ve buna bir göz atmanı isteyeceğim. Sorumluluk almıyorsun. Gerçekte, çok, çok gençken sorumluluk almamak üzere eğitildin, tüm mazeretler, hep bir başkasının yüzünden olması, sistemin bu şekilde işliyor olması, içine doğduğun ailenin böyle olması ve doğuştan sahip olduğun zihinsel kapasiten. Bunların hepsi kaçış.

Şimdi, hayatının herşeyine geri dön – şimdi bahsetmiş olduğun ve yazmış olduğun diğer uzun listeye – bunların her birinin sorumluluğunu al. Anlamaya, çözmeye çalışma, fakat sorumluluk al. Bunu neden yapmış olabileceğinin hissine gir. Analiz etme, ama hisset. Hepsinden sorumlu olduğunu ve hepsini seçtiğini anlamaya başladığın zaman, nasıl çok daha dinamik ve etkili bir yaratıcı olabileceğini anlayacaksın. Ve ben bunu basit tutacağım – şu anda seçiyorsun. Enerji çok ortada ve net. Teşekkür ederim.

LINDA: İki soru daha?

TOBIAS: Tüm gün boyunca!! Gidecek bir yerim yok. Kulübeme geri gideceğim ve orada kimse yok, tüm günü burada geçirebilirim!

LINDA: Cauldre nasıl hissediyor?

TOBIAS: (kıkırdayarak) iki soru daha.

LINDA: Evet, teşekkürler.

12. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( mikrofondaki bir bayan ): Merhaba Tobias, Ben Barbara. Sanırım şimdi karşılık verdiğin soruyu ben yazdım. Düşünüyorum da…Kendimi sabote ediyorum.

TOBIAS: Evet, oynamak için çok eğlenceli bir oyun.

12. ŞAMBRA: Gerçekten hiç hoşlanmıyorum.

TOBIAS: Evet…ama hoşlanıyorsun.

12. ŞAMBRA: Öyle mi?

TOBIAS: Öyle.

12. ŞAMBRA: Uçurumun kenarındayım, bıçak sırtında yürüyorum…

TOBIAS: Oh! Kenarda yürümek olağanüstüdür. Can sıkıntısından daha iyidir. (bazı gülüşmeler)

12. ŞAMBRA: Neredeyse düşeceğim.

TOBIAS: Evet, biliyorum. Bu harika birşey, dramatik. Çok tuhaf ve zıt bir biçimde, sana canlı olduğunu hatırlatıyor çünkü sen canlılığın olmadığı yere bakıyorsun.

12. ŞAMBRA: Bu doğru.

TOBIAS: Duygusal, dramatik ve harika bir oyun. Sen bir uzmansın. Ve bunda yanlış olan birşey yok, yargılamıyoruz. Bu konuda oldukça beceriklisin, ve ayrıca Şambra’nın birçok enerjisini temsil ediyorsun.

12. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Evet, şimdi, nereye gitmek istersin?

12. ŞAMBRA: Sanırım yeryüzünde bir süre daha kalmayı isterim. Düşünüyordum da, kendim için bu kadar karmaşa yarattıktan sonra belki de benim için yükselme zamanıdır.

TOBIAS: Hayır! Bu bir karışıklık değil, sadece duvarlardan taşan bir enerji. Kesinlikle bir karışıklık değil. Şu şekilde bak, karışıklık olarak tanımladığın enerji aslında sana yeni bir şekilde hizmet etmeye hazır olan enerji için bir araç. Birçok insanın düşük enerjisi var, ve adeta kaplarının içi boş. Sende çok var. Şimdi, onun sana nasıl hizmet etmesini istersin?

12. ŞAMBRA: Bütünün ve benim hayrıma olacak pozitif bir şekilde.

TOBIAS: Negatif şekliyle de iyidir. Pozitif yoksa, negatif de yoktur, olduğu gibidir. Bu yüzden etiketlendirmeyelim.

12. ŞAMBRA: Olmayı isterdim.

TOBIAS: Ah, ne olmayı?

12. ŞAMBRA: Sadece olmayı.

TOBIAS: Olmak…ama ne?

12. ŞAMBRA: Yapıyor olmak yerine, olmayı.

