<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırmızıçember.org &#187; Berraklık Dizisi</title>
	<atom:link href="http://kirmizicember.org/kategori/tobias-mesajlari/berraklik-dizisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kirmizicember.org</link>
	<description>Tobias Mesajları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 16:20:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şaud 11: Siz Hazırsınız!</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/06/03/saud-11-siz-hazirsiniz/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/06/03/saud-11-siz-hazirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jun 2006 12:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 03 Haziran 2006
Tobias’ın ve Metatron’un katılımıyla
Kanallık, Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org
Ve öyledir sevgili Şambra, bu güvenli ve kutsal yerde yeniden toplanıyor, Dünyanın her yanındaki tüm Şambra’nın enerjilerini şu anda birleştiriyoruz. Sizi desekleyen ve seven ve bu enerji hareketinde size katılmak için burada bulunan Kırmızı Meclisten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 03 Haziran 2006</div>
<p>Tobias’ın ve Metatron’un katılımıyla<br />
Kanallık, Geoffrey Hoppe</p>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com    &#8211;    www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bu güvenli ve kutsal yerde yeniden toplanıyor, Dünyanın her yanındaki tüm Şambra’nın enerjilerini şu anda birleştiriyoruz. Sizi desekleyen ve seven ve bu enerji hareketinde size katılmak için burada bulunan Kırmızı Meclisten hepimizin ve Başmelekler düzeninin enerjilerini birleştiriyoruz. Ve Ben Tobias için, yasal bar iskemleme geri dönmek büyük bir onur! (gülüşmeler, Tobias da güler)</p>
<p>Ve herhalde fark ettiğiniz gibi biz sizinle birlikte çalışıyoruz, bu şaud ve kanallık yolunu paylaşıyoruz&#8230; bazen Saint-Germain, bazen – yakında dönecek olan Kuthumi, bazen Oama’nın enerjileri ve Kuan Yin’in enerjileri gelir&#8230; ama her zaman, her zaman Şambra’nın enerjileri vardır.<br />
<span id="more-269"></span><br />
Geçen gün Cauldre sevdiklerine, son zamanlarda ağlamaklı hissettiğini, muazzam bir enerjinin geldiğini hissettiğini söyledi. Üzüntü değil de ağlama hissi. Ve bu his onun kafasını karıştırdı, nereden geldiğini merak etti, belki dışarı çıkıp birkaç gözyaşının gözlerinden gelmesine izin vermesi gerektiğini düşündü.</p>
<p>Biz hem size, hem de ona şunu söylemek istiyoruz, o ağlama hissi, o derin ve etkileyici duygu, aslında bizlerden geliyordu. Saint-Germain’den ve Kuthumi’den ve Kuan Yin’den geliyordu, Kuntar’dan geliyordu, zamanın son altı yılında sizinle çalışmakta olan tüm varlıklardan geliyordu. Gerçekleştirdiğiniz çalışmaya duyduğumuz şükran ve muazzam hislerdi bunlar, çünkü bu noktaya ulaştığınızı biliyoruz, çünkü bazı en zorlu karşı çıkmalara, yol üstündeki en zorlu meydan okumalardan bazısına katlandığınızı biliyoruz. Çoğu kez kendinizden kuşku duyduğunuzu, sık sık burada ne yaptığınızı sorguladığınızı biliyoruz. Ama Şambra, zaman ve mekandan geçip şimdi burada, Dünyada olmak için, kişisel bir işlemden geçmek için ve diğer insanlar için, buraya randevuyla geldiniz.</p>
<p>Biz her gün, perdenin bu tarafında duyduğumuz, tam anlamıyla milyonlarca çağrı alıyoruz – siz onlara dua diyorsunuz. Acı çeken insanlardan, çaresiz insanlardan, kaybolmuş ve kapana kısılmış ve bir çıkış yolu bulamayan insanlardan, bedenlerinde ıstırap çeken, parasal ve duygusal ıstıraplar çeken insanlardan – ve onlar kaybolmuş haldeler. Tanrı’yı bilmek isteyen insanlardan – büyük “T” ile yazılan özgün tanrıyı – kitaplardaki Tanrı’yı değil, uzak ve yargılayıcı bir Tanrı’yı değil, ama günlük yaşamlarında var olan bir Tanrı’yı. Ve bu insanlar o kadar yalnız ki. Öylesine yalnız ki.</p>
<p>Belki de her bir gün bize gelen tüm bu duaların büyük çoğunluğu, şu anda Dünyada yalnızlık çeken insanlardan geliyor. Onlar sadece başka bir insanın yoldaşlığından yoksun oldukları için değil, Tanrı’nın yoldaşlığından ve kendi yoldaşlıklarından yoksun oldukları için yalnızlar. Ve biz bu çağrıları sürekli alıyoruz, tekrar tekrar alıyoruz.</p>
<p>Örtücü katmanlar ve inanç sistemleri yüzünden bizim için gelip de onlarla konuşmak zordur. Onlar, meleklere ya da fiziksel olmayan varlıklara konuşabileceklerini düşünmüyorlar. Kime ya da neye güvenebileceklerinden emin değiller, onun için, onlara kutsamalarımızı göndermekten ve sevgimizi göndermekten başka yapabileceğimiz pek bir şey yok. Ama bu kutsamalar ve sevgi çoğu kez onlarda yanıt bulmuyor, orada oldukları bile fark edilmiyor.</p>
<p>O nedenle Şambra, insanların, öğretmenlerin, SİZİN, hizmetinize, çalışmanıza, sevginize ve tutkunuza – adına her ne demek isterseniz &#8211; başlamanızın zamanı gelmiştir. Bunun başlama zamanı gelmiştir. Biz şimdi yedi yıllık bir zamanı birlikte geçirdik, her birinizle ve hepinizle bir işlemden geçtik, diğer insanların da içinden geçeceği bir işlemden&#8230; onlarınki belki sizinki kadar derin, sizin geçtiğiniz kadar zor olmayacak. Ama biz bundan birlikte geçtik, işlemlerimizden geçtik, ve şimdi bir sürü, bir sürü insan izleyecektir.</p>
<p>Bu, bu dizinin, Berraklık Dizisinin son Şaudu. Bir Şaud 12 olmayacak. Biz bu diziyi bugün toparlayacağız, ve sonra, gelecek ay, yıllık Şambra konferansı için toplandığımızda (2006 Yaz-Ortası Yeni Enerji Konferansı’ndan söz ediyor), biz özel bir ek, çok özel bir dizi kanallık ve Şaudlar yapacağız. Bunlar sonuçta Berraklık Dizisinin bir parçası olacak ama tamamlayıcı olarak ya da diziye ek olarak. Biz bunun tüm Şambra için ulaşılır olmasını istiyoruz, o yüzden hem teknik açıdan, hem de diğer açılardan – bu Şaudların her birinin, her gün – tüm Şambra için, canlı olarak online ve bunları indirmek ve sonra okumak isteyenler için olabildiğince hızlı bir biçimde ulaşılır olmasını isteyeceğiz.</p>
<p>Kuthumi, Saint-Germain ve ben Tobias, sizi çok uzun zamandır beklediğimiz bir şeyden geçireceğiz. Bu, bu Berraklık Dizisinin cilası ama aynı zamanda, birlikte gerçekleştirdiğimiz tüm Şaudların da cilası olacak. Bu, bir anlamda, yeni bir başlangıç olacak. Şambra için bir geçiş töreni olacak. O nedenle, bunu sizinle birlikte gerçekleştirmeyi dört gözle bekliyoruz. Şimdiden bizim tarafta planlar yapıyoruz. Sadece bu olay için çok özel olarak geri gelecek Kuthumi’nin ziyaretini planlıyoruz.</p>
<p>Böylece Şambra, Berraklık Dizisinin 11.Şaudu. Biz özel bir konuğu, 2002’nin Nisan ayında çok dinamik bir giriş yapan bu çok özel konuğu getiriyoruz. Bu bir DÖRT’TÜR ve bir başka DÖRT daha&#8230; (Tobias, David McMaster’in yaptığı giriş konuşmasıyla dalga geçerken dinleyiciler de güler) ve bu varlığın, bugünkü gibi gelip de ziyaret etmesinin üstünden DÖRT yıl ve İKİ ay geçti. (yoğun kahkahalar) Böylece, Ruh’daki Sesiniz, Metatron enerjisini içeriye kabul etmenizi rica ediyoruz.</p>
<p>Biz bugünkü enerjiyi içeriye getirmeye başladığımızda, birçoğunuz – nasıl desek – kollarınızdaki tüylerin, belki de boynunuzdaki tüylerin diken diken olduğunu hissettiniz. Dört yıl iki ay önce Metatron size bir soru sormuştu, “Hazır mısınız? Hazır mısınız?”</p>
<p>Ve Metatron bugün geliyor, ve Metatron hepinize ve her birinize konuşuyor çünkü o aynı zamanda sizin sesiniz. Metatron bir varlıktır – kolektif bir enerjidir. Metatron aynı zamanda sizdir. O sizin Özgün Benliğinizdir, Tanrıbenliğinizdir. Ve Metatron bugün bu Şaud’da, Berraklık Dizimizi sonlandırdığımız bu Şaud’da bizimle çalışmak için geliyor. Metatron bir soru sormak yerine bir bildiride bulunuyor ve diyor ki, “Siz hazırSINIZ. Siz hazırsınız.”</p>
