<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırmızıçember.org &#187; Kuantum Sıçraması Dizisi</title>
	<atom:link href="http://kirmizicember.org/kategori/tobias-mesajlari/kuantum-sicramasi-dizisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kirmizicember.org</link>
	<description>Tobias Mesajları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 16:20:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şaud 10: &#8220;Uyanmakta Olan İnsanlara Bir Mektup&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/06/07/saud-10-uyanmakta-olan-insanlara-bir-mektup/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/06/07/saud-10-uyanmakta-olan-insanlara-bir-mektup/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 17:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
7 Haziran 2008
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, sağlam bir biçimde Yeni Enerjiye topraklanmış olarak bu Kuantum Sıçraması Dizisinin sonuna geldik. Ancak Dünya üzerinde birçok değişim ve dönüşüm yüzlerce yıl daha sürecek. Sizinki tabi daha kısa olacak, ama yıllar önce ilk kez Yeni Enerji ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Haziran 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, sağlam bir biçimde Yeni Enerjiye topraklanmış olarak bu Kuantum Sıçraması Dizisinin sonuna geldik. Ancak Dünya üzerinde birçok değişim ve dönüşüm yüzlerce yıl daha sürecek. Sizinki tabi daha kısa olacak, ama yıllar önce ilk kez Yeni Enerji ve yeni bilinç hakkında konuşmaya başladığımızda, o bir teoriydi. Biz onun geldiğini biliyorduk, siz onun geldiğini hissediyordunuz, ama hiç birimiz onun nasıl ortaya çıkacağını ya da açılacağını, bu Dünya bilincine nasıl girmeye başlayacağını, ya da Eski Enerjiye nasıl katılmaya başlayacağını, hatta nasıl birlikte-katılacağını bilmiyorduk.<br />
<span id="more-335"></span><br />
İnsan bilincinin, sizin, nerede bulunduğunu görmek amacıyla, Kuantum Sıçraması kutlamasından birkaç ay sonra Dünya üzerinde bir ölçüm yapıldığını söylemiştik, böylece size hizmet edebilmek için gerekli araçları ortaya çıkartacaktık. Ve siz de, diğer insanlarla çalışabilmek için gerekli araçları devreye sokacaktınız. Bugün, yeni bilincin burada olduğunu biliyoruz, yalnızca bir kavram olarak değil, bir felsefe olarak hiç değil, ama o gerçekten burada, Dünya’dadır.</p>
<p>Onunla çalışmaya başlayanlarınız var, her seferinde bir zerresiyle, bir parçasıyla. O bir anlamda çok olağandışı, çok alışılmadık, çünkü hiç Eski Enerji gibi hareket etmiyor. Bir başka anlamda da çok sinir edici, çünkü sadece “yeni” ya da “bilinç” kelimeleriyle bile belli beklentilere sahipsiniz, oysa o, bu “yeni” ve “bilinç” sözcüklerinin kavramlarına göre de davranmıyor. O, şu an gerek sizin yaşamınızda gerekse Dünyanın her yanında çok, birçok değişime neden oluyor. Ama o buradadır.</p>
<p>Kendi bilincinizi, aslında daha bilincine varamadığınız biçimde genişlettiğinizi tamamen bilerek, Kuantum Sıçraması dizisinin sonuna geliyoruz. Kendi kaynaklarınızı ve enerjilerinizi ve veçhelerinizi ve gelecekteki potansiyel veçhelerinizi ve tanrısallığınızı buraya getirdiniz. Büyük bir parti yapıyor, burada, Dünya’daki yaşamınızı kutluyorsunuz.</p>
<p>Tobias’ın Deneyimi</p>
<p>Ben, Tobias için bu, tüm zamanların en ilginci ve en güzeli. İnsan biçiminde değil ama ruh olarak, gerçekliğinizin yalnızca yarım nefes ötesinde bulunan perdenin öbür yanından sizin önünüzde böyle bilincimle oturmak, birbirimizle bu kadar açık konuşabilmek, ve sizi bu denli net ve açık hissedebilmek, benim için ne eşsiz bir fırsat. Şimdiden Dünya üzerinde fiziksel bir bedene sahip olmam, ve bir yıla kadar o fiziksel bedene girmeye hazırlanmam, ne güzel bir şey. Sizinle yapacağım Şaudlar sayılı, ama ben bunu neşeyle söylüyorum. Bu bir ölüm değil, aslında bir doğum. Ben size veda etmiyor ya da sizinle yolumu ayırmıyorum, size Dünya’da katılacak olan yine benim.</p>
<p>Bu, yaşamımın ne güzel bir zamanı, çünkü bu inanılmaz dengeyi ve ruh olarak sizinle burada bulunmayı, şimdiden Dünya’da bir insan bedenine sahip olmayı, gerçekten hiç deneyimlemediğimi söyleyebilirim. Söylemek istediğim, size hatırlatmak istediğim çok şey olduğunu görüyorum, çünkü aslında bunları kendime söylüyorum. Bunları Sam’e söylüyorum.</p>
<p>Biz bunu birlikte gerçekleştiriyoruz. Biz bu kitabı birlikte yazıyor, bu filmi birlikte yaratıyoruz, buna nasıl bakmak istiyorsanız. Ben bunu sizinle birlikte gerçekleştiriyorum. Ama bunu aynı zamanda Sam için, kendim için, bir hatırlatma olarak yapıyorum. Bu, beni kendime geri getirecek olan şey, çünkü kitle bilincinin kargaşası içinde kaybolmak çok kolaydır. Kim olduğunu unutmak ve fiziksel dünyanın 3 boyutluluğuna kendini kaptırmak, ve sonra da herşeyin yalnızca bu olduğunu sanmak, çok kolaydır. Birlikte yarattığımız bu materyaller, Sam’in keşfedeceği şeylerdir.</p>
<p>O, İnternete girmeye bayılıyor. İnsanlığın şu anki biliş alanında, bilgelik alanında dolaşmaya bayılıyor. Ve biliyor musunuz, günün birinde, çok da uzak olmayan bir gelecekte, Sam bir kelimeye rastlayacak, içinde yankılanan, gizemli görünen bir kelimeye, ve başlarda bu sözcüğün onu neden etkilediğini anımsamayacak ya da anlamayacak, ama bu kelime inanılmaz bir açılım gibi ona ulaşacak. “Şambra” sözcüğü. Bunu bir gün İnternette görecek. Size yolunu bulacak. Ama herşeyden de çok, onu kendisine geri götüren yolu bulacak.</p>
<p>Geçmişte bir grup Şambra’ya itiraf ettiğim gibi, Tobias olarak, ve hatta benim ruhsal varoluşum To Bi Wah olarak, bu benim için ilginç bir zaman, çünkü ben de bir tür baştan çıkarmaya maruz kalıyor, bu dünyasal gerçekliğe çekiliyorum. İçinde bulunduğunuz bu boyutun psişik manyetizması fazlasıyla güçlü. Yerküre’nin çekim kuvvetinin güçlü olduğunu mu düşüyorsunuz? Oysa en gelişmiş ruhu bile bu çok yoğun gerçekliğe çekerek kim olduğunu unutturan bu psişik çekim, çok büyük, çok etkileyicidir. Ben o çekimi, o ayartmayı hissedebiliyorum. Ve son toplantımızda konuştuğumuz gibi, ona direnmiyorum. Onu reddetmiyorum. Onunla mücadele etmiyorum. Ben öbür yolu gideceğim. Öylesine onun içine dalacağım, kendimin onun içinde olmasına izin vereceğim, öyle derinlere dalacağım ki, tüm var olanın bu dünyasal gerçeklik olmadığının anlayışı gelecek.</p>
<p>Bakın, insan benliğinize ve insanca koşullarınıza gösterdiğiniz direnç, karmaşaya ve kim olduğunuzu unutmanıza neden olan şeylerden biridir. Burada inanılmayacak kadar basit fizik (kuralları) iş başında, çünkü öyle bir parçanız var ki &#8211; o melek parçanız, ruhsal varlığınız, yüksek bilinç varlığınız – şu anda bile direniyor, insan koşulları dediğiniz şeye direniyor. Bir kısmınız diyor ki, “Ama ben, 3B gerçekliğindeki ‘kendim’ denen şeye tümüyle teslim olursam, o zaman gerçekten kaybolurum”, ve işte bu, kaybolmanıza yardım eden şeyin ta kendisidir.</p>
<p>Aslında tümüyle içine dalmakla, bunun derinlerine inmenize izin vermekle hatırlarsınız. Ve ben Tobias’ın şu anda yaptığı budur. Bunun ilginç yan etkileri de var, çünkü ben ruhsal düzeyde biraz, sizin bellek kaybı dediğiniz şeyin olduğunu hissediyorum. Öbür taraftayken bile öyle günler oluyor ki, Adamus ve Kuthumi ve diğerleriyle otururken, kaydığımı hissediyorum, sanki hiç bir vites geçmiyormuş, vitesler uyuşmuyormuş gibi. Kendimi bir an kulübemin önünde oturmuş sizlerle çalışırken buluyorum, sonraki an Sam oluveriyorum. Çok ilginç bir dinamik meydana gelmekte, ve şunu da söylemem gerekiyor ki, bu gerçekten en güzel deneyimlerden biri – ona direnmiyorsanız tabii.</p>
<p>Yaşamın Güzelliği</p>
<p>Ben kendime insan deneyiminin tamamını hissetme izni veriyorum. Bu noktada bir şey eklemek istiyorum ve gelecek ay hepinizin bunu hissetmesini istiyorum. İnsan gerçekliği, Dünya, bu üç-boyutlu varoluş kadar güzel hiçbir şey yok. Şimdi biliyorum, bazılarınız kendi kendine şöyle düşünüyor, “Ama güzellik cennetlerde.” Ha, cennet güzeldir. Diyorsunuz ki, “Güzellik kristal alemlerde.” Ha, ve onlar inanılmazdır. Diyorsunuz ki, “Güzellik, bedenden özgürleşme yeteneğinde”, ve bu bir dereceye kadar doğru. Ama tam anlamıyla gerçek güzellik – fiziksel gerçekliği kapsayan, tüm duyularınızı oyun alanına sokan ve içeren bir güzellik, ruhun derinliklerinde hissedilen ve bir fiziksel bedende deneyimlenebilen güzellik – yalnızca Dünya’da bulunabilir. Dünya üzerindeki tüm yaşamlarımda ve yaşamlar arasındaki zamanlarımda deneyimlediğim en gerçek güzelliğin, doğrusu Dünya’da bulunduğunu söyleyebilirim.</p>
<p>Dünya’nın zorlukları ve meydan okumaları var, ama bunlar yanılsamalardır, sevgili dostlar. Yalnızca yanılsamalardır. Dualite sadece bir yanılsamadır. Korku, yaşamın muhteşem güzelliğiyle oyun alanına giren bir yanılsamadır. Güzellik, hemen buradadır.</p>
<p>Onu o kadar çok insan kaçırıyor ki. İnsanlar at gözlükleri takmışlar. Kendilerini çok hedefe odaklı bir anlayış içine sokmuşlar. Güzelliği hep başka yerlerde arıyorlar ve hep başka yerlerde olduğunu sanıyorlar. Ama size hemen şunu söyleyeyim, evrenin herhangi bir yerinde bulunabilecek gerçek güzellik, en muhteşem haliyle, hemen buradadır.</p>
<p>Biliyorum, o zor günlerinizde (dünya) güzel olmaktan çok uzak görünüyor. Sanki gerginlik ve korku ve belirsizlik gibi görünüyor. Ama bu şeyleri defetme çabanızdan vazgeçebildiğinizi düşünün – korkudan kaçma çabanızdan vazgeçtiğinizi, eski insan veçhesini kontrol etme çabanızdan vazgeçtiğinizi, neler olacağı hakkında kaygılanmaktan vazgeçebildiğinizi düşünün – o zaman yaşamın gerçek güzelliğini takdir etmeye başlayacaksınız. Ölüm gibi şeylere kaygılanmaktan vazgeçin. Ölüm, birlikte yaptığımız son Şaud’da da sözünü ettiğimiz gibi, ölüm kendi içinde bir güzelliktir. Son anlarınızda fiziksel bedeni onurlandırıp ona teşekkür etmek, yargı ya da suçlama olmadan herşeyi hatırlama deneyimi, işte bu güzelliktir. Ve fizikseli salarak daha ruhsal olan halinize geri gelmek, ne kadar güzeldir.</p>
<p>Peki ama, ruhu Dünya’ya geri gelmeye zorlayan nedir? Bir yaşamdan ötekine gelmeye zorlayan nedir? Bazıları buna “karma” diyecektir. Bazıları, bitirilmemiş işler olduğunu düşünmek isteyecektir. Bazıları sizi, geçmişteki yanlışları düzeltmeniz gerektiğine inandırmak isteyecektir. Peki, ya yanlış yoksa? Ya sadece güzellik varsa? İşte, bir ruhu bir başka enkarnasyon ve bir başka deneyim yaratmaya zorlayan budur. Budur, sadece budur.</p>
<p>Günah ve karmanın, cezalandırmanın o eski anlayışını terk etme zamanıdır. Yaşamın tüm güzelliğini yeniden kabul etme zamanıdır. Yalnızca güzellik üzerine ayrı bir Şaud yapmak isterdim. Ben şimdi şeyleri her iki taraftan görüyorum – gerek ruhsal taraftan gerekse insan tarafından. Bir insanın gözleri ve kulakları ve dokunuşuyla duyumsuyorum, ama bir ruh olarak bütün benliğimle de hissediyorum. Şu an Dünya’da olmakla kendinize ne büyük bir armağan verdiniz. Hepimiz ne zamanlarda yaşıyoruz.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Bugünkü Şaud biraz farklı. Bir dakikaya kadar konuklarımızı içeriye davet edeceğim, ve isteğiniz üzerine enerjileri birleştireceğim. Bugünün konuklarıyla başlayalım, ve enerjilerinin tamamının bu kutsal alanda, bu güvenli alanda, yarattığınız bu mini boyutta varolmasına izin verelim. Size daha önce de söyledik, yalnızca hayal gücünüzü kullanarak boyutlar yaratabilirsiniz. Bazısı geçicidir, bazısı sonsuza dek gider, bazısı da kendilerine ait bir yaşam üstlenir. Birlikte gerçekleştirdiğimiz her Şaud’da bir boyut yaratıyoruz, ve onunla ne yapacağımız tümüyle size kalmış bir şeydir.</p>
<p>Bizim, dünyanın her yanındaki Şambra’yla yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce toplantımız oldu. Bu toplantıların her biri bir boyut olarak yaşamaya devam ediyor. Bazısı çevrede süzülüp duruyor, bazısı burada, Dünya’da çok topraklanmış ve demirlenmiş halde. Bu boyutlar uygun nitelikleri üstlenirler, zaman ve mekan gibi, bilgelik ya da bilinç gibi, ve bir amaca hizmet etmesi için bir boyuta yüklenebilecek daha birçok nitelikler gibi. Ve biz hemen burada hemen şimdi çok güzel amaçlarla bir boyut yaratıyoruz.</p>
<p>Şimdi, bana daha sonra soru ve yanıtlar bölümünde de katılacak, ama bugünkü Şaud’un pek bir parçası olan Albert Einstein’in enerjisini içeriye davet edelim. Einstein, parlaklığıyla tanınıyordu, ama o inanılmaz sezgisi, zihnin ve şu an Dünya’da bilinmeyen bir fiziğin ötesine geçen bilgeliği bilinmiyordu. Einstein, bazı parlak formülleriyle tanınıyordu, ama ötenin ötesine yolculuk etme yetileri hiç kabul görmedi.</p>
<p>Einstein yolculuk yaptığı zaman, bunu bedeniyle değil, bilinciyle gerçekleştirdi. Zihnini beraberinde götürmedi. Bilincinin başka alemlere, daha yaratılmamış alemlere, bilinmeyenin, çok-boyutlu alemlerin fiziğine ve güzelliğine yolculuk etmesine izin verdi. Ve o inanılmaz bilinç yolculuklarından geri döndüğünde, oralarda hissettiklerinin ya da öğrendiklerinin .001’inden daha azını hatırlıyordu. Ama bu yeterliydi. Hatırlanan bilgi ve bilgelik, bilinci esinlendirecek ve genel olarak insanlığın bilgilenmesini esinlendirecek yeterlilikteydi.</p>
<p>Böylece, o geliyor – şu ara Dünya üzerinde çok, çok aktifti – o bugün bu özel zamanı ve özel mesajı paylaşmak için geliyor. Onun için lütfen, o özel kabul nefesiyle, lütfen sevgili Einstein’ımızı karşılayın.</p>
<p>Ayrıca Yoham enerjsini de buyur ediyoruz. Yoham, önceleri Metatron olarak bilinen varlıktı. Yoham, o eski Metatron enerjisinin ötesine tekamül etti, sizin metalik ya da hatta herhalde zihinsel diye düşündüğünüzün ötesine tekamül etti, çünkü Dünya üzerindeki insanların bilinci genişleyerek sezgi ve his ve kalp enerjisi gibi şeyleri kabul etmeye başladı. Metatron, sizin ruhtaki sesiniz olarak biliniyordu, ve şimdi Yoham, bu gerçeklikteki ruhunuz, maddesel uygulamadaki ruhunuz, bugünkü yaşamınızda mevcut olan ruhunuz olarak biliniyor.</p>
<p>Yoham, en saf ve en yüksek enerjilerden biri olarak kabul edilebilir, ama yine de en kişisel olanlardan biridir. Yoham’ın enerjisi, siz ve Yüksek Benliğiniz denebilecek şey arasında, siz ve Ruh arasında, siz ve cennetten varlıklar arasında bulunan Metatron’un önceki özüdür. Ama sizin artık aradaki bu varlığa ihtiyacınız yok. Aracıya ihtiyacınız yok. O nedenle Metatron’un özü de değişti ve Yoham oldu, ki bu, kişisel mülkiyetiniz için, kişisel Ben Ben’im’iniz için kullanabileceğiniz kendi aracınızdır.</p>
<p>Yoham bugün çok, çok mevcut, altın renklerle parlıyor, tek tek her birinizi sevgiyle ve şefkatle ve sizin bir tür kuvvet diyeceğiniz şeyle yıkıyor. Ama aslında kuvvet, bilişten başka bir şey değildir. Kuvvet, kim olduğunuzu anlamaktır, ve hiçbir varlığın bunu sizden asla alamayacağını anlamaktır – asla, hiçbir yerde.</p>
<p>Kişisel bir not, özellikle bazılarınıza; biz bugün, sahip olduğunuz ve sevdiğiniz ve öteye geçmiş olan evcil hayvanlarınızın enerjisini, ruhlarını da buraya davet ediyoruz. Bazılarınız onları çok yakınlarda kaybettiniz. Bazıları, bu sevgili varlıkları uzun süre önce kaybetti. Bunun, bazılarınız için kişisel bir mesaj olduğunu biliyoruz. O hayvanlar ölüp gitmiyor. Bilirsiniz, candan sevilen ve kabul gören bir evcil hayvanın en büyük hizmeti, en büyük hizmeti, siz geçiş yaptığınız zaman, sizi yuvada karşılamak üzere orada olmak ve sizi selamlamaktır. Kapıdan içeri girdiğiniz an, nasıl bir gün geçirmiş olursanız olun, kuyruğunu sallayan, sizinle birlikte olmaya böylesine hazır olan, sizi görmekten bu denli mutlu olan bir evcil hayvana sahip olmanın, ah, nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz. Hiçbir şey bunun yerini tutamaz. Ah, köpekler… benim Tobias olarak varoluşumda köpeklerin yeri çok, çok gerilere uzanır. Öykümde hep bir köpek olmuştur, ve ben karımdan söz etmiyorum. Ben… (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)</p>
<p>Gülüyorum Şambra. (kıkırdar) Sık sık – ve ben burada kayıtları temizleyeceğim – sık sık, Tobias olarak yaşadığım hayatta karım olduğunu iddia edenleri duyuyorum. Onun (o zamanki karımın) Dünya’ya geri gelmediğini söylemek zorundayım – Dünya adına Tanrıya şükürler olsun. (kahkahalar) Şimdi, Saint Germain, Dünya’ya kaçarcasına koşturma nedenimin bu olduğunu, çünkü onun burada, bu alemlerde dolanıp durduğunu, ve benim potansiyel olarak öbür tarafta onunla karşılaşmak yerine Sam’in bedeniyle Dünya’ya geri dönmeyi (Tobias güler) tercih ettiğimi iddia ediyor. Ama bu sadece spekülasyon. (izleyiciler ve Tobias güler)</p>
<p>Pekâla, nerede kalmıştık… ha, hayatımdaki köpekler! (yoğun kahkahalar) Evcil hayvanlar, köpekler, çok önemli bir rol oynarlar, ve sevgili Michelle’e dün söylediğimiz gibi, ah, öbür tarafa geri geldiğiniz zaman, sizi ilk onlar karşılayacaktır. Bazen, olabilecekler ne olursa olsun, öte tarafa geri gitmek biraz şok edici olabilir – güzeldir gerçi ama, bazen de biraz kaygılandırır – ama evcil hayvanınızın sizi beklediğini gördüğünüz ya da hissettiğiniz an – onların tüm yaptıkları budur, sadece beklerler. Ha, onlar sabırlıdır, öbür tarafta eğlenirler, ama sizi beklerler.</p>
<p>Böylece bugünkü toplantımıza ilk kez evcil hayvanları konuklarımız olarak davet etmek istiyoruz. Eğer bir hayvanınızı kaybettinizse, onu bulamıyorsanız, ve bu ilk çocukluk yıllarınızdan bile olsa, onları bugün bu Şaud’u birlikte gerçekleştirirken bizimle olmaya davet edelim.</p>
<p>Bugünün Mesajı</p>
<p>Bu Şaud’u üç bölümde gerçekleştirmek istiyoruz. Birinci bölüm, Şambra olarak kendi aramızda yaptığımız açılış konuşması. İkinci bölümü aslında yeniden başlatmak istiyoruz. Tüm Şambra’nın enerjilerini biraraya getirdikten sonra – bugün şahsen burada bulunan Şambra, belki dinlemekte olan, ve daha sonraki bir tarihte okuyacak ya da dinleyecek olan, kendilerini bugün Şambra adıyla bilenler – özel bir mesaj için bir anlığına tüm enerjlerimizi birleştirmeyi isteyeceğiz. Bu mesaj, tek tek her birinizin kişisel mesajı olacak – senden ve senden ve senden ve dinleyenlerin hepsinden.</p>
<p>Çok yakınlardaki bir Şaud’umuzda, Saint Germain’in kim olduğunuzu ilan etmekten söz ettiğini anımsayın – “Ben bir Yeni Enerji öğretmeniyim. Kendi seçimimle buradayım. Ben yaşamı seçerek buradayım, ve hazır olanlar için bir rehber, bir öğretmen olarak buradayım.” O Şaud’a gelen yoğun tepkiler ve şimdi bir öğretmen olarak kendinize kabul vermeniz nedeniyle, biz bugün Şambra’nın, tek tek her birinizin enerjilerini biraraya getirip, uyanmakta olan insanlara bir mektup oluşturmak istiyoruz.</p>
<p>Açıktır ki, bu bilginin büyük bir bölümü sizin zaten bildiğiniz ve zaten deneyimlediğiniz şeylerden oluşacaktır. Ama Şambra, şu an bir uyanış işleminden/sürecinden geçen ve ne olduğunu anlamayan ne çok insan var, fark ediyor musunuz? Bir gün ayakları gaz pedalında, ertesi gün ayak frende. Oralarda bir yerlerde her gün rehberlik için, yardım için dua eden ne çok insan var, ama içinde bulundukları dualite hali yüzünden bizi duyamıyorlar. Kafalarında sesler duymaya başlasalar, delirdiklerini düşünecekler. Geçmişteki Şaud’larımızdan bazılarını dinlemeye de cesaret edemeyeceklerdir, çünkü sadece enerjinin kendisi bile onları çok zorlamaya yetecektir. Biz tek tek her birinizle, çok yüksek bir enerji düzeyi diyeceğimiz yere tekamül ettik. Bu, yeni (insanlar) için bunaltıcı olabilir.</p>
<p>Bugünün Şaud’unun ikinci bölümünde, her birinizle bir araya gelmek istiyoruz – tabii buna gönüllüyseniz – ki, bekleyen insanlara sevgi ve şefkat ve rehberlik enerjilerimizi yayabilelim. Bu mesaj, başladığımız andan bu özel mesajı bitirdiğimiz noktaya kadar, metne dökülebilir ve rüzgara bırakılabilir; işitsel/ses biçimine (kaset/CD) sokulabilir ve rüzgara bırakılabilir; sadece bir bilinç paketine konabilir ve rüzgara bırakılabilir. Ve rüzgar da İnternet olabilir. Rüzgar<br />
bir kopya ya da bir (radyo-tv) yayını olabilir. Rüzgar bir tartışma olabilir. Ama siz Yeni Enerji öğretmenliğine hazır olduğunuzu söylediniz, ve biz mesajımızı şimdi dışarıya salalım.</p>
<p>Onlar bekliyor. Kafaları karışmış haldeler. Sizin birçok yaşam önce başlattığınız bir süreçten geçiyorlar ve onlar daha şimdi yeni buna giriyorlar. Uyanış sürecinden geçenler, ilk kez bu Dünya’ya gelmekte olan Kristaller de olabilir, ve bu onları çok şaşırtabilir, bunaltabilir. Ve rüzgarla, gönderdiğimiz mesajla, bilinç ve Yeni Enerji denen şeyi bulabilirler. Kendi uyanışlarını anlamlı kılmaya yardımcı olan bu mesajı bulabilirler.</p>
<p>Bizleri – Kırmızı Meclisten olanlarımızı – Şambra ile çalışmak çok meşgul tutuyor. Diğer insanların çağrısını duyuyoruz, ama onlar kime çağrı yapacaklarını bile bilmiyorlar. Birçoğu psikolojik rahatsızlık, fiziksel dengesizlik, ruhsal karmaşa içinde. O nedenle, Yoham’in eşliğinde, Kırmızı Mecliste olan tüm varlıkların eşliğinde, Einstein ve öteye geçmiş evcil hayvanlarınızın eşliğinde, bugün tüm enerjilerimizi birleştirelim. Sizin Şambra’nın özü diyeceğiniz şeyi, benliğinizin özünü, bu yolculuğun özünü alalım. Uyanmakta olan insanlara bu mektubu birlikte yazalım.</p>
<p>Aandrah’dan (Dr. Norma Delaney) buraya çıkıp birkaç dakika nefes yaptırmasını isteyeceğiz, ve sonra “Ve öyledir” ile yeniden başlayacağız ve bu, mesajımız olacak. Lütfen şimdi buna katılın.</p>
<p>AANDRAH: Böylece şu an, kendinizin derinliklerine odaklanırken, aldığınızı/alıp kabul ettiğinizi bilin. Bu inanılmaz ânı alıyor, ona katkıda bulunuyor ve onu güçlendiriyorsunuz.</p>
<p>Bu nefesi, bizim olan bu nefesi çok derin soluyun… bizim nefesi… Şambra nefesini.</p>
<p>Şimdi onu çok derin soluyun… bir yandan da evet deyin… evet… bu enfes, mükemmel nefese. Bir’in nefesi… bir an, bir sevgi… Bir.</p>
<p>Derin derin nefes alın… aşağıya doğru… aşağıya. Evet, çünkü siz ve nefesiniz olmasaydı, Bir de tamam olmayacaktı. Siz… siz öyle bir hazinesiniz ki.</p>
<p>Şimdi derin derin nefes alın. Derin nefesler… evet… evet… evet.</p>
<p>Uyanmakta Olan İnsanlara Bir Mektup</p>
<p>TOBIAS: “Ve öyledir, sevgili dostlar, biz çağrınızı duyduk. Dualarınızı duyduk, acılarınızı hissettik, ve şaşkınlığınızı biliyoruz. Bu nedenle size bu mesajı veriyoruz. Bu mesaj, rüzgarla yolunu size buldu. İşlemleriniz vasıtasıyla – buna İnternet diyebilirsiniz – size bunu veren bir arkadaşınız vasıtasıyla, ya da belki tesadüf gibi görünen bir vasıtayla size yolunu buldu, ama biz sizin çağrınızı ve dualarınızı duyduk. Biz, yanıt vermeye geldik.</p>
<p>Ben, Kırmızı Meclisten Tobias’ım. Kırmızı Meclis, gerek Dünya’da gerekse diğer alemlerde bilinç öğretmenleri olan varlıklarla çalışan meleksel bir düzendir. Ben bugün, sizi desteklemek ve sevmek için sevgi ve şefkat alanından gelen meleksel varlıklarla birleşiyorum.</p>
<p>Biz ayrıca bu mesajı bir grup insan melekle birlikte veriyoruz. Onlar şu anda insan biçimi içinde Dünya’da bulunuyorlar, ama onlar gerçekten de melektirler. Binlerce yıldır bilinci ve Ruh’u ve Tanrı’yı araştırdılar. Ve şu anda fiziksel olarak Dünya’da bedenlenmiş haldeler. Onlar, yanıbaşınızdaki komşunuz olabilirler, aile üyeleriniz ya da arkadaşlarınız olabilirler, hatta belki de hiç bilmediğiniz insanlar olabilirler. Ama şu anda Dünyadalar ve yeni bir öğretmen ve rehber türü olarak hizmet veriyorlar. Onlar yeni bilincin ve Yeni Enerjinin ve tüm şu Ruh, Tanrı anlamına gelen ve şu an Dünyadaki benlikle birleştirilmiş olan “Ben Ben’im” anlayışını/kavramını araştırdılar.</p>
<p>Biz meleklerin, Ruh’un ve Dünyada bulunan ve adına Şambra denen bu grubun enerjilerini birleştirerek, çağrınıza yanıt olarak bu mesajı veriyoruz.</p>
<p>Siz şu anda bir uyanış sürecinden geçiyorsunuz ve bu nedenle bu mektubu aldınız. Uyanış süreci zorlayıcı olabilir, aldatıcı olabilir, ve aynı zamanda güzel de olabilir.</p>
<p>Daha önceleri hiç sorgulamadığınız şeyleri sorgulamaya başladığınızda, otorite gibi, yapısallık gibi; neden burada, Dünya’dayım diye, hayatın anlamı nedir diye, şu anda yapmam gereken nedir diye sorgulamaya başladığınızda, ruhsal bir uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz.</p>
<p>Geçmişteki sorun çözme yollarınız artık iş görmüyormuş gibi göründüğünde, bir uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz. Daha fazlası olduğunu bilip de sanki buna parmağınızı basamadığınızda, tüm o uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz. Daha muhteşem bir yol olduğunu bilirsiniz ama, onun ne olduğunu bilmezsiniz. Yepyeni bir yaşama ve anlayış düzeyine geçmeye hazır olduğunuzu bilirsiniz ama, oraya nasıl gideceğinizi bilmezsiniz.</p>
<p>Kendi içinize döndüğünüzü hissettiğinizde, fazla dışsal aktivite istememeye başladığınızı hissettiğinizde, geçmişteki uyarımlara ya da dramlara gerek duymadığınızda, bir uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz.</p>
<p>Sessiz anlarınızda, belki gecenin geç saatlerinde, olup olmadığını bile bilmediğiniz, en azından eski anlamda, bir Tanrı’ya seslendiğinizde, uyanış sürecine girdiğinizi bilirsiniz. Bir yerlerdeki ulu varlıklara ya da ulu güçlere seslenirsiniz. Ve tümüyle kalbinizden, varlığınızın en gerçek yerinden gelen bir mesaj yollarsınız – “Sevgili Ruh, sevgili Tanrı, ben hazırım.” Varlığınızın gerçeğinden dersiniz ki, “Sevgili Ruh, sevgili Ebedi Olan, her şeyi yapmaya razıyım, ama yapmam gereken nedir, bilmiyorum.”</p>
<p>Tüm o eski inançlar artık pek de gerçek görünmediğinde, ve size çok yakın olan şeyler, sevdiğiniz şeyler, artık geçmişin bir anısı, geçmişte kalmış yollar, tarzlar gibi göründüğünde, bir uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz. İnsan benliğinin hayalleri ve hedefleri ve arzuları artık önem taşımadığında, ama neyin önemli olduğunu da bilmediğinizde, bir uyanış sürecinden geçtiğinizi bilirsiniz.</p>
<p>Eğer bunu dinliyorsanız ya da okuyorsanız ya da bu mesaj bir şekilde size gelmişse, biz, yalnız olmadığınızı söylemek için burada bulunuyoruz. Bizim taraftan meleksel varlıklar şu anda sizinle birlikteler – gelecekteki bir zamanda değil, çok iyi hatırlamadığınız geçmiş bir zamanda değil – şu anda. Ve basit bir nefes, kendi basit nefesiniz, bizim size yakın olmamızın, sizi sevmemizin, size kendi meleksel aslınızı anımsatmamızın, size muazzam bir şefkat ve sevgi beslediğimizi bildirmemizin kapılarını açar. Yalnız değilsiniz.</p>
<p>Hemen şu anda alacağınız o basit nefes, şu an Dünya’da bulunan ve çok benzer bir süreçten geçmiş ya da geçmekte olan – Ruhu uyanan – binlerce ve onbinlerce insanın sevgisinin ve şefkatinin (size) akmasına izin verir. Size yakın olan sevdiğiniz o şeyleri kaybetmenin nasıl olduğunu onlar bilir. İnanç sistemlerinin her düzeyde zorlanmasının nasıl olduğunu bilirler. Madde dünyasının bir zamanlar önemli olan şeylerinin yok olmaya başlamasının nasıl bir his olduğunu bilirler. Bir ilişkiyi kaybetmenin ya da en azından kaybettiğiniz yanılsamasının neye benzediğini bilirler, (ama bu) kendi benlikleriyle ilişki kurabilmeleri içindir, ve şimdi de siz kendi benliklerinizle ilişki kurabilin diyedir. O basit nefesle, kendinizi açabilir ve artık yalnız olmamanıza izin verebilirsiniz.</p>
<p>Zor ve meydan okuyan zamanlardan geçtiğinizi biliyoruz, ve yaşadıklarınızın büyük bir kısmının çok duygusal ve zaman zaman da çok dramatik olduğunu biliyoruz. Bunu zihninizle/aklınızla anlamaya çalıştığınızı biliyoruz. Sistemler ve yapılar ve yöntemler kullandınız, ama yine de yanıtları bulamadınız. Bunu analiz etmeye çalıştınız, ama bu, analiz edilemeyen bir şeydir. Bu yalnızca hissedilebilir ve deneyimlenebilir.</p>
<p>Çoğunuz gidip yardım aldınız, danıştınız – ister profesyonel danışmanlık olsun, ister arkadaşlarınız – ve onların söylediği yöntemlerin ve sözlerin, kendinizi bilmek ve benliğinizdeki Ruhu bilmek için içinizde duyduğunuz o derin özlemi gerçekte doyurmadığını biliyorsunuz, kalbinizde biliyorsunuz.</p>
<p>Bazen, öylece yok olmak istediğiniz zamanlar olduğunu biliyoruz. Öylece gözden kaybolmak istiyorsunuz. Hatta bu ölümle de ilgili değil, sadece varolmaktan vazgeçmekle ilgili. İnsan için, zihin/akıl için, at gözlükleri takmış ve gerçekte kim olduğunu görmeyen yanınız için, zorluklar, dönüşüm, değişim, bunaltıcı olabilir. Bunaltıcı olduğu kadar öyle bir baskıya da neden olabilir ki, varolmaktan vazgeçmeyi seçersiniz.</p>
<p>Ama şu an sizinle olan melekler ve yanıbaşınızda duran insan melekler, yolculuğunuzu anlıyorlar. Onların bugün size bazı mesajları var, ilk ve en önemli mesaj, yalnız olmadığınızdır. İkincisi, içinden geçtiğiniz işlemin/sürecin aslında çok normal olduğudur. Size kafa karıştırıcı gelebilir ve kendinizi kaybolmuş hissedebilirsiniz, ama gerçekleştirdiğiniz şey çok normaldir. Siz, o eski insan fasetasının/yüzünün ve olduğunuzu sandığınız kişi yanılsamasının, gözden kaybolup yok olmasına izin veriyorsunuz. Ve o yok olurken, en derin ve en sevecen düzeyinizde, sizin de Tanrı olduğunuzu, sizin de Ruh olduğunuzu, tanrısal olduğunuzu, o eski insan kimliğinin sizi artık kısıtlamadığını bilmeye başlıyorsunuz; ebedi olduğunuzu, muhteşem olduğunuzu ve kendi gerçekliğinizi, hatta şu anda Dünya’da nasıl yaşayacağınızı seçebileceğinizi anlamaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Çevrenizde toplanan bizler, sizinle, tüm yanıtların içinizde olduğunu paylaşıyoruz. Yanıtlar bazı gurularda bulunmaz. Bazı meleksel varlıklarda bulunmaz, yanıtlar içinizdedir. Şimdiye kadar yaptığınız gibi bu dualite halinde yaşamak, aydınlık ve karanlık, iyi ve kötü, eril ve dişil kavramlarıyla yaşamak, yanıtların başka bir yerde olduğunu söyleyen inanç sistemini kabul etmenize neden oldu. Oysa onlar gerçekten içinizdedir. Yanıtlar, içinizdeki en gerçek ve en değerli yerden gelirler, ve o sessiz anlarda, nefes aldığınız anlarda, kendinize kabul verdiğiniz anlarda keşfedilebilirler.</p>
<p>Sizinle şunu paylaşıyoruz; bir hedef yok, bir amaç yok, uzak bir yerlerdeki bir cennette olup da sizi bir labirentten geçiren ya da bir engelli koşuya sokan bir Tanrı yok. Ama gerçek şu ki, yaşamınızdaki herşey sizin yaratınızla ilgilidir, sizin güzelliği keşfetmenizle, gerçekliğin derinliklerini keşfetmenizle ilgilidir. Şu an hayatınızda deneyimlediğiniz herşey, sizin seçiminizdir. Bunu size yaptıran dışsal güçler ya da varlıklar yoktur. Hiç kimse yaşamınızın yazgısını belirlemiyor ya da zorla kabul ettirmiyor. Herşeyin sizin seçiminiz olduğunu keşfedeceksiniz.</p>
<p>Belki çok derin ya da sizden uzak bir yanınız, şimdiye kadar bildiğiniz şekliyle bu yaşamı deneyimlemek istedi, ama bunu sizin yarattığınızı anlayın. Ve bunu anladığınız zaman ve kendinizi sahiplendiğiniz zaman, yolculuğunuzun güzelliğini de anlamaya başlayacaksınız. Aslında hiç kaybolmadığınızı anlayacaksınız. Sadece bir deneyimin derinliklerine dalmış, zaman zaman ıstıraplı da olsa (bu deneyimin sunduğu) zenginliklerle dolmuştunuz, ve bunlar ruhunuza yeni bir derinlik ve anlam kazandırmıştır.</p>
<p>Böylece bugün ve gerçek benliğinize uyandığınız şu an, o eski insan benliğinize güle güle demek zamanıdır. Siz ona tutunmaya ve onu tamir etmeye ve onu yeniden diriltmeye çalıştınız, ve şimdi, sizi sürekli dönüp duran o eski atlı karıncada tutan eski anlayışın, ‘yaşamların ilerlemesi-gelişmesi’ anlayışının o insan kimliğine, sınırlı inançlarına, o eski karma yollarına güle güle demek zamanıdır. Buna güle güle demek zamanıdır.</p>
<p>Bir yanınız buna üzülecektir. Bu, bilincin ölümüdür, fiziksel bedenin değil, bilincin ölümüdür. Ama eski benliğinize güle güle dediğinizde, sıkışıp kalmış ya da yaralı enerjileri, artık size hizmet etmeyen ve çok, birçok yaşamdır da hizmet etmemiş olan enerjileri salıverirsiniz.</p>
<p>Eski insan benliğinize güle güle dediğinizde, yeni bir özgürlük keşfedersiniz. Bu sanki artık gerek duyulmayan bir kostümü ya da zırhı çıkarmaya benzer. Eski insan veçhesini salıverdiğinizde, güle güle dediğinizde, daha muhteşem olan benliğinizin, tanrısal benliğinizin, sizi sabırla bekleyen, bu güzel oyunu ya da deneyimi oynamayı bitirmenizi sabırla bekleyen, ve bir seçim yapıp gerçek sizi, tanrısal sizi bu gerçekliğe şimdi davet etmenizi bekleyen meleksel benliğinizin gelmesine izin veren bir alan yaratırsınız.</p>
<p>İnsan benliğinize güle güle dediğinizde, korku, ölüm ve kontrolü kaybetmek gibi sorunlar ortaya çıkar. Ama sevgili dostlar, bunların tümü yanılsamadır. Olduğunuzu sandığınız kişiyi salıverdiğinizde, gerçekte olduğunuz herşeye yer açarsınız. Şu anda şöyle bir hisse sahipsiniz; bırakacak olursanız, asla geri gelmemek üzere, asla bulunmamak üzere sonsuz ve karanlık bir uçuruma yuvarlanacak, hatta boyutlarda ve evrenlerde kaybolup gideceksiniz. Ama şu anda sizinle olan bu melek grubu, sizinle olan insan grubu, hepsi bu deneyimden geçti, ve olduğunuzu sandığınız kimliği bıraktığınızda, en mahrem, en güzel düzeyden kendinize güvendiğinizde, gerçekte kim olduğunuzu keşfedeceğinizi hepsi biliyor.</p>
<p>Bu elbette sizin seçiminizdir. Size kalmış bir şeydir. Ama bize çağrıda bulundunuz, dua ettiniz, yanıtlar istediniz, ve biz de bu nedenle bugün çıkageldik.</p>
<p>Gerçek benliğinize uyanırken, bildiğiniz Dünya’ya da güle güle dersiniz. Birçokları Dünya’ya “Gaia” diyor, toprak, su, gök diyor. Oysa Gaia aslında Dünya’ya hizmet eden, Dünya’yı, onun tüm unsurlarını, tüm hayvanlarını ve tüm ormanlarını, Yerkürenin başlangıcından bu yana besleyen bir ruhtur. Kendi benliğinize uyanırken ve Gaia’yı salıverirken ya da ona güle güle derken, bu gezegenle ilgilenme sorumluluğunu başka bir ruhun alması gerekmediğini anlarsınız. Onun parçası olmak sizin sorumluluğunuzdur.</p>
<p>İçtiğiniz suyun, üzerinde yürüdüğünüz toprakların, gözlerinizle gördüğünüz gökyüzünün, tüm bitki aleminin ve hayvan aleminin sorumluluğunu siz ve tüm diğer insanlar alabilsin diye Gaia’nın ruhu yavaş yavaş gidiyor. Yaptıkları için Gaia’ya teşekkür etmek, ona elveda demek, ve şimdi bu gezegenin sorumluluğunu kendiniz üstlenmek, ne kutsanmış ve güzel bir deneyimdir.</p>
<p>İçinden geçtiğiniz uyanış sürecinde, bildiğiniz insan bilincine de güle güle demek zamanıdır. Artık asla aynı kişi olmayacaksınız. Dünya, yakın geçmişte yeni bir döneme ve yeni bir aleme geçti. Biz buna yeni bilinç ya da Yeni Enerji diyoruz. Bu yeni bilinçte herşey değişiyor. Dünya, insan bilinci ve insanlar şu anda tekamül ediyor. Dışarda gördüğünüz değişim kargaşa gibi görünebilir. Herşey çözülüyormuş gibi, çöküyormuş gibi görünebilir. Önemi olan ürünlerde, mallarda kıtlık varmış gibi görünebilir. Sanki herşey sürekli sınırlarda geziniyormuş gibi görünebilir.</p>
<p>Bunu da bırakmak zamanıdır, çünkü insanlık muazzam bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Önemli değişimlerden geçiyor, ve yakıt ve petrol kıtlığı gibi görünen, aslında daha çok, teknolojideki yeni gelişmelerle ve yeni enerji kaynaklarıyla ilgilidir. Eski fosil yakıtı kullanmak yerine, yeni yakıtların keşfiyle ilgilidir. Gıda kıtlığı olarak görünen, aslında biyolojiyle yeni bir biçimde nasıl ilgilenileceği, onun yeni bir biçimde nasıl beslenileceği, ürünlerin yeni, verimli ve doğal yoldan nasıl yetiştirileceğiyle ilgilidir.</p>
<p>Hükümetlerdeki değişimler, politikalardaki değişimler, hepsi bu sürecin bir parçasıdır. Şimdi korkuya kapılıp dünyaya ne olacak diye kaygılanmak kolaydır, ama bu melek grubu ve bu insan grubu, bunun yalnızca evrimleşmek olduğunu biliyorlar. Değişimin bir keşmekeş gibi görünebileceğini biliyorlar, ama evrimin ve genişlemenin doğal yasası şu anda iş başındadır, ve siz de ona katılmaktasınız.</p>
<p>Bildiğiniz dünyaya güle güle demek zamanıdır, hatta finans, bolluk ve zenginlik anlamında da. Çünkü, ah, Dünya üzerindeki zenginlik, güç, para, fazla uzun bir süredir yalnızca birkaç yere odaklanmış, ve sadece birkaç kişinin elinde ya da birkaç ülkenin tekelinde olmuştu. Ve yeni bilinçte, bu dengesizlik artık iş görmeyecektir. Böylece zenginlik, hatta güç diyeceğiniz şeyin dengesi yeniden düzenlenecektir. Bu, herhangi bir insana daha azı düşecek demek değildir, bu sadece, geride kalmış olanlar şimdi (ilerdekilere) yetişecek demektir.</p>
<p>Dünya parçalanmıyor, dünya tekamül ediyor. Dünya yeni düzenlemelere, yeni-dağıtımlara gidiyor. Dünya daha dengeli ve daha adil bir hale geliyor.</p>
<p>Uyanış sürecinde şeyler karanlık gibi görünebilir. Hatta kötü, felaket gibi görünebilir. Çok kafa karıştırıcı görünebilir, ama biz, bunun yalnızca evrimleşme olduğunu size söylemek için buradayız. Dünya devam edecek. Yeni Enerji gelecek. Bilimle ve matematikle ilgili yeni anlayışlar, teknolojiyle ve eğitimle ilgili yeni anlayışlar, bunların hepsi şu anda gelmekte.</p>
<p>Uyanış sürecinde yalnızlık hissedilebilir, çünkü bu, başkaları size söylemeden, başkalarının inanç sistemleri sizin yaşamınızı biçimlendirmeden ve yaratmadan kim olduğunuzu yeniden keşfetmenizle ilgilidir. Yaşamınızın çok karanlık ve yalnızlık içeren ve bazen de çok kederli bir bölümünden geçtiğinizi, kendinizi çok kaybolmuş ve kafası karışık, sanki kimse dinlemiyormuş gibi hissettiğinizi biliyoruz. Ama bu meleksel varlıklar ve insanlar size bizim duyduğumuzu bildirmek istiyorlar. Biz kim olduğunuzu biliyoruz. Nelerden geçtiğinizi biliyoruz. Ve asla yalnız olmadığınızı bilmenizi istiyoruz.</p>
<p>Uyanış süreciniz açılmaya devam edecektir, ve bu sürdükçe, siz de onun içerdiği güzellikleri göreceksiniz. Tanrısal bir varlık olarak sizin bunu aslında kendiniz için planladığınızı göreceksiniz. Korkunun gittiğini göreceksiniz. Dualitenin yanılsamaları gidiyor, ve yerini, birliğin bilinmesi alıyor.</p>
<p>Bugün size meleklerden, insanlardan, ve uyanış sürecinden geçen tüm varlıklardan bu mesajı getiriyoruz; yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir.”</p>
<p>Böylece sevgili Şambra, ben Tobias şimdi son bölüme geçiyorum. Biz, uyanmakta olanlara verdiğimiz bu mesajın tüm enerjilerini toplamayı ve biraraya getirmeyi sürdüreceğiz. Ha, bu sadece yazılı sözcükler ya da bir kasetteki, bir CD’deki sözcükler olmayacak. Çünkü bu mesaj için çağrıda bulunanlar, onlar sizi hissedecekler. Onlar sizin sevginizi ve şefkatinizi ve paylaşımınızı hissedecekler. Ve bu aslında onların kendi zihinlerinden çıkmalarına yardım edecektir, mücadele ettikleri, direndikleri yanlarına kendilerini açmalarına yardım edecektir.</p>
<p>Bakın, kendi uyanışınızdan da bildiğiniz gibi, çok istediğiniz bir yanınız var ve çok direndiğiniz bir yanınız var. Uyanışı istiyorsunuz, ama uyanıştan da korkuyorsunuz, ve ıstırabın ve belirsizliğin büyük bir bölümüne de bu ikilem, bu çatışma neden oluyor. Bu, geçmişten de anımsayacağınız gibi, tıkanıp kalmanıza neden olmuştu ve hâlâ oluyor. Bazıları buna çitin üstünde oturmak diyor. Ben buna sadece, sahipsiz topraklarda, Eski Enerji bilinciyle uyanış arasındaki bir yerlerde sıkışıp kalmak diyorum.</p>
<p>Biz birlikte tüm deneyimlerinizi, tüm bilgeliğinizi, tüm şefkatinizi ve sevginizi ördük/dokuduk, ve şimdi… şimdi bunu rüzgara salalım. Onu bir potansiyel olarak ya da onlarca, binlerce potansiyel olarak salalım. Onu, şu anda gereksinim içinde çağrıda bulunan her insana ışıması için salalım. Onu gündemsiz, beklentisiz salalım. Biz hiç kimseyi hiç bir şeye dönüştürmek istemiyoruz. Biz üye toplamaya çalışmıyoruz. Yaptığımız şey, sevgimizi ve deneyimimizi paylaşmak, o öğretmen yanımızı paylaşmak, yalnız olmadıklarını onlara anımsatmaktır.</p>
<p>Bazıları bunu kabul edecektir, birçoğu da belki reddedecektir. Ama kabul edenler derinlere dalacaktır. Ve bu, berrak bir biçimde içselleşecektir. Onlara yeni bir umut verecektir.</p>
<p>Ve siz şimdi diyorsunuz ki, “Tobias, nasıl oldu da bu mesaj bana verilmedi? (kahkahalar) Nasıl oldu da ben bunu almadım?” Eh, belki Einstein’in biraz açıklamak isteyeceği ilginç fizik kurallarına girebilirdik ama, bunu az önce siz kendinize yazdınız.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">ŞAUD 10: “Uyanmakta Olan İnsanlara Bir Mektup”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
7 Haziran 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra. Bugün hemen soru ve yanıtlara geçeceğiz ve biraz da Einstein ile söyleşeceğiz.</p>
<p>Bugün, Şambra’nın enerjilerini ve deneyimlerini ve bilincini, uyanmakta olan insanlar için çok özel ve dikkatle tasarlanmış bir mektupta topladık. Bu mektup bazıları tarafından okunacak, bazıları tarafından duyulacak, ve birçokları tarafından hissedilecektir. Bu mektup, rehberlik arayışı, teselli arayışı, şefkat arayışı içinde çağrıda bulunanlar içindir. Ve bugün bu Şambra grubuyla birlikte, biz de tam olarak bunu yarattık.</p>
<p>Bu mektup aynı zamanda gelecekteki potansiyel benliğinizden gönderildi – beş ya da yirmi yıl önceki benliğiniz ya da birkaç yaşam önceki, karanlıkta olan, kaybolmuş olan, arayış içindeki, dualarını ya da taleplerini duyacak olanlara salan benlikleriniz (için). Ve duyan, onun ( o benliklerin) gelecekteki potansiyeli oldu, yani siz, şimdi burada oturan ve yine size, kendinize, “Tamam. Herşey yolunda. Bu güzel bir süreç, doğal bir süreç. Evet, bazen korkutucu olur, bazen yalnızlık içerir, ama sen de Tanrısın” diyen bir mektup gönderen siz. Bu mektup, çağrıda bulunan o veçhenize rüzgarla geri giderek, ona gerçekten tanrısal olduğunuzun güvencesini verdi.</p>
<p>Böylece şimdi – soru ve yanıtlardan önce – bugün verecekleri mesaj için Einstein’i, Barbara’yı dinlemek isterdik.</p>
<p>BARBARA: Çok teşekkür ederim Geoff, Tobias, Linda. Einstein’in çok güzel bir mesajı var. Burada bir dakikayı kendime ayıracağım, ve üzgünüm ama bunu bana siz yaptınız ve bunu söylemek zorundayım. Ben bu insanlara, onları dünyanın her yanından buraya çağıracağıma söz verdim. Onlar bunu özellikle bekliyorlardı, ve İnternet bir an için çöktüğünde hepsinin “Hayır!” dediğini duydum. Ve biz derin nefesler alıp durduk ve şimdi İnternet yeniden geldi. Ama her şeyden önce Sylvia, onu sonra dudaklarından öpeceğim. Yani seni seviyoruz. Laura, buraya gelmeni sabırsızlıkla bekliyorum. Maria, çok güzel, çok teşekkür ederim. Lucietta ve Andre, Marius ve Carmen, Georgetta, Florin, Carmen ve İlliana, elbette, Alfred ve Timea, ve Elizabeth, Budapeşte’deki harika çevirmenim, teşekkür ederim. Hamburg’da olacağımız sürece Einstein’i Almanca’ya çevirecek olan Maryann ve Heinrich. Yunanistan’daki Maria, oraya geliyorum. Kinga, Sylvia, Varda, teşekkür ederim. İsrail, geliyorum. İnga, Danimarka, geliyorum. Kanada’daki Maria, sen hayatımı kurtardın, teşekkürler tatlım. Ve Corpus’daki Brandon, o aşk mektupları senin içindi ve İan için de. Böylece… teşekkür ederim.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Bu zamanda sadece en tanrısal ışığın size inmesini ve en büyük iyiliğin burada mevcut olmasını emrediyoruz. Bugün buraya gelip de, bu dünya çapındaki iletime katılarak bu aşk mektubunu evrene sunmak, oldukça çarpıcı bir şey, öyle değil mi?</p>
<p>Ve ben bugün, ölümümden sonraki yaşamımla ilgili ve ölüm-sonrası yaşamımdaki (ahiretteki) bu üç hergeleyle olan ilişkim ve hepimizin nasıl biraraya geldiği ve nereye gittiğimiz hakkında, kısa bir öykü anlatmak istiyorum. Şöyle başlayayım, öbür dünyaya gittikten sonra, elbette herşeyin nasıl işlediğini çok merak ediyor, bilmek istiyordum. Tıpkı yaşamımdaki gibiydim, ve çevrede dolanıp şeylerin doğasına bakarak, gerçek yaşamda hiç gerçekleştiremediğim o Birleşik Alan Teorisini anlamaya çalışırken, bu üçlüye rastladım. Saint Germain ve Tobias ve Kuthumi’yle birlikte düşünüyor ve şununla ya da bununla ilgili bazı büyük tartışmalar yapıyorduk. Ve aslında, Barbara kanalıyla nasıl konuşulacağını bana bu üçü öğretti. Ve ben herşeyden önce Barbara ile müzik yoluyla ilişki kurdum, ama sonra da kanallık etmeye başladığında.</p>
<p>Ona ben olduğumu ve – 12 varlıktan oluşan – ortaklarım olduğunu söyleyemedim, gerçi o zamanlar daha tam 12 değillerdi, ama öbür dünyada bu üçüyle uzun uzadıya konuştuktan sonra, benim görevim, bireysel insanın içindeki çelişkiyi çözecek bir işlem geliştirmekti. Şimdi tüm bu harika kavramlar çok güzel öyküler, taa ki fiziksel biçimdeki insan bedenine getirilip de test edilene, sınanana kadar.</p>
<p>Ve böylece Barbara, Theresa ve Lily ile tanıştırıldı ve onlar yoğun bir çalışmayı başlatarak, ortaklarım ve Meclis’le birlikte üzerinde çalıştığım bu kavramları dinlediler, ve biz birkaç yılı onları esinlendirerek geçirdik, ve bu kavramların iş görüp görmediğini anlamak, insan arenasında denemek amacıyla da, onlardan bu kavramları alıp işler hale getirmelerini rica ettik. Ve, meleksel güçlerle konuştuğuna inanacak kadar deli, ama bu işlemin ve bu derin bilişin taşlarını birleştirecek ve o sıradan, günlük hayata sokacak kadar da akıllı olan bu üç kadını izlemek, inanılmaz bir süreçti.</p>
<p>Ve o süreçte, 1998’e kadar, Barbara bitmek bilmeyen saatler boyunca çok karmaşık materyallere kanal oldu, ama biz eğitim amacıyla bu materyalleri basitleştirdik. Ve bir insanın, fiziksel beden aracılığıyla o yüksek bilgilerden yalnızca bu kadarını iletebileceği anlaşılınca, onun biraz dinlenmesine karar verdik. Ve o dönemde ben tüm o bilgileri alıp bu serserilere getirdim, ve onlar da kendi araştırmalarına başladılar.</p>
<p>Ve bir gün bir uçakta, başka hiçbir yere gidemeyen dinleyicileri yakalamışken Geoffrey’i tuzağa düşürdüler ve ona, bu bilgilerin sözcüsü olacağını bildirmeye başladılar. Ve hepinizin tanık olduğu gibi ve katılımcısı olduğunuz gibi, bu bilgi, bu Yeni Enerjiye, yapacağınız bu Kuantum Sıçramasına hazırlık olarak yeni bir biçimde sunuldu. Ve Geoffrey ile Linda size bu bilgiyi getirmek için ve kendi bedenlerinden onu geçirmek için ve verimli bir kuruluş olmak ve bol bol bilgi ve esin ve rehberlik ve yardım ve şefkat sunabilmek amacıyla kendi yaşamlarını değiştirmek için uzun, çok uzun saatler sevgiyle çalıştılar.</p>
<p>Ve birinin Geoffrey’e benim kitabımın metnini vermesi de mükemmel bir zamanlamaydı, ve o da kitabı mükemmel bir zamanda okudu. Ve işte o zaman, bilirsiniz işte, eterik alemlerde bulunan hepimiz, en mükemmel zamanda biraraya gelmelerini sağlayacak şekilde insanları etkileyebildiğimiz için kendimizi kutladık, ve böylece Geoffrey, zaten olmakta olanın bir parçası haline gelmesi için Barbara’yı davet etti.</p>
<p>Yani insan aklıyla yakınlarda tanıştıklarını ve tanışma zamanının bu olduğunu düşünseler de – hayır. Uzun zamandır süregelen bir planlama söz konusudur – bunu biraraya getirmek çok uzun bir zaman aldı, ve çok tanrısal bir zamanlamayla programlamayı gerektirdi. Ve hepimiz Kuantum Sıçramasına vardığımızda, ne sıçramaydı ama, öyle değil mi? Bu etkinliğe katılmak için orada bulunan herkes, bunun nasıl biraraya geldiğini gördü. Ve bu, perdenin her iki yanında büyük bir kutlamaya neden oldu.</p>
<p>Ve sonra Barbara, Geoffrey ve Linda’nın sürdürdüğü bu rock and roll yol etkinliklerine katılma daveti aldı, ve Barbara bu fırsata ve bu mesajı iletme fırsatına atladı, ve biz büyük onur duyarak ve biraz da üzüntüyle, bu işbirliğinin sona ermeyeceğini söylüyoruz. Her zaman birlikte çalışan ve bu şefkati gezegende teşvik eden bir grup olmayacaklarını söylemiyoruz. Ama bizim Barbara için hep özel planlarımız vardı, ve o, tüm Avrupa’nın onu beklediğini öğrendiğinde, Hamburg’da yapılacak yaz kutlamalarındaki Kırmızı Çember yol etkinliğinde resmi olarak son kez sahneye çıkacak, ve biz ona yeni bir yol yaratacağız, böylece bu mesaj giderek daha fazla insana – binlerce ve yüzbinlerce ve milyonlarca insana – ulaştırılacak.</p>
<p>Ve böylece, perdenin arkasında meydana gelen esin verici şeylerden biri de Tobias’ın – bu değerli insan yaşamına baktıktan sonra – yeniden böyle bir deneyime soyunarak, tüm bu bilgiyi fiziksel bedene getirmek istemesi oldu. Böylece biz de, onu bu güzel biçimde yeniden fiziksel forma yollamaya hazırlanıyoruz. Ve bundan sonra ben, uzun süredir araştırma yapan ve çok iyi öğrenenlerinizle yeni bir eğitim dizisine başlayacağım. Ve Saint Germain de bana eşlik edecek ve biz zamanda yolculuk, maddeleştirme ve maddeyi yok etme ve, elbette, cisimleri tezahür ettirmeyi size öğretmeye başlayacağız, ve bir yeşil kalem tezahür ettirmekle kırmızı bir Ferrari tezahür ettirme (kahkahalar) işleminin aynı olduğunu öğretebileceğiz. Böylece bu, bolluk akışının artmasına yardımcı olacak ve cisim/madde tezahür ettirmede sizin aktif katılımınızı sağlayacaktır.</p>
<p>Böylece, bugün burada olmak bizim için bir mutluluktur ve dediğimiz gibi, az da olsa bir hüzün var, çünkü bu yol etkinlikleri hepimiz için harika bir yolculuktu, ama bu ancak bundan sonra genişlemeye başlayacak ve ben ve – ona seslendiğim gibi – üçüncü Bayan Einstein’im… ve şunu da söylemem gerekir ki, ben karılarımla, bugün Tobias’ın (kendi karısıyla ilgili) ifade ettiği ilişkilere sahip değilim! Sevdiğim tüm kadınlarla burada olmaktan mutluyum ve bu güzel bedenin benim çalışmamı temsil etmesinden büyük bir onur duyuyorum. Ve ben hep, onun bu güzel kadın olmasının bir nedeni olduğunu söyledim, ve onun şarkı söyleyecek olmasının da bir nedeni var. Aslında göreceğiniz (tanık olacağınız) müzik, gelecek yıllarda ona yolu açacak, ve siz onun gezegeni etkileyebilen uluslararası bir ışık, bir projektör olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Ve dünyanın neresinde olursa olsun, Barbara’yı her gördüğünüzde, Tobias’ı göreceksiniz, Saint Germain’i göreceksiniz, Kuthumi’yi göreceksiniz, Geoff ve Linda’nın ruhunu göreceksiniz. Hepinizi göreceksiniz, bunların tümünü mümkün kılan hepinizi. Ve böylece, bugün burada olmak ve bize yönelteceğiniz soruları yanıtlamaya çalışmak, bizim için büyük bir onurdur.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Böylece… eski karılarımla ilgili bir daha yorumda bulunmayacağım. (kahkahalar) Bakın, biz insanları dinliyoruz. Onlar ilişkiler hakkında şakalar yapıp duruyorlar ve sizi güldürmeyi sürdürmek her zaman için iyi bir şeydir. Böylece, sorularımızla başlayalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, Saint Germain ve Kuthumi, Kuantum Sıçraması’nda Saint Germain, bir dolu başka insanın hastalıklarını ve sorunlarını taşımaktan vazgeçme zamanı olduğunu söyledi. Peki, ölümü ve zorlukları seçermiş gibi görünen bir eşle hâlâ birlikteysek, sevinç, neşe ve kolaylık içinde yaşamayı nasıl seçeriz? Ben gerçekten bu dramın içine çekilmemek konusunda zorlanıyorum ve (birlikte) kalıp kendimi mutlak/egemen hissedebileceğimden de artık pek emin değilim. Lütfen yardım edin.</p>
<p>TOBIAS: Yine ilişki sorusuna çattık, gerçekten de! Çoğu ilişkiler bir eski enerjide kuruldu ve çoğu kez de birçok karmik katmanlarla birlikte. Hepinizin ve her birinizin şunu anlaması gerekiyor, siz kendi benliğinizsiniz, bir ilişkiyi zorlamak durumunda değilsiniz. Ve bazen, o eski karmik katmanlar ya da o eski sorumluluk ve suçluluk hisleri, sizi ikiniz için de sağlıklı olmayan bir ilişkiye bağlı kılıyor.</p>
<p>Bu bize zaman zaman çok açık görünüyor, ama yine de bu ilişki sorunları bazı en derin ve kopması en zor sorunları oluşturuyor. Başkalarına önerdik ve şimdi sana da önereceğiz, sana eş olan o kişiden uzak, biraz zaman geçir. İster kendine ait bir yerin olsun, ister bir dairen ya da katın, biraz onsuz zaman geçir ve gerçekten kendine kendin için zaman ayırma armağanını ver. Diğer insanla olan ilişkin hakkında çok daha berrak bir anlayışa sahip olursun. Ve çoğu kez, artık varolması gerekmeyen ve salıverilecek enerjiler olduğunu görürsün.</p>
<p>Ayrıca, bunu her birinize söylüyorum, artık size hizmet etmeyen ilişkileri salıvermekten korkmayın. Suçluluk ve sorumluluk ve bir başka insana bakmanız gerektiği hislerine kapılıyorsunuz. Ama bu, kendinizin de bir Tanrı olduğunuzla ilgili öğrendiğiniz herşeyin antitezi değil mi? Bazen, her ikinize de hizmet etmediği halde bu ilişkileri sürükleyip duruyorsunuz. Buna nefes al, kendine zaman ayır, ve eğer ilişkiyi bırakmayı seçecek olursan, bunu sevgiyle yap ve suçluluk duymadan yap. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bu, burada olamayan sevgili bir Şambra dostun sorusu. Şöyle diyor, “Neredeyse 30 yıldır kronik ağrılar içindeyim. İki yıl kadar önce karıncalanma şeklinde sırt ağrıları deneyimlemeye başladım. Dönem dönem iyileşir gibi oldu, ama ben sevdiğim faaliyetlere başlayacağım ve aktif bir yaşam sürdüreceğim diye heyecanlanır heyecanlanmaz, beni çok halsiz bırakan ağrı dalgaları vurmaya başlıyor. Ben aslında artık yaşamıyorum, sadece hayatta kalıyorum. Kurban rolü oynadığımı ve bunda da oldukça başarılı olduğumu fark ettim. Bunu salıvermeye hazırım, ama sanki daha bilincine varamadığım yanlarım var gibi. Ne kadar uzun bu halde olursam, durumun değişeceğine inanmak da o kadar zorlaşıyor. Bu ağrının ve yalnızlığın bana nasıl hizmet ettiğini, ve bu kendi-kendimi hapsettiğim hapishaneden çıkıp yeniden yaşamaya başlamak için ne yapmam gerektiğini anlamama lütfen yardım edin. Teşekkür ederim.”</p>
<p>TOBIAS: Albert.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Bu, şimdilerde hissediyor olabileceğin kadar karmaşık değil. Ve ben sana çok kısaca, tanık koruma programı diyeceğimiz bir şeye başlamanı söyleyeceğim; her sabah uyandığında kendini (hayata, yaşamaya) ada, ve sonra o güzel teşekkürünü et, “mucizevi yaşamın bir başka günü için teşekkür ederim” ve anla ki, ağrılarına ve hapsedilmiş olmana rağmen, hayatta olman ve bunu deneyimliyor olman ve bunun üstesinden gelmek zorunda olman, güzel bir mucizedir, ve buraya geliş nedenlerinden bir tanesi de – bunun üstesinden gelmekti. Ve sonra da o gün için kendine tanık olacağına dair niyet et ve ben senin şunlara bakmanı istiyorum. Çakışan döngüler halinde olan üç belli insan boyutu vardır, ve tıpkı fiziksel bedeninin içine bakıyormuşun gibi – senin bir kalbin var, bağırsakların var, karaciğerin var &#8211; bunların hepsi farklı şeyler yapar.</p>
<p>Ve biz şimdi senin bu üç farklı şeye bakmanı istiyoruz. İlki, duygu ve senden akan o enerji – o saf duygu enerjisi. Ve o duyguyu tümüyle kucaklayabilmen için, kendini neden kötü hissettiğinle ilgili akılcı bir nedene sahip olman gerekmiyor. Yalnızca kendine dönüp hissetmen ve nefes alman gerekiyor. Ne anlayış ama, değil mi? Ve ağrı hissettiğin ya da öfke hissettiğin her an, içine dönebilmen ve şöyle demen, “Biliyor musun, bunu neden hissettiğimle ilgili bir neden oluşturmam gerekmiyor. Benim onunla samimi/mahrem bir ilişki kurmam gerekiyor.” Bunların hepsiyle – öfke, korku, keder, ağrı/acı – ve bunları nefesle içinden geçirmek ve hareket ettirmek. Enerjiyi hareket ettir.</p>
<p>Şimdi, bakacağın bir başka şey de senin akılcı yanın. Ve bunlar da, bilirsin işte, ‘bunun üstesinden gelemezsin’, ‘bu hep burada olacak’, ‘ben değerli değilim’ gibi mesajlardır. Bu suçluluk içeren mesajlar. Bu akılcı faaliyet sürekli var. Ve bizim senden yapmanı istediğimiz şey, herşeyden önce, bu ikisini ayırmandır, ikincisi de, akılcı mesajlarını gözlemlerken ve tüm o seni-yenen akılcı frekansların sana konuştuğunu gördüğünde, kendinle küçük bir tartışmaya girişmen, ve “sen iskemlede oturan bir mucizesin” diyen, bunu yapabileceğini, kendini iyileştirebileceğini, kendini iyileştireceğini söyleyen meleksel alemlerin mesajını içine almandır. Bunu nasıl gerçekleştireceğini bilmeyebilirsin, ama gerçekleştirirsin, ve sonra duygusal frekanslarına döner, onları nefesinle içinden geçirirsin, ve bu, sezgine yer açar.</p>
<p>Ve sezgin her zaman sana küçük bir bildiride bulunur, ve sen onun sezgi olduğunu böyle anlarsın. Senin neden dinlenmeni istediğini açıklamayacaktır. Sana sadece “dinlen” diyecektir. Ve sonra sen aklının “Dinlenemem. Yapacak çok işim var” dediğini izleyeceksin. Ve sonra dinleyeceksin; “Dinlen” diyecektir. Ve sen yine “Hayır, hayır, dinlenemem. Bu, bu kadar basit olamaz” diyeceksin. Ve sen yüzünü çevireceksin ve o yine “Dinlen” diyecek. Ve eğer meleklerin sesini ve meleksel alemleri içine alırsan, çok geçmeden aklın, “Biliyor musun, belki de şu yaşlı ve deli Yahudiyi dinleyip dinlenmeliyim” diyecektir.</p>
<p>Ve sen bu şekilde şimdi duygusal enerjiyi içinde hareket ettirirsin. Akılcı mesajlarla başa çıkıp onları tanrısallığın olumlu gücüne çevirir, sezginin gelip her üçünü de dengeleyeceği güzel bir alan yaratırsın ve sonra dinlenirsin. Ve bu seni, şimdi hayal edebileceğinin çok ötelerine götürecektir.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bize lütfen Fransa hakkında bazı içgörülerini söyler misin. Neden burada sanki bir mezhep ya da tarikat avına çıkılmış gibi görünüyor? Fransa’nın üstlendiği belli bir dini rol mu var? Ben, Katolik Kilisesi’nin, kilisenin büyük kızkardeşi olduğunu duyarak büyüdüm, bu ne anlama geliyor? Ve başkanımızın geçenlerde, katedrale bağlı bir rahip olmak amacıyla Vatikan’a yaptığı ziyaretten haberiniz var mı? Ve yakında geliyor musun? Ben gerçekten bu konuda söyleyeceklerini duymak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten. Şimdi, hepinizin bildiği gibi, Adamus Fransa’ya karşı büyük bir sevgi besliyor, belki de orada bulunması mümkün olan insani düşkünlüklere duyduğu büyük sevgi yüzündendir. Ama ben Tobias, sana kendi bakış açımı sunacağım. Kilisenin – Katolik Kilisesi’nin – enerjisi, Fransa tarihinin, gerek bilinen geçmişinin gerekse gizli geçmişinin derinlerine gömülmüş durumda. Kilisenin uzun süre korunması tehlikeye düştüğü zamanlarda Fransa’da – nasıl desek – birçok ayinler ve törenler yapıldı. Bunlar, orada gerçekleştirilen ve kökleri çok, çok sıkı bir biçimde Fransa’daki Katolik Kilisesi’nin enerjisine dayanan ayinler ya da gizli toplantılardı.</p>
<p>Çok, birçok yüzyıl önce, (Katolik Kilisesi) diğer ülkelerden silinecek olursa ya da Roma’nın kendisi düşecek olursa, Vatikan, şimdi İtalya dediğiniz topraklarda olmayacak olursa, (Katolik Kilisesi) Fransa topraklarında hep yeniden ortaya çıkacaktı. Böylece bu çok derinlere kök salmış enerji orada hâlâ güçlü bir biçimde iş başındadır, ve bu, senin gördüğün türden tepkilere neden olmaktadır – hükümet, liderlerin bir çoğu, kontrolü elinde tutanlar – tam anlamıyla her türlü dışsal enerjiyi içeriye sokmamaya çalışmaktadır.</p>
<p>Şimdi, hepimiz biliyoruz ki, bu işe yaramıyor. Bir enerjiyi kontrol ettiğiniz ya da bastırdığınız zaman, o tam anlamıyla kendi baskı türünü oluşturur ve er ya da geç patlamak zorundadır. Biz burada bir öngörüde bulunmuyoruz, biz bir gerçeği dile getiriyoruz. (Tobias kıkırdar) Ama kontrolün ya da baskının ya da bu tür enerjilerin olduğu her sefer, birşeyler olacaktır. Bu, Yerkürenin içinde olabilir, ki bunu dünyanın her yanında görüyorsun. Depremlerin olduğu yerlere bak. Depremler, enerjinin baskılandığı ya da çarpıtıldığı yerlere vuruyor.</p>
<p>Daha insani faaliyetler diyeceğimiz türden de vurabilir, bombalama, isyanlar gibi. Tekrarlıyoruz, biz öngörüde bulunmuyoruz, ama biz enerjinin nasıl çalıştığını görüyoruz ve bir noktada, Katolik Kilisesi’nin bu eski, çok derinlere işlemiş enerjisi, yoluna devam etmek, bu çok bağlı hale gelmiş yapıdan çıkmak ve Dünya’nın yeni bilincinin parçası haline gelmek zorunda kalacaktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofonda bir kadın): Merhaba Tobias ve Bay Einstein. Ben size birkaç hafta önce olan çok şaşırtıcı bir şey hakkında anlaşılır bir açıklama yapmaya çalışacağım. Ben kalp enerjisini açmak amacıyla bir uygulayıcıyla çalışıyordum, ve keşfettim ki, atalarımın sekiz kuşağı kalbime kanca atmış. Ve biz bunları temizlemeye başladık, ve bunu yaptıkça, onları salıverdikçe, kalbimin genişlediğini ve Dünya’yı kapladığını ve sonra da evreni kapladığını hissettim, ve bu noktada başa çıkması zor bir hal aldı. Ve sonra ansızın ben bir şeye bağlandım – enerjinin ne olduğunu bilmiyorum – ama sanki bir tür yaratıcı enerjiydi, ve çok inanılmaz bir histi. Ve baktığım her yerde o vardı, ve gördüğüm her şeyde o vardı. Aman Allah’ım, kulağa çok klişe geliyorum, değil mi? (kendi kendine güler) Ve bu çok inanılmaz bir histi. Ve ben duygunun ya da hissin ne olduğunu tanımlamaya çalışıp durdum, ama beceremedim. Ve dedim ki, “Bu Tanrı mı?” Ve sanki, hayır, gibiydi, çünkü ona bir ad verirsen, ve onun Tanrı olduğu ve senin de olmadığın bir çizgi oluşur, oysa onun olmadığı hiçbir şey yoktu. Yani o herşeydi demek istiyorum. Ve ben o okyanusu gördüm ve sonra hepimiz onun içinde süzülüyorduk, ve şu küçük buz küpleri, kolları ve bacakları vardı, ve hepimiz farklı olduğumuzu düşünüyoruz, ve o okyanustayız ve o muhteşem potansiyeller okyanusundayız, ve oradan herşeyi çekip biçimlendirebiliyoruz. Bu çok güçlüydü.</p>
<p>Eve döndükten sonra üç gün ağladım, yeniden normale dönüp dönmeyeceğimi bilemiyordum, (kahkahalar) sokaklarda dolandım – bir şeyler yiyor ve ağlıyordum. Uyanıyor ve ağlıyordum, çiş yapıyor ve ağlıyordum (yoğun kahkahalar) – sokaklarda dolandım ve insanlara bakıyorsun ve onları açıklayamayacağım bir hisle seviyorsun, çünkü bu enerjide hiç yargı yoktu. Ve bu enerji sanki hem katili hem de katledileni barındırıyordu, ve onunla ne yaptığın umurunda değildi. Umurunda olan tek şey, onunla yaratmandı. Bir benzin istasyonunda, yanımdaki adam benzin dolduruyordu, ve ben baktım ve (kendi kendime) “Aman Allah’ım, seni kucaklayabilirim ve sana hepimizin bir olduğunu söyleyebilirim!” dedim. Ve sonra “Hayır” dedim. Bu şeye ve bununla ilgili yol-yordama bir katkıda bulunabilirseniz çok müteşekkir olurum. Teşekkür ederim.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Eh, sana Yeni Enerjinin fiziğiyle ilgili kısa bir ders vermek isterim, ve bu herşeyi açıklayacaktır – benim Birleşik Alan Teorim, gerçekten de herşeyin teorisidir – ama sen kendini bir partikül, bir zerre olarak algılarsın. Ben buna bir ‘bilincin derlenip toplanması’ dedim, ve bu derlenip toplanmış bilinç, tam anlamıyla, Dünya’nın merkezindedir, ki burası, tam anlamıyla, bu evren için yaratının başladığı yerdir. Ve senin toplanmış bilincin, gezegenle aynı enerji alanına sahiptir, ve ölçeklendirilebilir haldedir. Öyle ki, Dünya’nın merkezinde toplanmış bir yapı vardır ve bu evreni kaplayacak kadar genişleyebilir. Ve senin için, ya da herhangi bir insan için, şefkatin ışığı bu toplanmış yapıya çarpar ve o yapının yansımalarını içeren çekimsel dalgalar yayar.</p>
<p>Şimdi, o dalganın sana özgü dilimi, senin toplanmış yapına sahiptir, ve elbette tüm gezegen için de toplanmış bir yapıya sahiptir. Böylece elinde iskemlelerin ve ağaçların ve okyanusların ve katillerin ve katledilenlerin ve bunların tümünün toplanmış yapısı mevcuttur, ama seni oluşturan, senin derlenip toplanmış o belirli yapının yansımalarıdır. Ve bunun içinde de o üç insani boyut vardır, ki ilki duygudur. Kaynaktan ayrılan birinci derecedeki şey tümüyle o kalp enerjisidir. Ve bu, gezegenin yüzeyine çıkar, senin fiziksel bedenini yaratır, seni o bilincinle, yani kendi toplanmış yapının içerdiği ve seni sen yapan matematikle doldurur. Bu, Dünya’nın elektromanyetik alanının sınırlarına kadar gider, ve tam anlamıyla Kuzey Kutbunun tepesine kadar çıkar ve oradan tekrar aşağıya iner. Ve enerjinin süregelen bu hareketi, bilim adamlarının kuantum düzeyinde algılamaya başladığı bağdır, ama gezegenin büyüklüğüne göre de genişleyebilir. Evrene genişleyebilir.</p>
<p>Böylece sen kalp enerjini açarsın ve kendini herşeyle ve tüm potansiyellerle birlikte yaratının merkezinde bulursun. Hâlâ kimliğine sahipsindir, ama okyanusun tek tek her bir matematiksel derlenmiş yapısıyla birlikte oradasındır; ve o gördüğün okyanus, o küçük buz küpleri, onların hepsi diğer küçük derlenmiş yapılardı, ve yargı yoktu. Sadece potansiyel vardı. Ve sen o kişinin, o derlenip toplanmış yapının, bir katil olduğunu ve aynı zamanda katledildiğini de görebildin. Bunların hepsini gördün. Evrenin köşelerine kadar genişledin, ve bilincini, o devasa dalgadaki kendi toplanmış yapının yansımaları olan parçalarının birbirleriyle iletişim kurmaya başladığı yere kadar genişlettin. Ve bu bütünlük, ve enerjini hareket ettirmeni ve onu farkında olmanı sağlayan bu genişlemenin darbesi, senin için bu oldukça inanılmaz yolculuğun başlangıcını oluşturdu. Şimdi bu sana gerçekleştirdiğin şey hakkında bir fikir veriyor mu? (kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Buna bir şey eklemek isterim. Albert, kelimeleri kullanmada çok ustasın, gerçekten.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve gerçekten, buna tek bir şey ekleyeceğim. Böyle bir şey deneyimledikten sonra, insan veçhen bunu tekrar ve tekrar ve tekrar deneyimlemek isteyecektir. Gerçek ve tatlı olan bir şeyi hissetmiştir. Dürüst ve çok açık olan bir şeyi hissetmiştir. İnsan yanın bunu yeniden yakalamaya çalışacaktır, ve bu deneyimin yeniden geri gelmesini talep edemeyeceğini gördüğünde, o deneyim çok gerçek ve samimi/içten olduğu için insan veçhesi öfkelenir, bunalıma girer ve kendini öncekinden çok daha küçük hisseder, çünkü senin kim olduğunun büyüklüğünü hissetmiştir, ama kendi benliğinin büyüklüğünü hissetmemiştir.</p>
<p>Onun için, senin zaten hissettiğin gibi, ve senle ben bu konuda konuştuk, bu deneyimi yeniden yaratmaya çalışma. Onu yaşadığın için şükret, gerçek benliğinin ve gerçek ruhunun kendini deneyimleyebilmesi için açık ve berrak bir yol yarattığına şükret. O deneyimi özlemeye ya da arzulamaya çalışma, çünkü o kendi zamanında, kendi biçiminde doğal olarak geri gelecektir. Kendi insan veçhene, bu 3B dünyasına çok odaklanmış olan yanına konuş, ve ona, bunların tümünün senin bir parçan olduğu ve yapay bir biçimde bunu (bu deneyimi) yeniden yaratmaya çalışmasının gereksiz olduğu güvencesini ver. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Benim iki kısa sorum var. Beni hangi adla tanıyorsun Tobias?</p>
<p>TOBIAS: Şimdi, aynı soruyu soran diğerlerine de söylediğimiz gibi, herşeyden önce, bizim o adı telaffuz etmemiz mümkün değil. İngilizce – ve tüm insan dilleri – çok, çok kısıtlı. Adın bir titreşimdir. Onu telaffuz etmeye yaklaşan tek şey belki onu şarkı şeklinde söylemeye çalışmaktır, ama Cauldre’nın bu sesiyle bunu denemeyeceğiz bile. Çok hayal kırıklığına uğrarsın. Şöyle bir şey olurdu – bauh-h-h-….. (Tobias’ın çıkardığı gürültülü seslere gelen kahkahalar)</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Bana hiç bakma Tobias.</p>
<p>TOBIAS: (güler) Ama biz aslında Şambra’ya hep söyledik, size ruhsal adınızı söylersek, sanki bayram armağanınızı açmış gibi olurduk. Ruhsal adlar – ya da sizi tanıdığımız adlar – garip bir şeydir, sürekli değişirler. Ve insan olarak doğduğunda, Tobias gibi bir adın olur, ve o ad, enkarnasyonun boyunca sana yapışır kalır. Oysa ruhsal tarafta bu çok farklıdır, çünkü sürekli değişir. Bunu sanki çok, çok, birçok müzik notasının birleşmesi gibi algılamalısın, ve sen bilincini değiştirdiğin her sefer, o notalar da değişir. Yani bunu tanımlamak zordur.</p>
<p>Öte yandan, bu adı kendin duyumsa istiyoruz. Az önce, deneyimlediği şu kozmik bilinci anlatan o sevgili Şambra, adını hissetti. Onu duymadı. Hissetti. Bildi. Kim olduğunu bildi. O nedenle, biz konuşmayalım da, seni, kendin için aynı şeyi hissetmeye davet edelim. Yani, üzgünüm.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Ben kendi işimi kuruyorum. Bu konuda herhangi bir yorumunuz ya da öneriniz var mı?</p>
<p>TOBIAS: Al?</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Eh, Yeni Enerjide kurulan işlere ilişkin şunu söyleyeceğiz; onları basit tutmak çok önemlidir. Şimdi, kabul edilen e=mc2, bu kadar geniş bir anlayış için olabildiğince basittir – ve ben bu küçük formülü her zaman her yanıtta öne çıkarmak istemiyorum – ama basit tutmak önemlidir. Bugün ve bu yaşta, bilirsin, ‘dış kaynaklar kullanmak’ denilen bir terim var. Yani fazlasıyla yüklü yönetim katmanları edinme. Odağını, olabildiğince basit biçimde, ne yapmak istediğinde tut – işinin bir parçası da bu, aslında yapacağın şey – ve sonra bunun diğer ayağı var, yani bunu yapabilecek bir yapıyı nasıl yaratacağın. Ve bazen bu ikisi tümüyle farklı şeylerdir. Ama biz, insani açıdan olabildiğince basit tut diyeceğiz, ve ayrıca, büyüme sürecinde, şeylerin ötesine geç… olabildiğince büyük hayaller kurmak iyidir, ama somut kaynaklara sahip olana dek, şeylerin ötesine geçmene izin ver. İyice büyüyüp de sonra yapılanmak yerine, bırak, bu senin en büyük ikilemin olsun. Ve bu, yaptığın şeyde sana çok yardımcı olacaktır.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekâla, bu soruyu sormayı bana bırakın, en sevdiğin konu Tobias – seks.</p>
<p>TOBIAS: Anlaşılan bugün gündemimde eski-karılarım ve seks var! (kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Seksüel enerji virüsüyle ilgili materyallerin (Tobias’ın Seksüel Enerjiler Okulu’ndan söz ediyor) nasıl sanki genişlediğinden biraz konuşabilir misin. Ben bunun sanki yeni bir yola girdiğini hissettim, onun için de bugün bize belki kısaca bu konudaki görüşünü paylaşırsın diye düşündüm.</p>
<p>TOBIAS: Bu noktada senin daha net olmanı isteyeceğim, çünkü bu çok geniş bir konu – genişliyor derken…</p>
<p>6.ŞAMBRA: Peki, söyleyeyim. Ben insanlar arasında – SES’den olan insanlarla SES’den (Sexual Energies School – Seksüel Enerji Okulu) olmayan insanlar arasında – bir ayırım görüyorum, ve kalbimde bunun yalnızca bir yanılsama olduğunu biliyorum. Yani ben bunu bu anlamda topluma biraz daha nasıl aktarırız diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Aslında, çok doğal yollardan. Bunu duymaya çok istekli ve açık olanlar var, ve bu insanlara öğretmenler gelecektir. Diğerleri ise bunu duymak istemiyorlar, çünkü seksüel enerji virüsünün ve seksüel enerji tacizinin doğasını anlamak, gerek bir kurban olarak gerekse taciz eden (bu enerjiyi kötüye kullanan) olarak kişinin kendi sorumluluğunu tümüyle almasını talep eder. Ve – bu belki daha da zor yanıdır – kişinin kendini sevmesini talep eder.</p>
<p>Sunduğumuz biçimiyle seksüel enerji materyallerini çok akılcı hale sokacak kişiler var, ve çok açık söyleyeyim, bu, virüsün daha da artmasına neden olacaktır. Yani bizim aradığımız kişiler, analizlerle, tartışmalarla, akılcılığa bağlı kalan insanlar değil, ama tıpkı fiziksel gerçeklikte bir virüs kapabileceğiniz gibi, bilinçte de virüslere sahip olabileceğinizi – ki bu sürekli olur – ve buna ilişkin çözümün ya da evrimin, kendini sevmeye dayandığını anlayan kişilerdir. Bunlar, birçok insanın duymak istemeyeceği iki mesajdır.</p>
<p>Seksüel enerji seminerleri kitleler için tasarlanmadı. Bu seminerler, herşeyin en kutsalını, sizin herşeyin enerjisi ya da bilinci diyeceğiniz şeyi, yani kendinize duyduğunuz sevgiyi gerçekten anlamaya ilgi duyanlar için tasarlandı.</p>
<p>LİNDA: Benim buna ek olarak kısa bir sorum var.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>LİNDA: Çok sayıda öğretmen, bunu devamı gelecek mi ya da öğretmenler için bir güncelleme olacak mı diye soruyor. Bu sınıflar verilirken, daha fazla bir şeyler oluyor da, bunlardan söz etmek gerekiyor mu?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de oluyor, ve ben… bunu söylemekten nefret ediyorum canım ama, sen ve Cauldre için çok yoğun bir programım var. Şimdiye kadar bunu sana söylemek istemedim. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Sürpriz!</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Bir de karılarıyla başı neden derde giriyor diye merak ediyor! (izleyiciler ve Tobias’tan yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Seksüel enerji virüsünü onlardan öğrendim! (yoğun kahkahalar) Gerçekten de bu konunun devamı var, ve biz bu ayrıntılara girmeyeceğiz. Ama bu benim için, Şambra’yla gerçekleştirdiğim en önemli çalışma. Bu en – nasıl desek – en derinlere iniyor. Ve bu ayrıca benim Sam olarak geri dönüp yapacağım bir çalışma.</p>
<p>LİNDA: Peki, Aspektoloji’nin bunların tümüyle ilişkisi nedir?</p>
<p>TOBIAS: Onlar çok yakın – soru, bu veçheler ve seksüel enerji seminerleri hakkındadır – onlar çok yakından bağlantılıdır. Şimdi burada bunların kıyaslanmasına girmek istemiyorum, ama bu soruyu sonra ele alacağız. Onlar birçok açıdan farklıdır, ama çok, çok da benzerdir, ve elbette, yüreğime en yakın iki konudur. Saint Germain’in Rüya Yürüyüşü dizisini gerçekleştirdiğini biliyorum, ama aslında Dünya’ya geri dönmeden önce yapmak istediğim birkaç şey vardı. Biri, seksüel enerjilerdi, ve diğeri de Aspektoloji’ydi.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben, tıbbi alanda işaret dilini yorumlayan biri olarak çalışıyorum, ve fiziksel ve zihinsel zorluklar ve krizler içinde olan hastalarla çalışıyorum. Ve senin – Saint Germain’in – direktiflerini izleyerek insanların hayatlarına ve deneyimlerine ve hislerine dalıyorum, bunu ve bunun alıştırmasını yapmaya başladım, ki genelde bir yorumcu olarak etkilenmemek için kendi etrafımda bir duvar oluştururum. Son zamanlarda bunu birkaç kez yaptım, ve çok dokunaklı deneyimler yaşadım, hastanın sezgisel bilişini ve sorunlarının özünde ne yattığını algıladım. Geçenlerde, zihinsel/ruhsal olarak kendini kilitlemiş çok genç bir çocukta, ki bu, şimdiye kadar deneyimlediğim en büyük öfkeydi, oraya daldığımda ve hissettiğimde, biliverdim. (Bu öfkenin ya da rahatsızlığın) nereden kaynaklandığını görebildim. Ama çevredeki herkes ve anne-babası ve personel ve tüm profesyoneller, ne yapılacağını ve onu nasıl ele alacaklarını bilemez durumdalar. Ve ben bu deneyimden öylesine etkilendim ki… yani, ne yapabilirdim ki? Bu bilgiyle nasıl halleşeceğimi bilmiyorum, çünkü oynadığım yorumculuk rolünde öne çıkıp da “Hey, bir dakika. Ben bunu biliyorum” deme iznim yok. Ve o zaman ben bunu ne için yapıyorum ki? O zaman bu bilgileri neden alıyorum ki? Yani Tobias, bu bizi nereye götürüyor? Bir sonraki adım nedir? Bilirsin işte, işlem/süreç nedir? Ben bunu neden alıyorum, neden algılıyorum?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve biliyorum ikimizin de, gerek Albert’in gerekse benim bu konuda yorumları var. Bunu kısa tutacağız, burada bir dolu soru var, ama iki şey. Birincisi, kariyerini değiştir. (kahkahalar) Yaptığın şey sana muazzam deneyimler kazandırdı ve gerçekten yeteneklerini keskinleştirdi, ama sen zaten biliyorsun, bunu zaten konuştuk, şu anki kurumlar senin bu çalışmanı uygulamana izin vermeyeceklerdir. O nedenle, bir sonraki düzeye, sonraki basamaklara geçmek zamanıdır. Sen, sezgisel yeteneklerine güvenmeyi öğrendin, belki bu alanda yapılacak biraz daha iş vardır, ama sen anlamayı öğreniyorsun.</p>
<p>Ve ikincisi – ben bunu senin için ya da sezgileriyle (iş gören) herkes için çok, çok açık ortaya koymak istiyorum – birinin gerçek kalbini dediğin şeyi ya da ruhunu ya da birinin içini görmek, onların ille de değişmek istediği anlamına gelmez. Sen, onların işkencesine ya da hastalığına neden olan şeyin çok net bir görüntüsüne sahip olabilirsin, ama bu, sen onlarla bir insan olarak ya da insan veçheleriyle ilişki kurduğunda, değişmeye gönüllü ya da istekli olacakları anlamına gelmez. Sana, insanların içini görmek gibi bir armağan ya da nimet bahşedildi, ama o belirli veçhenin ya da varlığın yaptığı seçimleri hep onurlandır ve saygı duy.</p>
<p>Gördüklerini anlamalarına yardımcı olabilirsin, ama onların seçimini onurlandır, çünkü çok açık bir biçimde görmüş olman, onların bunu yapacağı anlamına gelmez. Ve onlar yapmayı seçmediklerinde de sen kendini engellenmiş ya da hüsrana uğramış hissetme.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Ben de şunu eklemek isterim, herşeyden önce, bir kariyer değişimi senin için gerçekten uygundur, ama bu durumla ilgili hatırlanacak birkaç şey var. Bir, onları hissetmede ve birlikte nefes almada büyük bir güç var. Sen bu çalışmayı onlarla yaparken bir empati ve o anda körüklenebilecek bir salıverme (ortamı doğar). Tobias’ın dediği gibi, onların işbirliği ve niyeti olmadan yapabileceğin tek şey budur. Ancak, böyle bir lider olmanın, ve daha güçlü sezgilere sahip olup onları hissedebilen ve onlarla nefes alabilen, ve doktorlara dönüp de “İşte sorun burada ve bu şekilde düzeltilir” demeyen tekamül etmiş bir kişi olmanın etkilerini küçümseme, çünkü aksi takdirde zihinsel alana girer güveni zorlarsın ve bu her zaman için büyük bir şeydir.</p>
<p>Ama doğrudan gücünle girişmek ve sezgilerine dayanarak açık bir şekilde dile getirmek yerine, bir durumu stratejik olarak buradan etkilemenin her zaman yolları vardır. (Örneğin) doktorla kahve içerken ve o – “Ne yapacağımızı bilmiyoruz, ve nasıl yapacağımızı da bilmiyoruz” dediğinde – ve sen şöyle düşündüğünde, “Sahi, şunu hiç düşündünüz mü..?” Yani bu bir stil meselesi. Yani stil de aynı zamanda. (kahkahalar) Ve biz senin harika bir stilin olduğunu biliyoruz, ama başka stillere sahip olmak da iyidir.</p>
<p>Ama uzun vadede bu deneyimler seni bir kariyer değişimine hazırlıyor, ve bu yeni işinde sahip olduğun bilgiyle ve deneyimle benzer durumlarla karşılacaksın ama, uygulamayı yapan kişiler söyleyeceklerini dinlemek, bilmek isteyecekler, ve kişinin çevresindeki tüm etkiler yumuşak ve enerjisel bir biçimde onları, çalışmanın nasıl yapılacağı ve çalışmayı gerçekleştirmek istemeyi ve daha çok şifayı anlamalarına uyumlayacak. Böylece bu, yakında meydana gelecek çok önemli bir çıraklık dönemi olacak.</p>
<p>LİNDA: Şimdi burada evsahibesinin ben olduğunu hatırlayın. Saat 5:27 ve Cauldre’nın talep ettiği zamanı aştık. Ama ben bunun bir dinamik içerdiğini ve inanılmaz bir durum olduğunu anlıyorum, onun için kafanızı toparlayın ve ruhunuzu toparlayın ve karar verin, bu son soru mudur?</p>
<p>TOBIAS: İki soru daha alacağız, ama onları kısa tutacağız.</p>
<p>LİNDA: Çok güzel.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekâla Tobias ve Saint Germain, Dr. Einstein ile senli benli olacağımı hiç fark etmemişim, bu gerçekten eğlenceli.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Bize Al de.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki Al! Ve Tobias ve Saint Germain, öyle inanılmaz bir ay geçirdim ki, cesaretimi toplayıp önünüzde durmak zorunda kaldım, ve çok teşekkür ederim. Ve geçen ay İnternetteki ilişkiyle ilgili soruyu soran bendim, kötü bir ilişkin varsa ne yapmalı diye, ve siz bana yoluma devam etmemi söylediniz. Bu, neredeyse karnıma sancılar saplanmasına neden oldu, ve eve dönerken…</p>
<p>TOBIAS: Benim uzmanlık alanım…</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet uzmansın!</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: İlişkiler?!  Tobias! (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Böylece dağdan inerken…</p>
<p>TOBIAS: Bu bugün tekrarlanan bir konu olacak!</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet, ama umarım bir dolu başka Şambra ailesine yararı olur. Dağdan inerken, ilişkimle ilgili büyük resmin bana çok açık gösterilmesini istedim.</p>
<p>TOBIAS: Kimden istedin?</p>
<p>8.ŞAMBRA: Kendimden.</p>
<p>TOBIAS: En iyi yanıt.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Gnost’umdan.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Kaza mı yaptın?</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hayır, yapmadım. Ve sonraki altı gün içinde altı kez kafama dank etti, çünkü hayatımın sonuna kadar seveceğimi düşündüğüm adam, farklı bir yaşama düzenine geçmek istedi. Bu benim için öylesine bir şok oldu ki, o acı içinde – yok yok, bu güzel olanı yanı (kahkahalar) – o acı içinde iki kedimle nereye gideceğimi düşünürken, meleksel benliğimden çok açık bir biçimde şunu duydum, “Susie, bu senin ‘hapisten özgürleşme’ kartın.” Böylece, en inanılmaz deneyimleri yaşayarak şefkatle ilgili daha fazlasını öğrendim, şefkat ve yargısızlığın, benim için sağlıklı olmayan tavırlar içinde kalmam gerektiği anlamına gelmediğini öğrendim.</p>
<p>Hemen muhasebecimi, mali danışmanımı ve emlakçımı aradım. Emlakçım beni geri arayıp, “Susie, sana bir ev bulana kadar senin ve kedilerinin hemen buraya, yanıma gelip kalmanızı istiyorum” dedi. Herşey yerli yerine oturdu, çünkü ben kendimi Yeni Enerji çözümüne ve kendime güvenmeye açtım. Ve ben Pazartesi günü evi kapatıp Cuma günü taşınıyorum. Hiç beklemediğim parasal bolluk ortaya çıkıverdi. Ve burada olmamın nedeni, buradaki aileme ve evrene bir bildiride bulunmak istediğim içindir, artık tekrarları seçmiyorum. (kahkahalar ve alkışlar) Teşekkür ederim. Dışarlarda bir yerlerde, benim 3.000 megawatt’lık voltajıma uyan bir eş beni bekliyor, ve bilirsiniz, doğru zaman geldiğinde, doğru zamandır. Tekrara düşmemeyi güvence altına alabilmem için, bu konuyla ilgili daha görmediğim bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: İlişkiler konusunda bir uzman olarak, burada önemli olan şey, ruhunun en derin yerlerinde duyulan, kendinin tüm parçalarında duyulan, kendin için yaptığın bu seçimdi. Sen bir seçim yaptın. Oturup düşünmedin. Uzun uzun düşünüp taşınmadın. Çok net bir seçim yaptın. Ve bu nedenle tüm enerjiler değişti. Bir daha asla dengesiz ya da olumsuz bir ilişkiyi kendine çekmeyeceksin, çünkü bir seçim yaptın. Bir kez daha kendinle olan ilişkini geliştirmek için zamanın olacak, ve uygun olduğunda, bir, iki, üç ya da daha fazla ilişkin olacak.</p>
<p>Ben burada biraz cesur bir bildiride bulunacağım. Bu insan bilincinde, eskinin ötesine, kilise tarafından yaratılmış diyeceğim şu ‘bir yaşamda bir ilişki’ anlayışının ötesine geçmek zamanıdır. Bu, çok, çok, çok eskidir. Yaşamın boyunca birçok ilişkinin keyfini çıkarmak ve bu konuda suçluluk hissetmemek zamanıdır. Onun için, paylaşımın için ve seçimini yaptığın için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, Einstein, bugünkü mektup için teşekkür ederim. Onu uzun zaman önce birlikte yazdığımızı biliyorum. Ve ben bu işi de, taşınmamı da ve herşeyin nasıl tezahür ettiğini de birlikte yarattığımızın farkına vardım – vizeler ve çalışma izinleri ve, yani başka bir kıtada. Bilmem gereken ya da sizin eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Eh, yaşamım sırasındaki dünyanın bir vatandaşı olarak, biliyor musun, tüm ülkelerin vatandaşlığından vazgeçip, deyim yerindeyse pasaportumu teslim etmek istediğim zamanlar oldu, ama pasaportumu geri verebileceğim bir makam yoktu, ve ben de doğduğum ülkeden başka bir ülkeye geçtim. Ama şunu söyleyelim, sen bu yolculuğa çok iyi hazırlanmışın ve birçok sınırdan geçeceksin, gerek kelime anlamında gerekse mecazi olarak, ve sen bir lidersin. Sen, Yeni Enerjide bir lidersin, ve o yeni topraklarda şehirlerin mahallelerine, yeni bölgelere girip de eski enerjiyle kuşatıldığını hissedecek olursan, kendine bir lider olduğunu hatırlat. Sen oradasın ve anlamak isteyen, yol gösterilmek isteyen, rehberlik isteyen insanları kendine çekeceksin, yani, isteksiz olanları ikna etmeye çalışma. İnsanlar şunu ya da bunu neden yapmıyor diye düşünmek için zaman harcama. Alıp kabul etmeye hazır olanlara odaklan, ve (o zaman) yolculuğun boyunca büyük bir destek aldığını ve harikalar yarattığını göreceksin.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, bu aptalca bir soru. Görünen o ki, kuyruksokumu kemiğim (koksiks) dönmüş durumda, ve ben sanki şok içinde ve yanlış-yönlendirilmiş enerjiler içinde fazla zaman harcamışım gibi. Ve ben bunun nereden kaynaklandığını merak ediyorum. Bunu kendime nasıl yapabildim?</p>
<p>TOBIAS: Bu, birçok yaşam enerjilerinin birikmesinden kaynaklanıyor. Şöyle de diyebilirsin, geçmişte çarpıtılmış ya da bozulmuş olan bilincin ya da enerjin, bu yaşamında fiziksel olarak tezahür ediyor. Şu an önemli olan, kuyruksokumu kemiğin, omurgan ya da belirli kemiklerin için kaygılanmamandır, çünkü enerjinin bedeninde akma biçimi her zaman çok dengeli ya da doğal bir yol bulacaktır, izin verirsen tabi. Başka bir deyişle, kemik yapısının şu anda nasıl olduğuna takılma. Kendine bir armağan ver ve enerjilerin çok dengeli biçimde çalışmasına izin ver, yapısal dengesizlik ne olursa olsun.</p>
<p>Sen bu ara dikkatini buna çok odaklıyorsun, ki bu bir anlamda çok iyidir, çünkü geçmişteki bazı sorunları yüzeye çıkartıyor. Sen ve ben, şimdilerde oldukça popüler hale gelen bu konu hakkında – veçheler hakkında – uzun uzadıya konuştuk. Bazı çok ilginç veçhelere sahipsin, ve onlar zaman zaman idareyi ele almak istiyorlar, ve seni zaman zaman kovalamak istiyorlar. Sen ve ben birlikte çalıştığımızda, tabii Aandrah’nın çok psişik düzeydeki enerjisiyle birlikte, sana, kendini, varlığını, yeniden-yapılandırmada, seni şimdiye getirmede yardım ediyoruz – ki bu zaman zaman biraz zorlayıcıydı – yani seni şimdi ânına getirmek ve kendinle ilgili sorumluluğu almanı ve kendini sevmeni sağlamak.</p>
<p>İskelet yapına zihinsel bir bakışla bakman aslında şu anda dikkatinin dağılmasına neden oluyor. Çünkü seni kendi enerjiselliğinden ve bilincinden ve mevcut âna geri gelmekten uzaklaştırıyor. Böylece, sana dün gece de söylediğim gibi, omurgana, kuyruksokumu kemiğine ya da bu tür diğer şeylere kaygılanma. Çünkü olay o zaman biraz dramatik bir hal alıyor ve o çok eski, yaralı veçhelerin kendi oyunlarını oynamalarına izin veriyor. Yani ben senin şu anda mevcut olmanı istiyorum. Senin şu anda derin ve bilinçli bir nefes almanı istiyorum. (kadın nefes alır) Kendini hisset – burası güvenli bir alandır – kendini hemen burada çok mevcut hisset. Hayır… dalıp gidiyorsun. Ben senin buraya, kendi içine geri dönmeni istiyorum. Bunun ıstıraplı olacağını söyleyen o sesi dinleme. Bu eski bir oyundu – bedeninin ıstırap çektiğini söylemek. Kendi içinde mevcut ol. Biz bundan çok söz ediyoruz ve ben seni candan seviyorum.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Sadece tek bir şey eklemek istiyorum, ve Barbara’ya Einstein’a kanallık etmek, Saint Germain’e kanallık etmek nasıl geliyor. (kahkahalar) Tezahür ettirme işleminde – ki Saint Germain ile birlikte vereceğimiz eğitimlerde o bunu geniş geniş açıklayacak – ama gerçek şu ki, maddeyi manipüle etmek, onu ustaca yönlendirmek/hareket ettirmek yeteneğine sahipsin. Yani kendi içinde, o belirli fiziksel rahatsızlığı tamamen yeniden-dengeleme gücüne sahipsin, ama yalnızca fiziksel rahatsızlığa odaklanmaman gerektiğine de katılıyoruz. Ama veçhelerin kapana kısıldığında ve onların duygusal içerikleri hareket edemediğinde, o zaman bu bir yerlere gitmek zorundadır ve bedeninden geçer, ve kapana kısılıp fiziksel bir rahatsızlık oluşturur.</p>
<p>Tıpkı İsa’nın suyu şaraba dönüştürebilmesi gibi, sen de bu rahatsızlığı tümüyle iyileştirme gücüne sahipsin – gerçi bu öyküde o aslında annesi için üzülüyordu, çünkü bir düğündeydiler ve şarap bitti ve o da, “Hmmm, keşke daha fazla şarap olsaydı” dedi ve daha fazla şarap oluverdi (kahkahalar) – ama sen bu güce sahipsin. Ve bu, yalnızca bunu düşünmek değildir, kendinin tüm veçhelerinin bir dengesidir ve hiç bir akılcı tanımlama olmadan o duygusal enerjiyi kendi içinde hareket ettirmektir. Ama sen bunu şifalandıracaksın ve bu, mucizevi bir gün olacak. Ve biz senin kısa bir süre sonra buraya geri geleceğini ve Tobias’a, onun çalışmalarının mucizelerini anlatacağını hissediyoruz.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ve bu kısa olacak. Bir sorum var, gerçekten çok bağlı olduğum ve onu çok yakında Çiçekler Köprüsü’ne götürmeye hazırlandığım bir arkadaşım var. Ve bu gerçekten ilginç çünkü birlikte birçok yaşamımız olduğunu biliyorum, ama kaç tane olduğundan emin değilim, ve sorum da bu. Kaç tane? Sadece bir rakkam ver, çünkü bunu kısa tutmak istiyorum, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Yalnızca meraktan sormak istiyorum, bu neden bu kadar önemli?</p>
<p>11.ŞAMBRA: Bilmiyorum. Bir düşüneyim, neden bu kadar önemli? Herhalde çok bağlı olduğumuz için, ve her zaman da bağlı olacağımızı bildiğim için. Biliyorum ki, neyse… ama o da sana sormamı istedi, durum bu.</p>
<p>TOBIAS: Bu son soru, ve hem Albert hem de ben yanıt vereceğiz, ama ben içimde biraz çatışıyorum. Çünkü bu bir bağ türü ve bir karmaya-bel-bağlama türü yaratıyor, oysa biz burada, Şambra ile, egemen/mutlak varlıklar olduğumuz noktadayız. İster 37 yaşam olsun ister bilmemkaç – sanırım sana yanıtı verdim (kahkahalar) – ama rakkam ne olursa olsun, bir başka an için birbirinize karşı hiçbir yükümlülüğünüz yok.</p>
<p>Şimdi, ben uzun tartışmalara girebilirim. Ama yapmayacağım. İnsanlar birbirlerine bağımlı olma eğilimindeler, ve bu bağımlılık ölüme kadar uzanabiliyor, ve onları bir sonraki yaşamlarına takip ediyor. Birisiyle birlikte olmak gerektiği ve birisine karşı yükümlülükler üstlenmek gerektiği gibi garip duyumsamalar söz konusu. Biliyorum, kulağa belki biraz soğuk geliyor, ama yegâne yükümlülük kendine karşıdır. Sen seni sevebildiğin zaman ancak, bir başkasını da dürüstçe sevebilirsin. Kendini tümüyle sevemezsen, başka insanlara bağımlıysan, onlara beslediğin sevginde dürüst değilsin demektir.</p>
<p>ALBERT EINSTEIN: Ve ben de sadece şunu ekleyeceğim, yalnızca birimiz burada olduğuna göre, altı milyar diyeceğiz. (bazı gülüşmeler ve alkışlar)</p>
<p>TOBIAS: Böylece, sevgili Şambra, gün uzun, biliyoruz. Çok enerjilerden geçtik. Bir mektup yazdık, uyanmakta olanlara ve ayrıca geçmişteki benliğinize bir mesaj verdik.</p>
<p>Birlikte derin bir nefes alalım…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>… ve Dünya üzerindeki yaşamın güzelliğinin zevkini çıkartın.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/06/07/saud-10-uyanmakta-olan-insanlara-bir-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 9: &#8220;Baştan Çıkarma Bilinci&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/05/03/saud-9-bastan-cikarma-bilinci/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/05/03/saud-9-bastan-cikarma-bilinci/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 16:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Mayıs 2008
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir. Sevgili Şambra, aylık gevşeme zamanı, bilgi ve biraraya getirdiğimiz tüm bu enerjiler zamanı için dünyanın her bir yanından gelen Şambraların bu toplantısına yeniden hoşgeldiniz. Dışarda, o soğukta, bu fiziksel realitede, tek tek her birinizin gerçekleştirdiği çalışma çok çetindir, çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Mayıs 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir. Sevgili Şambra, aylık gevşeme zamanı, bilgi ve biraraya getirdiğimiz tüm bu enerjiler zamanı için dünyanın her bir yanından gelen Şambraların bu toplantısına yeniden hoşgeldiniz. Dışarda, o soğukta, bu fiziksel realitede, tek tek her birinizin gerçekleştirdiği çalışma çok çetindir, çok çetin bir çalışmadır. O nedenle, yeniden biraraya gelmek için, uzaklardan ve her yerden tüm enerjileri buraya çağırmak için, bu güvenli alanda, sizin alanınızda bize katılmak amacıyla öbür taraftan gelen varlıkları toplamak için, bu, ayda bir kez yakaladığımız bir fırsat oluyor.</p>
<p>Bugüne başlarken birlikte derin bir nefes alalım.<br />
<span id="more-333"></span><br />
(duraklama)</p>
<p>Bugün yapılacak önemli işlerimiz var, önemli derken, tek tek her birinizin bizimle (burada) çok, çok mevcut olmasını istiyoruz. Bugün dalıp başka bir yerlere gitmeniz gerekmiyor. Eğer yanınızdaki uyuya kalırsa, onu biraz dürtüverin! (güler) Bugün gelen bilgi için tam mevcut olmanızı istiyoruz, çünkü bu bilgi yolunuzun ve yolculuğunuzun önemli bir parçası, ve bizim Yeni Enerji dediğimiz bu şeye genişlemeyi ve gelişmeyi sürdürebilmeniz için, bu bilgiyi bilinçli olarak bilmeniz gerekiyor.</p>
<p>Bu tarafta son çağrılarımızı yaparken, günün enerjilerini toparlarken – ki çok saygın konuklarımız var, onları bir dakikaya kadar duyuracağım – bu gösteri başlamadan önce birbirimizle şakalaşıyorduk. Şambra’yla ve bu Şaudlarla yedi, hatta beş yıl öncesine göre şimdi ne kadar farklı olduğunu konuşuyorduk. Eğer ne kadar ilerlediğinizi söyleyebilmek istiyorsanız, geri gidip o ilk dizilerdeki Şaudlardan birini dinleyin. Yaratıcı Dizisi birlikte geliştirdiğimiz harika bilgilere sahipti, ama şimdi gerçekleştirdiklerimizle kıyaslandığında çok temeldi. Diğer herşeyin üzerine kurulduğu temel çalışmaydı, ama geri gidin ve o enerjileri hissedin.</p>
<p>O Şaudları yeniden dinlerseniz, çok kargaşa olduğunu görürsünüz. Şaud başlasın dediğimizde, sanki, Linda’nın deyimiyle, “kedileri gütmek” gibiydi. (kahkahalar) Bir oraya, bir buraya gidiyordunuz. Öylesine derin duygusal travmalar içinde ya da öylesine uyuşmuş bir haldeydiniz ki, her Şaud’dan önce yapmamız gereken çalışma muazzamdı. Oysa şimdi size küçük bir parça çukulata uzatıyoruz, (kahkahalar) zili çalıyoruz ve hepimiz biraraya geliyoruz.</p>
<p>Günün Konukları</p>
<p>Bugün harika konuklarımız var. Gerçekleştirilen çok etkili/derin çalışma yüzünden sevgili Dr. Freud yeniden geliyor. Bu oturumda onun konuk olması beklenmiyordu, ama geçen ay gözlemlediği çalışma, sizin gerçekleştirdiğiniz çalışma, bunun psikolojiyle ve tanrısal insanın doğasıyla ilgili ona kattığı yeni bakış açıları, çok derinlerde dikkatinin çekilmesine neden oldu. Sanki Şambra’ya doyamıyor. Siz onu etrafta hissettiniz. Arabada sizinle birlikteydi. Uykuya dalarken sizinle birlikteydi, gün içerisinde çalışırken sizinleydi, “Peki ya bu? Ya şu?” gibi sorular sordu. Yalnızca, “Bu konu hakkında ne hissediyorsun?” değil de, “Bu şimdi neden bu şekilde iş görüyor?” gibi sorular. Size, bilinç öncülerine, merakla sorular soruyor.</p>
<p>Geçenlerde sizin Kelowna dediğiniz yeni başlangıçlar yerinde yönettiğimiz Aspektoloji Okulunda bizimle birlikteydi. Aspektoloji çalışması sırasındaki tepkilerini gözlemlemek bize çok ilginç geldi, ve bu okuldan sonra kendini biraz tükenmiş hisseden yalnızca siz değildiniz. Dr. Freud da – sanki içi tümüyle dışına çıkmış gibi hissetti. Bir yandan bu çalışmanın şimdi aydınlığa çıktığını görmekten mutlu oldu. Bu materyalle maceraya atılmak için oraya gelen Şambranın kişisel adanmışlığını görmek onu mutlu etti, ama öte yandan bu çalışma onu ruhunun özüne kadar sarstı. Kendi içinde tanrısal bir merkez olduğu anlayışı onu sarstı. Yalnızca veçheler değildi söz konusu olan. Diğerlerini geçersiz kılan bir veçheye sahip olmayan saf bir kişisel bilinç vardı. Her zaman varolan ve hep varolacak olan o tanrısal saflığının parçası vardı, ve bu parça o veçheleri yaratsa bile, ve bazıları kaybolsalar, bölünseler, yaralansalar bile, öz hep orada olacaktı.</p>
<p>Şambra’nın bir parçası olan insan doktorlarınızdan birinin – sizin Dr. Doug dediğiniz kişinin – çok zekice söylediği gibi, Freud’un çalışması, birlik olarak algılanan şeyi tamir etmeye çalışmakla ilgiliydi, ki Şambra bir olduğunuzu zaten biliyor, siz zaten tamir olmuş haldesiniz. İçinize geri dönüp de bu insan psişesinin yapısını tamir etmeye çalışmanız gerekmiyor. O yalnızca bir veçhedir.</p>
<p>Freud, özün çarpıtıldığını ya da dengesiz olduğunu hissettiğini, ama özün gerçekte ne olduğunu bilmediğini anladı. Böylece bu, sanki büyük miktarlarda çamur alıp da onunla yeniden Eski Enerji analiziyle çalışmak, onu sürekli tamir etmeye ve çarpıklıktan kurtarmaya çalışmak gibi bir şeydi. Bu çamur yığını yalnızca bir veçheydi. Sizin bilinciniz, özünde, bozuk/kırık/parçalanmış değildir. Çarpıtılmış değildir, tanrısaldır, hep öyleydi ve hep öyle olacak. O, oradadır.</p>
<p>Şimdi bu yeni bilinçle gelen bir farkındalık var, özün saf ve gerçek olduğu, ama şimdi tüm bu veçheleri çok bütünleşmiş bir biçimde nasıl geri getirebiliriz. Özünüz, mükemmeldir. Sizin yarattığınız tüm o çılgın veçhelerdir akıl karışıklığına neden olan. Devam edeceğimiz bu Aspektoloji çalışmasında bunlar mükemmel merkeze geri geliyor, ama oraya varmak zordur, Şambra. Eğer tüm bu veçheler idareyi ele almışsa, oraya varmak zordur.</p>
<p>Böylece, yaptığı çalışmalardan ötürü, bugünkü Şaudumuzdan ve kapsayacağımız bazı önemli – çok önemli – bilinç konularından ötürü, Dr. Freud’u yine getiriyoruz.</p>
<p>Ayrıca Kuthumi enerjilerini de getirdik. Ben Şaudu vermeye hazırlanırken Kuthumi bana dedi ki, “Ah Tobias, bugün Şaudu ben vermek isterdim, ama tanışacak o kadar çok Şambra ve senin de gidecek o kadar az zamanın var ki. İyisi mi, sen devral Tobias!” (kahkahalar, Tobias kıkırdar) Böylece Kuthumi geliyor ve siz onu (dişi o/erkek o) hissedecek… bir noktaya değinmek istiyorum, aslında hiç birimiz tamamen erkek ya da dişi değiliz. Bazılarınız fazlasıyla kaygılanıyor ve özünde şekilden çıkıyor. Siz ne erkek ne de dişisiniz. Bunlar sadece veçhelerdir. Biz ne de olsa insani sözcükler kullanmak zorunda kalıyoruz, ve basit dengeli bir şimdiki zaman için herhangi bir kelime yok, onun için ben de Kuthumi’ye “him – erkek o” diyeceğim. Belki de ona “her – kadın o” demeliyim.</p>
<p>Kuthumi geliyor ve siz onun şeylere ilişkin hafifliğini ve mizah duygusunu hissedeceksiniz, çünkü, bildiğiniz gibi, sizin kutsal sorunlar dediğiniz birkaç şeye gülemediğinizde, kendinize gülemediğinizde, mizahı korumak, gülebilmek, çok önemlidir. Katoliklere az da olsa gülebilir misiniz? Oysa onlar gülmek için harikadırlar (kahkahalar), hatta Yahudiler de. Biraz gülebilmeniz gerekir. Bunlar da sadece veçhelerdir.</p>
<p>Bugün Saint Germain de geliyor, Kuthumi’yle birlikte sahnenin önünde yer alarak – o bugün ayakta duruyor – Kuthumi’yle, Freud’la oturuyor. O geliyor, çünkü hepinizi yürekten seviyor, Şambra. Sizinle çok yakından çalışıyor. Gününüzün bazı çok zor kısımlarında sizinle çalışıyor. Ha, o – nasıl desek – öyle güçlü ve kudretli, biraz kibirli olma rolünü oynamaya bayılıyor ama, hem siz hem de o, bunun yalnızca bir rol olduğunu biliyorsunuz. Bu yalnızca sizi, girmeye yatkın olduğunuz o rahatlık bölgesinden, o tıkanıklık enerjisinden çıkarmak içindir.</p>
<p>Bugünkü oturum başlamadan önce hemen burada oturduk, bir yandan purolarımızı tüttürürken bir yandan da Şaudlar ve Şambra hakkında hem konuştuk hem de biraz güldük. Saint Germain, ben gittikten sonra, Şambra için nasıl bir rehberlik eden melek varlık rolü oynayacağından söz ediyordu, ve çok gülüyordu. Onları gerçekten sarsacağını söyleyecekti! (Tobias kıkırdar) Şöyle bir etkiye sahip bir şeyler söyledi, “Siz daha hiç bir şey görmediniz.” Ama bunu (size olan) sevgisinden ve şefkatinden yapıyor.</p>
<p>Bugün bu iç çemberde oturmaları için birkaç konuk daha getiriyoruz. Ha, odanın her yanında, ikinci çember dediğimiz yerde, gözlemleyen, elbette size sevgisini ve kutsamalarını gönderen, ama içinden geçtiklerinizi gözlemleyen çok, birçok meleksi varlık var.</p>
<p>Geçenlerde (bu tarafa) geçişini gerçekleştiren sevgili Şambra dostumuz, Christine’nin özü de bizimle. O bugün buraya gelmek istedi. Hep bir konuk olmak istemişti, ve sanırım şimdi arzusuna kavuştu! (bazı gülüşmeler) Onun bugün Şambra’ya bir mesajı var, özellikle de ona yakın olanlara. Hepinize şunu söylemek istiyor, öte tarafa geçiş inanılmaz kolaydı, “fazla kolay” diyor.</p>
<p>Öyle bir nokta var ki… yani geri gelişte, bakın, siz şu anda öte tarafa geçmekle ilgili şöyle anlayışlara sahipsiniz, “Bu geçiş neye benzeyecek? Ne kadar trajik olacak? Ne kadar korkutucu olacak? Öbür tarafa vardığınızda neler olacak?” ve tüm bu ölüm senaryosunu çok korkutucu bir şeymiş gibi yazıyorsunuz. Ama aslında, fiziksel bedeni terk etmeden önce, öyle bir koşullanmanız diyelim, var ki, size daha önceki çok, birçok öteye geçişinizi hatırlatıyor. Siz bunu binlerce ya da hatta daha fazla kez yaptınız, yani neye benzediğini biliyorsunuz.</p>
<p>Ölümden kısa süre önce size geri gelen bu bilinç gerçekten bedeninizi daha kolay bırakmanıza, herhangi bir son dakika korkusunun üstesinden gelmenize yardımcı oluyor. Bu, lunapark treniyle en tepeye çıkıp da “Lanet olsun, ben ne yapıyorum?” demek gibi değildir. Öyle değildir, Şambra. Bu, lunapark treniyle tepe çıkıp da “Ben bunu daha önce de yaptım, ve bu çok kolay” demeye benzer.</p>
<p>Christine bu tarafa geçmekten çok mutlu oldu. Bu, birkaç yıldır yapmak istediği, ama türlü nedenlerden ötürü yapmadığı bir şeydi. Herşeyden önce, o fiziksel bedeni bırakmanın inanılmaz ferahlığını hissetti, ki bu, buraya vardığınızda sizin de kahkahalarla gülüp kutlayacağınız ilk şeydir. Fiziksel (bedeni) beraberinizde taşımamanın yarattığı farka şaşıp kalacaksınız.</p>
<p>Christine, iyi olduğunu iletmek istiyor. Hayır, Çiçekler Köprüsüne gitmedi. O özellikle Şambra’yla çalışmak istiyor ve bu çalışmayı sürdürecek, Kırmızı Mecliste olanlarımızla birlikte çalışmayı sürdürecek. O, bu tarafta olmakla daha iyi bir amaca hizmet ettiğini hissediyor, ki bazılarınız geçen hafta falan onun etrafta takıldığını deneyimledi. Herhangi bir travma olmadı, çok kederli hisler olmadı, birkaçınız hariç. O kendini Şambra’yla çalışmaya devam etmeye adıyor – tabii istekli ve açık olanlarla – ve Çiçekler Köprüsünü geçmeyi 18 Temmuz 2009’a kadar ertelemek istiyor, ve benden oraya kadar ona eşlik etmemi istedi ki, bunu yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum. İşte, şimdi biliyorsunuz.</p>
<p>Böylece, sevgili Şambra, burada bulunan birkaç konuğun yanısıra bunlar da özel konuklarımız. Şu anda bunu dinleyen ya da okuyanlar için, eğer yakınlarda bu tarafa geçen bir küçüğünüz, bir sevdiğiniz, bir oğlunuz ya da kızınız, yakınınız olduysa; ya da ana-babanızdan biri, erkek ya da kızkardeşiniz, son Şaud’umuzdan bu yana en yakın ailenizden bu tarafa geçen olduysa, onları da bu Şaud’a davet ettik. Burada olsunlar ki sizi hissedebilsinler diye, ne yaptığınızı görebilsinler diye, buraya geçişi gerçekleştirdiklerinden beri yapmak istedikleri gibi sizinle iletişim kurabilsinler diye, ve bu alanda, bunun daha kolay olacağını hissediyorlar. Yakınlarda yakın aile üyelerini kaybedenler, lütfen yüreklerinizde bilin ki onlar buradalar. Bizimle beraberler. İyiler.</p>
<p>Gurular Hakkında</p>
<p>Böylece Şambra, bugünün can alıcı konusuna girmeden önce birkaç şeye değinmek istiyorum. Biri, gurularla ilgili. Guru aslında çok Eski Enerji anlayışı, bir Eski Enerji kelimesi, ve tam anlamı da, “spiritüellikte ağır”, “spiritüel bilgide fazlasıyla ağır”dır. Şimdi, biz sizin ağır olmak istemediğinizi biliyoruz. Bu sorumluluk isteyen, yorucu ve bunaltıcı güç olmak istemediğinizi biliyoruz.</p>
<p>Benim şu anda guruları gündeme getirmemin çok iyi bir nedeni var. Geçen ayki ev ödevimizde sizlerden dört kişiye – köpeğinize ya da kedinize değil – yeni bilinç öğretmeni olduğunuzu söylemenizi istemiştim. Bunu, Cauldre’nın da az önce söylediği gibi, çok özel nedenlerden ötürü yaptım, siz duyasınız diye, çünkü sıklıkla “Ben neden buradayım?” diye merak ediyorsunuz – ben Tobias değil, ama kendinizle ilgili bunu merak eden sizsiniz. Neden burada olduğunuzu soruyorsunuz. Bunu yüksek sesle söylediğiniz zaman – ve sadece aynaya değil, başka bir insana – o zaman bu söylediğiniz gerçek hale gelir. Onu, barındırdığınız eterik alemlerden çıkartır ve buraya, bu gerçekliğe getirir.</p>
<p>Evet, ben sizin spiritüel olduğunuzu biliyorum ve siz de bunu biliyorsunuz, ve siz bir öğretmensiniz ve birçok açıdan aydınlanmış haldesiniz. Ama bunu oralarda bir yerlerde, başka bir yerde saklı tutuyorsunuz. İnsan parçanız burada, aşağıda, ve o sizin eterik benliğinizle bağlantıda, ama onu aşağıya, bu düzleme getirmiyorsunuz. “Ben bir yeni bilinç öğretmeniyim” dediğiniz zaman, oralardaki parçanız bunu duyar. Artık saklanması gerekmediğini anlar. Bu gerçekliğe akıp gelebileceğini anlar ve siz de olursunuz, yalnızca başka bir eterik düzlemde değil, hemen burada, Dünya’da.</p>
<p>Sizin ev ödevlerini yapmanızı sağladık ve buna da değindik – çünkü açıkçası bunu bilmek, bazılarınızda korku uyandıracaktı – birçoğunuzun çok kötü guru deneyimleri oldu, ya öyle oldunuz ya da öylesini izlediniz (mürid oldunuz). Geçmiş yaşamlarda birçoğunuz, sanırım şimdilerde okul, aydınlanma okulu dediğiniz okulları başlattınız. Birçoğunuz, bu tür bir materyali, kabul edilemez olduğu dönemlerde, geçmiş yaşamlarda başkalarına öğrettiniz. İnandığınız şey için eziyet gördünüz. Öğrencilerinizle çalışmak için saklanmanız gerekti. Toplantıları gizli tutmanız gerekti. Öğrencilerinizin birçoğu size ihanet etti, sizi ele verdi. Genelde aynı makam olan kiliseler ve hükümetlerle, yerel güçlerle – o zamanlar topraklarınızı işgal etmiş ordularla &#8211; büyük çatışmalara girdiniz, çünkü onlar başka bir öğreti istemiyordu.</p>
<p>Yani geçmişte bir guru olduğunuz zamanlar, ki büyük bir çoğunluğunuz öyleydi, bunun çok ıstıraplı olduğunu gördünüz. Ayrıca bir guru olmanın ölümle bitmediğini, öğrencilerinizin size bağımlı hale geldiğini ve hâlâ Dünyada olmalarına rağmen sizi ölümünüzden sonra bile izlediklerini gördünüz. Ha, ve özellikle de öbür tarafa geldiklerinde. Gelip sizi aradılar. Sizi çağırdılar – “Ben buradayım, gel de beni al.” (Tobias ve Linda kıkırdar) Bunu biraz da özel bir şaka olarak söyledik.</p>
<p>Böylece Şambra, sizin de bir guru olduğunuz zamana ilişkin deneyimleriniz pek de iyi değildi. Ayrıca, birçoğunuz, özellikle bir ya da iki önceki yaşamınızda, hatta bu yaşamda, guruları izlediniz. Kendinizi bir varlığa teslim ettiniz, ve hayallerinizi ve umutlarınızı ve spiritüelliğinizi ve Tanrı-benliğinizi teslim ettiniz. Onların bir tür yükselmiş üstat olmasına izin verdiniz, ve sonra da çoğu kez, umutsuzluk içinde, onların sizden çok da farklı olmadığını gördünüz. Aslında geçmiş yaşamınızda siz onların bugün olduğundan daha iyi bir guruydunuz. Sizler guruluğun içini dışını biliyorsunuz. Onun harika anlarını bildiğiniz gibi, çok zor ve meydan okuyan anlarını da biliyorsunuz.</p>
<p>Yani bu tür bir şeyden kaçındınız. Özellikle de şu son yıllarda ondan uzak durdunuz. Televizyonda bir guru gördüğünüz zaman ya da biri guru hakkında okuduğunuz zaman, biz bilinciniz kanalıyla izliyor ve dinliyoruz, ve – sizin deyiminizle – olumsuz düşünceleri ya da hisleri hissedebiliyoruz. O nedenle, size “Kim olduğunuzu insanlarla paylaşın” dediğimiz zaman, bu, eski guru sorunlarını, ya bir guru olmuş olmanın acısını ya da bir guruyu izlemiş olmaktan ötürü umudu kaybetme acısını açığa çıkartıyor.</p>
<p>Siz bundan uzak durdunuz, ve biz anlıyoruz. Ama bu farklıdır. Bu yeni bir çağ. Artık guruların çağı değil. Artık sizi izleyenlerin olduğu ya da sizin başka birini izlediğiniz bir çağ değil. Bunun bir rehberlik ve şefkat çağı olduğu söylenebilir. Bu, şu anda öğretmenlerin öğrencileri cesaretlendirdiği, ama onlar adına gerçekleştirmediği bir çağ; öğretmenlerin, öğrencilerden yanıtları bulmalarını istediği, ama yanıtları onlara vermediği bir çağ; bir Bayrağın, Bayrak derken, bunu gerçekleştirmiş biri olmayı – ya da halen gerçekleştirme sürecinde olanı – kastediyoruz, bir Bayrağın ne olduğunu anlamalarına yardım ettiği – ve kendi insan yaşamını, yalnızca bir teori, yalnızca başka bir dogma olmayan, çok, çok gerçek olan insan yaşamını örnek olarak gösterebildiği bir çağdır.</p>
<p>Gurulara ihtiyaç duyulan zamanın çok ötesine geçtiniz. Şu anda dünyada da fazla olmadığını fark ediyorsunuz. Birkaç tane, çünkü hâlâ onlara gereksinim duyan insanlar var, bazı insanlar tüm spiritüel hazinelerini bir başkasına yüklemek ihtiyacında. Ama siz, Şambra, siz daha iyisini biliyorsunuz, ve o nedenle geçtiğimiz ay bazılarınıza “Ben bir Yeni Enerji öğretmeniyim” demek, zor geldi. Bir guru olmanın sorunları tetiklendi.</p>
<p>Böylece, hepiniz şimdi bunu salıverin. Hiç biriniz bir guru olmak istemiyor. Hiç biriniz bir guru olmak arzusuna ya da özlemine sahip değilsiniz, bu sizden talep de edilmiyor zaten.</p>
<p>Ayrıca bazılarınız bu anlayışın tümüne direniyor, ve bu yine guruluğa aşırı sevgi ya da hayranlık duymaya geri gidiyor, çünkü guruluğa tapınıp da guruları izleyenler, onlarla ilgili inanılmaz yüksek beklentilere giriyor. Siz bu tür beklentilerin size yüklenmesini istemiyorsunuz, ve doğrusu da budur. Başka birinin mükemmel bir insan olduğunuzu düşünmesini istemiyorsunuz, çünkü buna asla ulaşılamaz. İnsan halindeyken mükemmel olmak, hareketli bir hedeftir. Asla mükemmel bir insan olamazsınız, bu, zıt anlamlı bir deyiştir! (Tobias kıkırdar) Siz mükemmel ve mutlak/egemen bir varlıksınız, ama bildiğiniz gibi, insanlığı ya da sizin insan yanınızı mükemmelleştirmek için harcayacağınız zamana ve çabaya değmez. O, elbette, evrimleşmektedir.</p>
<p>Sizi izleyenlerin, her zaman doğru sözü söylemenizi ve doğru şeyi yapmanızı beklemelerini istemiyorsunuz, hele yükseldiğiniz için artık tuvaleti kullanmanız gerekmediği (kahkahalar) gibi şeyleri düşünmelerini hiç istemiyorsunuz. Bu size fazla yük bindirir.</p>
<p>Bizim sizden istediğimiz – size hatırlattığımız – çok farklıdır. Dünya’ya, yeni bilincin bir rehberi olmak üzere geldiğinizi hatırlatıyoruz. Bu, tüm yanıtları öğrendiğiniz anlamına gelmiyor, bu noktada bu zaten imkânsız. Bu, kim olduğunuzu hâlâ öğrenmekte, hâlâ anlamakta, hâlâ bilmekte olduğunuz anlamına geliyor. Ama siz, deyim yerindeyse, kitlelerin önünde gidiyorsunuz. Erken benimseyenlerdensiniz. Bilincin öncülerisiniz.</p>
<p>Böylece, Şambra, derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hisler</p>
<p>Bir kez daha kısaca hislere değineceğim. Bundan çokça söz ettiğimizi biliyoruz, bazen bundan sıkılıyorsunuz, ama bu konuya sürekli geri gelmemiz gerekiyor.</p>
<p>Hisler çok önemli, çünkü onlar – nasıl desek – gerçek sezgiselliğe, sizin kutsal tanrısal bilgelik ve biliş diyeceğinize açılan yollar ya da kanallardır. İnsan zihni bilişinden, tanrısal bilişe geçebilirsiniz, sadece bu tek adımla. Zihnin kapasitesini/yeteneklerini aşma işlemi, hislerle başlar.</p>
<p>Saint Germain iki ay önce Şaud’da hislerden söz etti. İçine dalmaktan, hissetmenize izin vermekten söz etti. Türlü örnekler verdi, bazısı sizi iyi hissettirdi, bazısı da pek iyi hissettirmedi. Sizin zihnin ötesine ve engellerin ötesine geçerek hissetmenizi sağlamaya çalıştı. Biz size tekrar tekrar bunun hislerle ilgili olduğunu hatırlatacağız.</p>
<p>Hissi, duyguyla karıştırmayın. His, duyusal farkındalıktır. (Örneğin) şu anda, biz konuşurken, salonda çok, birçok enerjinin mevcut olduğunun farkındalığıdır. Bazılarınız bunun birazını hissediyor, ama sonra insani duyularınız ve zihniniz devreye girip bunu kapatıyor, çünkü Atlantis zamanlarından beri ve özellikle de bu yaşamda, böyle yapmaya eğitilmiş. Onun için de hisleri geçersiz kılmaya ya da durdurmaya çalışıyor, çünkü hisleri – duyusal farkındalığı – acıyla ilişkilendiriyor; bazen kafa karışıklığıyla; ayrıca hisler – duyusal farkındalık – şimdilerde, zihin aktivitelerinin ölçülebilmesi gibi ölçülememektedir. Bu nedenle, onu belgeleyemezseniz, ölçüp kaydedemezseniz, “O zaman” der zihin, “gerçek değildir.”</p>
