<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırmızıçember.org &#187; Öğretmenlik Dizisi</title>
	<atom:link href="http://kirmizicember.org/kategori/tobias-mesajlari/ogretmenlik-dizisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kirmizicember.org</link>
	<description>Tobias Mesajları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 16:20:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şaud 12: &#8220;Gene Ben&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/07/07/saud-12-gene-ben/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/07/07/saud-12-gene-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jul 2007 14:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=303</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, benim, Tobias, bir aylık aradan sonra, biraraya geldiğimiz inanılmaz bir yıldan sonra, bu sekizinci yılımız&#8230;yedinci değil, sekizinci!&#8230;. birlikte gerçekleştirdiğimiz bu diziyi, Şaud 12 ile Öğretmenlik Dizisi’ni sonlandırmak için geliyorum. Başlangıçta bunlara ders dedik, çünkü o zamanlar bilinciniz böyle bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</p>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, benim, Tobias, bir aylık aradan sonra, biraraya geldiğimiz inanılmaz bir yıldan sonra, bu sekizinci yılımız&#8230;yedinci değil, sekizinci!&#8230;. birlikte gerçekleştirdiğimiz bu diziyi, Şaud 12 ile Öğretmenlik Dizisi’ni sonlandırmak için geliyorum. Başlangıçta bunlara ders dedik, çünkü o zamanlar bilinciniz böyle bir düzeydeydi; sonra, gelecek yıllarda ve kuşaklarda bu materyalleri dinleyecek herkes için enerjilerimizin tümünün bir toplamı olan ve Şaud dediğimiz şeye ilerlediniz. Böylece, bu güzel diziyi kapatmak üzere hepinizle ve tek tek her birinizle burada olmak, Ben, Tobias için bir onurdur.<br />
<span id="more-303"></span><br />
Yerçekimi</p>
<p>Ve gerçekten&#8230; biz Şaud’a girerken, ben her birinizle koltuk aralarında dolanıp yumuşakça omuzunuza dokunurken, birkaçınızın ayağına basarken, birkaçınızı kucaklarken çalan müziğin, şarkının (John Mayer “Gravity – Yerçekimi”) da söylediği gibi&#8230; ben de tıpkı sizin gibi yerçekimini gerçekten hissedebiliyorum. Şu anda Dünya’da sekizinci yılında olan ve kabuk beden denen bir bedenim var. Hmmm. İlginç. Ve ben yerçekimini hissedebiliyorum. Dünya enerjisinin ağırlığını hissedebiliyorum. Biliyor musunuz, Dünya enerjisi, yalnızca fiziksel yerçekiminden daha fazlasına sahiptir. Bir spiritüel çekim türüne de sahiptir. Bu, eterik bir çekimdir ve bir varlığı tam anlamıyla Dünya denen bu yere çeker. Üçüncü boyut dediğiniz bu şey, sizi aşağıya, ona doğru çeker. Karşı konulamazdır. Sizin güçlü diyeceğiniz bir şeydir. Sizi, deneyim için çeker – potansiyel olarak çok, çok, çok yaşamların deneyimine.</p>
<p>Biliyor musunuz, ET ya da yabancılar dediğiniz ve ille de fiziksel bir bedene sahip olmayan ve Dünya’da dolanan ve Dünya’ya doğan bu varlıklar, Dünya’dan uzak durma eğilimindelerdir. Onlar, enerjinin çekimini, Dünya’ya çeken bu enerjinin çekimini hissederler. Bu yalnızca fiziksel bir çekim değildir, aynı zamanda sizi buraya çeken ve burada tutan spiritüel türden bir çekimdir – Dünya’da olmanın tüm sürecinden ve deneyiminden gerçekten geçebilesiniz diye sizi burada tutar. Yoksa kısa bir ziyaret için buraya gelip, sonra da başka bir yere gitmek üzere ayrılmak isteyecektiniz. Ve bu, siz kendi enerjilerinizin ve kendi bilincinizin tümünden geçene kadar ve kendinizi bu çekimden kurtarana kadar sizi burada tutar.</p>
<p>Ah gerçekten hissedebiliyorum&#8230; enerjilerin bana gelişini, Sam denen kabuk bedenime gelişini hissedebiliyorum. Biliyor musunuz, meleksi varlıklar bile Dünya’nın yakınına geldiklerinde, ve biz sizlerle gerçekleştirdiğimiz kanallıklarımız ve Şaud’larımız için geldiğimizde, eğer fiziksel bir beden edinmeyi planlamıyorsak, genellikle bir tür cankurtaran halatı oluştururuz. Saint Germain ya da Kuthumi ya da herhangi bir başka varlık geldiği zaman, o meleksi varlığın seçtiği şeyi yapabilmesi, insanları bu Yeni Enerji sürecinden geçirebilmesi için, fiziksel olmayan alemlerde kalmasını sağlayan ve Dünya enerjilerinin çekiminden koruyan bir dizi ya da düzeyden meleksi varlıklar vardır.</p>
<p>Rakkamların uyumlanması</p>
<p>Bugünün başında yaptığınız giriş konuşmalarını ve rakkamlarla ilgili tartışmalarınızı dinlerken gülümseyip durduk. Bugün gerçekten de üçlü bir yedi rakkamı söz konusu. Ancak rakkamlar bir şeyler yapmanıza neden olmaz. Rakkamlar gerçekliğinizi yaratmaz. Buna bir de öbür yanından bakın. Siz gerçekliğinizi yaratıyorsunuz ve sonra enerjilerin eşzamanlılığı ya da uyumlanması meydana geliyor.</p>
<p>Böylece şimdi bir üçlü yedi günündeyiz. Üçlü yedinin hepiniz için bir önemi var – gerek enerji olarak gerekse numerolojik bir önemi. Kendi yaşamınızın bu zamanında bir uyumlanma ve değişim potansiyeline sahip olduğunuzu bildiğinizden, daha buraya ulaşmadan sanki o aracı ya da armağanı yolunuza ektiniz. Ve sonra o noktaya ulaştığınız zaman, bu 7-7-7 tarihinde olduğu gibi, işte o zaman o da sizin için harika bir yeni, güçlü bilinç formuna açılır ya da serbest bırakılır. Bir anlamda, bu noktaya ulaşacağınızı bildiğiniz de söylenebilir. Şimdi buraya ulaştığınıza göre, kendinize verdiğiniz armağanı alabilirsiniz.</p>
<p>Biliyorsunuz, rakkamlar 9-9, 4-4 gibi, 33, 11 gibi uyumlandığında, tüm bu uyumlanmalar aynı zamanda ruhunuzun size göz kırparak ya da sizi onaylayarak yaşamınızdaki uyumlanmaları ve eşzamanlılıkları fark ettiğinizi bildirmesidir. Bu tür rakkamsal uyumlanmalar gördüğünüzde, kendinizle gerçekten hizada olduğunuzun bilişiyle kendinize gülümseyebilirsiniz. Siz burada, Dünya’da kendi tutkunuzu gerçekleştiriyorsunuz. Seçtiğiniz en yüksek potansiyellerin yolunu izliyorsunuz. Başka insanlar, bu rakkamların uyumlanması gibi şeyleri hiç farketmiyor bile olabilirler, ya da bu onlara hiç bir enerjisel anlama sahip olmayan öylesine tesadüfler gibi görünebilir. Ama siz, bunun özel bir anlamı olduğunu biliyorsunuz. O nedenle, bu sürekli uyumlanmaları görün.</p>
<p>Bu arada uyumlanma derken, bugün o kutsal kitapta yazılı olan rakkamlara, 6-6-6’ya da değinmek istiyorum. Bu sayı bazıları tarafından şeytanın sayısı olarak kabul edilir, ama 6-6-6, tamamlanmanın mükemmel uyumlanmasıdır ve her 6 sizin önemli bir veçhenizi temsil eder – bedeni, zihni ve ruhu. Bunlar tam bir uyuma geldiği zaman, bir tamamlanmayı, eski bir döngünün sonunu ve yeni bir döngünün başlangıcını belirtir. Bu hiç de şeytanımsı ya da kötü bir sayı değildir, tabi insanları kontrol etmeye çalışmıyorsanız; ya da kendinizden ve kendi gelişiminizden korkmuyorsanız, ve kendi bilincinizden korkmuyorsanız. Ve o zaman, evet, “Canavarın İşareti” denen bu rakkamları gördüğünüzde korkuya kapılacaksınız, çünkü kendi içinizdeki canavardan korkuyorsunuz.</p>
<p>Ama bu üç rakkamın uyumlandığını gördüğünüzde kendi dengeli alanınızdaysanız, kendinize karşı dürüst ve gerçek olacak ve bu mükemmel uyumlanmayı bir sonraki düzeye geçmek için fırsat olarak göreceksiniz. Tıpkı üçlü yediyi ya da çok ilginç ve farklı sayısal uyumlanmaları görmeniz gibi.</p>
<p>Böylece hemen şimdi sevgili Şambra, bugün emrinize amade olan muazzam miktarda bir enerji var. Bu sanki onu oraya kendiniz için gömmüşsünüz gibi bir şey. Siz kendinize dediniz ki, eğer o noktaya ulaşacak olursanız – yalnızca zaman ve mekan olarak değil, aynı zamanda bilinç olarak da – küçük bir çan çalsın. Burada olduğunuzu size bildirsin. Bir şekilde – tüm bu karmaşıklığa, sise, zorluklara, kaybolduğunuza ilişkin tüm o inançlara rağmen – bir şekilde yolunuzu buraya buldunuz.</p>
<p>O nedenle biz David’den, Rakkam Üstadımızdan, (kahkahalar)&#8230; onun bundan haberi yok!&#8230; çanları yedi kez çalmasını isteyeceğiz. Ve o bunu yaparken, siz de her çan çalışında derin bir nefes alın. Bu, kendinize hatırlatmaktır.</p>
<p>Rakkam Üstadı, başla.</p>
<p>(Uzun bir duraklama, çanlar yavaşça yedi kez çalar.)</p>
<p>Birlikte derin bir nefes alalım ve bu ânı onaylayalım. Kendi uyumlanmamızın bu zamanını onaylayalım. Bir döngünün tamamlanması ve bir yenisinin başlangıcı olan bu zamanı onaylayalım.</p>
<p>Şimdiki enerjiler</p>
<p>Siz spiral halinde, sürekli bir gelişim ve genişleme halinde çalışmak eğilimindesiniz. Yalnızca bir daire değil de, sürekli büyüyen ve büyüyen ve büyüyen bir spiral, ve bu spiral bir noktada artık bilinen bilinç sınırları içinde devinemez hale gelir ve siz o spiralin kendi kalıplarının dışına çıkarsınız. İşte şu anda, özellikle de Kuantum Sıçrayışı zamanına yaklaştığımız bugünlerde, olan budur.</p>
<p>Zaman zaman, küçümsemek eğiliminde olduğunuzu bildiğimiz şu şeyden geçtiniz. Siz ona açığa çıkarma ya da arınma diyorsunuz, ve birkaçınız da ona çok kötü adlar takmış halde! (kahkahalar) Bakın, yaşantınızda fırtınalar esiyor ve çoğunuz bu fırtınaların dışardan geldiğini hissediyor – başka insanlardan, dünya olaylarından, belki yalnızca kötü şansınızdan – ve bu fırtınalar yaşamınızdan geçip giderken bir dolu dram yaratıyor ve birçok karmaşaya neden oluyor. Oysa bu fırtınalar aslında fırtına falan değil. Bu fırtınalar&#8230; sizin fırtına diyeceğiniz şeyler, enerjiyi &#8211; siz olan &#8211; size ait enerjiyi, size ait olup da artık size bir Yeni Enerji biçimi olarak hizmet etmeyen bilinci, temizlemenin bir yoludur.</p>
<p>Böylece, yaşamınızdan geçen şeyler var, değişimler, uyarlanmalar (adaptasyonlar), kuantum değişimleri – bu, sevgili Linda’mızın icat ettiği bir söz. Bu şeyler doğaldır. Bir şeyi yanlış yaptığınıza ilişkin Ruh’un size gönderdiği işaretler değildir. Kötü şans getiren şeyler değillerdir. Bunu fark ediyor musunuz, bu noktada olan bir bilinç olarak, sizin deyiminizle manyetize olmadığınızı fark ediyor musunuz? Şu anda kendinize çektiğiniz tek şey, kendi içinizdeki değişimlerdir. Bu değişimler bazen zor oluyor. Bu değişimler bazen, kendiniz için oluşturduğunuz kalıpların bazısını yıkmanın yollarına sahipler. Ama değişimin kendi enerjisi, bilincinizin sürekli gelişimi ya da evrimidir. Sizin bilinciniz&#8230; o, şu anda Dünya’da bulunmanızın en büyük nedenidir – bilincinizi geliştirmek ve genişletmek.</p>
<p>Kuantum bilinç değişimi</p>
<p>Bazen değişimler çok güzel biçimlerde gelebilir. Birkaç gün önce, 7-2, 2-7 tarihinde (çvr. 2 Temmuz 2007) haftanın ikinci günü, inanılmaz bir olay oldu. Burada bulunanların birçoğu, Breckenridge, Colorado’nun yüksek dağlarında gerçekleştirilen Yükseliş Okulu’nda bunun bir parçası oldu.</p>
<p>Okulun çok yoğun üç gününden sonra Saint Germain bir ara verdi ve sonra doğrudan – çok, çok direkt olarak – tek tek her birinize konuştu, ve ben de salonda oyalanırken olanı biteni tam olarak hissediyordum. Birçoğunuz merak ettiniz, “O salonda, o birkaç değerli anda ne oldu?” ve birçoğunuz ne olduğunu tanımlayamadı. Ama bir şeyin olduğunu da biliyorsunuz. Eh, siz yalnızca kuantum bilinç değişiminin tadına baktınız. Ve zihninizin bunu, orada ne olduğunu anlamaya çalıştığında anlayamamasının nedeni de budur, çünkü şu anda zihin bir kuantum bilinç değişimini kavrayabilmekten uzaktır. Bu onun kendi kapsamının ya da bilişinin ötesindedir.</p>
<p>Saint Germain’in konuştuğu o değerli anlarda, doğrusu yalnızca kelimelerden yansıtılandan çok daha fazlası meydana geldi. O noktada hepiniz bu değişimin olmasına izin verdiniz. O salonda kendinizi o kadar güvende hissettiniz ki. Kendinize öylesine sevgiyle odaklanmıştınız ki, ve hatta, tüm bu yükseliş sürecine ilişkin yeni bir anlayışa sahip oldunuz. Böylece Saint Germain her birinize doğrudan konuştuğunda, aynı zamanda doğrudan yaptığınız bir seçime – seçtiğiniz bir potansiyele de &#8211; konuşuyordu. Siz bir grup olarak, “Hadi, şu anda kendi bilincimizde bir kuantum sıçraması gerçekleştirelim” dediniz, ve bu, salondan öyle bir aktı ki, çoğunuz böyle bir şeyi ender deneyimlediniz, tabi şimdiye kadar böyle bir deneyim yaşadıysanız. Bu hemen içeri aktı ve bedeninizden ve zihninizden aktı. Ve zihniniz bu nedenle bir an için uyuşmuş gibi oldu. Bedeniniz karşılık veremedi. O anda nerede olduğunuzu ya da salonda nelerin olup bittiğini anlamak zordu.</p>
<p>Siz bilinç değişiminin sizden akmasına izin verdiniz. Ve gördüğünüz gibi, acıtmadı. Istıraplı değildi. Yaşamınızda bir dolu mücadeleden geçmek zorunda kalmadınız. Zorluklardan geçmek zorunda kalmadınız, ki birçoğunuz kendi arınma sürecinde bunlardan geçti. Ve en güzeli de, bu değerli anlarda çoğunuzun zihinsel kısıtlamaların dışında kalmasıydı. Çoğunuz bunun yalnızca gelip akmasına izin verdiniz, ve bir kuantum bilinç değişimine ulaştınız.</p>
<p>Buna ulaştığınız an, ya da aslında kendi yaşamınızda bunu fark ettiğiniz an, o salondaki o enerji yayıldı – yalnızca lineer olarak değil, çok-boyutlu olarak – ve anında dünyanın her yanındaki Şambra’ya yayıldı. O anda kimisi uykudaydı, kimisi işteydi, kimisi uzun bir yürüyüş yapıyordu. Ama 2 Temmuz’da Breckenridge’de saat 3’ü biraz geçe bir şey oldu ve hepimizin sahip olduğu bilinç bağlantısı yüzünden dünyanın her yanındaki Şambra’yı etkiledi. Ve bu, herkes için bir potansiyel yarattı, ister o anda (bizimle bağlantıda olup) dinliyor olsunlar, ister tümüyle farklı bir şey yapıyor olsunlar. Bazıları bunu o anda deneyimleyip şöyle dedi, “Şu anda bir şey oldu. Ne olduğunu bilmiyorum ama oldu.” Bazıları bunu bir ya da iki gün sonra deneyimledi, ve bazıları da bunu şimdi, konuştuğumuz bu anda deneyimliyor.</p>
<p>Ama bu bir bilinç ya da farkındalık değişimiydi. Ve bilinçteki bu değişim kendilerine Şambra diyenlerden akarken, insanlığın geri kalanına ve meleksi düzeylerdeki tüm varlıklara da akıyor. Bu onlara zorlanmıyor. Bunu kabul etmek zorunda değiller. Görmezden gelebilirler. Hatta bu enerjiyi alıp kendilerine göre, sizin bencil ya da çok düşük enerji amaçları diyeceğiniz şeyler için eğip bükebilirler de. Ama bu enerji (artık) ulaşılır halde. O şimdi boydan boya tüm insanlığa yayılan bir potansiyel.</p>
<p>Bu kuantum bilinç değişimi deneyiminin yaşamınızda birçok etkileri ve anlamı olacak. Herşeyden önce, bir arınma ve değişimden geçmenin, bir dolu ıstıraptan, zihinsel karmaşadan ve genelde değişimle ilişkilendirilen tüm bu gerginliklerden ve korkulardan geçmenizi gerektirmediğini fark ettirecek size. Bu bir anda olabilir. Ve artık bu enerji yaşantınızın yeni araç setinin bir parçası olacağı için de, açılmaya, ortaya çıkmaya başlar. Kendini önce sübtil yollardan ince ince gösterir, ve sonra da kendini büyük biçimlerde göstermeye başlar. Gündelik yaşantınızla birleşmeye, bütünleşmeye başlar ve böylece bazı rüyalarınız, hedefleriniz ve özlemleriniz uyumlanmaya ve gerçekliğinize gelmeye başlar.</p>
<p>Uzun süredir size eziyet eden ya da sizi kaygılandıran sorularınızı yanıtlamak gibi şeyler yapmaya başlar, ve yanıt ansızın orada oluverir. Bu eşzamanlı haa’ları yaşadığınız her sefer, bu tamamlanma ya da bilişi hissettiğiniz her sefer, bunun herhangi birimizden değil de sizden geldiğini anımsayın. Siz bir kuantum bilinç değişiminden geçmek için kendinize izin verdiniz. O eski ve zor yolu pas geçerek doğrudan değişime gitmek için kendinize izin verdiniz. Doğrudan kendinizin evrimine, gelişimine, tekâmülüne gidin.</p>
<p>Ruhsal Durumlar</p>
<p>Şimdi, bu tip kuantum değişimleri beraberinde sorunları da getirir – birçoğunuzun uzun süredir karşılaştığı sorunları. Bunlarda biri de, ruhsal durumun ya da duyguların çalkalanması diyeceğiniz şeydir. Böyle bir değişimden bu kadar hızlı geçtiğiniz her sefer, geri kalanlarınız yetişmeye, bu değişimin bir parçası olmaya çalışır, ve bazılarınız sabahları uyanıp kendini biraz üzgün hissedebilir. Ya da, sabahları uyanıp kendi kabuğunun altında rahatsız hissedebilir. Bir şeye kızgınlık hissedebilir ve onu zihninizden atamayabilirsiniz. Bu yalnızca bir ruh durumudur. Bu yalnızca yaşamınızda olagelen türlü değişimlere gösterilen içsel bir tepkidir. Tepkilerinizin olması çok doğaldır çünkü bir yanınız tepki veriyor ya da meydana gelen bir durumu gözlemliyor.</p>
<p>Şimdi, biz sık sık şunu görüyoruz; bu ruh durumlarından birine giriyorsunuz, ve sonra onu daha da yoğunlaştırmak ve daha da zorlaştırmak için, içinde bulunduğunuz ruh durumunu yargılamaya başlıyorsunuz. Kendinize şöyle diyorsunuz, “Ben kötü bir ruh halindeyim, ama olmamam gerekir çünkü ben Şambra’yım. Ben bir ışık işçisiyim ve kötü ruh hallerinde olmamam gerekiyor. Bunu ne zaman anlayacağım? Bunların hepsine ne zaman yetişeceğim de kendimi dingin, huzurlu ve mutlu, çok büyük bir mutluluk içinde hissedeceğim?” Eh, o çok büyük mutluluk halini unutun! O yapay bir varolma halidir.</p>
<p>Böylece, o ruhsal durumlarınızdan birini yaşadığınızı hissediyorsunuz. Hatta belki de depresif oluyor ya da bir şeye kaygılanıyorsunuz, ve sonra tutup o ruh durumunu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Hemen orada durun. Ruhsal durumunuzu ve düşüncelerinizi ve duygularınızı düzeltmeye çalıştığınızı gördüğünüzde, hemen orada durun. (Çünkü bu şekilde) kendinizi yalnızca daha büyük bir karmaşaya sürükleyecek ve aslında içinde bulunduğunuz ruhsal durumu abartıyor olacaksınız.</p>
<p>“İyi ruhsal durum, kötü ruhsal durum” diyen o eski düşünme tarzına sahipsiniz. Oysa bu, Yeni Enerji’de böyle iş görmez. Evet, yaşamınızda olan bazı Eski Enerji insanları diyeceğimiz kişiler için bu bu şekilde iş görebilir. Siz bunu onlarda gözlemleyeceksiniz, ama sizin için bu biraz farklıdır. Düşüncelerinizi, ruh halinizi ya da duygularınızı düzeltmeye ya da değiştirmeye çalıştığınız o noktada, durun. Derin bir nefes alın ve sonra o kısa duvarın arkasına dalın! (kahkahalar) Kısa duvar, kendiniz de dahil olmak üzere herşeyi gözlemleyebileceğiniz yerdir. Kısa duvar, doğru ya da yanlışın olmadığı, iyi ya da kötünün olmadığı, pozitif ya da negatifin olmadığı o doğal ve güvenli alandır. O yalnızca vardır.</p>
<p>Son toplantımızda Kuthumi’nin dediği gibi, bu yalnızca bir deneyimdir, “iyi” ya da “kötü” olarak kutuplaştırılması gerekmez. Eski Enerjide kutuplaştırmak alışılagelmiş bir uygulamadır, çünkü herşey böyle meydana geliyordu. Bir enerjiyi kutuplaştırıyordunuz – diyelim onu “iyi” olarak kutuplaştırıyordunuz&#8230; ama Yeni Enerjide bunu yapmaya gerek yoktur.</p>
<p>(Diyelim ki) bir ruh hali içindesiniz, “o günlerden birini yaşıyorum” diyorsunuz. Ama aslında kötü bir gününüzde değilsinizdir, yalnızca o günün kötü yanlarını hissediyor ve bunları ifade etmenize izin veriyorsunuzdur. Görmediğiniz ya da hissetmediğiniz ya da ortaya çıkmasına izin vermediğiniz şey ise, o birleşik halin, günün iyi yanı olduğudur. Ve kötü gününüzün aynı zamanda eşit bir biçimde iyi gününüz olduğunu bir kez fark ettiğinizde; ve gerçekten iyi ya da kötünün olmadığını fark ettiğinizde, o anda meydana gelenin yalnızca bir ifade olduğunu fark ettiğinizde; aslında iyi ya da kötünün olmadığını ansızın fark ediverirsiniz.</p>
<p>Duygusal ya da ruhsal haliniz nötrleşmez&#8230; başka bir deyişle, herhangi bir his ya da duygu olmasın diye onu eşitlemez ya da denkleştirmezsiniz&#8230; siz onları aslında en yüksek ifade halinde kaynaştırır, birleştirirsiniz. O anda ne oluyorsa, onu kötü bir gün olarak yargılamadan, onu yorgun ya da depresif hissettiğinizi söyleyerek yargılamadan, olmasına izin verirsiniz. Çünkü yorgunluk hissinin olduğu her sefer, sizin fark etmediğiniz şey de, o canlılık hissi de onun içindedir, o birleşik halin içindedir. Kendinizi üzgün hissettiğiniz her sefer – yaşamınızdaki bazı şeyleri bırakmaktan ötürü üzgün – mutluluğun ve neşenin ve özgürlüğün birleşik enerjisi de oradadır. Kızgın ya da öfkelisiniz diye kendinizi her yargıladığınızda, mutlu, sorunsuz ve kabul edici olmanın enerjisi de onun hemen yanıbaşında, aslında onunla mükemmelen bütünleşmiş ve örülmüş haldedir.</p>
<p>İnsanların sık sık girmeye yatkın oldukları bu ruhsal salınmalar sırasında kısa duvarın arkasında durursanız, o ruhsal salınmayı dramla/öyküyle kaynaştırmak zorunda olmadığınızı görürsünüz. Onun ne olduğu hakkındaki yargınızdan kaynaklanan dramlar; “hay allah bana neler oluyor? Neden kötü bir gün geçiriyorum?” (gibi düşünce ve duygulardan) kaynaklanan dramlar; yukardaki tanrıların bunu size neden yaptığını anlamak amacıyla okuma yapan birilerine koşmanızı ya da astroloji haritanıza bakmanızı gerektiren dramlar. Onun siz olduğunu fark edersiniz. Siz yalnızca o belli âna odaklanıyor ya da bir veçhenizi yerleştiriyorsunuzdur. Ama onun hemen içinde tüm diğer ifadeler de birleşik haldedir.</p>
<p>Gidip kısa duvarın arkasında oturun. O anda, o duygudaki sizi gözlemleyin. Kederi gözlemleyin. Onu öldürmeye çalışmayın. Reddetmeye çalışmayın. Gözlemleyin. Ve o belli günde oturmuş o üzgün sizi gözlemlerken, gevşeyip korkuyu, kaygıları üzerinizden atarken, mutlu sizi; tamamlanmış sizi, masum sizi, aptal sizi – tüm o farklı veçheleri – de görmeye başlayacaksınız, ve o anda, hiç birinin yaşantınızı yönlendirmediğini ya da kontrol etmediğini fark edeceksiniz. O anda kendinizin tüm veçhelerini, hiç bir veçhesini, ya da yalnızca birkaç veçhesini ifade etmeyi seçebileceğinizi fark edeceksiniz.</p>
<p>Bu noktayı bugün özellikle gündeme getiriyoruz, çünkü metafizikçilerin – sizin deyiminizle – iyi düşüncelere, mutlu düşüncelere odaklanmaya çalışmaları alışılagelmiş bir uygulamadır. Bu zihin ve düşünceleri kontrol etme hareketleri sadece başınızı derde sokar. Çünkü bir kez zihninizi bu tür bir kontrolle görevlendirdiğinizde, bu tür bir yönlendirmeyi zihninize yüklediğinizde, ve zihnin iyi ya da kötü diye yargılamasına ve diğer duyguları susturmasına ya da baskılamasına izin verdiğinizde, kendinizin bir parçasını reddediyorsunuz demektir. Ve kendinizin bir parçasını her reddettiğinizde, o başka bir boyuta gider. Ve o mevcuttur, gerçektir, ve dikkatinizi çekmek için geri gelecektir.</p>
<p>Böylece, bu ruhsal salınımlar sırasında önemli olan, bir an durmaktır. Bir ya da iki ya da üç nefes alın. Kısa duvarınızın arkasına geçin ve o anki sizi izleyin, ve o sizin daha çok, çok, birçok başka ifadesi olduğunu fark edin.</p>
<p>Bunun size sağlayacağı ilk şey, o anki korku ve kaygıların üstesinden gelmenize izin vermek olacaktır. “Neden ben? Neyi yanlış yaptım? Kendimi mükemmelleştirmek için ne yapmam gerek?” (gibi sorgulamaların) dışına çıkmanıza izin verir. Korku ve kaygıyı bıraktığınız o anda, gerçekten siz olmayan, gerçekten sizin tamamınız, bütününüz olmayan böyle bir şeye yakalandığınız için büyük bir olasılıkla kendinize çok güleceksiniz. Bu özgürleştirici bir deneyimdir ve dediğim gibi, bazılarınız bunda zorlanabilir, çünkü kendi dramlarınızdan beslenmeye çok alışıksınız. Bu dram durumlarına ve duygulara ve ruhsal hallerin salınımına sahip olmaya alışıksınız ve kendinizi güç bela bu şekilde canlı tutuyordunuz. Kısa duvarın arkasında duracak olursanız, çok sıkıcı olacağından korkuyorsunuz. Herşeyin nötralize olacağından. Herşeyin çok, çok – nasıl desek – çok sıkıcı olacağından korkuyorsunuz. Oysa bu hiç de öyle değildir.</p>
<p>Bunu yaptığınızda, kendinizi izlemek için kendinize izin verdiğinizde, çok daha fazla derinlik ve boyutluluk olduğunu fark edeceksiniz. Yaşamınızı anlamlı ve heyecanlı kılmak için dram yaratmaya ihtiyacınız yok. Zihinsel olmadığı için, duygusal olmadığı için, anlatması çok zor bir yeni derinlik keşfedeceksiniz. O sizin tam ifadenizdir. Ve işte o zaman, gerçek, kişisel yaratıclığın ne olduğunu anlayacaksınız. Başka bir deyişle, her an kendinizi nasıl yarattığınızı anlayacaksınız. Bu sizin tümüyle yeniden-yenilenmenizi ve yaşantınıza ilgi duymanızı sağlayacak.</p>
<p>Biliyor musunuz, siz – birçoğunuz – kendi yaşamınıza karşı ilginizi kaybettiniz. O yaşamın yalnızca bir şekilde devam edip gitmesine izin veriyorsunuz, ama aslında ona olan ilginizi kaybettiniz. Geçenlerde, sizin Finlandiya dediğiniz yerde arkası gelecek Tutku seminerlerimden ilkini verdim. Biz gerçek tutkuya ulaşmaktan, yeniden kendiniz için ve yaşam için heyecan duymanızdan konuştuk. Bunları yapmayı sürdüreceğiz. Tüm bu deneyimin bir parçası da dramdan çıkmayı, kısa duvarın arkasına geçmeyi kapsıyor.</p>
<p>Klaus’un Öyküsü</p>
<p>Ve bunu da söyledikten ve bir yudum da su aldıktan sonra, size kısa bir öykü anlatmak istiyorum. (İzleyicilerden “ahhh” ve “yaşasın” sesleri gelir ve Tobias kıkırdar) derin bir nefes alın ve o kısa boyuta gidelim! (kahkahalar)</p>
<p>Uzun zaman önce, ama aslında o kadar da uzun olmayan bir zaman önce, Avusturya ülkesinde yaşayan, adı Klaus olan ve oyuncak yapan sevgili bir kişinin öyküsünü anlatmak istiyorum. Derin bir nefes alalım ve enerjiyi hissedelim, çünkü bu, sadece kelimeleri olan bir öyküden fazlasıdır. Bu bir his öyküsüdür, bir enerji öyküsü ve her birinizin öyküsüdür.</p>
<p>Klaus oniki yaşında oyuncak yapan yerel bir ustanın çırağı olarak işe başladı. Klaus, elleriyle çalışmayı ve ahşapla oynamayı, ondan bir şeyler yaratmayı hep sevmişti. Daha çok, çok küçük bir çocukken bıçağını eline alır ve saatlerce ahşabı yontardı. Belli bir şey yarattığından değil, sadece ahşabı, bıçağı ve yarattığı şey ne ise onu hissetmeyi sevdiği için. Böylece oniki yaşına geldiğinde ana-babası, “Klaus, yaşamını kazanmanın, yaşamınla bir şeyler yapmanın zamanı geldi” dedi, ve onu oyuncak yapan yerel ustayla çalışmaya gönderdiler.</p>
<p>Şimdi usta, oyuncak yapan usta, işinde çok becerikliydi ve oyuncaklarının kalitesinin ve dayanıklılığının ünü her yana yayılmıştı, ve küçük oyuncak askerler yapmada uzmandı – küçük derken, yaklaşık bir ayak boyunda. Ve o bu oyuncak askerleri ordunun her türlü rütbesinde ve pozisyonunda yapıyordu. Ve Avrupa topraklarında çok iyi tanındığı için, birçok farklı ülkenin üniformasını bu oyuncak askerlere giydirir ve her tarafa gönderirdi.</p>
<p>Şimdi Klaus&#8230; Klaus’un doğal bir yeteneği ve becerisi vardı, ve ustasının ona gösterdiği yöntemleri ve işlemleri çabucak kaptı. Ama bıçakta ve zımpara kağıdında ve o oyuncak askerleri yapmak için kullanılan tüm diğer araç gereçte ustalık sergilese de, Klaus dikkatinin kolayca dağıldığını gördü. Ve eğer tüm enerjisini o tahta oyuncak askere odaklamazsa, ahşaba türlü türlü başka biçimler verdiğini gördü.</p>
<p>Bazı günler, bıçaklarla ve testerelerle ve diğer araç gereçle çalışırken, oyuncak asker yapmak yerine, küçük bir tahta ayı yaptığını fark ediyordu. Bazı günlerde de küçük bir oyuncak bebek yapıyordu. Ve bu elbette ustasını fazlasıyla rahatsız ediyordu. Ustası, Klaus’un yetenekli ve becerikli olmasını takdir ediyordu ama, Klaus’un o çok değerli çalışma zamanını bu tür yaratılara harcamasını da çok eğlendirici bulmuyordu. Sık sık Klaus’u azarlar, “Kimse küçük oyuncak ayıları satın almakla ilgilenmiyor. Hele bir çocuğun, bir bebeğin ahşaptan küçük bir heykelini satın almakla hiç kimse ilgilenmiyor. Biz, askerleri yapanlar olarak tanınıyoruz ve sen de bunu yapacaksın” derdi. Klaus işini çok sevse de, yerleşmiş bu kurala uymaktan nefret ediyordu, ve bir çırak olarak geçirdiği on yıl boyunca bu küçük oyuncak askerlere odaklanmak, onları yapmayı sürdürmek, ona çok zor geldi.</p>
<p>Böylece on yıl sonra, bir gün ustasına gitti – aradan on yıl geçmişti – ustasına gitti ve şöyle dedi, “Efendim, öğrettikleriniz için, ahşap ve boya ve ipek ve kumaş hakkında öğrendiklerim için, bildiğim her şey için minnettarım. Ama şimdi gitme zamanım geldi, kendi başıma gidip dükkanımı açmak ve istediğim şeyi yaratmak zamanı geldi.”</p>
<p>Ustası Klaus’u küçümseyerek, “Genç adam, yetenekli ve beceriklisin ama çalışmalarında bir başarısızlık abidesisin. İnsanların ne istediğini anlamıyorsun. Bir odağın ya da yönün yok. Hayalperestsin. Gezgincisin. Bir çırak olarak hizmetini takdir ediyorum, ama aynı zamanda gitmene izin vermek beni çok rahatlatacak, çünkü sen yaşantımda çok sıkıntıya ve kaygıya neden oldun” dedi.</p>
<p>Böylece, bir oyuncak üreticisinin çırağı olarak kenara koyduğu birkaç kuruş, ve birkaç arkadaşının yardımıyla, Klaus bir ‘Klaus Oyuncak Üretimi ve Bebek Dükkanı’ açtı. Klaus tutkusunu yaşıyordu, çünkü şimdi seçeceği her tür ahşabı sipariş edebilirdi, ve o elbette en iyisini seçti. Yaratacağı bebekleri ve oyuncakları gerçekçi kılacak boyaların içine işleyecek en iyi renk ve boya maddelerini İtalya’dan sipariş edebiliyordu. Ve elbette en iyi ipekleri ve kumaşları Fransa’dan ve Hindistan gibi çok uzak ülkelerden sipariş ediyordu.</p>
<p>Klaus kendini mükemmeliğe adamıştı – kendi mükemmelliğine – ve ne tür bir oyuncak bebek yarattığı aslında farketmiyordu. Tek bir şeye odaklanmak istemiyordu. Askerlere ya da kraliyet ailesine ya da sadece tek bir şeye odaklanmak istemiyordu. Ve en büyük sevinci her sabah dükkanını açmak, yaratılarını oluşturacak ahşabın ve boyaların ve malzemelerin kokusunu içine çekmek, ve sonra arka dükkana geçip çalışmaya başlamaktı.</p>
<p>Klaus, çalışmayı çok sevdiğini ve gün içerisinde rahatsız edilmek istemediğini hemen fark ettiği için, dükkanda ona yardım etsin diye kimseyi tutmadı. Yalnızca kendi vardı. Arka odalara gidip yontmaya ve testereyle kesmeye ve zımparalamaya bayılıyordu ve o anda yarattığını bile bilmiyordu. O şeyler öylece tezahür ediyordu. İşini o kadar seviyordu ki, sık sık bir müşterinin geldiğini haber eden kapıdaki küçük çanı bile duymazdan geliyordu. Ve ah, müşteriler geliyordu. Yalnızca köyden değil, tüm çevreden geliyorlardı, çünkü Klaus’un oyuncakları büyüleyiciydi. Onlarda, başka hiç bir oyuncakta olmayan gerçekçilik vardı. Bazıları, bu oyuncak bebeklerin sanki canlandığını söylüyordu. Ama Klaus fazla satış yapmıyordu, çünkü sürekli onları yapmakla meşguldü. İşin müşteri kısmına ilgi göstermiyordu.</p>
<p>Klaus eline bir tahta parçası alır ve onu yalnızca hissederdi. Ahşabın dokusunu hissederdi. Onun damarlarını ve sertliğini ve kalitesini hissederdi. Onu kendine yakın tutar ve – bu insanlara çok garip gelse de &#8211; onunla birlikte nefes alırdı. İşi bittiğinde o kütüğün nasıl bir şey olacağına odaklanmaya çalışmazdı. Ellerini, onunla çalışmaya başlasınlar diye bırakıverirdi, ve bir zamanlar bir kütük olan ahşabı yontarak ve zımparalayarak ve biçimlendirerek Klaus’un tam bir ifadesine dönüşmesine kendini kaptırıverirdi.</p>
<p>Bir gün bir çocuk yapıyordu, bir bebek; ve yontup dururken, hatta o minicik patikleri en güzel deriyi, en iyi iplikleri kullanarak yaparken, aslında kendi bebekliğini, annesinin kollarında olduğunu, ve orada sallandığını hayal ediyordu. Ve bu his ve bu tutku ondan o kütüğe akarak muazzam güzellikte bir bebeğe dönüşüyordu. Ve o ince, çok ince ayrıntıları yaratmak üzere boyayı eline aldığında, sanki bunlar bebeği tam anlamıyla canlandırıyormuş gibi oluyordu. Tüm giysileri kendi dikti. Saçı kendisi yerine oturttu. Ve birçoğunuzun da yaptığı gibi, işin güzelliğini, ifadenin o ânını içine çekti. Ve yarattığı her bebeği sevdi.</p>
<p>Çok, çok küçükken ormanda gördüğünü anımsadığı bir periye benzeyen küçük bebekler yaratmaya bayılıyordu. O güzel aileyi gördüğünü anımsıyordu&#8230; kendi ailesi değil, ama sokakta yürüyen bir aile&#8230; o ailenin bir üyesi olmanın nasıl bir şey olacağını hayal ediyordu – o küçük çocuklar, mutlu ana-baba, herkes en güzel giysilerini giymiş kiliseye gidiyor – ve oturup bu aileyi yontmaya ve yaratmaya başlardı, onları giydirir ve kutsardı. Tüm aileyi yaratırdı.</p>
<p>Yarattığı o garip bebekler için de ünü yayılmıştı. Bunlara aziz derdi, ama bu bebekler kilisenin tipik azizlerine hiç benzemezdi. Onlar, insanın o katı hatlarına sahip olmayan meleksi varlıklardı. Ve birisi çıkıp da bu tahta bebek biçiminde hayata geçirdiği belli bir azizin adını sorduğunda, ağzında bir ad gevelerdi – “Aziz rrmm” (Tobias geveler) – ve insanlar da o zaman kendileri bir ad takar ve “Evet, bu Aziz Demetius. Bu Aziz Christopher. Bu Aziz bilmemne” derlerdi. Aslında onlara pek fark etmiyordu, çünkü müşteriler bu güzel azizlere dönüşen yontulmuş bebeklere bayılıyorlardı.</p>
<p>Klaus, neredeyse hemen herşeyden bebekler yapıyordu. Kral ve kraliçelere benzeyen bebekler yapıyordu. O günlerde tahtta oturan kral ve kraliçeyi değil de, kendi içinde hissettiği kral ve kraliçeyi. Yontarken&#8230; “Kral olmak – kendi kralım olmak – nasıl bir şey olurdu?” der ve bunu ahşaptan oyar, kumaşlardan giysilerini diker, boyalarla sonlardı.</p>
<p>Ve siz, burada ne söylediğimizi anlıyorsunuz. Klaus işini seviyordu. Onu o kadar sevdiği için de, yarattığı her bebeğe bir enerji yükleniyordu. Ve o bebek hayat buluyordu. Onun sevgi enerjisini, farklı yanlarının, arzularının ve dileklerinin ve hayallerinin enerjisini taşıyordu.</p>
<p>Yıllar geçtikçe, Klaus, aslında çok talep edilen bu tahta bebeklerden çok, çok az sattığını fark etti. Bunları ondan satın almaya gelen insanlar, gösterdiği hizmet ve ilgi eksikliğine sinirleniyorlardı. Sık sık dükkanın kapalı olduğunu, ama onun arkada çalıştığını görüyorlardı. Arkadaşları ve köydeki insanlar, “Peki ama Klaus, neden bir yardımcı tutmuyorsun? Çok daha fazla bebek satarsın. Çok zengin bir adam olursun, çünkü senin bebeklerin başka hiç bir yerdeki bebeklerde bulunmayan mükemmellikleriyle ve bir çeşit enerjileriyle, canlılıklarıyla tanınıyorlar” diyorlardı. Klaus başka biriyle pek çalışmak istemiyordu, ama gerçek motivasyon, Klaus’un aslında bebeklerini satmak istememesiydi. Onlara çok bağlıydı. Arka odası hayal edebileceğiniz en güzel tahta bebeklerin binlercesiyle dolmuştu. Bazı hayvanlar, bir dolu meleksi varlık, ormanlardaki periler ve birçok farklı insan tipi şimdi raflarda temsil ediliyordu.</p>
<p>Yıllar geçti ve Klaus artık yaşlı bir adam olmaya başladı. Yaşamından memnundu. Hiç evlenmedi. Hiç çocuğu olmadı. Başka insanlarla birlikte çok, çok az şey yaptı, çünkü işine aşıktı. Ailesi buydu. Yıllar geçtikçe, Klaus görüşünün çok, çok azalmaya başladığını fark etti. Gözlükle bile o ince ayrıntılara – boyadığı gözlerdeki gözbebekleri, giysilerin ve pelerinlerin dikilmesi &#8211; odaklanmak zorlaşıyordu. Ellerinin de çok ağrıdığını, eklemleri hareket ettirmenin zorlaştığını fark ediyordu, iki ya da üç günde yarattığı bir bebeği şimdi iki ya da üç misli zamanda oraya çıkartabiliyordu.</p>
<p>Bir gün derin bir içgeçirdi ve bir bebek üreticisi olarak günlerinin sona erdiğini gördü. Biraz keder olsa da, atölyesinin duvarlarında sıralanan tüm o bebeklere baktı ve aslında yalnız olmadığını fark etti.</p>
<p>Böylece bir gün Klaus, emekli olmanın zamanının geldiğine karar verdi, ve emekli olabilmesi ve rahat etmesi için, yiyecek ve giyecek için ve belki biraz da seyahat etmek için, tüm bebeklerini satması gerektiğini biliyordu. Bu onu çok üzdü, ama ona aynı zamanda da bir özgürlük hissi verdi. O bebeklerin uzun yıllar keyfine varmıştı, bazısı 40 yıldır o raflarda duruyordu. Bırakmak zamanının geldiğini fark etti. Böylece, dükkanının önüne büyük bir ilan astı, “Tüm mallar satılıktır.” Mevcut tüm malların satılmasına yardımcı olsunlar diye birkaç genç arkadaş tuttu ve dükkanı halka açtı. Ve birkaç gün içinde dükkandaki tüm bebekler satıldı – elbette değerindeki fiatlara – ve Klaus emekliliğinde gereksineceği rahatlığı sağlayacak paraya kavuştu.</p>
<p>Artık dükkan boşalmıştı. Müşteriler gitmişti, bebekler de gitmişti, ve evet, Klaus duygulandı, ruhsal hali salınıp durdu, biraz üzgün ve boş hissediyor, hayatının geri kalanıyla ne yapacağını bilemiyordu. Kısa öykü&#8230; (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Klaus köyün çevresinde yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Yıllardan beri çok az bir bölümünü görmüştü, ve şimdi bu tür şeyleri yapmak zamanıydı. Şehre yakın ırmağın kenarında yürürken, çocukları ve köpekleriyle yürüyen genç bir çiftle karşılaştı, ve köpeği hemen tanıdı. “Ben tıpkı buna benzeyen bir köpek yonttum – aynı gözler, aynı deri. Eh belki de köpekler köpeklere benzemek eğilimindedir. Belki de bu yalnızca bir tesadüftür” dedi.</p>
<p>Ve şehre yaklaşmaya başladıkça, Klaus çok garip görünen bir adama rastladı. Oldukça aykırı, farklı görünüyordu, ve Klaus hemen onu bebeklerinden biri olarak tanıdı, adamı durdurdu ve, “Bayım, ne iş yaparsınız?” dedi. Ve bu adam biraz şaşırmış olarak, “ben bir şairim, bir öykü anlatıcısı ve gezginciyim. Peki sen kimsin?” dedi. “Ben Klaus’um, eski bir bebek üreticisi ve ben sanki daha önce karşılaştığımızı düşünüyorum” dedi. Ve şair kafasını sallayarak “Hayır” dedi ve yoluna devam etti.</p>
<p>Klaus yürümeyi sürdürdü. Ergen bir oğlana rastladı ve hemen onu da bebeklerinden biri olarak tanıdı, ama şimdi burada çok garip şeylerin olduğunu düşünmeye başladı. Genç çocuğu durdurdu ve ailesini ve geçmişini, nereden geldiğini sordu. Çocuk korkmuş görünüyordu, bu yaşlı adamdan korkmuştu ve koşarak kaçtı. Günün geri kalanında Klaus, tıpkı bebeklerine benzeyen ve öyle hissedilen insanlar ve hayvanlar ve hatta meleksi varlıklarla karşılaştı.</p>
<p>Ve bu elbette Klaus’u şaşkına çevirdi, neler olup bittiğini anlayamadı. Böylece atölyesine geri döndü, oturdu ve düşünmeye başladı. Neden şimdi canlanmış haldeki – biyolojik bir biçime sahip – bebekleriyle karşılaşıyordu? Bunu düşünürken, “Burada neler olup bittiğini anlamam gerekiyor” dedi. Böylece büyük bir ziyafet planladı, sokaklara çıktı ve yine daha önce de gördükleriyle karşılaştı – ve bazı yeni varlıklarla – ve bunların hepsi bebeklerine benziyordu. Onları, köyün en iyi, en iyi lokantasına bir ziyafete davet etti. Klaus olup biteni anlamaya kararlıydı ve bunların tümünü toplayarak&#8230; kim bilir, belki insanları, belki de bebekleri&#8230; aslında olan biteni keşfedebileceğini düşünüyordu.</p>
<p>Büyük ziyafet akşamı geldi ve en güzel yemekler ve şaraplar ortaya çıktı. Yemek başlamadan önce, hâlâ neler olduğunu sorgulayan, hâlâ şimdi canlanmış görünen tüm o bebeklerle karşılaşmaktan fazlasıyla etkilenen Klaus, garsonlara masadaki herkesin bardağını şarapla – en iyi beyaz şarapla – doldurmasını söyleyerek kadehini kaldırdı ve “Size” dedi. Ve o anda, kadehlerinden bir yudum almaya başlayan herkes, lokanta oturan herkes, yok oldu. Ve Klaus o anda, en başından beri onların onun parçaları olduğunu fark etti. Onların hepsi, kendinin ifadeleriydi. Ve o şimdi onları yuvaya geri getirmişti. Onları kendine geri getirmişti.</p>
<p>O bütünlenme ânında, derin bir nefes alan ve şarabından bir yudum içen Klaus kendine şöyle dedi, “Gene ben. Ben yine kendimle buluşuyorum.” “J’encore” dedi, Cauldre’nınkine benzeyen bozuk Fransızcasıyla. (Tobias güler) “Gene ben. Ben yine kendimle buluşuyorum.”</p>
<p>Ve kendisinin her bir parçasıyla bütünleştiği o an, Klaus yaşamının geri kalanında ne yapacağını gördü. O, üstat öğretmen olacaktı. Bebek üreticisi olmak isteyen tüm genç çocukları ve genç adamları biraraya getirecek, ve onlara oyuncak asker ya da kraliyet ailesi ya da yalnızca tek bir şey yapmaları gerektiğini söylemek yerine, kendi hayal güçlerini kullanmayı, yaratmak istediklerinin en güzelini yaratmak için kendi parçalarını kullanmayı öğretecekti. Klaus Oyuncak ve Bebek Yapımı Okulu’nu açtı ve şimdiye kadar görülen en başarılı öğretmenlerden biri olarak devam etti.</p>
<p>Gene Ben</p>
<p>Şimdi, Klaus’un bu uzun öyüküsünü neden anlattık? Bu sizin de öykünüz. Bu, sevgili Şambra, kendinizin bir dolu parçasına sahip olduğunuzu söylemenin bir yoludur. Siz gündüzleri hayal kuruyorsunuz. Geceleri rüya görüyorsunuz. Hatta şu anda bile kendinizin parçalarını yaratmak üzere çoklu boyutlara gidiyorsunuz, şeyler hayal ediyorsunuz, özlemleriniz ve hayalleriniz var. Ama onlar oralarda bir yerlerdeydi, kendi çok boyutlu oyuncak raflarınızda, kendinizin parçalarını yonttuğunuz kendi dükkanınızdaydılar. O asil yanınızın – o boktan, cansıkıcı yanınızın! (kahkahalar) Sizin o küçük/genç yanınız, o&#8230; (diyelim) küçük bir kızken, o küçük oğlanı da yarattınız ki, o veçhede olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamanıza yardımcı olsun. Bir asker olabilecek, herşey olabilecek yanınızı siz yarattınız. Öyle parçalarınız var ki, her yerde, onları tutkunuzla ve sevginizle yarattınız. Farklı olasılıkları düşünüyor ve hayal ediyorsunuz. Büyük bir yazar, bir bilim adamı, bir aşçı, bir işletmeci, bir melek, bir kuş olmak istediniz.</p>
<p>Biliyor musunuz, bir şeyi her düşündüğünüzde ya da bir hayal ettiğinizde, onu yaratırsınız. Belki ellerinizle değil, belki tahtayla ve boyayla değil, ama onu yaratırsınız ve o bir yerlerde mevcuttur, yalnızca burada değil. Farklı olasılıkları farklı biçimlerde oynayarak test ediyorsunuz. Bazılarınız merak ediyor, bu yaşamda evlenmeseydim ve dünyayı dolaşsaydım ne olurdu diye, ve bunu tam anlamıyla yaratıyorsunuz. Ve sizin o bebeğiniz bir yerlerde bunu gerçekleştiriyor. Siz kendinizin tüm parçalarını, yaratılarınızı tanımıyor, fark etmiyorsunuz, ama onlar oradalar, tıpkı Klaus’un oyuncak bebeklerinin gerçekten orada, raflarda durması gibi – en azından onları özgür bırakana dek.</p>
<p>Hayal ettiğiniz o parçalarınıza sahipsiniz, “Zengin olmak, güçlü olmak nasıl bir şey olurdu? Kanseri iyileştiren bir icatla ortaya çıkmak nasıl olurdu? Hayatları sonsuza dek değişecek bir grup insana danışmanlık yapmak nasıl olurdu?” Bunlar sizin bebekleriniz, bunlar sizin yarattığınız bebekler ve gerçekler. Gerçekler. Bu yeni bilinç zamanında siz yine kendinizle buluşuyorsunuz. J’encore. Gene ben.</p>
<p>Şu anda çok ilginç bir şey oluyor. Siz şu andasınız. Ve bir yerlerde olan tüm o yaratılarınız var, ve şimdi sanki tüm yollarınız aynı anda kesişiyor. Eşzamanlılık mı? Belki. Rakkamların uyumlanması mı? Planın bir parçası. Gelişen, evrimleşen bilinciniz mi? Kesinlikle evet.</p>
<p>Siz kendinizle buluşacaksınız, ve bazen de kendinizin başka bir insan kanalıyla, bir hayvan, bir kuş ya da köpek kanalıyla, ufacık bir demet ya da gölge gibi sizinle birlikte odada olup da sonra yok olan bir varlık kanalıyla temsil edildiğinizi göreceksiniz. Hatta bir ağaçta, hatta belki de yağmurun damlalarında. Siz kendinizle yeniden karşılaşacak, buluşacaksınız. Olmuş olduğunuz ve uzun zamandır oralarda bir yerlerde olan ve şimdi, şu anda bu gerçekliğe geri gelen, kendinizin potansiyelleridir.</p>
<p>Gene ben. Bu sanki bir deja vu. Deja vu, başka bir alemde hayal ettiğiniz ya da yarattığınız ve sonra onu bu gerçekliğe geri getirdiğiniz bir deneyimin anımsanmasıdır. Gene ben, yine sizdir. Kendinizle buluşmanız.</p>
<p>Bu çok ilginç bir olgu olacak, çünkü başlarda onu kendi dışınızda tutma eğilimi olacaktır. Şu kişi neden içinizdeki bir şeyi tetikliyor, tıpkı sokakta yürüyen Klaus’a kendi oyuncak bebeğini anımsatan kişi gibi. J’encore, gene siz, ama başka alemleri keşfe çıkan ve şimdi buradaki gerçekliğinize gelen siz.</p>
<p>Bu başlarda garip bir his olacak, tıpkı Klaus’un kendi bebeklerine benzeyen insanlara rastladığında hissettiği gibi. Başınızı kaşıyacak ve neler oluyor diyeceksiniz. Ama siz belki, tıpkı Klaus gibi, onların hepsini biraraya toplayabilir, hepsini büyük bir ziyafete davet edebilir – hesabı siz ödeyeceksiniz! – her bir parçanızla sevinç içinde kutlama yapabilirsiniz. Evet, belki o kadar hoşlanmadığınız parçanızla da. Onu bastırmaya ve geri tutmaya çalışsanız da insanlara kızan ya da sinirlenen parçanız. Küçük bir çocukken canı yanan ve insanlardan kaçmak için dolaba ya da yatağın altına saklanan ya da çalılıkların arkasına kaçan parçanız.</p>
<p>Gençliğinizde lisede ya da üniversitedeyken en büyük hayallere ve özlemlere sahip olan, idealist olup da dünyayı değiştirmek isteyen ama bunu hiç yapmayan parçanız&#8230; ama belki de yaptınız da onu nasıl değiştirdiğinizi fark edemiyorsunuz&#8230; ama yunusları kurtaracak olan, örümcekleri kurtaracak olan, herşeyi kurtaracak olan parçanız. İçinizde bir kenara attığınızı hissettiğiniz parçanız. Biliyor musunuz, o parçanız oyuncak bebeklerinizden biridir, ormanlarda ya da etten kemikten biri olarak yaşamıyor ama, başka bir boyutta yaşıyor ve bu rolü oynuyor, başkalarına yardım etmenin nasıl bir şey olduğunu hissediyor. Onları geri getirmek zamanıdır. Kendinizle buluşmak zamanıdır. J’encore. Gene ben. Bu sadece yine ben.</p>
<p>Tüm yollarınız şimdi uyumlanıyor ve birleşiyor. Bakın önceleri, yollar bir dolu farklı yönlere gidiyordu, sizler hayatlarınızın tüm o siz’leri ile çok meşguldünüz. Ama gördüğünüz gibi şimdi yollar yeniden birleşiyor. J’encore. Yine ben.</p>
<p>Yuvaya dönüş</p>
<p>Bunu ister hayal edin ister gerçekten yapın, ama oturun, ve hayal gücünüzü, kendinizi, Sizin siz’lerini yeniden size dönmeye davet edin. Tanrısal sıvıyı, tüm parçalarınızın yeniden birleşmesine izin veren o iksiri için. Ben şarabı önermiyorum – seçiminiz her neyse – ama bir kutlama olsun. Yeniden buluşmanın kutlaması. Bunu yaparken, yalnızca sizin değil, ama sizi kuşatan tüm siz’lerin sahip olduğu yetenekler ve yaratıcılıklar ve deneyim çokluğu sizi büyüleyecektir. Onları yeniden biraraya getirmek. Yeniden kendinizle buluşmak.</p>
<p>Sevgili Şambra, bu öyle bir anda olmaz, ama şimdi olmaya başlıyor. Gene ben – sizin deja vu’nüz. Siz bu Dünya’ya bu zamanda bilinci teşvik etmek için geldiniz. Biz, Şambra tarafından, Kırmızı Çember tarafından, sevgili Linda tarafından geliştirilmiş olan terimi kullanıyoruz. Ve biz “bilinci teşvik etmek” terimini kullanıyoruz. Şimdi burada gerçekleştireceğiniz şey budur.</p>
<p>Bilinci teşvik edenler</p>
<p>Enerji tutucuları olduğunuzu anımsıyor musunuz? Bu size sanki binlerce yıl önceymiş gibi gelmiyor mu? Enerji tutucularıydınız ve bundan gurur duyuyordunuz, hangi enerji olursa olsun onun sorumluluğunu yükleniyordunuz. Birkaç yıl önce enerjiyi hareket ettirenler olmaya geçtiniz – başkaları için enerjiyi hareket ettirmeye, kendiniz ve tüm bilinç adına enerjiyi hareket ettirmeye. Ve şimdi de enerji bilincini teşvik edenlersiniz. Tıpkı Klaus’un ahşap işçiliği ve oyuncak yapımcılığı öğretmeni olmak üzere devam etmesi gibi, siz de şimdi bilincin öğretmenleri olmak üzere, başkalarını da bilinçlerini, ufuklarını genişletmede teşvik etmek üzere devam ediyorsunuz.</p>
<p>Bilinç, farkındalıktır. Bu aslında bir enerji değildir. Farkındalık enerji değildir. Siz enerjiyi, bilincinizin bir aracı olarak kullanırsınız, tıpkı Klaus’un, zanaati için araç olarak boya fırçalarını ve testereleri ve zımpara kağıtlarını kullanması gibi. Siz enerjiyi, kendi bilincinizin bir aracı olarak kullanırsınız. Bilinç, farkındalıktır. Siz şu anda Dünya üzerinde bilinci ve farkındalığı teşvik edenlersiniz. Bu nedenle hâlâ buradasınız. İlerlemek isteyeceğiniz şey budur. Hâlâ sizden akan büyük bir canlılığa, büyük bir yaşam gücüne sahipsiniz. Tüm insanlık için bilinci teşvik etme çalışmasını yapmak üzere bu gezegende daha çok, çok yılınız var. Sizin için yapılacak çok şey var ve yapacağınız herşeye kulak vermeyi isteyecek çok insan var.</p>
<p>Tamamlanma</p>
<p>Biz burada bir döngünün sonuna geliyoruz, ve daha önce de söylediğim gibi, bu yalnızca 7-7-7 tarihinden fazlasıdır. Bugün, birbirimizle yaptığımız bir anlaşma tamamlanıyor, dünyaya gelmek – siz fiziksel formunuzda ve ben o muhteşem ruh formumda – ve bizi şu anlarda sona erdirdiğimiz Öğretmenlik Dizisi’ne getiren sekiz diziden geçmek anlaşması, tam anlamıyla tamamlanıyor. Benim, Kırmızı Meclis’ten olanlarla birlikte burada olacağıma, sizi seveceğime ve yol göstereceğime, neşelendireceğime, bazen de dürteceğime, gereken herşeyi yapacağıma dair bir anlaşma (sona eriyor).</p>
<p>Geçenlerde, dengeye bağlı olarak, sizin bulunduğunuz yere bağlı olarak, on yıl daha Dünya’da kalacağımı söyledim. Ve şimdi bu noktada, sevgili dostlar, tam gidiş tarihimi biliyorum, çünkü beni bekleyen bir kabuk bedenim var. Beni içine çeken Dünya’nın o yerçekimi var. Böylece kendim için bir seçim yaptım, 19 Temmuz 2009, son kanallığım olacak, bu Şambra grubuna son gelişim olacak. O tarihlerde on yaşında olacak olan Sam’in bedenine tümüyle gireceğim. Karşılacağım ama&#8230; Sam kanalıyla birçoğunuzla yeniden karşılacağım, ama etten kemikten olarak. Beni Tobias olarak tanımayacaksınız ve beni Sam olarak da tanımayacaksınız, ama beni gözlerimden tanıyacaksınız, tıpkı, gördüğü an kendi yaratılarını tanıyan, oyuncak üreticisi Klaus gibi. Biz birbirimizi tanıyacağız.</p>
<p>Gelecek iki yıl boyunca hepinizle, Yeni Enerjiyle ve insanlık adına bilinci teşvik etmede çalışmayı sürdüreceğim. Ve gidişimden sonra&#8230; ah bu acı-tatlı. Bu tıpkı, tüm bebeklerini raflarda sıraya dizen Klaus gibi&#8230; onları bırakmak acı-tatlıydı, rafları temizlemenin zamanı geldiğini biliyordu&#8230; işte benim için de acı-tatlı, hepinizle ve her birinizden ne kadar sevinç duyduğumu biliyorum. Yalnızca bu toplantılarda değil, ama birlikte olduğumuz başka zamanlarda da. Biz yolu birlikte gittik. Bazılarınızın arabayı kullanma biçimi beni gerçekten korkutuyor – Sam’in bazılarınızın arabasına binmesine asla izin vermezdim! (kahkahalar) Biz göl kenarlarında yürüdük. Birlikte bir dolu güzel kitap okuduk. Birçok yemeği paylaştık ve siz uyuya kalmadan hemen önce yatağınıza uzanıp da birkaç kelimeyi paylaştığımız zamanlar oldu.</p>
<p>Ama benim zamanım doluyor, şimdiden sonra iki yıl daha, bu dizilerin onuncusundan sonra&#8230; 19 Temmuz 2009’un numerolojisine bir bakın, hmm&#8230; sizinle yaptığım anlaşmanın zamanı doluyor. Ve o zaman, Adamus Saint Germain, Kırmızı Meclis’in hizmetkârı olarak, Kırmızı Meclis’le başka alemlerin ve Dünya’daki Kırmızı Çember’in köprüsü olarak gelecek. Ona Kuthumi, Kwan Yin, ve özellikle de Şambra enerjisi eşlik edecek.</p>
<p>2009 tarihinden sonra bazı Şaud’lar olacak ki, bu yalnızca Şambra olacak – siz. Başka zamanlarda da Saint Germain ve onun veçheleri olacak. Ha evet, Mark Twain’i ve Pitagoras’ı ve diğer başka veçhelerini, doğrudan sizinle birlikte kanallık etsinler diye buraya getirecek. Kuthumi’yi ve daha birçoklarını getirecek, ama benim Tobias – To-bi-wah &#8211; olarak sizinle birlikte olduğum zaman sona erecek, birlikte olduğumuz döngü tamamlanacak.</p>
<p>Böylece, şimdi gözyaşları olmasın, çünkü bu temel eğitimde birlikte olacağımız daha iki yılımız var, bu Şaud’ların daha iki yılı var, insanlık adına bilinci teşvik etmenin daha iki yılı var. Sizi candan seviyorum. Birlikte olacağımız zamanları iple çekiyorum.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 12: “Gene Ben”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Temmuz 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, bu toplantının, hepimizin katıldığı bu Şaud’un, J’Encore’un, “gene ben”in enerjisini sürdürüyoruz.</p>
<p>Bakın, bu sanki bir kavşakta durmuşsunuz gibi, ama yalnızca iki yolun değil, çok, çok, çok yolların kesiştiği bir kavşakta. Ve siz düşüncelerinizden birini bir yola; hayallerinizden birini bir başka yola; hislerinizden birini yine başka bir yola; yaratıcı imgelemelerinizden birini de başka bir yola gönderdiniz. Kendinizin her bir fikir, düşünce, his parçasını farklı farklı yollara gönderdiniz, böylece kendinizin parçalarını, yanlarını araştırabilecektiniz. Ve o sizi, o insan veçhenizi, yalnızca tek bir yola odaklı tuttunuz.</p>
<p>O yolculuğu biraz kendi başınıza ve yalnız sürdürdünüz, ama alttan alta, size ait her fikrin ve düşüncenin kendi yolculuğuna çıktığını, kendi şeylerini keşfettiğini, kendi ifadelerini bulduğunu hep bildiniz. Ve bir gün, ki o bu Şimdi ânıdır, tüm düşünceler ve hayaller ve özlemler ve potansiyeller yeniden birleşir. J’Encore. Gene ben. “Bu sadece benim, bu sadece sahip olduğum ve keşfe çıkan bir his. Bu benim sahip olduğum ve onunla hiç bir şey yapmadığımı düşündüğüm bir fikirdi, ama şimdi görüyorum ki yapmışım. O keşfe çıkmış.” O belki hemen burada, Dünya’da, bu üçüncü boyutta tezahür etmemişti ama, bir yerlerde bir şeyleri gerçekleştirmişti. Her bir hayal, her bir imgeleme ve her fikir.</p>
<p>Bu yaşamında kendi yollarını birleştirebilen çok insan olmayacak. Bu belki bugünden sonra birkaç yaşam sürecek, uzak bir gelecekte olacak, ama sizin için varolan potansiyel, bu birleşmenin şimdi meydana gelmesidir, bulanık, ya da hatta mevcut değilmiş gibi görünen bu parçalarınızın şimdi bilincinize gelmesidir. Bu, kendinizin Gene ben’ini biraraya getirmektir.</p>
<p>Bunun yaşamınızı nasıl etkileyeceği konusunda belirleyici olmak istemiyorum, bunu sizin keşfetmenizi istiyoruz. Ama biz bununla ilgili – kendinizi geri getirip birleştirmekten – gelecekte daha birçok Şaud boyunca konuşmayı sürdüreceğiz. Kendinizle yeniden buluşmanız. Geceleri gördüğünüz ve size anlamadığınız saçmasapan bir ayrıntı gibi gelen rüyalar yerine, Gene Ben’in o rüyayı geri getirmesi. Ve şimdi o rüyayı anlayacaksınız ve birçoğunuz için de bu, bu gerçeklikte meydana gelecektir. Geceleri gördüğünüz rüyaların bazısını başka bir yerlerde yaşıyorsunuz. Ama şimdi, bu yeni bilincinizle, aslında onları hemen burada, Dünya’da meydana gelsinler diye buraya getiriyorsunuz. Gene ben.</p>
<p>Ve böylece, soruları alalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Başka varlıklar, Kuantum Sıçraması zamanında foton enerjisinin kapılardan (vortekslerden) gireceğini ve en güçlü enerjinin de, eski Kudüs şehrinin üstündeki kapıdan gireceğini söylüyor. Ve bu, oradaki kutsal dağı yıkacak bir depreme neden olacakmış. Tüm gezegeni kaplayacak ve birbuçuk ila üç gün sürecek bir karanlık olacakmış. Birçok ruh bedenini terk edecek ve bizler o süreç içinde bir tür uyku halinde olacakmışız, oysa sen bizim hiç bir şey hissetmeyeceğimizi söyleyip duruyorsun. Lütfen bunu biraz daha açar mısın?</p>
<p>LİNDA: Ve bunu soran, İsrail’den bir hanım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Sanki kulağa, Dünya üzerindeki bir başka gün daha, gibi geliyor! Salla sars yuvarla! Ha! (Tobias güler ve bazı izleyiciler de)</p>
<p>LİNDA: Güzel&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Şaka ediyorum. Kuantum Sıçraması dediğimiz bu şeyde, herşey potansiyellere sahip. Her türlü şeyin olma potansiyelleri mevcut. Bu tür felaketlerin olma potansiyelleri var ve bunlar da sık sık Kudüs ve kutsal topraklar gibi arketipsel simgelerin bazısıyla ilişkilendiriliyor. Ama bu yalnızca bir potansiyeldir, ve böyle bir şeyin olma olasılığını biz çok, çok düşük olarak görüyoruz, çünkü, eh, insanlar aslında şu anda bunu seçmiyorlar. Onlar ille de bu tür bir dramın, böyle bir enerjinin olmasını seçmiyorlar. Kuantum Sıçraması’ndaki geçiş gerçekleştirilirken, bu, bireylerin içinde çok sübtil, çok ince bir biçimde olacaktır. Onun böyle büyük bir drama gereksinimi yoktur. O nedenle, başka grupların gördüğü, başka alemlerde gerçekleştirilebilecek bir potansiyeldir, ama onun bu dünyasal alemde, bu üçüncü boyutta gerçekleştirilme olasılığı çok, çok zayıftır.</p>
<p>Hepiniz için, tüm Şambra için, dramlara yakalanmamak önemlidir. Yaşamınızda heyecan yaratmak için dramlara ihtiyacınız yok. Sürekli günleri geçiştirerek yaşamaya çalışmak için dramlara gereksiniminiz yok. Bu bir Eski Enerji beslenmesidir. Tüm unsurları biraraya getirdikçe, şu anda Dünya üzerinde yaşamanın yeni bir derinlik ve hatta yeni bir boyut kazandığını görmeye başlayacaksınız. Dramlara gereksinim yoktur, ve biz bu yüzden böyle bir şeyin olma olasılığının çok az olduğunu söylüyoruz.</p>
<p>Kişisel düzeyde olan şudur, çok yakında gelecek olan bu Kuantum Sıçraması gününde, siz – şöyle diyelim – bir tür anahtar almak için, ve şimdiye kadar çalıştığınız eski potansiyellerden çok daha fazla derinliğe sahip olan, çok daha farklı yeni bir potansiyel dizisinin kilidini açmak için, kendinize tam anlamıyla izin veriyor olacaksınız. Yaşamınıza muhteşem yeni fırsatlar getiriyor olacaksınız. Ve sonra, bunları kullanmayı ya da kullanmamayı seçmek, bireyler olarak size kalmış bir şey olacaktır. Bu şeyler asla size zorlanmayacaktır. Asla size emredilmeyecektir. Herşey seçimle ilgilidir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: İsrail’deki bu hanımlar için özel olarak eklemek istediğin bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Evet gerçekten de. Kuantum Sıçraması enerjisi – Kuantum Sıçrayışının ve Yeni Enerjinin enerjisi – bu İsrail ülkesinde çok önemli bir etkiye sahip olacak. Buna bir kapı ya da geçit denebilir ama, orası şu anda eski din ve eski Tanrı anlayışının, Dünya’daki enerjisel merkezidir. Artık insanlara hizmet etmeyen bir Tanrı enerjisine tam anlamıyla – dört bin yıldan beri ya da daha fazladır &#8211; tutunan insanlar var. Ve onlar bu Tanrı’yı yerinde tutmaya çalışıyorlar, çünkü o kontrol eden bir Tanrı’ydı, erkek bir Tanrı’ydı, çoğu kez kızgın bir Tanrı’ydı ve, sevgi kelimesini belki kullanan ama asla gerçekten ifade etmeyen bir Tanrı’ydı. Bu sadece bir insan veçhesi. Bu gerçek bir Tanrı değil, çünkü Tanrı sizin içinizdedir ve Tanrı hiç de&#8230; sözcük bile kullanamıyorum, ama Tanrı, şu anda betimlendiği gibi ve toplumunuzu ve kültürlerinizi yönettiği gibi hiç değildir.</p>
<p>O nedenle evet, ister birkaç ay içinde ister birkaç yıl içinde ya da onlarca yıl sonra öyle bir nokta gelecek ki, bu “kutsal” topraklardaki Tanrı kavramı iyice sarsılmak zorunda kalacak. Şimdi, insanlar ne ölçüde tutunmayı sürdürecek? Eh, bunun her an olduğunu görebilirsiniz – çok sıkı tutunuyorlar. Belki de bilinçteki sallantı bu enerjinin birazını özgürleştirecek, ve insanlar böylece yeni bir Ruh’la, ve “BEN BEN’İM”le başlayan ve sonra oradan genişleyen Ruhu keşfedebilecekler.</p>
<p>Böylece, yeni Tanrı’nın gelişmesine izin verecek yeterli bir bilinç olursa, ve öte yandan (aynı zamanda) tutunan yeterli bir bilinç olursa, bu bazı sallantıların olmasına neden olacaktır. Bu belki depremler olarak gelecek, belki de savaşlar olarak gelecektir, ama bu genellikle Eski Enerjinin sıkışıp kaldığı yerden kurtulmasına ve yeni bir düzeye geçmesine izin vermenin bir yoludur.</p>
<p>Eğer insanlar, ve özellikle de Şambra, enerjinin bu gelişiminin dramına katkıda bulunursa, o zaman evet, bazı çok dramatik olayların olması çok olasıdır. Ama buna gerçekten ihtiyacınız var mı? Başlıklara bakıp da koca koca şehirlerin silindiğini görmeye ihtiyacınız var mı? Başlıklara bakıp da büyük bir terör eyleminin gerçekleştiğini görmeye ihtiyacınız var mı? Elinizde bir fincan kahveyle güne böyle mi başlamak isterdiniz? O dramı hissederek mi? Hâlâ yaşadığınızı hissetmek için mi?</p>
<p>Olmanıza, enerjiyle çalışmanıza ve onu buraya getirmenize, ve gerçekten olduğunuz herşeyi kabul ve takdir etmenize ve içinizde olan Tanrı’yı anlamanıza izin veren farklı bir yol var, dramatik olmayan, ve çok bütünsel olan bir yol var. Böylece bu bir insan seçimidir. Yazgı kitabına yazılmış değildir, ki böyle bir şey de yok.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Seninle birlikte burada olmak gerçekten harika. Bugün benim doğumgünüm. (Şarkı söylemeye başlar) “Altmış yaşındayım, güzelim, ve Ben Ben’im!” bunu yapabilmek için üç haftadır bekliyorum. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>TOBIAS: Evet, gerçekten de. Ve sen ve Kuthumi biraraya gelseydiniz&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Biliyorum! Biliyorum!</p>
<p>TOBIAS:&#8230;. nelerin olacağını kelimelerle anlatmak mümkün değil!</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ya evet, ama o, rap, müzik değil dedi, oysa ben bundan pek de emin değilim. Bir zamanlar avukattım ve şimdilerde tam gün müzik öğretmenliği yapıyorum. Gitar, piyano ve şarkı söylemeyi öğretiyorum, ve 50’nin üzerinde öğrenci halen bekleme listesinde. Bu, 9 Haziran 2002’de kariyerimi değiştirdiğimden beri böyle. Ben şunu bilmek istiyorum, ve bunu uzun zamandır bilmek istiyorum, senin bugün söylediğin anlamda bilinci ve farkındalığı teşvik etmede müziğin rolü nedir? Ve ayrıca, Jimi Hendrix ve birçok başka sanatçıyla ilgili konuştuğumuz son Şaud’umuzda yaptığımız o bellekte geri gitme gezintisini sevdim. Daha belki kulaklarımıza ulaşmamış olan geleceğin müziğine karşılık, önceki zamanların müziğinin rolü nedir? ve ben o çok sevdiğim ve klasikleşmiş eski rock şarkılarını öğrencilerime öğretmeye devam edip onları yine de bilinç olarak ileriye götürebilir miyim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Burada çok ilginç bir konuyu gündeme getiriyorsun. Müzik belki de bilinç değişimi potansiyeline izin veren en kolay yollardan biri, melodiler yüzünden, müziğin titreşimi ve rezonansı yüzünden, yalnızca kelimeler ya da senin nota diyeceğin şeylerden ötürü değil. Ama bilinci müziğe yerleştirmek, başka herhangi bir şeye yerleştirmekten kolaydır. Gözlerin bir kitapta ya da dergide bir şey okuduğunda, zihinsel olmaya yatkınsındır ve aslında bilinç potansiyelini dışlamak eğilimindesindir. Ya da hatta bir söyleşi ya da konuşma da biraz zihinsel olma eğilimindedir. Müzik, ah, o kalbe hitap eder ve onun için de bir bilinç akışına izin vermek çok daha kolaydır.</p>
<p>Sen 60’ların, 70’lerin ve hatta bugünün birçok büyük müzisyenlerine değinirken kendi sorunu yanıtladın, ama bu noktada kişisel görüşümüzü de ifade etmemiz gerekiyor. Şimdilerde bilinç ve enerji rezonansının müzikle aktarılması, yirmi ya da otuz yıl öncesinde olduğu kadar verimli değil. Bilinci müzikal titreşimler kanalıyla ulaştırmak için yapılan neredeyse bilinçli girişimler çok daha az.</p>
<p>Ancak döngüler değişiyor ve bu zamanda saf bilinci bir müzik formuna koymak daha olası, özellikle de besteci, müziğin bir titreşim – ya da yalnızca bir titreşim – olmadığını anladığında. Müzik şimdi Yeni Enerjide bunun ötesine geçiyor, ve titreşimsel tonların, genişleyen Yeni Enerji rezonansıyla birleştiği, hepsinin aynı şeyde biraraya geldiği müzikal bir senfoni olabilir. Yani enstrümanlar çalacak, şarkıcılar söyleyecek, ama buna Yeni Enerji bilinci ve potansiyeli de örülmüş olacak. Bu, Şaud’ları dinlemeyen ya da kitapları okumayan ya da bu diğer şeyleri yapmayan insanlara bilinç hizmeti götürmenin yoludur. Bu, Yeni Enerji için bir sunuş yöntemidir.</p>
<p>Bunu söyledik ama, biz müzikle ilgili “Tobias’a sor” oturumumuzu yapmak için bekleyip duruyoruz – ve her zaman da sabırlı değiliz. (alkışlar) Gerçekten. Biz türlü durumların meydana gelmesini bekliyorduk ve bunlardan biri de&#8230; kısa bir süre sonra Taos’ta yapılacak Kuantum Sıçraması konferansında göreceğiniz ve hissedeceğiniz ve duyacağınız ve etkilerini deneyimleyeceğiniz çeşitli müzik türlerinin ortaya çıkması ya da gerçekliğinize gelmesi, çok büyük bir olasılıktır. Daha Cauldre’yla bile paylaşmadığımız bir sırrı açıklamam gerekiyor&#8230;. o buna hep bayılır! (kahkahalar) İnsanlar kendi planlarını yaparken, bizlerin de bu tarafta planladığı şeylerden biri de, Yeni Enerji müziğinin sahneye çıkması için bu Kuantum Sıçraması kutlamasını kullanmaktır. Onun için, orada ol&#8230;</p>
<p>LİNDA: Cauldre bunu biliyor!</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. orada ol ve bunların tümünün nasıl açığa çıktığını izle. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Epeydir bedenimin sağlığı konusunda sürekli ve çok kaygılanıyorum ve onunla ilgili korkularımdan sıyrılmada çok zorlanıyorum. Ve aslında bu kadar çok kaygılandığım için sorunlar yaratacağımdan da korkuyorum. Bedenimin içinden geçtiği değişimlerin, bu değişimlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, yoksa gerçekten endişelenip de tıbbi yardım almamın gerekip gerekmediğini nasıl bileceğim? Çünkü bazı tetkikler yaptıracağım, ki bunu gerçekten istemiyorum, ama son zamanlarda öylesine kafam karıştı ki, ne yapmam gerektiğinden emin değilim ve korkuyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Kaygılanma, bir dram biçimidir ve sen herhalde bunun berbat olduğunu ve bundan nefret ettiğini ve bunu senin oluşturmadığını söyleyecek olsan da, aslında sen yarattın. Kaygılanmak, meydana gelen olayları daha da dramatize eder, yalnızca bedeninde değil, ama zihninde ve yaşantının yaratıcı bölümünde de. Böylece bu aslında sana büyük miktarlarda – senin enerji diyeceğin – enerjiyi sağlıyor, ama dramatik enerjiyi, aslında gereksinmediğin bir enerjiyi.</p>
<p>Şimdi burada birkaç şey var. Öncelikle, Bayrak Teknolojisiyle çalış. Yani, bedeninin, kendisini yenilemesine izin ver. Bu çok dramatik, çok heyecan verici bir şey değil. Bir dolu alkış ve ıslık söz konusu değil. Doğrusu, Bayrak Teknolojisi çok, çok sıkıcıdır. Sen yalnızca bedeninin doğal fonksiyonlarına, nasıl yapılacağını bildiği şeyleri yapmasına izin verirsin. Nefes çalışmanı yap. Bu çok önemli. Ve, kulağa çok garip gelse de, sonuçlara ulaşmaya çalışma, çünkü aslında bu, enerjiyi önyargılı ya da kutuplu bir hale sokar. Fiziksel bedeninin iyileşmesini ne kadar istersen iste, onu iyileştirmeye çalıştıkça, o kadar zor hale gelir. Yani bu aslında kabullenmekle ilgili. Kaygılanmakla değil. Olabilecek en kötü şey nedir? En kötüsü.</p>
<p>Ve şimdi, bu yenilenmiş bilinçle, bedenin artık gerçekten işe koyulabilir, çünkü o&#8230; o sağlıklı olmak ister. Sağlığa ve şifalanmaya ve yenilenmeye programlanmıştır. Bu, DNA’nın ve DNA bölümlerinin derininde mevcuttur ve şimdi bu gerçekliğe gelmektedir. Bu, senin gezinen parçalarından biridir. Senin o şifalanan veçhen şimdi geri geliyor.</p>
<p>Bu arada doktora da git, onay almak ve rahatlamak için, yoksa&#8230; senin zihnini biliyorum, o habire kaygılanmayı sürdürecek. Şimdi doktor gerçekten dışsal bir kaynaktan gelen bir anlayışa sahip olmanı sağlayabilir. Ama doktor sana ne derse desin, bir tür hastalığının ya da bedeninde bir dengesizliğinin olduğunu söylese de, bedeninin kendini yenilemek istediğini ve bunu yapacak yeteneğe sahip olduğunu anla. O bunu nasıl gerçekleştireceğini bilir. Doktor seni biraz rahatlatacak ve belki de yönlendirecektir.</p>
<p>Ve birçok doktorun çok iyi olduğu bir şey daha: ilaçlarla ve araç gereçle ve bu tür şeylerle çalışsalar da, onlar aynı zamanda enerjiyi hareket ettirenlerdir. Bir doktorun, özellikle de Yeni Enerjiye yönelmiş bir doktorun en büyük yararı, bilincinin yapmak istediği şifa çalışmasının desteklenmesine yardımcı olmaktır. Yani seninle doktor arasında alttan alta bir bilinç çalışması olur. Ancak kendi bedenin için her zaman sorumluluk al ve bu sorumluluğu üstlen. Diğer herşey bunu desteklemek üzere gelir – doktor, aile ve arkadaşlar, başka şeyler – senin kendi yenilenme yeteneğini desteklemek üzere gelir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Ben sana en küçük kızımı sormak istiyordum. O, birinci derecede şeker hastası ve geçenlerde ensüline başladık ve ben sizlerin bu konudaki görüşlerinizi merak ediyordum, ya da ensüline bağımlı diabet hastaları hakkında konuşabilir misin.</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Kızından söz ettiğin bu özel durumda&#8230; biz onun enerji düzeyine bakıyoruz ve burada derin bir bakış atmamıza izin var. Biz bu noktada&#8230; ve hayır Linda, biz tıp doktorları ya da otoriteleri değiliz&#8230;</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. biz enerjisel bir genel bakış sunuyoruz. Bu fiziksel ya da psikiyatrik bir önerme değil, biz daha çok, daha yüksek bir bilinç biçimine uyumlanıyoruz. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>LİNDA: Bu işte iyisin!</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim. (kahkahalar) Şimdi, bu itirazı da göz önünde bulundurarak, kızın bu noktada ensülini ve gerekli ilaçları almazsa fiziksel bir travmaya girer. Ensülin zihni etkilemiyor, bedende çalışıyor. Ve bu iyi bir şey. Zihnin ya da hatta ruhun işlemden geçirme biçimini değiştirmiyor. Yalnızca fiziksel durumla ilgili.</p>
<p>Şimdi bunu dedik ama, fiziksel beden ensülinle biraz dengede tutulsa da, burada derin, çok derin enerji yaraları var. Ve görülen her diabet durumu, o kişide varolan sevgi eksikliğinin, ve öncelikle de kendine karşı olan sevgi eksikliğinin güçlü bir göstergesidir. Bu tamamen kendini sevme yeteneğinin eksikliğidir ve kişinin çevresindeki tüm insanlarda tezahür eder – aile üyelerinde, erkek arkadaşlarda, kız arkadaşlarda, eşlerde, diğer herşeyde. Ayrıca, bir başka kişiden sevgi kabul edememek de söz konusudur. Destek kabul etmek ya da kişinin devam etmesini sağlayacak temel fiziksel ihtiyaçları kabul etmek, evet, insanlar kabul edebilirler. Ama onlar sevgiyi reddediyorlar ve bu, kendi içlerinde başlar.</p>
<p>Burada mucizevi bir şifa söz konusu değildir. Kendini koşulsuz olarak ve tümüyle sevmesi için bir insanı nasıl yüreklendirirsin? Nasıl seveceklerini öğrenmek için nelerden geçerler? Eh, ilk adımlardan biri nefestir. Eğer kendini sevmiyorsan derin nefesler alamazsın. Nefes, çok derinlerde yatan birçok sorunu ve kızgınlıkları ve geri kalan şeylerin tümünü ortaya çıkartacak ve açacaktır, ama kendini sevmenin ilk adımı budur.</p>
<p>Bu, hepinizin ve özellikle de senin bakmanı isteyeceğimiz şeylerden biridir, çünkü bu yalnızca kızınla ilgili değil. Diabet hastası olan çok, birçok kişiyle ilgilidir. Bak, şeker hastalığı, bedendeki bazı enerjilerin dengesizliğidir, kandaki şekerin dengesizliğidir, kendi tatlılığının ve hayatın tatlılığının dengesizliğidir.</p>
<p>Böylece ben soruyu sana geri yönelteceğim ve üç ya da dört ay sonra geri gelip bize bir insanın kendini sevmesini nasıl sağladığını anlatmanı isteyeceğim. Kızın, ki o enerjisel olarak (şu an) burada, bu keşif işleminin bir parçası olmayı kabul ediyor. O ille de&#8230; o bunu kabul etti, ancak onun bunu kabul etmiş olması işleri kolaylaştırmayacak. Bu hem onun içinde hem de senin içinde bazı konuları, ve biraz da bununla bağlantılı olan, senin kendine değer verme sorunlarını ortaya çıkartacak. Böylece, insanın kendini sevmesinin nelere mâl olduğuna bakmak ve o dengeyi fiziksel bedene getirmek için ne güzel bir zaman. Teşekkür ederiz. Ev ödevini biliyorsun.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bir yıldan fazla bir zamandır hayatımda önemli atılımlar yaratmanın sınırlarında dolanıyorum. Beni, hep istediğim şeyleri nihayet hayatımda tezahür ettirmek üzere olduğuma inandıran bazı fırsatlar ve olasılıklar kapımı çaldı. Ama bu şeyler tam tezahür edecekken, herşey hep son dakikada bozuldu. Hepsi gözümün önünde bir serap gibi yok oluyor. Ben bunlara olumlu yanından bakıp, belki de gerçekten en sonunda istediğimin bu şeyler olmadığına kendimi inandırmaya çalışıyorum. Ama dürüst olmam gerekirse, içimin derinliklerinde büyük bir hayal kırıklığı ve kafa karışıklığı hissediyorum. Nelerin olup bittiğini bana açıklayabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Başarı-fobisi. (Tobias kıkırdar, izleyiciler de güler) Bu gerçek bir korkudur. Başarı-fobisi – başarma korkusudur. Onun neredeyse tadını alabildiğini, onu neredeyse hissedebildiğini, ama sonra yok olduğunu söylüyorsun. Peki neler oluyor? Ondan korkuyorsun. O atılımı yaparsan ne olur? Sana ne gibi sorumluluklar yükler? Yaşantını nasıl değiştirir? Beslendiğin biçimde beslenmekten nasıl vaz geçersin? Yaşantında sahip olduğun bazı bağımlılıkları ve kalıpları nasıl değiştirmek zorunda kalırsın?</p>
<p>O nedenle, sende başarı-fobisi var. Bu atılımları yapmaktan neden korktuğuna bakman gerekiyor. Bu atılımın yaşamındaki anlamı ne olacak? Olduğun herşeyi olabilmek için nelerden vazgeçmen gerekecek? Teşekkür ederiz. Burada yepyeni bir bilim söz konusu, belki de Andra buna girmek isteyecektir. (kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Sen belki de sorumu açıklığa kavuşturmuş olabilirsin ama ben onu yine de soracağım. O harika haftasonunun, Breckenridge’deki Yükseliş Okulu’nun sonunda, Saint Germain, orada bulunan hepimizi duygulandıran bazı inanılmaz, muhteşem şeyler söyledi. Bana gerçekten hitap eden şeylerden biri de, birçok yaşamdır taşıyıp durduğumuz yüklerin ve çabalarımızın sonuna geldiğimiz ve artık hayatımızın sevinç ve mutluluk dolu olmasını bekleyebileceğimizdi. Ben şunu bilmek istiyorum, deneyimlemekte olduğum – ve birçok Şambra’nın da deneyimlediği – beden ağrılarını salıvermek, bunun bir parçası mıdır?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de öyledir, ve Saint Germain bu gruba hitap ettiği zaman, ki bu o gruba özeldi ama etkileri tüm Şambra’ya yayıldı, söylediği şuydu, insanlığa hizmette, bilince hizmette, genel olarak Şambra çok, birçok yaşamdır kendini hizmete adadı. Başka insanların acılarını üstlendi, başka insanların hislerini ve duygularını üstlendi, bir anlamda insanlığın yükünü ve bilincini üstlendi, ve bu kulağa çok muhteşem geliyor ama oldukça da doğrudur.</p>
<p>Yolun bir noktasında yapılan bilinçli bir seçim vardı, “Ben insanlığa hizmet edeceğim.” Ve insanca yaşamanın acılarını ve yaşamın meydan okumalarını ve zorluklarını deneyimlemek, hepinize, insanların ve hatta meleklerin neler deneyimlediklerinin inanılmaz derin bir içgörüsünü sundu. Size öylesine derin bir deneyim sundu ki, bu Yeni Enerjinin bilinç teşvikçileri nasıl olunur’u daha iyi anlayacak hale geldiniz. Bunu bir analiz ya da teori alanından yapmadığınızdan, derin bir biçimde buna dalabileceğinizden emin olmak istediniz. Ve şimdi uyanıyorsunuz. Bunun size ait olmadığını, sizinle ilgili olmadığını fark ediyorsunuz. Bu deneyimlerin çok derinine daldınız ve kendiniz adına üstlendiniz, ama aslında bu sizinle ilgili değildi.</p>
<p>Şimdi, tıpkı oyuncak üreticisi Klaus gibi; o tüm o güzel bebekleri satmak yerine raflarda tuttu, ama bir noktada onları bırakması gerektiğini fark etti. Ve bizim Şambra’ya soracağımız ve sormayı sürdüreceğimiz soru şudur: Kendinizi, size ait olduğuna inandırdığınız onca çabayı ve meydan okumayı ve zorluğu bırakabilir misiniz? Çünkü gerçekte onlar size ait değildir. Size ait tek şey, şu anda seçtiğiniz şeydir, ve hepsi budur. Size ait olan tek şey budur.</p>
<p>Böylece, Saint Germain, “Sizler, artık yaşamınızda sevinç duyabileceğiniz bir zamana yaklaşıyorsunuz” derken, benim de sorum şu olacak: Buna sahip olmak için kendinize izin verecek misiniz? Bedeninizde ve başka yerlerde ağrılara neden olan şeyleri bırakmaya istekli misiniz? Kendi yaşamınızı – ve yalnızca kendi yaşamınızı – sevinç ve özgürlük içinde ve bağımsızca yaşamaya gönüllü müsünüz? Yalnızca kendiniz için. Şimdi bu belki kulağa bencilce geliyor, ama öyle mi? Eğer mutlak sevinç ve özgürlük içinde, ve fiziksel acıdan, zihinsel travmalardan ve tüm o diğer şeylerden özgür yaşıyorsanız, ve bağımsızsanız, bunun bilinç üzerinde bir etkisi olacağını düşünmez misiniz? İnsanlığın yüklerini taşımak yerine ve eski bilinci taşımak yerine, bilinci teşvik etmenizin zamanı gelmedi mi? Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>LİNDA: Burada bazı güzel sorular var.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba Tobias. Ben, çevredeki enerjilere inanılmaz derecede duyarlıyım. İnsanlarla ilişki içinde olmak beni hep korkutmuştur ve ben toplum içinde konuşmaktan da fazlasıyla korkuyorum. Bu sorun gerçekten olduğum öğretmeni olmamı ve enerjimi genişletmemi engelliyor. Soru şu, duyarlı olmama neden olan kendi korkum mu, yoksa doğam gereği fazla duyarlı olmam korkuyu mu tetikliyor. Aynı zamanda içimde öyle bir şey var ki, kendimi muhteşem hissetmeme neden oluyor ve deyim yerindeyse, Şambra enerjimi pompalayan enerji olduğumu varsayıyorum. Önceki yaşamlardan getirdiğim büyük şeylerin olduğunu da algılıyorum. Ekleyebileceğin bir şey var mı? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Saint Germain’in Yükseliş Okulu’nda da belirttiği gibi, geçmişte birçoğunuz sessiz ve derin düşüncelere daldığınız hayatlar yaşadınız. Bu yaşamda bile bizim göze çarpan, çok dramatik diyeceğimiz bir yaşamı, çarpıcı biri olduğunuz bir yaşamı seçmiyorsunuz. Daha sessiz bir yaşam sürdürmek eğilimindesiniz. Aslında geçmişte, şimdiki yaşama bağlanan ve büyük yalnızlık içinde geçen hayatlar yaşadınız. O nedenle, şimdi kendi kabuğunuzdan çıktığınız bir noktadasınız, olduğunuz herşeyi olmak üzere, başka insanlar için bir esin kaynağı olmak üzere ortaya çıkıyorsunuz. Ve senin, olduğun herşeyi olmakla ilgili bir başarı-fobisine girdiğin açık.</p>
<p>Birçoğunuz bu sorumluluğu almak istemiyor ve sen başka insanları yanlış yönlendirebileceğinden korkuyorsun ve bu nedenle de kendini geri çekiyorsun. Birçoğunuz şu anda çok, çok duyarlısınız. Küçük bir grubun önüne çıksanız bile onarın enerjilerini hissedebiliyorsunuz ve belki de, onların hissettiği ve sizin algıladığınız şeylerden pek hoşlanmayacağınızdan korkuyorsunuz. Onların kafalarından düşünceler geçiyor ve siz de bunları kendi kafanızda duyuyor olabilirsiniz&#8230; “Bu sevgili varlık pek de iyi bir konuşmacı değil, çok sıkıcı, uzun öyküler anlatıyor, bu tür şeyler işte.” (kahkahalar) Şimdi bunu söylüyoruz ama, sen onların ne düşünebileceklerinin yalnızca bir yanına bakıyorsun. Diğer yanları çok esinlenmiş olabilir, paylaştığın her bir kelimeye bayılabilir. Yaşamında meydana gelen her durumun tüm yanlarına bakmayı anımsa.</p>
<p>Bunun tek bir çaresi var benim bildiğim. Kalk ve yap. Başarısızlıktan korkma. Evet, fazlasıyla utanabilirsin. İnsanlar çıkıp gidebilirler. Ama sen de biliyorsun ki, böyle bir şey olduğunda sende de bir şey meydana gelir. Burada sözünü ettiğin kendi içsel enerjilerin devreye girer ve, “Onların ne söyleyeceği umurumda değil. Ben kendimi ve kendi gerçeğimi ifade ediyorum, ve önemli olan da bu” der. Öte yandan, yalnızca sözcükleri duymak için değil, ama senin enerjini hissetmek için de gelen büyük grupları ve izleyicileri kendine çekebilirsin. O nedenle, senin ne olursa olsun bunu gerçekten yapmak için karar vermen gerekiyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: İki soru daha?</p>
<p>TOBIAS: Üç&#8230; dört. Hayır yedi! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Hisset, hisset, o sesi hisset. Kaç soru? (Tobias üç parmağını gösterir.) Teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam. Bu benim ilk toplantım, yani&#8230; burada olmak harika. (izleyiciler alkışlar) Yani ben Şam&#8230; Şambra mıyım? Buna böyle mi diyorsunuz?</p>
<p>TOBIAS: Evet!  “Benim adım Bob. Ben Şambra’yım.” Burada bunu böyle yapıyoruz, evet. (kahkahalar, Tobias da kıkırdar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet. Eh, ben öyle olduğumu varsayıyorum, çünkü İnternette okuduğum birçok şeyle rezonanstayım. Yani bu çok iyi bir malzeme. Benim sorum müzikle ilgili, ve müzik öyle ya da böyle hep hayatımın bir parçası oldu. Ve şu son birkaç yılda buna daha ciddi eğilmeye karar verdim ve şarkı sözü yazıyorum ve bir CD çıkardım. Bana zor gelen, işin pazarlama yanı ve bunu bir sonraki düzeye taşımak istiyorum. Orada burada sahneye çıkıyorum ama küçük çapta, ve bunu bir sonraki düzeye taşımak istiyorum. Ve ben sadece bu konuda senin söyleyeceklerini duymak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Burada&#8230; aynı anda birçok farklı düşünce geçiyor&#8230; öncelikle, şu anda Şambra tarafından yaratılan ve Şambra’nın müzik çalışmalarının dağıtımına yönelik bir ağ var. Bazı kişiler, şu anda yapılanma aşamasında olan bu Şambra internet kapısıyla dünya çapında bir dağıtıma ulaşacak, bazıları da daha küçük çaptaki dağıtımlardan yararlanacak. Ama bu önemli olmamalı. Müzik, melodisel bir danışmanlık türüdür ve bir milyon kişiye ya da yalnızca birkaç kişiye ulaşmanın önemi yoktur. Bu daha çok, az önce sözünü ettiğimiz şeyle ilgilidir – bilincin aşılanması, insanlara müzik kanalıyla enerjisel ya da hissel danışmanlık yapabilme yeteneği.</p>
<p>Yani burada önemli olan, dağıtım için türlü kaynakları denemektir, çünkü aslolan budur. Bunu pazarlamayla karıştırma. Bu, enerjisel dağıtım kaynaklarına ulaşmakla ilgilidir. Ve bugün elinizin altında bir dolu teknolojiye sahip olduğunuza kalıbımı basarım. İnanılmaz&#8230; internetin enerjisine baktığımız zaman, kısa duvarımızın arkasında durup da aşağıya, Dünya’ya baktığımızda ve internet teknolojisine baktığımızda, orada öyle çok enerji var ki, gerçi çoğu eski ama yenileri de var internette. Siz belki farketmiyorsunuz, çünkü sadece onu açıyorsunuz – işlemcinizi – ve işte hemen orada oluyorsunuz. Ona katılıyorsunuz. Ama biz yukardan baktığımızda, internet denen şeydeki enerji potansiyelini görebiliyoruz.</p>
<p>İnternet, temelde insan bilincinin bir yansıması ya da paralelidir. Ve bugünlerde insanların büyük bir çoğunluğunun kendi enerjilerini internete kattığını da biliyorsunuz. O bir tür kolektif bir kolektifsizlik. Evinizde, kişisel şeylerinizi yapmaya izin veren kişisel bilgisayarlarınız var, ama bu, insanlık bilincinin de katılmasına izin veriyor. Ve bu, muazzam bir potansiyel sunuyor.</p>
<p>Sen dağıtıma bak, yalnızca geleneksel ve fiziksel yöntemlere değil de, internetten dağıtıma da bir bak. Müziğine yerleştirdiğin enerji, belli gruplarla, hatta özellikle – ister erkek ister kadın olsun &#8211; dünyanın belli bölgeleriyle rezonansa girecektir, ve kendi düzeyini bulacaktır. Artık gerçekten bugünlerde pazarlama yapman gerekmiyor, yalnızca dağıtım kapılarını açman gerekiyor, ve bu, Şambra’nın yaptığı hemen herşey için geçerlidir.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Tamam, teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Oldukça ilginç, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle! (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>LİNDA: En iyi günündesin. En iyi oyununu oynuyorsun.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bir kavşaktayım ve direkt bir yöne ihtiyacım var. Birkaç ay önce Saint Germain, eğer birisi hâlâ bolluk konusunda sıkıntı çekiyorsa, ya geri çekilip bakmayı ya da bırakmayı düşünsün dedi. Ben bu sözleri ciddiye aldım ve geçtiğimiz aylarda doğada kamp kurup 2003’den bu yana yapılmış olan Şaud’ları tek tek yeniden okudum, ve neleri gözden kaçırdığımı ve hayatımın neden diğer Şambralar gibi yolunda olmadığını görmeye çalıştım. Birçok yeni içgörüler kazandım ve beni geri tuttuğunu fark ettiğim şeyleri salıverdim. Birçok günü gözyaşları, öfke ve karmaşa içinde geçirdiğim gibi, sevinç, umut ve mutluluk dolu günlerim de oldu. Bununla birlikte, sonuçta kendime gerçekten ne istediğimi sorduğumda, hiç bir yanıt gelmiyor. Bu engele neden olan şeyi bilmem gerekiyor. Lütfen beni bazı alanlarda yönlendir, çünkü duyarsızlık ya da kayıtsızlık içinde ölmek istemiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Eh, sen duyarsızlık ya da kayıtsızlık içinde ölmeme seçimini yaptın, ve herşeyden önce, bunun gerçekleşeceğini anla. Sen kendini, birçok insanın içinden geçmediği muazzam bir arınma ve kendini-keşfetme düzeyinden geçirdin. O nedenle, bu süreçten/işlemden geçtiğin için kendini onurlandır. Sen bunu çok, çok çabuk yapıyorsun, bir dolu hayata yaymıyor, kendinin her bir parçasını tam anlamıyla araştırıyorsun.</p>
<p>Şimdi, analizlerinde öyle bir noktaya geldin ki, artık analiz edemiyorsun, ve bu iyi bir şey. Artık o parçaları çözemiyorsun ve bunun iş görmediğini de şimdi biliyorsun. Bir anlamda şimdi boş bir kap haline geliyorsun. Hayal kırıklığın, umutsuzluğun açıkça ortada, ama Şaud’un başında sözünü ettiğimiz şeye geri git. Her kötü günün arkasında bir iyi gün vardır. Kötü günü ve iyi günü birleştirdiğin zaman, tümüyle farklı bir gerçekliğe sahip olursun. Bu artık bir gün olmaktan çıkar, bir deneyim haline gelir. Yani şimdi muazzam bir umutsuzluk içindesin ama, öbür tarafta, karşıt tarafta, muazzam bir hoşnutluk, doyum ve tamamlanma var. Sen şu anda tam olarak bu noktadasın. Tükenmişlik, hayal kırıklığı ve umutsuzluk yüzünden bir anlamda boş bir kap gibisin. Ve şu anda, seni kurtarsın diye herşeyin gelmesine izin verecek haldesin. Oysa seni kurtarabilecek tek kişi yine sensin, ama sen en azından buna açıksın.</p>
<p>Şimdi, bu Şaud’un bir daha üstünden geç ve dinle, okuma, dinle, birkaç kez. Gene ben’i, kendini yeniden biraraya getirmeni, kendinle buluşmanı. Şeyleri anlamak için ve kendini bir insan olarak ve bir ruh olarak onarmak için bu umutsuz arayış içindeyken, senin tam anlamıyla türlü enerji veçhelerini, kendi parçalarını, her aleme keşife gönderdin. Bunu yaptığını anımsıyorsun değil mi? “Bu boyutu araştırmam gerek. Şu potansiyeli araştırmam gerek” dediğini anımsıyorsun. Sen bunu sessizliğin, inzivan sırasında gerçekleştirdin, ve şimdi o parçalar biraraya gelmeye başlıyor. Onları zorlama. Onlara baskı yapmaya ya da onları yönlendirmeye çalışma. Onları yalnızca bırak. Beynine başvurup da birleştiklerini düşünmeye başladığın an, salıver gitsin. Unut. Yürüyüşe çık ve derin bir nefes al. Onlar geri gelecekler, sen geri geleceksin, Gene ben, doğal olarak ve kolayca.</p>
<p>Bunu yaptığın zaman, aslında bunların tümünü nasıl planladığına ilişkin, kendinin derinliklerini anlamana yardımcı olsunlar diye bunların tümünü nasıl biraraya getirdiğine ilişkin o muazzam “haa” anlarından birini yaşayacaksın. Bolluk ya da sağlık sorunu, artık bir odak ya da sorun olmaktan çıkacak. Bunlar sadece kendine kendin olma iznini vermenin doğal sonucu olacaklar. Kullandığımız sözcükler işi zorlaştırıyor, çünkü kelimeleri anlamaya çalışmak gibi bir eğilim söz konusu oluyor. O yüzden senin hemen şimdi bu mesajın hissine geri gitmeni isteyeceğiz. Biz bir bilinç ekliyoruz. Biz buna senin için bir enerji türü, bir potansiyel ekliyoruz. Şimdi onu yalnızca bırak gelsin. Tüm parçaların nasıl birleşmeye başladığını izle, ama çok yeni bir yoldan. O “sen” – o eski sen – bir anlamda öldü, gitti. Yeni “sen” şimdi bu gerçekliğe gelmeye başlıyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Tek bir soru daha mı, yoksa iki mi?</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Sanırım sen sorumu yanıtladın ama ben&#8230; Bu yaşamımda yaptığım ve senin de pek iyimserlikle söz etmediğin şeylerden biri de ruhsal durumlar için (aldığım) ilaçlar. Ve ben bu konuyla ilgili enerjide ne gördüğünü ve kendimin o parçasını yuvaya nasıl getireceğimi merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Sadece bunun farkında olman çok büyük bir fark yaratıyor. Geçmişte ne yaptığını anlaman, kendini dengeleyip sağlamlaştırman gerektiğini anlaman ve bu psikiyatrik ilaçları kullandığın gerçeği, senin deyiminle, onların hepsinin yeniden geri gelmesine yolu açıyor.</p>
<p>Sen de biliyorsun ki, sen ve ben, küçük bir şaka yapıyoruz. Kendi içinde, bakmak istemediğin bir muhteşemliğe sahipsin, böylece muhteşem olmadığın oyununu oynuyorsun – ki bunun kendisi zaten çok, çok muhteşem bir şey! (bazı gülüşmeler) Senin içinde öylesine çok potansiyel var ki, ve ben seni çok kez patakladım. Bunu kendine geçmiş yaşamlarda deneyimlettin, dedim – insanın o muhteşemliğini, toprakların hükümdarı olan parçanı, çok, çok insan üzerinde etkiye sahip olan parçanı – ve sen şimdi bir anlamda, hiç de sen olmayan bir oyun oynuyorsun. Yani muhteşem olmama oyununu. Ki bu oldukça muhteşem bir şey!</p>
<p>O nedenle, artık zamanı geldi. O eski oyundan sıkılmaya başladın, ki sıkılacağını sana söylemiştim. Ve şimdi, yeni bir biçimde yaşamak istediğin noktaya geliyorsun. O psikiyatrik ilaçlar için endişelenme. Ancak, burada birkaç tavsiyem olacak. Bu, tıbbi bir tavsiye değil. Psikiyatrik bir tavsiye değil. Bu, o ikisinden de iyi olan büyük bir spiritüel tavsiye&#8230; Saint Germain’i hisset! (kahkahalar)</p>
<p>Psikiyatrik ilaçlar, akıl için ilaçlar, depresyon ve ruh halleri için ilaçlar alanlarınız, eğer bu ilaçları yaklaşık bir yıldır bıraktıysanız ve onlara yeniden başlamak gibi bir eğilim varsa, ya da genelde kendini çok eksik hissetme eğilimi varsa&#8230; bunlar içinizde bir delik, bir tür psikolojik bir delik bırakırlar, ilaçları bıraktıktan sonra bile uzun süre devam eden bir eksiklik (duygusu) bırakırlar. Biz, bu tarafta yaptığımız enerji araştırmalarında, çok balık yemenin, göllerden ya da ırmaklardan gelen değil de, denizlerden gelen balıkları – sizin ton balığı, somon balığı, karides, kabuklu deniz hayvanı dediğiniz türden olup da denizlerden gelen balıkları yemenin, homeopatik ve doğal bir şifa etkisine sahip olabileceklerini gördük. Ancak, şimdilerde ilaç alıyorsanız ve onları bırakmaya çalışıyorsanız, bu geçerli değildir. Neredeyse tam tersi bir etki yapabilir. Ama eğer yaklaşık bir yıldır ilaç almıyorsanız, bol bol balık yiyin.</p>
<p>Öncelikle onun&#8230; sisteminiz bunu, et gibi daha ağır yiyeceklerden çok daha fazla sever. Ve göreceksiniz, düzenli bir biçimde balık yediğiniz zaman&#8230; yalnızca balık yemeyin, balığı birkaç günde bir yiyin&#8230; bu şekilde birkaç ay beslendikten sonra o deliğin, içinizde hâlâ bir delik olduğuna ilişkin hissin ve her türlü eksiklik duygusunun, gittiğini göreceksiniz. Bu beslenme tarzı aslında içinizde kalmış olan psikolojik ve her türlü fiziksel kalıntıların yıkanıp temizlenmesine yardım edecektir. Teşekkür ederiz. Kaygılanmaktan vazgeç.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim. Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, teşekkür ederim. Bu benim için tam bir şımartılma&#8230;</p>
<p>TOBIAS: İyi!</p>
<p>11.ŞAMBRA: Seninle konuşmak için buraya çıktığımdan beri epey zaman geçti, ve günlerimiz sayılı olduğuna göre, bu son kez de olabilir. Beni bunca zamandır esinlendirdiğin, teşvik ettiğin için sana teşekkür etmek istiyorum ve bana söylemek istediğin herhangi bir şeyin olup olmadığını öğrenmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: (duraklama) Biz burada enerjine bir göz atıyoruz. Evet, var. Var, ama biraz dalgalanmalara ve sarsıntıya ve bu gibi şeylere neden olacak. Bunun sonucu olarak gecenin bir yarısında bazı telefon görüşmeleri ve tartışmalar olacak, ama evet, şu anda öğretmeye başlaman çok önemli. Sen öğretmeye başla. İşte bu. Senin tutkun bu, arzun bu. Seni geri tutan şeyler vardı – bunlardan biri, sen kendindin, ve diğer şeyler türlü farklı biçimlerde tezahür etti – ama öğret. Öğret. Ve eğer bu, senin istediğin biçimde gelişmezse, geri gel ve biz başka kişilerle konuşalım.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz. Kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin Şambra. Kim olduğunuzun tam ifadesi olun.</p>
<p>Böylece, bugün büyük bir mutluluktu, J’Encore, gene ben.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/07/07/saud-12-gene-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 11: &#8220;Yeni Enerji Sanatçıları&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/06/02/saud-11-yeni-enerji-sanatcilari/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/06/02/saud-11-yeni-enerji-sanatcilari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jun 2007 14:25:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[Kuthumi Lal Singh’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
2 Haziran 2007
www.crimsoncircle.com     &#8211;     www.kirmizicember.org
Namaste! Namaste! (İzleyiciler karşılık verir “Namaste.”) Sizi duyamıyorum, Namaste! (İzleyiciler yeniden “Namaste” der) Benim, Kuthumi, (izleyiciler tezahürat yapar, Kuthumi kıkırdar) geri geldim&#8230; (Linda, “Hoşgeldin!” der)&#8230;.Şambra aileme, Yeni Enerji Sanatçılarından oluşan bu güzel grubun güzel enerjisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Kuthumi Lal Singh’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
2 Haziran 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com     &#8211;     www.kirmizicember.org</p>
<p>Namaste! Namaste! (İzleyiciler karşılık verir “Namaste.”) Sizi duyamıyorum, Namaste! (İzleyiciler yeniden “Namaste” der) Benim, Kuthumi, (izleyiciler tezahürat yapar, Kuthumi kıkırdar) geri geldim&#8230; (Linda, “Hoşgeldin!” der)&#8230;.Şambra aileme, Yeni Enerji Sanatçılarından oluşan bu güzel grubun güzel enerjisine geri geliyorum.<br />
<span id="more-301"></span><br />
Bir dakika kadar salonda dolanacağım, Internette, dünyanın her yanında dolanacağım, ve bir süre sadece elinizi tutmak istiyorum. Birlikte olduğumuzdan bu yana epey zaman geçti, onun için lütfen ya sağ ya da sol elinizi uzatın – ama yalnızca birini, benim sadece o kadar elim var! Elinizi, gelip de enerjinizi hissedebileceğim şekilde ve sizin de benimkini hissedebileceğiniz şekilde tutun.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Ve bu değerli anda benim vasıtamla dünyanın her yanındaki tüm Şambra ile bağlantı kuralım.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Biz bunu sıklıkla başka alemlerde, geceleri uyuduğunuzda, gündüzleri hayal kurduğunuzda, bir barda oturmuş bira içtiğinizde gerçekleştiriyoruz. Ama bunu hemen şimdi birlikte gerçekleştirelim ve bu güzel Şambra – Yeni Enerji Sanatçılarının – enerjisini içinize soluyun.</p>
<p>Şimdi, ben burada “sanatçı” terimini kullanıyorum&#8230; tuvale resim yapmanız gerektiği için değil, hatta bir müzik parçası yaratmanız gerektiği için de değil. Sanatçı, keşfetmek için, araştırmak için, öğrenmek için ve deneyimlemek için yeni bir şeye giden bir varlık, bir ruh, bir kişidir. Sanatçı budur&#8230; elinizi uzatmayı sürdürün, ben onu tutmaya devam etmek istiyorum&#8230; sanatçı budur. Onlar enerjiyle oynarlar. Ve biz bugün Yeni Enerji Sanatçıları hakkında konuşacağız, çünkü siz herşeyden çok busunuz. Bunu kartvizitinize koyabilirsiniz. Yatağınızın üstüne bir tabela asabilirsiniz. (güler) Sizler, Yeni Enerji Sanatçılarısınız.</p>
<p>Böylece şimdi onu birlikte içimize soluyalım, ve bunu yaparken de merkezinizi anımsayın. Merkeziniz, bu Şimdi’nin değerli ânında, sizsiniz. Merkezde sizin özünüz vardır. Ne olmanız gerektiğine, nasıl olması gerektiğine ilişkin bazı fikirlere sahipsiniz, ama şu anda, hemen burada, merkezinizden daha tanrısal olan hiç bir şey yoktur. O nedenle, onu içinize soluyun.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Dengeden çıkmak, vizyonunuzu ve hayalleriniz kaybetmek, dünyanın bugünkü enerjilerine yakalanmak çok kolaydır. Arada bir beni çağırın. Ben gelip sizinle otururum, biraz nefes çalışması yaparız, birkaç fıkra anlatırız, belki birkaç şarkı söyleriz, ve o merkezin yeniden geri gelmesini sağlarız. Merkez çok basittir bu arada. Karmaşık değildir. Zihinde değildir. O sizin en basit parçanızdır, ama o basitlik muhteşemliği barındırır. O basitlik, kim olduğunuzun tüm karmaşıklığını barındırır. Şu anda merkez çok basittir. Onu bulmak için çabalamanıza bile gerek yok – o sizi bulur, eğer ona izin verirseniz. Şaud’umuza başlarken birlikte derin bir nefes alalım.</p>
<p>Yeniden sahnede Şambra ile birlikte olduğum için çok mutluyum. Tobias – nasıl desek – o kabuk bedeniyle, Sam’le çalışmaya gitti, kendine biraz zaman ayırıyor, ki geçen ay Adamus, sizin de bunu yapmanızı istemişti. Adamus, Frankfurt’ta yapılacak Yükseliş Okulu’na hazırlanıyor, o nedenle, bugün gelme sırası, sizinle bugün biraz enerji paylaşma sırası bende. Biraz konuşma, belki biraz mizah, ama herşeyden de çok, nasıl Yeni Enerji Sanatçıları olduğunuzu anlamanıza yardımcı olmak.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Bugün bizimle olması için belki birkaç kişinin tanımadığı, ama çoğunuzun aşina olduğu özel bir konuğu davet ettim. Bu, yakınlarda Dünya’da olan, ama şimdi bizim alemlere geri gelmiş olan, enerjiyle çalışma sanatının anlaşılması için insanlara yardım eden, eğlendiren, birkaç fıkra yaratan bir varlıktır. Ve o, sevgili&#8230; peki, bir an onu hissedin – o geçmiş yaşamında bir erkekti – bir an enerjisini hissedin, adını tanımlamaya çalışmayın, ama bizim ve sizin John Belushi olarak tanıdığınız bu varlığın enerjisini hissetmeye çalışın. (izleyicilerden şaşkınlık ve keyif tepkileri gelir)</p>
<p>Evet, gerçekten! Gerçi çağdaş anlayışlara göre onu çok spiritüel bir varlık olarak tanımlamazdınız ama, gerçekten de öyleydi. O, enerjiyi araştırdı. O, engellerin ötesine gitmeyi araştırdı. O, mizah enerjisiyle çalışmak nasıl bir şeydi, bunu araştırdı. O bir komedyendi; bir müzisyendi; her açıdan bir sanatçıydı. Şimdi, sanatının derinliklerine daldığı için, enerjinin ve bilincin sınırlarını araştırdığı için, ve sizin şimdi Şambra dediğiniz ailenin inanılmaz desteğinden yoksun olduğu için, biraz fazla ileriye gitti. Ama bizim tarafa gelirken harika bir yolculuk yaptı. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>O, Yeni Enerji Sanatçıları kuşağındandı. Bu kuşak, eski yapılanmaların ve sınırlılıkların ötesine geçip de beklenen Kuantum Sıçraması dediğimiz şey için bilincin açılmaya başlamasına yardımcı olan ilk gerçek kuşaktır. O, inanılmaz sanatçılardan oluşan bir kuşağa aitti – Jimi Hendrix, Janis Joplin, Jim Morrison, John Lennon, Paul McCartney – aa, o ölmedi, yalnızca müziği öldü! (yoğun kahkahalar, Kuthumi de güler) Bu Belushi’ydi, ben değil! (daha çok kahkaha) İlklerin arasında yer alan inanılmaz bir Yeni Enerji Sanatçıları kuşağı. Evet, gerçekten de, bazılarınız şimdi onlarla bağlantılı olan enerji unsurunu düşünüyor. Gerçekten de onların çoğu uyuşturucu aldı, çünkü bir anlamda uyuşturucular, onların genişlemesine, bazı çok zor engellerden, sizin de karşılaştığınız engellerden geçmelerine yardımcı oldu. Ama siz, genişlemek için uyuşturucuları gereksinmediğinizi görüyorsunuz – en azından artık gereksinmiyorsunuz. (Kuthumi kendi kendine güler) Burada birkaç kişisel öykü görüyoruz! (yoğun kahkahalar) Hmm!</p>
<p>Onlar, Yeni Enerji Sanatçılarının inanılmaz bir kuşağıydı. Onlar, bilinci geliştirmek amacıyla müziği araç olarak kullandılar ve güncel sanat çalışmalarını ya da komediyi araç olarak kullandılar. Dünya üzerinde sahip oldukları ve bugün hâlâ sahip oldukları etkiye bir bakın. Onlar olağanüstüydüler. Böylece John Belushi’den bugün gelip de günün konuğu olmasını, sizin de nasıl bir Yeni Enerji Sanatçısı olacağınızı anlamanıza yardım etmesini rica ettim.</p>
<p>Kuthumi’nin Son Aktiviteleri</p>
<p>Evrendeki en büyük sorulardan biri de şuydu, “Kuthumi nerede? (kahkahalar) Kuthumi nerede?” Ben sizlerle meşguldüm Şambra. Ben, kitaplarınızı yazmanıza yardım etmekle meşguldüm ve birçoğunuz bunu yapıyorsunuz. Bazıları – Louise, *Marisa** ve birkaç kişi daha – bunu yaptılar bile. Sadece bunu gerçekleştirmek bile ödüllendirici ve tatmin edici yaratıcı bir cesaret işi değil mi? Bunlar belki sizin mükemmel bir belge diyeceğiniz türden şeyler değil ama, bazılarınız da tam bu noktada takılıp kalıyor. Hemen ilk seferinde mükemmel olsun istiyorsunuz. Yargılıyorsunuz, mükemmel olmadığını düşünüyorsunuz, ve onunla mücadele ettiğiniz için de o yaratıcı çalışma masasından öteye hiç geçemiyor. Hiç gerçekleşmiyor. Ama eğer John Belushi’nin de bildiği gibi, onun mükemmel dediğiniz şey olması gerekmediğini bilseydiniz, çünkü o asla mükemmel olamaz. Enerji değiştikçe, dün gerçekleştirilen bugün ille de mükemmel olmayabiliyor. Önemli olan, onun çıkmasıdır, o enerjinin akmasıdır, bir Yeni Enerji Sanatçısı olmanın ne anlama geldiğini keşfetmektir.</p>
<p>Şarkılarınızda ve müziğinizde bazılarınızla çalıştım. Bazılarınızın güzel, çok güzel kompozisyonları var, ama dünyanın görmesine ya da duymasına izin vermekten korkuyorsunuz. Bazılarınız inanılmaz hayallere sahip – belki bir icat, bir okul, bir terapi yaratmaya ilişkin hayaller – ama enerjinin hareket etmesine izin vermediğiniz için, kendinizden kuşku duyduğunuz için, bunlar asla eyleme sokulmuyor. Şimdi bu, bir Yeni Enerji Sanatçısı olmak değildir. Az önce sözünü ettiğim sanatçılar, risk almaya, öteye geçmeye gönüllüydüler. O nedenle, sizin için de Şambra, aynını yapmak zamanıdır.</p>
<p>Gerçekten de, yaratıcı cesaret işimde, Şambra ile yazmak üzerinde, şarkılar üzerinde çalıştım. Hatta kendim birkaç tane rap şarkısı bile yazdım. Kendime K-lite adını taktım, bu benim rap adım. (kahkahalar) Size bir örnek vereyim! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Bum-bum-bum-bum. (Kuthumi güler)</p>
<p>İnsanlar kargaşa içinde<br />
Kötü duygular içinde<br />
Benim gerçek sevgi iksirimi dene<br />
Bu sadece enerji, hareket halinde</p>
<p>Hey he he he<br />
Enerji hareket halinde<br />
Hey hey hey<br />
Yepyeni bir güne!</p>
<p>(İzleyicilerden yoğun kahkahalar, tezahürat ve alkışlar, Kuthumi de güler. Linda, “Bu, şimdiye kadar Geoff’in aracı olduğu en iyi ifade!” der)</p>
<p>Şimdi, Cauldre gerçekten de şarkı söylemek konusunda biraz kaygılıydı ama bu rap’ti, şarkı söylemek değil! (kahkahalar) Şambra, bu yalnızca benim “Dışarı çıkın!” deme biçimimdi. Bu şeyleri gerçekleştirin. Bu Yeni Enerji sanatsal şeyleri yapın. Bırakın o enerji aksın. Sadece onun dışarı çıkmasına izin vermenin bile ne kadar iyi geldiğini görüyor musunuz? Gelecekteki etkinliklerimizden biri için birkaç şiir/güfte daha yaratayım. Şimdi hep birlikte derin bir nefes alalım&#8230;</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Sizler, Yeni Enerji Sanatçıları.</p>
<p>Ders Yok</p>
<p>Burada Şambra ile son birlikteliğimde de sözünü ettiğim gibi, Kuthumi olarak yaşadığım son hayatımın tek amacı, tıpkı sizde de olduğu gibi, aydınlanmaktı; gerçeği ve yanıtı bulmaktı; Dünya üzerindeki son yaşantımı gerçekleştirmek için geri gelmekti.</p>
<p>Ben, Kuthumi Lal Singh olarak geri geldim, şimdilerde Hindistan, Pakistan olan topraklara doğdum; Avrupa’da öğrenim gördüm ve yanıtları bulmak amacıyla orada araştırmalar yapıp durdum. Ve yanıtları bulamazsınız. Bulamazsınız. Bu anlayışı salıverin, çünkü yalnızca tek bir gerçek yoktur. Yalnızca tek bir yanıt yoktur. Tanrı’nın ya da meleklerin sizden sakladığı bir sır yoktur. Yoktur. Ben kendimi zihinsel bir çöküntünün eşiğine getirdim, çünkü herşeyi anlamaya çalışan zihnim fazla enerjiyle yüklendi, ve bazılarınızın bunu yaptığını görüyorum. Aslında hepinizin bunu yaptığını görüyorum – anlamaya çalışıyorsunuz. Ve anlayamazsınız. Bu, yaşamla ilgili aldatıcı kavramlardan, yanlış anlayışlardan biridir.</p>
<p>Geçirdiğim sinir krizinden sonra herşeyi bırakmaya karar verdim. Stres ve acı ve korkular çok fazlaydı. Bırakıverdim. Felsefeyi bıraktım. Aramayı bıraktım. Tüm ruhsallık kavramını bıraktım, çünkü daha o zamanlar bile Eski Enerji anlayışları spiritüelliğe büyük bir yük bindirmişti. Onun için herşeyi bırakıverdim, ve sonra kendimi yollara vurdum. Kaybolduğum için değil de, keşfetmek ve öğrenmek ve deneyimlemek amacıyla. Avrupa’da dolaştım. Kuzey Afrika’nın bazı bölgelerini dolaştım. Sonra kendi memleketimi dolaştım, bana sunulan her ânı, yaşamın her bir damlasını deneyimledim. Ve en sonunda çok güzel bir sonuca vardım&#8230; bugün bile – bir beden içinde olmadığım halde – şimdi bile ona göre yaşadığım güzel bir sonuca vardım: Hayat, özellikle de Dünya üzerindeki hayat, etkileşimsel bir sanat galerisidir. Tüm olduğu, budur! O, etkileşimsel bir sanat galerisidir ve siz de onun tam ortasındasınız.</p>
<p>Bakın, yaşamda ders (diye bir şey) yoktur. Bu aldatıcı bir anlayıştır. Bu, doğru-olmayan bir gözlemdir, en azından bana göre. İnsanlar burada, bazı dersler öğrenmek için Dünya’da olduklarını düşünüyorlar – onlara bu öğretilmiş, buna inandırılmışlar. Derslerin ne olduğunu bilmiyorsunuz ve onları öğrenip öğrenmediğinizi de hiç bilemiyorsunuz. Derse yaklaşmış olsanız da, yanıtı doğru anlayıp anlamadığınızı bilmiyorsunuz. Ama bunun bir tür engelli bir kurs ya da labirent olduğunu düşünüyorsunuz. Size bunun böyle olduğu öğretildi. Dersler. Kendi deneyimlerime göre bunun hiç de böyle olmadığını gördüm. Dersler yok.</p>
<p>Metafizikçiler olarak size yaşamın belirli bir hedefi olduğu, Birliği anlamanın, Ruhu ya da Tanrı’yı anlamanın metafiziksel bir hedef olduğu öğretildi. Oysa değildir. Değildir. Birliğin ne olduğunu asla anlayamazsınız, onu yalnızca deneyimleyebilirsiniz. Tanrı’nın zihnini asla anlamayacaksınız, çünkü Tanrı hiçbir biçimde zihne sahip değildir! Asla yanıtı bulamayacak ya da ona sahip olamayacaksınız, çünkü yanıt yoktur.</p>
<p>Şimdi bunun biraz can sıkıcı olduğunu biliyorum, ve kendim de bunu fark ettiğimde şaşakaldım. Moralim biraz bozuldu, çünkü enerjilerimin tümü bu şeyleri bulmaya, Bir’i bulmaya, derslerimi öğrenmeye, kazıyarak, sürünerek, cennetlere, tanrılara yolumu geri bulmaya odaklanmıştı. Bir gün fark ettim, “Yeter artık.” Meleklerin bulunduğu cennetlerdeki hayatın, Dünya’daki hayatın, etkileşimli yaşamanın sanat galerisi olduğunu fark ettim, anlıyor musunuz. Her bir günü, onun zevkine vararak ve onu hissederek ve deneyimi içselleştirerek yaşarsınız. Bunun bir dersle ilgisi yoktur, bu bir deneyimdir.</p>
<p>Şimdi, bu deneyimden ne alacaksınız? Sevinç hissini mi alacaksınız? İki katlı bir binadan düşmeyi deneyimlemenin gerçeğini mi alacaksınız? Bu yalnızca bir deneyimdir! Tanrı’nın verdiği bir ders değil, yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmiyordu, kader ya da alınyazısı değildi. Siz sadece düşmeyi deneyimlemek istemiştiniz.</p>
<p>Bay Belushi de dahil olmak üzere, gidip de fazlasıyla alkol alan bir dolu insan tanıyorum. Burada bulunanların içinde de bunu yapan vardı. Kafanızın çevresine küçük bir levha astınız, “Merhaba, ben Bob, bir alkolik.” Ve bunu beraberinizde taşıyorsunuz. Zayıf olduğunuzu hissediyorsunuz. Sizde bir yanlışlık olduğunu hissediyorsunuz. Kendinizi etiketliyorsunuz. Peki bu etiketi neden değiştirip de şöyle dememeli, “Ben muazzam bir sarhoşluk deneyimi yaşadım.” Hepsi budur Şambra. Hayat, etkileşimsel bir sanat galerisidir ve sizler de Yeni Enerji Sanatçılarısınız. Enerjileri alıp da onlarla oynayabilen, onları keşfedebilen, ve onlarda sevinç – kendi sevincini – bulabilen sizsiniz.</p>
<p>Tüm şu hedef anlayışını, hatta yükselme anlayışını salıvermek için bu Şaud’u fırsat olarak kullanın. Yükselmeyi bile (bırakıverin). Saint Germain ve ben birlikte otururken bazen kıkırdayıp duruyoruz. Sizin şu yükselme anlayışınız – onun ne olduğuna ilişkin düşünceleriniz – siz mükemmel bir insan olacağınızı düşünüyorsunuz. Öldüğünüz yerden kalkıp yükselerek kitleleri etkileyeceğinizi düşünüyorsunuz. Ama, yükseldiğinizde gerçekte nereye gittiğinizi hiç düşündünüz mü? Ansızın herkesin ötesinde bir bilgeliğe ve bilişe ulaşacağınızı sanıyorsunuz. Aslında, yükselişte – gerçek yükselişte – yalnızca basitliğinize geri dönersiniz, anlıyor musunuz.</p>
<p>Tüm bu anlayışları, kavramları salıverin, ve bırakın buradaki, Dünya’daki yaşamınız, kalan yıllarınız, kendi etkileşimsel sanat galeriniz haline gelsin. Etkileşimsel, çünkü başka unsurlarla, başka insanlarla, doğayla, hatta bizim gibi görünmez olanlarla çalışıyorsunuz. Her bir gün sizin paletinizdir. Her bir gün, sizin yaratınız haline gelir. Artık başkalarının yaratılarına bağımlı değilsiniz, kitle bilincinin kurbanı değilsiniz.</p>
<p>Hayat bir etkileşimsel sanat galerisidir. Bir an için bunu içinize soluyun. Hissedin&#8230; kelimelerin ötesini hissedin&#8230;</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>&#8230; Yeni Enerji Sanatçısı olmanın enerjilerini hissedin.</p>
<p>Güncel Enerjiler</p>
<p>Dünya üzerinde şu anda enerjiler çok yalpalıyor. Çok sallanıyor. Herhalde bunu son birkaç ayda hissettiniz. Şeylerin artık istikrarlı olmadığını, herşeyin sallandığını, yalpaladığını hissettiniz. Büyük bir cam tabakası düşünün, boyu sizinki kadar ve eni de kollarınızın yanlara uzanmış hali kadar olsun, pencerenize koyacağınız türden bir cam. Şimdi, bu cam serttir. Çok katıdır. Camın enerjileri, onun katı ve yapılı kalmasını sağlayacak türdendir. Camın prensibi budur. Ama şimdi o cam tabakasının sallandığını hayal edin&#8230; yalpaladığını, dalgalandığını, parıldadığını, hatta biraz dans ettiğini hayal edin. Ve siz şöyle dersiniz, “Ama cam dans edemez ki. Cam birbirine yapışır. Sıkıdır. Serttir. Hatta böyle enerjisel bir yalpalanma olsaydı paramparça olurdu. Darmadağın olurdu.”</p>
<p>İnsan bilincinin enerjisi buna çok benzerdir. İnsan bilinci çok sıkıdır, çok katıdır. Parçalanmaya yatkındır. Bunu biliyorsunuz, çünkü zaman zaman sizin kendi enerjiniz dağıldı. Ama şu anda, biz Kuantum Sıçrayışına yaklaşırken, o yalpalıyor. Dünya’da meydana gelen tam olarak budur. Bu yalpalama hareketi, Kuantum Sıçrayışı’nın biraz sonrasına kadar, herhalde Ekim’in sonlarına kadar devam edecek, çünkü enerji değiştikçe&#8230; ve o şu anda tam anlamıyla kendi dinamiklerini ya da özelliklerini/niteliklerini değiştiriyor&#8230; o artık yalnızca titreşimsel bir enerji değildir, artık eski yolu izlemiyordur&#8230; o yüzden de şimdi sallanıyor.</p>
<p>Tüm insan bilincinin nasıl yalpaladığını hissedin. Siz bunu hissediyordunuz, biliyorum, birçoğunuz, özellikle de şu son aylarda. Neden biraz garip hissettiğinize şaşıyorsunuz. Herşey sanki neden değişerek kendi eski yapısına girip çıkıyor diye merak ediyorsunuz. Kendi özel arabanız gibi şeylerin neden eskisi gibi çalışmadığını merak ediyorsunuz. Evinizdeki elektronik eşyalar da yalpalıyor. Çevrenizdeki herşey yalpalıyor.</p>
<p>Diğer insanlar da, hepsi yalpalıyor, ama nedenini gerçekten anlamıyorlar. Peki ne yapıyorlar? Kendilerini o eski yapılarına yeniden-ekmeye, yerleştirmeye çalışıyorlar. Şeylerin eski haline, düne tutunmaya çalışıyorlar. Sıkıca tutunmaya çalışıyorlar. Eh, yalpalayan enerjinin çalışma biçimi&#8230; yalpalayan bir şeye sıkıca tutunduğunuzu hayal edebilirseniz&#8230; sizi sallayıp atacaktır. Sizi sallayıp çözecektir.</p>
<p>Bu tür enerjisel bir etki çok doğaldır. Şeylerin bu şekilde olması gerekir. Zaman zaman sizi altüst ediyormuş ya da düzeninizi bozuyormuş gibi görünebilir, ama bu, yalpalanma etkisinin bir parçasıdır. Uyku düzeniniz farklı olabilir. Konuşma biçiminiz, fark ettim, birçoğunuzun konuşma biçimi – artık zihninizle ağzınızı ve kalbinizi biraraya getiremiyorsunuz! (kahkahalar) Bir şey düşünüyor ve bir başka şey hissediyorsunuz ve ağzınızdan bambaşka bir şey çıkıyor! Bunu yapan ben Kuthumi ya da Tobias değil, siz yalpalıyorsunuz.</p>
<p>Bilinç parçalarınız arasındaki bağlantılar değişiyor şimdi, ve bu, bir Yeni Enerji Sanatçısı olarak iyi bir şeydir. Aslında bu içinizde olagelen yalpalama değişimine izin vermek, ona yardımcı olmak zamanıdır. Hatta bir film ya da televizyon izlerken, sanki girip çıktığınızı fark ettiniz mi? Ve bazen, ekranda/perdede gördüğünüz şey anlamlı geliyor, bazen de hiç gelmiyor. Sizler şu anda farklı bilinç şekillerine ya da tarzlarına girip çıkıyorsunuz. Ve tekrarlıyoruz, sizlerle, bunların hepsinin mükemmelen doğal olduğunu paylaşmak istiyorum. Bu, enerjinin çalışma biçimidir.</p>
<p>Geçen ay Adamus, bunun şu anda Yeni Rönesans olduğunu söyledi, ve gerçekten de öyledir. Yeni keşifler zamanı, Dünya üzerinde büyük değişimler zamanı. Hepinizin hissettiği – ve hissetmeye devam edeceği – yalpalama hareketi, yalnızca yepyeni bir düzeye geçen bilince karşılıktır. Hareket etmeden önce sallanıyor. Gelişmeden önce yalpalıyor. İlerlemeden önce, herşeyin kendiyle olan ilişkisi ve etkileşimi değişiyor. O nedenle, sizin – buna ne diyorsunuz – denge eksikliğinize, şu anki yalpalamanıza kaygılanmak yerine, derin bir nefes alın ve bunun bir nedenden ötürü olduğunu anlayın.</p>
<p>Yalpalamanın Etkileri</p>
<p>Bana göre, bu yalpalanmanın Şambra için en ilginç yan etkisi belki de zihninizin çalışma biçimidir. Ve ben bu noktada gülmek zorunda kalıyorum, çünkü en büyük yalpalanma da burada meydana geliyor – zihninizde! Bazılarınız onu lanetliyor. Bazılarınız onun&#8230; sizin yaşlandığını söylüyor. Bazılarınız, aklını kaybettiğini düşünüyor. Bazılarınız, Belushi tarzında, belki de daha gençken birkaç fazla, hmm, eğlence tarzındaki aktiviteleri abarttığını düşünüyor.</p>
<p>Böylece, şu an o zihninize neler olup bittiğini merak ediyorsunuz. Neden eskisi gibi karşılık ya da yanıt vermiyor? Neden eskiden yaptığı gibi yanıtlarla çıkagelmiyor? Neden orada herşey sanki düzensizlik ve karışıklık içinde görünüyor? Önceleri o kadar mükemmelken şimdilerde neden zihninizden bu kadar kopukmuşsunuz gibi geliyor? O en muhteşem şeydi. O, sahip olduğunuz en üstün biçimdi. Oysa şu an yalpalıyor. Değişiyor.</p>
<p>Bir insan olarak, onun belki de yaşamınızda biraz dikkatinizin dağılmasına neden olduğunu göreceksiniz. Hatta birkaç çarpışmaya da neden olacak. Ama bu işlemin/sürecin olmasına izin verin, ve sizi gerçekten geçenlerde sözünü ettiğimiz şeye açtığını göreceksiniz: zihnin ötesine geçmeye, tanımsızlığa, yeni alemlere açılmaya. Yalpalanmaya izin verin. Aslında şu anda, oturduğunuz yerde sallanın! (Kuthumi oturduğu iskemlede kıpırdar, izleyiciler güler) Lütfen utanmayın – ben yaptım işte! Oturduğunuz yerde sallanın. Sallanın&#8230; (Kuthumi güler) Ne iyi geliyor gördünüz mü? (kahkahalar) Ben hepinize, sabahları kalkıp da sallanmanızı önereceğim! Ha, biliyoruz, bazen neredeyse düşecekmiş gibi olursunuz, ama bedeninizdeki ve beyninizdeki enerjiyi tam anlamıyla sallayın. Bırakın – bırakın – açılsın ve genişlesin, çünkü onun şu anda tüm yapmaya çalıştığı budur.</p>
<p>Yeni Enerji Sanatçılarının Amacı</p>
<p>Şu an, şu an, enerji hareket ediyor, Adamus’un dediği gibi, ve şu an, Dünya’da Yeni Enerji Sanatçılarının zamanıdır. Dediğim gibi, bir sanatçı, araştıran kişidir. Bir sanatçı, öncüdür. Yalnızca resim ya da çizim yapmak açısından düşünmeyin. Bir sanatçıyı, daha önce deneyimlenmemiş ya da gerçekleştirilmemiş bir şeyi deneyimleyen kişi olarak düşünün. Bir sanatçı, kendini yeniliğe, açıklığa kaptırır, onu dener, hisseder ve sonra da başkalarıyla paylaşır. Benim sanatçı tanımlamam budur.</p>
<p>Şu anda, Dünyanın sizin gibi Yeni Enerji Sanatçılarına ihtiyacı var. Dünya, bilincin yeni alanlarına gidecek kişileri gereksiniyor, ve Şambra’nın yaptığı tam olarak budur. Biz, Yeni Enerjiye giren ilk kişiler sizsiniz dediğimizde, bunu gerçek anlamda söylüyoruz. Hiç abartmıyoruz. Kendini açmaya, öteye gitmeye izin veren, ötenin de ötesine bu yeni alanlara gitmek için kendine izin veren sizsiniz. Ve bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, bir tür engeli ya da bir kapıyı – ama kapalı bir kapıyı – açarsınız, ki bu da, tüm bilinç için daha büyük, daha muazzam ve daha dinamik bir enerjiye yol açar. İster gece uyuyor olun, ister gün içerisinde bilinçli olun, eksiksiz hepinizin şu anda gerçekleştirdiği budur. Siz bu yeni alemlere gidiyorsunuz. Eskiden düşünceniz olan şeyler, hislere dönüştü, hatta bunun da ötesine, tanımsızlığın saf alemlerine gitti.</p>
<p>Genel olarak insanlığın, ve sizin meleksi düzeyler dediğiniz başka düzlemlerin, yumuşak ve zarif bir biçimde Yeni Enerjiye geçebilmesi için, öncülere gerek var. Yeni Enerji Sanatçılarına gerek var. Saint Germain’in geçen ay sözünü ettiği şu teknolojik gelişmelerin Dünya’da olabilmesi için, Yeni Enerji sanatçılarının bu alemlere çıkıp gitmeleri gerekiyor. Ve siz de tam olarak bunu yapıyorsunuz.</p>
<p>Şu an Dünya üzerindeki spiritüelliğin gelişebilmesi için; bazı eski ve sınırlayıcıTanrı ve cennet ve melek anlayışlarının ötesine geçebilmek için; bunun ötesine geçip de yaşayan bir Tanrı, şefkatli bir Tanrı, ve bu gerçeklikte şu anda içinizde bedenlenmiş olan bir Tanrı anlayışına ulaşmak için, dünyanın Yeni Enerji Sanatçılarına ihtiyacı var. Böylece, sizin yaptığınız budur. Sizler, bilinç engellerinden geçiyorsunuz. Biz bunu şu anda birlikte yapıyoruz. Diyebilirsiniz ki, “Kuthumi, ama ben herhangi bir şey yaptığımı fark etmiyorum.” Ama yapıyorsunuz. Genişlemenize izin veriyorsunuz. Eski kavramların/anlayışların, eski sizin, eski sınırlılıkların ötesine gitmenize izin veriyorsunuz. Siz gerçekten Yeni Enerji Sanatçılarısınız.</p>
<p>Ben bugün buradaki konuşmamı kısa keseceğim, çünkü biz enerjinin çok farklı yollardan gelmesine izin veriyoruz. Ama şunu söyleyeceğim – belki de hepinize bir eylem çağrısında bulunuyorum – bu, Yeni Enerji Sanatçısının ateşlenme, sizin ateşlenme zamanınızdır. Saint Germain’in de geçen ay söylediği gibi, bir şey yapmanız için erişilir halde olan o Yeni Enerji ateşini tutuşturun. O yaratıcı enerji akışını şu an yaşamınızda ateşlemek için herhangi bir şeye başlayın. Tobias söyledi, Saint Germain söyledi, ve ben de söyleyeceğim: Sizin için yaratıcı bir şey yapmanın zamanın geldi. Şimdi, sonuçlara ilişkin hiç bir beklentiniz olmasın. Bunu yalnızca deneyim için, onu yapmanın zevki için yapın. Bu, bir gecede sizi zengin edecek ya da başarılı ya da popüler kılacak anlamına gelmiyor. Ama işin doğrusu, bunu yalnızca deneyimlemektir.</p>
<p>İçinizdeki Yeni Enerji ateşini bir kez tutuşturdunuz mu – akmasını, sürmesini sağladınız mı – Yeni Enerji’nin ve bir Yeni Enerji Sanatçısı olmanın zihinsel anlayışının ötesine geçersiniz; yaratıcılık dediğimiz anlayışın ötesine geçersiniz. Gerçekten, en güçlü düzeyden deneyimlemeye ve anlamaya başlayacaksınız. Bir şeyler yapma zamanıdır. İçerdeki o Yeni Enerjiyi tutuşturmak zamanıdır.</p>
<p>Şambra’yı Onurlandırmak</p>
<p>Yeniden ellerimizi birleştirelim&#8230;</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Ve bu anda, ben hepinize teşekkür etmek ve hepinizi onurlandırmak istiyorum. Bu yaşama hepiniz farklı geçmişlerden geliyorsunuz, dünyanın birçok farklı bölgelerinden geliyorsunuz, birçok farklı mesleklerden, bir dolu farklı çocukluk geçmişine sahip olarak geliyorsunuz. Ama hepinizin – hepimizin – ortak olarak sahip olduğu tek bir şey vardı: bir arzu&#8230; bu yaşamı o yaşam haline getirme arzusu; bir dolu yaşamdır anlamaya çalıştığımız şeyi bu yaşamda keşfetme arzusu; tüm şu Kuantum Sıçramasının öncesinde bir Yeni Enerji Sanatçısı olma arzusu. Siz bunu gerçekleştiriyorsunuz.</p>
<p>Ha, belki günlük dünyanızdaki işinize bakıyor ve toplumda ya da dünyanızda bir etki yaratmadığınızı düşünüyorsunuz. Ama şimdi işinize bir bakın, bir metafizikçi olarak, bir Yeni Enerji Sanatçısı olarak gerçekleştirdiğiniz çalışmaya bakın: onu gerçekleştiriyorsunuz. Gerçekleştiriyorsunuz. Yeni alemler açıyorsunuz.</p>
<p>Böylece, Bay Belushi, ben Kuthumi ve tüm diğer varlıklar, bu ânı, size sevgimizi göndermek için, desteğimizi göndermek için, bu sonraki alemlere gitmenizi destelemek için kullanıyoruz. Enerji bu aylarda yalpalayacak, özellikle de yazın en sıcak günlerinde. Sallanacak. Mizah duygunuza sahip çıkın, bunun uygun olduğunu anlayın, ve Tobias’ın diyeceği gibi, asla yalnız olmadığınızı anlayın.</p>
<p>Namaste.</p>
<p>* Louise Sarezky, Kuthumi’yle birlikte aracı olduğu “How to be Kind of Good Looking in an Otherwise Ugly World” ve “Silly, Silly Humans – a Guidebook for Dummies Who Want to Remain Dummies” kitaplarının yazarı.</p>
<p>** Marisa Calvi, yine Kuthumi’yle birlikte aracı olunmuş “You Don’t Have Problems, You’re Just Bored” kitabının yazarı.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 11: “Yeni Enerji Sanatçısı”</div>
<div class="tarih">Kuthumi Lal Singh’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
2 Haziran 2007<br />
www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Nama-ma-ma-ma-maste! (İzleyiciler kahkahalarla ve “Namaste” diyerek karşılık verir) Ben Kuthumi ve bugünün sorularıyla geri dönüyoruz. Ama bir dakika kadar, tüm deneyimlerinizle, umutlarınızla, özlemleriniz ve şimdiye kadar yaptığınız herşeyle dolu olan canlı sanat galeriniz – yaşantınız – hakkında konuşalım. O öyle uzak bir yerlerde değil, hemen şimdiki gerçekliğinizdir. Sanat galeriniz budur.</p>
<p>Belki duvarlarda asılı olan ve pek de gururlanmadığınız şeyler var. Ama önünüzdeki birkaç gün onlara yeni bir açıdan bakın. Sahip olduğunuz o deneyimin zenginliğine bakın. Evet, belki onunla ilgili suçluluk ve utanç var, ama bunların ötesine, deneyimlediklerinize bakın – kendiniz adına öğrendiklerinize, ruhunuz adına kazandığınız bilgeliklere. Onu yargılamayı bırakın.</p>
<p>Belki şu anki canlı sanat galerinizde hoşlanmadığınız şeyler var – işiniz, eşiniz, başka insanlar, belki de tüm kahrolası dünya! (kahkahalar) Bu sizin sanat galeriniz. O resmi başka bir yere taşıyabilirsiniz – aşağıya, bodruma koyun, tavan arasına koyun, onu şimdilik başka bir yerde depolayın. Ya da, Yeni Enerji sanatçı araçlarını elinize alın ve yeni bir şey yaratın. Canlı sanat galerinizde bir resmin olması, o şekilde kalması gerektiği anlamına gelmez. Tuvalin üzerini yeniden boyayabilir ve kendiniz için yeni bir şey yaratabilirsiniz. Eğer size hizmet etmiyorsa, o deneyimden öğrenebileceklerinizin ötesine geçtiyseniz, sizi mutlu etmiyorsa, sizi tatmin etmiyor ve tamamlamıyorsa – onu değiştirebilirsiniz. Güzel ve basit kural budur.</p>
<p>Dediğim gibi, ben, sinir krizi noktasına, “Artık umurumda değil” dediğim noktaya varan birçok zihinsel gerginliklerden geçtim. Artık hiç bir şey umurumda değildi. Kendi korku, endişe ve depresyon sürecimden geçtim. Ve sonra bırakıverdim. Her türlü anlayışı, kavramı, araştırıp öğrendiğim herşeyi salıverdim. Düşüncelerimin çevresine yerleştirdiğim her türlü yapıyı bıraktım. Tüm felsefemi bıraktım. Matematiğimi bıraktım, ki onu çok severdim, çünkü matematiğin, bu dünyanın nasıl meydana geldiğinin açıklanmasına, neden burada olduğumuzun ve herşeyde nasıl bir düzen hakim olduğunun açıklanmasına yardımcı olduğuna inanırdım. Ama bizim burada olmamızın nedeni matematik değil. Matematik yalnızca kendi enerjimizin yapısına bir göz atmamıza yardım ediyor.</p>
<p>Şu anda yaşamınızda olup da hoşlanmadığınız ne var? Sanat galerinizde değiştirmek istediğiniz ne var? Değiştirin onu. Bırakıverin, değiştirin, onu farklı kılın – o sizindir. Yaşamınızda, olması gereken büyük dersler olmadan, hatta bu yaşamda yapmanız gereken bir şeyle ilgili belli bir hedef olmadan, bunların tümünü salıvererek – aslında baskısızca, beklentisizce, her ânın, her günün keyfine varmak için özgür olduğunuzu keşfedeceksiniz. Yeni Enerjiye geçen gerçek bir özgür ruh.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, sorularınızı yanıtlamaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Desteğiniz için teşekkürler. Alerjiler Yeni Enerji’ye nasıl uyuyor ve insanlara, alerjilerini daha çok farkında olmaları konusunda katkıda bulunmak, onlara yardımcı mı olur yoksa engel mi olur? Alerjilerin dengelenebileceğini algılıyorum, ama nasıl? Ve kendime söylemem gereken başka herhangi bir şey var mı?</p>
<p>KUTHUMI LAL SINGH: Biz alerjik soruna çok kısa bir yanıt vereceğiz. Eğer gerçekten nefes alabilseydiniz&#8230; bak, alerjiler ve soluma birbirine bağlıdır, yani gerçekten nefes alabilseydin, alerjilerin ötesine geçerdin. Şimdi, problemin bir parçası da şudur, nefes aldığında, bu soluma alerjiyi arttırma eğilimindedir. Ama içerde direnen bir şey, geri tutan bir şey olduğunu fark et. Bunlar çok güzel çiçekler (çiçeklerle dolu bir vazoyu gösterir), güzel bir buket ve kokulu. Ama eğer bunlara alerjiksen, enerjisel nedenlere bir bak. Kendini yaşamın güzelliklerinden, koklamanın ya da dokunmanın keyfinden ya da bu çiçekleri görmenin getirdiği güzelliğin zevkine varmaktan alıkoyuyorsundur. Ve bu, bir alerji olarak ortaya çıkan bir tür enerjisel bir engel oluşturur. Bu gerçekten, bu çiçeklerin içine doğru hareket edip de özlerini koklamak için harika bir zamandır.</p>
<p>Şimdi, hepiniz bu Yeni Enerjide çok duyarlı varlıklar haline geliyorsunuz. Duyarlısınız, daha çok hissediyor, daha çok farkında oluyorsunuz. O nedenle de herşeyin içindeki güçlü enerjilerin daha çok farkındasınız, ama bu, bunun bir reaksiyona ya da alerjiye neden olması anlamına gelmiyor. Sadece nefes alın, direnç yaratan herşeyi salıverin – direnç yaratan şeyin ne olduğuna bakın – ve alerjilerinizin doğal olarak gittiğini göreceksiniz. Eğer alerjileri ilaçla bastıracak olursanız, duyarlılığı ve hisleri ve herşeyin neden keyfine varamadığınızın kök nedenini bastırmış, örtmüş olursunuz. Teşekkür ederiz&#8230; özellikle de yiyecekler.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Kuthumi. Senin bugün burada olman ne güzel. Bugün burada duruyor olmak acı veriyor, ama bir dolu Şambra adına konuştuğumu hissediyorum, çünkü, bilirsin işte, gnost’lamayı yaptık, nefes yaptık, izin vermeyi, kabul etmeyi yaptık, ama bolluğun sürekli ve kesilmeden akmasına gelince – akmaya başlıyor, sonra duruyor, ve ben bunu bir türlü anlayamıyorum. (Ağlamaya başlar) Biliyor musun, bana harika bir fikir geldi, ama onu başlatmak için para gerekiyor. Ben yeniden tutkumla bağlantı kurdum ama para bir türlü gelmiyor. Bana bunun ne olduğunu söyleyebilir misin?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Gerçekten de. Ben bunu yine çok basit tutacağım. Bir şey var – ve sen bunu biliyorsun ve biz onun hakkında konuştuk – hayatın tadını tümüyle çıkartmaya gösterilen direnç. Sen bunu bollukla ölçüyorsun – ve bu da, bildiğin gibi seni çok geriyor – ama içinde öyle bir şey var ki, açılmıyor ve senin hayatından zevk almana izin vermiyor.</p>
<p>Geçmiş yaşamlardan gelen nedenler var, kendi değerini bilme sorunları var, ama sen hâlâ keyiflenmek için kendine izin vermiyorsun. Diyorsun ki, hele bir bolluk gelsin, o zaman keyifleneceğim. Ama aslında tam tersi geçerli. Yaşamın keyfini şu anda çıkartabilir misin? Yaşamın zevkine varma armağanını, bu kutsal armağanı kendine verebilir misin? Diğer herşeyi unutabilir misin – özellikle de senin durumunda – sözünü ettiğimiz herşeyi, nefes almayı ve diğer herşeyi bırakabilir misin? Senin şu soruyu tekrar tekrar kendine sorman önemlidir, “Keyiflenmek için kendine izin verebilir misin?” Bir parçan “Evet” diyor, ama bir başka parçan da var ki, “Hayır” demeyi sürdürüyor, dikkatli olmayı sürdürüyor, incinmek istemiyor, çünkü kendini açacak olursan, sahip olduğun bu duvarların bazısını bırakıverirsen, incineceğinden korkuyor.</p>