<p>Ve eğer değilseniz&#8230;. (kahkahalar). Eğer hazır değilseniz Şambra&#8230; ve biz Cauldre’nın şimdi buraya koyabileceği her türlü filtreyi pas geçeceğiz&#8230; (yoğun kahkahalar). Eğer hazır değilseniz, belki de kendiniz için farklı bir grup bulmanızın zamanıdır. Belki de yanıt için başka bir yere bakmak zamanıdır. Belki de bir yerlere gidip, sizinle birlikte işlemleri sürdürecek, sorunlarınıza ilişkin sizinle çalışmayı, size yardım etmeyi sürdürecek başka insanlarla ve başka meleklerle çalışmak zamanıdır, çünkü bundan böyle, Kırmızı Çember ve Şambra enerjiyi artık bunlara odaklamayacaktır.</p>
<p>Siz hazırSINIZ. Tüm araçlara sahipsiniz. Tüm kelimelere ve enerjinin tümüne sahipsiniz. Biz buradan sonra, gerçek öğretmenlerin alemlerine ilerleyeceğiz. SEKİZ yılının SEKİZİNCİ ayı olan (kahkahalar) Ağustos’ta başlayacağımız bir sonraki dizimiz, “Öğretmenlik Dizisi” olarak adlandırılacak ve biz hepinizle ve her birinizle çalışacağız&#8230; (izleyiciler neşelenip alkışlarlar) ve şimdi, bu YEDİ yıllık süreçte (Tobias’ın rakkamları vurgulamayı sürdürmesi gülüşmelere neden olur) öğrendiklerinizi ve kendinizle yaptıklarınızı alıp da, buraya gerçekleştirmek üzere geldiğiniz öğretme işini nasıl yapacağınız (hakkında çalışacağız).</p>
<p>Burada olmak için zaman ve mekanlardan geçip geldiniz. Bunların hiç biri aslında olduğunu düşündüğünüz şey değildir. Şu son yıllarda içinden geçtikleriniz hazırlıktı. Ve bunlar gerçekten sizinle ilgili değildi. Sizinle ilgili değildi.</p>
<p>Ben bunu çok direkt ve çok açık ortaya koymak için Metatron enerjisiyle çalışacağım. Siz bu yaşamda burada olmak zorunda değildiniz. Öyle olduğunu sanıyorsunuz. Karmanız olduğunu düşünüyorsunuz. Başkalarına karşı sorumluluklarınız olduğunu düşünüyorsunuz. Öğrenmeniz gereken şeyler olduğunu düşünüyorsunuz. Oysa yoktu. Bu bir yanılsamaydı. Gerçek bir yanılsamaydı. Çok, çok gerçek ve acı bir yanılsamaydı, ama yine de bir yanılsamaydı. Tıpkı benim gibi&#8230; (bazı gülüşmeler). Ben geri gelmek zorunda değildim – ve siz de öyle.</p>
<p>Bir an için o Kulübede nasıl oturduğumuzu ve bunun hakkında konuştuğumuzu ve sizin şöyle dediğinizi anımsayın, “Ben Dünyaya geri dönmek zorunda değilim. Orada olmam gerekmiyor. Ben herşeyden geçtim. Ben aydınlanmama ulaştım. Ben Dünya üzerindeki yükselişimden bir başka zamanda, bir başka yerde zaten geçtim, ama ben, Dünya üzerinde şimdiye kadarki en dinamik, ama aynı zamanda en zorlu zamanda geri dönmeyi seçeceğim. Ben geri dönüp bir rol üstlenmeyi seçeceğim. Sanki zorluklara sahipmişim gibi davranacağım. Sanki karmam varmış gibi davranacağım. Sanki parayla mücadele ediyormuşum gibi davranacağım. Sanki ilişkilerle ilgili sorunlarım varmış gibi davranacağım. Ben bütün bunları Dünya sınıfında öğrenebilmek için, Dünya üzerinde bir Yeni Enerjiye geçiş zamanında bunlardan geçmenin nasıl bir şey olduğunu en derin düzeylerde öğrenmek için yapacağım. Diğer insanlara karşı bir empati ve şefkat geliştirmek için oraya gideceğim. Ben oraya yeni ve farklı bir öğretmen olarak gideceğim – teorilerin öğretmeni olarak değil, bazı aldatıcı prensiplerin öğretmeni olarak değil – ama Hayat’ın öğretmeni olarak gideceğim.” İşte bu yüzden buradasınız.</p>
<p>Bir an için, sizin ve benim, Saint-Germain’in, Kuthumi’nin, Şambra’nın, Kulübede oturup da sizin bu yaşamınızla ilgili, gerçekten geri gelmek zorunda olmadığınız bu yaşamınızla ilgili nasıl konuştuğumuzu anımsayın. Ve benden, gerçekte neden burada olduğunuzu size anımsatmamı istediğinizi hatırlıyor musunuz? Ve şunu dediğinizi anımsayın, “Eh Tobias, sana inanmasam bile, bu yaşamda Dünya’da olmama gerek duymadığıma inanmasam bile, başka birine konuştuğunu düşünmüş olsam bile, lütfen bana tekrar tekrar hatırlat. Lütfen bana, gerçekte kim olduğumu hatırlat.”</p>
<p>Çünkü her ikimiz de biliyoruz ki, bu Dünya denen şeyde tıkanıp kalmak kolaydır. Kuşkuların gelmesi kolaydır. Kurban oyununu oynamak kolaydır. Senin için, büyük bir melek için, Dünya’nın bu enerjilerinde ve örtücü-katmanlarında kaybolmak kolaydır. Ama bu sözleri duyuyorsan ya da okuyorsan (bil ki) burada olmak zorunda değildin. Sen, sonuç olarak Ruha, başka yaşamlardan tanıdığın sevgililere bir hizmette bulunmak için kendinden verdin. Sen kendini sevgiyle Kırmızı Meclise verdin. Onun bir parçasısın, buraya gelmek ve bu şeylerden, evet, çok gerçek olan bu şeylerden geçiyormuş gibi davranmak için kendinden verdin. Bazılarınızda bunu ispat etmek için yara izleri var, fiziksel ve duygusal yara izleri. Ama hatırlamanızı istiyorum, burada olmak zorunda değildiniz.</p>
<p>Yaptığımız ilk, ilk derslerden birinde, dünyanın her yanındaki Şambra’ya dedim ki, “Siz zaten yükseldiniz.” Sanki çağlar öncesiymiş gibi geliyor. Bu, en baştaki dizilerin ilk derslerinden birindeydi. Siz zaten yükseldiniz. Bu bir hatırlatmaydı, daha o zaman bile. Çoğunuz bunu unuttunuz. Çoğunuz, yanınızda oturan kişiye konuştuğumu düşündünüz. Çoğunuz, bunun bir tür&#8230; belki ezoterik bir kavram olduğunu düşündünüz. Bazılarınız da bu sözleri size yıllar önce söylediğimi tam anlamıyla unutmayı seçtiniz.</p>
<p>Siz zaten yükseldiniz. Şimdi sadece geri geldiniz&#8230; bu empati ve şefkati geliştirmek amacıyla ve bir öğretmen olarak ortaya çıkmak için kendi araç gerecinizi geliştirmek amacıyla geri geldiniz. Burada olmak zorunda değildiniz. Sizce neden bazen ağlamak istiyoruz? Sizce neden hislerimiz bu kadar yoğun?</p>
<p>Onun için, neden burada olduğunuzla ilgili düşüncelerinizin eski kavramlarını ortaya dökmek için bu harika gündür. Kendinize yüklediğiniz o eski dersleri ortaya dökmek zamanıdır. Olduğunuzu düşündüğünüz kişi değilsiniz. Siz Kırmızı Meclisin bir parçasısınız. Şu anda, bir insan öğretmen olarak, her gün yardım gereksinen milyonlarca ve milyonlarca insanın çağrısına yanıt vermeye yardımcı olmak için Dünya’da bulunuyorsunuz.</p>
<p>Biz Kırmızı Çemberde vites değiştireceğiz, özellikle de bugünden sonra, ve onu yeni bir düzeye götüreceğiz. Asıl çalışma ve temel, belki de fark etmediğiniz ya da doğal kabul ettiğiniz şeylerle sizin tarafınızdan ve bu tarafta bulunan bizler tarafından gerçekleştirildi.</p>
<p>Şu yeni Kırmızı Çember Enerji Şirketi (Crimson Circle Energy Company) – parayla ilgili değildir. Bu, Şambrayı – Öğretmenleri – biraraya getirmenin bir yoludur. Kırmızı Çember Enerji Şirketi gerçekte Şambra Üniversitesidir. O, Öğretmenlerin şirketidir. Şambra için birbirini desteklemenin ve yüreklendirmenin bir yoludur, çünkü şimdi eğitiminizi vermeye başlayacak olsanız bile&#8230;.Evet, bunun altını çizeceğim: siz şimdi öğretme işinizi yapacakSINIZ. Size bunu söylememi istediniz benden.</p>
<p>Siz, daha fazla işlemden geçirmeler için, daha fazla – nasıl desek – şeylerle başa çıkmakla ilgili kelimeler için burada değilsiniz. Onlara artık sahipsiniz. Bundan sonrası farklı olacak. Siz öğretecekSİNİZ. Buraya, bunu yapmak için geldiniz. Bu nedenle Dünya’ya geri gelmek zorunda değilken, en büyük meleklerle oturduğunuzda ve karşılaştığınızda – ki siz de onlardan birisiniz – Başmelekler Düzeninde ve Kırmızı Mecliste, başka alemlerdeki ruhsal ailenizin temsilcisi olan sizler buraya gelmek zorunda değilken, yine de geldiniz ve en zorlu meydan okumayı üstlendiniz. Bu özveridir, fedakârlıktır. Bu sevgidir. Bu çılgınlıktır! (kahkahalar, Tobias da güler). Bakın ben geri gelmedim! (daha çok kahkaha) Ben arkadaşım vasıtasıyla konuşuyorum.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün Metatron enerjisini getiriyoruz. Son bir yıldır Berraklık/Açıklık hakkında konuştuk. İnsanların nasıl beslendiğinden konuştuk, enerjilerini nereden aldıklarından, başka insanlardan nasıl enerji çektiklerini, dramlarla nasıl beslendiklerinden konuştuk. İnsanlar bağımlılıklardan besleniyorlar – uyuşturuculardan tutun da, sekse kadar türlü şeylerden. Tüm bu diğer yerlerden enerji çekiyorlar.</p>
