<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırmızıçember.org &#187; Yükseliş Dizisi</title>
	<atom:link href="http://kirmizicember.org/kategori/tobias-mesajlari/yukselis-dizisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kirmizicember.org</link>
	<description>Tobias Mesajları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 16:20:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ders Onbir: Ruhunun Şarkısına Kulak Ver</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/07/19/ders-onbir-ruhunun-sarkisina-kulak-ver/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/07/19/ders-onbir-ruhunun-sarkisina-kulak-ver/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2002 15:17:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[
Yükseliş Dizisi &#8211; 19 Temmuz 2002
Yaz-Ortası Işık Konferansı, Santa Fe, New Mexico’da sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Yükseliş Dizisinin son dersi için toplanmış bulunuyoruz. Sizinle birlikte uzun ve harika bir yıl geçirdik. İçinden geçtiğiniz değişimlerin ve dönüşümlerin tümünün keyfine vardık. Yaşantınızda deneyimlediğiniz yepyeni sevinçlerden biz de mutluluk duyduk.
Bugün burada, en candan ve en derin biçimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 class="baslik"></h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 19 Temmuz 2002</div>
<p>Yaz-Ortası Işık Konferansı, Santa Fe, New Mexico’da sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Yükseliş Dizisinin son dersi için toplanmış bulunuyoruz. Sizinle birlikte uzun ve harika bir yıl geçirdik. İçinden geçtiğiniz değişimlerin ve dönüşümlerin tümünün keyfine vardık. Yaşantınızda deneyimlediğiniz yepyeni sevinçlerden biz de mutluluk duyduk.</p>
<p>Bugün burada, en candan ve en derin biçimde aile olan bir grupla toplanmaktayız. Biz aynı zamanda, İnternet’le bize katılan, ya da kendi “şimdi”lerinde bu mesajları okuyan her birinize de dokunuyor ve her birinizle de biraraya geliyoruz. Evet, biz bu odada bulunanlarla olduğumuz kadar, sizinle de birlikteyiz şu anda.<br />
<span id="more-149"></span><br />
Birlikte yarattığımız bu kutsal alan, Ruh’un saflığı ve sevgisiyle doludur. Yüreğinizi açtığınızı hissedebiliyoruz. Yüklerinizin birçoğunu salmaktasınız. Kendi ruhunuzun parlak bir biçimde yayılmasına izin vermektesiniz. Burası kesinlikle kutsal ve güvenli bir yerdir. Öğrendiğiniz ve deneyimlediğiniz şeylerin tümü sayesinde, gittiğiniz her yere bu enerjiyi de beraberinizde götürebileceksiniz.</p>
<p>Bir an için hissedin. Nasıl hissettiğinize bir bakın. Evet, belki de birkaç acı (hala) mevcuttur. Ama kim olduğunuzun en içsel hissini duyun. Şu anda sahip olduğunuz bu parıltıyı….içinizde görebiliyoruz. Tüm çevrenizde görebiliyoruz. Birkaç yıldan beri sözünü ettiğimiz şey budur. Bu, tanrısallığınızın enerjisidir. Onun ortaya çıkmasına izin vermektesiniz.</p>
<p>Gerçekten, burada bulunmak hepimiz için bir onurdur…kuzeyde Kryon enerjisi…batıda Mikail enerjisi… doğuda Metatron enerjisi… ah, ve güneyde Meryem Ana’nın sevgi dolu, besleyici enerjisi. Onlar, şimdi sizinle birlikte olabilmek için, dört kolonu tutmakta, dört köşede durmaktadır. Öte yandan onlar da, başka bir melekler ve varlıklar grubuyla kuşatılmıştır.</p>
<p>Ama şimdi sevgili dostlar ve sevgili aile, rahatlayın. Mümkün olduğunca rahatlayın. Derin nefesler alın. Gevşeyin. Bugünün insanı bazen çok gergin ve streslidir, ve tutuk bir bedene sahiptir. Benim zamanımda, biz çok daha rahattık. Kendimizi bu kadar sıkıntıya sokmazdık. Oh, payımıza düşen kederler elbette vardı. Ve kesinlikle payımıza düşen, ağır suçluluk duyguları da vardı. Ama biz bugünün insanları kadar gergin değildik.</p>
<p>Buradaki sıcaktan da rahatsız olmayın. Benim zamanımda terlemek, iyiye işaretti. Bir tür şifaydı. Onun için, kendinizi akışa bırakın, buna izin verin. Bedeninizin akmasına izin verin. Burada ürettiğiniz sıcaklığın keyfini çıkartın.</p>
<p>Şimdi, Yükseliş Dizisinde birçok zorlayıcı ve meydan okuyucu dersten geçtik. İlk derse, sevgili varlıklar, size “Bu artık sizinle ilgili değildir. Sizinle ilgili değildir” diyerek başladık. Artık bir kontrata sahip değilsiniz, ve artık bir karmaya sahip değilsiniz. Buna inanmanın zor geldiği günlerin olduğunu biliyoruz, ama bu artık sizinle ilgili değildir.</p>
<p>Siz artık tüm bu deneyimlerin ve meydan okumaların üstesinden gelmek zorunda olmadığınız, yepyeni bir düzeye geçmektesiniz. Artık bunları yolunuza koymak zorunda değilsiniz. Bu, sizinle ilgili değildir. Sizler bu Dünya denen yerde, öğretmen olmak için kalmayı seçtiniz. Kendi yolunuza koyduğunuz meydan okumaların tümünü, her an bırakabilirsiniz, ve böylece enerjinizi ve dikkatinizi, başkalarına rehberlik edecek, tanrısal bir insan olmaya odaklayabilirsiniz.</p>
<p>Bu artık sizinle ilgili değildir. Gerçi bundan kuşku duymanıza neden olacak enerjiler, içinizde ve çevrenizde kesinlikle vardır. Ama aynaya baktığınız zaman, bunun artık sizinle ilgili olmadığını kendinize hatırlatın.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Birinci Dersinde, şimdiden yükseldiğinizi paylaştık sizinle. Ne olacağını sanmıştınız ki? Beklentiniz neydi? Ve yükseldiğiniz zaman, sizi kimin karşılayacağını sandınız ki? Yükselmek, fiziksel bedeni değiştirmeden, bir yaşamdan ötekine geçmek demektir. Şu son birkaç yılda siz şimdiden bir, belki iki yaşamdan geçtiniz ve az sayıda kişi de üç yaşamdan geçmiştir. Siz bunlardan hızla geçtiniz.</p>
<p>Siz yükseldiniz. Bunun meydan okuyucu ve zor olmasının nedeni, tüm çevrenizdeki enerjilerin, Eski Dünya dediğimiz dünyaya ait olan enerjilerin, yükselmiş olmamasından kaynaklanmaktadır. Onun için, tüm çevrenizde, yani dışınızdaki realitede gördüğünüz şeyler, içinizde meydan gelmiş olan şeyden kuşku duymanıza neden olmaktadır. Ayrıca, yükselişin ne olduğuna dair önyargılı düşünceleriniz de vardı. Belki de kanatlarınızın çıkacağını ve çevrede uçacağınızı sandınız. (kahkahalar) Uçağa binmek çok daha kolaydır! (kahkahalar) Tüm zorlukların ve meydan okumaların yok olacağını sandınız. Ama söylediğimiz gibi, Dünyanın geri kalanının çoğu bu titreşime hala tutunmaktadır, ve siz çok daha açık ve duyarlı bir hale geldiğiniz için, çevrenizdekilerin hala içinde bulunduğu acı ve kederi hissedebiliyorsunuz. Ve bunları çoğu zaman kendinize ait acılar ve kederler olarak yorumluyorsunuz.</p>
<p>Ve eski anılar hala içinizde oyalanmaktadır. Bunlar size geçmişinizi, çocukluğunuzu ve geçmiş yaşamlarınızı hatırlatmaktadır. Ayrıca, pek emin olmayan bir yanınız da var. Eski karmayı bırakmak istiyorsunuz. Kulağa ne kadar garip gelirse gelsin, bazılarınız hala, geçmişte yaptığınız şeylerin karşılığını ödemek zorunda olduğunu sanmaktadır. Bu böyle değildir. Kendinizi affedebilirsiniz. Gerçekten, Ruh sizi hiçbir zaman yargılamamıştır. Siz her an kendinizi affedebilir ve karma zincirlerinden kurtulabilir ve özgür olabilirsiniz.</p>
<p>Yükseliş: Olacağını sandığınız şey değildir. Bu (deyiş) arabalarda kullanılan çıkartmalardan biri olabilirdi! (Tobias kendi kendine güler ve izleyiciler de)</p>
<p>İkinci Derste, size “tanrısallığınıza sahip çıkmak”tan söz ettik. Bu, size tekrar tekrar hatırlatacağımız bir konudur. Tanrısallık sizindir. Kryon, ya da Mikail, ya da Metatron, ya da Meryem, ya da herhangi başka bir varlığa ait değildir. Tanrısallığınız size aittir. Ona sahip çıkın!</p>
<p>Bazen, delikleri olan bir kova gibisiniz. Tanrısallığınız akıp gitmektedir. Ve siz ne olduğuna şaşmakta, tanrısallığınızın nereye gittiğini merak etmektesiniz. Tanrısallığınızdan pek emin değilsiniz. Ona değer (layık) olduğunuzdan pek emin değilsiniz. Onu bir an kucaklamaya çalışıyorsunuz. Sonra da başkalarına veriyorsunuz. Tanrısallığınıza sahip çıkın. Onun size ait olduğunu bilin. Bu, ruhsal bir varlık olarak, sizin doğuştan hakkınızdır. Siz Yuva’yı terk ettiğinizden beri, tanrısallık tohumunu beraberinizde taşıdınız. Krallığı terk edip de, kendinize ait bir kimlik yaratmak için Ateş Duvarından geçtiğinizde, tanrısal tohumu içinizde taşıdınız. O her zaman oradaydı. Onu hiçbir zaman bir başkasında bulamayacaksınız. Ruh bile onu size veremez, çünkü siz zaten ona sahipsiniz. Ona sahip çıkın!</p>
<p>Üçüncü Derste, size “içinizdeki karanlığı salmak”tan söz ettik. Sözünü ettiğimiz “yılanlar”, tekrar tekrar karşılaşacağınız bir şeydir. Onların orada bulunmasının bir nedeni vardır. Onlar oradadır….karşılaştığınız meydan okumalar, sorunlar…bunların orada bulunmasının bir nedeni vardır. Bilmeniz gereken şeyin ne olduğunu onlara sadece sorun. Yolunuza çıkan ve sizin bir parçanız olan bu yılanlara, bu deneyimden neler öğrenebileceğinizi sorun.</p>
<p>Biz size, “Işık İşçisi, karanlık senin bir parçandır” da dedik. Karanlık, sizin bir parçanızdır. Eğer karanlığı yok etmeye çalışırsanız, sadece kendinize acı ve zarar verirsiniz. Gerçek sandığınız kimlikle kendinizi kandırmış olursunuz. Siz hem karanlık, hem ışıksınız.</p>
<p>Dualite unsurları yolculuğunuz için önemliydi. Karanlığı kesip atamazsınız. Siz sadece bu enerjiyi içselleştirebilirsiniz. Bu, tekrar ve tekrar ve tekrar sözünü ettiğimiz dört bilyenin bir parçasıdır. Bu, yeni “dörtsel” enerjidir. Bu, tanrısal enerjiniz tarafından kucaklanan, olduğunuz herşeyin bütünleşmesidir. İçinizde bastırdığınız karanlığı salıverdiğiniz zaman, o ortaya çıkacak ve yükseliş evinizin kutsal mekanına sizi götürecek bir enerjinin yaratılmasını sağlayacaktır.</p>
<p>Karanlık…ona bakmayı pek sevmiyorsunuz. Geçmişte yapmış olabileceğiniz bazı şeyleri düşünmekten hoşlanmıyorsunuz. Siz sadece ışıkta yaşadığınızı düşünmekten hoşlanıyorsunuz. Herşeyi tümüyle kabul edene kadar, sorunlar ve meydan okumalar yaşamaya devam edeceksiniz. Karanlık ve ışık…Yuva’yı terk ettiğiniz zaman meydana gelmiş olan şey budur. Yarattığınız enerjiler bunlardır. Karanlık, ışığa ivme kazandırır. Karanlık, ışığı ileriye fırlatır. Onlar, uyum içinde birlikte çalışır. Onlar, enerjisel bir evlilikte birlikte çalışır.</p>
<p>Şimdi bu, kötü bir insan olmanız anlamına mı gelir? Hayır, burada enerjilerin bir dengesi olduğunu anlamanız için söylüyoruz bunu. Işık İşçileri, sadece ışıkta çalıştığını sanmak eğilimine sahiptir. Oysa gerçek, tanrısallığınız tarafından kucaklanan bu enerjilerin, bir birliğe ve uyuma bütünlenmesi ve kaynaşmasıdır.</p>
<p>Dördüncü Dersten, Altıncı Derse kadar, size “Ah Dili”nden söz ettik. Ah Dili, içsel biliştir. Bu, ortaya çıkarak parlayan ve meydan okumalara çözümler sağlayan, kendi tanrısallığınızdır. Bu tanrısal duyuların nasıl uyandığı hakkında konuştuk size. Bunlar, öncelikle insan duyularınızda başlar. Şimdiye kadar görmediğiniz şeyleri görmeye başlayacaksınız, ve daha önce bilmediğiniz biçimde duyacaksınız. Tad alma duyunuzda, ve koku alma duyunuzda, ve hissedişinizde…ve kesinlikle yüreğinizde ve zihninizde yeni derinliklere sahip olacaksınız.</p>
<p>Tanrısal güçleriniz, zaten sahip olduğunuz insan duyularınızla ortaya çıkar. Bu, insanın duyumsama, algılama deneyimi için oluşturduğu yapıyla, yani zaten var olan kanallarla ortaya çıkmaktadır. Ama şimdi, apaçık olanın ötesini görebildiğinizi bilin. Ve şimdiye kadar olduğundan çok daha derin duyabilirsiniz. Bir biliş duyusuna sahipsiniz. Bedeninizin tümünde, hissetme duyusuna sahipsiniz. Tanrısallığın, kendini ilk gösterdiği yer burasıdır. Siz, tanrısal duyularınızı, insan duyularınızla birleştirmeyi öğrendikçe, bu bütün bir paket haline gelir. Tanrısal duyularınız, daha Dünyaya gelmeden önce, bir melek olarak beraberinizde getirdiğiniz duyulardır. Bunların tümünü varlığınızla bütünleştirin. Gücünüzün yattığı yer burasıdır. İçinizdeki ve dışınızdaki şeyleri duyumsama, algılama anlayışınız ve yeteneğiniz burada yatar.</p>
<p>Yedinci Derste, kesinlikle çok zor ve meydan okuyan bir ders olan, “beklentisiz, gündemsiz (agendasız) olmak”tan söz ettik. Beklentileriniz, gündeminiz olmasın. Çoğunuz, sahip olduğunuz beklentileri nasıl bırakacağını düşünerek, günlerce, hatta haftalarca başını kaşıyıp durdu. Ama siz ancak beklentilerinizi bıraktıkça, işlerin nasıl yürüdüğüyle ilgili yeni bilişlere ulaşırsınız. (O zaman) bir beklentiye, bir gündeme ihtiyacınız olmadığını farkedersiniz. Beklentisiz, gündemsiz olduğunuzda, doğru zamanda, doğru yerde olduğunuzu göreceksiniz.</p>
<p>Sekizinci Derste, “sevginin yeni anlayışı” hakkında konuştuk. Gelecek derslerimizde, bundan daha söz etmeye devam edeceğiz. Sevginin değiştiğini göreceksiniz. Onun için ilişkiler de değişmektedir. Eski Enerjide sevgi, bütünlük yaratmak amacıyla enerjilerin biraraya getirilmesiydi. Sevginin yeni anlayışında, siz kendi içinizde bütünsünüzdür; onun için de, bir başkasıyla birleşmeniz, yeni bir enerji yaratır. Sevgi değişmektedir. Sevgi anlayışı…sevginin hissedilmesi…ve sevginin deneyimlenmesi….bunların tümü değişmektedir. İlişkilerinizin neden değiştiğini sanıyorsunuz? Siz bilincinizi değiştirdikçe, çevrenizdeki şeyler de değişecektir.</p>
<p>Dokuzuncu Derste size, “Yükseliş Boşluğu”ndan söz ettik. Boşluk, bir an için kenara çekilmektir, tanrısallığınızın ortaya çıkmasına izin vermek üzere kenara çekilmektir. İnsan olarak, tüm sorunları çözmek için şu aklınızı, kullanmak öğretildi size. Siz garip bir biçimde, birçok başka şeye değil de, aklınıza güvenmeyi öğrendiniz.</p>
<p>Deneyimleriniz yüzünden, Tanrı’ya güvenmekte zorlandınız, çünkü O’nu çağırdığınızda, gelmediğini gördünüz. Güvenmemeyi öğrendiniz, çünkü bu Tanrı kavramını bilmiyor ya da anlamıyordunuz. Böylece, bir gün belki Tanrı’nın geleceğini, size acıyacağını, ve istediğiniz şeyleri size ihsan edeceğini umarak, kendi benliğinize, eski benliğinize güvenip, geriye adım atıyorsunuz. Çünkü siz bu geçen sürede, kendi aklınıza güvenmeyi o kadar iyi öğrendiniz ki, tanrısallığınıza nasıl açılacağınızı unuttunuz.</p>
<p>Biz onun için, Yükseliş Boşluğuna gidin dedik. Kenara çekilin. Salıverin. Kendinizi açın. Bu biraz ürkütücüdür gerçekten. Aranızda bulunan çok kişinin, bunun üstesinden gelmeye çalıştığını biliyoruz. Ve, sıkı sıkıya tutunduğunuz şeyleri bıraktığınızda, sahip olduğunuzu sandığınız kontrolü elden bıraktığınızda, neler olacağını düşünmek, bazı korkuları da yüzeye çıkartır.</p>
<p>Yükseliş Boşluğuna gittiğinizde, mucizevi bir şey meydana gelir. Kimliğinizin insan yanı ile birleşmek üzere, çözüm, ve içgörü, ve biliş sağlamak üzere, kendi tanrısallığınızın ortaya çıkmasına izin verilmiş olur. Bu tanrısallık, uzun, çok uzun zamandır farkında olmadığınız parçanızdır. O her zaman oradaydı ve sadece ortaya çıkmayı bekliyordu.</p>
<p>Onuncu Derste, size “kimliksizlikten, yeni bir kimliğe” doğru gitmekten söz ettik. Geçtiğiniz son yıllarda, gerçekleştirmiş olduğunuz şey, genelde budur. Siz kimliğinizi bırakmaktaydınız, çevrenizdeki tüm şeyleri bırakmaktaydınız, eviniz, ya da ilişkileriniz, ya da işiniz, ya da anlayışlarınız, ya da inançlarınız, ya da düşünceleriniz, aileniz, dostlarınız gibi şeyleri bırakmaktaydınız.</p>
<p>Bilinciniz değiştikçe, çevrenizdeki şeyler de değişir. Ve bırakmak uygundur, herşeyi, inançları, maddi şeyleri bırakmak uygundur. Bunların gitme zamanı gelmişse, bırakın gitsinler. Sizin için ve onlar için uygun olan şeyler gelecektir. Uygun olmayanları kutsayın, ve kapıdan çıkıp gitmesine izin verin. Siz bir kimliksizlik döneminden geçiyorsunuz, ve şimdi, yeni bir tanrısal insan kimliğini oluşturmaya başlıyorsunuz – zor ve meydan okuyan bir işlem gerçekten, gerçekten.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Siz şimdi bitiş zamanındasınız. Bununla ilgili çok şey yazılmıştır. Bitiş zamanıyla ilgili çok şey tartışılmıştır. Siz şimdi, vahiy olunan (bildirilen) günlerdesiniz. Ve kim olduğunuzun ve nereden geldiğinizin açığa çıkması ne muhteşem bir şeydir.<br />
Kutsal kitaplarınızda, şu (Yuhanna’nın) Vahiy Kitabında, bunun karanlık, ve cezalandırıcı ve çirkin bir şey olacağı yazılıdır. Ama sevgili dostlar, kitabın adı kendini ele vermektedir – Vahiy, yani yeni ilhamlar ve yeni içgörüler…olmakta olan kesinlikle budur.</p>
<p>Kıyametin şimdi meydana gelmekte olduğunu biliyor muydunuz….ruhunuzdaki kıyamın şu anda meydana geldiğini? İnsanoğluna ait sözlüklerde kıyametin tanımı……KIYAMETİN ANLAMI, PERDENİN KALKMASIDIR! Yunancadaki gerçek tanımı budur. Kıyametin anlamı, perdenin kalkmasıdır.</p>
<p>Siz kıyamet günlerini şu anda yaşamaktasınız. Tüm çevrenizde, perde kalkmaktadır. Bu, ruhun kıyamıdır. Ve siz bu perdeyi kaldırdıkça, yeni anlayışlara ve içgörülere ulaştıkça, çevrenizdeki tüm şeylere ait bilincin de değişmesini sağlarsınız.</p>
<p>Onun için biz gerçekleştirdiğiniz çalışma için sizi onurlandırmaktayız. Sizin oluşturduğunuz, başlattığınız şeyler, daha sonra kendi yaşamındaki değişimleri gerçekleştirebilmesi için, diğer insanların kullanacağı araç ve enerji modellerini oluşturmaktadır. Sizler, öğretmenlersiniz. Kıyamet – perdenin kaldırılmasıdır. Kryon’un gerçekleştirdiği çalışma, değişen bilinciniz doğrultusunda enerji ağını değiştirmiştir. Enerji ağının uyumlanması ve değiştirilmesi, perdenin kalkmasını sağlayacaktır.</p>
<p>Onun için, bazı insanlar gelip de, parmaklarını size doğrultarak kıyamet hakkında konuşursa, gülümseyin ve onlara, neden söz ettiklerini bildiğinizi söyleyin. Bunu, ruhun dönüşmesi olarak anladığınızı söyleyin onlara. (Mahşerin) dört atlısını tam da bu kutsal topraklarda, bu kutsal odada hissettiğinizi söyleyin onlara. Ve bu dört atlı, Kryon’dur ve Mikail’dir ve Metatron’dur ve Meryem Ana’dır!</p>
<p>Kutsal kitaplarınızı okuduğunuzda ve şu Vahiy Kitabına baktığınızda, bunlara bu bilinçle bakın. Oradaki öyküler, meydana gelecek belirli olaylar değildir. Dünyanızın her yerine ölüm saçacak melekler olmayacaktır. John (çvr.Vaftizci Yahya) bunu o zamanki bilince göre yazmıştır. John berrak, açık bir hali yaşıyordu ve yazdıkları, insanın içinden başlayacak ve sonra tüm dünyaya yayılacak bir bilinç değişimiyle ilgiliydi. John, dünyaya değişimler saçan yedi melekten söz ederken, içinizde meydana gelen bir işlemi kastetmektedir. Bu, değişimdir ve eski çakralarla (enerji merkezleriyle) ilgilidir. Bunlar saf dışı kalmaktadır. Tek bir çakranın oluşabilmesi için, deyim yerindeyse, bunlar yok olmaktadır. Böylece yedi melek gelmekte, ve içerdeki değişimi gerçekleştirmektedir. Ve Vahiy, İsrail’den söz ettiğinde, bilinçten söz etmektedir. Ülkeden değil. Bu, bilinçle, ve ruhla, ve dünyanın yüreğiyle, ve kim olduğunuzla ilgilidir.</p>
<p>Bu Vahiy Kitabı kesinlikle doğruları ifade ediyordu, çünkü sizler yeni ilhamlara ve yeni anlayışlara sahip olacaksınız. Perde, gerçekten kaldırılacaktır. Burada bulunan tümünüz için kaldırılmıştır bile. Ve, değişimler olacaktır. Bunu, son yıllarda gördünüz. Kendi varlığınızda da değişimler olacaktır.</p>
<p>Bu, Tanrı dünyanın büyük bir bölümünü yok edecek anlamına gelmemektedir. Ve, “geride bırakılacak” grupların olacağı anlamına hiç gelmemektedir. Bu tür şeylerin yazılmış olması bile utanç vericidir!<br />
Ama biliyor musunuz, bu güzel bir dram yaratmaktadır! (kahkahalar) Bu şu anlama gelmektedir sevgili dostlar, eski kimliklerinizin parçaları, geçmişteki kimlikleriniz….siz kendi parçalarınızı salıvermektesiniz, ve onlar, deyim yerindeyse, “geride bırakılmaktadırlar”. Siz, benliğinizin bu eski parçalarını bırakmaktasınız. Geçenlerde yaptığımız son derste de söylediğimiz gibi, mucizevi bir şey olmaktadır burada. Yuva’yı terk ettiğiniz zaman, sizinle birlikte gelen sınırlı ya da sonu olan bir enerji miktarı vardı. Şimdiki bilinen evreninize, yani (o zamanki) boşluğa giren, sınırlı bir enerji vardı. Oh, bu enerji miktarı engindi, ama yine de sınırlıydı.</p>
<p>O zamandan beri yaptığınız yolculukla, ve bir dolu yaşamdan oluşan Dünyadaki yolculuğunuzla, siz Yeni Enerji yaratmaktasınız. Mucize budur! Siz bunu daha kendi yaşantınızda göremiyorsunuz. Ama sözünü ettiğimiz şeyi anlamaya başlayacaksınız. Gerçekleştirdiğiniz çalışmadan ötürü Kryon’un neden bu kadar heyecanlandığını, sizi onurlandırmak için hepimizin neden burada toplandığını anlayacaksınız.</p>
<p>Bir şey olmaktadır. “Yeni Enerji” daha önce hiç yaratılmamıştır. Enerji dönüştürülmüş ve değiştirilmiş ama hiç yaratılmamıştır. Siz, Yeni Enerji yaratmaktasınız. Geçmiş yaşamlarınızı salmaktasınız. Siz, bir anlamda, onları geride bırakmaktasınız. Siz onları salmaktasınız. Ve siz bunu yaptıkça, onlar da kendi kimliklerini üstlenmektedir. Kendi yolculuklarına başlamak üzere, çok-boyutlu evreninizin başka yerlerine giderler.</p>
<p>Siz bu yeni veçheleri doğurdunuz. Bunlar, sizin geçmiş yaşantılarınızdır. Metatron, Mikail, Kryon ve Meryem Ana çemberinin dışındaki çemberde bugün toplananlar, onlardır. Kendi yolculuklarına başlamak üzere, şimdi başka çok-boyutlu alanlara gitmektedirler. Onlar sizin çocuklarınızdır. Onlar sizin yaratılarınızdır.</p>
<p>Bu dersin bu zamanında, Meryem Ana şimdi öne çıkmaktadır. Besleyici ve sevgi dolu bir enerji getirmektedir. Ve biz burada sadece, kitaplarınızda sözü geçen Meryem kimliğinden söz etmiyoruz. Ama o bir simgedir, ana enerjisinin temsilcisidir.</p>
<p>Dünya üzerindeki Ana-Baba enerjilerinde, oldukça uzun bir süredir dengesizlik olduğunu biliyor muydunuz? Bunun yeniden dengelenme zamanıdır. Ana enerjisinin şimdi öne çıkmasının nedeni, varlığının yeniden geri gelmesine izin verilmiş olmasındandır. Bu enerji, eril ve dişil enerjilere yeni bir denge getirmektedir.</p>
<p>Önünüzdeki yıllarda, gitgide daha fazla insanın, Meryem enerjisine kanallık ettiğini, bu enerjiyle çalıştığını ve bu enerjiye çekildiğini göreceksiniz. Onun sizi seven, ve besleyen, ve destekleyen, saf mavi enerjisini, çok kez çevrenizde hissedeceksiniz. Siz kendi tanrısallığınızı doğurmakta olduğunuz için, Ana enerjisi buradadır. Tanrısallığınızı doğurduğunuz bu zamanda, Ana enerjisi buradadır. Bu enerjiyi, tanrısal duyularınızla hissedeceksiniz. O şu anda ve bu alanda fazlasıyla mevcuttur. Çoğunuz onunla daha önce çalışmıştır. Ama onunla ilgili pek aşina olmadığınız, yeni veçheler söz konusudur. Meryem’in daha parlak ve hafif görünmesi ve hissedilmesi söz konusudur.</p>
<p>Perde kaldırıldıkça, o ortaya çıkabilmektedir. Onun enerjisi, çok ihtiyaç duyulan bir sevgi ve besleme türünü sağlamak için Dünyaya gelmektedir. Diğer insanların öğretmeni olarak çalışırken, her biriniz bu enerjiden yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Şimdi, bir an durup size sadece bakıyoruz….ışığınıza ve parlayan tanrısallığınıza bakıyoruz. Bir sonraki adıma geçmek için heveslendiğinizi görüyoruz. Diğer insanlara yardım etmek için hevesli olduğunuzu görüyoruz. Kendi ruhunuzun yolculuğunu tamamlamak için hevesli olduğunuzu görüyoruz. Bir an durup, sevgimizi ve enerjimizi hissetmenizi rica ediyoruz. Daha sonraki bir tarihte bunu okuyor olsanız bile, bunu hissedebilirsiniz. Bunun için özel yeteneklere sahip olmak gerekmiyor. Ruh’un size duyduğu sevgiyi hissedebilmek için bu anı değerlendirin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Ah, öyle zamanlar var ki, sizinle birlikte sadece böylece oturmayı tercih ederdik. Başka düzeylerden, tüm bu sözcükler olmadan, çok daha iyi bir iletişim kurabiliyoruz. Zihniniz dolmuş bir halde. Yürekleriniz açık. Biz gelebiliyor, ve sizi sarılıp, kucaklayabiliyoruz.</p>
<p>Sevgili dostlar, sevgili aile, bu yolculuktan geçerken, yüreğinizi açarsınız. Yüreğinize güvenmeyi öğrendiğiniz zaman, çevrenizdeki şeylerin kesin bir biçimde değiştiğini göreceksiniz. ‘Sorunların çözümlendiği tek yer burası’ dediğiniz kafanızı bir kenara koyduğunuzda, ve “şimdi”ki anda yaşamaya başladığınızda ve tanrısallığınıza güvendiğinizde, gerçek kimliğinizi anlamaya başlayacaksınız.</p>
<p>Sizden rica ediyoruz, RUHUNUZUN ŞARKISI OLUN. Ruhunuzun şarkısı olun. O, oradadır. Size şarkı söylemektedir. Sadece o olmanızı bekleyen tanrısallığınız, size şarkı söylemektedir…tanrısal olmanın neye benzeyeceğini merak etmek değil….onu beklemek değil….sadece ruhunuzun şarkısı olmak.<br />
Ruhunuzun bu şarkısına sahip çıkmanızı rica ediyoruz. Ona sarılın, onu kucaklayın , çünkü o sizdir. Tanrısallığınız hemen oradadır. Onu görebiliyoruz. İlle de fiziksel bedeninizin içinde olmak durumunda değildir. O tüm çevrenizde ve içinizdedir. Ortaya çıkmak istemektedir. Doğumun son aşamasını istemektedir. Geçtiğiniz yıllarda, tanrısallığınızın doğum sancılarını çektiniz. O şimdi artık gelmek istemektedir. Sizin ona sarılmanızı, kucaklamanızı istemektedir. O sizin tanrısallığınızdır, ama bir anlamda da, çocuk gibidir. Onu kucaklamanızı istemektedir.</p>
<p>Ve işte, Yükseliş Dizisinin Onbirinci Dersi, “Ruhunun Şarkısına Kulak Ver”. Ruhunun şarkısına kulak ver. O oradadır. Sizin dışınızda değildir. Başka birine ait değildir. Kafanızda değildir.</p>
<p>Tanrı’yı asla, asla kafanızla, aklınızla bulamazsınız. İnsanlar bunu binlerce yıldır denedi. Çoğunuz bunu hala kafanızda çözmeye çalışıyorsunuz. Sanki meleklerdeki hiyerarşiyi anlarsanız, cennete nasıl gidileceğini de bulabileceğinizi sanıyorsunuz. Bu, bu şekilde olmaz. Siz ruhunuzu, aklınızla bulmaya çalışıyorsunuz. Bu, bu şekilde olmaz.</p>
<p>Yüreklerinizi açın. Yüreklerinizi açın. Ruhunuzun şarkısına kulak verin. Bu şarkı, gerçek kimliğinizle kaynaşmaktır ve bütünleşmektir. Onu duyun. Onu hissedin. O oradadır. Onu kucaklayın, hemen şimdi, şu anda. O, sizdir. O, sizdir. O, tüm sevgisi ve saflığıyla ortaya çıkmak ve kendini ifade etmek isteyen bir çocuk gibidir. O, daha önce deneyimlediğiniz herşeyin ötesindeki bir bilişe sahip, bilge bir baba gibidir. O, size bakmak isteyen, sevgi dolu ve besleyici bir ana gibidir. Tanrısallığınız budur, içinizde olan ve ortaya çıkmak isteyen tanrısallığınız budur.</p>
<p>Ruhunuzun şarkısına kulak verin. Bunu yaptıkça, yeni bir berraklık kazanacaksınız. Bununla ilgili bir dakika konuşmak istiyoruz. Kendi tanrısallığınızın içinde, kim olduğunuza sahip çıktığınız zaman, daha önce hiç deneyimlemediğiniz, yeni bir berraklığa sahip olmaya başlayacaksınız. Manşetleri okuduğunuzda, nelerin olup bittiğini anlamaya başlayacaksınız. Vahiy Kitabını yeniden okuduğunuzda, onu anlamaya başlayacaksınız. Çevrenizdeki insanlarla ve tüm çevrenizde meydana gelen olaylarla ilgili bir berraklığa sahip olacaksınız.</p>
<p>Şimdi, bu harika bir şeydir…..bir noktaya kadar. Bazen de berraklık zorlayıcı olacaktır, çünkü şimdiye kadar hiç görmediğiniz gibi görecek, duyumsayacak ve hissedeceksiniz. Kendini yeniden kapatmak eğilimi baş gösterecektir. Tüm bu filtreleri bir nedenden ötürü kendi çevrenize yerleştirmiş olduğunuzu anlıyor musunuz? Çünkü bazen dışardan gelen enerjilerle başa çıkmak zordur.</p>
<p>Sahip olacağınız yeni berraklık, bazen eski inançları ve düşünceleri sarsacaktır. Bazen önünüzde duranı görmek istemeyeceksiniz. Sahip olduğunuz yeni berraklıkla, konuşulan sözleri duymak istemeyebilirsiniz. Ruhunuzun şarkısına kulak vermekle sahip olacağınız yeni berraklıkta, bazı hisleri duymak istemeyebilirsiniz. Bir dükkana girip de, yoğun ve ağır ve karanlık eski enerjiyi hissetmekten hoşnut olmayabilirsiniz.</p>
<p>Ve içinizdeki bazı düzeylerden, şöyle demek isteyebilirsiniz, “Bunun ne olduğunu bilmiyorum. Çevremdeki şeylerin şu anda neden bu kadar acımasız olduğunu, ya da beni tiksindiren, ya da dengesiz hale getiren bu enerjilerle, ve düşüncelerle, ve hislerle neden karşılaştığımı bilmiyorum.” Ve, perdenin arkasına ve yerleştirdiğiniz filtrelerin arkasına çekilmek isteyebilirsiniz.</p>
<p>Bunların, işlemin bir parçası olduğunu anlayın. Yeni berraklık, her zaman da en güzel resmi sergilemez. Yeni Enerjideki yeni bakış açınızla, Eski Enerjiyle ilgili ve başa çıkması zor olabilecek şeyler göreceksiniz. Bu, kadavra üzerinde çalışmaya başlayan bir tıp öğrencisinin ilk deneyimi gibidir. Her zaman çok güzel değildir. Buna sizin dikkatinizi çekmek istedik, çünkü gelecek günlerde ve haftalarda bunu hissedecek ve deneyimleyeceksiniz. Belki de bundan çok hoşlanmayacaksınız ve kendinizi kapatmak arzusu güçlü bir potansiyel olabilecektir. Şöyle diyebilirsiniz, &#8220;Bu işlemde yanlış olan nedir? Çiçek açan ruhsallığıma ne oldu? Ben herşeyin gökkuşağı gibi, pamuk helva gibi, ve yumuşacık bulutlar gibi olacağını sanmıştım.” İstediğiniz berraklığa kesinlikle sahip olacaksınız, ama başlangıçta, oldukça acımasız görünen şeyler görebilirsiniz.</p>
<p>Sonradan, neden bu kurguyu şimdiye kadar böyle görmediğinize şaşacaksınız, başka insanların hislerini, ve yüreklerini, ve zihinlerini neden hiç algılamadığınıza, göremediğinize şaşacaksınız. Göremediniz, çünkü filtreler vardı. Sizi korumak için perdeler vardı.</p>
<p>Öte yandan sevgili aile, yüreğinizin şarkısını dinlediğinizde, ve bu yeni berraklığı geliştirdiğinizde, yaşantınızdaki diğer şeylerle ilgili yeni, ve bütünleyici, ve seviç dolu deneyimlere de sahip olabileceksiniz. Berraklık, şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz bir biçimde, müzikle titreşmenizi sağlayacaktır. Biz, sizin bazı şeylerin tadını alıp, derinine inmenize yardımcı olacağız.</p>
<p>Ah, kesinlikle, şu anda soruyu soran kişiye yanıtımız….evet, seks, sevişmek, şimdiye kadar deneyimlediğinizden çok daha tatmin edici olacaktır. Bununla ilgili bir berraklık olacaktır. Sadece fiziksel bir eylem olmayacaktır. Fiziksel varlığınızı, duygusal varlığınızı, ve ruhsal varlığınızı içeren, bütünleşmiş bir eylem olacaktır.</p>
<p>Yeni berraklığa sahip olduğunuzda, bedeninizle konuşabileceksiniz. Hücrelerinize konuşabileceksiniz. Onlardan gelecek şeyleri hissedebilecek ve bilebileceksiniz. İçinize dönüp de, bedeninizin hücrelerini ve moleküllerini ve atomlarını değişmeye zorlamayın. Onların neye dönüşmesini istediğinizi nereden bileceksiniz? Sahip olduğunuz yeni berraklıkla içinize dönün ve dinleyin. Onlar size söyleyecektir. Onlar size bir şey söyleyecektir. En çok ihtiyaç duyulan dengeyi, size söyleyeceklerdir.</p>
<p>Bazı şeyleri bedeninizde yeniden ahenge ve dengeye nasıl getireceğinizi, kendi ruhunuz size söyleyecektir. Ama, içinize dönüp de, o gribi, ya da nezleyi, ya da kanseri bedeninizden atmak için onları zorlamayı bırakın. Bunu yaptığınız zaman, dışarı atmak için zorladığınız zaman, onları kesinlikle yerlerine çivilemiş olursunuz.</p>
<p>Sahip olduğunuz berraklıkla içinize dönün. Bedeninizin içinde gezinebildiğinizi ve yolculuk edebildiğinizi göreceksiniz. Bunun nasıl bir şey olacağına dair önyargılı olmayın. İçe dönmek için sadece kendinize izin verin. Bedeninizle, içinizde küçük bir oyuncak ayı oturuyormuş gibi, konuşabilirsiniz. Canlanmış hücreler görebilirsiniz. Bir biyoloji fabrikası görebilirsiniz. Bu, hepiniz için farklı olacaktır. Ama yine de içinize dönün ve konuşun. O size söyleyecektir. Yeni berraklık, şimdiye kadar kapalı olan, yeni ve yaratıcı bir yanınızı ortaya çıkartacaktır. Sizler akıllı insanlarsınız, ama yaratıcı olmayı unutuyorsunuz! Bunu kilitleyip, kapattınız. Öğretmenleriniz ve ana-babanız, bunu kilitlemeyi öğretti. Onlar size, hissetmektense ve olmaktansa ve yaratmaktansa ve gerçekleştirmektense, düşünmeyi öğretti. Sahip olacağınız bu yeni berraklıkla, kendinizi bu muhteşem, yaratıcı yanınıza nasıl açacağınızı anlayacaksınız.</p>
<p>Kendi ruhunuzun şarkısına kulak verdikçe, fiziksel, duygusal, ve ruhsal yanlarınızın berraklığına sahip olacaksınız. Bunun böyle olacağını biliyoruz, çünkü bazılarınızla çalıştık, özellikle de bu odada bulunan bazı kişilerle, ve türlü yollardan buraya bağlanan bazı kişilerle. Geçtiğiniz aylarda, aranızda bulunan küçük bir grupla çalıştık. Shaumbra’nın bu yeni berraklıkla ne tür tepkiler verdiğini görmek istedik, ve kendinizi berrak olmaya açtığınızda, derin içsel bilişlere sahip olmak gibi harika ve güzel şeylerin olduğunu gördük.</p>
<p>Ama, bu berraklığa sahip olduğunuzda, ve yaşamın daha karanlık, daha çirkin, daha zor olduğunu sandığınız yanlarını gördüğünüzde, koşarak evinize geri kaçıp, kapıları ve pencereleri kapayıp, perdeleri çekip, “Bununla hiç bir ilgim olsun istemiyorum. Yeni berraklığım beni rahatsız etti” demek isteyeceğinizi de görüyoruz.</p>
<p>Bunu şimdi size sunmamızın nedeni budur. Gelecek günlerde, sizinle bunun üzerinde çalışacağız. Bu berraklığın, yaşamınıza girmekte olduğunu bilin. Birbirinizle çalışın. Deneyimlerinizi paylaşın. İçinden geçtiğiniz şeyleri belgeleyin. Arkadan gelenler, kazandığınız bu bilgilere ihtiyaç duyacaktır.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi….şimdi…sevgili dostlar, sevgili aile, bu dersten sonra, sizinle konuşma biçimimizi de değiştireceğiz. Biz size kanallık ettiğimizde, odaya gelir ve burada bulunan herkesin enerjisini toplarız. Ve sonra da, bir anlamda, bunu Cauldre kanalıyla size geri veririz. Bu biraz, pasif olan bir bilgi verme türüydü.</p>
<p>Gelecek ay, yeni dizimize başlamak üzere toplandığımızda, bunu yeni bir biçimde gerçekleştireceğiz. Orada bulunan ve yeni bir alanda olmak isteyen herkese eşlik edeceğiz. Ama konuşmayı SİZ yapıyor olacaksınız. Biz Cauldre kanalıyla konuşacağız. Ama konuşan, pek de biz olmayacağız. Ben, Tobias orada olacağım, hem de çok mevcut olacağım, çünkü Ben ailedenim, ve sizi candan sevmekteyim. Ama biz gittikçe daha çok size güvenir olacağız.</p>
<p>Bunu tanımlamak için bu tarafta kullandığımız bir sözcük vardır. Bu, “shoud – şaud” titreşimini taşıyan bir sözcüktür. İngilizcenizde bu “s-h-o-u-d” olarak yazılabilir. Bu, kendinizi ve kendi tanrısallığınızı ifade etmeye başladığınız anlamına gelen bir titreşimdir. Ben, Tobias’ın ya da başka varlıkların enerjisine, artık eskisi kadar ihtiyacınız yoktur. Biz sizinle yine toplanacağız, ama ortaya çıkan, daha çok sizin Ruhsal sesiniz, gitgide artan kendi sesiniz olacaktır. Biz gitgide, söyleyeceklerinizi dinleyecek izleyiciler haline geleceğiz.</p>
<p>Bilgiye kanallık etme biçimi farklı olacaktır. Siz bunu hissedebilecek ve duyumsayabileceksiniz. Biz sizden, ve Cauldre’dan, bir büyük değişimi daha gerçekleştirmenizi, ve bir büyük adımı daha atmanızı rica ediyoruz. Bu, yeni bir iletişim biçimi ve yeni bir bilgi paylaşım biçimidir. Biz hala yanıbaşınızda olacağız. Ama biz, sizden öne çıkmanızı istiyoruz. Biz sizden tanrısallığınıza sahip çıkmanızı istiyoruz. Sizden, tanrısallığını ortaya çıkartan ve bundan dolayı da Yeni Enerjinin yeni bilgisini ortaya çıkartan kişiler olmanızı istiyoruz.</p>
<p>Sizi candan seviyoruz. Gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan ötürü sizi onurlandırıyoruz. Bu haftasonunun kalan zamanında, sizinle yapacak, size söyleyecek ve sizinle paylaşacak çok şeyimiz var. Biz güçlü bir şekilde burada olacağız, çünkü siz hiçbir zaman yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 19 Temmuz 2002</div>
<div class="tarih">Ders Onbir: Ruhunun Şarkısına Kulak Ver</div>
<p>Yaz-Ortasi Işık Konferansı, Santa Fe, New Mexico’da sunulmuştur<br />
18 Temmuz 2002</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, aile olarak, çok uzun zamandır birlikte yolculuk eden bir aile olarak, yeniden biraraya gelmekteyiz. Sizin bu alanınıza akarken, burada bulunmak için, ve birlikte bu kutsal enerjiyi yaratmak için, dünyanın her yanından gelip, yeniden birarada olabildiğinizi görmek, bize büyük mutluluk vermektedir. Oh, önümüzdeki birkaç gün boyunca, sizinle birlikte o kadar harika bir zaman geçireceğiz ki! (Santa Fe’deki Yaz-Ortası Işık Konferansı süresince)</p>
<p>Eğer buraya endişelerinizi ve sıkıntılarınızı getirdiyseniz, bu kesinlikle uygundur. Buraya, kederinizi ve yüklerinizi getirdiyseniz, sizden yapmanızı istediğimiz şey buydu! Gözlerinizden akan yaşlardan utanmayın. Yüreğinizdeki kederden utanmayın. Yolculuğunuzun şu anda berrak bir biçimde görünmüyor olması, aklınızı karıştırmasın. Siz bunun için buradasınız… aileyle birlikte olabilmek için. Bu odayı paylaşan insanlar, ve İnternetiniz aracılığıyla buraya bağlanan insanlar, ve gelecek günlerde bu mesajı okuyacak insanlar, melekler ve Ruh, ailemizdir.</p>
<p>Sevgili dostlar, Cauldre’nın çok iyi bildiği gibi, şu zihninizi bir kenara koymak zamanıdır! Evet, zihninizi bir kenara koyun. Bu uygundur. Kalbinizi açın, önünüzdeki birkaç gün boyunca yolunuza çıkacak herşeyi kucaklayabilmek için kalbinizi açın. Onu, bizim önümüze serin. Bırakın, şu birkaç gün sizi yoğun bir biçimde kucaklayalım ve besleyelim ve sevelim.</p>
<p>Oh, biz her zaman buradayız. Siz hiç bir zaman yalnız değilsiniz. Ama şimdi, daha önce de birlikte yolculuk ettiğiniz eski dostlarla güvenli ve kutsal bir alandasınız. Çevrenize bir bakının. Evet, yanınızdakilere bir bakın. Önünüzdekilere bir bakın. Dönün ve arkanızda bulunanlara bir bakın. Bu insanlar, birlikte çok yaşamlar ve deneyimler paylaştığınız insanlardır.</p>
<p>Ve şimdi sevgili varlıklar, ayağa kalkın ve onların yüzüne dokunun! (gülüşmeler) Yüzlerine dokunun. İşte böyle!</p>
<p>(Katılımcılar, gürültü ve gülüşmeler arasında Tobias’ın davetine uyar, ve Tobias da bu arada kendi kendine güler)</p>
<p>Şimdi sevgili varlıklar, bu şakayı aslında Cauldre’ya yaptık, çünkü konuşmamızı böyle bölmemizden pek hoşlanmamaktadır. (kahkahalar ve Tobias yine kendi kendine güler)</p>
<p>Bir başkasına uzanıp da, onun yüzüne dokunduğunuzda, onu tanıdığınızı hissettiniz. Onları tanıyorsunuz. Onlarla daha önce birlikte oldunuz. Siz, Mu zamanlarına, Ault (Atlantis) zamanlarına kadar geri giden muazzam bir yolculuğu paylaştınız. Ve hepiniz, zaman açısından çok daha yakın olan bir deneyimi de paylaştınız, ikibin yıl kadar önce, “Mesih Bilinci” denen bir şeyi getirmek ve onun yolunu açmak için dünyaya geldiniz (enkarne oldunuz).</p>
<p>Bu yaşamınızda çok deneyimlerden geçtiniz &#8211; Eski Enerjiden Yeni Zamanlara geçmek. Zor değil mi? Olacağını sandığınız şey değildi! Oh, yaptığınız bu melekler yolculuğu! Bu size meydan okumaktadır, çünkü olduğunuzu sandığınız, olduğunuzu sandığınız kimliğin köküne kadar inmektedir. Herşey değişmektedir, ve olacağını sandığınız gibi değildir. Çevrenizdeki herşey değişmektedir. Eski olan dönüşmektedir, ya da sizden alınmaktadır… bizim tarafımızdan değil… Ruh tarafından değil….sizi sevgiyle kucaklayan kendi mesih bilinciniz tarafından. O, bu Yeni Enerjiye götürmek için size rehberlik etmektedir. Bunun zaman zaman zor olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Ama burada toplanan sevgili varlıklar, yeni zamanların öncüleri, sizler bu yolculuğun tüm için, tüm insanlık için ve tüm Yaradılış için, çok önemli olduğunu anlamaya başladınız.</p>
<p>Şimdi, bu odanın, birlikte yarattığımız bu alanın enerjisi gerçekten çok tatlı! Burada öylesine bir aile havası var ki! Zamanın bu anında bulunabilmek için hepinizin buraya nasıl geldiği, hayran olunacak bir şeydir! Bu haftasonu çok şey meydana gelecektir &#8211; kendi içinizde değişimler, çevrenizde oturanlarda değişimler olacaktır. Burada bazı sürprizler olacaktır. Bazı beklenmedik şeyler olacaktır size. Ama bu toplantının amacı zaten budur. Yüklerinizi, günlük yüklerinizi bize verin. Bırakın onları biz taşıyalım. Önünüzdeki bu üç gün boyunca, bırakın sizi sevelim.</p>
<p>Devam etmeden önce, bir yorumda bulunmak zorundayız. Şu kitapla ilgili açıklamayı duyduk. (Tobias Materyelleri &#8211; Yaratıcı Dizisi ) Ve Cauldre’nın, armağan olarak güzel bir kalem aldığını gördük. (kanallıktan önce) Ama Ben, Tobias, o kitabın üstünde ve oldukça büyük bir biçimde, BENİM adımın yazılı olduğunu söylemek durumundayım. (yoğun kahkahalar) (kendi kendine güler) Benim zamanımda bir kitap yazmak hemen hemen imkansızdı. Gerçi başka kitaplarda adımdan söz edilir ama (İncil’deki Tobit’in Kitabı), bir kitabın yazılması çok zordu. Onun için ben de biraz, belki de (Cauldre’dan) biraz daha fazla gurur duyuyorum KİTABIMLA. (yoğun kahkahalar) BENİM sözlerimi biraraya topladığı için, (kahkahalar) ve bu oldukça güzel sanatsal çalışmayı gerçekleştirdiği için Cauldre’ya teşekkür ediyorum. Ve, kapağa da kendi resmini koyduğunu farkettim, ama benim adım yine de daha büyük yazılı! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Ama daha da önemlisi sevgili aile, bu SİZİN kitabınızdır. Bu sizin kitabınızdır, çünkü biz size kanallık etmekteyiz. Biz, sizin bilincinize kanallık ediyoruz. Düşünce ve duygularınıza kanallık ediyoruz. Yüreğinizden gelen şeyleri alıyor ve topluyoruz, sonra da sözcüklerle Cauldre’ya iletiyoruz. Bu kitap size, Shaumbra’ya, dünyanın her yanındaki Shaumbra’ya adanmıştır. Bu, yolculuğunuzun kitabıdır.</p>
<p>Ve Ben, Tobias, bu kitabın yıllarca, onyıllarca ve belki de çağlar boyunca okunacağının garantisini verebilirim. Bu, Eski Enerjiden Yeni Zamanlara geçişin kitabı olacaktır. Bu, SİZİN yolculuğunuzun kitabıdır. Onun için, perdenin bu yanında bulunan hepimiz, bunu biraraya getirdiğiniz için SİZİ alkışlamaktayız.</p>
<p>Şimdi, bu haftasonunun enerjisine gelince….yanıtlamamız gereken sorular olduğunu biliyoruz, ama bir dakika daha konuşacağız. (kahkahalar)</p>
<p>Bu haftasonunun enerjisi toparlanmaktadır. Sizinle birlikte olmak amacıyla gelen varlıklar, güçlü varlıklar vardır. Biz şimdi onları tanıtmak istiyoruz. Onlar sizinle birlikte olacaktır. Onlar, birlikte olduğumuz süre boyunca sizin için burada bulunacaklardır. Hatta internetle buraya bağlanan kişiler için, ya da bu sözleri okuyanlar için…. bu enerji sizin için de mevcuttur, çünkü siz de buradasınız, bedenen değil belki ama bilincinizle. Sizler, bizimle birlikte buradasınız.</p>
<p>Şimdi buraya gelen dört varlık var. Onlar, sizin yüklerinizi alacak, ve bunları sizin yerinize taşıyacaktır, böylece siz, önünüzdeki günlerde gerçek anlamdaki içsel çalışmaları gerçekleştirebileceksiniz. Anlıyor musunuz? O yükleri bırakın, gitsinler. Evet, Cauldre’nın keşfettiği gibi, şu zihninizi bir kenara koyun. Burada, düşünmenin bir anlamı yok, ve düşünmenize gerek de yok. Kalp dediğiniz, ruh dediğiniz, tanrısallığınız dediğiniz ve içinizde bulunan o özel yeri açın. Biz diğer şeylerin gereğini yerine getirirken, onun öne çıkmasına izin verin.</p>
<p>Kuzeyden, haftasonu boyunca güçlü bir biçimde burada kalacak olan bir enerji gelmektedir. Bu, Kryon enerjisidir. Kryon enerjisi buraya gelmekte ve Kuzey bölgesine oturmaktadır, anlayış bölgesine oturmaktadır. Kryon, anlayışı, duygularla zihnin kaynaşmasından doğan gerçek anlayışı temsil etmektedir. Bunca yıldır sizinle birlikte olan Kryon, bir kez daha size katılmak için gelmekte ve Kuzey’deki yerini almaktadır.</p>
<p>Batıdan, Başmelek Mikail enerjisi gelmektedir. Siz hepiniz kesinlikle “Kılıç Ailesi”nin bir parçasısınız. Kılıcın neyi simgelediğini gerçekten anlamaya başlıyorsunuz. Bu, Gerçek Kılıcı’dır. Mikail’in güçlü, sevecen ve merhametli enerjisi gelmekte ve Batı’ya oturmaktadır.</p>
<p>Doğudan, Ruhunuzun Sesi olan, Metatron enerjisi gelmektedir. Metatron, sevgili aile, SİZSİNİZ! Metatron, insanlığınızla bütünleşmiş tanrısallığınızın simgesidir. Metatron tek bir melek değildir. Metatron, kitaplarınıza göre, Ruh&#8217;un sağında oturmaktadır. O, SİZSİNİZ. Dünya üzerindeyken içinde bulunduğunuz insan biçiminizle, gerçek kimliğinizi birleştirmede çok ilerleme kaydettiğiniz için Metatron gelebilmektedir. Bildiğiniz gibi, o bizi Yükseliş Dizisi derslerinin çoğunda ziyaret etmiştir. Bir zamanlar bazılarınız için , uyumlanması belki zor olan bu Metatron enerjisinin….. şimdi çok daha rahatlatıcı ve çok daha besleyici olduğunu farketmektesiniz. Mikail’in karşısında oturan Metatron, Doğu’daki yerini almaktadır.</p>
<p>Ve son olarak sevgili dostlar, çoğunuzun şu son birkaç haftadır, ve özellikle de şu son günlerde hissettiği bir enerji gelmektedir. Onu açık bir biçimde tanımlayamadınız, ama bir şeyin orada olduğunu, bir şeyin farklı olduğunu biliyordunuz. Sizin için önemli olan bu zamanda gelen dördüncü enerji….güney’deki yerini almak üzere gelen… Meryem enerjisidir….. Meryem Ana dediğiniz enerjidir. Oh, bizim daha bunu söylerken duygularımız kabarmaktadır, çünkü Meryem, sizinle birlikte yapılan bu toplantı için öngörülmüş yerini almak üzere gelmektedir şimdi. Güney’deki bu yerinden, her birinize yoğun bir sevgi ve yoğun bir besleyici enerji getirmektedir. Meryem, İncil’den bilinir, ama sevgili dostlar, onun enerjisi, bundan çok daha engindir. O sadece hıristiyanlıkla ilgili yazılarda kalmış bir enerji değildir, o tüm zamanlar boyunca sizinle birlikte olmuştur. Bu enerji, Ana enerjisidir, besleyici enerjidir. Bu, krallıktaki kraliçe enerjisidir. Oh biliyoruz, krallıktaki sevgiye olan bağınızı özlediğinizi biliyoruz. Tanrı sevgisini yaşantınızda hissedebilmeyi istediğinizi biliyoruz. Buna, Meryem enerjisiyle ulaşılabilinir. O, Kryon, Mikail ve Metatron enerjilerini dengelemek üzere buradadır.</p>
<p>Meryem, bir denge, merhamet ve anlayış unsuru olarak, Kryon’un karşısında oturmaktadır. Meryem, Kryon, Mikail ve Metatron, hissetmeniz için, yararlanmanız için, iletişime geçmeniz için burada olacaklardır. Onlar, belki de böylesine aileyle birlikte olmadığınız zamanlara oranla, tüm haftasonu boyunca, çok daha güçlü bir biçimde burada olacaklardır.</p>
<p>Bu bir aile toplantısıdır, eski-dostlar toplantısı, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan, güzel insan meleklerinin toplantısıdır. Ama hepiniz yükseliş yolunda yürümektesiniz. Hepiniz, çok benzer deneyimler paylaşmaktasınız. Hepiniz, sizi yeni zamanlara götüren hareketi paylaşmaktasınız.</p>
<p>Onun için size şimdi şunu söylemekteyiz, “Bırakın yüklerinizi ve kederlerinizi ve fiziksel acılarınızı biz taşıyalım.” Bu süreyi, gerçek içsel çalışmanızı yapmak için kullanın. Kendinize bir armağan verin. Bu armağan, kendi tanrısallığına güvenmektir. Siz bununla mücadele ettiniz. Kendi tanrısallığınıza güvenmeye çalıştınız. Ancak şu insan yanınız, eski yöntemlere geri dönmeye devam etmektedir. Tanrısallığınıza NASIL güveneceğinizden, NE ZAMAN güveneceğinizden, ya da Ruh’un bu güzel dansını kimin yönettiğinden pek emin değilsiniz.</p>
<p>Tanrısallığınız Sizsiniz. O, dışardaki bir başka varlık değildir. Mikail, Kryon, Metatron, ya da Meryem değildir. O, Sizsiniz. Kim olduğunuza güvenin. Ortaya çıkmaya çalışan o sezginize güvenin. Pek emin olamadığınız o içsel mesajlara ve hislere güvenin. Kim olduğunuza, tanrısallığınıza güvenin. Bir salıverme halinde olun. Olduğunuz tümün ortaya çıkmasına izin vermek üzere, boşlukta olun.</p>
<p>Ve bu üç gün boyunca, acı içinde olan, kederle dolu olan ve bundan nasıl kurtulacağını bilemeyen birini görürseniz sevgili dostlar, hiçbir şey söylemeyin, bir beklentiye ya da gündeme sahip olmayın. Onların sadece yüzlerine dokunun, bir melekten diğerine&#8230; Ne demek istediğinizi bileceklerdir, çünkü siz, kendi tanrısallığınızın, onlarınkine dokunmasına izin vermiş olacaksınız. Sözlere gerek yok, beklentiye gerek yok. Onları şifalandırmaya çalışmayın. Onlar için dua etmeyin. Sadece dokunun, bir melekten diğerine. Bileceklerdir. Bileceklerdir.</p>
<p>Şimdi, son zamanlarda çoğunuz, hangi yöne gideceğini bilemeden, şu spiritüel izin dışına çıkamadığınızı hissederek, artık eski dünyada olmadığınızı, ama yenisine de daha giremediğinizi hissederek, bir kapana kısılmış gibiydiniz. Ama biliyor musunuz, bu uygundur. Siz şu derin yarığın başındasınız, şu geçiş noktasındasınız, kendi içsel benliğinize yeterince güvenmediğiniz, onun için de eski yöntemlerinizi tümüyle bırakmadığınız noktadasınız. Hala tutunmaya çalışıyorsunuz. Salıvermeden önce, Yeni Enerjiden bir şeyin, eskisinin yerini almasını istiyorsunuz, değil mi?</p>
<p>Şimdi eskiyi bırakmak zamanıdır. Tanrısallığınızın, sizi tamamen ve bütünüyle Yeni Enerjiye götüreceğine güvenin. O zaman o izin dışına çıkabileceksiniz. Sizin açınızdan ilişkiler, o zaman yürüyecektir. Siz şu anda, bir yandan ilişkilerle ilgili eski niteliklere tutunmaya çalışıyor, bir yandan da yeni bir ilişkiyi yürekten istiyorsunuz.</p>
<p>İşiniz…ya da oradaki yetersizlik….siz eskiye tutunmaya çalışıyorsunuz. Ama sevgili dostlar, salıverin ki yeniye GİDEBİLESİNİZ, tanrısallığınız böylece &#8211; ve burada bulunan her birinizin, bu mesajın hitap ettiği her birinizin bir tanrısallığı vardır, bundan kesinlikle emin olun. Bununla ilgili yanlış bir anlama olmasın….tanrısallık bölümünde hiç biriniz göz ardı edilmedi. Hepiniz ona sahipsiniz. Kapana kısıldınız, çünkü anlamaya çalışıyordunuz, Eski’nin son salıvermelerini gerçekleştirmek için hazır olup olmadığınızı, buna gerçekten değer olup olmadığınızı anlamaya çalışıyordunuz.</p>
<p>Bu haftasonu bırakın yüklerinizi alalım, ki tanrısallığınızla kaynaşabilesiniz, son salıvermeleri gerçekleştirebilesiniz, izden çıkıp, yaşamınızın ilerleyebilmesi için yeni yollar bulabilesiniz. BİZ bunu gerçekten istiyoruz, çünkü biz her birinizin, bu döngüyü tamamlamasını istiyoruz. Ve sonra da, başkalarına öğretmen olabilmek amacıyla, her birinizin bilgeliğe ve merhamete, bilgi ve anlayışa sahip olmanızı istiyoruz.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, tanrısal öğretmenlere dünyanın her yanında ihtiyaç vardır. Biz bunu kendi bakış açımızdan görebiliyoruz. Biz bu yolculuğa, sizin on yıl önce, otuz yıl önce, belki de on yaşam önce başladığınız, bu tanrısallığı içselleştirme yolculuğuna çıkmaya hazırlanan ruhları görebiliyoruz. Onların, öğretmenlere ihtiyacı olacaktır. Onun için buradasınız. Onun için bu zamanda dünyaya geldiniz. Geri dönmeye hazır olup olmadığınızı sorduğumuzda, onun için Yuva’ya geri dönmeyi seçmediniz. Yeni zamanlara geçiş zamanıdır, ve bu haftasonunun enerjisi, bunu gerçekleştirmek için çok uygun bir yerdir.</p>
<p>Şimdi, sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacağız.</p>
<p>SORU: Tobias, sen yüreğimin sesini dinlememi söyledin, ama yüreğim başı çekiyormuş gibi gelmiyor bana. Birşeylerin yapılması gerekli gibi. Yanıtı bulamıyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ah, bu kadar uygun bir soru olabilir! Sen hala tanrısallığını, kafanla anlamaya çalışıyorsun. Yüreğine nasıl ulaşabileceğini anlamaya çalışıyorsun, ama bunu kafanla yapıyorsun. Tanrı’yı HİÇBİR ZAMAN kafanla anlayamayacaksın, kendini HİÇBİR ZAMAN kafanla anlayamayacaksın.</p>
<p>Bu harika aracı kullanmak üzere eğitildiniz. Ama bazılarınız için, bildiğiniz gibi, akıl bir engel oluşturabilir. Yüreğini açmak demek, şu korkuları bırakmak demektir. Eski kimliğinizi bırakmak demektir. Yüreğine nasıl ulaşabileceğini anlamaya çalışıyorsun ama, aklının da kontrol etmesini istiyorsun. Bunu bırakabilir misin? Tanrısallığının gerçekten çiçek açmasına izin verebilir misin?</p>
<p>Onun için şimdi Meryem enerjisi gelmektedir. Bu bir kafa enerjisi değildir. Bu, kalp enerjisidir. Bu, duygudur. Ve bu, sevgidir. Meryem, bu sorunla karşılaşan sizlere ve tüm diğer kişilere, kalbinizle nasıl çalışılacağını öğrenmenize yardımcı olmak amacıyla burada bulunmaktadır. Ve evet, bu haftasonu ağlayabilirsiniz. Bu, yüreğin açılmasına yardımcı olur. Gözyaşlarınızı tutmayın. Bunlar, salıvermek ve bırakmak demektir. Hatta bu, kalp enerjisi olduğunu sandığınız kavramı da bırakmak demektir. Açın kendinizi. Kendiniz açın ve gerçek kimliğinizi tümüyle kabul edin.</p>
<p>SORU: Tobias, özel şifa tarzımı biçimlendirmek ve başka insanlara bunu uygulayabilmek ve onları şifalandırabilmek için ne yapabilirim? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Sen gerçekten güçlü sezgilere, güçlü bir içsel bilgeliğe sahipsin, ama bunlar bir anlamda, güçlü kapasiteleriyle ortaya çıkabilmek için engellenmektedir, çünkü sen hala, şifa olduğunu sandığın kavramlara sahipsin. Şifayla ilgili önyargılı düşüncelere sahip olduğun için engeller vardır. Bunu gözle. Şifayı nasıl tanımladığına aynada bir bak. Sonra da, gerçek şifanın ne olduğunu görmek için içine bak.</p>
<p>Gerçek şifanın gündemi, beklentisi yoktur. Gerçek şifa, tümüyle vermek VE tümüyle almaktır. Bu, kendi içinde bütün olan, tamamlanmış bir döngüdür. Gerçek şifa, alıcıyla birlikte oturduğunda, onların şifalanmayı seçmeyebileceklerini bilmek merhametidir. Gerçek şifa, gücün kesinlikle kendi içinden geldiğini bilmektir. Sen sadece bir kanal oluşturan ve senin dışında olan bir güce yönelmemektesin. Bu parlayan, diğerlerinin gözü önünde parlayan senin kendi tanrısallığındır.</p>
<p>Gerçek şifayı bir dene. Bir başkasının sadece yüzüne dokun. Anlamaya başlayacaksın. Bu o kadar basit, o kadar kolaydır ki. Bunu, şu kafanla karmaşık hale getirmeye çalışıyorsun. Şu son parçayı da tamamladığında sevgili varlık, oh, o kadar güçlü olacaksın ki! Şimdiden öylesin. Şimdiden sahip olduğun şeyi farketmeye başlıyorsun. Son engelleri salıver sevgili varlık, ve insanlar kapını çalmaya başlayacaktır.</p>
<p>SORU: Ben, çok sevdiğim şu adamla olan ilişkinin nasıl sonuçlanacağını bilmek istiyorum. Sanki, zamanın çoğunu fiziksel olarak ayrı geçiriyoruz. Mesafeler, kaçınılmaz bir şekilde aramıza giriyor.</p>
<p>TOBIAS: Bu ilişkinin sonucu, tamamen ikinize kalmış birşeydir. Bizim bunu etkilememiz söz konusu değildir. Bizim bir beklentimiz ya da gündemimiz yoktur. Ama birşeyi sana kesin olarak söyleyebiliriz: Bu ilişkinin içerdiği çok, çok Eski Enerji nitelikleri vardır. Ve siz onun için birbirinizle bu bırakma ve yeniden birlikte olma dansını etmektesiniz. İçine dön, ve bu ilişkide gerçekten aradığın şeyin ne olduğunu, gerçekten arzuladığın şeyin ne olduğunu gör. Bir süre, bu bireyden uzak kal ve bir sessizlik dönemi yaşa. Gerçek hislerini görmeye başlayacaksın. Gerçek anlayışın ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Gelecek ayınızda başlayacak olan bir sonraki dizimizde, ilişkilerden çok söz edeceğiz. Bu, çoğunuz için oldukça sorun halinde. Biz bunu daha önce de söyledik – bazılarınız belki de bu söylediğimizle düş kırıklığına uğradı – ama ilişkiler, eskiden olduğu gibi değildir, ve eskiden olduğu gibi olmayacaktır. İlişkiler değişmektedir, çünkü siz değişmektesiniz. Siz artık kendinizin bir başka parçasını dışarda aramamaktasınız. Yeni Enerjide siz kendi içinizde bütün olacaksınız, onun için ilişkiler, sizi tatmin etmek zorunda olmayacaktır. Sadece o insanla birlikte olmayı seçtiğiniz için ilişkide olacaksınız.</p>
<p>Onunla şimdi içinde bulunduğun ilişkiye bir bak. Benliğinin içine dön. Bu ilişkiyle ne yaptığını anlayacaksın. Biz izleyeceğiz ve büyük bir sevgiyle seni destekleyeceğiz, ama karar sana ve o eşe kalmış bir şeydir.</p>
<p>SORU: Tobias, lütfen ne tür bir iradeye sahip olduğunu açıkla. Eğer Tanrısal İradeye sahipsen, Dünya’ya gelmek için bunu bırakmak ve Özgür İradeyi üstlenmek durumundasın. Sonra da, Tanrısal İradeyi geri almak için, Özgür İradeyi bırakmak zorunda olacaksın. Teşekkürler! (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Yuva’yı terk ettiğinizde….Ateş Duvarından geçtiğinizde, siz tekil ya da Bir İradesinden, Özgür İradeye geçtiniz. Kendiniz için yeni bir kimlik yarattınız. Özgür İradeye sahiptiniz. Dünyaya gelmeden önceki tüm süreçlerde, gittiğiniz tüm gezegenler ve galaksilerde, daha Dünyaya gelmeden önce sahip olduğunuz tüm yaşamlarda, bu Özgür İrade niteliğini beraberinizde taşıdınız.</p>
<p>Özgür İrade, Ruh’un sadece “İstediğin şeyi yapabilirsin ve ben seni koşulsuz bir biçimde seveceğim. İstediğin oyunu oynayabilirsin, kanser oyunu dahil, istismar etme oyunu dahil, kurban olma oyunu dahil. Bu oyunların tümünü oynayabilirsin” demesidir. Ve Ruh şunu demektedir, “Ben seni koşulsuz seveceğim.”</p>
<p>Ama bu oyunları oynamayı bırakırsanız, dualiteden Yeni Enerjiye geçmeyi seçerseniz, Tanrısal İradeniz ortaya çıkacaktır. Tanrısal İrade, Yuva’yı hatırlamaktır, Yuva’yı neden terk ettiğinizin hatırlanmasıdır. Tanrısal İrade şöyle demektedir, “Ben artık oyunlardan sıkıldım. Ben dualiteden sıkıldım. Yeterince şey öğrendim. Yeterince büyüdüm. Şimdi artık, tanrısal tatmin olan Tanrısal İradeyi seçmekteyim.” Siz hala Özgür İradeye sahipsiniz. O sizi terk etmemektedir. Ama şimdi, şimdi o Tanrısal İrade tarafından kucaklanmaktadır. Tanrısal İrade anlayıştır. O berraklıktır. O Yuva’nın anımsanmasıdır, kim olduğunuzun ve neden burada bulunduğunuzun anımsanmasıdır. Perdenin öbür yanında, sanki bir kuklaymışçasına ipleri çeken melekler yoktur. Ruh, herşeye rağmen ipleri çekmemektedir, çünkü Tanrısal İradede, siz Ruh olduğunuzu, her zaman Ruh olmuş olduğunuzu, ve her zaman da Ruh olacağınızı anlamaya başlarsınız. O size sadece, “Artık yolculuğumuzun tamamlanma zamanına gelelim” demektedir.</p>
<p>Özgür İradenizi bırakmak hakkında konuştuğumuz zaman, bazılarınız oldukça duygusal tepkiler verdi. Ama bu, sizin amaçladığınız şeydir. Yolculuğunuzun daha yüksek anlayışı olan Tanrısal İrade….Tanrısal İrade, yolculuğunuzun tamamlanmasını, bitmesini sağlar.</p>
<p>SORU: Bir adaya taşınmam konusunda tüm kapıların açılmasına karşın, Ruh’un istediğini sandığım iş olmadı. Bu, Boşluk yüzünden midir?</p>
<p>TOBIAS: Ruh senin belirli bir işe sahip olmanı istemez. Bunu anla. Ruh’un sana, “Seni candan seviyorum”dan başka bir şey söylemeye çalışmadığını anla. Ruh seni o yöne ya da bu yöne çekmeye çalışmamaktadır. Ve bu haftasonu için burada toplanan varlıklar da – Metatron ve Mikail, Kryon ve Meryem de (seni belirli bir yöne çekmeye çalışmamaktadır). Onlar, “Seni seviyoruz”dan başka bir şey söylemeye çalışmamaktadır. Biz sizin…biz hepinizin, “Kendi benliğim nedir, kendime ne söylemeye çalışıyorum?” demeye başlamanızı istiyoruz. Sen kendine, bir adaya taşınman gerektiğini mi söylemeye çalışıyorsun? Yoksa kendine başka bir şey mi söylemeye çalışıyorsun?</p>
<p>Sevgili varlıklar, KENDİ GÜCÜNÜZÜ HERHANGİ BAŞKA BİR VARLIĞA TESLİM ETMEYİN! Soruyu doğrudan yanıtlamadığımızı biliyoruz. Biz, sizinle sahip olduğumuz, hepinizle sahip olduğumuz bir sorunu yanıtlıyoruz. Ruh size herhangi bir şey söylemeye çalışmamaktadır. Bir şey olduğunda, ve size rehberlik edildiğini farkettiğinizde, yönlendirildiğinizi hissettiğinizde, kendinize teşekkür edin, çünkü bu sizsiniz.</p>
<p>Şimdi, tanrısallığın seni bir adaya mı taşımaya çalışmaktadır, ya da herhangi bir yere? Senin kendi tanrısallığın, değişimlerin kapıda olduğunu anlatmaya çalışmaktadır. Bu, simgelerle gerçekleşmektedir, ve sen bunu yeni bir berraklıkla çok, çok yakında anlamaya başlayacaksın. Ama bunun, coğrafi bir bölgede, özel bir ada olduğunu sanma. Bu bir simgedir. Bu, enerji içeren bir simgedir, ve bunun kilidini açmak sana kalmıştır. Ve sen bunu açabilirsin, çünkü anahtar senin elindedir. Kendi tanrısallığın sana değişimin kaçınılmaz olduğunu, eylemin kaçınılmaz olduğunu söylemektedir. Ama senden, bazı eski bilinçleri bırakmanı isteyecektir. Bize bir an için yetkili birileri gibi konuşmak fırsatı verdiğin için sana teşekkür ediyoruz. (kahkahalar)</p>
<p>SORU:  Arkansas, Hot Springs’deki su, Kryon’un “o su” olarak söz ettiği su mudur?</p>
<p>TOBIAS: Tek bir belirli yer ya da belirli su yoktur. Biz burada Kryon’a danışıyoruz. (duraklama) Kendi tanrısallığınızın enerjisel ve moleküler uyumlamaları yapmasına izin verdiğiniz sürece, bedeninizde özümseyeceğiniz her doğal suyun enerjileri vardır. Kryon ve Tobias, 350 Işık İşçisinin, Kutsal Kaseyi (çvr. Holy Grail – son akşam yemeğinde İsa’nın kullandığı farzolunan kase) aramak üzere, Hot Springs, Arkansas’a koştuğunu görmek istemiyor! (kahkahalar) Sonuç olarak, herhangi bir suyu, herhangi bir suyu, herhangi bir yiyeceği, özellikle de canlı yiyecekleri varlığınıza aldığınızda, size hizmet ettiğini göreceksiniz. Şu çukulata parçalı bisküvilerin bile size hizmet etmek istediğini biliyor musunuz? (Tobias, izleyicilerle birlikte güler) Ben bunlara karşı koyamazdım! (kahkahalar) Tabağınızda olan yiyecek…sisteminize girmeye hazırlanan yiyecek….size hizmet etmek istemektedir. Sizin buna sadece izin vermeniz gerekmektedir. Bunların kuşkonmaz, ya da yeşil fasulye, ya da et, ya da patates, ya da kraker, ya da başka bir şey olması, bizim umurumuzda değildir. O size hizmet etmek istemektedir.</p>
<p>Belli bir yiyeceğin kötü olduğu bilincine sahipseniz, SİZE O YÖNDE HİZMET EDECEKTİR. Sizi hasta EDECEKTİR. Tabağınızda bulunanların size sağlıklı bir biçimde hizmet edeceği bilincine sahipseniz, öyle olacaktır. Bu,bu kadar basittir sevgili dostlar. Bunu karmaşık hale getirmeyin. Ve evet, şunu da ekleyeceğiz…Hot Springs’deki suyun enerjisi yüksektir, ama bu su tek değildir.</p>
<p>SORU: Buradaki yaşantımın kalan yolunu giderken daha fazla özgürlüğe sahip olabilmek için, zaten yapmakta olduğumdan başka ne yapmam gerekir?</p>
<p>TOBIAS: Bu anlık zamanda daha fazla yapabileceğin şey, hepinizin daha fazla yapabileceği şey, eskinin artıklarını salıvermektir. Eski zamanlar harikaydı. Size çok iyi hizmet ettiler. Geçmiş yaşamlarınız size çok iyi hizmet etti. Hatta bu yaşam bile size çok iyi hizmet etti. Ama gerçekten bırakmak, gerçekten salıvermek zamanıdır. Bu hepiniz için şunu da içermektedir – Cauldre söylemek üzere olduğumuz şeyden hoşlanmadı, ama size sık sık söylediğimiz gibi, biz yine de sözümüzü esirgemeyeceğiz – bu, eski ilişkilerinizi de kapsamaktadır. Bırakın onları. Şu anda içinde olduğunuz ilişkiyi, şu anda birlikte olduğunuz eşle olan ilişkiyi…bırakın. Eğer bu ilişki uygunsa, size zaten geri gelecektir. Şimdi, biz hepinizin pazartesi günü koşa koşa avukata gitmenizi söylemiyoruz. (kahkahalar) Söylediğimiz şudur, bir an için geri çekilin. Eşinizin gitmesine izin verin. Onları en yüksek hayırları için salıverin. Onlara yüklediğiniz beklenti ve yükleri alın ve gitmelerine izin verin. Neler olduğuna bir bakın.</p>
<p>Bazıları kapıdan çıkacak ve bir daha geri dönmeyecektir. Onlar daha mutlu ve tatmin olacaklardır. Diğerleri, siz onları enerjisel olarak bıraktığınızda o kadar şaşıracaktır ki, yeni bir koşulsuz ve parlayan sevgiyle, ilk birleştiğinizde deneyimlediğiniz sevgiye çok benzer bir sevgiyle uçarak size geri geleceklerdir. Ama bu kez bu sevgi saf, ve temiz ve kontratsız olacaktır.</p>
<p>Yolculuğunun bu aşamasında ne yapabilirsin? Yapabileceğin şey bırakmaktır. Biz bundan söz ettik. Biz, “kimliksizlik”ten, eskiyi salıvermekten söz ettik. Biz Yükseliş Boşluğundan – bir durum ya da sorun olduğunda yoldan çekilmek olan Yükseliş Boşluğundan söz ettik. Yoldan çekilin. Kafanızı bir kenara koyun. Tanrısallığınızın ortaya çıkmasına izin verin. O zaman, mucizelerin olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Salıvermek demek….insan melekler olarak gerçekleştireceğiniz en zor şey demektir, çünkü kat kat oluşturma arzusu mevcuttur. Ama bu katmanların bir noktada yıkılması gerekmektedir. Bu yaşamda gerçekleştirdiğiniz budur. Bu bilge soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU: Herşeyin hayrıma olduğunu biliyorsam da, gelirken arabamın vitesi neden bozuldu ve burada üç ya da dört gün fazla kalmama neden oldu? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Sevgili varlık, vites, mekanik aksamı iyi olmadığı için bozuldu! (yoğun kahkahalar) Aslında soru şudur, “Sen bununla başa çıkabiliyor musun? Buna uyum sağlayabiliyor musun?” Ruh’un, vitesini bozmadığını anlayabiliyor musun? Onun bozulmasına imalatçı neden olmuştur. (yoğun kahkahalar) Ruh sana herhangi bir şey söylemeye çalışmamaktadır. Ama sen, içinde bulunduğun anla başa çıkabiliyor musun? Ruh’un ya da meleklerin bunu neden yaptığını, ya da onların sana ne söylemek istediğini anlamaya çalışarak, arkana ve yukarıya bırakmayı kes. Onlar araba kullanmazlar. Pek de umurlarında değildir. (kahkahalar) Ama sen, içinde bulunduğun anla başa çıkabiliyor musun? Soru budur.</p>
<p>SORU:  Kendimi yeni iş sahama hazırlamak amacıyla yapabileceğim şey nedir?</p>
<p>TOBIAS: Biz yine, salıverme konusuna geri geleceğiz, şeylerin nasıl olduğuyla ilgili beklentilerini salıvermek, bu şifa gibi şeylerin, hatta öğretmekle ilgili şeylerin ne olduğu hakkındaki düşüncelerini salıvermek. Evet, biz senden, öğretmekle ilgili sahip olduğun bilinci salıvermeni rica etmekteyiz. Çok insanın öğretmekle ilgili önyargılı olduğu, bize sevgili Linda tarafından aktarıldı. Hatta Shaumbra ve aile olan çoğunuzun bile, öğretmenin ne olduğuna dair belirli bir fikri var. Bırakın bunu. Sözünü ettiğimiz şu Boşluğa girin. Geniş ve berrak ve güzel bir resim görmeye başlayacaksınız. Ve bunu gerçekleştirdikçe, yeni bir berraklığa sahip olacaksınız. Yeni işine nasıl yaklaşacağını, o zaman anlayacaksın.</p>
<p>SORU: Ben evimde kalacak mıyım, ve eğer öyleyse, ne kadarlık bir süre için? Eğer taşınırsam, bu eyaletin dışına mı taşınacağım? Bana sağlayacağın her bilgi için teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz şimdiden biliyoruz ki, sen de bu soruyu yanıtlamayacağımızı biliyorsun. (kahkahalar) Biz kahin değiliz. Bizim kristal kürelerimiz yoktur. Biz, senin ne yapacağını göremeyiz. SEN muktedirsin. Karar verecek olan SENsin. Biz sadece oturup sizi izleriz, ve severiz ve ilgileniriz. Gerisi size kalmış bir şeydir. Bu güzel bir sorudur. Bu, güzel bir benzetmedir. Eski evinden taşınmaya hazır mısın? Eskiyi bırakmaya hazır mısın? Tanrısallığına hazır mısın? Oh evet, Metatron sormaktaDIR, “HAZIR MISINIZ?” Ne zaman taşınacağın, sana kalmış bir şeydir.</p>
<p>SORU:  Geçen yılın Tobias kanallıkları sırasında, mavimsi bir yeşil katman geliştiren beyaz taşın özelliği nedir?</p>
<p>TOBIAS: Bu değişime neden olan sevgili dost, sadece senin kendi gücün ve kendi titreşimindir. Sen, bir anlamda, kendi enerjini bu taşa yükledin. Bu, senin bir yansımandır. Bu sana, ve tüm diğer kişilere, insan olarak ne denli güçlü olduğunuzu göstermektedir. Siz, bir taşın içindeki molekülleri değiştirebilirsiniz! Enerjniz, çevrenizdeki şeyleri değiştirebilir! Beraberinde taşıdığın bu taş, tanrısal olduğunu söyleyen güzel bir simgedir. Ruh, kayadan daha güçlüdür. Kalp, taştan daha etkilidir. Siz gerçekten bilinci değiştirebilirsiniz. Ve bilinci değiştimekle de, çevrenizdeki herşeyi değiştirirsiniz. Bu soruyu yönelten kişiden rica ediyoruz, bu taşı diğer kişilere göster, bu üç gün boyunca bunu ve Tanrısal İnsanın gücünü ve bu güçle neler yapılabileceğini göster onlara. Kendine bu armağanı vermenin bir nedeni de budur – böylece, bilincin dağları oynatabileceğini diğer insanlara gösterebileceksin.</p>
<p>SORU:  Tobias, Yeni Enerji’deki çocuklarımız için, eğitim reformları ve programları hakkında bir görüşe sahip misin?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle sahibiz: Güzel bir temizlik! (kahkahalar) Ama bu zor olacaktır. Zaman alacaktır. Bu, sizin yeni bir bilince gelmenizi isteyecektir. Bu bir geceden ötekine olmayacaktır. Bu, siz diğer insanlara tanrısallığı öğretmeye başladığınızda, ve onlar da başkalarına öğretmeye başladığında olacaktır. Ve zamanla, senin başka bir insana tanrısal yolculukla ilgili öğrettiğin şeyler, yolunu eğitim sistemlerine, okullara bulacaktır, bu belki senin kullandığın sözcüklerin aynısı olarak değil de, bilinç olarak meydana gelecektir.</p>
<p>İnsanlar, gücün kendi içlerinde yattığını, ve bir kitapta, ulusta, inançta, ya da bunun gibi herhangi başka bir şeyde olmadığını anlamaya başladığında….bilinçteki bu değişim, çocukların nasıl eğitileceğini de değiştirecektir. Shaumbra olan hepiniz, kendiniz için ve çocuklarınız için, şimdi öğretin, dinleyerek öğretin. Ah diliyle Tanrısal Benliğinizi dinleyerek öğretin. Sizinle iletişim kurmaya çalışan çocuğun, gerçekte söylediği şeyin ne olduğuna kulak verin. Gerçek öğretinin nasıl yapıldığını anlamaya başlayacaksınız.</p>
<p>Anlamaya ve bilmeye başlayacağınız bu prensipler, zamanla okul sistemlerine girecektir. Ama bu biraz zaman alacaktır. Bizim bakış açımıza göre bir temizlik sürecine ihtiyaç vardır. Ve burada bulunan çoğu kişi – nasıl desek – bize şimdi katılan ve bu enerjide bulunan kişiler….bu çabanın öncüleri sizler olacaksınız. Ama bu zaman alacaktır, ve enerjiye ihtiyaç duyacaktır.</p>
<p>SORU: Tobias, yıllardır gerçekleştirdiğim salıvermelere rağmen, bir insan duygusal olarak bana yaklaşmaya kalktığında, hala ters bir fiziksel tepki veriyorum. Önerin nedir?</p>
<p>TOBIAS: İçinde çok yaralar var. Çok yaralanmışsın. Belki de şimdi, dışsal bir ilişkinin o kadar da önemli olmadığını anlamak için, kendinle olmak zamanıdır. Bu eski yaraları belki de dışardaki bir ilişki bandajıyla iyileştiremeyeceksin. Belki de, kendi iç benliğinle zaman geçirmek zamanıdır.</p>
<p>İlişkilerin olmalı mı, olmamalı mı, ya da insanların sana yakın ya da uzak olmasıyla ilgili bu kadar endişelenme. Kendine ve Ruh’a ve içsel varlığına zaman ayır. Böylece, bu eski yaraları iyileştirebilecek ve bırakabileceksin. Ondan sonra da, başkalarıyla açık ve sevgi dolu ilişkiler kurabileceksin. Bu ara, ilişkiler kurmak zorunda olduğunu düşünüp de, baskı yapma kendine. İçine dön, ve bunun doğal olarak meydana gelmesine izin ver.</p>
<p>SORU:  Tobias, kocam eve geri dönecek mi? (bazı izleyiciler güler)</p>
<p>TOBIAS: Bu yine, yanıtlayamayacağımız bir sorudur. Sana söyleyebileceğimiz şey, bununla ilgili endişelenmemektir, endişelenme. Şu anda olmakta olan şey uygundur. Şu anda olmakta olan şey sana, yeniden kendini beslemek, kendine bakmak, başkarı hakkında endişelenmemek, ama kendine odaklanmak zamanı olduğunu göstermektedir. Bununla ilgili çok derin duygusal sorunlar söz konusu, ama şimdi buna girmek zor olurdu. Ama kocanın da şu anda çok yoğun, içsel bir süreçten geçtiğini anla. Dışardan öyle gözükmese de, o çok, çok derin bir ruhsal arayışın içinden geçmektedir. Bir anlamda şöyle de düşünebilirsin, onun bu ruhsal arayışa girmesine katkıda bulundun. Biz, dönüp dönmeyeceğini bilmiyoruz, ama geri gelirse, senin eskiden tanıdığın kişi olmayacaktır artık.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, tam fiziksel benliğimi kabul etmeye başlamışken, sen bize, aynada gördüğümüz kişinin, aslında biz olmadığını söylüyorsun. (kahkahalar) Lütfen karışan kafamı “yerine” getirebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Aynaya baktığın zaman, fiziksel formun ötesine bak. Aynaya baktığın zaman, gözünü kendi ruhuna dik. Gözünü, kendi tanrısallığına dik. O fiziksel bedenin ötesine bak. Ama o fiziksel bedene baktığında, onu da sevmeni rica ediyoruz. Ama sonra onun ötesine, gerçek kimliğine bak. Sadece gözlerine bakma, ama gözlerinden görünen ruhuna bak. Biz sizin fiziksel kimliğinizden vaz geçmenizi istemiyoruz. Biz, onun ötesine bakmanızı ve aynada gerçekten kim olduğunuzu görmenizi istiyoruz.</p>
<p>SORU: Tobias, ben sürekli olmayacak, ama candan olacak bir ilişkiye açık olduğum bir zamandayım. Böyle bir ilişkiyi ufukta görüyor musun? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler, bunun üzerine izleyiciler daha fazla güler) Zihninin şu anda içinde bulunduğu durum ve düşünce tarzınla, ilişkileri kendine çekeceğini görüyoruz….hem de birbiri ardına. (kahkahalar) Çünkü sen kendi dışında bir şeyler aramaktasın. Bir ilişki arzulamaktasın. Ama önce kendi tanrısallığınla ilişkiye girmeye çalış. Ondan sonra, yaşamına çok mutluluk getirecek birisiyle, çok uzun sürecek ve çok tatmin edici, tamamlayıcı olacak bir ilişkiyi kendine çekebileceksin. Biz kehanetlerde bulunmaktan hoşlanmayız, ama zamanın gelmesini, doğru zamanın gelmesini bekleyen biri var. Ama onların enerjisinin sana gelebilmesinden önce, senin kendinden hoşnut olman, kendinle tatmin olman gereklidir.</p>
<p>SORU: Lütfen zamanı açıklamaya çalışır mısın – perdenin öte yanındaki, tüm zamanların birlik yaratarak birbirine geçmesine karşılık, Dünya üzerindeki, geçmiş, şimdi ve gelecek zamanlar. Bugün gerçekleştirdiğimiz şeyler, aynı anda var olan diğer yaşamları nasıl etkilemektedir?</p>
<p>TOBIAS: Yanıtımızı dinlemek için dileriz ÇOK zamanınız vardır, (kahkahalar) çünkü bunu açıklamak, Cauldre’nın, hatta bizim bile bu geceye ayırmak istediğimiz zamandan çok, çok fazlasını alır. Öncelikle, bizim tarafta zaman olmadığına dair sahip olduğun anlayışı bırak. Bu anlayışın nereden kaynaklandığını anlamıyoruz. Bizim tarafta bir tür zaman VARDIR. Sizinki gibi değildir. Kolumuzda, şu saatlerle dolaşmayız.</p>
<p>Ama meydana gelen olayların düzeni açısından bir ilerleme vardır. Perdenin bizim yanındaki enerjimizde, HERŞEY aynı anda OLMAMAKTADIR. Bu bizim için çok karmaşık olurdu. Düşüncenin uç noktasında, haklısın, zaman diye birşey yoktur, çünkü herşeyin bir daire gibi olduğunu, herşeyin geri geldiğini göreceksin. Ama bu genişleyen ve spiralimsi bir çemberdir. Olaylar, kendi üstlerine kapaklanmaz. Yani bir anlamda, bir olaylar dizisi mevcuttur.</p>
<p>Şimdi, Dünyada yürüyen insanlar olarak, kendi algılarınıza göre yaşantınızı zaman ile tanımladınız, ve bu uygundu. Zaman engellerini aşmaya çalışmamalısınız. Yaşamınızla ilgili yapacağınız daha iyi şeyler vardır. Ancak, zaman algılarınızın, anlayışınızın değiştiğini GÖRECEKSİNİZ. Bazı günler size çok daha uzun, bazıları da çok daha kısa gelecektir. Kendi kişisel yaşamlarınızda bir “zaman kayması kavramı”na sahip olacaksınız. Ve, bunu da özellikle önünüzdeki yıllarda hissedeceksiniz. İnsanlık, kuantum değişimi noktasına gelince, zamanın kaydığını özellikle hissedeceksiniz.</p>
<p>Çoğunuzun, kendi yaşamında bu kayan zamanı hissettiğini biliyoruz. Ve sonra, çok kişinin bunu durdurmaya çalışması, bizi eğlendirmektedir. Panikliyorsunuz. Eski zamanınıza geri dönmeye çalışıyorsunuz. Bunun değişmesi ve dalgalanması uygundur. Ve bu böyle olmaya da devam edecektir.</p>
<p>Zamanın bizim tarafımızda nasıl işlediği ve zamanın evreninizde nasıl işlediği yönündeki açıklamalara gelince…bunu başka bir zaman açıklamayı tercih edeceğiz, (kahkahalar) çünkü ailenin, tanrısallığıyla bütünleşmeye odaklanmasını istiyoruz. Ve bu, kalpten gelen bir enerjidir. Bu, güneyde oturan Meryem’den gelen ve onun desteklediği bir enerjidir. Kendinizi bu zaman analizine çok kaptırırsanız, yine aklı devreye sokmuş olursunuz. Tanrı’yı akıl yoluyla bulmaya çalışıyor olursunuz. Ama tanrısallığınızın çiçek açmaya devam etmesine izin verirseniz, beyninizle analiz etmek ihtiyacı duymayacağınız bir zaman anlayışına sahip olacaksınız. Bu size farklı bir şekilde gelecektir.</p>
<p>SORU:  Tobias, yeni bir yaşama – bazılarımız için – bu bedenlerle nasıl yükseleceğiz?</p>
<p>TOBIAS: Bu mükemmel bir soru, ve biz de bunu hala sizinle birlikte anlamaya çalışıyoruz. (kahkahalar) Fiziksel bedeninizin hücreleri, molekülleri, atomları, kendilerine ait bir belleğe sahiptir. Onlar, nesiller boyunca ve binlerce yıldır yerleştirilmiş belirli bir kalıba, modele sahiptir. Onlar, deyim yerindeyse, bir doğum, yaşam ve ölüm sürecinden geçmek kalıbına sahiptir.</p>
<p>Şimdi, bunu nasıl değiştiririz? Eh, bunun en kolay yolu, bilincinizledir. Aklınızla değil ama. Daha uzun yaşamayı İRADEYLE sağlayamazsınız, ama kendinize İZİN VEREBİLİRSİNİZ daha uzun yaşamak için. Önceki soruyu soran kişinin taşına bakın. Bu taş, bilincin madde üzerindeki etkisini göstermektedir. Bilincinizi değiştirdikçe, içinizdeki hücre ve moleküllerin kalıbını da değiştirebilirsiniz. Sağlığınızı geliştirebilirsiniz, Yaşamınızı uzatabilirsiniz.</p>
<p>Ama bunun bilinçle olması gerekir. Akılla ya da zihinle gerçekleştirilemez. Biz şimdiden bazılarınızın bununla mücadele ettiğini görüyoruz, şöyle diyorsunuz, “Ben daha uzun yaşayacağım. Daha uzun yaşayacağım. Kahretsin, atomlar, moleküller, daha uzun yaşayın! Daha sağlıklı olun!” (kahkahalar) Bu, işe yaramayacaktır. Bu sadece bedeninizi şaşırtacaktır, sonra da hastalanacaktır.</p>
<p>Bilinç, Tanrısal Benliğinizin anlaşılmasıdır. Bilinç, herşeyin ve kim olduğunuzun, gelişmiş anlayışıdır. Bilinç, akılda ya da zihinde yaratılmış bir inanç değildir. O, kalpten ve ruhtan gelen bir enerjidir. Bilincinizle, içinizdeki ve tüm çevrenizdeki maddelerin davranışını değiştirebilirsiniz.</p>
<p>Bedenin bu şeylerinden, ve bedenin geçiş sürecinden yarın daha söz edeceğiz. Bazılarınızın (dünyayı) terk etmeyi seçmesinin, ya da terk etmeyi seçebilecek olmasının bazı nedenlerinden söz edeceğiz. Biz – nasıl desek –yaşamı uzatmak için &#8211; bunu seçerseniz eğer &#8211; kendi fiziksel varlığınızla kurulacak iletişim ve uygunluktan söz edeceğiz. Ama bu, en büyük soruyu içermektedir – gitmek istediğiniz uzaklık ya da mesafe nedir?</p>
<p>Ve böylece sevgili dostlar ve aile, kendileriyle çalıştığımız ve çok iyi tanıdığımız ve bu odanın enerjisinde bulunan o kadar çok, o kadar çok kişi var ki….önünüzdeki üç günlük sürede, bırakın Mikail, ve Kryon, ve Metatron ve Meryem sizi kucaklasın, ve beslesin, ve sevsin. Onların buraya getirdiği şeye değersiniz. Kendinizi onlara teslim edin. Onların sizi kollarına almasına, ve sevmesine, ve sizi kucaklarında sallamasına, ve beslemesine izin verin, çünkü bunu gerçekten hak ediyorsunuz. Onlar bunu yaparken, tanrısallığınız da şimdi gerçek çalışmayı gerçekleştirebilir.</p>
<p>Sizi candan seviyoruz. Ve sizin zamanınızla önünüdeki üç gün boyunca, bizler sizi, gerçek melekleri onurlandırmak üzere tüm ihtişamımız ve heybetimizle burada olacağız.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/07/19/ders-onbir-ruhunun-sarkisina-kulak-ver/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders On: Kimliksizlikten Yeni Kimliğe</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/06/01/ders-on-kimliksizlikten-yeni-kimlige/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/06/01/ders-on-kimliksizlikten-yeni-kimlige/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2002 15:13:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir, sevgili dostlar, sevgili Shaumbra, çemberimizde yeniden biraraya gelmekteyiz. Bedenen ya da ruhen burada bulunan herkesin enerjisi sevgi dolu, ve güçlü, ve dayanıklı. Yürümekte olduğunuz yükseliş yolu, olacağını sandığınız şey değildir. Bu pek de kolay olmamıştır. Ama sizler devam etmektesiniz. Yolculuğunuza devam etmektesiniz. Varlığınızın içindeki sevgi ve adanmışlık yüzünden, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir, sevgili dostlar, sevgili Shaumbra, çemberimizde yeniden biraraya gelmekteyiz. Bedenen ya da ruhen burada bulunan herkesin enerjisi sevgi dolu, ve güçlü, ve dayanıklı. Yürümekte olduğunuz yükseliş yolu, olacağını sandığınız şey değildir. Bu pek de kolay olmamıştır. Ama sizler devam etmektesiniz. Yolculuğunuza devam etmektesiniz. Varlığınızın içindeki sevgi ve adanmışlık yüzünden, size getirdiğimiz derslere devam etmektesiniz.</p>
<p>Perdenin bu yanında bulunan bizler, sizin adanmışlığınızı hissedebilmekteyiz. Bu çok yoğun. Sevginiz ve enerjiniz yoğun. Devam etme arzunuz güçlü. Dinlenmek zamanı olan bir noktaya gelinir. Bu, sizin gevşeyip sessizlik içinde oturacağınız bir zamandır. Mücadeleyi, meydan okumaları ve fiziksel ve duygusal acıları salabileceğiniz bir zamandır. Bu, ailenizden olanların sevgisini sadece kabul edeceğiniz, alacağınız bir zamandır.<span id="more-146"></span></p>
<p>Burada birlikte olduğumuz bu kısa zamanda, kendinizi bizim sevgimize açmanızı rica ediyoruz. İnsan yaşantınızın meydan okumalarına bir ara vermenizi rica ediyoruz. Tıpkı Buda’nın, bir ağacın altında oturması gibi, yolunuzun üstünde bulunan ve sizi bir an canlandıracak bir ağacın altında oturmanızı, ve gölgenin keyfini çıkartmanızı rica ediyoruz. Bu zamanı, enerjinizi yeniden toparlamak için kullanın.</p>
<p>Birlikte bu çemberdeyken, bunun çalışmasını bu süre içinde biz gerçekleştireceğiz. Biz enerjiyi hareket ettireceğiz. Size, yaşantınızda misli misli hak ettiğiniz sevgiyi getireceğiz. Sevgili dostlar, yolculuğunuzun bu bölümünün, sevgiden vaz geçmek olduğunu biliyoruz. İster bu yaşamınızdan, ister diğerlerinden olsun, geçmişte yakın olduğunuz kişilerden vaz geçmekti bu. İçsel ruhunuza ve varlığınıza odaklanabilmek için, insan ilişkilerinin yakınlığından vaz geçtiniz.</p>
<p>Bu kişiler belki biyolojik ailenizdi. Belki bir eşti, ya da bazı durumlarda birçok eşti. Bunlar belki kendi çocuklarınızdı ya da yakın ve candan arkadaşlarınızdı. Onlar sizden alınmadılar. Tersine, siz onları (özgür) bıraktınız. Siz yolunuza devam edebilmek ve kendi tanrısallığınızı ortaya çıkartabilmek için onları bıraktınız.</p>
<p>Ama, başka insanların bu yakın sevgisinden, yoğun sevgisinden yoksun olmanın zor olduğunu biliyoruz. Bunu biliyoruz. Onun için biz bugün sizi destekleyen ve cesaretlendiren, ve sizi candan seven, ve sizi çok iyi tanıyan bir aile olarak geliyoruz size. Şimdi size geliyor ve şöyle diyoruz, “Sadece gevşe.” Burada dostlarla birliktesiniz. Burada, Shaumbra ile ve size bu çemberde katılmak üzere her türlü boyutlardan gelen meleklerle birliktesiniz.</p>
<p>Gerçekleştirdiğiniz çalışma için sizi ne çok seviyoruz! Gerçekleştirdiğiniz çalışma için size ne çok hayranlık duyuyoruz! Size söylemek zorunda olduğumuz fazla bir şey yoktur. Enerjiyi getiriyoruz, sevgiyi getiriyoruz.</p>
<p>Ve evet, şu anda soruyu soran kişiye yanıtımız, bu da değişecektir. Yaşamınızdaki sevgiler ve ilişkiler kesinlikle değişecektir, ama geçmişte bildiğinizden farklı olacaktır. İçinizden bazıları buna çok sevinmektedir. Bu, farklı olacaktır. Bu, yeni bir sevgi türü olacaktır. Biz Sekizinci Derste bundan söz etmiştik.</p>
<p>Bu kendi içinde bütünleşmiş, tamamlanmış bir sevgi olacaktır, çünkü SİZ kendi içinizde bütünleşmiş ve tamamlanmış olacaksınız. Bu, beklentiler taşımayan, gündemi olmayan bir sevgi olacaktır. Sevgi, eski enerjide olduğu gibi, dualitenin öbür yüzü olmayacaktır. Bu, bütünleşmiş ve tamamlanmış, ve kendine sadık bir sevgi olacaktır. Sizi sadece sevgi uğruna birleştirecektir. Bir düşleyin bunu – SADECE sevgi uğruna başka bir insanla birleşilen bir ilişkiyi. Bu, beklentiyle ilgili olmayacaktır, ya da duygu sömürüsü yapmaya çalışan bir insanla ilgili olmayacaktır. Sadece sevgi adına olacaktır!</p>
<p>Sevgili varlıklar, birlikte olduğumuz bu zamanı aziz tutmaktayız. Bugün konuşacağımız çok şey var. Bu zamanlar değerlidir ve bu zamanlar azdır. Çoğunuzun, Shaumbra, yaşamınızın bu anında çok yoğun olduğunu biliyoruz. Şu anda dualitenin içinizde ve çevrenizde ne kadar hızlandığını hissettiğinizi ve ne Ruh’la, ne kendinizle, ne de Shaumbra ile böyle oturacak zaman bulamadığınızı biliyoruz.</p>
<p>Buradaki enerjiler yapılanmakta ve yoğunlaşmaktadır. Tanrısal duyularınızla, öbür tarafın kapılarından geçip gelen konukların olduğunu hissedebilirsiniz. Sizinle birlikte olmak için, gözlemlemek ve sevmek ve desteklemek için şimdi gelip de İkinci Çembere oturan çok konuk var. Ancak, özellikle iki varlık var ki, bugün buraya gelmekte, bu çembere katılmakta ve ilginç enerjiler getirmektedir.</p>
<p>Gerçekten, enerjinin yapılandığını hissedebilenleriniz, artık çok iyi tanıdığınız, size yol gösteren, Yeni Enerjiye giden yolculukta yanıbaşınızda yürüyenin şimdiden farkındadır, Metatron denilen varlık bugün tekrar buradadır. Metatron’un enerjisi, aylar öncesi ilk geldiğinden bu yana farklıdır. Metatron’un enerjisi, çok farklı.</p>
<p>Bu, Metatron değiştiği için böyle değildir, sevgili dostlar. Bu, siz değiştiğiniz için böyledir. Metatron enerjisi sizi eskisi gibi etkilememektedir. Sizi dengeden çıkartmamaktadır. Kükreyerek ortaya çıkmamaktadır. O şimdi çok daha rahat, çok daha yumuşak, ama yine de çok yoğun hissedilmektedir. Metatron enerjisindeki bu yoğunluk, kendi yolculuğunuzun yoğunluğunu temsil etmektedir. Ama Metatron, sizden….ve artık olmadığınız kişiden söz edeceğimiz bu ders için gelmektedir.</p>
<p>Metatron’un enerjisi bu odada yapılanmaktadır, herbirinizle yapılanmaktadır. Ama siz şimdi bu enerjiye çok daha alışkınsınız çünkü sevgili dostlar, Metatron size çok yakın olmuştur. Metatron sizDİR! Metatron, Ruhsal sesinizdir.</p>
<p>Metatron, perdenin öbür yanında bir enerji dengesini tutmuştur. Metatron enerji dengesini, Başmelekler Mertebesinde bulunan çok kutsal bir tapınakta tutmuştur, muhafazalı ve güvenli ve çok kutsal olan bir tapınakta. Bu tapınağa çok az varlığın girme izni vardı. Kendi tanrısal enerjinizin bir parçasının, Metatron tarafından korunduğu yer burasıdır. Ruhsal sesiniz Metatron tarafından korunan o çok tanrısal ve çok saf – sevginin saflığı – olan parçanızın, uygun zaman gelene dek beklediği yer burasıdır. Metatron, bu yükseliş Dizisi boyunca hepimizle birlikte yürümüştür.</p>
<p>Metatron şimdi enerjisini doğrudan Dünya düzeyine getirebilmektedir. Bu daha önce mümkün olmamıştır. Bu mümkün değildi. Enerjisini bu alana, bu çembere getirerek, Metatron şimdi bize katılabilmektedir. Ve onun enerjisi kesinlikle bugün buradadır.</p>
<p>Metatron enerjisini hissedin bugün, dışardan bir varlık olarak değil, bir erkek-melek varlığı olarak değil. Enerjiyi, Metatron adı altında, kollektif Metatron enerjisi altında, kendi tanrısallığınızın ta kendisi olarak hissedin. Kendinizi, Metatron’da hissetmeye izin verin. Ve Metatron’un, kendini sizde hissetmesine izin verin. Kaynaşmanın meydana gelmesine izin verin.</p>
<p>Tanrısallığınızın simgesi ve Ruhsal sesiniz Metatron, şimdi bize katılmaktadır. Metatron, oldukça meydan okuyan yolculuğunuzda, birlikte paylaştığımız bu süre içinde bir nefes almanızı sağlayan tanrısallığınızdır. Metatron, kendi tanrısallığınızın ellerinde olmanızı, bir anlık dinlenme sırasında enerjinizin toparlanmasını ve bedeninizin, duygularınızın ve olduğunuz tümün yenilenmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Oh sevgili dostlar, siz gerçekten bu enerjinin girmesine izin vermektesiniz. Biz bunu odanın her yerinden, birlikte içinde oturduğumuz çemberin her yerinden görebilmekteyiz. Siz gerçekten, tanrısallığınızın şimdi ortaya çıkmasına izin veren, açılan bir çiçek gibisiniz.</p>
<p>Bu ders için bize katılan bir varlık daha var. O şimdi varlığını öne çıkartmaktadır. Bu, oldukça iyi bildiğiniz bir enerjidir – nasıl desek – “patron” dediğiniz varlıktır. Bu çok tanıdık bir enerjidir. Bazı zamanlar aklınız çok karıştı onunla. Bir dakikaya kadar, burada söz ettiğimiz şeyin ne olduğunu anlayacaksınız. O bir anlamda, çok aşina olduğunuz bir aileden gelen, size bir tür grup liderliği ya da rehberlik yapan bir varlıktır. O, bu sizin için bir dönüm noktası daha, bir dönüşüm noktası daha olduğu için bugün buraya gelmektedir.</p>
<p>Başmelek Mikail’in enerjisine kendinizi açın! Onun varlığına bu “yeni enerji sınıfında” sık rastlanılmamıştır. Bugüne kadar konuk rolündeki varlıklardan biri olmamıştır. Ama o, bu ders için gelmektedir. Sık sık sövdüğünüz kılıcıyla birlikte gelmektedir. Başmelek Mikail’in tuttuğu Gerçek Kılıcı ateşler içinde parlamaktadır. Onun bize katılması için zaman şimdi uygundur. Bu, bugüne kadar uygun değildi.</p>
<p>Size biraz Başmelek Mikail’den söz edeceğiz. Biz konuşurken, sizin de kendinizi sadece onun titreşimine açmanızı rica etmektedir. Mikail bir anlamda, her biriniz için bir sorumluluk taşımaktadır. Mikail, çok farklı düzeylerde birlikte çalıştığınız varlıktır. Evrenin Yeni Enerjisini yaratmak amacıyla Başmelekler Mertebesi kurulduğunda, eğitilmenize yardımcı olmak için, çok uzun bir zaman önce başlayan Dünya yolculuğuna hazırlanmanızı sağlamak için sizinle çalışan Mikail’di.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, Mikail hiçbir zaman bir insan biçimi edinmemiştir. O, sizinle birlikte, Dünya ve insan biyolojisi ve insan bilinci modellerinin yaratılmasına yardımcı olan bir mimardır. Siz Dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesini terk etmeden önce, Mikail bir anlamda sizin talim çavuşunuzdu. Her birinize, kendi yolculuğunuzun simgesi olan Gerçek Kılıcını veren Mikail’dir. Kendi gerçeğinizi bulmak amacıyla yolculuğunuza koyulmadan önce Mikail tarafından size verilen bu kılıç, kendi bilincinizin ve kendi biyolojinizin bir parçasıdır. Daha Dünya’ya gelmek üzere yola çıkmadan önce kılıç size verilmiştir. O zamandan bu yana, kılıç kimliğinizin bir parçası olmuştur.</p>
<p>İncilinizi ve kutsal yazılarınızı size öğretenler, Mikail’in cennetlerdeki devasa savaşta Şeytanla ya da Lusifer’le nasıl savaştığı öyküsünü anlatmaktadır. Mikail, Şeytanı cennetten kovmuştur. Sevgili dostlar, öykü biraz karıştırılmıştır, çünkü öyküdeki Şeytan aslında sizsiniz! (kahkahalar ve Tobias kendi kendine güler) Ama onu şeytan olarak sunmak, daha iyi bir öykü yaratmıştır.</p>
<p>Başmelekler Mertebesini, ya da “cennet” denilen yeri terk eden SİZdiniz. Sizi eğiten Mikail’di. Size kılıcı veren ve yolunuza gönderen Mikail’di. Siz hiçbir yerden kovulmadınız. Siz bu “cenneti” terk edip Dünya’ya gelmeyi seçtiniz. Siz bunu önceden kabul ettiniz.</p>
<p>Gerçek öykü şu ki, arayışınızın bilinç simgesi olan Gerçek Kılıcını Mikail size uzatırken, gözleri yaşlarla dolmuştu. Bunun, sizin için uzun ve zorlu bir yolculuk olacağını Mikail biliyordu. Rüyalarınızda ya da uyanıkken size geldiğinde, onu tanımayacağınız zamanların olacağını Mikail biliyordu. Bu, onu hüzünlendirmiştir.</p>
<p>Gerçek öykü, Şeytanın cennetten kovulduğu büyük bir savaşla ilgili değildir. Gerçek öykü, Dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesinden ayrılmanızla ilgiliydi. Kendi gerçeğinizi bulmak amacıyla yaptığınız yolculukla ilgiliydi. Sizin gerçeğiniz, tanrısallığınızdır. Onu, kendi başınıza bulmak zorundaydınız. Siz onu dualite unsurları, ve dahası, perde unsuruyla bulmak zorundaydınız – sizi geçmişten saklayan, kendinizden saklayan ve uzun bir süre bizden saklayan, iki çok kuvvetli güçle. Tanrısallığınızı keşfetmek için, bu Dünya yolculuğuna çok – nasıl desek – nötr bir çevreye gitmek zorundaydınız. Gerçek Kılıcı, kendi yolculuğunuzu simgelemektedir.</p>
<p>Bizimle birlikte olmak için Mikail’in şimdi gelmesi şaşılacak bir şey midir? O buraya, sizin eğitmeniniz olarak, uzun dönemler boyunca sizinle sıkı bir bağ kurmuş olan biri olarak gelmektedir. Mikail bu derse gelmektedir, çünkü bu aynı zamanda bir tür mezuniyet törenidir. O, içinizde kendi gerçeğinizi bulacağınız şu son enerjisel anlara gelebilmeniz için, sizi özgür bırakmak üzere gelmektedir.</p>
<p>Metatron ve Mikail’in enerjileri sizi beslemek üzere buradadır, böylece içinden geçtiğiniz yoğun yükseliş sürecinden bir mola alabilirsiniz.</p>
<p>Sevgili dostlar, sizinle yaptığımız dersler çok konuları kapsadı. Şimdiye kadar tamamlanmış iki adet diziden geçtik (Yeni Dünya ve Yaratıcı Dizileri). Şimdi de, bu Yükseliş Dizisinin sonuna gelmekteyiz. Geriye dönüp, size sözünü ettiğimiz şeylerin özüne bir bakmanızı rica ediyoruz.</p>
<p>Gerçekten, Yuvayı nasıl terk ettiğinizin öyküsünü verdik size. Sizler, arayış içinde büyük bir maceraya atılan, İlk Çemberin dışında bir kimlik edinmeye çalışan, genç Prenler ya da Prenseslerdiniz. Siz, tahta geçmeden önce, kim olduğunuzu keşfetmek istediniz.</p>
<p>Bu geçtiğimiz üç yılda çok şey tartıştık. Biz, kısa duvarın arkasında durmaktan ve sorunları İnayet Fırınına koymaktan söz ettik. Biz, bunun artık sizinle ya da olduğunuzu sandığınız kişiyle ilgili olmadığı gerçeği hakkında konuştuk. Bu artık sizinle ilgili değildir. Bundan çok daha muazzam bir şey söz konusudur.</p>
<p>Bu, geçmişinizdeki karmayı şifalandırmakla ilgili değildir. Bu, Dünyaya gelmeden önceki zamanınızın karmasını şifalandırmakla bile ilgili değildir. Bu artık sizinle ilgili değildir. Siz bunu yükseliş halinizde dönüştürdünüz. Biz size çok şeyleri salıvermenizden, onları İnayet Fırınına koymanızdan söz ettik. Hiçbir beklentiye sahip olmamak, salıvermek hakkında konuştuk, çünkü beklenti….oh, bu o kadar Eski Enerjideki dualiteyi temel almaktadır ki!</p>
<p>Geçen ayki toplantımızda size boşluktan, ilginç bir ders olan, ilginç bir kavram olan boşluğa gitmekten söz ettik. Ve kesinlikle, bu “boşluk” sözcüğünü kesinlikle çok dikkatli seçtik. Ve bu gerçekten de, Yuvayı terk ettiğiniz zamanların anısını ortaya çıkartmıştır. Bunun geçmişle bir ilişkisi VARDIR. Krallığı terk ettiğiniz zaman, boşluğa gittiniz.</p>
<p>Dualiteyi terk ederken yine bir boşluğa girmektesiniz, çünkü dualitenin ötesinde yatan şey daha yaratılmamıştır. Onu yaratan sizlersiniz, sevgili dostlarım. Siz Yeni Enerjiye girecek ilk kişilersiniz. Diğer kişiler için temelleri sizler oluşturmaktasınız. Ve bu gerçekten, Krallığı terk edip de boşluğa girdiğiniz geçmişle ilgili korkuları, ve anıları, ve endişeleri beraberinde getirmektedir.</p>
<p>Onun için, şu geçtiğimiz 30 gün boyunca eski hislerin geri gelmiş olması…korkularınızın olmuş olması…belki pişmanlık anılarının ortaya çıkmış olması….yaptığınız şeyle ilgili endişelerinizin olması şaşılacak bir şey midir? Son dersimizi izleyen günlerde çoğunuz şöyle düşündünüz, “Bu bir tür hile mi, oyun mu? Kimliğimin tümünü mü bırakmaktayım? Kendimi salıvermekte miyim? Başkaları tarafından hükmedilebileceğim, ya da karanlık tarafın beni etkileyebileceği bir yere mi gitmem isteniyor?”</p>
<p>Ve bildiğiniz gibi, biz size şöyle dedik, “Kesinlikle, eğer yapmak istediğin buysa, kesinlikle.” Ama istemediğinizi biliyoruz. Ve bu ışık ve karanlıkla ilgili eski oyunu bırakmaya hazır olduğunuzu biliyoruz. Siz bu enerjiyi, dualiteye sıkı sıkıya tutunmazsanız, kötü bir güç tarafından yok edileceğiniz korkusunu salmaya hazırsınız.</p>
<p>Bu eskidir, sevgili dostlar. Bu artık geçerli değildir. Orada, dışarda, size hükmedebilecek bir varlık yoktur….. şu anda soruyu soran kişiye yanıtımız, evet…bir eşin bunu zaman zaman yapmasından başka. (kahkahalar) Ama bizim taraftaki varlıklar bunu yapamazlar. Hatta Metatron ya da Mikail, sizi yoketmek için ve etkilemek için, şu anda size hükmetmeye kalksalar bile yapamazlar bunu. Hiçbiri yapamaz. Siz kendi tanrısallığınızı tutmaktasınız ve ona sahipsiniz!</p>