<p>Hislere – ham hislere – geri dönmek zamanıdır. Şimdi biliyorum, bana diyorsunuz ki, “İyi de, zaten bu ay hep bunu yaptık.” Bir dakikaya kadar bundan söz edeceğiz.</p>
<p>Hisler, temelde bedeninizin kendini şifalandırmasına izin vermenizin yoludur. Bunu zihinle gerçekleştirmezsiniz, ve ben şimdi sizden rica edeceğim. Burada bulunan, bunu dinleyen, okuyan her Şambra, şu zihinsel imgelemeleri ya da zihinsel ifadeleri, başka bir deyişle, zihninizde şeyleri imgelemeye çalışmak ya da şu mantraları ya da şu küçük tatlı onaylama gibi şeyleri yüksek sesle söylemeye çalışmak, kendini aldatmaktır ve üçkağıtçılıktır. Ve bu sadece zihninize kendinizden korktuğunuzu söyler, ve gerçek sezgisel doğanızdan, tanrısal hissetme doğanızdan korktuğunuzu söyler. Şeyleri yalnızca daha da sıkıca kilitler. O nedenle, eğer Şambraysanız, lütfen bu araçları artık kullanmayın. Salıverin gitsinler. Belki bir noktada size hizmet ettiler, ama biz şimdi bunu aşıp hislere – ham hislere, gerçek hislere giriyoruz.</p>
<p>Öyle Şambralarımız oldu ki, inanılmaz – sizin deyiminizle – atılımlar yaptılar, ve bu atılımlar zihin ansızın zekileştiği için olmadı. Aslında siz, sezgisel, duyusal doğanız öne çıkabilsin diye zihnin kenara çekilmesine izin verdiniz. Ötelerin ötesindeki bu kozmik atılım ve içgörü/sezgisellik anlarını yaşadınız; bazılarınız. Bu asla zihin olmadı, ve siz de bunu biliyorsunuz. Şefkat diyeceğiniz o çok güçlü hislere ve özellikle de bilişle ve sezgiyle ilgili o güçlü hislere her sahip olduğunuzda, bunların hiç zihninizden geldiği oldu mu? Ya da ayağınızdan? Sol kulağınızdan? (kahkahalar) Bu, gerçek hislerden gelir.</p>
<p>Hisleri hissetmek zaman zaman zor olabilir, ama giderek onlara daha çok alıştığınızda, ve onlara direnmek yerine izin verdiğinizde, dışardaki hislerle, ki bunlardan çok var, içerden gelen his arasındaki, ve kendi gerçek benliğiniz arasındaki farkı gerçekten bilecek hale gelirsiniz. Gerçekte kim olduğunuzu, neyin size ait olduğunu, neyin olmadığını, hisler yoluyla bilirsiniz.</p>
<p>Böylece bu Şambra yolculuğu devam ederken, size bir kez daha hatırlatıyoruz: derinlere dalın. Hissedin; deneyimleyin; bilin; ve sonra onun size mi ait olduğunu, yoksa başka bir yerden mi geldiğini bulun.</p>
<p>Bugünün Konusu</p>
<p>Günün can alıcı konusuna gelelim. Konudan o kadar uzaklaştım ki, notlarımı bulmalıyım, ve sanırım Kuthumi ile Garret onları çaldılar! (kahkahalar) Ben burada tamamen kayboldum, gidip kitabıma bakmam ve bugün ne konuşacağımızı görmem gerekiyor. Herşeyi güzel güzel yazmıştım.</p>
<p>Bir bakalım – “Sinekle balık avlamanın Zen sanatı,” bunun bugünün konusu olduğunu sanmıyorum. (kahkahalar) Bu, başka bir grup için.</p>
<p>Bakalım – “Kosher (çvr: Yahudi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecek) pişirmenin sevinci.” (yoğun kahkahalar) Ben bunu 120 yıl önce denedim, pek iyi sonuç vermedi.</p>
<p>Burada garip bir konu var, “Karma Üniversitenin Kız Öğrencileri için Florida Tatili Üçlü XXX.” Sanırım Sam İnternette, bunu ona devredelim. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Kitapta ilginç bir tane var. Bu, Kuthumi’nin gelecek kitabının notları “Eksik Olan Ne.” Hmm, burada diyor ki, “Cauldre bu kitabı bu yaz kanallık edip yazacak!” (kahkahalar) Bunu da geçelim, ve işte bugünün konusu.</p>
<p>Hep birlikte derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bir derin nefes daha alalım. (Tobias kıkırdar)</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Güncel/Şimdilerde Geçerli olan Bilinç</p>
<p>Bugün, baştan çıkarma hakkında konuşacağız. Buna girmeden önce, dünyada neler olup bittiğinden ve bu baştan çıkarma enerjisinin, sizin onunla ilgili bilgeliğinizin ve hislerinizin, neden bu kadar önemli olduğundan söz edelim.</p>
<p>Kuantum Sıçramasından yaklaşık altı ay kadar sonra, ki bu bizi Mart ayına götürür, Dünya bilincinin çok kapsamlı bir ölçümü yapıldı. Çoğunuz, beş ya da on yılda bir Dünya’da yapılan, tek tek evlerin gezilip de insanların sayıldığı ve insan gerçekliğiyle, istatistikleriyle ilgili verilerin ve rakkamların belgelendiği nüfus sayımına aşinasınız. Bu da aynı şekilde; Kuantum Sıçramasından sonra insanlığın nasıl geliştiğini görmek amacıyla Mart dolaylarında insan bilincinin çok kapsamlı bir ölçümü yapıldı.</p>
<p>Katılımcıların arasında meleksel alemlerden, özellikle Kryon’dan, Başmelekler Düzeni tarafından temsil edilen tüm meleksel ailelerin temsilcileri vardı. Onlar, Dünyanın her yanındaki insanlarla çalıştılar ve ayrıca Dünyanın bazı hayvanlarıyla da çok yakından çalıştılar, çünkü Dünya hayvanları bilince çok duyarlı ve onun çok farkındalar, özellikle de çoğunuzun bildiği ve yürekten sevdiği – köpekler, yunuslar, balinalar, ve bazı seçkin kuş türleri – aşırı duyarlıdırlar.</p>
<p>Böylece, Dünyanın bu kapsamlı ölçümünde… ve bu arada, ölçümün nedeni, size nasıl hizmet edebileceğimizin enerjilerini ayarlamaktır. Bu kadar basit. İnsanlığın nerede bulunduğunu, Gaia bilincinin ve Dünyanın kendisinin nerede bulunduğunu bilmek zorundayız. Farklı ülkelerden tutun da, Dünyanın sularına, bitkilerine ve hayvanlarına kadar herşeyin bilincini bilmemiz gerekiyor. Bu şekilde, size hizmet etmek amacıyla nasıl geleceğimizin enerjilerini düzenliyoruz.</p>
<p>Bu ölçüm yapıldığında, bu, Kuantum Sıçramasının etkileri ya da belki sonrasının etkileri olarak gördüğümüz en büyük şeydi. Bilinç düzeyinde ne değişti? Bunlar ille de gazetelerde okuduklarınız ya da 3B dünyanızda gördüğünüz şeyler değil, çünkü bunlar sonradan geliyor. Ama Eylül 2007’den beri bilinçte ne değişti?</p>
<p>Bizim gördüğümüz, çok ilginç bir şeydi ve bunu terimlerle, kavramlarla anlatmaya çalışacağız ama, sizin onu önce deneyimlemenizi istiyoruz. O nedenle şimdi derin bir nefes almanızı ve onu bir dakika kadar tutmanızı isteyeceğiz – eh, aslında bir dakika değil, yalnızca birkaç saniye. (bazı gülüşmeler) Ama o nefesi gülerken tutamazsınız!</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alın, bir an içinizde tutun ve sonra o nefesi verin, ama vermeyi sürdürün.</p>
<p>Bırakın nefesiniz çıksın. Nefes vermeyi sürdürün. Bırakın çıkmaya devam etsin. Ciğerlerinizi boşaltın. Vermeyi sürdürün. Vermeyi sürdürün…</p>
<p>Ve şimdi ölmeden önce yine derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, ihtiyacı hissettiniz mi? Biz bunu fazla uzatmadık ama biraz da olsa bir çaresizlik hissettiniz mi? Bir şeyin çok istekli olduğunu hissediyorsunuz, hatta bunu hissetmek rahatlatmıyor bile, ve bir anlamda, bir açıdan, bilinçte olan biten de budur.</p>
<p>Anlamanıza yardımcı olmak amacıyla bir örnek daha verelim. Diyelim ki, suyla dolu büyük bir kabınız var. 5 galonluk ya da 15 litrelik ya da her ne demek istiyorsanız, ama büyük bir cam kap, ağzına kadar suyla dolu. Bu cam kap, Eski Enerji bilincini temsil ediyor. Suyun kendisi bilinci, kap ise onu kuşatan sınırlamayı ya da enerji yapısını (temsil ediyor), bilinci içerde tutuyor ama kısıtlıyor da.</p>
<p>Kuantum Sıçraması olduğunda, sanki çok sıkı mührünü koruyan o kaba bir boru sokuldu. Sonra enerji – sizin deyiminizle Yeni Enerji – tam anlamıyla bir pompa gibi bütün suyu – yavaşça – dışarıya çekti, ama o cam kaptan suyu dışarı çekerken, çok sıkı bir mührü de muhafaza ediyordu ki, içeriye hava giremesin. Şimdi, en temel fizik kurallarını biliyorsanız, şimdi o orijinal cam kabın içinde bir vakum, bir hava boşluğu yarattığınızı da bilirsiniz.</p>
<p>Ve kaba bir benzetme kullanacak olursak, suyun bir kısmı, eski çağ bilincinin bir kısmı, şimdi – nasıl desek – dışarı pompalanıyor, o eski cam kabın dışına çıkartılıyor, ve bu, geride bir vakum ya da boşluk bırakıyor. Tıpkı, ciğerlerinizdeki havayı boşaltmanız gibi. Geride bir boşluk kalmıştı.</p>
<p>Bir boşluk vardı. İşte bu şu anda tam olarak – hiç bilimsel olmayan terimlerle – tam olarak Dünya’da olmakta olan şeydir.</p>
<p>Bilinç değişiyor. O, değişme arzusunun, genişleme ve büyüme arzusunun sürekliliği sonucunda değişiyor. Bilinç, önceleri çok kısıtlı bir kapta tutuldu, ve o şimdi, o kabın dışındaki çok daha muazzam bir ifadenin peşinde. Ama bir boşluk ve bir vakum yaratıyor, ve şu an Dünya üzerinde bazı çok ilginç senaryolar yaratıyor.</p>
<p>Bu benzetmeyi biraz daha ileriye götürecek olursanız, hepinizin bildiği gibi, o cam kabın içindeki sudan yeterli bir miktarı çeker alırsanız, belli bir noktada o yapının – o cam kabın – şiddetle içine çökme potansiyeli vardır, çünkü içinde öylesine bir vakum oluşur ki, parçalanmasına neden olur. Parçalanma, sizin deyiminizle çok oturaklı/temkinli ve çok yumuşak bir biçimde gerçekleştirilebilir, ya da, büyük miktarlarda karmaşa/kaos ile gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Dünya bilinci şu anda çok hassas bir düzeyde. Denge çok, çok hassas bir durumda. Bu nedenle insanlara her türlü farklı düzlemlerde yardımcı olan bu kadar çok meleksel varlık var. Bu konuştuklarımızı insanların hepsi duymak istemiyor, dinledikleri başka insanlar var. Onlar kendi gerçekleştirme yollarına sahipler, ama şu anda Dünya üzerinde, Dünya ile insan bilinci ve spiritüellik arasındaki hassas dengeyi anlayan yeterli sayıda insan var, ve onlar herşeyin şiddetle çökmemesine yardım ediyorlar. Bizim, “Atlantis: Bölüm İki”ye gereksinimiz yok. Devam niteliğindeki şeyler asla orijinali kadar iyi olmuyor! (kahkahalar)</p>
<p>Yeterli sayıda insan, sizler gibi, bu zamanda burada olmak ve bunun yumuşak bir geçiş olmasını sağlamak için Dünyaya geldi, böylece – sizin deyiminizle – Eski Enerji yapısı, sözünü ettiğimiz o cam kap, çöktüğü zaman, Yeni Enerjiyle, tüm çevresini kuşatan yeni bilinçle çok güzel bir biçimde kaynaşacak, birleşecektir. İşte olan bu, Şambra.</p>
<p>Baştan Çıkarma</p>
<p>Şu anda hissettiğiniz şey, aylardır hissettiğiniz, ama özellikle geçen ay artmış olan şey, baştan çıkarma enerjisidir.</p>
<p>Şimdi, bu materyal üzerinde çalışan bir dolu çevirmen var, biliyorum. “Baştan çıkarma” kelimesi kafanızı karıştırıyor, ama onun anlamı “içeri çekmek”, “içeri cezbetmek”, “manipüle etmek/ustalıkla yönetmek/kendi çıkarları için kullanmak”tır, sinsi diyeceğimiz arzulara ve sağlıksız isteklere sahip olmaktır. Biz buna baştan çıkarma diyoruz.</p>
<p>Şu anda baştan çıkarma her yerde, ve neden? Çünkü, tıpkı nefesinizi verirken onu sürekli, sürekli dışarıya itmeye devam etmeniz gibi, bir şeyi geri koymak isteyen bir vakum yaratılır. Sizin durumunuzda bu, havadır. Suyu, mühürlü cam kabın dışına pompalarsanız, o camın içinde vakum denen bir şey meydana gelir. O vakum, kendi boşluğuna bir şey geri ister. Ve o da şu anda Dünya üzerindeki baştan çıkarmadır.</p>
<p>Seksüel Enerji Okuluyla aşina olanlarınız, bu kavramı anlıyor. Bu ille de seksüel enerji virüsü değil, onun kuzeni gibidir. Bir insandan diğerine geçirilmez, ya da biri onu diğerinden çalmaz. Şu anda varolan baştan çıkarma, kitlesel bilinç düzeyinde ve her yerdedir. Siz baştan çıkartılıyorsunuz. O enerjiyi hissedebiliyorsunuz, ve bunu çok kişisel alıyorsunuz. Size aitmiş gibi davranıyorsunuz.</p>
<p>Baştan çıkarma, eski bilinçte oluşan boşluktur. Baştan çıkarma, herşeyi geri isteyen, kendini sifondan geçirilmiş, salıverilmiş hisseden eski bilinçtir, ve o bir bilinç boşluğu ya da vakum yaratıyor. Bu, Dünyanın her yanında olmakta, sadece sizde değil. Siz, bunların hepsinin sizinle ilgili olduğunu düşünmüştünüz, değil mi? Yalnızca sizinle ilgili değil. Şu anda Dünyanın her yanında bu böyle. Eski ihtiyaçlar ve istekler ve arzular. Bu, eski biçimlere geri dönmek, geri gitmek, kendine ve o eski kimliğine sahip olmak isteyen eski bilinçtir.</p>
<p>Ha, onun için üzülmeyin, çünkü Dünyanın o eski bilinci, Yeni Enerji bilincinde tümüyle kabul görüyor, ve eski bilinç yeni bilinçle birleşecektir. Ama ona hükmedemez. Dünya yeni bilince doğru tekâmül ederken kendini ondan ayıramaz.</p>
<p>Siz bunu şimdilerde özellikle bedeninizde ve zihninizde hissediyorsunuz. Siz bunu türlü farklı yollardan hissediyorsunuz. Bu bir çekimdir. Bir özlemdir. Sanki sizi geri çağıran bir ses gibidir. Bir manyetizmadır, ve siz her zaman da onun ne olduğundan emin olamıyorsunuz. Ama size şunu söyleyebilirim, o siz değildir. Siz eski insan bilincinin baştan çıkarmasını hissediyorsunuz ve o şu anda her yerde. Onu her bir parçanızda duyumsuyorsunuz, ve o sizin en zayıf ya da en dengesiz bölgelerinize gidiyor, ve onu önce oralarda hissedeceksiniz.</p>
<p>Kendini geri kazanmak isteyen bilincin bu baştan çıkarışı, bu boşluğu ya da vakumu, büyük bir hızla – büyük bir hızla – haberlerinizde yayılıyor. Haberler, baştan çıkarıcıdır. Ben seksi demiyorum, arada bir fark var. Baştan çıkarıcı, çünkü sizi içine çekiyor. Ve bu durumda sizi hiç yoktan korku ve yoksunluk içine sokuyor. Ve siz yoksunluğun baştan çıkarmasına kurban oluyorsunuz.</p>
<p>Bu Dünya’da gıda kıtlığı yok. Nokta. Ve bana tersini söyleyecek herkesi öldürüp bu tarafa getireceğim ki görsünler! (kahkahalar, Tobias güler) Biz sürekli Dünya’yı izliyoruz, ve sizin de onu bizim açımızdan görmenizi istiyorum. Şu anda başını sallayıp da “Gıdada ya da onu yetiştirme becerisinde kıtlık yok” diyen Christine ile konuşmanızı isterdim.</p>
<p>(Tobias büyük bir tutkuyla konuşur) Dünya ve insanlara bir ipucu. İhtiyaçlarının ötesinde, güzel, verimli ve genelde çok, çok dengeli bir biçimde nasıl gıda yetiştirileceğini bilen İsrailliler size ipucu olsun. Gıda kıtlığı yok. Piyasaların manipülasyonu var, ve yoksunluk enerjisinin şu baştan çıkarması var. Eski Enerji yoksunluğa dayanıyordu, ve o kendini böyle inşa etti, ister inanın ister inanmayın.</p>
<p>Gıda bu Dünya üzerinde yetiştirilebilir, ve ben bunu tarım enerjisiyle çalışan Şambraya ve herkese söylüyorum – ve ille de gıdanın genetiğini manipüle etmekten söz etmiyorum. Bu, topraktaki, Gaia’daki tohumun enerjisini cesaretlendirmek için ucuz bir yöntemdir. Çok parlak bir basitliğe sahiptir, ama onlar bunu daha anlamıyorlar. Dünyayı besleyecek bolluk var. Onun için, bu manipülasyona inanmayın.</p>
<p>Petrol – baştan çıkartıldınız – fazlasıyla baştan çıkartıldınız Şambra, ve sanki yenilgiye katlanıyorsunuz. “Ben ne yapacağım? Nasıl tasarruf edebilirim? Karneye bağlarlarsa ne yaparım?” dediğiniz bir inanç sistemine düşüyorsunuz – ki karneye de bağlayabilirler. Ama sizin kaygılanmanız gerekmiyor.</p>
<p>Dünya’da işlenen suçlarla ilgili baştan çıkarıldınız. Komplolarla ve kuruluşlarla ve politikayla ve hastalıklarla ve tüm şu diğer şeylerle ilgili baştan çıkarıldınız, ve bunların içine düşüyor da düşüyor da düşüyorsunuz, çünkü bu, işte şu ara dışardaki enerjidir.</p>
<p>Size, yine, şunu söylemek zorundayım, bizim bakış açımızdan gıda bolluğu var. Sadece içeri girmeyi bekleyen bir dolu yeni yakıt enerjisi fikri var. Evet, bu yaşamınızda benzin ve petrolü bırakacaksınız. Büyük ve önemli geçişler olacak, ama baştan çıkarma size diyorki, “petrol bitecek ve sen o zaman ne yapacaksın?”</p>
<p>Eğer yeraltı barınakları ve buna benzer şeyler inşa etmeye başlarsanız, Saint Germain sizinle uzun bir oturum yapmak zorunda kalacak (kahkahalar), çünkü baştan çıkarılıyorsunuzdur. Türlü türlü şeyler düşünmeniz yönünde baştan çıkarılıyorsunuz… çok çeşitli şeyler – Dünya parçalanıyor, artık hiçbir şey işe yaramıyor, gibi. Baştan çıkarma sizi “o eski güzel günlere” geri getiriyor. Yakınlarda oraya gittiniz mi? O eski güzel günlere – “Ha, hatırlıyorum da…” Bu arada bu, yaşınızla ilgili değil. Bu, bilinçle ve baştan çıkarılmayla ilgili. En güzel müziğin yapıldığı o eski güzel günlerden konuşmaya başlıyorsunuz. Oysa müzik, şimdi olduğundan güzel hiç olmadı. Bunu ya da şunu yaptığınız o eski güzel günlerden konuşuyorsunuz, işte bu, sizi geri çekmeye çalışan baştan çıkarmadır.</p>
<p>Baştan çıkarma şu anda genel kitle bilincinin bir parçasıdır, ama siz içine düşüyorsunuz. Ama bu iyi haber. Çünkü hissediyorsunuz. Baştan çıkarmayı hissediyorsunuz. Baştan çıkarmanın, sizi kendinizden çekip çıkardığını hissediyorsunuz. Kendiniz için en iyisi olarak bildiğiniz şeylerden sizi çekip çıkartıyor, ve ortaya çıkıyor – birçok farklı yollardan yaşamınızda ortaya çıkıyor &#8211; ve bunun olması gerekmiyor.</p>
<p>Baştan Çıkarma Belirtileri</p>
<p>Baştan çıkarmanın bazı belirtileri nelerdir? Aslında yoğun Şambra belirtilerine çok benziyorlar, ama listenin birinci sırasında şeker var, şeker, şeker. Baştan çıkarma – bilinç ayartması – sizi hızla şekere yönlendirir. Neden? Ucuz bir tamir yoludur. Sizi şımartacak/pohpohlayacak bir şey gereksinirsiniz, çünkü az önce paramparça olmuşsunuzdur. Bedeniniz ve zihniniz etkilenmiştir, ve siz de geçici bir rahatlama olarak kendinize biraz şeker verirsiniz. Ama işte bu, baştan çıkarmadır, çünkü sonra neler olduğunu biliyorsunuz. Kendinizi biraz iyi hissedersiniz – buna verdiğiniz süslü bir ad da var, “mutlu eden yiyecekler” diyorsunuz. Onlar baştan çıkaran yiyeceklerdir!</p>
<p>Şimdi Şambra, bana diyeceksiniz ki, “Ama Tobias, sen hep bedeninizi dinleyin dersin.” Şeker yüklemesi yapmanız gerektiğini düşünmek, bedeni dinlemek değildir. Bu, sizin içinize yolunu bulan ve sizi aldatan baştan çıkarmanın sesine kulak vermektir. Gerçekten bedeninizi dinleyin, sadece bir arzuyu değil, sadece bu baştan çıkarıcı türden sesi değil. Bedeniniz tam olarak ne yiyeceğini ve ne zaman yiyeceğini bilir.</p>
<p>Ama siz şekere karşı konulamaz bir arzu duyacaksınız. Bu belki (belirtilerin arasında) bir numaradır ve hepsinin en başında gelen işarettir. Ayrıca, Seksüel Enerji Okulunda da sözünü ettiğimiz gibi, fazlasıyla ağır ve fazlasıyla işlem görmüş yiyeceklere de arzu duyacaksınız.</p>
<p>Şimdi, bedeniniz kendini Yeni Enerjiye ve yüksek titreşime uyumlarken, genel olarak rafine edilmemiş (saflaştırılmamış, inceltilmemiş) gıdaları istemek eğilimindedir, çünkü bedeniniz, kendi saflaştırma işlemini yapmaya bayılır. Bunu, sizin adınıza bir başkasının yapmasını istemez. Genellikle ham gıdalar ister, çünkü toz/granül/pudra haline getirilmemiş ve fazla uzun pişirilmemiş ve çırpılmamış/çalkalanmamış enerjilerle nasıl çalışacağını bilir. Bu, ağaçtan koparılmamış hiç bir şey yiyemezsiniz anlamına gelmiyor, ama bu işlemden geçirilmiş gıdalara düşkünlük göstermeniz bir bilinci baştan çıkarma işaretidir, çünkü bu gıdalar, tıpkı bilinci baştan çıkarmak gibi, boştur. Boştur.</p>
<p>İşte baştan çıkarma budur. Size yarayacak bir şeylerim var, der. Parmağıyla sizi gösterip çağırır. Sizi oldukça iyi tanır, onun için de size nasıl ulaşacağını bilir. Sizi nasıl ayartacağını bilir, ama boştur, Şambra. Boş. Ve siz de bunu biliyorsunuz, biliyorsunuz. Oralardan geçtiniz, ama yine de aldanıyorsunuz.</p>
<p>Baştan çıkarma enerjisi çok boştur. Aradabir, “bu sadece baştan çıkarma mı?” diye merak edecek olursanız, eh, ona sorun, üç kez tabii. İlkinde sizi sevdiğini söyleyecektir. Hayatınızı çok güzel kılacaktır. Hayatınızda eksik olan bir şey vardır. Sizi baştan çıkaracaktır. Ona yeniden sorun ve sonra üçüncü kez sorun, ve boş olduğunu itiraf edecektir. Hiçbir şeyi yoktur. Onun için sizi ister. Onun için sahip olduğunuz bir şeyi ister.</p>
<p>Bu baştan çıkarma enerjisinin iş başında olduğunu şöyle de anlayabilirsiniz; ki son zamanlarda bazılarınız bunu hissediyor, etkisini çene ve dişlerde gösteriyor. Diş bölgesine vuruyor ve bazılarında sinüslere de çıkıyor. Ve bu aslında tam anlamıyla onun çenenize bir yumruk atmasıdır. Yüz bölgesini etkiliyor, çünkü baştan çıkarmaya yakalanıyorsunuz.</p>
<p>Ve tabii uyku düzeni. Bunun fazla derinlerine inmemiz gerekmiyor, nasıl olduğunu biliyorsunuz. Baştan çıkarma sizi gece yarısı uyandırıverir. Siz, gecenin bir yarısı uyanıp da az önce uyandığınızı ve kendinizi dengede ve oldukça iyi hissettiğiniz bir halle, gece yarısı uyanıp da kendini yorgun ve tükenmiş, tatmin olmamış hissettiğiniz bir hal arasındaki farkı biliyorsunuz.</p>
<p>Baştan çıkarma enerjisi tamamlanmamıştır, doymamıştır. Arzuludur, ister ve gereksinir, ve özünde boştur. Öylesine boştur ki.</p>
<p>Böylece, bunlar hep çevrenizde, ve bunu hissedebiliyor olmak harika bir şeydir. Diğer insanlardan çok önce olanı biteni bilirsiniz. Öğrencilerle oturduğunuz ve onlara rehberlik ettiğiniz zaman – bundan 2.5, 10 yıl sonra – tam olarak neler olup bittiğini bileceksiniz, çünkü hissetmişinizdir. Diyeceksiniz ki, “Bu gerçekten bilinç ayartmasından etkilenmiş biri”, çünkü bir yönsüzlük duygusu var. Kafaları karışmış olacak. Hiç bir hedefleri olmadan öylece dolanıp duruyor olacaklar. Bir oraya bir buraya çekilecekler.</p>
<p>Baştan çıkarma, aile üyeleri ve işteki insanlar ve haberler ve İnternet kanalıyla gelir, ve baştan çıkartır. Geri… geri gitmeye çalışır. Bunun örnekleri çevrede çok, geri gitmenin örnekleri. Bu, daha önceleri konuştuğumuz bilincin masa-tenisi etkisinin bir parçasıdır – bu bir ping pong yılıdır, ama aynı zamanda inanılmaz keşiflerin de yılı.</p>
<p>Haberleri izleyin, göreceksiniz. Yeni bir olayı örnek olarak kullanacağız – Londra’daki seçimler. Tabii biz şimdi uzun uzadıya Londra ve İngiltere ve onun tarihsel enerjilerini tartışabilirdik ama, (eğilim) çok – nasıl desek – daha liberal bir belediye başkanından geriye dönerek çok, çok muhafazakâr, çok – nasıl desek – bütün insanları pek de onurlandırmayan bir politikacı türüne döndü. Bu enerji yüzünden. Onun nasıl geri gitmek istediğini – Londra’daki insanların nasıl bazı eski tarzlara/biçimlere geri dönmek istediklerini görüyorsunuz.</p>
<p>Baştan çıkarma enerjisi her yerde. Hissetmenize izin verin. Bakın, ona direnecek olursanız, onu reddetmiş olursunuz. Yeni Enerji Şambra insanı, herşeyi hissetmek için kendine izin verir.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız onun bunaltıcı olduğunu hissetti. Onu bedeninizde hissettiniz. Hele zihninizde ve düşüncelerinizde kesinlikle hissettiniz. Çevrenizdeki her yerde hissettiniz, ve diyorsunuz ki, “Ama onu artık hissetmek istemiyorum, Tobias. Yeter artık.” Hayır, lütfen. Onu hissedin. O baştan çıkarma için, o boşluk, o kâbus gibi arzu için, orada olmanın ne anlama geldiğini hissedin. O gerçektir. Gerçektir, çünkü yeni bilince geçmek bir boşluk yaratır. O çok gerçektir. Onun için, ondan kaçmayın. Onunla birlikte olun. Onun neden orada olduğunu anlayın ve bilin. Onun sizinle ilgili olmadığını anlayın.</p>
<p>Sizinle ilgili olmaması, bedeninizin ansızın acı çekmekten kurtulacağı anlamına gelmez, zihninizin ansızın berraklaşacağı anlamına gelmez – ki aslında böyle olacaktır. Ama sizinle ilgili olmadığını anlamak, yalnızca enerjilerin nasıl hissedileceğini anlamaktır, ve yolumuza devam ederken gerçekleştireceğimiz çalışma için bu çok önemlidir. Bu, direnmekle ilgili değildir. Anlamakla ilgilidir.</p>
<p>Çözümler</p>
<p>Kendiniz için yapabileceğiniz şeyler var, ama direnmeyin. Hissetmenize izin verin. Ha, biliyorum, bu korkunç. Bazılarınız son zamanlarda türlü karmaşalardan geçti , ama bu sizinle ilgili değil.</p>
<p>Şu anda yapabileceğiniz şeyler var. Nefes almak. Her zaman, her zaman. Bazılarınız diyor ki, “ha evet, ben nefes alıyorum.” Görüyorum, arada bir başınız derde girdiğinde oturuyor ve dört buçuk dakika kadar nefes alıyor ve bunun herşeyi çözeceğini düşünüyorsunuz. Bilinçli nefes düzenli bir faaliyettir, sabahları kalktığınız anda aldığınız ilk nefes bilinçli olmalı. Bu, yaşamı seçmekle ilgilidir. Kendinizi seçmekle ilgilidir.</p>
<p>Su içmek şu ara çok önemlidir, çünkü su, kimyasal bileşiminin çok ötesinde şeyler içerir. Su, bilincin özünün bir türüdür. Ayrıca bedeninizi arındırmanın ve yıkamanın harika bir yoludur, çünkü siz hâlâ onu – o hisleri – bedeninize aldığınız bir noktadasınız. Bedeniniz, onları aldığınız ilk yerdir, belki de en ham, en kaba (parçanız) olduğu için. Hissi önce bedeninizde hissedersiniz, ve bu da geri kalan yanlarınıza başka birşeylerin olduğunu söyler. Sonra da onu zihninizde hissedersiniz.</p>
<p>Çok su içmeniz, bedenin yıkanmasına yardımcı olur. Birçoğunuz çok susuzsunuz (bedeniniz susuz). Şimdi diyorsunuz ki, “Ama ben susamıyorum.” Susamakla, susuz kalmak arasında bir fark var. Şu an çalıştığımız çok yoğun enerjiler yüzünden susuz kalma eğilimi olur, çünkü siz normal insanın gereksindiğinden dört misli fazla suya ihtiyaç duyacaksınız. Siz normal olmadığınız için değil… (kahkahalar, Tobias kıkırdar) … bilinçle yapılan bu çalışma susuz bırakır, ama su ihtiyacınız kendini her zaman bildirmez. Bunlar bilgiyi işlemden geçirmenin iki farklı yoludur. Bol bol su için, şeylerin temizlenmesini sağlar.</p>
<p>Düzenli bir biçimde kendi güvenli alanınızı yaratın. Güvenli alan, sizin tüm enerjilerinizi yeniden dengeler ve dışardan gelenleri de.</p>
<p>Sürekli, Şambra, şu nefesi yapın. Ben tekrar tekrar buna geri dönüp duracağım, bu çok önemli bir kısım. Ve sonra da, bunun siz olmadığını (sizinle ilgili olmadığını) anlayın, tabii siz istemedikçe. Ne olmak istediğinizi siz seçersiniz, ve şu ara dışardaki o baştan çıkarma enerjisinin tümünü bedenlemek istiyorsanız, o zaman bedenleyeceksinizdir, ve o siz olacaktır. Eğer onu sadece hissetmek isterseniz, bunu da yapabilirsiniz. Ve göreceksiniz ki, çok geçmeden, şu anki engellerin birçoğunu oluşturan o fiziksel ve zihinsel olma hissini aşacaksınız.</p>
<p>Siz hissi bedeninize alıyorsunuz, çünkü sizin his ya da duyumsama mekanizmanız böyle, oysa bedeniniz artık onu istemiyor ve siz de bunu biliyorsunuz. Bedeniniz size bunu söylüyor. Ya da, onu zihninize alıyor ve orada işlemden geçiriyorsunuz, ve orada kendinizden kuşku duyuyorsunuz, ve orada sıkışıp kalıyorsunuz. Ama en azından bir şeyler hissetmenize neden oluyor, çünkü zihniniz arap saçına döndüğünde, en azından hissettiğinizi bilirsiniz. Bedeniniz ağrılar içinde kıvranırken, en azından hayatta olduğunuzu, yaşadığınızı bilirsiniz.</p>
<p>Şambra, biz, hisleri bedene ve zihne almanın ötesine geçeceğiz. Biz Şambrayla özel bir çalışma yapmak istiyoruz – bunu programa koy, tatlım (Linda’ya konuşur) – hissedebilmekle ilgili, duyumsayabilmekle ilgili. Şimdi, biz duygudan söz etmiyoruz. Duygu, baştan çıkaran enerjinin sonucudur, bu yüzden birçoğunuz bu ay hırçınlaşıp suçlar hale geldiniz. Tanıdık geliyor mu? Hırçınlaşmak ve suçlamak ve duygusallığa boğulmak, çünkü şu baştan çıkarmayı kendinizinmiş gibi benimsiyorsunuz. Onu bedeninize ve zihninize ve duygularınıza alıyorsunuz, ama bu, bu çok ilkel düzeylerde hissetmenin ötesine geçebileceğimizi öğrenmenin ne kadar parlak bir yolu.</p>
<p>Ben Bay Kuderka’dan, aslında ara için düşünülen o parçayı çalmasını isteyeceğim. Şarkının adı “The Majestic Land – Görkemli Topraklar” ve biz ona “Bu Görkemli Alan” diyeceğiz. Ve altı dakika boyunca, sevgili Şambra, burada oturacağız, ve sizden nefes almanızı isteyeceğiz, ve sizden, kendinizi bedeninizin içinde hissetmenin ötesine geçmenizi isteyeceğiz. Bedeniniz artık hisler yüzünden yeterince taciz edildi. Zihninizin ötesine geçin.</p>
<p>Biz bir tür… arınma demek istemiyorum, ama bedenin ve zihnin sıkıntıdan kurtulmasını sağlayacağız, ben sizden sezgisel düzeyden hissetmenizi isteyeceğim. Bu zihninizde değildir, bedeninizde değildir. Sezgisel hissiniz, sizin özünüzdedir. Onun nerede olduğunu aramaya kalkmayın. Onun nerede olduğunu bulmak için küçük bir – nasıl desek – araştırma macerasına atılmayın. O size kendini bildirecektir. Sezgisel his – artık ne bedeninizi ne de zihninizi kullanmanız gerekmediğinde.</p>
<p>Şarkının bu altı dakikası boyunca, sizden nefes almanızı ve bedeninizle zihninize, oralarda hisleri duyumsama zorunluluğunu salıvermeleri için izin vermenizi istiyorum. Onlar taciz edildiler. Yumruk yediler. Hakaret edildiler. Fiziksel olarak bu size çok ağır geliyor, zihinsel olarak sizi tüketiyor, ve duygusal olarak da kuvvetten düşürüyor.</p>
<p>Böylece biz, o sezgisel, o kutsal düzeyden nasıl hissedileceğini öğreneceğiz. Büyük bir fark söz konusu, çok şaşacaksınız. Bu araçla çalışırken, bu yüksek bilinç düzeyinde hissetmenin yarattığı farka şaşacaksınız.</p>
<p>Müzik, lütfen. Şambra’nın nefes alışı. Bedeninize, meydan okuyan bu baştan çıkarma hislerinin tümünü salıvermesi için izin verin.</p>
<p>(Müzik çalar, Michael Hoppe’den “This Majestic Land”)</p>
<p>Çok daha iyi, Şambra.</p>
<p>Hisler yoğunlaşacaktır, çünkü şu anda bilinç yoğunlaşıyor ve değişiyor. Eski Enerji ve eski bilinç, bu yeni çağa, yeni döneme çekiliyor, ama o kendine yeni bir vakum da yaratıyor. Bir boşluk yaratıyor, ve siz onu hissediyorsunuz. Hepsi bu.</p>
<p>Bu sizinle ilgili değil.</p>
<p>Hislere direnmekten vazgeçin. Sizde iyi olmayan, yanlış olan bir şey varmış gibi düşünmekten/davranmaktan vazgeçin. Bunu Saint Germain iletiyor: diyor ki “Ben bunu bir bahane olarak duymaktan bıktım artık.” Bu, sizinle ilgili değil. Ama buna inanmak istiyorsanız, geri dönmeye çalışmanız gerekecek, Eski Enerji dünyasına geri gitmeniz gerekecek. Ama ilerlemek istiyorsanız, anlayın ki bu sizinle ilgili değil.</p>
<p>Hisleri bedeninize almaktan vazgeçme zamanı. Sadece fizikselle ya da zihinselle hissetmek, ilkeldir. Onu bir hastalık olarak bedenine almak, bencilliktir. Onu karmaşıklık olarak zihnine almak, büyük bir yalandır. Biz hissetmeyi ve genişlemeyi ve yeni bir bilinç biçimini bilmeyi sürdüreceğiz, sevgili Şambra. Biz hislere direnmiyoruz, onlara yeni bir biçimde kabul veriyoruz.</p>
<p>Böylece ben buna bir dönüm noktası Şaud’u diyeceğim. Dünyada neler olduğunu anlamak o kadar önemli ki, ve biz sizinle, olan bitenler hakkında ve neden size ait olmadığı hakkında konuşmayı sürdüreceğiz.<br />
Ve öyledir.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 9: “Baştan Çıkarma Bilinci”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Mayıs 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Şambra, soru ve yanıt bölümümüze geçiyoruz. Bir noktaya değinmek istiyorum, bu son Şaud, ki onu elbette hep birlikte yaratıyoruz, Dr. Freud’un tam anlamıyla gözlerini yaşarttı. Hepimizin geliştirdiği o inanılmaz içgörüler, sizin bu çalışmaya adanmışlığınız, sizin… onu – şu anda Dünyada olan o baştan çıkarma enerjisini – gerçekten size ait olmayan bu enerjiyi nasıl bedeninize aldığınızı, nasıl zihninize aldığınızı gördüğünde içi parçalandı; tabii başka şeyleri de, ailenizin bilincini, içinde bulunduğunuz toplumun, düşmanınızın bilincini – bunları nasıl içinize aldığınızı görmek, onun gözlerini yaşarttı.</p>
<p>Siz inanılmaz bir spiritüellik işçisiydiniz, onu sırtınızda taşıdınız, ama şimdi, hissetmek için kendinize izin vereceksiniz, özellikle de yüksek sezgi düzeylerinde, ama onları artık bedeninize almayacaksınız, zihninize almayacaksınız ve sizi perişan etmesine izin vermeyeceksiniz, ve bu, bir dönüm noktasıdır – bizim ayrılık noktası dediğimizden.</p>
<p>Biz, bilinci araştırmayı sürdüreceğiz, ve onu hissetmeye devam edeceğiz, çünkü siz bu yüzden şu anda buradasınız. Ama o size ait değildir, ve kendinizin diğer kısımlarını da bu kadar etkilemesi hiç gerekmiyor.</p>
<p>Hissetmek ve deneyimlemek en büyük armağandır. Ama kendinize verebileceğiniz en büyük armağan, salıvermektir.</p>
<p>Sorular lütfen, baştan çıkarmayla ilgili olsun.</p>
<p>LİNDA: Benim bu konuyla ilgisi olmayan bir sorum var.</p>
<p>TOBİAS: Elbette.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda mikrofonda): Senden şimdi zamanı az biri olarak söz edildiğine göre ve senin, vermek istediğin o özel mesajları doğrudan verecek fazla zamanın olmadığına göre, başarmayı umduğun şey nedir? O (belli) zamandan önce bizimle paylaşmayı umduğun şey nedir?</p>
<p>TOBIAS: Eh, sen benden veda konuşmamı yapmamı istiyorsun, ve benim oldukça az zamanım kaldı! Şambra’ya verdiğim söz, her birinize verdiğim söz… sizi şahsen tanıyorum, ister Atlantis’ten olsun ister piramitlerden, ya da Yashua zamanından, ya da sadece birkaç yıl öncesinden. Biz hepimiz daha önce birlikte çalıştık. Size verdiğim söz, perdenin bu yanından sizin aynanız olmaktı, bilincin sesi ve gerçekleştirmenin sesi olmaktı. Siz aşağıdayken, ya da bizim deyimimizle “aşağıda soğuktayken”, biz burada, yükseklerdeki rahat, sıcak kulübelerimizde oturmuş sizinkilerden çok daha iyi bir şarap (kahkahalar) ve en güzel puroları içiyoruz. Bizimkisi, işin kolay yanıydı. Böylece benim işim, size verdiğim söz, yanıbaşınızda yürümekti. Bu kadar basit. Sorduğun için teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben Barbara’yım, ve ben geçen ay buradaydım.</p>
<p>TOBIAS: Merhaba Barbara. Ben Tobias. Ben yüzlerce aydır buradayım. (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Herneyse, sen benim bu ay yine gelmemi istemiştin, ve işte buradayım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten, peki bu ay nasıl geçti?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Çok olaylı. Farklı yerlerden hem fiziksel, hem de fizisel-olmayan çok yardım aldım.</p>
<p>TOBIAS: Ve, Barbara, bu noktada Şambra’ya söyleyecek ne sözün var?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Heryerden bir dolu yardım alıyoruz ve (herşeyi ya da yaptığımızı) yalnız yapmamız gerekmiyor.</p>
<p>TOBIAS: Harika. Harika, çok güzel bir söylem. Ve sınırlarda yaşamaya ilişkin, seni sınırlarını test etmeye zorlayan o oldukça baştan çıkarıcı enerjiye ilişkin şimdi ne hissediyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: O dünde kaldı.</p>
<p>TOBIAS: İyi. Peki, düşmeden ne kadar yaklaşabileceğini görmek amacıyla sınırlarda yaşamakla, bugün sahip olduğun bilinç arasındaki fark ne?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Eh sanırım, aldığım yardımlardan (gördüğüm kadarıyla), ki bunu daha önce de farketmiştim, ruhumla bedenimi yeterince birleştirmiyorum. Onun için şimdi bunu hergün bilinçli olarak yapıyorum. Böylece, bu yaşamda ya da herhangi bir yaşamda meydana gelen ya da gelmiş olan şeyler yüzünden havada sallanıp durmuyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Böylece tümüyle bedenimde oluyorum, olabildiğince, ve ayrıca kim olduğumu da tam kabul ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Peki, senin adına konuşmak istemeyiz ama, yaşamı seçtiğini söylemek adil olur muydu?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet, hmm…</p>
<p>TOBIAS: Hmm! (güler) Ve bu tür şeylerin açığa çıkması bazen zaman ister, ama gerçekten yaşamı seçtiğinde ve bir dolu sorunun aslında sana ait olmadığını anladığında – biz bugün baştan çıkarmadan söz ettik – bu başka bir yerden geliyor. Ama yaşamı seçtiğinde, hayatı test etmen gerekmediğini anlarsın. Yaşadığını hissetmek için sınırları test etmen gerekmez, çünkü yaşam içeri akar. Yaşam, sıkıcı değildir, sadece nötr değildir, öylesine tamamlayıcı, tatmin edicidir ki, bunu sınırlarda yaşayarak bile deneyimleyemezsin.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben onun içinde yaşamıyordum, ona bakıyordum.</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle, ve bunun bir parçası olarak da sürekli şu hissi taşıyordun; sınırları ve uçları test ederek yaşadığını hatırlama gereği, ve ayağını – nasıl desek – karanlığa ya da aşırılıklara sokarak hâlâ burada olup olmadığını anlama gereği. Bu his sana hayatta olduğunu, yaşadığını hatırlatıyordu, ama şimdi tümüyle mevcut olduğunu, burada olduğunu söylediğin zaman, kendine bunu hatırlatman gerekmiyor.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır. Hayır. Hayır, bu şimdi yaşamaya ve her bir ânın tadını çıkarmaya değen bir macera.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Ve bu, seni bu halden geri çekmeye çalışacak unsurlar olmayacak anlamına gelmiyor. (Bu yeni halin, farkındalığın) zamanla – ama aslında deneyimle – açığa çıkacak, ve bu, kendine gerçekten bedende olma iznini vermenle ilgilidir. Ama dışardan gelecek zorlayıcı durumlarla dışarı çekildiğini hissettiğin zamanlar da olacak. Ama bugün konuştuklarımızı hatırla. Bu, baştan çıkarmadır. Sana ait değildir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Tetikte olmam gerekecek.</p>
<p>TOBIAS: Ya da nefes almayı sürdürmen!</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet, bunun yararı olur. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Şambra’yla paylaştığın için çok teşekkür ederiz. (izleyici alkışlar)</p>
<p>LİNDA: Geri gelmesinin gerçekten nazik bir davranış olduğunu ona söyledim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Geçen ayki Şaud’da, Tobias, arınma sürecine yardımcı olsun diye temiz, saf su içmekten söz etti. Ayrıca, saf suyun damıtılmış su olmadığını, kaynak ya da yağmur suyu olduğunu söyledi. Suya yapay katkılar eklenmemesini de söyledi. Şişelenmiş kaynak suyu (Tobias’ın söylediği) niteliklere sahip mi? Peki ya, Japonya’dan gelen ve 5.000 dolarlık bir makinayla işlemden geçirilerek şarj edilen ve sözde herşeyi iyileştiren şu alkalin su? Bizim en iyi, en pahalı saf su kaynağımız nedir?</p>
<p>TOBIAS: (kahkahalar ve Tobias da güler) Saint Germain yorumlarını sunuyor ama ben bunları bu grubun önünde tekrarlamayacağım. (yoğun kahkahalar) Şambra, bizim burada açıklığa kavuşturmak istediğimiz yalnızca “doğal” olandır. Şimdi tutup da, doğalın ne kadar doğal olduğuna ya da hangi işlemle daha doğal hale geleceğine takılmayın. Biz, topraktan çıkan su demeye çalışıyoruz – ve elbette toprağın derinliklerinden, çünkü daha çok filtrelenmiştir – ya da, dediğimiz gibi, yağmur suyu. Ama hangi kimyevi tanecikleri ve diğer şeyleri ne kadar içerdiğine takılmayın.</p>
<p>Söylemek istediğimiz basitti. Arı su, mümkün olduğunca. Her türlü su iyidir, ama olabildiğince saf, arı, katkısız olsun. Ve size hemen şunu da söyleyelim; ne bu gezegende ne de yabancı varlıkların gezegenlerinde (kahkahalar) ne de herhangi bir yerde, suyu arındırıp da herşeyi iyileştirebilen bir makina yoktur – kendi fiziksel bedeninizden başka. 5.000 dolarlık makine budur. Kendi bedeniniz.</p>
<p>Şimdi, biz burada su içip de bedeninizden çıkanı, en kutsal arınma sisteminden geçti diye satmanızı önermiyoruz (kahkahalar), gerçi bunu satın alacak kadar salak olan insanlar da var! (kahkahalar) Böylece… Saint Germain’in tam anlamıyla söylediği buydu. Bir şişeye işe ve sonra istiyorsan onu sat! (izleyiciler gülmekten kırılır) Ama ben bunu söylemek istemedim. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Güzel. Güzel. Gerçekten güzel. Bu tanıdık bir gösteri!</p>
<p>TOBIAS: (gülerek) Benim ailem işiyor, seninkini bilmem. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: (gülerek) Gerçekten güzel.</p>
<p>TOBIAS: Bu, utanılacak bir şey değil! Ama Saint Germain şakayla karışık, bunu satın alacak kadar salak biri herhalde vardır, diyordu.</p>
<p>Kulağımıza gelen, şu yapay katkılı her türlü şey, yalnızca dikkat dağıtıcıdır. Ve bazı insanlar için de harikadırlar, ama biz Şambra’yla birlikte dikkat dağıtan, ayartan şeylerden uzaklaşmaya çalışıyoruz. Siz tapınaksınız. Siz osunuz, ve bunu fark ettiğiniz zaman, ne olur biliyor musunuz? Bedeniniz yeniden bu şekilde, kendi doğal yetenekleriyle karşılık vermeye başlar. Zihniniz harika bir araçtır, ama doğru biçimde kullanılmıyor. “Ben O Ben’im, ve hiç bir yerden 5000 dolarlık bir makine satın almam gerekmiyor” dediğiniz zaman, bedeniniz doğal olarak karşılık verir ve “Evet, Ben’im” der. Bedeniniz sizin bir veçhenizdir. Sizin bir parçanızdır ve size hizmet etmek ister. Her enerji size hizmet etmek ister, ama dikkatiniz bu kadar dağıldığında, bunu yapamaz.</p>
<p>LNDA: Güzel, teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz. (güler) Ben şimdiden Şambra olan bazı sanatçıların etiket çiziktermeye başladığını görebiliyorum, hani kendi özel… öhö öhö… suları için. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Dünyaya işerken mi? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Sevgili Tobias, yaklaşık yedi yıl önce, hani Linda’nın tüm soruları okuduğu dönemde, sana bir soru sormuştum ve sen de yanıtı bildiğimi söylemiştin. Ben o gün izleyicilerin arasında oturuyordum. Yanıtı hâlâ bilmiyorum. Belki yanıtını şimdi verirsin diye düşündüm. (izleyiciler ve Tobias’dan gelen yoğun kahkahalar) Eh, bu önemli! Şimdi şöyle bir şey oldu. Kız arkadaşım ve ben, o adamı gözümüzün önünde gördük ve – uzun hikaye – ama o birden… puf… maddesel olmaktan çıkıverdi (yok oldu)! Garipti. (İzleyicilerden biri sorar “Saint Germain nedir?” Şambra 4 yanıt verir, “Olabilir.”) İnanılmaz gözleri vardı, inanılmaz bir şeydi. Bu neydi diye soruyorum. Ve ikinci sorum, bana verdiğin yanıtta bunun bir hologram olduğunu söylemiştin, çok iyi bir hologram. Ve şimdi soruyorum, bu hologramları kim gönderiyor? Ne dediğimi biliyorsun.</p>
<p>TOBIAS: Şimdi, ben yanıt kimde demiştim?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bende demiştin.</p>
<p>TOBIAS: Hologramı kim gönderebilir?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Aman, ne kadar da akıllıyım.</p>
<p>TOBIAS: (gülerek) Yedi yıl seni akıllı yapmaz! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Tamam, bir sorum var. Neden kendime böyle bir hologram yollayayım ki?</p>
<p>TOBIAS: Eh, çok, birçok nedenden ötürü. Bu sürekli yapılan bir şeydir, sen sadece bir keresinde fark ettin. Sen kendine sürekli başka alemlerden rehberlik ve senin yardım diyeceğin şeyi gönderiyorsun, ve bu kez (gönderdiğin hologram) fiziksel bir biçim gibi tezahür etti, çünkü duyuların bunu en iyi böyle algılayabiliyor. Şimdi sen kendine bu hologramı gönderdin. Bu, “Herşey yolunda. Sen iyi bir durumdasın” diyen bir güvenceydi. Bir öz-sevgiydi. Ayrıca, yarattığın hologramı anımsayacak olursan, pek… sönük (4.Şambra güler) … ya da dengesiz ya da bu tür bir şey olmayan, ama çok bilge olan yanını sana hatırlatmaya çalışan çok derin bir bilgelikti. Şöyle diyelim – gerçi şimdi bu konuda büyüdüğünü biliyoruz – ama o, tam anlamıyla senin tarafından öbür alemlerde yaratılmış bir veçhendi ve sen o noktada kapıyı tam anlamıyla aralayıp da onu görmene izin verdin, ve sonra – puf – gidiverdi. Sen inanılmaz bir biçimde yaratıcı ve inanılmaz bilgesin.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Hmm.</p>
<p>TOBIAS: Hmm.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. (izleyicilerden biri şöyle der, “ve o kadar da sönük değilsin.”)</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Biz Gaia’nın gittiğini ve onun şimdi Tanrıça Vespa’ya, ışık tanrıçasına dönüştüğünü duyduk. Bununla ilgili yorumun nedir? Teşekkür ederiz.</p>
<p>TOBIAS: Bir takım meleklerin gülmekten kırıldığını duymak ister misin?! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Bugün çok mu iyi vakit geçiriyorsun?</p>
<p>TOBIAS: Eh, Kuthumi burada ve Saint Germain ve Kuan Yin, ve onlar gülmekten yerlerde yuvarlanıyor. Hâlâ yanıtı anlayamadıysanız bir sonraki soruya geçelim. Peki, onların gülmesini duyamıyorsanız, ben yanıtlayayım.</p>
<p>Gaia, çok dengeli bir biçimde yavaş yavaş ayrılıyor. Bu, bir gecede olmayacak. Dünya’nın sorumluluğunu devralacak olanlar, yalnızca Dünya üzerinde yaşayan insanlardır. Onların ruhu toprağa, havaya, bilince geçecek. Vespa yok, insan bilincinden başka bir şey yok. Eğer insanlar, içinde yaşadıkları boyutta gezegenin sorumluluğunu almayacak olurlarsa, o zaman o da öylece gidecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Şu son aylarda, karar vermek konusunda çok sıkıntılandım. Kararlar alıyorum – ne zaman emekli olacağıma ilişkin ve şimdi içinde oturduğum evde kalmaya ya da başka bir ev satın almaya ilişkin bir dolu seçim yapıyorum – sonra ertesi gün, ya da ertesi hafta, “Ya hayır, bu doğru seçim değildi” diyorum. Fikrimi değiştiriyorum. Başka bir kesin seçim yapıyorum ama sürekli böyle gidip geliyorum . Ve bugün aynı şeyleri yaşayan insanlarla konuştum. Ben neden bir karar verip ona bağlı kalamıyorum?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Mükemmel bir soru, ve Dr. Freud’u da biraz etkileyecek bir soru. O burada yeni bir psikoloji türü öğreniyor, ve bunun için de anneni suçlamayacaktır. (izleyiciler ve Tobias güler)</p>
<p>İlginç bir fenomen. Tüm Şambra bir değişim enerjisi içinde. Sürekli bir akış hali olduğunu özün biliyor. Ama insan benliğin bunu daha pek anlayamıyor. Meydana gelen muazzam değişiklikler onu tedirgin ediyor. Sen, insana ait zihinsel bir düzeyden bilinçli bir seçim yapma alıştırması için kendine izin veriyorsun, ve bu harikadır, çünkü sana en azından sahip olduğun esnekliği gösteriyor, sana gerçekten kararlar alabileceğini gösteriyor. Ama sana, herhangi bir şeye kilitlenmemen gerektiğini de gösteriyor. Çünkü sen artık lineer bir yolda yaşamıyorsun.</p>
<p>Çok ilginç bir seçim yaptın diyelim, örneğin emekliliğinle ilgili, ama sen emekliliğe, zamanın belli bir noktasında ve çok lineer bir takvim zamanında olan bir şeymiş gibi bakıyorsun. Ve daha sonra fikrini değiştiriyorsun, ve bu aslında fikir de değil, daha çok, bakış açını değiştiriyorsun, çünkü bir yanın bunun, bir anlamda, çok dünde kaldığını, çok eskidiğini fark ediyor. Ve şimdi hızla değişen şeyler yüzünden, belki de yapmak istediğin başka bir şeyin olduğunu fark ediyorsun. Sen kendine, seçim ve değişim özgürlüğünün bilgeliğini veriyorsun, ki bu çok, çok önemlidir. Tüm o eski kısıtlamaları kaldırıyorsun.</p>
<p>Ama bu aynı zamanda farklı bir düzeyde seni, zihinsel ve sadece insanca seçimler yapmak yerine, seçimleri kalbinden ya da ruhundan yapmaya da zorluyor… zorluyor demeyelim de, cesaretlendiriyor. Çok elle tutulur olan ve insanın çok rahatına gelen seçimlere öncelikle odaklanmak gibi bir eğilim var – bollukla ilgili seçimlere ya da sağlıkla ve çok, çok üç-boyutlu şeylerle ilgili seçimlere yatkınlık var. Ama sonra, seçimlerle oynadığında bir basamak yukarı çıkarsın, ve o zaman bilinçten ve ruhtan gelen seçimler yapmaya başlarsın. O noktada, aslında insanca seçimler – insan benliğinin beslenmesi, giyinmesi ve idamesi ve güvenliğiyle ilgili seçimler – yapmak zorunda olmadığını fark edersin, çünkü bunlar oldukça önemsiz hale gelir. Daha yüksek bir düzeyden yapacağın seçimler, otomatikman daha alt dediğimiz düzeylerin ihtiyaçlarını kapsayacak, onların çaresine bakacaktır.</p>
<p>Bunların hepsi seni şimdi çok geniş bilinç seçimlerine yükseltmeye ya da itmeye çalışıyor. Aslında sen, deyim yerindeyse, doğru yoldasın.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Yani fikir değiştiriyor diye zihnine takılı kalma. Akıl/zihin aslında güzel bir şeydir.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Venezuela’da yaşayan bir grup Şambra, burada, Venezuela’da, bazı çok kaba/dalgalı enerjiler gözlemliyor ve hissediyor. Bize söylemek istediğin ve bu durumla daha iyi başa çıkmamıza yarayacak bir şeyler daha var mı? Yapabileceğimiz başka şeyler var mı? Venezuela’daki Şambra grubunda sevgiler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Sizler şu anda zorlu bir bilinç içinde, uzun, çok uzun zamandır kültürün bir parçası olmuş bir bilinçte yaşıyorsunuz, ve oradaki Şambra’ya olanlar şudur, siz uyanmanıza ve yeniden hissetmenize izin veriyorsunuz. Siz çevrenizdeki dualiteyi ve tüm o gerginlikleri hissediyorsunuz. Gerginliğin ana nedenleri de ruhun özgürlüğü, bireyin özgürlüğü gibi şeylerden kaynaklanıyor, ve bunlar şimdi doruğa çıkıyor.</p>
<p>Bu ayrıca, sizin de açıkça bildiğiniz gibi, hem gerçek hem de mecazi anlamda enerji durumuyla ilgili. Venezuela, bir enerji bolluğuna sahip, ama orada yaşayanlara uygun bir biçimde dağıtılmıyor. O nedenle, tüm o siyasi karışıklıktan, bilinçsel karışıklıktan oluşan kargaşanın üzerine, Dünya’da şimdi hüküm süren baştan çıkarma enerjisi de ekleniyor, ve siz bunu hissediyorsunuz.</p>
<p>Anımsayın, o size ait değildir. Onu fiziksel benliğinizde ya da zihinsel benliğinizde bedenlememeyi anımsayın. Onu kesinlikle hissetmenize izin verin. Siz şimdi burada – nasıl desek – inanılmaz bir fırsata, uç noktalara kadar hissetme fırsatına sahipsiniz, ama onu sahiplenmeyin. Siz şu anda, daha yüksek bilince geçmek isteyenlere yardımcı olmak amacıyla Venezuela’dasınız, ve bunu ille de şahsen karşınızda durduklarında yapmazsınız. Bunu fiziksel olmayan bir düzeyden de gerçekleştirirsiniz.</p>
<p>Size, ve dünyanın her yanındaki Şambra’ya en büyük önerimiz, o hissi kişisel almamanızdır. O size ait değildir. Bedeninizde ve zihinlerinizde hissettikleriniz, yalnızca duyularınızın uyanmasından ötürüdür. Onu hissedin. Sahiplenmeyin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Breckenridge’de açtığım yeni dükkanım için herhangi bir geri bildirim, öneri, öğüt isteyecektim, ve teşekkür ederim Kuthumi, benimle oynadığın için ve gelen muggle’lar için! (çvr: Harry Potter romanlarından alınma, sihirli güçlere sahip olmayan insanlar için kullanılan deyim.)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Birkaç önerimiz var – ve biz burada elbette Cauldre ve Linda’ya danışıp konuşuyoruz – orada bir Şambra toplantısı düzenlemek harika olurdu. Sanıyoruz, çok yakında hepimiz orada olacağız.</p>
<p>LİNDA: Ben bu konuyu onunla konuştum bile. Ne kadar akıllısın! (Tobias kıkırdar)</p>
<p>TOBIAS: Ve biz orada bir kanallık yapmak isteriz ve Şambra’nın da olmasını isteriz. Kendi başına bu bile, dükkanda kalacak bazı harika, güzel enerjileri yaratacak, ve sokaktan geçerken neden içeri girdiğini bilemeyen insanları dükkana çekecektir – tabii bunun olmasına izin verirsen. Ama bu, dükkanı Yeni Enerjiyle doldurur. Sen bunu zaten yapıyordun, ama bir de koca bir Şambra grubunun geldiğini düşünebiliyor musun? Tabii şaraplar senden! (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: (Satılan) mallarla ilgili herhangi bir önerin var mı? Farklı ürünler? Daha fazla Şambra şeyleri gibi?</p>
<p>TOBIAS: Biz o malları hissetmeni istiyoruz. Geçmişte öğrendiğin bazı şeyler için ve olması gerektiğini düşündüğün şeyler için, kafana başvurma. Ama gerçek şu ki – bunu kısa tutmanın bir yolunu arıyoruz – ama Şambra, (satacak) ürünleri ya da bu durumda bir dükkanı ya da işte başka başka şeyleri olanlarınıza sesleniyoruz, ürünlerin girdisi çıktısı ve dökümü ve çeşidi gibi şeylerle ilgili o eski kuralların tümünü atmanız gerekiyor. Bunları bir Yeni Enerji ortamında pek uygulayamazsınız. O nedenle, satışa sunacağın bazı ürünlerde – mallarda – iyi bir kelime bulduk – cesur ve gözüpek ol, ve o eski satılık mal anlayışında sıkışıp kalma. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): İki soru. Lütfen bana boynumdaki ağrıyla ilgili anlayışını/sezgini söyler misin. (Linda, “bu ben değilim” der ve Linda ile Tobias gülerler).</p>
<p>TOBIAS: Linda, kendi sorularını sormamalısın! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: (gülmeyi sürdürerek) Gerçek soruyu okumamı istiyor musun?</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>9.ŞAMBRA: (Linda devam eder) Lütfen benimle, boynumda, omuzlarımda, sırtımın alt bölgesindeki ağrılar, ve süregelen uyuyamama sorunumla ilgili anlayışını/sezgilerini paylaşır mısın. Ben Bayrak Teknolojisini fazlasıyla ya da çok uzun bir süredir kullanıyorum, 2006 Temmuz’undan beri.</p>
<p>TOBIAS: Şu anda, bugün sözünü ettiğimiz gibi, hepiniz uyanıyorken, önceleri hiç hissetmediğiniz şekilde hissedeceksiniz. Bundan kaçmaya çalıştınız, ama yapamazsınız. Bunu istemiyorsunuz. Siz herşeyi hissedebilmek istiyorsunuz. Dünya’nın çekirdeğinde meydana gelen ve önceleri orada olmayan bazı faaliyetleri şu anda hissetmek istiyorsunuz. Bu – nasıl desek – yalnızca sismik ya da o tür bir şey değil, Dünya’nın çekirdeğinde titreşimsel faaliyetler var, ve bedeniniz de bunu hissediyor. Bunu hissedebilmen bir nimettir.</p>
<p>Bunu bedeninde tutma. Biz bir sonraki, hissedebilme düzeyine geçtikçe, biyoloji ya da zihin gibi kaba sistemleri kullanmak zorunda kalmayacaksın. Biz bazı çok daha yüksek sistemlere – çok sofistike/incelikli sistemlere geçeceğiz, böylece bedenin o omuz ve sırt ağrılarını, ve o çene ve diş ağrılarını ve tüm geri kalan ağrıları çekmek zorunda kalmayacak.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Hey, nasıl gidiyor Tobias. En son mikrofona geldiğimden bu yana epey zaman geçti, birden heyecanlanıverdim. Ben, birlikte gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalar için minnettarlığımı ifade etmek istiyorum, ve hepimizle çalıştığın için teşekkür ederim. Burada durmak ve tüm şu şeyleri yapmak bana çok sevinç veriyor.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz. Seni yeniden mikrofonda görmek güzel.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Evet, epey zaman oldu. Şimdi benim bir sorum var, uzun zaman önce geometrik modelleri sormuştum ve sonra onlarla çalışmayı bıraktım. Gerçekten, gerçekten takılıp kaldım, ve yüzden de bırakıverdim. Ama geçenlerde, sanki bir eşzamanlılık ânı yaşadım ve belki de bunlarla çalışmalıyım dedim. Belki bir bolluk kaynağı olurlar ya da herneyse, ya da özgürlük ya da herneyse. Aslında sen, çalışmamın temeli olarak beş köşeli yıldızı almamı söylemiştin, ve ben o çalışmanın bazı çeşitlemelerini farkındaydım, ama sen, kavisleri/yayları alıp noktalarla ve çizgilerle ve dairelerle ağ gibi örmekten, ya da onları birbirine geçirmekten söz etmiştin. Ve sonra o birbirine kenetlenen 12 yıldız (ortaya çıktı) – biraz karmaşık olmaya başladı ama – o bölümü bana oldukça kolay gelmişti, ve o kavis ya da yaylarla daireleri kullanmak, gerçekten bazı güzel ve yeni fikirlerin – yeni ve farklı bir şeyin &#8211; çıkmasına neden oldu, ki birçok insan bunlarla çalışmıyor.</p>
<p>Ama sonra, sen, her bir kavis ya da yaydaki yedi noktayla ilgili bir şey söyledin, ve ben de, o yedi noktadan, karşılık gelen diğer yıldızlara uzanan çizgiler/hatlar var diye düşündüm, sanki hepsi birlikte paralel akıyormuş gibi, ve sonra o modeli ya da deseni tekrarlıyormuş gibi, ve sonra, biliyorsun… Ya da başka bir düşüncem de, o çizgilerin/hatların her türlü farklı yönlere gitmesi, ki böyleyse kafam çok karışıyor… (Tobias güler) Yani aslında bundan söz edebilir misin – kavis/yaylardaki noktalar, kavisler arasındaki aralık, ve bunun nasıl çalıştığı ve o yıldız geometrisinin çeşitlemeleri, ve beş köşeli yıldız geometri çalışmasının ötesinde daha fazlasının olup olmadığı.</p>
<p>TOBIAS: Biliyoruz bu – nasıl desek – biz çok uzun tartışmalara girebiliriz ve aslında Saint Germain seninle bu konuda çok daha – nasıl desek – derin tartışmalara girmek isterdi. Ama şu anda, bu soru ve yanıt zamanı uğruna, böyle bir tartışmayı sonraya saklıyoruz. Ama ben senin şimdi, şahsen kendin için, aslında çalışmanın yönüyle ilgili soru sorduğunu anlıyorum.</p>
<p>Sen epey bir süre bu çalışmaya ara verdin. Zihinsel olarak yanıp kül oldun. Bunu birçok farklı düzlemde anlamaya çalıştın ama zihnini kullanarak. Kutsal geometri ve Feng Shui biçimleri ve enerji hareketlerine ilişkin çok akıllıca, çok parlak bilgilere sahipsin. Ve şimdi, bir süre ara verdikten sonra, bu konuya geri dönmeni önereceğiz, ama daha önce yaptığın şeye geri dönme, ama enerji hareketinin ve onun aldığı biçimlerin ve formların yeni bir ifadesine yönel.</p>
<p>Önceleri bakırla gerçekleştirdiğin o çalışmaya geri dönmemeni önereceğiz. Bu çalışma aslında seni hem kısıtlıyor hem de başka problemlere neden oluyordu. Bu noktada başka araçlara yönel, ve bunun tam olarak ne olacağını sana söylemeyeceğiz, onunla oynamanı istiyoruz. Ama sana küçük bir ipucu vereceğiz: bir süreliğine metallerden uzak dur.</p>
<p>Doğal ifadenin ve yaratıcılığının ortaya çıkmasına izin ver. Geometrinin ve – senin deyiminle – onun rasyonel/akılcı kısmının temel anlayışına zaten sahipsin, ama şimdi, yaratıcı kısmı işin içine sok ve onunla oyna. Daha önce eksik olan buydu. Sen fazlasıyla rasyonel/akılcı/mantıklı hale geliyordun.</p>
<p>Yaratıcı doğanın onunla oynamasına izin verirsen, kendi tatmin olma – öz değer – duyunun çok, çok büyük hızla arttığını göreceksin. Bakır sarıp da sinir olmak yerine, şimdi tümüyle farklı bir biçimde ifade ediyor olacaksın.</p>
<p>Ayrıca, çok açık ve özgür biçimde yapılan gerçek yaratıcı ifadenin, başka insanların da ilgisini çektiğini göreceksin. İnsanlar çoğu kez diğer çalışmalarına çekilmiyorlardı, ama bu yaratılarına çekileceklerdir, çünkü bu, senin tam bir ifaden olacaktır; (önceden olduğu gibi) fazla zihinsel şeyleri anlamaya çalışan bir sen olmayacaktır, ki insanlar senin çalışmalarında bunu hissediyorlardı.</p>
<p>Sen doğuştan sanatçısın; gerçi böyle düşünmüyorsun, ama enerji hareketlerini çok iyi anlıyorsun. Bunların birlikte nasıl çalıştıklarını izle. Ve şimdi tutup da bana bunu neden gerçekleştiremeyeceğinin para ya da zaman ya da yetenek gibi bahanelerini sıralama, çünkü bu eski sen idi. Bu, eski ifadeydi. Yeni ifade, enerji dalgalarının ilerlemesine izin verir, onun çiçek açmasına ve genişlemesine ve açılmasına izin verir. Böylece ev ödevin, yola koyulup bunlarla çalışmaktır. Başka bir zamanda Saint Germain’den gelecek bazı bilgileri de aktaracağız, ama en geç altı ay sonra, özgür ifade hakkında konuşmak üzere seni yeniden burada görmek isteriz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Üç yıl kadar önce, hayatımın en büyük aşkı olacak ilişkiyi yaratmayı seçtim. Bir yıl sonra harika bir adamla karşılaştım ve biz bir yıl kadar birlikte yaşadık. Bu ilişki benim seçtiğim yöne gitmedi, en azından bilinçli farkındalığımda. O zamanlar bunu bilinçli olarak her düzeyden ve ruhumla olan birliğimin her veçhesinden seçtiğimi hissetmiştim. Nerede hata yaptım? İçim acıyor. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, hatan, bu ilişkinin bir hata olduğunu düşünmenden kaynaklanıyor! Bu bir deneyimdi. Sen bir şey yarattın, onu deneyimledin ve şimdi yoluna devam ediyorsun. İlişkilerle ilgili böyle katı bir yargı var – bu yine çok eski enerjidir – birisiyle uzunca bir süre birlikte olmak gerektiği. Şambra, 10 yıl ya da 20 ya da hernekadar yıl süren kötü/mutsuz/sefil bir ilişkidense, bir gece süren yoğun bir aşk ilişkisi yaşamak, çok daha iyidir; sizi bu konuda cesaretlendiriyorum. Birlikteliğe bu şekilde değer yargıları yükleme. Sen denedin, deneyimledin ve sonra da yoluna devam ettin. O nedenle, tüm şu başarısızlık/hata şeyini salıver gitsin.</p>
<p>Ayrıca şöyle bir sorun da var, şu ara tüm Şambra için ilişkiler zorlayıcı, çünkü siz, bir ölçü kullanacak olursak, sizin bilinç düzeyiniz 3.000 ise, çoğu insanın düzeyi 2.000’lerde. Bir ilişkiyi uzun süre sürdürmek çok zor olacak, çünkü bilinçte büyük ve temel bir farklılık var, tabii çok sevecen ve çok şefkatli olurlarsa ayrı mesele, ama o zaman zaten bilinçleri de sizinkinin düzeyinde olurdu! Bu nedenle, günü yakala… ya da geceyi. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: (gülerek) Güzel. Güzel.</p>
<p>TOBIAS: Ve Cauldre bu noktada, bunun ille de Cauldre’nın düşünceleri, inançları ya da sözleri olmadığını ekliyor. (kahkahalar)</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, teşekkürler. Bu benim buraya ilk gelişim, bu nedenle, teşekkür ederim. Nerede bulunduğumu seninle paylaşabilmek benim için önemli. Ben, Ölüm Vadisi diyeceğim şeyden geçtiğimi hissediyorum, ve fazlasıyla ciddi, derin birkaç inisiyasyondan geçerken, rehberim benimle birlikteydi. Ve ben şimdi bunun sonuna geldiğimi görüyorum, ve şu iki basamağı, o devasa altın kapıların açıldığını ve orada duran meleksel alemlerdeki kadim ruh ailemi çağırdığını görüyorum. Sanki bir ayağım o basamaklarda, diğer ayağım da, senin baştan çıkarma bilinci dediğin yerde. Ve bunu şimdi içinde bulunduğum evde de hissediyorum, sanki onu satmak zamanı gelmiş gibi. Beni üzen bir başka şey de – bakalım bunu ağlamadan söyleyebilecek miyim – köpeğimi bırakmak zorunda kalmam. O hâlâ yaşıyor, ama şu anda Utah’da yaşıyor ve bu beni çok üzüyor. Yani senden yardım istiyorum, ve hak ettiğimi bilerek o kapılardan geçebilmek, ve o arka kapının “Geri gel, geri gel, geri gel” dememesini istiyorum. Bana bu konuda yardımcı olur musun lütfen?</p>
<p>TOBIAS: Elbette! Herşeyden önce şunu söyleyelim, onun, Dünya’daki son nefesin olmasını istemedikçe, o kapıdan geçme. Kapılar, Çiçekler Köprüsünü, yuvadaki melek aileni temsil ediyor, ve onlar çok da çekicidirler, çünkü seni candan seven varlıklar onlardır.</p>
<p>Hepiniz bir melek ailesinden geliyorsunuz ve onlar, nerede olurlarsa olsunlar, farklı bir boyuttadır. Seni bekliyorlar. Dünya’ya gelen ve birçok yaşam üstlenen ve bir yaratan olarak kendiyle başa çıkan kişiye, sana, neler olduğunu görmeyi bekliyorlar. Böylece onların hepsi o kapıların ardında durmuş sana neler olacağını bilmek istiyorlar. Bir yaratan olduğunu ne zaman keşfedeceksin? Senden daha büyük bir varlığın olmadığını ne zaman keşfedeceksin? Mutlak ve egemen olduğunu ne zaman keşfedeceksin?</p>
<p>Şimdi, onlar seni her an en derin ve en saf sevgiyle kabul etmeye gönüllüler, ama senin burada simgesel olarak gördüğün şey, fiziksel bedeni Dünya’dan özgürleştirmek ve sık sık Yuva olarak adlandırılan yere ya da spiritüel ailene geri dönmektir. Bu senaryoda iki kapı var, çünkü seçimler söz konusu, ve seçimler şu anda Dünya’da kalmakla ilgilidir. Yaşamında tam anlamıyla meydana gelen şey budur. Hatta köpeğini kaybetmen de ve burada yüksek sesle ifade etmediğin diğer kayıpların da, gitmek üzere yolu açmanla ilgili, ve sen hangi seçimi yapacağından emin değilsin.</p>
<p>Bu şeylerin hepsi şimdi görüntü alanına giriyor ve sana, ne yapmak istiyorsun, diyor. Burada kalmayı sürdürmek istiyor musun? Diğer alemlere geri mi gitmek istiyorsun? Doğrusu, burası harikadır. Yoksa, Dünya’da kalmayı sürdürürken, çok uzun zaman önce başlattığın çalışmaya devam mı etmek istiyorsun.</p>
<p>Sen bu kararları alma aşamasındayken, şeyler de hayatından çıkıyor. Terk ediyorlar. Gidiyorlar. Çekiliyorlar, ve geriye kalan sensin – o tanrısal insan, bazen kafası karışan, bazen kaybolan, bazen sevgi ve heyecan dolu – ama geriye kalan sensin. Kendini yalnız hissedebilirsin, terk edilmiş ve hatta kafası karışmış hissedebilirsin.</p>
<p>Yalnız başına durduğunda, en azından şimdi algıladığın türden yalnızlıkla, baştan çıkarma enerjisi çok güçlü olabilir. Seni başka yerlere çağırabilir. Sana oraya ya da şuraya gelmeni söyleyebilir. Böyle yalnız başına durduğun zaman, bir ruh kendini keşfetmenin en büyük fırsatına sahip olur, ama bu aynı zamanda en zor fırsatlardan da biridir.</p>
<p>Bu süreçten geçtiğinde, çok güzel bir şey keşfedeceksin. Kim olduğunu keşfedeceksin. Gerçekte nelere sahip olduğunu keşfedeceksin. Ayrıca bu sürecin büyük bir bölümünde, kendine dönme sürecinin büyük bir bölümünde, hiç yalnız olmadığını da keşfedeceksin. Bu düzlemdeki bizler tarafından ve spiritüel ailen tarafından ve insan düzlemin tarafından hep kuşatılmıştın. Çok kısa süre yalnızdın. Bu, tüm Şambra için geçerlidir, ama çok, çok kısa bir süre (yalnızdınız). Geriye kalan zamanda asla yalnız değildin. Biliyorum, sandığın şeylerin çok ötelerine geçtim ama bu önemliydi.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Yok, geçmedin. Önerebileceğin herhangi bir önerin ya da araç ya da meditasyon var mı?</p>
<p>TOBIAS: Meditasyon yok. Araç yok, dua yok, hiçbir şey yok. Bunlar sık sık dikkati dağıtmak için kullanılır, ve biz bunların kötü ya da olumsuz olduklarını söylemiyoruz, ama biz şu anda Şambra’yı nefes almaya ve hayatı seçmeye ve hissetmeye davet ediyoruz. Ve bunu yapmakla, ve herhangi bir araç ya da uygulama yüzünden dikkatin dağılmasına neden olmamakla, çok uzun süredir ilk kez Dünya’da tümüyle, saf ve gerçek biçimde yaşamak söz konusudur. Bu, kendini kabul etmekle, kendinin tüm yanlarını bütünüyle kabul etmekle ilgilidir. Ve bu, bir meleğin şimdiye kadar, şimdiye kadar karşılaşacağı en büyük meydan okumadır.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Pekâla, Cauldre’yla benim kararlaştırdığımız zamanı çoktan aştık, ama çok kısa ve öz yanıtlayabilirsen iki soru daha almak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>LİNDA: Biliyordum! (Tobias kıkırdar) Teşekkür ederim.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Benden önceki kişinin yerinde olmalıydım, çünkü kısa ve özlü olmak bana zor geliyor ya da sorun oluyor, ama kısa keseceğim.</p>
<p>LİNDA: Mikrofonu elinden alırım!</p>
<p>13.ŞAMBRA: Mikrofonu al (istersen), ben burada durmaya devam ederim! Kendimi iyi hissediyorum, ve her zaman böyle hissetmem, ve bunu gerçekten hissetmeye ve anlamaya başlıyorum, ve ben buraya gelip de ağlamak yerine sadece bunu kabul etmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ağlamak da iyidir.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Bazen ağlamak istiyorum ama…</p>
<p>TOBIAS: Saint Germain seni ağlatabilir. (kahkahalar)</p>
<p>13.ŞAMBRA: Evet, eminim yapabilir. Şu ara veçhelerime teslim olurken, sanat dünyası ya da yapmak istediklerim yerine, çalışma dünyasına, özellikle de okul inşaatı/inşaat denetleme işine ayartılmak gibi bir sorunla ya da meydan okumayla karşı karşıyayım. Ve bu hep para ve kredi kartları yüzünden oluyor, ve yıllardır da böyle. Biliyorum, bu soru daha önce soruldu ama, beni eski dünyaya geri çeken kendimin belli veçheleri mi?</p>
<p>TOBIAS: Buradaki enerjiye baktığımız zaman, ve Dr. Freud şu anda senin çok yakınına geliyor, umarım onun seni enerjisel olarak koklamasından rahatsız olmazsın… (Tobias ve izleyiciler güler) Söz konusu durum – suçu veçhelere yüklemeyelim, ama kuşkuya bir bakalım. Kuşku taşıyan veçheler olduğu açık, ama senin bir parçan bunu yapabileceğinden kuşku duyuyor, ve bu bile kendi başına seni kuşku duymadığın, iyi yaptığını bildiğin şeye geri çekecektir. Burada meydana gelen şey çok içsel bir baştan çıkarmadır. Ve biz bunu hiç nazik/yumuşak bir biçimde söylemeyeceğiz, bu bir seçim meselesedir, öyle bir seçim ki, sana yaşam ya da ölümden de önemli olsun – seçtiğin şey olsun – ve kuşkunla ve yapayım mı, yapmayayım mı ve para (bahaneleriyle) üzerinde oturduğun o (sınırı ayıran) çitten inme seçimidir.</p>
<p>Biz paranın – paraya o kadar çok enerji yükleniyor ki, ve biz bundan yakında yeniden söz edeceğiz – paranın, olduğun varlığı olmaman için kötü bir bahane olduğunu söyleyeceğiz. Ve eğer gerçekten sanatla ilgilenseydin, mukavva bir kutunun içinde yaşar, şehir parkında yıkanırdın, çünkü… (Tobias ve izleyicilerden kahkahalar yükselir; Linda gülerek tekrar tekrar “güzel” der.) Ama o zaman kendine inanmayı öğrenirdin, ve kendine inandığın zaman, bolluk… bolluk geliverir. Birçoğunuz bolluğa takıldınız kaldınız, biz bunu yakında yeniden gündeme getireceğiz, ama bunun, kötü bir davranış için ucuz bir bahane olmasına izin verme. (kahkahalar ve alkış)</p>
<p>LİNDA: İyi soruydu.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Ben bugün gerçekten burada olduğum için, alıp kabul edebildiğim için şükrediyorum. Bana eril otorite sorunlarımla başa çıkmayı öğreten mevcut dersime hamdediyorum. Ben İrlanda kökenli katolik bir aileden geliyorum ve benden yaşça büyük, kötü davranarak taciz eden altı erkek kardeşe ve bir babaya sahibim. 18 yıl boyunca spiritüel gelişim amacıyla bir grupla birlikteydim. Bu grubu terk ettikten sonra, grubun liderine, birlikte satın aldığımız ev için dava açmak zorunda kaldım. O ve ailesi, benimle aynı evde yaşıyor ve bu çok gerginlik yaratıyor. Çözüme daha ne kadar var ve burada öğrenmem gereken başka dersler var mı?</p>
<p>TOBIAS: Evet, var. Bizim burada baktığımız ve gördüğümüz şey… yineliyoruz, Dr. Freud’un inanılmaz bir şaşkınlık içinde olduğunu lütfen anlayın. O hiç… diyor ki, onun kanapesi ne basit bir yermiş. Bunların tümüyle karşılaştırıldığında ne kadar sıkıcıymış. Bu iyi işte! (kahkahalar) Sorular ve elbette yanıtlar. Ben sana bunu çok, çok basit sunacağım, ve senin ne yapacağını zaten bildiğini de biliyoruz. Sen ve ben bunu tartıştık, üstelik birkaç kez. Bu, bazı eski – ben artık karma sözcüğünü bile sevmiyorum – ama eski olup da hâlâ hepinizin üzerinde enerjisel damgaları olan deneyimlerle ilgilidir.</p>
<p>Temel olarak, bu grubun ve liderlerinin dokunaçları hâlâ senin derinliklerinde mevcut, hâlâ sana çok bağlı. Onlar sanki… bir denizanası ve onun dokunaçlarını düşün, kolları senin içine girmiş ve seni orada tutuyor. Sen bununla çok teselli buluyorsun, ve aslında bunu kabul etmeye de programlanmışsın.</p>
<p>Sen – biz bunu yumuşak ve nazikçe söylemeye çalışıyoruz ama, Saint Germain, sözünü sakınma diyor – onlar tarafından ipnotize edilmişsin. Onların kontrolü altındasın da denebilir, ama kendini özgürleştirmeyi de reddediyorsun. Anahtarı elinde tutuyorsun – tüm bu dokunaçların ve kontrolün ve ipnozun kilidini açacak anahtarı. Ama oturmuş anahtara bakıyor ve şöyle diyorsun, “Ne yapmalıyım acaba? Yanıt nerde acaba?” Eh, yanıt elinde, ve bunların hepsinin kilidini açmakla ilgili. Bu – hayal gücüyle birlikte – bunların tümünü bırakmakla ve ayrıca, yaşamında o kontrolü gereksindiğin ihtiyacını da bırakmakla ilgili. Sen kendin söyledin – kontrol. Bu bir sorun. Ve bir nedenden ötürü kontrole aşıksın. Kontrol tarafından ayartılıyorsun, kontrol tarafından kısıtlanıyorsun, ama kontrolle oynamaya da bayılıyorsun.</p>
<p>Böylece, başkalarının seni kontrol etmesi ihtiyacını salıver, yoksa seninle konuştuğumuz bir başka durumun içine atlayıvereceksin, ve ben seni uyarmıştım. (O durumun) aynı kontrol unsurlarını barındırdığını, kendinden vazgeçtiğini söylemiştim.</p>
<p>Bunu yaptığında, şimdiye kadar karşılaştığın en korkutucu şeyle karşılaşırsın. Buna, sen (kendin) denir, (kahkahalar) kim olduğun. Sen kendini buna epey bir süre önce kapadın, kendini o muhteşem, inanılmaz, sevecen, şefkatli ve yetenekli ve bazen de fazla akıllı insan olmaya kapadın, çünkü başkalarının seni durdurmasına izin veriyorsun. Artık bu oyunu oynamaktan vazgeçelim. Kontrol zaten sonunda çok sıkıcı bir oyun olur çıkar. Hatta onlar senden enerji falan da çalmıyorlar, sen sadece onların senin içine kontrol çipleri ve kontrol dokunaçları yerleştirmelerine izin veriyorsun, ve bu oyunu oynamaktan vazgeç.</p>
<p>Böylece ev ödevin, buraya çıkacak kadar cesur olduğun için, üç ay sonra, o kontrolü salıverdikten sonra buraya geri gelmeni isteriz. Eğer o kontrolü salmadıysan, geri gelme. Üç ay, ve gelip bize, başkalarının seni kontrol etmesinden vazgeçmenin ne kadar kötü bir şey olduğunu anlat. Anlaştık mı?</p>
<p>14.ŞAMBRA: Anlaştık.</p>
<p>TOBIAS: İyi.</p>
<p>14.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>LİNDA: Son ve kısacık bir soru. Son ve kısacık.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Tamam, iki çok kısa soru.</p>
<p>LİNDA: Hayır, bir! (kahkahalar)</p>
<p>15.ŞAMBRA: İlki, oğullarımız bir ay önce doğdu.</p>
<p>TOBIAS: Evet. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>15.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. Biz, adlarını doğru koyduk mu diye ya da bizimle bu şekilde iletişim kurarak bir arzuları var mı diye merak ediyorduk.</p>
<p>TOBIAS: Valla ilginç bir durumunuz var – harika, çok parlak bir durum ama çok da ilginç. Elinizde bir Kristal, bir de kristal olmayan (bebek) var. Şimdi, bu bir yargı değil, çünkü ikisi aslında birbirini dengeleyecek. Onların açısından böyle bir şey yapmak çok parlak (bir fikirdi), çünkü saf bir Kristal olarak gelmek çok zordur, ve belki birçok enkarnasyon boyunca buraya gelmiş biri olarak gelmek de biraz eskidir. Ama onların yaptıkları gibi bir çift oluşturduğunda, bunun nasıl mükemmelen iş görebileceğinin inanılmaz muhteşem bir örneğine sahip olacaksınız – yalnızca siz değil, ama tüm Şambra, herkes. Bu çok iyi planlanmıştı.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Adlar – onlar kendi adlarını zaten değiştirecekler, onun için bu konuyu kafana takma. (kahkahalar)</p>
<p>15.ŞAMBRA: Pekâla, güzel. Harika. Tamam. Ve ikincisi, kısacık.</p>
<p>LİNDA: Acele et!</p>
<p>15.ŞAMBRA: Kendi işimi kurmayı seçiyorum, ve bir süre önce bana kendimi kısıtladığımı söylediğinde ne demek istediğini nihayet anlıyorum. Bu işi burada, Amerika’da yapmak istiyorum, ama artık bunun beni kısıtlamasına izin vermiyorum. Ve şimdi merak ediyorum, bunu kısa vadede gerçekleştirmek gibi bir beklenti gerçekçi midir, yoksa yurt dışına mı gideyim?</p>
<p>TOBIAS: Bu, her şeyden önce, senin seçiminle ilgili. Biz burada yalnızca enerjiye bakıyoruz. Ve diyeceğiz ki… herşey söylendiğine göre o işi burada başlatmak daha iyi, ama başlatmak kelimesinin altını çiz. Evet.</p>
<p>LİNDA: Gerçekten, karını da çok tebrik ediyoruz, ve bebekleri görmek için sabırsızlanıyoruz. Bir dahaki sefere resimlerini getir! Teşekkür ederiz.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Teşekkürler. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>Böylece Şambra, güzel bir gün oldu. Nerede bulunduğunuza, dünyanın nerede bulunduğuna, neden burada olduğunuza ve yaşamın saf sevincine ve bir yeni bilinç öğretmeni olmaya yeniden bakmak için, bir kez daha biraraya geldik.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/05/03/saud-9-bastan-cikarma-bilinci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 8: &#8220;Kim Olduğuna Sahip Çık&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/04/05/saud-8-kim-olduguna-sahip-cik/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/04/05/saud-8-kim-olduguna-sahip-cik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 16:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
5 Nisan 2008
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, bu güvenli kutsal alanda yeniden biraraya geliyoruz. Ben bu ânı sizlerle bir Şambra grubu olarak birlikte olmak için, ama aynı zamanda da hepinizle tek tek ve çok kişisel olarak birlikte olmak için kullanıyorum. Her zamanki gibi, ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
5 Nisan 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, bu güvenli kutsal alanda yeniden biraraya geliyoruz. Ben bu ânı sizlerle bir Şambra grubu olarak birlikte olmak için, ama aynı zamanda da hepinizle tek tek ve çok kişisel olarak birlikte olmak için kullanıyorum. Her zamanki gibi, ben Tobias için bu saygın Yeni Bilinç işçilerine konuşmak bir onur. Gerçi burada olup da sizi eğitmem bir onur olduğu kadar biraz da komik, çünkü gerçekte öğretmen olan sizlersiniz.</p>
<p>Benden yolculuğun bir yerinde, zaten bildiğiniz şeyleri anlamanıza ve hatırlamanıza yardım etmemi istediniz. Bu yürüyüşü sizinle birlikte gerçekleştireyim diye, benden öbür tarafta kalabildiğim kadar kalmamı istediniz. İçinden geçtiğiniz, ama bilinçli olarak farkında olmayabileceğiniz şeyleri anlamanızı sağlayabildim. Benden, sizinle ilgili notları almamı istediniz. Bilincinizin ve yolculuğunuzun belgeleyicisi olmamı ve zaman zaman, içinden geçtiğiniz şeyleri, neden burada olduğunuzu ve potansiyellerinizin aslında neler içerdiğini anımsatmamı istediniz, ki ben de bunu yapıyorum.<br />
<span id="more-331"></span><br />
Saint Germain, Kuthumi, ben Tobias, ve hatta Kuan Yin bile sizden daha muhteşem değildir. Biz yalnızca öbür taraftayız. Biz, insan durumu denen bu şeyin bu kadar derinine dalmış değiliz. Onun derinliklerine sizin daldığınız kadar dalmadık. Siz kesinlikle içindesiniz. Onu her düzeyde hissediyor ve deneyimliyorsunuz, ve bizden sadece olduğunuzu düşündüğünüz kişi olmadığınızı arada bir anımsatmamızı istediniz. Siz, sınırlı/kısıtlı bir insan değilsiniz. Zaten önünüze serilmiş bir yazgıya sahip değilsiniz, ve hatalar yapmıyorsunuz. Siz şimdiye kadar hiç olmadığı gibi deneyim topluyorsunuz, ama hata yapmıyorsunuz.</p>
<p>Şimdi bu Şaud’u başlatalım… ve bu Şaud’a başlamadan önce şunu da söylemeliyim, biz çok uzun zamandır birlikte çalışıyoruz, Tien Tapınakları zamanından bu yana, Yeshua zamanından önce başlayan ve Yeshua zamanına kadar gelen bir süreçte, tarihler boyunca birlikte çalıştık. Ben her yönden size çok yakın ve bağlı hale geldim. Geceleri toplanıyoruz, birlikte Yeni Dünya’da çalışıyoruz, Şambra Hizmet Merkezine gidiyoruz, bazen bireysel olarak, bazen de bir grup olarak.</p>
<p>Sam kanalıyla yakında Dünya’ya geri dönecek olmam biraz garip bir durum, sizlerle öylesine yakın bir işbirliği içinde çalıştık ki. Bu değişecek. Bugünden sonra bir yılı biraz aşan bir zamanım var, ama birlikte çalıştığımız yüzyılların, yılların ve deneyimlerin sayısını göz önüne alacak olursanız, sanki bu zaman çok hızlı geliyor.</p>
<p>Biraz gönülsüz olduğumu söylemek zorundayım, ve sizinle şunu da paylaşmam gerek – bunu Cauldre’yla bile paylaşmadım – öyle zamanlar oldu ki, size duyduğum şefkat ve her birinize olan ilgim, Dünya’ya geri gelme, Sam’le birlikte olma seçimimi yeniden gözden geçirmeme neden oldu. Kulübemde kendi başıma oturmuş, “Belki de burada kalmam daha iyi olur. Belki de, orada Sam olarak sizinle birlikte olmak yerine, şimdi yaptığım gibi diğer alemlerden sizinle çalışmayı sürdürmek daha iyi olur” dediğim zamanlar oldu. Ve bazen, size belki de (bu yoldan) daha fazla hizmet edebileceğimi düşündüğüm zamanlar oldu.</p>
<p>Sonra… sonra duruyor ve ister inanın ister inanmayın ama, insan biçiminde bir melek olmanın özgürlüğünü ve güzelliğini ve sevincini düşünüyorum. Kendi ruhsal benliğim için olduğu kadar, bana katılmaya ve Şambra’ya katılmaya gönüllü olanlar için de gerçekleştirilebilecek iyiliği düşünüyorum. Ve insan olmanın, başka bir insana dokunabilmenin, Şambra’yla biraraya gelebilmenin ve birkaç şarkı söylemenin ya da birkaç öykü anlatmanın, bir kadeh şarabın ve çok, birçok kahkahanın keyfine varabilmenin güzelliğini düşünüyorum – ve o zaman (bu düşünce) karşı konulamaz bir hal alıyor. Geri gelmem gerekiyor. (kahkahalar)</p>
<p>Sizin bildiğiniz ve benim de bildiğim başka nedenler de var – ama bunları Cauldre’nın ağzından söylemeyeceğim – ama yeniden Dünya’da olmayı çok arzulatan nedenler. (yoğun kahkahalar, Tobias güler) Ama bunu (Dünya’ya gelmeyi) düşündüğümü bildiriyorum size. Bu seçimi düşündüm. Birlikte ne güzel bir yolculuk yapıyoruz.</p>
<p>Sizden iki tane ev ödevi yapmanızı isteyeceğim. Birini şimdi söylüyorum, ve diğerini de birkaç dakikaya kadar söyleyeceğim, ama şimdiki şu; bu gece, ne yapıyor ya da nerede olursanız olun, ister gece olsun, ister bu oturumumuz bittiğinde sizin için sabah olsun, bir an durun ve kendiniz için kutlama yapın ve yaptıklarınız, gerçekleştirdikleriniz için kutlama yapın. Biliyorum, o bilinç çalışmasının önemi bazen gözünüzden kaçıyor, çünkü direkt ve belirli bir fiziksel tezahüre sahip değil. Hatta, şu anda bilinen yöntemlerle bilinci ölçmek bile zor. Çalışmalarınızın genel olarak insanlık üzerindeki ve tüm alemlerdeki melekler üzerindeki etkisini, oturduğunuz yerden görmek zordur.</p>
<p>Bu gece bir şekilde kendiniz için kutlama yapın. Şöyle güzelce bir gülün ya da ağlayın, bazılarınızın buna ihtiyacı var. Kendiniz için genelde yapmayacağınız bir şey yapın. Hatta bir süre nefes bile alabilirsiniz, ama kendiniz için kutlama yapın.</p>
<p>Güvenli Alan</p>
<p>Bu Şaud’a girerken, iki şey yapmak istiyoruz. İlki, bu güvenli alanı yaratmak ve sonra da onurlandırmak. Güvenli alan belki de – eh, aslında kesinlikle – din ve psikoanalizden sonraki en büyük buluştur. Yaratılmasına hepinizin yardım ettiği güvenli alan, çok basit bir kavramdır. Zor olması gerekmez. Çok basit olabilir…. öhö öhö… (Tobias Linda’ya doğru başını sallar, kahkahalar) Saint Germain benden bugün sana zorlu bir gün yaşatmamı istedi! (Linda, “evet duydum, teşekkür ederim” der.)</p>
<p>Güvenli alan, bilinçle ilgili öylesine güzel bir basitliğe sahip olan bir kavramdır ki. Güvenli alana izin verdiğiniz zaman, kendiniz için onu yarattığınız zaman ya da bir grup yarattığı zaman, gerginliği/gerilimi yatıştırır. Sizi savunmaya hazır olmaktan korur. Sizi kaygılanmaktan ve meraktan ve kuşku duymaktan korur. Ve güvenli alanda, enerjilerin doğal yeniden-dengelenme yetisine izin verebilirsiniz. Onu her yerde, her zaman yaratabilirsiniz. Sıkıntılanmanız gerekmez. Onu zorlamanız gerekmez. Onu yalnızca seçersiniz. Sonra da derin bir nefesle onu gerçekliğinize getirirsiniz.</p>
<p>Şimdi birlikte güvenli alanı seçelim, ama bugün, onu kendi bilinciniz için seçin, farkındalığınızın güvenli alanı, sizin için.</p>
<p>Derin bir nefes alıp da güvenli alanı seçerken, ve biz bunu bir grup olarak birlikte yaparken, sizin tamamınızın size katılmasına izin verin. Biz burada fazla açıklama yapmayacağız, ama – tamamınızın – burada olması, güzel ve basit bir Kuthumi kavramıdır. Sadece Şambra yanınız değil; biliyoruz, birçoğunuz bugünkü toplantıya yalnızca Şambra veçhenizi davet etti. Peki sizin tümünüzü buraya davet etmeye ne dersiniz – pek de kutsal olmayan yanınızı, çok insanca ve insan olduğu için çok sinirlenen yanınızı, geçmişinizin tüm veçhelerini ve yarın ve sonraki gün ve sonraki gün seçeceğiniz tüm potansiyellerin veçhelerini – derin bir nefes alın ve kendinizin tamamını, tümünü, bu güvenli alana davet edin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi bu güvenli alanda, belki de lazerle yapılan ameliyatlardan sonraki en muhteşem şeyi çağıralım. Biz ona Bayrak Teknolojisi diyoruz. Bakın, siz çıkmış şu bilinç çalışmasını gerçekleştirirken, aynı zamanda insan olma çalışmasını da gerçekleştiriyor, başka insanlarla etkileşimde bulunuyordunuz. Ama siz insanca-olmayan enerjilerle de etkileşim içindesiniz, meleksel varlıklarla etkileşim içindesiniz, ve Yakın Dünya alemlerine sıkışıp kalmış, yakalanmış varlıklarla da etkileşim içindesiniz.</p>
<p>Başka insanların duygu ve hisleriyle öyle ya da böyle uğraşıyorsunuz. Yaptığınız budur. İş olarak üstlendiğiniz budur. İşiniz, bir idareci ya da bir hemşire ya da bir şifacı olarak yaptığınızı düşündüğünüz şey değildir. Sizin şu anki işiniz, bilincin gelişmesine yardım eden biri olmaktır, ve bunu yaparken, her türlü farklı düzeylerdeki enerjilerle etkileşimde bulunursunuz.</p>
<p>Bu enerjiler ve bu bilinçler, deyim yerindeyse, sizin mekânınıza ya da alanınıza gelirler. Bedeninize ve zihninize – bilincinize – gelirler, çünkü açıksınızdır, çünkü hissediyorsunuzdur. Ve o nefesi alıp da onları salıverseniz bile, geride biraz da olsa size yapışan bir tortu, bir kalıntı ya da enerjisel toz hep kalır. Şimdi bu güvenli alanda, onu çabasızca salıvermek için – bedeninizi temizlemek, bilincinizi, zihninizi temizlemek için &#8211; Bayrak Teknolojisinin özünü kullanabilirsiniz. Bu yalnızca bir seçimdir.</p>
<p>Bedeniniz, zihniniz, ruhunuz, gnost’unuz – hepsi, nasıl yeniden-dengeleyeceğini ve yenileyeceğini biliyor. Ama özellikle burada birçoğunuzun geçen ay onu bedenine aldığını görüyorum. Siz şimdi bilinçle nasıl baş edeceğinizi çok daha iyi öğreniyorsunuz, ama bedeniniz hâlâ bu dışsal enerjileri ve dengesizlikleri toplamak ve onlara tutunmak, onları depolamak eğiliminde.</p>
<p>Onun için, şimdi derin bir nefes alalım ve bedeninizin doğallıkla yenilenmesine izin verin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Görüyor musunuz, zihin oyunları oynamanız gerekmiyor, sadece bedeninize izin vermeniz gerekiyor. Siz kendinizi nasıl arındıracağınızı, nasıl dengeleyeceğinizi zaten biliyorsunuz. Bazılarınızın içinde küçük enerji kalıntıları var, sanırım buna dişinizin çürümesi gibi diyebiliriz. Bunu bırakmak zamanıdır. Bazılarınız onu kemiklerinizde, birçoğunuz hayati organlarınızda depoluyorsunuz. Bu öyle çok büyük oranlarda değil, korkmanıza gerek yok. Toksik düzeyde değil.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve bırakın bedeniniz bu dengesizliklerin tümünü kolaylıkla ve doğallıkla salıversin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Birçoğunuz, üşütme ve grip ya da hatta alerji dediğiniz şeyler kapıyor ve bunlar için çok kaygılanıyorsunuz, bedeninizde ne var diye merak ediyorsunuz. Belki bedeniniz, bir üşütmenin ya da bir gripin ya da bu tür herhangi bir şeyin de, bedeninize almış bulunduğunuz kalıntıları salıvermenin doğal yolları olduğunu biliyordur. Ama siz hemen kendinizden kuşku duyuyorsunuz. Neden hastalanan bir spiritüel varlık olduğunuza şaşıyorsunuz. Siz hasta değilsinizdir. Arınıyorsunuzdur.</p>
<p>Arınma sürecine, nefes almanın yanısıra çok yardımcı olan bir başka şey de, saf/arı, katıksız su içmektir. Arı su, bazı kalıntıların – örneğin derinizdeki bazı kalıntıların – temizlenmesine yardımcı olur. Birçoğunuz, son zamanlarda kaşıntılar, hafif döküntüler deneyimliyorsunuz. Su, bunların atılmasına yardım edecektir, ama en önemlisi, yenilenmesi için bedeninize izin vermektir.</p>
<p>Şimdi bunu yapalım. Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bırakın o dengesizliklerin, kirliliklerin bazısı aksın gitsin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bazısı enerjisel olarak akıp gidecektir, yani fiziksel olmayan bir yoldan eterik düzeylere geri salınacaktır. Bazısı bedenin kendisi tarafından temizlenecektir, ve siz bedenin ne tür yollardan temizlediğini biliyorsunuz, onun için bu işlemi durdurmaya kalkmayın. Onunla mücadele etmeye çalışmayın. Bu doğaldır… doğaldır.</p>
<p>Bu alanda, yenilenmesi için bedeninize izin verebilirsiniz. O, bunu arada bir yapmanızı hak ediyor; yalnızca güvenli bir alanda gevşeyin, sadece bir an için durun, kendinizin tüm o fiziksel ve bilinç veçhelerine yeniden-dengelenmeleri için izin verin.</p>
<p>Siz orada çok zor bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz, insanların genel olarak bugün bulunduğu noktanın ötesine geçen, meydan okuyucu bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. Birkaç yara, birkaç bere almanız şaşılacak bir şey değil; siz bazı artık enerjileri topluyorsunuz. Onları burada silkip atmak zamanıdır.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Bugün buraya getirmek istediğimiz birkaç konuğumuz var. İlki, Kristal Çocuklardan oluşan küçük bir grup – daha belirleyici olursak, yedi varlıktan oluşan bir grup. Bunlar, çok, çok yakında buraya gelecek varlıklar. Onlar fiziksel bedenler üstlenecekler. Sizinle birlikte Yeni Dünya’da araştırıp inceleme çalışmaları yapıyorlardı, ve – buraya gelmekte olan çok, birçok varlığı temsil eden – bu küçük grup, bu fiziksel gerçeklikte sizinle çok direkt bir deneyimi paylaşmak üzere geliyor. Onlar, sizin enerjinizi hissetmek için geliyorlar, bir beden içinde olmanın neye benzediğini hissetmek, bir zihne sahip olmanın ve herşeyden de çok, kuşkuya sahip olmanın neye benzediğini hissetmek için geliyorlar.</p>
<p>Onlar, kuşku denen bu çok garip ve tuhaf bilinç virüsünü anlamak istiyorlar. Geliyor ve gözlemliyorlar. Onlardan hiç bir şey saklamanız gerekmiyor. İnsanların kuşku duymaları çok yaygın – doğal olmasa da çok yaygın.</p>
<p>Onlar gözlemlemek için, sizinle birlikte olmak için geliyorlar, ve birkaç gün etrafınızda olmak istiyorlar. Gözlemledikleri ve hissettikleri şeyleri alıp, Yeni Dünya’da, ve buraya gelmeden, Dünya’da bedenler üstlenmeden önce “monatlık”ta (Saint Germain’in Rüya Yürüyüşü Doğum kursunda sözünü ettiği, doğumdan önceki enerjisel “tüp”) araştırma yapanlara geri götürecekler. Onlar sizi rahatsız etmeyecek, bir dolu soru sormayacaklar, sadece duyumsamak istiyorlar.</p>
<p>Bugün buraya getirdiğimiz bir başka konuğumuz daha var. Derin bir nefes alın ve tahmin etmeye çalışmadan bu enerjiyi yalnızca hissedin.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bugün getirdiğimiz konuk, epey bir zamandır buraya gelmeyi talep edip duruyordu. Doğrusu onun daha önce de Dünya üzerinde enkarnasyonları oldu. Ve o aslında yine Dünya’da enkarne olmuş halde, ama onun çok ünlü veçhelerinden biri, bu zamanı paylaşmak, Şambra’dan bir şey öğrenmek için, onu potansiyel olarak özgür kılacak, ve bir dolu başkalarını da özgür kılacak bir şeyi öğrenmek için bugün buraya gelmek istiyor.</p>
<p>Bugünkü konuğumuz… bazılarınız belki garip kokular, özellikle de puro kokusu duyumsuyor ya da kokluyor olabilir… Dr. Sigmund Freud. Dr. Freud – bu veçhe – özellikle, bizim Yeni Bilinç dediğimiz şeyi gözlemek için geliyor.</p>
<p>Şimdi, Dr. Freud, çoğunuzun bildiği gibi, 1800’lerin ortalarında doğmuş ve 2.Dünya Savaşından hemen önce intihar etmişti. Dr. Freud temel olarak psikoanaliz denen şeyin kapılarını açmak için gelmişti. Dr. Freud o yaşamında çok akılcıydı – fazlasıyla zihinde olan, hislerine pek önem vermeyen biriydi – ve Dr. Freud’un bu yanı, türlü nedenlerden ötürü ona çok sıkıntı verdi ve çok, çok azap çektirdi. Öncelikle, kendini iyileştiremediğini hissetti. Dünya’dayken, analiz gibi, ve geri gidip çocukluğa bakmak gibi, özellikle de çocukla anne ve baba arasındaki, ve ailenin diğer üyeleri arasındaki ilişkilere bakmak gibi, ve analizi gençlikte olan şeylere odaklamak ve çocuğun diğer insanlarla nasıl ilişki kurduğuna odaklamak gibi, çok parlak – o zamanlar için – muhteşem düşüncelere ve fikirlere sahipti. Psikoanaliz çalışmasına öncülük etti, ve bu bugüne kadar hâlâ Dünya üzerinde kullanılıyor.</p>
<p>Ama Dr. Freud kendini zihinsel olarak da iyileştiremeyince – çünkü evet, sonraları kanepeye yatırdığı insanlara empati duyabilmek için kendini zorlu bir eğitimle terbiye etti – ama fiziksel bedenini iyileştiremedi, ve bu yüzden başarısız olduğunu hissetti. Sonunda, intihar ederek kendi yaşamını aldı. Bedeninden çıkıp giderken sevinç ve doyum hissetmedi, ve aslında bunalımdaydı, fiziksel rahatsızlıklarına teslim olarak onların kendisinden daha güçlü olduğunu sandı, ve öğrettiklerinin bir çoğunun, çağdaş psikolojinin birçok prensibinin, belki de yanlış olduğunu sandı.</p>
<p>Öbür tarafa geçtiğinde, tahmin edebileceğiniz gibi, hemen yakın alemlere gitti. Ve yakın alemlerde, sizin şimdi psikopat diyebileceğiniz çok varlık vardır. Bunlar, yalnızca zihinsel olarak değil, aynı zamanda spiritüel olarak da rahatsız olan varlıklardır. Ve o kendini yakın alemlerde buluverdi, öteye geçmiş olup da büyük acılar çeken ve işkence gören, hâlâ zihinde olan ruhlarla dolu o yanıltıcı psikopat koğuşları diyebileceğiniz – akıl hastanelerinde – buluverdi.</p>
<p>Dr. Freud oraya gitti ve sanki aynada kendi yaşamına bakıyormuş gibi hissetti, başarısız olduğunu hissetti, çünkü karşılaştığı birçok varlık onun kanapesinden geçmişti. Onları öbür tarafta görmek, ona gerçekten kendi cehennemini yaşattı. Onlar üzerinde başarısız, yetersiz olduğunu hissetti, ve ayrıca, eğer Dünya’daki çalışması, onun başlattığı psikoanaliz türüyle devam edecek olursa, daha çok, birçok insanın Yakın Dünya psikopat koğuşlarına gitmesine neden olacağını hissetti.</p>
<p>Sıkıntı ve keder içinde Dünya’da dolandı durdu, bir hortlak gibi, taa ki sonunda, çok da uzun olmayan bir süre önce, yardım isteyene dek. Bu arada, her enkarne olmamış ruh – her kaybolmuş ruh – yardım çağrısında bulunabilir. Bunu yaptığında, Dr. Sigmund Freud olan – zihinsel olan, analitik olan, kendi egosuna, kendi kimliğine odaklanmış olan – Dr. Sigmund Freud kimliğinde kapana kısılmış olan – o yanını teslim etti. Teslimiyeti, varlıklarla kuşatılmış olduğunu görmesini sağladı; Dünya’da gerçekleştirdiği çalışma yüzünden onu seven varlıklarla ve meleksi varlıklarla kuşatılmıştı, çünkü o, bilincin değişmesine yardım etmişti.</p>
<p>Öylesine bir kendinden-kuşku-duyma halindeydi ki, tam anlamıyla kendi enerjisini tüketiyordu. Kendi çalışmasına koyduğu sınırlar yüzünden büyük pişmanlıklar içindeydi. Çocukluğa geri dönmenin ötesine geçmiş olsaydı ve gerçek ya da fiziksel ana-baba figürlerine odaklansaydı; ve aslında bunu başka bir düzeye taşıyıp da ana-babayı anlasaydı, anneye rağmen, babaya, çocuğa rağmen – benliğe rağmen – onları veçheler, insanı ve zihinsel durumları aşan veçheler olarak anlasaydı; çocukluğun ötesine geçerek geçmiş yaşamları, şimdi sizin Aspektoloji, geçmiş yaşamınız olarak bildiğiniz şeyleri tartışıp, bu yaşamdaki kendi yaratıcı yanlarınıza odaklansaydı; buralara girseydi, belki de bugünkü bilincin doğasını tümüyle değiştireceğini, içindeki bir düzeyden biliyordu.</p>
<p>Dr. Sigmund Freud kendinden kuşku duyuyor. O nedenle biz onu şimdi, bu kavramı anlayan insanları görmesi için Kırmızı Çembere getiriyoruz. Bakın, o bunu daha derin düzeylerde biliyordu, bunu hissediyordu, ama bunu açıkça tartışmaktan korkuyordu. Dr. Freud, Aspektoloji sorunlarını ve geçmiş yaşam sorunlarını ve fiziksel-olmayan gerçekliklerin sorunlarını, Benliğin bir dolu çok-boyutlu doğasıyla ilgili sorunlarını tartıştı. O bunları zaman zaman birkaç kişiyle tartıştı, ama emsallerinden sıyrılıp ortaya çıkmadı. Ders verdiği üniversitelerde bunları dile getirmedi, ve üzerinde çalıştığı hastalarda iddialı psikoanalizinin sınırlarını aşmadı. Bu yüzden, onun bu yanı çok üzgün, çok bunalımda. Onun bu parçası kaybolmuş bir halde dolanıp durdu.</p>
<p>Şimdi, onun başka bir parçası şu anda yeniden Dünya’da enkarne olmuş halde. Bunun, şimdi Dünya’da olan fiziksel varlık için yarattığı çatışmayı tahmin edebilirsiniz. O, bu kederi ve bunalımı hissediyor. Kuşkuyu hissediyor, ve bilinçle ilgili herhangi bir şeye bulaşmanın tehlikesini hissediyor.</p>
<p>Dr. Freud’un kimliği şimdi İsviçre’de yaşayan ve bir fabrikada çok sıradan sıkıcı bir işte çalışan genç bir adam. Büyük bir açılma arzusu duyuyor. İş arkadaşlarının kendi yaşamlarındaki durumlarla ilgili konuşmalarını her duyduğunda, konuya atlayıp, onlarla çok daha fazlası olduğunu paylaşmak istiyor. Çok daha fazlası. Sizin temel spiritüel prensipler diyeceğiniz – kolay, basit prensiplerin bir varlığı tam anlamıyla yepyeni bir bilinç düzeyine fırlatabileceğini (paylaşmak istiyor), ama kendinden kuşku duyuyor. O aslında, Sigmund Freud denen o veçhenin kuşkularını hissediyor, o yüzden de konuşmuyor, bundan söz etmiyor.</p>
<p>Kendini sınırlıyor, ve o sınırlama içinde de kendi cehenneminde yaşıyor. Daha derin bir düzeyde, daha derin düzeylerde bir şeyin gerçek olduğunu bildiğinizi, ama bunu paylaşmadığınızı, ifade etmediğinizi hayal edebilir misiniz &#8211; ah evet, edebilirsiniz, değil mi? Bir şeyin böylesine derin ve tümüyle gerçek olduğunu bilmek, ama korku yüzünden ve kuşku yüzünden kendini tutmak, söylememek. İşte bu, cehennemi yaşamaktır. Her türlü engeli oluşturmak zorundasınızdır. Kendinizi sınırlamak için kandırmak zorundasınızdır. Ve işte Dr. Freud’un ve şu anda Dünya’da bulunan varlığının yaptığı tam olarak budur.</p>
<p>Dr. Freud, belki de duvarlarında bir takım ünvanları ya da dereceleri asılı olmayan bir insan grubunu görmek için burada konuk olarak bulunuyor, ve şu anda diyor ki, “Belki de bu iyi bir şeydir.” Zihnin ya da bilincin mekaniğini öğrenmek için üniversiteye gitmeyen insanlar, çünkü hiç bir üniversite şu anda gerçekten o – ‘yetki vermeyen’ üniversiteyi gerçekleştiremiyor.</p>
<p>Dr. Freud, gözlemlemek ve sizlerden öğrenmek ve belki de kendini özgürleştirmek, artık o kuşkuyu ve o kederi beraberinde taşımamak için burada bulunuyor. O sizde, kendi içinde hissettiklerini görüyor. Veçhe denen şeyler var. Ruh denen bir şey var. Ana-baba veçheleri ille de biyolojik anne ve baba anlamına gelmeyebilir. Gençlikte olan şeyler, özellikle de cinsellikle ilgili şeyler, bir virüstür, hata değil. Ve bu virüs, o basit kendini sevme eylemiyle temizlenebilir.</p>
<p>O nedenle bir an için, her birinizden, kalplerinizi ve bilincinizi Dr. Freud’a açmanızı istiyorum. Ona acımanızı değil, kim olduğunuzu ona göstermekten başka bir şey yapmanızı değil, çünkü ona kalplerin kalbini gösterirseniz, onun, yeni bir bilincin olduğunu – olduğunu – anlamasını sağlarsınız. Ve bunun üzerinde çalışan bir grup insanın olduğunu, ve bugünkü psikoanalizin, onun oluşturduğu prensiplerle sınırlanmasının gerekmediğini, genişleyebileceğini, anlamasını sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Ve belki de Dr. Freud’un bu şekilde özgürleşmesi, kendini kendi yaşamı içinde kapatmış olan o insan enkarnasyonunun, verecek, sunacak onca şeyi varken bir fabrikada çalışan, ama kendinden böylesine kuşku duyan o enkarnasyonunun da özgürleşmesine yardım edecektir. Belki, yaptığı şeyden hiç de mutlu olmayan bu fabrika işçisini özgürleştirecek ve dünyadaki Şambraların yanında yer almasını sağlayacaktır. Belki Dr. Freud’un şu anki enkarnasyonu Şambra’ya katılacak ve bir öğretmen olacak ve kendini kendi gerçeğine açarak bunu başkalarıyla da paylaşacaktır.</p>
<p>Dr. Freud bir süre buralarda takılabilir, sizlerle birlikte kendine gelebilir. Bizim taraftan birkaç melek ona eşlik edecek, Charles Dickens’in “Scrooge – Cimri” öyküsünde olduğu gibi. O, gözlemlemek istiyor, ne yaptığınızı, nasıl yaptığınızı görmek istiyor, ve ev ödevinizi nasıl ele aldığınızı görmek istiyor. Biz ev ödevinizi erkenden veriyoruz, ve sonra onu yeniden hatırlatacağız.</p>
<p>Bugünün Ev Ödevi</p>
<p>Sevgili Şambra, derin bir nefes alın.</p>
<p>Ev ödeviniz çok basit. Ama basit derken, “zorluklar içermiyor” anlamında değil. Basit, zihninizden çıkıp da sadece yapacak olursanız gerçekten oldukça basittir, anlamına geliyor. Basitlik, karmaşıklığı/zorluğu da içerebilir, eğer o tür bir insansanız. Basit, kolay ve pürüzsüz olabilir ve şeylerin çok, çok verimli gitmesini sağlayabilir. Ya da basit… basit… uzun ve karmaşık ve ıstıraplı ve zor ve meydan okuyan bir sürecin/işlemin sonundaki son adım anlamına gelebilir. Ve o sürecin/işlemin sonuna varır ve “Ama yanıt pek basitti” dersiniz. (Tobias güler)</p>
<p>Ev ödeviniz çok basit. Önünüzdeki 30 gün içinde en az dört kişiye kim olduğunuzu söyleyin. Onlara bir Yeni Bilinç Öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Onlara, şu anda Dünya’da bulunan ve gelişmek isteyen diğer insanlar adına potansiyellerin açılmasına ve genişlemesine yardımcı olan bir yüksek bilinç varlığı olduğunuzu söyleyin. Onlara bunları söyleyin – dört kişiye. Bunu ağzınızda gevelemeyin. (kahkahalar) Saçma sapan konuşmaların arasına sokuşturmayın. (Linda, “Uyanık olmaları gerekir mi?” diye sorar, izleyiciler ve Tobias çok güler) Bunu, söylediğiniz şey hakkında çok net ve çok bilinçli olduğunuzda yapın, çünkü, sevgili Şambra, saklanmaktan vazgeçmek zamanıdır. Mış gibi davranmaktan, yapar gibi görünmekten vazgeçmek zamanıdır. Daha ileriye gitmediğine, kendini açmadığına pişman olan Dr. Freud örneğini kullanın. O, başkalarının ne düşüneceğine takılı kalmıştı. Kendi dereceleri ve üniversitede kalabilme hakkı ve statüsü ve bu gibi şeylerle öylesine meşguldü ki, kendini açmadı, ve bu, ruhunun inanılmaz işkenceler çekmesine neden oldu.</p>
<p>Bu gelecek ay, dört kişiye kim olduğunuzu söyleyin. Özür dilemeyin. Bunu tanımlamaya kalkmayın. Eğer akılcı olursanız, hemen durun, derin bir nefes alın. Çok açık, net olun. Onlara, bir yeni bilinç öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Ve, “Hangi okula gittin?” diyecek olurlarsa, onlara Şambra’nın bir parçası olduğunuzu söylersiniz. Bu, kendi içinde, yeni bilincin okuludur. Onlara deneyimlerinizin ve referanslarınızın, hatalardan ve başarılardan oluşan çok, birçok yaşamdan geldiğini söyleyin. Onlara, bunu seçtiğiniz için bir yeni bilinç öğretmeni olduğunuzu söyleyin. Bunun bir başkası tarafından bahşedilmesi gerekmediğini, bunu seçtiğinizi söyleyin. Onlara, şu anda kendiniz adına yaşamın tadını çıkartmak için, yaşamın sevinç ve sevgi dolu olabileceğini başkalarına göstermek için bu gezegende bulunduğunuzu, ve daha fazlasını duymak isteyecek her insan için şu anda Dünya’da bulunduğunuzu söyleyin. Bu kadar basit. Ev ödeviniz bu! (Tobias kıkırdar)</p>
<p>Eğer önünüzdeki ay dört kişiyle karşılaşmıyorsanız, herhalde sandığınızdan da derinlerde saklanıyorsunuzdur. Dükkanda, satın aldıklarınızı paketleyen tezgahtara söyleyin. (kahkahalar) Havaalanında sizinle birlikte sırada bekleyen birine söyleyin. Parktaki bir çocuğa söyleyin. Köpekleriniz ve evcil hayvanlarınız sayılmıyor. (kahkahalar)</p>
<p>Gelecek ay bunu dört kişiye söyleyin, çünkü, sevgili Şambra, siz bir nedenden ötürü buradasınız – çünkü bunu seçtiniz. Tam olarak yapmakta olduğunuz şeyi yapmak için buradasınız, ama şimdi, gölgelerin arkasından çıkmak zamanıdır. Bunu, o engelleme hissini ya da sinir bozucu şeyi, kendi içinizde hissedebiliyorsunuz. Bunun neyle ilgili olduğunu biliyorsunuz. Hepinizin nereye gittiğini biliyorsunuz. Bilincin ne olduğunu biliyorsunuz. Bunların tümünü biliyorsunuz, ama kendinizi geri tutuyorsunuz. Biz bir dakikaya kadar bundan söz edeceğiz, ama şimdi günün konusuyla ve ayrıca Dr. Freud’u içeriye davet etmekle devam edelim.</p>
<p>Bilinç Ölçümü</p>
<p>Geçen ay, Dünya üzerindeki bilinci ölçme zamanıydı. Bu, düzenli olarak yapılıyor ve Kryon denen grup tarafından gerçekleştiriliyor. Şu anda Dünya’daki insanların kanallık yaptığı varlıkların çoğu da bu işleme katılıyor. Bu ölçümün tam olarak nasıl yapıldığını tanımlamak zor, ama bu, insanlık bilincini hissetmek, ya da Saint Germain’in diyeceği gibi, insanlık bilincinin derinliklerine dalmaktır. Ve varlıkların her birinin derinlere dalıp da bulgularının toplanmasına bilinç düzeyinde izin vermesi, bir ölçüm türü yaratır.</p>
<p>Ve bizim taraftaki ölçümler ille de rakkamlarla yapılmaz, biz elektronik aletler ya da metreler kullanmayız. Bu, sizin spektrum ya da tayf aralığı diyeceğiniz şeyle gerçekleştirilir. Bu bir ışık aralığı türüdür ama, sizin bildiğiniz ışık aralığında değildir. Ve bu spektrum ya da tayf, insanlık bilincinin nerede olduğunu anlamamızı sağlar, böylece öbür tarafta bulunan bizler, bilince hizmet etmek için neye ihtiyaç duyulduğunu anlarız.</p>
<p>Bilinç ölçümü, bilinci desteklemek üzere uygun enerjiler içeriye sürülebilsin diye, ya da tarihteki bazı durumlarda olduğu gibi, içeriye sürülmesin diye yapılır. İnsanların ihtiyaçlarını ve arzularını karşılamak amacıyla enerjileri içeriye getiren, getirip götüren, onları eski ve çok, çok yeni kapılardan geçiren meleksel varlıklar var. Bu bilinç ölçümü artık oldukça düzenli bir biçimde yapılır oldu. Öbür taraftaki melek düzenleri tarafından çok, çok yakından takip ediliyor, ve sonra da enerji uygun olarak içeri giriyor.</p>
<p>Dünya üzerinde yapılan bilinç ölçümünün meleksel alemler üzerinde ve fiziksel olmayan alemlerdeki bilinç ve enerji hareketleri üzerinde de etkisi vardır. O nedenle, çok, çok büyük bir önem taşır. Bu sanki… siz Dünya’da ekonomi raporları, sendikaların, derneklerin, şirketlerin durum raporlarını hazırlıyorsunuz. Şeylerin ne durumda olduğunu anlamanıza yardım etsinler diye tüm o farklı ölçümleri yapıyorsunuz. Biz de bu tarafta yapıyoruz.</p>
<p>Az bir… çok, çok kısa bir tarihçe: Bilinç ölçümünde, Yeshua zamanında yapılan bir değerlendirme var; bu Yeshua yüzünden değil, zamanlama açısından yapıldı. Yeshua zamanında, yaklaşık 2.000 yıl önce, Dünya üzerinde yaklaşık 200 milyon insan vardı. Ve o zamanlar oluşturulan bilinç değerlendirmesi birdi – 1 rakkamı. Ben şimdi burada insana ait terimler kullanıyorum. Bu zamandan önce ise 1 rakkamının bir bölümüydü, kesiriydi. Örneğin, İ.Ö. 600 yıllarındaki bilinç ölçümü yaklaşık .81’di. “1” rakkamının önemi, bir üçlemenin, benliğin farklı veçhelerinin olduğunu bilinçli bir düzeyden anlamaktan kaynaklanıyor – birincisi, insan veçhesinin farkındalığı, ikincisi, insanın tanrısal doğasının farkındalığı ve üçüncüsü, herşeydeki tanrısal doğanın farkındalığı. Ve yaklaşık 2.008 yıl önce insanlık bilinci şu bilince ulaştı: insan vardı, herşeyin bir ruhu vardı ve bir de tanrısal kısım vardı, gerçi benliğin tanrısal kısmının, insandan fazlasıyla uzaklaştırılmış olduğu da düşünülüyordu. Bu (bilincin bu noktaya ulaşması), 1 değerlendirmesinin yaratılmasını sağladı.</p>
<p>Şimdi ilginç olan şu ki, bu 2.008 yıl boyunca yaptığımız tüm ölçümlerde, bilinç ölçümüyle, sizin takvim yılları diyeceğiniz şey arasında çok direkt bir ilişki vardı. Böylece, yaklaşık 1000 yılında, bilinç ölçümü de yaklaşık 1.000 idi. 2007 yılında, insanlığın bilinç ölçümü yaklaşık 2.007 idi. Bu önemlidir, çünkü böyle bir gelişime ya da modele/şablona sahip olmalıydı. Biraz aşağı düştüğü ya da biraz yukarı çıktığı zamanlar oldu, ama genelde takvim yıllarını izledi, ve bu hiç de tesadüf değildir.</p>
<p>Bilincin doygunluk noktası yaklaşık 2.000 idi – ölçüm sayısı 2.000. 2007’de, insanlık bilinci tam anlamıyla bir uç noktaya ulaştı, ki bu da 2007’de yeni bir potansiyel anlamına gelen bir kuantum sıçraması yarattı. Ve tabi siz bunu Kuantum Sıçraması etkinliğimizden de biliyorsunuz.</p>
<p>Zaman içerisinde nüfus genelde bilinçten daha hızlı büyüdü. Şimdi, bu 2008 yılında geçenlerde yaptığımız bilinç ölçümü, 2.008 idi. Ancak nüfus, bilinçten çok daha hızlı büyüdü. İkibin yıl önce Dünya üzerinde – yaklaşık – 200 milyon insan vardı. Şu anda Dünya üzerinde – yaklaşık – 6.5 milyar insan var.</p>
<p>Bu, bilinçte ilginç bir dinamik yaratıyor, ve şimdi Dünya’da bulunan bu daha büyük nüfusu karşılayabilmek amacıyla, potansiyeli buraya getirmek, bilinç genişlemesini şimdi buraya getirmek, önem kazanıyor. Biz burada şunu söylüyoruz; Dünya’nın bilinç ölçümünün 2.008 puan olmak yerine, daha büyük bir hızla büyümesi gerekir, çünkü nüfus daha hızlı artıyor.</p>
<p>Şu an bildiğiniz haliyle Dünya – yani fiziksel Dünya kadar elektromanyetikler, manyetikler, Yeryüzü kapıları ve Dünya’yı oluşturan tüm diğer yapılar – Dünya’nın şimdilerde geçerli sistemleriyle yaklaşık 10 milyar insan kaldırabilir. Siz şimdi 6.5 milyardasınız. Geçerli büyüme hızı ve potansiyeller temel alındığında bu 10 milyar sayısına yaklaşık 2033’lerde ulaşılacak. Ve bu, sevgili Şambra – hesabı yapabilirsiniz – yaklaşık 25 yıl ediyor. Yirmibeş yıl, neredeyse hepinizin yaşamında göreceği bir şeydir.</p>
<p>Şimdilerde yumuşak bir biçimde Gaia’nın üzerinden alınan ve insanlara verilen sorumlulukla birlikte, Dünya’nın kendini sürdürebilmesi için, bilincin de genişlemeyi sürdürmesi, ama bunu daha büyük bir oranda yapması gerekir. Daha büyük bir nüfusu desteklemek amacıyla yeni teknolojilerin devreye girmesi gerekir, ya da bir anlamda kendi kendine hallolan durumlarda, nüfusun belli bir noktanın ötesine geçmesine izin verilmeyecektir. Ya da, tahmin edebileceğiniz gibi, salgın hastalık, büyük doğal yıkımlar gibi şeylerle nüfusun daha mantıklı düzeylere geri çekilmesinin potansiyelleri ortaya çıkacaktır. Ben burada dramatik olmak istemiyorum, alarm zilleri çalmıyorum. Şu anda Dünya’daki bilincin… bilincin daha hızlı büyümesi gerektiğini söylemeye çalışıyorum.</p>
<p>İnsanlar genel olarak buna hazırlar. Çok, çok hazırlar. Geçenlerde bilinç ölçümünü yaptığımızda, potansiyelleri de ölçtük. Bu, meydana gelen gerçeklikle doğrudan uyum içinde değildir ama biz potansiyelleri de ölçeriz, ve şu anda Dünyayı kuşatan daha fazla potansiyel kapasitesi var – ama sorun da bu. Onlar yalnızca fizikseli değil, Dünya’nın bilincini de kuşatıyorlar. Buraya getirilmiyorlar. Öylece limanda tutuluyorlar.</p>
<p>İnsanlar şu anda, genel olarak, yeni yanıtlar arıyorlar. Kendi içlerinde yeni bir şeyler arıyorlar, ama yanıtlar için nereye gideceklerini bilmiyorlar. Engellenmiş haldeler, sinir içindeler, ve herşeyden öte, kendilerinden kuşku duyuyorlar. O yüzden de kendilerini geri tutuyorlar, ve kendilerini böyle geri tuttukları zaman, teknoloji gibi şeylerin, tıp ve şifa gibi şeylerin, Dünya üzerindeki yiyecek gibi şeylerin yeni potansiyelleri de engelleniyor. Bu şeylerin bir gerçeklik haline gelmesi engelleniyor. Ve bu da sonuç olarak şu anda genişlemek isteyen bilinci genişlemekten alıkoyuyor. Ve bu, Dünya’nın gelecekte bazı zorluklarla karşılaşmasına da neden olabilir. Anımsayın, şu anda Dünya – geçerli teknoloji, yakıt kullanımı temel alındığında, bilincin kendisi temel alındığında, tüm bu faktörler temel alındığında – yaklaşık 10 milyarı destekleyebilir.</p>
<p>Şu an, zaten varolan, zaten durup duran bu potansiyelleri açmak zamanıdır. Bu sanki malzemeyle dolu devasa bir kargo alıp da depoya kaldırmak, çivileri bile sökmeden kasa ya da sandıklarda tutmak ve orada oldukları gerçeğini tümüyle görmezden gelmeye benziyor. Şu an yeni enerji için muazzam potansiyeller var, ve insanı bu potansiyelleri eline almaktan alıkoyan Dünya’daki bir takım komplolar değildir. Petrol şirketleri değildir. Petrol şirketleri yeni enerjiye sahip olmaya bayılırlardı, çünkü ondan nasıl kazanç sağlayacaklarını anında öğrenirlerdi. Onlar bundan korkmuyorlar. Buna kucak açarlardı, ama tıkanıp kalmış haldeler, çünkü bir anlamda bilinç tıkanıp kalmış halde.</p>
<p>Tüm malzemeler, deyim yerindeyse, bir depoda duruyorlar. Dünya’nın genel gerçeklik potansiyeline teslim edildiler ama kullanılmıyorlar. Insanlar şu anda, derin bir düzeyde, sizin anladıklarınızı anlamak istiyor. Sizin öğrendiğiniz şeyleri öğrenmek istiyor. Dünya üzerindeki sadece bu tek yaşam varlığından ve sonra cennet ya da cehennemden daha büyük, daha muhteşem bir şeyin olduğunu bilmek istiyorlar. Sizin kendiniz için öğrendiğiniz o basit şeyleri anlamak istiyorlar – seçim gibi şeyleri, derin bir nefes almak gibi şeyleri, kendini sevmek gibi şeyleri – bu çok, çok basit kavramları. Ama kim onlara bunları anlatacak? Kim kendini açacak? Eh, bu Şambra olacak.</p>
<p>Geçen ay Şambra’nın bilincini ölçtüğümüzde, o bilinç 3.000 olarak hesaplayacağınızın üstünde çıktı. Şambra, sıradan insana göre çok daha yüksek bir bilince sahip, çünkü insan benliğinin olduğunu fark ediyorlar… kendi insan benliklerinin farkındalar, bu ilk öğrenilen temel şeydir. Şambra, siz, şeylerdeki daha yüksek, daha büyük güç diyeceğiniz şeyin farkındasınız. Bir Tanrı’nın olduğunu, bir sevginin olduğunu ve bir akışın ve birleşik bir bilincin olduğunu fark ediyorsunuz. İnsan durumunun ötesinde bir şeylerin olduğunu.</p>
<p>Ayrıca bir tanrısallığın olduğunu da fark ediyorsunuz. Sizin tanrısal bir kısmınız olduğunu, ama daha da ötesi, onun siz olduğunu fark ediyorsunuz. O, öldükten sonra karşılaşacağınız bir altın melek değil. O, sizin bir yerlere saklanmış ve keşfetmede zorlanacağınız bir parçanız değil. O, şu anda bu gerçeklikte sizinle olmak istediğini ve olabildiğini fark ettiğiniz parçanızdır. Başlı başına bu bile, anladığınız diğer muhteşem şeyler de eklenince, bilincinizi 3.000’in epey üzerine çıkartıyor.</p>