TOBIAS: Tamam. Peki ne…

12. ŞAMBRA: Seçerdim mi?

TOBIAS: Bunu ben söylemiyorum…

12. ŞAMBRA: Yapıyor olduğum şeyi yapmayı seçerdim. Kalbimin dışarıda yapmamı söylediği şeyle buluşmak. Bir bahçem olsun istiyorum, basit, mutlu bir hayat yaşamak.

TOBIAS: Peki ya öğretmekle ilgili?

12. ŞAMBRA: Bunu düşündüm. Aslında, öğreten veçhe bende neredeyse karşılığını buldu. Bunu daha sonra düşüneceğim.

TOBIAS: Çok daha sonra.

12. ŞAMBRA: Gerçekten mi? (gülüşler) Öncelikle, biraz bolluğa sahip olmalıyım ki evden tahliye edilmeyeyim.

TOBIAS: Benim kim olduğumu farkettin mi?

12. ŞAMBRA: Kimsin?

TOBIAS: Ben buraya gelen ve seninle konuşanım, ancak Tobias olarak değil. Seninle buraya gelip “diğeri” olarak konuşuyorum, ve sen… Tobias olsaydım senin hakkında çok şey biliyor olacağımdan korkuyorsun, bu yüzden “diğeri” olarak geliyorum. Evet. Ama tahliye edilmek harika birşeydir, böylelikle yeni bir eve sahip olabilirsin.

12. ŞAMBRA: Hayır! Oraya daha yeni taşındım.

TOBIAS: Evet, ama…

12. ŞAMBRA: Aa, ben oraya taşınmaya yönlendirildiğimi düşünmüştüm. Bu doğru muydu yoksa kendimi mi kandırıyordum?

TOBIAS: (gülerek) Evet, seni oraya taşınmaya yönlendiren ben değildim.

12. ŞAMBRA: Başka biri mi?

TOBIAS: Kim olabilirdi?

12. ŞAMBRA: Hmm.

TOBIAS: Saint-Germain değil.

12. ŞAMBRA: Değil mi?

TOBIAS: Hayır, o seni sarayda yaşatırdı.

12. ŞAMBRA: Bu hoşuma giderdi.

TOBIAS: Evet… ama aslında hoşuna gitmezdi.

12. ŞAMBRA: Hayır.

TOBIAS: Hayır.

12. ŞAMBRA: Yaşadığım yerde kendimden daha büyük bir neden için yaşadığımı düşünmüştüm.

TOBIAS: Evet. Evet. Şimdi, burada bir süre duralım, çünkü bu sürdükçe sürer. Sana “diğeri” olarak geldiğim her seferinde dururuz. Ve sonu hiçbir yere varmayan bu uzun tartışmalara gireriz. Gerçi bunu tekrarlayabiliriz de ama Şambra, onlar buna bozulmaya başlar.

12. ŞAMBRA: Burada dinleyenler de hoşlanmayabilir.

TOBIAS: Evet. Senin bir parçan…bunların tümündeki dramı seven, uçurumun kenarında yaşamayı seven, neredeyse herşeyi kaybetmeye hazır, ama aslında bunları tam da gerçekleştirmeyen bir parçan var, değil mi?

12. ŞAMBRA: Evet, ama şimdi buna oldukça yakınım. Sanırım biraz abartmış olmalıyım.

TOBIAS: Ama, sen her zaman çok yaklaşmış oluyorsun. Tıpkı sürekli uçurumun kenarına yürüyen ve her gün biraz daha, azıcık daha ileriye gidebilirmiyim diye uğraşan bir insan gibi. Bir seferinde bu insanın yanına başka bir şekilde görünerek geldim ve onu aşayıya ittim!!! ( Tobias ve izleyenler güler) Ve ona “ama neden, neden hergün kendine bunu yapıyorsun? Aşırı bir korku içindesin, hergün biraz daha ileriye uçurumun kenarına doğru yaklaşıyorsun, ama diğer tarafa da hiç gitmiyorsun. Bunu neden yapıyorsun?” dedim. Bu sevgili insan, söylediklerimi bir süre düşündü ve dedi ki, “ Yapacak birşey oluyor. Bana tuhaf bir heyecan veriyor. Evimdeki güvenli alana döndükten sonra kendimi çok daha iyi hissediyorum. Bu yüzden her gün daha ne kadar ileriye gidebileceğimi görmek için uçuruma gidiyorum.” Dedim ki, “ Ama bir gün uçurumdan düşeceksin, çünkü artık o küçücük güvenli alanın kalmamış olacak. Tam dibinden aşağıya uçacaksın, rüzgar gelip seni uçuracak, peki sonra?” Bir süre düşündü ve “O zaman tekrar doğacağım ve yeni baştan aynı şeyi yapacağım” dedi. (gülüşler)