<p>Sizinle birlikte çok, çok şeyler tartıştık. Bunların özü, salıvermekle ilgiliydi, geçmişi salmak, kim olduğunuzu salmak, alışkanlıkları, kalıpları salmaktı, gerçekten bırakmaktı. Bu, sizin deyiminizle ve tanımlamanızla, ağır, yavaş bir yolculuk olmuştur. Nasıl bırakılacağını öğrenmek, bu son üç yılı almıştır. Bizim tanımlamamıza göreyse, bu çok kısa bir süre olmuştur!</p>
<p>Siz, binlerce, ve milyonlarca, ve daha da milyonlarca yıllık deneyimleri salmaktasınız. Bunlar uzun, çok uzun zaman önce yerleştirilmiş kalıplardır. Saldığınız budur. Son üç yıla ait dersler, gerçekten salıvermeye odaklanmıştı. Sizin de farkettiğiniz gibi, eski yükünüzü, Yeni Enerjiye beraberinizde taşıyamazsınız.</p>
<p>Ve şu an içinde bulunduğunuz, meydan okuyan nokta budur. Belirli şeyleri beraberinde götürme arzusu, çok güçlü bir arzu mevcuttur – nasıl desek – kimliğinizin bilinçlerini, geçmişteki kimliğinizin parçalarını beraberinde götürme arzusu. Bu öncelikle, kendinize pek güvenmediğiniz için böyledir.</p>
<p>Boşluğa gidin, denilmesi bile, içerdeki bir korkuyu tetiklemektedir. “Ama ya…?” sorularını ortaya çıkartmaktadır. “Herşeyi bırakırsam ne olur? Hiç kimliğim kalmayacak mı? Başka bir varlık tarafından yok mu edileceğim? Kötü ya da karanlık yanın etkisinde mi olacağım?” Tüm bu endişeler ortaya çıkmaktadır. Ve bunlar şu anda uygundur. Kendinizi bu hislerden, düşüncelerden ve endişelerden reddetmeyin. Şu anda salıvermek ve boşluğa gitmek, Yeni Enerji işleminin bir parçasıdır. Ama sevgili dostlar, bu, olmuş olduğunuz kişiyi reddetmek anlamına gelmemektedir. Bu, kendi parçalarınızı kesmeye, ayırmaya çalışmak değildir.</p>
<p>Yükseliş Boşluğu, kendi içinizde dualiteyle boğuşmadığınız, sessiz bir alandır. Bu boşlukta, kendinize ait tüm parçalardan bir an için duraksamalarını, bir an için sessiz bir alanda olmalarını istersiniz. Burası, şu bilyelerden – beyaz ve siyah ve gri – hareketsiz olmalarını ve tanrısallık enerjinizin doğuşunu hissetmelerini istediğiniz yerdir. Burası, insan zihninizin sınırlarıyla düşünüp tartmaya çalışmayacağınız bir yerdir.</p>
<p>Yükseliş Boşluğunda, tanrısal zihnin ortaya çıkmasına izin verirsiniz. Bu size aittir. Siz, kendinizi dinlersiniz. Sadece bir an için, dualiteyi rafa kaldırırsınız. KENDİ Yeni Enerjinizin, KENDİ tanrısallığınızın tadına varacaksınız. Burada bulunan çoğu kişi, şimdiden bu hissi deneyimlemiştir. Ve bu daha sadece başlangıçtır.</p>
<p>“Yapmalı mıyım/ yapmamalı mıyım?” endişelerini, sizi korkutan bu kuşkuları bir kenara koyun. Bir an için bunları kenara koyun. Boşlukta olun. O zaman size ait olan, ve yalnızca size ait olan tanrısallık, ortaya çıkabilecektir. Sözünü ettiğimiz boşluk budur. Siz, tanrısallığınızın ortaya çıkabilmesi için, yolu temizlemektesiniz.</p>
<p>Bununla çalışmaya devam edin. Bir konuyu gerçekten duraksattığınız zaman, bir endişenizi gerçekten duraksatabildiğiniz zaman, meydana gelen şey(leri) hissedin. Tanrısallığınız, o zaman konuşabilecektir size. Onu duyabileceksiniz, çünkü dualitenin ayrıntılarına pek yakalanmamış olacaksınız.</p>
<p>Şimdi, dualiteden söz edelim. Bu, İlk Çemberin dışındaki kimliğinizi bildiğinizden beri var olan “iki” enerjisidir. Sık sık sözünü ettiğimiz gibi, bu şimdi değişmektedir. Biz, “iki” enerjisinden, “dört” enerjisine geçmekteyiz. Bunu tüm çevrenizde göreceksiniz.</p>
<p>Sık sık dörtsel matematikten söz ettik. İnsan bilincini dualiteden alıp, Yeni Enerjiye taşıyacak, yeni içgörülerden ve yeni keşiflerden söz ettik. Bilginin, doğru zamanda gelmeye başlayacağını söyledik. Bilinciniz değiştikçe, onu onaylayacak bilimsel bilgi de gelecektir. Bunun üzerinde çalışan araştırmacılar ve bilim adamları vardır.</p>
<p>Son toplantımızdan bu yana, bir bilim adamı/matematikçi, bununla ilgili bir kitap bile yazdı. (“A New Kind of Science” – “Yeni bir Bilim Türü” Stephen Wolfram, Wolfram Media) Bu epey ilgiye ve epey tartışmalara neden olmuştur. Ama yazarın kendisi tarafından yayınlanan bu kitabın içerdiği araştırmanın özü, ana görüş olmak yolundadır. Bu araştırma, eğer herbiri farklı enerjilere sahip üç unsur varsa, ve bunlara dördüncü bir unsur katılırsa, bunun Yeni bir Enerji türü yaratacağını göstermektedir. Bu araştırma, doğa modellerinin nasıl yaratıldığını, ve Yeni Enerjide nasıl yaratılabileceğini göstermektedir. Enerjilerin, birbirini izleme düzeninden ve bunların nasıl işlediğinden söz etmektedir. Ama bu her zaman bir 4 enerjisidir. 4’ün bir ögesi, her zaman diğer 3 ögeyi etkilemektedir.</p>
<p>Bu şimdi basılmış olarak sunulmuştur. Okuyabilirsiniz. Bu, sözünü ettiğimiz dörtsel matematik anlayışının sadece başlangıcıdır. Bu, ilk adımdır. Bunu anlamaya çalışmak ya da çürütmeye çalışmak üzere başka araştırmacılar devreye girecektir. Üstelik bu, daha da bilimsel ve matematiksel bir onaya neden olacaktır.</p>
<p>Siz bunu yaşam sürecinizde görmektesiniz, sevgili dostlar. Bu, eterik düzeylerde olan ve sizi etkilemeyen bir şey değildir. Bunu, yaşam sürecinizde görmektesiniz. Yolculuğunuzun onayını görmektesiniz.</p>
<p>Ama bu arada, dualite de tutunmak istemektedir. O, tutunmak istemektedir. Bunun delilini, gazetelerinizde, manşetlerde görebilirsiniz. Dualite, çaresiz bir biçimde tutunmak istemektedir. Gitmek istememektedir. Terk etmek, yok edilmek, unutulmak istememektedir. Kendi kimliğine tutunmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Evet, kesinlikle, dualitenin kendi kimliği vardır. Kendi tireşimine sahiptir. O bir anlamda, tıpkı sizin gibi bir varlıktır. Ama deneyimlerinizden de bildiğiniz gibi, dualite artık yorgundur da. Dualite, Yeni Enerjiye dönüşme zamanının geldiğini bilmektedir. Dualite bile kendi içinde çelişkidedir, bir yanı tutunmak istemekte, bir yanı bırakmak istemektedir. Ne güzel bir orkestra! Gerçekten güzel! Bunların tümü, büyük değişimlerin meydana geldiğine ve olmaya da devam edeceğine işaret eden, daha yüksek zirveler, ve daha alçak dipler, ve daha hızlı döngüler yaratmaktadır.</p>
<p>Metatron’un bildirdiği gibi, dualite son ayaklanmasını gerçekleştirirken, tüm çevrenizde, insanları, ve kabileleri, ve ulusları, ve hükümetleri içeren ve huzursuz eden çok olay göreceksiniz. Çevrenizdeki dünyada olup biten şeylerin dinamiğini gerçek bir biçimde anlamadan, dua etmemenizi, meditasyon yapmamanızı ve imgelemeler yapmamanızı rica etmiştik. Kısa duvarın arkasında durun, ve dualiteden Yeni Enerjiye geçişi izleyin. O zaman, yapmanız gereken şeyi anlayacaksınız.</p>
<p>Tanık olduğunuz tüm olaylar uygundur. Dualite, özgür olmayı istemekle, tutunmayı istemek arasında gidip gelmektedir. Bu sadece dünyanızda değil, kendi içinizde de olmaktadır. Hatta bu, yükseliş ayakkabılarının içinde yürüdüğünüzde bile olmaktadır.</p>
<p>Siz aynı fiziksel bedenin içinde kalarak, bir yaşamdan ötekine geçtiniz. Çoğunuz, yeni bir yaşam sürecine geçmenize rağmen, aynı adı kullanmaya devam ediyorsunuz. Önceki kimliğinizden çok şey alakoydunuz. Bırakmak istemeyen bir parçanız var, ama başka bir parça da çaresizlik içinde salmaya çalışıyor. Siz çelişkiyi kendi yaşamınızda görmektesiniz, yaşamınızdaki meydan okumaları görmektesiniz. Öylesine tutunmak istiyorsunuz ki, ama öte yandan da değişmek istiyorsunuz – ilginç bir enerji dramı!</p>
<p>Çevrenizdeki şeylere bir bakın. Dualitenin yüzüne bir bakın. Olduğunu sandığı kimliğine tutunmaya çalışan insanlara bir bakın. Ancak, bu eski kimlik, kendileri tarafından çekilip alınmaktadır. Toplumunuzda yaygın olan dövmeleri gördüğümüzde, kendi kendimize gülüyoruz. Bu, şöyle demenin bir yoludur, “Ben kimliğime o kadar çok tutunmak istiyorum ki, kim olduğumu anımsayabilmek için bedenime işlenmesini istiyorum. Ben kimliğimi bırakmak istemiyorum. Ben onun fiziksel ve duygusal varlığımın derinlemesine gömülmesini istiyorum.”</p>
<p>Giysilerindeki etiketlerle, giysi dolabını kişiselleştirmekle, hatta t-şirtlerinin üzerine adlarını yazarak onu kişiselleştirmekle, kimliğine sahip çıkmaya çalışan insanları gördüğümüz zaman, kendi kendimize gülüyoruz. Bunun komik olduğunu düşünüyoruz. Onlar gerçekten kim olduklarını bilmiyorlar mı? (kahkahalar)</p>
<p>Ama evet, kimliğine sahip çıkmaya çalışan, tutunmaya devam etmeye çalışan, ama öte yandan da başka bir yanı umutsuzluk içinde değişmek isteyen insanları görmeye devam edeceksiniz. Bu ikiliğin tümü, Yeni Enerjiye geçme işleminin bir parçasıdır.</p>
<p>Bu kimlik değişimi, Shaumbranın çok kederlenmesine neden olmaktadır. Çoğunuzun şu anda yaşadığı bu keder, bizi duygulandırmaktadır. Bunun, işlemin bir parçası olduğu güvencesini size vermekten başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Böyle zamanlarda olduğu gibi, yanınızda oturmak ve yolculuğunuzun nedenini sizinle paylaşmak üzere gelmemizden başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Buraya gelmekten ve yalnız olmadığınızı sizinle paylaşmaktan başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Bu alan, yolunuzun üzerindeki bu dinlenme yerine sizi sevmek üzere gelen muhteşem iki varlıkla, Mikail ve Metatron’la, ve daha çok, çok, çok varlıkla doludur.</p>
<p>İçinizdeki keder, birşey kaybettiğiniz içindir. Olduğunuzu sandığınız (kişiyi) kaybetmektesiniz. İlişkileri, işleri, ve bazılarınız sağlığını kaybetmektedir. Olduğunuzu sandığınız herşeyi kaybetmektesiniz. Kederin sizi derinden etkilediğini ve güçlü olduğunu biliyoruz. Bunun, sadece işlemin bir parçası olduğunu söylemek için burada bulunuyoruz, sevgili dostlar. Yalnız olmadığınızı bilin.</p>
<p>Bu kederin yerine başka birşey konabilir, ama düşündüğünüz enerji değil. Bir sabah uyanıp da, dualitede sahip olduğunuz eski sevinçle dolu olmayacaksınız. Bir bütünlük olacaktır. Bir bütünlük olacaktır. Bu, farklı türden bir duygu olacaktır. Bu yeni hissi tanımlamak için bir sözcük bile kullanmak istemeyeceksiniz, çünkü sözcük çok sınırlıdır. Bu arada, içinden geçtiğiniz şeyi bildiğimizi anlayın.</p>
<p>Öğretmenleri olarak başka insanlarla birlikte oturduğunuzda, içinden geçtikleri şeyler için empatiye ve anlayışa sahip olacaksınız. Siz değişimleri ilk elden deneyimlemiş olacaksınız. Onların ellerini tutabilecek ve kederlerini, olduklarını sandıkları herşeyin, ve olacaklarını sandıkları herşeyin farklı olmasından kaynaklanan kederi, anladığınızı söyleyebileceksiniz.</p>
<p>Sevgili dostlar, kendinize güvenmek zamanıdır. Mikail bugün sizinle bunu paylaşmak için gelmektedir. Gerçek Kılıcını içinizde taşırken, çok deneyimlerden geçtiniz. Kendinize ve yaşantınızda size olmakta olan şeylere, hatta bir eş (sizi) terketmekte olsa bile, güvenmek zamanıdır. Siz kendinizi suçlamaktasınız. Dışarıdan onları suçlamakta, ama içinizden de kendinizi suçlamakta olduğunuzu bilmekteyiz.</p>
<p>Yaşantınızda çok şeyler olmaktadır. Kim olduğunuzu, şu anda ne yapmakta olduğunuzu, neden burada olduğunuzu merak etmektesiniz. Oh, içsel düzeylerde o kadar kuşkuyla dolusunuz ki. Mikail, kendinize güvenmenizi, tanrısallığınıza güvenmenizi, herşeyin uygun olduğunu anlamaya başlamanızı rica etmek için gelmektedir. İçerdeki duvarlar yıkılıyormuş gibi gelse bile. Kim olduğunuzun dokusu çözülüyormuş gibi gelse bile.</p>
<p>Gerçekten, kendinize güvenmek zamanıdır. Siz, tanrısallık enerjisini taşımaktasınız. Siz kesinlikle kendi Gerçek Kılıcınızı taşımaktasınız. Kendinize güvenmek zamanıdır. Metatron’un sözünü ettiği gibi, yaşantınızdaki meydan okumalardan geçmek ne kadar zor görünürse görünsün, ortaya çıkın. Öğretilerinize başlayın, çalışmanıza başlayın.</p>
<p>Oh, biliyoruz. Sizin şöyle dediğinizi duyuyoruz, “Ama Tobias, ne yapmam gerektiğini pek bilmiyorum. İşaretin gelmesini bekliyorum.” Sevgili dostlar, BİR İŞARET OLMAYACAKTIR! Olmayacaktır. Siz bir şey beklemektesiniz. O şimdiden buradadır! O şimdiden kapınızdadır. O şimdiden yeni evinize taşınmıştır. O şimdiden buradadır. Onu ya, edindiğiniz sorumluluklar yüzünden ve istemediğiniz için görmüyorsunuz, ya da görüyorsunuz, ve bu sizi korkutuyor.</p>
<p>Shaumbra, siz öğretmen olmayı kabul etmiş kişilersiniz. Öğretmeye başlamak zamanıdır. Bunun ne anlama geldiğini, ya da neye benzediğini bilmiyorsanız, son dersimizde sözünü ettiğimiz Yükseliş Boşluğuna gidin. Sakin ve sessiz olun. Dualiteyi bir kenara koyun. Onu duyacak, ya da hissedecek, ya da bileceksiniz. Yanıt içerdedir.</p>
<p>Mikail bugün size konuşmak için gelmektedir. Siz bir zamanlar onun öğrencileriydiniz. O şimdi, öğretmen olmanız için size “meydan okumak” için gelmektedir. Okula gitmeyi bırakın. Çalışmaya başlayın. Bu noktada öğrenebileceğiniz ve sizi daha fazla Yeni Enerji öğretmeni haline getirecek hiçbir şey yoktur.</p>
<p>Öğrettikçe, daha fazlasını öğreneceksiniz, ama bu noktada artık okul söz konusu değildir. Artık kitaplar yoktur. Onların hepsini okudunuz. Artık sınıflar yoktur. Onların hepsine gittiniz. Şimdi, öğretmeye başlayın. Şimdi, öğretmeye başlayın sevgili varlıklar. Yol aldıkça öğreneceksiniz. Ne yapılması gerektiğini bileceksiniz.</p>
<p>Mikail, Başmelekler Mertebesini terketmeden önce size Gerçek Kılıcını veren varlık, öğretmen olmanız için size şimdi “meydan okumaktadır”. Mikail, en derin düzeylerinizden kendinize güvenmeniz için size “meydan okumaktadır”. Oh, bunun çok korkutucu olduğunu biliyoruz. Siz bir şeye, ya da başka bir insana güvenmek istiyorsunuz. İnsanların dünyada yapmak istediği son şey, kendine güvenmektir. Bu, çok fazla sorumluluktur.</p>
<p>Öğretmeniniz ve eğitmeniniz olan Mikail, sizi özgür bırakmak zamanının şimdi geldiğini söylemektedir. O, dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesini terkettiğinizden beri, diğer çalışmalarının yanısıra sizinle hep çalışmıştır. O, enerjinin önemli bir bölümünü oluşturmuştur. Mikail sizi şimdi özgür bırakmaktadır. O sizi şimdi mezun etmektedir. O şimdi, sizinle ilgili üstlendiği eski rolünden uzaklaşmaktadır. Size her zaman bir dost olacağını ve herzaman hayranlık duyacağını söylemektedir. Ama şimdi, Metatron tarafından temsil edilen ve KENDİ Ruhsal sesinizin enerjisini kabul edebilmeniz için, Mikail’in enerji alanınızdan geri çekilmesinin zamanıdır.</p>
<p>Mikail bugün, öğretmeye başlayabilmeniz amacıyla, kendinize yeterince güvenmeniz için size “meydan okumak” üzere gelmektedir. Doğru zaman şimdidir ve dünyanın kesinlikle buna ihtiyacı olacaktır. Artık daha fazla beklemeyin. Sabırlı (ya da alçak gönüllü, ya da kişiliksiz) olmayın. Kendinizi geriye çekmeyin. Birbirinizle çalışın. Shaumbra ailesi olarak dünyanın her yanından, bunun için biraraya geldiniz.</p>
<p>Mikail şöyle demektedir, “Ama hala ne bekliyorsunuz? Uygulamaya ne zaman başlayacaksınız? Ne zaman öğretmen olacaksınız? İçinizdeki o sorumluluğu ne zaman kabul edeceksiniz?” Olaylar, enerjiler, insanlar, fırsatlar….siz sorumluluğu, diğerleri için bir öğretmen olmak sorumluluğunu kabul etmedikçe, bunlar spiritüel bakışınızda berraklık kazanmayacaktır.</p>
<p>Çoğunuzun şöyle düşündüğünü biliyoruz, “Oh, ama kime öğreteceğim? Ve, ne öğreteceğim? Ve, nasıl öğreteceğim?” Bu sorular, sorumluluğu kabul ettiğiniz anda yanıtlanacaktır. Ama önce sorumluluğu kabul etmelisiniz. Ondan sonra yanıtlar size gelecektir.</p>
<p>Siz öğrencilikten, öğretmenliğe geçerken, Mikail bu “mücadeleye” sizi davet etmek için bugün burada bulunmaktadır. Başkaları için var olabilmek amacıyla, kendinize güvenmenizi, kendi tanrısallığınıza güvenmenizi rica etmektedir. Mikail, yükseliş yolculuğuna çıkmaya başlayan diğer insanların size ihtiyaç duyacağını söylemektedir.</p>
<p>Dualite, hassas bir dengede bulunmaktadır. Dünyanın size ihtiyacı vardır. Öne çıkmak için yeterli güvene sahip olun, sevgili varlıklar. Kendinize güvenin. Kederle dolu olduğunuzda, yaşantınızda meydan okumalar olduğunda, ve şeyler yaşantınızdan çıkarken bunu yapmak zordur. Bunu yapmak zordur. Siz beklemek istiyorsunuz. Siz, herşey yerli yerine oturuncaya kadar, herşeyin mükemmel olduğunu hissedinceye kadar beklemek istiyorsunuz.</p>
<p>Kederinizin bir bölümü de, içinizden gelen tanrısal çağrıdan kaynaklanmaktadır. Bir çağrı var ve siz buna yanıt vermediniz. Kapınız vuruluyor, ve siz onu açmadınız. Kederinizin bir nedeni de budur. Eski enerjiyle, şimdi kesilmesi gereken bağlar var. Salınacak şeyler var. Bunu sadece yapın, gerçekleştirin. Kendinize güvenin. Hallolacaktır. İçinizin derinliklerinden, kendinize güvenmek zamanı olduğunu ve bu Yeni Enerjide gerçekleştirmek üzere geldiğiniz şey(leri) gerçekten tamamlamak zamanı olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Şimdi sevgili dostlar, çok uzun zaman önce Krallığı terkettiğinizde, bir kimlik ve benlik farkındalığını geliştirdiniz. Ondan önce, bildiğiniz gibi, birlik vardı. Ateş Duvarından geçtiğinizde, ilk kez kendi kimliğinizin gerçek farkındalığına sahip oldunuz. Siz artık, sadece Krallığın bir parçası değildiniz. Siz artık sadece, mecazi anlamda hanedan diyeceğimiz ailenin bir parçası değildiniz. Siz kendi kimliğinizi geliştirdiniz. Kimliğinizi, daha Dünyaya gelmeden önce, birçok yaşamlarla ve birçok deneyimlerle geliştirdiniz.</p>
<p>Ama şimdi, garip gelse de, kimliği bırakmak zamanıdır. Onu salıvermek zamanıdır. Geçmişte, ruhsal düzeydeki kimliğiniz diyebileceğiniz ve bir yaşamdan ötekine oluşturduğunuz kimliği yapılandırdınız. Ona çok doğrusal (lineer) bir biçimde, bir deneyimden ötekini eklediniz. Siz bunu, Yuvayı terkettiğinizden beri yaptınız.</p>
<p>Yeni Enerjiye girdikçe, yeni bir kimliğe de gireceksiniz. Kimliğinizi adım adım oluşturmak yerine, şimdi bir atlayış, bir sıçrayış gerçekleştireceksiniz. Siz bir kimlik sıçrayışı gerçekleştireceksiniz. Kim olduğunuzu sandığınız kimlikten, kimliksiz olacağınız bir sürece, ondan sonra da yeni bir kimliğe sıçrayacaksınız. Dokuzuncu Derste sözünü ettiğimiz Yükseliş Boşluğu, eski kimlik enerjinizin, geçici olarak gitmesidir.</p>
<p>Bir kimliksizlik döneminden geçersiniz. Kimliksizlik. Aynaya bakarsınız ve bir yansıma görmezsiniz. Çoğunuzun şimdi içinde bulunduğu alan budur. Kederin bir nedeni de budur. Kim olduğunuzu merak etmenizin ve ne yapmanız gerektiğini merak etmenizin bir nedeni de budur. İçinizde derin ve aşırı bir biçimde hissettiğiniz, kendinizden duyduğunuz kuşkunun bir nedeni de budur. Kimliğiniz gözden kaybolmaktadır. O arada, yeni kimliğinizi geliştirene kadar, hiçbir kimliğiniz olmayacaktır.</p>
<p>Sevgili dostlar, Yükseliş Dizisinin Onuncu Dersi – Kimliksizlikten Yeni Kimliğe. Yeni kimliğinize geçmeden önce, kimliksiz olmak deneyimine sahipsiniz. Bu, yansıması olmayan aynadır.</p>
<p>Bir aynaya bakın. Kendi fiziksel görüntünüzü göreceksiniz. Ama ona bakmaya devam ettiğinizde, bu görüntü, artık size ait değilmiş gibi görünecektir. Sizinle titreşmeyecektir. Size doğru gibi gelmeyecektir. Bazılarınız için bu görüntü tamamen yok olacak, ve siz boş bir aynadan başka bir şey görmeyeceksiniz!</p>
<p>Son zamanlarda insanların sizi neden görmezden geldiğini sanıyorsunuz? (kahkahalar) Bu, kim olduğunuzu sandığınız –bu sözcüğün altını çiziyoruz – kim olduğunuzu SANDIĞINIZ kimliğin sizi terketmesinden ötürüdür. Onunla birlikte, eski benliğinizin tüm enerjileri ve simgeleri de gitmektedir. Çarptığınız arabalar gibi şeyler, ya da eviniz gibi şeyler. Bazılarınız için bunun zor olduğunu biliyoruz…giysileriniz…dostlarınız…tüm bu şeyler.</p>
<p>Bu kimliksizlik döneminde, en sıkı tutunduğunuz şeyler sizden alınmaktadır. Bunlar bizim tarafımızdan, Mikail ve kesinlikle Metatron tarafından alınmamaktadır. Bunlar, kendiniz tarafından alınmaktadır. Yeni kimliğinize girmeden önce, kimliksizlik döneminden geçmektesiniz. Bu, son toplantımızda sözünü ettiğimiz BoşlukTUR. Bu, yükseliş işleminin bir parçasıdır. Şimdi içinden geçtiğiniz şey, çok zor ve meydan okuyucudur.</p>
<p>Aynaya bir bakın. Bir şey görseniz bile, yansımadaki insanı zor tanıyacaksınız. Oh, biliyoruz, çoğunuz son zamanlarda bunu farketti. Aynaya bakıyor ve şöyle diyorsunuz, “Bu ben olamam. Aynada gördüğüm şey, artık benmişim gibi gelmiyor.” Neden söz ettiğimizi biliyor musunuz? Olduğunuzu düşündüğünüz kişi, gitmektedir.</p>
<p>Şimdi, siz aslında kesinlikle yok olmamaktasınız. Siz, buharlaşmamaktasınız. Siz sadece, bir tırtılın kelebeğe dönüşmeden önce, değişimden geçmesine benzer bir değişimden geçmektesiniz. Ne mükemmel bir benzetme! İçinden geçeceğiniz yükseliş metamorfozunu (başkalaşımını) size hatırlatması için, ne mükemmel bir örneği doğaya yerleştirmişsiniz.</p>
<p>Kozasında otururken, tırtılın şöyle dediğini düşünün, “Tanrı aşkına – evet, yemin ederiz (kahkahalar) – Tanrı aşkına, neler oluyor?” Tırtılın düşündüğü tam olarak budur. “Neler oluyor? Ben, yükselmiş bir tırtıl olacağımı sanıyordum!” (kahkahalar) “Daha fazla bacaklarımın, daha fazla yeşilin olacağını ve belki de birkaç gözün ekleneceğini ve belki de, öncesine göre daha alımlı, biraz daha akıllı olacağımı sanıyordum. Bana neler oluyor, sevgili Tanrı? Yükseliş yolunda yanlış yere sapmış olmalıyım! (kahkahalar) Ben bu hiçbirşey kozasının içinde oturuyor, ve nelerin olduğunu anlamaya çalışıyorum, yapacağımı sandığım şeyleri neden yapmadığımı anlamaya çalışıyorum.”</p>
<p>Zavallı tırtıl bunların tümünü, renklerle bezenmiş kanatlarıyla kozadan fırlamadan birkaç dakika önce düşünüyor. Kanatlar! Tırtılın kanatlardan hiç haberi olmamıştı! Ve renkler? Tırtıl sadece yeşili biliyordu! Ama şimdi burada işte, herkesin görebileceği harikulade bir görüntü olarak.</p>
<p>Sevgili dostlar, meleklerin aslında kanadı olmadığını biliyor muydunuz? Gerçekten yoktur. Bazı içgörü sahibi sanatçılar, insanların, bir noktada, bir metamorfozdan geçeceğini anlamıştır. Onlar, insanların bir değişimden geçeceğini bilmiştir. Kelebek benzetmesindeki enerjiyi alıp, çizdikleri, boyadıkları meleklere kanat takmışlardır. Bu, bir gün insanın da bundan geçeceğini simgelemek içindi.</p>
<p>Zavallı tırtıl kozasında otururken aynaya bakar ve neler olduğunu anlamaya çalışır. Kendini bile tanımamaktadır. Kendini artık bir tırtıl olarak bile görmemekte, tersine çirkin ve değişen bir yaratık olarak görmektedir. Tırtıl, meydana gelen şeyleri bilmemektedir. Neden kapana kısıldığını merak etmekte ve olduğunu sandığı herşeyin….artık olmadığına şaşmaktadır. Tırtıl bu düşüncelere, bir kelebek olarak kozasından uçmadan birkaç dakika önce sahiptir.</p>
<p>Size olan şey budur. Siz, “kimliksizlik” noktasına, yeni kimliğinizden hemen önce gidersiniz. Ama, yeni kimliğinizle gerçek anlamda ortaya çıkabilmenizi sağlayacak süreçlerin tümüyle işleyebilmesi için, bu bölgeden, bu boşluktan, bu “kimliksizlik” döneminden geçmek zorundasınız.</p>
<p>Yeni kimliğiniz, eskisine hiç benzemeyecektir. Siz eski kimliğinize ve olduğunuz kişiye ve aynada gördüğünüze sıkı sıkıya tutundunuz. Yeni Enerjide bu böyle olmayacaktır. İçeride kilitlenmiş bir kimliğe sahip olmayacaksınız. O çok esnek, çok akıcı olacaktır. Yeni kimliğinizle kendinizin farkında olacaksınız, ama aynı zamanda çevrenizdeki herşeyin daha fazla farkında olacaksınız. Bu farkındalık, tanrısal duyularınızla, Ah diliyle gelecektir.</p>
<p>Yeni kimliğinizde, eski kontratlara bağlı olmayacaksınız. Bir kalıba sıkıştırılmış olmayacaksınız. Yeni bilinç kanatlarına sahip olacaksınız. Bu, (yeni kimliğiniz) doğrusal olmayacaktır. Çok-boyutlu olacaktır. Kimliğinizi geliştirmek ve korumak zorunda olmayacaksınız. Kendi başınıza güvende, kendi içinde bütün olacaksınız. Yeni kimliğiniz, kendini ifade etmek isteyecektir. Siz, genişlemek isteyeceksiniz. Siz, uçmak isteyeceksiniz, sevgili dostlar.</p>
<p>Mikail bugün şunu söylemek için gelmektedir, “Bu kimliksizlik döneminde kendinize güvenin. Güvenin kendinize. Öne çıkın şimdi. Kozanızdan çıkın. Bir öğretmen olarak sorumluluk alın. Yeni kimliğiniz tüm çevrenizde ortaya çıkmaktayken, sorumluluk alın.”</p>
<p>Onuncu Ders – Kimliksizlikten Yeni Kimliğe. Biz gelecekte, bu yeni kimlik hakkında, Yeni Enerjide kim olduğunuz hakkında daha konuşacağız. Ama anlayın sevgili dostlar, şu anda içinden geçtiğiniz şeyleri neden yaşadığınızı anlayın. Bu, bir işlemin, Shaumbra’nın yolculuğunun, sizi izleyecek olan herkesin yolculuğunun bir parçasıdır.</p>
<p>Bu dersin ev ödevi oldukça basittir. Bu, hergün yaptığınız bir şeydir. Aynaya bakın. Aynada, kim olduğunuzu sandığınız kişiye bakın. Aynadaki yüzün ötesine bakın. Geçmişi hatırlatması açısından enerjiye bakın. Meydana gelmekte olan değişimlere bakın, kelebek olmadan önce, bir tırtılın içinden geçtiklerine benzeyen değişimlere bakın. Muazzam bir işlemden geçtiğinizi bilin.</p>
<p>Gitmeden önce, sizin gerçekten aklınızı karıştıracak bir düşünceyi daha ortaya atacağız! Bu, gelecekteki açıklamalarımızın çoğunun konusunu oluşturacaktır. Yeni Enerji, sadece geliştirilmiş Eski Enerji değildir. O, kesinlikle farklıdır. Yeni Enerjiye geçmeniz, yükseliş halinizin sorumluluğunu almanız, geçmişteki kimliklerinizin de salınmasına neden olur. Bu, geçmiş yaşamlarınızı salıverir.</p>
<p>Geçmiş yaşam kimliklerinizin bir anlamda, kendi enerji ailenizi, kendi ruhunuzu terk ettiğini söyleyebilirsiniz. Onlar herzaman sizin bir parçanız olacaktır, ama bir anlamda, siz geçmiş yaşam kimliklerinizi özgür bırakıyor olacaksınız. Sizin bu veçheleriniz sonra gider ve kendi yeni kimliklerini yaratır. Bu, başlangıçta Dünya alemlerinde meydana gelmez. Sizin bu veçheleriniz, kendilerine has kimlikleri yaratmaya başlamak üzere, evrenin başka yerlerine gideceklerdir.</p>
<p>Evreni anımsıyor musunuz? Şu anda orada fazla birşeyin olmadığını söylemiştik. Siz, evren denilen bu büyük alanı, Yeni Enerjinin yeni biçimleri için yarattınız. Yeni kimliğinizi edinmeniz, geçmişte olduğunuz kimlikleri, her bir bireysel yaşam sürecini (ve bu, bundan çok daha karmaşıktır), salıverir. Onları salarsınız. O zaman onlar, kendi bağımsız kimliklerini üstlenmek üzere, fiziksel olmayan biçimleriyle evrenin başka yerlerine giderler.</p>
<p>Sevgili dostlar, siz şu anda Yeni Enerjiyi doğurdunuz! Siz, kendi kendinizin ana-babasısınız. Bunun üzerinde düşünün. Üzerinde düşünün. Belki şimdi size, “Bu artık sizinle ilgili değil” dediğimizde, daha iyi anlayabilirsiniz. Kendinize ait çok çocukların ana-babasısınız; önce içinden geçip gittiğiniz bir yaşamda onlara bir kimlik vererek, ve sonra, onlar da gidip, size çok benzeyen yaratıcılar olsunlar diye, onları özgür bırakarak. Ama siz tek varlıklarsınız….bu tür bir ana-babalığa ya da kimlik yaratma yeteneğine sahip olacak tek varlıklarsınız. Dışarıya gönderdiğiniz veçheleriniz, gidip de kendilerini geliştirmeleri için özgür bıraktığınız veçheleriniz, kendi veçhelerini özgür bırakmak anlamında, aynı yaratıcılığa sahip olmayacaklardır.</p>
<p>Bunların tümü öylesine büyük ve muhteşem bir resmin parçalarıdır ki, ve siz de bu resmin tam ortasında bulunan yaratıcılarsınız. Siz, gerçek kimliğinizi geliştirebilmek için, olduğunuzu sandığınız kimliği salmakta ve bir kimliksizlik dönemine girmektesiniz. Bu, sizin tanrısallığınızdır. Bunu gerçekleştirmek sürecinde, geçmişinizi salmaktasınız. Dışarı çıkıp, kendi kimliğini yaratabilmesi için, geçmişinizi doğurmaktasınız. Çok ilginç şeyler olmaktadır! Ve siz, küçük bir dünyada yaşadığınızı sanmaktaydınız!</p>
<p>Sevgili dostlar, sizinle birlikte olmuş olmak büyük bir onurdur. Burada, birlikte olduğumuz bu sürede salıvermek, ve sizi sevmemize ve beslememize izin vermek, size mutluluk vermiştir. Bir ağacın altında oturmak ve dostlarla birlikte olmak için bu dinlenme yerini seçtiğinize memnun olduk. Buna ihtiyacınız vardı. Son zamanlarda oldukça yorgun ve bezgindiniz. Keder ve hayal kırıklıkları ile doluydunuz. Bu, olduğunuzu sandığınız kişiyi değiştirdiğiniz için böyledir.</p>
<p>Sizinle birlikte olabilmek için bugün buraya gelmek bize mutluluk vermiştir. Size Gerçek Kılıcını veren Mikail’e, artık bir öğrenci olarak değil de, bir öğretmen olarak sizi özgür bırakmak, mutluluk vermiştir. O herzaman bir dosttur, ama artık, bazılarınızın deyimiyle “patron” değildir.</p>
<p>Bu dizinin son dersi için bir ay ve birkaç haftaya kadar geri geleceğiz. Bu haftalarda, sizde ve dünyanızda çok şey meydana gelecektir.</p>
<p>Candan sevildiğinizi ve hiçbir zaman yalnız olmadığınızı bilin.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 01 Haziran 2002</div>
<div class="tarih">Ders On: Kimliksizlikten Yeni Kimliğe</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Dünyanın Yeni Enerjisini gerçek bir biçimde öğrendiğiniz bu yere geri gelmekteyiz. Burası bir sınıftır gerçekten, ve sizler, hem öğrenci, hem de öğretmen olmayı seçmiş kişilersiniz. Burası gerçekten, perdenin bu yanında bulunan bizlerin, insanın yolculuğuyla ilgili çok şey öğrendiğimiz bir yerdir. Sizlerden, kendimizle ilgili, ve evrenle ilgili, ve Yuva’yı terk ettiğimizden bu yana yaptığımız yolculukla ilgili çok şey öğreniyoruz. Onun için burada gerçekleştirdiğiniz şeyler, bizim tarafta büyük ilgi toplamaktadır. Onun için biz bulabildiğimiz her fırsatta buraya gelmekten – ve bazen de, Cauldre’nın konuşmamızı istediği süreden daha uzun konuşmaktan mutluluk duyuyoruz! (kahkahalar) Ama biz, sizinle birlikte geçirdiğimiz zamandan çok keyif alıyoruz.</p>
<p>Ama aynı zamanda, buraya gelerek size getirdiğimiz belirli miktarda bir enerji de söz konusudur. Size getirmemizi istediğiniz belirli miktarda bir enerji vardır. Ve evet, bunu gerçekleştirmek, insan zamanının belirli bir süresini kapsar. İçinde bulunduğunuz boyut yüzünden, kullandığımız araçla (bu enerjinin) teslim edilmesi, belirli bir zaman alır. Söz konusu olan sadece söylediğimiz sözler değildir. Size getirdiğimiz enerjidir aynı zamanda. Bugün geldiğimiz zaman, tükenmiş olduğunuzu, biraz dinlenmek ihtiyacında olduğunuzu gördük, bugün gelen Başmelek Mikail’i de içeren gerçek ailenizin sizi enerjiyle beslemesine ihtiyacınız olduğunu gördük.</p>
<p>Şimdi, bu tarafta bulunan bizlere sorulan soru – ve, ne zaman bizimle konuşsanız, söylediklerinizin tümünü duymaktayız… ama, bugünlerde sizden geldiğini kesinlikle duyduğumuz soru şudur, “Sevgili Tobias, sevgili Mikail, ve Metatron, ve Ruh, neyi yanlış yapıyorum?” Kendi başınıza olduğunuz sessizlik anlarında en çok sorduğunuz soru budur. Yanlış bir sapağa girdiğinizi sanıyorsunuz. İlerleyeceğinize, belki de geri geri yürüdüğünüzü sanıyorsunuz. Bir sır var, atladığınız bir şey var sanıyorsunuz. Yeterince çok çalışmadığınızı, ya da dersleri yeterince uygulamadığınızı, ve belki de bir noktayı kaçırdığınızı sanıyorsunuz.</p>
<p>Sevgili dostlar, kaçırdığınız, atladığınız bir şey yoktur. Yanlış bir sapağa girmediniz. Bazen geriye atılan bir adım, ileriye atılacak bir adımdan daha uygundur. Bu işler her zaman, olması gerektiğini düşündüğünüz biçimde, ya da olmasını arzu ettiğiniz biçimde yürümez.</p>
<p>Çoğunuz, büyük dinsel organizasyonlardan sorumlu olduğunuz, ya da bir ülkeyi tümüyle yönettiğiniz, ayrıcalıklı yaşamlar sürdürdünüz. Bugün burada, kütüphanelerinizi dolduran çok, birçok kitapta adı geçen, parlak bir araştırmacı, mucid olan biri var. Ancak bu kişi, bu yaşamında çok sıradan bir iş tutmuştur ve sizin deyiminizle, yüksek bir IQ’ya sahip olmadığını düşünmektedir. Bu insanlar, o kadar da akıllı olmadıklarını sanmaktadır. Onlara, geçmişte oldukça meşhur olduklarını söylesek, bize inanmazlar.</p>
<p>Bu kişiler yanlış bir şey mi yaptı? Bu, geriye atılmış bir adım mıdır? Bir şeyi gözden mi kaçırdılar? Hiç de değil! Onlar bu yaşamlarında yeni ve daha derin düzeyde bir öğretiyi, yeni bir deneyimi seçtiler. Bize soruyorsunuz, “Bu işlem sırasında yanlış yaptığım nedir?” diye. Biz de başımızı sallıyor ve bazen de gülüyoruz bile. Ve şunu söylüyoruz, “Hiç bir şey!” Yaşantınızda beklemediğiniz bir olayın meydana gelmiş olması, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmemektedir. Siz bu yükseliş yolu üzerinde, bazen dolambaçlı olduğu sanılan, oysa bize göre daha yüksek olan bir yola girmeyi seçiyorsunuz. Ve yolculuğunuzun bazı gerçeklerini ve bilgisini ve bilgeliğini tamamlamak için, zor bir deneyim ya da çevre seçiyorsunuz.</p>
<p>Geriye atılmış bir adım gibi görünen şey, aslında ilerlemeye devam etmeden önce kendinize verdiğiniz bir armağan olabilir. Geri adım, aslında hiç de geriye atılan bir adım değildir. Siz sadece bunun olmasını beklemiyordunuz. Ve bu size ne söylemektedir? Belki de beklentilerinizi bırakmak ve Yeni Enerjide yanlış ya da doğru diye bir şeyin olmadığını anlamak zamanıdır. Bir anlamda, dualitede bile doğru ya da yanlış yoktu, ama bunu açıklamak zordur. Doğru ya da yanlış yoktur. Sürekli bir genişleme vardır. Sahip olduğunuz her deneyim ve yaptığınız her şey, sürekli bir genişlemedir.</p>
<p>Kendinizle ilgili yargıları salıverin. Mikail’in bu derste söylediği gibi, “Kendinize güvenin. Başkalarına öğretmen olacak kadar güvenin kendinize. Dışarı çıkın, yolunuzun neresinde olursanız olun, öğretmen olmak üzere dışarı çıkın, çünkü şimdi öğretmenlere ihtiyaç vardır.” (kahkahalar)</p>
<p>Dersimizde de söylediğimiz gibi, bu zamanlar meydan okumaktadır, sadece size değil, diğer insanlara da. Savaşlara bakın. Şu anda dünyanızdaki savaşlara ve bunlara neden olan şeylere bakın. İnsanlar ve ülkeler ve dinler, eski kimliklerine tutunmaya çalışmaktadır. Olduklarını sandıkları kimliğe tutunmaya çalışmaktadırlar. Bırakmak istemediler.</p>
<p>Oh sevgili varlıklar, siz oralardan geçtiniz! Kimliğini bırakmanın ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Ve bu kimliksizlik noktasında oturmanın da ne anlama geldiğini biliyorsunuz….evet, tırtılın daha kelebeğe dönüşmediği bu kozanın içinde oturmanın, gerçekte kim olduğunuzu daha farketmemenin ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Dünyanıza bir göz atın ve meydana gelen şeylere bir bakın – insanlar, uluslar ve dinler eski bir kimliğe tutunmaya çalışmaktadır, o kadar ki bunun için savaşacak ve başkalarını öldüreceklerdir. Tüm çevrenizde olmakta olan budur.</p>
<p>Şimdi, bugünün sorularına geçme zamanının geldiğini biliyoruz. Ama, bizimle konuştuğunuz zaman, sizi duyduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. Son zamanlarda hepiniz şöyle sordunuz, “Yanlış yaptığım nedir? Gözden kaçırdığım nedir?” Ve biz de şunu söylüyoruz, “Hiç bir şey.” Tasarladığınız planın güzelliğine bakın. Ne kadar aşırıya kaçmış ya da delice olduğunu düşünürseniz düşünün. Hatta bunun geriye atılan bir adım olduğunu düşünseniz bile, değildir. Bu, deneyimin bir parçasıdır. Kendinizle ilgili bu yargıyı salıverin.</p>
<p>Ve bunu da söyledikten sonra, sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacağız.</p>
<p>SORU: Tobias, hem ben, hem de Kırmızı Çemberden tanıdığım iki anne daha, çok korkuları olan çocuklara sahibiz. Kendi başlarına, kimsenin olmadığı odalara girmekten, hatta banyoya girmekten kolayca korkabiliyorlar ve kendi başlarına uyumaktan da korkuyorlar. Oğlum 9 yaşında. Bununla ilgili bir yorum ve biraz da öneride bulunabilir misin? Teşekkür ederim. Seni çok seviyoruz.</p>
<p>TOBIAS: Çocuklar daha yüksek bir farkındalık bilinciyle gelmektedir. Daha fazla bir duyarlılıkla gelmektedirler. Onların çevresindeki perde, siz yetişirken, büyürken olduğu kadar kalın değildir. Onlar, sözünü ettiğimiz şeyleri anımsamaktadır. Geçmiş yaşamları anımsamaktadır. Ve özellikle de, daha hiç dünyaya gelmeden önceki enerjiler ve anılar onları endişelendirmektedir. Birçok açıdan yeniden canlandırılan, sinema perdelerinizde yeniden oynatılan, hatta bugün sahip olduğunuz deneyimlerle yeniden canlandırılan bu zamanlar, onları endişelendirmektedir. Yeniden oynatılan, canlandırılan şey, Dünyaya gelmeden önce evreni yaratırken, boşlukta olduğunuz zamanlardır.</p>
<p>Bugün, “Star Wars – Yıldız Savaşları” filmiyle ilgili yapılan tartışmaları kesinlikle duyduk. Bu, sizin geçmişinizdir. Bu, sizin geçmişinizdir. Bu, dualiteyle ilgiliydi. Işıkla karanlık arasındaki çelişkiyle ilgiliydi. Bu, enerjisi için başka varlıkları yok etmeye çalışan bireyler ya da gruplarla ilgiliydi. Tekrarlıyoruz, daha önce de söylediğimiz gibi, hepiniz Yuva’nın yolunu bulmaya çalıştığınız için, bunlar olmuştur. Başkalarını fetheder ve onlara sahip olursanız ancak, Yuva’nın yolunu bulabileceğinizi sandınız. Şimdi, keşfettiğiniz gibi, Yuva’nın yolu bu değildir. Yuva size gelmektedir. Yuva, tanrısallığınızı kabul eder ve sorumluluğunu üstlenirseniz size gelir. Olan şudur, bu çocuklar……onların çevresinde fazla filtreler yoktur. Kendi geçmişlerini daha farkında, ve onunla daha bir uyum içindedirler. Onların, bildiğiniz gibi, çok yetenekli ve sezgilerinin çok güçlü olduğunu göreceksin. Birçok şeyi çok kolay kapmaktadırlar. Ama yine de, korkuyla dolu olan, fobilerle dolu olan bu yanlara da sahiptirler.</p>
<p>Geleneksel…..Cauldre, bu tür bir öğüt vermeye kalktığımızda bizi hep durduruyor. (kahkahalar) Ama bugün bizim yolumuzu kesmemeyi kabul etti. (kahkahalar) Geleneksel psikoloji, sadece açmazların artmasına neden olacaktır, çünkü dualite üzerine kurulmuş olan geleneksel psikoloji, çocukların içinde meydana gelen şeylerin dinamiğini anlamamaktadır.</p>
<p>Onun için biz şimdi sizi, Shaumbra’yı, Kırmızı Çemberi, ve Dünya insanını bir meydan okumayla baş başa bırakacağız. Siz bilgeliğe sahipsiniz. Siz bu yollardan geçtiniz. Çocuklar için şimdi sınıflar geliştirin. Bunun sorumluluğunu alın. Çocuklara haplar vermeyin. Onları, ruhun doğasını anlamayan, sadece zihne odaklanan danışmanlara yollamayın. Onlar için sınıflar geliştirin.</p>
<p>Mikail’in konuşmak üzere geldiği şey budur. Öğretmenler olun. Bu, o kadar da zor değildir. Diplomalarla, sertifikalarla dolu bir duvarınızın olması gerekmemektedir. Sadece kendi tanrısallığınıza bağlanmanız gerekmektedir. Yanıtlar orada olacaktır. Evet, bu bir çalışma isteyecektir. Evet, bazı mücadeleler olacaktır. Evet, ilerlemek yerine, geriye adım attığınızı sandığınız zamanlar olacaktır. Bunlar sadece işlemin bir parçasıdır. Böylece biz sadece bu tür bir durum için değil, aynı zamanda herşey için bu meydan okumayı önünüze atmaktayız. Öğretmenler olun. Meydana gelen şeyleri anlamaktasınız. Onları şimdi öğretin. Onları şimdi öğretin. Bu soru için teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, bilinçli rüyaları ve suyun türlü hallerini algıladığım alternatif realiteleri açıklayabilir misin? (çvr. bilinçli rüya, rüyada olduğunu bilmek ve rüyayı yönlendirmek, ayrıca bununla ilgili bir teknik de varmış)</p>
<p>TOBIAS: Bilinçli rüya görmek, ilginç bir haldir. Bununla ilgili uzun uzun konuşabiliriz, ama bugün kısa bir açıklama sunacağız. Ne olduğunu bilmeseniz de ve bunlara ne ad verildiğini bilmeseniz de, çoğunuz bilinçli rüyalar görmektedir. Ama bunlar, kendinize gerçekten yükselmek için izin verdiğinizde gerçekleşir. Bunu yaptığınız zaman, sizinle çok sık bağlantıya geçeriz. Bu, bilincinizi genişletmenin mükemmel bir yoludur.</p>
<p>Burada hesaba katılması gereken birkaç faktör vardır. Öncelikle şunu anlayın ki, bu bilinçli rüyalardaki herşeyi ve tüm deneyimleri……bunları gerçek olarak almayın. Bunlar bir dizi simgedir. Siz, insan realitenizle aynı olmayan, düşünce ve yorumların farklı olduğu bir bilince girmektesiniz. Bilinçli rüya görme sırasında bir simgeyle karşılaştığınızda, bir enerjiyle karşılaştığınızda, onu, gördüğünüzün kendisi olarak almayın. Bir an için durun….enerjiyle konuşun…..ve insan düzeyinizde kullanılabilecek hangi bilgelik ya da içgörüyü sizin için içerdiğini o enerjiye sorun.</p>
<p>İçinizde, bilinçli rüyalara yükselen ve meydana gelen şeylerin çarpıtılmış anlayışıyla geri gelen çok kişi vardır. Enerjisel olarak belki anlamışsınızdır, ama insan aklı düzeyinde bu çarpıtılmaktadır.</p>
<p>Sularla ilgili rüya gördüğünde, bir anlamda, geldiğin yere yolculuk yapmaktasın. Ama bunu yine, gerçek su, ya da suyun yüzeyi, ya da sudaki görüntüler olarak düşünmemeni rica ediyoruz. Bu biraz çarpıtılmış, insanca bir yorum olur. Bu su, Dünyaya gelmeden önce bulunduğunuz yerin enerjilerini temsil etmektedir, ama gölleriniz ve denizleriniz ve okyanuslarınız gibi gerçek olarak alınmamalıdır.</p>
<p>Bilinçli rüyanın bir unsuru daha vardır. Bilinçli olarak, bu enerjileri insanlık boyutundaki insan düzeyine geri getirmek için kendine izin ver. Çünkü geriye dönerken sık sık, &#8211; nasıl desek – insan bilincine geri geldiğinde, parçaların çoğunu kaybetmektesin. Ama bu yolculuklar sırasında kendine bilinçli olarak, enerjileri, ve bilgelikleri, ve içgörüleri beraberinde geri getireceğini anımsatırsan, bunların geri gelme şansı çok daha yüksek olacaktır. O zaman, bunları bu düzeye, bu insan düzeyine nasıl uygulayacağını bileceksin.</p>
<p>Yani bu yolculuklar sırasında toparladıklarınız, insanca deneyimleriniz için pratik ya da uygulanabilir halde değildir. Bunları yeniden birbiriyle kaynaştırmak zamanıdır. Çoğunuz bu bilinçli rüyaları , bu bilinç genişlemelerini alabildiğinizi göreceksiniz….bunun için kendi başınıza sessiz bir yere gitmek zorunda değilsiniz. Bunu, kendi kendinize bir an oturduğunuzda da yapabilirsiniz. Bunu, örneğin yemek yerken yapabilirsiniz. Bu küçük-bilinçli rüyalara sahip olabilirsiniz. Bunun gitgide daha sık olduğunu göreceksiniz. Bu soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU: Tobias, esas kontratlarımızı ya da düzenlemelerimizi değiştiren travmalar gibi, önceden planlanmamış kazalar ya da olaylar var mı?</p>
<p>TOBIAS: Tüm kazaların ve travmaların çok önceden planlandığını söylemek uygun olmazdı. Yaşantını planladığın zaman, her bir olayı ya da kazayı belirleyip yazmazsın. Sen bir anlamda sadece akışı ve deneyim oranını tanımlarsın, tıpkı bir ırmağın akışı ve akış oranı gibi, ama ırmak, yol üstünde çok kıvrımlar alabilir. Anlıyor musun? Irmak, yolunu değiştirebilir. Irmak, yeni yollar ve yeni yataklar yaratabilir. Sen sadece gitmek istediğin yerle ilgili genel bir bakış açısını tanımlarsın.</p>
<p>Onun için, yaşantında bir kaza meydana geldiğinde, “bunu daha buraya gelmeden önce planlamış olmalıyım” dersin, oysa öyle değildir. Planlama, özellikle de Yeni Enerjiye geçerken, neredeyse kendiliğinden ve anında olmaktadır. Bilinç düzeyine göre, çok hızlı olmaktadır.</p>
<p>Şimdi, sen herhangi bir kontrata, hatta herhangi bir plana da hapsedilmiş değilsin. Yaşantının ırmağını, istediğin an değiştirebilirsin. Ama içinde bulunan belirli düzeylerde, belirli şeyleri anlamak ve bilmek ihtiyacı vardır, onun için, ne tür deneyimlerin peşinde olduğunu görmek için, içine danış. Artık bir kontrata, ya da plana, ya da bunlardan herhangi birine bağlı değilsin. Gerçek bir yaratıcı olduğunu anla.</p>
<p>SORU: Tobias, (insanların) yükselmesine yardımcı olmak için, sahip olduğum yeteneği nasıl bulurum, ya da bilirim? Yoksa bunlar bende yok mu?</p>
<p>TOBIAS: Bu şimdiden senin içindedir. Şimdiden senin içindedir. Bu üstelik, bizim sana söyleyebileceğimiz bir şey de değildir. Bu, kendi başına keşfetmen gereken bir şeydir. Daha önce de değindiğimiz gibi sevgili varlık, yapman gereken tek şey, öğretmen olmanın sorumluluğunu üstlenmektir, ve o noktada herşey yoluna girmeye başlayacaktır. Ama çoğunuz, Shaumbra, çoğunuz bu sorumluluğu almak konusunda hala çekingen davranmaktadır. Sizin için açık açık yazılmasını ve tanımlanmasını bekliyorsunuz. Bu, Yeni Enerjidir. Bazen sizden istediği, bir işlemi sadece başlatmanızdır. Ancak o zaman, herşeyin nasıl yola girdiğini görebileceksiniz. Bunu yaratanın siz olduğunu, bir kez daha anımsayın. Biz bu tarafta, “Bill bunu yapmalı, ve Mary şunu yapmalı, ve Ben şu işi yapmalı ve bu sorumluluğu almalı” diyen bir listeye sahip değiliz. Bunların hiçbiri yok burada. Biz, gerçekleştirmek istediğiniz şeyi seçmenizi bekliyoruz. Seçtiğinizde de devreye girebilir ve sizi desteklemeye başlayabiliriz. Koşucularınız da o zaman işlerini görmeye başlayabilir. Şu anda burada pek işi olmayan birçok koşucu var (kahkahalar), çünkü o sorumluluğu alıp, o adımı atmadınız.</p>
<p>Onun için Mikail bugün gelip size şunu söylemektedir, “Artık öğrenci değilsiniz. Sizler öğretmenlersiniz. Bunu içinizden kabul edin. Kabul edin.” Bu bir anlamda, kendinize çekeceğiniz ve kapınıza gelecek uygun şeylerle ilgili titreşimlerinizi değiştirmektedir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU: Tobias, iyi ilişkilerle dolu olan yaşantım, çok mutlu bir yaşam. Bu, değişmediğim ya da ilerlemediğim anlamına mı gelmektedir? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Nasıl desek – sahip olduğun şansların çetelesini tut! (kahkahalar) Daha şanslı olan kişiler vardır. Bu kişiler zorluklardan geçmemektedir. Bunun da birçok nedeni vardır. Özellikle senin durumunda, bu yaşamdan önce, ve hatta bu yaşamın erken, çok erken dönemlerinde, çok temizlik yapılmıştır. Sen, bir kimliğe sıkı sıkı tutunmamış bir insansın. Sen, bir anlamda şöyle demiş birisin, “Irmağımın yolu kolaylıkla ve sakin aksın istiyorum. Şu anda zorluklara sahip olmayı seçmiyorum.” Bunun için kendine teşekkür et.</p>
<p>SORU:  Merhaba Tobias. Bedenimi şifalandırmak konusunda doğru yolda mıyım?</p>
<p>TOBIAS: Öncelikle, insan sözlerinin bazen çok zorlayıcı olduğu anlaşılmalıdır. Şifa diye bir şey yoktur. Şimdi burada sözlerle oynadığımızı biliyoruz. Ama, şifa diye bir şeyin olmadığını anlayın. Şifalandırmak, bir şeyin bozuk olduğuna işaret eder. Şifa diye bir şey yoktur. Söz konusu olan, kendi bedenini kabul etmektir. Kabul etmektir.</p>
<p>Kendinizi tamir etmek adına zihninizde bir mücadele olmamalıdır, bunu anlayın. Kanseri yok etmeye çalışmak için, bir hastalığı yok etmeye çalışmak için, dengesizlikleri yok etmeye çalışmak için bir mücadele olmamalıdır. (Mücadele etmekle) bir anlamda sadece dualite enerjisine katkıda bulunursunuz. Şunu demiş olursunuz, “Kötü olduğunu düşündüğüm şeyden kurtulacağım ve sadece iyi olduğunu düşündüğüm şeyi kabul edeceğim.” Gerçek denge ve tanrısal şifa kabul etmektir….herşeyi.</p>
<p>Eğer Yeni Enerjide bedeninizde kanser varsa….tümünü kabul edin. Bunu yapmanın zor olduğunu biliyoruz. Bunun çekip gitmesini istiyorsunuz. Niyetiniz ondan kurtulmaktır. Ama bunun yerine, onun neden orada olduğunu, oynadığı rolün ne olduğunu anlayın. Bunu kendiniz için neden seçtiğiniz anlaşılmalıdır. Onun belki kalacağı, belki de kalmayacağı anlaşılmalıdır.</p>
<p>Ama o alana gitmeye hazır olmalısınız. Bunun, seçeneklerden bir tanesi olduğunu kabul etmeye hazır olmalısınız. Bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, bedenin içindeki dualite çelişkisinin üstüne çıkmış olursunuz. O zaman, şifanın ne olduğunu değil de, yükselmiş bir bedenin ne olduğunu anlayabilirsiniz. “Şifa” sözcüğü, bu insan sözcüğü – nasıl desek – o kadar dualite enerjisiyle kuşatılmıştır ki. Öyledir sevgili dostlar. Siz sadece iyiyi istiyorsunuz. Siz sadece yükseklikleri istiyorsunuz, dipleri değil. Oysa tümünü kucakladığınızda, ne yapacağınızı gerçekten bileceğiniz bir bilgeliğe ve bakış açısına sahip olursunuz.</p>
<p>Bazı kişileri görüyoruz, pek Shaumbra olmayan, ama insan biçiminde olan başkalarını, bu kişiler ne yiyecekleri, ne düşünecekleri ve ne yapacakları konusunda çok belirleyiciler. Sadece belli yiyecek türlerini yiyebileceklerini, belli düşüncelere sahip olabileceklerini, ve belli bir ayakkabı çeşidini giyebileceklerini düşünmekteler. Onlar, dualite oyununu oynamaktadır. Onlar, ışıkta olduklarını sanmaktadır. Ama onlar bir anlamda, sadece doğrucu olmaktadır. Oldukları tümü kucaklamamaktadırlar. Onlar hala dualiteye batmış bir haldedirler.</p>
<p>Biz öncelikle bu insanların hastalandığını…..ve dengesiz hale geldiğini….ve duygusallaştığını…ve büyük zorluklardan geçtiğini görüyoruz. Tüm bilyelerin neyi temsil etmiş olduğunu öğrenen….dualitenin tüm yanlarını öğrenen, ve dualiteyi 2’den 4’e genişletmeyi öğrenen kişiler…bu kişiler Shaumbra’dır. Tanrısallığın gerçek parıltısı burada ortaya çıkar.</p>
<p>Gelecek haftalardaki yaşantınızda, olduğunuzu sandığınız kimliği yüzünüze çarpacak deneyimlere sahip olacaksınız. Bu, zaman zaman meydan okuyacaktır, ama diğer zamanlarda da çok, çok tazeleyici olacaktır. Çok uzun bir süredir yapıştığınız bu kimliğinizin, sadece bir ilüzyon olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Onu bırakmak zamanıdır. Ve bununla ilgili bir hüznün olduğunu biliyoruz, çünkü….. oh, bu dualite oyununu o kadar iyi, o kadar iyi oynadınız ki. Bunu salmak zamanıdır.</p>
<p>Söylediğimiz gibi, ev ödeviniz aynaya bakmaktır, sadece bir ya da iki kez değil, önünüzdeki altı hafta boyunca. Aynaya bakın. Eski benliğinize bakın, kelebek olmadan önceki tırtıla bakın. Şu anda içinde bulunduğunuz Kimliksizlik döneminin, Yeni Enerjideki Yeni Kimliğe götüreceğini anlayın.</p>
<p>Sevgili dostlar, öğretmeniz gereken o kadar çok şey var ki. Siz sadece, daha bunun farkında değilsiniz. Metatron, Mikail, Ruh ve tüm diğerlerinin güvendiği sizlersiniz.</p>
<p>Siz ailesiniz, ve hiç bir zaman yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/06/01/ders-on-kimliksizlikten-yeni-kimlige/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Dokuz: Siz Yeni Enerji Yaratmaktasınız</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/05/05/ders-dokuz-siz-yeni-enerji-yaratmaktasiniz/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/05/05/ders-dokuz-siz-yeni-enerji-yaratmaktasiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 May 2002 15:11:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar ve sevgili öğretmenler, Yeni Enerjinin bu çemberinde sizinle biraraya gelmekteyiz. Yeniden sizinle olabilmek bir mutluluk. Buradaki enerji sevecen ve şefkatli. Merhametle dolu ve yolculuğunuzun özüyle dolmakta.
Bazı kişiler bizim buraya gelmemizin, onları enerjiyle doldurduğunu düşünmektedir, oysa tam tersi geçerlidir. Sizinle birlikte burada olmak, BİZİ enerjiyle doldurmaktadır. Bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar ve sevgili öğretmenler, Yeni Enerjinin bu çemberinde sizinle biraraya gelmekteyiz. Yeniden sizinle olabilmek bir mutluluk. Buradaki enerji sevecen ve şefkatli. Merhametle dolu ve yolculuğunuzun özüyle dolmakta.</p>
<p>Bazı kişiler bizim buraya gelmemizin, onları enerjiyle doldurduğunu düşünmektedir, oysa tam tersi geçerlidir. Sizinle birlikte burada olmak, BİZİ enerjiyle doldurmaktadır. Bizim – sizin dediğiniz gibi – tüm eterik varlığımızın tüyleri diken diken olmaktadır. (kahkahalar)<br />
<span id="more-144"></span><br />
Tüm çevrenizde ve bu sahnenin üzerinde toplanan varlıkların renklerini görebilenler, sizin kutsal tapınağınıza gelen bizlerin parıltılarını her yerde görecektir. Kutsal bir tapınak….burada yarattığınız şey budur Shaumbra, öğretmenler. Bu şekilde toplandığınızda, Yeni Enerjinin tapınağını yaratmaktasınız. Kutsal alanınıza girmemize izin verdiniz. Kutsal tapınağınızın kapılarından girmemize izin verdiniz.</p>
<p>Size duyduğumuz onur yüzünden, ayakkabılarımızı çıkartmaktayız. Cauldre….ayaklardaki bu komik şeyleri pek sevmediğimiz için ayakkabısını çıkarttırttığımızı sanmaktadır. Ama, burada sizinle birlikte olmak ve ayakkabılarımızı çıkartmak, sizi onurlandırdığımızı göstermenin bir yoludur aynı zamanda. Bizi, Yeni Enerji tapınağına getirdiğiniz için size teşekkür ederiz.</p>
<p>Sevgili varlıklar, burada bulunmak ne büyük bir onurdur! Yaptıklarınızı görmek, ne büyük bir onurdur! Yeni Enerjiye giren ilk kişiler olmak küçümsenecek bir görev değildir. Biz bugün bundan söz edeceğiz. Yeni Enerjinin, gerçekte ne olduğundan konuşacağız. Ama, burada sizinle birlikte olmak, ne büyük bir onurdur!</p>
<p>Biz o kadar çok sevgi yaymaktayız ki. Onun sözcükler tarafından taşınmasına gerek yoktur. Size gönderdiğimiz şeyi hissediyor musunuz? Bu odada oturan sizler, Internet’iniz kanalıyla bağlanan sizler, burada yarattığınız şeyi hissediyor musunuz? Neler yaratmaktasınız!</p>
<p>Hernekadar Cauldre’nın resim çekilmesine izin verilmediği yolunda söylediklerini duyduysak da (kendi kendine güler), bir anlamda, sizin resminizi çektiğimizi söyleyebilirsiniz! Sizinle toplandığımızda, bir tür enerji resmi çekmekteyiz. Perdenin bizim yanında bunları duvarlara asarız. Biz bu grubun, Kırmızı Çemberin resimlerini sıraya dizeriz. Burada bulunan, ya da bunu okuyan her birinizin bireysel resimlerini sıraya diziyoruz. Sonra kıyaslıyoruz…..bir yıl geriye, ve iki yıl geriye bakıyoruz. İçinizde meydana gelmiş olan muhteşem değişimleri görüyoruz.</p>
<p>Siz de bu resimleri görebilirsiniz. Sadece isteyin. Biz sizi buraya, bütün bu enerjisel resimlerin asılı olduğu bu odaya getiririz. Sizi buraya geceleri rüyalarınızda, ya da hatta uyanıkken getireceğiz. Dualiteyi salmayı öğrendikçe, arabasız ya da uçaksız yolculuk etmeyi öğreneceksiniz. Ve siz de kendi resimlerinize ve kısacık birkaç yılda kaydettiğiniz ilerlemelere bir göz atabileceksiniz.</p>
<p>Oh, biliyor musunuz ki, yüzlerce ya da binlerce yaşamdan sonra, birkaç yıllık zaman, çok kısa bir süredir! Kısa bir sürede neler gerçekleştirdiğinize bakın!</p>
<p>Bu oda, bu ders için gelen davetli konukların, ve çevredeki çemberlerde izleyen…onurlandıran… ve birçok yaşam boyunca uzun, uzun ve zorlu bir yolu yürümüş olan küçük bir insan topluluğunun sevgisini hisseden varlıkların enerjisiyle dolmaktadır.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bir ay önce sizin “Evet” dediğinizi duyduk. Metatron size, “Sevgili varlıklar, hazır mısınız?” diye sorduğunda, ruhunuzun ve insan egonuzun ve bilincinizin “Evet” dediğini duyduk. “Sizi geri tutan şeylerden kendinizi özgürleştirmeye hazır mısınız?” diye sorduğumuzda duyduğumuz şey “Evet”tir.</p>
<p>“Evet”lerine kendi şartlarını ekleyen kişiler kesinlikle oldu! “Evet Ruh, ama bana şunu vermelisin!” Ve biliyor musunuz sevgili varlıklar, bu uygundur! Biz, Dünya üzerinde ihtiyacınız olan şeyleri bilmek istiyoruz. Ve bunu duymaya, kendi varlığınızın, kendi ruhunuzun da ihtiyacı vardır.</p>
<p>Siz birşeyler istemekten çekindiniz. Ruhun kovasının sınırlı olduğunu sandınız. Ruhun kabında sadece belirli miktarda bir çorbanın kaynadığını sandınız! Dünya üzerinde bulunan her insana yeteceğinden emin olmak istediniz. Biz sizi bunun için sevmekteyiz! Ama bu, dipsiz bir kuyu gibidir. Herkes için, ihtiyacından fazlası vardır.</p>
<p>Yolculuğunuzda ihtiyacınız olan şeyin ne olduğunu bize bildirmeniz önemlidir. Biz size bunları belki elle tutulur, maddesel bir ürün biçiminde iletemeyebiliriz. Ama bunları size enerjimizle ve sevgimizle iletebiliriz.</p>
<p>Bazı şeyleri istemeniz, bu zamanda neye ihtiyacınız olduğunu kendi ruhunuzun bilmesine yardımcı olacaktır. İstemekten çekinmeyin, korkmayın. Sevgili varlıklar, ihtiyacınız olan sevgi midir, ihtiyacınız olan merhamet, şefkat midir, bize bildirin. Ve şimdi bolluğa ihtiyacınız olduğunu kendinize bildirin.</p>
<p>Miktarına, ya da zamanına, ya da yerine bir kısıtlama koymayın. Sadece bu insanca şeylerin, bu duygusal şeylerin, bu Ruhsal şeylerin yaşamınıza girmesi için zamanın şimdi olduğu titreşimini yayın. Ve, bunlar size getirilecektir. Bu, Yeni Enerjinin fizik (kurallarından) biridir. (Şeyler) size gelecektir.</p>
<p>Ve Metatron, “Kim olduğunuzu göstermeye hazır mısınız? Varlığınızı ve tanrısallığınızı ifade etmeye hazır mısınız?” diye sorduğunda duyduğumuz şey, “Evet”tir. Metatron size, “Tanrısallığınızı ışımaya hazır mısınız?” diye sorduğunda duyduğumuz şey, “Evet”tir. Onu o gizli, saklı yerde tutmak değil, tersine, onu varlığınızın içinden ve tüm çevrenize ışımak.</p>
<p>“Gerçekte kim olduğunuzu bilmeye hazır mısınız?” diye size sorulduğunda duyduğumuz şey “Evet”tir – Shaumbra’dan koro halinde gelen evetler -, Sınırları olan bir insan ilüzyonu değil, Dünya üzerinde yaşam döngülerine kısılmış birinin ilüzyonu değil. Ama kendinizi Tanrı olarak bilmeye hazır mısınız?</p>
<p>Sizler Yuvayı uzun, çok uzun zaman önce terk ettiniz….. ama aslında o kadar da uzun bir zaman önce değil. Kral ve Kraliçe ile birlikte Krallıkta bulunan biri olarak, tahtı bir gün miras alacaktınız. Onu bir gün varlığınıza getirecektiniz. Onun için Metatron, “tahtı miras alacak (varlığın) sen olduğunu bilmeye hazır mısın?” diye sormuştur.</p>
<p>Burada, sizinle tartışmaya devam edeceğimiz ve ima edilen çok şey vardır. Ama sizin için, kendi hakkınıza sahip çıkarak Tanrı-benliğiniz olmak zamanıdır. Hala, Tüm Olan’la birlik içinde, ama şimdi ayrı bir kimlikle. “Kim olduğunuzu bilmeye hazır mısınız?”</p>
<p>“Gülün Meyvesini almaya hazır mısınız?” Ve duyduğumuz şey şuydu, “Evet ama, onun ne olduğuna dair biraz aklım karıştı!” (kahkahalar) Bu, kim olduğunuza, tanrısallığınıza sahip çıkmaktır. Bu, deneyimler daha yaşantınıza girmeden, tüm çözümleri yaratmış olduğunuzu bilmektir. Gülün Meyvesi, tanrısallığınızDIR.</p>
<p>Biz “Onu almaya hazır mısınız?” diye sorduğumuzda, Dünyanın her yerinden ve bireysel yüreklerinizden, “Evet, Metatron! Evet Ruh, ve evet Tobias! Biz hazırız! Bu kadar zorluklardan neden geçtiğimizi sanıyorsun? (kahkahalar) Bu soruları bize neden sormak ihtiyacı duyuyorsun? Biz sana tekrar tekrar söylemedik mi?” dediniz. Ama Metatron yeniden sordu, çünkü şimdi zaman çok uygundur.</p>
<p>Biz size sorduk, “Diğer insanlara kendi alanlarında olmak iznini verecek misiniz, ve onların da kendilerine ait bir yolculuk yaptığını anlayacak mısınız?” Uygun zamanda, onlar size gelecektir. Ama bu arada, onların kendi oyunlarını oynamasına izin vermek, sizin de yaptığınız gibi, ruhlarının gelişmesine, deneyimlemesine, ve büyümesine izin vermek önemlidir.</p>
<p>Sevgili varlıklar, size “Kendinizi sevmeye hazır mısınız?” diye sorduğumuzda, Dünyanın her yerinden, “Belki….belki” dendiğini duyduk. (kahkahalar) Sizin için yanıtlaması en zor olanı buydu, çünkü bu soru içinizin derinliğine işlemiştir. Bu soru gecelerce ve gecelerce ve gecelerce, değerliliğinizle ilgili sorunları ortaya çıkartmıştır.</p>
<p>“Kendinizi sevmeye hazır mısınız?” Rüyalarınızda ve hatta uyanıkken, geçmişte yaptığınız şeylerin anlık görüntülerini yakaladınız. İhanetler vardı, katletmeler, hastalıklar, gücün kötüye kullanılması ve fesatlıklar vardı. Siz tüm bu şeyleri dualite enerjisinde yarattınız. Ve sonra da bunun için kendinizi yargıladınız.</p>
<p>“Kendinizi sevmeye hazır mısınız şimdi sevgili varlıklar? Bütün bunların deneyimle ilgili olduğunu anlamaya hazır mısınız?” Borçlarınızı ödediniz! Borçlarınızı bir yaşamdan ötekine ödediniz. Deneyimlerin bilgeliğinden başka, geçmişin herhangi bir şeyine tutunmak için şimdi bir neden yoktur. Ruh ve Metatron ve hiç bir varlık yargılamaz. Onlar, günahın ne olduğunu bile bilmezler. Onlar, sizin karma dediğiniz şeyi bile bilmezler, çünkü karmayı kendinize siz yerleştirdiniz. “Kendinizi candan ve içten sevmeye hazır mısınız sevgili varlıklar?” diye soruyoruz bugün.</p>
<p>Kendini sevmenin yanlış bir şey olduğu, bunun narsistik (kendine hayran olmak) bir şey olduğu, sapıklık olduğu öğretildi size. Ama sevgili dostlar, bu yapabileceğiniz en kutsal şeydir! Kim olduğunuzun tümünü sevin ve bütün deneyimlerinizin sizi bu bilgelik anına getirdiğini anlayın.</p>
<p>Sevgili varlıklar, Metatron size bir de şunu sordu, “Dualite ilüzyonunu salmaya hazır mısınız? Yerine neyin geleceğini pek bilemeseniz de, bırakmaya hazır mısınız?” Ah, büyük bir meydan okuma! Çoğunuz şöyle dedi, “Bunu bırakmaya hazırım, ama onunla o kadar içiçeyim ki, orada olduğunu bile farketmiyorum.” “Dualite, kim olduğumla o denli içiçe ki, nasıl salınacağını bile bilmiyorum” dediniz. Yüreğinizden ve varlığınızdan gelen, ağzınızdan çıkan ve herkesin işiteceği gibi ifade edilen “evet”…. bu “evet”, dualitenin salınmasına yardımcı olan bir enerji oluşturmaktadır.</p>
<p>Siz hala yönlendiğiniz şeyin, bu Yeni Enerji denen şeyin ne olduğunu bilmemektesiniz. Bu bir sır, bir gizem gibidir. Anlaşılması zordur. Bu noktada anlaşılır değildir. Ama (zamanı) gelecektir. Bu derste bundan konuşacağız.</p>
<p>Metatron rüzgarlardan ve yangınlardan ve yağmurlardan ve Yerkürenin sallanmasından konuştuğunda, gerçekten gazetelerinizde okuyacağınız şeylerden söz etmekteydi. Ve size kendinizle ilgili bir mesaj iletmekteydi.</p>
<p>“Fiziksel bedeninize yayılacak yangınlara (ateşe) hazır mısınız?” Siz bu ateşin grip olduğunu sanabilirsiniz. Bunun, deri alerjisi olduğunu sanabilirsiniz. Bunun, ateş basması olduğunu sanabilirsiniz. Bunlar, içinizdeki temizlikten gelen yangınlardır, çünkü enerjisel varlığınızın derin, çok derin düzeylerinde şu anda çok sürtüşmeler meydana gelmektedir. Sürtüşme, sıcaklığa neden olur, bu da içsel yangınları oluşturur. Bu yangınlar içsel varlığı temizler ve eski yara izlerini temizler. Ormanlarınızda yıkılan ağaçlar vardır. Yerde bir enkaz oluştururlar. Kendi varlığınızda olan şey de, buna çok benzemektedir. Şimdi, temizlenmesi gereken şeyler vardır. İçsel yangınlar, bunların salınmasına yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Ve ortaya çıkan depremler…. Metatron aynı zamanda ve kesinlikle içinizde ortaya çıkan sallantılardan ve gümbürtülerden, bedeninizdeki ağrı ve acılardan söz etmekteydi. DNA’nızın ta kendisi şu anda sizin tarafınızdan değiştirilmektedir. Biz gerçekten geceleri oradayız. Çevrede duruyor ve buna bir kalkan etkisi sağlıyoruz. Siz kendi DNA yapınızı, kendi moleküllerinizi, kendi atomik-düzeydeki varlığınızı değiştirmektesiniz. Siz, içinizden değişmektesiniz ve bu depremlere neden olacaktır.</p>
<p>Siz geçmişin enerjisel damgalarını dokularınızda, kemiklerinizde ve fiziksel bedenin her yerinde tutmaktasınız. Bu damgaların içerden salınabilmesi için bazen bir depremin olması gerekmektedir. Bu olduğu zaman, bize gelip de şunu demeyin, “Metatron ve Tobias, bu şeyleri bana neden yaptın? Bedenim neden ağrımakta?” Sevgili varlık, sen salıverdiğin için bu olmaktadır. Bu süreci ve işlemi anla ve onunla ak.</p>
<p>Ve gelen sular….sular…bunlar gözyaşlarıdır. Bunlar, yüreğinin gözyaşlarıdır. Çünkü gerçekten eski enerjiyi, uzun, çok uzun zamandır yuva dediğiniz bu dualite enerjisini terk etmekte bir hüzün, bir keder vardır. Yüreğinizin gözyaşları, geçmişin duygusal kalıntılarını yıkamaya yardımcı olur. Onlar, yeniye geçmenize izin vermek amacıyla gerçek anlamda eskiyi temizler.</p>
<p>Ah, ve rüzgarlar. İçerdeki rüzgarlar. İçerde rüzgarların olmasına hiç şaşmamalı, çünkü sevgili varlıklar, siz şu anda çok hızlı ilerlemektesiniz! Hiç 100 mil hızla giden bir arabadan başınızı dışarıya çıkarttınız mı? Şiddetli rüzgarı hissedebilirsiniz. Bu, şu anda yaptığınıza çok benzerdir. Siz Yeni Enerjiye o kadar hızlı girmektesiniz ki, bu içinizde bir tür rüzgara neden olmaktadır. Ve, rüzgarlar da temizler. Rüzgarlar da salıverir. Bazen rüzgarlar, tüm varlığınızdan geçen, yatıştıran ve rahatlatan, kadife bir fırça gibidir. Bazı zamanlarda da rüzgarlar, fırtınalar ya da hortumlar gibi kasıp kavurur.</p>
<p>Siz Yeni Enerji denen şeye girerken, bunların tümü meydana gelmektedir. Son toplantımızda Metatron’un sözünü ettiği şeylerin çoğu, sizinle ilgiliydi. Sizinle ilgiliydi.</p>
<p>Siz bu şeylerin, dışınızdaki dünyada meydana geldiğini de göreceksiniz. Sizin bilincinizi değiştirmeniz, diğerlerinin de değiştirmesine yardımcı olmaktadır. Diğer insanlarla yüzyüze gelmeden bütün gün masa başında otursanız bile, içinizdeki bilinç değişimi çevrenizdekileri etkilemektedir. Onlar, sizin geçtiğiniz işlemlere, süreçlere çok benzer süreçlerden geçmektedir. Onlarınki biraz daha kolay olacaktır, çünkü onların bundan geçmesine rehberlik edecek öğretmenleri olacaktır – yani sizler. Onlar uygun zamanda size gelecektir.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Metatron enerjisi kesin olarak Dünya üzerindedir. Bunun olabilmesi zaman almıştır. Metatron’un enerjisini ayarlaması zaman almıştır ve bu enerjiyi sizin içinize çekebilmeniz (massedebilmeniz) zaman almıştır. Ama bu enerji kesin olarak buradadır şimdi. Elçilerin (aracıların) gönderilmesine gerek yoktur. Daha önce koyduğumuz filtreler ya da engeller yoktur. O buradadır.</p>
<p>Metatron, sevgili varlıklar, SİZDİR. Metatron, Yeni Enerjiye geçmekte olanların toplu (kollektif) enerjisidir. Kendi yansımanızı Metatron’da görebilirsiniz. O, kim olduğunuzun aydınlığıdır. O, tanrısallığınızdır. Kendini, “sizin Ruhsal sesiniz” olarak tanıtan Metatron, çok, birçok nedenden ötürü Dünya düzeyiyle bütünleşemeyen parçanızdır. Metatron, şimdiye kadar dualiteye gelemeyen tanrısal bilinçtir. Ve sizin, tanrısallığınızın bu Metatron enerjisi şimdi kesin olarak buraya ekilmiştir.</p>
<p>Bir ay önce size konuşmak, bu Metatron bilincini mutlu etmiştir. Onun bilinci size konuşmaya devam edecektir, ama (bu konuşanda) kendinizi farkedin. Metatron’un bu sesinde Shaumbra’yı farkedin. Metatron, sizinle çalışmaya devam edecektir.</p>
<p>Şimdi, gerçekten, bu ders için gelen özel bir konuk vardır. Son zamanlarda azar azar gelmekteydi, uygun olan zamana gelmekteydi. O bugün bir kutlama için gelmektedir ve Yeni Enerjiye götüren bir yolculuğun örneğini göstermek için gelmektedir.</p>
<p>Bugün buraya gelen varlık, son tartışmalarımızın bazılarına konuk olmuştur. Bu, Gautama’nın, Buda’nın, Siddhartha’nın enerjisidir. O, birçok adla bilinir, örneğin ‘Aydınlanmış Olan’ olarak – Buda sözcüğünün gerçek özü budur, “Aydınlanmış Olan”. Gautama buradadır, özellikle yılın bu zamanında, Mayıs ayında, sevgili Buda’nın Bo ağacı altında, aydınlanmasına ulaştığı zaman olduğu sanılan bu zamanda.</p>
<p>Biz Dünyanın Yeni Enerjisi hakkında konuşurken, Gautama bizimle birlikte olmak için bugün gelmektedir. Gautama&#8217;nın enerjisi aranızdadır. Bu akıcı, akıcı altın enerjinin dolanan, tüm renklerle parlayan, ama altın niteliklerle bezenmiş hareketini hissedin.</p>
<p>Biz Gautama’yı son toplantılarımızdan bazısına davet etmiştik. Biz onu gerçekten, gerçeği değiştirmek, gerçeği geliştirmek hakkında konuştuğumuz Salt Lake denen yerinize getirmiştik. Statik olan, tek olan bir gerçek yoktur. Gerçek, zamanın her anında ve bilincin her değişiminde tekamül etmekte (gelişmekte)dir.</p>
<p>Duvara astığımız resimlerinize bir bakın. Siz iki yıl önce gerçeği biliyordunuz. Şimdi bildiğiniz gerçek ise farklıdır. Geliştiniz, tekamül ettiniz, ve daha bilgesiniz.</p>
<p>Biz Gautama’yı Salt Lake denen bu yere (“Gerçek Nedir” başlıklı Tobias semineri (workshop), 30 Mart) gerçeğin tekamül ettiğini ve değiştiğini size bildirmek için getirmiştik. Bugünkü yaşantınız ve gerçeğiniz de değişecektir. Bir hafta ve bir gün önce, Gautama New York City’e, kendisi için yapılan tapınağa, ibadet yerine gelmişti. (Tobias semineri, 27 Nisan, WESAK festivali) Onun enerjisi, orada bulunan herkesle birlikte olmuştu.</p>
<p>Onun enerjisinin orada bulunması önemliydi, çünkü biz Siddhartha’nın ulaştığı bir gerçeklikten söz etmiştik. O zamanki yaşamında sahip olamadığı bir tatmindi bu. Gautama bunu anladı. Zihninde bunu bildi, ve varlığında bunun titreşimini hissetti. Ama bu bilinçte bulunması olanaksızdı, çünkü o günlerin enerjisi buna izin vermezdi. O bir hafta ve bir gün önce, Yaradılışın Boşluğuna, Yaradılışın Boşluğuna gitmekle ilgili mesajı iletmek için çok şeylerden geçmiş olan bu şehire geldi. Ve o bununla ilgili Ben, Tobias ve Cauldre kanalıyla daha konuşacaktır bugün.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Dokuzuncu Dersine devam etmeden önce sevgili dostlar, kısa bir ara vereceğiz. Sizden, nefes almanızı rica edeceğiz. Bu kutsal tapınağın enerjilerini ayarlayacağız.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Gautama gülümsüyor, çünkü sizlerin de o yolu yürüdüğünü biliyor. Siz, gerçeği arayan, yanıtları içinde arayanlarsınız. Siz de tıpkı Buda gibi, yol üstündeki gerçeklerle yetinmemektesiniz. Siz durup da ayaklarınızdan kök salarak, “Gerçek bu. Daha ileriye gitmiyorum” dememektesiniz. Sizler de Budalarsınız…sizler Aydınlanmış Olanlarsınız.</p>
<p>Kısa bir öykü anlatacağım. (Tobias kendi kendine güler) Cauldre (Geoffrey Hoppe) gülüyor. Öykümün komik olduğunu düşünüyor. Ama gerçekten, ben Tobias olarak sürdürdüğüm yaşamımda Gautama’yla, kelimenin tam anlamıyla karşılaşmıştım. Tüccar Tobias olarak, kral için alışverişte bulunmak üzere uzak diyarlara yolculuk etmiştim. Yolculuklarımdan bazıları, kralın hoşlanacağının tersine, belki biraz uzun sürmüştü.</p>
<p>Ben, Gautama’nın öğretisini yaydığı bölgeye çekilmiştim. Onun, alışveriş yaptığım yerden çok uzak olmayan bir köyde olduğunu duymuştum, böylece onu dinlemeye gittim. O zamanlar oldukça genç bir adamdım. O ise ileri bir yaştaydı. Oturdum ve onu dinledim.</p>
<p>Ben kendi inançlarına bağlı, ama yine de hep arayış içinde, hep araştırma içinde olan bir Yahudiydim. Kendi inançlarıma sıkı sıkıya bağlı olmama karşın, başkalarının söylediğini duymayı da her zaman sevmiştim. O gün Gautama’yı duymam, ve yüzündeki dinginliği ve tüm çevresinde tanrısallığın varlığını görmem, düşünce tarzımı çok değiştirmişti.</p>
<p>Onu saatlerce dinledim, sonra da onunla bir anlık konuşmak mutluluğuna erdim. Ağzından çıkan fazla sözcük olmadı, ama yüreğinden akan çok enerji vardı. Ona sordum, “Sevgili Aydınlanmış Olan, Prens Buda, bana bulduğun gerçek hakkında konuş. Senin bildiğin ve benim de bilmem gereken nedir.”</p>
<p>Buda kahkahalarla gülmeye başladı. Şöyle dedi, “Benim gerçeği bulduğumu da nereden çıkartıyorsun?” Yanıtladım, “Sevgili Buda, çünkü onlar senin Aydınlanmış Olan olduğunu söylüyorlar. Sana Bilge Olan deniyor.”</p>
<p>Yine güldü ve şöyle dedi, “Gerçek her zaman tekamül etmektedir. Onu hiç bir zaman bulamazsın. Onunla halleşirken sadece belirli enerjileri farkedersin. Gerçeği bulduğunu düşündüğün an, devam etmek, ilerlemek zamanıdır. Bir sonraki gerçek düzeyini aramak zamanıdır.” “Benim, aynı yerde kalmaktan tatmin olmadan, bildiğim herşeyi öğretmeden, bir köyden ötekine giden bu yolları yürümeye neden devam ettiğimi sanıyorsun?” dedi.</p>
<p>“Ama” dedi, “her bireye, tanrısallığın içerde olduğunu, aydınlanmanın içerde olduğunu öğretiyorum. Onlar bunu hiç bir zaman başka bir insanda ya da başka bir yerde bulamayacaktır.” Ve Gautama’nın üstüne bir hüzün çöktü. Şöyle dedi, “Biliyor musun sevgili Tobias, benim mesajım budur, ama o kadar az kişi bunu duymaya gönüllü ki? Onlar mucizeler görmek istiyor.” Şöyle demeye devam etti, “Ben birkaç mucize gösterebilirim. Bunlar bir anlamda hiledir, belki de mucizedir. Ama bunu yapmamayı seçiyorum, çünkü enerjinin buna odaklanmasını istemiyorum. Onlar mucizeler peşinde ve tanrısallığın içlerinde olduğunu da duymak istemiyorlar. Bir kurtarıcı istiyorlar. Ben onlar için bunu olamam, onun için de genişlemiş gerçeğimi aramaya devam ediyorum. Ben sadece, tanrısallığın içerde olduğu mesajının bazı kulaklara ulaşmasını umud edebilirim.”</p>
<p>O yaşamımda karşılaştığım Gautama’nın bana muazzam bir etkisi oldu. Gautama’nın bugün bizimle olmasının, sizinle enerjisel olarak birlikte olmasının, ve aynı zamanda kim olduğunuzla ilgili bazı şeyleri açıklamasının benim için ne büyük bir mutluluk olduğunu hayal edebiliyor musunuz?</p>
<p>Gautama hanedana bir prens olarak doğmuştu. Bu size birşeyler söylemelidir….bir kral ve kraliçenin çocuğu olarak hanedana doğan bir prens olduğu gerçeği. Ve bir gün tahtı miras alacaktı. Bu öyküde tesadüf yoktur!</p>
<p>Ana-babası ve ailesi, onda farklı bir şeylerin olduğunu biliyordu. Bu size tanıdık geliyor mu sevgili dostlar? Onlar onu aydınlanma yolundan, zorlu yolculuğu izlemesinden alakoymaya çalıştılar. Onu çeşitli biçimlerde şımarttılar. İnsan olmak yolculuğunun zorluklarını ve meydan okumalarını görmesine izin vermeden, ona birçok biçimde kalkanlar oluşturdular. Ama, kim olduğunu anlamak amacıyla dışarıyı keşfetmek isteyen birşey, onu sürekli içinde huzursuz ediyordu. Bu size tanıdık geliyor mu Shaumbra?</p>
<p>Böylece Gautama, çevresindekileri tatmin etmeye çalıştı. Çok erken bir yaşta, daha sadece onaltı yaşındayken evlendi. Evlendi, çünkü ondan beklenen buydu. Bu, başkalarının ona yüklediği bir enerjiydi. Birkaç yıl içinde, o ve eşi dünyaya bir çocuk getirdiler.</p>
<p>Ve o ne yaptı? O ne yaptı? Gitti. Yaşam onu düş kırıklığına uğratmıştı. İçinde yaşadığı hanedanlık dünyasını reddetti. Oh, bugün yaşamış olsaydı, manşetleri düşünebiliyor musunuz? “Baba Aileyi Terk Ediyor!” ya da “Bencil Bir Yolculuk İçin Prens Ailesini Terk Ediyor.”</p>
<p>Ama Gautama kendi gerçeğini ve kendi tanrısallığını aramak zorundaydı. Hanedan ailesini terketti ve fakirlik yemini etti. Bu size tanıdık geliyor mu sevgili dostlar? Cinsel ilişkide bulunmama yemini etti. Kılık kıyafetini değiştirdi ve kimliğini değiştirdi sevgili Shaumbra.</p>
<p>Gautama bedeninin ve insanlığının uygun olmadığını sanıyordu. Onlar onu geri tutmakta ve gerçekte kim olduğunu bilmekten alakoymaktaydı. Böylece, onu beslememekle ya da ona bakmamakla, bedenini ihmal etti. Yüreğinin şarkısını izlemektense, kendini reddetmeye çalıştı. Ve bunu, gerçeği aramak uğruna yaptı. Bu size tanıdık geliyor mu sevgili Shaumbra?</p>
<p>Tüm bildiği kişilerle olan ilişkilerini terketti. Yol üstünde birçok fiziksel ve duygusal zorluklara katlandı. Ve bir öğretmenle, büyük ve bilge bir öğretmenle çalışmaya gitti. Tüm varlığını boşaltırsa, kim olduğunu bileceğini düşünerek, “hiç-birşey” sanatını öğrendi, sevgili varlıklar. Bu salıverme üstatı ile zorlu ve uzun bir eğitimden geçti.</p>
<p>Gautama şimdi, yaptığı şeyin aslında reddetmenin bir başka düzeyi olduğunu söylemek için burada bulunmaktadır. Zihninin çalışma yeteneğini ve ona girip çıkan titreşimlere ve enerjilere sahip olmayı reddediyordu. Eğitimi sırasında, zihnin nasıl engelleneceği ve enerji akışının nasıl durdurulacağı öğretilmişti ona. Bunu bedenine de uyguladı. Bedenine sevgiyi yasakladı.</p>
<p>Gerçekten, bunu yapmakla çok şey öğrendi. Acının çok da eğlenceli olmadığını öğrendi! Zihin ve beden, reddetmenin o derin düzeylerindeyken, farklı yolculukların yapılabileceğini öğrendi. (çvr. uyuşturu kullanırken yapılan “yolculuk” türleri gibi) Ama, bu farklı yolculukların yaşamayı ya da gerçeği temel almadığını öğrendi. Onlar da ilüzyondu. Sevginin özünü, Ruh’un özünü ve gerçeğin özünü ona sağlamadılar.</p>
<p>Gautama bu derin reddetme düzeyiyle oynarken….beslenmediği için saçları dökülürken….ve ayak tırnakları gerçekten düşerken….”eğlendi”. Bedenini sevmiyordu. Onu reddediyordu. Ve kemikleri kırılganlaştığında, bu reddetmeyle ilgili, bu “hiç-birşey”le ilgili daha fazla şeyler öğrendi.</p>
<p>Bir gün, Gautama’nın iç sesi, aradığının bu olmadığını farketti. Bu, “işin” sadece bir yönüydü. Böylece (bulunduğu yeri) terk ederek yola devam etti. Derin düzeylerde gerçekleştirdiği meditasyonlarına devam etti. Törenlerine devam etti. Tüm o kutsal alıştırmalarına devam etti. Bunlar bir anlamda onu dürtmeye yarıyordu. Bunlar, dip noktaları yaratıyordu. Oh gerçekten, Gautama depresyona giriyordu ve korku ve endişelere sahipti. Ama aslında yaptığı şey, onu sonunda aydınlanmanın yeni bir düzeyine getirecek dip noktasını yaratmaktı.</p>
<p>Yolunun üzerinde, başka bir öğretmenden (söz edildiğini) duydu. Bu yeni ve bilge kişinin öğretileri ona gerçek ve derin gibi geldi. Böylece, ikinci bir üstat tarafından eğitilmeye gitti. İkinci üstat ona algılamamak sanatını öğretti. Herşeyin sadece ilüzyon olduğu sanatını öğretti.</p>
<p>Gautama bu eğitimi, zihnin bu oyununu, hiçbir algıya, anlayışa sahip olmamayı, birşeylerle ilgili hiç bir ilüzyona sahip olmamayı, herşeyi salıvermeyi sevdi. Bu bir anlamda, daha önce eğitimini gördüğü reddetmenin, karşı teziydi. Ama kısa zamanda “algılamama”nın, reddetmenin sadece başka bir biçimi olduğunu öğrendi. Herşeye ilüzyon denmesi ve hiç bir şeyin (şimdiye) geri getirilmemesi, deneyimlediğiniz “şimdi”nin reddedilmesi……bu, reddetmenin sadece başka bir biçimidir. Bu tanıdık geliyor mu, Shaumbra?</p>
<p>Gautama gerçekten aradığı yanıtı ve gerçeği bulamadan, derin kederler içinde ikinci okulu terketti. Bir noktada, yaşadığı bu reddetmelerin, engellerin ve “şimdi”de yaşamamanın…gerçek olmadığını farketti. Bedenini, ihtiyaç duyduğu enerjiyle beslemek amacıyla yeniden yemeye başladı. Biraz bolluk olan bir yaşantıya geri döndü. Bolluğa sahip olmamanın sadece acıya neden olduğunu farketti.</p>
<p>Bu yeni bilgelikle, anlayış….enerji….bolluk…bedeni besleme…..zihinde akışa izin verme dengesine sahip oldu. Aile olanlarla ve dostları olmuş olanlarla yeniden ilişki kurarak, “şimdi” dünyasına geri geldi.</p>
<p>Gautama’nın size bugün söylemekte olduğu şeyleri anlıyor musunuz sevgili dostlar? Reddetme yüzünden acı ve acı çekmelere katlandıktan sonra, o yaşamının en büyük aydınlanmasına ulaştı. Ağacın altında otururken, Gautama gerçekten, kendini insan olarak ifade eden Ruh olduğunu….ama gerçekten Ruh olduğunu farketti.</p>
<p>Bunu kendi düzeylerinin derinliklerinde anladığında, diğer insanlar da bunu onun yüzünde ve görünüşünde gördüler. Onu izlemeye başladılar. Onun sahip olduğu şeye sahip olmak istediler. İzleyenlere tekrar tekrar şunu söyledi, “O içinizdedir. Gerçekten, ben size deneyimimin bilgeliğini sunabilirim, ama yolculuğunuz size aittir.” İzlenmekten pek hoşlanmadı, ama insanlar onu izledi, onlar izledi.</p>
<p>Şimdi, Aydınlanmış Olan hakkında çok kitaplar yazıldı. Onun onuruna çok tapınaklar inşa edildi. Dünyanın her yerinde, insanlar onun yolculuğunu ve öğrendiği şeyleri konuşmaktadır. O bugün, size tek bir şey söylemek için burada bulunmaktadır : bu aydınlanma denen şeyi, bu tanrısal anlayış denen şeyi….yaşamında bütünüyle kavramış değildi. Ama bu, (şimdiki) yaşantınız sırasında sizin ulaşabileceğiniz bir şeydir Shaumbra. Bununla ne demek istediğimizi açıklayacağız.</p>
<p>Bir dakika için enerjilerden, bunların nasıl işlediğinden, ve dualiteden söz edelim. Bir dakika için zirvelerden ve diplerden söz edelim. Sonra da, içine girmeye başladığınız Dünyanın Yeni Enerjisi hakkında konuşalım. Bu dizinin kalan derslerinde size Yeni Enerjiden ve çevrenizde gerçekten meydana gelmekte olan şeylerden söz edeceğiz.</p>
<p>Dualite sizin için, kendinize bakmak, aynadaki karşıta bakmak yöntemiydi. Siz sadece Bir olan bir yerden, Bir’den, Krallıktan geldiniz. Yuvayı terk ettiğinizde, İlk Çemberi terk ettiğinizde sevgili dostlar, dualitenin ilk enerjileri gelmeye başladı. Bu, aynada ilk kez kendinize bakabildiğinizde oldu. Dualite – iki karşıttır. Çifte gerçektir.</p>
<p>Bu, ilk kez kendinize ait bir kimlik edindiğinizde böyle oldu. O zamana kadar, sadece birlik içinde Krallıkta yaşayan varlıklardınız. Şimdi ise, kendi kimliğinizi geliştirmeye başlıyordunuz. Prens olarak, Jack olarak edindiğiniz bu kimlik, sudaki taşlar gibiydi. Taşlardan yakınlarda söz ettik. Bu kimlik, taşlar gibiydi. Suyun akışını engelliyordu.</p>
<p>Krallıktaki enerjiler tekil bir akış içindeydi. Şimdi ise, yeni kimliğiniz, tanrısal enerji akışındaki taşlar gibiydi. Suya bir taş yerleştirdiğinizde, çalkantı oluşturur. Akışı engeller. Suyun bir bölümü üzerinden aşar. Suyun başka bir bölümü kenardan akar ve kayanın öbür ucunda girdaplar oluşur. Bir anlamda, dualite budur. Krallığın dışındaki kimlik duyunuz, enerjilerin akışı üzerinde oturan bir taş gibidir. Bunların tümü uygundur, hepsi uygundur. Bu, sevgili Prens ve Prenses, gerçekte kim olduğunuzun yeni anlayışını geliştirmeye yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Dualite enerjileri, bir anlamda, taştan sonra oluşan dalgalar gibidir. Dalgaların zirvesi ve dibi, inişi ve çıkışı vardır. Dualite, bir enerji dalgası gibidir. Bunun nasıl çizildiğini – aşağı yukarı, inip çıkan bir enerji dalgasını gördünüz.</p>
<p>Ateş Duvarını geçtiğinizde, &#8211; bunu tartışmak isteyecek kişilerin olduğunu biliyoruz – ama sizinle birlikte gelen kısıtlı bir enerji vardı. Yuvayı terk ettiğinizde, (birlikte) terk eden kısıtlı bir enerji vardı. Şimdi, bu kısıtlı miktar uçsuz bucaksızdır! İnsan olarak, enerjiyi tüketeceğinizden korkmanıza gerek yoktur. Ama İlk Çemberin dışındaki herşey kısıtlı bir enerji içermektedir.</p>
<p>Zamanla, hatta siz daha Dünyaya gelmeden önce, dualite enerjileri birbirini tamamlamaya başladı. Işık olan karanlığı tamamladı. Sol, sağı tamamladı. Erkek, dişiyi tamamladı. Ve bir anlamda, onlar birlikte dans etti. Bazı zamanlarda da, enerjilerin değişme biçimi olarak, enerjiler birbiriyle çarpıştı, ama yeni enerji hiç yaratılmadı. Gerçi bu dualite enerjileri, kendi ışık/karanlık dengelerini değiştirirdi ama, kendi içlerindeki enerji miktarı hiç değişmezdi. Dualite, sadece birbirine karşıt olan iki enerjidir. Bunlar bazen biraraya gelir, bazen rolleri değişir, ve bazen de bu enerjiler yeni bir sima, yeni bir maske edinir. Ama enerjinin toplamı, ya da miktarı hiç değişmez.</p>
<p>Şimdi, yaşamınızın yüksek ve alçak (noktaları) vardır. Bunlar, ortaya çıkan dualite dalgalarıdır. Siz bunları çok farklı düzeylerde deneyimlersiniz. Siz zirveleri ve dipleri duygusal ve fiziksel ve hatta spiritüel olarak deneyimlersiniz. İnsan olarak, siz diplerden çıkmaya ve sadece zirveleri deneyimlemeye çalışırsınız.</p>
<p>Dipler uygundur. Yaşamınızda geriye bir bakın. En büyük içgörülere, en büyük anlayışlara ulaşmanız, dipte bulunduğunuz ve yaşamınızın en meydan okuyan zamanlarında olmadı mı? Ama siz aynı zamanda da o dipten çıkıp gitmek için muazzam bir istek duydunuz hep! (kahkahalar) Dipten çıkmak için mümkün olan herşeyi yapmaya hazırdınız! Dipteyken, halinizden hiç memnun değildiniz.</p>
<p>Reddetme döneminden geçerken, Gautama da değildi. Dibe vurma hallerinin en dibindeydi, hem fiziksel, hem de zihinsel olarak. Ama bu yine de devam etmesi için ona enerji ve motivasyon sağlamıştır.</p>
<p>Dualitede, dip noktalar – nasıl desek – sizi yükseklere taşıyacak bir etki yapar. Diplerdeyken kazandığınız bilgelik ve aydınlanmayı güçlendirdiğinizde, zirvede bulunduğunuz dönemler oluşur. Burada yeni bilgeliği daha elle tutulur ve berrak bir hale getirirsiniz.</p>
<p>Ama sevgili Shaumbra, zirveye çıktığınızda ne olur biliyor musunuz? Yine iniş-çıkışlı başka bir deneyimin peşine düşersiniz! Böylece, yeniden dibe dalmak için kendinize izin verirsiniz. Bunu yaptığınızı görüyor musunuz? İlerlemeye devam etmek için, dipler size bilgelik potansiyelini kazandırır, motivasyon kazandırır. Sonra da bunları zirvelerinize getirir, ve bir anlamda, bir sonraki iniş-çıkışlı maceranıza dalmadan, bunları demirlersiniz. Dualitenin işleme biçimi böyleydi – inişler ve çıkışlarla.</p>
<p>Diplerden kaçınmaya çalışmak çok zarar veren bir şeydir. Biz onun için, şimdi’de yaşamanın üstünü örten şu psikiyatri ilaçlarının aleyhinde konuşmuştuk. Ah, dipler! Onlar o kadar değerliydiler ki. Onlar yolculuğunuzun çok önemli bir bölümüydü, ve Gautama’nın yolculuğunun çok önemli bir bölümüydü. Dualitenin işleme biçimi budur. Çoğunuzun bu diplerden korktuğunu biliyoruz. Diplerden nefret ediyorsunuz. Bunlara girmek istemiyorsunuz. Yolunda gitmeyen birşeylerin olduğunu düşünüyorsunuz, oysa bunlar dualitenin doğal bir parçasıdır. Yükselen ve alçalan dalgalar sizi yolunuzun bu noktasına getirdi.</p>
<p>Şimdi, dalgalar hiç bir zaman Yeni Enerji yaratmamıştır. Onlar sadece, zaten orada olan enerjiye yeni anlayışlar yüklemiştir. Şimdi ise, Yeni Enerjiye girdiğinizde, Metatron’un sözünü ettiği zaman gelmektedir. Siz ona şimdi girmektesiniz. O artık, inişi çıkışı olan bir dalga gibi değildir.</p>
<p>Yeni Enerjiyi betimlemek (izah etmek) zordur. Gerçekten, bugün konuştuğumuz sözcükler bile, sonraki açıklamalarda tekamül edecek, gelişecektir. Eski enerji, inişli çıkışlı, tek bir yöne giden doğrusal bir dalga gibiydi. Yeni Enerji, yanında giden başka bir dalgayı (eski dalgaya) katmak gibidir. Bu dalga, dualite dalgasıyla karışır – bir dalga hala inip çıkarken, yeni dalga da sağa ve sola yayılarak, yanında gider. Bu dalgalar birbirini keser.</p>
<p>Şimdi, biz bununla ilgili daha çok tartışmalar yapacağız. Ama, dualitenin yok edilmediği ya da reddedilmediği söylenmelidir. Dualite genişlemektedir. Siz “2”den “4”e geçmektesiniz. Yeni Enerjide dört dalga modeli olduğunu göreceksiniz, yukarı ve aşağı, ve aynı zamanda yanlara. Bunlar birbiriyle karışmakta ve birbirini kesmektedir. Bu, diplerin algılanma biçimini değiştirir, çünkü hemen yanında akan, yeni ve dengeleyici bir dalga daha vardır. Yeni Enerji budur. Hala dualitenin özünü içerir, ama yepyeni bir boyuta sahiptir.</p>
<p>Biz birhafta ve bir gün önce, Yükselişin Boşluğu’ndan söz ettik. Biz bu enerjiyi, Dünya Ticaret Merkezinden arta kalan büyük bir boşluğun olduğu New York City’de ektik. Bu yapılar dualiteyi simgelemekteydi. Oh, ve biz bir yıldan daha az bir zaman önce size konuştuk. Biz, duvarların gümbür gümbür yıkılacağını söyledik. Biz bunu hem sözlük anlamında (gerçek), hem de mecazi anlamda söyledik. Ve gerçekten, o iki yapı tarafından simgelenen dualite duvarları, gümbür gümbür yıkıldı.</p>
<p>Şimdi, biz bir yıldan daha az bir zaman önce bunun belli bir yer olacağını bilmiyorduk. Ama bunun olması için enerjilerin hazır olduğunu biliyorduk. Başka yapılar da söz konusu olabilirdi. Kurumlar olabilirdi. Hükümetler olabilirdi. Bir anlamda, siz insanlar Özgürlük Heykelinin, özgürlük simgesinin yanıbaşındaki bu dualite simgesini seçtiniz. Özgürlük enerjilerinin, dualite enerjilerinin salınmasına yardımcı olduğunu düşünmüyor musunuz?</p>
<p>Şimdi, bu yapıların gümbür gümbür yıkılması ve enkazın kaldırılması, bir boşluk oluşturmuştur. Orada koca bir delikten başka bir şey yoktur. Ve, yeni bir inşaat yapma zamanı değildir. Boşluğu, olduğu yerde bırakın. Oh, oraya bir anıt, bir park koymak kesinlikle uygun olabilirdi. Ancak bir süreliğine, bir süreliğine orayı boş bırakmak en iyisidir.</p>
<p>Bu, yaşamınıza nasıl tekabül etmektedir? Bu, Yeni Enerjiye nasıl tekabül etmektedir, ve bugünkü konuğumuz Gautama’ya nasıl tekabül etmektedir? Çok basit. Yeni Enerjiye geçerken, ve yaşamınızda deneyimler ortaya çıkarken, ve yaşamınızda sorular ve meydan okumalar ortaya çıkarken, kısa bir süre için Boşluğa gidin. Zihninizde size çok baskı yapan bir soru olduğunda, bize sormayın. Kendiniz boşluğu doldurmaya bile çalışmayın.</p>
<p>Oh, insanlarda öyle bir eğilim var ki. Birşeyi salıvermeye hazır olduğunuzda, daha salıvermeden yeninin yanıtını istersiniz. Yeni Enerjide bu böyle iş görmez. Boşluğa gidin. Biz “boşluk” diyoruz, çünkü bir süreliğine sadece olmasına izin verilir.</p>
<p>Yaşamınızdaki bir durumu ele alın. Bu belki bir işle ilgilidir. İşiniz belki ayaklarınızın altından çekilip alınmıştır. Onun yerine hemen bir başkasını koyma eğilimi vardır. Onun yerini doldurmak isteyen, güçlü ve insanca bir eğilim vardır. Faturaların biriktiğini görürsünüz ve çek defterinizdeki paranın azaldığını görürsünüz. Avaz avaz bağırır ve şöyle dersiniz, “Yeni bir işe ihtiyacım var.”</p>
<p>Ama bunu söyleceğinize boşluğa, Yükselişin Boşluğu’na gidin. Yaşantınızda sorunlar var – biz bunların birçoğunu yakınlarda bollukla ilgili yaptığınız seminerde gördük. (Yüksek Öğrenim Dizisi) (çvr. Geoffrey Hoppe, Ateş Duvarından geçerken oluşan travmalar, bolluk vs ile ilgili seminerler düzenlemektedir, Tobias’ın sözünü ettiği, bu seminerlerden (workshoplardan) biridir.) Cauldre’dan, bir sessizlik, bir sükunet alanında olmaktan, yanıtlar için Ruh’a soru sormamaktan söz etmesini rica etmiştik. Ve kendiniz için bir yanıt uydurmaya çalışmamanızı (rica etmiştik). Onun yerine, kısa bir süre için boşluğa gidin.</p>
<p>Bu, elinizdeki sorunu ya da soruyu bir süreliğine kenara koymaktır. Neden? Çünkü onun yerine başka bir şeyi koymaya çalışırsanız, onu o anda çözmeye çalışırsanız, dualite zihniyle çözmeye çalışacaksınız. Eski enerjide çözmeye çalışacaksınız. Bu meydan okuma ya da soru herneyse, onu bir kenara koyun.</p>
<p>Olan şey şudur, Yeni Enerjide var olan kendi tanrısallığınız, yeniden çözümler üretecektir. Bu, Metatron’un sözünü ettiği, zaten orada bulunan çözümdür. Ama bu çözüm Yeni Enerjidedir, Eskide değil. Ve bunu sizin içinizden ve sizin kanalınızla ortaya çıkartması için tanrısallığınıza izin vermektedir. İşte o zaman “Haa!” diyeceğiniz ana sahip olacaksınız, o bilişe, sözünü ettiğimiz o “Ah”a, sözünü ettiğimiz o aydınlanmaya.</p>
<p>Ama şu Yükseliş Boşluğunun kısa süresi, Eskiyi bıraktığınız, Eskiyi salıverdiğiniz ve yerine de başka bir şeyi daha koymadığınız bu süre söz konusudur. Bu, cehennem değildir. Karanlık değildir. Dualitenin dip noktası değildir. Bu sadece, tanrısal bir an için onu bir kenara, boşluğa koymaktır.</p>
<p>Burada olan şey sevgili dostlar, bir mucizedir. Bu bir mucizedir. Siz onu kenara koymakla, Gülün Meyvesinin tanrısal çözümü ortaya çıkarmasına izin vermiş olursunuz. Bunun olmasına izin verdiğinizde, değerli bir şey, tatmin edici bir şey meydana gelir. Bu, Gautama’nın bile kendi yaşamı sırasında farkedemediği bir şeydir. Çözümü tanrısallığınızın bulmasına izin verdiğinizde, yeni enerji yaratılmış olur. Yeni enerji.</p>
<p>Daha önce, Yuvayı, Krallığı terk ettiğinizde, kısıtlı bir enerjinin sizinle birlikte geldiğini söylemiştik. Şimdiye kadar İlk Çemberin dışında hiç yeni enerji yaratılmamıştır. Siz bu var olan enerji temelini yenilerde değiştirdiniz ve dönüştürdünüz. Ve İkinci Çemberde herşeyin bir çözümsüzlük noktasına geldiğini söylediğimizi hatırlıyor musunuz? Bir noktada, evren enerjileri bir durma noktasına gelmişti. Dualite artık kendini ifade edemez hale gelmişti.</p>
<p>Kırmızı Çember Okulu’nda – Cauldre bizi düzeltiyor – Yoğun Seminerinde (Kırmızı Çember Yoğun Seminer 1 : Çemberin Dışında) biz bundan söz ediyoruz. Enerjinin artık ilerleyemediği zaman, “yıldız savaşları” dönemiydi. Bir kördüğüm oluşmuştu. Herşey durmuştu. Kördüğüme bir çözüm getirmek amacıyla Başmelekler Mertebesinin yaratılması bu döneme denk gelir. Meydana gelen enerjisel kördüğüme çözüm bulmak amacıyla Dünya yaratılmıştı.</p>
<p>Geceleri yıldızlara baktığınız zaman, geçmişinize bakmaktasınız. Bilim adamları evreni araştırmak için yeni ve gelişmiş teleskopları kullandığında da sizin geçmişinize bakmaktadır. Onlar sizin geride bıraktığınıza, yarattığınız şeylere bakmaktadır. Olan budur.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, teknoloji bilinci izlemektedir. Bilinciniz yükselmektedir. Bireysel bilincinizde kuantum sıçrayışı noktasına geldiniz. Onun için, uzayın bu son ve hayranlık uyandırıcı resimlerinin (Hubble teleskopunun kullanılmasıyla) size şimdi geri gelmesi şaşılacak bir şey midir?</p>
<p>Ve bilim adamlarınızın çok yakında göreceği ve şimdiye kadar spekülasyonu yapılan herşeyi allak bullak edecek şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Ve bu gerçekten de dünya dinlerinizin çoğunun öğrettiği şeyleri allak bullak edecektir. Onlar, evrenin sonu olduğunu göreceklerdir! Evren tarihinin bir noktasında, tüm enerjilerin durmuş olduğunu göreceklerdir.</p>
<p>Bunu nasıl yorumlayacaklarını bilemeyeceklerdir. Evrende bu kadar çok enerji varken, herşeyin bir noktada nasıl durmuş olduğunu anlamayacaklardır. Oysa farkedemedikleri şey, geçmişteki bir şeyi gördükleridir. Ama bu tümüyle, tartışılacak başka bir konudur.</p>
<p>Yükselişin Boşluğuna gittiğiniz zaman, eski enerjiyi ya da dualiteyi devreye sokmamış olursunuz. Çözümleri, dualite zihniyle aramaz olursunuz. Bu sessiz alana girersiniz. Sorunlarınıza üzülmez, kızmazsınız. Gülün Meyvesinin çözümü ortaya çıkarmasına izin verirsiniz. Bu gerçekten, yeni enerjinin yaratıldığı andır. Ve bu daha önce hiç gerçekleştirilmemiştir.</p>
<p>Şimdi, bu yeni enerji, anında farkedebileceğiniz bir biçimde değildir. Ellerinizden ve ayaklarınızdan akacak bir biçimde değildir. Tüketebileceğiniz bir biçimde değildir. Ama, bu yeni enerjidir. Ve bunun sonuçları her yerde olacaktır. Biz bu dizinin sonraki iki dersinde bundan söz edeceğiz.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Dokuzuncu Dersi – SİZ YENİ ENERJİ YARATMAKTASINIZ. Onu, yerine Eski Enerji bilinciyle birşey koymaya kalkmadan, dualiteyi salmakla yaratmaktasınız. İçinizden gelen bir çözüm bulmanız, Yeni Enerjiyi yaratır. Bu daha önce hiç gerçekleştirilmemiştir. Bunun sonuçları….….bilince, Dünyaya ve bireyler olarak size (yansıyacak) sonuçları muazzamdır.</p>
<p>Önünüzdeki 30 gün için ev ödeviniz, Yükselişin Boşluğuna, artık Eski Enerjide olmadığınız bu alana gitmektir. Bu alana gidin. Başlarda çok korkutucu gelecektir, ama bunu aşacaksınız. Çözüm, içerden gelecektir. Ve sesin, kendi sesiniz olduğunu anlayacaksınız. Bu ses bilgelik ve aydınlanmayla çevrelenmiş olacaktır.</p>
<p>Gautama bugün burada olmaktan çok mutludur. Bu, onun aydınlandığı sanılan zamana işaret eden aydır. Ama o başını sallayıp şöyle demektedir, “Ben Dünyanın o zamanına ve o bilincine göre aydınlanmıştım. Ama Dünya bilincinin bütünü yüzünden, tanrısallığın bu gerçek alanına girememiştim. Ben Yeni Bir Enerji yaratamamıştım.” “Gerçekten de, yolculuğumla ilgili çok şey öğrenmiştim,” demektedir “ama gerçek aydınlanmayı farkedememiştim, çünkü Dünya bilinci o zamanlar buna hazır değildi.”</p>
<p>Gautama, sizin girebileceğiniz yükseliş enerjisine girememiştir. Farkettiği birçok harika şey olmuştur. Ama Yükselişin Boşluğuna girememiştir, çünkü bu mevcut değildi.</p>
<p>Şimdi, Gautama’yı bugün özellikle getirmemizin nedeni, burada önemli bir şeyin altını çizmek istediğimizdendir. Meditasyon, şimdiye kadar, yolculuğunuzun çok önemli bir parçasını oluşturmuştur. Ve biz yakınlarda, onu salıvermenizi rica etmiştik. Meditasyon size çok iyi hizmet etmiştir. Buda’ya da kesinlikle iyi hizmet etmiştir. Ama meditasyonda, zihni ve bedeni tıkamaya (bloke etmeye) çalıştığınız bir reddetme biçimi vardır.</p>