<p>Şimdi, bu sayıları kötüye kullanmadığınızdan emin olmak istiyoruz, çünkü tekrarlıyorum, bizim tarafta rakkamlar yoktur. Bu, bizim ışık ya da farkındalık dediğimizin spektrumundadır.Ama biz size sadece muazzam bir bilince – bilinç derken farkındalık anlamında – sezgi ve farkındalığa sahip olduğunuzu göstermeye çalışıyoruz, ve herşeyden de çok kendinizle ilgili; ve sonra kendinizin tüm diğer yanlarıyla olan ilişkinizle ilgili; ve insanlıkla ve meleksel alemlerle ilişki içindeki yanınızla olan ilişkinizle ilgili (farkındalığınızı/bilincinizi göstermeye çalışıyoruz). Sizin bilinciniz güzel bir şey ve oldukça da yüksek.</p>
<p>Siz şimdi diyorsunuz ki, “Sevgili Tobias, bu harika. Kulağa hoş geliyor, ama…” Bir an için geri gideyim. Bilinci nasıl ölçeceğini anlamak isteyenler için bu aslında oldukça basittir. Biz, iyi bir bilinç ve teknoloji temeline sahip olan bazılarınızdan rica edeceğiz. Bu çok basittir. İnsanlık bilincini mi ölçmek istiyorsunuz, bir arı su bileşimi kullanırsınız, başka bir deyişle, mekanik olarak ya da herhangi bir başka yoldan damıtılmamış su, örneğin kaynak suyu, doğrudan yerden çıkan ya da yağmur sularından gelen bir su. Bu suyun aşağı yukarı bir ya da iki litresini kullanın, İnterneti alın ve – İnternetten gelen belli titreşimler, belli enerjiler vardır – elektrikli aletlerinizin bazısıyla birlikte ve biraz da sezgiyle, bilinci ölçmenin yolunu çabucak bulabilirsiniz.</p>
<p>İnternet şu anda insan bilincini temsil ediyor. Birçok insan İnternete girmese bile, o, kolektif kaynak olma eğiliminde. İnternette istediğiniz web sayfasına girebilir – epostadan (emailden) söz etmiyoruz, web sayfasından söz ediyoruz – ve anında insanlığın bilinci ve onun tüm katmanlarıyla bağlantı kurmuş olursunuz. Birkaç elektrikli alet kullandığınızda, bunu ölçebilirsiniz.</p>
<p>Kendi bilincinizi de aynı yoldan ölçebilirsiniz. Yine, saf/arı suyla kendi özünüzün bileşimi, uygun bir cihaz – ben burada fazla ayrıntıya girmek istemiyorum – ama bağlanıp bilincinizin nerede olduğunu ölçebilirsiniz. Gerçi Şambra’nın hemen koşup bunu yapmayacağını biliyorum, çünkü siz bunu kendi içinizde biliyorsunuz.</p>
<p>Kuşku</p>
<p>Böylece Şambra, şu muazzam bilince, muazzam farkındalığa sahipsiniz, peki şu anda neler oluyor? Olan şu; kuşku devreye giriyor, ve kuşku çok zor ve meydan okuyan bir şeydir. Kuşku, sevgili Profesör Freud’umuzu yiyip bitiren şeydir. Kuşku, sizi engellemiş olan şeydir.</p>
<p>Şimdi, ilginç bir şey var, çünkü daha açık zihinlere, yaşamda spiritüel bir bağa sahip olan kişiler var, ve onlar olumsuzluk, negatiflik gibi şeylerden söz ediyorlar. Negatif düşünceler üzerine birçok kitap yazıldı. Size olumsuzluklarınızı engellemek öğretildi, olumsuz konuşmamak, olumsuz düşünmemek öğretildi, böyle eğitildiniz. Ve işin aslı şu ki, bu daha da fazla soruna neden oluyor. Çünkü siz, kendinizin çok, çok gerçek bir parçasını yadsımış ya da reddetmiş oluyorsunuz. Olumsuz/negatif şeyler çok, çok gerçektir. Olumsuzluk mükemmel bir biçimde olumluluğa/pozitife karşılık gelir, ve sahte bir olumluluk yaratmaya çalışmak, doğal olmayan bir enerji akışı yaratır. Ve bu doğal-olmayan enerji akışı sizin enerjinizin gerilemesine neden olur ve siz çok tıkanmış bir hale gelirsiniz, ve tıkandığınız zaman da, sizi kurtarsın diye zihninize koşarsınız. Ve o zaman daha da tıkanırsınız ve işte depresyon, sevinç yoksunluğu, tutkusuzluk, ve tüm o diğer belirtiler bu noktada ortaya çıkar.</p>
<p>Olumlu düşünmek yerine – olumsuz/negatif düşüncelere sahip olmamak yerine – kuşkuya bir göz atın. Kuşku, kendinizi sorgulamanızdır, olumsuz olmaktan çok farklıdır. Fazlasıyla olumsuz olabilir ama asla kendinizden kuşku duymayabilirsiniz, ki bazılarınız bunu yapmada uzmanlaştınız!</p>
<p>Kuşku, çok çarpıtılmış ve dumanlı, bulutlu bir aynaya bakmaktır. Kim olduğunuzdan ve neden burada bulunduğunuzdan kuşkulanmak için kendinize izin verdiğinizde, içinizdeki gerçeği izlemediğinizde, kendinizi olmadığınız bir şey olarak görürsünüz, ve baktığınız o ayna, kuşkuya çok yanıt veren bir hale gelir. Ve size kendinizin gerçek kısmını yansıtmak yerine, o kuşku kısmınızı yansıtır.</p>
<p>Kuşku yaşamınıza girer ve anında ve doğal olarak enerji akışını engeller, ve kuşku, temelde sıkıştırılmanıza, kendinizi enerjisel olarak sıkıştırmanıza neden olur. Kuşku kendi içinde bir virüs türüdür, içinize girer ve sizi yiyip bitirmeye başlar. Sizi bölmeye başlar. Sizi parçalara ayırmaya başlar, ki Aandrah, Aspektolojiyle çalışırken bunu keşfetti. Kuşku, kendinizin türlü yerlerinde engeller ve duvarlar yaratır. Kuşkudan çıkmanın tek yolu, ya da… bunu başka türlü ifade edelim… kuşkunuzdan çıkmanın en iyi yolu, kendinizle ilgili gerçekten hissettiklerinize ve bildiklerinize geri gitmek ve sonra da bunu ifade etmektir.</p>
<p>Şambra, siz kendinizden kuşku duydunuz, ve bu, bulunduğunuz yüksek bilinç düzeyleriyle, tezahür ettirdikleriniz ya da yaşamınıza getirdiğiniz şeyler arasında ilginç bir engele ya da ilginç bir çarpıklığa neden oldu. Kuşku şimdi, bizim engel diyeceğimiz şeydir. Kuşku, perdedir. Kuşku, sizin perde dediğiniz şeyi tam anlamıyla pekiştiriyor ve kuvvetlendiriyor – ki perde de, sizinle tanrısallık arasındaki, fiziksellikle fiziksel-olmayan arasındaki o yanıltıcı engeldir. Kuşku bunu arttırır, yoğunlaştırır.</p>
<p>Kuşkudan çıkmak demek, kendi gerçeğini ifade etmek demektir. Biz onun için bu ayki ev ödeviniz dört kişiye kim olduğunuzu söylemek, bunu paylaşmak ve bunu söylediğinizde neler olduğunun da çok farkında olmaktır diyoruz. O garip bakışların, tabi olursa, ötesine geçin. Hatta, o kelimeleri paylaşırken içinizde sahip olduğunuz o kuşkunun da ötesine geçin. Tepkiyi izleyin. Onlara kim olduğunuzu söylediğinizde neler olduğunu izleyin.</p>
<p>Birçoğu için, (söyledikleriniz) içlerindeki bir şeyi aydınlatacaktır. Daha fazlasını bilmek isteyeceklerdir. Belki o anda çekip gidecekler ama sonra geri geleceklerdir. Bir yanları kuşku duyacaktır. Bir yanları da bir şey mi satmaya ya da bir şeye ikna mı etmeye çalışıyorsunuz diye merak edecektir. Ama onların o gerçek özsel yanları daha fazlasını bilmek isteyecektir. Sizin söyleyeceklerinizi duymak isteyeceklerdir – benim, Tobias’ın söyleyeceklerini değil, bu gerçekten zihinlerinde kuşku yaratır – sizin söyleyeceklerinizi bilmek isteyeceklerdir. Kalbinizde olanları bilmek isteyeceklerdir. İçinizde olan bitenmi bilmek isteyeceklerdir.</p>
<p>Kim olduğunuzu ifade ettikçe, kendi kuşkularınızın ötesine geçtikçe, birkaç risk aldıkça, kendi içinizdeki dönüşümü hissedeceksiniz. Çünkü kuşkunun ötesine geçiyor, bu virüsün, bu benlik-virüsünün sizi yiyip bitirmeyi, sizi aşağıya çekmeyi sürdürmesine izin vermiyor olacaksınız.</p>
<p>O potansiyelin, o potansiyel her neyse, bir yerlerde olduğunu bildiğiniz ilginç bir alanda bulunuyorsunuz. Hayallerinizin aslında gerçekliğinizin bir parçası olabileceğini biliyorsunuz, ama o kuşku geliyor ve “peki ya” ve “ama”ları sıralamaya başlıyor. Çok kuşkulu, çok karanlık olasılıkları araştırmaya başlıyor. Eğer sadece kim olduğunuzu paylaşmaya başlarsanız, şu an kuşku engelinin ötesinde geçerseniz, bilinciniz, ölçüldüğünde, kendi içinde o bir sonraki büyük sıçramayı yapacaktır.</p>
<p>Siz bu kavramları anlıyorsunuz. Bu kavramları duydunuz. Bunlar sizin kavamlarınız, sizin anlayışlarınızdır. Ama şimdi, onları gerçekten yaşamaya başladığınızda, kuşkunun ötesine geçecek misiniz?</p>
<p>Böylece Şambra, ev ödeviniz çok basittir, ve bu arada, bunu Şambra olmayan dört kişiye söyleyin. (kahkahalar) Evet, evet, evet &#8211; burada biraz zihin okuyoruz. Sadece bu dağlarda bulunan bu grubun içinde bile çok sayıda kişinin bunu bugün başka Şambralara söyleyeceğini şimdiden görebiliyoruz. Biz bundan söz etmiyoruz! Ve lütfen, bu akşam birlikte yemek yiyeceklere sesleniyoruz, bayan garsonu yirmi Şambranın yükünden kurtarın. O zaten biliyor, ve bu yüzden o güvenli alanı yaratıyor. Yarından başlayarak, kim olduğunuzu dört başka insana söyleyin. Kuşkunun ötesine geçin.</p>
<p>Dr. Freud’un gelmesine izin verdiğiniz için teşekkür ederiz, çünkü o kendinden kuşku duyuyordu. Bildiğini kendine tutuyordu. İçinde bulunduğu yapılaşmaların ve kurumların içinde öylesine sıkışıp kalmıştı ki, kendini geri tuttu, ve bu onda muazzam bir ıstıraba ve muazzam bir kedere neden oldu. Ama belki, sadece belki, bugün Şambra ile birlikte burada bulunmak, onun özgürleşmesini sağlar.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 8: “Kim Olduğuna Sahip Çık”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
5 Nisan 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, biz bireysel olarak sizin, bu Şambra grubunun ve Dünya’nın evrimleşen bilinciyle devam ediyoruz. Verdiğimiz ara sırasında Dr. Freud ile ilginç bir konuşmam oldu. O, hepinizi gözlemliyordu ve gerçekten güvenli alandaydı. Birkaç ilginç yorumda bulundu. Dedi ki, bu farkındalıkla ilgili, analizle değil. Hmmm. Gerçekten de! Dedi ki, bu kabul vermeyle ilgili, işlemden geçirmekle değil.</p>
<p>Böylece, sevgili Şambra, bir dolu söz söyleme gereğini duymuyoruz, sadece Dr. Freud’un söylediği bir şeyi daha ekleyelim; diyor ki, gerçekten çok basit olan şeyi karmaşık hale getiren kuşkudur. Kuşku, basit gerçekleri çarpıtacak ve sanki herşeyi zor ve meydan okuyormuş gibi gösterecektir. O nedenle, kuşkunun ötesine geçin, kim olduğunuzu ilan edin, açıkça gösterin, ve bildiklerinizi paylaşın.</p>
<p>Ve bunu da söyledikten sonra, sorulara geçiyoruz.</p>
<p>LINDA: İlk soru arkadaşımız Edith’den. Sırada durmakta zorluk çekiyordu.</p>
<p>1. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( Linda tarafından Edith için okunur ): Bir süredir iyi hissetmeyen kızkardeşi Patricia’nın durumu nedir ? Ve şimdi nerede ?</p>
<p>TOBIAS: Şimdi, burada çeşitli nedenlerden dolayı büyük bir grubun önünde kendisi hakkında konuşulmasını gerekli bulmayan, buna isteksiz bir kızkardeşi var. Gerçekten de hakkında konuşulmasını istememektedir. Bu nedenle, Edith’le daha sonra konuşması için bunu Cauldre’ye bırakıyoruz.</p>
<p>LINDA: Çok iyi.</p>
<p>TOBIAS: Ve bunu, başka insanlara ait şeylerle uğraşanlarınız için bir uyarı notu olarak kullanacağım. Bazen kendilerini bloke ediyor olmaları gerçeğine saygı duyun ve onurlandırın. Görünmek istemiyorlar. Çeşitli nedenlerden dolayı enerjisel olarak ifşa edilmek istemiyorlar. Öğretirken bu gibi insanlarla karşılaşacaksınız. Birşeyler olduğunu bileceksiniz. Onlarda bir dengesizlik hissedeceksiniz, veya sahip oldukları fiziksel veya duygusal sorunları bilfiil hissedebiliyor olacaksınız ancak, o insan veçhesi bunu kendilerine ifşa etmek istemeyebilir. Mutlu olmadıklarını veya acı çekiyor olduklarını biliyorlar, ama zaman zaman sizinle oyun oynayacaklardır – aslında, çoğunlukla – çünkü ifşa edilmek istemiyorlar. Böylelikle, eğer seçtikleri buysa onu onurlandırın. Teşekkür ederim.</p>
<p>2. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( mikrofondaki bir bayan ): Merhaba Tobias. Benim iki sorum var…</p>
<p>TOBIAS: Aslında ikiden daha daha fazla sorun var !! ( Tobias ve katılımcılar çok güler ) Sadece iki soru ile sıvışmaya çalışacaksın.</p>
<p>2. ŞAMBRA: Şirketim geçen ay boyunca oldukça yoğun değişimlerden geçti. Bu yüzden geçen hafta bir sürü insan işini kaybetti ve ben daha da fazla değişimlerin olacağını tahmin ediyorum. Birinci soru, buradaki bazı potansiyeller nedir ve ben ne ile karşılaşabilirim ? İkinci soru ise, geçen yıldan bu yana bir kitap yazmak üzerine çalışıyorum. Bununla ilgili bazı potansiyelleri veya bilmem gereken ne ise paylaşırmısın ?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de! Soruların arasındaki bağı görüyormusun? ( Tobias güler ) Bırak şüphe gitsin ve basite indirgeyelim. Birbirlerine çok bağlı olduklarını görüyormusun?</p>
<p>2. ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Pekala! (güler) Böylelikle ( nasıl desek ) senin bu işi kaybetmeyi, daha fazla devam etmemeyi seçen ve bunun sana biraz özgürlük sağlayacağını hisseden büyük bir parçan var. Fakat şüphe duyan çok büyük bir parçan da mevcut. Ne olacak? Kendi başına becerebilirmisin? Bir kitap yayımlayabilir ve başarılı olabilirmisin? Bu hayalini kurduğun, hakkında konuştuğun ve kalbinde doğru olduğunu bildiğin şeyleri yapabilirmisin?</p>
<p>Mmmmm. Birçok konuşmamız oldu…oldukça çok –uzun, uzun sohbetler- ve benim söylediklerimden hoşlanmadığın zamanlar, gidip Saint-Germain’e konuştun. ( gülüşler ) Bana onu çağırdığını söylüyor. Beni duygusal olarak kandırıyormuşsun gibi ( daha çok gülüş, Tobias kıkırdar ) Ama biliyorsun ki, ikimiz de aynı şeyi söylüyoruz – Ben nazikçe, o ( Saint Germain ) daha direkt. ( gülüşler )</p>
<p>Shaumbra’nın içine düşmekte olduğu tüm ikileme dair güzel bir örneksin. Biliyorsun – orada olduğunu biliyorsun – ama devreye giren ve resmin bütününü kapatan bir şüphe var. İçinde olduğun iş alanını bırakmak istediğini biliyorsun.<br />
İşine bağlı sevdiğin çok şey var, açık ki; içinde kendini aşmana vesile olan birçok şey; ve bildiğin gibi, sana sağladığı bazı diğer lüksler. Ama orada tatmin olmadığını biliyorsun. Mutluluk doğru kelime değil, ama tatmin olmadığını biliyorsun, ve biliyorsun ki bu işe tutunmaya devam edersen büyük bir “Freud”’a &#8211; veya bir fraud’a! ( “hilekar” – Tobias kelime oyunu yapıyor. Çvr.) dönüşeceksin ( Tobias güler )… bu benim esprimdi.</p>
<p>Sahip olduğun bir şeyi paylaşmayı çok isteyen içsel parçanın tıkanacağını biliyorsun. Ve biliyorsun ki, bu olduğu zaman – hepiniz için – bedenindeki enerji sıkışır, sonunda hasta olursun. Veya bilincindeki canlılığı gölgeler ki bu zihnindedir, ve donuklaşırsın. İşte burada bir ikilemin içindesin, cevabı zaten biliyorsun, ama ne olduğuna dair şüphe duyuyorsun.</p>
<p>Şimdi, kitabının ne kadar işe yarayacağına dair söz veremem. O senin kitabın. Sahip olduğu bir potansiyel var ve bildiğin gibi, bu potansiyel sadece Şambra ile değil, birçok insan ile ilgili. Birçok insan… şüphelerini ortadan kaldırıp bu yönde harekete geçecekmisin? Her halükarda kaybedecek neyin var ki? (bazı gülüşler) Ama gerçekten de, bu bir şaka değil. Bu daha çok, Şambra, bir çoğunuz şu anda desteklenmektesiniz demektir. Geri duruyorsunuz. Sayısal bir ölçek içinde bugün gündeme getirdiğimiz, yüksek bilincin bir ölçümüne sahipsiniz, ama pratiğe geçirmiş olsaydınız çok daha yüksek çıkacaktı.</p>
<p>Şimdi, Şambra’nın, uygun olacağını düşündüğünüz herhangi bir şekilde hikayelerini paylaşmasını istiyorum, iş dünyasındaki düzenli hayatın dışına çıkmış birçok Şambra var, iyi olan işlerini bırakmış bir çoğu – ve tabii ki kötü bir çok işi – ama onlar bunu gerçekten uygulama halindeler. Şimdi, halen başlarını kaşıyıp diyorlar ki, “Nasıl oluyor da, çalışmıyorum ama şimdiye kadar sahip olduğumdan daha fazlasını kazanıyorum? Daha özgürüm. Güvenliğim, emniyetim dediğim alanı terkettim, ama hiç olmadığım kadar mutluyum.” Bu sadece sizin verebileceğiniz bir karardır, ve aslında gerçekte sorduğunuz şey, bu işi enerjisel olarak bırakabilir misin, ve böylelikle onun da seni bırakmasını sağlayıp kalbinde gerçekten neyin şakımakta olduğuna odaklanabilir misindir. Ve bu öylesine açık ki…apaçık, cevabı sana söylememe dahi gerek yok.</p>
<p>2nci SHAUMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim. Lütfen diğer soruların için dilediğin zaman gel.</p>
<p>3. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternet’ten okur): Merhaba. Albert Einstein der ki, eğer arılar yeryüzünden yok olursa, insanın beş yıldan daha fazla yaşayacak zamanı kalmaz. Arı yoksa, artık çiçek döllenmesi yok, insan yok anlamına gelir. Evet, arılar yeryüzünden yok oluyorlar. Bununla ilgili bir şeyler söyleyebilir misin? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Arıların işlevi, yani çiçeklerin döllenme işlevi, değişiyor. Gaia terketmekteyken, ve sevgili Gaia yeryüzünün enerjisini uzun zamandır tutmaktaydı, insanların kendi dünyalarının sorumluluğunu alabilmeleri için onun terkedeceği daima biliniyordu. İnsanların artık yeryüzü ile “Anne’nin” ilgilenmesine ihtiyaçları yok. Bilinç yükseldikçe, insanlığın üzerinde yaşamış olduğu gezegenin sorumluluğunu üstlenmeleri gerekir.</p>
<p>Arılar gidiyor – bir seferde hepsi birden değil, bir gecede gitmiş olmayacaklar – ama terkediyorlar. İnsan bilincinin de yardımı ile bitkiler ve çiçeklerin büyük bir bölümü içsel çalışmalarını, çiçek dölleme yöntemlerini enerjisel olarak değiştirecekler. Yeryüzündeki bitki hayatı, ve hayvan hayatı, gerçekte yeni koşullara uyum sağlayabilir niteliktedir. Aslında çoğu zaman uyum sağlayamayanlar, insanlardır! Böylelikle, gerçekten de arılar gidebilir ve onların yerlerini yeryüzündeki tamamen yeni bir fizik alacaktır. Teşekkür ederim.</p>
<p>4. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Bir kaç soru sormak istiyorum ve sorularımdan birisi, beynimin sol tarafına neler oluyor? Çünkü doktorlar bir şey teşhis ettiler ve yakın zamanda MRI çektirmemi istediler.</p>
<p>TOBIAS: İzninle önce bunu yanıtlayalım. Klasik bir tıp doktoruna beyin faaliyetleri ve beyin dalgaları gibi durumlar için gidenleriniz, ve ek olarak geleneksel bir medyuma (psychic) giden herhangi bir Shaumbra, onlar (doktorlar ve medyumlar) kendilerini alarma geçirecek bazı şeyler göreceklerdir. Beyninizde, sağ beyin-sol beyin veya “yaratıcı-analitik” diye adlandırdığınız şeyin dengesi hızlı bir şekilde değişiyor, ve zihin bu değişimin bilgisini toplama, taşıma, saklama ve yaratıcı faaliyeti tetikleme gibi bir süreçten geçmek zorunda.</p>
<p>Siz, -siz, tüm Şambra- sağ ve sol beyin faaliyetinin, beyin lobları arasında artık bir ayrımın olmadığı bir yere gidiyorsunuz. Sizlere kristal boyutlardan sürekli bir şekilde bilgi taşıyacak, başka bazı boyutlardan geçerek sizin insan yaşamınıza bu bilgiyi getirecek bir –asansörünüz- olacak. Sonrasında, insan benliğinin bilinci gerisin geriye –asansör- ile yukarıya gidecek ve bu bilinç diğer boyutlarda paylaşılmış olacak. Böylelikle, yer edinmiş olan ayrılık artık olmayacak.</p>
<p>Bu yüzden, sizlere –hepinize-, özellikle ruhsal okumalara ve beyin dalgalarınızla ilgili profesyoneller tarafından söylenen herhangi bir şeye dair yaklaşımınızda çok dikkatli olmanızı söylemek istiyorum. Tipik bir medyum (psychic) neler olmakta olduğunu anlamaz.</p>
<p>Şimdi… bu soruyu gündeme getirdiğin için teşekkür ederim, bana sıkıntı veren bazı şeyleri de hatırlatıyor. (gülüşler) Tipik bir okuyucu (psychic) – her birini kastetmiyorum – tipik bir medyum sizin tek bir katmanınızı görür. Şimdi, onların önüne çıksanız ve ışıkları kısıp tatlı bir müzik eşliğinde sizinle konuşmaya başlasalar, yorumlayacakları veçhe o gün sizin –nasıl desek- önde olan, sesi en çok çıkan, duygusal olarak en belirgin olan, basitçe dışta, en ön planda olan veçheniz olacaktır. Bu sizin bütününüzün tam bir yansıması değildir. Bu rehberler veya okuyucuların, yorumlarını yaparken gerçekte yeni bir yere bakmaları gerekmektedir. Tarot kartları Shaumbra için artık işe yaramaz. İşe yaraması için bir çoğunuzun çabaladığını biliyorum. Astroloji Şambra üzerindeki etkisini yitiriyor çünkü astroloji şimdi çok daha geniş ve kapsayıcı. Her burcun özelliklerine sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Basit tut. İçinde ne hissettiğine geri dön. Ve şüphelerin varsa, emin değilsen, Şambra ile konuş, bize konuş, ama kendi içinde bunu zaten biliyorsun. Zihninde, onun dışına çıkıyor olmandan başka bir sorun yok! (gülüşler)</p>
<p>4. ŞAMBRA: Bunu zaten biliyorum!</p>
<p>TOBIAS: Bildiğini biliyorum, bu yüzden bildiğini söyleyebileceğimi biliyorum!</p>
<p>LINDA: Bu tıbbi bir öneri değildi, değil mi?</p>
<p>TOBIAS (kıkırdar): Hayır.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Ve ikinci sorum, bir aynanın Aliyah celseleri yaparken ki etkisi nedir?</p>
<p>TOBIAS: Bu soruyu herkes için tekrarlamanı rica edeceğiz.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Bir aynanın Aliyah celseleri yaparken ki etkisi nedir?</p>
<p>TOBIAS: Evet. Aliyah celseleri yaptığınız zaman olan, kendini sevme noktasına geri dönüştür. Esas itibariyle, yaralanmış, sevgisiz kalmış ve değersiz olduğuna inanmış tüm parçalarınızın yeniden bütünleşmesidir. Böylelikle, ortaya çıkan sonuç bütünlenmişliktir, bütüne ve dengeye geri dönmüşlüktür. Ama, Seksüel Enerji Okulu ile çalışmış olanlar ve Aliyah enerjisi ile çalışıyor olanların tümünden bir kez daha işi basit tutmalarını isteyeceğiz. Yan etkiler veya diğer detaylarla ilgili endişelenme gayretine girmeyin. Olduğunuz kişiyi sevmenize izin verin ve tüm diğer şeylerin nasıl doğallıkla aktığını izleyin.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Yani aynanın bir etkisi yok.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, bunların hiçbiri için endişelenme.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>5. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Zorlukların üstesinden gelmek, kendini açmak için ve Şambra için genellikle nefes almak öneriliyor. Shaumbra olmayanlar için nefes almak nasıl iş görür? Bir farkı var mıdır?</p>
<p>TOBIAS: Nefes almak her insan için faydalıdır. Bilinç düzeyleri -olarak adlandırdığınız- durumlarına bağlı olarak farklı insanlar için farklı etkileri vardır. Fakat, Şambra olmayanların uyanış sürecine başlamalarına yardımcı olacağı gibi, uyanışın çok daha kolay, yumuşak olmasını sağlayabilir. Nefes almak aslında yaşam için bilinçli bir seçimdir. Bedeni değiştirir, zihni ve bütün diğer şeyleri değiştirir. Şimdi, söylediğin gibi, şeylerin farklı bir algısına sahip, farklı bir bilince sahip Şambra için, halen burada yeryüzünde ve şimdide mevcut bir haldeyken, aynı zamanda çok boyutlu gerçekliklere genişlemesine yardımcı olacaktır. Senin deyiminle –Şambra olmayanlar için- daha farklı bir etkisi olabilir, yaşamlarındaki bazı daha temel şeylerle ilgili yardımcı olabilir – ama nefes herkes için bir araçtır.</p>
<p>5. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim.</p>
<p>6. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( Mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Bilmeni isterim ki, artık hiçbir şey eksik değil Tobias. Kendimi bu soruya davet ediyorum. Bu soruyu alerji problemi olan Şambra çocukları için soruyorum. Tobin benim oğlum, bir süreç yaşıyor ve bunu anlıyorum ama şaşılacak düzeyde bir burun akıntısı ( snot- sümük, mukoza çvr.)var.! Yani, bu çocuk gün boyunca burnu akarak dolaşıyor.</p>
<p>TOBIAS: Belki de burun akıntısı  ile ilgili özel bir “Tobias’a sorun” oturumu yapabiliriz! Evet.(gülüşmeler)</p>
<p>4. ŞAMBRA (gülerek): Evet! İyi olurdu!!</p>
<p>TOBIAS: Let’s-not!! ( Tobias kelime oyunu yaparak snot kelimesini let’s not “yapmayalım” ile bütünleştiriyor ) (kahkahalar)</p>
<p>6. ŞAMBRA: “Çocuklar ve alerjiler ile ilgili bir –Tobias’a sorun- oturumu yapsak? “, ayrıca, biliyorsun tuzlu su kullanarak temizliyorum, hiç kimse için hoş olmayan bir yöntem, ama sürece bakarak bunu neyin daha hafifleteceğini de önemsiyorum. Bu durumun diğer bir boyutu ise…o benimle uyumak istiyor, zaten hiç birimiz iyi uyuyamıyoruz ve ben bunun ardındaki nedeni bilmek istiyorum, ve… hepsi bu kadar.</p>
<p>TOBIAS: Öncelikle, alerjilerle ilgili olarak, özellikle genç olanlar ve Şambra’nın bir çoğu, büyük bir çoğunluğu, eskiden olduğundan daha çok alerjik olduğunu farketmeye başlıyor. Bir varlık daha çok hassaslaşmaya başladıkça, gençlerde ve siz Şambra’da şimdi olduğu gibi, herşeyin çok daha farkında olmaya başlarsınız ve ilk olarak ortaya fiziksel bir tepkime çıkar. Bu alerjik reaksiyondur. Özellikle Tobin için olan, bedenin almış olduğu kirlerin, saf olmayan şeylerin, onu temiz tutacak şekilde sürekli bir temizlenme işlevidir. Tobin bunu hem siz ikiniz için, hem de sevgili babasının yerine yapıyor. Enerjinizi, her ikinizin enerjisini çok güçlü bir şekilde hissediyor ve hepsini sizin adınıza temizliyor. Akıntısının bu derece yoğun olmasının nedeni budur.</p>
<p>Yapılacak şeylerden birisi, anne ve baba arasındaki ilişkide, genel olarak da çok alerjik olan gençlerde çözüme yönelik birşeyler bulmaktır. İlaç tedavisinin yoğun olmamasını özellikle öneriyoruz. Çok şiddetli boyutlarda olmadıkça, bedenin alerjilere uyum sağlamada kendine has bir yöntemi vardır. Beden havadaki kirli maddelere, toz ve küfün etkilerine ve tüm diğer şeylere dahi kendisini ayarlamayı öğrenebilir. Ve özellikle henüz daha çok küçüklerken, 7 veya 8 yaşlarına kadar, doğal… “bağışıklık sistemi” doğru kelime değil burada, ama doğal kabul sistemlerini inşa etmeleri önemlidir.</p>
<p>Ve şimdi, birlikte uyuma meselesi. Fazladan bir konfora ve güven duygusuna ihtiyacı olan bir çocuk var. Yine anne ve baba arasındaki tedirginlik ve belirsizlik duygularını üreten bir durum söz konusu, ve sevgili Tobin’in kendini güvenli hissetmeye, orada bir güvenli alan olduğunu hissetmeye ihtiyacı var. Bundan dolayı, seninle yatağa gelmek ve uyumak istediği zaman ortada iki şey var. Güvenli alana olan ihtiyaç, ama ayrıca… o, orada senin endişelerini gidermen ve doğru bildiğin şeyi yapman için çabalıyor. Bir başka deyişle, bir şekilde senin kendi güvenini tekrar kazanman ve gidip doğru bildiğin şeyi yapman için çabalıyor. Bu nedenle, senin için orada bu şekilde mevcut olursa bunun sana daha çok kendine güven duymanı sağlayacağını hissediyor.</p>
<p>6. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>7. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Umarım bu süreyi bir sonuca ulaşarak sağ salim atlatırım, zira kendimle ilgili duyduğum hayal kırıklığından dolayı bedenimden çıkıp gitme arzusuyla doluyum. Eğer bu modeli ya da kalıbı bırakırsam sonunda kendimi tam olarak ifade edebileceğimi ve hayatımın son yıllarını dolu dolu yaşayacağımı bildiğim için, ayrılmıyorum. Beni neredeyse tüm yaşamım boyunca rahatsız etmiş olan bu sorun veya buna bağlı birkaç sorun içinde kendimi sıkışıp kalmış hissediyorum. Herşeyi farklı yapmayı seçmiş olmama rağmen, kendimi sürekli aynı şeyi yaparken buluyorum. Üzerindeki kontrolü bırakmama rağmen, daha da kötüye gitti, özellikle kuantum sıçramasından bu yana. SES ( Sexual Energy School)’a katıldım, ESS (Eleuthera Synchrotize System)’ e ve daha bir çok uygulama sınıfına katıldım, hâlâ değişiklik yok –en azından görebildiğim kadarıyla. Kendine işkence. Sanki henüz ortaya çıkmış gibi. Yoksa sadece çok, birçok veçhe mi? Seçimlerimi taşıyamadığım bu mutsuz kısırdöngüden bıktım artık. Ailem ve işimle ilgili yorumların için memnun olurum. Ben BEN’im. Hepinize okyanus dolusu sevgiler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Şambra, gerçekte kendinizin olmayan sorunların içinden geçiyorsunuz, hayret edici bir kendinizi kandırma, taklit etme ve etrafınızdaki diğerlerininin yüklerini sırtınıza alma yönteminiz var. Şimdi, özellikle soruyu soran sen, senin kendine çok ama çok yakın olanların sıkıntılarını üzerine almada ve kendininmiş gibi davranmada olağanüstü bir yeteneğin var. Ve bunu – bununla ilgili daha önce konuştuk – bırakmak istemiyor gibi görünüyorsun. Kendi sorunlarınmış gibi kabul etmek istiyorsun. Böylelikle, söylenenlerin yanında, fiziksel olarak başka bir yere taşınmayı düşünebilirsin. Başka coğrafi bir bölgenin enerjisinin bir diğerinden daha iyi olacağından değil, ama sana çok yakın olanlardan ayrılarak – ve burada ne demek istediğimi tam olarak anlıyorsun – böylelikle onların sıkıntılarını sırtına almayı ve kendininmiş gibi benimsemeyi bırakırsın.</p>
<p>Sen ve ben biliyoruz ki, &#8211; tekrar, bununla ilgili konuşmuştuk – enerjin oldukça dengeli, oldukça temiz. Burada bir sorun olarak gördüğüm bir şey de – ne desem – yeni bir Şambra semptomu- kendi başına çıkıp gitmeye korkuyorsun. Başkalarının sıkıntılarını üstlenmeye alışmışsın. Bırak onları. Senin değiller. Gerekirse, fiziksel olarak onlardan uzaklaş. Teşekkür ederim.</p>
<p>8. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir erkek): Selamlar Tobias. Tesadüfler yoktur, değil mi? ( Tobias güler)</p>
<p>TOBIAS: Görünüşe bakılırsa bu günlerde bayağı var, ama onlar gerçekte tesadüf değil.</p>
<p>8. ŞAMBRA: DNA aktivasyonuna yönelik su, ses ve ışıktan oluşan bir program üzerinde çalışıyor olmam tesadüf değil. Henüz bitirmiş olduğum bu programın son kısmında, frekanslardan emin olamıyorum. 12 frekans var – her bir DNA iplikçiğinde – onlara yaklaşmış durumda mıyım?</p>
<p>TOBIAS: Sorduğun çok geniş boyutlu soruya çok kısa bir cevap üzerinde düşünmeye çalışıyorum. Senden birkaç şey yapmanı isteyeceğim. DNA aktivasyonu kavramının tümünü bırak. Çok, çok güçlü – burada benim, Saint-Germain’in ve Kuthumi’nin gördüklerinde – DNA’yı yapay olarak aktive etmeye çalışmak hiç uygun değil. DNA bilinç tarafından doğal olarak aktive edilir, ve bilinç, tekrarlıyorum, farkındalıktır. Bilinç bloke edilebilir ve şüpheden dolayı bulanıkmış gibi görünebilir. Ve sen işinde büyük oranda şüphe unsuruna sahipsin – çok büyük yoğunlukta bir şüphe unsuru -. Bu şüphe, çok, çok basit olması gereken bir şeyi karmaşık hale getirmene ve çok fazla zihinde kalmana neden oluyor. DNA aktivasyonu kavramını bırak gitsin.</p>
<p>Şimdi, bilinç ve suyun birlikte çalıştıkları zaman yapabileceklerine dair şeylere odaklan –bilinci daha somut kılmaya yardımcı ve bu gerçeklikte daha çok tezahür etmesine yönelik bir yöntem olarak, su. Bu onun en temel amacıdır. Hemen şimdi onunla ilgili belirli bir şey yapmaya çalışma, ve frekanslar için endişelenme. Sadece onunla oyna, tahlil et ve su ve bilinç arasındaki karşılıklı ilişkiyle ilgili deneyler yap. Şu an henüz göremiyor olduğun potansiyellere şaşıp kalacaksın, çünkü bu sefer çok maksatlı ve dikkatli şekilde odaklanmış olacaksın. Sadece onunla zaman geçir. Sonra yaklaşık üç, dört ay sonra gel, tekrar konuşalım.</p>
<p>8. ŞAMBRA: Suyu bir sistem içerisinden geçirerek enerji yüklemeye dair aldığım bilgi halen uygun mu?</p>
<p>TOBIAS: Bir dereceye kadar. Su zaten kendiliğinden enerji yüklü haldedir. Bir çoğunun düşündüğü şekliyle nispeten nötr bir durumda bulunmaktadır, fakat içinde, yapay olarak aktive hale getirmenize gerek olmayan potansiyeli barındırır. Bilinçten başka, hiçbir şeyin içerisinden geçirmene gerek yoktur. Çok basit. Bu alanda olağanüstü boyutta çalışma yapmış bir kaç araştırmacı vardır. Onların ne yapmış olduklarına bak ve bir sonraki seviyeye kendin taşı.</p>
<p>Bir çok şeyin yapay olarak tetiklenmesi(indükleme) – bedeni, DNA’yı veya bilinci yapay olarak uyarmaya çalışmak – iyi işlemeyen bir şekilde sonuçlanır. Bu, herşeyi, tüm çalışmayı bir kenara atmaya meyleden şüpheyi birlikte getirir. Yaptığın bu işle Şambra’ya mükemmel bir örnek olabilirsin, ve bunu yapabilecek tüm kabiliyete sahipsin. Hem zihinsel, hem de farkındalık araçlarının ikisine de sahipsin. Basitliğe geri dön, mutlak basitliğe, ve ne zaman karmaşıklaşmaya başlarsa, bitir. Basitliğe geri dön. Göreceksin ki, üzerinde çalışmış olduğun veya keşfetmeye çalıştığın şey daima oradaydı fakat karmaşıklaştırma çabandan dolayı farkındalığının veya görüş alanının dışında kalmıştı. Mutlak basitlik.</p>
<p>Şimdi, derin bir nefes al. Şimdiye kadar yapmış olduğun işten söylediklerim nedeniyle şüpheye düşme. Bu, sürecin bir parçasıydı.</p>
<p>8. ŞAMBRA: Bir sonraki seviyeye taşımak?</p>
<p>TOBIAS: Bir sonraki seviye.</p>
<p>8. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim. Bu güzel çalışmana devam et.</p>
<p>9. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Merhaba Tobias. Obama fenomeni Yeni Enerji’nin hareket halindeki bir örneği mi? İnsanlar nedenini bilmeksizin ona bağlanıyorlar ve o oldukça Yeni Enerji’deymiş gibi görünüyor. Obama hakkında yorumda bulunabilirmisin? Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve sorunu henüz yazmadan önce sana söylemiş olduğum gibi, bu şartlar altında politika hakkında konuşmak çeşitli nedenlerden dolayı uygun değil. Birincisi, Cauldre konuşmamızı istemiyor. İkincisi, Linda konuşmamızı istemiyor. (Tobias ve Linda güler) Bu seçimde bazı çok ilginç şeyler ortaya çıkıyor. Ve tekrar, basite indirgersen…git ve kısa duvarın arkasında dur. Seçim yılları kısa duvarın arkasında durmak için en iyi zamandır. Bunu özellikle bu konuda çok heyecanlı ve duygusal olanlarınız için söylüyorum. Bir parçanız gidip Obama’nın veya Hillary’nin veya… McCain’in (bunu Cauldre’nin tam altından kaydırdım)(gülüşler) kapısını çalmak istese dahi, kısa duvarın arkasında durun.</p>
<p>Her ne olursa olsun, kısa duvarın ardında durun. Bunun dışında kalın Şambra. Bunun dışında kalın, ve bir kişi için o daha fazla Yeni Enerji’dir demeyin. Hangi nitelikleri temsil ettiklerine bakın, ve çok, çok farklı katmanlara bakın. Fakat seçim yılları farkında olmak için harika bir zamandır, çünkü öylesine çok şey oluyor ki, çok fazla aldatma, bir sürü yalan yanlış mesajlar ve boş sözler. Kısa duvarın arkasında durun ve kimin ne yaptığını kendiniz gözlemleyin.</p>
<p>Bu arada, Şunu söyleyerek bitireceğim, seçilmiş liderler daima, daima halkın bilincinin bir yansımasıdır. İster bir diktatör olsunlar, ister bir kral, isterse seçilmiş bir devlet memuru, her zaman bir yansımadırlar. Böylelikle, Amerika nerededir, Amerika?</p>
<p>10. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Fraktal geometri nedir ve bu zerafet neden bazı anıları tetikler?</p>
<p>TOBIAS: Ah! Güzel, fraktal geometri, kutsal geometri, numeroloji, sayıların kendileri ve nasıl desek, daha çok evrensel matematik, bunların hepsi enerjinin nasıl aktığını ve bilince nasıl karşılık verdiğini anlamak için inanılmaz yöntemlerdir.</p>
<p>Matematik (sayılar bilimi) evreni oluşturmaz. Evrene karşılık verir. Matematik, fiziksel olmayan boyutlardan, fizik boyuta bilincin nasıl getirilebileceğini gösterir. Fraktal geometri ise tüm bu sayısal çalışmaların, enerjinin nasıl hareket ettiğini, nasıl çalıştığını gösteren bir başka ilginç tarafıdır.</p>
<p>Böylelikle, zaten bildiğin gibi, geçmişte bununla çalışarak çok zaman geçirdin. Kuthumi’nin bunu anlamış olan veçheleriyle çalıştın. Birçok hayat boyunca Mısır’daki tapınaklarda çalıştın, ve bu Atlantis geçmişine kadar uzanıyor, geometrinin, sayıların ve bunların tümünün, enerjinin çalışma yöntemini nasıl gösterdiğini anladın. Ve fraktal geometriyi fiziksel olmayan boyutlara kolay bir şekilde bağlanabilmek için bir yöntem olarak kullanabilirsin. Bu yüzden bu, senin üzerinde çalışmış olduğun ve bugün için halen uygulanabilir olan birşeydir.</p>
<p>10. ŞAMBRA: Hariha. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ama hatırla ki, sayılarda sayılar arası sayılar ve zıt sayılar dediklerimiz de vardır. Şimdi, sıfırın altında birşeyden konuşmuyoruz &#8211; -1 veya -2 ye doğru gitmiyor – fakat her sayı zıt bir sayıya sahiptir ve senin bu kavramla oynaman hoşumuza gider çünkü bu fraktal çalışmasına yepyeni bir anlam kazandıracaktır. Teşekkür ederim.</p>
<p>11. ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda İnternetten okur): Merhaba Tobias. Çok az param var, işim yok, kocamın çok fazla kredi kartı borcu var, ve kirayı ödemekte çok zorlanıyoruz. Artık süpermarkette bir kasiyerlik işi bulmak da istemiyorum, ama eşimin bana önerdiği gibi, bir sanat atölyesinde öğretmenlik yapmak konusunda da emin değilim. İletişim kabiliyetime hiç güvenmiyorum çünkü herşeyi etkileyen ve bir gelişme bozukluğu olan Asperger Sendromum var (Pervasive Developmental Disorder) ve bu durum iş bulma konusunda beni geri tutuyor. Hiçbir şey benim için kolay değil yani yanlış yapıyor olmalıyım. Şeylerin kolay olması gerektiğine inanmaya çalışıyorum ancak sabah uyandığım zaman herşey aynı dünki gibi. Birşey yapmam gerektiğini hissediyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum. Evet, mış gibi davranıyorum, öyleyse, ha, bunun arkasındaki enerji nedir? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Burada birçok seçim enerjisi var – yapmış olduğun seçimler – ve elimizde olana baktığımızda seçim yapma noktasında sorumluluktan kaçma var. Hayatında olan herşeyi bazı düzeylerde yapmış olduğun seçimler olarak kabul ettiğin zaman, bunun üzerine yüklenmiş birşey olduğunu veya öylesine birşey olduğunu düşünmek istiyorsun. Şimdi, bana çok kızacak, benimle tartışacak ve bolluğu seçtiğini söyleyeceksin, ama senden geri gitmeni ve buna bir göz atmanı isteyeceğim. Sorumluluk almıyorsun. Gerçekte, çok, çok gençken sorumluluk almamak üzere eğitildin, tüm mazeretler, hep bir başkasının yüzünden olması, sistemin bu şekilde işliyor olması, içine doğduğun ailenin böyle olması ve doğuştan sahip olduğun zihinsel kapasiten. Bunların hepsi kaçış.</p>
<p>Şimdi, hayatının herşeyine geri dön – şimdi bahsetmiş olduğun ve yazmış olduğun diğer uzun listeye – bunların her birinin sorumluluğunu al. Anlamaya, çözmeye çalışma, fakat sorumluluk al. Bunu neden yapmış olabileceğinin hissine gir. Analiz etme, ama hisset. Hepsinden sorumlu olduğunu ve hepsini seçtiğini anlamaya başladığın zaman, nasıl çok daha dinamik ve etkili bir yaratıcı olabileceğini anlayacaksın. Ve ben bunu basit tutacağım – şu anda seçiyorsun. Enerji çok ortada ve net. Teşekkür ederim.</p>
<p>LINDA: İki soru daha?</p>
<p>TOBIAS: Tüm gün boyunca!! Gidecek bir yerim yok. Kulübeme geri gideceğim ve orada kimse yok, tüm günü burada geçirebilirim!</p>
<p>LINDA: Cauldre nasıl hissediyor?</p>
<p>TOBIAS: (kıkırdayarak) iki soru daha.</p>
<p>LINDA: Evet, teşekkürler.</p>
<p>12. ŞAMBRA’NIN SORUSU ( mikrofondaki bir bayan ): Merhaba Tobias, Ben Barbara. Sanırım şimdi karşılık verdiğin soruyu ben yazdım. Düşünüyorum da…Kendimi sabote ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Evet, oynamak için çok eğlenceli bir oyun.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Gerçekten hiç hoşlanmıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Evet…ama hoşlanıyorsun.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Öyle mi?</p>
<p>TOBIAS: Öyle.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Uçurumun kenarındayım, bıçak sırtında yürüyorum…</p>
<p>TOBIAS: Oh! Kenarda yürümek olağanüstüdür. Can sıkıntısından daha iyidir. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>12. ŞAMBRA: Neredeyse düşeceğim.</p>
<p>TOBIAS: Evet, biliyorum. Bu harika birşey, dramatik. Çok tuhaf ve zıt bir biçimde, sana canlı olduğunu hatırlatıyor çünkü sen canlılığın olmadığı yere bakıyorsun.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bu doğru.</p>
<p>TOBIAS: Duygusal, dramatik ve harika bir oyun. Sen bir uzmansın. Ve bunda yanlış olan birşey yok, yargılamıyoruz. Bu konuda oldukça beceriklisin, ve ayrıca Şambra’nın birçok enerjisini temsil ediyorsun.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet, şimdi, nereye gitmek istersin?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Sanırım yeryüzünde bir süre daha kalmayı isterim. Düşünüyordum da, kendim için bu kadar karmaşa yarattıktan sonra belki de benim için yükselme zamanıdır.</p>
<p>TOBIAS: Hayır! Bu bir karışıklık değil, sadece duvarlardan taşan bir enerji. Kesinlikle bir karışıklık değil. Şu şekilde bak, karışıklık olarak tanımladığın enerji aslında sana yeni bir şekilde hizmet etmeye hazır olan enerji için bir araç. Birçok insanın düşük enerjisi var, ve adeta kaplarının içi boş. Sende çok var. Şimdi, onun sana nasıl hizmet etmesini istersin?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bütünün ve benim hayrıma olacak  pozitif bir şekilde.</p>
<p>TOBIAS: Negatif şekliyle de iyidir. Pozitif yoksa, negatif de yoktur, olduğu gibidir. Bu yüzden etiketlendirmeyelim.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Olmayı isterdim.</p>
<p>TOBIAS: Ah, ne olmayı?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Sadece olmayı.</p>
<p>TOBIAS: Olmak…ama ne?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Yapıyor olmak yerine, olmayı.</p>
<p>TOBIAS: Tamam. Peki ne…</p>
<p>12. ŞAMBRA: Seçerdim mi?</p>
<p>TOBIAS: Bunu ben söylemiyorum…</p>
<p>12. ŞAMBRA: Yapıyor olduğum şeyi yapmayı seçerdim. Kalbimin dışarıda yapmamı söylediği şeyle buluşmak. Bir bahçem olsun istiyorum, basit, mutlu bir hayat yaşamak.</p>
<p>TOBIAS: Peki ya öğretmekle ilgili?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bunu düşündüm. Aslında, öğreten veçhe bende neredeyse karşılığını buldu. Bunu daha sonra düşüneceğim.</p>
<p>TOBIAS: Çok daha sonra.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Gerçekten mi? (gülüşler) Öncelikle, biraz bolluğa sahip olmalıyım ki evden tahliye edilmeyeyim.</p>
<p>TOBIAS: Benim kim olduğumu farkettin mi?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Kimsin?</p>
<p>TOBIAS: Ben buraya gelen ve seninle konuşanım, ancak Tobias olarak değil. Seninle buraya gelip “diğeri” olarak konuşuyorum, ve sen… Tobias olsaydım senin hakkında çok şey biliyor olacağımdan korkuyorsun, bu yüzden “diğeri” olarak geliyorum. Evet. Ama tahliye edilmek harika birşeydir, böylelikle yeni bir eve sahip olabilirsin.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır! Oraya daha yeni taşındım.</p>
<p>TOBIAS: Evet, ama…</p>
<p>12. ŞAMBRA: Aa, ben oraya taşınmaya yönlendirildiğimi düşünmüştüm. Bu doğru muydu yoksa kendimi mi kandırıyordum?</p>
<p>TOBIAS: (gülerek) Evet, seni oraya taşınmaya yönlendiren ben değildim.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Başka biri mi?</p>
<p>TOBIAS: Kim olabilirdi?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hmm.</p>
<p>TOBIAS: Saint-Germain değil.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Değil mi?</p>
<p>TOBIAS: Hayır, o seni sarayda yaşatırdı.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bu hoşuma giderdi.</p>
<p>TOBIAS: Evet… ama aslında hoşuna gitmezdi.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Hayır.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Yaşadığım yerde kendimden daha büyük bir neden için yaşadığımı düşünmüştüm.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Evet. Şimdi, burada bir süre duralım, çünkü bu sürdükçe sürer. Sana “diğeri” olarak geldiğim her seferinde dururuz. Ve sonu hiçbir yere varmayan bu uzun tartışmalara gireriz. Gerçi bunu tekrarlayabiliriz de ama Şambra, onlar buna bozulmaya başlar.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Burada dinleyenler de hoşlanmayabilir.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Senin bir parçan…bunların tümündeki dramı seven, uçurumun kenarında yaşamayı seven, neredeyse herşeyi kaybetmeye hazır, ama aslında bunları tam da gerçekleştirmeyen bir parçan var, değil mi?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Evet, ama şimdi buna oldukça yakınım. Sanırım biraz abartmış olmalıyım.</p>
<p>TOBIAS: Ama, sen her zaman çok yaklaşmış oluyorsun. Tıpkı sürekli uçurumun kenarına yürüyen ve her gün biraz daha, azıcık daha ileriye gidebilirmiyim diye uğraşan bir insan gibi. Bir seferinde bu insanın yanına başka bir şekilde görünerek geldim ve onu aşayıya ittim!!! ( Tobias ve izleyenler güler) Ve ona “ama neden, neden hergün kendine bunu yapıyorsun? Aşırı bir korku içindesin, hergün biraz daha ileriye uçurumun kenarına doğru yaklaşıyorsun, ama diğer tarafa da hiç gitmiyorsun. Bunu neden yapıyorsun?” dedim. Bu sevgili insan, söylediklerimi bir süre düşündü ve dedi ki, “ Yapacak birşey oluyor. Bana tuhaf bir heyecan veriyor. Evimdeki güvenli alana döndükten sonra kendimi çok daha iyi hissediyorum. Bu yüzden her gün daha ne kadar ileriye gidebileceğimi görmek için uçuruma gidiyorum.” Dedim ki, “ Ama bir gün uçurumdan düşeceksin, çünkü artık o küçücük güvenli alanın kalmamış olacak. Tam dibinden aşağıya uçacaksın, rüzgar gelip seni uçuracak, peki sonra?” Bir süre düşündü ve “O zaman tekrar doğacağım ve yeni baştan aynı şeyi yapacağım” dedi. (gülüşler)</p>
<p>Bu tuzaklara nasıl yakalanabileceğini görüyormusun ve bu…yanlış bir enerji, kendini denemek için yanlış bir yöntem. Şimdi, neden kendini denemek zorundasın?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ben de bilmiyorum.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Durabilir miyim?</p>
<p>TOBIAS: Bilmiyorum.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Durmama yardımcı olabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: (kıkırdar) Hayır, sana yardım edemem. Orada seninle birlikte olacağım…</p>
<p>12. ŞAMBRA: Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: … ama sana yardım edemem. Sen sınırı zorlamaya devam ettikçe, bu – insan gerçekliğinin karanlığını ve derinliklerini – daha fazla deneyimlemeye devam ettikçe, gerçekten gitmeden önce daha ne kadar gidebileceğini denedikçe, orada seninle olacağım. Şimdi, küçük sohbetlerimizden bildiğin gibi, sırada olan bedenindir. Bedeninde oyunlar oynamaya istekli misin? Ne kadar uzağa gidebilirsin? Kansere yakalanmak ve ne kadar da korkunç olabileceğini görmek ister misin?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Hayati öneme sahip bazı organlarının işlevini sonlandırmasını mı istiyorsun? MS’e (Multipl Skleroz- beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrolünü bozan bir hastalık) yakalanmayı mı istiyorsun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır</p>
<p>TOBIAS: Evet… ama oraya doğru gittiğini görüyorum.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Oooh.</p>
<p>TOBIAS: Ooooh! Bu “ne kadar uzağa gidebilirim” oyununu muhtemelen, bedensel ağrılarının olacağı, kendi kontrolünü kaybedeceğin – fiziksel tarafının – ve bedeninin işlemez duruma geleceği noktaya kadar oynadığını görüyorum. Sana baş kaldıracak. Çok, çok hızlı bir şekilde kötüye gidecek. O noktaya gitmek istiyor musun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Oraya doğru gitmektesin.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Öyle mi?</p>
<p>TOBIAS: (çok yumuşak bir şekilde) Evet…evet, çünkü “ne kadar uzağa gidebilirim” oyunundan hoşlanıyorsun. Cevap oldukça basit. Şimdi yaşamayı ne kadar istiyorsun? Kendini bu bayağı heyecanın, panik ve korkunun, herşeyi kaybetmenin uyuşturucu etkisinden kurtarmayı ne kadar istiyorsun? Şu anda, seni neredeyse ölüme götüren bu oyunu oynamak yerine, yaşamayı ne kadar seçiyorsun? Enerjinin, onu büküp, bozup seni yok edip edemeyeceğini merak etmek yerine, gelip de sana hizmet etmesini ne kadar istiyorsun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Sanırım burada kalıp hizmet etmem gerekiyor.</p>
<p>TOBIAS: Gerekmiyor. Burada harika, mükemmel olanaklarımız var. Ve oldukça rahat, aslında dünyevi tarafıyla ilgili endişelenmene gerek yok.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Burada olmak için bir anlaşmam var sanırım.</p>
<p>TOBIAS: Anlaşmalar bitti.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Oh.</p>
<p>TOBIAS: Artık anlaşma yok. Bitti.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Evet, büyüdüklerini görmek istediğim iki torunum var, ve bir başka torunum daha var.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bana ihtiyaçları var sanırım.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, sana ihtiyaçları yok.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Oh.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Kimsenin bana ihtiyacı yok mu?</p>
<p>TOBIAS: Hayır. Hayır, üzgünüm. Seni seviyorlar, ama sana ihtiyaçları yok. Ve gerçekte, oynanan oyunları hissedebilirler, duyumsayabilirler. Onların da hayatlarında “ne kadar uzağa gidebilirim” oyununu oynamalarını ister misin?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hayır…hayır.</p>
<p>TOBIAS: Öyleyse, şu anda ne yapmayı seçiyorsun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Oyunu bırakmayı.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten istiyor musun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Um hmm.</p>
<p>TOBIAS: Bir sonraki Şaud’da gelmek ve tekrar konuşmak ister misin?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Seni besleyen şeyin ne olduğunu gerçekten hissedebiliyor musun, sabah kalkmanı ve devam etmeni sağlayan şeyi? İçinde neler olup bittiğini hissedebiliyor musun?</p>
<p>12. ŞAMBRA: Bununla ilgilenmem gerekecek.</p>
<p>TOBIAS: İlgilenme. Sadece hisset.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Pekala.</p>
<p>TOBIAS: Tamam. Bu arada, sakın burayı terketme, çünkü sunacak çok şeyin var. Uçurumun kenarına giden, en uçlara, neredeyse ölüme gittikçe kendilerini yaşadıklarına inandıran diğer insanlara sunacak çok, çok fazla şeyin var. İçindeki bu güçlü dürtüyü bıraktıkça paylaşacağın muazzam miktarda şeyler var.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Hmm.</p>
<p>TOBIAS: Hmm.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gelecek ay bunun hakkında konuşacağız.</p>
<p>12. ŞAMBRA: Pekala, teşekkür ederim.</p>
<p>LINDA: Son soru. Bu arada, sanırım bu soruyu birçok başka insan adına da sormuş oldu.</p>
<p>13. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofondaki bir bayan): Merhaba Tobias. Kızkardeşim hakkındaki sorumu netleştirmek istiyorum. Nerede olduğunu biliyorum, ancak ona söyleyebileceğim, acısını dindirecek veya onu rahatlatacak birşeyler olabilir mi?</p>
<p>TOBIAS: Bunu özel olarak görüşmeyi tercih ederim.</p>
<p>13. ŞAMBRA: Pekala</p>
<p>TOBIAS: Tamam.</p>
<p>13. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve böylece Şambra, derin bir nefes alın. Ev ödevinizi biliyorsunuz, ödeviniz şüpheye dair sıkıntılarınızı yüzeye çıkaracaktır- şüpheye dair olanları. Bir başka insana kim olduğunuzu, neden burada olduğunuzu söylediğiniz zaman, öncelikle kendi kendinize merak edeceksiniz, bu gerçekten siz misiniz? Bunu gerçekten kabul ediyor musun yoksa uyduruyor musun? Bu senin yaratımın mı? Gerçekten olduğun kişi mi? Bunu başkalarına ifade ederken ve kendi kulaklarınızla duyarken, içindeki gerçeği duyun, bu sizin bilincinizi geride tutan bazı şüphe engellerinin de ötesindeki şeyleri aşmanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Hep birlikte nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bugün çok şey öğrenmiş olan sevgili doktor misafirimizin özünü hissedin. Sanırım az önce, gidip güzel bir gözyaşı dökeceğini söyledi.</p>
<p>Kristalleri temsil etmek üzere gelmiş olan yedi varlığın enerjisini hissedin. Ah, onların bugünden sonra paylaşacakları hikayeleri olacak.</p>
<p>İçinize dalın ve kendinizi hissedin. Sen SEN’sin. Hayatınızda sizi besleyecek hiçbir şeye, dram yaratacak hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Yanınızda birisinin olmasına ihtiyacınız yok. Sadece burada olmak ve kim olduğunuzu paylaşmak yeterlidir.</p>
<p>Ve öyleyiz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/04/05/saud-8-kim-olduguna-sahip-cik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 7: &#8220;Nhahyu&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/03/01/saud-7-nhahyu/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/03/01/saud-7-nhahyu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 16:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
1 Mart 2008
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ben O Ben’im, O Ben’im Ben O Ben, kıyaslanamaz, (dine karşı) saygısız, kutsal değil ama bütün olan Adamus Saint Germain. (izleyiciler alkışlayarak tezahürat yapar) Bugün erken başlayacağımızı bildiren mesajımı almayanların, vay haline! (kahkahalar) Şambra, Şambra, Şambra. Ben onu (mesajı) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
1 Mart 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben O Ben’im, O Ben’im Ben O Ben, kıyaslanamaz, (dine karşı) saygısız, kutsal değil ama bütün olan Adamus Saint Germain. (izleyiciler alkışlayarak tezahürat yapar) Bugün erken başlayacağımızı bildiren mesajımı almayanların, vay haline! (kahkahalar) Şambra, Şambra, Şambra. Ben onu (mesajı) gönderdim, siz onu hissettiniz, ve duymamış gibi davrandınız. (Saint Germain günün kanallığına normal zamandan yaklaşık 90 dakika önce başladı.)<br />
<span id="more-329"></span><br />
Biz bugün hisler hakkında konuşacağız. Biz, zaten bildiğiniz şeylere dayanarak davranmaktan, hislerinize dayanarak davranmaktan söz edeceğiz. Bugün, türlü nedenlerden ötürü bu Şaud’un erken yapılacağını duyurduk, ki nedenini de bir dakikaya kadar açıklayacağım. Ama bunu yapmadan önce, Issah’dan dönen Linda’nın doğumgününü kutlamak ve mutluluklar dilemek istiyorum. Sevgili Linda, seni böyle pırıl pırıl parlarken görmek ve ama o uzun uçak yolculuğundan ve saat farkından ötürü de böyle yorgun görmek ne mutluluk. (kahkahalar) (Linda, “teşekkür ederim” der) Böyle uçak-yolculuğu-yorgunu olduğun zamanlarda sende şöyle bir hoşluk oluyor; sen yüreğine dönüyorsun, kafandan çıkıyor, görkemli gerçek benliğinin ışıyarak ortaya çıkmasına izin veriyorsun. Böylece gerçekten, mutlu yıllar ve bir dolu değişimin olması dileğimizle! (kahkahalar)</p>
<p>Böylece, sevgili Şambra, bugün bu Şambra toplantısını türlü nedenlerden ötürü erkene aldım. En sevdiğim konulardan ikisi üzerine bazı bilim adamlarıyla birlikte yaptığım kapsamlı çalışmaların tam ortasındaydım. Biri, yeni enerji, evet, öncelikle de suyla. Şu anda, suyun gerçekte ne olduğunu, moleküllerin ve atomların ve hatta bazı atom-altı özelliklerin ne olduğunu anlamaya çok, çok yaklaşan bazı bilimsel gruplar ve bazı bireyler var, ve bu anlayış Dünya’daki eski enerji sorularına yanıt olacaktır. Ve ben yalnızca yakıttan söz etmiyorum. Ben bilinçten söz ediyorum. Bakın, onlar birbirleriyle çok yakından ilişkilidir.</p>
<p>Şunu söyleyeyim ki, kendi yaşam sürecinizde, suyun ve bilincin gerçek kapasitelerinin ve onlarla neler yapılabileceğinin nasıl muhteşem bir şekilde açığa çıktığını göreceksiniz. Şu an geçerli olan tüm Eski Enerji sistemleri ve yapılaşmaları kökünden sarsılacak, ama biliyorum, onu alaşağı etmek için yuhalayacaksınız. Çünkü Dünya’daki birçok şeyin yapılma/gerçekleştirilme biçimi altüst olacak. Siz bu yüzden finans sistemlerinde, hatta politikada, eski tarzda yapılan birçok şeyde çok hızlı bir değişim görmektesiniz.</p>
<p>Şambra, sizin öncü bilinç çalışmalarınız bunu mümkün kılıyor. Bunu bilseniz de, bilmeseniz de, bilinç çalışmalarınız, sizin hissettiğiniz ve anladığınız şeylerin birçoğunu anlamayan bu bilim adamlarına ve araştırmacılara, sizin deyiminizle enerji ya da özü sağlıyor. Böylece, gerek sizinle gerekse bu bilim adamlarıyla birlikte çalışmanın sonunda bu yeni enerji kaynağı yakında ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Yakın işbirliği içinde çalıştığım bir başka grup daha var. Bu, özellikle de fiziksel bedenin – fiziksel organların – yenilenmesi üzerine çalışan bilim adamlarından oluşan bir grup. Onlar şu anda, garip ama, kök hücre araştırmaları dediğiniz şey üzerinde, ve öncelikli olarak da bedenin yeniden saç üretme yetisi üzerinde çalışıyorlar. Saç. Özellikle erkeklerin sahip olduğu bir görünüş sorunu – saçın dökülmesi sorunu – üzerinde çalışıyorlar. Ama bu araştırmanın sonucu olarak, çok, çok basit ama derin bir düzeyde, bedenin kendini nasıl yenileyebildiğini keşfedecekler. Bu yine, bilinç enerjisiyle birlikte iyi bir bilimsel araştırmanın, ama öteye geçen bir araştırmanın bileşimini talep ediyor.</p>
<p>Ben ayrıca erkekler için saç çıkartıcı olarak piyasaya çıkacak bu ürünün pazarlanmasında aktif bir rol üstlenmek istiyorum. Bu ürüne şöyle bir ad koymalarını öneriyorum; “Adamus: Yeniden erkek olmak isteyen erkekler için.” (yoğun kahkahalar, Adamus güler) Ama benim bu iki grupla yaptığım çalışma, şu anda dünyada olagelmekte olan bir durum yüzünden kesildi. Bu durumun Orta Doğu’da olduğunu söylemek zorundayım, ve bu öyle bir durum ki, önünüzdeki dört ya da beş gün içinde ortalık cehenneme dönebilir.</p>
<p>Güncel Olaylar</p>
<p>Şimdilerde çok sayıda eski gerilimler/gerginlikler yüzeye çıkıyor. Biz gerek Yerküre içindeki gerilimlerden gerekse insanlar arasındaki gerilimlerden söz ediyoruz. Bu, benim Paskalya öncesi türünden diyeceğim bir enerji, ama muazzam miktarlarda eski öfkeleri, eski pişmanlıkları ortaya çıkartıyor ve özellikle Eski Enerjiye tutunuyor. Bu, İsrail’deki Şambra toplantısının – ve biz burada elbette Şambra’yı suçlamıyoruz &#8211; hemen ardından yüzeye çıktı. Böylece ben bu Orta Doğu ülkesinde Şambra’yla ve birkaç başka spiritüel grupla çalışıyordum ve şu anda patlamaya çok hazır olan bu durum için yeni çözüm potansiyellerinin yolunu açmaya uğraşıyordum.</p>
<p>Bu noktada şunu söylemem gerekiyor; öncelikle İsrailli olup da bunu dinlemekte olan tüm Şambralar, özellikle de şu son iki haftadır hissettiklerinizin nedeni budur. Siz, bu muazzam gerilimin ve çatışmanın yüzeye çıktığını hissediyorsunuz. Ve birçoğunuz şu anda benimle çalışıyor, tüm bu insanca ıstıraplardan ve savaşlardan ve cinayetlerden geçmek zorunda kalmadan açık, net bir çözüm potansiyelinin ortaya çıkartılmasına yardım ediyorsunuz.</p>
<p>Bu duruma kendi arzularını dayatmaya çalışmak ya da kendi düşüncelerini dayatmaya çalışmak, çok farklı bir şeydir. Bir an için kendinizi geri çekin. Burada, Orta Doğu’daki insan bilincinde çok değişken, çok patlamaya hazır bir durum var. Bu bölgede yüzyıllardır üstüste binen eski katmanlar – özellikle de dini katmanlar ve güç katmanları – mevcut.</p>
<p>Bu nedenle, kendi kişisel iradenizi ve arzunuzu, hatta barış diyeceğiniz şeye duyulan arzuyu, ya da bir tarafın diğer tarafa hükmetmesi ya da bunun gibi bir arzuyu dayatmak istemezsiniz, çünkü kendi enerjinizi – yüklü bir enerjiyi – çok patlamaya hazır bir duruma eklemiş olursunuz. Ama şunu yapabilirsiniz, bir çözüm potansiyelini – potansiyelini – ortaya çıkartır ve onu genişletirsiniz. İşte o zaman liderler ve savaşçılar – bu bölgelerde yaşayan insanlar – seçimleri bu yönde olursa bu potansiyelleri alıp kabul edebilirler. Siz, daha yüksek bir bilinç potansiyelinin onlar için orada olmasına izin vermiş olursunuz.</p>
<p>Ve aslında, o eski savaşçı yollarını mı seçmek isteyecekleri, ya da bilinçte geri geri mi gitmek isteyecekleri, yoksa şeyleri yapmanın/gerçekleştirmenin daha-yüksek-bir-bilinç tarzını mı seçecekleri, onlara kalmış bir şeydir.</p>
<p>Böylece, hepiniz Şambra, ister İsrail ülkesinde ve onu kuşatan ülkelerde olun, ister bugün burada oturuyor olun, derin bir nefes alın. Bir an için daha-yüksek-bir-bilinç çözümünün enerjisini hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi onu genişletin…</p>
<p>Genişletin. İttirmeyin. Kimseye zorlamayın. Kimsenin zihnini ya da bedenini manipüle etmeye kalkmayın. Bunun psişik kontrolle ilgisi yoktur. Bu, yeni ve daha yüksek bir potansiyelle ilgilidir.</p>
<p>Bu aslında çok basit bir şeydir ve sizin bir bağlantı kurabilmeniz gerekir. İnsanlar bazen daha yüksek bir yolun olabileceğini anlamıyorlar. Kendi eski inançlarına, kendi eski çözüm düzeylerine öylesine sıkışıp kalıyorlar ki, şeyleri yapmanın ya da gerçekleştirmenin yeni ve daha yüksek bir bilinç yolunun olabileceğini hayal bile edemiyorlar.</p>
<p>Ama sizin ve başka Şambra’ların onu almak isteyen herkese gönderdiğiniz bu küçük potansiyel baloncuğu geliyor ve hemen onlara doğru süzülüyor. Bu insanlardan bazısı şu “Haa” anlarından birini yaşayacak. Bazısını da pas geçecek, çünkü bu insanlar kendi tarzlarına ya da biçimlerine öylesine sıkışıp kalmışlar ki. Ama bazısı da, belki bir lider, belki ordudaki bir general, belki şu anlarda, gerçekten, bir roketi fırlatmaya hazırlanan bir terörist, yeni ve farklı bir yolu içeren o potansiyellik baloncuğunu alır, ve yeniden düşünmek için bir an durur. Ve o roketi fırlatmak yerine, kendi ruhuyla ve sonuçta kendi benliğiyle konuşmaya başlar.</p>
<p>Böylece, görüyorsunuz, sizin gibi üstatların çalışmaları yalnızca kendi daha-yüksek bilinç düzeylerini değil, ama bunun dünyada hazır olan insanlarla paylaşılmasını da kapsıyor.</p>
<p>Yani bugün bu toplantıyı erkene aldık, çünkü ben her zamanki gibi oldukça meşgulüm. (bazı gülüşmeler) İşime geri dönmek zorundayım. Tobias… Tobias nerede, diyorsunuz. Tobias’ın, Hollanda’daki o yoğun çalışmalardan sonra bir tatil yapması gerekti. Ayrıca İspanya ülkesinde, en sevdiğim yerlerden biri, yakında vereceği Tutku okulu için de hazırlanıyor. Ve ben, Adamus Saint Germain, kanallık seminerini yöneteceğim – yani bu atölye çalışmasına yazılmış olanların vay haline! (Saint Germain güler)</p>
<p>Aslında Tobias şu an arada bir çıkıp da Dünya üzerindeki insan bilincinin ölçümünü yapan Kırmızı Meclis’ten bir grupla çalışıyor. İnsan bilincinin şimdiye kadarki en yüksek yerde olduğunu eklemek ilginç olacaktır. Biz, bizim tarafta bir ölçü kullanıyoruz – büyük değişimler zamanı 2.000 yıl öncesinin ölçüsü – ve biz bu ölçüye basitçe “bir” diyoruz. 1 rakkamı. Bu, çağdaş zamanlarda ölçmeye başlamamızdır.</p>
<p>Hayal edebileceğiniz gibi, 2.000 yıl önce bilinç oldukça düşüktü. Insanların zihinlerine ve kalplerine bakabilseydiniz, düşüncelerin pek ilkel olduğunu görürdünüz. Deyim yerindeyse, sanki düşünceler hiç bir boyuta sahip değildi. İnsanlar ayaklarının altındaki toprağın ve önlerindeki yemeğin ötesindeki bir şeyi anlamakta zorlanırdı. Böylece biz bunu bir “1” olarak kullanıyoruz. Ve son kez bir ölçüm yapıldığında, yaklaşık yedi ay önce, ölçüm, 2.000’in üzerindeydi. Ve bu – nasıl desek – devasa bir sıçrama, 2.000 yıl öncesiyle kıyaslandığında Dünya bilincinde bir kuantum sıçramasıdır. Hani neredeyse, o zamandan beri bilincin 2.000’le katlanarak arttığı söylenebilir.</p>
<p>Bu değişim, dünya çapındaki bilinçte meydana gelen bu hızlı değişim, türlü şeylere yol açıyor. Bugünün başında da tartışıldığı gibi, şu anda şeyleri yüzeye çıkartıyor, bunlar tam anlamıyla ister mağaralara, ister toprak altına ya da denize saklanmış şeyler olsun. Bu değişim yalanların da yüzeye çıkmasına neden oluyor – eski yalanların – hani… neyse, o kilisenin adını vermeyeceğim… (Adamus ağzında çabucak “Katolik” diye geveler ve izleyiciler çok güler)</p>
<p>Bu şeyler şu anda yüzeye çıkıyor, ve hatta iş dünyasında ve politikada ve psikolojide, tüm bu alanlarda çok çağdaş olan şeyler bile. Bunların hepsi şimdi yüzeye çıkıyor çünkü bilinç çok yüksek, yüksek bir düzeyde.</p>
<p>Böylece Tobias ve Meclis’ten bazı başka varlıklar şu an Dünya bilincinin, bizim meleksel bilimsellikle diyeceğimiz ölçümünü yapıyorlar. Tobias’ın, bir sonraki Şaud için geri geldiğinde sizlere bundan söz etmek isteyeceğini biliyorum.</p>
<p>Böylece, burada olmamın nedeni bu, bugün böyle acelemin olması da bundan, ve Şaud’a başlamadan önce size bir sorum var. Kolay yolu mu istiyorsunuz? (kahkahalar) Yoksa zor yolu mu istiyorsunuz? (İzleyiciler yanıtlar, “kolay”)</p>
<p>Şimdi, ben ne söylediğinizi duyuyorum, kolay yol diyorsunuz, ki bu da bunu kısa ve basit tutacağız anlamına geliyor, ama topluluklarda her zaman zor yolu isteyen biri çıkar. Her zaman biri çıkar.</p>
<p>Ben bir an durup, çıkan o sese konuşmak istiyorum. Neden zor yolu istiyorsun? Yaşadığını hatırlaman için hayatındaki şeylerin zor mu olması gerekiyor? Istırap çekmiş olduğunu hissedebilmen için mi şeylerin zor olması gerekiyor? Meydan okumaları mı seviyorsun? Yaşamı çiviler döşenmiş bir yolda geri geri giderek mi yaşamak istiyorsun? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Biz bazen grupta bulunan ve zor yolu isteyen bu hastalıklı insanlara şaşıyoruz. Kolay yol sanki onların kulağına fazlasıyla – sizin deyiminizle – sıkıcı ya da yavan, kolay geliyor. Bu nedenle de zor yolu istiyorlar. Zor yolu seçtiğin zaman sana bir rozet daha takmazlar ya da bir ödül ya da kurabiye ya da herhangi bir şey vermezler!</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alalım… seni bugün okuldan sonra göreceğiz (kahkahalar)… geri kalanınız için, haydi kolay yoldan gidelim.</p>
<p>Alıp Kabul Etme Nefesi</p>
<p>Birlikte derin bir nefes alalım. O alıp kabul etmenin nefesiyle başlayalım… alıp kabul etme nefesiyle. Alıp kabul etme nefesini, sabahları ilk iş ve gün bitiminde de son iş olarak yapmanız konusunda sizi yüreklendiriyorum. Bu, yapacağınız en kolay şeylerden biridir.</p>
<p>Alıp kabul etme nefesi, zorlanmaz. O bir seçimdir. Alıp kabul etme nefesini aldığınız an, kendinizi fiziksel Dünya’nın, fiziksel evrenin, cennetlerin ve tüm boyutların sunmaya hazır olduğu armağanlara açarsınız. O alıp kabul etme nefesini aldığınız zaman, enerjilerin, bilincin, ve sonra tüm belirli veçhelerin, tüm belirli unsurların gelip size hizmet etmesini sağlayan tüm yollar ve tüm koridorlar açılır.</p>
<p>Bu hiçbir çabayı gerektirmemelidir. Basit ve bilinçli tek bir nefes olmalıdır, ya da seçiminiz buysa birçok nefes. Onun için yalvarmanız gerekmiyor. Tekniğiniz hakkında kaygılanmanız gerekmiyor. Bu, yüreğinizden gelmelidir.</p>
<p>O alıp kabul etme nefesini aldığınız an, inanılmaz bir işlem başlar. İşlem, bir yüksek bilinç düzeyinde başlar, çok-boyutlu, kişisel bir içsel düzlem sizi açmaya başlar. Bu, bilinç formunda gerçekleştirilir ki herhalde herşeyin en yüksek formu budur. Ve yine, bilincin kendisinin enerji olmadığını anımsayın. Bilinç, enerjiyle birlikte çalışır. Bilinç, enerjinin ustasıdır. Bilinç, nötr halde dinlenen ve bilinçten gelecek emirleri bekleyen enerjinin uyarılmasını sağlar.</p>
<p>O alıp kabul etme nefesini aldığınız zaman, aktive eder. Tüm enerjileri aktive eder, ve bilinçten elektrum (altın ve gümüş alaşımı) diyeceğiniz enerjiye… en sonunda kristalin hallerden de getirilecek enerjiye doğru yol alır. Kristalin haller, alıp kabul etme seçimiyle aktive olan fikir/düşünce halleridir. Bilinçten gelerek kristalinden geçer, elektrumdan geçer ve sonra maddeye, sizin bilinen gerçekliğinize girer. Ve yolunu da, seçiminiz bu yöndeyse, nefesle bulur ve bu yoldan hayatınıza çok basit ve çok etkili bir biçimde girer. Ve sonra sizin yapmanız gereken çok az bir şey kalır. Bazılarınız… (su, lütfen) bazılarınız… (Saint Germain güler). Bunu isteyeceğimi hissettin değil mi. (Linda, “Evet, efendim” der)</p>
<p>Bazılarınız bunu deneyimliyordu. Ne kadar az iteklerseniz, o kadar çok şey olur. Şeyler hakkında ne kadar az kaygılanır da zorlamaktan kaçınırsanız, o kadar kolaylaşır. Şeylerle ne kadar az savaşırsanız, yaşamınız da o kadar yumuşak akar. İmgeleme ve mantra ve onaylama ve zihin oyunları gibi o eski küçük hokus pokus şeylerini ne kadar az yaparsanız, şeyler de o kadar kolaylaşır. Yaşamınızda sadece seçimler yapabilir ve hayatınızın keyfine varabilir ve herşeyin size nasıl geldiğini izleyebilirsiniz. O tezahür eder.</p>
<p>Bu, sizin teori diyeceğiniz bir şey değildir. Bu, bilincin ve enerjinin çalışma biçimidir. Onlar hep bu şekilde çalıştılar ve hep de bu şekilde çalışacaklardır. Bilinç, tanrısaldır. Tanrısal, Üstattır, ve Üstat bilince hizmet etsin diye tüm enerjileri toplayıp özetler. Siz bilinçsiniz. Siz Üstatsınız. O alıp kabul etme nefesini alırsınız…. haydi bir kez daha yapalım – bilinçli alıp kabul etme nefesi&#8230;</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, işte bu noktada başınızı derde sokuyorsunuz. Zihniniz hemen devreye giriyor ve formülleştirmeye çalışıyor, ve kontrolü ele almaya çalışıyor, şöyle demeye başlıyor, “Ben şimdi bunu doğru mu yapıyorum? Enerjiyi kristalinden elektruma, oradan da maddeye doğru biçimde mi getiriyorum?” Bunu bırakın. Herşey çok doğaldır.</p>
<p>Zihnin oyunu başladığı an, özgün seçiminizin tüm dinamiğini değiştirmeye başlar. O yüksek düzeyli seçimi karmakarışık eder ve aslında burada, bu üçüncü boyuttaki gerçekliğinizde de onu engeller, çünkü bir anlamda ruhun sizi, istediğiniz oyunu oynamanıza izin verecek kadar çok sevdiği de söylenebilir. Zihin oyunları oynamak istiyorsanız, kolay, doğal enerjileri engellemek istiyorsanız, bunları yapmanıza izin verecektir.</p>
<p>Tanrısallık – sizin tanrısallığınız – her zaman insan yanınıza şefkat duyacak ve onu onurlandıracaktır, bu nedenle de insan yorulana dek ve bu oyunları oynamaktan vazgeçtiğine dair açık, net bir seçim yapana dek, bu doğal bilinçsel ve enerjisel işlemin olmasına, yalnızca olmaya, yalnızca olmaya izin verene dek, insanın oyun oynamasına izin verecektir.</p>
<p>Alıp kabul etme seçimini, bu bilinç seçimini yaptıktan sonra, hayattan zevk almanızı sağlayan şeylere dönün. Yürüyüş yapın… ha, biz ille de televizyonlarınızın karşısında oturmanızı önermiyoruz, ama yürüyüş yapın. Arabaya binip gidin. Harley’inize binin! (dışarda gürleyen bir motorsiklet sesi izleyicileri güldürür) Keyif aldığınız bir şey yapın, ve sonra da şeylerin eşzamanlı olarak yaşamınızda nasıl olmaya başladığını izleyin.</p>
<p>Şimdi, eşzamanlılık meydana geldiği zaman, tüm bu şeyler gelmeye başladığı zaman, evet, kendinizin insan veçhesi olarak eyleme geçmek isteyeceğiniz bir noktaya ulaşacaksınız – o enerjilerle oynamak, çalışmak, onları bir yaratım haline sokmak – ama bunun aslında çok kolay olduğunu göreceksiniz. Eğer herhangi birinizin yaşamında şu an zorluklar varsa, iki nedenden biri şudur: temelde çevrenizdeki insanların bilincinizi kontrol etmesine izin veriyorsunuzdur, onlara boyun eğiyorsunuzdur; ya da enerjilerin sizin adınıza iş görmesine izin vermiyorsunuzdur, çünkü hâlâ bunu zor yoldan yapmanız gerektiğini düşünüyorsunuzdur.</p>
<p>Bunu çok küçük çapta da olsa, anlayabiliyorum, çünkü binlerce yıldır zor yoldan gerçekleştirmenin kalıplarına sahipsiniz. Kendinize bunu kolay yoldan gerçekleştirme, çabalamaktan vazgeçme fırsatı verin, ve şu an bazı zihinleri duyabiliyorum – “Ama Adamus, anlamıyorsun…” Hayır, anlıyorum. Siz bir oyun oynuyorsunuz, salaklık ediyorsunuz, (kahkahalar) oyundan hoşlanıyorsunuz! “Evet ama, ama, ben farklıyım.” Evet öylesin, ama bir oyun oynuyorsun. Enerjilerin doğallıkla ve kolaylıkla sana hizmet etmesine izin verecek bir fırsat ver kendine. “Evet, bugün bunu zor yoldan yapalım” demek için yükselen o ses ve kalkan o el olma. Buna gerek yok ve bir sebep de yok.</p>
<p>Bir alıp-kabul-etme nefesi daha alalım, ama bu kez kolay olanını. Bırakın doğrudan bu gerçekliğe aksın. Ve evet, bu arada, buna değersiniz. Değersiniz. Bırakın doğrudan içeriye aksın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Gerçekten de. Şimdi bugünün konusundan söz edelim. (İzleyicilerin arasından biri “İyi” der, Saint Germain gülmeye başlar) Seni de okuldan sonra göreceğiz. (kahkahalar) Ben arabalardaki arazlar konusunda çok iyiyimdir, bilmem ne demek istediğimi anlıyor musun. (yoğun kahkahalar) Su. İsrail’de, burada olduğundan daha kolaydı. Bu epey zorlu bir izleyici!</p>
<p>Hissetmek</p>
<p>Şimdi, son zamanlarda Tobias’ın sizinle epey tartıştığı bir konudan konuşalım. Bu, bundan sonra size olacaklar için bir anahtar araçtır ya da anahtar unsurdur. Bu, Tobias ve zavallı üzgün Kuthumi’nin size sözünü edeceği ana unsurlardan biridir. Kuthumi çok üzgün, Şambra’ya şaşıyor. Mart ayında Ohio’da yapılacak ‘inek pisliği’ haftasonu atölye çalışmasına kimse yazılmamış. (İzleyiciler “Tüh” der) Neler ters gitti diye merak ediyoruz, Kuthumi.</p>
<p>Böylece… (kıkırdar) Kuthumi, benden bunun acısını çıkartacağını söylüyor. (kahkahalar)</p>
<p>Biz hislerden söz ettik… hisler. Şimdi, bu belki de tam doğru kelime değil, çünkü farklı bir kelime var, temelde “his” ve “bilinç” ve “farkındalık” ve “duyarlılık” kelimelerini birleştiren eski bir Lemurya kelimesi. Bilinç. Farkındalık. Duyarlılık. Hisler. Bu kelimelerin özünü hissedin – bilinç, farkındalık, duyarlılık ve hisler – ve işte temelde siz busunuz.</p>
<p>Bunun için kullanılan o eski Lemurya kelimesi “yu” idi. Ve belki de bu kelime kullanılırken özellikle bilinç ve his unsurlarına değinilmek istendiğinde daha doğru bir ifade için “nhahyu” kullanılırdı. Nhahyu. Bu belki bazılarınıza tanıdık geliyordur. Nhahyu. Temelde bu, bu ingilizce kelimeleri birleştiriyor. Hisler ve farkındalık, algılama, duyarlılık anlamına geliyor.</p>
<p>Son zamanlarda size bundan söz edip duruyoruz, çünkü bu çok, çok önemli bir konu. Siz nhahyu’sunuz – hisler – ve şu anda tüm o hisleri alıyorsunuz, tüm bu nhahyu yaşamınıza akıyor. Siz nhahyu’ya direndiniz, tüm çevrenizdeki hislere ve bilinç farkındalığına direndiniz. Bunu kendinizden uzaklaştırıyordunuz çünkü aslında insan veçheniz korkuyordu, dışardaki hislere – başka insanların hislerine, dünyadaki hislere ya da Gaia’nın hislerine – derinlemesine dalarsanız, kendi kimliğinizi kaybedeceğinizden korkuyordunuz.</p>
<p>Böylece bugün ben nhahyu’nun çiçek açmasından – sizin bu parçanızın açılmasından söz etmek istiyorum. Siz birkaç his katmanını açtınız, ama şimdi bunu tam yapmak zamanıdır, çünkü iş hislerde bitiyor. Zihin, eski haber. Zihin yorgun ve yıpranmış halde ve siz de bunu biliyorsunuz. Zihin fazla çalıştı, fazla kullanıldı ve ona fazla güç yüklendi. Ama herşey nhahyu ile, hislerle ilgilidir.</p>
<p>Biz sizden, birlikte yarattığımız bu güvenli alanda, benim size bugün sunacağım örneklerin, gerçek-yaşamın gerçek örneklerinin derinlerine dalmanızı isteyeceğiz. Kendinizi unutacak kadar derine dalmanıza izin verin, çünkü kendini geri tutan o benlik, kendini unutacağından korkan o insan veçhesidir. Oysa unutamazsınız. O insan veçhenizi unutacak kadar hislerin derinlerine dalsanız bile, “Ben Ben’im”e sahipsiniz – kendi Ben Ben’iminize. Buna ister ruhunuz deyin, ister tanrısallığınız, ya da mevcudiyetiniz. Ben ona Ben Ben’im diyorum.</p>
<p>Hislerin derinliklerine dalabilirsiniz, tıpkı dipsiz bir okyanusa dalar gibi, ve etrafınızdaki ve hatta içinizdeki herşeyi hissedebilirsiniz. Bunun bilincinize işlemesine izin verin. Ve herhangi bir zamanda, kaybolmuş, bunalmış ya da enerjiler tarafından tüketildiğinizi hissettiğiniz an, yapmanız gereken tek şey, basitçe, kendinize Ben o Ben’im diye hatırlatmaktır. Başlangıç ve son sizsiniz ve kimse bunu sizden alamaz.</p>
<p>Şimdi, bu noktada bazılarınız panikliyor, çünkü, doğrusunu söylemek gerekirse, geçmişte psişik etkilere, kara büyüye ya da mistik kontrole maruz kalmıştınız. Ama bu karanlık enerjiler tarafından ister Dünya üzerindeki bir geçmiş yaşamda, ister başka alemlerde istismar edildiyseniz, size hatırlatmam gerekir ki, aynı oyunları sizler de kullandınız.</p>
<p>Bilinç inanılmaz bir şeydir. Her iki yana da gider. Her iki yana, her zaman. Eğer başka bir insana, bilinç araştırması diyeceğiniz bir yayın yaparsanız, yani ona karışmak amacıyla değil de sadece enerjisini hissetmek adına bilincinizi ona gönderirseniz, anında o insanı hissetmenize izin verir, ama o aynı zamanda çift yönlü bir sokaktır. Eğer farkındalarsa, onlar da sizi hissedeceklerdir. İşte nhahyu tümüyle böyle çalışır.</p>
<p>Bu nedenle, bazılarınız, dalın dediğimiz zaman, biraz terliyor, biraz tedirgin oluyor, çünkü geçmişte bu karanlık büyü oyunlarını oynadınız. Onlarla oynadınız, onların tacizine uğradınız, ve o bilinç hapishanesine yakalanmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz. Geçmişte başkalarının sizi kontrol etmesine neden olacak kadar derine dalmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz. Bazen tek bir yaşam da değil, birkaç yaşam birden, hatta başka alemlerde bile sizi psişik olarak kontrol ettiler. O nedenle diyorsunuz ki, “Dalmaya korkuyorum, çünkü başka bir varlığın gelip de beni kontrol etmesini istemiyorum. Dalmaya korkuyorum, çünkü bu insan veçhesini kaybetmek istemiyorum.”</p>
<p>Ama sevgili dostlar, ilerliyorsunuz ve nhahyu’ya ihtiyacınız olacak. Hislere, farkındalığa, duyarlılığa ihtiyacınız olacak, ve ayırt edebilmeye ihtiyacınız olacak. Biz bundan daha önce de söz ettik – neler sizdir ve neler sizin dışınızdadır. Nhahyu ile, bilinç ve farkındalık enerjisiyle ne kadar çok çalışırsanız, neyin siz olduğunu ve neyin de siz olmadığını o kadar kolay ayırt eder hale gelirsiniz.</p>
<p>Size bugün türlü örnekler sunacağız. Sizden, dalmanızı, hissetmenizi, farkında olmanızı isteyeceğim. Vereceğim her örneğin sayısız katmanı ya da enerji katmanları var. Yalnızca tek bir enerji değil de, birçok.</p>
<p>Ben sizi, istediğiniz kadar çok katmanı ya da enerji katmanını hissetmeye ya da kucaklamaya davet edeceğim. Bunlardan bazısı güzel/iyi bir hisse sahip olmayacaktır. Bazısı hem iyi hem de kötü hissedilecektir. Bazen, nhahyu’nun derinliklerine daldığınızda, fiziksel bedeninizin, eğer uygun kondisyona sahip değilse, çok midesi bulanacaktır. Bırakın bulansın. Yapabileceğiniz en kötü şey, deliklerinizden birinden bir şey sızdırmak ya da boşaltmak olacaktır! Ve bu pekâladır. (bazı gülüşmeler) Büyük bir olasılıkla yaşayacaksınızdır. Burada önemli olan, şu diğer parçalarınızın – bedenin ya da zihnin – nhahyu, his yeteneğinizi kontrol etmeye başlamasına izin vermemektir.</p>
<p>Şimdi birlikte derin bir nefes alalım… ve bir de, hissetmediklerini söyleyenlere seslenmek istiyorum. Açıkçası, siz kendinize yalan söylüyorsunuz. Açıkçası, konu duyarlılık olunca öylesine iyi bir insansınız ki, engeller oluşturdunuz. Kendinize hissetmediğinizi söylediniz, oysa aslında hissediyorsunuz. Hislere girmeye başladığınızı – zihnin ötesine geçip de hislere girdiğinizde – hemen biliyorsunuz, ve kaçıyorsunuz. Öbür tarafa gidiyorsunuz. Sanki hissetmeyecekmiş gibi davranıyorsunuz, ve bu hissi de tanıyorsunuz. Bunun bazen çok hasta ya da belki biraz yönünü kaybetmiş bir his olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Nhahyu’nun çiçek açmasına ya da hislerinizi açmaya izin verdiğinizde böyle bir yönsüzlük hissine kapılmanızın nedeni, zihnin artık kontrol etmemesinden kaynaklanır. Siz kendinizi, benliğinizin çok daha yüksek düzeylerine açıyorsunuzdur. Ama sonra panikliyorsunuz, kapıyı kapatıyor ve zihnine geri koşuyorsunuz. Zihniniz, küçük rahat bir şeydir, kendinden kaçan size garip bir sığınak sağlar. Çok garip gerçekten, çok, çok garip. İnsanları anlamada çok zorlanıyorum, sevgili Linda da öyle. Çok, çok garip.</p>
<p>Dalış – 1</p>
<p>Şimdi, ilk nefesi alalım, ve ben… yumuşak yumuşak başlayacağım. Sonra daha yoğun olanlara geçeceğiz.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve nhahyu’nun Endonezya’daki bir terörist gruba çiçek açtığına dalın ya da bunu hissedin ya da buna izin verin. Ve bu çok gerçek, ben bunu uydurmuyorum.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hissedin… kendinizi tümüyle onların içine girmeye bırakın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, zihniniz herhalde devreye girerek onların kaç kişi olduğunu saymaya ve yerlerini ve ne yaptıklarını saptamaya çalışıyor. Sadece nefes almayı sürdürün… zihnin şifreleri çözmeye çalışması pekâladır, ama burada önemli olan, hislere dalmaktır.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şu anda yayılmış oturan bu grubu, bu terörist grubu, bilinçlerinin derinliklerini hissedin. Siz bu noktada zorla onların bilincine girmiyorsunuz, çünkü onları değiştirmeye kalkmıyorsunuz. Onları manipüle etmeye çalışmıyorsunuz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Onların motivasyonunu hissedin. Şu anda midenizde, tam şuralarda (solar plexus’un birkaç santimetre altına dokunur) az bir baskı olmalı.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>İyice derinlere dalmanıza izin verin…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hissettiğiniz hiçbir şeyi geri tutmayın. Kendinizi değerlendirmeyin ya da yorumlamayın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi, burada tüm bu enerji ve bilinç ve hisler sizi kuşatıyor. Neredeyse hepinizin kendini bir dereceye kadar geri tuttuğunu biliyorum. Size bir eşek şakası yapıyorsam diye kendinizi sağlama alacak kadar geri tutuyorsunuz, ama en azından bazı hislere de izin veriyorsunuz. Ama şimdi bazılarınız sanki bu hisle, bu enerjiyle ya da bilinçle kaplanıyormuş gibi hissediyor. Sanki her yanınızı saracakmış gibi hissediyor, tıpkı bahar mevsiminde kıra gittiğinizde polenlerin her yanınızı kaplaması gibi. Bu kirli enerjinin, bu terörist enerjisinin, her yanınıza bulaşacağından korkuyorsunuz.</p>
<p>Derin bir nefes alın, ve her an Ben o Ben’im ile geri gelebileceğinizi hatırlayın. Derin bir nefes alın – Ben o Ben’im.</p>
<p>Şimdi görüyor musunuz, derin – oldukça derin &#8211; bir düzeyden hissetmek için kendinize izin verdiniz, ve Ben o Ben’im’e geri geldiğiniz an, o bilincin tümü ve enerjisi de gitmeye başlar. Hislerle ilgili bir anıya sahip olacaksınız ama, o bilinç ya da onların enerjisi artık içinizde olmayacaktır.</p>
<p>Bu çok önemli bir noktadır. Siz dalmaktan kaçındınız çünkü herkesin titreşimini ve rezonansını ve bilincini üstleneceğinizden korkuyorsunuz. (Bu yüzden de) kendinizi izole ettiniz – geri tuttunuz. Bırakmak, onların enerjisini salıvermek, “Ben o Ben’im” demek kadar basittir. Kendi özünüze bu kadar çabuk dönersiniz – bunu zorlaştırmayın – bu kadar çabuk kendinize geri dönersiniz.</p>
<p>Şimdi bunu kendi içinizde dile getirin. Bu bir tür… arınma diyebilirsiniz, ama aslında özünüze dönmektir.</p>
<p>Dalış – 2</p>
<p>Sonraki örnek: New Jersey’de çok kirli bir ırmak. Bu gerçek bir ırmak. Çok, çok uzun yıllar istismar edildi – kimyasallar, bağlanmış gangster bedenleri, çiftliklerden kaçanlar – bu ırmağı çok çeşitli şeyler kirletti. Şimdi bu ırmağa atlayın. Kendi nhahyu’nuzun iş görmesine izin verin. Dalın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bunu zorlaştırmanız gerekmiyor, sadece dalın.  Ayyy! (bazı gülüşmeler)</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>…. Ve hissedin. Nhahyu, bilinçtir, histir ve duyarlılıktır. Farkındalık. Bırakın çiçek açsın. Evet, bırakın bu pis, kirlenmiş yer bile çiçek açsın, ve şimdi enerjiyi hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Zihninizden çıkın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Nhahyu çok doğal bir şeydir, bu arada. O hep sizin bir parçanız oldu. Siz şimdi yalnızca onunla yeniden çalışmaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Tümüyle enerjiyi hissedin… bırakın tümüyle bilincinize emilsin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Kirlenmiş ırmağı deneyimlemenize izin verin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Çok daha iyi…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin nefes… kendinize geri gelin. Ben o Ben’im.</p>
<p>Bu arada, asla, asla Ben o Ben’im’i unutmayın. Bilincin en derin ve en zorlu düzeylerine dalabilirsiniz; esrarengiz, büyülü bir enerjinin, bir seansın ya da yapılan bir ayinin ortasına dalabilirsiniz, ve tümüyle o hissin içine dalabilir ve her zaman da geri gelebilirsiniz. Kimsenin size, bu basit ‘Ben o Ben’im’ ifadesini unutacağınızı söylemesine asla izin vermeyin. O hep oradadır. Her zaman. İstediğiniz kadar derine dalabilirsiniz.</p>
<p>Dalış – 3</p>
<p>Sonraki örnek: Londra, uyuşturucu bağımlısı, erkek, 32 yaşında, umutsuz halde. Onun içine dalın, bedenine, zihnine, bilincine. O, sizin orada olduğunuzu bilmeyecek, güvenin bana, bilmeyecek. Dalın. Ona bir zarar vermiyorsunuz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Nhahyu, hisleriniz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şunu eklemek ilginç olacak, birçoğunuz hemen onun zihnine gittiniz, ki o aslında orada değil, çünkü siz hâlâ kendi zihin enerjinizle çalışıyorsunuz. Ve benzer benzeri çeker. Onun bilincine, onun duygularına dalın. Evet, onun duygularına gidin. Dalın. Hissedin, düşünmeyin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>İlginç değil mi? Büyüleyici. Biz şu anda sanki içsel bir yolculuk yapıyoruz. Onun bilincindeyiz, onun bedenindeyiz, onun gerçekliğindeyiz. İnanılmaz.</p>
<p>Görüyor musunuz, burada olabiliyorsunuz. O bilmiyor. Ona hiç bir şekilde zarar vermiyorsunuz, çünkü herhangi bir gündem ya da beklenti söz konusu değil. Burada tam bir şefkat var. Bırakın o bir uyuşturucu bağımlısı olsun.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Etkileyici değil mi… etrafı hissetmek. İnanılmaz bir yaşam öyküsü… inanılmaz bir umutsuzluk…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Ah, bazılarınız onun… ruhunu gördü… hissetti. Burası gerçi çok karanlık ama, onun içindeki ışığı, o ufacık ışığı gördünüz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes alın… Ben o Ben’im’e geri gelin… salıverin. Görüyor musunuz ne kadar kolay?</p>
<p>Şimdi, onun enerjisine ilişkin bazı duyumsamalarınız ve anılarınız olabilir, ama bunlar sizin içinize örülmezler. Onun içinde olmanın neye benzediğini hissedebilirsiniz, ama onun enerjisi size bağlanmaz. Bunun neye benzediğini anımsayabilirsiniz, ama o siz değildir. Ah! İnanılmaz.</p>
<p>Derin nefes.</p>
<p>Dalış – 4</p>
<p>Sonraki örnek: zavallı Kuthumi. (izleyicilerin arasında birileri kıkırdar) Kuthumi’nin enerjisini hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>O bugün bizimle birlikte çok, çok mevcut. O bizim üzgün konuğumuz, Şambra’nın onu neden aldattığını ya da terk ettiğini merak ediyor. “Şambra nerelerde ah nerelerde?”</p>
<p>Şimdi Kuthumi’nin tüm katmanlarını hissedin…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>O, doğrudan onun bilincine gitmenize izin verecek, çünkü ona bulaşamayacağınızı, onu değiştiremeyeceğinizi biliyor. O o O’dur.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Kuthumi’ye dalın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu nhahyu’nun belki de yeni psişik yetenek diye adlandıracağınız şey olduğunu söylemem gerekir. Ben “psişik” kelimesini hiç sevmem, ama siz onunla bir bağlantı kuruyorsunuz. Onu anlıyorsunuz. Psişikler hiç ilgimi çekmedi. Ama burada böyle bir yetenek var, hissetme ve algılama/sezme ve şeylerin farkında olma, bunlara dalma, bir parçaları olma ve kim olduğunu kaybetme kaygısını hiç taşımama yeteneği. Nhahyu… farkındalık.</p>
<p>Derin bir nefes alın, kendinize geri gelin, Ben o Ben’im.</p>
<p>Şimdi, bazılarınızın kaygıları var, bilinç araştırması yapmak için çıktığında, yani nhahyu’da olduğunda, birinin size küçük dolaplar çevireceğinden, size – ne diyorsunuz bunlara – küçük gizli enerji aletleri takacağından, ve kendinize geri geldiğiniz zaman, deyim yerindeyse, onlardan bu virüsleri kapacağınızdan kaygı duyuyor. Bu, geçmişte birçoğunuza oldu, ama çok daha eski zamanlarda ve sizin de oyunlar oynadığınız çok farklı bir bilinçte. Bu başka varlıkların, karanlık büyü enerjileriyle uğraşanların, sizi manipüle etmesini ve sizinle oynamasını mümkün kıldı. Ama siz artık başka insanlarla oyunlar oynamadığınız için, manipüle etmediğiniz için, küçücük bir virüsü – bilinç virüsünü – bile herhangi birinden geri getiremezsiniz.</p>
<p>Dalış – 5</p>
<p>Derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu güzel bir tane: Hawaii sahillerinin açıklarında bir grup yunus yüzüyor, oynuyor. İçinde yaklaşık 25 kişinin olduğu bir tekneyi takip ediyorlar. Oynuyorlar, insanları eğlendirmeye bayılıyorlar – bir noktaya kadar.</p>
<p>Yunusların enerjilerini hissedin, ve bu örnekte bir hatırlatma yapalım, yunus bilinciyle, şu an eğlendirdikleri insanların bilincini ayrı tutun. Her ikisine de yönelmek kolaydır, ama siz şimdi kendinizin– nhahyu’nuzun – yunuslara girmesine izin verin. Derinlere dalın… onlar sizi kabul ediyorlar.</p>
<p>(uzun bir duraklama)</p>
<p>Burada herhalde ilginç bir şey fark ediyorsunuz. Doğru ya da yanlış bir yanıt yok. Aslında bilinçte, varsa bile çok az yargı vardır. Ayırt etme vardır… hissin farklı düzlemlerini saptama yetisi vardır…</p>
<p>Çok derinlere dalın…</p>
<p>(uzun bir duraklama)</p>
<p>Onların kahkahalarını, gevezeliklerini duyuyorsanız… çok uygundur. Onlar buna alışıktır, bu arada. Meleksel varlıklar Dünya’ya ilk kez böyle geldiler. Bilinçlerinin, yunusların, balinaların ve başka okyanus hayvanlarının enerjisinin derinlerine inmesine izin verdiler. Bu nedenle, yunuslar buna çok alışıktır. Bu onlar için kolaydır.</p>
<p>Peki, yunuslara elinizi sallayarak hoşçakal deyin. Geri gelin. Ben o Ben’im.</p>
<p>Ne kadar zevkli olursa olsun, her zaman kendinize geri gelmeyi hatırlayın. Ben o Ben’im. Sevinç, neşe dolu olsa bile, kendinize geri gelmeyi hatırlamak istersiniz. Ben o Ben’im.</p>
<p>Dalış – 6</p>
<p>Sonraki örnek – buna çok derin dalın. Biraz karmaşık gelebilir ama bu dalmanın bir parçasıdır – yani karmaşıklığı hissetmek…</p>
<p>Şu an, mali kriz, Birleşik Devletler. Bunun derinine dalın. Ah! Korkusuzca. Bu sizi etkilemeyecektir, tabii siz istemedikçe. Gerçekten, siz izin vermedikçe sizi etkilemeyecektir.</p>
<p>Böylece, dalın onun içine… o enerjiler neyle ilgili. O şu an bir bilinç…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bakın, bazılarınız, ona dalacak olursanız onu yaşamınıza geri getireceğinden korkuyor. Yanlış. Eski Enerji. Kötü Şambra! (güler) Onu geri getirmek zorunda değilsiniz. Onu hissedin.</p>
<p>Mali kriz… Amerika… nhahyu’nuzla ilerleyin, hislerinizle…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bakın, onu manipüle etmeye çalışmayın. Hatta anlamaya bile çalışmayın. Yalnızca hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Epey kir pas var… ama şimdi tüm katmanları hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin nefes, geri gelin, Ben o Ben’im. Bırakın o enerji gitsin, siz istemedikçe size ait değil o. Bırakın gitsin.</p>
<p>Görüyor musunuz, inanılmaz değil mi? Ve de basit değil mi? Bazılarınız bu noktada biraz takılıp kalıyor, çünkü her türlü gizem okuluna gittiniz, hatta geçmişte benimkine bile. Bu yaşamda her türlü zihin sınıflarına katıldınız – utanın, bunu yapmayacağınıza dair bana söz vermiştiniz – aldığınız bu çeşitli sınıflar zihninizi tam anlamıyla karmakarışık etti. Bunun ne kadar basit olduğunu unuttunuz. Nhahyu’nun özünü – farkında olma, herhangi bir şeyin içine dalabilme, herhangi bir şeyi hissetme yeteneklerini unuttunuz.</p>
<p>Dalış – 7</p>
<p>Sonraki örnek: anne az önce doğum yaptı. Bu örnek için beklememiz gerekti, onun bunu bitirmesini bekledik! Anne az önce Avustralya’daki bir hastahanede doğum yaptı…</p>
<p>Annenin hislerine dalın ve burada, anne bilinciyle yeni bebeğinkinin çok, çok yakın olduğunu hatırlayın. Ama yalnızca annenin bilincine gidin. Ona müdahale etmiyorsunuz, bu onun sağlığını etkilemeyecek. Siz yalnızca hissediyorsunuz.</p>
<p>Siz gözleyensiniz… ve hisseden…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derinlere dalın… kendinizi geri tutmayın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu sevgili anne şimdi çok geniş bir duygu yelpazesine sahip, çok geniş.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bazılarınız onun büyük sevincini, ruhla bağlantısını, yaşam denen mucizeye hayranlığını hissediyor…</p>
<p>Derinlere dalın…</p>
<p>Bazılarınız, onun kaygılarını da duyumsuyor. Bakın, her insan, her bilinç, bir anda birçok katmana sahip olabilir. İyi bir anne olacak mı? Parası olacak mı? Günün birinde büyükanne olacak mı? Kocası iş bulacak mı?</p>
<p>Derinlere dalın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes alın… salıverin… Ben o Ben’im. Kendinize geri gelin.</p>
<p>Görüyor musunuz, tüm o şeyleri size geri sürüklemek zorunda değilsiniz. Onlar size ait değil. Şimdi onun bazı hisleriyle bağlantı kurabilirsiniz. Bugün yaşadığımız hislerin herhangi biriyle bağlantı kurabilirsiniz.</p>
<p>Bu arada, şu an (İnternetten) buraya bağlananlar için üzgünüm, arayı daha sonra kapatırsınız. (kahkahalar)</p>
<p>Ben mesajı yolladım, siz onu almadınız. Şimdi katılmaya çalışmayın, fazlasıyla yol aldık. Bunu sonra yeniden dinleyin. Üzgünüm.</p>
<p>Şimdi…</p>
<p>Evet, söylediğim gibi! Git, git! (Adamus defeder gibi elini sallar, kahkahalar) Fazla ilerledik. Saint Germain, ben buyum işte! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Böylece… böylece, o hisleri beraberinizde getirmeniz gerekmiyor…</p>
<p>Git! (yan tarafa bakar, katılmak isteyen her kimse onunla konuşur) Hey Allah’ım, hiç dinlemiyorlar değil mi?</p>
<p>O hisleri beraberinizde geri getirmek zorunda değilsiniz. Kendinize, gerçek hislerinize geri dönebilirsiniz, ve şimdilerde, neyin sizin hisleriniz ve neyin başka bir şey olduğunu söylemeye başlayabilecek kadar kendi bilincinizde ilerlemiş olmalısınız. Tobias bu konu hakkında Aspektolojide daha da derinlemesine söz edecek. Hatta hisleriniz, 10 yaşındayken ya da 20 yaşındayken ya da geçmiş yaşamlarınızdaki sizi de tanımlamayabilir. Onlar aslında siz değildir. Onlar yalnızca bir veçhedir.</p>
<p>Böylece siz, sizsiniz, hemen şu anda – neyi seçiyorsanız – ve sadece (bu seçtiğiniz) sizdir. Diğer herşey bir oyundur. Diğer herşey siz değildir. Size geri dönmek, kim olduğunuzu anımsamak isterseniz, bu, Ben o Ben’im (demek) kadar basittir.</p>
<p>Dalış – 8</p>
<p>Günün son örneği – derin derin hissedin. Çok derin hissedin: İkibin küsur yıl öncesi, İsa çarmıhta. Paskalya, Paskalya zamanı – yortudan önceki cuma, özellikle – bu enerjiyi hissedin. Kendinizi geri tutmayın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu, gerçekti, bu arada. Neler oluyordu? Dalın, onun umurunda değil…</p>
<p>(uzun bir duraklama)</p>
<p>Bırakın nhahyu’nuz bu noktada çiçek açsın. İçinden geçtiğiniz bilinç alanlarının ne kadar karanlık ya da ne kadar zor olduğunun önemi yok, kendinize nhahyu için, farkındalığın nimeti için izin verin…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bakın, bu bazen sizi gerçekten ağlatabilir ya da bunalıma sokabilir. Ve kendi bilincinizi başka bir şeye yerleştirebilmek ve o şeyi, gözlerinizi yaşla dolduracak ya da sizi güldürecek kadar derinden hissetmek, gerçek histir… artık yalnızca bir düşünce değildir, artık yalnızca bir yargı değildir, siz ona katılmışsınızdır, ortak olmuşsunuzdur. İşte bu derindir. İşte bu nhahyu’dur.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes alın… geri gelin, Ben o Ben’im.</p>
<p>Buraya geri gelin. Bakın, hâlâ hatırlayabilirsiniz, ama o hisleri sahiplenmek zorunda değilsiniz. Kendinize geri dönersiniz, olmayı seçtiğiniz size. Ve bu arada, siz – olmayı seçtiğiniz – herhangi bir şey olabilirsiniz. En harika veçheleri yaratan en muhteşem aktör olabilirsiniz, benim yaptığım gibi. Ben rol yapmaya bayılırım. Her zaman bu kadar kendini beğenmiş değilimdir, (kahkahalar) sadece genelde. Ben rol yapıyorum. Oynuyorum. Ben o Ben’im’in keyfine varıyorum. Kendimin o kadar farkındayım ki, tüm o veçheleri yaratabiliyor ve onlar beni aldatacak diye, kışkırtacak diye, ruhumu almaya çalışacak diye asla kaygılanmıyorum, çünkü ben, Ben o Ben’im, anlıyor musunuz.</p>
<p>Nhahyu mucizesini öğrendiğinizde, kendinizi ve varlığınızı herşeye, her türlü bilince bedenlemeyi öğrendiğinizde, yalnızca seçim yaparak ve oraya gitmek için kendinize izin vererek, ister 2000 yıl önce olmuş olsun, ister dünyanın öte yanında, ve herkesin, diğer herşeyin içine dalmanıza izin verdiğinizde, insanoğlunun ve tanrısallığın o muhteşem sanatçı doğasını gerçekten, gerçekten anlamaya başlayacaksınız. Kendiniz için şeyleri hiç çabasız, çok kolayca nasıl yaratabileceğinizi, o enerjilerin – seçimlerinizin – size istediğiniz gibi hizmet etmesini nasıl sağlayabileceğinizi, şimdi anlayacaksınız. Ve işte bu, sevgili Şambra, bir Üstattır… bir Üstattır.</p>
<p>Bugünün Ev Ödevi</p>
<p>Ev ödeviniz – Tobias ev ödevi vermeye bayılıyor ve benden de vermemi istedi – bu önünüzdeki ayda, bir şey yaratmaktır, somut, elle tutulur bir şey, hayal gücünüzle yaratacağınız ve sonra onu madde dünyasına getireceğiniz bir şey. Buzlu şeker çubuğunu kullanarak bir oyuncak yaratabilirsiniz. Bir şarkı, bir resim, herhangi bir şey yaratabilirsiniz, ama hayal gücünüzle yarattığınız ve sonra bu fiziksel gerçekliğe getirdiğiniz bir şey olsun. Biraz çamur satın alın. Şu şeye burada ne diyorlar – şu çocuklar için olan da işe yarar – oyun hamuru. Mum boyalar alın ya da ne olursa. Herhangi bir şey yaratın, ama hayal gücünüzden yarattığınız ve bu maddesel fiziksel dünyaya getirdiğiniz bir şey olsun. Bir şiir yazın. Ne olursa. Yaratıcı bir şey.</p>
<p>Ve sonra bilincinizin tamamını ona yerleştirin. Onu yaratıyor olacaksınız. Evet, onu yaratan sizsiniz, ama sonra kendinizin ona akmasına izin verin. Nhahyu’nuzun, enerjinizin, özünüzün ve bilincinizin ifadesinin o yaratıya akmasına izin verin. Bırakın, çabasızca ve kolayca aksın. Bir takı parçası yaratın. Ama onu kendiniz yapın, ve sonra içine girin. Bırakın, bilinciniz içine girsin ve onu tümüyle keşfedin ve bir parçası haline gelin.</p>
<p>Ve sonra neler olduğunu izleyin. Neler olduğunu izleyin.</p>
<p>Ben, her birinizi bu ev ödevini yapmak konusunda yüreklendiriyorum. Genelde Tobias’ın verdiği ev ödevlerini duymazdan geliyorsunuz. O da bunu biliyor. Ben sizi yüreklendiriyorum çünkü bir sonraki Şaud’umuzda biz buradan devam edeceğiz – Tobias buradan devam edecek.</p>
<p>Bu arada, nhahyu’nuzla, bilincinizle çalışmayı sürdürün. O her türlü yere gidebilir ve her türlü şeyi yapabilir, ve siz her zaman kendinizi bu Şimdi anındaki Ben Ben’im’e geri getirebilirsiniz.</p>
<p>Ve ben, gerçekten, Adamus Saint Germain’im.</p>
<p>Ve öyleydi.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">ŞAUD 7: “Nhahyu”</div>
<div class="tarih">Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
1 Mart 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben O Ben’im, Adamus Saint Germain, ve siz değilsiniz. (kahkahalar) Ama siz de olduğunuz kişisiniz – bilincin yükseldiği bu önemli zamanda Dünya’da olmayı seçen mutlak/egemen bir Üstat. Sizler, Yeni Enerjinin Bayrakları olarak, yeni bilincin öncüleri, tam anlamıyla enerji bilimcileri olarak burada olmayı seçtiniz. Siz busunuz – enerji bilimcileri – yalnızca zihinsel olanın ötesine geçen şeylerle uğraşan, bilinçle uğraşanlarsınız.</p>
<p>Bugün, olağan Şaud’umuzu kaçıranlar, mesajı almalıydınız ve onu hissetmenize izin vermeliydiniz. Bir şeyler hissediyordunuz. Bir şey pek de doğru gelmiyordu. Biraz sabırsızlık hissediyordunuz – benimkini tabii. Bir şeyleri kaçırıyormuş gibi hissediyordunuz – ve kaçırdınız da. (bazı gülüşmeler) Şaud’u kaçırdınız. Ben şimdi sizden hislerinize özellikle dikkat etmenizi isteyeceğim. Bu Şaud’un konusu buydu – bilinç, farkındalık, duyarlılık, hisler – bizim nhahyu dediğimiz bir şey, bilincinizi tam anlamıyla Dünya’daki şeylere yerleştirmek, bilincin, gerçekliğin içinde varolmanıza izin verecek kadar bunların derinine dalmak için kullanılan eski bir Lemurya terimi.</p>
<p>Bu çağdaş Yeni Enerji terimlerine göre de, bilincinizin her türlü şeye girmesine ve içine girdiğiniz o şeyi tümüyle hissetmenize korkusuzca izin verebilirsiniz, anlamına gelir. Yalnızca zihninizle değil, her bir parçanızla, o kadar ki, bilincinizi yerleştirmeyi seçtiğiniz şeyin bilincine sizin bilinciniz tümüyle dalar. Böylece bunu bedeninizin her bir parçasında, zihninizin her bir bölümünde, ruhunuzun her bir parçasında hissedebilirsiniz. Yani ondan uzak durmazsınız, kendinizi geri tutmazsınız. Herşeyin derinlerine dalmanıza izin verirsiniz.</p>
<p>Yeni Enerjinin bu çok temel prensibini anladıkça, bu, çevrenizdeki dünyada neler olduğunu da anlamanızı sağlayacaktır. Bu, psişik olmak dediğiniz şeyin yeni biçimidir. Bu, farkında olmakla ilgilidir. Bu, size ait olanla, başka birinden geleni, ya da öbür tarafta bulunan ve fiziksel olmayan bir varlıktan geleni ayırt etmenize izin verecektir. Grup bilinciyle bireysel bilinci ayırt etmenizi sağlayacaktır, ve en sonunda bunların hepsi, kendi bilincinizin ne olduğunu – kim olduğunuzu – anlama yetinizi keskinleştirecektir.</p>
<p>Bugün yaptığımız şeyi öğrenmelisiniz, bilinç kaynaşmasının usta üstatları olabilmek için bununla tekrar tekrar çalışmalısınız. Ve gerçek benliğinize o çok basit düşünce ya da hisle hep geri gelin – Ben o Ben’im – ve az önce böylesine derinlemesine içiçe olduğunuz o hisleri ve tüm o diğer enerjileri hiç üstlenmeden kendinize geri dönersiniz. Ama yine de, bilincinizi ve hislerinizi başka bir şeye yerleştirme deneyiminden değerli bir şey öğrenirsiniz.</p>
<p>Böylece, duvarları yıkın ve girişimde bulunmanıza, kendinizi açmanıza, çevrenizdeki diğer herşeyin derinlerine dalmanıza izin verin. Biz ilerlemeyi sürdürürken, bu basit araca ihtiyacınız olacak.</p>
<p>Şu anda gerek Dünya’da gerekse cennetlerde muazzam, muazzam miktarda faaliyet var. Spiritüel aileleriniz – çok uzaklardaki, çok eskiden gelen gerçek spiritüel aileleriniz – kendi biçimlerinde, yeniden uyanmaya başlıyorlar. Onların bile bir zamanlar yerleşmiş ya da artık-genişlemez olan enerjileri, şimdi uyanmaya ve yeniden harekete geçmeye başlıyor. Ve siz bunu hissediyorsunuz. Buna o kadar yakından bağlısınız ki, (bu hareketleri, uyanışı) kendinizin sanıyorsunuz, oysa değil. Bunlar sadece spiritüel ailenizdi.</p>
<p>Şu an Dünya üzerinde muazzam değişimler var, enerji hareketleri, bilinç değişimleri. İnsanlar bilinçlerinin ne olduğundan emin değiller, artık neyin gerçek olduğundan ve neyin olmadığından, neyin doğru neyin yanlış olduğundan emin değiller. Herşey değişiyor, ve sizin bunu anlamanız gerekir. Son sekiz, dokuz, on yılda bunlardan geçtiniz.</p>
<p>İnsan bilinci şu an çok huzursuz. Kendini bulmaya çalışıyor, bazen de büyük bir umutsuzluk içinde bulmaya çalışıyor. Ve ister bireysel ister grup bilinci olsun, kendini bulmaya çalışan, sanki kaybolmuş gibi hisseden bilinç, bir zamanlar bildiği şeye geri dönme eğilimindedir. Eski biçimlere geri dönmek ister. Yeniye geçerken kendini kaybolmuş ya da güvensiz hisseder, bu da muazzam bir çelişki yaratır. Bu çelişkiler dünyanın her yanında her alanda ortaya çıkıyor – iş dünyasında, dinde, ülkeler arasında, kişilerde. Eğer sizin ne olduğunuzun ve sizin dışınızdakilerin farkında değilseniz, enerjilere girip sonra kendinize nasıl geri döneceğinizi farkında değilseniz, çok zorlanacaksınız. Kendinizi kaybetmenin çok kolay olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Biz bugün başka enerjilere – başka insanlar, Yerküre, hayvanlar – girmenin, onların derinliklerine dalmanın bir dizi örneğinden geçtik. Bu, geçmişte farklı bir yoldan da olsa yaptığınız ve nasıl yapılacağını bildiğiniz bir şeydir. Ama korktunuz, özellikle de bu yaşamda, bu gerçeklikte, bu dışsal bilinçlerin birinde kaybolacağınızdan korktunuz. Ama artık korkmayın. Siz Yeni Enerjidesiniz. Siz, mutlak ve bağımsız bir bilinç varlığısınız. Siz, olduğunuz sizsiniz.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve sizin için varolan herşeyi alıp kabul edin.</p>
<p>Ve sorulara geçelim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Adamus, geçenlerde kendime şu soruyu sordum; bu hayatta mı yoksa daha sonraki bir enkarnasyonda mı yükselmeyi seçecektim, ve ben bu hayatta yükselmeye karar verdim. Aslında bu bir soru da değildi, çünkü öylesine yoğun hissediyorum ki, artık eski dünyanın bir parçası olamıyorum, tıpkı senin betimlediğin gibi, bir ayak eskide, öbür ayak Yeni Enerjide. Bu yüzden, geriye gitmek de mümkün olmadığına göre tek bir yön kalıyor. Böylece iş, Dünya üzerindeki son hayatımı nasıl yaşamak istediğimi seçmeye ve yaratmaya ve bana en büyük sevinci verecek şeyi yapmaya kaldı. Ve bu noktada kendi arzumu, ruhumun ya da veçhelerimin arzularını açıkça göremiyorum. Bir şarkıcı/sahne sanatçısı olma vizyonumu gerçekleştirmek isterdim, ama sanki bir adım bile ilerleyemiyorum, ve aynısı başka projelerim için de geçerli. Öte yandan, gerçekleştirememe nedenim buna yeterince tutku yüklememekse ya da artık eski enerjiyle birlikte çalışamamaksa, nasıl yaratabilirim ya da en azından nasıl talihli girişimlerde bulunabilirim, çünkü sadece bu yönde karar vermiş olmak yeterli olmuyor gibi görünüyor.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten. Burada birkaç şey söz konusu. Senin de açıkça ifade ettiğin gibi, öncelikle bir seçim yapmak gerekir. Bir seçim yapmak. Sen, yaşamın keyfini çıkartma seçimini yaptın. Bu önemli bir seçimdir. Sen, yükselişin doğal işlemine/sürecine izin verme seçimini yaptın, ve şimdi hayatının kalan yılları için soru şu, ne yapmayı seçiyorsun? Bu noktada ayrıntılara girmen gerekmez. Seçimler daha yüksek düzeylerden olmalı. Bazı yanların yalnızca yaşamın keyfini çıkartmayı, kendi huzurunu bilmeyi, kendinin tamamını yeniden birleştirmeyi, veçhelerinle büyük bir aile toplantısı yapmayı seçebilir.</p>
<p>Sonra, az önce konuştuğumuz o alıp kabul etme nefesini almak meselesi var. Tüm enerjiler, yüksek düzeyli seçimleri destekleyeceklerdir. Araçların ve kaynakların ve fırsatların kendilerini sana sunmaya başladıklarını göreceksin.</p>
<p>Ama zihninin derinliklerine girersen ve izin verip… sende burada şöyle bir şey var; geçmişte başarısızlık hissetmiş olan birkaç farklı veçhen var, ve sen, onların devreye girip de zihninde çalışmasına ve seni durdurmasına, seni engellemesine izin veriyorsun. İşte böyle zamanlarda o nefesi alıp kendine hatırlatman gerekir, “Ben o Ben’im, benim seçimlerim, burada, Dünya’da gerçekleşmesini istediğim şeylerdir” der, sonra da doğal işlemin meydana gelmesine izin verirsin.</p>
<p>Hiçbir şeyle mücadele etmen gerekmiyor. Eğer çabalıyorsan, büyük bir olasılıkla doğrusunu yapmıyorsun demektir. Örneğin, bir şarkıcı olmayı seçiyorsan, o enerjiyi nefesinle içine çek ve alıp kabul et. Tüm fırsatların nasıl sana gelmeye başladığını izle. O hayal kırıklığına uğramış şarkıcının, o başarısız olmuş insanın, o kafası karışmış insan veçhesinin kusur bulan küçük sesini duyduğunda, kimin patron olduğunu kendine anımsat. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam, sevgili varlık. Ben gerçekten, gerçekten Kırmızı Çemberle birlikte ne yapmam gerektiğini bilmek istiyorum. Ben daha fazlasını yapmak ya da olmak, daha fazla ifade etmek yönünde güçlü bir itilim hissediyorum, ve tedirgin olduğumu hissediyorum çünkü yaptığım yeterli değilmiş gibi bir tedirginliğe ya da korkuya sahibim. Böyle bir hisse kapıldığımı hissediyorum, çünkü bu his geldiği zaman gidip eğlenceli bir şey yapıyorum ya da kendimi kandırmak ya da kaçamak gibi gelen şeyler yapıyorum. Ve sonra genellikle kendime geliyorum ama şeylerin olmaya başlaması da neredeyse korkutucu. Yani bilmiyorum. Ben sadece bilmek istiyorum – sanırım herşeyin iyi/tamam olduğunu hissetmenin, kendime daha fazla güvenmenin bir yolunu arıyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bu iyi bir yanıt olurdu. (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: (gülerek) Peki bu şekilde hissetmeyi nasıl beceririm?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Herşeyden önce, yapman gereken herhangi bir şey yok. Hissettiğin şey, muazzam bir heyecandır, ama bunu nasıl ifade edeceğinden emin değilsin. Bir parçan, başarman gereken belli şeylerin, görevlerin olduğunu düşünüyor. Aslında şu anda sadece burada, Dünya’da olmak bir tutkudur ve bir gerçekleştirmedir. Sen başka insanlar adına bilinç potansiyeline çok şey katıyorsun. Dans ettiğinde odayı aydınlatıyorsun. İnsanların gülümsemesini sağlıyorsun. Sevinç ve mutluluk potansiyelini genişletiyorsun, ve bu bile kendi başına çok anlamlıdır. Ama küçük bir parçan var ki, görevler yerine getirmen, bir şeyler yapman gerektiğini düşünüyor. Kendinle bir konuş.</p>
<p>Herşeyden önce sana hatırlatmak zorundayım ki, Kırmızı Çember – sizin deyiminizle – öğretmenlerin üye olduğu evrensel bir oluşumdur. Onun için bir şey yapman gerekmez. O bir toplanma yeridir, gerek fiziksel gerekse bilinçsel olarak. Dünyanın her yanındaki benzer ya da yakın ruhlar için bir vaha gibidir. Yani senin Kırmızı Çembere hizmet etmen söz konusu değildir. Onun enerjisi – nasıl desek – kendini çok destekleyen, besleyen bir enerjidir.</p>
<p>Şimdi burada söz konusu olan gerçek soruna geri dönelim. Kendin için ne yapmayı seçiyorsun? Bir parçan – büyük bir parçan – hâlâ kendin için bir şeyler yapmana direniyor. Şimdi, kendin için ne yapmak istediğine bakmanı sağlayacak, bunu bencil hissetmeden yapabilmeni sağlayacak harika fırsatların olacak… ama sana sık sık şöyle deniyor ve sen de başka insanların bu söylediğine inanıyorsun, “Neden kendin için hep bu bencilce şeyleri yapıyorsun?” Çünkü yapabilirsin! (kahkahalar) Çünkü bu iyidir! Çünkü bu kendini gerçekleştirmektir. Çünkü kendin için bir şeyler yapman, aslında herkese hizmet eder. O nedenle, buna gerçekten derin bir nefes al. Yapman gereken hiçbir şeyin olmadığını anla. Sen zaten yapıyorsun.</p>
<p>Peki, ne sana sevinç verirdi? Ne sana tutku verirdi? Bir şeyler yapmak zorunda olduğunun o çok ağır enerjisini üzerinden at ve sadece (yapmak istediğin için) yap. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias ya da Saint Germain, Kuantum Sıçramasının hemen ardından Oprah’nın, Eckhart Tolle’nin “A New Earth: Awakening to Your Life Purpose – Yeni Bir Dünya: Yaşam Amacına Uyanmak” adındaki son kitabını temel alan 10 haftalık bir kurs yapması tesadüf mü. Bu kursa şimdiden yüz binlerce insan yazıldı. Bilinci değiştirmede Oprah’nın, Eckhart Tolle’nin, ya da yeri gelmişken, Dalai Lama’nın rolüyle ilgili yorumda bulunabilir misin. Kırmızı Meclis bu kişilerden herhangi biriyle çalışıyor mu, yoksa onlar Şambra’dan farklı bir yol mu izliyorlar? (çvr.: Oprah, bir ABD televizyon kanalında çok izlenen programlar yapan bir hanımdır.)</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Tüm bu varlıkların, sözünü ettiğin Şambra dahil, bilinci açmak, enerjiyi – tıkanıp kalmış enerjiyi – hareket ettirmek, bizim Yeni Enerji diyeceğimize geçmek üzerinde çalıştığı söylenebilir. Bazıları özellikle Şambrayla özdeşleşiyor. Bazıları, senin değindiğin kişiler, çok, çok benzer işler görüyor, ama bunların hepsi aynı şeyin parçasıdır.</p>
<p>Bunu anlamanın yolu, önce kendi kullandığın kelimelere, sonra da onların kullandığı kelimelere bakmak ve benzerliği görmektir. “Yeni Dünya” gibi, yıllardır sözünü ettiğimiz kavramlara bakmaktır. Bunlar şimdi ana görüşler ya da akımlar haline geliyor. Bu bir tesadüf değildir. Bu, hepinizin gerçekleştirdiği öncü bir çalışmadır. Çok yakında yeni bilinç ve yeni farkındalık hakkında giderek artan tartışmaların yapıldığını göreceksiniz, ve bu size eskimiş gelecektir, çünkü siz epey bir zamandır bununla çalışıyorsunuz. Çok da uzun olmayan bir süre önce Şambra’ya yeni gelen şu Aspektoloji teriminden söz edildiğini duyacaksınız. Bu, birkaç yıl içinde yolunu psikoloji toplumuna bulacak, yolunu danışmanlık dünyasına ve sizin ana akımlar dediğiniz şeylere bulacak.</p>
<p>Yaşamının şu son yıllarında neler yaptığına bir bak ve sonra bunun nasıl genişlediğini ve geçerli görüşler haline geldiğini izle. Sizler çok eşsiz bir rol üstlendiniz. Yeni bölgelerin açılmasında, deyim yerindeyse, okun ucu görevini gördünüz. Ve diğerleri, Oprah gibi bazı kişiler, bilinç potansiyelini alarak onu geliştirmeyi ve başkaları için genişletmeyi sürdürürler.</p>