Bu tuzaklara nasıl yakalanabileceğini görüyormusun ve bu…yanlış bir enerji, kendini denemek için yanlış bir yöntem. Şimdi, neden kendini denemek zorundasın?

12. ŞAMBRA: Bilmiyorum.

TOBIAS: Ben de bilmiyorum.

12. ŞAMBRA: Durabilir miyim?

TOBIAS: Bilmiyorum.

12. ŞAMBRA: Durmama yardımcı olabilir misin?

TOBIAS: (kıkırdar) Hayır, sana yardım edemem. Orada seninle birlikte olacağım…

12. ŞAMBRA: Teşekkürler.

TOBIAS: … ama sana yardım edemem. Sen sınırı zorlamaya devam ettikçe, bu – insan gerçekliğinin karanlığını ve derinliklerini – daha fazla deneyimlemeye devam ettikçe, gerçekten gitmeden önce daha ne kadar gidebileceğini denedikçe, orada seninle olacağım. Şimdi, küçük sohbetlerimizden bildiğin gibi, sırada olan bedenindir. Bedeninde oyunlar oynamaya istekli misin? Ne kadar uzağa gidebilirsin? Kansere yakalanmak ve ne kadar da korkunç olabileceğini görmek ister misin?

12. ŞAMBRA: Hayır.

TOBIAS: Hayati öneme sahip bazı organlarının işlevini sonlandırmasını mı istiyorsun? MS’e (Multipl Skleroz- beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrolünü bozan bir hastalık) yakalanmayı mı istiyorsun?

12. ŞAMBRA: Hayır

TOBIAS: Evet… ama oraya doğru gittiğini görüyorum.

12. ŞAMBRA: Oooh.

TOBIAS: Ooooh! Bu “ne kadar uzağa gidebilirim” oyununu muhtemelen, bedensel ağrılarının olacağı, kendi kontrolünü kaybedeceğin – fiziksel tarafının – ve bedeninin işlemez duruma geleceği noktaya kadar oynadığını görüyorum. Sana baş kaldıracak. Çok, çok hızlı bir şekilde kötüye gidecek. O noktaya gitmek istiyor musun?

12. ŞAMBRA: Hayır.

TOBIAS: Oraya doğru gitmektesin.

12. ŞAMBRA: Öyle mi?

TOBIAS: (çok yumuşak bir şekilde) Evet…evet, çünkü “ne kadar uzağa gidebilirim” oyunundan hoşlanıyorsun. Cevap oldukça basit. Şimdi yaşamayı ne kadar istiyorsun? Kendini bu bayağı heyecanın, panik ve korkunun, herşeyi kaybetmenin uyuşturucu etkisinden kurtarmayı ne kadar istiyorsun? Şu anda, seni neredeyse ölüme götüren bu oyunu oynamak yerine, yaşamayı ne kadar seçiyorsun? Enerjinin, onu büküp, bozup seni yok edip edemeyeceğini merak etmek yerine, gelip de sana hizmet etmesini ne kadar istiyorsun?

12. ŞAMBRA: Sanırım burada kalıp hizmet etmem gerekiyor.

TOBIAS: Gerekmiyor. Burada harika, mükemmel olanaklarımız var. Ve oldukça rahat, aslında dünyevi tarafıyla ilgili endişelenmene gerek yok.

12. ŞAMBRA: Burada olmak için bir anlaşmam var sanırım.

TOBIAS: Anlaşmalar bitti.

12. ŞAMBRA: Oh.

TOBIAS: Artık anlaşma yok. Bitti.

12. ŞAMBRA: Evet, büyüdüklerini görmek istediğim iki torunum var, ve bir başka torunum daha var.