<p>Bu, bir gerçeklik/doğruluk ya da sonuç/semere zamanıdır. Bu, senin için bir gerçeklik ânı. Ve bu, senin üzerinde çalışmanı, düşünmeni isteyeceğim bir şey, sadece bir ya da iki gün değil, ama yanıta gerçekten ulaşana dek. Yaşamın tadını çıkartabilir misin? Zihnin ötesine geçip de kendine dürüstçe “Evet” diyebildiğinde, ve dürüstçe benim burada söylediğimi anladığında, kirayı ödemek için o dolarları gereksiniyorsun diye umutsuzluktan değil ama&#8230; ben uzun süre evsiz dolandım, bu şeylerin hiç birini istemedim, ve kendimi tamamen destekleyebildiğimi, güçlü tutabildiğimi gördüm, ki bunu sen de yapabilirsin. Beklentileri bırak ve kendine tekrar tekrar şunu sor: Gerçekten yaşamın tadını çıkartmak için kendine izin verebilir misin? Dünya’da olmaya? Bedeninde olmaya? Bir insan olmaya (izin verebilir misin)? Tüm bu diğer şeyler o zaman gelir.</p>
<p>Ayrıca, paraya sahip olduğun zamanlardan, onun sana mutluluk getirmediğini de biliyorsun. Sana bir rahatlık sağladı, ama mutluluk değil. Yaşamında bolluk enerjisinin aktığı zamanlarda, sen onu tersine çevirmenin ve aslında kendini yıkmak için kullanmanın bir yolunu buldun. Bu akışı sabote etmenin bir yolunu buldun.</p>
<p>Böylece, temel noktaya geri dönelim. Yaşamın tadını çıkartabilir misin? Bu soruya tekrar ve tekrar bak. Şimdilik şu bolluk konusunu bırak. Bu soruyu yanıtlayana dek, yaşamını sürdürmene yetecek kadarına sahip olacaksın. Ve lütfen, bize geri gel ve (ne olup bittiğini) bildir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son günlerde insanlarla konuştum, hatta bu öğledensonra da, ve bu konuşmalardan iki soru ortaya çıktı, özellikle de biri. Sanki son zamanlarda gerçekten zorlayan, meydan okuyan bir enerji var. Ve biz Şambra olarak gerçekten sorumlu olmak, sorumluluğu almak istediğimiz için, sürekli “Ben ne yapıyorum, neden bu enerjileri hissedip duruyorum” demek çok kolay. Ama yine de birçok Şambra, bazı açılardan, bu yalnızca bize olmuyor gibi hissediyor, sanki gerçekten çok daha büyük bir şey hareket ediyormuş gibi, ve hatta geçen hafta gerçekten bir şey büyük bir dönüşüme uğramış gibi ve biz onun ne yöne dönüştüğünü bilmiyormuşuz gibi, ama bunun yalnızca bizim kişisel sorunumuz olmadığını hissediyor (duraksar)&#8230; aloo?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: (izleyiciler ve Kuthumi gülmektedir) Sunumundan çok etkilendim!</p>
<p>LİNDA: Bu bir soruydu!</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Haa! (yoğun kahkahalar) Ha, şimdi anladım! (kıkırdar) Eh&#8230;</p>
<p>LİNDA: Nazik ol.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sizinle, yedi yıldan fazla bir zaman önce konuştuğumuza bakıyorum! Siz bir değişim dünyasında yaşıyorsunuz – herşey – yalnızca küçük bir değişim değil, muazzam bir değişim. Şaud’umuz sırasında da söylediğim gibi, şu anda herşey sallanıyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Hiçbir şey dün olduğu gibi değil. Sizin hissettiklerinizin büyük bir bölümü, bununla başa çıkmada zorlanan insanlığın enerjisi. Onlar panikliyor. Korkuya giriyorlar – ve korku, hissettiğiniz asıl şey. Onlar birini ya da bir şeyi suçlamak istiyorlar. Komplolara düşüyorlar ve ne yapacaklarından da pek emin değiller. Kaybolmuş haldeler. Karmaşa içindeler. Ama siz anlıyorsunuz, çünkü siz yedi yıl önce, belki de beş yıl önce oralardaydınız. Tüm bu değişim ve dönüşümlerin olmasının nasıl bir şey olduğunu anlıyorsunuz.</p>
<p>Siz tam anlamıyla bundan ilk geçenlersiniz, çok kişisel bir düzeyde. İçsel değişimlerden geçtiniz, içsel depremlerden ve volkanlardan ve fırtınalardan ve kasırgalardan ve tsunamilerden. Siz bunlardan geçtiniz. Ve evet, yeryüzüyle ilgili bu terimleri kullanıyorum çünkü bilinç ve hava arasında, küresel ısınmaya varan, bu yaz göreceğiniz fırtınalara ya da değişken hava koşullarına varan direkt bir ilişki vardır. Böylece şu anda tüm çevrenizde bu şeylerin hepsi oluyor ama bunlar sizinle ilgili değil. Siz bunları hissediyorsunuz ama sebep olan değilsiniz. Bazılarınız bu şeyler için kendini suçlamayı isteyecektir ama bunlara siz sebep olmuyorsunuz. Bunları hissediyorsunuz ama artık içinden bile geçmiyor olabilirsiniz.</p>
<p>Bu sizin için, hepiniz için, Yeni Enerji Sanatçısı olmak zamanıdır. Bu ne anlama geliyor? Seçtiğiniz şeyi yaratmak anlamına geliyor, sınırlılıklar ya da kısıtlamalar olmadan, zihninizin tuzağına düşmeden, eski yükleri beraberinizde taşımadan. Böylece gerçekten de bunları hissetmeye devam edeceksiniz. Siz insanlıkla birlikte bir tür – ben buna bir bilinç odası diyeceğim – bilinç odasındasınız şu an. Ama onun hedefi olmak zorunda değilsiniz. Yaşam yolunuzu belirlemesine izin vermek zorunda değilsiniz, ama onu hissediyorsunuz.</p>
<p>Beşyüz yıl önce Dünya’daki hayata bir bakın, bilinç çok daha ağırdı ve çok daha yavaştı. Sanki insanlık üzerine çekilmiş çok ağır bir yorgan gibiydi. Birkaç tane parıltı vardı. Birkaç tane parlak ışık vardı – çok az sayıda ve birbirlerine uzaktılar. Ama şu anda her yerdeler. Herşey çok, çok hızlı değişiyor ve bu, insanların genelde kendi sorunlarına bakmalarına, sahip oldukları yüklere bakmalarına neden oluyor. O nedenle, siz bu şeyleri gerçekten de hissediyorsunuz. Biz bunu çok uzun zamandır söylüyoruz. Tobias’ın tüm arzusu, bir değişim zamanında olduğunuzu Şambra’ya anlatabilmekti. Siz bilinç değişimlerine önderlik ediyorsunuz, ki bu da Dünya üzerindeki tüm diğer değişimlerle sonuçlanıyor.</p>
<p>LİNDA: Orta Doğu’daki sallantıyla ilgili bir güncelleme yapabilir misin?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Orta Doğu diyeceğiniz enerjiler yüzünden, gerek bilinç gerekse o toprakların enerjisi yüzünden bu bölge, insanlığın geri kalan bilinci için en hassas alanlardan biridir. Bakın burası, eğer buraya bir bakacak olursanız, dünyanın bugünkü başlıca dinlerinin kökleri yeryüzünün bu çok küçük bölgesindedir. İnançlar burada gelişti. Bilinç burada gelişti. Spiritüellik ve Tanrı kavramları ya da anlayışları burada gelişti. O nedenle, şu ara Dünya’da sallantılar varsa, bu bölgenin de sallanacağı açıktır. Ama sallantının olması, bunun kötü olduğu anlamına gelmez. Sallantı, şeyleri kendi eski yapısından çekip çıkarmak anlamına gelir. Böylece bu bölgede yepyeni bir birlik potansiyeli yaratır – ve kendimi bildim bileli erişilmez olan bir barış potansiyeli yaratır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Kuthumi. Seninle tanışmak güzel. Birçok yıldır bir dolu durum üzerinde çalıştım&#8230; (Kuthumi bir yudum içecek alır ve soruyu soran kişi konuşmayı sürdürürken gargara yapmaya başlar ve izleyiciler kahkahadan kırılır).</p>
<p>LİNDA: Güzel. Gerçekten güzel. (güler) Saint Germain’le mi yarışıyorsun?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Ne oluyor anlamadım! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Bu neredeyse çok kabaydı, öyle değil mi?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Evet, öyleydi. (güler)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Dünya’da bulunduğum zamandan bu yana epey zaman geçti ve bazı içecekleriniz çok ilginç!</p>
<p>3.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>LİNDA: Özür dilerim Rita.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Dert değil. Herneyse, benim sorum&#8230;</p>
<p>LİNDA: Hâlâ bir sorun mu var?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Evet, sayılır, bir bakalım&#8230; ha, ilişkiler hakkında, ve&#8230;</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Hayır, olamaz! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>3.ŞAMBRA: Ben ve biliyorum hepimiz, şu geçtiğimiz yıllarda bırakmak istediğimiz veçhelerimizle çalıştık, ve sanırım ben, bana yaramayan çok şeyi salıverdim. Ama sürekli ortaya çıkıp duran şey – ve o bakayım diye yine ortaya çıktı – şu: duygusal ilişkilerimizde gücümüzü kaybetmekten ve kendimizi kaybetmekten nasıl kaçınabiliriz?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Zehir iyi bir çare olurdu! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>3.ŞAMBRA: Peki, bir denerim! (daha çok kahkaha) Çözümlerden biri bu!</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: (güler) Ben aslında sinirlenmeye başlayan Cauldre’ya gülüyorum&#8230; (Linda’nın ona bir içecek daha sunması ama onun reddetmesi, salonun gülmekten yıkılmasına neden olur) Bana üçkağıt yapmaya çalışıyorsun!</p>
<p>Şimdi sana, belki de duymak istemediğin bir yanıt vereceğim, ama önce kendinle ilişki kur ve o zaman hiç bir ilişki senden hiçbir şey alamaz. Kendi içinde öylesine topraklanmış olacaksın ki, senden beslenmek ve almak ve enerjini almak için karşına çıkacak başka bir insan, bunu yapamayacaktır. Şimdi, bu sorunun öbür yanı da şudur, şu anda Dünya’da beslenmeyeceği bir ilişkinin peşinde olan kaç kişi var? Çok, çok az; çok az. Ve bu da, ulaşılır halde olan partnerlerin ya da eşlerin toplam sayısını kısıtlıyor. Böylece&#8230; (izleyicilerden biri “halimiz harap” der, Kuthumi ve izleyicilerden yoğun kahkahalar) Belushi yapma! (daha çok kahkaha) Şambra aracılığıyla konuşuyor, buna inanamıyorum!</p>
<p>Ama ben şimdi belki de duymak istemediğin bir şey söyleyeceğim, ama bugün ve bu yaşta yaşayan bir Şambra olarak, kendinle başbaşa olacağın gerçeğini kabul etmek zorunda kalabilirsin. İlişki, kendinle kuracağın bir ilişki olabilir. Seninle en üst düzeyden paylaşabilecek birini bulamayabilirsin. Bir başka şey de, ilişki koşullarını çok açık ortaya koymaktır.</p>
<p>Aslında Cauldre ve ben küçük bir tartışmaya girdik. Bana soruyor, “Yaklaşık son on yaşamdır bekâr (özellikle dini nedenlerden ötürü evlenmemiş bir bekâr) olduğum doğru değil mi?” (kahkahalar) Üzgünüm ama bu doğru, ama ben burada durmuş bir rahip gibi öğüt veriyorum. (yoğun kahkahalar ve Kuthumi de kıkırdar)</p>
<p>Böylece, “İşte bu ilişki için benim enerji koşullarım bunlar” diyerek, ilişki kurmayı düşündüğün insana bunu çok açık ifade et. Ve ağzından çıkan belki de kulağa biraz bencilce gelecektir ama, diğer insana bunu açıkça ortaya koymuş olursun, “Beslenmeye izin yok.”</p>
<p>3.ŞAMBRA: Tamam, çok iyi. Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, Adem’in ilk eşi, Havva’dan önceki ilk kadın Lilith ile İsis’in Yarası arasında nasıl bir ilişki var? Lilith, Adem’le eşitti ve ikinci plana atılmayı reddettiğinde, cennet bahçesini terketti. Ama ben bu öykünün, kutsal yazıların söylediğinden fazlasını barındırdığını hissediyorum. İsis’in Yarası CD’lerini dinlerken, aslında İsis’in Yarası’nın Lilith olduğunu hissettim. Sanırım Adem’in enerjilerini çaldığı için kendini sorumlu hisseden ve suçluluk duygusuyla yuvayı terk eden, böylelikle de varoluşun ilk karmik yarasını yaratan o. Ayrıca şunu da hissediyorum, kendi içimizdeki eril/dişil enerjileri dengelediğimizde, Lilith’in yuvaya geri dönmesiyle aslında o çok eski karmik yarayı şifalandırıyoruz. Bunu doğru mu algılıyorum ve bize Lilith’in gerçek öyküsünü ve ona şimdilerde ne olduğunu anlatabilir misin?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bu, kulağa bir kitap gibi geliyor! Büyüleyici bir kitap olabilirdi, eril/dişil enerjiler hakkında bir kitap. Ve öykünün Lilith olması&#8230; bu yalnızca bir yorumdur. Enerjilerin nasıl çalıştığını açıklama biçimidir, İsis enerjisine olan bağlılığı yüzünden Lilith’in koşulları nasıl kabul etmediği, böylece İsis’in bir başka veçhesinin devreye girerek Havva dediğiniz varlık olması ve onun, o zamandan beri olagelen herşeyin suçunu üstlenmesi. Ve aslında Havva enerjisinin, İsis enerjilerini indirmek için kiliseler tarafından kurgulandığı da söylenebilir.</p>
<p>Bir anlamda, tarihin enerjilerini, yani enerjisel tarihi araştırmak ilginç olabilir, ama bir başka anlamda da aslında çok fark etmez. Bu noktada tuzağa düşebilirsin. Şunu anımsamak önemlidir; eril, dişil, dualite, karşıt veçheler şu anda yeniden birleşmek istiyorlar. Önemli olan tek şey budur. Her bir parçan, benliğinin her bir yansıması, yeniden birleşmek istiyor. “Ben kimim?” sorusunu anlamak için senin o iki parçana ihtiyacın yok. Ben kimim, Şimdi ânında yanıtlanır ve tümüyle bütünleştirmekle ilgilidir.</p>
<p>Böylece, seçimin bu yöndeyse o kitabı yaz, mitolojiyi araştır, onun arkasında yatan anlamları ve simgeselliği araştır, ama o derin tuzağa düşme, çünkü önemli olan, enerjilerin bugün birleşmek istemesidir.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Benim sorum şu; hayat yalpalamaya başladığında, sen solumamızı öneriyorsun, ama benim için yaşam sallanmaya başladığında, çok sık soluduğumu görüyorum ve nasıl nefes alacağımı anımsamak gerçekten zor geliyor. O yüzden, kendime kolayca ve nazikçe solumayı anımsatmanın bir yolu var mı, ya da öyle zamanlarda kullanılabilecek farklı bir yol ya da teknik var mı?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Nefes almak&#8230; ve bunu anımsamak çok da zor olmasa gerek, çok doğal bir şeydir. Ama enerjinin dengeden çıktığını ya da hızlandığını görüdğünde, ya da yalnızca daha fazla enerjiyi içine çekmek istediğinde, soluma aslında sallantıyı arttıracaktır. Doğrusu onun daha da çok dans etmesine neden olacaktır, ama sallantı çok zarif olacaktır. Sallantı, bazı eski yapıların tam anlamıyla kemiklerinden, ciğerlerinden, ve zihninden çıkmasına yardım edecektir. Şeylerin sallanarak dökülmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p>O nedenle, çarpışmadan ayrı olarak sallantı/yalpalama, senin için ille de kötü bir şey değildir. O, çok esnek oluyorsun demektir. Daha da genişliyorsun demektir. Sen bir kaya gibi sert ve katı değilsin. Sen çok-boyutlu enerjilere açıksın. O nedenle, solumayla ilgili bunu söylemen bile, nefes almayı anımsayacağın anlamına gelir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Ve, Tobias’ın da diyeceği gibi, bunu çok basit tut.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Umarım bu soru sana ulaşır. Bu soruyu daha önce de sordum ve onu yeniden daha açık bir biçimde sormaya çalışacağım. Amsterdam’daki Tobias toplantısındayken, eski kalıplara sahip engelleyici enerjilerimin ortadan kaldırıldığını hissettim. Bunun, toplantıda bulunan başka insanlara da olduğunu duydum. Ne yazık ki bu Yeni Enerji kalıplarında fazla kalamadık, ve bir süre sonra, o durgun Eski Enerjilerden kaynaklanan fiziksel sorunlar yeniden ortaya çıktı. Amsterdam kanallığında Kırmızı Çembere katıldığımdan beri sanki bir şekilde yetişmem gerekiyor gibi hissediyor ama nasılını bilemiyorum, burada, Hollanda’da konuştuğum başka Şambralar da aynı halde. Benim sorum birkaç katmanlı. Biz İnternette canlı bir Şaud’a bağlandığımızda, bulunduğumuz çevrede bazı Eski Enerjilerin salınmasına yardım eden herhangi bir meleksel yardım var mı? Ve biz Şaud’a başka bir gün, ay ya da yılda bağlandığımızda, o bağlantı nasıl kuruluyor ve sonra nasıl destekleniyor? Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Yei Enerjiye geçiş aşamalı bir süreçtir. Göz açıp kapayıncaya kadar olan bir şey değildir. Ve bilerek bu şekilde tasarlanmıştır ki, zihninizi yakmasın, bedeninizi ve hatta ruhunuzu yakmasın. Yeni Enerji şu anda Eski Enerjiyle birleşiyor ve bu birleşmede fizik, şeylerin nasıl çalıştığı, tamamen değişiyor. Böylece, tüm dünyanın patlamasına ya da en azından çıldırmasına engel olmak için, birleşme yavaş yavaş gerçekleşiyor.</p>
<p>Böylece bir seminere gidersin ya da böyle bir Şaud dinlersin, ve temelde bir genişleme düzeyine daha zarif ve kolay bir biçimde geçersin – gerçi bazılarınız böyle düşünmüyor – ama bu, hepsinin aynı anda olmasından çok daha kolaydır.</p>
<p>Böyle bir Şaud’un enerjisinde olduğunda, meleksi varlıklar ve Kırmızı Meclis’ten olanlar çok daha yakına çok daha kolay gelebilirler, ve gerçekleştirilen çalışmalar vardır. O nedenle sıklıkla burayı terk ederken, ya da bilgisayarlarınızı kapattığınızda, farklı bir duyumsamaya sahip olursunuz. Onun ne olduğundan çok emin olamıyorsunuz. Onu belirleyemiyorsunuz, ama az önce bir şeylerin olduğunu da biliyorsunuz, çünkü sizinle çalışmamıza izin vermişsinizdir.</p>
<p>Bedeninizde, DNA’nızda, hatta zihin dediğiniz akışkan bilgisayarınızda bile tam anlamıyla uyumlamalar meydana geliyor. Sonra bir de, kişisel bilincinizin olduğu kadar, kitle bilincinin de çok özenle işlenmiş bir ağı var. Ve bu çok güvenli alanda birlikte olmamız, sizin de izninizle, bu uyumlamaların tümünü aynı anda değil de azar azar gerçekleştirmemize izin veriyor. O nedenle, bir yıl ya da beş yıl önce bulunduğun yere bakacak olursan, nasıl değiştiğini görürsün, nasıl geliştiğini görürsün, ve en çok da herhalde nasıl sadeleştiğini görürsün. Sadeleştiğini. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın) Selamlar, Ku&#8230; thumi?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: O benim. Evet.</p>
<p>7.ŞAMBRA: İlk kez geçen ayın Şaud’una geldim ve sanki onca zamandır buradaymışım gibi hissettim. Ama şaşırtıcı olan, burada otururken, muazzam bir enerji bana “Kaliforniya’ya taşın” dedi. Bunu yapmak için bir neden göremiyorum. Yani, pılımı pırtımı toplayıp öylece gideyim mi? Ve güveneyim mi?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bu, senin yanıtlaman gereken bir soru. Bu şekilde hissetmenin bir nedeni vardı. Seni çeken bir şey var, ve bu, senin keşfetmeni isteyeceğim bir şey. Ama senin karar verip burada sahip olduklarını bırakıvermeni ve kalbinin çağrısını izlemeni isterdim.</p>
<p>Elbette güvenceyi bırakmak, sana yakın olan şeyleri bırakmak kolay değildir, ama sanırım günün sonunda burada bulunan tüm Şambra seninle konuşacak ve aldıkları benzer çağrıları anlatacaklardır. Bu çağrıyı yapanın bizlerden biri olmadığını anla. Tobias sana, “Oraya taşınman gerekiyor” demiyor. Senden oraya gitmeni ben Kuthumi istemiyor, ama kalbindeki bir şey istiyor. Şimdi, bir Yeni Enerjisi kâşifi ve bir sanatçı olup da öğrenmeye gönüllü müsün? Bu sana kalmış bir şeydir.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bir şey daha ekleyeceğim: Sezgine güven.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bir Rüya Yürüyüşü öğretmeniyim ve benim sorum hem kendim, hem de Kuzey Amerika’daki diğer Rüya Yürüyüşü ve SES öğretmenleri adına. Sınıflarımızın dolması için haberi nasıl yayabiliriz? Bize birer ikişer öğrenci gelirken, görünen o ki Avrupa’daki sınıflar taşıyor. Ben herzamanki reklam yollarını deniyorum ve evet, gnost’u ve elbette solumayı devreye sokuyorum. Ama bize bir çıkış yolu gösterecek ilginç 3B bilgileri gereksiniyoruz. Hatta Rüya Yürüyüşü hakkında Oprah’a yazacak kadar ileriye gittim (çvr. Oprah, bir ABD tv kanalında söyleşiler yapan çok ünlü ve çok izlenen bir sunucudur) ama boşuna, gördüğün gibi ne ben ne de bir başka Şambra, onun programına katılmak üzere davet almadı. Seni seviyorum ve söyleyebileceğin herşey çok makbule geçecek.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sana şunu sormam gerek, bu çalışmayı, hiç beklentin olmadan yapmaya istekli misin – yani Yeni Enerjinin öğretilmesi işini?</p>
<p>LİNDA: Hayır!  (Kuthumi ve izleyiciler güler)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Peki! Eğer şu an beklentilerini salıverirsen – her sınıfın dolu olacağı beklentisini – çalışmanın enerjilerini özgürleştirmiş olursun. Bir kişiyle başlayabilirsin. Yalnızca iki ya da üç kişi olabilir, ama yine, o canlı sanat galerine bak. Gerçekte orada neler olup bitiyor? Neler deneyimliyorsun? Kendine nasıl bir amaç yarattın?</p>
<p>Eğer sınıfın büyüklüğüne, paranın miktarına odaklanırsan, ya da hatta şimdilerde tanrısal spiritüel varlıklar olarak yaşamınızda bankadaki hesabınızın ne kadar kabarık olduğuna, kitabınızı kaç kişinin okuduğuna odaklanırsanız, asıl noktayı kaçırmış olursun, çünkü bu şeyler ikincil sıradadır. Onlar senin enerjinin odağı değildir. Senin enerjinin odağı, Yeni Enerji sanatını, okullarını, kitaplarını, deneyimlerini yaratmak ve bunların yalnızca akmaya başlamasına izin vermektir. O azıcık başlangıç enerjisine neler olduğuna bak, onun nasıl genişlediğini izle. Ve bundan bir yıl sonra okullarının gelişmesinde neler olduğunu bize geri bildirirsen seviniriz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Beklentiler hakkında dalga geçiyordum.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Kuthumi. Sırtımda ve boynumda neler olduğuna dair benimle görüşlerini paylaşır mısın diye merak ediyordum. Sanki bunlar çok sık uyumsuzluğa düşüyor gibi ve sanki orada, bilirsin işte, zayıf kas sorunları var gibi. Ve ben acaba diyordum, bunlar Tobias’ın söylediği ve kaslarımızın yerine geçen o Yeni Enerji dokularıyla mı ilgili. O birkaç ay önce bundan söz etti ama bir daha da değinmedi. O yüzden bu konuda daha fazlasını duymak istiyorum, ve ayrıca sen ya da Tobias bir ara bedenlerimizde olan bitene ilişkin özel bir kanallık da yapacak mısınız, bilmek istiyorum&#8230;</p>
<p>LİNDA: Bu iyi bir fikir.</p>
<p>9.ŞAMBRA: &#8230;.evet, ve bazı ayrıntılı açık bilgiler de alabilir miyiz? Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Elbette. Sırtında ve omurgandaki her türlü sorun, Yeni Enerjide yeni uyumlanmaların olduğunu gösteren çok sağlam bir işarettir, çünkü sen tam anlamıyla fiziksel bir omurgadan söz ediyorsun. Ruhunun enerjisinin burada olmasına izin veren en büyük desteklerden birini sağlayan bir yapıdan söz ediyorsun.</p>
<p>Şu anda gerek omurgadaki kemikler gerekse sinirsel ağ üzerinde yeniden çalışılıyor, ama tekrarlıyorum, oradaki eski sistemler tümüyle parçalanmasın diye bu çok aşamalı gerçekleştiriliyor. Sen, bir yandan eski sistem hâlâ oradayken, bir yandan da tam anlamıyla yeni sistemi inşa ediyorsun. Ve bu da, yapılan çalışma yüzünden bir dereceye kadar stres ve bazen de fiziksel düzeyde ağrıya neden oluyor. Ama anla ki&#8230; bunu, bu zamanda Yeni Enerji sürecinin biyolojini yeniden oluşturmasına gerçekten izin verdiğinin bir göstergesi olarak kullan.</p>
<p>Bedenin kendini nasıl dengede ve şifada tutacağını kesinlikle bilir. Bilmediği ise, bizim fiziksel ya da biyolojik Yeni Enerji inşaatı diyeceğimiz şeyin sonuçlarıdır. O kendini Eski Enerjide anlar, ve Yeni Enerjiye nasıl uyumlanacağını hâlâ öğrenme sürecindedir. O yüzden şu anda fiziksel varlığında oluşan unsurların çok ilginç bir bileşimine/kombinasyonuna sahipsin. Beden, kendi yeni benliğini keşfediyor. Yapabileceğin en iyi şey, enerjisel olarak içine dönmek ve kendini yeniden oluşturma ya da yeniden yapılandırma yoluna devam etmesi için bedenini yüreklendirmektir.</p>
<p>Özellikle de omuzlarında sorun olduğu zaman, bu bizim sorumluluk enerjisi dediğimiz ya da hayatta omuzladığın şeylerle, yaşamındaki başka insanlar adına geçmiş yaşamlarında üstlendiğin sorumluluklarla ilgilidir ve bunu dönüştürdüğün için de omuzlarında ve boynunda hissedersin. Sürekli sözünü ettiğimiz soluma, bu enerjinin hareketini sürdürmesine, şimdilerde omuzunda ya da boynunda sıkışmış olan şeylerin oradan geçmesine izin verir. Bu, salıvermek için harika bir işlemdir.</p>
<p>İkinci soruna gelince, evet, meydana gelen biyolojik değişikliklerin bazısı hakkında kapsamlı bir oturum yapmayı planlıyoruz, ama bu yaklaşık bir yıla kadar gerçekleşecek.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sorum şu: dişimdeki bir deliği Bayrak Teknolojisiyle iyileştirebilir miyim, yoksa dişçiye mi gideyim? (Kuthumi ve izleyiciler güler)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Biz, dişçiye gitmeni ama Bayrak Teknolojisiyle gitmeni önereceğiz. Başka bir deyişle, her ikisini de kullan. Siz şu anda hem yenileyecek hem de onaracak bazı harika çağdaş tıbbi sistemlere sahipsiniz, ama Bayrak Teknolojisi, bedenine bakmak, onun sorumluluğunu almak anlamına gelir. Yani dişçiye gittiğinde tüm sorumluluğu ona yükleme. Oraya giderek bedeninin yenilenmesine aktif olarak katıldığını anla, bu takma diş ya da herneyse anlamına gelse bile. Sen enerjisel olarak&#8230; eğer oraya bir kron ya da köprü konursa, bu o noktada biyolojine ait bir parça değildir. Ama biyolojinin sorumluluğunu alırsan, o kronu ya da köprüyü ya da takma dişi ya da dolguyu ya da herneyse, onu enerjisel olarak biyolojik akışınla bütünleştirmiş olursun. Böylece o yabancı bir unsur olmaktan çıkarak şimdi senin bir parçan haline gelir. İşte bu, iş başında olan Bayrak Teknolojisidir.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben öğretimimi başlamaya hazırım. Bilincimi genişlettiğim zaman sebzeler ve matematik formülleriyle ilgili bilgiler geliyor. Pardon ama, “brokoli artı iki”nin yanıtını bulamıyorum. (kahkahalar)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bilincini, zihnin ötesine giden o diğer alemlere genişlettiğinde, bir dizi semboller – enerji sembolleri alacaksın. Bunları kelimesi kelimesine alma. Yalnızca brokoli ya da yalnızca matematik olarak anlamak yerine, onların enerjisine gir. Burada bir kombinasyon söz konusu. Sen temelde enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin yeni anlayışlara geliyorsun. Brokoliyi bir simge türü olarak kullanıyorsun, besleyici, gıda değerine sahip ya da enerjisel bir simge olarak, ama bu gerçeklikte bir tür Yeni Enerjinin matematiksel yapısıyla desteklenen bir simge olarak. Bu diğer alemlere genişlediğinde, şeyleri fazla harfi harfine alma.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Kocam kafayı Planet X’e taktı. Bana lütfen onunla ilgili açık bir ipucu verebilir misin.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sadece şunu söyleyeceğim, Planet X, görünmez planet&#8230; onun belli enerjisel nitelikleri ve gerçekçi nitelikleri var. Onun orada olmasının bir nedeni var. O yalnızca Dünyanın değil, ama Yeni Dünya potansiyellerinin de bir tür yansımasıdır.</p>
<p>O bir komplo değil. Planet X yabancı varlıkların bir gündemi değil. O, Dünyayı ele geçirmekle ilgili değil ve tüm bu şeylere yakalanmak çok kolaydır. O, etkisel olarak burası ile Yeni Dünya arasında enerjisel bir ayna ya da yoldur. Bu tür şeylere fazla kapılmayın. Önemli olan, burada, şu anda ne yaptığınızdır. Bir yaratan olarak ne yapıyorsun? Kendini Planet X’de ya da herhangi bir başka gezegende değil, burada bütünlemek için ne yapıyorsun? Teşekkür ederiz.</p>
<p>Bunlar hep dikkati dağıtan güzel şeyler olma eğilimindedir, ama günün sonunda yine de sadece dikkat dağıtırlar.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Biliyorum, şu geçtiğimiz aylarda ne kadar çok Şambra’nın Dünya’yı terk etmek istediğine değindin. Ben bu konuda çok zorlanıyorum. Sanki insanlarla başa çıkmak ve dualitede yaşamak her bir gün daha da zorlaşıyor. Hergün öylesine bunalıyor ve sinirleniyorum ki, tek çözümün burayı terk etmek olduğunu düşünüyorum. Gitmek istemiyorum, ama daha ne kadarıyla başa çıkabileceğimi de gerçekten bilmiyorum. Bu karmaşayla savaşan tek kişinin ben olmadığımı da biliyorum. Lütfen yardım edebilir misin?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Elbette, ve bu öğüdü Belushi vasıtasıyla vereceğim. Sonuçta Dünya en güzel deneyim. İnişi çıkışı var, acıları var, ama o mutlak bir armağan. Çünkü burada, Dünyada, mutlak yaratan olmanın nasıl bir şey olduğunu anlayabilirsin, çünkü en zor ve meydan okuyan ortamlardan birindesin – dualite, katılık, madde. Ama o yine de bir dolu güzel armağan sunar, yaşamın kendisinin armağanlarını.</p>
<p>Ruhunu madde içinde bedenlemenin ne olduğunu görmek; yalnızca insan olarak kılık değiştirmiş başka bir meleği görmek değil, ama onlara vurmak, onları sevmek, onları öpmek, onlarla eğlenmek, onlarla deneyimlemek. Bunu başka alemlerde – şimdi Belushi’nin de ve ben Kuthumi’nin de bulunduğu meleksi alemlerde yapamazsın. Bunlar eterik alemlerdir. Ha onlar gerçekten güzeldir ve o fiziksel bedeni de beraberinde sürükleyip durmak zorunda değilsindir, ama Dünya’nın herhangi bir yerinde gerçekleştirebildiğin gibi, yaşamanın derinliklerine ve deneyimlerine (bu alemlerde) giremezsin.</p>
<p>Bu geçiş döneminde eski seni ve Eski Enerjiyi geride bıraktığın bir zaman olur. Başka insanlarla birlikte olmak zor gelir. Sıradan bir işe odaklanmak, başka biri için çalışmak çok zordur. Bu dönemden geçersin, bu geçiş sürecini yaşarsın, ve sonra öyle bir noktaya gelirsin ki, burada, Dünyada yaşamanın saf güzelliğini fark edersin. Hiç bir şey buna benzemez. Ruhuna derinlik katma olasılığı vardır, ve bir yaratan olmanın gerçekten ne anlama geldiğini anlamak yalnızca Dünya’da gerçekleştirilebilir. O nedenle, Belushi’nin öğüdü: Burada kal. Öbür tarafta, oraya geri gidersin ve Dünya denen bu yeri ne kadar özlediğini fark edersin.</p>
<p>LİNDA: Bu soru Utah’ta bulunan Kat’ten geliyor.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bize lütfen Tanrı hakkında konuşur musun? Tanrı’nın doğası nedir? Tanrı bizimle 3B deneyimleriyle mi ilişki kuruyor? Eğer öyleyse, nasıl? Ben, benim Tanrı’yla ve Tanrı’ya olan ilişkimi daha açık anlamak istiyorum. Bana yardım edebilir misin?</p>
<p>LİNDA: Ve bu, bu arada, son soru.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Gerçekten de, günü sonlandırmak için harika bir soru. Tanrı, insan imalatıdır. Tanrı, zihinsel/akılsaldır. Tanrı, Saint Germain’in de dediği gibi – ben bunu söylemeye asla cesaret edemezdim! – ama Tanrı, iş başındaki seksüel enerji virüsünden başka bir şey değildir.</p>
<p>Tanrı&#8230; tüm bu Tanrı kavramı aslında oldukça yenidir. Lemurya ya da hatta Atlantis zamanlarında bilinmiyordu. Tanrı, açıklanamaz olanın açıklanmasına yardımcı olsun diye insan tarafından imal edildi. Ama böyle yapmakla, Tanrı kavramı erkeklerin ve kadınların kendi niteliklerini ve özelliklerini üstlendi. O yüzden de şimdi uzak ve mesafeli ve kızgın ve yargılayıcı bir Tanrı’nız var; dualarınızı dinlemeyen bir Tanrı; bir eş, bir partner olmaktan çok, gerçekten bir kontrol mekanizması olan bir Tanrı.</p>
<p>Ben size Yeni Enerji Sanatçıları’sınız dediğim zaman, yaptığınız en önemli şeylerden biri ve belki de en meydan okuyucu ve tehlikeli şeylerden biri de diyebilirsiniz buna, dünyaya yeni Tanrı’yı sunmak olacaktır. İncil’de olmayan bir Tanrı. Kızgın ya da öfkeli olmayan bir Tanrı. Muazzam güçlere sahip olup da herşeyi bilen bir varlık olmayan bir Tanrı. Tanrı basittir. Tanrı saftır. Tanrı’nın gündemleri, beklentileri yoktur. Tanrı, sizin cennete ya da cehenneme gitmenize aldırmaz, çünkü bunlar sizin yaratılarınızdır, Tanrı’nın yaratımı değil.</p>
<p>Ben sana Tanrı’nın ne olmadığını söyleyebilirim, ama yalnızca sen, Tanrı’nın ne olduğu kavramını deneyimleyebilirsin. Ben bunu kelimelerle açıklamaya çalışsam, zihinselleştirirdin ve o orada tıkanıp kalırdı. Sonra da zihnin, Tanrı denen bu şeyin saflığını ve basitliğini evirir çevirir ve çarpıtırdı. O nedenle, senden Tanrı enerjisini – seni – yaşamında deneyimlemek için kendine izin vermeni isteyeceğim; onu kendi canlı sanat galerinde deneyimlemeni; Tanrı enerjisinin gelmesine izin vermeni, ama hiç bir beklentin olmadan.</p>
<p>Tanrı’nın ne olduğuna ilişkin öyle çok beklentiler var ki. Şambra, Tanrı’yı salıverebilir misin? Tanrı olduğunu sandığın her türlü düşünceyi ve fikri ve anlayışı bırakabilir misin? Tümüyle salıverebilir misin? Bu cessur bir adımdır. Sonra da başkalarına Tanrı’yı salıvermenin güzelliğini öğretebilir misin?</p>
<p>Şimdi, bu sözler, onun adına savaşacak kadar ve onun adına öldürecek kadar bir Eski Enerji Tanrı kavramına ya da anlayışına tutunan insanlara zındıklık, kâfirlik, tehditkâr gelecektir. Ama belki de şu anki dünya sorunlarının bir parçası da budur, ve belki, sadece belki, bilincin bir sonraki keşif alanı budur: Dünya üzerindeki yeni Tanrı. Eski Tanrı – onun gitme zamanıdır. Eskiden binlerce, onbinlerce tanrınız vardı. Sonra hepsi tek bir Tanrı’ya indirgendi. Sonra da özellikleri açısından oldukça insana benzer bir Tanrı halini aldı. Şimdi, bu yeni Tanrı’ya geçmenin zamanıdır, ama onu kendin için deneyimlemek sana kalmıştır.</p>
<p>Bugün burada sizlerle birlikte olmak ben Kuthumi için büyük bir mutluluktu. Kuantum Sıçraması sırasında ya da ondan önce yeniden geleceğim.</p>
<p>Namaste.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/06/02/saud-11-yeni-enerji-sanatcilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 10: &#8220;Enerji Hareket Halinde&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/05/05/saud-10-enerji-hareket-halinde/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/05/05/saud-10-enerji-hareket-halinde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2007 14:17:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
5 Mayıs 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
(şarkı söyleyerek) Kimse daha iyisini becermiyor! (kahkahalar)
Ben Ben’im, Adamus Saint Germain, ve kimse daha iyisini becermiyor! (yoğun kahkahalar)
Hoşgeldiniz Şambra, ben çok başarılı bir başka okuldan sonra geri geldim – insanlara, Dünya’daki son yaşamlarında en fazlasını nasıl gerçekleştireceklerini gösterdiğim Yükseliş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
5 Mayıs 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>(şarkı söyleyerek) Kimse daha iyisini becermiyor! (kahkahalar)</p>
<p>Ben Ben’im, Adamus Saint Germain, ve kimse daha iyisini becermiyor! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Hoşgeldiniz Şambra, ben çok başarılı bir başka okuldan sonra geri geldim – insanlara, Dünya’daki son yaşamlarında en fazlasını nasıl gerçekleştireceklerini gösterdiğim Yükseliş Okulundan. Tobias Romanya’ya gitti, orada yapılacak Romen Şaudlara hazırlanıyor. Kuthumi&#8230; ah, hmmm, onunla birlikte kitap yazanlarınızla çok meşgul. Zamanını, bu işleme yardımcı olmakla, yayıncılık alanında yepyeni bir girişime hazırlanmakla geçiriyor – Şambra ve Kuthumi kitapları. O nedenle, benden buraya gelip çok basit ama çok da önemli bir konu hakkında konuşmam istendi.<br />
<span id="more-298"></span><br />
Mükemmel Düzende</p>
<p>Ben, başlamadan önce&#8230; yarın, 05/06/07 2:34’de meydana gelecek önemli olaydan David’in neden söz etmediğini merak ettim. Rakkamlar sıraya diziliyor! (kahkahalar) (çvr.ABD’de tarih atılırken önce ay, sonra gün, sonra yıl yazılır, yani Mayıs 6, 2007, 05/06/07 olarak yazılır.) Biz onun daha önce rakkamlar hakkında ve yarınki takvimde meydana gelecek uyumlanmadan ve bu uyumlanmanın öneminden söz ettiğini duyduk. Elbette herhangi bir önem söz konusu değil, yalnızca herşey uyumlanıveriyor! (kahkahalar) Oysa siz derin bir anlamın saklı olduğunu düşündünüz. Doğrusu, bunda bir gerçek payı da var. Şeylerin açıkça uyumlanması, evrende herşeyin mükemmel bir düzende olduğunun gösterilmesine yardımcı olur. Bu günlerin ve ayların ve saatlerin uyumlanma enerjisiyle aslında bağlantı kurabilirsiniz, bu çok sık olan bir şey değildir, ama yarın oluyor, çünkü sizin herşeyde bir düzen olduğunu farketmenize ve anlamanıza yardım ediyor.</p>
<p>Bu, bir hafta kadar önce Kelowna’da, şu yükseliş okulunda bulunan Şambra grubuna söz ettiğim bir gerçektir; evrensel bütünlük mükemmel bir düzen içindedir. Herşey düzen içindedir. Zaman zaman kargaşa varmış gibi görünebilir – özellikle de sizin bu Dünya gezegeninde sahip olduğunuz, insan bedenine hapsedilmiş ve çoğu kez insan beyni yüzünden kapana kısıldığınız bakış açısından baktığınızda – ama herşey mükemmel bir düzen içindedir.</p>
<p>Onun kendi düzeninde olduğunu bildiğinizi, olması gerektiği gibi olduğunu hayal edebilir misiniz? Sadece bırakıverebileceğinizi? Siz bıraktınız diye evrensel bütünlük çökmeyecektir. Duvardaki delikten parmağınızı çektiniz diye, herşeyi birarada tutmaya çalışmıyorsunuz diye, çökmeyecektir. Bazen, evrendeki anlamınızı fazla ciddiye aldığınızı düşünüyorum! (kahkahalar) Onun tümünü nasıl birarada tuttuğunuzu fazla ciddiye alıyorsunuz, ve kendi yaşamınızı nasıl birarada tutacağınızı görmezden gelme eğilimindesiniz. Sorumlu olduğunuz tek şey budur. Sonuçta sorumlu olduğunuz tek düzen budur – kendi düzeniniz.</p>
<p>Evrensel bütünlük, evren ve onun sözde karmaşıklığı ve tüm düzensizlik hakkında ileri geri tartışmalar yapılıyor. Herkes, onun nereye gittiğinden kaygı duyuyor. Eh, başlangıcından bu yana iyi gidiyor. Gitmesi gerektiği gibi gidiyor. Her açıdan mükemmel bir halde. Bir an için geri çekilin. Kısa duvarın arkasına geçin – ama kısa duvarın epey uzağına gidin – ve onun mükemmel bir düzen içinde olduğunu anlayacaksınız. Mutlak bir mükemmel düzende. İnsanlar, yapmayı seçtikleri şeyi yapıyorlar. Yaratmayı seçtikleri şeyi yapıyorlar. Bu bazen en akıllıca şey olmayabiliyor. İnsanlar bazen kolay yol yerine zor yolu seçiyor, ya da, sevinç ve tamamlanma yerine çaba ve ıstırabı seçiyorlar, ama herşey yine de yolundadır. Şeyleri bu biçimde deneyimlemek istiyorlar.</p>
<p>Dünya – Dünya gezegeni denen tüm şu şey – kendi mükemmel yolunu gidiyor. Bazen şu kaygılar oluyor – ah, siz hiç kaygılanmamanız gereken şeylere kaygılanarak enerjinizi bağlıyorsunuz. Bazılarınız sabah kalkıyorsunuz, midenizde bir düğüm, Dünya’nın ayakta kalıp kalmayacağı hakkında, yerkürenin, gezegenin 100 yıl içinde bir derecenin 100/1’i kadar ısınıp ısınmadığı hakkında endişeleniyorsunuz. Eh, ısındı, hatta daha fazla ısındı, ama siz kaygılanıyorsunuz. “20 ya da 30 yıla Dünya diye bir şey kalacak mı?” Kaygılanıyorsunuz, “Savaşlar toprağı verimsizleştirecek mi? Yeterince yiyecek olacak mı?”</p>
<p>Bir an için geri çekilin. Herşey mükemmel bir düzen içinde. Öyle. Isınan bir Dünya’da yaşamanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemeyi seçen insanlar var. Bu arada Dünya, kendini temizleme yeteneğine doğal olarak sahiptir. Dünya, aptal insanlar onu kirletme eğiliminde, onu kötüye kullanma eğiliminde olsa bile, kendine nasıl bakacağını bilir – ah, Dünya bundan çok daha bilgedir. O kendini, üstelik hızla, nasıl şifalandıracağını bilir – bazen o aptal insanların pahasına. Ama o, kendine nasıl bakacağını bilir.</p>
<p>Hükümetler ve kanunlarla ilgili kaygılananlar var. Siz cinayetler ve şiddet ve savaşlar için kaygılanıyorsunuz. Ama biliyor musunuz, aslında bu kaygılar, kendi enerjinizi kullanmanın çok verimsiz, çok etkisiz bir yoludur. Kaygılanmak sizi gerçekten hiç bir yere götürmez, sizi asla temizlemeyecek kendi çamaşır makinenizde dönüp durursunuz. Kaygılanmak, enerjinizin büyük bir bölümünü bağlıyor. O nedenle, bir an için geri çekilin ve herşeyin mükemmel bir düzen içinde olduğunu anlayın. Mutlak bir mükemmel düzende. İnsanlık ve Dünya ve tüm o diğer şeyler hakkında kaygılanmak gerektiğine ilişkin sorumluluklarınızı salıverin. Siz bunu yapmamayı seçseniz de, sizin yerinize bunu yapacak çok insan var. Siz kendinize zaman ayırın.</p>
<p>Size en başından söylediğimiz gibi, artık enerjiyi tutanlar değilsiniz. Siz, enerjiyi hareket ettirenlersiniz. Kaygılanmada ya da enerjiyi tutmada ya da enerjinizi bağlamış olan tüm o şeylerde sizin yerinizi doldurmaya fazlasıyla gönüllü olan insanlar var. Bunu içselleştirin. Kendinizi temizlemek için, kendinizi genişletmek için, kendinizle iletişim kurmak için bunu içselleştirin. Çünkü bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, bütünlenmiş bir insan, “kendi içine bağlanmış” bir insan örneği olmanız, bu gezegen için, mitinglerde yürümekten ve editörlere mektuplar yazmaktan ve şu ya da bu amaca on dolar göndermekten çok daha fazlasını yapacaktır. Bunlar yanlış olduğundan değil, ama insanlık için, Bayraklara, örneklere sahip olmanın zamanı gelmiştir.</p>
<p>Yeni Liderler</p>
<p>Benim görüşüme göre&#8230; alçakgönüllü görüşüme göre&#8230; böyle demem gerekiyor. (Saint Germain gülümser, izleyiciler güler) Bugün vekâleten buradayım, sizin yedek öğretmeninizim, onun için bunu biraz yumuşatıyorum. (Saint Germain ve izleyiciler güler) Şu anki alçakgönüllü görüşüme göre, dünyada lider eksikliği var. Dünyada çok az, dinamik, karizmatik ve gerçek politik liderler var. Şu anda çok çok az. Sisteme girerken iyi niyetli olanlar, sistemin parçası haline geldiler. Değişiklik için iyi niyetlere sahip olanlar, değiştirildiler. Benim alçakgönüllü görüşüme göre, dünya çok, çok az spiritüel lidere sahip.</p>
<p>Kürsüye çıkanlar, televizyona çıkanlar, Vatikan’ın duvarları arkasına saklananlar&#8230; sevgili dostlar, onlar yalnızca bazı çok eski yöntemleri sürdürüyorlar. Onlar gerçek liderler değil. Onlar olmuş-olanlar, onlar yıpranmış olanlar, onlar Eski Enerji – benim alçakgönüllü görüşüme göre. (kahkahalar)</p>
<p>Dünya – insanlık – şu anda yepyeni bir lider tipini bekliyor. Gücün bir yanılsama olduğunu anladığı için, güç mücadelelerine ilişkin kaygısı olmayan liderler. Yüzlerce ya da binlerce ya da milyonlarca insanın önüne çıkarak egosunu tatmin etmek peşinde olmayan liderler. Önder oldukları insanlardan beslenmeyen liderler. Diğer herkesle tam olarak aynı düzeyde olabilen liderler. Kendilerini yükseğe oturtmayıp da aynı düzeyde olabilen, ama aynı düzeydeyken de yalnızca bir Bayrağın yayabileceği ışığı yayan, kendini-gerçekleştirme, aydınlanma, tamamlanma ışığını, içsel dinginliğin ışığını, çatışma ve mücadele olmadan, eril ve dişilin ve ışıkla karanlığın bütünlüğünü yayan liderler. Bunlar, dünyanın beklediği yeni tip liderlerdir, binlerce ya da milyonlarca insanın önüne çıkanlar değil, sonradan indirilmek üzere heykeli dikilenler değil, ama gerçek Yeni Enerji liderleri. Biz onun için Şambra, sürekli size konuşup duruyoruz ve sizi hep olduğunuz herşeyi olmanız, Bayrak olmanız, bu yaşamı tamamlamanız, gerçekleştirmeniz için yüreklendirip duruyoruz.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Bugünkü Şaud’umuzda saygın bir listemiz, konuklardan oluşan bir grubumuz var. Şu anda hâlâ dünyada yaşayan oniki – onikinin enerjisi – bilim adamı var. Onlar, sizin bir tür kuantum enerji fiziği diyeceğiniz şey üzerinde çalışıyorlar. Bazı çok ilginç ve şaşırtıcı ve devrimci fikirler üzerinde çalışıyorlar. Onlar, biz onları konuk olarak buraya getirene kadar birbirini tanımıyordu. İnsan olmalarına rağmen, enerjilerinin bir bölümü, genişlemiş olan enerjileri, şu anki Şaud’da var olabiliyor. Ve tekrar geri gelen Nikola Tesla, onlara bugün burada eşlik ediyor. Birkaç ay önceki Şaud’da da söylendiği gibi, Tesla’nın enerjisi şu anda Dünya’da çok, çok mevcut. O şu anda bilim adamlarıyla, fizikçilerle, tıp doktorlarıyla ve hatta psikiatristlerle çalışıyor ve Dünya’nın uzun süredir görmediği bazı çok önemli ve devrimci enerjilerin Dünya’ya getirilmesine ve geliştirilmesine yardım ediyor.</p>
<p>Eğer 20, 30, 40 yıl sonrasına gidecek olursanız, şu an Dünya’nın içinde bulunduğu dönem, bu zamanlar, Yeni Rönesans olarak bilinecek. Yalnızca sosyal yapının ya da sanatsal yapının rönesansı değil, ama bilimin de rönesansı ve fiziğin rönesansı. Ve bununla bağlantılı olarak yeni bir spiritüelliğin de rönesansı olacak, çünkü bildiğiniz gibi, bunların tümü birbiriyle bağlantılıdır. Spiritüellik, ya da kendi benliğini ruhsallıkta, bilimde, fizikte, hatta matematikte anlamak – bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, ilintilidir.</p>
<p>Böylece bugün bu grubu getiriyoruz, Tesla’yı ve bu oniki bilim adamından oluşan grubu – bu arada, altısı erkek formunda, altısı da kadın – ve dünyanın çeşitli yerlerinden geliyorlar. Bu, şu an Dünya üzerinde bulunan en büyük yeteneklerden oluşan inanılmaz bir seçki. Onlar bu Şambra toplantısına, tıkanıp kaldıkları için geliyorlar; yanıt aradıkları için; nasıl yapılacağını zihinsel olarak bildikleri yere kadar enerjilerini genişletmeye çalışarak, zamanımızın en büyük sorunlarından bazısını çözmeye çalıştıkları için geliyorlar. Enerji sorunları, enerjinin nasıl çalıştığına, onun gerçekte ne olduğuna ilişkin sorunlar. En son ve en büyük bilim adamlarından biri, Einstein’in bile çok ötesine giden sorunlar. Tümüyle yeni bir anlayış düzeyine giden sorunlar.</p>
<p>Ama öyle bir an geldi ki&#8230; araştırmalarında ve düşünüp taşınmalarında öyle bir noktaya geldiler ki, duvara çarptılar. Bir şey üzerinde olduklarını sezgisel olarak hissedebiliyorlardı. Orada bir yerde bir şeyin olduğunu biliyorlar, ama zihinsel olarak bloke oldular, çünkü zihin, formülün geri kalanını çözemiyordu. Böylece umutsuzluğa kapıldılar. Ve umutsuz ya da çaresiz insanlar umutsuz şeyler yaparlar!</p>
<p>Bilinmeyene çağrıda bulunurlar. Bazısı Tanrı’ya bile inanmayan bu bilim adamları bilinmeyene çağrıda bulundular, çünkü sezgisel olarak oralarda bir yerlerde başka bir şeyin olduğunu biliyorlar. Belki bunun zihinsel ya da akılsal bir enerji olduğunu düşünüyorlar – birkaçının yanılgıya kapılarak büyük evrensel zekâ demesi gibi. Onlar yanıtlar için çağrıda bulundu, ve işte siz burada devreye giriyorsunuz. Onlar bugün bu noktada buraya geliyorlar. Geçen ayın Şaud’u bu noktada devreye giriyor. Tüm şu tanımsızlık kavramı – tanım olmadan – ötede olan bir şey.</p>
<p>Biz böylece toplandık, ha onların – sizin deyiminizle – genişlemiş enerjileriyle. Bakın, bir varlık, başka alemleri hayal etmek ya da oralarda dolanmak için kendine her izin verdiğinde&#8230; hepiniz bunu yaptınız. Büyük bir sorunuz vardı ya da probleminiz ya da sorununuz, ve yanıtı çözemiyordunuz, ve bir şey yaptınız – arabayla dolaşmaya çıktınız ya da gecenin bir saatine kadar uyanık yattınız – ve temelde enerjinizi dışarıya saldınız. Nereye olduğunu bilmediniz, neden olduğunu anlamadınız, ama enerjinizin, bizim başıboş dolaşmak dediğimiz şeyi yapmasına izin verdiniz. Ve o zaman sizin bir parçanız tam anlamıyla dolaşır durur. Bir parçanız yakın alemlere gider. Hatta bir parçanız, kristalin alemler dediğiniz yerlere de gider. Ve işte bu, bu parlak oniki bilim adamından ve Tesla’dan tam olarak topladığımız şeydir. Şimdi, Tesla olan bitenin farkında. O, insan yaşamının, sonraki hayatın, Yeni Enerjinin, ve sizin spiritüellik diyeceğiniz şeyin dinamiklerini anlıyor. Böylece o, hepimizle birlikte bugün burada mevcut, ve bu oniki bilim adamının dolaşıp duran enerjilerini bir bakıma buraya odaklı tutmaya yardımcı oluyor. Bakın, o bilim adamlarının hepsi şu anda bir rüya halinde. Ya derin bir uykudalar, birkaçı bir yerlerde şekerleme yapıyor, aslında bir tanesi şu anda laboratuvarda uyuya kaldı. Ama onların dolaşıp duran bilinçleri bugün dinlemek için, enerjinizi hissetmek için ve yalnızca öteye nasıl geçileceğini anlamak için değil, ama dolaşmak için, genişlemek için, kendine gerçekten izin vermek, ama – ki anahtar budur – o bilinci nasıl geri getireceğini de bilmek için buradalar, anlıyor musunuz. O enerjinin nasıl geri getirileceğini bilmek.</p>
<p>Çoğunuz bu deneyime sahip oldunuz. Kendinizi açmaya ve dolanmaya ve başka alemlere gitmeye izin verdiniz, ama, tüm bilincinizi buraya, Dünya’ya yeniden odaklamaya başladığınız an, onu kaybediyorsunuz. Unutuyorsunuz. Zihin devreye giriyor, ve başka alemlerden geri getirilmiş olanı anlayamadığı için de onu kaybediveriyorsunuz. Eh, bu da daha fazla engellenmişlik hissine ve kızgınlığa neden oluyor, çünkü bir düzeyden biliyorsunuz ki – biliş düzeyinden – o enerji orada. O yanıtın orada olduğunu biliyorsunuz, ama yine de onu buraya nasıl geri getireceğinizi kestiremiyorsunuz. İşte bugünkü saygın bilim adamı grubunun bulunduğu nokta tam olarak bu – yanıtları hissetmeye, bilmeye çalışmak, sonra da onları buraya geri getirmek.</p>
<p>Kuantum Sıçrayışı</p>
<p>Şimdi kısaca Kuantum Sıçrayışına bir göz atalım. Şu 18 Eylül tarihine yaklaşırken yerkürede olan bitenlere kısaca bir göz atalım. Şimdi, burada bulunan herkesin bildiği gibi&#8230; biz şu anda bilim adamlarımızla da paylaşıyoruz, ve bazısı hemen not almaya başladı, “18 Eylül, o zaman ne olacak?” (kahkahalar) Eh, hiç bir şey – ve herşey. Yeni Enerji böyle çalışır. Aynı zamanda hiç bir şey ve her şey.</p>
<p>İnsan bilincini ölçebilseydiniz, ve onu, meleklerin Dünya’da bedenlendiği milyonlarca ve milyonlarca yıl boyunca ölçebilseydiniz, bir tür&#8230; ah, bu kadar 3B terimleri kullanmaktan nefret ediyorum, ama bir grafik türü, bir çizelge olduğunu görecektiniz. Biz ona bir çizelge diyeceğiz ama o spiral halinde hareket eder, yani dairesel ya da spiral halinde bir harekete sahiptir. Ona bağlı bir hız söz konusudur, ve grafiğin hemen bir ucunda, ki buna grafiğin sol yanı diyebilirsiniz, çok küçük ve sıkışık bir spiral olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni, başlangıçta insan bilincinin çok küçük olmasıdır.</p>
<p>Ve bu grafiğin aslında çok&#8230; onun çok-boyutlu olduğunu da anlamalısınız. Ama burada anlamanızı sağlamak açısından, onu üç boyutlu bir grafik gibi açıklayacağız. Ama şunu da anlayın ki, grafiğin üç boyutlu uyarlamasının hemen ardında, karşılık gelen çok büyük bir parçası vardır. Bu, bu alemde bedenlenmemiş ya da bilinçli olmayan sizin meleksi parçanızın spiritüel bilinci ya da ruhu diyeceğimiz şeydir. Bu, insan bilincinin 3B yorumunu gösteren grafiğin hemen arkasında hep varolan katmandır.</p>
<p>Böylece şimdi, Bedenlenmenin Başlangıcında, B.B., bilinci – insan bilincini – temsil eden şu çok sıkışık küçük spiral var. Şimdi, zaman milyonlarca yılda akıp giderken, spiral de genişlemeye başlıyor, ama çok yavaş ve çok hesaplanmış, ölçülüp biçilmiş bir oranda.</p>
<p>Sonra, Atlantis dediğimiz zamana geliyoruz, ve grafik orada bir sıçrama yapıyor. Atlantis zamanının ortalarına doğru, önceki lineer çizgiyi izlemediğini görürsünüz. Spiralin hızı artmıştır. Spiral sanki ansızın daha çok büyüyor – bir sıçrama yapıyor – ve bu, Atlantis zamanıdır. Atlantis zamanının sonunda grafikteki insan bilincine bakıldığında, sanki spiralin ansızın büyüklük olarak azaldığını ama hızının azalmadığını görürsünüz. Bu, Atlantis’in son günlerini, bilincin sanki kendi üzerine bükülmesini ya da katlanmasını temsil eder, oysa aslında böyle olmamıştır. Hız hâlâ geçerlidir. Hızlanma oranı, onun parçalanmaması için akmayı sürdürmesini sağlayan bir kalıp yaratmıştır.</p>
<p>Sonra yaklaşık, biz buna yaklaşık onbin yıl önce diyeceğiz, spiral, önceden çok bilinebilir olan bir yol izleyerek büyür. Hızı, önceden bilinebilir bir oranda artmıştır, ve sanki birden bir başka sıçrama daha yapar. Büyük bir sıçrama değil, bizim kuantum sıçraması diyeceğimiz türden değil, ama bir yön değişikliğine uğrar. Ve bu noktada yine, spiral açılır ve en az, Atlantis zamanındaki düzeyine geri gelir, ama şimdi hızı, Atlantis’te deneyimlenenden çok daha fazladır. Bu, insan bilincidir.</p>
<p>Son dönemlerde, özellikle de onbin yıl öncesinden yaklaşık sekizbin yıl öncesine kadar, insan bilincinin spirali oldukça tutarlı bir oranda genişlemeyi ve hızlanmayı sürdürüyor. Ama sonra, yine ikibin yıl önce, bir başka değişimden geçiyor. Hız daha da artıyor, o kadar ki, insan perspektifinden baktığınızda, neredeyse spiralin hızını bile göremediğinizi söyleyebilirsiniz, o kadar hızlı gidiyor. Ve şimdi bu spiral açılıyor, ama spiralin döngüleri arasındaki uzaklık artık tutarlı değil.</p>
<p>Bakın, geçmişte spiralin her bir döngüsü arasındaki aralık, hep çok kalıplaşmış ya da önceden çok bilinebilir haldeydi. Bu, dönerek spiral halinde hareket eden büyük bir tekerlek gibi. İkibin yıl önce spiralin içindeki bireysel döngüler arasındaki aralık değişerek, spiralin daha dış düzeylerinin çok daha aralıklı olmasına, ikibin yıl önce sahip olduğu döngü aralıklarından çok daha fazla olmasına neden oldu. Ve yine, hız da bu değişime ayak uydurdu.</p>
<p>Sizi sıkıyorum, değil mi? (Saint Germain kıkırdar) En azından Cauldre’yı! (Saint Germain ve izleyiciler güler)</p>
<p>Şimdi şu son yıllara geldik, geçmişte, hadi buna yedi yıl öncesi diyelim. Hız yine giderek artıyor ve artıyor ve artıyor. Spiraller büyüyor da büyüyor. Bu, insan bilincidir. Ölçülen şeylerin arasında insan aktivitesi; beyin gücü; sizin spiritüel bilinç ya da farkındalık diyeceğiniz; kişinin kendiyle ilişkisi; kişinin kendi dış dünyasındaki başkalarıyla olan ilişkileri gibi şeyler var. Bunların hepsi, insan bilinci bölümlerinin parçalarıdır.</p>
<p>Ve şimdi buradayız, bir sonraki büyük değişime beş aydan az kaldı. Ama insan bilinci denen bu spiral yalnızca öteye genişlemez, yalnızca spiral içindeki noktalar arasında daha büyük farklılıklar olmaz, yalnızca daha çok hızlanmaz. Tüm doğasını da değiştirir, öyle ki, hız artık bir unsur olmaktan çıkar.</p>
<p>Bakın, hız, lineer olma eğilimindedir, üç-boyutlu olma eğilimindedir. Hız, Yeni Enerjide artık bir unsur (faktör) olmayacaktır. Ve ben yalnızca arabanızın hızından ya da gün içerisinde ne kadar hızlı çalışabildiğinizden söz etmiyorum. Biz, genişleme yeteneğinden söz ediyoruz – yalnızca üç-boyutlu gerçekliğinizde meydana gelen ve oldukça önceden bilinebilir bir spiralden konuşmuyorum – ama şimdi, temelde bir patlamadan söz edilebilir. Bir patlama. 18 Eylül 2007 – ve biz bunu ölçüyoruz, büyük bir dikkatle izliyoruz – bu tarihte, artık hızın önemi kalmayacak ve artık spiralin de önemi kalmayacak. Bunlar grafikten çıkıp gidecekler. Bu bir anlamda&#8230; siz bu grafiği az önce sözünü ettiğimiz biçimde inceleyecek olsanız, sanki herşey yok oluyormuş gibi, sanki artık spiral yokmuş gibi, herşey durmuş gibi görünecektir. Ve bu arada bu, çok, çok uzun zaman önce Mayalar insan bilincinin gelişmesine baktıklarında olan şeydir. Onlar, onun yok olduğunu gördüler. Tabi onların öngörüsü, 2012 yılıydı. Çok yaklaşmışlardı ama tam değil. Bir şeyler oldu. Bu yazgı değildi, bu yalnızca bir desen, bir kalıptı, ve kalıplar bazı değişimlere açıktırlar. 18 Eylül 2007, grafikten çıkıp gidiyor.</p>
<p>Genişleyici Yeni Enerji</p>
<p>Şimdi bir anlamda, spiral hâlâ orada, ama kendini öyle bir enerjiye dönüştürdü ki, onu anlaşılır bir sembolle çizmeniz mümkün değildir. Eski bilincin enerjisi bir spiraldi. Yeni bilinç genişleyicidir. Genişleyici bir şeyi nasıl çizersiniz? Çünkü yalnızca dışarıya doğru genişlemekle kalmaz, ya da yalnızca içeriye doğru genişlemekle kalmaz, her türlü farklı yöne genişler, her türlü farklı boyuta girer ve geri gelir.</p>
<p>Böylece yaratan düşünceleri, yaratan fikirleri, tam anlamıyla, tam anlamıyla bu boyuttan başka bir boyut türüne, tanımlanmamış-boyuta gönderilerek açıkça farkedilenin dışına çıkabilir, ve sonra geri dönebilir. Bu arada genişleyici enerji, her zaman, size, sıfır noktasına, Şimdi’ye yolunu bulur.</p>
<p>Genişleyici enerji, Şimdi’de doğar. Yeni Enerji, Şimdi’de doğar. O, tanımlanamaz olana, her türlü başka boyuta, sıfır boyutunun alt boyutlarına, negatif boyutlara – ki bunlar vardır – fırlatılır, patlatılır. Yalnızca pozitif boyutlar yoktur. Yalnızca pozitif rakkamlar yoktur, negatif rakkamlar da vardır. Yalnızca pozitif ve negatif boyutlar değil, ama&#8230; bunun için hiç bir kelime yok. Bizim, önceden bilinemez olan boyutlar diyeceğimiz şey de vardır.</p>
<p>Herhangi bir şey, her türlü arzu, sizin yaratıcı düşünce diyeceğiniz şeyler, Şimdi Anı’ndan bu başka boyutlara fırlatılabilir, üstelik öyle ki, bunların hiç biri artık mevcut değilmiş gibi görünebilir. Fikrinizi kaybetmişsinizdir, düşüncenizi kaybetmişsinizdir, ve bir insan olarak buna sinir olabilirsiniz. Ama olan şudur, bunlar dışardadır. Dolaşıyorlardır, ve yalnızca dolaşmakla kalmazlar, sizin Şimdi ânınıza geri gelmek için enerjileri toplarlar, bilgileri toplarlar, destek toplarlar. Bu, bir bumerang etkisi gibidir. Onu oraya atarsınız ve o geri gelir – ve geri geldiğinde, farklı görünecek ve hissedilecektir. Ben bunu sizin gnost enerjinize, çözüm enerjinize bağlayacağım, ve onu anladığınızdan emin olmak ustalık ister. O geri geldi – tüm enerjiler, yanıtlar, Şimdi’ye geri geldi – ama sizin onu şimdi farketmeniz gerekiyor. Onu aktive etmeniz gerekiyor. Bir dakikaya kadar bundan söz edeceğiz.</p>
<p>Konuk Bilim Adamlarının Çalışmaları</p>
<p>Böylece bu bilim adamları bugün bizlerle, ve Tesla’nın onlarla yaptığı çalışmalar, ve sizin onlarla yaptığınız çalışmalar, onların oralarda bir yerlerde var olan yanıtları fark etmelerine ve onları Dünya’ya geri getirmelerine yardımcı oluyor. Özellikle de dünyanın enerji kaynaklarına – petrol-olmayan, bu Dünya için hep yenilenebilir enerjilere – uygulanabilecek yanıtlar, zamanın bir sonraki on yılında gerçekliğinize girecek yanıtlar. Bunlar gerçekliğinize öyle hızlı ve şok edici ve telaşlandırıcı bir oranda girecek ki, Dünya’da mevcut eski finansal ve dağıtım sistemlerinin bazısına baskı yapabilecek. Buna hazır olun Şambra – bunu siz istediniz!</p>
<p>Bunun şimdi gelmesi gerekiyor. Gelmesi gerekiyor. Kullandığınız yakıt enerjisi bile bitiyor. Yeni bir yolun olması gerekiyor. Ve bu yol tümüyle farklı bir şey olacak – rüzgar değil, güneş değil – tümüyle farklı bir şey. O kadar basit olacak ki, insanlar binlerce ve binlerce yıldır bunu nasıl göremediklerine şaşacaklar. Ama bilinç uygun değildi. Hazır değildi.</p>
<p>Bu bilim adamları, bu araştırmacılar, bedenin kendini yenilemesine yardımcı olabilmek için yeni yollar arıyorlar. Hatta bunun, sizin ilaç dediğiniz şeylerle de olması gerekmiyor, ama beden için ilginç bir terapiyle olabilir; ama sorunlarla karşılaşıyorlar. Bu, önceden bilinebilir bir halde değil. Onun bazen neden iş gördüğünü ve bazen de neden çalışmadığını anlayamıyorlar, ve bilimsel ve legal toplum, önceden bilinebilir, tanımlanabilir sonuçlara bağlıdır. Bir şeyi bir kez yaptınız mı, tekrar ve tekrar ve tekrar ve tekrar kopya edilebilmesi ya da türetilebilmesi gerekiyor.</p>
<p>Ama Yeni Enerji tıbbı – ben ellerle yapılan hokus pokustan söz etmiyorum, biz Yeni Enerji tıbbından söz ediyoruz – farklıdır. Neden farklıdır? (İzleyicilerden biri “O Yeni Enerjidir!” diye bağırır) Teşekkür ederim! O, Yeni Enerjidir ve (Saint Germain güler) hastanın, hasta olanın arzusuyla ya da sizin niyet diyeceğiniz şeyle de ilgilidir. Programın tümüne katılma yeteneğiyle ilgilidir.</p>
<p>Bu şeylerden bazısı şu anda test ediliyor, özellikle de kanser hastalarında, ama sonuçlar önceden bilinemez bir halde, çünkü her türlü yenilenme işleminde var olması gereken o temel ve basit unsuru daha anlamış değiller, ki o da, hastanın arzusu ve sorumluluğudur. Hasta, kendisi ve bedeni için sorumluluk almadığında, bu yeni tür tıbbın iş görmesi çok zordur. O nedenle, bu araştırmacılar, hastanın enerjisinin önemli olduğunu fark edecekler. Ve bazılarınız da bu alanda çalışacak. İlle de tıpla ilgili kısımda değil belki, ama bir hastanın ya da müşterinin, kendi içindeki değişimi ve yenilenmeyi etkileyebileceğini anlamasına yardım etmek gibi basit çalışmalarda bulunacaklar. Tobias bir seminer verecek – (Saint Germain kıkırdar) tabii zaman müsait olur olmaz – ve bu seminerde insanlara, bu yöntemlerin bazısıyla diğer insanların kendilerini yenilemelerine nasıl yardım edebileceklerini öğretecek. Yataklarının başucunda nasıl olunacağını, onların sorumluluk almalarına nasıl yardım edileceğini.</p>
<p>Böylece bu bilim adamlarının üzerinde çalıştıkları şey, aynı zamanda gıda üretimiyle de ilintilidir. Gıda. Şu anda, doğrusu, etten tutun da, tahıllara, meyvelere kadar, herşeyin üretimi oldukça kaba bir halde. Yerküre, Güneş, Ay ve bitkilerin nasıl büyüdüğüne ilişkin dinamiklerin gerçek sezgisel anlayışı eksik. Toprakla ilgili temel bir anlayış var ama, çok sınırlı, çok Eski Enerji biçiminde. Şöyle bir temel anlayış var, toprağa bir şey ekerseniz, ona su verirsiniz, biraz güneş görmesini sağlarsınız, ve sonra ya büyür ya da büyümez.</p>
<p>Ama bunların tümü arasındaki etkileşim hakkında yepyeni bir anlayış ortaya çıkacak – enerjiyle bitki, yiyecek arasındaki etkileşimle ilgili anlayış öyle bir noktaya gelecek ki, önünüzdeki yirmi yıl içinde, küçük bir bahçesi olan herkes, kendine ve çevresindeki komşularına yetecek kadar yiyecek yetiştirebilecek. Besin ve vitamin ve saf enerji içeren yiyecekler, fiziksel bedeni güçlü tutmaya yetecek, ve sizi de böyle çok miktarda yemek zorunda bırakmayacak yiyecekler. Ben bazı kişilerin – özellikle de bu kıtada bazılarının – tabaklarını nasıl doldurduklarını görüyorum, &#8211; tabağınızdan ne kadar besin elde edebiliyorsunuz? Ve üstelik birçoğu da besleyici değil, çünkü şu anki yiyeceklerin çoğu, çok az yaşam gücü enerjisine sahip. Hatta şimdilerde bahçelerden taze taze toplanan yiyecekler bile, besin ve yaşam gücü enerjisi açısından yaklaşık iki faktöre sahip, oysa bu oran kolaylıkla otuz ya da kırk olabilirdi. Yediğiniz yiyecek beden üzerinde gerçekten o kadar az bir etkiye sahip ki, günde beş ya da altı kez yemek zorunda kalıyorsunuz. Bedeniniz ve içeri alınan yiyecek, bunları hiç anlamıyor. Yiyeceğe, depolanma ve kullanım için belirli bir temele sahip olması gerektiğine inanması öğretilmiş. Aslında yiyecek çok daha zeki olabilirdi. Ve işte bizim varmak istediğimiz yer burası. Ve bu, burada bulunan bilim adamlarının özellikle üzerinde çalıştığı şeylerden biri – zeki yiyecek, yüksek düzeyde sizin yaşam gücü enerjisi diyeceğiniz şeyi taşıyan yiyecek; ve kendini tüm bedeninize nasıl dağıtacağını ve nasıl besleyeceğini bilen bir zekâ; ve yeniden yemek zorunda kalmadan ve yağ olarak depolanmak zorunda kalmadan, günlerce, hatta haftalarca dayanacak uygun besin miktarını nasıl depolayacağını bir zekâ. Bu geliyor, Şambra. Hemen köşebaşında.</p>
<p>Bugün burada bulunan bu bilim adamı grubuyla meydana gelecek başka çok, çok gelişmeler var. 18 Eylül’den sonra – ille de 19 Eylül’de değil, ama zamanın gelecek birkaç yılında – ortaya çıktığını göreceğiniz gelişmeler, hızlı teknolojik gelişmeler ve ilerlemeler; tıb alanında hızlı değişimler; enerjide hızlı değişimler; spiritüellikte hızlı değişimler. Evet, bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, hepsi birbiriyle ilintili. Bunlar, 18 Eylül’den sonra ortaya çıkmaya başlayacak. Şu anda potansiyel halindeler; kuluçka dönemindeler.</p>
<p>Bu bilim adamlarından oluşan grup, tekrarlıyoruz, takılıp kaldılar – zihin yüzünden takılıp kaldılar, tanımlanamaz olana gidip de onu buraya geri getirme yeteneğini anlamadıkları için takılıp kaldılar.</p>
<p>Şambra, siz bu işleme yardımcı oluyorsunuz. Yalnızca onların bugün bu salona gelmelerine, enerjinizi hissetmelerine, şu an içinde bulunduğumuz bu yolculuğu bizimle birlikte yapmalarına, kuantum bilinci denen o şeyi anlamalarına izin verdiğiniz için değil. Yalnızca bunlar yüzünden değil, ama, onlar çalışmalarını yaptıkça, yeni gelişmelerle ortaya çıktıkça, bunu alacak ve bununla koşacak birine ihtiyaç duyacakları için.</p>
<p>Bu yeni teknolojileri kullanarak bedenini şifalandırmayı insanlara kim öğretecek? Çok Yeni bir Enerjide, Yeni Enerjinin yeni uygulamalarını – bu, petrole dayalı olmayan kaynağa ilişkin uygulamaları – kim yapılandıracak ve tanımlayacak? İnsanlara yeni spiritüellik konusunda – dinle ilgili olmayan ve tekniklerle ilgili olmayan, bazı eski törenleri, ayinleri yapmakla ilgili olmayan, yalnızca başka bir kural dizisiyle ilgili olmayan – ama kişinin kendi insanlığını, kendi tanrısallığının mutlak saf özüyle – ve zihinlerini de parçalamadan &#8211; bütünleştirmesine izin veren gerçek ve yeni bir spiritüellik konusunda kim yardım edecek, dahası kim danışmanlık yapacak?</p>
<p>Ve Şambra, yıllardır bu konuda yaşadıklarınızdan biliyorsunuz ki, meydan okuma budur, savaş meydanı budur. Savaş meydanı budur. Bir tarafta şu insan var, tüm o harika nitelikleriyle – ve sınırlılıklarıyla – ama güzellikleriyle. İnsan hali – onun güzelliği. Bir meleğin hiç hissedemeyeceği biçimlerde, şeyleri hissedebilme becerisinin güzelliği. Hiç bir meleğin hissetmesinin bile mümkün olmadığı biçimde, şeyleri çok gerçek ve fiziksel şekillerde deneyimleme yeteneği. Çok derin, çok gerçek, çok elle tutulur olan bir deneyim, ama bunda bir güzellik vardır. Katıksız güzellik. Ama, tanrısallık denen şeyi buna katmaya çalıştığınızda, sizin özünüzü, gerçeği – sizin gerçeğinizi, sizin saflığınızı ve sizin kesin güveninizi – bu iki şeyi birleştirmeye kalktığınızda, ikilem yaratıyor, bir çarpışma, ve bu çarpışma zihinde oluyor. Zihinde. Savaş alanı burası. En sonunda bedeni de etkileyebiliyor, ama asıl zihinde meydana geliyor – belirsizlik, korku, kontrol, karanlık ve yalnızlık. Onun nasıl iş gördüğünü anlayamamak, zihinde terör yaratıyor. Süregelen bu savaş yüzünden, zihin, kendini cehennemin derinliklerine, bir karabasana attığını hissediyor. O insanlara yeni spiritüel – biz buna teknoloji diyeceğiz – teknolojiyi kim öğretecek? Bilinçleri beyinlerini aşırı yüklemesin ve bir Eski Enerji psikoloğuna gitmek ve çok, çok – ne denebilir ki – etkisiz ilaçlar, ki bu ilaçlar içsel iradeyi – insanın tanrısal iradesini ve tanrısallığını &#8211; yok eder, almak zorunda kalmasınlar diye, kendi bilinçlerini nasıl uyandıracaklarını, nasıl esinlendireceklerini insanlara kim öğretecek? Bu insanları kim eğitecek Şambra? Biz bu yüzden size geliyoruz. Biz bu yüzden, değişim buradadır, diyoruz. Zaman şimdidir.</p>
<p>Enerji Hareket Halinde</p>
<p>Şu anda Dünya üzerinde olan, bu kadar çok şey hissetmenize ve deneyimlemenize neden olan, hareket halindeki enerjidir. Şu an, enerji hareket halindedir. Eski hareket değil, yalnızca hız ve genişleme değil, ama öteye hareket. İnsanların, insan halindeyken daha önce hiç gitmedikleri bölgelere hareket. Enerji, dünyanın her yanında hareket halinde, ve bazen, dünyanın çıldırdığını düşünüyorsunuz – ve eğer dünya çıldırmıyorsa, sizin çıldırdığınızı düşünüyorsunuz. Bunun yalnızca hareket halindeki enerji olduğunu anlayın. O herşeyi etkiliyor. Hatta bu kavramların hiç birini anlamayan insanları bile etkiliyor. Ve bir anlamda en çok da onları zorluyor, çünkü olan biten hakkında en ufak bir fikirleri yok. Herşeyin neden böyle karmakarışık göründüğünü, herşeyin neden şimdilerde böyle çok-katmanlı göründüğünü bilmiyorlar.</p>
<p>İnsanlar, enerjinin tek bir belirli katmanına bakmaya çok alışıklar. Bu onları çok rahatlatıyor. Şişmanlıyor ve mutlu oluyorlar. Tabi, sürekli şikayet edip bundan çıkmak istiyorlar, ama enerji şimdi olduğu gibi, ve bugüne kadar hiç olmadığı gibi hareket halindeyken, çok rahatsız oluyorlar. Ve bunun sonucu olarak ne oluyor? Bir insan, hareket halindeki enerjiyi çok-boyutlu olarak anlamadığında, çıldırmaya başlıyor. Okullarda yaylım ateşi, kaçırmalar, terör eylemleri, intiharlar, depresyon, ve tüm bu diğer şeyler. Öfke, şiddet, ve en kötüsü de, herhalde, cinsel enerjileriyle ilgili çok ters ve çarpıtılmış bir anlayış. Çünkü enerji hareket halindeyken, savaş alanı zihindir, ve bilin bakalım, ne devreye girer. Cinsel enerji virüsü. Eğilir, bükülür ve besler. Şu anda dünyada olan biten budur. Enerji hareket halinde.</p>
<p>Bu, her türlü farklı düzeyde meydana geliyor. Hatta sizin dinci kesimler diyeceğiniz yerlerde bile oluyor. Şimdi, biz din hakkında çok konuşuyoruz, çünkü din, bilince sahip çıkmaya çalışıyor. Din&#8230; biz burada herhangi bir dini hedef almıyoruz, genel anlamda dinden söz ediyoruz&#8230; dinler, tümüyle insan yapımıdır. Onların Tanrı ile hiç bir ilgisi yoktur. Onlar Tanrı’yı anlamıyorlar. Onların Tanrısı bir adamdır, onların Tanrısı insani niteliklere sahiptir. Şu ara, dinci olmaktansa ateist olmanız çok daha iyidir, çünkü onlar Tanrı’nın gerçek tanımını anlamıyorlar. Onlar hiç tanımsızlığa gitmediler. Onlar Tanrı’yı – binlerce ve binlerce yıldır – kendi görünümleriyle, kendi sınırlılıklarıyla ve kendi zihinleriyle tanımlamaya çalışıyorlar.</p>
<p>Böylece şu anda, Dünya üzerindeki insanların yüzde yetmiş ila seksenini – ve neredeyse insan bilincinin tamamını – kontrol eden dinler var. Ve bu dinler – temel dinler, belli başlı dinler – Mesih’i bekliyorlar, Geri Dönüşü. İsa’yı bekliyorlar. Onları kurtaracak olanı bekliyorlar, ve bir nesilden ötekine ve ötekine ve ötekine bekliyor&#8230; ve bekliyor&#8230; ve bekliyorlar.</p>
<p>Şimdi siz, o nesillerden birinin uyanıp da şöyle dediğini düşünebilirsiniz, “Ama bu senin için gerçekleşmedi Baba. Mesih sana gelmedi Dede. Mesih, büyük-büyük-büyük-büyükbabaya da gelmedi. Belki, yani sadece belki, Mesih hiç gelmeyecek (kahkahalar)&#8230; asla.” Belki de Mesih gerçekten akıllandı, bu gezegenden çıkıp gitti, Çiçekler Köprüsüne gitti ve “Hoşçakalın aile” dedi. (yoğun kahkahalar) Belki de Mesih, Dünya üzerindeki son yaşamını tamamladıktan sonra “Artık gerisi size kalmış. Beni geri aramayın, ben Üçüncü Çemberime gidiyorum. Hoşçakalın!” dedi. (Saint Germain güler, izleyicilerden alkış ve kahkaha yükselir)</p>
<p>Valla, çok alışılmadık şeyler yaparak dikkatleri üzerime topladığım Yükseliş Okulu’ndan döneli, hâlâ ayaklarımın pek yere basmadığını söylemek zorundayım. Eğer Tobias’ın yeni çağın “kötü çocuğu” olduğunu düşünüyorsanız&#8230; (yoğun kahkahalar, çünkü Saint Germain, Geoff Hoppe ile bir gazete için yapılan röportajda Tobias’tan “yeni çağın kötü çocuğu” olarak söz edilmesine göndermede bulunuyor). Böylece Şambra, (Saint Germain hâlâ güler), dediğim gibi, ben bugün sadece bir yedek öğretmenim!</p>
<p>Böylece, bilinci tutan, Mesih’i bekleyen dinler var. Mesih gelmeyecek. Bu, insanları beklemede tutmak için, insanları kontrolde tutmak için kilisenin yaydığı eski ve ucuz bir söz, vaat. Mesih geri gelmeyecek. Eğer buna en iyimser açıdan bakmak isterseniz, Mesih’inizin siz olduğunu söyleyebilirsiniz. Kendi Mesih tohumunuz, yine sizsiniz. Yeni Enerji sizsiniz. Buna belki de en iyimser ışıktan bakmak isteseydiniz, Mesih’in bir birey olmadığını, Mesih’in bir olay olduğunu söyleyebilirdiniz. Mesih, insanlık için bilinçteki kuantum sıçramasıdır. Mesih budur. Ama eşeğe binmiş sakallı birinin dünyayı kurtarmak için gelmesini beklemeyin! (kahkahalar) Cauldre’yı sürekli tanımların olmadığı o dış alemlere itmek zorunda kalıyoruz.</p>
<p>Böylece şu anda olan, bilincin çok uzun bir süredir bir tür uyuklama halinde olmasıdır. Evet, o hareket ediyor ve genişliyordu ama, uyukluyordu da. Uyuyordu ve şimdi bundan çıkıyor. O nedenle, dünyanın her yanında enerjinin hareket halinde, enerjinin değişim ve dönüşüm içinde olduğunu görüyorsunuz. O nedenle siz hissettiğiniz bir dolu şeyi, korku ya da gerginlik olarak yorumlanabilecek şeyleri hissettiniz. Bunu, herşeyin büyük bir süratle hızlanması olarak yorumlayabilirsiniz. Buna ayak uydurmakta zorlanıyorsunuz.</p>
<p>Birçoğunuz, son zamanlarda şöyle bir hisse sahip oldu, “O hemen burada. Burada, ama ben onun ne olduğundan emin değilim. Onunla nasıl bağlantı kuracağımdan emin değilim. Burada olduğunu biliyorum.” Birçoğunuz, eskiyi bırakmaya, eskiyi salıvermeye çok hazır olduğunuzu hissettiniz, ama bunu nasıl yapacağınızdan emin değilsiniz. Ve bazılarınız da, eskiyi bıraktığınız halde, onun size yapıştığını hissetti. Gitmek istemiyor. Ve bu doğrudur da, çünkü bir anlamda, ona yatırım yapılmıştır.</p>
<p>Sizin Eski Enerjiniz, sizin eski benliğiniz, kendine yatırım yapmıştır. Gitmek istemiyor. Size yapışıp kalmak istiyor, Yeni Enerji denen şu muazzam şey geliyor olsa bile. Birçok farklı enerji düzeyi, her türlü düzeyde enerji, hareket halinde – yalnızca Dünya’da da değil bu arada. Enerji şu anda semavi alemlerde bile, yakın alemlerde bile hareket halinde. Bazılarınız oralara çıkıp gidiyorsunuz, özellikle de Rüya Yürüyüşü sırasında. Orada bir şeylerin farklı olduğunu biliyorsunuz. Enerji hareket halinde. Bazılarınız, kendi küçük alanınızda, yakın alemlere gitmekten hoşlanıyorsunuz. Bazılarınız, Tobias’ınkine benzer küçük kulübeler inşa etti. Bazılarınız, güzel çayırlıklara sahipsiniz. Birkaçınızın yakın alemlerde kendi özel tepeleri var ve sadece gevşemek için oraya gitmekten hoşlanıyorsunuz. Ama son zamanlarda, oraya gittiğinizde, o kadar rahatlatıcı olmuyor. Hep gittiğiniz o küçük güzel tepe kaçamağında, şimdi rüzgarlar esiyor. Şimdi bulutlar geliyor, ve siz ne olursa olsun onları itip, “Bu benim lanet gerçekliğim!” demeye çalışıyorsunuz, ve yağmur yağmaya başlıyor (kahkahalar) çünkü siz şu anda hareket halindeki enerjinin etkilerini hissediyorsunuz.</p>
<p>Şimdilerde neredeyse şuna benzer bir durum var; parlak güneşli, Yeni Enerjiyle dolu bir gün hissi olmasına rağmen, bulutlar gelebiliyor. Eski Enerji bulutları, güzel bir Yeni Enerji gününe gölge ya da karanlık düşürebiliyor – en azından, size öyle olduğu izlenimini veriyor. Ama anımsayın, enerjinizi bulutların ötesine genişletirseniz, orada ne var? Güneş! Yeni Enerji!</p>
<p>Bu, şu an hareket halinde olan enerji dinamiklerinin bir parçasıdır. Herşey size sanki tersine dönmüş, içi dışına çıkmış gibi görünebilir. Kendinize tutunacak bir yer bulmaya çalışıyorsunuz ama sanki hiçbir şey işe yaramıyor. Bu doğaldır. Bu uygundur. Ve bu, şu ara hareket halinde olan kendi kişisel enerjinizle ilgilidir. Bu, içsel değişimlerle ilgilidir, içinden geçtiğiniz zihinsel değişimler ve bedensel değişimlerle ilgilidir. Bedeniniz, Şambra, şu ara uyanıyor. O, ne yapacağını bile bilmediği bir durgunluk halinde, ya da anestezi verilmiş bir bilinç halindeydi. O nedenle, nasıl yapılacağını bildiği biçimde kendini yenilemiyordu. O şimdi uyanıyor. Uyanıyor ve kendi yenileme enerjisine sahip olduğunu fark ediyor. Enerjisel olarak nasıl verimli ya da etkin olacağını biliyor.</p>
<p>Bedeniniz – size konuştuğum şu anda – aslında bedeniniz size çağrıda bulunuyor. O – fiziksel olmayan, bir bilinç niteliği olan – bu Yeni Enerji biyolojisini biliyor. Yeni Enerji biyolojiniz, neredeyse katı fiziksel biyolojinizin bir paraleli, neredeyse karşıt bir parçası gibidir. O hemen orada, ve fiziksel bedeniniz de onu biliyor. Ona çağrıda bulunuyor. Onunla bütünleşmek istiyor. Onunla birlikte olmak istiyor. Kendini yepyeni bir biçimde şifalandırabileceğini biliyor. Böylece, bedeniniz sesleniyor, “Merhaba. Orada kimse var mı?” (kahkahalar) “Gel. Orada olduğunu biliyorum, gel. Şimdi benimle birlikte ol.” Yine bu nokta, çarpıp tökezlememize neden olan engeldir. O oradadır. Yeni Enerji, yeni bilinç, yeni icatlar, yeni spiritüellik – bunların hepsi oradadır, ama o son aşamaya, son birleşmeye nasıl girersiniz. Ona nasıl girersiniz?</p>
<p>Tanımsızlık</p>
<p>Birkaç kolay adım&#8230; birkaç kolay adım. İlki, Tobias’ın hep sözünü ettiği şeydir: Tanımsızlık. Zihnin dışına çıkmak, öteye geçmek. Çünkü buna kelimeler yamamaya başladığınız an, yeniden yok olur. Gerçi o hâlâ oradadır ama, bilincinizin fark etme alanından çıkar. Ona ilişkin zihinsel düşünceler oluşturmaya başladığınız an, yok olur. O, çok garip bir saklambaç oyunu oynar. Bunu istediğinden değil, ama zihninize yakalanmaktan daha iyisini bilir. Onun için de yakalanmayacaktır. Oraya girmemeyi bilir – en azından ön kapıdan. O, zihnin ve insanca sınırlılıklarınızın onu boğmaya çalışmayacağı, güzel bir yoldan gelir. O hapsedilemez. Kapana kısılamaz. Bütünleştirilebilir, ama boğulamaz.</p>
<p>O nedenle, tam da çok yakındaymış gibi, tam da kendinizi büyük bir atılıma hazır hissettiğinizde, yok oluyormuş gibi görünür. Zihniniz onu ağının içine almaya çalıştığında, kayıp gider. Tobias’ın, tanımsızlık, açıklık ve saflık dediği odaya giderek kendinizi, bilincinizi, kendinizin büyük ve tanımlanmamış yanına genişletebilirsiniz. Sonra, bu ikisi dans edebilir; bu ikisi evlenebilir; ve bu ikisi Şimdi ânında birlikte var olabilir.</p>
<p>Yani, biz oraya gideceğiz. Siz elbette alıştırma yapıyor, tanımsızlıkla ilgili ev ödevinizi her gün gayretle gerçekleştiriyordunuz. Biz oraya gideceğiz. Jodie, lütfen flütünle müzik yapar mısın? (İzleyicilerden biri “ah-ah” der.) “Ah-ah” doğrudur!</p>
<p>Buna hazırlıklı olmalıydınız! (Saint Germain kıkırdar) Şimdi de, sevgili moderatörümüzü önceden uyarmadan müzik çalmasını istiyorum. Hafif notalar&#8230; ne çalacağını tam olarak bileceksin. Ben seninle birlikte parmaklarını hareket ettireceğim, kendi nefesimi de soluyacağım. Böylece Şambra, derin bir nefes alın.</p>
<p>Şimdi müzik istememin nedeni, özellikle de bugün çalınan müziğin tanımsız olmasındandır. O açıktır&#8230; çok açık.</p>
<p>Müziğimiz olacak, ve şimdi cesur olmak için kendinize izin verin ve tanıma ihtiyaç olmayan yere gitmek için kendinize izin verin.</p>
<p>(Flüt çalmaya başlar)</p>
<p>Nefes almayı sürdürün&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Biz, oniki bilim adamımızın ve Tesla’nın bize katılmasını isteyeceğiz. Şu dış alemlere gidelim.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230;. zihnin devrede olması gerekmediği&#8230;<br />
&#8230;..şimdi orada dolanmanıza izin verin&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Burası çok güzel&#8230; mükemmel&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Nefes almayı sürdürün.</p>
<p>(müziğin bitmesiyle uzun bir duraklama)</p>
<p>Teşekkür ederiz.</p>
<p>Bakın, bu aslında gerçekten çok basittir. Onunla mücadele etmeniz, streslenmeniz gerekmiyor. Bir kez kendinize gerçekten öteye geçmek için izin verdiğinizde, artık zor olmaz. Bunun fazlasıyla yenileyici ve tazeleyici olduğunu görürsünüz. Düşünceleriniz ve zihniniz aslında ona verdiğiniz molayı takdir edecektir. Sizin o parçanızı kontrol etmek zorunda olmadığını anında anlayacaktır. Buna ilişkin bir kelime ya da düşünce ya da fikir oluşturmak zorunda değildir. Kendinizle ilgili, şimdiye kadar bildiğinizden çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. O, erişiminizin olmadığı başka alemlerde mevcuttu. Hep oradaydı. Hep, yarım nefes uzağınızdaydı. Ama sanki milyonlarca ışık yılı uzaktaymış gibi göründü. Sanki hiç bir zaman, asla tanrısallığınızla buluşamayacakmışınız gibi göründü, onun için de kendi sahte tanrılarınızı yarattınız. Benim, sahte dinler diyeceğim şeyleri yarattınız. Ruh eşi gibi şeylere taptınız. Kristal gibi şeylere taptınız. Herşeyi denediniz, çünkü çok çaresiz ve çok özlem içindeydiniz. Sanki oraya asla ulaşamayacakmışınız gibi göründü. Hatta, tanrısallığın ve Tanrı’nın ne olduğuna ilişkin bazı çok garip kavramlar bile yarattınız.</p>
<p>Şimdi tanımsızlığa&#8230; kendi tanımsızlığınıza&#8230; kendi tanımlanmamış size, gitmek için kendinize izin verdiğinizde&#8230; her türlü şeyi düşünce ya da yapıyla çerçeveleme gereksinimini salıvermeyi öğrendiğinizde, gerçekten kendinizi bilmeye başlar, ve kendinizi bilmekle de, her türlü insan veçhenizin şimdiye kadar sorduğu tüm sorulara tüm yanıtları da bilirsiniz. Bu oldukça basittir, oldukça güzeldir.</p>
<p>Onu geri getirmek</p>
<p>Şimdi, sonraki bölüme geçelim. Böylece tanımın olmadığı o alemlere gidersiniz ve burada yanıtlar mevcuttur. Bunlar potansiyeldir. Doğal ya da uykudadırlar. Buradaki herşey ulaşılır haldedir. Soru şudur, onları buraya nasıl indirirsiniz?</p>
<p>Öncelikle, oraya gidebilmeniz gerekir. Eski Enerji bilincinin ötesine geçemediğiniz sürece, onların buraya ne kadar kolayca getirilebileceğini de asla anlamazsınız. Yani farketmek, ilk adımdır – onun var olduğunun bilinçli farkındalığı. Onun var olduğunun bilinçli farkındalığı; ve o belki, var olacağını beklediğiniz biçimde olmayacaktır, çünkü bu dahi kendi içinde bir kısıtlamadır. O, basit bir biçimde – safça masum ve basit bir halde – orada mevcuttur, ve sonra onu buraya geri getirebilirsiniz.</p>
<p>Diyorsunuz ki, “Peki ama ben neyi geri getiriyorum? Geri getirdiğim o kutuların ve sandıkların ve diğer herşeyin içinde ne olduğunu bilmem gerekir.” Hayır&#8230; hayır. Ve şimdi kayboldunuz işte. Oysa bu, bir nefes almak kadar basittir. Onun kendi güvenli alanınıza gelmesine izin verdiğinizi bilinçli olarak onaylamak kadar basittir. Eğer enerjiniz güvenli değilse, gelmeyecektir. Tobias, ve bir dereceye kadar ben, size güvenli alanınız hakkında uzun uzadıya konuştuk. Güvenli alanınız, bizim sizin için yarattığımız bir şey değildir.</p>
<p>Bu enerji, Yeni Enerjidir. Yeni bilinciniz burada, gelmeye hazır, ama bir güvenli alanınız, güvenli bir eviniz yoksa; çılgın gibi ve delice ve kaygılı ve kızgın ve tüm bu diğer şeylerle etrafta koşuşturuyorsanız; cinsel enerji virüsüyle besleniyorsanız ve bu yüzden başkalarından da besleniyorsanız, güvenli bir alana sahip değilsinizdir.</p>
<p>Bilinçli olarak derin bir nefes almayı bilmiyorsanız, güvenli bir alana sahip değilsinizdir. O derin ve bilinçli nefesi sürdüremiyorsanız – kendini bilme nefesini, ki bu aynı zamanda kendini kabul etme nefesidir de – güvenli bir alana sahip değilsinizdir. Ve bu enerjiyi geri getirmeye ne kadar çalışırsanız çalışın, sizin için ulaşılır olmayacak, gelmek istemeyecektir.</p>
<p>Yani farkındalık; nefes; ve güvenlik – kendinizi ve Tüm Var Olan’ı kabul etmenin güvenliği. İşte o zaman o da gelmeye hazırdır ve çok basit bir biçimde getirilebilir. Çok basitçe. Bir parmağınızla üçüncü gözünüze dokunmak kadar basit bir biçimde getirilebilir. İstediğiniz parmağı kullanabilirsiniz, hangisi olursa (Saint Germain, diğer parmaklar yerine orta parmağını kullanınca, kahkahalar yükselir.) (çvr. ABD’de orta parmağı göstermek, “siktir git” anlamına gelir.) Tek bir parmak. Şimdi, bu o kadar da özel bir şey değildir, yalnızca bir parmak ya da üçüncü göz. Aslında ille de aktive etmeniz söz konusu değil, ama bu, fark etme eylemidir, “Ben buna hazırım” demektir. Onu buraya getirmeye hazırsınız demektir. Onu yaşamınıza kabul etmeye hazırsınızdır. Onu bilmeye, getirmeye hazırsınızdır. Sonra da bırakıverin. Bırakın gelişsin, yaşamınıza doğal olarak genişlesin. Onu zorlamaya çalışmayın, tüm o beklentileri beslemeyin. O, en güzel ve basit ve kolay yoldan gelecektir.</p>
<p>Bu, bu kadar basittir Şambra. Basit – bizim yedi yılımızı aldı – yine de bu kadar basittir. Ve biz, bu bilim adamlarından oluşan grubun ve Tesla’nın, bunun basitliğini anlasınlar diye, Yeni Enerji fiziğinin kesinlikle basit ve özgün olduğunu anlasınlar diye bugün burada olmasını istedik. Eski Enerji özgün değildir. Ama ben bir Şaud boyunca bundan söz edebilirdim. Yeni Enerji basit ve özgündür. Onu bu kadar kolay buraya getirebilirsiniz. Stres yok, beklenti yok. O sadece oradadır. Sonra da sizinle bütünleşmeye başlar, sizin içinizde olan herşeyle bütünleşmeye başlar, kolayca ve basitçe. Tekrarlıyoruz, onun neler yapacağına ilişkin beklentilerinizi lütfen salıverin. Bunu yapmak yerine, gözlemleyin ve yaptığı şeyin bir parçası olun.</p>
<p>Bir şeyler yapın</p>
<p>Şimdi, bu bizi konuşmamızın bir sonraki bölümüne getiriyor. Siz şimdi Yeni Enerjinizi getirdiniz, o herneyse. Ve o şimdi burada. Gerçekliğinizde. Artık bir gölge değil, artık bir paralel değil. O artık bütünleştirildi.</p>
<p>Şimdi Şambra, bu önemli: bir şeyler yapın. Bir şey yapın. Eğer enerji öylecene orada oturur durursa, ya uyuşacak ve gerçekleştirilmekten alıkonmuş olacak, ya da, bazı durumlarda, üzerinize çökecektir. Yeni Enerji, hareket halindeki enerjidir. Yaşantınızda bir şeyler yapın. Bir kitap yazın, bir iş kurun, maraton koşun – hepsini yapın – ama bir şeyler yapın. O rahat koltuğunuzdan kalkın. (bazı gülüşmeler) Eğer bir lazyboy’unuz varsa (geriye yatan, ayak kısmı kalkan rahat bir koltuk markası) atın onu – bugün! Bu, şişko poponuzun üzerinde oturup da hiçbir şey yapmamayı bırakmanın sembolik bir ifadesi olurdu, Şambra. O rahat koltuklarınızdan kalkın&#8230; evet, bunu söyledim!</p>
<p>Bir şeyler yapın Şambra. Seçtiğiniz herhangi bir şeyi yapın. Kalbinizi şakıtan şeyi yapın. Bir grup insanın önünde flüt çalın. Bir kitap yazın ve onu dünyanın gözü önüne koyun. Ülkenizi baştan başa yürüyün, ki bunu daha önce hiç yapmadınız. Bir jipe atlayın ve karda gidin. Herneyse, ama bir şeyler yapın. Bu, yaratıcı enerjinizi kullanmanız için muhteşem ve kesinlikle gerekli bir zamandır.</p>
<p>İşinizden şikayet etmekten vazgeçin – istifa edin. Bolluk nerede diye merak etmekten vazgeçin – onu getirin. Kendinizi tamamlamama nedeni olarak eşinizi ya da çocuklarınızı kullanmaktan vazgeçin. Bu ucuz bir neden. Ayrıca güzel de değil. Bir şeyler yapın. Biliyorum, hepinizin hayalleri, özlemleri vardı. Geçmişte birçoğunuz, başkalarının önünde, neler yapacağınıza dair gerçekten büyük laflar ettiniz. Şimdi yapın bunları. Yapın. Kendi içinizdeki enerjiyi hareket ettirin. Bu, yeninin sizinle birleşmesine, olduğunuz herşeyle karışmasına izin verir. Enerjinin hareket halinde kalmasına izin verir. Verimliliğin, etkililiğin gelmesine izin verir. Bir şeyler yapın. Şikayet etmek sayılmaz, bu, bir şey yapmak değildir. Yaşamınızda, önce sizi tatmin eden ve tamamlayan bir şey yapın. Bunu başkaları için yapmıyorsunuz. Bunu başka herhangi bir nedenden ötürü yapmıyorsunuz, yalnızca enerji genişlemesindeki yaratıcı ifade için yapıyorsunuz.</p>
<p>Tobias, Kuthumi ve ben, bu noktayı tekrar ve tekrar destekleyeceğiz. Hemen şimdi bir şeyler yapın, ne olursa. Enerjinin bütünleşmesini, hareket etmesini sağlayın. Bunu yaparsanız, bu enerjinin gerçekliğinize gelmesine izin verirseniz, sevinci ve tamamlanmayı fark edeceksiniz. Bunun ne kadar kolay iş gördüğünü ve aktığını fark edersiniz, ve bunu yapmanızı neden daha önce söylemediğimize şaşacaksınız. Ve o zaman da biz, bunu daha önce de yapmanızı söylediğimizi, söyleyeceğiz. Böylece Şambra, enerjinin hareket etmesini sağlayın.</p>
<p>Ev Ödevi</p>
<p>Ve bu noktada son bir şey daha. Son bir şey – ev ödeviniz – yardımcı öğretmeniniz olarak. Bu ayki ev ödeviniz biraz alışılmadık, biraz farklı, ama onun içerdiği güzelliği göreceksiniz. Kendinizi akşam yemeğine çıkartın. Yalnızca siz. Dışarı çıkın – evde değil – bir lokantaya gidin. Kendinizi akşam yemeğine çıkartın. Kendinizle konuşun, belki yüksek sesle değil, (kahkahalar) ama kendinizle yemek yemek deneyimini paylaşın. Fark edin: Kendinizle olmak rahat mı, değil mi? Evet, o masada iki iskemle olsun, evet kesinlikle. Kendinizi yemeğe çıkartın. Bu arada, siz ödeyeceksiniz. (yoğun kahkahalar) Kendinizle olmanın nasıl bir şey olduğunu tadın. Çok geçmeden, şarkı söylemeye başlayacaksınız, benim gibi, “kimse daha iyisini becermiyor.”</p>
<p>Ben, Adamus Saint Germain, ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 10: “Enerji Hareket Halinde”</div>
<div class="tarih">Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div class="tarih"></div>
<div class="tarih">Kırmızı Çembere sunulmuştur</div>
<div class="tarih">5 Mayıs 2007</div>
<div>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben Ben’im, evet Ben’im, Adamus Saint Germain. Bu Şaud için bugün sizlerle birlikte burada olmak çok heyecanlandırıcıydı. Bazen tüm bu spiritüellik konuları öylesine çıkmaza sokuluyor, öyle aşağılara çekiliyor ki. Sık sık dindar – hatta spiritüel yeni çağ – insanlarında enerjinin nasıl düşebildiğini hiç fark ettiniz mi? Benim bu Şaud’a ya da sizin enerjinize dayanan bugünkü niyetim, şeyleri hareket halinde tutmak, mizahı yakalamak, her bir günün ve her günün içerdiği sevinci ve nimetleri bulmaktır.</p>
<p>Böylece, daha fazla tantana etmeden, bugün soru sormaya cesaret edeceklerle başlayalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bildiğin gibi, oğlumun çevresindeki varlıklarla başım belada. Onun ya da benim çevremdeki bir tanesinin şeytansı olduğunu hissediyorum. Bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Bu neden oluyor ki? Ben, yanılsamadan özgürleştiğim alanı deneyimledim, ve bu alanda olana kadar ve bu alanı tam olarak hatırlayana ve ona sahip çıkana kadar, yine de kurban olduğumu fark ettim. Korkularımın ve inançlarımın bu varlığı beslediğini biliyorum. Sorun şu ki, ben her zaman o alanda değilim ve insan yanımın ödü kopuyor. Ona enerji vermemeye çalışıyorum ama, korkmuyormuş gibi de yapamıyorum. Geçen gece, beni tanıdığını söyledi. Bu doğru mu?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kesinlikle.</p>
<p>1.ŞAMBRA: Bazı şeyler tanıdık geliyor, ama tam olarak budur diyemiyorum. Bakmam gereken büyük bir inanca mı sahibim?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten. Temelde Şambra, bu tür varlık ziyaretlerine maruz kaldığınızda, çevrenizde bir enerjinin dolandığını ve özellikle de sizden beslendiğini hissettiğinizde, o, temelde ve öncelikle sizin bir veçhenizdir. Hâlâ buralarda oyalanan sizin bir parçanız ya da bağlantısı kesilmiş bir yanınızdır. Belki geçmiş yaşamınızdan gelen bir parçadır ama onlar sık sık bu yaşamınızdan bir veçhe de olabilirler. Siz o kadar akıllı, o kadar büyük bir yaratansınız ki, bu varlıkları bile sizin dışınızda bir şey olarak sahte kılıklara sokabiliyorsunuz, ama onun, sizin bir parçanız olduğunu anlayın.</p>
<p>Şimdi, bu varlıkların her türlüsü için, ister sizin bir parçanız, ister dışınızdan olsunlar, siz – bu Şimdi ânında varolan öz, bu düşüncelerin bilincinde olan öz – Üstattır&#8230; anda – her anda – Üstat sizsiniz, ve siz bu varlıklara gitmelerini tam anlamıyla emredebilirsiniz. Eğer dışardan gelen bir varlıksa, ki bu olabilir – zaman zaman sizinle oyun oynayacaklardır, sizin üzerinizde kontrole ya da güce sahipmiş gibi davranacaklardır – yalnızca üstatlık alanınızda olun ve gitmelerini emredin. Onlar bu emre itaat etmek zorundadır. Ve eğer ilk seferinde gitmezlerse, çünkü size inanmayabilirler – hem neden inansınlar ki, siz kendinize inanmıyorsunuz – üç kez emredin. Ben’im’i kullanın. “Üstat Ben’im. Gitmeni emrediyorum. Üstat Ben’im.” Hatta bunu yeterince uzun bir süre kendinize de söylerseniz, belki inanmaya da başlarsınız! Ama bu basit kelimeleri kullanın.</p>
<p>Şimdi, eğer o, sizin bir veçhenizse, Üstadın siz olduğunu, o veçhenizin bilmesini sağlayın. Onların yalnızca bir veçhe olduğunu ve siz olmadan bir hiç olduklarını bilmelerini sağlayın. O veçhenin enerjisini hissedin. Tıkanıklığın ya da yaranın ya da acının nerede olduğunu hissedin ve sonra o enerjiyi salıverin. O veçheyi yok etmeye çalışmazsınız, onun tıkanık enerjilerini salıverirsiniz. “Üstat Ben’im, o yüzden, senin tıkanmış, yaralanmış ya da çarpıtılmış enerjilerini salıveriyorum.”</p>
<p>Şimdi, sen, dışsal bir enerjiyle başa çıkmada daha sağlam, daha çetinsindir, çünkü kendi oyunlarının ya da üçkağıtlarının tümünü bilirsin. Kendi eksikliklerini ve zayıflıklarını bilirsin, ve bu varlık seni kandırmaya çalışacaktır. Sana her türlü şeyi söylemeye çalışacaktır; bu şeylerin hepsini ona verene kadar gidemeyeceğini; kendini suçlu hissetmeni sağlamaya; seni kandırmaya, hatta belki sen olmadığını bile söylemeye çalışacaktır. Ama sen yine şuna geri gelirsin, “Üstat Ben’im, o nedenle de bana artık hizmet etmeyen tüm enerjileri salıveriyorum – ve sen, bana hizmet etmiyorsun! Bu yüzden seni saf özüne geri gönderiyorum.”</p>
<p>Bu kadar basit. Eğer bunu bundan daha karmaşık hale sokacak olursan; bu varlıklarla uzun tartışmalara girecek olursan; habire geri gelmelerine izin verecek olursan; elini verdiğinde kolunu kaptırırsın. “Üstat Ben’im ve seni tıkandığın enerjilerden özgürleştiriyorum. Ve öyledir.” Bu, bu kadar basittir. Gideceklerdir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Adamus. Benimki oldukça kolay bir sağlık sorusu. Ellerim neden bu kadar çok acıyor ve sızlıyor?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ellerinin acımasının ve sızlamasının bir nedeni&#8230; burada birkaç neden var, ama enerji dolaşımı ellerine kadar gelmiyor, ve enerji yalnızca ellerinden geçmek değil, aynı zamanda ellerinin dışına da çıkmak istiyor. Enerji, başka şeyler için, yaratıcı şeyler için, yapmaktan kendini alıkoyduğun şeyler için kullanılmak istiyor. Biliyorsun, şu an bir dolu hayalin var. Deyim yerindeyse, gecenin bir saatine kadar uyanık kalıp türlü şeyler üzerinde çalışıyorsun, ama onları uygulamıyorsun. Onları Dünya’ya getirmiyorsun. Onları burada gerçekleştirmiyorsun, ve ellerin sembolik, temelde sana uygulama yapmadığını söylüyorlar. Sen buradasın (kafasını gösterir), ve dışarılardasın, ama onu uygulamıyorsun. O enerjinin bu gerçekliğe akıp da bir şeyler yapmasına izin vermiyorsun. Biz yalnızca, diyelim ki, mekanik ya da fiziksel bir şey yapmaktan söz etmiyoruz, ama enerji ellerinden bu yaratılara akabilir.</p>
<p>Şu an senin enerjine bakıyoruz da, başka alemlerde 300’ün üzerinde aktif olan farklı yaratıların var, ve bunların bir kısmı senin enerjini tüketiyor. Şu an, odaklanmak için yalnızca üç tanesini seçmeye çalış. (kahkahalar) Birçok farklı şeyin seni şu an meşgul etmesinin nedenlerinden biri de bu. Er ya da geç hepsini gerçekleştirebilirsin, ama üç tanesini seç, ve onları şimdi bu gerçeklikte gerçekleştirmeye başla. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Geoffrey Hoppe, Kırmızı Çemberi neden başlattı? Bu, onun iş maceralarından biri miydi, yoksa gerçekten başkalarına yardım mı etmek istiyordu? LÜTFEN KENDİ GERÇEĞİNİ KONUŞ! (Linda, “ve bu, büyük harflerle yazılmış” der.)</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ben kendi gerçeğimi konuşmada iyiyimdir (kahkahalar) ve benim gerçeğim şu ki, sevgili Bay Hoppe, ne Kırmızı Çemberi ne de Kırmızı Meclisi başlatmadı, o, Şambra enerjisine bir kanal oldu. Hepiniz bu yaşamda Yeni Enerji çalışmasını başlatmaya hazır sıraya girdiğinizde, ve biz size “Birinin başlaması gerekiyor” dediğimizde, birer adım geri gittiniz, ve o yerinde kaldı&#8230; (izleyiciler ve Saint Germain güler) Aslında o ilk kez benimle aynı fikirde! (yoğun kahkahalar)&#8230;. ve çalışmayı gerçekleştirdi. Şimdi, bu ilk soruya bağlanıyor – yalnızca yapmak. Bu, bugünün Şaud’unun özüne bağlanıyor – yalnızca yapmak. Bir şey yapmak.</p>
<p>Böylece burada, başka alemlerde yaratılmış olan ve “Bu Kuantum Sıçrayışı çağında Dünya üzerindeki Şambra” denen büyük bir potansiyel vardı. Bu çalışmayı gerçekleştirmek bir kombinasyon talep eder – her biriniz için – bizim çok-boyutlu beceriler diyeceğimiz, ya da sizin bazen spiritüel beceriler dediğiniz şeyle, Dünya’nın şu anki bilinciyle başa çıkmanın çok pratik becerilerini birleştirmeyi talep eder.</p>
<p>Peki, Şambra Üniversitesi kavramını, diğer alemlerde var olduğu haliyle nasıl ele alırsınız? Şambra’nın Tien Tapınaklarında yaptığı ve Yeshua zamanına taşıdığı ve şimdi de onun pratik uygulamasına geçtiği anlaşmayı nasıl ele alırsınız? Bunu Dünya’ya nasıl getirirsiniz? Bu, bugünkü konuşmamızın özüdür: Onu yalnızca düşünebilirsiniz; onunla oynayabilirsiniz ve hayalinizde “ne iyi olurdu” dersiniz; ya da, onu gerçekleştirirsiniz.</p>
<p>Onu gerçekleştirmek noktasına gelindiğinde, nasıl yapılacağını Şambra kadar iyi anlayan, belki benden başka, kimse yok. Şu anda insan biçimi içinde yaşayan sizsiniz. Ve biz genelde bu nedenle Dünya’da bulunan Kırmızı Çember ve Şambra olarak ne yapacağınızı söylemiyoruz. Siz, insanlarla uğraşmanın, kanunlarla uğraşmanın, para durumuyla uğraşmanın, tüm bu şeylerle uğraşmanın girdisini çıktısını biliyorsunuz. Bunları nasıl yapacağınızı biliyorsunuz. Onun için de biz bunu uzmanlara bırakıyoruz, ki onlar sizsiniz. Dünya çapında global bir Yeni Enerji öğretmenleri birliğini nasıl oluşturursunuz? Onun finansmanını nasıl bulursunuz? Onu genişletmeyi nasıl sürdürürsünüz? Onu nasıl pazarlarsınız? Dünya’da Şambra olarak bilinen insanların sorunları işte bunlar. Bunu size bırakıyoruz.</p>
<p>Sorunu yanıtlayacak olursak, bu aktivitelerin her biri enerji akışıyla bağlantılıdır ve enerji akışı da çok yönlü düzeylerden gelir. Bu düzeylerden biri, ki ben bu konuda bir uzmanım, kesinlikle para düzeyidir. Saint Germain olarak yaşadığım hayatta, sık sık eleştirilirdim, çünkü insanların hayal edebileceğinden çok daha varlıklıydım. Kralları satın alabiliyordum; ülkeleri satın alabiliyordum; faytonları, vagonları satın alabiliyordum; mücevherler satın alabiliyordum – ve ben bunu çok yaptım! (kahkahalar) Yaptım, çünkü yapmaktan keyif alıyordum; yaptım, çünkü başkalarına bir noktayı kanıtlıyordum; yaptım, çünkü bu yalnızca enerjidir.</p>
<p>O nedenle şimdi burada, mutlak gerçeğime sadık kalarak şunu belirtmek isterim: Eğer para konusunda zorlanıyorsanız ve para akışında ve bolluğun size yağmasında ve sizden geçmesinde ve sizin bir parçanız olmasında ve sonra sizden (çevrenize) akmasında zorlanıyorsanız&#8230; bunda zorlanıyorsanız, o zaman Yeni Enerjiye girmekte de zorlanacaksınız. Hemen şimdi on adım geri gidip Kırmızı Çemberden çıkmanızı, ve spiritüel sürecinizin tümüne yeniden başlamınızı öneririm. Kendi gerçeğimden teşekkür ediyorum.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Paradan söz ettiğine sevindim. Bu biraz da benim sorumla ilgili. Geçen ay, senin 2004 yılında yaptığın bollukla ilgili kanallığın CD’lerini dinledim, ve senin bugün verdiğin mesajın aynını duydum – “Bir şeyler yapın. Bolluk, siz başladığınızda başlar.” Yani sen bunu bize en az üç yıldır söyleyip duruyorsun. Ben bunun üzerinde çalışmaya başladım. Bir dolu enerjiyi, tıkanıp kalmış eski enerjiyi salıverdiğimi ve hareket ettirdiğimi hissediyorum, ve akış başladı. Ama kocam, eşim, o da umutsuzca, Eski Enerji işini bırakmak ve bu yöne doğru hareket etmek istiyor. Ve bu fikir bende büyük bir korkuya neden oluyor. O benim güvencem sanki. Bunun ötesine nasıl geçebilirim ve kocamla bu yönde nasıl çalışabilirim soruları üzerinde çalışmam gerekiyor.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de. Bunu ne kadar istiyorsun? Biraz? Çok?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Fazlasıyla. Herşeyi.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ben şimdi başını alıp suyun altında tutsam ve nefesin kesilse, bir nefeslik hava için yalvarıp yakaracak kadar çok mu istiyorsun? Bu kadar çok mu istiyorsun?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Kendim için evet.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Peki ya eşin?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ben onun mutluluğunu istiyorum. Onun&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Şimdi anlamsallığa takılmayalım ama, sen onun mutluluğunu isteyemezsin. Sen yalnızca kendi mutluluğunu isteyebilirsin. Sadece kendininkini seçebilirsin.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki. Onun da Yeni Enerjiye geçip de benim yaptığım şeyleri yapması fikri neden bende böylesine korku yaratıyor?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bu tam anlamıyla bir enerji noktasından ötekine gidiyor. Sanki kayalıkların üstünden atlayıp zıplamaya benziyor, ama orada bir ırmak olacağına, hiç bir şey yok, ve sen sanki bundan kayıp o büyük hiçliğe düşecekmişin, açlıktan ölecekmişin, faturalarını ödeyemeyecekmişin, evinden çıkartılacakmışın, arabanı, herşeyi kaybedecekmişin gibi algılıyorsun. Ama bu kadar uzağa gitmek için gönüllü, istekli olman gerekiyor. Bunların tümünü bırakmaya gönüllü, istekli olman gerekiyor, anlıyor musun. Şimdi bu zaten kendi içinde korkutucu – ama özgürleştirici – bir öneridir. Bunların hiç birini gereksinmemen, mutlak özgürlüktür. Olabilecek en kötü şey, herşeyi kaybedip ölmendir. (kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ama bak, insanlar bundan korkuyorlar ve bunu bir engel ya da bir özür olarak kullanıyorlar, ve sonra da atıl hale geliyorlar. Ve atıl olmak, o büyük uçuruma düşmekten daha kötüdür, çünkü uçurum, yanılsamadan başka bir şey değildir, anlıyor musun. Ben korkuyu anlıyorum ve buna şefkat besliyorum, ama sen o korkunun bir engel oluşturmasına izin veriyorsun, ve o engelle de atıl hale geliyorsun, ve atıl olmak, sinirlenmeye ve öfkeye yol açar, ve er ya da geç bir yerden çıkması gerekir.</p>
<p>Enerji, şu anda, hareket ediyor. Enerji hareket halinde, ve bu, kendinin o harekete dahil olmasına izin vermenle ilgilidir. Birkaç şeyi kaybedeceğim diye ya da birkaç başarısızlıktan korkma, çünkü kendi enerjinin o dinamiğinde, o evriminde, bolluğun ta kendisini getirecek tamamlanma meydana gelecektir. Bolluk, diğer herşeye göre ikinci sırada kalır, önemli olan, enerjinin hareket halinde olmasını arzulamak ve sadece bir şeyler yapmayı istemektir.</p>
<p>Sen şimdi tüm bu engelleri önüne diktin, ve bunlar büyük duvarlar gibidir, ama aslında aynı zamanda da yanılsamadırlar. Gerçek şu ki, sen şeyleri bıraktıkça ve eşin de şeyleri bıraktıkça, yeni bir şey devreye girer. Bu ille de eski alanı doldurmayabilir, o aslında yeni alana gelir.</p>
<p>Senin bilmek istediğin&#8230; aslında sen bana şunu soruyorsun, “Herşey iyi olacak mı, yolunda gidecek mi?” Eh, bu varsayımlara dayanan bir soru. Kesinlikle, herşey yolunda olacak – ama belki de senin öncelikle hoşlanacağın türden olmayacak. Ama bunlar, senin her açıdan yaşamın tadını çıkartacağın anlamında yolunda gidecek mi? Yanıt yine, evettir; bu geliyor. Bazen beklenmedik yerlerden ama oluyor. Bugün bu soruyu her ikinize geri yöneltecek olursak, araba taksidi ya da ev taksidi gibi önemli olduğunu düşündüğünüz şeyleri bırakmaya istekli misiniz? Bunu salıvermeye gönüllü müsünüz? Ve bu da benim sana sorduğum soru.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de. O zaman bırak gitsin.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bırakıver gitsin. Ve kibirli olmama rağmen şunu da eklemem gerekiyor. Derin bir şefkat söz konusudur. Bırakmanın ne anlama geldiğini biliyorum, ve burada bulunan ve dinleyen tüm Şambra’nın, yanıtı da dinlediğini biliyorum, çünkü sen bu soruyu yalnızca kendin için sormadın. Senin sorun aslında onların hepsi içindi. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben yakınlarda, Öğretmenlik Dizisi sırasında Çembere dahil oldum. Telafi etmem gereken herhangi bir ev ödevi var mı? Benim ya da yeni gelen birinin öğrenip yetişmesi gereken bir şey var mı? Yoksa devam edebilecek halde miyim?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Devam edecek haldesin&#8230; devam edecek halde. Olan şudur, Şambra enerjisi dinamiktir ve ille de belirli bir zaman diliminde ya da düzeninde tutulmaz. O nedenle, şimdi gelenler aslında başlangıçtan beri deneyimin bir parçası olmuşlardır. Geri gidip de Yaratıcı Dizisi’nden ya da hatta ondan da önceki mesajları okuyacak olursan, aslında o deneyimlerden geçtiğini, belki tam o Şaud anında değil ama o deneyimlerden geçtiğini fark edeceksin, ve şimdi bu Şimdi’de bize katılıyorsun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Saint Germain, bu Şaud iliklerime kadar işledi. Bunu derinden hissedebiliyorum, ve meydana gelen bazı belirtileri fark etme farkındalığı için sana teşekkür ediyorum, özellikle de Bayrak Teknolojisiyle ilgili San Diego seminerinden sonra. O nedenle, sanırım bir soru söz konusuysa eğer, o soru da şudur, neden beden şimdi uyanmaya başlıyor? Ve bu, herşeyin birden olacağı bir şey midir, yoksa daha çok, biz farkındalığımızı değiştirdikçe bu da aşama aşama mı olacaktır? Ve bunun bu kadar ıstıraplı olması gerekiyor mu?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bunlar mükemmel sorular ve ayrıca belirli bir yanıta da sahip olmadığımız sorular. Beden – o birden mi uyanacak? Herhalde hayır, çünkü sizin, özünüzün tümü, diyeceğiniz şey, tam bir değişimin beden için çok zorlayıcı olacağını bilecek kadar zekâ bütünlüğüne sahiptir. Tekrarlıyoruz, çoğunuzun içinden geçtiği bu tür spiritüel/fiziksel yenilenmeler birçok yaşam sürebilir, ya da birçok yaşamdır etkisini sürdürüyordur. Siz şimdi hızlandırılmış bir süreçten geçiyorsunuz, ama bedenin – şimdi içinde bulunduğun bu fiziksel bedenin – tüm sistemleri bunaltmamak amacıyla belli adımların ya da hızın söz konusu olduğunu bilir.</p>
<p>Ağrıya bazen türlü şeyler neden olur. Bedenindeki herşey yeniden oluşuyor – DNA, hücreler, bedenindeki iletişim ağı. Ağrı, rahatsızlık verse de, aslında bunların hepsinin meydana geldiğinin bir göstergesidir. Ağrıyı ille de uyuşturmak istemezsin, başka bir deyişle, kuvvetli ilaçlar almak istemezsin, çünkü aslında ağrının kendisi, bedenin yeniden çalışmasında, amacın bir bölümüne hizmet eder. Ağrı, biyo-mekanik sistemine, enerjinin belli yerlere yönlendirilmesi gerektiğini işaret eder ve bu bölgeler her ağrı hissettiklerinde bir tür acil tepki moduna girerler, ağrı tüm bedeninde olsa bile. Ve bu sayede bir tür biyo-zekâ geliştirir ki, bu zekâ bedeninin yenilenme ya da yeni bağlantıların kurulma işleminin bir bölümüne yardımcı olur, yani ağrıyı tam anlamıyla sadece bir uyarı sistemi olarak değil, ama içinden geçtiğin tüm bu değişime yardım edecek bir enerji sistemi olarak kullanır. Ve, değişimi seçenin sen olduğunu da anımsa.</p>
<p>Böylece ağrılar, aslında sürecin bir parçasıdır, ama önemli şeylerden biri de, ağrıya ilişkin zihinsel olmamayı anımsamandır. Başka bir deyişle, kendini suçlamaya, neyi yanlış yaptım da ağrım var diye kaygılanmaya başlama. Ağrı, belli bir noktadan sonra azalacaktır. Artık ona ihtiyaç kalmayacaktır. Bedenindeki şebekelerin tümü, içinden geçtiği bu işlemle nasıl başa çıkacağını artık bilecektir.</p>
<p>Sık sık her şey için bu yanıtı verdiğimizi biliyorum, ama soluma tüm işleme yardımcı olacaktır. Şimdi, başlarda soluma ağrıyı arttırabilir, çünkü şimdi soluma yoluyla enerji tüm bedeninde farklı bir oranda akacaktır, ama nefes, ağrıya duyulan ihtiyacın ya da arzunun da salınmasına yardım edecektir.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Öyleyse bugün ya da şu son birkaç haftadır hissettiğim şey, fiziksel veçhelerin dönüşümüne kafamın da karıştığı bir kombinasyon. Ve Şaud, kafamın nereye takıldığını fark etmeme yardımcı oldu ve sonra korkuya ya da koşup bazı şeyleri düzeltme dürtüsüne nefes almak, ve herşeyin kendi yolunda gitmesine izin vermek. Yani sanırım&#8230; senin savaş meydanı dediğin şey bu mu?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Evet, gerçekten de. Ve şöyle bir şey oluyor, kafa karışıklığı ve kaygıların zihinden geliyor, çünkü zihnin, neden ağrı var diye şaşırıyor, ve ayrıca zihnin, bu sürecin ya da işlemin ağrıyı içermemesi gerektiğine inandırılmış. Ama doğrusu burada, ağrı bir dereceye kadar işlemin ya da sürecin bir parçasıdır. Zihin bir kez ağrıya odaklanmaya başladı mı, onu daha kötü hale getirir ve bir anlamda ağrı enerjisini kabul eder, böylece bedenindeki ağrı da daha uzun sürer. Ama şu anda, onun işlemin/sürecin doğal bir parçası olduğunu anla ve böylece o nispeten çabuk yok olacaktır.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Elbette. Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias ve dostlar. Bana gösterdiğiniz şefkate, sevgiye ve sabıra teşekkür ediyorum. Müteşekkirim. Ben, Seksüel Enerjiler seminerine katılmakla ilgili bir korkumu gündeme getirmek istiyorum, özellikle de, Kırmızı Çemberle ilgisi olmayan erkek arkadaşımla ilişkimi nasıl etkileyebileceği konusunda. Eğer ben virüsü temizlersem, bu onu da özgürleştirir mi, yoksa bizi yabancılaştırır mı? Ben ne kadar açık, berrak hale gelirsem, ikimizin daha da yakınlaştığını ve mutlu olduğunu fark ediyorum. Tanımsızlık enerjisi şimdiden ilişkimizin tüm alanlarını zenginleştirdi, özellikle de cinsel açıdan, ve ben bizde muazzam bir değişim görebiliyorum. Yani, enerjimin seksüel enerji virüsünden arınmış rezonansı genişleyerek onunkini de, ve yine genişleyerek sonunda tüm insanlığınkini de temizleyecek mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Yükselişten yalnızca kendi başına yürür geçersin. Beraberinde bir eş getirmezsin. Aileni getirmezsin – Tanrı’ya şükür. Bu süreçten yalnız başına geçersin. Böylece, bu soruda sorduğun şeyi anlamamıza rağmen, tanrısallığına ve onun bütünleştirilmesine ilişkin her kararın – her türlü kararın – senin tarafından alınması gerektiğini, yalnızca senin vermen gerektiğini söylemek durumundayız.</p>
<p>Bu katı bir bildiri gibi geliyor kulağa, çünkü sahip olduğun o harika yürek ve sevgiyle başkaları hakkında endişeleniyorsun. Peki ya kalbinin doğru olduğunu hissettiği bir şeyi bir başkası yüzünden yapmaz da, yıllar sonra ya da belki sonradan bir başka yaşamda, bunun her ikiniz için de en iyisi olduğunu görürsen ne olacak? Biliyoruz, bazen şöyle bir korkun var, “Şunu şunu yaparsam ne olur? İşimi kaybeder miyim? Eşimi? Evimi? Hatta fiziksel bedenimi?” Ve Şambra, bunlar sınırlılıklardır.</p>
<p>Bu, doğru olduğunu hissettiğiniz ya da bildiğiniz için yapılmalı. Ve bazen, birçoğunuzun fark ettiği gibi, eşinizi kaybedersiniz de. Ama yine bazılarınızın fark ettiği gibi, o ilişki bazen kendini arındırır, bazı eski karmik nitelikleri arındırır. Bazen, önce kendi içinizde (kendinizle) bir eş bulduğunuzu ve sonra başkalarına daha gerçek ve daha özgün bir eş olduğunuzu gördünüz. O nedenle, sana burada belli bir karardan söz edemeyiz. Kararın senin tarafından alınması gerekiyor, ama kendi içine bir bak. Bu zamanda neyin uygun olduğunu hissetmek için içine bak. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Anababaya değinmişken, senin bir ailen var mıydı?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: (güler) Tek çocuk olduğumu anlayamadın mı?! (Saint Germain ve izleyiciler güler)</p>
<p>LİNDA: İşte bu, öyle değil mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Benim sorum – sanırım birkaç Şaud önceydi, Tobias, psikoloji alanında Yeni Enerjinin bu alanı nasıl değiştirmeye başladığından söz etmişti, ve ben de biraz bu yöne kayıyorum, ama bekleyeyim mi, beklemeyeyim mi, emin değilim, çünkü Yeni Enerji değişiyor ve ben eski bir paradigma ile yola devam etmek istemiyorum.</p>
<p>LİNDA: O hoş ve genç bir kız – onu korkutma! (Saint Germain güler)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Biliyor musun, bu biraz özel bir şey ama ben şu Yeni Enerjiyi ve psikoloji dünyasını nasıl etkileyeceğini merak ediyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kesinlikle. Öncelikle, bekleme. Şu an Eski Enerjiyi ya da geleneksel olanı öğreniyor olsan bile bu pekâladır, çünkü sana güzel bir temel, güven verecektir. Sen kendini Yeni Enerji psikolojisine geliştireceksin. Onun ne olduğunu kendin keşfedeceksin. Onun için, şimdi kendini geri tutma.</p>
<p>Sana bu konuda bir ipucu vereyim, psikologlar, bildiğin gibi, çok hayal kırıklığı yaşıyor ve sinir oluyorlar. Bazı başarıları var ama birçok kez de sinir oluyorlar. Biliyorsun, bazen hasta doktordan inanılmaz ölçüde beslenir. Ve haliyle, doktor da hastalarından inanılmaz ölçüde geri beslenir.</p>
<p>Bu tümüyle, bizim seksüel enerji virüsü dediğimiz şeydir, ki o temelde, eril/dişil enerjilerin dengesizliği ve şu anda o iki enerjinin yeniden birleşme arzusudur. Ama bunun intikam tanrıçası, fiziksel tacizden tut da, zihinsel ve psişik tacize kadar herşeyin nedenini oluşturan seksüel enerji virüsüdür. Buna, yalnızca seks eylemiyle uğraşıyor diye seksüel demiyoruz, ama bu virüs çok ayartıcı bir nitelik ediniyor, bu virüs insanların zihinlerinde devrede olduğu zaman, neredeyse seksüel bir nitelik ediniyor. Ve öylesine ayartıcı bir hale geliyor ki, insanlar onu salıvermek istemiyor ya da salıveremiyor. Ama sonuçta virüsün salıverilmesine ve özgürleştirilmesine yardım eden, seksin gerçekte ne olduğunun gerçekten anlaşılmasıdır. Böylece bu, önünde uzanan çalışma için sana verilmiş küçük bir ipucudur.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Harika. Çok teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son soru, seçimin buysa.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Üç tane daha alalım.</p>
<p>LİNDA: Peki. Ay bu mükemmel. (Saint Germain omuz silker ve izleyiciler güler) Biliyorum. Biliyorum.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Kia ora tatou. Herkese merhabalar. Sana bugünkü muhteşem Şaud için teşekkür ederim, ve bugün fiziksel olarak burada olduğum için ve Şambra’yla tanıştığım ve bağlantı kurduğum için minnettarım. Şu ara öğretmek adına yaptığım işin büyük bir bölümü, erkeklerin, kendi muhteşemliklerini fark etmelerine ve kendi mutlakiyetlerine adım atmalarına yardımcı olmaktan oluşuyor. Bugünkü Şaud’da sen oniki bilim adamından altısının kadın, altısının da erkek olduğundan söz ettin. Rastlantının olmadığını varsayarsak, tanımlanamaz olana erkeklerle kadınların gitme biçimi arasında, potansiyelleri geri getirme ve tezahür ettirme biçimleri arasında bir fark olup olmadığını bana söyleyebilir misin?</p>
<p>LİNDA: Bunu sana yanıtlaması için kanallık yapan birine ihtiyacın var?! (Saint Germain ve izleyicilerden yoğun kahkahalar yükselir)</p>
<p>9.ŞAMBRA: Ama bazı farklılıklar var!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Evet, mükemmel bir soru. Var. Ve biz yine bu konuda bir kitap yazabilirdik, ama biri önce davrandı – Mars ve Venüs kitapları – ama var, evet. Kadınlar&#8230; bir bakalım&#8230; burada hafiften politik olmaya çalışıyoruz.</p>
<p>LİNDA: Kibar ol.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kadınlar genelde daha sezgisel oluyor ve enerjilerini bu öbür alemlere erkeklere göre daha kolay genişletebiliyorlar. Erkekler daha, sizin deyiminizle, topraklanmış ya da akılsallar, ama kadınlar da, o enerjiyi geri getirmede ve onlar kanalıyla ifade bulmasına izin vermede daha ürkek, daha çekingenler. Erkekler o diğer alemlerden azıcık bir şey alıp onu burada çok iyi satabiliyorlar! (yoğun kahkahalar) Kadınlarsa, diğer alemlere genişleyebiliyor ve inanılmaz miktarlarda enerji alabiliyor, ama onu geri getirmek konusunda temelde kendine inanmıyor ve çok korkak oluyorlar. Böylece onlar herhangi bir şeyi buraya getirmede, genellikle çok zorlanıyorlar. Bu da onların bir anlamda iki-boyutta birden yaşamasına neden oluyor. Başka bir deyişle, bilgi hemen oradadır ama onlar burada yaşar ve bu ikisinin kaynaşmasına izin vermezler. Böylece geri gelmeden önce onu eksikleştirmek ya da baskılamak eğiliminde olurlar.</p>
<p>Böylece, kadınlar için genişletilmiş bir eğitim olsaydı, (bu enerjilerin) nasıl getirileceği&#8230; buna nasıl izin verileceğiyle ilgili olurdu – şimdi Janice ve Kuthumi’den bir alıntı yapacağız – ruh nasıl yerleşik hale getirilir? O şimdi buraya nasıl getirilir? Erkekler içinse konu, yakın alemlerin ya da zihinsel alemlerin ötesine geçip de tanımsızlık alemlerine gitmek için kendilerine nasıl izin verecekleridir. Böylece görüyorsunuz, bir erkekle kadını biraraya getirdiğinizde, Cauldre ve Linda durumunda olduğunda gibi, burada birlikte çalışmanın oluşturduğu denge, çok daha fazla enerjinin gelmesine izin verir, anlıyor musunuz. Mükemmel bir soru.</p>
<p>LİNDA: Evet.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Teşekkür ederim. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selamlar Adamus. Ben merak ediyorum. İnternet üzerinden kitap satıyorum, bir dolu romantik, vampirlik, zamanda yolculuk kitapları falan, ve bunları dünyanın her yanına gönderiyorum. Yaptığım şeyle, bu paketlerde ve onlara yerleştirdiğim şeylerle çok daha fazla bir şeylerin iş gördüğünü biliyorum. Ben sadece, benim ne yaptığım ve dünyanın her yanına ne gönderdiğim konusunda senin bakış açını istiyorum. Bu kitapları sağlamakla seksüel enerji virüsünü besliyor muyum, ya da ne yapıyorum? Ve sen sonuçta kötü çocuksun! (kahkahalar) Kötü çocuklar çok çekici olur!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Burada bir dolu şeyin kombinasyonu var. Birincisi, bu, bir gereksinimi karşılayan yaratıcı bir ifadedir. Sen buna beslenme ya da başka bir şey desen de, bu yalnızca insanların bilincinin bir gereksinimini karşılıyor. Ben buna, daha fazla dram, derdim. Dünya çapındaki müşterilerinden de bileceğin gibi, onlar kendi yaşamlarında biraz heyecana ihtiyaç duyuyorlar ve sen onlara bunu sağlıyorsun. Açlıklarını tatmin amacıyla, deyim yerindeyse, onlara çok baharatlı bir yemek sunuyorsun, çünkü birçoğu, kendi yaşamından bir tatmin ya da tamamlanma elde edemiyor. Oldukça sıradan ya da yapısal bir hayat yaşıyorlar, ve baharatlı bir şeyin peşine düşüyorlar, ve sen de bunu sağlıyorsun. Ayrıca, basılı kelimeleri aşan bir enerji de sağlıyorsun. Şöyle diyen bir enerji potansiyeli, “Uyanmaya hazır olduğunda, burada daha fazlası da var. Yarattığın bu öykünün içindeki dramları aşmaya hazır olduğunda, burada başka bir şey de var.”</p>
<p>Sen şimdi bu mesajı, kitabın yazılı olmayan bölümünün, enerjisel bölümünün satır aralarına yerleştirdiğin bu mesajı, bir süredir gönderiyorsun. Ama sen şimdi – ki bana aslında bunu soruyorsun – yepyeni bir kitap türü yazacak kadar gözüpek ve yürekli olacak mısın, hareket halindeki enerji için senin yeteneklerini ve becerilerini birleştiren yepyeni bir stille, ama günlük varoluşuna katlanmak ya da dayanmak amacıyla hayatlarında biraz baharat gereksinen okuyucuya güvenmeyen ya da bu okuyucu kitlesini gereksinmeyen bir stille yazabilecek misin? Bu yeni yazma tarzına hazır mısın?</p>
<p>10.ŞAMBRA: Ben şimdilerde bir kitaba başladım ama, o daha çok bir “nasıl yapılır” kitabı, yani&#8230; bu beni bir sonrakine mi götürecek?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ben burada, geçmişte yaptıklarını kullanmaktan söz ediyorum. Senin bir öykü kurma yeteneğin, becerin var, anlıyor musun. Şimdi yeni bir öykü kuracak mısın?</p>
<p>10.ŞAMBRA: Dünyanın her yanına gönderdiğim tüm o paketlere ekleyebileceğim bir şey var mı?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ama sen bunu zaten yapıyorsun.</p>
<p>10.ŞAMBRA: &#8230;. yayılım açısından, enerjisel, fiziksel olarak.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: O paketlerin içine yaldızlı kağıttan yapılma birkaç melek serpiştirip, kutuları açan insanları kızdırabilirsin! (kahkahalar) Ama bundan başka zaten&#8230;</p>
<p>10.ŞAMBRA: Ben zaten yapıyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Zaten yapıyorsun.</p>
<p>10.ŞAMBRA: O zaman, ne yapıyorsam yapıyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ne yapıyorsan yapıyorsun. Ama şimdi bir de farklı bir okuyucu kitlesine geçmeyi düşün.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Ben, o oniki bilim adamının enerjilerini yansıtmak ve dünyamızda, burada bulunanların fark ettiğinden çok daha büyük bir etkiye sahip olmuş olan Nikola Tesla’nın varlığını onurlandırmak için öne çıkıyorum. Gezegensel manyetik alanda görülen değişimler, Yeni Enerjinin bir yansıması mı? Gezegende aktive olan ve Dünya’nın yarattığı ya da bilinçte dönüşüyor olabileceklerimizle birleşen, enerji noktaları var mı? Ve gezegenin yerküre ağıyla ilgilenenlerimiz için herhangi bir öneride bulunabilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kesinlikle. Manyetikler, bilinç değişimine bağlıdır, ve Dünya’nın manyetik kutuplarının, biraz da önceden tahmin etmesi zor bir biçimde değiştiğini göreceksin. Bir süredir değişiyorlar, ve son birkaç yüz yıldır manyetik kutuplarda meydana gelen gerçek değişimlerin grafiğini çıkarsaydın ve sonra da, önemli ve haber niteliğinde dediğin olaylarla örtüştürseydin, meydana gelen olaylarla manyetik alan değişikliği arasında doğrudan bir ilişki olduğunu görürdün&#8230; örneğin 11 Eylül, ya da dünyanın büyük bir bölümü için Kennedy suikasti, ya da 2.Dünya Savaşı&#8230; bunlarla manyetik alan değişikliğinin hareketi arasında bir ilişki fark edeceksin. Bu hemen olayın olduğu gün meydana gelmez, ama olaya yanıt ya da tepki olarak meydana gelir.</p>
<p>Senin gibi daha bilimsel ve akademik insanlardan birinin bunu bir çizim haline getirmesi ilginç olurdu, çünkü Dünya bilincinin kendisinin, manyetiklere etkisi olduğuna ilişkin doğrudan bir kanıt söz konusudur. Manyetiklerin gerek kuvvetine, gerekse lokasyonuna (yerine, bölgesine) bakmak önemlidir.</p>
<p>Ve şu anda, biz bu Kuantum Sıçrayışı zamanına yaklaşırken, Dünya’nın kendisi, onun manyetik ve elektriksel alanları ve onun – ah, bunun teknik bir terimi yok – ama bir&#8230; bu tam doğru kelime değil, ama bir güç alanı var. Bu, Dünya’nın enerjiyi yaygınlaştırma biçimiyle ilgilidir. İşte bunların hepsi değişmektedir. Onlarda da enerji hareket halindedir ve bir anlamda, buna nasıl baktığına bağlı olarak , bu sistemlerde kargaşa hüküm sürüyormuş gibi görünebilir. Dünya manyetiklerinin, elektriğinin ve güç noktalarının hepsi dağılıyormuş gibi ya da bir kargaşa biçimine giriyormuş gibi görünebilir.</p>
<p>Ama bugünkü Şaud’un başında söylediğim şeyi anımsa, evren ve evrensel bütünlük mükemmel bir düzen içinde. Herşey, olması gerektiği gibi oluyor, ve sizin kargaşa dediğiniz şey varmış gibi görünüyorsa, bu ona yalnızca tek bir düzeyden ya da katmandan baktığınız için öyle görünüyordur. Eğer onun ötesine ve sonra yine ötesine ve yine ötesine bakarsanız, mükemmel bir düzenin olduğunu görürsünüz.</p>
<p>Yani kesinlikle. Şu anda bunların tümü, sizin ağ diyeceğiniz şeyler – ki bunlar ister Dünya’nın içsel ağları olsun, ister dışsal ya da örtüşen ağlar – hepsi değişiyor. Ağlar, bilinci değiştirmez. Bilinç ağları değiştirir. Ağlar, hareket etmeye ve depolamaya ve – ah, bunu nasıl söylüyorsunuz – enerjiyi yönlendirmeye alışıktır. Ve bilinç değiştikçe, ağlar da doğal olarak değişmek zorunda kalır, çünkü Dünya’yı oluşturan bu çok ayrıntılı boyutlar-arası ya da yoğun enerjilerle şu an kurduğunuz ilişki, tümüyle değişmektedir. İçerden ya da dışardan enerji alma biçiminiz değişiyor. Sizin insan veçheniz ve ruhsal veçheniz dedikleriniz arasındaki bağ – bazılarınız bunlara altın ya da gümüş kordonlar dediniz – bunların hepsi değişmektedir. O nedenle, kesinlikle, şu anda Dünya’nın tüm ağları, sadece hareket halindeki enerjidir.</p>
<p>Ruhsal benliğinizden insan benliğinize olan enerji akışı, Dünya üzerinde siz olarak bilinen insan gerçekliğini yaratmak amacıyla öz enerjine olan odağını sürdürmek için gereken enerji, bunların tümü değişmektedir. Kendinle nereden bağ kurduğun değişmektedir. O yüzden her gün, yataktan kalkarken, özellikle de gelecek birkaç yıl boyunca; siz sabahları uyandığınızda, başka alemlerden ya da tanımsızlıktan geri dönerken, kendinizle bir bağ kurmaya alışıksınız. Siz kendi insan benliğinize yeniden bağlanıyorsunuz ve bunu da, bizim belli bir ayrılık noktası dediğimiz biçimde yapmaya alışıksınız. Bu şimdi değişiyor, hergün. Böylece, sabahları uyandığınızda ve kendinizi hemen bulamadığınızda, bunun nedeni benliğinizin şimdi yeni bir yerde yeniden-şebekelenmiş ya da yeniden-yöneltilmiş olmasından kaynaklanır, bir gece önce olduğunuzdan azıcık farklı bir yerdesinizdir, anlıyor musunuz.</p>
<p>Böylece şimdi, ağların ve alanların tüm ayrıntılarına girebiliriz&#8230;</p>
<p>11.ŞAMBRA: Benim zamanım var.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: (güler ve izleyiciler de)&#8230; ve bunu yapacağımızdan emin olabilirsin, çünkü konuşacak çok şeyimiz var. Ama şu anda, Şambrayı zihinsel olmayan bir işlemden geçiriyoruz, bu size, çok zihinsel olabilecek, çok teknik olabilecek bir işlemin daha iyi ve en son anlayışını sunacaktır.</p>
<p>Ve sana hemen şunu söyleyelim, ağları ve sistemleri ve kalıpları ya da modelleri analiz ederek, aradığın şeyi keşfedemeyeceksin. O ağlar ve sistemler ve kalıplar ve tüm bu şeyler&#8230; biz onlara örgüler diyoruz, gerçeklik örgüleri&#8230; sonradan – bütünleşmeden sonra ve seni, kendini, kabul etmenden sonra – anlayacağın ve değerini bileceğin bir şeydir. O zaman, bunun nasıl çok güzel, düzen içinde&#8230; bu matematiği bile aşar, ama çok düzenli bir sisteme oturduğunu anlayabileceksin. Ama aslında aradığın şeye ulaşmak için ağların kendisini anlamaya çalışırsan ve çalışmanı bu yönde sürdürürsen, arar da arar da arar durursun, sonsuza kadar.</p>
<p>ŞAMBRA (izleyicilerden biri): O Atlantis’i arıyor, onu nasıl bulacak? (kahkahalar)</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: O şu anda farklı bir boyutta ve farklı bir alemde. Atlantis’in dört merkezinden birinin Dünya’nın altında gömülü olduğu, Küba sahillerinin uzağında bir yerlerde olduğu söylenebilir, ama o aynı zamanda farklı bir boyuttadır da. Bazılarınız oraya geri gitti. Bazılarınız da, hâlâ varolan o eterik uygarlığın çok, çok tıkanıp kaldığını fark etti ve siz&#8230; aradığınız yanıtları Atlantis’te bulamadınız. Bu yanıtları, hemen şimdi, hemen burada olan yeni Atlantis’te bulacaksınız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>Ve böylece&#8230; (alkışlar)</p>
<p>LİNDA: Tüm alçakgönüllü görüşlerin için teşekkür ederiz!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bugünün yardımcı öğretmeni olmak büyük mutluluktu. Eminim Tobias yakında geri gelecektir.</p>
<p>Ben Ben’im, Ben’im Saint Germain.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/05/05/saud-10-enerji-hareket-halinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 9: &#8220;Tanımsızlık&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/04/07/saud-9-tanimsizlik/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/04/07/saud-9-tanimsizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2007 14:11:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
7 Nisan 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;    www.kirmizicember.org
Ve öyledir. Ben, Tobias’dan başka kimi bekliyordunuz? (kahkahalar) – ve biz şimdi Şambra’yla, Öğretmenlerle, bu Yeni Enerji sınıfında bulunan hepinizle biraraya geliyoruz.