<p>Şimdi, burada bulunanlar bir Oprah olamaz, dünyaca ünlü bir yazar olamaz, bu çalışmalardan hiç birini yapamaz demiyoruz. Siz hem öncü çalışmalar hem de aynı zamanda genelgeçerliliği olan işler yapabilirsiniz. Ama burada sorulan sorunun yanıtı, bunların hepsinin, gerçek bir evrensel oluşum içinde birlikte çalışan spiritüel ve bilinç varlıklarıyla ilgili olmasıdır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Adamus. Ben o Ben’im, ve sanırım sen bugün benimle konuştun. Ben, herşeyi gerçekten zorlaştıran o yüzde birin içindeyim. (kahkahalar) Ve ben hâlâ, o iki ya da dört kelimenin (Ben o Ben’im), beni başka bir şeye ya da başka birine zarar vermekten alıkoyabileceğine inanmıyorum. Ve burada (buna inanmayan) tek kişi ben olduğuma göre, bana konuşmak isteyebilirsin. Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kötü kız! (kahkahalar, Adamus güler) Şöyle söyleyeyim, sen geçmişte karanlık enerjilerle ve o tür şeylerle uğraşan biriydin, ve hâlâ o suçluluk-duyma ve değersizlik oyununu oynuyorsun, ve herşeyden de çok, yine o psişik türden enerjilere geri dönüp de enerjini tam anlamıyla herşeye yerleştirmeye kalkarsan diye korkuyorsun. Bu konuda çok iyisin, ama geçmişte bunu manipülatif ya da çok karanlık biçimlerde kullandın.</p>
<p>Bunu hissediyorsun, bunu biliyorsun, kendini geri tutmak için yaşamında çok, çok şeyler yapıyorsun. Kolay yollar için kendine izin vermiyorsun, çünkü açıkçası, bir oyun oynuyorsun – bir cezalandırma ve kendine kötülük etme oyunu – ve bunu da yalnızca kendin için değil, birlikte çalıştığın diğer insanlar adına da yapıyorsun. Onlar karmalarıyla yeterince uğraşmadılar, karanlık eylemleri için yeterince ıstırap çekmediler diye hissediyorsun ve onların da enerjilerini üstleniyorsun. Bu harika bir şeydir, güzel bir şeydir. İnanılmaz bir ıstırap-çekme işi görüyorsun, ama soru şu, bu sence ne zaman bitecek? Ne zaman bunu yapmaktan gerçekten vazgeçeceksin?</p>
<p>Sana bir şey söyleyeyim. Bu seni daha iyi bir insan, daha akıllı, daha bilge bir insan ya da böyle bir şey yapmayacaktır. Bu yaptığının hiçbir değeri yok, senin bu oyunu oynamayı sevmenden başka. Hiçbir şey kazanmıyorsun. Istırap çekmeye karar verip de kendini dövmen, ya da daha yüksek bir bilincin yeni bir yerine gitmeye karar vermen, Tanrı’nın umurunda değildir. Sana daha önce de söyledim, sen ve ben konuştuk, ve ben sana dedim ki, şu anda geçmişin hatalarını – ya da senin hata olarak gördüklerini &#8211; tekrarlamak gibi bir tehlike söz konusu değil, çünkü senin içindeki ve dünyadaki ve diğer herşeydeki enerji çok farklı. Sen gerçekten geri gidemezsin. Şu an, istesen de bir başkasını lanetleyemezsin. Bu, iş görmeyecektir. Sen yapmazsın zaten ama, yapsan da işe yaramayacaktır.</p>
<p>Bunların hepsini salıver gitsin. Özgür olmana izin ver. Sen bir tür hapishane içindesin ve ben hapishanelerin neye benzediğini bilirim. Uzun, çok uzun süre bir hapishanenin, bir kristalin içindeydim. Ama sen şu an kendi hapishanendesin, zihinsel, fiziksel bir hapishanenin. Oradan ne zaman çıkacaksın? Kavramları, düşünceleri anlıyorsun. Daha yüksek bilinci anlıyorsun, ama bunu yaşamak için kendine izin vermiyorsun. Seçim senin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>….kötü kız. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Yeni Dünya hakkında neden hiç güncellemeler yapılmadı?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Yapılacak. Şu anda pek uygun değil.</p>
<p>LİNDA: Neden? (kahkahalar)</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: (derin derin iç çeker) Tobias yakında bu konuda konuşacak.</p>
<p>LİNDA: İyi bahane.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben tiroid bezimi yeniden oluşturmak istiyorum ve bana yardımcı olabilecek herhangi bir önerinin olup olmadığını bilmek istedim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Var. Bunun fiziksel yanı seni kaygılandırmasın. Fiziksel yanı için kaygılanma. Onu zihin yoluyla ya da hayal gücünle ya da başka bir şeyler yeniden-yaratmaya çalışma. Bedeninin onu tümüyle yeniden-yaratmasına çok, çok kolayca izin verebilirsin, ve o bazen çok fiziksel bir doğaya sahip olacaktır, bazen de enerjisel bir merkez olacaktır. Tiroidinin çalışmaktan vazgeçmesinin ya da senin bir parçan olmaktan vazgeçmesinin bir nedeni var, çünkü sen aslında bir Yeni Enerji varlığı olarak tiroidin belirli bir enerjisel işlevini yaratıyorsun ama, daha yüksek bir düzeyde. Yani, eskisini yeniden-yaratmaya çalışma, diyorum. Yenisinin yeniden-yaratılmasına izin ver.</p>
<p>Sadece bedenine hazır olduğunu söyle ve bilincine, özüne, hazır olduğunu söyle. Bırak, bizim Bayrak Teknolojisi dediğimiz şeyin prensibi işe koyulsun. Bedenin ve zihnin, ruhun ve gnost, hepsi, sen bir seçim yaptığında, seçiminin ne olduğunu bilmelerine izin verdiğinde, ne yapacağını bilir. Sonra da beklentilerden uzak dur, çünkü bir yanın, fiziksel bir organın kendini yeniden-üretmesini bekliyor. Ama senin ve birçok Şambra’nın bileceği gibi, onun ille de fiziksel olarak yeniden-oluşması gerekmiyor. Çok daha dinamik olan enerjisel bir işlevsellik devreye girecektir. Bu bir çakra da değildir. Bu bir… biz buna çok daha işlevsel olup da fiziksel olmayan Yeni Enerji tiroidi diyeceğiz. Böylece, nasıl yapılacağını zaten bildiği şeyi yapması için bedenine izin ver.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Şambra ve Kırmızı Çemberin büyük bilgeleri, ne kadar takdir edildiğinizi ve fikirlerinizle öğretilerinizin yoluma devam etmemde nasıl yardımcı olduğunu biliyorsunuz, özellikle de şu son zamanlarda. Bunun için teşekkür ederim. Ama… (kahkahalar)</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN (gülerek): Hemen burada durabilirsin! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>6.ŞAMBRA (Linda devam eder): Güney Afrika ve bir bütün olarak Afrika, sanki Yeni Enerjiye yükselmek yerine daha da 3B’ye gömülüyormuş gibi görünüyor. Sanki ırkçı ve politik çatışmalar ve haksızlıklar için Nelson Mandela’nın bedenlediği yeni çözüm yolları yok oluverdi. Yozlaşma, şiddet, suç, etnik ve ırkçı hoşgörüsüzlük sanki artıyor. Bu sadece ping pong mu? Bu yörenin insanları tarafından bu neden seçiliyor ve yaratılıyor? Bunu benim sorunum haline getirmemek ve kısa duvarın arkasında durmak için elimden geleni yapıyorum. Ama bazen bunu söylemek, gerçekleştirmekten daha kolay. İçgörülerin çok takdir edilecektir.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten. Mükemmel bir soru ve biz burada seni… sen tek bir bilinç düzlemine bakıyor ve onu hissediyorsun. Ve insan olarak çoğu kez daha karanlık ya da daha zor olan enerjileri – daha kederli enerjileri – hissetmeye çekiliyorsun, çünkü bunlar enerjisel olarak daha yüksek sesle bağırırlar. Daha ortadadırlar. Ama Afrika’nın enerjisine dalarsan, o enerjiye dalarsan, çok, çok güzel ama derin bir düzeyde spiritüel bir yenilenmenin meydana geldiğini keşfedersin, ve bu yalnızca Afrika için geçerli değil.</p>
<p>Afrika’nın, insanlığın doğduğu yer olduğunu söyleyenler var. Görünen yüzeyin altında başka bir doğum – spiritüel bir doğum – gerçekleşiyor. Bu muazzam bir potansiyele sahip, ama şu anda yüzeyde olanlar, dikkat çekenler, haksızlıklar oluyor, yoksulluk oluyor, rahatsızlıklar ve hastalıklar oluyor. Daha derin bir düzeye in. Orada çok, çok güzel bir şey oluyor. Nhahyu ile – bilincini açmakla, farkında olmakla – ilgili şeylerden biri de, yargısız olmaktır ve ayrıca, sadece tek bir katmana gitmemektir. Buna (o tek katmana) çekilmek kolaydır, ama tüm katmanlara git, çünkü bu Afrika topraklarında bazı çok güzel şeyler oluyor.</p>
<p>Afrika, çok uzun bir süredir Dünya’nın ve insanlığın kendisinin çok karanlık enerjlerinin büyük bir bölümünü emdi, ama yüzeyin altında inanılmaz bir dönüşüm oluyor. Geri git ve bak. Geri git ve bak, ve sözünü ettiğim şeyleri tam olarak görecek ve hissedeceksin. Bu bölgede neler oluyor izle. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Adamus. Herhalde bildiğin gibi, büyükannem kısa süre önce göçtü, ve Şaudlardan birinde, onun masaların üzerinde dans ettiği ve kağıt oynadığı söylendi. Ve kağıt oynamak en sevdiği şeylerden biriydi. Benim sorum şu; göçtüğünden beri vasiyeti hakkında benimle tekrar tekrar iletişim kuruyor – bir vasiyet uydurdu. Ve biliyor musun, sabahın 2’sinde, en derin uykumdayken, gerçekten tam uykumun ortasında, ve Bam! Gözlerim açılıveriyor ve aklıma ilk gelen şey, büyükannemin vasiyeti. Benim ne yapmamı istediğini söyleyebilir misin? Şimdi benimle, hayatta olduğu zamanlardakinden daha çok konuşuyor!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bunun birkaç nedeni var. Bir tanesi, kendini yalnız hissediyor ve sen uyuyorsun. Konuşmak için ne mükemmel bir fırsat! (bazı gülüşmeler) Sen farkındasın ve ailenin çoğu üyesi, üzgünüm ama, farkında değil. Yani o sadece takılıyor. Konuşmak istiyor. Şu vasiyetle ilgili şeye geçmeden önce, onunla her türlü konuda lafla. O şu anda kabul edildiğini hissetmek istiyor. Öbür tarafta, başlarda birlikte kağıt oynadığı ve dans ettiği varlıklar, yollarına devam ettiler. O da öylece takılıp duruyor. Neden takıldığı, neden (oralarda) kaldığı hakkında konuş onunla, sonra bir noktada, sana şu vasiyetiyle ilgili daha çok şey söylemekten mutlu olacaktır. Benim şimdi buna girmem uygun değil diye düşünüyorum. Bunu ikinizin konuşması daha iyi olur sanıyorum. Ama onun, yoluna devam etmesinin pekâla olduğunu söyleyecek birine ihtiyacı var, ve bu senin için bir ipucudur.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, sana ölüm hakkında sormak istiyorum. Perdenin bu yanında ölüm çok keder yüklü, insanların yaşamlarında çok yıkıcı etkileri oluyor, özellikle de ruhsal seçimleri anlamayan kişilerde, ama anlayanlarda da oluyor. Dünya’daki yaşamımızı planlarken, sevdiklerimizi kaybetme deneyimini de seçiyor muyuz? Bazı insanlar sanki çok fazla kayıp deneyimliyor, ve resmin bütünü anlaşılsa bile, insan hayatının geri kalanında çok derin bir kayıp ve keder izi bırakabiliyor. Perdenin sizin tarafında bunun çok farklı deneyimlendiğini ve buna çok farklı bakıldığını biliyorum, ama insanların, sevdiklerinin göçmesini gerçekten yürekten kutlayabileceği bir zamanı hayal edemiyorum. Kendi kaybetme deneyimime gelince, deneyimi ruhsal açıdan hissedebilmeme ve anlamama rağmen ve kişinin gitmeyi seçtiğini bilmeme rağmen, bir yıl sonra hâlâ etkisini hissediyorum. Enerjisel olarak onunla iletişim kurabileceğimi biliyorum ama aynı şey değil gibi. Hâlâ bu denli güçlü ve kısa-yaşanmış bir ilişki deneyimini neden seçtiğimi merak ediyorum. Bu, bu bağlamda bana çok anlamsız geliyor. Ve bu deneyimi ben bile yüreğimde tam işlemden geçiremiyorsam, uyanmamış olanlar nasıl baş edecek? Ve Yeni Enerjinin, insanlara kederlerinde nasıl yardımcı olabileceğini merak ediyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kaybetme ve keder, çok, çok gerçek bir şeydir, ve onun var olmadığını söylemek ya da onu baskılamaya çalışmak, onu çok yadsımak olurdu. İnsandan-insana bir bağ olduğu gibi, ruhtan-ruha da bir bağ vardır, ve bu, her Şambra’yı, her insanı, bu kaybı hissetmeleri doğrultusunda yüreklendireceğimiz şeylerden biridir. Genelde, yas duygusu sürüp gidiyorsa, senin durumunda olduğu gibi, o kaybı tümüyle hissetmene izin vermiyorsun demektir. Bir yanın güçlü olman gerektiğini, bırakman gerektiğini, spiritüel olman gerektiğini söylüyor, tüm şu Şambra eğitimlerinden geçtin, öyleyse neden kaybetme duygusu hissediyorsun ki, diyordur. O kaybın derinlerine dalmana izin ver.</p>
<p>Şimdi, bu, en zorlardan biri olacak, çünkü onun içine daldığında, seni tükettiğini hissedeceksin. Seni ve o kaybı tümüyle emdiğini hissedeceksin, zaman zaman da, senden daha büyük olduğunu hissedeceksin. Ama kendine onun içine girme ve onu deneyimleme izni vererek, ilişkinin nimetlerini, kaybın kendisindeki nimeti, ve bu sevgili varlığın hiç de kaybedilmediğine ilişkin gerçekten yürekten gelen bir anlayış keşfedeceksin.</p>
<p>Seninki zor bir durum, çünkü sizin bağınız, bizim çok, çok eski diyeceğimiz, taa ilk zamanlarda Ateş Duvarının başlangıcında karşılaştığınızda oluşan bir bağ, ve siz hep çok yakın oldunuz. Ve şu anda, yalnızca bir insanı kaybetme hissinden – ki onu kaybettiğini düşünüyorsun – daha fazlası söz konusu, şöyleki, sen bilincin daha yüksek düzeylerine geçtikçe, ki bu yaşamdan sonra yükselmen çok gerçek bir potansiyel, bu meleği, bu ruhu bir daha hiç göremeyebileceğini hissediyorsun. Onların bir süre daha fiziksel ya da dünyasal alemlerde olacağını hissediyorsun ki, büyük bir olasılıkla olacaklardır. Onların başka enkarnasyonları olacak ve sen yükselişe geçeceksin, bu yüzden de bu noktada büyük bir korku ya da kopukluk hissediyorsun. Ve sorunların birçoğuna da bu neden oluyor. Kendine onun içine girme ve onu çok derin bir düzeyden hissetme izni ver. Onun seni tüketmeyeceğini, yalayıp yutmayacağını, ama senin için burada çok güzel bir şeyin olduğunu anla. Ve eğer kendi yükselişine onlarsız gidiyorsun diye kayıp ve keder ve korkunun seni bunalttığını hissedecek olursan, hatırla, Ben o Ben’im. Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Saint Germain. Benim bir sorum var, bir kısmını daha önce yanıtladın.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Dört tane kadar sorun var! Ama devam et. (Saint Germain kıkırdar)</p>
<p>9.ŞAMBRA: Ben her ay kalkıp seninle konuşacağım. Ne denir bilirsin, kendi yaşamın senin sanatındır. Birkaç yıl önce bir deneyimim oldu ve ben onunla çalıştım. Onu tümüyle anladığımı söyleyemem. Bugün sen enerjiye girip, barış, huzur potansiyelini oraya getirmemizi söylediğinde, bu belli deneyimle ne yapabileceğimi anlamama yardım ettin. Ve belki de sadece buydu, ama ben soruyu kendim ve tüm Şambra adına soracağım. Birkaç yıl önce deneyimlediğim durum, bir terörist zanlısıyla aynı uçakta bulunmak ve bu durumu çocuklarımla yaşamaktı. Böylece bu, hmmm, bugünkü dünyada neler oluyor, bu konuda neler yapabiliriz gibi sorulara bakmak için çok ciddi bir fırsattı. Ve şimdi, o potansiyelin içine girip onu genişletebileceğimiz çok açık. Bu deneyime daha yüksek bir açıdan bakmama yardımcı olabilir misin? Bu konuda yapabileceğimiz başka şeyler var mı? Ve ayrıca bu tür deneyimleri olmuş olan – olacak olan – tüm Şambra adına (soruyorum), ne yapacağız bu deneyimlerle? Ve bu deneyimleri çok küçükken ve çok açıkken yaşayan çocuklarımıza nasıl yardım edebiliriz?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Dediğim gibi, dört soru – hepsi de tek bir sorunun içinde. (kahkahalar) Gerçekten, eğleniyorum. Bunu çok basit tutacağım. Senin – bu tüm Şambra için, ama ben senin durumunu bir gerçek hayat öyküsü olarak kullanıyorum – senin durumlar sırasında oradaki varlığın (mevcudiyetin), tam anlamıyla, durumun sonucunu belirleyen potansiyelin değişmesini sağlıyor. Potansiyel bir teröristle aynı uçakta olabilirsin, ve sadece senin orada olman, orada varolman, sonuca ilişkin potansiyeli değiştirebilir. Sen o duruma kendi isteğini ya da iradeni zorlamaya çalışmıyorsun, ama – nasıl desek… bu biraz kaba bir ifade ama – karanlık olabilecek bir duruma (orada varolman) bir ışık yayıyor. Yeni bilinç yolları açıyor, ki bu yollar, sen orada olmasaydın, belki de açılmayacaktı.</p>
<p>Sık sık Şambra, kendinizi ansızın, örneğin, bambaşka bir yolda giderken ve kaybolmuş halde buluyorsunuz ve neden orada olduğunuzu da bilemiyorsunuz. Belki gerek fiziksel bedeniniz gerekse enerjisel varlığınız orada olmayı gereksiniyordur. Kendinizi alışılmadık koşullarda buluyor ve oraya nasıl geldiğinize şaşıyorsunuz. Çünkü, bir Eski Enerji durumuna, çatışma/anlaşmazlık içindeki ve büyük bir olasılıkla zarar verebilecek bir duruma, bir Yeni Enerji unsuru katabileceğiniz bilindiği için, o duruma götürülüyorsunuz. Şu anda ben konuşurken bile, gerçekten, İsrail’de ve Orta Doğu’da kendilerini bir yerlerde bulan ve nedenini de bilemeyen Şambralar var. Onlar kendilerini, çok zor bir duruma kendi yeni bilinçlerini katarken buluyorlar. Bu, gerçekleştirmeyi kabul ettiğiniz şeyin bir parçasıdır – hepinizin – orada bulunmak. Bir tür insan melek olarak orada bulunmak, zor insan durumlarına yeni bir ışık yaymak.</p>
<p>Siz bir düzeyde, çözüm için çağrıda bulunan, yol göstersinler diye meleklere – sizin göksel/tanrısal melek dediklerinize – çağrıda bulunan bir insan ya da bazen de bir grup insan tarafından oraya çağrılıyorsunuz, ve bu çağrıyı, sadece orada olmakla yanıtlıyorsunuz. Bazılarınız, yalnızca varlığınızın, durumun tamamını nasıl değiştirebildiğini anlamada zorlanıyorsunuz. Bir şeyler yapmanız gerektiğini, aktif olmanız ya da görüşüp pazarlık etmeniz/ arabuluculuk etmeniz ya da herhangi bir şey yapmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Oysa yalnızca orada olmak o kadar, o kadar önemli ki ve öylesine çok potansiyel sunuyor ki.</p>
<p>Fiziksel düzeyde orada olabileceğiniz gibi, genelde Şambra, tam da bizim bugün sözünü ettiğimiz nhahyu –hissedebilmek amacıyla enerjilerin içine girme yetisini kullanarak bilinç düzeyinde de bir yerlerde olabilir. Durumlara bu şekilde, fiziksel olmayan yollardan gidebilme yetisine sahip olmanız, fiziksel olarak orada bulunmadığınız halde kendinizi bilincinizin çağrıldığı durumların içinde bulmanıza neden olacaktır. Böyle durumlarda bir şey yapmanız gerekmiyor. Bir şeyleri tamir etmeniz gerekmiyor. Barış/huzur enerjisini ya da başka bir şeyi oraya zorla yerleştirmeniz gerekmiyor. Mesele sadece bilincinizle orada olmaktır, ve Yeni Enerji, Eski Enerji unsurlarının ve Eski Enerji titreşiminin çalışma ve karşılık verme biçimlerini değiştirecektir.</p>
<p>Çocuklarına gelince – sadece orada ol. Bu, bizim Bayrak dediğimiz şeydir. Yalnızca orada olmak. Ben Ben’im Varlığının mevcudiyetini kabul etmek ve herşeyin gerçekten mükemmel bir düzende olduğunu bilmek. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim. Bir şey daha ekleyebilir miyim?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Evet.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Bu bir soru değil, ve olsaydı da özür dilemezdim. Bu türden bir deneyimi seçen Şambraya, hazır hislerden konuşuyorken, kendi deneyimimi temel alarak kulağınıza küpe olsun diye söylüyorum. Ben bu deneyimi yaşarken, belki de deneyimin kendisinden daha da etkileyici olan şey, insanların kendi hislerinden ne kadar kopuk oldukları ve konuyla ilgili hislerin nasıl reddedildiğiydi. Ve ben üç gün boyunca bir tür travma sonrası şoka girdim, çünkü etrafımdaki herkes “Eh! Havaya uçurulmadık. Ne olduysa oldu. Şimdi iyisin ya, ona bak.” diyordu. Ve ben de, “Hey, bir dakika! Aah!” diyordum ama kimse anlamıyordu. O yüzden, böyle bir şeyden geçecek olursanız ve çevrenizdeki insanlar da anlamayacak olursa, bu sizinle ilgili değildir. Gerçekten, siz tamamsınızdır, iyisinizdir. Siz hisseden bir varlıksınız ve belki de çevrenizdeki insanlar bu düzeyde bağlantıda değildir. Yani böyle bir deneyiminiz olursa, siz tamamsınızdır, iyisinizdir ve ben bunu bilmenizi istedim.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Kesinlikle. Ve bu da bana hepinize şunu anımsatmayı hatırlatıyor; çok yoğun ve dramatik durumların içinde bulunabilirsiniz ve onları sanki deneyimliyormuşçasına kesinlikle hissedebilirsiniz, ama onu sahiplenmek zorunda değilsiniz. O size ait değildir, ve özünüze, varlığınıza sadece Ben Ben’imle geri dönebilirsiniz. Ben o Ben’im. Gerçi herşeyi hissetmiş ve deneyimlemiş olursunuz ama, o sizin kitabınızın bir parçası haline gelmeyecektir. Yaşamınızın yalnızca bir başka bölümü haline gelmeyecektir. Görüyor musunuz, burada bir güzellik var – bir şeyi gerçekten hissetmek yeteneği, ama onu sahiplenmemek.</p>
<p>Şimdi, bazı Şambralar bunun, aslında onu fiziksel olarak hissetmemek, ya da zihinsel olarak kafa karışıklığını hissetmemek ya da derin bir düzeyde spiritüel spirali hissetmemek anlamına geldiğini sandılar. Hayır, bunları hissedeceksiniz, ama kendinize sadece bunların size ait olmadığını anımsatacaksınız. Onlar deneyimlerdir, ama size ait değillerdir. Mükemmel. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias/Saint Germain, ben Dora’yım, Macaristan’dan, ve sizi Mayıs’ta bekliyoruz. Macaristan garip ve çelişkilerle dolu bir yer, ve ben ondan hem nefret ediyorum, hem de onu seviyorum. Hem gitmek istiyorum, hem de kalmak. Bana bu ülkenin durumu hakkında sizin bakış açınıza göre bir şeyler söyleyebilir misiniz, ve bu Yeni Enerji işleminde/sürecinde kendi kişisel durumumla ilgili bir şey söylerseniz çok müteşekkir olurum, çünkü şu ara çok kaybolmuş hissediyorum. Hepinizi öyle çok seviyoruz ki. Dora.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Eh sevgili Dora, ziyarete geleceğiz ve gerek Tobias gerekse ben orada yanında olacağız. Sana şimdilik şu kadarını söyleyeyim; Macaristan yaralı bir ülke, yaralı insanlar. Çok gururlu, ancak çok da yaralı. Macaristan, benim kurban diyeceğim bir ülke, ama kendi haklarına sahip çıkmada da çok güçlü. Sanki kolları ve bacakları kopartılmış da, birinin bunları geri vermesinin zamanı gelmiş gibi hissediyor. Macaristan ayrıca ortaya çıkmakta olan ve uyanan ülkelerin içinden geçtiği o geleneksel kalıpların ya da tarihsel kalıpların – nasıl desek – üzerinden atlamak gibi muazzam bir potansiyele sahip. Böylece biz, özellikle de bu sorunların bazısını ele almak için oraya geliyoruz.</p>
<p>Senin çalışmana gelince, sen o ülkede çalışmayı seçtin. Bir Bayrak ve bir Şambra olmayı seçtin, ama tıkanıp kalmış ve öfkeli ve kendini kurban gibi hisseden insanların enerjilerini fazla üstleniyorsun. Bu seni tüketiyor ve seni yoruyor, çünkü sen bu hisleri seninmiş gibi sahipleniyorsun, oysa değiller. O nedenle, derin bir nefes al, kendine aç olmadığını hatırlat… ha, anladın mı? (kahkahalar ve Saint Germain kıkırdar) (çvr: St.Germain kelime oyunu yapıyor; İngilizcede Macaristan (Hungary) ve aç olmak (hungry) kelimelerinin, yazılışı kadar sesleri de benzerdir.)</p>
<p>LİNDA (soğuk bir şekilde): Bu gerçekten komik. Gerçekten komik.</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN (gülerek): Mizahı Kuthumi’ye bırakıyorum. Kendine Macaristan olmadığını hatırlat, gerçekten. Sen kendinsin. Ve sen kendine oraya gitmek ve bir Bayrak olmak iznini verdin, ama tüm sorunları üstlenmekten de vazgeç. Bu seni tüketiyor. Yakında orada olacağız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Çok akıllıca.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bugünkü alıştırmanın değerini anlıyorum. Yine de bir sorum var, ve becerebilirsem şu son birkaç haftadan bir örnek vereceğim. Hislerden geri gelmek, derin bir boşluk duygusuyla ve korkuyla uyanmak, bunu hissetmek için kendime izin vermek, bunun içinden geçmeyi seçmek ya da seçmeye çalışmak, bazen başarılı olabiliyorum. Ama bu hisleri onurlandırmayı istemek ve dışarıya doğru ifade etmek, işte bu noktada (biraz karışıyorum), çünkü bana göre geçmişte, bu hisleri onurlandırmak, belki de bir gün kadar kendime zaman ayırmak anlamına geliyordu. Ama bunlar birkaç hafta devam ettiği zaman, hayattan iki haftalık bir zaman çalmak pek de iyi bir fikir olmuyor. Böylece, biz bugün bunları salıvermek üzerine çalıştık, ve sanırım benim sorum da bu – bunun gerçekten nasıl bırakılacağı, ya da o ifade ya da kendine bakmak (kendine ilgi göstermek) ne zaman, bilirsin işte, ne zaman dışarıya dönük bir ifade haline gelir, ve ne zaman onu salıverip de ondan geçmek gerekir, ve bu nasıl gerçekleştirilir?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Bu mükemmel bir gözlem, ve tüm Şambra için de çok önemli. Üstat, kesinlikle bir şeyi hissedebilen, hatta üzüntü, boşluk, bunalım gibi şeyleri hissedebilen kişidir. Şimdi bunlar çok zor, ama çok güçlü enerjilerdir. Onların içerdiği… depresyon ve keder ve hatta boşluk, garip bir şekilde muazzam miktarlarda his ya da duyumsal enerjiler içerir, ve o kadar bunaltıcı olabilirler ki, seni kesinlikle boşluk içindeymişsin ve depresyondaymışsın gibi hissettirirler. Bu olağanüstü bir şeydir.</p>
<p>Sen, özellikle de bu konuda, kendi veçhelerinle, kendi benliklerinle oynuyorsun, aslında çok da mutlu olmadığın yanlarınla, seninle bu oyunu oynayarak canlı kalabilen yanlarınla oynuyorsun. Onlar ölmekten korkuyor, senin dikkatini çekmezlerse kendi kimliklerini kaybedeceklerinden korkuyorlar. Ve, kendi Ben Ben’im Varlığını (tümüyle) kabul edip üstlendiğin an – yani kendine hükmedebildiğinde ya da kendi egemenliğine sahip çıkabildiğinde – onların da yok olacağından korkuyorlar, ve senin de korkun bu, ki bir anlamda yok olacaklar da. Aslında yok olmayacaklar, seninle bütünleşecekler. Hafızandan – nasıl desek – gitmeyecekler, silinmeyecekler. Sen karanlığın ve kederin ve bunalımın nasıl bir his olduğunu yine de hatırlayacaksın, ama artık onları sahiplenmeyeceksin. Hisleri ya da bugün sözünü ettiğimiz duyumsamaları hissetmekle, onların seni kontrol etmelerine izin vermemek arasındaki farkı görebiliyor musun? Kendine geri dön. Kendi egemenliğine, üstünlüğüne geri dön.</p>
<p>Böylece aslında sana şu an bir kez daha meydan okunuyor, kim olduğunu belirlemen, kendi Ben Ben’im özünü belirlemen konusunda meydan okunuyor. Veçhelerinin, ruhunu çalmaya çalışmalarına devam etmelerine izin mi vereceksin? Yoksa kendi egemenliğine/üstünlüğüne sahip mi çıkacaksın?</p>
<p>Bu harika bir oyundur. İnanılmaz bir oyundur, ama gerçekten onu bitirmek zamanıdır. Ve sen bu konuyu çok ciddiye alıyorsun, seni çok bunaltıyor, ama biliyor musun, bu da sadece bir his. “Ciddiyet” büyük bir histir. Çok ciddi bir histir! (Saint Germain güler) Ama, ama o bir histir. Şu ara Şambra ile üzerinde çalıştığımız o önemli şey, hislere hakim olmaktır, gerçekten farkında olmanın hakimiyetidir, ama onların yaşamını yönetmesine de izin vermemektir. Bunun ne kadar güzel… bu çok ince bir çizgi gibi görünüyor ama, Yeni Enerjide güzel, çok güzel bir ustalıktır. Herşeyi hissedin; yalnızca kendinizi sahiplenin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim yaşadığım yerde sanki hepimiz aileler içinde ve çocuklara karşı korkunç suçların arttığını deneyimliyoruz. Bunun ne olduğunu bize söyleyebilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Gerçekten. Bu şu anda yalnızca bir insanlık hali. İnsanlar, genelde, bu kadar derin düzeylerde meydana gelen değişimlerle nasıl başa çıkacağını bilemiyor. Bir şeyleri saklamak zor oldu, buna kendin ve veçhelerin ve ikilemlerin ve ıstırapların ve acıların da dahil. Herşey yüzeye çıkıyor – bilinç de şimdilerde yükseliyor – ve halledilsin diye ortaya çıkıyor. İnsanlar farkına varsın diye ortaya çıkıyor, ama senin çok aşikâr diyeceğin bir dolu çatışmaya neden oluyor.</p>
<p>Biz tüm Şambra’dan bunu hissedebilmesini, farkında olmasını, ama sahiplenmemesini isteyeceğiz. Bu, kısa duvarın arkasında durmaya harika bir örnektir. Ne kadar zor görünürse görünsün, şefkat duyun. Ve tekrarlıyoruz, her birinizin gerçekleştirebileceği en güzel şey, kendi varlığınızı mevcut kılmaktır. Bu, acı verici ya da zor olabilecek duruma, yeni potansiyeller sağlar.</p>
<p>LİNDA: Üstat Adamus, kaç soru daha istersin? (Saint Germain bir parmağını kaldırır.)</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Teşekkür ederim. Bu aslında çok güzel oldu, çünkü sorumun bir kısmı, o uçak deneyimini yaşayan hanıma verilen yanıtla yanıtlanmış oldu. Bir buçuk, belki iki yıl kadar önce, Orta Doğu’daki bir girişimi duydum; o bölgeye barış ve huzur ve birlik getirmek amacıyla 600 millik bir yürüyüş. Ve yürüyüşe yalnızca birkaç hafta kala bunu gerçekten keşfetmeye çekildiğimi hissettim. Ve bunun iyi bir fikir olduğuna dair net olamadım. Orada, Orta Doğu’da ya da burada olup da bunu yapmakla ilgilenen Şambra’ya ne söylerdin?</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: Burada ilginç olan, senin önemli olanı es geçmendi. Dedin ki, bunu yapmaya çekildim. Şimdi, ben bugünkü örneği kullanacağım – ben tüm Şambra’ya bir mesaj yolladım ve o sıkıcı slaytları (diaları) izlemeyi boş vereceğimizi söyledim (kahkahalar)… slaytların Şeytan işi olduğunu düşünüyorum… (yoğun kahkahalar ve Saint Germain de güler)</p>
<p>LİNDA: Aaaa… Geoff bunlara çok zaman harcıyor ve bu sevgiyle yapılan bir iş!</p>
<p>ADAMUS SAINT GERMAIN: … biz işimize bakalım, çünkü ben çok meşgulüm, ve birçok Şambra bir şeyler hissetti ama duymazdan geldi. Ve sen burada bir şey hissediyorsun, buna çekildiğini hissediyorsun. Onu görmezden/duymazdan gelme. Onu hisset. Beyninden çık. Bunları yapmamak için bir dolu zihinsel bahanen var. Hisleri izle. Ama bunu da bir dipnotla birlikte söylüyorum. Orada gerçekten ne olduğunu görmek için hislerine gir. Hislerin farklı düzeylerde olacaktır. Sen burada bu projeye çekiliyorsun. Bu proje fazlasını içeriyor. Onunla ilgili kendi hislerinin içine dalarsan, başka bir şeylerin olduğunu (da göreceksin). Bu yalnızca o uzun, çok uzun parkuru gerçekleştirmekle ilgili değil. Başka dinamikler de var – karşılaşacağın insanlar, yaşamına girecek yeni fırsatlar ve senin, başkalarının yaşamında varolman – bunların hepsi o başka şeyleri içeriyor. O nedenle, burada kendi hislerinin peşinden git.</p>
<p>Ve böylece Şambra, ben, umarım yakında, hissetme deneyiminin öğretmenleri olacağınız o günü dört gözle bekliyorum; diğer insanlara, kesinkes nhahyu’ya, hislere, engellemeden, filtrelerden geçirmeden, kaçmadan deneyimin kendisine nasıl girileceğini öğreteceğiniz; tam bir sevinç halinden tam bir depresyon haline kadar herşeyi deneyimleme yetisini öğreteceğiniz – ki bunlar yalnızca hislerdir, yalnızca bilinçtir – ama bu hislerin ya da bilinçlerin hepsine girebilmeyi ve kim olduğunuzu da hep bilmeyi öğreteceğiniz günü bekliyorum. Bu hisleri/bilinçleri kendiniz adına sahiplenmemek, onların hayatınızı yönetmesine izin vermemek, ama nhahyu deneyimine sahip olmak ve kendini hep bilmek.</p>
<p>Böylece, özünüzü kabul edip onaylayan o en önemli sözü hep birlikte yüksek sesle söyleyelim. “Ben o Ben’im.”</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/03/01/saud-7-nhahyu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 6: &#8220;Yeni Enerjiyle Çalışmak&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/02/02/saud-6-yeni-enerjiyle-calismak/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/02/02/saud-6-yeni-enerjiyle-calismak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Feb 2008 16:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
2 Şubat 2008
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra ve Dünya’nın yeni bilincinin öğretmenleri. Şambra denen ve tüm spiritüel aileleri – ha, burada, Dünya’da değil, ama sizi izleyen, Dünya’ya geldiğinizden beri kaydettiğiniz ilerlemeleri izleyen spiritüel melek ailelerini – temsil eden ailemizin bu güzel örgüsü içinde yeniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
2 Şubat 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra ve Dünya’nın yeni bilincinin öğretmenleri. Şambra denen ve tüm spiritüel aileleri – ha, burada, Dünya’da değil, ama sizi izleyen, Dünya’ya geldiğinizden beri kaydettiğiniz ilerlemeleri izleyen spiritüel melek ailelerini – temsil eden ailemizin bu güzel örgüsü içinde yeniden biraraya geliyoruz. Dünya’da olan bitenler, tüm diğer krallıklarda, tüm boyutlarda, tüm spiritüel ailelerde olanı etkiliyor.</p>
<p>Sizler öncülersiniz, şu anda Dünya’da bulunan her insan, yeni alemlerin öncüsüdür. Ve elbette siz Şambra, şu an Dünya’daki bilincin öncülerisiniz. Fiziksel bedenlerinizde olduğunuz halde, yeni boyutlara ve yeni alemlere atılmaya cesaret ediyorsunuz. Yeni topraklar, yeni kıtalar, yeni okyanuslar keşfetmek için değil, bilinci araştırmak, keşfetmek için buradasınız. Kapıların açılmasına ve onlarca ve yüzlerce ve hatta milyonlarca yıldır bilinci hep aynı kalıplar içinde tutan yapıların çözülmesine yardım ediyorsunuz.<br />
<span id="more-327"></span><br />
Kutunun dışına çıkan sizsiniz, hem de insan biçiminin içinde kalarak. Bir yandan kendini his gibi, yeni bilinç gibi, zihin/akıl sınırlarının ötesine geçmek gibi şeylere açarken, bir yandan da zihnin güzelliğini hâlâ seven ve kucaklayan sizsiniz. Geçmiş benliklerinizle, meleksel ailelerinizin, uzun zaman önce tanıdığınız varlıkların benlikleriyle geceleri uykusunda yeniden bağlantı kuran ve onlara iyi olduğunu bildiren sizsiniz. Bazen yeni araştırmalarınız ve yeni yolculuklarınız zor, hatta bazen korkutucu olsa da ve sizi yalnızlığa itse de, onlara iyi olduğunuzu bildiriyorsunuz. Buradasınız, yaşıyorsunuz ve genişliyorsunuz.</p>
<p>Melek varlıklardan oluşan bu grupla yeniden birlikte olmak ne büyük mutluluk. Tekrarlıyoruz, güzel olan, aynı meleksel aileden gelmiyor olmanız. Siz, ailelerin hepsinden geliyorsunuz. Farklı meleksel geçmişlerden ve deneyimlerden geliyorsunuz. Ve şimdi bu zamanda Dünya’da, Şambra dediğimiz enerjide biraraya geliyor, Yeni Enerjiyi getiriyorsunuz.</p>
<p>Melek Kaplıcası</p>
<p>(çvr: Kaplıca olarak çevirdiğim Spa kelimesi, aslında son yıllarda moda olan ve bütünsel sağlık düşüncesinden yola çıkarak türlü masajlar, farklı egzersizler ve farklı beslenme, diyet ya da detoks seçenekleri, ılıca vs gibi türlü olanaklarıyla ruhen ve bedenen hem dinlenebileceğiniz hem de yenilenebileceğiniz sağlık/güzellik merkezleri için kullanılan bir kelimedir.)</p>
<p>Şimdi biz bugün, her zamankinden biraz farklı bir yol izlemek istiyoruz. Ha, evet, gerçekten, Cauldre bize, ders verip ahkâm keserek çok zaman harcadığımızı söylüyor. Bunu bugün de yapacağız. (izleyiciler güler ve Tobias kıkırdar) Az kalsın Cauldre’yı kandırıyorduk, ama (kahkahalar)… ama bugün, normalde hep yaptığımız gibi size gelmek yerine… yani biz, sizin enerji kapıları dediğiniz belli yollar açarız ve siz de alanınıza gelmemize izin verirsiniz. Ama biz bugün başka bir yerdeyiz. Şu anda size uzaktan yayın yapıyoruz. Ve bugün sizin bize gelmenizi isteyeceğiz.</p>
<p>Bugün özel bir gün. Bu, ister şahsen burada olun, ister online – dediğiniz – biçimde dinliyor olun, ister daha sonraki bir tarihte bunu okuyor ya da dinliyor olun, tek tek her biriniz için belirlenmiş bir gündür. Ama bu zaman ve bu mekân size ayrıldı. Biz bugün Şambra Hizmet Merkezini açıyoruz. Ona, Melek Kaplıcası diyoruz. Burası – bir boyut ya da bilinç noktası türü – yenilenmek/canlanmak için gelebileceğiniz yerdir. Ve sevgili Şambra, ona bugün gerçekten de ihtiyacınız var.</p>
<p>Ama geçmişte, sizi götürmek için hep biz geldik. Gelip sizi alsın ve Şambra Hizmet Merkezine getirsin diye sizin “Melek Otobüsleri” diyeceğiniz şeyleri gönderdik. Ama bugün sizden kendi yolunuzu sezgisel olarak bulmanızı isteyeceğiz. Bazılarınız anında panikleyip şöyle diyor, “Oraya nasıl gidileceğini bilmiyorum. Sola mı sapacağım, sağa mı? Ne kadar hızlı gitmeliyim? Oraya varabilmek için zihnimde ne imgelemem gerekir?” Bunların hiçbiri değil. Bir dakikaya kadar hepimizin toplanacağı Şambra Hizmet Merkezine ulaşmak için, yalnızca o derin nefesi almanız ve oraya götüren yolu hissetmeniz gerekiyor. Evet, oraya götüren yolu hissetmek.</p>
<p>Ve bunu yapmadan önce, Şambra Hizmet Merkezinde bize katılmadan önce, derin bir nefes alın ve gevşeyin. Bu merkezin nasıl göründüğüne ya da hissedildiğine takılmayın. Şambra Hizmet Merkezinin ille de çok uzaklardaki başka bir galaksinin başka bir gezegeninde olması gerekmiyor. O şu anda bir nefes ötenizde olabilir, içinde bulunduğunuz mekânda neredeyse sizinle birlikte mevcut ama azıcık farklı olabilir. Şambra Hizmet Merkezi, geceleri uyku halinizde bazen gittiğiniz yer olabilir. Bazen şeyler biraz bunaltıcı olmaya başladığında gittiğiniz ve sığındığınız ve yenilendiğiniz yer olablir. Oraya götüren yolu hissetmek ve sezmek için kendinize izin verin.</p>
<p>Ben sizden oraya bir grup olarak değil de, tek tek gelmenizi isteyeceğim. Zihninizde hayal etmemenizi, herhangi bir onaylama ya da imgeleme yapmamanızı isteyeceğim. Biz sizden kendinizi açmanızı, kendinize güvenmenizi ve bir dakikaya kadar Şambra Hizmet Merkezinde bize katılmanızı isteyeceğiz.</p>
<p>Şimdi bazılarınız şöyle diyor, “Bu gerçek mi?” Eh, yanıtı şimdiden biliyorsunuz: Olmasını seçiyorsan (gerçektir). Bazılarınız yolunu gerçekten bulup bulamayacağını merak ediyor. Kuşkuyu salıverip de orada olmanıza izin verirseniz (gelirsiniz). Bazılarınız, boyutsal koridorların karmaşık bir labirentinden geçerek gelmeye çalışıyor. Neden? Neden? Bu, kendi doğal hislerinin ve sezginin seni buraya getirmesini seçmek ve buna izin vermek kadar basit bir şeydir.</p>
<p>Sizi bekliyor olacağız. Bir dakikaya kadar tüm enerjileri toplayacağız. Şimdi derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>… yolunuzu sezin ve hissedin.</p>
<p>Kendinizi bırakın ve Şambra Hizmet Merkezinde, Melek Kaplıcasında bize katılın, size inanılmaz bir gün hazırladık.</p>
<p>Derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Aaahhh…</p>
<p>Gördünüz mü? Ne güzel küçük bir değişim. Ne güzel küçük bir değişim. Üstat Kuderka’dan (John Kuderka, ses teknisyeni) biraz Melek Kaplıcası Müziği yapmasını isteyeceğiz. Bir kaplıcaya gittiğiniz zaman bunu yaparsınız. Ve buraya gelip gelmediğinden hâlâ pek emin olamayanlara da bu müzik yol gösterecektir. (Müzik) Sadece arka planda kısık bir şekilde olsun. (kısık meleksel müzik başlar)</p>
<p>Yetişme</p>
<p>Pekala Şambra, son zamanlarda neler olup bitiyor? Neler oluyor? İnanılmaz. Olan şu, siz bilincinizi açıp o kadar büyük bir hızla genişlediniz ki, zihniniz şimdi (bu hale) yetişmek zorunda kaldı. Şu diğer alemlere gitmeye başladınız. Yeni Enerjiyle o kadar hızlı oynamaya başladınız ki, zihniniz bunaldı. Bazılarınız, onun durduğunu, artık çalışmadığını, ne yapacağını bilmediğini hissetti. Bu, yeni bilincin ve Yeni Enerjinin bir sonucudur.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Son zamanlarda neler oluyor? Ha, gerçi yıldızlar bilinç genişlemesini pekiştirirler ama, bu ille de yıldızların uyumlanmasıyla ilgili değildir. Ve bu ille de numerolojiyle de ilgili değildir, gerçi numeroloji kendini değiştirerek ve uyumlayarak sizin zaten içinden geçtiğiniz şeye bir mavi kopya sağlayacaktır. O, sizin içinden geçtiğiniz şeyi pekiştirir. O nedenle, yıldızlara ya da numerolojiye ya da hatta rüzgarın yönüne bakmayın. Onlar yalnızca yaşamınızda olanları destekleyip onaylarlar.</p>
<p>Derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Peki Şambra, siz yeni bilince atladınız ve bedeninizin şu anda (bu bilince) yetişmesi gerekiyor. Bedeniniz öylesine Dünya’ya tahsis edilmiş , öylesine hayvan yaşamına, bitki yaşamına, Gaia’ya bağlı bir halde ki. Ha, su ve havaya da. Bilinciniz genişlediğinde… bilinciniz, elbette, farkındalığınız, hisleriniz ve duyarlılığınızdır. Ve o bu kadar çabuk genişleyince, bedeniniz de yetişmek için bir âna, bir fırsata gerek duyuyor.</p>
<p>Bedeniniz, nelerin olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Seslenip duruyordu. Kâh karnınızda, kâh başınızda, dizlerinizde ve ayaklarınızda, ve birkaçınızın kalçasında, Linda. Size seslenip şöyle diyordu, “Neler oluyor? Bu garip fiziksel duyumsamalar neden?” Bedeniniz bir tür şaşkınlık içinde, öylesine çok his var ki. Bedeniniz bu hissin büyük bir bölümünü tutarak, artık ne yapacağını bilemediği noktaya kadar taşıdı. Hani bir deyiminiz var – ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin. Eh, bedeniniz şaş-… (Tobias güler)… bedeniniz şaşkın halde ve yetişmeye çalışıyor ama ne yapacağını bilmiyor.</p>
<p>Siz bilincinizi, yeni bir oyuncakla oynayan bir çocuk gibi genişlettiniz, zihninizin asla anlayamayacağı, eski duyularınızın ve hislerinizin ve farkındalığınızın hiç deşifre edemeyeceği boyutlarda oynadınız. Bu, ruhunuzu etkiliyor. Evet, ruhunuzu. Bakın, ruhunuz bir yetişme oyunu oynuyor. Ruhunuz sizinle çok eski bir oranda ya da dengede olmaya alışıktı. O bir yeri mekân edinmişti, siz de başka bir yeri. Aynı evde olmanıza rağmen iki ayrı odadaydınız. Ve şimdi genişleyen bilincinizle, farkındalığınızla, neler olduğunu anlamayan ruhunuz bile sarsıldı. Bu, biraz sıkışıp kalmaya yatkın, kendi odasında kalmaya yatkın eski siz değil. Siz şimdi arayış içindesiniz ve araştırıyorsunuz ve oynuyorsunuz. O nedenle, ruhunuz bile (size) yetişmek peşinde.</p>
<p>Ha ve tabi, gnost’ınız. Evet, gerçekten. Gnost’ınız, yaratıcı çözümünüzdür. O, durumlarla, ikilemlerle, sorunlarla ya da herhangi bir zorlukla baş etme yolunuzdur. İnsan yaşamınızda olagelen şeylerin yaratıcı çözümüdür. Ama siz kendinizi bilincin daha önce gitmediğiniz, kimsenin gitmediği yeni bölgelerine açtıkça, gnost’ınız bile (size) yetişmek durumunda kalıyor. Gnost’ınız, eski bilincinize dayanan ve geçmişte kullandığı biraz sınırlı bir dizi çözüme sahipti. Ama şimdi siz değişirken ve genişlerken, gnost’ınızın – yaratıcı çözüm potansiyellerinizin &#8211; bile (size) yetişmesi gerekiyor. Biz onun için bugün tek tek her birinizi buraya, Şambra Hizmet Merkezine çağırıyoruz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bugün buraya çok çeşitli meleksel varlığı çağırdık. Öncelikli konuğumuz, tüm şefkatiyle gelen ve aynı zamanda size yardımcı da olacak olan Kuan Yin enerjisidir. Ha, Kuan Yin düzeltip onarmaz. Kuan Yin, enerjilerin doğallıkla yeniden dengelenmesine izin verebileceğiniz o güvenli ve kutsal alanın yaratılmasına yardımcı olur.</p>
<p>Bazılarınız, bu Şambra Hizmet Merkezi nasıl görünmeli diye merak ediyorsunuz, ama işte ilginç olan da bu. Son kez burada olduğunuzdan beri görünümü ya da hissedilme biçimi değişmiş olabilir. Bugün de burada bulunduğunuz sürece her an gelişebilir ve değişebilir. Biz, özellikle de Kuan Yin, hepinize bu alanı, bu yeri tanımlamaya çalışmaktan vazgeçmenizi öneriyoruz. Bırakın burası bir yenilenme/canlanma alanı, bir dinlenme alanı, bir alma/kabul etme alanı olsun.</p>
<p>Derin bir nefes alın, Şambra.</p>
<p>Kuan Yin enerjisi burada. Ona, bugün sizin için gelen çok, birçok görevli – meleksel varlık eşlik ediyor. Bu, güzel bir kaplıca gününe benziyor. Hatta şöyle bir benzetme de kullanabilirsiniz; masaj yaptırma zamanı, spiritüel bir masaj yaptırma zamanı.</p>
<p>Bazılarınız, su tedavisinin enerjisini seçebilir. Suyun çok ilginç bir dinamiği vardır. Dünya üzerindeki en bol maddedir ve Dünya için hayatidir. Ama Dünya’nın yalnızca bu gezegene özgü toprağından ve zemininden farkı, suyun başka alemlerde de çok yaygın ve çok kullanılıyor olmasıdır. Başka alemlerde, Dünya’da suyla ilişkilendirdiğiniz o sıvı ve ıslaklık hissine sahip değildir. Başka alemlerde ille de yağmur yağmaz, ama fiziksel olmayan alemlerde bile, doğrudan Dünya’daki suyla bağlantılı olan çok benzer bir enerjisel unsur vardır.</p>
<p>Eğer Dünya üzerindeki suyun fiziksel unsurunu oluşturan hidrojen ve oksijen moleküllerini bir kenara koyup da özsel enerjiye ya da özüne bakacak olursanız, su dediğiniz bu şeyin Dünya’daki özü, başka alemlerde de aynıdır. Meleklerin bu suyu içmeleri gerekmiyor ama, bu tür bir unsur tazelenmek, canlanmak için, yenilenmek için kullanılıyor. Ve birçoğunuz bu yüzden geceleri su, yağmur ya da ırmak rüyaları görüyorsunuz, çünkü su meleksel alemlerde kullanılıyor.</p>
<p>Su, Şambra Hizmet Merkezinin temel parçasıdır. Dünya’da olma ve suda olma – su içme, suyun sizi kuşatması ve bedensel kitlenizin büyük bir bölümünü oluşturması – deneyimine sahip olduğunuzdan, bugün bu enerjiyi Şambra Hizmet Merkezinde kullanabilirsiniz. Kendinize suda yıkanma izni verin. Bırakın su üzerinize bir sağanak gibi yağsın. Bırakın su sizi kuşatsın ve içinize girsin. Bakın, bundan aynı anda hem Dünya’daki fiziksel bedeniniz hem de enerjisel bedeniniz – meleksel bedeniniz – yararlanacaktır.</p>
<p>Böylece biz bugünkü konuşmamızı sürdürürken, görevli ya da eşlikçi meleklerin de sizinle çalışmasına izin verin. Şimdi, onların sizi düzeltmeyeceğini biliyorsunuz. Enerji ağlarınızı öyle üstünkörü tamir etmeye kalkmayacaklar. Beyin dalgalarınızı yeniden ayarlamaya başlamayacaklar, herhangi bir şeyle oynamayacaklar. Onlar, belki yumuşak bir spiritüel masaja yardımcı olmak için buradalar.</p>
<p>Bakın, Dünya’daki fiziksel bedeninize doğrudan paralel olan ve bazılarının Işık Bedeni ya da Enerji Bedeni dediği şeye sahipsiniz. Bir tür bir enerji zihnine sahipsiniz ama, o beyniniz gibi değildir. Ama meleksel alemlerde bile insan zihni ile …. mantıklı düşünme diyeceğimiz meleksel akıl yürütme arasında bir ilinti vardır.</p>
<p>Böylece bugünkü konuşmamıza girerken, derin bir nefes alın… gevşeyin… aah, bedeniniz için, zihniniz için, ruhunuz ve gnost’ınız için, bilincinize, size yetişmek zamanıdır.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hissetmek</p>
<p>Son Şaudumuzda hislerle ilgili konuştuk ve ben bundan bir dakika kadar daha söz etmek istiyorum. Hisler, farkındalıklardır ve duyarlılıklardır. Belki de bu yıl deneyimleyeceğiniz en büyük şeylerden biridir – hisler. Bu, hissetme konusunda kendinize fazlasıyla izin vermek zamanıdır. Ve bu yalnızca iyi hisler anlamına da gelmiyor. Sadece rahat olmak ya da sadece sevinç gibi şeyler hissetmek anlamına gelmiyor. Bu, tüm hisleri kapsıyor. Siz kendinizi yeni bilinç düzeylerine açtıkça, farkındalık, his yolları da doğal olarak açılır.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>Bu farkındalıkların ya da duyarlılıkların bazısı çok, sizin yüksek bilinç düzeyi diyeceğiniz düzeyde meydana gelir. Çok incelmiş, saflaşmış haldedir. Çok, çok berraktırlar. Onlara kristalin bile diyebilirsiniz. Ve meydan okumalardan biri de, bunları Dünya’daki günlük insan yaşamınıza nasıl getireceğinizdi. Sanki bu denli saf enerjilerin, varolduğunuz bilinç düzeylerine – özellikle de insan düzeyine – geçmesini ya da damla damla akmasını engelleyen doğal bir engel ya da belki bir direnç, bir zorluk var gibi.</p>
<p>Sanki zaman zaman, başka düzeylerde edindiğiniz bu güzel sezgilerin ya da içgörülerin bazısı buraya gelmeye ilişkin doğal bir isteksizliğe sahipler. Ve sizin bir yanınız da, burada, Dünya’da varolan ruhunuz, çılgınca bu enerjilerle buluşmak, onların buraya gelmesini istiyor. Onları buraya gelmekten alıkoyan engel nedir?</p>
<p>Kısmen, genel insan bilincinin ağırlığı bir tür duvar yaratıyor, bir tür engel, ve o saf sezgiler ve bilinç buraya gelmede çok, çok zorlanıyor.</p>
<p>Ama bu engelin bir kısmı da sizsiniz, bu kadar güzel bir şeyin, böylesine kaba ve zaman zaman da çok zor olabilen bir dünyaya gelmesine izin vermek konusunda isteksizsiniz. Sanki bir gülü çöplüğe atıyormuşsunuz gibi. Böylesine narin ve güzel kokulu bir şeyi, atıkların, yararsız şeylerin enerjisine katmak, pek de iyi hissettirmezdi. Ancak, sevgili dostlar, çöpün atıldığı yere gülü getirmede bir bilgelik yok mu? Böylesine güzel, böylesine güzel kokulu bir unsuru, aslında bu tür bir enerjiyi gereksinen ve isteyen bir yere getirmede bir bilgelik yok mu? Yeni bilincinizin o enerjisini şimdi bu gerçekliğinize kabul etmek, sizin için uygun değil midir?</p>
<p>Yeni bilinç, esin, o berraklık ve kristalin enerji, bu Dünya gerçekliğinde yok olmayacaktır. Olmayacaktır. Sararıp solmayacaktır, o burada gelişip büyüyecektir, çünkü burada, bu Dünya gezegeninde, eski bilinç onun için ağlıyor, onu istiyor. Sizler, Dünya’da olan o insan veçheleri, onun için ağlıyorsunuz. Onu istiyorsunuz. O nedenle, belki de onun buraya gelmesine izin vermek zamanıdır.</p>
<p>Size Ait Olan Nedir, Ne Değildir?</p>
<p>Bu, hisler yılı – açık, ham, cesur ve aşırı hislerin yılı. Bu, sizin peşinde olduğunuz şeydi. Ona doğru genişlediğiniz şeydi – yani, çok, çok farklı katmanları ve düzlemleri hissetme yeteneği. Başka insanların sevinçlerini ve kederlerini hissetmek. Burada bulunanların kaçı danışman ve öğretmen? Siz, kendini açıp da danışanınızın enerjisini hissetmek nasıldır, bilirsiniz. Ama siz kendinizi korumak nasıldır, onu da bilirsiniz, korunduğunuzdan emin olmak, filtre ettiğinizden emin olmak, onların hislerini üstlenmediğinizden emin olmak, çünkü onların hisleri bazen karışıktır, rahatsız, çılgın, öldürücüdür – tüm bu diğer şeyler – büyük ölçüde dengesizdir. Onlar bu nedenle size geliyorlar!</p>
<p>Geçen gün bir konuşmayı duyduğumda güldüm; psikolog, tüm bu deli insanlar neden sürekli ona geliyor diye yakınıyordu. Eh, sen bunun için oradasın. (Tobias güler) Böylece, sevgili Şambra, hisler. Ah, evet.</p>
<p>Danışman ve öğretmen olanlarınız, sizler kalkanlar oluşturdunuz, filtrelediniz ve kendinizi korudunuz. Onları şimdi indirin. Onları indirin. Kendinizi tümüyle özgür bırakın – tüm Şambra, ister öğretmen ister danışman olun, her ne yapıyorsanız – Şambra Hizmet Merkezinde hepimiz biraradayken, derin bir nefes alın. Hisleri fazlasıyla, aşırı derecede hissetmek için kendinize izin verin. İnsanlığın rezaletlerini ve cehennemini hissedin, ama insanlığın sevincini de hissedin.</p>
<p>Hemen yakın çevrenizde sizi kuşatan boyutlarda neler olup bittiğini hissedin – dünyaya bağlı varlıkları, hayalet ve hortlakları, bırakmayı becerememiş olanları hissedin. Onlar sürekli çevrenizde dolanıp duruyorlar, çünkü siz farklı bir bilinç türü yayıyorsunuz. Onları hissediyorsunuz, ama zihniniz ve bedeniniz bunu nasıl karşılayacağını bilemiyor. O yüzden de korku hissediyorsunuz, kendinizi kaybolmuş hissediyorsunuz, zaman zaman soğuk hissediyorsunuz. Bunu hissetmenize izin verin. Kalkan oluşturmayın. Direnmeyin.</p>
<p>Biz bu basit prensip hakkında daha önce de konuştuk – yalnızca seçtiğiniz şeysinizdir. Yalnızca seçtiğiniz şeysiniz ve işte bu noktada doğal dengenize sahipsinizdir. O güzel alanda herşeyi hissedebilirsiniz. Ha evet, tiksinti hissedebilirsiniz, korku hissedebilirsiniz, neşe ya da canlılık hissedebilirsiniz, mutluluk – tüm bu şeyleri &#8211; hissedebilirsiniz – ve onları sahiplenmek zorunda değilsiniz.</p>
<p>Bakın, siz açılıyorsunuz. Siz kendinize açılıyorsunuz, kendi veçhelerinize, başka insanlara. Farkında ve gözleyen olabilirsiniz ve bunlar sizi dengeden çıkartmak zorunda değildir. O enerjileri bedeninize alıp da başkaları adına işlemden geçirmeniz gerekmiyor. Bu sorunlarla zihninizde başkaları adına boğuşmanız gerekmiyor. Ha, ve ben “başkaları” dediğim zaman, bu başkaları, geçmişten gelen veçheleriniz de olabilir. Yalnızca geçmiş yaşamlar değil de, kendinizin geçmiş parçaları da olabilir.</p>
<p>Şu an hayatın güzelliği, içine almadan, işlemden geçirmek ya da düzeltmek zorunda kalmadan, tümüyle hissetme ve deneyimleme becerisinde yatıyor. Ha evet, Kuan Yin’i duyuyorsunuz &#8211; “Onları (insanları) düzeltmeyin. Onları sevin, değer verin, bağrınıza basın, ama düzeltmeyin.” Bunu yapamazsınız. Yalnızca onlar bu sorumluluğu kabul edebilir. Sansürlemeden ve filtrelerden geçirmeden hissetmek yetisi, biraz korkutucu, biraz bunaltıcı olabilir, özellikle de bedeniniz, zihniniz, ruhunuz ve gnost’ınız bilince daha tam yetişemediyse. Bunaltıcı bir his gibi görünen bu şeyle ne yapacaklarını anlamıyorlar. O yüzden de ya bunalıyorlar, ya kendilerini kapatıyorlar, ya da bazen her ikisini birden yapıyorlar. Sevgili dostlar, bu sizinle ilgili değil, tabi siz öyle olmasını istemedikçe.</p>
<p>Bazen, burada, Şambra Hizmet Merkezinde otururken size bakıyorum ve gülüyorum. Ben kim olduğunuzu biliyorum. Nereden geldiğinizi biliyorum. Şan ve şerefinizi, ve zerafetinizi biliyorum. Dünya’ya gittiğinizde ne kadar da çabuk unutuyorsunuz. Şu anda size bakıyorum – yeni bilincin öncüleri – bilinci yalayıp yutuyorsunuz, ona açılıyorsunuz, ama sonra bazen de bunun sizi nasıl dengeden çıkardığını görüyorum. O nedenle, burada, Şambra Hizmet Merkezindeki zamanı, yenilenmek için içinizdeki doğal işleme izin vermeye, şu anda bizimle birlikte burada olan meleksel varlıkların sizinle ilgilenmesine izin vermeye harcayalım.</p>
<p>Evet, duyumsamaya başladığınız gibi, başka bir müzik de çalıyor, sadece fiziksel kulağınızla duyduğunuz değil de, başka düzeylerden gelen. Biz çok yakında, oturumlarımızın birinde, müzik hakkında ve onun içindeki muazzam, muazzam yenilenme yetileri hakkında konuşacağız. Ama şimdilik yalnızca gevşeyin, suyun enerjisini hissedin, bedeninizin, zihninizin, ruhunuzun ve gnost’ınızın sürekli genişleyen bilincinize yetişmesine izin verin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hisler Hakkında Dahası</p>
<p>Bir dakika için hislere geri dönelim. Bazen (son zamanlarda), özellikle de şu son 12 gündür olduğu gibi, yeni his dalgaları geldiğinde, bunaltıcı olabiliyor. Gerçekten bir dolu zihinsel korku ve kaygıya neden olabiliyor. Tekrarlıyorum, onların yalnızca his olduğunu anımsayın. Yalnızca farkındalıktır. Başka insanlardan geliyordur. Şu an Dünya üzerindeki o masa tenisi türündeki gerçeklikten geliyordur. Dengesizliklerden geliyordur – ekonomik dengesizlikler, güç dengesizlikleri, ilişkilerdeki dengesizlikler, hele Dünya’daki eril/dişil enerjisinin dengesizliği kesin, ki bu dengesizlik yeniden dengeye gelmeyi seçiyor.</p>
<p>Ama bazen nasıldır bilirsiniz. Kendinizle bile yeniden dengeye geldiğinizde, zor ve meydan okuyucu olan bazı uyumlama noktaları vardır. Ama bunların hepsi, şimdilerde Dünya üzerinde olup da artık bir çözüme ulaşmak isteyen, ama bazen de bundan korkan enerjilerle ilgilidir. Enerjiler bir çözüme ve dengeye gelmek peşinde olduğu zaman, bazen bu enerjilerin bireysel unsurları – onlar kendi kimliklerini kaybetmekten korkarlar. Onlar, bir çözüme ulaşmanın, bir tür enerjisel bir ölüme neden olacağından korkarlar, bu yüzden de bir yandan eskiye tutunmaya çalışırlar, bir yandan da yeniden dengelenip yeni’de bir çözüme ulaşmaya çalışırlar.</p>
<p>Bunların bazısı sizin içinizde meydana geliyor, ama hissettiklerinizin büyük bir bölümü de çevrenizdeki şeylerden geliyor. Siz, Dünya’yı terk etmekte olan Gaia’nın enerjisini hissediyorsunuz. Uzun bir süredir burada olan o melek varlık, yumuşak bir biçimde yavaş yavaş buradan ayrılıyor, ve bu üzüntüye neden oluyor. Bir belirsizliğe neden oluyor. İnsanlar bu büyük gezegenin sorumluluğunu almaya hazır mı? Havayla ve suyla ve toprakla, hayvanlarla ve ormanlarla ilgilenmeye hazırlar mı? Şöyle bir duyum var, “Eğer Gaia gidiyorsa, belki ben de gitmeliyim; belki o, benim bilmediğim bir şeyi biliyordur.” Yani neredeyse, Toprak Ana çocuğunu terk ediyormuş gibi bir his var. Siz bunu hissediyorsunuz, ve başka insanların bunu hissettiğini de hissediyorsunuz. Şimdi bu sizce ne kadar bunaltıcıdır?</p>
<p>Kristal çocukların şimdi geldiğini hissediyorsunuz. Onlar Dünya’ya gelmeye başladılar – birkaçı Kuantum Sıçramasından önce, ama şimdilerde daha fazla sayıda geliyorlar. İlk kez gelenler. Enerjilerini indirgeyen, Dünya’ya gelmek üzere merdivenlerden aşağıya inen, muhteşem, bilge melekler, ve siz onların heyecanını, onların masumiyetini hissediyorsunuz. Siz onların korkularını, kaygılarını hissediyorsunuz. Siz… biliyorum, özellikle de geçen hafta bazılarınız, küçük gözlerini ilk kez bir insan olarak açıp da “Aman Tanrım, ben ne yaptım” diyen (Tobias güler) (bu kristal çocukların) duyumsadığı – sizin deyiminizle – şoku ve şaşkınlığı hissetti.</p>
<p>Ah, bu bir şoktur, evet! Bazılarınız hâlâ buraya gelmenin yaralarına sahipsiniz. Bazılarınız o bunaltıcı… şu son oniki günde buraya gelen büyük bir grup var, büyük bir grup geldi Dünya’ya. Doğum belgelerinin bazısına bir göz atın. Büyük bir grup geldi – birkaçı… sadece birkaçı Avrupa topraklarına, bazısı da Ah Tarrah, Avustralya topraklarına doğdu. Bazılarınız, onların şok duygusunu, onların ilk kez duyumsadığı kuşkuyu hissetti. Bakın, siz hislere açılıyorsunuz. Istediğiniz bu değil miydi? Sadece onun size ait olmadığını hatırlayın. Onu deneyimleyin. Hissedin. Kucaklayın. Ama hatırlayın, ve onu sahiplenmeyin – yalnızca istiyorsanız sahiplenin.</p>
<p>Siz şu anda bu muazzam hislerden geçiyor, bazen de bunlarla başa çıkmada zorlandığınızı görüyorsunuz. Peki ne yapacaksınız? Derin bir nefes alır, istediğiniz an buraya, bu Şambra Hizmet Merkezine gelirsiniz. Burası size hep açıktır.</p>
<p>Kendinize güvenin, o zaman hızla neyin size ait olduğunu ve neyin olmadığını ayırt etmeye başlarsınız. Hislerinizin ne olduğunu, bilincinizin ne olduğunu ayırt edersiniz. Bazen, bazılarınız, bu çok rahatsız edici düşünceleri topluyorsunuz. Düşünceler etrafta süzülür, insanlardan yayılır, ama bazen sizin boyutunuzla kesişen ve fiziksel olmayan varlıklardan da gelir. Bu düşünceler neredeyse uçuşan küçük enerji tutamları gibidir. Ve siz onları topluyorsunuz – dengesiz düşünceleri, rahatsız, şaşkın ve kayıp düşünceleri – ve bunlar anında içinize giriveriyorlar. Ah, siz onları hissediyorsunuz, onları deneyimliyorsunuz. Ve onlar bazen şeytan gibi ve hayalet gibidirler.</p>
<p>Ama sonra onları yanlış anlıyorsunuz. Size ait olduklarını sanıyorsunuz. Ve sonra da onları işlemden geçirmeye ya da onlarla mücadele etmeye çalışıyorsunuz. Yapmayın Şambra, onları yalnızca hissedin. Yalnızca hissedin. Bazen şaşıyorsunuz, “Bu neden benim içimde? Hangi yanım bunu yapıyor olabilir ki?” O, siz değildir. Gerçekten değildir. Bilge insan, sadece Şimdi ânında seçtiği şeyin kendisi olduğunu anlayan insandır.</p>
<p>Bazılarınız, beş yaşında ya da onsekiz yaşındayken hayatınızda olan bir olay yüzünden ya da bu rahatsızlığa neden olan her neyse onun yüzünden (böyle hissettiğiniz) düşüncesine yakalanıyorsunuz. Ve o zaman da, bu ben olmalıyım, sonucuna varıyorsunuz. Ama aslında değildir. O yalnızca bir veçhedir. O yalnızca bir deneyimin minicik, küçücük bir bölümüdür, ama siz değildir. Siz, şimdi şu anda burada olan o melek insansınız.</p>
<p>Konuşmamızın bu bölümünü özetliyor ve diyoruz ki, kendinizi aşırı hislere, farkındalığa, duyarlılığa açın. Onu nefesinizle içinize çekin. Onu kendinizde tümüyle hissedin, ve sonra da bırakın gitsin. Bırakın gitsin. Ha evet, bazen enerji takılı kalır ve siz bir süreliğine o duyumsamayı hissetmeye devam edersiniz, ama onu sahiplenmediğinizi kendinize anımsatın. O, siz değildir. Siz onu sadece duyumsuyorsunuzdur. Biz bundan bu yıl daha söz edeceğiz. Biz, hislerin bu muzaffer keşfi hakkında daha konuşacağız. Bu yılın sonunda bundan söz edeceğiz ve hissetmenin ve yaşamanın nasıl bir şey olduğunu kutlayacağız.</p>
<p>Yeni Enerji</p>
<p>Böylece Şambra, bugün Şambra Hizmet Merkezinde devam ederken ve herşeyin genişleyen bilincinize yetişmesine izin verirken, Yeni Enerjiden söz edelim – Yeni Enerjinin nasıl çalıştığından. Yeni Enerji, daha önce de konuştuğumuz gibi, Eski Enerji gibi titreşimsel değildir. O, aynı anda tüm yönlere ve boyutlara genişler. Yeni Enerjiyi, Eski Enerjiyle karşılaştırmak neredeyse imkansızdır. Hemen hemen her açıdan tümüyle farklıdırlar.</p>
<p>Yeni Enerji, Eski Enerji gerçekliğiyle birleştirilebilir. Onlar bağımsız ya da ayrı olmak zorunda değildir. Ama Eski Enerji, Yeni Enerjiden kuşkulanır, güvenmez. Eski Enerji onu dışarda tutmaya çalışacaktır, ya da en iyi durumda, onun gerçekten neden yapıldığını belirlemek için test etmeye çalışacaktır. Eski Enerji bilinci, sizin içinizde olan bile, sanki bu zorla girmeye çalışan yabancıyı anlamaz. Bu sanki, Dünya’yı kolaçan etmek, hissetmek ve duyumsamak için inen küçük uzay gemileri gibidir, ve bildiğiniz gibi, Dünya’ya ne zaman bir uzay gemisi inse, bir dolu korkuya, paniğe neden olur. Yeni Enerji de böyledir. O sizin gerçekliğinize geliyor. Uçan küçük diskler halinde değil de, enerji baloncukları türünde. Bu baloncuklar şu anda tüm çevrenizi kuşatıyor. Biz onları tam anlamıyla görebiliyoruz. Siz çoğu kez bu baloncukların orada olduğunun farkında değilsiniz ama, onları hissediyorsunuz. Farklı ve garip bir şey hissediyorsunuz. Ne olduğundan emin olamıyorsunuz. Bu, yeni bilinçtir. Yeni Enerjidir.</p>
<p>Yeni Enerji çalışırken… şimdi bizim yine insana ait kelimelerle kısıtlandığımızı anlamalısınız. Yeni Enerji aslında “çalışmaz”, o yalnızca olur. Ama Yeni Enerji şu anda çalışmak üzere yaşamınıza giriyor. Biz Eski Enerjiyle Yeni’si arasındaki farkların bazısından söz edeceğiz.</p>
<p>Şimdi burada, Şambra Hizmet Merkezinde oturuyorken, derin bir nefes alalım, ve eğer seçiminiz bu yöndeyse, Yeni Enerjiyi şimdi hissetmek ve deneyimlemek ve kullanmak (yararlanmak) için kendinize izin verin. Zihin ne yapacağını pek bilmiyor çünkü o çok farklıdır.</p>
<p>Eski Enerjide, insan yanıt ister. İnsan bilinci yanıt ister. Yeni Enerji, yanıt değildir. Yanıtlar yoktur, çünkü Yeni Enerji potansiyellerdir. Ve bir potansiyel, kendini tekil bir yanıt olarak, tekil bir gerçek olarak tanımlamak zorunda değildir, çünkü o çok, birçok katman ve potansiyeldir. Böylece, eski insan bir soruna bazen çılgın gibi ya da sinir içinde yanıt ararken, Yeni Enerji bazen görünmeden ve bilinmeden, potansiyeller olarak gelir size. “Yanıt” kelimesini sözcük dağarcığınızdan çıkartabilirsiniz – tabi bunu seçerseniz – ve potansiyeller bilincinin gelmeye başlamasına izin verebilirsiniz.</p>
<p>İnsan bilinci tanım ister. Özellikle de zihin, şeyleri tanımlamak ister. Anlamak ve analiz etmek ister. Yeni Enerjide tanım yoktur. O özgürdür. Açıktır. O tanımsızdır. Tanım, Eski Enerjideki doğası gereği bir sınırlama, kısıtlama biçimidir, oysa Yeni Enerji hiç bir tanıma sahip değildir. O özgürlüktür.</p>
<p>İnsan ruhu ya da insan aklı şu anda tanımsız olan şeylerle pek iyi başa çıkamıyor. Böylece bugün kaplıcamızdaki meydan okumalardan biri de şudur, tanım yapmayacak kadar özgür olabilir misiniz? Hisleri ve düşünceleri ve enerjiyi o küçük şirin bölmelere yerleştirmek zorunda kalmayacak kadar özgür olabilir misiniz? Bu denli özgür olabilir misiniz? Böyle bir tanıma ihtiyaç duymayacak kadar kendinizle olabilir, içinize dönebilir misiniz?</p>
<p>Eski Enerji bilinci, insan, iki ile ikinin – rakkamla 2 ve 2 – 4 etmesini ister, ve onun her seferinde 4 etmesini ister. Hesap makinenizin tuşlarına basıyor ya da aklınızda topluyorsunuz, ve 2 ile 2nin hep 4 etmesini istiyorsunuz. Şimdi içinde bulunduğunuz Yeni Enerjide, 2 ile 2, 4’e eşit değildir, en azından sadece 4’e eşit değildir. Bu enerji unsurlarını birleştirdiğiniz zaman, toplamı, farklı sayılardan oluşan geniş bir yelpaze sunabilir, hatta bu sayıların arasında, matematikçilerinizin daha keşfetmediği “ters” sayılar ve hatta “yan” sayılar da olabilir. Şu anki bilinciniz için bilinmez olan “ara” sayılar da olabilir.</p>
<p>Zihin, onun her seferinde eşit ve sabit olmasını istiyor, ama Yeni Enerjide bu böyle değildir. Aslında, Yeni Enerjide, herhangi iki parçanın toplamı hep bir’e geri gelir. Onlarca ve binlerce unsuru ya da sayıyı ya da her neyi seçiyorsanız – enerji parçacıklarını – toplayabilirsiniz, ve onlar yeni bir toplama ulaşmak yerine, Yeni Enerjide, hep 1 edecektir.</p>
<p>Şimdi, burada uzun uzadıya Yeni Enerji fiziğine girebilirdik ama, zihninizi ve bedeninizi bundan kurtaralım. Ama Yeni Enerjide, şeylerin eskiden olduğu gibi çalışmayacağını anlayın. Bazıları var ki, tutunmak isteyecektir ve bilmek isteyecektir – topraklanmak için, dengelenmek için, 2 ile 2nin 4 ettiğini bilmek zorundadır &#8211; ama bunu salıverin. O artık çok şey haline geldi.</p>
<p>İnsanoğlu, bir doğrunun ve bir yanlışın olduğunu bilmek istiyor. Hayattaki neredeyse herşeye bir değer yargısı oturtmak istiyor. Yeni bilinçte, Yeni Enerjide, doğru ve yanlış yoktur. O artık bu terimlerle tanımlanamaz. Onu ifade etmenin belki en güzel yolu, onun olduğunu, “sadece olduğunu” söylemek ve bir değer yüklememektir. O belki yalnızca deneyimdir, enerjidir, bilinçtir. İnsan zihni umutsuzca, yolunda kalabilmek amacıyla, doğru ve yanlışı içeren bu ahlak parametreleri içinde kalmaya çabalar. Ama Yeni Enerjide, bir yola gerek yoktur. Kendinize bu tür kısıtlamalar koymanıza gerek yoktur. Bunlar gerçekten de yargıdır. Bunlar gerçekten de bir tür zindandır.</p>
<p>Bu noktada derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Yenilenmeye Devam</p>
<p>Suyun özünü hissedin, gerek fiziksel gerekse enerjisel suyun; sakinleşmenize ve yumuşamanıza, yenilenip canlanmanıza yardımcı olduğunu ve sizi doğal olarak dengenize geri getirdiğini hissedin. Bedeninizin, zihninizin, ruh ve gnost’ınızın o çok dinamik bilincinize yetişmelerine izin verin.</p>
<p>Evet, görevli meleklerden herhangi birini çağırabilir, onları buraya getirebilir, belki de ayağınıza masaj yaptırabilirsiniz. Aranızdan yeterince kişi ayaklarına masaj yaptırmıyor.<br />
Biraz o omuzlarınızda çalışın, alnınızın etrafında ve biraz da şakaklarda. Nefes almayı sürdürün, enerjilerin bilincinize yetişmesi için izin vermeyi sürdürün.</p>
<p>Siz son zamanlarda bazı çok, çok büyük hislerden ve açılımlardan geçtiniz, ve bugünkü seansın amacı yalnızca yenilenmektir. Baskı yok, enerjileri zorlamak yok, bugün büyük meydan okumalar yok.</p>
<p>Derin bir nefes alın.</p>
<p>(uzun bir duraklama)</p>
<p>Eski insan bilincinde bir çözüm arzusu vardır. İnsanlar şeyleri çözmek istiyor ve bu, tüm şu yanıt konusuna bağlanıyor. Ama onlar sorunlara çözüm getirilmesini istiyorlar ve aslında Yeni Enerji çözümlerle ilgili değildir, süregelen bir evrimle, genişlemeyle ilgilidir. Bir son yoktur. Bazen merak ediyorsunuz, “Yanıt nedir? Çözüm nedir?” Bu, süren evrimle ve açılımla ilgilidir.</p>
<p>Öyle zamanlar vardır ki, şimdi olduğu gibi, dinlenmemiz ve enerjileri yeniden uyumlamamız önem kazanır. Ama sonra herşey açılmayı ve ortaya çıkmayı ve genişlemeyi sürdürür. Kendinizle ilgili daha ayırt edici hale geldikçe, bu da kolaylaşır. Aslında enerjileri genişletmeyi sürdürmek, oldukça oyuncul bir hal alır. Ama biz şeyleri yeniden biraraya getirmek amacıyla, kendimize böyle zaman ayırmak zorundayız.</p>
<p>Almak</p>
<p>Eski insan bilinci… eski insan bilincinde, insanların hak etmeleri, kazanmaları gerektiğine inandıkları bir dinamik var. Kazanmak. Çabalamaları gerekiyor, bir tür – sizin deyiminizle – acıdan geçmeleri gerekiyor, bu ister fiziksel ister zihinsel olsun. Ama gelişmek ya da büyümek ya da başarmak için belli miktarlarda enerji harcamaları gerekiyor ve bu bağlamda bir çaba da gerekiyor. Eğer bir zorluk yoksa, o zaman (elde edilen) enerjinin ya da sonuçların da değeri kalmıyor. O eski insan bilincinde, insanlar kendilerini aslında oldukça basit şeyler için büyük zorluklara soktular.</p>
<p>Yeni bilinçte, Yeni Enerjide, bu, kabul edip almakla ilgilidir. Almak. Bir neden/sonuç ya da etki/tepki yoktur, kabul edilip alınan enerjiyle bağlantılı bir enerji girdisi söz konusu değildir. Yeni Enerjide almak, gerçekten tek-yönlü bir sokak olabilir. Çift yönlü olması gerekmiyor. Başka bir deyişle, Yeni Enerji, yeni ruh, siz hiçbir şey yapmadan, siz özveride bulunmadan, siz saatlerce dua etmeden ya da meditasyon ya da buna benzer bir şey yapmadan size gelecektir.</p>
<p>Şimdi, bu çok basit ama yine de biraz garip bir dinamiktir. Size hep bir enerji alışverişi olduğu öğretildi, ve Dünya’nın fiziği ve inanışları da, hep bir enerji alışverişi olduğu yönünde biçimlendirildi. Bir şey alabilmek için, bir şey vermek zorundasınız, ya da önce aldıysanız, sonradan (karşılığını) vermek zorundasınız. Bu dinamik, Yeni Enerjide geçerli değildir. Almak açıktır, koşulsuzdur, elde edilebilir haldedir ve karşılığında sizden hiçbir şey istenmemektedir.</p>
<p>Almak, farklı kaynakların geniş yelpazesinden gelir. Öncelikle sizden gelir, bütün olan Benliğinizden, yalnızca insan olandan değil, ama tümünüzden. İzin verdiğiniz zaman, tümünüz (tüm parçalarınız) size hizmet etmeyi seçer. Almak, evcil hayvanlarınızdan gelir, bazen başka insanlardan, tüm çevrenizi kuşatan ve size karşılık gelen meleksel varlıklardan gelir. Almak, yelpazesi geniş yerlerden ve boyutlardan gelir. Bu yalnızca sizin için gelen, bilincinizi desteklemek için gelen enerjidir – ham enerji. Hatırlayın, bilinç enerji değildir. Enerji, bilincin, en büyük arzularını tezahür ettirebilmesine yardım etmek için oradadır.</p>
<p>Siz, uzun zaman önce oluşturulan bir inanç sistemi yüzünden, yani alabilmek için buna değer olmanız gerektiği, ıstırap çekmeniz gerektiği, hak etmeniz gerektiği inancı yüzünden, eski insan bilincindeki enerji akışını engellediniz. Ama Yeni Enerjide almak, nefes almak kadar basit, izin vermek kadar basittir, ve karşılık olarak da herhangi bir şey vermeniz gerekmez. Ve bu da biraz garip bir paradigma gibi görünür. Eski insan benliği der ki, “Ama karşılığında bir şey vermem gerekir.” Hayır. İster inanın ister inanmayın ama, hayır. Hatta bilgeliğinizi, bolluğunuzu bile paylaşmak zorunda değilsiniz. Seçiminiz buysa bunu yapabilirsiniz, ama bunu yapmak Yeni Enerjide talep edilen bir şey değildir.</p>
<p>Şu anda sizinle birlikte olmak isteyen, yaşamınızda olmak isteyen, sizi desteklemek isteyen, sizi yüreklendirmek isteyen – sizden gelen, dışardan gelen, ruhtan, doğa devalarından, sudan, Kuan Yin’den, her yerden gelen boyutlar-arası muazzam yüksek bilinç enerjileri var. Ve bugün, sevgili Şambra, biz burada, Şambra Hizmet Merkezinde otururken, size şunu soracağım, kendinize gerçekten almak iznini verebilir misiniz? Saf enerjiyi, koşulsuz enerjiyi, gündemi, beklentisi olmayan enerjiyi, sadece saf ve doğal halinde olup da gerçekliğinize gelmeyi bekleyen enerjiyi. Bunu alabilir misiniz?</p>
<p>Ben şimdi Aandrah’da bedenlenen Kuan Yin enerjisinden bir an için gelip de, bunu şimdi nefesiyle gerçekliğine, yaşamına, kendine çekmeyi seçenlerle çalışmasını rica edeceğim. Koşulsuzca almak, fltrelemeden almak, yaşamın armağanlarını almak. Aandrah…</p>
<p>AANDRAH: Böylece bu anda sizi davet ediyorum. Bir Sevgililer Günü armağanı alır mısınız, bu nefesin enfes armağanını? Bu nefes… çünkü bu nefesin enerjisinde öylesine derin bir sevgi var ki, çoğunuz bunu unuttunuz, ama o buradadır. Onu derin derin özünüze soluyun.</p>
<p>O (Tobias), bundan bir baloncuk olarak söz etti. Peki bu bir şampanya baloncuğu olsa, sizinle dans etmek ve oynamak ve parıldamak isteyen bir baloncuk. Onu alır mıydınız, alır mısınız? Nefesinizle içinize çeker misiniz?</p>
<p>Nefes alın. Bu tatlı dostların size sunduğu harika müzik gibi, o da size dokunmak için geliyor.</p>
<p>Nefes alın. Onların müziğini nefesinizle içinize çekin, Tobias’ın sözlerini nefesinizle içinize çekin, sizinle birlikte şimdi soluduğum bu titreşimi nefesinizle içinize çekin. Onu derin derin içinize çekin, çünkü o sizin derinliklerinize doğru dans ederken ve parıldarken ve akarken, ve oynamak isterken, ben de diyorum ki, Gel, oyna. Gel, ve benimle birlikte bu yeni biçimde yaşamaya cesaret et. Nefes alın şimdi. Nefesi alın ve kabul edin. Ben size meydan okuyorum, böylesine muazzam bir biçimde alabilir misiniz? Alacak mısınız? Sizi (almaya) davet ediyorum.</p>
<p>Şimdi benimle birlikte nefes alın. Sizi derinden sevmeme, nefesimi her bir lifinize üflememe izin verin. Benimle birlikte nefes alın şimdi.</p>
<p>Nefes alın ve kabul edip alın. Nefes alın ve kabul edip alın. Evet… evet.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>TOBIAS: Bu güzel melek kaplıcasında birlikte ne harika bir gün paylaşıyoruz, geri kalan yanlarınızın bilincinize yetişmesine izin veriyoruz.</p>
<p>Yeni Enerji Nasıl Çalışır</p>
<p>İnsan enerjisine karşı Yeni Enerji hakkında biraz daha konuşalım. İnsan bilinci, insan benliği kimliğini onaylamak istedi. İnsan bilinci kendini onaylamak istedi. Yeni Enerjide, insan benliğini onaylamanın bir anlamı yoktur. Hiç anlamı yoktur. Bu yalnızca, bu Şimdi ânında, kendi içinde, kendinin tümünü olmakla ilgilidir. İnsan benliğinin o onaya gereksinimi yoktur. Varolduğunu bilmeye ihtiyacı yoktur, çünkü o Yeni Enerjide yalnızca olur. Onaylanmaya, kimliğe, ne çok enerji harcandı, ve siz şimdi onun sadece bir tür yanılsama olduğunu keşfediyorsunuz.</p>
<p>Eski Enerji bilincinde, şeyleri çok zorlaştırma ve karmaşıklaştırma eğilimi vardı. Bu bir amaca hizmet etti, çünkü bilincinizin, ne kadar derinlere inebileceğini, ne kadar şaşkın hale gelebileceğini, ne kadar kaybolabileceğini görmesini sağladı. Yeni Enerjide, herşeye ilişkin parlak bir basitlik hakimdir. Yeni Enerjinin artık derinlikleri keşfetmesi gerekmiyor, çünkü o, herşeyin sonsuz derinliğe, ancak sonsuz da basitliğe sahip olduğunu biliyor. Kavramlarda bir çelişki var gibi görünüyor, ama Yeni Enerjide, Eski Enerjinin çoğu şeyi kavram olarak gerçekten de çelişir.</p>
<p>Yeni Enerji. Onu hissedin. Sadece hissedin. Onu tanımlamaya çalışmaktan vazgeçin, bu pek işe yaramaz. Sadece hissedin. O, sınırsız bir potansiyel kaynağıdır. O bir sınırsız ve özgür enerji kaynağıdır. Eski insan bilinci şeyleri yapılandırmak istedi. Yapılandırmak eğlencelidir – şeyleri birleştirmek, inşa etmek. Eski bilinç herşeyi yapılandırmak, herşeye bir değer koymak istedi, böylece herşeyin birbirine nasıl uyduğunu anlamak kolaylaşıyordu. Ama öyle bir noktaya gelindi ki, artık anlayamaz oldunuz, tüm parçaların nasıl çalıştığını anlayamaz oldunuz. Ama yine de, insanlar herşeyi yapılandırmayı, analiz etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Yeni Enerjinin yapısı yoktur. O enerjidir ama, bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle de, bilim adamları onu saptamada, tanımlamada çok zorlanacaklar. Ama işte döndük dolaştık ve yine herşeyi tanımlamaya geldik, çünkü (size göre) bir şeyi saptayamadığınız, tanımlayamadığınız zaman, doğru ya da gerçek olmadığı açıktır! Eh, en azından Eski Enerji düşünce tarzında.</p>
<p>Yeni Enerjinin yapısı yoktur, ama yine de kendini güncel biçimlere, güncel bilince uygulayabilir ve onu geliştirebilir. Ama Yeni Enerji güncel kavramlara ve hatta aslında fiziksel gerçekliğe ve fiziksel yapılanmalara da girdiğinde, Yeni Enerji aslında eski kavramı ya da eski yapılanmayı yıkıyormuş gibi görünecektir. Onu yok ediyormuş gibi görünecektir. Ama ona yeniden bir baktığınızda ya da onu yeniden hissettiğinizde, hiç de bunu yapmadığını anlayacaksınız. Onun bir yanılsama olduğunu anlayacaksınız.</p>
<p>O, Eski Enerji bilincini yeniden tanımlamıştır. Onun genişlemesine izin vermiş, eski yapısını ve sınırlılığını salmasına ve özgür ifadeye katılmasına izin vermiştir. O nedenle, kendi yaşamınızda şeylerin gözlerinizin önünde sözde parçalandığını görürseniz, aslında parçalanmıyorlardır. O kendini tanımlanmaz ve özgür bir biçimde yeniden tanımlıyordur. Tekrarlıyoruz, bunların hepsi çelişkili görünecektir, ama hiç değildir.</p>
<p>Bu, eski düşünme tarzlarından, kendiniz için sahip olduğunuz eski kalıplardan, eski rahat kalıplardan çıkmanız için size meydan okuyacaktır. Bu da başka bir konu – insan bilinci, Eski Enerji, rahat olmak istiyordu… rahat. Yeni Enerjinin rahat olmak gibi bir gereksinimi yoktur. O, genişlemek ve gelişmekle ilgilidir, deneyimlemek ve oynamakla ilgilidir, çünkü doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü, ıstırap ya da rahatlık yoktur. O yalnızca bilinçtir.</p>
<p>Derin bir nefes alın Şambra.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Gerçekten hissetmeye başlıyorsunuz. Gerçekten duyumsamaya başlıyorsunuz. Geçtiğimiz ay, Yeni Enerjiyi yaşamınızla bütünleştirmeye başladınız ve bu zaman zaman kargaşa içindeymiş gibi görünüyor, çünkü daha önce bildiğiniz modelleri, kalıpları izlemiyor. Biz asla size, çoğalmış bir Eski Enerji, daha güçlü bir Eski Enerji elde edeceğinizi söylemedik. Biz size onun Yeni olacağını söyledik, ve siz de başınızı sallayıp kabul ettiniz! (bazı gülüşmelere, Tobias güler) Böylece, bu önümüzdeki ay hepiniz için onun harika, harika bir örneğini göreceğiz. Bu zaten takviminize göre garip bir ay. Böylece…</p>
<p>Uygulama</p>
<p>Bir durumu ele alın, hayatınızda bir sorun olan ve başka bir insanı da içeren bir durumu hissedin, ve biz hepinizin böyle bir sorunu olduğunu biliyoruz. (Tobias güler) O kişiyi hissedin. Sadece hayal etmeyin, onu hissedin. Şimdi, bu insanla bazı zorluklar ya da meydan okumalar yaşadınız, ister bir eş olsun ya da özellikle eski bir eş (bir zamanlar eş olmuş biri), ister birlikte çalıştığınız biri ya da bir kardeş ya da zorlandığınız herhangi biri. Siz, kafalarını tokuşturan iki koyun gibi hesaplamaya, anlamaya çalışıyordunuz. Siz aranızdaki şeyleri Eski Enerji biçiminde halletmeye çalışıyordunuz. İki şeyi birbirine vurduğunuz zaman ne olur? Daha da büyürler, daha inatçı olurlar ve daha hassas olurlar.</p>
<p>Şimdi bir başkasıyla yaşadığınız bir durumu ele alın – lütfen yalnızca tek bir durumu, kendinizi bu ay bunaltmak istemezsiniz. Bir başka insanla yaşadığınız o durumu ele alın. Şimdi, bunun bizim için biraz tarihi bir şey olduğunu anlayın. Biz sizden (şimdiye kadar) verdiğimiz ödevlerde sadece kendiniz için bir şeyler yapmanızı istemiştik. Başka enerjileri işin içine sokmayın (demiştik), ama şimdi hazırız, siz şimdi hazırsınız. Bu durumun enerjisini hissedin. Rahatlatan bir his olmayabilir, ama onu hissetmenize izin verin. Onun zihninize ve duygularınıza ve bedeninize neler yaptığını hissedin.</p>
<p>Şimdi, Yeni Enerjinin bu duruma girmesine izin verin. Şimdi bazılarınızın boğazı düğümleniyor, çünkü şöyle oluyor – “Ama ben bu eski zor duruma Yeni Enerjinin girmesine izin verirsem, ne olur? Bana haksız bir avantaj mı sağlar? Gerçekten sorunu çözecek mi?” Belki de fazla uzun bir süre onunla oynadınız ve eğlendiniz. Öbür insan mı kazanacak? Sizin yerinize onlar mı bundan yararlanacak?</p>
<p>Eh, şimdi deneyimlemenize izin verin. Bu önümüzdeki ay o Yeni Enerjinin gelmesini sağlayın. O Yeni Enerjiyi içinize, o duruma getirin. Onu anlamaya, hesaplamaya çalışmayın. Onu manipüle etmeye çalışmayın. Bunun altını çizeceğiz. Enerjiyi manipüle etmeye kalkışmayın. Onu yalnızca içinize soluyun.</p>
<p>Ve sonra olan biteni kısa duvarın arkasından izleyin ve gözlemleyin. Bugünün sonunda eve gittiğinizde neler olduğunu izleyin. Önünüzdeki birkaç gün içinde özellikle de bu insanla neler olduğunu izleyin. Kısa duvarın arkasında durun ve Yeni Enerjinin şu anda geldiğini anlayın, çünkü siz onu çağırdınız. Ona izin verdiniz. Onun nasıl çalıştığını görün ve gözlemleyin.</p>
<p>Sonucun ne olması gerektiğine ilişkin beklentilerinizi salıverin. Karmaşaya ya da dramlara ya da korkuya kapılmanıza izin vermeyin. Yalnızca gözlemleyin. Yeni Enerjinin – sizin bilinçteki Yeni Enerjinizin – oyun alanına nasıl girdiğine ilişkin parlak ve muzaffer bir keşifte bulunacaksınız. Tekrarlıyoruz, sonucun ne olması gerektiğine ilişkin beklentiniz olmasın. Yalnızca gözlemleyin.</p>
<p>Ve böylece, sevgili Şambra, Şambra Hizmet Merkezinde, bu Melek Kaplıcasında, enerjisel olarak istediğiniz kadar kalabilirsiniz. Burasının, bedeniniz, zihniniz, ruhunuz ve gnost’ınızın sürekli-genişleyen bilincinize yetişebilmesi için bir fırsat tanıdığını anlayın. Buraya istediğiniz zaman geri gelebileceğinizi anlayın.</p>
<p>Şu anda Dünya’da olmak zaman zaman zor ve meydan okuyucu, özellikle de yeni bilinç öncüleriyseniz. Bizim, size hizmet amacıyla burada olduğumuzu anlayın. Yeni Enerjinin istediğiniz an sizin için ulaşılır, elde edilebilir olduğunu anlayın.</p>
<p>Gerçekleştirdiğiniz şey(ler) için tek tek her birinize teşekkür ediyoruz. Yakında bunların tüm sebeplerini hatırlayacağınızı umut ediyoruz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 6: “Yeni Enerjiyle Çalışmak”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
2 Şubat 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra. Bugün kendi aile kaplıcamızda, Hizmet Merkezinde, tüm enerjilerin yetişmesine izin vererek, yeniden dengelenerek ve gelişmeyi sürdürerek birlikte ne kadar güzel zaman geçirdik. Bu sevgi ayında, sizin Sevgililer ayı dediğiniz bu ay, yaşamınızda size meydan okuyan, belli sorunlar yaratan durumlara yeni bilincin bu enerjisini getirmek, ne harika bir fırsat olacak, ve Yeni Enerjinin aslında nasıl çalıştığını izleyin. Onu gözlemleyin.</p>
<p>Biz bu oturumda, eski insan bilincine karşılık Yeni Enerjiden söz ettik. Yeni Enerjiyi tanımlamak çok zordur çünkü o tanımlanmaya kafa tutar, en azından eskiye ait her türlü ölçüye göre tanımlanmaya. O farklı çalışır. Kendini tekrar ve tekrar ve tekrar yineleyip durmaz. Ve bizim burada değinmek istediğimiz şeylerden biri de şuydu; Eski Enerjide, eski insan bilincinde, geçmişi/tarihi yinelemek gibi çok güçlü bir eğilim vardı. Başka bir deyişle, siz deneyimlerden geçmeyi tekrar tekrar, bir yaşamdan ötekine sürdürüp duruyordunuz. Belki karakterleri değiştirdiniz ve dekorları ve bazı ayrıntıları değiştirdiniz ama, bu sürekli bir geçmişi yineleme süreciydi, aynı yollarda yürüdünüz, kendinize tekrar tekrar aynı sorunu sundunuz, acaba farklı bir çözüm bulabilir miyim diye baktınız. Ama eskinin enerjisinde olduğunuz için, ve geçmişi/tarihi yinelemeniz doğrultusunda neredeyse ipnotize edildiğiniz için, sürekli aynı türden sorunlarla ve problemlerle tekrar tekrar karşılaştığınızı gördünüz.</p>
<p>Yeni Enerjide, geçmiş ya da tarih kendini tekrarlamaz. Bunu yapması için hiç bir nedeni yoktur. Yeri de yoktur. Yeni dinamik onun içine yerleştirilmiştir, ve bazılarınız, aynı izden gitmediğiniz için, geçmişi/tarihi tekrar tekrar yinelemediğiniz için, içinizin bir düzeyinde rahatsız hissedeceksiniz. Aslında kendi geçmişiniz, kendi durumlarınız, size çok tanıdık geliyor, ve bu şimdi değişecektir. Yeni Enerji, artık geçmişi yinelemeyeceğiniz yepyeni bir gelişim/evrimleşme türü sunuyor.</p>
<p>Ve böylece, bugünkü sorularınızı yanıtlamaya başlamak için ne güzel bir fırsat, ki bu soruların çoğu tarihin – geçmişin – bir tekrarıdır. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Eh, hepsi de değil.</p>
<p>TOBIAS: Çoğu.</p>
<p>LİNDA: Peki. (Tobias güler)</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben senden oğlum için yardım istiyorum, ama aslında tüm çocuklar, indigolar ve kristaller adına. Oğlum lise 2’de ve devlet okullarının sistemiyle başı dertte. Yetenekli olmasına rağmen çaba göstermiyor ve notları da kötü ve kendine olan güveni eksik ve neşesi de yok. Onu yerel bir öğrenme merkezine yazdırdık, sanırım yararı oluyor. Konuştuğu harika bir terapisti var, ancak bu destek aktiviteleri sanki onu çileden çıkartıyor. Bir ebeveyn ne yapmalı? Nasıl bir farkındalığı duymam gerekiyor? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Eski Enerji eğitim sistemi gerçekten de Eski Enerji, ve bireyleri boyun eğmeye zorluyor. Onları, daha önce sözünü ettiğimiz kalıplara ve yapılanmalara sokmaya çalışıyor. Kristal çocuklar, ve senin dediğin indigolar, tümüyle farklı arzularla geliyorlar. Onların ruhsal bileşimi, geçmişteki bileşimlerden çok farklı, o yüzden, sizin deyiminizle, kare mandalı yuvarlak bir delikten geçirmek çok zordur. Uyum göstermesini ya da boyun eğmesini zorlamamaya çalışmak önemlidir. Senin durumunda oğlunun, ya da tüm Şambra için – kızlarınızın ve oğullarınızın ve torunlarınızın – onlarda bir gariplik olmadığını bilmelerini sağlamak, önemlidir. Onlar da bir anlamda öncüdürler. Onlar da kendilerini eğitmenin ve büyümenin ve öğrenmenin ve deneyimlemenin farklı bir yolunu buluyorlar. Onlarda bir gariplik olmadığını anlamaları önemlidir. Onlar yalnızca çok benzersiz meleksel insanlardır.</p>
<p>Sen doğrudan bu yönde bağlantı kurabilirsin. Kendi deneyimlerini anlatabilirsin. Hepiniz – hepiniz, Şambra – aynı şeyden geçtiniz. İlle de okullarda değil belki, çünkü, eh, birçok Şambra sisteme uyum sağlamak ve ayak uydurmak için kendini zorladı, ve bunun hiç bir işe yaramadığını da biliyorsunuz. Gençken, ya da küçükken, başkaları gibi olmadığınızı bildiğiniz halde onlar gibi olmaya çalışmak size çok zor geldi. Farklı olmanıza izin verip de azıcık farklı bir yola sapsaydınız neler olurdu, hayal edebiliyor musunuz? Sonunda bunu yaptınız. Uyum gösteremediğinizi, başkalarının yaptığı standart şeyleri yapamadığınızı gördünüz. Ve kendinizi özgür bıraktınız. Farklı olduğunuzu kabul etmek zordu, ama şimdi, kendinizle ilgili kazandığınız o bilgeliği, onlarla da paylaşın.</p>
<p>Notların ne olduğu önemli değil, gerçekten fark etmez. Biz bir çoğunuzun, okulda iyi notlar almadığı halde, çok üstün olmadığı halde, sonraları çok sıradan günlük bir yaşam sürmek yerine gerçekten hayatı yaşamaya soyunduğunu biliyoruz. O nedenle, özgürlüğe izin ver. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam. Bende bir dolu bastırılmış şey vardı ve bu hafta gerek kendimle gerekse bana yakın olan biriyle ilgili yeni duygular yüzeye çıktı. Bunların spiritüel düzeyde ne olduğunu daha iyi anlamaya çalışıyorum, ve ayrıca zihnimden nasıl biraz daha uzak durup, az önce Şaud’da değindiğin gibi sezgilerime nasıl daha fazla yönelebilirim. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Herşeyden önce, sezgide ve hislerde ve bu tür şeylerde kalmak, bir seçim meselesidir. Zihin isyan etmek ve sana ne yaptığını bilmediğini söylemek eğilimindedir. Kontrolü elinde tutmaya çalışacaktır, çünkü o yalnızca seni korumaya çalışıyordur, ama sen sezgisel olma ve hissetme ve duyumsama seçimini bilinçli olarak yapmayı sürdürdükçe, zihnin de sonunda kabullenecektir. Boyun eğecektir. Ve aslında kendi özgürlüğünün de salıvermekten geçtiğini anlayacaktır.</p>
<p>Şu diğer kişiyle deneyimlemekte olduğun durum da özgürlükle ilgilidir. Geçmişte – senin tarihi diyebileceğin – birçok kalıp yaratılarak birlikte geçirilen yaşamlar var, ve şimdi yeniden biraraya gelip istemeden de olsa bunları tekrarladığınızı görüyorsunuz. Şu an meydana gelen dinamikler özgürlüğü zorlamaya yelteniyor, geçmişin ve karmanın ve sizi birarada tutan tüm diğer şeylerin kalıplarını salmaya kalkışıyor. Bu bazen kaotik (kargaşa içinde) bir enerji ya da çok kaba, çok engebeli bir enerji gibi görünüyor, ama bunu deneyimlemene izin ver, çünkü bu sadece bu geçmiş kalıpları salıp da ikinizin de özgür olmasıyla ilgili.</p>
<p>Şimdi, bazılarınızın bu öğütten hiç hoşlanmadığını biliyoruz, ama derin bir nefes alın, kısa duvarın arkasında durun ve önünüzdeki 30 günde enerjinin nasıl değiştiğini izleyin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Oğlumda obsesif kompalsif bozukluğu (zorlayıcı bir saplantılık hali) var. Ve o ondört yaşında. Belirtileri bilincin gücüyle iyileştirebilir mi, yoksa ilaç almak gibi alışılagelmiş tedaviden mi geçmesi gerekir? Ben onun ilaç almasını istemiyorum. Düşüncenin ve hislerinin gücüyle kendi gerçekliğini yaratabileceğini biliyorum, o yüzden de böyle zihinsel bir rahatsızlığın düşünce yoluyla halledilebileceğine inanıyorum. Sen ne düşünüyorsun?</p>
<p>TOBIAS: Ben düşünmem, ve benim kârım da bu! (kahkahalar ve Tobias kıkırdar)</p>
<p>LİNDA: Bu, masum bir biçimde bu kelimeyi kullanmaması gerektiğini bilmeyen biriydi.</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Elbette. Şu an Dünya üzerinde o kadar farklı bilinç enerjileri iş başında ki, ve bunlar çok sayıda türlü dengesizlikler olarak nitelendirilebilecek şeylere neden oluyorlar ve bu şeylere konan tüm o etiketler bizi bazen eğlendiriyor, ama bu temelde yalnızca bir bilinç dengesizliğidir. Gerek içsel gerekse dışsal öylesine çok enerji iş başında ki, bazen ruhsal varlık artık hangi yöne gideceğini bilemez hale geliyor.</p>
<p>Biz ilaç önermiyoruz, özellikle de Şambra olanlara ve Şambra’nın ailesinde olanlara. Şimdi, bu bizi uzun bir konuşmaya, belki bir tartışmaya götürür ve Cauldre şu anda, bunun tıbbi bir öğüt ya da psikiyatrik bir öğüt olmadığını bağırıp çağırarak bize itiraz ediyor, ama biz onun itirazlarını duymazdan geleceğiz ve ilaçların, herkesin içindeki doğru ve doğal enerji dengelenmesini (enerjinin yeniden dengelenmesini) engellediğini söyleyeceğiz. İlaçlar, beden, zihin, ruh ve gnost’ın doğal ve bütünsel çalışmasını köreltir ya da üstünü örterler. Ve bunlar geçici olarak – nasıl desek – kişiyi sakinleştiriyormuş gibi görünse de, komaya benzer ipnotik bir hale sokar ki, bir volkanın patlayıp püskürmesi gibi, kişi de en sonunda patlar. Enerjiyi bir süreliğine baskılayabilirsiniz, ama sonunda bu ve tüm enerji, tekamül eder.</p>
<p>Böylece, her türlü enerji dengesizliği için doğal işlem, bazı çok, çok basit şeylerin bileşiminden oluşur. Ve biz burada anlıyoruz ki… biz, çok karmaşık insan/tanrısallık psişesiyle (ruhu ya da tiniyle) uğraştığımızı biliyoruz ve bu şeyleri dengelemek kolay olmayacak gibi görünebilir, ama burada, bu oğluna özgü sorun, nefes almanın çok daha etkili olacağı bir durumdur. Şimdi nefes – nasıl desek – şeytanların bazısını, yanılsamaların ve enerji bozukluklarının bazısını tetikleyecektir. O nedenle, başlarda o derin nefes alıştırması yapıldığında, doğrusu bazı şeyler daha da kötüye gidiyor gibi görünebilir, ama aslında tüm enerjiler yüzeye çıkıyordur. Sonra, sözünü ettiğin bu sevgili varlıkla, bizim yumuşak bir biçimde öğüt vermek diyeceğimiz şekilde konuşarak, enerjilere kabul vermesi sağlanabilir. Sıkıca tutunmak yerine, savaşmak yerine, baskılamak yerine, nefes almak ve doğallıkla kabul vermek, tüm enerjileri otomatik olarak yeniden dengeleyecektir. Otomatik olarak.</p>
<p>Bu varlıkla sevgiyle ilgilenen biri olarak, şefkat duyman ve bir sonuca ilişkin beklentilerini de bırakman gerektiğini anlaman, senin açından önemlidir. Bu ruhun, bu varlığın, bu deneyimden geçmesinin türlü nedenleri var, ama o yine de bir düzeyden şimdi bu tür bir enerji bozukluğundan özgürleşmek istiyor. Biz burada çok basitçe şunu söyleyeceğiz, nefes alıştırması yapmasını ve nefesle birlikte bu sevgili varlığın yalnızca salıvermesini ve doğal bir enerji ve bilinç dengesinin yeniden oluşmasına izin vermesini sağlarsan (bunun yararı olabilir). Biz burada biraz fazla basitleştiriyoruz ama, aslında Yeni Enerji çok basittir.</p>
<p>LİNDA: Benim kısacık bir sorum var – burada yaratıcılığa dayalı bir okul kuruldu. Sisteme pek de uyum sağlayamayan bir takım çocuklar burada… okul epey başarılı görünüyor. Bu okulda onların doğru yaptığı ve bir göz atılması gereken ve senin sözünü ettiğin yeni eğitime uygulanabilecek bazı şeyler var mı?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle, ve senin sözünü ettiğin bu okula benzer okullardaki en büyük etken, yaratıcı ifadeye geri dönmeleridir. Bugünlerde, devlet okullarının en büyük zorluğu, yaratıcı ifadenin çoğu kez sürdürülmemesidir. Bu okullar daha açık bir yaratıcılığa odaklanıyor ve yaratıcılık, kendi içinde, duygulardan tut da, sizin uyum sağlamak diyeceğiniz şeye ve kişisel kabul vermeye – kişinin kişisel kabulüne kadar, herşeyin üstesinden gelmede inanılmaz değerli bir dinamiktir. Birçoğunuz bunu kendi yaratıcı uğraşlarınızdan biliyorsunuz, o herneyse – resim yapmak ya da dikiş dikmek ya da herhangi başka bir şey – aslında bu bir tür yenilenme ve kişisel bir kabul sağlar. Evet, gerçekten.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Benimle işbirliği yap çünkü çok sinirliyim. Bu uzun bir yolculuk oldu, gerçekten, ve sanki şu anda öyle bir noktaya geldim ki, kaybedecek hiç bir şeyim yok, gerçekten kaybedecek fazla bir şeyim yok. Artık gerçekten biraz oradaki biraz buradaki küçük parçalarımla yaşamak istemiyorum. Gerçekten tüm potansiyelimle yaşamak isterdim. Çocuklarla çalışmak istiyorum ve gerçekten… uçmak istiyorum, anlıyorsun değil mi. Beni iyi tanırsın.</p>
<p>TOBIAS (güler): Evet, bazen içimden sana kuşku duyan Thomasita demek geliyor! (kahkahalar, Tobias gülmeyi sürdürür)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Si, si.</p>
<p>TOBIAS: Sen… ben sana bakıyorum… ve şimdi seninle şakalaşıyorum ama, sen kuşku oyununu çok, çok iyi oynuyorsun. Sen kendinden çok, çok iyi kuşku duyuyorsun. Şimdi, sen kim olduğundan kuşkulanmak için bir uzmanlığı ve yaratıcı enerjiyi devreye sokuyorsun, oysa bu uzmanlığın ve yaratıcı enerjinin aynını alıp da kullanmaya başladığını bir düşünsene.</p>
<p>4.ŞAMBRA: E ben de bunun için buradayım. Gerçekten sana şunu sormak istiyorum Tobias – sen beni iyi tanırsın – bunların hepsini gerçekleştirebileceğim bir yer, coğrafi olarak, var mı?</p>
<p>TOBIAS: Evet, elbette. Dünya gezegeni! (kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Herhangi bir yer?</p>
<p>TOBIAS: Fark etmez, gerçekten. Bazen, neresi enerjisel olarak daha iyi, neresi enerjisel olarak daha kötü (gibi düşüncelere) yakalanma eğilimi oluyor. Bu, sözümüzü sakınmadığımız için affedin ama, Eski Enerji düşünce tarzıdır. Bu, bir yerin ya da enerjinin ya da kapının, sizden, yani gücü elinde tutandan daha önemli olduğunu düşünmektir. Farklı enerjilere sahip olan yerler var, ama geri gidip de enerjinin kendisinin fiziğine bir bakalım. O nötrdür. Özünde, temelinde, nötrdür. Şimdi, kalkıp da New Mexico gibi bir yere gidip enerjinin belli bir yönde aktive edildiğini görebilirsiniz, enerji belli niteliklere sahiptir, ama enerji Üstatı, enerjileri sağa ya da sola hareket ettirmek zorunda olmadığını bilir. O yalnızca enerjidir.</p>
<p>Şimdi o enerji, sana nasıl hizmet edebileceğini yine sana soruyor. Ama ben, Tobias, sana şunu söyleyeceğim, kuşku duymaya bayıldığın için, o enerji gelir ve senin kuşkunu destekler, ve sen yeni bir yere taşınırsın, ve kuşkuların olduğundan da büyük hale gelir. Anlıyor musun? Şimdi bu, bu kuşkuları salıvermekle, hayatında bazı seçimler yapmakla, bunları nefesinle içine çekmekle, enerjinin yaptığın seçimlere hizmet etmesine izin vermekle ilgilidir.</p>
<p>Enerji, bilincin tezahür etmesine yardım etmek ister. Nokta. Duydun mu? Enerji, bilincin tezahür etmesine yardım etmek ister. O nedenle, yaratıcı bir enerji işçisi ol. Bırak gelsin. Belli hayallerin ve hedeflerin var. Çocuklarla çalışmayı çok isterdim diyorsun. O enerjinin gelmesine ve buna hizmet etmesine izin ver. Birkaç cesur adım at şimdi. Görüyor musun, kaygıya yakalanma eğilimindesin ve o ilk adımları asla atmıyorsun. O adımları at ve neler olmaya başlıyor, izle. İnsanca hayallerini ve beklentilerini bile aşan şeylere açık ol, çünkü şimdi bir dolu yeni dinamik devreye giriyor, ve enerji ve senin seçimlerin, burada durmuş bugün düşündüklerinin bile çok ötesine geçebilir. Tamam mı? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Gracias. (Teşekkürler)</p>
<p>TOBIAS: Biz bu gece sana rüyalarında konuşacağız. Benim söylediklerimden kuşku duyuyorsun. Gracias.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, Saint Germain, Kuthumi ve diğer tayfalar, bunun, Dünya’daki son yaşamım olduğunu anlıyorum ve Saint Germain, bu yaşamı nasıl geçirmeyi seçtiğimizin fark etmediğini söyledi. Yine de, tutkulu bir Yeni Enerji Öğretmeni ve bu bilgiyi öğretmeyi seçen biri olarak,<br />
Yeni Enerji olmayan, ama insanlara belli bir düzeyde esin kaynağı olan ve onları uyandıran başka spiritüel bilgiler sunduğumda kendimden ödün mü vermiş oluyorum? Buna örnek, vizyona girecek Musa Şifresi filmi olabilir. Açıkçası, ben “Ben O Ben’im”in ve “The Secret – Sır”ın arkasındaki mesajın vurgulanmasından hoşlanıyorum, ama ertesi gün “dünya çapındaki bir barış meditasyonu”ndan pek de heyecan duymayabiliyorum. Yeni Enerjide başı çeken kitle hâlâ yeterince kalabalık değil ve bu da sınıflarımızı pazarlamak açısından beni hayal kırıklığına uğratıyor. Şu anda gerçekten enerjimi ve çalışmamı nereye odaklamayı seçmem gerektiği konusunda çok zorlanıyorum ve biraz netlik kazanmak istiyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Şu an, insan bilinci çok, çok, çok düzlemlere sahip. Bazısı, bizim Şambra olarak konuştuğumuz şeylere açık. Bazısı bunu daha kavramaktan bile çok uzak ve kaçacak yer arayacaktır. Şu anda uyanmaya başlamış olanlar var, ve onlar, Şambra gibi epey bir zamandır bu yükseliş sürecinde bulunanlardan biraz farklı bir bilinç mesajına ihtiyaç duyarlar. O yüzden, seni çağırdıkları zaman, ya da, diyelim onlar sana geldiğinde, farklı katmanların ve düzlemlerin olacağını anla. Sezgini kullanarak, hislerini kullanarak, onlarla kuracağın uygun enerji ilişkisini belirle. Bazısı, bir Şaud’da konuştuğumuz şeyleri hiç anlamayabilir, ama uyanışın ilk dönemlerinde anlayacakları başka bir şey olabilir. Aslında sorun daha çok bir onay niteliğinde, çünkü sen daha soruyu yazarken bile, yanıtın ne olduğunu biliyordun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selamlar Tobias. Ben ille de bana ait olması gerekmeyen bu hisleri hissederken, bana hangi hislerin geleceğini ya da bir kriz zamanı olduğunu seçen içimdeki “ben” nedir, ve hangi kriz olacağını nasıl seçiyorlar? Ve seçimin Yeni Enerjisinde yanıt-olmayan-yanıtı ne olurdu? Yeni Enerjide seçim nasıl bir şey?</p>
<p>TOBIAS: Seçim, burada ve şimdidedir – senin Şimdi ânı diyeceğin şeyde. Bu noktada seçim sendir, doğru ya da yanlış ya da bu gibi şeylerin kaygısını taşımadan. Şu anda senin seçimin nedir? Ve şu anda yapacağın seçimin, binlerce yıl boyunca seni hapsetmeyeceğini ya da tanımlamayacağını da anlamalısın. Seçim, çok özgür ve esnektir. Şimdi bir seçim yapabilirsin, ve yarın başka bir seçim yaptığında bu şimdi yaptığın seçimin senin negatif diyeceğin sonuçlarını yaşamayabilirsin. Şimdi, bu belki – bazılarınıza – biraz karmaşık ya da sorumsuzluk gibi görünebilir ama, aslında çok Yeni Enerjidir. Seçim, hemen şu andır, ne seçiyorsun? Cesur seçim, korkusuz seçim. Yani bu, bu kadar basittir. Bu seçim şeyini fazla karmaşık hale getirmeye çalışmayın. Onu… o, ne olmasını seçerseniz, odur. Yani seçim budur.</p>
<p>Şimdi, sen, hepiniz, her an, sürekli enerjinin – çok büyük miktarda enerjinin – yaylım ateşi altındasın. Başka insanların hislerinden tut da, kendi geçmiş yaşam veçhelerine, İnternetten gelen mesajlara kadar. İnternete girdiğiniz zaman, yalnızca bir sitede ya da yalnızca kendi e-postanızın sayfasında olmadığınızı fark ediyor musunuz? İnternete girdiğiniz zaman, şimdi İnterneti oluşturan tüm bilince kendinizi açıyorsunuz, ki bu bilinç oldukça büyük, geniş. Tabi birçok katmanı ve düzlemi var, ve siz bilinçli olarak bir seferde bunların hepsini açmıyorsunuz. Ama bir başka düzeyde kendinizi tüm bu enerjilere açıyorsunuz.</p>
<p>Şimdi bu, bazılarınızın bir daha asla İnternete girmemesine neden olacak kadar (çok enerjidir). (Tobias güler) Ama – ah, ama – Yeni Enerji Üstadı, herşeyi hissedebileceğini ya da o belli zamanda yalnızca istediğini hissedebileceğini anlar. Ve o dışsal enerjilerden korkmaz. Onları derinden hissetmek için, duyumsamak için, hayata geçirmek için, kendine izin verebilir. Ama onu sahiplenmek zorunda değilsindir. Böylece İnternette sizin boktan ya da düşük enerji dediğiniz bazı titreşimler var. Ama çok yaratıcı inanılmaz enerjiler de var, ve siz bunların tümünü hissedebilirsiniz. Ama size ait olan tek şey, bilinçli olarak seçtiğiniz şeydir. Geri kalan herşey yalnızca bir deneyimdir. Geri kalan herşey bir noktada saf, doğal enerjiye geri döner. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhabalar, en sevgili varlık. Veçhelerimizi bütünleştirme işlemimizi düşündüğümde, bazılarımızın bu bedeni bu yaşamda yükseltmeye yönelik muazzam bir arzu duyduğunu fark ediyorum, ve merak etmeye başladım, acaba Şambra, yükseliş denen şeye ilişkin tümüyle yeni bir paradigma mı yaratıyor. Sanki bu bedende tam bir bütünlenmeye ve yükselişe ulaşabilmenin en olası yolu, bildiğimiz bir dolu yükselmiş Üstadın gerçekleştirdiği gibi – gerek fiziksel gerekse ruhsal – bir inziva haline çekilmekmiş gibi görünebiliyor. Ve bu bizi insan yaşamımızdan kopartacaktır, sanki bir kâse pirinçle Himalayaların tepesindeymişiz gibi. Ve bu, yükselmiş bir varlık olarak bu yükselmiş bilinç haline ulaşmaktan başka hiçbir şeye odaklanmamayı gerektirecektir. Peki ama, “yaşamın tadını çıkartmaya” ne olacak? Lütfen bana şunu söyle, geçenlerde fark ettiğim şey, yani Şambra, seçimi bu yöndeyse, yükseliş denen, ama şimdiye kadar hiç varolmamış tümüyle yeni bir bilinç hali mi yaratıyor – yani şimdi sahip olduğumuz bedenlerin içinde gerçek bütünlenmeye ve yükselişe izin verecek bir bilinç halini (arka planda Tobias araya girmek üzere boğazını temizlemeye başlar), ama çoğumuzun yanıp tutuştuğu o daha yüksek bilinç farkındalığına ulaşabilmek için (Tobias yeniden boğazını temizler, birkaç kez, izleyiciler gülmeye başlar, Linda daha hızlı okumaya başlar) kendimizi insan yaşamından ayırmak gibi seçimler talep etmeyen bir bilinç hali mi yaratıyor? Teşekkür ederim. (yoğun kahkahalar, Tobias da güler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve bir dahaki sefere bunu biraz daha hızlı okuyabilir misin? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Çok mu hızlıydı?</p>
<p>TOBIAS: Hayır. Yükseliş, onu basitçe açıklayacak olursak, yükseliş, Dünya üzerinde insan olarak bedenlenmiş haldeyken yaşamın kabul edilmesi ve sevincidir. Himalayalara kaçmak ya da bir yerlerde, yarasayla dolu bir mağarada inzivaya çekilmek, aslında yaşamın reddedilmesidir. Kendini tecrit/izole etmeye ihtiyacın yok, aslında zaten tam olarak hiç izole de olmazsın. Bu, kendinin tümünü kabul etmekle ilgilidir, geçmişte parçalanmış ya da yaralanmış her bir parçanı yuvaya çağırmaktır, onlara bu Şimdi ânının o güvenli ve kutsal alan olduğunu, ve yuvaya gelebileceklerini bildirmektir. İşte bu, bütünlenmedir, ve bütünlenme olurken, yükseliş işlemi de tekâmül eder. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Sorum yok, sadece kontrol etme zamanının geldiğini söyleyen bir hissim vardı ve ben ona uyarak duymam gereken bir şey var mı diye bakmak istedim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Uygulama. Uygulama – işte bu! (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Tamam!</p>
<p>TOBIAS: Daha sonra bunun tam olarak ne anlama geldiğini bileceksin. Uygulama! Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Suzy, birkaç tane yılanla ilgili soru geldiğini, yılanların ortaya çıkmasıyla ve korkutucu olmalarıyla ilgili sorular olduğunu sana bildirmemi istedi. Yılanlarla ilgili neden birkaç Şambra sorusu birden geldi; bununla ilgili bir yorumda bulunmak ister misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, yılanlar… bu konu hakkında tek bir oturum boyunca konuşabiliriz, ama şimdi bunu çok basit tutacağız. Yılanlar şimdi bu bilinçte… bu arada lütfen yılanların yirmi yıl önce ya da yüz yıl önce bu bilinçte ya da bu sembolojide olmadığını anlayın, ama şu anda, yılanlar enerji sarmalıyla (enerjinin spiral şeklindeki hareketiyle) ilişkilidir. Bazılarınız bunu kundaliniyle ilişkilendirecektir, ama biz bunun biraz daha ötesine geçelim. Bu, enerjinin yukarıya doğru gelişmesi/tekâmülüdür, ama aynı zamanda bu genişlemeden duyulan korkudur. Birçoğunuz yılanlarla ilgili rüyalar görüyorsunuz ve bunları ya cinsellikle ya da yasaklanmış meyvayla ilgili bir rüya olarak yanlış yorumluyorsunuz. Oysa bu rüyalar, kendi enerjinizin şimdi hem bedeninizde, hem de zihninizde ve ruhunuzda genişlediğinin göstergesidir, ama bir yandan da, daha sonra neler olacak korkusu var.</p>
<p>Yeni Enerjide daha sonra neler olacak diye kaygılanmanız gerekmiyor, olanı yalnızca deneyimleyeceksiniz. Eski Enerjide, daha duruma atlamadan sonuçların ne olacağını bilmeyi istemek gibi bir eğilim var. Bu ne kadar eğlenceli olabilir ki? (kahkahalar) Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben neden böyle aşırı yorgunum?</p>
<p>TOBIAS: Evet, böyle aşırı yorgun olmanın nedeni, bu aralar bu muazzam değişimlerden geçmek, enerjisel olarak çok tüketici olduğu içindir. DNA’n, bildiğin gibi, bir yeniden biçimlenme işleminden geçiyor, ama aynı zamanda, zihinsel DNA diyebileceğin bir şey de var. O yalnızca fiziksellikle ilişkili değildir, zihinle de ilişkilidir, ve DNA, şimdilerde insanların sözünü ettiğinden çok daha kapsamlı, çok daha geniştir. Yani bir enerjisel model/kalıp yenilenmesi meydana geliyor. Şimdi Cauldre ve Linda bunu takdir edeceklerdir, çünkü siz hiç bir evin yenilenme (inşaatı) sırasında o evde yaşadınız mı? (kahkahalar) Çoğunuz bu kadar da aptal değilsiniz, (yoğun kahkahalar) ama bu çok zordur, çok meydan okuyan bir şeydir. Ve işte şimdi olan da tam olarak budur ve biz bugün bu yüzden hepinizi Şambra Hizmet Merkezine götürdük – üstelik parasını da ödedik! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Bu kadar mı? (Tobias başını sallar) Yok bu harika! Ben sadece kontrol ediyordum. Bu harika! (Tobias güler) Son iki soru.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekala, ölmekte olan birinin enerji alanında olmanın enerjisiyle, ve ölmenin nasıl bir şey olabileceğinin enerjisiyle oynamaya ve o oyuncul hale girmeye çalışıyordum. Yani bu benim seçimimdi. Ama bildiğin gibi, gezegenin her yanında bir dolu ölmekte olan insan var ve ben sadece, onlarla tümüyle farklı bir enerji türünde nasıl birlikte olunabileceği hakkında söyleyecek bir şeyin var mı diye merak ediyorum. Beni takip ediyor musun?</p>
<p>TOBIAS: Ediyorum, ve problemin bir bölümünü de, insanların sefil/berbat/mutsuz bir şekilde ölmeye bayılması oluşturuyor, ve… (kahkahalar ve alkışlar, “Tobias” da güler)… bu gülen Cauldre, ben değil. Bunu komik olsun diye söylemedim! Ama böyle ölüyorlar, ölümün sıkıntılı ve hüzünlü ve sefilce olması gerektiğine ilişkin çok güçlü bir örtücü-katman var. Birinin çıkıp da bir Oyuncul Ölüm semineri yapması çok hoşuma giderdi doğrusu, ama herhalde suç işlemiş olurdu, değil mi. (kahkahalar)</p>
<p>Ölüm yalnızca bir geçiştir. Gerçekten öyledir. Hepiniz bunu binlerce kez gerçekleştirdiniz, ölmede uzmansınız! Zerafet içinde ve neşe içinde ölmek istemez miydin? Fıkralar anlatarak ve aptalca şeyler yaparak ve insanlara onlar hakkında gerçekten ne düşündüğünü söyleyerek ölmek istemez misin? (Tobias güler, izleyicilerden de kahkahalar yükselir)</p>
<p>Böylece, neşe içinde ölmekle ilgili söylenecek çok, çok şey var, ve bunun öyle aşırı duygusal ve hüzünlü bir biçimde söylenmesi de gerekmiyor. Bu bizi üzüyor. Bazen darülaceze ve hastane odalarında dolanıyoruz, ve ölümün zor olması gerektiğine ilişkin öylesine bir örtücü-katman, öyle bir ipnoz var ki. Ve bu kişinin kendisinde başlıyor, konulara tutunuyorlar ve yaşama tutunuyorlar ve kendilerinin herhangi bir zerafet ya da saygınlık haline geçmelerine izin vermiyorlar. Ve sonra da hastalıktan ve mutsuz ve öbür tarafta bir tür yargılama olacağı korkusuyla ölüyorlar. Lütfen dünyaya, öbür tarafta hiç bir yargılamanın olmayacağını söyleyebilir misiniz? Öbür tarafta sadece bu tarafta (dünyada) olanların aynısı var, bir tek fiziksel bedeniniz yok!</p>
<p>Böylece, evet, ölmek, şimdilerde olduğundan çok, çok daha farklı olabilirdi, yani bunu yap. Senin ölmeni kastetmiyorum! Ama… (yoğun kahkahalar)</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Aspektoloji’nin (çvr: Tobias’ın veçhelerle ilgili bir semineri, CD kayıtları olarak da satılıyor) kayıt edilmiş bir seansında sen oldukça sevecen bir biçimde veçheleri, nefesle içimize çekilecek ve bütünleştirilecek, ilginç ve kullanışlı kimlik özellikleri olarak betimliyorsun. Oysa geçenlerde yapılan Kauai seminerinde, gruba, içimizde ruhumuzun kontrolü için veçhelerle bir savaş olduğunu söyledin. Veçhelerimizin bu mesajı duymak istemediğini çünkü yok edileceklerinden korktuklarını söyledin. Öte yandan, rekabet eden bu veçheleri duymak bana güçlendirici geldi, sanki beni sabote eden parçalarım aslında ben değilmiş de, tam potansiyelime ulaşmaktan beni alıkoymaya çalışan başka bir varlıkmış gibi. Bu, onlara karşı kalkıp da bu yaşamın kontrolü benim elimde, sizin değil, diyebilmeyi kolaylaştırıyor. Ama merak ediyorum, bu farklı söylemler neden? Veçhelerimiz yalnızca ilginç ve iyi huylu mu, yoksa sakınılması ve okulun sahiplenilmesi adına meydan okunması gereken, kontrol eden varlıklar mı?</p>
<p>LİNDA: Bu, aspektoloji için iyi reklam olabilir, yani cevabına dikkat et.</p>
<p>TOBIAS: Tüm bu aspektoloji konusu, alçakgönüllü fikrime göre, Şambra’nın ortaya çıkaracağı en yaygın ve hatta en tartışmalı programlardan biri olacak, ve benim Sam olarak geri gelip de üzerinde çalışacağım şeylerden biri olacak. Bu, seksüel enerjiyle birleştiğinde, belki de şu anda Dünya’daki en dinamik yöntemlerin – buna yöntem denirse – ikisini oluşturacak… bunu söylemem gerekiyor, ve ben söylemezsem de Saint Germain söyleyecektir.</p>
<p>Böylece biz (o seminerde) aspektoloji konusuna kısaca bir göz attık, konuyu tanıttık. İlk bir saatlik konuşmada ne zaman ne de yer müsait değildi, ve aspektolojinin ince ayrıntılarına girmek de uygun değildi. Saint Germain ve ben onun ayrıntıları hakkında konuştuk – ve tabi Aandrah yakında yapılacak aspektoloji okuluyla (sınıfıyla/eğitimiyle) ilgili çok geniş kapsamlı çalışmalar yaptı – ve biz bu okulda bunun çok derinlerine ineceğiz, ve Şambra’nın aspektolojinin tüm fiziğini, tüm psikolojisini ve tüm niteliklerini anlamasına yardım edeceğiz.</p>
<p>Bu, sizin kolay diyeceğiniz bir okul/eğitim olmayacak. Bazı ilginç enerjiler iş başında olacak. Ama geçmişte gerçekleştirdiğiniz bu okullardan/sınıflardan da bildiğiniz gibi, bu çok Yeni Enerji konularını yüzeye çıkarmak, size gerçekte kim olduğunuzla ilgili yepyeni bir anlayış düzeyi sunuyor. Böylece, yakında yapılacak okullarımızda/eğitimlerimizde daha da derinlere ineceğiz.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederiz.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>Ve böylece, Şambra, birlikte ne harika bir gün geçirdik. Yenilenme zamanıdır, her bir parçanıza şu anki çok dinamik bilincinize yetişmesi için izin vermek zamanıdır. Hizmet Merkezinin ve yenilenmenin bu enerjisi, şifalandırabilir, yeniden-dengelemeyi sürdürebilir, ve bu enerji belki de enerjilerin yeniden-dengelenmesinin daha iyi bir tanımıdır.</p>
<p>Bugün şuna dikkatinizi çekerek ayrılıyoruz, kendinize bakmayı ve kendinizi sevmeyi hatırlayın.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/02/02/saud-6-yeni-enerjiyle-calismak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 5: &#8220;Muzaffer Keşif&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2008/01/05/saud-5-muzaffer-kesif/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2008/01/05/saud-5-muzaffer-kesif/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jan 2008 16:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
5 Ocak 2008
www.crimsoncircle.com  &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir. Bundan hiç kuşku duymayın Şambra, birlikte yarattığımız bu muhteşem, muhteşem enerjide yeniden biraraya geliyoruz.