<p>Yeni Enerjide, hatta Yeni Enerjinin Boşluğunda bile tıkanma, blokaj yoktur. Tüm enerjiler varlığınızdan geçer gelir. Irmak yeniden akmaya başlar. Kimlik, ırmakla kaynaşmakta, birleşmektedir şimdi. Suyun içindeki taş olmak zorunda değildir. Sizden akar gider. Bu, aldığınız nefes gibidir. İçeri akar ve dışarı akar.</p>
<p>Sizden, meditasyonu salıvermenizi rica etmiştik. Bunun yerine başka bir alıştırma koymaya kalkışmayın. Bu zamanda onun yerine başka hiç bir şey koymaya kalkışmayın. Boşluk, meditasyon değildir. Boşluk, zihni temizlemeye çalışmak değildir. Tanrısallığınızın, çözümü ve ifadeyi içinizden çıkartmasını, boşluk sağlamaktadır.</p>
<p>Eğer her zaman mücadele eder ve zorlar ve törenler düzenlemeye çalışırsanız, dua etmeye ve meditasyon yapmaya çalışırsanız, tanrısallığınız ortaya çıkmak şansını elde edemez, çünkü onun yerini başka bir şeyle dolduruyor olursunuz. Boşluk olduğunda, tanrısallık ortaya çıkabilir. Eski enerjinin yerine, yeni bir şey koymaya çalışmayın.</p>
<p>New York’da yıkılan yapıların yerine yenilerini koymaya çalışmayın. Bu zamanda bu gerçekleştirilmek istenmektedir, çünkü onlar bir şeyin üstünü örtmek istemektedir. Onlar (o yeri) çabucak doldurmak istemektedir.</p>
<p>Boşluk rahatsızlık verir. Orada hiç bir şey yoktur. Dualite içinde olan insanlar, her zaman bir yerde bir şeylerin olmasını istemişlerdir, her zaman doldurmak, her zaman yerine (başka) bir şey koymak istemişlerdir. Bir süreliğine, Yükselişin Boşluğunda bulunun.</p>
<p>O zaman tanrısallığınız, Tanrı-benliğiniz coşkuyla içinizden çıkabilir. Bunu yaptığı zaman da, dualite zihniyle sahip olmanız mümkün olmayan içgörülere ve anlayışlara sahip olacaksınız. Farkındalıklara sahip olacaksınız, ve beklediğinizin ötesinde meydana gelen şeyler olacaktır, çünkü siz dualite zihniyle beklemektesiniz.</p>
<p>Bu çok farklı olacaktır. Bundan daha fazlasını açıklayamayız. Bu, kendinizin sahip olacağı bir deneyimdir. Biz onun için rehberlerinizi salıvermenizi rica etmiştik. Biz onun için kristalleri ve enerjinizde yer tutan tüm diğer donanımlarınızı salıvermenizi rica etmiştik. Bırakın onları. Yükselişin Boşluğunda bulunun. Tanrısal Benliğiniz ancak o zaman ortaya çıkabilecektir. Ve tekrarlıyoruz, bu olacağını sandığınız HİÇBİRŞEYE benzemeyecektir.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Dokuzuncu Dersi : siz Yeni Enerji yaratmaktaSINIZ. Siz bu Yeni Enerji sözcüğünün sadece Yeni Çağ yerine konan bir söz olduğunu sandınız! Öyle değildir. Yeni Enerji yeni bir fiziktir ve o şimdi olmaya başlamaktadır. Biz Yeni Enerjiden söz ederken, BUNU YARATAN SİZSİNİZ.</p>
<p>Cauldre şimdi bizi azarlamakta ve lafın uzadığını söylemektedir. Gerçekten, gerçekten de uzadı. Yükselişin Boşluğunda bulunmanın nasıl bir şey olduğu anlayışını, tanrısallığın ortaya çıktığı bilişini, yeni bir enerjinin geldiği bilişini aceleye getirmek istemedik. Bu şimdi olmaktadır. Bu olağanüstüdür. Bu binlerce yıl sonra olmaktadır. Bu şimdi olmaktadır. Ve siz bazen yolculuğunuzun neden zorlu olduğuna mı şaşmaktasınız?</p>
<p>Gautama, o zamanki yolculuğunun onun için de zor olduğunu, ama sizinkiyle kıyaslanamayacağını söylemektedir. Dualite dalgaları, bu iniş ve çıkışlar daha yayılmış bir haldeydi. Ve Buda olarak yaşadığı yaşamında, bunlar şimdiki kadar yüksek ya da alçak değildi. Sizinkiler şimdi çok sıkıştırılmış bir haldedir. Dalgalar çok hızlı gelmektedir. Yüksek yükseklikler ve alçak alçaklıklar vardır. Bunlar şimdiye kadar olduğundan çok daha hızlı bir biçimde taklalar atıp, yön değiştirmektedir. Bu size gerçekten bir meydan okuma yaratmıştır. Gerçekten!</p>
<p>Gautama’nın yolculuk öyküleri anlattığını da belirtiriz. O günlerde hepimiz yolculuk öyküleri anlatmıştık. Bazı şeyleri bu şekilde açıklamıştık. Aydınlanmaları bu şekilde ifade etmiştik. Ve gerçekten, Siddhartha’nın bile dört farkındalığı…ve dört aydınlanması olmuş….ve yol üstünde dört insana rastlamıştır. Bunu yapan sadece Ben, Tobias değilim! (birkaç kahkaha)</p>
<p>“Dört” rakkamının bir önemi vardır. O Yeni Enerjidir. Ve, yolda olan Shaumbra’nın her öyküsünün bir önemi vardır. Shaumbra gerçeği (bulmak için) yolculuğa çıktığı zaman, SİZE üstat diyen varlıklar size eşlik eder. Bunlar Yeshua, ve Metatron, ve Gautama ve tüm diğer adları taşırlar. Çünkü siz hiç bir zaman yalnız değilsiniz. Biz sizi candan sevmekteyiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 05 Mayıs 2002</div>
<div class="tarih">Ders Dokuz: Siz Yeni Enerji Yaratmaktasınız</div>
<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>Tobias: Ve öyledir sevgili dostlar, kutsal tapınağınızın enerjisine geri gelmekteyiz. Yeni Enerji, varlığınızın kendisinden ortaya çıkarak, sızmaya başlamıştır. Soru ve yanıtlar bölümümüze geçerken çalan bu şarkı (Over the Rainbow) çok uygundur, çünkü daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, siz Yuva’ya gitmemektesiniz. Gitmemektesiniz.</p>
<p>Siz Yuva’yı çok uzun bir süre önce kim olduğunuzu keşfetmek, İlk Çemberdeyken bilinemeyecek bir gerçeği keşfetmek için muazzam bir yolculuğa çıkmak üzere terk ettiniz. Yolculuk çok ilginç olmuş ve birçok deneyim içermiştir. Yeniden Yuva’da olmak isteğine, bu yolculuğu bırakıp geldiğiniz yere geri dönmek arzusuna sahip olduğunuzu biliyoruz. Ama, Gautama’nın (Buda’nın) da kendi uzun yolculuğu sırasında anladığı gibi, siz hiç Yuva’ya dönmemektesiniz. Yuva’ya geri dönemezsiniz, çünkü siz yeni bir bilinç düzeyindesiniz ve bu bilinçle Yuva’ya dönmek pratik değildir.</p>
<p>Yuva size gelecektir. Size ulaşmak için Yuva genişlemektedir. Şu anda olmakta olan şey budur. Metatron’un temsil ettiği Yuva enerjisi Dünya’ya gelmektedir, size gelmektedir. Siz bir tamamlanma noktasına gelmektesiniz, bir yolculuğun sonuna değil. Gautama bile yolculuğun devam ettiğini anlamıştır. Yolculuk devam ediyordu. Gerçek tekamül etmektedir.</p>
<p>Siz bir sonraki döngüye geçmeden önce, bir tamamlanma, bir sona erme noktasına gelmektesiniz. Tamamlanma, sonu olan bir kaynaktan, aslında dualitenin iki enerjisinin sadece görünüşünü ve görüntüsünü değiştirdiğiniz bu dualite oyunundan çıkarak, Yeni Enerji yaratmaktadır. Şimdiki yeni kimliğiniz ve bilişinizle, Yeni Enerjilerin yaratılmasını mümkün kılmaktasınız, ve aynı zamanda da Yuva’nın size gelmesini mümkün kılmaktasınız.</p>
<p>Biz Yeni Enerji hakkında bugün çok konuştuk. Belki de kendi kendinize şöyle düşünmektesiniz, “Bunun bugün benimle ne ilgisi var? Bu, benim bugünkü yaşantımı nasıl düzeltir?” Bu Yeni Enerjinin sonuçları çok geniştir. Çok geniş kapsamlıdır. Bu, şu kapıdan çıktığınız anda sizi etkileyecek bir şey olmak zorunda değildir. Ama önünüzdeki günlerde ve anlarda sizi etkileyecektir. Zaten içinizde olan çözümün, bu boşlukta size gelmesine izin verirseniz, etkileyecektir.</p>
<p>İnsanlar, zorlamak, ve bir şeyin yerine başka bir şeyi koymak, ve mücadele etmek ve tutunmak eğilimine sahiptirler. Bu, dualitenin yöntemiydi. İnsanlar “boşluğu” sevmez. Onlar bu yerde rahatsız olurlar. Sözünü ettiğimiz şey, karanlık değildir. Hatta bir vakum bile değildir. Boşluk, bir hiçliktir, bir duraksamadır. O, sessizliktir.</p>
<p>Bu Yükseliş Boşluğuna gittiğinizde, içinizden bir şey yükselecektir. Aradığınız çözümün güvencesi, bir başka insanda bulunamaz. Aradığınız çözüm belki de, olduğunu sandığınız şey değildir. Onun için biz, sizden beklentilerinizi (agendaları) salıvermenizi rica etmiştik. Beklentilerinizi saldığınız zaman, sonucun ne olacağına dair önyargılarınız, kısıtlamalarınız ya da fikriniz olmaz. Beklentiyi bırakmak, bir anlamda sonuçla ilgili beklentisiz olmak, boşlukta olmaktır. Yeni Enerjideki sonuçlar, dualitede olduğundan çok daha muazzamdır.</p>
<p>Shaumbra, çoğunuz dualiteyi daha kolay ya da daha iyi bir hale getirmeye çalıştınız. Burada olmanızın nedeni bu değildir. Siz yeni ve gelişmiş bir dualiteyi yaratmak için burada değilsiniz! (kahkahalar) Siz, Yeni Enerjinin yaratılması için burada bulunmaktasınız. Siz, dualitenin aşılarak bu yeni bilince geçeceğiniz anda olmak için burada bulunmaktasınız. Oraya ulaşmak demek, eskiyi salıvermek demektir, bu duraksama yerinde bulunmak, yeninin farkındalıklarına gelmek demektir.</p>
<p>Yeni Enerjide, yaşantınızda süptil değişiklikler olacaktır. Örneğin, Cauldre’nın bugün anladığı gibi, Yeni Enerjide zaman sapmıştır. Zaman, dualitede deneyimlediğiniz gibi doğrusal (lineer) değildir. Zaman algınız oldukça değişecektir. Bu bir anlamda iyidir, çünkü böylelikle zamanın yeni yanlarını ve onunla çalışabileceğiniz yeni yolları öğrenebilirsiniz. Belirli bir zamanda işte olmak zorunluluğu gibi zamana bağlı yaşantısı olan kişiler için bu bir anlamda zor olacaktır. Bununla başa çıkmanın daha zor olduğunu göreceksiniz, çünkü şimdiye kadar sahip olduğunuz zaman algılaması, artık mevcut olmayacaktır.</p>
<p>Uzayla da durum aynıdır. Uzay farklı görünecektir. Şimdiye kadar klostrofobisi olmayan kişiler, Yeni Enerjide kısa bir süreliğine dar yerlerde bulunmaktan korkacaktır. Bu küçük yerlerde bulunmaktan (şu anda) korkan kişilere ise, belki de bu yerler o kadar küçük görünmeyecektir. Uzay da değişecektir. Zaman… uzay… derinlik değişecektir.</p>
<p>Çevrenizdeki dualite ögelerinin birçoğu değişecektir. Şeyler bu kadar doğrusal (lineer) olmayacaktır. Siz bir doğru üzerinde gitmeye alışmışken, şeyler sanki girdap gibi hareket ediyor görünecektir. Doğrusal (lineer) bir varolma biçimi yaratan bağları salıvermektesiniz. Siz şimdi, herhangi bir yönle kısıtlanmamış olan, herhangi bir aşamayla kısıtlanmamış olan, spiral biçimindeki bir varoluşa doğru gitmektesiniz.</p>
<p>Eski dualite enerjileri gitmektedir. Biz, Yeni Enerjinin bazı yanlarını sizinle paylaşmak için burada bulunmaktayız. Oh, biz gelecek aylar boyunca sizinle bunun üzerinde kesinlikle çalışıyor olacağız.</p>
<p>Ve şimdi, bunu da söyledikten sonra, sorularınızı yanıtlamak bizi mutlu edecektir.</p>
<p>SORU:  Tobias, yedi mühürü nasıl ortadan kaldıracağımızı lütfen açıkla.</p>
<p>TOBIAS: Onları güç ya da baskıyla ortadan kaldırmazsınız. Siz onları salıverirsiniz. Onları salıverirsiniz. Son toplantımızda Metatron’un da söylediği gibi, onların hepsi birlikte açılır. Onlar birlikte açılır. Kendinizi, elinizde bir çekiçle bu mühürleri kırmaya çalışırken imgelemeyin! Bu kesinlikle onların şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla sıkışmasına neden olacaktır. İlle de (bir şey yapmak istiyorsanız), daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, sadece kendinizi sevin. Siz basit bir biçimde, geçmişinizin yeni anlayışlarına, yeni bilgeliklere gelmektesiniz. Kendinizi yargılamak ve değersiz olduğunuzu düşünmek yerine, yolunuzda karşılaştığınız herşeyin bir amacı olduğu bilişine gelmektesiniz. Onun için Buda bugün gelmektedir, sizinle birlikte oturmak için, kendi yolunun enerjisini ki o da uzun ve zorluydu, paylaşmak için.</p>
<p>Bu yedi mühür, Yükseliş Boşluğuna girdiğinizde, bu daha-yaratılacak-olan “şimdi”ye girdiğinizde, bu daha-yaratılacak-olan bilince girdiğinizde ve onun içinde oturduğunuzda açılır. Mühürler ancak o zaman açılır. (kendi kendine güler) Kıyının temiz olduğunu o zaman bilirler. Siz onlara dualite bilinciyle engel olmamaktasınızdır. Bu Yükseliş Boşluğuna geldiğinizde, aslında bu mühürlerin o kadar da sıkı sıkıya mühürlenmiş olmadığını anlayacaksınız. Ama suyun içinde bulunan bir nesnenin karşılaştığı basınç gibi, onların üzerinde de, açılmalarını engelleyen bir basınç vardı. Siz çevrenizdeki dualiteyi salıverdiğinizde, basınç da ortadan kalkmış olur. Artık, mühürleri yerinde tutacak dualite ögesi ortadan kalkmış olur.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, ve sevgili Gautama, yıllardır budist tarzı meditasyonu öğreten biri olarak, çoğu insanın kendisiyle başbaşa zaman geçirmeden, başka bir deyişle, meditasyon yapmadan boşluğu ya da izin verme alanını nasıl deneyimleyebileceğini anlamıyorum. Bir de, daha önce hiç var olmamış bir Yeni Enerjiyi şimdi nasıl ve neden yarattığımızı da pek anlayamıyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Bizim bakış açımıza göre ve bizim tarafa geçiş yapanlara da söylüyoruz bunu, beklenti içinde meditasyonda oturan o kadar çok insan vardı ki. Zihni temizlemeye çalışan çok kişi vardı. Ve bildiğiniz gibi, bu pek de işe yaramamıştır. Engelleri diktiğiniz ve enerji dalgalarının gelmesine mani olduğunuz, reddetme zamanlarıydı bunlar. Sonuç olarak, siz meditasyon denilen bu şeyle çok mücadele ettiniz.</p>
<p>Bazı insanlar da meditasyonu, “şimdi”yi yaşamanın reddetme biçimi olarak kullandılar. Onlar meditasyonu, dualiteden, insanlıklarından ve çevrelerindeki yaşamdan kaçmak için kullandılar. Yükseliş halinde bulunmak demek, anda bulunmak demektir. Eğer andaysanız, meditasyon yapmaya gerçekten gerek yoktur. Meditasyon YAPMAYA ihtiyacınız yoktur. Siz yürüyen, yaşayan, soluk alan bir meditasyon OLURSUNUZ.</p>
<p>Şimdi, meditasyondan öğrendiğiniz şeylerden biri de, kendinizi yeniden enerjiyle doldurmak ve yenilenmek için yalnız olacağınız bir alana ihtiyacınız olduğu idi. Ama şimdi uzun yürüyüşler yapanlar….sessiz bir alan bulanlar ve özellikle de araba kullanırken….bu kişiler, bunun, eski meditasyon biçimlerinden çok daha tatmin edici olduğunu bilmektedirler.</p>
<p>Biz meditasyonun yanlış olduğunu söylemiyoruz, çünkü bu onu yargılamak olurdu. Biz sizin meditasyon noktasının ötesine geçtiğinizi söylemekteyiz. Gautama meditasyon yaparak çok, çok zaman geçirmiştir, zihni temizlemeye çok, çok zaman harcamıştır, ama o bile bunun nihai gerçek olmadığını farketmiştir. Değildi.</p>
<p>Boşluk farklıdır. Boşluk, durumu bir an için bir kenara koymaktır. Başka bir şeyle yerini doldurmaya kalkışmamaktır. Biz sizin İkiz Kuleler örneğini kullandık. Eski enerji gümbür gümbür yıkıldı. Onun yerine başka bir şey koymak zamanı değildir. Yaşamınızdaki şeyler değişmektedir. Belki de ilişkiler gibi, ya da iş gibi, ya da hatta bir süreliğine sağlık gibi şeyler enerjisel olarak sizden alınmaktadır. Dışarı çıkıp da, bunların yerine başka bir şeyi koyma, bunları tamir etme, düzeltme eğilimi vardır.</p>
<p>Hastalandığınızda, onu hemen düzeltmek istiyorsunuz. Yükseliş Boşluğunda olun. Bedeninizde geçici bir dengesizliğin olabileceğini bilin. Tanrısal varlığınızın, tıbbınıza göre çok daha muazzam bir çözüm sağlayacağını bilin. Ama insanlar, siz herşeyin yerine başka bir şeyi anında koymak istiyorsunuz. Meditasyonu sizden aldığımız için, onun yerine başka bir şey koymak istiyorsunuz. Törenlerinizin yerine başka bir şey koymak istiyorsunuz. Bu bir “hiçlik” zamanıdır, hiçbir baskının ya da mücadelenin olmadığı bir zaman. (Bu zamanda bir şeyin yerine, başka bir şeyi) koymaya çalışmazsınız. Korkmaz ve paniklemezsiniz. Bu tanrısal bir andır. Yanıtlar bu anda ortaya çıkar. Eğer zihninizde mücadele ettiğinizi, varlığınızda mücadele ettiğinizi farkederseniz, büyük bir olasılıkla doğru yönde gitmiyorsunuz demektir. Hala dualiteyle mücadele ediyorsunuz demektir.</p>
<p>Tekrarlıyoruz, önünüzdeki ay boyunca bunu denemenizi rica ediyoruz. Bir şeyi farkedeceksiniz – yaşamınızdan çıkıp giden şeyin yerini doldurmak arzusunun anında ortaya çıktığını farkedeceksiniz. İkiz Kulelerin görüntüsünü anımsayın. Hatta bugün orada hiç bir şeyin, hiç bir şeyin olmadığı görüntüsünü televizyonda gördüğünüzü anımsayın. Onların yerine gerçekten bir şey koymak istiyorsunuz, ama bunu yaparsanız, o zaman bunu dualitede var olan bir bilinçle yapmış olacaksınız. Bunu yapacağınıza, Boşluğa gidin. O zaman, bir sonraki adımları anlayacaksınız.</p>
<p>Yeni Enerjiyle ilgili açıklamalarımız, enerjileri anlamaya çalışarak kendi aranızda yapacağınız birçok tartışmaya neden olacaktır Buna analitik bir biçimde yaklaşarak, enerjinin nasıl çalıştığını değerlendirmeye çalışacak ve tartışacak kişiler olacaktır. Büyük bilim adamlarınızdan biri bile (Albert Einstein) enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği sonucuna varmıştı – o zamanda varılan parlak bir sonuçtu bu. Ve yıllar öncesi için uygundu bu.</p>
<p>Daha sonra sözünü edeceğimiz ve enerjinin yeni denklemini açıklayan yeni bir denklem vardır. Bu denklem, yeni enerjinin nasıl yaratılabileceği ile ilgili bir teori sunacaktır. Başlangıçta bu bir teori olacaktır. Ama bildiğiniz gibi, teknoloji (bu teoriyi) izleyecektir. Eğer bilincin yeni bir enerjisini yaratmaktaysanız, yakında, çok yakında, bunu pratik dünyanızda da nasıl yaratacağını anlayacak kişiler olacaktır.</p>
<p>SORU: “Enoch Anahtarları” (kitabında), yükseliş işlemi için “sıfır noktası”na ihtiyaç duyulduğu yazar. Dünya bu noktaya geldi mi? Eğer gelmediyse, geleceği zaman aşağı yukarı ne zamandır ve bizim üzerimizdeki etkisi ne olacaktır?</p>
<p>TOBIAS: Yolculuğunuz sırasında Shaumbra olarak sizlerin içinden geçtiği birçok “sıfır noktası” olmuştur. Bunların çoğunu hatırlamaktasınız. Bunlar aynı zamanda, buhran dönemleri olarak ortaya çıkmıştır. Bu Enoch Anahtarları’nda sözü edilen şey, ille de Yükseliş Boşluğu değildir. Benzerdir ama aynı enerjiden değildir. Bu kitabın farklı bir zamanda ve bilinçte yazıldığı anımsanmalıdır. Bu kitap dualitenin anlaşılmasına yönlenmiştir. Ve incildeki yazıların daha derinden anlaşılmasını sağlamaktadır. Ve o zamanlar, insanların Yeni Enerjiye girmesi mümkün değildi, onun için de bir kitabın, (Yeni Enerjinin) ne olduğunu tam olarak anlatması mümkün değildi.</p>
<p>Şimdi, yol üstünde yükselişe götüren “sıfırlar” vardır. Ama bunlar daha çok, “hiç-birşey” hakkında, “hiç-birşey” ve “hiç-birşey” yapmamak hakkında konuştuğumuz oturumlarda sözü edilen dönemler gibidir. Bunlar, eylemlerin durması gereken, kendinizi yeniden enerjiyle doldurabileceğiniz dönemlerdir. Ama bu, sözünü ettiğimiz Yükseliş Boşluğundan oldukça farklıdır. Bu, içine girdiğiniz bu dönemden ve bilinçten çok farklıdır. Burada bir şeyin yerini doldurmaya ya da onu yeniden yapılandırmaya çalışmazsınız, ama buna rağmen tanrısal yanıtınızın ortaya çıkmasına izin verirsiniz.</p>
<p>SORU:  Lütfen biraz daha Gülün Meyvesi ve nasıl tezahür ettiği hakkında konuş. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gülün Meyvesi, tanrısal soyunuzdur. Bugün açıkladığımız boşlukta oturduğunuz zaman, gerçek anlamda ortaya çıkar ve tezahür eder. O, daha ortaya çıkartılmamış çözümdür. O, nötr ya da<br />
uyku halinde olan potansiyel bir çözümdür. Ama o herzaman orada olmuştur. O, aradığınız tüm yanıtlardır, ama uygun zamana kadar farkındalıklara erişmeniz mümkün değildi. Biz bir anlamda, kendiniz için yanıtları zaten yolunuza gömdüğünüzü, daha önce söylemiştik. Daha oraya gelmeden, tüm potansiyel yanıtları zaten yaratmıştınız. Gülün Meyvesi budur. O sizin tanrısallığınızDIR. Yuva’dan beraberinizde getirdiğiniz Tanrı parçanızDIR. Ruh’un özüyle kaynaşmış, bireysel kimliğinizdir.</p>
<p>Şimdi bu, yanıtların şimdiden gerçekleştirildiği anlamına gelmemektedir. Bu, çözüm enerjisinin orada olduğu anlamına gelmektedir. Yine de, insan biçimi içinde yaşayan, “şimdi”de yaşayan sizlerin, çözümü gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Bu da, varlığınızın tüm düzeyleriyle buna katılmanızı ister sizden. Tanrısal bilinciniz, şimdi açılmakta olan yedi mühürün arkasında bulunmaktaydı. Gülün Meyvesi, farkedilmemiş, ama her zaman orada olmuş olan çözümdür. Gülün Meyvesi, çözümün kesin yol haritasını ve yönlerini içermez, ama çözümün gerçekleştirilmesi için gerekli olan tüm enerjiyi içerir.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, (bana gelen) vahiylerimi bir kenara itmeden önce, bana, beni çok heyecanlandıran, kararsızlığa düşüren ama yine de heyecanlandıran bir vahiy fikri verildi. Benim bilmek istediğim, bunun hala uygun olup olmadığıdır ve sadece kendim için değil – hernekadar kendim için de uygun olup olmadığını bilmek istesem de – başkaları için de, daha fazla vahiyler ve bu tür şeyleri ortaya çıkartmak fikrine ve isteğine sahip olan ya da olacak olan diğer insanlar için de. Biz bunları ortaya çıkartırsak, kenara konacak daha fazla araçlar mı ortaya çıkartmış olacağız? Bütün bu araçlarımla “şimdi”me getirildiğimi bilmiyordum. Bunlara ihtiyacım vardı. Bunlara hala ihtiyaç var mıdır ve uygun mudur? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle, bunları bir kenara koymak zamanıdır. Kendi sorunun arkasında yatan enerjiye bir bak. Bir anlam ve yön eksikliği mevcuttur. Soruyu yazarken, varlığının en derin düzeylerinde yatan yanıtın içsel anlayışı da vardır. Bunları bırakmak zamanıdır. Onurlandır onları, ama salıver aynı zamanda. Sevgili dostlar, Shaumbra’nın en büyük meydan okumalarından biri de, birçok şeyi, size candan gelden çok şeyi salmanızı istemiş olmamızdır. Bazı kişilerin geceleri hala yastığının altında bazı şeyler tuttuğunu biliyoruz. (kahkahalar) Kitapları belki, belki de teknikleri. Ama kesinlikle kristalleri. Bunlar başınızı acıtmıyor mu? (kahkahalar) Bunların tümünü salıvermek zamanıdır, onurlandırmak ve bırakmak zamanıdır.</p>
<p>Şimdi, çoğunuz için bu ürünler ve programlar….bunlar geçiminizi sağlayan şeylerdi. Başkalarına öğrettiğiniz şeylerdir. Ve bunları bırakırsanız eğer, yaşamınızı nasıl kazanacağınız korkusu mevcuttur. Yaşamınızı nasıl kazanacaktınız? Onun için çevrenize bakınıyor ve ne yapıyorsunuz? Onun yerine başka bir şey koymak istiyorsunuz. Hatta Tobias ve Gautama’nın size yeni bir araç vermesini istiyorsunuz, öyle değil mi? Bıraktığınız şeyin yerini doldurmak istemiyor musunuz? Ve bugünün bütün açıklamalarında, vurguladığımız nokta işte budur.</p>
<p>Başka bir şey VARDIR. Size ne olduğunu söyleyemeyeceğiz, çünkü biz bile bilmiyoruz. Ama bu Yeni Enerjide olan bir şeydir. Bu vahiylerden, ya da tutunduğunuz diğer şeylerin herhangi birinden çok daha muazzam bir çözüm ve tatmindir. Dualite kalıntılarına tutunarak Yeni Enerjiye giremezsiniz. Eğer bir şeyi aradan geçirebileceğinizi, kaçırabileceğinizi sanıyorsanız (kahkahalar), uygun olmadığını size söyleyecek biri kapıda duracaktır. (kahkahalar) Güvenlik kameralarınızın güçlü olduğunu düşünüyorsunuz! Ama bir de Yeni Enerji (taşıtına) binmeye kalkın…bizim çok daha güçlü kameralarımız vardır!</p>
<p>Zor olduğunu biliyoruz. Eskiyi bırakmak konusunu düşündükçe, çoğunuzun içinde yükselen paniği hissedebiliyoruz. Ancak bu sadece sizinle ilgili olan bir şeydir. Başkalarına öğretilmesi uygun olan şeyler hala vardır. Ve yaptığınız uygulamalar ya da uyguladığınız metotlar için size geliyorlarsa…hala kapınızı çalıyorlarsa, o zaman onu öğretmek uygundur. Ama SİZİN için, yepyeni bir bölgeye, bugün sözünü ettiğimiz Yeni Enerjiye girmek zamanıdır.</p>
<p>Sevgili varlıklar, bugün sahip olduğunuz zihinle, Yeni Enerjinin muhteşemliğini, sevgisini, bütünlüğünü hayal etmeniz bile mümkün değildir. Onun için, anlamaya çalışmayın. Anlamaya çalışmayın. Yükselişin Boşluğuna gelin. Yanıt, içinizden yükselecektir. Bu, Gülün MeyvesiDİR.</p>
<p>Oh sevgili varlıklar, bazılarınız az sayıda şeylerle, yaşamınızda bu deneyimden geçmiştir. Ve böyle bir zamanda ne yaparsınız? Şöyle dersiniz, “Ah, bunu hayal bile edemezdim. Geçmişe neden o kadar sıkı tutundum ki? Neden o kadar sıkı tutundum? Neden kendime güvenmedim? Neden salıvermek için ve tanrısallığımın orada, benim içimde olacağını bilmek konusunda kendime güvenmedim?”</p>
<p>SORU:  Tobias, 19 Mayıs bize ne getirecek?</p>
<p>TOBIAS: Aslında hiçbirşey. (kahkahalar) Yıldızlarınıza bakıyor ve büyük olaylar bekliyorsunuz. Bundan hala bıkmadınız mı? (Beklediğiniz şeyler) meydana gelmiyor! Bu, zihni ya da ilgiyi başka bir yöne çekmektir. Uygun değildir. Siz sürekli, bir şeyin yerine başka bir şeyi koymaya çalışıyorsunuz. 19 Mayıs’ta Boşluğa gidin ve göklere bakmayı da bırakın!</p>
<p>SORU: Tobias, gezegende bulunan kadınların statüleriyle ilgili bir görüş sunabilir misin? O kadar çok eşitsizlik söz konusu gibi görünüyor ki, ve birçok durumda, kadınlar seks objesi olarak görülmekte. Gelecekte bir dengenin oluşacağını hissediyorum. Yorumun nedir? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Sevgili varlıklar, dengenin şimdi oluşmakta olduğunu söylemek bizi mutlu etmektedir. Dünya üzerindeki kadınların kapsamlı bilincini okuduğumuzda ve bir yıl önce bunun sözünü ettiğimiz zamanla kıyasladığımızda, değişim gerçekleşmişTİR. Meydan okuyan durumlarınızdan bazıları, kadınların rolüne yeni bir odak yerleştirmiştir. Ve Shaumbra olarak sizin bilinciniz, eril enerjide kökleşmiş bu kurumları kesinlikle değiştirmiştir. Bir yıldan daha az bir zaman önce sizinle konuştuğumuzdan bu yana olan şeylere bir bakın. Değişikliklere ve manşetlere bir bakın.</p>
<p>Bu, değişmeye devam edecektir, çünkü erkek ve dişi arasında bir denge olmak zorundadır. Ve her iki taraf, her iki taraf için bir saygının olması gerekmektedir. Hepiniz eril ve dişil ögeleri içermektesiniz, hepiniz. Eski eril enerjinizi, sadece dişil bir enerjiyle değiştiremezsiniz. Bunun dengede olması gerekir. Bilincinizin eril kısmına da saygısız davranmayın ya da onurlandırmamazlık etmeyin. Ama, dişil kısmının da ortaya çıkmasına izin verin. Göreceksiniz.</p>
<p>Dişi enerjinin Dünya üzerinde yeni bir dengesini göreceksiniz. Özellikle de çevrenizdeki insanlarda göreceksiniz bunu. Bu insanlar kadınsa, eril yanlarını, erkekse, dişil yanlarını nasıl bütünleştirdiklerine hayret edeceksiniz. “Gay (homoseksüel)” dediğiniz kişilere yeni bir hoşgörüyle bakılacaktır. Onlar, eril ve dişil enerjinin çok daha iyi bir dengesini getirmiş kişilerdir. Onlar, meydan okumaların olacağını bilen, onlara günahkar denileceğini bilen, sapık denileceğini bilen kişilerdir. Onlar eril ve dişilin daha yüksek düzeydeki dengesini getirirken, bunu biliyorlardı. Bu, hem eril, hem de dişille bütünleşilebileceğini dünyaya göstermenin bir biçimiydi.</p>
<p>Bu enerjinin tümü, dualitenin açıldığını, değiştiğini, dönüştüğünü ve 4 rakkamında Yeni Enerjiyi yarattığını gösterir işarettir. Özellikle dişil enerjiyi bütünleştirmek amacıyla zorluklara katlanmış bu insanlara teşekkür edin. Bunu içselleştirebilmek için bilinç düzeyinde çok çalışmış olan bu insanlara teşekkür edin. Çevrenizdeki dünyada olup bitenlere bir bakın. Her iki enerjiye de, hem eril, hem dişile yepyeni bir saygı ve anlayış söz konusudur.</p>
<p>Ama bu değişimler olmaktayken, dualite aşağıya çekilmekteyken, dengesiz eril-dişil enerji yeni ve kutsal bir dengeye geri gelmekteyken, son kez karşı koyan enerjilerin de olduğunu anımsayın. Bunlar değişmek istememektedir. Metatron’un sözünü ettiği bu şeyleri, sizi belki sarsacak, belki dengeden çıkartacak bu şeyleri haberlerde göreceksiniz. Ama bu sadece, tutunmaya çalışan, tutunmaya çalışan Eski Enerjilerdir.</p>
<p>Sevgili varlıklar, bugün burada çok kapsamlı konuştuk. Ve gelecek derslerde Yeni Enerji hakkında konuşmaya devam edeceğiz. Bu tapınağınızdan çıkıp da, söylediklerimizi unutarak dualiteye geri dönmemenizi rica ediyoruz. Bu aracı, Yükseliş Boşluğunu kullanın. Onu kullanın. Yeni anlayışlara gelin. Birşeylerin yerini hemen doldurmak zorunda olmadığınızı bilin. Bu, zaman zaman korkutucu gelebilir, çünkü içinizdeki dualite, bu boşalan yere birşeylerin konmasını isteyerek bağırıp çağırabilir. Ama bu yükseliş enerjisinde, yanıtlar gelecektir size, daha önce hayalini bile kuramayacağınız çözümler, tatminler, birşeyleri yeni biçimlerde gerçekleştirmeler ve düşünmeler gelecektir size. Bununla çalışın sevgili dostlar.</p>
<p>Bugün burada sizinle birlikte olabilmek bize mutluluk ve sevinç vermiştir. Ve biz sizinle rüyalarınızda ve aynı zamanda günlük yaşamınızda çalışıyor olacağız. Sizi candan sevmekteyiz. Gautama şimdi size eğilmektedir. O gerçekten çok duygusallaşmaktadır. Gerçek aydınlanmış kişileri görmektedir. Kendisinin hiç giremediği yeni bilince, sizin girdiğinizi görmektedir. Buda sizi gerçekten onurlandırmaktadır.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/05/05/ders-dokuz-siz-yeni-enerji-yaratmaktasiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metatron Özel Mesajı: Bilinç Günü</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/04/07/metatron-ozel-mesaji-bilinc-gunu/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/04/07/metatron-ozel-mesaji-bilinc-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2002 15:06:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=142</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
(Çvr. notu: Bu toplantı ilk kez İnternet üzerinden canlı bağlantıyla yayınlanmıştır.)
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bu çok özel günde, “şimdi”nin enerjisinde sizinle yeniden biraraya gelmekteyiz. (Bu enerji) tüm insanları kapsamaktadır…doğrudan bu alanda bulunan kişileri, ve şimdi bu enerjiye bağlanan (Internetten) herkesi. Ve daha sonraki bir tarihte bunu okuyacak olan herkesi. Onlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>(Çvr. notu: Bu toplantı ilk kez İnternet üzerinden canlı bağlantıyla yayınlanmıştır.)</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bu çok özel günde, “şimdi”nin enerjisinde sizinle yeniden biraraya gelmekteyiz. (Bu enerji) tüm insanları kapsamaktadır…doğrudan bu alanda bulunan kişileri, ve şimdi bu enerjiye bağlanan (Internetten) herkesi. Ve daha sonraki bir tarihte bunu okuyacak olan herkesi. Onlar da, bu “şimdi” anında burada oturmaktadır. Dünyanın her tarafından Shaumbra toplanmaktadır. Aynı “şimdi”de olmak için, aynı fiziksel alan ya da zamanda bulunmak zorunda değilsiniz. Aynı odada bulunmak zorunda değilsiniz, çünkü hepiniz aynı alandaSINIZ.</p>
<p>Perdenin bu yanında bulunan bizler, özellikle de bir zamandır insan biçimi üstlenmemiş olanlarımız, insan teknolojisinin enerjisine bayılıyoruz. Teknolojinin pek de harika bir şey olmadığını düşünen insanlar vardır. Ama sevgili varlıklar, sevgili varlıklar, teknoloji, bilincin SONUCUDUR. Teknoloji hiç bir zaman insanlığın bilincinden daha büyük olamaz. Teknoloji, bilincinizi izler. Onun için, İnternet gibi araçlar söz konusu olduğunda, şöyle diyecek bazı kişiler olabilir, “Bu iyi bir şey değildir. Bu karanlığa ya da kötülüğe alet olabilir.” Ama sevgili dostlar, bu bilincinizin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır, onun için onu onurlandırın.<br />
<span id="more-142"></span><br />
Bugün bilinç hakkında çok konuşacağız. Biz bu günü “bilinç günü” olarak, sizin ve Dünyanın değişen bilinci olarak adlandıracağız. Bu gerçekten özel bir gündür, çünkü Shaumbrayla toplandığımız bu zamanda ve burada genellikle ders yapıyor olurduk. Sizinle birlikte belirli bir anlayışı irdeler olurduk.</p>
<p>Ama bu dersin yerine, Metatron, dünyanın her yanında bulunan Shaumbraya, sözcüklerle verilen bir mesaja sarıp sarmalanmış bir enerjiyi iletmek istediğini bildirdi bize. Geride yatan mesaj ve enerjinin zamanı yoktur ama şimdi içinde bulunduğunuz ana çok uygundur.</p>
<p>Şimdi, yeni bir fiziksel alanda olduğunuzu görüyoruz. (Kırmızı Çember toplantılarının yapılacağı yeni toplantı yerini kastetmektedir.) Gittikçe daha büyük alanlara taşınıp durduğunuzu görüyoruz! (kahkahalar) Sizi fiziksel olarak çevreleyen duvarlar bizim için hiç farketmez, çünkü sizi buraya toplayan enerjidir.</p>
<p>Değişikliği, enerjinin yapılanmasını ve tüm enerjilerin biraraya gelmesini belki hissedebiliyorsunuz. Bu bir anlamda, sizin tarafınızdan, “şimdi”de olan insanlar tarafından yaratılmış bir enerji topudur. Bu, bu alanın merkez noktasından parlayan bir enerji topudur. Bu, tarafınızdan yaratılmıştır.</p>
<p>Ve, onun sevgi ve bilinç enerjisi, fiziksel bedenlerinizden, İnternetinizden yayılmaktadır. Bu yeni alanda yarattığınız bu bilinç topu, bu alanın duvarlarından bile Dünyanıza ve tüm evrenlerinizden yayılmaktadır. Biz bunu perdenin bu tarafından hissedebilmekteyiz. Siz de, yarattığınız bu alanda onu hissedebiliyor musunuz? Toplu bilincinizi, Ah Dili kanalıyla varlığınızda hissedebiliyor musunuz?</p>
<p>Sevgili varlıklar, Shaumbra, Kırmızı Meclis, Metatron ve Yuva enerjilerini nefesinizle içinize çekmek için bir an durun. Bu enerjileri derin derin varlığınıza çekin. Onu “şimdi”nize getiren ve demirleyen bu basit nefestir. Bu basit nefes, içinizde büyümekte olan tanrısalı ateşlemektedir. Onun için, derin nefesler alın şimdi, sevgili varlıklar. Bunu nefesinizle içinize çekin. Burada, ailenin olduğu bir yerde bulunduğunuzu bilin. Sevgiyle, ama yeni bir sevgi türüyle dolu olan bir yerde olduğunuzu bilin.</p>
<p>Burada oturup da size hayran olduğumuz zamanlar vardır. Oh, size bakıyoruz. Size sadece – sizin deyiminizle – bakakalmayı, hayranlık ve hayretler içinde bakmayı seviyoruz.</p>
<p>Bugün burada, perdenin bizim yanında oturan ve size bakan biri vardır. Mira dediğiniz bu sevgili varlık da şimdi bakmaktadır. (Mira Stanley, Shaumbra Hapisane programının koordinatörü, 1 Nisan 2002’de öteye geçmiştir) O gerçekten burada bizimle ve sizinle birliktedir, ama şimdi bizim taraftan bakmaktadır. İnsan olarak sürdürdüğü bu yaşamında hiç görmediği bir şey görmektedir. Hayranlık içinde, çok hayranlık içindedir!</p>
<p>Mira şöyle demektedir, “İnsan olmayı neden seçtiğimi şimdi anlıyorum. İnsan biçimine belki de sandığımdan biraz daha çabuk dönebilirim.” Kafasını sallamakta ve şöyle demektedir, “Vay, hiç geri dönmeyeceğimi söylemiştim. Ama şimdi, insan olarak Dünya üzerinde bulunmanın nedenini görebiliyorum.Bir grup insana bakıp, çiçek açmakta olan sevgiyi gördüğümde, bu nedeni anlıyorum. Bu, çiçeklerin seyredileceği, yeşerdiklerinin ve büyüdüklerinin görülebileceği, ilk yaprakların açılmaya başladığı, ve ilk kokuların yayılmaya başladığı en güzel mevsim olan bahar zamanı, çiçekleri izlemek gibi bir şey.”</p>
<p>Bizim de gördüğümüz budur. Mira’nın gördüğü budur. Sizi bu kadar çok onurlandırmamızın nedeni budur. Şu anda size birçok mesaj yollamaktayız, her bir mesaj tek tek hepiniz için uygundur ama bunları sizinle başka düzeylerde paylaşmaktayız. Her birinize bireysel olarak ilettiğimiz bu şeyleri, Ah Dili kanalıyla duyumsayabilirsiniz. Biz size çok sesli ve türlü biçimlerde konuşmaktayız. Sizinle sadece Cauldre’nın (Geoffrey Hoppe) sözleriyle konuşmamaktayız. Ve özellikle, bugünkü gibi enerjisi yoğun günlerde, sizinle türlü yollardan konuşmaktayız.</p>
<p>Şimdi, bir dakika için, son toplantımızda (Sekizinci Ders) sözünü ettiğimiz Sevginin Yeni Anlayışı hakkında konuşalım. Sevgili dostlar, çiçek açmakta olan Yeni Bir Enerji vardır ve içinizden yükselmektedir. Ve bunun içerdiği yeni bir sevgi fiziği, enerjinin yeni bir dengesi vardır.</p>
<p>Geçmişte sevgiyi ayna aracılığıyla bilirdiniz. Ayna kanalıyla sevgiyi öğrendiniz. Sevgiyi, bu dualite oyununu –karanlık ve aydınlık, iyi ve kötü – oynayarak öğrendiniz. Bilinciniz bu şekilde gelişmiştir. Ve evet, çok sevdiğiniz kişileri, birbirinizi bulduğunuz zamanlar olmuştur. Ama bir anlamda, bu eşler ya da aile üyeleri, ya da sevgili arkadaşlar, size birer ayna olmuştur.</p>
<p>Sevgiyi, aynaya bakarak, dualite adımlarından geçerek anladınız. Onun için genellikle sonunda, sevgi sanki doyurucu olmamış gibi gelmiştir size. Onun için, eşruhunuzu bile bulduğunuzda sevgiyi aramaya devam ettiniz. Bir aile bulup da, birlikte geçireceğiniz ve sevgiyi bileceğiniz bir yaşama gelmek için onlardan doğduğunuzda bile arayışınız sürmüştür. Arayışınız devam etmişti, çünkü sevgili dostlar, bu sadece bir aynaydı.</p>
<p>Sevginin yeni anlayışında, dualite ögeleri dans etmek üzere biraraya gelir. Sevginin yeni anlayışında, artık sizden dışarıya giden, ya da sizden size yansıyan bir ayna yoktur. Sevginin yeni anlayışında, meydana gelen bir evlilik vardır. Ve bu içinizde olmaktadır. Bu, siz olan tüm ögelerdir. Bu, yeni bir aydınlanma türü olarak birleşen ışık ve karanlıktır. Bu, önceden düşündüğünüz biçimde bir ışık değildir. Ve bu, karanlığın boşluğu değildir. Bu, yeni bir aydınlanmadır.</p>
<p>Sevginin yeni anlayışında ögelerin evliliği söz konusudur. Bu ögeler hep vardı. Bunlar bir anlamda, birbirine karşı çıkmakta, birbiriyle çarpışmaktaydı. Bu eylem, enerjinin bir halden ötekine geçmesini sağlıyordu. Ama bu yeni enerji değildi. Bu sadece var olan enerjinin değişmesiydi.</p>
<p>İçinize gelmekte olan sevginin yeni anlayışında, yaratılan yeni bir şey vardır. Bu artık sadece bir bilinç biçiminden ötekine değişen bir enerji değildir. Sevginin yeni anlayışı, Yeni EnerjiDİR.</p>
<p>Biz bundan daha söz EDECEĞİZ, ve bundan sonra Yükseliş Dizisinde toplam onbir adet olacak, birkaç dersimiz daha OLACAKTIR.</p>
<p>Sevgili dostlar, sevginin yeni bir anlayışı vardır ve bunu beyninizle yakalamak zorunda değilsiniz. Onu yaratmak ya da içinizin derinliklerinden çekip çıkarmak zorunda değilsiniz. O bir bahar çiçeği gibi açmaktadır.</p>
<p>Şimdi, bir dakikalığına bilinç hakkında konuşalım. Bilinç şu anda içinden geçtiğiniz şeylerin ve Dünyanın geçtiği şeylerin anahtar sözcüğüdür.</p>
<p>Bilinç, geçmişin deneyimleriyle, gelecek potansiyelinin biraraya getirilmesi ve “şimdi”de ifade edilmesidir.</p>
<p>Bilinç, sevgili dostlar, geçmişinizin bilgeliğidir. Bilinç, içinden geçtiğiniz dualite deneyimlerinin kendisi tarafından ulaştığınız aydınlanmalardır. O geçmişin bilgeliğidir. Dualitede olmanın, savaşları ve sevgiyi deneyimlemenin, bolluk ve yokluk deneyimlemenin, doyurucu bir ilişkiyi deneyimlemenin….ve yalnız olmayı deneyimlemenin ne anlama geldiğini bilmektir sevgili dostlar. Bunların hepsi deneyimlerdir ve içinizde bir bilgelik yaratmıştır.</p>
<p>Oh gerçekten, bu deneyimlerden kalma yara izleri vardır, ama yara izleri sadece ilüzyondur. Yaralar, değiştirilmesi ve bırakılması mümkün algılardır sadece. Yara izleri ve yaralar iyileşip de yok olduğu zaman geriye kalan bilgeliktir. Ruhunuzda saf olan, saflığı bozulmamış bir bilgelik. Bu, bilincin bir parçasıdır.</p>
<p>Bilinç aynı zamanda, geldiğiniz yeri temel alan ve önünüzde uzanan potansiyeldir. Gideceğiniz yere ait çok potansiyel senaryolar yarattınız. Bir anlamda, zamanı dönüştürdüğünüz ve geleceğin potansiyeline yatırım yaptığınız söylenebilir. Ama onu deneyimlemezsiniz. Merak edenlere – geleceğin zaten yaratılmış olduğunu sananlara – söylüyoruz, yaratılmamıştır. Siz sadece potansiyellere bir göz atabilirsiniz, ama “şimdi”de olmadığınız sürece geleceği deneyimleyemezsiniz.</p>
<p>Bilinç, geçmişin bilgeliğini, geleceğin potansiyelleriyle “şimdi”de birleştirmek ve bunu ifade etmektir. Bilinç budur. Ve bilinç şimdi hızla hem içinizde, hem de Dünya üstünde değişmektedir. Çok, çok hızlı değişmektedir.</p>
<p>Sevgili varlıklar, bazılarınız kendi gücünü, kendi Tanrı-benliğini bilmek istemiştir. Bazılarınız sessiz bir biçimde oturmuş ve önündeki masaya bir taş ya da belki başka bir nesne koymuştur. Ve onu düşüncenizle ve gücünüzle yerinden oynatmaya çalışmıştınız, değil mi? Fiziksel nesnelerin havada asılı kalmasını sağlamaya çalıştınız. Mumları üfleyerek değil de, zihninizle söndürmeye çalıştınız. Masanın üstündeki o taşı, irade gücüyle hareket ettirmeye, irade gücüyle oynatmaya çalıştınız. Ve o oynamamış, hareket etmemiştir!</p>
<p>Taşı zihninizle hareket ettiremeyince de aklınız karışmış ve sinirlenmiş ve güçlü olduğunuza inanmamıştınız. Tanrıya ait formülün doğrusunu daha bulamadığınızı sanmıştınız. Ama sevgili varlıklar, ona doğru bir biçimde bakmıyordunuz. Siz gerçek olmayan bir gücü kullanmaya çalışıyordunuz.</p>
<p>Gerçek güç, bilincinizi değiştirdiğiniz zaman meydana çıkar. Kayanın karşısında şimdi oturun. Yeni bilinciniz, kayanın da bilincini değiştirir. Yeni bilinciniz, bir çaba ya da irade ya da güç kullanmak ya da itici bir güç biçiminde olmayacaktır. O sadece bir bilinç değişimidir. Kaya, doğrudan yeni bilincinize yanıt verecek biçimde hareket edecektir.</p>
<p>Dokunmadan, iradeyle zorlamadan, ya da psişik bir güç kullanmadan bir kayayı bu şekilde hareket ettirebilirsiniz. Bilincinizi değiştirin ve kayanın da bilinci değişecektir. O zaman, ona dokunmadan onu nasıl hareket ettireceğinizi bileceksiniz. Oh, ve bunu yapmak için gerçek bir çaba göstermeniz gerekmeyecektir!</p>
<p>Ama, Tobias, diyorsunuz, “Bilincimi nasıl değiştiririm?” Bu oldukça basittir. Siz sadece yanlış yerlere bakmaktaydınız. Siz bunu çok zorlaştırmaya çalışmaktaydınız. Bilincinizi nasıl değiştirirsiniz? Sadece eski bilincinizi salıverirsiniz. Tüm yapacağınız şey budur. Dünün bilincini salıverdiğiniz zaman, yeni bilincin gelmesine yolu açmış olursunuz.</p>
<p>O hep değişmektedir ve siz salıvermelerden tekrar tekrar geçeceksiniz. Enerji sadece fiziksel, zihinsel, duygusal olarak tutunduğunuz zaman acı verecek ve sıkışıp kalacaktır. Dünün gerçeği, ya da daha önceki günün gerçeği olabilecek kavramları salıverin. Eski deneyimlerin enerjisini salıverin. Geçmişin travmalarını, ve geçmişin acılarını ve acı çekmelerini salıverin.</p>
<p>Size söylediğimiz şey şudur, “Tümüyle salıverin”. Biz bunu tekrar tekrar söyledik size. Onun için “Kristalleri salıverin. Eski kitapları salıverin” dedik size. Ah, onların bilinci size bilgelik sağlamıştır, ama salıverme zamanıdır. Tutunduğunuz bu dalları bırakma zamanıdır, çünkü onlar artık bir güce sahip değildir.</p>
<p>Güç içinizdedir. Kazandığınız bilgelik içinizdedir. Bilgelik, bir kitabın içindeki sözcüklerde değildi. Bunun arkasında yatan enerjideydi. Bilgelik, kristalin içinde değildi. Kristal, kendinizle ilgili öğrendiğiniz şeylere aynalık etmiştir.</p>
<p>Siz bilincinizi değiştirmektesiniz. Eskiyi salıvermekle, onun yeni yüksekliklere fırlamasına izin vermektesiniz. Salıvermek….insanlar için bunun oldukça meydan okuyucu ve zor bir şey olduğunu biliyorum. Ben, Tobias, bir zamanlar çarıklarla yürüdüm. Salıvermek zordur. Salınanların yerini alacak yeni bir şey gelene kadar, dualite ögelerinden gelen ve salıvermeyi zorlaştıran bir korku vardır.</p>
<p>Ama Yeni Enerjinin çalışma biçimi böyle değildir. (Onun biçimi), “şimdi”nin içinde bugün, anda salıvermektir. Ve yeni bir bilinç, geçmişin bilgeliği ile, gelecek potansiyelinin kaynaşmasından oluşmuş bir bilinç anında ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Sevgili varlıklar, bilinç bu zamanda hem içinizde, hem de Dünyada hızla değişmektedir. Çok, çok hızlı değişmektedir. O kadar ki – nasıl desek – bazı kaygılarımız vardır. Bu sözcükte korku yoktur. Bizim açımızdan bir korku söz konusu değildir, ama bilincinizi değiştirmekle ve salıvermekle, içinizde çok hayran olunacak bir çalışma gerçekleştirdiğinizi görmekteyiz. İnsanlığın bir bütün olarak bilinci, herşeyin şu anda çok hızlandığı, çok çabuklaştığı bir noktaya dönüştürdüğünü görmekteyiz. Biz bile bunu beklemiyorduk.</p>
<p>Biz izlemekteydik – ya da sizin söyleyeceğiniz gibi, ölçüp biçmekteydik – salıvermeleriniz yüzünden içinden geçtiğiniz şeyleri bilerek izlemekteydik ilerlemenizi. Siz öylesine mükemmel bir iş başardınız ki, çok hassas bir dengenin yaratılmasına neden oldunuz.</p>
<p>Dualite, kendi bilincini Yeni Enerjiye dönüştürmektedir. Dualite artık ışık ve karanlık, artık iyi ve kötü değildir. Dualite kendi bilincini, “dört”ün enerjisi dediğimiz Yeni Bir Enerjiye dönüştürmektedir. Dört, çok sabit, sarsılmaz bir enerjidir, dengeli bir enerjidir. Onunla birlikte yeni şeyler öğrenilecek, yeni anlayışlar ve kesinlikle Yeni Enerji gelecektir. Ama bu hızlı dönüşüm yüzünden, hassas bir noktada olduğunuzu görüyoruz. Dünyanız çok hassas bir noktadadır.</p>
<p>Onun için Metatron bugün size hitap etmek istemiştir. O size bir mesaj iletmek istemiştir, ama daha da önemlisi, her birinize bir enerji iletmek istemiştir.</p>
<p>Şimdi, bir dakikaya kadar değişimi gerçekleştireceğiz. Biz birkaç haftadır buna hazırlanmaktaydık. Metatron enerjisi çok kuvvetli, çok güçlüdür. Biz, Cauldre kanalıyla size konuşan Tobias’tan, Cauldre kanalıyla size konuşan Metatron’a döneceğiz. Her birinizin enerjisi işin içinde olacağı gibi, Cauldre’nın da enerjileri, Kırmızı Meclisin de enerjileri, ve Ben, Tobias’ın, ve kesinlikle Metatron’un enerjisi de işin içinde olacaktır. Oh, bu Metatron mesajının üstüne bindiği bir enerjiler korosu olacaktır!</p>
<p>(Cauldre’nın korku ve endişelerini sezerek) Ve sana Cauldre, sadece bu akışın gerçekleşmesine izin vermeni söylüyoruz. Bunun olmasına sadece izin ver.</p>
<p>Böylece her birinizin, oturduğu yerde şimdi gevşemesini rica ediyoruz. Derin nefesler almanızı rica ediyoruz. Uyumlanma için bir dakikanızı alacağız. Derin nefesler alın ve kendinizi yeni bir bilince açın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Metatron:</p>
<p>Ben Metatron, Ruhsal Sesiniz.</p>
<p>Size doğrudan konuşmaya alışık değilim. Geçmişimi bilenler, sizinle birlikte olabilmek için elçiler gönderdiğimi anlayacaktır. Onun için, bu toplantıda Tobias’a ve size katılmak üzere böyle doğrudan gelmek, benim için oldukça onur verici bir şeydir. Ve bir anlamda, bu doğrudan sunum, beni de en az Cauldre, ya da sizin kadar heyecanlandırmıştır.</p>
<p>Dünyanın enerjisi hızla değişmektedir. Bilinç hızla hareket etmektedir. Ben, benimle gelen birçok varlıkla birlikte, içinizde ve tüm çevrenizde olmakta olan şeyler hakkında size konuşmak için gelmekteyim bugün. Çok, çok değişimler olacaktır. Rahatsız edici, cesaret kırıcı değişimlerin olma potansiyeli vardır. Bu değişimler bedeninizi etkileyebilir ve Dünyayı kesinlikle etkileyecektir.</p>
<p>Siz, tanrısallığınızı içinizde tutabileceğiniz bir bilince gelmektesiniz. Gelişiminiz sonucunda enerji ağının değiştirildiği ve değişime uğratıldığı bir zamana yaklaşmaktasınız. Bu, Kryon’un gerçekleştirdiği, manyetik dengeyle ilgili çalışmaların bitirileceği bir zamandır.</p>
<p>Bu hızla değişen bilinç zamanında, hassas bir denge vardır. Hassas bir denge vardır. Bu şeylerin hassas bir dengesi söz konusudur, özellikle de şimdi ile takvim yılınızın sonu arasındaki zamanda. Ama bu, bununla sınırlı kalmayacaktır. Bu hızlı değişimin kalıntıları, takviminizin bitiminden sonra da devam edecektir.</p>
<p>Sevgili varlıklarım, rüzgarlar, Dünyanızda bir değişim enerjisi estirecektir. Rüzgarlar, beraberinde bir keder, bir hüzün getirecektir. Çünkü her değişimde bir keder vardır. Ve bu keder (hüzün) ağır olacaktır. Ağır olacaktır. En çok da, kendini açmış olan ve tanrısallığına tutunmuş olanları etkileyecektir. Rüzgarlar, değişim rüzgarlarıdır ve keder (hüzün) sadece geçicidir. Rüzgarlar, topraklardan ve üzerindeki insanlardan Eski bir Enerjinin temizlenmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Ve Dünyanın kendisi sallanacak ve titreyecektir, çünkü çok fazla enerjiyi tutmuştur içinde. Bu, salıvermek ve bırakmak zamanı olacaktır. Ve titreme meydana geldiğinde, ve hatta ayaklarınızın altında olduğunda, korkmayın. Bunun uygun olduğunu bilin. Dualitenin sadece gitmeye çalıştığını ve bunun sürecin bir parçası olduğunu bilin.</p>
<p>Tanrı’nın bir mesaj yolladığını iddia edecek kişiler olacaktır. Ve bu bir anlamda doğrudur. Ama mesaj, günahla ilgili değildir. Yanlış yapılmış bir şeyle ilgili değildir. Mesaj, uygunlukla ilgilidir. Diğer insanlardan doğruluk (taslayan) sözler duyacaksınız. Yanlış yaptığınızı söylemeye kalkacaklardır. Onların gerçeğini izlemediğiniz için sizi suçlamaya kalkacaklardır. Titremeler meydana geldiğinde, ve diğer insanların bağırış ve çığrışlarını kulaklarınızla duyduğunuzda, bunun uygun olduğunu anlayın. Bunun meydana gelmekte olan ve sizin gerçekleştirdiğiniz salıvermelere çok benzeyen bir salıverme olduğunu anlayın.</p>
<p>Ve alevler (yangınlar) topraklarınızı saracaktır. Ve alevler çok yeri yakacak ve çok, çok kişiyi evinden edecektir. Ve bu da uygundur. Yangınlar, salıvermeye yardımcı olur. Yangınlar, temizlemeye yardımcı olur. Sıcaklık, dönüşüme yardımcı olur. Ve bazı insanlar size ve diğer insanlara, bunun geçmişte yapılan yanlışlıkların sonucunda doğanın cezalandırması olduğunu söylediğinde, bu sözlerin gerçeğin tamamını ve tümünü yansıtmadığını bilin. Yangınların uygun olduğunu bilin. Bu yangınların sadece bir dönüşüm gerçekleştirdiğini bilin.</p>
<p>Ve sular gelecektir. Sular, denizden gelecektir. Gökten gelecektir. Ve bunlar muazzam olacaktır. Geçmiş yaşamlarınızda gördüğünüzden bile fazla olacaktır. Sular, temizlemek için gelmektedir. Sular, paklamak için gelmektedir. Ve sular, erkek ve kadınların kalbinde yanan ateşi söndürmek için gelmektedir. Sular geldiğinde, ve bazı kişiler bunun da Tanrı’nın bir işareti olduğunu iddia ettiğinde, bunun uygun olduğunu anlayın. Gelmekte olan tüm bu ögelerin – rüzgarların, toprağın, ateşin, ve suyun – dualite dönüşümünün bir parçası olduğunu anlayın. Bunlar, son temizliklerin ve son salıvermelerin bir parçasıdır.</p>
<p>Böylece Shaumbra, bu değişim zamanındaki hassas dengenin uygun olduğunu söylemek için gelmekteyiz bugün size. Haberlerinizde okuduğunuz şeyler sizi sarsmasın. Bunu, olduğundan başka bir şeymiş gibi göstermeye çalışan insanların sözleri sizi sarsmasın ya da moralinizi bozmasın. Birçok insanın bu zamanda dünyayı terk etmeyi seçmiş olması sizi üzmesin sevgili varlıklar. Bu uygundur.</p>
<p>Doğa güçlerinin çoğu – devalar ve sihir krallığının varlıkları – geçtiğiniz 12 yıl içinde ya da daha önce gitmişlerdir. Onlar, Dünyayı terk etmenin uygun olduğunu biliyordu. Siz kendi tanrısallığınızın gücüne sahip çıkıp, onu kabul edebilesiniz diye gittiler. Doğa güçleri bir dengeyi tutmaktaydı. Ve gitmişlerdir.</p>
<p>Enerjiyi tutmak amacıyla Dünyada kalmış olan çok insan vardır. Onlar bir enerjiye tutunmuştur. Ve onlar geçişi gerçekleştirdiğinde, bizim tarafa geldiğinde, üzülmeyin, çünkü bu uygundur. Bu insanların çoğu, size yardım etmek için geri gelecektir. Dünyayı terk etmeyi seçen insanların sayısı çok olabilir, ve bu (geçiş) çarpıcı görünen bir biçimde gerçekleşebilir.</p>
<p>Bu rüzgarlar estiğinde, ve alevler yükseldiğinde, ve Yerküre sallandığında, ve sular geldiğinde, kedere kapılmayın. Kendi tanrısallığınıza sahip çıkın sevgili dostlar. Kendi tanrısallığınıza sahip çıkın.</p>
<p>Biz bugün size enerjisel bir mesaj iletmek için gelmekteyiz, ama aynı zamanda sorular yöneltmek için de gelmekteyiz. Biz konuşurken, sizin de bir yandan kendi ruhunuzun içine ve kendi varlığınızın içine bakmanızı rica ediyoruz, çünkü bunun zamanı şimdi gelmektedir. Bunun zamanı şimdi gelmektedir.</p>
<p>Kendinizi ÖZGÜRLEŞTİRMEYE hazır mısınız? Eskinin kalıplarından ve yöntemlerinden kendinizi özgürleştirmeye hazır mısınız? İçinde yürüdüğünüz dualiteden kendinizi özgürleştirmeye hazır mısınız? Kendinize sıçramak için izin vermeye; geçmişin yaralarını salmaya; ortaya çıkmakta olan, içinizdeki ruhu, ortaya çıkmaya ve ifade bulmaya çalışan bu tanrısallığınızı özgür bırakmaya hazır mısınız?</p>
<p>Kendi çevrenizde hala sahip olduğunuz engeller ve duvarlar, özgür olmanıza izin vermemektedir. Onun için her birinize sormaktayız. Zaman şimdidir – özgür olmaya hazır mısınız?</p>
<p>Shaumbra, kendini SEVMEYE hazır mısın? Kendini gerçekten sevmeye hazır mısın? Geçmişte sandığın yollardan değil. Sadece kendini pohpohlamak (şımartmak) olan bir biçimde değil. Daha çok, gerçekleştirdiğiniz herşeyin kabulü olan, olduğunuz herşeyin, hem ışık, hem de karanlığın kabulü olan bir biçimde. Dualite içinde olmuş olduğunuzu ve edindiğiniz tüm deneyimlerin, Tobias’ın sözünü ettiği bilgeliği oluşturduğunu kabul etmeye hazır mısınız? Kendinizi, diğer insanları sevdiğiniz kadar, ve Tanrı’yı sevmeye çalıştığınız kadar sevmeye hazır mısınız?</p>
<p>Dualitenin Eski Enerjisinde, kendini sevmenin uygun olmadığı öğretilmiştir size. Kendinizi şimdi sevmeye, kimliğinizi oluşturan herşeyi sevmeye hazır mısınız? Siz olabilecek ya da olmayabilecek büyük bir melek ilüzyonunu sevmek değil, gelecekte olmayı düşündüğünüz birşeyi sevmek değil, ama kendinizi ŞİMDİ sevmeye hazır mısınız? Bunu gerçekleştirmeye, kendinizi şimdi sevmeye hazır mısınız?</p>
<p>Shaumbra, zaman şimdidir. Kendinizi BİLMEYE, gerçekten bilmeye hazır mısınız? Geçmişte, kim olduğunuzun veçhelerini bildiniz. Kendinizi bilmeye çalıştınız. Kendinizi bulmaya çalıştınız. Ama kendinizle ilgili içinizde tutulmuş olan bir şeyi, kendiniz tarafından kendinizden saklanmış olan bir şeyi gerçekten bilmeye hazır mısınız? Bu bir sır olarak kalmıştır, çünkü dualitede olan bir parçanız, kim olduğunu – Tanrı’nın tüm enerjisine ve tüm gücüne sahip, özgün bir varlık olduğunu – kabul etmek istememiştir.</p>
<p>Kabul etmenin zor olduğunu biliyoruz. Ama kendini bilmekle, bunu da bileceksiniz. Gerçekte kim olduğunuzu bileceksiniz. Bu biliş, kim olduğunuzu sandığınız ilüzyonu paramparça edecektir. Ve bu da korkuya neden olabilir. Bu, geri durmanıza neden olabilir. Kendinizi gerçekten, bütünüyle ve tamamen bilmeye hazır mısınız? Bu, olacağını sandığınız ilüzyon değildir. Bu, tümüyle farklı bir şeydir. Kendini Mesihsel bir varlık olarak bilmek, Ruh’la bir olan ve Ruh’tan gelen bir varlık olduğunu bilmek….bu çok zor bir meydan okumadır. Kendinizi bilmeye hazır mısınız?</p>
<p>Shaumbra, zaman şimdidir. Kendi tanrısallığınıza SAHİP ÇIKMAYA hazır mısınız? Onu sadece sevmeye değil, ve sadece bilmeye değil, sadece özgür olmasına değil. Ama sevgili varlıklar, ona kendi içinizde sahip çıkmaya, onun siz OLDUĞUNU anlamaya, onu kendi içinizde tutmaya, kim olduğunuzu saklamaya çalışmamaya hazır mısınız? Size ait olan şeye sahip çıkmaya hazır mısınız?</p>
<p>Tanrısallığınız, başka biri tarafından size verilmemiştir. Siz ona hep sahiptiniz. O mühürlenmişti. İçinizde sıkı sıkı tutulan yedi mühürle kilit altına alınmıştı.Mühürler şimdi patlayarak açılmaya hazırdır. Sanki gerilimle doluydular. Hissettiğiniz budur, teker teker değil, tümü birden patlayarak açılmak isteyen mühürlerdir. Mühürler teker teker açılmamaktadır. Birlik içinde açılmaktadır. Birlikte açılmaktadır. Ortaya çıkmakta olan şeye sahip çıkmaya, onu kendi varlığına kabul etmeye, ve onun her zaman orada olduğunu bilmeye hazır mısınız? O sadece kilit altında tutulmuştu. Olduğunuz Tanrı’yı sahiplenmeye hazır mısınız?</p>
<p>Zaman şimdidir, Shaumbra. Kim olduğunuzu GÖSTERMEYE ve ifade etmeye hazır mısınız? Çekingenliği, saklanmayı, kuşkuyu salmaya hazır mısınız? Kendinize ve dünyaya ve hepimize, olduğunuz muhteşem meleği göstermeye hazır mısınız? Artık ince perdelerin arkasında saklanmak yok, artık kendi enerjini bastırmak yok, artık kendinle ya da başkalarıyla konuşurken, kendi sesinden korkmak yok. Tanrısallığınızı ortaya koymaya ve onun ortaya çıkmasına izin vermeye, fırlayıp içinde yaşadığınız “şimdi”ye gelmesine hazır mısınız? Kim olduğunuzu gerçekten göstermek için, Tobias’ın sözünü ettiği gibi, ayağınızı frenden çekmeye hazır mısınız?</p>
<p>Başka bir insan için, tanrısallığına sahip çıkan ve onu ifade eden bir insanı görmekten daha büyük bir örnek olamaz. Kim olduğunuzu göstermezseniz, enerji içinizde karışacak ve zihninizi ve bedeninizi acıtacaktır.</p>
<p>Soruyoruz size Shaumbra, kim olduğunuzu şimdi göstermeye hazır mısınız, “Kendimi hiç bir zaman Ruh’la dolu bir insan olarak ortaya atmayacağım, çünkü bunu yaptığım için alay konusu oldum, aşağılandım, ve hatta hapse atıldım” diyerek arkasına saklandığınız geçmiş yaşamlarınızı salıvermeye hazır mısınız? Dualiteden çıkarak dönüşmekte olan bu Yeni Enerjide, kim olduğunuzu göstermek, anahtarlardan biridir. Bu, vaaz vereceğiniz anlamına gelmemektedir. Bu, başka insanların inancını değiştirmeye kalkacağınız anlamına gelmemektedir. Bu, kendi enerjinizi dışarıya doğru IŞIMAK anlamına gelmektedir. Söylenmesi gereken sözlere bile gerek olmayabilir. Bu sadece kimliğinizi ışımak, onu varlığınız kanalıyla ifade etmektir. Yedi mühür açıldıkça, bu enerji ortaya çıkmak isteyecektir. Kim olduğunuzu göstermeye hazır mısınız?</p>
<p>Shaumbra, zaman şimdidir. Diğer insanların kendi alanında, kendi bilincinde olmasına İZİN verecek misiniz? Çevrenizdeki insanların içinde olup biten şeylerin ve çevrenizdeki enerjilerin uygun olduğunu kabul etmeye hazır mısınız? Doğru ya da yanlışı yargılamak size düşmez; bir kabul alanında olmaktır (size düşen). Çevrenizdeki diğerler insanları ve herşeyi kabul etmeye, ve bunlara izin vermeye hazır mısınız?</p>
<p>Bu Yeni Enerjiye geçmek için bir anahtardır. Bu, “kısa duvarın arkasında durmak” olarak Tobias’ın sözünü ettiği şeydir. Bunu gerçekleştirmekle, şeylerin gerçekte nasıl yaratıldığını anlayacaksınız, ama aynı zamanda diğer insanları izledikleri yol için de onurlandırmış olacaksınız. Diğer insanların kendi yolunu izlemesine, onlara kendi alanlarını vermeye, ve herşeyden önemlisi, kendi bilincinde olmasına izin vermeye hazır mısınız? Çünkü buna izin vermezseniz, sizin enerjiniz onlarınkine dolanacaktır ve kendi yolculuğunuza devam etmektense, ONLARIN yolculuğuna katıldığınızı farkedebilirsiniz.</p>
<p>Sevgili varlıklar, sevgili Shaumbra, Tobias’ın “Gülün Meyvesi” olarak sözünü ettiği armağanı ALMAYA (kabul etmeye) hazır mısınız? O sizin tanrısallığınızdır! Onu, Yuvayı terk ettiğinizden beri beraberinizde taşıdınız. Tanrısallığınız her zaman oradaydı. O, sizin tarafınızdan size (verilmiş) bir armağandır. Gülün Meyvesinde, sizin önceden bilincinize yerleştirdiğiniz çözüm mevcuttur. Bugün karşımızda oturan sevgili Tanrı, sen çözümü önceden yaratmış, ama diğer olanakları da araştırmak istemiştin! Çözüm, her zaman seninle birlikte olan Gülün Meyvesindedir.</p>
<p>Siz hiç bir zaman, yanıtını hazırlamadığınız bir zorluk üstlenmediniz. Yanıtları kendinize duyduğunuz sevgi ve merhametle hazırladınız ve oraya yerleştirdiniz. Ve şimdi, yaşamınızda bir zorlukla karşılaştığınız her sefer, önceden hazırladığınız çözümün Gülün Meyvesi olduğunu anlayın. Siz sadece buna bakmak istemediniz. Başka olası çözümler aradınız.</p>
<p>Bir tanrısal çözüm vardır, ve bu Ruh, ya da Metatron, ya da Tobias, ya da rehberleriniz, ya da melekler tarafından yazılmamış, ya da yaratılmamış, ya da size verilmemiştir. Bu, kendi yüreğinizde yaratılmıştır ve Gülün MeyvesiDİR, herşeyin, içinizden gelen çözümüdür. Ama ona sahip çıkmak ve onun başka bir varlık tarafından size gümüş bir tepside sunulmadığını kabul etmek zorundasınız. Çünkü oynadığınız oyun budur. Diğerleri tarafından yaratılmış çözümleri aramak, oyun budur. Gülün Meyvesini, kendi tanrısal çözümünüzü almaya (kabul etmeye) hazır mısınız?</p>
<p>Ve son olarak soruyoruz size, zaman şimdidir, dualite ilüzyonunu salmaya hazır mısınız? Bu büyük ilüzyonu, onun gerçek ve gerçeklik olduğunu sanacak kadar güçlü bir ilüzyonu bırakmaya hazır mısınız? Bilinciniz şimdi değişmektedir. Dualite enerjisinin dinamiklerini anlamaya başlıyorsunuz. Yavaş yavaş DUALİTENİN SADECE BİR İLÜZYON OLDUĞUNU anlamaya başlıyorsunuz. Bu ilüzyonu bırakmaya hazır mısınız?</p>
<p>Bu size bir platform gibi görünebilir. Bu size temeliniz ya da topraklanmanız gibi görünebilir. Yeni temelin ya da yeni topraklanmanın ne olduğunu bilmeden bunu bırakmaya çalışmak, korkutucu olabilir. Siz şu anda çitin önünde bulunmaktasınız.</p>
<p>Siz, bir ayağınız dualitede, diğeri yükselişte, dualitede kalan ayağı çekmeye çalıştığınız bir çitin önündesiniz.</p>
<p>Dünyanın enerjisel dengesinin bu çok önemli dönüm noktası zamanında, bugün hepinizi ‘mücadeleye’ davet ediyoruz. Dualiteyi, dualite ilüzyonunu salmaya hazır mısınız? Bu o kadar güçlüdür ki, onun sadece bir ilüzyon olduğunu farketmek zordur, ama öyledir. Bilinçteki bu değişime hazır mısınız? Sadece sizin yolunuz değil, hepimizin yolu açısından burada bulunmak için, devam eden (yükseliş) dizisinde araya girmek için izin istedik. Bilinç, sevgili varlıklar, Dünya bilinci ve Dünyada meydana gelen şeyler, hepimizi etkilemektedir. Dünyanın bilinci nasıl gidiyorsa, evrenin bilinci de o şekilde gitmektedir.</p>
<p>Verdiğiniz kararlar sadece kim olduğunuzu değil, tüm diğer yerleri ve alanları da doğrudan etkilemektedir. Bu, boyutları delip geçmektedir. Bilinciniz ve Dünyada bulunan herkesin bilinci – uzayı delip geçmektedir. İnsanlığın şu anda içinde bulunduğu hassas denge bizi etkilemektedir, bizi etkilemektedir.</p>
<p>Onun için biz bugün ve bu zamanda size gelmekte ve sormaktayız:</p>
<p>Tanrısal Benliğin olmaya hazır mısın?</p>
<p>Dualite ilüzyonu ve hastalık, yalnızlık, keder gibi zayıflıklardan vaz geçmeye hazır mısın?</p>
<p>Sevgi olduğunu sandığın, sevgi ilüzyonundan vaz geçmeye hazır mısın?</p>
<p>Özgür olmadığın ilüzyonundan vaz geçmeye hazır mısın?</p>
<p>Arkasında saklandığın o gizli yerden, yedi mühürden vaz geçmeye hazır mısın?</p>
<p>En derin ve en mahrem ve en merhametli düzeyden kim olduğunu bilmeye hazır mısın?</p>
<p>Oynadığın bu kendini bulmaya çalışmak oyununu bırakmaya, sana çok bilgelik ve bize büyük bir bilinç kazandıran bu harika oyunu bırakmaya hazır mısın?</p>
<p>Biz onu neyse, öyle adlandıracağız – kendini bulmaya çalışmak oyunu. Çevrenize kurduğunuz tüm ilüzyon katmanları….harika, oyuncul, çok yaratıcıdır. Ama Tanrı, ortaya çıkmaya hazır mısın? İnsanlığın geri kalanı, evrenin geri kalanı, yanıtınızı, içinizde olan yanıtı beklemektedir.</p>
<p>Sizin bilinciniz nasıl giderse, Tüm Olan’ın bilinci de öyle gider.</p>
<p>Size konuşmak üzere geldiğimiz bugünün enerjisini anımsayın…içsel soruları size sorduğumuz bu zamanı…içinizin derinliklerine, size hayal ürünü, belki de korkutucu gelen, ama içinizin derinliklerinde yatan bu yere bakmanızı rica ettiğimiz zamanı anımsayın. Bunların zor sorular, çok zor sorular olduğunu anladığımızı bilin.</p>
<p>Dünyanız, ve onunla bağlantılı olarak evren kritik bir dengede bulunmaktadır. Burada iletmekte olduğumuz enerjide korku yoktur. Korku yoktur. Sadece nerede bulunduğunuzun gözlemi vardır – hızla değişen bilinç, dönüşmeye, terk etmeye çalışan dualite. Bunların tümü, Dünya üzerinde, tanrısallığınızın ortaya çıkmasına ihtiyaç duyulan bir durum yaratmıştır.</p>
<p>Çevrenizde meydana gelen şeyler sırasında dingin bir alanda olun. Sizler, hislere, enerjilere, dönüşümlere açık olan kimselersiniz. Bunlara kendinizi çok iyi açtınız. Ama, içinizin derinliklerinden tanrısallığınıza sahip çıkmazsanız, kendini açmakla, kırılgan bir hale gelirsiniz. Tanrısallığınızın, kendini ifade etmesine izin vermezseniz, çok kırılgan bir hale gelirsiniz.</p>
<p>Diğer insanlardaki bazı şeyleri hissetmektesiniz, ve hatta dünyanın başka bölgelerinde meydana gelen olayları hissetmektesiniz. Ülkeler arasında, Dünyanızda, ve tüm çevrenizde olacak büyük değişikliklerin potansiyelini hissetmektesiniz. Bunların etkilerini derinden hissetmektesiniz.</p>
<p>Bu zamanda, Dünyanız üzerinde büyük ve hızlı değişimlerin meydana gelme potansiyelinin güçlü olduğunu söylemek için gelmekteyiz bugün size. Tanrısallığınızla dingin bir alanda olun. Yapabileceğiniz en muhteşem şey budur.</p>
<p>O kısa duvarın arkasında durun.</p>
<p>Diğer insanların kendi alanında olmasına ve kendi deneyimlerini edinmesine izin verin.</p>
<p>Dualite ilüzyonunuzu salın.</p>
<p>Ben Metatron, Ruhsal sesiniz.  Tobias’a dönüyoruz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Ve öyledir sevgili dostlar, Metatron enerjisi iletilmiştir.<br />
Sözler iletilmiştir, ve ben bunu izlerken, sevgi, kesinlikle yeni bir sevgi, kesinlikle paylaşılmıştır. Bu tür toplantılara pek alışık olmayan, her zaman benim gibi başka varlıkları elçi olarak kullanan Metatron’un bu biçimde öne çıkması ilginçti. Bu durumla ilgili onun kendi rahatsızlığını izlemek bana biraz komik geldi!</p>
<p>Metatron, kendi varlığını Shaumbra’ya ve Dünyanın erkek ve kadınlarına bildirmeye devam edeceğini hatırlatıyor size. Çünkü içinden geçtiğiniz bu bilinç değişimi….Metatron enerjilerinin akarak gelmesi için kapıları açmaktadır. Ve tanrısallığınıza sahip çıktığınız ve onu ifade ettiğiniz zaman, Metatron hemen yanıbaşınızda olacaktır.</p>
<p>Şimdi, bu sözler sizin için belki güçlü, belki meydan okuyucuydu.Sizinle çok açık konuşmak, sözlerin ve anlayışların çok açık olması, Metatron’un amacıydı.</p>
<p>Bir çoğunuz gerçekte burada değildiniz, bu zaman içinde alınıp, kimliğinizin daha derin düzeylerine götürüldünüz, tüm düzeyler arasındaki en derin düzeye enerjilerin gelebilmesi için ‘alındınız’.</p>
<p>Metatron, Dünyanızda değişimler öngörmektedir, çok şeylerin olacağını öngörmektedir. Biz belirli senaryolara girmek istemiyoruz, çünkü bunlar daha yaratılmamıştır. Bunların tümü potansiyellerdir. Bunların TÜMÜ olabilecek şeylerin potansiyelidir.</p>
<p>Bugün size söylediğimiz gibi, bilincin hızlı değişimi yüzünden, insanlığın çok hassas bir noktasında, çok hassas bir noktasında oturmaktasınız. Kendi tanrısallığınızla birlikte, Metatron’un sözünü ettiği o dingin alanda olun. Bunu bir başkasında aramayın. Bu şeyler çevrenizde meydana geldiği zaman, aklınız karışmasın. Kedere kapılmayın. Tüm bu olanların uygun olduğunu anlayın.</p>
<p>Ve Shaumbra, bunu ne kadar sık söylesem yeridir. Size bunu tekrar tekrar söyleyeceğim. Aile olarak birlikte olun. Siz perdenin bu yanında Shaumbra ailesiydiniz. Biz hepimiz birlikte çalıştık, birlikte oynadık, birlikte araştırdık ve paylaştık. Dünyaya gittiğiniz zaman, size en yakın olanları unutmaktasınız. Sözlerin gerçek enerjisini unutmaktasınız, Shaumbra.</p>
<p>Şimdi tüm dünyada bu biçimde birbirinize bağlanabilirsiniz. Teknoloji ve bilinç bunu mümkün kılmıştır. Birbirinizle paylaşın. Birbirinizle konuşun. Birbirinizle oynayın burada. Bu, Dünyanın zor enerjilerinden geçmek için çok önemli olacaktır. Hiç bir zaman ve asla yalnız olmadığınızı kesinlikle bilin.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<p>Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 07 Nisan 2002</div>
<div class="tarih">Metatron Özel Mesajı: Bilinç Günü</div>
<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bu kutsal ve kutsanmış enerjiye geri dönmekteyiz. Enerji burada çok güçlü ve çok yoğun. Bu, gerçekten beraberinizde götürebileceğiniz bir şeydir. Bu enerjiyi şimdi alabilir ve istediğiniz an ortaya çıkartabilirsiniz. Onu, kuşkuya düştüğünüz, nelerin olup bittiğini merak ettiğiniz zamanlarda ortaya çıkartabilirsiniz. Sadece buranın ve şimdinin enerjisine geri gelmeniz (yeterlidir).</p>
<p>Şimdi sevgili dostlar, perdenin bu yanında bulunan bizlerle nasıl iletişim kurabileceğinizi sormaktasınız. Ve kendinizle ve tanrısallığınızla nasıl iletişim kurabileceğinizi sormaktasınız. Onunla daha bağlantı kuramadığınızı, size çok uzak göründüğünü, ve pek emin olmadığınızı söylemektesiniz.</p>
<p>Tanrısallığınızın enerjisi, ve o yüzden Tüm Olan’ın bilişi ve sevgisi, avucunuzun tam içindedir. O şimdiden yüreğinizdedir. O şimdiden zihninizin bir parçasıdır. O, o kadar yakındır ki. O kadar yakındır ki, gözünüzden kaçmaktadır. Siz o duvarın öte yanına bakmakta ve bunun size bir başkası tarafından, başka bir yerde sunulacağını sanmaktasınız. O, o kadar yakındır ki, şimdiden ona kanallık ettiğinizi bile farkında değilsiniz. Perdenin bizim yanında bulunan varlıklarla şimdiden konuşmaktasınız. Siz şimdiden tanrısallığınızdasınız.</p>
<p>Ama yanıtları çok uzaklarda aradığınız için, bunların şimdiden içinizde olduğu farkındalığına erişmediniz. (Tanrısallığınızın, yanıtların) başka bir yerde olduğu ilüzyonundasınız. Onun içinizde olduğu gerçeğiyle yüzleşmediniz.</p>
<p>Ben, Tobias’a, ya da herhangi başka bir varlığa – Metatron’a, Yeshua’ya, ya da Kırmızı Çembere gelen herhangi bir varlığa – kanallık mı etmek istiyorsunuz? İçinizin derinliklerine dönün. Öncelikle enerjileri hissedin. Belirli sözcüklerle ilgili endişeleri bir kenara koyun. Onun, içinizde, çok yakınınızda olduğunu anlayın. Ortaya çıkan sözcüklerin gerçek olup olmadığına takılmayın. Enerjiyi hissedin. Biliş, o enerjide mevcuttur.</p>
<p>Sevgili varlıklar, sizden farklı göründüğünü, farklı ses verdiğini, ve farklı hissedildiğini sandığınız bir şeyi aramaktasınız. Başka bir dışsal ayna daha aramaktasınız. Bu, böyle değildir. Bu, sizin olduğunuzdan farklı görünmeyecek, ya da hissedilmeyecek, ya da kokmayacaktır. Bu, sizin o kadar bir parçanız olacaktır ki, başlarda farketmek bile biraz zor olacaktır. Bu, sizDİR. Bu, şimdiden orada olan tanrısal benliktir. Tanrısal anda yürüdüğünüzü farkettiğinizde bile, çoğunuz bunu reddedecektir. Tanrısallığınızı başka yerlerde aramaya devam edeceksiniz.</p>
<p>Uyanmakta olan tanrısallığınız görmezden gelindiğinde, kabul edilmediğinde, size şöyle der, “Belki de bir süreliğine, oynadığın oyunu bitirebilmen için, uykuma geri dönerim.”</p>
<p>Onun için Metatron bugün size, “Ruhunuzu göstermeye, onu ortaya çıkartmaya, onun SİZ olduğunu bilmeye ve başka bir yabancıyı aramamaya hazır mısınız. Muhteşem bir melek aramayın. Daha yüksek ve uzak bir benlik aramayın. Sadece her an, onun orada olduğunu bilerek, onun şimdiden, belki farkına bile varamadığınız kadar büyük bir parçanızı oluşturduğunu bilerek, tanrısallığınızda olun” demiştir.</p>
<p>Şimdi, bugün iletilen enerjiyle birlikte birçok soru çıkmıştır ortaya, ne gibi kehanetlerde bulunduğumuzla ilgili, Metatron’un öngördüğü şeylerle ilgili sorular. Sevgili varlıklar, bildiğiniz gibi, bunların tümü, meydana gelebilecek şeylerin potansiyelleridir. Bunların tümü potansiyellerdir. Meydana gelen şeyler, sizin “şimdi” bilincinizi temel almaktadır, “şimdi” bilincinizi.</p>
<p>Biz büyük savaşların olacağı kehanetinde bulunmayacağız. Bu uygun olmazdı, çünkü perdenin bizim yanında bile (bunun olup olmayacağını) bilmemekteyiz. Biz sadece, bu tür şeylerin olma potansiyelinin şimdi mümkün olduğunu görebilmekteyiz. Biz gerçekten, sizin de gördüğünüz gibi, yoğun bir dualite enerjisine sahip olan, sizin karanlığın veçhesi diyeceğiniz…..bu zamanda karanlığın ortaya çıkmasını sağlayarak kaybedecek hiçbir şeyleri, kazanacak çok şeyleri olacağını düşünen küçük grupların potansiyelini görmekteyiz.</p>
<p>Bu zamanda, toplu yıkıma neden olacak silahlara sahip olanların ortaya çıkma potansiyeli vardır. Ama bu sadece bir potansiyeldir. Dünyada büyük değişimlerin, sizin yıkım diyeceğiniz değişimlerin olma potansiyeli vardır, çünkü bazı şeylerin salınması gerekmektedir, bazı şeylerin bırakılması gerekmektedir. Ama biz, belli bir günde meydana gelecek bir depremin, ya da belli zamanda meydana gelecek bir deniz yükselmesi kehanetinde bulunmayacağız. Biz sadece bunların potansiyeller olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Belli bir salgın hastalığın bir ülkeyi kırıp geçireceği kehanetinde bulunmayacağız. Bu, Yeni Enerjinin bu hassas dualite dengesinde şu anda var olan bir potansiyeldir. Bu sadece bir potansiyeldir. İçinde bulunduğunuz zamanın dramları sizi de beraberinde sürüklemesin sevgili dostlar. Belirli potansiyeller “şimdi”ye getirildiğinde ortaya çıkabilecek keder ve hüzün, sizi de beraberinde sürüklemesin sevgili dostlar.</p>
<p>Kendi dualiteniz için derin bir keder hissetme eğilimi olacaktır. Dualitenizin elemlerine, dertlerine geri koşarak, diğer insanları, insanlığı kurtarmak için dışarıya fırlama gereğini hissedebilirsiniz. Belki bunun içine geri atlamanın, kederin sizi sürüklemesine izin vermenin gerekli olduğunu hissedeceksiniz. Ama sevgili varlıklar, bu potansiyel değişimlerin uygun olduğunu söylediğimiz bugünü anımsayın.</p>
<p>Kim olduğunuzu gerçekten anlamaya başlamanızı sağlayan, kendinizi özgürleştirmeye başlamanızı sağlayan, üzerinde yürüdüğünüz yolu anımsayın. Diğer insanların da yaşamlarında şimdi bunu gerçekleştirdiğini anlayın. Çözümün, herşeyin özünde olduğunu da anlayın. Kendi yaşamınızın tanrısal çözümü, sizin tarafınızdan önceden yaratılmıştı bile. Biz burada felsefe yapmıyoruz. Biz “şimdi”nin gerçekliğinden (realitesinden) söz ediyoruz.</p>
<p>Sizin için ve sizin tarafınızdan anda ve “şimdi”de yaratılmış olan çözüm, “Gülün Meyvesi”dir. Onun zaten içinizde oturduğunu anlayın. Onu içselleştirmeniz, almanız ve sahip çıkmanız için hazırdır. Bu “Gülün Meyvesi” çok kişinin aklını karıştırdı, biliyoruz, ama o, kendinize önceden sunduğunuz tanrısal çözümdür. O her zaman orada olmuştur. Ve sadece sizin onu almanızı beklemektedir.</p>
<p>Önünüzde meydan okuyan zamanlar vardır. Zor zamanlar….ama sadece öyle (zor) olmasına izin verirseniz (zor olacaktır). Dünya ve tüm evren için (ise) kutsal zamanlardır bunlar. Daha önce de söylediğimiz gibi, Dünyanın bilinci nasıl giderse, evrenin bilinci de öyle gider. Bilinç…..geçmişin bilgeliğiyle, gelecek potansiyelinin, “şimdi” gerçekliğine getirilmesi ve odaklanmasıdır.</p>
<p>Tüm çevrenizde çok, çok değişimler göreceksiniz. Bilincinizi ve onun ne olduğunu anımsayın. O bilince sahip çıkın. Kısa duvarın arkasında durun. Dünyanızın bu zamanında şeylerin nasıl ve neden meydana geldiğinin gerçek (yüzünü) göreceksiniz.</p>
<p>Şimdi, bunu da söyledikten sonra sorularınıza geçmekten mutlu olacağız. Ama sorulan soruların yanıtını aynı zamanda kendi varlığınızın içinde hissetmeniz için de her birinize ‘meydan okumaktayız’. “Gülün Meyvesini” hissedin, içinize çekin ve alın ve yanıtın içinizde yattığını, başka bir varlık tarafından uzanamayacağınız bir uzaklıkta tutulmadığını bilin. Yanıt şimdiden içinizdedir. Bunu da söyledikten sonra, yorumlarımızı sunmaktan mutluluk duyacağız.</p>
<p>SORU:  Tobias, geçtiğimiz haftalarda çoğumuz çok diplerde süründük. Bu konuyu lütfen biraz aydınlatabilir misin? Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle. Kesinlikle, ve bunları daha da yoğun hissedeceksiniz. Bu Yeni Enerjide, eskisine oranla çok daha duyarlı olduğunuzu anlayın. Siz şu anda açılmaktasınız. Siz, Metatron’un sözünü ettiği kederi, hüzünü hissetmektesiniz, şu anda Dünya üzerinde esmekte olan değişim rüzgarlarıyla gelen – hem gerçek, hem de mecazi rüzgarlarla gelen – kederi hissetmektesiniz. Siz, diğer insanların acılarını ve acı çekmelerini hissetmektesiniz. Birçok durumda bunu kendi acılarınız sanmaktasınız. Diğer insanların yüklerini hissetmektesiniz. Bunun ne olduğunu anlayın ve onurlandırın, ama sevgili varlıklar, bunun mutlaka sizden gelmediğini de anlayın.</p>
<p>Siz de kendi içinizde inip çıkan, bir çok döngü yaşamaktasınız. Bu döngüler daha da sıklaşmakta ve daha da yoğunlaşmaktadır. Bunlar görünüşe göre uyum içinde olmanın dışına çıkan dualite enerjileridir, ve bir anlamda, gerçekleştirdikleri de budur. Işık ve karanlık her zaman uygun bir uyum içindeydi. Şimdi o uyumun dışına çıkmaktadırlar. Bu dipleri hissedeceksiniz. Zirveleri de. Bunlar, daha önce sözünü ettiğimiz bu yeni evlilikle yeniden uyumlanabilmek için (eski) uyumun dışına çıkmaktadır. Bunu gerçekleştirmekle, Yeni Enerjiyi yaratmaktasınız.</p>
<p>Bu kederin, hüznün kendi içinizden mi, yoksa dışardan mı geldiğini bilebilmek için önce kendi içinize dönün. Eğer sizden geliyorsa, bunun sürecin bir parçası olduğunu anlayın. Dibe vurmaların, bu enerjisel dönüşümden geçebilmek ve Yeni Enerjiye girebilmek için bir momentum sağladığını anlayın.</p>
<p>Sonraki birkaç derste, Yeni Enerji hakkında konuşacağız. Siz gerçekten Yeni Enerji yaratmaktasınız. Bu, döngülerin bir parçasıdır. Bu döngüler bir süre yoğun olacaktır. Onlardan çıkmaya ya da görmezden gelmeye çalışmayın. Onlarla ilgili bir bilgeliğe sahip olmaya çalışın. Olup bitenlerle ilgili bir bilgeliğe sahip olmaya çalışın. Sevgili dostlar, içinden geçtiğiniz bu döngüler, ve içinizde olagelen dualite değişimleri, insanlık da bu dönüşümlerden geçerken, dışarda da ifade bulacaktır. Bunun çok güçlü yollardan ifade bulduğunu göreceksiniz.</p>
<p>SORU:  Tobias, spiritüel açıdan ve fiziksel açıdan olmam gereken yerde miyim?</p>
<p>TOBIAS: Olduğun yerdesin ve bu uygundur. İnsanlar doğru şeyi yapıp yapmadıklarını, yaşamlarında doğru kararlar alıp, doğru seçimler yapıp yapmadıklarını merak ediyorlar – sanki biz bilirmişiz gibi! (kahkahalar) Bu sadece bir seçimdir. Sadece bir karardır. Doğru ya da yanlış değildir. Dualite budur. Çoğunuz buna kilitlenip kalmışsınız. Onun için Metatron, kendinizi göstermekten (ortaya koymaktan) ve ifade etmekten söz etmiştir.</p>
<p>“Doğru şeyi yapmadığınız”a dair bir korku vardır. Doğru ya da yanlış yoktur. Sadece OLMAK vardır. Olman gereken ya da olmaman gereken bir yer yoktur. Sen sadece VARSIN. Bunların tümü “şimdi”ki andadır. Öngörülmüş bir biçim ya da rota yoktur. Tanrı sizi Dünyaya yerleştirip de, “saklı bir hazineyi bulmak zorundasınız” dememiştir. Bu saçma olurdu. Siz yolculuğun, yeni bilinç yolculuğunun, Ruh’u genişletmek yolculuğunun bir parçası olarak buradasınız. Ruh’un bu genişlemesinde, doğru ya da yanlış söz konusu değildir.</p>
<p>Dünya yolculuğunda, çukura düşmüş biri, yoksul ve yoksun ve bedeni hasta ve zihni güçsüz olan biri, perdenin bizim yanında çok onurlandırılmaktadır. Bu insan yanlış kararlar almamıştır. Bu insan derin kararlar almıştır. Bu insan, aşağılarda bulunmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek için karanlığın derinliklerine inmekten çekinmemiştir. Biz bu insanı, duvarların ve kapıların arkasına saklanarak evinde ürkek bir biçimde oturan ve hareket etmeye ya da kararlar almaya korkan insanlar kadar ya da bu insanlardan daha çok alkışlamaktayız. Çukura düşmüş biri, acının ve acı çekmelerin derinliğini cesaretle araştırmıştır. Ve bunu yapmakla da, bu insan yeni ve genişlemiş bir bilincin yaratılmasına yardımcı olmuştur.</p>
<p>Şimdi, çukura düşmüş olan biri, bazen bu bilincin kapanına kısılır. Bunun şimdi gerçeklik (realite) olduğunu sanmaya başlarlar. Yollarını kaybederler ve nasıl çıkılacağını da unuturlar. Bu enerjiye o kadar dalmışlardır ki, bazen içinde kaybolurlar. Gerçekten, gerçekten, bazen Ruh ve siz kaybolursunuz!</p>
<p>Sonra bir gün, üşümüş ve aç ve felaket ve kızgın bir halde o çukurda yatarlarken, bir insan çıkagelir ve gülümsemekten başka hiçbir şey yapmaz ve nasıl olduklarını sorar. Sözlerin ve fiziksel görünümün ötesinde ise bir pırıltı ortaya çıkmaktadır, bir tanrısallık pırıltısı ve bir umut pırıltısıdır. Yolculuğu sırasında kaybolmuş olan insan, (bu çukurdan) çıkmanın mümkün olduğunu görür. Çünkü karşısında gördüğü, Shaumbra adını taşıyan, uzun bir yolculuk yapmış olan, ve kendini keşfetmiş olan muhteşem ve tanrısal bir melektir. Ve sizin, çukurun dibinde yatan bir serseri diye tanımlayacağınız biri bunu görür ve kendisinin de bu pırıltıyı kendi varlığının içinde bulabileceğini anlar.</p>
<p>Metatron, kim olduğunuzu göstermekten söz ettiği zaman, sarfedilen bir dolu sözü ya da felsefeleri kastetmemiştir. Bazen bu sadece aydınlığınızı göstermek, onun ortaya çıkmasına izin vermek demektir. Bu soru için sana teşekkür ederiz. Ve Cauldre, bazen lafı çok uzattığımızı söylemektedir bize. (kahkahalar)</p>
<p>SORU: Tobias, tanrısallığıma daha iyi sahip çıkabilmek için, şimdi yapmadığım, ama yapmamın yararlı olacağı özel bir şey var mıdır?</p>
<p>TOBIAS: Onun şimdiden içinde olduğunu anlamaktır. Kurallar, ya da şekiller, ya da ibadet biçimleri söz konusu değildir. Eski seremoniler, eski kurallar, eski ibadet biçimleri, aslında kendi tanrısallığını anlamaktan seni uzaklaştırır. Tanrısallığın doğal olarak ortaya çıkar ve çiçek açar. O, bunu şimdi gerçekleştirmektedir. Sen çiçek açma döneminin ortasında bulunuyorsun.</p>
<p>Bazen hepiniz o kadar uzaklara bakıyorsunuz ki. Tanrısallığınızın, arkasında güneş batan bir tepeden, beyaz bir at üzerinde geleceğini ve sizi alıp götüreceğini sanıyorsunuz. Ve o bayıra baktığınız sürece sevgili varlıklar, ayaklarınızın dibinde çiçek açmakta olan tanrısallığınız, yaşamınızın “şimdi-sine” gerçek anlamda giremez. Siz onu beslemezseniz, tanrısallığınız solacak, canlılığını yitirecektir. Çok uzun zamandır saklandığı o yere geri gidecektir. Siz, “Sizin de Tanrı olduğunuzu” kabul edip onaylamaya hazır olana dek, bir sonraki güne ya da bir sonraki yaşama kadar bekleyecektir.</p>
<p>SORU: Tobias, ben altı hafta kadar önce, Yaratıcı Dizisiyle çalışmaya yeni başladım. Yükseliş Dizisinin Derslerini de kapsayan tüm izleyen mesajları okuduysam da, hem derslerin içeriği açısından, hem de doğal olarak Shaumbra enerjisi açısından, ki bir anlamda o enerjide olduğumu biliyorum, hızlanmayı ve günü yakalamayı çok arzu ediyorum. Eğer dersleri, verildikleri zaman aralığına göre izlersem, yani her ders için bir ayımı ayırırsam, hep onsekiz ay kadar geride kalacağım. Hem senin bu mesajlarınla çalışıp, hem de sizi nasıl yakalayabilirim? Bu sorunu çok kişinin deneyimlediğinden ya da deneyimleyeceğinden eminim.</p>
<p>TOBIAS: Sevgili varlıklar, bu dersler ve açıklamalar aylık olarak verilmektedir. O gün konuştuğumuz gruplar açısından, bunların bu aralıklarla verilmesi uygundur. Bunu bir dakikaya kadar açıklayacağız. Bu enerjiye şimdi çekilen kişiler içinse, bunların okunmak zorunda olduğu belli bir sırası yoktur.</p>
<p>Cauldre bizi kesmekte (kahkahalar) ve üstüne kurduğumuz dil yüzünden, akılların karışmaması için bu mesajların sırayla okunmasının daha iyi olacağını söylemektedir. Ama BİZ deriz ki (kahkahalar), bu zamanda bunların sırayla okunması gerekmemektedir. Aylık bir sıranın izlenmesi gerekmemektedir.</p>
<p>Bir seferde üçünün okunması ve özümsenmesi çok uygun olacaktır, çünkü biz dersleri “dörtsel” olarak vermekteyiz. Bir sonraki üç derse geçmeden önce, birbiriyle bağlantılı olan üç ders vardır. Bir seferde üçüne birden odaklanmak iyi bir fikir olurdu. Bir sonraki düzeye geçmeden önce, enerjisel bir anlayışa sahip olmak da iyi bir fikir olurdu.</p>
<p>Bu dersler bu gruba, aşağı yukarı 30 günlük bir aralıkla “şimdi”de sunulmaktadır. Bu, gelecekte öğreteceğiniz şeylere temel olarak bu materyelleri kullandığınızda, öğrencilerinizin, dersleri içselleştirecek ve deneyimleyecek yeterli süreye sahip olmaları için böyle yapılmıştır. Öğrencilerinize bir seferde birçok dersi birden vermeye kalkarsanız, zor olacaktır.</p>
<p>Şimdi, asıl soruya geri gelelim. Bu soruyu soran sen, bunları 30-günlük aralıklarla (okumak, anlamak, içselleştirmek) zorunda değilsin. Ama yine de, aynı zaman diliminde en az üç dersi okumanı öneririz. Bu, kendi içinde daha iyi bir dengede kalmanı sağlayacaktır.</p>
<p>SORU: Tobias, sen bize, buraya yapmak üzere geldiğimiz şeyi gerçekleştirme zamanının şimdi geldiğini ve bunu bileceğimizi öğrettin. Tüm (yanlarıma) baktım ve diğer insanların da, en az benim kadar akıntıya kürek çektiğini gördüm. Bir yandan öğrencilerimizin ortaya çıkmasını beklerken, bir yandan da bu bilişi bulabilmek için bana yol gösterebilir misin? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: İnsanların dediği gibi, “Üstat hazır olduğunda, öğrenci de ortaya çıkacaktır.” Şimdi, çoğunuz bu bilişi hala uzaklarda, tepenin ardındaki gelecekte aramaktasınız. O şimdiden oradadır. Ama siz onun ötesine bakmaktasınız. Onun muhteşem bir biçimde gelmesini beklemektesiniz. Ama o şimdiden oradadır. O içinizde ve O KADAR yakındır ki. Siz, birşeylerin duvara yazılmasını beklemektesiniz. Siz, Ruh’tan gelecek büyük bir işaret ya da vahiy beklemektesiniz. Biliyoruz. Bunu içinizde görüyoruz. Ama o şimdiden oradadır.</p>
<p>Şimdi, bunun ne olduğunu bize soracak olursanız, bunu açıklayamayız. Bunu kendiniz açığa çıkartmak zorundasınız. Ama bunun için bir ipucu vardır, açıklamalarımızın başından beri sözünü ettiğimiz bir ipucu. Shaumbra öğretmendir, çok farklı yollardan öğreten, kendi hakkına sahip çıkan öğretmenlerdir ve bu materyelleri öğretme biçimi de öğretmenden öğretmene (Shaumbra’dan Shaumbra’ya) farklılık göstermektedir. Bu ipucuna bir bak bakalım. Sonra da kendi içine bir bak. Anlamaya başlayacaksın.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, aslında zaten var olan tanrısallığı bilmeyi ve deneyimlemeyi çapraşık hale getiren eski biçimlere ve kalıplara odaklanmak, akılcı zihnin alışkanlığı değil midir? Bu biçimlerin ilüzyonuna yönlendirilen odağı değiştirmek, sonuçta ayağını frenden çekmek anlamına gelir – değil mi? Zaten sentez olan bir şeyi analiz etmek, ayrılık yaratır. Bunu lütfen açar mısın.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, geçmişin deneyimlerine geri dönmek doğaldır. Ama bu kendi içinde kötü bir şey değildir. Buna ne kadar tutunduğuna bağlıdır. Söylediğimiz gibi, geçmiş, bilgelik yaratmıştır. Geçmişin bilgeliğini “şimdi”ye getirin.<br />
Çoğu insanın analitik (düşünce) kapanına kısıldığını görüyoruz. Siz bir anlamda diğer enerjileri, “kalp” ve “merhamet” ve “biliş” diyeceğiniz, zaten orada olan enerjileri birleştirmemektesiniz. Siz, onları “bileceğinize” ya da “hissedeceğinize”, neyin nasıl olacağını hesaplamaya çalışarak sadece zihninize odaklanmak eğilimi göstermektesiniz. Tüm varlığınızı bunun süreciyle sadece bütünleştirin.</p>
<p>Evet, kesinlikle, analiz ettikçe birçok şey beyninize kilitlenip kalmaktadır ve siz tekrar tekrar bunların üstünden geçer durursunuz. Ama biz beyninizi aradan çıkartmanızı istemiyoruz. Kötülüklerin kökünde beynin yattığını, egonun kötü olduğunu söyleyen modern bir kavram, modern bir felsefe vardır. Sevgili varlıklar, bunların hepsi sürecin, işlemin bir parçasıdır. Zihin, işlemin, sürecin bütününün bir parçasıDIR.</p>
<p>Biliş, bir his olarak gelme eğilimine sahiptir ve çok kişi şu anda bunu anlamaktadır. Bu biliş, insan gerçekliğinizde eyleme geçebilmek için, sonunda zihinsel bir işlemden geçer. Zihin değerlidir. Bunu gerçekleştirmede zihin çok değerlidir. Geçmişin sadece bilgelik sağlamak amacıyla deneyimlendiğini anlamak, bunu kabul etmek ve onaylamak, ilerleyebilmeniz için zihninizin salmanıza izin vermesini sağlayacaktır. Zihniniz, yapmak üzere yönlendirildiği bir fonksiyonu görmeye çalışmaktadır. Ama şimdi, onu yeniden yönlendirebilirsiniz. Analizden çok, bilgeliği işlemek zamanı olduğunu, zihninize bildirin.</p>
<p>SORU: Tobias, yaptığın herşey için teşekkürler. Yolculuğumda bana gerçekten çok yardımcı oldun. Bilmemi istediğin herhangi bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Tanrı olduğun, ve candan sevildiğin! Ve, daha önce söylediğimiz gibi, yanlış ya da doğru yanıtların olmadığı. Sadece OLMAK vardır. Sadece ifade vardır. Ailenin her zaman, tüm çevrende olduğunu bilmeni isteriz. Ve kendi tanrısallığının gücüne sahip olduğunu. Sen, Yeni Enerjide muhteşem bir potansiyele sahipsin.</p>
<p>Sensin, sevgili varlık, geceleri geldiğimiz kişi. Bunun ne olduğunu merak ettiğini biliyoruz. Biz sadece seninle birlikte olmak ve seninle birlikte oturmak için geceleri sana gelmekteyiz. Bunu bu denli karmaşık bir hale sokmak zorunda değilsin.</p>
<p>SORU: Tobias, bu değişim zamanındaki ilişkilerin doğası hakkında ve Eski Enerjiden, Yeni Enerjiye geçiş hakkında yorumda bulunabilir misin? Ne demek istediğimi anlatacak bir örnek sunacağım. Eski bir ilişkiyle şimdi yeniden karşılaştım ve bu bende sorun yarattı. Benimle ilişkiyi başlatan kişi, onu son gördüğümden bu yana, katolik bir rahip olmak seçimini yapmış. Bir yandan rahip olmanın geleneksel prensip ve kurallarını izlerken, bir yandan da değişen zamanın koşullarına uygun olarak rahip kavramını genişletmek istediğini söylüyor bana. Biz yüreklerimizin ve ruhumuzun yakınlığını keşfederken ve onaylarken, o Yeniye doğru ilerliyor, ama geriye de adım atıyor. Dualite aklımı karıştırıyor ve dostluğumuza gölge düşürüyor. Bir de, benim gibi Yeni Enerjiye doğru ilerleyen insanların, Eski biçimlere, Yeniye göre yeniden şekillendirmeye çalıştığı bu biçimlere nasıl yakalanabildiğine şaşıyorum. Perdenin senin yanından gelecek her yorum beni mutlu edecektir.</p>
<p>TOBIAS: Bu ilişki enerjisini gündeme getirdiğin için sana teşekkür ederiz – bildiğin gibi, bu Yeni Enerjide şu anda çok meydan okuyan bir şeydir. Ve kesinlikle, senin Yeni Enerjide olman, çevrendeki herşeyin de onun içinde olduğu anlamına gelmemektedir. Biz uzunca bir zaman önce bundan, yani “iki Dünya”dan söz etmiştik. Sen bir bilinç ve farkındalık halinde olacak ve tüm çevrendeki diğer bilinç halini anlayacaksın….ama, onlar belki seni anlamayacaklardır. Bu, özellikle ilişkiler konusunda dualitenin en güçlü ve bazen de en garip yollardan ortaya çıktığı bir zamandır.</p>
<p>İnsanlarda geriye gitme eğilimi vardır, ya da geriye gitmek gibi görünen bir eğilim, çünkü çok kişi, geçmişten kalan bir şeyi çözmeye ya da şifalandırmaya çalışmaktadır. İlerleyebilmek için, bir parçalarının geriye gidip geçmişi şifalandırması gerektiğini farketmekteler. Bu, onlar için uygundur. Bu, onurlandırılması gereken bir şeydir.</p>
<p>Senin şu anda hissettiğin şey ise, onların enerjisine, dualitenin onlara ait çelişkilerine ve anlayışına çekildiğindir. Özellikle söz konusu olan bu kişiyle, bu yaşamın ötesine uzanan uzun bir geçmişiniz vardır. Bu insan geçmişte sana yol göstermiştir. Sen bu bireyi birçok yönden izlemiştin. Ve şimdide, kimi izlediğine dair aklın karıştı. Onlar bir anlamda sana şöyle demektedir, “Artık beni izleme. Beni izleme. Kendini izle. Ve sen kendini izlediğinde, ve ben kendimi izlediğimde, geçmişin eski bağlarını salabilir ve daha yeni olan, birbirimizle yaptığımız eski kontratlara ve eski karmalara dayanmayan bir ilişkide yeniden biraraya gelebiliriz.” Başka bir deyişle, bu insan seni özgür bırakmaya çalışmaktadır. Senin kendi tanrısallığını izlemeni sağlamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Yeni Enerjiye geçerek eski kurumları değiştirmek isteyen insanlar da vardır. Kendi tanrısallığınızla dengeye geldikçe, bunun daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu insanlar geri gidip eski yöntemleri silkelemek istemektedir. Biz bununla ilgili herhangi bir yargıda bulunmuyoruz. Bu sadece ilginç bir gözlemdir.</p>
<p>SORU:  Bize lütfen rüya yorumları hakkında birşeyler daha söyle.</p>
<p>TOBIAS: Rüyalar, hakkında daha çok konuşacağımız bir alandır, ama bu sorunun şimdi gelmesinden mutluluk duyduk. Rüyalar çok ilginç bir fenomendir. İnsanlar Dünyaya gidip de fiziksel bedenler edindiğinde, geceleri rüya görecekleri bilinmiyordu.</p>
<p>Şimdi, rüyaların anlaşılmasıyla ilgili daha hiç girilmemiş muazzam alanlar vardır. Biz Shaumbra’yı ve Shaumbra’nın içindeki belli grupları, rüyaların anlaşılması üzerine çalışması için yüreklendirmekteyiz. Dünya okyanuslarında keşfedilmemiş uçsuz bucaksız alanlar vardır. Evreniniz ve tüm çevrenizdeki yıldızlar, bu noktada bulunan insanlar tarafından neredeyse daha hiç keşfedilmemiştir. Ama rüyalar, bunların arasında en keşfedilmemiş alandır. Bir rüyadan anımsadıklarınız, gerçekte meydana gelen şeylerin sadece küçük bir bölümüdür.</p>
<p>Yeni Enerjide rüyalara olan ilgi ve onların anlaşılması çok daha fazla olacaktır. Bilim adamlarınız, araştırmacılar ve psikologlar, rüyaları bir kutunun içine yerleştirmeye ve onlara simgeler ve kesin anlamlar yüklemeye çalıştığı için uğraşları boşa çıkmıştır. Ama onlar, rüya gerçeklerinin anlaşılacağı yerlere bakmamıştır.</p>
<p>Gelecek konuşmalarımızda bundan daha söz edeceğiz. Siz şu anda farklı türden rüyalar görmekte ve o rüyalarda farklı türden deneyimler edinmektesiniz. Bunların tümü, şu anda içinden geçtiğiniz sürecin ve işlemin bir parçasıdır. Özellikle, bu rüyaların arkasında yatan enerjilere bakmak isterseniz, bunların tümünün dualiteyi salmakla ilgili olduğunu (bilin).</p>
<p>Kendi rüyalarınızı şimdi yorumlarken, bunlara dualitenin salınması açısından bakın. Anlamak için bunu anahtar olarak kullanın. O zaman bütün parçaları birleştirmeye başlayacaksınız.</p>
<p>Sevgili dostlar, bugün mükemmel bir enerji vardı. Buraya gelmek ve Shaumbra’ya doğrudan konuşmak ve hepinize bu enerjiyi iletmek Metatron’a mutluluk vermiştir. Şimdi, bazılarınız varlığında alışılmadık bir yorgunluk, ya da alışılmadık bir enerji dalgalanması deneyimleyebilir. Bunların tümü, dualite ögeleridir. Bazılarınız bir süre yanıp tutuşuyormuş gibi hissedebilir, ya da birkaç gün boyuca, çevresinde bir sis tabakası varmış gibi hissedebilir. Bunların tümü uygundur. Tanrısallığınızın ve bu tarafta bulunan bizlerin enerjisinin gittikçe daha yakına gelmesi, bu deneyimler için forma girmek gibi bir şey olacaktır. Bu deneyimlerle gittikçe daha kolay başa çıkabileceksiniz. Ve bunlar fiziksel varlığınızı artık fazla etkilemeyecektir.</p>
<p>Bugün verilmiş olan çok şey vardır. Daha derinden anlamak amacıyla geri gidip bu sözleri yeniden okumak isteyeceğinizi de biliyoruz. Bu sözlerin içerdiği gizli bir kodlamanın olup olmadığını görmek isteyeceksiniz. Bir anlamda evet, vardır. Ama kodlama bir kağıt parçası üzerindeki sözlerde değildir. Kodlama, sözler kanalıyla gün boyunca dokunmuş olan enerjinin içindedir. Ev ödeviniz budur – bunun ne olduğunu bulmak ve size söylediği gerçeğin ne olduğunu içinizde anlamak. Bir ay sonra geri geleceğiz ve bir sonraki dersi vereceğiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/04/07/metatron-ozel-mesaji-bilinc-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Sekiz: Sevginin Yeni Anlayışı</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/03/02/ders-sekiz-sevginin-yeni-anlayisi/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/03/02/ders-sekiz-sevginin-yeni-anlayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2002 15:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştu
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, aileyle ve dostlarla ve candan sevilenlerle, kutsal enerjimizde yeniden biraraya gelmekteyiz. Bugün konuşacak çok şeyimiz var. Üzerinde konuşacağımız çok şey var.