<p>Ah evet, şu anda Dünya’da bir enerji krizi VAR. Var, ama bu arabanızın yakıtıyla ya da evinizi ısıtmakla ilgili değil. Bu, Eski Enerjiyi çalmakla ve saptırmakla ve çarpıtmakla ilgilidir. Ve öyle kişiler var ki, ellerinden geldiğince yağmalamaya bakıyorlar. Belki paradan besleniyorlar. Belki başkalarının ıstıraplarından besleniyorlar. Çok, çok insan, dediğim gibi, kurban rolünü oynamaktan besleniyor. Kurban olmak. Kurban olmak, enerjinin en kötü kullanıldığı yoldur – çünkü başkalarının onlar için üzülmesini sağlarlar. Onlar kurbandır! Sizce nasıl besleniyorlar? Devam ederek, bunu aralıksız sürdürerek.</p>
<p>Eğer kurban olma kalıplarını fark edecek olursanız&#8230; ki biz buna gelecek dizimizde, Öğretmenlik Dizisi’nde değineceğiz. Biz insanların nasıl kalıpları doğrultusunda (yaşadıklarından) söz edeceğiz. Eğer bir kurbanlık kalıbını fark edecek olursanız, o kişiler yalnızca bir kez kurban olmuş değildirler. Onlar hergün kurbandır ve eğer eski kurbanlık öyküsü oyununu bitirmezlerse, yeterince enerji sağlamazlarsa, yeniden bir kurban haline gelirler – suç (cinayet/cürüm) kurbanı, sözde bir kazanın kurbanı, şirketin işten çıkardığı bir kurban gibi. O kurban olma enerjisinde kalmanın bir yolunu hep bulurlar.</p>
<p>Biz bunu Öğretmenlik Dizisi’nde ele alacağız, size, onların oradan çıkmasına yardımcı olmanız için araçları vereceğiz, çünkü siz Şambra, öğretmenler olarak, gerçekten ilerlemek isteyenlerle çalışacaksınız. Siz gidip de, uyumaya devam etmek isteyenleri uyandırmaya çalışmayacaksınız. Ne kadar sefil olduklarını düşünürlerse düşünsünler, oynadıkları oyunları sevenleri değiştirmeye çalışmayacaksınız. Bu, değiştirmekle ilgili değildir. Bu, her bir gün ve her gün milyonlarca insan varlığın dualarını yanıtlamakla ilgilidir.</p>
<p>Biz artı 100.000’lik küçük bir grubuz, hergün milyonlarca ve milyonlarca taleple başa çıkacak küçük bir grup. Ama bunlar gerçek ve samimi olan kişilerdir. Onlar gerçekten yaşamlarındaki değişikliği, sizin başka yaşamlarınızda ya da belki yaşamlar arasında deneyimlediğiniz o değişikliği istiyorlar. Sizi o eski insanca döngülerin sıkışmışlığından çıkarıp da bir aydınlanma ve yükselme yerine getiren o değişikliği istiyorlar. Bakın, siz bunu zaten gerçekleştirdiniz. Siz zaten bundan geçtiniz. Siz öğretmen olmaya hazırlıklısınız, hazırsınız.</p>
<p>Bu son dizide, Berraklık Dizisi’nde, bağlantıları kesmekten çok söz ettik: tarzları, kalıpları, ve ağları, başkalarıyla bağlantıda olma biçimlerini bırakmak. Herşeyin tek olduğunu söyleyen bir deyiş var. Herşey birbiriyle bağlantılı. Bunda bir gerçeklik vardır, çünkü ağaç gökyüzüyle bağlantı içindedir. Gökyüzü, suyla bağlantıdadır ve su, her insanla bağlantıdadır ve her insan, her bir diğer insanla bağlantıdadır. Bu bir noktaya kadar gerçektir ama sonuçta aydınlanmış olan, basit olan, bağlantıları bırakıverir. Onlar mutlak olduklarını, egemen ve bağımsız olduklarını fark ederler ve – nasıl desek – Ruhun Şefkatine sahip olmak ve o şefkatin içinde olmak için o bağlantılara gereksinim duymazlar.</p>
<p>Herşeyle bağlantı içinde olmanız gerektiğine dair, şu muazzam birliğin bir parçası olmanız gerektiğine dair eski bir inanç var, ve bu bir noktaya kadar geçerlidir de. Ama sonunda Üstatlar, aydınlanmış olanlar, bunların tümünü bırakıverirler. Bırakırlar. Egemen/bağımsız/mutlak olduklarını fark ederler. Onlar da Tanrıdır. Kendilerini sürdürmek için dışsal bir şeye gereksinimleri yoktur. Bütün ve tamdırlar. Bu sözleri not edin – bütün ve tam.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız hâlâ buna inanmıyor. Hâlâ, belki bütün olmaya yakın olduğunuzu, biraz tam olduğunuzu düşünüyor ve şu son parçaları tamamlamaya çalışıp duruyorsunuz. Bugün bu bitmiştir. Artık son parçalar yok. Onlara sahipsiniz. Şimdi onları kullanmaya başlayacaksınız. Şimdi ilerlemeye başlayacaksınız.</p>
<p>Biz, diğer insanlarla bağlantıları kesmekten, insanlıkla bağlantıları kesmekten, temelde Alana kadar (herşeyle) bağlantınızı kesmekten söz ettik. “Alan”, bizim Yuva’nın dışında kalan özgün Kaynak enerjisi için, Ateş Duvarı’nın dışı – ya da bu tarafı – için kullandığımız bir terimdi. Alan, herhangi bir belirli yere konuşlanmış değildir. Alan, insana ait kavramlarca ya da ölçüm aletleriyle ölçülemez, ama o, tüm enerjiler için geçerli bir kaynaktı. Herşey ve herkes sonunda enerjisini Alan’la birleştirecekti.</p>
<p>Ve biz konuştuk&#8230;. bu son dizide “Alanla bile bağlantıyı kesersiniz” diyecek kadar cesur ve yürekliydik – cesur ve yürekliYDİNİZ. Siz onu bile bıraktınız. Biraz korkutucuydu. Şimdi, dışarı çıkıp da sokaktaki tipik insanla konuşmaya çalışıp, onlara bağlantıları kestiğinizi söylecek olsanız; onlara artık başka şeylerle beslenmediğinizi söyleyecek olsanız; onlara zaten yükseldiğinizi söyleyecek olsanız – kesinlikle sizin deli olduğunuzu düşüneceklerdir! Ama Şambra, gerçekleştirdiğiniz çalışmanın bu noktasına geliyorsunuz ve bunun ne anlama geldiğini anlıyorsunuz. Herşeyin içinizde varolduğunu anlıyorsunuz. O zaten oradadır.</p>
<p>Diğer insanların nasıl düşündüğünü ve iş gördüğünü ve hissettiğini gerçekten anlamak için o “derslerden” geçmeniz gerekti. Aşağıya inmeniz ya da onlarla aynı oyun alanına inmeniz gerekti. Onların içinden geçtikleri şeyleri anlayabilmek için aynı örtücü-katmanları ve aynı meydan okumaları ve inanç sistemlerini deneyimlemeniz gerekti. Onların geçtiği deneyimlerden geçmeden insan bilincinin ön saflarına gitmek çok zordur.</p>
<p>Metatron ve ben bugün ısrarla bunun üzerinde duracağız&#8230;. yineliyoruz, bunu nasıl içselleştireceğiniz size kalmıştır, sizin seçiminizdir&#8230; Siz bu yaşamda burada olmak zorunda değildiniz. Bir karmanız yoktu. Sizi buraya geri getiren kontrol edilemez bir çekim yoktu. Siz buna gönüllü oldunuz.</p>
<p>Şimdiye kadar yedi diziden geçtiniz, bir dolu kişisel durumdan geçtiniz – bunu şu an sonlandıralım. İlerleyelim. Öteye geçelim. Yapılandırdığınız şey budur. Size sözünü etmemizi istediğiniz şey budur. Bazılarınıza biraz zor gelebilir. Bir ayağınızı içeriye, diğer ayağınızı da dışarıya koymaya çalışacaksınız. “Evet, ben bir öğretmenim, ama ben hâlâ şu sorunlara ve şu problemlere sahip olan bir insanım” diyeceksiniz. Bu işe yaramayacktır. İşe yaramayacaktır.</p>
<p>Biz hepinizle Şambra Yaz-Ortası Konferansına kadar çalışacağız. Biz sizinle hatırlamanıza yardımcı olmak için çalışacağız, “Burada olmak zorunda değilsiniz” kavramını tümüyle, tümüyle hazmetmekten sizi alıkoyan, şu anda sahip olduğunuz tüm o katı/yoğun engellerden geçmenize yardımcı olmak için çalışacağız. Siz aydınlanmanıza ve yükselişinize bir süre önce ulaştınız. Siz şu anda Dünya üzerindeki bu ek hizmete sadece gönüllü oldunuz.</p>
<p>Yeni Enerji temsilcilerinin ve öğretmenlerinin öne çıkma zamanıdır. Bunu gerçekleştirebilmek için bağlantıyı kesmeniz gereken son bir parça var, sizin için çok değerli olan bir şey, kendinizi çok, çok bağlı hissettiğiniz bir şey, sağ ya da sol eliniz kadar size yakın gelen bir şey: geçmiş yaşamlarınız. Şambra, onları salıverin. Geçmiş yaşamlar, yeni çağın vızıltı sözcüklerinden biridir. Geçmiş yaşamlar, olduğunu düşündüğünüz şeyler değildir. Çocuklarınız olmadığınız gibi, geçmiş yaşamlarınız da değilsiniz. Ana-babanız olmadığınız gibi, geçmiş yaşamlarınız da değilsiniz. Evet, aranızda ortak bir enerji vardır, ama siz geçmiş yaşamlarınız değilsiniz. Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada aşmamız gereken en büyük ve son engellerden biri, geçmiş yaşamlara tutunmaktır.</p>
<p>Enkarnasyon yoktur. Yoktur. Sizin ya da toplumun algıladığı biçimde yoktur. Biraz burada, biraz şurada değişerek, gelişerek, tekrar tekrar geri geldiğinizi düşünüyorsunuz. Bu doğru değildir. Köpeğiniz olmadığınız gibi, eviniz olmadığınız gibi, geçmiş yaşamlarınız da değilsiniz. Evet, ortak yanlar vardır, ama&#8230;. burada bunu anlatması zor, ama – sizin ruhsal düzey açısından diyeceğiniz &#8211; bir duruş açısından ilerleyen/gelişen yaşamlara sahip değilsiniz. Değilsiniz. Ruh Varlığınız farklı deneyimler edinmiştir – ama onlar siz değildir. Siz 2000 yıl öncesinin ya da 10.000 yıl öncesinin ya da hatta Atlantis’teki geçmiş bir yaşamın doğrusal, lineer olarak gelişmiş bir hali değilsiniz. Ortak bir enerjisel bağ vardır, ama siz geçmiş yaşamınız değilsiniz.</p>