Aslında, yalnızca bir dakika öncesine kadar bu Şaud’u kimin vereceğine karar verilmemişti. Ben Kuthumi’yle biraz kol güreşi yaptım – [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Nisan 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir. Ben, Tobias’dan başka kimi bekliyordunuz? (kahkahalar) – ve biz şimdi Şambra’yla, Öğretmenlerle, bu Yeni Enerji sınıfında bulunan hepinizle biraraya geliyoruz.</p>
<p>Aslında, yalnızca bir dakika öncesine kadar bu Şaud’u kimin vereceğine karar verilmemişti. Ben Kuthumi’yle biraz kol güreşi yaptım – ve kazandım! (kahkahalar, Tobias da kıkırdar) Bugün konuşulacakların doğası yüzünden bu konuşmayı ikimiz de yapmak istedik, o nedenle kendi – nasıl desek – küçük çarpışmamızı – iyi anlamda – yaşadık, ve her birinize olan yakınlığım yüzünden&#8230; ha, Kuthumi de yakın tabi, ama siz ve ben, biz birlikte çok zaman geçirdik. Ömürler, Tien Tapınakları’nda ömürler, Yeshua zamanında ömürler, daha sonra ömürler ve şimdi de burada, Dünya’da. Siz, Kuthumi’nin deyimiyle, o aptal aptal insanlar olarak bedenlendiniz; ben ise bedenlenmiş gibiyim – bunu daha çözmüş değilim, kâh burada, kâh oradayım (ya da bir parçam burada, bir parçam orada). Ama bu günü sizinle paylaşmak için gerçekten buraya gelmek isteyen bendim.<br />
<span id="more-295"></span><br />
Şu derin nefesimizle başlayalım, çünkü bugün yeni yerlere gideceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Kabul</p>
<p>Bakın, bildiğiniz gibi, kendinizi şu anda, bu güvenli ve kutsal alanımızda yaptığınız gibi kabul ettiğinizde; kim olduğunuza ilişkin rahat olduğunuzda; bedeninizde rahat, insanlığınız içinde rahat ve ruhunuzda rahat olduğunuzda; işte o zaman gerçekten, biz gerçekten buraya gelebiliyoruz. Ben çok, çok yakına gelebiliyorum. Kendinizi kabul ettiğinizde, beni de içebilirsiniz. Bu güvenli ve rahat alanda olduğunuzda, benim bedeninize akmama izin vermeniz çok daha kolay oluyor.</p>
<p>Kaygılanacak bir şey yok, onu (bedeninizi) almaya çalışmayacağımı biliyorsunuz. Benim kendi bedenim var. Herhangi bir enerjiyi çalmaya kalkmayacağımı biliyorsunuz. Buna ihtiyacım yok. Sizi herhangi bir şeye ikna etmeyeceğimi biliyorsunuz, çünkü bakın, ödün vermiyorsunuz. Kim olduğunuzu biliyorsunuz.</p>
<p>Bu alanda, şu an birlikte yarattığımız bu küçük boyutta otururken, kendinizi gerçekten bildiğinizi hissediyorsunuz – ve işte o zaman enerjiler değişiyor. Ben çok yakına gelebiliyorum. Ben sizinle birlikte hemen bedeninize girebiliyorum. Bilincinizle birleşip dans edebiliyorum ve siz, kim olduğunuzla asla bağlantıyı koparmıyorsunuz, ama biz yine de enerjilerin bu güzel birleşmesini oluşturabiliyoruz. Bu dansı önce siz ve ben birlikte yapıyor, sonra diğer Şambra enerjilerini – hepimizin enerjilerini buraya davet ediyoruz. Bilincin şu anki haliyle şimdi dünyanın her yanından buraya bağlananları, gelecek günlerde bunu dinleyecek ve okuyacak olanları.</p>
<p>Şu an yaptığınız gibi kendinizi hissedip kabul ettiğinizde, başka alemlere açılabilirsiniz, Şaud’larımızı kolaylaştırma işlemine dahil olan meleksi varlıklara açılabilirsiniz, çünkü bakın, bu, yalnızca insan düzeyinde edilen sözlerden çok daha fazlasıdır. Bugün hissettikleriniz, bilincinizin bugün gittiği yerler, başka alemlerde de hissediliyor. Fiziksel bir kası hareket ettirmeseniz bile, şu anda burada gerçekleştirdiğiniz şey, her yerde tüm bilinci değiştiriyor.</p>
<p>Derin bir nefes alalım. Kendini bil&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230;. ve bizim her birimizi iç.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Yeniden Dirilme ve (Burada) Kalma Seçimi</p>
<p>Böylece Şambra, bugün buradayız, bu özel bir gün. Özel, çünkü Dünya üzerindeki birçok din ve spiritüel hareketler için sizin Paskalya dediğiniz bir zaman bu. Ölüm zamanı ve yeniden diriliş zamanı. İnsanların bunu kabul etmesi, İsa’nın öyküsüne kabul vermesi, dönüşümü mümkün kılan, bir anlamda eski benliğin ölümünü mümkün kılan belirli enerjiler yaratıyor. Ama bildiğiniz gibi gerçek anlamda ölüm yok, ama artık üstada hizmet etmeyen bir enerjinin ölümü var. Bırakmak, salmak – ölüm budur. Yalnızca bırakmak. Eski biçimleri, eski alışkanlıkları, şeyleri algılamanın eski yollarını bırakmak. Onun ölmesine izin vermek ki, enerjisi kendi saf ve doğal haline geri dönebilsin.</p>
<p>Ve sonra yeniden diriliş. Sizin döne döne yeni bir bilinç düzlemine tekâmül etmenize izin veren yeniden diriliş. Bazen bu yeniden diriliş – bu değişim – meydana okuyabilir, bunaltıcı olabilir. Ama bildiğiniz gibi, doğal bir süreç meydana gelmektedir, ve siz onun olmasına izin verirseniz, o sizi – siz kendinizi – bilincin ve anlayışın bu yeni düzlemine getirir.</p>
<p>Ölüm ve yeniden diriliş öyküsünü birçok insan kabul ettiği için, şu anda bu enerjiler tüm çevrenizdedir. Zamanın geçen ayı boyunca da çok etraftaydılar. Onları hissettiğinizi biliyoruz. İnsan bilincinin – onun eski bir parçasının öldüğünü, yeni bir parçasının uyanmaya hazır olduğunu hissettiniz.</p>
<p>Ama bilinç, bu insan bilincinin bir sonraki düzeyi uyanmaya hazırlanırken, huzursuzluk ve endişe de var. Korku var. Eski biçimlere geri dönme arzusu var. Ah, siz bu deneyimleri birçok kez yaşadınız. Kendi yükselişinizin deneyimini yaşarken kaç kez geri gitmek istediniz. Maceraya yalnız başınıza atıldınız, zaman zaman yalnızlık çektiniz, artık eski benliğinizle bağlantıda değildiniz, çünkü yenisi doğuyordu. Kaç kez geri gitmek istediniz? Bu deneyim yolculuğuna çıktığınız için kaç kez pişman oldunuz? Başka insanların içinden geçtiği de budur, özellikle de Paskalya dediğiniz &#8211; yeniden diriliş &#8211; yılın bu zamanında, ve siz bunu hissettiniz. Siz bunu deneyimlediniz.</p>
<p>Şunu da eklemek ilginç olacak, Şambra enerjisine baktığımızda ve – Melek Zirvesi’nden – olan bitene genel bir bakış attığımızda, yılın bu zamanının Dünya enerjisinde ölümden, kıştan, uyanışa, yeniden dirilişe değiştiği bir zaman olduğunu görüyoruz. Takvimin aslında – ve daha doğru olarak – İlkbahar’da başladığını biliyor muydunuz? Onun neden ölü kışın Ocak ayına değiştirildiğini hiç anlayamadık!</p>
<p>Böylece, şu anda bu değişim, dönüşüm enerjisi meydana gelmektedir. Bu son ay, sizin zamanınızdır Şambra. Size bir soru soruldu, ben Tobias, ya da Saint Germain ya da başka herhangi bir varlık tarafından değil, ama bu soruyu kendinize siz sordunuz. Biz geride duruyoruz, izliyoruz. Siz sorduğunuzda, biz size önerilerimizi ve yorumlarımızı iletiyoruz. Şu son ay izliyorduk. İlginçti, çünkü birçoğunuz rüyalarınızda ve uyanıklık halinde kendinize şunu sordunuz, “Bu fiziksel beden içinde, bu gerçeklik yanılsaması içinde, daha ileriye gideyim mi? (Yoksa) burayı şimdi terk mi edeyim?” Bu arada, terk etmenin bir cezası yoktur. Herhangi bir şey kaybetmezsiniz, hatta bir anlamda bazı şeyler kazanırsınız. “Bu yaşamı şimdi sonlandırayım mı?” Belki sessizce, belki bir dramla, fark etmez.</p>
<p>Ama son Şaud’umuzdan beri birçoğunuz kendine bu soruyu sordu. İşinizi yapıp yapmadığınızı merak ediyordunuz. Fiziksel gerçekliğin bazı zorluklarından geçmeyi neden sürdürdüğünüzü merak ediyordunuz. Geri gelip de Saint Germain’le, benimle, Einstein, Tesla, ve geri gelmenizi bekleyen tüm diğer büyük varlıklarla birlikte olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyordunuz. Biz burada güzel partiler veriyoruz. Burada keyif çatıyoruz. Şeyleri fazla ciddiye almıyoruz. Bir kendini-sevme, şefkat, mahremiyet alanında kalıyoruz. Burası muhteşem. Muhteşem.</p>
<p>Birçoğunuz kendine şunu sordu, “Şu anda neden Dünya’dayım?” Bunu daha önce de duydunuz. Bu sesi duydunuz, ama bu kez biraz farklıydı, çünkü siz bunu kendinize soruyordunuz. O dışardan gelen bir ses değildi. Bu şimdi iç sesinizdi – “Kalayım mı, gideyim mi?” Biz gözlemledik, biz izledik. Enerjinizin hareket ettiğini ve değiştiğini ve bazen çarpıştığını ve bazen düşüverdiğini hissettik, ve aslında şaşırdık. Melek ordularımız yakın alemlerde sizin buraya geçmenizi bekliyordu! Ah, bu elbette harika olurdu. Onurlandırılırdınız. Siz – biz sizinle parti yapardık.</p>
<p>Şaşırdık. Dünya’daki çok, çok az Şambra – çok azı – şimdiye kadar bunu yaptı. Çok az Şambra geri gelmeyi seçti. Çoğunuz kaldınız. Ve tekrarlıyoruz, buna zorunlu değilsiniz. Ölümün kendisi hiç de o kadar zor değildir. Sizin geçişiniz Şambra – işlemin nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz. Yakın alemlerden korkmuyorsunuz. Aslında var olmayan ve cehennem denen bir yerden korkmuyorsunuz. O nedenle, geçişiniz kolay olurdu. Ama çok az kişi bunu gerçekleştirdi. Ve bu bize ilginç geldi ve araştırdık, “Nedir peki? Neden?” dedik.</p>
<p>Enerjinize ve Şambra enerjisine göz attık ve kendi yaşamınızdaki sevinci, neşeyi bulmaya başladığınız sonucuna vardık. Enerjinin nasıl çalıştığının dinamiklerini ve gerçekte ne olduğunu ve ne olmadığını anlamaya başlıyorsunuz. Yaratanlar olduğunuzu anlamaya başlıyorsunuz – artık yalnızca bu sözleri duymakla kalmıyorsunuz, bunu yalnızca iletmekle kalmıyorsunuz – ama gerçekten bu sözcüklerde ve o enerjilerde varoluyorsunuz.</p>
<p>Birçoğunuz da, buraya kadar gelmişken şimdi neden gitmeli diye hissetti. (bazı gülüşmeler) Çoğunuz şöyle hissetti, “Kuantum Sıçraması’na şunun şurasında birkaç ay kaldı, en azından o zamana kadar bekleyeyim. (kahkahalar) O Dünya partisine gitmek istiyorum!” İnanın, biz de orada olacağız – bir güç olarak. Kuantum Sıçraması kutlamalarında insandan çok, melekler olacak, biz de onu bekliyorduk.</p>
<p>Ama siz kendinize ve yaşama ve başka insanlarla olan ilişkilerinize farklı bir bakışla baktınız. Bu yükseliş sürecinin en kötü dönemlerinden geçtiniz. Ölüm kısmından geçtiniz ve şimdi uyanış ve yeniden-diriliş kısmındasınız, ve evet, zaman zaman hâlâ zor olabiliyor, çünkü başka insanlar gibi şeyler işin içinde. Dualitedeki enerjiler arasında olagelen çok eski çatışmalar – çok, çok, çok eski enerji – gibi şeyler işin içinde, ve siz bunu duyumsuyorsunuz ve hissediyorsunuz. Ama kalmayı seçtiniz. Bunu sürdürmeyi seçtiniz, ve ben bu ânı, size teşekkür etmek ve sizi onurlandırmak için kullanmak istiyorum. Kalmak zorunda değilsiniz. Siz spiritüel hizmetten azad edildiniz – ondan çıktınız. Eski kontratlardan çıktınız. Hatta Şambra enerjisinden bile çıktınız, en azından bir görev olarak. Şambra enerjisiyle olmayı isteyip istememek bir seçim oldu. Burada olmak zorunda değildiniz.</p>
<p>Ve sizin kalma seçiminiz, Dünya’daki varlıklar olma seçiminiz, bizim tarafta biraz gözlerimizi yaşarttı. Bunun Yeni Enerji sınıfı – Yeni Enerjinin BU sınıfı olduğunu biliyorsunuz. Biz farkındayız ve dünyanın her yanında başka gruplarla da çalışıyoruz, spiritüel gruplarla, yeni çağ gruplarıyla, metafizik ve dinsel gruplarla. Bu gruplara rehberlik edilmesine yardımcı olan meleksi varlıklarla çalışıyoruz. Ama Melek Zirvesi’ndeki bakış noktamızdan, Şambra gibisi yok. Yok.</p>
<p>Kendinize bir bakın. Cauldre’nın az önce söylediği gibi, siz kurallarla birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu kuruluş böyle. Siz, bir dizi tanımlanmış inanç sistemiyle birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu kuruluş böyle. Siz, rapor etmeniz gereken bir hiyerarşi tarafından birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu grup böyle. Siz, seçiminiz üzere ve kalbiniz üzere ve öğretmenleri olduğunuz insanlara hizmet üzere biraraya getirildiniz ve birarada kalıyorsunuz. Şambra dediğiniz tüm bu kavram ya da anlayış, inanılmaz, inanılmaz bir şey.</p>
<p>Bu, Yeni Enerji’nin sınıfıdır. Ondan geçen sizlersiniz. Ha, elbette dünyada tek tek insanlar da var. Ama bir grup olarak, yeni bilinçle, uzun süredir bildiğiniz eski dualitenin üç boyutlu fiziğini aşan yeni fizikle oynayan grup, SİZSİNİZ.</p>
<p>Bu, Yeni Enerji’nin O sınıfıdır. Dediğim gibi, ve Cauldre’nın da bugün söylediğini duyduğunuz gibi, “Yeni Enerji, o nedir?” O nedir – ve size hemen şunu söyleyeyim, o tanımsızdır. Tanımsız, ve biz bugün bunu inceleyeceğiz. Tanım olmadan inceleyeceğiz.</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alalım Şambra&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Ödün Vermek Yok</p>
<p>Son toplantımızda ödün vermemekten söz ettik ve ben bu noktada bunun kısaca üzerinden geçmek istiyorum. Her birinizi, o enerjiyi içinizde hissetmek konusunda yüreklendirmek istiyorum. İçsel düzeyinizde ödün vermek nedir?</p>
<p>Ödün vermek, ya da uzlaşmak, temelde bir sınırlılıktır. Ödün vermek, korku ya da belirsizlik ya da hatta bizim belki doğru ve yanlışa ilişkin, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiğine ilişkin eski inanç sistemleri diyeceğimiz şeylerle gelebilir. Ödün vermek, kendinizi sulandırdığınızda, gücünüzü teslim ettiğinizde, başkalarının sizden almasına izin verdiğinizde meydana gelir. Ödün vermek, kendinizi içinizde hissetmenin nasıl bir şey olduğunu bilirken – merkezinizin ve özünüzün nerede olduğunu bilirken – bilmiyormuş gibi davranmaktır. Ve o zaman dış koşulların ve durumların, yaşamınızı yönlendiren güçler olmasına izin verirsiniz.</p>
<p>Ödün vermek, “Ben Yaratanım” deyip de, aslında küçük bir yaratan – minik bir yaratan olduğunu hissetmektir. Yaşamınızdaki tüm o etkilerin sizden daha büyük yaratanlar olduğunu hissetmektir. Ödün vermek budur. Ya tam ve saf bir yaratansınızdır, ya da bir yaratan değilsinizdir. Eğer bir yaratan değilseniz, kurbansınızdır. Eğer bir yaratan değilseniz, kesinlikle bir kurbansınızdır. Diğer herşeyin bir kurbanı – başka insanların, kitle bilincinin, yabancı varlıkların, sizin dışınızdaki herhangi bir şeyin – bir kurban haline gelirsiniz. Enerjinizi teslim edersiniz.</p>
<p>Ödün vermemek demek, kim olduğunu anlamak, anımsamak ve kabul etmek demektir, sizin de Tanrı olduğunuzu kabul etmek demektir, bu konuda uzlaşmamak, yolun yalnızca bir kısmını yürümemek demektir.</p>
<p>Bu noktayı gündeme getiriyoruz – bu çok, çok önemlidir, ve son Şaud’da da buna odaklandık – çünkü, tekrarlıyoruz, Yeni Enerjiye bir sonraki adımımızı attığımızda, ki o tanımlanamazdır, orada ödün vererek gidemezsiniz. Orada yolun yalnızca bir kısmını yürüyemezsiniz. Kendinizi ona tümüyle açarsınız.</p>
<p>O nedenle, ödün vermemenin enerjisiyle çalışmaya devam edin. Yaşamınıza bir göz atmaya devam edin, çünkü bazen&#8230; bazen o kendini saklar. Bazen sizinle oyun oynar. Bazen kendinizi, hayatta kalmak adına uzlaşmanız gerektiğine inandırırsınız. Bazen bu ödün verme enerjisi, kişisel enerjinizi o kadar düşürür ki, bunu yaptığınızı bile fark etmezsiniz.</p>
<p>Ödün vermek, zihninizde fark edeceğiniz bir şeydir, ama onu en çok da hislerinizde ve kalbinizde fark edeceksiniz. Bazen, tam olarak nelerin olduğunu anlayamayacaksınız, ama ödün verdiğinizi gerçekten hissedebilirsiniz. Son Şaud’umuzda söylediğim gibi, enerjiniz düşer. Kendinize ihanet etmiş hissedersiniz. Muhteşem olmak yerine, kendinizi küçücük hissedersiniz. İşte ödün verdiğinizde bu olur.</p>
<p>Kendi kişisel yaşamınıza bir bakın, iş durumunuza. Orada verdiğiniz ödünlere bakın, ve neden ödün veriyorsunuz ki? Size daha önce de söyledim ve şimdi tekrar söylüyorum – er ya da geç, Şambra, kendiniz için çalışmak zorunda kalacaksınız. Er ya da geç.</p>
<p>Böylece, ödün verip duruyorsunuz. Sizi besleyecek, ailenizi besleyecek o çek için o işi gereksindiğinizi düşünüyorsunuz. Sizin için yapacak başka bir şey olmadığı için onu gereksindiğinizi sanıyorsunuz. Ödün veriyor ve şöyle diyorsunuz, “Eh, şu ya da bu olursa, o zaman belki giderim. Şu iş bana gelirse ve yeni maceramda yapacak bir dolu işim olursa, o zaman giderim.” İşte bu, ödün vermektir. Bu, ödün vermektir.</p>
<p>Ve enerjinin çalışma biçimi yüzünden olacak olan şudur, bu düşündüklerinize asla kavuşamayacaksınız, ve o zaman da hüsrana uğrayacaksınız. Enerjiniz çok düşecek, fiziksel bedeniniz buna uygun olarak tepki verecek – ve siz o zaman geri gelip bizimle partiye katılacaksınız. Ama sizi buraya getiren olaylardan mutlu olmayacaksınız. Bir sonraki düzeye geçerken, tüm bu ödün verme enerjisi, büyük bir önem kazanmaktadır. Biz bugün onun biraz tadına bakıyoruz.</p>
<p>Bugün, konuklar yok. Bu da size bir şey söyleyecektir. Konuk yok, yalnızca ben Tobias. Birlikte yarattığımız bu boyutun enerjisini desteklemeye yardım eden meleksel varlıklar, fiziksel olmayan varlıklar var. Bugün konuk yok. Yeni bir şey keşfetmek için böyle bir enerjiye ihtiyacımız var.</p>
<p>Bir an için durun, nefes alın, bu Şimdi anına topraklandığınızı hissedin.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Şambra Hizmet Merkezi’ne Ziyaret</p>
<p>O nefesi alırken kendinizi hissedin. Kendinizi hissedin. Analiz etmenize gerek yok, yalnızca kendinizi hissedin. Bu sizsiniz – bedeniniz, zihniniz, ruhunuz – hepsi bu alanda.</p>
<p>Ve şimdi, bu Şimdi anından genişleyelim. Bedeninizi geride bırakmayın, sadece bilincinizi genişletin, anlıyor musunuz. Bu, suya taş atmak gibidir. Bakın, eş merkezli daireler dışa doğru açılır da açılır. Kendi enerjinizle de işte bunu yapabilirsiniz. Siz taşsınız, siz merkezsiniz, ve şimdi enerjilerimizi genişletelim. Bugün sizi başka alemlere götürmek istiyorum. Sizi, Şambra Hizmet Merkezi’ne geri götürmek istiyorum.</p>
<p>Şambra Hizmet Merkezi nedir? O, Şambra’nın enerjisidir. Sizin grup enerjinizdir. Şambra Hizmet Merkezi, istediğiniz an gelebileceğiniz bir yerdir – yenilenmek için, öğrenmek için, öğretmek için. Orası sanal bir yerdir, ancak Şambra bilinci ve tüm Şambra arasında yapılan anlaşma gereği, bir gerçekliktir (realitedir). O, oradadır.</p>
<p>Gerçeklik algınız yüzünden – gerçekliğe bakış açınız yüzünden &#8211; her birinize biraz farklı görünecektir. O nedenle, bir Şambrayla konuşurken size, “Şambra Hizmet Merkezi şuna benziyor” dediğinde, bir başka Şambra, “Ama o şöyle görünüyor” diyecektir. Peki o nasıl bir görünüme sahip? Yukardakilerin tümü. Enerjinin neden türlü yüzü olmasın ki, anlıyor musunuz? Bir şey neden, ona bakana ya da onu gözlemleyene bağlı olarak farklı görünmesin ki? Şambra Hizmet Merkezi, sizin için bile, neden nasıl göründüğünü ve hissedildiğini zamanın her anında değiştirmesin ki?</p>
<p>Siz üçüncü boyutta çok kilitlenmiş bir bilinçte, çok odaklı bir bilinçte yaşamaya alışıksınız, ve örneğin, salonun önündeki çiçeklere baktığınızda, onların nasıl göründüğüne ilişkin genel bir kabul var. Oysa gerçekten öyleler mi? Gerçekten öyleler mi, anlıyor musunuz. Ve bu çiçekler değişebilir. Çiçekler öyle şeyler yapmaya başlayabilir ki, göze kafa tutarlar ve zihne kafa tutarlar, çünkü onlar yalnızca bir saksı dolusu çiçekten çok daha fazlasıdır. Rengin kutlanmasından çok daha fazlasıdırlar. Onlar şarkı söyleyebilir, ve benden daha iyi herhalde. Değişebilir ve dönüşebilirler.</p>
<p>Şimdi, zihin bunu nasıl kabul edeceğini bilemez. Zihin şöyle der, “Ama Tobias, çok ezoterik terimlerle konuşuyorsun. Pratik gerçeklik şu ki, çiçekler değişmez. Belki öldüklerinde değişirler ama, burada böylece dururken değişmezler.” Ama işte bu, bu, sevgili dostlar, bugünün asıl konularından biridir. Gerçekte olan biten nedir? Gerçekte neler oluyor?</p>
<p>Böylece, Şambra Hizmet Merkezi, son kez buraya geldiğinizden farklı görünebilir size. Farklı niteliklere sahip olabilir. Tek fasetalı olması gerekmiyor. Çok fasetalı olabilir, anlıyor musunuz. Yalnızca tek bir kimliği olması gerekmiyor, aynı anda çok, çok, çok fasetası olabilir. Bugün orada gerçekleştireceğimiz çalışma için, Kırmızı Meclis’in meleksi varlıkları, Şambra Hizmet Merkezi’ndeki enerji platformunun hazırlanmasına yardım ettiler. Şimdi bırakalım enerjilerimiz oraya birlikte aksın. Eğer orası sizin için bir kapıysa, ya da isterseniz pencereden&#8230; geçip girelim. Belki de hiç bir girişi yoktur, duvardan geçip girebilirsiniz. Fark etmez. Onun ne olması gerektiğine ilişkin algılarınızı salın ki, olduğu herşeyi gerçekten olabilsin.</p>
<p>Hadi Şambra Hizmet Merkezine gidelim, hepimiz. Ha, içerde fazlasıyla yer var, tıkış tıkış olmayacak yani.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Kelimeler Odası</p>
<p>Şu an içinde olduğumuz odanın enerjisini hissetmek için bir an durun. Son kez buraya geldiğimizde sudan söz ettiğimizi anımsıyor musunuz? Su, önemli bir dinamiktir, yalnızca sizin tarafınızdaki alemde değil, ama bizimkinde de. Bizim suyumuz, Dünya’da sahip olduğunuz suyun fiziksel niteliklerinden oluşmuyor; buradaki su akışkan, serin, sakinleştirici bir enerjidir. Dünya üzerinde bir hayat yaşamış olanlarımız, bu alemlere – meleksi alemlere – su denen enerjinin daha sezgisel ya da daha derin bir perspektifini getirebilir. Ama tüm melekler – meleklerin çoğu – su ile çalışır. Burada su, şifa, akış, sakinlik anlamına gelir. O burada bile bir enerji türüdür. Yani, Hizmet Merkezi’mizde bol bol su var.</p>
<p>Hadi gidin ve istiyorsanız biraz oturun. Biraz gevşeyin. Hizmet Merkezi’nde birlikte olduğumuz bu ânın tadına varın.</p>
<p>Burada, bu odada, ben kelimeler kullanıyorum. Su gibi şeyleri tanımlamak amacıyla kelimeler kullanıyorum. İskemleyi tanımlamak, “iskemleye oturun” demek için kelimeler kullanıyorum. Bu noktada bir gerçeklik oluşturmaya yardımcı olsun diye kelimeler kullanıyorum.</p>
<p>Kelimeler çok ilginçtir, beraberlerinde belirli enerjiler taşırlar. Bu odadaki duvarları tanımlamak için kelimeler kullanıyoruz. Bazılarınız, kayadan oluşan bir duvar görebilir, bazıları da bu odada renklerden oluşan bir duvar görecektir.</p>
<p>Bu odada bir dolu çiçek var, onlar sizin için buraya getirildi. Egzotik çiçekler. Kokulu çiçekler. Rengârenk açan çiçekler, siz iskemlelerde otururken, renkleri parlayan, enerjilerini yayan, enerjilerini size ileten çiçekler.</p>
<p>Birlikte bulunduğumuz bu odanın zemini&#8230; zemin sizin için şu an bir destek görevi görüyor. O bir platformdur, bir temel. Bazılarınız, seramik döşenmiş güzel bir zemin görebilir. Bazılarınız da şu an çok tüylü ve kalın bir halıyla kaplanmış zeminde oturmayı seçiyor olabilir. Bazılarınız yalnızca toprak bir zemini tercih edebilir, çünkü Gaia enerjilerine, Dünya enerjilerine olan bağlantısını sürdürmek isteyebilir. Birkaç kişi, bulutlardan oluşan bir zeminde yüzüyor. Görüyor musunuz, hepiniz, aynı deneyimin farklı perspektiflerine sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Ben burada tanımlamak için kelimeler kullanıyorum çünkü insanlar böyle iletişimde bulunuyor. Kelimeler çok ilginçtir – ve çok kısıtlı. Dünya’da farklı dilleriniz olabilir. Diller, enerjiyi beraberinde getiren kelimeleri geliştirir, bu ister bir resim, ister bir his olsun, ama kelimeler çok belirli bir titreşim iletirler. Ve ben şimdi size kelimelerle konuşurken, biz değişiyoruz, titreşimlerle, kelimelerin sembolojisiyle oynuyoruz. Dil, zihinden gelir, ve kelimeler, dilden gelir. Böylece kelimeler, zihne ait bir şeydirler.</p>
<p>Kelimeler çok kısıtlıdır, ama insanların iletişim kurma biçimi budur, ve bu şekilde iletişim kurmanız gerektiğine inandırılmışsınızdır. Kelimeler, gerçek enerjiyi sınırlar, ama siz yine de, yaptığınız her şeyde kelimeler kullanırsınız. Böyle yaparsınız. Hatta aslında kelimelerle ifade edilemeyecek alanlar da bile kelimeler kullanırsınız. Şeyleri tanımlamak için kelimeler kullanırsınız. Bir şeyin enerjisine biçim vermek için kelimeler kullanırsınız.</p>
<p>Dil, olağanüstü bir araştırma-inceleme dalıdır. Kelimeler, olağanüstü bir enerjidir. Onlar semboldür. Ben burada konuşurken, bazılarınız&#8230; kelimeler şimdi çok flulaşıyor. Sanki ne söylediğimi bile anlayamıyorsunuz, çünkü biz kelimelerin ötesine geçmeye başlıyoruz. Diyorsunuz ki, “Şu an Cauldre’nın ağzından yalnızca hırıltılar çıkıyor.” Çok tanımlanmış 3B boyutunda olduğunuzda, yalnızca 3B’de algıladığınızda, kelimelerin çok belirli anlamları vardır. Ama genişledikçe, kelimeler de sanki bulanıklaşmaya başladı. Fazla anlamlı olmamaya başladılar. Semboller artık pek tutarlı değil, çünkü siz farklı bir düzeyde çalışmaya başlıyorsunuz. Kelimelerin ötesine geçmeye başlıyorsunuz.</p>
<p>Düşünce Odası</p>
<p>Şambra Hizmet Merkezini tanımlamak ve bu odayı – şu an içinde bulunduğumuz kelimeler odasını tanımlamak için, kelimeler kullandık. Şimdi birlikte bir sonraki odaya geçelim. Derin bir nefes alın. Oraya nasıl gidersiniz? Hiç umurumda değil. Yürüyün, süzülün, kendinizi yansıtın, genişleyin, ama birlikte bir sonraki odaya geçelim. Derin bir nefes alın&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230; ve girelim. Bu gerçek mi, bu arada? Gerçek mi? Kesinlikle – eğer öyle olmasını seçiyorsanız. Eğer gerçek olmasını seçmiyorsanız, hayır, gerçek değildir. Ve eğer gerçek olmasını seçiyorsanız, o zaman biz bunu bir düzeyde tam anlamıyla gerçekleştiriyoruzdur – çünkü bir bilinç anlaşması içindeyiz. Sonraki odaya geçiyoruz. Şambra Hizmet Merkezi’ndeyiz.</p>
<p>Bazen gülmek zorunda kalıyorum – insanların neye gerçek ve neye gerçek-dışı dediğine. Houdini ve diğer büyük illüzyonistlerin bazısı ve sihirbazlar ve Merlin enerjisiyle çalışanlar, hiç bir şeyin gerçek olmadığını kesinlikle anlarlar. Hiç bir şey. Herşey sadece bir yanılsamadır. Ya da daha doğrusunu söylemek gerekirse, herşey geçici bir yaratıdır. Çünkü sizin ve başkalarının yarattığı yaratılar bile, değişecektir. Enerji genişlemeyi sürdürecektir.</p>
<p>İşte Ruh’un, Tanrı’nın, o toplam enerjiye her ne demek isterseniz, bir yanı da budur. O bir yanı hep genişlemeyi ve ifade etmeyi arzular. Ruh’un bir yanı budur – hep kendini ifade etmek ve sonra da genişlemek ister. Kendini ifade ve genişlemek. Neden biliyor musunuz? Çünkü Ruh sevinç içindedir. Ruh aşıktır, ve sevgi enerjisinin yaptığı da budur – genişlemeyi ve ifade etmeyi sürdürür.</p>
<p>Böylece şimdi bir sonraki odaya genişledik. Burası, düşünce odası. Düşünce. Şimdi, bir süreliğine kelimeler kullanmayı sürdürmek zorundayım, çünkü insanlar enerji dinamikleri ile böyle bağlantı kuruyor ve onlara böyle kabul veriyor. Sizden şimdi bu düşünce odasında olmanızı, ama kelimelerin ötesine, burada iletilen sözlü dilin ya da yazılı dilin ötesine genişlemenizi isteyeceğim.</p>
<p>Düşünce odası ilginçtir. Düşüncenin kelimelere gereksinimi yoktur. Siz sürekli düşünürsünüz, ama sözlü olarak dile getirilmesi gerekmez. Eğer her düşünce sözlü olarak ifade edilseydi, habire konuşup dururdunuz! Ama düşünceye ilişkin gerçek ve sınırlayıcı olan bir şey varsa, o da, düşünceye kelimeler ya da bir dil yapıştırmanızdır.</p>
<p>Derin bir nefes alın. Ve hemen şu an bir şey düşünün.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Örneğin, Tesla’yı düşünün. Düşüncelerinizi tanımlamak için anında bir dizi kelimeden geçtiniz. Belki şöyle düşündünüz, “Tesla – sihir, yaratıcılık, icat, enerji, Edison.” Ama siz düşünürken, beyniniz de düşüncenize bir kelime yamıyordu, anlıyor musunuz. Düşüncelere kelimeler yamamak konusunda çok eğitimlisiniz. Kendinizle böyle iletişim kuruyorsunuz ya da kuruyordunuz. Bununla oynamak, bundan sonra, düşünceleri kelimelere nasıl yerleştirdiğinizi izlemek, sizin için ilginç olacaktır.</p>
<p>Düşünmek için bir an durun, bir an, içinde bulunduğunuz bu Şambra Hizmet Merkezi’ni düşünün.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Enerjileri düşünce yoluyla zihninizde tanımlıyor ve kelimelere oturtuyorsunuz. Böyle yapmak zorundasınız. Böyle eğitildiniz. Onu dile getirmeseniz bile, bir kelimeye oturtmak zorundasınız. Düşünce yine de bir kelimeye tercüme ediliyor. Düşünmek, kelimelere aktarılıyor.</p>
<p>His Odası</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alın ve bir sonraki odaya genişleyelim. Oraya süzülün, atlayın – sadece orada olun. Kendinizi bir anda, göz açıp kapayıncaya kadar oraya transfer edin, ve şimdi Şambra Hizmet Merkezi’nin üçüncü odasındasındayız.</p>
<p>Derin bir nefes alın&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Burası, his odası. His. Şimdi bu odadaki enerjileri hissedin&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230; yargısızca ve sınırsızca. Bu odadaki enerjileri hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Sevgi olabilir. Rahatlık. Şefkat. Bazılarınız enerjilerin oldukça değişken göründüğünü, hızla hareket ettiğini, ok gibi ileri geri fırladığını hissediyor. Bu his odasındaki enerjileri bir an için hissetmeyi sürdürün.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bazılarınız renk hissediyor. Bazılarınız, salıverme gibi şeyler hissediyor. Birkaçınız acı hissediyor. Bazılarınız Yeni Enerjiyi hissediyor.</p>
<p>Görüyor musunuz, bu his odasında bile, ki o zihnin ötesine, düşüncenin ötesine geçiyor, hissettiklerinizi tanımlamak için kelimeler kullanıyorsunuz. Burada algıladığınız hisler düşünceye, zihne geri akıyor ve sonra onlara kelimeler iliştiriyorsunuz. Tekrarlıyoruz, ilk günlerinizden beri, bir yaşamdan ötekine, algılarınızı tanımlamak amacıyla simgeler yarattığınız bir dil kullanmaya eğitildiniz.</p>
<p>Her türlü düzeydeki algılarınızı tanımlamak için kelimeler kullanılıyor, ve işte enerji çalışmasının engellerinden ya da yanlışlarından biri de budur. Çünkü zihinden geçip kelimelere akıyor. Neredeyse kontrol edilemez halde. Enerjiniz bu şekilde eğitildi ve bu size iyi hizmet etti. Şeyleri anlamanıza yardımcı oldu. Enerjileri tanımlamanıza yardımcı oldu. Hislerinizin ve düşüncelerinizin tanımını kendinizle ve sonra da başka insanlarla paylaşmanıza yardım etti. Bu, genel olarak kabul gören bir alıştırma oldu. Hisleri ve düşünceleri alıp kelimelere oturtuyoruz. Bu kelimeler bazen dile getiriliyor, bazen yazılıyor, ama er ya da geç hepsi kelimelere dönüşüyor. Sanki bir huniden geçiriyormuş gibi – enerjiler huniden geçirilerek aşağıya doğru indiriliyor ve indiriliyor ve indiriliyor, taa ki bir kelimeye oturtulana kadar.</p>
<p>Şimdi, bir kelime birçok enerji düzeyi içerebilir. Örneğin, “ağaç” gibi bir kelime söylediğimde, o birçok düzeye sahiptir, ama o yine de bir kelimedir. Yine de bir tanımlamadır ve yine de sınırlılıklara sahiptir. Bu enerjisel ifadenin sınırlılığı, size iyi hizmet ettiyse de, şimdilerde sizi çıldırtıyor. Onun ötesinde olan bir şey var, ve siz bunu biliyorsunuz, sadece bunu kelimelere nasıl dökeceğinizi bilemediniz. Onu hissettiniz, nasıl tanımlanacağını bilemediniz, çünkü insanlara, hatta meleklere de, bilincin belli sınırlamalara sahip olduğu öğretildi.</p>
<p>Tanımsızlık Odası</p>
<p>Derin bir nefes alın ve şimdi bir sonraki odaya geçelim.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Oyalanmayın lütfen. Gerçekleştirilecek bir Şaud’umuz var. Derin bir nefes alın ve bir sonraki odaya geçelim.</p>
<p>Şimdi, bu odayı algılamanızı isteyeceğim. İçinde bulunduğumuz bu odayı algılayın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Birçoğunuz, büyüklük, boşluk, karanlık algılıyor, pek emin değilsiniz. Bazılarınız, enerjilerin o kadar hızlı değiştiğini algılıyor ki, sanki onlara bir kulp takamıyor gibisiniz. Sanki enerjileri tanımlamak amacıyla düzenleyemiyor, sakinleştiremiyorsunuz.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve bu odanın enerjilerini algılayın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Burası, tanımsızlık odası. Hiç bir tanım yok. Bu yüzden büyük ve karanlık ve boş, ya da çok hızlı değişiyormuş gibi görünüyor. Oda tanımlanamaz halde.</p>
<p>Ve bu Yeni Enerji’dir. O tanımlanamaz.</p>
<p>Biz şimdi tanımlanamaz olanı tanımlamak zorundayız ve bu biraz çelişkili görünecektir, ama aslında yaptığımız şey, burada öteye geçmektir. Anımsayın, bu o sınıf. Bugün, dünyanın her yanındaki Şambra ile birlikte, öteye geçiyoruz.</p>
<p>Size bir şey söylemem gerekiyor. Bu tanımsızlık odası ve tüm kavramlar&#8230; biz ona tanım-sızlık diyeceğiz. –sızlık, -maksızın&#8230;. tanımsızlık, meleksi alemlerde çoğu meleğin bile cesaret edemediği bir şeydir. Meleksi varlıkların çoğu tanımlamayı sürdürür.</p>
<p>Meleksi varlıklar dünyada yaşamaya başlayıp da insana dönüştüklerinde, ve meleklere çok yabancı ve çok garip gelen şeyleri açıklamak amacıyla diller geliştirildiğinde, ilginç bir şey oldu. Diller geliştirildikten sonra ve insana dönüşmüş meleksi varlıklar ölüp de fiziksel olmayan alemlere geri geldiklerinde, diller de onlarla birlikte geri gelmeye başladı. Özellikle de, Yakın Alemler olarak tanımladığımız yerlere – bu alemler hâlâ Dünya enerjileriyle bağlantılıdır ve onlardan çok vardır. Yakın Alemlerde – dünyaya bağlı fiziksel olmayan gerçekliklerde çok meleksi varlık vardır.</p>
<p>Yaşamlar arasında buraya gelenlerle birlikte diller de geldi, o kadar ki, Yakın Alemlerde meleksi varlıkların genelde diller konuştuğunu görürsünüz. Genelde, bir önceki yaşamlarında konuşmaya alışık oldukları yerel dile çok bağlıdırlar. O nedenle, Yakın Alemlerde, tam anlamıyla, birbirini anlayamayan meleksi varlıklar vardır. Bazısı Almanca konuşur. Bazısı İngilizce. Bazısı Japonca. Böylece, meleksi alemlerde bile enerjiyi tanımlamak için kullanılan, hisleri ve düşünceleri tanımlamak için kullanılan diller olduğunu görürsünüz. O kadar ki, dil enerjisi Yakın Alemlerden dışarı sızıp Kristalin alemlere ve ötesine bile ulaşmıştır.</p>
<p>Şimdi, bu dil enerjisi, sizin daha genişlemiş alemler olarak düşüneceğiniz yerlere giderken, ille de belli bir dünya dili biçiminde değildir, ama fiziksel olmayan alemlerde his ve düşünceleri iletmek için kullanılan çok belirli uyarlanmış türler vardır. Biz şunu söylüyoruz, bu yalnızca insana ait bir şey değil, diğer alemlere de uzanıyor.</p>
<p>Şu an içinde bulunduğumuz bu tanımsızlık, tarifsizlik odasında, kelimeler yok. Şeyleri tanımlayabilecek kelimeler yok.</p>
<p>Bu ilginç bir kavramdır ve sizin onunla çalışmaya başlamanızı isteyeceğimiz bir kavramdır. Bir şeyi kelimelere nasıl dökmezsiniz? Kelimelerle tanımlanmamış bir düşünce ya da hisse nasıl sahip olursunuz? Siz ve zihniniz ve hatta bedeniniz, en sonunda kelimelerle size geri getirilmeyen bir şeyi nasıl kavrar? Ve bu, Şambra’ya çok güzel ve harika bir meydan okumadır.</p>
<p>Uzun zaman önce, burada, Dünya’da bulunan bazı spiritüel ve dindar çevrelerde ve gruplarda, Tanrı ya da Allah kelimesi dile getirilmezdi. O’nun adı söylenmezdi. Kötü olduğu için değil. “Allah” ya da “Yahweh” ya da “Yehova” ya da bu tür adların herhangi birini söyledikleri için cezalandırılacakları için de değil. İfade etmeye çalıştıkları, birkaç kişinin uzun zamandır bildiği bir şeydi, onun Tanımlanamaz olduğuydu. O Tanımlanamazdı. Onu, insanca bir kelimeye yerleştirerek nasıl çarpıtabilir ya da yozlaştırıp saptırabilirdiniz ki, çünkü bir kelimeye oturttuğunuz an, onu yapılandırmış olursunuz, enerjisini hapsetmiş olursunuz – ve gerçek Ruh hapsedilemez.</p>
<p>Gerçek enerji tümüyle nötrdür. Enerji, siz onu hisler ya da düşünceler ya da belli niyetler ya da seçimler yoluyla aktive edene kadar, ve o böylece aktive olmuş olana kadar, nötrdür. Ama o orada o büyük Yapısızlıkta, o büyük Tarifsizlikte oturur&#8230; biz bilinmezlikte demek istemiyoruz çünkü bu yanlış bir enerjiye sahip, ama o, o büyük Olma halindedir.</p>
<p>Görüyor musunuz? Oralarda neler oluyor görüyor musunuz? Tanımlamak çok zor. Hatta onun var olduğunu bile söylemezsiniz, çünkü o aynı zamanda var olmayandır. Büyük olduğunu söylemezsiniz, çünkü o hiç bir şeydir. O nötr enerjidir. Onu yapılandırmaya başlayamazsınız. Hatta onu tanımlamaya ya da tarif etmeye bile başlayamazsınız, çünkü bunu yaptığınız an, nerede olursunuz? Zihninize geri gelirsiniz, düşüncelerinize ve sınırlılıklarınıza geri gelirsiniz.</p>
<p>Bu, güzel, harika ve basit bir kavramdır, ve Şambra’nın şu an yaşamında bulunduğu noktada, en dönüştürücü şeylerden biri olacaktır. Ama aynı zamanda en meydan okuyucu kavramlardan biri de olabilir.</p>
<p>Tanımsızlık</p>
<p>Ben Tobias, ve Kırmızı Meclis’ten olan varlıklar, her gün sizden Tanımlanamaz’a, tarif edilemeze, yapısızlığa, açıklanamaza gitmenizi isteyeceğiz. Başlarda bunun çok zor olduğunu göreceksiniz, çünkü kendi zihninizle bir oyun oynamaya başlayacaksınız. O tanımlamak isteyecektir, ve şu an tam olarak bulunduğumuz yerde tanımlıyor. Biz, tanımsızlık odasındayız, ama zihin ne yapmaya çalışıyor? Onu tanımlamaya. Onu hapsetmeye. Yakalamaya. Yapılandırmaya. Biçimlendirmeye çalışıyor. Bu, sizin eğitiminizdi, koşullandırılmanız. Ama, Yeni Enerji sınıfı için artık öteye geçmenin, tanımlama ihtiyacını salıvermenin zamanı geldi.</p>
<p>Şimdi burada ilginç bir şey oluyor, çünkü&#8230; bazılarınız bunu şu anda yapmaya çalışıyor – zihni silmeye çalışıyor. Hiçsizliğe gitmeye çalışıyorsunuz, ve onun enerjilerini yeniden hissetmeniz gerek. Bu, hiçbirşey değildir – bu, herşeydir. Bu, engin, uçsuz bucaksız potansiyeldir. Bu, enerjinin sınırsız rezervidir. Bu, bu muazzam enerji kabıdır.</p>
<p>Biz bunun Tanrı ya da Ruh olduğunu söylemiyoruz, o farklı bir şeydir. Biz bunun Tanımlanmamışlık olduğunu söylüyoruz, ama olanlar burada oluyor. Burası, tüm potansiyellerin en muhteşemidir, çünkü zihin yoluyla kelimelere dökülüp kısıtlanmamışlardır. Hislerin kelimelere dökülmesiyle kısıtlanmamışlardır. O nedenle, sizden her gün Tanımlanamaz’a gelmeye başlamanızı isteyeceğiz.</p>
<p>Şimdi Şambra, bazılarınız şu anda kafasını sallıyor ama, bu ev ödevlerinin yapılacak diğer şeylerin arasına konduğunu – ve göz ardı edildiğini &#8211; biliyoruz. Ama size hemen şunu söyleyelim, Yeni Enerji’de hepimizin gittiği yerde bu deneyimi isteyeceksiniz. Bu güzel genişlemeyi her gün, on dakika kadar yapmak isteyeceksiniz.</p>
<p>Bazılarınız, bunu geceleri uykuya dalarken yapmanın harika olduğunu görecek. Bazılarınız bunu sabahları, uyandığında yapacak. Araba kullanırken ya da makine vs kullanırken yapmaya kalkmayın. Bunu sessiz bir anda yapın.</p>
<p>Şimdi bu, size verdiğimiz inanılmaz bir bilmece gibi, ama çözümlenecek bir bilmece değil. Yalnızca, deneyimlenecek bir bilmece. Buradaki meydan okuma, enerjiyi nasıl tanımlamayacağınızdır. Onu nasıl kelimelere dökmeyeceğinizdir. Ve diyorsunuz ki, “Ama Tobias, o zaman onu nasıl deneyimleyeceğim? Onu nasıl anlayacağım?” İşte, gerçekleştirdiğimiz şeyin güzelliği burada yatıyor.</p>
<p>Deneyimlemenin farklı bir yolu olduğu açıktır. Enerjiyi algılamanın farklı bir yolu olduğu açıktır. Siz bunu gerçekleştirmenin tek bir yolunu kullanıyordunuz – düşünce yoluyla kelimelere, yapısallaştırmaya döküyordunuz ki, anlayabilesiniz. Dediğim gibi, bu size Dünya’da iyi hizmet etti. Çevrenizde olan bitenin dinamiklerini anlamanıza yardımcı olmak için iyi hizmet etti. Biz (bunun) ötesine geçeceğiz.</p>
<p>Size birkaç şey söyleyeyim. Bu, olacağını düşündüğünüz şey olmayacak, çünkü düşünme tarzınız önyargılı bir fikre ya da anlayışa sahip. Bu, zihninizi devreden çıkarttığınız, ve bir anlamda, varolmanıza izin vermekten vazgeçtiğiniz meditatif bir hal değildir. Bu, tümüyle farklı bir alemde varolma halidir. Bu, hakkında yazabileceğiniz ve şu anda mesaj tahtasına yollayabileceğiniz bir şey değildir, çünkü bunu yaptığınız an, onu çarpıtmış, ya da saptırmış olursunuz, onu düşünüyor olursunuz. Bu, içinden geçeceğiniz çok kişisel ve çok mahrem bir deneyimdir. Bu, sizi şaşırtacak ve allak bullak edecek ve ben Tobias’a çok kızmanıza neden olacak bir şeydir. Ama tanımsızlıkla – tanımlamamakla – çalışmayı sürdürdükçe, o da kendini ortaya çıkarmaya başlayacaktır. Anlayışınız yeni ve farklı bir yerden gelecektir – ille de bedeninizden değil, hele zihninizden hiç değil.</p>
<p>Tanımsızlık halindeyken, bazılarınız çıldırdığını düşünecek, ama çıldıran düşüncenizdir. Ve gerçeklik algınız çok gevşek olmaya başlayacaktır. Gerçeklik algınız, düğümlerle sıkı sıkı bağlanmış haldeydi. Sanki çeliğe kazınmıştı. Çok katıydı, ve siz tanımsızlık haline girdiğinizde, öteye, öteye geçtiğinizde, gerçeklik algısı da su gibi olacaktır. Suyun bizim buradaki hali gibi – çok akışkan ve akıcı ve açık – ve zaman zaman hiç topraklanamadığınızı hissedeceksiniz. Derin bir nefes alın. Şimdi ânında olduğunuzu anımsayın, ama çok genişlemiş bir Şimdi ânındasınız.</p>
<p>Zaman zaman, kendinizle bağlantınızı kaybetmiş gibi hissedeceksiniz, çünkü kendinizle olan bağlantı beyninizdeydi. Bağlantınız – kendinize ilişkin bilinciniz – kendinizi tanımlamak ve biçimlendirmek adına kullanılan kelimelerle kısıtlanmıştı. O nedenle, bu zaman zaman rahatsızlık hissi verecektir. Bazen de belki biraz bunaltıcı olacaktır. Ama Şambra, şunu da söylememiz gerekiyor ki, bizim taraftan size yardımcı olan, bu deneyimden geçmenize rehberlik eden çok varlık var. Darmadağın olacak hiç bir şey yok. Benlik duygusunu kaybedeceğim diye kaygılanmanız gerekmiyor, çünkü bununla yepyeni bir benlik duygusuna tekâmül ediyorsunuz.</p>
<p>Bu tanımsızlık enerjisiyle, günlük yaşamınızda bile, çalışmayı sürdürdükçe, onu Dünya’ya geri getirin, ve her zaman tanımladığınız bir şeyi tanımlamamaya çalışın. Vazodaki çiçekler – sadece bir göz atsanız bile, zihniniz hemen analiz eder, ona bir kelime türetir ve bir yapı oluşturur. Renklere takılırsınız. Cismine ya da hacmine takılırsınız. Bunların tümü düşünce ve kelimeyle gerçekleştirilir. Tanımsızlıkta, öteye geçildiğinde, tümüyle farklı bir algılama düzeyine ve zihnin ötesine geçen tümüyle farklı bir gerçeklik anlayışına geçersiniz.</p>
<p>Kelimelerin olmadığı bir şey hakkında konuşmak için kelime kullanmak zorunda olmak, bizim için çok alışılmadık bir şey. Hatta enerjiyi, sizinle hep yaptığımız gibi, düşünce biçiminde iletmek bile bize zor geliyor. Hatta hissi bile iletmek zor geliyor, çünkü hisler bile kendi sınırlılıklarına sahiptir. Bu, yapısallık ihtiyacının, tanımlama ihtiyacının, kısıtlı bir algı ihtiyacının ötesine geçen yepyeni bir enerji alanıyla, yepyeni bir boyutla ilgilidir.</p>
<p>Bu, Yeni Enerjidir. Bu, Yeni Enerjidir. Yeni Enerji, bu zamanda, herhangi bir tanım ya da yapı ne istiyor, ne de gereksiniyor. Yeni Enerjiyi saf haliyle alıp da onu bir Eski Enerji dualite çevresine zorlayamazsınız, çünkü ikisi çok farklı özelliklere sahiptir.</p>
<p>Yeni Enerji bir potansiyeldir. Şu anda, yaşamınızda çok mevcuttur. Kendinizi ne kadar Şimdi’de algılıyorsanız, o da o kadar Şimdi’dedir. O, sizinle buradadır. Onu görmüş ya da hissetmiş değilsiniz, çünkü o tanımlanamaz. Siz Yeni Enerji’yi tanımlamaya çalışıyordunuz, ve birçoğunuzun şöyle dediğini duyuyoruz, “Bu Yeni Enerji ve şu Yeni Enerji.” Oysa o geçerli araçlarınızla, şeyleri tanımlamak için sahip olduğunuz geçerli kaynaklarla tanımlanamaz.</p>
<p>Bu tanımsızlıkta, Bilinmez ve Tanımlanamaz’da hergün gerçekleştireceğiniz çalışma, bilincinizi çok genişletecektir. Ve ayrıca yaşamınızda tümüyle farklı algılama araçları, değerlendirme araçları ve anlama araçları kullanmaya başlamanıza da izin verecektir. Bu araçlar – biz bunlara anlamak amacıyla kullandığınız araçlar, şeyleri algılama yollarınız diyeceğiz – zaten sizinledir. Sadece, enerjiyi açıklamaya ve tanımlamaya çalışmanız yüzünden göremiyorsunuz onları. Burada konuştuğumuz şeydeki çelişkiyi görüyor musunuz? Şu anda sahip olduğunuz enerji araçları ya da kaynakları ile yapılandırılamayacak, tanımlanamayacak ya da tarif edilemeyecek bir şeye girmekten söz ediyoruz.</p>
<p>Vazgeçmeyin Şambra. Bir kez deniyorsunuz, iki kez deniyorsunuz ve diyorsunuz ki, “Bu işe yaramıyor. Çabalayıp duruyorum. Beynim anlamaya çalışıyor ve ben beynimi devreden çıkartamıyorum.” Beyniniz, ondan istenilen şeyi yapıyor. Beyniniz, nasıl yapılacağını bildiği yoldan bilgiyi işlemden geçirmeye çalışıyor. Yapılandırmaya ve tanımlamaya çalışıyor, tıpkı bir çömlekçinin çamura biçim vermeye ve onu tanımlamaya çalışması gibi.</p>
<p>Günün birinde çömlekçinin parmakları çamurdan kaysa ve çamur tanımlanamasa ya da biçimlendirilemese, çömlekçi kendini çok kötü hissederdi. Başarısız olduğunu hissederdi. Çok sinirlenir, hayal kırıklığına uğrardı, çünkü çamura her dokunduğunda, çamur bir yapı kazanmak yerine tanımını kaybedecekti, ve bir vazo yaratmak yerine, farklı unsurlara ve malzemelere dönüşecekti. Çömlekçinin gözü önünde eriyip gidecekti, ve işte tanımsızlıkla çalışmak, böyle bir şeye benzeyecek – şu anda sahip olduğunuz algının dışında kalacak.</p>
<p>Sanki şeyler parçalanıyormuş, çatlaklardan akıp gidiyormuş gibi hissedilecek. Sanki bir şeyi kollarınızla sarmaya çalışıyormuşunuz da yapamıyormuş gibi hissedeceksiniz. Bunun, size oynadığımız bir oyun olup olmadığını merak edeceksiniz, ve değildir. Bu, öteye geçmektir, yeni alemlere geçmek.</p>
<p>Yeni Enerji</p>
<p>Yapabildiğiniz zaman&#8230; şimdi burada yine kelimeler iletmek istediğimiz şeyi kısıtlıyor, ama yapılandırma ve tanımlama ihtiyacının ötesine geçebildiğinizde, gerçekten Yeni Enerji’desinizdir. Ve Yeni Enerji’de olduğunuz zaman, artık gerçekten onun yaşamınızda, dünyanızda, gerçekliğinizde nasıl uygulanacağını anlarsınız. Ve tekrarlıyoruz, kelimeler onu tarif edemez.</p>
<p>Kendiliğinden farklı bir dile mi yöneliyoruz? Evet, ama zihinden akan bir dile değil. Farklı bir iletişim yoluna mı yöneliyoruz? Evet, ama şu anki kısıtlamalara sahip olmayan bir iletişime. Tümüyle yeni bir gerçeklik anlayışına mı geçiyoruz? Kesinlikle. Kesinlikle.</p>
<p>Şambra, Yeni Enerji sınıfı, şimdiye kadar gitmiş olduğunuz yerlerin tümünün ötesine geçmek için kendinize izin verebilir misiniz? Bu, sanrılar gördüren bir yolculuk değildir. Bu bir zihin oyunu değildir. Bu bir yarışma değildir. Bu, kendine izin vermektir, tarif edilmeye, betimlenmeye kafa tutan alemlere gidebilecek kadar kendinden emin hissetmektir. Oraya daha önce hiç gitmediniz, bunu hemen söyleyeyim. Oraya daha önce gitmediniz. Bazı olağanüstü alemlere gittiniz – Kristalin alemlere, Doğurgan alemlere. Sizin yabancı diyeceğiniz alemlere gittiniz, ama buraya hiç gitmediniz. Bu, Yeni Enerji’dir. Tümüyle farklı bir odadır.</p>
<p>O yüzden son toplantımızda, Şambra, kendinizden ödün vermeyin derken, bu kadar empatik davrandık. Çünkü bu sonraki aleme geçerken, ödün vermediğiniz bir yerde durmuyorsanız, Açıklanamaz ve Tanımlanamaz Olan’ın sizi parçaladığını göreceksiniz. Elbette kelime anlamında değil, ama zihinsel düşüncenin güvenli bir alanı, rahatlık düzeyiniz, Şimdi ânında olma haliniz olarak hissettiğiniz şeyleri yerle bir edecektir. Ve gerçekliğinizin tüm çevrenizde yerle bir olduğunu hissettiğinizde, gerçekliğinize anında geri dönecek ve onu yeniden-biçimlendirmeye, ona yeniden-tutunmaya çalışacaksınız.</p>
<p>Ruh</p>
<p>Size, buranın, betimlenemez olanın bir başka niteliğinden söz edeyim. Evet, ona büyük Bilinmeyen, büyük Tanımlanamayan diyebilirsiniz. Burası ayrıca, bir ruhun – ruhunuzun – ne olduğunu gerçekten anlamaya başlayacağınız yerdir. Ruh bir kimliktir, benzersiz bir kimlik – sizin Tanrı ya da Can diyeceğinizin size has, eşsiz ifadesi. Ruhunuz budur. Ama ruhunuz aynı zamanda tanımlanamazdır, yapılandırılamaz, kontrol edilemezdir. Zihniniz, ruhunuzu ele geçiremez – böyle tasarlanmıştır, anlaşma budur.</p>
<p>Böylece, sizin ruhsal benliğiniz diyeceğiniz şey – ve bu yine geliştirilmesi gereken bir kelimedir – ama gerçek siz, bu alemlerdedir. O, kısıtlı, fazlasıyla yapılaşmış, zihnin hüküm sürdüğü kontrol edici ve baskıcı bir çevreye ve fazlasıyla belirli ve fazlasıyla esneklikten yoksun bir çevreye gelemediği gibi, bir anlamda da bunu istememiştir. O nedenle, Tanımlanamaz Olan’da siz kendinizi yepyeni bir açıdan bilmeye başlayacaksınız.</p>
<p>Onunla çalışın Şambra. O, Bilinmeyen’dir, Açıklanamaz Olan. Bu enerjilerle çalışın. Çok istiyorsanız sinirlenin, kendinizi engellenmiş ya da yılgın hissedin, bunları baskılamak zorunda değilsiniz. Ve bu, bu arada, işte ödün vermektir. Kızabilirsiniz. Bozulabilirsiniz. Sinirlenebilirsiniz, ama onlarla çalışmayı sürdürün. Muazzam bir desteğe sahip olacaksınız.</p>
<p>Bu, bu arada, son toplantımızdaki Şaud’umuza bağlanıyor, Tesla enerjilerine, yeni icatların, yeni anlayışların enerjilerine. Tümü birbirine bağlanıyor. Bu basittir, size verilen görev, ev ödevi, buna her ne demek istiyorsanız – genişlemeniz – Tanımlanamaz’a gitmektir.</p>
<p>Zihne ne oluyor? Kelimelere ve tanımlamalara duyulan gereksinime ne oluyor? Kavranamaz olanı kavramaya çalıştığınızda ne oluyor? Oraya gidin ve araştırın, keşfedin Şambra.</p>
<p>Asla yalnız değilsiniz, çünkü biz, Yeni Enerji yolculuğunda sizinle birlikteyiz.</p>
<p>Ve öyle değildi.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 9: “Tanımsızlık”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Nisan 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, soru ve yanıt alanına geldik. Burada White Eagle ile oturmak, gerçekte ne sorduğunuza bakmak, sizin benliğinize bakmak, ben Tobias için bir onur. Şimdi, çoğunuz şunu anlamıyor, biz size bu yanıtları verdiğimizde, çoğu kez size yalnızca kendi yanıtlarınızı yansıtıyoruz. Biz kendi yanıtlarımızı yaratmıyoruz, sadece, sizin daha keşfetmediğiniz ve zaten içinizde olan yanıtları size geri veriyoruz. Bu yanıtlar sizindir. O yanıta siz sahipsiniz. Biz yalnızca onu daha iyi anlamanıza yardım ediyoruz.</p>
<p>Şambra’nın dönüm noktası diyeceğimiz bu toplantının bugünkü mesajı basittir: Tanımsızlık – zihinden çıkmak, kelimelerden çıkmak, enerjiyi yapılandırma ihtiyacından çıkmak – uzun, çok uzun zamandır ne fiziksel, ne de fiziksel olmayan bir alemde deneyimlemediğiniz bir yeni özgürlük türüne girmek.</p>
<p>Enerji, kendi doğası gereği, tanımlara girer ve çıkar. Bu, evrensel bir fizik ya da evrensel bir prensiptir. Enerji, tanımlara girer ve çıkar. Peki enerji, yapısı çözüldüğünde nereye gider? Tanımlanmamış-olana, yapısız-olana. Kendi içine geri döner. Sizin insanca sözlerinizle, varoluşun nötr hali diyeceğiniz hale geri döner, ama bu bile onu fazlasıyla tanımlamak demektir. Enerji sürekli tanımlara girer ve çıkar.</p>
<p>İnsan ve hatta melek bilinci tanımlanmıştır. Siz yalnızca tanımı ya da yapısı olan enerjileri algılıyor ve onlarla uğraşıyorsunuz. Böylece şimdi, Tanımsızlığın çok yeni ve farklı bir alemine genişleyeceksiniz.</p>
<p>Bunu algılamanın başlangıç aşamalarından geçerken, sahip olacağınız en muhteşem araçlardan biri de nefestir. Solumak, zihni yatıştırır, bedeni yatıştırır. Solumak, sizi aynı zamanda tanımlanmamış, betimlenmemiş ya da tarif edilmemiş, ve yapılanmamış enerjilerin potansiyellerine açacaktır. O nedenle, nefes almayı kullanın. Bu yepyeni Yeni Enerjiye girerken solumayı kullanın.</p>
<p>Böylece, bugünün sorularına başlamaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Geçenlerde, Viktor Stepanovich Grebennikov adında bir Rus bilim adamının yazdığı makaleye rastladım&#8230;</p>
<p>TOBIAS: hmm&#8230; (konumuzla) ilgili bir soru&#8230;.</p>
<p>LİNDA: Yeterince ilgili. Yeniden denememi ister misin? &#8230;.. ve onun şimdilerde öldüğünü sanıyorum, ama Sibirya arısının altında bulduğu bir yapıyı kullanarak, yerçekimine karşıt bir yöntem keşfetmiş.</p>
<p>Bu arının yalnızca Sibirya’da olduğu söyleniyor, ama adı makalede açıklanmamış. Ayrıca sanırım bu araştırmaya hükümet ya da hükümetler engel olmuş. Bu bilim mi, yoksa bilim kurgu mu? Eğer gerçekse, Bay Grebennikov’u çağırıp bize bunun hangi arı olduğunu ve yazısında yalnızca kısmen anlatılan taraklı kısmın alt karın bölgesinin neresinde bulunduğunu söylemesini sağlayabilir misin, ve ayrıca, gerekli ayrıntılar göz önüne alınarak inşa edilip çalıştırıldığında, yer çekimine karşı koyacağını iddia ettiği ve yazısında gösterdiği uçuş platformunu nasıl inşa edebiliriz?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bugün için çok uygun bir soru, çünkü biz bir kez daha, enerjinin tanımlara girip çıkmasından söz ediyoruz. Şimdi, gidip de sevgili bilim adamı dostumuzu buraya geri getirmek, şu anda gerçekten hiç birimizin işine yaramayacaktır. Ve hatta orijinal yazılara geri gitmeye çalışıp da&#8230; hükümetin bunlara el koymuş olması ya da onların kaybolmuş olması ya da her neyse, önemsizdir. Burada önemli olan, bu anti-madde – anti-çekim- bilincine girilmiş olmasıdır. Gerçi bu, insanlık bilincinin gerçekten de uzak bir köşesine tıkılmıştır ama, çok keşfedilir, erişilir haldedir.</p>
<p>Anti-madde fiziğine ve daha doğrusu, enerjinin tanımlara girip çıkma gerçeğine, yerçekiminin bir enerji formu olarak uygulanması hakkında epeydir konuşuyorum. Bilim adamları ve fizikçiler ve metafizikçiler, anlamak amacıyla bir kez gerçekten enerjilerini genişletmeye başladılar mı, bunların hepsi kesinlikle mümkündür, ama her zaman tanımlanamayacaktır, ve o zaman, bunlar pratik uygulamalar için bu gerçekliğe daha çok gireceklerdir.</p>
<p>Son toplantımızda sözünü ettiğimiz gibi, Tesla, buluşlarının bazısında ilerlemek amacıyla belli bir grupla çalışmak için geri geldi. Ve o, şu anda fiziksel olmayan bir biçim içinde Dünya’ya geri gelip de türlü gruplarla çalışan, sizin deyiminizle bilimsel bir varlık ya da mucit değildir. Yeni Enerjinin gelmesi için bir çağrıda bulunuldu, ve o, bilinç yoluyla geliyor, bugün burada yaptığımız gibi. O, icatlar yoluyla geliyor ve türlü farklı kapılardan geliyor, ve bu arada, bu kapıları gidip de açmak zorunda da değilsiniz. Onlar, bilincin kendi talepleri doğrultusunda açılır. Bu araçların hepsi şimdilerde Dünya’ya geliyor. Hiç bir hükümet, din ya da zengin ve varlıklı grup bunu durduramaz, çünkü bilinç, kendi genişlemesini talep ediyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Geçmişteki deneyimlerim, içsel bilişimle gerçekten güçlü bir bağlantıya sahip olduğum ve herşeyin yolunda gittiği yönündeydi. Ama şu son üç yıldır, içsel bilişimle daha az bağlantıda olduğumu hissetmesem de, herşey o kadar da yolunda gitmiyor. Böylece bu, iki kademeli bir soru. Birincisi, bundan ne çıkarmalıyım? Ve doğal olarak ikincisi de, hallolacağını düşündüğüm gibi hallolmadığında, güvenmeyi nasıl sürdürürüm? Ya da nasıl hallolacağını düşünmesem de, çünkü (sonuçlara) çok da bağlı olmadığımı hissediyorum, ama&#8230; her neyse, sorum bu.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bu soruyu biz alacağız. Aziz White Eagle. (yoğun kahkahalar) senin sorun tam olarak Tobias’ın sözünü ettiği, o tanımlanamaz olan yerle ilgili. Çoğunuz bilişinizi, onu bulmaya alışık olduğunuz aynı odada aradınız, oysa şimdi tanımlama bağlarını bırakıp, bilişinizi bütünsel bir yerde aramak durumundasınız. Kendinizi evrenin her yerinde bulacaksınız. Ve böylece tatlı melek, bilişini aradığın o yeni yerde aktif bir sabır sergilemen önemlidir. Ve bu da şu anlama gelir, gördüğünü görmeye çalışıp durmak değil, bu tanımı olmayan yerde bir şey görmediğinde, rahat olmayı sürdürmek, salıvermeyi sürdürmek, bütünsel olmayı sürdürmektir.</p>
<p>Sen, bağlı-olmamak kelimesini kullandın – bu mükemmel bir tutumdur. Ve bilişin ortaya çıkacaktır, ama o yeni odada, eskiden olduğu gibi, geleceği görmek için iradeni kullanamazsın. O nedenle sevgili varlık, önce yeni beceriler gereksineceğin ve o bilişi bilmeni sağlayacak o yere gitmeye çalış ve sonra yanıtlar gelecektir, ama kelime olarak değil. Tepeden inen simgeler halinde de olmayacaklar. Yanıtlar o kadar süptil, o kadar ince olacak ki, en aydınlanmış varlıkların bile gözünden kaçabileceklerdir. Ama sen o sessizlikte, o dinginlikte olduğunda, kulakların uyumlanacak ve sen, “Ben gerçeği duyuyorum” diyeceksin. Ve gerçek, bir şarkı ya da bir ses tonu olacak. Bir kelime olmayacak başlarda. Ve sonra, sen o şarkıya ya da ses tonuna genişlediğinde, yalnızca yanıt gelmekle kalmayacak, başarmanın enerjisi de orada olacaktır.</p>
<p>TOBIAS: Ve buna düşünce-olmayan bir düşünce ekleyecek olursak (kahkahalar), sen ilginç bir yorumda bulundun. Dedin ki, “hallolmuyor.” Kime göre? Bunun altında yatan nedir? Üstünde yatan nedir? Gerçekte olan biten nedir? İnsanın, küçük insanın, “işe yaramıyor” demesi, açıkça sonuca ilişkin beklentiler yüzündendir. Sen onun olduğu gibi olmasına güvenmiyorsun, anlıyor musun. O küçük insan benliği, olduğun o güzel pırlantanın yalnızca tek bir fasetasına bakıyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Mesaj tahtasındaki rolümün amacı, daha büyük resmi nedir? Son birkaç yıldır, aramızdan, sayısı beş ile elli arasında değişen kişi, mesaj tahtasının ışık sütunlarını oluşturdu. Yazdığım mesajların sayısına ben bile inanamıyorum. Sanki oraya yazmak hiç enerji gerektirmiyor. Çok keyifli ve kolay. Şimdi bunları yazarken Şaud mu yapıyorum? Yazdığım şeylerin kendimle ilgili olduğuna mı inanıyordum? Çok derinlerde, sanki yazdıklarımı yalnızca kendim için yazıyormuşum gibi hissediyorum. Yazmanın dışında başka şeyler yapmaktan zevk alıyorum. Ayrıca, güvenli Şambra alanının dışında yazdığım zaman, okuyucuların ya da alıcıların benden beslendiğini hissetme dinamiğinden de hoşlanmıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Buna bir rol olarak bakmayalım, çünkü bu belli bir yük ya da sorumluluk getirir, ama buna, kendini başkalarıyla paylaşmanın, kendini ifade etmenin bir sevinci, bir fırsatı olarak bakalım. Ve bu mesaj tahtası genelde enerjinin sürekli tekâmülüyle ilgili, gözlemlemek yoluyla hareket etmekle ve sonra algılardan geçerek bir sonraki, ve bir sonraki düzeylere geçmekle ilgili. Bu da, bildiğin gibi, tartışmadan tut da, anlaşmazlığa, dramlara kadar herşeyi beraberinde getirir. Ama&#8230; o bir&#8230; bu mesaj tahtasına, hepinizin türlü roller oynadığınız, enerjilerinizi dışa vurduğunuz bir Yeni Enerji sahnesi ya da tiyatrosu diyelim. Böylece orası, orada yaratılmış olan güvenli alandır.</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz, güvenliğin bir karar olduğunu da eklemek isteriz; eğer sen, Şambra’nın güvenli alanı dışında kalan enerjilerin senden beslendiğine karar verdiysen, öyle olacaktır. O nedenle, güvenlik senin kendi içinden gelir. Dış koşullardan sağlanmaz. Ve bu hepiniz için geçerlidir, bu Yeni Enerji dünyasına geçtiğinizde, güvenlik için dışarda kanıt aramayın, onu cesaretle kendi yüreğinizde taşıyın.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias ve White Eagle. Ben gizemli bir Şambra cinayet öyküsü yazdım ve onunla ilgili önerini almak istiyordum. Ama özellikle de onu yayınlamak ve üstelik kendim yayınlamak hakkındaki görüşlerini. Ayrıca bir de Dale’in sormamızı istediği bir soru var. Soru şu, “O kulübede inzivaya çekilen (ya da çalışma yapan) grup olarak bize ve o enerjiye ilişkin güncellemelerde bulunabilir misin? Bir grup olarak yapmamız gereken bir şey var mı, ve neden hepimiz biraraya getirildik?”</p>
<p>WHITE EAGLE: Tobias, buna sen başla istersen.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, nasıl bildin! (kahkahalar) Evet, bu ilginç. Yayıncılık yoluyla ifade etme fikri – ah, biz bununla ilgili saatlerce konuşabilirdik – ama Şambra artık bu konuda kendi potansiyelini yaratıyor – elbette bizim önerilerimiz ve yüreklendirmemizle – çok yakında, adı Crimson Yayıncılık ya da Crimson Press olacak bu haberi duyacaksınız. Bu, Şambra’nın kendi çalışmalarına, bu ister müzik, ister yazı olsun, bir çıkış kapısı sağlayacak.</p>
<p>Yayıncılığı kendin mi üstlenirsin yoksa dışarda başka birine mi gidersin, bunu belirlemek bize düşmez, ama yine de enerjisel önerimiz, herkesin kendi yayıncılığına soyunmaya başlamasıdır. Bu, çalışmanızı bir tür sahiplenmenizi yaratır. Yarattığınız şeyi ortaya serdiğinizde oluşan şey, ister basılı metin, ister müzik olsun, ortaya serdiğiniz şey meydana gelen enerji dinamiklerini anlamanıza izin verir ve onun ortaya çıkıp açılmasına izin vermenizi sağlar.</p>
<p>O nedenle, şu anda herşeyden çok, senin için bir uçurumu aşma zamanının geldiğini söylemek zorundayız. Bir yazar olmaktan bir yayıncı olmaya geçmek ve ifadelerinin dünyaya açılmasına izin vermek zamanıdır. Bu, mesajı dışarıya açabileceğini kabul etmekle ilgilidir. Birçok Şambra, “Ama ben sadece yaratıcı kısmını yapabilirim, diğer işlerden – pazarlamadan, enerjiyi genişletme kısmından – anlamam” diyerek yapay bir engel oluşturuyor. Oysa anlarsınız, ve Kırmızı Çember’in içinde buna yardımcı olacak ve şimdiden oluşturulmuş olan bir mekanizma var, ve çok yakında onunla ilgili haberleri duyacaksınız.</p>
<p>Kulübedeki çalışmaya ve gruba gelince, bu grup, daha önce birlikte olmuş bir gruptur, birkaç yıl önce çok güçlü bir bağ kurmuş olan bir gruptur, sizin uyku hali dediğiniz haldeyken, ya da pek de düşünceler içinde olmadığınız bir haldeyken, başka alemlerde birbirini destekleyen bir gruptur, ve bu grup – nasıl desek – sizin belli bir göreviniz yok. Yapmanız gereken belli bir işiniz yok, ama birbirinizle çalışmanız, çok sevecen bir dinamik yaratıyor. Gerçekleştirilmesi gereken belirli bir çağrı yok, anlıyor musun.</p>
<p>Bu grupta gördüğümüz bir şey de, grubun enerjisine biraz fazlaca odaklanmış olmanız. Biraz daha özgürlük sağlanmalı. Ben şimdi şöyle bir şey önereceğim, birlikte zaman geçirdiği için birbiriyle yakın bir bağ geliştirmiş olan bu grup, şu tanımsızlık kavramını araştırsın – gerek bireysel olarak, gerekse bir grup olarak – ve bu yeni alemlere giderek, birbirinizle oluşacak o inanılmaz değişimi izleyin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bizim bir sorumuz var. Kitabının adı ne?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Adı ya “Yeni Çağda Cinayet” ya da “Ölüm Çemberi” olacak.</p>
<p>WHITE EAGLE: Peki. Ve tabi, o iki adı yanyana koy ve hangisi en fazla enerjiyi yayıyor bak, ve sonra arkadaşlarından da adın kendisine enerjilerini koymalarını iste, çünkü bu da ifadenin bir parçasıdır. Bir projesi olan herkes, projenize bir ad verin ve onun için bir sembol, bir simge oluşturun ve ışığınızla onu ziyaret etmeyi sürdürün ki, ona enerji vermiş olun.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Görünüşe göre, Tesla, hayatının son on yılını New York’ta 3327 no’lu bir otel odasında yaşamış. Tesla’dan söz ettiğin Şaud 8, 3/3/2007 tarihinde yapıldı. Bu sayının bir anlamı var mı&#8230; yoksa tesadüf mü?</p>
<p>WHITE EAGLE: Seninki de bir tesadüf. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Buna fazla bir anlam katma. Hem evet, hem hayır. Doğal olarak meydana gelen eşzamalılıklar vardır. Bunlar, enerji kendini uyumlarken, doğal olarak meydana gelirler. Ama bunun gerisinde bilinmeyen ya da gizemli büyük bir anlam aramaya başlarsan, bunun yalnızca bir eşzamanlılık olduğu gerçeğini kaybediverirsin. Kendini, kendine güvendiğin bir düzeye ve Yeni Enerji akışına bıraktığında, eşzamanlılıklar da doğal olarak meydana gelir. Bunlar, “Tamam, anladın işte. Enerjileri uyumluyorsun” diyen küçük dürtüklemelerden başka, gizemli bir şeyler anlamında değildir.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bir şey söyleyebilir miyiz? Söyleyebiliriz. Söyledik bile. (kahkahalar) Biliyorsun, bugün o farklı odalara gittik. Düşünce odaları ve kelimelerin odaları, ve en zeki insanların, zekâları yüzünden geri zekâlı olduğunu görüyoruz. (kahkahalar) Ve kelimeler odasından hızla geçip gidebilirsiniz, bu size, orada durmak ve herşeyi tanımlamaktan çok daha yararlı olacaktır. Ve bazen, sizin fazla düşündüğünüze inanıyoruz. O nedenle, anti-yerçekimi için arıların altına bakma (kahkahalar) dürtüsünü hissetseniz bile, belki de sadece Tanrı’ya gitmeniz ve yanıtı orada aramanız gerekir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Hoşgeldiniz tüm büyük varlıklar. Benim sorum şu, artık kalmak istediğime göre, işim, Şambra’yı ve Yeni Enerji’yi destekleyecek mi, yoksa yeni bir birikim mi çıkacak önüme, yoksa bugün yalnızca dinleyen biri miyim?</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz başlayalım. Birikiminin yeni bir yola döküleceğini, arkasında pek de yapılanmamış bir yeni enerji olduğunu hissediyoruz. Daha fazla özgürlük olması gerekiyor – üstelik biz senin sözünü ettiğin şeyin ne olduğunu bile bilmiyoruz, onun yalnızca enerjisine bakıyoruz. Genişlemeyi ve daha çok özgürlüğü gereksiniyor, ve sevgili varlık, orada hayatta kalma dürtüsüyle ilgili ya da belki fikrin hayatta kalmasıyla ilgili hâlâ bir korku var, ve biz seni derinden kutsuyoruz. Zerafet ve kutsama içinde yürü, ve sonra bırak fikirler o tanımsızlık alanından gelsin, böylece onlar, aşağıdan ittirilmek yerine, yukardan süzülerek gelir, anlıyorsun değil mi.</p>
<p>TOBIAS: Hemfikiriz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, herşeyden önce, hepimizi böyle esinlendirdiğin için çok teşekkürler. Seni dinlemeye bayılıyorum. Umarım bunun özel bir soru olması sorun yaratmaz, ama biraz çaresiz bir haldeyim. Bende osteoporoz var ve iskeletimin parçalandığını hissediyorum, ve bunun neyle ilgili olduğunu ve ne yapabileceğimi bilmek istiyorum. Ortada hiç bir neden yokken kemiklerimi kırıyorum. Burada, Dünya’da kalmaya ve bir Öğretmen olmaya yardım etmeye karar verdiğimi hissediyorum, ama sanki tüm temelim parçalanıyor. Neler oluyor? Nefes alıyorum ve Bayrak Teknolojisi’ni uyguluyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu bizim için zor ve üzücü, çünkü&#8230; insan bedenine olanlar, yaşamın zevkini çıkarma yeteneğini de etkiliyor. Şu ara gördüğün şey, belki de tüm şu yapılanmaların parçalanması kavramının fazlasıyla tezahür etmesidir. Ve bu bir anlamda, enerjisel olarak fiziksel sistemine girmiş halde. Ve öyle olması gerekmiyor.</p>
<p>Nefesle çalışmak, en önemli şey. Sen o sürece girdin ve ona kesinlikle devam etmen konusunda seni yüreklendireceğiz. Bayrak Teknolojisiyle çalışırken, daha pek anlayamayacağın sezgilere, içgörülere sahip olacaksın. Biz bu çalışmayı geçenlerde İsrail’de başlattık, ve bugünden itibaren bir hafta boyunca da sürdüreceğiz. Kendini-şifalandırman konusunda sana özel rehberlik alacağız, ama sonuçta önemli olan, bedeninin, kendini nasıl tamir edeceğini, yenileyeceğini ve temizleyeceğini bildiğine, tümüyle ve koşulsuzca güvenmendir.</p>
<p>Bedeninde, tüm bu bozulma, yıkılma işlemini kesinlikle durduracak tüm bileşenlere, zerrelere, tüm enerji dinamiklerine sahipsin. Ve bunlar yalnızca durdurmakla kalmaz, birçok yapıyı yeniden inşa edebilir. Senden, çıkacak olan Bayrak Teknolojisi kursunu dinlemeni, anlamanı ve yaptığın şeye güvenmeni isteyeceğiz, çünkü sana enerjisel olarak baktığımızda, nefes çalışması yaptığın ve Bayrak Teknolojisinin bazı çok temel ögeleriyle çalışmaya başladığın halde, inanılmaz bir korkunun hâlâ var olduğunu, ve – herşeyden çok – bunu yapabileceğine ilişkin muazzam bir güven eksikliği, kendine karşı kesin bir güvensizlik olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Senin hâlâ biraz hile yaptığını, dışarıya bel bağlayıp Ruh’tan talep ettiğini görüyoruz&#8230; şu ara şifacılara ve durugörüsü olan kişilere gidiyorsun, yani dışarda arıyorsun. Bayrak Teknolojisi, bedeninin kendini yenileyebileceğine güvenmeni tümüyle talep eder. Bedenin bunu nasıl yapacağını bilir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz bir şey eklemek istiyoruz. Temellerinin çöktüğünü hissedenlere sesleniyoruz, bu ister bedeniniz, ister parasal durumunuz, ister ilişkileriniz olsun, Tobias’ın söylediği bir şeyi geliştireceğiz. O çömlek hamurundan söz etti. Ve çömlek hamuru ve çamuru ile, bitmiş bir ürün arasındaki fark, ateştir, fırındır. O nedenle, bir şeylerin parçalandığını görüyorsan, nasıl bir ateşe dokunmaktan ve onun içinden yürüyüp geçmekten korkuyorsun? Başka yöne bakmana neden olan şey nedir? Ateşinin ne olduğunu bul, ve büyük bir olasılıkla ondan korkuyorsundur. Tanrı, korkunun öbür yanındadır. Ve o ufalanan çamur, bu ateş sayesinde güçlü ve fırınlanarak bitirilmiş bir parça haline gelir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias ve White Eagle. Bu soru, işimle ilgili. Yaklaşık 15 yıldır duygusal şifa ve bunun mentorluğunu ve koçluğunu yapıyorum ve tüm bu süre boyunca işim hep dönüşüp durdu. Ve ben bu işi sürekli geliştirdim, kendi bulunduğum noktayı temel alarak sürekli değiştirdim ve şimdi öyle bir noktaya geldi ki, eski terminolojiyi kullanmadan çalışmayı nasıl tanımlayacağımı bilemez oldum. Ve ben hep yapıya bakıyorum – ya da geçmişte öyle yapıyordum – ve şimdi nasıl&#8230;. sanki biraz kum ayaklarımın altından kayıyormuş gibi ya da belirsiz, tarafsız bir bölgedeymişim gibi hissediyorum, ve sadece, bununla nasıl başa çıkacağım konusunda yardım istiyorum.</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz başlayabiliriz.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bu kanal, gözleri kapalı olduğunda, ne zaman konuşacağını bilmekte çok zorlanıyor (kahkahalar) (çvr. Linda’dan söz ediyor) Kocası, onun gözlerini daha sık kapamasını arzuluyor! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Sevgili aziz dost, geliştikçe işinin de gelişmesine izin vermekle ve kendine çektiğin insanların sana, eriştiğin bir sonraki gelişme düzeyini yansıtmasına izin vermekle, harika bir iş görüyorsun. O yüzden, kelimelere ve betimlemelere fazla güvenme. En iyi kelimeleri bul ve onlara enerjini yerleştir. Etiketleme biçimin ne olursa olsun, ona enerji ve ışık yerleştir. İnsanlar, kelimelerin tanımlanması yüzünden sana gelmeyeceklerdir, onlar, seni düşündükleri zaman ya da biri senden söz edip de adını andığı zaman, onlara çarpan ışık varlığın yüzünden geleceklerdir.</p>
<p>Böylece hepiniz, tekrarlıyoruz, en iyi kelimeleri bulun ve sonra salıverin – en iyi kelimeler bile yeterince iyi değildir – ve bu yine doğrudan Tobias’ın söylediği şeyle bağlantılıdır. Enerjinizi, ışığınızı yerleştirin&#8230; ve biz, şu anda mikrofon bizde olduğu için, sizden, hepinizden, ışık “işçileri” ve ışık “tutucuları” olmaktan hemen şimdi vazgeçmenizi isteyeceğiz, böylece daha çok “olabilecek” ve bunun “işiyle” daha az ilgili olacaksınız. Böylece sevgili kardeşimiz, kesinlikle doğru yoldasın, ve aslında o kadar da önemli olmayan bir şey için kaygılandığını düşünüyoruz. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Buna bir eklemede bulunacağız. Danışmanlık ve şifa sürecinin şu aralar sürekli ve ne kadar hızlı değiştiğini anladığın için seni övüyor ve saygılarımızı sunuyoruz. 20 yıl önce yeni olan yöntemler şimdi ya eskidi ya da uyumlanmayı ve değişmeyi öğrendi, çünkü şu an herşey – bilinç, herşey – büyük bir hızla değişiyor. O nedenle, White Eagle’a katılıyoruz, adın pek de önemi yok. Ancak yine de, çok iyi olmayan, pek uymayan bazı adlar var, ama çalışmanı tanımlamak için, daha açık bir yapıya sahip olan kelimeler kullan. Kalbinden gelen kelimeleri kullan, ve herşeyden çok, bunu seçtiğin an, bir adın bile gelişebileceğini ve değişebileceğini anla. Herhangi bir şey yüzünden o adın içinde kilitli kalmış değilsin. Ve tekrarlıyoruz,Şimdi Şifa Uygulamaları’nda, yöntemini sürekli değiştirdiğin için sana saygılarımızı sunuyoruz. Ki bu fena bir ad değil.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili varlık, bugün her kim buradaysa&#8230; (Tobias kıkırdar ve izleyiciler güler)</p>
<p>WHITE EAGLE: Bu sen olmalısın! (hem izleyiciler hem de Tobias daha çok güler)</p>
<p>9.ŞAMBRA: &#8230;. ben muhteşemim. Ben olan muhteşemliğim, benim tanrısal fahişe dediğim bir yanı da içeriyor. Bu yanım, cinsellik simyasını bilen ve aynı zamanda DNA’ya şarkı söylemeyi de bilen parçalarımdan oluşuyor. Ben bütün ve tamamım, ama yine de başkalarıyla, bir kişiyle bir rezonans hissettiğimde – erkek ya da kadın – birleşmekten haz alıyorum. Birleşmekten haz aldığım ve bedenleri olmayan dostlarım da var. Bütün olduğum için de, bunu deneyimden haz almak için yapıyorum, ama enerjilerimiz karıştığında başka şeylerin de olduğundan hiç kuşkum yok. Sorum şu: Tüm Şambra bunu yapmak potansiyeline sahip mi, yoksa bu ruhsal aileme özgü bir şey mi?</p>
<p>TOBIAS: Cinsellik enerjisinin gerçek görkemini anlama potansiyeline ve herşeyden de çok, bunun sadece kendini sevmek olduğunu anlama potansiyeline tüm Şambra sahiptir. Bu ille de fiziksel olmak zorunda değildir, hatta ille de, senin haz diye tanımladığın şey olmak zorunda da değildir.</p>
<p>Haz – biz bununla ilgili uzun bir söylev çekebilirdik – ama haz&#8230; hâlâ, Atlantis’ten kalma olup da hazza yüklenmiş olan çok eski kalıplar var. Haz bir tetikleyicidir. Uygun olmayan biçimlerde kullanıldığında, başkalarından enerji çalmaya, onları kapana kıstırmaya, manipüle ve kontrol etmeye yarayacak bir yöntem olabilir. Bu nedenle, bu ince çizgi, bu ince denge hep söz konusudur. Bu soruyu kendi içinde yanıtlaman gerekecek.</p>
<p>Ama sana bir ipucu verebilirim. Eğer bu yalnızca seks ise, ister fiziksel bir insanla fiziksel bir eylem, ister insan olmayan bir varlıkla fiziksel bir eylem algısı olsun, ben olsam buna bir daha bakardım, çünkü seksle ilgili, fizikselden çok daha fazlası söz konusudur. Seksten haz alınabilir&#8230; Saint Germain diyor ki, bir insanı, hiç fiziksel olmadan ya da hatta sizin cinsellik dediğiniz şey bile olmadan, orgazm noktasına getirebilirmiş. Bu, eşit ve dengeli bir enerji alış-verişidir, ama herşeyden çok, yuvada (kendinde) başlaması gerekir. Bu, kendini sevmekle ilgilidir.</p>
<p>Kendini sevdiğin bir alanda değilsen, dışarı çıkıp da fiziksel ya da hatta fiziksel olmayan cinsel ilişkiler kurduğunda&#8230; başkalarından beslendiğini görürsün. Tamamlanmak istiyorsundur. Kendini tam olarak sevdiğinde, işte ancak o zaman bu enerji alış-verişine ilişkin herşeyi tam olarak anlar ve artık “tanrısal fahişe” gibi terimler kullanmaz olursun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Aynen böyle! (kahkahalar)</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Santa Maria topraklarından selamlar getirdim. Sana şunu soruyorum, senden, yaşantımın bu anında bana ne söylemeni ya da hatırlatmanı istedim?</p>
<p>TOBIAS: Sence bir sakıncası yoksa, bu soruyu ben yanıtlayayım.</p>
<p>WHITE EAGLE: Olur.</p>
<p>TOBIAS: Özel olarak, hemen şimdi bu noktada, konuşmak üzere anlaştığımız şey, değişim zamanı olduğudur. Bu, uzun süredir ileriye atıp durduğun bir şey. Beklediğin, ama korktuğun bir şey. Arzuladığın ama yine de kaçtığın bir şey. Bu değişim kaçınılmazdır, çünkü onu zaten seçtin. Bu sanki şöyle bir şey, bir yolda ya da yönde gidiyorsun, ama şimdi sadece yönü değiştirmek değil, yolu da değiştirmek zamanı. O nedenle, sana geri soracağım soru şu: Zaman bu zaman mı? Bu değişimi şimdi mi istiyorsun, yoksa birkaç yıl sonra mı ona geri gelelim?</p>
<p>10.ŞAMBRA: Bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu senin seçimin, benim değil. Bana fark etmiyor. Bunu şimdi seçersen, buna gerçekten inanırsan – sadece şimdilik dile getirmen değil de gerçekten inanırsan – değişim meydana gelecektir. Soru şu, meydana gelecek şeylerin iyilik içerdiğini, tekâmül içerdiğini ve zaman zaman – nasıl desek – zorluk ya da meydan okuma olarak görünebilecek şeylerin, aslında sadece yeni bir yapılanma olduğunu kabul edebilir misin. Çünkü kendi enerjinin büyük bir bölümü, şu anki tanımından çıkmaya, başka bir yere gitmeye ve sonra yeni bir tanımlama için geri gelmeye hazır. Onun için, bu sana kalmış bir şey. Ama bu, burada bulunan ve dinleyen tüm Şambrayla birlikte Şambra Hizmet Merkezi’ndeyken, yeni yönünle ilgili kendi sahnende yer alman için güzel bir zaman. Teşekkür ederiz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Ve, sevgili varlık, ve değişim isteyen hepiniz, o atlayışı gerçekleştirmeye hazır olduğunuzda, solar plexus’unuza bir bakın, çünkü dünya ile kurduğunuz ilişkilerin çoğu ve düşünceleriniz, solar plexus’unuza bağlıdır. O bölge, ak ve karanın ve yapının ve iyinin ve kötünün ve korkunun ve kontrolün alanıdır. Ve oradaki kabloları sökün ve onları ait oldukları yere, sizi kontrol etmeyecekleri, sizi kanatmayacakları ve yeni adımlarınıza çelme takmayacakları yere, kalbinize bağlayın. Böylece sevgili varlık, senin varlığını ve dünyayı, hâlâ solar plexus’a bağlı tutan oldukça kalın kablolar görüyoruz. Ve hepiniz bunlara sahipsiniz, ama bu bağlantılar en çok da, yeni bir adım atmaya hazırlanırken size çelme takarlar – bir de neden bu kadar kiloluyum diye şaşıyorsunuz. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Hmmm, sanırım White Eagle ve ben birkaç tane daha almak istiyoruz.</p>
<p>LİNDA: Bunu Geoff mi söyledi?</p>
<p>TOBIAS: Imm, o gitti. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekâla, selam Tobias ve White Eagle. Kelimelerin olmadığı o yeni boyuta gitme kavramı, benim için yeni bir şey değil, ve sen bu enerjiyi tarif ederken, tanımın olmadığı o odayı, biraz rahatsız oldum, çünkü seni doğru duyduysam, bunun Ruh olmadığını, Tanrı olmadığını söyledin. Ve ben, tüm enerjinin yalnızca Tanrı’nın ya da Ruh’un bir tezahürü olduğunu düşündüm. O nedenle, seni doğru duyup duymadığımı bilmiyorum ama, sanırım bunun daha açık ifade edilmesine ihtiyacım var. Beynim bir tür açıklama istiyor.</p>
<p>TOBIAS: Zavallı beyin (kahkahalar). Beynini beslemek için yanlış yere geldin.</p>
<p>WHITE EAGLE: Sanırım o kelimeler odasında kaldı.</p>
<p>TOBIAS: Evet, önce ben başlamak istiyorum ve sonra White Eagle’ın söyleyeceği çok şey var. Seninle hemen şimdi şunu paylaşmak zorundayım. “Ruh”, “Tanrı” – herşeyden önce, Tanrı aşkına şu kelimelerden kurtul! (Tobias ve izleyiciler güler) Bunu bile – at onu! Ama senin Ruh, Tanrı olarak adlandırdığın, her neyse, hiç de enerji değildir. Tanrı enerjisel bir varlık değildir. Enerji yalnızca bir araçtır. Senin ruhun herhangi bir enerji içermiyor. Enerji sadece bir araçtır, ya da yakıt diyelim.</p>
<p>O nedenle, şimdi onunla derin bir nefes al! Görüyor musun? Şimdi beynin gerçekten karıştı! White Eagle, sen devral. İkinci raund.</p>
<p>WHITE EAGLE: Enerjinin ötesinde bilinç vardır. Bilinç, Tanrı’nın yapısına daha çok benzetilebilir çünkü o, enerjinin biçimi yarattığı düzlemdir, alandır, hiçliktir. Ve bu alanda, yalnızca o tanımlanamaz olan yere gitmene izin verdiğinde, gerçek Ruh’a geçmek için kendine izin vermiş olursun, ki gerçek Ruh, eski yollardan deneyimlenme yeteneğinin üstündedir. Eğer deneyim ihtiyacına tutunacak olursan, kendini deneyimsel bir dünyaya mahkum edersin.</p>
<p>TOBIAS: Ve&#8230;</p>
<p>WHITE EAGLE: Devam et.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. ve bilincin ötesinde bilinç-sizlik vardır. Ötesi, tanımsızdır. Bak, bilinç, bir şey alınmış ve tanımlanmış, ve belli bir biçimde yapılandırılmış demektir. Gerçi bilinç muazzamdır ve engindir, ama bilincin ötesinde ne yatıyor? Ve işte bu tam olarak bugün yaptığımız şey değil mi – bilinen her türlü bilincin ötesine geçmek, hatta Tanrı ya da Ruh tarafından bilinen bilincin bile ötesine. Ve bu, Yuvayı terk ettiğinizde, Ateş Duvarı’ndan geçtiğinizde hepinizin tam olarak yaptığı şeydi. Siz hiçliğe girdiniz, boşluğa. Ve şimdi burada yine tüm tanımları koymaya çalışıyorsun – buna Tanrı’nın ve Ruh’un tanımı ve kelimeleri de dahil – oysa bunun hiç bir tanımı yoktur.</p>
<p>Tanrı ya da Ruh’un olmadığı bir yere – korkusuzca – gidebilir misin? Ah, ah&#8230; çünkü&#8230; neyse, buna değineceğiz&#8230; şimdi felsefe yapmaya başladık. Kuthumi gerçekten gelip beni dövecek! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>11.ŞAMBRA: Tamam, sabahları ve akşamları 10 dakikamı ayırıp hiçliğimi genişleteceğim.</p>
<p>TOBIAS: Ah, evet.</p>
<p>WHITE EAGLE: Aynen.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, merhaba White Eagle. Ben uzun bir yoldan geldim. Avrupa’danım – Avusturya’dan – son birkaç yıldır birleşik devletlere çekildiğimi hissediyordum. Birkaç kez geldim ve bu sefer, nedenini bilmediğim halde Taos’a gelmem konusunda özel bir çağrı aldım. Anazasi ruhuyla çok güçlü bir bağlantımın olduğunu biliyorum, ama bu kez çok daha süptil (ince) bir nedenin olduğunu ve yeniden Anazasi ruhuyla bağlantı kurmanın gerekliliğini hissediyorum, ve bu konuda beni biraz daha aydınlatabilir misiniz diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: White Eagle?</p>
<p>WHITE EAGLE: Evet, biz başlayalım. Hepiniz, ruhunuzun an’daki bilişine güvenin, eğer Taos’a çekildiyseniz, bu yeterlidir. Sonra biletinizi alır, otelinizi ayarlarsınız, ve sonra da, ancak oraya vardığınızda ustalığın/maharetin etrafınızda kanat çırpacağını bilirsiniz. Bunun, bir Anazasi olduğunuz geçmiş bir yaşam mı, yoksa kabak çiçeği takılarından hoşlandığınız için mi olduğuna karar vermeye çalışmanız gereksizdir, ne olduğunun önemi yoktur. O nedenle, hepiniz içgüdülerinizi izleyin ve sonra da salıverin, çünkü gerçek yalnızca çiçek açması gereken anda çiçek açar. Senin Taos’a gitmen gerekiyor, ve bu, çok daha mucizevi şeylere yol açacak.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve burası büyülü enerjilerin olduğu bir bölgedir. Her yerde büyülü enerjiler var. Ayrıca bu bölgeye çekilmenin bir nedeni de, Kuantum Sıçrayışı kutlamalarımızın merkezi olacağı içindir, ve enerjileri oraya çekmek adına şimdiden orada büyülü şeyler oluyor. Ama evet, senin de söylediğin gibi, Anazasiler ile bir bağın var, ama Anazasi enerjisinin geri çekildiğini, ve her insan için, Dünya üzerinde Yeni Enerjiyi hareket ettirme zamanının geldiğini de biliyorsun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Eh, ikinizle birlikte burada olmak gerçekten keyifli. Ne armağan ama!</p>
<p>TOBIAS: Bizim için de ikinizle olmak bir armağan! (Tobias güler)</p>
<p>13.ŞAMBRA: Ya da kaç kişiysek! İkiniz de burada olduğunuz için benim iki sorum var. (Linda işaret eder “tek soru”) Yalnızca tek soru mu? Yalnızca bir tane mi sorabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Tamamdır.</p>
<p>WHITE EAGLE: Her birimiz bir yarısını alırız!</p>
<p>13.ŞAMBRA: Pekâla, başlıyorum. İlki şu, ben gerçekten, gerçekten Toprak Ana’yla bağlantıdayım – onu seviyorum – ve arılar konusunda kaygılıyım. Çoğu zaman ya da bir dolu yerde, arıların olmadığını duyuyorum. Şimdi bu ilginç, geçen gün evimin avlusuna çıktım ve arılar için erken olmasına ve karlı bir hava olmasına rağmen, küçük havuzumun çevresinde arılar vardı. Buna çok şükrettim, ama neler olduğunu açıklayabilir misiniz?</p>
<p>TOBIAS: Bir sonraki sorun kuşlarla mı ilgili olacak? (kahkahalar)</p>
<p>13.ŞAMBRA: Hayır, hayır! Yanlış tahminde bulundun! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Arıların, enerjisel olarak çok duyarlı yaratıklar olduğunu söylemeliyim, Dünya’daki birçok hayvandan ve böcekten çok daha fazla. Elektromanyetik örüntüye çok hassaslar, ve arılar yönlerini değiştiriyorlar. Dünya’yı terk etmiyorlar, yalnızca şu anda oynayacakları alanı değiştiriyorlar.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Tamam, peki. Buna ekleyeceğin herhangi bir şey var mı White Eagle?</p>
<p>WHITE EAGLE: Hayır, bu yanıt yeterince iyi. Onlar için kaygılanma, onları yalnızca sev ve gördüğün zaman da değerini bil.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Ah, iyi. İkinci sorum, kocam uyku apnesi geliştirdi, ve biz bunun kaynağına baktık, üzerinde enerji çalışması yaptık. Ama sanki bunu nasıl çözeceğimizi bulamadık. Bu konuda bize yardımcı olabilir misiniz? White Eagle.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bir şey var&#8230; onun başına bakıyoruz ve&#8230; hmmm&#8230; belki hafif bir mini-felç durumu olmuş, bunun için kullanılan kelime her neyse, bu başka bir değişime neden olmamış ama kocanın bazı kalıpları değişmiş. Ve tekrarlıyoruz, uyku sırasında olan şeyler için, kendi değerini bilme hislerine ve korkusuzca uykuya dalmak konusuna bir göz at. Nefes sorunları olduğu zaman, genelde çok derinlerde yatan bir korku söz konusudur, ve kocan, uykusu sırasında bu korkuyla bağlantı kuruyordur.</p>
<p>TOBIAS: Ve ben de buna bir kelime ekleyeceğim. White Eagle’in söylediği kesin, korku var. Uyku sırasında meydana gelen, ve insan benliği ile benliğin diğer düzeyleri arasındaki bağlantı açısından çok önemli olan, doğal bir kalıp vardır. Kocan, uykusunda gezinirken bir blokaj oluyor ve geceleri enerjisinin tümüyle genişlemesine izin vermiyor. Ve White Eagle’in de dediği gibi, buna kesinlikle meydana gelen bir korku neden oluyor. Ve bu da, normal uyku düzeninde bir kesintiye neden oluyor, ve biz oldukça garip bir şey önereceğiz, ve yalnızca bu durum için. Bu, bütün uyku apneleri için geçerli olan ve iyileştiren bir şey değil, ama şöyle diyelim, burada enerjisel ve aromatik bir tetik söz konusu. Biz kocanın tarçın kullanmasını önereceğiz, en azından her gün, yaklaşık yarım çay kaşığı dolusu tarçın yemeğe ya da herhangi bir şeye karıştırılmalı. Ve buna en az 21 gün devam edilmeli. Tarçın tedavi değildir, tarçın bir tetiktir.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Tamam. Teşekkür ederim, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias ve White Eagle. Ben bilimsel bir grupla çalışıyorum ve senin bu enerjilerin ve teknolojilerin, hükümetlere aldırmadan ortaya çıkacağını söylemen, beni cesaretlendirdi. Ama benim sorum, grup içindeki iki ayrı görüşle ilgili. Bazıları, tarihimizde mucitlere uygulanan baskı ve şiddet yüzünden, bir muhakemeye ya da ayırt etmeye ihtiyaç duyulduğunu hissediyor. Grubun başka bir bölümü ise, bilirsin işte, kaygılanmayın çünkü kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratıyoruz, ve işte, doğru şeyi imgeleyecek olursak, karşı çıkacak bir dinamik oluşturmayız ve doğru olan olur, gibi hissediyor. Ve ben sanırım, bu bakış açılarından biri mi yoksa her ikisi de mi geçerli diye merak ediyorum. Ve bunlar dua eden ve imgeleyen ve sezginin ve bu tür şeylerin değerini bilen insanlar.</p>
<p>TOBIAS: White Eagle, önce sen mi?</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz yalnızca bir şey söyleyeceğiz. Bu duruma bağlı&#8230; ayırt etme kötü bir şey değil, ayırt etme önseziden mi geliyor, yoksa korkudan mı? Ayırt etme, yaptığın şeyi organize etme biçimidir, o nedenle de kişinin önsezilerinin çok etkili bir ifadesidir. Ama eğer ayırt etme solar plexus’tan geliyorsa, korkudan geliyorsa, o zaman o önseziyi kapatıverir. Böylece yanıt, ayırt edici olmak ve geleceği yaratmayı sürdürmektir.</p>
<p>TOBIAS: Ve gerçekten, Dünya enerjisinin, bilincin, daha birkaç yıl öncesine göre çok farklı olduğunu da anla, hele icatlarda bir açılımın olduğu ve bir dolu mucitle alay edilen 50 yıl öncesine göre kesinlikle çok daha farklı. Yani enerji şimdi farklı. Siz Dünya üzerinde öyle bir bilinç yarattınız ki, şeyler anında olabiliyor, insanlar artık şeylerin ötesine geçmeyi arzuluyor, teknolojiye duyulan gereksinim – ona duyulan arzu ve onun açıklığına duyulan arzu &#8211; şu anda çok, çok fazla, ve artık herhangi bir kuruluşun, grubun ya da hükümetin herhangi bir şeyi gizlemeye çalışması çok zor.</p>
<p>Hâlâ korku içinde yaşayan, hiç endişelenmemeleri gereken şeyler hakkında endişelenip duran, şu gizli hükümetler ve kuruluşlarla ilgili kaygılanan insanların olduğunu biliyoruz. Ama, dünyanın potansiyelini değiştirecek bir şeyi icat edebileceğini ve onu tam anlamıyla 30 saniye içinde tüm dünyayla paylaşabileceğini farkında mısın? Buna artık engel olunamaz. Bilinç buna izin vermeyecektir.</p>
<p>WHITE EAGLE: Harika.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben, SR denilen bir şifa yöntemiyle çalışıyorum, ve bu yöntem, temelde bedende yapılan enerjisel uyumlamalarla ilgili, ve çoğu zaman yaptığım şeyden çok eminim ve birkaç kişide çok başarılı oldum. Ama son zamanlarda bazı sorunlar deneyimliyorum. İnsanlar, sırt ağrılarından ve bilek kemiklerindeki sorunlardan ve işte bu tür şeylerden kurtuluyorlar, ama birkaç gün sonra telefon edip “Bu işe yaramıyor” diyorlar. Ve ben bu kuşkunun benim içimde mi, yoksa üzerinde çalıştığım kişilerin içinde mi, yoksa her iki tarafta mı olduğunu merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Buna ben başlamak isterim! Gerçekte şifalanmak istemedikleri için, bir tekniğin ya da yöntemin ya da hapın ya da en son moda olmuş geçici hevesin peşinde oldukları için. Ama onlara basit bir soru sor. Siz şifacılar, çalışmanıza başlamadan önce, alıcınıza, hastanıza sorun, “İyileşmek istiyor musun?” Yanıt sanki açıktır ve sanki basittir, ama size hemen yanıt verirlerse, onlara tekrar sorun, “Gerçekten iyileşmek/şifalanmak istiyor musun?” Yanıt verdiklerinde üçüncü kez sorun, ve yanıtların nasıl değiştiğini izleyin. “Gerçekten iyileşmek/şifalanmak istiyor musun?” “Evet, ama&#8230;” derlerse, iyileşmeyeceklerdir. “Evet, ama&#8230;” demek, bunun koşullu olduğu anlamına gelir. Böylece hangi teknikle, yöntemle çalışırsanız çalışın, burada önemli olan, onların gerçekten şifalanma arzusu ve inançlarıdır. White Eagle?</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz sadece şunu ekleyeceğiz, sizin alanınızdan bir kez çıktılar mı, artık bedenlerinden onlar sorumludur ve sizin işiniz bitmiştir. (kahkahalar ve alkışlar)</p>