TOBIAS: Evet.

12. ŞAMBRA: Bana ihtiyaçları var sanırım.

TOBIAS: Hayır, sana ihtiyaçları yok.

12. ŞAMBRA: Oh.

TOBIAS: Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

12. ŞAMBRA: Kimsenin bana ihtiyacı yok mu?

TOBIAS: Hayır. Hayır, üzgünüm. Seni seviyorlar, ama sana ihtiyaçları yok. Ve gerçekte, oynanan oyunları hissedebilirler, duyumsayabilirler. Onların da hayatlarında “ne kadar uzağa gidebilirim” oyununu oynamalarını ister misin?

12. ŞAMBRA: Hayır…hayır.

TOBIAS: Öyleyse, şu anda ne yapmayı seçiyorsun?

12. ŞAMBRA: Oyunu bırakmayı.

TOBIAS: Gerçekten istiyor musun?

12. ŞAMBRA: Um hmm.

TOBIAS: Bir sonraki Şaud’da gelmek ve tekrar konuşmak ister misin?

12. ŞAMBRA: Evet.

TOBIAS: Seni besleyen şeyin ne olduğunu gerçekten hissedebiliyor musun, sabah kalkmanı ve devam etmeni sağlayan şeyi? İçinde neler olup bittiğini hissedebiliyor musun?

12. ŞAMBRA: Bununla ilgilenmem gerekecek.

TOBIAS: İlgilenme. Sadece hisset.

12. ŞAMBRA: Pekala.

TOBIAS: Tamam. Bu arada, sakın burayı terketme, çünkü sunacak çok şeyin var. Uçurumun kenarına giden, en uçlara, neredeyse ölüme gittikçe kendilerini yaşadıklarına inandıran diğer insanlara sunacak çok, çok fazla şeyin var. İçindeki bu güçlü dürtüyü bıraktıkça paylaşacağın muazzam miktarda şeyler var.

12. ŞAMBRA: Hmm.

TOBIAS: Hmm.

12. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Gelecek ay bunun hakkında konuşacağız.

12. ŞAMBRA: Pekala, teşekkür ederim.

LINDA: Son soru. Bu arada, sanırım bu soruyu birçok başka insan adına da sormuş oldu.

13. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Kızkardeşim hakkındaki sorumu netleştirmek istiyorum. Nerede olduğunu biliyorum, ancak ona söyleyebileceğim, acısını dindirecek veya onu rahatlatacak birşeyler olabilir mi?

TOBIAS: Bunu özel olarak görüşmeyi tercih ederim.

13. ŞAMBRA: Pekala

TOBIAS: Tamam.

13. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.

TOBIAS: Ve böylece Şambra, derin bir nefes alın. Ev ödevinizi biliyorsunuz, ödeviniz şüpheye dair sıkıntılarınızı yüzeye çıkaracaktır- şüpheye dair olanları. Bir başka insana kim olduğunuzu, neden burada olduğunuzu söylediğiniz zaman, öncelikle kendi kendinize merak edeceksiniz, bu gerçekten siz misiniz? Bunu gerçekten kabul ediyor musun yoksa uyduruyor musun? Bu senin yaratımın mı? Gerçekten olduğun kişi mi? Bunu başkalarına ifade ederken ve kendi kulaklarınızla duyarken, içindeki gerçeği duyun, bu sizin bilincinizi geride tutan bazı şüphe engellerinin de ötesindeki şeyleri aşmanızı sağlayacaktır.

Hep birlikte nefes alalım.

(duraklama)

Bugün çok şey öğrenmiş olan sevgili doktor misafirimizin özünü hissedin. Sanırım az önce, gidip güzel bir gözyaşı dökeceğini söyledi.

Kristalleri temsil etmek üzere gelmiş olan yedi varlığın enerjisini hissedin. Ah, onların bugünden sonra paylaşacakları hikayeleri olacak.

İçinize dalın ve kendinizi hissedin. Sen SEN’sin. Hayatınızda sizi besleyecek hiçbir şeye, dram yaratacak hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Yanınızda birisinin olmasına ihtiyacınız yok. Sadece burada olmak ve kim olduğunuzu paylaşmak yeterlidir.

Ve öyleyiz.

Print