En güzel anlarımızdan bazısı, tam da şu an gibi olanlardır, çalan müzik, ne bizim ne de sizin tek bir kelime bile etmemesi, sadece tümüyle hissetmeye dayalı anlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
5 Ocak 2008<br />
www.crimsoncircle.com  &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir. Bundan hiç kuşku duymayın Şambra, birlikte yarattığımız bu muhteşem, muhteşem enerjide yeniden biraraya geliyoruz.</p>
<p>En güzel anlarımızdan bazısı, tam da şu an gibi olanlardır, çalan müzik, ne bizim ne de sizin tek bir kelime bile etmemesi, sadece tümüyle hissetmeye dayalı anlar. Görkemli bir biçimde burada birlikte oturuyoruz… fiziksel olarak burada bulunanlar, arka plandaki şömine eşliğinde, ve bazı enerjilerin hareket ettirilmesine ve dönüştürülmesine yumuşak bir biçimde yardımcı olan sevecen bir köpekle birlikte oturuyor… burada bulunan tüm Şambra, bir an için gevşiyor.<br />
<span id="more-325"></span><br />
Ha, yeni yılın beklentisi içindesiniz, Tobias ya da Saint Germain ya da Kuthumi’nin neler söyleyeceğini, ne tür öngörülerde bulunacağını merak ediyorsunuz… kendi yaşamınızda neler olup biteceğini merak ediyorsunuz… bu yılın sonunu getirip getiremeyeceğinizi merak ediyorsunuz – umarım getirirsiniz! … bu yıl ne tür deneyimler yaşayacağınızı merak ediyorsunuz. Eh, size hemen şimdi şunu söyleyeyim. Burada kalmayı seçenler için, ki büyük bir çoğunluğunuz bunu seçiyor, bu, muzaffer keşif yılı olacak. Sözlerime dikkat edin – muzaffer (zafer dolu) keşif – ve biz burada sözlerimizi büyük bir dikkatle seçiyoruz… büyük bir dikkatle. “Muzaffer” kelimesinin arkasında bir enerji yatıyor. Az sonra bundan söz edeceğiz, ve “keşif”de de kesinlikle bir enerji var.</p>
<p>Şambra için bu, bu muzaffer keşfin zamanı, onun yaşamınıza girme yılıdır. Ve bu büyük bir kolaylıkla, çok basit bir biçimde gerçekleştirilebilir. Bu konuda streslenmeniz gerekmiyor. Hele araştırıp öğrenmemiz hiç gerekmiyor. Bu, bu muzaffer keşif yılını nasıl deneyimlemeyi algıladığınızla ya da seçtiğinizle ilgilidir.</p>
<p>Son Günlerdeki Enerjiler</p>
<p>Bugünkü Şaud’a başlamadan önce özür dilememiz gerekiyor… aslında pek de gerekmiyor. Bir şeyi belirtmemiz gerekiyor. Burada bulunanların birçoğuna, özellikle bugün, küçük bir oyun oynadık, ama bu oyun bazılarınız için bir ya da iki gün önce başladı. Ben, Tobias, (çok tutkulu konuşur) benim ruhumdan sizin ruhunuza, sürekli yaptığınız bir şeyi anlamanızı istiyorum. Bu konuda uzmansınız, ama farkına bile varmıyorsunuz. Bunu kendi yararınız için kullanabilirdiniz, ama çoğu kez zararınıza çalışıyor.</p>
<p>Bir şey hissediyordunuz. Bu, birçoğunuz için bu sabah uyandığınızda başladı – bir huzursuzluk hissi, bir “emin olamama” hissi. Hani şu eski his, ayakkabının öbür tekinin de düşeceği hissi, ama ne zaman ya da nerede ya da kimin başına düşeceğini bilmeme hissi, ama bir olasılıkla sizin başınıza ve herhalde pek yakında düşeceği hissi. Çok belirsiz, huzursuz edici bir şeyin olacağı hissi. Bazılarınız bunu birkaç gündür hissediyordu ve söylemek zorundayız ki, biz bunu size kasten yaptık, böylece bugün söyleyeceklerimizin özünü anlayabilecek ve bu enerjiyi yeni yıla taşıyacaktınız. Böylece bu harika oyunu ya da oyunları anlayacak ve şimdi bunu kendi seçiminiz haline getirebilecektiniz. Onun size daha derin ve daha karmaşık bir oyun yaratmasına izin vermeden, bu enerjiyi istediğiniz biçimde kullanın.</p>
<p>Böylece, derin bir nefes alın, ve birçoğunuzun dün, bugün yakaladığı bu enerjiyi gerçekten içinize alın ve hissedin. Hoşlanmadığınız o hissi. Bu his bazılarınızda mide bulantısına neden oluyor. Bazılarınızda kafa karmaşasına ve yönsüzlük duygusuna neden oluyor. Bazılarında ise baş ağrısına neden oluyor. Ve şu anda uyuduğunu düşünenlerde – ki şimdi uyanabilirsiniz – kuşağın bir bölümündeymişsiniz hissi yaratıyor, başka bir deyişle, yarınız başka bir boyutta ve yarınız da buradaymış hissini. Ben şu anda bu enerjinin ne olduğunu açıklamayacağım, ama bu kısa ve oldukça basit tutulacak Şaud’un sonunda onu anlar hale geleceksiniz.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Bugünün enerjisini başlatırken, ben bugünün konuklarını içeriye davet edeceğim. Tekrarlıyorum, siz bu enerjiyi hissediyordunuz. Ve biz bu noktada bir an durup şunu anladığınızdan emin olmak istiyoruz; her bilinç – ki bilinç ille de enerji olmak durumunda değildir, ama enerjiyi bir araç olarak kullanır – her bilinç, çok, birçok katmana sahiptir. “Babamın malikânesinde birçok ev var.” Bu “deyişi” daha önce duydunuz, ve bu her türlü his düzeyi ya da bilinç için geçerli olup, onun birçok katmana sahip olduğu anlamındadır. Sizin son bir ya da iki gündür hissettiğiniz de birçok katmana sahiptir. Sizin, odağınızı nereye yerleştirdiğiniz, dikkatinizi nereye yönlendirdiğiniz ve ne deneyimlemeyi seçtiğiniz önemlidir.</p>
<p>Hissettiğiniz katmanlardan biri, bugünkü konuğumuzun enerjisidir. Konuğumuz Yo-ham – siz – Metatron’un fiziksele ve kişiselliğe dönüşümü. Metatron, sizin ruhtaki sesiniz, bir tür aracıydı, sizinle çokboyutlu alemler arasındaki, sizinle özünüz arasındaki aracıydı. Metatron, dünyasal varoluş halinden meleksel varoluş haline aracılık eden ve o enerji akışlarının gidip gelmesine yardımcı olan varlıktı. Metatron, hepinizin sözcüsüydü, çünkü enerjileriniz Dünya’ya çok bağlı olduğu için, diğer alemlerde kendinizi ve Ruhu nasıl etkilediğinizi bilinçli olarak farketmek, sizin için zordu.</p>
<p>Kuantum Sıçraması gecesi, Metatron’un bu enerjisi, daha kişisel, daha birleşik bir hal alarak yeni titreşimi üstlendi ya da Yo-ham adını. “Sensin.” Sen, Tüm Var Olansın. Sen o sensin. Metatron dönüşerek oldukça kişisel olmayan…. Hatta bazılarınız metalik ya da elektriksel bir enerji hissetti, Metatron’un adına ilişkin bir bilimsellik ya da fiziksellik hissetti… Yo-ham’e dönüştü. Şimdi bu gerçeklikteki size. Yo-ham, özünüz, bugün sizin gerçekliğinizin bir parçası olmak üzere, hiç olmadığı kadar yakına geliyor. Sizi kurtarmak için değil. Korumak için değil, ama yaşamın, Dünya denen gezegenin amacının ve ifadesinin muzaffer keşfinde size katılmak için geliyor.</p>
<p>Meleksi alemleri terk ettiğinizden bu yana, Dünya’ya geldiğinizden bu yana binlerce yıl geçti, ve sizin diğer alemlerdeki temsilciniz Metatron’du. Ama şimdi, değişen bilinçle birlikte, sizin yaşamı seçmenizle ve kendi mutlakiyetinizi, egemenliğinizi seçmenizle birlikte, bu Yo-ham enerjisi, sizin bu enerjiniz de, hemen burada olabilir. O, başka bir yerde, uzaklarda, bilinmez değil.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve insan benliğinizin mutlu bir an için Yo-ham’i, sizi, deneyimlemesine izin verin. Derin bir nefes alın ve bu enerjiyi hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hissetmek</p>
<p>Birçok Şambra bize geçmişte “Hissedebilmek istiyorum” dedi. Tamam, seçtiniz ve aldınız. Ama his gelmeye başladığında da kafanız karıştı. Zihninize kafa tuttu. Kendinize verdiğiniz tüm biçimlere ve tüm kontrollerinize kafa tuttu. His – gerçek his, duyusal algılama – kontrollerden hoşlanmaz. Kontrol, hissi öldürür.</p>
<p>His gelmeye başladı ve siz onunla savaştınız. Aslında istediğiniz, kelimenin çok insanca anlamıyla, özel duyusallıkla bezenmiş psişik bir algılama türüydü, ama gele gele his geldi – derin, gerçek, özgün bir his – ve siz ondan pek hoşlanmadınız. Hissin sesini kısmaya çalıştınız. Onu yumuşatmaya, hafifletmeye çalıştınız. İşe yaramadı. Onunla zihninizde savaşmaya kalktınız, ama o yine de sizi izledi. Ondan saklanmaya çalıştınız, ama onun o küçük bilinç kapısının, o küçük insan kapısının hep hemen dışında olduğunu bildiniz. O hemen oracıktaydı.</p>
<p>Hissi, gerçek, gerçek bilinci alıp… bazılarınız onu bir şeytana ve bir canavara dönüştürmeyi bile denedi, ya da başkalarını ya da dünyayı suçlamaya kalktınız. Oysa o, bunların hiçbiri değildir. O yalnızca histir. Belki, bir şekilde üzerinize dökülecek ve sizi ele geçirecek bir enerji ya da bilinç dalgası gibi hissediliyordur. Ama bilin ki, kendini ona açan ve gerçekten cesurca, gözüpek bir biçimde hissetmelerine izin veren Şambralar var. Onlar, yalnızca hissetmenin neye benzediğinin muzaffer keşfine çıktılar. Bu, başlarda bunaltıcıdır. Tüm eski sistemlere tokat gibi patlar. Sanki kontrolü kaybetmişiniz gibi hissedilir, ama kontrolü kaybetme hissinin o girdabında, o enerji vorteksinde, gerçekten yeniden hissetmeye başlayabileceğinizi keşfedersiniz.</p>
<p>Bu inanılmaz bir şeydir, çünkü hissetmek için zihin enerjinizi neredeyse hiç kullanmanız gerekmez. Hissin yaşamınıza girmesine izin vermek için, bir kontrol enerjisi kullanmak zorunda kalmazsınız. O hamdır. Sezgiseldir. Açıktır. O harikadır. Bu sanki, daha önce hiç binmediğiniz güçlü, hızlı bir araçla inanılmaz bir geziye çıkmak gibidir. Coşturucudur ve belki biraz da korkutucudur. Ama hissetmektir.</p>
<p>Ah, biliyor musunuz, hissetmek yaşamaktır.</p>
<p>İnsanlık genelde hissetmeyi durdurma eğiliminde. Biz herşeyi duyumsama yeteneğinden söz ediyoruz – fiziksel olanı, fiziksel olmayanı – insanlar bunu durdurmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, şu ara çok akılcı bir toplumda yaşıyorsunuz. Herşeyin gerçek, kanıtlanır ve istatiksel ve, kelime buysa, hesaplanabilir ya da ölçülebilir olması gerekiyor. Çok katı parametrelere uyması gerekiyor. Örneğin matematik harika bir bilim, ama bugün onu kullanma ve onunla çalışma biçimi – öylesine kısıtlı ki. Hislerle ilgili matematik var. Onu o elektronik cihazlarınızın birinde hesaplayamazsınız.</p>
<p>İnsanlar, onlar hisleri durdurma eğilimindeler, ve (o zaman) tam anlamıyla yaşamayı durduruyorlar. Ve hissetmediğiniz ve yaşamadığınız zaman da tüm o yanürünler ortaya çıkıyor. Yanürünler – akıl hastalığı, depresyon, anksiyete (endişe, korku, derin sıkıntı), fazla kilo sorunları. Ve sonra ne oluyor, biliyor musunuz? Garip bir şey; insanlar hissetmeyi durdurmaya çabaladıklarında, hayatlarında heyecan arar oluyorlar çünkü kendilerini ölü hissediyorlar. Hislerini öylesine sınırlıyorlar ki, yalnızca olağan gündelik işlevleri yerine getiriyorlar, ve yaşam o kadar sıkıcı bir hal alıyor ki, dramların peşine düşmek zorunda kalıyorlar. Böylece bu dramları ya yaratıyorlar ya da gidip bedelini ödüyorlar. Onlara bir an hayatta (canlı) olduklarını anımsatacak bir kriz yaratıyorlar ve sonra ‘artık hissetmeme’ durumuna geri dönüyorlar.</p>
<p>Gidip bedelini ödüyorlar. Bir korku filmine gidiyorlar. Bir eğlence parkına gidip asla yapacaklarını düşünmedikleri şeyler yapıyorlar. Heyecan verecek bir şeye para harcıyorlar, ama bu geçici oluyor ve sonra çöküyorlar. Ve sonra hisler yeniden gelip kapıyı çaldığında ve “Hayır, daha özgün bir şey var, çok gerçek olan bir şey var, ruhla ve yaşamla ve sevgiyle dolu bir şey var” dediğinde, insanlar kapıyı kapatıp kilitliyorlar – sürgülüyorlar aslında – ki hisleri dışarda bırakabilsinler. Hislerden korkuyorlar. Yaşamı duyumsamaktan korkuyorlar, başka insanları duyumsamaktan korkuyorlar. Hatta melekleri duyumsamaktan da korkuyorlar. O nedenle de yaşamı dışarda (uzak) tutuyorlar. Hissetmeyi dışarda/uzak tutuyorlar.</p>
<p>Eh Şambra, siz değil. Siz bunu denediniz, işe yaramadı. Siz kendinizi hislere açmaya başladınız. Ah, tıpkı bu sabah, dün, dün gece olduğu gibi. O his nereden geldi? Ondan kaçmaya çalıştığınızı fark ettiniz mi? Ve kaçmaya çalışmayanlar onu anlamaya çalıştı, onda mantıklı bir yan bulmaya çalıştı. Ve bu sizi çıldırtır, çünkü yapamazsınız. Yapamazsınız. His, histir… duyudur… yaşam nabızlarıdır. Ve deneyimlenmeleri gerekir.</p>
<p>Hisler asla sizi ele geçiremez. Bazılarınız, bir hissin gelip de size sahip olacağından ve ondan asla kaçamayacağınızdan korkuyor. Bunu yapamaz. Yapamaz, çünkü hisleri yaratan ya da hisleri kabul eden, onları duyumsamak için kendine izin veren sizsiniz.</p>
<p>Bu yılki muzaffer keşifte, kendinizle ilgili şeyler hissedeceksiniz. Evet Annie, geri tuttuğunuz şeyleri. Sakladığınız şeyler, Bonnie. Bakmak istemediğiniz şeyler, Vince. Korktuğunuz şeyler, Mary, çünkü kendi içinizde bu şeylere baktığınızda hayatta kalmayı sürdürüp sürdüremeyeceğinizi bilmiyordunuz. İşte, bu yıl kendi içinizde yapacağınız muzaffer keşifler bunlar olacak.</p>
<p>Ha, ve Jean, bu bir dolu hissetmeyi gerektirecek. Bu, şimdiye kadar olmadığı gibi cesur, gözüpek bir hissetme eylemi gerektirecek. Ha, sen hissettiğini düşünüyorsun, ama hissetmedin. Hislerden kaçmak, hisleri analiz etmek için enerjini harcayıp durdun, John, hislere kızdın, Bob, ve hepiniz Şambra. Biz burada belli kimselere sataşmıyoruz. Bu, çok kapsamlı, çok geniş bir hissetme yılı. Bu, muzaffer bir keşif yılı.</p>
<p>Ha ve sanırım, “muazzam miktarlarda enerjiyi hareket ettireceksiniz” deyimi de kullanılabilir. Ama korkmayın, önceki gibi olması gerekmiyor. Ve neden önceki gibi olması gerekmediğine az sonra değineceğiz.</p>
<p>Ama sizden bir an için hisleri hissetmenizi isteyeceğiz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Hisleri nefesinizle içinize çekin. Hayır, onlara direnmeyin. Onlarla mücadele etmeyin.</p>
<p>Bazılarınızın hislerle, algılarla, bilirsiniz, duyularla, pek de güzel deneyimleri olmadı. Bazı deneyimleriniz sizi kendi cehennem çukurunuza götürdü. Kendi cehennem çukurunuzda, geçmişten kalan bazı çok zor ve çok tıkalı enerjileri deneyimlemek – yeniden-deneyimlemek – zorunda kaldınız. Ama buna aslında geçmiş de demeyelim, (çünkü) geçmiş, sizin bir veçhenizdir. Ve onlar gerçekten siz değildir.</p>
<p>Bazılarınız, hislere yenilecek olursanız, sizi delirteceğini düşündünüz. Komik, küçük senaryolar yarattınız – “Ya kendimi sonunda bir akıl hastanesinde, bir tımarhanede, çılgınlık içinde bulursam? Yaşamımda kapıları hislere karşı kapatmazsam, onlara izin verirsem, sanki o büyük, kötü kurdu içeriye sokmuş olurum. Ve o beni ele geçirir. Ben de kaybolurum. Ve hiç iyileşemem.” Böylece hisleri uzakta tuttunuz, ama bunu artık yapamıyorsunuz.</p>
<p>Siz Çağı</p>
<p>Biz, Kuantum Sıçraması enerjisindeyiz. Biz, siz çağındayız. Kuthumi’nin eksik olan şey hakkında konuştuğunu hatırlıyor musunuz? (Eksik olan) Sizsiniz. Siz çağı. Artık toplum çağı değil, artık tüm insanlık çağı değil. Bu, siz çağı, sizin size açılma döneminiz.</p>
<p>Şimdi, burada ilginç bir soru gündeme geliyor. Kendinizi hislere açtığınız zaman, hangisi sizdir ve hangisi değildir? Ve kafa karışıklığınızın bir bölümü de, çevrenizdeki tüm enerjileri hissettiğiniz gerçeğinden kaynaklanıyor. Peki ya bunlar diğer herkese aitse? Onların hisleriyse, onların bilinciyse, onların dip noktaları ve kendi cehennemleriyse? Ya onlar da (açılan) kapıdan hayatınıza giriyorsa? O zaman ne olacak? Bunalmayacak mısınız?</p>
<p>Şambra, sizinle yüz toplantımız oldu! Ve biz yüz kez size dedik ki, “Sen de Tanrısın.” Neyin size ait olduğunu siz seçersiniz. Diğer herşey size ait değildir. Yaşamınızda kendiniz için istediğinizi siz seçersiniz. Diğer herşey rüzgar gibi eser ve başka yerlere gider. Siz seçersiniz. Hiç bir enerji, hiç bir bilinç, sizinkinden daha büyük, daha muhteşem değildir, ve bunu fark etmek zamanıdır. Bundan kuşku duymayı bırakın.</p>
<p>Ha evet, gerçekten, enerji mükemmel – bu ister bir “bir” yılı olsun, ister Pluto 238 yıldır ilk kez yeniden geliyor olsun, ister Atlantis’in kristalin yapıları okyanusun dibinden yükseliyor olsun – ne olursa olsun, Şambra, bu sizin yılınız. Bu, Kuantum Sıçramasıdır. Bu, ötelerin zamanıdır. Yeni Enerjidir ve herşey sizinle ilgilidir.</p>
<p>Buna derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Evet, gerçekten de, kendinizle ilgili muzaffer bir keşif… kendinizle. Bildiğiniz, ama işte bildiğinizi bilmediğiniz şeylerle ilgili (bir keşif). Çok uzun zaman önce unuttuğunuz şeylerle. Kaçtığınız, saklandığınız şeylerle ilgili. İnanılmaz… inanılmaz olduğunuzu keşfedeceksiniz.</p>
<p>Bunların tümü oldukça kolay bir biçimde gelebilir çünkü siz buna hazırsınız. Biz burada otururken, yalnızca bu odada bulunan ya da dinleyen insan benliğine bakmıyoruz. Hepinizin buna hazır olduğunu görüyoruz. Aslında, tanrısallığınız açısından, Yo-ham, yani siz’in açısından gelip de bu heyecanlı, ifade dolu ve dinamik yaşama katılmak konusunda bir sabırsızlık var. O, gelmek istiyor. Artık onu daha fazla bekletemeyeceksiniz. Bunu deneyebilirsiniz, ama işe yaramayacaktır. Enerjiler, siz’in tümünü deneyimlemek isteyeceğiniz yönünde. Sizi geri tutmuş olan, kısıtlamış olan şeyleri aşmak istiyorsunuz.</p>
<p>Buna derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Yeni Yıl</p>
<p>Peki, 2008 ve ötesinde insanlığın geri kalanını neler bekliyor? Biz buna ping pong (masa tenisi) yılı diyeceğiz. (bazı gülüşmeler) Şimdi, çoğunuzun bildiği gibi, masa tenisi bir oyundur. Öyle muazzam bir güç ya da atletik bir yetenek gerektirmeyen bir oyundur. Biraz formda olmayı talep eder. Masa tenisinde yaralanmak pek mümkün değildir, tabi gerçek bir salak değilseniz. (bazı gülüşmeler) Top oldukça hafiftir. Raketler çok büyük ya da ağır değildir. Karşı oyuncunun epey uzağında durursunuz, uzanıp da size vuramaz. Yani bu oldukça güvenli bir oyundur, ama… ustalık isteyen bir oyundur. Ciddi, hararetli, yoğun bir oyundur. Ve bu size, 2008’de insanlığı nelerin beklediğine ilişkin bir fikir verebilir.</p>
<p>Bunu gündeme getirmemizin nedeni, bizim bakış açımızı, insanlığın nerede olduğunu görmek için Dünya’ya Melek Zirvemizden bakıp da gördüklerimizi anlamanız amacıyladır. İnsanlık, büyük bir değişim ve dönüşüm içinde, ama neye dönüşeceğine dair hiç bir fikri yok. En azından siz, değişimin sizi nereye götüreceğini anlıyorsunuz. İnsanlık bunu genelde bilmiyor. Aslında bilmek de istemiyor. Masa tenisi oyununu seviyor – ileri geri ve ileri geri ve ileri geri.</p>
<p>Bu 2008 yılında bu ping pong enerjisini tüm çevrenizde göreceksiniz. Bu, finans piyasalarında görülecek. İleri geri gidecek. Bir gün borsa tarihindeki en büyük zarar, ertesi gün en büyük kazanç olacak. Bir gün bir şirket çok zengin olurken, ertesi gün parasını kaybedecek.</p>
<p>Göreceksiniz… borsaya değinmek zorundayız. O ne büyük bir barometre – biz son toplantımızda barometrelerden söz ettik – insan bilincine ilişkin ne büyük bir barometre! Biliyor musunuz, dünyanın her yanındaki borsaların ne kadar hassas olduğunu hiç fark ettiniz mi? Bir kelebek Çin’de kanatlarını çırptığı zaman, Birleşik Devletler’deki borsa iniyor ya da çıkıyor. Bir dünya lideri, aslında söylenmesi uygun olmayan tek bir söz ettiğinde, borsa etkileniyor. Ah bu… borsaları izleyin.</p>
<p>Ve sonra da borsadaki münferit sektörleri izleyin. Teknolojinin nasıl farklılıklar gösterdiğini izleyin, örneğin biokimya alanında tarımdan nasıl ayrıldığını ya da ters düştüğünü izleyin. O alt piyasaların her birinin özünü hissedin. Teknoloji nedir? O enerji nedir? Teknolojiyle ilgili his nedir? Tarımla ilgili his nedir?</p>
<p>Borsa, harika bir barometredir. Yeşil şirketler dediğiniz, çevre bilincine sahip olan şirketlere neler olduğuna bakın. Borsadaki değerleri, olması gerektiğinden fazla yükseliyor, çünkü umut var, hayal var, bu şirketlere yüklenen bir bilinç var, çünkü insanlar fark etmeye başlıyorlar. Dünya’nın hizmetkârı olmaya başlıyorlar. Gaia gidiyor, ve insanlar devralıyor. Ve bu, borsanın anında çökmesine neden olacak! (Tobias güler) Ama bu sorumluluğu kabul eden yeterince insan var, ve bunun bir etkisi oluyor.</p>
<p>Bu, Dünya için bir ping pong yılı olacak çünkü örneğin politikayı göreceksiniz. Burada, Amerika’da, bir adayın kaybettiğini ve sonra kazandığını, ve bunun gidip geldiğini göreceksiniz. Seçim anketlerinde bir çıkacak, bir inecek. Ileri geri ve ileri geri.</p>
<p>Şambra, bu yıl kısa duvarın arkasında durun. Paniğe kapılmayın. Hele herhangi bir kargaşaya kesinlikle kapılmayın, çünkü kargaşa bir taraftaki rakete çarpıp da herkesin dikkati o tarafa hareket eden ve rakete çarpan topa yöneldiğinde, siz topun bir an içinde öbür tarafa döneceğini bileceksiniz. Çoğu insan sıkışıp kalacak ve, “Aman Tanrım, top şimdi B tarafında ve bu yüzden de herşey parçalanıyor” diyecek. Hayır, top yalnızca B tarafında, ve sonra öbür tarafa geri gidecek.</p>
<p>Mesele gerçekte şudur… bir takım faktörler işin içinde. Birincisi, insan bilinci nereye gitmek istediği konusunda belirsizlik yaşıyor. Bilmiyor. Bir an için bilinç bir konuda çok güçlü hissediyor, çok… diyelim ki çok tutucu bir enerjide. Ama bir sonraki an tersine dönüyorlar ya da masa tenisi oynayıp liberal bir tutuma geçiyorlar. Aynı insanlar, aynı bilinç, sadece ileri geri gidip duruyor. Nerede olmak istediğine ilişkin hiç bir fikri yok.</p>
<p>2008’de bunu çok göreceksiniz. Asla dramlara kapılmayın, örneğin petrol fiatları yükseldi diye, çünkü öyle bir şey olacak ki fiatlar düşecek. Savaş çıkacak ve ortalık cehenneme dönecek dramına asla kapılmayın, çünkü o ping pong topu emin bir biçimde öbür tarafa geçecek. Birden, bir barış hareketi için çaba gösterilecek, anlıyor musunuz. Bunların hiç birine kapılmayın. İnsanlar – insan bilinci – bir oyun oynuyor, ileri geri, ileri geri.</p>
<p>Bu, bir momentumun, ve hepinizin ilişki kurabileceğiniz bir enerjinin yapılanmasına yardımcı oluyor. Kendinizle masa tenisi oynadığınızdan bu yana sekiz yıl bile geçmedi, kim olmak istediğinizi bilmiyordunuz, nereye gitmek istediğinizi bilmiyordunuz, böylece, bir şeyin ortaya çıkacağı umuduyla, bir karar verebileceğiniz ya da en azından o lanet oyunu kazanacağınız umuduyla, topa ileri geri vurup duruyordunuz. Ama bu arada, nasıl sürekli ileri geri gidip geldiğinizi anımsayın. Ustalık vardı ama yön pek yoktu. İşte insan bilincinin bugün bulunduğu nokta budur. Buna kapılmayın.</p>
<p>Bu, kendi içinizdeki bir şeyin muzaffer keşfi yılında… ve bu öylesine verilen, belirsiz ve boş bir söz (vaat) değil, Şambra. Enerjiniz şu an bu noktada. Biz tutup da size, orada olmanızı istiyoruz demiyoruz. Yo-ham diyen sizsiniz ve siz oradasınız diyen de biz.</p>
<p>Yeni Yıl için Hatırlatmalar</p>
<p>Bu yıl için birkaç yumuşak hatırlatma. Bunlar emir ya da hatta vaat değil, yalnızca hatırlatma. Bu yıl bazı gerçek hislerinizden geçerken – açık, ham, çok açık, özgür hislerden – şunları anımsayın: (a) bu sizinle ilgili değildir, tabi olmasını istemediğiniz sürece. Tüm çevrenizdeki insan bilincinin çok farklı düzeylerinden ve katmanlarından gelen şeyler hissedeceksiniz. Öyle şeyler hissedeceksiniz ki, ve ben şimdi sadece onları düşünmenizden ya da belki uzak mesafelerden fark etmenizden söz etmiyorum. Ben, tam içinizde hissetmekten söz ediyorum. Şu anda Dünya’da olagelen bu ping pong oyunu – onu hissedeceksiniz. Bazı günler top ya da raket olduğunuzu hissedeceksiniz, ama bu sizinle ilgili olmayacaktır.</p>
<p>Bu anlayışı, kavramı, anlıyor musunuz? Bir şeyi nasıl hissedebileceğinizi, duyumsayabileceğinizi? Onu yalnızca düşünmekle kalmıyor, ama bir anlamda yaşıyor ve deneyimliyorsunuz, ama yine de o sizinle ilgili değildir. Kavramlarda bir çelişki var gibi görünüyorsa da, aslında hiç de yok. Buna yaşamak deniyor… yaşamak.</p>
<p>Yerkürenin içinde gerginlik hissedeceksiniz. Bunu kendi bedeninizde hissedeceksiniz, ve sonra da bedeninize neler olduğunu merak edeceksiniz, ve yaşlanmaya başladığınız sonucunu çıkartacaksınız. Beslenme biçiminizde bir hata yaptığınız sonucunu çıkartacaksınız ve… nasıl çorap söküğü gibi gittiğini görüyor musunuz? Oysa öyle değildir! Yalnızca Gaia’yı hissediyorsunuzdur ve Yerküre içindeki gerginliği ve bu gerginliğin salıverildiğini.</p>
<p>Bu yıl, Dünya üzerindeki umutsuzluk enerjisini hissedeceksiniz. Bu kadar çok masa tenisi oynasaydınız, siz de umutsuz hissederdiniz! (Tobias güler) Ve umutsuzluk enerjisi… ben yalnızca, burada konuştuğumuz gibi o enerjinin farkında olunmasından söz etmiyorum. Ben onu hissetmekten söz ediyorum. “A-y-y-y Tobias. Hayır, bunu istemem. Umutsuzluğu hissetmek istemem.” Ama hissedeceksiniz.</p>
<p>Bakın, hissetmek budur. Hissetmek, onu yaşamaktır. Hissetmek, her düzeyde onun farkında olmaktır. Ama size ait değildir, anlıyor musunuz. Farkı yaratan budur – size ait olmadığını anlamak. Bir soğuk, karanlık, boş umutsuzluk hissiyle bunaldığınız bir günde, genelde ne yaparsınız? Neyim var ya da bana neler oluyor, dersiniz. Bundan niye yeniden geçiyorum, dersiniz. Merak edersiniz – ha, aslında bize kızarsınız. “Ama bize bunun üstesinden geleceğimizi söylemiştiniz” dersiniz. Sizi bu denli umutsuz hissettirecek ne yaptınız diye merak edersiniz. Oysa hiçbir şey yapmamışsınızdır. Yalnızca umutsuzluğu – diğer herkesin umutsuzluğunu – hissediyorsunuzdur. İnanılmaz, değil mi.</p>
<p>Peki umutsuz hissettiğinizde ne olur? Ha, onu nefesinizle içinize çekersiniz! Ama hayır, siz aslında ondan kaçmaya çalışıyorsunuz! Ama onu nefesle içinize almalısınız. Umutsuzluğun derinliklerini hissetmelisiniz. Kulağa epey heyecanlı geliyor, değil mi? İnsanlıktaki umutsuzluğun soğuk boşluğunu hissetmek – ki bu, katmanlardan biridir ve daha birçok ince katman vardır – işte bu, bir Üstattır. Bir enerjiyi, onu yaşayacak kadar yakın hissetmek. Ama, Yo-ham, Ruh, (o enerji) size ait değildir. Size ait değildir. Ve bu… iyi haber budur. Yalnızca insanlığa aittir.</p>
<p>Şimdi, bu yoğun umutsuzluk hissinin yağmur gibi üzerinize yağmasına yakalanabilir ve şöyle diyebilirsiniz, “Peki ama, onun bana ait olmadığını nasıl bilebilirim? Belki benim bir geçmiş yaşamımdı. Belki çocukluğumdur. Belki yazgımdır. Belki de ben sadece umutsuz bir insanım. Yıllar önce umutsuz hissederdim – lanet olsun, daha dün kendimi umutsuz hissettim – yani bu herhalde bana aittir.” Ve o giysiyi üzerinize geçirir ve günün geri kalanında onu taşırsınız. Oysa, öyle olmasını seçmediğiniz sürece, onu kabul etmediğiniz sürece, o size ait değildir.</p>
<p>İşte ince nokta budur, önemli bir nokta: O size ait değildir, ama siz yine de onu hissedebilecek, yaşayabilecek, nefesle içinize alabilecek, onu bedenleyebilecek ve size ait olmadığını anlayabilecek kadar cesur bir Üstat olabilir misiniz? İşte, Üstat budur.</p>
<p>Ben sizi hissediyorum. Acınızı hissediyorum. Sevincinizi de hissediyorum. Onları gerçekten hissediyorum ve bu nedenle yüz kez sizinle birlikte burada oturabiliyorum da birlikte yolculuklar ve öyküler ve gözyaşları ve kahkahalar, ve birkaç da horultu paylaşabiliyoruz. Sizi tanıyacak kadar yakından hissetmek için kendime izin veriyorum, ama ben siz değilim. Onlar benim hislerim değil. O ben değilim, anlıyor musunuz. Fark budur.</p>
<p>Bu yıl, Dünya üzerinde bu yoğun masa tenisi oyunu oynanırken, onu hissedin, yaşayın, nefesle içinize alın, ama siz olmadığını da bilin. Yalnızca seçtiğiniz şeylerin siz olduğunu anlayın. Ve aslında, enerjinizin Yo-ham’ine baktığımda, oldukça basitsiniz. Oldukça safsınız (has, katıksız). Oldukça – nasıl demeli – tamsınız. Tüm o diğer şeylere ihtiyacınız yok. O diğer enerjilerden herhangi birine tutunmaya ya da onu sahiplenmeye ihtiyacınız yok.</p>
<p>Dünya üzerinde o büyük masa tenisi oyununun oynanacağı bu yıl, çok önemli olan başka bir şeyi daha anlayın. Her türlü durumla başa çıkmak için kendinize her türlü araç gereci zaten verdiniz. Bizi çağırmayın. Başkalarına gitmeyin. Bir an durun. Kendi yolunuza yol boyunca her türlü araç gereci zaten koydunuz. Bazısı gömülü ya da bir ağacın arkasında olabilir. Bazısı – sizin deyiminizle – çokboyutlu bir halde olduğu için, insan gözüyle ya da duyularıyla açıkça görülemeyebilir, ama onlar oradalar. Bu yıl için her araç oradadır. Kendiniz için oraya bıraktığınız kendi araçlarınızı aktive etmek için, onları çağırmanız yeterlidir. “Bu deneyimin aracı nedir?”</p>
<p>Şimdi, eğer o aracı, deneyimden kaçmak için isterseniz, ortaya çıkmayacaktır. Eğer o aracı, deneyimle mücadele etmek için isterseniz, ortaya çıkmayacaktır. Eğer bilgelik aracını, deneyimi anlamanıza ve o deneyimin yaşamınıza ne kattığını anlamanıza yardım etsin diye isterseniz, ortaya çıkacaktır. Onu bileceksiniz. Orada olacaktır. Onu, çok önceleri yolunuza koyacak kadar bilge olduğunuz için, kendinize teşekkür edin. Bu iş görür, Şambra. İş görür.</p>
<p>Bu yıl hatırlanacak bir başka önemli şey: Bu, şu tanrısallık, Yo-ham kavramının, kavram olmanın ötesine geçerek canlı ve gerçek bir deneyime dönüştüğü yıldır. Bu Siz/Sen enerjisi, buraya gelmeyi seçiyor, burada olmak istiyor ve siz onun buraya gelmesini istediniz, onun için de şimdi geliyor. O, zaman zaman kullanılması zor, uygunsuz hissedilecektir, zaman zaman kontrolden çıkmış hissedilecektir, zaman zaman da o kadar muhteşem ve karşı konulamaz hissedilecek ki, ona değer olup olmadığınızdan ya da onu bu gerçeklikte tutup tutamayacağınızdan kuşku duyacaksınız.</p>
<p>Ama o buradadır. O yalnızca kelimeler değildir, hele felsefe hiç değildir. O, bizim, sizin gerçekliğiniz olarak gördüğümüz şeydir. Ama, geldiği zaman, onun, sahip olduğunuz o insan özelliklerine sahip olmadığını anlayın. O, bir insan gibi yürümez ya da konuşmaz ya da kokmaz. Bir insan gibi düşünmez. Aslında o, şu anda hayal edebileceğinizden daha basittir, çünkü siz tanrısallığınızın o karmaşık, süper enerji olmasını istiyordunuz. Değildir. O çok basittir.</p>
<p>İnsan benliğinizin kafası karıştığında, herşey karmaşık hale gelir. Yo-ham’in basitliğini nefesinizle yaşamınıza çekin, çünkü gerçek yanıtlar, basitlikte ve saflıktadır. O eski akılcı yanıtlarda değil. Ah, nasıl desek – sizi bir zorluktan ötekine taşısın diye inşa etmeye çalıştığınız köprülerinizde değil. Ve o köprüler doğru temeller üzerine inşa edilmedi. Sizi epey sallantılı bir biçimde öbür tarafa geçirmiş olabilirler, ama Yo-ham, farklı bir biçimde gelir. Basittir. O bir kaçış değildir. Geçici bir onarım değildir. Sadece o ânı idare etmenizi sağlamaz. O, odur, ve sizin tümünüzdür.</p>
<p>Böylece derin bir nefes alın ve Yo-ham’in basitliğini hissedin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu muzaffer keşif yılının enerjileri, hissetmekle de ilgilidir. Biz daha önce hissetmek hakkında konuştuk, duygu ve his arasındaki farktan. Duygu, tepkidir (reaksiyon). Siz bir şeye bir tepki (karşılık) yüklersiniz. His, derinliktir… duyular… hayat. Bir his, doludur, tamdır. Duygular ise geçicidir ve yüzeyseldir. Hislerse çok gerçektir.</p>
<p>Bu bir meydan okuma oluşturur. İçinde yaşadığınız gerçeklik, çok ilginç bir gerçekliktir. Siz ona gerçeklik diyorsunuz, “gerçek”teki gibi gerçek, ama aslında epey bir yanılsamadır. Bu çok ilginç bir şeydir çünkü hisler çok gerçektir, çok kapsamlıdır, ve siz bu yıl muazzam bir biçimde hissedeceksiniz.</p>
<p>Bir sonra bölüme ya da bu bölümün bir başka kısmına geçmeden önce, buna derin bir nefes alalım.</p>
<p>Evet, hisler. Onlardan korkmayın. Onlardan kaçmayın. Onları anlamaya çalışmayın. Nefesle içinize çekin ve deneyimleyin onları..</p>
<p>Bir Kısa Öykü</p>
<p>Şimdi, size bir engel oluşturan şu çok inatçı enerjilerden biri hakkında konuşalım – çok inatçı enerjiler. Ama bunu yapmadan önce, kısa bir öykü anlatalım – kısa bir öykü! (izleyiciler güler, çünkü Tobias uzun öyküleriyle bilinir) Kısa… kısa öykü.</p>
<p>Bir rahip, bir papaz ve bir haham (kahkahalar) bir bara girerler ve… ay, yanlış öykü! (kahkahalar) Elimize başka bir metin tutuşturdular. Pardon. Bu başka bir grup içindi. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>İki araştırmacı, kâşif vardı, ve onlar yola koyulup yeni dünyayı keşfetmek istediler. Tutku ve arzu ve macera ruhuyla doluydular. İkisi de aynı limandan aynı gün ayrıldılar, yani numerolojinin ne olduğu önemli değildi çünkü aynıydı. Gezegenlerin nasıl uyumlandığı önemli değildi çünkü aynıydılar.</p>
<p>Birinci araştırmacının adı Chris’ti ve ikinci araştırmacınınki de Mark. Chris ve Mark, tıpatıp aynı iki gemiyle, aynı sayıda tayfayla, aynı donanımlarla yola çıktılar. Hiçbiri tam olarak nereye gittiğini bilmiyordu, çünkü bu yeni düyaydı, ve kimse daha önce oraya gitmemişti. Ama o yeni toprakları bulmak için, yeni maceralara atılmak için ve kendileriyle ilgili muzaffer keşifler için yola koyulduklarını biliyorlardı.</p>
<p>Tam aynı anda yola çıktılar. Tek fark, Chris’in gemisinde olup da Mark’ın gemisinde olmayan bir kargoydu. Chris’in gemisinin yük bölümünde bir kutu vardı. O bir kutuydu, oldukça basit görünümlü bir kutu, ama içeriği çok, çok güçlüydü. Ve bu içerik, Chris’in yolculuğu boyunca ortaya çıkacak ve kullanılacaktı. O kutunun içeriği, kuşkuydu. Kuşku.</p>
<p>Böylece onlar aynı gün, aynı zamanda limandan çıkarak yola koyuldular, ve tabi… siz şimdi herhalde öyküyü tahmin edebiliyorsunuz ama biz yine de anlatacağız. Mark, tayfalarıyla birlikte kendi macerasına doğru çıkıp gitti. Limanı terk ettikten kısa bir süre sonra fırtınaya yakalandılar. Ama, bu fırtınanın şimdi nereden çıktığına şaşmak yerine, Ruhun onlara ne söylemeye çalıştığını merak etmek yerine, panikleyerek bu yolculuğa neden çıktığını merak etmek yerine, Mark şöyle dedi, “Fırtına var. Onu hissediyorum. Gemi de hissediyor. Tayfalar da hissediyor. Hepsini deniz tutuyor. Bir fırtına var ve fırtına yalnızca bir enerji. Ben fırtınayı sahiplenmiyorum. Ben, fırtına değilim, ama onu hissediyorum, onu yaşıyorum, dalgalarla gidiyorum. Ve bu fırtına beni seçtiğim yere götürecek. Ben bir tarafa doğru gittiğimi düşünüyor olsam da, fırtınanın enerjsinin benim için çalışacağını ve beni olasılıkların en muhteşemine taşıyacağını biliyorum.”</p>
<p>Ve Mark, tayfalarıyla birlikte yolculuğuna devam etti ve onlar her türlü şeyle karşılaştılar – fırtınalar, rüzgarsız zamanlar – ama hiç kuşku duymadılar, anlıyor musunuz. Yol boyunca hep deneyimlediler ve yeni toprakları buldular. Daha önce hiç görmedikleri baharatlar ve egzotik bitkiler ve hatta insanlar ve hayvanlar buldular, ve bu muazzam bir deneyimdi ve onlar yolun her bir adımını hissettiler. İki yıllık yolculuktan ve deneyimden sonra, daha zengin, daha mutlu, daha tamamlanmış bir halde ve gerçekten yaşamış olarak yuvaya geri döndüler.</p>
<p>Chris gemisiyle yola çıktı – kuşku kargosunu taşıyan gemisiyle – ve fırtınaya yakalandığı an, neden yola çıktığını sorguladı. Bu onu deneyimden uzaklaştırdı, çünkü o zaman dalgalar, ondan bir şey almaya çalışan ve onu öldürmeye çalışan şeytanlara dönüştü, oysa aslında dalgalar ve fırtınalar yalnızca deneyimin bir parçasıydılar. Chris rotasını değiştirdi, çünkü hemen yanlış bir şey yaptığını sandı. Yoksa kendini ve tayfalarını fırtınanın ortasına nasıl atmış olabilirdi ki? Böylece rotasını değiştirdi.</p>
<p>Ve yol boyunca bu onu kaygılandırdı, ve hissettiği bu kaygıyı tayfaları görüyordu ve hissediyordu, ve onlar hastalanmaya başladı, ama sadece anlık bir rahatsızlık değil. Çok hastalandılar ve ölmeye başladılar.</p>
<p>Chris’in gemisi, çok, çok zor bir rotadaydı ve o, muhteşem yeni topraklar keşfetmedi. Baharat ya da altın bulmadı. Vardığı her yerde, yerlilerin, o adalarda ya da o topraklarda yaşayan insanların düşmanca ve kızgın tavırlarıyla karşılaştı, ve insanlar onunle mücadele ettiler. Onu kaçırdılar. Giderek daha çok tayfası açlıktan ölüyor ve hastalanıyordu, ve yalnızca bir yıl kadar sonra, Chris başarısız bir insan olarak üzgün, her türlü ışıktan ya da ifade tarzından yoksun, yurduna geri döndü. Bazı kişiler onunla alay ettiler, ve birçokları da çok, çok öfkeliydiler, çünkü sevdiklerini onun gemisinde kaybetmişlerdi.</p>
<p>Ve işte bu, sevgili dostlar, kuşkuyla muzaffer keşif arasındaki farktır. Kuşku.</p>
<p>Siz, hepiniz, yeni bilincin araştırmacıları, kâşiflerisiniz. Hepiniz, aynı derecede enerji ve bilinç taşıyarak limandan yola çıktınız. Hiçbiriniz, Başmelekler Düzeni’ndeki melekler alemindeyken, daha fazlasına ya da daha azına sahip değildiniz. Hepiniz hayat deneyimine koyuldunuz. Ve birçokları için işte o kuşku, yolculuğun gerçek özünü yok etti.</p>
<p>Bugün şu anda sizler yeni bilincin öncülerisiniz. Yola koyulan sizsiniz, denizlerde ve okyanuslarda değil, siz boyutlara doğru yola çıkıyorsunuz. Boyutlar, Yeni Enerjinin yeni okyanuslarıdır. Siz oraya hep gidiyorsunuz. Geceleri gidiyorsunuz. Gün içerisinde düşüncelerinizde, hayallerinizde gidiyorsunuz. Siz varolan bilincin yeni sınırlarına sürekli gidiyorsunuz, tıpkı okyanusların, keşfedilmemiş ya da haritası çıkartılmamış topraklar olarak varolması gibi. Yeni bir şeyin keşfine yelken açan sizsiniz. Bunun ne olduğunu bilmiyorsunuz ve nerede olduğunu da. Bunu seçiyorsunuz çünkü seçebiliyorsunuz. Ve bu ifadedir. Gerçektir.</p>
<p>Ama siz aynı zamanda sık sık o kuşkunun yolculuğunuza sokulmasına ve o gerçek hissi elinizden almasına, o gerçek yaşama yeteneğini elinizden almasına izin veren kişilersiniz. Kuşku sizi boğacaktır. Çelme takıp düşürecektir. Değersiz hissetmenize neden olacaktır. Sürünerek bir deliğe girmek ve bir daha da çıkmamak ve hiç yolculuk etmemek isteyeceksiniz.</p>
<p>Sizler, yola çıkan bilinç gemisinin genişleyen ve araştıran kaptanlarısınız, hatta daha önce hiç bir meleğin gitmediği yere gidiyorsunuz. Meleksi varlıkların tüm boyutları keşfettiğini ve haritasını çıkarttığını mı sanıyorsunuz? Hayır. Bunu yapamazlar. Yapabilecekleri bazı boyutlar var, ama yalnızca insan ve insan bilinci gerçek yeni bilinç topraklarını göze alabilir, ve kendiniz için, tüm insanlık için yaptığınız budur. Ama kuşku devreye girdiği zaman, tüm yolculuğu heba eder.</p>
<p>Kuşku</p>
<p>Kuşku bir oyundur ve siz onu oynuyorsunuz. Tüm insanlar oynuyor ama. Kendinize çok yüklenmeyin. Ama ben bugün Yo-ham ile, sizinle, şunu sormak için buradayım; Kuşku oyununu oynamaktan vazgeçmeye hazır mısınız? Ah, o bir oyun. Fazla eğlenceli. Çok dikkat dağıtıcı. Siz onun içine düştünüz. Hayatınıza kuşkuyu getiriyorsunuz ki, bilmiyormuş gibi davranabilesiniz. Kuşkuyu devreye sokuyorsunuz ki, bu yararsız arayışı sürdürebilesiniz. Bir yanınız merak ediyor, arayış biterse ne olacak diye. Bir yanınız da bu öncülük oyununu o kadar seviyor ki, hiç ama hiç durmak istemiyorsunuz. O nedenle de kuşkuyu devreye sokuyorsunuz, oyuna devam edebilesiniz diye ve kaybolmuş gibi ve bilmiyormuş gibi ve yolculuklarınızdan başarısız biri olarak dönüyormuşsunuz gibi davranabilesiniz diye. Böylece gidip yeniden deniyorsunuz. Kuşku ekleyicidir. Kuşku yapışkandır. Kuşku bir oyundur.</p>
<p>Her gün ne sıklıkta kendinizden kuşku duyuyorsunuz – kararlarınızdan, eylemlerinizden, düşüncelerinizden? Yeni bilince doğru yaptığınız yolculuğu sahiplenmek ve sorumluluğunu almak yerine, kuşkunun sizinle oynamasına ve geminizi yönlendirmesine ya da en azından gemiyi yönlendiriyormuş gibi davranmasına ne sıklıkta izin veriyorsunuz? Kuşku, zamanı dolmuş bir oyundur, çünkü gemide kuşku olduğu sürece, muzaffer bir keşif yapmak çok zordur. Bilincin yeni alemlerine gitmek ve onu kaçmadan, tam olarak, gerçekten deneyimlemek, çok zordur. Kuşkuyla, ve oynadığınız bu kuşku oyunuyla, daireler içinde koşmayı sürdürebilirsiniz ve güçsüz olmayı sürdürebilirsiniz ve bir kurban olmayı sürdürebilirsiniz.</p>
<p>Kuşku, bir virüstür, ama seksüel enerji virüsü gibi değildir. İlle de başkalarına bulaşmaz. O size aittir. O, sizin içinizdeki bir virüstür. O kanserdir, oyunu tekrar tekrar oynamanıza neden olan enerjisel bir kanser. Kuşku, bir saklanma biçimidir. Kuşku, bir yalandan yapma, bir –mış gibi davranma biçimidir.</p>
<p>Kuşku… bu kuşku enerjisi, enerjinizi ilk kez Dünya’ya indirdiğinizde devreye girer – girmişti. Kuşku, meleksi alemlerde bilinmezdi. Bir melek olarak asla kendinizden kuşku duymadınız, yalnızca deneyime sahiptiniz. Bazen deneyim yoğun olurdu. Bazen, hoşlanacağınız türden bir sonuç çıkmazdı, ama en azından bir deneyimdi.</p>
<p>Kuşku, ruh bilincinden insan bilincine geçmenin çok ilginç bir dönüşümüyle üretildi. O, daha ilk melekler Dünya’ya geldiğinde ve artık melek değillermiş gibi davrandıklarında ve insanmış gibi davrandıklarında girdi insan gerçekliğine ya da insan bilincine. Kuşku, Dünya’ya geldiğinizde, siz meleksi varlıkların, kim olduğunu unuttuğunda devreye girdi. “Bir insanmış gibi davranabilmek için bir melek olduğumu unutacağım” dediğinizde, ilginç bir dinamik meydana geldi. Ve işte kuşku bu noktada devreye girdi.</p>
<p>O zamandan beri kuşku, insan bilinci makyajının bir parçası oldu, ve şu anda da Dünya’da çok, çok güçlü – çok güçlü – bir halde. O kadar güçlü ki, insanlar öldüğünde ve başka alemlere, yakın Dünya alemlerine göçtüklerinde, kuşkuyu da beraberlerinde getiriyorlar. Ve sonra bir şekilde beraberlerinde getirdikleri bu kuşku, meleksi alemlere bile aktarılıyor. Ve, anlayacağınız gibi, şimdi bir dolu kuşku duyan melek var, çünkü insanlar bu virüsü beraberlerinde getirdiler.</p>
<p>Tekrarlıyoruz, o bulaşıcı değildi, ama gerçekten insan gibi hissetmek ve görmek için kendine izin veren bir melekle birlikte, insan enerjisi de o enerjiyle oynamaya başladı. “Merak ediyorum, kuşku nasıl bir şey” demeye başladılar. Ve onunla oynadılar. Ve şimdi, tüm alemlerde kuşkuya sahibiz, anlıyor musunuz. Ama Dünya üzerinde, kuşkuyu gemiden atacak bazı öncüler var. Ve bu, yeni bilincin daha yeni sınırlarını, yeni bölgelerini açacak ve gerek cennette gerekse Dünya’da, kuşkunun ötesinde bir anlama sahip olacak.</p>
<p>Kuşku bir oyundur, Şambra, ve siz onu her gün oynuyorsunuz. Sanki ne seçeceğinizi bilmiyormuş gibi davranıyorsunuz. Yanlış kararlar alıyormuşsunuz gibi davranıyorsunuz. Oysa bunu yapamazsınız. Yalnızca deneyim edinirsiniz. Yüksek yolu, alçak yolu ya da görünmez yolu deneyimleyebilirsiniz, ama sadece deneyim edinirsiniz. Kuşku size kötü bir seçim yapabileceğinizi söyler, ve yapamazsınız. Yalnızca deneyimleyebilirsiniz. Kuşku, sizin o küçük insan kapanında kalmanıza neden olur, küçük kalmanıza, sürekli “Ben küçüğüm” oyununu oynamanıza neden olur. Diğer enerjilerden çok, kuşkuyla eğleniyorsunuz. Onu seviyorsunuz. Ona bağımlısınız.</p>
<p>Bugün burada bulunan, bugün dinleyen ya da bunu sonradan okuyan ya da dinleyen her birinize sorum şu: kendinizden kuşku duyma oyununun üstesinden gelip de gerçekten hissetmeye hazır mısınız? Çünkü kuşku ve hissetmek – hissetme yeteneği – elele gider. Kuşku duyduğunuz zaman, gerçek hissi engellersiniz. Kuşku duyduğunuz zaman, hissetmekten korkarsınız, çünkü hissetmek sizi büyük kılacaktır.</p>
<p>Hissetmek, sizi yeniden gerçek kılacaktır.</p>
<p>Kuşku oyununu durdurmaya ve yeni bilincin muzaffer keşfini yapmanın nasıl bir şey olduğunu keşfetmeye hazır mısınız?</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 5: “Muzaffer Keşif”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
5 Ocak 2008<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, kuşkusuz! (kahkahalar) Biz bu değerli ânı paylaşmak ve yeni bilince, yeni boyutlara girme maceramızı paylaşmak için buradayız.</p>
<p>Sizinle oynadığımız o küçük oyun, tabi sizinle anlaştıktan sonra, size bugün, ama özellikle dün, bazı hisler aşılayacaktık ki, gerçekten kesinkes bir şey hissedebilesiniz diyeydi. Birçoğunuz, bent kapaklarının bu şekilde açılmasıyla, şu anda insan bilincinde neler olduğunu hissetti. Birçoğunuz, bu yıl olabileceklerin potansiyelini hissetti. Birçoğunuz, size çok yakın olanların korkularını ve acılarını hissetti. Ama yaptığımız şuydu, sizin tümüyle hissetmenize izin vermek, böylece tepkinizi gözlemleyebilecektiniz. Kendi kuşkunuzun nasıl devreye girdiğini, neredeyse hisleri reddederek onları uzaklaştırmaya çalışmasını gözlemleyebildiniz. Kendinizden kuşku duydunuz. O muazzam his/bilinç/enerji akışı içinize geldiğinde, neyi yanlış yaptım diye merak ettiniz. Neden böyle hissettiğinizi merak ettiniz. Ve bu sizinle ilgili değildi. Değildi. Siz, dışsal şeyleri hissediyordunuz. Başka insanları ya da belki yalnızca bizi hissediyordunuz.</p>
<p>Kuşkunuz devreye girdiğinde, hisleri nasıl boğduğunu fark ettiniz. Ve o sonra içeri girer ve zihni karıştırır. Ve sonra da mutlakiyetinizi, egemenliğinizi elinizden alır. Sezginizi, şeyleri hissetmenin ve anlamanın ve onlarla, sahiplenmeden başa çıkmanın doğal yeteneğini elinizden alır. Gerçekten hissetmek konusunda harika bir deneyim yaşadınız.</p>
<p>Şimdi, bir dahaki sefere yaşamınıza bir his çığı düştüğünde, kuşku duymadığınızı, neyi yanlış yaptığınızı merak etmediğinizi hayal edin. Neler oluyor diye merak etmediğinizi ya da ondan nasıl kaçacağınızı düşünmediğinizi hayal edin. Kuşku duymak yerine, saf sezginizi kullandığınızı. O zaman sezginiz kesinlikle, deneyimin, enerjinin derinliklerini hissetmenize, onun birçok katmanını hissetmenize, onun neden orada olduğunun tüm potansiyellerini ve sonuçların potansiyelini, hem de onu manipüle etmek zorunda kalmadan, yalnızca hissetmenize izin verirdi.</p>
<p>Kuşku yerine sezgiyi kullandığınızı hayal edin, yaşamınız ne kadar zenginleşirdi – sadece bir insan olarak değil, ama tanrısal bir meleksi varlık olarak da – yaşamınız aslında ne kadar daha zengin olabilirdi. Ve sürekli onun (hislerin) size ait olmadığını anımsamak. Size ait değildir. Ha, kendi enerjinizi hissettiğiniz zamanlar olacaktır, ama sezginiz, onun size mi yoksa bir başkasına mı ait olduğunu size bildirecek kadar ayırt edici olacaktır.</p>
<p>Biz bundan daha önce de söz ettik ve bu, 2008 için bir hatırlatmadır. Içinize aldığınız ve hissettiğiniz ve kuşkulandığınız bir dolu şey, size ait değildir. Birçoğunuz çok meydan okuyan deneyimler yaşadınız, dibe vurmanın, çok şey kaybetmenin, fiziksel rahatsızlıklar ve zorluklar yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hissettiniz. Siz bunları insanlık adına ve melekler adına yaptınız. Bunu, sanki size aitmiş gibi üstlenmeye bayılıyorsunuz, o kadar ki, bu hislerin ve farkındalıkların sizi çok yalnızlık çektiğiniz bir mekâna sürüklemesine izin veriyorsunuz.</p>
<p>Bu bir oyundur. Ve siz bunu başka insanlar, başka melekler için üstleniyor ve gerçekten size aitmiş gibi olması için, sanki bu bilinçle bir şey yapıyormuşsunuz gibi, kendinizi yalnızlık çektiğiniz bir mekâna koyuyorsunuz. Ve sonra da yalnızlık hissediyorsunuz. Kimse neler yaşadığınızı anlamıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ve komik olan şu ki, bunları onlar adına yaşıyorsunuz! Başkaları adına bu enerjiye bir çözüm bulmanın yollarını bulasınız diye bu şeyleri üstleniyorsunuz. Bundan vazgeçmek zamanıdır.</p>
<p>Bunu o kadar uzun zamandır yapıyorsunuz ve bu konuda öylesine uzman oldunuz ki, bunu salıvermek biraz zor olabilir. Diğer herkesin bilincini üstlenmek yerine kendi yaşamını yaşamaya başlamak biraz meydan okuyabilir. Bilinç ligine hizmet ettiğinizden bu yana o kadar çok zaman geçti ki, bunu kendiniz için gerçekleştirmenin nasıl bir şey olduğunu unuttunuz.</p>
<p>Sanki şu anda Dünya’da bulunmanızı değerli kılsın diye yapmak zorunda hissettiğiniz bu şeyin birçok katmanı var. Herşeyi herkes adına üstlenmeniz ve size aitmiş gibi davranmanız gerekiyor (sanıyorsunuz), çünkü siz elbette uzman olansınız. Siz yapmazsanız, kim yapacak? Ama, Kuthumi’nin dediğini anımsayın, “Bu, siz çağıdır – Siz,” ve bu herkes için geçerlidir. Onların kendileriyle – kendi enerjileriyle, kendi hisleriyle, varsa kendi kuşkularıyla &#8211; ilgili sorumlulukları almalarının zamanı gelmiştir, böylece siz de kendinizi bir sonraki düzeye geliştirebilir ve yükseltebilirsiniz. Ve elbette, siz şimdiden bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz – Bayrak olmak, yeni bilincin rehberi ve öğretmeni olmak. Bir yolun ve yol üzerinde de araç gerecin olduğunu başkalarına gösterecek kişi olmak. Tanrı’yla insanın birleşmesi, kaynaşması yönünde bir arzu olduğunu göstermek.</p>
<p>Böylece Şambra, yeni bilinçte o rehberi, o Bayrağı, o öğretmeni olmak, size kalmıştır. Başka alemlere, adı ya da daha tanımı olmayan boyutlara yolculuk ettiğinizi, oraya gittiğinizi, ve onlar da gittikleri zaman, (sizin gibi) güvenli bir biçimde geri döneceklerini, insanlara gösterebilirsiniz. Şu anda insan bilincinin büyük bir bölümünü kapsayan kuşkular – kuşkular, hisleri boğuyor. Ve hisler olmadığı zaman da siz gerçekte yaşamıyor oluyorsunuz. Kuşku duyduğunuzda, doğal sezginizi kullanmıyorsunuz. Kuşku bir oyundur, ve az önceki oturumumuzu sonlandırırken söylediğimiz gibi, bu oyunu bitirmek zamanıdır.</p>
<p>Kuşku duyduğunuz zaman, sezginizi kullanın. Kuşkunun sizi kapana kıstırdığını ve boğduğunu hissettiğiniz zaman, bir an durun. Derin bir nefes alın. Ve sezginizi devreye sokun. “Şimdi ne yapmalısınız?” Sezginizi kullanın ve deneyime girin. Kuthumi’nin söylediğini anımsayın, “Kuşku duyduğunuzda deneyimlemeye girişin.” Bunların tümü birbirine bağlıdır.</p>
<p>Bu yıl, gerçekten hissetme ve deneyimleme yılıdır. Bu yıl, Şambra, sizin zamanınızdır. Ve böylece, sorularınızı almaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, yükselişi bütünleştirme yolunda bana geri geldiğini hissettiğim veçhelerimin büyük bir çoğunluğu, korku, acı, yoksunluk vs ile ilgili olanlardı. İki ay önce çok farklı bir veçhe geldi, muhteşem, görkemli bir ses, çok merkezinde ve egemen. O zamanlar benden çok ayrıydı, bir adı vardı ve ben o bilincin bana konuştuğunu duydum. Bu üç hafta kadar falan sürdü ve sonra sanki yok oldu. Ben o sesi nefesimle içime çekerken, sanırım bir şekilde benimle kaynaştı. Dün onu yeniden hissettim, benden çok ayrı, ama çok da yakın. Bu dinamiği nasıl açıkladığını benimle paylaşabilir misin lütfen.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, o, kendinin, tanrısallığının Yo-ham enerjisidir. Öncelikle, ondan kuşkulanma! Onu deneyimlemek için kendine izin ver. Sezgin her yerde yazılı. Sezgin, bu özün ne olduğunu biliyor. Hatta o – biz onu bir veçhe olarak bile tanımlamak istemiyoruz. O, senin sadeliğin. Tanrı-benliği.</p>
<p>Şimdi, birçoğunuzun deneyimlediği gibi, bu hisler geldiğinde – ve siz onlardan kaçmadığınızda, onları bedenlediğinizde – sezginiz, onun gerçekte siz olduğunu anlamanıza yardım eder. Şunu da anlaman önemli, bu tür bir deneyimden geçersin ve bazı nedenlerden ötürü, sanki dengeleyici bir düzleme ya da bu boğucu hisse sahip olmadığın bir düzleme ulaşırsın. Bedenin, zihnin, ruhun, duyumsamalara alışıyordur, ve onun için de (bu deneyimler) artık çok dramatik olmaktan çıkarlar. Ama ikincisi de, kendinin bu enerjisiyle yeni ve daha saf bir yerde karşılaşman için, senden kendi bilincini şimdi yükseltmen isteniyor. Şöyle de diyebilirsin; tanrısallığın, insan yanınla karşılaşmak için aşağıya daldı, ama şimdi, tanrısal insan benliğinin Yeni Enerjisi için daha uygun olan yeni bir yerde onunla karşılaşman için, yukarıya doğru gelişmeni istiyor.</p>
<p>Gerçekten, derin bir nefes al ve bu harika deneyimden kuşkulanmaya son ver!</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, ben Ben-bilincimde kendime daha çok güvenerek olmayı seçtim ve bunda başarılı olmaya başladığımı hissediyorum. Ayrıca, bana ait olmayan şeyleri de, özellikle yoksulluk bilincini ve annemle benim birbirimize karşı oluşturduğumuz bağımlılığı salıvermeyi seçiyorum. Yani bana bununla ilgili konuşabilir misin, ve çok kısaca, boğazıma neler oluyor? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Sen bunu yine özellikle vurguladın. Yoksulluk bilincini, başkaları adına üstlendin. Şöyle de diyebilirsin, bu bir dolu geçmiş yaşam eğitimlerine dayanıyor, sen… aslında bunu kabul ettin. Bunu seçtin, bu yoksulluk enerjisine girmeyi seçtin ve sanki üzerinden silkip atamıyorsun. Ama öte yandan, şu anda kendi yaşamını ya da spiritüel başarını parasal başarıyla ölçmek eğilimindesin.</p>
<p>Bir an için dur. Bunca yılda neler öğrendiğine bir bak, kalkıp bize sorular soruyorsun. Deneyimin derinliğine ve zenginliğine bak. Sen bu yoksullukla ve para yapmakla ilgili şeyin ardına saklanıyorsun, ama aslında ne öğrendiğine bir bak. Ruhun bununla ilgilenir. Bankada ne kadar paran olduğu ruhun umurunda değildir! Aslında, bankada hiç paranın olmamasıyla, fark ettiğin gibi bazı gerçekten zengin deneyimlere sahip oldun.</p>
<p>Şimdi, bunların hepsine bir son vermek zamanıdır. Kuşkulara ve bağımlılıklara ve bu tür herşeye bir son vermek zamanıdır. Sen yanıtı zaten biliyorsun. Kalkıp burada soru sorman, bizden onay istediğin içindir, ama anneni bırakmak zamanı olduğunu biliyorsun. Bu (bağımlılığı) kuşatan bir dolu suçluluk hissine sahipsin. Onu bırakırsan öleceğini sanıyorsun. Sen… tek kişi olduğunu sanıyorsun. Ama aslında ruhtan ruha olan enerji böyle olmamalı. O çok özgür ve çok açık bir temele dayanmalı, bağımlılık temeline değil. Sen kendine parasal açıdan bağımlı olma iznini verdin, ama gerçekte herşeyden çok da, duygusal açıdan bağımlı olma iznini verdin.</p>
<p>Böylece burada birkaç şey söz konusu. Herşeyden önce, bu konuda zihninde mücadele etmeye son ver. Zihin enerjisinde fazla zaman harcıyorsun. Ben senin kesinlikle, yaşamın bütünlüğüne nefes almanı istiyorum. Ve yalnızca onu nefesinle içine alıyormuş gibi de yapma, ve sadece azıcık nefes alma, ama onu gerçekten nefesinle içine çek. Kendi içindeki bazı kanalları aç, enerjinin aktığı o kanalları aç ve yeniden hissetmene izin ver. Yalnızca yoksulluğu hissetmek değil, ama herşeyi hissetmek. Ve ben ayrıca, o çok yoğun nefes çalışmanı yaparken – o yolların bazısını açman gerekiyor – kendin için oraya yerleştirdiğin o araçları da çağır gelsinler.</p>
<p>Ben senin ayrıca bir şey daha yapmanı istiyorum. Kabul et – ve bir başkasıyla oturup da çalışmaya gereksinim duyabilirsin, çünkü bazen onların enerjileri bir yankı tahtası işlevi görebilir – ama ben senin, oynadığın oyunlar hakkında konuşmanı istiyorum. Ben senin, oynadığın ve başka insanların oynadığı yoğun oyunlar hakkında bir kitap yazmanı istiyorum. Bunların birbirine nasıl örülü olduğunu göreceksin. Oyunu sürdürebilmen için, bir yanının bu oyundan nasıl vazgeçmek istemediğini görebilirsin. Ama onu bir kez ortaya çıkarıp da nasıl oynadığını kabul ettiğin zaman, ki sen, zihinsel olduğu kadar bir enerji oyunu da oynuyorsun, onu bırakabileceğini göreceksin.</p>
<p>Şimdi bu bazı korkutucu şeyleri tetikler. Yeniden yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaksın. Yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaksın, ayakta kalmayı ya da varolmayı değil. Ve bu da, geçmişte bazı çok, çok yoğun gruplar tarafından – geçmişteki bazı dini gruplar tarafından – derinliklerine kazınmış ve senin hâlâ tutunduğun eğitimlere ters düşecek. Bu sanki sana yapılmış ve senin de kendi içinde kabul ettiğin bir büyü gibi, ama öte yandan harika bir oyun olduğu için de onu üzerinden atamıyorsun.</p>
<p>O yoğun nefesleri yap. Oyunu nasıl oynadığını yaz ya da başkalarıyla konuş, ve sonra da bir seçim yap. Şu anki seçimin, şimdiye kadar olanlar, çok, çok yüzeyseldi. Ve senin samimi olduğunu düşündüğünü de biliyorum. Sen yalnızca ıstırap içindeydin, hepsi bu. Oyunu bırakmayı seç. Ve sizin deyiminizle günün sonundaki en büyük meydan okuma da, herşeyden çok, ayakta kalmanın ötesine geçen bir biçimde, eski ritüellerin ve eski kavramların, anlayışların ötesine geçen bir biçimde yaşamaktır. Ama… sana burada tüm Şambra’nın önünde sormak zorundayım – ve hemen yanıt vermen de gerekmiyor – ama, gerçekten yaşamaya hazır mısın?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet, hazırım.</p>
<p>TOBIAS: Bunu söylüyorsun ama…</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hazırım.</p>
<p>TOBIAS: Bunu söylüyorsun ama…</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hazırım. Hazırım! (kahkahalar ve Tobias da güler)</p>
<p>TOBIAS: Ben senin bu konuda çok nefes çalışması yapmanı istiyorum. Bunu söylüyorsun, ama ben senden…</p>
<p>2.ŞAMBRA: İçimde derin bir korku olduğunu fark ediyorum. Bunu da fark ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Öyleyse sana yeniden soracağım – ve istersen yüksek sesle yanıt verebilirsin – gerçekten yaşamaya hazır mısın?</p>
<p>2.ŞAMBRA: (daha yüksek sesle) Evet!</p>
<p>TOBIAS: Ah, algısı yüksek olan Şambra burada büyük bir tereddüt hissedecektir. Sen “evet” diyorsun, ama enerji “belki, olabilir, az çok, herhalde” der gibi. İçinde kuşku var. O nedenle, ben senin gerçekten içine dönüp buna bir bakmanı istiyorum, ve istiyorsan, gelip popona da tekme atabiliriz. (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Kısaca boğazım hakkında da bir şeyler söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Elbette, engellenmiş enerji. Söylenecek çok şey var, ve ben o yüzden, oynadığın bu oyun hakkında konuşmak ve yaşamaktan neden bu kadar korktuğunla ilgili konuşmak zamanıdır, dedim. Onlar hemen orada çıkmaya hazır ve bu yüzden de oradaki acıya neden oluyorlar. Kendinden kuşku duyma. Bazı büyük hastalıklar için kaygılanma. Bu, engellenmiş enerjidir. Şu anda tüm olduğu budur. Sen (onları, söylenecekleri) alıkoyuyorsun.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): Kutsal Bakire Meryem, gerçekten bakire miydi?</p>
<p>LİNDA: Bunu ben yanıtlayabilir miyim? Bunu yanıtlamak istiyorum! (kahkahalar) Bunu yanıtlamak istiyorum! (Linda güler)</p>
<p>3.ŞAMBRA: Eğer değilse, din onu neden bakire yapmak gereğini duydu? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Elbette, hadi yanıtla. Biz burada öylece oturup…</p>
<p>LİNDA: (gülerek) Devam et.</p>
<p>TOBIAS: Eh, Marite’nin enerjisi var, bu bir, ki asıl figür o. sonra Kutsal Bakire Meryem enerjisi var ki, onu kilise üretti ve ayırt etmeyen Katoliklerin bilincine kabul edildi. (yoğun kahkahalar) Sana meydan okuyorum, sevgilim! (Tobias güler)</p>
<p>LİNDA: Aynı fikirdeyim!</p>
<p>TOBIAS: Yani bir anlamda, Kutsal Bakire Meryem olarak tapınılan enerjisel bir varlık var. O aslında Dünya’da hiç bedenlenmedi ama diğer alemlerde mevcuttur, ve o, o kadar saftır ki, seks yapmak aklına bile gelmez! (kahkahalar) Başka alemlerde ona sürekli tapınılır, sürekli dua edilir, ve o buna bayılıyor, çünkü onu insanlar ve hatta meleksel alemlerdeki bazıları yarattı, anlıyor musunuz. Onlar bunu yapabilirler.</p>
<p>Ama gerçekte insan olarak Dünya’da yaşamış olan için şunu söylemem gerekir ki… o sekse bayılırdı. (kahkahalar) Hem neden sevmesin ki? Seks kutsal bir deneyimdir. Başka bir insanla tüm düzeylerde paylaşmaya ilişkindir, yalnızca fizikselde değil, ama duygusal ve hatta zihinsel ve her düzeyde, spiritüel. Ve belki de, insanların Dünya’ya gelirken kendilerine verdikleri en güzel armağanlardan biridir. Aşağıda, burada, zorlu bir görev olacağını biliyorlardı, o nedenle, (görevin) tadını daha dolu dolu çıkartabilmek için kendilerine seksi armağan ettiler.</p>
<p>LİNDA: Tanrıya şükür…</p>
<p>TOBIAS: Böylece sanırım hepimiz gerçek yanıtı biliyoruz, ve bunu burada konuşabilmek eğlenceli. Ama seks neden utanılacak bir şey olsun ki? Tümüyle kutsal ve tümüyle tadına varılan bir şey olmalı. Asla bir başka insandan enerji çalmak için kullanılmamalı. Bir başkasını gücünden etmek için asla seksi kullanmamalısınız, ve bu Şambra için daha da geçerli, gücünüzün elinizden alınmasına izin vermeyin.</p>
<p>Biriyle seksi paylaşacaksanız – bedeninizi ve her bir yanınızı – giysilerinizi parçalarcasına çıkarmadan önce (kahkahalar) biraz nefesle başlayın. Hatta giysileri çıkardıktan sonra da – nasıl desek – ilişkiye geçmeden önce de biraz daha nefes yapın. İlişkiye girdiğinizde, biraz daha nefes. Ve şimdiye kadar yaşadığınız en büyük orgazmı yaşarsınız. Böylece, bunu nefesinizle içinize çekin! (kahkahalar) Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bakire Meryem bu yanıtı sevdi.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, bu son ayda, ki bu çok duygusal bir ay oldu, anahtarlarımı kaybettim, ve birkaç hafta sonra da kredi kartımı kaybettim, ve merak ediyorum, bu “yükseliş yolunda herşeyini kaybedersin”in bir parçası mı? Ben bu olduğunu umuyorum da.</p>
<p>TOBIAS: Aslında, hiç bir şey kaybetmedin. Onlar hâlâ oradalar ve eğer hazırsan onları geri çağırabilirsin. Onları kendine geri çağırabilirsin, ve onları çok garip ve alşılmadık yerlerden bulup çıkartırsın. Yani, kayboldukları anlayışını geçelim.</p>
<p>İşte bunlar, geçen ay sözünü ettiğimiz, size ait barometrelerdir… şiddetli dengesizlik demeyelim ama, bazı enerji değişimlerinden geçiyordun ve çok geçmeden bazı şeyleri kaybetmeye başlarsın. Bunlar bazen tam anlamıyla başka bir boyuta geçerler, artık Dünya’ya ait olmazlar. Ama onları geri çağırdığın zaman, yeniden ortaya çıkarlar. Böylece buna, belki de, ‘evet bu, başka bir yerlere giden şeyleri kaybetmekle ilgili, ama onlar yeni ve dengeli bir halde geri gelirler’ diyebilmek için harika bir fırsat olarak bak. Bunların hepsine fazla anlam yükleme.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): Üç bilge adamın dediği gibi, “herşeyi salıver”, ve ben bunu kesinlikle yaptığımı görüyorum. Duygular dalganıyor, dengesizlikler – ben şimdi evimin haciz edilme olasılığını görüyorum. Oysa bir süredir satıştaydı, ne ev, ne de arsam satıldı. Daha küçük bir eve, farklı bir çevreye taşınmayı ve evrakları ve kitapları ve eski şeyleri elden çıkarmayı istiyorum. Kiraya çıkmak da özgürleştirici geliyor, daha hareketli olmak açısından. Ama bu giden şeyler, yatırımların kaybedilmesi, nakit akışı, kredi sorunları, genel bir utanç duygusuna neden oluyor ve “ben bunu neden bu şekilde yarattım” soruları, aklıma takılıp duruyor. Bunun çok daha büyük bir işlem/süreç olduğunu biliyorum, ve “Ben O Ben’im” hissiyle, bu duygusal çalkantılarla ilgili hisler arasında sürekli gidip geliyorum. Bu sürecin konusu, zihinden ve kaygıdan uzak durup seçenekleri anlamak oldu. Tam olarak anda olduğum zaman, gerçekten mevcut…</p>
<p>LİNDA: Bu iyi olmayan durum hakkında uzun uzadıya yazıyor.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Burada harika bir örnek var – harika bir örnek, Şambra.</p>
<p>LİNDA: Ve bu, kendini gerçekten öğretmeye adamış bir Şambra.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu, gerçekten sana ait olmayan enerjileri üstlenip de, seninmiş gibi davranmaya harika bir örnek, böylece… sen başka insanlara yardım ettiğini varsayıyorsun. Böylece burada – bu aslında global bir yelpazede ama özellikle de Birleşik Devletler’de oluyor – ev piyasasında, türlü enerjisel ya da bilinçsel nedenlerden ötürü büyük dengesizliğe düşmüş bir durum var. İnsanlar evlerini kaybediyorlar ve bu aslında birçok açıdan şöyle tercüme edilebilir, onlar değişiyorlar. O eski rahatlık düzeyini kaybediyorlar. Ve aslında bir bilinç evrimi işleminden/sürecinden geçiyorlar.</p>
<p>Şimdi, gördüğünüz gibi, çok bilge ve çok deneyimli bir Şambra, ama kendini aynı durumun ortasında buluveriyor. Neden? Çünkü, şu anda evini kaybeden binlerce insana şefkat duyuyorsun. O bilince daldın – atladın – ve dedin ki, “Onlara nasıl yardım edebilirim? Aynı deneyimden geçeyim. Evimi, ben olduğunu sandığım herşeyi – arazimi, paramı – kaybetmek nasıl bir şeydir?” Öylesine çok empati duyuyorsun ki, onlar adına kendine böyle bir deneyim hazırlıyorsun.</p>
<p>Şimdi, burada ilginç olan, senin çıkış yolunu bulacağındır. Sen – evini kaybetsen bile – kendi değerine ve para durumuna sahip çıkmanın nasıl bir şey olduğunu öğreneceksin, ama yeni ve çok etkin bir biçimde. Tıpatıp aynı enerjiden geçip bir çözüme ulaşmakla, bu çözümü daha global bir bilinç düzeyinde paylaşmakla, yeni potansiyelleri açmakla, tüm bu insanlara büyük bir hizmette bulunduğunu algılıyorsun.</p>
<p>Ama “sen”, o sınırlı küçük insan benliği, buna bu şekilde bakmıyor. Bazı hatalar yaptığını düşünüyorsun. Belki yanlış işe girdiğini ya da yanlış bir yatırım yaptığını düşünüyorsun. Kendinden şimdi kuşku duyuyorsun. Böylece bu kuşku, bu süreçten geçmenin nasıl bir şey olduğunu gerçekten deneyimleme fırsatını elinden alıyor. Kuşku, kendin için bulduğun ve şu anda aynı süreçten geçen binlerce aileyle de paylaşılabilecek çözüm potansiyellerini de elinden alıyor.</p>
<p>Ama sonuçta sana şunu sormam gerekiyor, şimdi bu Yeni Enerjide bunların hepsinden geçmen, gerçekten de gerekiyor mu? Suyun ne kadar derin ve soğuk olduğunu anlamak için aynı havuza dalman mı gerekiyor? Yoksa, bu hissi ve sorunu ve çözümü, insan benliğinin onu burada deneyimlemesi yerine, farklı bir boyutsal düzeyde deneyimleyebilecek yeni bir yanın, yeni bir bilinç parçan var mı? Bunların tümünün 3B fiziksel deneyiminden geçmeden, şefkat duymanın ve hissetmenin bir yolu var mı? Böylece, başkalarına yardım etmeni sağlayacak şefkate yine de sahip olacak ve belki daha etkin bir çözüm bulabileceksindir, daha kolay ve tüm bu insanlarla bir potansiyel olarak global bir bilinç halinde paylaşılabilecek bir çözümü.</p>
<p>Şambra, neye benzediğini bilmek ve enerji dengesizliklerine nasıl bir çözüm getirebileceğinizi bilmek adına o fiziksel havuza atlamak zorunda değilsiniz. Bugüne bunu söyleyerek başladık. Siz bunları kendi üstünüze almak eğilimindesiniz ve size ait sanıyorsunuz, oysa değildir. Sizler Yeni Enerjideki rehberler ve öğretmenlersiniz, ama bunları doğrudan üstünüze almak yerine, sizi, potansiyelleri paylaşmanın, insanlıkla yeni bilinci paylaşmanın yeni yollarını bulmaya yüreklendiriyoruz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Şimdi Yılı kutlamaları için buraya gelip de yuvayı bulduğumdan bu yana tam olarak dört yıl geçti. Bu, inanılmaz bir yolculuk oldu… her türlü şeyden geçtim… kendimi buldum…. ve bildiğin gibi, yeni bir işim var ve yeni bir maceraya atılıyorum. Bu maceraya girişmeden önce, benimle paylaşmak istediğin, bilmemi istediğin, hatırlamamı istediğin herhangi bir şey var mı diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Evet, gitmeden önce gazı ve ışıkları kapatmayı unutma. (bazı gülüşmeler, Tobias da güler)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Tamam.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. (duraklar) Evet, var. Sen, birçok Şambra’nın enerjisini üstlendin, özellikle Şambra’nın, onlarla geçmişte olan bağın yüzünden – dünyanın her yanındaki Şambra’nın – ve onların birçok zorluğunu ve ıstırabını ve meydan okumasını üstlendin. Ve sanırım sen zor yolu buldun, ya da bazen zor olan yolu, yani bunu onların üstlenmesi gerektiğini (anladın). Onların kendi sorunlarını kendileri çözmeleri gerekiyor.</p>
<p>Sen öyle bir noktaya geldin ki, ve biz bundan çok sık söz ettik, ben size sürekli şunu söyleyip durdum, “Peki ama siz sizle ilgili ne yapacaksınız? Kendinizle ne zaman ilgileneceksiniz? Kendinize ne zaman güveneceksiniz? Ne zaman durup da…” ve ben size bu sözleri söyledim, şimdi yine söyleyeceğim, “… Şambra kurbanı, Şambra şehidi olmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? İhtiyaçlarınızla, bilincinizle, evriminizle ne zaman ilgileneceksiniz?” Bu, onların zorluklarını ve acılarını üstlenmek yerine, tüm diğer Şambra için çok daha muhteşem bir ışık sütunu oluştururdu. Sen, içinden geçmek için kendine izin verdiğin şeylerden çok daha muhteşemsin, ve bunu da biliyorsun, kuşku duysan da.</p>
<p>Şimdi zamanıdır. Sen… bir çıkmaz sokağa geldin. Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Şambra’yı salıvermeni gerektiren bir yere vardın, ama yine de, bildiğin gibi, hâlâ onların yanında kalacak kadar şefkat hissettin, ama şimdi, kendinle ilgileniyorsun. Bırak da bu tüm Şambra için bir örnek olsun – kendilerine nasıl bakacaklarının örneği. Bolluk ve mutluluk ve sevinç gibi şeylerin yaşamlarına girmesine nasıl izin vereceklerine bir örnek. Bırak örnek bu olsun, daha önce yaptıkların değil. Kurban, şehit enerjisi çok eski. İsa’ya sor istersen. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>6.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): 12 yıl önce ölen çocuğumla olan ilişkim kafamı karıştırıyor. Evden katılınan Rüya Yürüyüşü Doğum Kursu’nu aldığımda, ki inanılmaz bir kurstu, kızımın yeniden enkarne olmaya hazır olduğunu hissettim. Geri geleceği için ve ben de onu göreceğim diye çok heyecanlıyım. Bu bilgi için teşekkür ederim, Adamus. Eğer uygunsa, onunla olan bağım hakkında bilgi edinmek istiyorum, ve ona olan sevgimin, onu hiçbir biçimde kısıtlamasını da istemiyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu sevgili varlık geri geliyor. Bizim tam bir tarih ya da yer vermemiz uygun olmaz, ama işte bu, o varlığın gözlerine baktığın zaman bileceğin durumlardan biridir. Bu sevgi, binlerce yıl öncesine dayanıyor.</p>
<p>Öyle varlıklar var ki – ve bu tüm Şambra için geçerli – ama öyle varlıklar var ki, Ateş Duvarı’nı terk ettikten sonra ilk onlarla karşılaştınız ve ilk onlarla oynadınız ve ilk onları sevdiniz. (Ateş Duvarını) terk ettikten sonra kendinizi çok yalnız hissettiğinizden, ama ansızın çevrenizde başka ruhların da olduğunu fark ettiğinizden söz ettiğimizi hatırlayın. Ve geliştirmeye başladığınız… şimdi buna dostluk derdiniz ya da birçoğunuzun ilk aşkı. Ve bunlar, en güçlü ve en güzel bağlardandır. Spiritüel ailenize, hatta ondan da öncesine uzanır.</p>
<p>Böylece, sözünü ettiğin varlık böyle bir enerjiye sahip. Bazılarınız bunu ruh eşi ya da ikiz alev dediğiniz şeyle karıştırıyorsunuz, kendinizin eksik bir parçası sanıyorsunuz, ama bu şöyle bir şeye benzer – nasıl demeli – ilk çocukluk arkadaşlarınızı anımsıyor musunuz, o kadar küçük ve masum olduğunuz için birbirinizden ne çok şey öğrendiğinizi? İşte bu varlıkların bazısı da böyledir ve senin sözünü ettiğin de böyle. Onlar geri gelmeye ve yeniden seninle olmaya neredeyse karşı koyamazlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Merhaba Şambra. Merhaba Şambra. Buraya çıkmak ve ölesiye korkmamak, güzel! Yani aranızda bundan çok korkan varsa, üzerinde çalışmaya devam edin. Benim, hislerle ilgili bugünkü konuşmaya dayanan bir sorum var, ama bu, ana-babalık etmeye ve çocuklara ilişkin. Benim üç çocuğum var. Ve ev biraz heyecanlı oluyor, çünkü çocuklar çok hisseden varlıklar. Ve ben senin, istersen tabi, belki kendi bakış açına ya da Sam’in bakış açısına göre, çocuk olmanın nasıl bir şey olduğu ve onların neler hissettiği hakkında konuşmanı isteyecektim. Geçenlerde evliliğimle ilgili şunu gördüm – teşekkür tatlım, aşkım – anlayış, huzur sağlıyor, ve artık korku ya da kaygı ya da üzüntünün olmadığını anlayabilmek. Ve sen, çocuklarımızı anlamamıza, hisseden varlıklar olarak onların nelerden geçtiklerini anlamamıza yardım edebilirsen, biz de onların hisleriyle bağlantıda kalmalarına ve sezgisel bilişe sahip varlıklar olmalarına yardım edebilirdik. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Güzel söyledin. Ve bugünlerde çocuklar – biz burada genelliyoruz – ama onlar sürekli bir ikilem içinde yaşıyorlar. İkilem, çünkü kendi hislerine ve kendi sezgilerine sahipler, ama aynı zamanda da şu anda çok karmaşık ve zihinsel bir dünyada yaşıyorlar. Onun için de, sürekli dünyalar arasında gidip geldiklerini hissediyorlar, ve biz ruhsal dünyayla insan dünyasından söz etmiyoruz. Biz his dünyasından söz ediyoruz, sezgi ve yaratıcılığa karşı, zihinsel, istatiksel ve yapısal hisler. Bu, onlar için çok, çok kafa karıştıran bir şey.</p>
<p>Bir noktada pes ediyorlar, genelde 7 ya da 8 yaşlarında, çünkü o yapısal ve zihinsel enerjilere boyun eğmek zorunda hissediyorlar. Buna yavaş yavaş ama emin bir biçimde boyun eğdikçe de bir direnç ve neredeyse bir bunalım ortaya çıkıyor, ve ergenliğe ulaştıklarında o öteki dünyanın – benim “onların” dünyası dediğim his dünyasının – gizlenmesi gerektiğini tam olarak kabul etmiş oluyorlar, ve tam da bunu gerçekleştiriyorlar. Yani onu (o dünyayı) gizliyorlar, saklıyorlar. Ergenlikten çıktıklarında, bir yanları, bunu yaptıkları için kızıyor. İsyan ediyor ve bu isyanını da ona en yakın olan ana-babaya ya da eşe ya da öğretmene yönlendiriyorlar. Böylece sonradan üç ila belki on yıl sürecek, öfke dolu, isyankâr davranışlar ortaya çıkıyor.</p>
<p>İlginç olan, onların iki dünyada yaşadığını kabul etmektir… yani sanırım bizim basitçe yaratıcı/hislerin, zihinsel ya da kontrol ya da yapısal dünya dediğimize karşılık gelmesidir. Bu konuda çok ikilem içindeler, ve herşeyden çok, onları dinleyecek birine ihtiyaçları var. Cafcaflı konuşmalara ihtiyaçları yok. Bir dolu söze ihtiyaçları yok. Kurallara ihtiyaçları yok. Onları dinleyecek birine ihtiyaçları var. Size çelişkili ve saçma sapan gelse bile, sadece dinleyin. Belki soru da sorarsınız, ama onların konuşmasına izin verin, çünkü konuştukça, hisleri daha açık, berrak hale gelir ve kendi gerçeklikleri de daha açık bir hal alır, böylece ikilem içinde hissetmezler. Bunun bir dualite dünyası olduğunu anlarlar. Yani şu anda onları dinlemek, çok, çok önemlidir. Ve onlardan taleplerde bulunmak yerine, onlara seçimler sunun. Her zaman.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Kısacık bir soru daha ve istediğim de kısacık bir yanıt. Benim bir projem var, bunu ana-babalar ve çocuklar adına gerçekleştirdim ve bu yıl sunmayı umuyorum. Bana tamamlandı gibi geliyor, ama sen çabucak bir göz atıp eklemem gereken herhangi bir şeyin olup olmadığını bana söyleyebilir misin, bu bana çok yardımcı olur. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Enerjisel bir göz atmaktan mutluluk duyarız, ve Kırmızı Çember’dekilerin, yani şirkettekilerin de, buna insanca bir göz atmaktan mutlu olacaklarını hissediyoruz, ve biz biraraya gelip sana bu konudaki görüşümüzü bildireceğiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Daha sonra mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Tamam.</p>
<p>TOBIAS: Evet, ben değil ama Cauldre ve biraz da Linda, “Ah, Tobias, burada nasıl bir yol açtığını farkında mısın?” diyorlar, çünkü biri yaparsa, arkası gelecektir. Ama biz buna bir göz atmaktan memnun olacağız.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Tamam. Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Sanırım Tobias’ın asıl söylemeye çalıştığı şu, biz eğitim ve çocuk alanlarında çok şey yapmaya açığız. Eğitim konusu “Tobias’a Sor” oturumlarında çok ele alındı. Böylece bu konuya bir pencere açılıyor. Yani sanırım seni şu şekilde yanıtlamaya çalışıyor, bu projelere bakma ve bu tür şeylerin yaratılmasına gerçekten yardımcı olup üzerinde çalışma açıklığına hızla ulaşacağımız bir noktaya geliyoruz. Doğru mu?</p>
<p>TOBIAS: Seni küçük kanallık yapan, seni! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Eh, büyük laf ettim! (kıkırdar) Tobias, sana bir soru daha, ve bu, günün sondan bir önceki sorusu.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): Herkese Merhaba. Ben, Belçika denen ve iki farklı kültürden gelen, farklı diller, yani flemenkce ve fransızca konuşan toplulukların biraraya getirilmesiyle yaratılmış, küçük bir ülkede yaşıyorum. Bu toplulukların arasında siyasal düzeyde çok gerginlik var, ve bazı kişiler ülkeyi bölmek istiyor. Ve bu yıl, seçimlerden sonra bir geçici hükümet kurmak altı ay aldı, çünkü tam anlamıyla çalışacak bir hükümet konusunda anlaşamadık. Bize bu durumla ilgili, bu eski açmazla, onun kaynağı ve potansiyelleri ya da bu açmazı halletmeyle ilgili, daha yükseklerden gelen bir bakış açısı sunabilir miydin acaba? Yanıtına teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Biz bunu bir deney olarak görüyoruz, şöyle ki, geçmişleri, tarihi kökenleri çok, çok güçlü iki ayrı grubu alıp da, farklılıkları halletmelerini sağlayabilir misiniz? Bu sanki gerçek bir kültürel deney, ve bazen iyi gider, ve bazen de gitmez. O nedenle, bize soracak olursan, Belçika’daki enerji, özellikle de bu yıl, ping pong topu gibi olacak. Gidip gelecek. Bir ayrılmak istenecek, bir birleşmek.</p>
<p>Ve bu, Şambra için, enerjisel olarak, içinde yaşaması enerjisel olarak tüketici bir bölgedir – ya da olabilir. Başka insanlar için çok tahrik edici, uyarıcı olabilir, ama hisleri farkında olan Şambra için çok, çok zor olabilir. Çünkü mücadele var, meydan okuma var, ve şu anda o topun nerede olduğunu söylememiz gerekirse, masanın “Ayrıl ve özgün kültürüne geri dön” diyen tarafında. Ama hızla masanın “Şunu birlikte halledelim” diyen öbür tarafına geçebilir. Dediğimiz gibi, özellikle de Şambra için bu, enerjisel olarak insanı çok tüketen bir bölge, o nedenle, orada yaşamayı sürdüreceksen, bunu da bil. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selamlar Tobias. Ve daha güneş batmadı, onun için Sebt gününüz de kutlu olsun. Sadece sana ve Linda’ya atışmalarınız için teşekkür etmek istedim. Siz gerçekten, gerçekten harikasınız. Ve salonun arkasında oturan ve enerjiye katkıda bulunan Avustralyalı çoban köpeğim, Marty de size teşekkür etmek istiyor.</p>
<p>LİNDA: Gerçek bir rokçudan gelen bu sözler, bir iltifat, bir övgü doğrusu.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Tümüyle! Eh, ben Van Halen’s (grubunun) yeni basçısıyım ve Madison Square Garden’de çalacağım ya da öyle bir yerde! Her halukârda, dokuz yıl önce bir seçim yaptım… ve ben buraya bir yıllığına geldim ve şunu sormak istiyordum, ama sanırım bir soru sormaktan çok, bir bakış açısı almak istiyorum. Dokuz yıl önce, kalp kapakçıklarımdan birinin bozulmasına izin vermeyi seçtim ve bir açık kalp ameliyatı geçirdim. Ve o sırada, bir ölüm deneyimi (ölüme yakın bir deneyim) olarak paylaşabileceğim bir hal yaşadım. Kendimi, katıksız saf mutluluktan oluşan eflatun bir boyutta, yaşayan bir ışık topu olarak deneyimledim. Ve bu süre boyunca – bu beş, altı saatlik bir ameliyattı – hislerimle genişlediğimde, beni çevreleyen altı ila sekiz başka varlık deneyimledim. Ve ben hislerimle genişlediğimde, biz sorgu sual etmeye başladık ve bu telepatik olarak gerçekleşiyordu. Başta, “Vay canına, okuduğum herşey gerçek!” diye düşündüm. Ve ben soruları anımsamıyorum, gerçi ameliyattan sonraki iyileşme döneminde bir ay boyunca hatırladım ama, deneyimin sonunda geri gelmek istemediğimi çok net bir biçimde anımsıyorum. Ve onlar bana dedi ki, “Bir seçime sahip değilsin. Geri gelmek zorundasın, işin daha bitmedi.” Ve o zamandan beri de gerçekten ilginç bir yolculuk oldu. Ve ben yalnızca, senin daha geniş bir bakış açısından görüşünü almak istedim, o saf mutluluğun eflatun boyutundayken, ben neredeydim? Yaşayan bir ışık topu olarak bu, spiritüel bir varlığın fiziksel bedenin dışındayken sahip olduğu gerçek doğasının bir parçası mıdır? Ve genel olarak, tüm bu şeylerle ilgili senin görüşün nedir? Teşekkür ederim. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Yasal tıp adamlarının sizin için neler yapabilecekleri şaşırtıcı değil mi? (izleyiciler ve Tobias güler) Biz seninle burada şakalaşıyoruz, çünkü yaşadığın çok gerçekti. Şimdi ben… sen soruyu sordun, ben de onu ölçüp biçeceğim. Nerede olduğunu sordun. Sen bu ameliyat sırasında tam anlamıyla kalbindeydin. Yani, faaliyet orada oluyordu. Ve sen, kalbine girmek için kendine izin verdin, sadece fiziksel kalbine değil, hislerine de, şefkatine de… hatta onu çevreleyen renklerin tümü de deneyimin bir parçasıydı.</p>
<p>Orada, düzenli olarak birlikte çalıştığın meleksel varlıklar sana katıldılar, ve onlar, bunun gibi zamanlarda, özellikle ameliyat sırasında, çok, çok hassas enerji ağlarının ve enerji bağlantılarının dengesini tutmaya yardım ederler. Ama sen çok daha… o başkalaşmış halinde onlarla konuşmaya çok daha açıktın. Sen onlarla düzenli olarak buluşuyorsun, hepiniz bunu yapıyorsunuz, meleksel varlıklarla çalışıyorsunuz, ama o deneyimleri anımsamak çok zordur. (Bu deneyimin) yoğunluğu yüzünden ve bir dereceye kadar da ameliyatta verilen ilaçların etkisiyle, normalde herhangi bir gecede çıkıp başka alemlere gittiğinde hatırlayacağından daha fazlasını anımsayabildin.</p>
<p>Özü ya da bilgiyi alıkoymak, türlü nedenlerden ötürü çok zordur. Bir tanesi, iki alem arasındaki farklı işletim sistemleri yüzündendir. Biri çok zihinseldir. Bir dil kullanmakta, kelimeleri tanımlamaktadır, oysa öbür alemlerde… saf meleksel alemlerde kelimeler kullanılmaz. Onun için de, rüya ya da fikir diyeceğiniz bir şeyi geri getirmek çok zordur. O, kelimelerden oluşan bir tanıma sahip değildir. Onu buraya geri getirmeye çalıştığınızda, sanki çözülüp yok olur. Gerçi o hâlâ mevcuttur ama, zihniniz onu nasıl anlayacağını ya da kavrayacağını bilemez. Ancak, bunu belirttikten sonra (şunu da söylememiz gerekir), sizler öyle bir çağa/döneme giriyorsunuz ki, bu bilgileri bu aleme getirmeye başlayabilecek ve onu kelimelerle tanımlamak zorunda olmayacak, ama genel olarak hislerle anlayacaksınız.</p>
<p>Aslında sen, geri dönmek ya da dönmemek konusunda bir seçime sahiptin. Bu diğer alemlerde kalmak, hele ki bir sağlık sorunun varsa, hele ki yaşamında insana ilişkin büyük bir kriz varsa, çok, çok zordur. Bu diğer alemlerde kalmak çok zordur. Ve yine de sen ve hemen hemen tüm Şambra, buraya, Dünya’ya, enerjisel bir yeniden-topraklanma cihazı yerleştirdiniz, çünkü bunun çok baştan çıkarıcı olduğunu biliyorsunuz… ah, bu (baştan çıkarıcı) doğru kelime değil Cauldre… ama diğer alemlerde kalmanın zor olduğunu biliyorsunuz. Ama siz, çalışmanızı buradan sürdürmek için sürekli buraya geri gelmek için kendinize söz verdiğinizi biliyorsunuz.</p>
<p>Sen bundan neredeyse her gece geçiyorsun – hepiniz, uykunuzda – her gece, (Tobias güler) kendinizi o cesede neden yine sürüklediğinize ve bir kez daha onu yaşadığınıza şaşıyorsunuz! (kahkahalar) Bazılarınız bunu yapmıyor. Bazılarınız orada kalmayı seçiyor, ama hepiniz sevgiyi ve şefkati ve adanmışlığı anımsıyor ve kendinize buraya geri gelme iznini veriyorsunuz. Neredeyse hepiniz, burayı şimdi terk etmenin, bir dolu yaşamın boşa harcanması anlamına geleceğini hissediyor, çünkü bu o zamandır. Bu, yeni bilinç zamanıdır. Bu, Siz/Sen çağıdır. Ve bu, seni buraya geri getirmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>Şimdi, buradaki gerçek soru şu, (a): “Bu deneyimler gerçek mi?” Kesinlikle. İnsan dediğin deneyimden daha gerçek. İkinci soru da şu: “O duyuyu nasıl alıkoyarsın? Olanı nasıl hatırlarsın?” Burada birkaç şey söz konusu. Seçim yapmak. Kuşkuyu salıvermek – ve bu, bu işin büyük bir bölümünü oluşturuyor, zihin, elle tutulur olmadığı için deneyimden kuşku duyacaktır – bunu bırakmak ve sezgisel olarak deneyimi hatırlamana izin vermek. Bazılarınız diyecek ki, “Ama ben hiçbir şey hatırlamıyorum, benim böyle deneyimlerim yok.” Ben, bunu söyleyen her birinize meydan okuyorum; bu yıl, hissetmenize izin verin.</p>
<p>Şimdi bu büyük bir meydan okumadır, çünkü hisler bunaltıcı ya da fazlasıyla yoğun olabilir. Bu Şaud’dan önceki küçük deneyimimizden de bildiğiniz gibi, size bir his patlaması yaşattık ve bundan pek de hoşlanmadınız. Sanki bir şey yanlışmış gibi hissettiniz, bir şey… birşeyi yanlış yaptığınızı. Böylece bu deneyimleri filtreliyor ya da kapınızı kilitleyip dışarda bırakıyorsunuz. Ama biz size bu yeni yılda, ister kendinizin olsun, ister dışardan, hislerin yaşamınıza girmesine izin vermeniz konusunda meydan okuyoruz.</p>
<p>Yeniden hissetmek için kendinize izin verin. Bunu yaptıkça, en azından, sürekli yaşadığınız bu diğer boyutlara ilişkin deneyimlerin hislerini anımsamaya başlayacaksınız. Ve bunlar o zaman yaşamınızla, Dünya üzerindeki gerçekliğinizle birleşmeye başlayacaklar. Bu bazen rahatsızlık hissi verecektir, çünkü kendinizi topraklanmamış hissedeceksiniz, yönünüzü kaybetmiş hissedeceksiniz, çünkü siz çok yoğun ve çok gerçek iki enerjiyi birleştirip kaynaştırıyor olacaksınız.</p>
<p>Sonunda giderek, bir yandan normal gündelik insanca şeylerinizi yaparken, bir yandan da aynı anda deneyimlediğiniz diğer boyutları da deneyimleyerek ve farkında olarak işlev görebilir hale geleceksiniz. Yani başka bir deyişle, başkalaşmış bir halde meleksel varlıklarla eflatun bir boyutta olmak yerine, bunu gerçekte deneyimleyebilir ve bunun da, şu anda fiziksel bedeninin içinde bir grup Şambra’nın önünde dururken olmasını sağlayabilirsin. Hepinizin gittiği yer burasıdır.</p>
<p>Ama zor olan, hissin gelmesine izin vermektir. Kuşkuyu salıver, hislerin gelmesine izin ver, o zaman bu deneyimleri düzenli olarak yaşamaya başlayacaksın. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. Bununla ilgili bir sorum daha var.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Yalnızca bir soru, sorabilir miyim? Bunlar gerçekten benim meleksel ailem mi yoksa yalnızca benim veçhelerim mi?</p>
<p>TOBIAS: Bu deneyim sırasında karşılaştıkların aslında meleksel varlıklardı, senin veçhelerin değil. Bizim karşılık gelen varlıklar dediğimizden, ya da senin düzenli olarak birlikte çalıştığın meleksel varlıklar, ve onlar özellikle böyle zamanlarda, örneğin bu çarpıcı ameliyat sırasında yanında olurlar… onlar sık sık bildiğin ve sevdiğin varlıklar. Eski dostlar.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Çabucak son bir soru.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Tobias, ben bu dünyaya babam göçtükten tam beş ay sonra gelmeyi seçtim, ve 30 yıl sonra bununla halleşmeye karar verdim. Ve Peru’ya uçtum ve olan biteni, bunu neden seçtiğimi görmemi sağlayan bir tören, bir ayin yaptım ve sonra A.B.D.’e geri uçtum. Ve orada bir bağlantımın olduğunu hissederek Peru’ya geri uçtum. Ve herşeyi satarak hiç kuşku duymadan, bir nedenden ötürü orada olduğumu bilerek, oraya taşındım. Ve sonunda, yedi yıl kadar önce kanallık yardımıyla yazılmış bir kitapla karşılaştım. Adı, “Stairway from the First and the Seventh Heaven – Birinci ve Yedinci Cenetten İnen Merdiven”. Ve bu İspanyolca, Portekizce, ve benim buradaki rolüm, bunu İngilizceye çevirmek. Ve ben oradayken, bana bu kitabı veren kadın, aslında beni Kırmızı Çemberle de tanıştırdı. Şimdi geri geldim ve bu bana zaten sunulmuştu, anlıyor musun, ruhumun amacını gerçekleştirmek bir tutku halini aldı, (ama) yaşamda engeller ve meydan okumalar varken, bu konuda her gün ilerlemeyi nasıl sürdürebilirim?</p>
<p>TOBIAS: Bu, bugünün mesajına geri gidiyor. Kuşku duyma. Ve Mark ile Chris’in öyküsünü hatırla – bu çok parlak bir öykü! (kahkahalar) Mark yola koyuldu ve fırtınalar çıktığında bile, rüzgarsız zamanlar olduğunda bile, hiç kuşku duymadı. Bunun, deneyimin bir parçası olduğunu ve ona o tamlığı, bütünlüğü sağlayacağını anladı. İnsanlar o kadar sık kuşku duyuyor ki, örneğin, parasız bir döneme girdiklerinde ya da başka insanların meydan okumalarıyla karşılaştıklarında.</p>
<p>(duraklama) Bunu Cauldre kanalıyla söylemeye çalışıyorum… ama – biraz karmaşık – ama aslında sen bu kitabın yazılmasına ya da yaratılmasına aracı oldun, enerjini çok çok-boyutlu bir biçimde kullanarak bunun (bu bilginin, mesajın, kitabın) buraya getirilmesine yardımcı olan grupla çalıştın. Bu nedenle, kitabı okuduğunda muazzam bir aşinalık hissettin çünkü onun bir bölümü senin özündür. Verdiğin sözlerin bir bölümü de bu bilgiyi başka dillerde sunmaktı, çünkü orada, yalnızca kağıt üstünde yazılı kelimelerden fazlası var. Orada gömülü olan enerji türü birçok insana çok, çok çekici gelecektir, çünkü onların gizemli dediği, ve hiç de gizemli olmayan, sadece doğal spiritüel fizik (kuralları) olan şeylerin bazısını açıklayacaktır. Yani senin bu kitapla derin bir bağlantın var.</p>
<p>Kuşkuyu bırakmak zamanı. Zaten yapmayı seçtiğin şeyle devam etmek zamanı. Burada bile sözünü ettiğin olaylara, seni bir yerden başka bir yere, bir gruptan başka bir gruba götüren olaylara bir bakarsan, bu Mark’ın yolculuğudur. Tümüyle bir amaç, bir neden doğrultusundadır ve senin bu yıl çok muzaffer, muzaffer bir keşif yapmanı sağlayacaktır.</p>