<p>LİNDA: Geoff bana bittiğini söylüyor.</p>
<p>TOBIAS: Geoff bitmiş! (Tobias kıkırdar)</p>
<p>WHITE EAGLE: O zaman biz de bittik!</p>
<p>TOBIAS: Burada bulunan tüm Şambra’yla uzun ve harika bir gün oldu. Bu enerjiyi sonlandırma zamanının geldiğini anlıyoruz. Ve Şambra, tekrarlıyoruz, bugün burada konuştuklarımızın, Yeni Enerji’de genişlemek için gerekli olduğunu, bir temel olduğunu düşünüyoruz. O kendi&#8230; onunla eğleneceksiniz, belki size biraz meydan okuyacak, ama herşeyden çok, onun size inanılmaz içgörüler ve bazı sürpriz özgürlükler kazandıracağını biliyoruz.</p>
<p>O nedenle, öteye geçin. Tanımsızlığa gidin.</p>
<p>Ve öyle olabilirdi. (kahkahalar)</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/04/07/saud-9-tanimsizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 8:&#8221;Kendinizden Ödün Vermeyin&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/03/03/saud-8kendinizden-odun-vermeyin/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/03/03/saud-8kendinizden-odun-vermeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Mar 2007 14:05:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Mart 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın Yeni Enerjisinin ve tüm kozmosun Yeni Enerjisinin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Bir an için hepinizi hissetmek istiyoruz; sizlerin bir an için ben Tobias’ın enerjisini, dünyanın her yanından şu anda bağlanan tüm Şambra’nın enerjisini, bu toplantılara katılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Mart 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın Yeni Enerjisinin ve tüm kozmosun Yeni Enerjisinin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Bir an için hepinizi hissetmek istiyoruz; sizlerin bir an için ben Tobias’ın enerjisini, dünyanın her yanından şu anda bağlanan tüm Şambra’nın enerjisini, bu toplantılara katılan meleklerin enerjisini hissetmenize izin vermek istiyoruz. Meleklerin, sizi kuşatan ikinci çemberde olduklarını söylüyoruz. Onlar gözlemciler. Bu Dünya gezegeninde olup bitenleri izliyorlar.<br />
<span id="more-293"></span><br />
Daha görkemli bir gezegen yok. Daha akıllı bir gezegen yok. Daha ileri bir gezegen yok. Ve sizin bazen şeylere ilginç bir açıdan baktığınızı biliyoruz. Hatta benim zamanımda bile kullandığımız bir deyim var sanıyorum. Buna, “eşeğin kıçı” deniyor. (kahkahalar) Ona, sanki yanıtlara sahip değilmişsiniz gibi bakma eğilimindesiniz, sanki yalnızca – sizin deyiminizle – aciz insanlarmışsınız gibi, sanki bir tür arayış içindeymişsiniz gibi, Musa türünden bir arayış. Çölde kırk yıl dolaşıp durmak, bazılarınızda olduğu gibi, 40, 400 yaşamdır dolanıyormuş gibi davranmak, Dünya denen bu yerde dolanıp durmak.</p>
<p>Biliyor musunuz, bu gerçekten de o kadar zor değildir, ama onu zor kılma eğiliminde olan bir bilinç var. Ayrıca, gerçekten, yerçekimi gibi güçler var, zor görünmesine neden olan çok garip manyetik güçler ve başka şeyler var. Ama buradaki yolculuk aslında gerçekten oldukça basittir. Buradaki yolculuk, sonuçta, kendini-keşfetmekle ilgilidir. Kendi Benliğinizle olan ilişkiniz ve bu yüzden başka enerjilerle – var olan başka varlıklarla – olan ilişkiniz. Bu gerçekten oldukça basittir. Bir anlamda, onu başarmak için yüzlerce ya da binlerce yaşama gerek yoktur. Bir başka anlamda da, bu yolu seçmek söz konusudur ki, bugün bununla ilgili konuşacağız. Ama şimdi, bir an için toplanan Şambra’yı hissedin, evet gerçekten.</p>
<p>Şu anda ilginç astroloji olayları oluyor. Bunlar size hükmetmezler. Sizin için araçtırlar. Bunlar, uzanıp tutacağınız ve yaşamınızda kullanacağınız araçlardır. Ay gibi ya da ay tutulması gibi enerjiler, ya da Başak burcu ya da Balık burcu veçheleri gibi şeyler&#8230; bunların hepsi sizin için fırsatlar ya da potansiyellerdir. Devenin kıçından bakarsanız, bu tür şeyler sanki yaşamınıza hükmediyormuş gibi görünür, sanki siz – nasıl diyorsunuz – gerileyen bir Merkür dönemindeymişsiniz gibi. Ben bunu sürekli duyuyorum, “Merkür geri gidiyor olmalı.” Evet, ve gerçekten de, bazen öyledir, ama siz ona uzanıp potansiyelleri alabilir ve bunu Dünya’daki yaratıcılık çalışmanızda ve öğretmenlik çalışmanızda kullanabilirsiniz. Size hükmetmesi gerekmez. Sizi muktedir kılabilir. Sizi kutsayabilir.</p>
<p>Şu anda, sizin yıldızlar ya da kozmos dediğiniz yerde muazzam olaylar oluyor. Siz bu olayları hissediyorsunuz, ama aslında gerçekten hissettiğiniz şey, herşeyden çok, yalnızca olaylar değil, ama bunların uyanmamışlara – diğer insanlara – olan etkisi, onların keçinin ya da koyunun arkasında durup da etkileri hissetmeleri. Yaratıcı olmak yerine, bunların araç olduğunu fark etmek yerine, bir şekilde kurban olduklarını, bir şekilde bir yazgının olduğunu, bir şekilde bu olayların ağırlığını ya da yükünü ya da belki hafifliğini hissetmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Bunlar araçtır – kendiniz için yarattığınız araçlar. Unuttunuz mu?</p>
<p>Astroloji sizin için güzel bir araçtır, ama zamanın akışı içinde, bilincin ağırlığı altında, birçok kişi bunların size hükmeden şeyler – size hükmeden evler – olduğunu düşünmek eğilimindeler. Hiç de değil. Bunlar, size hizmet etsin diye yolunuza yerleştirdiğiniz potansiyellerdir. Şu anda aya, ay tutulmasına uzanın ve onu yakalayın. Gereksindiğiniz şeyi yakalayın. Bir tutulma, bir değişim zamanıdır, bir gölgeleme zamanıdır, yeni bir döngüye girmek zamanıdır. Uzanın ve yaşamınız için tam olarak seçtiğiniz enerjiyi yakalayın. Ama dikkatli olun. O enerjiler güçlüdür, çünkü siz onları aktive ettiniz. Onları yaşamınıza getirdiniz, ve onlar çalışır.</p>
<p>Şambra, bugünkü konuşmamızın özüne geçmeden önce, bu noktada bir duralım. Sizlerle yapmak istediğimiz – yapmamız gereken – bir biyolojik denge çalışması var. Bakın&#8230; evet, çoğunuzun bedenindeki şu ağrılar ve sancılar, içinizde neler olup bittiğine ilişkin sorular&#8230; bir ayağınız Eski Enerjide. Diğer ayağınız Yeni Enerjide. Bu noktada akla gelen – buna ne diyorsunuz – bir resim var. Hiç böyle bir resim gördünüz mü? Bir ayağınızla bir sandalda, diğer ayağınızla da başka bir sandalda duruyorsunuz, ve bazen akıntı iki farklı yöne gidiyormuş gibi görünür, ve bunun elbette etkileri olabilir.</p>
<p>Böylece, şimdi buradasınız, uyanmış bir halde buradasınız, bilinçli insanlar olarak, Yeni Enerjinin şimdi yaşamınıza girdiğinin farkında olarak – başka bir yerlerde değil, bir kayanın altına saklanmış değil, gizli bir mağaraya ya da özel bir kadehe saklanmış değil. O şimdi burada, sizin için ulaşılır halde, kullanılır halde. Ama siz hâlâ çevrenizdeki Eski Enerji dünyasıyla başa çıkmaya çalışıyorsunuz ve bu sizi düşürmek eğilimindedir. Tam anlamıyla enerjinizi tüketmek eğilimindedir.</p>
<p>O nedenle, şimdi burada birlikte bir dakikamızı, biyolojiyi yeniden canlandırmaya, biyolojinin bilincinizi yakalamasına ayıralım. Bakın, onlar bazen dengeden çıkmaya yatkın olurlar. Bilinciniz ileriye doğru depara kalkar ve bedeniniz ne yapacağını bilemez, bunun bir nedeni, bedeninizle tümüyle dengede ve uyumlu bir ilişkinizin daha olmamasındandır; bir nedeni de, bir yandan Yeni Enerjiyi özümseyen bedeninizin hâlâ kalıpları doğrultusunda iş görmesi ve bu kalıplardan geçmesidir; bir başka nedeni de, şu anda tüm DNA’nızın ve partikül varlığınızın başka veçhelerinin değişiyor olmasındandır.</p>
<p>Böylece bu güzel ânı kullanıyoruz&#8230; Şambra enerjileriyle birlikte, ister şu an burada olun, ister elektronik medyanızla bize katılmış olun, ister bunu sonradan dinliyor ya da okuyor olun; başka alemlerle fiziksel alemler arasındaki enerjilerin dengelenmesiyle çalışan çok özel meleksel varlıkları getirdik buraya&#8230; ve şimdi bir dakikanızı alacağız. Bu, bu kadar sürer, bu arada. Bedeninizin bilincinizi yakalamasına izin vermek yalnızca bir dakika alır.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bilinciniz çok hızlı açıldı. Yalnızca bu boyuta değil, başka boyutlara da genişledi. Bedeniniz, fiziksel biçim içinde iş görmenizi sağlayacak – nasıl desek – çalışmayı üstlendi. Bedensel benliğiniz için gereken daha sıradan görevleri yerine getiriyor. Bedeniniz, tüm çevrenizde ve içinizde olagelen enerjisel işlev bozukluklarının büyük bir bölümünü üstlenmiş halde.</p>
<p>O nedenle, derin bir nefes almak için, Şambra ile burada toplandığımız bu güzel ânı kullanıyoruz&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bedenin yetişmesine izin vermek. Bu, birlikte spiritüel bir banyo yapmak gibidir, bırakın bugün yardımcı olmak üzere gelenlerin enerjileri bedeni rahatlatsın&#8230; bedende birikmiş her türlü enerji salınsın&#8230; beden kendini yeniden-dengelesin.</p>
<p>Şu anda, fiziksel kalp diyeceğiniz yerde çok enerji dengesizliği var. Biz, kalp krizinden söz etmiyoruz, biz yalnızca her dakika, her saat kalbinizden bedeninize pompalanan enerjiden – yaşam gücü enerjisinden – söz ediyoruz. Kalbiniz yalnızca kan pompalamıyor. Yaşam gücü enerjisini pompalıyor, onu tüm biyolojinizde dolaştırıyor.</p>
<p>Biz bu güzel enerjileri, dengeleyici enerjileri buraya, kalb bölgesine odaklayacağız. Evet, biliyorum, sırtınız ağrıyor olabilir, başınız ağrıyor olabilir, karnınızda bazı belirtiler hissediyor olabilirsiniz. Ama şimdi bu ânı kullanalım&#8230; kalbi açalım&#8230; bırakın yeniden dengelensin&#8230; bırakın kalbiniz şifalandırıcı, rahatlatıcı enerjileri fiziksel bedeninizin her bir bölümüne göndersin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bir Yeni Enerji öğretmeni olma işi – fiziksel bedene ağır gelir, anlıyor musunuz. Sadece zihin değil, fiziksel beden fazla enerjilerin büyük bir bölümünü, dengeden çıkmış enerjilerin büyük bir bölümünü üstlenmek eğiliminde olur. Böylece şimdi hep birlikte bir derin nefes daha alalım&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230; bırakın beden bilinci yakalasın&#8230; ve salıverin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bugün Şambra ile konuşacak çok şeyimiz var. Bugün bazı çok özel konuklarımız var, özellikle de biri. Biz sizden enerjiyi hissetmenizi isteyeceğiz. Şimdi, bu bir tahmin oyunu değildir, bu bir hissetme deneyimidir. Biz burada bir adı tahmin etmeye çalışmıyoruz. Bugün çok özel konuğumuz olarak buraya gelen bu varlığın enerjisini hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu enerji birkaç gün önce gelmeye başladı. Bugünün Şaud’unda enerjilerin iletilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu enerji neredeyse sanki – sizin deyiminizle – kanatlı bir at üzerinde, müzik çalarken geldi. Siz bu enerjiye erilliği yakıştırırdınız, oysa bildiğimiz gibi, siz hem eril hem de dişilsiniz, ama sizin ona ilişkin çağrışımınız erildir.</p>
<p>Konuğumuzun enerjisi&#8230; burada yalnızca enerjiyi hissedin – tahmin yürütmeye çalışmayın – daha önce Dünya’da bulundu&#8230; yaklaşık 70 yıl önce Dünya’daydı. Bu enerji bazı çağdaş bilimsel gelişmelere aracı oldu ve o yine bazı bilimsel Yeni Enerji gelişmelerinde çok etkili olacaktır.</p>
<p>Ve bu enerji gerçekten de çoğunuzun hissettiği ve bildiği gibi Nikola Tesla’dır. O bugün bizi ziyarete geliyor ve sonraki birkaç Şaud boyunca konuğumuz olacak. Tesla şu anda salonda dolaşıyor, neredeyse koşturuyor, dokunuyor, hissediyor, bu Şaud’da bir konuk olmaktan çok mutlu. Tesla, Tesla olarak doğduğu yaşamında, bileceğiniz gibi çok ilginç bir geçmişe sahip. Avusturya’da bir Sırp aileye doğan Tesla yalnızca inanılmaz bir akıla değil, aynı zamanda inanılmaz yaratıcı ve yaratan sezgilere sahipti. İnanılmaz, ancak zamanının da ilerisindeydi.</p>
<p>Aslında Tesla başka iki varlıkla birlikte gelmişti, gerçi bu üçü hep birlikte karşılaşmadılar ama, bir anlamda yaşamları benzerlik gösteriyordu. Tesla, buraya gelen bir ekibin parlak olanıydı, ama o zaman gerçekleştirilen çalışmayı yapabilmek için o ekibe ihtiyacı vardı ve şimdi bile, bazı çalışmaları için bir ekibe güveniyor. Tesla, sizin Thomas Edison olarak tanıdığınız kişiyle aynı zamanlarda geldi. Onlar kasten birlikte geldiler. Ha evet, birbirleriyle tartıştılar. Çağdaş bilimsel gelişmeler içinde en olağanüstü tartışmalardan birini yaptılar: Alternatif akıma karşılık düz akım.</p>
<p>Tesla ve Edison ile gerçekleştirilenlerin çoğu, bugünkü yaşama biçiminizi, kullanabildiğiniz teknolojiyi açıklar. Hatta Atlantis’in teknolojilerini bile geride bırakır, en azından mekanik ya da fiziksel teknolojilerde. Tesla, bir dönem fiilen Thomas Edison için çalıştı, ve ikisi laboratuvardan enerji kullanımı, elektrik kullanımı, ve motor teknolojisinin gelişimine ilişkin en büyük ilerlemelerden bazısını kaydederek çıktılar. Ama ikisi de, birlikte çalışmayı sürdüremeyeceklerini biliyorlardı. Bu, önceki anlaşmalarının bir parçası değildi. Ayrı olmaları gerekiyordu. Başka bir deyişle, kendi yollarına gitmeliydiler.</p>
<p>Edison yalnızca gerçek bir mucit rolü oynamadı – gerçi Tesla kadar parlak değildi – ama Edison tezahür ettirendi ya da sizin uygulayan, gerçekleştiren dediğiniz kişiydi. Tesla kanalıyla gelen bu teknolojilerin birçoğunu Dünya’ya kazandıran ve topraklayan ve sonra ürünlerin bilinçli olarak dağıtılması için tüm insanlara erişilir kılan Edison’du. Bugün kullandığınız ürünler – ampuller, filmler, gramafonlar – başka gelişmelere ve icatlara kapı açmıştır. Edison daha çok, sizin ticari ya da işletmeye yatkın dediğiniz kafaya sahipti. Uzun süre önce kurulmasına yardımcı olduğu şirketlere neler olduğuna bakın. Hepsi çiçek açtı. Onlar şimdi dünyanın en büyük kuruluşlarından. Ve asıl icadın enerjilerine dayalı bir akış sağlıyorlar. O nedenle, Tesla’nın başka işler yapmak üzere yoluna devam etmesinden önce, Tesla ve Edison’un kısa bir dönem için birlikte çalışmak üzere biraraya gelmeleri, karşılaşmaları, önemliydi.</p>
<p>Bir üçüncü veçhe de devreye girdi, bu üçlünün bir parçası olup da bunu dengeleyecek kişi, çünkü onların, çok çok-boyutlu olabilen ancak herşeyi de bu gerçekliğe geri getirebilecek başka birine ihtiyaçları vardı. Bu kişi, sizin Harry Houdini olarak tanıdığınız kişiydi. Onlar yaklaşık olarak aynı zamanlarda buraya geldiler. Onlar, birbirlerine çok yakın, enerjisel bir bağ ile geldiler ve bunun çalışması için bu üçlüye gereksinim duydular. Houdini’nin sunacağı şeye ihtiyaçları vardı – yani yanılsama anlayışına – ve aslında Houdini’nin sahip olduğu, diğer alemlerin nasıl iş gördüğü tutkusuna.</p>
<p>Houdini diğer alemlerde çok zaman geçirirdi – elbette bilinçli olarak – ve sonra edindiği bilgilerin çoğunu kullanır ve onları bu aleme getirirdi. Dolandırıcılara ve manipüle edenlere hoşgörü ve sabır göstermezdi, çünkü bazı temel gerçekleri bilirdi. Çok dikkatli olmak zorundaydı, çünkü gösterdiğinden ya da açıkladığından çok daha fazlasını biliyordu. Türlü nedenlerden ötürü dikkat etmesi gerekiyordu. Bilinç, insanlık buna daha pek hazır değildi. Boyutların nasıl çalıştığına ilişkin, başka boyutların fiziğinin aslında nasıl buraya geri getirebileceğine ilişkin bildikleri yüzünden hapse girebilir, hatta idam edilebilirdi.</p>
<p>Sizin gizem diyeceğiniz ve onun anladığı bazı şeyleri açıklamak yerine, özellikle de Tesla ile enerjisel bir bağ kurdu, ve sonraki günlerde çok ileri ve çok ezoterik çalışmalar yapan Tesla kanalıyla ilettiği bu bilinci ve bilgiyi besledi. Bu arada Tesla, Edison laboratuvarlarını bırakıp kendi yoluna koyuldu. İş adamı olduğu pek söylenemez, ama muazzam bir mucitti. Gerçek bir dahiydi.</p>
<p>Aslında Tesla bu bölgeye geldi, uzun süre Colorado Springs dediğiniz bölgenin dağlarında bulunan kendi laboratuvarında çalıştı. Orada inanılmaz icatlar yapıldı. O belli bölgedeki dağların hâlâ çok, çok güçlü olan enerjileriyle bağ kurdu. Bu inanılmaz yoğun enerjilerle, bu bölgenin askeriye ve din gibi şeyleri kendine çekmesi, şaşılası değildir. Ama şunun da altını çizmemiz gerekir, Tesla’nın da fark ettiği gibi, bu enerjiler o denli güçlüdür ki, bir süre sanki enerjisel bir steorid – enerjisel bir süper gıda – gibiydiler. Ama çok dikkatli olmanız gerekir, çünkü bu enerjilere belli bir saygı ve belli bir topraklanma ile davranılmadığında, onları kötüye kullanacak kişilere, tam anlamıyla geri tepecek kadar güçlüdürler.</p>
<p>Bu arada, o bölgede yaşayanlarınız tesadüfen orada değildir. O bölgeye, aşıladığı inanılmaz enerji yüzünden çekiliyorsunuz ve bunu biraz günlük yaşamınızda kullandığınız gibi, kendi spiritüel büyümeniz ve gelişiminiz için de kullanıyorsunuz. İlle de orada kalmanız gerekmiyor, ille de orada spiritüel bir düzeyde enerjiyi tutmanız gerekmiyor, çünkü siz bunun çok ötesine geçtiniz, ama bu bölge muazzam bir enerji tuttu – ve hâlâ da tutuyor.</p>
<p>Tesla, Colorado Springs’deyken birçok deney üzerinde çalıştı. O zamanın çok ötesinde olan, hatta bugünkü teknolojinin bile bildiğinin ötesinde olan belli dalga alanlarını, belli ışık alanlarını nasıl yaratacağını biliyordu. Bizzat ışık enerjisiyle, ışık partikülleri ve ışık dalgaları ile çalışabiliyordu. Manyetikler ve elektromanyetikler ile çalışabiliyordu, ve bunlara ilişkin şeyler keşfetti, bir enerji ve yakıt kaynağı olarak manyetiklerle çalışmayı keşfetti, ve bunlar bir daha hiç tekrarlanmadı.</p>
<p>Tesla gerçekten de bir tür&#8230; bu bir makine değildi, ama sizin bir alan ya da bir enerji gücü diyeceğiniz şeyi yaratabildi&#8230; ve yine sizin, zamanın ve uzayın sınırları diyeceğiniz şeyle tam anlamıyla oynayabildi. Deneylerinde tam anlamıyla zamanı eğdi, uzayı büktü. Onları bir tür boyutlar-arası kapı olarak da kullanabildi.</p>
<p>Elbette zamanının çok ilerisindeydi ve çalışmasının içerdiklerini biliyordu, özellikle de dünya büyük savaşlara hazırlanırken bilginin ve malzemenin büyük bir kısmını gizledi. Biraz çıldırmasına izin verdi. Çatlak bir bilim adamı olarak görülmesine ve bu yüzden de pek ciddiye alınmamasına izin verdi, oysa içinde, gerçekleştirdiği bazı çalışmalarla neler başardığını biliyordu.</p>
<p>Tesla o zamandan beri yeniden enkarne olmadı ama&#8230; bedenini 2.Dünya Savaşı’nın ortalarında terk ettiğinde, Saint Germain’in kristalin alemler diye nitelendirdiği yere gitti. Yaratılarını ve keşiflerini daha da araştırmak üzere gitti. Şu son birkaç yılda onun enerjisi çok direkt ve çok mevcut bir halde Dünya alemlerine geri geldi. Şu anda bilim adamlarıyla – birkaç bilim adamıyla, özellikle de bir grupla, ama diğerleriyle de bireysel olarak – kendi yaşamında yaratmayı başardığı bazı gelişmeler üzerinde çalışıyor. Bu şeylerin bu Dünya için enerji ve yakıt bazında etkisi olacaktır. Biz, onun sırlara sahip olduğunu söylemek istemiyoruz, ama o, o zamanlar engellerin ötesine geçip enerjinin gerçekte nasıl iş gördüğünün çok derin bir anlayışına sahip oldu.</p>
<p>Enerji yalnızca – nasıl desek – şu an bilim adamlarının ve fizikçilerin ve diğerlerinin bildiği düzeyde çalışmaz. Enerji bu boyuta girer ve çıkar, algılanan gerçekliğe girer ve çıkar. Enerji kendi içinde sürekli bir akımdır ya da sürekli bir akıştır, ve her zaman erişilebilir haldedir ama ender kullanılır. Enerji, sizin en yüksek alemler diyeceğiniz yerlerde yaratılan ve sonra araç olarak &#8211; onu buraya nasıl getireceğini ve nasıl kullanacağını farkında olanlar için araç olarak &#8211; Dünya’ya getirilen bir dizi potansiyeldir.</p>
<p>Sizler bir Yeni Enerji zamanına giriyorsunuz, o yüzden Tesla şimdi geliştirici kişilerle, bilim adamlarıyla ve sizin metafizikçiler – Şambra – dediklerinizle çalışmak üzere geri geliyor. O, şimdi öteye geçilmesi için, kutudan çıkılması için, bazı tohumların ekilmesine ve bazı zihinlerin esinlenmesine yardımcı olmak için geliyor. Yalnızca şu ara sahip olduğunuz yakıt krizi gibi şeylerin yanıtlarını, petrol gibi, rüzgar gibi, hatta güneş gibi şeylerde aramanız için değil. Şu anda üzerinde çalışılan şeylerden çok daha verimli ve çok daha etkili olan şeyler var. Araştırmaların büyük bir bölümünü yapanlar kendilerini kapatmak, sınırlamak eğilimindeler. Hiç bir şey olmasa bile, işverenler, şirketler onları – sizin deyiminizle – çalışmaların bütçesi ve içeriği ya da amacı konusunda sınırlıyor. Ama özellikle bir bilim adamı grubu var ki&#8230; adını vermeyeceğiz&#8230; Eski Enerji sisteminden çıktı. Onlar kendi yollarına gittiler ve bazı çok maharetli, ama aslında çok basit enerji çözümleri üzerinde çalışıyorlar.</p>
<p>Tesla, Kuantum Sıçraması’ndan sonraki bir zamanda fiziksel biçime girip geri gelmeyi planlıyor, ama şu anda faal bir biçimde iş başında. Ve bir anlamda hepinizden, şu an dünyanın her yanındaki Şambra’dan bir talepte bulunuyor, onun ve sizin gerçekleştirdiğiniz çalışmanın doğasını anlamaya yönelik bir talep. Siz bir bilinç platformu sağlıyorsunuz. Siz bir bilinç enerjisi ve akışı sağlıyorsunuz.</p>
<p>Bakın o, kelimeler olmadan bu bilim adamlarından ve fizikçilerden, mucitlerden bazısı ile iletişim kurabiliyor, ancak onların çoğu öylesine zihinde iş yapıyor ki, duymuyorlar, hatta enerjinin geldiğini bile hissetmiyorlar. Bazen, diğer alemlerde bulunan bizler için iletişim kurmak zor oluyor. Biz bir anlamda iletişim kurmaya çalışarak bildiklerimizi bağırıp çağırabiliriz, ama buna açık olmayan varlıklar olduğunda, bilgi ulaşmaz. Ancak Dünya üzerinde bilinci açık, bu gerçekliğe topraklanmış ama diğer gerçekliklere de genişlemiş insan grupları olduğunda, bunun araştırmacılar ve geliştirenler üzerinde, diğer alemlerde bulunan bizlerden çok daha direkt bir yararı olur.</p>
<p>Nikola bugün geliyor ve bu dünya için yeni yakıt kaynakları, yeni gıda kaynakları, yeni enerji kaynakları geliştirenlerle birlikte gerçekleştirdiği çalışmalara bilinçli bir farkındalıkla yaklaşmanızı istiyor. Nikola bugün geliyor ve deneyimli ‘enerjiyi hareket ettirenler’ olarak sizden onunla birlikte çalışmanızı, şu anda laboratuvarlarda çalışanlar için, artık erişilir olan bu bilgileri bu dünyanın Yeni Enerjileri olarak dünya alemlerine nasıl indireceğini anlamaya çalışanlar için, enerjileri hareket ettirmede, enerjileri genişletmede ona yardım etmenizi rica ediyor. Bu insanlar giderek yaklaşıyorlar, ama bazı şeylerin engeller oluşturmasına izin verdiler. Çok-boyutlu fiziğin bazısını anlamıyorlar. Ve bu arada onlar aslında yanıtlar için zihinlerini fazla zorluyorlar. Bakın yanıt şu anda onları kuşatıyor, ama onlar fazlasıyla zorlayarak arıyorlar ve yanıtı görmüyorlar.</p>
<p>Tesla’nın enerjileriyle çalışmak için Şambra’nın vereceği bilinçli takdir ve onayla, biz bu enerjilerin Dünya’ya gelmesine ve bazı kâşiflerin büyük bir “haa!” demesini sağlamaya yardımcı olabiliriz.</p>
<p>Biz bu dünyaya gerçek Yeni Enerji’nin, yeni yakıt kaynaklarının getirilmesine yardım edebiliriz, çünkü dünyanın buna ihtiyacı olacak. Nüfus artıyor. Enerji talepleri her düzeyde artıyor. Bazı araştırmacıların yazılarında okuduğunuz ne olursa olsun, hızla Eski Enerji kaynaklarını tüketiyorsunuz. Biz – nasıl desek – gidip de toprağa bakıp petrol rezervleri görmüyoruz. Biz bizim bakış açımızdan enerji desenlerini görürüz ve Dünya üzerinde bu fosil yakıtlarından ne kadar kaldığını görüyoruz – en azından kullanıma açık ve uygun olanları – ve bunlar tükeniyor. Bu neredeyse&#8230; bir panik düğmesi değil, ama – nasıl desek – “sevgili dünya, sevgili insanlar, tükeniyor” diyen, yanıp sönen bir ışık. Evet, bir 20 ya da 30 yılınız daha var, ama bu 20-30 yıl içinde, petrol durumunun daha çok savaşlara neden olma, daha çok anlaşmazlıklara ve enerji sistemlerinin akışında, ki buna finans da dahil, daha çok dengesizliklere neden olma potansiyeli mevcut.</p>
<p>Böylece, şu anda Dünya’da yeni çözümler üzerine çalışan insanlar var, ama siz Şambra, bugün ona katılabilirsiniz. Siz, bir yanıtı, çözümü bulan kişiler olabilir ya da olmayabilirsiniz. Ama bu o kadar önemli değil, adınızın bununla bağlantılı olması önemli mi? O büyük kâşifin siz olması önemli mi? Önemli olan, bu Yeni Enerji zamanında Dünya’daki yenilenme ve genişleme sürecinin bir parçası olmanızdır.</p>
<p>Böylece, Nikola aranızda dolaşacak, sizinle konuşacak ve bazı şeyler paylaşacak. Onun enerjisi geçmişte pek mevcut değildi. O şu anda enerjisini çok daha erişilir kılıyor. Bilime yatkınlığı olanlarınıza gelip sahip olduğu bazı kavramlar, anlayışlar hakkında tartışmaktan mutlu olacak, özellikle de kavram aşamasının ötesine geçip de tezahür ettirme aşamasına girenlerle.</p>
<p>Bugün sizinle konuşacak birkaç şeyimiz var. Sunacak çok bilgimiz var, ve bunu yalnızca ifade edilen sözcüklerle değil, birçok farklı düzeyde iletiyoruz. Önce, şu zaman yanılsamasından söz edelim. Bunu daha önce tartıştık, ama şu anda gerçekleştirdiğiniz çalışmaya çok uygun düşüyor.</p>
<p>Aslında sizin bir bakıma, bir anlamda, zamanda geri geri yürüdüğünüz söylenebilir. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Bu Merlin enerjisinin (söylediği) prensipti&#8230; ve bu arada, Merlin birçok farklı bireyden oluşuyor. Sanki yüzyıllara yayılarak birinden diğerine bahşedilmiş, elverilmiş bir şeydir. Merlin yalnızca tek bir varlık değildi. Bu, birçoklarına verilmiş bir ünvandı – bir büyücülük ünvanı, ama genel bir Merlin enerjisi, bir Merlin düzeni olduğu söylenebilir.</p>
<p>Merlin, zamanda geri geri yürüme kavramını tümüyle anlıyordu. Bu çok basit bir kavramdır. Bir anlamda, (varacağınız yere) zaten ulaştığınızı söyleyebilirsiniz. Biz birkaç yıl önce, siz zaten yükseldiniz dedik. Zaten Yeni Enerji’ye ulaştınız. Tüm veçhelerinizin tümüyle yeniden birleştirilmesine zaten ulaştınız. Ve Benliğinizle, ruhunuzla, fiziksel bedeninizle – her bir parçanızla – bu yepyeni ilişkiye, yeni ve bütünsel bir ilişkiye ulaştınız. Oraya zaten ulaştınız. Şimdi diyorsunuz ki, “Peki Tobias, eğer ulaştıysam, neden sanki hep onu arayıp duruyormuşum, anlamaya çalışıyormuşum gibi görünüyor?”</p>
<p>Eh, zamanı aşan çok ilginç bir dinamik var. Önce seçimi yaparsınız. Önce bitiş çizgisine gelirsiniz çünkü onu seçmişsinizdir, ve sonra zamanda geri geri yürüyüp, oraya ulaşmak nasıl bir şeydi, onu görürsünüz. Çok basit bir prensip. Siz bunu hep yapıyorsunuz, sadece farkına varmıyorsunuz. Sabah kalkıyor ve “işe varacağım” diyorsunuz. Bir seçim yaptınız ve bir anlamda o şimdiden yaratıldı. İşe varacaksınız.</p>
<p>Şimdi, işe gitme deneyiminiz neye benziyor? Deneyim, yoğun bir trafik mi olacak? Deneyim, sessiz, meditatif bir araba yolculuğu mu olacak? Deneyim, sabah yolda giderken Tesla ile konuşmak mı olacak? Bir yere yolculuk yapacağınız zaman haritaya bakıp “ben Cold Creek Canyon’dan Incline Village Nevada’ya gitmek istiyorum” dersiniz. Şimdiden oraya vardınız, şimdiden oradasınız. Ama zamanda geri geri yürüyerek havaalanına gitmenin, güvenlikten geçmenin (kahkahalar), o küçücük kısıtlı yerde oturmanın ve bedenin büzülmesinin nasıl bir his olduğunun, o güzel ülkenin üzerinden uçmanın nasıl bir his olduğunun, ve hava boşluklarında uçmanın nasıl bir his olduğunun sevincini deneyimlersiniz. Uçak sallanıp durur ve siz de düşecek mi, ölecek misiniz diye kaygılanırsınız! (kahkahalar) Bunların tümü, deneyimin bir parçasıdır – zamanda geri yürümektir.</p>
<p>Bu çok önemli bir prensiptir, çok temel bir prensiptir ve siz öğretmenlerin &#8211; Şambra’nın – çalışmalarını gerçekleştirirken ve başka insanlarla çalışırken anlaması gereken bir prensiptir. Sorunun bir bölümü de, çoğu insanın nereye varacağına dair bir seçim yapmamasından kaynaklanır, o nedenle de zamansız bir alanda dolanır, ne yaptığını, nereye gittiğini merak eder. Varış noktasına ve zamanda geri geri yürümenin neye benzediğine dair hiç bir fikre sahip değiller. Geceleri uykudayken enerjisel olarak gezinip duranlar, onlardır. Genelde Şambra geceleri yalnızca dolanıp durmaz. Sizin gideceğiniz yerler ve göreceğiniz melekler var! (kahkahalar)</p>
<p>Bu, kendi çalışmalarınızda ve yine başka insanlarla çalışırken hatırlanması gereken çok önemli bir noktadır. O insanların gözlerine baktığınızda, onlara öğretmenlik yaparken, onları kendi uyanış işlemlerinden geçirirken, anahtar, onların bu seçimi yapmış olmasıdır. Bir düzeyde – derin içsel düzeylerde ya da bilinçli insan düzeyinde – sizin dediğiniz gibi, uyanmak için – sizin deyiminizle bilinçli hale gelmek için – ve kendi Yeni Enerjilerine dönüşmeyi ve kendi tanrısallıklarını fark etmeyi deneyimlemek üzere bir seçim yapmışlardır.</p>
<p>Onlar şimdi bir varış noktası seçmiştir. Bir seçim yapmıştır. Bu seçimler bazen ruh düzeyinde yapılmış olabilir ya da sizin daha yüksek bilinç düzeyleri dediğiniz yerde, insan veçhe ve bazen de ruhsal veçhe, geri durur, direnir, çok inatçı olur. Böylece dolanıp duran, deyim yerindeyse, amaçsızca dolanan bir varlık haline gelir. Ama insan “Ben aydınlanmayı seçiyorum. Ben farkındalığı seçiyorum. Ben şunu seçiyorum” dediğinde, buna ne demek isterseniz, Yeni Enerji, yükseliş, bunlardan herhangi birini, şimdiden oraya varmıştır. Şimdi oraya varmanın nasıl bir şeye benzediğini görecektir, bundan geçecektir. İşte zamanda geri geri yürümek dediğimiz budur. Bu, evrenin bir fiziğidir, ama insan düzeyinde ille de bir inanç ya da anlayış değildir.</p>
<p>Temelde, zaman yoktur. Zaman, günlük yolculuklarında bir andan diğerine nasıl gidileceğinin anlaşılmasına yardımcı olsun diye insanların yarattığı yapay bir şeydir. Zaman&#8230; hepiniz saatlerinizi çıkartsanız, ve hepiniz güneşi ya da ayı görmediğiniz, her tarafı tamamen kapatılmış bir odada otursanız, tüm bu zaman duyusunu ya da algısını, dakikaların ve saatlerin geçmesini kaybederdiniz, ve zamanın – enerjiyi böldüğünüz zamanın &#8211; yalnızca bir inanç sistemi olduğunu anlardınız. Gerçekte ise ve kesinlikle başka alemlerde, zaman dediğiniz şey, meydana gelen olayların art arda sıralanmasıdır, ya da bizim ayrılık noktaları dediğimiz şeyin meydana gelme sıralamasıdır. Zaman, birbirinin üzerine yapılanan bir dizi seçim ya da sıralamadır. Ama en son seçim yapıldığı için, olayların art arda sıralanması, bir anlamda, yalnızca zamanda geri geri yürümektir.</p>
<p>Buradaki nimet şudur, kendi yükselişinizi ve kendi bütünleşmenizi nasıl deneyimleyeceğinizi seçtiğiniz için, ve bu zaten olduğu için, şimdi bir yaratan, ve seçim yapan biri olarak bunu nasıl gerçekleştirmek istediğinizi bilirsiniz, anlıyor musunuz. Bir varış noktası yoktur. Sizin için önceden belirlenmiş bir yol yoktur. Atalardan kalma karmayla eliniz kolunuz bağlı değildir. Kendi kişisel karmanızla da engellenmiş değilsiniz. Yaratıcı, zaten vardığı yere gitmeyi nasıl deneyimleyeceğini seçebilir.</p>
<p>Peki bunu nasıl deneyimlemek istiyorsunuz Şambra? Bu size kalmıştır. Size kalmıştır. Seçimi siz yaparsınız. Bunu bolluk içinde mi deneyimlemek istiyorsunuz? İyi bir sağlıkla mı deneyimlemek istiyorsunuz? O zaman deneyimleyin! Bunu seçin! Yoksa dualitenin ve eski bilincin tuzağına düşüp bunu çabalayarak, zor yoldan mı gerçekleştirmek istiyorsunuz. Bu size kalmıştır. Size küçük bir ipucu vereyim. Ben bunu zor yoldan gerçekleştirdim! (kahkahalar) Ben bunu elimden geldiği kadar zorlaştırdım – tabi Saint Germain dışında (kahkahalar) – ve ben aynı zamanda kolay yolu da denedim. Biz Sam’le birlikte bunu kolay yoldan yapacağız. Biz ondan esip geçeceğiz. Bunun kolayca nasıl yapılabildiğini dünyaya göstereceğiz, herkese göstereceğiz.</p>
<p>Bu arada Sam, benim aşırı akıllı diyeceğim biri olmayacak. Parlak bir öğrenci olmayacak. Şimdi ona bakıyorum da, herhalde “B” düzeyinde bir öğrenci olacak. IQ’su 160 olmayacak. Herhalde&#8230; ah, paylaşmamızı istemiyor (kahkahalar, Tobias da güler). Sam, bilinç açısından parlak olabilmek için, akılsal olarak parlak olmamayı seçti, anlıyor musunuz. Bunlar çok farklı şeylerdir. Başarılabilecek şeylere zihnin ya da aklın engel olmasını istemiyor. Şu akılsal şeylerin hepsi zaten insanı çıkmaza sürüklemek eğilimindedir ve sonra bu insanlar akla çok saplanıp kalmak eğiliminde oluyorlar.</p>
<p>Sizin bu yaşamınızda, akılın ne olduğuna ve nasıl yalnızca zihinsel bir şey olmadığına ilişkin anlayışlarda, muazzam atılımlar olacak. Bu birinin yalnızca testler alıp da gerçekleri ve rakkamları hatırlaması değildir. Ama siz bu yaşamınızda, bilincin akılı nasıl aştığını göreceksiniz. Şu anda yaşamın akılsal niteliklerine, akıllı, zeki insanlara muazzam bir odaklanma var. Siz bu yaşamda, bilincin aklı, zekâyı bile nasıl aştığını, insanların bilinci nasıl takdir ettiğini göreceksiniz. Bilinci ölçmeye kalkan insanlar olacak, ve biz bunu hiç önermiyoruz, çünkü o zaman bir oyun haline gelir. İnsanlar kendilerini birbirinden üstün görmeye çalışır. Bilinç sadece vardır.</p>
<p>Ancak bu, anımsanması önemli bir gerçektir Şambra. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Geçmiş yaşam zamanlarına geri gitmiyorsunuz, bu tür bir şey değil. Ama deneyime sahip oldunuz, bilinç potansiyelini en yüksek düzeyde seçtiniz, ve şimdi oraya nasıl vardığınızı deneyimliyorsunuz.</p>
<p>Şimdi bir dakika kadar bilinç hakkında, onun şu anda dünyada nasıl değiştiğinden söz edelim. Şu son birkaç yılda gördüğünüz gibi, yeni düşünceler hızla kabul görüyor. Yeni düşünceler. Evet&#8230; ve bazılarınızın bu noktada korkudan sindiğini de biliyoruz çünkü siz aynı zamanda eski enerjilerde – Eski Enerji gruplarında ve kişilerinde bir daralma ya da kısıtlanma da görüyorsunuz. Onlar Eski Enerji şeylerine tanrıya tutunur gibi tutunuyor, geri gidip&#8230; onlar hep “temel şeylere geri git” diyorlar ama aslında dedikleri şu, “Geçmişe tutun.” Bu, dengelenmenin bir parçası, enerji dinamiğinin bir parçası, ama siz çoğu kez bilincin muazzam bir hızla açıldığını görüyorsunuz.</p>
<p>Alternatif tıbbın kabul edilmesi; alternatif yaşam tarzlarının kabul görmesi; hatta bir dereceye kadar alternatif spiritüelliğin kabul edilmesi; bunlar hızla Dünya’da olageliyor. Ve öyle olması da gerekir. Sizler, diğer insanlara 20 yıl önce, 50 yıl önce, 200 yıl önce yaşama ilişkin öğretilen şeylerden çok daha fazlasının söz konusu olduğunu fark etmeleri için, tohumlar ektiniz ve yolları ve kapıları açtınız. Bilinç şu anda kayda değer bir hızla değişiyor.</p>
<p>Sizin bilinç düzeyleri ya da tanrısal enerji düzeyleri diyeceğiniz şeyleri ölçmeye çalışan insanlar var, ve onların sıfırdan 1000’e, 1200’e ya da herhangi bir rakkama uzanan ölçü türleri var. Oysa şu anda bilinç öylesine çabuk hızlanıyor ki, ölçeklerini terk eden, hızla açılan gruplar ve bireyler var, o kadar ki, eski ölçüm yolları artık geçerliliğini yitirmiş oluyor. Ve bu sürecek Şambra. Bunun başlamasına siz yardım ettiniz. Siz bu yolların açılmasına yardımcı oldunuz, ve bu Dünya üzerinde sürecektir. Yeni bilinç, yeni anlayış, çok, çok, birçoklarına gelecektir.</p>
<p>Burada belirtmek istediğimiz şeylerden biri de, bilinçte – bilinç genişlemesinde – düşünceye yakalanma&#8230; düşünceye yakalanma eğilimi olacaktır&#8230; çünkü insanlar şu anda zihnin üstat olduğuna çok programlanmış haldeler. Zihin ve akılın ötesinde hiç bir şey bulunmadığına programlılar – ve aslında zihin ya da akıl, genel bilinç ile karşılaştırıldığında çok küçüktür. Böylece onlar zihinde sıkışıp kalacaklar, ve hızla gelişen bilinç zihinde sıkışıp kaldığı zaman, muazzam bir çarpışmaya neden olur. Birçoğunuz bunu kendi yaşamında deneyimledi. Yeni bilincinizi anlamaya, analiz etmeye çalıştınız, ve bir işe yaramadı. Başınız derde girdi. Eski zihinsel sınırlarınızın ötesine geçebilmek için, kendinize, bunalıma girmek ya da çökmek dediğiniz deneyimler hazırlamak zorunda kaldınız.</p>
<p>İnsanlık, en azından gelişmiş ülkelerde, bunu da deneyimleyecek. Bilinç hızla hareket ettiğinde, ancak zihin onu kısıtladığında, bir şeyler kırılır, bir şeyler çöker. Şu anda Dünya’daki zorluklardan ve meydan okumalardan biri de, psikiyatrik ve psikolojik inanç sistemlerinizin, kurumların, doktorların, psikiyatrik ve psikolojik gözetim altındaki tüm bilincin, çok eskimiş olmasıdır – çok eskimiş. Bazı çok, çok eski dayanakları temel almıştır ve veçhe gibi, kişinin tüm veçheleri gibi şeyleri dikkate almamaktadır.</p>
<p>Psikoloji yalnızca tek bir veçheyle uğraşır. Tüm bildiği budur. Tek bir boyut bilir, ve herşeyi yaşamın erken yıllarındaki olaylara bağlamaya çalışır. Şeyleri anne-babaya ve eşlere ve yol üzerindeki deneyimlere bağlamaya çalışır. Ama bu tıpkı ateşi gazla söndürmeye benzer. İşe yaramama eğilimindedir. Peki sonra ne olur, daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, psikologlar, psikiyatrlar bir çözüm bulamadıklarında sinirlenirler ve hastaya ilaç vermeye başlarlar. Ve ilaçlar, elbette, açılmaya ve hareket etmeye çalışan enerjiye bir engel daha oluşturur.</p>
<p>Bugünkü psikiyatri ve psikoloji herşeyi analiz etmeye çalışıyor. Onlar zihindeler. Şu anda bu alanlara çekilenleriniz için, yeni sistemler üzerinde, Yeni Enerji yollarıyla çalışmak önemlidir Şambra. Biz bunlara psikoloji bile demek istemiyoruz. Benlikle olan ilişkiyi geliştirmenin bir Yeni Enerji yolu var. Hepsi bu.</p>
<p>Bu sanayinin ve bu alanın tümü yenilenmek zorunda. Yeni bir çözümün olması gerekiyor, ve benim değişmez inancım ve Saint Germain’in, Kuthumi’nin, Kuan Yin’in de değişmez inancı o ki, bu yeni psikolojiyi ve psikiyatriyi, Benlikle ilişkinin yeni anlayışını geliştirmeye Şambra yardımcı olacak – başka bir grup değil, şu anki kurumlar değil – ama Şambra. Benlikle olan ilişki gelişecek&#8230; bildiğiniz gibi, onun yöntemler haline ya da anlayışlar haline ya da müfredat programı haline &#8211; adına her ne diyorsanız &#8211; sokulması gerekecek. Ama bu, şimdilerde yapılanlardan çok daha kapsamlı olacaktır.</p>
<p>Buna çağrıda bulunan bir enerji dinamiği var, çünkü şu anda geçerli olan sistemler, insanlığın gelişen bilincinin gereksinimlerini karşılamıyor. O nedenle, insanlardan gelen bir çağrı var, “Biz farklı bir yol istiyoruz. Bir din istemiyoruz. Eski psikoloji istemiyoruz. Ezberciliğe dayalı kişisel gelişim kitapları istemiyoruz. Bizim o anlayışa, Benliği anlamanın ve onunla çalışmanın yeni psikolojisine ihtiyacımız var” diyorlar. Ve bu, Şambra’dan gelecektir. Bu birkaç kişi de olabilir, bir grup da olabilir. Aslında nasıl açığa çıktığı gerçekten önemli değil. Biz size zamanın şimdi olduğunu söylüyoruz. Siz bu grupla, Kırmızı Çember Yeni Enerji Şirketi’ni oluşturdunuz, ve o şimdi Dünya’ya inebilir. Onu çağıranlar var. Bilincin öğretmenleri – Şambra – onun Dünya’ya gelmesine siz yardımcı olabilirsiniz. Onu, ihtiyacı olanların anlayacağı ve hoşlanacağı biçime sokmanız gerekecektir, ama o geliyor.</p>
<p>Yeni bilincin göstergelerinden biri de, insanların şaşırtıcı yeni farkındalıklar geliştirmeye başlamasıdır ve bu farkındalıklar çoğu Şambra’nın gülümseyeceği türden olacaktır, çünkü siz onlardan beş ya da on yıl önce geçtiniz. Şu ara dünyada hızla yayılan şeylerden biri de – ki bu iyi bir göstergedir ama geri tutulma potansiyeline de sahiptir – düşünce odağıdır. Düşünce odağı. Bir süredir ortalardaydı. Bazılarınız buna zihin kontrolü diyor. İnsanlara olumlu düşünmenin, iyi, olumlu düşünceler düşünmenin, yaşamınızı etkileyeceği öğretiliyor. Ve bir dereceye kadar da etkileyecektir&#8230; bir dereceye kadar. Başlangıçta bir etkisi olacak ve sonra neredeyse tersine dönüyormuş gibi görünecektir. Olumsuz bir etki yaratacaktır, çünkü birey yalnızca mutlu düşüncelere odaklanmaya çalışacaktır – iyi düşüncelere, olumlu düşüncelere. Herşeyden önce, olumlu düşüncenin olduğunu söylemek bir yargıdır. Düşünce kontrolü ya da düşünce odağı, bizim kötü düşünceler diyeceğimiz şeyi hesaba katmaz. Biz geçen ay, hem başarısız olma becerisinden, hem de başarılı olma becerisinden söz ettik. Bunları birleştirmeniz, gerçek genişlemeye neden olur.</p>
<p>Böylece birçoğunuz düşünce odağı ile çalışacaksınız. Giderek daha fazlasını göreceksiniz. Kendiniz bundan geçtiniz. Bununla zamanın 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde oynadınız, ama artık bunun, zihinden gelen odaklanmış düşüncenin ötesine geçtiğini biliyorsunuz. Marjinal sonuçlar doğurabilir, ama genelde sizi boş bırakacaktır. Hepiniz bunu biliyorsunuz. Orada bulundunuz ve bunu yaptınız. Onaylama ya da olumlamalarınız işe yaramadı. Belki ilk bir ya da iki ay işe yaramıştır. Bazı ilginç sonuçlar olmuştur, ama sonra parçalanmışlardır. Bu arada, siz o noktada kendinize olan güveninizi de biraz kaybettiniz. Bu, bir başka Şaud’da yeniden ele alacağımız bir noktadır. Sizler, onaylamaları denediniz, imgelemeleri denediniz, işe yaramadılar. Neden? Çünkü zihnin sınırlılığından geliyorlardı. Uzun süre sizi ipnotik bir inanç sisteminde tutan aynı yerden geliyorlardı. Olumlu düşünce, yalnızca düşünmektir. Sınırları vardır. Gerçek bilinç, zihnin bugün bile hayal edebileceğinin çok ötesine gider.</p>
<p>Biz zihni kötülemiyoruz. Çok daha muazzam şeyler olduğunu söylüyoruz. Bilinç, bütünlüğünüz, merkezlenmeniz, varoluşunuz, buna ne demek isterseniz, zihnin sınırlarını aşar ve aslında zihnin önemi kalmaz. (Bilinç) tutunmaya çalışmaz. En yüksek form olduğunu söylemeye çalışmaz. Bilincin açılmasıyla bu ilginç eğilimi göreceksiniz, ama insanların da bunu zihinlerinde nasıl sınırladıklarını da. Sonra şunu da göreceksiniz – nasıl desek – enerji geri tutulduğunda, kendi üzerinde patlama eğiliminde olur. Biz onun için size bir kez daha şunu söylüyoruz, öğretmenler olarak gerçekleştirdiğiniz çalışma, enerjiyi hareket ettirenler olarak yaptığınız çalışma, ve Şambra olarak yaptığınız çalışma, son derece önemlidir. Çünkü insanların buna ihtiyacı olacaktır. İhtiyacı olacaktır.</p>
<p>Ve bu da bizi bugünkü konuşmamızın üçüncü noktasına getiriyor: Benlikle olan ilişkiyi geliştirmek. Siz bu konuda ustasınız. Ustasınız. Bu yaşamınızın her bir gününde bununla çalıştınız.</p>
<p>Genelde insan en düşük seviyeden, saf hayatta kalmaktan başlar, ve o saf hayatta kalmaya ulaşıldığında ancak, insani durumunu düzeltmek ya da geliştirmek üzerine çalışır – daha büyük bir araba, daha büyük bir ev, bankada fazladan birkaç dolar – ve enerjileri buraya akar. O daha büyük, daha şişko, daha yeşil tırtıl olmaya çalışırlar. Daha fazla komfor isterler ama, ihtiyaçlarının bazısı karşılandığında hâlâ bir huzursuzluk olduğunu görürler. Bu çok şaşırtıcı, kaygılandırıcı bir şeydir, çünkü kendilerini, bazı insani komforlara sahip olurlarsa mutlu olacaklarına inandırmışlardır. Ve aslında şimdiye kadar olduğundan daha az mutludurlar. Bunun nedeni de, onların şimdi bunalıma girmesidir. Artık ne istediklerinden ya da oraya nasıl ulaşacaklarından emin değillerdir. Yanıtı bildiklerini düşünmüşlerdir – komfor ya da zenginlik ya da her neyse – ve oraya varmamışlardır. O nedenle de bunalıma girerler. Korkuya kapılırlar. Kendini yok etmeye yönelirler, çoğu kez.</p>
<p>Ve sonraki düzeyde, bilinci, spiritüel farkındalığı, sıradan insan durumunun ötesinde şeylerin nasıl işlediğini anlama arzusunu kazanmaya başlarlar. Hepiniz bu süreçten geçtiniz. Sonraki yanıt nedir? Çoğunuz çok bolluk içinde geçen geçmiş yaşamlara sahiptiniz. Bazılarınız, bu yaşamın ilk yıllarında bolluğa sahiptiniz, sonra, spiritüel ve bilinç farkındalığına odaklanabilmeniz için bu enerjinin gitmesine izin verdiniz. Siz bu enerjiyle epeydir çalışıyordunuz.</p>
<p>En sonunda, insan kendisiyle olan ilişkiyi geliştirmek istediği bir noktaya varır. Bu, spiritüel ve bilinç farkındalığının bir filizi ya da yan ürünüdür. Kim olduklarını bulmaya çalışırlar. Ama çoğu kez bu noktada sıkışıp kalırlar. Benlikle olan ilişkiyi, bedeninizle olan ilişkiyi, bu yaşamdaki kimliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye yönelik herhangi bir eğitim yapılmamıştır.</p>
<p>Sizin kendinizle çok, çok garip bir ilişkiniz var&#8230; biz yalnızca size konuşmuyoruz Şambra, genel olarak insanlığa konuşuyoruz. Onlar çok&#8230; kendinizle kendi ilişkinizi geliştirmede Şambra olağanüstü bir iş başardı. Hâlâ birçok açıdan çabalıyorsunuz, çünkü bir sonraki büyük adıma yaklaşıyorsunuz, ki bir dakikaya kadar bununla ilgili konuşacağız&#8230; bu ticari aradan sonra. (yoğun kahkahalar ve Tobias da güler) Böylece Şambra, Benliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye başlıyorsunuz ve başka insanlar da bu yola girecektir. Bunu size söylememizin nedeni öğretmenler, neler olduğunu bilmeniz, anlamanız içindir. Bu sizin yolunuz, ama bazen onu açıkça nasıl ifade edeceğinizi bilemiyorsunuz.</p>
<p>Yapmayı öğreneceğiniz ilk şeylerden biri, bedeninizle bir ilişki kurmayı geliştirmektir. Bu epey zordur, çünkü fiziksel bedenle bir özdeşleşme söz konusudur, ama bir iğrenti ya da fiziksele olan ilgiyi kesmek istemek de vardır. Sizi burada, Dünya’da tuttuğu için bedeninize sövüyorsunuz. Zorlu doğumlardan geçtiniz. Araba kazaları yaşadınız. Birkaç kez dayak yediniz ve bedeninizi suçluyorsunuz. Böylece bunlar çok çarpık bir ilişki yaratıyor. Kendinizi bedeniniz olarak düşünüyorsunuz, ama o bedeni de çok, çok nedenlerden ötürü beğenmiyorsunuz. O nedenle, ilişkiyi geliştirme süreci bedenle başlar.</p>
<p>Öğretmenler, bir insanın, bedenden kaçmak yerine bedenle konuşmaya başlamasını sağlayabildiğinizde, büyük bir adım atmış olursunuz. Onların bedene nefes almasını sağlamanız, çok büyük bir adımdır. İnsanlar nefes almaya direniyorlar. Biz bunu sürekli görüyoruz. Birkaç nefes alıyor ve şöyle diyorlar, “Tamam, yaptım. (kahkahalar) Andra için bugünlük bu kadarı yeter!” Çünkü gerçek soluma, şimdi ânında olmayı talep eder ve bir dolu insan bedenlerinden çıkmış halde. Gerçek soluma, şu anda bu gerçeklikte olmayı talep eder. Gerçek soluma, bilinci ve farkındalığı açmaya başlar, ve bu sizin kulağınıza hoş gelse de, çoğu insan, içinde bulunduğu kısıtlı bilinçle başa çıkmada zorlanır. Daha fazla bilinç istemezler. Ne istediklerini bilmezler ama, daha fazla bilinç istemezler. Bu onların her bir parçası için bunaltıcıdır.</p>
<p>İnsan, kendiyle olan ilişkisini geliştirdiğinde, zihnin artık onların metresi olmadığı, zihnin artık baştan çıkaran olmadığı, zihnin artık oyun olmadığı bir zihinle de ilişkiyi geliştirmeye başlarlar. Zihinlerini olduğu gibi anlarlar – yani zihin onların bir parçasıdır ama tümü değildir. Zihin artık savaş alanı değildir, zihin artık sürekli dikkatlerini dağıtan bir şey değildir.</p>
<p>Bakın, çoğu insan zihni suçlar. Oysa o suçlanacak bir şey değildir. Zihin, akıl, çok kutsal ve kutsanmış bir amaca hizmet eder. Dikkatin dağılmasına neden olan zihin değildir. Biz bu nedenle, insanlar gelişen bilincin belli bir noktasında sıkışıp kalacaklar diyoruz, çünkü zihnin ötesinde bir şey bilmiyorlar. Ruhlarını ya da canlarını hiç hissetmediler. Bu konuda konuştukları zaman&#8230; onların ruhları hakkında konuşmasını dinleyin, bazısının. Hiç bir fikirleri yok. Zihinden (konuşuyorlar) ve zihin bilmiyor. Zihin bunu daha deneyimlememiştir.</p>
<p>Bir insan, bedeniyle ve zihniyle bir ilişki geliştirdiğinde, geliştirmeye başlayacakları bir sonraki şey – sizin deyiminizle – ruhları ya da tanrısallıkları ile olan ilişkidir. Şu anda sizin bulunduğunuz yer burasıdır Şambra. Siz Benliğinizle, ruhunuz diyeceğiniz şeyle tam bir ilişki kurup geliştirmeyi öğreniyorsunuz. Biz bu ruh adını gelecek Şaudlarımızdan birinde değiştireceğiz, ve bunu neden yaptığımızı da sonradan açıklayacağız.</p>
<p>Siz, şu anki kimliğinizin ötesine geçen bir ilişki geliştiriyorsunuz. Siz Benliğinizin tamamıyla, bütünüyle bir ilişki geliştiriyorsunuz ve o, olacağını düşündüğünüz şey değil. Hatta bugün bile olduğunu düşündüğünüz şey olmayacaktır. Benliğiniz, tanrısallığınız, ruhunuz, oldukça farklı bir şeydir. Siz onunla bir ilişki geliştirme sürecindesiniz. Bazen, sanki onu hiç bulamayacakmışsınız gibi, ayrı tellerden çalıyormuşsunuz gibi, onunla dengeden çıkmışsınız gibi ya da ruhunuz başka bir yerdeymiş görünür. Eh, aslında başka bir yerdeydi. (Tobias kendi kendine güler) ama şimdi, Benliğiniz ile, ruhunuzla, canınızla, ona her ne demek isterseniz, yeni bir ilişki geliştiriyorsunuz. Ve bu, sahip olduğunuz insanca ilişkiyi aşar. Olacağını düşündüğünüz şeyi aşar.</p>
<p>Biz bundan gelecek Şaudlarda daha söz edeceğiz, ve Benlikle olan ve içinden geçtiğiniz bu yeni ilişkiyle, teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi arasında – ki Tesla’nun bugün bizimle olmasının nedeni de budur &#8211; ilginç bir bağlantı olduğunu göreceksiniz. Benlikle bu yeni ilişki geliştirildikçe, inanılmaz algıların, sezgilerin olduğunu, sizin boyutlar-arası diyeceğiniz inanılmaz anlayışların olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Bu Şaud’un dördüncü ve son noktası, çok tartışmalara, muazzam yanlış-anlamalara neden olacak bir noktadır. Muazzam. Çarpışmalar ve düşünebileceğimiz her türlü şey. Biz onu ortaya atacağız, çünkü enerjilerin hareket etmesini izlemeye bayılıyoruz! (kahkahalar) Nasıl akılcı tartışmaların yapıldığını, ama gerçek his ve duyumsamanın nasıl eksik olduğunu göreceksiniz. Bunu şimdiden biliyoruz, ufukta fırtınaları görüyoruz.</p>
<p>Geçenlerde küçük bir Şambra grubunda paylaştığımız bir şeyi paylaşacağız sizinle, bu – nasıl desek – çağdaş bilinç çizgisine ters düşen bir şey. Size şunu söyleyeceğiz Şambra, artık ödün vermeyin. Artık ödün vermeyin. Ruhunuzla ayrı düşmenizin, insan benliğinizle ruhsal benliğiniz arasındaki ayrılığın bir nedeni de, insanın tekrar tekrar uzlaşmak eğilimidir. Enerjileriniz ve bedeniniz fazlasıyla uzlaşıyor. Enerjileriniz ve zihniniz o kadar uzlaşıyor ki, kim olduğunuzu bile bilmiyor ya da anımsamıyorsunuz. Kendinizden ödün verdiniz.</p>
<p>Şimdi, tartışma şu noktada çıkacaktır. İnatçı olmakla (kahkahalar), ödün vermemek arasında bir fark vardır. Biz, siz ve Benliğinizden söz ediyoruz, siz ve en temel değerleriniz, siz ve temel inançlarınız, siz ve özünüzden söz ediyoruz. Biz günlük yaşamda trafik ışıklarında – buna ne diyorsunuz – bir dört yol ağzında “Bu sabah ödün vermeyeceğim. Basıp gideceğim!” (kahkahalar) demenizden söz etmiyoruz. İşbirliği gerekir.</p>
<p>Biz, ya başka insanları sakinleştirmek ya da gönüllerini almak için, ya da daha büyük bir olasılıkla, kendi Ben Ben’im’inizi olmaktan korktuğunuz için, ve kendi Benliğinizi, kendi farkındalığınızı başka insanlarda ya da kendi dışınızda aradığınız için, temel değerlerinizden ödün vermenizden söz ediyoruz. Kendi dışınızda aradığınız zaman ödün verirsiniz. Bu kadar. Ben bunu bir kaleme yazmak istiyorum (kahkahalar) çünkü insanlar nedense kalemleri çok seviyor. (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)</p>
<p>LİNDA: Haftaya bir kalem getiririz.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de! (kahkahalar) Yanıtları kendi dışınızda aradığınız zaman, kendinizden ödün verirsiniz. Başka insanlara sürekli boyun eğip de onların gelip sizi beslemelerine izin verdiğinizde, kendinizden ödün verirsiniz. Temel bir inancınız ya da temel bir tutkunuz, sizi heyecanlandıran bir şey olduğunda ve onu dünyaya açıklamaya korktuğunuzda ve yirmi vites geriye taktığınızda, kendinizden ödün verirsiniz. Bir şey bildiğinizde ve sonra kuşku devreye girdiğinde, kendinizden ödün verirsiniz. Kendinizi geri tutarsınız.</p>
<p>Yeni Enerjide enerjiyi geri tuttuğunuz zaman ne olur biliyor musunuz? Yine de ortaya çıkar. Patlayacaktır, ona fark etmez. O, ifadenin coşkusunu ister. Genişlemenin coşkusunu ister. Ve eğer kendinizden ödün verdiğiniz için onu geri tutarsanız, yine de ortaya çıkacaktır. Ve Saint Germain ve ben gelip tüm parçaları toplamak, ve sizi yeniden biraraya getirmek zorunda kalırız. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Ödün vermek yok! Temel değerlerinizden ödün vermeyin. Tekrarlıyoruz, bu başkalarıyla işbirliği yapmayın anlamına gelmiyor, ama sizi izlediğimiz, kendimizi size ayarladığımız şu son yıllarda, şu son birkaç yılda, ne kadar parladığınızı, ne kadar heyecan duyduğunuzu, ne kadar biliş içinde olduğunuzu görüyoruz, ama evinizin kapısından çıktığınız anda kendinizden ödün veriyorsunuz. Neden? Belki kendinize yeterince güvenmediğiniz için. Belki kendinizle o ilişkiyi geliştirmediniz. Belki kendinize karşı güvensizsiniz. Belki dışınızdaki dünyanın üzerinize yıkılacağından, sizinle alay edeceğinden korkuyorsunuz. Eh, onlar zaten sizinle alay ediyorlar. Şimdi ne fark eder ki?! (kahkahalar, Tobias da kıkırdar) Bu, kendinize sadık olmanızla ilgilidir. Benliğinize sadık olmak.</p>
<p>Şimdi, kendinden ödün vermekten ne algıladığınızı nasıl tartıştığınızı görmek ilginç olacak. Gelecek ay için ev ödeviniz, ne sıklıkta ödün verdiğinize bakmaktır. Enerjinizi ne sıklıkta feda ettiğinize. Yanıtlar için ne sıklıkta kendi dışınıza bakıyorsunuz ya da başka şeylere ya da başka insanlara güveniyorsunuz – buna bizler, meleksi varlıklar da dahiliz.</p>
<p>Sonra bir bakın, kendinizden her ödün verdiğinizde, enerjinize ne oluyor, anlıyor musunuz. Enerjinin nasıl düştüğünü, enerjinin nasıl çöktüğünü izleyin, ve siz eski bilince giriverirsiniz. Eski ve zayıf inanç sistemlerine geri kaçar, bir korkağın ağaçların arkasına saklanması gibi, bunların arkasına saklanırsınız.</p>
<p>Ödün vermek yok, Şambra</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 8: “Kendinizden Ödün Vermeyin”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Mart 2007<br />
www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, Şambra, bu toplantıya devam ediyoruz. İnanılmaz miktarlarda enerjiden geçtik. Bir dolu da laf söyledik, ama inanılmaz miktarlarda enerji.</p>
<p>Soru yanıt zamanımıza girerken, sevgili dostumuz Tesla’nın bir duyurusu var. Kabul etmeye gönüllü olan her birinize bir daveti var. Bulunduğu semavi alemde bir çeşit parti veriyor. Şambra’nın ziyarete gelmesini istiyor, yalnızca bazı icatların potansiyelini görmek için değil, teknolojideki bazı yeni atılımları, farklı anlayışlara dayanan&#8230;. onun söylediğini size iletmeye çalışıyorum&#8230; manyetizma ve anti-manyetizma ile ilgili farklı anlayışları (görmeniz için). Hmmmm! Bu, ona gerçekten bir enerji kaynağı olarak, boyutlar-arası bir taşıt türü olarak uygun biçimde bakmadığınız bir şey, ve özellikle de anti-manyetizmada, son yaşamında Dünya’dayken Tesla’nın fiziksel gerçelikte zamanı bükülmüş bir uzay türü yaratabilmesiyle ilişkili olan bir şeydir.</p>
<p>Siz&#8230; bu parti davetini kabul ederseniz, parti, zamanın bir sonraki üç gecesinde olacak. Bu – nasıl desek – siz buna yalnızca bir gece gidemezsiniz. Yinelenen ziyaretler gerekecektir, çünkü orada bir koşullama meydana gelecektir, ziyaretle birlikte meydana gelecek bir işlem. Geri geldiğinizde bilinçli zihninizle bunu anımsayabileceğiniz gibi, anımsayabilirsiniz de, ama oradayken bazı inanılmaz enerjileri görmüş, hissetmiş ve farketmiş olacaksınız. Bu, onları aşağıya, dünya alanına getirmenize, topraklamanıza ve Dünya’ya ekmenize izin verecektir. Sonradan, bazılarınız bunu teknolojik ya da bilimsel alanlarda daha da geliştirebilirsiniz. Bazılarınız da, başka bilim adamları, hatta Şambra olmayan ve anti-manyetizma ile çalışacak olan bilim adamları için enerjiyi hareket ettiren kişiler olabilir.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, sorularınızı almaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tam da Kuantum Sıçraması yaklaşırken, ben sanki Eski Enerjiye geri gittiğimi hissediyorum. Geçen ay, bütün eşyalarımı bir depoya koydum, Şambra dostlarımdan ayrıldım ve borçlarımı ödeyebilmek için bir Eski Enerji işine başladım. Bazen, bu şirketteyken, kendi Yeni Enerjimi kullanarak kendim için büyük bir gelir yaratma fırsatı olduğunu hissediyorum, ama zaman zaman da, çok rahatsız hissediyorum ve kısa duvarın arkasında kalmak bana çok zor geliyor. Lütfen benimle bu duruma ilişkin ve borç içinde yüzen diğer Şambra için, sezgilerini ya da içgörülerini paylaş. Bu durumlardan çıkmak için, Eski Enerji iş çevresine girmeden Yeni Enerjiyi nasıl kullanabiliriz. Yaşama gülmeyi bize anımsattığın için teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu inanılmaz yolculuğu sürdürürken, bazen geri gidiyormuşsun gibi görünen, aslında hiç de öyle değildir. Bazen, tanıdık ya da alışılagelmiş bir duruma geri dönersin ama, oraya farklı (bir insan olarak) geri dönersin, anlıyor musun. Sen sistemin yalnızca bir Eski Enerji asalağı ya da robotu değilsindir. Şimdi yeni bir bilinçle geri gelirsin. Birçoğunuz, Yeni Enerjinin ve yeni farkındalığın birazını bu eski çevreye getirebilmek için, bu yolu bile bile seçmiştir.</p>
<p>Şambra, size şunu söyleyeyim; burada, bu Dünya’da, bu yaşamda bulunup ona katılmayı siz seçtiniz. Katılmayı. Uzak ya da ayrı bir toplumda yaşamak için buraya gelmeyi seçmediniz. Gerçi isterdiniz ama, buraya bir münzevi (yalnız başına yaşayan kimse) olmak için gelmeyi seçmediniz. Siz buraya kendinizi geliştirmek ve sonra da bir öğretmen olmak için geldiniz. O nedenle, bir Eski Enerji işine geri döndüğünde, senin dediğin gibi, yalnızca para kazanman gerektiği için oraya geri döndüğünü düşünüyorsun, ki bu, bu arada, çarpıtılmış bir inanç sistemidir. Ama aslında daha derin bir düzeyde, oraya bir bilinci ve bilgeliği geri getirmek için geri gidersin. Bu senin için aynı zamanda bir vasıtadır. Sen oraya bir fark yaratmak ve sonra kendi yoluna devam etmek için geri gidiyorsun.</p>
<p>O nedenle, yolu yargılama. Olan biteni yargılama. Ve&#8230;. sen borçtan söz ediyorsun. Borç da diğer herşey kadar bir yanılsamadır, ama çok gerçek görünme eğilimindedir ve bazen de çok duygusallık içeren ve acı veren bir şeydir ve senden senin enerjini çekip çıkartır. Para yapmak, düzenli bir işinin olması ya da bu gibi şeylerde, düşünme biçiminin, zihninin dışına çıkabilir ve tutkunda olursan büyük bir kolaylıkla bolluğun aktığını görebilirsin. Eğer Benliğinle ilişkini geliştirdiysen, o zaman bu şeylerin tümü kolayca ve doğallıkla gelir. Onlar için kaygılanman gerekmez.</p>
<p>Bolluk oradadır. Bu, evrensel bir prensiptir. Çekim yasasıdır. İbrahim’in epey sözünü ettiği şeydir. Eğer bu doğal çekim yasasıyla ilgili daha fazla bilgiyle ilgileniyorsan, bu, İbrahim’in öğretileriyle odaklandığı alanlardan biridir. Tutkunda olduğun zaman, dinlediğin ve Benliğinden ödün varmediğin zaman, bolluk oradadır. Tüm bu borçların icabına bakar.</p>
<p>Bir anlamda, borcun, geçmiş yaşam karmalarına, geçmiş yaşam olaylarına ne kadar tutunduğunun derecesini de gösteren bir simge olduğunu söyleyebilirsin. Sen borçları para olarak düşünüyorsun, ama onlar aslında senin hâlâ tutunduğun ve borçlu olduğun enerjidir. O nedenle, senin bir bakmanı istiyoruz: Hâlâ neye tutunuyorsun? Suçluluk? Utanç? Korku? Beraberinde Şimdi’ye getirdiğin tüm bu şeyler. Onlar artık sana hizmet etmiyor. Onları bırakmak zamanıdır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Denver’e geri geldiğim için çok heyecanlıyım. İki hafta önce buraya geri taşındım ve bir liste dolusu sorum var ama birini seçiyorum ve eğer önemli bir şey varsa katkıda bulunman ricasıyla başlıyorum. Senin sözünü ettiğin, bedenle ve zihnimizle ve Benlikle ilişkiyi geliştirmeyi sormak istiyorum. Ben beden ilişkisi üzerinde kesinlikle çalışıyorum. Bunları sırayla mı yapmam gerektiğini bilmek istiyorum – yani, beden, zihin, Benlik gibi? Hepsini aynı anda yapabilir miyim? Ama özellikle de beden konusunda şu hazım sorunlarım var, sonra çok kez olduğum beyin ameliyatları ve kistler ve sürekli ortaya çıkan sorunlar. Bu hâlâ bedenimden öğrenmem gereken ya da bedenimle iletişim kurmam ya da ondan duymam gereken şeyler mi, ve bunun ötesine nasıl geçip de o ilişkiyi nasıl geliştireyim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Genelde, bir insan, az önce sözünü ettiğimiz aşamaların bazısının – insanın hayatta kalma güdüsü, insanca komfor &#8211; ötesine geçip de daha spiritüel bir farkındalığa ilerledikçe ve sonunda Benlikle olan ilişkiyi geliştirdiğinde, önce bedene odaklanma eğiliminde olur, çünkü anlaşılması en kolay olan odur, ayrıca istismarı en çok içine emen veçheniz de odur.</p>
<p>Böylece, bedeninde az önce değindiğin durumlar var ki bunlar temelde enerji dengesizliklerinin ya da enerji istismarının (kötüye kullanılmasının) göstergeleridir. Burada önemli olan, bedeninle geliştirdiğin ilişkide, onunla tam anlamıyla konuşmaya başlamaktır. Fiziksel bedenine konuşmaya başla – organlara, bir bütün olarak bedene, hücrelere, neye olursa – bir yakınlık ya da iletişim geliştirmek. Bedenini, taşıyıp durmak zorunda olduğun gerekli ama yük olan bir taşıt gibi görmek yerine, ve bedeninin eski ve dengesiz enerjilerin deposu haline gelmesine izin vermek yerine, onunla bu ilişkiyi geliştir. Onunla konuş, bedenine, o eski, biriktirilmiş enerjilere tutunması gerekmediğini söyle. O enerjiler şimdi akıp gidebilir. Onlar nefes yoluyla ve Bayrak Teknolojisi denen ve üzerinde çalıştığımız bu yeni alan yoluyla akıp gidebilirler. Bayrak Teknolojisi bedeninizle en iyi, onunla bir ilişki kurduğunuzda çalışır. Ona sahip çıktığınızda.</p>
<p>Bak, bir kişi, “Bende kanser var, ama nereden geldiğini bilmiyorum. Hazımsızlığım var, ama nereden geldiğini bilmiyorum” dediğinde, bir anlamda bedenini reddediyordur. Senin bedenin, dili – insan dili, lisanı &#8211; olmayan bir biçimde ama kendi enerji formunda sana konuşmaya çalışıyor. Kabul görmek istiyor, dikkat istiyor ve herşeyden de çok, toksinleri ve dengesizlikleri bırakabilmesi için ona izin vermeni istiyor.</p>
<p>O nedenle, en candan arkadaşına konuşurmuş gibi konuş bedeninle. Ona, kendini şifalandırabileceğini bildir. Ayrıca, geliştirme sürecinde olduğumuz şu Bayrak Teknolojisine kulak vermeni isteyeceğiz. O sana, yeniden canlanmak, yenilenmek için bazı çok, çok basit ama çok da doğal sistemleri nasıl kullanacağın hakkında konuşacaktır. Bunların bazısı eski Atlantis anlayışlarına dayanır, ama bazısı da oldukça yenidir. Bazısı da, Şambra’nın başka düzeylerde gördüğü işleri temel alır. Ama fiziksel bedenin tamiri, aslında çoğu insanın sandığından çok daha kolaydır, ve sen gerek bedeninin sorumluluğuna gerekse egemenliğine sahipsin.</p>
<p>Başka bir şey var mı, bir bakalım. Evet, evet, başka bir şey daha var. Sen çok karmaşık bir haldesin. Çok karmaşık ve sen&#8230; bizim ne kadar dürüst olmamızı istiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Çok.</p>
<p>TOBIAS: Bundan korkuyoruz! (Tobias güler) Sen yaşamı neredeyse bir saklambaç oyunu haline getirmişsin. Herşeyi fazlasıyla zor hale getirmişsin ve bu aslında senin oynadığın bir oyun. Tanrısal düzeyde epey zekisin. Spiritüel ve sezgi ya da psişik düzeyde çok yeteneklisin, ama bunu içinde devşirip, adına “Zorlaştır, Karmaşık hale getir” denen bu oyunu oynamışsın. Yaşamın sahip olabileceği kolaylığa dirençlisin ve hep uzun yoldan gitme eğilimindesin, anlıyor musun. Ve hatta kendine, sözünü ettiğin beyin ameliyatları gibi şeyler vermişsin.</p>
<p>Enerjisel olarak kendi üzerine kapıları kapatmışın. Bunun gerisinde uzun bir öykü yatıyor, ama sen, kolay yolu gitmeyesin diye kendinin bazı yanlarını tam anlamıyla kapatmışsın. Ve sen, herşeyden önce, kendine bunu neden yaptığını sormalısın. Bu oyun hangi amaca hizmet ediyor? Ve bu oyunu ne zaman bitirmeye hazır olacaksın? Karmaşıklık yerine basitliğe adım atmaya ne zaman hazır olacaksın? Ve herşeyden de çok, bunu doğrudan sana söylüyorum, kendi yaşamın bölünmüş olduğunda ve çok&#8230; sen onu o kadar kolay olabilecekken zor hale getirdiğinde, başkalarına ne kadar iyi bir öğretmen olabilirsin ki. Aslında en büyük yeteneklerinden biri de, insanlara yaşamın kolaylığını öğretmek. Böylece burada senin için bir ipucu var. En sonunda basitliği öğretebilesin diye kendine karmaşıklığı verdin. Onu bırak. Artık sana yakışmıyor! Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yeni Enerjide olmak iyi gelmiyor. Bize bunun artık bizimle ilgili olmadığını söylüyorsun ama bu bize en yakın ve en can olan kimselerle nasıl ilişkilidir? Kocam geçenlerde tatile gitti ve ben daha iyi uyuduğumu görüyorum ve sanki daha fazla enerjiye sahibim. (yoğun kahkahalar) (Linda, “burada yazdığı gibi okuyorum” der) Bu enerji alış-verişinin nasıl meydana geldiği ve birlikte yaptığımız yolculuğun sona erip ermediği hakkında bana lütfen bir öneride bulunur musun. Yanıtın gerçekten makbule geçecek.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de birlikte yaptığınız yolculuğu tamamladınız, yani – sizin deyiminizle – herhangi bir karmik ya da önceden ayarlanmış yolculuğu. İstediğin an onu bitirebilirsin. Seçtiğin an bitirebilirsin. Ve bu o zaman senin ilişkiyi yeni bir biçimde yeniden-yaratmana ya da yeniden-geliştirmene izin verecektir. Yani senin sıkışıp kalmadığını söylüyoruz. Bir eşle, aileyle ya da arkadaşlarla ya da bir işle birlikte olmak, her gün bir seçim olmalı, bir yazgi değil. Zorla yaptığınız bir şey değil.</p>
<p>Geçenlerde anavatanımda konuştuk&#8230; orası ne kadar tatlı kokuyordu&#8230; badem ağaçları, yağlar, deniz&#8230; çok güzeldi. Cauldre ve Linda’nın oraya daha sık gitmesini sağlamalıyım. Ama gerçekten, orada kendinize zaman ayırmak zorunda olduğunuzdan, buna ihtiyacınız olduğundan, bunu arzuladığınızdan söz ettik. Bu, bugünün dünyasında zor bir şeydir, çünkü öylesine çok talep var ki. Neredeyse kendi başınıza bir banyo bile alacak zamanınız bile yok. Bazılarınız duş alırken sürekli işle ilgili sorularla bölünüyorsunuz&#8230; öhö-öhö (yoğun kahkahalar, Linda kızarır).</p>
<p>LİNDA: Onları bulduğun yerde yakalamak gerekir. (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)</p>
<p>TOBIAS: Şambra, yenilenmek için, bedeninizin, düşüncelerinizin yeni bilincinizi yakalayabilmesi için, zaman zaman hepinizin zamana, kendine ait bir alana, kendi özeline ihtiyacı var. Ve biz gün içinde birkaç saatten söz etmiyoruz, biz kendi başınıza olabileceğiniz güvenli ve kutsal bir alandan söz ediyoruz.</p>
<p>Enerji beslenmelerinden geniş geniş söz ettik. Herkes bunu yapmak eğilimindedir. Özellikle de sizden beslenirler Şambra, çünkü sizler şimdi farklı bir enerji taşıyorsunuz, farklı bir enerji yayıyorsunuz. Böylece evet, sizden besleneceklerdir ve bu çoğu kez de geceleri siz uyurken olur. Eşiniz bunu kötü bir niyetle ya da size zarar vermek için yapmıyordur. Sadece bunu yapmaya alışıktırlar, çünkü izin verdiniz. Onlar enerjiyi geceleri, siz çıkıp gittiğinizde, örneğin Tesla’nın partisine gittiğinizde çekiyorlar. Yatakta kalmış olan bedeninizden besleniyorlar! Onlar sizden çok daha dünyaya bağlılar, o yüzden de bu sürekli olan bir şeydir.</p>
<p>Şambra, siz bunu anlıyorsunuz ve bu ille de kötü bir şey olmak zorunda değil, ama bazen kendinizi yenilemek durumunda olduğunuz zamanlar vardır. O nedenle, Bayrak Teknolojisi’nin parmak bastığı noktalardan biri de, kendinize biraz zaman ayırmaktır. Meditasyon ya da yoga ya da bunun gibi bir şey yapmanız gerekmiyor. Yalnızca kendinizle zaman geçirin. Biz, Benlikle ilişki hakkında konuşmayı sürdüreceğiz ve bunun bir bölümü de kendine zaman ayırmayı içerir. O zaman enerjinizin daha akışkan ve daha yüksek dereceli bir yayılıma ve genişlemeye sahip olduğunu göreceksiniz. Böylece, bu reçete basittir. Hergün kendinle olacağın birkaç fazladan dakika, bir ya da birkaç saat. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Tünaydın Tobias ve Nikola. Benim tutkuma tam ortadan vurdunuz, ki bu tutkum, burada olduğu zamanlar Nikola’nın yaptığı çalışmalardır. Bu konuda bulabileceğim herşeyi inceledim ve ben gerçekten Nikola’nın geri getirmek istediği enerjinin bir parçası olmak isterim. Toplantıya gitmeye niyetliyim ama, orada öğreneceklerimi de geri getirirken anımsamak istiyorum. Sanırım sorum şu, bir sonraki adım nedir? Bu yolun peşine düşmem için bana nasıl bir öneride bulunurdun?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, farklı birkaç şey söz konusu. Tesla bugün bu enerjinin bazısının tam anlamıyla buraya getirilmesine gönüllü olacak Şambralar istedi. Kristalin alemlerde çok iş gördü ve o diğer alemlerde – sizin bir araştırma merkezi diyeceğiniz laboratuvarlara sahip.</p>
<p>Yıllar önce, Şambra Universitesi’nin başka alemlerde varolduğunu söylediğimizi anımsıyor musun? Ve soru da şuydu, Şambra bunun bu aleme gelmesine izin verecek miydi? Ve Şambra izin verdi. Aynı şey Tesla’nın çalışması için de geçerlidir. O diğer alemlerde çok ayrıntılı bir yer, sizin enerji merkezi diyeceğiniz şeyi kurdu. Ve o enerjinin şimdi buraya getirilmesine, o enerjinin şu anda Dünya’ya getirilmesine gönüllü olacak Şambra’ları arıyor. Bu enerjinin şu anda tuğlalarla örülmüş, harçlarla sıvanmış bir bina olarak gelmesi gerekmiyor. Gördüğün gibi, Tesla aslında tohumları ekecek, enerjiyi hareket ettirecek, bu enerjiyi araştırmacılar ve mucitler için ulaşılır kılacak kişiler istiyor, ve o sonra, bir anlamda bu çalışmayı ileriye götürmek için burada doğacak. Yani sen bir seçime sahipsin. Bu çalışmayı gerçekleştirmek için Tesla yardım istiyor.</p>
<p>Laboratuvarda görülen herşeyi anımsamaya gelince, bu ustalık isteyen bir şey, çünkü çözülmelerin meydana geldiği bir düzey vardır. Başka alemlerde olduğun zaman ve sonra Dünya’ya geri geldiğinde ve anımsamaya çalıştığında, onun laboratuvarlarında gördüğünü anımsamak, zihinsel ya da düşüncesel bir alıştırma haline gelir. Anımsamak için beynine başvurursun. Oysa beyin seninle birlikte Tesla’nın merkezine gitmeyecektir, anlıyor musun. Oraya senin özün gidecektir. Onun için de beynin tek bir halt bile anımsamayacaktır. (kahkahalar) Çünkü orada değildi!</p>
<p>Böylece meydan okuma şudur, özüne geri dönmek, beynini aradan çıkarmak&#8230; ki bu senin problemlerinden biriydi&#8230; yani beyni aradan çıkarmak ve özsel düzeyine girmek. Şimdi diyorsun ki, “Orası nerede?” Bak görüyor musun, bu konuşan beynin. Beyin bilmek istiyor, “Nerede? Nasıl bir görüntüye sahip? Ne kadar büyük? Ve kaç para?” (kahkahalar) Özsel düzeye, biliş düzeyine gir. Bu neredeyse bir rüya hali ya da bir hayal etme hali gibidir. Senin gnost’unla aynı düzeyden iş görür. Oraya gir. O zaman o bilgiyi ya da özü, bu 3B alemine geri getirebilirsin ve sonra, bilgi ya da öz burada topraklandıktan sonra, kendini dönüştürmeye başlayacak ve en sonunda akılla anlaşılabilecek bir enerji halini alacaktır, anlıyor musun. İşte sen bu noktada atılımlara ve “haaa”lara sahip olacaksın, onu tezahür ettirmek ve yürürlüğe koymak için parçaları biraraya getirebileceksin, anlıyor musun.</p>
<p>Şimdi, senin çalışmanın bir kısmı bu şeylerden bazısını anımsamak olabilir. Bir kısmı da, araştırma ve geliştirme çalışmaları yapacak kişilerin sadece yakınında olmak olabilir. Bu insanların metafizikle hiç ilgisi bile olmayabilir. Onlar belki bilim adamıdır. Ama senin onlara yakınlığın, onların bazı yeni gelişmelere atılmalarına yardım edecektir.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz. O harika çalışmanı sürdür.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Son 20 yıldır, babam öldüğünden beri, annemi yaklaşık haftada bir gün ziyaret ediyorum. Gidiş ve dönüş üçer saatlik yol demek, yani bir yükümlülük söz konusu. En çok canımı sıkan şey de, bunu sadece sorumluluk duygusuyla yapıyor olmam, sanki hissetmem gereken sevgiyi hissetmiyorum.</p>
<p>Aşırı negatif bir insan olan annem, erkek kardeşimin ve benim dışımda herşeyi ve karşılaştığı herkesi yargılıyor. Bu arada, erkek kardeşim de benimle aynı gemide. Biliyorum, annemin mutsuzluğunu kendisinin yarattığını görmesini sağlayamadım. Ben onu mutlu etmeye çalışıp duruyorum ve hep, kendim bir örnek olup başkalarına karşı iyi ve cömert olmasını öğretebilmeyi umdum, ama hiç bir işe yaramadı. Ölmeye hazır olduğunu söylüyor ve sürekli yaşlılığın ne kadar kötü olduğundan söz ediyor, ama 89 yaşında olmasına rağmen ben onun daha birkaç yıl buralarda olacağı hissini taşıyorum. (kahkahalar) Varsa eğer, önerilerinden yararlanabilirim ve umarım bana “Sadece nefes al” demezsin! (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)</p>
<p>TOBIAS: Ben senin içinde bulunduğun gemiyi – HMS Istırabı – olarak hayal ettim! İşte burada çok basit bir, enerjiden beslenme ve manipüle etme durumu var, anne tarafından. Sen buna kabul veriyorsun, ve bugünkü Şaud’un dördüncü noktası, kendinden ödün veriyorsun. Benliğinden ödün veriyorsun. Nefret ediyorsun ama yapıyorsun. Kendi Benliğine sadık kalmıyorsun. Kendi Benliğine sadık olmadığında, Benliğini böler ve parçalarsın, enerjini tüketir yönünü şaşırırsın, ve artık kim olduğunu bilmiyormuş gibi davranırsın.</p>
<p>O nedenle, herşeyden çok, bağları koparmak, kalıbı değiştirmek en iyisidir. Sen burada çok ilginç bir enerji kalıbına sahipsin, ve en iyisi bu kalıbı değiştirmektir. Bu kararı vermen gerek. Bunu nasıl yapacağını sana söylemek istemiyorum. Ama sen bir şeylerin değişmesi gerektiğinin farkındasın. Ve şimdi gözüpek ve cesur ol ve değiştir. Bu, bu kadar basittir. Bu ne kadar zor olabilir ki, Şambra? Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, benim bir tane çok kısa ve bir tane de daha uzun bir sorum var. Kısa olan sorum şu, annemin büyük babalarının adına ihtiyacım var, hem anne tarafından hem de baba tarafından. Bu isimler sende olabilir mi? (bazı gülüşmeler) Biliyorum&#8230; gen bilimi.</p>
<p>TOBIAS: Biz genelde bu tür soruları yanıtlamayız, ama burada bir istisna yapacağız. Gerald Manitz. İkinci soru? Bu arada, biz şimdi bunun bir kalıp oluşturmasını istemiyoruz. Bu soruyu sormanın arkasında yatan motivasyonu anlıyoruz, ama Şambra’nın sıraya girip de bu tür sorular sormasını istemiyoruz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Özür dilerim, ve teşekkür ederim. Diğer sorum şuydu; Yeni Enerji işiyle ilgili yeni bir CD yaptığını biliyorum ve kocamla benim birlik içinde, işimizi Eski Enerjiden Yeni Enerjiye geçirebilmemize yardımcı olacak belirli bir bilgi var mı diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Tekrarlıyoruz, bu oldukça karmaşık ve açıkçası kişisel bir soru, oysa biz bu soruları tüm Şambra için daha genel tutmaya çalışıyoruz. Ama temelde&#8230; bu öneri bir süre kafanı karıştıracak ama sonradan anlayacaksın&#8230; kısa bir süre işinden uzaklaş. Bırak, ister uzun bir tatil yap, ister başka bir şeylerle uğraş. İşin şu ara bir kuluçka döneminde. Temelde fikir yerinde ve o yalnızca kuluçka döneminden geçiyor. Ama bu noktada ondan biraz uzaklaş ve o kendini farklı bir biçimde yeniden-geliştirecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim uyruğum Afrikalı Amerikalı. Onları bir bütün olarak, bir insan topluluğu olarak ele alabilir misin diye soracaktım. Afrika’daki sürekli kargaşa ve korkunç şeyler ve Amerika’da yaşayan Afrikalılara yapılan baskı ve meydan okumalar (hakkında konuşabilir misin). Yüzyıllardır böylesine inanılmaz zor durumlardan geçmeyi seçen bu insan grubuyla ilgili bize söyleyebileceğin bir şey var mı? Bunlar belirli ya da özel bir grup mu? Belli atalara mı sahipler? İnsanlıklarından feda ederek başarmaya çalıştıkları belirli bir amaç mı var?</p>
<p>TOBIAS: Burada birkaç şey söz konusu. Bu, deyim yerindeyse, spiritüel bir aile değil. Herşeyden çok, insan bilincinin bir bölümü. Irkların gelişmesiyle ve coğrafi toprakların gelişmesiyle, dünyanın Afrika olarak bilinen bir bölgesinde büyük, geniş bir insan grubu, insanlığın genel mücadelelerini ve sorunlarını ve karanlığını üstlenmeyi kabul ettiler. Onlar bunu, katlanmaları gereken kendi çarmıhları gibi üstlendiler. Burası ayrıca, çok zor yaşamları olmuş, çok utandıkları şeyler yapmış olanların yeniden dünyaya gelirken seçme eğilimi gösterdikleri yerdir, çünkü oradaki titreşim düzeyinin onlara daha uygun olduğunu hissederler.</p>
<p>Dünyanın bir bölgesi olarak ve bir ırk olarak, senin Afrikalı dediğin insanların, artık insanlık adına, hatta kendi adlarına, mücadele etmeyi ve ıstırap çekmeyi kabul etmemesi, çok önemlidir. Dünya, kendi sorunlarının çöpünü boşaltmak için bir yer gereksinmez, çünkü bu kimseye hizmet etmez. Çöpü boşaltanlara hizmet etmediği gibi, sorunları kabul edenlere de etmez.</p>
<p>Dünya enerjilerinde, bunun olmasına izin verecek bir değişim meydana geliyor, ama Afrika halkları ve Afrikalı Amerikalı soyundan gelenler, insanlığın geri kalanının mücadelelerini ve zorluklarını kabul etmekten vazgeçinceye kadar (bu değişim) gerçekleşmeyecektir. Birinin bu döngüyü sonlandırması gerekiyor. Birinin, “Hayır, yeter, artık buna hoşgörü göstermeyeceğiz, buna katlanmayacağız” demesi gerekiyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias. Eminim eğleniyorsun.</p>
<p>TOBIAS: Her zaman!</p>
<p>8.ŞAMBRA: Benim sorum tutkuyla ve özellikle de tutkunu yerine getirmekle ilgili. Benim sorunum – ki bir sorunum yok (izleyiciler ve Tobias güler) – projelere başlıyor ve onlardan keyif alıyorum, ama bir gün ya da birkaç hafta sonra ilgimi kaybediyorum, ve sonra onlara yeniden başlamak gerçekten zor geliyor. Sanki onları devam ettiremiyorum. Kendimi zorlamam gerekiyor ve bu, bilirsin işte, yapmak istediğim bir şey değil.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Yani, bunun yanıtını kendi içimden verebilirim, biliyorum, ve herhalde öyle de yapıyorum, ama senin konuşmayı sevdiğini bildiğim için sana sorayım dedim. (izleyiciler ve Tobias kahkahalarla gülerler) Kendim ve Şambra adına soruyorum, ilgini ve tutkunu nasıl sürdürürsün?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Sen – ve bir dolu Şambra da öyle – hayal gücü kuvvetli tiplersiniz. Sen – bizim daha kristalin dediğimiz – alemlerde iş görüyorsun. Sen fikir üreten insanlardansın – yaratıcı enerji. Yaratıcı enerji, 3B’nin sıradan dünyasında tezahür ettirileceğinde, her zaman iyi bir yanıt ya da karşılık vermez. Başka alemlerde iş bitirmek çok daha zevklidir. Yaratabilir ve anında hayal edebilirsin ve o ortaya çıkıverir. Onu buraya getirmek için o zahmetli, yorucu çalışmadan geçmen gerektiğinde, hızla ondan sıkılır ve diğer alemlere geri gitmek istersin.</p>
<p>Yapılacak şeylerden biri, bunu kendi içinde fark etmek ve birçok projenin belki sadece enerji imgeleyicisi ya da tasarımcısı olduğunu görmek, ve başka insanların bunu yapılandırmasına ya da birleştirmesine izin vermektir. Muhteşem fikirlere sahip olduğunda, başka insanların gelip senin yaratını paylaşmasına izin ver. Yapılandırıcı olmak isteyen, fikirleri ele almak isteyen bir dolu insan var. İnsanlığın büyük bir çoğunluğu fikir düzeyiyle pek iyi bir rezonansta değildir. Onlar, gerçekleştirenlerdir ve böyle olmayı onlar seçer.</p>
<p>Kendin için bir başka şey de, biraz daha topraklanmandır. Sen&#8230; şu anda bedeninden üçte-iki çıkmış haldesin! Yani havada süzülüyorsun ve sürükleniyorsun, çünkü o alemleri seviyorsun. Biz senden bu gerçeklikte çok daha varolmanı, çok daha bedeninde olmanı isteyeceğiz. O derin nefesi alır, kendini topraklarsın, ve ben senden hergün bunun üzerinde çalışmak için zaman ayırmanı rica edeceğim – burada tümüyle mevcut olmak ve sonra genişlemek.</p>
<p>Bak, sen şu anda kendini dışarıya yansıtıyorsun&#8230; aslında enerjinin büyük bir bölümünü bırakıp bedeninden çıkıyor ve diğer alemlere gidiyorsun&#8230; ama genişlemiyorsun, kendini dışarıya yansıtıyorsun. Bunu farklı bir yoldan dene. Çok topraklan, nefes al, ve sonra kendini varolan o andan genişlet, hemen o anki, buradaki noktadan, ve sonra başka alemlere genişle. Başlarda buna direneceksin, çünkü oraya ulaşırken farklı yollardan gitmeye alışıksın ve enerji de sana hemen çok tanıdık gelmeyecektir. Çok mevcut olmayı ve sonra çoklu-boyutlara genişlemeyi öğrendikçe, bunun aslında enerjiyi çok daha iyi koruduğunu göreceksin. Sen daha iyi&#8230; bazı şaşırtıcı fikirlere ve düşüncelere sahipsin, ve onları Dünya’ya getirebilir halde olacaksın ve şimdi olduğun gibi, bu kadar sabırsız ve sinirli olmayacaksın. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>TOBIAS: İki tane daha.</p>
<p>LİNDA: Elbette.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias. Burada olmaktan ötürü çok heyecanlıyım. Önceki Şaudlardan birçoğunu dinledim, İsis’in Yarasını ve gnost dizisini, ve Atlantis’ten falan anılar canlandı. Ve bana yapılan bir okumada o zamanlar bir mimari mühendis olduğum ve binalar yıkılırken çok suçluluk duyduğum söylendi, gerçi kıtalar çöküyordu ama, benim binalarım ayakta kalmadı diye suçlanmışım. Ve şimdiki yaşantımda Feng Shui ve Kutsal Geometriyi kullanan mimari bir tasarımcı olarak, beni tezahür ettirmekten alıkoyan bu suçluluk ve sorumluluk duygusunun bazısına hâlâ sahip olup olmadığımı merak ediyorum. Aslında daha topraklanmış bir halde tezahür ettiremedim ve bunun yalnızca bir zamanlama meselesi olup olmadığını merak ediyorum. Yoksa bu benim gnost’la ilgili eksik anlayışımdan mı kaynaklanıyor? Ya da bu suçluluk duygusundan mı? Ya da yukardakilerin hepsi mi?</p>
<p>TOBIAS: Biz, “yukardakilerin hepsi”nden yola çıkalım! (kahkahalar, Tobias da güler) Hepsini biraya getirip tek bir büyük sorun haline getirebiliriz! Bu, birçok şeyin kombinasyonudur&#8230; burada birçok unsur birden söz konusu&#8230; sen Atlantis’te yalnızca bir mimari tasarımcıdan çok daha fazlasıydın. Yalnızca binanın yapısıyla değil, binaların içindeki enerjilerle de çalıştın, ve suçluluk duygun çöken binalardan kaynaklanmıyor, bu binalardan bazısının içinde, enerji açısından meydana gelenlerden kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu tür bir işe geri dönmek istiyorsun çünkü çok şey öğrendin. İnsan bilinci açısından, enerjinin nasıl süper bir iletken olabileceğini biliyordun, ve ama bu suçluluk duygusu da mevcut, ancak şu anki sorun daha çok, enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin kendi anlayışından ödün vermiş olmandır, kendinle bilerek bir saklambaç oyunu oynamandır. Bazı büyük fikirlerin var, ama yine de Feng Shui ya da enerjiyi hareket ettirmek dediğin bazı kitabi yöntemlere tutunuyorsun, oysa daha iyisini biliyorsun. Kendi Benliğine güvenmiyorsun, onun için de, fiziksel yapılarda enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin gerçekten bildiğin şeyleri görmezden geliyorsun, ve bu noktada biraz fazla normal olmaya çalışıyorsun. Bundan Atlantis gibi şeyleri sorumlu tutmak istiyorsun, ama aslında kendi Benliğinden ve enerji hakkında gerçekten bildiklerinden ödün veriyorsun. Artık bunu ortaya çıkartmanın zamanıdır.</p>
<p>Fiziksel uzayda enerjinin hareketine ilişkin bazı çok ilginç teorilere sahipsin. Ve sen gerçekten&#8230; biz burada mecazi konuşuyoruz, ama sen başka alemlerde bununla ilgili yazılar yazdın ve topluluklara sundun, ama onları buraya getirmek için kendine izin vermiyorsun. Araştırmalarının bazısıyla avangart olmana, öncü, yenilikçi olmana izin vermiyorsun. Biraz çılgınlaş ve onu buraya getir. Sana olabilecek en kötü şey nedir? Bunu yanıtlama! (kahkahalar) Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Burada bir düzeltme yapıyoruz. İki soru daha.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, yaşantımı geri geri yürüyerek yaşamanın pekâla olduğunu duymak, beni çok mutlu etti.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Evet, ben bunu son kırk yıldır yapıyordum. Ben o yıllardan geri geri yürüyerek geçiyordum. Bugün neden buradayım; 80’lerde Kryon ile başladım ve Kırmızı Çember başladığında, bilirsin işte, tamamen ve tümüyle onunla rezonansa girdim. Tüm yaşamım boyunca tamamen sağlıklıydım, hiç doktora gitmedim, ilaç almadım falan. Nihayet geçen yıl kitabımı yazdım ve Kryon yaz konferansından hemen birkaç gün sonra ciddi bir kalp krizi geçirdim, ölmek üzereydim, ve bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum ve gerçekten merak ediyorum, çünkü herşey durmuş gibi. Ve kafam karıştı.</p>
<p>TOBIAS: Çok basit&#8230; hemen söyleyelim&#8230; şu an Dünya’da kalmak isteyip istemediğinden emin değilsin. Şöyle bir durumun var, dünyada bulundun ve işini bitirdin, çok şey deneyimledin, yaşamında çok şey tamamladın. Tıbbi bir sorunun yoktu gerçi ama bu daha çok bir arzu sorunuydu.</p>
<p>Sen, ölümün büyük bir şey olmadığını anlıyorsun. Öteye geçersin ve aslında oluşmuş olan bazı fiziksel sınırlılıklardan özgürleşirsin. O nedenle, o zamanki sorun şuydu, “Kalmalı mıyım?” Kryon kanallıklarından birinde bir deneyim yaşadın ve sana bu soru geldi&#8230; Kryon yüzünden değil, ama sen o enerjinin içindeydin&#8230; ve sen gelecek günlerini düşünüyordun, ne yapacağını, na başaracağını, ve bir yanın “Belki de gitme zamanıdır” dedi. Kendine böyle bir deneyim hazırladın, sonra da kalp krizi deneyimini yarattın ki, yeni değerlere, kalmak için yeni nedenlere yakından ve derinlemesine bakabilesin diye, ve işte bugün buradasın.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Yani, bugünkü enerjilerden sonra bir kalp krizi daha geçirmeyeceğim, öyle mi?</p>
<p>TOBIAS: Bu enerjiden sonra değil, ama Kryon seminerlerinde dikkatli ol. (Tobias ve izleyiciler kahkahalarla gülerler) Bunu, Kryon’a tüm saygımla söylüyorum. Şakaydı.</p>
<p>Sen o seminerde olanaklarını ve olasılıklarını düşünürken, kendini öylesine açık ve öylesine çok-boyutlu hissettin ki, aslında orada, o enerjide oturmanın etkisi fazla yoğun geldi. Bunu sana yapan yine Kryon ya da başka bir varlık değildi, “Burada olmak istiyor musun, istemiyor musun” diyen senin kendi komfor düzeyin ve açıklığındı. Ve bu, bu gece bile yatağa girmeden önce kendine sorman gereken bir sorudur.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Aloha. Benim sorum bilincin değişimi ve kurumsal dünyanın nasıl davranacağıyla ilgili.</p>
<p>TOBIAS: Bu çok geniş bir soru. Kurumsal dünyada bazılarının içtenlikle eski biçimlere tutunmayı sürdürdüğünü, bazılarının ise ileriye atıldığını göreceksin. Kurumsal dünyanın hükümetlerden ve dinlerden ayrılan yanı ise, büyük oranda kâr amaçlı olmaları – hem senin gibi Yeni Enerji elçilerinin olması, hem de altta kârların yatması. Bir şirket, genelde herhangi bir iş, ister Wall Street olsun ister başka bir piyasa, çok başarılı bir kuruluş gördüğünde, onu taklit etmek isterler. Aynı enerjiyi kullanmak isterler.</p>
<p>O nedenle, bilinci her düzeyde – ürünleri geliştirmede, dağıtımda, müşterilerle ve çalışanlarıyla çalışma biçiminde &#8211; işin içine katan ve çok başarılı olan şirketleri, ve bizim sözünü ettiğimiz bolluğu her düzeye taşıyan kuruluşları, çok çok büyük bir hızla taklit edecek ya da kopya edip aynını yapacak başka kuruluşlar olacaktır. Yani bu, kurumsallık bilincinin kolay yanlarından biridir, ki böyle bir motivasyon dinde ya da spiritüellikte, hele hükümetlerde hiç yoktur.</p>
<p>Böylece, kurumsal dünyanın değişimlere oldukça açık olacağını görüyoruz, ancak yine de iş dünyasında eski inançlara ve özellikle de herşeyin, herşeyin kâr amaçlı olduğuna ilişkin o eski inanca tutunan kişiler (ya da şirketler) olacaktır. Yeni Enerji, kalbin yolu izlendiğinde, en altta yatan amaçların ya da yolların da kendi başlarının çaresine bakacağını söyler.</p>
<p>Böylece Şambra, bu uzun ve güzel bir gün oldu, değişim ve dönüşümlerin meydana geldiği bir gün. Bugün verilen bilgi, kendini açığa çıkarmayı sürdürecek, gelecek üç ya da dört gün içinde size yeni farkındalıklar getirmeye devam edecektir. Ve siz de bu arada Tesla’nın partisinin zevkini çıkartın!</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/03/03/saud-8kendinizden-odun-vermeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 7: &#8220;Şambra&#8217;nın Sesi&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/02/03/saud-7-sambranin-sesi/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/02/03/saud-7-sambranin-sesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2007 13:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Şubat 2007
www.crimsoncircle.com     &#8211;    www.kirmizicember.org
Ve öyledir. (gülüşmeler) Sevgili Şambra, ben Tobias bu güzel günde bu Şambra enerjisiyle biraraya geliyorum.