<p>Siz yeni anlayışınızda bu noktaya geliyorsunuz ve geçmiş yaşamların olmadığını fark edeceksiniz. Gelecek yaşamlar yoktur. Bu yaşamda kim iseniz, osunuz. Bu yaşam, şu anda deneyimlediğiniz bu zaman, çok eşsiz ve çok özeldir. Geçmişin toplamı değildir. Geçmişten öğrendiğiniz ögeler vardır, ama sizi artık geçmiş yönlendirmiyor.</p>
<p>Re-enkarnasyonla ilgili genel olarak bilinen kavram oldukça aldatıcıdır ve zihni epey başka yönlere çeker. Siz BU yaşamsınız – ve geçenlerde söylediğimiz gibi, bu yaşam özeldir. Bu çok, çok özel bir yaşamdır. Bu, ruh enerjinizin kendini indirip insan formuna soktuğu ve sonra da geri kalanının inip insan hayatınıza girdiği çok özel bir zamandır. Teorik olarak yaşadığınız diğer hayatların hiç biri böyle değildi. Ruhla insan arasında bu ilişki yoktur. Ruh aslında bir geçmiş yaşamda bir enerji yaratmış ve sonra onu bırakmış ve salıvermiş, ona kendi başına gidip de bir şeyler yapma özgürlüğünü ve yeteneğini vermiştir. Ama bağlantı genelde çok gevşekti ve sizin gerçek ya da ruhsal diyeceğiniz türden değildi.</p>
<p>Bu yaşam, bedenlendiğiniz bu zaman, ÇOK özeldir. Ruh ile insan arasındaki ilişki hep vardı. Bağlantılar çok güçlüdür. Bir anlamda o aynı anda her yerdedir, hepsi aynı şeydir. Tanrısal olanın, ruh benliğinin şu anda burada olmadığı sadece bir yanılsamadır.</p>
<p>Gelecek ay ya da aylarda, bu re-enkarnasyon kavramının tümünü bırakmanızı isteyeceğiz. Şimdi biz, bir kez yaşadığınızı, öldüğünüzü ve sonra da yargılandığınızı söyleyen diğer toplumsal ya da dinsel felsefeden ya da inanç sisteminden söz etmiyoruz. Bu, kesinlikle – kesinlikle – bununla da ilgili değildir. Ruhunuz şu anda içinden geçtiğiniz bu fiziksel deneyime bedenlenmiştir ve bu deneyime bir daha asla sahip olmayacaktır. Buna benzer bir hayatı bir daha asla olmayacaktır. Bu çok, çok özeldir ve biz bunun ayrıntılarına bir sonraki toplantımızda gireceğiz.</p>
<p>Sizden, re-enkarnasyon kavramını bırakmanızı isteyeceğiz. Sadece enkarne oldunuz. Tekrar ve tekrar ve tekrar değil. Bu bir döngü dizisi değil. Bu bir tuzak ya da atlı-karınca değil. Yüz yıl öncesinin, bin yıl öncesinin geçmişi, gerçekten siz değildir – gerçekten siz değildir. Bir anlamda, aslında fark etmez bile. Önemli değildir. Tüm o re-enkarnasyon kavramı, genelde bilindiği haliyle, şu anda burada iskemlede oturan insan için ve yapacak işi olan öğretmen için çok önemsizdir. Hiç fark etmez. Siz geçmiş yaşamlarınız değilsiniz – Tanrı’ya şükür! (Tobias kendi kendine güler) siz şu anda SİZSİNİZ.</p>
<p>Dünya çağrıda bulunuyor, tam anlamıyla öğretmenler için çağrıda bulunuyor. İnsanlık şu anda herşeye karşı çok güvensiz olduğu bir noktada bulunuyor, ve öğretmenler olarak sizin başa çıkmanız gereken en büyük enerjilerden biri bu olacaktır. İnsanlar hükümetlere güvenmiyor. Kiliselere güvenmiyor. Başta size de güvenmeyeceklerdir, hele kendilerine hiç güvenmiyorlar. İşte bu, öğretmenler, en büyük engeliniz olacaktır, yani o güveni ve dostça ilişkiyi geliştirmek. En büyük engel bu. Onlar aldatılmıştı. Hâlâ aldatılıyorlar. İnsanlar hâlâ onların enerjilerini çalıyor ve onlar da hâlâ diğerlerinden çalıyorlar.</p>
<p>Böylece siz, onların yalnızlığına, dualarına yanıt olarak sahneye girdiğinizde, yine de size güvenmeyeceklerdir. Oraya nasıl ulaştığınızı anlamayacaklardır, kim olduğunuzu anlamayacaklardır. Kendinize bu yaşamı – Dünya’da bedenlendiğiniz bu zamanı – vermenizin, onca derslerden geçmenizin, yaşantınızdaki onca meydan okumalardan ve zorluklardan geçmenizin çok özel olan&#8230;. en direkt nedeni budur. Onun için, başka insanların önünde durduğunuz zaman, onlar o enerjiyi hissedebilirler. O dostça ilişkiyi ya da karşılıklı anlayışı hissedebilirler. Gözyaşlarıyla dolu onlarca gece geçirdiğinizi, ilişkiler hakkında birçok sorununuz olduğunu, kendinize karşı çok kuşku duyduğunuzu bileceklerdir. Onlar bunu hissedeceklerdir ve siz de oldukça kısa bir sürede onlarla karşılıklı bir anlayış ya da dostça bir ilişki geliştirebileceksiniz. Bu sonuçta onlarla bir güven ve bağ kurulmasını sağlayacaktır. Bu da, gerçekleştireceğiniz öğretmenlik işinde size iyi hizmet edecektir.</p>
<p>Dünya şu anda Yeni Enerji için Yeni Enerji’nin öğretmenlerini ve temsilcilerini gereksiniyor. Bu “Yeni Enerji” terimini çok, çok az insan anlıyor. Birinin onu öğretmesi gerekiyor, birinin onun temsilcisi olması gerekiyor. Geçenlerde biri bize soru sorarken şöyle dedi, “Yeni Enerji diye bir şey yok, o sadece enerjidir.” Bu çok yanlıştır – çok, çok yanlıştır. Yakın zamana dek “sadece enerji” vardı ve o yalnızca biçimini ve formunu ve adını değiştirirdi. Ama zamanın bu son birkaç yılında, Yeni Enerji unsuru ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Yeni Enerji, biçimini ve formunu ve enerjisel oranlarını değiştiren sadece eski enerji ya da önceki enerji değildir, anlamına gelir. Çok uzun bir süre önce söylediğimiz gibi, Yuva’yı sizinle birlikte terk eden belirli ve çok tanımlanmış ama büyük miktarlarda bir enerji vardı, ve siz onunla o zamandan beri oynuyordunuz. Kum havuzunda sınırlı sayıda kum tanecikleri vardı. Evet, tümü sadece kumdu. Ama sonra bir şey oldu. Birdenbire, sanki hiçsizlikten yeni kum yaratıldı. Bu, Yeni Enerjiyle ilgili bir benzetmedir. Yeni Enerji yaratıldı, Eski Enerjiden değil, Yuva’dan alınmadı, ama Yaradanlar tarafından – sizin tarafınızdan – ilk kez yaratıldı.</p>
<p>O nedenle, Yeni Enerji, Eski Enerjiden farklıdır. Aynı eski program değildir. Aynı rezonansa sahip değildir, titreşimi yoktur, aynı biçimde çalışmaz. Yeni Enerjinin sadece Eski Enerji adının değişmiş hali olduğuna inananlar şaşıracaklardır. Yeni Enerji aynı şekilde çalışmaz. Bu kişiler onun hâlâ aynı eski enerji olduğu kalıbına sahip olduklarından, yaptıkları işlerde Yeni Enerjiye çok zor ulaşabildiklerini göreceklerdir. Yeni Enerji, Eski Enerji değildir.</p>
<p>Biz belki de ona enerji bile dememeliyiz. Belki daha iyi bir ad vardır, çünkü o farklıdır. Farklı iş görür, farklı çalışır, tümüyle farklı bir araç setidir ve o buradadır. Onun nasıl kullanılacağını Dünya anlamak ihtiyacındadır. Dünya, temsilcileri ve öğretmenleri gereksiniyor, ve o da sizsiniz.</p>
<p>Bazılarınız özel olarak Yeni Enerjinin anlaşılması üzerinde çalışacaksınız: nasıl farklı çalıştığı; tüm özellikleri ve akışları nasıl değiştirdiği; sonuçları nasıl değiştirdiği; kalıpların/modellerin nasıl tümüyle farklı olduğu, çünkü bir anlamda, Yeni Enerjide hiç bir kalıbın/modelin olmadığını söyleyebilirsiniz. Ondaki herşey titreşimsel ya da Eski Enerjiye göre farklıdır. Onun için, dünyanın – insanlığın – öğretecek kişilere gereksinimi vardır.</p>
<p>Dışa açılıp da öğretecek olanlar ve Yeni Enerjinin temsilcileri olanlar, beklenmeyeni bekleyin. Her zaman sürprizlerin olacağını anlayın. Yeni Enerjinin çalışma biçimini ölçmeye kalktığınızda, o ölçümün hemen ertesi gün bile geçerli ya da doğru olmayacağını anlayın. Siz Eski Enerjinin o çok belirli kalıplarına ve bir gün belli bir biçimde ölçüldüğünde, ertesi gün de aynı ölçülere sahip olacağına o kadar alışmışsınız ki. Yeni Enerji bu şekilde çalışmaz, Tanrı’ya şükür. Yeni Enerji tümüyle farklıdır. Böylece bazılarınız onunla ilgili kitaplar yazacaktır.</p>