Yüreklerinizi açtığınız zaman, sizinle birlikte bu alana gelmemize izin verdiğiniz zaman, buradaki enerjinin çok değiştiğini görüyoruz. Şimdi biz bunu bir aile olarak ve bir grup olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştu</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, aileyle ve dostlarla ve candan sevilenlerle, kutsal enerjimizde yeniden biraraya gelmekteyiz. Bugün konuşacak çok şeyimiz var. Üzerinde konuşacağımız çok şey var.</p>
<p>Yüreklerinizi açtığınız zaman, sizinle birlikte bu alana gelmemize izin verdiğiniz zaman, buradaki enerjinin çok değiştiğini görüyoruz. Şimdi biz bunu bir aile olarak ve bir grup olarak çok, çok kez birlikte gerçekleştirdik. Siz bu akışın içeri gelmesi için izin vermeye alışmaktasınız.</p>
<p>Sizi ziyaret etmek için kapıdan geçip gelmek bize şimdi kolay gelmektedir. Birtakım özel, süslü parolalara ihtiyacımız yoktur. Artık size yalvarmak zorunda değiliz. Varlığınızın içinde hissettiğiniz şeylerin…tüm çevrenizde deneyimlediğiniz şeylerin…bu Ah Diliyle ulaşmaya başladığınız bilişin….gerçek olduğu güvencesini vermek zorunda değiliz. Bu, gerçektir.<br />
<span id="more-140"></span><br />
Sizinle birlikte olan – sizi korkutan – kuşku, sizi terketmektedir. Oh, bunun izleri ve kalıntıları hala vardır, ama böyle bir alanda aileyle ve Shaumbrayla birlikte oturup, Tanrı’yı içinizde hissedebileceğinize dair taşıdığınız kuşku….bu kuşku yavaş yavaş gitmektedir.</p>
<p>Ruhun ve kendi tanrısallığınızın ve perdenin öbür yanındaki meleklerin gerçek özünü ve varlığını… onların şimdi sizinle birlikte oturabildiğini, bu alanda olabildiklerini gerçekten kabul etmek, beş yıl önce size zor gelirdi. Ama bunların tümünü nefesinizle içinize çekmeyi çok iyi öğrendiniz.</p>
<p>Nefes almak….burada akıl, işin içinde değildir. Bu, sadece vardır (olur). İçinizdeki tanrısallığın nefesini almayı öğrendiniz. Tanrısallığınızı tutmayı, onu, size ait olan değerli bir enerji olarak tutmayı öğrendiniz. Bu tanrısallığı, sevgili dostlar, nefesinizle içinize çekmeyi öğrendiniz.</p>
<p>Ve o içinizden ortaya çıktığında, onunla birlikte gelen tüm diğer enerjilerin de farkında olursunuz. Ben, Tobias’ın farkındasınız. Buna benzer her oturumumuza gelen ziyaretçilerin farkındasınız. Ruhun tüm potansiyellerinin farkındasınız. Kendi Tanrı-Benliğinizin ve tanrısallığınızın farkındalığı başta gelir. Bu başta gelir. Tüm diğer farkındalıklar ve anlayışlar bundan sonra gelir. Vay..vay..vay, bunu ne kadar da iyi öğrendiniz!</p>
<p>Biz hepimiz başka üstatlar arayıp durduk. Hepimiz başka gurular arayıp durduk. Oh, o günlerimde, o sözünü etmeye bayıldığım günlerimde….o günlerimde, üstatları izledik. Peygamberleri izledik. Başka varlıkları izledik, tıpkı bugün de insanların yaptığı gibi. Ama bu grup, Shaumbra, o uzun yola, zaman zaman yalnızlık çekilen yola ve sessiz yola sapanlar….ah, sadece, tek bir üstadın olduğunu o kadar iyi öğrendiniz ki. Ve Ben, Tobias, şu anda o üstada bakmaktayım. Üstat SİZsiniz.</p>
<p>Kendi bilişinizi ve kendi tanrısallığınızı izlediğinizde, resmin daha büyük bir bölümünü görebilirsiniz. Melekleri görürsünüz. Diğer varlıkları görürsünüz. Gerçeği görürsünüz. Ve, daha önce duymadığınız şeyleri duyarsınız. Dışarda olan bir şeyin peşine takılmamayı öğrendiniz. Biz onun için sizi bu kadar çok sevmekteyiz. Onun için bugün bu oda sevgiyle dolmaktadır.</p>
<p>Bugün bizimle gelen çok, çok, çok ziyaretçimiz var. Bu odanın enerjisi, orada üşümesin diye (bu soğuk günde sahnenin üzerinde) biraz da Cauldre (Geoffrey Hoppe) için ısınmaktadır! Ama varlıklar içeriye akarken, bu oda hepiniz için ısınmaktadır. Ve biz bir dakikaya kadar onları tanıtacağız.</p>
<p>Ama bunu yapmadan önce, sizden basit bir şey rica ediyoruz. Bunu bir beklenti (agenda) olmadan yapmanızı rica ediyoruz. Bugün bu alanın enerjisini yerleştirmeye yardımcı olmanızı rica ediyoruz. Sevgili dostlar, söyleyeceğimiz şeyin ne olduğunu çoğunuz biliyorsunuz, “Ayağa kalkın, nefes alın ve çevrenizde bulunanları kucaklayın.” Bu, tüm enerjilerin gelmesini sağlayacaktır. (kahkahalar) Ayağa kalkın, nefes alın, ve çevrenizdekileri beklenti olmadan kucaklayın.</p>
<p>(Dinleyiciler kalkıp, birbiriyle kucaklaşırken ve gülüşmeler arasında birbirine laf atarken, Tobias duraklar)</p>
<p>Şimdi sevgili dostlar, yapacağımız şeyler Cauldre’yi hep endişelendirmektedir! (kahkahalar) Ve bu kucaklaşma anının geldiğini anladığında, şöyle dedi, “Oh, Tobias, şimdi ve burada ipin ucunu kaçıracak ve onları kaybedeceksin” (kahkahalar) “Başlattığın bu harika enerjiyi böldün.”</p>
<p>Ama biz daha iyisini biliyoruz. Biz Shaumbrayı tanıyoruz. Biz tersine, sizin enerjiyi yoğunlaştırdığınızı biliyoruz. Sizinle gerçekten bugün Sekizinci Dersi çalışabilmemiz için, bu dersin enerjisinde sizinle gerçekten çalışabilmemiz için, havadaki gerilimi kaldırdınız. Sizinle birlikte, üzerinde çalıştığımız derslerin hepsinden daha önemlisi budur. Bu dersin enerjisidir.</p>
<p>Sözünü edeceğimiz, basit bir derstir. Onunla ilgili ev ödevi olmayacaktır. (kahkahalar) Bu dersle ilgili meydan okumalar olmayacaktır. Bu sadece vardır. Bu, uzun zamandır beklediğimiz bir derstir. Gerçekten, onunla bağlantılı olan anlayışlar söz konusudur. Ama, bu bir enerjidir. Bu bugün, hissedeceğiniz, ve duyumsayacağınız ve sahipleneceğiniz bir lokmadır.</p>
<p>Ama bugünün asıl açıklamalarına geçmeden önce, konuklarımızı tanıtalım. Onların neden bugün geldiğini ve bunun neden bu kadar önemli olduğunu, daha sonra anlayacaksınız. Çoğunuzun hissettiği gibi, Metatron enerjisi kesinlikle buradadır. Oh, gerçekten, şu anda bu enerji o kadar önemlidir ki. Bu enerji, hepimizin birlikte gerçekleştirdiği şeyin bir parçasıdır, çünkü Dünyanın enerji ağı bilincinize karşılık gelecek şekilde değiştirildikçe, perde incelmektedir.</p>
<p>Dünyanızdan – Gaia dediğinizden – gelen manyetik bir etki vardır, ve ona tekabül eden (karşılık gelen) ve gezegeninizi çevreleyen bir elektromanyetik enerji ağı vardır. Uzayda bulunduğunuz yeri çevreleyen daha geniş bir enerji ağı bile vardır. Bu, ille de güneş sisteminizle bağlantılı değildir. Ama gezegenlerinizi ve güneşinizi ve hatta bunların ötesini kuşatan geniş, çok geniş, enerjisel bir ağ vardır.</p>
<p>Metatron yakına gelmektedir. O bunu, tüm insanlık tarihi boyunca gerçekleştirememişti. O şimdi daha yakına gelmektedir. Ve bu doğrudan, tanrısallığınızı anlamanıza ve farketmenize ve onu tutabilme yeteneğinize bir yanıttır. Metatron’un geldiği ilk toplantımızda, birçok enerjisel süzgeçlere (filtrelere) ihtiyaç duymuştuk. Enerji o kadar güçlüydü ki, sizi fazla etkileyecekti. Ama şimdi, Dünya zamanınızla sadece birkaç ay sonra, enerjiyi bu kadar çok süzmek ihtiyacını duymuyoruz. Metatron oldukça kolay bir biçimde gelip gidebilmektedir. Metatron şimdi yanıbaşınızda oturabiliyor. Metatron, size olan sevgisini ve enerjisini oldukça kolay iletebiliyor.</p>
<p>Böylece, siz bu enerjinin gittikçe daha yakınınıza…..gittikçe daha yakınınıza geldiğini kesinlikle hissedeceksiniz. Bu, tanrısallığınızı tuttuğunuz için böyle olacaktır.</p>
<p>Belki de, bunu insan zihninizle hala anlamamaktasınız. Belki hala mücadele etmektesiniz, “Bu tanrısallık denen şey de ne?” Ama sevgili dostlar, onu tutmaya başladığınızı görebiliyoruz. O kuşku düzeyi gitmektedir. Siz hala birçok meydana okumalarla karşılaşmaktasınız. Ruhunuz tarihinin, evrenler tarihinin, Tüm Olan’ın tarihinin çok meydan okuyucu bir döneminden geçmektesiniz. Bir gün geriye bakacak, ve neden söz ettiğimizi anlayacaksınız.</p>
<p>Çok meydan okuyan bir dönemden geçmektesiniz, ama yine de ilerlemektesiniz. Sizde sevdiğimiz şey budur. Genişlemeye ve büyümeye devam etmektesiniz. Oh, biliyoruz, öyle zamanlar vardır ki, bir an için bir kenarda oturmak size önemli gelmektedir, ama sonra hemen, Tüm Olan yolculuğuna devam edebilsin diye onun evrimine (tekamülüne) geri dönmektesiniz.</p>
<p>Onun için Metatron gittikçe daha yakınınıza…..gittikçe daha yakınınıza gelmektedir. Metatron SİZdir, sevgili dostlar. Siz o enerjinin, Metatron’u oluşturan o enerjisel ailenin ya da grubun bir parçasısınız. O gerçekte bir “o” değildir. (çvr. burada, ingilizcede 3. erkek tekil şahıs için kullanılan “he” kullanılmaktadır) O bir birey değildir. O bir Tanrı bilincidir. O bir sevgi bilincidir.</p>
<p>Bugün gelenlerin arasında Kırmızı Meclisten varlıklar da vardır. Bu, perdenin bu yanına geldiğinizde, katıldığınız ailedir. Bu sanki, Yuvadan uzakta bir Yuva gibidir size. Son yaşamınızda tanıdığınız varlıklarla yeniden biraraya geldiğinizde….ve büyükannenizi kucakladığınızda….ve çocukken çok sevdiğiniz o köpeği kucakladığınızda….işte o zaman herşeyin yolunda olduğunu farkedersiniz. Ve, Ruhun bir amacı ve anlamı ve akışı olduğunu farkedersiniz.</p>
<p>Bu tarafa geri geldiğinizde, genellikle Kırmızının enerjisel ailesine geri gelirsiniz. Birlikte çok zaman geçirdiğiniz bu gruba, öğretme enerjisinin anlayışlarıyla çalışan bu gruba geri dönersiniz. Neredeyse zamanınızın başlangıcından beri tanıdığınız varlıklara, bu evreni ve Dünya denilen bu güzel yeri yaratırken birlikte çalıştığınız varlıklara geri dönersiniz.</p>
<p>Buraya geldiğinizde, geri gelip de bizimle birlikte oturduğunuzda, sevgili dostlar….oh, &#8211; siz istemedikçe – geçmek zorunda olduğunuz bir hiyerarşi yoktur. Hayır, siz bizimle birlikte masada oturursunuz. Biz eşit varlıklar olarak otururuz. Ve biz hayranlık içinde oluruz! Dünya üzerinde gerçekleştirdiğiniz son şeyler bizi huşu içinde bırakmış olur. Sizinle birlikte uzun uzun oturur ve şu soruları sorarız, “Bu nasıl bir histi? O korku hissi neydi? O sevinç hissi neydi? O belirli zamandaki, belirli kararı vermene neden olan şey neydi?” Oh, bize anlatacağınız öyküler ilgimizi çeker. Biz birlikte oturur ve uzun bir süre bunlardan söz ederiz.</p>
<p>Kırmızı Meclisin enerjileri bugün buradadır. Bu, önemli ve kaydedilmeye değer bir gündür. Kesinlikle öyledir. Bu bir dönüm noktasıdır, bir dönüşüm noktası. Ve olduğunu sandığınız şey değildir. Ama bu bir dönüm ve dönüşüm noktasıdır.</p>
<p>Bugünün çok özel konukları, heyecan enerjisini getirmektedir. Siz bunu belki de, daha koltuklarınıza oturmadan hissedebildiniz. Belki bugün buraya gelen bu konuk grubunun gülüşmelerini hissedip, gülmelerini duyabildiniz ve heyecanlarını hissedebildiniz. Sizden öğrenmek istedikleri bir şey vardır. Sizinle enerjisel bir bağ kurmak istemektedirler.</p>
<p>Önünüzdeki dört, beş ay içinde Dünyaya gelmeye hazırlanan büyük bir ruh grubu vardır. Onlar, Dünyaya geri gelmek için son hazırlıklarını tamamlamaktadır. Ve onlar bu grubu ziyaret etmek için gelmektedir bugün. Bu tanrısal bütünleşme çalışmasının ön saflarında yer alan bir grup insanı gözlemlemek istemektedirler. Yükseliş kapısından geçmiş olan bir grubu gözlemlemek istemektedirler, çünkü yakında kendilerinin de bunu gerçekleştireceğini bilmektedirler.</p>
<p>Cauldre, bugün gelen bu çocukların sayısını vermemizi istemektedir bizden. Binlercesi var bugün burada, ama enerjileri bir biçimde biraraya getirildiği için, burası o kadar kalabalık ya da bunaltıcı hissedilmemektedir.</p>
<p>Bu yakında-çocuk-olacaklar, bugün izlemek ve gözlemlemek için gelmektedir. Hayır, onlar aptal aptal bakınmamaktadır. Onlar, huşu içindedir. Çok yakında, sizinkine benzer bir yolu izleyeceklerini bilmektedirler. Bu yakında-insan-çocuk-olacaklardan bazıları, şimdiden insan-çocuğun enerjilerini üstlenmektedir. Yaşlı ve bilge ruhlar olmalarına karşın, bugün bu odaya çocuk gibi gelmektedirler, çünkü Dünyaya geri gelme hazırlığı içindedirler. Onun için böyle bir masumiyet enerjisi vardır (burada). Onun için, onlar buraya girerken, bu kadar çok gülüşme ve saçmalık vardır.</p>
<p>Sevgili dostlar, yakında-çocuk-olacaklardan bazıları tanıdığınız varlıklardır, bu yaşamınızda size öğretmenlik etmiş….gerçekten, büyükana-babanız olmuş….erken yaşlarda kaybettiğiniz özel bir dost olmuş varlıklardır, ama siz onlarla başka düzeylerde bağlı kalmıştınız.</p>
<p>Yakında-çocuk-olacakların çoğu, önceki yaşamlarınızdan, ya da bu yaşamdan tanıdığınız varlıklardır. Onlar bugün, yolculuğunuzu ve yolu anlamak için bize katılmaktadır. Bugün, onların deyimiyle “yol açanlarla” birlikte olmak için buraya gelmektedirler. Burada bulunan kişilerin çoğu, onların öğretmeni olacaktır. Böylece, onlar bugün yanınızda oturmak için gelmektedir.</p>
<p>Yani bugün burası oldukça kalabalıktır – Metatron’un enerjisi, Kırmızı Meclisin enerjisi, yeni çocukların enerjisi. Onlar bugün, yeni dengenin ne olduğunu öğrenmek için gelmektedir. Onlar bugün, dualitenin nasıl salındığını öğrenmek için gelmektedir. Tıpkı sizin gibi, onlar da Dünya üzerinde çok, pekçok yaşamı, bu yoğunlaşmış dualiteyi üstlenerek, dualite oyununun oynanmasını öğrenerek geçirmişlerdir. Onlar bugün, dualiteyi bırakan ve beklentileri bırakan bir grup insanı izlemek için gelmektedir.</p>
<p>Son dersimizin (Yedinci Ders: Hiçbir Beklentin Olmasın), zor ve meydan okuyan bir ders olduğunu biliyoruz. Bazılarınıza bu ders öylesine meydan okumuştur ki, sözcükleri duymuş ama bunları bir kenara koymuş ve şöyle demişsinizdir, “Bu benim için doğru zaman değil. Ben bu kavramı anlamıyorum, onun için de şimdilik bunu düşünmeyeceğim.” Ve bu harika birşeydi, çünkü sadece bu dersin enerjisine bağlanmanız bile, beklentileri salmanızı sağlayacak içsel işlemin başlamasına yeterli olmuştur.</p>
<p>Son dersimiz kesinlikle zor bir dersti! Bu, başkalarına öğretmesi de zor olacak bir derstir. Onlar da, tıpkı sizin gibi, beklentinin ne olduğunu tam olarak anlamayacaklardır. Daha büyük anlayışlara ulaşmak için, kendi varlıklarına dönmek zorunda kalacaklardır. Sevgili dostlar, beklentiyi öğrettiğiniz kişiler…. onlar da bazen kitabı bir kenara koyacak ve uzaklaşacaklardır, “Bu bana göre değil. Ben bunu ve benden ne istendiğini pek anlayamıyorum öğretmenim” diyerek, sizden uzaklaşacaklardır. Çoğunuzun böyle bir tepki verdiğini biliyoruz. Ama bu, bugün konuşacaklarımızın anlaşılması için, anahtar görevi gören bir dersti. Ve bugün konuşacağımız şey, güzel, ve harika ve sevinçli, neşeli bir şeydir.</p>
<p>Şimdi, devam etmeden önce bir an durup, nerede bulunduğunuzla….dünyanızın nerede bulunduğuyla… yolunuza ne gibi şeylerin çıkabileceğiyle…. bunların bizim taraftan nasıl göründüğü ile ilgili konuşmak önemlidir. Söylediğimiz gibi, şu anda çok meydan okuyan bir dönemden geçmektesiniz. Kendi tanrısallığınızı bütünleştirmeyi öğrenmektesiniz. Eski Enerji yöntemlerini bırakmayı öğrenmektesiniz. Eski Enerjiyi saygıyla bırakmayı öğreniyorsunuz, onu çöple birlikte dışarı atmayı değil. Eski Enerji yöntemlerini onurlandırın, hatta Yeni Çağ dediğiniz dönemin yöntemlerini de, çünkü onlar sizi bu noktaya getirmiştir.</p>
<p>(kendi kendine güler) Oh, Yeni Çağ şeylerinin çoğunu bırakmanızı söylediğimizde – kristalleri, duaları, meditasyonları, yabancı varlıkları – bazı kişilerin bize deli dediğini biliyoruz. Bunların, sarıp sarmalayan bir örtü gibi sizi rahatlattığını biliyoruz. Biz, bunları bırakmanız konusunda size meydan okuduk, çünkü bunlar da gerçekten beklentilerdi. Bunlar da, ırmağın içindeki taşlardı.</p>
<p>Çok kişi, bizim sözlerimizin bazılarını duyduğunda, ters yöne doğru kaçmıştır. Onlar bu şeylerden vazgeçmeyi istememektedir. Onlar, bir açıdan harika olan, ama başka bir açıdan da zihni ya da ilgiyi başka yöne çeken bu şeylerden vazgeçmeyi istememektedir.</p>
<p>Eski Enerji yöntemlerini salıvermekle, beklentilerinizi de salmış olursunuz. Onları saldığınızda, kendi içinize bakmaya zorlanırsınız. Bunu yapmak ne kadar zordur! Başkasının astroloji haritasına bakmak, kendine bakmaktan çok daha eğlencelidir. Zihnini temizlediğin ve tek şeye odaklandığın bir meditasyonda oturmak, kimliğinle bağlantı sağlamak amacıyla Ah Dilini ve tüm diğer duyuları kullanmak zorunda kalmaktan çok daha fazla zevk verir, sevgili dostlar.</p>
<p>Bu şeylerin meydan okuduğunu biliyoruz. Onun için sizi bu kadar çok sevmekteyiz. Siz, Eski Enerji yöntemlerini yumuşak bir biçimde kitaplığınıza koymayı öğrendiniz. Siz, Eski Enerji şeylerini bırakarak, Yeni Enerjiye doğru ilerlemeye devam etmeyi öğrendiniz. Bu da size gerçekten, şu içsel, tanrısal bağlantıyı gerçekleştirmeye başlamanızı sağlamıştır.</p>
<p>Ve, herşey bununla ilgilidir. Her seferinde gelip de sizinle konuşmamızı istediğiniz şey budur. “Sevgili Ruh, sevgili Tobias, ve Tüm Olan, hala insan biçiminin içindeyken, bu tanrısal bağı nasıl gerçekleştireceğimiz hakkında gelin ve bizimle konuşun. Yuva enerjisiyle bir kez daha bağlantıyı nasıl kuracağımız hakkında bizimle konuşun.” Onun için biz size bu şeylerden söz etmekteyiz. Siz tanrısallığınızı tutmaya başlıyorsunuz, onu varlığınızın içinde tutmaya başlıyorsunuz. Oh, bu o kadar önemlidir ki. Gelip geçen enerji kıvılcımları yerine, ara sıra gelen enerjiler yerine, siz bunu gerçekten içinizde tutmaktasınız.</p>
<p>Zamanın gelecek dönemlerinde sizi bekleyen şeyler nedir? Deneyimler edinmeye devam edeceksiniz. Ve insan biçiminde bulunduğunuz sürece ve dualite enerjisi içinde bulunduğunuz sürece, meydan okumalar kesinlikle olacaktır. Ama siz, kendi içinizde yeni bir güven düzeyine sahip olmaya başlayacaksınız.</p>
<p>Şeyler biraraya gelmeye başlayacaktır. Özlemini çektiğiniz şeyler, garip ve esrarengiz biçimlerde, ama SİZİN kurguladığınız, yerleştirdiğiniz biçimlerde biraraya gelmeye başlayacaktır. Kendi kendinize gerçek rehberliği nasıl yapabileceğinizi anlamaya başlayacaksınız. Melek olan bir rehbere ihtiyacınız yoktur. Belli bir felseye sahip ya da kendini-çabuk-yoldan-iyi-hissetme planı satan bir insana, rehber olarak ihtiyacınız yoktur. Kendi rehberiniz, Ruhunuzdur.</p>
<p>Çevrenizdeki dualite enerjisini saldıkça, yeni farkındalıklara ve bu farkındalıklar çerçevesinde de olabilecek yeni potansiyellerin anlayışına geleceksiniz. Yaratmanın yeni yollarına geleceksiniz. Biz burada sevgili dostlar, gelecek aylardan ya da yıllardan söz etmiyoruz. Bu şimdi meydana gelmektedir. Bu değişimler, şimdiden içinizdedir. Siz şimdiden bu şeyleri deneyimlemeye başlamaktasınız. Bu, önünüze atılan ve daha sonra yerine gelecek altın bir söz (vaat) değildir. Bu size şimdi olmaktadır.</p>
<p>Spiritüel liderler ve rehberler olduğunu iddia eden kişilerden, tekrar tekrar duyduğunuz vaatlerden artık ne kadar sıkıldığınızı, çok iyi biliyoruz. Yarınlarla ilgili şeyler duymaktan artık ne kadar sıkıldığınızı biliyoruz. Biz onun için sizi bu kadar zorladık. Siz onun için kendinizi bu kadar zorladınız. Onun için bu şimdiden sizin için olmaktadır ve olmaya devam edecektir.</p>
<p>Sizin ve Shaumbra’nın geleceğinde neler görmekteyiz? Yeni bir yaşam biçimi, şimdiden içinizde olan ve şimdiden şekillenmeye başlayan yeni bir yaşam biçimi. Daha kolay olan bir biçim. Yaşamın dünyasal ve sıradan olan şeyleri, bir şekilde, sihirli ve esrarengiz bir biçimde kendi başlarının çaresine bakacaklardır. Yaşamın belirli ayrıntılarına, belirli bir enerji harcamak zorunda kalmayacaksınız. Onlar kendilerine ait bir yaşam edinecek ve sanki kendiliğinden sizin yararınıza çalışıyor olacaklardır.</p>
<p>Ve, siz bunun bir mucize olmadığını bileceksiniz. Çevrenizde bulunanlar bu “mucizelerin” başınıza nasıl geldiğini bilmek istediğinde, kendi kendinize güleceksiniz, çünkü bu noktaya gelebilmek için ne kadar sıkı çalıştığınızı bilmiş olacaksınız. Enerjilerin şimdi uyumlandığı ve kaynaştığı yerlerde, bunlar çok tanrısal bir biçimde biraraya gelmektedir. Ve bu, SİZİN enerjinizdir. Ve bu, SİZİN Tanrı-benliğinizdir. Bu, iyi tanıdığınızı bile (söyleyemeyeceğiniz) herhangi bir Yüksek Benlik değildir. Bu, içinizdedir. Bu şimdi sizDİR.</p>
<p>Sizin ve Shaumbra’nın geleceğinde gördüğümüz şey, yaşamın haşin, sert olan yanlarının salıverileceğidir. Bunun salınmasıyla, bu yeni enerjilerin nasıl kullanılacağına dair, yeni bir bilgelik gelmektedir. (Şu anda) soruyu soran kişiye yanıtımız, kesinlikle…. bedeninizi yeniden dengelemeyi kesinlikle kafanızla değil, ruhunuzla anlayacaksınız. Birçoğunuzda şimdiden meydana gelmekte olan şey budur.</p>
<p>Bedeniniz değişim ve dönüşümlerden geçerken, onunla mücadele etmemeyi anlayacaksınız. Bununla ne demek istediğimizi anlıyor musunuz. Bedeniniz yeni bir dengelenme sürecinden geçmektedir, ama bedeniniz uyumlanmalardan geçtiği zaman, artık fazla endişelenmeyecek ve fazla sıkıntılanmayacaksınız. Bu (dengelenme ve uyumlanma) doğaldır, özellikle de içinde bulunduğunuz bu dönemde. Bedeniniz değişimlerden geçmek ihtiyacındadır. Onu onurlandırın. Onunla savaşmaktan vazgeçin. Bedeninizin dinlenmeye ihtiyacı varsa, dinleyin onu ve onurlandırın. Eğer bedeniniz soğuk algınlığı ve grip dediğiniz yollardan temizleniyorsa, bunu yapmasına izin verin. Çok miktarda Eski Enerjiyi salmak için, onun buna şimdi ihtiyacı vardır.</p>
<p>Her gece yattığınızda, fiziksel bedeniniz bir fabrika haline gelir. Çalışmaya başlar. Hareketlenmeye başlar. Üçüncü vardiya iş başı yapar. Ve içinizde çok değişimler oluşur. DNA ve DNA-Altı’nızda gerçek değişimler olmaktadır. Eviniz gerçekten temizlenmekte, yerler süpürülmekte ve çöpler atılmaktadır. Ve çöplerin bir yerden çıkması gerekmektedir! Bazen derinizden çıkmaktadır. Bazen kaslarınızdan. Bazen, Cauldre’nin söylememizi istemediği biçimlerde çıkmaktadır! (kahkahalar) Ama neden söz ettiğimizi biliyorsunuz. Bu şeylerin olmasına izin verin.</p>
<p>Bu dönemde Dünyanız nelerden geçmektedir? Dünyanız bir anlamda, 10, 20, 30 yıldır SİZİN içinden geçtiğiniz enerjisel değişim türlerinden geçmektedir. Dünyanın enerji ve döngülerine baktığınız zaman, . meydana gelen şeylerin ne olduğunu anlamak için, son yıllarda yaşamınızda olup bitenlere bir bakın ve neler olduğunu görebileceksiniz. 10, 20 yıl önce neler yaşadığınızı düşünün – kargaşayı…. kim olduğunuzu anlama isteğini…. kimlik ve anlam arayışını. İnsanlık bilinci şimdi o noktadadır.</p>
<p>Gençlik yıllarınızı, 20’li yıllarınızı düşünün. Yaşamınızın o zaman nasıl olduğunu bir düşünün. Yanıtları nasıl aradığınızı ve her zaman bulamadığınızı düşünün. O zamanlar nasıl yaşamınızın anlamını derinden, çok derinden bilmek istediğinize bir bakın; bu sizi şu anda bulunduğunuz bu yere getiren bir yolculuktu.</p>
<p>Yerkürenin ve insanlığın şimdi içinden geçtiği şey budur. Anlam arayışı içinde (meydana gelen) birçok değişim. Dünya bilinci, önderlik ve otorite ve güven enerjilerini sahiplenmiş kişilerin, bunları kötüye kullandığını keşfettiğinde….. oh sevgili dostlar, burada çok kızgınlık vardır….. zorlanmışlık hissi çok hakimdir…. çok güvensizlik vardır! Şimdi olmakta olan budur. İşletmelerinize ve kurumlarınıza bir bakın. Kiliselere (dini kurumlara) bir bakın. Biz bundan daha önce de söz etmiştik. Duvarlar yıkılmaktadır. Güven terk etmektedir. Dünyada şimdi meydana gelmekte olan şey budur.</p>
<p>Söylediğimiz şey şudur, çevrenizde kargaşa olacaktır. Tüm çevrenizde karışıklık olacaktır. Ve bu, önünüzdeki birkaç yıl devam edecektir. Zaman zaman çok yoğunlaşacaktır. Bunlar olduğunda, manşetleri okuduğunuzda, ya da haberleri izlediğinizde, ya da bunların meydana geldiğini gördüğünüzde, 10, 20 ve 30 yıl önce kendi gerçeğinizi ararken, yaşadığınız kargaşayı anımsayın.</p>
<p>Bu süre boyunca, Dünyanız üzerinde dualitenin en uç noktalarını görmeye devam edeceksiniz. Biz, mutlaka büyük felaketlerin ya da 11 Eylül’e benzer olayların yeniden olacağını söylemiyoruz, ama böyle bir zamanda, dualitenin uç noktaları söz konusudur. Bu, orta-yol zamanı değildir. Enerjiler şimdi çok güçlü, çok güçlü bir biçimde birbirini etkilemektedir. Siz çok büyüyen (gelişen) bir dünyada yaşıyor olacaksınız, tıpkı yıllar, yıllar önce ilk uyanışınız sırasında sizin de çok büyüdüğünüz, geliştiğiniz gibi.</p>
<p>Çevresindeki bilinçleri ve enerjileri anlamaya çalışan Dünyanız çok şeylerden geçecektir. Özellikle de bu yazın sonlarına doğru ve sonbahar aylarınızda, enerjilerin yoğunlaştığını göreceksiniz. Dosyanıza koymak ve sonradan bakmak üzere manşetleri kesin. Olayların meydana geldiğini gördükçe bu manşetleri günlüğünüze koyun. Ve herbirinin altına yazabilirsiniz ve altlarını çizebilirsiniz – uçlardaki dualite, eylem içindeki dualite diye.</p>
<p>Bu yılın sonlarına doğru enerjiler ısınacaktır, çünkü Dünyanın enerji ağında son ayarlamalar yapılırken, uçlar öne çıkacaktır. Eski, değişmek istememektedir. Eski, değişmek istememektedir. Üstelik, bilinci ileriye itmek için yeni enerjinin yaratılması gerekmektedir. Bu enerji nasıl yaratılır? Bir sürtüşme olduğu zaman! Dualite güçleri arasında bir mücadele olduğu zaman. Onun için siz bunları göreceksiniz.</p>
<p>Dünyanızın dağılmayacağını, paramparça olmayacağını anlamak için yeterli bilgeliğe sahipsiniz artık. Bunun belki de son olduğu, Kıyamet olduğuyla ilgili çok uzun bir zamandır sahip olduğunuz endişe ve korkuları salıvermek için yeterli bilgeliğe sahipsiniz artık. Bazen uç noktalarda oynayan çocuklar gibi, bunun uçları oynayan dualite olduğunu anlayacak yeterli bilgeliğe sahipsiniz artık. Onlar sınırları bulmaya çalışmaktadır. Kendi yeteneklerini sınamaktadır. Sınırları bulmaya çalışmaktalar, sınırlar varsa tabi, onun için de uçlarda oynamaktalar. Dünyanızda şimdi olmakta olan şey budur. Olmasını bekleyebileceğiniz şey budur.</p>
<p>Bu Yükseliş Dizisinin başında söylediğimiz gibi, bu artık sizinle ilgili değildir. Değildir. Dünya gelişmekte ve genişlemektedir. Ve bizim bakış açımıza göre, herşey güzel ve harika bir durumdadır. Bunların tümü bir işlemin, bir sürecin parçasıdır.</p>
<p>11 Eylül olayı gibi, çok da sevinmediğimiz olaylar vardır. Biz, siz üzüldünüz diye üzülmüştük. Şeylerin bu uç noktalara dayanmasına üzülmüştük, ama sonuç olarak, bu değişim zamanında meydana gelen tüm bu şeylerin uygun olduğunu anlayacak bilgeliğe sahipsiniz. Yıl sonuna kadar bu değişimler artmaya devam edecektir. Sevgili dostlar, bunlarla ilgili bir gündeme, bir beklentiye sahip olmayın, o zaman gerçekte meydana gelen şeylerin ne olduğunu göreceksiniz ve gerçek bilgeliği göreceksiniz.</p>
<p>Şimdi, bu takvim yılınızdan sonra, enerji ağındaki değişimler meydana geldikten sonra, olağanüstü çok sayıda insan, Dünyayı terk etmeyi seçecektir. Onlar, enerjiyi tutan kişiler olmuştur. Uygun zamanın gelmesini beklemişlerdir. Biz bunun nasıl olacağı hakkında kehanette bulunmamaktayız; “Bu salgın bir hastalıkla mı olacak? Savaşla mı olacak?” diye soranlara yanıtımız, bunun büyük bir olasılıkla çeşitli olaylarla olacağıdır – doğal afetlerle, evet savaşlarla, evet salgınlarla. Bu (toplu) gidişler büyük sayılarda olacaktır…. şu anda yaşadıklarınızdan çok daha yoğun olacaktır.</p>
<p>Bu enerjiyi tutan ve gitme zamanının geldiğini bilen kişiler vardır. Onlar bunu gerçekleştirdikçe, gelecek yeni varlıkların yolunu açacaklardır. Bugün bu odada bulunan çocuklara benzer varlıkların yolunu açmaktadırlar. Bu insanlar, enerji ağındaki yeni enerjiyle, eski tarzlarını devam ettirmenin gittikçe daha zor olacağını bildikleri için de gitmektedirler. Bildiğiniz gibi, şimdi üzerinde bulunduğunuz yola devam etmektense, gitmek ve yeni baştan başlamak daha kolaydır. Bazen, Dünyaya geri gelmeden önce bizim tarafa gelmek ve canlanıp yenilenmek daha kolaydır.</p>
<p>Gelecek dönem için olacağını gördüğümüz şeyler bunlardır. Sevgili Shaumbra, tanrısallığınıza sahip çıkın. Onu içinizde tutun. Hiçbir beklenti ve gündeminiz olmasın. (O zaman) yeni ve daha büyük anlayışlara geleceksiniz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bugünün konukları, yakında-çocuk-olacak varlıklar daha da yakına gelmektedir şimdi. Yeniden insan biçimini üstlenmek, onları heyecanlandırmaktadır. Oh, onların meydan okumalar ve zorluklarla dolu birçok yaşamı olmuştur. Ama onlar şimdi heyecanlılar, çünkü yeni bir şey olmaktadır. Bu yarın ya da bundan bir hafta sonra olacak bir şey değildir. Bu, şu anda olmaktadır.</p>
<p>Bunun ne olduğunu anlamanıza yardımcı olmak amacıyla, Yuvada ve Krallıkta olduğunuz zamana, İlk Çemberde olduğunuz zamana geri gidelim. Bu, bugün sözünü ettiğimiz şeylerin spiritüel fiziğini anlamanızı sağlamak içindir.</p>
<p>İlk Çemberde, “vardı (was)” enerjisi vardı. O sadece vardı. Ruhun bu enerjisi sevgiyi bilmezdi, çünkü karşılaştıracağı, kıyaslayacağı hiçbir şey yoktu. Tüm Olan…. sadece vardı. Tüm Olan, Benliğinin farkında değildi. “Olmak” zorunda değildi. O sadece “vardı”. O var olan ve akan bir enerjiydi. O, sanacağınız gibi, “bir” enerjisi bile değildi. Çünkü “bir”e sahip olabilmek için, onu kıyaslayacağınız bir şeye sahip olmak zorundasınız. Ruh sadece vardı.</p>
<p>Jack’in öyküsünde sözünü ettiğimiz gibi, bir noktada bir şey oldu – ve evet, bununla ilgili bir gün daha ayrıntılı konuşacağız – bu olan şey, “vardı” enerjisinin…. ne olduğunu anlamak istemesine neden oldu. Yapabileceği herşeyi ve tüm potansiyelleri anlamak istedi. Bu meydana geldiğinde, Ruh, kim olduğunu düşündüğü anda, enerjiler birbirine ayna olacak bir hale geldi. Bir çeşit bölünme oldu. Bu şimdi “dualite” olarak adlandıracağınız şey değildi. O daha sonra olmuştur. Ama, benliğin yansıması meydana gelmişti.</p>
<p>Öykülerimizde sözünü ettiğimiz gibi, bu (bölünme, yansıma) Kral ve Kraliçe enerjilerini yaratmıştır. Onlar birbirini derinden sevmiştir. Ama onlar bile sevginin gerçekte ne olduğunu anlamamıştır. Bu yeni duyguyu, bu yeni enerjiyi anlamak istemişlerdir. Çünkü İlk Çemberde, sevgiyi bile anlamak onlar için zordu.</p>
<p>Bu birlikten ve Kralla Kraliçe arasındaki bu daha-keşfedilecek sevgiden siz doğdunuz. Siz, Kral ve Kraliçe enerjisinin bir parçası olan ama yine de farklı ve ayrı olan bir enerjiden doğdunuz. Siz, Ruhun yaratısı, İlk Çemberin dışına çıktınız. Bu, başlı başına hayran olunacak bir şeydir! Çünkü, Tüm Olan’ın dışına nasıl çıkılır ki? Bilinen tüm enerjiyi içeren ve o çemberin içinde kendini genişletmek yeteneğine sahip olan bir çemberin dışına nasıl çıkılır ki? Bunların hepsi ele alacağımız, hayranlık uyandıran konulardır.</p>
<p>Siz devam edip, boşluğa, hiçliğe gittiniz. Bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, dualite yaratıldı. Milyarlarca parçaya bölündünüz ve bir noktada yeniden biraraya getirildiniz. Şimdi kendinize ait bir kimliğiniz vardı. Ama o kendine has kimliğin içinde, Yuvaya nasıl geri dönüleceğini de unuttunuz. Yuvanın alemleri dışında, gidip de araştırmanız ve yaratmanız için özgür bırakılmıştınız. Bunu gerçekleştirebilmek için, dualite enerjisinin aslını (orijinalini) üstlendiniz.</p>
<p>Dualite – onunla ilgili, beyaz bilyeye ve siyah bilyeye, birbirini güçlendiren bu iki güce dayanarak konuşalım. Dualite, kim olduğunuzu anlamanızı sağlamak için yaratılmıştı bilincinizde. Dualite olmadan sevgili dostlar, kim olduğunuzu nasıl keşfedecektiniz? Kendinizi nasıl bilecektiniz? Bir ayna olmak zorundaydı. Gerçekten anlayabilmeniz için, bir karşıtın olması gerekiyordu. Bu dualite enerjisi, Yuvayı ilk terkedişinizden beri sizinle birliktedir. Bu, kendi veçhelerinizi görmek için kullandığınız, sahiplendiğiniz ve çok alıştığınız bir araç haline gelmiştir.</p>
<p>Şimdi, siz bu dualite enerjisini, evreni yaratmak ve gidip keşfetmek için kullandınız. Onu, karanlığın derinliklerini ve ışığın yüksekliklerini anlamak için kullandınız. Bu enerjileri kullanmanız, kim olduğunuza yeni bir anlam ve yeni bir kimlik katmıştır. Ve, bunlar aynı zamanda birbirine itici bir güç oluşturmak için de çalışmıştır. Çünkü “karanlık” enerjisine sahip olmasaydınız, “ışık” statik (durağan) olacaktı. “Işık” enerjisine sahip olmasaydınız, “karanlık” dibe vuracaktı. Bunlar birlikte çalışmaktadır!</p>
<p>Bu dualite enerjileri ileri geri çalıştıkça, evreninizdeki, çok muhteşem bir biçimde yarattığınız evrendeki herşeyi, gerçekten yavaşlatmıştır. Siz her zaman bu dualite enerjilerini beraberinizde taşıdınız. Onlar her zaman kimliğinizin bir parçası olmuştur.</p>
<p>Bizim Başmelekler Mertebesi adını verdiğimiz zaman geldiğinde, Dünya yaratıldığında, bir kez daha, bu dualite enerjilerini beraberinizde taşıyarak Dünyaya geldiniz. Dualite enerjisine sahiptiniz, “artı” ve “eksi”nin, “kara” ve “ak”ın, “yüksek” ve “alçak”ın kutuplaşmasına sahiptiniz. Ve bir de perdeye, sizi deneyimlerin yeni bir düzeyine getiren perdeye sahip oldunuz. Şimdi, siz sadece Yuva enerjisini değil, aynı zamanda Yuvadan uzak olan yuvanın enerjisini de unutmuştunuz. Bu size bir beden üstlenerek bu muhteşem yere gelmek fırsatını sağlamıştır, bilinçli kararlar alabilmeniz için, bilinçli seçimler yapabilmek için şeyleri yavaşlatmak fırsatını sağlamıştır – ve bunların hepsi, gerçek kimliğinizi anlamanızı sağlama biçimiydi.</p>
<p>Şimdi, tüm bu süre içinde bu dualite enerjileri içinizde iş görüp durmuştur. Onlar kutuplaşmış bir halde kalmıştır. Beyaz bilye diyeceğiniz (enerjiden) daha çok etkilendiğiniz zamanlar vardır. Sonra da, daha çok siyahın etkilediği zamanlar vardır. Bu, her iki tarafta da derin deneyimler kazanmanız için böyledir. 2/3 lük ışık ve 1/3 lük karanlık enerjisinden, 2/3 lük karanlık ve 1/3 lük ışık enerjisine geçtiğiniz zaman….. birinden ötekine geçtiğinizde, bu yeni bir anlayış ve derinlik kazanmanızı sağlar.</p>
<p>Siz ışık ve karanlığın karşıt enerjilerini, ilerlemenizi sağlayacak bir itici güç olarak, bilincinizin ilerlemesini sağlamak için kullandınız. Onlar, sizin için önemli ögeler olmuştur. Biz onun için, “Işık İşçisi olmaktan söz ederken, dikkatli olun” demekteyiz. Siz hepiniz işçisiniz. Tanrısal işçilersiniz. Işık Savaşçıları olmaktan söz ederken sevgili dostlar, dikkatli olun, çünkü siz aynı zamanda da Karanlık Savaşçılarısınız.</p>
<p>Hem ak, hem de kara bilyenin enerjilerinden oluşan dualitenizi reddetmek….. bunu reddetmek, kim olduğunuzun bir parçasını reddetmektir. Enerjisel bir dengesizliğe girersiniz ve bundan çok da mutlu olmazsınız. Bu ögelerin dengesidir çok önemli olan – ve şu anda bu çok önemlidir. Karanlıktan çok korkmaktasınız. Ama, siz orada bulundunuz. Onun içinde oynadınız. Onun derinliklerine indiniz, bu yaşamda bile, ve kesinlikle diğer yaşamlarınız sırasında da.</p>
<p>Bir ay önce size beklenti, gündem hakkında konuşmuştuk. Bir beklentiniz ya da gündeminiz olduğu zaman, dualitenin bir ögesine enerji katılmış olur. Ve eğer hala şu dualite oyununu oynuyorsanız bu iyi ve harika bir şeydir. Gün boyunca beklentileriniz olsun, ve sonuçlarını göreceksiniz! Bir tarafı kutuplaştıracaksınız, ve bu da, dualitenin öbür tarafında eşit derecede bir karşıt tepkiye neden olacaktır. Tüm gücü ışığa verdiğiniz zaman, karanlık da yapılanacaktır, ve tam tersi. Onun için hiçbir kutup, ne ışık, ne de karanlık, tüm insanlık tarihi boyunca, ve evren tarihi boyunca, ve kendi ruhunuzun tarihi boyunca, diğerine üstün gelememiştir.</p>
<p>Bir şeye ait bir beklentinizin olması, diğerine de eşit derecede ve karşıt bir enerjisel tepki oluşturacaktır. Hayır, bu karma değildir. Bu, spiritüel fiziktir. Bu, oynamaktır! Bu, eğlenmektir! Oh, sadece ışık olsaydı, ne kadar sıkıcı olurdu! O zaman ne yapardınız? Hiçbir deneyiminiz olmazdı. Böylece, bir bilyeyi kutuplaştırdığınızda, diğeri de etkilenir.</p>
<p>Biz üçüncü ögeden, şu bir o yana, bir bu yana hareket eden “gri” ögeden de söz ettik. Bu, momentum yaratır. Bu, enerji yaratır. Bu, sarkaç etkisidir, ya da şimdi “ileri geri sallanmak” dediğimiz şeydir. Dualite kutupları arasında gidip gelmeler, tüm bu sarkaç etkileri, uygundur. Bu bir momentum ve bir enerji yaratmaktadır.</p>
<p>Tüm bu zaman boyunca sevgili dostlar, hem siz, hem de biz, sevginin peşindeydik. Yaptığımız şey budur. Ruh, kendi başına sevgiyi anlamaz. Onun için siz, Ruh, bu yolculuğa çıktınız. Onun için dualite ögelerini, “2”nin spiritüel fiziğini aldınız ve yaşamınıza çok iyi uyguladınız. Siz bir sevgi arayışı içindeydiniz, anlamaya, öğrenmeye, hissetmeye çalışarak.</p>
<p>Sizler, Ruh…. Siz, tanrısal olanlar, kendi kimliğinizi de anlamayı öğrenmekteydiniz. Bunu gerçekleştirdikçe, kendi tanrısallığınızın kimliğini anlamaya başladıkça, ancak o zaman Tanrı’yı da anlamaya başlayacaksınız. Tanrı’yı hiçbir zaman kafanızla anlayamayacağınız söylenmişti. Ve bu kesinlikle doğrudur. O, yürekten gelir. Ve bu, siz kendi tanrısallığınızı anlamayı öğrendikten sonra gelir. Ve bu olduğunda, sevgili Shaumbra, o zaman Yuva size gelecektir. Size söylediğimiz gibi, siz hiçbir zaman Yuvaya gitmezsiniz. Bunların hepsinin amacı bu değildi. Yuvaya gitmiyorsunuz. Yuva size gelmektedir.</p>
<p>Şimdi, neden bugün bunlardan söz etmekteyiz? Siz büyük bir bilgelik ve anlayış noktasına geldiniz. Beklentilerinizi nasıl bırakacağınızı öğrenmektesiniz. Bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, enerjisel sarkacı, başlangıçtan bu yana sahip olduğunuz dualite enerjisinden çekersiniz. Artık, ileri geri sallanmalar olmaz.</p>
<p>Beklenti, gündem durduğunda, bu yeni bir şey yaratır. Bu, yeni bir sevgi yaratır sevgili dostlar, yeni bir sevgi. Beklentiyi aradan çıkarttığınız zaman ve bu, bir yaşamdan ötekine edindiğiniz büyük bilgelikle birleştirildiği zaman….. dualite ögeleri, her biri kendi eksiksiz etkisiyle, ama artık karşıt güçler oluşturmadan, şimdi birleşebilir. Onlar birleşebilir ve “bir”i değil, “4”ün spiritüel paydasını yaratırlar. Onun için biz tekrar tekrar 4’ten söz ettik.</p>
<p>Dualite, “iki” enerjisidir. Bu sizi, kim olduğunuzu anlamanız için buraya getirmiştir. Bu beyaz ve siyah bilyeler sizin için bir oyun-aracı olmuştur. Beklentiyi bıraktığınız zaman, bu enerjilerden hiç birine güç vermeyin. Onlar birleşmektedir, bir anlamda. Şöyle diyebilirsiniz, onlar birbiriyle sevişmektedir. Bu da, “dört”ün enerji paydasını yaratır.</p>
<p>Sevginin yeni anlayışı budur. Ve bu, Yükseliş Dizisinin Sekizinci Dersidir, Sevginin Yeni Anlayışı. (kendi kendine güler) Bir anlamda, burada söz konusu olan bir ders yoktur. Yapmanız gereken hiç bir şey yoktur. Bu zaten içinizde olmaktadır. Bu, üzerinde zihinsel bir çalışma yapmanızı gerektirecek bir şey değildir. Bu odadan çıkıp, ya da bu sayfayı bir kenara koyup, bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Sadece, sevginin yeni bir anlayışına gelmekte olduğunuzu anlamak durumundasınız. Bu içinizde olmaktadır ve olmaya devam edecektir.</p>
<p>Geçmişte, sevgi anlayışınız biraz kısıtlıydı. Sevgi anlayışınız, sevgi arayışınızın bir parçasıydı. Siz uygun olan ve gerçekten içinizdeki boşluğu dolduran ve çeşitli biçimlerde dengelenmenizi sağlayan başka bir kişiyi arardınız. Gerçekten de, bu kişiyle bağlantılı olarak güçlü duygusal hisler söz konusuydu, ama sonuçta, siz kendinizi bunlar kanalıyla bulamadınız. Siz sadece yolculuğu birlikte yapacağınız bir partner ya da eş buldunuz. Onlar, tanrısallığınızın enerjisini tutmamışlardır.</p>
<p>Sevgiye ait eski anlayışınız çok kısıtlıdır, çok kısıtlı. Oh, siz zaman zaman çok sevmeye çalıştınız! Kendinize, başkalarını sevmek zorunda olduğunuzu söylediniz… yaptığınız şeyi sevmek zorunda olduğunuzu söylediniz. Ama sevginin gerçekte ne anlama geldiğine dair bir fikriniz yoktu. Sevginin yeni anlayışında bu, sözlerin çok ötesindedir. Bu, olduğunu düşündüğünüz şey değildir. Bu, dualitenin bırakılmasıdır. Bu, hiçbir beklentinin olmamasıdır. Hiçbir beklentinin.</p>
<p>Şimdi, her zaman sizinle birlikte olan dualite ögeleri…. eski enerjilerinden sıyrılmaktadır. Oh, siz bunun etkilerinden bazılarını fiziksel olarak hissedebilirsiniz. Bunun olmasına izin verin.</p>
<p>Dualite enerjileri dalgalar ya da dalga boyları gibidir. İnişler ve çıkışlar vardır. Bunlar birbiriyle etkileşim halindedir. İnişler sizi çıkışlara itmiştir. Çıkışlar, sizi bazen dibe vurma dönemleri de denebilecek, yeni içgörülere getirmiştir. Bunlar birbiriyle çalışmıştır. Şimdi söz konusu olan, bunların TÜMÜNÜ, inişleri ve çıkışları, beyaz bilyeyi, siyah bilyeyi, pozitifi, eksiyi kucaklamaktır. Tümünü kucaklayın. Dualitenin sadece tek bir enerjisine odaklanmayın. Tümünü kucaklayın. Bu sizi sevginin yeni anlayışına getirecektir.</p>
<p>Yeni sevgi öncelikle kendi içinizde başlayacaktır. Öncelikle kendi içinizde başlayın. Bu yeni sevgi sizinle başlar. Onu dışarı çıkıp da, dünyanın her tarafına anında dağıtmak zorunda olduğunuzu hissetmeyin. Bunun da zamanı gelecektir. Bununla ilgili konuşacağız. Onu kendi içinizde besleyin, tıpkı bir çocuğu beslediğiniz gibi. O, içinizde başlayacaktır.</p>
<p>İnişlerden ve acılardan ve karanlıktan ve negatiflerden ve kötülerden kaçınmak için o kadar çok şey yaptınız ki. Oysa onların hepsi sizin bir parçanızdı. Onlar bu büyük oyunun ya da büyük deneyimin bir parçasıydı. Tümünü kucaklayın şimdi. Doğru ve yanlışla ilgili beklentilerinizi salıverin. Başkalarının ihtiyaç duyduğu şeylerle ilgili ve bu noktada dünyanın ihtiyaç duyduğu şeylerle ilgili beklentilerinizi, gündemlerinizi salıverin. İnişleri ve çıkışları kucaklayın, çünkü onların tümü, aynı şeyin parçasıDIR.</p>
<p>Biz onun için bu kadar ISRARLA şu ilaçlarınız hakkında konuştuk. Bunlar ışığı ve karanlığı çekip almaktadır. Bu ögelerin TÜMÜ önemlidir. İniş çıkışlara ihtiyacınız vardır. Bunların şimdi nasıl kutuplaştığı, içinizde bunlarla nasıl çalıştığınız önemlidir.</p>
<p>İçinizde yeni bir sevgi vardır. Ve bu bir anlayıştır. Bu bir anlamda, bir bilgelik, bir histir. Bunu sözcüklere dökmek bizim için çok zordur. Ama bu ortaya çıkmaktadır. Yapmanız gereken hiçbir şey yoktur. Onun için bugünün dersi bu denli kolaydır, ve bu bir dönüm noktasıdır. Onun için bugün burada bu kadar çok konuk vardır. Eve gidip de, kafanızı kaşıyarak düşünmeniz gerekmemektedir. Yeni sevgi enerjisinin tohumu bu alanda atılmıştır. O zaten içinizdedir. O burada şimdi demirlenmiştir.</p>
<p>Yakında-çocuk-olacakların bugün gelmesinin nedeni, onların da bunu anlamak istemesindendir. Onların önünde yapacakları bir yolculuk vardır. Ama onlar, dualitenin salınabildiği bir noktaya gelmiş olan bir grup insanı görmek istemektedir. Onlar, dualitenin eski enerjisel yollarını dönüştürmüş olan bir grup insanı görmek istemektedir. Onlar bu yeni grubun karanlıkla ışığı, iniş çıkışları nasıl kabul ettiğini…. tüm bu şeyleri nasıl kabul ettiğini…. boşluktan çıkmak için artık mücadele etmeyişini… artık çıkışlara yapışmaya çalışmamasını…. ve bu ritmin tümüyle uygun olduğunu anladığını, ve bunun böyle yapılmasıyla da, dualitenin eski ögelerine artık enerji verilmediğini görmek istemektedirler.</p>
<p>Bu yeni bir sevgidir, ama olduğunu sandığınız şey hiç değildir. Bunun başka bir insanla ilgisi yoktur, en azından bu dönemde. Bu kendi varlığınızla ve kendi ruhunuzla ilgilidir. Bu şimdiden size olmaktadır, ve daha önce de söylediğimiz gibi, yarın değil, öbürgün değil. Şimdiden olmaktadır. Sadece bırakın olsun, sevgili dostlar.</p>
<p>Sevginin bu yeni anlayışı çiçek açmaya ve büyümeye devam edecektir. Bu dersi bugün vermek, onun için bize bu kadar ödüllendirici, bu kadar onur verici gelmektedir – çünkü bir ders söz konusu değildir. Burada sadece bulunduğunuz yerin onaylanması vardır.</p>
<p>Gerçekten, olduğunuz yeri anlamanızı sağlayacak sözcükleri aranmalısınız. Ama önemli olan, sizin bu yerde olmanızdır. Herşeyden daha önemlisi….beklenti ve gündemler bırakıldığında, bir kaynaşmanın olduğudur…eskiden dualite olanın yerini bu yeni dinamik almaktadır. Ama bu şimdi, “iki” yerine, “dört” enerjisine doğru gitmektedir.</p>
<p>Sevginin bu yeni anlayışıyla meydana gelen şey ise Yuvanın, Yuvanın sonunda gelebilmesidir. Olan şey budur. Onun için biz bu kadar büyülenmiş bir haldeyiz. Onun için çocuk-olacak varlıklar bu kadar heyecanlıdır. Hepimiz Yuvayı terk ettiğinden beri ilk kez, Yuva gelmeye başlamaktadır. Yuva bir anlamda yeniden uyanmakta, genişlemekte, size doğru gelmektedir.</p>
<p>Yolculuğumuz başladığından beri hepimizin heyecan duyduğu şey budur. Hepimiz merak ettik, “Yuva nerede? Ruh nerede?” Yuvanın bizi içine almak için geleceği zamanın ne zaman olacağını hepimiz merak ettik. Ve siz, Yuvanın sizi kurtaracağını sandınız. Ama öyle değildir. Kurtarma diye bir şey yoktur. Yuva sizi selamlamak için, ve kucaklamak için, ve Tüm Olan’ın doğasını değiştiren bu uzun yolculuk için size teşekkür etmek üzere gelmektedir. “Vardı (was)” artık “vardı” değildir. “Vardı” artık VARdır.</p>
<p>Sevgili dostlar, bugün size hiçbir zaman yalnız olmadığınızı söylediğimizde, bunu şimdiye kadar hiç olmadığı biçimde kastediyoruz, çünkü Yuva sonunda gelmeye başlayabilmektedir. O sizden ve tanrısallığınızdan ve tanrısallığınıza sahiplenmenizden gelmektedir.</p>
<p>Hiçbir zaman yalnız değilsiniz, çünkü Yuva size dokunmaktadır şimdi.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<p>Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 02 Mart 2002</div>
<div class="tarih">Ders Sekiz: Sevginin Yeni Anlayışı</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bugün buraya çok enerji yerleştirilmiştir. Çok miktarda enerji yeni bir biçimde gelmiştir bugün. Bu, bir anlamda, hiç de ders olmayan bir ders olmuştur. Söylediğimiz gibi, öğrenilecek bir şey yoktur. Mücadele ya da gayret gerektiren bir şey yoktur. Bu ders, tüm çalışmalarınız ve gayretleriniz sayesinde meydana gelmiş bir şeyin onaylanmasıyla ilgilidir. Bugün önemli olan şey, söylenen sözlerden çok, içinizde meydana gelen “olmak”tır.</p>
<p>Yeni Enerjiden söz ettiğimiz zaman, bu kesinlikle çok gerçektir. Dualitenin eski yöntemleri gitmektedir. Onlar, kendilerine has kutsal bir simyadan geçerek birbiriyle kaynaşmaktadır. Bu, ışıkla karanlığın her zaman var olmuş, birbirini karşılıklı etkileme ihtiyacını salıvermektedir. Geçmişte olduğu gibi, artık birbirini harekete geçirmek zorunda değildirler.</p>
<p>Bir sonraki toplantıda sözünü edeceğimiz yeni bir enerji türü olacaktır. Bu, yepyeni spiritüel bir yakıt gibidir. Toplumunuz yağ ve petrol kullanmaya alışıktır. Bu, eski yakıta ihtiyacınız olmadığını birdenbire farketmenize benzer. Eski yakıtın yerini, toplumunuzun kullandığı yeni bir enerji almıştır. Bu yeni spiritüel enerjinin enerjisel yapınıza etkisi de buna çok benzerdir.</p>
<p>Dualite, ilerlemek için kullanışmış olan bu enerji, şimdi gitmeye başlayabilir. Bu gerçekleştiği zaman, sevginin yeni bir anlayışına gelirsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi, sevgi arayışı, Yuvayı terk ettiğinizden beri gündemdeydi. Sevgi arayışı, gerçekte kim olduğunuzu anlamak arzusudur. Benliğinizi bilme arayışını, size özel kimliğinizle ve parmak iziyle sürdürdünüz….Ruh OLAN, ama aynı zamanda özel olan bir varlık olarak…..kendi hakkına da sahip olan bir yaratan olarak…..ve sözünü ettiğimiz gibi, yakında tahtı miras alacak bir varlık olarak. Sevginin yeni anlayışı, aradığınız şeydir.</p>
<p>Şimdi, birçoğunuz şöyle demektedir, “Ama Tobias, ben hiçbir şey hissetmedim. Yaşantım hala zorluklarla ve meydan okumalarla dolu.” Bunu anlıyoruz. Ama bunun sizin açınızdan zaman ve bilinçte bir işaret taşı olduğunu da biliyoruz. Kendi bakış açımızdan, dualitenin içinizde salıverildiğini, ve sevginin gerçekte ne olduğunun yeni anlayışına geleceğinizi görüyoruz.</p>
<p>Bu yeni anlayış bir eşruh bulmakla ilgili değildir, çünkü onlar (aradığınız) yanıtlara sahip değildiler! (kendi kendine güler) Onlar da dualite içindedir. Bu, bir “ikiz alevi” bulmakla ilgili değildir, çünkü “ikiz alev” diye bir şey yoktur. SİZİN tanrısal aleviniz vardır. Kaybolmuş bir parçanız yoktur. Sevgi, sadece bir eş bulmak, ya da bir çocuğa ya da ana-babaya duyduğunuz sevgi, muhabbet, ve tutku ve ilgi değildir. Oh, bunların hepsi de kesinlikle sevgi türleridir.</p>
<p>Ama, dualite salıverildiğinde gelen yeni bir sevgi anlayışı vardır. Bu, İkinci Çemberin tamamlanmasıdır. Bu, bir yolculuğun tamamlanmasıdır.</p>
<p>Şimdi, önünüzde yapılacak bir iş var mıdır? Kesinlikle vardır! Siz hala çevrenizde bulunan dualite dünyasında yaşamaktasınız. Bunun sizin üzerinizde hala etkisi olacaktır. Siz hala dönüşüm sürecinden geçmektesiniz. Hala geçmişin enerjilerini salmaktasınız. Hala, bir süreliğine bedeninizde ağrılar ve acılar olacaktır. Hala kuşkular ve ileri geri sallanmalar olacaktır. Ama siz bir temel oluşturan ve sizi kaplayan Yeni bir Enerji farkedeceksiniz, sevginin daha önce hiç sahip olamadığınız enerjisini, anlayışını farkedeceksiniz. Bu, sizinle başlamaktadır. Başka bir insanda bulunamaz. Bunu, Benliğinizde bulursunuz.</p>
<p>Söylediğimiz gibi, bu aslında ders olmayan bir derstir. Ama bir gün, rehberlik için size gelen kişilerle birlikte oturduğunuzda, onların, bunun kendileriyle ilgisi olmadığını öğrendiğini bileceksiniz; onlar tanrısallıklarını tutmayı ve sahiplenmeyi öğrenmiş olacaklardır; onlar Ah Dilinin yeni düzeyleri sayesinde şeyleri algılamayı öğrenmiş olacaklardır; ve beklenti ve gündemleri bırakmayı öğrenmiş olacaklardır. Ve siz o zaman, onların, sevginin yeni anlayışına gelmekte olduğunu bileceksiniz.</p>
<p>Oh, sevginin bu yeni anlayışı, kendi başına yeni bir yakıt ve enerji olacaktır! Artık dualitenin karşılıklı etkileşimine, 2/3 ve 1/3’lük orana, ileri geri gidip gelmelere gerek kalmayacaktır. Bu kutuplaşmalar her zaman birbirini harekete geçirmiştir. Artık buna gerek yoktur. Bu, bırakılan ve üzerinizden atılan bir yüktür.</p>
<p>Bu bir gecede olur mu? Hayır, sevgili dostlar. Bu, biraz zaman alan bir süreçtir. Ama bir an için gözünüze ilişen şeyler güçlenecek ve berraklaşacaktır. Geriye bakacak ve şöyle diyeceksiniz, “Oh, ben Martın 2’sinde Tobias söylediği üç sözcüğü anlamamıştım. Ama şimdi anlıyorum. O gün bir enerjinin geldiğini şimdi anlıyorum. Yeni bir farkındalık için o gün hazır olduğumu anlıyorum. Sözcükleri o kadar iyi bilmiyordum.” “Ama şimdi anlıyorum,” diyeceksiniz, “Tobias’ın söylediklerini, çünkü o bana, kendi ruhumun diliyle karşılık verdi.”</p>
<p>Bugün size sunduğumuz mesaj, sizden gelen mesajdı. Ve şunu söylüyordu, “Zaman ŞİMDİDİR. Zaman bu andır. Gelecekte değildir. Dualite, şu anda gitmektedir. O yavaşça, sessizce ve sabırla terk etmektedir. O terk etmektedir ve yerini yeni bir sevgi anlayışı, beklenti ve gündeme sahip olmayan bir sevgi almaktadır.”</p>
<p>Bunu düşünebiliyor musunuz? Beklentisiz, gündemsiz bir sevgi! Sizinle sabırlı ve sessiz olan bir sevgi…sizi ve başkalarını onurlandırmak olan bir sevgi….tekrar tekrar kendini tamamlanmış hissetmeye devam eden bir sevgi….kendi enerjisine doğru büyümeye devam eden bir sevgi. Evet, evet, tümüyle kendi başına Yeni bir Enerji yaratan bir sevgi!</p>
<p>Dualitede enerji, bir öge, belki karanlık olan öge, ışık olanla çarpıştığı zaman yaratılmış olurdu. Kim olduğunuzun veçheleri, bir anlamda, birbirlerine hızla vurarak oluşturdukları çarpışma sonucunda bir enerji yaratırlardı. Enerji bu şekilde yaratılırdı. Oh, gelecek aylarda ve yıllarda, ilerlemek amacıyla kullandığınız enerji üretme biçimleri size çok kaba gelecektir.</p>
<p>Sevgi enerjisi kendini yeniden ve yeniden ve yeniden tamamlayıp, bütünleştirecektir. Sevgili dostlar, sevginin zihinle, akılla anlaşılması gerekmemektedir. Gerekmemektedir. Sevgi, sevginin bu yeni anlayışı, zihinden gelmeyecektir. O varlığınızın tüm parçalarından gelecektir. Onun için bu noktaya gelmeden önce, Ah Dili hakkında konuşmak zorundaydık.</p>
<p>Bunun hem sizin için, hem de kendi sürecinizde nasıl gerçek bir dönüm noktası oluşturduğunu anlayacaksınız. Ah, şeyler değişecektir. Onun için bugün Metatron, içinizde ve çevrenizdeki dünyada meydana gelecek değişimlerden söz etmemizi istemiştir bizden. Siz kesinlikle değişmektesiniz. Değişmektesiniz.</p>
<p>Ziyaretçilerimiz, çocuk-olacak varlıklar, bir insanın kendi tanrısallığına ayak basmasının, dualiteyi bırakmasının, ve kendi varlığında sevginin yeni anlayışına ulaşmasının nasıl bir şey olduğunu görmek için gelmektedir bugün. Onlar bu grupla birlikte burada bulunmaktan çok onur duymaktadır. Ve merakla soruları ve yanıtları beklemektedirler. (kahkahalar) Onun için, başlayalım.</p>
<p>SORU: Peki Tobias, bir zamandır “Eski Enerji”ye karşı “Yeni Enerji” terimleri kafamı kurcalıyor. Bu terimleri kullandığım zaman, rahatsız oluyorum. Bununla ilgili konuşabilir misin? Bu terimler bana çok kutuplaşmış gibi geliyor.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle, ve sadece senin için sevgili varlık, sorunu tatmin etmek amacıyla, Dokuzuncu Dersimizin tümünü bu konuya adayacağız. Şimdi ayrıntılara girmek istemiyoruz. Bir sonraki toplantımızda Yeni Enerji hakkında, onun gerçekte ne olduğu hakkında, neden bu kadar açık bir biçimde ve kutuplaşma yaratmadan Eski ve Yeni Enerjiden söz edebildiğimiz hakkında konuşacağız. Ama önünüzdeki 30 günlük sürede bizimle sabırlı ol.</p>
<p>SORU:  Tobias, beklentimiz yoksa, bir amaca nasıl sahip olabiliriz ve günlük yaşantımızı nasıl sürdürmeliyiz?</p>
<p>TOBIAS: Bu mükemmel bir sorudur, ve Yedinci Derste söylediğimiz gibi, “hiçbir beklentin olmasın”ı ilk kullanmaya başladığında, kemiği ya da gücü olmayan bir denizanası gibi hissedeceğin zamanlar olacaktır. Dualitenin sana güç verdiğini biliyor muydun? Sana enerji sağlardı. Ve amaç da buydu! Seni kutuplaştırıyordu. Enerji yaratıyordu. Şimdi ise beklentisiz olmak, başlarda garip gelecektir, ama sonraları, dualitenin eski anlayışlarına baskın çıkacak yeni bir sevgi anlayışına ulaşacaksın.</p>
<p>Bunu nasıl gerçekleştireceğini sana söyleyemeyiz. Bu, akılla yapılan bir alıştırma değildir. Bu, içinden geçtiğin bir deneyimdir. Beklentinin bırakılmasıyla oyna. Biz sana bunların hepsinin hemen atılması gerektiğini söylemiyoruz. Beklentisiz olmakla oyna. Ve sonra başka zamanlarda da beklentiyi kucakla, ve ikisi karşılaştırıldığında neler oluyor bir bak bakalım. Bunun çevrende nasıl geliştiğine bak.</p>
<p>Bu soruyu soran sana tek bir şey söyleyebiliriz. Eğer şimdi, dualite seni terk ederken, beklentilere tutunmaya kalkarsan, çok rahatsız olacaksın. Beklentiyi pencereden dışarı atmak isteyeceğini göreceksin, çünkü sana hizmet etmeyecektir. Bununla oynamak için, beklentiyi bırakmayla oynamak için, yaşamındaki gerçek deneyimleri, yaşamına girecek deneyimleri kullan. Bu, senin kendini iyi hissedeceğin, kendi adımlarının hızına göre olmalıdır. Eğer bir süre buna tutunmak ihtiyacı duyuyorsan, öyle olsun. Biz bunu (yaptığın için) seni onurlandırıyoruz.</p>
<p>SORU: Dünyanın azalan manyetik alanı ile gezegenin yükselen titreşimi arasındaki bağlantı ve insan olarak bizim bununla ilgili ne tür etkiler deneyimlemek durumunda kalabileceğimiz hakkında konuşabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, enerji ağındaki değişimler, perdenin güçlü etkisini de azaltmaktadır. Enerji ağındaki çalışmaların tamamlanması, tüm çevrenizdeki dualitenin de salınması potansiyelini sağlayacaktır. Dualite bir anlamda, Dünyanın manyetikleri içinde tutulmaktadır, onun için kutupsal değişimlerin, geçmişe göre çok daha düzensiz meydana geldiğini göreceksiniz. Dünyanın manyetik kutupları her zaman değişmiştir, ve bu değişimlerin içerdiği kalıplar, biçimler vardır. Bunlar bazen çok hızlıdır, bazen de çok yavaş. Bu değişimleri, manyetik değişimlerin yoğunluğu bazında saptayacak olursanız, Dünya üzerinde değişen bilinçle bağlantılı olduğunu göreceksiniz. Dünyada gelişen olaylarla bağlantılı olarak bunların neredeyse haritasını çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Onun için, Dünya kutuplarında daha düzensiz değişimlerin meydana geldiğini göreceksiniz. Siz dualiteyi salıverirken, Dünya kutuplarının da bir anlamda, tutunduğu dalı bırakması uygun değil midir? Cauldre, Internetten ulaşabileceğiniz bilimsel sitelerin yardımıyla bunu gerçekten saptayabileceğinizi eklememizi istiyor.</p>
<p>Dünyanın manyetik kutupları oldukça düzensiz ve çarpıcı bir biçimde değişecektir ve sonra da (bu değişim) neredeyse bıçak gibi kesilecektir. Ve bunların tümü, bilimadamlarınızın kafasını çok karıştıracaktır, çünkü anlamayacaklardır. Ama siz anlayacaksınız. Anlayacaksınız, çünkü bunun hem kendinizin, hem de insanlığın içinden geçtiği değişimlerin bir göstergesi olduğunu bileceksiniz.</p>
<p>Bu arada Dünya manyetiklerinin yoğunluğu da değişkenlik gösterecektir. Gidip gelecektir. Manyetiklerin güçlü olduğu dönemler olacaktır, sonra da çok daha zayıf olacaktır. Ve tekrarlıyoruz, bu bilimadamlarınızı çelişkiye sokacaktır, çünkü manyetikler geçmiş kalıpları izlemeyecektir. İçinden geçtiğiniz şey, normal değildir. Geçmişte böyle bir şey olmamıştır. Ve Dünyanın titreşim rezonansı gerçekten değişmeye devam edecektir. Artmaya devam edecektir. Bu geçtiğiniz birkaç yıl içinde çarpıcı bir biçimde artmıştır.</p>
<p>Bu bir anlamda çok kabaca, kendi titreşimsel değişimlerinizin, yükselen titreşiminizin bir göstergesidir. Böylece, siz bunu göreceksiniz…..Schumann rezonansı adını verdiğiniz şeyin…..arttığını, ama bu önceden bilinebilecek bir biçimde olmayacaktır. Bu, bugünkü oturumumuzun başında sözünü ettiğimiz şeye benzerdir. Tüm çevrenizde değişiklikler göreceksiniz. İnsanlık bilincinde, uç noktalarda kutuplaşmaların meydana geldiğini göreceksiniz. O zaman, bilinçteki bu değişimin Dünya manyetiklerini ve titreşimlerini nasıl etkilediğini görebileceksiniz. Bunların tümü, doğru rotada, doğru yolda olduğunuzu söylemenin sevinç dolu ve mükemmel bir biçimidir. Bu dualite enerjisinin, sözünü ettiğimiz “dört”ün Yeni Enerjisine dönüşme zamanıdır.</p>
<p>Onun için biz size bugün bir dersle değil, bir onaylamayla gelmekteyiz, sevginin yeni bir anlayışına, daha önce hiç bilmediğiniz bir sevgiye, ve Ruh’un şimdiye kadar hiç bilmediği bir sevgiye ulaşmakta olduğunuzu söylemekteyiz. Ve bu, sizin içinizden gelmektedir.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, çok kez bir durumla ilgili felaket potansiyelini görebiliyorum. Örneğin, bisiklete binen birini gördüğüm zaman, bir anda onun bir yere nasıl çarpıp yaralandığını vs. görebiliyorum. Ama gerçekte o kişiye hiçbir şey olmuyor ve yanımdan geçip gidiyor. Bir açıklama yapabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, felaketin olma potansiyeli VARDIR. Bir tür felaket potansiyeli mevcuttur. Bunların tümü, sözünü ettiğimiz dualite enerjisinin bir parçasıdır. Bisiklete binen kişinin hemen yanıbaşında, yolda giden her aracın hemen yanıbaşında diğer potansiyel de mevcuttur. Ve sen bunu görmektesin. Bunu özellikle şimdi görmenin nedeni, öncesine göre çok daha duyarlı olmandır. Ah Dili kanalıyla şeyleri duyumsamaya başladın. Bunun seni korkutmasına izin verme. Sen, yeni enerji yaratmaya çalışan dualitenin güzel bir örneğini görmektesin.</p>
<p>Şimdi, arada bir felaket dediğiniz şey meydana gelir. Diğer potansiyele güç verilmiştir. Öyle zamanlar vardır ki, psişik kişileriniz….. onlar herzaman felaket tellallığında bulunur, ama bu çok sık meydana gelmez. Onlar da, o anda meydana gelmekte olan şeyin antitezi olan potansiyel enerjiyi görmektedir. Ve aradabir (gördükleri şeyler) meydana gelir. Ama bu, senin gördüğün potansiyelin, bir realite olacağı anlamanıza gelmez.</p>
<p>Böylece sen bu şeyleri gördüğün zaman, kendini korkutmaktasın. Merak etmektesin….. belki de (bunu gördüğün zaman) o insanın geçireceği kazayı yaratacağını düşünmektesin. Hayır, bu, sen gidip de bisikletteki insanı itmedikçe, bu şekilde işlemez. (kahkahalar) Ama bunun için fazladan bir bilgeliğe sahipsin, onun için kendini bu düşünceyle korkutma.</p>
<p>Bu çok güzel bir örnektir Shaumbra, sözünü ettiğimiz dualitenin – beyaz bilye ile siyah bilyenin güzel bir örneğidir. Realitede kendi ifade eden beyaz bilye olsa bile, siyah bilyenin potansiyeli hemen onun yanıbaşında oturmaktadır. Dualite bu şekilde iş görür. Onun için Metatron bu zamanda Dünyaya gelmektedir. Bizim “spiritüel fizik” olarak adlandıracağımız, ama aslında Yeni Enerjinin fizik (kanunları) olan şeylerin anlaşılmasına yardımcı olmak için gelmektedir.</p>
<p>SORU:  Sevgili Tobias, teknik ve bilimsel yeteneklerin geliştirilmesi sürecini hızlandıracak bir şey yapabilir miyim?</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler) Yapabilirsin, ve o da şu lanet kafanı bir kenara koymaktır! (kahkahalar) Şimdi, bunu hepinize söylüyoruz, sadece soruyu soran kişiye değil. Kafanızda evirip, çevirip duruyorsunuz…. oh, biz bazen kafanızın içinde dönen çarkları duyabiliyoruz! Ve siz evirip çeviriyorsunuz. Yeni bir yeteneğiniz, yeni bir anlayışınız var, yeni Ah Dili. Esin (ilham) doğacaktır içinize. Esin gelecek ve bir ara başınıza kadar çıkacaktır, çünkü sizin o harika beyninize, bu insanlık düzeyinin yürütülebilmesi için hala ihtiyaç vardır. Ama kendinize izin verirseniz, içinizde çok biliş vardır. Biz sadece spiritüel bilişten söz etmiyoruz. Spiritüel bilişle birlikte, şeylerin işleyiş biçiminin ya da gerekli olan işleme biçimlerinin bilişi gelir. Ah Dilinde olun. Ve dualitenin gitmesine izin verin.</p>
<p>Esinsel süreci engelleyen şeylerden biri de – ırmaktaki taşlar – beyindir. Beyindir. Ama bizi yanlış anlamayın. Zihin harika bir şeydir. Gerçekten öyledir, ama doruk noktası değildir. İşlemin, sürecin sadece bir parçasıdır. O beyninizi sıradan görevlerle meşgul tutun.…gidip çimlerinizi biçin….karları küreyin….ve o an zihninizi devreden çıkartacak şeyler yapın. Şimdiden içinizde olan bu anlayışlar – ve biz onları görebilmekteyiz – ortaya çıkacaktır. Biliyorsunuz, içinizde çok anlayışlar mevcuttur. Bunlar, açılmayı bekleyen paketler gibidir. Bunlar, içinizde bulunan armağanlar gibidir. Bunlar sizindir. Onları başka bir yerden almazsınız.</p>
<p>Oh, ortaya çıkmayı bekleyen esinler vardır, ama siz hala onları buradan (Tobias, Cauldre’nın başını işaret eder) çıkartmaya çalışıyorsunuz. Kendinizi meşgul tutun. (kendi kendine güler) Gidip kendinize fabrikada bir iş bulun ve sıradan bir iş yapın. Bu, esinlerin yükselmesine neden olacaktır, çünkü zihniniz başka bir şeyle meşgul olacaktır. Esin o zaman ortaya çıkabilir. O zaman bir fikir edinebilirsiniz. Ve o bir bilişle sarıp sarmalanmış olacaktır. Onunla ne yapacağınızı bileceksiniz. Yardım için kime gideceğinizi bileceksiniz. O zaman fabrikadaki işinizi bırakabilir ve bu şeylerin başarıya ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (kahkahalar)</p>
<p>İnsanlık tarihi boyunca en büyük icatları gerçekleştiren bilim adamları, felsefeciler ve icatçılar, başlangıç aşamasında “zihni” çok az kullanmışlardır. Zihin sonradan, tamamlanma aşamasında devreye girer. Böylece bu size bir süre üzerinde düşünMEYECEĞİNİZ bir şey sağlamaktadır. (kahkahalar)</p>
<p>SORU: Geçtiğimiz aylarda, rüyalarım özellikle ayrıntılı bir hal aldı. Uyandığım zaman, konuşmaları kelimesi kelimesine hatırlıyorum ve bedenim de fiziksel etkileşimleri hissediyor. Perde inceldiği için ben bunu o insanla, astral düzeylerde gerçekten yaptım mı? Bana o kadar gerçek gibi geliyor ki.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle, perde inceldikçe, rüyalarınız daha dinamik bir hale gelmeye devam edecektir. Uyanık olmanızla, rüya halinde olmanız arasında kesin bir ayırım olmayacaktır. Çoğunuzun da yaptığı gibi, bunun bir rüya mı, yoksa gerçek mi olduğunu kendi kendine rüyanda sorduğunu göreceksin. Rüya halinde olagelen yeni bir iletişim, harika bir iletişim vardır. Bununla çalışmaya devam etmeniz konusunda sizi yüreklendiriyoruz.</p>
<p>Rüyaların ve gerçek dediğiniz şeyin kaynaşması harika bir şeydir. Bu, enerjilerin tümünü alıp biraraya getirmektir. (O zaman) artık bu ikisini ayıran bir duvar olmaz. Bu, dualitenin yavaşça erimekte olduğunun harika bir göstergesidir. Sevginin yeni anlayışı gelmektedir. Evet, özellikle de rüyalar; ayrıntıları öncesinden çok daha fazla hatırlayacaksınız.</p>
<p>Şimdi, rüyaların kendini size hala simgesel bir biçimde gösterdiğini anlayın. Rüyalarınızı genel anlamda, gerçek olarak almayın. Bunlar bir dizi simgedir. Kendinizi insana ait duyu düzeylerinde ve tanrısal duyu düzeylerinde Ah Diline açtığınız zaman, bu simgelerin birbirini izleme sırası ya da düzenini anlamaya başlayacaksınız.</p>
<p>Biz bir de……(duraklar) Cauldre şimdi söyleyeceğimiz şeyden pek hoşlanmamıştır, ama bu artık çok sık olmaktadır. (kahkahalar) “Rüya sözlükleriniz” ve “ansiklopedileriniz” harika araçlar olmuştur. Ama onları kitaplığınızda tutun! Onların şu anda ait oldukları yer orasıdır! İçinize, bilişinize dönmek ve simgelerin temsil ettiği şeyi (oraya) sormak, sizin için daha iyidir. Rüyalarınızda bir köprü görmeniz, rüya sözlüklerinizin size söylediği şey olmayabilir.</p>
<p>Şimdi, buraya bir dipnot, Shaumbra’ya bir meydan okuma ekleyeceğiz. Rüyaların incelenmesi ve anlaşılması, insanların keşfedeceği en büyük alanlardan biridir. Bazı bölümlerinin daha keşfedileceği bir okyanusa sahipsiniz. Çoğu daha keşfedilecek evreninize, yeni yıldızlara, yeni gezegenlere sahipsiniz. Ama bunların ötesinde, rüyaların içerdiği şeylerin keşfi söz konusudur, çünkü rüyalarınızda boyutlararası yolculuk yaparsınız. Türlü bilinç hallerinden geçersiniz. Rüyanın anlaşılmasıyla, yolculuğunuzu gerçekten anlamaya başlarsınız.</p>
<p>Öğretmenler, Shaumbra, rüyalara çekilen herkesi, bununla çalışmaya başlaması için yüreklendiriyoruz. Bunu gerçekleştirirseniz…. başkalarına öğretebileceğiniz bu rüyaların incelenmesi ve anlaşılması yoluna saparsanız, hem bizim alemlerden, hem de insan alemlerinden çok yardım alacaksınız. Oh, insanlar bu rüya ülkesinin geniş ve uçsuz bucaksız topraklarını araştırmak için neden daha fazla zaman harcamamıştır?</p>
<p>SORU: Tobias, hiçbir beklentinin olmamasını, hiçbir sonuca bağlı olmamanın, hiçbir gündeme sahip olmamanın ne anlama geldiğini anladığım zamanlar var. Ama geleceğe doğru giderken, bazı beklentilere tutunmamak elimde değil. Sürecim hakkında bir yorumda bulunabilir misin? Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, size beklentiler içinde olmak öğretilmiştir. Arzulanan sonuçlara bağlı olmak öğretilmiştir. Yeni Enerjinin, yeni sevginin ve yeni dinamiklerin farkındalığı ortaya çıktıkça, sahip olduğun bu endişe ve kuşkulardan bazılarının yeri hızla doldurulacaktır. Şimdi, sevgili dostlar, siz bir alıştırma olsun isterdiniz…. elle tutulur bir şey olsun isterdiniz…. bizim size şunu ya da bunu yapmanız gerektiğini söylememizi isterdiniz. Ve bunu söylediğimiz zamanlar vardır. Ama bugünkü gibi öyle dersler vardır ki, kesinlikle gerçek bir ders değildir. Bunlar, nerede olduğunuz sürecinin ve anlayışının bir parçasıdır.</p>
<p>Dualite sizi terk etmekteDİR ve yeri Yeni bir Enerjiyle, bir sevgi enerjisiyle, ama geçmişte sahip olduğunuz sevgiye benzemeyen bir sevgi enerjisiyle doldurulmaktadır. Dualite gitmektedir. Onun gitmesini zorlamak durumunda değilsiniz. Onun gittiğini düşünmek durumunda değilsiniz. Onun gitmesine sadece izin vermek durumundasınız. Bu, biraz zaman isteyen bir süreçtir.</p>
<p>Bu arada bedeniniz ağrıdığı zaman, onu sevin, kucaklayın. Bunun, sürecin bir parçası olduğunu bilin. Bedeninizin deneyimlediği şeyden kaçmaya kalkmayın. Bu deneyimi kutsayın, çünkü o kesinlikle harika bir deneyimdir. Bazı dip noktalara vurduğunuz zaman – ki vuracaksınız, vuracaksınız – bu iniş çıkış döngülerinin, açılıp kapanan enerjinin bir parçasıdır. Bu, dualitenin kendisinin, kendini salıverme biçiminin bir parçasıdır. Dibe vurmanız, dualitenin dönüşmesine, salınmasına yardımcı olur. Onun için, dipten çıkmak için çabalamayın, içinde olduğunuz alanı onurlandırın.</p>
<p>Çoğunuz, dibe vurduğunuzda bırakacak olursanız, bir daha dönmemek üzere bir çukura, bir uçuruma düşeceğinden, derin karanlıkların bir ejderhası tarafından yutulacağından korkmaktadır. (kahkahalar) Sevgili dostlar, bunlar artık sizin için bu şekilde olmamaktadır. Bu şekilde olmamaktadır . Dibe vurduğunuz zaman, çıkmak için kendinizi zorlamayın. Bunun bir enerji döngüsü olduğunu anlayın. İçinizde olup bitenler açısından bir anlamda, uygun zamanda meydana gelecek ve sizi bundan geçirecek bir spiral olduğunu anlayın.</p>
<p>Bu zamanlarda, başkalarının dostluğuyla teselli bulun. İçinden geçtiğiniz şeyleri onlarla paylaşın. Onların da benzer deneyimlerden geçtiğini göreceksiniz, ve bu keşifte yeni bir bilgelik ve yeni bir enerji vardır. Tüm Shaumbra’ya, hepinize – ve evet, Cauldre’ya da – tavsiyemiz, Eski Enerjinin bedeninizden çıkmasını sağlayacak yardımları almanızdır. Eski Enerjilerin bedene yapışma eğilimi vardır. Nefes almayı anlamanızı sağlayacak yardımlar alın. Ne kadar basit görünürse görünsün, nefes almak harika bir araçtır….ve siz bunu bilinçli olarak kullanmayı unutuyorsunuz. Kendi sesinizi duymanızı sağlayacak yardımları alın. Tüm dünyada, Shaumbra ailesinden olan ve iyi dinleyiciler olan harika danışmanlar vardır. Ve bazen ihtiyacınız olan sadece budur.</p>
<p>Şimdi, bugün altını çizmek istediğimiz bir nokta daha vardır, ve bu daha önce de değindiğimiz bir şeydir. Biz, ortaya çıkacak kendinden-kuşkulanmak üzerine konuşmuştuk. Bugün size büyük bilgiyi verdik: Yuva’nın nihayet, nihayet kendi enerjisinin ilk ışınlarıyla size dokunabildiğini söyledik. Yuva, şimdi ilk kez, size dokunabilmekte ve sizi onaylamakta ve bir kez daha sizinle paylaşabilmektedir. Bu bir süreç içinde meydana gelecektir. İçinizde küçük küçük başlayacaktır. Büyüyecek ve sonra gittikçe daha fazla toplu bilince dokunacaktır.</p>
<p>Bu büyük bir bilgidir ve büyük bir kendinden-kuşku-duymanın da kapılarını açacaktır. Bu, şu anda meydana gelmekte olan enerji dinamiklerinin bir parçasıdır. Bu, dualitenin Yeni Enerjiye dönüşme işleminin bir parçasıdır. Bu uygundur. Kendinden-kuşkulanmak ortaya çıktığı zaman, sevgili dostlar, bu, belki dibe vurma ya da aşağılarda olma adını verdiğiniz döngülerden biridir. Onun üzerine bir örtü çekmeye, ya da onu dışlamaya, ya da reddetmeye çalışmayın. Onun içinden geçip gidin. O kendinden-kuşkulanmanın içinden geçip gidin. Bu, yol üstündeki yılanlardan biridir. Yılanın orada bulunmasının bir nedeni vardır. O hala sizi, kendi tanrısallığınızı, anlayışın yeni düzeylerine itecek enerjilerin üretilmesini sağlamaktadır.</p>
<p>Önünüzdeki dönemde, yeniden biraraya gelene kadar, gevşeyin ve keyfini çıkartın. Çok çalıştınız. Bu yeni sevginin gelmekte olduğunu anlayın. Kendi içinizde, bir dinginlik ve bütünleşme alanında olun. Önünüzdeki 30 gün boyunca ders çalışmak yok, ev ödevi yok sevgili dostlar.</p>
<p>Sizi derinden sevmekteyiz, ve HER ZAMAN  sizinle birlikteyiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/03/02/ders-sekiz-sevginin-yeni-anlayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Yedi: Hiçbir Beklentin Olmasın</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/02/02/ders-yedi-hicbir-beklentin-olmasin/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/02/02/ders-yedi-hicbir-beklentin-olmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Feb 2002 15:02:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
(çvr.notu: Bu dersin ingilizce başlığı “Know No Agenda”dır. Agenda’nın sözlük anlamı “gündem, görülecek işler” olmasına karşın, Tobias bu sözcüğü bazen beklenti, bazen de beklentimizi tatmin edecek eylemin yapılmasını içeren bir anlamda kullanmaktadır. Örneğin, çocuğunun iyi bir piyanist olmasını “isteyen”, yani bu beklenti içinde olan bir ana-babanın, çocuğu derslere, konserlere götürmek gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>(çvr.notu: Bu dersin ingilizce başlığı “Know No Agenda”dır. Agenda’nın sözlük anlamı “gündem, görülecek işler” olmasına karşın, Tobias bu sözcüğü bazen beklenti, bazen de beklentimizi tatmin edecek eylemin yapılmasını içeren bir anlamda kullanmaktadır. Örneğin, çocuğunun iyi bir piyanist olmasını “isteyen”, yani bu beklenti içinde olan bir ana-babanın, çocuğu derslere, konserlere götürmek gibi eylemleri gerçekleştirmesi gibi. Kısaca, agenda sözcüğü, beklentinin karşılanacağı bir eylemi de kapsamaktadır. Bu ders, özellikle agendayla ilgili olduğu için bu açıklamayı yapmak ihtiyacını hissettim. Lütfen, beklenti sözcüğünün geçtiği yerlerde, bunun aynı zamanda bir eylemi ve gündemi de içerdiğini anımsayın.)</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, çemberimizde yeniden aileyle, Shaumbrayla biraraya gelmekteyiz. Bu enerji gerçekten çok tatlı, çok, ama çok tatlı! Yürekleriniz özellikle de bugün, her zamankinden daha açık. Kabullenmenizi hissedebiliyoruz. Sahip olduğunuz umudu, varlığınızda hissedebiliyoruz. Burada bulunan ve bu materyelle bağlantı kuran her birinizin gücünü hissedebiliyoruz. Güç geliştirmektesiniz varlığınızda ve önemsiz bir insan olduğunuz düşüncesinin ötesine geçmektesiniz. Siz şimdi tanrısal insan olmaya doğru gelişmektesiniz, ve her zamankinden fazla olan bir farkındalıkla yürümektesiniz. Siz sevgi dolu, merhamet dolu bir tanrısal insansınız, bu enerjiyi şimdi varlığına kabul edebilen ve onu (varlığında) tutabilen bir tanrısal insansınız. Bu geçtiğiniz yıllarda sevgili dostlar, size meydan okuyan şey buydu.<br />
<span id="more-138"></span><br />
Yeni enerji gelmektedir ve siz buna kesinlikle izin verdiniz. Ama şimdi önemli olan, bu enerjinin kullanılmadan dışarı akmasını önleyerek, onu varlığınızda tutup, tutamayacağınızdır, ya da sistemlerinizin bu enerji yüzünden bozulmasına izin vermeden , dengesiz hale gelmeden, insan olarak topraklanmamış bir hale gelmeden, bu enerjiyi tutup tutamayacağınızdır. Ama, enerjinizi nasıl tutacağınızı öğrendiğinizi görüyoruz! Bu enerji o kadar değerlidir ki.</p>
<p>Ben, Tobias, hepinize duyduğum onur yüzünden şu anda ayağa kalkmak isterdim, ama bunu yapmamam istendi benden. (kahkahalar) Ama, bir anlamda, ayakta durmaktayım. Beni öyle görün, bugün burada, bu fırsat için özel olarak giyinmiş bir halde. Ve gelmekte olan diğer varlıklar da….onlar da özel giysiler içindedir. Çoğunuz bunu görebilmektedir, ve biz burada konuşurken siz de bunu algılayabileceksiniz. Biz en güzel enerjisel elbiseleri, enerjisel giysileri giyindik.</p>
<p>Biz bugün kırmızılar içinde parıldamaktayız. Bu sadece takvim yılınızın bu zamanına uygun olduğu için değildir. (Sevgililer Günü). Bu sadece, Kırmızı Çember olduğu için uygun değildir. Bu, kırmızılar sevgiyle ilgili olduğu için uygundur. Kırmızılar, merhamet ve hislerle ilgilidir. Kırmızılar, bir öğretmenin, bir öğrenciyle olan ilişkisiyle ilgilidir. Onun için bugün bu salonu dolduran renk kırmızıdır, fes kırmızısıdır ve parıldamaktadır.</p>
<p>Biz, burada oturmakta olan bir öğretmeni onurlandırmak için gelmekteyiz. Öğretmen, biz değiliz. Öğretmen, sizsiniz! Biz gerçekten öğrencileriz. Bu ne kadar garip görünürse görünsün, biz her birinizden öğrenmekteyiz. Sizden öğrendiğimiz şeyleri alıp, tüm evrenlerin koridorlarına ve tüm boyutlarına yaymaktayız. Sizler öğretmenlersiniz, biz öğrenciler, hala kim olduğunu tam olarak anlamayan bilge varlıklardan öğrenmek üzere gelen öğrenciler. Ama, gözünüzün ucuyla görmeye başlıyorsunuz. Kim olduğunuzu kabul etmeye ve takdir etmeye başlıyorsunuz. O gücün bir bölümünü alıp, insan bilincinizin deposunda tutmaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Bugün burada olmak büyük bir mutluluktur. Enerjiyi hissedin dostlar. Onu nefesinizle içinize çekin. Onu şimdi nefesinizle varlığınıza çekin. Kim olduğunuzun enerjisini hissedin. Bu salonu doldurmaya başlayan varlıkların sevgisini nefesinizle içinize çekin. Onlar, bugün burada olabilmek için perdenin öbür yanından gelmektedir. Bu, benim gerçekten Cauldre’ya (Geoffrey Hoppe) sizin için ilginç bir ders olacağını, gerçekten ilginç bir ders olacağını söylediğim gündür.</p>
<p>Bu dersin, size epey meydan okuyacak bir ders olacağını düşünüyoruz. Bu, epey tartışmalara, epey ikilemlere neden olacak bir derstir. Ve Shaumbra’yı şimdiden ne kadar iyi tanıdığım göz önünde bulundurulursa, gelecek haftalarda çoğunuzun Tobias’a söveceğini biliyorum! (kahkahalar)</p>
<p>Ama sevgili dostlar, kim olduğunuzun bütününü kabul ettiğinizde, ve Tanrı olduğunuz – Ruh olduğunuz – gerçeğini kabul ettiğinizde, bunu varlığınıza kabul ettiğinizde, çok daha güçlü bir hale gelirsiniz. Çok daha farkında olursunuz. Bu size yeni boyutlar ve tümüyle yeni bilinç düzeyleri açar.</p>
<p>Şimdi, geçtiğiniz haftalarda çoğunuzun, sözünü ettiğimiz sallantılardan geçtiğini biliyoruz. Sallantılardan geçtiniz. Çok duyarlıydınız. Çevrenizdeki insanlara, çevrenizdeki enerjilere karşı çok duyarlıydınız. Kendi enerjinizin döngülerine bile, eskisine oranla daha duyarlıydınız.</p>
<p>Belki de, bu Yeni Enerjiye – yükseliş halinize – girdiğinizde, duyarlılığınızın azalacağını sanmıştınız. Diğer insanları daha az hissedeceğinizi, onlardan daha az etkileneceğinizi sanmıştınız. Kendi döngülerinizden, iniş çıkışlarınızdan daha az etkileneceğinizi sanmıştınız. Şimdi, bunların daha fazla farkında olduğunuzu öğrenmektesiniz. Daha duyarlısınız.</p>
<p>Yakın zamanda yaşamınıza birçok konu, sorun girmiştir. Bunun bir nedeni vardır, sorunların – bazen eski, bazen yeni – yaşamınızda ortaya çıkmasının bir nedeni vardır. Bu yeni derste bundan daha söz edeceğiz.</p>
<p>Ama derse başlamadan önce,……çoğunuzun belki görebildiği gibi, Cauldre görüntüyü görmektedir. Bugün sizinle birlikte burada bulunmak için bekleyen tüm varlıkları içeri alalım. Bir kez daha tekrarlıyoruz, geçen ay olduğu gibi, ve gelecek aylarda da olacağı gibi, Metatron adını verdiğimiz varlığın enerjisi bizimle birlikte buradadır. Ama bu enerji, son seferden farklıdır. Son sefer, bu enerji bazılarınıza oldukça sert geldi. Son ders sırasında içeriye giren Metatron enerjisi, fiziksel bedeninizin oldukça ısınmasına, belki de fazla ısınmasına, sizin belki biraz huzursuz ve dengesiz olmanıza neden olmuştu.</p>
<p>Ama şimdi, bu enerjiye daha çok uyumlandınız. Şimdiye kadar haftalardır Metatron’la çalışmaktaydınız. Bu yoğun enerjinin daha fazlasını kabul edebilir hale geldiniz. Onun için, Metatron birlikte paylaştığımız bu alana doğru gelirken, onun enerjisi size daha tanıdık gelmektedir.</p>
<p>Son toplantımızda, Metatron enerjisini süzmek zorunda kaldık, yoksa fazla güçlü olurdu. Sistemlerinizden bazılarını patlatabilirdi. Ama bugün, bu enerjiyi bu kadar çok süzmeye gerek yoktur. Metatron, doğal olarak, yumuşak bir biçimde ve çok dikkatli ve çok merhametle içeri girmektedir. Fazla koruma yoktur.</p>
<p>Bir ay önce Metatron bu çembere geldiğinde, diğer varlıklar ona eşlik etmemişti. Ama bugün, ona katılan, onunla birlikte gelen bir varlıklar grubu vardır. Onlar da fes kırmızısı ve altın renklerinde giyinmişlerdir. Bu varlıklar uzun boyludurlar ve enerji çemberimizin çevresi boyunca durmaktadırlar. Bu odayı ve bu alanı kuşatmaktadırlar. Çevreyi kuşatmaktadırlar.</p>
<p>Onlar, Metatron enerjisiyle yakından çalışmaktadır. Bu enerjinin koruyucusu, nöbetçisi gibidirler. Dengelemeye yardımcı olurlar. Onlar doğrudan koşucularınızla çalışan, enerjinin büyük döngülerini tamamlamaya yardımcı olan varlıklardır. Onlar burada duran uzun boylu varlıklardır. Onlar, gittikçe Dünya enerjisinin daha yakınına yolculuk eden Metatron’a eşlik etmektedir. Onlar, bir dengenin sağlanmasına yardımcı olurlar.</p>
<p>Çoğunuzun yapacağı gibi, Metatron enerjisiyle çalıştığınızda, bu varlık grubunu hissedeceksiniz. Bu, Metatron enerjisinin önemli bir bölümüdür. Metatron’un doğrudan gerçekleştirebileceğinden daha dolaysız bir biçimde sizinle çalışacak melek-varlıklar vardır. Şimdi çok daha yüksek bir enerjide olmanıza rağmen, Metatron’la doğrudan çalışmak, hala zordur.</p>
<p>Şimdi, bunu varlığınızda hissetmenizi, nefesinizle içinize çekmenizi, içinize gelmesine izin vermenizi rica ediyoruz. Kendinizi açmanız, bu enerji çemberine katılmanız, enerjinin çok güçlü ve harika bir biçimde yapılanmasını sağlamaktadır. Bu, içinden geçtiğiniz şeyleri gerçekten görmemizi ve hissetmemizi, ve böylece uygun olan enerjileri size yerleştirmemizi sağlamaktadır.</p>
<p>Sevgili dostlar, bugünün rakkamları, bu 02-02-2002 (sıfır, iki…sıfır, iki….iki, sıfır…sıfır iki olarak çok ağır vurgulanmıştır) gününüz rakkamlarının arkasında yatan enerjiyi soran kişiler olmuştur. Bizim bakış açımıza göre, bu rakkamlar kendi başına fazla bir enerji taşımamaktadır. Ama insan bilincinizde, rakkamların dizilişini farkettiğinizde meydana gelen şey….bunun “0”lar ve “2”ler olduğunu farketmenizdir.</p>
<p>Bu tarihe ve rakkamların dizilişine baktığınız zaman, bir şey olmaktadır. Bu (bakış, bu farkındalık) toplu bilinci etkilemektedir ve sonuç olarak Dünya üzerinde, tüm insanlar üzerinde, her biriniz üzerinde etkili olmaktadır. Bu rakkamlara baktığınızda, tekrarlıyoruz, kutuplaşmanın rakkamlarını ve simgelerini görmektesiniz. “2” kutuplaşma ve dualiteyi temsil etmektedir. Bu enerji o kadar kalıplaşmıştır ki, başka bir şey düşünmek bile zordur. Ama bu iki’yi, yanıbaşında bulunan bir “sıfır”, bir “hiçbirşey” ile birlikte görmektesiniz. Ve birşeyler olduğunu anlamaktasınız. Dualite enerjisini daha çok farkına varmaya başladığınızı anlamaktasınız.</p>
<p>Sevgili dostlar, sevgili Shaumbra, dışarı çıkın ve sokaktaki “sıradan” insanla konuşun, sizin yaptığınız yolculuğu yapmamış bir kişiyle, hala karmik döngüsü içinde bulunan bir kişiyle, hala dualitenin derinliklerinde yaşayan bir kişiyle konuşun. Onlarla dualite ve kutuplaşma hakkında konuşun. Sizi anlamayacaklardır. Sizin biraz “üşüttüğünüzü” düşüneceklerdir. Onlar da, bu sözünü ettiğiniz filmi anımsayacaktır. (Cauldre, kanallıktan önce “A Beautiful Mind – Akıl Oyunları” filminden söz etmiştir) Sizin garip varlıklarla konuştuğunuzu sanacaklardır. (kahkahalar)</p>
<p>Shaumbra, siz şimdi “dualite” denen bu şeyin olduğunu farketmeye başlıyorsunuz. Bugünün rakkamlarına baktığınızda, onu doğrudan önünüzde görmektesiniz. Dualiteyi görmekte ve kendinizin ve Dünyanın ve nihayet tüm evrenlerin, dualiteden uzaklaşmakta olduğunu içsel düzeylerinizde bilmektesiniz. Biz bugün bunu nasıl yapmaya başlayacağınızdan söz edeceğiz, dualiteden çıkarak başka alemlere nasıl geçmeye başlayacağınızdan, ve kendinizi dualiteden nasıl çıkartacağınızdan söz edeceğiz.</p>
<p>Zamanınızın bu geçen iki, üç ve dört haftasında özellikle neyi gördüğünüz? Siz dualiteye bağlı sorunları doğrudan önünüzde gördünüz. Bunların, şimdiye kadar olduğundan çok daha güçlü bir biçimde yaşamınıza girdiğini gördünüz. Zaman zaman keyfiniz kaçmakta, sinirlenmektesiniz. Daha kolay olması gerekirken, öncesine göre neden daha da fazla sorunlarla karşılaştığınıza şaşmaktasınız.</p>
<p>İçinizde salınmakta olan bir enerji vardır. Salınmayı isteyen bu enerji, yaşamınızda ortaya çıkmaktadır. Bunu gerçekleştirmenin bir yolu vardır. Krallığı terk ettiğinizden bu yana sizinle birlikte olan bu dualite enerjisini salmanın bir yolu vardır. Bunu salmak meydan okuyacaktır. Garip gelecektir. Zaman zaman zor olacaktır.</p>
<p>Varlığınızın içindeki en derin düzeylerden anladığınız bir enerji olduğu için, dualite ve kutuplaşmaya tutunmak isteyeceğiniz zamanlar olacaktır. Çok, gerçekten çok yalnız hissedeceğiniz zamanlar olacaktır. Ama bunun ötesine geçmek, bunu salıvermek ve yeni ve daha büyük anlayışlara sahip olmak, çok (zamanınızı ve gücünüzü) almayacaktır. Biraz çalışma isteyecektir. Ama sevgili dostlar, biz sizin şimdi tanrısallığınız enerjisini varlığınızda tutabildiğinizi görmekteyiz, hem de sadece bir an için değil. Siz onu gerçekten bedeninizde, ruhunuzda, zihninizde ve tüm duyularınızda tutmaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Görebilmek harika bir şeydir! Ve biz onun için burada bulunmanın onuruna ve özellikle bugün en güzel enerjilerimizi giyindik, ilerleme KAYDETTİĞİNİZİN, bu tanrısallığı içinizde TUTABİLDİĞİNİZİN onayıdır bu. Hem sizin, hem de bizim sorduğumuz en büyük sorulardan biri buydu, özellikle de bu yaşamınıza gelmeden önce. Karmik meydan okumaların, kendiniz için koyduğunuz son temizliklerin üstesinden gelebileceğinizden oldukça emindiniz. Böylece bazılarınız birkaç yaşamlık karmayı tek bir yaşamda üstlendiniz. Ve siz tek bir yaşamda, ya da tek bir yaşamın yarısında bunun üstesinden gelebileceğinize güveniyordunuz. Ama Yeni Enerjiye geçerken, tanrısallık enerjisini içinizde tutabilmek konusunda ne kadar başarılı olacağınızdan hiç birimiz emin değildik.</p>
<p>Buraya, dualiteyi simgeleyen bu günde, 02-02-2002 (sıfır,iki…sıfır, iki…iki, sıfır…sıfır, iki.. olarak yine çok vurgulanarak söylenmiştir) olan bir günde, bu enerjiyi içinizde tutmaya başladığınızı size söylemek için gelmekteyiz. Bu, tanrısallığınızın enerjisidir. Biz nefes aldığınızı görüyoruz, ve nefes almakla, içinizdeki bu tanrısallık ateşini tutuşturmaktasınız. Ama bu ateş artık kolaylıkla dışarı atılmamaktadır. Parıldamaya devam etmektedir.</p>
<p>Bu odada şimdi birçok varlık bulunmaktadır. Burası oldukça doludur. Onlar, görebiliyorsanız eğer, meleksi yüzlerinden yayılan bir gülümsemeyle burada bulunmaktadır. Bir anlamda sevgili dostlar, bugün söylenecek fazla bir şey yoktur, ama bildiğiniz gibi, biz yine de konuşmaya devam edeceğiz! (kahkahalar)</p>
<p>Şimdi kısaca yeniden gözden geçirelim. Bazılarınıza, bugün buraya gelen bu Metatron’un melekleri dokunmuş olabilir. Gün içerisinde size dokunabilirler. Vereceğiniz izinle, tüm çevrenizde dolanacaklardır. Onlar şifa ya da uyumlama yapmayacaktır. Sadece, enerjilerini tanımanız için yanınızda durmak istemektedirler. Onlar, sizinle enerjisel bir bağ geliştirmek amacıyla burada bulunmaktadır. Bu alanı terk ettiğinizde, size tanıdık gelmesi için, bu enerji sizinle birlikte gelecektir. Onun için, bugün bir “dokunma” hissettiğinizde irkilmeyin.</p>
<p>Sevgili dostlar, Yükseliş Dizisinin ortasına geldik. Sizi yükseliş kapısından geçiren bu dizinin ortasına geldik. İlk dersimizde – bilin bakalım ne – şimdiden yükseldiğiniz gerçeği hakkında konuştuk! Ve – bilin bakalım ne – bu hiç de düşündüğünüz gibi bir şey değildi! Yükselişin nasıl bir şey olacağına dair görüşlere sahiptiniz….düşlere, ilüzyonlara sahiptiniz…anlayışlara sahiptiniz.</p>
<p>Geleneksel hıristiyanlık anlayışından gelenlerinizin çoğu…..(havada) süzüleceğini sanmıştır. Saf bir meleksi enerji olacağınızı sandınız. Yükseldiğinizde – nasıl diyorsunuz – şu kahrolası fiziksel bedenden kurtulacağınızı (kahkahalar) ve artık ağrı ve acılara sahip olmayacağınızı sandınız. Yükselişte herşeyin, her zaman sizin için mükemmel bir biçimde işleyeceğini sandınız. Bu çok eğlenceli olmazdı, değil mi? (yoğun kahkahalar ve Tobias kendi kendine güler)</p>
<p>Ama sevgili dostlar, yükselişle ilgili anlayışınız, dualitenin Eski Enerji kavramı üzerine oturtulmuştu. Siz bunun tam olarak ne olabileceğinin bilincine sahip olmadan, düne ait bir zihinle anlamaktaydınız. Eski Enerji bilincini temel alarak yükselmiş olsaydınız, sonuç olarak şimdi deneyimleyebildiğiniz kadar tamam ve bütün hissetmeyecektiniz. Biz bu derste bununla ilgili konuşacağız.</p>
<p>Bu dizinin Birinci Dersinde, “Bu artık sizinle ilgili değildir” dedik. Siz, karmik döngüden çıktınız. Artık karmadan geçmek zorunda değilsiniz. Bu artık sizinle ilgili değildir. Kendinizi başka insanlarla bir anlaşmazlığın ortasında bulduğunuzda, bunun artık sizinle ilgili olmadığını anlayın. Onlar hala kendi süreçlerinden geçmektedir. Onlar hala kendi karmalarından geçmektedir. Onların yakınında bulunan herkesi kendi dramlarına karıştırmak ve çekmek girişiminde bulunacaklardır. Onlarla birlikte oraya gitmek zorunda değilsiniz. Bu, sizinle ilgili değildir.</p>
<p>Birisi sizi eleştirdiğinde, ya da size kızdığında, bu enerjinin size yapışmasına izin vermeyin. Bu, onlarla ilgilidir. Bu, sevgili dostlar, onlara ve kendinize duyduğunuz merhametle, onların hala kendi süreçlerinde bulunduğunu anlamak merhametiyle ilgilidir. Onları kabul etmek ve değiştirmeye çalışmamak için merhamet duyun. Onlar, kendi yollarını seçmektedirler.</p>
<p>Başkalarına kendi düşüncelerini ve kendi isteklerini kabul ettirmeye çalışan kişilere yazıklar olsun! Sokaklarda dilencilik yapanlar için üzülenlere yazıklar olsun! Bu, merhamet değildir! Bu sizin gündeminiz, beklentinizdir (agenda)! Merhamet, bu insanın sokak köşelerinde bir dilenci olmayı seçmesinin nedenlerini anlamaktır. Bu sevgili insanın kimliğini, giysilerini, kokmasını onurlandırın. Değiştirmeye çalışmak yerine, onurlandırın bu insanları. Bu, artık sizinle ilgili değildir. Bu, çevrenizdeki herşeyi olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmekle ilgilidir.</p>
<p>Bu Birinci Dersti, birçok yönden zor bir ders. Kendinizi birdenbire Yükseliş Salonunda buldunuz, ve bu hiç de beklediğiniz şeylere benzemedi. Bunlara hiç benzemedi. Sürpriz. Bu, sevginin tüm potansiyeli ile dolu ve Yuvayı terk etmenizin asıl nedeni olan tamamlama potansiyeli ile dolu, boş bir salondur. Bu salon, merhametin tüm potansiyeline ve Tüm Olan’ın enerjisini genişletmenin tüm potansiyeline sahiptir. Ama bir anlamda bu boş bir salondur, yeni sahiplerin içeri girmesini, yeni sahiplerin, sizin, “yükselenlerin, erenlerin” içeri girip de, burayı istediği biçime sokmaya başlamasını bekleyen bir salondur.</p>
<p>Yükseliş Salonuna girdiğinizde, sizin için büyük bir hoşgeldin partisi verilmediği için biraz düş kırıklığına uğradığınızı biliyoruz. Burası, lezziz yiyeceklerle ve uçuşan meleklerle ve hatta filminizdeki gibi (Harry Potter) mumların havada süzülmesiyle donatılmamıştı. Bu salon boştu. Şimdi en uygun yollardan yaratmak, belki de şu anda daha bilinçli olarak anlamadığınız, en tanrısal yollardan yaratmak, size kalmış bir şeydir. Ama (bunu gerçekleştirmeye) başlayacaksınız.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Metatron, daha önce hiç görmediğim bir biçimde parlayarak bu odanın ortasında duruyor. O, doğrudan bu alanın ortasında bulunan, kırmızının baskın olduğu, parlayan bir renk topu gibi. Bunu görmek beni mutlu ediyor. Bir an duraklamak zorunda kaldım. Burada yoğun ve harika bir enerji var dostlar!</p>