Maddesel gerçekliğinizin havası ya da çevresi yüzünden güzel değil, güzel, çünkü bir kez daha biraraya gelebiliyoruz. Bir kez daha bu kutsal alandaki kutsal ânı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Şubat 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com     &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir. (gülüşmeler) Sevgili Şambra, ben Tobias bu güzel günde bu Şambra enerjisiyle biraraya geliyorum.</p>
<p>Maddesel gerçekliğinizin havası ya da çevresi yüzünden güzel değil, güzel, çünkü bir kez daha biraraya gelebiliyoruz. Bir kez daha bu kutsal alandaki kutsal ânı kullanabiliyoruz. Enerjilerimizin tümünü birleştirebiliyor ve bir an için neden burada olduğumuzu anımsayabiliyoruz.</p>
<p>Geçmişimizi anımsayabiliriz, en son günlerimizi anımsayabiliriz, ya da bu ânı yalnızca gevşemek – yeniden canlanmak – için kullanabiliriz.<br />
<span id="more-290"></span><br />
Zamanın geçen şu son birkaç ayında ben bunu çok sık yaptım. Kuthumi gelip bu iskemleye oturdu. Yakışıklı, çekici ve herşeye kadir Saint-Germain – onun bir ay önce oturduğu bu iskemlede oturmaktan onur duyuyorum! (kahkahalar) O da buradaydı.</p>
<p>Bu arada Şambra, mizah, yeni çağ bilincini, Yeni Enerji bilincini işler hale getiren şeydir (yağdanlıktır). Gerçekten öyledir. Gerçekten öyledir. Seçtiğiniz bu Şambra olma işi ve yeni bilinci gerçekleştirme işi, her zaman kolay değildir. Siz karşıt bir güç olmasanız bile, tüm çevrenizde karşıt güçler var. Bunlar çevrenizde olmayı sürdürecektir. Şeylere gülebilmeniz gerekir.</p>
<p>Önce kendinize gülerek başlayın. Kendinizi, şimdiye kadar olduğunuzdan çok daha hafife alın. Sizin şu, saçınızın kötü göründüğü gün dediğiniz günlerden biri olsa bile, buna gülün. O saçın ne kadar aptalca görünebildiğine gülün. Bazen kendinizi bu tür kalıplara nasıl gömdüğünüze bakın. Eski inanç sistemlerinin ağırlığını yükleniyorsunuz. Buna gülün.</p>
<p>Zor haberler okusanız bile, evet zor haberler, onlara şefkat duyun, ama gülmeniz de gerekiyor, anlıyor musunuz. Gülmek zorundasınız. Bunlar sadece oyunlar oynayan insanlardır, ve bunu fazla ciddiye alırsanız, tam da içine çekilirsiniz.</p>
<p>Bazılarınız belki bunu anlamıyor. Diyorsunuz ki, “Ama Tobias, dünyanın her yanında savaşlar var. Her gün ölen insanlar var. Kaygılı ruhlar, kaybolmuş ruhlar var. Tobias, buna gülebileceğimi hiç sanmıyorum.” Eğer gülemezseniz – yaşam denen bu nimetteki mizahı göremezseniz, bu yaşam tiyatrosundaki, insanlar tarafından oynanan bu oyundaki mizahı göremezseniz, sizi içine çekecektir.</p>
<p>Sizi kendi dramının içine çekecektir. Sizden beslenecektir. Düşünme tarzınızı eğip bükecek, bunun siz olduğunuza inanmanızı sağlayacaktır. Savaşları sürdürenin siz olduğuna, hastalıklara sahip olanın siz olduğuna, derin ve karanlık ve depresif hislere sahip olanın siz olduğuna inanmanızı sağlayacaktır. Bizim kitle bilinci dediğimiz bu oyunu kabul edip inanmanızı sağlayacaktır. Ve bildiğiniz gibi, sonra oradan çıkmak çok zorlaşır.</p>
<p>Bu gelecek ay kendinize bir iyilik yapın. Ve bu bazılarınıza zor gelecektir. Bu bazılarınızın öğrendiklerine, inandıklarına ters düşecektir. Ama yeni bir öyküyü, zor bir yeni öyküyü ele alın. Onda bir mizah bulun. Kolay bir şeyle başlayın – politikayla – bu hep kolaydır, onu hep bir espri haline getirin. Ve sonra da öykü sırasını yukarıya doğru izleyerek daha zor olanlara gelin – genelde kalbinize işleyecek ve genelde sizi hemen içine çekecek öykülere gelin. Onların içindeki mizahı bulun.</p>
<p>Şimdi biz kötü ya da zalim bir mizahtan söz etmiyoruz. Başka bir insanla alay ettiğiniz ya da onu küçük düşürdüğünüz bir mizahtan söz etmiyoruz. Ama biz dualitenin mizahi durumlarından söz ediyoruz. Bu mizah vardır. Siz sadece onu görmüyorsunuz. Bir şefkat alanında olsanız ve insanların seçtiğinin bu olduğunu anlasanız – onlar da gerçekten sizi gibi yaratanlardır – en zor durumların bazısında bile mizahı görebilir halde olursunuz.</p>
<p>Şu anda Cauldre ile biraz mücadele ediyorum, çünkü o şöyle diyor, “Bunu nasıl söylersin Tobias? Bu sözler benim ağzımdan nasıl çıkıyor – savaş gibi bir şeyde mizahı görmek? Ve küresel ısınmada?” Küresel ısınma, perdenin bizim yanında çok esprilere neden olan bir konu! (güler)</p>
<p>Çünkü anlamıyorsunuz. Öylesine ciddisiniz ki. İnsanlar kendi dramlarına kapılıyor ve çok sıkışıp kalıyorlar. Buradaki mizah şu ki, Gaia herşeyi nasıl temizleyeceğini biliyor. Gaia, kendine nasıl bakacağını bilir. Gaia, epey bir süre daha Dünya üzerindeki yaşamı desteklemeyi sürdürecektir. Biz, küresel ısınma bir sorun değil, demiyoruz, ama o soruna bir bakın. Onun bazı zor unsurlarına bakın ve sonra da arkasında yatan mizaha bakın.</p>
<p>Ortalıkta koşuşturan, ortalığı velveleye veren, küresel ısınmayla ilgili bayrakları ve pankartları taşıyan çok insan var. Sorunu çözmek yerine, bunu daha fazla beslenmeyi ve daha fazla dramı sürdürmek için kullanıyorlar. İşte mizahi yanı da bu. Bu o kadar da zor bir durum değildir. Halledilebilir sevgili Şambra, hem de çok yakında. Bunun yüzyıllar alacağını, belki de insanlığın yok olacağını söyleyen haberleri duyuyorsunuz. Dünya belki kendini yakacak (deniyor). Üzgünüz. Bu olmayacak.</p>
<p>Dünya üzerinde bunu etkileyecebilecek küçük bir insan grubu var. Gelecek kuşakları destelemek için dengenin geri getirilmesine yardımcı olabilecek insanlar var. Ve onlar bunu gerçekleştirmeyi seçmezlerse, Gaia, bunu kendi halletmeyi seçecek. Buradaki mizah şu ki, küresel ısınmadan söz ediyor ama bu grupta ‘Soğuk-Cold’ Creek Canyon’da oturuyorsunuz (bazı gülüşmeler). Donuyorsunuz! İşte bu bizim taraftan çok komik görünüyor! (kahkahalar)</p>
<p>Linda: Coal (izleyiciler güler) (çvr. Kanallıkların yapıldığı yerin adı Coal Creek Canyon, Tobias ‘Coal’ yerine ‘Cold’ yani soğuk diyerek kelime oyunu yapıyor).</p>
<p>Saint-Germain, Kuthumi ve ben, ve çoğu kez Madame Blavatsky de, birlikte oturduğumuzda hep bu şeyler hakkında espriler yapıp duruyoruz. Bunu fazla ciddiye almamaya çalışıyoruz. Yaşamınızdaki günlük açmazların, çelişkilerin mizah yanını bulun, çünkü, sevgili Şambra, bunlar geçici şeylerdir. Bunlar yalnızca kendini devindiren, kendini geliştiren ve genişleten enerjinin bir parçasıdır. Ya onun içine çekilirsiniz, ya da onun üstüne yükselirsiniz. Ya Melek Zirvesi’ne gidebilir, ya da Dante’nin Cehennemi’ne girebilirsiniz. İkisinden biri. Bu size bağlı. Mizah, Yeni Enerji bilincinin yağdanlığıdır.</p>
<p>Geçtiğimiz aylar boyunca Saint Germain ve Kuthumi buradaydılar. Benim dikkatimin büyük bir bölümü ise, Dünya’ya doğmuş olan biyolojik benliğime yönelmişti. Ve bugün, o varlığın adını ve yerini açıklayacağım. Hayır! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Biraz mizah Şambra. Burada enerjiyi hareket ettiriyoruz. (Tobias kendi kendine güler) Yakında bu habercimi kaybedeceğimi söylüyorlar. O bugün benden çok utanıyor. Neredeyse bu Şaud’u şu anda sonlandırabilir, bu kadar, diyebiliriz, ama sizinle konuşacak birkaç şeyimiz var.</p>
<p>Dikkatimin büyük bir bölümü biyolojik varlığıma odaklanmıştı. Şambra’ya söylediğim gibi, fiziksel bir form içinde buraya, Dünya’ya doğmuş olan bir kabuk bedenim var. Ve o kabuk beden gelişmeye ve büyümeye başlıyor. Şimdi bazılarınız, bu kabuk beden benim çokca zamanımı ve ilgimi çekmeye başladığı için benim belki de yakınlarda gideceğime ilişkin teoriler ve varsayımlar ürettiniz. Bunun bir bölümü doğru. O beden benim zamanımı alıyor ve ilgime neden oluyor. Bu bedenle gerçekten kaynaşıp birleşmeyi öğreniyorum.</p>
<p>Genelde bedenlerden fazla hoşlanmazdım. Enkarne olmak hep zoruma giderdi ve, Hay Allah sevgili Şambra, şu anda şeyler o kadar rahat hale geldi ki. Isınıyorsunuz – bir düğmeye basıyorsunuz – ve ısınıyorsunuz. Yaşantılarımın bazısında ateş yakabilmek için sopaları birbirine sürtmemiz gerekiyordu. Dükkana gidip bir şişe şarap alabiliyorsunuz. Ben üzümleri kendim ezmek zorundaydım, ve içmeden önce de en az bir hafta beklemem gerekiyordu! (kahkahalar) Öykü. Elbette öykü.</p>
<p>Şambra, şu kağıtlarla enerjileri ne kadar kolay ve hızlı değiş-tokuş edebiliyorsunuz. Bazen yalnızca elektronik bir işlemle giysiler alabiliyorsunuz. Harika bir yemek alabiliyorsunuz.</p>
<p>Şu anda yeniden biyolojiye geri gelmekten büyük sevinç duyuyorum. Enerjimin bir bölümü, bu biyolojik varlığa çok, çok güzel bir biçimde işliyor ve kaynıyor. Büyük bir bölümü hâlâ burada, ama ilginç bir şey var, ve birçoğunuzun bundan söz ettiğini biliyorum. Enerjimden yüklü bir miktarı bu biyolojik bedene yerleştirmem gerektiğini, ve bunun da benim ruhumu, can enerjimi tükettiğini düşünüyorsunuz. Aslında bu böyle olmuyor. Şimdiye kadar olduğumdan çok daha dinç, canlı, güçlü olduğumu görüyorum, çünkü o kabuk beden, o yeni ben, Yeni Enerjidir – tümüyle Yeni Enerji.</p>
<p>Şimdi, onun sakıncaları olduğunu da söylemem gerek. Annem ve babam anlamıyorlar. (bazı gülüşmeler) Kaygılanıyorlar. Bana bakıyorlar ve bazen gülmek zorunda kalıyorum. Şimdiden enerjimin, sizin deyiminizle, belirli bir oranı, o bedende. Şimdilik ona Sam diyeceğim. Bu tabi gerçek adı değil. Sam’in içine şimdilerde çok iyi işlemiş olan belli miktarda bir enerji var, ve ben bazen anne-babama oyunlar oynuyorum.</p>
<p>Tabi, bütün Tobias enerjilerimin o biyolojik bedene inmesine izin veriyorum ve gözlerime baktıkları zaman, dehşete düşüyorlar. Çünkü yalnızca gözlerime bakmıyorlar, farklı bir yüz – olgun bir yüz, bilge bir yüz, çok derin bir yüz – görüyorlar, ve sonra sıradan bir günü temel alırsak, Sam’de birşeylerin hiç de yolunda gitmediğini ve çok yüzeysel olduğunu – ona bir şeyler olduğunu düşünüyorlar. Sam, diğerleri gibi yemiyor. Yaşamak için çok bir yiyeceğe ihtiyacı yok. Sam, küçük çocukların ilgi duyduğu bir dolu şeyle ilgilenmiyor. Oyuncaklarla oynamıyor. Bilgisayarı seviyor, ama daha anlamlı bir şeyler yapabileceği yaşta değil. Ama benim kayıp Sam’e girdiğim, onun ve benim bilgisayara gidip internete girdiğimiz zamanlar oluyor.</p>
<p>Muhteşem bir araç! Biz, benim Tobias günlerimde böyle bir şeye sahip değildik. Dünyada istediğim yere gidebilmemi ve seçtiğim herşeyin enerjisini hissedebilmemi sağlayan muhteşem bir araç. İnanılmaz. Ve bazen anne ve baba içeri girip de Sam’i bilgisayarla oynarken görüyorlar ve&#8230; o şu anda çok küçük. Ve klavyeyi kullanmak ya da okumak ya da o tür şeylerin nasıl yapılacağını asla bilemeyeceği bir yaşta. Onun için de dilleri tutuluyor. Şu anda hayalet görmüş gibiler.</p>
<p>Ama Şambra, konu şu ki, o canlanıyor. O benim yaratım. Benim yeni enerjim. Benim yeni eğitimim ve bilgeliğim. Ben şu anda yepyeni bir biçimde insan olmayı öğreniyorum. Şimdiye kadar bunu gerçekleştirdiğim yolların aynısıyla değil. Bakın, birinden diğerine geçtiğim yaşamlarım oldu.</p>
<p>Atlantis’te birbirimizi tanıyorduk. Birbirimizi birçok farklı zamanlarda tanıdık, ve o yaşamlar dizisi ya da o ilerleyen yaşamlar, kendi üstüne kurup durdu. Ama Sam farklı. O tümüyle Yeni Enerji. Gerektiğinde, benim bazı geçmiş yaşam veçhelerimi kullanıyor. Daha büyük benliğimin, To-Bi-Wah’ın kaynaklarını kullanıyor, ki o da bugün bu salonda.</p>
<p>Sam, ağdan, alandan beslenmiyor. Sam, kendi içindeki herhangi bir yerden enerji türetmiyor. Sam, şaşılası bir çocuk. Sam’in en büyük meydan okuması, nasıl uyum sağlayacağı, anne-babasını bunaltmamaya çalışmak. Gerçi, sadece gülmek amacıyla arada bir bunu yapmaktan keyif alıyorum. Şu anda Sam, tümüyle Yeni Enerji olduğunu çok iyi bildiği halde, bir Eski Enerji dualite dünyasıyla nasıl bağdaşacağının yollarını arıyor.</p>
<p>İlginç bir şey var. Sam’in aklında, kendisiyle ilgili sorular yok. Kendine bakıp da ne kadar farklı olduğunu ve uymaya çalışırken nasıl değişmesi gerektiğini düşünmüyor. Farklı olduğunu biliyor, ve kendini diğer herkese benzer hale sokmak yerine, enerjisini diğer herkese için daha hoş ve daha koşullu hale getirmeye çalışıyor.</p>
<p>Fark şu ki, o, çevresinde bulunanlar gibi olmaya çalışmıyor. Başka küçük çocuklarla tanıştı, ve ben, onların Eski Enerjiden geldiğini söylemek zorundayım, ve Sam, onların tarzını tam olarak anlamak için çaba harcıyor. Ama benim bazı geçmiş yaşam deneyimlerim vasıtasıyla, bu anlayış ona geliyor.</p>
<p>Sam bir yaratı. Sam bir veçhe. Sam, benim ruhumun bir parçası, ama yine de tümüyle özgürlüğe sahip. Bakın, bu şöyle iş görür. Sam, bir arzudan doğdu, ve bir fikre dönüştü, ve sonra odaklanma sayesinde yaratıldı ve şimdi de tezahür etti. Ama ben Sam’i sahiplenmiyorum. Ben, Sam’in bütünü değilim. O benim bir parçam; ben de onun bir parçasıyım. Ama o yine de kendi özgürlüğüne sahip. Kendi gözlerine, kendi aklına, kendi kalbine, kendi kimlik duyusuna sahip – ve bu arada bu – beni en çok heyecanlandıran şey – bunun yaratılmasına yardımcı olduğumu biliyorum, ancak onu kontrol etmiyorum.</p>
<p>Onu kutsuyorum. Onunla çalışıyorum. Onu, şu anda enerjimi Dünya’ya getirmede, enerjimi nüfuz ettirmede, sizin de içinden geçtiğiniz şeyler hakkında hep daha fazla şeyler öğrenmede, bir yöntem olarak kullanıyorum. Yeni Enerjiyi kullanmak nasıl bir şeydir? Bu, inanılmaz, inanılmaz bir kavramdır.</p>
<p>Hepiniz, öyle ya da böyle kendi Sam’lerinize sahipsiniz. Ben, biyolojik bedenlerden söz etmiyorum. Ben, kendinizin veçhelerinden – yaratılarınızdan – söz ediyorum. Jean’in ‘yaratan kartları’ bir Sam’dir. Onlar bir kimliktir; bir enerjidir. Fiziksel bir bedene sahip olmayabilirler, ama ortada bir yaratı var. Bugünden sonra dünyaya açılacaklar. Daha çok enerji kazanacaklar. Kimseden bir şey almazlar.</p>
<p>Sizin yaratılarınız, Şambra, her türlüsü, onlar da Sam’dir. Sizin yaratılarınız, bizim ilerlemiş arzu dediğimiz – ruhun bir arzusu – vasıtasıyla yaşam bulur. İhtiyaçları ya da istekleri olmayan bir ruh. O yalnızca ifade etmek ve yaratmak ister. Her ruhun bir arzusu vardır. Biz geçenlerde bundan adada yaptığımız Okul 3’te söz ettik – ruhun ihtiyacı ile ruhun arzusu arasındaki farktan söz ettik. Hepiniz ruhsal arzulara sahipsiniz.</p>
<p>Bunlar zihinden çok daha derinlere giden, kalp dediğiniz şeyden çok daha derinlere giden – insan ihtiyaçlarından çok, çok daha derinlere giden şeylerdir. Bir anlamda, ruhsal arzunun, insan ihtiyaçları gibi şeyleri anlamadığı bile söylenebilir ve bir anlamda, umurunda da değildir. O, engellenmek istemez, boğulmak istemez. O bir arzudur, bir tutku, ve her birinizin ve hepinizin içindedir. O, olduğunu düşündüğünüz şey değildir. İnsan düzeyinizdeki hiç bir şeye benzemez. O yalnızca genişleme, ifade etme, keşfetme arzusudur.</p>
<p>Ruhsal arzu sonra bir fikir haline gelir – bir fikir. Arzu gibi çok geniş bir kavram ele alınıp da bir şey haline şimdi nasıl sokulur. İşte fikir, ya da sizin yaratıcılık dediğiniz şey, burada devreye girer. Bir arzu enerjisini alırsınız – sadece bir şey yapmak, sadece yaratmak arzunu – ve şimdi fikirler gelmeye başlar. Fikirler, sizindir.</p>
<p>Çoğu kez, geçmişte öğrendiğiniz şeyleri temel alırlar. Bazen de, kitle bilincinden kazandığınız ya da geliştirdiğiniz başka şeylerin uyarlamalarıdırlar. Ama fikirler, sizin eşsiz fikirleriniz haline gelirler.</p>
<p>Bu, yani o fikre sahip olmak, insan olma ve yaratma sürecinin ya da işleminin güzel bir parçasıdır. Her birinizin çok, çok fikirleri oldu. Çoğunuz onları bastırıyorsunuz, ama arabada giderken aklınıza bir fikir geliveriyor; rüyadan uyanıyorsunuz ve bir fikriniz oluyor. Televizyon izliyorsunuz – aklınıza bir fikir geliyor. Bu, ruhsal arzunun enerjisini alıp ona biçim vermeye, bir form vermeye başlamaktır, tıpkı bir çömlekçinin çamura biçim vermesi gibi.<br />
Çoğunuz bu noktada iki nedenden ötürü duruyorsunuz – fikir güzel bir enerjidir, bir tutku enerjisidir. Onun bedeninizde gürül gürül aktığını hissedebilirsiniz. Bir şey icat etme, bir şey yaratma, bir şey yazma fikrine sahip oluyorsunuz, ama orada kalıyorsunuz, çünkü onu bir sonraki aşamaya nasıl götüreceğinizi bilemiyorsunuz. Ve bir anlamda o fikrin enerjisini de o kadar seviyorsunuz ki, bir süre onun içinde eğlenmek istiyorsunuz – ki bu pekâladır. O enerjinin içinde kalıp, fikri nasıl alıp da uyguladığınızı ve başkalarının bunu nasıl takdir ettiğini ve o başarı ve ödül hissini hissettiğinizi, bir şey gerçekleştirdiğinizi bilmeyi, en sonunda da bir yaratan olduğunuzu bilmeyi hayal ettiğiniz düşünceler içinde eğlenmek istiyorsunuz.</p>
<p>İnsanlar başarı derken, paradan ya da şöhretten söz ediyorlar. Bunlar insanca şeylerdir ve geçicidirler. Yok olurlar. Gerçek bir ödül ya da başarı duygusu, yalnızca bir şey yarattığınızı bilmek fikrinden gelir. Bu, size ödenebilecek paraların tümünden çok daha üstündür. Şöhretin tümünden çok daha üstündür. Bu tür şeyler – para, şöhret – bunlar hızla yok olur. Bir yaratan olduğunuzu bilmek ve anımsamak, en muhteşem şeydir.</p>
<p>Çoğunuz, o fikir aşamasında duruyorsunuz. Kısmen, o enerjinin tadını çıkartmak istediğiniz için, kısmen de bir sonraki adımı atmaktan korktuğunuz için. Korku, birkaç şeyden geliyor. Ya gerçekten bir yaratansanız? Aman Allah’ım.</p>
<p>Eğer gerçekten nasıl yaratılacağını öğrenirseniz, neleri yanlış yapabilirsiniz? Hangi yanlış düşünceler, hangi yanlış eylemler, hangi yanlış faaliyetler olabilir? Birçoğunuz, kendinizin o yaratan parçasından korktuğunuz için geri çekiliyorsunuz Şambra, ve ben size daha önce de söyledim, artık onunla yanlışlık yapamazsınız.</p>
<p>Onu bir başkasına karşı kullanmaya kalksanız bile, önce size geri gelecektir. Enerjinizi bu yönde oluşturdunuz. Şu anda bir başkasına zarar veremezsiniz. Gerçekten. Deneyin. Yapamazsınız.</p>
<p>Yeni Enerjide ve Şambra’nın kendi içinde, bunun olmasını engelleyen bir dinamik var. Onu bu şekilde yarattınız. Sorumsuz enerjilerin ortalıkta dolanıp da başkalarına, özellikle de kasıtlı olarak zarar vermesini istemediniz. O nedenle, onlar size bir hatırlatıcı olarak geri gelirler – sorumlu bir yaratan ol, ya da cessurca, korkusuzca yarat, ama sorumlu ol. Onun için şu anda bir başkasına zarar veremezsiniz, bunu korku listenizden çıkartın.</p>
<p>Bazılarınızın da bu fikir aşamasında durmasının nedeni, belki de bir yaratan olmadığınızdan korktuğunuz için. Başka bir deyişle, harika fikirleriniz olabilir, ama bunları Dünya’ya getirebiliyor musunuz, onları hayata geçirebiliyor musunuz, ve onlara özgürlük verebiliyor musunuz.</p>
<p>O nedenle orada duruyorsunuz, çünkü başarısızlık istemiyorsunuz, hayal kırıklığı istemiyorsunuz. Şambra, size hemen şunu söylemeliyim ki, tüm yaşamların döngüleri boyunca tüm insanlara baktığımızda – başarılı olmuş olanların tümüne ve başarısız olmuş olanların tümüne baktığımızda, tarih kitaplarında onların adının geçtiğini görürüz. Onların hepsi başarızlığa uğramıştır.</p>
<p>Ben, Thomas Edison örneğini çok sık kullanırım. Doğru ampul telini bulana kadar binlerce ve binlerce deney yaptı. Bazılarınız başarısızlıktan korkuyor, ve geçenlerde bu gruba söylediğimiz gibi, başarısızlık, sürecin ya da işlemin bir parçasıdır, ve hatta şimdi başarısızlık kavramından da kurtulmak zamanıdır. Ona öylesine olumsuz bir enerji yüklenmiştir ki. Başarısızlık bu değildir. O deneyimdir&#8230; deneyim ve deneyler yapmak, test etmek, keşfetmek. Başarısızlık yoktur. Başarısız olmak mümkün değildir.</p>
<p>Yine size davet çıkartıyorum Şambra – bazılarınız hâlâ Eski Enerjide oturmuş, Yeni’nin nasıl olabileceği hakkındaki düşüncelerine bakıyor, dışarı çıkıp bunu denemeye korkuyorsunuz. Başarısız olmayı deneyin.</p>
<p>Bu ayın ev ödevlerinden biri de bu. Başarısız olmayı deneyin. Ne olup bittiğini izleyin. Siz tüm zamanınızı başarısız olmamaya harcıyorsunuz – tüm enerjileriniz bundan korkuyor. Şimdi bunu bir deneyin. Ne olup bittiğini izleyin, ve Saint Germain’in geçen ay söylediğini anımsayın, enerji artık farklı çalışıyor, onun için sizden bununla farklı biçimlerde oynamaya başlamanızı isteyeceğiz.</p>
<p>Çok üzücü durumlarda mizahı yakalamak – bu, enerjiye farklı bir biçimde bakmaktır. Başarısız olmayı denemek – bu, enerjiye farklı bir biçimde bakmaktır. O şimdi yenidir. Onun için, biz size hodri meydan diyoruz ve onu farklı yollardan deneyin diyoruz. Onu farklı bir açıdan deneyin ve neler olduğunu izleyin.</p>
<p>Böylece, şimdi bu fikir aşamasındasınız diyelim ve belki ona bir şans vermeye karar veriyorsunuz. Onu tezahür ettirip ettiremediğinize bakacaksınız. Bu noktada o hâlâ bir yaratıdır. Arkasında belli bir yaşam gücü enerjisi yatar. Belli bir enerji kalıbı ve dinamiğine sahiptir. Diyelim ki, yeni bir gıda ürünü yaratmaya çalışıyorsunuz, ki bundan az sonra söz edeceğiz.</p>
<p>Bir arzunuz var. Onu imgelediniz. Şimdi ona enerjiyi odaklamaya başlıyorsunuz. İşte burada bir uçurumu aşıyorsunuz. Fikirle odak arasındaki uçurumu aşıyorsunuz. Onu bu dünyaya, gerçekliğe getireceksiniz. Bu uçurumu geçmek bazen zordur. Ama sıçrayın. Öteye geçin.</p>
<p>O uçurumu aşarken, arzu ve fikire ait ilk enerjilerin dönüşmeye başlamasına izin verin. Yaratmak istediğiniz şeye odaklanmaya ve enerjiyi yöneltmeye başlayın. Kendinizi ona akıtmaya başlayın, tıpkı benim şu anda kendimi Sam’e akıtmam gibi. Bunun sizi tüketmediğini keşfedeceksiniz. Aslında bu sizi yeniden canlandırır.</p>
<p>Ona odaklanmaya başladığınızda, enerjilerin değişmeye başladığını da keşfedeceksiniz. Şimdi, bazılarınızın bu noktada morali bozuluyor ya da çılgına dönüyorsunuz, çünkü orijinal fikriniz – yani aklınıza gelen fikir&#8230; ben burada hepinizin yakın olduğu başka bir örnek kullanacağım – bir merkez fikrini.</p>
<p>Çoğunuzun 20, 30, 40 yıl önce böyle bir fikri vardı. Bir vizyonunuz vardı. Etkileyici bir görüntüye sahiptiniz, size nasıl olacağını, nerede olacağını gösteren bir açılıma. Bu bir fikirdi. Ve bir süredir bir fikir olarak ya da bir varoluş hali olarak öylece duruyordu. Bu bir yaratıdır. Canlıdır.</p>
<p>Ama o uçurumu aştığında ve siz ona enerji yüklemeye başladığınızda, değişmeye başladı. Türlü nedenlerden ötürü – dünya değişiyor, enerji değişiyor, ve ayrıca, fikir de kendini daha yüksek, daha uygulanabilir hallere geliştirmek isteyecektir. Böylece, 30 yıl önceki bir merkez kurma fikri, şimdi duvarlara ve bir çatıya sahip olmayabilir. Ama internette olabilir. Bu bir merkezdir – bir enerji merkezidir.</p>
<p>Bazılarınız çok üzgün, çünkü diyorsunuz ki, ama ben bir merkez istiyorum ve bir merkezin olmasına çalıştım ve olmuyor, olmuyor işte. Çünkü siz, fikrinizin kendini nasıl değiştirip dönüştürdüğüne bakmayı unuttunuz. Ha, o hâlâ orada, ama kendini yeni bir tarza uyumlamak istiyor – tıpkı benim Sam gibi. Benim Sam, onu kuşatan duruma ve çevreye kendini geliştiriyor. Ben onu kontrol etmiyorum. Ona bir şeyler yaptırmıyorum. Ben oyum, ama onun tümü değil, anlıyor musunuz.</p>
<p>Böylece, fikirlerinize odaklanırken, onların uçurumu aşmasına da izin verin ve sonra, odağınızı ona kattığınızda, onun nasıl değiştiğini izleyin. Dönüşür. Eğer o orijinal fikre ya da düşünceye ya da buluşa tutunursanız, kendi yaratınızı boğarsınız.</p>
<p>Benim, Sam’in nasıl olmasını istediğime ilişkin, Sam’in nerede yaşamasını istediğime, Sam’in nasıl görünmesini istediğime ilişkin bir fikrim vardı. Bunların bazısı oldu, ama çoğu değişti. O, onun olacağını düşündüğüm şekle hiç benzemiyor. Bu arada, o çok yakışıklı, çok yakışıklı (kahkahalar)&#8230; ama pek de olacağını düşündüğüm gibi değil. Böylece Sam’in, odaklandığım fikrin, gelişmesine ve değişmesine ve kendi başına uyum sağlamasına izin veriyorum, anlıyor musunuz. Bu, yaratı çalışmanızda çok önemlidir.</p>
<p>Ve sonra, yaratıyı gerçekleştirmenin son aşaması, elbette, onun gerçeklik halini aldığı tezahürdür. Şimdi burada birçok adım söz konusudur. Meydan okumalardan, engellerden geçersiniz. Sinirlenip etkili bir yaratan olmadığınızı düşündüğünüz zamanlar olacaktır. Böyle zamanlarda, durun.</p>
<p>Kısa duvarın arkasına geçin. Belki de yaratınıza ilişkin belli beklentilerinizin olduğunu ve bu yüzden yaratınızı kontrol etmeye çalıştığınızı ve enerjinin de bir türlü biraraya gelmediğini anlayın. Şimdilerde adını sıçrama tahtası olarak koyduğunuz konuşmalarda, gelecek aylarda da dinleyeceğiniz yaratanlardan bazısı – ve mesaj tahtasında konuşacağınız yaratanlardan bazısı – bunun çok doğru olduğunu gördüler, bunun çoğu kez düşündüklerinden farklı tezahür ettiğini gördüler. (çvr. son toplantılarda, kanallığa geçmeden önce yapılan konuşmalarda, Geoffrey ve Linda, yeni girişimlerde bulunan ya da gerçekleştirdikleri şeyler hakkında konuşmak isteyen Şambra’ları sahneye davet edip, onların paylaşımına fırsat tanıyorlar. Ve buna da ‘launch pad’ adını vermişler, tam anlamı ‘fırlatma rampası’ olsa da, biz ‘sıçrama tahtası’ demeyi uygun gördük.) Ve yol üzerinde meydan okumalar var. Meydan okumalar var, çünkü bir 3B gerçekliğinde yaşıyorsunuz, meydan okumalar var, çünkü bir anlamda hâlâ Yeni Enerjiyi dışarıya itmeye çalışan enerjisel fizik kuralları var, çünkü yeni fikirlere her zaman izin vermeyen ya da onları her zaman desteklemeyen enerjisel fizik kuralları var.</p>
<p>Uzun bir süre önce dört bilye kavramından söz etmiştik ve çoğu kez, tanrısallık bilyesinin gelmeye çalıştığı durumlarda, diğer üçünün onu nasıl dışarıya atmaya çalıştığından – çünkü onunla nasıl başa çıkacaklarını bilmediklerinden söz etmiştik. Onlar kurmuş oldukları sisteme bu dördüncü bilyeyi nasıl dahil edeceklerini bilemiyorlar, ve bu konuda bir korkuya da sahipler. O nedenle, evet, durumlarla, meydan okumalarla karşılaşacaksınız. Ve bu, gnost’un devreye sokulma zamanıdır.</p>
<p>Bu, yaratıcı bir çözümün devreye girmesinin zamanıdır, ve yaratanlar ve Şambra bunu fark etmeye başlıyorlar. Bu, kısa duvarın arkasına geçip enerjilerin kendilerini yeniden uyumlamalarına izin vermek ve sonra onların peşine düşmek zamanıdır. Bu arada, bundan geçerken güç kullanmak zorunda değilsiniz. Bazen geçmiş eğitimleriniz size, bir meydan okumayla karşılaştığınızda onunla mücadele etmeniz gerektiğini, onu zorlamanız gerektiğini, ısrarcı olup azimle devam etmeniz gerektiğini öğretti. Hayır, bu bugün bir Vince Lombardi kanallığı olmayacak, çünkü o Eski Enerjiydi. (çvr. 1970’de ölen Vince Lombardi, amerikan futbolunun çok başarılı ve çok meşhur bir koçuydu.) Orada söz konusu olan, bir enerjinin diğerini tutup durdurmasıydı, birbirine karşı mücadele etmekti. Bazı Eski Enerji motivasyon yolları – olumlu tutum, mücadeleye devam – tüm bu şeyler&#8230; amigoluk. Bunlar Yeni Enerji değildir. Bunlar, Eski Enerji. Bunlar, eski dualiteyle halleşmenin yolları, ama siz şimdi yeni bir varoluş halindesiniz.</p>
<p>En büyük şeylerden birinin de, o kısa duvarın arkasında durmak olduğunu göreceksiniz. Kendi yaratılarınıza gülün. Derin bir nefes alın ve bırakın gnost devreye girsin.</p>
<p>Çözüm orada olacaktır. Çözüm için mücadele etmeniz gerekmiyor. Evet, yaratanların bildiği gibi, bazı şeyleri yapmanız gerekir. Bir şey gerçekleştireceğinizde, örneğin bir kitap yayınlayacağınızda – evet, telefon görüşmeleri yapmak zorundasınız. E-postalar göndermeniz gerekir. Birkaç çek yazmanız gerekir, ve iyi haber şu ki, sonra gidip kitapları teslim alıp taşımanız gerekir. Yani belli bir fiziksel değiş-tokuş olacaktır, ama yaratı adına mücadele etmek kavramı, Yeni Enerjide geçerli değildir.</p>
<p>Onun gelmesine izin verirsiniz. Bir kez geldi mi, ‘yaratan kartları’ ya da kitap gibi şeyleriniz bir kez geldi mi, kontrolleri, beklentileri elden bırakırsınız, çünkü bunlar kısıtlamadan başka bir şey değildir. Bazılarınız, onu kontrol etmeniz gerektiğini – ona olanları tam olarak kontrol etmeniz gerektiğini – düşünüyor.</p>
<p>Bu arada, buradaki kontrol türlü şekillerde olabilir. Bazen yalnızca korkudan ötürü kontrol edilir. Bazen, başkalarının onu kontrol etmeye çalışacağından korkulur. Bunları bırakın. Onu bilerek bırakın. Yaratınıza genişleme özgürlüğü verin. Yaratınıza, onu gerçekten isteyen ve gereksinen kişilere yolunu bulması için özgürlüğünü verin.</p>
<p>Yaratılarınızı başkalarıyla paylaşmanın bazı eski ve geleneksel yöntemlerini aşın. Bunları aşın, ve şaşırtıcı, inanılmaz sonuçlar göreceksiniz. Ve sonra bu yıl anlayacaksınız – bu yıl – anlayacaksınız. Kahretsin, ben bir yaratanım. Bir fikri, bir projeyi ele aldım. Onunla bir öğrenme deneyimi yaşadım, başarısızlık değil, sadece öğrenme, ve o gerçekleşti. Burada. Burada olmakla kalmadı, durmuyor da. Devam ediyor.</p>
<p>Bakın, örneğin bir kitap, yalnızca bir kitap değildir. O bir potansiyeller enerjisidir, bir bilgelik enerjisidir. Siz belki onun yeni baskılarını ve daha çok kitap çıkartmayı düşünüyorsunuz ama, başka bir açıdan bak yaratan. Aslında olan şudur, o aynı zamanda sizin için de yeni potansiyeller oluşturmaktadır – kitabınızı alan ve sizin çok parlak olduğunuzu düşünen biri, şimdi sizinle konuşmak isteyebilir, sizin gelip de gruplarında bir konuşma yapmanızı isteyebilir. Başka biri kitabınızı alır ve yanıtlara ihtiyacı vardır, gelip sizi bulur; bir başkası kitabı alır ve sizin çok bilge olduğunuzu, belki de kitap konusunda başkalarına yardımcı olmanız gerektiğini söyler. Bu katlanarak gider. Hayal bile edemeyeceğiniz yollardan genişler.</p>
<p>O yalnızca bir kitap değildir. Yalnızca ‘yaratan kartları’ değildir. Yalnızca yeni bir gıda ürünü değildir. Bütün bunların içinde yatan potansiyellerdir.</p>
<p>Geçen ayın Şaud’una Saint Germain gelip sizlere çarpışmadan söz etti – bir çarpışma yılı olacağından. Ve söyledikleri gerçekten de çok doğru. Çarpışmalar, tüm çevrenizde olacak. Ha elbette – dualite olduğundan beri – çarpışmalar hep oldu. Ama bu yılki çarpışmalar farklı olacak.</p>
<p>Bu yıl olacak çarpışmalar, enerjinin bir başkasına hükmetmesi ve ondan beslenmesi yerine, daha çok çözüm amaçlı ve Yeni Enerjiye girme hareketi şeklinde olacak. Geçmişte gördüğünüz çarpışmalar – anlaşmazlıklar, çatışmalar, dualite – temelde farklı enerjilerin kendilerini daha iyi anlama girişimleriydi.</p>
<p>Ama çoğu kez, enerjiler çarpıştığınızda ve çatıştığında, öbür enerjiye hükmetmeye ve ondan çalmaya çalışmışlardı. Bu, bir süre devam eder ve Enerji B’ye hükmeden Enerji A, şimdi güç kaybetmeye başlar, çünkü daha en başından yapaydı. Enerji B güçlenmeye başlar, dışarı çıkar ve Enerji A ile savaşır ve ona egemen olur. Bu, neredeyse insanoğlu Dünya üzerinde olduğundan beri sürmektedir. Bu yıl, bu farklı olacak.</p>
<p>Çarpışmalar, kontrol ya da beslenme ya da egemen olmayla ilgili değil, tam olarak yeniden bütünlenmeyle ilgili olacak. Saint Germain’in dediği gibi, şimdilerde ulaşılır olan yeni potansiyel boyutlarına açılmakla ilgili olacaktır, ve ne yazık ki çoğu insan bunu fark etmeyecektir.</p>
<p>Bu yıl, size şimdi anımsatıyorum, sonraları da anımsatacağım, kendi yaşamlarınızda – Yaratıcı Dizisinin birinci dersine geri gidin. Herşeyi olduğu gibi kabul edin, ve birinci derste önemli olan şey, kısa duvarın arkasında durmaktı.</p>
<p>Bu çarpışmalar arttığında, kısa duvarın arkasında durun. Kısa duvar, güvenli alandır. Kısa duvar, sizi günlük dramlardan çıkartır. Kısa duvar biraz geriye çekiliyor.</p>
<p>Bunun birçok önemli nedeni var. Siz enerjinizi düzenli olarak yeniden-canlandırmak zorundasınız. Çoğunuz gece gündüz çalışıyorsunuz ve kendinizi tüketiyorsunuz. Sürekli çalışmak ve çalışmak ve çalışmak gerektiğini düşünüyorsunuz. Eh, asla bir bakış açısı edinemiyorsunuz. Bir nefes almak için Melekler Zirvesine hiç gitmiyorsunuz.</p>
<p>Bu şekilde çalıştığınız zaman ve fiziksel bedeniniz yorulduğunda, ne oluyor, zihniniz her zamankinden çok daha fazla kontrolü ele alıyor. Çok, çok yorgun olduğunuzda, zihniniz daha da uyanık hale geliyor. Tıpkı dünyanın her yanında teröristlere karşı alarmda olmanız gibi – çünkü dünya yorgun. Böylece zihninize gidiyor ve daha az etkili olmaya başlıyorsunuz. Ve o zaman fiziksel olarak tükenmiş ve zihinsel olarak da kısıtlanmış ya da kapana kısılmış bir hale geliyorsunuz. Ve bu iyi bir durum değildir.</p>
<p>Kısa duvarın arkasına geçin. Bu, birkaç gün kendi başınıza kalmak olabilir. Zaman zaman başkalarının ihtiyaçlarına hayır demek zorundasınız, ailenize, arkadaşlarınıza, eşlerinize bile. Birkaç günü kendinize, kendinize ayırın. Bunu yaptığınızda, çevrenizde olup bitenlerin dramlarına kapılmayın. O zamanı kendinize ayırın. Bir hafta tatil yapın, ve ben sizin, ama çalışmam gerekiyor, tatilim yok, dediğinizi duymak istemiyorum. Bunların hepsi bahane. Bahane. Bir kez bunu yapmaya karar verdiğinizde, bu kararı destekleyecek kaynaklar da devreye girecektir.</p>
<p>Şu ara kendinizi düzenli olarak tazelemeniz ve yeniden-canlandırmanız gerekiyor. Spa zamanı. Kendi başınıza spiritüel spa zamanı. (çvr. spa, türlü masajların, dietlerin, egzersizlerin vs yapıldığı oteller) Ben bunu ille de kelime anlamında söylemiyorum ama, bir süreliğine kendinizi yenilemeniz gerekiyor.</p>
<p>Bu yıl yapılacak, sizin deyiminizle çok çalışma olduğunu biliyoruz, ama biz bunu farklı bir yoldan yapmak istiyoruz. Bu çalışmayı eski zorlama ve itiş-kakış ve duvarları yıkmaya çalışma biçiminde yapmak istemiyoruz. Bunu çok daha etkili, sizin deyiminizle kolay gerçekleştirmek konusunda Şambra ile çalışmak istiyoruz.</p>
<p>Böylece bu yıl, bu yıl, kısa duvarın arkasında durmaya bolca zaman ayırın. Bunu yaptığınızda, başka bir şey olur.</p>
<p>Kısa duvarın arkasında durup kendinize zaman ayırdığınızda, bedeniniz ve zihniniz yeniden-canlanma şansına sahip olur. Ama bu, Yeni Enerjinin de gerçekliğinize gelmeye başladığı bir zamandır.</p>
<p>Meşgul olduğunuzda, kızgın olduğunuzda, kendiniz için üzüldüğünüzde, saçınızı süpürge ettiğinizde, kendinize zaman ayırmadığınızda, Yeni Enerjinin gelmesi çok zordur. Bu arada, şunu da sormak zorundayım, kendinize neden hiç zaman ayırmadınız?</p>
<p>Herhalde, kendinizi yeterince sevmediğiniz ve ilgi göstermediğiniz için. Sanki spiritüel bir mazlumsunuz. Çalışmayı, mücadele etmeyi sürdürmek zorunda olduğunuzu düşünüyorsunuz. Sabahın ilk ışıklarından gecenin son dakikalarına kadar çabalamanız gerekiyor. Eğer böyle bir durumdaysanız, ara vermenin zamanı gelmiştir. Kısa duvarın arkasına geçmek zamanıdır. Biraz nefes çalışması yapmak zamanıdır. Ve sonra da bu Yeni Enerji potansiyelinin gerçekliğinize gelmesine izin vermek zamanıdır.</p>
<p>Bakın, orada olmak ruhun arzusudur. Bir fikirdir. Hepiniz bu fikre sahiptiniz – bu harika fikre – yaşamınızdaki Yeni Enerji. Bu fikri seviyorsunuz. Bazılarınız ona biraz odaklandı ya da dikkatini yöneltti.</p>
<p>Ama çoğunuz, onu bu gerçeklikte tezahür ettirmek ya da bedenlemek için gerçekte kendine izin vermedi. Kendinize biraz zaman ayırın. Bunu yapmak çok önemlidir, özellikle de tüm çevrenizde ya da yaşamınızda çarpışmaları gördüğünüzde. Bir kez daha, geride durmak zamanıdır.</p>
<p>Saint Germain’in sözünü ettiği çarpışmalar&#8230; ben bunların dünyada tam olarak nasıl meydana geleceği hakkında spekülasyonlara girmek istemiyorum, ama olacaklar. Kötü olması gerekmiyor. Onlara bir mizah duygusuyla bakmak mümkündür.</p>
<p>Çarpışmalar&#8230; geçen aydan bugüne kadar olan süreye bakın. Yılın başlangıcından bugüne kadar yaşamınızda deneyimlediğiniz çarpışmalara bakın. Hatta Şambra’nın kendi içindeki çarpışmalara bakın.</p>
<p>Ve şimdi, bu çarpışmaların aslında nasıl abartılı bir hale geldiğini, ve gerçek dünyada, Şambra-olmayan dünyada, kitle bilincinde oyun alanına gireceğini izleyin. Sizin içinden geçtiğiniz şeyler, sizinle ilgili değildi. Siz onu enerjiniz vasıtasıyla ve Şambra enerjisi vasıtasıyla en az şekilde deneyimliyordunuz. Dünyada nasıl olacağının tadına bakıyordunuz. Buna siz neden olmadınız, onun için de sorumluluğunu almayın. Onu siz yaratmadınız. Kendinize sadece küçük bir örnek, küçük bir tat sundunuz.</p>
<p>Şimdi, bunu tam kelime anlamında söylemiyoruz, ama belli çarpışmaların nasıl meydana geldiğine bakın. Siz gözlemci mi oldunuz, yoksa katılımcı mı? Drama kapıldınız mı, yoksa bu meydana gelirken oluşan potansiyele mi baktınız? Tartışmalar, anlaşmazlıklar, zamanında yetişememek gibi şeylerin, otuz gündür yaşamınızda nasıl küçük çarpışmalar yarattığını ve şimdi dünyanın her yerinde nasıl hızla arttığını izleyin. Geçen ayın bu küçük örneği, dünyanın her yanında nasıl büyük bir örneğe dönüşüyor, izleyin.</p>
<p>Siz olacaklara ilişkin kendinize bir tat verdiniz, bir anlamda, grip aşısı olan biri gibi – oluşacak daha büyük bir virüse karşı kendini aşılamak gibi.</p>
<p>Bu yıl, bazı dramların ve travmaların, değişimlerin ve uyumlanmaların meydana geleceği yıldır, çünkü siz bunun azıcık tadına bakmak için kendinize izin verdiniz. Grip aşısı oldunuz. Ve ille de bütün bunlara yakalanmanız gerekmeyecek. Gözlemleyebilecek halde olacaksınız. Enerjilere yakalanmayacak ya da onlara tutsak olmayacaksınız. Böylece Şambra, kısa duvarın arkasında durun ve kendinizle ilgilenin.</p>
<p>Bugünün bir sonraki bölümüne geçmeden önce, derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraksama) (Tobias nefes alır)</p>
<p>1965’e geri gidelim. Birlikte küçük bir yolculuk yapacağız. Burada bulunanların çoğu o zaman Dünya’da yaşıyordu. Eğer yaşamıyorduysanız, yine de zamanda geri giderken bize katılın.</p>
<p>1965&#8230;. akşamın erken saatlerinde, yatağının yanında diz çökmüş dua eden küçük, güzel bir kız var.</p>
<p>Kız, annesi orada durmuş onu izliyor, yatağa girmeden önce dualarını okuduğundan emin olmak istiyor diye dua ediyordu – “Cenetteki Babamız, kutsal adı&#8230;.” Biz bu kıza – ona Emma diyeceğiz. Emma, kolektif bir enerji, çok gerçek, ama daha çok tüm Şambra’nın kolektifi. Bazılarınız bu belirli deneyime sahip ve bazılarınız da Emma’yla çok iyi ilişki kurabilecek. Emma, yatağın yanında dua ediyor ve annesi de izliyordu, ama Emma bu duayla rezonansta değildi. Bu duayı belki yüzlerce, binlerce kez söylemişti ve ona hep belirsiz, anlaşılmaz gelmişti. Hiç anlamadı. Kelimeleri ezberledi ama, anlamlarını hiç anlamadı.</p>
<p>Ama kelimelerin enerjisini hissediyordu. Aslında bu duayı okurken bir korku hissediyordu, sanki yukarda biri onu gözetliyor ve yargılıyordu. Dua etmekten hoşlanmıyordu, ama annesi onu zorluyordu. Sadece dizleri üstünde olduğu için değil. Başka bir şey yapmak istediği için değil. Bu dua, onun içinde hep bir korku tetikliyordu – annesinin ettirdiği her türlü dua. Ama Emma, annesini hoşnut etmek için bunları okuyordu. Belki de, annesinin daha iyi hissetmesini sağlayacağını düşündüğü için okuyordu.</p>
<p>Yaşam zor olmuştu. Emma’nın annesi ve babası boşanalı bir yıl olmuştu. Parasal durumlar daha zordu ve Emma annesinde, şimdiye kadar onda hiç olmayan bir kaygı ve korku hissediyordu. Annesi hep gülümserdi, gülerdi ve şarkı söylerdi. Oysa şimdi, Emma’nın annesinin yüzünde çatık kaşlarının çizgileri vardı. Acımasız, sert bir sesi vardı. Artık şarkı söylemiyordu. Emma’nın annesi hem ona, hem de iki küçük erkek kardeşine bakmak zorundaydı. Bu arada, erkek kardeşleri artık dua etmek zorunda değillerdi. Emma’nın annesi onlarla tartışmaktan çok yorulmuştu&#8230;. bu dua etme ritüelini ailedeki herkes adına sürdürme sorumluluğunu taşımak Emma’ya kaldı, diye düşünüyordu.</p>
<p>Emma’nın annesi, sabahları masada oturur, kahvesini içerken gazeteyi okurdu, ve Emma bu hissi de sevmezdi. Annesinin, savaş gibi şeylerden kaygılandığını görebiliyordu. Arada bir arkadaşlarıyla nükleer saldırılar hakkında fısıldaşırdı. Politika ve meşhur kişilerin ve liderlerin öldürülmesi gibi şeyler hakkında konuşurdu. Emma, içinde bir ağırlık ve bir keder hisseder, bununla ne yapacağını bilemezdi.</p>
<p>Bunun kendine ait olduğunu hissederdi, sanki bu ağırlığı tüm dünya adına o taşıyordu, ve ona aitti. Annesi ona iyi geceler dileyip de öptükten sonra, ışıkları kapatır ve kapıyı çeker, ama beş santim aralık bırakırdı – bakın Emma için kapının biraz aralık olması gerekiyordu, çünkü karanlıktan korkuyordu, ama sadece bu değil, annesinin enerjisini hissetmeye de devam etmek istiyordu, çünkü annesi ve erkek kardeşleri ve tüm ailesi ve dünya için kaygılanıyordu – dünya sabah burada olacak mıydı ki.</p>
<p>Böylece o gece yatağa giren Emma, başını yastağa koydu, Raggedy Ann bebeğini kendine çekti – ki bu bebek onun sürekli yoldaşıydı&#8230; Raggedy Ann’i kollarına aldı ve sonra gerçek dualarını okudu.</p>
<p>Bakın diğerleri, annesi kendini iyi hissetsin diye söylediği zorunlu dualardı, ama asıl duasında şöyle dedi, “Sevgili Tanrı, kim olduğunu bilmiyorum, az önce dua ettiğim kişi olduğunu sanmıyorum. Nerede olduğunu bilmiyorum, ama çok uzak olduğunu da düşünmüyorum. Sevgili Tanrı, köpeğim Skip’e bakacağından emin olur musun, çünkü ben onu gerçekten seviyorum ve her zaman da ona nasıl bakılacağını bildiğimden emin değilim, ve Sevgili Tanrı, bir gözün de kardeşlerimin üzerinde olabilir mi, çünkü onlar aptal – ergenlik çağındalar ve onlar adına kaygılanıyorum. Sevgili Tanrı, babam gidiyor. Başka birini buldu ve bu şehirden gidiyor ve ben onun için kaygılanıyorum. Ona da bakar mısın? Ve herşeyden çok, annemle ilgilenir misin, çünkü onun bu ara çok iyi olduğunu sanmıyorum.</p>
<p>Benim için kaygılanıyor, oysa asıl ben onun için kaygılanıyorum. Sevgili Tanrı, dünyayla da ilgilenir misin, çünkü ben dünya için de kaygılanıyorum. Öyküler duyuyorum ve şu anda pek de mutlu görünmüyor. Başka insanlara sözünü edemediğim bir dolu başka şey için de kaygılanıyorum Tanrım. Raggedy Ann’le konuşmaya çalışıyorum. O yalnızca dinliyor ve bir şey söylemiyor. Ve Skip ile konuşmaya çalışıyorum, köpeğim, ama o da yalnızca oynamak istiyor.</p>
<p>Seninle konuşacağım. Bu dünya beni kaygılandırıyor. Ne yapılması gerektiğinden emin değilim. Anlamama yardımcı ol, çünkü bu gece midem bir garip. Kendimi hiç de iyi hissetmiyorum. Sanki hasta olacakmışım gibi hissediyorum. Bana neler olduğundan emin değilim, ve eğer beni duyuyorsan, bunu bana bildir, olur mu?”</p>
<p>O an, Emma yatağın içinde dönmeye başladı. Gözleri kapalıydı ve Raggedy Ann’e yapıştı, ama yatağın da dönmeye başladığını hissetti. Gözlerini açmaya cesaret edemedi, çünkü korktu, belki de yatağın altında bir canavar vardı ve ayaklarıyla yatağı döndürüp onu yalayıp yutmayı bekliyordu. Onun için de gözlerini açmak istemedi, ama herşeyin giderek daha hızlı döndüğünü hissediyordu ve neredeyse hem kusacak, hem de bağıracak hale geldi, ama bu iyi bir fikir değildi. (izleyiciler kıkırdar). Derin bir nefes aldı ve şöyle dedi, “Sevgili Tanrı, yanlış bir şey mi söyledim? Seni kırdım mı? Sevgili Tanrı, bu dönmeyi durdur çünkü artık dayanamıyorum.”</p>
<p>Ve tam annesine bağıracakken, dönme durdu. Hâlâ yatakta yattığını biliyordu, ama kendini farklı hissediyordu. Yine gözlerini açmaya cesaret edemedi, çünkü bir şeyler değişmişti ve ona ne olduğunu görmek istemiyordu.</p>
<p>Kendini tümüyle farklı hissediyordu. Artık 10 yaşındaki küçük Emma gibi hissetmiyordu. Kendini daha yaşlı değil ama daha büyük hissediyordu. Şimdi çevresindeki herşeyde sıcak bir parıltı hissediyordu. En son ne zaman hissettiğini anımsayamadığı bir mutluluk hissediyordu. Bir tür rahatlama hissediyordu ve aklına başvurup “Ben neredeyim?” dedi.<br />
Bir ses yanıt verdi, “Sevgili Emma, şu an benimlesin. Benimlesin.”</p>
<p>Tüm olan bitenler Emma’nın aklını karıştırmıştı. Kafasında hızla tüm parçaları birleştirmeye çalıştı, neler söylediğini ya da neler istediğini düşünmeye çalıştı. Ama ağzından çıkan sözler şöyleydi, “Şu anda korkuyorum. Korkuyorum ve ne yapmam gerektiğinden de emin değilim.”</p>
<p>Ve ses dedi ki, “Sen sadece şeyleri hissediyorsun. Anneni hissediyorsun. Çevrendeki diğer insanları hissediyorsun, ama aslında sen bu değilsin.”</p>
<p>Emma bir an düşündü, ama yine, 10 yaşındaki Emma değil, genişlemiş bir Emma. Emma bir an düşündü ve sonra sese dedi ki, “Şu anda ne yapmam gerekiyor?”</p>
<p>Ve ses dedi ki, “Tam olarak yaptığın şeyi. Tam olarak. Dünya’da olmak, küçük bir kız olmak, her bir günün keyfini çıkartmak.”</p>
<p>Eh, Emma şimdi biraz daha cesaretlenmişti, çünkü ses ona güven veriyordu. Onu rahatlatıyordu. Onu bir yerde duyduğunu biliyordu ama nerede olduğunu anımsayamıyordu.</p>
<p>Sese şöyle dedi, “Peki ne yapmam gerekiyor? Bana neler olacak?”</p>
<p>Ve ses yanıt verdi, “Büyüyeceksin. Okula gideceksin &#8211; liseye gideceksin. Mezun olurken notların orta olacak ama mezun olacaksın.”</p>
<p>Ve Emma araya girdi, “Neden öbür çocuklar benim gibi değil? Sanki onlarla uyuşamıyorum. Neden onlardan bu kadar farklı hissediyorum?”</p>
<p>Ve ses derin bir nefes alıp şöyle dedi, “Çünkü sen onlardan farklısın. Sen farklı bir rota seçtin. Farklı bir yol seçtin. Ve onlar seni sevmiyor değil, sadece seni anlamıyorlar. Herhangi birini kırmıyorsun, ama onları şaşırtıyorsun, onlara esrarlı görünüyorsun – annen bile senin için kaygılanıyor.</p>
<p>Emma, “Peki başka neler olacak?” dedi.</p>
<p>Ve ses yanıt verdi, “Erken evleneceksin. Üniversiteye gideceksin. Üniversitedeki birinci yılının sonunda evleneceksin. Kendine, üniversiteye geri döneceğim, diyeceksin ama birkaç çocuğun olacak, ve sen zamanını onları büyütmeye harcayacaksın. Ve otuzlu yıllarının ortalarında, kocan bir araba kazasında ölecek.”</p>
<p>Emma bir an bunları düşündü ve, “Tanrı’nın bana olması istediği şeyler bunlar mı?” diye sordu.</p>
<p>Ve ses dedi ki, “Hayır, hiç değil. Bu, senin seçtiklerin. Bunlar, senin kendin için seçtiklerin. İstediğin an değiştirebilirsin, ama seçtiklerin bunlar.”</p>
<p>Emma, “Peki sonra ne olacak?” dedi.</p>
<p>Ve ses şöyle dedi, “Hayal kırıklığı yaşayacaksın. Bunalıma gireceksin. İntihar etmeye meyilli, çok yalnız olacaksın. Hayatında bir dolu zor, zor yıllar var.”</p>
<p>Emma bunu da düşündü, ne kadar garip bir seçim yaptığını düşündü. Dedi ki, “Ama bana yardım edecek insanlar olacak, öyle değil mi?”</p>
<p>Ses yanıt verdi, “İnsanlar değil. Bunu kendi başına yapacaksın.”</p>
<p>Ve ses şöyle dedi, “İnsanlar değil, ama melekler olacak. Bunlar insan formunda olmayan ama seni sevecek ve seni destekleyecek ve senin için hep orada olacak varlıklardır, ama sen bunların çoğunu yalnız başına, kendi başına yapacaksın.”</p>
<p>Emma bir derin nefes daha aldı ve bunların hepsini düşündü&#8230;ve dedi ki, “Peki sonra ne oluyor?”</p>
<p>O zaman ses şöyle dedi, “Sonra, hayatının bu karanlık döneminden geçtikten sonra, bütün parçalar birleşmeye başlayacak. Öncelikle, neden burada, Dünyada olduğunu anımsamaya başlayacaksın. Seçtiğin deneyimleri neden seçtiğini anımsamaya başlayacaksın. Bu deneyimleri bir ceza olarak değil de, anlayış için ve şefkat için oluşturduğunu anlayacaksın. Tüm bu deneyimleri yaşamına, bir anlamda beklerken – doğru zamanı beklerken, doğru yeri beklerken – soktuğunu anlayacaksın.”</p>
<p>Emma bunların hepsini içine alıyor, bunun iyi bir şey mi, yoksa kötü bir şey mi olduğundan emin olamıyordu. Ardından sese, “Peki sonra?” dedi.</p>
<p>Ses şöyle dedi, “Sonra ben sana geri geleceğim. Bunun gibi bir konuşma daha yapacağız. Ve bu yaklaşık 1998’de olacak. Hayatında bir şey olacak – bunu daha seçmedin. Okuduğun bir kitap olabilir. Konuştuğun bir arkadaşın olabilir. Yaşamında çok korkutucu bir durum olabilir. Belki hastaneye kaldırılacağın bir araba kazası. Bunun nasıl olacağına daha karar vermedin. Ama olduğu zaman, ben sana geri gelip seninle konuşacağım. Yaşamına hem biraz güleceğiz hem de biraz ağlayacağız ve ardından bir sonraki aşamaya geçeceğiz.”</p>
<p>Emma, “Neden şimdi başlamıyoruz? Neden 1998’e kadar beklememiz gerekiyor?” dedi.</p>
<p>Ve ses yanıtladı, “Çünkü dünya daha hazır değil, çünkü Dünya üzerinde enerjinin temel iş görme biçiminde bir şeyler oluyor – insanların bunu yaşamlarına getirme biçiminin temelinde. Dünya daha hazır değil. Ve bu arada, hazır hale gelmeyebilir de. Gelmeyebilir. Dünya’da bir felaket olabilir, ama bu sonraki aşamaya geçiş de gerçekleşebilir.”</p>
<p>Emma durup bunu da düşündü&#8230; “Peki 1998’de bana geri gelip de konuştuğun zaman ne olacak?”</p>
<p>Ses dedi ki, “Sana kim olduğunu, neden burada olduğunu anımsatacağım ve sana geleceğe ilişkin tüm potansiyelleri anımsatacağım.”</p>
<p>Ve ses şöyle dedi, “Sana, buraya gelmeyi – Dünya’da olmayı – Yeni Enerjide bir yaratan olmak için seçtiğini anımsatacağım. Yeni Enerjiyi Dünya’da tezahür ettiren, konuşmanın ötesine geçen, yalnızca bunu düşünmenin ötesine geçen ilk kişilerin arasında olabilirsin – ilk kişilerden biri olabilirsin. Sen buraya, Dünya’ya, Yeni Enerjide bir yaratan olmak üzere geldin. Sen buraya, insanlık için duyduğun yürekten sevgi ve arzu yüzünden geldin, ama bu inanılmaz açılımı deneyimlemek için kendine duyduğun sevgi yüzünden de geldin. 1998’den sonra, seni eğitecek ve sana nasıl öğretmen olunacağını, nasıl yaratan olunacağını, Dünya’da nasıl yaşanacağını ve en sonunda nasıl örnek olunacağını, bir lider ve diğer insanlar için bir bayrak nasıl olunacağını öğretecek bir dizi deneyimlerden geçeceksin.”</p>
<p>Emma bunları da bir süre düşündü ve neden burada olduğunu anımsamaya başladı. “1998’de bana geri geldiğinde ve ben yaşamımın sonraki aşamasına geçtiğimde, hâlâ yalnız mı olacağım? Şu anda hissettiğim gibi yalnız mı olacağım?”</p>
<p>Ve ses ona şöyle dedi, “Hayır, olmayacaksın, gerçekten&#8230; çünkü ben yalnızca sana değil, ama 144.000 kişiye daha konuştum. Yalnız olmayacaksın. Bir ailen olacak – biyolojik bir aile değil, hatta meleksel bir aile de değil. Şambra denen bir ailen olacak. Onlar da, senin şu anda geçtiğin şeylere çok benzer şeylerden geçecekler. Sen onlarla yeniden karşılacaksın. Her zaman için bağımsız ve benzersiz kalırken, enerjini birleştireceksin. İnsanlığın bir sonraki çağını buraya getirmek için, Yeni Enerji zamanının ve Yeni Enerji potansiyellerinin – dualitenin ötesine geçme, savaşın ötesine geçme, ıstırabın ötesine geçme, bedenini bir anda şifalandırma, tanrısallığını gerçekliğinle birleştirebilme potansiyellerinin – müjdecisi olmak için, enerjilerini onlarınkiyle birleştireceksin. O nedenle, hayır sevgili Emma’m, yalnız olmayacaksın.”</p>
<p>Emma bir derin nefes daha alıp bunların hepsini düşündü, hissetti, hepsini anımsadı. Parçalar birleşiyordu.</p>
<p>Sonunda Emma dedi ki, “Bu gece buraya geldiğin teşekkür ederim. Yarın gece de tekrar konuşmak üzere gelecek misin?”</p>
<p>Ve ses dedi ki, “Hayır. Gelmeyeceğim. Gelemem. Sana geri gelebilmek için 1998’e kadar beklemem gerekiyor. Bu gece konuştuğumuzu anımsamayacaksın. Yatağına geri döndüğünde, ve kollarında Raggedy Ann ile uyandığında, konuştuğumuzu anımsamayacaksın. Senin için bir dolu uzun ve zor yıl olacak, ama geri geleceğim. Geri geleceğim ve sana Şambra ailesinin enerjisini anımsatacağım.”</p>
<p>Ve işte Emma’nın öyküsü böyle. Sizin öykünüz Şambra.</p>
<p>Emma’nın duyduğu ses, hepinizin büyümesini bekleyen, Dünya üzerinde daha doğacak olan Şambra’nın sesiydi, Metatron’un sesiydi, ben Tobias’ın sesiydi. Yeni Enerjinin ve yeni potansiyelin sesiydi. Biz size geldik, ister 1998 ya da 2002 ya da hangi yılda olursa olsun. Biz size kim olduğunuzu anımsatmak için geri geldik. Biz size bu Şambra ailesini anımsatmak için geri geldik.</p>
<p>Şambra&#8230;. Şambra meleksel bir aile değildir. Şambra, biyolojik bir aile değildir. Şambra bir kült ya da bir din ya da bu tür şeylerden biri değildir. Şambra, bir anlaşmadır – geri geleceğinize ilişkin bir anlaşma. Yeni Enerjiye geçenlerin arasında ilk olacağınıza ilişkin anlaşma. Sizler farklı spiritüel ailelerden geliyorsunuz. Şambra’yı eşsiz kılan budur. Bazılarınız Mikail’in evinden geliyorsunuz, bazıları Rafael’in, bazıları Cebrail’in. Bazılarınız, birçok başmeleğin evlerini temsil ediyorsunuz, ama farklı ailelerden, farklı yerlerden ve farklı geçmişlerden geliyorsunuz. Ama her birinizde benzersiz ve ortak olan tek şey, burada olmayı kabul etmenizdir. Bundan önce zor, çok zor yaşamlardan geçmeyi kabul ettiniz. Uzun bir bekleme süresinden geçmeyi kabul ettiniz – bu noktaya varmanın zorluklarından ve kendinizden kuşku duyduğunuz dönemlerden geçmeyi kabul ettiniz. Ama Şambra, artık buradayız. Buradayız ve biz size geri geldik – Emma’nın 1998’de duyduğu ses gibi. 1999’da konuşmaya başladığımız ve devam ettiğimiz bir ses olarak.</p>
<p>Siz Şambra’sınız – bunun sorgulanacak, kuşkulanacak hiç bir yanı yok. Ve Şambra olarak buraya, bu hayata geldiniz. Buraya enerjiyi genişletmek üzere geldiniz. Dört şey gerçekleştiriyorsunuz ve ilki genişlemektir. Doğduğunuz günden beri enerjileri genişletiyorsunuz ve insanların sizi çoğu kez anlamamasının nedeni bu. Siz genişletensiniz, büzüştüren, kısaltıp küçülten değil.</p>
<p>Buraya, enerjinin genişlemesine izin vermek için geldiniz, yalnızca büyümek ya da yapılanmak için değil – yalnızca dualitenin yaptığı gibi titreşmek için değil, ama genişlemek için. İlk yıllarınızdan beri genişleten oldunuz. O yüzden anlaşılmadınız. Onların izlediği yolları izlemediniz. Kendi yolunuza gittiniz, kendi tarzınızı yaşadınız.</p>
<p>Dünyaya, bir yaratan olmak için de geldiniz. Çok az insan yaratandır. İzleyen insanlar, itaat eden, hayatta kalan insanlar vardır. Çoğu da sadece hayatta kalır. Bunlar, eski, kadim karmik oyunları kendileriyle ve çevrelerindeki insanlarla oynayanlardır. Ama siz, ben yaratacağım, demek için buraya geldiniz.</p>
<p>Asıl amaç bu, çünkü bir yaratanın yaptığı budur, yaratır. Bazılarınız şimdi tıkanıp kaldınız, ama biz sizlerle çalışıyoruz. Bazılarınız, bir yaratanın ne olduğunu anlamıyor. Bu (kavramla) mücadele ediyorsunuz, ama öğreniyorsunuz. Ne olduğu hakkında çok daha fazlasını öğreneceksiniz.</p>
<p>Siz, bu zamanda burada yaşamak için geldiniz. Yaşamak. Biz bunu geçenlerde yaptığımız sınıfta konuştuk – hayatta kalma çabasının ötesine geçme ihtiyacı ve gerçekten yaşamak, Dünya’nın şu anda tadını çıkartmak. İstediğinizi söyleyebilirsiniz. Tanrı hakkında, ruh hakkında, tüm bu şeyler hakkında istediğiniz kadar felsefe yapabilirsiniz, ama Dünya üzerinde bedeninizde ruhu bedenleyerek ve yaşayarak ve yaşamın keyfini çıkartarak, yaşamla birlikte yaşama gülerek, her bir ânı takdir ederek yaşamadıkça, yaşıyor olmuyorsunuz. Yalnızca hayatta kalıyorsunuz. Dualitede on adım geride hayatta kalıyorsunuz.</p>
<p>Siz buraya yaşamak ve nasıl yaşanacağı hakkında başkalarına örnek olmak için geldiniz. Söylemek bizi üzüyor ama gerek siz gerekse ben, yalnızca hayatta kalan insanların ne kadar çok olduğunu biliyoruz. Neden burada olduklarını bilmiyorlar. Yalnızca o günle başa çıkıyorlar, her seferinde yalnız birini ele alıyorlar. Siz, nasıl yaşanacağını, nasıl tutkulu olunacağını göstermek için geldiniz.</p>
<p>Ve son olarak Şambra, siz öğretmek için geldiniz. Bir bayrağın yaptığı budur. Bayrak bir örnektir – parlak bir örnek – ve başkalarına örnek olarak öğretirler. Öğreti bir sınıfta olabilir. Öğreti, sadece sokakta yürürken de olabilir. Öğretmek&#8230; bayrak, başkaları için yeni potansiyelleri oluşturan örnektir. Sizler, tıpkı Emma gibi, burada, bu Yeni Enerjidesiniz ve bu kolay olmadı. Yalnızlık çektiğinizi de biliyoruz.</p>
<p>Birçoğunuz, bunun tatmin edici olmadığını bile düşünüyor. Daha tutkunuzu bulmuş değilsiniz, ama bu yeni Enerji yılında, yaratan olacağınız bu yılda, tutku da gelmeye başlıyor. O, insan kavramlarıyla düşünüp de olacağını sandığınız şeyden farklıdır. Farklıdır, ama gelmeye başlıyor.</p>
<p>Şu an her biriniz&#8230; her biriniz kendi enerjisini yayıyor ve bunu Şambra’nın grup enerjisine katıyor. Ve şu anda bu Şambra enerjisi dünyaya yayılıyor ve arayanlar için yeni bir potansiyel oluşturuyor.</p>
<p>Şu anda dualarını edenler için – o eski ezbere okudukları dualar değil, ama kendi dualarını edenler için. Yardım ve rehberlik talep eden ve arayanlar için.</p>
<p>Siz şu anda enerjinin nasıl çalıştığını öğreniyorsunuz. Gelecek oturumlarda bundan daha söz edeceğiz – yeni bir enerji fiziği – titreşimsel enerjinin ötesine, genişleyen enerjiye geçmek, Yeni Enerjiyi şu anda yaşamınıza getirmek. Gelecek birkaç Şaud’da, özellikle bu Yeni Enerjinin nasıl geleceğinden ve onunla nasıl çalışabileceğinizden söz edeceğiz.</p>
<p>Bugün, o sesi yeniden duyabilesiniz diye, Metatron, Şambra’nın sesi, ve başmeleklerin sesleri, hepsi yeniden Emma’ya ve size geri gelmek istediler.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 7: “Şambra’nın Sesi”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Şubat 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bu Şambra gününün enerjisiyle devam ediyoruz.</p>
<p>Hakkında konuşmak için bugün bu enerjiyi seçiyoruz, çünkü bu Şambra ailesinin enerjisi ve bireyler olarak sizin enerjiniz, genişlemeyi sürdürüyor, yeni düzeylere geçmeyi sürdürüyor. Biz, sizin gerçekleştirdiğiniz çalışmayı takdir edip onaylamak istiyoruz. Buraya gelme nedeninizi unutacağınızı bilerek, çok, birçok uzun ve yalnız gün ve gecelerinizin olacağını bilerek, kendinizi farklı, benzersiz, ama yalnız – diğer birçok insandan, hatta bazı durumlarda kendi ailenizden bile farklı hissedeceğinizi bilerek, buraya nasıl geldiğinizi takdir etmek istiyoruz.</p>
<p>Siz buraya çok eşsiz bir spiritüel hizmet türü için geldiniz, sizi tüketmesi gerekmeyen bir hizmet türü için. Bu sizi tamamlayabilir ve size verebilir. Ama siz buraya tüm insanlığa, tüm melek krallıklarına duyduğunuz bir sevgiyle ve bir yürekle ve ruhla geldiniz, ve bunu da özveriyle yaptınız.</p>
<p>Size daha önce de söylediğim gibi, bu herhangi bir başka yaşam değildir. Bu O yaşamdır. Bütün parçaları birleştirip bütünleştirdiğiniz yaşamdır. Yeni bir enerjiye bu yaşamda geçersiniz. Eski engellerinizi bu yaşamda aşarsınız.</p>
<p>Şambra enerjisi, bir bireyin enerjisine çok benzeyen geniş kapsamlı bir enerjidir. Onun da bir tutkusu ve bir arzusu vardır, tıpkı sizin ve ruhunuzun olduğu gibi. O, genişlemek ve yaratmak ve deneyimlemek ve yaşamak tutkusuna ve arzusuna sahiptir, ve sonra o Şambra enerjisinin bir fikri oldu.</p>
<p>Fikir, daha Atlantis günlerinde başladı; ve fikir, bir kez daha Mesih günlerinde filizlendi; ve sonra o fikir bu Yeni Enerjiye taşındı ve bugün buradayız. Uçurumun kenarındayız. Bazıları bu uçurumu aştı, bazıları ortasında ve bazıları da hâlâ kenarda duruyor. Ama o fikir şimdi enerji kazanıyor ve bir odak noktası oluyor. Ve şimdi Şambra enerjisi Dünya üzerinde tezahür ediyor.</p>
<p>Ve bunu da, bazılarınızın 1.000 ya da 500.000 yıl önce hayal bile edemeyeceği yollardan gerçekleştiriyor. Şambra enerjisi, bazılarınızın anlayamadığı, hayal edemediği, böyle olacağını düşünemediği yollardan açılıyor ve genişliyor, çünkü her türlü sınırları, toprakları aşıyor. Ve bu oluyor.</p>
<p>Şambra enerjisi bir bayrağın enerjisidir, bir yol gösterenin, öğretmenin enerjisidir. Bunlar, neden burada olduğunuzun, neden birbirinizle etkileşime girip çalıştığınızın, neden bu kutsal alanda toplandığınızın, neden bir bina değil de bir internet sitesi olan merkezde toplandığınızın temeli ve esasıdır.</p>
<p>Şambra enerjisi Dünya üzerinde tezahür ediyor. Onun yakıtını kısmen sizin Crimson Circle Energy Company (Kırmızı Çember Enerji Şirketi) dediğiniz karşılıyor. Bu şirket, tezahür işleminin yapılanmasına yardımcı oluyor. Ayrıca sizin gerek bireysel gerekse grup olarak ürettiğiniz fikirlerinizi Dünya’da ortaya çıkartacak enerjinin tümünü ya da – sizin deyiminizle – yakıt sağlama işlemini yapılandıracak.</p>
<p>Gelecek yıllarda Crimson Circle ve Crimson Circle Energy Company, Şambra’nın kendini burada, Dünya’da tezahür ettirmesine ve topraklanmasına yardımcı olacak. Bu bizim yaratımız değil. Sizin yaratınız. Sizin.</p>
<p>Crimson Circle ve Şambra yardım edip destekleyecek, çünkü siz bunu seçtiniz. Yeni Enerjiye geçmeleri için diğerlerine yardım edip destek verecek. Dünyayı tam anlamıyla değiştirme potansiyeline sahip olacak icatlar için yakıtın ve yöntemin ve odağın yaratılmasına yardımcı olacak, özellikle de enerjiyle ilgili icatların, tıpla, eğitimle, işle ilgili icatların. Bunun olmasını siz sağlıyorsunuz.</p>
<p>Şambra, sizin içinizde bile, bu insan grubu içinde bile, bazı anlaşmazlıklar var. Şeyleri gerçekleştirmede ya da yapmada bazı farklı yollar var, ve bu uygundur. Şu ara söz konusu olan, enerjilerin çarpışmasına izin vermektir. Ama ayrıca, dramlardan da uzak durmaktır, ve çarpışmalarda, enerjilerin yeniden birleştirilmesinde, muazzam yeni potansiyellerin olduğunu da anlamaktır.</p>
<p>Şimdi bunu bedenlemek zamanıdır. Şimdi bunu buraya getirmek zamanıdır. Dramlara kapılmak değil, herhangi bir engele takılmak değil, meydan okumalardan bunalmak değil, ama bunu buraya getirmek. Bu gerçekleştiriliyor. Bu şu anda Dünya’da oluyor ve hepiniz bunun bir parçasısınız. Ses bugün geri geliyor, size anımsatmak için, size teşekkür etmek için ve sizi onurlandırmak için.</p>
<p>Bugün soru alacağız ama, tüm soruların Şambra’yla ilgili olmasını isteyeceğiz. Bazen kişisel soruların ya da düşüncelerin olduğunu biliyoruz, ama bugün, Şambra’nın günü. O nedenle tüm soruların, ister yazılı, ister burada sözlü sorulsun, Şambra’ya – onun enerjisine, aileye, nereye gittiğine, bu noktada en iyi nasıl destekleneceğine ilişkin olmasını istiyoruz. Gelecek ay her zamanki soru ve yanıtlarımıza devam edeceğiz, ama bugün, Şambra’ya odaklanmak istiyoruz. Şimdi başlayalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, gönderilen bir soruyu kısaltıyorum, soru, İsrail’de yapılacak semineri ve İsrail Şambrasını soruyor, ve onların CD’leri beklemek yerine bu seminere şahsen gelmelerinin bir nedeni var mı diye, ve İsrail’deki Şambra’da enerjilerin nasıl hareket ettiğini soruyor.</p>
<p>TOBIAS: Aynı soru, içinde birkaç soruyu birden barındırıyor, ama bayrak teknolojisi hakkında İsrail’de konuşmayı seçmemizin oldukça açık ve ilginç bir nedeni var. Eğer biz, dünyanın en meydan okuyan ve çarpışmalara sahne olan o bölgesinde başlayabilir ve o seminere katılacak Şambra ile çalışabilir ve bu bayrak teknolojisini yaratıp gerçekleştirebilirsek, orada bulunan insanlar için, İsrail ülkesi ve diğerleri için derin enerjilerin potansiyeli oluşacaktır. Evet, elbette, bu semineri daha sonra da dinleyebilirsin. Şahsen orada olman – nasıl desek – talep edilmiyor, ama materyallerin nasıl dağıtılacağını daha tam netleştirmiş değiliz. Biz oraya gelecek, enerjilerini şahsen gelerek katacak herkesi ve her bir insanı onurlandırıyoruz, ama öte yandan dünyanın her yanındaki Şambra’nın, enerjisini bu çok kutsal ve özel gruba katacağını da biliyoruz.</p>
<p>1.ŞAMBRA: Peki İsrail’deki Şambra bir bütün olarak ne halde?</p>
<p>TOBIAS: Bunun hakkında konuşmak için, oradayken o grupla konuşacağımız bazı şeyleri temel almak istiyoruz, yani bu sorunun yanıtı için bekleyeceğiz. Bekleyeceğiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Şaud’u başlattığım için, ve yakında Oama okuluna gideceğim için çok mutluyum. Sıradaki ilk kişi olduğum için de çok tedirginim&#8230;. ve aslında bugün gelenin sen olduğuna sevindim. (bazı gülüşmeler) Öbür ikisinin ciddiyetinden korkuyorum. Benim sorum sağlıkla ilgili. Son zamanlarda baş ve sırt ağrıları ve hemoroid gibi sağlık sorunları yaşıyorum. Bunların bir Şambra sorunu mu yoksa sadece benimle mi ilgili olduğunu bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Biz sana soracağız, sen hangisi olmasını seçiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Tobias, bu Kuthumi’den çıkıyor. Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Bu ille de bir Şambra sorunu değil, ama Şambra’nın bir yatkınlığı diyelim. Çevrenizdeki enerjilerin hepsini üstlenip kendi enerjiniz olarak kabul etme eğilimi var. Sen şimdi burada, şu anda bizimle birlikteyken, bunları kendi enerjilerin olarak kabul edip etmeme seçimine sahipsin. Ama bunların nereden kaynaklandığına ilişkin kendi görüşlerimize sahibiz ve sana birkaç ipucu vereceğiz.</p>
<p>İş durumuna ve şu an orada olmakta olan bazı değişimlere bir bak. İçinde bulunduğun işin türüne bir bak ve enerjilerin o işe nasıl aktığına – ihtiyaç enerjilerinin, sağlık enerjilerinin, ve özellikle de bu durumda, sağlıksızlık enerjilerinin.</p>
<p>Böylece, iş yerinde muazzam dinamikler meydana geliyor. Bu, kendinin sandığın ilk sorun. Onu gizliyorsun. Seninmiş gibi davranıyorsun. Hatta bunun işle ilgili bir sorun olduğuna bile bakmak istemiyorsun, çünkü sevgili varlık, burada öncelikle söylediğimiz şey, aslında senin yakın bir gelecekte o çevreyi terk etme zamanının geldiğidir, ve sen buna bakmak istemiyorsun, çünkü bir sonraki adımının ne olacağı seni korkutuyor. Ve o işi terk edememenin (bahanesi olarak) her türlü potansiyel meydan okumaları oluşturdun. Ama sen de biliyorsun, ben de biliyorum ki, ilerlemek zamanıdır.</p>
<p>Ama şu anda yaptığın, birlikte çalıştığın şirketin tüm enerjilerini içine çekmektir. Ayrıca şimdilerde Şambra olmayan ve sana belirli ağır görev enerjileri yükleyen bazı arkadaşlarının enerjilerini de içine alıyorsun. Onlar bunu bilinçli olarak yapmıyorlar, ama enejisel olarak yapabileceklerini biliyorlar.</p>
<p>Ve sen ayrıca, bizim İsis’in yarası dediğimiz şeyin de bazı sorunlarını üstleniyorsun – yaşadığın bölgede şu ara İsis enerjileri oldukça çelişki içinde, çünkü bu bölge Atlantis’teki merkezlerden biriydi ve o zamanlar çok eski ve çok zor bir enerji çalışması burada yapılmıştı. İsis’in yarası sorunu. Yani sen bunu çevrendeki herşeyden tam anlamıyla içine çekiyorsun. Sen, diğer Şambralar gibi, çok empatiksin. Çok içine alıyorsun. Bir sünger gibisin. Çevrendeki herşeyi emiyorsun, ama sonra da bu sorunları kendi sorunların olarak kabul etmede, onlar senin sorunlarınmış gibi davranmada da harika bir tarza sahipsin.</p>
<p>Onlar senin değildir. Gerçekten değiller. Şimdi, biz bu konuda kol güreşi yapabilir, sen onları tutmak için mücadele edebilir ve ben de kaybedebilirim. Sen de kazanır onları tutmaya devam edersin. Ya da, hemen şimdi bu güzel Şambra grubuyla ve bu güzel ateşle birlikteyken, bir karar verebilirsin – ben o ateşin içinde oturdum az önce ve harika bir zaman geçirdim&#8230;. ben bunu yapabilirim, siz yapamazsınız!</p>
<p>Bir seçim yapabilirsin. Karar verebilirsin, hayır, bunlar benim sorunlarım değil ve bunları artık fiziksel bedenimde tutmak zorunda değilim (diyebilirsin). Ve sonra, artık onu düşünme, onunla ilgili kaygılanma. Yalnızca nefes çalışmanı yap. Bırak Oama şu gelecek birkaç gün içinde seninle ne yapacaksa yapsın, ve bu sorunların artık senin olmaktan çıkmasına izin ver. Sana bunu sormam gerekiyor, onları istiyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Onlara sahip olmanı gerektirecek herhangi bir ihtiyaç görüyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır, hiç.</p>
<p>TOBIAS: Onları neden üstlendin peki?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Biraz enayi olduğum için mi?</p>
<p>TOBIAS: Aslında çok sevecen olduğun için ve&#8230;. zaman yüzünden Emma’nın öyküsünde paylaşmadığımız bir şey vardı; Emma hep başkalarından daha fazla bir şeylere sahip olduğunu hissediyordu. Ve biz bunu bencillik anlamında söylemiyoruz. Daha fazlasıyla başa çıkabiliyordu – daha fazla duyguyla, daha fazla acıyla, daha fazla zorlukla. Onun için de annesinin ve babasının ve ölen kocasının ve tüm diğerlerinin enerjilerini üstlendi.</p>
<p>Onların hepsini, sanki katlanması gereken çarmıhıymışçasına üstlendi. Ama çarmıhlara katlanma zamanları geçti. Bu, 2000 yıl önceydi. Bu artık bugün yapılmıyor. Bunu bırakabilirsin.</p>
<p>Başka insanların sorunlarını üstlenmesen de, hâlâ bir kalbe ve hâlâ bir ruha sahipsindir. Yeni Enerjinin bir bayrağı olarak – mahvolan biri olursan, iyi bir bayrak olamazsın. Bunlar senin sorunların değil. Hepimiz şimdi bu sorunlara bakıyoruz – ben ve Metatron ve tüm diğerleri şu anda onlara bakıyoruz.</p>
<p>Onlar senin sorunların değil. Önce bir seçim yaparak – onların sana ait olmadıklarını kabul ederek bırakabilirsin onları. Bu seni ilgisiz bir insan haline mi getirir? Hayır. Seni bir bayrak yapar, çünkü şimdi diğer insanlara da, sorunlarının onlara ait olmadığını gösterebilirsin. Diğerlerine, gerçekten onlara ait olmayan şeyleri nasıl bırakabileceklerini gösterebilirsin.</p>
<p>Ve sonra, o seçimi yaptıktan sonra, nefes çalışması yaparsın. Bu, enerjinin geçip gitmesine yardımcı olur.</p>
<p>Şimdi burada şöyle bir şey olabilir, hem senin için, hem de tüm Şambra için. Fiziksel bedenini etkileyen bu şeyleri bırakmayı bir kez seçtin mi&#8230; bu arada, sen geçen yıllarda fazlasıyla endişeliydin. Bunlar şimdi ortaya çıkıyor. Sen, sana ait olmayan şeylere endişelendin.</p>
<p>Ve şimdi bir durumla karşı karşıyasın – onları bırakmak için bir seçim yapabilirsin. Enerji hareket etmeye başlayacaktır. Enerjinin yumuşak ve zarif hareketini nefesle – düzenli nefeslerle – gerçekleştirebilirsin. Yumuşak enerji hareketini bilincinle ve ışık alıştırması diyeceğim şeyle bedeninden atabilirsin. Yürümek gibi, yoga gibi bir şeyle – bedeni hareket ettiren herhangi bir şeyi yapmakla. Bu arada, herhangi biriniz, bir şeyde takılıp kaldığınız zaman, herhangi bir sorunda, herhangi bir şeyde, hareketi ifade etmek için ve bedeninizde enerjinin hareket etmesini sağlamak için, fiziksel bir şey yapın. Enerjiyi hareket ettirmek istediğinizde – öyle çok sıkı egzersizler değil, hafif bir egzersiz – bu şimdi şeylerin bedeninizden akıp gitmesine izin verecektir. Bunu yaptığınız zaman, bir başkasına gitmezler. Gidip de bir başkasına yapışıp onların hastalanmasına ya da yorgun hissetmelerine neden olmazlar. Bu, enerjiyi saflığın doğal haline geri getirir. Ve herşeyden de çok, enerjinin yalnızca eski dualite dünyasına geri dönmesine izin vermekle kalmaz, ama o enerjinin hareket edip Yeni Enerjide işlemden geçmesine izin verme potansiyeline de sahip olur. Bu apayrı bir konu, ve bugün buna girmeyeceğiz. Ama o enerjinin hareket etmesine izin veren bir şeyler yap.</p>
<p>Bir şey yapmayacak olursan – yalnızca bir seçim yapar ve sonra nefes yapmayacak olursan, fiziksel hareketler yapmazsan, o enerji senden yine çıkacaktır ama, çıkış şekli bu kadar zarif ya da hoş olmayabilir. Ve bu enerjilerin senden çıkıp gitmesi, yaklaşık bir buçuk ay kadar alacaktır. Bunu ittirmen gerekmiyor. Çıkması için zorlaman gerekmiyor, sadece doğal sürece izin ver. Bu gelecek günlerde, Oama okulunda bundan çokça yapacaksın. Ve bu, o enerjiyi bırakmak için harika bir fırsat olacak. O enerji sana yakışmıyor sevgili varlık. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim Tobias.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bu soru, birkaç soruyu birden temsil ediyor. Birkaç ay önce, soru ve yanıt bölümünde, bir hanıma kendi yapacağı kursları duyurmasını, böylece iyi bir başlangıç yapacağını söyledin. Ve ben de bunu yaptım. İki yıldır kurs vermek istiyordum ve bunu yaptım.</p>
<p>Tek bir telefon bile çalmadı, tek bir öğrenci bile gelmedi. Ne oldu? Eski Enerjide mi yarattım? Gerçekten hazır mıyım? Ben bir öğretmen miyim, çünkü şu anda gerçekten kim olduğumu bilmiyorum, ve yaratmaya çalıştığım merkeze gelince, kapı yüzüme kapandı. O nedenle, bana lütfen ne olduğunu söyle.</p>
<p>Doğru yolda mıyım, ve eğer bunu Saint Germain’e soruyorsam, ve kıçıma bir tekme yemem gerekiyorsa, öyle olsun, yeter ki değişim gelsin. Ben hazırım. Lütfen açık konuş. Bırak yüzleşeyim.</p>
<p>TOBIAS: Biz bugünkü Şaud’da bu sorunların çoğundan söz ettik, çünkü Şaud senin enerjini içeriyordu. Biz, tam olarak neye benzemesi gerektiği ve tam olarak nasıl tezahür etmesi gerektiği hakkındaki beklentileri bırakmaktan söz ettik. Biz bir şeye başlamaktan söz ettik, ki sen bunu yaptın, ve sonra kendine bir öğrenme deneyiminden geçmek için izin vermekten konuştuk. Bunun bazen – nasıl söylesek – gitmesi gereken en iyi düzeye gelişebilmesi için birkaç enerji spiralinden geçmesi gerekebilir.</p>
<p>Senin, öğrenci sayısına ilişkin beklentin var. Hiç düşündün mü – gülmeyin şimdi Şambra – ama öğrencisi olmayan bir sınıfa ders vermeyi hiç düşündün mü? Şimdi gülebilirsiniz. (kahkahalar) Bu bir beklentidir. Önemli olan, bunu yapıyor olmandır. Beklentilerinin olduğu gerçeği, onu kısıtlıyor ve engelliyor. Kesinlikle doğru yoldasın. Kesinlikle enerjiyi hareket ettiriyorsun. Fikirle ilgili o tutku ya da arzu sürecini yaşadın, ve şimdi o uçurum noktasındasın. Projeye enerji yüklüyorsun, ama biz şimdi senden, onun farklı bir biçimde tezahür etmesine izin vermeni isteyeceğiz. Ve hiç olmadı, gerçekten, gerçekten sınıfı hiç bir fiziksel insan olmadan ver, ama başka kimlerin ortaya çıktığını izle.</p>
<p>Ve bu – ki bunu sevecen bir biçimde söylemeye çalışıyoruz –</p>
<p>LİNDA: Kıçıma tekmeyi at, dedi.</p>
<p>TOBIAS: O Saint Germain’di. Ben Tobias’ım. (bazı gülüşmeler) Bu senin için en son hedef değil. Ona belli bir biçimde olması için zihnini ve kalbini yönelt. İzin verirsen gelişecektir. Yani yumuşak bir biçimde odaklanmayı sürdür, enerjini yumuşak bir biçimde ona yerleştir, tıpkı benim şu anda Sam’e enerjimi yerleştirdiğim gibi. Enerjini bu kursa koy, ve başka şeylerin nasıl geliştiğini izle. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Bugün burada seninle, hepinizle olmaktan mutluyum. Aslında sorumun ne olduğunu bile bilmiyorum. 15 yıldır kinesoloji ile çalıştım, ve şimdilerde bu tür bir çalışmada bir değişim hissediyorum. Ve kinesoloji, bedene dayanan bir yöntemdir. Bedenin geri bildirimde bulunmasıdır, ve ben sorduğum zaman, bedenin bazen doğru olmayan yanıtlar verdiğini hissediyorum. Ben sadece bunun Yeni Enerjiyle olan ilişkisini bilmek istiyordum. (çvr. kinesoloji, bedene evet-hayır yanıtları alacak şekilde soru yöneltmeye, ve kas testiyle yanıtları almaya dayanan bir yöntemdir.)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Kinesoloji, herşeyden çok, enerjinin nasıl çalıştığını gösterir, zihnin nasıl çalıştığını, ve tüm bu şeylerin nasıl birleştiğini. Ama sınırları vardır. Sınırları ise, gerek uygulayıcının gerekse alıcının inanç sistemlerine dayanır. Bu yöntemin şöyle yararları oldu, birçok insanın kendini açıp, yalnızca elektronik aletlerin ölçebildiğinden çok daha fazlasının söz konusu olduğunu anlamasını sağladı. Enerjiyi ölçen sistemler var.</p>
<p>Şimdi soruyu sorduğuna göre, ben sana onu geri yönelteceğim. Elektronik olanların ötesindeki, kinesolojinin ötesindeki, bu tür şeylerin ötesindeki enerjiyi ölçme sisteminin bir sonraki aşaması nedir? Kişiye enerjiyi algılaması ve anlaması için nasıl yardım edilebilir – enerjinin döngülerini, dalgalarını, sizin miktar ya da güç dediğinizi, ve onun genişlemiş bir benliğe geçme yetisini? Bir sonraki düzey nedir? Ben bu soruyu sana yönlendireceğim.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ben bir şeyin öyle olmadığını hissettiğim zaman, bedenimin yanlış yanıt verdiğini fark ediyorum. Yani his.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, ve biz tam olarak&#8230; biz bugün bu soruyu yanıtlamaya çalışmayacağız. Biz bu soruyu sana ve tüm Şambra’ya yöneltiyoruz, enerji tabanlarını anlamanın ya da sizin deyiminizle ölçmenin – ölçmek belki uygun bir kelime değil – ama niceliğini belirlemenin bir sonraki yolu nedir? Bu biraz gnost gerektirecektir. Bu öyle hemen verebileceğiniz bir yanıt değildir, çünkü yalnızca Eski Enerjinin niteliklerine değil, Yeni Enerji niteliklerine de bakmanızı gerektirecektir, ve Yeni Enerji niteliklerini yakalamak şu an hâlâ biraz zor. Ama bu kesinlikle bir gnost durumudur. Ama şu an erişilir olan potansiyellere baktığımızda, kinesolojinin ötesinde harika bir sistemin olduğunu söyleyebiliriz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Anlamak istediğim ve senin bunu açıklamanı çok arzuladığım bir şey var. Neden Tobias, Saint Germain, Kuthumi – hepiniz – bu kadar çok kelime kullanıyorsunuz? Açıklığın basitliği nerede kaldı? Diyorsunuz ki, biz Şambralar kanalıyla konuşuyorsunuz. O uzun, bitmek bilmeyen söylevlerinizi dinlerken ya da okurken, bir öfkenin yükseldiğini hissediyorum ve ilgimi kaybediyorum. Neden hâlâ kendimizi anlamak için bu kadar çok kelime duymaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsunuz? Çok daha çabuk ve doğrudan konuya gelmenizi doğrusu takdir ederdim. En içten dileğim, basitliğin giderek yükselmesine izin vermektir. Size teşekkür ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Soru, yanıtı da içeriyor. (bazı gülüşmeler) Siz az ve öz olduğunuzda, biz de az ve öz oluruz. Şaud, Şambra’nın yansımasıdır.</p>
<p>Siz kendinizi sürekli tekrarlayıp durdukça ve değerli enerjiyi harcadıkça, biz yalnızca size bunu geri yansıtabiliriz. Bir noktada, çok az ve öz hale geleceğiz, çünkü siz çok az ve öz olacaksınız.</p>
<p>Ayrıca, pratik açıdan, belli miktarda enerjiyi indirmek, belirli bir zaman alıyor. Cauldre kanalıyla yalnızca kelimeler ya da bilgi gelmiyor, ama belli miktarda bir enerji de geliyor. Şimdi, küçük hilemiz şu ki, Şaud’un tüm enerjisini, müziğin çaldığı sürede size indiriyoruz.</p>
<p>Bunun şarkıyla bir ilgisi yok, ve hatta bazılarınızın müzikten hoşlanmadığını da biliyoruz, ama onu bir taşıyıcı olarak kullanıyoruz. Cauldre çok şaşırdı! O müziğe bayılıyor. İşte Cauldre, bunlar sana söylemedikleri şeyler&#8230;</p>
<p>Şaud’un içindeki herşey, onun tüm enerjisi, müziğin çaldığı sürede indiriliyor. Yani belki bir gün, birlikte oturup üç dakikalık bir şarkıyı dinleyeceğimiz ve sizin tüm enerjileri alacağınız noktaya geliriz. Şimdi, daha pek bu noktada değiliz, çünkü şöyle bir şey oluyor, enerji indiriliyor, ama grup için bilginin çözümlenmesi yaklaşık 56.5 dakikadan 92 dakikaya kadar sürebiliyor. Hâlâ, bunu fiziksel kulağınızla duymak ve sonra gidip söylenenler hakkında tartışmak eğilimi var.</p>
<p>Şaud’da söylenenlerle ilgili mesaj tahtasına yazan hepiniz, kesinlikle yanılıyorsunuz. İletilen bir enerji söz konusudur. Ve bunda akılsal hale getirilecek ya da tartışılacak hiç bir şey yoktur. Sözler değildir söz konusu olan. Enerjidir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Bu güzel müzik için teşekkürler. (kahkahalar ve alkışlar) Ben sana kızımı sormak istiyorum. O, hayatın coşkusuna çok direniyor, ve onu, seçimi doğrultusunda nasıl destekleyebileceğimi bilmek istiyorum. Ve çok genişlediğim her sefer, o daha da direniyor, yani diyelim bir seminerden ya da sınıftan döndüğüm zaman. Ve ben ona bu konuda nasıl yardımcı olabileceğimi bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Bu biraz zor bir soru çünkü iki insan arasındaki dinamiklere dayanıyor, ve sevgiye duyulan ihtiyacın ve bir aile çevresine ilişkin beklentiyi tutmak ihtiyacının dinamiklerine dayanıyor.</p>
<p>Senin derinlemesine tutkuna ve öğretine ve çalışmana yöneldiğin her sefer, kızın ev cephesinden gelen bir ayrılığı daha çok hissediyor. Böylece bu, aile parçalanacak diye kaygılanmasına neden oluyor. Ve yalnızca onun güvenliğinin ve rahatının bozulması değil, uzun vadede ailenin parçalanması. Ve o bu yüzden direniyor.</p>
<p>Aile, yaratılmış olan birliği – nasıl desek – bozarsa, yine de kızgınlıklar, gücenmeler olacak, çünkü bencil – bencil olarak algılanacak – ihtiyaçlarınla ve arzularınla buna senin neden olduğun ve ailenin gereksinimlerine kulak asmadığın hissedilecek. Ama dönüp de kendi Emma öyküne bakarsan, Dünyaya nasıl geldiğinin ve ne yapacağının öyküsüne bakarsan, ilişkinin sınırlı bir süre için olduğunu bilecektin. Tutkularının olduğunu, ve bunların da hayatının bir parçası olacak insanlar tarafından bilindiğini bilecektin.</p>
<p>Ayrıca, çok güçlü olmana rağmen, kızın vasıtasıyla, bu çalışmanın bazısını gerçekleştirmeye ilişkin kendi endişelerini, kendi korkularını hissediyorsun. Yaptığın çalışmada çok karizmatiksin, ama kızın vasıtasıyla aslında kendi kuşkularının yansımasını görüyorsun.</p>
<p>Yani konu, artık ona odaklanmaman, ve sen belki bunun uygun bir şey olmadığını düşünüyorsun, kızın için kaygılanman gerektiğini ve ihtiyaçlarına yanıt vermen gerektiğini düşünüyorsun. Ama bir anlamda, kızını kendine bakmak için bir mekanizma olarak kullanmaktan vazgeçtiğinde, o gerginlik de azalacaktır. Ve biz bunun kalıcı bir şey olmadığını biliyoruz, tüm bu öfke ve gerginlik ve kızgınlık yoluna devam edecektir. Bu kalıcı bir şey değil.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Sanıyorum sorumu başka türlü sormam gerekiyor, çünkü soruların Şambra ile ilgili olması gerektiğini söylemen beni biraz şaşırttı. Böylece sorumu başka türlü ifade ediyorum. Ben, Şambra topluluğundaki tüm anneler – genç anneler – adına konuşmak istiyorum. Bu, toplulukla değil de Şambra’yla ilgili. Bir anne olarak, özel gereksinimleri olan çocuklarla geçinmeyi nasıl anlayacağız, çünkü ben özellikle de sağlık uzmanı doktorlarla zorlanıyorum. Onlar, şöyle bir gelişim eğrisi var ve senin çocuğunun şurada olması gerekiyor ama değil, diyorlar. Gelişiminde bir gecikme var, ve tıbbi olarak şundan ya da bundan kaynaklanabilir, diyorlar ve ben onların hiç biriyle aynı fikirde değilim. Ve, anlarsın işte, ben Sam’in annesi ve babası gibi olmak istemiyorum, onlar gibi kafamın karışmasını ve, neler oluyor, demek istemiyorum! Ben bir anne olarak daha farkında ve daha bilinçli olmak istiyorum. Çocuklarıma nasıl yardımcı olabilirim? (arkadaki izleyiciler güler)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve bunu nasıl parlak bir şekilde bir Şambra sorusu haline getirdiğine bak, çünkü bu aynı zamanda bir Şambra sorunudur. Yalnızca senin sorunun değil.</p>
<p>Bu çok uzun, uzun bir yanıtı gerektirebilir. Belki de bundan bir şarkı yapıp onu o şekilde indirmeliyiz, (gülüşmeler) ama şu anki eğitim sistemi ve tıp sistemi de, bilincin yansımaları ya da dayanaklarıdır. Ve bir anlamda her ikisi şu ara çok, çok tıkanıp kalmış durumdalar, ve evet, şeylerin belli bir tarzda yapılması için baskı oluşturan şu kitle bilinci de var, bu ister çok akılcı şeyleri kullanarak çocukları eğitmek olsun, ister, senin de dediğin gibi, belli grafikler, çocukları belli kategorilere ve belli gruplara yerleştirmek olsun. Bunların tümü, bizim Eski Enerji diyeceğimiz şeylerdir – hepsi çok zihinseldir. Ve özel gereksinimleri olan bir çocuğu canlandırmakla ya da motive etmekle gerçekten ilgisi yoktur. Burada söz konusu olan, çocukları koyabilecekleri bir kutu ya da rahat bir yer/pozisyondur. Ve sorunları gerçekten ele almaya çalışmak da değildir. Aynı şey tıp için de geçerlidir ve şu an dünyada olan birçok başka şey için de.</p>
<p>Muhteşemliğinden ötürü, Yeni Enerjiyi Dünya’da tezahür ettirmenin bir yolunu bulmuş olmasında ötürü, Şambra’nın yapacağı şeylerden biri de – gelecek birkaç yıl içinde – bu gruptan çıkacak, gerçekleştirdiğiniz tüm çalışmalardan çıkacak, biraraya getirdiğiniz enerji şirketinin yakıtından çıkacak, yeni Şambra eğitim sistemleridir. Sizin, çocukları eğitmek dediğiniz şeyin yepyeni bir tarzı geliştirilecek ve bu tarz tüm veçheleri – gnost’u, zihni, ruhu ve bedeni birleştirecektir. Bu, Şambra tarafından geliştirilecektir. Bizim tarafımızdan değil. Biz destekleriz, ille de geliştireceğiz diye bir şey yok. Ve bu, senin sözünü ettiğin şeylere çok anahtar yanıtlar sağlayacaktır. Tıp alanında, özellikle bu yıl, bayrak teknolojisiyle çok çalışacağız, ve onun tıbbın yerine konulmadığını ama eski şifa kavramlarının yerine geldiğini göstereceğiz. Ve o tıpla işbirliği içinde çalışacaktır, yani tıp çevrelerinden inanılmaz bir dirençle karşılaşmayacaksınız, sadece size çok direnecekler. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>7.ŞAMBRA: Biliyorum. Bunların hepsini biliyorum.</p>
<p>TOBIAS: Yani senin aslında sorduğun şey, bu yeni sistemlerin yerine oturup oturmayacağı, ve evet, oturacaklar, ve bunlar Şambra’dan gelecek. Bunlar, yaratanlar olmaya istekli ve gönüllü olan, enerjiyi genişletenler ve hareket ettirenler olmaya ve öğretmenler olmaya istekli olan Şambralardan gelecek.</p>
<p>Şu an, sen sevdiklerin için kendi başına bir öğretmen oluyorsun ve yapabileceğin en iyi şey, hâlâ bir Eski Enerji sisteminde çalışmak zorunda olduğunu ve onunla bağdaşacak bir Yeni Enerji modülü üretmen gerektiğini anlamaktır. O modül temelde çocuğun gereksinimlerini dinlemek ve hissetmektir, ve yine de kitle bilincinin bazı şeylerine uyman ya da boyun eğmen gerektiği halde, bunun ötesine geçebileceğini anlamaktır. Sen o sistemde sıkışıp kalmış değilsin.</p>
<p>Ayrıca, daha önce de söylediğimiz gibi, bu, kendi gnost’unun yeni yanıtlarla devreye girmeye başlamasını sağlayacak bir durum. Şimdi tüm malzemeler senin önünde duruyor ve bu artık gnost enerjisini, bir Yeni Enerji biçiminde nasıl kullanacağın meselesidir. Sorunu çok belirli bir biçimde yanıtlamadığımızı biliyoruz. Buradaki amacı anlıyoruz, ama bu çok geniş bir konu.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Peki. Sevgin ve bilgeliğin için çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: İki soru daha alabilir miyiz, nasıl hissediyorsun?</p>
<p>TOBIAS: Tamam.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Hey Tobias. Ben senin bugün söylediğin bir şeyi onaylamak istiyorum. Ölümde mizah var ve şimdi kendim için küçük bir onay istiyorum. Babam, geçtiğimiz Pazar geçişi gerçekleştirmeyi seçti, ve ben o işlem sırasında – orada bulunacak kadar şanslıydım. Gitmek için çok acele ediyordu; birkaç kez yatağından kalkmaya çalıştı, ve bu çok komikti, çünkü çok hastaydı, ve ben, o eski yorgun bedenini gideceği yere neden beraberinde götürmek isteyeceğini doğrusu merak ettim. Ve bu beni savunmasız yakaladı. Neyse&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Ve bu arada, bu yaptığı o eski bedeni götürmeye çalışmak değildi. Bedenden çıkıp gitme, fiziksel bedeni terk etme girişimiydi, ve bedeni hâlâ ruhla çok bağlantı içinde olduğundan, ikisi aynı anda hareket etti.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki. Evet, kesinlikle birkaç kez yatağından çıkmaya çalıştı.</p>
<p>TOBIAS: Bedeninden çıkmaya çalıştı. Terk etmeye çalıştı.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Eh, bu iyi bir şeydi.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Ve o basit bir insan olduğu için, geçişi gerçekleştirdikten sonra kaybolmasından korktum ve onun iyi olduğundan ve ona bakıldığından emin olmak istedim.</p>
<p>TOBIAS: Ben bunu senin adına bir Şambra sorusu haline getireceğim. Gidenlerin arkasından endişelenen çok Şambra var, özellikle de geçiş gerçekleştirilirken olan bitenlere ilişkin daha büyük bir anlayışa sahip olanlar endişeleniyor. Allah’a şükür, bu bir cennet ya da cehennem durumu değil. Kelime oyunu yapmayı amaçlamıyoruz, ama öte tarafa geçmek herşey mutluluk dolu olacak demek değildir. Temelde, sahip olduğun şeyi beraberinde götürürsün. Onlara rehberlik edecek bir rüya yürüyüşçüsüne sahip olacak kadar şanslı olanlar var, ve aydınlanmış bir varoluş haliyle yanlarında bulunacak ve bir rahatlık ve coşku sağlayacak birine – senin olduğun gibi – sahip olacak kadar şanslı olanlar var. Ve sen, bizim usule uygun rüya yürüyüşü dediğimiz şeyi yapmadın, ama enerjin onunla birlikte öbür tarafa geçmesine yardımcı oldu. Bu arada, geçiş güzeldi. Bunlar genelde, genelde güzel olur. Asıl öbür tarafta olanlar önemlidir. Ama senin bu sevgili varlığın öte tarafa geçtiğinde, hemen onu selamlayan varlıklar vardı – orada olan bir köpek vardı ve birkaç&#8230; bizden fazla ayrıntı vermememiz isteniyor&#8230; ama bu yaşamında olup da onun tanıdığı birkaç varlık da vardı. Yani zor değildi, deyim yerindeyse. Çiçekler Köprüsü’ne gitmedi, ama şu anda bununla gerçekten ilgilenmiyor.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Tamam. Bu yeterince iyi, teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Keyfi yerinde. Seninle iletişime geçmesi yaklaşık dört ay sürecek. Şu an başka faaliyetler olmakta.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Bu iletişimi sabırsızlıkla bekleyeceğim, teşekkürler.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Evet, merhaba Tobias. Seksüel yeni iş uzmanı olduğundan sana şunu soracağım, ve bu çalışmamla ilgili, ben tümüyle (hayat kaynağıyla) doluyum ve kuvvetim yerinde. Bunu biliyorum, ve tıpkı birçok Şambra’nın da sahip olduğu gibi çok deneyime sahibim. Ve ben, gerçi yeni iş projeme ilişkin kafam biraz karışıksa da, bazısına ne kadar yaklaştığımı hissediyorum. Bu his hep benimle ve ben, benim görmediğim ya da hissetmediğim bir korku ya da bir tür korku mu var diye soruyorum, ya da bu nedir? Ben neden gidip de bunu yapmıyorum?</p>
<p>TOBIAS: Sorunu bir Şambra sorusuna çevireceğim. (kahkahalar) Yaratıcılık ilginç bir şeydir. Yaratıcılık, tüm sorunlarınızı ortaya çıkartacaktır. Onları bir amaç doğrultusunda ortaya çıkartır, çünkü gerçek bir yaratan, bir dolu eski sorunu beraberinde taşımak istemez. O nedenle, yeni işini kurduğun zaman, yaratan enerjini ona kattığın zaman, korku gibi ve kendinle ilgili kuşkular ve sorular gibi şeyler ortaya çıkar.</p>
<p>Ve bu bir Eski Enerji dünyasında çatışmaya neden olurdu ve sen, kendine moral vermek dediğin şeyleri yapmaya çalışırdın, korkularına bakmaman gerektiğini, güçlü olman, olumlu olman gerektiğini söylerdin. Aslında bunların hepsi saçmalık, çünkü enerjiyle yüzleşmemişsindir. Sadece onu gizlemeye çalışıyorsundur. Sadece örtbas etmeye çalışıyorsundur. Bir yaratan bu enerjileri hissetmesine rağmen, yaratan onların gerçek olduğunu da anlar, onlar gerçektir ve vardırlar. Ama bir yaratan, bu korku ya da telaş ya da endişe enerjilerinin olumsuz bir şey olması gerekmediğini de anlar. Bunların seni durdurması gerekmiyor. Senin yaratıcı enerjilerinle işbirliği içinde çalışabilirler. Korku, yalnızca bir enerjidir.</p>
<p>Kararsızlık, yalnızca bir enerjidir. Onları değiştirmen gerekmiyor. Yalnızca fark et. Onları yaratına davet et, anlıyor musun. Onlara, şimdiye kadar yaptığından farklı bak. Korkuyu yaratının hemen içine getir ve o kararsızlığı da, ve olan biteni izle. Tıpkı ölüme gülmek gibi, tıpkı şeylere yepyeni bir biçimde bakmak gibi, tıpkı insanların olmadığı bir semineri vermek gibi, izle. Bu enerjileri getirdiğinde olanları izle, çünkü bunlar eninde sonunda senin yaratıcılığını destekleyeceklerdir.</p>
<p>Patron sensin. Yönlendiren sensin. Bu enerjileri içeri getirirsin, ve onlar seni bunaltmak ya da durdurmak yerine, kendilerini yeniden yönlendirecek, &#8211; nasıl desek – kendilerini değiştirecek ve tam bir destek haline geleceklerdir. Bu harika bir şeydir. Korkudan korkma. Gerçekten. Teşekkür ederiz.</p>
<p>Ve böylece Şambra, geç oluyor. Cauldre’nın sesi yoruluyor. Enerjiniz yüksek, onun için burası harika bir yer. Bir şarkımız olsaydı, ki var, onu size çalar ve bir kez daha tüm günü size indirirdik.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/02/03/saud-7-sambranin-sesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 6: &#8220;Yeni Dönem, Yeni Enerji, Yeni Yol&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/01/06/saud-6-yeni-donem-yeni-enerji-yeni-yol/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/01/06/saud-6-yeni-donem-yeni-enerji-yeni-yol/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jan 2007 13:52:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Kanallık: Goeffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
6 Ocak 2007
www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org
Ben’im, evet Ben’im, muhteşem, bilge, kıyaslanamaz, parlak, kutsal, ve herhalde tahmin ettiğiniz gibi, Tobias değil. Ben Adamus Saint-Germain’im ve siz değilsiniz. (kahkahalar) Yeni yıla hoşgeldiniz, Şambra. Siz de, benim kendimden söz ettiğim gibi kendinizden söz edebildiğiniz noktaya gelebilirseniz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Kanallık: Goeffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
6 Ocak 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben’im, evet Ben’im, muhteşem, bilge, kıyaslanamaz, parlak, kutsal, ve herhalde tahmin ettiğiniz gibi, Tobias değil. Ben Adamus Saint-Germain’im ve siz değilsiniz. (kahkahalar) Yeni yıla hoşgeldiniz, Şambra. Siz de, benim kendimden söz ettiğim gibi kendinizden söz edebildiğiniz noktaya gelebilirseniz, işte bu gerçekten bir aydınlanma zamanı olurdu. Siz de, benim kendi görkemliğime sahip çıktığım kadar kendi görkemliğinize sahip çıkıp rahatsızlık hissetmediğinizde, bunun bencil bir şey olmadığını görürdünüz. Bu sadece budur. Bunun hiç de utanılacak ve gizlenecek bir şey olmadığını ve şu ıstırap dolu alçak gönüllü davranışlarla ilgili olmadığını göreceksiniz. Muhteşem olduğunuzu tüm dünyaya açıkça duyurabileceğinizi (göreceksiniz).<br />
<span id="more-288"></span><br />
Ve bir an için düşünün, içeri giriyor ve şöyle diyorsunuz, “Ben buradayım! Ben muhteşemim! Ben Ben’im! Ben görkemliyim ve Ben kutsalım ve Ben yüceyim, ve siz değilsiniz.” Bunun ailenize ve iş arkadaşlarınıza nasıl bir şok etkisi yapacağını düşünebiliyor musunuz. (kahkahalar) Ama belki de Şambra, bu noktaya vardık, belki de o eski patikadan çıkıp yeni bir yola girmenin zamanıdır.</p>
<p>Muhteşemliğimi ilan etmek bana büyük bir doyum veriyor. Peki siz sizinkini neden ilan edemiyorsunuz? Başkalarının söyleyeceklerinden korkuyorsunuz. Belki biraz enerjinin hareket etmesine neden olur. Belki birkaç sorun ortaya çıkar. Belki birkaç enerji çatışmasına neden olur. Ama belki de o eski yoldan çıkmak ve yenisine adım atmak zamanıdır. Tüm diğer insanların ötesinde yaratıcı ve hayalci olduğumda, ulaşılır biçimde parlak ve yakışıklıyım, deyip de, bunu söylemekten utanmayacağınız kadar kendine sahip çıkmak zamanıdır. Gördüğünüz gibi, bu bazı düğmelerinize basıyor. Sandalyelerinizde biraz büzüldüğünüzü fark ediyorsunuz – “Saint-Germain’in bugün bana bulaşmasını istemiyorum. Onun kusurlarımı ve yanlışlarımı ortaya dökmesini istemiyorum, bu yüzden bugün diyeceğim. Diyeceğim.”</p>
<p>Böylece, yeni bir yıla başlıyoruz, ama yeni bir yıldan çok daha fazlasına başlıyoruz. Yeni bir Döneme başlıyoruz. Şimdi, bu dönemin başlangıcını belirten belirli bir zaman noktası yok. Onun bugün başladığını söyleyemezsiniz. Bu dönem, binlerce yıldır tekamül ediyor ve süreçlerden geçiyordu. Anımsıyor musunuz? 2000 yıl önce onun Dünya’ya getirilmesine nasıl yardımcı olduğunuzu anımsayın. O, o zamandan beri tekamül ediyor ve genişliyor ve şimdi bu yeni döneme giriyor. Ben ona, bilinç çağı, adını koyacağım. Biz Hristos (Mesih) çağının ötesine geçtik, ki bu, tanrısal tohumun ekildiği zamandı, sizin insan veçhenizle diğer veçhelerinizi bütünleştirdiğiniz doğum sürecini başlattığınız zamandı. Şimdi biz, bu bütünleşmenin bilinçli olarak fark edilmesine, gerçekleştirilmesine geçiyoruz. Tanrı olduğunuzun gerçekten fark edilmesi. Siz de Tanrı’sınız ve siz Tanrı’sınız. Sandalyelerde oturan o alçak gönüllü insanla, olduğunuz o görkemli muhteşemliği ayırmaya artık gerek yoktur. Tanrı olan o parçanızı (ayırmanıza gerek yoktur). Eğer gerçekten kim olduğunuzu anlamak istiyorsanız, o eski Tanrı kavramlarından kurtulun. Tobias, uzun uzadıya bundan söz etti. Tanrı’nın bir adam olduğu, tüm gücü elinde tutan, herşeyi bilen biri olduğu görüntüsünden kurtulun. Size söylemek zorundayım, Tanrı herşeyi bilmez. Tanrı, herşeyi bilmek istemez. Tanrı’nın tüm o yargılayıcı varlık olduğu görüntüsünden, insanlarından yalnızca bazısına ihsanlar bahşettiği görüntüsünden kurtulun. Tanrı hiç de bu değildir. Daha önce de söylediğimiz gibi, bu bir enerji virüsüdür. Bu, insan bilincini engelleyen ve çarpıtan ve çürüten bir şeydir. Ve sizin taptığınız şey budur. Paranızı harcadığınız şey budur. Kiliselere bağışlar yapıyorsunuz, ve onların neyi koruduklarına bakın – tanrısal insanın dokumasını yok eden o sinsice zarar veren enerjiye bakın.</p>
<p>Böylece biz şimdi Yeni Döneme, Yeni Çağa giriyoruz. Hadi onu şu anda başlatalım. Kim olduğunuzu bilinçli olarak fark ettiğiniz bir dönem. Kendinizin o tanrısal yanını artık başka bir boyutta ya da başka bir yerde tutmadığınız bir dönem. Onu içeri alın, hemen şimdi ve hemen burada onu odaya davet edin. Ama ne olması gerektiğine ilişkin eski algılar olmadan. Bazılarınız, tanrısallığınız geldiğinde, ansızın çok psişik olacağını düşünüyor. Ansızın, benim gerçekleştirdiklerimi gerçekleştirebileceğini, taşları altına dönüştüreceğini düşünüyor. Ansızın herşeyi bileceğini ve herkesin size tapacağını ve hayran olacağını ve sizi idealize edeceğini düşünüyor. Bu, tanrısallıkla ilgili çok eski bir kavramdır. Tanrısallığın herşey olduğu ve herşeyi yapabileceği kavramı (çok eskidir). Bu kavramı da şimdi hemen bıraksanız da kapıdan çıkıp gitse iyi olur.</p>
<p>Tanrısallık, betimlenmesi mümkün olmayan bir şeydir. Eski bilincinizle hayal edebileceğiniz herşeyin ötesinde, sonsuz kişisel olan bir şeydir. Tanrısallık narindir, ama yine de dayanıklıdır. Tanrısallık yumuşaktır. Dağları harekete geçirebilir. Tanrısallık, zihnin sahip olabileceği bilgeliğin ötesinde bilgedir, ancak tanrısallık, zihinsel doğanızı hiç anlamaz. Zihniniz onu hiç ilgilendirmez. Onu bilmek istemez. Onun en büyük, en büyük düşmanı zihin olmuştur. Gelmekte olan tanrısallığın en büyük engeli, yaşam hakkında akıl ve mantık yürütmeniz olmuştur. Akıl ve mantık, üç boyutlu gerçekliğinizde bir yere sahiptir. Araç gereçlerinizi kullanmanıza yardımcı olmak, bilgisayarlarınızı nasıl kullanacağınızı öğrenmek, yazılımlar üretmek gibi bir yeri vardır. Ama ruhunuzun derinliğini ve doğasını kavramaya çalışmanızda yeri yoktur. Olamaz. Olamaz. Biz bu yeni dönemde – bu Bilinç Çağında – bunların ötesine geçiyoruz, ve bu dönem şimdi başlıyor. Şu anda başlıyor.</p>
<p>Bu inanılmaz bir yıl olacak. Ona, kuantum sıçraması yılı deyin. Numerolojik bir öneme, astrolojik bir öneme, ama herşeyden çok, bilinçsel bir öneme sahip olan o tarihe kadar yaklaşık dokuz ay var. Biz size bugün bu yıl hakkında, kim olduğunuza ilişkin olmasını bekleyebileceğiniz ya da umabileceğiniz değişimler hakkında konuşacağız. Öncelikle size şu mesajı vereyim. Tobias bugün kendi kabuk bedenini ziyarete gitti. Size daha önce söylediği gibi, doğmuş olan ve onun ruhunun girmesini bekleyen biyolojik bir beden var. Tabi onun ruhunun bir bölümü orada, ama ruhunun büyük bir bölümü daha o bedene girmeyi bekliyor. O nedenle, diğer alemlerden sizlerle çalışmayı sürdürebiliyor, yolculuklarınızda ve projelerinizde ve yaratılarınızda sizi desteklemeyi ve cesaretlendirmeyi sürdürebiliyor. Arada bir meleksel varlıkların bile, benim gibi büyük ve muhteşem meleksel varlıkların bile, kısa bir süre için Dünya’dan uzaklaşması gerekiyor. Enerjiler ağır ve çok yorucudur. Yüce bir varlık olsanız bile, enerjilerimizin hep Dünya çevresinde olması biraz ağır gelir.</p>
<p>Fiziksel boyutlara ilişkin bir yerçekiminin olduğunu biliyorsunuz – bir şeyi elinizden bıraktığınızda, yere düşer. Yerçekimi prensibi budur. Ama bir de ruhsal çekim vardır – insan bilincine ne kadar yaklaşırsan, o kadar ağırlaşır ve güçlenir. Enerjiyi içine çeker. Tıpkı bir kara deliğin kozmostaki enerjiyi emmesi gibi, enerjiyi içine emer. İnsan bilincinin yaptığı budur. Bunu size hergün yapıyor, ama siz ona o kadar alışıksınız ki, onun bir parçası olmanızı, ona boyun eğmenizi isteyen bu bilinç çekiminin sizi giderek hep daha fazla içine çektiğini fark etmiyorsunuz bile. Siz tüm bunlardan özgürleşmeyi öğreniyorsunuz. Egemen olmayı öğreniyorsunuz, ancak keşfettiğiniz gibi, bunlarla olan tüm bağları kesmekle ilgili bazı sorunlar da var.</p>
<p>Onun için Şambra, arada bir yoruluyoruz, çünkü Dünya çevresinde olmak buna neden olabiliyor. Enerjimizi bizden çekip alabiliyor. Yani Tobias kısa bir izin kullanıyor ve bir haftadan daha kısa bir zaman içinde geri dönüp size çok önemli iki konu hakkında konuşacak – Yeni Enerji işi. Bu önemli bir konu, çünkü iş, dünyanın yeni hükümetidir. İş ayrıca, dünyanın yeni dini de olacak. Şimdi, biz yalnızca paradan söz etmiyoruz, biz iş derken, enerji transferinden – enerji girdisi ve çıktısından – söz ediyoruz. İnsanlar ve en önemlisi de ülkeler arasındaki ilişki. Hayal etme, yaratma ve tezahür ettirme yeteneği. İşin özündeki enerji bunlarla ilgilidir.</p>
<p>Birçoğunuz buna ilk kez bu yıl gireceksiniz, ya da yeni ve farklı bir biçimde iş yapacaksınız. Tobias size, içine girdiğimiz bu yeni dönemde işle ilgili enerjilerin nasıl değiştiğinden söz edecek. Ayrıca zihinsel sağlıktan, aslında daha çok zihinsel dengesizlikten söz edecek. Şizofrenik kişiler, çok kişilikli insanlar neden var? Sizin zihinsel özürlü dediğiniz kişiler. Bunların gerisinde yatan enerjinin özü nedir? Karmik midir? Çevreyle mi ilgilidir? Bunu kendileri mi yaratmışlardır, yoksa dışardan mı empoze edilmiştir? Bu yanıtları edinmek için hatta kalın.</p>
<p>Sevgili dostum Kuthumi geçen ay gelip, çoğunuzun kavrayabileceğinden çok daha derin ve öngörülü bir bildiride bulundu. Felsefe öldü. Felsefe, çok eski ve sefil bir geçmişe sahiptir. İnsan bilincinin bazı çok ilginç tekâmüllerinden sorumlu olduğu gibi, bazı çok çarpıtılmış inançlardan – insanların yapıştığı ve tutunduğu inançlardan da sorumludur. Ve sonra, daha önce de duyduğunuz gibi, bir insan bir inancı edindiği zaman, bir inancı kabul ettiği zaman, tezahür de ettirir. Bu çoğu kez bilinçaltından, arada bir bilinçli olarak gerçekleştirilir, ama siz çevrenizsiniz. Gerçekliğiniz, inanç sistemlerinizi nasıl yapılandırdığınızın bir sonucudur. Biz şimdi, hiç inanç sisteminiz olmasın demiyoruz. Bu bir noktaya kadar neredeyse imkansızdır. Ve tümüyle ayrı bir tartışma konusudur, ama neyi inanmayı seçiyorsunuz? İnsanlığın iyiliğine mi inanmayı seçiyorsunuz, yoksa onların karanlık yanına inanmayı mı? Herkesin size karşı olduğu komplolara mı inanıyorsunuz? Eh, öyleler. Öyleler. Arzulayın ve tüm dünya size karşı olsun. Kendinize ait hiç bir güce sahip olmayan bir kurban olduğunuza inanıyorsanız, bu gerçekleşecektir. İşte böylesine büyüksünüz, görüyor musunuz. Siz enerjinin efendisisiniz, herşeyi yaratabilirsiniz. Yalnızca bir insan olduğunuz yanılsamasını yaratıyorsunuz. Bir yanılsama yaratıyorsunuz. Ölümün neye benzediğini bilmiyormuş gibi davranıyorsunuz. Burada oturuyor ya da dinliyor ve geçmiş yaşamlarınızı anımsamıyormuş gibi davranıyorsunuz, onun için de anımsamıyorsunuz. Herşeyi oluşturan inanç sistemleridir.</p>
<p>İnanç sistemleri&#8230; bazısı, diğerlerine göre daha gerçek ya da uyum içinde olabilir. Bazısı ruhunuzun gerçek tutkusuna, ruh enerjinize daha yakın olabilir. Kendiniz için bir inanç sistemini edindiğiniz ya da yarattığınız her sefer, o bir fabrika gibidir. Ona enerji vermişsinizdir. O küçük bilinç fabrikanızın çalışma kılavuzunu yaratmışsınızdır ve sonra da ürününüzü ya da gerçekliği ortaya çıkartmaya başlarsınız.</p>
<p>Bazılarınız, inanç sistemleriyle mücadele ediyor. Örneğin, onları zihninizde yaratmaya çalışıyorsunuz. Oysa kendinizle oynuyorsunuz, ve bir inanç sistemi demek, düşündüğünüz değil, hissettiğiniz şey demektir. Diyorsunuz ki, “bolluk içinde olduğuma inanıyorum”, oysa bolluk içinde hissetmiyorsunuz. Dünyanın birkaç kişi tarafından kontrol edildiğini hissediyorsunuz, ki öyledir, başkalarına hiç bir şey vermediklerini, ki vermiyorlar. Ama onlarla bu oyunu oynamak zorunda olmadığınıza inanmayı ve bunu hissetmeyi unutuyorsunuz. Siz kendi oyununuzu yaratabilirsiniz. O nedenle, inanç sistemleri herşeydir, Şambra.</p>
<p>Kuthumi, tüm şu felsefe kavramının öldüğüne ilişkin konuşmaya geldi, zihinde oynamanın, şeyleri analiz edip anlamaya çalışmanın, aslında inanç sistemlerinden başka hiç bir şey olmayan şeylerle ilgili mantık yürütüp de sevecen küçük laflar etmeye çalışmanın öldüğünü söylemeye geldi. Bunlardan vaz geçmek zamanıdır. Bunu bırakmak zamanıdır. Yaşamak ve deneyimlemek zamanıdır. Sizi geri tutacak tüm o engeller ve şeyler yerine, seçimlerinizin ve arzularınızın içine girmek zamanıdır. Kuthumi, hoş Kuthumi&#8230;. Onun enerjisi çok mevcut ve bu yıl boyunca da hep mevcut olacak. O size esin verecek&#8230;. sizi esinlendiren olacak. Bu konuda çok iyidir, benden çok daha iyi. Ben Şambra için farklı bir rol oynuyorum, ki bunu bir dakikaya kadar açıklayacağım.</p>
<p>Bu yıl sizden bazı şeyler yapmanız istenecek, belki de bu konuda meydan okunacak, ve bugün az önce yapılan konuşmalardan ve şimdilerde türlü işlere atılmaya cesaret eden Şambra’lardan duyduğunuz gibi, yol üstünde engeller var. Sorunlar ortaya çıkıyor. Kuthumi, size esin vermek üzere orada olacak. O, sizin koçunuz, amigonuz olacak. Sizi motive eden olacak. Esinlendirici enerjiyi devreye sokmanıza yardım edecek, ki bu arada, bu enerji sizi şu anda tümüyle kuşatmış durumda. Siz sadece onu hissetmemeyi ya da onunla bütünleşmemeyi seçiyorsunuz. Kuthumi bu yıl Şambra için daha aktif bir rol üstlenecek. Geçen yılın büyük bir bölümünü, türlü boyutların başka başka bölgelerinde sizin ruhsal ailelerinizle, uzun zaman öncesindeki özlerinizle çalışarak geçirdi. Buradaki gerçekliğinize ve şu anda bilinçli olarak farkında olmadığınız başka gerçekliklere enerjilerin açılabilmesi ve bir kez daha akabilmesi için, yeni köprülerin ve bağlantıların yaratılmasına yardımcı oldu. Ama oradaki çalışması artık bittiğine göre, sizin gerçek benliğiniz olarak adlandıracağınız enerjinin bu gerçekliğe akabilmesine izin verecek hatlar açıldığına göre, o, esin veren varlık olarak sizinle yakından çalışmak için burada olacaktır&#8230; birçok farklı yoldan size yaratıcı bir destek verecek, vizyonunuzu yaratmanıza ve pekiştirmenize yardım edecek, çalışma biçiminize ve aslında herşeyin çalışma biçimine ilişkin daha büyük resmi görmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Kuan Yin&#8230; Kuan Yin çok suskundu, bazen o kadar suskun olmasa da genelde arka planda suskun duruyordu. Kuan Yin şefkati temsil ediyordu. Kuan Yin, İsis enerjisinin, dişil veçhenin enerjisini temsil ediyordu. Şimdi birleşmiş bir dişil ve eril olmanıza izin verdiğiniz için, Kuan Yin’in enerjisini de bulacaksınız. Bu enerji bu yıl dönüşüp değişecektir. O, şefkatin ötesine geçecektir. Şefkat elbette tümüyle kabul ve onurlandırmadır. O, şefkat duyusunu anlamanıza yardımcı olmak için sizinle ve Kırmızı Meclis’le çalıştı. Kendinizi reddetmeye çalışmak yerine, gömmeye çalışmak yerine, yadsımak yerine – kendinizle ilgili herşeyi kabul edebilir misiniz, şefkatle kabul edebilir misiniz? Kendinizle ve çevrenizdeki dünyayla ilgili herşeyi kabul edebilir misiniz? Savaşmayı seçen kabileler ve ülkeler olduğunu kabul edebilir misiniz? Çatışmalar sırasında ölmeyi seçen insanlar olduğunu kabul edebilir misiniz? Yoksulluk içinde yaşamayı seçen insanların olduğunu kabul edebilir misiniz? Evet bunu seçiyorlar. Evet seçiyorlar. İşte şefkat, tüm var olanın tümüyle kabul edilmesidir.</p>
<p>Şimdi Kuan Yin, yeni bilinç çağının bu yılında, şefkatin bu temeliyle sizlerle çalışacak, ve diyecek ki, peki şimdi ne yapacağız? Artık kendinizi tümüyle, tamamen kabul ettiğinize göre, artık diğer her bir insana şefkat beslediğinize ve yollarını onurlandırdığınıza ve seçimlerini onurlandırdığınıza göre, şimdi ne yapacaksınız? Artık bu dengelenmiş enerjinin temeline – kendinize karşı şefkate &#8211; sahip olduğunuza göre – ne yapacaksınız? Bir sonraki adımın nedir, yaratan? Neyi seçiyorsun? Ve siz Kuan Yin’in bu şarkısını yıl boyunca duyacaksınız, peki şimdi ne olacak? Nereye gitmek istiyorsunuz? Oraya nasıl varmak istiyorsunuz? Oraya bir kez ulaştınız mı, ne yapacaksınız?</p>
<p>Böylece, Kuan Yin, Kuthumi ve elbette hem sizinle birlikte ve hem de arada bir sizin için yeni kapılar açmayı sürdüren sevgili Tobias enerjilerinin arasındasınız. O büyükbabamsı, bilge ve çok sevecen enerjiye sahip olan sevgili Tobias, ama Tobias, şimdiye kadar gördüğüm her türlü varlıktan daha çok, bilinç kapılarının yıkılmasına yardımcı oluyor. Duayı kapı dışarı etti. Meditasyonu kapı dışarı etti. Anlamsız olan şeylerin hepsini, çok eski enerjiye ve eski inanç sistemlerine dayanan ve bunları temel alan herşeyi kapı dışarı etti. Başka kim, Wesak gününde (çvr: dolunayın kutlandığı bir Budizm ritüeli) bir Budizm tapınağına girip de meditasyon devrinin geçtiğini söyleyebilir. Yetti, diyebilir. Tobias’dan başka hiç kimse. Ve o bunu öylesine sevecen ve yumuşak bir biçimde söylüyor ki, belki de ondan biraz ders almam gerekiyor. Ve insanlar da buna uyuyor. Yani bu çok ilginç bir yıl olacak.</p>
<p>Bu yıla, birlikte nefes alarak başlayalım. Yalnızca bu yıla değil de bu çağa, bu döneme. Yeni bir döneme girdiğimizi fark etmek bazen size zor geliyor. Bakın, zaman, bilinç – bunların hepsi yumuşak bir ırmak gibidir&#8230; ve ırmağın dalgaları gibidir, ve ırmağın dibindeki akıntılar birbirinin içinden ve üzerinden öylesine yumuşak akarlar ki, ve siz yalnızca bu güzel ırmağı görürsünüz, oysa muazzam değişimler ve enerji hareketleri olagelmektedir. İşte şu anda olan da budur&#8230; şu anda olan budur.</p>
<p>Böylece, insanlığın bu yeni yılına ve bu yeni dönemine girerken, birlikte derin bir nefes alalım. Ve benim sizinle olmama, hemen şimdi bir Şambra grubu olarak sizi alıp şu anda bilinci genişletmeme izin verirseniz. Sizi, çok sık ziyaret ettiğim bir yere götürmeme izin verin. Bu yerin bir adı yok. İnsan kavramlarınızla ilişki kurabileceğiniz bir kimliği yok. Ona, başka bir boyut, deyiverin. O özel yer, deyiverin. Ben o yere bazen Melek Zirvesi derim. Çünkü o bilinçte olmak, daha geniş görüntülerin daha geniş perspektifine sahip olmamı sağlar. Sanki bir dağın zirvesinde durup da aşağıya topraklara, köylere bakmak gibi. Bazen, genişlemiş bir bilinç ve perspektifle, kim olduğunuz ve çevrenizde olup bitenler hakkında çok farklı bir fikir edinirsiniz.</p>
<p>Böylece, eğer istekliyseniz, hazırsanız ve yapabilecekseniz, bu enerjiyi açalım ve genişletelim. Bu arada onu zihninizle zorlamayın. Çünkü zihnin yapacağı tek şey onu durdurmak ya da engellemek olacaktır. Sadece bırakın aksın. Biz bu tarafta, fiziksel olmayan tarafta, enerjilerle nasıl çalışılacağını biliriz. Derin bir nefes alın ve enerjiyi bu şimdi anından genişletmede bana katılın&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230;.boyutlardan geçip&#8230;..</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>&#8230;.benim Melek Zirvesi diyeceğim yere&#8230;.</p>
<p>Oraya ulaşmak için bedeninizi terk etmiyorsunuz. Bu gerekmiyor. Gerçekliğinizde kalabilirsiniz, bu yeni ve farklı enerjiye sadece genişleyin. Bu enerji – Melek Zirvesi – yaşamınızda olan bitenlere ilişkin çok daha geniş bir perspektif sunar size. Bazen, fazlasıyla kabuğunuza çekilme eğiliminde oluyorsunuz. Ben, kendinizle ilgilenmenizden, kendinize bakmanızdan söz etmiyorum. Kabuğunuza çekilmek derken, sürekli kaygılanmanızı, şeyleri sürekli anlamaya çalışmanızı, sürekli analiz etmenizi, ıstırap çekmeyi hoşgörmenizi, çok zor ve ağır enerjilerin içinde kendinizi hoşgörmenizi, acıma duygunuzu hoşgörmenizi kastediyorum. Söz konusu olan, kendinizi hoşgörmek değildir. Söz konusu olan, kendinizle ilgilenmeniz, kendinize bakmanızdır. Anlıyor musunuz, o konuda sanki satırlar birbirine karışıyor. Kendinizi hoşgörüyor, sonra da kendinizle ilgilenmeyi ya da kendinize bakmayı unutuyorsunuz.</p>
<p>Şu anda burada, Dünya’da kalmayı seçtiniz. Çağların bu tekamülünde burada olmayı seçtiniz. Her açıdan kendinize bakmanız gerekiyor. Bedeninize bakmanız. Maddesel gereksinimlerinizi karşılamanız. Sevgi ihtiyacınızı karşılamanız, hem kendi içinizden, hem de diğer insanlardan. Böylece bugünkü konuşma için, enerjinizi şu farklı perspektiflerin yerine genişletelim. Bazen enerjilerin içinde yakalanır kalırsınız. Kurtulmak, bu tıkanıklıktan çıkmak, çok, çok, çok zordur.</p>
<p>Şimdi bu enerjide – tekrarlıyoruz, zihin bir amaca hizmet eder, ama biz bunun ötesine geçiyoruz. Biz farklı bir bilinç ya da gerçekleşme türüne geçiyoruz. Biz, uzun, çok uzun zamandır hissetmediğiniz ya da deneyimlemediğiniz şeylere açılıyoruz – şeylerin farklı gerçekleştirilmesi, yeni bir biçimde. Bugünkü konuşmamızın başlığı da budur – yeni bir enerji, yeni bir biçim.</p>
<p>İnsanlar , sizler – genelde insanlar – eski kalıplara çok düşmek eğilimindeler ve o kalıpları sürekli tekrarlayıp dururlar. Eski konulara ya da sorunlara öylesine odaklanır ve bazen de öylesine gömülürler ki, başka bir yol akıllarına bile gelmez. Sürekli tekrarlayıp dururlar. Durup da bunun başka bir yolu var mı diye sormak zahmetine bile girmezler. Bunun yeni bir yolu var mı? Sadece yeni bir sihirbazlık numarası değil, yeni bir yol var mı? Ve empatiyle verilen yanıt, evettir! 100.000 yıl bir kristalin içinde nasıl tutsak kaldığımın öyküsünü anlatıp duruyorum. Bu kristalden çıkmak için geleneksel ya da eski yolları deniyordum. Sihirbazlık kutumdaki araçları kullanmaya çalışıyordum – kaba kuvetten tutun da, zeka gücü ya da zihinsel kuvvete, iradeye, arzulamaya kadar&#8230;. ben o kristalin içinde çok dua ettim – çok dua ettim. Bunların hiç biri işe yaramadı, çünkü eski araçlar ve eski numaralardı. Ancak, kendim olduğunu düşündüğüm şeyden tümüyle çıkıp da yeni bir yanıt arayınca o kristalden çıkabildim. Bu yanıt bana Tanrı’dan gelmedi. Kristalin içindeki ben, Tanrı’nın hiç umurunda değildi. Bu yanıt, başka bir insandan da gelmedi. Herhangi bir başka yerden de gelmedi, ve o eski sihirbazlık kutusundan da gelmedi. Biz bir dakikaya kadar bununla ilgili konuşacağız .</p>