<p>Dünya şu anda – her zamankinden de fazla – Dünya’nın, Gaia’nın temsilcilerine ve öğretmenlerine ihtiyaç duyuyor. Ama Dünya’nın biraz farklı ve yeni bir anlayışına. Gaia bir Ruhtur, bir kolektiftir. Gaia, Dünya üzerindeki fiziksel işlemi/süreci desteklemek için vardır. Kendi haklarına sahip olan Gaia, güçlüdür ve kendini sürdürebilir. Gördüğünüz gibi, kendini bir fırtınayla ya da volkanla ya da depremle temizleyebilir. O birçok farklı yoldan enerjileri değiştirebilir. Gaia’nın amacı, insanları bedenlerinden kopartmak değildir. Gaia’nın amacı, Eski Dünya çalışmalarını desteklemek ve aynı zamanda da Yeni Dünyada bir varlık olmaktır.</p>
<p>Gaia’nın şimdilerde gerçekleştirdiği gibi, Dünya üzerinde destekleyebileceği insan sayısının doyum noktasına bu eski yöntemler yüzünden, Eski Enerjide iş görmek yüzünden ulaşıldığını söyleyebilirsiniz. Özellikle de insanların şu anda rasgele, hatta belki de aptalca, onları koruyan ve besleyen şeylere zarar vermeleri; atmosfere zarar vermeleri; Dünya üzerindeki ısı düzeylerine zarar vermeleri; ekolojik dengeye zarar vermeleri.</p>
<p>Bazılarınız şimdi kaygılanıyor, “Gaia bunların hepsiyle nasıl başa çıkacak?” Eh, Gaia bununla çok güzel başa çıkacak – soru daha çok, insanların bununla nasıl başa çıkacağıdır! Gaia, tüm kendini yenileme yetilerine sahiptir, ama bu binlerce ya da milyonlarca insanın yaşamına mal olacaksa, bunu yapmak istemiyor. Onun için Gaia şu anda, yeni bir bilinç düzeyine gelinmesi için, hatta şu anda varolan ekolojik bilinçten farklı olan yeni bir ekolojik bilinç için insanlığa çağrıda bulunuyor. Yeni bir “Yeşil” anlayışı için&#8230; hatta buna Yeşil bile demeyelim – Altın diyelim&#8230; Gaia’nın kendini yenileme yetilerinin yeni bir anlayışına. İnsanlık, Dünyanın yeni ekoloji öğretmenlerine ve temsilcilerine gereksinim duyuyor.</p>
<p>Şimdi, şu anda harika işler çıkaran, kendilerini adamış olan, Dünyanın ekolojik sisteminin korunmasına kendini adamış olan birçok grup var, ama onlar bile olan biteni anlamaktan acizler. Onlar Yeni Enerjiyi anlamıyorlar. Onlar, en az karşı çıktıkları gücün kendisi kadar dramlara yakalanmış haldeler. Daha yüksek bir enerji düzeyinden, daha yüksek bir dengeleme perspektifinden çalışmak yerine, iyilik-yapma enerjilerini üstlenmiş haldeler. Şu anda çok, çok az sayıda Dünya dengeleyicileri var.</p>
<p>İnsanlığın, zamanın gelecek yıllarında ilerleyebilmesi için birilerinin öne çıkması gerekiyor. Birilerinin öğretmesi gerekiyor. Birilerinin birkaç risk alması, televizyona çıkması, Dünya ekolojisinin yeni perspektifinden bazı makaleler yazması gerekiyor. Yoksa Dünya üzerinde olacak olan şudur, yiyecek üretme yetisi kurumaya başlayacaktır. Hava koşulları değişecek ve Dünya için yiyecek üreten yerleri etkileyecektir. Ve üstüne üstlük, Dünya şimdiki yakıt kaynağından olmaya başlayacaktır. Siz bu şeyleri birleştiriyorsunuz Şambra, çok karmaşık bir Dünyanız var. Çok karmaşık. İnsanlar yiyecek bulamadığında ve ulaşım için, insanlığın Dünya üstünde iş görmesi için gerekli enerjilere sahip olmadıklarında, kargaşanın hakim olduğu bir ortam meydana çıkar.</p>
<p>Onun için, yeni ekolojinin öğretmenleri ve temsilcileri olacak olanlarınız gerçekten savaşları engelleyecekler. Hükümetleri birbirleriyle çatışmaktan alıkoyacaksınız. Siz Dünya üzerinde insandan insana yapılan bir kitle felaketi türünün engellenmesine yardımcı olacaksınız. Dünya – Gaia – kesinlikle hayatta kalacaktır, peki ya insanlık? Onlar önünüzdeki yıllarda gelecek olanları kaldırabilecekler mi?</p>
<p>İnsanlığın, iş dünyasında öğretmenlere ve temsilcilere gereksinimi var. İş dünyasında. İş dünyası, enerjinin akma biçimidir. Enerjinin iş görme biçimidir. Dünyadaki bu son dönemde, iş dünyası – nasıl diyorsunuz – enerji akışı, enerji kontrolü, enerji hareketi açısından hükümetleri geçmiş durumda. Bu yargılayıcı bir söylem değildir, ama iş dünyası şu anda hükümetlerden daha güçlü bir durumda.</p>
<p>İş dünyası enerjiyi akıtıyor. Taptıkları tüm şey bu. Evet, bazen yozlaşıyorlar ve açgözlü oluyorlar çünkü enerjinin gerçekte nasıl çalıştığını anlamıyorlar. Birçoğu yalnızca sonuca odaklı. Bu, açgözlülüğün ve korkunun bir parçasıdır. Peki, sonuç yerine yüreğe odaklanan&#8230; enerji hareketinin dengesine; çalışanlar yoluyla şirketle bağlantılı bir insan bilinci dengesine; hatta müşterilerde bile bir enerji bilincinin dengesine odaklanan şirketler/kuruluşlar olsa. Herşeyin sonuca yönelik değil de, yüreğe yönelik olduğu.</p>
<p>Şu anda dünyada, iş dünyasının öğretmenlerine ve temsilcilerine ihtiyaç var, çünkü iş dünyası gelecek birkaç yıl içinde değişecektir. Ah evet, geçen yirmi yılda inanılmaz değişti. Artık global şirketleriniz var. Çok etkili/verimli dağıtım sistemleriniz var. Enerjiyi ve parayı internet kanalıyla hareket ettirmenin yollarına sahipsiniz. Bu değişecektir, ama şu anda ilk örnekleri (prototipleri) mevcut değildir. Yeni Enerji işleri için kuvözler yoktur.</p>
<p>Dünya şu anda o öğretmenleri ve temsilcileri gereksinmektedir ve biz bundan söz etmek için geliyoruz Şambraya. Yeni iş modelini kim yaratacak? Kuruluşların, başka kuruluşlardan çalmak zorunda olmadığını kim gösterecek? Herhangi bir işteki en yanlış mantık ya da düşünce, en büyük örtücü-katman ve inanç sistemi, rekabet inancıdır. Rekabet, sadece savaş için kullanılan çağdaş bir kelimedir. Şirketler savaşıyor. Şirketler, çalışanlarını, rekabetin üstesinden nasıl gelineceği, ya da rekabeti nasıl yenecekleri yönünde eğitiyorlar. Savaşmaya gerek yoktur. Başka şirketleri yıkmaya gerek yoktur. Bu çok Eski Enerjidir.</p>
<p>Belki de&#8230; belki – bu Yeni Enerji iş kalıbı için – başlanacak ilk yer, Kırmızı Çemberin ta kendisidir, nasıl yapılabileceğinin gösterilmesidir. Ve çok etkili ya da verimli bir biçimde&#8230;. önceleri iş adamı olmaktan kaynaklanan kendi gözlemlerime göre, kontrol etmeye çalışırken, para kazanmaya çalışırken, bir kazanç elde etmeye çalışırken, iş alanında muazzam miktarlarda etkisiz/verimsiz bir enerji harcanıyor. Şu anki doğaları gereği kuruluşlar çok verimsiz, çünkü enerji akışını sağlamak yerine, korumacı ve savunmacı olmak adına büyük ölçüde enerji harcanıyor. Ve biz aslında Yeni Enerji işlerini – yürek işlerini tartışmaktan mutlu olurduk.</p>
<p>Şu anda dünya, sanatın öğretmenlerine ve temsilcilerine ihtiyaç duyuyor. Sanatın. İnsanlık öylesine akılcı oldu ki, sanat kayboldu, ama sanat bilimin partneridir, tıpkı erkeğin, kadının partneri olduğu gibi. Biri olmadan diğerine sahip olamazsınız, onlar birbirlerini dengelerler. O nedenle, bilim olduğu sürece, toplum içinde ve okullarda akıl olduğu sürece, sanatın da olması gerekir. O bir yaratıcılık akışıdır, bir enerji akışıdır, ve sanat herşeyden çok, Yeni Enerjiyi getirmenin en güzel ve etkili yollarından biridir.</p>
<p>Ressam ve müzisyen ve dansçı olanlarınız, bir dolu insanın dediği gibi zamanınızı boşa harcamıyorsunuz. Siz enerjiyi hareket ettiriyorsunuz. Siz enerjiyi paylaşıyorsunuz, ve şimdi sanatın öğretmenlerine ve temsilcilerine, yeniden denge kurmaları için, Yeni Enerjinin getirilmesine yardımcı olmaları için bir çağrı yükseliyor.</p>
<p>Şu son yıllarda sanat kayboldu. Okulların müfredatından çıkartıldı çünkü zihnin bu rekabeti yüzünden, not sisteminiz yüzünden ona zaman kalmıyordu. Sanatı nasıl notlandırabilirsiniz? O sadece vardır. O, belirleyebileceğiniz bir değere sahip değildir. Evet, bazılarınız onu değerlendirebilirsiniz, ama ölçemezsiniz. Sanatı ve müziği ve dansı ve yazmayı ve yaratıcı ifadeyi topluma geri getirmek zamanıdır – ama yeni bir biçimde. Resimler bile farklı görünecektir. Müzik, kulağa farklı gelecektir.</p>
<p>Dünya şu anda sanatın öğretmenlerine ve temsilcilerine gereksinim duyuyor. Biz bunun Şambra ile ve Kırmızı Çemberle başladığını görmek isterdik. Bu, şu an Dünya üzerindeki genel denge açısından önemlidir. Birçoğunuz, bunu da öğreteceksiniz.</p>