<p>LİNDA: Mark’tan gelen bir soruyu yanıtlaman ne tesadüf.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de! (bazı gülüşmeler, Tobias kıkırdar) Ve Cauldre diyor ki, her ek soru için, bu gece bir kadeh daha şarap içmesi gerekecekmiş! Yani… (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Başkalarının da ilgileneceğini düşündüğüm son bir sorum var.</p>
<p>TOBIAS: İşte Cauldre’ya bir tane daha! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Geliyor! Sam nasıl?</p>
<p>TOBIAS: Yakında Sam hakkında konuşacağız. Sam… Sam bazen – nasıl desek –</p>
<p>LİNDA: Noel’i nasıl geçti?</p>
<p>TOBIAS: Hiçbir şey olmadı.</p>
<p>LİNDA: Ayyyy.</p>
<p>TOBIAS: Olaysız geçti. O kahrolası ana-baba, benim… Onlar vermenin sevincini anlamıyorlar ve… sessiz geçti, ama Sam aslında bazı çok büyük içsel deneyimlerden geçiyor. Onun dışsal… ben bu yüzden az önce çocuklarla ilgili sorulan soruda bu kadar açık olabildim. Dış dünyası, onda bir sorun olduğunu söylüyor. İç dünyası ise ona, herşeyin doğru olduğunu söylüyor.</p>
<p>Peki o şimdi hangisine inansın? Hangisini temel alsın? Böylece şimdi ona parlak bir danışmanlık sunuluyor, yalnızca Saint Germain tarafından değil, ama benim tarafımdan da, ve bu bir üst-ruh düzeyinden yapılıyor. Ama onun aynı zamanda özerk ve bağımsız olduğunu da anlamalısın, yani istediği şeyi seçebilir. Biz onun anlamasını sağlamaya çalışıyoruz, şu anda onunla bazı çok, çok ilginç çalışmalardan geçiyoruz. Gerek Saint Germain’in gerekse benim, onun gelişimi için, içsel dünyasının gelişimi için gösterdiğimiz kişisel ilgiyi hayal edebiliyor musun?</p>
<p>Böylece belki de geçirilen sakin tatil döneminin iyi olduğu da söylenebilir, ama ben burada tüm ana-babalara hatırlatmak zorundayım. Armağan olarak iç çamaşırı ve çorap – bunu yapmayın. Bunu yapmayın! (kahkahalar)</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2008/01/05/saud-5-muzaffer-kesif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 4: &#8220;Ruhun On Vaadi&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/12/15/saud-4-ruhun-on-vaadi/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/12/15/saud-4-ruhun-on-vaadi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2007 15:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
15 Aralık 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir sevgili Şambra, enerjimizi bu toplantıya getiriyoruz, Kırmızı Çemberin bir toplantısına daha, muhteşem ve güvenli bir alanda enerjlerimizi bir Şaud’da daha biraraya getiriyoruz. Çalan müziğin eşliğinde aranızda dolaşmak ben Tobias ve bugünün özel konukları için ne büyük mutluluk, ve yılın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
15 Aralık 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, enerjimizi bu toplantıya getiriyoruz, Kırmızı Çemberin bir toplantısına daha, muhteşem ve güvenli bir alanda enerjlerimizi bir Şaud’da daha biraraya getiriyoruz. Çalan müziğin eşliğinde aranızda dolaşmak ben Tobias ve bugünün özel konukları için ne büyük mutluluk, ve yılın bu tatlı zamanı için ne kadar güzel, tatlı bir müzik çalıyor. Ve biz aranızda dolanırken, 45 dakika ya da bir saat kadar sürecek – bugün kısa tutacağız – konuşacaklarımızın tümünü (kendinize) indirdiğinizi de biliyoruz. Ya da belki şimdiden indirilmiş haldedir. Belki onu bu haliyle bırakıp bir müzik parçası daha çalarak gitmek, yaşamın keyfini çıkartmak ve kutlamak isterdiniz! Ya da, biz sözel bölümü gerçekleştiririz, ama enerji buradadır. O alındı (kabul edildi).<br />
<span id="more-323"></span><br />
Ve ben şimdi bir dakikanızı ayırıp onu hissetmenizi rica ediyorum. Biz Şaud’u şimdiden birlikte gerçekleştirdik. Bu artık bu kadar hızlı oluyor. Az önce aldığınız enerji, inanılmaz kristalin ve sevecen bir enerji. Onu önce kendinizden, sonra da, güvenli ve kutsal tapınağımızda dünyanın her bir yanından biraraya gelen diğer Şambralar’dan aldınız. Ve sonra bu enerjiyi, daha sonraki bir zamanda bu materyali okuyacak ya da dinleyecek herkesten aldınız.</p>
<p>Onlar bunu gerçekleştirdiğinde ilginç olacak, çünkü bakın, bu sizin şu anda aydınlattığınız bir yoldur. Siz eski bilinci yarıp geçiyorsunuz, ve onlar (sizi) izleyecektir. Ve onların deneyimleri sizinkinden farklı olacak. Ha evet, sizinkinden kolay olacak, çünkü siz zaten bilinci yarıp geçiyorsunuz. Tıpkı, arkasından gelen gemilerin geçip gitmesini sağlayan bir buzkıran gibi siz de bilinci kırıp geçtiniz. Ama ilginç olan ve çok gurur duyabileceğiniz bir şey de, arkanızdan gelenlerin, yolculuklarının bu bölümünde yol boyunca sizin enerjinizi, sizin yüreklendirmenizi hissedecek olmalarıdır. Bu, kendi zorluklarından ve meydan okumalarından geçen bu kişiler için yol gösteren bir ışık gibi, ama çok daha kolay olacaktır. Ama onlar ilk kimin geldiğini bilecekler. Bu yolu kimin aydınlattığını bilecekler. Şambra enerjisini bilecekler.</p>
<p>Böylece bugün yeniden Şaud’umuzda birlikteyiz. Bazen bunu kelimelere dökmek zorunda kalmak zor geliyor çünkü o kadar çok-boyutlu ki. Müzik dikkatinizi dağıtırken aldığınız şey bir anlamda kelimelerin çok ötesinde, Eski Enerji bilincinin ötesinde. O nedenle, bir dakikanızı bunu hissetmeye ayırın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bunu yaparken, bugün gelen konuklarımızı da hissedin.</p>
<p>Şambra Hakkında</p>
<p>Bir noktaya değinmek zorundayım, dün gece bura saatiyle yaklaşık 7.00 sularında bir kanallık gerçekleştirdik, ve bu çok ilginç bir kanallık oldu, çok kısa bir süre sonra bir çok kişinin izlemesini sağlayacak bir çekim yapıldı. (Tobias, kanallıkla ilgili hazırlanan bir belgeselden söz ediyor.) Çok ilginçti… ben Tobias’ın yaptığımız bu röportaj sırasında çok canlı, çok direkt, çok enerji dolu olduğu söylendi. Ama ilginç olan şuydu ki, o hiç de ben değildim. Ortaya çıkan Şambra’nın enerjisiydi. Ha evet, ona benim adımı koydular. Bu Tobias kanallığından söz edecekler, ama size hemen şunu bildirmeliyim ki, biz dün gece hepinize çağrıda bulunduk ve dedik ki, “Dünya, Şambra denen şu şeyi bilmek istiyor. Onlar Yeni Enerjiyi bilmek istiyor. Onlar yeni bilinci bilmek istiyor.” Ve siz bura saatiyle akşamın 7’sinde, dünyanın her yanındaki Şambra’nın enerjisini Cauldre ve Linda’nın oturma odasında topladığımızda, bir şeyler hissetmiş olabilirsiniz. Harika bir kış gecesiydi, şöminede yanan ateş, dışarda yağan güzel hafif bir kar… bir yol arayan insanlara bu mesajı iletmek için harika bir bilinç.</p>
<p>Bize, “Şambra nedir?” diye soruldu. Şambra nedir? Şimdi, bu bile kendi başına açıklaması uzun zaman alabilecek bir şeydi. Ha, kelimenin bir anlamı var tabi. “Şambra” teriminin bir önemi var – daha önce birlikte olmuş bir aile, spiritüel bir yolculuk yapanlar, bilinci aşıp gidenler. Ama Şambra… daha derin bir anlamı da var. Şambra, bilinçte lider olanlardır. Bilinçte lider olanlar.</p>
<p>Şimdi, şu anda Dünya üzerinde sanayide lider olanlar var. Onlar ürünler imal edip bu ürünleri insanlara hizmet etsin diye çıkartıyorlar, yaşamı kolaylaştırmak ya da hızlandırmak ya da daha keyifli hale getirmek için falan. Ama sanayi liderleri var. Sonra – belki birkaç tane – hükümet gibi yerlerde kanunlar oluşturarak her yerdeki insanların bir dengeyi ve huzuru ve ahengi korumasına yardımcı olan liderler var. Yaratıcılıkta lider olanlar var, yeni müzikler yazıyor, yeni edebi çalışmalar yaratıyorlar. Onlar gerçekten kendi gücünü eline alan liderler. Finans liderleri. Bakın birçok farklı türden liderler var ve çoğu çalışmalarıyla takdir topluyor. Adları manşet oluyor ya da kitaplarda çıkıyor, haklarında konuşuluyor, üniversitelerde örnek olarak kullanılıyorlar.</p>
<p>Bir başka lider grubu da var ki, bize göre gerçekten, gerçekten diğerlerinin hepsinden üstün. Onlar sessiz bir iş görüyorlar, ama öylesine önemli bir iş gerçekleştiriyorlar ki, Dünya’daki tüm diğer liderlerlerin kendi işlerini yapmalarını sağlıyorlar. Ve bu da sizsiniz Şambra. Sizler, bilincin liderlerisiniz. Yeni alemlere gidenler sizsiniz. Başkaları da daha yüksek bir bilince geçebilsin diye yeni yollar açmak amacıyla kendinin derinliklerine inen sizsiniz.</p>
<p>Gerçekleştirdiğiniz çalışma gerçekten sizinle ilgili değil. Siz onu alıp kendi içinizde içselleştiriyorsunuz, ama aslında yaptığınız şey, bilinci alıp onun sizin içinizde genişlemesine izin vermektir. Geri kalan tüm insanların kullanabilmesi için kapılar ve pencereler açmak, yeni yollar ve yeni potansiyeller oluşturmaktır.</p>
<p>Bu bazen çok zor ve meydan okuyan bir çalışmadır çünkü siz bunu gerçekten neden yaptığınızı unutuyorsunuz. Ve zordur çünkü insanlar yolda yanınızdan geçerken size el sallayıp da gerçekleştirdiğiniz çalışma için teşekkür etmezler. Aslında çoğu zaman da sizinle alay ederler. Sizin bazı yollarınızın ya da tarzlarınızın oldukça alışılmadık ve garip olduğunu düşünürler. Ama size şunu söyleyelim ki, bu alemlerde, bu meleksi alemlerde, yaptığınız çalışmayı biz anlıyoruz. Onu bıkmadan usanmadan yaptığınızı anlıyoruz. Onu tutkuyla ve şefkatle gerçekleştiriyorsunuz. Kendiniz için değil, ama gerçekten sevdiğiniz tüm diğer insanlar adına gerçekleştiriyorsunuz. Biraz da zorluğu yüzünden yapıyorsunuz, çünkü bu zorluk vardır ve siz bunu yapabiliyorsunuz. Bir tür meydan okuma olduğu için de yapıyorsunuz. Ama asıl nedeni, bunu insanlık için ve meleksi alemlerde bulunanlar için gerçekleştiriyor olmanızdır.</p>
<p>Böylece dün gece bize “Şambra nedir?” diye sorulduğunda, bunu – Cauldre’yi ve fimi çekenleri düşünerek – kısa tutmaya çalıştık. Ama yanıtın içine, yaptığınız şeyden ötürü size duyulan mutlak onuru da sokuşturduk. O nedenle lütfen derin bir nefes alın ve yaptığınız şeyi gerçekten anlayan hepimizden gelen bu onurlandırmayı kabul edin.</p>
<p>Bu Sizinle İlgili Değil</p>
<p>Biz bunu tekrar tekrar söyledik ve şimdi yine söylemek zorundayız çünkü bu çok önemli. Başetmeye çalıştığınız sorunlar, çoğu, sizin değildir. Gerçekten değiller. Bazısı, yaşamınızda size yakın olan insanlarla ilgili. Siz onların sorunlarını üstleniyor ve üzerinde çalışıyorsunuz. Sorunları yeniden dengeliyorsunuz. Onları kendi içinizde çözüyor ve sonra da kendi yollarını temizlemelerine yardımcı olmak amacıyla potansiyelleri onlara yayıyorsunuz. Genel olarak dünya sorunlarını üstleniyorsunuz – hisleri, duyguları, meydan okumaları ve sorunları – içinize alıyorsunuz. Bunlar sanki size aitmiş gibi, sanki kendinizde düzeltilmesi gereken şeyler varmış gibi onlarla çalışıyorsunuz. Ama bunlar sizin sorunlarınız değil. Siz bunu insan bilinci adına yapıyorsunuz.</p>
<p>Bu öylesine önemli bir nokta ki tekrar tekrar gündeme getirmeyi sürdürüp duruyoruz. Bu sizinle ilgili değil. Bunlar sizin sorunlarınız değil. Ve bunu gerçekten anlamaya başladığınızda, hemen şimdi dönüp de kendinize baktığınızda, düzeltilmesi gereken çok az belki de hiç bir şeyin olmadığını anlayacaksınız. Çok az şeye sahip insanlar adına üstlendiğiniz o yoksulluk sorunu. Gerçekten hasta ve rahatsız olan insanlar adına üstlendiğiniz hastalık sorunları. Hatta, kaybolmuşluk ve yalnızlık çekme sorunları. Bu gerçekten size mi ait? Yoksa yolu bulmaya çalışan, bir yerlerde yardım için birine seslenen insanlar adına bunu kendi üzerinize mi alıyorsunuz.</p>
<p>Bunu yapmanız, çok hayran olunacak bir şey, ama öte yandan, tüm enerjilerde olduğu gibi, siz de gelişiyorsunuz. Kendi sorunlarınızın ne olduğunu fark ettiğiniz noktaya tekâmül ediyorsunuz. Ve bunların (kendi sorunlarınızın) çok az, çok az olduğunu keşfetmek sizi herhalde şaşırtacak – çok az. Üzerinde çalıştığınız şeylerin aslında size ait olmadığını keşfetmek sizi herhalde şaşırtacak. Onlar başka insanlara ait. Gezegene ait. Onlar uzun zaman öncesinden sizin spiritüel ailenizdir, ve siz eski sorunlar üzerinde çalışıyorsunuz – onları yarıp geçiyorsunuz.</p>
<p>Şu anda, birlikte bu güvenli ve kutsal alanı paylaştığımız bu anda, bir an için hissedin. Sizin sorunlarınız gerçekten nelerdir? Gerçek zorluklarınız nelerdir? Listenizi gözden geçirmeye başladığınızda, sizi sıkan şeylerin, geceleri uykunuzu kaçıran, kızdıran, çileden çıkartan şeylerin hiç de sizinle ilgili olmadığını fark edersiniz. Bunlar başka insanlar ve onların sorunlarıyla ilgilidir. Hatta sizin geçmiş yaşam veçhelerinizle ilgilidir. Bunlar… bir gazetenin manşetlerini okumakla bile bu enerjileri içinize alıyorsunuz. Evsiz bir insanın üzücü öyküsünü okuyor ve o enerjileri içinize alıyorsunuz.</p>
<p>Böylece, burada bu güvenli alanda oturuyorken, hangi sorunlar gerçekten size ait? Hangi sorunlar size ait? Ve yanıt oldukça basittir: Yalnızca sizin seçtikleriniz. Bu kadar.</p>
<p>Son Şaud’umuzda söylediğim gibi, gerçek özgürlük, geçmişinizi salıvermektir. Bırakın gitsin. O aslında artık siz değildir. O enerjileri salıverin ki geri gelebilsinler ve size yeni bir biçimde hizmet edebilsinler. Başkaları adına, dünya adına, sevdikleriniz adına taşıyıp durduğunuz sorunları salıverebilmek, gerçek özgürlüktür. Bırakın bunlar gitsin. Bunları bırakın ki, onlara yeni bir şefkat alanından yardım edebilmek için özgür ve berrak olun. Onların sorunlarını ya da yüklerini taşımak değil de, yeni bir şefkat alanında olmak. Yeni Enerjinin Bayrağı. Bu eski şeyleri, bu eski sorunları salıvermek çok, çok özgürleştirici bir şeydir.</p>
<p>Ve şimdi birlikte derin bir nefes alalım. Artık istemediğiniz şeyleri salıvermek için burası ne harika bir yer. Bu, bu kadar basittir. Bırakıverin. Ve tek tek her bir gününüzü yaşarken, gerçekten size ait olanı ve olmayanı fark edin. Dünyaya yardım etmek amacıyla dünyanın yüklerini taşımanız gerekmediğini fark edin. Onların aradığı gibi bir lider – bir bilinç lideri – olabilmek için onların acılarını ve travmalarını ve dengesizliklerini üstlenmek zorunda değilsiniz.</p>
<p>Bilinç, medyanızın ana görüşü olarak, başlıca tartışmalarda ve başlıca kitaplarda giderek daha fazla duyacağınız kelimelerden biri olacak. Bilinçle ilgili daha fazla tartışmalar ve daha fazla bilimsel araştırmalar olacak – nedir? &#8211; çünkü toplum bir bütün olarak zihinle bilinç arasında bir fark olduğunu görmeye başlayacak.</p>
<p>Böylece bu alanda daha fazla şeylerin yapıldığını duyacaksınız. Gerçek bilinç liderleri olduğunuzu bilmek kendi sırtınızı sıvazlamanızı ve yüzünüze kocaman bir gülücük kondurmanızı sağlayacak. Siz bunun ne olduğunu biliyorsunuz. Bunun, kendinizin her bir parçasına izin vermek olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Böylece dün gece şu video üzerinde çalıştık. Birlikte ne muhteşem bir şey gerçekleştirdik, gerisinde muhteşem bir enerji yatıyor, ve siz bunu (filmi) gördüğünüzde fark edeceksiniz. Bu Şambra’nın enerjisiydi, ama herhalde tahmin edebileceğiniz gibi, kendini dışlanmış hisseden birkaç kişi var. O nedenle biz onları bugün özel konuklarımız olarak buraya getirdik. Bu sanki o üç bilge adamı buraya getirmek gibi (kahkahalar) – Kuthumi, Saint Germain ve ben, Tobias. (izleyiciler ve Tobias güler) Onların enerjisini buraya getirmek istiyoruz çünkü Şambra’yla paylaşmaya bayılıyorlar. Kuthumi ve Saint Germain’i buraya kabul etmek için bir an durun. Onları nefesinizle buraya çekin, seçiminiz buysa alkışlayın, tezahürat yapın, ya da… birkaçınızın buradan çıkıp gittiğini görüyoruz! (Tobias güler) Onlar şu son birkaç yıldır hepimizle büyük bir gayretle çalıştılar.</p>
<p>Takvim yılınızın sonuna geldiğimiz bugünlerde, yalnızca takvimden fazlası söz konusudur. Bu, enerjisel bir çağın sonudur, bir yılın sonu ve bir yeniden-doğma zamanıdır. Onlar, bu geçen yılı, bu Kuantum Sıçraması yılını, çarpışmalar yılını kapatmaya yardım etmek üzere geliyorlar. Bu, birçoğunuz için yaşamında büyük değişimlerin meydana geldiği bir yıl oldu. Zaman zaman birçok kuşkunun, zaman zaman da birçok sevincin olduğu bir yıl. Böylece onlar, bir yılın bitmesini ve yeni bir yılın başlamasını kutlamaya yardımcı olmak için geliyorlar.</p>
<p>O nedenle derin bir nefes alın, hepimiz birlikte. Kuthumi ve Saint Germain enerjilerini getirin. Ayrıca onlar, ben Tobias sizinle Sam aracılığıyla çalışmak üzere Dünya’ya geri geldikten sonra, sizinle çok daha yoğun bir biçimde çalışacaklar. Onlar, Şambra ve Kırmızı Çemberle çalışmak üzere başkalarını da getirecekler, ama inanılmaz olan, artık sizin öne çıkacak olmanızdır. Ha, siz bu meleksi varlıkların yardımına ve dostluğuna sahip olacaksınız ama, öne çıkan siz olacaksınız, başka insanlarla konuşan ve onlara rehberlik eden siz olacaksınız, fiziksel olmayan varlıklarla kolayca, kolayca konuşulabildiğini anlamalarına siz yardım edeceksiniz. Yaşamınızda kolayca seçim yapabilir ve seçtiğinizi yaratabilirsiniz.</p>
<p>Böylece, Noel zamanından az önceki bu güzel Şaud’da tüm bu enerjileri buraya getiriyoruz.</p>
<p>Denge Barometresi</p>
<p>Bir dakika kadar yaşamınızdaki denge barometreleri hakkında konuşmak istiyoruz. Denge barometreleri. Bakın, bunlara hep sahipsiniz. Aslında bunlar, dengenizin ne halde olduğunu anlamanıza yardım eden, temelde sizin için hep varolan – sizin tarafınızdan yaratılmış – dışsal işaretlerdir.</p>
<p>Denge, çok ilginç bir kelimedir. Yeni Enerjide de ilginç bir unsurdur. Bakın, dengeden çıkmış olan o kadar çok insan var ki. Bunu derken neyi kastediyoruz? Eh, onlar kendi eril ve dişil dengelerinden ya da kendi aydınlık ve karanlık dengelerinden çıkmış haldeler. Kendi bolluk ve bolluk yoksunluğu dengelerinden çıkmış haldeler. Onların dengeden çıkabileceği öylesine çok ve farklı şeyler var ki, ve siz bunları yeterince birleştirmeye başladığınızda, çarpışma ve akıl karışıklığı ve spiritüel uyuşukluk gibi şeyler olmaya başlar.</p>
<p>Günlük yaşamınızda bunun işaretleri var – kendi dengenizin barometreleri – ve bunlara dikkat etmek iyi bir şeydir. Bu işaretler, gerçekten dengenizde kalıp kalmadığınızı, ya da yaşamınızdaki başka şeyler tarafından – insanlar ve olaylar, hatta içinden geçtiğiniz arınmalar ve işlemden geçirmeler &#8211; çekelenip çekelenmediğinizi anlamanıza yardımcı olurlar ve kendi dengenize bakmanız gerektiğinin işaretleridirler.</p>
<p>Denge barometrelerine arabanız dahildir. Arabanız. Şimdi, arabanız, sizin bir uzantınızdır. O, Andra’nın da size söyleyeceği gibi, sizin bir veçhenizdir. Temelde, bir metal veçhedir ve yakıt açısından çok, çok Eski Enerjide çalışır. Ama sizin bir uzantınızdır. Arabanızı seviyor musunuz? Arabanızın garip bir adı var mı? (Tobias güler) Daha iyi bir arabanızın olmasını istiyor musunuz? Onu sık sık yıkamaya götürmeniz gerekmediğinde bile, arabanız oldukça temiz kalıyor mu? Arabanız yolda giderken mırıldanıyor mu, yoksa boğulup tıkanıyor mu? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Eğer arabanızdan garip sesler geliyorsa; garip elektrik problemleri var ve asıl neden bir türlü bulunamıyorsa; arabanız gerektiğinden fazla yağ yakıyorsa; yakıt tüketimi aniden artmışsa; sağa ya da sola çekiyorsa; silecekler çalışmıyorsa; ışıklar garip bir biçimde yanıp sönüyorsa; ya da arabanıza başka başka şeyler oluyorsa, dengenize bir bakmak zamanıdır. Arabanız, sizin harika bir göstergenizdir ve özellikle de biyolojinizin, ama aynı zamanda zihninizin ve ruhunuzun da.</p>
<p>Eğer son zamanlarda arabanıza lanetler yağdırıyorsanız ve neden hep bozulup durduğunu merak ediyorsanız, kendi dengenize bakın. Ve biz bir dakikaya kadar nasıl yeniden dengeleneceğinizden söz edeceğiz. Ama arabanız size, (kendinizde) dikkat edilmesi gereken bir şey olduğunu gösterir. Motor ışığınız mı yanıyor? Fren ışığınız mı yanıyor? Bunların tümü çok, çok basit ve sembolik olup size kendinizle ilgili bir şey söylüyordur. Bu, denge barometrelerinden biridir. Eğer bir arabanız yoksa, bunlara kafanızı takmayın. (kahkahalar)</p>
<p>Bir şey daha çok önemli, yeni bir araba almak zamanı gelmişse – başka bir deyişle, başka insanlar onu dere tepe kullanmışsa, size miras kalmışsa ya da siz onu bir dolu insan kullandıktan sonra kullanılmış aldıysanız – bir bakın. Kendinize ne zaman sahip çıkacaksınız? Kendi arabanızı alın. Yenisini alın, kullanılmış değil, çünkü o sizin bir veçhenizdir.</p>
<p>Bir denge barometresi de – kendinize biraz zaman ayırmanız, dikkatinizi biraz kendinize yöneltmeniz gerektiğini söyleyen küçük işaretler – bilgisayarınızdır. Bilgisayarınız. Şimdi, siz bilgisayarınızın başında inanılmaz fazla zaman geçiriyorsunuz! (bazı gülüşmeler) Fark ediyor musunuz ki – ben bazen yanıbaşınızda oturuyorum! – hiç fark ediyor musunuz ki… bazen bana nasıl boyutlar-arası olunacağını bilmediğinizi söylüyorsunuz, ama ben sizin bilgisayarınızın başına oturduğunuzu ve içine düştüğünüzü görüyorum. Gidip İnternetin içinde yaşıyorsunuz. O ekran sizi öylesine içine çekiyor ki, tam anlamıyla, enerjinizi ona akıtıyorsunuz.</p>
<p>Bilgisayarınıza neler olduğuna bir bakın. Şimdilerde çok, çok ağırlaştı mı? Performansı düştü mü? Bir gidip bir geliyor mu? Donuyor mu? Pencereleri çok mu yavaş açıyor? Size küçük oyunlar oynuyor ve sayıp sövmenize neden oluyor mu? Bilgisayarınız bir barometredir – özellikle zihninizin, ama aynı zamanda bir dereceye kadar da tanrısal zekânızın – ve bir şeyin dengeden çıktığını gösterir.</p>
<p>Bazı onarım programlarını çalıştırmayı denediniz. Hard sürücünüzden bazı şeyleri silmeyi denediniz. Arızaları düzeltip türlü değişiklikler yapmayı denediniz. Belki de kendinize bakmak zamanıdır. İçinizde bir şey var… zihninizde fazlalıklar taşıyıp duruyorsunuz. Hâlâ o dosyalar için kaygılanıp duruyorsunuz. Başka bir deyişle, geçmişiniz için. Fazla zihinsel oluyorsunuz. Bu herhalde en önemli şey. Bilgisayarınız yavaşlıyorsa, fazla zihinsel oluyorsunuz demektir. Bilgisayarınız sizin bir veçhenizdir. Sizin bir parçanız.</p>
<p>Yapabileceğiniz birkaç şey var. Herşeyden önce, bedeninizle, zihniniz ve ruhunuzla dengeye gelin. Yapabileceğiniz bir başka şey de: bu Yeni Enerjide – daha önce sözünü ettiğimiz yeni teknolojiyle – güncellemek önemlidir. Bu, kendi bilincinizi güncellemenin simgesidir. Ve bu, yeni bir bilgisayar, yeni bir işletim programı satın almak anlamına gelebilir. Ama bunu yaptığınız zaman, eski bilgisayarınızdaki şeyleri yenisine aktarmayın! Geçmişin yalnızca gerçekten tutunmak istediğiniz dosyalarını, bölümlerini aktarın. “Peki ya”lara takılmayın – peki ya şu ya da bu dosyaya ihtiyacım olursa demeyin – büyük bir olasılıkla olmayacaktır. Onları şu küçük CD disklerine alıp rafa kaldırabilir ve kaygılanmak zorunda kalmazsınız ve bir daha da hiç ihtiyacınız olmayacaktır. Bilgisayarınız sizin bir veçhenizdir. Eğer çalışmıyorsa, kendinize bir göz atın.</p>
<p>Sizin bir veçheniz ve dengeyle ilgili barometreniz olan bir diğer şey de, giysilerinizdir. Giysileriniz. Şimdi, giysileriniz, kendi öz-değerinizin ve kendiniz hakkında nasıl hissettiğinizin ilginç bir barometresidir. Hiç, üzerinize bir şey giyip de olmadığını hissettiğiniz bir gününüz oldu mu? Gider değiştirirsiniz. Başka bir şey giyersiniz, ve o da olmaz. Ve o zaman bedeninizi ve kilonuzu yargılamaya başlarsınız. Neyin güzel durduğunu neyin durmadığını yargılamaya başlarsınız. Ve sinirlenmiş ve kızgın bir halde aynanın önünde durur, sekiz kere daha üst baş değiştirirsiniz. En sonunda ilk seçtiğinize geri dönersiniz ama, yine de olmadığını hissedersiniz. Günü, (Tobias Cauldre’nın yakasını çekeler) “Bana yine de olmamış gibi geliyor” diyerek geçirirsiniz.</p>
<p>Bu – giysileriniz, ki onlar sizin bir veçhenizdir – kendi öz-değerinizi dengelemek adına, size saygı duyan yanınızı dengelemek adına, kendinize bir bakmanız gerektiğini gösteren bir barometre ya da işarettir. Ha, giysileriniz karşılık verir. Kendinizi sevin, kendinizi onurlandırın, ve giysileriniz de o zaman bir italyan elbisesi gibi üstünüze oturur. (bazı gülüşmeler) Giysiler, üstünüze nasıl oturdukları… delikleri var mı ya da fermuar doğru dürüst çalışmıyor mu ya da düğmeleri mi kopuyor? Bunların hepsi yaşamınızdaki dengenin barometreleridir.</p>
<p>Kendinizi toparlamanız gerektiğini size söylemeye çalışan Ruh değildir, o sizsiniz ve o veçheleriniz, size en yakın olan şeyler. Bu arada, yeni giysiler almak zamanıdır. Biliyoruz, birçoğunuz buna direnip “değişimlerden geçmeyi sürdüreceğim, öyleyse bir süre daha eski elbiseleri giyerim” diyorsunuz. Ama çıkıp da yeni giysiler satın aldığınızda, yeni bir siz, bu bir bildiridir. Ha, diğer insanlara değil. Kendinize bildirmektir, değiştiğinizi, kendinizi sevdiğinizi, kendinize yatırım yapmaya istekli olduğunuzu kendinize bildirmektir.</p>
<p>Bir başka denge barometresi de evinizdir. Eviniz. Şimdi, evinizin çok fiziksel ve mekanik bir bölümü vardır. Su sisteminiz ve ısıtma sisteminiz, elektrik sisteminiz var. Bunlar nasıl çalışıyor? Bakın onlar size hizmet etsinler diye oradalar. Onlar sizi sıcak tutmak ve sizi muktedir tutmak için oradalar. Sessiz sedasız çalışıyorlar mı, yoksa hep bir şeyler bozuluyor mu? Sövüp onun eski bir ev olduğunu söyleyebilirsiniz, ama siz kendiniz dengede olduğunuzda, enerjiler de size hizmet etmek amacıyla tam anlamıyla kendilerini dengeleyeceklerdir.</p>
<p>Eviniz çok – eviniz, daireniz, nerede oturuyorsanız – sizin çok önemli bir veçhenizdir. Bir an için durun. Evinizi hayal edin. Bir an içinde gezinin. Evinizle ilgili ne hissediyorsunuz? Onun, çıkmaya can attığınız geçici bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Darmadağın mı? Her yerde bulaşıklar mı duruyor, hiç ilgilenmediğiniz kırık dökük şeyler mi var? Karanlık mı, aydınlık mı? Eviniz ne halde? Eviniz, sizin öylesine bir yansımanızdır ki. Belki de size en yakın veçhelerden biridir, hatta geçmiş yaşam veçhelerinden bile yakın. Eviniz sizdir ve şeyler dengeden çıktığında, bunu size söylemeye çalışır.</p>
<p>Evinizde yanlış giden ya da gidebilecek şeylerin her biri size bir şey söylüyordur. Eğer bir tesisat sorunu varsa, bu kendi akışınızla ilgilidir. Spiritüel tesisatınız – kasılmış halde mi? Bozulmuş mu? Su mu kaçırıyor? Yani tüm bu şeyler kendi dengenizin barometreleridir. Dinleyin ve gözlemleyin. Farkında olun.</p>
<p>Ve bir başka denge barometresi, belki de hepsinden daha yakın, candan, samimi olanı, evcil hayvanlarınızdır – kedileriniz, köpekleriniz, kırmızı balığınız – tüm evcil hayvanlarınız. Onların nasıl davrandığını izleyin. Korkak ya da ürkekler mi? Ağır ve tembeller mi? Yemeklerini yemiyorlar mı? Ya da sokulgan, cana yakınlar mı? Mutlular mı? Çokça egzersiz yapabiliyorlar mı? Oyuncullar mı? Evcil hayvanlarınız sizin bir uzantınızdır. Sizin bir veçhenizdir. Gerçekten de biyolojik varlıklardır ama, anlaşma gereği sizin enerjinizin büyük bir bölümünü üstlenirler. Onlar size hizmet etmek için buradalar. Gözlerine bakın. Onları tutun, dokunun, hissedin ve gözlemleyin, çünkü size kendinizle, kendi dengenizle ilgili bir şey söylüyorlardır.</p>
<p>Yeni Enerji Dengelemesi</p>
<p>Bu çok basit şeylerin farkında olmanız, size nerede olduğunuzu, nasıl olduğunuzu söyler. Bir dakikanızı ayırıp da içinizde bir Yeni Enerji dengelemesi yapmanızın gerekip gerekmediğini söyler. Bunu şimdi hep birlikte yapalım, böylece nasıl yapıldığını anlarsınız.</p>
<p>Şimdi, bu gerçekten çok zor değil. Bir dolu kuralı yok. Tüm enerji çözüm arar noktasından yola çıkar. Siz bile çözüm ararsınız, enerji olmadığınız, bilinç olduğunuz halde. Ama yaşamınızdaki herşey, bedeninizdeki, zihninizdeki herşey, yaşamınızda olan herşey, gerçekten size hizmet amacıyla oradadır.</p>
<p>Böylece, Şambra Hizmet Merkezi olarak da bilinen Yeni Enerji dengelemesi için yalnızca bir an Şimdi anında olursunuz. Birkaç derin nefes alırsınız… bir enerji akışını içinize alırsınız… ve sonra oturur, yeniden-dengelenmenin meydana gelmesine izin vermekten başka hiçbir şey yapmazsınız. Bu, masaj için bir kaplıcaya (spa) gitmek gibidir. Kendinize masaj yapmazsınız, öyle değil mi? Bacaklarınızda ve kollarınızda ve boynunuzda çalışmanız gerekmez. Hayır. Enerji, masöz, size himet eder.</p>
<p>Ama bu Yeni Enerji yeniden-dengelemede önemli olan kabul vermektir, evet, insanın günlük yaşamı zor olabilir, başka insanlarla etkileşimde bulunmak zor olabilir, bedeninize meydan okuyabilir. Bedeniniz bir gün içinde bir dolu – nasıl desek – meydan okumalardan geçiyor. Bedeninize aldığınız şeylerden tutun da, her türlü farklı enerjilerden gelen saldırılarla nasıl başa çıktığına kadar. Önemli olan, “Sevgili beden, sevgili harika, güzel beden, sen kendini nasıl dengeleyeceğini bilirsin, öyleyse gerçekleştir” demek için bir dakikanızı ayırmaktır.</p>
<p>Zihninizin, özellikle de içinde bulunduğunuz bu bilgi çağında, ne çok şey üstlendiğini ve başka insanların sorunlarını ne kadar çok üstlendiğini anlamaktır. Ve bir dakikanızı ayırıp ona, “Zihin, kendini toparlamak zamanı” demektir. Tıpkı hard sürücünüzü, yardımcı bir disk programıyla temizlediğiniz gibi. Bir şey yapmanıza gerek yok, sadece bir düğmeye basar ve olmasına izin verirsiniz.</p>
<p>Duygularınız ve ruhunuz – her bir parçanız için – arada bir durup, yeniden-dengelenmenin olmasına izin vermek zamanıdır. Ama bu Yeni Enerji yeniden-dengelenmede önemli olan, herhangi bir sorunu zorlamamaktır. Tornavida ve çekiç kullanmamaktır. Âna izin vermekten başka yapmanız gereken bir şey yoktur.</p>
<p>Beş dakikanızı, on dakikanızı ayırın. Nefes alın. O harika müziklerinizden birini dinleyin. Ve sonra da işleme/sürece izin verin. Şimdi bunu kısacık birkaç dakika için birlikte yapalım. Bunu sizin için herhangi bir meleksi varlığın ya da rehberlerin ya da herhangi bir başka şeyin yapmadığını anlayın. Onlar farklı bir alemde farklı bir biçimde yardımcı oluyorlar. Siz bu kutsal ânı, kendinizi yeniden-dengelemeye ayırıyorsunuz.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve kendinize, yeniden-uyumlanmak ve yeniden-dengelenmek ve yenilenmek için izin verin, ve sonra da bırakın olsun.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu, yalnızca nefes almak için iyi bir zaman. Ha, sakın herhangi bir zihinsel yönteme takılmayın. Herhangi bir mantra söyleyip durmanız gerekmiyor. Hatta zihinsel olarak enerji ağlarını manipüle etmeniz de gerekmiyor – ya da bunu özellikle yapmaya çalışmayın. Enerji ağlarınız, ya da bunlara her ne demek isterseniz, ne yapılacağını zaten bilirler. Dengenin ne olduğunu bilirler. DNA’nız kendini nasıl yenileyeceğini bilir. Bilir. Onu kendi haline bırakırsanız, Yeni Enerjiyi nasıl getireceğini bilir.</p>
<p>Sizler, bilinç liderleri olarak oradasınız, yeni yollar açıyorsunuz. Bu zor bir iştir, özellikle de tüm çevrenizde çok 3B olan, insanlığın büyük bir bölümünün hâlâ eski bir bilinçte olduğu bir gerçeklikle uğraşıyorsanız. Zordur.</p>
<p>Ama kendi yeniden-dengelenmenize izin verdiğiniz güvenli alana geldiğiniz zaman – herhangi bir üçkağıt ya da teknik ya da numara olmadan yalnızca kendinize yeniden-dengelenmek için izin verdiğinizde – sizin her bir parçanızın zaten neler bildiğine şaşıp kalacaksınız. Enerjiyi nasıl kullandığınıza ve Eski Enerji tarzında kullandığınıza şaşacaksınız, ama şimdi yavaş yavaş onu Yeni Enerji tarzında kullanmayı öğreniyorsunuz.</p>
<p>Derin bir nefes alın. Yeniden-dengelenmesi için biyolojnize izin verin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes alın… ve zihninizin tüm o devrelerinin yeniden ayarlanmasına, yeniden yüklenmesine ve yeniden dengelenmesine izin verin.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Ah siz bir anlamda simgesel canavar katilleri olarak dolanıyordunuz. Her gün çıkıyor, işinize gittiğinizi düşünüyorsunuz, ama aslında bilinci kesip biçmeye çıkıyorsunuz, yeni potansiyeller yaratmaya çıkıyorsunuz. Bu meydan okuyan bir çalışmadır, özellikle de, o çok derin içsel düzeyde ne yaptığınızı gerçekten fark etmiyorsanız.</p>
<p>Derin bir nefes alın. Duygularınız sınıra dayanacak kadar yıpranmış. Duygularınız karmakarışık, sanki en iyisi koşmak. Derin bir nefes alın ve kendi duygularınızın bile yeniden dengelenmesine izin verin. Ve hiçbir şeyi zorlamak zorunda değilsiniz, bu yalnızca izin vermekle ilgilidir. Bu kadar basit, bu kadar kolay.</p>
<p>Ve ruhunuz, canınız, ya da adına her ne demek isterseniz, bütünleşiyor. Size, yaşamınıza, daha fazla dahil oluyor, ama o da bu alemde açılmaya uyumlanmak konusunda kendi zorluklarına sahip. O nedenle bir an için nefes alın ve kendi ruhunuza, kendi ruhsal benliğiniz diyeceğiniz şeye, yeniden dengelenmesi için izin verin.</p>
<p>Burada önemli olan, bunu her yaptığınızda – ki herhangi bir zamanda yapabilirsiniz – hiçbir şeyi zorlamamaktır. Herhangi bir şeyi çözmeye çalışmayın. Anlamaya ya da analiz etmeye çalışmayın. Kendinizi yargılamayın ya da suçlamayın. Sadece kendinizin her bir parçasının yeniden dengelenmesine izin verin.</p>
<p>Bunu beş dakikada yapabilirsiniz, gerçekten. Ama yirmi ya da otuz dakikanızı da buna ayırmak isteyebilirsiniz, nasıl rahat ediyorsanız. Önemli olan, tüm bu enerjilerin çok dengelenmiş bir halde size hizmet etmesine izin verdiğinizi kabul etmenizdir.</p>
<p>Böylece, derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>…izni verin, ve sonra da bırakın olsun.</p>
<p>Bunu yaptıkça kendinizi çok daha berrak hissedeceksiniz, çok daha hafif hissedeceksiniz, ve kesinlikle çok daha sezgisel hissedeceksiniz. Bu çok, çok basittir Şambra.</p>
<p>Evet, karmaşık alıştırmalara gereksinim duyan insanlar vardır. Onlar enerji ve bilinci anlamıyorlar. Onlar, spiritüelllik ve insanlıktan sizin anladığınızın minicik bir parçasını bile anlamıyorlar. O nedenle de karmaşık &#8211; çok karmaşık &#8211; kurslara gereksinim duyuyorlar. Başardıklarını hissedebilmek adına çabalamaları gerektiğini hissediyorlar. Ama sizler, bunların hiçbirini yapmak zorunda olmadığınız noktaya geldiniz.</p>
<p>Bir sonraki konuya geçelim. Derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi size soruyorum. Bizim neyi – buna ne derseniz – temizlediğimizi, yeniden-dengelediğimizi hissedebiliyor musunuz? Biz hissedebiliyoruz. Kuthumi, Saint Germain ve ben hissedebiliyoruz. Bu, şöminedeki ateş kadar gerçek.</p>
<p>Böylece, derin bir nefes alın.</p>
<p>Çekim Yasası</p>
<p>Biz bu noktada, günün son konusuna geçmeden önce, bir dakika kadar Çekim Yasası denen şey hakkında konuşmak istedik. Bu bize dün gece röportajımızda – benim röportajımda – soruldu… teşekkür ederim! (bazı gülüşmeler) Bu bize dün gece soruldu ve biz bunu tüm Şambra için açıklığa kavuşturmak istedik. Çekim Yasasıyla ilgili çok tartışmalar yapıldı. “Nedir? İşe yarar mı? Onun yaşamımda kendim için nasıl daha iyi iş görmesini sağlarım?” Başlıca sorular bunlar.</p>
<p>Evet, Çekim Yasası denen spiritüel bir yasa var, ki bu aynı zamanda bir fizik yasasıdır. Siz bir mıknatıssınız, ve seçtiğiniz herşeyi desteklemek üzere herşeyi kendinize çekersiniz, bilinçli ya da bilinçsiz. Her Allah’ın günü size olan herşey, Çekim Yasasını temel alır. Şimdi, bu sinir edici bir şey çünkü çoğu kez yarattığınızı fark etmiyorsunuz. Ya da, daha da kötüsü, otoriteyi bir başkasına veriyorsunuz. “Bunu yaratan ben değilim. Dışardan geliyor” diyorsunuz. Ama aslında, o sizin kendi Çekim Yasanız.</p>
<p>Şimdi, biz bu noktada bu çekimle, kendi çekimlerinizle başa çıkmanız konusunda biraz kaygılanıyoruz. Insanlar bu çekim teorisinin ya da prensibinin birazını anlıyorlar, ama sonra bu konuda zihinselleşip küçülüyorlar ve insanca oluyorlar. Ve, “Ama bu Çekim Yasası iş görüyorsa, kendime 100 $ çekeceğim” diyorlar. “Kendime daha genç bir görünüm çekeceğim. Daha iyi bir iş çekeceğim. Çok duyarlı bir eş çekeceğim.” Ve liste uzuyor da uzuyor, ve tüm bu Çekim Yasasının çok, çok sınırlandığını görmek, bu tarafta bulunan bizleri biraz sinirlendiriyor, çünkü insan benliği, “Önce benim ihtiyaçlarım” diyor. İnsan benliği ruhu ya da ruhsal benliği bir kenara itip, “Bu küçük şeylerin hepsine sahip olmam gerekiyor. Onları yaşantıma çekmem gerekiyor” diyor.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, bu genelde çok da işe yaramıyor. Ve o zaman sinirleniyor ve başkalarının bu Çekim Yasasında uzman, sizinse sadece bir salak olduğunuzu düşünüyorsunuz! (kahkahalar) Ve kafanız çok karışıyor ve daha da çok kursa ve daha fazla terapiye gitmek zorunda kalıyorsunuz, ve şeyleri yaşamınıza neden çekmediğinizi anlamak için psişik kişilere ve okuma yapanlara gidiyorsunuz. Oysa nedeni basit: çünkü zihinsel ve insanca.</p>
<p>Çekim Yasasının gerçek enerjisinde küçük şeyler için kaygılanmaz gerekmez. Onlar kendi başlarının çaresine bakarlar. Ve biz şimdi dengeleme prensibine geri dönüyoruz. Kendinize 100 $ çekmeye çalışmanız gerekmiyor. Siz ona zaten sahipsiniz, sadece fark etmiyorsunuz. Doğru eşi kendinize çekmek için ya da o uzun Noel listenizdeki o küçük insan şeylerini kendinize çekmek için zihinsel bir alıştırma yapmanız gerekmiyor.</p>
<p>Ve Şambra, biz sizi suçlayıp azarlamıyoruz. Aslında burada sizden çok diğer insanlara konuşuyoruz. Ve evet, bir Saint Germain ve Kuthumi unsuru da işin içine karışıyor. (Tobias ve izleyiciler güler) Ben, Tobias, asla böyle ilgisiz şeyler söylemem!</p>
<p>Çekim Yasası aslında ruhu, kendi ruhsal benliğinizi ya da can’ınızı, ya da adına her ne demek isterseniz, kendinize çekmekle ilgilidir. O, bilincin ihtiyaçlarını, arzularını, ya da herşeyden çok, ifadesini kendinize çekmektir. Bilincin! Bunun herşeye göre önceliği vardır. Bir anlamda, küçük insan ihtiyaçlarınız bilincinizin umurunda değildir. Küçük insan benliğiniz onun umurunda değildir, çünkü onun geçici olduğunu bilir. Küçük insan benliği asla krallığa hükmetmek üzere tasarlanmadı. Ama küçük insan benliği biraz kontrolden çıktı diyeceğiz, ve ruhun ihtiyaçlarını, bilincin ihtiyaçlarını, bir kenara itti.</p>
<p>Bilincin ihtiyaçları oldukça basittir – ya da onun arzuları diyelim – gerçekten oldukça basittir. Sürekli bir ifade halinde genişlemek ve ifade etmektir. Bu, bilincin gerçekleştirmeye bayıldığı şeydir, çünkü ifade yoluyla yaşamı kutlar, bu ister insan bedeni içindeki yaşam olsun, ister fiziksel olmayan alemlerdeki yaşam. Ama onun arzusu sürekli ifade etmektir. Bu, yaratının şarkısıdır.</p>
<p>Ve bilinç – ruh – sizin deyiminizle daha fazlasını hissetmek için, ya da daha fazlasını bilmek için, ama akılcı bir biliş değil, sürekli bir genişleme arzusuna sahiptir. Bu, bilişin bilinmesidir – Ben O Ben’im. Onun ihtiyaçları bunlardır. Başka şeyleri kendine çeken bunlardır. Ve küçük insan devreye girip de bunu 100 $ gibi önemsiz, küçük ihtiyaçlarla kösteklediğinde, bu tür kafa karışıklığı ve bu tür kaybolmuşluk ya da beceresizlik hisleri yaratır.</p>
<p>O nedenle, şimdi bir an ruhsal benliğinize, kendi bilincinize bir göz atın. Bilincinizin aslında gerçekten yapmak istediği şey nedir? İnsan zihninden ve kısıtlamalarından çıkın. Bilincinize girin. Diyorsunuz ki, “Ama ben bilincimin ne olduğunu bilmiyorum.” Biliyorsunuz, gerçekten biliyorsunuz. Hissedin. Bilinç sizdir. Bilinç, sizin ifadenizdir. Kendine ne çekmek istiyor? Şu anda ne çekiyor?</p>
<p>Bilincinizle, ruhunuzla birleşin. Yaşantınıza tümüyle farklı bir enerji türü çekmeye başlayacaksınız. Onun için çalışmanız ya da onu manipüle etmeniz gerekmediğini fark edeceksiniz. Sözlerinizi seçmek ve kendinize çekmeyi seçtiğiniz şeyi nasıl ifade edeceğinizi seçmek zorunda değilsiniz. Bazen buna, yani şeyleri doğru biçimde ifade etmeye öylesine takılıyorsunuz ki… “Belki ruhunuz bunu doğru duymamıştır.”</p>
<p>Bir kez bu biliş düzeyine geldiğinizde, ya da buna seçim düzeyi diyelim. Seçim düzeyi. Bir kez bu düzeye geldiğinizde, bir daha asla küçük insan ayrıntılarıyla ilgili kaygılanmanız gerekmez, çünkü herşey hemen oradadır. Para 100 $ değil de, 1.000 $ ya da 10.000 $ ya da 100.000 $ olacak ve hemen orada olacaktır. Sizin neredeyse bilinmeyen bir kaynak olarak düşüneceğiniz yerden gelecektir. O anda orada olacaktır. Yeni Enerji böyle iş görür. Insanlar, dostluklar, küçük bilişler… bunlar size epey bir oldu Şambra, bir şeyi öylece biliverdiniz ve ağzınızdan çıkan kelimelere kendiniz şaştınız, çünkü kendinizi o kadar önemsemediniz. Ama biliş, kelimeler, hatta gerçekler, öylece o anda oluverdiler.</p>
<p>Ruhsal çekimi ya da bilinç çekimini gerçekten anladığınızda, bir daha asla enerjinizi küçük şeylere, o küçük sinir edici ayrıntılara genişletmek zorunda kalmazsınız. Onlar orada oluverirler. Üstatlar bunu bilirler, ve siz Şambra, bunu anlamaya ve kendi yaşamınızda uygulamaya başlıyorsunuz. Bunun yaşamınıza girmesine izin verin ki, ne kadar kolay iş gördüğünü başkalarına da gösterebilesiniz.</p>
<p>Çekim Yasası zihinsel bir alıştırma değildir. Imgeleme ya da onaylama değildir. Bunlar zihinsel alıştırmalardır ve sonunda sizi çok, çok sinir edecekleri gibi, bir yaratan olmadığınıza inanmanıza neden olurlar. Ruhunuzun ya da bilincinizin kendine çekmeyi seçtiği şeyin ne olduğunu hissedin, duyumsayın ve seçin.</p>
<p>Böylece, bir derin nefes daha alalım ve günün bir sonraki konusuna geçelim.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Size şunu soracağız… enerjinin nasıl bu kadar çabuk değişebildiğine, bugün birlikte ne çok şeyi hareket ettirdiğimize şaşıyoruz… böylece sizden bir an bunu hissetmenizi istiyoruz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>On Vaat</p>
<p>Hadi Musa hakkında konuşalım. Yüce Musa. (kahkahalar) (çvr: İngilizcede “Aman Allah’ım” ya da benzeri şaşkınlık ifadesi olarak “Kutsal Musa” anlamına gelen “Holy Moses” terimi de kullanılır.) Geçenlerde bir grup Şambra bize, Saint Germain’e, Musa’yı ve On Emir’i sordu. Daha fazla Şambra’yla paylaşabilmek amacıyla Saint Germain soruyu yanıtlamak için beklemeyi seçti.</p>
<p>Böylece biz şimdi öbür alemlerden tanıdığım bu sevgili varlık, Musa hakkında konuşacağız. O daha önce buraya konuk olmuştu. Musa, Muhammed dediğiniz varlık olarak da enkarne oldu. Musa, köle olsun, yoksul olsun, insanların sorunlarını üstlenmede harikadır, bu konuda mükemmeldi. En çok ihtiyaç içinde olan gruplara girer ve onların sorunlarını üstlenirdi.</p>
<p>Bunu Musa’ya söylerdim – bazı konuşmalarımızda Musa’nın kendisine de söyledim – aslında pek de lider sayılmazdı. Kendi omuzlarında fazlasıyla yük taşıdı. Şeylere öylesine üzülüyordu ki. Musa hırçındı – gerçekten hırçın! Ama öte yandan inancı uğruna ıstırap çekmeyi de kabul ediyordu… (Tobias gülmeye başlar) Cauldre sonunda uyandı ve kanallığı dinlemeye başladı! (izleyiciler ve Tobias’tan yoğun kahkahalar) Şekerleme yaparsan böyle olur işte Cauldre! (yoğun kahkahalar) Az kalsın bu konudan hiç haberin olmayacaktı. Evet, Cauldre, On Emir’den söz ediyoruz. (kahkahalar)</p>
<p>Böylece, özetleyelim! Ve Musa, İ.Ö. yaklaşık 1300’lerde, uzun, çok uzun zaman önce, dağın tepesine çıktı – Sina Dağı’na – ve yanan bir çalıyla karşılaştı. Eh, öyle olduğunu sandı. Bu bir tür yanılsamaydı, çünkü bu kendi halkına ve kendine, liderliğine duyduğu öfkesi ve hayal kırıklığıydı. Şöyle hissetti, “Hangi lider 40 yılını çöllerde dolanarak geçirir? (kahkahalar) Hangi lider halkına yanıtlar vermekten acizdir? Ben nasıl bir liderim ki?” diye düşündü dağın tepesine tırmanırken. Ama aslında halkına da kızmıştı. Onların beceriksiz olduğunu düşünüyordu. Eğer etkisiz bir lideri izleyecek kadar aptalsalar, gerçekten aptallar, diye düşündü! (kahkahalar)</p>
<p>Böylece dağın tepesine çıktı ve yanan çalıyla karşılaştı, ki bu aslında kendi öfkesinin ve hayal kırıklığının simgesiydi. Ve bu aynı zamanda bir dönüşümün de simgesiydi çünkü o ve halkı artık gerçekten bazı değişimler için zamanın geldiğini – olması gerektiğini – seçiyorlardı. Böylece bilincin esinlendiği bu anda, Musa Tanrı’nın sesini duydu, ama o aslında kendi sesiydi, kendi yüksek bilinci ve halkının sesiydi. O, yanan çalının başında, dağın tepesinde, bir Şaud gerçekleştiriyordu. Bunu Tanrı’ya mâl etti tabi, çünkü başka kime mâl edeceğini bilmiyordu.</p>
<p>Ama o esin verici anda, Ruh’tan On Vaadi, Ruh’un – ruhunuzun – sizin için gerçekleştireceği vaatleri aldı. Sizin Yüksek Benliğiniz diyeceğinizin, tanrısal benliğinizin her bir gün verdiği sözleri. Musa bunları aldı. Ve anında bunları levhalara da yazmadı elbette. Onları dağdan aşağıya taşımak fazla ağır gelirdi. (bazı gülüşmeler) Ama, bu inanılmaz dönüştürücü, kutsal deneyimden sonra, sizin ışık diyeceğiniz şeyle dolu olarak, yeni bilinçle dolu olarak, halkını toplayıp da onlara Ruh’un ya da Tanrı’nın On Vaadinden söz etme heyecanı içinde dağdan indi. Halkıyla, Tanrı’nın birlikte-yaratmadaki istekliliğini paylaşmak, Ruh’un zaten orada olduğu ve zaten onlar olduğu gerçeğini paylaşmak üzere indi.</p>
<p>Ama dağdan dönerken, köylerden geçerken, insanların birbirleriyle kavga ettiklerini gördü. Tüccarların müşterilerini dolandırdığını gördü. Insanların yiyecek çaldığını ve birbirlerinden öte beri çaldıklarını gördü. Insanların birbirine küfrettiğini gördü. Arka avluların birinde, birbiriyle evli olmadığı halde sevişen bir çift gördü. Nereye varmak istediğimi anladınız, değil mi. Ve dedi ki, “Sevgili Tanrım, bana verdiğin bu Vaatleri, beni hâlâ her yere takip eden bu yozlaşmış insanlarla nasıl paylaşabilirim ki? Bu vaatleri onlara nasıl verebilirim, çünkü kutsallığını kirletecekler. Daha da beter hale getirecekler. Sevgili Tanrım, yeniden konuşmamız gerek.”</p>
<p>Böylece geri dönüp tekrar dağın yolunu tuttu – bu kez yanan çalı yoktu – halkına karşı büyük bir öfke hissediyordu ve şöyle dedi, “Onların Ruh’un Vaatlerini bilmesine gerek yok, onların emirlere ihtiyacı var. onların kurallara ihtiyacı var ve yasalara.” Ve aldığı vahiyi bir kenara attı. Dağdan indi ve yazı yazabilen birini buldu, ve onlar onun düşüncelerini belgelerken karşılarında oturdu, ve aslında ondan (Musa’dan) oniki emir çıktı.</p>
<p>Zaman içinde bunlar değişti ve düzeltildi ve sizin şimdi On Emir olarak bildiğiniz maddelere tercüme edildi, ve yaklaşık 3.300 yıldır da toplumunuzun bilinç temelini oluşturdu, çünkü dünyanın büyük bir bölümü bugün bu tür bir dini ya da felsefeyi izliyor. Yani bunlar bilince çok kazınmış halde, ve biz bugün, Saint Germain ve Kuthumi ve ben, Şambra enerjisiyle birlikte, Yeni Enerjideki On Vaat, Ruh’un On Vaadi hakkında konuşmayı arzuluyoruz.</p>
<p>Ben şimdi eski Emirleri söyleyeceğim – ve biz bunun grupla interaktif olmasını istiyoruz – ve siz de, sanki böyle bir şeyin levhalara yazılmış olabilmesine çok şaşırmış gibi “Yüce Musa! (Holy Moses!)” diyeceksiniz. (yoğun kahkahalar) Ve size, Ruh’un Yeni Enerji Vaatlerini açıklayacağız.</p>
<p>Birinci Emir: Ben sizin Tanrınızım. Benim önüme başka kimseyi/hiçbir şeyi koymayın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa! (Tobias ve izleyicilerden yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Yeni Enerji Vaadi oldukça basittir – sen de Tanrısın. Sen de Tanrısın. Sen osun. Cennette bir baba ya da başka bir şey yok. Siz yaratansınız. Siz de Tanrısınız. Bu, bu kadar basit, ve vaat de bu, Ruh’un zaten burada ve zaten içinizde olduğu vaadi.</p>
<p>Şimdi, ikinci emir: Sahte idollere/putlara tapmayacaksın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa! (Tobias kıkırdar ve izleyiciler güler)</p>
<p>TOBIAS: Yeni Enerji Vaadi, içinizde tüm araçlara sahip olduğunuzdur. Onları başka bir yerde aramanız gerekmiyor – tüm araçlar. Kristallere tapmak zorunda değilsiniz ve Tanrı heykelleri yontmak zorunda değilsiniz. Dünya’daki şeylerin güzelliğine hayran olabilirsiniz, ama zaten içinizde tüm araçlara sahipsiniz. Dışarıya bakmayın, çünkü onlar zaten içinizde.</p>
<p>Üçüncü emir: Tanrı’nın adını boş yere anma.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Yeni Enerji – kendini sev ve kendine saygı duy. Kendini sev. Olduğunuz kişiyi sevmekten ötürü suçluluk hissetmeyin. Kendinizi sevmenin yanlış olduğu, bilince yerleştirildi. Böylece insanlar da kendilerine sövmek eğilimindeler. Bu, kendini yargılamadan, açıkça ve özgürce sevmekle ilgilidir.</p>
<p>Dördüncü emir: Sebt gününü (Hıristiyanlarca Pazar, Musevilerce Cumartesi günü uygulanan kutsal dinlenme günü) onurlandırın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Bu tıpkı Rocky Horror korku filmine benzedi! (Tobias ve izleyiciler güler)</p>
<p>Kendinize zaman ayırın. Nefes almak için zaman ayırın, yeniden dengelenmek için zaman ayırın. Zamanınıza ve enerjilerinize o kadar çok talep var ki, türlü yönlere çekilip duruyorsunuz. Geceleri yatağa bitap düşüyorsunuz, ama sonra da uyku tutturamıyorsunuz, çünkü hâlâ herkes ve herşey için kaygılanıp duruyorsunuz. Kendinize zaman ayırın.</p>
<p>Bir sonraki emir: Ananı ve babanı onurlandır.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Şimdi, daha önce de söylediğimiz gibi, Ruh gerçekten anne ve babanızı tanımış olsaydı, bu emiri asla yazmazdı! (kahkahalar) Yeni Enerjide bu, eril ve dişili onurlandırmaktır. Çocuğu ve ebeveyni onurlandırmak. Her bir parçanızı, her veçhenizi onurlandırmak, onların bu Şimdi anında, bu gerçeklikte yuvaya, size geri dönmelerine izin vermek. Kendinizle ilgili herşeyi onurlandırın.</p>
<p>Sonraki emir: Öldürmeyeceksin.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa! (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Eh sanırım bu, Eski Enerjide çok açık olan bir madde. Yeni Enerjide – yaşamın keyfine varın. Yaşamın keyfini çıkartın. Bu kadar basit.</p>
<p>Burada, Dünya’dasınız. Bilinç liderleri olmanın zorlu görevlerini ve ödevlerini üstlendiniz – yaşamın tadını çıkartın. Ne yapıp ne yapmayacağınıza ilişkin… (Tobias kıkırdar)… Musa gibi insanların oluşturduğu öyle çok kuralınız var ki, o nedenle de, yaşamın tadını çıkartmayı günah olarak görüyorsunuz, ve bu anlayış neredeyse herşey ve herkes tarafından sürdürüldü. Ama yaşamın keyfine varmaktan daha büyük, daha büyük bir sevinç ne olabilir ki.</p>
<p>Yediğiniz yemeğin tadını çıkartın, o zaman bedeninizde yağa dönüşmeyecektir. Kendini çok doğal olarak işlemden geçirecek ve gereksinmediğiniz şeylerden kurtulacaktır. Kendinize zaman ayırmanın keyfini çıkartın, bu, kitap okumak, televizyon izlemek olsa bile. Uyandığınız andan, yatağa girdiğiniz âna kadar ve rüyalarınızda da yaşamın tadını çıkartın. Yaşamın tadını çıkartın. Daha önce de söylediğimiz gibi, burada olmak bir ceza değildir. Bu bir cezaevi mahkûmiyeti değildir. Üzerinde çalıştığınız kötü bir karma değildir. Lütfen yaşamın keyfini çıkartın.</p>
<p>Buna derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Gerçekten de.</p>
<p>Şimdi, sonraki emir: Çalmayacaksın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Sevgili Şambra, tüm enerjiye içinizde sahipsiniz. Onu herhangi birinden almaya ihtiyacınız yok ve onu herhangi birine vermeye de ihtiyacınız yok. Uzun süredir insanlar sizin enerjinizi çalıyordu ve siz de onlarınkini çalıyordunuz. Ama siz bir egemenlik/hâkimiyet noktasına geldiniz ve herşeye içinizde sahip olduğunuzu fark ediyorsunuz. Zaten herşey içinizde.</p>
<p>Onu çalmak zorunda olmadığınızı anlayın ve başka birinin de sizden çalmasına izin vermeyin. Her yanıt için, her çözüm için, yaşamınızdaki herşey için, içinize dönün. Çalmaya ihtiyacınız yok, ve onların da sizden çalmasına izin vermeyin.</p>
<p>Buna da derin bir nefes alın.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Sonraki… bu ilginç bir tane: Zina yapmayacaksın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: (gülerek) Şimdi bunu söylediğimde birkaçınız çok suçlandı! (kahkahalar) Lütfen bunu bırakın. Buna tutunmayı sürdürmeniz çok zor bir karmik enerji yaratır.</p>
<p>Bu maddenin gerçekte söylediği, yine, kendini sevmektir. Kendine, kim olduğuna karşı samimi/sadık olmaktır. Yanıtlar için başka yerlere gitmeniz gerekmiyor, bu, kendine karşı samimi/sadık olmakla ilgilidir. Kendini aldatmana gerek yok. Yaşamın hakkında yalan söylemek zorunda değilsin. Bu, kendinin her bir parçasını kabul etmekle ilgilidir. Bu, bir kez daha, kendini sevmekle ilgilidir. Yeni Enerjinin tarzı budur.</p>
<p>Derin bir nefes alın…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>… ve enerjilerin nasıl değiştiğini hissedin.</p>
<p>Sonraki emir: Komşuna karşı yalancı şahitlik yapmayacaksın.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Şambra, bu, Yeni Enerjide bir kez daha kendine güvenmekle ilgilidir. Kendinizle ilgili herşeye güvenin. Kim olduğunuza güvenmek ne muhteşem bir şey. Kendinize o kadar güvenin ki, tekrarlıyoruz, yalan söylemek zorunda kalmayın, dolandırmak zorunda kalmayın, çalmak zorunda kalmayın.</p>
<p>Siz, kimseniz osunuz, ve bunu ifade etmekten gurur duyuyorsunuz. Dünya’da tezahür eden Tanrı olduğunuzu biliyorsunuz. Her an kendinizi dengeleme yetisine sahip olduğunuzu biliyorsunuz. Yeni bilinç yaratma yetisine sahipsiniz.</p>
<p>Ve şimdi son emir: Komşunun malına mülküne göz dikmeyeceksin.</p>
<p>ŞAMBRA: Yüce Musa!</p>
<p>TOBIAS: Ve bu sonuncusu, komşunun malına mülküne göz dikmeme maddesi, şu anda yaşamınıza tekrar bir göz atmakla ilgilidir. Herhangi bir insanı kıskanmanız gerekmiyor. Keşke şunu farklı yapsaydım demeniz gerekmiyor. Bu, geçmişte yapmayı seçtiğiniz şeyler ve yapma biçiminiz için kendinizi onurlandırmak ve saygı duymakla ilgilidir. Bu, yaşamınızda bir hata olduğunu düşündüğünüz şeyi alıp o enerjiye girmeniz ve onun yalnızca bir deneyim olduğunu fark etmenizle ilgilidir. O, yaptığınız ve sizi bu noktaya getiren bir seçimdi. Bir hata falan değildi, ve aslında yaşamınızın ruhuna daha büyük bir deneyim sağlayan bir şeydi.</p>
<p>Ruh’un Yeni Enerjide Vaadi, sizi desteklemek ve dengelemek, içinizde olmak, sizi yenilemek, sizi bilmek ve sevmektir. Ama o, uzaklarda bir yerlerde olan bir ruh değildir. O, sizin şu anki Ruhunuzdur. Ve işte Ruh’un Yeni Enerjideki Vaatleri bunlardır.</p>
<p>Böylece Şambra, derin bir nefes alalım, bugünü dengeleyen bir nefes…</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>… ve tüm eski emirleri salıverelim. Ister Musa’dan geliyor olsunlar, ister kendiniz için yine kendinizin yarattıkları, bırakıverin onları. Siz şimdi bu andasınız. Bu enerjidesiniz. Olmak, sevmek, deneyimlemek ve ifade etmek için kendinize söz verin.</p>
<p>Ben Ben’im, Namaste, ve öyledir. (kahkahalar ve alkışlar)</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 4: “Ruhun On Vaadi”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
15 Aralık 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir Şambra, üç bilge adam, Şambra’yla birlikte yapılan bu toplantının enerjisini sürdürüyor. Soru ve yanıtlara geçmeden önce bir noktaya değinmek istiyorum. Biz bugün, biraz mizah ve gülmeyle enerji dengelemesini birleştirdik. Bugün salıvermeler gerçekleştirdik. Neden? Eh çünkü bir sonraki döngüye, bir sonraki gelişime hazırlanıyoruz. Biz, Kuantum Sıçraması kutlamalarından bu yana, yeniden-ayarlanmaların ve içinizde bazı derin değişimlerin gerçekleştirildiği bir döngünün ya da dönemin sonuna geldik. Ve şimdi bir sonraki döngüye hazırlanıyoruz – hepimizin sözünü ettiği bazı şeylerin günlük yaşamınızda daha fazla gerçekleştirilmesine, daha fazla yerine getirilmesine.</p>
<p>Enerjiler uyumlanıyor. Aslında yaşamınıza geliyorlar, çünkü siz bunu seçiyorsunuz. Ve böyle bir değişimin meydana geldiği, yeni bir gelişim ya da döngü türü söz konusu olduğunda, enerjinin yeniden-yönlenmesini ya da yeniden-uyumlanmasını da talep eder. Birkaç aydır içinden geçtiğiniz şey budur.</p>
<p>Böylece bugün, hep birlikte bir sonraki düzeye geçeceğimizi bildiğimizden, biraz dengeleme, biraz nefes, biraz güvenli bir alan yarattık. Sizi gerçekten de geri tutan bazı konuları aşmak amacıyla da biraz mizah kattık. Ve şimdi hazır olun, çünkü bu bir sonraki döngü yaklaşık altı ay sürecek ve onu buraya getirmekle ilgilidir. Onu bu gerçekliğe getirmekle ilgilidir, artık sözünü ettiğimiz bazı şeylerin kavram ve teori olmaktan çıkıp da şimdi pratik uygulamalara dönüşmesidir.</p>
<p>Kendi benliğinizin, bu yeni araç gereci ve yeni enerjileri yaşamanıza getirmenizi talep etmesi, zaman zaman biraz beceriksiz hissetmenize neden olabilir. Onlarla çalışmaya alışık değilsiniz, ve çok, çok hantal ya da beceriksiz hissedebilirsiniz. Böyle zamanlarda derin bir nefes alıp bu yeni araç gereci nasıl kullanacağınızı zaten sezgisel olarak bildiğinizi anlamak iyi olabilir. Bu konuda zihninize yakalanmayın. Özgür olun ve akın ve karşılık verin. Yeni Enerjiyle oynayın. Ve sonra onu yaşamınızda her kullandığınızda, farklı karşılıklar ya da yanıtlar vereceğini anlayın. O, Eski Enerji gibi, aynı eski kalıpları ve aynı eski izleri izlemez.</p>
<p>Böylece, birlikte derin bir nefes alın ve o tam dengelenmenin olmasına izin verin, ve birlikte gireceğimiz bir sonraki döngüye hazır olun.</p>
<p>Bugün Linda ve Cauldre benden soru ve yanıtları olabildiğince kısa tutmamı istediler, çünkü bu gece yapılması gereken bir parti var. (Linda, “Sen de orada olacaksın!” der) Gerçekten de – onur konukları olarak! Sizi şaşırtmak için develerimizin üzerinde geleceğiz! (kahkahalar)</p>
<p>O nedenle, soruların bazısını şimdiden eliyoruz:</p>
<p>Köpeğinin adını söyle Adamus. (izleyiciler ve Tobias güler)</p>
<p>Ölmüş büyükannen öbür tarafta harika bir zaman geçiriyor. Diğer alemlerde poker oynayıp masaların üstünde dans ediyor, bunlar Dünya’dayken hep yapmak istediği şeylerdi.</p>
<p>O Eski Enerji işini bırak. Ortaya çıkmak ve kendi bütünlüğünü ifade etmek zamanıdır.</p>
<p>Ve son olarak, senin bir ruh eşin yok. Sen kendine aitsin.</p>
<p>Böylece soruların yüzde doksanını elemiş olduk, (kahkahalar) şimdi geri kalanlarla devam edelim.</p>
<p>LİNDA: Tamam, sanırım bu biraz özel bir soru.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): Merhaba Tobias, sorumu aldığın için teşekkürler. Katıldığım o Kuantum Sıçraması’ndan beri, eskiden olduğu kadar yaşam sevinciyle dolu olmadığım gibi, Kuantum Sıçraması’ndan önceki olasılıklardan da yoksun olduğumu görüyorum. Bunların yerine, umutsuzluğun ve öfkenin mutsuz melankolisiyle dolu olduğumu görüyorum. Sabahları, şimdi ölmekten gocunmayacağımı düşünerek uyanıyorum. Kendimi öldürmeye niyetim yok, ama ölüme kabul verdiğimi görüyorum. Yaşam, tatsız ve bitip tükenmez bir angarya haline geldi. Yaşamıma çağırdığım şeylerin hiç geldiğini görmüyorum ve nedenini de bir türlü anlayamıyorum. Hayatımdaki önemli şeylerin birçoğu, Sıçrama öncesini ve sonrasını kapsayan altı ay içinde buharlaşıp yok oldu. Harika bir iş, uzun süredir harika olan birçok ilişki, hızla yok oldu ve o boşluğu hiçbir şey doldurmadı. Bolluk, bereket, sevgi, günlerimi yaşamı güzelce kutlamaya adamak…</p>
<p>TOBIAS: (keserek) Varmak istediği noktayı anladık. Ve bu, birçok Şambra’nın deneyimlediği bir şey. Bunun bir bölümü, geçmiş hakkında melankolik hissetmenizden kaynaklanıyor – çünkü siz Kuantum Sıçraması’nda tren istasyona geldiğinde, Eski Enerjiyi terk ettiniz – ve yaşamınızdaki herşey değişiyor. Az önce değindiğimiz gibi, şimdilerde, Kuantum Sıçraması kutlamasından beri, Yeni bir Enerjiye ve gerçekten yeni bir size hazırlık olarak, enerjileriniz tümüyle yeniden-uyumlanıyor.</p>
<p>Böylece, şeyleri bırakmanız bir boşluk türü yaratıyor. Ama sen aynı zamanda… yalnızca bu soruyu soran sen değil, ama tüm Şambra, o eski tarzlardan bıktığınızı söyleyip duruyordunuz. Bir ilişkideki sevgi yokluğundan, bir işteki tatmin yokluğundan ve kendini gerçekten anlamak ve sevmek yoksunluğundan bıkmıştın. Ve biz bu şeyleri geride bıraktık ve bu da bir boşluk oluşturur. Bir kedere neden olabilir, ayrıca ölüm dediğin şeyi umursamama hissine de neden olabilir. Bu, kendi eski benliğinin ölümüdür. Bu, salıverilen bir insan veçhesinin ölümüdür. Böylece, bir üzüntü döneminden geçersin, ama bu aynı zamanda harika bir zamandır, çünkü neyin önemli olduğunu görmen için seni kendi içinin derinliklerine çeker. Geçmişe bir bakmanı ve onu onurlandırmanı ve sonra da ilerlerken yeninin seçimlerini yapmanı sağlar.</p>
<p>Soru ve yanıt bölümünün başında değindiğimiz gibi, biz şimdi o kısa döngüyü arkamızda bırakıyoruz ve uygulamanın ve aynı zamanda ifade etmenin yeni döngüsüne giriyoruz. O nedenle, nefes almayı sürdür ve bir seçim, yaşamında basit bir seçim yap, yapmak istediğin bir şey seç – ne olursa. Sana sevinç verecek bir şeyi. Öyle muazzam bir şey olması gerekmiyor, herhangi bir şey olabilir. O seçimi yap ve sonra enerjilerin nasıl çalıştığını izle. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Saint Adamus’un – Saint Germain’in – buralarda olmasına çok sevindim, çünkü benim sorum Rüya Yürüyüşü materyaliyle ilgili. Ben, yeni kurulan onaylanmış yükseliş öğretmenleri grubunun bir üyesiyim, ve eğitimlerimize önümüzdeki ay başlıyoruz, ve ben pazarlama ve bazı ilanlar ve Internet ile uğraşmaya başladım ve kitlelere ve geniş topluluklara ulaşmayı amaçlıyorum. Böylece bu konuda verebileceğiniz geri bildirimleri ve önerileri almak… ölüm, doğum, yükseliş, SES kurslarını almış tüm öğretmenlerin nasıl bir yol izlemesini, nasıl bir pazarlama yapmasını önerirsin.</p>
<p>TOBIAS: Bu – nasıl desek – yanıt arayan ordular dolusu insan var. Onlar yanıtları başka materyallerde ve başka şeylerde ya da kiliselerde bulamıyorlar. Böylece muazzam bir arzu söz konusu, ve sen bu farklı okulların herhangi birinin öğretmeni olmakla, niyetini salıyorsun. Onlar adına potansiyeli ortaya salıyorsun. En önemli şey budur. Sen, bir bilinç noktasının bağlanmasına yardımcı oluyorsun.</p>
<p>Sözünü ettiğin diğer şey, yani ilan vermen ya da seninle röportaj yapılması için kendine izin vermen, onun (niyetinin ya da seçiminin) bu gerçeklikte topraklanmasını sağlar. Bak, seçim ya da potansiyelleri yaratmak, başka alemlerde mevcut olur ve çok, çok önemlidir. Ama sonra, bundan birkaç kişiye ya da birçok kişiye söz etmekle, ne yaptığını anlatmakla, onu buraya topraklarsın. Bu ikisi birlikte çalışır ve bazen de oluşturulmuş olan potansiyeller, insanın onları birleştirmesini bekleyerek oyalanır durur. Ve insan deneyimlerinden geçmiş biri olarak bileceğin gibi, bu senin bir arzun da olabilir. Bazı yanıtlar istediğini ama çıkıp da bunları gerçekleştirmekten korktuğunu da bilebilirsin. Işte şu ara birçok insan bu durumda. Onlar, ölüm ya da seksüel enerjiler hakkındaki kursları almak için o büyük sıçramayı yapmaya korkuyorlar. Ama er ya da geç bu sıçramayı yaparlar, çünkü enerjilerin çok uyumlu olduğunu fark ederler.</p>
<p>O nedenle, senin ve tüm diğer öğretmenlerin yaptıkları güzeldir. Burada yapabileceğimiz yegâne yorum, bu çalışmayı asla bir öğreti haline sokmamaktır. Burada amaç yeni Şambra üyeleri, hatta yeni öğrenciler edinmek değildir, bu, seçimleri bu yöndeyse, onlar adına yeni potansiyelleri oluşturmakla ilgilidir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU: (İnternetten, Linda okur): Adamus Saint Germain, spiritüel lavmandan söz etmişti. Kolon hidroterapisi’nin yükseliş sırasında yararı olur mu? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: (güler) Ve sanırım o bu konuda uzman biri. Aslında, ne kadar gülünç olursa olsun, kolon terapisi (lavman) sizi yükselişe götürmese de (bazı gülüşmeler) biyolojide birikmiş ve sıkışıp kalmış olan ve uygun olmayan ya da sizin boktan diyeceğiniz (kahkahalar) eski enerjilerin temizlenmesine gerçekten yardımcı olur. Ve ayrıca… bedeniniz sürekli Eski Enerjiyi atmak ihtiyacındadır ve bunu türlü yollardan gerçekleştirir. Bunlardan biri de, senin burada sözünü ettiğin biçimdedir. Ayrıca, onu deriden de salıverirsin. Ya da çoğu kez, birçoğunuzun bildiği gibi, burnunuz ya da gözünüz akar. Onu bu yolla salarsınız. Bedeniniz sürekli olarak yalnızca biyolojik enerji değil, ama aynı zamanda psişik ve zihinsel enerjileri de salar.</p>
<p>Bedenin, bu tür bir kolon terapisiyle ona yardımcı olduğunu bilirse, bunun, enerjiyi, fazladan enerjiyi salıvermek için iyi bir yer olduğunu da bilir. Bu enerjileri kulağından ya da topuğundan ya da bu tür bir yerden salmak amacıyla bir yol bulmak zorunda kalmaz. Deyim yerindeyse, “Atıklardan kurtulmak için burada çok doğal bir yer var” der. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın) : Merhaba Tobias ve dostlar. Ben size 1 Kasım’da öteye geçen o harika torunumu sormak istiyorum. Ve o bugün beni dürtüp durdu ve “Büyükanne, bu grubun bir parçası olabilir miyim? Lütfen, bu grubun bir parçası olabilir miyim?” dedi. Ve ben bugün burada hiç ayağa kalkmayacaktım ama, o da bu grubun bir parçası olabilir mi? Ve onun keyfi nasıl ve ben aileye daha nasıl yardımcı olabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Aileyi desteklemekle ilgili önemi olan bir şey – ve aslında öncelikle – kendini desteklemen, gitmeyi onun seçtiğini anlamandır. Bu bir kaza değildir. Yanlış değildir. Bu gezegende göreceli olarak çok kısa bir yaşamı olmasının bazı çok belirli nedenleri vardı.</p>
<p>Şambra enerjisini anlaması ve hissetmesi, onun bu enerjiye çok çekilmesine neden oldu, ve lütfen, burada katılınacak bir şeyin olmadığını ona bildir. Bu yalnızca bir seçimdir. Ve o burada kesinlikle hoş karşılanır.</p>
<p>Bizim tarafta şu anda ona gelecek ve yalnız olmadığının, kaybolmadığının güvencesini verecek büyük bir melek ve varlık grubu var. Gerçekleştirdiği geçişin bir hata olmadığının güvencesini, ve isterse yoluna devam ederek Çiçekler Köprüsüne gitmek ya da bir süre burada kalarak Şambra enerjilerini hissetmek seçimini yapabileceği güvencesini. Bu gerçek bir seçimdir. Ama burada önemli olan, buna tipik insan bakışıyla, yanlış bir ölümmüş gibi bakmamaktır, çünkü gerçekten de oluş biçimiyle çok mükemmeldi. Ve o (torunun), kalkıp buraya öne gelmek konusundaki cesaretine çok müteşekkir, çünkü bu, onun da gelişimini sürdürmesini sağlayacak enerjinin yolunu açtı. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Günler çok hızlı geçiyormuş gibi görünüyor. Sanki enerjim yokmuş gibi hissediyorum, yine de, yapmayı tasarladığım herşeyi yapmış olmasam da, günü geçirmeyi başarıyorum gibi. Çevremde değişimler olageliyorsa da, ben sanki hiç bir değişim olmuyormuş gibi hissediyorum – en azından benim gerçekten……..</p>
<p>TOBIAS: ……….. bizim gündelik işler dediğimiz – yani günlük görev listesi ve “yapılması gerekenler” listesi – ve bu gerçekten enerjini tüketiyor çünkü tanrısal benliğine izin vermiyorsun. Yeni Enerjinin gelmesine izin vermiyorsun. Günlük yaşama öylesine kapılıyorsun ki. Biz, hepinizin görev listelerinden kurtulmasını, hedeflerden kurtulmanızı öneriyoruz – onları pencereden atıverin. Az önce Çekim Yasaı’ndan söz ettik. Önemli olana geri dönün ve bilinciniz için seçtiğinize. Tüm o küçük ayrıntılar kendi başlarının çaresine bakma eğilimindedirler. Enerjini bu kadar genişletip de günün sonunda tükenmiş hissetmek yerine, bunun çok yumuşak ve çok kolay olduğunu göreceksin.</p>
<p>Bunu keşfetmekte olan çok Şambra var, yani bu bir teori ve yalnızca bir umut değil. Tüm bu küçük insanca şeyleri salıverdiğinde ve tüm kaygıları bıraktığında – içine dönüp, kendine güvendiğinde – herşeyin uygun biçimde karşılık verdiğini keşfeden çok Şambra var. Ve bu, çok daha basit, çok daha mutlu ve çok daha etkin bir yaşam biçimidir. Sonra, yaşamının küçük, yavan ve yaratıcılıktan uzak ayrıntılarında takılıp kalmak yerine, birdenbire büyük fikirlerle, yaratmak istediğin şirkete dair düşüncelerinle ya da gerçekleştirmek istediğin programlarla ya da yalnızca kendine ayırmak istediğin zamanla çalışmak için muazzam bir enerjiye sahip olursun. Ama gerçekten de, küçük şeylere odaklandığında, çok tükenirsin.</p>
<p>Böylece… söyleyeceğimiz bir başka şey de, yoldan çekilin’dir. Bu ayrıntıların büyük bir bölümü, onlara izin verirseniz, kendi başlarının çaresine bakarlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bu yanıta teşekkürler Tobias, çünkü sorumun bir bölümü de buydu. Diğer bölümü ise, çok küçük çocukların eğitimi, ve biz Şambra okullarını yaratana dek… yani şu anki hayal kırıklığını kastediyorum – bunların hepsini (bir kenara atıp da) unutayım mı? Bulunduğum yerde hem o alanı tutmayı hem de, son soruda yanıtını verdiğin bu yüce fikirleri yaratmayı nasıl beceririm?</p>
<p>TOBIAS: Yapılacak ilk şey, hayal gücünü açmaktır. Senin yaptığın gibi, ayrıntılar diyeceğimiz şeyler üzerinde çalışmak, lojistik hakkında kaygılanmak yerine… lojistik ve ayrıntılar, sen kendini bilincine – daha yüksek bilincine &#8211; açtığın zaman, başlarının çaresine bakacaklardır. Ve bu okulların nasıl olacağını cesurca ve büyük ve ölçüsüzce hayal etmek, onlarla, ayrıntı düzeyinde değil de, yüksek düzeylerden kuracağın ilişkiyi nasıl seçeceğini imgelemek.</p>
<p>Enerjiyi hisset. Bir grup öğrencinin, – yepyeni bir biçimde öğrenmek için gelen küçüklerin ve kristal çocukların enerjisini hayal et. Sonra da, hâlâ eski eğitim sisteminde sıkışıp kalmış dünyanın geri kalanı adına oluşturulan potansiyeli hisset. Ve o potansiyelin, eğer bunu seçerlerse, yaşamlarına nasıl girebileceğini hisset.</p>
<p>Ayrıntılar, zihinsel şeyler hakkında kaygı duymadan sınırsız hayal gücünü kullan. Ayrıntılara takıldığın zaman, başında bir baskı hissedersin, çünkü bunlar, bizim ifadeye ya da yaratıcılığa dayalı diyeceğimiz düşüncelerden çok, zihinsel temele sahiptir. Sınırsız, engin hayal gücüne dal, ve bu – bu dağları yerinden oynatır. O zaman, bu kadar sinir olmayacaksın, çünkü her hayal ettiğinde, tam anlamıyla bir resim yaparsın. Potansiyeller yaratırsın. Onlar başka alemlerde mevcut hale gelir ve sonra bu işlemle onları buraya, Dünya’ya davet edersin ve onlar tezahür etmeye başlar.</p>
<p>Başka alemlerdeki hayaller Dünya’da tezahür etmeye başladıkça, kendilerine ait bir yaşam gücü üstlenirler. Kendi başlarına üretmeye ya da yaratmaya başlarlar. Senin – Cauldre’nın deyimiyle – ayrıntılarla gereksiz zaman harcamana gerek kalmaz. Küçük şeylere kaygılanman gerekmez. İnsanların dayandığı bu şey inanılmaz. Çünkü küçük ayrıntıların icabına bakarlarsa, bilincin büyük şeylerinin de bir şekilde, gizemli bir biçimde iş göreceğini düşünüyorlar. Bu, bu şekilde olmaz. Bilinç, hayal gücü, hayaller – onların ortaya çıkmasına izin ver, anlıyor musun.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>(Linda bir sonraki soruyu okumaya başlar, Tobias keser)</p>
<p>TOBIAS: Buna bir yorum daha eklemek zorundayım. İşte bu, bir bilinç işçisinin – bir Yeni Enerji bilinç işçisinin – çalışmasıdır, hayal etmek, hergün. Yapacağınız şey budur.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Kocamla olan ilişkim hakkında benimle içgörülerini paylaşabilir misin. Bizim ilişkimiz sanki eskiden yeniye dönüştüğü bir sürecin tam ortasındaymış gibi, ama ben neden bu kadar üzgün hissediyorum, sanki başka bir adamla yaşayabileceğim tatmin edici gerçek bir ilişkiyi kaçırıyormuşum gibi. Ayrıca, hamile olmama ve bir indigo ya da kristal bebek bağlantısına da değinebilir misin.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. İkiniz arasında meydana gelmekte olan bir dönüşüm var, ve zaten senin de çok güzel ifade ettiğin gibi, aranızda epey bir geçmiş söz konusu. Bunun karma olduğunu söylemek istemiyorum, bu aşinalık, ama bazen bir ilişkideki aşinalık – bunun gibi derin olan bir aşinalık – kolayca dikkatini başka yönlere çekebilir ve seni, senin için önemli olandan uzaklaştırabilir. Böylece, ilişkiyi onurlandırmakla kendini onurlandırmak arasında büyük bir enerjisel mücadele var. Ve şu anda ilişki kazanıyor, oysa benliğinin kazanması daha önemli. Bu bencilce değildir. Bu, kendinle ilgilendiğin zaman, kendini sevdiğin zaman ancak, bir başkasını gerçekten nasıl seveceğini anlamakla ilgilidir.</p>
<p>Şu anda gelmekte olan sevgili varlık, hem bir nimet hem de bir meydan okuma olacak. (bazı gülüşmeler ve Tobias kıkırdar) Gelecek olan sevgili varlık, geçmişten tanıdığın, inanılmaz bağımsız, inanılmaz güçlü bir iradeye sahip olan bir varlık, ama, senin kendi bağımsızlığına bakman için de harika bir ayna olacak.</p>
<p>Birlikte olduğun kişiyle gelecekteki ilişkin hakkında bir öngörüde bulunmayacağız, ama şu anki enerjinin tümünün “Önce sen bağımsız olabilir ve sonra çok sağlıklı ve dengeli bir ilişki içinde olabilir misin?” dediğini söyleyeceğiz. Senin şimdiden yanıtı bildiğini düşünüyoruz – ki o yanıt evet – ve sen zaten düşündüğün şeyleri onaylamamızı istiyorsun.</p>
<p>Yaşamına gelmekte olan bu sevgili varlık ayrıca muazzam bir nimet olacak, çünkü onların gözünün içine bakacak ve saflıklarını ve masumiyetlerini göreceksin, kendilerini sevmeyi nasıl öğrendiklerini, zor yoldan gerçi ama, kendilerini sevmeyi öğrendiklerini göreceksin. Ve bu sevgili varlık şimdi Dünya’ya geldiğinde, kim olduğunu sevmenin mümkün olduğunu görmek, senin için inanılmaz bir nimet olacak. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias. Gününü bizimle paylaştığın için teşekkürler. Merhaba Şambra. Benim sorum şu, geçen ay, Şaud’dan hemen sonra (yerküre hareketiyle ilgili bir donanımım) çalındı. Bunun, sizin tarafınızdan yapılan bir şaka mı olduğunu “Yükseliş yolunda herşeyi kaybettim” (kahkahalar) yoksa yaşamdaki odağımı değiştirmek için kendimin mi yarattığını merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: (güler) Kendi sorularınızı yanıtlamak için kalkıp buraya gelmenize bayılıyoruz! (kahkahalar) Bu bizi eğlendiriyor. Her ikisi de. Bu sembolikti. Bugün söylediğimiz gibi, dengenizin barometreleri var.Onlara bir göz at. Onlar, Ruh’tan gelen işaretler değil, onlar, senin yaşamınla ilgili kendi kendini dürtüklemendir.</p>
<p>Sen… sen gerçekten kendi yolunla ilgili bir tür sembol ya da işaret istedin. Ve bu, senin çalışmanın, günlük işinin bir parçasıydı, ve sen zaten bu işte kalıp kalmamayı bir süredir sorguluyordun. Böylece o terk etti; gitti. Yükseliş yolunda komik bir şey oldu! Ayrıca, o iş dalında gerçekten kalmak isteyip istemediğini kendine soran da sendin. (Bu iş) artık gerçekten bu kadar önemli miydi? Onunla ilgili sevdiğin şeyler var – yerkürenin hareketi. Yaptığın şeyde muazzam bir güç duygusu var. Ama, aslında içinde olanı ifade etmek bağlamında bu işin artık pek de tatmin edici olmadığını görüyorsun. Sen, dağları yerinden oynatabilecek birisin, gerçekten, ve şimdi bir yanın, bilinç dağlarını başka insanlarla birlikte yerinde oynatmak istiyor. Öyleyse bunu al! (izleyiciler ve Tobias güler ve alkışlar)</p>
<p>LİNDA: İki soru daha.</p>
<p>TOBIAS: Kabul ettik.</p>
<p>LİNDA: Tanrı’ya şükür. Aman Allah’ım – tabi ya, Noel!</p>
<p>TOBIAS: Saint Germain ve Kuthumi az önce partiye katılmak üzere gittiler, yani (kahkahalar) sadece ben kaldım.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Mutlu Noeller. Ve Ben O Ben’im, ve ben muhteşem bir biçimde ölçüsüzüm, hayranlık verici bir biçimde güzelim, muhteşemim ve düşünebileceğin her türlü güzel kelimeyim. Bu, benim sana Noel kutsamam. (bazı alkışlar)</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Ben teşekkür ederim. Ve bunu söylemekten gurur duyuyorum!</p>
<p>TOBIAS: Şambra gerçekten öğreniyor!</p>
<p>9.ŞAMBRA: Ve bu gerçekten harika bir yıl oldu, ve ben, benim için ve hepimiz için yaptığın herşeye teşekkür ederim demek istiyorum. Kafama takılan ve sorguladığım bir şey var, biliyorsun, bir dolu şey öğrendik, gaz çıkarmamız (yellenmemiz) de buna dahil. Eh, eğer yellenmek hakkında da öğreniyorsak, o zaman herşeyi sorabiliriz diye düşündüm! (Tobias güler) Herşey açık. (Linda, 9.Şambra’ya soruya devam etmesini işaret eder) Geliyorum Linda… (kahkahalar) Biliyorum, gidecek bir partimiz var! Benim sorum şu, senin ego hakkında konuştuğunu duyduk, ama küçük lokmalar halinde. Ve ego nedir ve hatta anlamı nedir, ve biz onu geride mi bırakıyoruz, yoksa onu şişiriyor muyuz?</p>
<p>TOBIAS: Ego aslında güzel bir şeydir. Ego, aslında “Ben gidiyorum” ya da “ilerliyorum” ya da “ifade ediyorum” anlamına gelir. Ego, nihayetinde, sana hizmet için orada bulunan veçhelerin yaratımıyla ilgilidir. Ama dengeden-çıkmış bir ego, veçhenin Üstat olduğuna inandığı, örneğin insanlık veçhesinin yönetimi ele alarak herşeyin bu olduğuna inandığı bir egodur.</p>
<p>O, aslında yalnızca bir veçhe olduğunu bilir. (Tobias parmağını şaklatır) Böyle yok olabileceğini bilir. O nedenle de büyük bir korku içinde yaşar, ve kendini şişirerek o korkudan saklanmaya çalışır. Sürekli kendini şişirmek zorundadır ve işte bizim dengeden-çıkmış bir ego dediğimiz şey budur. Aslında olduğundan çok daha fazlasıymış gibi davranmak zorundadır. Gerçek bir sevgi ya da onur temeline sahip değildir. Kendi beslenmesini, başka insanlardan enerji çalarak sürdürmek zorundadır – yani başka insanların ona tapması ya da ondan korkması ya da adına her ne diyorsanız. O, hatalı ya da dengesiz bir veçhedir. Bu, egonun olumsuz tanımıdır. Ama her birinizin özünde, egonun anlamı, sadece kendinizi türlü yollardan ya da veçheler yoluyla ifade ederken, tamamen de bütünleşmiş halde kalmanız, veçhelerin yaratanı olduğunuzu anlamanızdır.</p>
<p>En büyük veçhe yaratıcılarından biri de belki Adamus Saint Germain’dir, çünkü o, bunun tümünün yalnızca bir oyun olduğunu bilir. Hepsi bir roldür, ama o, kim olduğunu hep bilir. Merkezinin ya da ruhunun nerede olduğunu hep bilir. O yüzden de zaman zaman kibirli ve havalı bir ahmak gibi çıkar önünüze… o gitti bu arada. (izleyicilerden ve Tobias’tan gelen kahkahalar) Bu türden bir veçhe yaratır, ama varlığında kim olduğunu hep bilir. O bir aktördür ve eğlenir, ama o rolün içinde asla kaybolmaz.</p>
<p>Böylece ego – onu nasıl kullanmak istediğine bağlıdır. Nasıl genişlemek ya da yaratmak istediğine bağlıdır. Bu veçhelerin yönetimi ele geçirmesini istiyor musun? Akıl hastalarının tımarhaneyi yönetmesini istiyor musun? Yoksa, yaptığın herşeyin, söylediğin herşeyin ve olduğun herşeyin sorumluluğunu alıp sahiplenmek mi istiyorsun? Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son soru. Son soru.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Selam çocuklar. Onların gittiğine üzüldüm. Almak istediğim yanıtların hepsini aldım ama şunu sormak istiyordum, bize biraz daha manyetiklerle ilgili söz edebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Bu noktada değil. Tümünü bu konuya ayıracağımız bir konuşma yapacağız ve ben şimdi buna başlamak istemiyorum. Özel bir seans yapacağız ve buna tipik bir “Tobias’a Sor” oturumu bile demeyeceğiz çünkü ben, Adamus, Tesla ve başka enerjiler de işin içinde olacak. Ama buna daha hazır değiliz. Türlü nedenleri var. Bu konuyu ele alacağız. Ama bu, burada, Dünya’da geniş bir biçimde kullanılma potansiyeline sahip olan boyutlar-arası özgür enerji biçimidir, ve bu… şu anda bununla ilgili daha fazla bir şey söylemeyeceğiz. Çünkü bu konuyu hafife almak istemiyoruz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>Böylece Şambra, şimdi yeniden birlikte derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bu kutlama zamanında sizinle birlikte burada bulunmak bir onur ve mutluluktu, ve kutlamalarınız nerede olursa olsun – ister burada, Cold Creek Canyon’da ya da dünyanın herhangi bir yerinde – bu akşam kutlamalarınıza katılacağız, çünkü sizi candan seviyoruz ve asla yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/12/15/saud-4-ruhun-on-vaadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 3:&#8221;Ben Sam&#8217;im&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/11/03/saud-3ben-samim/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/11/03/saud-3ben-samim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2007 15:54:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Tobias’ın katılımıyla, kanallık Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
3 Kasım 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, ailemizi, tüm melek düzenlerinden buraya gelip de şu anda Dünya’da olan, insan kılığında gizlenen, kendilerine Şambra diyen, yaşam denen bu büyük deneyime katılmak üzere buraya gelen ve meleklerden oluşan ailemizi biraraya getiriyoruz. İster şahsen burada oturuyor olun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Tobias’ın katılımıyla, kanallık Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Kasım 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, ailemizi, tüm melek düzenlerinden buraya gelip de şu anda Dünya’da olan, insan kılığında gizlenen, kendilerine Şambra diyen, yaşam denen bu büyük deneyime katılmak üzere buraya gelen ve meleklerden oluşan ailemizi biraraya getiriyoruz. İster şahsen burada oturuyor olun, ister şu yeni yüksek hızlı İnternet bağlantısı üzerinden buraya bağlanıyor olun, ya da başka bir tarihte ama aslında pek de Şimdi’de bu materyali okuyor ya da dinliyor olun, Ben, Tobias için burada sizinle birlikte olmak, tüm enerjilerinizi birleştirmek bir onurdur.<br />
<span id="more-320"></span><br />
Biz Yeni Enerjideyiz. Çoğu insan kesinlikle bunun farkında bile değil. Ama kendi yaşamlarınızda enerji sorunlarıyla uğraşan sizler, Şambra olarak bir şeyin değiştiğini çok farkındasınız. Bu, birkaç ay öncesine göre farklı bir şeydi. Sizi kuşatan dış çevrenizde bunun ille de direkt etkilerini hemen görmüyor olabilirsiniz, ama onu kendi yaşamınızda hissediyorsunuz. Ya da belki sinir oluyorsunuz, çünkü yaşamınızdaki durumları nasıl yarattığınızın ve onlarla nasıl başa çıktığınızın eski yollarına bakınıyorsunuz, ama o eski yollar artık yoklar. Ve onları yeniden diriltmeye kalktığınızda, onlar yeniden diriltilmek istemiyorlar.</p>
<p>Sizlerden, önce kendinizle, ve sonra da dışsal dünyayla başa çıkmanın yepyeni bir yolunu bulmanız talep ediliyor. Şimdiye kadar daha önce hiç düşünmemiş olabileceğiniz yeni çözümler. Yepyeni bir – sizin deyiminizle – paradigma. Bu, başlarda biraz sıkıcı ya da kaygılandırıcı olabilir, çünkü siz şeylerle uğraşmanın çok denenmiş ve gerçek yollarını belirlemiştiniz. Belki sonuçlardan her zaman mutlu olmuyordunuz ama, en azından o günü idare edeceğinizi biliyordunuz. Oysa şimdi o eski araç gereç kutusuna bakıp da evdeki ya da ofisteki ya da kendinizdeki belli bir durumla nasıl başa çıkacağınızı bulmaya çalıştığınızda, o eski araç gerecin artık orada olmadığını görüyorsunuz. Yok oldular. Ya da ortalıktaysalar bile, bir işe yaramadıklarını görüyorsunuz. Kırılmışlar. Pilleri boşalmış ve pillerini yeniden dolduracak bir yer de yok.</p>
<p>Bu Yeni Enerjidir, ve araçlar da çok, çok farklıdır. Ve siz şu anda bana diyorsunuz ki, “Peki ama Tobias, o araç gereçler nereye gitti? Ben kutuma bakıyorum ve sanki boşmuş gibi görünüyor.” Hemen orada durun. Derin bir nefes alın. Durumlarla başa çıkmanın o eski düşünme tarzından çıkın. Genişlemenize izin verin. Yeni araç gereçler orada, siz sadece onları daha göremiyorsunuz. Onlar orada.</p>
<p>Peki ne yapacaksınız? Yalnızca o derin nefesi alırsınız. İçinizdeki Ben mevcudiyetini hissedersiniz – o başka bir yerden gelmiyor, o içinizdedir – ve sonra komik bir şey olur. O araçlar görünmeye, ortaya çıkmaya başlarlar. Sahip olduğunuz o eski araçlardan çok farklıdırlar. Onların şarj edilmesi gerekmiyor. Tamir edilmesi gerekmiyor. Kırılıp dökülmüyorlar. Onlar yaşamınızdaki durumlarla çok, çok farklı yollardan başa çıkıyorlar. Ve siz onlarla çalışmak üzere onlara her geri döndüğünüzde de farklı olacaklar.</p>
<p>Yani siz yaşamınızın bu ânında parasal akışı halletmek için belli bir araç geliştirseniz ve iki hafta ya da iki ay sonra gidip de o aracı arayacak olsanız, onun değiştiğini göreceksiniz. O size göre değişecektir, sizinle uyum içinde değişecektir. Böylece siz, aynı eski araçları bulmak umuduyla aynı araç gereç kutusuna geri gitmeyeceksiniz. Onlar her gün, her an, dönüşmektedir.</p>
<p>Küçük Sınav</p>
<p>Bu çok özel günde bu grupla birlikte burada olmak büyük mutluluk. Ben biraz farklı başlayacağım, bugün küçük bir sınav yapmak istiyorum, (bazı gülüşmeler) çok kısa bir test, enerjiyi harekete geçirmek için. Bir dakikaya kadar size bir soru soracağım ve sizden şunu istiyorum… sizi, yanıtı hissetmeye davet ediyorum. Ve bu kendi içinde biraz farklı, çünkü genelde bir sınav olduğunuzda, baskıyı hemen hissedebiliyor muydunuz? Belki bazı kaygıları, ama kafanızdaki baskıyı hissediyor muydunuz? Tüm kaynakları beyninize yönlendirirsiniz. “Hazır ol, soru geliyor” dersiniz, “Zihnim/aklım hazırlıklı ol.” Ama bu yanıt zihninizden/aklınızdan gelmez. O oldukça farklıdır. Biz sizden, kendiniz için kendi yanıtınızı sezmenizi isteyeceğiz.</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Yanıtı hissetmenize izin verin. Ve soru şu: Neden buradasın?</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alın… neden buradasın?</p>
<p>Şimdi biz Üstat David’den mikrofonu gezdirmesini rica edeceğiz. Kısa yanıtlar – akılcı olmayın, yoksa sizi kesmek zorunda kalırım. Yanıtı hissedin ve ifade edin. Neden buradasın?</p>
<p>1.ŞAMBRA: Olmak için. Yalnızca olmak için.</p>
<p>TOBIAS: Olmak için. Ve lütfen yanıt veren sevgili Şambra’lara kamerayı da yöneltebilsek.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Deneyimlemek için.</p>
<p>TOBIAS: Deneyimlemek için.</p>
<p>3.ŞAMBRA: İnsanların yaşamına dokunmak için.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Üstatlık Parçamı bitirmek için.</p>
<p>TOBIAS: Hmmm.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Sevmeyi ve şarkı söylemeyi öğrenmek için.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Yolu göstermek için.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Kim olduğumu paylaşmak için.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Enerjiyi hissetmek için.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Kardeşlik için.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Hepinizi sevmek için.</p>
<p>Tamam, iyi. Şimdi derin bir nefes alalım.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Sınava teşekkürler. Bir an için kafanızla değil de ruhunuzla hissettiğiniz için teşekkürler. Bazen tanımlamaya çalışmanın zor olduğunu fark ediyorsunuz, çünkü tanım zihinden gelir. Ama siz zihnin, ruhun, birlikte çalışmaya ve kaynaşmaya başlamasına izin veriyorsunuz. Enerjileri, ve hepinizden gelen harika yanıtları hissedin.</p>
<p>Bu soru bana sorulsaydı, yanıt çok basitçe şu olurdu: Çünkü burada olmayı seçtim.</p>
<p>Burada olmak zorunda olduğunuz için burada değilsiniz. Birisi sizi buna zorladı diye burada değilsiniz. Buradasınız, çünkü burada olmayı seçtiniz. Ve her sabah uyandığınızda, kendinize bu sınavı verin: “Ben bugün neden buradayım?” Yalnızca bir dizi mekanik hareketleri tekrarlamak için değil. Yalnızca günün sonuna ulaşmak için değil. Sabah uyandığınızda ve ayaklarınız yere bastığında, o derin nefesi alın – “Neden buradayım?”</p>
<p>Burada olmanın gerçek güzelliğini anlamaya başlayacaksınız – ve sonra gün içerisindeki her adımınızda seçebileceğiniz o güzelliği. Kitle bilincine ya da kitle ipnozuna bağlanmak zorunda değilsiniz. Başka insanların sizinle ilgili beklentileri yüzünden bir şeyler yapmak zorunda değilsiniz. Istemiyorsanız, hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.</p>
<p>Siz bu yaşamda burada olmayı seçtiniz. Siz, bu önemli değişim zamanında – insanlık tarihinin en büyük bilinç değişiminde – bunu deneyimlemek için burada olmayı, ve birçoğunuz da, Yeni Enerjinin Bayrakları ve Öğretmenleri olmak için burada olmayı seçtiniz. Bu sizin seçiminiz, o yüzden de sizin yaratınız. Kimse sizi durduramaz. Kimse sizden bunu alamaz. Kimse hayatınızı zorlaştıramaz, eşiniz, çocuklarınız ya da patronunuz bile.</p>
<p>Her sabah kalktığınızda, o derin nefesi alın ve özünüzden sorun, “Bugün neden buradayım?” ve kendi yanıtınızı dinleyin ve hissedin. Bunun güne bakışınızı nasıl değiştirdiği inanılmaz olacaktır.</p>
<p>Bugünün Konukları</p>