<p>Ama şimdi, 2007 dediğiniz bu yıldan söz edelim. Bu bir “9” yılıdır. Gerçi numeroloji ya da astroloji ya da bu tür şeylerin enerjileriyle sınırlı değilsiniz, ama onlar yine de bir etkiye sahiptirler. Küçük bir mesaj yayarlar. Bir “9” yılı – tamamlanma/bitme. Öyle rakkamlar var ki&#8230; bunu anlatmak zor olacak, ama üçüncü boyut gerçekliğinizin dışında olup da burada rol oynayan rakkamlar da var. Birleşen rakkamlar – birleşen matematikler – hemen şimdi bu zamanda. Yani bunun bir “9” yılı olmasına ek olarak, sizin kozmik matematik diyeceğiniz birçok başka şey de meydana geliyor. Bu şu anda, bir sonraki düzeyinize geçmenizi çok uygun kılan enerjinin bir dokuma ya da örgü türü gibi bir şeyidir.</p>
<p>“9” yılı – kuantum sıçraması yılı. Teknolojide, enerji hareketlerinde, hatta bilinçte herşeyin çok hızlandığı bir yıl. Dünyanız üzerinde herşey çok hızlanıyor. Bir şeyin değişmesi gerekiyor. Değişen şey, enerjinin iş görme biçiminin doğal yoludur. Bir kuantum sıçraması gerçekleştirir. Ki bu sonuçta bilinci etkiler, ki bu da sonuçta yaratıyı ve icatları, Dünyadaki keşifleri etkiler. Ama bu prosedür, özellikle de bir “9” yılına ve bir tamamlanma/bitiş rakkamına gelindiğinde, bir tür ev temizliğine de neden olur.</p>
<p>Böylece, Melek Zirvesinde durmuş, burada sahip olduğumuz perspektifle dünyaya bakıyoruz, bilince ve insanlığa bakıyoruz, ve ne görüyoruz? Herşeyden önce, insanların büyük bir bölümünün, olan bitenin farkında bile olmadıklarını görüyoruz. Onlar yalnızca yaşamlarını sürdürüyorlar. Öylesine kendilerine gömülmüşler ki, kendi kurban-olma-hallerine ve kısıtlamalarına gömülmüşler ki, olan biteni farkına bile varmıyorlar. Bazıları bir şeyler hissediyor. Seziyor. Bir şeylerin değiştiğini biliyorlar, ama genelde bunu kötü bir gösterge olarak alıyorlar, anlıyor musunuz. İnsanlar birşeyler hissettiklerinde, bunu kötüye yoruyorlar. Hislere direnmeye çalışıyorlar. Hisler, çoğu kez, rahatsız edici bir şey olarak geliyor. Belki gerginlik ve inanç sistemlerinin bazısını, bir his hissediyorlar. Kişi ne zaman bir hisse sahip olsa, bunu sizin karanlık ya da dışsal enerji diyeceğiniz şeyle eşleştiriyor, çünkü hissetmemek üzere eğitilmiş ve programlanmış. Sonra da bu hissi bastırmaya çalışıyorlar. Melek Zirvesinde oturmuş insanlığa bakarken, çoğu insan farkında bile olmadığını görüyoruz. Bu pekâladır. Biz onların bu hallerini onurlandırıyoruz, ama burada Şambra denen bir gruba sahibiz, bu grup uzun zaman önce farklı bir şeyi talep etti, daha fazlasını talep etti, kendi içlerindeki gülün meyvesini yeniden-keşfetmeyi talep etti, bu değişim zamanını talep etti.</p>
<p>Böylece, şu anda tüm bu dinamikler iş başında. Yeni Enerji şimdi önce Dünya’ya gelmeye başlıyor ve onu kullanmak isteyenler için ulaşılır olacak. Dinlere, hükümete, Tanrı ile olan ilişkinize, tüm bu şeylere ilişkin bir dolu eski inanç sistemleri var. Burada, Melek Zirvesinde oturmuş aşağıya bakıyor ve diyoruz ki, “2007, çarpışma yılı. Bu yıl bir çarpışma yılı.” Şimdi bu, türlü şekillerde ortaya çıkabilir. Bakın, uzun zamandır birbirine karşı çıkan enerjilere sahipsiniz, ama insan gerçekliğinin – dualitenin – temel doğası karşıt enerjilerdir. Ve bu enerjiler, birbirlerine karşı çıkarak ya da karşıtlığı oynayarak hep kendilerini keşfetmeye çalışırlar. Bazılarınız bazen, neden Dünya üzerinde barışa, huzura sahip değiliz, diye merak ediyor. Çünkü dualiteye sahipsiniz, ve dualite çatışma, fikir ayrılıkları, anlaşmazlık yaratır. Küçük çocukların nasıl olduğunu bilirsiniz – iki küçük çocuğu biraraya getirirsiniz – beş yaşında iki küçük çocuk ve bir süre oynarlar ve diğer kişide kendilerine ilişkin bir şey keşfederler. Ama bir süre sonra genellikle kavga etmeye başlarlar. Bu, çarpışan enerjidir ve kendini daha çok keşfetmeye çalışan enerjidir. Böylece, çocuklar kavga ederler. Kavga etmenin yanlış bir tarafı yoktur. Onlar bir keşif döneminde ya da aşamasındadırlar. Keşif. Oynadılar, bir şey keşfettiler. Şimdiyse kavga ediyor ve daha fazlasını keşfediyorlar. Kavga etmekten yorulurlar, güvenin bana. Kavga etmekten yorulacak ve sonra, sizin huzur, dinginlik ya da kabul dediğiniz şeye gireceklerdir. Bu, enerjinin doğal çalışma biçimidir.</p>
<p>Siz, onun bu şekilde çalıştığını binlerce yaşamınızda gördünüz, hatta bu yaşamda da. Önce oynamak, kendini araştırmak, ve sonra daha fazla derinlik istediğinizde, ayırıp bölmek ve kendinizle kavga etmek ya da çatışmak, bundan yorgun düştüğünüz noktaya, kendinizi kabul ettiğiniz noktaya gelinceye kadar, ve bu nokta, enerjilerin kendileri arasındaki ilişkilerin tümüyle değişmesini sağlar. Enerjilerin, dualite denen bu şeyi dağıtmasını sağlar. Eril olanla dişil olanın yeniden birleşmesine izin verir. Karanlıkla aydınlığın yeniden bütünleşmesine izin verir. Herşeyin kabulüne izin verir, ve sonra, bu enerjiler o kabul noktasına geldiklerinde, eski tarzlardan bitkin düşerler ve yeniye geçmek isterler, işte gerçek yaratı, gerçek yaratıcılık, o zaman yeniden öne çıkmaya başlar.</p>
<p>Ama bizim gördüğümüz, insanlığın bu yıl genelde – çarpışma içinde olacağıdır – çarpışma. Örneğin, kiliselerin birbiriyle çarpıştığını göreceksiniz. İnsanlık tarihinin çok kısa bir süresinde, birbirlerine saygılı olmaya çalıştılar. Birbirlerinin inanç sistemlerini onurlandırıyormuş gibi davranmaya çalıştılar, ama aslında kapalı kapıların ardında diğerlerini lanetlediler, sövüp saydılar ve alay ettiler. Haklı olduklarını hissettiler, hatta Tanrı erdemlerini bile arkalarına aldılar. Tanrı, birbirinin üzerine kurulan dinler haline geldi. Onlar kendilerini bir süredir geride tutuyorlardı, ama bu yıl eteklerindeki taşlar düşecek. Enerjiler çarpışacak. Geçenlerde bunun küçük bir ifadesini yeni papada gördünüz – küçük bir dil sürçmesi. Ve ne oldu? Bir ateşi tutuşturdu. Ateş söndürüldü, ama yalnızca geçici olarak.</p>
<p>Enerjiler çarpışacaktır çünkü yaptıkları budur. Enerjiler, bu tür çarpışmalar sayesinde birbirlerini tanırlar. Enerjiler, hükümetler ve iş dünyası gibi şeylerde çarpışacaklar ve bunun sıradan insanlar üzerinde bir etkisi olacak. İnsanlar da kendi inanç sistemleriyle çarpıştıklarını görecekler. Tipik bir insan, herhangi bir zamanda yaklaşık 3.7 milyon temel inanç sistemine sahiptir. Ben bunu araştırdım. Gözlemledim ve bunu özellikle çok yakından izleyen varlıklar var bu tarafta. Herhangi bir zamanda, beyninizde 3.7 milyon inanç sistemi mevcut. Bu farklı inanç sistemlerini bölmek gibi inanılmaz bir yeteneğe sahipsiniz, gerek duyduğunuzda uygun olan birini ya da ikisini ya da üçünü ya da dördünü çekip çıkartıyorsunuz. Belli bir amaca hizmet edecek inanç sistemleri arasında sürekli gidip geliyorsunuz. O 3.7 milyon temel inancın gerisinde ise, bir dolu ikinci sırada duranlar var. Neredeyse sonsuza kadar gidiyorlar, diyeceğim.</p>
<p>Bu inanç sistemleri enerji paketleridir ve bu enerji paketleri uzun bir süredir bastırılıyor. Bu enerji paketleri şimdi ortaya çıkacak ve bu bireylerin içinde de olacak, onların kendi içsel inanç sistemleriyle çarpıştıklarını göreceksiniz. Neyin doğru ve neyin yanlış olduğuna ilişkin inanç sistemleri. Fiziğin nasıl iş gördüğüne ilişkin inanç sistemleri gibi. Bedenler ve yiyecekler ve herşeye ilişkin inanç sistemleri. Ve inanç sistemleri çarpıştığı zaman ne olduğunu benim kadar siz de biliyorsunuz. Bir patlamaya neden olur, öyle değil mi.</p>
<p>Bunu göreceksiniz. Çok yaygın olacak. Siz tekrar tekrar bu çarpışma kelimesini göreceksiniz. Çevrenizdeki dünyada bunu göreceksiniz. Bir savaştan biraz farklı olacak. Anlaşmazlıklardan biraz farklı olacak. Anlaşmazlık ya da fikir ayrılığı kelimeleri, çarpışma kadar uygun sözcükler değil. Bu yıl, bilincin, çevrenizdeki dünya bilinci ile çarpıştığını göreceksiniz. Ve sonra da bunun nasıl tezahür ettiğini göreceksiniz. Çok basit ve simgesel bir biçimde tezahür edecek, tıpkı birbirine giren iki araba gibi. Kendi içlerinde çok çarpışan inanç sistemlerine sahip olan iki insanın, birbirine çekilmesi gibi tezahür edecek. Bu insanlar hiç birlikte oldukları bir geçmiş yaşama sahip olmayabilirler. Hatta birbirlerini hiç tanımayabilirler ve belli bir enerjisel bağa da sahip olmayabilirler. Ama her ikisi de bir çarpışma pistindedirler ve birbirlerini bulup çok temel bir düzeyde çarpışacaklardır – (örneğin) bir araba kazasında.</p>
<p>Bu yıl meydana gelecek bu çarpışmaların “sahip olmak” ve “sahip olmamak”lara ilişkin olduğunu göreceksiniz. “Sahip olanlar” daha fazlasına sahip olacak. “Sahip olmayanlar” da olmamayı sürdürecek. Ve siz bu iki grubun kendi çarpışma yolları tarzlarında biraraya geldiğini göreceksiniz. Bunu zorla kabul ettiren ve biçimlendiren ve enerjilerin nasıl akacağını yaratan inanç sistemleri yüzünden, şu anda dünya, daha fazlasının zevkine varmak için “sahip olanlar”la, daha azına sahip olmak için “sahip olmayanlar” üzerine kurulu. O nedenle, enerjilerin daha da ayrıldığını göreceksiniz. Tam da onların biraraya gelmeleri gerektiğini düşünürken&#8230; bir anlamda bir ayrılık göreceksiniz, ama herhangi bir şeydeki ayrılığı her gördüğünüzde, bunun bir lastik bantın iki ucu gibi olduğunu anlayın. Ayrılıyorlar ama, yeniden birleşmek için bir momentum ve bir kuvvet kazanıyorlar. Ve dünyanın her yanında bu yıl göreceğiniz şey budur – enerjilerin çarpışması.</p>
<p>Çarpışan enerjiler için doğa kendi yoluna sahiptir, genelde bir amaca hizmet etmek için ve genelde insanlığa hizmet etmek için. Bu yıl bunu da biraz göreceksiniz. Şimdiden fark ediyorsunuz, bu yıla başlarken çok erken, garip ve alışılmadık hava durumları hüküm sürüyor. Şimdi, biz ille de yıkıcı şeylerden söz etmiyoruz. Dünyanın sonu senaryolarından söz etmiyoruz. Ayrılmış ve aslında sanki birbirinden ayrı iplere dizilmiş, nerdeyse yapay bir biçimde uzaklaştırılmış enerjilerden söz ediyoruz, ve şimdi &#8211; “şak” (Adamus, gerildikten sonra bırakıldığında birbirine şaklayan lastik bantların sesini çıkartır) – geri geliyorlar ve çarpışıyorlar.</p>
<p>Enerjilerin çarpışması, bazı çok ilginç şeylerin olmasına neden olur. O iki ayrı unsurun kendi değerlerini yeniden takdir etmelerine neden olur. Bir örnek vermek istiyoruz, örneğin, karanlık ve ışık – çoğu grubun üzerine bile gitmeyeceği bir konu. Karanlık hakkında konuşmayacaklar, çünkü hepsi ışık. Ve eğer karanlık hakkında konuşacak olurlarsa, bir şekilde istemeden karanlığı çekeceklerini ve karanlık tarafından ele geçirileceklerini hissediyorlar. Ve sadece böyle bir inanç sistemi bile, inanç sistemlerinin tümünün yanlışlığını anlamanıza yardımcı olmalı.</p>
<p>Karanlık ve aydınlık uzun süredir ayrı tutuluyor. Bu, negatif ve pozitif enerji dediğiniz şey için de geçerli. Tobias bu konuyla ilgili derinlemesine konuştu – onların ne olduğu, aslında neyi temsil ettikleri hakkında. Ama kitle bilinci anlamında, onlar ayrılmışlardı. Parmaklarını birbirlerine doğrultmuşlardı, özellikle de ışık enerjisi – karanlığa parmağını sallayıp ne kötü olduğunu, ne kadar şeytani olduğunu, dünyadan silinmesi gerektiğini söyleyip duruyordu. Ayrılık, kutuplaşma, gidiyor da gidiyor. Sanki iki enerji unsurunu kapalı devre bir sapana yüklemişsiniz gibi. Sapan lastiğinin bir ucuna ışığı, diğer ucuna da karanlığı yüklersiniz, sonra da onları ayırarak çekersiniz, gerilirler de gerilirler. Eninde sonunda esneyeceklerdir. Ve biz bu yeni döneme girerken özellikle esneyecekler, ve şu anda meydana gelmekte olan bir spiritüel ve zihinsel matematik türüyle esneyecekler. “Esneme” noktası bu. Çarpışırlar, şak. Artık ayrılık devam edemez. Enerjiler, bu işlem sırasında biraz da birbirini değiştirmeye ya da yok etmeye kararlı, birbirlerine geri dönerler, birbirlerine koşarlar ve sonra da çarpışırlar.</p>
<p>Ve işte o zaman, değişim için gerçek potansiyellere sahip olursunuz. Bazı çok eski ve sıkışıp kalmış enerjilerin ve inanç sistemlerinin temizlenmesine izin veren gerçek bir enerji patlaması olur. Daha önce hiç sahip olmadığınız bir potansiyele sahipsiniz. Bu potansiyel fark edilmeden geçip gidebilir. Herkes patlamaya odaklanıp potansiyeli unutabilir. Herkes, kimin haklı ve kimin haksız olduğuna odaklanabilir. Bunu yapan ışık mıydı, yoksa karanlık mı? Bu sorunu yaratan şu ülke miydi yoksa başka bir ülke mi? Bunu yaratan aileden biri – eşiniz miydi? Hataya öylesine çok gerginlik yükleniyor ki. Yine kendi kısıtlılıklarının içinde kalmak devreye giriyor, büyük resmi görememek. Büyük resim şu ki, enerjiler artık ayrılığa, sınırlarına kadar gerilmiş olmaya tahammül edemiyorlar, yeniden birleşiyorlar, ve şimdi o çarpışma anında, çok şey olabilir.</p>
<p>Karşıt iki unsurun birbiriyle çarpışmasından yeni bir enerji yolu yaratılmış olur. Enerjinin farklı bir boyutta varolmasına izin veren bir enerjisel yol. Boyutlara ilişkin bugünkü anlayış ve bugünkü bilinç çok, çok kaba – çok kaba ve çok ilkel. Birçok insan bunu basit olmakla bir tutuyor – üçüncü boyut var ve dördüncü ve beşinci. Oysa bu böyle iş görmez. Boyutlar inanılmaz bir şeydir. Bir akıştır. Bir enerji girdabıdır. İnsanın inanç sistemi ya da bilinci tarafından bu şekilde yapılandırılmadıkları sürece, boyutlar kısıtlılık ya da sınır tanımazlar.</p>
<p>Ama burada şöyle bir şey olur, enerji çarpışmaları çok derin, çok etkileyici bir biçimde meydana gelir. Diyelim ki bir bilinç çarpışması oluyor. O çarpışma ânı, dışardan, başka bir boyuttan yeni enerjiyi buraya getirme potansiyelidir. Şimdi bu şahsen siz olabileceğiniz gibi, başkalarıyla ya da başka bir grupla çatışan bir şirket olarak da siz olabilir. Şambra olabilir. Genel olarak insanlık olabilir. Bir çarpışma meydana gelir – ve bu, yeni bir enerjinin hemen o anda ve hemen orada gelmesi için bir potansiyeldir.</p>
<p>Ayrıca, çarpışan bu bilinç unsurlarının patlaması, eski yapıları temizlemek için de bir potansiyeldir – baskılanmış, saklanmış, gömülmüş, kilitlenmiş, çarpıtılmış, saptırılmış, bu gibi tüm enerjilerin temizlenmesi potansiyelidir. Burada çok güzel bir an söz konusudur, ama yine birçok insan bu ânı fark etmeden geçip gidiyor, çünkü neye odaklılar? Çarpışmanın dramına. Yani bunu resmedecek olsak – yangına odaklanıyorlar. Depreme odaklanıyorlar. Drama odaklanıyorlar. Bunu televizyonlarınızda görüyorsunuz. Gidip birinin ağzına mikrofonu dayıyorlar, “mahallenizin tamamının havaya uçtuğunu izlemek nasıl bir duygu?”. Onların görmedikleri ise, meydana gelen bu güzel çarpışma ânının, benzeri görülmemiş bir enerji alışverişini oluşturduğudur. Yepyeni bir düzeye geçmek için benzersiz bir fırsat oluşturduğudur. Kuantum sıçramasını oluşturur. Ve bu yıl olacak olanlar da budur – çarpışmalar – her yerde.</p>
<p>Bunların kötü çarpışmalar olması gerekmiyor. Çarpışma bazen, bu enerjilerin birbirine geri koşması anlamına gelebilir. Kendi eril ve dişil enerjilerinize bir bakın. Onların uzun süredir ayrı olduğunu görüyorsunuz. Tıpkı deniz kenarındaki o güzel sahne gibi. Güneş batıyor. Dalgalar kıyıya usul usul vuruyor. Kadın bir uçta duruyor, adam öbür uçta. Birbirlerini fark ediyorlar. Ve bir kez daha birbirlerinin kollarına atılmak için koşuyorlar&#8230;kumlarda koşuyorlar. İki şey olabilir: birleştiklerinde, çarpışma anına ulaştıklarında, bilinçli bir yeniden-birleşme anında, kafaları gerçekten kötü çarpışabilir. İkisi de bilinçsiz bir şekilde yere düşebilirler, sonra ayağa kalkıp birbirlerine kum atıp sövüp sayabilirler; ya da, zarif bir biçimde birbirlerinin kollarına düşebilirler. Hatta öylesine zarif olabilirler ki, ten tene direnmez. Kemikler kemiklere toslamaz. Enerjilerin birbiri üstüne binmesine yalnızca izin verirler. Bu da bir çarpışmadır, anlıyor musunuz. Karşıt enerjilerin enerjisel bir çarpışmasıdır.</p>
<p>Bakın, ille de dramların olması gerekmiyor. Karmaşa ya da acı ya da ıstırabın olması gerekmiyor. Bu bir yeniden biraraya getirme olabilir, ama o çarpışma anında – bir bilinç çarpışması – o an, aynı zamanda tüm ayrılık ağrılarını ve acılarını ve ıstıraplarını ve gözyaşlarını temizleyebilecek, kötü alışkanlıklardan oluşan onca yılı ve yaşamları temizleyebilecek, yaraların ve yara izlerinin ve katmanların birikimini temizleyebilecek, yeni varlığın artık gereksinmediği ya da ona artık hizmet etmeyen herşeyi temizleyebilecek bir potansiyel, bir enerji patlaması oluşturur.</p>
<p>Böylece o güzel andaki çarpışma&#8230; biz onu o anda donduracağız. Bakın, enerjiler birbirine vurdu. Yeniden kaynaştılar ve yeniden birleştiler ve şimdi bu – buna enerji çarpışmasının topu diyelim – bu top çok zarif olabilir. Birbirine çarpan o eril ve dişil enerjilerin kaynaşmasından oluşan bu güzel top – işte can alıcı nokta bu. Işık ve karanlık birbiriyle çarpıştı. Derinliği, parlaklığı getiriyorlar. Herşeyi getiriyorlar. Çarpıştılar. Şimdi o anda donup kalalım. O enerjiyi hissedin. Karmaşa olması gerekmiyor. Yıkım olması gerekmiyor. Zarar ya da acı verici olması gerekmiyor. O enerjine topuna bir bakın, çünkü unsurların yeniden birleşmesi, birbirine çarpması, bir patlama yarattı, bir enerji yakıtı yarattı, ki bu patlama ya da yakıt, şimdi içinde sayısız yeni potansiyeller yaratıyor. Enerjilerin çarpışması ya da yeniden birleşmesiyle bir rahim türü – yaratma rahmi – meydana geldi. Bu arada, eğer türlü yeni potansiyellerin yaratıldığını hissederseniz, bu güzel ânı istediğiniz an durdurabilir, dondurabilir – bir an için çerçeveleyebilirsiniz. Bağımsız ya da ayrı enerjiler, kendi başlarına sınırlı sayıda geçerli potansiyele sahiptiler, yani ayrı olduklarında, birbirleriyle uyum içinde olmadıklarında. Ama çarpıştıklarında, potansiyeller neredeyse sınırsız hale gelir.</p>
<p>Siz Eski Enerjide hep belli sayıda potansiyelleri ya da seçimleri beraberinizde taşıyıp durdunuz – işinizde ya da başka insanlarla size neler olabileceğine ilişkin potansiyelleri. Ama kısıtlı bir inanç sisteminde ve bilinçte olduğunuzdan, yaşamınızda meydana gelebilecek sınırlı sayıda alt-potansiyellere sahiptiniz. Bu nedenle, sizin falcı ya da psişik kimse dediğiniz insanlar okuma yapabiliyorlardı. Ama yaptıkları tek şey, potansiyellerinizi okumaktı – gerçi sınırlı sayıda – sınırlı sayıda potansiyeller, ama onlar potansiyellik alanınızı okuyorlardı. Ama bu sınırlıydı ve çok eski bir enerjisel, matematiksel ve ruhsal modeli ya da işlemi temel alıyordu. Sınırlı sayıda şeylere ulaşabilirdiniz, çünkü sınırlı bir bilinçte iş görüyordunuz. Ama şimdi enerjiler çarpışıyor. Bu da bireysel enerjilerin sahip oldukları tüm alt-potansiyelleri değiştiriyor.</p>
<p>Diyelim ki ışık – bu çok temel örneği kullanacağız – ışık enerjisi. Diyelim ki, kendi inançlarına dayanan, enerji girdisine ve enerji üretim yeteneğine dayanan potansiyellik alanında, 500 potansiyel var. Ve tayfın öbür ucundaki karanlık enerjisi de, temelinde 500 potansiyele sahip. Benden alıntı yapıp da bu rakkamları kullanmayın. Burada bir örnek veriyorum. Böylece onun içinden seçebileceği 500 temel potansiyeli olurdu – aslında sınırlı bir sayı – çok sınırlı. 500 potansiyel hiç bir şey değildir. Her potansiyel farklı bir senaryo, farklı bir rota ya da farklı bir yol olsun. Her potansiyel belli bir miktarda, ama sınırlı miktarda, gerçekleşme enerjisi içersin. Her bir potansiyele bir tür baloncuk olarak bakacak olursanız, onun ayrıca bir yakıt hücresi olduğunu da görürsünüz. O temelde, üçüncü boyut gerçekliğinde gerçekleştirilebilecek en geçerli yoldur.</p>
<p>Böylece elinizde, 500 potansiyele sahip bir aydınlık bilinç enerjisiyle, 500 potansiyele sahip bir karanlık bilinç enerjiniz var, ve şimdi bunlar birbirine çarpıyor. Onların potansiyellerinin toplamı nedir? 1000 değil, hatta 500’ün karesi bile değil, ama öyle bir rakkam ki, insanlığın şu anki matematiğiyle bunu anlamanız mümkün değildir. Ve bu milyonlarca ve milyarlarca potansiyel demektir. Ve ilginç olan şu ki, bu potansiyeller yalnızca ayna değildir ya da yalnızca enerjinin eski potansiyel temelinin genişlemesi değildir. O iki bilinç unsurunun çarpışma yüzeyinde yaratılan yeni potansiyeller, kendi içinde bir kuantum sıçramasıdır. Karanlık ya da aydınlık unsurlarının kendi içlerinde bilebileceklerinin çok ötesine gider. Bu çarpışma enerjisi kuantum sıçramasına geçmiştir. Ve işte Dünya’da bulunan herkes için bu böyle bir yıl olacaktır.</p>
<p>Bu bir fizik kuralıdır – sizin bir spiritüel aura evrensel bütünlük fiziği diyeceğiniz şey olmaktadır. Bir inanç sistemi değildir. Yalnızca öyledir. Bu, evreni yapılandırmak ve fiziksel forma sokmak için çalıştığınız biçimdir. Buradaki bu baloncukta meydana gelen potansiyeller – çarpışma. İki enerji birbirine çarptığı anda dondurduk- çerçeveledik. Potansiyeller neredeyse sınırsız, ve Yeni Enerji dediğimiz şeyi getirme potansiyeli de mevcut. Böylece, yalnızca birleşen karanlık ve aydınlığın toplamı yerine, şimdi çok, çok daha muazzam bir şeye sahibiz.</p>
<p>Şöyle bir uyarımız var. Çoğu insan, yeni potansiyellerin yaratıldığını asla anlamayacaktır. Onlar dramlara odaklanacaktır. Onlar çarpışmaya odaklanacaktır. Onlar bir kez daha kendi sınırları içinde kalacaklardır, ister dünya çapında bir olay olsun, ister kendi evlerindeki bir şey. Kendi kabukları içinde kalacaklardır. Olan bitene kör gözlerle bakacaklardır, çünkü yalnızca tek bir yere bakacaklardır. Yalnızca küçücük bir yere bakacaklardır. Yalnızca çarpışmayı ya da kazayı ya da dramı göreceklerdir.</p>
<p>Ama siz Şambra, tıpkı benim gibi, pırıl pırılsınız. Siz, bu enerjiler çarpıştığında, ki bu ister çok büyük bir patlama halinde olsun, ister inceden inceye sessiz bir enerjisel çarpışma olsun, siz o anda, kendi hayatınızda bile, o anda, ah, yeni enerjinin armağanları olduğunu göreceksiniz. Gerçek benliğinizi, asla kavrayamadığınız biçimlerde anlamanın armağanları olacaktır. O çarpışma noktasında, daha önce hiç ve asla mevcut olmamış potansiyellerin, yolların, yeteneklerin varolduğunu anlayacaksınız. İster eski ister yeni olsun, şeyleri gerçekleştirmenin yeni yolları olduğunu anlayacaksınız.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki, peki ama herkes bunun farkında olmaz mı. O enerji herkes için ulaşılır olmayacak mı? Gerçekten de ulaşılırdır, ama onlar farkında olmayacak. Yine, Eski Enerjiye – eski yollara – odaklandıkları için. Onlar bir anlamda, gözlerini açmak istemiyorlar. Dramlara, kedere, ıstıraba odaklanmak istiyorlar. Şu an yaşadıkları sıradan ve sıkıcı ve yaratıcılıktan uzak hayatlardan uzaklaşmak için herşeyi yapmak istiyorlar. Ama siz Şambra, bunu bir fırsat olarak göreceksiniz&#8230; bir fırsat olarak. Herşeyin içindeki potansiyeli göreceksiniz, ve sonra da bu potansiyellerin içinden seçmek için doğuştan sahip olduğunuz hakkı, seçme hakkını kullanacaksınız.</p>
<p>Şimdi diyebilirsiniz ki, ama bu epey kafamızı karıştırabilir, çünkü bir avuç potansiyel yerine, tek bir olaydan milyonlarca ya da hatta bazı durumlarda milyarlarca potansiyel olacak. Tek bir olaydan. Ve diyeceksiniz ki, iyi de nasıl seçeceğim? Eh, burada çok doğal bir kanun etki alanına giriyor. Arzunuza ve tutkunuza bakın. Size ne iyi geliyor? İstediğiniz nedir? Sizi bir yaratan, muktedir, egemen hissettirecek şey nedir? Sevinç, coşku hissetmenizi ne sağlar? İhtiyacınız olan şeyi “düşünmek” yerine hissederseniz, seçebilirsiniz, anlıyor musunuz. Neyi gereksindiğinizi düşünmeye başladığınız an, hepinizin kafası karışıyor, çünkü anında sınırlılık enerjisine giriyorsunuz, anında hayatta kalma enerjisine giriyorsunuz. Bunun ötesine geçin. Beni ne heyecanlandırır diye sorun. Tutkum nedir? Cesaret isteyen şey nedir? Enerji dağlarımı ne yerinden oynatır? Ve o düzeye girdiğinizde – benim çok bencil diyeceğim düzeye – kendi kabuklarınızın içinde olmadığınız, ama kendi benliğinizde olduğunuz düzeye girdiğinizde, ansızın tüm potansiyeller, oradaki milyonlarca potansiyel, kendini yeniden dönüştürmeye ve yeniden biçimlendirmeye başlar. Yeniler de öne çıkar. Arzunuzun ve tutkunuzun enerjisinde olmayanlar ise geri çekileceklerdir. Bakın enerji, sizinle karşılaşmak ve sizi selamlamak için öne çıkar, ve şimdi, içinden seçeceğiniz milyonlarca potansiyel yerine, öncelikli olanlar, sizinle en çok rezonansta olanlar öne çıkar. Ve böylece, çok basit bir seçim yapabileceğiniz noktaya kadar onları indirgemiş olursunuz – neyi seçiyorsunuz.</p>
<p>Bu noktada vurgulamak istediğim tek bir şey var. Bir şeyi seçin&#8230; herhangi bir şeyi. Orada olan milyonlarca potansiyelin arasından belki beş ya da on ya da yüz tanesini hissedersiniz. Bu arada potansiyel, seçtiğiniz bir şeyi açan ve tezahür ettiren ve gerçeklik kazandıran bir rehber, sizin rehberiniz, sizin enerjiniz haline gelen bir enerjidir. Örneğin, bir iş, bir proje yaratma potansiyelini seçersiniz. Farklı bir düzlemdeki bir şeyi, belki de sadece enerjinizi açıp genişletme potansiyelini seçersiniz. Bunlardan herhangi birini. Kendinizi fazla kaptırmayın, ama enerjilerin ve potansiyellerin kendilerini yeniden uyumladığı noktada, kalbinizin arzusuna en uygun olanlar ve en çok rezonansta olanlar, öne çıkacaklardır. Bir şeyi seçin. Seçmezseniz öleceksiniz. Gerçekten. Öleceksiniz. Öleceksiniz çünkü potansiyeller size hizmet için vardırlar, ve onları seçmediğiniz zaman, gideceklerdir, ve potansiyeller gittikleri zaman&#8230; tekrarlıyoruz, potansiyellere baloncuklar olarak bakmanız gerekiyor. Bu baloncuklar gittiğinde, siz de gidersiniz.</p>
<p>Ruhunuz ve bilinciniz hiç bir potansiyelin kalmadığını gördüğünde, fiziksel varoluşunuzun sona erdiğine işaret eder. Ayrıca, herhangi bir potansiyele sahip olmamanız, öbür tarafa geçtiğinizde gerçek bir cehenneme de neden olur. Bu, bu tarafta bazı çok ilginç dinamikleri yaratır. Bir şeyi seçin. Potansiyelleri görmezden gelmeyin. Bir şeyi seçin ve onunla gidin. Ona binin. O, o kanatlı attır, anlıyor musunuz. O attır, bu yeni dönemin simgesi ve enerjisidir. Ona atlayın ve onu sürün.</p>
<p>Ona bindiğinizde, zihninizle onu kontrol etmeniz gerekmiyor. Ona binerken, olur da korku duyarsanız, o korkunun doğal olduğunu anlayın. Başka bir enerji çarpışması daha oluyordur ve bunu, yolculuğunuzu geliştirmek için kullanın. Bu Yeni Enerji potansiyeline bindiyseniz, o beyaz kanatlı ata, gelişmesine izin verin. Onun üzerindeyken bile genişlemesine izin verin. Ve bu Yeni Enerji atına binerken – ah, o sihirli, sihirli bir attır. O şekilde tasarlandı. Ona binerken, uçup gittiğinizi göreceksiniz. Neredeyse, önünüzdeki yolu hissedebilirsiniz. Ama yükselmiş uçarken ve yolunuzun nasıl gittiğini gözlemlerken, bir şey fark edeceksiniz. Gözünüzün önündeki yol, genişleyecektir. Genişleyecektir. Bakın, siz o atın üzerinde olacaksınız, o Yeni Enerji potansiyelinin, ona bineceksiniz, onunla eğlenecek, yaratacaksınız. Ve tam da sizi belli bir yöne götüreceğini düşündüğünüz sırada – ki bu potansiyeli belli bir yöne sürerek kendinizi siz götürüyorsunuz – genişleyiverecek, açılıverecek, ve o anda size enerjisini daha da açığa çıkartacak.</p>
<p>Bu, sizi A noktasından B noktasına götüren doğrusal bir yol olmayacaktır. En kısa mesafenin iki nokta arası olduğunu söyleyen o eski teori gibi olmayacaktır. Bu, düz bir çizgi değildir. Bu, sizi herhangi bir düz çizgiden ya da herhangi bir hattan çıkartan, açığa çıkan yeni bir potansiyel ve yeni bir enerjidir. Ben size biraz ezoterik, biraz fıkra tarzında konuşuyorum. Bu kavramlardan bazısını betimlemek biraz zor. Gerçek yeni bilincin ne olduğunu sizlerle paylaşmak biraz zor, taa ki, siz o ata binene kadar. O Yeni Enerji potansiyeli atına. Bu arada o sizin atınız, benim değil. Onu siz beslersiniz. Onun arkasını siz temizlersiniz (bazı gülüşmeler). O, Yeni Enerji potansiyelidir ve hemen şimdi ona ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bu Yeni Enerji, olağanüstü yanlara sahiptir. İçine girmekte olduğunuz bu yeni dönem, olağanüstü yanlara sahiptir. Ve size hemen şunu söyleyeyim – Yeni Dönem, Yeni Yol – Yeni Çağ, Yeni Yol. Bu arada bu – nasıl desek – fiziktir. Bilimseldir. Teori ya da felsefe değildir. Şu anda olmakta olan, sizin deyiminizle, belirli, boyutlar-arası fiziktir. Onu tam anlamıyla matematiksel olarak planlayabilir ve haritasını çıkartabilirsiniz – bir noktaya kadar, çünkü biz yola koyulduğumuzda, enerjilerin nasıl çalıştığına ilişkin matematiksel tartı da devreye girer.</p>
<p>Yeni Dönem, Yeni Enerji, Yeni Yol. Bunun anlamı nedir? Anlamı şudur, siz sürekli aynı eski yolları, aynı eski çözümleri, aynı eski oyunları kullanıyorsunuz demektir. Başınız sıkıştığında, o eski sihirbazlık kutunuza başvuruyorsunuz. Ve bu eski kutuya başvurmaya devam ettiğiniz sürece, eski sorunlar da olmayı sürdürecektir. Birşeyleri yaparken, bir günden ötekine hep eski biçimleri, eski yolları kullanıyorsunuz – sorunları çözmek için, meydan okumalarla baş edebilmek için&#8230;. Yeni Dönem, Yeni Yol.</p>
<p>Ben size bugün, şimdiden fark ettiğiniz gibi, yeni bir biçimde geliyorum. Size ‘buradan” konuşmuyorum (küçük bir alanı gösterir), Ben size ‘buradan’ konuşuyorum (çok büyük bir alanı gösterir). İlettiğim enerji farklı, ve bugün Şambra’nın enerjisi de farklı. O nedenle, bu Şaud da farklı. Yeni Yol.</p>
<p>Birçoğunuz – yaşamınızda herhangi bir konuda, içinizde acil durum çanının çaldığını her duyduğunuzda, ki bu ister bozulmuş bir arabayla başa çıkmak olsun, ister faturalarla, eski yollarınıza, eski biçimlerinize geri gidiyorsunuz. Sorunları çözmenin çok doğrusal bir yoluna geri gidiyorsunuz. Bu aslında – ben buna bir çözüm yolu bile diyemiyorum. Hiç yaratıcı değil. Siz o kirli eski şapkadan hep aynı eski numarayı çıkartmaya çalışıyorsunuz. Bu, Yeni Enerjide değişiyor. Bir çözüm vardır. Yeni bir yol vardır, ve eskisine göre çarpıcı bir biçimde farklıdır.</p>
<p>Peki ona nasıl ulaşırsınız? Onu (yaşamınıza) nasıl getirirsiniz? Eh, beni çağırmayın. Bu sizin sorununuz. Ve ben bunu sevecen bir biçimde söylüyorum. Bu sizin durumunuz. Sizin yapımınız. Sizin yaratınız. Peki ne yapacaksınız? Eh, önce derin bir nefes alacaksınız. Zihninizden çıkıp benliğinize döner ve araştırırsınız. Araştırırsınız. Aynı eski soruyu aynı şekilde yanıtlama tarzına geri gitmek yerine – örneğin, kızgın bir patronla nasıl başa çıkarsınız? Genelde bununla başa çıkarken, eski oyun kutunuza geri gidiyor, başınızı öne eğiyor, güzel bir şeyler söylüyor, ofisten çıkmak için bir neden bulmaya çalışıyordunuz. Ama artık bu durumla başa çıkmak için yepyeni bir yola sahip olacaksınız, ama bunu yapma biçiminizi yeniden aktive etmek ya da oradaki yükü boşaltmak için, önce bir nefes almanız gerekecek. Açılmak ve genişlemek için kendinize izin verirsiniz. Daha muazzam bir yanıtı keşfetmek için, belki buradan, Melek Zirvesindeki Bakıştan gelen, genel bir bakışa ve perspektife sahip olan bir yanıtı keşfetmek için kendinize izin verirsiniz.</p>
<p>Şimdi, o derin nefesi alıp da, daha büyük yanıtı, yeni yolu seçmek için kendinize izin verdiğinizde, on dakika sonra patronunuz odanıza gelmez ve sizi kovmazsa, şaşırmayın. Çünkü bu yeni bir yoldur, öyle değil mi? Sizi özgür kılar. Bırakmanızı sağlar. Bakın, şeylerin nasıl sonuçlanması ya da hallolması gerektiğine ilişkin beklentileriniz var. Artık insan bilincinde sürprizlere hemen hiç yer kalmadı. Herşey çok öngörülür oldu. Herşey, dünü temel alıyor. Yarını böyle yaratıyorsunuz. Bir adım diğerini izliyor, hem de çok, çok benzer biçimde. Ama şimdi, bu yeni dönemde, yeni bir yol var.</p>
<p>Bu sizi bazen sinirlendirecek ve kafanızı karıştıracak ve kızdıracak. Yanıtları aradığınız zaman&#8230; içinde gerçekten bazı çok kötü giysiler olan eski bir dolapta arıyorsunuz. Çoktan modası geçmiş giysiler. Kafanız karışacak, çünkü, bu parçaları nasıl birleştirebilir ve yine de zamana uygun, modern görünürüm, diyeceksiniz. Başka bir dolaba gidin. Sorun bu. Siz habire aynı dolaba bakıp duruyordunuz. Farklı bir dolap olduğunu bilmiyor musunuz? “Tüh” diyorsunuz. Bu kadar mı kolay? Evet bu kadar kolay, Şambra. Yeni bir yol var. Yeni bir dolap var. Yeni bir kiler var. Hatta zihninizde, aklınızda bile hiç bakmadığınız yeni bir bölüm var, çünkü tekrar tekrar zihninizin o eski bölümüne gidiyordunuz. Yeni Enerjide şeyleri gerçekleştirmenin yeni bir yolu var, ve bu yol, her türlü beklentinizin ötesindedir. Onun için, hiç beklentiniz olmasın. Bu sizi sadece sinir eder. Bu her türlü beklentinin ötesindedir – iyi, kötü, çirkin ya da kayıtsız.</p>
<p>Şimdi, bu yeni yolla ilgili vurgulamak istediğim bir şey daha var. O, önceden bilinemez&#8230;. önceden bilinemez. Bakın, insanlar öylesine bir kalıba ve ize girmişler ki – bundan şikayet etseler de, kendilerini o kalıba, o ize sokmuşlar, ve siz bir günden ötekine aynı eski çözümleri kullanıp duruyorsunuz. Yanıtlar için bir yaşamdan ötekine aynı yere bakıyorsunuz. Bir şeyleri daha gerçekleştirmeden sonuçları biliyorsunuz, çünkü önceden bilinebilir çok doğrusal ve sınırlı biçimlerde iş görüyorsunuz. Yeni yol önceden bilinemez. Yolculuğa çıkmadan önce sonucu bilmeyeceksiniz. O kanatlı atın sizi nereye götüreceğini bilmeyeceksiniz. Onun sizi gölün bir yanından öbür yanına taşıdığını sanacaksınız. Oysa öyle değildir. Önceden bilinemez. Sizi gölün dibine götürebilir, ve saatte 130 km ile göle daldığınızda yaşamınız için korkacaksınız, ve suyun yüzeyine çarptığınızda sizin ve atınızın parçalara ayrılacağından korkacaksınız, ve sonra da boğulacağınızdan&#8230; bu önceden bilinemez. Önceden bilinemez. Ve belki de suyu hiç hissetmeyeceksiniz bile, çünkü o etki noktasında – o çarpışma noktasında – tümüyle farklı bir boyuta ve bilince geçeceksiniz. Siz o eski doğrusal yoldan tam anlamıyla uygun bir biçimde çıkacaksınız. Yeni yol, önceden bilinemez.</p>
<p>Bazılarınız bununla baş edemiyor. Siz yaratıklarsınız – önceden bilinebilir yaratıklar. Siz rutin yaratıklarsınız. Bu konuda bazen çok sıkıcı yaratıklarsınız. Her gün kalkıyorsunuz. Aynı biçimde giyiniyorsunuz. Kendinizi aynı şekilde besliyorsunuz. Aynı gazeteyi okuyorsunuz. Her Allahın günü insanlardan aynı saçmalıkları dinliyorsunuz. Öylesine önceden bilinir bir haldesiniz ki. Biliyorum&#8230; Tobias sizinle böyle konuşmazdı. Ama bazen o kadar önceden bilinir bir haldesiniz ki, sizlerle çalışmak bizi sinir edebiliyor. Değişimden öylesine korkuyorsunuz ki, ama yine de, sanırım o duayı duydum – “sevgili Tanrım, değişmek istiyorum.” Yeni yol burada, hemen şimdi. Ve yeni yol, önceden bilinemez.</p>
<p>Ayrıca yeni yol bilimsel de değildir. En azından, bilim kendi bilincini genişletip de olanları anlayabilecek noktaya gelene dek. Bazılarınız Yeni Enerji yolunun kaos olduğunu söyleyecektir, çünkü hiç bir şey anlamlı gelmeyecektir. Girdi – enerji girdisi – önceden bilinen bir sonuca denk değildir. Ve bu gerçek Eski Enerji formülüdür. Denk ya da eşit enerji, önceden bilinir sonuç ya da çıktı. Ve siz hep bu yoldan iş gördünüz. Yeni Enerji farklıdır. Öncelikle, enerji ille de mevcut değildir. Bir girdisi olması gerekmiyor. Etkin ve aktif haldedir. Bir yere sokulması, girmesi gerekmiyor. Siz enerjinin bir makinaya ya da araç gerece ya da herhangi bir şeye akmasına, enerjinin içeri akıp öbür taraftan önceden bilinir bir şekilde çıkmasına alışıksınız. Bir vantilatörü prize taktığınızda, vantilatör dönmeye başlar ve siz önceden bilinen bir miktarda havaya sahip olursunuz. Ve siz buna alışıksınız, bununla rahat ediyorsunuz, ve yaşamınız da böyle.</p>
<p>Denk ya da eşit enerji, önceden bilinir sonuç ya da çıktı. Şimdi bu benzetmede, herhangi bir şeyi prize sokmazsınız. O sadece vardır. Enerji şimdiden oradadır ve ona ulaşılabilir. Onu başka bir yerden çekmek zorunda değilsiniz. Enerjinin aktive olmasına bir kez izin verildi mi ya da temelde bu boyutsal arenaya getirildi mi ve keşfedildi mi ya da aktive edildi mi, sonuç – ya da sizin deyiminizle çıktısı – önceden bilinemezdir. Ve bu başlarda kafanızı karıştıracaktır. Sanki karmaşıkmış gibi gelecektir. Belki de vantilatör yanlış yere üfürüyordur. Vantilatör değişkendir, bazen sert üfürür, bazen yumuşak. Ve aslında o vantilatör hareket ediyormuş ve hiç hava üflemiyormuş gibi de görünebilir. Ve sizin kafanız karışacak ve o önceden bilinebilen Eski Enerjiye, şeyleri yapmanın o sıkıcı biçimine geri gitmek isteyeceksiniz.</p>
<p>Ama bir an için durun. Bir an. Derin bir nefes alın. Burada bir şeyler oluyor. Karmaşa gibi, kaos gibi görünen, hiç de kaos değildir. Yeni Enerjidir. Genişlemedir. Siz o vantilatörün yalnızca bir yanına bakıyorsunuz. Bir an için buraya, Melek Zirvesine gelin, bu yeni perspektife, bu kuşbakışı gören yere gelin. Burada derin bir nefes alın ve gerçekte olan bitenin ne olduğuna bakın. Bu vantilatör insan bilincine bozuk gibi görünebilir – aldığınız yere geri götürüp küfür edebilirsiniz. Ama çok, birçok düzeyde olanlara bir bakın.</p>
<p>Başlarda kaos ve karmaşa gibi görünen şey, şimdi derin bir nefes aldığınızda, yumuşak bir nefes aldığınızda, ansızın olan biteni görmeye başlayacaksınız. Enerji boyutsallığa giriyor ve çıkıyordur. Bilinç değişiyor ve içeri dışarı hareket ediyordur. Herşey çoklu düzeylerde aynı anda değişiyordur. Sonuç, siz kendi bilincinizi genişletene kadar, burada, bu Melek Zirvesinde oturana kadar, önceden bilinemez gibi görünecektir, ama sonra, gerçekte nelerin olup bittiğini keşfedersiniz. Sonra, yaratılarınızın güzelliğini ve sevincini ve basitliğini keşfedersiniz.</p>
<p>Yeni Dönem. Yeni Enerji. Yeni Yol. Çarpışma yılı&#8230; ve özellikle de sizin için Şambra, önceleri bilinmeyen ama hep var olan potansiyellerin yılı. Siz büyük ve muhteşemsiniz. Hatta bazılarınız benim büyüklüğüme ve muhteşemliğime bile yaklaşıyor. Siz – bunu söylemek zorundayım – bazen çok sıkışıp kalıyorsunuz. Öylesine kendi kabuğunuzda ve zavallı ve kurban ve patetiksiniz ki, bu güzel bir kelime. Buradaki izleyicilerden gelecek başka kelimeler. Bu kovaya atmamız gereken başka kelimeler..</p>
<p>Ama biliyor musunuz, sizin hoş ve güzel bir yanınız da, değişime bu kadar hazır olmanız. Kendinizin diğer yanlarını keşfetmeye çok hazırsınız. Kovadan çıkmaya çok hazırsınız, öteye geçmeye çok hazırsınız. Bakın, diğer insanlar hâlâ – onlar yaban faresi gibiler. Hâlâ daireler çizip, onlara hiç bir şey vaat etmeyen, tanrı bilir nelerin peşinden gidiyorlar. Ve siz Şambra, sınırlılıklarınıza rağmen – ki bunlar kendinizin koydukları sınırlılıklardır – korkularınıza ve sıkılmışlığınıza rağmen, değişmek istiyorsunuz. Farklı olmasını istiyorsunuz. Dünyada bir etkiye sahip olmak istiyorsunuz ve kendiniz için yeni bir şey keşfetmek istiyorsunuz.</p>
<p>Biz şimdi enerjiyi buraya getirmek istiyoruz, benim bu harika söylevimin sonuna yaklaşırken, Başmelek Rafael’in enerjisini buraya getirmek istiyoruz. İyi nedenlerden ötürü&#8230; iyi nedenlerden ötürü. Bu, yeni bir yol içindir. Rafael gerçek bir enerji bayrağı olmuştur – korkudan geçip gitmenin bayrağı, evinizin rahatlık bölgesinin ötesine, kalıplaştırılmış bilincinizin rahatlığının ötesine geçmenin bayrağı. Rafael, öncelikle korkuların dönüştürülerek enerjilerin genişletilmesine yardımcı olur, öncelikle de&#8230; bu komik bir öyküdür. Rafael yalnızca korkunun dönüştürülmesine değil, ama tembelliğin dönüştürülmesine de yardımcı olur. Ve biz bunu söylerken gülüyoruz, çünkü uzun zaman önce yayınlanmış bir öykü var. Dünyanın her yanında tekrar tekrar anlatılan bir öykü. Sizin yaşlı Tobias olarak tanıdığınız sevgili dostum Tobit’in, ve genç Tobias’ın öyküsü – o tembel Tobias’ın, korku dolu genç Tobias’ın. Yaşlı Tobias, kendisi için yeniden para bulması için genç Tobias’ı görevlendirir, ve bu yolculukta genç Tobias’a – tembel, korku dolu Tobias’a – eşlik etmesi için, bilgece, Rafael enerjisini devreye sokar. Çünkü genç Tobias’ın yoldayken böyle bir arkadaşlığı ve biraz da bilgeliği gereksineceğini biliyordu. Ayrıca biraz deneyimi ve bağları olan birine ihtiyaç vardı, o yüzden Rafael enerjisini devreye soktu.</p>
<p>Böylece genç Tobias ve Rafael, aslında amacı para bulmak olmayan bir yolculuğa çıktılar. Bu, keşifle ilgili, korkunun dönüştürülmesiyle ilgili, sürekli evde oturmak yerine hayatında bir kez olsun kıçını kaldırıp da dışarıya çıkmak ve bir şey yapmakla ilgili bir yolculuktu&#8230; Cauldre. Bu, 2.500 – 2.600 yıl kadar önce meydana gelen güzel bir öyküydü. Şimdi öykü dönüp dolaşıp yeniden geliyor. Başka bir yolculuk yapmanın zamanı geldi. Bu yolculuk bu kez tembellikle ve korkuyla ilgili değil. Bu kez, önceden bilinmeyen potansiyellerin aktive edilmesi söz konusu. Rahatlık bölgelerinin ötesine geçmek, yeni bir potansiyeli seçebilmek ve onunla oynamak söz konusu. Çarpışmanın enerjisini alıp – eski karşıt enerjilerin çarpışmasını alıp o anda olmak ve en çılgın hayallerinizin bile ötesinde olan yeni enerjiyi ve yeni potansiyelleri yaratmak söz konusu.</p>
<p>Böylece, Başmelek Rafael geliyor. O, yeni yolculuğunuzda tüm Şambra’yla çalışacak, ve Rafael sembolik olarak, yolculuğunda – Şambranın yolculuğunda &#8211; Bay Bennack ile çalışacak. Rafael hemen şimdi Bay Bennack’a katılacak ve yolculuğunun her anında, her gün, her gece, her yalnızlık anında ve her esinlendirici anda onunla olacak. Çünkü biz şimdi yeni öyküye başlıyoruz – başmeleğin ve yolculuğun yeni öyküsüne. Bay Bennack, Tobias değildir. O kendisidir, ama yolculuğuna çıkarken, kalbi ve sevgiyi ve arzuyu temsil eder, Şambra.</p>
<p>Böylece şimdi bir an duralım ve yolculuk eden bu ikiliyi kutsayalım. Yola çıkan bu ikiliyi – biri insanı temsil ederken, diğeri melekselliği temsil ediyor; biri keşfi temsil ediyor, diğeri desteği ve beslemeyi. Böylece, sevgili Bay Bennack sana kutsamalarımızı sunuyor ve Başmelekle alacağın yeni yolun öyküsünü bekliyoruz.</p>
<p>Böylece bayanlar ve baylar, Şambra ve arada kalan herkes, Yeni Enerjinin bu yeni yılı için açılış mesajını sizinle birlikte kutlamak üzere burada olmak, mutluluktu. Sözlerimi hafiflikle ele alın. Onları güzel bir mizahla ele alın. Onları, amaçları doğrultusunda ele alın – yani sizi bazı eski rahatlık bölgelerinden çekip çıkarmaları ve size yeni bir yolun, ah gerçekten, çok daha iyi bir yolun olduğunu bildirmeleri açısından ele alın. Bu arada bu yeni yol, çok daha basittir, çok daha verimlidir. Giren enerji miktarının, çıkan enerji miktarını kısıtladığını söyleyen eski denklem, artık geçerli değildir. Bu sanki yepyeni bir üretim işlemi gibidir. Belli bir miktardaki verimi sağlamak için, belli miktarda girdilerin olması gerekmiyor. Bu denklemi atın gitsin. Yeni Enerjide, yol çok daha kolaydır.</p>
<p>Ben muazzamım, muhteşemim, kraliyet ailesindenim ve düşünmenin ötesindeyim. Ben, Adamus Saint-Germain’im.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">ŞAUD 6: “Yeni Dönem, Yeni Enerji, Yeni Yol”</div>
<div class="tarih">Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
6 Ocak 2007</p>
<p>www.crimsoncircle.com      &#8211;       www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben, Profesör Adamus Saint-Germain, ve bugün kim soru sormaya cesaret ediyor. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>LİNDA: Ben de tam bunu soruyordum. Pekâla, ilk soru&#8230;</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba Adamus, Tobias, dostum Kuthumi ve tüm ekip (Linda araya girer, “bu o kadar uzun ki, sen ana fikrini anladığında ve “anladım” dediğinde dururum”). Ben bir şeyi bilmek ve bir şey de söylemek istiyorum. Neden, neden, neden, giderek daha çok Şambra ve/veya spiritüel insanlardan koptuğumu hissediyorum. Gözlerime baktıkları zaman, çok dogmatikler, çıktıkları yeni enerji avında takılıp kalmışlar – sanki eski biyolojik havuçları yiyorlarmış gibi, ve herşeyi geri dönüşümden geçiriyorlar, hatta kendi boklarını bile, eski giysiler giyiyorlarmış gibi, sanki kurallara yapışmışlar da yapışmıyoruz diyorlarmış, sanki bolluk merhaba diyormuş gibi. Ben bunun hayalini kuruyorum. Bir gruba dahil olma dürtüsü güçlü. Sanki bir bağımlılık enerjisi gibi, ama Şambra’yla ya da başkalarıyla – indigolarla – ya da bu insanlara ne diyorsanız, buluşmak için her çıktığımda&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: (Linda’yı kesmek için boğazını temizler)&#8230;</p>
<p>LİNDA: Anladın mı? Peki.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Hemen şunu söyleyelim ki, Şambra, Kırmızı Çember enerjisi, sizin geçmişte bir parçası olduğunuz kuruluşlardan, gruplardan ya da kulüplerden çok farklı oluşturulmuştur. Kırmızı Çember bir kulüp değildir. Bir grup değildir. Onun için,Tobias’ın kullandığı tanımlamanın, yani Yeni Enerji öğretmenlerinin küresel bir birleşmesi olduğu tanımının, yerinde olduğunu düşünüyorum. Ama yine de, Kırmızı Çembere gelenlerde bir eğilim oluyor – Kırmızı Çember bir kuvöz. Kırmızı Çember, enerjileri sürekli içeri ve dışarı hareket ettiren, destekleyici bir enerjidir. Bu çembere gelenlerin birçoğu, geçmişlerinin, geçmiş yaşamların, hatta bu yaşamın yollarını izliyorlar, bir üye olmaları gerektiğini ya da bunun bir kulüp olduğunu, bu kuruluşun belli kuralları ve bildirileri ve inançları ve sloganları ve hatta komik giyinme biçimleri olduğunu sanıyorlar. Kırmızı Çember ve Şambra’nın enerjisi asla bu tarzda yapılandırılmadı ve bu tür bir enerjiyi desteklememektedir. O nedenle, eğer eski inanç kalıplarıyla, ya da şeylerin gerçekleştirilmesine ilişkin eski tarzlara sahip düşüncelerle, belirli bir bakış açısıyla buraya geldiyseniz, bunların desteklenmediğini göreceksiniz. Ve buraya yeni ve farklı bir biçimde, beklentiler olmadan, eski formaliteler olmadan, ve geçmişte içinde bulunduğunuz bazı organizasyonların tuzakları olmadan yeniden- girene dek, geri çekildiğinizi göreceksiniz.</p>
<p>Başka Şambra’larda gördüklerin – onların, kendi yollarının bazısına besledikleri kızgınlıklar – senin kendine karşı olan kızgınlıkların, öfkelerindir. Artık kurbanı olmak istemediğin öfkelerindir, o nedenle, enerjini uzaklaştırmak sana daha kolay geliyor. Ve bu pekâladır. Dünya üzerinde Kırmızı Çember asla arayış içinde olanların huzur evi olarak tasarlanmadı. (Adamus Saint-Germain kendi kendine güler). O, enerjinizin girip çıkacağı bir yer olarak tasarlandı. Burada uzun süre dinlenmeniz amaçlanmamıştır, ama buraya gelip destek ve cesaret almanız, sonra gidip işinizi görmeniz amaçlanmıştır, bu iş ister bir öğretmen olmak olsun, ister yalnızca yaşamın keyfini çıkartmak ya da herneyi seçiyorsanız. Ama Kırmızı Çemberin birçok döner kapısı vardır, enerjileri içeri getirir, dışarı gönderirler, içeri getirir, dışarı gönderirler. Bu kuruluşun kendini yapılandırması için tüm enerjini buna adaman söz konusu değildir, çünkü o, bir anlamda, kendi enerjisini yapılandırmak üzere tasarlanmıştır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Bu arada, ben muhteşemim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de öylesin.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ama şu çarpışmadan söz ediyorsun ya, bu açıkça Şambra için de geçerli mi? Ve sonra bir de şunu sormak istiyorum, neden hep çarpışmak zorundayım? Neden insanlarla savaşmak zorundayım? Bunu neden yapmak zorundayım? O kolay düğme nerde? Yani, bir araba enkazının daha, içinde olmak istemiyorum. Kimseye dırdır etmek istemiyorum. Dramlardan geçmek zorunda kalmak istemiyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ve gerçekten de zorunda değilsin. Ve biz sana burada potansiyellerin ve şeylerin nasıl kolaylıkla yapılabileceğinin, ve bunları zor yoldan yapman gerekmediğinin harika bir örneğini vereceğiz. Şimdi derin bir nefes al. Dön ve öbür tarafa bak – batıya bak. Şimdi yavaşça ve yumuşakça eğil, belinden eğil ve ayak parmaklarına dokun. Şimdi bu noktada birkaç potansiyelden biri olabilir. Ben gelip senin kıçına bir tekme atabilirim&#8230; (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Aslında, hadi at – ben hazırım.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: &#8230; kitle bilinci kıçına tekmeyi basabilir, ya da sen, o iki ayağının bir nimet olduğunu ve seni seçeceğin herhangi bir yolculuğa çıkartabileceğini fark edebilirsin. Doğrusu, başka insanlarla çalışmanın zorlukları vardır, çünkü o başka insanların da kendi sorunları, kendi kıvır zıvırları vardır ve çoğu kez&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ama neyim ben, herkesin bok püsürü için büyük bir mıknatıs mıyım ki beni her gördüklerinde “bu kızla savaşacağım, çünkü o benim içimdeki sorunları ortaya çıkartıyor” diyorlar. Söylediğin bu mu?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bir anlamda evet. Evet.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ne?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bir anlamda evet, sen&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki bunun kolay düğmesi neresinde?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Düğmeyi değiştirmen gerekiyor. Önceleri, “insanların sorunlarını halletmelerine yardımcı olayım” diyen düğmeye basmıştın. Şimdi bak – biz daha önce de yeni bir yol olduğundan söz etmiştik. Öbür tarafta, “ben diğer insanlar için artık o rolü üstlenmek, o rolde hizmet etmek istemiyorum” diyen bir düğmenin olduğunu unuttun. Ve sahip olduğun o büyük panonun bir yerlerinde, kolay düğme dediğin düğme var. O düğme, seçtiğin rolü değiştirerek ve insanlarla çalışma biçimini ve etkileşim biçimini değiştirerek, yaşamını kolaylaştıran bir düğmedir. Ve orada, artık şeylerle savaşman gerekmediğini söyleyen bir düğme var. Bildiğin gibi, sen büyük bir savaşçısın ve savaşmaya çok alışıksın, ve bu sana çok kez güzel hizmet etmişti, ama şimdi, diğerleri için bir bayrak ya da örnek olacak o muhteşem, bilge ve çok etkileyici insan olabilirsin.</p>
<p>Yani bu, o eski düğmeyi kapatmak kadar kolay bir şeydir – başkalarının sorunlarını ortaya çıkartan bir mıknatıs olduğunu söyleyen düğmeyi kapatabilir ve o rolü oynamaktan vaz geçebilirsin. Ama bir parçan o rolü oynamayı seviyordu. Ve ben de bunu neden yaptığına bir bakmanı istiyorum. Neden bunu oynamayı seçtin&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Buna bak derken, nereye bakayım? Nereye gideyim – Melek Zirvesine mi? Yani&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Orası harika bir yer olurdu.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Sen benim ne söylediğimi biliyor musun, hep şeylere bakın deyip duruyorsun. Ben hayatımda dram, dram, dram görüyorum, sonra da “içinize bakın” diyorsunuz. Nereye?!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Yeni yere.</p>
<p>2.ŞAMBRA: İçinde nereye bakılır?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Yeni yere. Bak, bunu hayal edemezmiş gibi davranıyorsun, mevcut değilmiş gibi davranıyorsun. Sen bir oyun oynuyorsun, ve açıkçası, bu oyunu ben etkisiz hale getiremem. Senin seçmen gerekiyor; hayal etmen gerekiyor. Üzerinde her türlü düğmenin olduğu büyük bir panonun önünde oturduğunu imgele. İstediğin düğmeyi seç. Ama, alışık olduklarının çok ötesine giden çok, çok seçimin olduğunu da anla. Sen kendini kısıtladın ve, diğer insanlar için bir katalizatör olma rolünü oynamayı sürdürüyorum dedin. Sen bunu bir nedenden ötürü seçtin, ama şimdi onu etkisiz hale getirebilirsin – tıpkı benim 100.000 yıl bir kristalin içinde kalmayı seçmem gibi. En sonunda onu etkisiz kılıp özgürleşmeyi seçebildim. Sen kendi seçimlerini zorlaştırıyorsun. Onlarla mücadele etmek istiyorsun, onun için deminki alıştırmayı hatırla, ayak parmaklarına eğilebilir ve ya bir tekme yersin, ya da ayaklarının seni istediğin her yere götürebileceğini fark edebilirsin.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Nefes almayı sürdür.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki. Alıyordum zaten ve bunun üzerinde çalışmayı sürdürüyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Çalışma.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bir lezbiyenim ve son zamanlarda, dişil ve eril enerjilerimin dengesiyle birlikte, cinselliğime ilişkin hislerimde bir dolu değişiklik hissediyorum. Sonra, 13.Sarmal CD’sini dinleme ayrıcalığına sahip oldum ve bana, sanki en sonunda bütünleştim ve kendi benliğime tümüyle uyumlandım gibi geldi. 13.Sarmal celsesi iki yıl kadar önce yapıldığı için ve şimdilerde sanki tüm Şambra’nın başa çıkmaya çalıştığı eril ve dişil enerjilerinin dengesiyle ilgili olduğu için, acaba diyordum, o celsede sözünü ettiğin şeyleri, gösterdiğimiz ilerlemenin ve bugün bulunduğumuz noktanın ışığında yeniden ele alırmıydın ve birleşen enerjilerim hakkında bana yeni bir mesaj verebilir miydin.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Elbette. Hepiniz birleşenler, bütünleşenler haline geliyorsunuz. Eril/dişilin kaynaşıp birleşmesi budur. Bu, içinizdeki İsis ve Adem enerjilerinin çarpışmasıdır, ama bu çarpışmanın acı dolu ya da zor olması gerekmiyor. Sadece, bazen birbirleriyle çarpışan atomlar gibi olabilir. Yepyeni bir enerji yaratabilir. Burada özel olarak sana önermek istediğim bir şey de, kendine verdiğin – bunlara ne diyorsunuz – ünvanları ya da sıfatları bırakmandır, bunlar ister gay ya da lezbiyen, ister heteroseksüel ya da biseksüel olsun, ya da adına her ne diyorsanız. (bazı gülüşmeler) Bu sıfatların bazısını bırakmak, çünkü bu adlar da bazı sınırlamalar yaratma eğilimindedir. Seni bir kutuya ya da bir bölmeye yerleştirme eğilimindedir. Dünya üzerindeki her insan, kendine ne derse desin – cinsel tercihi ne olursa olsun – herkes erille dişilini yeniden-bütünleştirme işleminden geçecek. Bu ilk önce küçük bir insan grubunda meydana gelecek, artık kadın ya da erkek, hatta artık insan bile olmadıklarını – artık ışık ve karanlığın olmadığını fark edecekler. Oldukları şey olacaklar. Ve bu potansiyeli oluşturacaktır, çünkü onlar bayraktır, anlıyor musun. Onlar, o içsel ayrılığı ve yaşadıkları ikilemleri sonlandırmaya hazır olan diğer insanlar için o potansiyeli oluşturuyorlar. Böylece bu – birçoğunuzun şu anda bu sahada gerçekleştirdiği bu çalışma – genel olarak bilinç üzerinde derin bir etkiye, ama seksüel enerji virüsünün de hızla artma yeteneğinin sürmesine neden oluyor. Bu virüs, bunların olmakta olduğunu kendi tarzında biliyor ve anlıyor, ve bir anlamda umurunda olmadığı ya da hatta bundan ötürü mutlu olduğu da söylenebilir. Ama başka bir anlamda da, o hâlâ beslenmesini ve büyümesini sürdürme programına sahip.</p>
<p>Böylece, şu son yıllarda yeni bilinçte cinsellikle ilgili gelişme – biz içinizdeki eril ve dişilin dengesinden söz ediyoruz, bunun fiziksel yanından değil – çok yol aldı, ve bunun kanıtı da, cinselliğe ilişkin seçimlerin şimdi birçok insan tarafından kabul edilmesidir. Bu, kişinin bedenini yeni bir tarzda onurlandırmaktır. Hâlâ bunları çok agresif bir biçimde ayrı tutan bazı güçler varsa da, bu fazla sürmeyecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, son aylarda bazı ilginç süreçlerden geçtim ve sanki sen bana rehberlik etmek için, beni beslemek için hep yanımdaydın, ve ben sana teşekkür etmek istedim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de, ve birkaç kez de senden dönmeni ve eğilip ayak parmaklarına dokunmanı istedim ve&#8230;. (izleyiciler güler ve Adamus Saint Germain de güler).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Evet! Bunu farkettim. Ve, bana söylemek istediğin başka bir şey var mı diye merak ettim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ben bir anlamda, bugün tüm gruba söylediğim şeyleri özetleyeceğim, ama bu, bu zamanda sana çok uyuyor. Senin için, biraz bir sessizlik dönemi – enerjilerin yatışıp yerleştiği – bir dönem olacak, ki bu seni çok rahatlatacak, ve sonra yaşamında yeni faaliyetler başlayacak, bu faaliyetler iş, hatta yaşadığın yer gibi şeyleri kapsayacak, ama yepyeni bir akış gelecek. Özellikle o noktada, korkmana gerek yok. Sen yalnızca yeni bir enerji akışını devreye sokuyor olacaksın, ama hayatındaki şeylere olan yaklaşımın için yeni bir bakış açısı edin. Özellikle de yaşantındaki şeyler için yaratıcı enerjileri kullandığında. Bunu gerçekleştirmenin yeni yollarını ara. Ve biz hepimiz şeyleri çok tekrarladığımız biçimlerde ve önceden bilinebilir biçimlerde yapmaya eğitildik. Ama enerjinin geldiğini ve arttığını ya da yoğunlaştığını hissettiğinde, önceden bilinemez olan yolu seç.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bu olduğunda, sanat çalışmalarıma dönmeyi istemek gibi bir eğilimim var. Bu, önerilen bir yol mudur?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Sanat çalışmaları, içindeki yaratıcı enerjileri açığa çıkarmak için çok uygun. Senin, aslında senin tam anlamıyla genişlemene izin verir. Bildiğin gibi, sanatla uğraşmak, zihinsel-olmayan ya da daha çok gnost türünden enerjilerin gelmesine izin verir. Yani bu mükemmel bir olasılık, ama bunun seni nereye götüreceği hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Bu seçimleri senin yapmanı tercih ediyoruz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de. Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Biz, Yeni Enerjide olmanın ve gnost’un, çevremizdeki dualite dünyasıyla sürtüşme ve düş kırıklığı yarattığını deneyimledik. Hem Yeni Enerji boyutları ve gerçeklikleriyle bağlantı halinde olmayı, hem de bizi kuşatan ve kuralları, sınırlı inanç kalıpları olan bir gerçekliği, bir dualiteyi, ayrılık, direnç, düş kırıklığı, vs deneyimlemeden nasıl yaşarız? Her iki dünyayı da kendi içimizde bütünleştirmenin bir yolu var mı? Çok teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de, ve bu, bu değişim zamanında Dünya’da olmayı seçen hepinizin karşılaştığı meydan okumayı özetliyor. Bir parçanız, yeni bir dönemin gelişi ve şeyleri gerçekleştirmenin yepyeni bir yolu için burada olmaktan büyük heyecan duyuyordu. Ve o heyecan içinde, öncü olmanın ve bir bayrak olmanın başka sonuçları olacağını kulağınıza fısıldadığımızı, hatta bazen bağırdığımızı, unuttunuz. Kitle bilinciyle baş etmenin içerdiği (meydan okumalar) hâlâ geçerli. Bugünkü konuşmamızın başında, Dünya’nın o çok güçlü enerjisel yerçekiminden meleklerin bile kaçındığını söyledim size. O çekim çok güçlü ve içine çeker. Şeyleri içine çeker.</p>
<p>Ve işte buradasınız, bir insan bedeni içinde bu kitle bilinci dünyasında yaşıyorsunuz. Peki bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl tutarsınız? Bunun bir parçası, fiziksel bir bedende, dünyada yaşamakla ilgili hissettiklerini kabul etmektir. Kabul etmek ve dürüst olmak, bazen, ‘insan olmak gerçekten yetti’ demek. Bazen, ‘aydınlanmak ya da şeylere ilişkin bir berraklığa, açıklığa sahip olmak çok zor’ demek. Ama yine de, diğer insanların da içinden geçtiği çok ağır enerjilerin içinden geçmek. Kendinize karşı bir kez çok dürüst olmaya başladınız mı, onların çamurunun üzerinize yapışmasına izin vermeyebilirsiniz, Kryon’un bir meselinde olduğu gibi, bir katran çukurunda olabilir, ama katranın her yanınıza bulaşmasına izin vermeyebilirsiniz.</p>
<p>Bazılarınız, insanların geri kalanıyla bu çamura girmemeyi, sizin deyiminizle, doğru bulmuyor. Onlar çamurun içindeyse, sizin de onun içinde olmanız gerektiğini hissediyorsunuz. Ama size hemen şunu söyleyeyim, yeni bir yol var. Çamurun içinde olabilir, ama çamurun içinde olmayabilirsiniz, ne demek istediğimi anlıyor musunuz. Günlük yaşamın yoğunluğu içinde olabilir, ama onun size yapışmasına izin vermeyebilirsiniz. Ve siz diyorsunuz ki, “iyi de, bu nasıl mümkün olabilir?” Siz Dünya’da yaşamayı seçiyorsunuz. Siz, Yeni Enerjinin bir bayrağı olarak burada olacaksınız, ama onu sahiplenmeyeceksiniz. Onun bir başkasına ait olduğunu anlayacaksınız. O, onların çamurudur. Ona onlar sahip olabilir. Siz onu bedeninizin ve yaratılarınızın her yanına sıvaştırmak zorunda değilsiniz. Bu, bu kadar basittir. Bu bir seçimdir. Yeni bir yoldur. Bir mazlum olmanız gerekmiyor. Siz, sizin deyiminizle, onların düzeyinde olmak zorunda değilsiniz, çünkü bir anlamda, çamur size pek de yakışmıyor. Bir bayrağın ışığını azaltmak eğilimindedir. Ve açıkçası, onlar da zaten bu çamurun üzerinizde olmasını istemiyorlar. Onlar bir örnek istiyorlar. Çamuru üzerinde tutmayan birini görmek istiyorlar. Ve bir anlamda, onun üzerine çıkabilen birini görmek istiyorlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Saint-Germain. Benim aslında iki sorum var. Her ikisi için de zaman var mı bilmiyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Başla.</p>
<p>6.ŞAMBRA: İlk sorum, ben çok yoğun ve kararlı bir bütünleşme sürecinden geçtim. Ve ara ara senin yardımını hissettim ve bana söyleyebileceğin herhangi bir şey makbule geçer, kıçıma bir tekme olsa da.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Sana şunu söyleyeyim, fazla ciddisin. Herşeyi fazla ciddiye alıyorsun. Ben seninle çalıştım, başkaları da, ve şu anda öz enerjine baktığımda, kalbinin ve tutkunun büyük ve güçlü (olduğunu görüyorum). Bu Yeni Enerji için ve Şambra için ve kendi benliğin için beslediğin arzu, tutkun, öylesine güçlü ki, bazen ciddiyetin yüzünden kendi yolunu engelliyorsun. Her adımı atmadan önce analiz ediyorsun. Ve çok ender, ama arada bir, çok ender olarak, analiz etmeye çalışmadan bir adım atıyorsun ve şaşılası sonuçlar elde ediyorsun. Ama sonra kendini yine geri çekiyorsun. Ve herşeyi belirlemeye ve önceden planlamaya çalışıyorsun. Az önce söylediğimiz gibi, bu Yeni Enerji önceden bilinemez. Ve bu, yapmak için programlandığın herşeyin, eğitildiğin herşeyin doğasına aykırı olacaktır. Ama o önceden bilinemez, ve şu an senin inanılmaz derecede sinirlenmene neden oluyor, çünkü bir anlamda, önceden bilinebilir sonuçlar istiyorsun ama eski sonuçları istemiyorsun da denilebilir. O nedenle, kendi enerjilerinde bir çarpışma meydana geliyor – yeni ve farklı bir şey için duyduğun arzu, ama adımlarını yine de fazla ölçülü atman.</p>
<p>Böylece, o eski kutudan çıkmak zamanıdır. Yaptığın şeylerde aydınlanmak ve spiritüelliğin zırvalık olduğunu anlamak zamanıdır. Sen, spiritüelliğin kutsal ve aziz olduğuna ve ona saygıyla ve onurlandırılarak yaklaşılması gerektiğine öyle kilitlenip kalmışsın ki. Spiritüellik, Tanrı (kavramından) pek de farklı değildir. Bir dolu zırva – en azından, bugünkü spiritüellik ve Tanrı uygulamaları böyle. Bunlar kendi tuzaklarına sahipler, kendi ritüellerine ve seni hemen içine çekecek, çok baştan çıkartıcı enerjilere sahipler. Ve bu enerjiler özellikle de senin üzerinde çalışırken, aklının çok karışmasına neden oluyorlar, ve sonra aklın karışmış bir halde, olacak herşeyi ölçüp biçmeye ve işaretlemeye çalışarak bu kargaşa halinden çıkmaya çalışıyorsun, ama keşfettiğin gibi, bu, aklının yalnızca daha da çok karışmasına neden oluyor.</p>
<p>O nedenle, gülümse. Şu spiritüellik şeylerinin tümünü unut. Sevince, neşeye bak. Şimdi bile bunu anlamaya çalışıyorsun. Hemen, sözünü ettiğimiz o aynı eski yerlere gidiyorsun. Sevincinin ve ne yapacağının haritasını çıkarmaya çalışıyorsun. Bırak bunu. Bırak, spiritüellikle ilgili o eski eğitimin ve çok derin programlanmaların, kapıdan çıkıp gitsin. Onu, hâlâ içinde kaldıysa, ateşe at. Bırak gitsin, çünkü o senin kendi kısıtlaman. Spiritüellik bu noktada senin hem en büyük tutkun, hem de en büyük düşmanın. O, içinde meydana gelen bir çatışma. Onu bırakmak sana zor gelecek, çünkü çok, birçok yaşamdır sürdürdüğün bir yolculuk bu. Derinlere işlemiş halde. Senin içinde olan bir program bu. Hatta seninle çalışan insanların bile bu kutsal alana yaklaşmasına izin vermeyeceksin. İçinde bu küçük mihrabı oluşturmuşsun ve bu sahte spiritüelliği onurlandırıyorsun. Bu, işi bitmiş, hurda bir şeydir. Bırak gitsin. Yeni yolu bul ve onu gerçekleştirirken biraz eğlen. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bu yılın başlangıcını, filmler ve televizyon vasıtasıyla anlatılmak istenen öykülerin – büyük öykülerin – olduğuna ve benim de bunlarda bir rol oynayacağıma ilişkin içsel bilişimi onurlandırmaya adıyorum. Ne ve nasıl ve ne zaman bilmiyorum, ama New York’da bir ay geçirmek ve bu dünyaya girmek üzere ABD’ye geldim ve nasıl gelişeceğini göreceğim. Şu an, öğretmeye ilişkin bu yeni alanın potansiyelini en üst düzeye nasıl çıkartabileceğim hakkında çok berrak olmama yardım edebilir misin. Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Elbette, bize sanki çok – tutkun oldukça berrak gibi geliyor. Sen kendi tutkunu, kendi yolunu keşfedecek araçlar arıyorsun. O yolculuğa çıkıyorsun. Şimdi bırak, sadece çok doğal bir yoldan açığa çıksın. O kanatlı atın üzerine atla ve onunla çık o yolculuğa – bak, burada bunu engellediğini gördüğümüz tek enerji, bazı beklentilerin. Ve bu arada, New York, doğru yer değil. Sana böyle bir ipucu verelim. Başka güzel yerler var. Ve L.A. (Los Angeles) de değil. Senin gibi film yapımcıları için yeni ve ortaya çıkmakta olan pazarlar var. Paylaşman gereken mesajlar, kendi içlerinde açık ve derin, ve sen yalnızca doğru bağlantıları bulmak durumundasın. Eh, yeni bir yere bak, yeni bir tarza ve bırak onlar – aslında onlar sana gelecekler. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, benim çocukluktan beri sevgili ve değerli dostum Saint-Germain. Ben bugün, gerçek bir refah ve sınırsız bir bolluk bayrağı olduğumu ve nasıl uçacağımı bildiğimi söylemek için buradayım. Ve kalkıp da bunu itiraf etmem için bana gösterdiğin sonsuz sabır için de teşekkür ediyorum. Benim tek bir sorum var ve umarım bu bir Yeni Enerji sorusudur. Yalnızca, dün doğumgünü olan ve geçişi yapmış olan (ölen) kızımı soracaktım.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Elbette. Kızının enerjisi, senin enerjinin çevresinde ve Dünya’nın çevresinde hâlâ çok mevcut bir halde. Bakılması gereken ve odaklanılması gereken, çözülmemiş bazı konular var, ama&#8230;. bize bir dakika izin ver&#8230; (duraksama) Bunu biraz şifreli, üstü kapalı dile getiriyor. İyi olduğunu söylüyor, ama doğru sofra kurmayı hiç öğrenemediğini söylüyor. Ve bu, diğer alemlerde üzerinde çalıştığı şeylerden biriymiş. Ama özellikle de akşam yemeği için kurulan sofranın enerji dengesi. Ve onun mesajı bu. Bundan başka, keyfi yerinde.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Ve bu mesaj, kelimelerin ifade ettiğinden çok daha fazlasını iletiyor.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Adamus. Betimlediğin Yeni Enerjiyi, kendimizi beklentisizce açtığımız gnost’umuzla nasıl bağdaştırıyorsun? Bunlar benzer midir ya da farkları nedir?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bir anlamda, hepsi aynıdır. Gnost’un sınırları yoktur ve gnost, bilinen herhangi bir doğrusal çizgiyi izlemez. Gnost, serbest bir form içinde açıktır ve Yeni Enerjiye çok benzerdir. Gnost, kendini geliştirmeyi ve genişletmeyi sürdürmek için Yeni Enerjiyi yakıt olarak kullanır da diyebilirsiniz, ama onu kullanırken yakıtı tüketmez. Burada yine, kelimeler biraz yetersiz kalıyor. Gnost, kendini sürdürmek, enerjiden geçmeyi sürdürmek için Yeni Enerji ile işbirliği yapar. Böylece gerek gnost, gerekse Yeni Enerji, beklenmeyeni beklemeye ilişkindir. Kaos ya da karmaşa ya da çatışma gibi görünen şeylerin ille de öyle olduğu anlamına gelmediğinin anlaşılmasına ilişkindir.</p>
<p>Bazen yükselip bakmak gerekir; bir dokuma tezgâhında çok biçimsiz, bozuk gibi görünen dokuma, tutarsız ve kusurlu görünen çok kaba bir dokuma, dokuma tezgâhının alt tarafından baktığın anlamına gelebilir. Ve bakış açını değiştirip de üst taraftan bakacak olursan, çok güzel bir dokuma görürsün. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Benim sorum çok iyi bir dostum adına. Ergenlik çağındaki kızı çok sorunlu ve arkadaşım ne yapacağını bilmez halde. Ona bir önerin var mı?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Buna bir göz atmak için birkaç düzlem katetmemiz gerekiyor. Bir anlamda, şu anda burada, türlü şeylerin söz konusu olduğunu görüyoruz. Karışık bir torba bu. Bazı eski karmik sorunlar var, ama herşeyden çok, gençler genel olarak şimdilerde çok zorlanıyorlar. Özellikle de 15 yaş ile, 22, 23 yaşları arasındakiler. Buraya gelirkenki enerjisel etkilerin türü yüzünden çok zorlanıyorlar. Bir parçaları, kim oldukları ve neden burada oldukları hakkında çok berrak, ama bir parçaları da çok, çok karışmış bir halde. Böylece onlar bir tür kimlik arayışı içindeler, ama bu arayış, onların ana-babalarının ya da sizin arayışlarınızdan farklı, çok farklı. Şu ara en önemlisi, onları herhangi bir yeni sisteme ya da yapılanmaya zorlamamaktır. Onlara bolca alan bırakın. Şu ara, bol alan. Bu, en önemli şeydir.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam. Ben Çemberde yeniyim. Buraya ilk kez geliyorum ve yaşantımın yarısında ara ara Ram’ı izledim. Çember ile Ram’ın bir şekilde bağlantılı olduğunu duydum. Buna ilişkin yorumda bulunabilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten, evet, bunu yanıtlamanın birçok yolu var. Benim, en yüksek derecede egemen diyeceğim bir varlık grubu var. Onlar, geldikleri asıl kuruluşların tümünü ve tüm grupları terk ettiler. Onlar, Ram’ın de keşfettiği gibi, kendi egemenliklerini ve kendi eşsiz özelliklerini keşfettiler. Bu varlıklar, birçok farklı meleksel ya da insan kuruluşlarına yardımcı olmak için geri geldiler, ama kendilerini tümüyle kaptırdıklarını göremezsin. Bir grup için asla kendi egemenliklerinden ödün vermeyeceklerdir. Çünkü, tekrarlıyoruz, bir kez egemenliği anladığında ya da fark ettiğinde, asla kendini tümüyle kaptırmazsın. Ama bu varlıklar, özellikle de kendi egemenliklerine ulaşmak için enerjiyle çalışan gruplara geri geliyorlar ve birçok farklı grupla çalışıyorlar. Bu nedenle bazısı burada – Kırmızı Çemberle çalışan meleksel varlıklar. Örneğin onlar Kryon ile çalışacaktır. Ram ile çalışacaklardır ve daha birçok başka grupla. Türlü platformlardan geçip giderler. Ama en benzersiz özellikleri, kendi egemenliklerinin belirgin bir biçimde ön planda olmasına izin vermeleridir. O nedenle, şu anda farklı meleksel varlıkların Dünya’da farklı gruplarla çalıştığını göreceksin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son, son, en son soru.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten de.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Ben daha çok yeni, istismar edici bir ilişkiyi bıraktım.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: İyi.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Ve benim sorunum şu; 23 yıldır kanallık yapıyorum. Bedenimden çıkmak, benim için çok doğal bir şey. Ve bunu, zorlayıcı durumlarda yapmak eğilimindeyim. Şimdiki sorunum, mevcut olmak ve bedende kalmak ve çocuklarım ve kendim için güçlü olmak ve kendi haklarımı korumak. Yani, gerek duyduğumda bu düzlemde bu bedende mevcut olmak demek istiyorum. Bunu nasıl beceririm –bedende nasıl mevcut olabileceğime ve burada kalmaya nasıl cesaret edebileceğime ilişkin önerilerin var mı, çünkü sadece affedici ve sevecen olma, ve yapmamam gerektiği halde fazla sevme dürtülerini izlemek yerine, zorluklardan kaçınmak için bedenden çıkma dürtüsüne ve eğilimine sahibim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten. Ve öncelikle o istismar edici ilişkiyi bıraktığın için teşekkürler. O artık sana yakışmıyordu, ve bu kadar açık ve dürüst olduğun için de teşekkürler. Kopmak, bedeninden çıkmak çok kolaydır. Bu arada, bedeninde kendi merkezinden genişlemekle ve çok-boyutlu genişlemekle, yalnızca bedeni terk etmek arasında fark vardır. Başka bir deyişle, gerçeklik tabanını terk etmek. Yani buradaki ikilemin bir bölümü de durumu belirlemekti ki, sen yerinde bir saptamada bulundun. Diğer bölümü ise aslında oldukça basittir. Bu, ruhu güçsüzleştiren bir dolu şey için geçerli olan çok, çok basit bir reçetedir. Nefes almak. Nefes aldığında, fiziksel bedenine, şimdi ânına nefes alırsın. Nefes aldığında, kendi içinde bir demirleme gerçekleştirirsin. Ve yaşamı seçtiğini ve burada, Dünyada olmak istediğini kabul etmiş olursun. Zor olan tek bir şey var, ve bu da senin durumuna özgü bir şey, dinleyen diğer kişileri ilgilendirmiyor. Sen geçmişte, bedeninden çıkmak için nefesi kullanmak üzere eğitildin. O nedenle, burada bir enerji çarpışması söz konusu. Aslında nefes, bedeninde kalmanı sağlayacak harika bir araç olabilecekken, sen onu bedeninden çıkmak için kullanmak üzere eğitilmişin. Yani bu bir anlamda, o çok kutsal enerjilerin çarpıtılması ya da bozulmasıdır.</p>
<p>Sen şimdi, eğer seçimin buysa, bunu tersine çevirmeyi seçeceksin. Yeni yere bakacaksın. Nefes aldığında, seni bedeninden çıkartması yerine, &#8211; seçimin buysa – nefesin seni demirlediğini ve toprakladığını göreceksin. Biraz çabaladığın bir dönemden geçersin ve nefes almakla vermenin çarpıştığı, ve bedenin içinde kalmakla, dışında olmanın çarpıştığı o çarpışma noktasına gelirsin. Ve enerjilerin o güzel çarpışmasında, bana çok kızacağın ve sinirleneceğin anda, sana ne delice bir öneride bulunduğuma şaşarken, duruvereceksin. Zamanı ve mekânı ve deneyimi donduracaksın. Ve bu enerji çarpışmasının, senin için yeni bir potansiyel olduğunu fark edeceksin. Geri gidip kendini yeniden programlamana bile gerek kalmayacak. Bedenden çıkmak için kullandığın program, çok derin ve eski bir program. Ama burada bazı çok güzel armağanların olduğunu fark edeceksin, ve ‘şimdi gerçekliği’ne ilişkin şeyleri ve – burada kelimeleri dikkatle kullanıyoruz – şu anda meydana gelen sihirlere ilişkin şeyleri anlamanın çok güzel bir armağanı olduğunu fark edeceksin. Böylece, bu çarpışma olduğunda, ki bunun kanıtı büyük bir sinirlilik ve kızgınlık halidir, herşeyi dondur-çerçevele. Dur, ve enerjiye, oyun alanına giren yeni potansiyele bak. Ve ustası olduğun o Eski Enerji sihrinin nasıl çarpıtıldığına ve bozulduğuna ve bazı çok ilginç yollardan kullanıldığına bak, ama sihirle uğraşmanın yeni bir yolu var.</p>
<p>Sihir söz konusu olduğunda, sen çoğu kez bedeninden çıkıp gidiveriyorsun, çünkü o çok güçlü bir araçtı. Sen, onunla çalışmada uzmansın ve kaçmak eğiliminde olacaksın, çünkü öyle programlanmıştın. Ama ben sana yine, o noktada herşeyi durdur ve yeni sihir için yeni potansiyele bak diyorum, ve burada neden söz ettiğimizi bildiğini düşünüyoruz. Eski nefes alma programlarını nasıl tersine çevireceğini anlamana yardım edecek kişiler var, ve biz bu toplantıyı bitirdikten sonra onlar gelip seninle konuşacaklar. Ve şimdi, onu artık bırakmanın zamanıdır.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>Ve böylece Şambra, bu enfes, enfes toplantıyı sona erdiriyoruz, ve bu ay boyunca, yeniden toplanıncaya kadar, kabul ettiğiniz takdirde, yeni bir yolun olduğunu anlayın.</p>
<p>Ben Ben’im ve siz de öylesiniz.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyalleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/01/06/saud-6-yeni-donem-yeni-enerji-yeni-yol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 5: Felsefe Öldü!</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/12/16/saud-5-felsefe-oldu/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/12/16/saud-5-felsefe-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Dec 2006 13:46:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Kuthumi Lal Singh’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
16 Aralık 2006
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
“İnek pisliği ateşinde kuzu çevirme, Kuthumi kulağınıza bağırıyor”! (Kuthumi bir Noel şarkısının sözlerini değiştirerek girer &#8211; izleyicilerden kahkahalar yükselir!). Namaste! (İzleyiciler karşılık verir “Namaste”). Namaste! Benim, Kuthumi, bugün sizi sevmeye, yılın bitimini, yılın bu zamanını kutlamaya geliyorum. Buraya gelmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Kuthumi Lal Singh’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
16 Aralık 2006</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>“İnek pisliği ateşinde kuzu çevirme, Kuthumi kulağınıza bağırıyor”! (Kuthumi bir Noel şarkısının sözlerini değiştirerek girer &#8211; izleyicilerden kahkahalar yükselir!). Namaste! (İzleyiciler karşılık verir “Namaste”). Namaste! Benim, Kuthumi, bugün sizi sevmeye, yılın bitimini, yılın bu zamanını kutlamaya geliyorum. Buraya gelmek üzere olan yeni kitaplarımı kutlamaya geliyorum. Bu güzel günde – bir yılın bitiminde ve Yeni Enerji’den önceki son yılın – son zamanların – başlangıcında Şambra ile birlikte oturmak için geliyorum. Tobias ve Saint-Germain dediğiniz o öbür orospu çocuğu (izleyiciler gülmekten kırılır!) benden rica ettiler. Aslında o (Saint-Germain), o kadar da kötü değildir.<br />
<span id="more-286"></span><br />
Sizi güldürmek zorundayım Şambra, sizi güldürmek zorundayım. Şu ara dünyanızda ve o küçük çılgın kafanızda çok şeyler olageliyor. Sizi güldürmem gerekiyor, ve Tobias benden bugün burada bunu yapmamı istedi. Ama ben sadece sizi sevmek için gelmek istiyorum. Puncaplı yüreğimden sizin kalbinize, saf, koşulsuz, birinci sınıf bir sevgiyle. Yalnızca bir an bu güzel şimdi enerjisinde olabilmek, biraz gevşeyebilmek için geliyorum.</p>
<p>Uzun süredir harcadığınız insanca gayretlerin bedelleri var. Sizden mizahı ve yaşamı çekip alıyor. Belki de şimdi bir an için böylece birlikte oturabiliriz. Bırakın sizi koşulsuz seveyim. Bırakın, sizinle birlikte bir an bu güzel enerjiyle yıkanayım. Hiç bir sıkıntı olmadan. Kaygılar olmadan. Tobias olmadan! Tobias, biraz izin kullanıyor. Aslında kulübesinde Hanukkah (çev: Musevi dininde aşıklar bayramı) ağacını süslüyor. Saint-Germain – onun çok sevgili bir dostum olduğunu söylemek zorundayım – biz çok, çok yaşam boyunca birlikte çalıştık. Saint-Germain yılın bu zamanını çok sever. En sevdiği rollerden birini üstlenip dünyanın her yanında insanlar kanalıyla konuşur. Bu Noel Baba rolünü çok sever. Aslında bir dolu, bir dolu, bir dolu iddiasının yanısıra (bazı gülüşmeler), bu sevinç ve neşe zamanı biraz fazla ciddi olmaya başladığı için, eski ayinlere, törenlere fazlasıyla kapıldığı için, Noel Baba (Aziz Nikola) denen bu varlığın yaratılmasına yardımcı olduğunu da iddia eder. Böylece o, Noel enerjisine ve onun nasıl olması gerektiğine baktı. Çocuksu olmalıydı. Sevinç, neşe dolu olmalıydı. Mutluluk dolu olmalıydı. Onun için de Noel Baba denen bu varlığın birlikte-yaratılmasına yardımcı oldu ve onun en açık olan varlıklara – çocuklara – gelmesini sağladı. Bu, çocuklar için hayal güçlerini yeniden canlandırmanın, bu kutlama döneminde – bu sevgi unsurunu – bu sihir unsurunu –yeniden canlandırmanın bir yoluydu.</p>
<p>O nedenle, Saint-Germain şu anda dünyanın her yanında Noel Babayla yılın bu zamanını kutlayan çocukların, Noel Babayla olmalarına yardımcı oluyor. Zaman zaman korkan çocukların, zaman zaman acı çeken çocukların yaşamına biraz sevinç katmak amacıyla dünyanın her yanındaki türlü Noel Babalar kanalıyla kendi enerjisini yayıyor.</p>
<p>Ben, Kuthumi için Noel Baba rolünü oynamak zordur. Benim geçmişim bu yönde değil, ve bir dolu küçük çocuğun ağlamasına neden olabiliyorum, onun için ben bu Şambra toplantısına geliyorum. Ve, sevgili Kuan Yin de yok. O da Norma &#8211; Andra – ve Garret ile birlikte şu anda Kiwi ülkesinde. Onlar bu ülkede çok, çok özel bir şey üzerinde çalışıyorlar, ve tüm yolculukları boyunca yalnızca Kuan Yin’in değil, ama Sophia enerjisinin yeni bir anlayışının oluşturulmasına yardım ediyorlar. Biz sizinle birlikte bu enerjiye gireceğiz ve Tobias ve Kuan Yin bundan söz edecekler. Ama siz artık eril/dişil enerjilerinin yeniden birleştiğini biliyorsunuz. Örneğin, bana bakın. Eril ve dişili bütünleştirmiş bir varlık olarak ben erkek değilim, kadın da değilim, Ben Ben’im. Her ikisiyim. Hiç biri değilim. Olduğum herşeyi olabilmek için, uzun süre önce o kostümden kurtuldum. Ama Norma ve Garret bu geçiş zamanında, tüm enerjilerin yeniden birleştiği bu zamanda, Kuan Yin ile ve Sophia enerjisiyle çalışıyorlar. Onlar bunu bir bütün olarak Şambraya getirecekler.</p>
<p>Şimdi, sadece bir an için bırakın sizlerle olayım. (Bunu yapmayalı) epey oldu. Hep çevrenizde olduğumu biliyorsunuz. Deyim yerindeyse, ben hep geri plandaydım. Kırmızı Çember ve Şambra enerjileriyle o muhteşem gölde açılan yeni ofisinizde çalışıyordum. Bazı enerjilerin hareket ettirilmesine yardımcı oldum – yalnızca orada çalışanlar için değil, ama beni davet eden tüm Şambra’nın enerjilerini. Tobias ve Saint-Germain bunu yapmamı rica ettiler. Böylece bunun etkileri yalnızca orada, ofiste çalışanların üzerinde değil, ama hepinizin ve her birinizin üzerinde görülecektir. Siz, eski enerjileri temizlemeye niyet ettiniz. Saint-Germain’in dediği gibi, size tutunmayı sürdürmek isteyen enerjileri. Biliyorsunuz, her bir bilinç parçası, her bir enerji parçası, kendi yaşam formuna, kendi benzersiz kimliğine sahiptir. Her bir bilinç parçası, kendini anlamanın bir biçimine sahiptir ve o kimliğe tutunmak ister. Bırakmak istemez. Bırakmayı, bir dönüşüm ve bir evrim olarak değil de, ölüm olarak görür. Her bir enerji parçasının, tıpkı küçük bir çocuk gibi, gelişme zamanının, değişme zamanının, daha muhteşem, daha büyük bir şeye büyüme zamanının geldiğini bilmesine rağmen, tutunmaya çalışması gibi.</p>
<p>O küçük enerji parçasının ne istediğini biliyor musunuz? Ana-baba enerjisini, ebeveyn enerjisini – yaradan enerjisini – ister, bu enerjinin gelip de herşeyin yolunda olacağına dair güvence vermesini ister. Bu, sizin biraz korkan yanınızdır, yarının neler getireceğinden emin olmayan, artık pek de ilgilenmediğiniz o işi bırakırsanız, eski bir karma olan o ilişkiyi bırakırsanız neler olacağından emin olmayan yanınızdır. Bu enerjilerin tümü, gelsin ve güvence versin diye o ebeveyn benliğini, o yaradan benliğini ister. Tıpkı bir çocuğu elinden tutup da zamanın geldiğini söylemek gibi. İlerlememizin zamanı geldi. Tekamül etmemizin zamanı geldi. Geçmiş, asla unutulmayacak. Geçmiş, asla gizlenip saklanmayacak. Geçmiş, yeniliğe, kim olduğumuzun potansiyeline dönüştürülebilir.</p>
<p>Sahip olduğunuz en ufak bir düşüncenin kendi kimliği vardır. Sahip olduğunuz en ufak bir korku, aslında yalnızca küçük bir çocuktur. Tıkanıp kalmış her bir enerji parçası, aslında bu tıkanıklıktan kurtulmak ister. Ve siz, sevgili varlıklar, kendinizin o parçasını kendi yeni enerjinize yönlendirebilirsiniz. İçinize dönün ve onunla – o küçük korkuyla – konuşun. Diyelim ki, bedeninizde bir rahatsızlık olduğundan – onun belki de bir hastalık geliştirmekte olduğundan – korkuyorsunuz. Bu yalnızca tıkanıp kalmış bir enerji parçasıdır. Hepsi budur. Gençliğe – gençlik anlayışına – tutunan bir enerji parçasıdır. İçinize dönebilir ve o küçük enerji parçasına konuşabilirsiniz. Ona, bırakmak zamanının geldiğini söyleyin. Gençliğe tutunması gerekmediğini söyleyin. Yeni bir enerjiye tekamül edebileceğini söyleyin. Ona, bedeninizin bir yerinde ona bayraklık edecek parlak, sağlıklı, titreşen bir biyolojik enerji olduğunu söyleyin. Sağlıksız enerjinin kendini iyileştirebileceğini, zorlamadan, zihinsel bir disipline gerek kalmadan, hatta odaklanmaya bile gerek kalmadan bunu şu anda gerçekleştirebileceğini söyleyin. Yalnızca izin verin. Böylece bugün, bu güzel grupla birlikteyken, kendinizi sevmeye zaman ayırın.</p>
<p>Şu an birçok enerji iş başında. İnsan bilincinde çok yaygın olduğunu gördüğüm enerji, “onlar” enerjisidir. “Onlar” havanın değişeceğini söylüyor. “Onlar” yeni bir moda akımından söz ediyor. “Onlar” ekonominin daha da kötüye gideceğini söylüyor. “Onlar” dünyanın sonu geliyor diyor. Dünyanın her yanında insanların tekrar tekrar o büyük şeytan “Onlar”dan söz ettiğini duymak, perdenin bu yanında bize eğlenceli geliyor. İster Hindistan’da olsun, ister Avustralya’da. Hep “Onlar”dan söz ediliyor. “Onlar” şunu dedi. “Onlar” bunu yapacak. “Onlar” kim? Her yere baktım. “Onlar”ı dünyanın her ülkesinde arayıp bulmaya çalıştım. Telefon rehberlerinizde aradım. Bay ve Bayan Onlar’a rastlamadım. Şirketlere baktım. ‘Onlar Şirketi’ adında bir şirket bulamadım. Hiç bir yerde bir “onlar” göremiyorum.</p>
<p>Sonunda, peki şu büyük “onlar” da neyin nesi dedim kendi kendime. Nereden geliyor? Kime ait? Ve onun sadece bilinç – sadece kitle bilinci – olduğunu keşfettim. “Onlar”, insan bilincinden başka, o büyük düşünce ve fikir, sorun ve kaygı havuzu ya da deposundan başka bir şey değildi. Ama yine de herkes “onlar”dan söz ediyor. Buna kendi yaşamınızda bir bakmanızı istiyorum. Bunu ne kadar sık kullandığınıza bakın. Kendi kendinize bunu ne kadar sık düşündüğünüze bakın. “Onlar” benim şunu şunu yapmamı istiyorlar. “Onlar” benim oraya gitmemi istiyor. Birçoğunuzdan duyduğum bir başka “onlar” da, bizim taraftaki spiritüel gruplarla, bazı organizasyonlarla ilgili – “onlar” bana taşınmamı söyledi. Ama “onlar” diye bir şey yok, o zaman size taşınmanız gerektiğini nasıl söyleyebilirler ki. “Onlar” bana çıkıp belli bir misyon çalışması yapmamı söylediler. “Onlar” diye bir şey yok, peki o zaman neyle bağlantı kuruyorsunuz? Siz, diğer insanların tümünden – onların sorunlarından ve kaygılarından kaynaklanan tüm diğer “onlar”la bağlantı kuruyorsunuz.</p>
<p>Ve bu “onlar” – bu büyük “onlar” – hiç bunun hakkında düşündünüz mü? Her ne ise, hiç mizah anlayışına sahip değil. Belirli bir mantığı da yok. O kocaman bir hiç. Ama yine de, birçok hayat için kontrol edici ve yönlendirici bir güç. İnsanların, gerçekten “onlara” inandığı ve “onların” gerçekten bir kimlik edindiği noktaya kadar geliyor. “Onlar”, bir enerji türü üstleniyor. Onları hiç bir yerde bulamıyorsunuz ama, bir anlamda da gerçek haline geliyorlar. “Onlar”, birçok insan için yönlendirici bir güç haline geliyor. Bizim tarafa geldiklerinde bile, hâlâ “onlar”dan söz etmeye devam ediyorlar. “Onlar” benim bunu yapmamı istediler. Peki, onlar nerede? Her yerde onları arayan insanlar ve melekler oldu, ve o gerçekten hiç bir yerde mevcut değil.</p>
<p>Onlar – onlar, sorumluluk almamış olan sizsiniz. Gerçekten. Hmm Hmm Hmm. (kahkahalar) Bilge kişi size konuşmak için geliyor. Bu çok basit bir prensiptir. Bunun sizi kendi yaşamınızda nasıl etkilediğine bakın. Bir anlamda kendi – bu, sizi yaşamlarınızda yönlendiren, düşüncelerinizde yönlendiren, ama aslında hiç bir maddeye, derinliğe, hiç bir şeye sahip olmayan bir enerjidir, kitle bilincinin yönlendirme sistemi gibidir. Böylece siz ve diğer insanlar bunca zamandır içinizdeki muhteşem bir şeyin peşinden gitmeyi unutup büyük bir hiçin peşinden gittiniz.</p>
<p>Bugün, sizlerle birkaç şey paylaşmak için geliyorum. Biraz kendimle – öykümle – ilgili, buraya neden geldiğim hakkında konuşacağım. Noel’in benim için de özel bir anlamı var. Daha önceleri Dünya’da çok kez enkarne oldum, türlü kılıklara ve kimliklere girip çıktım, ve hemen şunu da ekleyeyim, anlatacaklarım bazı sorularınızı da yanıtlayacaktır. İşte buradayım, Kuthumi lal Singh, bir erkek gibi davransam ya da konuşsam da, artık bir erkek olmadığımı söyledim. Ben hem erkek, hem kadınım, ama çok, birçok yaşama erkek olarak geldim. Özellikle de bir yaşamda – Baltazar olarak – o üç bilge adamdan biri olarak geldim. (çvr: İsa’nın doğumunda Meryem’e gelen ve armağanlar getiren üç kral.) Gerçekten. O bendim, armağanların – biraz tütsü, biraz kokulu sakız – verilmesine yardımcı oldum. Bilirsiniz işte, Yeshua ile iyi geçinmek için. İlerde meşhur olacaktı. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Birçok hayatı erkek olarak yaşadım. Çoğu zaman &#8211; insan biçiminde enkarne olmayı seçtiğiniz zaman, enerjinizin yatkınlığına göre enkarne olursunuz. Başka bir deyişle, meleksel alemlerde enerjinizin dişil yanı egemendiyse, genelde Dünya’ya bir kadın olarak enkarne olur ve genellikle o kadın formunda kalırsınız. Arada bir değişirsiniz ama, siz kadınların bildiği gibi, bir erkek bedeninde olmak, bir erkeğin tutumlarını edinmek, ve elbette bir erkeğin düşünüşüne ve huylarına sahip olmak çok rahatsızlık verir. Öte yandan ben, bilinçli bir seçimden çok, eril enerjinin ağır basmasından ötürü baştan beri çoğunlukla erkek olarak geldim ama, bunu şimdi hiç fark edemezsiniz bile.</p>
<p>Böylece çok, çok yaşamı eril form içinde geçirdim. Bir kısmı benim dersimdi. Bir kısmı da – bir erkek bedeni içindeki rolümü üstlenmek – kendimin öbür yanının güzelliğini anlamamı sağlamak içindi. Eğer şimdi Dünya’ya gelmem gerekse, nasıl geleceğimin bilinçli seçimini yapmak çok zor olurdu. 2000 yıl önce Baltazar olarak o yaşama enkarne oldum ve Mesih tohumu enerjisinin buraya getirilmesine yardım ettim. O zamanlar Babilli bir kraldım, ama sizin de bildiğiniz gibi, Dünya’da bir şeylerin olageldiğini biliyordum. Şudur diye parmağımı basamıyordum, gerçi kahinler gelmekte olan yeni Mesih’ten söz ediyorlardı ama, ben olanları tanımlayamıyordum. Ama kim, Mesih’in bu şekilde geleceğini düşünebilirdi ki. Yani şunu demek istiyorum, bu yalnızca bebek Yeshua ile ilgili değildi. Yalnızca Meryem ve Yusuf’la ilgili değildi. Mesih tohumunun Dünya üzerinde ve o zamanda doğmasıyla ilgiliydi. Bu yalnızca Dünya’ya gelen Yeshua ile değil, sizin Dünya’ya gelmenizle ilgiliydi. Sizin enkarne olmanızla.</p>
<p>Bu arada, hepimiz çok ortak bir şeye sahibiz. Bu sadece Atlantis geçmişimiz değil, ama çoğumuz yaklaşık olarak İ.Ö. 500-600 yıllarında da enkarne olduk. O günlerde buralardaydık ve Mesih tohumunun gelmesi için enerjilerin hazırlanmasına yardımcı olduk. Ve sonra, çoğumuz 2000 yıl kadar önce yeniden enkarne oldu. Bu hem sizin için, hem de benim için çok özel bir yaşamdı. Biz, Dünya üzerindeki bir enerji değişiminin ve bir çağ ya da dönem değişiminin tam ortasındaydık. Kendi benliklerimizin ortaya çıkmaya başlamasını, dualitenin ağırlığından, fiziksel bir insan bedeni içinde bulunmanın ağırlığından çıkmasını izliyorduk. Dünya’da yaşamak denen, enkarnasyonlar denen döngünün en dibinden yukarı çıkmaya başlıyorduk. Enerjimizi yeniden hareket ettirmeye başlıyorduk, nihayet bu döngüden, şu enkarnasyon çarkından çıkmaya başlıyorduk.</p>
<p>Siz oradaydınız. Ben oradaydım. Biz, tohumlar ektik. Ve şimdi, 2000 yıl sonra, hasadı toplamak için buradayız. Burada yaptığınız şey budur, Mesih tohumu enerjisini biçmektir. Güzel bir yeni bilince gelişen bu Mesih tohumunu. Sizin ve benim başlamasına yardımcı olduğumuz bu güzel yeni bilinç, gelişti ve büyüdü. Güçlendi ve sağlıklı bir hal aldı. Tüm çevresini saran bilinç-yaban-otlarına rağmen. Kuraklığa rağmen – bilinç kuraklığına rağmen. Bilinç fırtınalarına rağmen, bu yeni Mesih bilinci büyüdü ve tekamül etti. Ve şimdi, hasada hazır Yeni Enerji’nin gelmesiyle, arzu ederseniz bugün burada biraz hasat toplayalım. Bunu birlikte yapacağız. Biz hemen burada, bu güzel kutsal alanda Yeni Enerjiyi nüfuz ettireceğiz. Ama bana geri dönelim&#8230;</p>
<p>Dünya üzerinde birçok enkarnasyonum oldu ve en dikkate değer olanlardan biri İ.Ö. 500-600 dolaylarındaydı. O zamanlar, Pitagoras olarak tanınan Yunanlı bir filozoftum. O ilginç bir yaşamdı, çünkü o zamanlar bu Yunan ülkesinin bilincinde çok şey değişiyordu. İnsanlığın Hristos (Mesih) çağına hazırlanan yeni bir uygarlık canlanıyordu. Yunanistan’da düşünürler vardı. Yunanistan’da yaradanlar vardı. Yunanistan yeni bir uygarlık ve yeni bir kültür geliştiriyordu ve ben – ben de bunun tam ortasındaydım. Bir filozoftum. Bir matematikçiydim. Ve bunu büyüleyici buluyordum, çünkü matematik yoluyla ve felsefe yoluyla dünyayı anlamaya – doğayı anlamaya, ruhu anlamaya – çalışıyordum. Felsefeye karşı bir sevgi ve tutku besliyordum. Rakkamların nasıl iş gördüğünü, evren ve yıldızlar konusunda rakkamların nasıl mantık ve anlam ifade ettiğini anlamaya çalışmayı seviyordum. Rakkamların enerjisiyle oynayarak günlerimi, yıllarımı geçirdim.</p>
<p>Rakkamların enerjisi hâlâ geçerlidir. Onunla hâlâ oynayabilir ve onu hâlâ kullanabilirsiniz. Rakkamları sıralayabilirsiniz. İstediğiniz herşeyi yaratmanıza yardımcı olması ve anlamanızı sağlaması için matematikle oynayabilirsiniz. Ama ben şunu anladım – o yaşamda değil, çok daha sonra – rakkamların gerçekliği yaratmadığını anladım. Matematik, evreni biçimlendirmiyor. Rakkamlar yalnızca ruh benliği denen – siz denen – yaradan denen, çok kişisel ve çok özel bir enerjiye yanıt veriyorlar. Siz yarattığınızda, saf, ham enerjiyi alıp da onunla yaratmaya başladığınızda, o kendini matematiksel denklemlere dönüştürüp, o saf ve ham enerjiyi bir mantığa yerleştiriyor. Ama mantığın kendisi, bir yanıta sahip değil. Mantığın kendisi – matematiğin mantığı – kaynak enerjisi değil. Mantık, matematik, evreni yaratmadı. Siz yarattınız. Siz, yaradanlar. Siz, imgeleyenler ve hayal kuranlar. Siz, melek varlıklar, enerjisini indirgemek gibi muhteşem bir işi gerçekleştirip de Dünya’ya gelenler. Potansiyelleri ve sonunda gerçekliği yaratan sizsiniz. Ve sonra onu rakkamlar ve matematik yoluyla anlayabilir ya da yorumlayabilirsiniz.</p>
<p>Pitagoras yaşamını, Balterus (Baltazar) olarak yaşadığım hayat izledi. O yaşamda bir asildim, ama felsefe araştırmalarımı sürdürdüm. Matematik araştırmalarımı sürdürdüm. Ama şimdi yeni bir şey eklenmişti. Şu spiritüellik alanı. Bu, spiritüel tarafa yenilenmiş bir odağın yerleştirildiği ilk yaşamdı. Ben bu yüzden Yeshua’nın doğumuyla, Dünya’ya gelen bu Mesih enerjisiyle bu kadar yakından ilgilenmiştim. Mesih enerjisinin Dünya’da nasıl ve ne zaman var olacağını anlamak için yıldızları inceledim. Kitapları inceledim. Bu inanılmaz Dünya gezegeninde yeni ve farklı bir şeyi nasıl yaratmaya başlayabileceğimizi anlamak için, başka filozofları ve dinleri inceledim. Ama o yaşamımda bile, kendi içimde tıkanıp kaldığımı söylemek zorundayım. Bakın, ben arayış içindeydim. Kendimi bildim bileli arayan olmuştum. Ve bu arayan-olma enerjisi sürekli başka yaşamlara, çalışmamı bir filozof, bir matematikçi olarak sürdürdüğüm yaşantılara taşınıyordu.</p>
<p>Dünya üzerindeki en son yaşamımda, Kuthumi lal Singh olarak biliniyordum. O tutkuyu sürdürdüm. Bakın, tutkular – araştırdığınız şey, kalbinizi şakıtan şey, beyninizde yerine oturan şey – bunlar bir yaşamdan ötekine sizi izlerler. Böylece ben, Hindistan’ın Kaşmir bölgesinde Kuthumi olarak doğarak Dünya’ya geri geldim. İlginç olan şu ki, Pitagoras, o filozof olduğum dönem, aynı zamanda Buda’nın Dünya’ya enkarne olduğu, Buda’nın enerjisini başlattığı zamandı. O zamanda yine Tobias da Dünya’daydı. Bakın, biz insanlar olarak ve gruplar olarak modeller geliştiriyor ve sonra da bu modelleri izliyoruz. Bu modeller tekamül etmeye ve dönüşmeye hazır olana dek, onlarla çalışmayı sürdürüyoruz. Ve sonra, Eski Enerjiden geçip Yeni’sine giriyoruz.</p>
<p>Böylece, Kuthumi lal Singh olarak geldim ve erken yaşlarda öğrenim görmeye başladım. Annem ve babam eğitim almış kişilerdi. Özellikle babam, beni okumak ve öğrenim görmek konusunda çok cesaretlendirdi. Ama aslında bir anlamda yaptığı tek şey, zaten seçmiş olduğum yolu yürümem için beni yüreklendirmekti. Araştırmalarım beni Londra’ya götürdü. Bu arada ben 1829 yılında doğdum ve araştırmalarım beni Londra yöresine götürdü ve ben Cambridge’de çok zaman geçirdim, öğrenebileceğim herşeyi öğrenmeye çalıştım. Kendimi yeniden bir filozof, bir araştırmacı ve gerçeğin bir arayıcısı olarak gördüm. Çok, çok çalışıyordum, gece ve gündüz, ve hiç sosyal bir yaşantım yoktu. Kendimi odama ve sınıflara hapsediyordum. Dört yıl boyunca çok, çok çalıştım. Bu dört yıllık dönemin sonunda bir gün üniversitenin patikasında yürürken, ve nihayet hep orada olan şeyleri – ağaçları, gökyüzünü, kuşları – fark ederken, birdenbire hiç bir şey bilmediğimin farkına vardım. Öğrenim görmüş, çok çalışmıştım, ama yaşam hakkında tek bir şey öğrenmemiştim. Oysa felsefeler hakkında herşeyi öğrenmiştim. Büyükleri okumuş, bilim ve matematik hakkında çok şey öğrenmiştim. Ama özellikle o gün, bir açılım oldu, sanki ruhuma açılan bir kapı gibi ve içeriye bakıp, tek bir şey dahi öğrenmediğimi fark etmiştim. Ha, zihnim, aklım iyiydi. Hızlıydım. Şeyleri ezberleyebiliyordum. Ezberden anlatabiliyordum, ama yine de hiç bir şey deneyimlememiştim.</p>
<p>Bu, tüm varlığımı sarsan bir depreme neden oldu. Sanki her bir parçam yırtılarak ayrılıyormuş gibi hissettim. Sonunda, sizin şimdi zihinsel çöküntü dediğiniz şey oldu, hemen orada, üniversitedeki çimlerin üzerine yığılıp kaldım. Tabi ki, geldiler. Beni alıp götürdüler. Neredeyse beni kilit altında tuttular da denebilir. Bir kuruluşa götürmediler, ama beni tecrit ettiler, profesörlerden birinin evine koydular ve ben yıllarca orada kaldım. Kendimi güçlükle besleyebiliyordum, zor zar bir mektup yazabiliyordum. Hiç düşünmek istemiyordum, hiç bir şey yapmak istemiyordum. Bunun nasıl bir şey olduğunu bazılarınız tam olarak bilir – bir tür depresyon, bir tür boşluk, hiç bir tutkunun olmaması. Hissedilecek hiç bir şeyin olmaması. İçi boşalmış bir kabuk gibiydim. Kabuk gibiydim. Uzun bir süre bu halde kaldım. Başlarda onları kaygılandırıyordum, ama çok geçmeden beni unutmaya başladılar. Bana yemeğimi verip arada bir benimle konuşmaya çalışıyorlardı, ama ben oldukça tutarsız davranıyordum.</p>
<p>Bu varoluş halinde ya da aslında varolmayış halinde birkaç yıl kaldım ve bir gün, bir gün, bu zihinsel çöküntüyü nasıl ansızın yaşadımsa, yine bir gün ansızın kalktım, birkaç eşyamı toparladım ve çıkıp gittim. O noktada dünyayı terk ettim. Üniversiteden uzaklaştım. Derecelerimden (rütbe ya da mevkilerimden) uzaklaştım. Arkadaşlardan ve aileden uzaklaştım, ve yeni ve farklı bir şey için yola koyuldum. Artık düşünmek istemiyordum. Artık bir filozof olmak istemiyordum. Artık evreni anlamaya çalışmak istemiyordum çünkü nihayet, evreni asla anlayamayacağımı anlamıştım. Kendime, sadece yaşamı ve insanları – ne olursa – deneyimlemek istediğimi söyledim. Daha önceleri kendime hiç izin vermediğim biçimde, deneyimleri sanki yutmak istiyordum. Deneyimleri hep düşünmüştüm. Yaşantımdaki herşeyi hep analiz etmiştim. İster kendi içimde olsun, ister dışımda, hep herşeyin mantığına bakmıştım. Hatta mantığı ve felsefeyi ruha uygulamaya kalkmıştım. Bunun yapılamayacağını gördüm. Bu tıpkı yağ ve su gibiydi. Karışmıyorlardı.</p>
<p>Böylece, bir not bile bırakmadan yola koyuldum, ve yolculuğumun bir sonraki aşamasına geçtim. Yolculuğumun bu sonraki aşaması yaklaşık 40 yıl sürdü ve Avrupa’nın her yerini gezdim. Memleketim Hindistan’a gittim ve en sonunda Tibet’e vardım. Hayatımın geri kalanını orada geçirdim, artık öğrenmek ve araştırmak yoktu, ama yazıyor ve deneyimlerimi paylaşıyordum. Teosofi Cemiyetini kuran kişilerle zaman geçirdim. O sevgili varlıkla, aynı zamanda hem düşünebilen hem de hissedebilen o insanla çok zaman geçirdim. O benim esin kaynağımdı – Madam Blavatsky – yaşam tutkusuyla dolu bir kadındı. Onunla karşılaştığım an, kendi içimde hissetmem gerekeni bildim. Zeki – inanılmaz zeki – bir kadındı. Şimdiye kadar tanıdıklarımın içinde en mükemmel olanıydı, ama o kadın hissedebiliyordu. Enerjiyi hissedebiliyordu. Tutkuyu hissedebiliyordu. Bir çiçekteki yaşamı, benim hayatı hissedebilmemden misli misli hissedebiliyordu. Herkesin enerjisini hissedebiliyor ve kendilerini yeniden-dengelemelerine yardım ediyordu. İlle de bir şifacı değildi, ama hissedendi.</p>
<p>Onunla çok zaman geçirdim ve daha da fazlasını deneyimlemek için kendimi nasıl açacağımı öğrendim. Deneyimlemek! Düşünmek değil. Düşünmekten öylesine yorulmuştum ki, ve yolumun üzerinde çok, birçok sevgili sıradan insan tanıdım. Birkaç tanesiyle karşılaşmama rağmen, gidip de büyük krallarla ve asilzadelerle ve soylularla konuşmak ihtiyacı duymadım. Sıradan insanlarla çalışmak ve yaşamı onlarla deneyimlemek, beni daha çok ilgilendiriyordu. Yaşamın güzelliğini onlarla paylaşmak. Bazen sadece bir gün için – bazen bir ya da iki hafta ya da daha fazlası için. Ama benim için önemli olan deneyimdi.</p>
<p>O yaşamımdaki yolculuklarımdan çok, çok ilginç bir şey de öğrendim. Nasıl güleceğimi öğrendim. Çocukken hiç gülmedim. Gülmek, entellektüel olmamak sayılıyordu. Ve evde, hem babam hem de annem çok, çok eğitimli, çok entellektüeldiler. Ama aynı zamanda da, ki bunu sizlerle paylaşmak zorundayım, çok mutsuzdular. Çok mutsuz. O ülkelerdeki insanlardan nasıl gülümseneceğini, nasıl gülüneceğini, nasıl mizah yapılacağını öğrendim. Mizahın kendine has bir enerjisi vardır. Sıkışıp kalmış enerjiyi dönüştürür. Dualitenin ağırlığını biraz kaldırmanızı sağlar. İnsanlar – onlar gülebilirler. Meleklerden çok, çok daha iyi mizah yaratabilirler. Hatta perdenin bizim yanında, fiziksel olmayan alemlerde bile, hiç insan bedenine girmemiş varlıkların, mizahın ne olduğuna dair bir fikri yoktur. Öyle fazla ciddi olduklarından değil, ama bizim geçtiğimiz şeylerden geçmedikleri için. Onu hafifletmek için, ona gülebilmek için, aslında o kadar da ciddi bir şey olmadığını anlamak için, o yollardan geçmek gerekir. Biraz oynayabilmek, bir başkasının yüzüne bir gülümseme oturtabilmek.</p>
<p>Böylece, Kuthumi lal Singh olduğum yaşamda, deneyimlemeyi öğrendim, gülmeyi öğrendim ve paylaşmayı öğrendim. Paylaşmayı öğrendim. Şimdi, paylaşmak, ilginç bir enerjidir. Kendini başkalarına adamak ve onları beslemek anlamına gelmez. Paylaşmak, onlarla birlikte karşılıklı ânın keyfine varmak demektir. O ânın keyfini çıkartmak demektir. Birlikte olmak, bir deneyimi paylaşmak. Bakın, başka bir insanla bir deneyimi paylaştığınızda, o paylaşım ne olursa olsun, kayıtlara geçer. O andan sonsuza dek ortak bir yanınız olur. Artık, asla sizden alınamayacak, asla gizlenemeyecek ya da yok edilemeyecek, harika ve güzel bir bağ vardır aranızda. Başkalarıyla paylaşmak, kendini anlamanın yollarından biridir.</p>
<p>O yaşamda öğrendiğim en büyük şey ve bugün konuşmak için size gelmemin nedeni, felsefenin gerçekten, daha önce de söylediğim gibi, gerçekten zırvadan başka bir şey olmadığıdır. Ve ben bugün buraya duyuruyu yapmak için, bu büyük duyuruyu yapmak için geldim: felsefe öldü. Bu noktadan sonra felsefe ölüdür. İyi, diyorsunuz, iyi, peki. (izleyiciler alkışlar) Şimdi, birçoğunuz alkışlıyor ama, sizler filozof ya da felsefecilerdiniz. Siz, öğrencilerdiniz. Şeylerin mantığına bakıp da nasıl iş gördüğünü anlamaya çalışan sizdiniz, ama siz de benim gibi biliyorsunuz ki, uzun bir süre felsefeyi incelediniz, öğrendiniz. Ve sizi nereye getirdi? Beni zihinsel bir çöküntüye soktu. Sizleri kapanlara kıstı. Çıkmaz sokaklara soktu. Bunu yapmak çok yararlıydı. Beni anlayın. Bunların hepsi kötüydü demiyorum, ama içine girdiğiniz bu Yeni Enerji çağında, felsefe ölür. Felsefe gider. Onun yerini yaratıcılık alır. Deneyim alır. Bilgelik alır, ama kökleri düşünceye dayalı olan bilgelik değil. Yaratıcılık geri gelirken, felsefe de gider.</p>
<p>Şimdi, bu tabi, kültürün ilerlemesi için felsefenin gerekli olduğunu söyleyenleri dehşete düşürebilir. Felsefe gereklidir, çünkü kendimizi incelememize, öğrenmemize neden olur (derler). Eh, bu bir dereceye kadar doğrudur – bir dereceye kadar. Ama kendi arayış yolculuğunun belli bir noktasına vardığında, herşeyden önce, arayacak bir şey olmadığını fark edersin. Sen sadece bir arayansındır. Bu senin işindi, mesleğindi, ama sonuçta seni nereye ulaştırıyor. Felsefe artık aşılıyor. Mantığın ve aklın ötesine geçiliyor, ve birçok insan kaygılanıyor, çünkü felsefe onlar için herşeydir. Akılsal olarak bildikleri tek şey budur. Ama, aklın, zihnin dışında bir şeyin olduğunu gerçekten anlamak için, zihinden iyice uzaklaşmak gerektiğini – iyi bir zihinsel çöküntünün gerektiğini – siz biliyorsunuz. Yaşamı anlamak için, zihnin yanılsamalarının yerle bir olması gerekiyor, Eski Enerji temelinin tümüyle erimesi gerekiyor. Zihinden çıktığınız zaman, çok daha değerli bir şeyin olduğunu fark edersiniz. Çok daha büyük bir şeyin. Zihnin yaptığı gibi, sıkışıp kalmanıza neden olmayacak bir şeyin. O, sizin ruhunuzdur. Sizin benliğinizdir. Gnost’unuzdur. Eh, o zihninizi de içerir ama, siz çok daha büyük, çok daha muhteşem bir şeyin olduğunu öğrenirsiniz – ve o, sizsinizdir. Siz. Onlar değil. Siz. Siz, kendinizin gurususunuz. Onlar şöyle demeye bayılır, heey sen sensin. Onlara ihtiyacınız yok.</p>
<p>Böylece Şambra, felsefe, Yeni Enerjide ölüyor. Gidiyor. Herşeyi düşünüp taşınmaya gerek yok. Herşeyi analiz etmeye gerek yok. Herşey hakkında felsefe yapmaya gerek yok. Şimdi, deneyimin keyfine varmak ve yaşamınızı yönlendiren enerjinin yaratıcılık olmasına izin vermek zamanı. Zihinden çıkmak, felsefeden çıkmak, ve bu yine tehlike çanlarını çalıyor. Kaygıları tetikliyor, çünkü içinde sıkışıp kaldığınız enerji, bu enerjidir. O, bildiğiniz şeydir. Tanıdıktır. Başka bir işlevsellik sistemi bilmiyorsunuz. Ama, kendi deneyimlerim ve başkalarının da geçtiği yollar yüzünden bana güvenin, zihni bıraktığınız zaman, ve arkasında yatan tüm felsefeleri bıraktığınız zaman, sizin için yepyeni bir sınırın kapısı açılacak. Ve o sınırın ötesinde, uzun süredir eski felsefeye dayanan ve yanıtlarını asla bulamadığınız sorularınızın yanıtları yatıyor. O sınırın ötesinde, aklınızın asla alamayacağı yeni bilinç alanları yatıyor. Onun ötesinde, felsefenin asla açıklayamadığı ya da anlayamadığı, yaşamın yeni anlamı yatıyor. Onun ötesinde, kendi içinizdeki mücadele ve açmazlar yok oluyor. Bu, varolmanın tanrısal bir halidir, ve şu anda buradadır. Uzak bir gelecekte değildir. Sadece bir kavram, sadece bir felsefe değildir, şu anda ve hemen buradadır.</p>
<p>Bu, kendinize verdiğiniz bir armağandır. Mesih tohumu enerjisinin hasadıdır. Bunu gerçekliğinize getirmek zamanıdır. Ve seçiminiz buysa, hemen şimdi. Ben Tobias ve Saint-Germain’e, size biraz Yeni Enerji zerkedeceğimi söyledim. Bakın, o Yeni Enerji, o hasat, şu anda burada durmuş sizi bekliyor. Ne olursa olsun, yavaş yavaş size doğru yolunu buluyor. Bu doğal bir prensiptir. Yeni Enerji sizi yavaş yavaş dönüştürüyor. Bu, çok, birçok yaşamı gerektirebilirdi, ama bu doğal bir enerji evrimi. Bugün bu çok değerli alanda oturan bu grupla, biz aslında bu Yeni Enerjinin daha da çok yaşamlarımıza nüfuz etmesine izin verebiliriz. Şu anda, kendinizin bu Yeni Enerjisinin nüfuz etmesine izin verebilirsiniz.</p>
<p>Şimdi birlikte birkaç soluma yapalım. Bu, salıvermek için harika bir zaman. Sizi geri tutan her neyse, onu salıvermek. Bu elbette korkuları da tetikliyor, çünkü bırakırsanız ne olacağını merak ediyorsunuz. Eh, bu deneyimin tadını çıkartın. Bu hissin tadını çıkartın. Düşünmeyin. Salıverin ve deneyimleyin. Nefes almaya başlayalım, çünkü hemen herşey nefesle başlar.</p>
<p>Yavaş ve derin bir nefes alın&#8230; hiç bir şeyi zorlamaya kalkmayın&#8230; hiç bir şey talep etmeyin.</p>
<p>Yeni Enerjinin bu armağanı, şu anda kelimelerin ya da tanımların ötesindedir. Bu armağan, sizin hasadınızdır. O tuhumların ekilmesine yardımcı olduğunuz yaşamlara kadar geri gider&#8230;</p>
<p>Bu Yeni Enerji yavaşça bilincinize yolunu buluyor, ama kullanmış olduğunuz diğer enerjilerden farklı çalışıyor. Bazılarınız, içinde bu Yeni Enerjiyi aramaya çıkabilir. Nerede o? Neye benziyor ve nasıl çalışıyor? Ama onu, eski enerji anlayışınızla, eski bilinç anlayışınızla ararsınız. Oysa o tümüyle farklı çalışır. Çok, çok farklı. Nasıl farklı? Nasıl çalışır, diyorsunuz. Size sadece şunu söyleyebilirim, onu deneyimlemeniz gerekir, onunla oynamanız, onunla ilgili fazla düşünmemeniz gerekir. Şimdi sadece deneyimlemenize izin verebilir misiniz? Bırakın, enerjiyi kullanma ve yönetmenin eski biçimi yavaş yavaş kaybolarak yerini bu Yeni Enerjiye bıraksın.</p>
<p>Bu Yeni Enerji dualiteyle ilgili değildir. Bu Yeni Enerji lineer ya da doğrusal değildir. Bu Yeni Enerji, her yönüyle gerçekten genişleyicidir. O nedenle, sizi ziyarete geldiğinde ve sizinle olmak için yaşantınıza girdiğinde, tümüyle farklı bir biçimde iş görür. Bu yüzden son toplantıda Saint-Germain size, bir değişime hazır mısınız, dedi. Değişim, Yeni Enerjidir. Değişim, onun nasıl çalıştığıdır. Günlük yaşantınızda belli bir tarzda iş görmeye alışıksınız – belli kalıplarınız var, düşünme biçiminiz var, sorunları halletme yollarınız var, soruları yanıtlama biçimleriniz var. Bu eski kalıplara çok alışıksınız. Bu, Yeni Enerjide tümüyle farklı iş görür, tümüyle farklı. Öncelikle, çok daha etkilidir – Eski Enerjiden çok daha etkilidir. Yeni Enerjinin dualiteye gereksinimi yoktur. Anlaşmazlığa ihtiyacı yoktur ve kendini anlayabilmek amacıyla bir ayna görüntüsüne ihtiyacı yoktur. Siz olan bu Yeni Enerji, zaten bilir. Bu Yeni Enerji, Eski Enerjide yapmaya alışık olduğunuz gibi, kontrol edilemez. Manipüle edilemez, çünkü siz sadece yine kendinizi manipüle ya da kontrol ediyordunuz. Bu Yeni Enerjinin kendine has bir saflığı vardır. Bu Yeni Enerjiyi ölçüp biçmek, ve geçmişte enerji ya da bilinci ölçmek için kullandığınız terimlerle ölçmek, çok zordur.</p>
<p>Derin bir nefes alın, ve bu Yeni Enerjinin, bu takvim yılının sonu olan bu zamanda, ama şu anda bir döngünün de sonu olan bu zamanda, nüfuz etmesine izin verin. Takviminiz size yalnızca birkaç günün kaldığını söylüyor, ama asıl bakmanız gereken şey, bir döngünün sonuna geldiğinizdir. Birkaç bin yıldan beri süregelen bir döngü, ama ayrıca 100.000 yılın üzerinde daha da büyük bir döngünün de sonuna geliyorsunuz. Siz bu döngülerin ucundasınız şu anda. O eski döngü yavaş yavaş yok olurken, yeni döngü – Yeni Enerji – yavaş yavaş yerini alıyor. Biz bu nedenle bugün burada birkaç dakikamızı bu nüfuz etmeye ayırıyoruz. Bunu ben yapmıyorum. Ben onu zorlamıyorum. Bunu odada bulunan meleksel varlıklar yapmıyor. Onun yaşamınıza, gerçekliğinize girmesine izin veren sizsiniz. Bu, Saint-Germain’in sözünü ettiği değişimdir. Bir enerji dönüşümü, ama aslında yepyeni bir düzeye geçen bir enerji.</p>
<p>O kendini yaşantınızda, bilincinizde belli etmeye başlayacak, ama bu süreç içinde onun siz olduğunu hep anımsayın. Sadece farklı bir sizdir, sizin yeni bir deneyiminizdir. O, sizin yaşamınıza doğru yolunu bulmaya başlıyor ve başlarda onunla çalışmak biraz hantal olabilir. O, eski enerjiler gibi karşılık vermez, o nedenle de başlarda biraz sinir bozucu olabilir. Ama bu Yeni Enerjinin gelmesine izin vermeyi sürdürdükçe, yaşamınızda küçük şeyler fark etmeye başlayacaksınız. Eşzamanlılıklar daha sık olmaya başlayacak. Şeyler sanki biraz daha kolay olmaya başlayacak. Eski şeyler sanki daha hızlı yok olacak. Hatta, uyku için daha az zamana gereksinim duymak, bedeniniz için daha az yiyeceğe gereksinim duymak gibi basit şeyler olacak. Bunların hepsi, Yeni Enerjinin çalışma biçiminin bir parçasıdır.</p>
<p>Yeni Enerjide gerçekten, geçmişte bildiğiniz haliyle felsefeye gerek yoktur, ve aslında ona yer de yoktur, çünkü felsefe arayıştı. Felsefe avdı. Felsefe, temelde mantık yoluyla çok mantıksız ve çok karmaşık bir dünyayı anlamaya çalışmaktı. Felsefe, çok ilerlemiş ve mesafeler kat etmiş olsa da, sonuçta dünyanın sorunlarını hiç çözemediği gibi, onunla uğraşan bireylerin sorunlarına da çare olamamıştır. O nedenle, Yeni Enerjide gerçekten felsefeye yer yoktur, ama büyük yaratıcılıklara bir yer vardır. Ve eğer seçiminiz buysa, şimdi nüfuz etmesine izin verdiğiniz bir Yeni Enerji, bu yaratıcılık, sizin için yeni bir yakıt gibidir, yeni bir tutku. Yaratıcılık yalnızca sizin tarafınızdan uyarılmayı, harekete geçirilmeyi gereksiniyor. Sizin tarafınızdan. Onunla ne yapmayı seçiyorsunuz? Onu yaşamınızda nasıl deneyimlemek istiyorsunuz? Bunu anlamaya çalışmayın. Deneyimlemek için kendinize izin verin.</p>
<p>Bu, 100 yıl kadar önce, Madam Blavatsky ve benim, üzerinde saatlerce konuştuğumuz şeylerden biriydi, ama en sonunda, üzerinde konuşmayı bile kesmemiz gerektiğini anladık. Sadece gidip deneyimlememizin zamanı gelmişti. Ama biz onu, sizin şimdi yapabileceğiniz kadar bile deneyimleyemedik, çünkü bilinç ve enerji farklıydı.</p>
<p>Derin bir nefes daha alın&#8230;</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>&#8230; ve bu Yeni Enerjiyi hasat etmek için kendinize izin verin. Ah, o burada. Dışarlarda bir yerlerde değil. Ötede bir yerde değil. O şu anda hemen burada. Onu siz yarattınız. Siz ektiniz. Ve şimdi onu yaşantınıza getirebilirsiniz.</p>