<p>Şu anda Dünya üzerindeki çok ciddi bir ihtiyaç da – eğer insanlık ilerleyecekse – eğitimin öğretmenlerine ve temsilcilerine ciddi bir ihtiyaç var. Okul sistemleri kapana kısılmış haldeler. Kendi döngülerinde kilitlenip kalmış haldeler. Gelişmiyorlar. Doğrusunu isterseniz, enerjisel olarak çöküyorlar. Üretmeye çalıştıkları şeyi, yani eğitimli, bilgili, aydınlanmış öğrencileri üretmiyorlar.</p>
<p>Eğitim sistemlerinize şu anda bir virüs, bir enerji virüsü bulaşmış durumda. Bu tüm okullarınızda yaygın, özellikle devlet okullarında, ama özel okullara da sıçramış durumda. Ve bu enerji virüsü şu anda öğrencileri daha çok yozlaştırıyor ve bozuyor ve zihinlerini başka yönlere çekiyor. Şiddet yaratıyor. Bağımlılık ve bağlılık yaratıyor. Çok az eğitim veriliyor. Ve bu ciddi bir durum Şambra.</p>
<p>Dünya şu anda yeni eğitimin öğretmenlerine ve temsilcilerine ihtiyaç duyuyor. Enerji dengesizliklerine izin vermeyen, enerjinin – ya da herhangi bir insanın kötüye kullanılmasını hoş görmeyecek yeni bir sistem. Puanlamaya ya da not vermeye dayanmayan ya da devletin modası geçmiş eğitim sistemine boyun eğmeye çalışmayan bir okul sistemi, kalıpları kırıp gerçekten en iyisini ortaya çıkartacak bir grup.</p>
<p>Sizin “Kristal” dediğinizden gelmeye hazır milyonlarca varlık var, ama onlar zaman ve kaynaklar doğru olana dek gelmeyecekler. Onlar, daha önce hiç Dünyada enkarne olmamış varlıklardır. Onlar bekliyorlar. Bekliyorlar. Onlar, yeni okullar hazır olana dek gelmeyeceklerdir, çünkü enerjilerini, virüs bulaşmış eğitim sistemlerinden birine koymayacaklardır.</p>
<p>Yani Şambra, dünyanın size ihtiyacı var. Siz bunu içinizde hissettiniz. Siz çağrıyı önceden duydunuz ve biz şimdi bununla ilgili birşeyler yapacağız.</p>
<p>İnsanlık, dünya çağrıda bulunuyor&#8230; teknolojinin öğretmenlerine ve temsilcilerine çağrıda bulunuyor. Teknoloji, şimdilerde insanlık için sahip olduğunuz en büyük araçlardan biridir. Teknoloji bir araçtır. Bir tanrı değildir, anlıyor musunuz. Akılcı olanlar&#8230; sadece zihinlerinde olan o insanlar&#8230; akılcı olanlar teknolojiyi bir tanrıya, bir silaha dönüştürdüler, ve oldukça yakın bir gelecekte onu savaşa dönüştürecekler. Teknoloji, Dünya üzerindeki insan deneyimini güçlendirebilecek bir araçtır; hayatı daha verimli ve kolay hale getirebilir; anında iletişim kanalları açabilir; insanları birbirine anında bağlayabilir, böylece hükümetler ya da kuruluşlar aldatamaz ya da kandıramaz hale gelir. Teknolojinin, bir özgünlük aracı olma yetisi vardır, çünkü teknolojiyle, insanların şeyleri saklaması ya da gizlemesi çok zorlaşır.</p>
<p>Teknoloji şu anda muazzam bir şekilde çiçek açtı ama aynı zamanda kötüye kullanılmaya da açık. Şambra konumlarından öne çıkıp teknolojinin öğretmenleri ve temsilcileri olacak kişilere gereksinim var. O’lar ve 1’ler hakkında konuşmayacak, teknolojinin akılcı ya da zihinsel yanından konuşmayacak, ama teknolojiden bir araç olarak, teknolojiden ruhsal bir prensip olarak, teknolojiden hayatın güçlendiricisi olarak söz edecek. Ve bu belli Şambra öne çıktığında, temeli teknolojiye dayanan öyle bir enerjiyi kendilerine çekecekler ki, teknoloji dünyasında bazı çok ilginç ve büyük yeni buluşlar yaratılacaktır. Yani bu enerjilerin öğretmenlerine ve temsilcilerine şu anda Dünya üzerinde ihtiyaç vardır.</p>
<p>Dünyanın, şifa sanatlarında öğretmenlere ve temsilcilere ihtiyacı var. Şifa sanatlarında. Tıp ve sizin çağdaş tıbbınız, harika bir iş görüyor – bir noktaya kadar. Hatta, alternatif şifa yöntemleri dediğiniz şey de harika bir iş görüyor – bir noktaya kadar. Peki ama, neden daha çok insan şifa bulmuyor? Neden bu kadar çok insan hasta? Neden kanser ve AIDS için bir tedavi bulunamadı? Geleneksel ya da alternatif olsun, tıp neden yetersiz kalıyor? Çünkü bazı temel konuları anlamıyorlar; çünkü herşeyi fazlasıyla yoluna koymuşlar; çünkü dava edilmekten çok korkuyorlar; çünkü tıp mesleğinin kendi içinde bir dolu virüs var&#8230;. ve biz bir grip ya da soğukalgınlığı virüsünden söz etmiyoruz, biz bir enerji virüsünden söz ediyoruz&#8230;. bu da sistemin içinde mevcut.</p>
<p>Ve biz yeni şifa sanatlarının öğretmenlerine ve temsilcilerine çağrıda bulunuyoruz, ve bu başlarda kitlelere uygulanmayabilir. AIDS için bir tedavi geliştirmek isteyecek çok insan olacağını biliyoruz. Biz bunu tek, tek, tek yapacağız. Şu anda AIDS’i ya da kanseri tedavi edebilecek bir hap yok – bu bilince gelemiyor. Ama biz ruhun içindeki ve bedenin içindeki köksel enerji nedenlerinin bazısına gidebiliriz. Dengesizliklere bir göz atabiliriz, hatta DNA’dan da daha derin düzeylerde neler olup bittiğine bir göz atabiliriz, ve biz iyileştirmeye başlayabiliriz – tek tek, bir bir. Bu böyle olacaktır.</p>
<p>Ama başladığımız zaman&#8230;. siz, Şambra, şifa sanatlarının temsilcileri ve öğretmenleri tek tek iyileştirmeye başladığınızda, bilinci değiştiren, gelecekteki olasılıkları değiştiren ve sonuçta potansiyel olarak kanser ya da AIDS tedavilerinin geliştirilmesine götürecek olan çok derin ve yoğun bir çalışma olacaktır bu. Ama bu çalışmanın teke tek başlaması gerekir. Bir yerden başlaması gerekir.</p>
<p>İnsan bedeni hastalanmamalıdır. İnsan bedeni öyle bir noktaya gelmelidir ki, öylece ölüvermelidir ve tercihan, içindeki ruhun seçimi doğrultusunda. Ama insan bedeni şu anda çok kırılgan bir haldedir. Bu kadar hasta ya da yorgun olmamalıdır, ama o Eski Enerjiyle çalışmaktadır ve birçok eski dengesizliklere sahiptir. Böylece, Kırmızı Çember ve Şambra kanalıyla biz yeni şifa sanatlarının öğretmenlerine ve temsilcilerine çağrıda bulunuyoruz. Evet, bu birçok şeyi altüst edecektir. İlaç sanayinde ve alternatif sanayide olan bir dolu insan sinirlenecek ya da tedirgin olacaktır, çünkü biz onların gerçek olarak kabul ettiği şeylerin kapıların zorluyor olacağız.</p>
<p>Şambra, biz bir çağrıda daha bulunuyoruz, insanlığın tanrısallık temsilcilerine ve öğretmenlerine ihtiyacı var. Kiliseler eskidi, parçalanıyorlar. Onlar uzun, çok uzun bir zaman önce sahip oldukları enerjiye ve sevgiye artık sahip değiller. Bildiğiniz gibi, enerjiler saptırıldı, çarpıtıldı ve kötüye kullanıldı, ve eğer bir karma varsa, kiliseler onu taşıyorlar. Eğer ödenmesi gereken bir kefaret varsa ve – nasıl desek – bir ıstırap varsa, bu onlara aittir.</p>
<p>Kiliseler şu anda muazzam bir evrimden geçiyorlar. Umutsuzca, insan çekmenin yeni yollarını arıyorlar. Ama onlar sadece rakkamlara bakıyorlar. Sadece bağış yapacak kişilere bakıyorlar. Sadece – nasıl desek – kendi adlarını ve şöhretlerini sağlamlaştırmaya bakıyorlar. Her bir Pazar günü kilisedeki banklarda sadece birkaç kişinin oturması bir rahip için utanç vericidir, onun için de yeni üyeler edinmek istiyorlar, ama hani yürek nerede?</p>
<p>Gerçek öğretim nerede ve gerçek sevgi? Kiliseler neden Tanrı hakkındaki soruları yanıtlayamıyorlar? İsa ve Buda, Musa ve İbrahim ve Muhammed ve daha birçoklarıyla ilgili tüm o öyküler ve masallar neden uyduruldu? Kilise ve din yüzünden bunca korku ve savaş neden var?</p>
<p>Dua edenler, öbür tarafta bulunan bizlere çağrıda bulunanlar, Tanrı hakkında yanıt istiyorlar. Onlar gerçek, özgün yanıtlar istiyorlar, öyle havadan sudan yanıtlar değil. Onlar bilmek istiyorlar, ve şu anda Dünya üzerinde onlara gerçek, özgün yanıtları verebilecek çok az sayıda kuruluş var. Biz “özgün” dediğimizde, yanıtın beklentisiz, gündemsiz olmasını, üyelik gibi şeylerin olmamasını, onları bazı inanç sistemlerine ikna etmeye çalışmamayı kastediyoruz.</p>
<p>Şambra, biz Tanrı hakkındaki soruların yanıtlanmasına yardımcı olacak – büyük “T” hakkında, özgün Tanrı &#8211; siz hakkında konuşacak tanrısallığın öğretmenlerine ve temsilcilerine çağrıda bulunuyoruz. Bu, Şambra öğretmenleri için söz konusu olan bu farklı alanların içinde en zor olanı, en meydan okuyucu olanı olacak, çünkü en fazla dirençle bu alan karşılacaktır. Bu, insanların içindeki en büyük öfkeyi ve korkuyu ortaya çıkartacaktır. Ama yineliyoruz, tek tek, hazır olanlarla, talep edenlerle bu çok basit kavram hakkında konuşacağız: Sen de Tanrısın. Bunu ne zaman fark edeceksin? İnsanlığı, ruhsallığı, kendi Tanrı benliğini, tümünü hemen şimdi bu Dünya üzerinde, ne zaman birleştirip bütünleyeceksin?</p>