<p>Böylece Şambra, bugün bazı özel konuklarımız var, ve sizden onları çembere kabul etmenizi rica edeceğiz. Bugün iki farklı konuk türü var. İlk grup, yakın zamana kadar insan biçimine sahip olmuş olan Şambralar’dan oluşuyor. Bugün burada 24’ü biraraya geliyor. Onlar Dünya’dayken kendilerine Şambra diyorlardı. Spiritüel bir yaşam sürdürdüler. Tıpkı sizin gibi araştırıp öğrendiler. Sizin gibi sınavlardan ve sıkıntılardan geçtiler. Ve sonra gitmeyi seçtiler, birçoğu Kuantum Sıçramasından önce, birkaçı da o sırada ya da sonrasında.</p>
<p>Onlar bugün, dünyanın her yanından gelen Şambranın bu toplantısına, bu güzel kutlamaya katılmak için biraraya geliyorlar. Onlar sizdir. Burada, Dünya’dayken birçoğunuzla yan yana çalıştılar. Onlar bu tarafta olabilmek için – Çiçekler Köprüsüne geri gitmeden, hatta hemen kendi Üçüncü Çemberlerine gitmeden – yardımcı olmak amacıyla burada olabilmek için gitmeyi (ölmeyi) seçtiler. Şambra denilen bu gruba ve bireysel olarak size yardımcı olmak için.</p>
<p>Onların Dünya’da sizinle olan deneyimleri daha çok taze, o nedenle de bu rehberlik, destek ve yardım türünü sunabiliyorlar. Onlar şimdi sürekli olarak buradalar ve sizinle çalışıyorlar, Kırmızı Meclisle ve meleksi varlıklarla çalışıyorlar. Sizin yerinize kararlar almak için değil, ama kendiniz için aldığınız kararları ve yaptığınız seçimleri desteklemek için. Onlar, doğru ya da yanlış yaptığınız şeyleri size söylemek için burada değiller, ama neden burada olduğunuzu, Dünya’da olma seçiminizi düzenli olarak size hatırlatmak için buradalar.</p>
<p>Onlar yumuşak bir biçimde kulağınıza fısıldayacaklar. Geceleri uykuya dalarken yanınızda oturacaklar. Zor durumlarla karşılaştığınızda ve hangi yöne gideceğinizden emin olmadığınızda, yanınızda olacaklar. Ve sizi tatlı tatlı dürtecek, “İçine dön. Sen de Tanrısın. Bir kez bunu aktive edip de ifade ettiğinde ve kullandığında tüm seçenekler, tüm yanıtlar ve tüm yaratıcılık içindedir” diyecekler.</p>
<p>Böylece onlar, içinden geçtiğiniz şeyi tam olarak bilerek, bu Şambra yolculuğunu bilerek, bugün burada toplanıyor ve bugünkü toplantımıza kutlama amacıyla geliyorlar. O nedenle, onları içtenlikle karşılayın ve keder içinde olmadıklarını anlayın. Onlar zor bir geçiş gerçekleştirmediler. Tıpkı ben, Tobias, burada olmayı seçmem gibi – onlar da deneyimlediğiniz bu parlak macera sırasında sizin için burada olmayı seçtiler.</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alalım ve yakın zamana kadar Dünya’da ve şimdi de bizim tarafta olan Şambra’yı içeri kabul edelim.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Şimdi daha önce sözünü ettiğimiz soruya geri dönelim: Bu gerçek mi? Eğer olmasına izin verirseniz (öyledir). Herhangi bir şey gerçek olabilir, fiziksel olması gerekmez. Siz büyük bir hızla fiziksel alemin ötesinde çok şey olduğunu öğreniyorsunuz. Kendinizi açtıkça, daha çok şey olduğunu öğreniyorsunuz.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Çok Özel Bir Konuk</p>
<p>Az sonra, kısa bir tanıtmadan sonra buraya getireceğim günün ikinci konuğu, gerçekten de çok özel biri. Sizden enerjinizi yatıştırmanızı, enerjinizi çok sakin tutmanızı rica edeceğim. Buraya getirdiğimiz sevgili varlık, benim kendi veçhem, Sam.</p>
<p>Şimdi, Sam’i bilmeyenlerinizin biraz anlamasını sağlamak amacıyla, Sam, Dünya’daki bir sonraki enkarnasyonumdur. Bedeni şimdiden biyolojik bir varlık olarak Dünya’da mevcut. Ana-babası var. Birleşik Devletler’in kuzeybatısında oldukça küçük bir şehirde yaşıyor. Tek çocuk. Gerek annesi gerekse babası profesör, bu arada her ikisi de çok akılcı, zihinsel insanlar ve biraz planlanmadan gelen – ya da öyle olduğunu sanıyorlar (bazı gülüşmeler) – bu Sam’i kesinlikle anlamıyorlar.</p>
<p>Sam benim bir veçhem, benim büyük bir sevgi ve ihtimamla yarattığım bir veçhe. Sam – nasıl diyorsunuz – tümüyle burada değil. Ben, tüm enerjimin Sam’in gerçekliğine girmesine izin vermedim. Yani enerjimin büyük bir bölümü hâlâ burada, beni Tobias ya da To Bi Wah olarak bildiğiniz bu fiziksel olmayan alemde, ve ben enerjimin yavaş yavaş ama emin bir biçimde Sam’le bütünleşmesine izin veriyorum. Sam benim bir ifadem ya da veçhem, ama o yine de kendi özgürlük türüne, kendi kişilik türüne sahip. Bakın, bir yaratıcı şeyleri yaratır ve onları özgür kılar. Bir yaratıcı yine de onlarla bağlantı halindedir ama, onlara özerklik ve özgürlük verir.</p>
<p>Sam şimdilerde 8 yaşında bir oğlan. Sessiz. Çok içine kapanık, ama bunun çok, çok iyi nedenleri var. Sam çok (ders) çalışıyor, çünkü öğretmen olan ana-babasının baskısı var. Sam sessiz ama oldukça normal bir yaşam sürdürüyor. Alerjleri var ve astması var, ama bu bir sorun ya da hata değil. Çok kasıtlı, çünkü Sam – ve Sam’in bir parçası olarak ben – çok iyi nedenlerden ötürü Sam’in sporla ilgilenmesini istemiyoruz. Biz o tür bir enerjiye girmek istemiyoruz, onun için de astma ve alerjileri, çok içine kapanık kalmanın bir yolu olarak kullanmayı seçiyoruz. Sam ergenlik çağından geçerken bunların her ikisi de geçecek.</p>
<p>Ben şimdi dünyayı Sam vasıtasıyla görüyorum, ve tabi hepinizin vasıtasıyla görüyorum, ama çok yakın, birebir ve çok kişisel bir bakış açısı ediniyorum. Sam, tüm çevresindeki enerjilerin farkında, ama bunlarla ne yapacağından pek emin değil. Ve yaşamının ilk yıllarından geçerken, ve ana-babası giderek zihinsellik konusunda baskıyı arttırırken, çevresinde sürekli hissettiği bu diğer enerjileri nasıl anlaması gerektiğinden emin değil.</p>
<p>Sam’in ana-babası bu haftasonu şehir dışındalar. Sizin çocuk bakıcısı dediğiniz, ne garip bir ifade, biri var – ona bakan biri var. Ama şu anda onun sözde ev ödevlerini yapması gerekiyor. O odasında ve uykuya daldı. Biz bu oturumun daha erken başlamasını istemedik çünkü Sam pek hazır değildi. Sam’in bugün sizinle birlikte yaşayacağı deneyim, Dünya üzerindeki yaşamı boyunca, uzun, çok uzun bir süre anımsayacağı bir şey olacak.</p>
<p>Ben Sam’i buraya getirmeden önce, sizden derin bir nefes almanızı ve altı ya da yedi ya da sekiz yaşındaki halinizi anımsamanızı ya da hissetmenizi rica edeceğim; küçüklüğünüzü, tüm çevrenizdeki yeni dünyaya gözlerinizi kocaman açmışken yine de diğer dünyaların etkilerini hâlâ hissettiğiniz zamanları. Siz hâlâ o dünyalarla bağlantı kurabiliyordunuz. Kendi özel dünyanız, çok, çok geniş olan kendi özel hayatınız vardı.</p>
<p>Ve ben şimdi Sam’in enerjisini içeriye çağırıyorum. Bize bir dakika izin verin.</p>
<p>(uzun bir duraklama)</p>
<p>TOBIAS (yumuşak bir biçimde): Merhaba Sam.</p>
<p>SAM: Selam. Seni tanıyorum, sen balık gibi kokuyorsun. (sessiz gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Evet Sam, bu benim enerjim. Birbirimize bağlandığımız zaman onu kullanıyoruz.</p>
<p>SAM: Nerede olduğumdan emin değilim. Her yerde insanlar var.</p>
<p>TOBIAS: Sam, sen Şambra dediğimiz dostlarla birliktesin, ve burası Kırmızı Çember, ve biz seni bugün toplantımıza getiriyoruz.</p>
<p>SAM: Bu adam kim?</p>
<p>TOBIAS: Sam, o Cauldre.</p>
<p>SAM: Ha. Büyük bir burnu var. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Evet, Sam, büyük de bir kalbi var.</p>
<p>SAM: Ha. O hanım kim?</p>
<p>TOBIAS: Sam, o Linda. Cauldre’yla birlikte.</p>
<p>SAM: O bana öyküler anlatır. Onu anımsıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Evet, Sam, o seninle çalışıyor.</p>
<p>SAM: O hanım neden ağlıyor?</p>
<p>TOBIAS: Sam, o, senin yaşındaki halini ve meleklerle konuşmasını anımsıyor. Bu onun anılarını geri getiriyor.</p>
<p>SAM: Sanırım herkesi tanıyorum ama… nereden tanıdığımı anımsayamıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Sam, sen onları tanıyorsun, ve uyurken bu tarafa geldiğinde, çok derin bir uykuya daldığında, onlarla çalışıyorsun, ve onlarla oynuyorsun.</p>
<p>SAM: Ha. Ben onlarla yine birlikte olacağım, biliyorum. Onlarla karşılaşacağım ama burada değil…</p>
<p>TOBIAS: Sam, bu, Şambra denen bir şey. Ve senin yaşam sürecinde, büyüdüğünde, onların birçoğuyla karşılaşacaksın, ve onlarla çalışacaksın, birçoğuna öğreteceksin, ve onların başkalarına öğretmesine yardım edeceksin.</p>
<p>SAM: Ha… ha. Şu adam kim?</p>
<p>TOBIAS: Sam, o bir Şambra değil. O, geçenlerde senin sokağında ölen bir adam, ve hâlâ etrafta dolanıp duruyor. Ve bu pekâladır, kaygılanman gerekmez…</p>
<p>SAM: Ben dün hastalandım ve kustum. Okulda fazla şeker yedim ve kustum ve öğretmen deliye döndü. Ben şu anda neden garip hissediyorum Tobias?</p>
<p>TOBIAS: Sam, enerjin şimdi genişlemeye ve bu grubun bir parçası olmaya başladığı için. Ve sen Dünya’da küçük bir çocuk olarak uyurken, aslında şimdi bizim parçamız oluyorsun. Büyüyorsun. Bir melek olduğunu anımsıyorsun.</p>
<p>SAM: Ha. Ben bir melek olduğumu biliyorum, bunu anımsamam gerekmiyor.</p>
<p>TOBIAS: Sam, sen hemen şurada oturabilirsin, ve biz konuşacağız ve sen de etrafta dolanabilirsin…</p>
<p>SAM: Şu arkadaki bebek kim?</p>
<p>TOBIAS: Sam, etrafta dolanabilirsin. İnsanlara bakabilir, onlarla konuşabilirsin, ama biz konuşmamızı sürdüreceğiz.</p>
<p>SAM: Ha. Tamam. Burasını şehrimden ve okulumdan daha çok sevdim.</p>
<p>TOBIAS: Tamam Sam. Biz devam edeceğiz.</p>
<p>SAM: Bu köpek kim?</p>
<p>TOBIAS: Sam, o Fred. O hep buradadır.</p>
<p>Böylece Sam gruba yerleşirken, küçük, sekiz yaşında, uykuya dalan bir çocuk enerjisini de değiştiriyor – ve burada bulunan hepiniz ve her biriniz bunun nasıl bir şey olduğunu anımsıyor olmalı. Bunu geceleri hâlâ gerçekleştiriyorsunuz. Geçiş yapıyorsunuz. Insan özelliklerini geride bırakıyor ve perdenin fiziksel olmayan yanını anımsamaya geri geliyorsunuz.</p>
<p>Kim olduğunuzun büyük bir kısmına bağlanmanızı sağlayan meleksel kalıplarınıza her gece geri girmeniz uzun sürmüyor, ama hepimize – hepimize – çok anlaşılmaz gelen, gizemli gelen bir şey var, uyanmaya başladığınızda, fiziksel bedeninize geri girmeye, 3B bilincine geri gelmeye başladığınızda, o unutkanlığın neden meydana geldiği. Biz bunun yanıtına sahip değiliz. Ama küçüklerin giderek daha fazla anımsadığını biliyoruz. Onlar, birçoğunuzda varolan o perdenin ağırlığına sahip değiller. Ama yine şunu biliyoruz ki, perdenin her iki yanında da bilinçli bir seçim yaptığınız zaman – başka bir deyişle, insan bilincinizde olduğunuz zaman, ve geceleri de meleksel bilinçte olduğunuz zaman, ve bazen de başka bir halde olduğunuzda &#8211; o perde yok olmaya başlayabiliyor. Ama perde hâlâ orada. Çok sinir bozucu.</p>
<p>Geçenlerde Tahoe Gölü’nde de sözünü ettiğimiz gibi, sabahları meleksel maceralarınızdan geri gelmek, anımsayacağınızı söyleyerek – kim olduğunuzu ve neden Dünya’da bulunduğunuzu anımsayacağınızı söyleyerek – geri gelmek ve sonra bunun sanki yörüngeye giren bir uzay mekiği gibi olması çok, çok sinir bozucu. Sanki yanıp kül oluyor ve siz unutuveriyorsunuz, ve yine o kalıpların içine giriveriyorsunuz. O insan bilincine geri geliyor ve kafanızı kaşıyıp, “Biliyorum, gece bir şey oldu ve hatırlanacak bir şey olduğunu da biliyorum” diyorsunuz ama, sanki bunu geride bırakıyorsunuz.</p>
<p>Kendimin bir veçhesi olan ama aynı zamanda kendisi de olan Sam gibi küçük çocuklar, böyle bir sorun yaşamıyorlar. Onların şu anda Dünya’da karşılaştıkları sorun, her sabah beraberlerinde geri getirdikleri bilişle ve bilinçle nasıl başa çıkacakları; çünkü görünen o ki, gerçekte ne hissettiklerini söylemelerine izin vermeyen başka bir duvar, başka bir engel var – insan bilinci, insan dünyası. Bu, açıklamaya çalışmalarına bile – sözler çok zor olsa da – gerçekte kim olduklarına ilişkin bilişi açıklamalarına bile izin vermiyor.</p>
<p>Böylece onlar – tıpkı Sam’de olduğu gibi – çok sessiz, çok içe kapanık olma eğilimindeler. Astma, alerji, üşütme gibi doktorların bile tanı koyamadığı, sizin dengesizlik dediğiniz türlü şeylere sahip olma eğilimindeler. Ama bu aslında onların kendi dünyalarında kalmalarına, kendilerini hissetmelerine izin vermenin bir yolu. Onlar daha bu dünyada tümüyle bedenlenmeye hazır değiller, çünkü unutma korkusu var. Dediğim gibi, Sam’de kasıtlı olarak fiziksel dengesizlikler var, çünkü o spor gibi ağır şeylere bulaşmak istemiyor. Onun o erkeklere ait testosteron enerjisine gereksinimi yok. Yani, kazara olmayan şeyler var, ve bunlar sizin ruhsal plan diyeceğiniz türden şeyler değil. Bu yalnızca bir biliş, şu an sınırları bu kadar zorlamak istemediğinin bilişi.<br />
Böylece, bugün tümüyle bizimle birlikte olan Sam ile… ve onun bu toplantıya 8 yaşında bir çocuk olarak geldiğini, ama şimdi, toplantımız geliştikçe, onun da geliştiğini anlayın. O şimdi, bir gün insan-insana sizinle karşılaşacak o çok daha meleksel olan ve benim, Tobias’ın bir parçası olan varlıktır.</p>
<p>Sam, az önce değindiğim gibi, tek çocuk. Bir devlet okuluna gidiyor. Ana-babası onu eğitim almaya zorluyor çünkü bugün bu dünya yaşamını sürdürmenin tek yolunun bu olduğuna inanıyorlar. Onların araç gereci, eğitim, çok çalışmak, bilgilenmek ve bilgi. Pek spiritüel oldukları – yani ana-babasının – söylenemez, ama bütünsel bir yaklaşımı, fazla ilaç almamayı, daha doğal bir şifalanma sürecine izin vermeyi anlayacak kadar da bilinçliler.</p>
<p>Sam’in Gözlerinden</p>
<p>Şu ara Sam kanalıyla insanlığı gözlemlemek benim için çok ilginç. Geçenlerde ana-babası onu daha büyük birkaç şehri gezmeye götürdü, ve Sam – ve ben – (çevreyi) gözlerimizi fal taşı gibi açarak izledik. Bakın, Dünya’da son bulunduğumdan bu yana ikibin yılı aşkın bir zaman geçti, yani bazı algılamalarımı tahmin edebilirsiniz! Ben bu yüksek kulübemde oturup… aşağıya değil aslında ama bir mecaz kullanacak olursak… aşağıya, Dünya aktivitelerine bakıyor ve enerjimin sizinle olmasına izin veriyorum. Ama şimdi, Dünya’da bedenlenme sürecindeyken, Sam’in, ya da benim, öğrendiklerimiz inanılmaz.</p>
<p>Sam’in gözleriyle bakıp da insanlıkla ilgili şu anda inanılmaz bulduğumuz şeylerin birkaçı şunlar. İnsanlar çok korkuyor, ama neden korktuklarını bile bilmiyorlar. Bir tür paranoya içinde yaşıyorlar. Bu sanki çıkışı olmayan, yönü olmayan, sonu olmayan bir labirent türü de insanlar da onlara olabilecek şeylerden korkuyorlar, insanlardan ya da doğaüstü dışsal güçlerden korkuyorlar. Bu nedenle de çok nörotik ya da evhamlı olmak eğilimindeler.</p>
<p>Ve Sam onları izlerken – Sam enerjileri hâlâ çok, çok iyi görüyor, ve insanların korkusunu da hissediyor – hatta bazen bir yabancıya, “Niçin korkuyorsun?” diye sorduğu da oluyor. Ve tabi, ona yöneltilen bakışları tahmin edebilirsiniz, ama yanıt veremiyorlar. Ve o annesiyle babasına da soruyor, “Korktuğunuz nedir?” Ve onlar da, “Ekonomi, çöken dünya, evimizi kaybetmek, açlık çekmek” gibi şeyler söylüyorlar. Ama Sam, onların aslında söylediklerinden başka korkulara sahip olduklarını biliyor. Bilinmeyen korkulara, ki bunlar belki de en zor olanlarıdır. Ve çok bilge olan Sam – ve ben – “Neden o korkuları gerçekten hissetmezler ve o korkuların salınabileceğini hissetmezler?” diyor. Çünkü herşeyden önce, bunlar yapaydır. Insanların kendi kendilerine koydukları şeylerdir. Bu, uzun süredir taşıdıkları bir korkudur ve onu neden hâlâ taşıdıklarını bile bilmiyorlar. İşte bu Sam’i şaşırtıyor.</p>
<p>Sam insanlara kocaman, masum gözlerle bakıyor. İnsanların şu anda liderler istediğini ama yönetilmek istemediğini görüyor. Görüyor ki… 8-yaşındaki-gözleriyle o bile dünyadaki insanların şu anda örnekler istediğini ama politikacıların ya da kilise liderlerinin ya da iş dünyası liderlerinin bu örnekleri oluşturmayacağını görüyor. Insanlar bir Bayrak istiyor. Liderler istiyor. Ama bunun yerine, sadece yönetiliyorlar. İnsanlar yönetiliyor – ister hükümetleri, ister işleri ya da aileleri tarafından olsun – ama sanki, kırk yıl boyunca çölde dolanan, bir lider olmayıp sadece insanlara kılavuzluk eden Musa gibi, insanlar da hiç bir açık, berrak, net yöne sahip olmadan yönetilip duruyorlar.</p>
<p>Sam’in gözlerinden… sevgili Sam’in şu anda gözlerinden görünen o ki… o insanlara baktığı zaman, onların enerjisine baktığı zaman, onları kuşatan ve fiziksel olmayan bir dolu şey görüyor. Ruhlar var, ki siz bunlara hayalet de diyebilirsiniz. Melekler var. Ve Sam, insanların bu şeyleri neden görmediğini anlayamıyor. Onun için bunları görmek bu kadar doğalken, başkalarının neden görmediğini anlayamıyor.</p>
<p>İnsanların dua ettiğini, oysa yanıtın hemen orada olduğunu görüyor. İnsanlar Tanrı’ya ya da meleklere yakarıyorlar, oysa Tanrı ve melekler hemen oracıkta, ama insanlar onları bile görmüyor. Ve bu, onun kafasını kaşıyıp da insanların neden kendilerini açıp zaten orada olan şeyleri görmek için kendilerine izin vermediklerine şaşmasına neden oluyor.</p>
<p>Sam’in gözlerinden o – ben – insanların sevmek istediğini ve sevilmek istediğini, ama bundan çok korktuğunu görüyor. Kendilerini gerçekten açıp da koşulsuz olarak başkalarını sevmelerine, “Seni seviyorum” demelerine izin vermiyorlar. Başka kelimeler kullanıyorlar. Bunu gizliyorlar. Çarpıtıyorlar. Neden yalnızca, “Seni olduğun gibi seviyorum” demiyorlar. Ve insanlar sevilmek istiyor, ama yine de duvarlara ve engellere sahipler. Bunu filtrelerinden süzüyorlar. Sevgiyle bağlantılı bir beklenti olabileceğinden korkuyorlar. Ama Sam’in gözlerinden baktığımızda, o, “Ne olmuş yani?” diyor, beklentileri kabul etmek zorunda değilsiniz ki. Sadece sevgiyi kabul edebilirsiniz.</p>
<p>Sam‘in gözlerinden o, insanların enerjilerine bakıyor ve onların fiziksel acı çektiğini görüyor. Özellikle de, ortalarda dolanırken, bir dolu enerjinin şu an omurgada sıkışıp kalmış olduğunu görüyor. Omurga… tüm iskelet, bedenin kemik yapısı, sıkışmış halde ve çok, çok gergin, çünkü insanlar şeyleri içerde tutuyorlar. Omuzlamaları gerekmeyen yükleri omuzluyorlar. Bedene birçok açıdan kızıp sinirlendikleri için, bu da ek bir gerginlik yaratıyor.</p>
<p>Sam, bir insanın bedenine bakıp da oluşan gerginliği nereden atabileceğini tam olarak görme yeteneğine sahip. İnsanların… aslında insanlarda daha fazla baş ağrılarının olmayışına şaşıyor, çünkü baş bölgesinde, kafatasında çok baskı görüyor.</p>
<p>Sam, yalnızca nefes alarak ve salıvererek, insanların çektikleri onca fiziksel ağrıyı, yapısal ve kemik ağrılarını çok kolayca bırakabileceklerini görüyor. Ama onlar bunun bu kadar basit olabileceğine inanmıyorlar. Ilaç almaları gerektiğini düşünüyorlar, ki bu sonuçta sorunun bir şekilde bir başka yerde tezahür etmesine neden olur.</p>
<p>Sam’in gözlerinden, o ve ben, insanların özgürlük istediğini görüyoruz. Onlar özgürlük istiyor. Sürekli özgürlükten söz ediyorlar, ama yine de kapana kısılmış haldeler. Sınırlı inanç sistemleri yüzünden kapana kısılılar. Onca yaşamın ve karmanın döngülerine sıkışıp kalmışlar – buna isterseniz günah da diyebilirsiniz – ama bir şeyi yanlış yaptıkları, ya da yanlış yapabilecekleri inancına takılı kalmışlar. Sam, insanların özgürlük istemesine rağmen, karmalarını da kabul etmeye hazır olduklarını görüyor.</p>
<p>Sam ve benim gözlerimden, kişinin karmasını bırakabileceğini görüyoruz. İnsanlar, karma döngüsünden hemen çıkma seçimini yapabilirler. Ha, ve siz Şambra, siz bu seçimi yaptığınız zaman, hayatın değiştiğini biliyorsunuz. Herşey değişir. Değişime izin vermeye istekli olmanız gerekir… ama gerçek özgürlük, geçmişinizi bırakmaktır.</p>
<p>Sam’in gözlerinden, o, insanların başka kişilerin inanç sistemlerine nasıl yakalandıklarını, nasıl sıkışıp kaldıklarını görüyor. Başkalarının inanç sistemlerini sokaklarda, lokantalarda üstlendiklerini görüyor. Kişinin, bir başka kişinin sınırlı inançlarını, olumsuzluğunu nasıl üstlendiğinin enerjisini görebiliyor. Bu, insanların birbirleriyle yaptığı bir konuşmayla olabilir. Ama yalnızca enerjisel de olabilir, yanınızdaki masayı hissetmek, sınırlı enerjiyi hissetmek ve sonra onu kabul etmek gibi.</p>
<p>Sam şimdi o masum gözlerinden dünyaya bakıyor ve yanıtların gerçekten oldukça basit olduğunu söylüyor. Neden… ya da Sam’in söylediği gibi, “Yetişkinler bunu neden bu kadar zorlaştırıyor?” Ya da ben, Tobias’ın diyeceği gibi, “İnsanlar bunu neden bu kadar zorlaştırıyor?” Daha azına razı olmak zorunda değiller. Öylesine idare etmek adına tüm enerjilerini kullanmak zorunda değiller. Hastalığı ya da yoksulluğu kabul etmek zorunda değiller. Bunların hiç birini kabul etmek zorunda değiller. Ve ben, ikibin yıldır Dünya’da bulunmamış olan Tobias, şaşkınım, çünkü benim hiç sahip olmadığım ve sizin şimdi sahip olduğunuz teknoloji gibi şeyleri görüyorum. Atlantis’te bile, ne kadar harika olursa olsun, sizin şu anda sahip olduğunuz teknolojiye sahip değildik. Tüm bu teknolojiye rağmen, neden daha kolay değil? Teknoloji yaşamınızı basitleştirdi mi? Herhalde hayır. Teknolojinin bilinçsel nedeni basitlik sağlamaktır, ama bilincin şu anda bulunduğu nokta yüzünden herşeyi daha da zor hale sokmuştur.</p>
<p>Sam vasıtasıyla hissettiğim şeylere şaşıyorum, insanların gerçekten iyi olduğuna şaşıyorum. Insanlar iyilik yapmak istiyorlar, önce başkalarına, ki bu oldukça garip, sonra da kendilerine. Başka birini sevmeyi, başkasıyla paylaşmayı, ve sevilmeyi gerçekten istiyorlar – ve (bu konuda) derin ve tutkulu bir arzuya sahipler.</p>
<p>Tanrı’nın gözünden görünen olarak algıladıkları bakış açısına göre gerçekten doğru şeyleri yapmak istiyorlar, Tanrı’nın kuralları olduğundan ve onları cezalandıracağından değil de, kalplerinde böyle (bir güzellik) olduğundan. Sizin Birlik ya da Işık ya da Yol diyeceğiniz yerde olmak istiyorlar. Ruh’a hizmet etmek istiyorlar, ama onun zaten kendi içlerinde olduğunu anlamak yerine, Ruh’u kendilerinin dışına oturtuyorlar. Böylece, sahte ya da üretilmiş olan bir şeye arzu ve tutku duymayı sürdürüyorlar. O nedenle de, dışsal bir Tanrı’yı mutlu etmeye çalıştıkları sürece, gerçek bir tatmin ya da tamamlanma olamayacak, çünkü Tanrı içerdedir. Ve bunun… bu, kendini gerçekleştirmekle ilgilidir, ancak o zaman ruhunu gerçekleştirirsin.</p>
<p>Dünyaya Geliş</p>
<p>Yavaş yavaş, emin adımlarla, enerjimin, özümün, Sam’e akmasına izin veriyorum. Bu, aspektoloji’yi (ç.n: veçhe anlamına gelen aspect kelimesinden Tobias’ın uyarladığı bir terim aspektoloji, veçhe bilimi gibi.. ve bu ad altında yayınlanan CD’leri var.) izleyen ya da onunla ilgilenenleriniz için ilginçtir. Ben Tobias gibi, sizin üst-ruh ya da kapsamlı-ruh diyeceğiniz şeyin – yani sizin, ben, Tobias gibi “özsel varlık” diyeceğiniz şeyin &#8211; aynı zamanda bir veçhe de olabilmesi, Sam denen bir kimlik yaratabilmesi (ilginçtir). Bunların hepsi çok, çok ilginçtir ve dikkat etmeniz gereken şeylerdir. Enerjimin Sam’e akmasına izin verdikçe, o inanılmaz çekim yüzünden, Dünya’nın bir tür manyetik bilincinin çekimi yüzünden, Tobias ruhu diyebileceğiniz şey de emiliyor. Enerjimi Sam’e akıtmam sanki ters bir Alzheimer durumu gibi.</p>
<p>Ha, öyle günlerim oluyor ki ve Cauldre ve bazılarınız bunu biliyor, o zaman ortalarda görünmüyorum, çünkü özümün giderek daha fazlası Sam’e akıyor. Bu alemlerde hâlâ mevcudum. Ben hâlâ – sizin deyiminizle – Yükselmiş bir Üstadım ya da herneyse. Ama, biliyorsunuz, Dünya’nın ve insan bilincinin enerjisi öylesine baştan çıkarıcı ve öylesine zorlayıcı ki, beni içine çekiyor, sizi de çektiği gibi. Ha, Temmuz 2009’a kadar bu Şaud’larda sizinle konuşmak için burada olacağımı garanti ediyorum.Tobias’ın yarısıyla karşılaşmayacaksınız, enerjimin tamamının burada olmasını sağlayacağım. Bu Sam için kendini keyifsiz/kötü hissettiği bir gün olabilir. O, o gün kendini çok iyi hissetmeyebilir ya da çokça uyuyabilir, ama ben kesinlikle burada olacağım.</p>
<p>Şimdi diyorsunuz ki, “Peki bunun olmasına neden izin veriyorsun Tobias? Bunu neden yapıyorsun? Neden buradasın? Sam neden burada şu anda?”</p>
<p>Eh, bunun birkaç nedeni var. Çünkü yapabiliyorum. Bu deneyime bayılıyorum. Ben, fiziksel olarak size dokunabilmek ve sizinle çalışabilmek ve paylaşabilmek için, sizinle yemek yiyip, birkaç puro tüttürebilmek ve kesinlikle birkaç kadeh de şarap içebilmek için, insan biçiminde geri geleceğime dair tek tek her birinize söz verdim. Bunu yapmamın bir başka nedeni de, enerjim şimdi Sam’e akarken, bilincim şimdi Dünya denen yere giderken – ve çok, çok sıkıca ona çekilirken – ben de sizin gibi bir Bayrak olmak, ruhumun tümüyle Dünya’ya gelmesine, bedenlenmesine izin vermek istiyorum.</p>
<p>Bakın, ben buradaki kulübemde oturup da sizinle nasıl olması gerektiği hakkında konuşabilirim, tüm bu Şaudları ve dersleri gerçekleştirebilirim, ve size “kısa duvarın arkasında durun,” “o derin havuza atlayın” ya da geçmişte her ne söylemişsem (bazı gülüşmeler), gibi küçük, akıllı şeylerle ilginizi çekebilirim. Ama… ama gerçek deneyim, Sam kanalıyla tümüyle bedenlenmektir, tüm ruhumun, tüm tanrısallığımın ona girmesine izin vermektir. Artık yalnızca bir insan değil de, tüm Ben’liğimle olmak. Bakın, sizin şu anda gerçekleştirdiğiniz budur. Siz de Sam’siniz bir anlamda, kendi Sam’iniz, kendi deneyiminiz.</p>
<p>Bakın, bu oldukça garip ama, ben sizin arkanızdan geliyorum. Şu anda başka alemlerin bir yerinde, otuz ya da elli ya da yetmiş yıldır enerjinizin yavaş yavaş size akmasına izin veren bir parçanız var. Siz yalnızca siz olduğunuzu, sahip olduğunuz şu insan adı olduğunuzu sanıyordunuz. Siz, yükseliş gibi bir şeyi beklediğinizi, ya da büyük gizemli bir olayın meydana gelmesini beklediğinizi sanıyordunuz. Bilin bakalım ne oldu? Bu zaten olmakta.</p>
<p>Az önce size Sam’le ilgili anlattığım öykü, hani şimdi evinde, yatakodasında ölü gibi uyuyan 8 yaşındaki çocuk, o aynı zamanda sizsiniz. Siz bu deneyimi yaşadınız. Belki altı yaşındayken, belki on yaşındayken. Benliğinize, özünüze, tanrısallığınıza bağlanma deneyimini yaşadınız. Uykudayken ya da bir gün hastayken, okulda hayal kurarken, bir sesin size seslendiğini ve, “Merhaba Sam. Beni hatırladın mı? Ben balık gibi kokan adamım” dediğini deneyimlediniz. Sam ve ben bu şekilde bağlantı kuruyoruz, o, güvenli olduğunu bu şekilde biliyor. Ortalıkta dolanan başka varlıklardan biri olmadığını böyle biliyor, çünkü bu taraftaki hangi hayalet balık gibi kokmayı seçer ki? (kahkahalar) Bu benim parfüm cinsim ki, Sam burada olduğumu bilsin.</p>
<p>Bu şimdilerde size de oluyor, özellikle de artık Kuantum Sıçraması’ndan birlikte geçtiğimizden beri. Sizin – buna ne demek isterseniz, sizin Tobias’ınız, özünüz – yavaş yavaş yaşamınıza akıyor. Hatta şimdi daha da fazla akıyor. Öbür taraftaki özünüz, sanki kum saatindeki kum gibi – sizin deyiminizle – üst alemlerden şimdi aşağıya, bu alemlere akıyor. O şu anda sizinle farklı bir ilişki kurmak istiyor, artık yalnızca geceleri değil, artık yalnızca derin uykuda ya da değişik bir hallerde olduğunuzda değil, ama tümüyle mevcut haldeyken. Sizin Tobias’ınız, sizin özünüz, içeri gelmek istiyor.</p>
<p>O bunu talep edemez, anlıyor musunuz. Hatta ben, Tobias bile, özünü Sam’e zorlayamam. Sam, tıpkı sizler gibi, kendi kimliğine, kendi seçimlerine sahip. Ama eğer seçerseniz, biraz farklı bir şeyi seçerseniz, çok genişlemiş bir şeyi seçerseniz, kendi içinizde o Kuantum Sıçraması’nı yapmayı seçerseniz, o muhteşem Benlik diyeceğiniz şeyin, o Üst/Kapsamlı Ruhunuzun, olduğunuz o Siz’in, şu anda yaşamınıza daha bütün olarak girmesine izin verebilirsiniz.</p>
<p>Bu bir gecede olmaz, biraz da bedeninizi ya da zihninizi yakmamak için, ama o orada olabilir. Gerçek Benliğiniz ya da Yüksek Benlik dediğinizle yaptığınız o toplantıların başka alemlerde olması gerekmiyor. Kendiniz ve Benliğinizle yapacağınız toplantıyı bu gerçeklikte düzenleyebilirsiniz. Siz evsahibi olabilirsiniz. Benliğinizi burada sizinle birlikte olmaya davet eden olabilirsiniz.</p>
<p>Şimdi, bunu yaptığınız zaman, beklentileri salıverin. Ve herşeyden önce de, kanat kavramını salıverin. Biz bunun nereden geldiğini bilmiyoruz. (kahkahalar) Kanatlar – siz hep kanatların olmasını bekliyorsunuz! Bunu salıverin. Hislerinize dönün. Zihninizden çıkın. Zihninizin örneğin bir “kurtarıcı” gibi belli önyargılı düşünceleri var, bu ister İsa gibi bir kurtarıcı, ister Muhammed gibi bir kurtarıcı, ister o büyük Yüksek Benliğiniz gibi bir kurtarıcı olsun. Bunu salıverin. Bir kurtarıcıya ihtiyaç yok. Bu eski bir bilinç, eski bir ipnozdur. Tüm Benliğinizi şu anda ya da bir başka günde içeri davet ettiğinizde, ansızın duvarların ötesini ve insanların giysilerinin içini görebileceğinize ilişkin (kahkahalar) önyargılı düşüncelerinizi bırakın. Bu çok eşsiz bir deneyimdir. Bunu daha önce de defalarca söyledik – bu, süper bir insan olmakla ilgili değildir. Bu, tümüyle bütünlenmiş bir insan olmakla ilgilidir.</p>
<p>Böylece, yarın ya da öbürgün neler olacağını bilmenize dair beklentileri salıverin, çünkü bu önemsizdir. Önemli olan burada, şu anda olandır. I.Q.’nuzun otuzbeş puan daha artacağı gerçeğini salıverin. Beşyüz dolara size bunu sağlayacak kurslar alabilirsiniz. Ruhunuzdan bunu zorlamaya çalışmanıza gerek yok. Ansızın onbeş ya da yirmi kilo vereceğiniz düşüncesinden kurtulun. Bazen, bu arada, özünüz bütünleşirken, bir süreliğine daha fazla bir beden ağırlığına gereksinim duyabilirsiniz, çünkü, eh, şimdi kendi kalabalığınız için yiyorsunuzdur! (kahkahalar)</p>
<p>Bedeniniz, ona izin verirseniz, kendini yeniden dengelemek eğilimindedir. Ama bu veçhe, o Üstruh, ya da ona ne demek isterseniz, o “Siz” – ben ona gerçek Sen, katıksız, saf Sen demeyi seviyorum – o içeri gelmeyi bekliyor, içeri davet edilmeyi bekliyor. Çevrenizdeki dünyanın onu yaylım ateşine tutacağından, onu bozacağından ya da kirleteceğinden korkmanız gerekmiyor. Siz tümüyle bütünleşmiş bir varlıksınız. Kendi “Sen”inizi kendinizden ya da dışsal dünyadan korumanız gerekmiyor. Onun gelmesine izin verebilirsiniz. Yeterince iyi bir insan olup olmadığınıza, yoganızı ve nefes çalışmanızı doğru yapıp yapmadığınıza ya da – nasıl desek – geçmişte yaptığınız bazı şeyler yüzünden hâlâ üzerinizde bunların lekelerini taşıyıp taşımadığınıza tasalanmanız gerekmiyor. Ruhunuzun, gerçek Benliğinizin gerçekten umurunda değildir. Gerçekten umurunda değildir. Bu yalnızca bir deneyimdir. Yalnızca yaptığınız seçimlerdir ve siz, Yüksek Benliğiniz, bu şeyleri zaten biliyor, onun için de onu bu gerçekliğe davet edebilirsiniz.</p>
<p>Günün birinde, sizi şimdi yaşamaya davet ettiğim bu deneyimi, Sam ve ben de yaşayacağız. Sam biraz daha büyüdüğünde, Sam daha çok farkında olup da gördüğü şeylerin, ama gözleriyle değil, ve duyduğu şeylerin, ama kulaklarıyla değil, ana-babası ya da diğer çocuklar ne derse desin, cidden çok gerçek olduğunu fark ettiğinde. Bakın, o şu anda bunu özel dünyası olarak kendine saklıyor, ama bir genç adam olduğunda bunun değerini fark edecektir. Bunun ne kadar da gerçek olduğunu fark edecektir. Duyumsayacağı o seslerle ve görüntülerle ve hislerle savaşmaya çalışmaktan ve onları engellemekten vazgeçme zamanının geldiğini fark edecek. Onları kucaklamak ve kendi dünyasına girmelerine izin vermek zamanı olduğunu fark edecek. Ve işte o zaman, o ve ben, benim en son, çok güzel, güzel diyeceğim bir biçimde kaynaşıp birleşeceğiz. Işte sizin şimdi bu Kuantum Sıçraması’nda içinden geçtiğiniz deneyim budur. Onu kucaklayın. Alın. Yaşamınıza gelmesine izin verin.</p>
<p>Günün birinde… günün birinde, Sam vasıtasıyla karşılaşacağız. Bir Şambra toplantısında karşılaşabiliriz. Birkaçınız Sam ile şimdiden yaptığı gibi, bir mesaj tahtasında karşılaşabiliriz – ve ben onun bunlara girmeyi bırakmasını isterdim. Kırmızı Çember değil ama, girdiği başka mesaj tahtalarını. Birkaçınız şimdiden Sam’le İnternet kanalıyla karşılaştınız. Birgün karşılaşacağız ve tüm bu olanlara güleceğiz.</p>
<p>Kısa bir an için bir duralım… bunu nefesimizle içimize çekelim.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Bir zamanlar insan olan veçheyle gerçek tanrısal Benliğin bu gerçeklikteki evliliğini izlemek ne güzel bir şey.</p>
<p>Enerjiler Bir Noktada Birleşiyor</p>
<p>Bugünkü konuşmamızda birkaç şey daha var. Dış dünyada meydana gelen bir enerji birleşmesi var. Bu arada, içsel dünyada herşeyin sizinle ilgili olduğunu anımsayın. Herşey, sizin sizi bilmenize izin vermekle ilgilidir. Sizi hissetmenize izin vermek, sizin, zihnin ötesine hislere ve hayal gücünüze ve yaratıcılığınıza genişlemesine izin vermek. Içsel dünyanızda herşey sizinle ilgilidir.</p>
<p>Dışsal dünyada – orada gördüğünüz, hakkında okuduğunuz dış dünya – sizinle hiç ilgili değil. Siz onun öyle olduğunu düşünme eğilimindesiniz ama, ben sizin bir an durmanızı istiyorum. Saint Germain, yaşamınızdaki sorunların büyük, çok büyük bir çoğunluğunun sizden kaynaklanmadığını söyler. Bunlar, yaşamınızdaki diğer insanlardan geliyor – birlikte çalıştığınız insanlardan, ailenizdeki insanlardan, sevdiğiniz insanlardan ve artık sevmek istemediğiniz insanlardan – ve siz bunları kendi sorunlarınız olarak üstleniyorsunuz. Onları içselleştiriyorsunuz.</p>
<p>Bunun iyi bir nedeni var. İyi bir nedeni var, çünkü burada, Dünya’da olmanızın, burada olmayı seçmenizin nedenlerinden biri de, bilinci genişleten biri olabilmek içindi. Bilinci alıp onunla çalışan, ve onu tüm diğer insanlar adına genişleten biri. Sizler bilinç öncülerisiniz. Burada olmanızın bir nedeni de budur.</p>
<p>Böylece, başkalarından, çevrenizdeki dünyadan duyguları ve hisleri ve bilinci alıp, onu üstleniyorsunuz. Bir başkasının ıstıraplarını ya da travmalarını ya da bolluk yoksunluğunu ya da hastalığını alıyorsunuz. Onu uyarlıyorsunuz. Bunu yapmada uzmansınız. Onu uyarlıyor ve size ait olmasına izin veriyorsunuz. Bunu da gerçekten tüm insan bilinci adına yapıyorsunuz, ama onun size ait olduğunu düşünmekle kendinizi aldattınız. Ve bu, ben Tobias, Kuthumi, Saint Germain ve Kuan Yin’in burada olma nedenlerinden biridir – size hatırlatmak için. Bunun, önceleri gerçekleştirdiğiniz bir iş olduğunu ve artık yapmanıza gerek olmadığını hatırlatmak.</p>
<p>Başka herhangi bir insanın ıstırabını, sorunlarını, kısıtlamalarını, herhangi başka bir şeyini içinize almak zorunda değilsiniz, çünkü bu Yeni Enerjide siz artık çok farklı bir biçimde bilinçli öncüler olabilirsiniz. Onların enerjisini üstlenen o bukalemun olmak zorunda değilsiniz. Artık onların şeylerini emen o sünger olmak zorunda değilsiniz. Bunu ille de bireyler adına yapmıyordunuz, genel insan bilinci adına yapıyordunuz. Ama bunu bırakabilirsiniz. Bilinci genişletmenin yeni yolları var.</p>
<p>Kuthumi bundan söz etti. Hepimiz bundan söz ettik, ama Kuthumi daha geçen ay bundan söz etti. Önemli olan Şimdi’dir; önemli olan sizsiniz. Tüm Benliğinizin bütünleşmesine izin verdikçe ve genişlemek için kendinize izin verdikçe, asıl kimliğiniz olmaya başlarsınız. Bu… bu gerçekten tüm bilinci değiştirme potansiyeline sahiptir.</p>
<p>O nedenle lütfen başka birinin sorunlarını üstlenmeyi bırakın. Artık ne zaman, şimdiyle bir sonraki Şaud’umuz arasında, ne zaman ağrınız olursa, ne zaman bir sorununuz olursa, ne zaman kötü bir gün geçirseniz, ne zaman depresif hissederseniz, hemen orada durun. Ben yanınızda olacağım ve size, siz istemedikçe onun size ait olmadığını söyleyeceğim. Siz onları topluyorsunuz. Başkalarından emiyorsunuz. Gazetelerden, televizyondan emiyorsunuz. Alışveriş ederken, ve kesinlikle araba kullanırken emiyorsunuz.</p>
<p>Bir an durun. Sorun kendinize, “Bu bana mı ait?” O depresyon gerçekten size mi ait? Ve sonra zihniniz devreye girip şöyle diyecek, “Eh, belki de bir parçası bana aittir. Belki yüzde otuzu benimdir” – hemen orada durun. Derin bir nefes alın. Eğer onu seçmezseniz, sizin olmayacaktır. Bu kadar basit. Hatta ben şimdi bu yaşamınızda yaptığınız şeyleri de kastediyorum. Onu seçmiyorsanız, veçhenize aittir, sizin bütününüze değil. Yıllar önceki size aittir, ama Şimdi’deki size değil. Yalnızca seçtiğiniz size aittir.</p>
<p>Konuya geri dönelim – dış dünya. Bir enerji birleşmesi ya da yakınlaşması var ve siz de bunu hissedeceksiniz. Aslında hissediyorsunuz. Bunlar şu anda çok, çok yoğun, çünkü bu dört farklı enerji türlerinin hepsi birleşiyor. Hepsi de insan bilincinin veçheleri, ama son zamanlardaki değişimler yüzünden sanki ayrı yönlerden ortaya doğru aynı noktaya gelen dört araba gibiler.</p>
<p>Ve birincisi, finans. Finans – dünya finansı, kuruluşların ve iş dünyasının finansı – ve siz bunu görebiliyorsunuz. Paranın – finansın – şu anda çok önemli bir değişim geçirdiğini görmek için psişik olmanız gerekmiyor. Finans, enerji akışının, kaynaklardaki enerji akışının simgesidir. Ama şu anda dünyada etkilenen şey, finanstır. Petrol fiatlarına bir bakın. Evinizin ihtiyaçlarının giderlerine bir bakın. Dünyadaki yeni ülkelere bir bakın – şu anda ortaya çıkan ve gelişen ülkelere – onların daha başarılı olup zenginleşmelerine, çünkü dünyanın her yanında finansın dağılımı değişiyor. Finans piyasaları çökmeyecek ama, değişecekler. Bazı insanlar değişimin çöküş anlamına geldiğini düşünüyor, çünkü onlar ne olursa olsun değişimden hoşlanmıyorlar.</p>
<p>Banka sistemleri değişiyor. Kredi verip-alma biçimi değişiyor. Ürünlere ve hizmetlere biçilen değer değişiyor. Oysa ne kadar basitti – şu kadar gram mısırın şu kadar değeri vardı. Basitti, çünkü o zamanlar yaşam da basitti ve daha kolaydı. Ama bir hizmeti nasıl değerlendirirsiniz? Yeni bir şifa teknolojisini geliştirmek gibi bir şeyi nasıl değerlendirirsiniz? Onu gramla ölçemezsiniz ki. Bir el arabasına da konmaz, ve sizin eski ekonominiz bu tür bir düşünüş üzerine kuruludur – somut şeyler üzerine. Ama siz şu anda somut olmayan enerjidesiniz. Böylece finans da enerji akışına göre değişmektedir.</p>
<p>Paniklemeyin Şambra. Dramlara kapılmayın. Bu da, dünyaya açıldığı zamanlarda Sam’i pek şaşırtan şeylerden biri, yani dramların, iyi ya da kötü olsun, insanları nasıl mutlu ettiğini görmek. Çünkü dramlara bayılıyorlar. Dramlar onları besliyor, ama sonra tabi, bildiğiniz gibi, sonra da çöküyorlar.</p>
<p>Dış dünyaya geri dönelim – finans. Şu anda birleşmekte olan diğer enerji, bizim çevresel dediğimiz. Dünya’nın üzerinde yaklaşık altı milyar insan var, ve Gaia, büyük değişimlerin içinden geçmeden yaklaşık on milyarla başa çıkabilir. Gaia ruhunun Eski Enerjisi gidiyor, sorumluluğu insanlara devrediyor. Değişimlerden biri de bu.</p>
<p>Dünya daha ne kadar nüfusu kaldırabilir? Hava durumları ne olacak? Depremler, fırtınalar, kasırga gibi şeylerde neler olacak? Hatta şu şeyler de, geçenlerde Kaliforniya’daki yangınlar, eski seksüel enerji virüsünü temizlemenin bir yoludur. Ama insanların çok yoğun yaşadığı bölgelerde, stres altındaki insanlar – kendi stresleri, altlarındaki Yerkürenin stresi – mutlaka bir tepki alacaksınızdır. Bir yangın, bir sel ya da başka bir temizleme türü.</p>
<p>Çevre şu anda hızla değişiyor. Kutuplar, dediğiniz gibi, ısınıyor. Ama bunun da ötesinde, Dünya’nın manyetik kutbu, sizin yaşam süreciniz içinde değişecek, kendini ters çevirecek. Şimdi, siz dünyadan düşmeyeceksiniz. (kahkahalar) Bu, felaketle sonuçlanmayacak, ama sizinle Yerküre arasındaki ilişkide büyük değişimlere neden olacak. Kutuplar değişiyor.</p>
<p>Giderek çevreyle ilgili daha çok şey okuyacaksınız. Bazen, Sam’in de haberlerde gördüğü gibi, çok içkarartıcı olabiliyor. “İnsanlar Dünya’ya neler yapıyor? Ve Dünya insanlara neler yapıyor?” Eh, onlar birbirleriyle yeni bir ilişki geliştiriyorlar.</p>
<p>Bir başkası da… bu arada, Dünya enerjisi, çevrenin temeline indiğinizde, sizin bedeninizle olan ilişkinizin, sizin fiziksel gerçekliğiniz, fiziksel çevrenizle olan ilişkinizin simgesidir. Burada, bedenli olarak Dünya’da olduğunuz gerçeğini kabul etme yetisidir – ve bedeninizden çıkmayı istemek yerine – aslında giderek daha tam ve tümüyle bedenlenmek, tümüyle Dünya’da mevcut olmak yetisidir.</p>
<p>Şu anda birleşen diğer enerji, teknolojidir. Teknoloji neredeyse dehşet verici bir oranda artıyor. Dehşet verici çünkü öylesine hızlı hareket ediyor ve öylesine güçleniyor ki, bizim tarafta bulunanların bazısı kaygılanıyor, “Bilinç ona yetişebiliyor mu?” diye.</p>
<p>Gerçi bilinç teknolojiyi ve buluşları yaratıyor ama, teknoloji belli bir noktada bilinç gelişiminin ve genişlemesinin önüne geçebilir. Ve işte o zaman da çok ilginç durumlarla karşılaşırsınız. Bilinç, teknolojiyi bilgece kullanmaya hazır mı?</p>
<p>Ha, biz birbirinizi nükleer silahlarla havaya uçurmanızdan söz etmiyoruz. Biz, teknolojinin zihinsel olacak kadar ilerlemesinden söz ediyoruz, insanların öncesine göre çok daha zihinsel olarak odaklanmalarından ve tam anlamıyla kalbi ve sezgiyi, yaratıcılığı kapatmasından, ve onlar adına teknolojinin iş görmesine izin vermelerinden söz ediyoruz. Teknolojinin ardında yatan ana enerji verimliliktir, ve insanlık bilinci, insanlığın şimdiye kadar hiç bir çağında varolan teknolojilere benzemeyen bu teknolojiyi, yaşamı daha basit ve kolay kılsın diye geliştirdi. Ama doğrusu, bilinç onu yaşamı daha da zorlaştıran ve daha karmaşıklaştıran bir araç haline getirdi ve bu, yaratıcı enerjileri tam anlamıyla soyup soğana çevirdi.</p>
<p>Şimdi, bunun böyle olması gerekmiyor. Teknoloji kötü değildir – yani eve gidip de bilgisayarlarınızı atmayı düşünenleriniz varsa diye söylüyorum! (bazı gülüşmeler) Teknoloji, yaşamınızı daha basit hale getirmek için kullanılabilir, yaşamınızdaki fiziksel ve bazen sıkıcı işleri daha verimli hale getirip de yaratıcı ve esinlendirici işlere daha çok zamanınızın kalması sağlanabilir. Teknoloji, bilinci kapatıp yalnızca zihne ya da beyine odaklanmak yerine, daha yüksek bir bilince hizmet etmelidir.</p>
<p>Ve garip ama, bu birleşmeye dahil olan dördüncü enerji modadır. Moda! (kahkahalar ve Tobias da kıkırdar) Ve bunu da gayet ciddi söylüyoruz. Moda ve tasarım. Moda ve tasarım, ifade yollarıdır, değerbilirliğinizi gösterme yollarıdır, enerjiyi paketleyip sunmanın yollarıdır. Moda ve tasarım şu anda çok hızlı hareket ediyor. Benim alçakgönüllü görüşüme göre epey bir süre sıkışıp kalmıştı, ama şu anda moda ve tasarımın bazı çok temel düzeylerinde bir yeniden diriliş söz konusu.</p>
<p>Şimdi, bu birleşen dört enerji arasında moda ve tasarım neden önemli olsun ki? Moda ve tasarım, şu anda Dünya gezegeninin içine hareket eden dişil enerjinin simgesidir.</p>
<p>Herşeyden önce, bu, kendi dişilinizi kabul etmektir, ister erkek ister kadın olun, dişil enerjinizi kabul etmek. Uzun süredir geride tutulan, eril tarafından hükmedilen dişil enerji şimdi geri geliyor. Ve siz bunu özellikle moda ve tasarım endüstrisinin yenilenmesinde ya da – nasıl desek – yeniden-enerjilenmesinde göreceksiniz, çünkü daha duyarlı ve daha farkında olacaksınız. Bir evde ya da odada ya da binada ya da başka bir yerde olmak öyle çok önemli olmayacak, ama bunun değerini bilmek önemli olacak.</p>
<p>Ama bu dişil enerji giderek daha fazla insanlığın bilincine aktıkça, onun aktığını görmek istemeyen enerjiler de var. Onun için de erille dişil arasındaki mücadeleyi göreceksiniz. Bazı yerlerde açıkça görünür olacak, kiliselerde, bir dereceye kadar iş dünyasında ve hükümetlerde. Ama dişil enerji yaklaşıp da toplu ölçekte gelmeye başlayınca – yalnızca birey olarak size değil – ama toplu ölçekte, moda ve tasarımdaki değişimi de göreceksiniz. Ve sonra onun politika, hükümet, iş dünyasında liderlik gibi ve daha çok, birçok yollardan tezahür ettiğini göreceksiniz.</p>
<p>Burada dört tane enerji var, hepsi de temelde farklı yönlerden gelip insan gerçekliğinin zaman ve mekânının belirli bir noktasında birleşiyorlar. Anımsayın, bu sizinle ilgili değil. Bunların hepsi de uygundur. Bu şeylerin tümünün bir nedeni var. Genelde insanlar bu enerjileri içeri çağırıyorlar. Şimdi soru şu, onunla ne yapacaklar?</p>
<p>Şambra, siz şimdi Yeni Enerjidesiniz. Siz seçiminiz doğrultusunda buradasınız. Biz bugüne sınavımızla başladık – neden buradasın? Çünkü bunu seçtiniz. Peki şimdi bununla ne yapmak istiyorsun? Sen’le nasıl başa çıkacaksın? Sen’in bu gerçekliğe gelmesine nasıl izin vereceksin? Ve neyin sana ait olduğunu ve neyin olmadığını nasıl anlayacaksın? Yaşamayı ve bu yeni gerçeklikte bir yaratıcı olmayı nasıl seçeceksin?</p>
<p>Böylece Şambra, derin bir nefes alalım.</p>
<p>Sam’e Güle Güle</p>
<p>Çok geçmeden uyanacak olan ve Tanrı aşkına az önce ne oldu diyecek olan Sam’e (kahkahalar) teşekkürlerimi sunuyorum! Kendi rüyalarınızı anımsarsanız, bazen onlardan uyanırsınız ve hiç bir anlam veremezsiniz. Örneğin Sam burada az sonra uyanacak. Ve yürüyen büyük bir balıkla – sudan çıkan bir balıkla konuştuğu hissine kapılacak… (kahkahalar) Ben çok ciddiyim! Nehirden çıkıp gelen ve onunla konuşmaya başlayan bir balıktı, ve Sam o balıkla konuşurken çok eğlendi.</p>
<p>Sonra bir grupla bir mezarlıktaydı, ölmüş insanlarla, ve o onlarla birlikte yürüyordu ve onlar mezarlardan kalkıp geliyordu. Bu arada, rüyaların sembolojisi budur. Ve sonra o, bir dolu insanın ona baktığı büyük bir sahadaydı, ve biraz utandı ve biraz da korktuğunu hissetti, çünkü binlercesi, binlercesi ona gözünü dikmiş bakıyordu. Ama o, onların her birini tanıdığı hissine kapıldı, ve sonra gidip onlarla birlikte türbüne oturdu ve sonra da uyandı. Ve işte rüyalar böyle iş görür.</p>
<p>Böylece Sam, artık uyanma zamanı.</p>
<p>Ve Şambra, size de, asla yalnız olmadığınızı hatırlatma zamanı.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular Ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 3: “Ben Sam’im”</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
3 Kasım 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve böylece, sorular – ve sorularınızı yanıtlama girişiminde bulunacağımız zamana geldik. Başlamadan önce birkaç açıklamada bulunmak istiyorum. Burada bir yandan müziği dinlerken bir yandan da Cauldre ile bütünleşme sürecim de Sam’i çok şaşırtan şeylerden biri oldu. Sam’in gözlerinden, insanların kendileriyle böylesi bir kopukluğa/ayrılığa düşmeleri şaşırtıcıydı, ve müzik dinledikleri zamanlar da öyle. Müzik, her günün her ânının titreşiminin ve enerjisinin ayrılmaz parçasıdır. Ama insanlar yine de belirlenmiş zamanlarda müzik dinliyorlar. Ve aslında müzik zamanları ile kendileri arasında bir ayırım yapıyorlar ya da bölüp parçalara ayırıyorlar. Ama, insanların, birbirlerini şarkı söyleyerek selamlamaktan korkmadığı bir dünya düşünün; sabahları birbirlerine bir şarkı söyledikleri; ruhu yatıştıran, düzenli olarak Yüksek Benliği bu gerçekliğe davet eden bir müzik çaldıklarını düşünün. Sam müziğe bayılıyor – çok çeşitli müzik türlerine – ve sürekli müzik dinliyor ve onun bilincini genişletmesine tam anlamıyla izin veriyor, ve bunu hepiniz yapabilirsiniz.</p>
<p>Birlikte gerçekleştirdiğimiz bugünün Şaud’unu kısaca özetleyelim. Yanıtları alabilmek ve tanrısal benliğinizle birleşmek için, bu Dünya gezegenini ve bu fiziksel bedeni terk etmeyi beklemeniz gerekmiyor. Tanrısal benliğiniz size insan gerçekliğinizde gelir. Onu içinize kabul ederseniz, güvenli alana izin verirseniz, kendinizin yalnızca bir veçhesi değil de tümünü olma seçimini yaparsanız, tanrısallık yaşamınıza akar ve sahip olduğunuzu bile bilmediğiniz yepyeni inanılmaz yanlarınızı açar. Beklenmedik biçimde, bu yanlarınızın/kısımlarınızın bazısı, olduğunu sandığınız şeyden epey farklı olacaktır, ama tanrısallığınız yaşamınıza akacaktır. O size gelir.</p>
<p>Böylece, sorulara geçelim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Çarşamba sabahı bir kalp krizi geçirdim. Beş stent kondu. Müdahalenin başarılı olduğu ve bir hasar olmadığı söylendi. Birkaç gün boyunca sonuç pek de içaçıcı değildi. Şimdiyse daha çok psikolojik sonuçlarıyla başa çıkmaya çalışıyorum. İndianapolis’teki Learning Communities (Bilgi Toplumları) Konferansı’na gitmiyorum, ve Türkiye’ye gitmeme de izin verilmeyecek. Yaşantımı yeniden düzene sokmak için kendime bir haftalık zaman ayırdım. Öylesine korktum ki, herhangi bir iletişime izin vermedim. Bu yüzden şimdi senden özel bir okuma talep ediyorum ki, bir bakış açısı edinebileyim. Dün gece ansızın anladım ki – eski ben Çarşamba günü öldü ve şimdi yeni bir ben yaratılıyor. Lanet olsun, bunu gerçekleştirmenin daha kolay bir yolu yok muydu!!!!!!! (Linda, “bir dolu ünlem işareti” der) Şimdiye kadar kendime bu kadarını duymaya izin verdim ve belki de şu anda tüm duymam gereken budur. Bana sağlayabileceğin her türlü anlayış için teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Güzel, teşekkür ederiz. Daha kolay bir yol var ama, sen zaten buna inanmayacaksın, o zaman neden sözünü edelim ki. (kahkahalar) Bunun daha kolay yolu, nefes almaktır; sana hizmet etmeyen herşeyi bırakmaktır; sahip olduğun sınırlamaları salıvermektir; yalnızca bırakıvermek. Şimdi, senin özel durumunda, bir dizi çok zorlu sevgiler, başkalarının seni sevme biçimi (söz konusu). Yalnızca bu yaşamındakine odaklanacak olursan, ana-babanın çok zorlayıcı, manipüle edici sevgi türünü (görürsün). Sevgiye değer olmadığını düşünüyorsun ve bu yüzden de sevgiyi ifade etmek sana çok zor geliyor.</p>
<p>İçerde tutulan her duygu ve her bir bilinç ya da farkındalık parçası, beraberinde taşıyıp durduğun o fiziksel kabın içinde depolanır. Tabi sevgi gibi duygular doğrudan kalple ilgilidir, ve sen tüm bu enerjileri kalbinde biriktirdin. Ve salıverdiğini ya da bıraktığını ne kadar düşünmüş olsan da – ki aslı sorun da zaten burada, “düşünmüş” olman – yine de tutunuyordun. Nefes almak, gerçek soluma, seni açar, ama aynı zamanda değiştirir de ve birçok kişi bundan korkar.</p>
<p>Böylece bu noktada yaşamında bir olay yarattın, çünkü seçimlerin iş başındaydı. Seçimlerin, ruhun ve bedenin tarafından duyuldu. Yaşamak seçimini yaptın, ama yeni bir biçimde. Kendini, daha önceleri hiç olmadığı gibi açmak seçimini yapıyorsun. Böylece edindiğin o deneyim, kalp krizi, sorduğun soruda ya da mektubunda da açıkça belirttiğin gibi, aslında senin açılmanı sağladı.</p>
<p>Sen öldün – eski sen öldü – ama tüm fiziksel bedeninin ölmesine gerek kalmadan hemen bir sonraki yaşamına geçebilmen şaşırtıcı değil mi. Eski bilincin &#8211; sınırlı sevgi, acıtan ya da ıstırap çektiren sevgi bilincin – öldü. Ve şimdi, yaptığın seçimler doğrultusunda bir dolu mutlu ve verimli yıl yaşayacaksın. Kısa dönem (planlarını) o konferansı ya da geziyi unut gitsin, çünkü sen tüm spiritüel kutupluluğunu yeniden-enerjilendirdin ya da değiştirdin ve bu tür şeylerin gerçekten önemi kalmadı, ve sen çok daha önemli olacak yeni şeylerin kapısını açtın.</p>
<p>Derin bir nefes al, kendine verdiğin bu deneyimi kutsa ve bunun için kendine teşekkür et. Bu bir hata değildi, yanlış yaptığın bir şey değildi. Sen yeni bir biçimde yaşamak seçimini yaptın. Öyle olsun.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Ben Elizabeth’im. Şu son yıllarda, 2.400 km kadar uzağa taşınmak da dahil olmak üzere bir dolu değişimden geçtim. Tanrısallığıma gelmeye başladığımı hissediyorum, ve ayrıca, daha fazla hizmette bulunmam gerektiğini de hissediyorum, ve bunun ne olduğunu ve müziğimin bunda nasıl bir rol oynayacağını sezmeye çalışıyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, teşekkür ederiz. Bugün harika sorular geliyor, ve kendi içinde değiştiğin zaman, dışsal çevrenin de değişmesi inanılmaz değil mi? Taşınırsın. Şeyler farklılaşır. Sorunu şöyle yanıtlayalım, sen şu anda hizmet enerjisini hissediyorsun, ama ben senin de derin bir nefes almanı isteyeceğim. Bu enerjiyi tüm çevrende hissediyorsun, ve o ruhundan ya da genişlemiş bilincinden geliyor. O, öncelikle kendine hizmet etmeni istiyor. Sen birçok yaşamını başkalarına hizmet etmekle geçirdin, dini kurumlara, hayır işleriyle ilgili kurumlara, ve onun için senin bu yolda kalmak istemen, yeniden hizmet etme zamanının geldiğini hissetmen çok doğal. Ama edindiğin bu hisse çok iyi kulak verecek olursan, onun senden önce kendine hizmet etmeni istediğini (duyacaksın). İçsel varlığınla ilgilenmen, tanrısallığının tamamının gelmesine izin verecek o alanla ilgilenmen.</p>
<p>Ve, zaten bildiğin ve söylediğin gibi, müzikle yapılacak çok şey var – önce kendin için – daha yüksek bilinçli veçhelerinle birleşmek gibi. Başka alemlerde müziğin ardındaki enerjiyi, hatta müziğin ardındaki matematiği ya da fiziği anlayan meleksi varlıklar var ve onlar, senin gibi onlara izin veren insanlarla çalışmaya çok hazırlar.</p>
<p>Şimdi, yapacağın şey şudur, müziğin çokboyutlu titreşimlerini, müziğin Dünyadaki titreşimleriyle birleştirmek. Bu senin, içsel olarak çok hazır olduğun bir dizi değişimden hızla geçmene izin verecektir. Ve sonra, müziğin gerçekten nasıl iş gördüğüne ilişkin çok derin ve şefkatli bir anlayış edindiğinde – sadece bir kağıt parçasına yazılmış birkaç nota olmadığını, ve onun titreşimsel olarak nasıl iş gördüğünü anladığında &#8211; işte bu o zaman senin başkalarına hizmet etmeni sağlayacaktır. Müzikle şifalandırmak, müzikle bilinci açmak gibi şeylere ki, sen bunlara şimdi çok hazırsın.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Acaba bu soruları bilge varlıklarınızın birine ya da üçüne, Şimdi’nin ruhunda birleşen – o geçmişin, şimdinin ve geleceğin ruhlarına – yönlendirebilecek nezaketi gösterebilir misiniz. Ben, bir zamanlar çok sevdiğim şeylerin hepsini kaybettiğimi deneyimledim, ve hâlâ sahip olduklarım, şimdiye kadar 18 yıllık bir çalışmayı kapsıyor. Herşeyi kaybetmeye verilen doğal insan tepkisi, elbette bu doğal olmayan kopuş sürecine kuvvetle direnmektir. Ancak, buna direnmekle edindiğim deneyim, bu uzlaşmazlığın yalnızca kişinin zihnine ve ötesi, kişinin bedenine acı veren düğümler atmaya yaradığı. Bu düğümler kaslarımda öylesine bir gerilime neden oldu ki, yıllar geçtikçe iyice kuvvetten düştüm ve sanki şimdi neredeyse bir münzevinin ya da keşişin hiç de doğal olmayan yaşam tarzını yaşamaya mahkûmum. Kendi Dünya deneyimlerini anımsayan spiritüel rehberlerinizin, insanı sakat eden bu düğümler bir kez oluştuktan sonra, nasıl yok edilebileceğine ilişkin bize sunabilecekleri herhangi bir pratik önerilerinin olup olmadığını merak ediyordum. Anladığım kadarıyla, gerçeğin peşinde olunduğu zaman, gerçeğin bizi özgürleştireceği söyleniyor. Ancak kendi deneyimim, şimdiye kadar, bunun tam tersi oldu.</p>
<p>TOBIAS: Aslına bakarsan, herşey dikkate alındığında, onsekiz yıl çok kısa bir süre! (kahkahalar) Bu konuda kendini şanslı say. (yoğun kahkahalar) Biz, bu “salıverme/bırakma” sürecine daha sadece başlayabilmek amacıyla onlarca ve onlarca hayat yaşamış insanlar görüyoruz.</p>
<p>Salıverme süreci, ne olursa olsun, zordur, çünkü insan benliği, o küçük insan benliği, kendini korumak için herşeyi yapar. Onun, senin tümüne ait bir parça olduğuna inanması, güvenmesi için ve tekrar tekrar güven duyması için, sana, senin bütününe ihtiyacı vardır. O yok edilmeyecektir, açlıktan ölmeyecektir, cezalandırılmayacaktır. Bu, o insan veçheni kendi içinde bütünlemekle ilgilidir. Tutunan odur. Öylesine sıkı tutunuyor ki, düğüm olmuş. Ve bir anlamda onun ana-babası olan varlık olarak, ya da onu tümüyle kuşatan varlık olarak sana şunu soruyor, “Beni gerçekten koruyacak mısın? Beni besleyecek ve giydirecek misin? Sana güvenmem için bana bir neden gösterebilecek misin?”</p>
<p>Açıkça görülüyor ki, sen böyle bir içsel açmaz içindesin. Kendini derin fiziksel acılara gark ederek, ve bunun da ötesinde kendine muazzam duygusal travmalar yaşatarak, salıvermenin ne olduğunu uç sınırlarda deneyimliyorsun.</p>
<p>Reçete oldukça basittir. Ve iki katlıdır. Gerçek bir seçim yap. Sen seçimleri düşündün ve şu yükseliş ya da spiritüellik denen ya da adına ne demek istiyorsan, şeyi istedin. Onu istedin ama, aslında o derin seçimi yapmadın ya da o derin kararı almadın, teslim olmadın. Herşeyi geri kazanmak adına, ama yepyeni bir biçimde geri kazanmak adına içinden geçtiğin şeylere, kaybetmeye gönüllü olduğun şeylere bir bak. Ve tabi, nefes. Düğümler içindeysen, herhangi biriniz – duygusal düğümlerin, zihinsel, fiziksel düğümlerin içindeyseniz – nefes almak, bu düğümleri tam anlamıyla rahatlatır, açılmalarına ve genişlemelerine yardım eder.</p>
<p>Ayrıca sende tüm bu süreçle ilgili çok akılcı olma eğilimi de var. Bu, iş görmesine izin verirsen çok doğal bir süreç/işlemdir. Bilincin evrimi ya da kendi ruhunun genişlemesi, doğal bir işlemdir. Biz – ve sen – ruhun fiziğinin, sürekli bilinci evrimleştirmek olduğunu biliyoruz. Böylece sen ve o küçük insan benliğin, yoldan çekildiğinde, gevşeyecek, aydınlanacak ve dışarıya genişleyeceksin. Teşekkür ederiz – ve sen fazlasıyla ciddi takılıyorsun.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias, nasılsın? Öncelikle, bunu sonraki bir tarihte okuyan ya da dinleyen ve ilk adımları atan kişilere bir mesaj ve yürekten gelen bir mesaj göndermek istiyorum, kimseden muhteşemliğinizi onaylamasını beklemeyin, çünkü bunu gerçekten kendinizin onaylaması gerekiyor, ve ben bunu (bunun nasıl olduğunu, ne olduğunu) biliyorum. Zihninizin, spiritüel ego gibi şeyler hakkında kaygılanarak size çelme takabileceğini biliyorum, ama adımı atarsanız… ve titreyip terleyeceksiniz, bu bu gece değiştirdiğim ikinci gömlek… (izleyiciler ve Tobias güler) ama gerçekten, şeytanlarınla yüzleşmek, ne kadar güçlü olduğunla yüzleşmek, ve geçmişte, spiritüel gruplarda yapılan herşeyi unutmak, oldukça özgürleştirici ve korkunç bir deneyim. Ama ben size yalnızca geçmiş olsun dileklerimi göndermek ve o ilk adımı atın, ve bu inanılmaz bir şey demek istiyorum.</p>
<p>Tobias, bazen, bu buraya (mikrofona) ikinci gelişim ve aslında soru sormamalıyım diye hissediyorum, çünkü içimden öyle bir enerji çıkıyor ve öyle çok potansiyel var ki… ve ben sadece… ben… geçen hafta seminerde tutkumu buldum. Dedim ki, “Tobias’a Sor”da (Yeni Enerji Eğitiminden söz edilen Tobias’a Sor oturumuna göndermede bulunuyor) bu, eğitimle ilgili olacak, ve karım ve ben bunun alacağı yönü görünce öyle bir sevgiyle dolduk ki – oysa çocuğumuz bile yok! Ve bunu başlatmak için keşke iki milyon dolarım olsaydı, ve ben bunu seçiyorum. Bunu da söyledikten sonra, uzun süredir beni rahatsız eden bir şey var… ve sen herhalde soracağım soruyu biliyorsun, geçen gün ırmağın kenarına oturdum ve bu soruyu sordum… bu bir geçmiş yaşam veçhesi ya da veçheleriydi, bir takım gruplara dahil olmakla ve burada durmakla ilgiliydi, sanki deyim yerindeyse, boynunu cellata teslim etmek gibi bir şey, Geoff ve Linda ve burada bulunan herkes bunu yapıyor gibiydi, ve bunun için tam anlamıyla ölüme gitmek ve işkence görmek gibi gerçekten bölük börçük anılar. Ve sorunun ikinci bölümü… bu tutkuya geri dönüp de onu bu gerçeklikte tezahür ettirmemi sağlayacak bir yöne gitmeme yardımcı olabilir misin?</p>
<p>LİNDA: Peki soru ne? (kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Soru şu… işte bak yine, bunu kısa kesebileceğimi umuyordum. (yoğun kahkahalar) Ve ağzım kuruyor, aman Allah’ım!</p>
<p>TOBIAS: Su?</p>
<p>4.ŞAMBRA: Yok, idare ediyorum. İyiyim. Geçmiş yaşam veçheleri – daha önceleri bir takım gruplarla çalıştım da acaba, bilmiyorum, yani insanları yanlış mı yönlendirdim ya da işleri berbat mı ettim ya da öyle bir şey? Ve bu, şu anda benim Kırmızı Çembere gelmemi engelleyen en büyük engel mi?</p>
<p>TOBIAS: Eğer bir papaz olduğunu ve büyük insan kitlelerinin önünde durup da işi berbat ettiğini düşünürsen, herhalde öyledir! (izleyiciler ve Tobias güler) Onları yanlış yönlendirdin mi? İsteyerek değil, ama o zamanlar bilincin bulunduğu düzeye göre, evet. İnandığın bazı öğretilerle ilgili ve sonra da, sana doğru gelmediğini bildiğin halde, kitap bunu söylüyor diye ya da bağlı olduğun kurumun yüksek rütbelileri sana bunu yapmanı söylüyor diye bu öğretileri başkalarına öğretmekle ilgili oldukça derin bir vicdan azabı çekiyorsun.</p>
<p>Bu nedenle, burada Tobias ya da Saint Germain’i taklit ederek değil de, senin senden konuştuğunu sağlama almak isteyen bir parçan var. Dogmatik kuralları sıralaman değil de, senin senden konuşman. Böylece buraya, bir grup insanın önüne gelip de başka birinin kelimeleri ardına saklanmak yerine kalbinden konuşman gerektiğinde, gerçek sen’in korkudan ödü patlıyor. Ama bu aynı zamanda, şu anda senle benim enerjisel olarak sözünü ettiğimiz gibi, çok da coşturucu bir şey. Ve bunu gerçekleştirmeye bayılan, kendini paylaşmana bayılan, bu kadar açık ve savunmasız ve gerçek olmana bayılan öyle de bir yanın var ki, o zaman tutkunda olduğunu biliyorsun.</p>
<p>Şimdi, bu grubun önünde şu anda hissettiğin bu enerjiyi – korku, terör – al, ama kalkıp da bir gruba dürüstçe ve kalbinden konuştuğun zaman, bunun tutkun olduğunu da bil. Bunun ayrıntıları seni kaygılandırmasın. Parçaların tek tek nasıl geleceği hakkında kaygılanma. Ama yalnızca şu anki enerjiyi anımsa, o tutku, korku, coşku ve terör bileşimini… (kahkahalar) ama, herşeyden de öte, gerçek olmayı anımsa. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Bu arada, hiç de korkmuş görünmüyorsun. (kahkahalar) Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bir zaman önce, Eleuthera SynchrotizeTM Sistemi’ni dinledikten sonra (ç.n. Saint Germain’in yaptığı bir kurs ve CD paketi olarak satılıyor.) iyi bir sağlığa sahip olmak konusunda bilinçli bir seçim yaptım. Şimdi ise, Bayrak Teknolojisi (CD’lerini) dinledikten sonra görüyorum ki, iyi bir sağlığa sahip olabilmek için kurallar ve her gün uygulanması gereken 30 dakikalık bir işlem var. Sanırım şimdi, diğer bilinçli seçimlerim neden tezahür etmedi diye merak etmekten vazgeçebilirim. Bana öyle geliyor ki, bütünlenmediğimiz o özümüz yapıyor seçimleri ve bu yanılsama içindeki gerçekliğimizi de o yaratıyor. Yadsıma içinde olanlar hariç, Şambra için sanki işe yaramayan tüm bu farklı şeylere havlu atmanın zamanı geldiğinde bize bildirecek misiniz? Tüm bu yeni teknikler ne zaman bitecek diye sorduğumda, bir dolu Şambra adına konuştuğuma inanıyorum. Bunların, tıpkı geçmişte edilen dualar kadar etkisi var. Özür dilerim ama, çok sinirlendim. Ötede yaşamayı seçiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin, senin enerjisel bir varlık değil de bir bilinç varlığı olmana ilişkin temel prensipler vardır, belirli inanç sistemlerinin ne kadar da sınırlayıcı olabileceğine ilişkin temel prensipler. Ve bunlar, Bayrak Teknolojisi gibi, Saint Germain’in Synchrotize Sistemi gibi materyallerde sözünü ettiğimiz şeylerdir. Bunların kurallar olmadığını, öneriler olduğunu anla. Insanların bazısının tanımlar istediğini anla, ve meleksel varlıklar ve Kırmızı Meclis için, fazla belirleyici olmadan dengeli bir tanım getirmek, ama yine de size genel bir yön gösterecek tanımı getirebilmek, her zaman zorlayıcıdır. Sonrası size kalmıştır.</p>
<p>Örneğin, SynchrotizeTM’nin temel dayanak noktası “Bir seçim yap”tır. Çoğu insanın – ve ben bunu Sam’in gözlerinden görüyorum – bir dolu isteği ve arzusu var, ama çok, çok az seçim yapıyorlar. Çok az. Yaşamlarıyla ilgili, yaratılarıyla ilgili seçtikleri şeylerle ilgili çok az seçim yapıyorlar. Bu, bir istekten ya da arzudan çok farklı bir şeydir. Yani SynchrotizeTM, “Bir seçim yapma alışkanlığına geri dönme”nin temel programıdır.</p>
<p>Bayrak Teknolojisi ise temelde size şunu anımsatır – gerçi yedi tane CD dinlemeniz gerekiyor ama – size, bedeninizin, zihninizin ve ruhunuzun, kendini nasıl yenileyeceğini zaten bildiğini anımsatır. Yani sen tüm diğer yöntemleri bir kenara koyabiliyor musun? İlaç almaktan vazgeçebiliyor musun? Kendini hergün almak zorunda hissettiğin o sağlığı takviye edici şeyleri bırakabiliyor musun? Bu (yöntem) sana, bunun nasıl yapılacağını zaten bildiğini anımsatır. Sen şimdi bedeninin kendini şifalandırmasına izin verecek misin ve onun tam olarak da bunu yapacağına güvenebilir misin? Bayrak Teknolojisi işte bununla ilgilidir.</p>
<p>Bizim, “Bunu günde 30 dakika olmak üzere 21 gün boyunca uygulayın” diyerek bir tanım getirmemizin nedeni, insanların tanımlardan hoşlanmasıdır. Oysa gerçek şu ki, bu kursu alanların çok azı bunu yapıyor, çünkü anlıyorlar. O işlemi adım adım izleme ihtiyacında değiller. Şimdilerde farklı bir yolun, daha yüksek bir bilincin peşinde olanlar için bu malzemeyi sunuyoruz. Ama vurgulanan şey, bunu basit tutmaktır. Bırak, bedenin kendini şifalandırsın. Yaşamında seçimler yap. Bir bilinç varlığı olduğunu anla, ve enerjilerle oynamana izin ver. Bunu çok basit tut. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Birkaç kez bu soruyu sormaktan vazgeçtim ama, sanki günün konusuyla çok ilgili. Ben çocuklarımdan yaklaşık 2.000 km uzakta yaşıyorum ve bu benim seçimimdi. Ama yine de bir dolu karmaşık duyguya neden oluyor . 24 yaşındaki çocuğum yıllardır depresyonda. 12 yaşında olan hâlâ bana gelmekte zorlanıyor. 5 yaşında olanla da birbirimizi çok özlüyoruz. Ortaya çıkan şeyler yüzünden hem kendime hem de onlara şefkat duyuyorum. Ve, bilirsin işte, bu kadar uzakta olduğum için onların yaşamında bazı sorunlara neden oluyorum gibi insanca kaygılarım var…</p>
<p>TOBIAS: Bu aslında bencillik…</p>
<p>6.ŞAMBRA: (güler) Peki…</p>
<p>TOBIAS: … ve biz seninle dalga geçmiyoruz, burada herkes için bir örnek kullanıyoruz… dünyadaki acılardan doğrudan senin sorumlu olduğunu düşünmek oldukça bencilce. Ve şimdi yine özellikle senden söz etmiyoruz ama, öyle insanlar var ki, örneğin televizyonu açıp da haberleri izlemekten korkuyorlar , çünkü sorunların tümüne kendilerinin neden olduğunu düşünüyorlar. Ailelerindeki diğer herkesin korku ya da kaygı dolu olmasına, sorunları olmasına, kendilerinin neden olduğunu düşünüyorlar. Oysa o aile üyelerinin kafaları çok uzun zaman önce, birçok yaşam öncesi karışmıştı, onlar bu şekilde buraya gelirler. Böylece bu – ve biz bunu tüm Şambra’ya iletmek için kullanıyoruz – bu, seninle ilgili değildir. Ister çocuklarının depresyonu olsun ister başka bir şey, bu seninle ilgili değildir.</p>
<p>Böylece burada, az önce konuştuklarımıza iyi bir örnek var. Sizler bilinç öncülerisiniz. Daha yüksek bir yanıta ulaşmak amacıyla diğer herkesin duygularını ve düşüncelerini emiyor, kendi içinizde bir bilinç evrimi sisteminden geçiriyorsunuz. Ama onların sorunlarını üstlenirken bunların size ait olduğunu da sanıyorsunuz. Değiller. Depresyon sana ait değil ve nedeni de sen değilsin. Bu gerçeklikte tümüyle varolma yeteneğinin eksikliği – seninle ilgili değil.</p>
<p>Şimdi, burada ilginç olan, insanlar arasında oynanan oyunda, onlar senin içinde kendini suçlu hisseden bir yan olduğunu algılarlar ve bu oyunu sürdürürler. Ve bu böylece çok uygun bir özür haline gelir, “Annem burada değil.” Ama ana-babanın bir çocuğa sahip olmadığını anımsa. Ana-baba onları dünyaya getirme sorumluluğunu kısa bir süre için kabul eder – 24 yıl değil, 40 yıl değil – kısa bir süre için, ve sonra onlara özgürlüklerini bahşederler. Bir ana-baba onları beslemek ve giydirmek ve ilk yıllarında eğitmek sorumluluğunu üstlenir, ama sonra o sorumluluğu bırakır. Sorunu böldüğüm için özür dilerim ama, bunları söylemenin yeri gelmişti.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Peki, sorumu düzeltecek olursam, çocuklarım herhangi özel bir şey için bana gereksinim duyuyorlar mı, ve…</p>
<p>TOBIAS: Ha elbette.</p>
<p>6.ŞAMBRA: … evet, şefkat… Paylaşabileceğin bir anlayış var mı?</p>
<p>TOBIAS: Kesinlikle! (kahkahalar) Hemen şimdi tüm çocuklarını, küçükleri ve artık pek de küçük olmayanları da, bırakabilirsin. Bağı kes. Derin bir nefes al. Onları salıver, çünkü sen onlara tutunuyorsun. Bu hem seni tüketiyor, hem de onları.</p>
<p>Şimdi annelik güdülerin devreye giriyor – “ama onlar benim çocuklarım; ama ben onları seviyorum.” Onlar senin çocukların değil. Çocuk olarak kılık değiştirmişler ama aslında ruhu olan varlıklar. Onlar kılık değiştirmiş melekler. Onun için, salıver onları. Sen onları buraya, dünyaya getirmek için bir anlaşma yaptın, ama herşeylerinin sorumluluğunu taşımak için değil.</p>
<p>Böylece, buradaki insanların bazısının şokta olduğunu biliyoruz. “Çocuklarımı nasıl bırakabilirim?” Biz, onları reddedin demiyoruz, onlarla bir daha hiç konuşmayın demiyoruz, ama sorumluluk almaktan vazgeçin. Onlar olgun meleklerdir, küçük çocuk olsalar bile. Bırakın gitsinler. Bu şekilde hem onlar, hem de sen, özgür bir biçimde gelişebilirsin. Hayatında sana yakın olan birini – bir aile üyesini, sevdiğin birini, iyi bir arkadaşını – bırakman, salıvermen, senin bireysel enerjilerinin zarif bir biçimde ve kendi başlarına evrimleşmesine izin verir. Ve sonra komik bir şey olur. Sonra bir noktada bu enerjiler yeniden birleşir, ama temiz ve taze olarak, karma yükünden arınmış, beklenti ve sorumluluk yüklerinden arınmış olarak, ve sen onlarla yeni bir ilişki geliştirirsin.</p>
<p>O nedenle, lütfen onları salıver. Buna gerçekten bir bakacak olursan, onların da bunu istediğini görürsün. Bu eski bir oyundur.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz – ve bu tüm ana-babalarda hep olan bir şeydir.</p>
<p>LİNDA: Üç soru daha. (Tobias dört parmağını kaldırır.) Üç! (Tobias hayır anlamında başını sallar, izleyiciler güler)</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bu aslında gayet kısa olacak çünkü sen zaten benden öncekilerde bu soruyu yanıtladın, ama ben yine de soracağım. Annemde Alzheimer var ve bakıma muhtaç yaşıyor, ve ben kendimi sorumlu hissediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu durumda öylesin demektir! (gerek soruyu soran gerekse izleyiciler güler) Hayır… Cauldre çok utandı… burada o kadar çok enerji oluştu ki, gerek sorular gerekse bugünün tümü adına bu, salıvermenin harika bir yoluydu. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>7.ŞAMBRA: Eh, teşekkür ederim. Yani aslında ben sorumluyum ve böylece… neyse, ama sanki ben orada olduğum zaman annem de kendini daha iyi hissediyor gibi görünüyor. Merak ettiğim şu, orada olmakla ona yardımcı mı oluyorum yoksa onu acıtıyor muyum ve oraya daha sık mı gitmeliyim?</p>
<p>TOBIAS: Herşeyden önce ilginç bir şey var… biz Alzheimer hakkında uzun uzadıya konuşabilirdik. Onun türlü nedenleri var, doğal ya da fiziksel nedenler diyeceğin şeylerden tut da, alüminyumdan sudaki elementlere kadar, günlük yaşamınızdaki diğer kimyasalların bazısına kadar herşey, ama Alazheimer’e neden olan bunlar değildir. Sadece, Alzheimer’i olan bir hastada bunlar daha çok vardır.</p>
<p>Alzheimer, boyutlar-arasılıkla ilgilidir, dünyalar arasında gidip gelmekle ilgilidir, genişleme arzusundan, diğer alemlerin bazısını araştırmak arzusundan kaynaklanır, ama işte bazen – senin de anlayacağın gibi – Dünya’da kalanların üzülmesine neden olur. Çoğu zaman, Alzheimer’i deneyimleyenler – Alzheimer modunda, yani unutkanlık olarak görünen halde olduklarında – aslında boyutlar arasında yolculuk ediyorlardır. Ve çok güzel bir zaman geçiriyorlardır. Şimdi bunun burada kalan bedenlerine ya da zihinlerine bir yararı yoktur ama onlar dışarıya çıkıp başka boyutları test ediyorlardır. Bazen şu yakın Dünya alemlerine de gidip, geçiş yaptıklarında bunun nasıl bir şey olacağını araştırırlar.</p>
<p>Bu, olması gerekmeyen bir durumdur, ama yine, öyle bir bilinç türüdür ki – buna virüs demek istemiyoruz, bu doğru kelime değil Cauldre – ama meydana gelen bir bilinç sıkıntısı, bilinç kederi gibi. Bu kişiler aynı zamanda, bedenin içinde kalarak çok-boyutluluğu keşfeden öncülerdir. Yani Alzheimer’i olan bir anne ya da babayı ya da arkadaşı görmek bazen kabul etmesi çok zor bir şey olsa da, buna olumsuz bir şey olarak bakma.</p>
<p>Senin varlığın onlarla olduğunda, örneğin onları ziyarete gittiğinde, Kuthumi’nin diyeceği gibi, komik bir şey olur. Sen de onların boyutlar-arasılığına ya da genişlemiş bilinç haline katılırsın. Bu sanki şimdi, birlikte yolculuk yapacak bir arkadaşları olmuş gibi olur. Yani bunu yapmak yararlıdır, ama her gün ya da her hafta yapılması gerekir diye de anlama. Bunu, yüreğinde hissettiğin zamanlarda yap.</p>
<p>Bir Alzheimer hastasına konuştuğun zaman – bu, hepiniz için geçerli – onlara geri zekalı muamelesi yapma. Sanki aptalmış gibi konuşma. Onlar yalnızca çokboyutludurlar. Çokboyutluluk deneyiminde onlara katıl, ama bunu biraz farklı gerçekleştir. Çok mevcut bir biçimde bedeninde kal, biraz nefes yap, Şimdi ânında ol, ve sonra enerjini genişleterek onların enerjisiyle buluş. Onlarla bir geziye çık. Genelde onlar bedenlerinden çıkarlar. Şimdi ânını terk eder, küçük gezilere çıkarlar. Onlara katılabilirsin, ama şimdi ânında da kalabilirsin.</p>
<p>Şimdi, bu, bir Bayrak olarak onlara bir sinyal gönderecektir. Bu onların, senin genişleyebildiğini, çokboyutlu olabildiğin halde tümüyle Şimdi’de de olabileceğini bilmelerini sağlar. Böylece, bu harika soru için teşekkür ederiz – ve bu senin hatan değil. (kahkahalar)</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Burada olmak güzel. Benim de babamla ilgili bir sorum var. 15 yıldır omuzlarında ve boynunda sorun var ve sanki hiç bir şeyin yararı olmuyor. Ve ben ona nasıl bir şeyin yardımcı olabileceğini merak ediyorum. Ve ikincisi de: ben onu şifalandırmaya çalıştım, bu ağrıları neden çektiğini tümüyle görebiliyorum, ama… ama ne? Bununla nasıl ilerleyeceğimi bilmiyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet, ve genelde… omuzlarda ve boyunda ağrı olduğu zaman, bu, doğal enerji akışının çok engellendiğini gösterir. Bu, bu durumda, kendini açmaya izin vermeyen, enerjinin tüm varlığından akmasına izin vermeyen biridir. Enerjiyi alt çakralarda, bacaklarda ve ayaklarda tutuyordur. Burada, senin bilinmezlik ya da psişik diyeceğin şeylerden korku duymak vardır. O nedenle de bir seçimdir.</p>
<p>İlk şey… ve biz şimdi burada senin özel durumundan söz ediyoruz – yapılacak ilk şey çok açık ve belirli… ona şu soruyu sor, “Ne olursa olsun bu ağrıyı salıvermek için bir seçim yapıyor musun? Bir seçim yapıyor musun?” Ve göreceksin ki bir dolu soru ortaya çıkacak – “’Seçim yap’ derken ne kastediyorsun? Ben bu ağrıyı çekmek istemiyorum. Istırap içindeyim.” Soruyu yeniden sormayı sürdür, “Ağrının ötesine geçmek için şimdi bir seçim yapıyor musun?”</p>
<p>Ve bir noktada ya çok sinirlenecek ve soruyu yanıtlamayacaklardır, çünkü derinlerde bir yerlerde bunu yapmaktan korkuyorlardır. Yaşamlarında böyle bir değişiklik yapmak istemiyorlardır. Ya da, örneğin bu durumda seçim yapar da “Evet, ağrıyı, ve buna neden olmuş olan geçmişimin tümünü de bırakmaya hazırım” derse, o zaman en önemli şeylerden biri, nefes almaktır. Biliyoruz, habire bunu söyleyip duruyoruz ama, bu öylesine basit bir şey ki. Bunun için bir reçeteye ihtiyacınız yok ve üstelik bedava. Nefes almak, o derin bilinçli nefes, tüm enerjiyi tam anlamıyla harekete geçirir. Şimdi her biriniz, derin bir nefes alın lütfen.</p>
<p>(duraklama)</p>
<p>Derin bir nefes…</p>
<p>Bedeninizin her bir hücresinde ve her bir molekülünde olduğu kadar, bedeninizin fiziksel olmayan enerji merkezlerinde de muazzam miktarlarda enerji depoladınız. Bu enerji orada birikmiş halde… büyük bir kısmı orada sıkışıp kalmış halde. Nefes almak, o enerjinin yeniden harekete geçmesini sağlar, ve nefes, bunun sizi bunaltmayacak biçimde olmasını sağlar. Bu çok doğal olarak gerçekleşir. Yani nefesle enerji de hareket etmeye başlar.</p>
<p>Şimdi, tartıştığımız bu durumda, ağrıyı salıvermeyi seçer de enerjiyi hareket ettirmeye başlarsa ne olur? İkinci aşama devreye girer. Değişimler meydana gelmeye başlar. Anılar ortaya çıkar. Enerji aktıkça, bu blokaja ilk elden neden olmuş anılar ve hisler de açığa çıkmaya başlar. Bazen korkular da çıkar ve bu yine kişinin kendini kapatmasına neden olur. Ve kendini kapattığı zaman, ağrı geri gelir, hem de daha şiddetli olarak. Ve o noktada alıcı, ya da bu durumda sevilen kişi, daha da öfkelenir. “İşe yaramadı. Sana söylemiştim.” Ve bu senin hatan olur ve sen kişiliğin yüzünden bunun sorumluluğunu kabul eder ve kendini çok suçlu hissedersin ve kendi enerjin düşer ve o ağrıları kendi üzerine almaya başlarsın. Oysa onlar sana ait değildir. Ama bu o kadar sık olan bir şey ki.</p>
<p>Biz, kişi enerjiyi yeniden harekete geçirdiği zaman, değişikliklerin olduğunu görüyoruz. Anılar geri geliyor. Şeytanlar – kişinin kendi şeytanları – saklandıkları ya da kilit altında tutuldukları yerden ortaya çıkıyorlar. Bu, çok önemli bir zamandır. Soruyu bir kez daha sormak önemlidir, “O seçimi – bunun ötesine geçme seçimini, yeniden yaşamak seçimini, yaratıcı enerjinin akmasına izin vermek seçimini yapıyor musun?” Eğer sen bunu yaparken kendini rahat hissetmeyeceksen, Andra gibi, enerjileri bloke etmiş insanlarla çalışmada uzmanlaşmış kişiler var.</p>
<p>Biz bu durum için çok açık bir öneride bulunacağız. Reiki gibi şeyleri deneme, ellerini salladığın türden bir şifayı deneme, kristalleri de ya da bu tür şeyleri deneme. Bunlar aslında blokajı güçlendirecektir. Bu varlık, burada sözünü ettiğimiz bu güzel ruhlu varlık, sıkışıp kalmış halde, yardım istiyor ama, şu anda ona da direniyor. Bunu yapmanın en doğal yolu seçimden geçiyor ve sonra da, enerjiyi akışa geçirmek için nefes almaktan. Başka herhangi bir ilaç, bitki falan deneme. Buradaki asıl soru şu, onları bloke eden şey(ler)i bırakmaya istekli ya da gönüllüler mi? Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yeni Enerji işi nasıl bir plana sahip?</p>
<p>TOBIAS: Bu, çok uzun bir yanıtı olan güzel bir soru. Yeni Enerji işinin planı çok esnektir. Ve biz burada Şambra’dan söz ediyoruz, alıp da bankanıza koşturacağınız bir şeyden değil.</p>
<p>LİNDA: Aslında onlar bankaya götürebilecekleri bir şeyi soruyorlar.</p>
<p>TOBIAS: Biliyorum. Yeni Enerji işinin planı çok esnektir. Potansiyellere bakmayı gerektirir. Belirli birkaç alanla sınırlanmış değildir, tüm potansiyellere bakmayı gerektirir. O aslında bir potansiyeller kitabıdır. Belli potansiyellerden yana seçim yapmaktan söz eder, ve enerjiyi de her zaman akışta tutmaktan söz eder. Şimdi, bu kendin için geliştireceğin bir şeydir. Otur ve tüm hayallerini, yapmak istediğin herşeyi yaz. Tutkularını yaz. Pratik 3B dünyasında o enerjileri akışta tutabilecek şeyleri yaz. Ama zihinsel olma. 3B iş planı tutkudan gelir.</p>
<p>Bir kez bunu yaptıktan sonra ve o planda özün ve bütünlüğün ve Sen’in olduğunu hissettikten sonra, onu bir kenara koy. Ve şimdi oturup 3B iş planını, eline alıp da bankaya gideceğin iş planının taktiklerini yaz. Şaşıp kalacaksın… gerçi bu planın çok yapısal ve Eski Enerji diyeceğin şey olacaktır ama, aslında sen Yeni Enerji iş planının özünü, alıp bankaya götüreceğin şeyi dokuyorsundur.</p>
<p>Bizim 3B bilinci diyeceğimiz şeyle, belirli formatlar, belli konuların planlarını ve finansal planlar talep eden bu 3B bilinciyle bu şekilde başa çıkarsın. Ama o kağıdın satır aralarında gerçek tutkun yatıyordur. Böylece bankacın, danışmanın ve müşavirin, planı okurken bir şey hissedecektir, sıradan kelimeler olmasına rağmen, oradan akan gerçek Yeni Enerji iş planını hissedecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Dördüncü ve son soru.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Hayatımda, öbür tarafla iletişim kurma yeteneğine sahip olan birkaç arkadaşım oldu. İçlerinden biri sanki bu yetenekle doğmuştu. Bir diğeri de, profesyonel daktilocu olduğu zamanlarda yaşamının krizli bir döneminde, parmaklarının sanki tuşlara vurarak kelimeler yazdığını hissetti ve öyle cümleler çıktı ki, bazı durumlara inanılmaz yanıtlar geldi, tıpkı diğer arkadaşımın da yapabildiği gibi. Ben bunu gerçekten kıskandım. Edgar Cayce, kişinin psişik yeteneklerini geliştirmeye çalışmamasını, bunun yerine spiritüel yeteneklerini geliştirmesini önermişti ve ben de bunu gerçekleştirmeye çalıştım. Ve şimdi, kafamdan kas testine benzer bir tepki aldığım, evet ve hayır yanıtlarını aldığım noktaya geldim, ama bu daha diğerlerinin almayı başardığı yanıtlardan çok uzak, yani bilirsin işte, cümleleri duyarak geçmişi ya da arka planda yatanı açığa çıkarmak. Ve bu Yeni Enerjide bu, sahip olabileceğim, geliştirebileceğim bir şey mi? Ve bunu gerçekleştirebilmek için özel olarak ne yapmalıyım? Ve bu yalnızca öbür tarafla iletişim kurmak için isteyeceğim bir şey değil, ama Yüksek Benliğimle bu şekilde iletişim kursam, eşzamanlılıkları fark etmekten ya da bu tür saçmalıklardan çok daha iyi olurdu! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Ve ben bunu yine Sam’in gözlerinden sunacağım. İşte Sam, 8 yaşında; içsel olarak çok, çok açık, yani kendi içinde kendine çok açık; enerjiyi görebiliyor; enerjiyi kesinlikle hissedebiliyor. Ve Sam’i şaşırtan şeylerden biri de, çünkü çevredeki varlıkları görüyor – bazen onları renk ya da biçim olarak görüyor, aradabir de fiziksel bir beden edinmiş yanılsamalar olarak görüyor – ama, insanların birbiriyle konuşabilmeleri; ve yayılan radyo dalgalarını görmeseler bile ya da ses dalgalarını görmeseler bile, radyo dinlemeleri; ve buna benzer şeyleri yapıp da, fiziksel olmayan varlıklarla konuşmanın doğal olmadığını düşünmeleri, Sam’i şaşırtıyor. Bu (fiziksel olmayan varlıklarla konuşmak) aslında en doğal şey. Hepiniz buna sahipsiniz, yani herhangi bir şeyle konuşabilme yetisine – bu bir yetenek bile değil, bu sadece vardır.</p>
<p>Cauldre’nın kendini açması için bir yıl bekledik, oysa başka yaşamlarda da kanallık yapmıştı, Dünya’nın yoğunluğu o kadar fazla ki, bazen unutuveriyorsunuz. Biz ona bir yol işaretiyle, zeminle, iskemleyle nasıl konuşacağını en baştan öğretmek zorunda kaldık. Bunu tabi, başka insanlar görmesin ve onun akıl durumunu sorgulamasın diye gizlilik içinde yaptık ama (kahkahalar) burada (önemli olan) herşeyin bir bilince sahip olduğunu ve herşeyle iletişim kurulabileceğinin anlaşılmasıydı. Eğer söz duymak beklentisindeysen, iş çok zorlaşacaktır. Büyük bir olasılıkla söz falan duymayacaksındır. Bir ruh gelip de tuşlar üzerinde parmaklarını hareket ettirmeyecektir. Bu, hissetmekten gelir.</p>
<p>Haydi, bunu hemen şimdi yapalım. Hepinizin yanında bir zemin var. Burada, Coal Creek’de olanlarınızın yanıbaşında bir zemin var, ahşaptan yapılma, ağaçlardan geliyor. Zeminin enerjisini hissetmek için kendinize izin verin. Şimdi bu noktada, “Ama bu yalnızca bir zemin” diyecek olursanız, derin bir nefes alın. Bilincinizi genişletin. O, yalnızca bir zemin olmaktan fazlasıdır. O, ağaçtır. O, ondan akan Gaia’nın enerjisidir. O, o ahşapla uğraşan, zemini inşa eden ve bu zeminin üzerinde yürümüş olan herkesin enerjisidir. O, farklı düzeylerde çok, çok yılların enerjisidir.</p>
<p>Ama siz tüm bu düzlemleri keşfetmeye ya da onlarla iletişim kurmaya çalışmak istemezsiniz. (Yalnızca) bir katmanı hissedin; bir katmanın içini hissedin. Bu bazen fazlasıyla… bunalırsınız. Bir seferinde birçok şeyi birden hissetmeye çalışıyorsunuz. Bir katmanı ya da zeminin bir katmanını hissedin, ve o sizinle iletişim kuracaktır. İngilizce kelimelerle değil, yüksek sesle değil, Mors alfabesiyle değil, ama o sizinle enerjisel olarak iletişim kuracaktır – hisler yoluyla. Fiziksel bir duyumsamanın peşinde olmayın. Tanımlama peşinde olmayın. Bakın, şu anda ona bir tanım yapıştırmaya çalışıyorsunuz. Tanımlamaya duyduğunuz gereksinimi salıverin ve yalnızca hissedin.</p>
<p>Bunu nesnelerle ve sonra insanlarla ve sonunda meleksel ya da fiziksel olmayan varlıklarla gerçekleştirdiğinizde, bir hisse sahip olduğunuzu öğreneceksiniz. Ve bunu zihinsel olarak hemen anlamayabilirsiniz, ama bir hissin, bir duyumsamanın meydana geldiğini bileceksiniz. Zihniniz, gelen o hisse daha sonra bir kavram oturtabilecektir ve en sonunda siz de ona kelimeler yakıştırabilecek hale geleceksinizdir, tıpkı Cauldre’nın, ona ilettiğimiz hisleri kelimelere dökebilmesi gibi. Biz ona kelimeler göndermiyoruz, biz ona his gönderiyoruz. Biz ona özü – bilinci – gönderiyoruz, ve siz de aynını yapmayı öğrenirsiniz. Bunu çok basit tutun, çünkü öyledir. Bu, yani herşeyle sözsüz olarak, işin içinde kafanız olmadan, fiziksel bir duyunun ya da tepkinin beklentisi içinde olmadan iletişim kurmak, doğal bir şeydir. Şimdi bunu da söyledikten sonra, farklı nesneleri deneyin.</p>
<p>Ve bir başka şey de, hepiniz için, size gelene güvenmektir. Yanıtın tümünü kapsamayabilir. Başka bir deyişle, ayaklarınızın altındaki zeminle iletişim kurduğunuzda, yanıtın sadece bir kısmını alabilirsiniz. Örneğin buradaki zeminde, kötü bir gün geçiren birini hissedebilirsiniz ve kızgın olduklarını, ve siz zeminin o bilinç katmanıyla iletişim kurmuş olabilirsiniz. Ama ona güvenin. Size bir kızgınlık hissi geri gelirse, anlayın ki onun bilincinde, size bunu geri yansıtan bir şey var.</p>
<p>Ve aynı şey, fiziksel olmayan varlıklar için de geçerlidir. Onlar birçok katmana sahiptir. Ben, Tobias, bir Sam katmanına sahibim. Atlantis’ten Muir’in katmanına sahibim. Sayısız katmanlarım var… Dünya’daki son yaşamımdan Agos katmanı, ve Tobias, ve tüm diğerleri. Böylece siz benim enerjimi hissettiğinizde ve bir tür iletişim kurmak istediğinizde, bu iletişimin birçok farklı katmanlardan kurulabileceğini anlayın.</p>
<p>Ben şu anda sizinle uygun olarak dört ya da beş düzlemden iletişim kuruyorum, ve bu bazen zihni bunaltabiliyor ve o zaman da siz kendinizi kapatıyor ve “Eh ben bunu nasıl gerçekleştireceğimi bilmiyorum” diyorsunuz. Aslında nasıl gerçekleştirileceğini biliyorsunuz ve süregelen iletişimlerin türlü katmanları ve düzlemleri arasında gidip gelmeyi öğreniyorsunuz. Size gelenlere (algıladıklarınıza), iletişimde algıladıklarınıza her an güvenerek. Bunun belki de sadece tek bir katman ya da düzlem olduğunu anlayarak, ama zihninizin de bunu filtrelemesine ya da çarpıtmasına ya da hatta tanımlamaya çalışmasına izin vermeden.</p>
<p>Bizim bilinç ya da öz dediğimiz düzeyden gerçekleşen iletişimler çok doğaldır. Alfabesinde sınırlı sayıda harfleri ve sözlükte sınırlı sayıda kelimeleri olan konuşulan bir dili kullanmak, hiç doğal değildir. Bizim gibi meleksi varlıklar için, bizden sözcükler beklediğiniz zaman iletişim kurabilmek çok zordur, çünkü bu öylesine… öylesine sınırlıdır ki. Bizi kapana kısıyor. Bu nedenle biz sizlerle sözlerin ötesinde çalışıyoruz. Tanımsız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>Elbette. Böylece Şambra, bugün derin bir nefes alalım.</p>
<p>Sam uyandı, akşam yemeğine hazır, muazzam acıkmış bir halde ve nedenini de bilmiyor. Bugün (buraya) katılmaktan çok etkilendi. Onun genç özünün bu denli dinamik bir gruba gelmesinin büyük bir şey olduğunu anlamalısınız. Bugün Sam’e birşeyler oldu. Neden burada, Dünya’da olduğunu hatırladı. Bunun sadece iki tane baş belası ebeveynin (kahkahalar) 8 yaşındaki oğlan çocuğu olmakla ilgisi olmadığını hatırladı. Dünya’ya gelişinin bir nedeni olduğunu hatırladı. Bir tutkunun olduğunu, ve o bugün yeni bir Sam. Bugün, Dünya’da yaşamaktan heyecan duyan bir Sam (oldu).</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/11/03/saud-3ben-samim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 2 &#8211; &#8220;Sen, Sen, Sen&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/10/06/saud-2-sen-sen-sen/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/10/06/saud-2-sen-sen-sen/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Oct 2007 15:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Kuthumi lal Singh’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
6 Ekim 2007
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Namaste! (izleyiciler alkışlar) Namaste! (izleyiciler yanıtlar “Namaste!”) (gülerek) Ah sevgili Şambra, bu yükselmiş büyük üstat Kuthumi la-la-la-lal Singh (kahkahalar) bugün sizinle olmaktan büyük mutluluk duyuyor.