<p>Şimdi, konuya geri geliyorum. İkinci Derse geçerken, bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Üçüncü Ders olacak dersi, İkinci olarak yaptık. Bunu, sizde gördüğümüz şeyleri temel alarak yaptık, o zamanda (2001 Eylül başı) dünyanızda meydana geldiğini gördüğümüz şeyleri temel alarak yaptık. İkinci Derste sevgili dostlar, biz tanrısallığınızı sahiplenmek, ona sahip çıkmakla ilgili konuştuk. Sizde gördüğümüz şey, kavramları anlamaya başladığınızdı. Farkındalıklar edinmeye başlamıştınız, ama hala başka kişilerden, başka varlıklardan, başka meleklerden, başka insanlardan medet umuyordunuz.</p>
<p>Hala kendi gücünüzü, kendi güçlülüğünüzü, ve sevgili dostlar, tanrısal insanlar olduğunuz gerçeğini kabul etmiyordunuz. Tüm Olan’ın….kimliğinizi oluşturduğu gerçeğine sahip çıkmıyordunuz. Bir anlamda, büyük bir meleğin aşağıya inip, bunu sizin yerinize yapmasını bekliyordunuz. Bir tür semavi direktiflerin, emirlerin size verilmesini, “Joe, bunu yap” diyen bir listenin, yazılı bir kağıdın önünüze bırakılmasını bekliyordunuz. Özellikle burada bulunan birini kastetmiyoruz….(kahkahalar)….ama biraz da kastediyoruz. (Dinleyiciler arasında bulunan ve çok iyi tanınan “Joe” adındaki bir kişi yüzünden yükselen kahkahalar)</p>
<p>Sevgili dostlar, tanrısallığınıza sahip çıkmamaktaydınız. Hala dışarıya bakmaktaydınız. Hala sihirli bir kapının ardına kadar açılıp da, büyük bir varlığın içeriye girmesini beklemekteydiniz. Kendi tanrısallığınıza sahip çıkmanızı hatırlatmak için, o zamanda dersi değiştirmek zorunda kalmıştık. O sizindir, ve SADECE sizindir, ve SADECE siz onu etkin hale getirebilirsiniz.</p>
<p>O derste oldukça empatik davrandık. Ama önünüzdeki günlerde güce, içsel güce ve dengeye de gereksinim duyacağınızı bilmekteydik, çünkü bu mesaj Eylül ayınızın ilk gününde sunulmuştu. Bu, dünyanızı sarsan, ve “9-11” dediğiniz olaydan önce sunulmuştu.</p>
<p>Şu “9-11” hakkında bir dakika konuşalım. Bu olay dünyayı değiştirmiştir. Bu, gazetelerinizde okuyabileceğiniz bir değişim değildir, ama bu olay büyük bir bilinç değişimine neden olmuştur. Belli rezonans faktörleriyle bunun ölçülebildiğini söyleyebilirsiniz. (Schumann Rezonansı olarak bilinen (ölçüme) atıfta bulunmaktadır) Bazı potansiyel bilimsel denklemler mevcuttur. “Spiritüel paydanın” alınabileceğini düşündüğünüz yollar mevcuttur. Buna yaklaşmaktasınız. Ama daha tam orada değilsiniz.</p>
<p>Ama, o gün bir değişim olmuştur. O zaman da söylediğimiz gibi, bu olayı izleyen üç gün, modern Dünya tarihi açısından çok önemli olmuştur. Çünkü o üç gün içinde insanlığın kalbinde ve ruhunda meydana gelen şeyler, gelecek yüzlerce, belki de binlerce yılın yönünü belirleyecekti. İnsanlar yanıt verdi. Oh, hem de nasıl yanıt verdiler! Bu kendini tüm dünyada, dökülen gözyaşları ve sevecenlikle nasıl da gösterdi!</p>
<p>İlginçti. Bu “9-11” olayı yüzünden meydana gelen tüm kargaşa ve yıkım ve kedere rağmen, verilen yanıt bizi biraz şaşırtmıştır. İzleyen üç günde, Dünya üzerindeki çoğu insana bir sessizlik ve bir merhamet, ve gerçek anlamda bir birlik ve sevecenlik çökmüştü.</p>
<p>O sırada Dünyayı kaplayan şey, bizi bir dereceye kadar şaşırtmıştı. Ama sanırım, şaşırmamalıydık. Birbirini sevmekten başka, sanki hiç bir gündem, hiç bir beklenti yoktu. İnsanlığın geniş anlamdaki baskın enerjisi, silahlanmak, birbirini boğazlamak ve böylelikle daha da fazla dualite yaratmaktan yana olmadı. Geniş anlamdaki gündem (agenda), öc almak değildi. Oysa hem dinlerinizin, hem de politikalarınızın tutumu genellikle bu yöndedir. Tersine, Dünya üzerindeki insanların kalbinde ve ruhunda bu, düşünüp taşınma, sessizlik, sevecenlik ve gündemsiz, beklentisiz bir zaman olmuştur.</p>
<p>Büyük bir değişim meydana gelmiştir, perdenin bu yanında bulunan bizlerin, sizinle daha doğrudan çalışmasına izin veren bir değişim. Bu, Metatron’un Dünya düzeyiyle daha yakından çalışmasını sağlamıştır. Bu Eylül dönüşümü, Tüm Olan’ın bilincini ve titreşimini yükseltmiştir.</p>
<p>Sonra, Üçüncü Dersimizde sevgili dostlar, yılanlarla ilgili konuştuk. Onlar salınmayı istemektedir. Bu mesajda size gerçekte söylediğimiz şey, yaşamınızda ortaya çıkan yılanların olduğudur. Onlar, orada olmaya devam edecektir. Siz onların tümüyle gitmiş olduğunu bilmek isterdiniz. Ama onlar yaşam ve ruh için bir amaca hizmet etmektedir. Yılanların tıpkı hayvanlar aleminin bir parçası olması ve Dünya üzerinde, Gaia üzerinde bir amaca hizmet etmesi gibi, bu yılanlar da bir amaca hizmet etmektedir. Onlar, sizin kendi yaşamınızda da bir amaca hizmet etmektedir.</p>
<p>Bu sürede doğrudan yaşamınıza giren, dualite konusunu da içeren konular, sorunlar hala vardır. Siz bu sorunların hepsinden kurtulmuş olmayı isterdiniz. Şöyle demek isterdiniz, “Tobias, ben şimdi yükselişte bulunmaktayım. Bunlarla uğraşmak zorunda olmamalıydım. Bunlar çıkıp, gitmiş olmalıydı.” Ama sevgili dostlar, onlar şimdi, başa çıkılmak üzere, anlaşılmak üzere, eskisinden çok daha güçlü bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Bir kez onları anladığınızda, kendi varlığınızın gerçekten, muhteşem yeni düzeylerine gidebilirsiniz.</p>
<p>Sonraki üç derste – Dördüncü, Beşinci ve Altıncı Derslerde – size Ah Dili hakkında konuştuk. Ve, sizinle birlikte oturmamıza ve sizi ziyaret etmemize izin verdiğiniz sürece, bundan konuşmaya devam edeceğiz. Bu Ah Dili o kadar basit, o kadar basittir ki. Bu, algılamanın ve anlamanın yeni bir yoludur. Bunun ayrıntılarına daha pek girmedik, ama bu, enerji toplamanın ve bunu varlığınıza getirmenin ve en etkili biçimde kullanmanın yeni bir yoludur. Ama şimdilik, Ah Dili, tanrısal düzeylerinizde algılamanın ve duyumsamanın yeni bir yoludur.</p>
<p>Biz, Ah Diline üç ders ayırdık, çünkü bu çok önemlidir. Onu yaşamınızda kullandığınızı biliyoruz, ve söylediğimiz gibi, Ah Dili şu ya da bu biçimde ortaya çıkacaktır. İnsan duyularınıza dokunacaktır. Çevrenizde şimdi dengelenmekte (stabilize) olan tanrısal duyularınıza dokunacaktır. Onların bilişine ve anlayışına sahip olduğunuzda, onları daha da iyi kullanabileceksiniz. Onları yaşamınızla daha iyi bir biçimde bütünleştirebilecek ve size gelecek diğer insanlara daha iyi öğretebileceksiniz.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin ortasına geldik. Son toplantımızda Metatron getirilmişti. Metatron bugün de burada bulunmaktadır ve bundan böyle de sık gelen bir misafir olacaktır. Doğrudan çemberimizde bulunmasa bile, kendisi ve birlikte gelen varlıklar grubunun enerjisi, kesinlikle hep çevrede olacaktır. Son toplantımızda da söylediğimiz gibi, bu çok yüksek, teknik ve bilimsel enerjinin gelmesinin bir nedeni vardır, ve biz bu alanlara daha gireceğiz.</p>
<p>Dizimizin ikinci yarısında, bu enerjinin nasıl işlediğiyle ve onu nasıl kullanabileceğinizle ilgili konuşacağız. Siz, bunları toplayan, saflaştıran, dönüştüren ve sonra da uygun bir biçimde yerine yerleştiren bir çanak anten gibi olabilirsiniz. Ama dışarı çıkıp da bu ham enerjiyi hemen almaya başlamadan önce bilinmesi gereken anlayışlar vardır. Bugünkü açıklamaların amacı budur.</p>
<p>Şimdi, son enerji ayarlamalarını yapmak için bir dakikanızı alacağız. Sonra da, Yükseliş Dizisinin Yedinci Dersine geçeceğiz. Oturduğunuz yerde rahatlamanızı rica ediyoruz. Derin nefesleri içinize çekmenizi rica ediyoruz. Metatron’un ve burada bulunan tüm diğer varlıkların eline dokunmanızı rica ediyoruz. Bir dakikaya kadar geri geleceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Devam etmeden önce, Metatron’un kısa bir mesajı var. Bugün size basit bir mesaj getirmektedir. Bu mesaj, insan olmanın sevinciyle ilgilidir. Bildiğiniz gibi, o hiç insan biçimini üstlenmemiştir. Size bu kadar yaklaşabilmekten büyük bir sevinç duymaktadır. İnsan olmak deneyiminin sevincini yaşamak için her birinizin, her gün bir anını buna ayırmasını hatırlatmaktadır. Enerjisi şimdiye kadar bu denli yakına gelmeye müsait olmadığı için, son haftalarda, daha önce hiç göremediği ve hissedemediği şeyleri görmüş ve hissetmiştir.</p>
<p>Sizinle birlikte sinemalarda oturmuş, ve buralarda bazen yalnız, bazen de başkalarıyla birlikte oturmanın zevkini çıkartmıştır. Siz arabanızı kullanırken sevgili dostlar, sizinle birlikte oturmuş ve insan yapısı şeyleri, yapıları, yolları görmüştür. Çoğunuz bu şeylere baktığında, bir hüzün görmektedir. Metatron sevinç gördüğünü söylemektedir. O, sevinç görmektedir. İnsanların çabasını, gayretini görmektedir, aklın doğrusunu her zaman bulamasalar da, en azından bir girişimde bulunulmuştur. Şeylerin dengeli ve sevecen bir enerjide olmasını isteyen insanların kalbini ve ruhunu görmektedir.</p>
<p>Geçtiğimiz ayda Metatron bazılarınızla birlikte bir lokantada oturduğunda, siz güzel bir yemeğin tadını çıkartırken, o da katı maddeden oluşan bir şeyin nasıl bir tada sahip olduğunu hissedebilmiştir. Bir bardak şaraptan alınan bir yudumun, nasıl bir şey olduğunu hissedebilmiştir. Yakın çevreyi, dostluğu ve tartışmaları hissedebilmiştir. Oh, ve kesinlikle yaşamınızda yükler olduğunu hissedebilmiştir, ama size ulaştırmak istediği mesaj…..insan olmanın sevincini hissedebilmek için her gün biraz zaman ayırmanızdır.</p>
<p>İnsan olmak bir onurdur. Bir başka insana dokunabilmek, tamamlanmışlık duygusu verir. Biz bunu bizim tarafta yapamayız. Biz enerjileri kaynaştırabiliriz ama insanca dokunuşu duyumsayamayız. Başka bir insana dokunduğunuzda, tanrısal duyuları, insan duyularıyla birleştirebilirsiniz.</p>
<p>Evcil hayvanınızla oturup, birçok düzeylerden onunla konuşmanın tadını çıkartabilirsiniz. İnsanlardan çok, evcil hayvanlarıyla bu Ah Dilini çok kullanan kişilerin olduğunu biliyor musunuz? (kahkahalar) Ve bu doğaldır. Bu, doğaldır. Onlar anlarlar. Şimdi, siz bu evcil hayvanlara beyninizle değil, tüm varlığınızla, tüm duyularınızla konuşursunuz. Evcil hayvanlarınıza, birkaç ay öncesine göre şimdi daha yakın olduğunuzu farkettiniz mi sevgili dostlar? Siz sanki onları yeni biçimlerde anlamaktasınız.</p>
<p>Metatron, insan olmanın ve bunun getirdiği tüm armağanların sevincini yaşamanızı rica etmektedir. Bu sevinç hissini, yeni tanrısal farkındalığınızla birleştirdiğinizi bir düşünün. Ah! Ne kadar güzel bir şey! Tanrısal farkındalığın, insan varlığıyla birleşmesi. Siz, bir anlamda, herşeye sahip olabilirsiniz. Siz maddenin, biçimin içinde olabilirsiniz. Bulunduğunuz bu harika boyutun içine dalmış olabilir VE kim olduğunuzun da farkındalığına sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Şimdi, David adında bir Işık İşçisi, bir Shaumbra vardır. David, hepinize çok benzemektedir. David bu dersleri okumaktadır. Metinleri incelemektedir. Tıpkı sizin gibi, tüm bu şeylerle çalışmaktadır. Ve David, tıpkı sizin gibi, kavramların çoğu ile mücadele etmektedir. Bazen duvarlara çarpmakta, bazen de bunun ona göre olmadığını söyleyip, Kırmızı Çemberden uzaklaşmaktadır! Ama en derin düzeylerinde, bunun Yuva enerjisi olduğunu anladığı için, David bu enerjiye geri gelmektedir.</p>
<p>Şimdi, David bir insandır, tanrısallığını, olduğu tümle birleştirmeyi öğrenen bir insan. David’in bir karısı ve iki de çocuğu vardır. David’in devamlı bir işi ve ödenecek faturaları vardır. David’in birçok arzuları ve istekleri vardır, bunların ilki de, Ruh’a hizmet etmektir. O harika bir insandır, tıpkı sizin gibi.</p>
<p>David’in işiyle ilgili sevmediği şeyler vardır. David, kendisine daha fazla para verilmesini arzulamaktadır ve belirli bir bölümde çalışmak zorunda olmamayı arzulamaktadır. Bazı insanlarla pek iyi anlaşamamaktadır. Ve, arabasını park etmek zorunda olduğu yerden de hoşlanmamaktadır. (kahkahalar) Sadece üç hafta tatil yapabilmekten hoşlanmamaktadır. Çalıştığı yerle ilgili çok sorunlar vardır, ama bunları kabullenmektedir. Elinden geldiği kadar işbirliği yapmaya çalışmaktadır, ama enerjisinin tükendiği günler vardır.</p>
<p>David’in karısıyla da sorunları vardır. Her zaman değilse de, bazen fikir ayrılıkları yaşanmaktadır. Ve çocuklarıyla da….David, çocuklarının okulda daha iyi olmasını isterdi. Oğlunun daha atletik olmasını isterdi, tıpkı kendisinin gençliğinde olduğu gibi. Ama oğlu öyle değildir, ve David öyle olmasını istemektedir. Ve içinin derinliklerinde, David kızının daha çekici olmasını isterdi. (kahkahalar) Annesine biraz daha benzeseydi, daha kolay evlenirdi diye düşünmektedir.</p>
<p>Şimdi, David’in çok, birçok beklentileri (agenda) vardır, hepinizin olduğu gibi. Çok sorunları vardır. Kazandığı spiritüel bilgiyi ve aydınlanmayı almakta ve bu enerjiyi, çevresindeki şeyleri –evinde, ofisinde – biçimlendirmek için kullanmaya çalışmaktadır. Bir beklentisi olduğu zaman bile bu enerjiyi kullanmaktadır….örneğin, piyango bileti aldığında. Bu yeni enerjiyi, sonucu etkilemek için, piyangoyu kazanmak için kullanmaya çalışmaktadır. Buna inanabiliyor musunuz? (kahkahalar)</p>
<p>Şimdi, David, kendi kendini düş kırıklığına uğrattığı ve kendine sinirlendiği bir noktaya geldi. Kim olduğundan kuşku duydu. Yeni Enerjiye girmekte, ve tanrısallığının içinden yükseldiğini hissetmekte, ama aynı zamanda da kendine sinirlenmekteydi. Çevresindeki şeyleri etkileyemediğini düşündü. Sahip olduğu gücü, çevresindeki şeyleri etkilemek ya da değiştirmek için kullanamıyordu.</p>
<p>David’in morali çok bozuldu, derinden bozuldu. Zor bir dalganın alt noktasındaydı, ve bu dalganın alt noktasına binmiş giderken, bundan çıkmak için de elinden geleni yapmaya çalışıyordu. David, çoğunuz gibi, dalganın yüksek noktalarını seviyordu. Yüksek döngüleri seviyordu, alçak olanları değil. Alçak olan döngüleri hiç sevmiyordu.</p>
<p>David’in öyküsünün tam ortasında, konudan biraz ayrılacağız şimdi. Yeni Enerjiye giden yolculuğunuzda, depresyonlar ve düş kırıklığı, sinir olma dönemleri deneyimlemektesiniz. Alçak noktalarla savaşmaktasınız. Vebadan kaçar gibi kaçmaya çalışmaktasınız bunlardan. Alçak döngülere girdiğinizde, yolunda gitmeyen şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktasınız. Hatta doktorlara gitmekte ve sizi bundan çıkartması için ilaçlar almaktasınız.</p>
<p>Ama biz, bu döngülerin uygun olduğunu söylemek için burada bulunuyoruz. Biz size şunu söylemek için burada bulunuyoruz – ve Cauldre’nın bizi şimdiden durdurmaya çalıştığını da biliyoruz. (kahkahalar) Biz (onunla) sabırlı olacağız. (yoğun kahkahalar) Alçak döngülerle mücadele etmeye kalkışmayın. Bu döngülerin meydana gelmesi doğaldır. Bunlardan geçmeniz doğaldır. Sevgili dostlar, içinde bulunduğunuz Yeni Enerjide, yeni titreşimde – nasıl desek – dibe vurmamazlık edemezsiniz. Kendinizden kopamazsınız. “Ne kadar dibe gidebilirim, daha ne kadar dibe inebilirim” endişesini taşıdığınızı biliyoruz. Tutunmazsanız eğer, bu alçak döngüden dizlerinizin üstünde çıkmaya çalışmazsanız, dalganın sizi yutacağından korkmaktasınız.</p>
<p>Ama sevgili dostlar, biz doğrudan bunlara neden olan enerjiden ve onunla nasıl çalışacağınızdan söz edeceğiz. Ama şimdilik, bu alçak döngülerle mücadele etmeye çalışmaktan vaz geçmenizi söyleyebiliriz. Bunlar en az yüksek döngüler kadar önemlidir. Alçak döngülere sahip olmazsanız, yüksek olanlara da olamazsınız. Bunların tümünün, bir bütünün parçası olduğunu yakında öğreneceksiniz. Yüksek ve alçak döngülerin bir anlamda, sadece dualitenin eski dengesini temsil ettiğini yakında öğreneceksiniz. Ve o zaman, onları farklı bir ışıkta görebilirsiniz.</p>
<p>Aranızda bu döngülerden geçen kişilere, bunun doğal olduğunu söylemekteyiz. Olmasına izin verin. Bu alçak döngülerde kazanılan çok şey, belki de daha fazla şeyler vardır. Ve evet, bunların korkunç hissedildiğini biliyoruz. Korkunç hissediliyorlar, çünkü onlara karşı koymaktasınız. Onlardan enerjiyi toplamıyorsunuz. Korkunç hissediliyorlar, çünkü ne hissetmeniz gerektiğini ya da gerekmediğini, ne düşünmeniz gerektiğini ya da gerekmediğini size söyleyen ve dualiteyi temel alan bir önyargınız vardır.</p>
<p>Bu döngüleri şimdilerde bu denli yoğun yaşamanızın nedeni, varlığınızın içindeki dualite ısısının yükselmesindendir. Bunun ısısı, başka bir şeye dönüştürülmek üzere yükselmektedir. Siz alçak döngülerden kaçınmaktasınız. Siz sadece yüksek olanları seçmek isterdiniz. Biz bundan daha söz edeceğiz, ve Metatron’un burada bulunma nedenlerinden biri de budur. Gelecek derslerimizde doğrudan, bunun arkasında yatan fizikten ve enerjiden söz edeceğiz.</p>
<p>Ama şimdi, David’in öyküsüne geri dönelim….yaşamının yüksek ve alçak döngülerini deneyimleyen David’e. David, yaşamında ve içinde OLMASI GEREKEN şeylerle ilgili çok düşüncelere, dualitenin Eski Enerjisini temel almış önyargılı fikirlere sahipti. Ve gördüğü şey neydi? Duvara çarptığını görüyordu. Şeyler, olacağını sandığı şekilde gelişmiyordu. Zaman zaman bir umut ışığı yanar gibi oluyor, herşey yolunda gidiyor ve o iyi bir gün geçiriyordu. Ama ertesi gün, o kemiren sıkıntı, depresyon ve kuşku geri dönüyordu. Bu, bir tamamlanmamışlık hissiydi. Korkunç bir histi.</p>
<p>Hangi yöne döneceğini bilemeyen David, yakınlarda bize seslendi. “Sevgili Ruh, sevgili Metatron ve Tobias”. Bana “sevgili” demedi, çünkü kızgındı. “Ben şimdi ne yapacağım? Buradan nereye gideceğim? Gerçekten hissetmek istediğim o tamamlanmışlık duygusunu ve mutluluğu ve sevinci neden hissedemiyorum?”</p>
<p>Ona söylediğimiz şeyi, bir hafta kadar önce, çevresinde yüksek duvarları olan bir yerde bulunan başka bir gruba da söyledik. Bu yer, bir anlamda parmaklıklar arkasıdır. Çağdaş uygulamalarınızda, burada tel örgüler vardır. Yedinci Dersin ilk tohumlarını attığımız yer bir hapishaneydi. Ve burası bu tohumu atmak için en uygun yerdi, en uygun yer.</p>
<p>O zamandan beri de tohum büyümeye başlamıştır. Son birkaç haftadır yaşadığınız sorunların nedeni, bir anlamda bu tohumdur. David’e söylediğimiz şey şuydu….bu binada yaşayanlara söylediğimiz şey şuydu… BEKLENTİNİZ, GÜNDEMİNİZ OLMASIN.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Yedinci Dersinin başlığını, “HİÇBİR BEKLENTİ OLMASIN (KNOW NO AGENDA)” olarak koyacağız. Ya da, burada söylemek istediğimiz biçimiyle, “no, no” agenda. (kahkahalar ve Tobias da kendi kendine güler) Ve bu esprinin, doğrudan Metatron’dan geldiğini söylemek zorundayım. Komik bir insan olmaya çalışıyor. (kahkahalar ve Tobias kendi kendine güler)</p>
<p>Sevgili dostlar, Yedinci Ders, HİÇBİR BEKLENTİ OLMASINdır. Bu size meydan okuyacaktır, tıpkı David adını verdiğimiz kişiye olduğu gibi. Başlangıçta, “Ah, beklenti yok! Bu kulağa hoş geliyor” demiştir. Ama bunu yaşamına uygulamaya başladığında, David bir şeyi anında farketti. Beklentileri, gündemleri sevdiğini farketti! (kahkahalar)</p>
<p>Beklentiler, gündemler, dualite enerjisinin özünü oluşturmaktadır. Yuvayı terk ettiğinizden beri beklentileriniz vardır. Beklentiniz olmasa, kendinizi çıplak hissederdiniz. Bu dersle çalışmaya başladığınızda, Ben, Tobias’a ve belki de Metatron’a gerçekten deli diye bakacaksınız. Şöyle diyeceksiniz, “Biz bir beklentiye sahip olmak zorundayız!” Ve, yaşamınızda beklentilere neden gerek olduğunu, akılcı bir biçimde savunmaya çalışacaksınız.</p>
<p>Biz bir hafta kadar önce bu tohumu, buradan çok uzakta bulunmayan bir ıslah evinde, sizden tümüyle farklı bir enerji içinde olan tutuklularda attık. Onlar, kendilerinin özgür olmadığını düşünmektedir, oysa siz olduğunuzu düşünmektesiniz. Beklentiyi salıvermek hakkında konuştuğumuzda, oraya bir tohum attık.</p>
<p>Ve sevgili dostlar, biliyor musunuz? Duvarların arkasında bulunan kişilerin işi çok daha kolaydır, Ben, Tobias bunu iyi anlayabilirim – gerçi benim tutuklu bulunduğum zamanlarda, şartların çok daha kötü olduğunu söylemek zorundayım. – Onlara verilen yemek çok daha iyiydi! (kahkahalar) Isınıyorlardı ve ışık da vardı, ve fareleri de görmüyorlardı. Ben sadece tavşanlar gördüm! (kendi kendine güler) Bu yerin bir cezaevi olduğuna inanamadım. Şimdi, bana meydan okuyan ve beni zorlayan günlerimden konuşmayı kesmeliyim. Cauldre’nın, hapisteki deneyimlerimle ilgili bir kitap yazmasını belki bir gün sağlayabilirim. Ama öncelikle onun Kırmızı Çember kitabını yazmasını sağlamalıyım! (kahkahalar)</p>
<p>Ders Yedi: HİÇBİR BEKLENTİN OLMASIN. Metatron, bunun kulağa geliş biçimini sevdi! Sevgili dostlar, bu dersin belki de kolay bir ders olduğunu düşünerek – “Beklentileri bırakmak kolay bir şey” diyerek – bu alandan ayrıldığınızda, beklentilerin bir dualite enerjisi, bir kutuplaşma enerjisi olduğunu anlayın. Bu dersi bugün, dualiteye ait rakkamların gözünüzün önünde olduğu bugün vermek uygundu.</p>
<p>Beklentisiz olmak, meydan okuyucu olacaktır. Kendinizi, beklentilerin çok doğal olduğu durumların içinde bulacaksınız, bu durumların o kadar yakınında olacaksınız ki, başka bir şey görmek zor olacaktır. Ayaklarınızı yere vurup söveceğiniz ve “Ama bu sorunla ilgili bir beklentimin olması gerekir!” diyeceğiniz zamanlar olacaktır.</p>
<p>Hazır beklentilerden ve dünyanızda meydana gelen son olaylardan söz ederken, terörizmle ilgili, insanlara baskı yapmakla, ve insanları kontrol altında tutmakla ilgili gündemlere sahip olan kişiler vardır. Bu eski bir gündemdir. Bu, Yuvayı terk ettiğiniz zamandan kalmadır, Krallığa, Yuvaya geri dönmenin bir yolu olarak başka bir varlığın enerjisini tüketmeye çalıştığınız zamanlardan kalmadır. Yuvayı terk ettiğiniz andan beri savaşlar vardır.</p>
<p>Bir başkasını kontrol altında tutmak eskidir, ve biz bunun pek de bir işe yaramadığını gördük. Bu bir beklenti, bir gündemdir. Bu, karanlığın bir beklentisidir diyebilirsiniz. Başka bir beklentinin daha, burada bulunan bazılarınızın sorumlu olduğu bir beklentinin daha olduğunu biliyor muydunuz? Haklı olduğunuzu, gün bitimine kadar savunacaksınız. Beklentinize aynada bir bakmanızı rica edeceğim. Kendini “barışçı”, “özgürlükçü”, dünya barışı için dua eden biri olarak tanımlayan sizlersiniz. Kendinizin de bir beklentiye sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Hayır” diyorsunuz, “ama Tobias, barış iyi bir şeydir.” Biz bunu tartışmayacağız, ama size bir beklentinizin olduğunu söyleyeceğiz. Buna “ışık beklentisi” deyin isterseniz. Bu, karanlığın sahip olduğu beklentinin sürmesine neden olur. Oyunu siz de oynamaktasınız. Biz burada, beklentilerinizi salıvermekten söz ediyoruz.</p>
<p>Bu dersin arkasında yatan bazı enerjilere bir bakın. Bunlar, açıkladığımız bazı derslerin devamıdır. Yolculuğunuzun bu noktasında bunları gündeme getirmek önemlidir. Beklentinin olmaması, Tanrısal İradenin, yeni potansiyellere açılmayı sağlayacak Tanrısal İradenin içeriye davet edilmesi anlamına gelir. Beklentisiz olmak, gerçekten “kısa duvarınızın arkasında durmaktan” söz ettiğimiz dersin bir uzantısıdır. Ancak, o dersi sunduğumuzda, sizden sadece kısa duvarınızın arkasında durmanızı istemiştik. Beklentilere hala sahip olduğunuzu biliyorduk. Kendinize ait, sonuçlarla ilgili görüşlere hala sahip olduğunuzu biliyorduk.</p>
<p>Beklentinin, gündemin, bir durumun istenilen biçimde sonuçlanmasını arzulamak olarak tanımlandığını biliyor musunuz? Bu, arzulanan bir sonuca enerjiyi yerleştirmektir. Sevgili dostlar, beklenti, gündem olduğunda, dualite oyununu oynuyorsunuz demektir. Nokta! Arzu ettiğiniz bir sonuç vardır. Beklentiyi aradan çıkarttığınızda, dualiteyi de çıkartmış olursunuz. Beklentiyi aradan çıkarttığınızda, yeni bir enerjiye girmek için kendinize izin vermiş olursunuz. Bu, sizi dualite alemlerinden çıkartır. Bu sizi yeni bir bilince, pek de ikinin, dualitenin, kutuplaşmanın enerjisine odaklanmayan bir yükseliş bilincine götürür.</p>
<p>Hiçbir beklentiniz olmasın, sevgili dostlar. Oh, bu size çok meydan okuyacaktır. Yaşamınızda hiçbir beklentinin olmaması, kendinizi çıplak hissetmenize neden olacaktır. Sanki – nasıl desek – omurganız yokmuş gibi hissedeceksiniz. Gücü olmayan bir denizanası gibi hissedeceksiniz, çünkü beklenti size şimdiye kadar güç, çok güç vermiştir. Beklentiniz güçlü olduğunda, siz de güçlü oluyordunuz. Işıkta güçlü oluyordunuz ya da Karanlıkta. Dualite savaşında güçlü oluyordunuz. Bir süreliğine yalpalayabilirsiniz. Beklentinin olmaması, sizi bocalatabilir. Beklentinin güvenli bir örtüsüne sahip olan dualiteye geri kaçmak isteyebilirsiniz.</p>
<p>Son yıllarda çoğunuz, o kadar güçlü beklentilere sahiptiniz ki. Kendinize Işık İşçisi dediniz. Harika varlıklar. Bu, çevrenizdeki dünyanın gerçeklerinden sizi koruyan, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan bir örtüydü. “Ben bir Işık savaşçısıyım” dediniz. Biz de diyoruz ki, “Siz bir dualite savaşını sürdürmektesiniz.”</p>
<p>Sevgili dostlar, bu Yedinci Derstir. Bu, çok önemli, çok hassas, ve çok meydan okuyan bir adımdır. Biz bunu, dizinin diğer dersleri için bir köprü olarak kullanacağız. Yedinci Derse gösterdiğiniz tepkileri anımsayın. Bu dersi okuduktan ya da dinledikten sonra gelecek ilk günlerde ve haftalarda (yaşayacağınız) deneyimleri anımsayın. Öğrencilerin – Kılıçlar Köprüsünden geçen yeni insanların &#8211; gelip de size şöyle diyeceği bir zaman olacaktır, “Sevgili Shaumbra, sevgili öğretmen, ben bu dersleri öğreniyorum. Bunları inceliyorum. Ben, tanrısal bir insan olmaktayım. Ama neden bugüne kadar hiç olmayan sorunlarla birdenbire karşılaşıyorum? Neden kendimi depresif hissediyorum ve bundan çıkmak için mücadele edemiyorum? Neden bu şekilde hissediyorum? Bunca çalışmadan sonra, neden bir duvara çarpmışım gibi hissediyorum?”</p>
<p>Ve siz oturacak, ve onlara dualite enerjisinden söz edeceksiniz. Onlar, dualiteyi terk etmek üzere olacaklardır. Siz onlara, bilinçlerini terk etmeye hazırlanan dualitenin, sanki bütün gücüyle yeniden abanıyormuş gibi göründüğünü söyleyeceksiniz.</p>
<p>Onun için bu son haftalarda zorluklarla karşılaştınız. Onun için bu son haftalarda, İnternetteki mesaj tahtanız böylesine bir kargaşa içindeydi. Biz Cauldre’nın özellikle bunun dışında kalmasını istedik. Ve biliyor musunuz? O, bunların içine atlamak istedi. Bir beklentiye sahip olmak ve bunu da mesaj tahtanıza koymak istedi! (kahkahalar) Buna karışmak istedi. Yaptığı şeyi ve Ben, Tobias&#8217;’n yaptığı şeyi savunmak istedi.</p>
<p>Teşekkür ederiz, ama bu savunmaya ihtiyacımız yoktur. Mesaj tahtasında ortaya dökülen tüm beklentilerinizi izlemek, bizi eğlendirdi. Bu, İnternet kanalıyla ortaya çıkan tüm Kırmızı Çemberin mikrokozmik bir görüntüsüydü. Beklenti. Mesaj tahtasına geri gidip, koyduğunuz mesajları bir okuyun. Evet hepiniz, bunu duyan ve okuyan hepiniz….geri gidin ve oraya koyduğunuz mesajları okuyun. Beklentinize bakın. Derine inin ve gerçekte söylediğiniz şeyin ne olduğuna bakın. Bu dersin enerjisinde bulunduktan sonra şaşıracaksınız. (Yazılanlar) beklentiyle ilgiliydi. Beklenti şimdi güçlü bir biçimde ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Sevgili dostlar, bu ders hakkında çok tartışma olacaktır. Çok sorularınız olacaktır. Gelecek derslerde, bunun arkasında yatan enerjileri inceleyeceğiz. Spiritüel fizik açısından, enerjilerin nasıl geldiğinin, nasıl kullanıldığının, bilince nasıl yansıdığının anlaşılmasını sağlamaya çalışacağız.</p>
<p>HİÇBİR BEKLENTİN OLMASIN. Beklentiyi yaşamınızdan salıverin. Günlük tutun. Deneyimlerinizi yazın ya da başkalarıyla paylaşın, çünkü kısa bir dönem için, çok ilginç bir yol katedeceksiniz. Belki de tümüyle kontrolü kaybetmiş bir halde, bir tür tünelin içinde dönüp durduğunuzu hissedeceksiniz. Ama biz şunu bilmekteyiz: Siz çok iyi bir alana, dualiteye uzaktan bakabileceğiniz bir alana geçeceksiniz. Dualiteyi, şimdiye kadar hiç göremediğiniz bir biçimde görebileceksiniz. Beklenti olmadığı zaman, dualiteden çıkabilir ve tanrısallığa girebilirsiniz. Birlikte yapacağımız bir sonraki derse kadar, bunu deneyimlemenizi rica ediyoruz. HİÇBİR BEKLENTİN OLMASIN.</p>
<p>Kendiniz için yeni bir şey keşfedeceksiniz. Başka insanlarla birlikte olduğunuzda, ve beklentiler olduğunda – tartışmalar, münakaşalar ya da fikir mücadeleleri – ve siz beklentileri salıverdiğinizde, diğer insanı da salıverirsiniz. Kendi beklentilerini savunmak zorunda kalmaktan kurtarırsınız onları. Siz kılıcınızı yere bıraktığınızda, onlar da kendi kılıçlarını bırakırlar. Siz ve diğer insanlar arasında meydana gelecek ilginç etkileşimleri izleyin. Hiçbir beklentiniz olmadığı zaman, çevrenizdeki durumlara ait enerjinin de nasıl değiştiğini farkedin.</p>
<p>Bugün gitmeden önce, size bir şey daha söyleyeceğiz. Gelecek haftalarda bu beklenti konusunda sınanacaksınız. Çok iyi gittiğinizi düşündüğünüz ve sırtınızı sıvazlayıp “beklentiyi nasıl salacağımı öğrendim” dediğinizde bile, birisi çıkıp size doğru yürüyecek ve onun beklentisini üstlenmenizi sağlamak amacıyla, kılıcını sırtınıza saplayacaktır. (kahkahalar) Sahip oldukları dualite beklentisinin enerjiyle dolabilmesi için, sizin beklentinizin de enerjiyle dolması gerekir. Bir kılıç mücadelesinin olabilmesi için, her iki tarafın da kılıçları kuşanması gerekir.</p>
<p>Onlar size gelecektir, bir beklentiyi seçmenizi isteyerek, sizi buna kışkırtarak geleceklerdir. Taraf tutmanızı isteyeceklerdir. Sizi yargılayacaklar ve şöyle diyeceklerdir, “Neyin var senin? Kişiliğin yok mu artık senin? Bir fikrin yok mu? Gücün yok mu? – nasıl desek – peksimet gibi mi oldun?” (kahkahalar) Ama siz beklentisiz olmayı deneyimlerken, yeni bir şey meydana gelecektir. Yeni bir farkındalık gelecektir.</p>
<p>Bu toplantının başında, Metatron geldiğinde, tanrısallığınızın gücünü sonunda tutabilmeye başladığınızı söylemiştik. Ve bugünün açıklamalarıyla, tam ortadan vurduğumuzu da bilmekteydik. Tanrısallığınızı gerçekten tutmaya başladığınızda – yeni bir güç türünü, dualitenin gücünü değil – ancak o zaman eski beklentileri salıvermeye hazır olursunuz. Beklentisiz olmak, zaman zaman sanki çıplak dolaşıyormuşunuz hissini verebilir sevgili dostlar. Kendinizi çıplak hissedebilirsiniz.</p>
<p>Bizim gördüğümüz biçimiyle, beklentinin ne olduğunu söyleyelim size. Tüm evrenlerde bir enerji akışı vardır. Tüm şeylerin özünde, her zaman aydınlık olan bir enerji vardır. Bu enerji her zaman akmaktadır. Döngüler halinde değildir. “Aç/kapa” şeklinde değildir. O sadece vardır. Yuvayı terk ettiğinizde, hepimiz Yuvayı terk ettiğinde, beraberinizde getirdiğiniz enerji budur. Bu, sürekli olan ve aydınlatan bir enerjidir. Enerji tüm evrenlere yayılırken, sanki biraz aç/kapa enerjisi haline gelir.</p>
<p>Biz buna daha sonra gireceğiz, ama enerjinin sakin bir biçimde, özgürce, açık bir biçimde akan bir ırmak olduğunu düşünün. Beklentiler, ırmağın içindeki taşlar, kayalar gibidir. Enerji akışını engellerler. Ve, ırmağa yeterince taş yerleştirildiğinde, bir bent, bir set yaratılır. Set yaratıldığında, akışı engeller, ve setin üstünde bir birikinti oluşur. Ve o zaman bütün sorunlar başlar sevgili dostlar.</p>
<p>Beklentileriniz, size akan enerjiyi engelleyen ve karşı koyan, sudaki taşlar gibidir. Taşlar, birikinti oluşturmuştur. Taşları kaldırmak ve tüm tanrısal enerjilerinizin açık ve özgür bir biçimde sizden akmasına izin vermek zamanıdır. Birlikte olacağımız bir sonraki toplantıya kadar bu dersle eğlenin!</p>
<p>Sevgili dostlar, gitmeden önce bir düşünceyi daha eklemek zorundayız. Bu dersle ilgili zorluklarla karşılaştığınızda, onu anlamadığınızda, sorularınız olduğunda, kış uykusuna yatmayın. Bunu görmezden gelmek için öbür taraf doğru koşmayın ve yorganı başınızın üstüne çekmeyin. Shaumbra olan diğer insanlarla iletişime geçin. İnternete girin. Yerel gruplarınızla buluşun. Birbirinizle konuşun. Yanıbaşınızda oturan kişi, hemen hemen aynı şeyleri deneyimlemekteDİR, ama siz bunu kendinize saklamaktasınız. Bunu çok özelinizde saklamaktasınız. Düşünce ve hislerinizi paylaştığınızda meydana gelen şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Doğru yolda olduğunuzu, tanrısal bir insan olduğunuzu, ve kesinlikle hiç, ama hiç bir zaman yalnız olmadığınızı farkedersiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 02 Şubat 2002</div>
<div class="tarih">Ders Yedi: Hiçbir Beklentin Olmasın</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar…..daha önce de söylediğimiz gibi, insanların müziğine bayılıyoruz. Metatron bugün o kadar yakına gelmektedir ki, ve müziği dinlerken, bugün burada bulunan herkesin sevgi enerjisini hissederken, onun gözlerinin dolduğu benzetmesini kullanabilirsiniz. Ve Metatron bize, bu yedinci derse ait başlığın (Know No Agenda – Hiçbir Beklentin Olmasın) özellikle kendi sözleri olduğunu size söylememizi hatırlatmaktadır.(kendi kendine güler) İlk kez, insanca bir espri yapmak girişiminde bulunduğunu söylemektedir. Ve, bu derse koyduğu başlıkla oldukça gururlanmaktadır! (kahkahalar)</p>
<p>Şimdi, sizin “dokuz-onbir” (11 Eylül 2001) zamanınızdan, bu dualite sınavından kısa bir süre sonra, ilginç bir şey meydana gelmiştir. Bu, bir enerji tarafının, büyük bir kargaşa yaratmakla ilgili sahip olduğu beklentiydi, gündemdi (agenda); bu kargaşa o kadar büyük olmalıydı ki, eşit ya da belki de daha güçlü bir enerjisel tepkiye, belki eşit ya da daha güçlü bir gündeme neden olmalıydı. Bu bir anlamda, Eski Enerjiydi. Bu, kendini devam ettirmeye çalışan dualiteydi. Zayıflamaya başladığını hissedebiliyordu. Bu eski dualite, dünyada gücünü kaybetmeye başladığını hissedebiliyordu. Onun için de, onu destekleyecek, ona enerji verecek bir olayı yaratmıştır.</p>
<p>Ve saldırıyı izleyen o günlerde siz sessizliğinizi korurken, o güzel, harika dünyanızda ne olmuştur? Siz merhametliydiniz ve. Siz hemen geri saldırmanız. Öc almak amacıyla, yapılan tahrike….anında kapılmadınız. Siz bir sessizlik ve düşünme sürecine girdiniz. Olan, meydana gelen şey, olmayan, meydana gelmeyen şeydir! Savaşa devam etmesi için, dualite enerjisinin kıvılcımını ateşlemediniz. Bu, muazzam bir şeydi! Bu, enerji-değişimini gerçekleştirmiştir! Siz, beklentileri, gündemleri (bunun) dışında tuttunuz. Bunu yaptınız! Siz Dünyaya sadece varlığınızı ve sevginizi ve merhametinizi yerleştirdiniz.</p>
<p>Sevgili dostlar, “hiçbir beklentiniz olmasın” derken, bunu herşeyden çok kendinize uygulamanızı rica ediyoruz. Kendiniz söz konusu olduğunda ve neyin doğru ya da yanlış olduğunu… ne yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini…. nasıl davranmanız gerektiğini….ne giymeniz gerektiğini…içinde bulunduğunuz yaşa göre yaşamınızın neresinde bulunmanız gerektiğini…ailenizin sizi ne kadar, nasıl anladığını…ana-babanızın yapmanızı arzuladığı şeyleri düşündüğünüzde, beklentilerle, gündemlerle o kadar dolusunuz ki. Bunların hepsi, KENDİNİZLE ilgili KENDİ beklentileriniz, gündemlerinizdir.</p>
<p>Spiritüel yolculuğunuz, büyük bir olasılıkla, en büyük beklentiniz, gündeminizdir! Nerede olmanız gerektiğiyle ilgili….ne kadar akıllı olduğunuzla ilgili….ne kadar aydınlanmış olduğunuzla ilgili…diğer insanlarla olan ilişkinizin neresinde bulunduğunuzla ilgili beklentilere, gündemlere sahipsiniz. Kendiniz için sahip olduğunuz beklentiler, akmaya çalışan tanrısal enerji ırmağında oturan dev taşlar gibidir. Beklentileri kendinizden çekip alın. Aileniz, işiniz ve dostlarınızla ilgili dışsal beklentilere bakmak kolaylaşacaktır. Salıvermesi zor beklentiler, içinizde bulunanlar olacaktır.</p>
<p>Şimdi her birinizden, beklentilerinizi düşünmenizi rica ediyoruz. Onları, boynunuzda bir kolye olarak düşünün. Sizden ricamız bunu düşünmeniz ve kolyeyi çıkartmanızdır. Kolyeyi, tüm eski kitaplarınızın, ve eski araçlarınızın ve eski simgelerin yanına, eski kitaplığınıza koyun. Bir beklentinin, gündemin ortaya çıktığını hissettiğiniz her sefer, simgesel olarak onu boynunuzdan alın ve yavaşça, nezaketle eski kitaplığınıza koyun.</p>
<p>Hem kendiniz, hem de başka insanlar için beklentisiz olduğunuzda, şeyleri çok daha farklı bir ışıkta, daha önce hayalini bile kuramadığınız bir biçimde, görmeye başlayacaksınız. Yükselişin ne olması gerektiğiyle ilgili bir beklentiniz, gündeminiz vardı. Belirli bir sonucu arzulamaktaydınız. Beklentisiz olun, ancak o zaman yükselişi tam olarak anlarsınız.</p>
<p>Yarın televizyonlarınızda şu büyük oyununuzu izlediğinizde (Super Bowl – Beyzbol final maçlarından söz etmektedir), bir beklentiye sahip olmayı isteyeceksiniz! Bu, tam gözünüzün önünde bulunan bir dualitedir: Dualite…takım tutmak…öbür takımı tutmak…bahis oynamak, sevgili dostlar! Bu, dualitedir! Beklentisiz olun. Oyunu izleyin. Öyle şeyler göreceksiniz ki, dualitenin içindeyken, kutuplaşmanın içindeyken görmeniz mümkün olmayan şeyleri göreceksiniz. Söylediğimiz gibi, bu başlarda belki de çok eğlenceli olmayacaktır. Oyununuzu izlemek örneğini kullanın. Beklentisiz olmak çok eğlenceli olmayacaktır, ama daha önce hiç göremediğiniz şeyleri göreceksiniz.</p>
<p>Bu konuyla ilgili son bir söz….biz bu beklentiyle ilgili açıklamayı, sizin zamanınızla bir hafta kadar önce, duvarların arkasında (bir federal hapishanede) bulunan bir gruba sunduk. Onlar, hapsedilmiştir. Bu sevgili Shaumbra – gerçekten öyledirler, tıpkı sizin gibi – sizin sahip olduğunuz özgürlüğe sahip değildir. Onlar özgür iradenin tüm kapasitesine, sizin sahip olduğunuz kadar sahip değildir. Siz çok özgür iradeye sahipsiniz. Yaşamınızda çok seçimler yapabilirsiniz. Onlar sizin sahip olduğunuzun yarısına bile sahip değildir.</p>
<p>Onların bu, hiçbir beklenti olmasın enerjisiyle nasıl çalıştıklarını izleyin. Bu onlara bir anlamda daha kolay gelecektir, ve bu onlar için daha anlaşılır olacaktır. Bu, size özgür iradenin doğası hakkında birşeyler söylemelidir! Özgür irade, bir anlamda kısıtlayıcıdır. Dualitenin bir parçasıdır. Duvarların arkasında bulunanlar, dualitenin sınırlılığından özgür kılındıkları için, Tanrısal İradenin gerçek doğasını çok çabuk anlayacaklardır. Onun için bu enerjiyi öncelikle onlarla, bu sevgili varlıklarla yerleştirdik.</p>
<p>Şimdi, bunu da söyledikten sonra, kalan kısa sürede sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacağız.</p>
<p>SORU:  Tobias, bilmem gereken nedir?  (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Bugün, bilmen gereken şey, hiçbir beklentinin olmamasıdır…bilmen gereken budur. (kahkahalar) (çvr. Tobias, dersin başlığını kullanarak kelime oyunu yapmaktadır) BİLMEN GEREKEN ŞEYİ, ŞİMDİDEN BİLMEKTESİN. SADECE, ONU DAHA DENEYİMLEMEDİN. Bunun hakkında bir süre düşün! Sen bunu zaten bilmektesin, ama daha deneyimlemedin. Kendinle ilgili ve yolculuğunun arzu edilen sonuçlarıyla ilgili beklentilerini salıverdiğinde, zaten bildiğin herşeyin farkına varacaksın, ama bu kez, Yuvayı terk etmiş olmanın ve daireyi tamamlamış olmanın deneyimiyle tamamlanmış olarak. Bu soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU: Tobias, ben beklentiyi, bir şey yapmamıza neden olan şey olarak görüyorum. Bir şey yapman için bir neden yoksa, nasıl yapabilirsin ki?</p>
<p>TOBIAS: Bizim (gelmek istediğimiz) nokta özellikle budur! (kahkahalar) Ve sen, bir beklentiye sahip olmanın amacını özellikle savunmaktasın. Ve bunu taşımak istediğin sürece, biz seni yine de seveceğiz. Seni yine de onurlandıracağız. Bunu bırakmak sana zor gelmektedir. Ve biz bunu anlamaktayız. Beklentinin bir amaç sağladığını düşünmektesin, çünkü sen hala, neredeyse tüm insanların olduğu gibi, dualitede yürümektesin. Beklenti olmadığı zaman, amaçsız DEĞİLSİNDİR. Beklenti olmadığı zaman, tümüyle yeni bilinç düzeylerini keşfetmek için, özgür olursun ancak.</p>
<p>Şimdi, beklenti, gündem, bedeniniz acıktığını söylediğinde, onu doyurmayacağınız anlamına gelmemektedir. Bu bir beklenti değildir. Beklenti, gündem, belirli bir sonucun arzulanmasıdır. Beklenti, örneğin, belirli bir kariyere ulaşmak zorunda olduğunuzu söylemektir. Ya da evliliğinizle ilgili, arzulanan sonuçlara sahip olmanız gerektiğini söylemektir. Ya da çocuklarınızın yetişme biçimiyle ilgili, arzulanan sonuçlara sahip olmanız gerektiğini söylemektir. Beklenti, gündem budur.</p>
<p>Bugünkü David öyküsünde, onun beklentileri vardı, hatta daha güzel olmasını arzu ettiği kızıyla ilgili beklentileri vardı. Bu, onun beklentisiydi. Bu beklenti, kızının gerçek güzelliğini görmesini engelliyordu. Beklenti derken, ne kastettiğimizi anlıyor musunuz? Bu sizi, deneyimlediğiniz şeylerde kısıtlar. Şeyleri kısıtlar.</p>
<p>Beklentiyi bırakmak, meydan okuyacaktır. Bir an için, bir amacın olmadığını, ya da karaktersiz olduğunuzu ve gücünüzün kalmadığını hissedeceksiniz. Ama beklenti olmadığı zaman, dualitenin ötesine, bilincin yeni düzeylerine geçebildiğinizi, hızla görmeye başlayacaksınız. Ve bununla ilgili daha birçok sorunun geleceğini biliyoruz. Sizden bunun hakkında, bizimle konuşmanızı, diğer insanlarla konuşmanızı, Shaumbra ile konuşmanızı rica ediyoruz. Bunun, bu tür soruların sonuncusu olmayacağını biliyoruz! Teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU: Antidepressan ilaçlar alarak, güçsüzlük noktalarının üstesinden gelmeye çalışan o kadar çok insan var ki. Bu ilaçlar olmasa, bu insanlar kendilerini yeni ve derin bir keder ve ümitsizlik çukurunda bulacaklar ve yaşamlarında herhangi bir sevinç ya da neşe göremeyeceklerdir. İntihar söz konusu olabilir. Bu insanların bu dersi uygulamalarıyla ilgili önerilerin nelerdir, ve onlarla ilgili kendi beklentilerimizi yaratmadan, onlara nasıl destek olabiliriz?</p>
<p>TOBIAS: Bu mükemmel bir sorudur, ve bir bölümünü yanıtlamaya çalışacağız. Bu sorunun diğer bölümleri, gelecek derslerde yanıtlanacaktır. Kaynaktan, herşeyin özünden gelen bir enerji vardır. Ve bu enerji, boşluğun ve hatta sizin yaradılışınızın derinliklerine indikçe, döngülere, frekanslara, ya da nabızlara dönüşür. (Perdenin) Sizin tarafınızdaki bazı kişiler, hatta bizim tarafta bulunan bazıları, bunu nabız gibi, aç/kapa nabzına sahip bir enerji gibi, aç/kapa, göz kırpan bir ışık gibi görmektedirler. Bunu dalgalar, titreşim dalgaları olarak görenler de vardır. Bununla ilgili her iki düşünce tarzı da geçerlidir.</p>
<p>Enerjileri yaşamınıza, bilincinize getirdiğinizde, döngüler, ya da dalgalar, ya da nabız halinde hareket eder. Bunun bir nedeni vardır. Bu, dualitenin bir parçasıdır. Bu, daha fazla enerji geliştirmenin bir yoludur. Söylediğimiz şudur, “inişler” ve “çıkışlar”, ya da “açılıp/kapanmalar” şu anda önemlidir.</p>
<p>Bundan kaçınan çok insan vardır. “İnişler”den kaçınmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışmaktadırlar. Size şunu söyleyebiliriz, beklentiniz olmadığı zaman, “inişler” olarak algıladığınız şey olmayacaktır. “İnişler” geçmişte olduğu gibi olmayacaktır. Beklenti, “inişler”i sefil bir hale sokar, çünkü ters ya da zıt bir enerji döngüsü edinir ve sürtüşmeye neden olur. Duygusal ve/veya fiziksel olarak kendinizi bu kadar kötü hissetmenizin nedeni budur.</p>
<p>Beklentiler salıverildiğinde, enerji artık “iniş” ve “çıkış”, “iyi” ya da “kötü” hale gelmez. O sadece değişken bir enerji haline gelir. Bu enerjiyi sevgili dostlar, depresyon, ya da tersi, coşkunluk olarak hissetmemektesiniz, ve hissetmeyeceksiniz. Onu sadece gelen enerji dalgaları olarak hissedeceksiniz. Beklentiyi bırakın, o zaman sürtüşmeyi de hissetmeyeceksiniz. Geçmişte deneyimlediğiniz acıyı hissetmeyeceksiniz.</p>
<p>Bu psikiatrik ilaçlardaki sorun, bunların gelen spiritüel, ham enerjinin…enerjinin döngülerini düzlemek eğiliminde olmalarıdır. Herşeyi düzlemektedirler. Herşeyin özünden gelen enerji döngülerinin amacı, ilaçlarınızla yapmaya çalıştığınız gibi, ya da kendi davranışlarınızla yapmaya çalıştığınız gibi, düzlenmek değildir. Siz “inişleri” dışlamak istiyorsunuz, ama sevgili dostlar, bu Tüm Olan’ın doğal bir parçasıdır.</p>
<p>Bütünlük ve tamamlanmışlık içinde gerçekten yükselişe girebilmek için, bu ilaçları geride bırakmanız gerekecektir. Bundan korkuyorsunuz çünkü dualite içindesiniz, ve kendinizle ilgili çok beklentileriniz vardır. Bu ilaçları bırakırsanız, “dibe vuracağınızdan” korkuyorsunuz. İntihar edeceğinizden korkuyorsunuz. Delireceğinizden korkuyorsunuz.</p>
<p>Bu ilaçları nasıl bırakacağınızı söyleyeceğiz size. Bu, beklentinizi salıvermekle olur! O zaman, dibe vurmakla ilgili bir korku kalmayacaktır. O zaman, siz sadece harika enerji dalgalarına binmiş olacaksınız, ve bu dalgalar hiçbir dualite noktasıyla bağlantılı olmayacaktır. Aldığınız o hap, beklentinizi temsil etmektedir. O hap, dualite ve kendinizle ilgili korkunuzu temsil etmektedir. Ona bir bakın. O hapla ve hapın çevresindeki tüm inanç sistemlerinizle birleştirilmiş beklenti ve gündemlerinize bir bakın. Bunu bırakmaya korkuyorsunuz, çünkü korktuğunuz nedir? Şimdiye kadar sahip olduğunuz kimliği bırakmaktır! Er ya da geç, bu yaşamda ya da bir sonrakinde bunu bırakmak zorunda kalacaksınız. Diğer beklentilerinizi de bırakmak zorunda kalacaksınız.</p>
<p>Shaumbra’nın bir parçası olan birçok enerji uygulayıcıları ve danışmanları vardır. Onlar, sizi bundan geçirmenin yollarını bilir. Onları arayın. Size yardım edeceklerdir. Sizi geri tutan bu şeyi salıvermeniz için sizinle çalışacaklardır. Sadece ilaçları bırakmanıza değil, aynı zamanda beklentilerinizi bırakmanıza da yardımcı olmaya odaklanacaklardır.</p>
<p>SORU:  Tobias, beklentimiz yoksa eğer, odaklandığımız şey nedir?</p>
<p>TOBIAS: Varolmaya odaklanmaktan başka odaklanacak bir şey yoktur. Metatron bugün buraya ilk girdiğinde, insan varlıkların –insan biçiminde var olmanın – harika enerjisine hayran kalmıştır. Dersimiz sırasında yorumda bulunmuş ve şöyle demiştir, “İnsan olmak ne büyük bir sevinçtir! Neden bir şeye odaklanmak ihtiyacındasınız ki?” Biz nedenini biliyoruz. Çünkü dualitenin yöntemi buydu. Bu tarafa ya da o tarafa odaklanırsınız. Dikkatinizi oraya ya da buraya odaklarsınız. Odaklanmaya gerek yoktur.</p>
<p>Bazılarınızın şimdiden gözlerini açıp, şöyle dediğini biliyoruz, “Tobias, odaklanma olmazsa, ben bir hiç olurum.” Ve bu doğrudur. Önceki kimliğiniz hiç olur. Onu geride bırakırsınız. Siz, olduğunuz tümü olursunuz. Siz hem tanrısal, hem insan olursunuz, hepsi toparlanıp aynı harika pakete, aynı tatlı pakete konmuş olur. Şu anda kullandığın anlamda, belirli bir şeye odaklanmak gereği yoktur.</p>
<p>Burada açıklanması mümkün olmayan yepyeni bir şekilde, enerjiye holistik biçimde nasıl odaklanacağınızı anlayacağınız bir zaman gelecektir. Siz şu anda, dualistik biçimde odaklanmaktasınız. Bu dersin anlayışlarından geçtikçe, bu anlayışlara geleceksiniz. Ve kesinlikle bunun hakkında daha konuşacağız. Şu anda odaklanmayla ilgili endişelenmeyin. Daha bütün olan bu yeni anlayışa geleceksiniz.</p>
<p>SORU:  Tobias, sonuçları bırakmak….hedefleri bırakmak anlamına mı gelmektedir?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle! Ve sevgili dostlar, “beklentinin” ne olduğuna dair ve yaşamanın sadece bir parçası olan &#8220;hedefin” ne olduğuna dair aklınız karışacaktır. Tanımladığımız biçimiyle beklenti, arzulanan bir sonuca ulaşmaktır, belirli bir sonucun arzulanmasıdır. Sahip olduğunuz hedefler, birçok yönden iyiydi. Sizi bu noktaya getirmişlerdir, ama onlar beklentiyle doludur. Bu, sizin şimdi resmin bütününü görmenizi engellemektedir. Bir bilinç bütünlüğüne sahip olmanızı engellemektedir. Bunları bir süre salıverin.</p>
<p>Hepinizin, değerli hedefleriniz olmayınca ne olacağını merak ettiğinizi biliyoruz, şu şeyler olmayınca…. siz bunlara “beklentiler” demezsiniz. Öyle ya, siz bunlara “hedefler” dersiniz. (kahkahalar ve Tobias da kendi kendine güler) Bizim bazen bunları anlamamız zaman alıyor. Ama şunu da anlayın ki….içinize dönün, ve kendinize sorun, “beklenti nedir, ya da sizin deyiminizle hedef nedir?” Ve ilerlemek nedir? Burada bir fark söz konusudur. Bir fark söz konusudur.</p>
<p>Sabahları arabanıza binip işe gitmek bir beklenti değildir. Bankada şu kadar paranızın olması gerektiğini düşünmek, ve kartvizitinizin üstünde şu ya da bu ünvanın olması gerektiğini düşünmek, ve belirli çıkarlar için belirli bir ofisinizin olması gerektiğini düşünmek…..beklenti budur. Evet, beklenti budur. Sevgili dostumuz David, oğlunun daha atletik bir yapıda olmasını arzuluyordu….bu onun beklentisiydi. Neden? Çünkü David KENDİ daha atletik olmak isterdi. Kendisinin yapamadığı belli şeyleri, oğlunun yerine getirmesini istemekteydi. Bu bir beklentidir. Ama, oğlunu sevdiği için onunla balığa gitmek…..sevgili dostlar, bu bir beklenti değildir. Bu sadece insan ol-maktır.</p>
<p>Böylece, konuyla ilgili daha birçok soruların olacağını ve bir süre kendinizi çok rahatsız hissedeceğinizi biliyoruz. Sorgulayacaksınız, “Beklenti nedir? Hedef nedir? Normal nedir? Normal olmayan nedir?” Kendinize sorun, “Bunun altında bir beklenti mi yatıyor?”</p>
<p>Her ay Kırmızı Çember toplantılarına bir beklentiyle mi geliyorsunuz? Buraya gelişinizin nedenlerine bir bakın. Buraya sadece aileyle birlikte olmak ve enerjinin içinde olmak için mi geliyorsunuz? Yoksa, çaresizlik içinde bir spiritüel çözüm arayışı yüzünden mi geliyorsunuz? Burada belki birazını buldunuz, belki de bulamadınız. Beklentiniz bu mudur? Yoksa beklenti, bu odada bulunan diğer insanlarla birlikte sadece insan mı olmaktır? Yaşantınızdaki herşeye bakın, sevgili dostlar. Sorun kendinize, “Bu bir beklenti midir, yoksa sadece insan ol-manın keyfini çıkartmak mıdır?”</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, neredeyse üç aydır, saate her bakışımda – HERHANGİ bir saate- son iki rakkam hep 1-1, 2-2, 3-3, 4-4, 5-5. Ben 11-11, 12-12, 4-4-4 vs de görüyorum. Bu, benimle iletişim kurmaya çalışan Yüksek Benliğim mi, ya da bunun önemi nedir?</p>
<p>TOBIAS: Rakkamlar olsun, ya da sözcükler ya da titreşimler olsun, sen uyumlamanın simgelerini görmektesin. Sen, şeylerin sıraya dizilmeye başladığını görüyorsun. Bu bir anlamda kendi tanrısallığının, doğru yolda olduğunu, uygun ilerlemeleri gerçekleştirdiğini, sana bildirme biçimidir. Ama bazen de, belirli rakkamlar, kendi içlerinde küçük hatırlatmalar barındırırlar. Bunların, kendi yolunuza döşediğiniz hatırlatmalar olduğunu söyleyebilirsiniz.</p>
<p>Örneğin, “iki” rakkamını görmeniz dualiteyi temsil eder. “Dört” rakkamını görmeniz, yeni bilince geçişi temsil eder. “Bir ve bir” rakkamlarını görmeniz, yine dualiteyi ama farklı bir yönden gösterilen dualiteyi temsil eder. Bunların hepsi, gelmekte olduğunuz küçük farkındalıklardır. Siz bir anlamda, yeni farkındalıklara geldiğinizi hatırlatsın diye bunları yolunuza yerleştirdiniz.</p>
<p>Biraraya gelen rakkamları görmek, yaygın bir olay olacaktır. Ve tekrarlıyoruz, bu bir hatırlatmadır. Bu hatırlatmayı siz oraya yerleştirdiniz. Bu, size bir şey söylemeye çalışan Ruh değildir. Ve Ruh size bir şey söylemek istediğinde, Ruhtan gelip gelmediğine dair bir kuşku olmayacaktır. Bazen anlamaya çalışıyorsunuz…..şöyle diyorsunuz, “Bunu bana Ruh mu söylemeye çalışıyor? Bunu bana melekler mi söylemeye çalışıyor? Tobias mı?” Oh, biz size bir şey söylemek istediğimizde, bunu hiç kuşku duymadan bileceksiniz. Bu soruya, kendi kendine ne söylemek istediğin açısından bak.</p>
<p>SORU: Tobias, tanrısallığımız tüm bilgeliğe sahipken, dualitede öğrenmek istediğimiz şeyleri, bu kadar acı ve ıstırap çekmeden öğrenmenin bir yolunu neden bulamadık?</p>
<p>TOBIAS: Bundan geçtikten sonra, daireyi tamamladığınız zaman, ister inanın, ister inanmayın, ama geriye bakacak ve ne acı, ne de ıstırap göreceksiniz. İster inanın, ister inanmayın. Bu sadece, siz onun tam içinde bulunduğunuz zaman böyle görünmektedir. Acı ve ıstırap, siz dualiteye yakalandığınız zaman bu şekilde görünür. Şu anda yaşadığınız acı ve ıstırap –Cauldre bize inanmıyor! – ama bu sadece bir ilüzyondur, sevgili dostlar. Sadece bir iluzyon.</p>
<p>Beklentilerinizi bıraktığınızda, “hiçbir beklenti olmadığında” kendi kendinize güleceksiniz, çünkü acı ve ıstırabın hiçbir zaman gerçek olmadığını farkedeceksiniz. Sizi bu kadar çok seven Tanrı, ve sizi bu kadar çok seven melekler, ve sizi seven, ve bu insanlığın oyun alanı içinde bir çocuk gibi olan Metatron…..gerçek acı ya da ıstırap nasıl olabilir ki? Bu, dualiteyle edindiğiniz deneyimlere dayanan bir iluzyondur.</p>
<p>Beklentileriniz salıverildiğinde, acı kalmaz. Beklentilerinizi temsil eden taşlar ırmaktan kaldırıldığında, suya karşı koyacak hiçbirşey olmaz. Beklentileriniz kaldırıldığında, spiritüel enerjinin, tanrısallığınızın sürtüşeceği hiçbirşey beklenti kalmayacaktır. O zaman, aslında acının gerçekte hiç olmadığını göreceksiniz. O bir iluzyondu.</p>
<p>Bunu söylememizden pek hoşlanmadığınızı biliyoruz, çünkü şu anda burada oturmuş düşünüyorsunuz, “Tobias, bu bir acı. Bedenimde ve kalbimde hissettiğim acı gerçek.”</p>
<p>Bunu biliyorum. Uzun, çok uzun zaman önce ben de bu yollardan geçtim. Hem fiziksel, hem de duygusal acılar çekmenin, insanca acılar çekmenin ne anlama geldiğini anımsıyorum. Ve o zamanlar, o kadar da gerçek gibiydi ki. Ama şimdi, insan biçimine atlamaya o kadar hazırım ki, çünkü bunun bir ilüzyon olduğunu biliyorum. Sanırım, sizden öğrendiklerimle, sizden bugün öğrendiklerimle, ilüzyonun üstesinden gelebilirim.</p>
<p>Geri geldiğim zaman, beklenti taşımayacağım. Dualite kapanına kısılmayacağım, ve onun için de, acı ve ıstıraptansa, insan olmanın sevincini yaşayacağım. Ve yolda size rastladığım zaman, yolu açanlardan biri olduğunuzu bileceğim ve size göz kırpacağım.</p>
<p>Sevgili dostlar, dualitenin zamanı dolmuştur. Ak ile karayı, kötüyle iyiyi, aç ve kapayı, alt ve üstü salıvermenin zamanıdır. Artık gözünüzün önündeki aynaya, Ateş Duvarından ilk geçtiğinizde, Benliğinizi farkettiğinizde ortaya çıkan aynaya ihtiyacınız yoktur. Yansımaya ihtiyacınız vardı. Bakıp kendinizi göreceğiniz bir şeye ihtiyacınız vardı. Karşıt olanı görmeye ihtiyacınız vardı. Kendinizi bildiğinizden beri dualiteyi beraberinizde taşıdınız. Ama dualitenin zamanı dolmuştur. Zamanı dolmuştur.</p>
<p>Beklenti olmadığında, dualitenin ötesine, Yeni Enerji bilincine geçebilirsiniz. Gelecek haftalarda bunun keyfine varın. En güçlü, en etkili araçlardan biri olan bu araçla oynarken eğlenin. Ve şimdi anımsayın…. Ah Dilini anlamaktasınız. Kendinizle konuşurken, bir şeyleri algılarken, ve şimdi bir de, bunların hepsinde beklentinin nasıl bir yere sahip olduğunu anlamada bu dili kullanın.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz. Ve her zaman yanınızdayız.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/02/02/ders-yedi-hicbir-beklentin-olmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Altı: Beş Tanrısal Ah Duyusu</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2002/01/05/ders-alti-bes-tanrisal-ah-duyusu/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2002/01/05/ders-alti-bes-tanrisal-ah-duyusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jan 2002 14:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, sizinle bugün bu harika enerjide ve kutlama içinde yeniden toplanmaktayız. Müziğinizin de önerdiği gibi, (kanallıktan önce çalınan “Celebration” (Kutlama) parçasına değinmektedir) yaptığınız yolculuğu kutlamaktayız. Sizi birçok harika yerden, birçok meydan okumalardan geçirmiş olan, ve Ruh’un, ve perdenin bu yanında bulunan bizlerin ve hatta kendinizin bile düşünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, sizinle bugün bu harika enerjide ve kutlama içinde yeniden toplanmaktayız. Müziğinizin de önerdiği gibi, (kanallıktan önce çalınan “Celebration” (Kutlama) parçasına değinmektedir) yaptığınız yolculuğu kutlamaktayız. Sizi birçok harika yerden, birçok meydan okumalardan geçirmiş olan, ve Ruh’un, ve perdenin bu yanında bulunan bizlerin ve hatta kendinizin bile düşünü kuramadığınız yerlerden geçiren bu yolculuğu (kutlamaktayız). Bu güzel, kutsal ve çok-boyutlu bir yolculuk olmuştur. Ve biz bugün gerçekten sözünü edeceğimiz çok şeyi kutlamak, ama en çok da geldiğiniz yeri kutlamak için gelmekteyiz.</p>
<p>Sevgili dostlar, sevgili Shaumbra, şimdi nefes alın. Olduğunuz tümü ve olmakta olduğunuz tümü nefesinizle içinize çekin. Sizinle dans eden Ruh’u ve aynı zamanda da bulunduğunuz (geldiğiniz) yeri kutlamakta olan Ruh’u nefesinizle içinize çekin. Enerjileri birleştireceğimiz, insanın ve tanrısallığın, hepsini içinizde birleştireceğiniz bir zamana yaklaşmaktayız. Bunu nefesinizle içinize çekin. İçinizde bulunan tanrısallık ateşini canlandıran nefesi alın. Onu bu şekilde ortaya çıkartırsınız. Kimliğinizin özünü bu şekilde realitenize getirirsiniz.<br />
<span id="more-136"></span><br />
Ben, Tobias için sizinle birlikte bugün burada oturabilmek, ve öncesine göre çok daha berrak bir biçimde konuşabilmek öylesine sevinç dolu bir şeydir ki. Ben burada sadece dostumuz Cauldre kanalıyla gelen ve sizin duyduğunuz sözcüklerden söz etmiyorum. Ben, sizin ve benim birbirimize hitap edişimizdeki, paylaşımımızdaki ve iletişimimizdeki berraklıktan söz ediyorum. Bu, daha önce deneyimlediklerimizden çok daha berraktır.</p>
<p>Bu enerjiyi hissedin. Sevgimi ve ilgimi ve dostluğumu, doğrudan içinizde, sözünü ettiğimiz yedi insan duyularının tümüyle hissedin. Kendi “Ben”inizin varlığını hissedin. O sizden ayrı ya da farklı bir şey değildir, sizin dışınızda olan bir şey değildir. Kendi “Ben” varlığınızın şu anda içinizde doğmakta olduğunu duyumsayın.</p>
<p>Ahh, sizinle birlikte bugün burada öyle bir kutlama yapmaktayız ki!</p>
<p>Şimdi, gerçekten burada bulunan başka enerjiler, biraz sonra tanıtacağımız misafirler vardır. Sevgili dostlar, bu zamanda bu enerjiler çok uygundur. Bu enerjiler oldukça yoğundur, onun için daha önce bir sıcaklık ve ısı hissedenlere (söylüyoruz), bunlar sadece sizin dışınızdaki şeylerden kaynaklanmamaktadır. Fazla sıcaklanan sadece derinizdeki ve bedeninizdeki hissetme duyunuz değildi. Bu aynı zamanda Ah Diliyle gelmektedir (size).</p>
<p>Bugün gelen misafirler…..zaman uygundur, ve onurlandırdığımız misafirin enerjisi yoğundur. Ateşlidir. Bu, uygun zamandır. Bu yeni enerjiyi hissedin. Ama bu yine de tanıdığınız, birlikte çalıştığınız, yaratılmasına yardımcı olduğunuz, ve şu ana kadar burada bulunması uygun olmayan bir enerjidir.</p>
<p>Gerçek tanıtımı yapmadan önce, misafirimizi duyumsamanıza izin vereceğiz.</p>
<p>Bir dakikalığına, içinde bulunduğunuz geçiş döneminden söz edelim. Yakınlarda takvimlerinizdeki eski bir yılın (2001), özellikle dualiteyle ilgili olan bir yılın, numorolojinizde “üç” yılı olan bir yılın son yapraklarını çevirdiniz. Yaprağı, yeni bir yıla doğru çevirdiniz. Ve yaprakların üzerinde 2-0-0-2 (iki-sıfır-sıfır-iki) rakkamlarını gördünüz, ve bu çoğunuzu etkilemiştir. Bu rakkamların enerjisinin sizi neden bu kadar etkilediğini belki de hemen anlayamadınız. Bugün, bunun ne anlama geldiğini sizinle paylaşacağız.</p>
<p>Bu bir “4” yılıdır, ama bir uçta bir “2” ve diğer uçta bir “2”nin dengesi olan bir yıldır. Bu, dönüşümlerin ve değişimlerin yılıdır, ve çok önemli bir yeni enerjiye geçişin yılıdır. Uzun bir süredir, size “4” hakkında konuşmaktayız. Tazelemek için, “4”, “2”nin karesidir. Siz dualiteden – dualite enerjisinden – “dörtsel” enerjiye geçmektesiniz.</p>
<p>“1”e geri dönmemektesiniz. Birçok kişi spiritüel konuşmalarında, “1”e geri dönmekten söz etmektedir, tıpkı Yuvaya geri dönmekten söz edilmesi gibi. Ama siz oraya gitmemektesiniz. Tanrı olarak, genişlemeye devam etmektesiniz, ve yeni yollarla ifade bulmaya devam etmektesiniz.</p>
<p>Binlerce yıl önce – ama hiç de o kadar uzun olmayan bir zaman önce – Krallıktaki yuvadayken, enerji birlik ve tekillikle ilgiliydi. Yuvayı terk ettiğinizde, Ateş Duvarından geçtiğinizde ve sonunda Dünyaya geldiğinizde, enerji “2”yle ilgili oldu. Bu enerji kutuplaşmayla ilgiliydi. Aynadaki yansımayla ilgiliydi. Bu enerji sevgili Tanrı, “1” enerjisinde göremeyeceğin, kendini yeni ve farklı bir biçimde görebilmekle ilgiliydi. Böylece, “2”yi yarattınız. Siz çok, çok uzun bir süre bu enerjinin içinde bulundunuz. Dünya, “2”nin enerjisi, kutuplaşma, ışık ve karanlık, iyi ve kötünün dersleri, dişi ve erkek, karşıtlar hakkında olmuştur. Dünya üstündeki yolculuğunuzun amacı, dualitenin ne olduğunu, “2”nin ne olduğunu, en içsel düzeylerde anlamaktı.</p>
<p>Şimdi, biz yeni bir enerjiye geçmekteyiz. Siz sadece bir “4” yılına değil, aynı zamanda Tanrı-adam, Tanrı-kadın’ın dördüncü çağına geçmektesiniz. Bundan önce üç çağ olmuştur.</p>
<p>Bugün tüm bu ayrıntılara girmeyeceğiz, gerçi konuşmasını seviyoruz ama (kendi kendine güler), bazen açıklamalarımızı zamana göre sınırlamamız istenmektedir bizden. Ama, insan biçiminde Tanrılar olarak dördüncü çağınıza girmektesiniz.</p>
<p>Bu bir “4” yılıdır ve önemli bir yıldır. Enerji ağındaki değişikliklerin tamamlandığı bir yıldır. Enerji ağı, bir anlamda, değişen bilincinizin yansımasıdır. Bu ağ, gezegeninizi çevreleyen bir enerji gibidir. Gezegeninizi çevreleyen enerjisel ağ, kendi bünyesinde enerjileri tuttuğu gibi, başka enerjileri de dışlamaktadır. Enerji ağı, bilincin bir yansımasıdır. Bu ağ, bir anlamda, daha gelmeye hazır olmayan yeni spiritüel enerjinizi bünyesinde tutmuştur.</p>
<p>Enerji ağı, bir filtre ya da tampon vazifesi de görmüştür. Tanrısallığınız enerjisinin tümüne birden, tamamen ulaşamadınız. Burada çok sayıda, insana ait ve spiritüel fizik kanunları söz konusudur. Ama enerji ağı, tampon olma ve koruma sağlamanın bir biçimi gibidir. Bu ağ, gerçekleştirebileceğiniz şeylere de bir kısıtlama getirmiştir. Tanrısallığınızın tümüne erişmenizi sınırlandırmıştır.</p>
<p>2002 yılı. Şimdi 5 gündür bunun içindesiniz. Bunda, bir takvimin üzerinde bulunan rakkamlardan fazlası vardır. Bir anlamda, bu takvim yılını seçtiğinizi söyleyebilirsiniz. Son değişiklikleri gerçekleştirmek için, rakkamların bu dizilişini (sırasını) seçtiniz.</p>
<p>Ben, Tobias şu anda size konuşurken, ve misafirlerimiz bu odaya akarak gelmekteyken, Dünyanın spiritüel enerji ağının son uyumlamalarında yapılmakta olan çok çalışma vardır. Hepinizin yakından tanıdığı bir takım, bir varlıklar grubu vardır. Bu enerjileri değiştiren, Kryon enerjisidir. Onlar enerji ağını sadece, sizin değişen bilincinize karşılık gelecek biçimde değiştirebilirler. Kryon önce değişikliği yapmakta ve sonra da siz değişmekte değilsiniz. Siz değişmektesiniz, onun için de Kryon’un enerji ağındaki değişiklikleri yapmasına izin ve ruhsat vermektesiniz.</p>
<p>Biz şimdi burada aile olarak toplanırken, onlar da şu anda enerji ağındaki değişiklikler ve uyumlamalarla çalışmaktadır. Bunun gerçekleştireceği şey ise, olduğunuz tüme yeni bir erişim türü sağlamak olacaktır. Bu, yeni bir yakıt türü sağlayacaktır. Bu, içinizde bulunan Mesih tohumunu aydınlatacak bir kapının, tanrısal bütünlüğünüzden açılmasını sağlayacaktır. Bu, çok uzun zamandır sizi saran bir sis örtüsünden geçip gelecek bir güneş ışınıdır. Ve bu ışın, doğrudan içinizde filizlenmekte olan Mesih tohumunu aydınlatacaktır. Bu ışın, bu güzel altın, bakır, beyazımsı ışın parlayacak ve tanrısallığınızı kutsayacaktır. O, Mesih tohumunu kutsayacak ve onun yeni yollardan büyümesini sağlayacaktır.</p>
<p>Enerji ağındaki değişimler yüzünden perde incelmektedir sevgili dostlar. Bunların hepsi şu anda olmaktadır. Bunların hepsi 2-0-0-2 yılınızda meydana gelmektedir.</p>
<p>Bu yıldan kendiniz için, dünyanız için ne beklenmeli? Bu oldukça basittir. Öne ve arkaya, öne ve arkaya sallandığınız bir salıncakta oturduğunuzu düşünün. Bunun keyfini çıkartmaktasınız, ama aynı zamanda, öne ve arkaya sallandıkça, fazla yükselebileceğiniz ya da fazla hızlanabileceğinize dair belirli bir korku ya da dehşete de sahipsiniz. Öne ve arkaya sallandıkça yaratılan bir momentum ve bir enerji vardır. Bu, ileri ve geri sallanan ama hep momentum kazanan, hep momentum kazanan bir sarkaç gibidir. Bir noktada fırlayıp gider. Artık ileri ve geri giden bir hareket yoktur. Bunun yerine, bir kuantum sıçrayışı gerçekleştirirsiniz.</p>
<p>Sallanmanın nasıl bir şey olduğunu, sanki dönüp duruyormuşunuz hissini, anımsayabilirsiniz. Ama şimdi, bu sallanmanın momentumu daha fazla enerji ve daha fazla hareket kazandıkça, bu sizin ve Dünyanın kuantum değişimlerine, sizin 2012 yılı değişimleri dediğiniz zamana sıçramanızı sağlayacaktır. Ama size söylediğimiz gibi, bu zaman daha erken gelecektir.</p>
<p>Bu 2002 yılında, kendinizi ileri ve geri giden bir salıncakta bulacaksınız. Ve sevgili dostlar, bu sadece bir öykü olmanın ötesinde bir şeydir. Bu, bir mecaz olmanın ötesinde bir şeydir. Bu, hem bireysel olarak sizin için, hem de çevrenizdeki dünya için, ileri ve geri sallanılan bir yıl olacaktır. Salıncağınızın iplerine tutunun! Bu çılgın bir sallanma olabilir! (kahkahalar) Ama sevgili dostlar, eğer doğru enerjinin içindeyseniz ve doğru dengenin içindeyseniz, bu sallanma korkutucu olmaktan çok, eğlenceli olabilir. Ondan korkmaktansa, bu ileri ve geri sallantının hareketini anlayacaksınız.</p>
<p>2-0-0-2 yılının, her iki yanda eşit enerjilerle, birbiriyle çalışmayı ve birbirini dengelemeyi öğrenen enerjilerle dengelendiğini anımsayın. Bir taraftan öbür tarafa sallanırken anımsayın. Tüm yönleriyle çok iyi dengelenmiş 2-0-0-2 enerjisini anımsayın. Bu, sizin için sallanışların ve değişimlerin yılı olacaktır.</p>
<p>Gazetelerinizi okuduğunuzda, sallanışların tüm çevrenizde de meydana geldiğini göreceksiniz. Bunun sizi dengeden çıkartmasına izin vermeyin. Dünya halinin sizi korkutmasına izin vermeyin. Dünyanızın bir yıkımdan geçtiğini hissettiğiniz bir alana sevgili dostlar, kaymayın.</p>
<p>Belki de, bir anlamda, dünyanız bir sona doğru yaklaşmaktaDIR, ama sizin düşündüğünüz anlamda değil. Bir felaketle değil, geçmiş yaşamlarınızda gördüğünüz terör ve yıkım türleriyle değil. Dünya, sizin bildiğiniz şekliyle belki bir sona doğru yaklaşmaktaDIR, bir çağın sonlanmasına, bir zamanın sonlanmasına, eski bir dengenin sonlanmasına. Siz yeniye girmektesiniz. Bu, sizin için sallanışlar yılı olacaktır.</p>
<p>Ve siz bu yıl ileri geri sallanırken sevgili Shaumbra, yere bakın. Ne göreceğinizi biliyor musunuz, salıncaktan düşmenizi bekleyen şeyin ne olduğunu? Diğerlerini ısırdığı gibi, sizi de ısırmayı bekleyen şeyin ne olduğunu? (kahkahalar) Bu, yılanın yılı olacaktır. Ama siz salıncakta olacaksınız, ve dikkatinizi altınızda tıslayan yılana vermedikçe, ve salıncakta sallanmanın keyfini çıkarttıkça, ve o sallantının sizi götürdüğü yeri kutladıkça, yılan sizi tedirgin edemez.</p>
<p>Neden şimdi orada bulunduklarını yılanlara sorun. Bazı çok ilginç ve düşündüğünüz gibi olmayan yanıtlar alacaksınız!</p>
<p>Yılanlar oradadır ve bir amaca hizmet etmektedirler. Siz onların, küçük bir tavşanı mideye indirecekmiş gibi, sadece kontrolünüzü kaybetmenizi ve yere düşmenizi beklediklerini sandınız. (kahkahalar) Ama hayır, onlar başka bir amaca hizmet etmektedir. 2002, yılanın yılı!</p>
<p>Yol göstereceğiniz ve öğreteceğiniz kişilere, yılanları, eski sorunları tarafından derinden meydan okunacaktır. Onların eski sorunları, salıverilmeyi, dönüştürülmeyi istemektedir. Size gelen bu kişilerle birlikte oturduğunuzda, yılanlarının neden orada olduğunu bileceksiniz, çünkü yeni bir duyarlılığa ve yeni bir dinleme ve anlama biçimine sahip olacaksınız.</p>
<p>2002’de ilginç bir enerji dinamiği, kendinizden şüphe etmenize neden olacaktır. Ama bu enerji aynı zamanda, yeni bir ‘muktedir olma’yı (güçlenmeyi) yaratacak potansiyele de sahiptir. Salıncaktayken, neden orada bulunduğunuzu, neden ileri ve geri gittiğinizi düşünebilirsiniz. Size evden seslenen ana-babanız gibi, içinizden gelen, geçmişten gelen ve şöyle diyen bir küçük ses duyacaksınız, “İn şu salıncaktan. Eve geri dön. Salıncaktan in. Anlamsız davranıyorsun. Yapacağın bir iş var. Oyun oynamakla fazla zaman harcıyorsun. Sen kendi düşlerini yaşıyorsun, kendi düş ülkende yaşıyorsun.” Size salıncaktan inmenizi ve eve geri gitmenizi söyleyen o sesi, o uzaktan gelen sesi duyacaksınız.</p>
<p>Sevgili dostlar, bu yıl boyunca ‘kendinden şüphe etmek’ size meydan okuyacaktır. Doğru şeyi yapıp yapmadığınızı düşüneceksiniz. Şu salıncağın üzerinde neden bu kadar çok zaman harcadığınızı düşüneceksiniz. Bunca zaman ve enerjiyi sadece kendinize ait düşler ülkesinde mi harcadığınızı düşüneceksiniz. Ve eski yöntemlere geri dönsem mi diye düşüneceksiniz. 2002, içinizde olan eski enerjinin, sizi geri almaya çalışan, kaşlarını çatarak azarlayan bir ana-babanın enerjisi ve sesiyle temsil edilen eski enerjinin son çağrısıdır. Bu ses uzaktan gelecektir ama onu duyacaksınız. 2002, neden orada bulunduğunuzu, neden sallandığınızı, başarmak istediğiniz şeyin ne olduğunu sorgulamak zorunda kalacağınız ve kendinizden şüphe edeceğiniz bir yıl olacaktır.</p>
<p>Şimdi, bu olduğunda, mantığınızı devreye sokacak olursanız, sıkışıp kalacağınızı söyleyeceğiz size. Kendinden-şüphe-etmek durumundan (bu şekilde) çıkmak zor olacaktır. Yoğun bir biçimde kendinizden şüphe ettiğinizde ve bu büyük sorularla karşılaştığınızda, dingin bir alanda bulunmak ve kendinizi kabul etmek noktası işte tam da budur. Nelerin olduğunu varlığınızın içinden sorun. Şüphenin neden ortaya çıktığını sorun, ve Tanrısal İradenizden yanıtı sağlamasını isteyin.</p>
<p>Tanrısal İrade, dönüştüren şeydir. O, özgür iradeden üstündür. Tanrısal İradede, şimdiye kadar farketmediğiniz bir yanıt vardır. Eğer bu yıl, derin bir, kendinden-şüphe-etmek durumuna düşerseniz, kendi Tanrısal İradenize başvurun. İçsel tanrısallığınıza başvurun ve gelecek yanıtlara kulak kabartın. Size seslenen, eve gelmenizi söyleyen, oyun alanından çıkmanızı söyleyen ana-babanın eski seslerini duymazdan gelin. 2002 – kendinden şüphe etmek yılıdır.</p>
<p>Sevgili dostlar, 2002 aynı zamanda bir duyarlılık yılı olacaktır. İçinizde ve çevrenizdeki dünyada olup bitenler hakkında, derin bir duyarlılığa sahip olacaksınız. Şimdiye kadar hiç duymadığınız bir biçimde, merhamet duyacaksınız. Bu, şimdiye kadar hiç düşleyemediğiniz bir farkındalıktır. Bu duyarlılık, son toplantımızda sözünü ettiğimiz bütün o alanlardan, yedi duyudan ortaya çıkmaktadır. Duyularınız bazen o kadar uyanık ve o kadar canlı olacaktır ki, çevrenizdeki enerjiler sizi gerçekten acıtabilecektir. Enerjilere karşı o denli duyarlı olacaksınız ki, bazen kaçmak ihtiyacını hissedeceksiniz. Bazen, bulunduğunuz yerden ayrılmak zorunda kalacaksınız.</p>
<p>Bu yıl, ileri geri sallanırken, sokaklardaki diğer evlere, ve diğer insanlara ve arabalara, ve kaldırımlarda yürüyen insanlara bakacaksınız. Daha önce sahip olmadığınız duyarlılıklara ve farkındalıklara sahip olacaksınız. Bir başka insanın içinden geçtiği durumlara enerjisel bir biçimde, mıknatıs gibi çekildiğinizi göreceksiniz, o insanların acılarını, zorlanmalarını, durumla ilgili herşeyi hissedeceksiniz.</p>
<p>Bu belki sevinç dolu bir durum olacaktır. Onların sevinciyle dolup taştığınızı, yeni bir düzeye geçmenin, onlar açısından ne anlama geldiğini hissedebilirsiniz. Aşık olduklarında, ya da işleriyle ilgili iyi bir şeyler meydana geldiğinde, bunların ne anlama geldiğini hissedebilirsiniz. 2002’de, başkalarının enerjisel durumlarına bir mıknatıs gibi çekildiğinizi göreceksiniz, çünkü daha duyarlı bir hale geleceksiniz. Ve, bu uygun olacaktır.</p>
<p>Kendinizi dengenizden çıkmış ve merkezinize yolu nasıl geri bulacağınızdan emin olmadığınız bir halde yakalarsanız, bu yılın rakkamlarını, 2-0-0-2’nin dengesini anımsayın. Çevrenizdeki herşeye, enerjilere karşı, gitgide daha duyarlı bir hale geldiğinizi göreceksiniz. Bunu bilin, böylece karşılacağınız şeylere karşı daha hazırlıklı olursunuz.</p>
<p>2002 yılı, enerji ağındaki son uyumlamalarla ilgili bir yıldır. Kryon’un, çalışmasını bitireceği yıldır. Kryon, tanrısal ışığın bu ışınının, KENDİ ışığınızın, çiçek açmakta olan Mesih-benliğinizi aydınlatmasını sağlamak üzere, buraya gelip de gerçekleştirdiği çalışmayı bitirecektir. Sis dağılmaktadır. Perde kalkmaktadır.</p>
<p>Bu yıla girerken, Ben, Tobias’ın size sözünü ettiği dört “S”yi anımsayın: Bu yıl meydana gelecek Sallantıları, artacak Duyarlılığınızı (Sensitivities), Kendinden-şüphe-etmeyi / Kendini-muktedir-kılmayı (Self-Doupt/Self-Empowerment), ve yolunuza çıkabilecek Yılanları (Snakes). Bunları anımsayın sevgili dostlar.</p>
<p>Bu – nasıl desek – harika bir yıl olacaktır. Bu, yolculuğunuzun kutlanacağı bir yıl olacaktır. Dünyada tüm olup bitenlere (baktığınızda), bu çalışmayı önceden yaptığınız için, kendinizi o kadar rahatlamış hissedeceksiniz ki. Diğer insanların zorluklardan geçtiğini göreceksiniz, tıpkı geçmişte sizin de geçtiğiniz gibi. Bu zorlukların büyük bir bölümünü arkanızda bırakmış olacaksınız. Diğerleri için, çok daha dengeli, tanrısal bir insan-rehber olabileceksiniz.</p>
<p>Biz size bugün bir meydan okuma sunacağız. Hep içinizde olmuş olan, saklanmış bir tutku olan, hep bastırdığınız, sizi hep heyecanlandırmış olan, ama ortaya çıkartmaya da bir o kadar korktuğunuz şeyi alın. Sevgili dostlar, onu şimdi bu yılda, bu enerjide ortaya çıkartın. Üzerini kapakla örttüğünüz o düşünceyi, fikri, esini, icadı, yeni tekniği, enerji özünü ortaya çıkartın. Neden söz ettiğimizi biliyorsunuz. Onu bu yıl ortaya çıkartın. Gezegeninizde ona ihtiyaç vardır. Onu en kolay biçimde ortaya çıkartmak zamanı şimdidir. Her birinize sunduğumuz meydan okuma budur. Şu korkuları bir kenara atın. Bu Dünyada neden kalmaya devam etmeyi seçtiğinizi, biz biliyoruz. Şu korkuları bir kenara atın ve içinizde barındırdığınız bu yeni enerjiyi ortaya çıkartın. Diğer insanların buna ihtiyacı vardır.</p>
<p>İçinizde yatan bir fikir, bir tutku vardır, ama siz onu hep bastırdınız. Onu ortaya çıkartmanızı bekleyen yüzlerce ve binlerce insanın ve sonra da daha birçoklarının olduğunu biliyor muydunuz? Biz kendi bakış açımızdan, onların sabırsızlıkla sizin bunu gerçekleştirmenizi beklediğini görebiliyoruz. Siz, sunacağınız bu şeyin kimsenin umurunda olmadığını ya da anlamadığını mı sanmaktasınız? Biz, bunu bekleyen binlerce ve binlerce insanı, size güvenen insanları görmekteyiz. Cesur olun, atılgan olun bu yıl! Onu ortaya çıkartın.</p>
<p>Şimdi, burada bulunan ailemizin enerjisine bayılıyoruz. Burada, sizinle birlikte olduğumuz bu odada meydana gelen enerji girdaplarına bayılıyoruz.</p>
<p>Şimdi, bugünün davetlisi ve çok onur duyduğumuz bir misafir olan varlığı sunmak istiyoruz. Ben, Tobias gevezelik ederken, kendini size anımsatan O’dur. Farklı düzeylerde sizinle çalışabilmek için buradaki enerjileri ayıran O’dur. O büyük bir varlıktır. Başmelekler Mertebesinde bir konferans olsa, bu muhteşem varlık masanın önünde, sağ yandaki koltukta oturuyor olurdu. O, başkanın yanındaki koltukta oturuyor olurdu. Ve, başkanlık koltuğunda kimin oturduğunu mu merak ediyorsunuz?? Bu koltuk bir zamandır boştu, ama bu sizsiniz! Siz başka şeylerle meşguldunuz. Gerçekten sahip olduğunuz o yerde başkanlık edemediniz.</p>
<p>Bugün gelen varlık, Metatron adını taşımaktadır. O bugün ziyarete gelmiştir. Onun enerjisi o kadar güçlüdür ki, bir fısıldayışı bile o kadar muhteşem ve büyüktür ki, &#8211; nasıl desek – sizi çarpabilirdi. Onun için, bugünün toplantısından önce, bu enerjiyi gemleyecek bir çerçeveyi oluşturmak için çok çalışmak zorunda kaldık. Metatron bugün, sizinle birlikte olabilmek için gelmektedir. Bugün burada yaptığımız bu kutlamaları ve onun arkasında yatan enerjileri etkileyen Metatron’dur.</p>
<p>Şimdi, Metatron’un, insanlarla doğrudan çalışabilen bir varlık olmadığını açıklamak ilginçtir. Adının titreşimi bunu zaten vermektedir. İnsanlarla doğrudan çalışan başmeleklerin çoğunun adları “i-l” (ya da a-i-l) ile biter, Uriel, Amail, Mikail gibi.</p>
<p>Şimdiye kadar, sevgili dostlar, Metatron doğrudan insanlarla ‘yüz yüze’ gelememiştir. ‘Yüz yüze’ gelebilmek için, Metatron bizim taraftan başka başmelekleri ya da başka varlıkları araya koymak zorunda kalmıştır. Siz insanlarla doğrudan yüz yüze gelseydi, tüm sistemleriniz çökerdi. (Bu karşılaşma) sizi yakardı. Fazla gelen bir enerji olurdu. Ama gerçekleştirilen ileri bir çalışmayla, O şimdi bu alana girebilmektedir.</p>
<p>Metatron bugün, verilmiş bir sözü yerine getirmek için gelmektedir. Başmelekler Mertebesi masasında, sizin yanıbaşınızda otururken vermişti bu sözü. Metatron bugün, kutsal yazılarınızda bile sözü geçen ama içerikten çıkartılmış olan bir sözü yerine getirmek için gelmektedir. Metatron şöyle demişti, “Enerjiler ve zamanlar uygun olduğunda, sizi yeniden görmek için Dünya’ya geleceğim.” Ve, O şimdi geri gelmektedir, hem de başka başmeleklerin araya girmesine gerek kalmadan. O, doğrudan sizinle birlikte olabilmek için gelmektedir.</p>
<p>Bunun bir nedeni vardır, ve O’nun ziyaretinin de bir nedeni vardır. Bu, Dünya için bilimsel bir yıl olacaktır. Bu, birçok teknolojik gelişmelerin yılı olacaktır. Bunun nedeni basittir. Siz kendi bilincinizde bir değişim gerçekleştirdiniz ve bu da, bilimin ilerlemesini sağlamaktadır. Bilinç, bilimsel değişimlere enerji sağlar. Bilim ve ruh kesinlikle birlikte, el-ele iş görür.</p>
<p>Metatron, evreninizin ve gezegeninizin teknolojisini ve fiziğini ve matematiğini inşa etmeye yardımcı olmuştur. Metatron, enerjiler biçimlendirilirken Dünya’ya gelmiştir, hiç bir zaman bir insan olarak değil, ama Dünya’ya gelmiştir. Dünya’nın enerji modellerini yaratmak için size ve diğerlerine yardımcı olmak için gelmiştir. Uygun zamanda yüzeye çıkacak belirli kristal enerjileri Gaia’nın içine yerleştirmeye yardımcı olmuştur.</p>
<p>Metatron şimdi, sizinle birlikte olmak için geri gelmektedir. Kryon’un enerji ağlarında gerçekleştirdiği değişiklikler sayesinde, Metatron şimdi gelebilmekte ve yaptığınız çalışmalarda size yardımcı olabilmektedir.</p>
<p>Metatron, Tanrı’nın hemen yanıbaşında, gerçekten, sizin hemen yanıbaşınızda oturan Yahweh’e en yakın oturan varlık olarak tanımlanmıştır. Metatron, insanlıkla tanrısallık arasındaki dengeyi tutan varlıktır, ama bunun arkasında yatan muazzam sorumluluk ve enerji yüzünden, bunu doğrudan yapması mümkün olmamıştır. Başkalarını devreye sokmak zorunda kalmıştır.</p>
<p>Metatron’a “Ölüm Meleği” denmiştir. Bu biraz yanlış bir yorumdur. O, kendisine “Geçişin ve Değişimin Meleği” adını vermeyi yeğlemektedir. Geçişiniz ister yaşamlar arasında bedeni bırakmakla olsun, ya da sadece Yeni Enerjiye geçiyor olun, Metatron, yükselişinize yardımcı olmaktadır. Gerçekleştirmek üzere geldiği şey budur.</p>
<p>Metatron, sizin ve Kırmızı Çemberin bu yıl gerçekleştireceği çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturacaktır. Bu, eski enerjilere ait son salınmaların gerçekleşeceği ve yeni enerjinin devreye sokulacağı yıldır. Bu, dengenin, dönüşümlerin ve değişimlerin olacağı harika bir yıldır.</p>
<p>Merak edenleriniz için, Metatron’un tek bir varlık olmadığını söyleyelim. O, enerjilerin bir bileşimidir. Dişi ya da erkek değildir. Metatron, tüm başmelekleri VE sizi temsil eden, Başmelekler Mertebesi enerjilerinin bir toplamıdır. Bu enerjileri bir bileşim haline getirirseniz, Metatron budur.</p>
<p>Metatron’u yeni gözlerinizle, ya da psişik gözünüzle göreceksiniz. Bazen Metatron’un insana benzer– parlayan ve ışıyan – ama insana benzer bir nitelik edindiğini göreceksiniz. Metatron’u bu şekilde algıladığınızı anlayın, ama o tek bir varlık değildir.</p>
<p>Çoğunuz Metatron’u rüyalarında ya da bilinçliyken görecektir. Bu, yelpazesi bakır tonlarından altın tonlarına, alevli beyazlara kadar uzanan çok yüksek bir enerji – parlayan bir titreşim – olacaktır.</p>
<p>Zaman zaman gözünüzün köşesinde parlak bir ışık, çakan bir ışık görebilirsiniz. Farkındalık alanınıza giren Metatron’u algılıyorsunuzdur. O çakan parlak ışığı gördüğünüzde, bu Metatron enerjisinin gelmesine izin veriyorsunuzdur. O, yıl boyunca birlikte çalışılacak, önemli bir enerji olacaktır.</p>
<p>Sevgili Metatron’u şimdi tüm duyularınızda, varlığınızın tümünde hissedin. O, yüksek, neredeyse metalik bir enerjidir. Çok teknik ve çok incelikli, bilgiç (sofistike) bir enerjidir. Amael ya da Rafael’de görebileceğiniz bazı daha sıcak ya da daha yumuşak tonlara sahip değildir. Çok yoğun ve kesindir. Ve bu, sizin ve Dünyanın bu yıl içinden geçeceği dönüşümün gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p>Şimdi, Metatron’un daha da yakına gelmesini sağlayacak enerji uyumlamalarını yapmak için bir dakikanızı alacağız. Derin bir nefes alın sevgili dostlar. Derin bir nefes alın. Oturduğunuz yerde rahatlayın, ve bir dakikaya kadar Altıncı Derse geçeceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Evet, ve Metatron size şunu söylememiz için bizi uyarıyor, “Çevrenizdeki tüm elektronik aletler bu yıl bozulursa, fazla endişelenmeyin.” (kahkahalar) Bu maalesef onun ve sizin enerjinizin bir parçasıdır. Aletlerin birden bozulduğunu göreceksiniz. Onlar eskiye aittir ve şimdi getirmeye başladığınız enerjilere dayanamamaktadırlar. Böyle bir şey olduğunda – o alete sövdükten sonra – nefes alın ve bir an (olana) izin verin. Yeni ve uygun olan teçhizatı, realitenize nasıl getireceğiniz anlayışına sahip olacaksınız. Bunlar, bilgisayarlarınızdan tutun da, ampullere, elektronik aletlere kadar herşey olabilir. En çok elektronik aletler etkilenecektir, ama mekanik olanlar da.</p>
<p>Metatron enerjisi budur, çok teknik ve bilimsel ve Yeni Enerjinin fiziğiyle (fizik kuralları ile) dolu. Size, bugün burada bulunmaktan ötürü çok mutlu olduğunu söylememizi de istemektedir bizden!</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, Ah Diliyle ilgili konuşmaya devam edeceğiz. Bu, bu konudaki üçüncü dersimiz olacaktır. Bu konuya üç ders ayırdık, çünkü ÇOK önemlidir. Bunu anlamak ve buna alışmak ve bununla çalışmaya başlamak biraz zaman alacaktır. Ama, bu O KADAR önemlidir ki, sadece bir değil, iki değil, tümüyle üç dersi buna adadık.</p>
<p>(kendi kendine güler) Son toplantımızda, yedi çiftçinin oldukça kısa öyküsünü anlatmıştık. (kahkahalar) Biz bunun konuya açıklık getirdiğini düşünmüştük, ama Cauldre….bu denli uzun ve dolambaçlı öykülere girmememizi istemektedir! Ama bunu yine de yapabiliriz. (kahkahalar)</p>
<p>Bugün KISA bir öykü anlatacağız, çünkü daha bu derse giremeden uzun uzun konuşmuş bulunuyoruz! Biz bir Shaumbra’nın, aile enerjisine sahip birinin kısa öyküsünü anlatacağız. O, her birinizin bir parçasıdır. Ona Nancy adını vereceğiz.</p>
<p>Nancy, geçen ay burada bulunamadı, ama bilgiye İnternetten ulaştı ve dinledi. (çvr. İnternete, mesajların yazılı metinleri konmadan önce, kanallık sırasında kaydedilen kasetler konmaktadır) Nancy, Beşinci Dersi, Ah Duyularını dinledi. Ve, şimdi bile çoğunuzun yaptığı gibi, uyuya kaldı. Ve bu uygundur. Bu ders sırasında uyuya kaldı ama gerçekten, yedi çiftçinin bu HARİKA öyküsünü de duydu. O, bu öykünün uzamasını isteyen biriydi! (kahkahalar) Öyküyü bitirdiğimizde çok düş kırıklığına uğradı! (kahkahalar)</p>
<p>Ders Beşi dinledikten sonra, Nancy kendini biraz yorgun hissetti, ve bu doğaldır sevgili dostlar, çünkü bu zaman içinde çok enerji çalışması gerçekleşmektedir. Burada olmayanlar bile kendilerini yorgun hissedeceklerdir bir şekilde, ama iyi bir şekilde. Kendi varlıklarının içinde birçok değişimin olduğunu göreceklerdir.</p>
<p>Nancy birdenbire çok acıktığını, gerçekten çok acıktığını farketti! Beşinci Derste yapılan tüm bu başaklar ve yiyecekler ve çiftlikler, tüm bu leziz ve harika gıdalarla ilgili konuşmalardan sonra. Gerçekten çok acıkmıştı. Açlığın, varlığından ona seslendiğini farkındaydı.</p>
<p>Nancy bir an durdu, çiftçilerin öyküsündeki karnabaharlar ve harika çilekler gözünün önüne geldi ve ne yiyeceğini düşündü. Peynirle dolu bir omlet hayal etti. Omletin içine koyacağı sebzelerin tatlı tadını hayal etti. Bu omleti yemenin nasıl bir şey olacağını hayal etti.</p>
<p>Neler olduğuna bakmak için dolaplarına ve buzdolabına yöneldi. Bunu yaptığı zaman, bedenine karşı bir merhamet, sevecenlik enerjisi içindeydi. Belirli yiyeceklere baktığında, onların titreşimlerini hissetti. Fiziksel bedenine sevecenlik duyuyordu, baktığı yiyeceklerin titreşiminin bedeniyle titreşip titreşmediğine bakıyordu, o anda bedeninin istediği şeylerin, bunlar olup olmadığına bakıyordu.</p>
<p>Nancy kilerine ve buzdolabına bakarken, aynı zamanda ailesini de düşünüyordu. Onların sevdiği yiyecekleri, ve hem şimdi kendisine, hem de sonradan onlara yetecek kadar yiyecek olup olmadığını düşünüyordu. Nancy, bedeninin istediği şeylerin uygun bir dengesinin olup olmadığını, sonradan diğer kişilerin isteyeceği şeyleri ve şu anda elinde olan şeyleri düşündü. Bunların hepsinin enerjisini hissetti.</p>
<p>Sonra, yemek yapmaya karar verdi. Raflardan ve buzdolabından baharatları ve çiğ gıdaları aldı ve onları uygun parçalara kesti. Yemeği hazırlamaya odaklandı, malzemeleri birbirine katmaya odaklandı. Belirli şeylerin pişme süresine odaklandı. Bundan kaç bardak, şundan kaç kaşık ve şundan kaç çimdik diyerek, malzemenin miktarına odaklandı.</p>
<p>Bunların hepsini birbirine katmaya başladı. Tencere kızmıştı. Fırın hazırdı. Kaseler doldurulmaya hazırdı. Malzemeleri biraraya getirerek yaptığı yemekle, kendini bütünüyle ifade etmeye başladı. Ve bunların hepsi de, okuduğu çiftçi öyküsü ve açlığı yüzünden oluyordu.</p>
<p>Oturdu, ve kendisinin hazırladığını bilerek – bu önemli bir noktadır – yediğinin tadını çıkarttı. Onu kendi hazırlamıştı. Ve bu yemek bedeniyle titreşmiş, rezonansa girmişti. Yemek kitapları belki şu baharattan daha azını ve bu sostan daha fazlasını koymasını söylüyor olabilirdi ama Nancy yemeğe, uygun dengede olan malzemeleri koymuştu. Bunu, kendi anlayışını ve duyarlılığını temel alarak yapmıştı.</p>
<p>Yemeği yediğinde bu yemek hem güzel bir tada sahipti, hem de açlığını bastırmıştı ve aynı zamanda da fiziksel ve zihinsel ve spiritüel varlığını uygun olarak dengeleyen enerjileri sağlamıştı. Bu, enerjileri, aç olduğunu farkettiği noktadan alıp, varlığının içine almak noktasına getirmişti.</p>
<p>Nancy o gece harika uyudu. O kadar güzel uyuyordu ki, onu 4:44 de bile uyandırmadık! (kahkahalar) İyi uyudu çünkü tanrısallığının DNA ile bütünleşmesi o kadar yumuşak bir biçimde gerçekleşiyordu ki, gece boyunca bir karışıklık ya da huzursuzluk hissetmedi. Sanırım burada söylemek istediğimizi sizin için, birçoğunuz için, epey açıklığa kavuşturduk.</p>
<p>Uygun dengede olan gıdaları ve enerjileri varlığına almıştı. Yemeğini hazırlarken, kalori saymak gibi şeylere yüz vermemişti. Oh sevgili dostlar, bunu yapmak o kadar kısıtlayıcıdır ki! Kalorileri neden sayarsınız ki? Varlığınıza giden enerji birimlerini sayın, kalorileri değil, kaç gram yağ olduğunu değil, proteini değil. Bunlar eskiye ait şeylerdir.</p>
<p>“Enerji birimi nedir?” diye soruyorsunuz. Kendinize sorun! Duyularınıza sorun! Beşinci Derste sözünü ettiğimiz duyularınıza sorun! Bedeninize sorun! O size enerji dengesini verecektir. (kendi kendine güler) Nancy için belki de kocaman bir çukulatalı kek yapıp, onu mideye indirmek uygun olacaktı! Bedeninin dengesi bunu istiyorduysa, o da bu şekilde yanıt vermeliydi. Şimdi, Nancy’nin durumu farklıydı. Ve o, o gece çok güzel uyudu, ve varlığının içinde gerçekleşen bütünleşme, çiçek açma, çok yumuşak bir biçimde aktı.</p>
<p>Şimdi siz şöyle soruyorsunuz, “Tobias, neden bize bugün bir yemek yapma öyküsü anlatıyorsun? Bize önce çiftçilikle ilgili bir öykü anlatıyorsun, şimdi de yemek pişirmeyle ilgili. Bunların hepsi bizi nereye götürmekte? Bunlar Ah Dilini anlamamızı nasıl sağlayacak?” Sevgili dostlar, konunun bugün sözünü etmek istediğimiz başka bir bölümü vardır, farklı düzeyde olan başka bir bölüm, ve tıpkı Metatron’un enerjisi nasıl şimdi buraya gelmeye hazırsa, bu bölüm de şimdi gelmeye hazırdır.</p>
<p>İnsan duyularınızdan farklı düzeylerde olan, sizin kullandığınız ve bizim kullandığımız spiritüel duyular vardır. Bunlar her zaman kullanılabilinir bir haldeydi, ama Dünya üzerindeyken bunları pek kullanmadınız. Bu duyuların kullanılması biraz engellendi, biraz sislerin ardında kaldılar. Onlara ulaşmanız biraz imkansızdı. Evet, perdenin bizim tarafına geri geldiğinizde, onları kullanırsınız. Fiziksel biçimi terk ettiğiniz zaman, bu duyuları yeniden üstlenirsiniz. Onlar doğanızda vardır. Kim olduğunuzun bir parçasıdırlar, ama Dünyaya geldiğinizde, onları geride bırakmak eğilimine sahipsiniz. Onlar erişilir bir halde değildirler, ama şimdi gelmektedirler. Metatron’un bugün gelmesinin en büyük nedenlerinden biri de, bu duyuların buraya taşınmasını sağlamak, o açıklığa bir köprü oluşturmaktır.</p>
<p>Bu duyulardan beş tane vardır. Bu beş tanrısal duyu eteriktir, çok-boyutludur, fiziksel ve insansal değildir. Beş tane vardır. Bir yıldızın, beş-köşeli bir yıldızın biçimini düşünün.</p>
<p>Yıldızın tepesinde, bu beş duyunun ilki vardır. Bu, FARKINDALIK DUYUSUdur. Şimdi, bunlar eterik, spiritüel, tanrısal duyulardır ve ilki de farkındalıktır. Yuvayı, Krallığı terk ettiğinizde, bu duyuyu anında geliştirdiniz. Şimdiye kadar da, kim olduğunuzun farkındalığına gerçekten sahip değildiniz. Siz sadece oldunuz. Ama Krallığı terk ettiğinizde ve Ateş Duvarından geçtiğinizde, hemen farkındalık duyusunu geliştirdiniz. Bu, “Ben Benim” duyusudur. “Ben, Tanrı’nın bir parçasıyım ama yine de kendi kimliğime sahibim” duyusudur. Bu, bu beş duyunun ilkidir.</p>
<p>Şimdi, bu beş-köşeli yıldızda saat yönünün tersine gidersek, tanrısal HAYAL ETME (İMGELEME) DUYUSU gelir. Hayal etme, imgeleme. Bir şeyi hayal etmeniz, imgelemeniz, onu yaşama geçirir. Ona biçim kazandırmaya başlar. Biz buna Yaratma Duyusu da deriz. Her biriniz, daha önce sözünü ettiğimiz ve kapağını kapalı tuttuğunuz bir şeyin hayaline (imgelemine) sahipsiniz. O oradadır. Ve ortaya çıkacaktır. Daha önce size ‘meydan okuduğumuz’ konu buydu. Hayal etme, imgeleme duyusu enerjiyi alır ve o şeye bir tür enerjisel bir biçim verir. Onu birleştirmeye başlar. Onu (olduğunuz yere) getirmeye başlar. Bu, Hayal etme, imgeleme duyusudur.</p>