<p>Onu yaşantınıza getiribilirsiniz derken, tekrar anımsatalım, Eski Enerjiden farklı görünecektir. O çöküntü döneminde öğrendiğim şeylerden biri de, beklentileri bırakmaktı. Beklentiler, çöküntülerin ve depresyonların başlıca nedenlerinden biridir. Şeylerin nasıl olmasına dair beklentileri bırakmak, onların genişlemesine izin vermek. Kendi yaratılarınız özgür olmalı. Onları fazla yapısallaştırmak istemezsiniz. O yapıyı yere mıhlamak istemezsiniz. Yaratı, genişlemeyi ve kendine has bir yaşam edinmeyi gereksinir. Onu yaratmış olmanıza rağmen, bırakın kendi kimliğine ve anlamına sahip olsun. Ona özgürlüğünü verin. Bırakın, tekamülünü sürdürsün. İşte o zaman, yaradan enerjisinin neye benzediğini gerçekten anlamaya başlarsınız.</p>
<p>Böylece Şambra, bu güzel günde, bu harika yerde, size felsefe hakkında, onun öldüğüne ilişkin konuşmak için geldim. Yeni Enerjinin gelmekte olduğuna ilişkin konuşmak için geldim. Ben Şambra’ya yakın olmayı sürdüreceğim, Tobias ve Saint-Germain ve Kuan Yin ile yakından çalışmayı sürdüreceğim. Ben bugün sizi güldürmeye değil de, yaşamanızı sağlamak için, yaşamı deneyimlemenizi sağlamak için ve şimdi bir de yaşantınıza akan bu Yeni Enerjiyle hayatınızı deneyimlemenizi sağlamak için geldim.</p>
<p>Namaste.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 5: Felsefe Öldü!</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<div class="tarih">16 Aralık 2006</div>
<div>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, toplantının bu bölümü için ben, Tobias geri geliyorum. Gerçekten de, buradaki etkinlikleri, kutlamayı ve bugünün sorularını almayı kaçırmak istemezdim.</p>
<p>Sorulara geçmeden önce biraz daha Kuthumi hakkında konuşmak istiyorum. Kuthumi, uzun zamandır dünyanın öğretmenlerinden biri olarak – dünyanın ruhsal öğretmeni &#8211; olarak kabul edilmiş, dünyada olanlara yardımcı olmuş, insan bedeni içinde Dünya’da bulunduğu zamanlarda da birçoklarını desteklemiştir. Onun enerjisi, şu son 100 yılda meydana gelen dönüşümün önemli bir parçası olmuştur, ve kendi deneyimlerine dayanarak insanlarla çalışmayı sürdürmektedir. O çok, birçok hayat yaşadı, ve bugün de ifade ettiği gibi, birçoğunda da bir filozoftu. Onun, felsefenin öldüğünü söylemesi önemlidir. Bu bir kilometre taşıdır. Onun bugün gruba gelip de büyük bir tutku ve sevgiyle bağlı olduğu bu alanı artık arkasında bıraktığını size bildirmesi, gelmekte olan Yeni Enerji’nin büyük bir göstergesidir. O artık yaratıcı enerjilere odaklanıyor. Yalnızca düşünmek ya da tartmak yerine, artık deneyimleme ve yaratma enerjilerine odaklanıyor. Bu, hepiniz için güzel bir örnek olmalı.</p>
<p>Siz çok uzun yıllar boyunca kendi içsel felsefenize, kendi düşünme tarzlarınıza sahip oldunuz. Kendi sinirsel çöküntülerinizden geçtiniz. Şimdi bunun ötesine geçtiğinizde, şu yaratıcılık dönemine ya da çağına girersiniz. Öğrendiklerinizi, incelediklerinizi uygulamaya başlarsınız. Kendinizi enerjiye bilinçli olarak uygularsınız. Yeni Enerjide yaratan budur.</p>
<p>Kuthumi bugün Yeni Enerjinin nüfuz etmesinden söz etti, onun, yaşantınızın bir parçası olmaya başlayabilmesi için alan yarattı ve soluma yaptırdı. Onun da söylediği gibi, Yeni Enerji nasıl olsa gelecek, öyle ya da böyle. Ona direnecek kişiler olacak. Onunla savaşacak kişiler olacak, ama o geliyor. Bu, enerjilerimizin tümünün doğal gelişimidir. O gerçekten geliyor.</p>
<p>Şimdi, Yeni Enerjiyi, ya da aslında her türlü enerjiyi ama özellikle Yeni Enerjiyi getirmenin çok yolu var. Geçmişte, enerjiyi getirme yollarınızdan biri de, bunu bir tür travmayla gerçekleştirmekti – bir kaza, bedeninizde büyük bir gerginliğe neden olacak bir şey, yaşamınızda şok etkisi yapan ya da inanılmaz bir tepkiye neden olan bir dram gibi. Ve o zaman dilimi, meydana gelen o büyük olay, enerjilerin, hatta eski enerjilerin içeri akmasına izin verirdi. Daha önce de söylediğimiz gibi, biyolojik bedene doğduğunuzda, enerjinizin tümünü bir seferde buraya getirmezsiniz. Enerji 14 yıl içinde yavaş yavaş 21 yıla kadar varan bir sürede gelir. Çoğu kez bir travma olduğunda getirilir. Örneğin çocukken bisikletinizden düştüğünüzde.</p>
<p>Böylece, Kuthumi’nin bugün bu basit ve kısa alıştırmayı yapması önemlidir. Yeni Enerjinizi, tanrısal enerjinizi, travma olmadan yaşamınıza sokabilirsiniz. Onu, tüm o zor ve katı durumlar olmadan getirebilirsiniz. Onun gelmesini sağlamak amacıyla ıstırap çekmeniz gerekmiyor. Bunu bir grupla yapabilirsiniz. Biraraya gelen, toplanan Şambralar, sizin için burada olan Yeni Enerjiyi solumak ve içinize almak için birkaç dakikanızı ayırın. Bunu kendi başınıza, düzenli olarak yaptığınızı bildiğim solumayla da gerçekleştirebilirsiniz – her zamanki solumanızla Yeni Enerjinin yaşamınıza girmesine izin verebilirsiniz. Ve Kuthumi’nin dediği gibi, bunu beklentiniz olmadan yapın, çünkü bu Yeni Enerji farklı görünecek, farklı hissedilecektir. Aşina olduğunuz her türlü enerjiden farklı kokacaktır. Bazılarınız yaşantısına bakıp da şöyle diyor olabilir, “Sürekli lafını duyduğum bu Yeni Enerji nerede? Neden burada değil?” Belki de yanlış yere bakıyorsunuz. O çok farklı gelir. Ve o, alışık olduğunuzdan farklı iş görür, ama gerçek şu ki, o geliyor. O, Kuthumi’nin bugün sözünü ettiği doğal gelişmenin ve döngülerin bir parçasıdır.</p>
<p>Onun için, nefes almayı sürdürün, onun gelmesine ve şimdi yaşamınıza girmesine izin vermeyi sürdürün Şambra, ve onu uygulamaya başlayın. Bu yaratıcılığı, ne olursa olsun, uygulayın – bu bir kitap yazmak, bir iş kurmak, seçtiğin herhangi bir şey olabilir. Onu yaşamınızda uygulamaya başlayın. Bunu da söyledikten sonra bugünün sorularına geçelim ve sizden en iyi atışınızı yapmanızı istiyoruz.</p>
<p>LİNDA: Canlı yayın nedeniyle, ilk sorunun sonuna doğru, kelimelerden birini değiştireceğim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, kendi mezhebine göre yarattığın yalanlar yüzünden hayatımı etkiledin (bazı gülüşmeler). Verdiğin seminerlerden birine katıldıktan sonra, başarmaya çalıştığın şeyi artık açıkça görebiliyorum. Yakın bir dostumun karısının, onu ve ailesini terk ettiği gerçeği, doğrudan seninle ilintilendirilebilir. Operasyonunu daha da araştırdım ve etik olmayan birkaç şey yaptığın ortada. Bu, benim için kabul edilemez. Benimkinden farklı bir inanç sistemine sahip olduğun gerçeği kabul edilebilir, ancak insanları manipüle etmekten çıkar sağlamak bir suçtur ve hoşgörülemez. Arkadaşım, karısının senin seminerlerinden birine gitmesini istemediği için, karısı tarafından neredeyse silahla tehdit edildi. O günden beri aile kendini oldukça toparladı, ancak arkadaşım karısını ve çocuklarının annesini kaybetti. Bunun için seni suçluyorum, ve keşfettim ki, benzer sorunlarla karşılaşan bir dolu insan var. Birkaç şeyi bilmen gerekiyor – büyüleyici ya da sihirli bir düşünce tarzı kanseri iyileştirmiyor. Mucizeler oluyor, ama senin şu sihirli düşüncelerin sayesinde değil. Ayrıca şunun da bilinmesi gerekir, seksüel şifa, iki insan aydınlandığında daha iyi meydana gelen bir şey değildir. Bu düşünce prosedürünün temeli hem saçma hem de suçtur. Gelecek seminerlerden birinde seni görmeyi çok arzuluyorum. Öğretilerinden bazısının sana geri tepeceğini fark ettiğini sanıyorum. Çıkarın için insanları belli biçimlerde manipüle edersen, senin de başının belaya gireceğini bilmelisin.</p>
<p>TOBIAS: Senin de Noel’in kutlu olsun. (yoğun kahkahalar ve alkışlar). Gerçekten de, burada iş gördüğümüz enerjiler çok güçlü, ve biz bunu daha en başından Şambra’ya söyledik. Bu herkese göre değildir. Kitlelere, her insana çekici gelmez, çünkü değişimi de beraberinde getirir, ve değişim, çok, çok zordur. Değişim bazen işini, bazen eşini, bazen eski yollarınızı terk etmek anlamına gelir. Değişim bazen kim olduğunuz düşüncesini, ve ne olduğunuz düşüncesini tümüyle değiştirir&#8230; tüm kimliğinizi değiştirir. Bu kolay bir iş değildir. Çoğu Şambra uzun bir süredir birlikteydi. Yolculuğumuz, Atlantis’de Tien Tapınaklarında başladı ve Yeshua döneminde devam etti, ve biz şimdi bunu bu Yeni Enerji Enerjiye geçtiğimiz dönüşüm zamanında Kaya Ailesi olarak yeniliyoruz. Değişim zordur. Şambra bunu bilir. Biz bu nedenle her ay böyle toplanıyoruz ve bu nedenle seminerlerimizde ve atölye çalışmalarımızda biraraya geliyoruz. Bu pek de ben, Tobias’ın söylediği sözlere ilişkin bir şey değildir. Daha çok, bu aileyle biraraya gelmenin enerjisiyle ilgilidir.</p>
<p>Hepinizden, ve öncelikle, bunun Tobias, Kuthumi, Saint-Germain, Kuan Yin ya da herhangi bir başka varlığın enerjisiyle ilgili olmadığını anlamanızı rica ediyorum. Biz dinlemek üzere buradayız. Biz, sizin düşüncelerinizi yine sizinle paylaşmak için buradayız. Şaud enerjisine ilişkin çok eşsiz, çok benzersiz olan bir şey var. Sizin enerjiniz. Ve hepimizin geçmiş yaşamlardan öğrendiği bir şey var, bir hiyerarşi ya da liderlik yaratmaya çalışmıyoruz. Hatta Kırmızı Çember içinde bile liderlik – nasıl diyorsunuz – diktatörce değildir. Güçlü değildir. Bu, muktedir kılmakla, güçlendirmekle ve her bir bireyin güçlenmesine ya da muktedir olmasına izin vermekle ilgilidir. Bu, sizin paylaşacağınız, ve bizim de paylaşacağımız mesajın özüyle ilgilidir. Sen de Tanrı’sın. Yanıtlara sahip olanlar sizsiniz, herhangi birimiz değil. Bedenini şifalandırabilecek olan sizsiniz. Seçimi doğrultusunda kendi gerçekliğini istediği gibi yaratabilen sizsiniz.</p>
<p>Çoğu insan bunu anlamakta zorlanıyor. Durumların ve bilincin bir kurbanı olduğuna, hatta semavi alemlerde bu durumları yaratan başka varlıkların olduğuna inanmak istiyor. Onlar, yazgının bir kurbanı olduklarına inanmak istiyorlar. Biz bunu tersine çeviriyor ve yaratanın siz olduğunu söylüyoruz. Bu da bazı insanlara uymuyor ve ailelerine de uymayabiliyor, çünkü bir değişim söz konusu oluyor. Şeylere yepyeni bir bakış açısı söz konusu oluyor. Onun için biz herkesin bizimle ya da sizinle Şambra, hemfikir olmasını beklemiyoruz, ve herhangi biriniz, ister bugün burada oturuyor olun, ister gelecekte bunu dinliyor olun, enerji size uygun değilse, ona katılmak zorunda değilsiniz. Ancak, eşiniz ya da arkadaşlarınız ya da aileniz bu çalışmaya katılmayı seçerse, ya da kilise çalışmasına katılmayı seçerse, ya da agnostik olmayı seçerse, seçimleri ne olursa olsun, fikirlerinizi ve inançlarınızı – dünyanın olması gerektiği hale ilişkin görüşünüzü – onlara kabul ettirmeye çalışmak yerine, seçtikleri yol için onları onurlandırmanızı istiyoruz. Onları onurlandırın. O alanı onlara verin. Kendi hayallerinin peşine düşmelerine izin verin. Kendi yüreklerinin peşinden gitmelerine izin verin. Bu şekilde, anlaşmazlıkların ve şu anda tetiklenen dramların çoğundan kaçınmış olursunuz. Biz gerçekten bu soruna teşekkür ediyoruz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, geçen ay, hayatımı değiştirmek konusundaki meydan okumayı kabul ettim ve gnost CD’si ile çalışmaya başladım, ve herşey, yaşantımdaki tüm eski enerji şeyleri dağılmaya başladı – tabi bir dolu dramla – ve sorum iki bölümden oluşuyor. Birincisi, bununla ilgili anlayışını paylaşabilir misin, çünkü ben kendi başıma yaşayabileceğim bir yerin parasını bile ödeyemeyecek bir noktaya gelebilirim ve bunun gnost olup olmadığını merak ediyorum – yani Yeni Enerjiyi yaşantıma sokmak adına her türlü Eski Enerjiyi bırakıyor muyum? Ve ikincisi, uzun süredir krediyle yaşamış ve aslında kredilerini batırmakta olanlarımız için, bunun Yeni Enerjide bir anlamı olacak mı, çünkü biz bunu Eski Enerjiyle çözmeye çalışıyoruz ama yeniye giriyoruz.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve Kuthumi’nin de bugün sözünü ettiği gibi. Kuthumi olarak yaşadığı hayatta geçirdiği çöküntü deneyimini paylaştı. Ve bu – bu şekilde duvara çarpmak ya da son noktaya gelmek, yaşamlarında çok hızlı bir değişimden ve evrimden geçen insanlarda çok, çok görülen bir şeydir. Geçmiş yaşamımda hapsedildiğimde ve herşeye öfkelendiğimde, kendi cehennimimden ve işkencelerimden geçerken, ben de kendi deneyimlerimi, kendi travmalarımı yaşadım. Şimdi olduğum herşeyi bulmak adına, sahip olduğum herşeyi kaybettim. Ama senin bunu yapman gerekmiyor. Benim deneyimimden ve Kuthumi’nin deneyiminden öğrenebilirsin. Bir sonraki evrimden geçmek için dibe vurman gerekmiyor. Bunu zarif bir biçimde yapmayı seçebilirsin. Herşeyi kaybetmek zorunda olmadan yapmayı seçebilirsin. Ama şu anda çok eski zihinsel bir kalıba sahipsin, ama bir dolu insan bu kalıba sahip. İlerleyebilmek adına tüm bu enerjilerden kendini kurtarabilmen için evrimin bu travmasından geçmen gerektiğini düşünüyorsun. Bunu yapmak zorunda değilsin. Kendini yeniden keşfedebilmek için, evini kaybettiğin ve tüm varlığını kaybettiğin, yoksulluğa varan bir noktaya gelmen gerekmiyor. Bunu çok daha zarif ve bolluk içinde gerçekleştirmeyi seçebilirsin.</p>
<p>Şimdi, sen böyle yaptığın zaman, bunu bu şekilde yapmayı seçtiğin zaman, eski yanın ortaya çıkıyor ve herşeyi temizlemeden ya da bırakmadan, bu değişimlerden, bu zor değişimlerden geçemeyeceğini düşünüyor. Oysa geçebilirsin. Senin o eski veçhelerin, seninle birlikte tekamül edebilir. Bir yoksulluk durumuna girmen gerekmiyor. Bu seçimi yapabilecek tek kişi sensin. Ve biz, zihninde bu seçimi yaptığını biliyoruz, ama onu kalbinde de yapmalısın. Kendine, artık acı çekmek istemediğini söyledin, ama yine de, birçok açıdan acıyı seçiyorsun. Bu, içine dönüp, varlığının her bir parçasının bunun pekâla olduğunu bilmesini sağlamakla ilgilidir. Kuthumi size bugün bir öykü sundu, ana-baba benliğinizin, tanrı benliğinizin, geri kalan tüm yanlarınızın, tüm diğer veçhelerinizin enerjisine girip her bir parçanıza – parasal yanınıza, sağlık yanınıza ve ilişki yanınıza – güvence vermesinden söz etti, bunun tümüyle doğal ve çok kutsal bir işlem olduğundan söz etti.</p>
<p>Kredilere gelince, bu uzun bir tartışmayı gerektirir, ama biz Şambra’nın kredi kartlarına güvenmesini önermiyoruz. Biz daha önce de bunlara karma kartları demiştik, çünkü bir anlamda onlar için de bir ödeme yapıyorsunuz. Bir ödeme yapmadan bundan çıkamazsınız, çünkü onları ödemek için bir anlaşma ya da borç senedi imzaladınız. Yani öylece çekip gitmeyi düşünmenin bir etkisi olur, çünkü seni telefonla arayacak insanlar olacaktır, ve bu konuda kendi bilinç ve doğruluk anlayışında ol. Ama yine de, durumları seçebilirsin. Bolluk içinde olacağın ve bu kredi kartlarını ödemenin sorun olmayacağı durumları yaratabilirsin. Yani deyim yerindeyse, aydınlanmanı kredi kartınla satın alamazsın.</p>
<p>Böylece, yaptığın bazı şeylerde çok, çok basit olmak zamanıdır. Bazı basit prensiplere, kendi seçimlerini yapmak, yaratan olmak, başkalarına güvenmemek ve tümüyle bolluk içinde olmak için kendine izin vermek gibi prensiplere geri dön. Ve biz hemen şimdi çok, çok direkt olarak ve özellikle şunu söyleyeceğiz. Sözünü ettiğimiz bu enerji – Yeni Enerji, hatta Eski Enerji – şu anda tüm çevrende. O bedava ve bereketli. Ona para vermen gerekmiyor. Gizli kapının kilidini açmak için herhangi bir özel çalışmayı bilmen gerekmiyor. O şu anda seni kuşatmış oturuyor. Tüm evrende, onu aktive edebilecek tek kişi sensin. Bunu senin adına ben yapamam. Şambra’nın hiç biri yapamaz. Hatta ruha dua etmek de bunu senin adına gerçekleştiremez. Onu aktive etmeye istekli olmalısın. İçine dönüp bakman gerekecek – o enerjiyi aktive eden nedir? Yanıta kulak ver, çünkü yanıt orada. Ve, sonraki düzeye geçmeden önce tümüyle çökmeni gerektiren bir yolda gitmene izin verme, buna izin verme, tabi seçimin bu olmadığı sürece.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben hâlâ hislerime güvenmiyorum. Bazen, sanki iki karşıt enerji beni farklı yönlere çekeliyor. Bana ne söyleyebilirsin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Bazen, hislerle düşünceler arasında bir çelişki olur. Bazen zihin hemen atlayıp ipleri eline almak ister, ham hisler ya da ham enerji dediğimiz şeyleri yorumlamak ve analiz etmek ister. Ve sen de, gerçekte hissettiklerinle ilgili çelişkiye düşersin. Aslında kafanın oynadığı oyunlara girersin. Hissetmek, duyumsal algılamayla ilgilidir. Bu hep olur, hepinize olur. Odada başka enerjiler olduğunda hisler edinirsiniz. Bir manava girersiniz ve içinde bulunduğunuz çevrede bulunan kişilere ilişkin hisler edinirsiniz. Ama onu analiz etmeye başladığınız an, hisler çelişkiye düşer. Artık his değil, düşünce olmuşlardır. Yeni Enerjideki meydan okuma, hisleri, analiz etmeden ya da tanımlamaya çalışmadan deneyimlemek için kendine izin vermektir. Bu başlarda zordur ama sonraları çok kolaylaşır. Zordur, çünkü herşeyi tanımlamaya alışıksınız, ve karanlık ya da aydınlık olduğunu söylemeden ya da miktarını ya da derinliğini tanımlamadan ya da bu Eski Enerji ölçüm sistemlerini kullanmadan ham ya da işlenmemiş, çıplak bir hissinizin olmasına izin vermek, biraz zor gelir.</p>
<p>Oysa bu, ham, çıplak hislere izin vermekle ilgilidir. Başlarda rahatsız olabilirsiniz, çünkü buna alışık değilsiniz. Zihin hemen devreye girip onu bir şeye dönüştürmek ister, ama bırakın, olduğu gibi kalsın. Onu yalnızca deneyimleyin. Sonra, düşünme işleminin ya da analitik işlemin yerini biliş alacaktır, ki biliş, gerçekten de gnost’tur ve bizim, tanrısal zekanız dediğimiz şeydir. Ve şimdi, düşünmek yerine, bir biliş düzleminden iş görür olursunuz. Muazzam miktarlarda hislere ve bilişlere sahip olabilir, bunların zihninizden geçmesine gerek kalmamasına izin verebilir, ve yalnızca o tanrısal bilişler olmalarına izin verebilirsiniz. Bu tümüyle farklı bir prensiptir. Çok eski bir bilgisayar sistemiyle, en yeni, en yüksek teknolojiyle donanmış bir bilgisayar sistemi arasındaki farktır. Elektrik gibi şeyleri bile gereksinmez. Yani çok farklıdır. Ham, çıplak, tanımlanmamış hislerinin olmasına izin ver, ve sonra oradan devam et.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Beni kandırdın. Senin Kuthumi olacağını sanmıştım.</p>
<p>TOBIAS: Bazen onun gibi giyinirim!</p>
<p>4.ŞAMBRA: Seni öyle gördüm!</p>
<p>TOBIAS: (güler)&#8230;. o küçük şeyi kafama koy&#8230; (çvr. Kuthumi, resimlerde başında bir türbanla görüntülenir)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Kuthumi’ye bir sorum yoktu ve sana da bir sorum yok! Ben yalnızca, kuyruğunu sıkıştırarak buradan kaçan sevgili dostum ve çalışma arkadaşım Kuthumi’ye merhaba demek istemiştim.</p>
<p>TOBIAS: Benim sana bir sorum var.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Eyvah, işte bundan korkuyordum.</p>
<p>TOBIAS: Ve ben tavuğun neden caddeyi geçtiğini sormayacağım, ama soracağım. Böyle bir grubun önünde son durduğundan bu yana nasılsın?</p>
<p>4.ŞAMBRA: O son sefer hakkında kesinlikle, en ufak bir şey hatırlamıyorum. Bu odada mı demek istiyorsun?</p>
<p>TOBIAS: Bu odada, mikrofonun önünde&#8230; biraz, buna gergin mi desek; biraz sinirli. Saint-Germain’den tezahür etmesini istemiştin.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Haa! Saint-Germain’den. Evet, o sefer. Evet, bu sık sık aklıma gelir.</p>
<p>TOBIAS: Evet, evet, evet. Somut bir kanıt istemiştin&#8230;</p>
<p>4.ŞAMBRA: &#8230;.evet. Ama sinirli değildim. Biliyordum ki&#8230; yani geçmişte o ve ben birlikte bazı oyunlar oynamıştık, ve ben sadece bu oyunlardan birini diğer herkese göstermesini istemiştim. Ve bana, senin yalnızca iki-üç santim ötende duruyorum ve beni görmüyorsun, dediği zaman, şirinlik yapıp, böyle gidip de seni kucaklıyorum demediğime hep pişman oldum. Buna hep pişman oldum. Peki şimdi nasıl hissediyorum? Bu farklı bir yaşam. Ben farklı bir kadınım. Sorun bu muydu? Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Olabilirdi.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ama biliyor musun, aslında bir sorum olmadığına göre bir şey önerecektim. Belki sen bizimle, senin ve Kuthumi’nin ve Saint-Germain’in ve sizlerin bugünlerde birlikte takılıp da Şambra’yı izlerken çılgınlar gibi nelere güldüğünüzü paylaşmak istersin&#8230; ama belki de gülmüyorsunuzdur. Şu anda en çarpıcı ya da önemli gözlemleriniz neler, ve bir grup olarak, bizimle paylaşmak isteyeceğiniz bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Bu geniş kapsamlı bir konu, ama öte yandan hep bunlar hakkında konuşuyoruz, yine de geniş kapsamlı. Biz kendi üzerimize düşen görevi üstlendik ya da bu macerayı göze aldık ve perdenin bu yanından çalışmaya başladık, ve bunun çok, çok meydan okuyucu ve zor olacağını bilerek, temelde sizi yüreklendirmeyi ve hepinizi desteklemeyi sürdürmekti amaç. Aslında (kendi aramızdaki) sohbetlerimizin en genel konusu, herşeyin düşündüğümüzden de iyi gitmesidir. Biz daha kötüsüne hazırlanmıştık. Hazırlığımız&#8230; bunu Cauldre’dan geçirmeye çalışıyoruz. (Kahkahalar, Tobias da güler). Birlikte çalışmaya başladığımız ilk yıllarda birçok Şambra’nın çekip gitmesine hazırlıydık, ve aslında bu sayının – Şambra’nın kendi çalışmasına, bu yaşamdaki yolculuğuna, böylesine odaklanmayı sürdürmesine çok şaşırdık. En zorlu zamanlardan geçerken bile onca Şambra’nın devam etmesinden çok hoşnut olduk. En zorlusunu atlattınız. Şimdi şeyler bir değişim zamanından geçiyor, ama bunlar deneyimlediğiniz o yerle bir eden, kıvrandıran eski şeylerden değil. Şimdi, hissettiğiniz değişimi deneyimliyorsunuz, bu değişimin büyük bir bölümü kendi içinizde oluyor, ama zor enerjiler aslında sizin dışınızda bulunuyorlar. Ve şu anda biz, Şambra’nın bu çok basit prensibi anlamasına odaklanıyoruz. Zor olan ve gerginliklere neden olan şeylerin çoğu, sizden kaynaklanmıyor. Siz yalnızca fazlasıyla hissediyor ve dışardan yorumda bulunuyorsunuz.</p>
<p>En büyük sevinçlerimizden biri de, şu kuantum sıçramasının yaklaşması, ve bu süreçten ya da işlemden geçecek böylesine büyük bir Şambra grubu ile çalışabiliyor olmamız. Bu gerçekten tarihsel bir öneme sahip. Kulağa sanki bir peri masalı ya da belki ruhsal bir goygoya getirme gibi geliyorsa da, bu gerçekten olmakta. Bunun olacağı kehaneti, çağlar boyunca yapıldı. Biz yalnızca bilincin bir sonraki çağına giriyoruz. Yeni Enerjide, bu yeni ve bir sonraki evrimde – sizin deyiminizle – zihin-odaklı insanın ötesine geçiyoruz. Ve bu da, eski sistemlerin çok zorlanmasına ve çökmesine neden oluyor, ve bu zamanlarda buralarda olmak Şambra’yı çok zorluyor. Ama yine de dayanıyorsunuz, sebat ediyorsunuz, devam ediyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, Saint-Germain, Kuthumi ve ben, hepinizle bir şey üzerinde çalışacağız. Siz ilginç bir noktadasınız. Şu muazzam evrimden geçtiniz. Kendi içinizde çok şey öğrendiniz. Kendinizin üstadı olmayı öğrendiniz, üstadınız olarak başkalarını değil de kendinizi seçmeyi öğrendiniz. Ama bu enerji birleşmesindeki, erille dişilinizin ve içinizdeki tüm diğer enerjilerin birleşmesindeki boşluğu ya da yarığı aşabilmek için, bir sonraki adım, bunu uygulamaya sokmaktır. Ve bir anlamda Kuthumi’nin, felsefe bitmiştir demesinin nedeni budur. Onun hakkında düşünmekten vazgeçmek zamanıdır, onun hakkında konuşmaktan vazgeçmek, ama onu gerçekleştirmeye başlamak zamanıdır. Onu biz gerçekleştiremeyiz. Biz, sizin sahip olduğunuz fiziksel mekanizmalara sahip değiliz. Siz şimdi bu enerjiyi alıp, tanrısallığınızı alıp, her bir parçanızı, yıllardır öğrendiğimiz herşeyi alıp, uygulamaya koyabilirsiniz. İşte bu, spiritüel bir uçurumu aşmaktır. Felsefe ve düşünceden, uygulamaya geçmektir. Ama bildiğiniz gibi, uçurumlar bazen karanlık ve derindir, ve bazen uçurumların üzerinden atlayacak olanlar, daha bunu yapmadan donup kalmak eğiliminde olurlar. Ve o zaman da zihinlerine başvurma eğiliminde olurlar. O uçurumu ölçüp biçme eğiliminde olurlar. Ne kadar derin olduğunu, ne kadar sıçramaları gerektiğini ve öbür tarafta neler olduğunu bilmek isterler.</p>
<p>Enerjinin çalışma biçimi ve yaşamanın tüm diğer fizik kuralları gereği, o yanıtlar orada değildir. Böylece, bir inanç, bir güven sıçrayışında daha bulunmak gerekir. Bu çalışmayı eyleme geçirmek, kendinizi eyleme geçirmek, işte gerçek kanıt budur. Bu, sözünü ettiğimiz herşeyin tezahürüdür. Hepinizin Şambra, tezahür ettirmesini, yaratmasını, bu enerjiyi gerçek ve somut hale getirmenizi, onu Dünyaya getirmenizi sağlamak, yalnızca onun hakkında konuşmaktan çok daha önemlidir. Ben Tobias, ya da Saint-Germain, ya da bizlerden herhangi bir varlığın ansızın tezahür edip görünmesinden ve sonra da kaybolmasından çok daha önemlidir. Böyle bir şey, yıllardır, ve yıllardır ve yıllardır gerçekleştirdiğiniz çalışmayı sıfırlardı. Dikkatinizi tümüyle dağıtırdı. Ama bu enerjiyi nasıl ele alacağınızı öğrendiğinizde, onu çok etkin bir biçimde yaşantınıza soktuğunuzda, biyolojinizi dengelediğinizde, yaşamınızda muazzam bir bolluk yarattınızda, işte kanıt budur. Diğer insanların görmek istediği ya da aradığı standart ya da bayrak budur.</p>
<p>Böylece, önümüzdeki dokuz aylık zamanda, açıkça hepinize konuşup, bugün Yeni Enerjinle ne yaptın diye soracağız. Sabah kalktın ve onu yalnızca düşündün mü? Onu bir başka felsefi düşünce olarak mı yarattın, yani yalnızca düşünceleri harekete geçiren başka bir fikir olarak mı yarattın, yoksa onu gerçekten yaşamında uyguluyor musun? Yeni Enerjide birer bayrak ve yaratan olmak üzere ayağa kalkıyor musunuz? Başka bir şey var mı?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Çok kısa bir şey. Kuthumi ve ben kitaplar üzerinde birlikte çalışırken, yaratıyla ilgili bir bölüm var – onun kelimeleriyle – dışarlarda bir yerlerde hiç bir şey yok. Oralarda senden başka bir şey yok (diyordu). Ve ben bunun çok gerçek olduğuna inanıyorum, bunu deneyimledim, ama oralarda biz olmayan bir şey var, yoksa yok mu? Karşılaştığımız o enerji, o çok meydan okuyucu olan enerji – o biz miyiz? Bu aslında&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Bu aslında – şimdi bu noktada felsefe yapmaya başladık – ama yine de yanıtlayacağım. O aslında – o sendir. O sendir ve bir kitle bilinci türü oluşturan insanlığın geri kalanıdır, ve ayrıca, fiziksel olmayan alemlerdeki varlıklardır. Ama sen olan veçhesi, geçmişteki bir sendir, anlıyor musun. O, Eski Enerji olan geçmişinin bir parçasıdır, Eski Enerjiye yapışan ve tutunan, dramlara, korkulara ve tüm o diğer şeylere bulaşan parçasıdır. O çok doğrusal ve çok dualiteye yönelik ve çok ayrı olan bir parçaydı. Ama bu parçan ille de gitmek zorunda değildir. Sen yalnızca onun sınırlarının ötesine tekamül edersin. Ama sözünü ettiğimiz enerjilerde kendini sana yeniden gösterir. Yani bir anlamda, evet o sendir ve diğerleridir, ama geçmişteki sendir.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Geçen Haziran’da, insanlığın iş dünyasında öncülere gereksindiğini söylemiştin. Yeni Enerji işleriyle ilgili konuşmaktan mutlu olacağını söylemiştin. Özellikle yeni iş modellerini yaratmaya yönelik ayrı bir kanallık yapmayı düşünür müydün? Ben bir iş kurmaya çalıştığım için, onu Yeni Enerjide yapılandırmak üzere beni yönlendirecek bilgiye çok sevinirdim.</p>
<p>TOBIAS: Bu, üç haftaya kadar yapacağımız “Tobias’a Sor” oturumu için çok uygun bir soru. O oturum Yeni Enerji işiyle ilgili olacak ve yerel web sitenize konacak. Teşekkürler.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Bu, Hollanda’dan Wilhelmina’nın sorusu. Diyor ki, egemen hale gelmek, terk etmek zorunda olduğumuz kişilere sevecen ve şefkatli bir insan görüntüsü sunmuyor. Ben şimdi onların eski bağlar olduğunu görebiliyorum, ama geçen yıl boyunca öyle ya da böyle uzaklaştığım onlarca aile üyesi ve arkadaş, beni bu noktada bir sevgi ve şefkat bayrağı olarak tanımlamayacaktır. O nedenle sorum şu, egemen olma sürecini, aynı zamanda şefkatli olmakla nasıl bağdaştırabiliriz?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, egemen hale gelirken ilk şey, öncelikle ve en başta kendine şefkat ve sevgi beslemektir. Kendine sevgi duymadan bunu gerçekleştiremezsin. Diğer insanlar, başka insanlardan beslenmeye alışıklar, ve kişilerin nasıl davranması ve onlara nasıl karşılık vermesi, ve nasıl onlara vermesi, vermesi, vermesi gerektiğine dair belli tanımlamalar getirirler. Bu, çok eski bir enerji prensibidir, ve sonunda insanların enerjisini tüketir, ve hastalanırlar ve ölürler ve sonra onlarla bu tarafta biz ilgilenmeye çalışırız. Bu çok, çok eski bir döngüdür. Kendini sevmeyi öğrenen tek bir insanı ele al – bazen bunu gerçekleştirebilmek için diğer insanlardan ayrılmaları gerekir. Kendisinin de Tanrı olduğunu öğrenen bir insan – bazen bunu anlamak için diğer şeyleri geride bırakması gerekir. Bazen, Saint-Germain’in yaptığı gibi, Kuthumi’nin yaptığı gibi, benim yaptığım ve daha birçoklarının yaptığı gibi, izin alıp herşeyden uzaklaşmak gerekir. Bazen insanlar, Şambra, sizler eski şeylerin bazısını yalnızca bırakıvermeyi öğreniyorsunuz. Bir süreliğine kendi yolculuğunuza çıkın. Evet, bu diğer insanları çıldırtacaktır, çünkü onlarla karmaşık bir ağ oluşturdunuz, bir bilinç ağı, ve onlar sizin yokluğunuzu hissederler. Aynı zamanda kızgın hissederler ve aç da hissederler, çünkü sevgi ve şefkat dedikleri şeylerden beslenemez olurlar.</p>
<p>Ama sevgi ve şefkat gerçekte nedir? Eh, bunun yanıtı sizin içinizdedir. İçinize dönün ve kendini sevmenin nasıl bir şey olduğuna bakın. Sevmesi en zor kişi olacaksınız. Başkalarını “sevmek” daha kolaydır – ki bu kısıtlanmış ya da sınırlı bir sevgi biçimidir – ama başkalarını sevmek, başkalarına şefkat beslemek daha kolaydır. İnsanların bu kelimeleri yanlış kullandığını ya da kötüye kullandığını duyduğumda, biraz sinirleniyorum. Bazen bir başkası için kullanılan şefkat kelimesi, onun kolay aldanır bir insan olduğu, ve enayi olduğu, ve sürekli vermesi, vermesi, ve vermesi gerektiği anlamına geliyor. Bu, iyi ya da sağlıklı bir enerji ilişkisi değildir. Şimdi bir de, başkalarından beslenmeye gerek duymayan, başkalarından enerji almaya ihtiyaç duymayan, yaratabilen, seçebilen, kim olduğunu olabilen, tamamen egemen varlıklardan oluşan bir dünya hayal edin. Savaş gibi şeyler olmayacaktır. Yoksulluk gibi şeyler olmayacaktır. Herkes, kendi hakları doğrultusunda muktedir olacaktır.</p>
<p>Onun için bazen, evet, egemen olma yolunda sen ya da herhangi biriniz kendi değişimlerinizi yaşadığınızda, bu bazen eski şeyleri bırakmak anlamına gelir, ve bazıları da bundan hiç hoşlanmayacaktır. İyi haber şu ki, sevginin ve şefkatin ve egemenliğin gerçek anlayışına ulaştığınızda, eski ilişkiyi kestiğiniz kişilerle yeniden ilişki kurabilir ve bu kez eski karmik ilişkiler yerine, artık bir Yeni Enerji ilişkisine sahip olabilirsiniz. Bu büyük bir farktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Ve onun bir sorusu daha vardı. Gnost’la ilgili soru ve yanıtlar bölümünde Ramtha hakkında konuşurken neden onun eski adını kullandığını bilmek istiyordu.</p>
<p>TOBIAS: Biz Oama adını kullanıyoruz, bu onun daha büyük ya da daha muhteşem enerjisidir de diyebilirsiniz. Ramtha, Oama’nın belli bir yaşamında varolan bir karakteri, bir veçhesiydi. Biz bunları sık sık karıştıyoruz ve Cauldre şu anda bize bağırıp, yasal açıdan başka yaptırımların söz konusu olduğunu söylüyor. Ama neyse, odur. Ramtha enerjisi Dünya üzerinde hâlâ çok mevcuttur ve çok, çok insanın yeni anlayışlara gelmesine yardım etmektedir. Ama biz daha direkt olarak Oama’nın kapsayıcı enerjisiyle çalışmaya yatkınız. Ama enerjiler, tekrarlıyoruz, çok benzerdir.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bana şunu tekrar hatırlatıp da buraya neden geri geldiğimi söyler misin? (bazı gülüşmeler) Bunu seçenin ben olduğumu biliyorum, bana anlamlı geliyor, ama bunu asla tahmin edemezdim. Ama kendimi yalnızca biraz kadın, anne, sanatçı, öğretmen hissederken, ve bu şeylerin hiç birini tüm varlığımla olduğumu ya da yaptığımı hissetmezken, yukarda tanımladığım bu tutkuların hiç birini tamamlamadığım gibi, onları yaşamanın ödüllerini de toplayamadım. Ve evet, nefes alıyorum, ama belki yalnızca kısmen. Gerçekten, bu duruma ilişkin daha geniş bir görüşe ihtiyacım var, lütfen, ve bu neden böyle?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle. Bu zamanda Dünya’ya geri gelmek, gerçekten de hepinizin yaptığı bir seçimdi. Karmik nedenleri yoktu. Daha önce de söylediğimiz gibi, bunların tümünden geçip gittiniz. Buraya gelmek zorunda değildin. Ama yine de bu Yeni Enerjiye geçiş dönemindeki potansiyeli ve fırsatı gördüğünde, karşı koyman, bir anlamda imkansız hale geldi. Sen Dünya yaratılırken önemli bir rol oynadın, Lemurya, Atlantis çağlarından, Hristos döneminden geçtin, ve şimdi de Yeni Enerjinin bu yeni çağına giriyorsun. Hayır demen neredeyse imkansızdı. Sanki bu oyunun nasıl biteceğini görmek zorundaydın. Ayrıca, diğer insanlara sunacak çok şeyinin olduğunu, bir deneyim zenginliğine sahip olduğunu da biliyordun – hepiniz biliyordunuz. İster Kırmızı Çember vasıtasıyla, ister senin kendi başına geliştirdiğin şeyler olsun, onlara öğretecek çok şeyinin olduğunu biliyordun. Ama bugün olduğu gibi, yeni bir yol için çağrıda bulunacak milyonlarca ve milyonlarca insanın olacağını biliyordun. Eski yol, eski yoldur. Onlarsa yeni ve farklı bir yol arayışındalar.</p>
<p>Çoğunuz Dünya’ya zamanın 30, 60, 70 yıl kadar öncesinde, zamanın tam da doğru zaman olmadığını, Dünya’da değişmesi gereken şeylerin olduğunu bilerek geldiniz. Önce, nükleer bir savaş ve Dünya’nın harap olma potansiyelinden geçmemiz gerekti. Sonra, Dünya enerjisinin temelde kendi üzerine yıkılması olan başka bir potansiyel zamandan, milenyum döneminden geçmemiz gerekti. Biz bunların hepsinden geçiyoruz, ve şimdi de, zamanın bu son altı yılında, bu Yeni Enerji çağına doğru ilerliyoruz. Yani zaman, doğru zaman. Senin bir duraklama döneminde olduğun söylenebilir, yaşantında daha sıradan şeyleri yerine getiriyordun – iş ya da aile ya da bu tür şeyler – doğru zamanı bekliyordun ve insanların ellerini kaldırıp da, farklı bir şey arıyorum demesini bekliyordun. Kendi yolumu bulmama yardımcı olacak bir öğretmen arıyorum (demesini bekliyordun). O zaman şimdi geldi. O zaman geldi, ama yine de birçoğunuz beklemeye o kadar alıştı ki, bilincin arayı kapatmasını beklemeye o kadar alıştı ki, hâlâ bekliyorsunuz. Ve biz sizi zamanın şimdi geldiğine dair cesaretlendirmek üzere burada bulunuyoruz.</p>
<p>Biz gidip de insanların inancını değiştirmenizden söz etmiyoruz. Bunu yapmaya gerek yok. Şu anda dünya üzerinde spiritüel bir öğretmen arayışında olan fazlasıyla insan var. Onlar, yükseliş süreçleri/işlemleri sırasında insan olan ve rehberlik edecek birini arıyorlar. Yani şu an doğru zamandır. Bu tür bir çalışmayı gerçekleştirmek, Şambra’nın tutkusudur ve şimdi zamanı gelmiştir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: İki soru daha.</p>
<p>TOBIAS:&#8230;..yani dört tane daha.</p>
<p>LİNDA: Biliyorsun, bir partimiz var.</p>
<p>TOBIAS: Ben şu an burada bir partide olduğumu sanıyordum. (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Tobias, bu öğledensonra bize katıldığına çok memnun olduk. Ve ben, seksüel enerji materyallerini paylaştığın için sana çok, çok teşekkür etmek istiyorum. Soru şu, birkaç haftaya kadar – birkaç haftadan az sonra – 2007 olacak ve kuantum sıçraması olacak. Kırmızı Meclisin, onun dünyadaki temsilcisi Kırmızı Çember ile paylaşmak isteyeceği bir mesajı ya da düşünceleri var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Mesaj gerçekten, senin de söylediğin gibi, Yeni Enerji çağının geldiğidir. Kuatum sıçrayışı geldi. İnsanlar buna yaklaşırken ve bundan geçerken çok, çok meydan okumalardan geçmeyi sürdürecekler. 18 Eylül 2007 tarihini vurgulamamız, bütün insanların ansızın birbirleriyle barış yapacağı anlamına gelmiyor. Şu dönüşüm dönemi hâlâ geçerli. Ama söylediğimiz şudur, herşeyin potansiyeli değişecek – hızlı değişimleri, kolay değişimleri gerçekleştirme yeteneği, bir bütün olarak insanlık adına tüm değişimi icat etmek ve yaratmak yeteneği. O enerjiyi şimdi kucaklayabilirsiniz, beklemek zorunda değilsiniz. Ama biz şundan söz ediyoruz, şeylerin ulaştığı&#8230; bilinç – tam doğru olmayan kelimeler kullanmak zorunda kalıyoruz – ama bilinç hızlanarak belli bir noktaya geldiğinde, hızla tekamül ettiğinde, tam anlamıyla eski raylardan çıkıp, hiç bir raydan oluşmayan yepyeni bir sisteme geçecek. Yani 19 Eylül’de büyük değişiklikler beklemeyin, ama o tarihten sonra herşeyin değişeceği potansiyelini bekleyin.</p>
<p>Ve yine, az önce söylediğimiz gibi, giderek daha fazla insan spiritüel yanıtların peşine düşecektir. Onlar yalnızca kuralların, basmakalıp sözlerin değil, gerçek yanıtların peşine düşecektir. Aslında kendi hayatlarını yepyeni bir biçimde idare edebilmenin ve deneyimlemenin yollarını arayacaklardır, ve işte Şambra bu noktada devreye girecektir. Sizler, gurular olmak üzere burada değilsiniz. Siz, onların lideri olmak için burada değilsiniz. Siz, bir bayrak olmak için, onlara bunun yapılabileceğini gösteren bir insan rehber olmak için buradasınız. Siz buna sahip değildiniz, Şambra. Hiç biriniz sahip değildiniz. Bundan ilk siz geçiyordunuz. Siz, bundan geçmiş olup da size yapılabileceğini söyleyen insanlara sahip değildiniz. Bu çok karanlık ve karmakarışık balta girmemiş ormandan geçiyorsunuz – ve bundan ilk siz geçiyorsunuz – ve bunların hepsinin, sizin deyiminizle, saçmalık olup olmadığını da bilmiyorsunuz. Bunların size sürekli daireler çizdirip çizdirmediğini bilmiyorsunuz, ya da ağaçların arkasında ne tür canavarların saklandığını bilmiyorsunuz. İlk grup bir kez geçtiğinde, aslında bir yol yaratacak. Diğer insanlar da bunu elbette kendileri gerçekleştirecekler ama, en azından yapılabilir olduğunu bilecekler. Bizim Yeni Enerji hakkında daha çok şey söyleyeceğimiz açıktır, ama çalışmaların ve sorun için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Lütfen bilmeme yardımcı ol: Neden serbest olmayan ve ailesini bırakmak istemeyen biriyle bir ilişki yaşamak deneyimini yarattım?</p>
<p>TOBIAS: Türlü nedenleri var. Akla ilk gelen bir bağlılık, bir taahhüt oluyor, ama ayrıca, yaşantına girecek başka şeylerin olduğunu daha derin düzeylerde bildiğini de anlamalısın, ve eğer, özellikle de burada sözünü ettiğin kişiye taahhütlerinle çok bağlanacak olursan, bu seni enerjisel olarak çok tüketirdi. Belki harika bir şey olurdu, ama seni sahip olduğun başka tutkulardan alıkoyardı. Yani sen kendine yemeğin biraz tadına bakmak için izin verdin ama tamamını yemedin.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Ah Tobias, Tobias, Tobias. (Tobias güler) Ben seninle ne yapacağım? Bir yardım olarak ya da Kırmızı Çember Düzeninin bir bayrağı olarak burada bulunmak için kanatlı atıma binip uçarak geldim, anlıyor musun, böylece muhteşem bir ziyafet için sana bu yuvarlak masada katılacaktım, ve aslında bir sorum da yok, ama şu anda bir tanesi biçimleniyor.</p>
<p>TOBIAS: Bugün bir salgın var. Sorular bölümünde bir dolu olmayan soru var.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Aslında şimdi bir soru oluştu, ve sen biliyorsun, inanılmaz deneyimlerle dolu muazzam bir yıl yaşadım – değişen inanç sistemleri ve bazıları&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Parçalandı mı?</p>
<p>10.ŞAMBRA: &#8230; parçalandı ve bırakıldı, ve sonuç olarak, örneğin geçen yıl hiç koşmadım. Oysa kilomu korumak için her hafta 50 kilometre koşardım. Hiç koşmadım. Kilo da almadım. Ayrıca, 20 yıldır hiç alkol almıyordum, ve ben bir alkolik olduğuma ilişkin inanç sistemini de bıraktım ve geçenlerde içmeye başladım, ve az bir süre için o inanç sistemini bırakıp bırakmadığıma dair korku hissettiysem de, artık tam olarak biliyorum ki o inanç sistemi yok oldu. Ve ben şunu merak ediyorum, bu arada, şimdi düşünüyorum da, sen hapisteyken çok kızgındın.</p>
<p>TOBIAS: Çok kızgın.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Çok kızgındın, anımsıyorum. Soruma gelelim&#8230; hangi inanç sistemini şimdi bırakmam gerektiğini önerebilir misin diye merak ediyordum. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Aslında, inanç sistemleri görkemli bir şeydir. Onlar görkemli şeylerdir. Onlar yalnızca kapana kıstırıldıklarında ya da kilit altına alındıklarında görkem-siz olurlar. Ve bu elbette fazla sık oluyor. Bir insan, bir inanç sistemi geliştiriyor ve o inancın tekamül etmesine izin vermiyor. Onu kısıtlıyor. Sizin deyimlerinizi kullanacak olursak, tutsak ediyor, ve sonra da bunun tek inanç olduğuna inanıyor. Doğrusu inanç sistemleri çok yaratıcıdır. Esin verirler. Genişlerler. Bir insanın hayallerini gerçekleştirmesini sağlarlar ve bir insan meleğin tüm yolculuğunu tamamlamasını sağlarlar. İnanç sistemlerinin genişlemesine ve değişmesine ve akmasına ve sürekli yeni durumlara uyum sağlamasına izin verdiğiniz sürece, onların yanlış bir yanı yoktur. Sen, bir alkolik olduğuna ilişkin çok kilitli bir inanç sistemine sahiptin. İyi haber şu ki, bu seni bu yaşamda kendi kendini yok etmekten kurtardı, çünkü o yolda gidiyordun. Kötü haber ise, bu inanç sistemini büyük bir korkuyla tutmayı sürdürdüğündü, çünkü onu bırakırsan o eski şeytanımsı sarhoş benliğine geri döneceğini düşünüyordun. (bazı gülüşmeler) Ama böyle hissediyordun ve benim hissettiklerim bunlar değildi, ama sen o eski sene geri dönmekten korkuyordun. O nedenle de bu inanç sistemini çok katı, değişmez bir biçimde tuttun.</p>
<p>Şimdi görünen o ki, o inanç sisteminin değişmesine ve genişlemesine izin vermişsin, ve belki de senin deyiminle, bir zamanlar ya da eskiden bir alkolik olduğun inancına dönüştürmüşsün. Senin alkole olan bağımlılığın psikolojikti. Ama bu şimdi genişliyor ve sen onun artık bir kısıtlama olmadığını, kendine alkolik demek zorunda olmadığını söylüyorsun, ama yine de aşırı içmenin ve sonra da onu bırakmayı öğrenmenin harika deneyimini yaşadın. Böylece bu inanç sistemi şimdi genişliyor ve tekâmül ediyor ve onunla oynamak eğlenceli bir şeydir. Bu senin inanç sistemin. Onu sen yarattın. Şimdi de onun nasıl genişlediğini hisset ve izle. O sendir, ama kendi içinde de sürekli hareket eden bir yaşam gücü enerjisine sahiptir. Peki buradan nereye gidecektir? Ne yapacaktır? Biz senin önce bir alkolik, sonra da kurtulmuş bir alkolik olduğun inancınla ilgili herhangi bir şeyi yadsımıyoruz – ama bunlar birbirine çarpıp duran iki farklı inanç sistemleriydi. Ama o şimdi daha büyük bir inanç sistemine tekâmül ediyor. Ve o nedir? Onu sen seçeceksin. Onunla oynayabilirsin. Ona enerjini katabilir ve nasıl tekâmül ettiğini izleyebilirsin. Olur da, onun ilerleme ya da kıvrılıp bükülme biçimini beğenmezsen, onu her zaman için yeni bir biçimde yeniden-yaratabilirsin. Onu yapılandırman gerekmiyor. Eline çekici, çivileri ve tahtaları alıp da o inanç sistemini bir kapana sokman ve onu biçimlendirmen gerekmiyor. O sürekli bir gel-git halinde, ama onu yönlendirebilirsin de. Peki, ışığın sevgili varlığı, bugün inanmak istediğin şey nedir?</p>
<p>10.ŞAMBRA: Herhangi bir şeye inanmak istediğimi sanmıyorum. Yalnızca tam olarak farkında olmak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu iyi bir inanç. Tam olarak farkında olabileceğine inanıyor musun? Ve sonra o inanç sistemi seni o farkındalık akışına götürür. Ama o inancı sınırlayarak tuzağa düşme, çünkü farkındalığın ötesine geçebilirsin, ve bu apayrı bir konudur.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Peki. Sana çok teşekkür ediyorum ve işte buna içerim. (kahkahalar ve alkış)</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, Oslo oturumunda konuşulan kendini-kontrol-etmek ile, standart ya da bayrak teknolojisi arasındaki farkı anlamak ve bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: İnsanlar kendilerini birçok farklı biçimlerde kontrol etmek eğilimindedirler, ki bu az önceki soru ve konuştuklarımızla da bağlantılıdır. Bir inanç sistemini alır, sonra da kontrol ederler. Onu kısıtlarlar, ve aslında o inanç sistemini ya da yaratı potansiyelini boğarlar. İnançlarının ya da enerjilerinin ya da yaratılarının kontrolünü bir kez elden bıraktın mı, şu anda hayal bile edemeyeceğin şekillerde genişlemeye başlarlar. Kontrolleri bıraktığında, o kanatlı atın gerçekten yükselip uçmasına izin verdiğinde, yaşantında senin için çok farklı olacak şeyleri yaratacaktır. Hatta, şifalandırma yeteneğini bile yaratacaktır, ki bunun yapılamayacağını söyleyenler var. Böyle söylediğin sürece de yapamayacaktır, ama eğer saf, yenilenmiş, sağlıklı bir hücre standardının, bedenindeki her bir hücreye bir mesaj yollayabileceğine, onunla iletişim kurabileceğine, aslında sağlıksız, dengesiz hücrelere tam anlamıyla bir elektromanyetik sinyal gönderebileceğine inanırsan, o zaman bu mümkündür. Kontrolleri ve kısıtlamaları kaldırdığında, herşey o noktada mümkün hale gelir.</p>
<p>Siz bunu gerçekleştirdikçe, kendini şifalandırma ve bolluk ve sevinç içinde yaşama yeteneğine sahip oldukça, diğerlerine – diğer herkes için – bu, standart ya da bayrak haline gelir. Ve bu, Şambra öğretilerinin özünü oluşturur. O nedenle, az önce Luke’a dediğimiz gibi, hepinize şunu söylüyoruz, inanç sistemleri – onlarda yanlış olan bir şey yoktur. Siz, yaratılarınızı deneyimlemek için bir inanç sistemini ya da bir enerji kavramını kullanan yaratıcı varlıklarsınız. Yalnızca inancınızı kontrol ettiğinizde ya da sınırladığınızda yaratıcı benliğinizi de kontrol etmiş ve sınırlamış olursunuz. Kontrolleri kaldırın. Gidin ve çılgın olun ve Kuthumi’nin yaşadığı türden tam bir çöküntüyü de yaşamayın. Bedeninizde ve zihninizde sahip olduğunuz kontrolleri bırakın ve tümüyle farklı bir şey deneyimlemeye başlayın.</p>
<p>Böylece Şambra, bu tatil dönemi için en iyi dileklerimizi sunuyoruz. Ev ödevi yok. Bu kez ev ödevi yok. Sizden yalnızca yaşamın keyfine varıp onu deneyimlemenizi isteyeceğiz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/12/16/saud-5-felsefe-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 4: &#8220;Yukarıda Nasılsa, Aşağıda da Öyledir&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/11/04/saud-4-yukarida-nasilsa-asagida-da-oyledir/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/11/04/saud-4-yukarida-nasilsa-asagida-da-oyledir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2006 13:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı
Kırmızı Çembere sunulmuştur
4 Kasım 2006
www.crimsoncircle.com     &#8211;     www.kirmizicember.org
Ben Ben’im, evet Ben’im, Adamus Saint-Germain (izleyiciler alkışlar). Aşk macerama ilişkin söylentiler fazlasıyla abartıldı. (kahkahalar) Tobias’a çok saygım var, ben ve kendim birlikte izindeydik, ne güzel, ne hoş bir parti oldu. Gerçekten de, Dünya üzerinde Saint-Germain [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
4 Kasım 2006</p>
<p>www.crimsoncircle.com     &#8211;     www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben Ben’im, evet Ben’im, Adamus Saint-Germain (izleyiciler alkışlar). Aşk macerama ilişkin söylentiler fazlasıyla abartıldı. (kahkahalar) Tobias’a çok saygım var, ben ve kendim birlikte izindeydik, ne güzel, ne hoş bir parti oldu. Gerçekten de, Dünya üzerinde Saint-Germain olduğum yaşantıda birlikte zaman geçirdiğimiz başka bir meleksel varlıkla da kendimi açık ve sevecen ve özgürce paylaştığım anlar oldu. Bu varlık o zamanlar fiziksel biçimin içindeydi, tıpkı benim de bir dereceye kadar olduğum gibi.<br />
<span id="more-284"></span><br />
Ama aslında yaptığım izin daha çok kendimle ilgiliydi. O çok, çok eril ve erkeksi veçhelerimle (kahkahalar) kışkırtıcı ve çok güzel dişil veçhelerimi (yoğun kahkahalar) sürekli yeniden birleştirmeye ilişkindi. İzin dönemim, kendimin bu veçhelerini yeniden birleştirmekle ilgiliydi, ve kendimle baş başa geçirdiğim bu dönemden sonra, bu güzelliğin birazını başka bir varlıkla paylaşmanın çok uygun olacağını hissettim. Böylece Paris’te azıcık zaman geçirdim. Fiziksel bir beden tezahür ettirdim ve bana eşlik eden varlık da (çvr: dişi ya da kadın için kullanılan she kelimesini kullanıyor) fiziksel bir beden tezahür ettirmek için kendine izin verdi, ve biz sonbaharda Paris sokaklarında yürüyerek müziği dinledik, ayın keyfine vardık, güzelliğin – insan yaşamının sunduğu onca şeyin engin güzelliklerinin keyfine vardık. Kalıcı bir biçimde yeniden fiziksel bir beden üstelenecek kadar değil, ama geçici olarak güzelliğin tadını çıkartmak için, sizlerin de sık sık fark etmeyi unuttuğunuz güzellikleri seyretmek için.</p>
<p>Bilinçte bir hareket ve sürekli bir değişim var. Sadece ayın döngüsünün ya da yıldızların döngüsünün ötesine geçen döngüler var. Diğer alemlerde – görünmez alemlerde olduğu kadar burada, Dünya’da da meydana gelmekte olan çok, çok şey var. Bunların hepsi birbiriyle çok ilişkilidir. Böylece ben, erille dişili yeniden birleştirmek için bir izin dönemi kullanmayı seçtim ve bu, hepinizin ve her birinizin yapmasını önerdiğim bir şeydir. Kendinizle baş başa zaman geçirmek. Aynı enerjiden kaynaklanmalarına karşın iki temel parçaya sahipsiniz. Bunlar daha en başından bölündüler, ve erille dişilin bu döngüleri ya da veçheleri şimdi başka bir evrimden ve döngüden daha geçiyorlar. Bugün birlikte olduğumuz bu çok kısa sürede bu konu hakkında konuşmak istiyorum.</p>
<p>Buraya gelmeye hazırlanırken kendi kendime gülüyordum. Sizlerin enerjisini hissediyordum ve – bugün gelecek herşeyin enerjisini nasıl yorumlamaya çalıştığınızı hissediyordum. Ve Cauldre bu kanallığa hazırlanmak amacıyla kendi sürecinden ve dönüşümünden ve silkelenmelerinden geçerken kendi kendime gülüyordum, ve ona sordum, “benim bugün doğrudan bedenine ve zihnine ve ruhuna girmeme hazır mısın?” Tabi bu onda biraz şok etkisi yaptı, çünkü çoğu insan gibi o da bir mesafe bırakma ve bir engel koyma eğilimi gösteriyor. Ve ona yeniden sordum, “enerjinin, yalnızca kelimelerin değil, ama bugün paylaşacağım şeylerin enerjisinin, burada bulunan herkese açıkça iletilebilmesi için, benim tümüyle ve tamamen gelmeme hazır mısın.” Ve o derin bir nefes aldı, biraz içine çekti ve benim, onun her bir parçasına tümüyle girmeme izin verdi. Gerçekten de biraz sinirliydi, ama sonra, kendi benliği ile çok bütünleşmiş olduğu aklına geldi. Kendi bilinci ve kendi enerjisinden o kadar emin ki, bir başkasıyla birleşmenin nasıl bir etkisi olabilirdi ki? Ben, bu anın kutlanmasında ona katılmaktan başka ne yapabilirdim ki? Bir insan böylesine bütünleşmiş bir haldeyken ve kendinden böylesine eminken, ister ruhsal biçimde olsun ister insan biçiminde, başka hiç bir varlık hiç bir zarar veremez. Tümüyle bütünleştiğinizde ve kim olduğunuzdan emin olduğunuzda, hiç bir insan sizi dengeden çıkartamaz. Kim olduğunuzu anımsarsanız, bu denli güvenirseniz, kendinizden bu kadar emin olursanız, hiç bir görünmez varlık size hakim olamaz, enerjinizi çalamaz ya da bedeninizi teslim alamaz.</p>
<p>Böylece ben Cauldre’nın bedenine girebildim ve şimdi sizden rica edeceğim, eğer kim olduğunuzdan bu denli eminseniz ve kendi içinizde bu denli dengedeyseniz, kendiniz için spiritüel enerjinin bir bayrağı iseniz, enerjinize girmeme izin verecek misiniz? Şu anda bedeninize, ruhunuza, ve özellikle de zihninize katılmama ve birleşmeme izin verecek misiniz? Zihniniz, çevresine şu çitleri, tüm o duvarları koyduğunuz şeydir. Zihin, kendiniz olduğunuzu, kimliğiniz olduğunu düşündüğünüz şeydir. Ama bana şu anda, zihninizde ve gnost’unuzda size katılmama izin verecek kadar kendinizden emin misiniz. Gnost’unuz, yaratıcı çözümünüzdür. O, türlü hallerde ya da biçimlerde gelen potansiyellerinizin tümüdür, yanıtların tümüdür. Bazısı daha yüksek bir bilinçten gelir, bazısı da daha alçak, ama hepsi, sizin o anda bulunduğunuz belli yere göre gelen yanıtlardır. Eğer ıstırap içindeyseniz, gnost’unuzdan gelen yanıtlar da kesinlikle farklı bir yerden olacaktır. Ve bir denge ve bütünlük ve etkililik düzeyindeyseniz de öyle.</p>
<p>Böylece, eğer gönüllüyseniz, bu anı kutlamak adına bırakın evinize, bedeninize, zihninize ve ruhunuza geleyim. Sizden almaya ihtiyaç duyduğum bir gereksinime sahip değilim. Sizin de benden alabileceğiniz bir şey yok, ama biz birlikte bugünkü Şaud boyunca güzel bir yeni enerji şarkısı çalabiliriz.</p>
<p>Başka özel konukları da içeriye davet ediyoruz. Mark ve White Eagle (Beyaz Kartal) enerjilerini bu odaya kabul ediyoruz, çünkü onlar da, içine geliştiğiniz birçok yeni bilinçte sizinle çalışıyorlar. Ve sizi uyarayım, bu kolay bir şey değildir. Sizi geri tutmayı seçecek, aynı eski döngüleri ve kalıpları sürekli tekrarlamanızı seçecek güçler, enerjiler ve geçmişler var. Bu güçlerin, bu enerjilerin bazısı size ait. Size ait&#8230; sizi geri tutan kısıtlamalarınız, beklentileriniz ve korkularınız. Ama bu enerjilerin birçoğu da çevrenizdeki insanlardan – kitle bilincinin kendisinden – geliyor. Kitle bilinci sizi geri tutmak isteyecektir. Herhangi bir insana ait olduğu için değil, herhangi bir komplo olduğu için, sadece var olduğu için. Kitle bilinci, sizin de bir parçası olmuş olduğunuz bir enerji havuzudur. Sizi sever. Gittiğinizi görmek istemez. Ve onun ötesini görememeniz için de elinden geleni yapamaya çalışır. O nedenle, bu enerjiler sizi orada tutmaya çalışacaktır.</p>
<p>Sonra, başka alemlerin – görünmez alemlerin – enerjileri de var; ve bu enerjiler de sizi orada tutmaya çalışacaktır. Ama Şambra, kendinizden çok emin olursanız, çok istekli olursanız, bu şeylerden geçip gidebilirsiniz. Biz meleksel varlıkların güzel yardımlarına sahibiz – White Eagle ve Mark gibi bugün bize katılan, içinden geçtiğiniz şeyleri anlayan varlıklar, Dünya’da yürümüş olan, insanlarla birlikte yürümüş olan varlıklar.</p>
<p>Ayrıca, şefkat ve dişiliğin enerjisini de içeriye davet ediyoruz – Kuan Yin enerjisini. Sevgili Tanrım, ben, Saint-Germain’in, White Eagle’in ve Mark’ın bunca testosteronuyla, Kuan Yin enerjisine bugün gerçekten ihtiyacımız var. Dişil dengeye sahip olmamız fazlasıyla uygundur, ve üç eril enerjinin dengelenmesine yardımcı olmak için yalnızca tek bir dişil enerji yeterlidir. Böylece bu enerjilerin hepsini odaya davet ediyoruz ve devam etmeden önce, derin bir nefeste birleşelim, çünkü şu anda olmakta olan çok şey var.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Tobias bugün gelmemi rica etti, kendisi kulübesinde, fiziksel olmayan evinde oturuyor ve enerjilerin hareket ettirilmesine yardımcı oluyor, biraz da dinleniyor, çünkü geçenlerde Almanya ülkesinde Şambra ile birlikte çok yoğun bir oturum yaptı. Yani bugün onun izin günü, ancak enerjisi her zamanki gibi mevcut ve erişilebilir halde.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün başlarken size basit bir soru soracağım. Bu soruyu hem şimdi, hem de bu Şaud’un sonunda soracağım. Anlamı – gerçi saklı değildir – ama anlamı, sizin için hemen anlaşılır olmayabilir, ama önünüzdeki altı hafta içinde gerçekten olacaktır. Böylece size soruyu bugün soruyorum, her birinize, kimseyi geride bırakmadan: Değişimi kabul etmeye hazır mısınız? Değişimi kabul etmeye hazır mısınız? (Geri planda sirenler çalar) Ben bu soruyu sorarken sirenlerin çalması çok uygun. (bazı gülüşmeler) Bunu ayarlamak zorunda kalmadım. Bunu ayarlayan bilinçtir. Çünkü ben bu soruyu sorarken, değişimi kabul edecek misiniz, değişime hazır mısınız dediğimde, bir parçanız korkuya kapılıyor. O parçanız, yanıt vermeden önce tam olarak ne demek istediğimi açıklamamı istiyor. Bir parçanız da tam olarak neden söz ettiğimi biliyor ve biz bunu bugünkü Şaud’da tartışacağız. Bu basit bir soru gibi görünüyor ve yanıtı da size açık gelebilir, ama bundan çok daha fazlası söz konusudur. Değişimleri kabul etmekten, evet, hazırım diye onaylamaktan çok daha fazlası mevcuttur. Başka alemlerde olmakta olan çok daha fazlası vardır, ve biz bundan da söz edeceğiz.</p>
<p>Bir an için sizden, bayraklardan söz edelim. Ben, Yazortası Konferansından beri, aylık gruplarla, Şambra gruplarıyla birlikte olmadım. Bayrak kavramından ve Kırmızı Çember’in Dünya’daki Yeni Düzen’inden söz ettiğimde, birçoğunuzu şoke ettim. Birkaçınız kapıdan çıkıp gitti ve bir daha da dönmedi. Bazılarınız kapıdan çıkıp gitti ve birkaç hafta ya da bir ya da iki ay sonra geri döndü, çünkü bu sizin bazı düğmelerinize bastı. Sizin sorunlarınıza parmak bastı. Biz bir Düzen kurmaktan söz ettik, ve bu da çok, birçok eski anıyı tetikledi. Neredeyse hepiniz, bir daha asla, dediniz, ve ‘bir daha asla’ dediğinizde ne olur biliyorsunuz. Enerji anında geri döner. Ama bu durumda farklı bir biçimde geri gelebilir.</p>
<p>“Düzen” terimi geniş bir anlamda kullanılır, özellikle de bizim tarafta, çünkü genelde enerji sadece vardır. Enerji, genel bir nötrlük halindedir ve arzuyla aktive edilebilir. Tutkuyla ya da gereksinimle ya da korkuyla aktive edilebilir. Ama o yalnızca nötr bir halde sizin onu aktive etmenizi ve onunla bir şey yapmanızı bekler. Bireyler ya da gruplar kanalıyla aktive edilen enerji, bir noktada onlardan salınabilir ve belli bir evrimden geçerek ya da belli bir süre geçtikten sonra kendi nötr haline geri döner. Bazı enerjiler de aktive edilir ve hiç salınmazlar, daha çok kitle bilincine yerleştirilirler. Bazen bu enerjilere yönelinilmezse, biraz karmaşık bir hal alma eğiliminde olurlar. Böylece, biz “Düzen” kelimesini, bir yön getirmek, ve enerjiye belli bir niyet, belli bir dürtü getirmek anlamında kullanıyoruz.</p>
<p>Düzen, kontrol etmek anlamına gelmiyor. Düzen, geçmiş yaşamlarda dinsel düzenlerde bulunduğunuz, belli yeminler ettiğiniz, çok disiplinli ve katı hayatlar yaşadığınız zamanlardaki şeyler anlamına gelmiyor. Bugün bir düzen, tümüyle farklı bir anlama gelebilir. Amaç anlamına gelebilir. Bir topluluk türü anlamına gelebilir. İnsanların birbirleriyle sahip oldukları ortak bir bağ anlamına gelebilir. Böylece biz Dünya üzerindeki Kırmızı Çember Düzeni’nden söz ettik, ve hepiniz tarafından planlanan bu düzen, Eski Enerji ile Yenisi arasında meydana gelmiş olan bazı dinamiklerden geçmekle, ve sonra bazılarınız için öğretmen olmayı seçmekle ilgilidir, çünkü sizin geçtiğiniz yükseliş belirtilerinin aynılarıyla karşılacak çok, çok insan olacaktır, ve onlar da biraz kurtarılmayı gereksineceklerdir.</p>
<p>Böylece biz inisiyasyondan, kendinizi bir bayrak olarak inisiye etmenizden söz ettik. Bir örnek olan, bir ışık sütunu olan bir bayrak. Asil ve onurlu prensiplere sahip olan bir bayrak. Sizin ve başkalarının arzulayacağı bir şey olan bir bayrak. Biz bu Kırmızı Çemberin Düzeni’ne inisiye olmaktan söz ettik ve yine bir dolu korku tetiklendi ve biz ucunu bıraktık – Tobias ve ben onu bıraktık – birkaç ay öylece kalsın diye, onunla oturabilesiniz diye, eski korkularınızın ve kaygılarınızın bazısından geçebilesiniz diye, geçmiş yaşamlarınızda size onca sevinç ve neşe, ama aynı zamanda da acı veren şeyin ne olduğunu düşünebilesiniz diye, geçmişte birlikte olduğunuz bazı dinsel düzenlerden neden çıkartıldığınıza bakabilesiniz diye bıraktık. Bazılarınızda hâlâ derin yaralar vardı. Kiliselere hizmet etmiştiniz. Bazı gizli kuruluşlara hizmet etmiştiniz. Bazılarınız rahibe, rahip, haham ya da din adamıydınız. Ve bu eski düzenlerden gitmeniz istendiğinde, derin yaralar açıldı, ve biz şimdi geri gelmiş size yeni bir düzen olduğunu, inisiye olmayı seçip seçmediğinizi soruyorduk. Ve geçtiğimiz bir kaç ay boyunca bunun içinizde birçok ilginç açmazlara neden olduğunu biliyoruz. Ben şimdi bir kez daha Kırmızı Çember Düzeni’nin ne olduğunu açıklamaya geldim. Bu, bilinci ilerletmek üzere ve bazıları için de, dediğim gibi, öğretmen olmak üzere burada, Dünya’da olmayı kabul etmiş ve tekamül etmiş varlıklar arasındaki ortak bağdır.</p>
<p>İnisiyasyon&#8230; bu yaz sözünü ettiğimiz inisiyasyon, kendi içinizde kendinizle olan güzel ve basit bir seremoniydi. İnisiyasyon, kim olduğunuzu onaylamakla, buraya neden geldiğinizi anımsamakla ilgiliydi, ve eski bilinçten çıkarak yenisine girmek için kendinize izin verdiğinizi kabul etmek, onaylamaktı. Evet, bunu yapmaya gönüllü olduğunuzu tekrar tekrar onayladığınızı biliyoruz. Bu noktaya varabilmek için bir dolu zorluklardan, sınavlardan ve çalkantılardan geçtiniz. Ama öyle zamanlar vardır ki, geri gidip, sizi ilk elden buraya getiren enerjilerin özünü anımsamak, yeniden onaylamak, bu enerjileri geri getirmek önemlidir, evrimin bu en muhteşem zamanında Dünya’da olacağım diyen öz enerjileri.</p>
<p>Bu, Dünya üzerinde öylesine sıradan bir zaman değildir. Bu, Atlantis’teki zamanımızla karşılaştırılamaz bile. O zamanlar Atlantis’teki enerji farklıydı. Daha yavaştı. Kendi güzelliğine ve kendi canlılığına sahipti, ama şu anda içinden geçtiğiniz şeye hiç benzemiyordu. Biz Atlantis döneminde yeni bir enerjiye girmek için hazırlandığımızı sanıyorduk, oysa sadece insanlığın yeni bir çağına giriyorduk. Atlantis zamanlarını, insanlığın yolu üzerindeki Hristos çağı için geride bırakıyorduk. Siz şimdi Hristos çağını geçtiniz ve biz şimdi Yeni Enerji çağına doğru yol alıyoruz.</p>
<p>Bu Yeni Enerji çağı, insanlık için sadece yeni bir çağ değildir, o tam anlamıyla yeni enerjiyle ilgilidir. Atlantis’de yaşadıklarımızdan farklıdır. Herşey şu anda çok daha hızlıdır. Herşey, rekor-kırıcı bir hızla oluyor. İnsanlığın geçmişine, hatta 2000 yıl öncesine baktığınızda bunu görebilirsiniz. 200 yıl öncesine bakın, ve sanayi devriminden beri Dünya’da olanları görün. Ve şimdi bir de son 25 yıl içinde bilinçte meydana gelen şeylere bakın. Herşey inanılmaz bir hızla gidiyor. Muazzam bir momentum kazandı ve bizim tekrar tekrar sözünü ettiğimiz nokta – kuantum sıçrayışı – neredeyse olmak üzere. Şu anda tüm saatler 11 ve 59 dakikayı gösteriyor, anlamı da – ben kolunuzdaki saatten ya da duvardaki saatten söz etmiyorum, biz evrimden söz ediyoruz. Biz, Dünya’ya gelen ve sadece bu noktaya gelebilmek için çok, birçok yaşamdan geçen insanların yolculuğundan söz ediyoruz.</p>
<p>Saat 11:59 Şambra. Neredeyse vardık. Bu, herhangi bir korku olmadan söyleniyor. Herhangi bir uyarı niyeti olmadan söyleniyor. Bu sadece böyledir. Bu yüzden birkaç ay önceki yaz toplantımızda Kırmızı Çember Düzeni’nden söz ettim. Düzen, bir gündem ya da beklenti olmaksızın, bir yöne sahip olan bir amaç için enerjinin aktive edilmesi anlamına gelir. Kendilerine Şambra diyen bir grup insanın, şimdi başka bir döngüye ve başka bir evrime geçmesidir. Dediğim gibi, Düzen, kontrol ya da hiyerarşi anlamına gelmez. Bu eskiye ait bir şeydir. Geçmişinize aittir. Bir düzen, kısıtlamalar olacak anlamına gelmez – tam tersine. Bu Düzen, enerjinin açık bir mimarisiyle ilgilidir, ama, bir amacı olan enerjiyle ilgilidir, kendi tekamülüne sahip olan bir enerjiyle ilgilidir.</p>
<p>Biz inisiye olmaktan söz ettik, ve bu kişisel bir seçim, kişisel bir karardır. Bir sonraki düzeye gitmeye ve bir sonraki adımı atmaya gönüllü müsünüz, yoksa geride kalmak mı istiyorsunuz? Aslında fark etmez, çünkü er ya da geç ruhunuz ve onun tüm veçheleri tekamül edecektir. Fark etmez. Geride bırakılmanız söz konusu değil. Aslında soru şu, bundan şimdi mi geçmeyi seçiyorsunuz, yoksa daha sonra mı geçmeyi seçiyorsunuz.</p>
<p>Dünya üzerindeki Kırmızı Çember Düzeni’nden Temmuz’daki toplantımızda söz ettiğimizden beri, dünyanın her yanındaki Şambra görkemli bir tepki verdi. Kim olduklarını anımsadılar. Bu kişisel açılımı sürdürme seçimini yaptılar ve şimdi de birçokları öğretmen olmayı seçiyor. Bazıları, Tobias ve ben Adamus Saint-Germain tarafından sunulan materyalleri öğretecek. Bazıları da kendi materyallerini kendi tarzlarında sunmayı seçiyor, ve yine bazıları bunları birleştirmeyi seçiyor. Ama önemli olan, Şambra’nın kuvvetlenmesi, gücünü arttırmasıdır. Şambra, bu Yeni Enerjiye geçiyor.</p>
<p>Siz bunu gerçekleştirdikçe, ve özellikle de gelecek sekiz ya da dokuz ay boyunca meydana gelecek bazı çok ilginç şeylerle karşılacaksınız. Günlük insanca durumlarınızla başa çıkmaya çok alışıksınız. Zihninizde dengeli olduğunuz bir noktaya ulaşıyorsunuz. Kendinizi bu fiziksel insan düzeyinde anladığınız – neden burada olduğunuzu anladığınız, yaşamın güzelliğini anladığınız – noktaya geliyorsunuz. Daha en başından neden buraya geldiğinizi anladığınız noktaya geliyorsunuz. Egemen, mutlak insanlar olma yolunda büyük adımlar atıyorsunuz. Ama zamanın bu gelecek sekiz ya da dokuz ayında, bazı başka güçlerle karşılacaksınız. Ve ben bugün onlar hakkında birkaç dakika konuşmak istiyorum.</p>
<p>Bu güçlerin özünde, erille dişilin bütünleşmesi yatar. Tobias size bundan daha önce söz etti ve o, İsis ve Adem enerjilerinin yeniden birleşmesini – erille dişilin yeniden birleşmesini &#8211; ele alan mükemmel bir okul oluşturuyor. Ama bu, aklınızla düşünebileceğiniz eril ve dişilden çok daha fazlasıdır. Bundan çok daha fazlasıdır. Erille dişilin bu iki enerjisi – İsis ve Adem – esas bölünmeyi, ilk bölünmeyi temsil ederler. Ruhu olan herhangi bir varlığın erili ve dişili, benliğindeki ilk bölünmedir, meleksel alemlerde bile.</p>
<p>Bu eril ve dişil bölünmesi, daha ışık ve karanlık bölünmesi olmadan meydana gelmişti. Negatif ve pozitif bölünmesi olmadan meydana gelmişti. Ruhun bu eril ve dişil ayrılığı ya da ayrılık yanılsaması, çok, çok, çok gerilere gider, ve enerjide meydana gelen bu bölünmeyi içeren çok, çok şey var. Bu eski bölünmeye çok inanan, onu çok kabul eden birçok enerjiler ve gruplar ve bireyler var. Daha çok eril enerjiyi kuşanmış çok insan var, ve daha çok dişil enerjiyi kuşanmış çok insan var. Onun için, şu anda Dünya gezegeni üzerinde, erille dişili yeniden birleştirmeyi ve bütünleştirmeyi arzulayan tekamülün bu Yeni Enerjisi yüzünden meydana gelen bazı şeyleri deneyimliyorsunuz.</p>
<p>Bunların tümü, Dünya üzerinde bunların olmasını istemeyen birçok güç olduğunu söylemenin bir yoludur. Onlar, erilin dişil üzerinde sahip olduğu güçten çok mutlular. Eril enerjinin temelde politika, din, ve dünyanın birçok meseleleri üzerinde bir tür kontrole sahip olmasından çok hoşnutlar. Ve dişil enerjiyi kuşanmaktan da çok mutlu olanlar var, çünkü oyun oynayabiliyorlar. Bunun cinsel ifadeleri mevcut. Bununla bağlantılı olan bazı çok provokatif ve baştan çıkarıcı enerjiler söz konusu. Yani, dişili daha ağır basan ya da dengenin dişilden yana olduğu ve bu enerjilerin yeniden birleşmesini hiç de görmek istemeyen bazı insanlar var.</p>
<p>Bugün gösterilen dialar üzerinde tartıştığınız gibi ve Tobias’ın da tekrar tekrar size sözünü ettiği gibi, içinizdeki bu eril enerjiler – ruh kimliğinin esas bölünmesidir. Bugün bu enerjilerin birçoğu büyük bir dengesizlik içinde. Dünya üzerinde meydana gelen çatışma budur ve bu sürecektir. Haberlerinizde ve medyalarınızda sürekli göreceğiniz biçimlerde ortaya çıkacaktır. Ama şeylerin tam özünde, şu anda Dünya’da meydana gelen çatışmaların kökünde, esasında, erille dişilin birleşme arzusu yatıyor. Bu ikisini yeniden birleştirme ihtiyacının bir nedeni var, çünkü böylece ruhun bölünmesinin ötesine geçebileceksiniz, eril ya da dişil ihtiyacının ötesine geçeceksiniz. Bu ihtiyacı tümüyle ortadan kaldıracaksınız. Erkekle kadın – erille dişil – arasındaki bölünme, bir yanılsamadır. Artık olmak zorunda değildir. Ama dediğim gibi, bunların birleştiğini görmek istemeyen ve eski ayrılığı kuşanmış olan çok insan var.</p>
<p>Ben aslında bir bildiride bulunacağım – şu anda Dünya üzerinde meydana gelen neredeyse her anlaşmazlık ve çatışma, eril ve dişil enerjilerle ilgilidir. Ortalığı kasıp kavuran savaşlarınız – bunlar sonuçta toprak için yapılan savaşlar değildir. Para için yapılan savaşlar değildir, ve aslında din adına yapılan savaşlar da değildir. Özlerinde, erille dişili yeniden birleştirmek yatıyor. Birçok kişinin yaşamındaki çatışmalar, ruhsal denge bozuklukları, dizi cinayetler işleyen katiller dediğiniz kişilerle olan sorunlar, çok dengesiz olan kişilerle yaşadığınız sorunlar, eril ve dişil enerji yüzündendir – çünkü o yeniden birleşmek istiyor ve onu ayrı tutmaya çalışan güçler var.</p>
<p>Böylece, gazetelerinize baktığınızda, haberleri duyduğunuzda, işinizde ve hatta evde karşılaştığınız sorunlarda, Tobias’ın dediği gibi, kısa duvarın arkasında durun. Burada gerçekte nelerin olup bittiğine bakın. Karmaşanın ötesine geçin, zihninizden gelenin ötesine geçin. Derin bir nefes alın ve çatışmalara neden olan, meydana gelen ikilemlere neden olan enerjilerin özüne bakın. Bu, erille dişilin yeniden birleşmesiyle ilgilidir. Bu, siz Yeni Enerjiye geçerken olması gereken bir şeydir. Önce bireylerin içinde meydana gelir ve sonra yolunu gruplara bulur, ama bu olması gereken bir şeydir. Ve siz kuantum sıçrayışı noktasına yaklaştıkça, bu değerli unsurları ayrı tutmuş olan güçler, eyleme geçeceklerdir. Daha saldırgan olacaklar, daha çok sesleri çıkacak ve özellikle de kitle bilinci üzerinde daha etkili olacaklardır, ve eğer siz olan bitenin farkında olmazsanız, bunlardan etkilenirsiniz.</p>
<p>Çok kalın ve eski bir kitle bilincinin enerjileri, sizi etkileme, içinize girme eğiliminde olacaktır. Ve daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, zihniniz harika bir yetiye sahiptir, herşeyi sanki sizin sorununuz ya da probleminizmiş gibi gösterebilir, oysa kesinlikle değildir. Bu dışarıdan geliyordur, başka bir yerden geliyordur. Ve şu anda meseleleri daha da karmaşık hale getiren, Dünya’da olan bitenlerin başka alemlerde de meydana gelmesidir. Kutsal kitapların birinden alıntı yapacak olursak, “Cennetlerde nasılsa, Dünya’da da öyledir. Yukarıda nasılsa, aşağıda ve aşağıda nasılsa, yukarıda da öyledir.” Bilinçli olarak farkında olmasanız da, başka alemlerde olan herşeyle çok derin bir bağlantıya sahipsiniz.</p>
<p>Geçen ay Tobias Dünya’daki evinizden ve başka alemlerde de bir evinizin bulunduğundan söz etti. Şu anda Dünya’da meydana gelenler, başka alemlerde de meydana geliyor. Bunlar fiziksel olmayan alemlerdir, ama Dünya’da olan bitenle çok bağlantı halindedirler. Biz bunlardan daha önce de söz ettik – bunlara yakın alemler dedik. Bunlar, Dünya’da olup biten herşeyden etkilenirler. Temel fark şudur ki, fiziksel olmayan alemlerdeki varlıkların bedeni yoktur, ama yine de, başka alemlerde de çatışmalar olagelmektedir. Başka alemlerde hâlâ kaybolmuş ve kafası karışmış varlıklar vardır. Hâlâ kendi gündemlerini sürdürmek için, kendi taraflarında ve sizin tarafınızda olan şeyleri etkilemeye çalışmak için, gruplar halinde birleşen varlıklar vardır.</p>
<p>Burada, Dünya’da, kendi bilincinizde bir değişim gerçekleştirdiğiniz zaman, bu sadece sizinle ilgili olmaz. Başka alemlerde de birşeyleri etkiler. Başka alemlerde olan bir şey, Dünya’da olan şeyleri de etkileyebilir. Bunu size söylüyoruz Şambra, çünkü meydana gelen dinamiklerin tümünü anlamanızı istiyoruz. Bunu size söylüyoruz, çünkü başka alemlerde olan şeylerle ilgili uzun zamandır kargaşa – kasıtlı bir kargaşa – hüküm sürüyordu. Ve çok uzun süredir, başka alemlerde olan biteni duyumsamaktan ya da hissetmekten ya da bilmekten sizi alıkoyan ve perde denen şu şey vardı. Bu yakın Dünya alemlerinden söz etmemizin nedeni, şu anda gerçekleştirdiklerinizle en derin bağlantılara bu alemlerin sahip olmasındandır. Bu konuya başlarken, bu alemlerden, çok, çok, çok olduğunu söylemeliyiz. Bugün sözünü ettiklerimiz, yüksek meleksel alemler ya da kristalin alemler değildir. Bunlar yakın alemlerdir. Çok derin bir biçimde bağlantılıdırlar. Hatta kutsal yazılarınız bile bunları söyleyecektir. Kutsal yazılarınız size, cennette ve Dünya’da, görünür ve görünmez olarak yarattığımız herşeyin, aynı olduğunu söyleyecektir. Bunlar bağlantılıdır. Cennet daha muhteşem değildir ya da şöyle diyelim, yakın alemler Dünya’dan daha muhteşem değildir. Onlar aynıdır. Sadece iki farklı veçhedirler. Biri fizikseldedir, öteki fiziksel olmayanda.</p>
<p>Yaratılmış olup da sizi diğer alemleri görmekten alıkoyan ve büyük bir bölümüyle diğer alemlerin de sizi görmesinden alıkoyan, perde denen şu şey var. Perde her iki taraftan iş görür ve yalnızca tek taraflı bir ayna değildir. Ama perdeden geçip görebilen ya da perdeden geçip hissedebilenler var, ve şu anda öbür tarafta olup da eski dengeyi ve eski ayrılığı korumak için şu anda çok çalışan varlıklar – kasıtlı ve çok belirli gruplar – var. Bunun bir komplo olduğunu söylemek istemiyorum. Yalnızca bir grup. Sadece benzer bilince sahip varlıklar, benzer gündemleri olan varlıklar, ve onların şu anda yaptığı çalışmaların büyük bir bölümü, kitle bilincini kasıtlı olarak etkilemekte ve bu nedenle de sizin yaptıklarınızı ve hatta bazen düşündüklerinizi kasıtlı olarak etkilemektedir. Öbür tarafta bulunan ve erille dişil ayrılığını korumak konusunda çok güçlü bir gündeme sahip olan bu gruplar, kilise liderlerini, onların haberi olmadan, etkilemektedir, çünkü bu liderlerin birçoğu iyi niyetlidir ve iyi kalplidir, ama kendi eril ve dişil dengesizlikleri yüzünden savunmasızlar. Öbür taraftan gelen enerjilere açıklar.</p>
<p>Fiziksel olmayan alemlerden gelen bu enerjilerin kapsamını ve etkilerini hiç biriniz görmezden gelmeyin, çünkü onlar Dünya’yı Yeni Enerjiye girmekten kasıtlı olarak alıkoymaya çalışıyorlar, ve insanları da eril ve dişil yanlarıyla bütünleşmekten ya da onları yeniden birleştirmekten kasıtlı olarak alıkoymaya çalışıyorlar. Şu anda etki güçlü ve her gün daha da güçleniyor, ve bu, önünüzdeki haftalarda ve hatta zamanın gelecek sekiz ya da dokuz ayında her birinizin hissedeceği bir şey olacaktır. Buraya gelip de bunları sizlerle konuşmak benim görevim, benim işimdir, bu, korkuyla hareket etmek değildir, çünkü bu enerjilerin yapabileceği hiç bir şey yok.</p>
<p>Bugün toplantımızın başında, sizden bedeninize gelebilmem, zihninize gelebilmem, ve ruhunuza gelebilmem için izin istedim. Biz burada birlikte dans edebiliriz. Burada birlikte enerjileri paylaşabiliriz. Ama eğer siz tümüyle bütünseniz ve tümüyle kendi benliğinizdeyseniz, ve kim olduğunuzu bilirseniz, benim yapabileceğim hiç bir şey yoktur, sizden alabileceğim hiç bir şey yoktur. Öbür taraftaki varlıklar ne burada bulunan insanlardan daha akıllı ne de daha yeteneklidirler, ama onları göremediğiniz için hile yaparlar. Üçkağıt yapar ve içinize korku salmaya çalışırlar. Bu oyunları oynarlar, çünkü insanların zihinleri ile kasıtlı oynarlar. Bakın, görünmez alemlerdekiler, çoğu, daha önce insan olmuşlardı, onun için de bunun nasıl bir şey olduğunu bilirler. Nasıl manipüle edileceğini, nasıl korku uyandırılacağını, zihninizdekinin onların düşünceleri olduğunu bilemeyeceğiniz kadar ince, süptil yollardan nasıl gelineceğini bilirler. Onlar bunu hep yapıyorlar, hep yapıyorlar Şambra. Sonuçta çoğu insan, biraz kalın kafalı olduğu için, bunun kendisini fazlasıyla etkilemesine izin vermiyor. Ama bu şu anda giderek ısınıyor. Şu anda baskı giderek kuvvetleniyor.</p>
<p>Özellikle de şimdi ile yıl sonu arasında bu enerjiler her birinize üç ya da dört kez meydan okuyacaktır, ve ben sizin anlamanızı istiyorum; onlar size hiç bir şey yapamazlar. Size oyun oynayıp, yetersiz olduğunuzu düşündürmeye çalışacaklar. Size oyun oynayıp, kalıtımsal olarak yanlış bir şeylerin olduğunu düşündürmeye çalışacaklar. Size oyun oynayıp, kendi yaşamınızı etkilemek için yapabileceğiniz hiç bir şey olmadığını düşündürmeye çalışacaklar. Bu yazgı, kader enerjisinde oynamaya bayılırlar ve sahip olduğunuz o sahte Tanrı enerjisinde oynamaya da bayılırlar. Tobias geçenlerde bu konuda konuştu ve ben de onaylıyorum. Şu anda sahip olduğunuz Tanrı, seksüel enerji virüsünden başka bir şey değildir. İnsanlar tarafından bu Tanrı, yargılayıcı, eril, dengesiz, şizofrenik (kahkahalar) ve çok paranoit bir enerjidir. Ve işte bir günden ötekine, ve ötekine, ve ötekine, insanların tapması, koruması, izlemesi söylenen şey budur. Kurallara uymazlarsa, günün birinde bu Tanrı’nın onları yargılayacağı söyleniyor. İnsan bilincinin bu Tanrı’sı, şu anda, seksüel enerji virüsünün tezahürüdür. Gerçek Tanrı değildir, gerçek ruh değildir. Ve hatta ben Saint-Germain bile gerçek Tanrı ya da ruh enerjisini, anlayabileceğiniz terimlerle anlatamam, çünkü bu sadece zihinden geliyor olurdu ve benden geliyor olurdu. Gerçek ve hakiki Tanrı, kelimelerin ötesindedir. Ve şu anda insan bilincinde bulunan bu çarpıtılmış ve eğrilip bükülmüş Tanrı’yla hiç bir ilgisi yoktur.</p>
<p>Bu diğer alemlerdeki, görünmez alemlerdeki varlıklar, bu eski Tanrı’yı pazarlamak konusunda harika bir iş çıkartıyorlar. O’nun insanları kontrol etme, korku salma, yıldırma ve yaşamlarını kısıtlama biçimiyle harika bir iş çıkartıyorlar. Bunu yapmak için kasıtlı bir girişimde bulunuyorlar, ve Dünya’da fiziksel bir beden içinde olan ortaklara sahipler. Çoğu kez, Dünya’da olup da aynı mesajı yayan kişiler, gerçekten daha iyisini bilmiyorlardır. İpnotize olmuşlardır. Bu zırvalıklar hakkında vaaz verip bunları insanlara kusmaya başlamalarının nedeni, temelde onları erille dişilin eski bölünmüş enerjilerinde tutmak içindir. Ve onlar bunu yapmayı sürdürecektir. Bir anlamda, onların da öbür tarafta çok iyi organize olmuş, çok geniş bir düzene sahip oldukları söylenebilir, ve gerek bireysel gerekse grup bilincini nasıl manipüle edeceklerini tam olarak biliyorlar.</p>
<p>Bunu aşırıya kaçırıp da herhangi bir kaygıya neden olmayın ya da kimin kime ne yaptığını anlamaya çalışmayın. Bugün sözünü ettiğimiz bu şey, çok kişisel, çok özel bir şeydir. Bunu size söylüyoruz, çünkü özellikle bir Şambra grubu olarak, aydınlanmış insanlar ve bireyler olarak, etkileri hissedeceksiniz – yalnızca tüm çevrenizde değil – ama onu tam içinizde hissedeceksiniz. Bu, başka alemlerden gelen bir lazer ışını gibidir, ve doğrudan bazı eski blokajları, insanların bilinçlerinden enerjiyi uzak tutmanın bazı eski biçimlerini kesip geçecektir. Ve birçoğunuzdan da keserek geçecektir. Ona karşı dokunulmazlığınız yok. Fiziksel olmayan alemlerde bulunanlar tarafından şu anda Dünya’ya gönderilen muazzam miktarlardaki bu çok güçlü ve kasıtlı bilinç ışınlarına karşı dokunulmazlığınız yok. Ama bunların sizden gelip geçmesine izin verebilirsiniz. Sizi etkilemesine izin vermeniz gerekmez. Sizi yolunuzdan alıkoymasına, dondurmasına izin vermek zorunda değilsiniz.</p>
<p>Onun geldiğini nasıl bilirsiniz? Çevrede olduğunu nasıl bilirsiniz? Yaptığı ilk şey, kafa karıştırmaktır. Gelir ve doğru kararlar, yanlış kararlar konusunda aklınızı karıştırır, o kadar ki, sonunda hiç bir karar almazsınız. Bu kadarla da kalmazsınız, sonradan kendinizi suçlamaya başlarsınız. Kararsız biri olduğunuzu söylersiniz. Bir karar alamadığınızı söylersiniz. Zayıf olduğunuz için kendinizi suçlarsınız. Korku dolu olduğunuzu söylersiniz. Şambra, bu sizinle ilgili değildir. Bırakın bir hamlede geçsin gitsin. Geçsin gitsin. Bugün bedeninize gelmek için, ve zihninize ve ruhunuza ve gnost’unuza gelmek için izin istediğimde, kim olduğunuzu biliyordunuz. Biz burada güvenli bir alanda otururken, benim sizi manipüle etmeyeceğimi biliyorsunuz. Ve bunu denesem bile, onun geçip gitmesine izin verecek kadar kendinizi tanıyorsunuz.</p>
<p>Başka alemlerden gelen bu enerjiler, dediğim gibi, erille dişilin eski bölünmüşlüğünü çok kuşanmışlardır. Onlar şu anda Dünya’ya o kadar çok enerji gönderiyorlar ki, çatışma ve savaş gibi şeylere, ve insanların da çıldırmasına neden oluyorlar. Bir kişi çıldırdığında, bir kişi aklını kaçırdığında ve sonunda bir akıl hastanesine kapatıldığında, bu yalnızca bir kişi olmaktan çıkar. İnsan bilincinin – kitle bilincinin &#8211; dengesini etkiler, ve işte bu varlıkların, öbür taraftaki bu düzenin yapmaya çalıştığı da tam olarak budur. Onlar kitle bilincini etkilemeye ve geri tutmaya çalışıyorlar. Ve kendinize sorabilirsiniz, neden, gündem nedir diye. Öbür tarafta aydınlanmış varlıklar yok mu? İlle de olması gerekmiyor. Bazıları yaptıkları şeyde kendini çok haklı hissediyor. Ruhun aslında eril ve dişil olarak bölünmesini, enerjilerden birinin ya da diğerinin hatası olarak görüyorlar, ve eğer erille dişilden oluşan bu iki enerji yeniden birleşecek olursa, özellikle de birinin – dişil olanın – şimdi eril enerji üzerinde hakimiyet kuracağını ve yok edeceğini hissediyorlar. Enerji dengelerini gerçekte anlamıyorlar. Yeniden birleşmeyi anlamıyorlar. Öylesine kendi bilinçlerine, kendi ipnozlarına gömülmüş haldeler ki, bu dramı oynuyorlar.</p>
<p>Onlar, Dünya’da birşeyin olduğunu, şeylerin hızlandığını hissettiler, o nedenle de çabalarını arttırdılar. Enerji böyle çok yoğun bir hale geldiğinde, zincirin en zayıf halkasını bulma alışkanlığına sahiptir – gururlu olanlar, kendini beğenenler, bencil olanlar, etkilemesi kolay insanlardır. Kişisel olarak kendi içlerinde zayıf ve dayanıksız hale gelmelerine neden olacak kadar yük ve sorumluluk taşıyan liderler, bu enerjilere çok açık olurlar. Kendi eril ve dişil enerjisinde büyük bir dengesizliğe sahip olan herkes, örneğin bir rahibi ele alalım – fazlasıyla eril ağırlıklı bir enerjiye sahiptir – çok savunmasız, saldırıya açık bir hale gelirler. Sırayı izleyip, bu enerjilerin nereye ineceğini ve şu anda Dünya’da olan biteni nasıl etkileyeceğini görebilirsiniz.</p>
<p>Bunun tüm çevrenizde arttığını gördüğünüz zaman ve hatta kendi içinizde hissettiğiniz zaman, o derin nefesi alın, kim olduğunuzu anımsayın. Anımsayın, tek bir varlık bile, ne kadar büyük ve güçlü olursa olsun, öbür tarafta size herhangi bir şey yapabilecek tek bir varlık yoktur. Ne söylerse söylesinler, sizin üzerinizde hiç bir hâkimiyetleri ya da idareleri yoktur. Ne söylerse söylesinler, ruhunuz üzerinde hiç bir etkileri yoktur. Bunu, bu gelecek zamanlarda anımsayın, özellikle de, dediğimiz gibi, şimdi ile yıl sonu arasındaki zamanda, özellikle de her birinize yaklaşık üç ya da dört kez yanaşıldığında.</p>
<p>Bu mesajın bir nedeni var ve tüm bu enerjilerin de bir nedeni var, çünkü yine de başka bir düzeyde, kendiniz için sizin yarattığınız bir düzeyde, siz şu anda doğum sürecinde bulunuyorsunuz.</p>
<p>Kendinizi doğurduğunuz bu süreçte, bir anlamda çok savunmasız hale gelirsiniz. Siz kendiniz için erille dişilin birleşik, yeniden-birleşmiş enerjilerini doğuruyorsunuz. Siz, bir sonraki yaşamınız diyebileceğiniz şeyi doğuruyorsunuz, ama alışık olduğunuz bir yaşamı değil, fiziksel bedene girdiğiniz bir yaşamı değil. Siz, kendinizin bir sonraki muhteşem veçhesini doğuruyorsunuz, kendi bilincinizin bir sonraki uyarlamasını. O şu anda bir gebelik sürecinde, ama yakında ortaya çıkacaktır, ve çoğunuzun tahmin ettiği gibi, bir sonraki doğum Eylül 2007’de olacaktır.</p>
<p>Doğum süreci sırasında kendinizin hem anası hem babasısınızdır. Bu doğum sürecinde kendinizin her bir parçasından muhteşem yaratıcı enerjileri ortaya çıkartırsınız ve bunların hepsi, benliğin yeni doğumuna akar. Bu, dualitede kalmayı seçen, erille dişili ayrı tutmayı seçen güçlerin, hiç de görmek istemedikleri bir şeydir, çünkü sizin gerçekte yaptığınız şey, erilinizle dişilinizi birleştirmek ve ne eril, ne de dişil olan yeni sizi doğurmaktır. Şimdi, bu konuşmanın yararı açısından, erkek ve kadından söz etmediğimizi belirtelim. Biz, bölünmüş ve ayrılmış olan esas öz enerjinizden söz ediyoruz – eril ve dişilden. Kendinizin bir sonraki tekamülünde, bu fiziksel beden içinde bulunduğunuz yaşamınızda meydana gelebilecek bir sonraki hayatınızda, bu bir sonraki yaşantınızda, erille dişilin bölünmüş enerjilerine sahip olmayacaksınız. Ve bunun içerdiği şeyleri anlayabildiyseniz, o zaman dualite enerjilerine sahip olmayacağınızı da anlarsınız. Aydınlık ve karanlık enerjilerine sahip olmayacaksınız. İyi ve kötüye sahip olmayacaksınız. Yeni bilincinizde dualiteyi taşımayacaksınız.</p>
<p>Böylece, ister şu anda Dünya üzerinde insan olarak yaşıyor olsunlar, ister sizin görünmez alemler diyeceğiniz yerlerde fiziksel bir bedene sahip olmadan varolsunlar, Eski Enerji’de kalmayı seçenler çok derin kaygılar içindeler, benliğinizin bu yeni doğumunun gerçekleştiğini görmek istemiyorlar. Onlar, bu doğumun nerede olduğunu bulmaya çalışmak amacıyla, meydana gelmekte olan bu yeni işlemi – sizin işleminizi &#8211; bulup yıkmaya çalışmak amacıyla, enerjilerini ve öncülerini tam anlamıyla yollara dökmüş durumdalar. Onlar geceleri rüyalarınıza girecektir ve sizi korkutup yıldıracaklardır. Direncinizi kırmaya çalışacaklardır. Sizi kandırıp manipüle etmeye çalışacaklardır. Yaptığınız bu spiritüel yolculuğun, psikolojik saçmalıktan başka bir şey olmadığını söyleyeceklerdir. Bütün bunları size söyleyeceklerdir, çünkü benliğinizin bu yeni doğumunu parçalama dürtüsüyle yüklüdürler.</p>
<p>Bir kez, dualitesiz olan bu yeni doğumu – ki bu, dualite unsurlarını içermeyen genişlemiş bir bilinçtir – çok az sayıda insan gerçekleştirdiğinde, bu olduğu zaman Şambra, geri kalan enerjileri durdurmak, erille dişilin yeniden birleşmesini durdurmak çok, çok, çok zor olacaktır. Onun için, onların neden böyle kaygılandığını, neden sizin ya da başkalarının bu yeniden-birleşmeye sahip olmanızı istemediklerini görebilirsiniz. Benim kendi erilimle dişilimi bütünleştirmek amacıyla kendimle kalmak için bu izni neden aldığımı görebilirsiniz. Ben hâlâ bu niteliklere sahibim. Onlarla çok dengeli bir biçimde uğraştım, ama hâlâ bu dualite niteliklerine sahibim. Benim için, her ikisini de tanımak üzere, içimdeki muhteşem kralla muhteşem kraliçeyi onurlandırmak üzere, onlar arasındaki bu yeni sevişmenin olmasına izin vererek BEN BEN’İM’in yeni BEN BEN’İM’ini doğurmak üzere kendime zaman ayırmak önemlidir.</p>
<p>Böylece Şambra, olan bitenden haberdar olun. Farkında olun. Şu anda, yaşantınızdaki küçük şeyleri bırakıverin. Sizi etkilemeyi sevdikleri yer burasıdır. Onlar sizi küçük şeylerden, ayrıntılardan yakalarlar. Neden? Çünkü bunlar muazzam miktarda enerji tüketirler ve sizi genel bir bakışa sahip olmaktan alıkoyarlar. Onlar sizi küçük şeylerden, anlamsız olan küçük, minicik noktalardan yakalarlar. Yakalandığınız o ayrıntıların bazısına bir bakın. Gerçekten önemli mi? Gerçekten elzem bir şey mi, yoksa önemli olduğunu düşünmenizi isteyen ve sizi manipüle eden bir enerji mi.</p>
<p>Küçük şeylere yakalanmayın. Şu anda bu zamanlarda, daha önce de söylediğim gibi, kim olduğunuzu anımsayın. İyi de, bunu nasıl yaparım, diyorsunuz. Derin bir nefes alın. Siz tanrısalsınız. Siz egemensiniz, mutlaksınız. Anımsamanız gereken tek şey bu. Geri kalan herşey oldukça önemsizdir.</p>
<p>Zihninizi açık ve berrak tutun Şambra. Ruhunuzu açık ve berrak tutun. Söylediğim gibi, onlar karmaşıklığın hüküm sürdüğü düzeylerde çalışmaya yatkındırlar. Hatta onlar, şu anda burada otururken fark edebileceğiniz gibi, birlikte yaptığımız bu Şaud’un enerjilerini bile kasıtlı olarak bozmaya çalışıyorlar, üzerinizden atmaya çalışıyorlar, ve bazılarınıza yaptıkları gibi başınızı döndürmeye çalışıyorlar. Bunu yapan benim enerjim değildir. Ben içinizin derinliklerindeyim. Şu anda sizin bir parçanızım. Ama dışardaki enerjiler gelecek ve midenizi bulandıracaktır, kafanızı karıştıracaktır, sizi sinirli, hırçın, alıngan ve tedirgin yapacaklardır. Onlar böyle çalışır. Siz sadece geri gider kim olduğunuzu ve şu anda neden burada olduğunuzu anımsarsınız. Sonuçta onların yapabileceği hiç bir şey yoktur. Yapabilecekleri hiç bir şey yoktur.</p>
<p>Ve ben “onlar” diyorum&#8230; ve siz de, peki ama onlar kim, diyorsunuz. Yalnızca bir kişi değildir. Aslında yalnızca bir grup da değillerdir. Onlar, erille dişilin eski ayrılığına çok yatırım yapmış varlıklardır. Öbür tarafta buna yatırım yapmış olan çok, çok, çok varlık var. Öbür tarafta, kaybolmuş büyük bir grup gibi olan enerjiler de var. Çoğu bir grup olduklarını bile bilmiyor, o kadar kaybolmuş haldeler. Diğer alemlerin çevresinde dolanıp duruyorlar. Onlar – bir an için enerjilerini hissederseniz&#8230; onlar günahkâr değildir, kötü değildir, sadece kaybolmuş ve karmakarışık haldedirler. Çoğu daha önce Dünya’da bulunmuş ve olaylar yüzünden büyük travmalar yaşamıştır. Bazıları yakın alemler civarında takılıp kalmıştır, ama bu gri bir enerjidir. Cansız bir enerjidir. Onlar kaybolmuş haldeler, çevrede dolanıyorlar ve kafaları da karmakarışık. Şu an, bütün bu enerjinin bir parçasını oluşturuyorlar. Herhangi bir şeyin değiştiğini görmek istemiyorlar. Enerjide herhangi bir evrim görmek istemiyorlar, çünkü kaybolmuşluğa kendilerini çok kaptırmış haldeler. Ve enerjileri sizi de doğrudan etkiliyor.</p>
<p>Yarattığımız herşey Şambra, cenette ve Dünya’da yarattığımız herşey, birlikte çalışır. Onlar birlikte çalışır. Aynı şeydirler. Sonuçta, perde de yoktur. Bölünme de yoktur. Hepsi aynıdır, sadece bazıları fiziksel olarak yürürken, diğerleri fizikselde değildir. Erille dişilin bu yeniden-birleşmesine doğru gelişen enerjide herşey aynıdır. Bu bizim esas bölünmemizdi. Kendi benliğimiz içindeki esas ayrılmaydı ve onun zamanı doluyor.</p>
<p>Böylece Şambra, yeni enerjinin bayrakları olarak, size rehberlik edecek, Dünya üzerindeki Kırmızı Çember Düzeni’ne inisiye olmuş biri olduğunuzu tanımlayacak yeni bir sembolle geldim. Ben birkaç ay bekledim. Size o madalyondan söz etmiştim. O deseni kasten hiç birinize, hatta Cauldre’ya bile iletmedim. Ama şimdi bunun gelme zamanıdır ve sizin kim olduğunuzu anımsamanıza yardım edecektir, Yeni Enerjiyi anımsamanıza yardımcı olacaktır. Desen basit. İki çemberle kuşatılmış, kırmızı (fes kırmızısı) kanatlı bir at, ve iki çember arasındaki alanda dört elmas, baklava biçimi. Bu baklava biçimleri, bayrakların yolunu ya da tarzını belirleyen dört ana bölümü (kategoriyi) temsil ediyor. Bu dördü toplam 16 yüze sahiptir ve bayrakların yolunun toplam deneyimlerini temsil ederler.</p>
<p>Böylece bunu sonunda Cauldre’ya indireceğiz ve çizilmesini sağlayacağız. Kanatlı atı seçmemizin nedeni, hayal gücü olduğu içindir. Fiziksel ve 3B’den olan bir şeye kanat takmaktır. Bir anlamda Pegasus’un öyküsüdür. Mitolojideki Pegasus’un, sonunda tanrılara varan Pegasus’un, ama bu durumda bu, sizin tanrı olduğunuzu anımsamanızı sağlayan bir simgedir. Herşeye kanat takabileceğinizi anımsamanızdır – bir ata, bir insana, hatta bir domuza! Ve biz diyoruz ki, bu ata – yeni enerjinin bu simgesine &#8211; kanat taktığınız zaman, ona kanat takmanız, hiç bir sınırlamanın olmadığını temsil eder. Sizi genişlemiş bilince yaptığınız yolculukta, seyahatte, maceralarınızda geri tutacak hiç bir şey yok demektir, siz bu kanatlı at olabilirsiniz. Kendinizi bu kanatlı atın üzerine yerleştirin. Yeni boyutlara uçabilirsiniz.</p>
<p>Bildiğiniz gibi at, seksüel enerjide çok belirli bir sembolojiye sahiptir. O nedenle birçok kişi atlara çekilir. Özellikle kadınlar, atların çevresinde bulunmaktan kaynaklanan enerjide kendilerini çok rahat hissederler. Böylece, biz bunu Yeni Enerji’ye geçmenin – ona uçmanın – bir simgesi olarak belirledik.</p>
<p>Şambra, Adamus Saint-Germain olarak Tobias adına burada olmak benim için bir sevinçti ve bir sonraki toplantımızda çok ilginç bir konuğunuzun da olacağından emin olabilirsiniz.</p>
<p>Ben Ben’im Adamus Saint-Germain.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi &#8211; 04 Kasım 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 4: &#8220;Yukarıda Nasılsa, Aşağıda da Öyledir&#8221;</div>
<div class="tarih">Adamus Saint-Germain’in katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben Ben’im, evet Ben’im, Adamus Saint-Germain. Ve günün sorularına geçmeden önce, bugün kapsadığımız konularla ilgili birkaç yorumda bulunalım. Öncelikle Şambra, eril ve dişilinizle zaman geçirmeniz uygun olur. Onlara o alanı verin, o enerjiyi verin, o sevgiyi verin, çünkü onlar yeniden birleşmek üzere tekrar biraraya geliyorlar. Buna bir anlamda, eski bölünme kavramını imha edip, yerine daha yüksek bir bilinç – bir bütünsel benliğin genişlemiş bilincini – koymak da denebilir. Ve bu ayrılık ihtiyacı – bir karanlığa ve bir aydınlığa, bir iyi ve bir kötüye sahip olma ihtiyacı &#8211; ortadan kalkarken, içinizdeki dualite de salınır. Hatta, perde dediğimiz o şeye duyulan gereksinim bile ortadan kalkar.</p>
<p>Böylece, geçenlerde yaptığım gibi, siz de bir izin kullanın. Bu, kendinizle zaman geçireceğiniz tek bir gün olabilir, birkaç gün ya da bir hafta olabilir. Sadece bir akşam olabilir. Banyo almak olabilir ya da araba kullanırken olabilir. Bunu yapmamak için bahaneler bulmayın. Meşgul olduğunuzu fazla sık söylüyorsunuz. Ve bunu da erteleyeceksiniz. Bazılarınız, size konuşmadığımı – yanıbaşınızdakine konuştuğumu düşünebilir. Ben tek tek her birinize konuşuyorum.</p>
<p>Yeniden-birleşme işlemi, hepiniz tarafından kendi bireysel ve çok güzel tarzında deneyimlenecektir. Bu, bir anda olan bir şey değildir. Gerçekleşmesi aylar alabilir. Eril ve dişil, fazla uzun bir süredir ayrı kaldılar. Yırtıklar çok fazla. Ama özgün öz enerjiye, ama bu kez yeni bir biçimde geri dönme arzusu o kadar güçlü ki, kendi içinde bu arzu bile dışsal baskıların her türlüsünün üstesinden geliyor. Aklınızı karıştırmaya çalışan dışsal baskılar, sizi dualitede tutmaya çalışan, kendinizi dipte ve değersiz hissettirmeye çalışan, günlük yaşamınızdaki örnekleri göstererek, erille dişilin uyuşmadığını hissettirmeye çalışan dışsal baskılar. Geçinemeyen evli erkekler ve kadınlar. Belki ana-babanız da anlaşamıyordu. Bunun nasıl olamadığına ilişkin öylesine çok örneğe sahipsiniz ki, kendi içinizde bunu denemeye korkuyorsunuz. Birinin, diğerine üstünlük taslayacağından, acı çektireceğinden korkuyorsunuz. Şambra, bu eski fikirleri bırakın ve erille dişilin bu kutsal ve kutsanmış yeniden-birleşmesinin ve yeniden-kaynaşmasının olmasına izin verin.</p>
<p>Kişisel olarak sizin için bu süreçte çok önemli olacak şeylerden biri de, karar almaktır. Bu ayrılık ve karmaşıklık enerjisi, sizin karar almada çok zorlanmanıza neden oluyor, ve o zaman da kararlar, sizin adınıza kitle bilincinden, eski hayaletlerinizden ve canavarlarınızdan, ya da sizin dışınızdaki şeylerden alınıyor. Bir egemen ve mutlak varlık olarak bir kez kendinizin otoritesini üstlenerek ya da yeniden-üstlenerek karar almaya başladığınızda, bu dışsal kaynakların enerjisi sizden akıp gidecektir. Sizi etkilenmez kılacaktır. Erille dişilin yeniden-birleşmesine engel olmaya çalışan bu enerjilerin hiç biri tarafından eksiltilemeyecek, küçültülemeyeceksiniz.</p>
<p>Şambra’nın en çok sinirini bozan şeylerden biri de – gerçekte kim olduğunuzu görememenin yanısıra – en çok sinir bozan şeylerden biri, bu karar vermeme enerjisinde olmanızdır. Siz hiçliğe giriyorsunuz. Bu çok karmaşık, kaybolmuş ve ortalıkta dolanan enerjiye giriyor ve hayatın bir yazgı olduğunu, ve sizi götürmek istediği yere götürdüğünü düşünüyorsunuz. Bu, yaradan enerjisi değildir. Bu, Eski Enerjidir. Karar verme yetinizle ilgili çok gözlemleyici olmaya başlayın. Bu kararlar her bir gün önünüze geliyor – ama küçük, ama büyük. Küçük kararlarda örneğin, bazılarınızın ne yiyeceği konusunda karar vermekten korktuğunu görüyorum, çünkü bazı yiyeceklerin sizin için iyi, bazılarının da kötü olduğunu duyuyorsunuz. Ve kendi midenizi ve kendi kalbinizi bile dinlemez oluyorsunuz. Sonra da korkuyorsunuz. Sizin adınıza karar verilmesine izin veriyorsunuz.</p>
<p>Birçoğunuz, ilişkileriniz konusunda ne yapacağınızla ilgili karar almaktan korkuyor. Korkuyorsunuz, ne yapacağınızı kalbinizde biliyorsunuz, ama o kararı vermekten korkuyorsunuz. Kendinize o huzuru, o dinginliği vermekten, kendinize o egemenliği vermekten, ve kendinize o alanı vermekten korkuyorsunuz. İş ve para konusunda kararlar almaktan korkuyorsunuz. Neredeyse herşey hakkında karar almaktan korkuyorsunuz. Hatta bu, hangi filmi izleyeceğinize karar vermeye kadar gidiyor. Şambra, çok basit, çok kolay bir şeyle başlayarak kendi mutlak otoritenize yeniden sahip çıkabilirsiniz. Bir karar verin. Herhangi bir karar. Onun doğru mu, yanlış mı olduğunu yargılamaktan vazgeçin. Tobias’ın da dediği gibi, sizin içinizde kendini-ayarlayan ya da enerjiyi-dengeleyen bir mekanizma var. Bu yanlış bir karar bile olsa, bir harekettir. Bir momentumdur, ve sizin için uygun olan dengeye dönüşecektir. Bunu gerçekleştiren sizsiniz. Ben, Saint-Germain, ya da başka biri değil. Karar verme alıştırmaları yapın. Bu harika bir şeydir ve çok güçlendiricidir.</p>
<p>Ve soru ve yanıtlara geçmeden önce size bir kez daha soruyorum, ve bu, karar alma sürecinizin başlaması için harika bir zamanlama olacaktır, “Hayatınızda ve gerçekliğinizde değişimler olmasını kabul etmeye gönüllü müsünüz?”</p>
<p>Sorulara geçelim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bolluğumla ilgili görmediğim şey nedir? İçimin derinliklerine dalıyorum. Parasal iniş ve çıkışlardan geçiyor ve kendimi yine beş parasız buluyorum. Lütfen bir yorumda bulunun.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bu soruyu White Eagle’e devredelim.</p>
<p>WHITE EAGLE: Soruyu soranın adına ihtiyacımız var.</p>
<p>LINDA: Bende adı yok.</p>
<p>WHITE EAGLE: Ha, peki. Bir bakalım. (White Eagle araştırırken, duraksama)</p>
<p>İçinde, açmaya korktuğun kilitli bir alan var. Burası daha önce açılmış, sen 14 yaşlarındayken ve sonra yine kapanmış. Ve kapanırken, kendine şöyle demişsin, istediğimi elde edemeyeceğim. Bir şey olmuş ve sen istediğini elde edememişsin, ve böylece bir kendini-sabote-etme hali oluşmuş. Yani yüzüp, yüzüp tam kuyruğuna geldiğinde elinden kaçırmak gibi. Böylece sevgili varlık, paraya bakma, istediğimi elde edemem diyen o derinlerdeki kilitli kutuya bak, çünkü bu sadece parayla ilgili değil. Çok yaklaşıyorsun ve sonra yok oluveriyor, ve sen yine, bu kadar yaklaştım ama yine yok oldu diyorsun. Bu kararı değiştir. Gençken bolluğun aktığı ve senin de onun aktığını gördüğün zamanlara geri git. Çünkü şimdi aksa bile, aktığını göremiyorsun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Çak, White Eagle!!  (yoğun kahkahalar)</p>
<p>WHITA EAGLE: Elimizde bir ad olmasa da iyi becerdik, değil mi.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhabalar. Bu soruyu bir başkası adına soruyorum: Ben gerçekten Yeni Enerji yoluyla kilo vermek istiyorum – basit, kolay bir yoldan, ve zorlamadan ve kısıtlayıcı bir diyet yapmadan. Vermem gereken yaklaşık elli kilo var, ve bu kilolar sağlık ve hareket sorunları yaratıyor, ve ben bunlardan kurtulmayı seçiyorum. Bedenime, kendini yeniden-dengelemesi için izin vermeyi ele alan Oslo CD’sini dinledim ve şimdi bunun üzerinde çalışıyorum. Ayrıca, nefes alıyor, kendimi sevmeye odaklanıyor, en yaratıcı çözümü sağlaması için gnost’u davet ediyor, ve Karşılık-Gelen-Varlığımdan da kullanışlı olabilecek her türlü bilgiyi bana getirmesini istiyorum. Şimdiye kadar görünen o ki, belli yiyecekler hâlâ bedenimde bir etkiye neden oluyor ve ben hiç kilo vermedim, kısıtlayıcı bir diyet yapmadan da sanki olmayacak gibi, ve cesaretim kırılıyor. Bu konu hakkındaki görüşlerin ve verebileceğin her türlü bilgi ya da rehberlik çok makbule geçecektir. Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Elbette. Şu kilo konusuyla bağlantılı bir dolu enerji sorunu vardır. Şunu söyleyeceğiz, öncelikle, bu yaşamında, geçmişte herhangi bir cinsel tacizin neden olduğu yaralarına bir bak. Bu tacizlerin çoğu fiziksel değildi. Çoğu, bir tür psişik tacizdi, ve senin tüm o kiloları almana ve bir engel olarak onları tutmana neden oldu. Ve bu, kitle bilinci tarafından da desteklenip güçlendirildi, öyle ki, ıstıraptan başka bir şey olmayan o kısıtlayıcı diyetleri yapmak zorunda olduğuna inandın. Böylece sen kendine aslında, bu enerji yaralarının ve tecavüzlerinin bazısından geçip gidebilmek için acı çekmen gerektiğini söylüyorsun. Ve tüm o Eski Enerji inanç sistemine ve ipnozuna girmene izin vermişsin.</p>
<p>Bedenin, kutsal bir şeydir. Ona giren enerjiyi nasıl işleyeceğini bilir ve gereksinmediği şeyleri nasıl atacağını da bilir. O nedenle, bedeninle olduğu kadar, erilin ve dişilinle de çok, çok yakın bir ilişkiyi yeniden kurmak zamanıdır. İçindeki eril ve dişil enerjiler dengelendiğinde ve sen bedenini sevdiğinde, ki şu anda onu sevmiyorsun; bedenini sevdiğin zaman ve enerjilerini dengelediğin zaman, fazla kiloların olması mümkün değildir. Obez olman mümkün değil. Bedenin, şimdi olduğu gibi kiloyu bu kadar dengesiz hale sokmayacaktır. Beden uzunluğuna ve beden yapına çok uygun bir ağırlığı koruyacaktır.</p>
<p>Bunların hepsiyle ilgili çok zihinsel olmuşsun. Zihninde tutsak olmuşsun. Bu enerjide bunu görüyoruz. Oradan nasıl çıkacağını bilemiyorsun. Bazı şeyler okudun, bazı şeyler dinledin, ama hayatında daha önce meydana gelmiş o travma çok derin olduğu için de, senin şimdi zihinden çıkman da çok zor. Ve işte seksüel enerji virüsünün de, senin olmanı istediği yer tam burası – zihinde. Biz senin, güvendiğin ve açılabileceğin bir danışmanla çalışmanı ve ayrıca çok soluma yapmanı isteyeceğiz. Ve senin bu fiziksel ve psişik seksüel enerji tacizi noktasına geri gitmeni isteyeceğiz. Seninle ilgili olmadığı halde, suçu kendi üzerine aldığını göreceksin. Bu, senin duygularını, psikolojik dengeni ve ruhsal dengeni etkileyen dışsal bir enerjiydi. Bunu açığa çıkartmak için bir danışman ya da enerji çalışanıyla çalış, bir dolu dram yaşamak için değil, bunu işlemden geçirmek için değil, ama salıvermek için.</p>
<p>Bazen, o olaya geri gitmek gerekmez. Sadece olayın olduğunu bilmek bile, onu salıvermeye yeterli olur. Ama seninki çok derinlerde ve içinde kilitlenip kalmış. Yumuşak bir biçimde girip de onun kilidini açmana yardım edecek biriyle çalışman gerekecek. Ama çok güvendiğin biriyle çalış, ve kendi seksüel eril ve dişil enerjilerinde çok dengeli olan biriyle çalış. O zaman, kilonun da doğal olarak gittiğini göreceksin. Bunu bir yarış haline sokma. Kilo vermek için kendine türlü hedefler koyma ve tarihler saptama. O doğal olarak gidecektir. Tüm Şambra adına bu soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz buna bir ekleme yapmak istiyoruz, çünkü bu soru çok insanın aklını kurcalıyor. Öncelikle, kilo kaybedemezsiniz, yalnızca inceliği kazanabilirsiniz. Bu, karanlığı kaybetmeye çalışmak gibidir. Karanlığı kaybedemezsiniz, yalnızca daha fazla ışığı içeri getirirsiniz. O nedenle, kilo kaybetmeye odaklanan hepiniz, oyunu zaten baştan kaybetmiş oluyorsunuz. Onun için, incelik kazanın, sağlık kazanın, zindelik kazanın, esneklik kazanın. İstemediğiniz şeylere bakmak yerine, istediğiniz şeylere bakın. Şu kısıtlamalar konusunda – ah, bunları hiç yapmak istemiyorum, çünkü diyet yapmak ya da egzersiz yapmak ya da bu tür şeylerde kısıtlanmaya hiç gelemiyorum diyenler&#8230; çok önemli olan bir başka şey de, kısıtlamalara, kurallara beslediğiniz öfkenize ya da kızgınlığınıza bir bakmaktır.</p>
<p>Şimdi, buraya, Coal Creek Canyon’a gelirken ya da her neredeyseniz, kırmızı ışıkta durursunuz. Yeşil yandığında gidersiniz. Yayalar olduğunda durursunuz. Bu kurallara, ya da kısıtlamalara kızıyor musunuz? Yoksa bunların sadece – bu caddenin ortasında ilerlemenizi kısıtlayan kuralların – yaşam düzeninin bir parçası olduğunu mu biliyorsunuz, ve onları bir kin ya da düşmanlık beslemeden kabul mu ediyorsunuz. Onları kabul ettiğiniz için dünya akıp gidiyor. Eğer kilolu olduğunuz için kızgınsan, diyet yapmak zorunda olduğun ve çukulata yiyemediğin için kızgınsan, bu kızgınlığın ya da öfkenin kendisi – kısıtlılıkla ilgili inancın – hep yoluna çıkar. Kısıtlılığa ilişkin nefretini nötralize etmenin bir yolunu bul, çünkü bu da kendi başına bir kısıtlılıktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bir Bayrağım ve Romanya’da yaşıyorum. Öbür taraftaki evime gittim. Güzelliği beni çok şaşırttı. Tavan arası çok temizdi ve ben sandığı buldum. Hazinelerle doluydu. İçinden birkaç şey ve çok para aldım. Onları şu projeler için kullanmayı seçtim: Romanya Şambrası dergisini yayınlamak, Romanya Şambra Üniversitesini kurmak amacıyla seminerler ve eğitimler vermek, Crimson Circle kitaplarını ve benim yazacaklarım da dahil olmak üzere, başka Şambraların kitaplarını yayınlamak, Romanya’daki ve diğer ülkelerden gelecek Şambra’nın toplanıp enerjileri hareket ettirmesini sağlayacak bir çiftlik inşa etmek, ve Yeni Enerji’deki başka projeleri desteklemek. Bana bütün bunlar hakkında ne söyleyebilirsin? Teşekkür ederim, tüm sevgimle.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Şunu söyleyebilirim, “Harika”. Kararlar alıyorsun, bir tutkun var ve devam et. Şeylerin seni engellemesine izin verme.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Şambra ailesine selamlar. Sizden fazla uzun bir süredir ayrı kaldım. Bu benim ilk ziyaretim. Ve Adamus’a ve konuklarımıza ve son zamanlarda benimle çalışmış olan tüm varlıklara teşekkür ediyorum. Bunu çok takdir ediyorum. Biraz ucundan yakalamaya başladığımı hissediyorum ve şu son birkaç ay, benim için çok inişli ve çıkışlı oldu – gerçi heyecanlıydı ama, korkutucuydu da. En sonunda bulmacanın birçok parçası yerine oturdu ama ben yine de, ilişkilerin belli yanlarına ilişkin bir açıklık kazanabilirsem, mutlu olacağım, özellikle de eşim ve çocuklarımla ilgili, ve uzun süredir saklanan, şimdilerde keşfettiğim yeni armağanlarımı, yeteneklerimi, en iyi nasıl kullanabileceğimi de söylerseniz, sevinirim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: İkimiz de buradaki enerjiye ve ilişkiler hakkında söylediklerinin temeline bakıyoruz. Burada şu anda en önemli olan şey, bugün sözünü ettiğimiz, kendinle kurduğun ilişkidir. Kendinle o mahrem, içten, tutkulu ilişkiye sahip olduğunda, ve erille dişilin yeniden birleşmesine izin verdiğinde, başkalarıyla olan ilişkin gündeme bile gelmez, çünkü sen, kimsenin seni çıkartamayacağı kendi denge alanında olur, ve herkesi de, tam olarak bulunduğu noktada kabul ve takdir ediyor olursun. Şambra’nın ilişkiler konusunda çok sık sorunları oluyor. Bu tekrar tekrar ortaya çıkıyor. Ama kendinle ilişki kurduğunda, bu sorun ya da konu olmaktan çıkacak. Sahip olduğun armağanlar – kendine verdiğin armağanlar – bunlar, kilitleyip kaldırdığın şeyler, ya da, hazır olduğunu hissedene kadar kenara koyduğun şeyler. Bunlar, bu yaşamdan bile önce başka alemlerde kendin için tasarladığın armağanlar. Böylece, şu anda o kararı bilinçli bir biçimde vermek, değişimlere hazır olduğunu bilinçli olarak kabul etmek, sana kalmış bir şeydir, çünkü kendine verdiğin bu armağanları yaşamına kabul edersen, değişimler de beraberinde gelecektir. Ama bunlar için hazır olduğunda, yalnızca o kararı ver ve onları gerçekliğinde aktive et.</p>
<p>WHITE EAGLE: Ve biz senin için ve aslında tüm Şambra için, özellikle ilişkiler konusuna bir ekleme yapmak istiyoruz. Senin ilişkine baktığımız zaman, karının şimdiki haliyle bağlantı kurmadığını görüyoruz, senin yarattığın, kişinin o eski görüntüsüyle ilişki kuruyorsun. Aslında&#8230; o da biraz senin eski halinle ilişki kuruyor, ve bu her ilişkide çok yaygın olan bir şeydir. Biliyor musun, gerçek kişiyle ilişki kurmayı yıllar önce bıraktın, ve yalnızca onunla ilgili sahip olduğun görüntüyle ilişki kurmaya başladın. Ve bunu özellikle yapıyorsun; biz sana ve hepinize, o eski görüntüleri salıvermenizi önermek istiyoruz, o kişinin şimdiki haliyle ilişki kur – ve siz onları ezelden beri görmüyorsunuz, çünkü hiç bakmadınız – ve onların gelecekteki görüntüleriyle de ilişki kurun. Onların ruhuyla ilişki kurun. İlişkiyi birkaç adım ileriye götürün, bugünden alın ve geliştiklerini bildiğiniz yere, ruhlarının ait olduğunu bildiğiniz yere götürün. Ve siz onların o daha yüksek düzeylerinden ilişki kurmaya başladığınızda ne olur, bu sizi tıkanıp kaldığınız yerden alır ve daha yüksek düzeyinize çıkartır. Yani senin durumunda, ikinizin de karşısındaki yeni insan yerine, eski gölgelerle ilişki kurduğunu görüyoruz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bugünlerde, insanların kendi enerji dengesini nasıl teslim ettikleri konusunda biraz bilinçlenmeye başladım. Bu bilinci oluştururken de, iki oğlumun sanki enerjilerini nasıl bana teslim ettiklerini gözlemledim. Sanki annelik onlara hiç yeterli gelmiyor, zamanım ya da ilgim hiç yeterli gelmiyormuş gibi. Ve benim de kendi enerjimi onlara verdiğimi görüyorum. Sık sık, onlara yeterince iyi bir anne olmadığım duygusuna kapılıyorum. Bu enerji kalıbını kırmama yarayacak her türlü yardım, çok makbule geçecek. Sevgiyle, teşekkür ederim.</p>
<p>WHITE EAGLE: Bunu biz yanıtlamaya başlayabilir miyiz?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAİN: Elbette.</p>
<p>WHITE EAGLE: Pekâla. Sadece yeterince iyi bir anne olmadığın kaygısı bile, onların enerjisini istediğini gösterir. Sen, istenmek istiyorsun. Gerçi bir cümlende, onların enerjilerini bana vermelerini istemiyorum, dedin ama, istiyorsun. Yeterince iyi bir anne olamama korkun yüzünden, aslında inceden inceye sana ihtiyaç duymalarını ve seni istemelerini istiyorsun ki, daha iyi bir anne olabilesin. (Adamus Saint-Germain’e) Sıra sende.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: İyi açıkladın. Ekleyecek hiç bir şey yok&#8230; kısa ve özdü.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Şu son altı hafta içinde kararlar aldım ve 28 yıllık bir evliliği geride bıraktım, ve şimdi yalnızca kendimle ilgili sorumluluğu almaya çalışıyorum. Ve bunu yaptıktan sonra çok kötü düştüm ve sağ bileğimi incittim ve sağ tarafımda bir erni keşfettim ve başka hastalıklar da – herşey sağ tarafımda, ki bunun da eril yanım olduğunu düşünüyorum. Bunu ben mi tezahür ettiriyorum? Bu beklenen bir şey mi&#8230;.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bunu tezahür ettiren ben değilim! Öyleyse sen olmalısın. (kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA: İyi, iyi.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Burada seninle eğlendiğimiz için özür diliyoruz. Bunun zor bir dönem olduğunu biliyoruz, ama şöyle bir şey olmuş, uzun, çok uzun zamandır bir başkası senin eril enerjilerini tutmuş. Ve sen sonunda karar verip – ki bunun için övgüyü hak ediyorsun – o eski ilişkinin gerek senin gerekse onların gelişmesine hizmet etmeyeceğini ve onu bırakmak zamanının geldiğini bildiğinde, kendinle ilgili sorumluluğu üstlendin. Böyle bir şey olduğunda, çok uzun süredir bastırılmış olan birçok enerji ortaya çıkmaya başlar. Ve gördüğün gibi, ve çok farkında olduğun gibi, bu enerjiler sağ tarafta ya da senin eril ağırlıklı taraf dediğin yerde olma eğilimi gösterirler. Bu, her türlü enerji evriminin bir parçasıdır. Bu şeylerin çıkması gerekiyordu. Bu enerjilerin yüzeye çıkması gerekiyordu, ve sen de bunun bu yoldan olmasına izin veriyorsun. Bu kalıcı bir şey değil. Ruh sana yanlış bir karar verdiğini söylemeye çalışmıyor. Bu sadece bastırılmış enerjilerin ortaya çıkmasıdır.</p>
<p>Bunun başka yollardan çıkmasını da sağlayabilirsin. Biraz bağırabilirsin, ki aslında bunu yapmanı çok öneririz. Ciddiyim. Öyle çok fazla bastırılmış enerjin yok ama, yine de var. Yalnız başına bir odaya gir ve bağır, çünkü bağırdığın zaman, soluma da yapman gerekir. O enerjilerin bazısını salıvermen gerekir ve bizim çok gerekli ve dengeli diyeceğimiz bir karar aldığını anla. Şimdi o eski ilişkiyi bıraktığına göre, ona olacak olan şudur; tekamül edip daha yüksek bir düzeye gelişebilir. İkiniz arasındaki tüm ilişki baskılanmıştı. Oysa şimdi gelişebilir. Bu ne anlama gelir? Yeniden birlikte olacağınız anlamına mı gelir? Hayır. Başka düzeylere tekamül edebilir anlamına gelir. Ruhtan ruha olan düzeye. Şimdi ikiniz de özgürsünüz ve o özgürlük içinde, seçiminiz bu yönde olursa, yeni ve farklı bir biçimde biraraya gelebilirsiniz.</p>
<p>WHITE EAGLE: Sadece şunu sormak isterdik, neden bu kadar bekledin? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: (Güler) Hepimiz bu soruyu soruyorduk. Sadece White Eagle sormaya cesaret etti!</p>
<p>WHITE EAGLE: Ve şunu da eklemek istiyoruz, kendini yeniden erilleştirmen gerekiyor. Kendi erkeğin olman gerekiyor, ve kocan da aslında senin büyük bir dişil yanını tutuyor. O nedenle, senin biraz alıştırma yapıp kendi dişilini ondan geri çekmen ve ona da kendi erilini geri vermen gerekiyor, ve böylece eşinin eril enerjisi yerine kendi eril enerjini içine doldurursun ve eşin de kendini yeniden dişilendirirken – bir kelime uydurduk burada &#8211; herhalde biraz tökezleyecek ve sol tarafına düşecek (kahkahalar).</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Yeni bir kelime mi?</p>