<p>Dünya, enerjinin öğretmenlerine ve temsilcilerine bakınıyor. Sizler yedi yıllık deneyimlerden geçtiniz. Yükselişinize ulaşmanın, tanrısallığınıza ulaşmanın nasıl bir şey olduğunu görecek deneyimlerden geçtiniz.</p>
<p>Hepimizin, saklambaç oyununu oynamayı bırakmamızın zamanı geldi. Sanki tanrısal ve Tanrı değilmişiz gibi davranmayı bırakalım. Tanrı’nın ne olduğuna ilişkin o eski kavramı bırakmanın zamanı geldi. Benim için, kulübede nasıl oturup da bunu tartıştığımızı size hatırlatmak zamanıdır. Bu sanki deja vu gibi, öyle değil mi? Sanki yeniden bir deja vu gibi.</p>
<p>Bundan sonra Şambra&#8230;. ben burada Metatron’un sözlerini tekrarlıyorum&#8230;. eğer işlemden geçirmeyi sürdürmek istiyorsanız, eğer – nasıl desek – her türlü şifalanmaya ihtiyacınız olduğuna inanmayı sürdürmek istiyorsanız, bu eski yolları sürdürmek istiyorsanız, o zaman bu sizin için doğru kuruluş değildir. Beslenmenizi – yani gereksinimlerinizi demek istiyorum – sağlayacak (kahkahalar) başka kuruluşlar var.</p>
<p>Biz bundan böyle ilerleyeceğiz. Bu grupla kalacak olursanız, bir öğretmen olacaksınız. Biz şimdi – nasıl desek – öğretmenliğin eski tanımının kapanına kısılmak istemiyoruz, çünkü onun Yeni Enerjide çok farklı yan anlamları vardır. Ama çalışmanız değişecektir, işiniz, herşey değişecektir. Bu konuda kaygılanmamanız için tüm kaynaklar ve araçlar size gelecektir. Araçlarınızı ya da – nasıl desek – enerji kaynaklarınızı önceden oluşturmaya çalışmayın. Onlar anda – anda – ortaya çıkacaktır ve hepsi sizin olacaktır ve kimse onları sizden alamayacaktır.</p>
<p>Ama birçoğunuz şöyle diyor, “Altın dolu kâsenin orada olacağı garantisini aldıktan sonra eyleme geçerim.” Altın dolu kâse, siz çalışmayı yapmak üzere dışa açıldığınızda orada olacaktır. Tüm kaynaklar – bunu siz oluşturuyorsunuz. Biz, onların buraya getirilmesine yardımcı oluyoruz. Bu çalışmada artık kurban rolünü oynayamazsınız. Meteliksizmiş gibi davranamazsınız. Batmış gibi davranamazsınız. Bu çalışmada bunlara yer yoktur. Cauldre – nasıl desek – bu denli açık konuştuğumuz için biraz korku içinde, ama hepinizin, hepimizin yapmayı planladığı şeyi gerçekleştirebilmemiz, dünyanın her yanındaki insanlardan gelen bu SOS çağrılarının yanıtlanmasına yardımcı olabilmemiz için, ilerlemek zorundayız.</p>
<p>Biz – nasıl desek – birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışma biçimini değiştereceğiz. Hatta bu Şaudların formatlarını ve enerjisini de değiştireceğiz. Ama zamanıdır. Siz buna hazırsınız. Hazırsınız.</p>
<p>Şambra, Metatron diyor ki, siz özgünsünüz ve hazırsınız ve zaman şimdidir.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 03 Haziran 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 11 &#8211; Siz Hazırsınız!</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bu toplantının, bir 11 Şaud’unun enerjisini sürdürüyoruz. Metatron enerjilerini, dünyanın her yanındaki Şambra enerjilerini ve ben, Tobias’ın enerjilerini sürdürüyoruz.</p>
<p>Buradaki son Şaud’umuzda da herhalde hissettiğiniz gibi, artık koltuğunda (oturan) metafizikçilerin zamanı değildir (bazı gülüşmeler). Artık sadece materyali inceleme, sadece aylık enerji miktarının size gelmesini beklemek zamanı değildir. Öğretmenler olmak zamanıdır. Bu zamanda Dünyaya geri gelmeyi seçmenizin nedeni BUDUR. Bu yeni tarzdaki yaşamla, geçmiş yaşamlarınızı izleyen ya da onların bir devamı olmayan bu yaşamla geri gelmeyi bu nedenle seçtiniz. Bu hayat tümüyle farklı ve tümüyle yenidir, geçmişin üzerine inşa edilmemiştir, şu anda yapılanmaktadır.</p>
<p>Bu gelecek yıllarda Şambra ile birlikte ilerlerken, öğretiminizi gerçekleştirmek için dışa açıldığınızda&#8230; yineliyoruz, bu çok farklı biçimlerde gelecektir&#8230; ama tüm enerjiler, tüm kaynaklar, sizin için Şimdi’de mevcut olacaktır. Planlamak zor olacaktır. Sonuçları önceden belirlemek zor olacaktır. Hatta, gerçekleştireceğiniz öğretim için gereksineceklerinizi bile önceden belirlemek zor olacaktır. Ama onun her bir Şimdi anında – gereksindiğiniz anda, kesinlikle orada olduğunu keşfedeceksiniz. Ne fazla, ne eksik. Bu, bir yeni enerji verimliliğidir. Bir yeni enerji akış türüdür. O orada olacakTIR.</p>
<p>Onun hep orada olduğunu keşfedeceksiniz ve sonra, hep yapageldiğiniz o eski endişelenme halini bırakacak ve onun hep orada olduğu anlayışına geleceksiniz. Belli bir kaynağa her gereksinim duyduğunuzda, herhangi bir enerji türüne her gereksinim duyduğunuzda, onun hemen orada olduğunu keşfedeceksiniz. Bu, şu Merlin enerjisinin gelişmiş ve bir sonraki düzeye getirilmiş halidir. Ve bizim onu size armağan olarak vermediğimizi, onu sizin tezahür ettirdiğinizi anlayacaksınız.</p>
<p>Bazılarınız bu adımı atmaya biraz korkuyor. Diyorsunuz ki, “Daha fazla bilgiye ihtiyacım var,” ve daha fazla bilgi almayacaksınız&#8230;. (kahkahalar, Tobias da güler) çünkü o zaman, onunla ilgili düşünmeye başlarsınız ve onun hakkında düşünmeye başladığınız anda, enerjinin ve gerçekleştirdiğiniz çalışmanın doğasını bozar, yozlaştırırsınız.</p>
<p>Siz şu anda burada, Dünya üzerindeki hizmetinizin yeni ve inanılmaz bir bölümünü, yeni bir aşamayı deneyimlemek üzeresiniz. Ve dediğimiz gibi, biliyoruz&#8230; ve biz şimdiden Cauldre ve Linda ve Kırmızı Çember personeline diyeceğiz ki&#8230;. ayrılacak, gidecek çok kişi olabilir. Bu yeni role ve bu yeni hizmet türüne soyunacak çok kişilerin olduğunu da hissediyoruz. Ve Şambra, bunun yaşantınızda meydana getireceği derin değişimi sözcüklerle anlatmak zordur, o nedenle bir örnek kullanacağız, şu anda daha ortaya çıkmakta olan bir örnek, ama konuşabileceğiniz, gözlerinin içine bakabileceğiniz ve deneyimleri hakkında soru sorabileceğiniz bir canlı insan – iki canlı insan. Bunun yapılabileceğini göreceksiniz.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz iki kişi, Garret ve Andra, sizin Norma dediğinizdir. Üzerinden çok zaman geçmedi. Onlar öyle bir noktaya gelmişlerdi ki, kafalarının çok karıştığını, yönlerini kaybettiklerini ve hayal kırıklığı yaşadıklarını hissettiler. Bu Yeni Enerji türündeki çalışmayı çok gerçekleştirmek istiyorlardı ama aralarında ve bunu gerçekleştirmek konusunda yine de birçok engele sahiptiler. Onlar bir&#8230;. ve umarız, sizin hakkınızda bu kadar açık konuşmamızın bir sakıncası yoktur&#8230;. onlar yaşamlarında öyle bir noktaya geldiler ki, sadece iki seçeneğin olduğunu hissetiler: ilerleyecekler ve o büyük sıçrayışı gerçekleştirecekler, ya da tümüyle çıkıp gidecek, deyim yerindeyse gezegeni terk edeceklerdi. Onların gezegeni terk etmediği açık!</p>
<p>Nötr kalamazlardı. Yaşamlarında, onları nötrlükten çıkartacak bir olay olması gerekti. Çoğunuz bu olayın ne olduğunu biliyorsunuz, ama bu olayın onların üzerinde öylesine derin bir etkisi oldu ki, neden burada olduklarının ruh düzeyine – burada olmalarının önemine – inmek durumunda kaldılar ve bir karar aldılar. Bu kararla ve kendi imanlarının o büyük sıçrayışını gerçekleştirerek, “Evet, biz öğretmen olmayı seçiyoruz. Öğretmen olmanın bedeli ne olursa olsun – biz bunu yapacağız” dediler. Ve yaptılar. Bunu planlamadılar. Kağıt parçalarına eylem planlarını çizmediler. Sadece derinden kabul ettiler.</p>
<p>Çok kısa sürede herşey değişti. Onlar şimdi, bir tutku halini alan çalışmayı gerçekleştiriyorlar. Çoğunuzun yapmak istediği gibi şimdi dünyanın her yanına gidiyorlar. Şimdi bolluk içindeler – ve yaşamlarındaki bolluk sürecek. Biz parasal bolluktan söz ediyoruz; biz sağlık ve enerji bolluğundan söz ediyoruz. Birbirleriyle olan ilişkileri bile değişti ve yeni bir düzeye oturdu. Onlar, neler olabileceğinin insan örnekleridir.</p>