<p>Bu beş-köşeli yıldızın yine saat yönünün tersine gidildiğinde, MERHAMET (Sevecenlik) DUYUSU gelir. Merhamet. Biz buna Birlik Duyusu da deriz. Bu size, Ben Benim olduğunuz anlayışını, ama aynı zamanda Tüm Olan’ın da bir parçası olduğunuz anlayışını verir. Bu merhamet duyusu, bir başkasının gözlerinde de Tanrı’yı görmenizi sağlar. Bu, bir başkasını hissetmenizi ve anlamanızı sağlar. Sizi bu gezegenin üzerinde bulunan her bir insana, her bir hayvana ve her bir moleküle bağlayan budur. Sizi, Tüm Olan’a bağlayan duyu budur.</p>
<p>Bu merhamet ve birlik duyusu olmasaydı, çok, ama çok yalnızlık çeker ve yalnız olurdunuz. Toplantılarımızda size konuştuğumuz zaman, şöyle demekteyiz, “Sevgili dostlar, hiç bir zaman yalnız değilsiniz,” böylece bu merhamet ve birlik ve birliktelik duyusunu tetiklemekteyiz. Biz buna “bir olmak” demeyeceğiz, biz buna “birliktelik” diyeceğiz. Bir başka kişinin ya da varlığın içinden geçtiği şeyleri anlamanızı sağlayan duyu budur. Bunu öğretirken kullanın.</p>
<p>Ben, Tobias bu duyuyu çok severim. İnsan olduğum yaşamlarda ve sizinle birlikte olmak üzere bu alana her gelişimde bu duyu beni etkilemiştir. Sizi bireysel olarak ziyaret ettiğim her sefer, oh, tanrısal merhamet duyum boşanıp akmaktadır! Gözlerimi yaşlarla dolduran ve bilmeden sizin de gözlerinizin yaşlanmasına neden olan duyu budur. Merhamet.</p>
<p>Şimdi, beş-köşeli yıldızın çevresinde dönmeye devam edelim. Bir sonraki duyu, ODAKLANMA DUYUSUdur. Odaklanma. Biz buna Güç Duyusu da deriz. Bu, hayal etmekten, imgelemekten gelen ham enerjiyi almak, başkalarına ve kendine duyduğun merhametle birleştirmek, ve o enerjiyi realiteye, yaşama geçirmek üzere odaklamak yeteneğidir.</p>
<p>Bu duyu o kadar önemlidir ki, sevgili dostlar. Shaumbra olan birçok kişi, Dünya üzerindeyken bu tanrısal Odaklanma Duyusunun uyuşmasına, cansızlaşmasına izin vermiştir. Odaklanmayı unutuyorsunuz. Onu realitenize getirmeyi unutuyorsunuz. Çoğunuz bu tanrısal duyuyu tümüyle bilmezden geldiniz. İnsan olmaya odaklanmak istemiyorsunuz, çünkü birileri size bunun günah olduğunu söylemiştir. Siz odaklanma duyusunu bilmezden geliyorsunuz, oysa o denge için çok önemlidir.</p>
<p>Hayallerinize, imgelemelerinize ve merhametinize ve insan oluşunuza odaklanın. Odaklanma duyusu, ham Tanrı-gücünün enerjilerini çeker ve onları odaklar. Ham enerjileri hızlandırmaya başlar. Bu odaklanma enerjisi &#8211; bu – yıl – ÇOK – önemli – olacaktır. Biz bunun altını çizeceğiz. ODAKLANMA ENERJİSİ, BU YIL ÇOK ÖNEMLİ OLACAKTIR.</p>
<p>Artık “ozon”da yaşamaya devam edemezsiniz. Bu bir tür reddetme, inkar etmedir. İnsan oluşunuzu kabul etmiyorsunuz, çünkü biri size bunun günah olduğunu söylemiştir. İnsanlara bunun öğretilmiş olması çok üzücüdür.</p>
<p>Ana günah: Biz bu kavramı zaten anlayamamaktayız! Ölüp de bizim tarafa geçen ve ana günahtan arınıp arınamayacaklarını bilmek isteyen varlıklar vardır. Ve, biz omuz silkip, şöyle demek zorunda kalıyoruz, “Ana günah da nedir??” Ama buna inanmak istememektedirler, ve bizim tarafta bulunan diğer bir varlığa, ve bir diğerine, ve bir diğerine giderek, bu ana günahı temizleyecek ya da affedecek birini ararlar, çünkü Dünyada onlara bu öğretilmiştir. Oh, bu Dünyadan ayrılma alanında yapılacak o kadar çok çalışma vardır ki. Kimlere seslendiğimizi biliyorsunuz. Doğrudan bazılarınıza seslendiğimizi biliyorsunuz. Bunun üstesinden gelmek zamanıdır. Bu şeyler gezegeniniz üzerinde, Dünyanız üzerinde, insanlar bizim tarafa geçmeden önce çözülürse, büyük değişimler gerçekleştirilebilir.</p>
<p>“Odaklanma” bu yılın anahtar sözcüğü olacaktır. Dünya’da yaşayın. İnsan olun. Enerjilerinizi oraya odaklayın. Tasarımlarınıza odaklanın, işinize odaklanın, ailenize ve çevrenizdeki herşeye odaklanın. Yaşamınızda, uygun olmayan hiç bir şey yoktur. Bu odaklanma, bu duyarlılık noktasını, bu tanrısal Odaklanma duyusunu anımsayın.</p>
<p>Salıncağınızda sallanırken, ayaklarınızın dibine şu büyük, 3.5 metrelik kobra yılanı çöreklendiğinde, ve ona neden orada bulunduğunu sorduğunuzda, Odaklanma hakkında konuştuğumuzu anımsayın. Yılanın bununla ilgili size söyleyeceği bir-iki sözü olacaktır! Gerçekleştirmekte olduğunuz şeye odaklanmadıysanız, o salıncakta olmak ve ileri geri sallanarak yeni yüksekliklere ulaşmak zordur.</p>
<p>Bazılarınız – Cauldre bizi burada durdurmaktadır – söylemek üzere olduğumuz şeyden pek hoşlanmamıştır. Ama onunla yaptığımız bir anlaşma vardır – yine de söyleyeceğiz! (kahkahalar)</p>
<p>Meditasyon yapanlarınız, sevgili dostlar, artık bunu yapmayın! Siz odaklanmamaktaydınız. Meditasyonlarınız sırasında çözülmekteydiniz. Hemen hepinize seslenmekteyiz. Meditasyon harika bir şeyDİ. Sizi bu noktaya getirmiştir. Ama meditasyonlarla ilgili çok, çok yanlış anlamalar söz konusudur.</p>
<p>Size, meditasyon sırasında odaklanmaktan nasıl uzaklaşacağınız öğretilmişti. Biz sizden tam tersini yapmanızı rica etmekteyiz. Size, insanlığınızdan uzaklaşmak, insanlığınızı bırakmak öğretilmişti. Gerçekten, bazılarınıza bir muma ya da düşünceye odaklanmak öğretilmişti. Ama bir anlamda, bunu yapmakla, varlığınızdaki tüm diğer dengeleri bırakmaktaydınız. Evet, bilincinizin bazı bölümlerine ulaşmada meditasyon size yardımcı olmuştur. Ama şimdi sevgili dostlar, meditasyonunuz, bir insan olarak Dünyaya odaklanmak olmalı. Meditasyon, olduğunuz tümle ilgili olmalı, kimliğinizi unutmaya çalışmakla ilgili değil.</p>
<p>Biliyoruz……bazı kişiler bu söylediklerimizden pek hoşlanmayacaktır. Bazı kişiler, söylediğimiz diğer şeylerden de hoşlanmamıştı! Ama sevgili dostlar, biz size gerçekle ve sevgiyle ve herşeyin ilerlemesine yardımcı olmak amacıyla gelmekteyiz, size yardımcı olmak ve herşeyin ilerlemesine yardımcı olmak amacıyla gelmekteyiz.</p>
<p>Bu yıldızın son köşesi – son tanrısal duyu, sevgili dostlar – İFADEdir. Bu, İfadedir. İçinizde olan, odaklandığınız, imgelediğiniz ve içinize getirdiğiniz bir enerjiye sahipsiniz. Onu şimdi Dünyanızda, insanca ifade etmek zamanıdır.</p>
<p>Nancy ve onun yemek yapmasıyla ilgili öykümüzde, Nancy yemeği hayal etmiş, imgelemiştir. Sonra buzdolabına ve raflarına yönelmiş, ve hem kendisi, hem de diğerleri için en mükemmel dengenin ne olacağını anlamak için merhametini kullanmıştır. Yemekleri uygun biçimde hazırlayabilmek için, odaklanmayı kullanmıştır. En sonunda da, malzemeleri tencereye koyup karıştırdığında, ve sonra tabaklara aldığında, İfadesini kullanmıştır. Kendi insan enerjisini almış ve ortaya çıkmasını sağlamıştır.</p>
<p>“İfade”, diğer tanrısal duyuları alıp, bunları şimdi ortaya çıkartmaktır. Bu noktada sıkışıp kalan çok kişi vardır burada. İçinizde birçok kişi, bu İfadeyi rehberlerinin ya da Ruh’un gerçekleştirmesini istemektedir. Yaratmak istediğiniz şeyi imgelemeye hazırsınız. Diğer insanlara merhamet göstermeye hazırsınız. Hatta insanlığınıza ve sahip olduğunuz ihtiyaçlara ve arzulara ve isteklere odaklanmaya bile hazırsınız. Ama sıra elinizi kaldırıp da, bunu gerçekleştirmeye geldiğinde, içinizi korku kaplamaktadır. Kendinden-şüphe-etmek kaplar içinizi, ve yılan ortaya çıkıp şöyle der, “O elini kaldırma.” O zaman da çoğunuzun şöyle dediğini duyarız, “Sevgili Tobias, sevgili Ruh, sevgili-beni-bugünlerde- dinleyecek-olan-her-kimse-, bunu benim için yapar mısın?” (kahkahalar)</p>
<p>İfade, içinizde kabaran, ortaya çıkmak isteyen enerjinin taşmasıdır. Ama ifade edebilmek için, SİZİN elinizi kaldırmanız gerekmektedir. Kapınızı çalmaya gelen kişiler olacaktır, ve kapıyı KENDİ elinizle açmak zorundasınız. Bu yeni tanrısal enerjinin ortaya çıkmasına – ve doğmasına -, realitenize gelmesine izin vermek zorundasınız. Bu, İfadedir. Onu ortaya çıkartın. Bununla ilgili cesur ve atılgan olun!</p>
<p>Şimdi, bunlar beş, tanrısal duyulardır. Bunlar, son toplantımızda sözünü ettiğimiz yedi insan duyusuyla ilişki içindedir ve birlikte çalışırlar. Bunlar birlikte çalışır. Yedi insan duyunuz, elle tutulur realitenizdedir. Bunlar, insan olarak sahip olduğunuz sabit realitededirler. Bunlar, kulaklar, gözler, burun, ağız, deri, akıl ve duygularınız gibi bedeninizin bölümleri ile bağlantılıdır.</p>
<p>Bugün sözünü ettiğimiz beş duyu…..tanrısal duyulardır. Onlar yeni değildir, ama onları insan realitenizde uygulamak yenidir. Siz şimdi insan ve tanrısal duyuları birbirine kaynaştırabilecek bir hale geldiniz. Yedi artı beş çakranın olduğu tartışmalarının her zaman yapılmış olması ilginç değil midir, sevgili dostlar? Ve bir anlamda, yedi insan duyusu ve beş de tanrısal duyu vardır.</p>
<p>Şimdi size Metatron’dan gelen bazı teknik bilgiler vereceğiz, çünkü bizden buna açıklık kazandırmamızı istemektedir. Yıldızın bir köşesini, diğer bir köşesine bağlayan çizgi, düz bir çizgi değildir. Bu yıldızın bir ucunu, diğer uca bağlayan çizgi, eğri bir çizgidir – içe doğru eğrilmiş ya da yay biçiminde bir çizgidir. Bu, bir eğridir. Bu, birini, diğerine bağlayan yay biçiminde bir çizgidir. Sonra, enerjisel olan – nasıl desek – bir daire vardır bunun merkezinde. Görebilmenizi sağlamak amacıyla, Cauldre’dan bunu kullandığı şu bilgisayarında çizmesini rica edeceğiz. Ama bu yıldız biçiminin içinde bir daire vardır. Her bir içbükey biçimindeki yayı birbirine bağlayan bir daire vardır. (Not: Bu metnin sonunda bulunan, Debi Smith’in yarattığı çizime bakınız.)</p>
<p>Bu, sizin anlamanıza yardımcı olacaktır. Bu kutsal geometri değildir, hayır. Ama bunun enerjilerini ve modelini anlamanıza yardımcı olacaktır. Bunlar, şimdi artık sahip çıkabileceğiniz ve insan, Dünya düzeyinde kullanabileceğiniz, tanrısal duyularınızdır.</p>
<p>Şimdi bir şey daha yapmanızı rica ediyoruz. Kendinizi, bedeninizi, kendinizi hayal edin, imgeleyin. Genellikle bir başa, iki kola, iki bacağa sahipsiniz. Beş, tanrısal duyu, insan varlığınızın bu bölümlerine tekabül eder.</p>
<p>Farkındalık duyusu, başınız tarafından temsil edilir sevgili dostlar.</p>
<p>Hayal etme, imgeleme duyusu, sol elinizle bağlantılıdır.</p>
<p>Merhamet, sol ayağınızla bağlantılıdır….bunun için, “sen benim ayakkabılarımla yürüyor olsaydın..” (çvr. bu ingilizce deyimin türkçe karşılığı “benim yerimde olsaydın”dır) deyimine sahipsiniz.</p>
<p>Sağ ayağınızla, Odaklanma duyusu ile bağlantılı olan bir enerji vardır, “ayağını sağlam basmak”. Sinirli olduğunuzda ve bedeninizin içinde bulunmadığınız hissine kapıldığınızda, bir şeye odaklanabilmek için sağ ayağınızı yere vurmaz mısınız, sevgili dostlar? Ve böylece, sağ ayağınızı yere vurarak yeniden kendinize gelirsiniz, çünkü o, bu tanrısal, odaklanma enerjisiyle ilişkilidir ya da bir şekilde onunla bağlantılıdır. Yanlış anlamayın – bu enerji ayağınızda değildir, ama dışsal olarak o ayağınızla ilişkilidir.</p>
<p>Sonra sağ el gelir, ifadenin eli – birinin elini sıktığınızda ne yaparsınız? Ona bir şey ifade edersiniz. Bu, birçok şeyi kapsayabilir, ama dışa vurulmaktadır. Bu, o güçlü şifa elidir; her ne kadar, evet, çoğunuzun bildiği gibi, iki el arasında bir denge varsa da. Ama, İfade, genellikle sağ elle ilişkilidir. İfade ve hareket yaratan odur.</p>
<p>Şimdi, bugün burada çok kapsamlı konuştuğumuzu biliyoruz. Bunu özümsemek biraz zaman alacaktır. Ama bizim bu tarafta kullandığımız – bizimle birlikte, burada olduğunuzda sizin de kullandığınız – bu tanrısal duyulara şimdi erişebileceğinizi, her gün biraz daha fazla erişebileceğinizi anlayın. Onlar şimdi, bilincinizde gerçekleştirdiğiniz bütün değişimler sayesinde, ve aynı zamanda bilincinizdeki değişime tekabül eden, Kryon tarafından gerçekleştirilen ve bu yıl sonlanacak olan, enerji ağındaki değişimler sayesinde erişebilinir hale gelmiştir.</p>
<p>Ah Dilinin ortaya çıkacağı duyular, sadece yedi insan duyusu değildir. Ah Dili, şimdiki kimliğinizin farkındalığından, olduğunuz yeni meleğin farkındalığından ortaya çıkacaktır. Hayal etmenizden, imgelemenizden ortaya çıkacaktır. Hayal etmeniz, imgelemeniz olgunlaşacak ve gelecek günlerde gözle görülür hale gelecektir. Diğer insanlara ve kendinize duyduğunuz merhametle, eskisinden çok daha fazla ortaya çıkacaktır. Merhameti sadece başka insanlara ayırmayın. Bedeninize ve kendinize merhamet gösterin.</p>
<p>Ah Dili, odaklanma yeteneği, enerjileri ateşleme yeteneği ile gelecektir. Yemek pişirirken Nancy’nin yaptığı buydu. – Çiftçilerin üzerinde çalıştığı – ham enerjileri alıp, bunları ortaya çıkardı, odakladı. Tanrısal duyunuz, Odaklanmanın gerçekleştirdiği şey budur. Evreniniz, ham, tanımlanmamış enerjiyle doludur. Odaklanma, bu enerjinin realiteye getirilmesini ve kendi düzeyinize uygulanmasını sağlar. Bu, bu yıl birlikte çalışacağınız önemli bir duyu olacaktır, en eğlenceli diyebileceğimiz değil, ama çok önemli olan bir duyu olacaktır.</p>
<p>Ve son olarak, İfade. Nancy sadece yemek yaptığını imgelemiş ve buna merhamet duymuş ve gerçekten iştahının kabardığı şeylere odaklanmış ama bunları ifade etmemiş olsaydı, mutfağına gidip de çalışmaya başlamamış olsaydı, açlık çekerdi.</p>
<p>Şimdi, bu Ah Dili, bu beş tanrısal duyu ile size gelir ve erişilir olur. Her zaman orada olmuş olan bu beş duyu ile. Bu tarafta biz bu şekilde ‘iş görürüz’. Biz, koku ve tat almak gibi şeylere sahip değiliz. Ama, merhamet duyumuzu aktive ettiğimizde (etkin hale getirdiğimizde), sizin kanalınızla şeylerin kokusunu ve tadını alabiliriz. Biz bu şekilde ilişki kurarız. Yaptığınız şeyleri bu şekilde anlarız. İnsanlarla olan ilişkimizde, bu merhameti çok kullanırız.</p>
<p>Bu merhamet, insanlarla olan ilişkisinde Metatron’un kullanmaya pek alışık olmadığı bir şeydi. Güçlü enerjisi yüzünden, onun bugün burada, sizi altüst etmeden bulunabilmesini sağlamak için, işler hale getirdiğimiz, bir bakıma, yumuşatmak, süzmek zorunda kaldığımız şey budur.</p>
<p>Bu tanrısal duyular şimdi gelmekte, ve son toplantımızda sözünü ettiğimiz yedi insan duyusuyla birlikte çalışmaktadır. Bunları Ah Dilinde kullanabilirsiniz. Bu, biraz alıştırma ve biraz çalışma isteyecektir. Birbirinizle çalışın ve birbirinize uygulayın sevgili dostlar. Biraz zaman alacaktır, ama bunun, yaratmanın, ifade etmenin, odaklanmanın, ve hatta gerçek kimliğinizin farkında olmanın yeni ve harika bir yolu olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Bunlar yedi insan duyusuyla birleştirildiğinde, daha sadece birkaç yıl önce esrarengiz ya da mucize dediğiniz şeyleri gerçekleştirmenin çok mümkün olduğunu göreceksiniz. Ama ilginç olan, bu şeyler meydana geldiğinde, çok da mucizevi görünmeyeceklerdir. Bunun arkasında yatan fizik kurallarının ve bilimin bilişine sahip olacaksınız. Ve hayranlık içinde olan ve yaptığınız şeylere hayret eden insanlara…..Sevgi Üstadının size ve diğer insanlara söylediği şeyi söyleyeceksiniz, “Ve bunu, sen de yapabilirsin.” Bu, mucize değildir. Bu, Tanrı’nın bu armağanı hergün verdiği anlamında, bir Tanrı armağanı değildir. Bu, özel bir armağan değildir. Mucize dediğiniz bu şey….Tanrı’nın, Ben’in ( I AM) yaratıldığı şeydir.</p>
<p>Sevgili dostlar, Ah Diliyle çalışmanız, sizin ve gücünüzün, mümkün olabileceğini hiç düşünmediğiniz şeyleri yaratmanızı mümkün kılacaktır. Ve biliyor musunuz? Bunu şimdiden bildiğinizi, biliyoruz. Dışarı fırlayıp da, her çeşit para, her çeşit maddi şeyleri yaratmaya çalışmayacaksınız, çünkü yüreğinizde olan bu değildir. Yüreğinizde olan bu değildir. Sonuçta diğer insanları kendi tanrısallığına getirecek şeyleri yaratacaksınız. Ve bunu yaptığınızda sevgili dostlar, kendi tanrısal varlığınızın dilini kullandığınızda, bolluk kendiliğinden gelecektir. Tanrı, bu özel günde buna değer olduğunuzu söylediği için değil, ama o bolluğu oraya koyan bir enerji dengesi yarattığınız için. Bolluk, pek de alışık olmadığınız garip ya da beklenmedik yerlerden gelebilir, ama orada olacaktır.</p>
<p>Biz sizinle birlikte bu dizilerden geçmekten, bu Ah Dilini işlemekten keyif aldık. Bunun hakkında konuşmaya devam edeceğiz, ama şimdi, bundan sonraki derslere geçeceğiz. Ama bunu kullanmaya devam etmeniz için sizi yüreklendireceğiz. Sizinle şimdi bu Ah Dilinde iletişim kuracağız. Metatron bu dili, şu anda getirmekte olduğu teknik ve fizik bilgilerini iletmede kullanacaktır. Biz bu dille iletişim kuracağız. Toplantılarımızı, sözler söylenmeden önce yapılacak bir dakikalık tanrısal iletişimle açacağız. Biz bu dille, bu Ah Diliyle size bire-bir konuşmaktayız.</p>
<p>En güçlü ve etkili biçimde bunu gerçekten ortaya çıkartmak için, yedi insan duyunuzu, beş tanrısal duyu ile kaynaştırın. Bunlar, sevgili dostlar, her birinizin bu yıl, sallanma yılında ihtiyaç duyacağı araçlardır.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz. Bu zamanı sizinle paylaşmayı seviyoruz. Metatron, uzun, çok uzun bir zamandan beri insanların bu denli yakınına gelememiştir. Bugün burada bulunabilmek, O’nun için büyük bir sevinçtir. Size akan bir merhametle buradan ayrılmaktadır. Hiç bir zaman yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<p>Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.</p>
<p>Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<p>Debi Smith’in çizimi</p>
<p>Awareness  (I AM) – Farkındalık (Ben Benim)<br />
Imagination (Creation) – Hayal etme, İmgeleme (Yaratma)<br />
Compassion (Unity and Togetherness) – Merhamet (Birlik ve Birliktelik)<br />
Focus (Power) – blend imagination and compassion to create reality – Odaklanma (Güç) – hayal etme ve merhameti, realiteyi yaratmak için birleştirmek<br />
Expression – using energies to birth creation – İfade  &#8211; yaratmayı doğurmak için enerjilerin kullanılması</p>
<p><img class="alignnone" src="http://destek.pilli.com/kc/i/star.gif" alt="" width="450" height="348" /></p>
<h2></h2>
<div class="baslik">
<h2>Sorular ve Yanıtlar</h2>
</div>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 05 Ocak 2002</div>
<div class="tarih">Ders Altı: Beş Tanrısal Ah Duyusu</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bugünün enerjisiyle devam etmekteyiz. Sonunda, Metatron enerjilerinin Dünyaya gelmesine izin veren bu zamanın kutlamalarına devam etmekteyiz. Bu, önceden belirlenmişti. Uygun zaman geldiğinde, O’nun burada olacağı, buraya geleceği ve bir kez daha Dünya’ya enerjilerini yerleştireceği, önceden bildirilmişti. Geri dönüşünün, bilincinizi yükselttiğiniz zamana denk gelmesi öngörülmüştü. Siz, uzun bir yolculuğun sonuna gelmektesiniz, ve Metatron’un şimdi burada bulunması uygundur.</p>
<p>Bu, meydana gelecek değişimlerin temelinde çok hızlı akacak bir yıl olacaktır. Bu, sadece Dünya açısından değil, aynı zamanda sizin açınızdan da bilimsel bir yıl olacaktır. Bu, birçok açıdan teknik bir yıl olacaktır. Teknoloji ve bilimin, hep bilince bir yanıt olduğunu anlayın. Yaşamınızda kendinizi yeni teknoloji ve bilimlerin içinde bulursanız, bu bir dönüşüm ve değişim gerçekleştirdiğinizin onayıdır. Ruh’un ve evrenin uygun fiziği (fizik kuralları), şimdi Dünyaya, insanca bir biçime ve günlük yaşantınıza getirilebilinir.</p>
<p>Shaumbra olan, tanrısallık çalışmasını gerçekleştiren kişilerde, zaman zaman, teknolojiden kaçınma eğilimi vardır. Çoğu kişi, bunun Ruh’un enerjilerine tecavüz olduğunu sanmaktadır. Bazıları, teknolojiyle ‘bozulmasına’ izin vermeyecek kadar saf olduğunu düşünmektedir.</p>
<p>Bu 2-0-0-2 (iki-sıfır-sıfır-iki) yılında, dengenin bilinç ve spiritüel farkındalık olduğunu göreceksiniz. Ama bu, bilim ve teknolojinin uygulanmasını da doğurmaktadır. Bilim, değişmektedir. “Hücre yapısı, hücrenin durdurulması” araştırmaları ve klonlama alanlarında yapılan çok çalışma vardır. Bu, yaşam süresini uzatmaya, bedeni şifalandırmaya çalışmanın bir yoludur. Bu uygundur, çünkü bedeninizde sadece bir yaşam değil, birçok yaşamlar yaşamanızı sağlayacak biçimde insan moleküllerinin ve DNA&#8217;nın değişimi söz konusudur.</p>
<p>Bilim ve teknoloji (bilincinizi) yakalamaktadır. Metatron, yaşamınızı şimdi doğrudan bununla etkilemek üzere gelmektedir. ‘Bunu gerçekleştirecek olan’, Odur. Metatron, ham enerjiyi, evrensel enerjiyi alıp, bunun arkasında yatan fiziğin ve enerjilerin, hatta matematiğin ve dalga uzunluklarının ara değerini koymak için ve uygun enerji dengesiyle bunları insan düzeyine getirmek için sizinle birlikte çalışan bilinçtir.</p>
<p>Metatron’un şimdi Dünyaya gelebilmesi büyük bir kutlama nedenidir. Bu, Dünya daha gerçek bir maddesel kütle haline gelmeden önceki günler hariç, şimdiye kadar hiç mümkün olmamıştır. Ama Dünya şimdi geliştiği ve olgunlaştığı ve gerçekleştirdiğiniz çalışmalar sayesinde bir sonraki düzeye geçmeye hazır olduğu için, bu enerji gelmektedir. Onun için biz bugün kutlamaktayız; çalışmalarınızı kutlamaktayız, meydana gelmekte olan büyük bir değişimi kutlamaktayız.</p>
<p>(Bunun hakkında) daha çok konuşacağız ve bu takvim yılının gelecek toplantılarına Metatron’u da davet edeceğiz. Bazı tanrısal enerji fiziklerinden söz edeceğiz. Bunun nasıl işlediğiyle ilgili ve bunu nasıl uygulayabileceğinizle ilgili, daha dün mucize olduğunu düşündüğünüz ama bugün onu doğal ve gerçek olarak kabul edeceğiniz şeyleri nasıl yaratabileceğinizle ilgili, teknik bilgiler vereceğiz size.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, bilge sorularınızı yanıtlamaya çalışmaktan mutluluk duyacağız.<br />
SORU: Sevgili Tobias, kutsal geometri ve yarattığım geometrik biçimlerin ışık çalışmasıyla, şifa araçları olmalarıyla vs. nasıl bağlantı içinde olduğunu bana söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Bu çok uygun bir sorudur, çünkü Metatron enerjisinin, kutsal geometrinin bekçisi ve rehberi olduğunu söyleyebilirsin. Burada açıklığa kavuşturulması gereken birkaç nokta vardır. Kitaplarınızda yazılı olan ve İnternetten erişebileceğiniz kutsal geometri hakkında sahip olduğunuz bugünkü anlayışlardan bazıları geçersizdir. (birkaç kişi güler) Bunların nereden geldiğini pek anlayamamaktayız. Basılı yayınlarınızda Metatron enerjisinin öyle çizimleri, tasvirleri vardır ki, hiç de adil değildir, Metatron’a hiç benzememektedir. Bunun bir nedeni vardır. Yaratılmış olan kutsal geometriler, Eski Enerji anlayışıyla yaratılmıştır. Bazı şeyler şimdi oldukça değişmiştir.</p>
<p>Kutsal geometri hakkında gelecekte, özellikle de gelecek ay, bir sonraki dersimizde daha söz edeceğiz. Ama şimdilik, temel yıldızı içine çekerek, kutsal geometriyi anlamanın yeni bir anlayışına geleceğini bil. Köşeler arasında eğri çizgiler, ve bütün yay biçimindeki çizgileri içerde birleştiren ve merkezde bulunan bir daire biçiminde olan bu temel yıldızı, içine çek. (Yükseliş Dizisi, Altıncı Dersteki çizime bakın) Bunu, kutsal geometriyle ilgili yaptığın özel çalışmanın temeli olarak kullanmaya başla. Ve sonra da bunu, insan düzeyinin yedi duyarlı noktası ile birleştir. Bunu bir kez çizmeye başladığında, anlayacaksın. Kutsal geometrinin yeni bir anlayışına geleceksin.</p>
<p>Zaten bildiğin gibi, kutsal geometri, ham enerjileri almak, bunları tanımlamaya başlamak, ki bu hayal etmek, imgelemektir, ve sonra bunları eğmek, bükmek, ya da farklı biçimlerde odağını yeniden yönlendirmekle ilgilidir. Şimdi, senin gerçekleştireceğin şey, çizgilerle resmedilmiş ham enerjinin eğrilerini ve bileşik matematiksel bir düzen haline gelen bu oluşumları almak ve bunları Dünyada nasıl kullanacağını anlamaktır. Bunu, yıldızın odaklanmayı temsil eden ayağına eklenebilecek şekilde kullan. Söylediğimiz gibi, bu ayağa aynı zamanda “güç noktası” ya da “güç veçhesi” de denir. Bu ayağın güç düzeylerini yeniden arttırmak için bu kutsal geometriyi nasıl kullanacağını anla.</p>
<p>Şimdi burada kendi kendimize gülmekteyiz, çünkü biz konuşurken o kadar çok teknik enerji gelmektedir ki. Ve size konuşurken, bir yandan da, teknik bilgiyi daha iyi tercüme etmesi ve bunun kanallığını yapması için Cauldre’ya ‘meydan okumaktayız’, çünkü bunun hakkında konuşmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Gelmekte olan ve dalga biçiminde olan enerjiler vardır. Bunları anlamak, hepiniz için önemli olacaktır. Teknik şeyleri anlamanıza engel olan ve şu “beyninizde” olan zihinsel engeli kaldırın. Sizin deyiminizle, sağ beyinle çalışan o kadar çok kişi vardır ki. Ve şimdi bir kenarda olan ikiyle, diğer kenarda olan ikinin dengesini bu yıl koruyun. Sorun için sana teşekkür ediyoruz. Kutsal geometri hakkında konuşmaya devam edeceğiz, ama sözünü ettiğimiz yıldız resmini (Ders Altı), kutsal geometriyle ilgili yeni çalışmanda, temel olarak kullan.</p>
<p>SORU: Tobias, Başmelek Mikail tarafından bana, Metatron enerjisinin bir taşıyıcısı olduğum söylendi. Lütfen, enerjideki rolümle ilgili bana daha fazla bilgi ver. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Bir anlamda hepiniz Metatron enerjisinin taşıyıcılarısınız. Senin gibi daha derin bir bağlantıya, daha derin bir sevecenliğe sahip olan kişiler vardır. Sen Metatron’la eterik düzeylerde, özellikle de rüyalarında çalışmaktasın. Sen burada, bizim tarafta, anlamamızı sağlayacak dersler vermektesin. Senin teknik bir yanın var, ama sözünü ettiğimiz o engele de sahipsin. Bunu kaldırmak zamanıdır. Bu alanda bir eğitim almadığın gerçeğini unut. Bunun bu eğitimle hiç bir ilgisi yoktur. Bu çok karmaşık, evrensel matematikler ve fiziklerle yakından çalışmaktasın. Sana meydan okuyan şey, bunu kendi Dünya düzeyine getirebilmektir. Kendinden-şüphe-etmen seni bu yıl durdurmaya çalışacaktır, ama bunu bu düzeye getir ve uygulamaya başla. İnsan duyularını, bu tanrısal duyularla birleştir, bunu da tümüyle Ah Dilinde gerçekleştir, ve daha önce mücadele ettiğin kavramları şimdi anlamanın ne kadar kolaylaştığını göreceksin.</p>
<p>Sen gerçekten Metatron enerjisine çok yakın olan birisin, ve bunun senin için özel bir yıl olacağını göreceksin. Yeni anlayışlarla ileriye doğru fırlayacaksın. Bu anlayışları, konuştuğun kimselerin de anlayabileceği bir düzeye indirgemek de önemlidir. Seni anlamadıkları için gitmeye hazırlandıklarını, onların gözünden anlayacaksın. Bu kadar eterik ve havada kalan bir biçimde konuşma. Her düzeyde, ama özellikle de merhamet noktasında, Ah Dilini kullan. O insanların düzeyini anla, böylece onlarla nasıl konuşacağını daha iyi bilirsin. Bu zevk veren soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU: Tobias, son zamanlarda, Birleşik Devletlerin terörist avcılığı için Afganistana uzanması gibi dünya olayları hakkında hiç konuşmadın. Ben, spiritüel gelişimimle ilgilenmeli ve bu olayları göz ardı mı etmeliyim?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle!!! (kahkahalar ve alkışlar) Senin spiritüel gelişimin, bu olayları şekillendirmekte ve değiştirmektedir. Zihniniz ve dualiteniz bunları sadece beter hale getirmektedir. İçinizdeki bu yeni uyanışla ilgilendiğinizde, bu uyanış öylesine bir güce sahiptir ki, evet, tek bir insanın aydınlanması bile bir savaşı durdurabilir. Bir de grup olarak yapabileceğiniz şeyi düşünün! Bilinçlerinizi biraraya getirdiğinizde gerçekleştirebileceğiniz şeyleri bir düşünün!</p>
<p>Sevgili dostlar, 11 Eylülden sonra dünya yıkılmadı, çünkü bilincinizi değiştirdiniz. Dualiteden çıkan bir grup vardı, kısa duvarın arkasında duran bir grup. O zamanlar zor geldiyse de, kısa duvarın arkasında durdunuz. “Kutuplaşma İradesi”ndense, “Tanrısal İrade”yi ortaya çıkardınız. Etkilemeye yardımcı oldunuz. Bunun çok daha dingin ve yumuşak bir geçiş olmasına yardımcı oldunuz. Gerçekten, o zamanlarda anlaması ve kucaklaması zor olaylar olmuştur. Ama bakın, bu birkaç aylık kısa sürede dünyada meydana gelen değişimlere bakın. Düşünebileceğiniz şekliyle dünyanın sonu gelmemiştir. Büyük bir savaş ve anlaşmazlık olmamıştır. Dünya olaylarıyla ilgili kehanetlerde bulunmaktan yana değiliz, ama bulunduğumuz noktadan görebildiğimiz şey…..gelecek birkaç ay içinde bütün dünyada çok iyi şeylerin olacağıdır. Bunlar doğrudan, 1-1-9 olaylarınızla ilgili olan anlayışlardır. Çok iyi şeyler olacaktır. Ama söylediğimiz gibi, bu sallantılar yılı olacaktır. Bir an Ortadoğu’nuzda barış olduğunu göreceksiniz. Ve sonra korkunç bombardımanların olduğunu. Bu yıl Ortadoğu’nuzda büyük, çok büyük çarpışmaların olma potansiyeli vardır. Bu, eski enerjilere çözüm bulma girişimidir. Bunun öfke ve savaşla mı, yoksa salıverme ve merhametle mi gerçekleştirileceği, (o bölgeyle) ilişkili olan kişilere ve aynı zamanda hepinize kalmış bir şeydir.</p>
<p>Bu arada, bilincinizdeki değişimin hızı neyse, dünyadaki olayların hızı da odur. Onun için neler olacağı kehanetinde bulunmak, bizim için, Metatron için, Dünyada bulunan herhangi bir psişik insan ya da kanallık yapan bir insan için zordur. Yapılan kehanetlere baktığımızda, bunların çok azının meydana geldiğini biliyoruz. Başka bir deyişle, bu alanlarda belirli anlayışlara sahip olduğunu savunan kimselerin bütün kehanetlerini duyuyoruz. Bunların gerçekleşme ve meydana gelme oranları o kadar düşüktür ki. Sevgili dostlar, kötü bir kumar makinesiyle oynasaydınız bile, daha fazla şansa sahip olurdunuz! (kahkahalar) Arada bir, birisi (bu kehanetleri) tutturmaktadır, ama olasılık açısından bu çok, çok enderdir. Ve sonra da tüm dikkatler, 100 tanenin içinden tutturdukları bu bir kehanete odaklanır. Ve bunu medyada yayınlarlar ve herşeyi bildiklerini savunurlar. Sevgili dostlar, biz bile birçok kehanette bulunmak oyununu oynamıyoruz. Şeyler, bilincinizin değişme hızına göre değişmektedir. Bu harika soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU:  Tobias, terörizmle ilgili yapılan savaşın, başka ülkelerin de bombalanması olarak tezahür ettiğini görebiliyor musun?</p>
<p>TOBIAS: Bu 2-0-0-2 (iki-sıfır-sıfır-iki) yılında büyük sallantılar olacaktır. Bu büyük sallantının içinde gerçekten birçok olaylar patlak verebilir. Çok öfke olabilir. Öfke, kızgınlık, bir anlamda Eski Enerjiyi salma yollarından biridir. Onun için, bu tür şeyler olabilir. Bunlar olduğunda Shaumbra, kısa duvarın arkasında durun. Kısa duvarın arkasında durun, Musevilerle Filistinliler arasındaki olaylarda bile. Haklı olan biri ya da haksız olan biri yoktur. Tanrı’nın seçilmiş tarafı olan bir taraf yoktur. Bu, bu şekilde işlemez. Kısa duvarın arkasında durun ve şimdiye kadar hiç görmediğiniz enerjileri göreceksiniz orada, özellikle de Ah Dilini kullandığınızda.</p>
<p>Sizinle ilgili terör durumunda bile, Birleşik Devletlerde yaşayan çok kişide haklı olmak eğilimi varken bile, o zaman bile bir doğru ya da yanlışın söz konusu olmadığını anlayın. Sadece, salınmak ihtiyacında olan Eski vardı. Yolun üstünde bir yılan vardır. Onlardan bu yıl çok göreceksiniz.</p>
<p>Bulunacağımız tek kehanet, bu yılın, büyük sallantılar yılı olacağıdır. Borsanızı izleyin. Borsada oynuyorsanız eğer, çılgın bir koşuya hazır olun. Borsa yükselecek ve düşecektir. Ve bunların hepsi uygundur.</p>
<p>Biz – nasıl desek – küçük bir gözlem yapacağız. Buna kehanet demeyeceğiz. Yılınızın sonlarına doğru, bu yılın son aylarında, anlaşmazlıkların arttığını göreceksiniz. Bu, enerji ağında yapılan uyumlamaların, tamamlanma aşamasına gelmesinden ötürü meydana gelecektir ve bundan pek de hoşlanmayacak enerjiler, güçler ve insanlar olacaktır. Bazı kişilerin – nasıl desek, bunlar komik sözler – Şeytanın yeniden ortaya çıkması olarak tanımlayacağı şeyler olacaktır. Ve bu farklı biçimlerde gelecektir, ama bazı kişiler Şeytanın geri geldiğini söyleyeceklerdir. Ve, bir anlamda da haklı olacaklardır. Bu başında boynuzları ve elinde tırmığı olduğunu düşündüğünüz biri değil de, Eski’nin enerjileri, karanlığın enerjileri olacaktır. Bunlar değişimden pek hoşlanmamaktadır ama bir anlamda da, değişimi ateşlemeye yardımcı olmaktadırlar. Bunlar bu yılın son aylarında, kendilerini son bir kez göstermek üzere ortaya çıkacaktır. Bu soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU: Tobias, burada olduğun için teşekkürler. İfademiz açısından, sen ve perdenin öbür yanında bulunan diğer varlıklar, nasıl bir role sahipsiniz?</p>
<p>TOBIAS: Bu çok güzel bir sorudur ve tekrarlıyoruz…..(dikkati dağılır) Metatron, bazı fizik kurallarını tanımlayacağımız sonraki derslerde buna daha fazla değineceğimizi söylemektedir. Ama, ifade konusunda size nasıl yardımcı olmaktayız? Siz, tanrısal duyarlılıklarınızı, insan duyularınızla birleştirme sürecinden geçmektesiniz. Başka bir deyişle, siz bunları Dünya üzerine getirmektesiniz. İfade etmeye hazır olduğunuzda….hayalini kurup, imgelediğinizde…..ve merhameti buna eklediğinizde (ki bu, bu arada, yaratılarınıza kendine has bir yakıt sağlar) …..ve içinde bulunduğunuz realiteye odaklandığınızda….işte o zaman ifade etmeye hazır olursunuz.</p>
<p>Bunu sizin yerinize biz yapamayız, ama yardımcı olmak için getirilen enerjiler vardır. Biz, sizin yerinize elinizi kaldıramayız. Bunu sizin yapmanız gerekir. Ama elinizi kaldırdığınızda, ve çalışmaya başladığınızda, sadece destek ve sevgi sağlayan bir enerjiyi hissetmekle kalmayacaksınız, daha önce kendiniz için erişilmesi mümkün olmayan yeni bir enerjiyi yaratmada size yardımcı olabileceğiz. Bir anlamda, sınırlı ve belirli bir miktardaki enerjiyi alıp, bunu çoğaltmanıza yardımcı olabiliriz. Elinizde olandan fazlasını yaratmada yardımcı olabiliriz. Bir tür doğuran bir enerjiyle size yardımcı olmaktayız, ama sonuçta onu ifade eden sizsiniz. Yardımcı olmak için yapabileceğimiz çok şey vardır. Söylediğimiz gibi, bunu sizin yerinize biz yapamayız, ama bir kez bu enerjiyi harekete geçirdiğinizde gelir ve çok önemli bir rol üstleniriz. Mükemmel ve harika bir teknik soru.</p>
<p>SORU: Sabahın 4:44’ünde uyandırıldığımda, bedenimin bütün hücrelerinde nabız gibi atan bir titreşim hissediyorum. Bununla ilgili yorumda bulunabilir misin lütfen?</p>
<p>TOBIAS: Bu, iki şeyle ilgilidir. Senin DNA, ve hatta DNA’nın da altında bulunan düzeylerinde çalışılmıştır, ve sen bu noktada çok, çok duyarlısın. Tüm bedenin yükselmiş bir duyarlılık düzeyindedir. 4:44 de, çevrendeki enerjilerin, seni diğer zamanlardaki kadar derinden etkilemeyeceği bu saatte uyanman iyi bir şeydir. Yeniden duyumsadığın şey, bizim ve Metatron’un burada sunduğu, önümüzdeki birkaç derste konuşacağımız şeydir. Bir – nasıl desek, insana ait sözler bazen kısıtlayıcı olmaktadır – bir evrensel nabız vardır. Bu bir anlamda, enerjilerin bir döngüsüdür, ama alışık olduğunuzdan biraz farklıdır. Bu döngünün ya da frekansın bir yüksek ucu vardır, bir de alçak ucu. Sen bu nabzı, bu evrensel nabzı hissetmektesin. Bu bir tür spiritüel enerjidir, ama Dünyaya getirilebilecek bir türdendir. Bir yüksek noktaya, bir de alçak noktaya sahiptir.</p>
<p>Şimdi, bu yükseliş ve alçalışların, birbiriyle ard arda nasıl çalıştığı, ve ifadeniz için yükseliş noktasından nasıl istifade edeceğiniz, ve alçalma noktasında başarılı olamamaktan kendinizi nasıl sakınacağınız, hatta bu noktanın ateşleyici (bir unsur olduğunu) anlamanız hakkında gelecekte çok konuşacağız. Bu “alçak (nokta)” sizin yeni yüksekliklere fırlamanızı sağlayacaktır. Onun için bu enerji döngüsünün, deyim yerindeyse, bu dalga boyunun alçak kısmına geldiğinizde, bunu, sizi ileriye doğru atması için kullanın. Ama sorunu kısaca yanıtlayacak olursak, sen sadece bu evrensel enerjiyi hissetmektesin. Bunun için teşekkürler.</p>
<p>SORU: Son soru. Sevgili Tobias, harika bir kanallık için teşekkürler. Tanımladığın yıldızda, her bir tanrısal duyunun bulunduğu özel yerin bir nedeni var mıdır? Ve onları saat yönünün tersine tanıtmanın da bir nedeni var mı? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Duyuların yıldıza belirli bir biçimde yerleştirilmesinin bir nedeni vardır, çünkü fiziksel bedeninizin o bölümünde bulunan enerji merkezlerine tekabül etmektedir, örneğin, merhametin ayağınıza denk gelmesi gibi. Tekrarlıyoruz, Ah Dilini o merhamet olan tanrısal duyuyla etkin hale getirmek (aktive etmek) istersen, ayağını düşünmeli, imgelemelisin. Oraya bir enerji odaklanmalıdır. Bunu yapmak, o merhamet noktasını etkin hale getirmeye yardımcı olur. Tekrarlıyoruz, bu duyu ayağınızın İÇİNDE değildir, ama o bölgeyle ilişkilidir.</p>
<p>Bugün size getirdiğimiz tanrısal duyular, belirli bir sırayı ya da dizilişi izlemek zorunda değildir. Herhangi bir sırayı izleyebilirler. Onun için bu yıldız biçiminin içinde bir daire vardır, çünkü bu daire bir veçhenin, bir diğeriyle anında bağlantı kurmasını sağlar. Şimdi, burada fazla ayrıntıya girmekteyiz. Ama imgelemekten merhamete giden, bu iki noktayı birbirine bağlayan eğriye gömülmüş olan bir enerji daha vardır. Bu enerji, imgelemeyle merhametin birleşmesinden doğan bir kaynaşma ya da toplam enerjisidir. Bu da yine, ilerde daha konuşacağımız yeni bir enerjiyi yaratmaktadır. Her bir eğrinin içinde güç noktaları vardır.</p>
<p>Ama, yıldızın çevresinde, belirli bir sırayı izlemek zorunda değilsiniz. Bugün bizim bunu böyle yapmamızın nedeni, basite indirgemek ve anlaşılmasını sağlamak içindi. Ama yıldızın imgeleme noktasından, sol el diyeceğimiz yerden çıkan ve odaklanmaya uzanan ve onunla birleşen bir başka eğri daha vardır. Ve bu eğrinin içinde de, erişebileceğiniz belirli bir enerji niteliği vardır.</p>
<p>Ama biz burada kendimizi aşmaktayız. Burada – nasıl desek – bir sonraki aşamada işleyeceğimiz dersler hakkında size çok şey açıklamaktayız. Bu çeşitli enerjilere ulaşmanın ve bunları kaynaştırmanın ve birleştirmenin çok belirli yollarından bazılarını açıklayacağız, ama bizim çok önümüzden gitmeyin. Sizinle konuşacak şeylere ihtiyacımız olacaktır! (kahkahalar) Bunların hepsi sevgili dostlar, şimdiden bildiğiniz bilgilerdir. Biz bunları sadece açığa çıkartmaktayız. Biz sizin önden koştuğunuzu görüyoruz ve bu harika bir şeydir. Bu harika bir şeydir. İzlemeniz gereken belirli bir sıra yoktur. Farkındalığı alıp, merhametle birleştirip, leziz ve yeni bir reçeteye ulaşabildiğinizi göreceksiniz. Bugün yemek pişiren Nancy örneğini kullandık, çünkü enerjinin yeni reçeteleri hakkında konuşacağız. Burada, bu güç noktalarında olan tüm malzemenin, yeni tür şeyler yaratmak amacıyla, yeni denge türleriyle birleştirilmesinin yolları hakkında konuşacağız.</p>
<p>Böylece bu tartışmayı, bizim için basit bir şey yapmanızı rica ederek bitireceğiz. Fazla öne geçmeyin. Zamanınızın gelecek ayını, bu tanrısal duyuları insan düzeyinizde aktive ederek geçirin. Bunu daha önce gerçekleştirmek olanağınız yoktu. Ve bu, Metatron’un burada bulunma nedenidir.</p>
<p>Tanrısal duyu Farkındalıkla çalışın ve onu kabul edin, ama bu sefer bu “Ben Benim…Ben insanım… Ben Ruhum….Ben birim…Ben hepsiyim” farkındalığı olsun. İfade etme duyusunu aktive edin ve onu günlük yaşamınıza getirin. O engelin orada olmasına izin vermeyin. Engel, enerjinin günlük yaşantınızdaki yerini almasını durdurur.</p>
<p>Bu önünüzdeki 30 günü, bu tanrısal duyuların insan realitenize gelmesini kabul etmek ve buna izin vermekle geçirin. Bunları, yedi insan duyunuzla kaynaştırın. Ve o zaman, Ah Dilini tümüyle anlamış olacaksınız. Yeni bir kutsal fizik, geometri ve matematik türünün anlayışına bütünüyle sahip olacaksınız. Burada çok ileriye gitmeyin, çünkü günlük yaşantınızda bu merkezlerden her birinin uygun olarak açıldığından ve topraklandığından emin olmak istiyoruz.</p>
<p>Bu bir kutlama yılıdır, gerçekleştirdiğiniz herşeyin onurlandırıldığı bir sevgi yılıdır, ve daha önce sözünü ettiğimiz gibi, birçok sallantının, birçok değişimin yılıdır. Biz araştırarak, bu yeni şeylerin deneyini yaparak, çok uzun zamandır uyuşmuş ya da erişilmez olan yanlarınızı açarak, bu yola sizinle birlikte devam edeceğiz.</p>
<p>Ve şimdi bir ricamız daha var. Metatron bizden bunu açıklamamızı istemektedir. Sevgili dostlar, Kryon varlık grubunun, bu bilinç değişimleri, bu enerji ağı değişimleri için gerçekleştirdiği çalışmayı zaman zaman alkışlayın. Onlar, sizin bilincinize yanıt verecek şekilde uzun zamandır ve sıkı bir biçimde ve çok ama çok hızlı çalışmışlardır. Ve ortaya çıkardıkları bu çalışma için onlara teşekkür edin. Bu çalışma için onları alkışlayın, çünkü bunu yaptığınızda, bir anlamda, gerçekleştirdiğiniz çalışmalar ve değişimler için kendinizi de alkışlamış olursunuz.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz, ve toplantılarımız arasındaki 30 günlük sürede sizinle çok teknik (bir iletişim) kuracağız. Sizi farklı bir enerjiyle ziyaret edeceğiz ve artık sadece geceleri de değil. Sizi ziyarete geldiğimizde, günlük yaşamınıza bu enerjilerin – nasıl desek – harika bir biçimde süzüldüğünü göreceksiniz. Böylece, arada bir gözünüzün kenarında o parlak ışını, o parlak ışık pırıltısını görürseniz – bu parlak bir kıvılcım gibidir ve birdenbire ortaya çıkar – Metatron’un ve tüm diğer varlıkların orada olduğunu anlayın, ve hiç bir zaman yalnız olmadığınızı anımsayın.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2002/01/05/ders-alti-bes-tanrisal-ah-duyusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Beş: Ah Duyuları</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2001/12/08/ders-bes-ah-duyulari/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2001/12/08/ders-bes-ah-duyulari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2001 14:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bu kutsal ve kutsanmış günde yarattığınız bu kutsal alanda ve gelmemize izin verdiğiniz bu alanda yeniden biraraya gelmekteyiz. Sizinle birlikte burada bulunmaktan onur duymaktayız.
(kendi kendine güler) Evet, doğrudan ilişkide bulunduğumuzdan bu yana gerçekten epey bir zaman geçti. Ama şimdi enerjinin ne kadar farklı olduğunu farkedin…..farkedin sevgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, bu kutsal ve kutsanmış günde yarattığınız bu kutsal alanda ve gelmemize izin verdiğiniz bu alanda yeniden biraraya gelmekteyiz. Sizinle birlikte burada bulunmaktan onur duymaktayız.</p>
<p>(kendi kendine güler) Evet, doğrudan ilişkide bulunduğumuzdan bu yana gerçekten epey bir zaman geçti. Ama şimdi enerjinin ne kadar farklı olduğunu farkedin…..farkedin sevgili dostlar! Biz size burada farklı bir alandan konuşmaktayız. Biz Cauldre’dan (Geoffrey Hoppe) akıp gelmekteyiz. Biz, son karşılaştığımızdan farklı bir alanda her birinizden akıp gelmekteyiz. Gerçekten, tanrısal dil – Ah Dili – ortaya çıkmaya başlamaktadır; onun için size farklı dokunabilmekte ve sizi farklı hissedebilmekteyiz. Biz sizi bile farklı görmekteyiz. Siz her açıdan ve her anlamda farklısınız. Siz değiştiniz sevgili dostlar.<br />
<span id="more-134"></span><br />
Bugün gelen kutsal enerjileri nefesinizle içinize çekin. Kendi tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekin. Bunu şimdi yapın. Bunu şimdi yapın. Bırakın, içinizde aksın. Bırakın, çevrenizde bulunanlara aksın. Tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekin ve sonra nefesinizi verirken de, özgürlüğü ifade etmesine izin verin. Bırakın, yanınızdaki, önünüzdeki, arkanızdaki kişiye ulaşsın. Tanrısallığınızın nefesini verdiğinizde, tanrısallığınız gerçekten kendine özgü kutsal ve kutsanmış bir canlılık kazanır. Ve, herşeye ulaşır. Ah! Sevgili dostlar, bu o kadar basittir ki.</p>
<p>Şimdi, bugün devam etmeden önce, ben, Tobias’ın burada bulunmaktan ötürü onur duyduğum bilinmelidir. Ben, bu kutlama zamanında (noel zamanını kastetmektedir) burada bulunmaktan onur duymaktayım. Odanızda öyle bir bayram havası var ki! O kadar aydınlanmış ki! Kırmızı ve fes kırmızısı (crimson) ile o kadar dolu ki. Bayramınızın enerjileriyle o kadar dolu ki. Bu, yılda bir kez, kendinize gerçekten olmak için izin verdiğiniz, ifade etmek, başkalarıyla paylaşmak, vermek için izin verdiğiniz bir zamandır. Böylesine açık olduğunuz bir zamanın, yılda sadece bir kez olması üzücüdür! Ama ziyarete gelmek için bu hoş bir zamandır.</p>
<p>Şimdi, devam etmeden önce bir an durup, Cauldre’dan kravatını gevşetmesini rica edeceğiz. (kahkahalar) İnsanların neden böyle garip giysiler kullandığını anlamamaktayız. (yoğun kahkahalar) 2000 yıldan fazla bir zaman önce ben Dünya üzerinde yürürken, bedenimizi bu kadar sıkı saran şeyler giymezdik. Siz şu kemerleri takmaktasınız. Ve bu kravatların da bir anlamı yoktur, çünkü bunlar enerjiyi kısıtlamaktadır. Ben o günlerde bir elbise giyerdim (kahkahalar), bir cüppe, kaftan giyerdim. Ama bu, bedenin bütününden enerjilerin akmasına izin verirdi. Böylece, Cauldre’nın onayıyla, burada gevşeyeceğiz biraz. (Cauldre kravatını gevşetmek için hareket eder) Biz daha ileriye gidip de, daha fazla giysi çıkartmayacağız. (yoğun kahkahalar) Ama bu çok, çok daha iyi.</p>
<p>Şimdi, hepiniz biraz gevşeyin, çünkü biz dostuz burada. Biz aileyiz. Biz Shaumbra’yız. Bugün toplandığımız bu yerde gevşeyin. Geçen ay karşılaştığımızdan farklı olan enerjiyi hissedin, özellikle de Ah Diliyle çalışanlarınız, bu tanrısal dilin ortaya çıkması için içinden çağrıda bulunanlarınız. Geçmiş haftalarda, buna çok ilginç ve çok komik şeylerle yaklaştığınızı gördük. Ama, bununla çalışmak girişiminizden, buna zaman ve çaba ayırmanızdan çok mutlu olmaktayız.</p>
<p>Şimdi, hepinizin bu alıştırmayı yaptığını söylemek güçtür. Bununla çalışmaya başlayan, ve bir kez denedikten sonra, pek de işe yaramadığını düşünen çok kişi gördük. Onlar sadece beklemeyi uygun gördüler. Onlar, bu odaya ve bu enerjiye geri gelmeyi beklediler. Başka bir zamanı beklediler.<br />
Ama sevgili dostlar, size şu anda ‘meydan okumaktayız’. Bu araçlarla oynamanız için sizi çok eğlenceli bir biçimde ‘zorlamaktayız’. Bunlar başta zor gelir. Ve bildiğiniz gibi, biz belirli yanıtlara sahip değiliz. Bu tanrısal dil için, içinizde nereye gideceğinizi size söyleyemeyiz. Biz sadece onu gördüğümüzü ve varlığınızın bütününde hissettiğimizi söyleyebiliriz. Onun orada olduğunu bilmekteyiz.</p>
<p>Ama onu ortaya çıkartacak, kullanacak ve yaşantınızda uygulayacak kişiler, siz olmak zorundasınız. Son toplantımızdan sonra çoğunuz buradan çıkıp gittiniz. Çoğunuz bunu okuduktan ya da dinledikten sonra bilgisayarını kapattı ve buna çok çalışması gerektiğini düşündü. Ve bunu zorlu ya da meydan okuyucu bir alıştırma olarak gördünüz. Aslında bir anlamda öyledir de, çünkü bu Ah Dili çok yeni bir şeydir.</p>
<p>Ama sevgili dostlar, size önereceğimiz şey, ve bugün bunun hakkında daha çok konuşacağız, bu şeylerle oynamanızdır. Evet meydan okuyucudurlar, ama onlarla oynadığınızda çok daha ödüllendirici ve çok daha eğlenceli bir hale gelirler.</p>
<p>Bu Ah Dili, öyle ya da böyle içinizden ortaya çıkacaktır. O, içinizde olgunlaşan ve filizlenen bir tohum gibidir. Öyle ya da böyle olmaya da devam edecektir. Ah Dili, tanrısal duyu, ortaya çıkacaktır. Ama sevgili dostlar, bu araçla oynarsanız, onu uygularsanız, daha hızlı ortaya çıkacaktır. Daha sağlıklı ortaya çıkacaktır, ve eski bir yoldan çıkmasındansa, bu şekilde ortaya çıkması, tanrısal insanlar olarak sizi daha dengeli yapacaktır.</p>
<p>Bu tanrısal dili alın. Onunla oynayın. Bugün buradan gittiğinizde, oynayın onunla. Eğlenin onunla. Deneyler yapın. Bunu ne kadar çok yaparsanız, sizden ortaya çıkması o kadar hızlanacaktır ve siz de onu daha iyi anlayacaksınız. Onunla ne kadar çok oynarsanız, uygularsanız ve nasıl kullanacağınızı öğrenirseniz, Dünya bilinci de o denli hızlı değişecek, ve siz de o denli hızlı bir biçimde tanrısallığın öğretmeni olacaksınız.</p>
<p>Bizim size her ay bu sözlerle gelmemizin nedeni, bu şeylerin zaten içinizde meydana gelmesinden ötürüdür. Sık sık söylediğimiz gibi, biz size kanallık etmekteyiz. Biz, Shaumbra’nın, Işık İşçilerinin, insanların, ve Gaia’nın bilinç bütünüyle bağlantı kurmaktayız. Ve zaten olmakta olan şeylerin enerjisini ve sözlerini size geri bildirmekteyiz. Ama siz belki de bunu nasıl ifade edeceğinizi, nasıl anlayacağınızı bilememiş olabilirsiniz. Biz, sizin şu anda içinden geçtiğiniz şeylere ayna olmaktayız.</p>
<p>Bu Ah Dili, son toplantımızda sözünü ettiğimiz bu tanrısal dil, tanrısallığınızı insan realitenize getirmenin en temel ve en güçlü aracıdır. Bu, bugün uygulanabilecek, şu anda uygulanabilecek, ve bu yaşamınızda sizin için işlemeye başlayacak bir araçtır.</p>
<p>Shaumbra, yolu arayıp durdunuz. Yaşamınıza dengeyi getirecek anlayışları arayıp durdunuz. Sizi hayalini kurduğunuz düzeylere getirecek araçları arayıp durdunuz. Ah Dili, yeni yükseliş halinizin temelidir. Oynayın onunla. Onunla oynamanız için size ‘meydan okumaktayız’. Ve ilk seferinde belki beklediğiniz biçimde işe yaramadıysa, onunla oynamaya devam edin. Bunu yapmak, yaşamınızda ortaya fışkırması için ona canlılık ve enerji ve özgürlük kazandıracaktır.</p>
<p>Son toplantımızda defalarca söylediğimiz gibi, bu bir akıl oyunu değildir sevgili dostlar. Ah Dili, şimdi realitenize girmekte olan tanrısallığınızın bir titreşimidir. Bu, ezoterik bir araç değildir. Bu bir akıl (zihin) oyunu değildir. Bu yeni bir şeydir ve biz bugün bunun hakkında daha konuşacağız. Bu yükseliş dizisinin Beşinci Dersinde…..Ah Dilinden söz etmeye devam edecek olmamız, çok önemlidir. İki dersi birden tek bir konuya adamamız, ilk kez meydana gelmektedir. Biz onun ne kadar güçlü ve ne kadar gerçek olduğunu anlamanızı istiyoruz.</p>
<p>Bu Ah Dili, psişik ya da duyarlı ya da medyum olan kişilere özel değildir. Kanallık yapan kişilere özel değildir. Biz Cauldre’yla şakalaşıyoruz çünkü hem o, hem de burada bulunan ve kanallık yapan diğer kişiler, bir anlamda bunu kullanmakta daha fazla zorlanacaktır. Bu o kadar yenidir ki…..o kadar yenidir ki, öteyi hiç bir zaman algılamadığını düşünen kişiler, bunu en kolay anlayan kişiler olacaktır.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, bununla çalışabileceğiniz alanı sağlamak, kendi içinize bakmanızı sağlamak amacıyla 30 günlük bir süre için geri çekilmiştik. (takılır) Şimdi, bazılarınızı hile yaparken yakaladık! (kahkahalar) Bazılarınızı, destek ve rehberlik sağlamak amacıyla başka varlıklara giderken yakaladık! Son toplantımızda bu konuya dikkatinizi çekmiştik, ama bazılarınız yine de yapmıştır. Ve bu pek aladır! Ama bu varlıklardan aldığınız yanıtların, ya bulanık, ya da geleceğini sandığınız yanıtlar olmadığını fark ettiniz mi? Birkaç durumda da, onlara çağrıda bulunmamanız istendi sizden! (kahkahalar) Bu, öbür tarafta bu varlıkların çok meşgul olduğundan böyle olmamıştır, içinize dönmenizi ve bunu kullanmaya başlamanızı yüreklendirmek ve beslemek için olmuştur. İçinizden bir çok kişinin buna ne kadar farklı yollardan yaklaştığını görmek, ilginç olmuştur. Bazılarınız buna gayretle çalıştınız. Bazılarınız buna bir ayin gibi yaklaştınız, günün belirli bir zamanında ve belirli bir yerde bir ritüel yapmak zorunda olduğunuzu düşündünüz bir anlamda. Bu, bu şekilde işlemez.</p>
<p>Ama denediğiniz için size teşekkür etmekteyiz. Bununla çalıştığınız için size teşekkür etmekteyiz. Bazı kişiler de, daha önce hiç araştırmadığınız alemleri araştırdı. Bu Ah Dilini aramak için, bulmak için, alışılagelmişin dışına çıktınız. Bazılarınız harika yeni içgörülere ve yeni hislere ulaştı. Bazılarınız tam da ortadan vurdu. Bazılarınız ona kapıları anında açtı ve duyumsamaları hissetti ve “Ah, şimdi anlıyorum” hissini hissetti.</p>
<p>Oraya anında varan birçok kişi, başka bir zaman ve başka bir durumda da bu işlemi tekrarlamaya çalıştı ve bu tanrısal dilin ortaya çıkmadığını gördü. Ve sinir oldu, ve sonra dönüp geldikleri yola baktılar ve şöyle dediler, &#8220;Peki ilk seferinde nasıl başarmıştım? Aynı işlemi tekrarlayacağım. Ve öyle yaparsam, enerji aynı olacaktır ve yeniden ortaya çıkacaktır.” Ve, öyle olmadığını gördünüz, çünkü nasıl işlediğini anlamak için zihninize geri döndünüz.</p>
<p>Bilmeniz gereken şey, işe yaradığıdır…..anında işe yaramaktadır ve kendiliğinden işe yaramaktadır. Çabasız işe yaramaktadır. Kolaylıkla işe yaramaktadır. İlk seferinde işe yaramasının nedeni, sadece olmasına izin verdiğiniz içindir, kendi tanrısallığınızı ve kendi Tanrı-Benliğinizi kabul ettiğiniz içindir. Ve sonra da, ortaya çıkmasına izin verdiniz. Ve o da çıktı, sihir gibi, ama sihir sizdedir. Geri gidip de bu işlemi tekrarlamaya çalıştığınızda, zihninizi devreye soktunuz ve bunun ortaya çıkışının doğal akışını engellediniz. Onun için duvara çarptınız. Onun için sinir oldunuz.</p>
<p>Ama alıştırma yapan hepinize …..kendi tanrısallığı ile oynayan hepinize….buna odaklandığınız için teşekkür ederiz. Zaman zaman delice görünmesine karşın, bunu yapmak için kendinize yeterli güveni duyduğunuz için teşekkür ediyoruz. Bunu yaptığınız için teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Bunu bir kez deneyen ve sinir olanlara gelince – ve evet, Tobias’a ve öbür tarafta bulunan bazı diğer varlıklara sövmelerine karşın – şöyle dediler, “Bu işe yaramıyor. Bu, bana göre değil.” Sizden buna oyuncul (eğlenceli) bir biçimde yaklaşmanızı rica ediyoruz. Sadece Ah Diliyle değil, ama yaşamınızın tüm bölümleriyle daha oyuncul olun. Oyuncul olmak iyidir.</p>
<p>Biliyor musunuz, Başmelekler mertebesinde sizinle birlikte oturup da Dünyanız realitesini ve çevresindeki boyutları yaratırken…..bunun bir oyun alanı olmasının öngörüldüğünü biliyor musunuz? Oraya gidip de oynamanız öngörülmüştü. Ve yolda giderken, belki de kim olduğunuzu ve nasıl oynanacağını unuttunuz.</p>
<p>Daha fazla oynayın Shaumbra. Daha fazla şarkı söyleyin. Daha fazla dans edin. Daha fazla gülün, Shaumbra. Bu zamanda, bu Dünya üzerindeki değişim enerjisinin büyük bir kısmını üstünüzde taşıyarak, muazzam bir sorumluluğa kesinlikle sahipsiniz. Ama, daha fazla oynayın. Daha fazla zevkini çıkartın. Ve, daha fazla kutlamalar yapın. Törenler yapmak zamanı geçti! Tümünün! Sevinç kutlamaları hariç. Bunların hepsini salıverin, çünkü yük olmaktadırlar. Yaşamınızda sevinç kutlamaları yapın, çevrenizdeki diğer insanların katılımıyla sevinç kutlamaları yapın.</p>
<p>Bugün burada, birlikte büyük bir sevinç kutlaması yapmaktayız. (bugünün noel kutlamasını kastetmektedir) Kurallar yoktur. Gereklilikler yoktur. Nasıl desek – sonunda saatlerce diz çökmek ya da meditatif bir halde saatlerce ya da günlerce oturmak yoktur. Biz bir sevinç kutlaması için burada toplanmaktayız. Biz özellikle bu enerjide biraraya gelmekteyiz, çünkü siz yılın bu zamanına, takvim yılınızın sonuna, saçınızın olduğu gibi olmasına izin vererek, kravatınızı çıkartarak, gevşeyip keyfini çıkartmak için kendinize izin vererek gelmektesiniz. Kendinize, yeniden çocuk gibi hissedebileceğiniz bir alan için izin vermektesiniz.</p>
<p>Siz bunu Yeshua denen varlığı onurlandırmak için yapmaktasınız. Ve evet, o bugün buraya davet edilmiş çok özel bir misafirimizdir. Bazılarınız bunu zaten bilmekteydi, çünkü bıraktınız ve Ah Dilinin enerjisiyle Yeshua’yı hissetmek için kendinize izin verdiniz. Yeshua, enerjisini hissedenlere ve görebilenlere (söylemekteyim), benim solumda, sizin sağınızdadır. Yeshua’nın enerjisi, sahne üstünde oturan Cauldre’nın yanında, sizin sağınızda oturmaktadır. Ben sizin solunuzdayım. Hayır, öbür solunuzda. (kahkahalar) (sağ sol)Zaman zaman çok akıl karıştırıcı olabiliyor, biliyoruz.</p>
<p>Yeshua, siz bugün toplanmaya başladığınızdan beri burada bulunmaktadır. Onun enerjisi, bir sevinç kutlaması için, olduğunuz tümün kutlaması için bu odada sizinle birliktedir. Siz, bu kutlamanın, onu onurlandırmakla ilgili olduğunu mu sanmaktasınız? Kesinlikle değildir! Bu, yaptığınız yolculuk için sizi onurlandırmakla ilgilidir.</p>
<p>(Bugüne) başlarken, çoğunuz bu odaya yeni bir enerjinin geldiğini hissetti. Gerçekten, bu Yeshua’nın enerjisiydi. İçinizden birçok kişi onunla yürümüştür. İçinizden bir çok kişi, bu sevgi üstadına doğrudan bağlıdır. İçinizden birçok kişi hergün onunla, bu enerjilerle çalışmaktadır. Belki de Yeshua olduğunu bile farketmediniz. Ama sevgili dostlar, o kesinlikle Shaumbra’dır, tıpkı sizin gibi.</p>
<p>Şimdi, bu zamanda Yeshua size birkaç söz söylemeyi istemektedir. Ve görüyoruz şimdi, Cauldre…..paniklemektedir. (kahkahalar) Ve size – Cauldre’nın izniyle – küçük bir sır veriyoruz. Cauldre…o, bu enerjiden çok etkilenmiş bir haldedir. Kendisinin bile birlikte yürüdüğü bu varlığa, Yeshua’ya kanallık etmeye layık olmadığını düşünmektedir. Onun için biz bunu salıvermesi için ve Yeshua’nın doğrudan onun kanalıyla ve her birinizden gelmesine izin vermesi için Cauldre’ya ‘meydan okumaktayız’. Bu ayarlamayı yaparken, bir dakikalık bir ara vereceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Yeshua (Cauldre kanalıyla konuşur): Bu değerli olmamak (layık olmamak) sorunu…..hepinizden….salıvermenizi rica ettiğim bir sorundur. Bu sorun burada bulunan ve (bu bilgilere) bağlanan herkes için çok meydan okuyucu olmuştur. Siz, içinizde oturan tanrıya kendinizi layık görmediniz. Yaşamlarınızda ya da geçmişte ya da buraya gelmeden önce yanlış şeyler yaptığınızı düşündünüz. İçinde yürüdüğünüz bu Yeni Enerjide, değersiz olmakla ilgili tüm hislerinizi salıverin, ve Tanrı olarak, tanrısal bir insan olarak, doğuştan hakkınız olanla bütünleşmek zamanı olduğunu bilin.</p>
<p>Birçoğunuzla Dünya üzerinde yürüdüğüm zamanlarda, “Sen Tanrısın” mesajını paylaştım. Bunu anlamak birçok kişi için o zamanlar zordu, ve şimdi de birçok kişi için zordur. Ama gerçekleştirdiğim şey sevgili dostlar, sizin sayenizde oldu. Yaptığınız çalışmalar sayesinde oldu. Bir insan için, benim için bunu Dünya üzerinde gerçekten tezahür ettirmek, sizin yolculuğunuza kattığınız gayretler sayesinde mümkün olmuştur. Ama, ne dediğimi anlayın. Benim sayemde olmamıştır. Sizin sayenizde olmuştur. Gerçekleştirdiğiniz tüm şeyler sayesinde olmuştur.</p>
<p>Bunu içinizde kabul etmenin zamanıdır. Oh, biz öyle bir aileyiz ki, ve burada çok destek söz konusudur. İçinizdeki Tanrıyı kabul etmek ve onu ortaya çıkartmak zamanıdır. Ve sevgili dostum Tobias’ın da söylediği gibi, “Bu sizin içinizden Ah Diliyle ortaya çıkmaktadır.”</p>
<p>Binlerce yıl önce hepimizin bu Dünyaya getirdiği mesaj çok basitti. O enerjiye geri gidin ve anımsayın, “Sen de Tanrısın. Sen de Tanrısın.” Bunun beraberinde gelen herşeye layıksınız. Layıksınız. Ve Cauldre, benim burada sizlerle birlikte oturmama layıktır. Aslında sevgili dostlar, onur duyan Benim. Burada bulunmaktan onur duyan Benim.</p>
<p>Ve, noel dediğiniz bu zaman, İsa adında bir çocuğun doğmasıyla, ya da İsa adında bir adamın Dünya üzerinde yürümesiyle ilgili değildir. Bu zaman, kendi tanrısallığınızın içinizde doğmasıyla ilgilidir. Bu zamanı kendinizi beslemek için kullanın. Bu zamanı, kendi Tanrı-sallığınızı kutlamak için kullanın. Bu zamanı, sevinç ve neşe içinde olmak için kullanın. Ve aile olduğunuzu her zaman anımsayın. Biz her zaman sizinle buradayız. Bu enerjiyi getirebilmek için büyük bir kutlamaya ya da uzun bir zamanın geçmesine ihtiyacımız yoktur. Biz her zaman sizin için buradayız, sizinle yürüyor, yolculuğunuzu paylaşıyoruz. Ben, Yeshua’nın ve gelen tüm diğer varlıkların enerjisini hissedin. Biz gerçekten sizin aileniziz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Tobias: Şimdi, sevgili dostlar, Yeshua buradaki zamanımızın sonuna kadar bu odada bizimle kalacaktır, ve Ah Diliyle hep erişilir, hep size açık bir halde olacaktır. Yeshua, herhangi birinizden daha farklı olan, muhteşem bir üstat değildir. Yeshua sizdir. Yeshua sizinle birlikte yürümüş, birlikte yemiş ve birlikte paylaşmıştır.</p>
<p>Ve evet, Yeshua belki de sorgulanacak şeyler yapmıştır. Her zaman bir ermiş gibi davranmamıştır, ama o zamanlarda bazı şeylerin yapılması önem kazanmıştır. Bozulması gereken kurallar vardı. Zaman zaman sövmüştür de. Çok fazla şarap içmiştir (kahkahalar) – burada bulunan bazılarınızla birlikte! (yoğun kahkahalar) Bir insanın sahip olabileceği tüm isteklere sahipti. Onlarla savaşmadı. Onları anladı. Onlarla çalıştı. İnsanlığını anladı.</p>
<p>Sizler Yeshua’dan daha farklı değilsiniz. O bugün, sadece içinizden biri olarak burada durmaktadır. Bunu anlayın, ve sizi geri tutan şu şeyleri salıverin. Yeni yüksekliklere fırlayıp çıkmak için kendinize izin verin.</p>
<p>Şimdi sevgili dostlar, enerjileri yeniden ayarlamak için kısa bir ara vereceğiz. Ve, Ah Dili hakkında konuşmaya devam edeceğiz. Bundan konuşmaya devam edeceğiz, çünkü bu dil, bu zamanda çok önemli bir araçtır. Onu yaşamınıza nasıl daha fazla getirebileceğinizi, nasıl daha fazla kendinize ait kılacağınızı anlamanıza yardımcı olacağız. Bir an duraklayacağız ve bu süre içinde nefes alın ve içinizde uyanmakta olan bu tanrısallığa kendinizi açın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, Yeshua şöyle demektedir, sizce bir sakıncası yoksa, bu süre içinde sahneden inip, sizinle birlikte olmak amacıyla aranızda dolaşmak istemektedir. Onun için saçınızın yanıbaşında bir esinti hissederseniz….omuzunuzda hafif bir dokunuş hissederseniz…..çevrenizde birini hissederseniz…o sadece bu süre içinde sizi ziyaret ediyor olacaktır.</p>
<p>Bugün yedi çiftçinin öyküsünü anlatacağız. İçinizde nelerin meydana geldiğini daha iyi anlamanızı sağlamak amacıyla bir öykü anlatacağız.</p>
<p>Her birinin kendine ait toprağı olan yedi çiftçi vardı. Her biri, kendi yetiştirdiği ve başkalarına sunduğu ürünlere sahipti. Birbirlerine yakın oturuyorlardı, onun için birleşip bir kooperatif kurdular. Her biri bağımsızdı, ama yine de, enerjilerini biraraya getirdiklerinde daha güçlü ve daha verimli olduklarını farkettiler.</p>
<p>Bu topraklarda mükemmel mısırlar…..büyük ve sulu mısır başakları yetiştiren bir çiftçi vardı. Ve hasat zamanı geldiğinde, çiftçi tarlalara gider ve bütün başakları bir seferde toplardı. Sonra bunları kamyonlara yükler, ya da başka ulaşım araçlarına, ve mısırını, bu yedi çiftçiden biri olan kişinin yönettiği bir merkeze gönderirdi. Bu merkezde, mısır başakları işlemden geçerdi. Daha sonra pazarlanmak üzere bazıları konserve haline getirilir, bazıları ambalajlanır, bazıları dondurulur, ve bazıları da kurutulurdu.</p>
<p>İkinci çiftçiye gelince, o da harika, harika çilekler yetiştirirdi. Görüntüleri, görülecek şeydi. İri ve kırmızıydılar ve harika bir tada sahiptiler. Aynı mısır çiftçisi gibi, bu çiftçi de her yılın aynı mevsiminde tohumları eker ve sonra onlarla ilgilenirdi. Ayrık otlarını temizler…böcekleri yok ederdi. Ve zamanı geldiğinde, çiftçi çileklerini toplar, ve kooperatifin merkezini işleten çiftçiye gönderirdi. Bu merkezde, taze, olgun çilekler işlemden geçerdi. Bazılarından meyva suyu yapılırdı. Bazıları dondurulurdu. Bazıları da, uygun zamanda gönderilip, dağıtılmak ve depolanmak üzere farklı işlemlerden geçerdi.</p>
<p>Üçüncü çiftçi, harika karpuzlar ve ağıza alındığında, ağızı yakacak kadar tatlı ve lezzetli küçük kavunlardan yetiştirirdi. O da, diğer çiftçiler gibi, ürününe sevgisini katardı. Her gün gayretle çıkar, tarlalarıyla ilgilenir, ürünlerin uygun neme ve uygun gıdaya sahip olduğundan emin olmak isterdi. Ve hasat zamanı geldiğinde, kavun-karpuzlarını toplardı. Bunları kooperatifte, yedi çiftçinin biri tarafından yönetilen işlem merkezine gönderirdi. Burada, kavun-karpuzlar, bazıları depolanmak üzere, bazıları taze olarak hemen pazarlanmak üzere, bazıları da uygun zamana dek bekletilmek üzere, farklı işlemlerden geçerdi.</p>
<p>Dördüncü çiftçi sebze yetiştirirdi. Salata ve brokoli, karnabahar ve turp yetiştirirdi. Yetiştirdiği bu ürünler o kadar taze ve Gaia’nın, Ruhun ve çiftçinin sevgisiyle o kadar doluydular ki, kokularını daha kesilmeden duyabilirdiniz. Ürünler daha tarlalarda yetişirken bile, onlardan çıkan tazelik ve doğa kokusunu alabilirdiniz. Çıtır çıtır salatanın kokusunu alabilirdiniz. Turpların keskin kokusunu alabilirdiniz. Tazeliği gerçekten duyumsayabilirdiniz.</p>
<p>Ve zamanı geldiğinde, çiftçi ürünlerini toplardı. Diğer çiftçiler gibi, yedi çiftçinin biri tarafından işletilen merkezi işlem yerine bu ürünleri gönderirdi. Bu ürünler orada çok, çok farklı biçimlerde paketlenirdi. Ürünlerden bazıları depolanır, diğerleri anında pazarlara gönderilirdi.</p>
<p>Beşinci çiftçi toprakta havuç yetiştirirdi. Çiftçi gidip, toprağı ellemekten ve toprağın kendisini hissetmekten ve havuçları hissetmekten büyük zevk alırdı. Kontrol etmek için onları topraktan çıkardığında, yapılarına ve verdikleri hisse bayılırdı. Bu havuçların sertliğini severdi. Sapların yapısını ve sebzenin kendisinin uyandırdığı hissi severdi.</p>
<p>Ve bu çiftçi yaptığı işi de severdi ve ona yüreğini ve ruhunu katardı. Ve zamanı geldiğinde, o da çıkar, toprağa ellerini koyar ve ürününü toplardı. Havuçlar, çiftçilerden biri tarafından yönetilen işlem merkezine gönderilirdi. Havuçlar birçok farklı işlemden geçerdi, bazıları meyva-suyu haline gelir, bazıları taze ürün olarak kalır, bazıları da daha sonra kullanılmak üzere dondurulurdu.</p>
<p>Bir çiftçi daha vardı. Altıncı çiftçi soğan yetiştirirdi. Ve bu soğanların, tad katmak için kullanılacağını ve başka yiyeceklere karıştırıldığında bir tutku ortaya çıkartacağını biliyordu. Soğanlar, güzel yemekler için kullanılacaktı. Bunlar, kendi içinde besleyici olan ama biraz tatsız olan yiyeceklere can katmak için kullanılacaktı. Soğanları o kadar büyük ve o kadar suluydu ki, sadece çiftçinin gözleri değil, onun soğanlarından yiyen herkesin gözleri akardı. Ve diğerleri gibi, hasat zamanı geldiğinde ürünlerini toplar ve işlem merkezine gönderirdi. Bu ürünler farklı işlemler görürdü, bazıları sonradan kullanılmak üzere depolanır, diğerleri anında pazarlara gönderilirdi.</p>
<p>Ve bir de yedinci çiftçi vardı, kooperatif adına merkezi işlem yerini yöneten çiftçi. Şimdi, bu çiftçi de tavuk besliyordu. Tavuklara büyük bir saygı ve büyük bir ilgiyle bakılıyordu. Bu tavuklar harika yumurtalar veriyordu, protein ve besleyici diğer maddeleri sağlayan yumurtalar, sabahları insanların uyanmasını sağlayan ve onlara gün boyu uygun enerjiyi sağlayan yumurtalar. Tavuklar neşe içinde bu çiftçi için tekrar tekrar yumurta ürettiler. Çiftçi her gün yumurtaları toplar ve yönettiği işlem merkezine gönderirdi. Yumurtaların bazıları anında pazarlara gönderilirdi. Ancak çoğunun doğası, depolanmak ve uygun zamanda dağıtılmak üzere değiştirilirdi.</p>
<p>Bütün çiftçiler ürünlerini, garip bir şekilde topraklarının en uzak noktasına kurulmuş olan işlem merkezine gönderirdi. Tüm ürünler oraya gönderilirdi, çünkü bu en verimli çözümdü. Çiftçiler toplu halde daha verimli ve daha yararlı olabilirdi. Onun için, herşey tek bir merkeze gönderilir, sonra da pazara gönderilir ya da depolanırdı.</p>
<p>Şimdi, belirli bir noktada, çiftçiler yeni bir işlem makinasının olduğunu öğrendiler. Bu makina, her bir çiftçinin, kendi ürünlerini, kendi yerinde bireysel olarak işlemesini sağlamaktaydı. Bu sanki teknolojide gerçek bir hamleydi. Artık havuç çiftçisi, işlem görmesi için ürünlerini tavukçu çiftçiye göndermek zorunda değildi. Artık çilekleri yetiştiren, bunları işlem merkezine göndermek zorunda değildi. Her çiftçi kendi ürününü bireysel olarak işleyebilir ve anında pazara gönderebilir hale gelmişti.</p>
<p>Böylece her çiftçi bir yeni-işlem-makinesine yatırım yaptı. Bu yeni makineler, büyük işlem merkezindeki büyük makinelerden daha küçük ve daha hafif ve daha ucuzdu. Yeni makineler kullanışlıydı. Hızlıydı. Hasatın değişen gereksinimlerini karşılayabiliyordu. Çiftçinin artık herşeyi birden ekmek ve hasat etmek zorunluluğu kalmamıştı. Bunlar dönem dönem yapılabiliyordu. Çiftçi, toprağının küçük bir bölümünü ekebiliyor, sonra da bir başka bölümüne tohum atabiliyordu. Yeni ve küçük işlem makineleri, büyük makineden çok daha iyi ve verimli bir iş görüyordu.</p>
<p>Böylece kooperatifteki çiftçilerin yedisi de, yüksek-hızlı, yüksek-teknolojiye sahip bu işlem makinelerinden birer tane edinmeye karar verdi. Birlikte çalışmaya devam edeceklerdi, çünkü birbirlerine bağlı olmaktan ötürü bir gücün ortaya çıktığını hissediyorlardı. Onun için de, çiftlikler arasında, sizin &#8220;intranet sistemi” (çvr. kendi içinde bütün bir sistem) dediğiniz bir sistemi kurmak üzere bir uzman tuttular. Bu intranet sistemi, her çiftçinin, otomatik olarak diğerleriyle iletişim kurmasını sağlıyordu. Havuç çiftçisi, kavun-karpuz çiftçisinin ne kadar hasat aldığını görebiliyordu. Birbirlerinin bilgilerine girebiliyorlardı. Bu sistem çok hızlı ve verimliydi. Çiftçiler intranet sisteminden gelen bilgiyi temel alarak, ekim ve hasatlarını ölçebiliyor ve kontrol edebiliyor ve ayarlayabiliyordu, böylece tüm üretim birbirini tamamlayabiliyordu.</p>
<p>Şimdi, kooperatifteki bu yedi çiftçi, ürünlerin depolanıp dağıtıldığı bir merkezi işlem merkezinden ayrıldığında, büyük bir değişiklik yapmış oldular sevgili dostlar. Her biri kendi işlemine sahip çıkmak, ama yine de intranet kanalıyla birbirine bağlı kalmakla, büyük bir değişiklik yaptı.</p>
<p>Ve çoğunuz biliyorsunuz, çiftçilerin bu intranet sistemi ile sorunları oldu. Başlangıçta sinir bozucuydu. Bazıları sövdü durdu. Bazıları, eski yöntemlere geri dönmek istedi. Bazıları bu teknolojiden korktu. Yeni teknolojinin, eski yöntemlerin topraklanma enerjisine sahip olmadığını düşündüler. Bazıları, yeni işlem makinelerini kullanmayı öğrenmek için çok hevesli değildi. Bu kişiler, ürünlerini kamyonlara yükleyip, bir merkeze yollamaya alışıktı.</p>
<p>Ve şimdi, kendi hasatlarının ve kendi üretimlerinin sorumluluğunu almak zorundaydılar. İntranet sayesinde, kooperatifte bulunan tüm diğer kişilerin desteğine sahiptiler, ama bu onları bir yere kadar korkutuyordu. Ama her biri, diğerleriyle birlikte çalıştı. Bilgileri paylaştılar. Düzenli bir şekilde biraraya gelip, (bu yeni teknolojinin) getirisini ve götürüsünü, zor ve meydan okuyucu zamanları nasıl aşacaklarını tartıştılar. Bu sistemin program kapasitelerini öğrendiler. İşlem sistemlerini çok pürüzsüz, düzgün bir biçimde çalıştırmayı öğrendiler.</p>
<p>Kısa zamanda üretimleri, şimdiye kadar hiç olmadığı bir biçimde ve onların düşünemeyeceği bir şekilde arttı. Çok daha verimli oldular. Pazarlara yapılan dağıtım, şimdi “ihtiyaca göre ayarlanan” bir temele oturtulmuştu – sizin deyiminizle “tam zamanında” sistemine. Artık büyük miktarları depolamak, dondurmak ve paketlemek gereksinimi kalmamıştı. Ürünler tarlalardan geliyor, işlemden geçiyor ve doğrudan pazarlara gönderiliyordu. Çiftçiler, intranet sisteminin sağladığı bilgiyle, ihtiyaca göre, ya da tam zamanında’yı temel alarak nasıl ekim, hasat ve işlem yapacaklarını anladılar.</p>
<p>Bu yeni sistemi devreye soktuktan bir yıl kadar sonra çiftçiler biraraya geldi. Toplanıp, bir yandan da çileksuyu içtiler. Ve kendi kendilerine güldüler. Bu teknolojiye geçmekle ne kadar cesur olduklarını (konuşup) aralarında gülüştüler. Geçirdikleri zor ve meydan okuyucu günlere….para kaybettikleri günlere, yeni teknolojiyle devam etmektense, çiftçilikten emekli olmayı düşündükleri günlere güldüler.</p>
<p>Ama şimdi gülüyorlardı, çünkü çok daha verimli olmuşlardı. Çok daha mutluydular ve şimdi yeni faaliyetlerin peşine düşebileceklerdi. Güldüler ve şöyle dediler, “Şimdi bulunduğumuz yer, daha bir yıl önce, hiç aklınıza gelir miydi?” Hepsi kafalarını sallayıp, “hayır” dediler. Yeni yöntemlerini kullanarak nereye varacaklarını düşleyememişlerdi bile, çünkü bunu eski günlere ait bir şeyle kıyaslamak mümkün değildi. Yeni yöntemlerini ve yeni teknolojilerini oturup da planladıklarında, bunun onlara sağlayacağı yararlar ve onları nasıl daha iyi ve verimli çiftçiler haline getirebileceği hakkında sadece bir umut ve çok az bir görüntüye sahiptiler.</p>
<p>Ama şimdi gülüyorlardı – bir yıl sonra –, gerçekte meydana gelen şeyin anlayışı ile bunun onları nasıl dönüştürdüğüne gülüyorlardı. Bu onları çok daha fazla sorumlu ve verimli bir hale getirmişti. Bu çiftçilerden her biri şimdi, başlangıçtan bitişe kadar kendi ürününe ve işlemcisine sahipti. Ama yine de, bu kooperatifte hala birlikteydiler.</p>
<p>Şimdi, siz diyorsunuz ki, “Tobias, neden bize bugün çiftçilik hakkında bir öykü anlatıyorsun? Bunun ne ilgisi var? Biz, bu salonda bulunan çiftçiler değiliz. Birçok şey yapmaktayız ama bu grup çiftçi olarak tanınmamaktadır.”</p>
<p>Biz size bu öyküyü, Ah Dilini, son toplantımızda sözünü ettiğimiz Ah Dilini anlamanıza yardımcı olmak için anlattık.</p>
<p>Ve hatırlatmak isteriz, “ah” bir enerji değildir. Koltuklarınızda oturup da, “Ah” sesi çıkartarak bir mantra kullanmakla ilgili değildir bu. Bununla ilgili değildir. Böyle yaparsınız, hiç bir şey olmayacaktır! Ah Dili sessiz ama güçlüdür. O görünmez ama her yerde var olan bir enerjidir. O, içinize giren ve uyanmakta olan tanrısallığınızdır. O, (mantra gibi) belli bir ses tonuyla söylenemez. O, talep edilemez. O, iş görür bir hale getirilemez. O sadece kabul edilir ve onunla sadece oynanır ve sonra da yaşamınıza bütünleştirilir.</p>
<p>Sevgili dostlar, geçtiğimiz ayda bu Ah Dilini içinde arayan hepiniz…..onun nereden geldiğini söylüyoruz şimdi size. O, sizin yedi duyunuzdan gelmektedir. O önce sizin yedi duyunuzdan ortaya çıkar. Bu, çiftçilerin öyküsüne çok benzer. Ah Dili zaten kullanmakta olduğunuz ve zaten farkında olduğunuz duyularınızdan gelir.</p>
<p>O, duyma duyunuzdan gelir, ama bu önceden bildiğiniz duyuşlar gibi değildir. Bu yeni bir biçimdir. Ah Dilinde, bir grupla oturacaksınız. Belki de bir kişiyle oturacaksınız. Ve onların sözlerini dinleyeceksiniz, ama duyma duyunuz yoluyla Ah Dili ortaya çıktığında, sanki daha geniş ya da yeni bir duyuşa sahipmişiniz gibi olacaktır. Çevrenizdeki kişilerin sadece sözlerini duymayacaksınız. Sözlerin arasında bir şey duyacaksınız ve bu “Ah!” demenize neden olacak bir biliş ve derin bir anlayış olacaktır. Ah Dili, Tanrısal Dil…&#8230;duyma duyusuyla gelir.</p>
<p>Ah Dili sevgili dostlar, görme duyunuzla gelir. Gözünüzün görüşüyle gelir ama farklı bir biçimde. Bir durumun içinde bulunurken, onu gerçek, gören gözlerinizde bir türlü görürsünüz. Bir an geri çekilir, Ah Dilinin görme duyunuzdan gelmesine izin verirseniz, yeni bir şey göreceksiniz. Bugün bu odada bir şeyler gören, Yeshua’nın enerjisini gören kişiler vardır. Onlar bu enerjiyi gözleriyle gördüler. Olan şey budur. Ah Dili, görme duyunuzla gelmektedir. Ve siz her zaman orada olmuş olan şeyleri, her zaman var olmuş olan enerjileri göreceksiniz, ama görme duyunuz kısıtlıydı. Ve o şimdi açılmaktadır, ve Ah Dili, tanrısal dil, gözlerden gelir.</p>
<p>Ah Dili koku duyunuzla gelir sevgili dostlar. Gelir. Koku duyunuz (Tobias derin bir nefes alır)…..o bir anlamda bir sezgidir. Histir. Onu farkında olduğunuzdan çok daha fazla kullanmaktasınız. Bazılarınız onu, insanlık deneyiminin kaba duyularından biri olarak sınıflandırmaktadır. Ama koku duyunuz çok süptildir. Siz sadece kokuların kokusunu almazsınız sevgili dostlar. Siz enerjilerin kokusunu alırsınız.</p>
<p>Ah Dili….sezgilerin yeni bir duyusu gibidir, “kokuların duyusu” gibi. Onun ortaya çıkmasına izin verdikçe, insanca yeteneklerinizden geçip gelen, şeylerin kokusunu almak bilişine sahip olacaksınız. Durumların içindeyken, sezgilere sahip olacaksınız. Şu burnunuz yoluyla gelen yeni anlayışlara sahip olacaksınız.</p>
<p>Bir an için nefes alın. Bunu şimdi yapın. Nefesinizle ilgili, düşündüğünüzden fazlası vardır. İçeri giren şu duyu, şu koku, şu sezgi vardır. Size nefes alın dediğimiz zaman, bu sadece ciğerlerinize giren havayla ilgili değildir. Bu sadece tanrısallığınızı genişletmekle ilgili değildir. Bu, koku duyunuz yoluyla giren yeni bir sezgiyle ilgilidir. Ama, bu yolla genişlemiştir. Bu yenidir. Bu, size daha önce sahip olmadığınız içgörüleri ve sezgileri sağlar. Nefes alın!</p>
<p>Ah Dili….insan olmak deneyiminde zaten kullanmakta olduğunuz yerlere gelmektedir. Anlaşılması zor yerlerde değildir. Enerji alanınızın dışında değildir. Kalp çakranızda değildir. Ayak başparmağınızda değildir. Ah Dili, şu anda geçerli olan bütün duyularınızdan çıkıp gelmektedir.</p>
<p>Ah Dili, insanca tad alma duyunuzdan da gelir. Ama buradan çıkıp geldiğinde, yeni ve daha iyi bir yargılama ve ayırd etme düzeyine sahip olursunuz. Şeylerin ak ya da kara, iyi ya da kötü olması yerine, yeni bir tada, tanrısal bir tada sahip olacaksınız. Bu da bir tür sezgidir ama bir tür yargıda merkezlenmiştir. Ak ya da kara yargısına hemen varmayacaksınız, daha çok, Tanrısal İradeyle bağlantılı olan yeni bir düzeye gideceksiniz. Ah Dili….tad yoluyla, ayırd etme yoluyla da gelmektedir. Realitenizde olan şeyler hakkında yeni bir ayırd etme ve anlama türüne sahip olacaksınız.</p>
<p>Ah Dili, sevgili dostlar, hissetme duyunuzla, hissetme duyunuzla, ya da sizin deyiminizle dokunmakla da gelir. Derinizde son bulan sinirlere alışıksınız. Fiziksel, bedensel temasa alışıksınız. Ama Ah Dili ortaya çıktıkça, bu duyu yoluyla da gelecektir. Yeni bir dokunuşa, şeylerle olan temasta yeni bir hisse sahip olacaksınız. Bu, ellerle gerçekleştirdiğiniz şifalar gibi, deriyle bağlantılı olan hisler ve duyumsamalar gibi şeyleri, eskisine göre çok daha güçlü bir biçimde gerçekleştirmenize izin verecektir. Dokunuşla gelen, deriniz yoluyla gelen bir tür sezgiye ve anlayışa ve önseziye sahip olacaksınız.</p>
<p>Şimdi, size, hepinize bir şeyi açıklamak için burada bir an duracağız. Ah Dili, şu anda geçerli olan insanca duyularınızdan ortaya çıkmaktadır. O doğacaktır. O, zaten kullanmakta olduğunuz şeylerin içinde çiçek açacaktır. Ama duymanıza, görmenize, koklamanıza, tad almanıza, dokunmanıza yeni bir bakış açısı (perspektif) katacaktır. Bu şeylerin her birine yeni bir boyut katacaktır.</p>
<p>Ama bu dili ortaya çıkarken, aynı zamanda ne olacağını da biliyor musunuz? Bu insanca duyularda bir değişim ve dönüşüm gerçekleşecektir aynı zamanda, tıpkı merkezi bir işlem merkezinden, intranet sistemini içeren bireysel işlem merkezlerine dönen çiftçilerin değişimden geçmeleri gibi. Bu, başlangıçta kolay değildi. Meydan okumalar vardı. Bazı bozulmalar, çökmeler oldu. Her birinin, eski yöntemlerde kalmış olmayı arzu ettiği günler oldu. Neden bu kadar deli öncüler olduklarına şaştıkları günler oldu.</p>
<p>Sevgili dostlar, içinden geçtiğiniz bu işlemde, eskisinden de beter görüyormuşunuz gibi hissedeceğiniz günler olacaktır. Bunun bir kısmını yaşlanmaya bağlayacaksınız. Ruh’a sövecek, ve Tobias’a sövecek ve hatta belki de Yeshua’ya sövecek ve görüşünüze ne olduğunu merak edeceksiniz, çünkü eskisine oranla çok daha bulanık olacaktır. Görüşünüz değişimlerden geçmektedir, ve bu değişimler gereklidir. Bu dönüşüm doğal bir işlemdir.</p>
<p>Çok iyi duymadığınız ve çokça “Ha?” diyeceğiniz günler olacaktır. (kahkahalar) Ve “Ne?” diyeceksiniz. Ya da birisinin kendini tekrarlamasını istemeyeceksiniz, çünkü duyamadığınız için utanacaksınız. Ve şöyle düşüneceksiniz, “Yaşlanıyorum. İyi duyamıyorum.” Ama sevgili dostlar, bu, bununla ilgili değildir. İçerden gelen ve başkalarından gelen tanrısal Ah Dilini duyabilmeniz için, duyma duyunuz değişmektedir. Bir dönüşüm işlemi gerçekleşmektedir ve belki de belirli sesleri ve belirli frekansları duymayacağınız bir dönem olacaktır. Endişelenmeyin. Bu basit bir değişimdir, tıpkı teknolojilerini değiştiren çiftçilerin geçtiği değişim gibi. Siz, insan olduğunuz ilk günden beri sizinle birlikte olan duyuların değişiminden geçmektesiniz.</p>
<p>Çoğunuz, koku alma duyunuzu kaybettiğini düşünmektedir. O neredeyse hiç yok gibidir. Ama arada bir, sizin farklı birşeyin kokusunu aldığınızı bilmekteyiz. Bu kokuya bir kimlik vermek istiyor ama başaramıyorsunuz. Çok alışılmadık gelen ama yine de çok tanıdık olan bir şeyin kokusunu alıyorsunuz. Ama bunun nereden geldiğini anımsayamamaktasınız. Koku alma duyunuz ve sezginiz uyanmaktadır. Ve o uyanırken de, eski koku alma duyunuz uyuşmuş gibidir. Sanki pek iyi çalışmamaktadır, ama sevgili dostlar, bu, bu değişim işleminden geçebilmeniz için böyledir.</p>
<p>Tad alma duyunuzla da durum aynıdır…o da değişmektedir. Bazı şeylerin tadının şimdiye kadarkinden çok daha kötü olmasına, ya da lezzetinin bu kadar kaybolmasına şaşmaktasınız. Tad alma dokularınız…..Ah Dili bunların içinden çıkıp gelebilsin diye değişmektedir.</p>
<p>Ah Dili tekildir, ama birçok farklı yerden ortaya çıkar. İntranetiniz ve İnternetiniz tekildir, ama birçok farklı yerden ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Şimdi, derinize gelince….değişimler fark edeceksiniz. Yeniden ergenlik çağından geçmekte değilsiniz. (kahkahalar) O kabarmalar ve o kaşıntılar ve kuruluk ve derinizle ilgili tüm o sorunlar sevgili dostlar…. deriniz, bedeninizin en büyük organıdır. Hissetme, dokunma, duyumsama duyularınız….. değişmektedir, ve Ah Dili, sahip olduğunuz her bir sinir ucundan şakımaktadır. Bu da bir süre derinizi kesinlikle etkileyecektir. Endişelenmeyin.</p>
<p>Koşup bir doktora giderseniz – (kendi kendine güler) yakınlarda Cauldre’nın bile bunu yaptığı bilinmekte – sevgili dostlar, doktorlar içinden geçtiğiniz şeyleri anlamayacaktır. Ve dikkatinizi çekeriz – Cauldre’nın dikkatini çekeriz – doktorların size verdiği şu yağlara bulamayın kendinizi, çünkü yeni duyarlılığın ortaya çıkmasını engellersiniz. Derinizde meydana gelen şeyler….kısa zamanda dengelenecektir, tıpkı çiftçiler ve onların intranetleri ve yeni teçhizatları gibi. Değişimi gerçekleştirmek biraz zaman almıştır.</p>
<p>Ve çiftçilerin para ve ürün kaybettikleri günler olmuştur. Hastalanacağınız günler olacaktır. Bunalımda olacağınız, söylediğimiz ______ duyamayacağınız (Tobias özellikle boşluk bırakmıştır) (kahkahalar) günler olacaktır. Derinizin ve bedeninizin kaşınacağı günler olacaktır. Sadece yaşlandığınızı ve kötürüm olduğunuzu düşüneceğiniz zamanlar olacaktır, ama sevgili dostlar, Ah Dili…..içerden ortaya çıkmaktadır. O, her duyunuzdan ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Sonra bir de altıncı duyu vardır. Sizin bilim adamlarınızın bunu neden tanımlamadığını hep merak etmişizdir, çünkü o vardır. Bir duygu duyunuz vardır. Bu bir duyudur. Tüm fiziksel duyularınızdan farklıdır ama yine de çok önemli bir duyudur. Duygularınız. Bu da değişecektir. Ah Dili fırlayıp duygularınızdan ortaya çıkacaktır. Ve ortaya çıktıkça yeni anlayışlara ve yeni tutkulara sahip olacaksınız. Bu arada çok ağlayabilir ve nedenini de bilemeyebilirsiniz. Duygularınız her yerde olabilir ve inip çıkabilir. Ah Dili bu temelde fiziksel olmayan, duygu denilen duyudan çıkıp gelmektedir, ve o çıkagelince, hem kendinize, hem de diğer insanlara çok daha fazla merhamet duyacaksınız.</p>
<p>Ve zihnin, beynin duyusu vardır. Bilim adamlarınızın hiç biri tarafından bu, alışılagelmiş bir duyu olarak tanımlanmamıştır, ama zihin, beyin de, yedi insan duyularınızdan biridir. İnsan zihni bilgiyi alan bir yerdir. Bilgiyi depolar ve bilgiyi yargılar. Değerlidir. Ama asıl amacı, bilgiyi sınıflandırmak ve sonra bir şeyin doğru ya da yanlış olduğuna karar vermek için, sağa ya da sola gitmeye karar vermek için, yargılamaktır. Yaşamınızda bugün meydana gelen şeylerla ilgili kararlar alabilmenizi sağlamak amacıyla geçmiş deneyimleri sınıflandırır.</p>
<p>Beyin, zihin, akıl, değerli bir insan duyusudur. Yapabileceği şeylerle karşılaştırıldığında, çok sınırlı olması, zaman zaman sinir edicidir. Ve yapabileceği şeyler akılla, zekayla ilgili değildir, ve 3.522 yıl önce meydana gelmiş tarihi gerçekleri iletebilmekle ilgili değildir. İnsan beyninin değeri bu değildir. Bu duyu, bilgileri ortaya çıkartmada ve sonra da bunların nasıl kullanılacağına karar vermede harikadır. Ve Ah Dili zihinden ortaya çıktıkça, yaşamınıza yeni bir biliş ve anlayış biçimi getirecektir.</p>
<p>Çiftçilerin merkezi işlem merkezi, beyni temsil etmektedir. Kendi içinde bir duyu olmasına karşın, işlem merkezini yöneten kişinin de çiftçi olmasına karşın, şu anda sahip olduğunuz tüm insan duyuları, beyninize bağlıdır. Hissetme, dokunma, tad alma, görme gibi duyularınızın hepsi beyine bağlıdır. Onlar beyninize bağlanmıştır.</p>
<p>Ama şimdi yedi duyunuzun her biri, Ah Dili kanalıyla kendi işlem merkezine kavuşmaktadır. Yeni tanrısal enerjide bilgi, diğer duyuların en uzak köşesinde bulunan beyin tarafından işlenmek zorunda değildir. Ürünlerin, yaşamınıza dağıtılmadan önce beyninize gönderilmesi artık gerekmemektedir.</p>
<p>Tanrısal enerjide, her bir duyunuz kendine özgü bir akla, zekaya sahiptir. Ve, biz bu sözcüğü bile kullanmaktan hoşlanmıyoruz. Onların kendilerine özgü sorumlulukları ve tepki, yanıt verme biçimleri vardır. Ah Dilinde, bilgiyi beyin kanalıyla göndermeyeceksiniz. Aslında beyin de bunu artık istememektedir. Bilgi, bağımsız olarak o duyuştan, bilişten gelecektir; görüşten, içgörüden gelecektir; koku almaktan, sezgiden gelecektir; tad almaktan, ayırdetmekten gelecektir; dokunuştan, duyarlılıktan gelecektir.</p>
<p>Ah Dilinin şu anda geçerli olan yedi insan duyunuzda çalışacağını anlayın. Ama şimdi bireysel temelde çalışacaktır. Evet, onların hepsi intra-bağlantılıdır. Ah Dilini kullanarak dokunma duyunuzda edindiğiniz yeni deneyimi anlarlar. Diğer duyuların hepsi farkında olacaktır. Yardımcı olmak amacıyla uygun zamanlarda birlikte çalışacaklardır. O anda, duymanın üretimini en güçlü hale getirmek için, kendi üretimlerini kısacaklardır. Birbirlerini dengelemek için çalışacaklardır, çünkü birbirlerine bağlıdırlar. Ama tıpkı bir intranet gibi, bir işlem merkezinin olması gerekli değildir. Onlar bağımsızdır, ama yine de birlikte çalışırlar.</p>
<p>Sevgili dostlar, geçtiğiniz 30 gün içinde Ah Dilini kendi içinizde ararken, onun şimdiki yedi insan duyunuzdan ortaya çıktığını bilin. Onu kendi dışınızda aramayın. Onu, içinizdeki kapalı bir kapının ardında aramayın. O, duyularınızdan gelmektedir. Bu, bu kadar basittir.</p>
<p>Biz size onun nasıl ortaya çıktığını açıklamadan önce, bu geçtiğimiz haftalarda onunla çalışmaya, oynamaya ve kendi başınıza onu keşfetmeye biraz zaman ayırmanızı istemiştik. Ama şimdi sizinle – ve bu bilgiye bağlanan çok kişilerle – paylaşıyoruz ve siz şimdi şöyle diyorsunuz, “Ah, onun için ben bir şey gördüm ama gördüğümden pek emin değildim. Onun için ben bir şeyle ilgili bir hisse, bir tutkuya ve bir merhamete kapıldım ama nereden geldiğini tam olarak anlayamadım.” Ah Dili, yedi duyu. Yedi duyu ve önceki yedi çakra – ilginç değil mi?</p>
<p>Ah Dili sevgili dostlar, aynı zamanda kendi kendinin dilidir, ama o bütün bu çok önemli noktalardan, insan olmak deneyiminizin bu çok önemli bölümlerinden ortaya çıkmaktadır. Başka bir yerden gelmeye cesaret edemezdi. O, sizin zaten alışık olduğunuz ve zaten kullanmakta olduğunuz yerlerden ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde, tanrısal dille, şimdiki insan olmak deneyiminiz arasında bir denge sağlanabilirdi. Ah Dili tümüyle yeni ve yabancı ve farklı bir yerden çıkagelseydi, onu günlük yaşamınızla bütünleştirmek zor olurdu. Onun için de zaten tanıdığınız ve zaten kullanmakta olduğunuz duyular kanalıyla ortaya çıkmaktadır. Bunlarla çalışmasına izin verin. Dokunmayla ve duymayla, görmeyle ve bunların hepsiyle oynayın. Ah Dilinin buralardan gelmesine izin verin.</p>
<p>Sevgili dostlar, bu Ah Dili, Yeni Enerjinin bütün araçları içinde birinci ve en temel ve en güçlü olan araçtır. Bir gün, size gelen öğrencilerinizin karşısında oturacaksınız. Anlamalarına yardımcı olmaya çalışacaksınız. Bu Ah Diliyle, ortaya çıkan bu tanrısallıkla oynamaya çalışmalarına yardımcı olacaksınız. Bunun, şimdiki yedi duyularından nasıl ortaya çıktığını açıklayacaksınız. Ve, daha önce göremedikleri şeyleri görmenin, sözcüklerin ötesini duymanın, fiziksel temasın ötesini hissetmenin, yeni alanlarda tad ve koku almanın gücünü anlamalarına yardımcı olacaksınız. Bu, her birinizden oynamaya devam etmenizi rica ettiğimiz çok önemli bir araçtır.</p>
<p>Biz kesinlikle bunun hakkında daha çok söz edeceğiz. Ama bir sonraki toplantımıza kadar, oynayın onunla. Nereden geldiğini anlayın. Birbirinizle çalışın. Bununla oynamak için birbirinize zaman ayırın. Burada doğrular ve yanlışlar söz konusu değildir. Daha hiç kimse kitabı yazmadı. Onun için oynayın onunla. Bu Ah Dilini keşfeden kişiler olun, kendi başına bir duyu olan ama bir anlamda artık yargılamayan, bir anlamda artık muazzam büyüklükteki bilgileri depolamak zorunda olmayan beyniniz kanalıyla ortaya çıkan bu tanrısal dili keşfedin. Şeyleri depolamak eski yöntemdir. Eskidir. Herşey size uygun olarak “şimdi”de getirilecektir, tıpkı yeni teknolojilerine uyumlanan çiftçiler gibi. Onların artık ürünlerini depolamaya ihtiyacı yoktu. Herşey tam zamanında ve talebe göre yapılmaktaydı.</p>
<p>Yeni Ah Diliniz depolanmayacaktır. Tanrısal enerjinizin, uzun ve zorlu bir kış, ya da soğuk ve yağmurlu bir gün için depolanmaya ihtiyacı yoktur. O, ona ihtiyaç duyduğunuz en uygun anda ve tam zamanında – “şimdi”de ortaya çıkacak, gelecektir size. Artık depolamak ve biriktirmek yok. Salıverin bunu. Herşey “şimdi”de meydana gelecektir. Çoğunuza bu biraz korkutucu gelebilir, çünkü siz alışıksınız bilgiyi, duyguları, parayı, eşyaları ve her türlü şeyi büyük bidonlar içinde depolamaya. Ama şimdi, herşey tam zamanında olacak, gelecektir.</p>
<p>Yükseliş Dizisinin Beşinci Dersi – Ah Duyuları. Çalışın onunla. Oynayın onunla. Sizden ortaya çıkmasına izin verin, ve yeni dile uyum sağlarken, fiziksel bedeninizde meydana gelen değişimlere izin verin. Bu dil güçlüdür!</p>
<p>Bugün buraya getirilen ve çalmayı kabul eden müzisyenler bile…çalışmalarına Ah Dilini katmaktadır şimdi. Tanrısal titreşimlerini, çalışmalarına katmaktadırlar. O, ortaya çıkmaktadır ve siz bunu bir dereceye kadar duyuşunuzla, hislerinizle ve beyninizle ve gözlerinizle duyumsamaktasınız. Onlar müziklerini içlerindeki tüm o düzeylerden, beyinlerinden, hislerinden, duyuşlarından, ve diğer duyularından, ve dokunuşlarından geçirerek çalmaktadır.</p>