<p>WHITE EAGLE: Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ağustos 2004’de Denver’de yapılan Yeni Enerjiyi Bedenleme seminerinde, evrensel bir dilden söz edildi. Evrensel dil nedir ve gnost’la nasıl ilişkilidir?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Orada sözü edilen evrensel dil, şu an daha gelişmekte. Söylendiği gibi – bunun iki uyarlaması var: biri, Dünya üzerinde evrensel olacak bir evrensel dil. Şu anda Dünya yüzlerce ve yüzlerce farklı dil konuşuyor ve internetin gelişmesiyle ve özellikle de şu aralar uluslararası iş gören gençler, herkesin kullanabileceği çok basit bir dil türünü geliştireceklerdir. Bu, diğer dillerin yok olacağı anlamına gelmiyor, ama insanların, şu anda gerçekleştirdiğinden çok daha kolay bir yoldan birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayacak.</p>
<p>Bir de, fiziksel olmayan alemlerde ve meleksel alemlerde bir evrensel dil türü var. Meleksel varlıkların tamamı bunu kullanmıyor ya da bununla çalışmıyor, ama böyle bir dil kullanıma açık. Bu, ses değildir. Bir tür&#8230; bunu anlatmak zor – bu bir tür titreşim imza modelidir. Biz, bizim tarafta kelimeler kullanmayız ve belli sesleri de kullanmayız, ama enerji paketleri vardır. Yani bu genel meleksel dil türü de, Dünya üzerindeki yeni evrensel dilin bir parçası olacak. Ve evet, gerçekten de gnost unsuru ya da yaratıcı çözüm, bunun bir parçası olacaktır.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam. Sevgili dostum Jeannie Nicholson geçen Cuma bir araba kazası geçirdi, ve o bir ruhsal öğretmen ve şifacı, ve şimdi komada ve sağ tarafta beyin travması geçiriyor. Ve ben, o bunu neden yaptı diye merak ediyorum ve sonuç ne olacak?</p>
<p>WHITE EAGLE: Biz, insanların bunu neden yaptığını sormamak gerekir diyoruz, çünkü neden, daha o bedenini üstlenmeden çok önce, daha o arabaya binmeden çok önce oluşturulmuştu. O şimdi gökkuşağı enerjilerini deneyimlediği bir yerde ve orada geri gelmek ya da gelmemek kararını verecek. Eğer geri gelmeye karar verecek olursa, çok dönüşümden geçmiş olacak, gelmeyecek olursa, yeterince dönüşmüş olacak. Fark etmeyecek yani.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Aynı fikirdeyiz ve şunu da söyleyeceğiz ki, komadan çıkmak ya da öbür tarafa geçmek kararı daha verilmedi, ama senden onu onurlandırmanı ve saygı duymanı ve şefkat beslemeni isteyeceğiz. Burada bir yanlışlık söz konusu değil ve onun yanlış yaptığı bir şey de yok, ama sözünü ettiğin sevgili varlık, başkalarına hizmet ettiği bir yaşam sürdürdü, insanlarla çalıştı ve onlara yardım etti, ama aynı zamanda da onların bir dolu eski ve sıkışıp kalmış enerjilerini üstlendi. Bu enerjilerin bir kısmını bırakması gerektiğinden, ve ama bu sevgili varlık bunu en iyi şekilde nasıl gerçekleştireceğini pek bilmediğinden, bu ara hale girmeyi seçti. Ve bu varoluş halinde, başkalarından üstlendiği tüm enerjileri salmayı seçebilir. Hepinizin bildiği gibi, ruhsal bir öğretmen olmanın ruh düzeyinde, beden düzeyinde ve her bir düzeyinizde bir bedeli vardır, çünkü ruhsal öğretmenler şefkatli insanlardır. Danışanlarının ya da alıcılarının çoğunun enerjilerini üstlenmeye yatkın olurlar ve bazen de bundan nasıl çıkacaklarını bilemezler. Yani onun şimdi içinde bulunduğu bu ara alan, bir karar zamanıdır, bu çalışmaya geri dönme, ya da farklı bir şey yapma, ya da sadece bizim tarafa geçme kararını verme zamanıdır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba Tobias. Lütfen, 2.Şaud’da verdiğin örneği açar mısın, şöyle demiştin, “şifalanması için bedenimizin tümüyle iletişim kurma hedefine sahip olan sağlıklı bir hücreyi hissedin”. Daha sonra da başka bir örnek verdin, arabada giderken keyif aldığımızı, o enerjiyi hissettiğimizi imgelememizi söyledin. İmgeleme yaptığımız zaman zihinsel becerilerimizi kullanıyoruz, sonra bir de ânın zevkini hissetmek var, bu deneyimleri nasıl ayırabiliriz, yani imgelemeyi dışarda tutarak hissetmeyi? Lütfen bunu açıklığa kavuşturur musun, ya da daha fazla örnek verebilir misin. Bu, senin söylediğin kadar kolay değil.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Eh, Tobias bugün burada olmadığına göre, Ben Adamus bunu yanıtlamaya çalışacağım. Zihinde tıkanıp kalmak o kadar kolaydır ki. Hissi fark etmemek o kadar kolaydır ki, ve Tobias, White Eagle, Saint-Germain, hepimiz bunu çok basit kılmaya çalıştık. Eğer özü hissedersen, deneyimle. Tümüyle sağlıklı bir hücrenin deneyimlenmesine gir. Onu analiz etmeye çalışma, hatta tam olarak neye benzediğini de imgelemeye çalışma, yalnızca tümüyle sağlıklı bir hücreyi deneyimle. Bu, diğer hücreler için bir bayrak, bir standart ya da bir biçim halini alır. Bu tümüyle sağlıklı hücre, o zaman örnek ya da model haline gelir. Aynı şey bilinç için, iyi bir his için de geçerlidir. Arabada giderken kendini özgür, Dünya’da olmaktan ötürü mutlu, yaşamanın coşkusunu hissettiğin bir âna geri git. O hisse geri git. Onu analiz etme. Hatta biz, güçlü bir şekilde hayalinde canlandır da demiyoruz, sadece o deneyime geri git.</p>
<p>Bunu hemen şimdi yapalım. Arabada gidiyorsun, güneşli, harika bir gün, rüzgar saçlarını ve yüzünü okşuyor, geri planda güzel bir müzik çalıyor&#8230; yolda başka kimseler yok, sadece sen varsın. Ağaçları, mavi gökyüzünü görüyorsun. Kendini tamamen özgür, tümüyle özgürleşmiş hissediyorsun. Para için kaygılanman gerekmiyor. Başka insanlar için kaygılanman gerekmiyor. Bu, sadece Dünya’da olduğun için, hayatı yaşadığın için, zevk aldığın bir an. Bu bir deneyim, bir his. Bir dolu analiz gerekmiyor. Gördüğün ağaçların meşe mi yoksa hep yeşil kalan ağaçlar mı olduğuna karar vermeye çalışarak zihnini strese sokman gerekmiyor. Bu sadece lanet bir deneyim. (bazı gülüşmeler) Onu çok karmaşık hale getiriyorsunuz. Ona fazla ivme kazandırmaya çalışıyorsunuz. Onu zorlaştırmaya çalışıyor, çünkü öyle olması gerektiğine inanıyorsunuz. Oysa o, bu güzel örnek kadar basit olabilir. Sonra, bu yaşama sevinci deneyimini alır, yaşamının her bir parçasının içine işlemesine, nüfuz etmesine izin verirsin. Derin bir nefes alırsın – birkaç derin nefes alırsın. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son sorunun zamanı geldi. Bu, son soru olabilir.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Hmmmm, White Eagle uygun görürse birkaç tane daha alalım.</p>
<p>LİNDA: Peki.</p>
<p>WHITE EAGLE: Uygundur.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Adamus. Synchrotize sistemini yeni bitirdim ve sana teşekkür ediyorum. Bana çok yardımcı oldu. Ama kafamı karıştıran bir şey hakkında bir sorum var ve bunun benim için açıklığa kavuşması gerekiyor. Bu, yakınlarda katıldığım bir grupla ilgili, ve adı Jerome School of Enlightenment. Ben bu okula bir öğrenci olarak katıldım ama acaba roller değişmeli mi diye düşünüyorum, çünkü enerji bana eskiymiş gibi geliyor. Ve bir aydınlanma okulunun Eski Enerji’ye dayanması mümkün mü diye merak ediyorum. Bu, ilk sorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bu noktada genel bir açıklamada bulunacağım, ve aydınlanma okullarının % 93.5’nin Eski Enerji’ye dayandığını söyleyeceğim ve bu tümüyle uygundur, çünkü hâlâ bir aydınlanmaya ulaşmak söz konusudur. İnsanlar farklı düzeylerde çalışırlar. Çok, birçok insan için hemen White Eagle ve Mark ya da Tobias ve Saint-Germain ile çalışmaya başlamak karışılık yaratabilir. Bizim gerçekleştirdiğimiz çalışma farklıdır. Daha iyi, daha büyük değildir, ama farklı insanlara hitap eder. O nedenle, 100 yıldır, 1000 yıldır ya da 5000 yıldır en ufak bir değişim göstermemiş çok, çok aydınlanma okulları var. Şimdi sen bana söyle, o Eski Enerji nerede? Yani sorunun ikinci bölümü&#8230;</p>
<p>10.ŞAMBRA: Sorunun ikinci bölümü şuydu, eğer böyleyse, neden benim yolum bu grupla kesişti?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Kulağa o eski soru gibi geliyor, tavuklar neden caddeyi geçmeye çalışıyorlardı. (izleyiciler güler ve Adamus Saint-Germain de kendi kendine güler) Öbür tavuklara, caddeye çıkmamayı öğretmek için! (yoğun kahkahalar) Caddeler, yollar, tavuklar için çok ölümcül olabilir, öyle değil mi! Biz bu soruyu sana geri soracağız, peki sen niye bunu seçtin?</p>
<p>LİNDA: Gitti. Onu kovaladın.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Peki sen niye bunu seçtin? Kendine bu soruyu sorman gerekiyor&#8230;</p>
<p>LİNDA: Gerçekten gitti!</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: (güler) Fark ettik.</p>
<p>WHITE EAGLE: Ve biz şunu ekliyoruz, sonradan bırakacağın herhangi bir yolu seçmenin nedeni, bıraktığın şeyi görerek gerçekleştirdiğin gelişmeyi izleyebilmektir.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Aynen.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Şambra, benim acil bir açıklamaya ihtiyacım var. Ben gnost’u ve bayrak teknolojisini geçenlerde önerildiği gibi kullanıyorum ama sanki herşey, şimdiye kadar olduğundan çok daha beter hale geldi. (kahkahalar) Sanki eski sorunlar şahlanmış ve Şambra genelde bir dolu saçmalıkla uğraşıyormuş gibi görünüyor. Gözlerim flu görüyor, kas sistemim berbat halde ve çok bitkinim. Lütfen yorumda bulunun; bu, genelde tüm Şambra için iyileşmeye başlamadan önce görülen bir sözde kötüleşme mi, yoksa ben kendim için seçtiklerim konusunda kendimi kandırıyorum da daha derin bir düzeydeki kendini-sabote-etme yolunu mu seçiyorum. Örneğin, vitamin/mineral destekleri kullanmıyorum ve kendi kendimi şifalandırma yeteneğime güveniyorum. Lütfen, özellikle de gözler konusunda yorumda bulunun, çünkü şu anda birçok Şambra göz sorunları yaşıyor. Sevgin ve desteğin için teşekkür ederim Tobias, ve ben şimdiden sorumun yanıtını bildiğimi de biliyorum (yoğun kahkahalar), ama kendimi çok gergin hissediyorum ve güvenimin tazelenmesine ihtiyacım var.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bunu ben yanıtlamaya çalışayım. Bugün bu soruyu iki kez sordum, değişimleri kabul edecek misiniz. Ben şeylerin hemen daha iyi olacağını söylemedim. Birdenbire süper bir insan olacağınızı söylemedim. Bu şeylerin hiç birini söylemedim. Yalnızca, değişimleri kabul ediyor musunuz, dedim, çünkü ben de, siz de biliyoruz ki, bir bilinç düzeyinden bir sonrakine tekamül etmek için kendinize izin verdiğinizde – ve bu sözleri anımsayın. Bir düzey – siz bir düzeyde oturuyorsunuz. Diyelim ki 7.düzeyde, ve şimdi ille de 8 olması gerekmeyen yeni bir düzeye geçiyorsunuz, bu 9 ve 6 ve 4 ve 2.000.001 olabilir ve hepsi aynı zamanda olabilir. Muazzam bir dönüşümden geçersiniz, muazzam bir işlemden, süreçten. Bazen, eski sistem kasten çöker, çünkü artık onlara ihtiyaç yoktur ve daha yeni enerjiler gelmeden çökerler. Ve Şambra çoğu kez, bu çalışmayı yaparsa yaşantısının mükemmel olacağını düşünüyor, ama bu çalışmayı, eski yaşantılarını mükemmel hale sokmaya dayandırıyorlar. Biz eski yaşantınıza yeni bir kılıf geçirmeye çalışmıyoruz. Tümüyle bir dönüşüm söz konusudur. Sizler umutsuzca eski kimliklerinize tutunmaya çalışıyorsunuz ve ben de sizi acilen bunu bırakmaya davet ediyorum. O eski giysiler artık size yakışmıyor.</p>
<p>LİNDA: Sondan bir önceki soru.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Belki White Eagle’in de buna bir söyleyeceği vardır.</p>
<p>LİNDA: Ha peki, çok iyi.</p>
<p>WHITE EAGLE: Evet elbette, ve bize Saint White Eagle denmesini istiyoruz. (yoğun kahkahalar ve Adamus da güler)</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Sadece, bana da Whitey Adamus denirse! (kahkahalar)</p>
<p>WHITE EAGLE: Elbette. Şambra gelişirken, bir birlikte-yaratan olmayı yaratmaya çok odaklanıyorsunuz. Bunların hepsi de çok güzel, ama Tanrı’nın aynı zamanda yıkıcı olan eşit yanını unutuyorsunuz, ve şeylerin yıkılması da Tanrı’dır. Yıkıcılık – yapılanmayı yıkmak, yok etmek – yaratının esas parçasıdır. Ve eğer gözlerin sana sorun yaratıyorsa, belki de yalnızca yaratıya baktığın için ve yıkımın mükemmelliğini kabul etmediğin içindir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>Nasıl gidiyor White&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Whitey Adamus.</p>
<p>WHITE EAGLE: (tekrarlar) Whitey Adamus. Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Eh, Teşekkürler Whitey ve Sainty. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>WHITE EAGLE: Saint White Eagle. O ilk ad Saint (Aziz)in çevresinde bir hale var.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Yok gerçekten, yürekten teşekkür ediyorum. Yaptığınız herşeyi çok takdir ediyorum. Benim bugün gerek kendi adıma, gerekse çocuklarıyla benzer şeyler yaşayan başka Şambralar adına bir sorum var. Bu, geceleri uyurken ortaya çıkıyor ve çocuğum korkunç şeyler ya da korkular ve kaygılar yaşıyor. Ve ben çocuğumla ilgili bana yardımcı olup olamayacağınızı ve geceleri zorluklar yaşayan başka çocuklar için de genel bir öneride bulunup bulunamayacağınızı merak etmiştim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: (fısıldar) White Eagle.</p>
<p>WHITE EAGLE: Pekala. Yapabileceğin şeylerden biri, onları yatırırken enerjilerini düzeltmektir. Bir elini onların kafatasının alt kısmına, yani ense köküne, diğer elini de kuyruksokumu kemiğine (sakrum) yerleştir ve bir bağlantı hissedene kadar tut. Sakin, uyumlu bir akış hissettikten sonra, ensedeki elini tepe çakraya koy ve bir akış hissedene kadar bekle. Bir uyum sağlandığı zaman, çocuğunun uykuya dalmadan önce ruhsal bedeniyle duygusal bedenini uyumlamasına yardım etmiş olursun.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Geceleri çok faaliyetler olur, gerek yetişkinler, gerekse çocuklar için. Şu anda dışarlarda çok enerjiler dolanıyor. Geçmiş yaşam deneyimlerinin enerjileri, başka alemlerde meydana gelmiş savaşlardan kalma enerjiler, ya da hatta, bir çocuk için çok, çok korkunç – çok korkutucu – olabilecek kitle bilinci enerjileri. Çocuklara, onların da Tanrı olduğunu bildirmek önemlidir. Kimsenin, hiç bir şeyin onlara zarar veremeyeceğini, karar verebileceklerini, yapmayı seçtiklerini yapabileceklerini bildirmek önemlidir. Eğer geceleri onları kovalayan ya da korkutmaya çalışan varlıklar varsa, onlara emrederek gitmelerini talep edebilirler. Ve ayrıca, onlar içeri almadıkça kimsenin girmesine izin vermeyen bir güvenli alan yaratabileceklerini de anlatın.</p>
<p>Gençler – küçükler – şu anda o kadar duyarlı ve açıklar ki, ve tüm o ikilemlerin enerjisini, savaş enerjilerini, seksüel enerji virüsünün enerjilerini – bu şeylerin hepsini özellikle de gece uyurken hissediyorlar. Tıpkı bugün Şambra’ya kararları siz alırsınız diyerek paylaştığımız gibi, bu dışsal enerjilerin de sizi etkilemesine ya da etkilememesine karar verebilirsiniz. Egemen olan sizsiniz. Aynı şekilde, bunu kendi kelimelerinizle çocuklarınızla da paylaşın. Onların da Tanrı olduğunu paylaşın. Seçtikleri şeyi yaratabileceklerini paylaşın. Bu eylemi cesaretlendirdikçe, onların rüya hallerinin giderek çok daha huzurlu olmaya başladığını göreceksiniz, ve onlarda çok hızlı bir gelişme ve onlarla ilgili şeylerde bir genişleme fark edeceksiniz. Bir insanın, Tanrı olduğunu bilmesi, tanrısal bir şeydir, ilahidir.</p>
<p>Böylece, bugün için size teşekkür ediyoruz. Burada olduğunuz için teşekkür ediyoruz. Bu gelecek altı hafta içinde sizinle çalışmayı hevesle bekliyoruz. Söylediğimiz gibi, üç ya da dört kez, sizi herşeyden ayrı tutmaya çalışacak – erilinizle dişilinizi ayrı tutmaya çalışacak – bu enerjilerle karşılacaksınız ve belki de bunları yazmak istersiniz. Onlar gelip kapınızı çalacak, sizi ziyaret edecekler. Derin bir nefes alın ve sizin de Tanrı olduğunuzu anımsayın.</p>
<p>Ben Ben’im, evet Ben’im.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/11/04/saud-4-yukarida-nasilsa-asagida-da-oyledir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞAUD 3: “Bilinç Genişlemesi”</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/10/07/saud-3-%e2%80%9cbilinc-genislemesi%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/10/07/saud-3-%e2%80%9cbilinc-genislemesi%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2006 13:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Öğretmenlik Dizisi:
Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
7 Ekim 2006
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, Öğretmenler ve Bayraklar. Enerjilerimizi bir kez daha, şu anda yarattığımız bu güzel ve kutsal alanda birleştiriyoruz. Bu alan bir an önce var değildi. Eh, fiziksel alanınız kesinlikle buradaydı, ama bizim alanımız, birlikteliğimizin bilinci, şu anda yaratıldı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmenlik Dizisi:<br />
Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe<br />
Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Ekim 2006</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, Öğretmenler ve Bayraklar. Enerjilerimizi bir kez daha, şu anda yarattığımız bu güzel ve kutsal alanda birleştiriyoruz. Bu alan bir an önce var değildi. Eh, fiziksel alanınız kesinlikle buradaydı, ama bizim alanımız, birlikteliğimizin bilinci, şu anda yaratıldı. Beraber oturduğumuz ve nefes aldığımız, müziğin güzelliğini ve ifadesini paylaştığımız anda, alanımızı yarattık.</p>
<p>Bu alan güvenlidir, kim iseniz o olabilirsiniz. Daha fazla saklanmak, daha fazla –mış gibi davranmak, daha fazla yanılsama yok. Kim iseniz o olabilir, kendi haklarına sahip bir yaratıcı olabilirsiniz. Keşfetmenin yeni formuna doğru uzun ve akıl almaz yolculuğa çıkmış bir insan olabilirsiniz.<br />
<span id="more-281"></span><br />
Keşfetmekte olduğunuz şey, meleklerin keşfetmiş olduğu bir şey değildir. Bu, büyük üstatların keşfetmiş olduğu bir şey değildir – keşfetmediler. Sıklıkla, Şambra ve ruhsal varlıklar arasında, bazı yüce semavi seviyelerde bulunanlarımızın tüm cevaplara haiz olduğu fikri mevcuttur. Oysa bu cevaplara haiz olup bunları sizlerle paylaşmamak haksızlık olurdu. Bizler şu an bu cevapların yolculuğunu beraber gerçekleştiriyoruz.</p>
<p>Bu içinden geçiyor olduğunuz yanılsamalar ve labirentler serisinden öğrendiğiniz şey, başka hiçbir varlığın öğrenmediği bir şeydir. Uzun zaman önce, yükselişe giden bu yoldan geçen ilk kişiler olduğunuzu söyledik size. Ve yükselişin anlamı, sadece bir sonraki düzeye geçiyor olmanızdır; Benliğinizin tüm parçalarını ve kısımlarını bir bütün haline getirmenizdir; bir döngüyü, hatta bir çemberi tamamlamanızdır, ve bu Dünya alanından, ki o en zor ve meydan okuyan deneyimlerden biridir – ben kendi deneyimlerime dayanarak konuşuyorum – yeni bir düzeye geçmektir. Biz buna Üçüncü Çember diyoruz. Başka yerlerde başka bir adı da olabilir, ama gittiğiniz yer burasıdır.</p>
<p>Kişisel eğitiminizden sonra gideceğiniz yer burasıdır. Kişisel inisiyasyonunuzdan sonra gideceğiniz yer, bir sonraki saf yaratıcı varlık olma düzeyidir. Ama siz oraya, seçimlerin sonuçlarını anlayarak gidersiniz. Siz oraya, enerjinin nasıl çalıştığını ve enerjinin nasıl yaratılabileceğini anlayarak gidersiniz. O saf yaratıcı düzeylerine, kendinizi ayırıp bölmenin ve sonra da yeni bir kimlikte yeniden birleştirmenin nasıl bir şey olduğunu anlayarak gidersiniz. O yeni yaratıcı düzeylerine, bir yaratıcı olarak seçimlerle ilgili yaptığınız şeylere hep bir etki ve tepkinin olduğunu anlayarak gidersiniz. Siz oraya, yeni bir bilgelik ve anlayışla gidersiniz.</p>
<p>Bu nedenden ötürü bu çok zorlu işlemden, Dünya’daki bu yolculuktan ve onun türlü unsurlarını ve yanlarını deneyimleyerek geçtiniz. Bu bir sınav değildir. Bir sınav değildir. Bu bir deneyimdir – ve arada fark vardır. Sınavlar genelde yanıtları bilenler tarafından verilir, ve biz yanıtları bilmediğimiz için, bu da bir sınav olamazdı! (kahkahalar) Bu sadece tanrısal bir varlık olarak yararını gördüğünüz bir deneyim değildir; ama öğrendiğiniz şey, yani bilgi ve gelişen bilinciniz, sonradan, kendi yaşamlarında yanıtlar arayan diğer varlıklara hizmet etmeye gider.</p>
<p>Yeni Dünya denen bir yerin olduğunu daha önce söyledik ve Yeni Dünya, bilincin kitaplığıdır. Yeni Dünya, Yuva’yı terk ettiğinizden bu yana sizin ve herkesin yaptığı herşeyin tarihini saklar. Bunlar Akaşik kayıtlar değildir, biraz farklıdır. Yeni Dünya bir kitaplıktır, bir başvuru kaynağıdır. Akaşik kayıtlar veridir. Yeni Dünya bilinçtir, anlıyor musunuz.</p>
<p>Bir bilinç kitaplığını hayal edebilir misiniz? Kitaplık, ciltlerce kitapla dolu değildir. Enerji ve deneyimle doludur. Sizden sonra gelecekler, o melekler&#8230;bu arada onlar başka alemlerde bekliyorlar, çoğu daha önce hiç Dünyaya gelmedi ve buraya gelme fırsatını bekliyorlar&#8230; çoğu, Yeni Dünya’dan geçecekler. Kitaplığa gidecekler. Deneyimlerinizi hissedecekler. Sadece incelemekle kalmayacak, hissedecekler. Sizin şu anda gerçekleştirdiğiniz, kitaplığın bir parçasıdır. Geçen hafta yaptığınız, son Şaud’umuzda sözünü ettiğimiz şeyler, kitaplığın bir parçasıdır, ve onlar oraya gidecektir.</p>
<p>Onlara yardım ve hizmet edenler olacak, ve evet, o asistanlardan ve hizmetkârlardan, o Üstat Öğretmenlerden bazısı siz olabilirsiniz. Bu fiziksel yaşam sürecini terk ettiğiniz zaman, Üçüncü Çembere gitmeden önce çoğunuz Yeni Dünyada zaman geçirmeyi seçeceksiniz, melek varlıklara öğretmek için zaman harcayacaksınız&#8230;çoğu, sizi arayıp bulan ve meleksel ailelerinizden gelen varlıklar olacak&#8230; ve siz onlarla oturacaksınız. Deneyimlediklerinizin bilincini anlamalarına yardımcı olacaksınız.</p>
<p>Bunun, onlar için bir örnek oluşturacağı açıktır. Bu, onlar için Dünya’ya gelmeden önce başarılacak bir standart oluşturacaktır, böylece Dünya’ya geldiklerinde, et ve kemiğe büründüklerinde, travmatik bir şok yaşamayacaklardır. Ha, elbette bu onlar için sürpriz olacaktır, ama bu bilincin bir kısmını sizin vasıtanızla ve sizin kitaplıktaki katılımınızla deneyimlemiş olacakları için, nedenini ve amacını anlayacaklardır. Siz – çoğunuz &#8211; bunu pek anlamadınız, çünkü Dünya’ya gelenlerin başında yer alıyordunuz. Meleksel biçimde olan bilinciniz kendini ansızın bir girdaba çekilirken buldu, dilerseniz buna bir kapı da diyebilirsiniz, o kendini yerçekimi, elektromanyetik enerji, toprak, su, katılık, fiziksel realite denen şeylerin ağırlığına çekilirken buldu. Ve bu sizin sisteminizde bir şok etkisi yarattı. Ama arkanızdan gelecekler böyle bir şey yaşamayacak.</p>
<p>Tüm şu yeniden-doğma kavramı – birçok, birçok yaşam, tekrar tekrar – ne halt olduğunu anlamadınız. Öldüğünüz zaman, ailenize, meleksel alemlere, ya da en azından Başmelekler Düzeni’ne geri gideceğinizi düşünüyordunuz. Ama onun yerine, çoğunuzun karanlık uçurumlara yuvarlanmak olarak deneyimlediği bir düşüşten geçtiniz ve bir başka fiziksel bedende, bir başka yaşamda, sırt çantanızda daha fazla karma, daha fazla yanılsama ve ayrılık ile, bir yaşamdan ötekine uyanıp durdunuz. Yeni Dünya kitaplığına incelemek için gidenler, birçok yaşama duyulan gereksinimi ve bundaki neşeyi, sevinci anlayacaklardır, çünkü bu birçok yaşam size – ve onlara – farklı kimlikler üstlenmenin nasıl bir şey olduğu deneyimini sunar; farklı veçheler üstlenmek – ister eril ister dişil olsun –; farklı kültürlerden veçheler edinmek; gönüllü olarak ve deneyimlemek amacıyla – sizin deyiminizle &#8211; zihinsel ya da bedensel kusurlar üstlenmek; sevgiyi, meleklerin bile sevemeyeceği bir biçimde deneyimlemek. Çünkü gerçekten, birbirini bilinçli olarak ve bir bilinç yolu olarak sevmek başka, o sevgiyi fiziksel forma alıp da onu çok candan, çok mahrem bir şekilde paylaşmak çok daha başkadır.</p>
<p>Yeni Dünya kitaplığında araştırma yapanlar, sizin bilincinizi öğrenecekler, deneyimlerinizi hissedeceklerdir. Kazandığınız bilgeliği anlayacaklardır. Sonra da kendi başlarına yola koyulacaklardır. Dünya’ya geleceklerdir, çünkü herşey, her varlık Dünya’dan geçmek durumundadır. Bu yazılıdır. Bu bilinir. Herşey, her varlık, Üçüncü Çembere gitmeden önce Dünya’dan geçmek zorundadır.</p>
<p>Onun için Şambra, burada yaptıklarınız gerçekten önemlidir. Siz gerçekten Üstatlarsınız. Siz, bundan geçen ilk varlıklarsınız, ve ben Tobias, bunu asla unutmamanızı rica ediyorum. Kim olduğunuzu asla unutmayın; burada, Dünya’da ne yaptığınızı; eskisinden yenisine geçtiğiniz bu enerji geçişi dönemini neden yaşadığınızı; bizim size neden Öğretmen olduğunuzu söylediğimizi, bazıları hâlâ bu fikirle rezonansta olmasa da. Biz Öğretmensiniz dediğimizde, ne dediğimizi anlamıyorsunuz, siz Şambra’sınız, siz Bayrak’sınız, başkaları için yolu oluşturan sizsiniz.</p>
<p>Bazılarınız, daha önce bu yolu kimsenin gitmemiş olmasını kaygı verici buluyor. Bu yolu sizden önce gitmiş olan üstatların olduğunu, sizden önce giden bir örnek olduğunu düşünmekten hoşlanıyorsunuz. Bazılarınız, cenette yolu bilen bir Tanrı’nın varlığını, herşeyi anlayan ve herşeyi yanıtlayabilen bir Tanrı’nın varlığını düşünmekten hoşlanıyor. Bunun böyle olmadığını bilmek biraz kaygılanmaya yol açıyor. Tüm yanıtlara sahip olan bir Tanrı yoktur. Evrimden geçmeyi ve genişlemeyi seçen bir Tanrı vardır, her farklı düzeyde deneyimler edinmeyi seçen bir Tanrı vardır, ve siz de o Tanrı’sınız. Yanıtlar sizdedir. Bu yanıtlar zihinden gelmez, onlar genişlemiş bir bilinçten gelir – şu anda tekamül ettiğiniz yeni bir bilinçten gelir.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün Şaud’a başlarken – ve her birinizi tanıdığımı, ne yaptığınızı, neden burada olduğunuzu bildiğimi bildiğinizi gözönüne alarak – bu ânı, kendinizi onurlandırmak ve kabul edip onaylamak için kullanın. Ne kadar küçük olduğunuzu düşünseniz de, benim gözümde siz büyük bir Üstatsınız. Ne kadar cahil, aptal, budala olduğunuzu düşünürseniz düşünün (bazı gülüşmeler) ben yüreğimde, sahip olduğunuz bilgeliği biliyorum. Ne kadar zayıf olduğunuzu düşünseniz de, ben bunun bir oyun olduğunu biliyorum. Bir yanılsama olduğunu biliyorum. Muhteşem olduğunuzu biliyorum. Ha, belki önceleri insanın muhteşemliğini tanımlamak için kullanılan biçimde muhteşem değil. İnsanın muhteşemliğine ilişkin o tanımlama eski bir kalıptı, eski , çok eski bir standarttı.</p>
<p>İnsanın muhteşemliği, fiziksel kuvvet, fiziksel güzellik gibi şeylerle belirlendi. Maddesel zenginliğiniz ya da IQ’nuz gibi şeylerle belirlendi. Bunlar, “muhteşemliği” belirlemenin eski yollarıdır, ve sizin de deneyimlediğiniz gibi, bunların çıkmaz sokaklar olduğunu gördünüz, çünkü er ya da geç biri gelecek ve daha kuvvetli ve daha güzel olacaktır. Er ya da geç, daha akıllı ya da zengin biri olacaktır.</p>
<p>O nedenle, çok derine kazınmış bir inanç sistemi olan ve hâlâ birçoğunu tuzağa düşüren bu insan standardı biçimini bırakıyorsunuz. Siz yaşamlar boyunca bu standardı izlediniz. Yaşamlar boyunca. O çok tanımlanabilir bir noktaya geldi. Kişinin zeka oranını tanımlayabiliyorsunuz, onların güzelliğini ve kuvvetini ve zenginliğini tanımlayabiliyorsunuz. Ama siz yeni bir standarda, yeni bir insan ve tanrısallık kimliğine geçiyorsunuz, ki o şu anda ve herhalde gelecekte de uzun bir süre, her türlü tanıma kafa tutacaktır. Eğer spiritüel ve insan bilinci için hiç bir ölçü yoksa, kendinizi başkalarıyla nasıl kıyaslarsınız, hatta kendinizle bile? Yeni insan Bayrağı bilince sahiptir. Yeni insan Bayrağı eski ve kısıtlı hallerden, tarzlardan çıkar, genişler ve genişlemiş bilince geçer.</p>
<p>Ben bunları bugün başlarken söylemek istedim. Her bir Şambra’yı kabul edip onaylamak istedim ve burada olduğunuz için teşekkür ederiz.</p>
<p>Öğretmenlik Dizisi’nin bu 3.Şaud’unda bugün konuğumuz, herşeyden önce, Karşılık-gelen Varlığınızdır. Onlar geri geldiler, Karşılık-gelen-Varlıklar bu seans boyunca sizinle birlikte oturmak için geri geliyorlar. Onlar buradalar, bugün buraya geldiğinizden beri buradalar. Onlar, tüm şu yeni bilinç genişlemesi alanında size yardımcı olmak amacıyla buradalar. Bu, onların öncelikli rolleri, öncelikli görevleri.</p>
<p>Bilinç birçok farklı düzeyde iş görür, ama siz ona yalnızca birkaç düzeyde iş gördürdünüz. Siz şu anda tam anlamıyla bir bilinç geçişi yaşıyorsunuz. Biz burada düşünceden söz etmiyoruz. Zihinden söz etmiyoruz. Biz bilinçten ve farkındalıktan söz ediyoruz. Böylece, Karşılık-gelen-Varlığınız bugün sizinle birlikte, ve bir kez daha, size en iyi şekilde nasıl hizmet edebileceğini soruyor. Şu anda size bunu soruyorlar, “Sana nasıl hizmet edebilirim? Ben senin Karşılık-gelen-Varlığınım. Sana hizmet etmek bir onurdur, bir onurdur Üstat. Sana şimdi nasıl hizmet edebilirim?”</p>
<p>Böylece, şimdi Şambra, Karşılık-gelen-Varlığınla bu güvenli ve kutsal alanda paylaşmak zamanıdır. Korkmayın. Isırmazlar. Yargılamazlar. Size hayranlık içinde saygı duyuyorlar. “Sana nasıl hizmet edebilirim?” Ve sizden şimdi onlara bir yanıt vermenizi istiyorlar. Derin bir nefes alın, ve bu güzel meleksi varlığın size nasıl hizmet edebileceğini bilmesini sağlayın. Açık olun, onlarla dürüst olun.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Şimdi bizim&#8230; Karşılık-gelen-Varlıkların, arzularınızı karşılayacaklarını söylemediğini fark ettiniz. Onlar, “Sana nasıl hizmet edebilirm?” diyorlar. Bir kez o enerjinin ne olduğunu&#8230; onların size nasıl hizmet etmelerini istediğinizi tanımlamaya başladınız mı, herşey hareket etmeye ve akmaya başlar. Enerji değişir ve dönüşür, ve siz şu anda kısıtlı bir bilinç tarzıyla iş gördüğünüzden, o enerjinin birazını alıp başka bilinç düzeylerinde uygulamaya konmasına yardım edebilirler. Onu hareket ettirip, getirip götürmeye yardım edebilirler. Enerjilerin size uygun bir biçimde geri gelip hizmet etmesini sağlayacak şekilde onları kutuplaştırıp canlandırabilirler.</p>
<p>Bu, Şambra, hergün yapmanız için sizi yüreklendireceğim bir şeydir. Sabahları ilk iş olarak gözlerinizi açtığınızda, “Sana nasıl hizmet edebilirim?” diyecekler. Bunu kulaklarınızla duyacaksınız, yüreğinizde hissedeceksiniz. Onlar orada olacaklar, Dünya üzerindeki bir başka günde daha, sizinle birlikte olmaktan heyecanlı ve mutlu bir halde orada olacaklar. Ve paylaşın onlarla, kendinizi geri tutmayın. Onlarla paylaşın. Ama sizin yerinize bir şey yapmayacaklarını da anımsayın. Onlar bir mucize yaratmazlar, sihirli bir değneği sallamazlar. Bunu siz yaparsınız. Seçtiğiniz şeyin ne olduğunu onlara bildirirseniz Üstatsınızdır. Onlar sadece niyetinizi alır, arzunuzu ve tutkunuzu alır ve onları çok-boyutlu hareket ettirmeye yardımcı olurlar. Size nasıl hizmet edebilirler?</p>
<p>Böylece, Karşılık-gelen-Varlığınız bugün burada, ve Karşılık-gelen-Varlıklarınızla birlikte Karşılık-gelen-Varlıkların usta çavuşu da burada: Hossaf (“ho-SOFF” olarak telaffuz eder) bugün yeniden bizimle birlikte. Hossaf, Kırmızı Çemberden olup da Dünya’ya bir deneyim ya da yolculuk için gelenlerle, yani Şambrayla, sizinle çalışıyor. Tüm etkinliklerin düzenlenmesine yardımcı oluyor.</p>
<p>Bakın geceleri, herhalde çoğunuzun fark ettiği gibi, siz sadece uykuya yatmıyorsunuz. Enerji transferleri bu sırada yapılır. Biliyor musunuz, bu İnternet teknolojinizle öylesine ilintili ki&#8230; ki bu arada, İnternet bir yanılsamadır. O tümüyle bir yanılsamadır ama siz ona inanıyorsunuz. Onu deneyimliyorsunuz. Kullanıyorsunuz. O sadece bir yanılsamadır. O küçük paketlerin nereye gittiğini sanıyorsunuz? O küçük enerji nabızlarının, pozitif/negatif enerjinin nereye gittiğini sanıyorsunuz? Ne oluyor sanıyorsunuz? Hepsi bir yanılsama, ama hepiniz bunu kabul ettiniz.</p>
<p>Benzer şekilde, geceleri de bu enerji transferi olageliyor. Bakın, fiziksel dünyanızda geceleri, diğer enerjiler sessizleştiğinde, insanlar binalarda meşgul olmadıkları zaman, İnterneti kullanmakla meşgul olduklarında İnternet üzerinden çok şey transfer ediliyor. Bankalar, şirketler arasında çok bilgi gidip geliyor, emailler – hatta çöp olan emailler de gece gönderiliyor.</p>
<p>Geceleri siz uyurken olanlar da buna çok benzerdir. Muazzam miktarlarda bilgi&#8230;bunlar paketler halinde bile değildir, bilinç baloncuklarıdır&#8230; bilinç alemleri ya da düzeyleri arasında ileri geri transfer edilirler. Bunlar burada, Dünya’da bulunan sizlerle Kırmızı Meclis arasında gidip geliyor. Sizden, Dünya’dan, yeni kitaplığa geri gidiyor. O gün yaptığınız her deneyim, her düşünce, her seçim, her gözlem, temelde Yeni Dünya’ya indiriliyor – ya da yükleniyor. Yaptığınız herşey, edindiğiniz her deneyim, geceleri sizi bekleyen meleksel ailelerinize yükleniyor.</p>
<p>İnsan örneğini kullanacak olursak, onlar bunun tümünü hemen okumuyorlar. Bazısı, askıya alınmış bir bilinç halinde orada öylece bekliyor, onlar tarafından kabul edilmeyi ya da açılıp ulaşılabilir hale gelmeyi bekliyor. Birçok insan, melek, hepsi askıya alınmış bir bilinç haline sahip. Biz bundan bugünkü Şaud’da söz edeceğiz.</p>
<p>Hossaf ile birlikte sevgili bir dost da geliyor, doğrudan Hossaf, Karşılık-gelen-Varlıklarınız ve sizinle daha yakından çalışmak için Kırmızı Meclis mevkilerinden geliyor. O (çvr: dişi için kullanılan she), size hizmet eden bu takıma dişil bir enerji dengesini getiriyor. Onun adı, onun enerjisi, Oseo (Oo-sii-oo) olarak telaffuz edilebilir. Çoğunuz geçmişte onunla rüya hallerinde öyle ya da böyle çalıştınız. Oseo şimdi Hossaf enerjisiyle birleşerek, daha dengeli bir eril/dişili sunmak için, sizinle şimdi çalışmakta olan enerjinin daha tamamlanmış bir halini sunmak için öne çıkıyor. Böylece, derin bir nefes alın ve Karşılık-gelen-Varlığınızın, Oseo’nun ve Hossaf’ın enerjilerini hissedin.</p>
<p>Başka alemlerde ve düzeylerde, perde arkasında ne kadar çok çalışmanın olageldiğini genel ya da alışılmış insan bilinciyle fark etmek zordur, ama bu, Dünya’da bir denge duyusunu, akıl sağlığını korumak için kesinlikle gereklidir de. İnsanlar bu gelip giden, karşılık gelen enerjileri engelledikleri zaman, melek varlıklar&#8230;onlar bu enerjilerin tümünü engelledikleri zaman, deliriyorlar. Meleksel düzeylerle insan düzeyleri arasındaki uygun dengeyi koruyamıyorlar.</p>
<p>Uykunun nedenlerinden biri de, sadece ve tümüyle insan yaşamınıza odaklanmamanız için o dengeyi sağlamaktı. Uyku olmasa, bunların içinde çok kaybolurdunuz. İnsanlar bunların tümünü engelledikleri zaman (kendilerini bunlara kapattıkları zaman), diğer düzeylerde onlarla çalışan varlıklar çıldırmak eğiliminde oluyor. Kendi enerjileriyle nasıl çalışacaklarını artık bilemez oluyorlar. Haberlerde deneyimlediğiniz şey, en azından şu son birkaç haftadır dünyanın bu bölgesinde olan, bunun bir göstergesidir: çıldıran bir varlık. Onlar çıldırdıklarında, kendi içlerindeki en duyarlı alan, dengeden en çok çıkmış alan doğrudan darbe alır.</p>
<p>Ve şu anda dünyanın neredeyse tüm kültürlerinde en çok dengeden çıkmış şey nedir? Seksüel enerji. Seksüel enerji. Seksüel enerji doğrudan erille dişilin dengesiyle ilgilidir; insanla tanrısallığın dengesiyle; insanın meleksel düzeylerle olan dengesiyle; insanın kendi bilinciyle ilgili koruduğu dengeyle ilgilidir.</p>
<p>Onun için, gitmeye yatkın olacak ilk şey, seksüel enerji olacaktır, özellikle de böyle bir zamanda. Biz inanılmaz bir dönüşüm zamanından geçiyoruz. Enerji değişimi. Ve çoğunuzun son dönemlerde kendi yaşamında gözlemlediği gibi, eski sistemlere, yeni ve farklı bir enerji karışıyor – hem de çok karışıyor, sistemlerin içinden akıyor – ve bu eski sistemlerin birçoğu bununla baş edemiyor. Patlıyorlar. Bilgisayarlarınız, televizyonlarınız, arabalarınız, bunların hepsi bunun bir göstergesidir. Bunlar örneklerdir.</p>
<p>Kendi eril-dişil dengesini ele almamış birçok insanın içsel derinliğinde şu anda olan, çok çarpıtılmış ve bazen çok karanlık ve bastırılmış bir cinsel enerjiye sahip olma eğilimidir. Yeniden-dengelemenin bir yolunu bulmaya çalıştıkları zaman da – gerçi kaybolmuş bir haldeler, nereye gideceklerini bilemiyorlar – ama gidip beslenmeye çalışıyorlar, çünkü onlardan da beslenilmiştir. Ve gidip beslenmeye çalıştıklarında en kolay olduğunu düşündükleri şeyin peşine düşüyorlar. Ödül olduğunu düşündükleri şeyin peşine düşüyorlar. Daha saf bir enerjiyi koruduklarını düşündükleri kişilerin peşine düşüyorlar. İşte o zaman geçenlerde meydana gelen olaylara benzer şeyler olur, okullarda silahlar konuşur. Bu ateş etmekle ilgili değildi. Hatta öfkeyle bile ilgili değildi. Bu, çarpıtılmış ve dengesiz enerjilerle – seksüel enerjiyle – ilgiliydi.</p>
<p>Siz bu şeyleri giderek daha fazla göreceksiniz. İlle de okullarda değil, ama giderek daha fazla örnekler göreceksiniz.Ve bu şeylere baktığınız ve başlıkları okuduğunuz zaman, gerçekte olan biteni görmek için perde arkasına bakın. Bir seksüel enerji sorunu olma eğilimi vardır.</p>
<p>Sizde, bu Amerika ülkesinde bile, seksüel enerji dengesizliğine sahip senato/meclis üyeleri var ve sonra bu dengesizlik, içinde bulundukları güç ve kontrol ve otorite pozisyonlarında abartılıyor. Ve belli bir kimliği korumaları gerektiğini düşündükleri için de – kendilerini dünyanın geri kalanına nasıl gösterdiklerine tutundukları için – er ya da geç bu dengesizlik ortaya çıkacaktır. İşte ortada böyle bir meclis üyesi var; o bir kimliği korumaya çalışırken kendine engel olamadı, çünkü yüzleşmediği ya da ele almadığı bir seksüel enerji dengesizliğine sahipti. Böylece, uygun olmayan şeyler oluyor ve siz de olan biteni haberlerde görüyorsunuz. Şimdi bu güç konusunda bir değişim söz konusu. Ve siz bunları giderek daha fazla görmeyi sürdüreceksiniz.</p>
<p>İki hafta önce Avusturya’daki bir Şambra grubuna konuştuk. Dünya hakkında konuştuk. Biz, dünyanın şu anda parçalanmayacağını söyledik, o nedenle bu konudaki kaygıları bir kenara bırakın. Dünya şu anda kendini imha etmeyecek, onun için kaygılanmaktan vazgeçin. Bir dolu insan, yaşam tutkularıyla ilgili planlarını tam anlamıyla yarının asla olamayacağı gerçeği üzerine, dünyanın parçalanabileceği gerçeği üzerine kuruyorlar. Biz şu anda Şambraya şunu söylüyoruz, “Dışarı çıkın, araştırın. Dışarı çıkın, inşa edin. Dışarı çıkın ve birşeyler yapın, çünkü dünya parçalanmayacak.” Şu anda enerjilerin biçimi bu yönde değil.</p>
<p>Tabi, bildiğiniz gibi, dünya üzerinde enerjilerin öfke ve saldırganlık ve çatışma (savaş) ile ilgili olduğu zamanlar vardı. Dünya savaşları, Atlantis çöküşünün ikinci bölümüne neden olabilecek savaşlar. Dünya enerjileri şu anda öyle değil. Farklı. Ülkeler arasında bazı savaşlar yine de olacak. Sizin, intihar bombası dediğiniz şeyler yine de olacak, ama bunların oranı fazla olmayacak.</p>
<p>Bu şeyler yerine, çok daha kişisel düzeyde meydana gelen şeyler göreceksiniz. İnsanların tek tek delirdiğini. İnsanların parçalandığını. Liderlerinizin parçalandığını. Kiliselerin&#8230; kiliseler muazzam miktarlarda bastırılmış seksüel enerji tutuyorlar. Bunu yapmak zorundalar. Bunu korumak zorundalar çünkü çok uzun zamandır onu bastırıyorlar. Dişil enerjiyi reddedip eril enerjide dengesizliğe düştüler. Er ya da geç, bilinç evrimleştikçe, bu da değişmek zorunda kalacaktır. Biz bunun örneklerini gördük. Bundan daha önce söz ettik. Bu her yerde şimdi ortaya çıkıyor ve çıkmaya da devam edecek. Bu iş dünyasında – seksüel enerji işinde – sorun olmayı sürdürecek, orada bir dengesizlik söz konusu. Siz şu anda bu sorunun dünyanın en büyük şirketlerinden bazısını nasıl devirebildiğini görüyorsunuz. Seksüel enerji sorununun tümü sadece yeniden-dengelenmekle, bir bütünlüğe ve tamlığa geri gelmekle ilgilidir.</p>
<p>Böylece&#8230;Şambra, siz bunlardan çoğunun ötesine geçtiniz. Bu yaşamınızda derin sorunlara, karanlık sorunlara el attınız. Eril ve dişilin dengesine el attınız, ve bunun her zaman da güzel olmadığını biliyoruz. Eğlenceli olmadı. Siz içinizdeki bu konuların/sorunların birçoğunu ele aldınız. Ve bizim bunları size söylememizin nedeni, dünyada olan biteni anlamanıza yardımcı olabilmek içindir. Sizde olan biten ise tümüyle farklı bir şeydir. Tümüyle farklı. Lütfen kendinizi şu anda dünyanın geri kalanıyla kıyaslamayın. Siz, çoğunluğun geçtiğinden çok, çok daha farklı bir işlemden geçiyorsunuz.</p>
<p>Biz şimdi bir dakikamızı Bayrak Teknolojisi deneyimine ayıracağız. Önce, kişisel bir deneyimimiz, sizin deneyiminiz olacak. Ama bugün, bir düşünceyi ele alacağız. Bir düşünceyi, bir bilinci. Geçen ayki toplantımızda biyolojiden söz ettik. Biz bir hücre seçtik ve sizin bu dengeli, mükemmel biçimde yenilenmiş hücreyle çalışmanızı istedik. Bu arada, bedeninizde bu tür hücrelerden tam anlamıyla milyonlarca var. Bazılarınız sağlıklı bir hücreye sahip olup olmadığını merak etti. Gerçekten de sahipsiniz! (kahkahalar) Onlardan milyonlarcası var sizde. Tabi, dengesiz bir halde bulunan çok, çok hücreniz de var. Tam anlamıyla ölü ya da yenilenme halinde olan birdolu hücre. Biz bir hücreden söz ettik.</p>
<p>Ama şimdi bir bilinci ele alalım. Bir bilinci. Ha, bunu nerede bulursunuz? Beyninizde değil, fiziksel bedeninizde de değil. Bilinç her yerdedir. Bilinç hem size çok yakın hem de çok, çok uzaklardadır. Bilinç, farkındalıktır. Önce kendinin, kimliğin, ve sonra sonuçta herşeyin farkındalığı. İşte bilinç budur.</p>
<p>Siz bilinçsiniz. Siz, eşsiz bir kimliği olan bilinçsiniz. Size bizim – ya da sizin – ruh varlığı dediğimiz şey bahşedildi. Her varlık bir ruha sahip değildir. Ağaçlar, Dünya gezegeni, çoğu hayvanlar sizin gibi bir ruh varlığına sahip değildirler. Ruh varlığı aynı zamanda yaratıcılığın anahtarıdır, ya da yaratıcılık anahtarını elinde tutar. Sizler bir ruh varlığısınız. Siz bilinçsiniz.</p>
<p>Sizin bilinç odağınız ve farkındalığınız uzun süredir kısıtlıydı, özellikle de Dünya’ya geldiğinizden beri. Hatta fiziksel olmayan alemlerdeki ve kristalin alemlerdeki ve yüksek melek alemlerindeki meleksel varlıklar bile kısıtlı bir bilince sahiptir. Kısıtlılık oranı birçok farklı faktöre bağlıdır, ama burada, Dünya’da olmakla, siz bilincinizi bilerek odakladınız, bilerek bilincinizi kısıtladınız.</p>
<p>Biz sizin askıya alınmış bir bilinç halinde bulunduğunuzu söylüyoruz, çünkü kendinizi yeniden açtığınızda, tüm bu ulaşılabilinir enerjiler, bilinç enerjileri size geri akacaktır. Bunun hakkında konuşmayı ya da bunu açıklamayı bu denli zor kılan, bu şeylerin zihinsel düşünceler olmamasıdır, ve sizler zihinsel düşünceleri devreye sokmaya çok programlandınız ya da eğitildiniz – kendinizi eğittiniz. Zihinsel düşünceler, bilincin çok sınırlı bir parçasıdır, ama siz bununla çalıştınız, bunda ustalaştınız ve kendinizi de böyle sınırladınız.</p>
<p>Peki, zihinsel düşüncelerin ötesine nasıl geçeriz? İşte bu zor. Büyük soru bu. Bilincin ve farkındalığın daha yüksek düzeylerine nasıl ulaşırız? Bilincin bu engellerini ve katmanlarını nasıl bırakırız? Yeni bilinç standartlarını, beyin onları reddetmeden ve atmadan nasıl devreye sokarız? Bunların hepsi güzel sorular, hepsi de, şu anda Dünya’da bulunan bir varlık olarak üzerinde çalıştığınız şeyler. İnsanlığın geri kalanı, eril ve dişil enerjilerin dengesi gibi bazı temel şeyler üzerinde çalışıyor. Sizlerse şu anda, zihinsel düşüncenin ötesine genişleyen bir bilinç gibi şeyler üzerinde çalışıyorsunuz. Bu çok zordur ve biz şu anda enerjinizi hissediyoruz. Zihinsel düşüncenin ötesine nasıl gidersiniz? Zihin kapanına öylesine kısılmışsınız ki, oradan nasıl çıkarsınız?</p>
<p>Biz bugün bunu deneyimleyeceğiz. Sizinle, tüm Şambrayla bu Şaud’da bunu yapmak üzere önceden anlaşmaya vardık. Bu güvenli ve kutsal alanda bir standardı ele alacağız ve saf bilincin Bayrak Teknolojisini kullanacağız.</p>
<p>Şimdi, zorluk şurada: siz bunu anlamaya çalışacaksınız – ve anlayamazsınız. Kulağa biraz gnost gibi geliyor, ve öyledir de. Onlar birbirleriyle ilgilidir. Akrabadırlar. Saf bilincin bir gündemi yoktur ama tutkusu vardır. Saf bilincin açıklığı/berraklığı vardır. Saf bilincin yönlendirilmeye ya da kontrol edilmeye gereksinimi yoktur. Sürekli bir evrileşme ve gelişme halidir. Saf bilinç, anlaşmazlığın ya da çatışmanın antitezidir. Biz çatışma ya da anlaşmazlıktan az sonra söz edeceğiz. Saf bilinç, zihinsel düşünce tanımının ötesindedir, ama hissedilebilir. Deneyimlenebilir.</p>
<p>Şimdi o standardı ele alalım. Biz hepimiz, saf bilinç standardını deneyimleyebilmeniz için geri planda çalıştık ve size bu toplantıda hizmet etmek için hazırız. Saf bilincin minicik bir partikülü. İhtiyacınız olan, onun sadece bir zerresidir. Tüm bilinci bir seferinde kapmak zorunda değilsiniz, bu zaten beyinlerinizi parçalardı. Ama saf bilinci sadece bir tatmak, sadece bir damla, sadece bir his.</p>
<p>Karşılık-gelen-Varlıklarınız, Hossaf, Oseo, ben Tobias, bunu bugün size sunmak için çalıştık.</p>
<p>Şimdi, çabalamayın. Şu anda çabalamaya kalkmayın. Bırakın içeri süzülsün. Bu arada o zaten sizin. Bizim değil. Sizin, size ait.</p>
<p>(yumuşak ve yavaş bir biçimde konuşarak)</p>
<p>Onu bir an için inceleyin, keşfedin&#8230;</p>
<p>Duyumsayın&#8230;</p>
<p>İçinize soluyun&#8230;</p>
<p>Şimdi şöyle ilginç bir şey oluyor, çünkü biz daha önce bunu küçük bir grupla sınadık: Zihniniz onu anlamaya çalışıyor, onu tanımlamaya çalışıyor. Birçoğunuzda, bilgisayar beyniniz deli gibi çalışıyor. Ve bu pekâladır, bunu durdurmaya çalışmayın. Bu yapay bir engellemedir. Bunu durdurmaya çalışmayın, sadece aşmaya çalışın. Bunun ötesine geçin.</p>
<p>Bir an bilincin bu standardını duyumsayın.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Çoğu kez zihin onu birşeyle denkleştirmeye, onu bir şeye bağlamaya/ilişkilendirmeye çalışır. Zihin böyle çalışır. O ilişkisel/bağlantısal bir veritabanıdır. Herşey bağlantılıdır. Onun için de zihin, gelen bu yeni bilinç enerjisini bir şeyle ilişkilendirmeye çalışacaktır: bir kuş, bir güneş ışını, bir renk, bir altın para. Bunların tümü uygundur. Bir başlangıçtır. Bunu boşaltmaya çalışmayın.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Şimdi bırakın, o saf bilinç standardı yumuşak bir biçimde içinize emilsin, yumuşakça girsin.</p>
<p>Tekrarlıyoruz, bu sizin bilinciniz. Bize ait değil. O sizin.</p>
<p>Gerçekliğinize girmesine izin verilen – başka bir deyişle, tarafınızdan kabul edilen, onaylanan – bu tek bilinç incisi, diğer biliçlerinizin tümünü yükseltmek ya da yenilemek potansiyeline sahiptir. O bir standart, bir bayrak oluşturur. Saflığa ve dengeye sahiptir. Bir genişleme, sürekli kendini yenileme halindedir. Açık ve berraktır ve eski kalıpların yükünü taşımaz. Böylece bu şimdi bir standart, bir bayrak, bilincinizin her bir parçasına bir yansıma olarak yaşantınıza giriyor.</p>
<p>Şimdi bir an için bilincinizin o öbür parçasına girelim. Bilincinizin öbür parçası beyninizdeydi, zihninizdeydi, sahip olduğunuz o bağlantısal veritabanındaydı. Şu anda içinde varolduğunuz bilinç, herşeyden çok inanç sistemleri üzerine kuruludur. Bir dizi inanç sistemleridir: doğru ve yanlış inancı; Tanrı inancı; kendine inanç; insanlığa inanç; kendinizi ne kadar zorlayabileceğiniz inancı; ne kadar akıllı olduğunuz inancı; ve tüm diğer şeyler. En üst düzeyde duran sayısız inanç sistemleri, ve bunlar sonradan, sizin deyiminizle, aşağıya doğru inerek fiziksel gerçekliğinizi ve sonuçta o fiziksel gerçeklik içindeki deneyiminizi yaratırlar.</p>
<p>Böylece, askıya alınmış alemlerden, uzun bir süredir gitmediğiniz o alemlerden gelen bu bilinç standardının, inerken bir an için, inanç sistemlerinizin her birine yayılmasına, ışımasına izin verin.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bırakın, bugün düşündüğünüz her düşünceye yayılsın. Bugün düşündüğünüz her düşünceye.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bırakın, bugün deneyimlediğiniz ve düşüncelerinizi ve inançlarınızı temel alan her deneyime yayılsın, ışısın.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Ve şimdi de bırakın, bu bilinç teknolojisi bayrağı, bugünün geri kalan tüm potansiyellerine yayılsın, ışısın. Geri kalan potansiyellerinize. Gününüzün belli olduğunu düşünüyorsunuz, gününüzün geri kalanının size neler hazırladığını bildiğinizi düşünüyorsunuz. Bu bir inançtır ve bu bir sınırlamaydı. Şimdi bırakın saf bilinciniz günün geri kalan potansiyellerine yayılsın.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bu Bayrak Teknolojisinin yayılım işlemi/süreci kasten ve bilgece – sizin deyiminizle – yavaş çalışır. Oluşan ritimler ve döngülerle birlikte çalışır. Kendi biyolojinizin ritimleriyle, zihninizin ritimleriyle. Zihniniz, belirli ve kasti ritim dizilerine sahiptir ve onları izler. Bayrak Teknolojisi güneş ve ayın ritimleriyle çalışır, Yerkürenin ritimleriyle, gezegenlerin ritimleriyle çalışır. Onlar tarafından kontrol edilmez ama onlarla çalışır. İnsan kimliğiniz ritimlerin ve kalıpların bir yan ürünüdür: inançların, düşüncelerin ve deneyimlerin.</p>
<p>Böylece bilincin Bayrak Teknolojisi, bilincin saflığı, o kadar bilgedir ki, o ritimlerle nasıl çalışacağını bilir. O ritimlerin özünde de evrimleşme isteğinin yattığını anlar. Onlar da kendi bilinçlerini arttırmak istiyorlar.</p>
<p>Yani Bayrak Teknolojisi gelip de eski kalıpları ve ritimleri parçalamaz. Onlarla çalışır. Örneğin, fiziksel bedeninizin ritimlerine yayılır, çünkü bedeninizin bir döngüler kalıbıyla çalıştığını bilir ve sizinle birlikte o döngüye girer. Ve sonra, bir kez oraya girdikten sonra, o döngünün evrimleşmesine yardımcı olur. Belki, o döngünün, artık ona ihtiyaç kalmadığını anlamasına yardımcı olur. Sizler şu anda bir yaşlanma döngüsündesiniz. Fiziksel bedenin içinde bulunan bir melek varlık olarak bir ölüm döngüsündesiniz. Doğduğunuz günden itibaren ölüme götüren bir döngüdeydiniz, ölüme götüren bir kalıpta. Böylece bilinç – Bayrak Teknolojisindeki bilinç – gelir, ölüme olan bu inancı, bu ölüm kalıbını bulur ve sonra şefkatle, zorlamadan, hatta hiç beklentisiz, gündemsiz, ona girer ve sadece yayılır, ışır.</p>
<p>Ve sizin bu kalıbınız, bu ölüm kalıbı, farklı bir şey hissetmeye başlar, kendini farklı hissetmeye başlar. Ve kimliğini ölüm olarak saptamak, ölümle özdeşleşmek, bir ölüm inancı olmak yerine ve ölümle sonuçlanacak bir deneyim yerine, şöyle der, “Bana hâlâ gereksinim var mı? Ölüm, son anlamına mı gelmeli? Ölüm, benim kendimi bildiğim haliyle, korku olmak zorunda mı?” Ve siz şimdi yüksek bilincin bu basit zerresinin herşeyi nasıl değiştirmeye başladığını görüyorsunuz, en küçük düzeyde bile, o küçük döngüde.</p>
<p>Bu bilinç, bu güzel bilinç, Bayrak Teknolojisi gelip de sürekli sahip olduğunuz o döngüye, o parasal bolluk döngüsüne girdiğinde&#8230; Hiç fark ettiniz mi, yaşamınızdaki parasal kalıplarınız&#8230; bazılarınız buna “hem içeri akıyor, hem de dışarı” diyor, bazıları da, “Param var, ama ertesi gün meteliksizim” diyor. Siz bu kalıplara giriyorsunuz. Bu kalıpları siz oluşturdunuz. İnanç sisteminiz ve sonra da zihinsel düşünceleriniz, deneyimi yaratıyor. Ama bu yüksek bilinç o döngüyle birlikte oturabilir.</p>
<p>Diyelim ki şu anda düşük bir döngüdesiniz. O bilinç oraya girer. Onu değiştirmeye çalışmaz. Ona saldırmaya çalışmaz, yoksa içerde büyük bir çatışma çıkardı. O yüksek bilinç, sizin yüksek bilinciniz, çok bilgedir, ve o sadece yayılır, ışır. Sadece oraya girer.</p>
<p>Bu saf bilince bir an için izin verin&#8230;</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>&#8230;. bolluk döngüsünün içine girebilmesi için.</p>
<p>Kendi kimliğine sahip olan bu bolluk enerjisi – bir bilince sahiptir. Bolluğa ilişkin inancınız, düşünceleriniz ve döngüleriniz, bir bilince sahiptir. Enerji, kendini bir biçime sokmuştur ve buna “bolluğunuz” denir. O, zaman zaman öyle değilmiş gibi davransa da sizin bir parçanızdır.</p>
<p>Böylece, yüksek bilinç oraya girer ve yayılır, ışır. Orada öylece oturur&#8230; döngülerini, hareketlerini, arzularını ve sınırlarını şefkatle ve kabul ederek ve gözlemleyerek&#8230; ve ışır.</p>
<p>Gerçeği ışır.</p>
<p>Özgürlük ışır.</p>
<p>Başka bir potansiyeli ışır.</p>
<p>Ve sonunda, bilincin Bayrak Teknolojisiyle birlikte eski döngüleriniz, bolluk bilincindeki eski kimliğiniz kendini sorgulamaya başlar. “Ben kimim? Beni buraya kim koydu? Bu döngüleri sürdürmek istiyor muyum? Kısıtlı kalmaya ihtiyacım var mı? Paranın kötü olduğu fikrini nerede kabul ettim? Paranın kısıtlı olduğu fikrini bana kim yerleştirdi?”</p>
<p>Bakın olan şudur: Bayrak Teknolojisi gidip onu yok etmeye çalışmaz. Oraya girer ve yeniden-tanımlamaya çalışır. Daha büyük ve daha muhteşem bir resim sunmaya çalışır, daha geniş bir bilinç.</p>
<p>Şimdi bu noktada ilginç bir şey olur. Bolluk bilinciniz kendinden kuşku duymaya başlar, ve kendinizden kuşkulanmaya başlamanın nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz. Herşey sanki parçalanmaya başlar. Duvarlar inmeye başlar. Bazen, sanki soyunmuş ve çırılçıplak kalmış gibi, herşey sizden alınmış gibi hissedersiniz. Oysa öyle olmamıştır. Siz yalnızca bilincin eski formasyonunun kendini değiştirmesine izin vermişsinizdir. Bazen kendinizi korunmasız hissedersiniz. Bazen kaybolmuş. Bazen de kimliğinizi sonsuza dek kaybettiğinizi hissedersiniz. Bu sadece geçici bir şeydir. Bu bir bilinç evrimidir. Bir bilinç değişimi.</p>
<p>Sözünü ettiğiniz, arzuladığınız, arayış içinde olduğunuz bu Yeni Enerji alanına geçmedeki sorunun bir bölümü de, o olduğu gibi geldiğinde paniklemenizden kaynaklanır. Allak bullak olursunuz. Bazen korkuya kapılırsınız. Oysa o sadece meydana gelmekte olan bir bilinç evrimidir.</p>
<p>Parçalanmayacağınızı bilecek kadar kendinize güvenebilir misiniz? Siz yok olmayacaksınız. Kendi içinizde sizi patlatacak ya da havaya uçuracak denli içsel bir anlaşmazlık ve çatışma yaratmayacaksınız. Bu olmayacaktır.</p>
<p>Bu olmayacaktır.</p>
<p>Bayrak Teknolojinizle gelen bilinç, bu saf bilinç, fazlasıyla bilgedir. Öyledir. Neden kendinizi yok etmek isteyesiniz ki? O fazlasıyla dengelidir. Kendini, kimliğini anlar, bilir. Kendini o denli iyi anlar ki, bir yerde kilitli kalacak bir kimliği biçimlendirmeye bile çalışmayacağını bilir. O bir kimlik biçimlendiremez. Bakın, bu yeni bilinç, bu Bayrak Teknolojisi, bu saf bilinç dilimi, kendini kendi içinde tutsak olmuş bir kimlik olarak oluşturmaya çalışmayacaktır. Korkularınızdan biri de budur, anlıyor musunuz.</p>
<p>Bu dünyasal insan gerçekliğine bilinç geldiği zaman ve kendini biçimlendirdiği zaman, neler olduğunu gördünüz. Bilinç kendini tanımlamaya çalışır ve sonra da korumaya çalışır. İnsanların yaptığı budur. Fiziksel bir formda Dünya’ya gelen meleksel enerji, saf bilinç, önce bir kimlik yaratmaya ve sevgili yaşam adına ona tutunmaya çalışır. İkinci olarak da kendini tekrar ve tekrar ve tekrar korumaya çalışır.</p>
<p>Sizin bu yeni yüksek bilincinizin böyle bir şey gerçekleştirme arzusu yoktur, kendini hiç bir şekilde tanımlama arzusuna kesinlikle sahip değildir. Çünkü fark eder ki&#8230; geçmiş deneyimlere dayanarak ve enerjinin nasıl evrimleştiğine dayanarak, kendini bir kimliğe kenetlerse, kendinizi bir kimliğe kenetlerseniz, en son, en mükemmel deneyimi ve bilinci kaybedeceğini fark eder. Böylece, şu anda oyuna giren siz, daha yüksek olan bilinç, kendini tanımlamak ve korumak arzusuna sahip değildir.</p>
<p>Evet, çıplak ve korunmasızdır. Evet, eski insan veçhesi için, kendinizin eski insan bilincine tutunmak, korkutucudur. Bir yaşamdan ötekine gelmeye, tekrar tekrar kimlikler oluşturup duvarlar örerek kendinizi korumaya alışıksınız. Burada, o yeni bilinç, o yeni siz, bunlardan hiç biri olmaksızın geliyor. Eski benlik, bu dünyanın zorluklarına ve katılığına alışık olan eski benliğin tüyleri bu düşünceyle diken diken oluyor. Ama gerçekten öyle mi?</p>
<p>Bir an – bilincin Bayrak Teknolojisini alın ve – bir an, Dünya üzerindeki varoluşun bilincine, fiziksel bedende kimlikler yaratma inancındaki bilince gidin ve ona bir bakın. Şimdi ışıyan enerjinizi alın ve bırakın o döngünün bir parçası olsun, enkarnasyon döngüsünün, kimlik oluşturma döngüsünün bir parçası olsun.</p>
<p>Bir an için nefes alın.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bunu bedeninizde&#8230; zihninizde&#8230; bilincinizde hissedin.</p>
<p>Tüm o kimlikleri yaratmak gerçekten gerekli miydi? Kimlikler yaratmayı sürdürmek ve onları korumak, onları oraya mıhlamak gerekli miydi? Bırakın o saf Bilincin Bayrak Teknolojisi, kimliklerinizi yaratan o bilinç parçanıza girsin. Bırakın o şefkatle, güç kullanmadan, değişimi zorlamaya çalışmadan girsin. Bırakın bu yüksek bilincin parlaklığı, kendi yeni enerjisini, kimlik-oluşturan o eski enerji bilincine yaysın ve neler olduğunu izleyin. Olanları hissedin.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bilinç inanılmaz bir şeydir. O farkındalıktır ve başka alemlere, başka düzlemlere uzanabilir, genişleyebilir. Ve tekrarlıyoruz, bunlar lineer düzlemler değildir, bunlar çok-boyutludur. Siz tasarım ve seçim gereği burada bilincin yalnızca birkaç yanına odaklıydınız. Ama dediniz ki, “Artık bunun ötesine geçme zamanı. Yeni bilinci keşfetme zamanı, ama zihinsel düşünceyle değil. Zihinsel düşünceyle değil. Hislerle, duyumsamalarla, hayal gücüyle, gnost’la.”</p>
<p>İşte yanıt budur. Gnost kendi yanıtını yaratır, ve yanıt gnost’tur. Zihinsel düşüncenin ötesine nasıl geçersiniz? Tüm o yeni bilinç düzeylerine nasıl girersiniz? Askıya alınmış bilinci nasıl kurtarırsınız? Size bakıyoruz. Biz büyük bir enerji baloncuğu, harika bir enerji baloncuğu örneğini kullanıyoruz. Ve o enerji merkezinde aktiftir, canlıdır, bilinçtir. Bu 3B gerçekliğine odaklanmış bir bilinç noktasıdır. Ama sonra, sizi oluşturan bilincin enerji balonuna bakıyoruz ve geri kalanın askıya alındığını görüyoruz. Geri kalanı donmuş ve cansız bir halde, durdurulmuş.</p>
<p>Bu noktada, sizin bilincinizle meleksel düzeylerdeki bilinç arasındaki paralellikleri de fark etmek ilginç olacaktır. Hani çok uzun bir süre önce herşeyin bir durma noktasına geldiğinden söz etmiştik. Bilinç bir durma (duraklama) noktasına gelmişti. Biz burada fiziksel aktiviteden söz etmiyoruz, bilinç genişlemesinin bir duraklama dönemine girdiğini söylüyoruz. Siz, kendi gerçekliğinizde bunun buradaki mikrokozmik, mikro-örneğisiniz. Tüm çevrenizdeki bilinci askıya aldınız.</p>
<p>Bilinç kısıtlanmasından zihinsel düşünceyle çıkmaya çalışıp durdunuz ve bu kendi içinde, yine kendine dönen bir döngüdür. Başka bir deyişle, hep o sıçan tekerleğine tutunmayı sürdürüyorsunuz. Daha yüksek bilinç düzeylerinize asla zihinsel düşünceyle ulaşamazsınız. İşte bu, insanlığın, filozofların ve bilim adamlarının ve kâşiflerin ve hatta yaratıcı çok kişinin yüzyıllardır karşılaştığı en büyük zorluk ve meydan okumalardan biri olmuştur. Bu genişlemiş bilinç hallerine nasıl ulaşırsınız?</p>
<p>Bazılarınız, oraya ulaşmak için zihin değişikliğine neden olan o hapları aldı, ama ilginç olan şuydu ki: Siz sadece kendi zihninizi aldatıyordunuz. Bilincinizi genişlettiniz, ama bu kendinizi aldattığınız bir şeydi. Zihniniz şöyle dedi, “Eh, onlar benim burada farklı bir şey yapmamı istiyorlar. Genişlememi istiyorlar. Bu genişlemeyi hızlandırmak için türlü kimyasallar kullanıyorlar,” ama bu yine zihin yoluyla oluyordu. Onun için buna zihni-uçuran bir deneyim dendi. (kahkahalar)</p>
<p>Biz farklı bir yolda gideceğiz, Şambra. Bu gnost’tur. Gnost’tur. O, zihinsel düşüncelerin ötesinde yeni bir bilinç düzeyine girmektir ve size birçok farklı yollardan hizmet edecektir. Hemen fark edeceğiniz yollar&#8230; iki şeyi hemen fark edeceksiniz&#8230;Cauldre hemen devreye girip bizim – nasıl desek – duruma açıklık getirmemizi istedi.</p>
<p>Biz buna girdikçe – siz buna girdikçe, iki şey fark edeceksiniz: Verimlilik. Biz bir grupla, birçok enerjinin olduğu gölün sahilinde otururken (Tahoe Gölünden söz ediyor) ilk Öğretmen grubuyla verimlilik hakkında konuştuk. Ve dedik ki, “Yaşamınıza bir verimliliğin girdiğini göreceksiniz. Daha yüksek bilince gnost’la girmenin bir sonucu olarak herşeyde yeni bir verimlilik göreceksiniz.” Ve ben burada vurgulamak durumundayım: daha yüksek bilinç dediğim zaman, bazılarınız hemen daha akıllı olacağını düşünüyor. Ama daha akıllı hale gelmeden önce daha aptal olursunuz! (kahkahalar) Biz zihinsel düşünceden söz etmiyoruz. Bilinç, zihinsel düşüncenin yönlendirmesiyle sonunda boğulur, ya da askıya alınmış bir canlılık haline girer. Biz zihnin ötesine geçeceğiz.</p>
<p>Böylece siz bunu, bugün kullandığımız o Bayrak Teknolojisinin o küçük örneğini gerçekleştirdiğinizde ve bunu kullanmaya devam etmeye başladığınızda, o standardı – o yeni bilinç standardını yaşamınıza getirdiğinizde – çok daha verimli hale geleceksiniz. Herşey gelecek. Bilincin daha yüksek düzeyleri doğal olarak daha verimlidir. Daha düşük düzeyler ya da tıkanıp kalmış düzeyler çok kullanışsız, çok hantaldır. Siz bunlarla çalışıyordunuz. Çalışmayı kabul ettiğiniz şeyler bunlardı. Bu yeni bilinç düzeyleri, zihnin ve aklın alamayacağı verimlilik skalasını içerecektir. Böylece gelen bir yeni bilince sahipsiniz ve o verimlilik sağlayacaktır.</p>
<p>Peki bu pratikte sizin için nasıl çalışacaktır? Fiziksel enerji düzeyinizde daha verimli hale geleceksiniz. Ve tekrarlıyoruz, bu bir gecede olmaz. Bu bir gelişimdir – ama çok güzel – bir açığa çıkmadır. Kendinizi sürdürmek, muhafaza etmek için daha az uykuya, daha az yiyeceğe gereksinim duyacaksınız, ya da yiyecek konusunda – sizin deyiminizle – aşırıya kaçacak olursanız, bedeniniz de o kadar daha verimli hale gelecektir. Onu depolamak yerine dışarıya nasıl atacağını bilecektir. Bu verimliliktir.</p>
<p>Siz zihni, aklı çok şeyler için kullanıyorsunuz ve o güzel bir şeydir. Çok pratik bir şeydir. Fiziksel bedenin bir ihtiyacıdır. Bir zihninizin, aklınızın olması gerekiyor. Zihin, bilgiyi depolamak için çok şey yapıyor. Ama zihniniz daha verimli hale gelecektir. Şu anda zihin – size bir bilmece ya da bir soru verildiğinde – zihin çalışıyor&#8230; biz güzel bir örnek bulmaya çalışıyoruz. Zihin, aynı düzlemde ya da aynı bilinç düzeyinde bir dolu farklı yöne enerjilerini fırlatır; ve gidip yanıtları aramaya koyulur; ve o gidip de çözümün saklandığı yeri bulmak için, deyim yerindeyse şu dokunaçları fırlatır.</p>
<p>Bu, zihinsel düşünceye dayalı bir bilinçte olur. Ve bunu yapmak muazzam miktarlarda enerjiye neden olur. Çalışmak için – sizin tam anlamıyla araştırma ekipleri diyeceğiniz – ya da enerji uzatmaları kullanması gerekir. Sonra, yanıtı ya da çözümü bulduğunu hissettiğinde, tüm o uzatmaları ya da enerjiyi araştırma ekiplerini toplar ve onu değerlendirmeye ya da analiz etmeye başlar. “Bu doğru yanıt mı?” der. İşte bu noktada o zihin denen şeyin içine girmişsinizdir. Onun çalıştığını hissedebilirsiniz. Zihninizin verileri çözümleme işlemine daldığını hissedebilirsiniz.</p>
<p>Genelde tam bir anlaşmaya ya da görüş birliğine varmaz, ama o fikri ya da o çözümü geri getirmeye yetecek kadar enerji anlaşması sağlanmıştır. Ve siz şimdi altı artı altının ne ettiğini anlamışsınızdır. Onikidir. Ama altı artı altının yanıtına ulaşmak için birçok enerji dokunacının gidip analiz etmesi ve gözden geçirmesi, değerlendirmesi ve sonra onu geri getirmesi gerekmiştir – üstelik bu, kolay olan bir işlemdi!</p>
<p>Şimdi, bir Yeni Enerji zihinsel düşünce verimliliği, tüm o dokunaçları ya da tüm o enerji kollarını uzatıp da yanıtı bulmaya çalışmaz. Yanıt zaten oradadır. Zaten oradadır, ve yanıt öylece ortaya çıkıverir. Zihnin çalışması için bir araştırma ve sondaj ekibinin olması gerekmez.</p>
<p>Ve şimdi bu, bazı durumlara çok benzerdir&#8230; bu noktada içimizden biraz gülmek geliyor&#8230;- nasıl desek – bu, Crimson Circle web sitesinde çalışanların (Tobias kendi kendine güler) şu anda deneyimlediği durumlara çok benziyor. Siz eski teknoloji ya da eski bilinci kullanıyorsunuz. Sizin içinizde olanlarla ve çevrenizdeki herşeyle tam olarak paralel giden şeyler var. Böylece&#8230; zihinsel olarak çok daha verimli hale gelirsiniz.</p>
<p>Duygusal olarak daha verimli hale gelirsiniz. Enerjinizin muazzam bir bölümü duygulara harcanıyor. Duygular, enerji hareketlerinden başka bir şey değildir. Çok büyük hareketler. Bu hareketlerin bazısı çok zor, bazısı güzeldir. Bir şey deneyimleyebilmeniz için, duygularınızın önceki gibi hantal hareketlere gereksinmediğini göreceksiniz. Ağlamaya, gülmeye, herhangi bir duygunun çıkmasını sağlamaya muazzam miktarlarda enerji harcandı.</p>
<p>Bu duygular bazen&#8230; bir benzetme kullanacak olursak, iki kişilik bir şilteyi tek başınıza kaldırmayı hiç denediniz mi? Bunu yapmak zordur. Ve sonra onu merdivenlerden aşağı, koridorlardan ve kapılardan geçirmeyi. Bu zordur. İlle de çok ağır olması gerekmez. Güzel ve yumuşaktır elbette, ama hantaldır. Duygularınız da buna çok benzerdir – çok zordurlar. Hantaldırlar. Başa çıkması zordur. Duygularınızda bir verimlilik ve bir açıklık, berraklık hayal edebilir misiniz? Duygulara muazzam miktarlarda enerji harcamanızın gerekmediğini.</p>
<p>Aklınız. Aklınız, dediğimiz gibi, iş görmek için muazzam bir enerji harcar. O artık bunu yapmaktan yoruldu. Akılcı işlemin olmasını sağlayan daha iyi, daha verimli bir sistem var. Yüksek bilincin Bayrak Teknolojisine gelmesi için izin verdiğinizde&#8230; zorlamadan, herhangi bir beklenti olmadan, ama bunun varlığınızın en yüksek halinde bulunan siz olduğunuzu fark ederek&#8230; işte bu, her sistemi değiştirecektir. Bu iyi haber. Kötü haber ise, onun sisteminizdeki her bölümü değiştirecek olmasıdır. (kahkahalar)</p>
<p>İnsanlar, yaşamlarında farklı bir şey için yalvarmaya ama değişiklik için de gönülsüz olmaya yatkınlar. Sanki kavramlarda bir çelişki varmış gibi görünüyor. Bu enerji verimliliği işleminden geçerken&#8230; şimdi Cauldre bizim bu dipnotu eklememizi istiyor, çünkü geçenlerde bir grupla verimlilik hakkında konuştuk ve sonra sizin deyiminizle, işler sarpa sardı. Şeyler parçalanmaya başladı – ya da öyle göründü. Gerçekten öyle mi oldu? Gerçekten öyle mi oldu, yoksa şeyler sadece gelişip değişti mi?</p>
<p>Varlığınızın her bir parçasında yeni bir enerji verimliliğine girerken, kısa duvarın arkasında durun ve bu değişimlerin nasıl ortaya çıktığına dikkat edin. Farklılıklara dikkat edin. Şeyleri yaparken nasıl tek bir yol kullandığınızı, oysa şimdi onun yeni bir yoldan nasıl doğal olarak meydana geldiğini fark edin. İşlemi yeniden tasarlamanız gerekmez. Kendinizi yeniden inşa etmeniz gerekmez, o sadece olmaya başlar. Olmaya başlar çünkü Bayrağın devreye girmesine izin vermişsinizdir. Bu durumda, Bilinç Bayrağı’nın. Bedeninizin durumunda, Biyoloji Bayrağı’nın.</p>
<p>Bu, başka Şaud’larda da üzerinde konuşacağımız şeydir: Yeni Enerjinin Bayrağı (Standardı), ki o, bu Bilinç Bayrağı (Standardı) ile çok ilişkilidir. Açıktır ki, Teknoloji ve Eğitim ve sözünü ettiğimiz bu önemli alanların Bayrakları (Standartları) olacaktır. Bilinç ya da bayrak, o yüksek standart, buradadır. O girmeye hazırdır. Siz onu akılcı bir biçimde zihinsel düşünceyle getirmeye çalıştınız. Bu asla bu yoldan olmayacaktır. Bu, onun doğal olarak gelmesine, onun gnost yoluyla gelmesine izin vermek meselesidir.</p>
<p>Şimdi yeniden bir grup olarak, bir Şambra grubu olarak bir dakikamızı ayıralım. Şambra bilincinin saflığını buraya getirelim, eterik düzlemlerde olan bir potansiyeli, gelmek için askıya alınmış halde bekleyen bir potansiyeli getirelim. Ve dünyanın her yanındaki Şambra için, daha sonraki bir tarihte gelecek Şambra için, Şambra Bilinci’nin yeni Bayrağını herkes için buraya getirelim.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Onu nasıl getirirsiniz? Zihinsel düşünceyle değil. Yalnızca gnost ile. O arzunuzla ve seçiminizle birlikte doğru zamanda, doğru mekandadır ve ortaya çıkar.</p>
<p>Şambra’nın yeni bir bilinci var. Bir süredir vardı ama donmuştu. Sizi bekliyordu ve siz de onu bekliyordunuz. Diyorsunuz ki, “Peki ne yapacak?” Ve ben diyorum ki, onu deneyimleyin. Onu keşfedin.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bu Bayrak Teknolojisi, Şambra, öyle güzel, öyle basitdir ki. Bir bilinç parçasını alıp onun bu gerçekliğe ışımasına izin vermek kadar basit.</p>
<p>Sağlıklı bir hücre parçası ve onun bedeninize ışımasına izin vermek.</p>
<p>Seçtiğin herneyse, onun bir parçası ve onu bir standart olarak, örnek olarak, rehberlik olarak kullanmak. Bu çok basittir.</p>
<p>Biz bu Bayrak Teknolojisinin bazısıyla hızlı ilerleyeceğiz, ama hızlıymış gibi gelmeyecek. Birçok enerji hareketleri olacak, ama çok çalışılıyormuş gibi görünmesi gerekmeyecek. Değişiklik fark edeceksiniz, yenilik fark edeceksiniz, ama bu artık eskiyi yok etmek zorunluluğu anlamına gelmeyecek, özellikle de, ortada bir yenilenme işlemi olduğunu kabul eder de, onu sapına kadar analiz etmeye çalışmazsanız. Başınızı derde sokan budur. Sık sık bu değişiklikler olmaya başladı ama siz onları aşırı analiz ettiniz. Bu, bilinç genişlemesinin bir parçasıdır.</p>
<p>Siz bilinçsiniz. Tüm olduğunuz budur. Siz bilinçsiniz. Bilincinizin ilk rolü, kendini farkında olmaktı, ama Benliğini tek bir kimlikle sınırlamak değildi, anlıyor musunuz. Siz, şu anda fark edebildiğinizden, aklınızın alabileceğinden çok daha ötesine geçen bilinç ve farkındalıksınız. Ama o oradadır. Şimdiye kadar askıya alınmış bir halde bekliyordu.</p>
<p>Ben Tobias, Hosaff, Oseo ve Karşılık-gelen-Varlıklarınız için, bunu bugün bu bilinç noktasında sizinle paylaşmak, bir onurdu.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Öğretmenlik Dizisi &#8211; 07 Ekim 2006</div>
<div class="tarih">ŞAUD 3: “Bilinç Genişlemesi”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bugünün enerjisiyle devam ediyoruz. Bu son Şaud’un satır aralarını okuyabildiyseniz, mesaj yüksek sesle ve açıkça ortadadır: Hazırlıklı olun. Siz gerçek bir bilinç değişimi deneyimleyeceksiniz. Sadece küçük bir değişim değil, sadece düşünce bazında bir değişim değil, biraz daha sezgisel olmak değil, gerçek bir bilinç değişimi. Bu, bu yaşamda şimdiye kadar deneyimlediklerinize benzemeyecek, o kadar ki, hiç bir beklenti oluşturmamanızı isteyeceğiz. Gidip de onu üretmeniz gerekmiyor. O yolda. Size geliyor.</p>
<p>Bu yaz dağlarda yaptığımız toplantının üzerinden çok geçmedi, ve Şambra bu toplantıda, içsel düzeylerde, bir grup olarak gerçek bir bilinç değişiminden geçmeyi kabul etti. Siz bunu elbette kendi bireysel düzeyinizde deneyimleyeceksiniz, ama bundan birlikte geçeceğimiz, Şambra’nın kolektif grup enerjisinde hissedildi. Şimdi siz bu deneyimin türlü farklı uyarlamalarını yaşayacaksınız, ama bundan birlikte geçmekle, yalnız olmadığınızı, gerek Şambra düzeyinden gerekse Kırmızı Meclis düzeyinden çok destek ve yardım aldığınızı kesinlikle anlayacaksınız. Ben bunun için bir zaman belirlemek istemiyorum, çünkü bu, onu zihine yerleştirmek anlamına gelir. Daha önce deneyimlediğiniz şeylere hiç benzemeyeceğini söylemekten başka, tam olarak neler olacağını söylemek istemiyorum. Yeni bir bilinç adına Bayrak Teknolojisini devreye sokarak edindiğimiz grup deneyimi, onu bir adım daha yakına getirdi.</p>
<p>Onunla çalışabilmeniz için, ona yardımcı olabilmeniz için ve onun oluşuyla ilgili daha derin bir anlayış kazanabilmeniz için sizden biraz ev ödevi, eğlenceli bir ev ödevi, kolay bir ev ödevi yapmanızı isteyeceğiz. (Tobias kendi kendine güler) Oflayıp puflamak gerekli değildir! (bazı gülüşmeler) Hepiniz, öyle ya da böyle ev, yuva dediğiniz bir evde ya da apartmanda yaşıyorsunuz. Ona, Dünya’daki fiziksel bir gerçeklik olarak sahipsiniz. Dünyadaki her fiziksel gerçeklik, başka alemlerde karşılık gelen bir enerjiye sahiptir. Eğer Dünyada bir eviniz varsa, ister küçük bir daire ister büyük bir malikâne olsun, başka alemlerde de bir eviniz olacaktır.</p>
<p>Bu, yaptığınız her şeyde meydana gelen – bizim deyimimizle – bir paralel etki ya da ayna etkisidir. Sizin Dünyada fiziksel bir bedeniniz var; başka alemlerde de bir enerji bedeniniz var. Sahip olduğunuz herşey, örneğin, Dünyadaki arabanız. Biliyor musunuz, başka alemlerde de bir arabanız var. Bir enerji aracı. Bir Ford ya da bir İsuzu’ya benzemez ama, kullandığınız bir araçtır. Herşeyin karşılığı vardır. Tüm bu deneyimin güzelliği de burada işte.</p>
<p>Pekâla, Dünyada bir eviniz var ve siz de bunun farkındasınız, ya da öyle olduğunu sanıyordunuz. Aslında ona o kadar alışıksınız ki, onun dönüştüğünü ve değişimlerden geçtiğini unuttunuz.</p>
<p>Örneğin, bir yatak odasındaki duvarların 3 metreye 4 metre olduğunu düşünüyorsunuz. Gerçekten öyle mi? Yerde belli bir halının olduğunu varsayıyorsunuz. Gerçekten öyle mi? Evin belli bir tarzda döşendiğini varsayıyorsunuz, ama bu yalnızca bir algıdır.</p>
<p>Ev ödeviniz, fiziksel olmayan boyutlarda varolan diğer-alemdeki evinize gitmek. Onu orada siz yarattınız. Siz inşa ettiniz. Siz dayayıp döşediniz – bazen zevksiz – ama siz yaptınız&#8230; (kahkahalar) Ben sizin enerjisel evlerinizden bazısına gittim (kahkahalar) ve birkaçı biraz temizlense iyi olurdu!! (yoğun kahkahalar, Tobias da güler) Ve ben bu konuda çok ciddiyim. Bu tür şeyleri boşlamaya yatkınsınız. Bazılarınız düzenli olarak oraya gidiyor, bazılarınız da o kadar sık değil. Burada, Dünyadaki işlerinizle o kadar meşgulsünüz ki, yapmanız gereken bir şey olduğunu düşünüyor ve oraya gitmeyi unutuyorsunuz. Ve bir süre içinde yaşanılmayan her ev gibi, orası da enerji niteliklerini değiştirmeye başlar ve bazen çürümeye, bazen kendini yeniden-yaratmaya, bazen de terk edilmişlik haline girmeye başlar.</p>
<p>Hepiniz ona sahipsiniz. Her birinizin diğer alemlerde bir evi var. Oraya gidin. Orada biraz zaman geçirin. Zihinlerinizi evde – burada, dünyada – bırakın. Gidin oraya ve içinde dolanın. Oraya gitmek için hayal gücünden geçin. Geçip gidin. Bunu şu anda yapıyorsunuz ve size tanıdık geldiğini fark ediyorsunuz. O sizdir. O, siz kokar, bazen de güzel kokmaz&#8230; (kahkahalar) O, sizin özünüzü içerir, tüm çevresinde sizin enerjiniz vardır. Siz bu şeyleri yaparsınız. Başka alemlerde doğal olarak ya da ilgili enerjileri iki nedenden ötürü yapılandırırsınız. Birincisi: Buradaki enerjinizin dengelenmesini sağlamak için, ve İkincisi: Bazen oradaki evinizi inşa edersiniz ya da başka alemlerdeki evlerinizi yaratırsınız ve sonra da aynı türden bir şeyi burada yaratmaya çalışırsınız. Bu her zaman iş görmez, ama size en azından, burada işler zorlaştığında gidebileceğiniz bir sığınak ya da inziva yeri sağlar.</p>
<p>Onun için, başka alemlerdeki fiziksel olmayan yuvanıza geri gitmenizi ve orada dolanmanızı ve şeyleri fark etmenizi isteyeceğim. Bazı şeylerin nasıl tanıdık geldiğini, bazısının da hiç tanıdık gelmediğini fark edin. Onun nasıl değiştiğini fark edin. Onun içinde durduğunuz zaman nasıl değiştiğini fark edin. İçindeki herşeyi fark edin. Evet, o Dünya’daki evinize çok, çok benzer ya da paraleldir, ama ille de Dünya’daki evinizin aynısı değildir. Ama oraya gidin ve şeyleri fark edin. Herşeyin farkında olun. Açıkça görünenin ötesindeki şeylere bakın. Enerjilere bakmaya başlayın. Şeylerin nasıl değiştiğini ve değişmeyi sürdürdüğünü izlemeye ve gözlemlemeye başlayın.</p>
<p>Enerji yuvanızda bazı çok ilginç ipuçları vardır, onları sizin adınıza oraya yerleştirmemize izin verdiniz. Bunlar, burada, Dünya’da ve başka alemlerde kendi içinizde deneyimleyeceğiniz bilinç değişimiyle ilgili ipuçlarıdır. Bu – nasıl desek – bir bilmece değildir. Bu&#8230; biz burada oyun oynamaya çalışmıyoruz. Aslında yapmak istediğimiz, bu bilinç dönüşmesini çok daha kolay hale getirmek, beyniniz için çok daha tatmin edici bir hale getirmek ve onun içinden geçerken onu tam olarak deneyimleyebileceğiniz bir olay haline getirmektir, çünkü genelde çoğunuz yaşamınızda meydana gelen olayları sonradan anımsamak üzere bekliyorsunuz. Seçiminiz bu yöndeyse, oraya sık gidin.</p>
<p>Fiziksel olmayan evinizdeki önemli şey, çok farkında olmaktır. Çok farkında. Fiziksel olmayan eviniz oldukça canlıdır. Onun kendi bilinci vardır. Onun bilinci, sizin bir yansımanızdır, hatta kendinizin farkında olmadığınız veçheleridir. Fiziksel olmayan evinizin dolaplarına, ya da bodrumuna, kilerine gittiğinizde, ya da lavabonun altına ya da çekmecelere baktığınızda bunu fark edeceksiniz. Onun için, öylecene geçip gitmeyin, araştırmaya başlayın. Orada, şu anda Dünya’daki fiziksel benliğinizde yaşayacağınız bu olağanüstü bilinç değişimi için size çok yardımcı olacak çok şey, çok değerli araçlar bulacaksınız.</p>
<p>Evet, bilinç değişimi geliyor ve o size geliyor. Onu zorlamanız gerekmiyor. Hatta bizim onun üzerinde çalışmamız bile gerekmiyor. Bu, tüm Şambrayla – sizinle anlaşmaya varıldığı gibi oluyor. Bu bilinç değişimi yolunuza çıkıyor. O kesinlikle yolunuza çıkıyor. Böylece bu, Kuantum Sıçrayışı ve o enerjiler için bir hazırlıktır, ama siz asıl Kuantum Sıçrayışı tarihinden çok önce bir tür evrimleşmeden geçeceksiniz.</p>
<p>Sorulara geçmeden önce, duyduğumuz birkaç soruyu yanıtlayalım.</p>
<p>Kuthumi nerede?</p>
<p>Kuthumi, Tahoe gölündeki ofiste yapılanan enerjilerle çalışan Şambra’ya geçici olarak yardım etmek üzere oraya atandı. Böylece onun enerjisi, bu yılın sonuna kadar orada çok mevcut olacak. Şu anda Şambra’da çok bilinç değişimleri meydana geldiğinden, Kuthumi’nin mizahına, basitlik ve sadeliğine ve şeyleri gerçekleştirmedeki rahatlığına ihtiyaç var. Aslında pek de oraya atanmış sayılmaz, kendisi tüm Şambra adına, sadece orada bulunan personel için değil, ama tüm Şambra adına oraya gitmeyi seçti. Çünkü bireysel olarak sizde bir bilinç değişimi olduğu kadar, bir organizasyon ya da bir düzen olarak Şambra’da da bilinç değişimi olur.</p>
<p>Başka bir soru, Saint-Germain nerede?</p>
<p>Tam bu anda, Saint-Germain Paris’te. Saint-Germain&#8230;ah&#8230; aşık oldu. (kahkahalar) Ve o bundan her 200 yılda bir geçer ve üstelik ben bunu duyduğumda onun için kaygılanmıyorum bile. (yoğun kahkahalar) Öylesine aşık ki&#8230;. ve hayır, aşık olduğu varlık (çvr: burada hanımlar ya da dişi varlıklar için kullanılan she kelimesi kullanılıyor) fiziksel bedende değil. O da bir varlık, ama Saint-Germain’in keskinliğine ve açıklığına, berraklığına uygun olabilecek bir varlık. Onlar son zamanlarda&#8230; ben bunu biraz kızararak söylüyorum ama gerçektir de&#8230; benim kulübemdeki bir toplantıda karşılaştılar, ve Saint-Germain son günlerde pek kendinde değil. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Şambra’da birçok değişimlerin olduğu bir zamanda onun dikkati dağıldı. (kahkahalar) Biraz sinirlendiğimi söylemeliyim, ama içim de biraz rahatladı. (kahkahalar) Bu diğer varlık vasıtasıyla kendini buldu. O şu anda deli gibi aşık bir halde ve Kuan Yin, Kuthumi ve ben onun dikkatini çekmeye, sizlerin onu gereksindiğinizi söylemeye çalıştıysak da, aşk macerasında kendine çok düştü. Onun için, biz bir süre onsuz devam edeceğiz ve bunun nasıl gelişeceğini göreceğiz. Dediğim gibi, her birkaç yüzyılda bir bundan geçer ve biz katlanırız ve sonra üstesinden gelir. (kahkahalar)</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra sorularınızı yanıtlamaktan mutlu olacağız.</p>
<p>LİNDA: Şu ev ödevi, evsiz olduğunu keşfedersen ne olacak?</p>
<p>TOBIAS: Evsiz olan yoktur. Gerçekten yoktur. Her varlık ne türden olursa olsun, sizin deyiminizle, başını sokacak bir yere sahiptir. Her varlığın burada, Dünya’da bir yeri vardır, ve başka alemlerde de buna karşılık gelen bir enerjiye sahiptir. Ama&#8230; bunu söyledik ama, eğer burada, Dünya’da evsiz olduğuna inanıyorsan, öbür tarafta da evsiz olursun, ve bu, içinde bulunulacak çok, çok rahatsız bir durumdur.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sen, dünyanın sonunun gelmeyeceğini söylüyorsun, ama Kuzey Kore ve İran’ın nükleer silahlar geliştirmesi, buna inanmayı zorlaştırıyor. Lütfen yorumda bulun.</p>
<p>TOBIAS: İki ayrı konu: Dünyanın sonu gelmeyecek ve evet, bu ülkeler silahlarını geliştiriyorlar. Bunun birçok enerjisel nedeni var: birincisi dikkattir, ve ikincisi – her iki tarafta da bunu kesinlikle görebildiğiniz gibi, enerjiyi hissedebildiğiniz gibi – gerek liderlikte gerekse insanlarda cinsel enerjide bir dengesizlik var. Dikkatleri çekmeyi gereksinen derin bir dengesizlik. Onlar çağrıda bulunuyorlar. Bu çok ilkel ve çocuksu bir biçimde yapılıyor ama, onlar yardım çağrısında bulunuyorlar. Yardıma ihtiyaçları var. Bunu inkar etseler de, aslında yardım istiyorlar.</p>
<p>Ayrıca, bu ülkeler yüzyıllardır kendi enerjilerini teslim ettiler. Kuzey Koreliler Lemurya enerjisinin torunlarıdır. O huzur, sevgi ve yumuşak enerjiye kendilerini teslim ettiler. Onlar Lemuryalı olarak kendi enerjilerini teslim ettiler ve şimdi kızgın çocuklar gibi geri geliyor ve “Dikkat çekebilmek için birşeyleri yıkacağız” diyorlar. Yani gördüğünüz gibi, bu tür şeyler dünyanın sonu anlamına gelmez, sadece, dünyanın bu dengesiz bölgelerinde farklı bir bilinç ve dikkat çekmek anlamına gelir. Ve ben “dengesiz” kelimesini herhangi bir yargıda bulunmadan kullanıyorum. Bu sadece enerjinin bir evrimidir.</p>
<p>Biz, gerçek kaygıların kaynağı olarak bunları görmüyoruz. Gelecek yıllarda&#8230; önünüzdeki iki yıl içinde ama herhalde bir yıl gibi çok daha yakın bir zamanda, pis bir nükleer saldırı potansiyeli var – ve bu sadece bir potansiyeldir. Bu belli bir ülke tarafından gerçekleştirilmeyecek. Enerjileri eski biçimine zorlamaya çalışacak küçük bir grup tarafından gerçekleştirilecek. Onlar tutunmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Peki neden bomba? Neden öldürmek? Çünkü böyle bir şey olduğu zaman, çoğu insanlara ne olur? Geri giderler. Çekilirler. Eğer dünyanın her yanında tutuculuğun yeni bir dalgasını görmek istiyorsanız, sadece böyle bir olayın olmasını sağlayın. Herkes eski pozisyonlarına geri gidecektir, daha köktendinci kiliselere, aşırı tutucu hükümetlere geri gidecektir. Bunu şu anda görüyorsunuz.</p>
<p>Ben burada bir öngörüde bulunmuyorum, ama örneğin, dünyada bu tür olaylar olacak olursa, dünyanın birçok yanında gündemde olan seçimleri, gelecek yıllarda yapılacak önemli seçimleri, eli-ağır tutucu bir liderin çok daha kolay kazanabildiğini göreceksiniz. Yani başka bir deyişle, Yeni Enerjiye bu büyük geçiş zamanında eski biçimlere tutunmak isteyen aşırı tutucu ve isyankar bir grup var, ve tüm dünyanın eski biçimlere tutunmasını sağlamak için bu tür bir bombalamadan daha iyi ne olabilir. Ve biz bunu bir potansiyel olarak görüyoruz. Bir kehanette bulunmuyoruz.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, bugün verdiğin bilgilere teşekkürler ve bu Bilinç Bayrağını, yaşantımda süregelen “sadece yeterince” kalıbını değiştirmek için kullanabileceğimi görüyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ama yine de sorumun bir bölümünü soracağım, ve ben sanki yaşantımda parasal bolluk potansiyellerini yaratmada oldukça iyiyim gibi görünüyor. Aslında şu anda üç büyük potansiyele sahibim&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Ama sen onlara ulaşamadan hep yok oluveriyorlar.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Biz bunu izliyoruz ve&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Benim istediğim&#8230;</p>
<p>TOBIAS:&#8230;ne inanılmaz bir yaratansın, önce inşa ediyorsun sonra yıkıyorsun&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: &#8230;.ben yaratıyorum&#8230;</p>
<p>TOBIAS: &#8230;onu neden yaşamına kabul edemiyorsun? Seni geri tutan ne olabilir?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Düşünüyorum da, biraz da&#8230;</p>
<p>TOBIAS: &#8230;.düşünüyorsun, işte ilk sorun bu.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, kendini-kabul-etme hisleri ve kendime inanmak, değerli olmanın o derin eksikliği. Sanırım bunlar bunun bir parçası, ama bundan başkasını bilmiyorum. Ve ben bu potansiyelleri bir para akışına nasıl çevirebileceğimi bilmek istiyorum, çünkü şu anda gerçekten paraya ihtiyacım var. Onun için, bu konuda bana yardımcı olabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; hayır! (Tobias kendi kendine güler, izleyiciler de)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır mı?</p>
<p>TOBIAS: Buna sen yardımcı olabilirsin. Daha önce sözünü ettiğimiz kalıplara ve döngülere bir bak, ve biz bolluk döngüsünden özellikle söz ettik. Senin döngülerin yapılanıyor, yapılanıyor, yapılanıyor, ve zirveye yaklaştığında onları düşürüveriyorsun, devreden çıkartıyorsun. Yani bunu engelleyen enerjisel bir unsur olmalı. Bir inanç sistemi ya da eski bir kalıp olmalı. Biz bunu – nasıl demeli – senin adına açıklamak istemiyoruz, ama sen böyle bir kalıba sahip olduğunu fark edecek kadar bilinçlisin. Ama bu aslında çok basit. Bu sorunun tüm tozlarını temizlersen, gerçekten basit.</p>
<p>Biz senden şunu isteyeceğiz, fiziksel olmayan evine gittiğinde ve orada dolandığında, bir süredir kilitli kalmış birkaç eski sandığı aç. Şimdi, sen&#8230; biz bunu açıklamak istemiyoruz, bunu senin deneyimlemeni istiyoruz. Ama eski sandıkların zenginliklerle dolu: altın, mücevherler, para, her türden bolluk. Şimdi bunları bu sandıklara kim koydu ve kim kilitledi?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, ve bunu neden yapmış olabilirsin?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Biliyorsun, bilmiyormuş gibi davranıyorsun. Bu oynaması harika bir oyun. Biz sana birkaç ipucu vereceğiz&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ama ben o oyunu oynamaktan vazgeçmeye hazırım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Biz bunun için geçmiş yaşamları suçlamak istemiyoruz ama sen bu şeylere sahiptin. Oradalar. Senin fiziksel olmayan evindeler. Zenginlik orada. Daha önce ona sahiptin. Daha önce ona sahipken ne oldu?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Kötüye kullanmak mı?</p>
<p>TOBIAS: Neyi?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Parayı kötüye kullanmak. Gücü kötüye kullanmak. Enerjiyi kötüye kullanmak mı? Ahh&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Tam orada kim duruyor?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Kendimi kötüye kullanmak!</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Gerçekten. (kahkahalar) Ve bu kötü niyetli bir istismar değildi, ama bolluğun aktığı yaşamlarda, onun seni çok değerli bir şeyden uzak tuttuğunu hissettin: ruhundan. Senin dikkatini dağıtıyordu, yoldan saptırıyordu. Peki bu yaşamın boyunca ne yaptın? Neyi arayıp durdun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Kendimi aradım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Böylece, seni yoldan saptırdığını düşündüğün şeyden kendini yoksun kılarak, sadece en temel ihtiyaçları karşılaman gerektiğini hissettin, dediğin gibi, sadece yeterince ve bu da seni aç bıraktı. Ve aç olduğun zaman zorlu ve derin bir araştırmaya girersin, ki sen bunu bu yaşamında yaptın. Ve şimdi, “Bu oyundan yoruldum. Onun üstesinden nasıl gelirim” dediğin bir noktaya geldin. Onun üstesinden gelmek sana kalmıştır. Çok büyük miktarlarda paran olsaydı ne olurdu?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Sanırım istediğim herşeyi yapabilirdim. Gezilere gidebilirdim. İstediğim şekilde harcardım.</p>
<p>TOBIAS: Bununla ilgili, yani büyük miktarlarda paran olması hakkında konuşmanın sende bir korku düzeyini tetiklediğini hissediyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır, şimdi hissetmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: İyi. Yani bunu devreye sokabilecek olan sensin. Onu dışarda gerçekten engelleyen bir şey yok. Bu elbette üzerinde çalışması en zor enerjilerden biridir, ama bir anlamda sana iyi hizmet etti. Onun için, evine geri git. Onlara geri git – zenginliklerle ve hazinelerle ve mücevherlerle dolu çok, çok sandığın var – ve git ve onlarla oyna ve enerjileri hisset ve onlara sahipken bunun nasıl bir şey olduğunu hisset. Onları neden bir kenara koyduğunun enerjisini hisset ve sonra kendine soruyu yeniden sor, kendi başınayken, bu grupla birlikteyken değil. Gerçekten hazır mısın?</p>
<p>Ve ben burada bir kehanette bulunacağım. Fazla kehanetlerde bulunmam, ama kendine “yaşantımda bu bolluğa yeniden sahip olmaya gerçekten hazır mıyım” diye sorduğunda şöyle diyeceksin, “Eh, en azından birazına. (kahkahalar) Şu altın paralardan bir iki tanesi, belki inci bir kolye ya da bir yüzük ya da onun gibi bir şey.” Ve geçmişte biriktirdiğin mücevherlerle dolu sandıkların ortasında otururken bile enerjiyi yine de kısıtlayacaksın.</p>
<p>Evin, ruhu olan bir varlık olarak şimdiye kadar gerçekleştirdiğin herşeyi içerir. O mücevherlere geri gittiğin zaman, bak bakalım onların tümünü kabul edebilecek misin. Bak bakalım, büyük bir zenginliği kabul edebiliyor musun, ve onu hisset. Zihin oyununu oynama, onu gerçekten hisset. Bulantı hissedecek olursan, başının döndüğünü hissedecek olursan, bunu neden yaşadığına bak. Bu sorunlar gerçekten zorlu değil. Büyük sorunlar değil. Üstesinden oldukça kolay gelinebilir.</p>
<p>Sonra bilinç bolluğunun Bayrak Teknolojisini kullan, sadece bir parçasını. Onun yaşamına gelmesine izin ver ve yaşamına yayılmasına, ışımasına izin ver. Ona sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hisset. Cennetlerde, Kırmızı Mecliste ya da herhangi bir yerde, spiritüel olmak için yoksunluk içinde olman gerektiğini söyleyen yazılı bir kural yoktur. Bazılarınız bunu kendiniz için yarattınız, çünkü geçmişte bunun yolunuzu engellediğini hissettiniz. Bu, yeni bir enerji ve yeni bir bilinçtir. O para, o bolluk, sana hizmet etmek istiyor. Sana şimdi hizmet etmek istiyor. Onun sana bu yaşamda nasıl hizmet etmesine izin vereceksin? Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda sorar): Geçen yaz senin Rüya Yürüyüşü ölüm okuluna katıldım, ve okula gitmeden önce haftalarca hislerime dönmüştüm ve yaşantımdaki durumların tüm yanlarına açık ve keskin bir bakışla bakarak en derin arzumun gerçekten ne olduğunu bulmuştum, ve Rüya Yürüyüşü kanallığı sırasında Çiçekler Köprüsünden geçmek için açık bir seçimde bulundum. Ben bu seçimi yapabileceğime inanıyordum. Ne de olsa son iki yıldır, 2004’e dayanan ‘yaşamı seç’ mesajlarında yaşamayı ya da ölmeyi seçebileceğimizi duyuyorduk. Yine de, çok dikkatle düşünülmüş bir seçim yapmama karşın, yapabileceğimizi söylediğin gibi o zaman o geçişi gerçekleştirmedim. Seçim açık, berrak bir seçimdi, önceden iyi düşünülmüştü, ve ben neler olduğunu anlamak istiyorum. Ayrıca, gitmeyi gerçekten seçemiyorsak, o zaman yaşamı seçmek nasıl bir anlama sahip olabilir ki?</p>
<p>TOBIAS: Mükemmel bir soru, ve biz bunu şöyle görüyoruz. Sen hâlâ Köprünün üstünde duruyorsun. Sen gitmek istediğine dair zihinsel bir seçim yaptın, ama tüm varlığından gelen bir seçim yapmış olsaydın, melekler geldiğinde ellerini uzatır ve onlara dokunurdun. Ve o anda bu, senin şimdiki haliyle bildiğin yaşamı sonlandırırdı. Sen uzanıp hiç bir meleğe dokunmadın. Çiçekler Köprüsünde bir adım daha atmadın. Orada durdun ve bunu bizim yapmamızı bekledin, ve doğrusunu istersen, biz profesyonel ötenazistler değiliz. (kahkahalar) Bir seçim yaptın ama eylemde bulunmadın. Hiç bir şey yapmadın.</p>
<p>Özellikle de Çiçekler Köprüsünde, senin yerine biz yapamayız. Hiç kimse senin yerine yapamaz. Enerjin hâlâ orada duruyor, yaşantın onun için bir duraksama içindeydi. Gerçekte hiç bir şey olmuyordu. İleri de gitmiyorsun, geri de. Eğer bu zamanda öte tarafa geçmek istiyorsan, o adımı atman gerek ya da eğer orada bir melek bulunuyorsa, elini ona uzatman gerek.</p>
<p>Aksi takdirde, Dünyaya geri gel. Burada yapılacak işimiz var. Senin bir Şambra ailen var. Senin deneyimlerinden – tüm deneyimlerinden – öğrenmeyi gereksinen kişiler var. Öyle bir ruhsal arzun var ki, bir anlamda, burayı terk etmek isteyen insanca arzunu geçersiz kılıyor. Ve işte bu nedenle, sen gitmeyi seçtiğini düşünürken, başka bir yanın meleklerden birine dokunmak için elini uzatmayı düşünmedi, çünkü o zaman hemen giderdin.</p>
<p>Buradaki sorumluluklarına ve yaratılarına bir bak. Bazı çok ilginç dinamikler olagelmekte, ve sana sevgili dost şunu önereceğim: Ayağını şimdi Çiçekler Köprüsünden çek ve bu tarafa geri gel, biraz Dünya’ya doğru gel. Şeylerin değiştiğini göreceksin. Sen yaşamın zor olduğunu düşünüyordun ve belki de, yapmak istediğin şeylerin çoğunu tamamladığını düşünüyordun ve bu değişecektir, özellikle de bu yeni bilinç dalgası gelirken. Ve bu arada, biz sana dokunmamakla akıllılık etmişiz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben bu soruyu, sırtını inciten bir kardeşim adına soruyorum, ve onun da Şambra olup olmadığını merak ediyorum. Ve sen bir zamanlar benim bir şifacı olabileceğimi söylemiştin, ama insanlar beni tedirgin ediyor ve o da. Ama yapabilseydim onu iyileştirmek isterdim, çünkü onun ıstırap çektiğini görmekten nefret ediyorum ve o da benim gibi yapıcı biri.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, ve ilk sorunu yanıtlayacak olursak, işte bu mükemmel bir örnek. Kişi, öyle olduğunu hissettiği zaman Şambra olur. Bu önceden saptanmış bir şey değildir. Yeni Enerjiye geçen bu öncü grubun bir parçası olduklarını hissettiklerinde ve “Ben yalnızca kenardan izlemek değil, buna katılmak istiyorum. Sınıflarda oturmak yerine öğretmek istiyorum. Dışarı çıkıp bunu gerçekleştirmek istiyorum” dediklerinde, kendilerini Şambra olarak kabul etmiş olurlar. Bu, bizim tarafımızdan ya da herhangi biri tarafından bahşedilen bir şey değildir. Burada Şambra üyelik kartlarının dağıtılmadığını fark etmişsindir, çünkü bunun kalpte olması gerekir.</p>
<p>Böylece, burada harika bir örnek var. Sana söylediğimiz gibi, senin çok güçlü enerjiyi haraket ettirme/şifa becerilerine sahip olduğun açık. Şimdi burada nedeni ne olursa olsun ıstırabı olan, sevdiğin ve bu kadar güvendiğin bir kişi var, ve bu ne büyük bir fırsat. Ona bu süreçten geçmesine yardım etmek&#8230; onu şifalandırmak değil, ama onu sahip olduğu sorunlara götüren bir enerji sürecinde yardımcı olmak.</p>
<p>Biz – nasıl desek – biz senin bu duruma, “Bazı enerjileri hareket ettirmeye hazır mısın” diyerek ve onun iznini alarak yaklaşmanı istiyoruz. Şifa kelimesini bile kullanma. “Bazı enerjileri hareket ettirmeye hazır mısın?” Ve sonra&#8230; bu senin açından biraz korkutucu olacak ama an’da kal. Ben sana şu anda bir reçete vermek istemiyorum&#8230; ama onunla an’da ol. Ne yapacağını bileceksin. Bu, ellerini hareket ettirmek olabilir. Solumak olabilir. Birkaç fıkra anlatmak olabilir. Ona akşam yemeği pişirmek olabilir. Beklentin olmasın. Onunla an’da ol, çünkü sen, bak bakalım izin vermiş mi, o, şifanın olabilmesini sağlayacak bilinci yaratıyor. Bu senin yöntemin değil, onun arzusudur. Sen sadece, “Bazı enerjileri hareket ettirmek ister miydin” dersin. Ve işte biz bunun için yöntemlerle hem fikir değiliz, çünkü yöntem demek, bu senin gündemin demektir, alıcının ya da birlikte-çalıştığın kişinin değil.</p>
<p>Eğer sen gerçekten şifa dediğin, aslında sadece yeniden dengelenen bir enerjinin açık, berrak bir noktasında bulunuyorsan, o insanlarla an’da olursun. Onlar şimdi kendi evlerini yaratmış ve seni de davet etmişlerdir. Tüm enerjilerin farkında olmalısın. Burada bir dönüşüm ya da şifa evi söz konusudur. Oraya girersin. Dinle, hisset, gözlemle. Bilincin yüksek bir halinde ol. Kendinden kuşkulanma, çünkü çok ilginç bir şeyle karşılaşabilirsin. Kafasının arkasına bir şaplak indirmen gerektiğini algılayabilirsin&#8230; ama sen bunu zaten yapmak istiyorsun! (kahkahalar) Ona bir şiir kitabı okuman gerektiğini algılayabilirsin. Hiç bir önyargın olmasın. Sen şimdi onun bilinç oyununun içindesindir, ama o, enerjiyi hareket ettiren biri olarak senin girmene kabul vermiştir.</p>
<p>Şifalandırmanın eski biçimiyle, kişinin kendi enerjisini hareket ettirmesine yardımcı olmanın yeni biçimi arasındaki farkı görebiliyor musun, Şambra? Bu, çok güzel, muhteşem bir basitliktedir. Böylece, senin görevin bu ve senden bir geri bildirim almak bizi çok mutlu edecektir.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ha ve bizim bu noktada bir şey daha söylememiz gerekiyor. Sevgili varlık&#8230;.ah, bazı başka ilginç olaylar da olacak ve yaşamında çok yakında iş fırsatları ortaya çıkacak. Onları lütfen gözden kaçırma.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bir tüyo verebilir misin, emlakçılık falan gibi mi&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Çok yakında bazı önemli iş fırsatları yaşamına girecek. İyi bir tahmindi! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Cauldre ile önceden yaptığım anlaşmaya göre son soru beş dakika önce sorulmuş olmalıydı, onun için&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Biz Şambra’yla birlikteyken, hep birlikteyken, zaman da neymiş! Birkaç tane daha alacağız.</p>
<p>LİNDA: Sorun yok.</p>
<p>TOBIAS: Bu, Linda ve benim birbirimizle oynadığımız neşeli bir oyun. Ve o, Cauldre’nın enerjilerini ve burada bulunan herkesin ve personelin de enerjisini onurlandırmaya çalışıyor, ve harika bir iş çıkartıyor. Ve biz biraz enerjileri çekelediğimiz bu oyunu oynamaya bayılıyoruz.</p>
<p>LİNDA: Ah ben de çok keyfine varıyorum.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Neale Donald Walsch, 1.Kitabı ‘Tanrı’yla Sohbetler’de, bizim şu anda açlığa bir son verme ve hastalıkları iyileştirme gücüne sahip olduğumuzu söylüyor. Bu kitap biraz eskidiği için, bizim bunu, Afrika’daki sorunları yaratan paradigmadan daha gelişmiş bir paradigmayla gerçekleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu sorunları çözmenin tek yolu, besleyici gıda, temiz su, tıbbi yardım, doğru dürüst temiz yerleşim alanları tezahür ettirmek, doğum oranını azaltmak, politik belirsizliği ve kavimler arası savaşları çözmek, çocukları ve kadınları okullarda eğitmeye başlamak, sağlık hizmetleri kurmak, sivrisinekler ve sineklerden kurtulmak diye düşünüyorum (ve ben açıklamaya çalışıyorum). Bu unsurların hepsi birbiriyle bağlantılı. Ben bunu nasıl yapacağımı düşünüyordum, ama öncelikle, bunu yapabilecek kapasitede miyim? Ve Afrika’nın başka nelere gereksinimi var? Afrika hakkında başka ne bilmeliyiz ve Afrika neden karanlığı üstlenmeyi kabul etti?</p>
<p>LİNDA: İyi soru, değil mi?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten de öyle. Mükemmel bir soru ve çok da akılcı bir yaklaşım. Sen yüzeye bakıyorsun. Sen düşünüyorsun, “Oraya yiyecek yollasak mı acaba?” Yiyecekler yenir ve sonra o insanlar yine şeyleri yapmanın eski tarzına geri dönerler. Oraya ilaç gönderebilirsin ve onlar ilaçları kullanır ve şeyleri yapmanın eski tarzına geri dönerler. Oraya sivrisinekleri öldürecek kimyasallar gönderebilirsin ve sivrisinekler ölür ve sonra yeniden geri gelirler. Oradaki enerjisel çevre yüzünden buna farklı bir düzeyden yaklaşmak gerekir.</p>
<p>Biz, insanların şu anki bir numaralı sorununa geri döneceğiz: İnsanlar enerjilerini veriyor, teslim ediyorlar. Uzun, çok uzun zamandır onu teslim ediyorlar. Hepsi değil, ama Afrika bölgelerindeki yerlilerin bir kısmı, çok ilginç ve uzun bir öyküye sahip olan spiritüel bir aileden geliyorlar. Aslında ben Tobias’ın gerçekleştirmek istediğim projelerden biri de, bu spiritüel aileyi cennetlerden Başmelekler Düzenine ve oradan da Dünyaya kadar izlediğim bir öykü yazmaktır. Ve enerjileri teslim etmenin bir geçmişi var.</p>
<p>Bu geçmiş, bu enerji öylesine güçlü ki, o spiritüel aileden olmayanları bile etkiledi. Dünyanın bu bölgesinde işlerin nasıl görüldüğünün bir parçası haline geldi. Bir anlamda, Afrika’nın, dünyanın geri kalanı adına birçok sorunu, birçok karanlığı üstlendiği de söylenebilir. Onu teslim etmek, onların süreçlerinin bir parçasıdır. Sahip oldukları şeyi teslim ediyor ve diğer herkesin çöpünü alıyorlar. Bu enerji dengesinin çarpıtılmış bir amaca hizmet ettiği zamanlar oldu, ama artık buna gerek yoktur.</p>
<p>Şimdi, oraya gidip de bir fark yaratmak istiyorsan, herşeyden önce&#8230; herşeyden önce lütfen şefkatli ol. Herhangi biriniz dışarı çıkıp da biriyle çalışmaya başlamadan önce, ister doktor olun ister öğretmen, bir bakan ya da herneyse. Kapınızdan çıkmadan önce, şefkat ayakkabılarınızı ayağınıza geçirin. Ona ihtiyacınız olacak.</p>
<p>Siz&#8230; birlikte çalıştığınız her insana şefkat duymanızı istiyoruz. Eğer onlara acıyacak olursanız, çalıştığınız kim olursa olsun, ister Afrika kıtası ister yanıbaşınızdaki komşu, onlara acıyacak olursanız, anında çevrenizdeki o enerjinin içine girersiniz. Ve o enerji sizin enerji standardınız (bayrak enerjiniz) haline gelir, anlıyor musunuz. Bir kalıp haline gelir ve siz şimdi bir keder enerjisiyle çalışıyor olursunuz ve bu sizi ya hasta eder ya da etkisiz kılar. Onun için, dışarıya çıkmadan önce şefkat ayakkabılarını ayağınıza geçirin. Her bir insanın, bulunduğu yeri tam olarak seçtiğini anlayın. Sokaktaki en yoksul dilenciye bakıp da onlara şefkat besleyebilir misiniz? Onların yaratmak istediği tam olarak buydu.</p>
<p>Şimdi fark şu ki, onlar bunu yaratmak istemiş olabilirler&#8230; Afrika’dakiler, dünya sorunlarını ve acılarını ve karanlık enerjilerini üstelenme durumunu yaratmak istemiş olabilirler. Onlar bunu seçmiş olabilir, bunun için onlara şefkat besle. Ama fark şurada: Onlar bundan nasıl çıkacaklarını bilmiyorlar. İşte Şambra bayrakları burada devreye girer. Tıpkı az önce eski bolluk döngüsünden nasıl çıkacağını bilemeyen sevgili varlık gibi. Bunu seçen oydu. O kendini çok güzel bir nedenden ötürü bu duruma getirdi. Şimdi de içinde sıkışıp kaldı. Az bir enerji gelişmesiyle ve bugün burada dinleyen herkesin ona sunduğu yardımla oradan güzel bir biçimde çıkacak. Sizler bir saniye için, bir an için, onun bolluk enerjisi bayrağı oldunuz.</p>
<p>Şimdi asıl soruya geri gelecek olursak: Şefkatli ol, ve sonra onların belki de sıkışmışlıktan kurtulma çağrısı yaptıklarını farket. Ve işte bilge Şambra enerjisi burada devreye girer. Onlar gerçekten sıkışmışlıktan kurtulma çağrısında mı bulunmaktalar? Gerçekten bu rolden – sizin üçüncü dünya ülkeleri ya da kıtası dediğiniz şeyden &#8211; çıkmak mı istiyorlar? Oraya girmen ve enerjiyi hissetmen gerek. Onlar gerçekten ‘sıkışıp kaldık ve birine ihtiyacımız var’ mı diyorlar? Ve eğer açık ve objektif bir biçimde onların, evet böyle dediğinin ve artık karanlık ve umutsuzluk oyununu oynamayı seçmediklerinin doğruluğunu onaylarsan, o zaman devreye gir. Gıda ya da yiyecekle değil, ilaçla değil, hatta parayla da değil.</p>
<p>Bir Öğretmen olarak gir. Onlara, bir daha enerjilerini nasıl teslim etmeyeceklerini öğret. Onlar bunu bir kez öğrendikten sonra parayı ve yiyeceği ve sanayi bilgisini ve ekspertizini ya da her türlü başka şeyi oraya getir. Ama döngüyü kırman gerekir ve şu anda döngü, onların enerjilerini teslim ettikleri bir döngüdür. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Ben belki de sadece kendim için olmayan birkaç soru soruyorum. Ben, gnost’umuzu aktive edip etmediğimizi ve ışımamızı gerçekleştirip gerçekleştirmediğimizi ve Karşılık-gelen-Varlıklarımızla iletişim kurup kurmadığımızı bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Başlıyorsunuz. Küçük bir başlangıç, ama biz bu nedenle şu son birkaç Şaud’da bu şeyleri yapmanız, gnost ile çalışmanız için sizi yüreklendirip duruyoruz. Siz bunu yaptıkça, o kendini aktive edecektir.</p>
<p>Şimdi, başlarda bu sandalyelerde oturduğun ve bizim “hiç bir şey yapmamaktan” söz ettiğimiz zamanı anımsa. Şimdi bazı Şambra bunu fazla ciddiye aldı! (kahkahalar) O geçici bir zaman içindi. Yükselişin geçiş sürecinin bir parçasıydı. Ve bu süreçten geçen her varlık için, yaptığı şeyleri bırakması gereken bir dönem vardır. Öylesine işbaşında olan bir momentumları var ki, o zamanlar “hiç bir şey yapmayın” dedik.</p>
<p>Ama şimdi, yapmak zamanıdır, enerjileri aktive etmek, onlarla çalışmak zamanıdır. Birçok Şambra’nın aklı karışıyor, çünkü “Ben onun bana gelmesini bekliyorum” diyorlar. Ve öyle de, geliyor, ama hiç bir şey yapmazsanız, enerji hareketinin içinde olmazsanız, size gelmekte olan bu şeyler de hareket etmez, anlıyor musun. Biz bir spiritüel varlıklar toplantısında dedik ki: Siz başladığınız zaman başlar. Onun için, sen Karşılık-gelen-Varlığınla çalışmaya başlarsan, karşılık-gelen varlığın da seninle çalışabilir. Gnost enerjisiyle çalışmaya başlarsan, o da seninle çalışır.</p>
<p>Bu başlangıca “enerji hareketinin gerçekleştirilmesi ya da yaşama geçirilmesi” diyelim ve buna da aktivasyon diyelim. Sen, onu deneyimlemekle aktive edersin.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Eh, Avustralyaca konuşmadıkları zaman iş biraz zorlaşıyor. Neyse&#8230; ve bilmek istediğim ve senin herhalde 999 kez yanıtladığın şey&#8230;</p>
<p>LİNDA: Hadi devam et ve yeniden sor!</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkürler! (kahkahalar) Seni seviyorum! Öğretme işimize nasıl başlarız? Ben bunu yapmak istiyorum ve paylaşacak güzel şeylerim olduğunu düşünüyorum, ama gerçekten nereden başlayacağımı bilemiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Nasıl başlarsın?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bilmiyorum. Bilseydim sormazdım.</p>
<p>TOBIAS: O zaman biz de bilemeyiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Kahretsin! (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Kahretsin! (Tobias kendi kendine güler, izleyicilerden kahkahalar yükselir) Hadi zamanda geri gidelim. Zamanın 83 saniye öncesine geri gidelim. Sen başladığın zaman başlar. (kahkahalar)</p>
<p>Bak, bu ister öğretmenlik okullarından birine yazılmak olsun, ister bunu yapacağına dair kararlı olmak olsun. Yıllardan beri size verilen bol bol bilgi var, ve bu bilgiyi kendi kelimelerinle ifade edebilir ve kendi tarzında öğretebilirsin. Sen başladığında başlar. Ben senden fiziksel olmayan evine gitmeni isteyeceğim. Oraya yolculuk et. Çok yaratıcı ol. Orası çok güzel bir ev, güzel döşendiğini söylemek zorundayım.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet, ve çok iyi bir mülk, iyi seçilmiş. (kahkahalar, çünkü soruyu soran kişi bir emlakçıdır)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Seni zaten seviyorum, bunu söylemen gerekmiyor!</p>
<p>TOBIAS: ( güler) Kimsenin yaltaklık ederek kanına girmek zorunda değilim!</p>
<p>6.ŞAMBRA: (güler) Biliyorum. (yoğun kahkahalar). Çok haklısın! Özür dilerim!</p>
<p>TOBIAS:&#8230;tabii Saint-Germain’den başka! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Haa! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Ama o bugün bunu duyamaz. ÖYLESİNE aşık ki, tiksiniyorum.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Eh, bu iyi. Biraz eğlenceyi hak ediyor.</p>
<p>TOBIAS: Hm, burada, Dünyada yapacak işimiz var, saçma sapan bir aşk macerasının zamanı değil. (kahkahalar) Ben Saint-Germain ile ilgili bir kehanette bulunacağım: O kendine bir beden tezahür ettirmeye çalışacak ki, kim-olduğunu-bildiğiniz varlıkla ne-olduğunuz-bildiğiniz şeyi yapabilsin diye. (yükselen kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bak bu doğru işte. Ben onun kim olduğunu bilmediğim varlıkla ne yapmak istediğini biliyorum. (güler)</p>
<p>TOBIAS: Soruya geri gelelim. Sen başladığında başlar. O ilk adımı attığında. İlk adım, “Ben bir öğretmenim” diyen bir kartvizit bastırmak olabilir. Sadece bir sınıf tarihini saptamak olabilir. Şimdi bunun biraz korkutucu olduğunuz biliyoruz, önce o öğrencilerin geleceğini bilmek istersin.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Ha-hmmm. Korkutucu.</p>
<p>TOBIAS: Bu, Yeni Enerji ve yeni bilinçtir. Önce sınıfın tarihini belirle, sonra onların nasıl sana gelmeye başladığını izle. Dünyaya ilan et. Hemen şimdi, eğer gerçekten yapacaksan, sınıfının ne zaman ve nerede olacağını ilan et. Bu, bedava bir reklam ânı ve fazla kişiye nasip olmaz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bunu gazetede mi duyuruyorsun yoksa sadece Şambra’ya mı?</p>
<p>LİNDA: Şimdi, burada. Hemen şimdi!</p>
<p>6.ŞAMBRA: Peki, bir bakalım, gelecek ayın üçüncü Cumartesisi olabilir, ve ben ne öğreteceğimi bilmiyorum. (izleyicilerin arasından biri “Nerede” diye sorar) Evimde. (izleyicilerden bir adam “ben geliyorum” der) (Tobias ve izleyiciler güler).</p>
<p>TOBIAS: Bir sınıf anında nasıl tezahür ettirilir, bunu öğretebilirsin! (kahkahalar) Ama biz bunu tüm Şambra’ya yayacağız ve bu birçokları için geçerli olan harika bir soru. Bu şu anda, bir öğretmen olarak, sadece bir karar almak sorunudur. O adımı atmak ve “Ben bunu sadece yapacağım” demek. Hiç bir beklenti olmadan. Ve yalnızca tek bir kişi gelebilir. Belki iki. Belki de bir ev dolusu insan gelir. Bunu beklentin olmadan yap. Bunların hepsi işlemin bir parçasıdır.</p>
<p>Şu anda, ne öğreteceğini bilmediğini söylüyorsun, ama aslında biliyorsun. O nedenle, senden bu küçük deneyimi gerçekleştirmeni isteyeceğiz. Fiziksel olmayan evine git. İçinde dolan. Orada bir oda var. Orada, pek de farkında olmadığın bir oda var. O odaya gir ve bak bakalım orada ne keşfedeceksin. O senin öğretmenle ilgili. Ve orada biraz oyalan, öyle fırtına gibi girip çıkma. Orada biraz zaman geçir.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Tamamdır. Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bu arada, Edith’in sorusunda bir ironi var, çünkü Edith yıllardır ve yıllardır ve yıllardır Kırmızı Çembere geliyor ve Edith’le iletişim kurdukları için Kırmızı Çembere gelen çok insan oldu. Onun için Edith’i, zaten bir Öğretmen olduğunu görmeye davet ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>LİNDA: Ve bu, en son soru.</p>
<p>TOBIAS: Son soru.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba. Birkaç yıldır süren ciddi sağlık sorunlarım var, ve onunla başa çıkmak için çok şeyi denedim. Köksel nedenin ne olduğunu ve onu etkili bir biçimde nasıl şifalandıracağımı bana söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Bunu çok basit tutacağız – çok, çok kolay, çünkü öylesine çok kuşku ve akıl karışıklığı ve uygun olmayan tıbbi öneriler katmanlarıyla kaplanmış ki. Asıl neden, senin de dediğin gibi, çok basit, sen burada, Dünyada pek olmak istemiyorsun. Geri gelmeye zorlandığını hissettin. Aslında dünyaya geri çekildin, neredeyse istem dışı, bu doğum vorteksinin, girdabının hemen içine çekildin. Ama bu, senin ruhsal anlaşma diyeceğin, ve senin bu zamanda burada olman gerektiğini söyleyen eski bir anlaşmanın parçasıydı. Ama sen buna direndin ve onunla çatıştın ve temelde biyolojin de uygun bir tepki verdi. Senin gerçekten yaşamana izin vermedi.</p>
<p>Böylece şimdi buradasın. Biz senin bir süre daha burada olacağını öngörüyoruz, o zaman yaptığın şeyleri bedeninin de yakalamasına neden izin vermeyesin? Bırak bedenin burada yaşamanın tadını çıkartsın. Bu, herhangi bir derin, karanlık, büyük, eski karma sorunu değil. Bu, üzerinde çalışması oldukça kolay bir şey. Sen sadece burada olmak istemedin.</p>
<p>Son Şaud’umuzda sözünü ettiğimiz şu Bayrak Teknolojisiyle çalış. Tek bir sağlıklı hücreyi al – ki sende ondan milyonlarcası var – varlığındaki o tek sağlıklı hücreyi al ve onunla bağlantı kur. Onunla bir ilişki geliştir. Onu düşünme, sadece hisset. Onun özüne git. O senin bir parçandır. O, biyolojik mükemmeliyettir. Bu sağlıklı hücre, enerjisini yayıyor, ışıyor. Tıpkı bir radyo istasyonu gibidir. Bedenindeki tüm diğer hücrelere ışıyor ve o, sağlığı ve iyilik halini ve dengeyi her bir diğer hücreye ışıyabilir, yayabilir. Her bir diğer hücreye konuşabilir ve şöyle diyebilir, “Ben Ben’im ve sen de öyle.”</p>
<p>Onun, dengesizliklerin dönüştürülmesi ya da&#8230; bedeninin reddettiği canlı özün gerçek yoksunluğu konusunda her bir hücre üzerinde etkisi vardır. Ve o seni tam anlamıyla sağlıklı bir hale geri dönüştürecektir. Bu, seni dizlerinin üstüne çöktüren ve herşeyin ansızın yok olduğu ve bizim de senin üzerine su serpiştirdiğimiz (kutsadığımız) türden, mucizevi bir iyileşme olmayacaktır. Bu, ışıyarak tüm bedene yayılan bir şeydir. Böylece, yenilenme ya da yeniden-dengelenme işleminin bir dizi aşamasından geç.</p>
<p>Bu Bayrak Teknolojisini yalnızca bir kez yapma. Bu sağlıklı hücrenin özünü tümüyle bilecek bağı kurduğunu hissedene dek hergün yap. Onu içten ve dıştan bilirsin. Hatta adını bile bilirsin. Onun bilincinin tam bileşimini bilirsin, çünkü o budur. Onu o kadar iyi bilirsin ki, bedeninin her bir bölümüne gitmesini sağlarsın.</p>
<p>Öte yandan sen, ruhsal benliğinin daha yüksek düzeydeki Dünya tutkusunu ya da hedefini yerine getirebilirsin, başkalarına örnek olabilmek için kendini tıbbi olarak Yeni Enerji yoluyla dönüştürmüş biri olabilirsin, ve senin burada olmayı seçmenin gerçek tutkusu ve gerçek nedeni budur.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/10/07/saud-3-%e2%80%9cbilinc-genislemesi%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