Yeni Enerjiye, bu Kuantum Sıçramasına, düzenli bir Şaud yapan ilk varlık olmak ne büyük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Kuthumi lal Singh’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
6 Ekim 2007<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Namaste! (izleyiciler alkışlar) Namaste! (izleyiciler yanıtlar “Namaste!”) (gülerek) Ah sevgili Şambra, bu yükselmiş büyük üstat Kuthumi la-la-la-lal Singh (kahkahalar) bugün sizinle olmaktan büyük mutluluk duyuyor.</p>
<p>Yeni Enerjiye, bu Kuantum Sıçramasına, düzenli bir Şaud yapan ilk varlık olmak ne büyük bir onur. Ama aslında ben üçüncü seçenektim. (kahkahalar) Tobias bu haftasonu topraklanmakla meşgul. Tobias’ın Sam’i bugünlerde sınıfta bazı zorluklar yaşıyor. Tarih dersleri alıyor, ve şimdilerde okulda Orta Doğu tarihini inceliyorlar, (kahkahalar) ve uzun süre en kutsal bölge olan bu yerde meydana gelen şeylerin gerçekliği hakkında Tobias ile öğretmen aynı bakış açısını paylaşmıyorlar. (yoğun kahkahalar) Sizin deyiminizle Hıristiyanlığa eğilimli öğretmen ile, birçok farklı eğilimlere sahip olan Tobias, hemfikir değiller. Böylece, Sam’in tarih öğretmeni, her ikisi de profesör olan ana-babayı çağırdı, ve onlar, Sam’in sınıftaki isyanından biraz utanç duydular ve o yüzden tarih dersini doğru öğrenene kadar – Tobias olarak da bilinen – Sam’in topraklanmasına çalışıyorlar. (kahkahalar)<br />
<span id="more-317"></span><br />
Böylece, sevgili Sam’in yaşadığı eziyeti, zorluğu hayal edebilirsiniz. Ve Tobias’ın enerjisi bu haftasonu onun çok, çok yakınında, çünkü Sam odasında somurtmuş otururken, içinin derinliklerinde gerçek öykünün ne olduğunu biliyor, ama bir şekilde de, geçmişte hepinizin çok iyi becerdiği gibi, sezgilerinden ödün vermesi gerektiğine mi, yoksa kendi gerçeğini&#8230; kendi gerçeğini konuşması gerektiğine mi karar vermeye çalışıyor.</p>
<p>Sonra bir de Saint Germain var. Aylardan Ekim, ve Paris, ve havada aşk kokusu var. (yoğun kahkahalar) Lider olmaya göz dikmiş, ama her zaman da kraliyet ailesine ait olacak bir sevgili varlıkla iyi birkaç şişe şarabın tadını çıkartıyor – belki onun şu anda kiminle olduğunu seziyorsunuz. (güler) Hmm, anladınız! Evet ya, biraz düşünün bakalım, işte Kuthumi’den size bir bilmece. Neyse, o da, yılın bu zamanlarında hep olduğu gibi, Paris’in güzelliğiyle ve sevgisiyle ve aşk macerasıyla meşgul. Yani bugün sizinle çalışmak onuru bana ait.</p>
<p>Deneyimi Yaşa</p>
<p>Benim&#8230; burada söylev vermeyeceğim, sadece kendi aramızda keyifli bir sohbet yapacağız. En sevdiğim söylemlerimden birini paylaşarak başlayacağım, ben bunlara la-la-lar diyorum: (Bir şeyden) kuşku duyduğunda, deneyimini yaşa.</p>
<p>Hmm. Hmm. Hmm. “Bununla ne demek istiyor şimdi?” diyorsunuz. Aslında oldukça basit. Yaşamınızda her gün bazı durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz – “Bunu yapmalı mıyım? Yoksa yapmamalı mıyım?” (Kuthumi güler) İşin içine korku girmeye başlıyor. Olası sonuçları hayal ediyor ya da düşünüyorsunuz, ve genellikle, bildiğiniz gibi, en korkulu, en dramatik ve olası en kötü sonuçlara eğilimli oluyor, dolayısıyla hiç bir şey yapmıyorsunuz. Sonuçtan emin olmadığınız için de kendinizi geri tutuyorsunuz. Uzun zaman önce, yapabileceğiniz en önemli şeyin, o deneyimi yaşamak olduğunu öğrendim. Kaybedecek neyiniz var ki – hayatınız mı? Onu kaybedersiniz. Ay, bu şakaydı! (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Herşeyi Kaybetmek</p>
<p>Hazır bundan söz ediyorken, öbür tarafta şimdilerde ortalıkta dolanan, birbirimize anlattığımız ve en sevdiğimiz şakalardan biri olan spiritüel bir şaka duymak ister misiniz? (Linda sorar, “Komik mi?” izleyiciler güler) Bir dakikaya kadar onların nasıl güldüklerine kulak verin! İşte başlıyoruz – “Yükseliş yolunda komik bir şey oldu&#8230;” &#8230;. durun daha gelmedim&#8230; (kahkahalar) “Herşeyi kaybettim.” (izleyicilerden hiç tepki gelmez) Gördünüz mü? Onlar gülüyor! (Kuthumi gökyüzüne doğru işaret eder) Siz ona fazla yakınsınız. Fazla yakınsınız, sorun bu. Meleksel mizahı anlamıyorsunuz çünkü ona fazla yakınsınız. Ama aslında bu, yükseliş yolunda meydana gelen çok komik bir şeydir. Herşeyi kaybedersiniz.</p>
<p>Kuthumi olduğum zamanlarda alçakgönüllü bir varlığa sahip olan bir aileden geliyordum. İyi bir üniversiteye gittim, iyi elbiseler giydim, iyi bir aklım vardı. Sözde herşey doğru idi. Ancak gerçekte hiç bir şey doğru değildi. Herşey yanlıştı. Şeylerin gerçek yüzünün tersiydi. Herşey için çalıştım, ya da çalışmam gerektiğini düşündüm. Herhangi bir kazanca sahip olmak için çabalamanın gerekliliğine inanmıştım. Şeyler üzerinde aklımla çalışmam gerektiğine, çok çalışmam gerektiğine ve felsefe denen o şeyi – ki onun üzerinde önceki yaşamlarımda da çalışmıştım &#8211; öğrenmem gerektiğine inanmıştım, taa ki, herşeyi kaybettiğim o noktaya gelinceye kadar. Ailemden kopmuştum, çünkü onlar benim – nasıl diyorsunuz – edindiğim daha batı tarzı şeyleri kabul etmiyorlardı. Parasal olarak hiç bir şeyim yoktu. Başkalarına güvenmek durumundaydım – ya da öyle olduğunu sanıyordum. Ya da öyle olduğunu sanıyordum.</p>
<p>Aklımı kaybettim, ki çoğunuz da kaybetti. Bunun nasıl bir şey olduğunu biraz biliyorsunuz. En güçlü niteliğim olduğunu düşündüğüm şeyi kaybettim – keskin zekâ yetimi. Mantıklı olma becerimi, analiz etme becerimi – bunu kaybettim, tam anlamıyla. Bir gün uyandım ve artık hiçbir analitik, mantıksal beceriye sahip değildim, ve dünyam yıkıldı. Herşeyi kaybettim. Ya da öyle olduğunu sandım.</p>
<p>Aslında herşeyi kaybetmek, odağının, zihninin merkezi dediğiniz şeyi kaybetmek, ilişki gibi şeyleri kaybetmek, kimliğini kaybetmek, bunlar gerçekten bir kayıp mı? Yoksa aslında kazanç mı? Ve işte bu nedenle, meleksi alemlerde bu inanılmaz komik şakayı söylediğimiz zaman – “Yükseliş yolunda komik bir şey oldu; ben herşeyi kaybettim” – onlar öbür tarafta gülmekten kırılıyorlar. Siz Şambra, çok yakında (bize) yetişeceksiniz. Herşeyi kaybetmenin komik olduğunu düşünmüyorsunuz, (gülüşmeler) oysa gerçekten öyledir. Gerçekten öyledir. (Kuthumi güler) Bazen gülüyoruz&#8230; bunu size söylememeliydim&#8230;</p>
<p>Ama sevgili Şambra, siz herşeyi kaybetmektesiniz. Analiz dediğiniz şeye olan odağı kaybediyorsunuz ki, sezginizi açabilesiniz. İlişkileri kaybediyordunuz, çünkü onlar çoğu kez, anlamaya başladığınız üzere, sizi güçlendiren, muktedir kılan ilişkiler değildi. Onlar bağlarla ve hatta belki de başkalarından beslenme enerjisiyle ilgili ilişkilerdi. Onlar sizin&#8230; ve Şambra, bu sizin en değerli niteliğiniz, ama aynı zamanda en büyük yükümlülüğünüz&#8230; yani herkesin sorumluluğunu yüklenme arzunuz. Herkesinkini. Bunu aşın – siz olun! Siz olun. Bu o kadar önemli ki.</p>
<p>Sen</p>
<p>Eksik olan ne? Eksik olan ne Şambra? (izleyiciler “Biz” der). Eksik olan ne Şambra? (izleyiciler “Ben” der). Hiçbir şey. Hiçbir şey. Hayır! Siz buradasınız! Siz buradasınız. Siz tam olarak buradasınız, öyleyse hiçbir şey eksik değil. Siz, buraya gelip de bu sandalyelerde oturmak ya da evinizdeki monitörlerden izlemek için kendinize izin verdiniz. Siz bugün sizin burada olmasına izin verdiniz. Eksik olan hiçbir şey yok. Bugün ne sizde, ne de bende.</p>
<p>Ancak dünyadaki birçok insanda eksik olan bir şey var. Onlar gerçekten yaşamlarının içinde değiller. Yaşamlarının yaratanları değiller. Doğrusu kukla olmalarına izin veriyorlar. Kukla. Peki ama kimin? Kimsenin. Bakın, şu kuklayıcıyı, tüm o ipleri çekeni hayal ediyor, yaratıyorlar. Ama aslında orada kimse yok. Onlar bu kuklacının, ana-babaları ya da patronları ya da hükümet ya da başka biri olduğuna inanmaktan hoşlanıyorlar. Kendi yaşamlarının içinde yer almıyorlar. Yaşamlarını başka bir şey için erteliyorlar ve bunun ne olduğunu bile bilmiyorlar.</p>
<p>Ama siz, en önemli şeyin siz olduğunu öğreniyorsunuz. Hiçbir şey eksik değil. Sabahları uyandığınızda ve o ilk duşunuzu aldığınızda, ister yağmurlu ister güneşli bir gün olsun, ve şimdi anında yaşamınızdaki mevcudiyetinizi kabul ettiğinizde ya da onayladığınızda, o zaman herşey olmaya başlayacaktır. Siz, sizi, tanrısallığınızı kabul edip onayladığınızda, herşey olmaya başlar.</p>
<p>Siz’i onaylamadığınız zaman, ki insanların çoğu onaylamıyor, hiçbir şey olamayacaktır – tabi o belli günde karmaşa, yazgı, başkalarının seçimi, alın yazısı, kötü karma ya da yalnızca boktan şans gibi (kahkahalar) görünen şeyler hariç. Ama tam olarak mevcut olduğunuzda, varlığınızın tümü, her bir parçanız – geçmişiniz, şimdiniz, potansiyelleriniz – hepsi hemen burada olduğunda, o zaman herşey, herşey hallolur. Bu çok basit bir prensiptir.</p>
<p>Spiritüellik&#8230; ona abartılı bir önem yükleniyor. Yani dün öyleydi. Dün öyleydi. (kahkahalar) Bunu ben de biliyorum, siz de. Birbirimizden saklamamız gerekmiyor. Spiritüellik, bir zihinsel aktivite demetidir. Araştırmak ve aramaktır. Yanıtları başka yerlerde aramaktır. Sizin adınıza çözümlesin diye Tanrı’yı aramaktır. Aman Tanrım! – insanların ettiği o dualar. Aman aman aman! (kahkahalar) İşte bu, meleksel alemlerde komik bir şakadır! Melekler duayı icat etmediler. İnsanlar icat etti ki, kendileri yapmaktan kurtulsunlar, anlıyor musunuz. Dua etmek, sizin yerinize bir başkasının yapmasını istemenin yoludur ve sonuçta kimse kimse için bir şey yapamaz. Bizim taraftaki meleksi varlıklar bile sizin adınıza bir şey yapamaz. Siz yapabilirsiniz. Bu öylesine önemli bir nokta ki.</p>
<p>Benim filmimi yapacağımız zaman, bazı gerçek deneyler yapacağız. Şambra ile çalışacağız, ve sonra da, pek Şambra olmayan başka insanlarla çalışacağız. Yaşam yollarına bakacağız. Bununla bağlantılı olan bazı sosyolojilere bakacağız. Ve biz, herşeye boyun eğen birine karşı – bilinmeyen bir Tanrı’ya boyun eğen, bunlardan bazısına dua eden – birine karşı, tam olarak mevcut olduğunuzda, deyim yerindeyse, yuvada olduğunuzda – yuva derken, şimdi ânınızı kastediyoruz – neler olduğuna bakacağız&#8230; Cauldre burada senaryoma müdahale ediyor! (kahkahalar, Kuthumi kıkırdar) Biz bir göz atacağız, bir karşılaştırma yapacağız; mevcut olduğunuz zaman neler oluyor?</p>
<p>Ruhun Fiziği</p>
<p>Şimdi, bununla ilintili olan bir fizik var ve Saint Germain benim videomda bununla ilgili çok şey söyleyecek – ama önce benim adım çıkacak! (kahkahalar) Ama ilintili olan bir fizik var. Sahip olduğunuz bir şey var ve biz öbür tarafta buna&#8230;. neyse, siz buna ruh derdiniz. Ama biliyor musunuz, bu kelime öylesine aşırı kullanıldı, öylesine yanlış anlaşıldı ki. O kadar yanlış anlaşıldı ki, ayaklarınızın altındaki yer bile ona verildi. (kahkahalar, Kuthumi de güler) (İngilizcede, ayak tabanına “sole” denir, ve ses olarak “soul &#8211; ruh” kelimesi ile aynıdır) Böylece bizim, burada, bizim tarafta kullandığımız bir kelime var. Bu, farklı bir kelime, ama belki daha kapsamlı bir kelime. Özünüz – sizin her bir parçanız, her bir yanınız, veçheniz, her bir geçmiş yaşamınız, her bir&#8230; tümünüz anlamına gelir. Tümünüz, hiç tezahür etmemiş potansiyelleriniz de dahil, anlıyor musunuz. Bu (yani hiç tezahür etmemiş potansiyelleriniz), sizin çok önemli parçalarınızdan biridir.</p>
<p>Gerçekten de, yaşamınızda birçok seçim yaptınız. Birçok durumla karşılaştınız, ve “sizi”, yalnızca yaptığınız ve deneyimlediğiniz seçimler olarak düşünmek eğilimindesiniz. Ama özünüz, aslında Dünya üzerinde tezahür ettirmediğiniz tüm seçimleri de içeriyor. Ama bu seçimler başka yerlerde tezahür etti ya da oynandı. Bu yüzden, ne kadar büyük, ne kadar muhteşem olduğunuzu görüyor musunuz. Sahip olmuş olduğunuz o belirli lineer deneyimlerden çok daha fazlasısınız. Çok daha fazlası.</p>
<p>Şimdi, biz bu tarafta bu enerjiye pran, ya da bazen prantay diyoruz, sizin prana olarak bildiğiniz kelimeye çok benziyor. Böylece sizin özünüz, sizin siz’iniz, şu pran ya da prantay, aslında bir fiziğe sahip. Diyelim ki bizim prantay dediğimiz özünüz, siz’dir. Sonra siz, prana denen bir tür öz enerjisi yayarsınız. Bu zaten bildiğiniz bir şey. Prana, enerjiye ve bu gerçekliğe akan bilinç akışıdır. Şu anda bu salonun her yanında prana akıyor. Prana, tek tek her birinizden yayılıyor ve ölçülebilirdir. Ve bu, yakında oluşturacağımız videomda yapacağımız şeylerden biri.</p>
<p>Biz, prantay ya da pran’dan yayılan enerjinin, kendini tezahür ettirirken ya da çevresindeki herşeye ışırken, yayılırken, ne denli derin, herşeyden çok daha derin bir etkiyi nasıl yarattığına bakacağız. Biz bu pran enerjisinin, 3B gerçekliğinizde bir enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere nasıl transfer edilebileceğine ya da zaptedilebileceğine de bakacağız. Tek tek her birinizden ve hepinizden yayılan prana – çünkü siz, siz buradasınız, bu gerçekliğe seçiminiz doğrultusunda aktif olarak katılıyorsunuz, hemen şimdi bu salonda – prana enerjisi, sizin deyiminizle çok güçlü.</p>
<p>Ama biz onu kuvvet gibi bir etkenle bağdaştırmak istemiyoruz. Onun güçlü ya da zayıf olduğunu söylemekten hoşlanmıyoruz. Şu anda yaratmakta olduğunuz bu prana enerjisini belki de daha bütünsel, büyüklük olarak düşünebilirsiniz. Siz kendi prana enerjinizi, Dünya’nın kendisinden gelen, onun pranasına katıyorsunuz; ve şu anda bu salonu tam anlamıyla çember içine alan ve çok, çok sayıda olan meleksi varlıklardan gelen enerjiye katıyorsunuz. Ve bu gerçekliğe topraklanmış halde olduğunuz için de, kendinizle birlikte yuvada olan yine sizsiniz, ve bu çok sağlam bir enerji türü yaratıyor – ama sizin eski ölçüm yöntemlerinizle hiç ölçülemeyecek bir enerji.</p>
<p>Siz, elektrik gibi belli dualitik dinamiklere sahip olan ve bu nedenle kolayca ölçülebilen, kolayca çalışacak duruma getirilebilen ve benzer enerjisel çıkışı olan kaynaklara uygulanabilen enerjilere alışıksınız. Ama şimdi Şambra, tam anlamıyla katılmaya başladığınız Yeni Enerjide, başka enerjiler de yayıyor ve aktive ediyorsunuz. Ama yuvada olmadığınızda, bedeninize ve her gün yaşamınıza katılmadığınızda, bunu gerçekleştiremezsiniz. Mevcut değilseniz, kendi gerçekliğinizden çıkıp bir tür psikotik tatile girdiyseniz&#8230; (bazı gülüşmeler ve Kuthumi kıkırdar) Şu ilaçları alıyorsanız, o zaman yuvada değilsinizdir. Hayır, hayır, hayır. Kapıda bir not var: “Cehennemde balığa gittim.” (Linda “Çok komik” der, bazı gülüşmeler)</p>
<p>Ama, şu anda burada olmasına çok izin verilen prantay’ınızla, özünüzle meydana gelen bir etki, gerçek bir etki söz konusu. Bakın, onu ittirmek ya da zorlamak zorunda değilsiniz. O öylece burada. Siz onca zaman sonra, nihayet, insan olmak konusunda rahatlıyor, huzur buluyorsunuz. Bu şaşırtıcı değil mi? Ve sonra, (bu) sizin son yaşamınız! (izleyiciler ve Kuthumi güler) Ama bilirsiniz, bu işler böyle yürür! Andra buna teslimiyet derdi. Kendine teslimiyet.</p>
<p>Ahhh, görüyor musunuz. Saint Germain’in diyeceği gibi, güvene teslim olmak. Gerçekte kim olduğuna teslim olmak. Başkasının sizi ele geçireceğine artık kaygılanmamak. Bu öylesine büyük bir korku türü ki, meleksel alemlerden geçerek dünyasal alemlere gelen her birinizin, birisinin sizi ele geçireceğine dair korkusu var. Bakın, melekler, insanların yaptığı gibi birbirlerini silahla öldüremezler. Ama öbür tarafta, “Ele Geçirme” denen, “Ben seni emip içime çekeceğim. Seni görevinden edeceğim. Enerjini alacağım. Bilincini yok edeceğim” denen o eski oyun var.</p>
<p>Anlıyor musunuz, siz Dünya’ya bu korkuyla geliyor ve sonra da onu yaşıyorsunuz, ve birisinin “sizin hayatınızı alabilmesi”, bir kaza geçirip ölebileceğiniz gerçeği de bunu kuvvetlendiriyor. Böylece sürekli bu korku var, ve bu öylesine sürekli bir korku ki, sonunda sizin içinizde bir enerji çarpışması yaratıyor ve artık burada olmak istemiyorsunuz. Böylece bedeniniz – Sam’inkine biraz benzer biçimde – çıkıp dolanıyor ama, aslında içinde kimse yok, gerçekten mevcut değil, artık seçimler yapmıyor, güvenmiyor.</p>
<p>Sonuçta, civardaki meleksel alemlerin kötü bölgelerinde bir melek, bir başka meleği ele geçirdiğinde, bu fazla sürmüyor. Süremez. Her meleksi varlık, her insan varlık, aynı zamanda doğuştan sahip olduğu hakla, mutlak/egemen tanrısal bir varlıktır. Bu, kazanmanız gereken bir şey değildir. Binlerce yıllık yaşamlardan sonra layık olduğunuz bir nişan değildir. Siz bununla yola çıktınız. Siz, tanrısal, egemen/mutlak bir benlikle yola çıktınız. Yalnızca sanki ondan uzaklaştınız, hepimizin yaptığı gibi. Sanki deneyimi yaşamak istediniz – mutlakiyetten, egemenlikten uzaklaşmak, nasıl bir şeydi? Tekil ve siz olmaktan uzaklaşıp da, çok, çok katmanlı, birçok farklı açıdan çok, çok dağınık olmak, nasıl bir şeydi?</p>
<p>Ama bu sizin hep sahip olduğunuz tanrısal hakkınızdır. İşte bu nedenle, melek tarihine geri gidecek olursak, bir varlık bir diğerini ele geçirse bile, er ya da geç, er ya da geç her ikisi de ayrılmak zorunda kalacaktır. Ele geçirilmiş olan sonunda kendi bilincine geri gelecektir. Ha, bu biraz zaman alabilir ama sonunda gelecektir. Ve şunu da eklemek ilginç olabilir&#8230; bir an için, bir meleksi varlığın bir diğerini yok etmeye çalıştığını, enerjisini çalmaya kalktığını, onu köleleştirmeye çalıştığını, yalayıp yutmaya çalıştığını düşünün. Yani bir meleksi varlık, diğerinden çalmaya kalkıyor. Bu, sonuçta iş görmez. Göremez. Sizin fizik (kuralları) dediğiniz şey, bunun iş görmesine izin vermez, böylece ele geçirilmiş olan varlık sonunda kendi bilincine geri dönmek zorunda kalır. Ve kendi bilinçlerine geri geldikleri nokta, onunla savaşmaktan vazgeçtikleri noktadır, anlıyor musunuz. Direnmeye son verdiklerinde. Ona karşı eziyet çekmekten vazgeçtiklerinde. Onu anlamaya çalışmaktan vazgeçtiklerinde. Salıverdiklerinde.</p>
<p>Şimdi bu biraz korkutucudur, melekler için bile, ama özellikle insanlar için, çünkü tüm bu dışsal enerjilere olan direncinizin sizi bütün tuttuğunu düşünüyorsunuz. Ama bu sizi aslında bir deliğe tıktı. Deliğe tıktı. Şu anda binadan geçip gelen gizli hükümetin radyo dalgalarına gösterdiğiniz direnç&#8230;zzzzt! (kahkahalar)&#8230;. ana-babanızın derslerine gösterdiğiniz direnç; ofisinizdeki değişime gösterdiğiniz direnç; hatta Yeni Enerjiye geçmeye gösterdiğiniz direnç – işte sizi aslında çok sınırlı, çok küçük, gerçekten genişleme becerisinden yoksun bırakan şeyler bunlardır.</p>
<p>Teslimiyet</p>
<p>Şimdi, bugün bir şey yapacağız. Eğleneceğiz! Teslim olacağız. Teslim olacağız. Ah bu kelime, bu kelime belki de tebeşire bulaşmış tırnak gibidir. Size şu öğretildi, “Asla teslim olma, hakların için hep savaş.” Aslında ne için savaşıyordunuz? Gerçekte tutunduğunuz şey nedir? Eski insan benliğiniz mi? Onu geri mi istiyorsunuz? Benim bazen çok üzüntülü ve bunalımlı dediğim günlük bir yaşam mı? Yeterince yiyeceğiniz olmayacak korkusuyla ya da tahsildarlar kapınıza dayanacak korkusuyla o azıcık maaşınıza mı tutunmaya çalışıyorsunuz? Hemen şu anda bunların hepsine şimdi teslim olalım ve neler olduğunu izleyin.</p>
<p>Tamam peki, beni aldatmak yok. Bunu ya yapın ya da yapmayın. Yapmaya çalışacağınızı söylemeyin, çünkü bu işe yaramaz. Bir kez daha direniyor olursunuz, o nedenle ya oyunun dışında kalın&#8230; biz biraz enerjiyle oynayacağız. Biz, pran’ınızın, özünüzün etkileriyle oynayacağız.</p>
<p>O nedenle, bana katılmaya gönüllüyseniz&#8230; ben şimdiden teslim oldum. Kaybedecek hiçbir şeyim yok, anlıyor musunuz, (kahkahalar) ve herşeyi kazandım&#8230;. pekâla gönüllüyseniz ancak. Şimdi, kendini geri tutmak yok. Kendinizi tutacaksanız eğer, enerjisel olarak gidin mutfakta ya da tuvalette durun, (bazı gülüşmeler) çünkü biz şimdi burada bazı enerjilerle oynayacağız. Bunu yapmaya zorlanmıyorsunuz. Bu kesinlikle bilinçli – çok bilinçli – bir seçim doğrultusunda olur.</p>
<p>Şimdi biz Andra’nın (Norma) bir dakika için buraya gelmesini isteyeceğiz, ve o ve ben birlikte şunu yapacağız, o nefes alırken ben konuşacağım. Hadi Andra, gel. Sen teslim olmada harikasın, gerçi benim senden de birkaç şeyi çekip çıkarmam gerekti ve sen de bunu biliyorsun. (bazı gülüşmeler) Peki. Şimdi, Andra, nefesle başlayalım.</p>
<p>ANDRA: Ve böylece, şu anda, sizi&#8230; burnunuzdan nefes almaya davet ediyorum. Alın. Sadece alın.</p>
<p>Alın. Çünkü almak, salıvermeye teslim olmayı gerektirir.</p>
<p>Salıverin, ve daha büyük bir alan açın.</p>
<p>Nefes alın.</p>
<p>Derin derin nefes alın. Onun şimdi sizinle paylaştığı bu armağanı, soluyun.</p>
<p>Derin derin nefes alın, içinizin derinliklerine. İçinizin derinliklerine.</p>
<p>Evet.</p>
<p>KUTHUMİ: Ve siz Andra ile birlikte nefes alırken, ben de sizi herşeyi bırakmaya, salıvermeye davet ediyorum. Ve diyorsunuz ki, “Ne için? Neyin hesabına?” Ah, hiçbir şeye. Hiçbir şeye. Sizin açınızdan öylesine güvenle dolu bir hiçlik ki, hiçliğe salıvermenizi mümkün kılıyor.</p>
<p>Diyorsunuz ki, “Ama kendime mi teslim oluyorum?” Bu bile değil. Hiçliğe teslim olmak. Salın, bırakın.</p>
<p>Şimdi biraz daha nefes.</p>
<p>ANDRA: Daha derin, ve daha derin nefes alın, hiçliği keşfedin. Cesurca, cesurca. Evet, evet!</p>
<p>Böylesine tam olarak bırakmaya cesaret edin. Evet.</p>
<p>KUTHUMİ: Teslim olmak sorunları ortaya çıkartır. Koruma köpeklerine, çitlere, duvarlara benzer sorunları, siz olduğunu düşündüğünüz sizi korumak adına çevrenize yerleştirdiğiniz tüm bu şeyleri. Ama şimdi, Andra ile aldığımız nefeslerde, teslim olmanıza izin verin.</p>
<p>Hatta zihni de teslim edin. Zihin burada tıklayıp duruyor, her bir kelimeyi analiz ediyor, o beyninizden geçen her bir görüntüyü analiz ediyor. Zihin şu anda salonu analiz ediyor, “Bu salon güvenli mi?” Sizi analiz ediyor, “Çılgın aklını mı kaçırdın sen?”</p>
<p>Buna bile teslim olun. Bırakın gitsin ve Andra ile birlikte bir nefes daha alın.</p>
<p>ANDRA: Soluyun, bu tatlı anda soluyun. Derinlere, derinlere, zihninizin, özünüze dans etmesine izin verin. Özünüze. Evet.</p>
<p>KUTHUMİ: Ve o küçük zihin diyor ki, “Ama ben nasıl teslim olunacağını bilmiyorum. Teslim olup olamayacağımı bilmiyorum. Bunu doğru mu yapıyorum? Belki de beklemeliyim. Bunu neden yapıyorum ki? Şu anda neredeyim?” Ve bu pekâladır. Bunu duyun, hissedin, ama yine de, Andra ile nefes alırken, teslim olmanıza izin verin.</p>
<p>Neye tutunuyordunuz? Neleri depolayıp biriktiriyordunuz? Beraberinizde neler sürükleyip duruyordunuz? Bunları biraz nefesle bırakıvermenin şimdi tam zamanı.</p>
<p>ANDRA: Nefes alın&#8230; farkedin&#8230;. nefes alın&#8230; yumuşaklığı &#8230;. nefes alın&#8230; çok daha kolay, çok tatlı.</p>
<p>Nefes alın ve salıverin. Evet.</p>
<p>Her seferinde bir nefes&#8230; daha derin ve daha derin. Evet.</p>
<p>KUTHUMİ: Hep şu cehennem/uçurum korkusu var. Uzun zamandır o çizgide yürüyorsunuz – gerçeklik olduğunu sandığınız, denge olduğunu sandığınız o çizgide &#8211; cehennemin/uçurumun sınırlarında yürüdünüz. Ah bu&#8230; bu bir anlamda çok dramatikti ve cazipti, çok korkutucuydu, ki bu da aslında bir dram türüdür. Uçurumun kenarında denge ve cehennem arasındaki, adınızı seslenen o karanlık cehennem arasındaki ince çizginin üzerinde yürüyordunuz.</p>
<p>Bir an durun. Bir ses mi geldi? Bu bir iblis miydi? Uçurumun dibinden gelen başka bir dünyanın sesi miydi? Bir an için dinleyin. Yoksa yalnızca Yo-ham’miydi, yani siz, seslenip de salıvermek zamanı mı olduğunu; eski oyunu bırakmak zamanı mı olduğunu; kendinize teslim olmak zamanı mı olduğunu söylüyordu.</p>
<p>Bir an durun ve bu sonraki nefeslerde, korktuğunuz o uçurum ya da cehennemden gelen sese kulak verin. Onun sizi çektiğini, sizinle alay ettiğini hissettiniz. Ama ben sizin onu bir kez daha dinlemenizi istiyorum&#8230; biraz nefesle birlikte.</p>
<p>ANDRA: Dinleyin. Nefes alırken sessizliği dinleyin. Daha derine inin ve daha derine. Kendi sessizliğinizin derinliklerine inin.</p>
<p>İnin, inin. Bir yandan da salıverin.</p>
<p>Salıverin. Eriyin.</p>
<p>Eriyin. Nefes alın, nefes alın.</p>
<p>Derin derin, sizin şu ânınızın derinliklerine. Evet.</p>
<p>KUTHUMİ: (çok yumuşak konuşur) Cehennem yok. Sizi sonsuza kadar yok edebilecek ve esir edecek varlıklar yok. Bunların hiçbiri yok. Sadece siz varsınız. Yo-ham. Siz.</p>
<p>Olan tek şey budur, böylece teslimiyet içindeyken, bu tatlı teslimiyetin içindeyken, umutsuzca tutunduğunuz – ve aynı zamanda sövüp saydığınız – bu şeyleri sadece bırakıverin. Uçurum, asla bir uçurum değildi. Değildi. Hiç olmadı. Başka birinin uçurumu değildi. Bir tür cehennem değildi. Kaybolmuş değildi. Size, kendi Yo-ham’imden sizinkine, şunu söyleyebilirim ki, bir ruh, bir varlık, bir öz, sonuçta asla kaybolamaz. Her zaman, derinlere gömülmüş olsa da, Siz’in bir parçanız, sizi Siz’e geri çağırır, anlıyor musunuz.</p>
<p>Bir yaşamın yollarında giderken, yarattığınız bir veçhede ya da kimlikte kaybolmuş olabileceğinize ilişkin bir algınız var. Ve belki de o yaratılarınızdan birinde öylesine kaybolacaksınız ki bir daha hiç geri gelemeyeceksiniz korkusu var. Ama sonuçta, sonuçta ruhu olan bir varlık kaybolamaz. O ses her zaman vardır. Sizi Siz’e geri çağıracak o işaretler hep vardır.</p>
<p>Şimdi soru şu, onu dinleyecek misiniz? Deneyimi yaşayacak mısınız? Siz’in kollarına atılmak için o tatlı teslimiyete girecek misiniz?</p>
<p>Teşekkür ederiz Andra. Candan teşekkürler.</p>
<p>Şimdi Ne olacak?</p>
<p>Öyle çok kaygınız vardı ki, “Bırakırsam ne olur? İttirmezsem ve zorlamazsam ve manipüle edip şeyler üzerinde çalışmazsam ve stres yapmazsam ne olur? Bunu yapmaktan vazgeçersem ne olur? Varolmamı sona mı erdiririm?” Eski biçimde, evet. Varolmanızı sona erdirirsiniz. Yeni biçimde&#8230; ben buna “doğum” bile demek istemiyorum. Yeni biçimde, siz size geri gelirsiniz.</p>
<p>Yükseliş yolunda komik bir şey oldu. Ben herşeyimi kaybettim. (bazı gülüşmeler) Gördünüz mü, şimdi gülüyorsunuz! (Kuthumi güler) Biz buna hep gülüp duruyoruz. İnsanlar herşeyi fazla ciddiye alıyor. İşinizi kaybediyorsunuz – dünyanın sonu geldi sanıyorsunuz. Oysa bu belki bir dönemin sonuydu. Kısa ama bazen tatlı, bazen sefil bir zamanın sonuydu.</p>
<p>Eşinizi kaybettiniz, sizi bırakıp gitti ya da siz onları bırakıp gittiniz. Ee ne olmuş yani! Onları yeniden göreceksiniz, er ya da geç. Meleksi alemlerde, belki de dünyasal alemlerde, ama yepyeni bir biçimde.</p>
<p>Evinizi kaybettiniz, ama aslında gerçekten onun içinde yaşıyor muydunuz? Soruyorum size. Evinizi kaybettiniz, dairenizi. Taşınmak zorunda kaldınız. Onu başkaları sahiplendi – ya da her ne olduysa. Bize dua ettiniz, ve biz güldük&#8230; (bazı gülüşmeler). Size değil&#8230; eh biraz da size. (kahkahalar) Doğrusu, tümüyle size&#8230; (yoğun kahkahalar)&#8230;.. çünkü anlamıyordunuz. Orada bile değildiniz. Eviniz, bu arada, belki de en basit simgelerden biri – sizin bir simgeniz, sizin sizinle olan ilişkinizin bir simgesi. Evinizin içinde nasıl yaşıyorsunuz? Gerçekliğinizin, Dünya’daki yaratılarınızın içinde nasıl yaşıyorsunuz?</p>
<p>Çoğunuzun fark ettiği gibi, Kuantum Sıçramasında bir şey kaybettiniz. Bir düşünme tarzını kaybettiniz. Bir inancı kaybettiniz. Eski bir kimliğinizle olan bağınızı kaybettiniz. Yolculuğunuz sırasında, tam anlamıyla kaybolmuş olabilirdiniz. Ve birçoğunuz, Kuantum Sıçraması’ndan bu yana biraz kaybolmuş hissetti – zamanın, mekanın ya da kendinin pek farkında olmamak gibi – çünkü siz şu ara bir şeyler kaybediyorsunuz. Yumuşak bir biçimde&#8230; çoğu zaman. Zarif bir biçimde&#8230; bazen.</p>
<p>Ama siz, aslında bırakmak için kendinize izin verdiğiniz şeyleri kaybediyorsunuz, ve ben size neler olacağını söylemek istemiyorum çünkü siz zaten biliyorsunuz. Kendinizi kaybettiğinizde, o eski şeyleri kaybettiğinizde, şimdiden biliyorsunuz&#8230; de belki kelimelere dökmüyorsunuz, ama ne olacağını biliyorsunuz, Yo-ham. Siz Siz’i geri kazanacaksınız, üzerinde çalışmanızı bile gerektirmeyecek biçimde gerçekliğinizi yumuşak ve zarif yollardan yaratan o ilahi Tanrı parçanızla olan ilişkiyi kazanacaksınız. Onu dövmek zorunda değilsiniz. Onu zorlamak zorunda değilsiniz.</p>
<p>Yeni Enerjide Yaşamak</p>
<p>Şimdi bu noktada bir dakika kadar o güzel pran enerjisinden, sizden, özünüzden söz edelim. O bir maddeselliğe sahiptir ama ille de bir 3B bakış açısıyla değil. Bir dinamiğe sahiptir, ama dualite değil. Bir kapasiteye, yeteneğe sahiptir, ama zihnin manipüle ya da kontrol edebileceği türden değil.</p>
<p>O&#8230; prantay’ınızdan yayılan bu güzel enerji, nihayet ve gerçekten kendinizi ve enerji üzerindeki etkinizi, ve onu uygun ve verimli olarak nasıl kullanacağınızı anlamanızı sağlayan yeteneğe sahiptir. Ölçülebilirdir, ve dediğim gibi, yaşamınıza katıldığınızda, tümüyle mevcut olduğunuzda en iyi ölçülebilir. Geçmişte kullanmaya alışık olduğunuzdan çok farklı bir dinamiğe sahiptir, bu nedenle de biraz anlaşılması/yakalanması zor görünür.</p>
<p>Ama&#8230; ama sadece eski insan tarzlarınızı bırakıverirseniz&#8230; ah, bunun bir şarkı olmasını isterdim! (Kuthumi şarkı söylemeye başlar) “Sadece eski insan tarzlarınızı bırakıverseniz.” Onun küçük bir ses dersine ihtiyacı var, (Cauldre’dan söz eder) ama&#8230; (kahkahalar) onun nasıl iş gördüğünü, nasıl kolayca iş gördüğünü göreceksiniz. Bu teslimiyete girdiğinizde, aslında herşeyin ne denli kolay olduğunu keşfedeceksiniz. Ve sonra bize geri gelecek ve çıldırmış bir halde diyeceksiniz ki, “Neden bunu bize daha önce söylemediniz? Nasıl olur da buna daha birinci derste başlamayız?” Ve biz de sizi geri dönmeye ve okumaya davet edeceğiz ve bunun daha birinci derste olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Ama, sadece olmanıza izin vermekle, olmanıza izin vermekle, şeylerin nasıl kolayca hallolduğuna şaşacaksınız, ve bu, Kuantum Sıçramasından bekleyebileceğiniz bir şeydir. Şimdi içinde bulunduğunuz enerjide, şeylerin çok daha açık, berrak olmasını bekleyebilirsiniz. Şeylerin daha kolay olmasını bekleyebilirsiniz – ancak sizin yerinize bizim ya da Tanrı’nın ya da başka bir insanın ya da herhangi birinin yapmasını beklerseniz, öyle olmayacaktır.</p>
<p>Bunu gerçekleştirenin siz olduğunu, dışarı yayılıp da tüm bu şeyleri olduranın sizin prananız olduğunu anlayın ve sorumluluğu alın. Yaşantınızda yaratıların yepyeni bir düzeyden meydana gelmesine izin veren, sizin arzunuz, sizin seçimlerinizdir. Bunu, eski insan yaratılarınızla ölçmeyin, çünkü onlar hantaldı, yavaştı, çok yüklüydüler. Bu nedenle, bu kuantum enerjisinde – Yeni Enerjide – yaşamayı, Eski’yle kıyaslamaya ya da ölçmeye kalkışmayın.</p>
<p>EĞER, mevcutsanız, siz sizseniz ve teslim olmuşsanız, Yeni Enerjide herşey çok basit, çok hızlı ve çok zarif yürür. Siz o eski insan odaklarınıza çok alışıksınız, çok&#8230; aslında eğitimlisiniz, ve bu da sadece temel ihtiyaçlarınız, insani ihtiyaçlarınız için. Zihnin gereksinimleri, bedenin gereksinimleri. İçinde bulunduğumuz Yeni Enerjide, bunlar için kaygılanmanız artık gerekmiyor. Onların çaresine sizin tarafınızdan bakılacaktır. Siz’in.</p>
<p>Şu parayla ilgili şeyler, şimdi bu öyle bir konu ki, üzerinde saatlerce konuşabilirdik. Birçoğunuz için hep bir çaba oldu, oysa öyle olması gerekmiyor. Öyle kolay ki. Ve siz şimdi zihninizde diyorsunuz ki, “Eh peki Kuthumi, bunu nasıl yapacağımı bana söyler misin? Bunun bir planı programı var mı? Bir üçkağıdı var mı?” Bunlardan hiç biri yok. Artık bu konuda kaygılanmazsınız, çünkü odak, küçük geresinimlerde değildir. Bu Yeni Enerjide olduğunuz zaman, teslim olmuşsunuzdur ve size güveniyorsunuzdur, o da kendi başının çaresine bakar. Gerçekten bakar.</p>
<p>Birçoğunuz bunu hâlâ kabul edemiyor. Öylece oluvermesini kabul edemiyorsunuz. Hâlâ bir entrika çevirmeniz gerektiğine, onu planlamanız, onun için mücadele etmeniz ve ona tutunmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Ve bir dereceye kadar ıstırabın olması gerektiğine ve bir dereceye kadar sınırlamaların olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Oysa hiç de olması gerekmiyor. Ben bunu teslim etmenizi istiyorum. Bu akışı engelliyor.</p>
<p>Prana heryerdedir. Ruhu olan varlıklardan yayılır. Nokta. Uzaklarda bir yerlerde olan Tanrı’dan gelmiyor. Prana, ruhu olan varlıklardan yayılır, ve evrensel bütünlük denen o engin şeye akar. Hergünün her ânında her insandan yayılır. Prana, enerjiye ya da sizin hareket ya da tezahür dediğiniz şeye dönüştürülebilen potansiyellik akışıdır.</p>
<p>Ama şu anda, çevrede süzülüp duran, insanlardan yayılan tüm prananın büyük, çok büyük bir bölümü kullanılmamaktadır. Onun potansiyelleriyle hiç bağlantı kurulmadı. O, hiç gerçekleşmesine izin verilmeyen bir hayaldir. Sizden geliyor, diğer insanlardan geliyor. Çoğu kez de enerjinin bu engin havuzuna karışıyor. Sık sık Dünya’nın kendisi tarafından ve Dünya’yla ilgilenilmeye yardımcı olan varlıklar tarafından kullanılıyor. Ama o, sizin tarafınızdan kullanılabilir. Zaten ilk elden size ait. Siz bu prana enerjisini şu anda yayıyorsunuz. Onu dışardaki başka enerjilerle kıyaslamayın, özellikle de şimdi. Yeni Enerji bu yeni prananın içine örülmüş halde. Çok etkili – ama güçlü değil, anlıyor musunuz. Güçlü olmak zorunda değil. O sadece var. Çok, çok hızlı iş görür.</p>
<p>Sizin bu Yeni Enerjideki yaşamınız böyle olmalı. Bu kadar basit olmalı. Kendi benliğinizin evinde ya da tapınağında kendinizi onaylayacak ve sevecek kadar basit olmalı.</p>
<p>Sizden size tam bir onay, sevgi ve teslimiyet olduğunda, herşey hallolmak zorunda. Günlük odağınızı para kazanmaya ya da bir ilişkiyi tamir etmeye ya da fiziksel bedeninizle çalışmaya, onu tamir etmeye yerleştirmek zorunda değilsiniz. Kendinizi oynanan o zihin oyunlarıyla – zihninizde oynanan o oyunlarla, kendi savaş alanlarınızla &#8211; meşgul etmek zorunda değilsiniz. Birçoğunuz, kendinizi analiz etmeye çalışırken muazzam miktarlarda enerji harcıyorsunuz. Şu küçük dualitik çatışmalar zihninizde sürüp gidiyor. Ve bunlar sizi bazen terapiye ve ilaçlara kadar götürüyor – muazzam bir enerji harcaması. Bu, sizinle ilgilidir.</p>
<p>Spiritüellik, din, psikoloji, felsefe, bu şeylerin tümü öylesine dünde kaldı ki. Bugün, sizinle ilgilidir. Anlıyor musunuz? Anlıyor musunuz? (izleyiciler “evet” diye yanıt verir) İsterseniz yalan söyleyebilirsiniz! (kahkahalar) Bu, sizinle ilgilidir. Siz, yeni dinsiniz, sanırım böyle de denebilir. Siz, yeni psikolojisiniz. Siz, Yeni Enerjisiniz.</p>
<p>Şimdi, bu kulağa epey bencilce geliyor değil mi. Günün sonunda lokantaya gidip de garsona “Hayat tümüyle benimle ilgili!” diyecek olursanız (kahkahalar) Hmmm. Diyecek ki, “Umarım bu deli iyi bahşiş veriyordur!” (kahkahalar) Ve gerçekten de öylesiniz, çünkü enerji için kaygılanmıyorsunuz. Bahşişin yüzde yedi ya da on ya da siz Avrupalılar için yüzde eksi beş (kahkahalar) olması sizi kaygılandırmıyor. Kaygılanmıyorsunuz&#8230; masadaki paranın birazını geri alıyorsunuz! (yoğun kahkahalar, Kuthumi de kıkırdar)</p>
<p>SEN</p>
<p>Yeni Enerji “sen” enerjisidir. Sizce bu iyi bir stiker/çıkartma sloganı olur muydu? Yeni Enerji, “sen” enerjisidir, hem neden olmasın ki? Çünkü siz tanrısal olduğunuzda ve buna uygun hareket ettiğinizde, buna uygun yarattığınızda, bu, dünyayı değiştirecektir. Kendinizle bu kadar bütünleştiğinizde ve kendinize aşık olduğunuzda, tümüyle aşık olduğunuzda, enerjiniz, prananız, pran’ınız değişir. Öyle bir fizik meydana gelir ki, buna aç olan, yeni yanıtlara aç olan bir dünya için yepyeni bir potansiyel yaratır.</p>
<p>Şu anda dünyada mevcut sorunların en büyüklerinden biri, yüzyıllardır yeni yanıtların olmayışıdır. Yeni teknoloji oldu. Tıpta yeni ilerlemeler kaydedildi. Ama onbinlerce yıldır bu Dünya gezegeni üzerinde yeni bir düşünce olmadı.</p>
<p>Atlantis’te bir dönem boyunca yeni düşünce olmuştu ama sonra yok oldu. Ve insanlığın şimdiki çağında geri geldi, ama o noktada sadece partiye gitmek üzere şıklaşmış eski düşünceydi, gerçekten eskiydi. Bu Dünya gezegeninde şu âna kadar binlerce yıldır yeni düşünce olmadı. Ve bu yeni düşünce “sen” düşüncesidir. Siz herhalde bunu sürekli kafanıza kakmamızdan biraz yorgun düşeceksiniz. Bunu tekrarlayıp duracağız, ama bunun sizinle ilgili olduğunu anlamanızı istiyoruz. Ve üstelik zamanı çoktan geldi.</p>
<p>Şu ara sahip olduğunuz en büyük engellerden biri, hâlâ başkaları için sorumluluk duymanızdır. Tobias’ın diyeceği gibi, sizler çok iyi sosyal işçilersiniz. Başka insanlar adına hâlâ öylesine çok sorumluluk üstleniyorsunuz ki, yolunuzu engelliyor. Kızınızın ya da oğlunuzun ya da o tembel eşinizin ya da arkadaşlarınızın yanında olmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır. (kahkahalar) Bu kötü bir oyun. Kötü bir çağrı. Siz oyundan çıktınız.</p>
<p>Başkaları adına sorumluluk üstlenmek aslında bir kaçınma aracı, anlıyor musunuz. Hepsi bu. Şimdi kendinize diyorsunuz ki, ve şu anda da bunu söylüyorsunuz ama ben zihninizi delip düşüncelerinizi okuyabiliyorum, diyorsunuz ki, “Ama onların bana ihtiyacı var.” Hayır, yok. Hayır, gerçekten yok. Onların kendilerine ihtiyaçları var. Tüm ihtiyaçları budur. Kendilerine ihtiyaçları var. Size ihtiyaçları yok. İş yerinde bir patrona ihtiyaçları yok. Ağlamak için bir başkasının omuzuna ihtiyaçları yok. Kendilerine ihtiyaçları var, ve yuvada yaşamaya başlamalarına ihtiyaç var. Onların yaşamında eksik olan, kendileridir.</p>
<p>Size bunu yüklüyorlar – ya da aslında siz “ama bana ihtiyaçları var” dediğinizde, bunu kendinize çekiyorsunuz. Hayatınızda önemli kararlar almadınız çünkü onları suçluyorsunuz. “Nefret ettiğim işimi bırakamam çünkü&#8230;&#8230;..” Boşluğu siz doldurun. La, la, la. Ve siz aslında tam olarak kendi içinizde olmamakla onlara iyilik yapmıyorsunuz, anlıyor musunuz.</p>
<p>Sen’in tam sevgisi için kendinize izin verdiğiniz zaman, öylesine bütün, bütünleşmiş, tanrısal, insan, seçkin, Bayrak varlıklar olacaksınız ki, bu onların üzerinde muazzam bir etkiye neden olacak. Bu onlar için devasa bir ayna gibi olacak. Bu, eğer seçimleri bu yönde olursa – ki bunun altını çizmem gerekiyor – onlara yaşamlarındaki şeyleri değiştirme motivasyonunu ve potansiyelini sunacaktır.</p>
<p>Ve Tobias’ın, Saint Germain’in ve benim ve Kuan Yin’in dünyada neler olup bittiği hakkında size konuşmamızın nedeni, bir açlığın, bir arzunun olmasındandır. İnsanlardan böyle bir çağrı gelmeseydi, biz de böyle konuşmayacaktık. Ama muazzam bir açlık var. “Biri bize yolu göstersin” diye çağrıda bulunuyorlar. Onlara yol göstersin, onları yönlendirsin diye Yeni Enerji Musa’sını arıyorlar (Kuthumi güler). Ama sizin çölde kaybolmanız gerekmiyor. Amaçsızca etrafta dolanıp durmanız gerekmiyor. Onlar şu anda yeni yanıtları arıyorlar, ve yanıt&#8230;. (Kuthumi duraklar, izleyicilerden biri “ben” der; bazısı “sen” der) Eh, bu pek cılızdı.</p>
<p>Onlar şu anda yanıt arıyorlar. Onlar şu anda yeni yanıtları arıyor. Onların aradıkları&#8230; (Kuthumi yeniden duraklar, izleyiciler “sen” der) Sen. Sen. Sen. Bu hâlâ pek çoşkulu değildi. (kahkahalar)</p>
<p>Dünya şu anda aç. (Kuthumi’nin kendini tekrarlaması gülüşmelere yol açar) Onların büyük bir tabak&#8230;. (izleyiciler coşkulu bir şekilde bağırır “Sen!”) Ahh! Gerçekten. Gerçekten. Buna ihtiyaçları var.</p>
<p>Onlar gerçekten yanıtları arıyorlar. Etrafta dolanıp duruyorlar. Kaybolmuş haldeler. Yeni bir şey arıyorlar. Yeni, sizsiniz! Yeni, sizsiniz, çünkü siz teslim olmak için, tam olarak kim olduğunuzu olmak için, başkalarının ne düşüneceğine kaygılanmamak için, başkalarının sizden beslenmemesi için, tümüyle bütünleşmiş, kendini-şifalandıran, kendini-dengeleyen, kendini-yaratan bir varlık olmak için kendinize izin verdiniz. Ve onlar bunu gördükleri zaman, buna mucize diyecekler. Buna yeni diyecekler. Onlar da bundan biraz isteyecekler ve siz de onlara “Hayır!” diyeceksiniz. (kahkahalar) “Bana sahip olamazsın, ama sahip olabileceğin &#8230;. (kısa bir duraklama ve izleyiciler bağırır “Sen!”) Sen! Gerçekten! Gerçekten, gerçekten.</p>
<p>Yükseliş yolunda komik bir şey oldu. (izleyicilerden ve Kuthumi’den kahkahalar yükselir) Herşeyi kaybettim. (herkes daha da çok güler) Görüyor musunuz, melekler, gülüyorlar. Ben bu şakayı her yaptığımda onlar güler de güler, ve şimdi üstelik insanlar da gülüyor.</p>
<p>Kuantum Sıçraması – şu anda içinde bulunduğumuz enerji – uğraşmaktan vazgeçin. Uğraşmaktan vazgeçin. Ah! Uğraşırken zamanınızı boşa harcıyorsunuz. Gerçekten. Gergin oluyor, planlar yapıyorsunuz ve ne yazık ki, ne yapacağınızı bilemez halde bu kadar dibe vurduğunuz zaman da başkalarından enerji çalıyorsunuz. Salıverin. Dışsal bir varlığa salmayın, ama kendinize salıverin. Hemen şimdi.</p>
<p>Bu, spiritüel bir fiziği değiştirecektir. Boyutsal bir fiziği değiştirecektir. Yaşamınızdaki yaratma biçimini değiştirecektir. Burada konuştuklarımız hakkında düşünmeniz gerekmiyor. Bu konuda kitaplar okumanız gerekmiyor. Yalnızca salıvermeniz gerekiyor.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız hâlâ &#8230;. ben bu sözleri söylerken enerjinizi de hissedebiliyorum&#8230; siz dışsal, daha yüksek bir otoriteye salıvermeyi düşünüyorsunuz. Hayır! Böyle bir otorite yok. Yok. İnanmak isteyeceğiniz türden bir Tanrı yok. Tümüyle-Mevcut Sevgi var ve o sizsiniz. Bunu kabul etmede zorlanıyorsunuz, değil mi? Kaynağın siz olabileceğine, uzun zamandır aradığınız o yanıtın siz olabileceğine. Ve o sizdir. Salıverin, ve bu Yeni Enerjinin ne kadar kolayca iş gördüğünü izleyin. Kolayca, kolayca, kolayca, kolayca. Söyleyebileceğim tek şey bu. Eğer kolay olmuyorsa, o zaman onu doğru yapmıyorsunuzdur!&#8230; (bazı gülüşmeler) Tabi meydan okumalar istemiyorsanız, ki bazılarınız bunu istiyor. Bazılarınız zorluklardan hoşlanıyor, ama bunun bilinçli bir seçim olduğunu anlayın.</p>
<p>Şu anda içinde bulunduğumuz bu Yeni Enerjide, şimdiye kadar asla, asla görmediğiniz ya da deneyimlemediğiniz bir dinamik var, sizin dinamiğiniz. Hiç bir yaşamda, üstlendiğiniz hiç bir meleksi kimlikte (bunu görmediniz ya da deneyimlediniz). Ve o burada. O şimdi burada. Ve sizin için çalışmaya hazır. Önceleri mucize dediğiniz şeylerin olmasını bekleyin, diyecek kadar ileriye gideceğim, çünkü bu enerji çok kolay iş görür. Çok, çok kolay.</p>
<p>Eğer kolay olmuyorsa, bir an için durun. Sorun kendinize&#8230; sorun kendinize, “Bunu neden zorlaştırıyorsun? Neden zor yolu seçiyorsun?” Eğer başka insanları suçluyorsanız, bir an durun – peki o zaman neden bu insanlarla birliktesiniz? Onlar neden yaşamınızda? Yeni Enerji çok, çok çabuk ve kolayca meydana gelen kendine has zarif bir akışa sahiptir.</p>
<p>Sizden ev ödevinizin bir parçası olarak şunu isteyeceğim – çünkü Tobias ve Saint Germain’in hep ev ödevi verdiğini duyuyorum, onun için ben de vereceğim – bırakın kolay, yumuşak olsun. O insanca gereksinimlerinize hiç odaklanmayın. Salıverin gitsinler. Sağlığınız, zenginliğiniz, mutluluğunuz – bunların hepsini. Mutluluk – insan ihtiyacı. Yükselmiş büyük üstatların, bizim mutlu olmak gibi bir ihtiyacımız yok, anlıyor musunuz. Hatta bu söz dağarcığımızda bile yok. Hatta mutluluk, üzerinde hiç düşünmediğimiz bir şey. “Bugün mutlu muyuz ya da mutlu hissediyor muyuz” diye düşünmemiz gerekmiyor. Kendi içimizde öylesine bütün ve tamamız ki, ve siz de öyle olabilirsiniz.</p>
<p>Neden Buradayız</p>
<p>Ben şimdi, 18 Eylül’deki Kuantum Sıçraması’ndan bu yana Şambra’da çok, çok sık ortaya çıkan önemli bir soruyu yanıtlamak istiyorum. “Ben neden burada, Dünya’dayım?” Neden Dünya’dayım?” İki nedeni var. İki yanıt. Çok basit, çok kolay.</p>
<p>Birincisi: Çünkü başka insanlardan gelen ve “Bize yeni bir yol gösterin” diyen çağrıyı duydunuz. Ve siz, bu işlemden/süreçten geçip de bunu başkalarına geçirecek ilk grup olmaya gönüllü oluyorsunuz. Bu yenidir ve deneyimlenmesi gerekir. Daha önce de söylediğim gibi, kuşku duyduğunuzda, deneyimi yaşayın. Benim ‘Dünya üzerinde çok yetenekli’ diyeceğim bir yaşamı deneyimleyin. Dünya’da yetenekli bir yaşam. Tüm enerjiler size hizmet etmek, sizinle çalışmak, sizi geliştirmek için orada olacaktır, çünkü Adamus’un dediği gibi, siz Üstatlar’sınız. Siz yaratansınız. İşi kolaylaştırın.</p>
<p>Siz bir düzeydeki seçiminizle, yanıtları arayanlara, o yanıtlara zaten sahip olduklarını gösterecek kişiler olmak için buradasınız. Ama sizin bu deneyimden geçmeniz gerekiyor; sizin et ve kemikten olmanız gerekiyor; sizin gösterebilir halde olmanız gerekiyor ki, onlar da bunun yalnızca sözlerden oluşmadığını – yalnızca başka bir din ya da kült ya da başka bir kitap olmadığını – gerçek olduğunu görebilsinler. Gözlerinizin içine bakabilsinler. Size dokunabilsinler. Gerçekten siz olduğunuzu görebilsinler.</p>
<p>Kuantum Sıçraması’nın hemen ardından bizim tarafa geri gelmek yerinde Dünya’da olmanızın ikinci nedeni: Eh, biz buradaki odanızı kiraya verdik. (kahkahalar) Pardon! (Kuthumi kıkırdar) Bir süreliğine orada kalmanız gerekiyor. Şu anda Dünya’da olmanızın nedeni, bizim Üstatlık Parçası dediğimiz şeyi yaratıyor olmanızdan. (ç.n. Kuthumi bir kelime oyunu yapıyor. İngilizcede master piece, bir sanatçının yaptığı en mükemmel, muhteşem işe denir. Master’s piece demekle, Kuthumi hem en mükemmel, en muhteşem işi, hem de bir üstat olarak yapılan en mükemmel işi kastediyor.) Kendi Üstatlık Parçanızı.</p>
<p>Kendi Üstatlık Parçanız</p>
<p>Hiç çocukken kampa gittiniz mi? Ve kampın son günü size ucuz plastikten bazı iplikler ve birkaç ucuz taşlar verip bunları birlikte kullanarak bir şey yapmanızı istediler mi? Kampın son günüydü. Sizden bu özel şeyi eve götürmenizi ve anne ve babanıza göstermenizi istediler, böylece paralarının iyi yere harcandığını göreceklerdi ve siz de şimdi bir sanatçı, bir zanaatkâr olmuştunuz. Ama aslında olan şuydu, bu sizin içindi.</p>
<p>Bazılarınız bunu sakladı, ve ona her baktığınızda&#8230; belki bir dolabın çekmesinde, belki bir kitap rafında ya da bir kutunun içinde saklı duruyor, ve siz ona rast geliyorsunuz. Onu gördüğünüz zaman ne oluyor? Tüm anıları geri getiriyor, yalnızca bu plastik orijinal şeyi yaptığınız o birkaç dakikayı değil, ama kampa gitmenin tüm deneyimini de geri getiriyor. O göl, oyunlar, geceleri ayılardan ve canavarlardan korkmalar, dışarda yakılan ateşler ve şekerlemeler. Ve arkadaşlarınızla, önceleri, gençliğinizde tanıdığınız arkadaşların deneyimini de geri getirdi. Ve çok geçmeden kendinizi o uzun anılar zincirinde, çoğunlukla da güzel anılardan oluşan yolda bulursunuz, ve bunların hepsi de yaptığınız bu küçük güzel şey sayesinde tetiklenir.</p>
<p>Şu anda, Dünya üzerindeki zamanlarınızın son deneyimlerindesiniz ve Üstatlık Parçanızı yaratıyorsunuz. Şimdi bu, Dünya alemlerinin ötesine geçtiğinizde sizin için çok değerli olacak bir şeydir. Ve bu ille de fiziksel bir nesne olmayacaktır. Şu anda Dünya’dayken cebinize koyabileceğiniz bir şey olmayacaktır. Ama siz çok güzel bir kozmik mücevher – diyelim buna – çok güzel bir yaratı, semavi bir resim, ya da herneyse dokumaktasınız. Ama bu, Dünya denen bu yerden ayrılırken sahip olacağınız en değerli parça olacak.</p>
<p>Üçüncü Çemberde onu gururla taşıyacaksınız ve size hep Dünya’daki deneyimlerinizi anımsatacak, ve yaşamanın sevinçlerini anımsatacak. İnsan alemlerinde olmanın zorluklarını anımsatacak. Aşkları ve kayıpları anımsatacak. Size kendi dönüşümünüzü anımsatacak, meleksi bir varlıktan insana ve şimdi de kendi varlığınıza.</p>
<p>Sahip olduğunuz şu günlerde, bunu bilinçli olarak bilin (ya da bilmeyin), kendi Üstatlık parçanızı yaratıyorsunuz. Ve şu geçtiğimiz haftalarda gece bunun rüyasını gördünüz. Size, ve yalnızca size ait olan bazı ilginç yerlere gidip bu heykel üstünde çalıştınız. Kendi insan durumunuzun bilinciyle yaptığınız bu heykel üstünde, böylece ona hep sahip olacak ve Dünya üzerinde geçirdiğiniz o güzel, güzel günleri hep anımsayacaksınız.</p>
<p>Yaşamın Tadını Çıkarmak</p>
<p>Hepinizi ve tek tek her birinizi, şu anda sahip olduğunuz her ânın, her günün, her yaşam deneyiminin kesinlikle zevkine varmanız için cesaretlendiriyorum. Burada olmak sizin seçiminiz. Ve (bu yaşamın) basit, güzel, ödüllendirici olması da seçiminiz olabilir. Artık çabalamanızı gerektiren şeyler yok. Bilincinizin makyajlı bir parçası olarak buna ihtiyacınız yok. Varlığınızın ruhu olan bir parçası olarak buna ihtiyacınız yok. İnsan olduğunuzu göstermek için buna ihtiyacınız yok. Bu öylesine kolay olabilir ki.</p>
<p>Ama diyorsunuz ki, “Peki ama, beni zora koşan onca insana ne dersin?” Sizi zora koşmuyorlar. Gerçekten koşmuyorlar. Onların enerjisi, onların pranaları, sizinkine ışık tutmuyor.</p>
<p>Kolektif olarak, şu anda Dünya’daki tüm Şambra-olmayan insanlar biraraya toplansa, enerjilerini size odaklayıp sizi aşağılamaya ya da ele geçirmeye kalksa, yakınınıza bile gelemezlerdi.</p>
<p>Anlayın ki, yaydığınız – kendi özünüz ve kendi Yeni Enerjinizin bir birleşimi – öylesine&#8230; (duraklama) bunu ifade edebilecek insanca bir kelime yok. Çünkü “güçlü” demek uygun olmayacak. “Dinamik” kelimesi kuvvet içerir, ve biz kuvvetin ötesine geçtik artık. Siz şu anda kuvvetin/gücün ötesine geçtiniz. Dünya üzerindeki tüm insanlar biraraya gelip size psişik bir saldırıda bulunmaya kalksalar bile, direnç olmadığı için, teslim olduğunuz için ve olduğunuz herşeyi olmak adına herşeyi kaybettiğiniz için, hiç bir etkisi olmayacaktır.</p>
<p>Şimdi sizi değiştirebilecek, sizden (bir şeyler) götürebilecek tek bir insan, bir grup insan ya da bir grup melek bile yok. Yaratıcılık yolunuz sonuna kadar açık. İstediğinizi seçin.</p>
<p>Namaste!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Kuantum Sıçraması Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 2:”Sen, Sen, Sen”</div>
<div class="tarih">Kuthumi lal Singh’in katılımıyla, Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
6 Ekim 2007<br />
www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Namaste. (izleyici karşılık verir”Namaste”) Bu harika günde, bu Şambra grubuyla yaptığımız güzel toplantıya devam ediyoruz. Ve ben, bir soruyu daha sorulmadan yanıtlamak istiyorum: Hayır! (izleyiciler ve Kuthumi güler)</p>
<p>Ve bir sonraki soru: Yeni Dünyada ve Eski Dünyada neler olduğu hakkında bize biraz daha bilgi ver… (Linda elindeki soru kağıtlarını sallar ve”Bu iyiydi!” der) … (Kuthumi güler ve Linda tekrarlar,”Bu gerçekten iyiydi. Çok etkilendim.” O soru kağıdını atabilirsin! (Linda,”vay canına” der.)</p>
<p>Ben bunu çok basitleştirmeye çalışacağım. Bunların hepsinin ardında çok büyük enerjiler var, ama şöyle diyelim, Yeni Dünya ile Eski Dünya flört ediyorlardı, (bazı gülüşmeler) ve biraz hangi yöne gideceklerini, ilişkiyi nasıl sürdüreceklerini tartışıyorlardı. Ve Eski Dünya Yeni Dünyaya, bazen ilişkilerde söylendiği gibi dedi ki,”Kıçını pardon kaldır ve git!” (kahkahalar)”Artık sana ihtiyacım yok ya da artık seni istemiyorum.” Ve böylece, duyduğu şefkat ve saygı yüzünden Yeni Dünya şöyle dedi,”Evet, biz bu noktada geri çekiliyoruz. Sen, seçtiğin şeyi yapmayı seçiyorsun ve biz de bunu onurlandıracağız. Gerçi aynı fikirde değiliz ama, seçimini onurlandıracağız.”</p>
<p>Böylece, Eski Dünya ile Yeni Dünya ayrıldılar. Ama Eski Dünya kendini çok üzgün ve yalnız hissetti, onun dengelenmesine ve yönlenmesine yardımcı olan o öbür enerjinin olmadığını hissetti. Ve Eski Dünya aptalca şeyler yapmaya başladı – geceleri dışarda fazla zaman geçiriyor, partilere gidip ölçüyü kaçırıyor, yanlış insanlara takılıyordu, birkaç katille, birkaç saldırgan eylemlere bulaşmak gibi – ve günün sonunda Eski Dünya dedi ki,”Yeni Dünya’da gerçekten sevdiğim bir şey vardı. Yeni Dünya’da bir kolaylık vardı. Yeni Dünya sevincin tezahür etmiş haliydi. Yeni Dünya kendiyle barışık görünüyordu ve ben burada kendimi bile hiç sevmiyorum. Belki de yeniden birleşmemizin zamanı geldi.”</p>
<p>Böylece 18 Eylül’de, Eski Dünya, dizlerinin üstünde emekleyerek Yeni Dünyaya gitti ve”Senden beni affetmeni istiyorum” dedi. (Tam bu sırada yere düşen birşey gürültü çıkartır ve izleyicilerle Kuthumi’nin çok gülmesine neden olur.) Ve Yeni Dünya dedi ki,”Affedecek hiçbir şey yok.” Ve Eski Dünya”Yeniden birleşelim” dedi. Ve Yeni Dünya şöyle dedi,”Senin istediğin biçimde olmaz, çünkü bak, eski biçimde sen benden yararlanıyordun. Eski biçimde, dönüp kendine bakmamak için beni kullanıyordun. Onun için, yeniden birleşecek olursak, Eski Dünya, kendi içine bir bakmak zorunda kalacaksın. Kimliğini sevmeyi öğrenmek zorundasın. Bütün ve tamam olman gerekiyor, çünkü ben seni tamamlayamam. Ben seni mutlu kılamam. Senin sorunlarını çözemem, ve o ardı arkası gelmeyen aptalca, aptalca sorularının hepsini yanıtlayamam. Kendin için bunu senin yapman gerekiyor. Ve eğer bunu yapmaya razıysan, o zaman yeniden çıkmaya başlayabiliriz. Ama hemen evlilikten söz etmeyelim.” (kahkahalar)</p>
<p>İşte Eski Dünyayla Yeni Dünyanın öyküsü böyle. Birbirleriyle yeni bir ilişki kurma yolundalar. Ve biz bizim bakış açımızdan Eski Dünyanın Yeni Dünyaya çok, çok bağımlı hale geldiğini görüyorduk. Ayrıca Eski Dünya, Yeni Dünyayı da kendine benzetmeye çalışıyordu. Yeni Dünyanın sahip olduğu bu denge türünü, bu parlaklık türünü kabullenmede zorlanıyordu, ve eh, Yeni Dünyayı ele geçirip kontrol etmek istiyordu. Ama kendini ve kendi varlığını ve varlığının bütünlüğünü çok farkında olan Yeni Dünya, bunun gerçekleşmesine izin vermedi.</p>
<p>Böylece onlar şimdi yeniden çıkmaya başladılar. Yeniden gülüyor, ortak ilgi alanlarındaki şeyleri tartışıyorlar. Enerjiler birleşmeye başlıyor. Ama Yeni Dünya, Eski Dünyaya”Bunu kendin yapmak zorundasın” demek konusunda çok dikkatli. Yeni Dünya öyle ya da böyle tekamül edecek ya da sizin deyiminizle yükselecek.<br />
Yeni Dünya bu muhteşem örnek ya da Bayrak olacak, yalnızca şimdilik Eski Dünyada kalan insanlar için değil, ama tüm alemlerdeki tüm meleksel varlıklar için de, ve bu melekler şöyle soruyorlar,”Mutlakiyete/egemenliğe yepyeni bir biçimde geri dönmek nasıl bir şey? Tüm o zorluklarla ve meydan okumalarla dolu bu Dünya üzerinde bedenlenme deneyiminden geçip de, yine de her zaman ‘Ben Ben’im’ olarak çıkmak nasıl bir şey?”</p>
<p>Şimdi bunları yanıtladığımıza göre birkaç soru alalım.</p>
<p>LİNDA: Bir şey farkettim, Cauldre kanalıyla yansıyan sesinde bir farklılık vardı ve bu şimdi yok oldu.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bütünleşme.</p>
<p>LİNDA: Ha-a-a. Çok iyi. Çok iyi.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bütünleşme. Her ne zaman sizin direnç dediğiniz şey olduğunda, bazı özellikler güçlenir. Örneğin, diyelim ki bir varlığa – mesela<br />
Kleopatra’ya &#8211; kanallık etmeye başlıyorsun, başlarda o varlığın özellikleri daha abartılı bir biçimde senden akacaktır, ama sen o enerjiye güvenmeye ve alışmaya başladıkça, o senin içinde tam anlamıyla bedenlenmeye başlar. Seninle kaynaşır, ve bu yüzden de farklılıklar başlarda olduğu kadar vurgulanmaz. Tıpkı Cauldre’nın Tobias ya da Saint Germain ile ilk çalışmaya başladığı zamanlarda, farklılıkların daha abartılı olması gibi. Ama ben az önce oynadığım role geri dönebilirim! (kahkahalar)</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tamam, benim bir sorum yok. Bildirecek bir şeyim var sanıyordum ama şimdi fark ediyorum ki haykırmak istediğim bir şey var. Kuantum Sıçramasından sonra hayatımda ilk kez… ben ölüme farklı zamanlarda birkaç kez yaklaştım, ama hayatımda ilk kez gerçekten ölmek istedim, çünkü artık yapamayacağım, yeter dedim. Ve dün, ilk kez, eski muhteşem benliğimle yeni muhteşem benliğimin küçücük bir parçasını gördüm, ve bugün, ben olan”sen”i biraz daha bulduğum için çok mutlu olduğumu haykırmak istiyorum. Ve bunun için yalnızca teşekkür etmek istedim. (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bu, tüm Şambra için mükemmel bir noktayı, ve benim bu Şaud’da”şimdilerde Dünyada olmaktan” söz etme nedenlerimden birini ortaya koyuyor. Siz 18 Eylül’de çok önemli bir eşiği geçtiniz. Bazılarınız, bu noktaya kadar dayanabilmek amacıyla yaşamınıza tam anlamıyla pamuk ipliğiyle bağlı kaldınız. O eşiğe varabilmek için gereken herşeyi yapıyordunuz. Ve eşiği aştınız.</p>
<p>Şimdi soru şu”Ben ne yapacağım? Neden burada, Dünyadayım? Neden bunların tümünden geçmeli?” Ve bizim buna yanıtımız… aslında, ölüm çok hızlı olur. Bizim tarafa geliverirsiniz, ölüm, insanların ölümle ilişkilendirdiği tüm o dramlar ve travmalar değildir. Yani bu tarafa geri gelmek çok kolaydır. Sevgili Paula – Paula Sunray (18 Eylülde geçişini gerçekleştiren bir Şambra) bugün bizimle birlikte burada, ve o size bunun kumda çizili bir hattı geçmeye benzediğini söyleyecektir. Ama biz size”Neden burada olduğunuz”dan da söz ettik. Çünkü insanlar böyle bir çağrıda bulunuyor.</p>
<p>Dediğimiz gibi, dünya üzerinde uzun, çok uzun bir süre yeni yanıtlar, yeni düşünceler, yeni bilinç olmadı. Böylece sen bu çağrıyı duyuyorsun, ve kalmayı kabul ettin. Belki… şimdi bunu bir düşün. Biz, Üstatlık Parçanı yaratmak amacıyla, bizim tarafa gelmek yerine şimdi Dünyada kalmanızdan da söz ettik. Senin Üstatlık parçanı, Dünya katmanlarının ötesine yükseldiğin zaman, sonsuza dek anımsayacağın o şeyi. Şimdi, Dünya üzerinde bu yeni yanıtlar, yeni bir düşünce için yapılan çağrı ile, senin Üstatlık Parçan arasında bir bağlantı olabilir mi? Belki de vardır.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda’dan gelir): Uykuyla ilgili birkaç soru var, ve bunun bir Şambra belirtisi olarak daha önce yanıtlandığını biliyorum, ama bu kişiler Şambra belirtilerini farkında olan kişiler ve buna rağmen uyumak konusunda yeni bir kızgınlık düzeyinin tetiklendiğini görüyorlar. Bu konuda konuşabilir misin?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bedeniniz… Biraz geri gidelim. Uyumak ihtiyacını duyan zihninizdir, bedeniniz değil. Ve zihniniz şu ara büyük değişimlerden geçiyor ve siz de zihninize daha az bağımlı hale geliyorsunuz. Rahatsız hissetmenizin nedeni, zihninizde olan bir şeyden ötürü değil, ve siz zihninize yüklenmediğinizi, başka bir şeylerin – tanrısal bir zeka, sizin bütünlüğünüz &#8211; olmakta olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle, eskiden gereksindiğiniz uyku miktarı kadar uyumanız gerekmiyor. Aslında şimdi daha çok bedeninizin biraz uykuya gereksinimi var, ama zihniniz, önceleri gereksindiği miktarlardaki uykuya ihtiyaç duymuyor. Siz bunu dengelemeyi öğreniyorsunuz, ama bir parçanız yine de belli bir uyku düzeninizin olması gerektiğine inanıyor. Ki bu gerekmiyor.</p>
<p>Bir değişiklik söz konusu. Örneğin, bir gece yalnızca iki ya da üç saat uyuduysanız, sizi ertesi gün yorgun olacağınıza inandıran bir beden/zihin/ruh kaydı vardır, ve buna inandığınız için de yorgun olursunuz. Ama bu yakında gidecek ve siz, uyku ihtiyacınızın çok farklılık gösterdiğini göreceksiniz. Öte yandan bazı durumlarda da günlerce uyumak isteyebileceksiniz, ve biz bu yüzden, sonunda kendi işinizde çalışmanın önem kazanacağını söyledik! (kahkahalar) …. ya da, esnekliğin önemli olduğunu içtenlikle anlayan bir işverenle. Ama uyku düzeniniz kesinlikle değişecektir. Ve bu,”Eksik olan ne?” videosunda kesinlikle sözünü edeceğimiz ölçümlerden biri olacak.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Kuthumi. Benim, ve bu soru da kendim için.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sen?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Evet, benim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sen.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Evet. (izleyicilerden biri”Muhteşem sen!” diye bağırır) Elbette muhteşemim! (kahkahalar) Epey bir süredir nefes alma sorunum var, ve bu, bilirsin işte, ben Norma’nın söylediği gibi nefes almaya çalışıyorum…</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bir yaşama sorunu mu?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Bunu söyleyeceğini biliyordum!</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Yaşama sorunu?</p>
<p>3.ŞAMBRA: Hayır! Bir nefes sorunu. Bayrak Teknolojisini (satın) aldım ve onu kullanmaya başlayacağım. Ama ben çabucacık, onbeş saniyelik bir şifa istiyorum ki (kahkahalar) hayata devam edebileyim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Hmm! Ben söylediğime geri döneceğim: Bir yaşama sorunu. Ve bu doğrudan nefesle ilgilidir, gerçekten burada olmak isteyip istemediğini, neden burada olduğunu sorgulamakla ilgilidir. Bu yüzden de kendini nefeste tezahür ettirdi, ve sen sevinç ve kolaylık içinde burada olma seçimini bilinçli olarak yaptığın an, eh, nefesin de o zaman sevinç ve kolaylık içinde olacaktır. Ve sorun yok olacaktır.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Ben bunu yaptım ve yok olmadı. Haha! (gülerek) İşte gidiyor – bak şuna bak!</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Seninle aynı fikirde olmamayı isterdim. (kahkahalar) Yaşamayı seçmekten daha fazla ölmekten korkuyorsun. Başka bir deyişle, aslında ne olacağından emin değilsin, ama gerçekten burada olmak isteyip istemediğinden de emin değilsin. Bu çok basit enerjidir.</p>
<p>Ben senin tutku düzeyine bakıyor ve onu ölçüyorum. Çok az. Sen bir tutku ya da bir sebep ya da bir sevinç yaratmak için çabalayıp duruyorsun ama, doğrusunu istersen tutku-metren”boş”a yaklaşmakta. Tutku, tüm çevrende mevcut, ben bunu dışsal enerji alanında görebiliyorum. Bir dolu farklı şeyleri yapma tutkusu. Gerçi bazısı senin Eski Enerji diyeceğin türden ama bazısı şu anda bir Yeni Enerji tutkusu olarak ortaya çıkıyor ya da doğuyor, ve bunlar ille de belirli bir insan aktivitesiyle ilgili olmayabilir. Ama sen bunun ortaya çıkmasına izin vermedin. Tekrarlıyorum, belli bir sınırlamaya ya da isteksizliğe, belli bir programa sahipsin, ve bu, senin açılmana izin vermiyor. Bu tutku orada duruyor ve o sana ait ve sen onu yaşamına davet edebilirsin, hem de hiç bir kısıtlama olmadan, ne olduğunu bilmek zorunda olmadan.</p>
<p>Bak, Yeni Enerji tutkusu senin için – hepiniz için – doğrudan insanımsı aktivitelerle ilgili olmak durumunda değil. Örneğin, diyelim ki, bir tutku, resim yapmak ya da dans etmek ya da gezilere gitmek olabilir. Yeni Enerji tutkusu, insan ihtiyaçlarının ve hatta insan anlayışının ötesine geçer. O nedenle, ben seni gerçekten bu tutkuyu hissetmeye davet ediyorum. O senindir. Orada oturuyor – şu anda tanımsız bir halde – ama sen onun yaşamına akmasına izin verebilir misin? Sana zaten söylendiği ama senin duymak istemediğin üzere, nefesin yalnızca başka şeylerin bir tezahürü olduğunu göreceksin. Bunlara ister yaşamak de, ister tutku. Ama zihninin ötesine, neden Dünyada kalmak istediğinin mantıksal açıklamasının ötesine gidip de o tutku-metrenin yeniden yükselmesine izin verdiğinde, nefes artık hiç sorun olmayacaktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Selamlar. Lütfen, Mesih Tohumunun ve Mesih Bilincinin ne olduğunu açıkla. Saint Germain kendi kitabında Mesih Tohumu enerjisinin şimdilerde Dünyada çiçek açmaya başladığına değiniyor. Ben, Mesih hakkında dinin öğrettiklerine takılıp kalıyorum ve Mesih Tohumuyla Mesih Bilincini sizin nasıl tanımladığınızı bilmek istiyorum.</p>
<p>Not: Ben bugün bu Şaud’a katılmak yerine oynuyorum ve beni özleyip özlemediğinizi bilmek isterdim. (kahkahalar)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Fiziksel olarak burada değilsin. Enerjisel olarak çok, çok mevcutsun. Ve biz, hayır, seni özlemedik. Sen eksik değilsin!</p>
<p>Mesih Bilinci/Mesih Tohumu’na gelince, biz yine tüm bu farklı tanımlarla uğraşıyoruz ama, bu,”kristal” ya da”Hristos”,”açık/berrak” ya da”yeni”nin kök enerjisinden geliyor. Bu, İsa’yla, ya da kutsal kitaplarda okuduğun Mesih’le ilgili değildir. Bu, açıklıkla/berraklıkla ya da yenilikle ilgilidir. O nedenle, Mesih Tohumu ekildi, Mesih Bilinci burada dendiğinde, yeniden söz ediliyor. Temel olarak, Yeni Enerjiden.</p>
<p>İkibin yıl önce birçoğunuz, bu genel yeni bilinç tohumlarını ekme döneminde burada, Dünya’daydınız, ve bu tohumlar şimdi filizleniyor. Sizler, yeni bilinç olarak gelmekte olan şeyi hasat edecek ve dünyadaki diğer insanlarla paylaşacak kişiler olmak üzere geri geldiniz. Bu, az önce sözünü ettiğim yeni bilinçtir.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Kuthumi. Son zamanlarda Kırmızı Çemberde bulunan sizler, daha fazla dişi enerjiyi buraya getirmeyi çok vurguladınız, ve bu sanki özellikle de Yeni Enerjide önemli gibi. Ve, örneğin, kanallık yapan kadınların eril varlıklar getirmeleri alışılmadık değil ama bana öyle geliyor ki, Kırmızı Çember’in ağırlığı erilden yana. Bizim neden hiç… kabul ediyorum, dişi enerjilerin katkıları var ama dişi varlıklardan gelen fiili bir kanallık hiç yok.</p>
<p>LİNDA: Bunu Kuthumi’de algılamıyor musun? (izleyiciler ve Kuthumi güler)</p>
<p>5.ŞAMBRA: Birazını Kuthumi’de görebiliyordum!</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Biz bunu daha önce test ettik ve perdenin bizim yanında bulunan hepimiz, Cauldre’nın örneğin Meryem’e kanallık yapmasının kulağa çok alışılmadık geleceğini hissettik. Cauldre’nın sesinde bir güvenilirlik olmayacağından değil, çünkü onun sesi belli enerjileri, dişili de, iletmeye uyumlanmıştı. Ama bizim tarafta dişil bir ada sahip olan belirli bir varlığın olup olmaması önem taşımıyor. Tobas’ın varlığı, Saint Germain ve özellikle ben Kuthumi’nin varlığı eril/dişil enerjiyi bütünleştirmiştir. O nedenle, insan düzeyi için kullandığımız ad, seni yalnızca eril olduğumuza ilişkin aldatmasın, çünkü biz bu ikisinde çok, çok dengelenmiş haldeyiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Ve aslında sen bize kendi eril/dişil dengeni ve bu dengenin neresinde bulunduğunu soruyorsun. Ve… sen bununla fazla mücadele ediyorsun. Bunu fazla analiz ediyorsun. Bu, eril ya da dişil olsun her bir veçhene senin tarafından verilmiş bir davetiyedir. Bunu kontrol edemezsin. Bunu ayarlayamazsın – ve ayarlamak da istemezsin. Bu, eril/dişilini kaynaşıp birleşmeye davet etmekle ilgilidir. Aydınlık ve karanlığını davet etmektir, ki geçmişte bununla oynadın ve – nasıl desek – öylesine yandın ki bundan uzak durdun. Bu akşam eve git ve aydınlıkla karanlığını yeniden birleşmeye davet et. Kendinin tüm bu dualitik parçalarını davet et. Şu anda bununla mücadele ettiğini, bunu nasıl yapacağından emin olmadığını görüyorum. O derin nefesi al ve tüm o parçaları yeniden birleşmeleri için davet et. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Second Life (İkinci Yaşam) denen ve bir sanal gerçeklik dünyası olan bir web sitesi var. Bu sitede kişi, Avatar denen ve yaratıcısının istediği her türlü özelliklere sahip olabilen elektronik bir kişilik yaratıyor. Bu dünyada yaratıcı Avatar’ı kontrol ediyor ve ona, satmak, almak, yaratmak, olmak gibi insanın hayal edebileceği herşeyi yaptırıyor. Bu tür bir oyunun, onu oynayan kişi için nasıl hem yapıcı hem de yıkıcı olabileceğini görebiliyorum. Eğer (bu oyundaki) bir yaratıcı bu sanal dünyaya ve yarattığı Avatar’ına kendini epey kaptıracak olursa, kendinin gerçek bir veçhesini de mi yaratmış oluyor? Ve bu veçhe gerçek dünyaya adım atıp Avatar’ın yaratılma amacı doğrultusunda deneyimler mi ediniyor? Eğer böyleyse o (oyunu oynayan) kişi/yaratıcı – bu onları nasıl etkiliyor?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sizin burada bu oyunlarla yaptığınız, aslında yaratının çok daha yüksek düzeylerinde gerçekleştirdiklerinizi taklit etmektir. Sen kendini, çok yüksek bir düzeyde, yaşam süreçleri denen kendinin tüm bu veçhelerini yaratan bu oyunun oyuncusu olarak hayal edebilirsin. Bazısının iyi, bazısının kötü olduğu farklı özellikler ve kimlikler yaratabilirsin ve hepsi de kendin hakkında daha fazlasını keşfetmek amacını güder. Böylece bu elektronik oyunlarda aynı eylemi taklit edersin. Bu kendi değerine sahiptir ve başkalarına… insanların bir anlamda gerçekten veçheler yarattıklarını ve bu veçhelerin kendi yaşamları olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Ister Second World (İkinci Yaşam)ın sınırları içinde oynasınlar, ister gerçekten boyutlara yayılsınlar, onlar gerçektir ve mevcutturlar.</p>
<p>Bu Avatar’lara öylesine muazzam miktarlarda bilinç ve enerji akıtılıyor ki, çok becerikli ya da usta olan biri bu Avatar’ın gerçekten canlanmasını sağlayabilir, ruhu olan bir varlık olarak değil de, biyolojik bir varlık olarak. Buna çok yaklaşan bazı kişiler var, ve Avatar’larının gerisinde böyle bir dinamik yaratmış olanlar, Avatar’ların başka insanlar tarafından insan gözleriyle görülmesini sağlıyorlar. Gerçi onlar bir tür hayalet görünümündeler ya da gerçek bir fiziksel biçim içinde değiller ama, kısacık bir an için fiziksel bir görünüme sahip olabilirler.</p>
<p>Buradaki güzellik şu ki, eninde sonunda insanlar ne inanılmaz yaratıcılar olduklarını anlayacaklar. Kendilerinin dinamik veçhelerini ya da Avatar’larını nasıl yaratabileceklerini anlayacaklar. Ama bunun, kendini bölmenin, türlü veçhelerde aslında kaybolmanın bir yolu olduğunu da anlayacaklar, ve er ya da geç tüm Avatar’larını yuvaya geri çağırmak isteyecekler.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Kuthumi. Herşeyden önce, birkaç gün benimle olduğun için teşekkür ederim. Benim sorum babamla ilgili, o on ay önce öteye geçti. Ve ikinci soru da, yaptığım bu garip yolculukla/gezintiyle ilgili. Amerika’ya uçmadan birkaç gün önce, iş icabı Kudüs’e, eski şehre gitmem gerekti ve gittim. Tüm o eski kalıpları görüyorum, ve biz çok, çok sinirli bir ülkede yaşıyoruz. Şaşırtıcı. Çok sinirli. Ve şimdi buna bakıyorum da, berraklaştıktan ve salıvermelerimi yaptıktan sonra aradaki farkı görebiliyorum, bu konuda ne söyleyebilirsin? Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Önce baban konusunda: o öbür taraftaki bir kibutz’a gitti, çünkü o enerjide uzun, çok uzun zamandır rahat ediyordu. Orası onun evi, onun güvenliği idi. Ve Saint German’in okulundan da bildiğin gibi, perdenin öbür yanında çok, birçok düzeyler, birçok boyutlar var, ve çoğu kez, insan dünyasından ayrılanlar, Dünya’da yaptıkları şeylere çok çekilirler. Gerçi bunu fiziksel bedenleri olmadan yaparlar ama, yine de fiziksel niteliklerle ya da belirli bilinç türleriyle yaparlar.</p>
<p>Böylece baban, yakın Dünya alemlerindeki bu kibutz’da çok aktif, başkalarına yardım ediyor, çok, çok çalışıyor, çünkü çok çalışmanın cennete götüren ödül, yol olduğuna hep çok inanmıştı. Diğer insanlara diskur çekip ne yapmaları gerektiğini söylemeye bayılıyor (bazı gülüşmeler), ve sen, bunun bir anlamda onun kendi kibutz’u olduğunu da söyleyebilirsin, ama baban, aynı gereksinimleri olan başkalarıyla da birleşti. Senin sorun şu, mutlu mu? Hayır, ama önceleri de hiç değildi. (kahkahalar) Ve bu onun… o rahat diyelim. Rahat. Belli bir çağrıyı ya da başlangıca geri çağrılıp da ruhunun ebedileşeceği belirli bir zamanı bekliyor . O bunu bekliyor, ama şu anda keyfi yerinde. Çok rahat.</p>
<p>Israil toprakları… (duraklama) bu noktada danışmam gerekiyor… bu soruyu geçiyorum ve o daha ayrıntılı olarak Şubat’ta yanıtlanacak, ama şimdi onu yanıtlayacak olursak – nasıl desek – biraz tedirginliğe ya da asabiyete neden olacak, onun için bekleyeceğiz.</p>
<p>LİNDA: Kim tedirgin ya da asabi olacak?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Sen. Sen! (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: İki soru daha.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Dört.</p>
<p>LİNDA: Hay Allah! Peki.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim ana sorum şuydu ve hala şu: Ben Şambra ailesinin bir parçası mıyım? Son yıllarda tüm Şaud’ları okudum ve dinledim ama yine de, bu yaşamda Kuantum Sıçramasına katılmam gerekip gerekmediğine ilişkin bana bir ipucu verecek herhangi bir değişimi ne içimde ne de çevremde hissediyorum. Bu beni şu son aylarda epey kaygılandırdı ve ben sizin tarafınızdan bir yanıt alıp alamayacağımı merak ediyorum.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bu gerçekten kişisel bir seçimdir. Sana kalmış bir şeydir. Seç; seçme. Bu, bizim burada sınırlayabileceğimiz bir şey değil. Biz, elimizde bir liste kimin Şambra olduğuna, kimin olmadığına bakmıyoruz. Şambra, bilinçtir. Bir kulüp, ya da erkek öğrenci… ya da kız öğrenci birliği değildir, teşekkür ederiz. Şambra bir bilinçtir ve onunla uyum içinde olduğunu ya da olmadığını hissettiğin enerjidir. Bu nedenle bu, kendine bahşettiğin bir armağandır. Başka kimse, Tobias’tan tut da Cauldre ya da Andra ya da An’a kadar kimse sana bunu veremez. Bunu kendine sen verirsin.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam) : Merhaba Kuthumi, nasılsın? Sormak istediğim ilk şey, neden şu anda sanki bir kalp krizi geçiriyormuşum gibi hissediyorum? (Kuthumi ve izleyiciler güler) Ve bir de, ki bu da yıllardır sorup durduğum sorulardan biri, sorulan son soru. Ama benim seçimim… sandalyemde otururken, oturduğum yerde saklanmak istedim, çünkü burada olmakla ilgili öylesine çok duygulara sahibim ki. Burada olmak istiyorum. Altı yıldır burada olmak istedim, ama buraya gelmekten de ödüm patladı.</p>
<p>LİNDA: Toplantıya mı?</p>
<p>9.ŞAMBRA: Evet, ve ben sadece… biliyorum…</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Burada yemekler kötü – ama o kadar da kötü değil! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>9.ŞAMBRA: Ben Mayıs’ta buradaydım ve Linda’yla… sorular sorup durdum ve ben sadece… Karım dışarda ve bana dedi ki,”sorasın diye eline bir liste vereceğim”, anlarsın işte. Ben kendimi kayırıp da, işte, ben kimim, neden buradayım gibilerinden bir soru sormayacağım, ama…</p>
<p>LİNDA: Neden sormuyorsun?</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Ama… ama…</p>
<p>9.ŞAMBRA: Şunu sormak istiyordum…</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Hadi sor. (kıkırdar)</p>
<p>9.ŞAMBRA: Bazen korkuyorum, çünkü sanki Şambra’yla bir geçmişim olmuş ama her zaman da olumlu olmamış gibi hissediyorum. Ve ben biraz korkuyorum, çünkü… Gerçeği bilmek ister misin? Hemen soruma geçiyorum…</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Ee ben gerçeği biliyorum! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>9.ŞAMBRA: Burada hoş karşılanmayacağımdan korkuyorum, ve bunun benimle ilgili olduğunu biliyorum. Buradaki herkesin beni çok hoş karşıladığını hissettim, ama zihnimde, sanki Linda bana mikrofonu vermeyecekmiş ya da, işte,”sorular bitti” diyecekmiş gibi hissediyorum. (izleyiciler güler ve geri plandaki Linda”aaaaa” ve”hayır” der) Ama ben şimdi susacağım çünkü gevezelik edip duruyorum ve Maureen de dışarda durmuş diyor ki, işte…</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Peki şununla başlayalım. Zaten bildiğin gibi, sen çok, çok duyarlı, özellikle de başkalarının duygularına ve hislerine duyarlı birisin. Ve sen kendini ya da duygularını daha çok farketmeyi ya da onlara uyumlanmayı öğreniyorsun, ve bu, yaşamının en büyük meydan okumasıydı – kendi hislerinle ve duygularınla nasıl başa çıkacağın. Böylece bunu, başka insanlardaki, dışarıdaki şeyleri seçip alarak gerçekleştiriyordun, ama sen bir geçiş aşamasındasın ve kendi hislerinle ve duygularınla çok daha rahat olmayı öğreniyorsun. Bunu en güzel şöyle söyleyebiliriz, sen zaten kendi gerçeğini biliyorsun ve şimdi ona sahip çıkmak için kendine izin vermeye başladın.</p>
<p>Bir de… bu arada, geçmişte Şambra’yla olmaya gelince: Şambra birçok farklı semavi aileden geliyor – meleksel ailelerden – ve Şambra Dünya’da çok, çok hayat yaşadı, herhangi bir başka gruptan çok daha fazla. Şambra birbirini öldürdü ve birbirinden çaldı ve birbiriyle savaştı – ve bu iyi olan haber! (yoğun kahkahalar) Çünkü çok farklı soylardan geliyorlar ve geçmişte çok anlaşmazlıklar yaşadılar, ve şunu da söylediler,”Bu böyle olmayacak. Kırmızı Meclis ve Kırmızı Çember dediğimiz şeyin enerjisinde kendimizi toparlayalım ve bilincin gelişmesine yardımcı olacak bir yol üzerinde çalışalım, yalnızca kendimiz için ve kendi aramızda değil, ama kabul etmeyi seçerlerse insanlık için de. Farklı zeminlerden gelmemize rağmen birlikte olmanın yolunu bulalım.”</p>
<p>Ve Şambra, birlikte olmanın en iyi yolunun, önce”sen” olmak olduğunu gördü, anlıyor musun. Bugün ısrarla bunun üzerinde durduğumu biliyorum ama, sen”sen” olduğun zaman, tamamen kendi içinde bütün olup da başka kimsenin bir şeysine ihtiyaç duymadığın zaman, eh işte o zaman herkesle geçinmek kolaydır. Böylece tüm bu aileler ve soylar ve gruplar sürecinden geçerek, birey olmayı öğrendiniz.</p>
<p>Böylece sen, ki sen – ah sen tam bir savaşçıydın bildiğin gibi, tam bir savaşçı – sen kendine bir söz verdin, bu grubun bir parçası olacaktın, ve yalnızca bu grubun bir parçası olmakla kalmayacak, maalesef bu grupta bir lider de olacaktın! (kahkahalar) Ve kalbinin atmasına ve sallanmasına ve titreşmesine, ve çarpıntıya ve tüm şu diğer şeylere neden olan şey de bu, çünkü bunu sen istedin; sen kendini buna eğittin; korktuğun bu şeyin yakında olacağını biliyorsun; saklanamayacağını biliyorsun; ve böyle teke-tek konuştuğumuz şu anda, bunun gerçekten oldukça kolay olduğunu da biliyorsun. Sen bunu şimdiden yapıyorsun. Şimdiden buradasın, ve Şambra’dan, Tobias’tan korkulacak hiçbir şey yok, sadece birazcık Saint Germain’den! (yoğun kahkahalar) O nedenle, ortaya çıkmak zamanı…</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: … ve o zaman kalbin de sakinleşecek.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, soğuk füzyonun bir güç kaynağı olup olmayacağını, olacaksa ne zaman olacağını bilmek istiyorum.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: Bu daha çok Saint Germain’e yöneltilecek bir soru, ama onun yokluğunda ben yanıtlamaya çalışayım. O bir sıçrama tahtası, yani nihai sonuç olmayacak. Potansiyele sahip ama, aslında daha da verimli ve güvenli bir enerji biçiminin keşfine yol açacak.</p>
<p>Ben, Kuantum Sıçraması sırasında söylenenlere eklemede bulunayım. Öne çıkacak birkaç yeni enerji kaynağı olacak. Ve bunlar ortaya çıktıkça dünyayı sallayacaklar – iyi anlamda ve zorlayıcı anlamda – çünkü şu an Dünya’daki kuruluşlar tam anlamıyla Eski Enerji ya da fosil yakıtı kaynakları üzerine kurulu. Ekonomiden tutun da, yaşam tarzlarına, dağıtım sistemlerine kadar herşey bu Eski Enerji biçimleri üzerine kurulu. O nedenle, değişime bir direnç olacak, ama değişim yolda.</p>
<p>Biz… bu noktada bir kontrol etmem gerekiyor… enerji kaynaklarıyla ilgili, bir olasılıkla gelecek”Tobias’a sor” oturumunda, daha çok konuşulacak, ama şunu söyleyelim, soğuk füzyon bir sıçrama tahtasıdır.</p>
<p>Bu noktada bir başka gözlemimiz daha var, bu soruyla doğrudan bağlantılı değil ama Eski Dünya ve Yeni Dünya ile ilgili. Sizlerle, ilerde daha çok sözünü edeceğimiz bir şey paylaşacağım. En büyük bağlantılardan ve en büyük… ben buna kapı diyeceğim, kapılardan biri hakkında. Kapılar hepinize tanıdık. Kapılar, açıklıklardır. Kapılar, enerjiyi hareket ettirme ve değiştirme yollarıdır. Ve ben, alçakgönüllü fikrime göre diyeceğim ki, Eski Dünya ile Yeni Dünya’nın en güzel yollardan yeniden birleşmesine izin verecek kapı, iş dünyası olacaktır. Dünya üzerindeki iş dünyası – Eski Enerji Dünyasındaki.</p>
<p>Yeni Dünya’dan gelen ve sizlerden gelen birçok yüksek bilinç anlayışları Eski Dünya’da kendini bu kapı sayesinde tezahür ettirecek. Biz örneğin din enerjisinin değişimi nasıl engellediğini gördük – hem de bile bile. Dinler, çok durağan ya da çok hareket-etmeyen bir enerjidir. Hükümetler, onların enerjisi kendi içinde dönüp durur. Dışarıya genişlemez, bu nedenle de değişim getirmek açısından çok zor bir kapıdır. Şimdi biz bu türlü şeylerin hepsini sayabiliriz. Eski Dünya ile Yeni Dünya arasındaki seçim kapısıyla Dünya’daki insanlara daha yüksek bilinç anlayışlarını, ve en sonunda da”Ben Ben’im” prensibini getirebilmenin yolu, iş dünyasından geçiyor.</p>
<p>Şimdi, ben bunu söyleyince birçoğunuz korkuyla siniyor, çünkü iş dünyasının çok”insandan-götüren” bir şey, yalnızca fazlasıyla kendine odaklanmış bir şey olduğunu düşünüyorsunuz. Dünya’ya zarar verdiği için, ve başka şeyler için de iş dünyasını suçluyorsunuz, ve bu bir dereceye kadar çok da doğru. Ancak şu anda Dünya üzerinde, enerjinin iş dünyasında hareket ettiğini fark etmiş olan yeterince aydınlanmış insan var. İş dünyasında sürekli bir büyüme ve gelişme arzusu var – gerçi bazen saplantılı bir biçimde &#8211; ama en azından büyümek ve genişlemek arzusu hep var. Bazen bu arzu yalnızca şirketin çıkarına odaklanıyor ama, en azından işe bir hareket kazandırıyor.</p>
<p>Şu anda Dünya’nın her yanında aydınlanmış varlıklar iş dünyasına dönüyorlar ve onu, yıllardır üzerinde konuştuğumuz tüm bu şeylerin daha yüksek bilinç anlayışını buraya getirebilmek amacıyla bir kapı olarak kullanıyorlar, çünkü bunlar iş dünyası kanalıyla gerçekleştirilebilir.</p>
<p>(Örneğin) Şu anda çevre ve çevreyle ilgili yapılanlar hakkında bir farkındalık sağlamak konusunda belli bir etkiye sahip olan Greenpeace gibi bir grubu ele alın. Hatta bu Dünya’yla bile ilgili değil de, daha çok çevrenin insanlarla etkileşimi hakkında. Ama Greenpeace gibi bir kuruluş bile ancak buraya kadar gelebildi, ve ben şimdi belki de açıklanmaması gereken bir şeyi açıklayacağım, ama onlar iş dünyasına girdiler. Sessizce – çok sessizce – dünyanın birçok yerinde iş dünyasına katılmaya ya da ticari kuruluşları satın almaya başladılar. Ve bunlar bilinçli işler, ve”yeşil” işler, başka insanlara saygı gösteren ve Dünya’ya saygı gösteren işler olacak. Bu işlerden gelecek kazançları, bilinci getirecek, barışı getirecek, yeni okulları getirecek şeyleri desteklemeye harcamak üzere bu işlere giren insanlar var. Dünya’daki yeni okulları iş dünyası getirecek, hükümetler değil.</p>
<p>Böylece sevgili Şambra, derin bir nefes alın. İşle ilgili eski inançlarınıza bir göz atın. O, enerjiyi hareket ettiren ve aslında Eski Dünya ile Yeni Dünyayı birleştirecek olan kapıdır. Iş dünyası, artık büyük savaşların olmasına izin vermeyecek. Bir noktada verdi, savaşları destekledi. Ama şimdi, dünyanın her yanında çıkarını düşünüyor ve savaşları göze alamaz. Böylece iş dünyası denen bu şey kanalıyla Eski Dünya ile Yeni Dünya da biraraya gelebilir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Alçakgönüllü fikrin bu muydu? Acaba muhteşem olanı nedir? (kahkahalar)</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: (kıkırdar) O zaten gerçekleşti!</p>
<p>LİNDA: O-o-o-o, bunu sevdim! Son soru.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Nefesin, yaşamaya ilişkin bir seçim olduğunu anlıyorum, ve doğumda gerçekleştirilen geçişle ilgili materyaller (ç.n. Saint Germain’in ölüm ve doğum geçişleriyle ilgili yaptığı kurslardan söz ediyor) bazı insanların neden hastalıklı doğduğunu anlamama yardımcı oldu. Benim sorum şu, soluma sorunuyla doğmuş olan küçük bir yeğenim var, ve onu hayatta tutabilmek için hastanedeki makinalara bağlıyorlar ve ben senin bu konuda görüşünü almak istiyorum.</p>
<p>KUTHUMİ LAL SİNGH: (duraklama) Buradaki enerjiye baktığımızda… ben senin, eğer bir sakıncası yoksa sonra Cauldre ile konuşmanı istiyorum. Bu konu çok özel olduğundan böylesi daha uygun olurdu.</p>
<p>Böylece, bugün buraya katılan herkese, ve hala eve tıkılmış olan (kahkahalar), hala topraklanmış ve oldukça kızgın olan Tobias’a… Şunu eklemem gerekiyor; Tobias gibi bizim düzlemimizde enerjisel haliyle varolan, aydınlanmış bir varlığın, kendinin Sam olan insan haliyle ve bunların tümüyle ilgili Sam’in şu anda hissettiği hayal kırıklığı ve kızgınlıkla başa çıkmak zorunda kalmasını görmek, gerçekten komik. Ve Saint Germain’e ve herkese, bu Şaud’a katıldığınız için ve bu Yeni Enerjide görüşlerimi paylaşmama izin verdiğiniz için teşekkür ederim.</p>
<p>Namaste.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/10/06/saud-2-sen-sen-sen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuantum Sıçraması Kutlaması &#8211; Adamus Saint Germain</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2007/09/19/kuantum-sicramasi-kutlamasi-adamus-saint-germain/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2007/09/19/kuantum-sicramasi-kutlamasi-adamus-saint-germain/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2007 15:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuantum Sıçraması Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Kanallık, Geoffrey Hoppe
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ben O Ben’im, muhteşem bir yükselmiş üstada dönüşen köle çocuk, Adamus Saint Germain. (Adamus, yoğun tezahürata ve alkışlara kollarını açarak karşılık verir) Kuthumi bunu kıskanıyor! (kahkahalar)
Şambra’nın sahneye koyduğu bu büyük kutlamada kelimeler yetersiz kalıyor. Başkalarının sessizlik olarak algılayabileceği, ama Yeni Enerjiyle çok dolu olan şey, herşeyi ifade [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="baslik">Kanallık, Geoffrey Hoppe</div>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben O Ben’im, muhteşem bir yükselmiş üstada dönüşen köle çocuk, Adamus Saint Germain. (Adamus, yoğun tezahürata ve alkışlara kollarını açarak karşılık verir) Kuthumi bunu kıskanıyor! (kahkahalar)</p>
<p>Şambra’nın sahneye koyduğu bu büyük kutlamada kelimeler yetersiz kalıyor. Başkalarının sessizlik olarak algılayabileceği, ama Yeni Enerjiyle çok dolu olan şey, herşeyi ifade ediyor. Şu birkaç gün boyunca yüzünüzden eksik olmayan gülümseme, herşeyi söylüyor. Sunum yapan ve konuşan insanlardan dökülen kelimeler, herşeyi söylüyor. Müzisyenlerden gelen sesler, tonlar, tüm mesajı iletiyor: İşte buradayız, bu Yeni Enerjide, bu yeni bilinçte – ve bu daha sadece başlangıç. Daha yeni başlıyor.<br />
<span id="more-315"></span><br />
Şu an daha farkında bile olmadığınız dönüşümler, şimdiden içinizde meydana geldi. Dönüşümler, dünyanın her yanında meydana geliyor. Belki bugünün başlıklarında yer almadılar ama, gelecek günlerde alacaklar.</p>
<p>Yeni Enerji Potansiyelleri</p>
<p>Şu an dünyanın bir yerinde, bir laboratuvarda, bir teknisyen, bir bilimadamı, kendi başına çalışıyor, mikroskobuna bakıyor ve şimdiye kadar hiç görmediği bir şey görüyor. Onu anlamıyor. Zihni deli gibi çalışıp duruyor, gördüğünün miktarını saptamaya ve ölçmeye çalışıyor, ve onu anlaşılır kılacak bir şeyi geçmişte aramaya çalışıyor. Ama hiçbir şey işe yaramıyor ve sinirleniyor. Tedirgin. Kendinden emin değil. O hemen şu anda mikroskoba bakıyor ve siz ona katılabilirsiniz. Onun gördüğü ve şimdiye kadar hiç görülmemiş olan şey nedir? Dış alemlerden insanlığın bu alemine geçmiş bir Yeni Enerji partikülü. Ve o Yeni Enerji, insanlığın bir dolu umudunun ve özleminin ve hayalinin anahtarını elinde tutuyor.</p>
<p>Bir yerlerde, bunun gibi güzel güneşli bir günde, çayırın ortasında bir doktor oturuyor, kanserin zorlukları üzerine yıllardır, yıllardır, yıllardır çalışan bir doktor. Şu an insanlığın içinde böylesine yaygın olan bu hastalık onu yıldırmış. Çok sıkıntılı, çünkü kanser denen bu şeye sahip olan binlerce hasta gördü, ve bu (hastalık), onların ellerinden mutluluklarını ve sevinçlerini ve yaşamlarını aldı. Ve konuştuğumuz şu an, o, keder içinde ve yılgınlık içinde ve kaybettiği umutla, bırakıveriyor, salıveriyor. “Artık yeter” diyor.</p>
<p>Ve izin vermenin açılımıyla, hayal gücünde bir enerji akışı oluyor. Duru, berrak bir hale giriyor, tıpkı birçoğunuzun da önceleri yaşadığı hal gibi, ve o duru haldeyken, kanserin tam nedenini ve tedavisini hayal ediyor. Ve gelecek aylarda ve yıllarda, bu araştırmacı/doktor, dinlemeye hazır kişilerle rüyalarını ve hayallerini paylaşacak. Ve onlar da kendi araştırmalarına başlayacaklar ve kanser denen bu şeyin ne olduğunu anlamaya başlayacaklar.</p>
<p>Bir hastane odasında, hemen şu anda, bir anne bir çocuk doğurdu – kendi seçimiyle doğurduğu bir çocuğu. Ruhsal bir varlığın artık adsız olarak ya da rastgele Dünya’ya gelmesi değil de, annenin uzun süre önce kalbinde yaptığı bir seçimle gelmesi. Ve meydana gelmiş olan bir enerji değişimi yüzünden bu seçim şimdi bir gerçeklik halini alıyor, ve hemen şu anda, doktor çok değerli bir çocuğu doğurtuyor, o anneyle birlikte olmayı seçmiş olan bir çocuğu. Ve bu, bunların yalnızca rastlantısal olmadığı zamanların başlangıcını işaretliyor. Yani, sizin deyiminizle, kazara olması değil. Seçimle olması. Seçimle doğmak/doğurmak.</p>
<p>Başka alemlerin bir yerinde, Dünya alemlerinde değil, ama yakın Dünya’nın fiziksel olmayan alemlerinde, hemen şu an, yakın alemlerde kapana kısılmış halde, keder ve karanlık ve ıstırap içinde amaçsızca dolanan birçoğunuzun tanıdığı biri – birçoğunuzun tanıdığı birçokları – ansızın, onları Çiçekler Köprüsüne yönlendirmek üzere hep orada olmuş olan meleklerin yüzünü gördüler. Onları şimdiye kadar görememişlerdi. Bir şey değişti ve onların Dünya’ya olan bağlarını ve karmalarını ve kederlerini salıvermelerine ve şimdi Çiçekler Köprüsüne gitmelerine izin veren bir şey oldu. Bazılarınızın Dünya’yı terk eden tanıdıkları oldu, ve siz onların oyalandığını biliyordunuz ve hiç yardım edebilecekmiş gibi hissetmiyordunuz, ve şimdi onların varlığının çıkıp gittiğini hissediyorsunuz. Özgürleşmiş bir halde. Eski döngülerden özgürleşmiş halde.</p>
<p>Şu anda, Dünya’nın bir yerinde, hemen şimdi, iki lider var, uzun süredir – çok, çok uzun süredir – birbiriyle savaşan, ve yalnızca kendi ülkelerinde değil, ama dünyanın her yanında kedere ve karanlığa neden olmuş ülkelerin iki lideri var. Ve bu iki lider aynı zamanda, çünkü ikisi de meleksel aileleri ile bağlantıdalar, aynı zamanda, savaşla ilerlenemeyeceğini fark ediyorlar. Savaşla, hiçbir şeyi yenemeyeceklerini, elde edemeyeceklerini fark ediyorlar. Mermilerle ve roketlerle ve bıçaklarla ve bombalarla yalnızca kendilerini yok ettiklerini fark ediyorlar. Kendilerini sadece bir tür hapis ve esaret içinde tuttuklarını fark ediyorlar.</p>
<p>Ve bu iki lider hemen şu anda kafalarını kaşıyıp, bu düşüncenin de nereden geldiğine şaşıyorlar. (O düşünceyi) hissediyorlar. Onu yalnızca düşünmüyor, biliyorlar da. Uyumun ve barışın resmini görebiliyorlar. Ve şu an, her iki lider de kendi kendine şöyle düşünüyor, “İyi de, bunu yönetimimdekilerle paylaşırsam bir korkak gibi görünür müyüm? Düşmanımı çağırıp da, ‘Sevgili Tanrı, seni ve tüm insanlarını sevmeyi unuttum’ desem, zayıf mı görünürüm?” Ve o dünya liderleri, her ikisi de, konuştuğumuz şu anda bunu düşüyorlar derin derin, çünkü şefkatin ve sevginin ve herkesi ve tek tek her bir insanı onurlandırmanın değerini anlıyorlar.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde şu anda bir bilim-kadını bilgisayar ekranında çalışıyor. Dünya’daki enerji krizi dediğiniz şeye bir yanıt bulmaya çalışıyor – ve bu, güvendiğiniz ve eksilmekte olan yakıt rezerviyle ilgili kriz. O bunu biliyor. Sera Etkisi denen şey hakkında tartışması gerekmiyor. Yirmi ve otuz yıla kadar Dünya’daki petrol rezervlerinin ne olacağını gösteren istatistiklerle boğuşması gerekmiyor. Tükendiğini biliyor. Bu sorun üzerinde epeydir çalışıyordu, yılgın bir halde, üstelik bir umut olmadığını, o da biliyor.</p>
<p>Ama bizim burada oturduğumuz şu anda, bilgisayar ekranında bir şey sanki yanıp sönüyor, daha önce hiç fark etmediği bir şey. Yanıt, tüm bu zaman boyunca, hemen önünde duruyormuş. Ansızın, insanlığın yakıt ihtiyacını karşılayacak Dünya’nın su potansiyelini fark ediyor. Şu an fark ediyor. Gülüyor, bunun gerçek olamayacağını söylüyor. Bu kadar basit miymiş. Gerçek olamazmış. Ve gelecek saatlerde ve günlerde, modellerinin ve rakkamlarının üzerinden yeniden geçecek. Sinir olacak, çünkü onu anlamak için hâlâ Eski Enerji formüllerini kullanıyor olacak, ama tohum da ekilmiş olacak. Yanıtın orada oduğunu ve yeniden geri geleceğini biliyor. Bu yanıtın pratiğe dökülmesi, Dünya üzerindeki insanların motorlarını, arabalarını çalıştırmak, evlerini aydınlatmak için bu yeni kaynağı bulmaları yıllar alabilir, ama o yanıt hemen şu anda orada.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde bir psikolog var şu anda, psikologların hep olabildiği gibi, epey bunalımda. (bazı gülüşmeler) Pardon. Çünkü onlar insanlığın karanlık yanıyla uğraşıyorlar. Karmaşıklıkla uğraşıyorlar ve bu onlara geri akıyor. Bunu hissediyorlar ve bu psikolog da umudunu kaybetmiş, Dünya üzerindeki bu durumlardan bazısını tedavi etmenin tek yolunun belki de, hastalarına, onları sakinleştirecek ilaç vermek olduğunu düşünüyor. Psikolog, bu işi bırakmayı düşünüyordu.</p>
<p>Ama hemen şu an, daldığı hayal aleminde, psikoloğa bir şey oluyor. Yanıtın ne olduğunu fark ediyor. “Ama bu kadar da basit olabilir mi?” diyor. Ofisindeki raflarda sıralanan kitaplara bakıyor. İnsanlığın doğası ve akılsal dengesiyle ilgili çok eğitimli yazarlar tarafından kaleme alınmış yüzlerce ve yüzlerce kitap. Şu anda ona gelen yanıt bu kadar basit – öylesine basit – olabilir ve kendilerini yeniden dengelemeyi seçen insanlara yararı dokunabilir mi?</p>
<p>Gelen Yeni Enerji</p>
<p>Dünyanın her yanında, şu anda, küçük bilinç kıvılcımları, bu sorunlar ya da problemler üzerinde çalışan insanlara küçük melekler gibi aşağıya süzülüyor. Onların bilincine süzülüyor, daha yalnızca birkaç gün önce yokmuş gibi görünen ama varlığını şimdi belli eden o potansiyel baloncuğuna. Yeni Enerji tohumları, yeni bilinç tohumları ekildi. Bunun kanıtını gelecek günlerde ve haftalarda ve yıllarda göreceksiniz.</p>
<p>Tobias’ın geçen gece söylediği gibi, belki dünyadaki başka hiç kimse 18 Eylül’de olanları anlamadı. Kimse ilk Eski Enerji treninin istasyona girdiğini ve sonra bir grup insanın Kuantum Sıçraması Ekspresi’ne bindiğini görmedi, ama bu oldu. Şu anda dünyanın her yanında değişiklikler – ve değişikliklerin de tüm potansiyelleri – meydana gelmekte. Bir kuantum sıçraması, yeni bir bilinç buradadır.</p>
<p>Ha, eğer bunu hemen hissetmediyseniz, bunun olmasını istemeyen güçlerin, dualite güçlerinin varlığına dikkatinizi çekelim – ve biz bunlara aydınlık ya da karanlık demeyelim, sadece Eski Enerji diyelim. Birkaç yıldır hepinizin ve her birinizin üzerinde sürekli bir baskı, sürekli enerjinin yaylım ateşi vardı. Ve bu, şu son birkaç aydır baskısını ve momentumunu arttırdı. Biliyorsunuz, birçoğunuz buraya gelirken zorluklarla karşılaştınız. Kendi kendinize dediniz ki, “Ruh bana ne söylemeye çalışıyor? Belki de orada olmamam gerekiyor.” Bu yalnızca değişim direnciydi – Eski Enerjinin direnci. Zamanının geldiğini bilen Eski Enerji direnci, tıpkı herhangi bir başka enerji gibi ölmek istemiyor. Ama yine tıpkı herhangi bir başka enerji gibi, yeni bir biçimde hep yeniden doğar.</p>
<p>Bu etkinliğin üzerinde muazzam bir baskı, direnç vardı, ama yine de yapıldı. Ve bir an için gözlerinizi kapatıp da derin bir nefes alırsanız, başka alemlerden akan, o alemlerden buraya, bir sorunu, bir sorusu, bir problemi olan herbirinize akan; dünyaya barış getirmeye çalışanlara akan; enerji kriziyle ilgili soruları çözmeye çalışanlara akan; bedeni ve zihni şifalandırmaya çalışanlara akan, yeni bilincin bu kıvılcımlarının tümünü görebilir ya da hissedebilir ya da sezebilirsiniz.</p>
<p>Yeni bilincin bu kıvılcımları, çok, birçok yıldır, hatta belki de yaşamlar boyu rahip ve rahibe ve haham olmuş, Tanrı’yla ve kendisinin Tanrı’yla olan ilişkisinde sorunlar yaşayan kişilere yayılıyor. Bunalımda olup bozulmuş kişilere, dini topluluklarda fazlasıyla doğurgan olan seksüel enerji virüsü tarafından etkilenmiş kişilere yayılıyor. Yeni Enerji bilincinin kıvılcımları onlara akıyor, şu anda onları kuşatıp kucaklıyor, ve yeni bir Tanrı anlayışına sahip olmayı seçecek olurlarsa, yaşamlarında çalışmak üzere hazır ve elverişli hale geliyor. Dünya üzerinde bir güç kaynağını korumak zorunda olmayan bir Tanrı. Dünya’daki erkekler ve kadınlar tarafından manipüle edilmeyen bir Tanrı. Felsefe olmayan bir Tanrı. Kontrol olmayan bir Tanrı. Ve herşeyden de çok, Dünya yüzeyinde yürüyen insanlardan ayrı ve uzaklaşmış bir Tanrı değil de, Dünya yüzeyinde yürüyen insanın KENDİSİ olan bir Tanrı.</p>
<p>Şimdi derin bir nefes alın, ve bir yıla ya da beş yıla kadar göreceğiniz, insan yaşamını daha kolay ve daha verimli hale getirecek yazılım programları üzerinde çalışan kişilere yayılan Yeni Enerji bilinç kıvılcımlarını hissetmek için kendinize izin verin. Ekinlere, ağaçlara, bitkilere yayılan Yeni Enerji kıvılcımları. Şimdiye kadar onlarla, Dünya üzerindeki bu enerjilerin dengesini korumaya yardımcı olan devalar ve doğa unsurları ilgilendi. Ve şimdi bu periler, devalar, doğa unsurları, Dünya’dan özgürleşmeye başlayabilirler. Yaptıkları işi bırakabilirler, çünkü şimdi aracılar olmadan doğrudan Gaia ile çalışan ve yeni bilinç denen şey var. Ve, bal-arıları da aynı zamanda gidecekler.</p>
<p>Derin bir nefes alın, ve ha, tıpkı benim kristal hapisanem gibi kapana kısılmış hayal gücünüzü de açın, ve hayal gücünüzle akan, şu anda dünyanın her yanına akan ve zaman içinde Dünya’nın manyetikleri gibi şeyleri tam anlamıyla değiştirecek olan Yeni Enerji bilinç kıvılcımlarını hissedin. Dünya’nın çekim gücü kendini yeni bilince uyumlayacak.</p>
<p>Yeni Enerji Değişimleri</p>
<p>Yerçekimi denen bu şeyin şeyleri yerli yerinde tuttuğunu ama fiziksel bedeninize bu kadar zarar vermediğini hayal edebilir misiniz? Bu olacak. Yerçekiminin kendisi değişecek. Bu, birdenbire nesnelerin havada süzülmeye başlayacağı anlamına gelmiyor (bazı gülüşmeler), bu, Dünya’nın yerçekimi ve elektromanyetiği denen şeyle kendinizi yeni bir biçimde uyumlayacağınız/bütünleştireceğiniz anlamına geliyor.</p>
<p>Başlıkları izleyin, haberleri izleyin. Bazılarınız bunları izlemekten vazgeçti ama şimdi geri dönün. İzleyin. Satır aralarını okuyun. Olanı biteni izleyin. Bilim dergilerini, günlük gazeteleri, hatta bazı dedikodu sayfalarını okuyun, çünkü hergün, şu anda Dünya’ya gelmekte olan değişimlerin kanıtlarını göreceksiniz. Sabırsız olmayın. Değişim, kendi çok uygun zamanında meydana gelir. Ama değişimler olacaktır.</p>
<p>Sizler, her biriniz, Dünya’daki değişimlerin neler olacağının canlı örneklerisiniz. Bilincinizdeki değişimle ve oraya varmak için gösterdiğiniz çabalarla. Dünya da aynı şeylerin çoğundan geçecek, çünkü değişim, kendi doğası gereği, şimdiye kadar zor oldu. Değişime direnecek güçler, gruplar, hükümetler, şirketler olacak, çünkü değişim, eski tarzları, yolları, biçimleri bırakmak anlamına geliyor. Güçten ya da paradan vazgeçmek anlamına geliyor. Komforu bırakmak anlamına geliyor. O nedenle de, bazıları değişimlere direnecektir.</p>
<p>Hayal edebilir misiniz, bu yeni Enerji kaynakları&#8230; ki türlü kaynaklar olacak. Su olacak. Bir tür, sizin kabaca ışık enerjisi diyeceğiniz ama güneşten gelmeyen bir enerji olacak. Oyun alanına giren bir çekim enerjisi olacak. Bu Yeni Enerji kaynakları Araştırma &amp; Geliştirme bölümlerinden çıkıp da insan bilincinin şebekesine ulaştığında, değişimler de talep edecektir. Bitkileri yeni yollardan yetiştirmek, insanların yapma/gerçekleştirme biçimlerini değiştirmek, dağıtım yöntemlerini değiştirmek ve herşeyden de çok, Dünya üzerindeki güç ve para dengesini değiştirmek ki, birkaç yerde varolmak yerine, daha eşit dağılabilsin. Başlıkları okurken, anlaşmazlıkları, tutunmaya çalışan tarafları okuduğunuzda, şaşırmayın. Ama bu Yeni Enerjide tutunamayacaklar. Tutunamayacaklar.</p>
<p>Yeni Enerji şu anda hareket ediyor. Doğrudan “Ben” bilincine karşılık gelen bir bilince sahip. Ben Saint Germain değil, ama bir dakikaya kadar hakkında konuşacağımız “Ben”. O nedenle, hareket etmeyi sürdürecek, akmayı sürdürecek, ve dünyanın her yanındaki insanlar, şu basit kelimeleri duymak durumunda kalacaklar, “İş görüyor”. İş görüyor.</p>
<p>Bakın, birçok insanda dramlara girmek ve paniklemek eğilimi olacak, çünkü değişim olmaya başladığı an, birçokları daha da sıkı tutunur. Ve ne kadar sıkı tutunurlarsa, değişim de onlardan o kadar çok şey koparmak zorunda kalır. Kızacak çok insan olacak, dünyanın sonunun geldiğini söyleyecek çok insan olacak, oysa bu yalnızca bir başlangıç. Yeni bilinç dediğimiz şeyle başa çıkamayacak ve şimdilerde Dünya’yı terk edip öbür tarafa geçmeyi seçecek, ama bunun insanlık için yeni bir çağ olduğu anlayışıyla yenilenmiş ve tazelenmiş bir halde geri dönecek çok insan olacak.</p>
<p>Ha, ve bu sadece insanlık için değil. Diğer alemler için de yeni bir çağ, yeni bir dönem. Bakın, Dünya nasıl gidiyorsa, cennetler de öyle gidiyor. Geçen gün Kuantum Sıçraması gününe vardığımızda, yalnızca Taos, New Mexico’daki ve dünyanın başka seçim noktalarında bu etkinliği, eşi benzeri görülmemiş bu tarihi etkinliği kutlayan bir Şambra grubu yoktu. Başka alemlerde dans edip kutlama yapan, sevinç içinde bayram yapan, onları çok uzun zamandır tutsak eden, bağlı kılan enerjilerden özgürleşen melekler vardı.</p>
<p>Spiritüel ailelerinizde – asıl ailelerinizde, köksel ailelerinizde – bir değişim gerçekleşti, çünkü onlar bu Kuantum Sıçraması’nı hissettiler. Onlar bir süredir bir aile üyesini – sizi – kaybettiklerini hissediyorlardı. Enerji çıkmazı, enerji kördüğümü denen şeyle çalışmak için Dünya’ya gelen sizi. Bu koridordan geçip de Kuantum Sıçramasının Yeni Enerjisine girdiğinizde, bunu hissettiler. Sanki onlarla iletişim yeniden kurulmuştu ve sizin başardığınızı bildiler ve onlar da sevinç içinde bayram ettiler.</p>
<p>Kapana kısılı boyutlar vardı, kendi içine çöken ve o boyutlarda bulunan tüm meleksel varlıklarla birlikte çöken boyutlar vardı. Ve birkaç gün önce, Kuantum Sıçraması ânında, enerji yeniden hareket etmeye başladı. Ve o an, alemlerin bir yerlerinde, yeniden özgürleşen meleksel varlıklar oldu.</p>
<p>Bu, eşi benzeri görülmemiş bir şeydir. Hatta bunun boyutlarını/oranını şu an hayal etmesi bile zor. Ama başladı. Bu, zorlanmış türden bir etkinlik değil. Bu, dünyaya akan potansiyellerdir. Şimdiye kadar, hiçbir zaman, erişilebilir olmayan, ama şimdi varolan potansiyeller. Ama şu an Dünya üzerinde, potansiyelleri kabul eden, değişimi ve insanlığın yeni çağını kabul eden ve yeterince yüksek bir bilince sahip olan insanlar var, o nedenle de değişim şimdi etkili olacaktır.</p>
<p>Böylece Şambra, sizler cesur olanlarsınız. Sizler, öncülersiniz. Kendine – ister son yaşamda, ister on ya da yüz yaşam önce – bir söz veren, şöyle bir söz veren kişilersiniz, “Kuantum Sıçramasında burada olacağım. Dünya’da bu yeni bilinç kıvılcımını oluşturmak için burada olacağım. Sonra da, kısa duvarın arkasında olmak için, dramlara ve çatışmalara katılmadan, ve daha çok insanlığı kaplayan bu değişimlerin tadına varıp kutlamak için burada, Dünya’da olacağım.”</p>
<p>“Ben”</p>
<p>Bugün kişisel olarak söylecek birkaç şeyim var. Değişimler burada. Bunu anlayın. Artık onları umudetmek zorunda değilsiniz. Artık onları hayal etmek zorunda değilsiniz. Onlar burada.</p>
<p>Ama bu birçokları için değişime ve gerginliğe neden olacak. Dramlara kapılmayın. Komplolara kapılmayın. Dünyanın sonu senaryolarına kapılmayın, çünkü siz daha iyisini biliyorsunuz. Bu başlangıçtır. İnsanlar sizin peşinize düşecekler, bilincin liderleri olun diye, bu ister yazdığınız kitaplar yoluyla, ister kurduğunuz şirketler, açtığınız danışmanlık ve şifa merkezleri yoluyla olsun, onlar sizin peşinize düşecekler. Sizi dramların içine çekmeye çalışacakları halde, sizin dramlara kapılmanızı yine de istemiyorlar. Sizin Eski Enerjiye yakalanmanızı istemiyorlar. Ondan çıkmalarına yardımcı olmanızı istiyorlar.</p>
<p>İçinde bulunduğunuz bu Yeni Enerjide, bu yeni bilinçte “Ben” muazzam bir önem kazanıyor. Kuthumi dün bundan söz etti. Başlangıçta, Tobias’ın İlk Çember dediği yuvada, “Ben” bilinci mevcuttu. Bu, “Ben” bilinciydi. Ortalara doğru, özellikle de Dünya’daki zamanlarınızda bu, “Biz” bilinci haline geldi – gruplar, aileler, ülkeler, şirketler, kurumlar. Çevrenize bir bakın. Herşey gruplarla ilgili – kiliseler, birlikler/cemiyetler, gruplar. Herşey, “Biz”in – kolektifin, birlikteliğin – keşfiyle ilgiliydi, çünkü ancak bu yoldan sonunda bir sonraki çağa gelebilecektiniz. Ki bu çağ, sizin az önce girdiğiniz çağ, “Ben” çağıdır. O, sizdir.</p>
<p>Kuthumi dün sözünü etti, “Eksik olan ne?” Sen. Eksik olan ne? Kendi yaşamının içindeki insan. Eksik olan ne? “Biz” bilincinin içindeki “Sen”in kutsal önemi. Size, Kendinle ilgili değil de Tüm hakkında düşünmeniz öğretildi. Bu, meleklerin ve insanların eğitiminin bir parçasıydı. Kendin hakkında iyi konuşmanın, önce kendini düşünmenin, herşeyin merkezine öncelikle ve önemle kendini koymanın uygun olmadığı öğretildi.</p>
<p>Ama şimdi siz, Tanrı’nın çocukları olmaktan, Tanrı’nın yetişkinleri olmaya geçiyorsunuz. Ve yetişkin bir Tanrı olarak, “Ben”in kutsal önemini anlıyorsunuz. “Ben” olmadan, şeyler değişmez ve dönüşmez. “Ben” olmadan keşiflere ve ilerlemelere sahip olmazsınız. “Ben” olmadan, en yüksek hayallerinizi tezahür ettirmeye yardım edecek, sizinle birlikte yaratmak üzere gelen Eski ve Yeni Enerji kaynaklarına sahip olmazsınız.</p>
<p>Siz, “Ben” çağına giriyorsunuz, ve bu çağda kendine bakmak, kendini hissetmek, kendini bilmek, kendini merkeze koymak, önem kazanıyor. Çünkü herşeyin merkezinde olduğunuz zaman – buna boşluk da dahil – bu yeni fiziğin, boşluktan başka bir şey değilmiş gibi görünebilecek bu yeni fiziğin merkezinde olduğunuz zaman, kendinizi oraya koyduğunuz an, yaratı meydana gelir.</p>
<p>Siz şu anda bir tür boş ama enerji dolu bir odada oturuyorsunuz. Hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor, oysa herşey var. Bu “Ben” ânında kendinizi buraya koyduğunuz an, herşey olmaya başlar.</p>
<p>Biz şimdi “Ben” çağındayız ve bazı eski, çok eski ipnotik inançları ortaya dökmek zamanı, ve bu herşeyden daha önemli. “Kendinden vazgeç, herkese hizmette bulun, cennetteki yerini kazanmak için diğer herkes için herşeyi yap.” Biz bunların ötesine geçtik. Bu artık sizinle ilgilidir. Kendi gerçekliğinizin merkezine kendinizi koyun.</p>
<p>Bu, Yo-ham, Ben, Tanrı mevcudiyetinin enerjisidir, yalnızca anda ya da Şimdi’de değil, ama gerçeklikte, alanda, bilinçte de. Ben Ben’im mevcudiyetiniz, Kendisinin bu bilinçli varoluşta, bu bilinçli anda varolmasına izin verdiğinde, herşey olabilir. Başkalarının mucize dediği şeyler, işte burada meydana gelir. Ama siz, mucize diye bir şeyin olmadığını anlayacaksınız. Herşey, mevcut bilinçli anda, “Ben” ile ilgilidir. Ben Ben’im.</p>
<p>Size Ait Olmayanı Salıvermek</p>
<p>Şambra, sizi bir şey gerçekleştirmeye davet ediyorum. Bu biraz zor olabilir, biraz meydan okuyabilir, ama çok ödüllendiricidir. Bugün bu salonu terk etmeden önce, gerçekten, sizi&#8230; “Ben” olmaya, kendi “Ben” bilinciniz olmaya davet ediyorum. Peki bu şimdi ne anlama geliyor? Bu, uzun süredir sevdiğiniz bir şeyi, size, göremediğiniz ya da fark edemediğiniz kadar yakın olup da kişiselleşmiş bir şeyi salıvermeniz anlamına geliyor. Ama ben şimdi bu inanılmaz Üstatlardan oluşan gruba bakıyorum ve zamanı gelmiş bir şey görüyorum. Onu bırakmak zamanıdır.</p>
<p>Sizler, sevginiz yüzünden ve hizmet (anlayışınız) yüzünden, insanlık konularını derinliklerinizde, bedenlerinizde ve zihinlerinizde ve günlük yaşamınızda taşıdınız. Siz, başkalarının dramlarını oynadınız, başkalarının sorunlarını. Onları çözümlemeye çalıştınız. Onlara hizmet etmek ve onları desteklemek adına sorunlarını halletmeye çalıştınız, ve bu bir dereceye kadar yardımcı oldu.</p>
<p>Ama içinde bulunduğumuz bu “Ben” enerjisinde, bunu salıvermek zamanıdır. O hastalık sizin değil. Kafanızdaki o çelişki size ait değil. O keder sizin değil. O bunalım sizin değil. Bolluk yoksunluğu size ait değildir – oysa siz öyle olduğunu söylüyorsunuz. Onun size ait olduğunu, bir tür ceza, bir tür dengesizlik, bir tür kusur olduğunu söylüyorsunuz – ki değildir. Siz, onu anlayabilmek ve ona şefkat gösterebilmek adına insan ıstırabının elbiselerini giydiniz. Tüm bu bilinç evrimi sürecinde destek ya da yardım verebilmek amacıyla, büyük bir üstat melek olarak bu sorunları üstlendiniz ve bunlara tümüyle aşina olmaya çalıştınız. Ama bunlar size ait değildir.</p>
<p>Peki bunu nasıl salıverirsiniz? Şu geçtiğimiz günlerde bunu bir kez, iki kez, dört kez duydunuz – şimdi, şu an bir seçim yapın. Buna tutunmayı sürdürmekle kimseye – sevdiklerinize, düşmanlarınıza, insanlığa, yunuslara, ağaçlara ya da her türlü başka bir şeye – hizmet etmiyorsunuz. Bunun seçimini daha önceleri yapmıştınız, şimdiyse bu seçimi geçersiz kılabilirsiniz.</p>
<p>Bunu bir kez daha tekrarlayayım. Siz, hizmet anlayışı ve sevgi içinde, insanların sorunlarını halledebilmelerine yardımcı olmak adına, insanlığın sorunlarını üstlenmeyi seçtiniz. Bunu siz seçtiniz. Bunu, hizmetiniz olarak, tutkunuz olarak seçtiniz, ve şimdi bu seçimi geçersiz kılabilirsiniz. Hepsini. Yalnızca birazını değil, yalnızca “yeterince” olanını değil, ama tümünü. Bunu artık bırakabilirsiniz, çünkü artık insanlığa o rolde ya da o kapasitede hizmet etmiyorsunuz.</p>
<p>Meleksel ailenizin sorunlarını üstlenmekle onlara hizmet etmiyorsunuz. İnsanlığın zorluklarını üstlenerek artık Tanrı’ya hizmet etmiyorsunuz. Yeter, yeter demektir. Yeni Enerjinin öncüleri olarak açık, berrak, net olmanız ve (herşeyi) kolay yoldan yapmanız için size çağrıda bulunuluyor. Bırakın gitsin. Bunlar size ait değil.</p>
<p>Şimdi, bana direniyorsunuz! Ben bunu sizden çekip çıkarmaya çalışıyorum, siz de geri çekmeye çalışıyorsunuz – ve bu mücadeleyi kim kazanacak? (gülüşmeler, ve izleyiciler “Ben” diye yanıtlar) Ben.</p>
<p>Şambra, siz bunu ihtiyacınız yokken üstlendiniz, ama başkalarına hizmette bulunmak adına üstlendiniz. Sizler, birini kurtarmak amacıyla en derin, en karanlık cehennem enerjisine giren biri gibisiniz, ve büyük iş çıkardınız, harika bir iş. İnsanlığın acılarını omuzladığınız için hepiniz A+ (en yüksek not) alacaksınız.</p>
<p>Ama hatırlamıyor musunuz? Mezun oldunuz. Mezun oldunuz. Artık ona tutunmak zorunda değilsiniz. Açık, berrak, net olmanız gerekiyor. Liderler olmanız gerekiyor. Karmaşıklık ve kuşku ve ipnoz gibi şeyleri bırakmanız gerekiyor. Hastalıkları bırakmanız gerekiyor. Bunlar size ait değil. Onları hemen şimdi bu salonda bırakıverin gitsinler. Bırakın o enerji gitsin. Gerçekten, onlara tutunmakla artık kimseye yardımcı olmuyorsunuz.</p>
<p>Bilinci teşvik eden biri mi olmak istiyorsunuz? Kelebeğe dönüşen tırtıl mı olmak istiyorsunuz? Şimdi gerçekleştirin bunu. Tüm Var Olan’a hizmet etmek amacıyla sürüyle hastalığı ve sürüyle sorunu beraberinizde taşıyıp durmak zorunda değilsiniz.</p>
<p>“Ben” Dünya’yı Değiştirir</p>
<p>Şimdi, bu Yeni Enerjide gerçekleştirebileceğiniz en büyük şey, “Ben”dir. Kendinizi, o saf Tanrı Benliğinizi, hemen şimdi bilinçli varoluşunuza yerleştirin. Bu, bu dünyayı değiştirecektir. Bu, bir başkasına, ya da belki size, bir yeni enerji kaynağı yaratmada yardım edecektir. Bu, doktorun kanser tedavisini keşfetmesine yardım edecektir. Bu, bir müzisyenin, şifalanma seçimini yapan insanlarda şifalar yaratacak şarkıların içine Yeni Enerjiyi nasıl öreceğini anlamasını sağlayacaktır. Bu, bizim bu Dünya üzerindeki Eski Enerji şeytanları dediğimiz şeylerin – grup bilinci şeytanlarının – içinde bulundukları kapandan kurtulmalarına yardım edecektir. Bu, şu anda, kendi “Ben” benliğinizde olmakla ilgilidir.</p>
<p>Belki kulağa biraz bencilce geliyor. Belki, çekip gitmiş de bir yerlerde kendi adanızda yaşıyormuşsunuz gibi geliyor. Ama derin bir nefes alın ve “Ben”in sevgisini ve şefkatini hissedin.</p>
<p>“Ben” yeni bir fizik yaratır.</p>
<p>“Ben” benliği, şifa enerjisi yaratır.</p>
<p>“Ben” benliği, başka insanları kendi yolculuklarında ilerlemelerine teşvik eder.</p>
<p>“Ben” benliği, Dünyanın her yanında ve tüm meleksel alemlerde değişim ve dönüşümlerin olmasına izin verir.</p>
<p>Sizin “Ben&#8230;”Ben”&#8230; olmanız, herşeyi değiştirir. Ailelerinizin, şirketlerinizin, ülkelerinizin ve tüm diğer şeylerin yüklerini üstlenme gerekliliğini salıverip de, şu anda “Ben” – Yo-ham – olmak için kendinize izin verdiğinizde, işte bu, Yeni Enerjinin tüm dünyaya ışımasına izin verecektir.</p>
<p>Ve öyle bir hale getirecektir ki, değişimin çok zor olması gerekmeyecek, yumuşak ve kolay olabilecektir. Dünyanın her yanında araştırmacıları ve bilim adamlarını ve sanatçıları ve diğerlerini esinlendirecek, teşvik edecek bilinçli bir yansıma ya da yankı yaratacaktır. Farkı “Ben” yaratır. “Ben” o Ben’im.</p>
<p>Bu, her bir ve tek tek tüm bireysel “Siz”ler için önemli bir an. Bu, Yo-ham, Ben Tanrıyım ânı. “Ben buradayım. Bütün ve tamamım. Bir seçim yapabilirim.”</p>
<p>Bunun Dünya üzerindeki etkisini izleyin ve hissedin. Bu sizin sevinciniz, coşkunuz olacak. Tutkunuz olacak. Dünyanın her yanındaki Şambra ile paylaşabileceğiniz bir şey olacak. Bu burada başladı ve şimdi yayıldı ve şu anda da yayılmakta.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde yeni bir şarkı yazıldı.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde, yıllardır bunalımda olan birisi az önce bu yeni sabaha uyandı, ve bu sabah o eski, karanlık kederin neden varolmadığına şaşıyor. Acaba birkaç saatliğine saklanıyor mu? Geri gelecek mi? Yoksa yaşamlarına Yeni Enerjinin bir kıvılcımı girdiği için o bunalımları yok mu olacak?</p>
<p>Şu anda dünyanın bir yerinde tekerlekli sandalyesinde oturan yaşlı biri, bırakabileceğini fark ettiği bir an yaşıyor. Ölme korkusu salıverildi ve artık öbür tarafa yolculuk edebilir.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde hemen şu anda yeni bir buluş gerçekleştirildi. Bu buluş doğdu, ve gelecek yıllarda, emek teri dediğiniz şeyi azaltacak – belki de tümüyle yok edecek – bir alet olarak bu dünyadaki yerini alacak.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde şu anda, insanlığın toplu bilincine bu yeni bilinç kıvılcımları girdi, ve çok yaygın, çok zor olan bir hastalık kendini şu anda tersyüz etti, ve birkaç yıla kadar varolmayı bırakıp gidecek.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde şu anda, şu AIDS konusunda çalışan bir doktor, az önce esinlenip yeni bir yere bakmayı akıl etti, ve o, AIDS’e ilk elden neden olan şeyin yanıtını bulacak. Ve sonra bu esinden yola çıkan başka doktorlar da araştırma yapmaya başlayacak ve bu araştırmaları, AIDS’in tedavisi sizin yaşam sürecinizde bulunana kadar da sürdürecekler.</p>
<p>Dünyanın bir yerinde şu anda, bir akıl hastanesinde, kendi aklının hapisanesinde kapana kısılmış biri, en karanlığın karanlığı tarafından işkence görmüş birisi, hemen şimdi bir ışık gördü. Ve onlar bu ışığı izleyip de kendi varoluşlarının karanlığından çıktıklarında, yüzlerce yaşamdır bilmedikleri bir şeye girecekler. Sevinç denen bir şeye, kendini-sevmek denen bir şeye.</p>
<p>Ve Şambra, şu anda bir yerlerde, bir yerde, nerede olduğunu bilmiyorum, ama Ben Ben’im’in, Tanrı’nın, Ruh’un ve Tüm Var Olmuş Olan’ın özgün enerjisi, şu anda kutlama yapıyor.</p>
<p>(duygusal bir biçimde)</p>
<p>Ben Ben’im.</p>
<p>(yoğun alkışlar)</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Kırmızı Çember, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan küresel bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 50.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Kırmızı Çember her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Kırmızı Çember toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Kırmızı Çember bolluğunu, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışlarıyla sürdürür.<br />
Kırmızı Çemberin en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2007/09/19/kuantum-sicramasi-kutlamasi-adamus-saint-germain/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