<p>Bu, yetenekli olan ve kendi içinizde duyumsayabilmeniz için yeteneklerini sizinle paylaşan iki müzisyen (Peter Sterling ve Stacy Frank) tarafından yaratılan Ah Diline bir örnektir. Bugünün bitiminde bu müziğe kulak verdiğinizde, Ah Dilinde olun. Bu fırsatı kendi yedi duyunuzla oynamak için kullanasınız diye, bu müzisyenlerin özellikle buraya gelip çalmasına yardımcı olduk. Sadece kulaklarınızla değil, kulağın ötesiyle dinleyin. Beynin ötesini bilin.</p>
<p>Yeshua bu gece şarkı söyleyecek. Yeshua, titreşimlerini çalgı aletlerinden, seslerden, parmaklardan gönderecek. O bu iki müzisyene yol gösterecek bu gece. Her birinizin bu tanrısal dili deneyimlemesi ve hissetmesi fırsatını yaratmak amacıyla, Yeshua bu iki müzisyenin bu tanrısal dili ortaya çıkartmasına yardım edecek, ve bu dile sahip olduğunuzu bilin. O sizindir.</p>
<p>Şimdi, biz gerçekten burada sizinle birlikte bir sevinç, neşe kutlaması yapmaktayız. Biz uzun ve bazen de yüksek sesle konuşuyoruz. Bunu yapmamızın nedeni, bir anlamda size – nasıl desek – enerjileri başka düzeylere getirebilmenize yardım etmek içindir. Zaman zaman bazı şeylerin açılmasını sağlamak amacıyla ve sizin izninizle tabi, ilginizi başka yerlere çekiyoruz. Ama bugün gerçekten sizinle birlikte bir sevinç ve neşe kutlaması yapmaktayız.</p>
<p>Ve evet, yanınızda oturan ve sırtınızı sıvazlayan Yeshua idi. Biz duyularınızdan söz ederken, duyularınızın her birine dokunan Yeshua idi. Gözünüzdeki yaşı silen Yeshua idi. Yeshua burada kalacaktır. Enerjisi bugünün toplantısı boyunca burada olacaktır. Ayağa kalkmaya cesaret edebilen her birinizle sıra aralarında dans edecektir. (kahkahalar)</p>
<p>Sevgili Shaumbra, sizi çok seviyoruz. Yaşamınızda Ah Diliyle oynamak zorluğunu üstlendiğiniz için size teşekkür ediyoruz. O, yedi duyunuzdan ortaya çıkmaktadır. 30 günlük sessizlikten sonra, size konuşmak üzere, sizinle iletişime geçmek üzere, şu anda sizinle birlikte olmak üzere geri geldik. Bunu şimdi tanrısallığınız kanalıyla birlikte gerçekleştirelim.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz, ve hiç bir zaman yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 08 Aralık 2001</div>
<div class="tarih">Ders Beş: Ah Duyuları</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Kırmızı Meclisten olan bizler (yine) buradayız. Biz gerçekten her birinize, her bir insan kılığındaki meleğe, günlük yaşamında tanrısallığını kullanmaya başlamasına çağrı yapmak üzere burada bulunmaktayız. Tanrısallığınız artık sizden ayrı ve farklı değildir. Çok uzaklardaki farklı bir yerde değildir. Sizin dışınızda değildir. İçinizdedir ve şimdi ortaya çıkmakta ve kendini yedi duyularınızın tümünden ifade etmektedir.</p>
<p>Yaşamınızda bunu kullanışlı hale nasıl getirirsiniz? Çocuklarınızla konuşurken – onlarla sohbet ederken – söyledikleri şeyin gerçekte ne olduğunu size bildirmesi için bu tanrısal duyuşa izin verin. Sadece onların ağzından çıkan ve beyinlerinden gelen sözleri değil, gerçek ihtiyaçlarını, gerçek hislerini (duymaya çalışın). Tanrısallığınızın, duymanızdan ya da diğer bir duyunuzdan ifade bulmasına izin verirseniz, o da bunu gerçekleştirir. Ve o zaman, çocuklarınızın şimdiye kadar hiç duymadığınız şeyleri söylediklerini duyacaksınız.</p>
<p>Hastalarla ve alıcılarla ve dengelemek ve şifalandırmak için çalıştığınız kişilerle birlikte olduğunuzda, tanrısal görüşünüz – gözlerinizden ortaya çıkan – sadece önünüzde görülür olanla kısıtlı kalmayacaktır. Onların içinde ve çevresinde, şimdiye kadar hiç görmediğiniz şeyleri göreceksiniz.</p>
<p>Bu yeni tanrısal duyuları uygulayabilirsiniz. Bu, çok uzaklardaki bir yerden gelmemektedir. Bu, sizden ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>İşinizdeyken, ve şirketiniz için ve sizinle çalışanlar için ve sizin çalıştığınız kişiler için kararlar alırken…..bu Ah Dili, bu tanrısal dil…..zihninizin, aklınızın duyusunu ve şirketinizi ve onun rakiplerini ve pazarları ve bunların arkasındaki insanları anlamanızın ve deneyimlemenizin bir parçasıdır. Bunların hepsi beyninizde depolanmıştır, ama şimdi tanrısal dil sayesinde, gerçekte olup biteni dengeli bir biçimde yargılayabilecek yeni bir duyuya sahip olacaksınız.</p>
<p>Bu, sizin şeylere yeni bir bakış açısı edinmenizi sağlayacaktır. Bu, sizi çok sinirlendiren eski yöntemleri artık temel almayan, yeni bir yargı türüne sahip olmanızı sağlayacaktır. Şimdi, tanrısal dili kullanan bir zihin, gerçekte meydana gelmekte olan şeylerin daha geniş bir bilişine sahip olacaktır. Şirketinize ve şirketinizin hizmet verdiği herkese olan katkınız, yepyeni boyutlar kazanacaktır.</p>
<p>Bununla size söylediğimiz şey, Ah Dilinin – olduğunuz tanrısallığın – günlük yaşantınıza girebileceğidir. Onu sadece spiritüel yaşamınızla, sadece sizin o “iyi” tarafınızla sınırlandırmayın. Onu yolda araba kullanan ve kullanabilmek için de bütün duyularını harekete geçiren – görmeyi, duymayı, dokunmayı, bilgeliği, bilişi, hisleri – oyun alanına giren tüm bu şeyleri kullanan parçanıza getirin. Sıradan bir şey olmasına karşın, yine de tanrısallığınızı uygulamaya başlayabileceğiniz, araba kullanmak kadar sıradan bir şey yaparken tanrısallığınızı kullanın.</p>
<p>Sağlıkla ilgili olarak, ağzınıza ne koyacağınıza ve bedeninize ne alacağınıza karar verirken…. tanrısal duyunuz ortaya çıkacaktır. Burundan, ağızdan, akıldan, hislerden ortaya çıkacaktır. Böylece, onun orada olduğunu kabul edin ve onu dinleyin, ve hissedin ve duyumsayın.</p>
<p>Şimdi, bunu ilk kez denediğinizde hemen başarılı olamayabilirsiniz. Düş kırıklığına uğrayıp sinirlenmeyin. Uygulamaya devam edin. Gayet iyi öğreneceksiniz. O zaman da, geçen ayki toplantımızda sözünü ettiğimiz &#8220;Ah“ size gelecektir. O zaman derin bir anlayışa sahip olacak ve şöyle diyeceksiniz, &#8220;Ah, bedenimin istediği buymuş. Ama ben onu hep reddetmeye çalıştım, çünkü kahrolası bir rejim yapıyordum!” (kahkahalar) “Aaah. Ah, bu çukulatalı ve cevizli kek tam da ihtiyacım olan şeymiş!” (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Ah Dili sevgili dostlar….o kadar basittir ki. Ama o aynı zamanda içinizden ortaya çıkan bir çocuk gibidir, kendini duyulardan ifade eden, zaten açmış olduğunuz o koridorlardan ve dağıtım kanallarından ifade eden bir çocuk gibi. O, sizin içinizden gelmektedir, ama zorlanıp bastırılmak için değil, beslenmeye ve sevilmeye ihtiyacı vardır.</p>
<p>Bu Noel ve bayram zamanınızda, Mesih’in doğumunun kutlandığı bu zamanda, kendi Mesih’inizin ve kendi tanrısallığınızın doğumunu kutlayın. Bu zamanı, var olan yedi duyunuzun hepsinden gelecek ifadelere izin vermek için kullanın. Eğlenmek için kullanın onu. Yepyeni bir düzeye gitmek için kullanın onu.</p>
<p>Şimdi, yorumlarımızı kısa tutacağız burada, çünkü Cauldre bize zamanın daraldığını ve pizzaların gelmekte olduğunu söylemektedir. (kahkahalar) Onun için doğrudan bugünün sorularına geçeceğiz.</p>
<p>SORU: Sevgili Tobias, ışığımızın yayılmasını nasıl sağlarız ve aynı zamanda diğer insanların da kendi ışıklarını yayabilmelerine nasıl yardımcı olabiliriz?</p>
<p>TOBIAS: Bu, bugün konuştuğumuz şeydir. İnsanlar – siz Shaumbra – ışığı yaymanın esrarengiz ve genellikle anlaşılması zor yolunu arayıp durdunuz. Ortaya çıkacak bir sekizinci ya da dokuzuncu duyuyu arandınız. Oysa, o zaten sahip olduğunuz yedi duyunuzdan gelmektedir! Işığın, var olan her bir duyundan parlayabilir. Sen, sana sihir gibi gelecek, tümüyle yeni bir şeyin peşindesin. O sana zaten bildiğin, ve zaten kullandığın ve üzerinde çalıştığın yerlerden gelmektedir.</p>
<p>Sevgili varlık, özellikle bu sorunu yanıtlayacak olursak, ışığın parlamaktaDIR. Sen hizmet aşkıyla dolusun ama ışığın parlamakta. Sen ŞİMDİDEN (toplu) bilince muazzam bir katkıda bulunmaktasın. Ah Diliyle çalıştığında, gerçekten yarattığın etkiyi görmeye başlayacaksın. Işığının nasıl parlayıp yayıldığını ve çevrendeki herşeyi nasıl değiştirdiğini göreceksin. Sen &#8211; nasıl desek – bir ışık jeneratörü gibisin. Şimdi onun bütünüyle ifade bulmasına izin ver.</p>
<p>SORU: Geçen Noelde, Mesih bilincini temsil eden berrak, kristal bilyenin gelişinden söz etmiştin. Ben o bilyeyle ne kadar bütünleşir ve dualitenin ötesine geçersem, (içinde bulunduğum) durumlarda da o kadar, o bilyenin kendisi oluyorum. Şimdi öyle bir durumdayım ki, ruhsal düzeylerimden, sanki dualite haline Mesih bilincini getirmem için bana çağrıda bulunuluyor gibi hissediyorum, ama sanki hem karanlık, hem de ışık bilye tarafından engelleniyormuşum gibi hissediyorum. Uzaklaşmak ve hazır olanlara yönelmek eğilimindeyim. Nasıl kılavuzluk edebilirim ve uzaklaşmak ne zaman uygun olur? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bu Shaumbra’nın en büyük meydan okumalarından biridir, çünkü sen yeni bir enerjiyle bütünleşmektesin. Bir süre önce sözünü ettiğimiz bu berrak bilye, dördüncü öge….bunu getiren sizlerdiniz. Bildiğiniz gibi, ve deneyimlediğiniz gibi, bu hem karanlık, hem de ışık bilyesinin size karşı koymasına ve kızmasına neden olabilir. Bu, eylemde bulunan dualitedir!</p>
<p>Bunu kendi aile durumlarınızda görebilirsiniz. Sen şimdi yeni bir berraklıkla ortaya çıkmaktasın ve diğer ögeler de bundan pek hoşlanmamaktadır. Onlar seni özüne kadar zorlayacaklardır. Ama sana neden meydan okuduklarına Ah Dili ile kulak ver ve hisset. Bunun seninle ilgili olmadığını anla, ve çevrendekilerin – ister ışıktan yana, ister karanlıktan yana olsunlar – sana meydan okumalarının nedenini farkedeceksin. Onlar senin ne kadar güçlü olduğunu bilmek İSTİYORLAR. Sana inanmak İSTİYORLAR, ama şu anki kimliğinin arkasında inanç ve güç ve bilgelik olmadıkça, sana inanmaları mümkün değildir. Sen bunun böyle olduğunu hem iş durumlarında, hem de ailesel durumlarda göreceksin. Ve sevgili Shaumbra, bununla özellikle de spiritüel durumlarda karşılacaksınız. – Nasıl desek – “ışık” etiketini taşıyan kişiler, size derinden meydan okuyacaktır! Ve doğal olarak “siyah, kara” etiketini taşıyanlar da size meydan okuyacaktır, ama bu sizi, ışık için çalıştığını söyleyen kişilerin meydan okuması kadar acıtmayacaktır.</p>
<p>Size meydan okumalarının nedeni, değişimi temsil etmenizdendir ve değişim, onlar için zordur. Bunu biliyorsunuz. Siz bundan geçtiniz. Size gerçekten meydan okumalarının altında yatan şey, onların size inanmak İSTEMESİDİR. Onlar, kısıtlanmışlık ve dualite yöntemlerinin artık işe yaramadığını görmektedirler.</p>
<p>Beklentileri dualitede yattığı için hayal kırıklığına uğrayıp da sinirlenen o kadar çok Işık İşçisi görmekteyiz ki! Onların beklentileri, düşleri ve amaçları, ışığa göre dengede değildir. Belki de söylediklerimizin ne anlama geldiğini anlayabilmek için bu sözlerin biraz öğrenilmesi, incelenmesi gerekecektir. Şimdi, sen bir berraklıkla ortaya çıkıyorsun, ışıkla karanlığın, erille dişilin, pozitifle negatifin bütünleşmesiyle ortaya çıkıyorsun. Sen berrak niteliklerle ortaya çıkıyorsun ve onlar, herşeyin ötesinde, senin gerçek olduğunu bilmek istiyorlar.</p>
<p>Onlar, Gerçeği öğretmeyen bir başka guru ya da öğretmenin yol göstermesini istemiyorlar. Onlar, köpük gibi olan seminerlere ve kurslara artık bir kuruş bile ödemek istemiyorlar. Onları daha fazla düş kırıklığına uğratacak ya da daha fazla akıllarını karıştıracak bir başka kitap daha okumak istemiyorlar. Onlar senin berraklığına meydan okuyor, çünkü senin gerçek olduğunu ve güçlü olduğunu bilmek istiyorlar. Bu soruya teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU:  Ah Dilini nasıl kullanacağımızı öğrenmemize yardımcı olacak araçlar, teknikler ya da teknolojiler var mıdır?</p>
<p>TOBIAS:  Hayır.  (kahkahalar)</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, burada biraz geriye gideceğiz. Ve tekrarlıyoruz, Cauldre söyleyeceğimiz şeyden her zaman hoşlanmamaktadır, ama biz yine de söylemeyi seçiyoruz. Sınıflara gidiyorsunuz. Aura okuyabilmek, &#8211; nasıl desek – geçmiş yaşamları anlayabilmek gibi bir çok şeyin kurslarını alıyorsunuz. Bunların hepsi de uygundu. Sizi bu yere getirdiler. Ama sevgili dostlar, bu şeylerin uygun olup olmadığını hissedebilmek için yeni duyularınızı ve tanrısallığınızı kullanmanızı rica ediyoruz şimdi.</p>
<p>Ortaya çıkmakta olan birçok yeni teknik vardır, ve (bu teknikleri) uygulayanların çoğunun, bilinçli ya da bilinçsiz, çalışmalarını Ah Diliyle birleştireceklerini hissediyoruz. Gerçi onlar buna bu adı vermeyebilirler. Buna, “tanrısal titreşim” diyebilirler. “Tanrı duyusu” diyebilirler. Ama, yeni bir enerjinin ortaya çıkmakta olduğunu anlamaya başladılar.</p>
<p>Anlamak için kendi sezgilerini kullan. Sezgin, zihninin çalışmaya başlamasından daha hızlı devreye girecektir. Yanıtı bileceksin, daha zihninin her hangi bir yerinden (gelecek sesi) duymadan önce.</p>
<p>Şimdi, kitapların daha yazılmadığını da anlayın. Ah Dilini içeren kurslar yaratılmamıştır. Bizim bundan söz etmemizden bu yana daha sadece bir aydan biraz fazla bir zaman oldu. Bunu gerçekleştirecek olanlar sizlersiniz. Bundan ilk geçecek ve nasıl kullanılacağını öğrenecek ve sonra da diğer kişilerin yoluna yardımcı olacak kişiler sizsiniz. Yardımınız, şarkı, kitap, kurs biçiminde olabilir. Sadece birisine yapacağınız bir danışmanlık biçiminde olabilir. Farklı biçimlerde olabilir.</p>
<p>Sevgili Shaumbra, diğer kişilere bakmayın. Bu şeyleri kullanmayı öğrenmek ve sonra da öğretmenler olmak sorumluluğunuz olacaktır. Bilgi için kitaplığınıza ya da hatta İnternetinize baş vurmayın, çünkü siz bunu daha yazmadınız.</p>
<p>SORU: (Dinleyicilerin arasından, ilişkilerle ilgili bir soru geldi. Ama sorunun çok özel olması yüzünden, Tobias bu soruyu doğrudan, herkesin önünde yanıtlamamayı tercih etti ve ilişkilerle ilgili genel bir yanıt verdi).</p>
<p>İlişkiler, gelecek hakkındaki geçmiş potansiyellerin enerjileriyle çok içiçedir. İlişkiler bir anlamda eskidir, ve yine bir anlamda, çok yenidir. Bu, bu Yükseliş Dizisinde daha sonra konuşacağımız konulardan biridir. Bütünüyle ilişkilere ayıracağımız bir oturumumuz olacaktır. Ama şu anda söylenecek şey, ilişkilerle ilgili doğru ya da yanlış bir yanıtın olmadığıdır.</p>
<p>Psişik bir insana ya da bir medyuma giderseniz ve onlar size ilişkinin artık uygun olmadığını, ayrılmanız gerektiğini söylerlerse. Evet, ayrılma zamanıdır…..o psişik insanın ya da medyumun yanından anında ayrılmak zamanındır!! (kahkahalar)</p>
<p>Ne sizin tarafınızda, ne de bizim tarafta, bir ilişkinin doğru ya da yanlış olduğunu, eski ya da yeni olduğunu, ayrılmak zamanı olduğunu ya da olmadığını söyleyecek bir kitap yoktur. Bu, sizinle üzerinde çalıştığımız en meydan okuyucu alanlardan biridir, çünkü bize soruyorsunuz, “Billy’i şimdi terk etmeli miyim?” Biz nereden bilelim? (kahkahalar) Belki de böyle bir soru sorduğun için Billy seni terk etmeli!! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Bu tür şeyleri yaptığınızda…..ilişkiniz hakkında bir başkasına sorduğunuzda….kendi gücünüzü vermektesiniz. Şu anda fazlasıyla hizmetinizde olan tanrısal duyularınızı kullanmıyor olacaksınız. Bu basit bir sorudur. Basit bir soru. Birlikte yolculuk etmeyi seçtiğin bu kişi tarafından sana, tanrısal özgürlüğünde olacağın bir alan tanınıyor mu? Birbirini karşılıklı onurlandırmak üzerine oturtulmuş bir gelecek inşa edilebilinir mi? Sorular bunlardır. Aslında çok basittir, ama bunun yanıtını siz vermelisiniz.</p>
<p>SORU: Tobias, teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler) “Bir şey değil”in ötesinde, bununla ilgili bir iki laf edeceğiz. Şimdi, sevgili dostlar, buradaki rolümüzün sadece dilinizin ucunda olan, ama daha pek tanımlayamadığınız bilgileri ortaya çıkartmak olduğunu anlayın. Buradaki rolümüz, size geri yansıtmak ve yol boyunca sizi yüreklendirmektir, gerçekten. Onun için, çalışmalar için biz size teşekkür ederiz. Sizin sınırın da sınırında olduğunuzu anlayan bizleriz. Önderliği üstlenen sizlersiniz. Yeshua’nın ve Benim bugün söylediğimiz gibi, engelleri nasıl aşacağınıza, tüm bunlarla ilerlemeye devam etmek üzere, tüm çevrenizdeki dualiteden gelecek baskı ve yargılara nasıl göğüs gereceğinize hayranlık duymaktayız. Teşekkürler.</p>
<p>SORU:  İyi bir öğretmen olmayı, daha iyi öğrenciler olmayı bize öğretebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: (duygusal bir biçimde) Sevgili dostlar, burada oturmakta olan kişilerden, kendilerine Shaumbra diyenlerden daha iyi olan bir öğrenci grubu yoktur. Daha iyi bir öğrenci grubu yoktur! Şimdi, Ben, Tobias, başka insan gruplarıyla çalışmak fırsatına sahip oldum, ama BU ailedir. Bu, bu çalışmalara kendini o kadar adamış bir gruptur ki, ilişkilerinizle ve sağlığınızla yaşadığınız meydan okuyucu ve zor deneyimlere rağmen, size en yakın olan kişiler tarafından yargılanmakta ve dışlanmakta olmanıza rağmen, çalışmayı gerçekleştirmeyi sürdürüyorsunuz. Bizden herhangi biri – Yeshua, Mikail, Rafael, Uriel, Amael, hepimiz – burada oturmakta olan kişilerden daha iyi öğrencileri nasıl isteyebilirdik ki?</p>
<p>Ve bildiğiniz gibi sevgili dostlar, en iyi öğretmenler, deneyimden kendi geçmiş olanlardır! En iyi öğretmenler yüreklerini ve merhametlerini açmıştır, onun için de nasıl öğreteceklerini tam olarak bileceklerdir. Yapacağınız öğretim, sezgisel olacaktır. Anında olacaktır. Tam zamanında olacaktır. Çevrenizdeki duruma tüm tanrısal ve insan duyularınızla karşılık vereceksiniz. Öğretmen olarak, öğrencinizle tohumları ne zaman ekeceğinizi bileceksiniz. Öğretmen olarak, ayrık otlarını ne zaman temizleyeceğinizi ve başakları ne zaman besleyeceğinizi bileceksiniz. Hasat zamanının geldiğini, öğrencinizi bırakmak zamanının geldiğini bileceksiniz. Bu bazen zor gelecektir. O öğrenciye tutunmak isteyeceksiniz, çünkü ortaya çıkan enerjilerine bayılıyor olacaksınız. Ama bilge öğretmenler olarak, spiritüel çiftçiler olarak, hasatın ne zaman yapılacağını ve gidip de kendi de bir öğretmen olması için öğrencilerinizi ne zaman özgür bırakacağınızı bileceksiniz.</p>
<p>Shaumbra’dan daha iyi bir grup yoktur!</p>
<p>SORU: Son soru. Tobias, bu materyelleri diğer dillere çevirenlere ne gibi önerilerin var?</p>
<p>TOBIAS: Çeviriyi yüreğinizden yapın. Gerçeğe bağlı kalarak çevirin. Sorular ortaya çıktığında, tanrısal duyularınızı kullanın. Ve herşeyden öte, beni çağırın, çünkü Ben gelirim ve sizinle çok farklı biçimlerde konuşurum. Asıl sözlerin arkasında yatan enerjiyi anlamanıza yardımcı olurum. Bu materyeller gelecek çok, çok yıllar boyunca birçok farklı (dillere) çevrilecektir. Ve, çevrilmiş belirli bir söze ya da paragrafa meydan okuyanlar olacaktır. Tartışmak isteyenler çıkacaktır, “Tobias şunu demek istedi, ya da Tobias bunu demek istedi.” Tobias’a sorun. Ben size söylerim. Ben sizinle paylaşırım.</p>
<p>Çevirilerde her zaman yerinde kalacak olan şey, sözlerin gerisindeki enerjidir. Her zaman (size) ulaşacak enerji, kim çeviriyor olursa olsun, çeviriyi ne kadar doğru, kusursuz yapıyor olurlarsa olsunlar, enerjiyi ve titreşimleri çeviren, bu tarafta bulunan bizleriz, ve enerji ve titreşimler her zaman aynı şekilde sunulacaktır. Sözler değişebilir. Ama titreşim, sahip olduğunuz bu çevirilerden her zaman gelmeye devam edecektir.</p>
<p>Şimdi, bu bizi kapanış noktasına getirmektedir. Bu, tüm Shaumbra ve aileye, bugün bu enerjide oturanlara ve bu enerjiye bağlananlara kalmış bir şeydir. Bununla ne kadar ileriye gitmek istiyorsunuz, bu enerjiyi getirmeye ne kadar isteklisiniz? Biz, başkalarını oturtup da sayfalardaki her sözü okutmanızdan söz etmiyoruz, biz uyanmakta olan bu tanrısallık mesajını ne kadar uzağa taşıyabileceğimizden söz ediyoruz.</p>
<p>Bu size kalmış bir şeydir. Eğer çok istekliyseniz ve meydan okumaları da kabul ediyorsanız, kapınız çokca vurulacaktır. Yeni fırsatlara sahip olacaksınız. Sizin danışmanlığınıza ve bilgeliğinize ve öğütlerinize ihtiyacı olanlara sahip olacaksınız. Aynı zamanda, materyellerin, bilginin öğrenilmesini sağlayacak kapıları açan kişilere de sahip olacaksınız. Biz, ders ders Tobias materyellerinden söz etmiyoruz. Biz, zihninizde, yüreğinizde ve tanrısal duyularınızda yaratılanlardan söz ediyoruz.</p>
<p>Bu Shaumbra grubu bir düşe sahiptir. Bu bilginin insanlığa ulaştırılması, deneyimlerinizin ve tek bir bildirimin tüm insanlığa ulaştırılması düşüne sahipsiniz. Ve bu bildiri şudur, “Sen de Tanrı’sın.” Sevgili Shaumbra, hazır mısınız…..başkalarının da Tanrı olduklarını anlamalarına yardımcı olmaya hazır mısınız? Bunu gerçekleştirmek için insan ve tanrısal duyularınızı kullanmaya hazır mısınız? Bir sonraki düzeye geçmeye hazır mısınız? Meydan okuyucu belki, ama olmasına izin verirseniz, hiç olmadığı kadar oyuncul olacaktır.</p>
<p>Biz burada ailenin, kanallıkların, sizi içsel düzeylerde ‘zorladığımız’ şeylerin enerjisini arttırmaya devam edeceğiz. Biz, tanrısal bir insan olmanız için size ‘meydan okumaktayız’, sizin de Tanrı olmanız için ‘meydan okumaktayız’. Biz sevgiyle ama sürekli olarak baskı yapmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Bu süre içinde sevgili dostlar, tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekmeye zaman ayırmayı anımsayın. Nefes verirken, onun realitenize çıkmasına izin verin. Aile ve Shaumbra olarak, kutlamaya, keyfini çıkartmaya, olduğunuz tümü ve gerçekleştirdiğiniz herşeyi sevinçle kutlamaya zaman ayırın.</p>
<p>Şimdi gidin ve çukulata yiyin!!  (Noel partisini kastetmektedir, alkışlar ve kahkahalar)</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2001/12/08/ders-bes-ah-duyulari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Dört: Ah Dili</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2001/11/03/ders-dort-ah-dili/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2001/11/03/ders-dort-ah-dili/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2001 14:42:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Kırmızı Çember ve Kırmızı Meclis’in bir kez daha biraraya geldiği bu kutsal alanda yeniden toplanmaktayız. Sizinle birlikte bu alanda bulunmak ve burada bulunan sizlerle enerjilerimizi birleştirmek büyük bir sevinçtir.
Biz buna gitgide alışmaya başlıyoruz, tıpkı sizin de gitgide alıştığınız gibi. Sizinle birleştiğimiz enerjideki değişikliğin, artık çok şaşırtıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, Kırmızı Çember ve Kırmızı Meclis’in bir kez daha biraraya geldiği bu kutsal alanda yeniden toplanmaktayız. Sizinle birlikte bu alanda bulunmak ve burada bulunan sizlerle enerjilerimizi birleştirmek büyük bir sevinçtir.<br />
Biz buna gitgide alışmaya başlıyoruz, tıpkı sizin de gitgide alıştığınız gibi. Sizinle birleştiğimiz enerjideki değişikliğin, artık çok şaşırtıcı olmadığını fark ettiniz mi sevgili dostlar? O geçişi yapmak o kadar zor değildir. O çok daha yumuşaktır. Biz şimdi kayarak içeriye gelebilmekteyiz. Biz, rüzgar gibi, sizinle birlikte olabilmekte ve sizinle kaynaşabilmekte ve sizi sevebilmekte ve sizinle oturabilmekteyiz.</p>
<p>Ve müziğin çalarken (kanallıktan önce), enerji geçişlerinin ve dönüşümlerinin çok daha zor olduğu ve çok da uzun bir süre önce olmayan bir zamanı anımsadığımızı Cauldre’ye (Geoffrey Hoppe) söylüyorduk. Biz büyük bir varlık grubuyla birlikte gelirdik. Sizinle tüm düzeylerde iletişim kurmamızı mümkün kılacak enerji ayarlamalarını özellikle dokumak amacıyla, bizimle gelen çok varlık vardı.<br />
<span id="more-132"></span><br />
Ama şimdi, çevreyi bir hissedin sevgili dostlar. Bu büyük grubun gelmesine ihtiyacımız kalmadı. Bu büyük dönüşümleri gerçekleştirmemize gerek kalmadı. Neredeyse bu yere gelirken sizin kapıdan geçip gelmeniz kadar kolay gelebilmekteyiz biz de. Bu, her biriniz, kendi yolunda çok ilerlediği için böyle olabilmektedir. Siz o kadar yeni bilinçlere eriştiniz ki, sizinle çok daha kolay bağlantı kurabilmekteyiz.</p>
<p>Bugün konuşacağımız çok şey vardır. Daha önce yaptığınız nefes çalışmasını takdir ediyoruz. Şimdi hepinizden, bir kez daha bütünleşmenizi rica etmekteyiz. Kendi tanrısallığınızla bütünleşin. Daha önce söylendiğini duyduğumuz gibi, tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekmeye cesaret edin. Bunca zamandır aradığınız şeyi başarmaya cesaret edin. Uyanmakta olan tanrısallığınızın alevlerini, tıpkı sıçramaya, büyümeye hazır, için için yanan bir ateş gibi, tutuşturmaya cesaret edin. Bildiğiniz gibi, basit bir nefes, onun tutuşmasına neden olacaktır. Onu şimdi ayak parmaklarınıza kadar nefesinizle içinize çekin. Kollarınıza ve el parmaklarınıza nefes alın. Bunu yaparken, kendi varlığınızın enerjisini hissedin ve sonra da ben, Tobias&#8217;ın enerjisiyle birleşin. Ben de sizinle birleşebilmek için enerjisel nefesler almaktayım. Bu, bu kadar basittir. Bu kadar basittir.</p>
<p>Biz sık sık, artık uzun tartışmalara, hatta bazen zihninizi sınayan uzun tartışmalara girmek ihtiyacında olmadığımızı söyledik. Bunun, bilinçli olarak tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekmek kadar basit olduğunu biliyor musunuz? O içinizde uyanmaktadır, ama onunla bilinçli bir bağ kurmadığınız zamanlarda, yaşamınızdaki bu zor ve garip şeylerin neden meydana geldiğine şaşıyorsunuz. Bu, içinizdeki bu Mesih tohumunu doğurmakta olduğunuz için böyledir. Siz, içinizde tanrısallığı doğurmaktasınız. Nefes aldığınız zaman, o birleşmektedir. Nefes almak, bu tanrısallığın içinizde tutuşturulmasına ve yaşamınızda ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Ve sonra biliyor musunuz sevgili dostlar, dikkat edin, çünkü değişimler OLACAKTIR.</p>
<p>Oh, biz bir çoğunuzun şöyle dediğini duyuyoruz, “Sevgili Ruh, sevgili Tobias, sevgili öte-yanda- şikayetimi- iletebileceğim- her kimse (kahkahalar), bütün bunlar yaşamımda neden olmakta?” Ve biz gülümsüyoruz ve kendi kendimize gülüyoruz ve diyoruz ki, “Çünkü sen tanrısalsın, çünkü sen inanılmaz bir işlemden geçmektesin.” Bu, daha Yuvayı terk etmeden önce, Krallığı terk etmeden önce bildiğiniz ve size söz verilmiş işlemdir. Tüm Olan’ın dışına kendi başınıza çıkarken verilen sözdür bu. Evet, siz, Tüm Olan’ın dışında bulunmaktasınız. Cauldre hala bunu anlamaya çalışmaktadır ve beyniyle anlamaya çalıştığı sürece de hiç anlamayacaktır!</p>
<p>Siz, kendi yolunuza gideceğiniz sözünü hem kendinize, hem de Ruh’a vererek Yuvadan ayrıldınız. Tüm Olan’ın dışında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu, kendi hakkına sahip çıkarak yaratıcı olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenecektiniz. Siz dizginleri bırakmak, Ruh’la olan bağlantıyı bırakmak için Yuvayı terk ettiniz. Bunu bilerek yaptınız. Siz bunu, Tüm Olan’ın, Sonsuz Olan’ın, Kral ve Kraliçenin – buna her ne ad vermek isterseniz, onun sevgisi ve onayını alarak yaptınız. Terk etmek için, kendi yolunuza gitmek için, sizi en çok seven varlığın onayını almıştınız. Ve şimdi, binlerce yıl sonra, ve tüm deneyimlerinizin bilgilerini Dünyanızda saklayabilecek yeterli kütüphanelerin bile olamayacağı kadar çok deneyimle…. binlerce yıl sonra, Yuvayı terk etmenizin nedenini tamamlama noktasına gelmektesiniz. İşte bu neden, Tüm Olan’ın alemleri dışında kendi kimliğinizi anlamaktır, bu kimlikle birleşmektir, onun kanalıyla deneyimler edinmektir, ve sonra belirli bir noktada, doğuştan hakkınız olan ve içinizde bulunan Mesih tohumunu, Tanrısal-benliğinizi bütünleştirmek, bunu olduğunuz herşeyle bütünleştirmektir. Biz onun için şimdi sizinle birlikte burada oturmaktayız. Siz onun için burada bulunmaktasınız sevgili, sevgili dostlar. Ve onun için ben, Tobias bugün sizinle birlikte burada oturmaktayım.</p>
<p>Siz, dairenin o sihirli, mucizevi, inanılmaz, tamamlanma noktasına gelmektesiniz. Siz şimdi, daireyi tamamlayacağınız noktaya gelmektesiniz. Ve bu da, tanrısallığınızla bütünleştiğiniz noktadır.</p>
<p>“Bunu gerçekleştirmek neden bu kadar zor?” diye sormaktasınız. Biz sizin sürekli bunu sorduğunuzu duyuyoruz. Bunun bu kadar zor olmasının nedeni, daha önce hiç yapılmamış olmasındandır. Gerçekten. Bunu gerçekleştiren ilk kişiler sizlersiniz. Yolu açan sizlerseniz. Bunun zor olmasının nedeni, hala çoğunuzun eskiye tutunmasındandır, çünkü o size tanıdık gelmektedir. Eski yöntemlere alışıksınız. Size pek iyi hizmet etmiş olmasalar da, acı vermiş bile olsalar, eski yöntemlerde bulunan belli bir rahatlık vardır. Bu, bilinen bir nicelikti. Ve şimdi buradasınız, bilinmeyenle karşı karşıya, ve işi daha da korkutucu bir hale sokmak için, size bizim bir şey bilmediğimizi söylüyoruz!</p>
<p>Biz size tekrar tekrar, bundan geçen ilk kişilerin sizler olduğunu söyledik. Perdenin öbür yanında sizi seven ve kucaklayan bizlere bile sövdüğünüzü duyan (kahkahalar), ve hayal kırıklığı içinde sinirlendiğinizi duyan bizleriz. Bize ve bizim tarafta her kimi bulursanız ona, “Doğru yol nedir? Bir şeye nasıl yaklaşmalıyım?” diye sorduğunuzu duyuyoruz. Ama biz sadece gülümseyebilir ve sizi sevebilir ve bilmediğimizi söyleyebiliriz. Bundan geçen sizlersiniz. Yanıtlara sahip olan sizlersiniz. Ve bunu anladığınız ve deneyimlemeye başladığınız zaman, bu işlemin tümünden çok daha kolaylıkla ve zerafetle geçeceksiniz. O zaman fiziksel varlığınıza bu kadar yıkıcı bir etkisi olmayacaktır. Ve zihinsel varlığınız da kesinlikle daha az zorlanacaktır. Bundan ilk kez geçen kişiler sizsiniz. Onun için bu, bu kadar zordur.</p>
<p>İşlemi istediğiniz anda durdurabilirsiniz. Eğer varlığınızı yenilemek ihtiyacındaysanız, bu yükseliş yolculuğunda bir tatil bile yapabilirsiniz. Ellerinizi kaldırıp, “Ruh ve Tobias ve tüm diğerleri, bu artık bana göre değil. Ben biraz daha az deli bir yaşam istiyorum. Ben kendi evimin rahatlığına geri dönmek istiyorum. Bu kadar itelenmek ve zorlanmak istemiyorum” diyebilirsiniz. Ve biz buna saygı duyarız. Biz buna tümüyla saygı duyarız, çünkü anlıyoruz. Cauldre’nın her zaman bize dediği gibi, “Biz senin bunlardan geçtiğini görmüyoruz Tobias. Başkalarını da görmüyoruz. Sen, perdenin öbür yanının lüksü içinde yaşamaktasın”. Bize sık sık söylediği gibi, “Gel aşağıya da, bir de sen dene”. (kahkahalar) Ve yine bize söylediği gibi….Cauldre şöyle demektedir, “Tobias, senin öğretmenin olmayı sabırsızlıkla bekliyorum.” (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Sevgili dostlar, burada bulunmak büyük bir sevinçtir. Enerjiyi hissedin. Bugün buradaki yüreğimizi hissedin. Bugünkü kendi yüreğinizi hissedin. Aah….biz bu anlara bayılıyoruz. Bunları şişelemek isterdik. Ve biliyor musunuz? Yapabilirsiniz. Yapabilirsiniz. Bu enerjiye tutunabilirsiniz, ve o her zaman sizin için orada olacaktır. Şimdi içinde oturduğunuz bu yoğun ve muhteşem ve şifa dolu ve mükemmel enerjiye tutunabilir ve onu her an çağırabilirsiniz. Bu enerji, buradan çıktığınızda yok olmaz. Sadece içinizdeki bir yere gider, zaman zaman bağlantı kurmayı unuttuğunuz bir yere. Ama o hep oradadır. Üzerinde oturduğunuz yastık kadar, yanınızdaki çantanız kadar gerçek olan bir enerji yaratmaktayız birlikte. Bu enerji, bu kadar gerçektir. İstediğiniz anda onu içinizden ortaya çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Bizim bu enerjiye değinmemizin bir nedeni de, onu başka bir insanla paylaşabilir olmanızdır. Başka bir insanın önünde oturacağınız ve bu insanın, bizim şimdi içinde oturduğumuz bu kutsanmış, bu harika enerjiyi deneyimlemesini isteyeceğiniz bir zaman yakında gelecektir. Siz, içinde oturduğumuz bu tatlı yerin tadını onlara da sunmak, onların da bunu deneyimlemesini sağlamak isteyeceksiniz. Ve biliyor musunuz, yardımcı olabilirsiniz. Onun için, nefes alın. Bu enerjiyi bir an için tutun. Bunun nasıl hissedildiğini anımsayın ve başka bir insanla paylaşılabileceğini bilin.</p>
<p>Şimdi, bugün burada yapacağımız çok şey vardır. Ama öncelikle, buradaki değişimin meydana gelmesini sağlayacak enerjiyi yerleştirdik. Sizi engelleyen bazı şeyler var gibi görünmektedir. Yolunuzu engelleyen sorunlar vardır. Her ne kadar anlayacağınız ve bağlantı kuracağınız sözcük bu olsa da, biz “şifa” sözcüğünü seçmezdik. Biz “dönüştürmek” sözcüğünü kullanmayı seçiyoruz. “Şifa” sözcüğü, bir şeyin yanlış olduğu ve düzeltilmesi gerektiği anlamını içermektedir. Bu dualitedir. Bir şeyin sizde yanlış olduğu yargısına varmak, dualitedir.</p>
<p>Bu artık sizin işinizi görmez. Bu dualite oyununun artık işinizi görmediğini farketmektesiniz, değil mi? Başını bir şeylere çarpan sen ve evet, bacaklarını ve ayaklarını inciten sen….kendini yakan sen, ve tüm diğer şeyler….bütün bunlar, sorunlarınızı dualite araçlarıyla çözmeye çalıştığınız için başınıza gelmektedir. Bu araçlar artık işinizi görmemektedir.</p>
<p>Şimdi, biz “şifa” sözcüğünü pek sevmemekteyiz, onun için “dönüşüm” sözcüğünü kullanacağız. Bugün ortaya koymamız istenen sorunlar vardır. Bazılarınız için bunlar, fiziksel sorunlardır, sürüp giden ağrılar ve bunlarla birlikte gelen, bedeninizin içinde nelerin olduğu korkusu. Bedeninizde nelerin olup bittiğiyle ilgili korkularınızın, gerçeğin kendisinden daha kötü olduğunu biliyor musunuz? Kafasında zorluklarla çarpışan ve neyin nasıl olacağını anlamaya çalışanlar…. duvara çarpmış gibi hissetmektedir. Duygusal gerginlikler yaşayanlar, inip çıkan dalgalanmalar yaşayanlar, neden kendini bir gün yükseklerde, bir gün aşağılarda hissettiğini anlamayanlar….tüm bu sorunları burada ortaya koymak zamanıdır.</p>
<p>İçinde oturduğumuz bu alan güvenlidir. Bu sorunları şimdiye ortaya koyun. Onları içinizde saklamak zorunda değilsiniz. Bu sorunları ortaya çıkartın. Biz şimdi burada dönüşümle çalışacağız, ama ister fiziksel bir hastalık olsun, ister zihinde bir sorun olsun, ya da duygusal iniş-çıkışlar olsun, meydana gelen şeylerin hepsi, bir amaca hizmet etmek için oradaydılar. Onlar, bir amaca hizmet etmek için oradaydılar. Onlar, değişen bilincinize yanıt vermektedir. Siz bunların size ne söylemeye çalıştığını anlamak istediniz. Bu acının, ağrının neden varlığınızda olduğunu merak ettiniz. Siz şöyle dediniz, &#8220;Ama Ruh, ama Tobias, ben sözde Shaumbra olacağım. Benim bunların üstünde olmam gerekirdi. Bunlar beni etkilememeli.” Ve, biliyor musunuz? Haklısınız da, ama siz bunlara dualite açısından yaklaştınız.</p>
<p>Şimdi, Tanrısal İradenize adım atın. Bu tanrısal ana adım atın ve bunun dönüşmesine izin verin. Bu, bununla ilgili bir beklentinizin olmaması, tutunduğu eski enerjiden salıverilmesine izin vermek ve aradığınız çözümlere dönüşmesine izin vermek anlamına gelmektedir. Bunu şimdi yapın. Bu sorunun, bu konunun, bu hastalığın şimdi çıkmasına izin verin. Biz buradaki tüm bu enerjiyle çalışacağız. Biz bunu dönüştürmek amacıyla her birinizle sözsüz bir düzeyde çalışacağız. Daha önce, o bilge kişinin dediği gibi, “Bir cesaret etseniz. Bir cesaret etseniz.” Çünkü bu enerjilerin çıkmasına izin verdiğiniz zaman, onları bıraktığınız zaman, bilincinizi ve aydınlanmanızı yeni bir düzeye yükseltecek bir dönüşüm meydana gelir.</p>
<p>İçinizde, yeni bir düzeye çıkmaya hazır olup olmadığını bile daha bilmeyen bir parçanızın olduğunu biliyor musunuz? Bunun neye benzediğini, nasıl bir şey olduğunu bilemediğiniz için, pek de emin değilsiniz, onun için de bir şeylere tutunmak, ya da bunları azar azar bırakmaktasınız. Ama şimdi sevgili dostlar, cesaret edebilirseniz, salıverin – hepsini birden. O sizi hasta yapan eski enerjiyi bırakın…dönüşmesine izin verin. Şifa bulmasına değil, değişmesine değil, halının altına saklanmasına değil, ve yok edilmesine değil – dönüştürülmesine izin verin. Enerji sadece dönüştürülür. İnsanlar bir şeyleri değiştirmek ve şifalandırmak, ya da onlardan kaçmak istemektedir. Bir ay önceki dört Işık İşçisi ve yılanla ilgili öykümüzü anımsarsanız. Enerji sadece dönüştürülebilinir. O sadece, yeni bir düzeye çıkmasını sağlayacak, dönerek yükselen (spiral biçiminde) bir harekete geçirilebilinir. Dönüşüm, enerjisini, eski yöntemleri salmanızdan, karanlığı ve korkuyu salıvermenizden alır.</p>
<p>Ama şimdi, bugün bunun doğrusunu yapalım – cesaret ederseniz. O sorunu, ya da sorunları ortaya koyun -–evet, şu anda soruyu sorana yanıtımız, dönüşmeleri için istediğin çoklukta sorunu ortaya koyabilirsin. Ama şunu da özünden anlayın ki, bunları dönüştüren Tobias, ya da herhangi başka biri, ya da Ruh değildir. Sizsiniz, çünkü bu dönüşüm işleminin meydana gelmesine siz izin vermektesiniz. Siz, şifa bilincinin ötesine geçmektesiniz. Siz, tanrısal dönüşüm bilincine geçmektesiniz.</p>
<p>Ve, biz daha burada konuşurken bile, çoğunuzun içinde meydana gelen değişimleri görebilmekteyiz. Biz dönerek yükselen, spiral biçiminde bir enerjiyi görebilmekteyiz. Bu, bu odada meydana gelmekte olan dönüşüme işaret etmektedir. Her biriniz burada çıkarken, ya da bunu okuyanlar, okuduğunu bir kenara koyduğunda, farklı bir şey fark edeceksiniz. Bu kapıdan çıkıp gittiğinizde, dünya size biraz farklı görünecektir. Siz, içinizdeki karanlığı salmaktasınız. Onu dönüştürmektesiniz. Bugün söylediğimiz sözleri anımsayın. Siz artık şifalanmayacak ve değişmeyeceksiniz. Bu dönüşümdür.</p>
<p>Şimdi, bu işlem, bu yoğun dönüştürücü enerji içinde birlikte olduğumuz sürenin sonuna kadar devam edecektir. Bu işlem, içinde oturduğumuz bu güvenli alanda devam edecektir. Burası, bu kadar açık ve değişmeye istekli olan insanlarla birlikte bunu gerçekleştirmek için harika bir yerdir. Sadece izin verin. Bazılarınızın, görmekteyiz…mücadele etmektesiniz. Merak ediyorsunuz, “Acaba doğru mu yapıyorum?” (kahkahalar) Bunun nasıl yapılacağının reçetesi yoktur. Bu dönüşümün gerçekleşmesi için şu anda ne yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız, sadece (derin) nefes alın. Şeyleri zor hale getirmeyin.</p>
<p>Şimdi, çoğu zaman bu toplantılara başka varlıkları da davet ederiz. Onların bir anlamda, Kırmızı Çember’in misafirleri olabilmek için sıraya girdiğini biliyor musunuz? Burada, bizim taraftaki konuşmalar – sizin deyiminizle vızıltılar – kendilerine Shaumbra diyen ve çok, çok, çok yaşam boyunca Dünyada yürümüş bir insan grubu hakkındadır. Aileden olan ve bu tarafta bulunan bizlerle doğrudan ilişkili olan bir insan grubu vardır. Bu insan grubu….onlar bir zamanlar bizimle birlikte otururdu. Ama şimdi Dünyaya gittiler. İnanılmaz bir ilerleme kaydetmekteler. Yeni Enerjiye girecek ilk kişilerin arasında bu grup bulunmaktadır. Onlar modelleri yaratmaktadır. Onlar, bu insanlar, yeni enerji ağlarını yaratmaktadır.</p>
<p>Bu varlıklar burada sıraya girmektedir – keşke bilet satabilseydik! Sizin toplantılarınıza katılabilmek için sıraya girmektedirler. Enerjinizin neye benzediğini görmek istemektedirler. Meydana gelmekte olan dönüşümü görmek istemektedirler. Onlar günlerdir, haftalardır ve hatta daha da öncesinden beri bunun hakkında konuşmaktadır. Ben, Tobias’ın karşılaştığı sorunlardan biri de, toplandığımız zaman buraya misafir olarak kimlerin geleceğine karar vermektir. (takılır) Onun için de bu tarafta bazı düşmanlar edindim! Bugün, bana eşlik eden ve benimle birlikte çalışan bazı varlıkları heyecanlandırdım, çünkü bu odanın enerjisini hiç bir misafire açmadım. Hayır, onu kendime sakladım! (kahkahalar)</p>
<p>Bugün misafir yoktur. Sadece siz, Shaumbra….ve ben. (yoğun kahkahalar ve Tobias da kendi kendine güler) Şu bizim tarafın gürültüsünün olmaması çok iyi geliyor. (yoğun kahkahalar) Bu alanı birlikte paylaşabiliriz. Odadaki farkı hissedin. Daha sessiz ve sakin enerjiyi hissedin. Oh, bu varlıklar geldiklerinde o kadar heyecanlanıyorlar ki, bazen Cauldre bile şu kanallık denen şeyi yaparken…..onun bile dikkati dağılmaktadır ve ben ona, sözcüklere odaklanmasını söylemek zorunda kalıyorum. Ama bugün, bu araya-girişler olmayacaktır. Onun için, bir dakika şurada bir oturalım. (kahkahalar) Bu enerji o kadar tatlı ki! Sadece kendimin sizinle birlikte olabilmesi o kadar hoş bir şey ki!</p>
<p>Şimdi, hepinizin enerjisini hissetmenin keyfini çıkartsam da, böyle olmasının bir nedeni vardır. Bunun böyle olmasının bir nedeni vardır. Ve, benim tarafımdaki diğer varlıklar da, bunu gerçekten anlamaktadır. Gerçekten anlamaktadırlar. Birlikte olduğumuz zamanın sonunda, ben onlara bir rapor sunacağım. Bunun, açıklayacağımız bir nedeni vardır. Ama, açıklamalarımızın bir sonraki bölümüne geçmeden önce, bir kez daha – ve ben bunu ne kadar sık söylesem, yine de yeterli olamaz, varlığınıza nefesinizle yaşamı çekin. Kimliğinizin özünden tanrısallığı nefesinizle içinize çekin. Bu, tanrısallığınızın içeriye gelebilmesinin en hızlı ve en basit yoludur. Buna bir anınızı ayırın. Cauldre’dan biraz sessiz olmasını rica edeceğim. Onu sadece nefesinizle içinize çekin, ve sonra da açıklamalarımızın bir sonraki bölümüne geçeceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, geçtiğimiz dönemlerde nelerle çalıştığımızı bir gözden geçirelim. Açıklamalarımıza birkaç yıl önce, “Yeni Dünya Dizisi” denilen diziyle başladık. Size yaptığımız açıklamalara, rehberlerinizin gittiğini, ayrıldıklarını söyleyerek başladık. Bu ilk yılda, rehberleriniz gittiği bilgisiyle başlayarak, Dünya’da, yeni ve eski olmak üzere bilinç ayrılması olduğu hakkında konuştuk. Oh, siz bunu şimdi, eskisine göre çok daha fazla görmektesiniz. Siz, kendi yolunda giden bu iki bilinci görmektesiniz. Hala dualiteye sıkı sıkıya tutunan ve çıkmak için de mücadele etmeye çalışan kişileri görmektesiniz.</p>
<p>Sonra bir de diğerler kişiler vardır – aile olan, Shaumbra, cesur ve yürekli olanlar ve tanrısal doğalarına geçmekte olanlar. Bu yeni Dünyadır. Bu, artık dualiteyle ilgili değildir. Bu, dördün dengesine sahiptir. Bu, artık sizinle ilgili değildir. Bu, Tüm Olan’la ilgilidir.</p>
<p>İlk dizide Dünya üzerindeki değişimlerden ve olacak şeyler hakkında konuştuk. Gelecek şeylere sizi hazırlamak ve enerjiyi yerleştirmek amacıyla, bazı özsel ve esas düşüncelerden söz ettik. Bu ilk yılı, bu Yeni Dünya Dizisini anımsayın. Öğrencilerinize öğretirken bu diziyi anımsayın. Şeylerin nasıl işlediğini anlamalarını sağlamak amacıyla, bu dizinin bazı temel şeylerine geri dönmeyi anımsayın.</p>
<p>Sonra, “Yaratıcı Dizisi”ne geçtik. Temel bilgilerin yeni bir düzeyine geçtik. O yıl boyunca, kabul etmek, kabul emeyi öğrenmek, dualiteden çıkmayı öğrenmek ve artık oy vermemek (kahkahalar) hakkında çok konuştuk. Kısa duvarın arkasında durmakla ilgili konuştuk. Şeylerin gerçekte nasıl işlediğini, ancak geride durursanız, anlamaya başlayabilirsiniz. Yoksa, dualiteye yakalanırsınız. Bunların nasıl işlediğini gerçekten anlayamazsanız, taraf tutarsınız. Geri durmakla ve herşeyi, kendinizi dahil, kabul etmekle, şeylerin nasıl yaratıldığını öğrenirsiniz. Ve sonra bir noktada, dönüşüm işlemini nasıl etkilemeye başlayacağınızı öğrenirsiniz.</p>
<p>Bu dizide, size Tanrısal İradeden söz ettik, ve bazılarınızın buna ne kadar kızdığını ya da çelişkiye düştüğünü biliyoruz. Özgür İradenizi neden salıvermek zorunda olduğunuzu anlamadınız. Ama şimdi, size bakıyoruz. Anlıyorsunuz. Tanrısal İradenin ne olduğunu anlamak için her gün hep daha fazla bir şeyler öğrenmektesiniz. Bu, Özgür İradenin üstünde oturan bir bilinçtir. Bu, herşeyi birbiriyle birleştiren ve mümkün olan en yüksek düzeydeki ve dualitede olmayan yanıtı arayan, isteyen bir bilinçtir. Tanrısal İrade, dualitenin üstünde olan bir yanıtı, daha önce orada var olduğundan bile haberinizin olmadığı bir yanıtı arar, talep eder.</p>
<p>Yaratıcı Dizisinde biz, “kapınıza gelen şeyle dans etmek” gibi şeylerden de söz ettik. Bununla hala mücadele ettiğinizi görüyoruz. Siz hala bunun spiritüel fizik kurallarını anlamaya çalışmaktasınız. Bu oldukça basittir. Siz enerjisel varlıklarsınız, bir fiziksel bedenin içinde evet, ama enerjisel varlıklarsınız. Siz, uygun olan şeyleri kendinize çekersiniz. Bir şeyleri dışarı çıkıp da bulmaya alışıksınız. Avcılar olmaya alışıksınız. Ama bu tanrısal alana girdiğinizde, yeni evinizde tamamen topraklandığınızda, uygun şeyler size gelecektir.</p>
<p>Gitgide, uygun olan şeylerin size gelmeye başladığını görmektesiniz. Bir yanıt bulabilmek için paniklemek ya da korkmak ya da sokaklarda bir aşağı, bir yukarı kovalamak, her kapıyı çalmak zorunda değilsiniz. Kendi evinizin tanrısal sükunetinde kalmayı öğrenmektesiniz. Ve uygun şeyler bazen tam zamanında size gelecektir, ve bunun sizi kızdırdığını biliyoruz! (kahkahalar) Ama, size gelmektedir. O zaman, onunla dans edip etmemek size kalmış bir şeydir. O zaman, o ilhamlar geldiğinde, o kitapları yazıp yazmamak size kalmış bir şeydir. O zaman, çalışmayı yapıp yapmamak size kalmış bir şeydir.</p>
<p>Ve evet, şu baktığınız perdemsi şeyin (tv) karşısında, gece geç saatlere kadar oturmak zorunda kalabilirsiniz. Ve sabahları erkenden kalkmak, ve bu döngünün tamamlanması için yollara düşmek zorunda kalabilirsiniz. Bu sizin sorumluluğunuzdur. Bu, insan melekler olmanın bir parçasıdır. Bu tür şeyleri biz sizin yerinize yapamayız. Cauldre’nın bile şu kanallık için (bilgisayar) klavyesini kullanmaya çalışmasını pek anlayamadığımızı biliyor muydunuz? Bu, bize karışık gelmektedir. Biz sizin yerinize klavyeyi kullanamayız. Biz sizin yerinize telefonu yanıtlayamayız. Sizin yerinize arabayı kullanarak bir başka şehire gidemeyiz. Bu şeyleri sizlerin yapması gerekmektedir. Ama kapınıza bir şey geldiğinde – bir aydınlanma, bir fikir, hatta bir birey, hatta yeni bir fırsat – o zaman onunla dans etmek, çalışmayı gerçekleştirmek size kalmış bir şeydir.</p>
<p>Yaratıcı Dizisi sırasında zorlayıcı birçok derslerden geçtik, çoğunuzu en derin düzeylerden zorlayan, sinirlendiren ve azınızı sevindiren derslerden.</p>
<p>Sonra, şimdiki derslere, “Yükseliş Dizisi” dediğimiz derslere geçtik. Bulunduğumuz yer burasıdır. İlk üçünü bitirdik ve bir çeşit kilometre taşına geldik. Şimdi farklı bir enerjiye geçeceğiz.</p>
<p>Biz bu diziye sevgili dostlar, şimdiden yükseldiğinizi size bildirerek başladık. Sizi eski insan benliğinizden ayıran o titreşimsel çizgiyi artık geçtiniz. Siz şimdiden bir yaşamdan ötekine geçtiniz ve aynı fiziksel bedenin içinde kaldınız. Artık, tüm yaşamlarınızı içeren Yaşam Kitabınızı bitirdiniz. Artık karma yok, kontrat yok, seçtiğiniz herhangi bir biçimde yaratılmak üzere, sadece temiz ve boş alanlar var. Ve biz bu toplantının açılışında söylenen, “bir cesaret edebilseniz, bir cesaret edebilseniz, herşeyi yaratabilirsiniz!” sözlerinden mutlu olduk. Siz buna daha pek inanmıyorsunuz ama herşeyi yaratabilirsiniz – cesaret ederseniz. Küçük bir adım atacağınıza, çok büyük bir tane atın. Bu başlangıçta biraz korkutucu gelebilir ama yarattığı farkı göreceksiniz.</p>
<p>Birkaç ay önce, bu dizinin ilk dersinde, bunun artık sizinle ilgili olmadığını söylediğimizi anımsayın. Bu sadece sizinle ilgiliymiş gibi hissedilmektedir, çünkü böyle olmasına izin vermektesiniz. Şeylerin sizi etkilemesine izin veriyorsunuz. Bu, sizinle ilgili değildir artık. Kontrat yoktur artık. Karma yoktur artık. Siz şimdi hizmet için burada bulunmaktasınız. Siz tümüyle farklı bir nedenden ötürü buradasınız.</p>
<p>Ve sonra, size tanrısallığınıza sahip çıkmanız hakkında konuştuk. Aslında dersi değiştirdik….çünkü sizin tanrısallık hakkında bir kavrama sahip olduğunuzu, ama ona sahip çıkmadığınızı gördük. Onu düşünüyordunuz, ama OLMUYORdunuz. Onun için, ona gerçekten sahip çıkmak hakkında konuştuk size. O sizindir. Bize ait değildir. O, bir meleğe ya da başmeleğe ait değildir. O, sizindir. Ona sahip çıkmaya başlayın. Tanrısallığınızla ilgilenmeye ve onu beslemeye başlayın.</p>
<p>Sonra, son toplantımızda sizinle karanlık hakkında konuştuk. Karanlığı salıvermenizden söz ettik. O, salınmak istemektedir. O, yaşamınızı sefil bir hale getirmek amacıyla orada bulunmamaktadır. İçinizde hala bu dönüşüm işleminden geçmek ihtiyacında olan, “sevgili yılan, neden yolumdasın? Neden buradasın?” diye sormanızı isteyen nitelikler vardır. Yanıtı talep edin, çünkü bu yılan gerçekten sefildir. Ve o salıverilmeyi istemektedir, ama sizin gerçek ve içten olduğunuzu anlayana dek, mümkün olduğu kadar sıkı tutunmaya devam edecektir. Yılanın, size güvenebileceğini bilmeye ihtiyacı vardır. Ancak o zaman, eski yöntemlerini bırakabilir. Karanlık, salıvermenin meydana gelmesine izin verdiğinde ancak gerçekleşebilir dönüşüm, çünkü siz gerçekliğinizde bulunuyor olacaksınız. O zaman yeni bir enerji birdenbire ileriye fırlayacaktır. Ortaya çıkacak ve sizin şu anda içinden geçtiğiniz, şu anda deneyimlediğiniz dönüşüm işlemine başlayacaktır.</p>
<p>Şimdi, sizden, tartıştığımız tüm bu şeyler hakkında, sizden gelen bilgilere yaptığımız kanallık hakkında düşünmenizi rica ediyoruz. Bunlar hakkında düşünün ve öğrencilerinize bu işlemle ilgili yol gösterirken bunları anımsayın. Yol üzerinde attığınız adımları düşünün.</p>
<p>Bugün sizinle, oldukça basit olan bir şey hakkında konuşmak istiyoruz. Başlangıçta bu size çok meydan okuyucu gelecektir, çok meydan okuyucu. Onun için bugün enerjiyi topraklamak amacıyla ek bir zaman istedik.</p>
<p>Yanıtların tümü içinizdedir. Ama siz şöyle demektesiniz, “Tobias, eğer öyleyse, bunları neden hissedemiyorum, ve neden duyamıyorum? Tobias, neden bazen soruyu içime sorduğumda, kötü bir yanıt alıyorum? Bazen o deli sesi duyuyorum, onun için de kendimi kapatıyorum. Kapatıyorum, çünkü gelen yanıtla kendimi pek rahat hissetmiyorum.”</p>
<p>Aranızdan bazı kişiler, bizim tarafla konuşmak istemekte ve uyumlanmaya çalışmaktadır, ama sanki frekansı yakalayamamaktasınız. Sanki bunu anlayamamaktasınız. Biz bugün yeni bir dil hakkında, sizinle konuşmaya başlayacağımız bir dilden söz etmek üzere burada bulunmaktayız. Bu,sizin bizimle konuşmanızı rica ettiğimiz bir dildir. Bu, herşeyden çok, kendinizle konuşmak için kullanacağınız bir dildir.</p>
<p>Şimdi bir an geri çekilip, şeyleri önceden nasıl yaptığınızı bir gözden geçirelim. Bir hafta kadar önce, Tanrı’yı aramanın farklı yollarına sahip olan dört insandan söz etmiştik, şimdi bunlardan bazı örnekler verelim. Siz belki bu insanlardan biri ya da daha fazlasıyla kendiniz arasında bir bağ kuracaksınız. Tanrı’yı arayan dört insandan söz edelim size.</p>
<p>İlk insan, Tanrı’yı akıl yoluyla bulmaya çalışıyordu. O, mükemmel bir öğrenciydi. Olağanüstü akıllıydı. Akıla tapıyordu, çünkü akıl yaşamında onun için çok şeyler yapmıştı. Dinlerle ilgili tüm kitapları okudu. Farklı felsefeler hakkında okudu ve bunların hepsini de Tanrı arayışının bir parçası olarak yaptı. Bunlar aklında yer etti. Ve, bir hafta önce konuştuğumuz gruba da söylediğimiz gibi, o HALA Tanrı’yı aramaktadır.</p>
<p>Ruh’u zihninizde bulamayacaksınız. Oh, çok şey öğreneceksiniz! Beyninizi genişleteceksiniz. Oraya tıkıştırılmış çok bilgi olacaktır ama tanrısallığınızı orada bulamayacaksınız. Tanrı’yı kitaplarda bulamayacaksınız. Tanrı’yı zihninizde bulamayacaksınız.</p>
<p>İnsanlar olarak işlemleriniz zihinden geçmektedir. Herşey ondan geçmektedir. Şimdi yeni bir yol öğreneceksiniz. Bizimle ya da Ruh’la konuşmaya kalktığınızda, yaşamınızda meydana gelen şeyleri alıyor ve onu zihninizden geçiriyorsunuz. Biz beyninizdeki gerilimi ve baskıyı görebiliyoruz, çünkü siz herşeyi buradan geçirmeye çalışıyorsunuz. Böyle yapmak size öğretilmişti. Bu kötü bir şey değildir. Ama biz şimdi dönüşecek ve yeni bir yönteme geçeceğiz.</p>
<p>Sonra, bir hafta önce, Tanrı’yı spiritüel kurallar ve şartlar yoluyla arayan insan hakkında konuştuk. Bu kişi bir din adamıydı ve kutsal yazıları anlamada ustaydı. Kurallara tam olarak sadık kalırsa, belli eylemleri belli günlerde ve belli biçimlerde yaparsa, Ruh’u bulacağını sandı. Ve bildiğiniz gibi, bu bir işe yaramamaktadır. Onun için, sevinç kutlamasından başka tüm törenleri, ayinleri bırakmanızı istedik sizden. Bunu anlıyor musunuz? Biz tören ve ayinleri bırakmanızı istiyoruz çünkü siz onun kapanına düşüyorsunuz, tıpkı örneğimizdeki insanın, kuralların kapanına kısılması gibi. Bütün bu kuralları kalbinize alsaydınız, hareket edemeyecek hale geleceğinizi biliyor muydunuz? Hiç bir şey yapamaz hale gelirdiniz! Bu kuralları dikkatle incelerseniz, birbiriyle çeliştiğini göreceksiniz. Onlar, o zamanın bilinci üzerine kurulmuştu ve belirli gruplar için söz konusuydu. Bunları 2000 ve birkaç yıl sonra uygulamaya kalkarsanız, acıtacaktır, çünkü içinde bulunduğunuz enerjiye uygun değildirler.</p>
<p>Bazılarınız, yeni enerjinin ve yeni çağın kuralları olduğunu sanmaktadır. Örneğin, bazen bizimle çok komik sözcüklerle konuşmaya çalışmaktasınız. “yapmaya muktedir olmak (could)” ile “yapmaya izinli olmak (may)” sözcüklerini çok dikkatle seçmek zorunda olduğunuzu sanıyorsunuz. Herşeyi inceden inceye tanımlamanız gerektiğini sanıyorsunuz. Bizim o kadar aptal olduğumuzu mu sanıyorsunuz? (kahkahalar) Sizin tutkunuzu ve düşüncelerinizi ve duygularınızı hissedemediğimizi mi sanıyorsunuz? Biz gerçekten sözcüklerinize kulak vermiyoruz – hiç bir zaman! (yoğun kahkaha) Biz sizi HİSSEDİYORUZ. Sözcükler değildir (önemli olan). Bazılarınız “hayır” ya da “belki” ya da “olasılıkla” sözcüklerini kullanmaya çok korkmaktadır. Biz sizin ne demek istediğinizi anlamaktayız. Kurallara hapsolmayın.</p>
<p>Doğru ve yanlışın olduğunu düşünmek dualitedir sevgili dostlar. Ve siz (böyle düşünmeye devam ettiğiniz sürece) bu yükseliş işleminden zerafet ve incelikle geçemeyeceksiniz.</p>
<p>Sonra, Tanrı’yı duyguları yoluyla arayan üçüncü insanımız vardı. Onun her pazar kiliseye gittiğini ve enerjiyle dolduğunu ve bunu da çok sevdiğini anlatmıştık. Ama kapıdan çıktıktan bir saat kadar sonra, bu enerji sanki yok oluyordu. Buharlaşıp, çözülüyor ve yok oluyordu. Hafta içinde de şu yeni çağ toplantılarına gidiyordu. (kendi kendine güler) Belirli bir felsefe türü, onun ilgisini çekmiyordu. Belirli bir okulun öğretilerine tutunmuyordu. Toplantılara gitmeyi seviyordu. Ender olarak bir sözcük duyuyordu. Toplantılara gidip, o enerjide oturmayı seviyordu. Tanrı’yı bu enerjide bulacağını sanıyordu. Ama kendi benliğine sahip çıkmıyordu. Onun için de (bu enerji) buharlaşıyordu. Yok oluyordu. Bu kadın Tanrı’yı duyguları yoluyla, ona gelen enerji tokatlarıyla bulmaya çalışıyordu. O hala birçok toplantılara gitmektedir ve Tanrı’yı bulamamıştır.</p>
<p>Dördüncü insanımız – hepinize çok benzer olan bu kişi – araştırmaları yapmış, kurallara uymuş, toplantılara gitmiş ve bunların onu yeni bir yere getirdiğini farketmişti. Bunların hepsi harika şeylerdi, ama o bir sonraki adıma hazırdı. Onun için de başladı. İçine dönmeye başladı. Bu, bu kadar basittir. Siz bu sözleri daha önce de duydunuz. İçine dönmeye başladı. Merhametle kulak vermeye başladı, öncelikle kendine, kendine duyduğu merhametle. Ne harika bir şey! Merhametli olmak, ne yüreklilik! Ama o zaman söylemediğimiz ve bugün sizinle paylaşacağımız şey, nasıl kulak verdiği, nasıl dinlediğidir.</p>
<p>Şimdi sizinle birlikte bir dakika oturacağız burada. Biz konuşmayacağız. Size belli enerjiler, belli hisler göndereceğiz. Kendinizi bir an için bunlara açın, bu sözleri okuyor olsanız bile. Bunu gerçekleştirmek için bir dakikanızı alacağız. Kendinizi sadece ben, Tobias’ın her birinize göndereceği enerjiye açın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, şu anda yaptığınız şey, çoğunuz bunu yapmaktadır……siz benim enerjilerimi içinize alıp, onları işlemden geçirmektesiniz. Siz mücadele etmektesiniz. Size gönderdiğim şeyi tanımlamaya çalışmaktasınız. Siz onu, çoğunu, yüreğinizle içeri almakta, ama zihninizle de işlemden geçirmeye çalışmaktasınız. Bu, eski yöntemdir. Bu, eski yöntemdir. Önce kendinizle, sonra da başkalarıyla iletişim kurmak için kullanacağınız ve zihinden geçmeyen, yeni bir dil vardır. Size meydan okuyacak yer, işte burasıdır. Bu enerjiyi başka nerede işlemden geçirebileceğinizi bilmiyorsunuz. Onu beyninizde işlemden geçirmeye o kadar alışıksınız ki. Siz enerjiyi tanımlamaya alışıksınız.</p>
<p>Size şimdi ne tür bir enerji göndermekteyim? Ben size bir ağacın enerjisini göndermekteyim, çünkü…. Cauldre, ağaçları sever. Biz size bir çam ağacının enerjisini yollamaktayız. Biz size onun özünü yollamaktayız. Siz onu belli şekillerde tanımlamaya çalıştınız, ve son zamanlarda mücadele ettiğiniz alan budur.</p>
<p>Biz bundan daha dizi boyunca söz edeceğiz, belirli araçlar ve belirli yöntemler hakkında. Bugün, bu Yükseliş Dizisinin Dördüncü Dersinde, size “Ah Dili”nden söz edeceğiz. Ders Dört…..Ah Dili. Bu beyin kanalıyla tanımlanamaz. Bu, farklı bir düzeyden, varlığınızın tümünden gelir. Size meydan okuyan şey bu olacaktır.</p>
<p>İçinize dönüp de soruları sorduğunuzda, bir sessizlik alanında olacaksınız. Zihniniz yoluyla işlemden geçirmeyeceksiniz. Yanıtı içinizden çıkartacaksınız, ama onu zihninizle tanımlamaya ya da yargılamaya çalışmayacaksınız. Kulaklarınızda ya da zihninizde sözcükler duymayacaksınız. İçinize dönüp de soruyu sorduğunuzda, yanıt Ah Dilinde gelecektir.</p>
<p>Şimdi, biz buna Ah Dili adını verdik; ulu bir spiritüel anlamı olduğundan değil, ama siz bunu kullanmayı öğrendikçe ve yanıtlar yüzeye çıkmaya başlayınca…..ansızın “Ah” diyeceksiniz. (kahkahalar) Biz buna başka bir ad vermek istemedik, çünkü aklınızın bu işleme takılmasını istemedik.<br />
Bu çok basittir – AH.</p>
<p>Şimdi, biz sizin bunu gittikçe daha fazla yaptığınızı görüyoruz. Siz yanıtları içerde aramaktasınız, ve bu harika bir şeydir. Ama duyamadığınızı düşünüp, ya da yanıtın uygun olmadığını sanıp, hayal kırıklığına uğradığınızı, sinirlendiğinizi de görmekteyiz. Ve, böyle sanmakta da haklısınız. Beyninizde bir yanıt ortaya çıktığında, “Hayır, bunun yanıt olduğunu pek sanmıyorum” demektesiniz. Ve haklıydınız. Başka yorumlar gelmekteydi size.</p>
<p>Şimdi, içinize bir soru yönelttiğinizde, onu varlığınıza gönderirsiniz, ve tanrısal varlığınızın, bunu işlemden geçirmesine, bununla çalışmasına ve bir yanıtla ortaya çıkmasına izin verirsiniz. Ve sonra, sadece beklersiniz. Yanıtın ne olacağını beyninizde tahmin etmeye çalışmayın, ya da kulaklarınızla duymayı.</p>
<p>Burada bulunanların çoğu kendini kötü hissetmiştir. Şöyle dediniz, “Ben şeyleri hissedemiyorum. Sesler duymuyorum. Beynimde bir görüntü ortaya çıkmıyor.” Ve, yükseliş işleminizin bu noktasında kendinizi şanslı sayın, çünkü, artık size hizmet etmeyen herhangi bir alışkanlığı bırakmak gibi bir zorunluluğunuz yok burada. Duymak ya da vizyon görmek, ya da duyumsamak ve hissetmek yeteneklerine sahip olanlarınıza sesleniyoruz şimdi – değişmek zamanıdır.</p>
<p>Yanıtları yeni bir yerden almaya başlayacaksınız. Yanıtlar, tanrısal merkezinizden gelecektir. Biz buna “Tanrısal İşlem Merkezi” diyeceğiz. Ve, Ah Dili ile gelecektir. Onu duymayacaksınız. Mutlaka hissetmek durumunda olmayacaksınız. Ve onu beyninizde görmeyeceksiniz. Onun için de şöyle demektesiniz, “Tobias, anlamıyorum. Bu nereden gelecek peki? Nasıl bileceğim?” AH! Bileceksiniz! Ansızın bileceksiniz. Size bu yerin nerede olduğunu söyleyemeyiz, çünkü ne yapacağınızı biliyoruz. Zihninize gidip, ne olduğunu bulmaya çalışacaksınız.</p>
<p>Ah Dilinde düşünüp taşınmak yoktur. O sadece vardır. O, sizden gelen bir biliştir. Onun gerçek olduğunu bileceksiniz. Güvenmediğiniz ve bazen de sizi yanlış yönlendirmiş olan o küçük sesin tersine, (bu dilin, yanıtın) gerçekliğini duyumsayacaksınız. Bu Ah Dilinde, gerçek olduğunu bileceksiniz ve “AH” diyeceksiniz. Bu, oldukça basittir.</p>
<p>Ah Dilini kullanmanın zorluğu, onu insan beyninizde düşünüp taşınmaya çalışmanızdan kaynaklanacaktır. Bu, bu yeni enerjide işe yaramayacaktır. Beyin harika bir şeydir. Size rehberlik sağlar. Bilgilerden geçmenizi sağlar. Şeyleri ayırd etmenizi sağlar. Bilginin ve gerçeğin ve rakkamların deposudur. Arabanızı kullanmanızı ve bilgisayarlarınızla çalışmanızı ve bunun gibi şeyleri sağlar. Gördüğünüz işleri, enerji düzeyinde anlamanızı sağlar.</p>
<p>Ama, biz bunun ötesine geçeceğiz. Biz, Ah Dilinde konuşacağız. Biz bunu sizinle şimdi yapacağız. Anımsayın, daha bir dakika önce size ağaçla ilgili o alıştırmayı vermiştik. Bunu yineleyeceğiz. Tanrısal İşlem Merkezinize, Ah Dilinde konuşacağız. Beyninizi bunun dışında bırakmaya özen gösterin. Herhangi birşeyi hissetmeye ve herhangi birşey düşünmeye çalışmayın. Biz size şimdi bu dilde konuşacağız.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Zor değil mi, beyninizi bunun dışında tutabilmek?</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, bu alıştırma ve alıştırma ve alıştırma yapılmasını isteyecektir, ama alıştırmayı eğlenceli hale getirin. Kendinize Ah Diliyle konuşun. Önünüzdeki 30 gün boyunca, size yanıt vermemizi beklemeyin bizden. Hatta bizimle konuşmaya bile çalışmayın. Zaten orada bulunmayan meleklerle ya da rehberlerle konuşmayın. Tobias’la konuşmayın. Ben, başka şeylerle ilgileniyor olacağım. (kahkahalar) Kendinize konuşun. Başkalarına konuşmayın. Bu yeni dili onlarda uygulamaya kalkışmayın. Bunu nasıl yapacağınızı size daha sonra göstereceğiz. Biz size, sayısız şeylerle nasıl iletişim kuracağınızı göstereceğiz. Ama 30 gün için bekar (bakir) kalın. (kahkahalar) Gerçekte değil tabi!</p>
<p>Ah Diliyle yalnızca kendinize konuşun. Soruyu sorun. Ona ihtiyacı olan alanı verin. Beyninizle işlemden geçirmeye çalışmayın. Yanıtların günlerce ya da haftalarca gelmeyebileceğini anlayın. Ve, bu beklediğiniz yanıt olmayabilir.</p>
<p>Biz gülüyoruz, çünkü o kadar yeni olan bir kavramı açıklamaya çalışıyoruz ki, biz bile bunu açıklamakta zorlanıyoruz. Örnekler vermeye çalışıyoruz, ama bununla ilgili çok akılcı (zihinsel) olmanızı istemiyoruz.<br />
Tanrısallığınızla nasıl bağlantı kurarsınız? Olduğunuz tümle nasıl iletişim kurarsınız? Bu, ingilizce dili ya da fransızca ya da herhangi başka bir dilde olmayacaktır. Bu, zihninizde gördüğünüz vizyonlarla da olmayacaktır. Bazılarınız bu vizyon yeteneğine sahiptiniz. Bu, duyularınız yoluyla da olmayacaktır. Bu, yeni bir yerdedir. Bu, sizin tanrısal merkezinizdir. Şimdi siz 30 gün boyunca kendi varlığınızın içinde kendinizle iletişim kuracaksınız. Sabırsızlanıp, sinirleneceksiniz. Bunu biliyoruz. Kızacaksınız. Bunların hepsini bir kenara koymak isteyeceksiniz. Ama sonra, geri döneceksiniz ve kullanmaya devam edeceksiniz. Sonra da, bunu anlayacaksınız. Ve sonra şöyle diyeceksiniz, “Ah. Şimdi anlıyorum. Hissediyorum. Nerede olduğunu anlıyorum ve beynimde mücadele etmeme gerek kalmadı. Tanrısal Benliğimle, daha önce hiç bilmediğim bir dille, var olduğunu bile bilmediğim bir dille, iletişim kurabiliyorum. Bu enerjisel ve titreşimsel bir dil.”</p>
<p>Onu şu anda tanımlamaya çalışmayın. Ona fiziksel bir yer ayırmaya bile çalışmayın. Sadece olmasına izin verin ve o gelecektir size. Yanıtlar, uygun zamanda tanrısallığınızdan (size doğru) yolunu bulacaktır ve size varlığını bildirecektir ve bilinçli, insan düzeyinizde farkedilecektir. Doktorun (Mindy Reynolds) da bildiği gibi, bu (içinizden) yükselen, yükselen devasa bir balon gibidir. Bu, içinizden yükselmektedir ve yüzeye çıkmaktadır. Yüzeye çıktığında, genişler ve ifade bulur. Ve, “Ah, şimdi anlıyorum” diyeceğiniz zaman budur.</p>
<p>Ah Dili, yolunuzda gittikçe daha fazla ve daha fazla ve daha fazla kullanacağınız bir şeydir. Onu kullanmada ustalaştıkça, günlük yaşamınızdaki birçok şey için kullanmaya başlayacaksınız. Ona mucize dili deyin, çünkü öyledir. Var olduğunu bile bilmediğiniz düzeylerde öncelikle kendinizle iletişim kurmanızı sağlayacaktır. Sonra da, tüm diğer şeylerle iletişim kurmanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Bu arada, bu yeni bir dildir. Şimdi, bu dil bu tarafta kullandığımız, birbirmizle kullandığımız dile benzemektedir. Buradaki dilimizin şöyle bir titreşimi vardır…..Cauldre için bunu tanımlamaya çalışıyoruz. Bu, şunun gibi bir şeydir…..buna “saleebus”, “saleebus” diyeceğiz. Bu, burada birbirimizle iletişim kurmak için kullandığımız bir dil türüdür. Bu, enerjisel bir dildir.</p>
<p>Bedeniniz kendine has bir dil, kendi kendine konuşabilmek için enerjisel bir dil kullanmaktadır. Siz bedeninizdeki hücrelerin ve moleküllerin ve organların tüm gevezeliğini duymazsınız, ama onlar yine de birbirleriyle konuşmaktadır. Varlığınızın içinde süregelen tüm bu iletişime beyninizin karışması gerekmemektedir, onun için de şanslısınız. Bu sizi bunaltırdı. Ama her hücrenin, her atomun, bedeninizin her molekülünün, her uzuvun, parçanın ve bölümün içinde, iletişim kuran bir dil vardır. Bunların hepsi iletişim içindedir. Bu, beyninizden geçmeyen bir dildir. Bu, tanımlamak zorunda olduğunuz bir dil değildir. Bu sadece vardır. Bu yeni Ah dili, bedeninizin kendisiyle iletişim kurmak için kullandığı dile benzemektedir. Ama, o yeni bir düzeydedir. Yeni bir düzeydedir, çünkü sizin uyanmakta olan tanrısallığınızı içermektedir.</p>
<p>Kendinizle nasıl konuşursunuz? Bu yeni Benlikle nasıl iletişim kurarsınız? Son zamanlarda bunu denemekteydiniz. Bunu zihninizden ortaya çıkartmak için mücadele etmekteydiniz. Eski enerji yöntemleri kullanmaktaydınız, ve onlar işe yaramamaktadır. Bunların hepsini açıklamak bize zor gelmektedir, çünkü tekrarlıyoruz, bu işlemi zihinselleştirmenizi istemiyoruz. Bu sadece vardır. Bu, kim olduğunuzla bağlantıya geçmenin bir yoludur.</p>
<p>Bu nasıl uygulanır? Kendinize sorular yöneltin. Kendinizle konuşun. Anımsayın, bizimle konuşmayacaktınız. Kendinize konuşun. Sonra, sessiz olun. Sessiz olun. Bir sakinlik ve dinginlik alanında olun. Eski enerjiden gelecek hiç bir şeyin beklentisi içinde olmayın, ama herşeyin tanrısallığınızdan geleceği beklentisinde olun. Şeylerin eski enerji yoluyla olmasını beklemeyin, ama herşeyin yeni olmasını bekleyin. Olduğunuz tümle, sözcükler olmadan, düşünceler olmadan, geçmişte alışık olduğunuz gibi belirli görüntüler ya da hisler olmadan gerçek bir iletişim kurmayı öğrendiğinizi göreceksiniz.<br />
Bu, size meydan okuyacaktır. Şu anda bile şöyle dediğinizi duyabilmekteyiz, “Ama Tobias, düşünceler ya da sözcükler ya da hisler ya da görüntüler olmadan nasıl iletişim kurarız? Bunlar, kullandığımız araçlardır.” Bunu anlıyoruz. Anlıyoruz. Bu yeni dilin tam olarak nereden geldiğini size söyleyemeyiz. Size söyleyebileceğimiz tek şey, alıştırma yaparsanız ve onunla çalışırsanız, ansızın “Ah” diyeceğinizdir.</p>
<p>Dizimizin geri kalanında bu yeni dil hakkında konuşacağız. Onu kullanmanız için sizi yüreklendireceğiz. Bunun gerçekten üstadı olmak ve bunu anlamak istiyorsanız, düzenli olarak bununla çalışmak zorunda kalacaksınız. Her gün bununla çalışmak gerekecektir. Arabanızı kullanırken, bununla çalışmak isteyeceksiniz. Ve, sinirleneceksiniz. Bunu şimdiden biliyoruz. Nereden geldiğini bulmaya ve tanımlamaya çalışarak çok sinir olacaksınız.</p>
<p>Başınızı duvarlara çarpmaktan yorulduğunuzda, ve bana kızdığınızda, ve bütün bunların ne anlama geldiğini bulmaya çalıştığınızda…..bıraktığınızda, ansızın sizden akıp gelen bir tanrısal bilinç akımı olacaktır. Bu akım, sorduğunuz şeylerin ve sormadığınız diğer şeylerin yanıtını içerecektir. Ve o zaman siz, “Ah” diyeceksiniz. Ve anlayacaksınız.</p>
<p>İçinizden bazı kişilerin, bazı eski yöntemlere geri dönmeyi deneyeceğine dikkatinizi çekmek isteriz. Şöyle diyeceksiniz, “Oh, bu 20 yıl önce öğrendiğim bir şeye çok benziyor.” Ve biz size şu anda diyoruz ki, bu daha önce öğrendiğiniz hiç bir şeye benzememektedir. Size bunun garantisini vermekteyiz. Bu yenidir. Bu, yeni bir dildir. Şu anda sahip olduğunuz tanrısallık, 20 yıl önce yoktu. Şu anda sahip olduğunuz bilinç, o zaman yoktu. Geri gidip de bunu herhangi bir kitapta bulamazsınız. Bu sizin için, ve yalnız sizin için yenidir.</p>
<p>Benliğinizle Ah Dilinde iletişim kurabilmeye sahipsiniz. Buna sahipsiniz. Bunu sahiplenin. Ve bize seslenmeye çalıştığınızı duyarsak, evde yokmuş gibi davranacağız. (kahkahalar) Başka varlıklara seslendiğinizi duyarsak, gidip onlarla konuşacak ve telefonu açmamalarını söyleyeceğiz. (yoğun kahkahalar) Biz, 30 günlük bir süre için kendi başınıza çalışmanızı istiyoruz. Gayretle çalışın. Bu zor ve meydan okuyucu olacaktır, ama bunun içinizde olduğunu biliyoruz. Bu Ah dilini ortaya çıkartın. O size gelecektir. Zihninizde olmayacaktır. Bunu zihninizden ortaya çıkartmaya çalışırsanız, başınız ağrıyacaktır. Zihninize getirmeye çalışmayın. Başka bir alandan gelecektir.</p>
<p>Ben, Tobias, oturmuş burada dinlenirken, yüzümde büyük bir gülümseme olacak, çünkü 30 gün boyunca yapacak bir şeyim olmayacak. (kahkahalar) Ve bu tarafta, temiz havanın keyfini spiritüel hamağımda sallanarak (kahkahalar) çıkartırken, “Ah” duyduğumda gülümseyeceğim. (kahkahalar)<br />
İçinizden birinin anladığını bileceğim!</p>
<p>Cauldre bu dilin ne olduğunu yeterli bir şekilde tanımlamadığımızı söylemektedir, ama biz topu ona ve onun gibi düşünenlere geri atmak zorundayız. Siz zihninizle tanımlanamaz olan ve tanımlanmaması gereken bir şeyi, zihninizle tanımlamaya çalışıyorsunuz. Tam olarak ne yapmanız gerektiğini ve bunun nasıl hissedileceğini ve şu insan zihniyle nasıl bir işlemden geçirileceğini bilmek istiyorsunuz. Yol bu değildir Cauldre, ya da her biriniz.</p>
<p>Bu basittir ama bununla çalışmak zorundasınız. Önünüzdeki 30 gün içinde, Tanrısal Benliğinizin bütünüyle olan konuşmalarınızı ya da sorularınızı, zihnin sözleriyle tanımlamayacağınız bir noktaya geleceksiniz. Aslında bunu yapmak isteyeceksiniz (tanımlamak isteyeceksiniz), ama üzerinde çalıştıkça, tanrısallığınızla, Tanrı-Benliğinizle, sizin bile herhangi bir sözcük kullanmayacağınız bir iletişim kuracaksınız. Bunu zihninizde yaratmaya çalışmayacaksınız. Bu çok hızlı meydana gelecektir, sonra da bu iletişim yolu ileri ve geri (sallanacaktır). Siz iletişimi sadece duyumsayacak ya da hissedeceksiniz. Ve bu size bir tepki ve yanıt biçiminde geri gelecektir. Zihinden geçmeyecektir.</p>
<p>Şimdi, bugün bu konu hakkında söyleyeceklerimiz bu kadardır. Şimdi bir ev ödeviniz vardır. Bugünün geri kalanında biz burada olacağız ama ondan sonra, artık kendi başınasınız. Yeni enerjide bunun tek ve en güçlü araçlardan biri olduğunu göreceksiniz. Bu, tanrısallıkla iletişim kurmanın dilidir. Bunu öncelikle varlığınızda anlayacaksınız. Bununla kendi yaşamınızı nasıl dönüştürebileceğinizi anlayacaksınız. Sonra, ilerde, diğer kişilerle – diğer şeylerle ve diğer varlıklarla – bu yeni dilde nasıl iletişim kuracağınızı anlamanız için çalışacağız.</p>
<p>Birlikte olduğumuz bu zamanın keyfini çıkarttık. Konuşmamız sırasında burada meydana gelen dönüşümleri görmekten keyif aldık. Size artık hizmet etmeyen şeylerin salınmasından kaynaklanan dönüşümün, sizi yeni bir alana çıkartmasına izin verdiniz. Son zamanlarda sizi rahatsız eden şeylerin dönüşmesine izin verdiniz. Bu odadan çıkarken, meydana gelen şeyin ne olduğunu ve nasıl meydana geldiğini anlamak için Ah Dilini kullanın. Ah Dilinin zihinden gelmediğini anımsayın. Onu başka alanlarda hissedeceksiniz.</p>
<p>Sorularınızı yanıtlamak için kısa bir süre sonra geri döneceğiz, ama biz her birinizi gerçekten ‘zorlayacağız’. Bu soruları kendi başınıza ve Ah Dilinde yanıtlamanız için sizi ‘zorlayacağız’.</p>
<p>Ve gitmeden önce bir yorumda daha bulunacağız. Cauldre bütün gün boyunca bana sahne arkasından konuştu. Bu “Ah Dili” terminolojisinin basmakalıp olduğunu söylemektedir. (kahkahalar) Bana şöyle demektedir, “Tobias, daha muhteşem, şöyle kulağa etkileyici gelen, uzun bir sözcük bulamadın mı, böylece birbirimizle konuşurken gurur duyabilirdik.” Ve eklemektedir, “Bu Ah dili hakkında konuşmak, kulağa çok aptalca gelecektir.” (kahkahalar) Ve biz ona diyoruz ki, ve size diyoruz ki, bunu kasten yaptık!</p>
<p>Buna, sadece özel bir iltimas geçilen insanlara ayrılmış, yüce ve akli bir kavram muamelesi yapmanızı istemiyoruz. “Ah” herkes içindir. “Ah” basittir. “Ah” sizin realitenizde ifade edilmiş aydınlanmadır. “Ah” harika bir şeydir. “Ah” aynı zamanda sevgili dostlar, nefes vererek salıverdiğiniz, ve dönüştüğünüz zaman gerçekleştirdiğiniz şeydir. AH!</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz, ve önünüzdeki 30 gün boyunca yalnız OLACAKSINIZ. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 03 Kasım 2001</div>
<div class="tarih">Ders Dört:  Ah Dili</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir sevgili dostlar, sizinle birlikte olduğumuz bu çembere geri gelmekteyiz. Bu enerjiye geri gelmekteyiz. Bu enerji sevgiyle ve merhametle ve dönüşümle doludur. Bu, sadece bu an için geçerli olan bir şey değildir. Bunu beraberinizde götürebilirsiniz. Bu başka zamanlarda da hissedilebilinir. Başka insanlarla paylaşılabilinir. Bunu başkalarıyla nasıl paylaşacağınızı açıklayacağımız noktaya geldiğimizde…..bildiğiniz gibi, bu kesinlikle bugün sözünü ettiğimiz yeni dilde olacaktır. (dördüncü dersin kanallığı sırasında sözü edilen)</p>
<p>Tanrısallığınız bir çocuk gibidir. O, o kadar bir çocuk gibidir ki, içinizde doğmaktadır. O, Yuvayı terk ettiğinizden beri yaptığınız yolculuğun tamamlanmasıdır. Kendi Tanrısal-Benliğinizi, içinizdeki tanrısallığı doğurabilecek noktaya gelmektesiniz. İçinden geçtiğiniz şey budur.</p>
<p>Bir çocukla iletişim kurduğunuzda, sözlü bir dil kullanırsanız, bu ister ingilizce, ya da ispanyolca ya da herhangi başka bir dil olsun, söylediğinizin tek kelimesini dahi anlamayacaktır. Onlar anlamayacaktır. Bir çocukla iletişim kurduğunuzda, bu başka düzeylerde gerçekleşmektedir.</p>
<p>Onun için kendi tanrısallığınızla iletişim kurmak, kendi Benliğinizle iletişim kurmak ve onunla birleşmek için mücadele edip durdunuz. Onun için bu eski yöntemler işe yaramamıştır. Yeni bir dil söz konusudur ve o zihinden geçmez. Sözcüklerle konuşulmaz. Onu kulaklarınızda duymayacaksınız, en azından başlangıçta. Tekrarlıyoruz, bunu betimlemesi biraz zordur, ama sadece uygulanması gerekmektedir. Alıştırma yapmanız gerekmektedir. Bu alanı bulacaksınız.</p>
<p>Bu sözünü ettiğimiz dilin – tanrısal dilin – yeni olduğunu söylemek zorundayız. Bu, geçmişte fazla kullanılmamıştır. Bu, başka insan grupları tarafından öğrenilmemiş ve kullanılmamıştır. Cauldre (Geoffrey Hoppe) bunu bilmiyor ama, biz gelip de onunla çalışmaya başladığımızda, onunla başladığımız dil buydu. Bizim konuşma biçimimiz buydu. Cauldre pek de psişik bir insan değildir! (kendi kendine güler) Hiç de o kadar duyarlı bir kişi değildir. Benim onu fiziksel biçimde tanıdığım zamanlarda bile, günün getirdiklerinden kendi başına geçmekte zorlanırdı! (kahkahalar) Yani, o özel bir yeteneğe sahip değildir. Ve bu, onunla yaptığımız anlaşmanın bir parçasıydı. Biz gelecek ve farklı bir düzeyden iletişim kuracaktık. Cauldre için bunu içselleştirmek bir kaç yılını almıştır.</p>
<p>Biz onunla, kendi uyanmakta olan tanrısallığına erişen bu yeni dille iletişim kurduk, ve ona ne söylediğimizi gerçekten anlamaya başlaması, uzun bir zaman almıştır. Ama sonra bu dil (içinden) yükselmeye başlamıştır. Başlangıçta gerçekten sinir olmuştu, çünkü bir şeylerin gelmekte olduğunu biliyor, ama bilgiye nasıl ulaşacağını ya da onu nasıl anlayacağını bilemiyordu. Ama hem onun, hem de bizim sabrımızın ve çalışmaların sonucunda, bu dil yükselmeye başladı ve bir gün, gerçekten, “Ah!” sözünü kullandı. Anladı. Bu işi kaptı.</p>
<p>Hem bizim tarafta, hem de onunkinde yapılan gayretli ve uygulamalı çalışmalar sonunda, bu kanallıklarda bu yeni dili kullanmaya başladık. Biz diğerleri gibi yapmamaktayız. Doğru ya da yanlış olduğunu söylemiyoruz, ama burada sadece, onunla farklı bir biçimde konuştuğumuza dikkat çekiyoruz. Biz bu yeni dili kullanarak geliyoruz. İletişim kurduğumuz bu dilin büyük bir bölümü, zihinsel bir işlemden geçmemektedir. Ancak, size uygun olarak ulaşabilmesi için bunun küçük bir bölümü söz olarak yorumlanmaktadır. Ama bu, başkalarının gerçekleştirdiği, alışılmış anlamda kurulan bir iletişim ya da hatta bir kanallık değildir. Bu gerçekten, Ah Dilini kullanmaktır.</p>
<p>Bu toplantılarda size konuştuğumuz zaman, bunun büyük bir bölümü yeni dildedir. Onun için bazılarınız “o bölgeye” gitmektesiniz. Onun için bazılarınız bu kadar keskin bir farkındalık içinde, neredeyse aşırı-duyarlı bir haldesiniz, çünkü biz bu yeni dili iletişim kurmak için, önce sizin düşüncelerinizi hissetmek ve okumak, sonra da bunları Cauldre’nin içine getirmek ve oradan ortaya çıkartmak için kullanmaktayız. Bu yeni yöntemdir. Ah dilini nasıl içinize getireceğinizi ve insanın kullandığı sözlere çevireceğinizi zamanla anlayacaksınız. Ama, bu biraz zaman alacaktır.</p>
<p>Başlangıçta bununla çalışırken, tanrısallığınızın çocuk gibi olduğunu anımsayın. Onunla bir yetişkin insan gibi konuşmaya çalışmayın. O, farklı bir düzeydedir. O, farklı bir düzeydedir. Bu biraz çalışma isteyecektir.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, bugünün sorularını yanıtlamaktan mutluluk duyacağız, ama tekrarlıyoruz, sorulan sorulara kulak vermenizi ve bunların Tanrısal Merkezinizden geçmesine izin vermenizi rica ediyoruz. Ah Dilinin, sizin için ifadeyi ortaya çıkartmasına izin verin. Ve, bunu mutlaka zihninizde, kulaklarınızda duyacak değilsiniz. Bu, yeni bir yerden gelecektir.</p>
<p>SORU:  Sevgili Tobias, insanlar arasındaki evliliğin ve partnerliğin dönüşümü hakkında konuşabilir misin?  Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Bu şu anda en çok enerjiyi ve en çok dönüşümü kendine çeken alanlardan biridir, ve ama insanların da endişelenmesine en fazla neden olan alandır. Bir törenin meydan geldiği öğretildi size. Uymanız gereken belli kuralların olduğu öğretildi size. İlişkiler ve evlilikler ve tüm bunlar…..bu, bu zamanda insanların içinde büyük miktarda suçluluğa neden olan alanlardan biridir.</p>
<p>Evliliğe bir anlamda, dualitenin esas törenlerinden biri olarak bakabilirsiniz. Bir adam ve bir kadın alın – dualite – ve onları biraraya getirin ve bağlayın, birbirine bağlayın ve birlikte kalmalarını sağlayın. Bazı kiliseleriniz (dini kuruluşlar), Tanrı’nın kızacağını iddia ederek, ayrılmalarına bile izin vermemektedir! Bu ne biçim bir cehennemdir, mutlu değilseniz? (kahkahalar) Artık o kadar sevmediğiniz biriyle birlikte olmanız, bize bile mantıklı gelmemektedir.</p>
<p>Şimdi, şu anda ilişkilerinizle yapabileceğiniz en büyük şey, onları bırakmaktır, özgür olmaktır ve sonra, onların yeni bir ifadeyle yeniden birleşmesine izin vermektir. Ve eğer seçiminiz ayrılmaktan yana değilse, birlikte olmayı seçtiğiniz eşi (partneri) onurlandırın. Ama onları bırakın, çünkü mutlu değilseniz, bu ne size, ne de onlara iyi gelmemektedir.</p>
<p>Yeni enerjide bir süreliğine daha az ilişkiler olacaktır. Öncelikli ilişkiniz, kendinizle olacaktır. Bazen yalnızlık duyacağınızı söylemiştik size. Siz Benliğinizle bütünleşmeyi istemektesiniz. Bazı durumlarda bu işlemi pek de anlamayan bir eşle bunu gerçekleştirmek zordur. Yeni enerjide bir süreliğine, ilişkiler Benlikle olacaktır.</p>
<p>Ve diğer insanlarla yeni ilişkiler geliştiğinde, bu kadar çok kural olmayacaktır. İlişkiler daha açık olacaktır. Kanunlar yerine, güven temel alınacaktır. Kurallar ve ayarlamalar yerine, sevgi temel alınacaktır. Aynı anda birçok ilişki içinde olabilirsiniz sevgili dostlar. Aynı cinsten insanlarla olan ilişkiniz daha az yasak bir hale gelebilir ve siz de o kadar korkmayabilirsiniz. İlişkiler daha açık hale gelecektir, çünkü siz eşinizle yeni bir dilde iletişim kuruyor olacaksınız.</p>
<p>Bu, dualite ile ilgili değildir. Eşinizi ve onun tanrısallığını anlamanıza ve onların da sizi ve tanrısallığınızı anlamalarına izin veren yeni bir Ah Dili vardır. Kurallara neden gerek duyasınız ki? Bu sevgi ve bütünlüğün çok yüksek düzeyinde bulunuyorken, kontrat ya da karmaya neden gerek duyasınız ki?</p>
<p>İlişkiler, Yeni Enerjinin ilk nedenselliklerinden biridir. Bu gerçektir, çünkü erkek ve kadın arasındaki ilişkiler o kadar yoğun bir biçimde eski dualitede yaratılmış ve demirlenmiştir ki. Bu, dualitenin asıl (orijinal) ifadelerinden biriydi.</p>
<p>Hazır bundan söz ederken, son toplantılarımızda, bu zamanda Dünya üzerindeki asıl sorunların, artık bir dinin bir başka dinle savaşması, ya da bir ülkenin başka bir ülkeyle savaşmasının olmadığını söylemiştik. Çekirdek enerjideki gerçek sorun, erkek ve dişi arasındaki dengesizliktir. Onun için, ilişkilerin neden ilk nedensellik olduğunu belki şimdi anlarsınız. Ama onlar aynı zamanda bu Yeni Enerjinin yeni bilinci olmak potansiyeline de fazla fazla sahiptir. Bu mutlu edici soru için sana teşekkür ederiz.</p>
<p>SORU: Tobias, 11 Eylül saldırılarından duygusal olarak fazla etkilenmedim. Merhametimi kaybettiğimi düşünüyordum ki, çok küçük bir olay beni gözyaşlarına boğdu. Son zamanlarda, Birleşik Devletlerin tepki verme biçimleri beni sinirlendiriyordu. Kendimize çektiğimiz saldırıların hangi bölümlerinden sorumlu olduğumuzu sormuyoruz. Biz sanki bu olayları, özgürlüğümüzü kısıtlamak için kullanıyoruz. Bununla ilgili bir yorumda bulunabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Herşeyden önce, bu olayların senin üzerinde bir etki yapmaması, seni endişelendirmemelidir. Her zaman, demirleyici bir güç olan, bir süreliğine diğer insanlar için bir denge unsuru olan insanlar vardır. Sen sadece bu denge enerjisini tutanlardan biriydin. Aynı anda hepiniz birden dönüşümden geçemezdiniz! Bu muazzam bir dengesizliğe neden olurdu. Ama bu şimdi sana yetişmektedir (arayı kapatmaktadır). Sen şimdi kendi sorunlarınla çalışmaktasın. Bütün bunlar olurken, demirlenmiş bir halde ve dengede kalan biri olarak, onurlandırılmaktasın.</p>
<p>Şimdi, politikayla ilgili soruna gelince. Bununla bir süreliğine kısa duvarının arkasında dur. Birleşik Devletlerde ve özgür dünyada yaşayanlarınıza bunu gerçekleştirmenin zor geldiğini biliyoruz. Ama kısa duvarınızın arkasında durun, ve gerçekte meydana gelmekte olan şeyi anlayın. Bunda bir doğru ya da yanlış olmadığını anlayın. Taraf tutmak çok kolaydır. Olaylara kızmak çok kolaydır. Kısa duvarın arkasında durun ve bir şeyin……bir yerde…. salınmak ihtiyacında olduğunu anlayın. Hapsedilmiş muazzam enerjiler vardı ve bunlar öyle ya da böyle bir yerden çıkacaktı.</p>
<p>Dünyanızın her yerinde meydana gelen muazzam bir bilinç değişimi olmuştur. Işık İşçileri olarak sizden bu dönüşüm işlemine devam etmenizi rica ediyoruz. Olay şimdi geride kaldığı için, onun yarattığı etkileri unutmuş olan, eski alışkanlıklarına geri dönmüş olan çok sayıda insan vardır. Biz Shaumbra’dan söz etmiyoruz, çünkü bu kişilerin siz olmadığını biliyoruz. Ama 11 Eylülde başlayan bu dönüşüm çalışmalarına devam etmenizi rica ediyoruz.</p>
<p>Geçen ayki toplantımızda açıkladığımız gibi, sadece gidip de düşmanınızı havaya uçurmak – yoldaki yılanı öldürmeye çalışmak – işe yaramayacaktır. Bazı insanların bir süreliğine kendini güvende hissetmesine neden olacaktır. Bir tür öc almış olmak, bazı insanları tatmin edecektir, ama sevgili dostlar, sonuçta sorunu çözmeyecektir. Salınmak istenen şeyin ne olduğunu anlamak için sorunla yüzleşmek gerekmektedir.</p>
<p>Her biriniz, Ah Dilini kullanarak ve salıverilmeyi isteyen şeyin ne olduğunu tanrısal düzeylerde sorarak, buna muazzam bir katkıda bulunabilirsiniz. Sonra da yanıtın gelmesini bekleyin. Anında gelmesini beklemeyin. Soruyu sorduğunuzda kafanızın içinde bir ses duyarsınız, bu sesin en gerçek ve en bütün yerden gelmediğini bilin. Bu dili kullanmak biraz zamanınızı alacaktır. Kafanıza doğrudan bir yanıt olarak gelmeyecektir. Onu duymayacaksınız. Ama bir süre sonra…..o zaman, “Ah” diyeceksiniz. Anlayacaksınız. O, içinizdeki yeni bir yerden gelecektir. Dünyanın bu durumuna yanıt, çözüm, anlayış ve merhamet size gelecektir. Ve biliyor musunuz? Geldiğinde…..”Ah” dediğinizde, nasıl bir fark yaratabileceğinizi, dönüşümü nasıl etkileyebileceğinizi de anlayacaksınız.<br />
SORU: Tobias, doğduğundan beri doğal olmuş olan bir şeyi nasıl durdurur ya da ondan kurtulursun? Ben senin değindiğin herşeyi yaptım – görmeyi, duymayı ve hissetmeyi. Lütfen yardım et.</p>
<p>TOBIAS: Biz bu sorunun arkasında yatan gerçek enerjiye bakmaktayız. Sen, hepiniz, değiştirmesi zor kalıplara girmektesiniz. Sizi bu tür alışkanlıklardan çıkartmak amacıyla meydana gelen olaylar vardır. Biz bunlara “travma noktaları” diyoruz. Bunlar, yaşamınızda meydana gelen şeylerdir. Bu, meydana gelen bir kaza biçiminde olabilir. 11 Eylül gibi bir olay olabilir. Bu bir travma noktasıdır. Dönüşümün meydana gelmesine neden olur. Değişim gerçekleştirir. Seni yeni bir bilinç haline sokar.</p>
<p>Burada değindiğin bireysel durumunla ilgili olarak, hem sen, hem de biz, değişim gerçekleştirmek amacıyla bir travma noktasından geçmeni istemiyoruz, çünkü bu travma noktaları bazen çok acı vermektedir. Bazen, duvara çarpmak o kadar da iyi gelmez. Bir travma noktası, bilinçte anında gerçekleşecek bir değişim yöntemi yaratır, ama bu çok eğlenceli bir yöntem değildir.</p>
<p>Peki, eski yöntemleri nasıl değiştirirsiniz? Kafanızın tepesine vurulmadan yeni bilince nasıl geçersiniz? Ve bu arada, son zamanlarda kafalarını ve dizlerini çarpan kişilere söylüyoruz….enerjiniz sadece sizin dikkatinizi çekmeye çalışmaktadır, eski bir yöntemi değiştirmenizi sağlamaya çalışmaktadır. Anlamak için Ah Dilini kullanın.</p>
<p>Soruyu soran sana yanıtımız, Ah Dilini kullanmandır. Aradığın yanıtlar onun içindedir. Aslında yaşamında dönüşümler gerçekleştirmek için, bu eski yöntemlerin ötesine geçerek Yeniye girmek için bu senin için mükemmel bir fırsattır. Yanıtlar için içine dön. Onlar oradadır. Onlar oradadır. Ve kendi bakış açımdan da, değişime çok hazır olduğunu söyleyebilirim. Ama bunu şimdi yap. Bu dönüşümü, acı veren bir travma noktasına çarpmak zorunda kalmadan gerçekleştir.</p>
<p>SORU: Son soru. Tobias, eğer sen orada bulunmayacaksan, ilk okula (Crimson Circle Okulu 1) neden gidiyorum? Teşekkür ederim. (Dördüncü Ders kanallığı sırasında Tobias, kendisinin ve diğer varlıkların, bizim Ah Dilini kullanmayı öğreneceğimiz 30 günlük sürede bizimle konuşmayacaklarını bildirmişti.) (çvr. Geoffrey Hoppe, Tobias’ın rehberliğinde Ateş Duvarından geçmekle oluşan travmaların çözülmesi için bazı çalışmalar yapmaktadır. Sözü geçen okul budur.)</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler ve dinleyiciler de güler) Sen çok güzel bir soru soruyorsun! Ve Cauldre da merak ediyor! Ve biz seni yanıtlayacağız. Biz &#8211; nasıl desek…..burada Cauldre ile tartışmaktayız. Bizim hile yaptığımızı sanmaktadır!<br />
Biz sizi gerçekten (okul sırasında) şimdiki realitenizden çıkartıp, çok uzun bir zaman önceki geçmişe götüreceğiz. Onun için siz bir anlamda okul süresince “şimdi”de olmayacaksınız. Başka bir yerde olacaksınız. Onun için sizinle çalışabiliriz, çünkü bu çalışma “şimdi”de olmayacaktır. (kahkahalar) Bu, başka bir boyuttadır.</p>
<p>Bu okul döneminin sonuna geldiğinizde, sizin anladığınızdan fazlası vardır, gerçekten. Konuştuğumuz şeyleri daha iyi anlayacaksınız. Ama okula vardığınız andan itibaren, sizi farklı bir alana, farklı bir enerjiye götüreceğiz…..ve bu, bildiğiniz “şimdi”de değildir. Sizinle birlikte çok, çok, çok gerilere gideceğiz.</p>
<p>Sevgili dostlar, önünüzdeki 30 günü kullanın. Bu süreyi içinize dönüp, şimdiye kadar hiç ulaşılmamış, yeni bir alana gitmek için kullanın. Gidin oraya ve zihni kullanmayın. Bunun size zor geleceğini biliyoruz, çünkü işlemleri her zaman bu şekilde yaparsınız. Ama bu kez, zihni kullanmayın. İçinizin derinliklerine gidin. Sessiz bir alanda oturun ve daha önce hiç ama hiç deneyimlemediğiniz bir biçimde, tanrısallığınızın sizinle iletişim kurmasına izin verin. Tanrısallığınızın, kendi Benliğini sizinle paylaşmasına izin verin. Beyninizde işlem yapmayın. Geçmişte alışık olduğunuz yerlerden hiç birinde işlem yapmayın. Tanrısallığınızın kendini size göstermesine izin vermek için bu fırsatı kullanın. Zihninizin imgeleyebileceği bir biçimde değil, tanrısallığınızın sizinle iletişim kurmak istediği yeni biçimde. Anımsayın, o bir çocuk gibidir. Sizin dillerinizi bilmez. Eylemlerinizi bilmez. Zihninizi (düşüncelerinizi) bile okuyamaz. İçinize dönün ve bu yeni düzeyde dinleyin. Ah Dilinde.</p>
<p>Ben, Tobias için bugün burada, bu alanda sizinle yalnız olabilmek çok mutluluk vericiydi. Bu şekilde birlikte olabildiğimiz zamanlardan bu yana epey geçmişti. Hepiniz yolunuzda o kadar harika ilerlemeler kaydetmektesiniz ki. Bazen bunu farketmek size zor gelmektedir ama nereden geldiğiniz ve ne kadar uzaklara yolculuk ettiğinizi gittikçe daha çok anlayacaksınız. Burada sizinle olmak beni mutlu etmiştir, &#8211; nasıl desek – sizinle birlikte yürüyen biri olarak, öğretmeniniz olarak, gerçek bir dost olarak bir tür koruyucu (muhafız) olmak beni mutlu etmiştir. İçinizden birçok kişinin bu yolu yürümeye devam edeceğini bilinçli olarak kabul ettiğini duymak, Yeni Enerjinin öğretmenleri olacağınızı bilinçli olarak kabul ettiğinizi duymak sevindiricidir. Bu bana büyük sevinç vermektedir.</p>
<p>Bir dahaki aya, misafirlerimiz geri gelecektir. Bu oda yeniden enerjiyle dolacaktır, ama ben her zaman burada birlikte geçirdiğimiz bu zamanı hatırlayacağım. O zamana kadar sevgili dostlar……Ah!</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2001/11/03/ders-dort-ah-dili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders Üç: İçinizdeki Karanlık Salınmak İstiyor</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2001/10/13/ders-uc-icinizdeki-karanlik-salinmak-istiyor/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2001/10/13/ders-uc-icinizdeki-karanlik-salinmak-istiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Oct 2001 14:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yükseliş Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur
Ve öyledir sevgili dostlar, bugünün kutsal çemberinde yeniden biraraya gelmekteyiz. Gerçekten, şarkınızın da söylediği gibi, biz eski dostlarız. (Tobias, kanallıktan hemen önce çalınan, Simon and Garfunkel’in “Old Friends – Eski Dostlar” şarkısına göndermede bulunuyor.) Hepimiz ve hepiniz, o kadar gerilere dayanıyoruz ki.
Birlikte yaptığımız yolculuk “Ateş Duvarı”nda başladı. Yolculuğumuz bizi çok, birçok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Crimson Circle’de (Kırmızı Çemberde) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili dostlar, bugünün kutsal çemberinde yeniden biraraya gelmekteyiz. Gerçekten, şarkınızın da söylediği gibi, biz eski dostlarız. (Tobias, kanallıktan hemen önce çalınan, Simon and Garfunkel’in “Old Friends – Eski Dostlar” şarkısına göndermede bulunuyor.) Hepimiz ve hepiniz, o kadar gerilere dayanıyoruz ki.</p>
<p>Birlikte yaptığımız yolculuk “Ateş Duvarı”nda başladı. Yolculuğumuz bizi çok, birçok yerlere götürmüş, bugün anlatmamız mümkün olmayan boyutlardan geçirmiştir. Dostlar, melekler, tanrılar olarak birlikte yaptığımız yolculuk, bizi bu evrenin yaratılmasına getirmiştir. Dostlar olarak birlikte yaptığımız yolculuk, bizi Başmelekler Makamının yaratılması noktasına getirmiştir. Sizler ve Ben, Tobias, o yapılanma, o kuruluş yaratılırken, orada birlikte bulunmuştuk. Biz dualite içinde olan, kördüğüm haline gelmiş, ve hatta bazı zamanlar birbiriyle savaşan enerjilerin…..tümün iyiliği için bu enerjilerin biraraya getirilmesini izledik, ve enerjilerin biraraya getirilmesi Başmelekler Mertebesini, başmelekleri yaratmıştır.<br />
<span id="more-130"></span><br />
Her biriniz, bu grubun bir parçası olduğunu iddia edebilir. Bu Başmelekler Mertebesi zamanından sonra Dünyaya gelen sizlersiniz, eski dostlar. İnsan bedeni üstlendiniz ve sonra da çok, çok dersler deneyimlediniz. Alt (Atlantis) günlerinde, siz ve Ben, eski dostlardık. Onu izleyen zamanlarda, biz eski dostlardık birlikte. Yeni Yeryüzünün, yeni dünyanın yaratılmasında, biz eski dostlardık.</p>
<p>(duraklar) Eski dostlarımı, her birinizi ziyaret etmek beni duygusallaştırıyor zaman zaman. Sizinle, insan biçiminde birlikte yürüdüğümden bu yana o kadar uzun bir zaman geçti ki. Ben burada, öbür tarafta, fiziksel olmayan bir biçimle kalmayı seçtim, böylece sizinle farklı bir şekilde beraber olabilecektim. Ben, yolculuğunuz sırasında size rehberlik eden, sizinle birlikte olan ve sizi seven başmelekler ve tüm diğer varlıklarla birlikte burada bulunmaktayım. Zaman zaman yolculuğunuzun zor olduğunu biliyoruz, ama Tüm Olan’a öylesine bir etkisi vardır ki. Tanrı’ya, Ruh’a, öyle bir etkisi vardır ki.</p>
<p>Yaşamlarınızda gerçekleştirdiğiniz şeylerde sevgiden başka bir şey yoktur. Biriniz bile, bunun tersini düşünmemelidir. Siz kutsanmış bir yolculuktasınız. Bazen yanlış bir yola saptığınızı ya da yanlış bir şey yaptığınızı sandığınızı biliyoruz, ama eski dostlar, sevgili dostlar, buna bu şekilde bakmayın. Buna, yanlış bir şey yaptığınız yargısı ya da düşüncesiyle bakmayın. Yanlış değildi. Siz sadece şeylerin nasıl işlediğini anlamaya çalışmanın farklı düzeylerine gidiyordunuz.</p>
<p>Bugün, Yükseliş Dizisinin Üçüncü Dersine geçerken, zaman zaman karanlığın neden var olduğu hakkında konuşacağız. Onun neyi temsil ettiği ve ne anlama geldiği hakkında konuşacağız. Ama biz bu şeylerden söz ederken, içinize bakmayı anımsayın. İçinize bakın.</p>
<p>Cauldre’nın (Geoffrey Hoppe) da oturmadan önce değindiği gibi, eğer bugün alınıp götürülürseniz, “o bölgeye (kuşağa)” gidecek olursanız, bunun olmasına izin verin, çünkü gelmekte olan çok başka enerjiler vardır, çok başka enerjiler.</p>
<p>Şimdi, bazen durmamız gerekmektedir. Gülümsemekteyiz. Biz, duygulara garkolmuş bir haldeyiz. Söylediğimiz gibi, siz eski dostlarsınız. Sizi o kadar iyi tanıyoruz ki. Geçtiğiniz dört hafta ve dört günden bu yana içinden geçtiğiniz değişimleri gördük. (11 Eylül 2001’den bu yana) Varlığınızın içindeki bazı çok derin ve korku dolu yerlere nasıl gittiğinizi gördük. Bu korkunun nasıl yükseldiğini, çelişkilerin ve büyük bir dengesizlik potansiyelinin nasıl içinize girdiğini gördük. Ve biz Shaumbra’nın – sizlerin – en sevecen, en umutlu ve en sevinçli bir biçimde tepki verişini gördük.</p>
<p>Bugün size baktığımızda, fiziksel yüzlerinize son toplantımızda olmayan bazı çizgilerin eklendiğini, saçlarınızın biraz daha kırlaştığını görmekteyiz! Bunun zor olduğunu biliyoruz. Ne yapabileceğinizi, nasıl bir hizmette bulunabileceğinizi, bu zamanda, içinizdeki ışığı nasıl ortaya çıkartabileceğinizi düşündüğünüzü biliyoruz. Birçoğunuzun, yapabileceğiniz şeylerin az olduğunu görüp, kendini çaresiz hissettiğini biliyoruz. Çoğunuz, içerdeki duygularla nasıl başa çıkacağını bilmediği için, korku duymuştur.</p>
<p>Biz, doğal olarak, uzun saatlerden beri bu alanda bulunmaktayız. Ve daha önce yapılan konuşmaları duyduk. Ve gerçekten her birinizi kalp düzeyinizde onaylıyoruz…..Cauldre için onaylıyoruz, çünkü o sık sık merak etmektedir……hizmette bulunmak zamanının geldiğini, sevgili dostlar, onaylıyoruz. Işık İşçileri ve Shaumbra olarak, bu yaşamda gerçekleştirmek üzere geldiğiniz şeyi gerçekleştirmek için öne çıkmak zamanıdır.</p>
<p>Çok, çok yaşamlar boyunca, yetenekleri, hünerleri ve bilgileri geliştirmek ve saflaştırmak için çalıştınız. Yeshua zamanından bu yana olan yaşamlarınızı, belli alanlarda ihtisaslaşmakla geçirdiniz. Bu zamanda – bu uygun zamanda – Dünyada bulunmak için, bunların ortaya çıkmasını sağlamak için, kendinizi bir yaşamdan ötekine, içsel enerjilerin ve dışsal enerjilerin araştırılmasına, öğrenilmesine adadınız. Siz binlerce yıldır ve çok, çok yaşamdır araştırıp, öğrendiniz. Her biriniz özel ve farklı bir şeyi, bireysel bir şeyi araştırıp, öğrendiniz. Bu yaşamlarda, enerjisel olarak şimdi hatırlarsanız, bu araştırma ve öğrenmelerinizde size yardımcı olan melekler her zaman çevrenizdeydi.</p>
<p>Yaşamlar arasında da bu yetenekleri ve hünerleri araştırıp, öğrendiniz. Bunları, perdenin öbür yanından edindiğiniz bakış açısına göre araştırıp, öğrendiniz. Sonra da bir başka yaşam için Dünyaya geri döndünüz. Sanmak istediğiniz gibi, bu pek de karmayla ilgili değildi. Bu yeni enerji yöntemlerini, dengelemek ve uyumlamak amacıyla nasıl kullanacağınızı araştırıp öğrenmek için geri geldiniz.</p>
<p>Her biriniz, enerji hareketleri ve onun değişimiyle ilgili olan belli alanları araştırıp öğrendiniz. Bazı kişiler müzik ve tonlar kanalıyla titreşimler göndermenin yeni yöntemleri üzerinde çalışmıştır. Bazıları, kapalı olan bir kalbin açılması yöntemleri üzerinde çalışmıştır. Yine bazı kişiler, paranın enerjisel nitelikleri üzerinde çalışmıştır. Bunlar, geçmiş yaşamlarda ve yaşamlar arasında araştırdığınız şeylerin sadece birkaç örneğidir.</p>
<p>Bu geçmiş yaşamlar, özellikle de Yeshua’dan sonraki günler, bu yöntemlerin test edilmesi ve saflaştırılmasıyla ilgiliydi. Ayırım yapmaksızın (istisnasız) her biriniz, belirli bir alanda çalışmıştır. Biz bundan hiç şüphe etmiyoruz. Sizin de etmemenizi isterdik!</p>
<p>Ve şimdi size bakıyoruz. Sizin gerçekten hazır olduğunuzu görmekteyiz! Kapınız çalındığında, yanıt vermek için hazır olduğunuzu görmekteyiz. Ama onun kapınıza nasıl getirileceğinden ya da oraya vardığında ne yapacağınızdan pek emin değilsiniz! Yükseliş Dizisinin nedenlerinden biri de budur. Biz bunu çok irdeleyeceğiz.</p>
<p>En başından beri, Cauldre kanalıyla iletişim kurmamıza onun izin vermesinden bu yana, Dünyadaki değişimlerden söz ettik. O buradadır sevgili eski dostlar. O (değişimler) buradadır. Değişimler şimdi kapınıza gelecektir, ve sizin zamanınızla önünüzdeki birkaç yılda çok, çok değişimler olacaktır. Bunlar artacaktır. Dış dünya için şeyler zorlaşacaktır, ama sizin için de öyle olmak zorunda değildir. Herşey, öncesine göre daha dengesiz bir hale gelecektir. Öncesine göre daha dengesiz olacaktır, çünkü bugün daha önce tartıştığımız gibi, meydana gelmekte olan yükseliş süreci (bunu dengesiz hale getirecektir.) Siz, eski enerjiyi terk etmektesiniz. Siz, onun ötesine geçmektesiniz. Buna, doğal olarak karşı koyulacaktır. Ve siz ilerlemeler kaydettikçe, karşı koyma da artacaktır.</p>
<p>Şimdi, biz bugün çok şeylerden söz edeceğiz, ama sizin bazı terimleri anlamanızı istiyoruz. Biz bir anlamda, sizin insan dilinizle kısıtlanmaktayız. Öncelikle, “boşluk”la “yaratılış” arasında bir fark olduğunu anlamanızı istiyoruz. “Işık”la “karanlık” arasında da bir fark vardır. İkinci Yaratılışı yaratmak üzere yuvayı terk ettiğinizde, boşluğa girdiniz. Bu, karanlık değildi. Bu, kötü değildi. O, hiçbirşeydi. O, o kadar “hiçbirşey”di ki, karanlık bile değildi. Siz, hiçbirşeyden yeni bir şey yaratmak amacıyla boşluğa, daha önce içine hiç girilmemiş bir bilince girdiniz.</p>
<p>Bununla ilgili olan bazı ilginç fizik (kuralları) vardır. Hiçbirşeyden bir şeyi nasıl yaratırsınız? Yolculuğunuzun tümü bununla ilgiliydi. Boşluk, karanlık değildir. O, kötü ya da fena değildir. O, boşluktur. Hiçbirşey olmanın doğası gereği, içinde bir güç uygulandığı zaman, buna bir karşıt güç de olacaktır. Bu, spiritüel fizik düzeyinin dualitesidir. Hiçbirşeye gider de, ona bir öge katarsanız, karşıt bir güç oluşacaktır. Bu, bu karşıt gücü kötü ya da yanlış yapmaz. O sadece vardır.</p>
<p>Şimdi, bugün biz karanlık hakkında konuşacağız. Bunun kötü bir şey olmadığını anlayın. Biz onu yargılamamaktayız, ama o, spiritüel fiziğin doğal bir parçası olarak, karşıt bir güç türüdür. Bir grup enerji, ilerlemeye karar verirse, öteki grubun geri gitmesi, doğal bir tepkidir.</p>
<p>Şimdi, perdenin bizim yanında karanlık güçlerin olup olmadığı bize soruldu. Bu ilginç bir sorudur ve insan sözcükleriyle yanıtlaması da zordur, ama biz bunu tanımlamaya çalışacağız. Biz buna sizin baktığınız yargıyla bakmamaktayız. Ama perdenin bizim yanında da, değişime karşı koyan varlıklar ve hatta gruplar ya da aileler vardır. Onlar sahip oldukları güçle çok rahattırlar. Bu gücü kaybetmeyi istememektedirler. Güçlerinden biraz olsun vaz geçecek olurlarsa, kimliklerini kaybedeceklerinden korkmaktadırlar, onun için de kendi başlarına (izole) olma eğilimindedirler. Kitleler halinde gruplaşmak eğilimindedirler. Kendi başlarına hareket etmek eğilimindedirler. Kendi enerjisel hakimiyetlerini kurmayı severler. Şimdi, bu varlıklar bazen kendileriyle başbaşa olmaktan sıkılırlar, onun için de dışarı çıkar ve başka varlıklardan enerji çekmeye çalışırlar. Enerjiyi çalmaya çalışırlar.</p>
<p>Perdenin bizim yanında, karanlık tarafından etkilenmeyen düzeyler vardır. Örneğin, Yeshua’nın titreşim düzeyi. Bu düzeylere saldırıldığında, bu saldırılar bu varlıklardan sadece geçer gider. Bu, ırmakta akan su gibidir. Akar gelir. Akar gider. Perdenin bizim yanındaki düzeylerde, karanlığın saldırıları hiç bir etkiye sahip olmaz. Burada, öyle bir denge ve ahenk içinde bulunan varlıklar vardır ki, diğer varlıklar onları hiç etkileyemez.</p>
<p>Karanlık, daha aşağı titreşimsel alanlardan beslenmek eğilimindedir. Bu varlıklar, dengesiz olan varlıkların enerjisini almaya çalışmak eğilimindedir. Bu, savaşlar ve anlaşmazlıklar yaratabilir – evet, perdenin bizim yanında bile. Biz – nasıl desek – biz komik olmak için burada bir sözcük kullanacağız, ama bu bir yargı değildir….bu varlıklar “ leş kargaları”dır. (kahkahalar) Onlar gerçekten, insan biçiminde değil, ama enerjisel olarak, Dünyaya yakın düzeylerde dolanmaktan hoşlanırlar. Bu, sizin “dördüncü boyut” dediğiniz yerdir. Bu biraz dengesiz ve karışık bir haldir. Biz boyutları tanımlamaktan pek hoşlanmıyoruz, ama bu sizin aşina olduğunuz bir terimdir. Böylece perdenin bizim yanındaki bu leş kargaları, bu alanlara takılmak eğilimindedir.</p>
<p>Bu leş kargaları, enerjilerini, Dünya üstündeki insanları etkilemek amacıyla kullanmaya çalışır. Onlar, dengesizlik arar. Düşük titreşim arar. Büyük bir eril-dişil dengesizliği içinde bulunan bir insana bu leş kargaları kesinlikle çekilir. Onlar bu dengesiz kişiye çekilecektir. Ve evet, bir anlamda, insanları etkileyebilirler. Onlar bir insana bir şeyi yaptıramazlar ve bir kişiyi “ele geçirmek” de neredeyse imkansızdır onlar için, dengesiz bir kişiyi bile. Ama dengesiz bir insanın düşüncelerini, bir dereceye kadar etkileyebilirler.</p>
<p>Böylece, perdenin bu yanındaki karanlık, Dünya üzerindeki karanlığa çok benzerdir. Örneğin, bir ağaç dengesiz olduğunda, dengesizliğin giderilmesini sağlamak amacıyla böcekler devreye girecektir. Varlığınızın bir parçası dengesiz bir hale geldiğinde, hastalanacaktır. Bu, arınma işleminin doğal bir parçasıdır. Enerjisel dengesizlik, onu arındıracak enerjileri kendine çekecektir.</p>
<p>Sevgili dostlar, eski dostlar, sizi çok candan sevmekteyiz! Siz kim olduğunuzu ve neden burada bulunduğunuzu farketmeye başlıyorsunuz. Siz şimdi tanrısallığınıza sahip çıkmaya başlıyorsunuz. Altı hafta öncesine göre (1 Eylül 2001’deki Kırmızı Çember toplantısı) bugün çok daha gurur içinde duruyorsunuz. Çok daha gurur içinde duruyorsunuz, özellikle de şimdi, dört hafta ve dört gün öncesine göre. (11 Eylül 2001’den beri) Çok şey öğrendiniz. Biz zor olduğunu biliyoruz. Ve siz de, bizim çevrede olduğumuzu biliyorsunuz. Her zamanki gibi yakınınızda olduğumuzu biliyorsunuz, çünkü siz yüreklerinizi açtınız ve bizim yakına gelmemize izin verdiniz. Bu süre içinde nefes alıp, kendi tanrısallığınızı dengelediğinizi biliyoruz.</p>
<p>Şimdi, bugün misafirimiz olarak gelen çok varlık vardır. Sizi uyarmamız istendi bizden. Bazılarınızın bununla başa çıkması zor olabilir, ama bu misafirlerin bir nedeni vardır. Buna bizimle birlikte bakın.</p>
<p>İlk misafirin, 1 Eylül’de sizinle yaptığımız son toplantıda bulunmak için randevusu vardı, ama biz ertelemesini rica ettik. O, sizin Başmelek Rafael olarak tanıdığınız varlıktır. Rafael şimdi sizin bulunduğunuz alana, ışıyarak ve parlayarak girmektedir ve her birinize enerjisini yollamaktadır. Onun enerjisi size tanıdık gelmelidir. Rafael sizinle birlikte yürümektedir, özellikle de yolculuğunuzun zor bölümlerinde. O, son zamanlarda sizinle birlikteydi. Biz Rafael’den, şaka yollu, Korkunun Başmeleği olarak söz ederiz. Rafael, sizinle karanlığın ve korkunun enerjilerini dönüştürmede çalışan varlıktır. O en zor zamanlarda sizinle birlikte yürür. Rafael, zor ya da rahatsız edici enerjileri dönüştürmenize yardımcı olur.</p>
<p>Rafael varlığını bildirmekte ve yüreğinizi ona açtığınız için teşekkür etmektedir. Rafael’i buraya getirmek için epey bir zaman bekledik. Biz onu, korku sorunlarını tartıştığımız Reno denilen bir yerdeki (26 Ağustos 2001) gruba tanıştırdık. Bu grubu da beş gün sonra (1 Eylüldeki Kırmızı Çember toplantısında) ziyaret etmesi planlanmıştı, ama biz bunu değiştirdik. O şimdi, bu zamanda gelmektedir.</p>
<p>Rafael güçlü ve yüce bir halde durmaktadır. O gerçekten eski bir dosttur. İnsan olacağınız zaman, bağlantı kurabilmeniz için O’nun, perdenin öte yanında olmasını istediniz. Korkuyu dönüştürmenize yardımcı olması için, karanlığı dönüştürmenize yardımcı olması için her an Rafael’le bağlantı kurabilirsiniz. Rafael enerjisini yayarak varlığını tüm bu odaya bildirmekte, burada olduğunu size bildirmektedir.</p>
<p>Bugün davet ettiğimiz bir sonraki misafir…….bundan pek hoşlanmayabilirsiniz. Biz, ayaklarınızın dibinde oturacak ve belki de konuşmamız sırasında tüm çevrenizde bulunacak yeni bir misafir getirmekteyiz. Bu misafirlerden, her biriniz için bir tane vardır. Bu bir yılandır, kendi korkularınızı ve kendi karanlığınızı temsil eden bir yılan. Burada birlikte olduğumuz zamanın geri kalanında yanıbaşınıza çöreklenmek üzere, yılan yerde kaymaktadır.</p>
<p>Bu yılan, kendi karanlığınızı, kendi korkularınızı temsil etmektedir. Ama öncelikle, Rafael’in enerjisinin bu odayı doldurduğunu anımsayın. Biraz rahatsız olan bazı kişilerin olduğunu biliyoruz ve bize şimdi şöyle demektedirler, “ Oh, Tobias, biz senin eski dostumuz olduğunu sanıyorduk! Ve şimdi yanımızda oturmaları için yılanları içeriye getiriyorsun! Bu ne biçim bir toplantı?” (kahkahalar)</p>
<p>Biz sizden, yılanın enerjisini hissetmenizi rica ediyoruz. Bu sizin korkularınızdır. Bu, korkularınızın dışsal tezahürüdür. Bu, mecazi anlamda, her zaman ayaklarınızın dibinde oturan, dönerek yükselmek potansiyeline sahip bir enerjidir. Yılan, DNA içinde tanımlanmıştır. O sizin kundalininizdir, yükselme potansiyeline sahip bir enerji, ama çok da korku içeren bir enerjidir.</p>
<p>Bir şey daha var…..(duraklama) Cauldre sözümüzü kesmektedir, “ o bölgeye (kuşağa)” davet edilmeniz uygundu, ama Cauldre, horlamanın o kadar uygun olup olmadığından pek emin değildir! (Dinleyicilerin arasında uyuya kalan bir üyeyi kastetmektedir. Bu yorum, dinleyicilerin gülmesine ve Tobias’ın da kendi kendine gülmesine neden olmuştur.) Devam ediyoruz. Cauldre kendini çok komik bulmaktadır, ve biz gülmemeye çalışıyoruz, ama onun bile komik olabildiği zamanlar vardır. (kahkahalar)</p>
<p>Şimdi, bugünün misafirleriyle devam edeceğiz. Şimdi bu odaya bizim davetlimiz olarak ve bir nedenden ötürü girmekte olan bir enerji vardır. Bu, sizin için baş etmesi zor bir enerji olabilir. Şimdi gelmekte olan enerji, sizin Orta Doğu kökenli diyeceğiniz, terörist olan üç varlığın enerjisidir. Onlar, bu 11 Eylül’ün korkunç olaylarına neden olan uçaklarda bulunan ve planın ve bu suikastın bir parçası olan varlıklardır. Onlar, bugün burada bulunmayı bizden isteyen üç (kişidir). Çok düşündükten sonra, onların bu yerin enerjisinde bulunmasına izin verdik. Suikastı planlayan onlardır. İnançlarına sıkı sıkıya tutunan onlardır. İnsan kardeşlerinin ölümünü bilerek ve titizlikle planlayan onlardır.</p>
<p>Onların enerjisi odaya girmektedir. Ve biz hepinize önce Rafael’in enerjisinin buraya geldiğini, kök salıp, yerleştiğini anımsatmaktayız. Bugün buraya gelen bu üç varlık pek de iyi bir durumda değildir. Onlar pek iyi bir durumda değildir. Buraya geçtiklerinde Allah’ın onları karşılayacağını, kutlamanın olacağını ve Allah’ın krallığını nasıl korudukları söylenecek sanmışlardı.</p>
<p>Ama bunun yerine, bu üç varlık, acıyı, toplu acıyı ve acı çekmeyi ve kederi hissetmiştir. O gün bu tarafa geçen, neredeyse 6000 kişilik tünelde durmuş ve geçip gelen her bir varlığı izlemişlerdir. Şaşkınlığı ve dengesizliği ve öfkeyi ve kederi hissetmişlerdir. Ve bittiğini düşündükleri zaman, 6000 insan geçip geldikten sonra ve bu üç varlık o korkunç enerjiyi hissettikten sonra, ailelerden ve dostlardan gelmeye başlayan dua enerjisini hissettiler. Yası ve üzüntüyü ve gözyaşlarını hissettiler.</p>
<p>Sonra, onları değiştiren bir şey hissettiler. Onlar sizin ve Dünya üzerindeki tüm diğer insanların sevgi dolu düşüncelerinin ve hislerinin yükseldiğini hissettiler. Umudu hissettiler. Onlar – ve onların birlikte çalıştığı komplocular hala bugüne kadar böyle düşünmektedir &#8211; eylemlerinin, yeni enerjinin, yeni Dünyanın, yeni yolların dokumasını parçalayacağını ve yıkacağını düşündüler. Onlar, birkaç binanın yıkılmasının, geçmiş yıllarda insanlığın içinde yükselen herşeyleri yıkacak kadar derin bir olaylar zincirini başlatacağını sandılar. Bunun, sokaklarda yürüyüşleri ve isyanları ve çarpışmaları başlatacağını sandılar. Gördükleri ise, birbiriyle ilgilenen, yıkılmış olan bir şeyi anında yeniden inşa etmenin yollarını arayan, güçlü, tanrısal ve sevgi dolu insanlardı. Onlar yas tutan insanlar gördüler, ama en önemlisi, umud eden insanlar gördüler.</p>
<p>Ve bu da, bugün buraya gelen bu üç varlığı değiştirmiştir. Burada bulunanların hiç biri – onlar sahnenin üstünde durmaktadır, lütfen benim sağıma bir bakarsanız – burada bulunanların hiç biri, olacak olanları beklememiştir. Bu, onları derinden değiştirmiştir, çünkü yeni bir gerçek görmüşlerdir. Onlar, umut ve sevginin gücünü görmüştür. Yeni enerji dokumasının ne kadar hızlı dokunduğunu görmüşlerdir. Onlar yaptıklarından dolayı hala çok derin bir keder içindedirler, çünkü çok yakında yaşadıkları bir uyanışla, bunu yapmanın başka bir yolu olduğunu anlamışlardır. Bunun zorbalıkla ve öldürmekle ve doğruculukla yapılması gerekmiyordu. Değişimlerle başa çıkmanın başka bir yolu vardır. Dengesizlikle başa çıkmanın başka bir yolu vardır.</p>
<p>Bugün burada duranlar affedilmeyi istememektedir, çünkü bunun uygun olmadığını bilmektedirler. Buraya bunu istemek için gelmemişlerdir. Her birinin istediği şey – doğrudan ve açık olarak – istedikleri şey basittir. Onlar kendileri için bir şey istememektedir. Kendi varlıklarının içinde çok işlemlerin ve değişimlerin gerçekleşmesi gerektiğini bilmektedirler. Ama onlar bugün buraya….ve bize nedenlerini söylediklerinde, gelmelerine izin vermek amacıyla kapıları açtık. Onlar bugün, her birinizden, çalışmalarınıza devam etmenizi istemek için gelmektedir. Biz sizden tekrar tekrar devam etmenizi rica ettik. Dünyanın bu zamanda tanrısal öğretmenlere ihtiyacı vardır. Onlar bugün, Ben, Tobias’ın rica edebileceğinden daha güçlü bir şekilde rica etmek için gelmektedir.</p>
<p>Onlar sizden devam etmenizi istemektedir. Sevgi ve umut ve gerçeğin yapabileceği şeylerin etkisini görmüşlerdir. Gerçekleştirmekte olduğunuz şeye devam etmenizden başka sizden istedikleri bir şey yoktur. Bu yaşamda ve tüm diğer yaşamlarınızda gerçekleştirdiğiniz şeylerin tümü için güvence verecek bir ifade biçimi olsaydı, bu burada durmakta olan bu üç varlık olurdu. Gerçekleştirdiğiniz çalışmadan şüpheye düşecek olursanız, bu anın enerjisini tutmanızı rica ediyoruz.</p>
<p>Bu üç varlığın yapması gereken çok arınma ve temizliklerin olduğunu biliyoruz. Onlar, bunun zor bir yol ve zor bir yolculuk olacağını bilmektedir. Rafael’in, bu uzun ve zor yolculukta onlarla birlikte olacağını bilmektedirler. Sizin onlara şifa ya da sevgi göndermenize gerek yoktur. Onlar için üzülmeniz ya da kızmanız gerekmemektedir. Siz sadece gerçekleştirdiğiniz şeyin etkisini anlamak durumundasınız. Onlar dört hafta ve dört gün önce, tüm dünyadaki aydınlanmış insanoğlunun etkilerini görmüşlerdir. Onlar kendi bakış açılarına göre, açık bir biçimde bu olayın bir domino etkisine yol açacağını, herşeyi yıkacağını sanmışlardı. Biliyor musunuz, bundan o kadar emindiler ki, ikinci bir eylemi bile neredeyse planlamamışlardı.</p>
<p>Şimdi, sizin için yapılacak çok iş olduğunu söylemek için burada bulunuyoruz. Sizden belirli bir inanç sistemini ya da felsefesini sahiplenmenizi istemiyoruz. Sizden belirli kitapları okumanızı ya da herhangi bir ayin yapmanızı istemiyoruz. Bildiğiniz gibi, biz bu tür şeylerden yana değiliz pek! Biz sizden içinize dönmenizi istiyoruz, çünkü yanıtlar içerdedir. Sizden bu Kırmızı Çember çalışmasını ders ders öğretmenizi istemiyoruz. Sizden istediğimiz, bu derslerin özünü kucaklamanız ve ortaya çıkartmanızdır. Sizden istediğimiz, kapınız vurulduğunda orada olmanız ve çalışmanıza başlamanızdır.</p>
<p>Bugün gelen üç varlık da sizden aynı şeyleri istemektedir. Bugün burada olan bu üç varlık belki, sadece belki, yeni bir fiziksel beden içinde kapınızı çalan kişiler olabilir. Siz yaşlı ve bilge ve dirayetli bir öğretmen olacaksınız. Siz onların enerjisini belki bugünle bağlantılı olarak anımsayacaksınız, bu belki gelecek 20 ya da 30 ya da 40 yıl sonra olacaktır, ama onlar gelip kapınızı çalabilir ve şöyle diyebilirler, “Sende ne var bilmiyorum ama bir ışık görüyorum. Bir denge görüyorum. Bir sevinç, neşe görüyorum. Anlamama yardımcı ol.”</p>
<p>Şimdi, bugünün dersiyle devam etmeden önce sevgili dostlar, Cauldre’dan bir an sessiz olmasını rica ediyoruz. Kendi tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekmenizi rica ediyoruz. Tanrısallığınızı nefesinizle içinize çekebilmek için gevşeyin. Kısa bir duraksamadan sonra geri geleceğiz.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Enerjilerinize baktığımızda, onun çok farklı olduğunu görüyoruz. Bazılarınız, geçmişte bizimle kurduğunuz bağın şimdi aynı olmadığını hissedebilir. Sizden ricamız, eskiden bulunduğunuz düzeyin birkaç düzey üstüne çıkmanızdır. Siz değiştiniz; onun için de bizi biraz farklı bir titreşimde bulacaksınız.</p>
<p>Şimdi, bu derse kısa bir öyküyle başlamak istiyoruz. Bu, yükseliş yolundan aşağıya yürüyen dört Shaumbra’nın öyküsüdür. Onlar Aydınlanma Caddesinden aşağıya yürümektedir. (kahkahalar) Hiçbirşeyin ortasında gibi görünen bu yoldan aşağıya yürümekteydiler. Güzel, güneşli bir günün keyfini çıkartmaktaydılar. Bu dört insandan oluşan grupta, iki erkek ve iki kadın vardı. Birbiriyle fazla konuşmuyorlardı. Sadece günün keyfini çıkartıyorlardı. Onlar, sizin de bildiğiniz gibi, bu Aydınlanma Caddesinde çok güzel günlerin olduğunu, ama soğuk ve rüzgarlı ve yağmurlu günlerin de olduğunu biliyordu. Öyle günler vardır ki, değil yürümek, yolu bile görmek mümkün olmaz!</p>
<p>Böylece bu dört Işık İşçisi biraz gamsız, akılları havada, birçok Shaumbra’nın buna eğilimi olduğu gibi, kısmen bedenlerinden çıkmış bir halde yürüyorlardı! (kahkahalar) Birdenbire bir yılan çalılardan yola doğru çıkıp, grubun gerisinde kalmış kadının, dördüncü insanın önünde durdu. Yılan kıvrılarak kadının önünde yükseldi ve yolunu kesti.</p>
<p>Şimdi, bildiğiniz gibi, özellikle de Shaumbra, yılanlardan korkmaktadır. Bunun iyi bir nedeni vardır.</p>
<p>Yılan çöreklendi, başını kaldırdı ve korku enerjisini doğrudan kendi gözlerinden kadının gözlerine yönlendirdi. Bu, kadının şimdiye kadar öğrendiği herşeyi yerle bir etti. Onu bir anda yerle bir etti. Çığlıklar atarak, inanılmaz bir hızla, sabah çıktıkları köye doğru, geri koşmaya başladı. O kadar çabuk kaçtı ki, diğerleri ona yetişip, onu sakinleştiremediler bile. O kadar büyük bir korkuya kapılmıştı ki! Bu yılandan o kadar derin bir dehşete kapılmıştı ki, öğrendiği tüm araçları unutmuştu.</p>
<p>Yılan, eylemlerinden ve gücünden çok hoşnuttu, çünkü bir gayret bile göstermesi gerekmemişti. Bu insanı korkutup kaçırmıştı. Ve o gitmişti! Hemen gözden uzaklaşıp çalıların arkasına, geride kalan Shaumbra’nın yolundan sürünerek çekildi. Geride kalanlar şaşkındı. Ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Kendilerinden olan birinin köye geri kaçmasına ve büyük bir olasılıkla da bir zaman için yükselişe giden bu yola çıkmayacak olmasına üzülmüşlerdi. Bunu kısaca tartıştılar ve yollarına devam etmeye karar verdiler. En azından kimseye bir zarar gelmediği için şükürler edip durdular.</p>
<p>Kalan üç Shaumbra, günün keyfini çıkartarak yoluna devam ederken, çalıların arkasından yeniden bir yılan ortaya çıktı. Ok gibi yola atıldı ve erkeklerden birinin önünde durdu. Başını kaldırdı ve ağzını açarak, keskin dişlerini gösterdi. Işık İşçisi dedi ki, “Seni öldüreceğim. Beni kızdırıyorsun! Birini zaten kaçırdın. Seni ilk ve son kez öldüreceğim!” Bıçağını kılıfından çıkardı, kolunu geriye attı ve tam saldıracağı sırada yılan önce bir çöreklenip, sonra hızla yükselerek, bacağından ısırdı. Adam hemen öldü. İçindeki öfke kabarmıştı. Diğerlerini kurtaracak ve koruyacaktı. Yılanı öldürecekti ama yılan çok daha kurnazdı. Yılan çok daha hızlıydı. Yılan onu savunmasız yakaladı ve öldürdü. Sonra da diğer iki Shaumbra’nın gözünden koybolup, hızla çalılıkların arkasına saklandı.</p>
<p>Geride kalan iki Shaumbra, arkadaşlarını gömdü. Bir ayin yaptılar. Ağladılar. Sonra da yollarına devam etmeye karar verdiler, iki Shaumbra, biri kadın, diğeri erkek. Yürümeye ve günün keyfini çıkartmaya devam ettiler, ama olayların ağırlığı omuzlarına çökmüştü – aptalca bir korkuyla köye geri kaçan bir Shaumbra ve zamansız gibi görünen bir ölümle giden bir diğeri. Yürümeye devam ettiler, ve bileceğiniz gibi, yılan yeniden çalılıkların arkasından yola doğru çıktı ve doğrudan geride kalan kadının yolunu kesti.</p>
<p>Geride kalan Işık İşçisi kadın, bu kez farklı bir yöntem uygulamaya karar verdi. Yılanı öldürmek yerine, onun korkularına ve kızgınlıklarına konuşacaktı. Yılanın erişebileceği noktanın biraz gerisine çömeldi. Ve dedi ki, “Oh sevgili yılan, çok zor bir çocukluk dönemi geçirmiş olmalısın! (yoğun kahkahalar) Sevgili yılan, şimdi ellerimi kaldırıyorum, sana saldırmak için değil, ama sana enerji göndereceğim, ve sana sevgi göndereceğim ve seni ve o çok acıverici çocukluğundan kalma yaraları şifalandıracağım. Oh sevgili yılan, sanırım baban seni dövdü ve onun için bu kadar öfkelisin. (kahkahalar) Ve sevgili yılan, kendini daha iyi hissetmen için ve içsel yılanını beslemek için sana bir ninni söyleyeceğim.” (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Şimdi, yılan geriye çöreklendi ve yüzünde ilginç bir ifade, oldukça şaşkın bir bakış vardı. Burada, kızgınlık sergilemeyen bir insan vardı. Burada, onu değiştirmeye çalışan bir insan vardı. Burada, onu bir işlemden geçirmeye çalışan bir insan vardı. (yoğun kahkahalar) Yılan kadına baktı ve yüzüne büyük bir gülümseme yayıldı. Ve kadın Shaumbra şöyle düşündü, “Ben onunla bağlantı kurabiliyorum, kalpten kalbe. Bak. Gülümsüyor.” Ansızın yılan öne doğru bir hamle yapıp, kadını ısırdı. Kadın hemen öldü. (birkaç kahkaha) Ve yılan kendi kendine gülerek ve gülerek ve gülerek çalıların arkasına çekildi. “Burada, dünyayı ve beni değiştirmeye çalışan bir insan vardı. O, hedeflerimin içinde en kolay olanıydı!”</p>
<p>Şimdi, geride kalan Shaumbra’ya Samuel adını vereceğiz. Şimdi, Samuel, bir zamanlar şifacı olan bu ışık işçisini gömdü. Samuel onu gömdü. Ve şimdi epey endişeliydi. Bu yükseliş yolu olan Aydınlanma Caddesi’yle ilgili endişeleri vardı. Bu o kadar da iyi bir şey değildi, çünkü kendi türünden olan biri korku içinde kaçırılmış, ve ikisi de öldürülmüştü. Yola devam etsin mi, etmesin mi diye epey bir süre oturup düşündü. Sonunda, şöyle dedi, “Bu varlığımın ve ruhumun o kadar derinliklerinde olan bir şey ki, devam etmek zorundayım.”</p>
<p>Yürümeye devam etti, öncesine göre biraz daha dikkatli ve daha tetikte, ama devam etti. Ve bileceğiniz gibi, öyle ya da böyle üç kişiyi kaçırmış olmaktan ötürü kendini güçlü ve zinde hisseden yılan, kısa bir süre sonra yeniden çalıların arkasından sürünerek ortaya çıktı. Yılan doğrudan Samuel’in yoluna çıktı ve şöyle dedi, “Yolunda daha fazla ilerlemene izin vermeyeceğim. Birlikte yürüdüğün diğerleri gibi, seni de öldüreceğim şimdi.”</p>
<p>Şimdi, Samuel burada bulunan her birinize çok benziyordu. Samuel, içsel tanrısallığını bütünleştirmede, Gerçek Benliğinin arayışında ve o tatlı noktasında bulunmada çok gayretliydi. Bu dehşet anındada olsa, Samuel öğrendiği birkaç şeyi anımsadı. Samuel, çöreklenmiş bir halde oturan ve ısırmaya hazır yılanın gözlerinin içine baktı. Yılan, ağzından akan insan kanıyla güçlenmişti. Kendinden çok memnundu.</p>
<p>O anda Samuel kendi kendine şöyle dedi, “ Tanrısallığıma sahip çıkmak zorundayım. Bu artık benimle ilgili değil. Bana bu söylendi. Sahiplenmem ve bir denge alanında olmam gerek. Nefes almalıyım – gerçi şu anda oldukça hızlı (nefes alıyorum) ama (kısa kahkahalar) tanrısallığımı nefesimle içime çekmem gerek, çünkü gerçek olanın bu olduğunu öğrendim.”</p>
<p>Ne Samuel’in, ne de yılanın farkında olmadığı bir kartal, olaylar dizisini izleyerek, başlarının tepesinde daireler çiziyordu. Samuel’in nefesini içine çektiği anda, kartal aşağıya daldı, güçlü ve dayanıklı pençeleriyle yılanı kavradı, yüzlerce ve yüzlerce metre yükseğe uçtu, ve bağırıp çağıran ve pençelerinden kurtulmaya çalışan yılanla birlikte daireler çizip durdu. Sonra kartal, öldürmek üzere yılanı yere doğru fırlatıp attı.</p>
<p>Samuel yeniden nefes aldı, ama bu, bu kez ferahlamanın getirdiği bir nefesti. Yolunda yürümeye devam etti ve bu çok garip günün olayları hakkında düşündü. Olan herşey üzerinde derin düşüncelere daldı. Kartalı düşündü, tüm bu zaman boyunca gerçekten orada olan, ama ortaya çıkmak için uygun anı kollayan, Samuel’in dengesinde ve tanrısallığında olacağı uygun anı kollayan kartalı düşündü.</p>
<p>Samuel, aydınlanma yolu üzerinde yürümeye devam ederken, ansızın bir başka yılan ortaya çıktı. Bu, öldürülen yılanın akrabasıydı. Bu yeni yılan çok, çok kızgındı. Bu yeni yılan çalılıklardan ok gibi fırladı ve doğrudan Samuel’in önünde durdu. İlk yılanın neredeyse iki katı uzunluğundaydı. Samuel’in önünde çöreklendi ve şöyle dedi, “ Şimdi seni kesinlikle öldüreceğim, çünkü sen benim akrabamı öldürdün. İntikamımı alacağım. Bunu yapmak zorundayım, çünkü bizim yılan tanrısının yöntemi budur. Biz, bize zarar veren herkesten intikam alırız.”</p>
<p>Şimdi, ilk yılan öldürüldüğünden beri, Samuel yolda giderken çok düşünmüştü. Kartalın indiği anın, kutsanmış ve kutsal bir an olduğunu biliyordu. Bunun tanrısal bir eylem olduğunu da biliyordu, ve bütün bunlardan alınacak daha fazla ders olduğunu biliyordu. Böylece, düşünceye dalmış yoldan aşağıya yürürken, kendi kendine sorular yöneltti, “Yılanla ilgili bu olay hakkında bilmem gereken nedir? Böyle bir şeyle yeniden karşılacak olursam, yapmam gereken nedir?” Sorularının yanıtı için, içinin sesini dinledi. Yanıtların her zaman içinden geldiğini biliyordu.</p>
<p>Samuel, sadece gözlerini kapatıp da kartalın bir kez daha aşağıya dalmasını dileyemeyeceğini biliyordu. Tanrısallığına gerçekten sahip çıkmak zamanı olduğunu biliyordu. Yılanın gözlerinin içine baktı ve şöyle dedi, “ Sevgili yılan, aradığın nedir? Neden benim yoluma çıktın?” Yılan şaşkınlık içindeydi! Şimdiye kadar hiç bir insan bu soruyu sormamıştı. İnsanlar korku ya da kızgınlık ya da bazen aptallıkla hareket etmişti ama şimdiye kadar hiç bu tür bir bilgelik sergilememişlerdi. İnsanlar hiç bir zaman “Yoluma neden çıktın? Bana vereceğin şey nedir?” diye sormamıştı.</p>
<p>Bu soru üzerine yılan yanıt verdi, “Sevgili Samuel, ben senim. Ben, senden farklı değilim. Ben, dışsal bir sürüngen değilim. Ben senin karanlık yanınım, ve bugün yolunu kesmek için geldim, çünkü sen Samuel, değişimi sevmiyorsun. Sen Samuel, yüzleşmen gereken konulara sahipsin. Ben, bu konuların yüzeye çıkmasını sağlayacak bir haberci olarak buradayım.” Samuel bir an düşündü ve sonra yılana sordu, “Ama bu bu kadar basitse, bu kadar basitse, neden o zaman ilk yılan diğer insanları korkuttu ve öldürdü? Neden bize gelip de, burada bulunma nedeninizi açıklamadınız?”</p>
<p>Ve yılan sahip olduğu o küçük kafasını salladı (kahkahalar) ve dedi ki, “Enerjinin işleyişi bu şekilde değildir. Bize sorulduğunda ancak, yeterli meraka sahip olduğunda ancak, soruları sorarak kapıyı açtığında ancak yanıt verebiliriz. Biz değiştirilmek istemiyoruz. Biz, bize saldırılmasını istemiyoruz. Ama bir insan bize – içerdeki yılana – gelir de sorarsa, o zaman söylemek zorundayız. Biz paylaşmak zorundayız.”</p>
<p>Böylece Samuel kendi gücünü, kendi dengesini ve yılanın da buraya neden gönderildiğini anladı. Onlar saatlerce uzun, uzun konuştular. Samuel, bu deneyimle kendi hakkında çok şey öğrendi. Yılan kanalıyla ifade edilen ve içinde olan karanlığı ve korkuları gördü. İşleri bittiğinde, Samuel yılana dedi ki, “Ben hala seni sevmiyorum. Hala, yoluma çıkmandan hoşlanmıyorum. Hala, temsil ettiğin şeyi sevmiyorum. Ama şimdi artık, kendinde bir armağan barındırarak geldiğini biliyorum. Şimdi artık, varlığının bir nedeni olduğunu biliyorum, ve şimdi seninle nasıl yüzleşeceğimi ve ne yapmam gerektiğini biliyorum.”</p>
<p>Samuel yoluna devam etti. Karşısına arada bir ama ender olarak, yolunu kesmeye çalışan bir yılan çıktı. Bunun, hala dengede kalıp kalmadığını sınayan kendi varlığı olduğunu anladı. Ama şimdi, bir yılan Samuel’in önüne çıktığı zaman, gülümseyecek ve şöyle diyecekti, “Neden buradasın? Bilmem gereken nedir? Neden buradasın? İstediğin nedir?”</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Sevgili dostlar, bu öykünün birçok enerjisel yanı vardır. Bu sözcüklerin içerdiği birçok mecaz ve simge vardır. Zaman zaman buna bir göz atmakta yarar vardır.</p>
<p>İçinizdeki karanlığın, salıverilmeyi istediği bilinmelidir. Yükseliş Dizisinin Üçüncü Dersi – içinizdeki karanlık, salınmak istemektedir. Karanlık, şu anda ayaklarınızın dibinde oturan yılandır. O, Samuel’in öyküsündeki yılandır. İçinizdeki karanlık salınmak istemektedir.</p>
<p>Yeni yükseliş halinize geçerken, hala bazı konular vardır. Hala dengesizlikler vardır. Onlar ortaya çıkacaktır, ama, Samuel’in de anladığı gibi, karanlığın özü, içinizde salınmak isteyen konular ve enerjilerdir. Bu kadar.</p>
<p>İçinizde bir korku dengesizliği tutuyorsanız, karanlık, geldiğiniz köye geri dönmenize neden olacaktır. Korkuları tutuyorsanız ve onların öğrendiğiniz herşeyi unutmanıza neden olmasına ve sizi özünüzden sarmasına izin verirseniz, köye geri kaçacaksınız, güvenliğinize geri kaçacaksınız. Sizi korkutup kaçırtan bu korku ve karanlık yılanı, gelmesine neden olan amacına ulaşamamış olacaktır. O sizi korkutmaya çalışmıştır, ama aslında gerçekten istediği şey, onunla yüzleşilmesidir.</p>
<p>Karanlık salınmayı istemektedir. Bunu gerçekleştirmenin de sinsi yollarına sahiptir. Bunu gerçekleştirmenin zarar verici ve sakatlayıcı yollarına sahiptir. Ama doğrudan öze gidin ve içinizdeki karanlığın salınmak istediğini anlayın. O zaman, çevrenizdeki dünyada olup biten olayları anlayacaksınız. Şu andaki durumla dünyanızda neyin meydana gelmekte olduğunu anlayacaksınız. Karanlık salınmak istemektedir!</p>
<p>İkinci, erkek ışık işçisinin yaptığı gibi, yılanı öldürmeye çalışırsanız, kızgınlık içinde onun peşine düşerseniz, bu sizi dengesizliğe düşürecektir. Bunu kendiniz de keşfettiniz. Kızdığınız zaman, içinizde bir şey meydana geldiğinde ve kendi içinizde kızgın olduğunuzda, kendinizi kaybetmektesiniz! Kızgınlık bir dengesizliktir. Şunu anlayın; yılan önünüzde durduğunda ve siz kızdığınızda ve bıçağınızı çekip, “Kafanı kesip ayıracağım. Seni burada öldüreceğim” dediğinizde, yılanı öldürmeyi başarsanız bile, o tüm akrabaları kanalıyla geri gelecektir. O gelecektir, çünkü karanlık salınmak istemektedir. Siz ona sadece öfke ve acı vermiş oldunuz. Ama o inat edecektir. O orada olacaktır. O, sizin yükseliş ve aydınlanma yolunuzun üzerinde olacaktır. Kızgınlık, sorunu çözmez.</p>
<p>Dünyanın şimdiki durumuna bir bakın. Ülkeniz 11 Eylül olaylarına anında kızgınlıkla tepki vermiş olsaydı, ki bir anlamda, teröristlerin çoğu bunu umud etmişti, bu tepki, bu durumu çok daha kötü bir hale sokacaktı. Ama dünya, anında meydana gelecek bir (geri)saldırıya engel olacak enerji dengesini sağlamıştır. Yapılan saldırıya benzer bir tepkinin olmasına engel olmuştur. Kızgınlık, sorunu çözmeyecektir.</p>
<p>Şimdi, üçüncü Işık İşçisine, şifacı kadına bir bakalım. Onun görüşü, yılanı değiştirmekten yanaydı. O, yılanı işlemden geçirmek istedi. Yılan salıverilmek istiyordu, ama bu biçimde değil. Yılan, belirli bir kalıba uyması için değiştirilmek istemiyordu. Yılan, sempati istememektedir. Yılan, gerçekte sadece yüzeysel olarak işe yarayan, şerbet misali bir şifa istemiyordu. Yılan, içerde acıtıyordu, içinizdeki karanlık. Yılan, gerçekçi, doğrudan ve gerçek yanıtlar ve enerjiler istemektedir sizden. Onun abartılmış şifa türlerine ihtiyacı yoktur.</p>
<p>Biz sizden bunun hakkında düşünmenizi de istemekteyiz. Burada bulunan teröristler, abartılı çözümlerin, sorunu halletmeyeceğini bilmektedirler. Onların akrabaları – ölmeden önce ait oldukları organizasyonlar – oturup da onlara empati sözcükleriyle konuşmanıza ve gücünüzü göstermemenize, sevecen bir tepki vermeyecektir. Üçüncü Işık İşçimiz olan kadın, içsel bir güç sergilememiştir. O, tanrısallığına tutunmamıştır. O, dengesizlik içindeydi. Birşeyleri değiştirmeye çalışıyordu, dünyayı değiştirmeye ve kendisine ait bir beklentiye uyacak şekilde dönüştürmeye çalışıyordu, dünyanın görünüşünü kendi beklentilerine göre değiştirmeye çalışıyordu. Onun için yılan onu ısırmış ve öldürmüştür.</p>
<p>Dördüncü Işık İşçisi, eril ve dişil enerjileri dengede olan Samuel, yılanla ilk karşılaştığı o korkutucu ve zor anda, araçlarının hepsini birden ortaya çıkartacak kadar hızlı düşünemeyeceğini biliyordu. Ama basit bir şeyi biliyordu – nefes almak, tanrısallığı nefesiyle içine çekmek. Bunu her gün uygularsanız, bilinçsiz bir şey haline gelir. Nefes aldığınızda, tanrısallık da beraberinde gelir. Samuel bir anda, nefes almanın onu dengeye getireceğini ve tanrısallığını demirleyeceğini bildi. Ve ne oldu, tepesinde izleyerek uçan kartal, bir yılan parçasını ele geçirmek için hep oradaydı, ama doğru anı kollamaktaydı. Bu (nefes almak), kapıyı açmıştır. Dışsal bir olay meydana gelmiştir, Samuel’i mutlak bir ölümden kurtaran, sözde dışsal gibi görünen bir olay olmuştur. Ama yılanın neden orada bulunduğunu anlaması gerektiği bilgeliğine de sahipti. Onun için yoluna devam ederken, yılanın orada bulunma nedenini düşünmek için zaman ayırmıştır. Yılanın bir nedenden ötürü orada olduğunu, sizin de bileceğiniz gibi, bilmiştir. Yılan, bir nedenden ötürü oradaydı.</p>
<p>İçinizden karanlık ortaya çıktığında, ve korku ortaya çıktığında, ve yılan ortaya çıktığında, tanrısallığınıza sahip çıkın. Onu nefesinizle içinize çekin. Dengenizde kalın. Daha pek anlamadığınız bir şeyi değiştirmeye çalışmayın. Onu öldürmeye çalışmayın. Korku içinde ondan kaçmaya çalışmayın. Tanrısallığınıza sahip çıkın ve onu tutun. İçinizdeki karanlığa neden orada olduğunu, salıverilmek isteyen şeyin ne olduğunu sorun. İçinizde, yüzleşilmesi gereken dengesiz bir enerji vardır. Belki eski bir vicdan azabı vardı. Onun tam olarak ne olduğunu öğrenmek için bir yaşamdan ötekine geri gitmek zorunda değilsiniz. Bu, zaman ve enerji kaybına neden olurdu. Ama işte belki eski bir pişmanlık ya da suçluluk duygusu vardır. Ya da belki bilgeliğin daha tamamlanmamış bir parçasıdır ve içinizde dengesizlik olarak barınmaktadır. İçinizde salıverilmeyi isteyen bir şeyin olduğunu size bildirmek için, yılan uygun zamanda ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Enerji, spiritüel enerji, hayranlık uyandıran bir şeydir. Biz, sizin onu incelemeye ve öğrenmeye başladığınızı biliyoruz. İngiltere’ye giden ve Avebury girdabında bulunan grup (çvr. bak. 13 Eylül 2001 mesajı), bunu deneyimlemiştir. Bu hala onların sistemlerini etkilemektedir. Bu hala onların sağlığını ve dokularını ve spiritüel enerjilerini etkilemektedir. Bu grup, salınmak ihtiyacında olan karanlıkla, salınmak ihtiyacında olan bir enerjiyle dolu, dünyanın en güçlü girdaplarından (vorteks) birinin ortasında durmuştur. Onlar şimdi bunun gücünü ve kapasitesini anlamaktadır. İçinizde olan da aynıdır – salınmak ihtiyacında olan enerjiler.</p>
<p>Aydınlanma ve yükseliş yolunuzun üzerinde, karanlık karşınıza çıktığında, tanrısallığınıza sahip çıkın. Onu tutun. Nefesinizle onu içinize çekin ve bilmeniz gerekenin ne olduğunu sorun. Ve bu zaman boyunca bunun, eski bir enerjiyi salmak ve dönüştürmekle ilgili olduğunu anlayın.</p>
<p>Bu zamandaki Dünyanıza bir bakın. Salınmak ihtiyacında olan eski enerjiler, yüzleşilmek ihtiyacında olan eski enerjiler vardır. Onlar ortaya çıkıp da, “Biz senin içini acıtmaktayız. Salınmak için ne yapmamız gerektiğini bize söyle” demez. Bu, bu şekilde işlemez. Cauldre’nın bu tür enerjiye verdiği ad, ister içinizde, ister dışsal dünyada olsun…bu “spiritüel hamam böcekleri” gibidir. Gider ve saklanırlar. Onlar, bu karanlıklar, bu yılanlar, içinizde saklanır. Mağaralarda saklanırlar. Onlar, salınmak ihtiyacında olan, Dünyanın eski bir enerjisini temsil ederler. Onlarla güçlü bir biçimde yüzleşmelisiniz. Onlarla, dengeli bir biçimde yüzleşmelisiniz, yoksa geri tepeceklerdir.</p>
<p>Dünyanın, eril ve dişilden oluşan asıl dualiteyle ilgili, dengesiz ve eski enerjileri vardır. Bunların değişmesinin zamanıdır. Bu değişimler olmadan, şeylerin ilerlemesi mümkün değildir. O zaman, ne olmaktadır? Bunlar yüzeye çıkmaktadır. Sizin zamanınızla, gelecek birkaç yıl içinde başka olaylar da olacaktır. Patlayıcı bir enerjiye sahip olan büyük bir alan vardır. Bu, ölümcül bir enerjidir. Bu, ancak kendi kendini yiyip tüketecek, düşük bir enerjidir. Salıverilmek ihtiyacındadır. Bu alan, Afrika bölgenizdir. Oradaki enerjiye bir bakın. Salıverilmek istemektedir. Ama anımsayın, üçüncü Işık İşçisini anımsayın. Oraya, dünyayı değiştirmeye çalışan ve Pollyanna’cılık oynayan bir Shaumbra olarak gitmeyin. O size gelecektir ve siz de ne yapacağınızı bileceksiniz. Bununla nasıl başa çıkacağınızı bileceksiniz.</p>
<p>Siz bu çok, çok, çok değişimlerden geçerken ve bireysel olarak gelişirken, içinizden ortaya çıkacak dengesizlikler olacaktır. Bunlarla yüzleşin. Onların, çekirdek düzeylerinde, salıverilmek istediklerini anlayın. Salındıklarında, ışığı fırıldak gibi döndüren bir karanlık enerjisi oluşur. Bunun, temel spiritüel fizik kanunlarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Karanlığın enerjisi salıverildiğinde, ışığı fırıldak gibi döndürür. Bu da, sizin yeni düzeylere yükselmenizi sağlar. Yükseliş yolunuzun üzerinde yeni şeyler keşfetmenizi sağlar. Bu, yakıt gibidir. Size hizmet etmek için orada bulunur. Ama onu doğru bir biçimde salıvermezseniz, suratınıza bir şamar gibi patlamak eğilimine de sahiptir.</p>
<p>Sevgili dostlar, bu yolun zaman zaman zor olduğunu biliyoruz, ama her birinizin bununla başa çıkabileceğiniz bilgeliği ve gücü ve dengeyi ve sahiplenmeyi de kazandığını biliyoruz. Bu son birkaç haftalık sürede, birçok işlemden geçtiğinizi biliyoruz. Kendinize gelmeye başladığınızı biliyoruz. Bunu bugün burada görebiliyoruz. Görebiliyoruz. Size neler olduğu, dünyada neler olduğuyla ilgili çok, birçok sorunuzun olduğunu biliyoruz. Ve bu soruların her biri için yanıt içinizdedir, içinizde bulunmaktadır. Biz sadece, tıpkı Rafael gibi, yolunuza yardımcı olmak için, sizinle birlikte yürümek için, size geri bildirimlerde bulunmak için, ve en azından, sadece burada, bu enerjide, eski dostlarla birlikte bu sevgi ve umut ve gerçeklik enerjisinde oturabilmek için burada bulunuyoruz.</p>
<p>Şimdi, size daha yapılacak çok iş olduğunu söylemekteyiz. Dışınızdaki şeylerle ilgili – hükümetler, dinler, kuruluşlar – enerjilere bakmaya başlarsanız, dengesizliklerin nerelerde olduğunu çok açık bir biçimde görmeye başlayacağınızı söylüyoruz size. Siz bir işleme gerçekten yardımcı olabileceksiniz. Ne zaman çağrıldığınızı bileceksiniz. Tepki vermenin, (bu çağrıya yanıt vermenin), ne zaman uygun olacağını bileceksiniz. Yapılacak şeyin ne olduğunu bileceksiniz. Asıl düzeyinizden anlayın ki, karanlık salınmayı istemektedir.</p>
<p>Biz önceden bildirme ya da kehanetlerde bulunmaktan yana değiliz, ama şeylerin yönünü görebilmekteyiz. Dört hafta ve dört gün öncesinin olayları ve bilinçte gerçekleşen büyük sıçrayışla, değişimlerin dünyayı taramaya devam edeceğini görmekteyiz. Gördüğümüz şey, kiliselerinizin (dini kuruluşlarınızın) ve dinlerinizin çekirdek düzeyinde bir değişimin olacağıdır. Son zamanlarda bunlara çok enerji odaklanmıştır. Bu, devam edecektir. Dengesiz bir enerji tutan, dualiteyi tutan kiliseler, artık yeni enerjide ayakta kalamayacaktır. Siz yeni enerjiye geçmekteyken, Tanrı’yla insan arasındaki ayrılığı pekiştiren kiliseler, kendilerine sahip çıkamayacaklardır. Başka dinleri düşman, şeytan ilan eden kiliseler…..bunlar yeni enerjiye pek de başarılı bir geçiş yapamazlar.<br />
Kiliseler bu zamanda, muazzam bir dualite enerjisini tutmaktadır. Onların binlerce yıldır ve onbinlerce yıldır olduğunu gördüğünüz gibi, her zaman, sorunların özüyle ilgili olduğunu göreceksiniz. Bunun devam ettiğini göreceksiniz, ama değişmeye zorlandıkları, daha açık olmaya zorlandıkları anlamında duvarlarının yıkıldığını göreceksiniz, (değişmezlerse ya da açık olmazlarsa) yıkılacak ve ortadan kalkacaklardır.</p>
<p>Dualite enerjisinin çoğunluğu, Tanrı’ya ibadet için inşa edilmiş yerlerde tutulmaktadır. Tanrı’ya ibadet amacıyla inşa edilmiş yerlerin çoğu, muazzam bir eril ve dişil enerji dengesizliğine sahiptir. Yeni enerjiye girebilmek için buna bir son vermek gerekmektedir. Bu yerlerdeki, kiliselerde ve felsefelerde gücü elinde tutanlar, bunu anlamaktadır. Bunu anladıkları için de daha çok korkmakta ve basına cahilce açıklamalar yapmaktadırlar. (11 Eylül olayından sonra bir demeç veren Jerry Falwell’e göndermede bulunmaktadır) Daha çok korktukça, kendilerini daha da haklı bulacak, ve (inançlarına) eskisinden de sıkı tutunacaklardır. Çünkü tutundukları şeyi kaybetmekten korkmaktadırlar. Temellerini kaybetmektedirler. Yeni enerjinin var olmaya başlamasıyla, dualitenin eski, dengesiz enerjisinin orada bulunması uygun değildir.</p>
<p>Çok uzun olmayan bir süre önce sınırların ötesinde de konuştuğumuz gibi (Toronto’daki, “yeni kiliselerle” ilgili mesaja göndermede bulunmaktadır), bunu neden gündeme getirmekteyiz sevgili dostlar? Yeni kiliseleri yapılandıracak olanlar sizlersiniz, ama duvarları ya da yapıları ya da kuralları olan kiliseler değil. Bunlar temel bir prensibi ve tek prensibi – tanrısallığın içinizde olduğunu öğretecek kiliseler olacaktır. Tanrısallık, sizdir. Her birey, krallıktan gelen bir hakka doğuştan sahiptir, tanrısallık hakkına doğuştan sahiptir. Hiç kimsenin size, tanrısallığınızın anahtarını elinde tuttuğunu söylemesine izin vermeyin! Öğretmen olduğunuzda, sadece öğrencilerinizin işlemine ve yolculuğuna yardımcı olduğunuzu anlayın. Tobias ve Rafael…biz sadece sizin işlemlerinize yardımcı olmaktayız. Siz diğer kişiler için sadece bir işleme yardımcı olacaksınız.</p>
<p>Şimdi, Cauldre bize uzun konuştuğumuzu söylemektedir, ama birlikte geçirdiğimiz zamanın keyfine varmaktayız. Bu kadar taze bir gayretle dolu, bazen yorgun ama bir anlamda bu kadar yenilenmiş insanlarla birlikte olmaktan zevk almaktayız, siz burada o kadar yenilenmiş bir halde bulunuyorsunuz ki. O kadar canlısınız ki. Buraya geldiğimiz zaman hissettiğimiz budur. Siz yaşam nefesi ile ve Ruh’un nefesi ile o kadar dolusunuz ki.</p>
<p>Gelen üç ziyaretçi – terörist olmuş olan ve şimdi öbür tarafta derin düşüncelere (tefekküre) dalmış olanlar – aktif olarak ve severek karanlıktan geçmek için çalışan bir grup insanla birlikte burada bulunmayı bizden istemişlerdir. Onlar, birbirinin gücünü almadan, birbirini sahiplenmeden, birbiriyle savaşmadan tanrısallığıyla bütünleşmeyi gerçekten öğrenmekte olan insanların varlığını duymuşlardı. Böyle bir grubu görmek istediler. Onlar, asla sizin yerinizi dolduramayacaklarını düşünerek burada durmaktadır. Onlar, yolculukları sırasında yanlış dönemeci nerede aldıklarını ve nasıl olur da, Dünya üzerinde böylesine aydınlanmış ve sevgi dolu insanların olduğunu anlamaya çalışarak burada durmaktadır. Omuzumuza dokunup, şöyle demektedirler, “Tobias, burada bulunanlara anımsat….bunlar gerçek işçilerdir. Bunlar nane molla işçiler değildir. Bunlar gerçek işçilerdir.” Onlar sizin enerjinizde, kendi tanrısallığınıza olan inancınızı, ona nasıl sahip çıktığınızı görebilmektedirler.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz. Sizinle birlikte olduğumuz bu zamanı sevmekteyiz. Bu zamanlar o kadar değerlidir ki. Hepiniz Samuel gibisiniz, çok şey öğrendiniz, çok bilgelik kazandınız. Siz diğer insanlara öğretmek için gerçekten hazırsınız. Ve anımsayın – ve Rafael bunun altını çizmekte ve bir de ünlem işareti koymaktadır – hiç bir zaman yalnız değilsiniz!</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Yükseliş Dizisi &#8211; 13 Ekim 2001</div>
<div class="tarih">Ders Üç: İçinizdeki Karanlık Salınmak İstiyor</div>
<p>TOBIAS: Ve öyledir, Shaumbra olan sevgili, eski dostlar. Bu çembere, sorularınızla devam etmek için geri gelmekteyiz. (kendi kendine güler)<br />
Size yanıtlar vermeye çalışacağız. Şimdi, zamanımızın dolmaya başladığını biliyoruz. Genel olarak (bu bölümde) yaptığımız konuşmadan vaz geçeceğiz, çünkü bir şekilde, bugün Üçüncü Dersle ilgili söylenecek şeylerin hepsini söyledik. Bu önemli şeylerin hepsinin üstünden geçtik. Enerjinin tamamı şimdiden içinizdedir. Bunu da söyledikten sonra ve zamanın daraldığını da bildiğimizden, doğrudan sorularınıza geçelim.</p>
<p>SORU:  Tobias, neden?  (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS:  Şimdi, biz felsefe yapan bir insan olsaydık, “Neden olmasın?” derdik, çünkü soru budur. (kahkahalar)</p>
<p>Neden?….bu çok iyi bir sorudur ve bu yolculuğunuzla ilgilidir. Bu, arayışınızla ilgilidir. Bu, yükselişinizle ilgilidir. Bu, Yuvayı terk ettiğimizden bu yana varlıkların sorduğu sorudur. Bu, Dünya üzerindeki yolculuğunuzla ilgilidir. Yuvayı terk ettiğinizden beri tek bir temel vardı – Tanrı arayışı, Tanrı arayışı. Boşlukta olduğunuz ve bu İkinci Yaratılışı yarattığınız zamanlarda söz konusu olan gerçek soru, Tanrı’yı nerede bulacağınız, Yuvaya nasıl geri döneceğinizdi. Hepimiz olgunlaştıkça, bunun Yuvaya dönmekle ilgili olmadığını anladık. Bu, yeni bir şeyi yaratmakla ilgiliydi. Ama, Tanrı arayışı devam etti.</p>
<p>Başmelekler Mertebesi yaratılmıştı ve bu, çok dengesiz olan bir enerjinin, Tanrı’yı arayan bir enerjinin tanımlamasını sağlamak amacıyla yaratılmıştı. Bu, “neden” sorusuna bir yanıttı. Bu, Jack olduğunuz zamanlarda Kral ve Kraliçe ile sahip olduğunuz ilişkiden farklı olarak Tanrı’yı yeniden bilmenizi ve sonra da bizim bilmemizi sağlayacak olayla ve deneyimle ilgiliydi. İlişki şimdi içinizden gelmektedir. Bu ilişkiye, bireysel olarak sahip çıkmak durumundasınız. Bu, tanrısallığınızla bütünleşmek ile ilgilidir.</p>
<p>Neden? Jack’in öyküsüne geri dönecek olursanız, sözcüklerimizi çok dikkatle seçtiğimizi anımsayacaksınız. Jack’in prens olduğu, Kral ve Kraliçenin oğlu olduğu söylenmişti. Bir gün tahtı miras alacaktı. Ama son bir yolculuk yapmak istedi. Neden? Bu, Yuvanın enerjisinin, Tanrı enerjisinin, tanrısallığın, doğrudan deneyimlerinize ve varlığınıza nasıl getirilebileceğini anlamak içindi. Jack Krallıktayken bu anlayışa sahip değildi. Gerçek bir yaratıcı olabilmek için, Jack’in bunu kendi başına keşfetmesi gerekmekteydi.</p>
<p>O zamandan beri de Tanrı’yı aramaktasınız. Bunun dinamiklerini ve nasıl işlediğini anlamaya başlıyorsunuz. Bu zordur. Bu, o kadar kolay elde edilmemektedir. Neden? Ruh’un kendi hakkında tefekküre (derin düşüncelere) daldığı ve tümüyle yeni bir yaratılış, dualite ve deneyim dinamiğine başladığı anda harekete geçen dairenin tamamlanmasıdır bu. Bu, Ruh’un kendini bilmek talebinin sonlanması, yaşanan deneyimler kanalıyla ifadeyi bilmektir.</p>
<p>Ve, neden olmasın? (kahkahalar)</p>
<p>SORU:  Tobias, dönüşümü, şimdiye kadar anladığımızdan çok daha fazla bilmek ihtiyacındayız.</p>
<p>TOBIAS: Bu kesinlikle geçerlidir. Bunun ilk düzeyi hakkında bugün konuşulmuştur. Enerjilerin dönüşümü, onlarla yüzleştiğinizde ve ne kadar sinsi olursa olsunlar….bu enerjilerin salıverilmeyi istediğini bilmek bilgeliğine sahip olduğunuzda gerçekleşir. Onlar, kendi en yüksek düzeylerinden salınmak istemektedir, sizin en yüksek düzeyinizden değil. Üçüncü Işık İşçisinin, şifalandırmaya ve işlemden geçirmeye çalışan kadının hatası buydu. Bu enerjiler, kendi en yüksek düzeylerinden salınmayı istemektedir.</p>
<p>Dönüşümün ilk dersi, bilinmesi gerekenin ne olduğunu sormaktır. Bu enerjiler nereden salınmak istemektedir? Bu enerjiler neyi temsil etmektedir? Neden tutunmak istemektedir? Neden korku ve karanlık ve terör ve kızgınlık ve bu duyguların tüm geri kalanına neden olmaktadırlar?</p>
<p>Kısa geçmişteki oturumlarda da söylediğimiz gibi, bundan söz etmeye devam edeceğiz. Biz hala sizden öğrenmekteyiz. Biz hala öğrenmekteyiz. Sizi, özellikle de bu son haftalarda izledik. Korkunun nasıl dönüştürüldüğünü, onunla nasıl çalışıldığını anlamaya başlıyoruz, sadece bizim teorik bakış açımızdan değil, Dünyanızda pratik olarak uygulanmasından da anlamaya başlıyoruz. Ve sonra da bu bilgiyi size geri vermekteyiz.</p>
<p>Sizinle yapacağımız gelecek tartışmalarda, sonraki birkaç ders boyunca, bu dönüştürme, fırıldak gibi dönme ve gelişmenin öyküsüne devam edeceğiz. Gerçekten, enerjinin dönüşmesi aslında enerjinin gelişmesi, onun gelişmesidir. Bir sonraki düzeyinize geçme girişiminde bulunduğunuz her sefer…..bir sonraki büyük adımınızı atma girişiminde bulunduğunuz her sefer, karanlığın ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bu, yılanın yolda belirmesine neden olacaktır. Dönüşümün ilk adımı, “neden” diye sormaktır. Sana bu sorun için teşekkür ediyoruz ve bunu tartışmaya devam edeceğiz. Bu o kadar önemli, o kadar canlı bir alandır ki, hakkında konuşmaya devam edeceğiz.</p>
<p>SORU: Tobias, 11 Eylülden bu yana, beklenmedik zamanlarda muazzam bir kedere ve gözyaşlarına boğuluyorum. Bununla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum. Neler oluyor? Bunun için ne yapabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Sen sevgili varlık, hepiniz….o kadar duyarlı bir hale geldiniz ki, özellikle de son altı aylık bir dönemde. Siz varlığınızın (bazı) bölümlerini açmaktasınız. Siz şeyleri o kadar hisseder bir hale gelmektesiniz ki. Sen çevrendeki insanların kederini hissetmektesin. Ama anımsa, bu seninle ilgili değildir. Bu, seninle ilgili değildir artık. Sen artık hizmet için bir öğretmen olarak burada bulunmaktasın.</p>
<p>Sizler, sizin bilgeliğinize ve öğretilerinize ihtiyaç duyan kişilerin enerjilerini hissetmektesiniz. Siz kapınıza vurulduğunu duymakta ve hissetmektesiniz. Bu, keder ve duygu ve endişe ve gözyaşı biçiminde size gelmektedir. Siz insanlığın nabzını hissetmektesiniz. Aynı zamanda da hizmete çağrılmaktasınız. Sözünü ettiğimiz, kapınızın çalınması budur. Bu, kapınızın çalınmasıdır.</p>
<p>Şimdi, bunun sizinle ilgili olmadığını anlamak, kederin yok olmasını sağlamaz. Bu, tümüyle duyarsız bir hale geldiniz demek değildir, ama en azından, içinizdeki enerjiyi nasıl dengeleyeceğinizi biliyorsunuz. İnsanların ve Dünyanın kederlendiğini ve zorluklardan geçtiğini hissedebilirsiniz. O zaman durup, şöyle sormak zamanıdır, “Yapmam istenilen şey nedir şimdi?” Ve, yanıtın size geleceğini biliyorsunuz. Yanıt pek de beklemediğiniz yollardan gelebilir size, ama gelecektir.</p>
<p>Bu mükemmel bir sorudur. Bunun, kaydettiğiniz ilerlemeler yüzünden böyle olduğunu anlayın. Acı içinde olan herkese merhamet duyan, sevgi ve ilgi dolu bir insan parçanızın olduğunu da anlayın. Shaumbra’da sevdiğimiz şey budur. Bazen etkilendiğiniz alanı nasıl dengeleyebileceğinizi bile bilemediğiniz bir noktaya gelecek kadar, diğer insanlarla derinden ilgilenmektesiniz. Diğer insanlarla o kadar derinden ilgilenmektesiniz ki, yükleri bile kendi üzerinize almaktasınız. Merhamet duyun. Sevgi ve umut duyun. Bunun şimdi işinizi görmeniz için, binlerce yıldır planladığınız işi görmek için bir çağrı olduğunu anlayın. Sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU:  Tobias, bu ara yapılan askeri eylemlerde bilgelik var mıdır?</p>
<p>TOBIAS: Buna daha karar verilecek. (kahkahalar) Bizim bakış açımızdan, inanılmaz bir bilgelik söz konusuydu…..bu olayları yapanlar hakkında anında deliller olmasına rağmen, herhangi (bir girişime kalkışmadan) beklemek, inanılmaz bir dengedir. Dikkatli bir bekleme süresi vardı.</p>
<p>Şimdi, Samuel’in öyküsünde, yılanla ilk karşılaştığında, tanrısallığı ve dengeyi nefesiyle içine çekmek zamanı olduğunu bilmektedir. Sonra, onu korumak için işe karışıyor gibi görünen, beklenmedik ve şaşırtıcı bir dışsal olay vardır. Sonra, içine sorarak, yapması gereken şeyin ne olduğunu öğrenir. Yılanla yüzleşmesi gerektiğini öğrenir. Yılanın neden orada bulunduğunu sorar. Yılanın gerçekten eski yöntemlerden salıverilmek istediğini anlar.</p>
<p>Şimdi, bu belki de, denge ve güç alanında bulunmanın iyi bir şey olduğunu size anlatacaktır. Orada olduğunuz zaman, bıçağınızı ya da kılıcınızı bile çıkartmanızın gerekmeyeceğini anlayın. Enerjinin yeniden dengelenmesini sağlayacak ve dışardan gelecek bir olay olacaktır. Anımsayacağınız gibi, kızgınlıkla bıçağını çıkartan ve yılanı öldürmeye çalışan ikinci Işık İşçisi…..anında öldürülmüştü. Bu size dengesiz gücün doğası hakkında bir şey söylemelidir.</p>
<p>Biz yol üstünde yapılan yolculukların öykülerini anlatmasını seviyoruz. Biz bunu çok seviyoruz. (Başmelek) Rafael bunu harika yapar. Aslında biz bu tarafta onunla şakalaşır ve “Bu sadece bir öykü” deriz. Bize hep “yolda giden üç insan vardı…yolda giden bir insan vardı” diye öyküler anlatmaya başlar. (Tobias’ın Rafael’e takılması izleyicileri güldürür) Öykülerine hep böyle başlar. (yoğun kahkahalar, biraz da Tobias’ın çok eğlenmesine – evet Tobias bazen sana gülüyoruz, sevgiyle tabi)</p>
<p>Ama bu size bu noktada gerekli olan denge hakkında bir şey söylemektedir. Karanlığın salınmak istediğini anlayın. Onunla yüzleşmek gerektiğini, ama bir güçlülük alanından yüzleşmek gerektiğini anlayın. Şimdi, bu sorunun yanıtlarına sahip olduğumuzu ima bile etmeyeceğiz. Ama yönleri, eğilimleri görebilmekteyiz. Güçlü kalmanın önemli olduğunu görmekteyiz, ama yine de soruları sorun, bu eski güçlere, sizin karanlık güçler diyeceğiniz şeylere, terörist güçlere….onlara istediklerinin ne olduğunu, salınmasını istedikleri şeyin ne olduğunu sürekli sorun.</p>
<p>Dünyadaki bütün uluslarla birleşerek zorlayın onları. Konuşmak için masaya oturmalarına zorlayın onları. Ama biliyor musunuz? Bunu yapmak onlara zor gelecektir. Ama sürekli bir baskı uygulanırsa, tüm liderlerinizin artan baskıları olursa, bunu yapmak zorunda kalacaklardır. Bu, onların dizlerini titretecektir. Bir gerçeklik alanında, göz-göze bulunmak, onları titretecektir.</p>
<p>Bunu bugün bizimle birlikte olan bu üç varlıktan duymaktayız. Bu varlıklar, bu grubun istediği en son şeyin bu olduğunu söylemektedir. Onlar karışıklık istemektedir. Onlar terörizm istemektedir. Onlar, yeni enerji dokumasını yırtmak istemektedir. Onların masaya oturup gerçeğe çağrılması, yıkılmalarına neden olacaktır. Bununla nasıl başa çıkacaklarını bilemeyeceklerdir. Bunlar sadece tarafımızdan yapılan spekülasyonlardır. Kızgın eril, askeri türde bir davranış biçimi sevgili dostlar, dengede değilse, geri tepebilir. Geri tepebilir, tıpkı ikinci Işık İşçimizde olduğu gibi. Şu anda ihtiyaç duyulan şey, sevgi ve bilgeliği içeren güçtür.</p>
<p>SORU: Tobias, arkadaş çevrem ve karşılaştığım herkes, barış için dua etmek istemektedir. Ben, gezegen üzerinde bulunan herkesin bilinç bütünlüğü için dua etmelerini önerdim. Ben bilinç bütünlüğünün, gerçekte kim olduğumuzu, saf sevgiyi anımsamak olduğuna inanıyorum, böylece başka hiç bir şeye yer kalmayacaktır. Bu fazla mı basittir?</p>
<p>TOBIAS: Hayır sevgili varlık, sen bilge bir varlıksın. Sen bilge bir varlıksın. Nerelere geldiğinizi görmek bizi çok sevindirmektedir. Şimdi, burada bir dakikalığına dua hakkında konuşalım. İnsanlar dua ederken, özellikle de gruplar halinde, bizim taraftan gördüğümüz şeyi sizinle paylaşmak isteriz. Bunun asıl düzeyinde iyi bir denemenin yapıldığını, ama uygun olmayan enerjiler görmekteyiz. Bazen insan gruplarını dua ederken duyduğumuzda, o kadar çok çelişki ve dengesizlik vardır ki, biz duaların yolundan kaçmak, çekilmek zorunda kalırız. İnsanlar ne için dua ettiklerini bilmiyorlar.</p>
<p>Cauldre…..bu tür şeylerden söz etmemizden sonra alacağı e-postaları düşünmektedir, ama (kahkahalar) devam etmek zorundayız. Bu, bir denge bilinci olduğu zaman (anlamlıdır). Bu, öncelikle içinize baktığınız zaman (anlamlıdır). Tüm bu olaylar ortaya çıktığında (teröristlerin saldırısı), biz dünyanın dua etmesinin kötü bir şey olduğunu söylemiyoruz, ama dile getirilen bazı duaları duymalıydınız! Bunlar hiç bir anlam ifade etmiyordu!</p>
<p>Duadan daha güçlü olan şey nedir biliyor musunuz? Bir kucaklamadır! Bu, karşılığında hiç bir şeyin istenmediği bir kucaklamadır. Bu, sevgi ve enerjinin paylaşılmasıdır. Bu, bireyi değiştirmek ya da dönüştürmek değildir. Bu, onlarla bağ kurmaya çalışmaktır. Değişik titreşimlerde çalışan iki enerji birbiriyle temas ettiğinde, temas eden iki tarafın da ulaştığı yeni ve daha yüksek bir enerji düzeyi söz konusudur. Birbirinizi kucaklamanız, sevginin basit bir ifadesidir. Her iki tarafı da değiştiren bir dönüşüm olur. Hiç kimsenin enerjisi daha düşük ya da güçlü, daha iyi ya da kötü olarak düşünülmemelidir. Meydana gelen şey, bir bağlantıdır.</p>
<p>Dualar, toplumunuzda o kadar yanlış anlaşılmaktadır ki. Biz, dua etmenin yeni yollarını bulması amacıyla buna farklı yaklaşması için Shaumbra’ya “meydan okumaktayız”. İnsanlar bu “dua” sözcüğüne o kadar bağımlılar ki, ve onun artık etkili olmadığını söylediğimizde şaşkınlığa uğradıklarını biliyoruz. Siz merhamet duyduğunuzda ve gözleriniz yaşlarla dolduğunda ve bir başka insana ilgi gösterdiğinizde……enerji ölçümünde farkı yaratan buydu. Edilen dualar değil. Kalplerde hissedilendi.</p>
<p>Bugünkü öykümüzde yer alan üçüncü Işık İşçisi, yılanı “işlemden geçirmek” istedi. O, yılanın içindeki, acı çekmiş, içsel çocuğu bulmaya çalıştı. Bu, dengesiz enerjiydi. Şifalandırmaya çalıştığı şeyin ne olduğunu bilmiyordu. Hiç bir dünyasal fikri yoktu, ama yılanı şifalandırabileceğini sandı. O kendi beklentilerine göre, yılanı şifalandırırsa bir kahraman olacağını sandı. Kendisinin şifacı, yılanın da sadece bir hasta olduğunu sandı. Enerji bu şekilde iş görmez. Öncelikle yılanın neden orada bulunduğu anlaşılmalıdır. O bunu anlamamıştır. O soruyu sormamıştır.</p>
<p>Dua ettiğinizde, ne için dua ettiğinizi pek anlamamaktasınız. Barış için dua ettiğinizde, bu neye benzemektedir? Barış nedir? Barış için dua ediyorsanız ama salınmak ihtiyacında olan bir karanlık varsa, o zaman onun üstü cilalanmaktadır. Barışın üstü şekerle kaplanır ve o kalıcı olmaz. Dünyanızın Orta Doğu denilen bölgesindeki sorun budur. “Hadi el sıkışıp, dost olalım” denilen bir şekerli kaplama söz konusudur. Ama başlarını çevirdikleri anda, içerdeki yılan yükselmeye başlar, çünkü onunla yüzleşilmemiştir. O salıverilmemiştir.</p>
<p>Barış için dua ettiğinizde, dua ettiğiniz şey nedir? Bir anlamda beklenti şudur, “Lütfen sevgili Tanrım, sorunlarım ortadan kalksın. Onları görmek istemiyorum.” Bu, bilincin yükselmesini anlamakla ilgilidir. Bilincin yükseldiği her sefer, sürüngen belirecektir. Ama onunla baş etmek, “Neden yolumdasın? Ben Shaumbra’yım. Ben güçlü olarak ve tanrısallığımda durmaktayım ve istediğin şeyin ne olduğunu bilmeyi talep ediyorum” diyerek, gittikçe kolaylaşacaktır. Bu çok aydınlanmış soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>SORU: Son soru. Tobias, sen yeni kiliseleri inşa etmemizi söylüyorsun, ama onlar kilise değildir. O zaman neden onlara kilise diyoruz? Bu sadece yeni bir öğretme yöntemi değil midir “yürüyüşünü yürü ve onu öğret?”</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle ve biz o sözcüğü dikkatle seçtik. Bu bir anlamda kullanılabilinir, çünkü bu insanlara tanıdık gelen bir sözcüktür ve (böylece) anlayacaklardır. Bu, onların geçişini biraz kolaylaştıracaktır. Bir başka sözcükle çıkarsanız ortaya, pek de anlamayacak ve sizin belki de başka bir gezegenden geldiğinizi sanacaklardır. (kahkahalar)</p>
<p>“Kilise” sözcüğünü kullanmak, yeni bir ışığı göstermektir, şimdiden yerleştirilmiş bir enerjinin yeni yollarını göstermektir. Aynı zamanda, insanların kaşlarını kaldırıp, “Ve bu şimdi bir kilise mi?” demelerini sağlamaktır. Çünkü bu size, “Evet, ama bu yenidir. Bunun duvarları yoktur. Yüceltilen bir kitabı yoktur. Bunda hiç görmediğimiz ve belki de hiç görmeyeceğimiz bir varlığa tapınmak yoktur” demek fırsatını verecektir.</p>
<p>Yeni kilise, içinizdeki Tanrı’yla olan ilişkinin anlaşılması hakkındadır. Yuvayı terk ettiğinizden beri, Tanrı’yı aramaktasınız. Yeni kilise, sizdir….yeni kilise sizdir. Tanrı’nın ve tanrısallığın bulunabileceği yer burasıdır. Biz sözcüklerimizi dikkatle seçtik, çünkü kilise bir yapı ya da bina değildir. Kilise, önünüzde oturandır. Kilise sizdir. Tanrı arayışı, orada son bulacaktır. Ruh’u bileceğiniz yer, orasıdır. Yuvayı bileceğiniz yer, orasıdır.</p>
<p>Biz şimdi bir sorunun daha sorulmasını istiyoruz. (Linda başka bir soru ararken, uzun bir duraklama oldu. Kısa bir süre bekledikten sonra, Tobias, izleyicilerin kahkahaları eşliğinde, “Bunun bu kadar zor olacağını sanmamıştık” dedi. Linda da şöyle yanıtladı: “Şimdiden birçoğunu yanıtlamış olmaktan keyif alıyorsun, değil mi.”)</p>
<p>SORU: Tobias, son, gerçekten son soru. Mesih’in bir bilinç düzeyine gönderme olduğunu ve Krişna, Buda vs. bilinciyle aynı olduğunu biliyorum, ama sanki Yeshua ben Joseph ile Sananda arasında bir fark varmış gibi geliyor bana.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle var. Bu bize burada hakkında konuşmak istediğimiz bir şeyle ilgili konuşma fırsatı vermektedir, ama soru sorulmadı, onun için de sorunun sorulmasını istedik. (yoğun kahkahalar ve Tobias da kendi kendine güler) Cauldre, onu gölgede bırakmamızdan pek hoşlanmamaktadır! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Bir Yeshua enerjisi vardır, o Dünyada bulunmuş eski bir dost diyebileceğiniz varlıktır. Bu onun adı ve onunla bağdaştırılan enerji damgasıdır. Yeshua, spiritüel bir ailenin bir parçasıdır. Şimdi, insan sözcükleri bazen oldukça kısıtlayıcıdır. Ama o, spiritüel bir ailenin bir parçasıdır. Bunun, Sananda ailesi olduğunu söyleyebilirsiniz. Şimdi, Sananda ailesinin içinde, bu enerjiyi taşıyan birçok varlık vardır. Dünyanızda bile, Sananda’ya kanallık eden birçok Işık İşçisi, birçok Shaumbra vardır. Bu, Yeshua’ya kanallık ettikleri anlamına mı gelmektedir? Hayır, öyle olması gerekmemektedir. Sananda geniş bir aile enerjisidir. Bu, Smith adına sahip olmanıza benzer. Bu isimle tanımlanan geniş bir aile vardır, ama senin adın Jim’dir. Bu bireyin kendisidir.</p>
<p>Böylece, gerçekten Başmelekler Makamının bir parçası olan, Sananda ailesi vardır. Bu – nasıl desek….bu, sizin başmelekler olarak olarak bildiğiniz belli varlıklardan biraz farklı niteliklere sahiptir, ama Sananda, Başmelekler Mertebesi içinde çok eşsiz bir enerjidir. Onun üyeleri, bu ailenin üyeleri, büyük değişimler zamanında ve bilinçte büyük sıçramaların yapıldığı zamanlarda, Dünyaya gelmek eğilimindedir.</p>
<p>Şimdi bu (konu), sizinle paylaşmak istediğimizi şeye getirmektedir bizi. (kahkahalar) Ben Tobias, binlerce yıl önce Dünyada yürümüş biriyim. Ben, Atlantis günlerine kadar dayanan birlikteliğimizden kaynaklanan eski bir dostum. Ben, bu geçmiş birkaç bin yılda bile, fiziksel olmayan bir biçimle sizinle birlikte yürüdüm.</p>
<p>Ama bir de daha büyük, daha geniş olan bir Tobias aile enerjisi vardır. Ben sadece ölü bir insan, ya da Cauldre’nın bana seslendiği gibi “yaşlı bir yahudi” değilim. (kahkahalar) Çok daha geniş olan bir aile enerjisi vardır. Bu aile, doğrudan Başmelekler Mertebesi soyundan gelmektedir. Tobias aile enerjisi, diğer kişiler tarafından yakınlarda TO – BI – US olarak yazılmıştır. Bu çok da geçerli olan bir yorum değildir. Bu, enerjisel olarak kulağa şöyle gelebilir – bunları tercüme etmek çok zordur – bu enerjisel olarak “To-ah-mus” gibi gelecektir kulağa. Ama siz buna “To-bee-us (biz olmak)” ailesi diyorsunuz. Bu, Ben, Tobias’ın da ve sizin de bir parçası olduğumuz, çok geniş, çok büyük, çok dinamik bir spiritüel enerjidir. Kırmızı Meclisten farklıdır, çünkü Kırmızı Meclis, bu “To-bee-us” enerjisinin içindeki bir gruptur sadece.</p>
<p>Bu grup, ait olduğumuz bu aile, belirli zamanlarda Dünyaya gelmektedir. Biz Sananda enerjisiyle birlikte çalışırız, ama değişim enerjisinin işçileri olarak geliriz. Büyük bilinç dönüşümlerinin olduğu zamanlarda geliriz. Bu, mevsimin enerji işçilerini göndermek zamanıdır. Bilinçteki bu değişimin – bu eterik enerjinin – nasıl alınacağını, nasıl aşılanacağını, ilerlemesinin nasıl sağlanacağını ve maddesel bir hale nasıl getirileceğini bilen varlıklar sizsiniz.</p>
<p>Bunu açıklamak için bir zamandır bekliyorduk, ama sevgili dostlar, burada, sizin farkettiğinizden çok daha büyük bir şey olmaktadır. Sizinle birlikte oturan, bu “Tobias” denen varlıktan fazlası vardır. Konuştuğumuz zaman, içeriye gelen çok daha geniş bir aile enerjisi vardır. Size “Tobias” olarak konuşmak, Dünyada yürümüş olan, merhamet ve anlayışa sahip olan, sizinle birlikte yürümüş olan, sizin eski dostunuz olan bir insan olarak konuşmak daha kolaydır. Sizinle bu enerjisel kimlikle konuşmak daha kolaydır, çünkü – nasıl desek – doğrudan Başmelekler Mertebesinden büyük ve geniş ve ünlü bir enerji olarak size gelmek, şimdi gerçekleştirebildiğimiz kadar yakın ve kişisel bir düzeyde konuşmamıza olanak sağlamazdı. Onun için ben “Tobias” kimliğini üstlenmekteyim, sizinle teke-tek olabilmek için. Ama burada çok daha büyük, çok daha geniş bir şeyin olmakta olduğunu anlayın. Bu, sizin burada olmanızın asıl nedenidir.</p>
<p>Bugünün açıklamalarını bu şekilde bitirmek istiyorduk, ama soru sorulmamıştı! Gerçekleştirdiğiniz çalışmaların büyüklüğünü anlamanızı istiyoruz. Siz şimdi bir bilinç değişimi noktasına gelmektesiniz. İşinizi yapmak zamanıdır. Onun ne olduğunu, soruyu sorduğunuzda bileceksiniz. Kırmızı Çemberin gerçek amacının ve gerçek anlamının, besleyici ve destekleyici bir yer olmasının ve gerçekleştirdiğiniz tüm çalışmalara yardımcı olmasının, rehberliğe ya da sevgiye ya da sadece kucaklanmaya ihtiyaç duyduğunuzda gelebileceğiniz bir merkez noktası olmasının gücünü devreye sokmasını, Cauldre’dan şimdi talep ettik.</p>
<p>Sizi candan sevmekteyiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.</p>
<p>Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.</p>
<p>Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.</p>
<p>Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.</p>
<p>Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir.<br />
Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.<br />
e-posta:  tobias@crimsoncircle.com.  Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2001/10/13/ders-uc-icinizdeki-karanlik-salinmak-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