<p>Belki siz oraya varmak için bu kadar uçlara gitmek zorunda değilsiniz, ama bir anlamda Garrett, “Bak, olan şudur” diyerek hizmette bulunmak için kendinden verdi. Herşey olabilir. O, o deneyimi değiştirir miydi? Biz bu soruyu onun yanıtlamasına izin vereceğiz. O deneyimi değiştirir miydin?</p>
<p>GARRETT: Minicik bir parçasını bile değiştirmezdim.</p>
<p>Minicik bir parçasını bile değiştirmezdi. Çünkü o deneyim yeni kapılar açtı, her ikisi için yeni ve özgün bir doğanın kapılarını açtı ve onları, burada, Dünya’da yapmak üzere geldikleri şeye getirdi. İkisi de burada olmak zorunda değildi. Aslına bakarsanız, çalışmalarını gerçekleştirmeye başlayabilmek için, insanların sahip olduğu bilincin arayı kapatmasını uzun yıllar beklemekten çok sıkıldılar (Tobias güler). Onlar hâlâ onun akışına ayak uydurmayı öğreniyorlar, yaptıkları şeyde enerji açısından nasıl çok verimli olabileceklerini öğreniyorlar, ve enerjisel verimlilik demek, onların daha da fazlasını gerçekleştirebilmeleri, daha çok keyif almaları, daha çoğuna sahip olmaları, daha çok tatmin olmaları demektir.</p>
<p>Bu, hepiniz için bir örnektir. Ama hemen yarın gidip de işinizden istifa etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Kesin ya da zorlayıcı hamlelerde bulunmanız gerektiği anlamına gelmez. Haa, o hamleler olacaktır! (gülüşmeler, Tobias da güler) Bu Yeni Enerji öğretmeni olmaya hazır olduğunuzu, bugün sözünü ettiğimiz alanlarda çalışmaya hazır olduğunuzu, kendi mutlak/egemen/bağımsız benliğiniz olmaya ve Dünya üzerinde Kırmızı Çemberin temel enerjisiyle çalışarak bir destek mekanizması olmaya ve Kırmızı Meclis’tekilerle çalışmaya hazır olduğunuzu bir kez kabul ettiniz mi – herşey olmaya başlar. Herşey gelmeye başlar, gerçekten.</p>
<p>Bazısı, zaman zaman, insan doğanızı tedirgin edecektir. Ameliyat olmak zorunda kalmanız, Garrett’de olduğu gibi kanser korkusu yaşamanız, insan doğanızı kesinlikle altüst edecektir. Ve yineliyoruz, biz böyle ağır bir örneği yaşamak zorunda olduğunuzu söylemiyoruz, ama yaşamınızdaki değişikliklere hazırlıklı olmalısınız. O eski insan temellerinizin üstüne inşa etmeye çalışmayacaksınız. Sadece daha büyük, daha akıllı, daha iyi görünen, daha zengin bir insan olmaya çalışmayacaksınız. Ve eğer bunu yapacak olursanız, bu enerjinin geri teptiğini göreceksiniz.</p>
<p>Ama dışarıya açılıp tutkunuzu gerçekleştirdiğinizde, bugün sözünü ettiğimiz alanlarda öğretmeye başladığınızda, bu diğer şeyler doğal bir biçimde geleceklerdir. Yeni bütünleştirilmiş enerjiniz, öğretme tutkunuzla birlikte, otomatik olarak sizin için daha fazla enerjiyi&#8230; daha fazla parayı, daha iyi görüntüyü (kahkahalar), herneyse onu&#8230; çalışmanızı destekleyecek kaynakları çekecektir.</p>
<p>Çoğunuzun fazla kilolar hakkında endişelendiğini biliyoruz. Gerçek tutkunuzu yaşamaya başladığınızda, Eski Enerjiyi taşımak zorunda kalmayacağınızı göreceksiniz. Onu depolamak zorunda kalmayacaksınız. Bu çok verimsiz bir biriktirme enerjisiydi. Bugün için gereksindiğiniz yiyeceğin enerjisel olarak alındığını, ihtiyacınız olmayanın uygun biçimde atıldığını göreceksiniz. Biyolojiniz kendini dengeleyecektir. Çoğunuz, kilonuz hakkında endişelenmeye, kilonuzla savaşmaya muazzam miktarlarda enerji harcıyorsunuz, ve bu bir sonraki düzeye geçtiğinizde bu otomatik olarak çalışacaktır. Bazılarınızın bu söylediğimizi kabul etmediğini biliyoruz, ama bunun çok gerçek olduğunu göreceksiniz. Hayat değişiyor. Hayat değişiyor.</p>
<p>Şimdi, şu anda oturup, “Peki ama çocuklarım ne olacak, kocam ne olacak, işim ne olacak” diye, tüm bu diğer şeylerle ilgili kaygılanabilirsiniz. Şambra, bunu bırakmak zorundasınız. Onunla bağlantılarınızı kesmek zorundasınız. Biz size herhangi bir garanti ya da söz vermiyoruz, bizim işimiz bu değil, ama yeniden Andra ve Garrett ile konuşmanızı ve, “Peki neler oluyor?” demenizi istiyoruz. Onlar bu işlemden geçtikten sonra evlerine ne olduğuna bir bakın. Ellerinden alındı. Kirada oldukları evlerinin yerini, daha büyük ve güzel, sahibi oldukları bir ev aldı. Görüyor musunuz, meydana gelen bir enerji evrimi var, ama bunu planlayamazsınız. Bir garanti bekleyemezsiniz. Sınırlı bir sonuç talep edemezsiniz. Bu, çok açık kalmakla ilgilidir.</p>
<p>Böylece, bugün soru sormak için karşımıza çıkacak kadar cesareti olanları yanıtlamaya çalışacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias bana, büyük araçlarımızın benzinli ve/veya büyük dizel motorlarını çalıştıracak ve şu anda bildiklerimizden çok daha iyi olan, verimli bir hidrojen jeneratörünü nasıl inşa edeceğimin bazı özel ayrıntılarını açıklar mısın. Verimli bir hidrojen sistemini inşa etmek için araştırmaları hangi teknik alanlarda sürdürmemiz gerekir, ve benzinden hidrojene dönüştürme işlemi, elimizdeki araçlarla basit bir biçimde gerçekleştirilebilir mi?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Biz bunu yanıtlamak için şunu diyeceğiz; su zaten muazzam miktarlarda enerji içerir. Ama enerji üretmenin daha verimli yolları olduğunu da söyleyeceğiz. Hidrojenin, çok kısa süreli bir değere/öneme sahip olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Kırmızı Çemberle – sizlerle – oluşturacağımız alanlardan biri de, enerji araştırmaları ve geliştirmeleri olacak, yani yeni enerji kaynakları. Biz seçilmiş bir grupla, özellikle yerçekiminin içerdiği enerji hakkında, yararlanılmaya başlandığında çok verimli bir kullanımı olacak bu enerji hakkında konuşacağız; sizin dalga formları diyeceğiniz ya da havada süzülen ve kullanıma açık olan frekansların içerdiği enerjiler hakkında konuşacağız.</p>
<p>Hidrojenden enerji üretmek için gereksinilen enerji miktarı oldukça verimsizdir. Dünyanın gereksindiği enerjinin sadece küçük bir yüzdesini kısa bir süre için temin edecektir. O nedenle biz bunu atlayıp, enerji araştırmalarının başka alanlarıyla çalışacağız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Geleceğimizin öğretmenlerine ve temsilcilerine – sanayinin, eğitimin, sanatın öğretmenlerine ve temsilcilerine &#8211; yaptığın çağrı için teşekkürler; ve ben oturmuş seni dinlerken, bütün bu yolların nerede birleşeceğini merak ettim. Biz Şambra Üniversitesi’nden söz ettik&#8230;. “Bu yer nerede? Burası bir yer mi? Bu sanal bir yer mi? Yoksa sadece her birimizin içinde mi?” gibi sorularım herhalde Eski Enerji düşünce tarzımla ilgili, ve bu noktaya vardığımda, “Bu büyük bir yalnızlık – ben başka insanlarla konuşmayı seviyorum” diye düşünüyorum.</p>
<p>Ama şunu merak ediyorum, sözleşebileceğimiz bir yer var mı&#8230; sen, kaynaklar ya da kütüphaneler ya da buna benzer şeyler yok dedin&#8230; ama hani insanların enerji kaynakları ya da yeni eğitimsel enerjilerle ilgili paylaşımlarda bulunabilecekleri bir yer – sokaklarda bizim gibi hisseden ya da inananlarla karşılaşmayı umut etmek yerine, Kırmızı Çember vasıtasıyla birbirimizle buluşabileceğimiz bir yer.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bu – nasıl desek – Şambra okumalarımızı ve Şambra olarak birlikte çalışmamızı temel alarak oluşacaktır. Türlü yollardan oluşacaktır, bunun tek bir yanıtı yok. Birkaç kısa hafta içinde, ilk Şambra Hizmet Merkezi’nin ilk duyurusunu göreceksin. Bu olacak&#8230;. ve Cauldre şimdi bizimle tartışıyor&#8230;. biz ondan uygun olur olmaz bu duyuruyu yapmasını isteyeceğiz. Ondan sonra, ilk Şambra Merkezi ve Şambra Üniversitesi için bu fiziksel yerin kendini başka ülkelere, başka yerlere, hatta buraya, Kuzey Amerika’ya kopyaladığını göreceksin; ilk enerji doğduktan sonra ya da ilk yer tezahür ettikten sonra hızla çoğalmaya başladığını göreceksin.</p>
<p>Ama sanal Şambra Üniversitesinin, internetin de değerini anla, ki onun üzerinde de çalışılıyor, ve Cauldre bize sanal üniversiteyle ilgili duyurunun Temmuz’da yapılacağını söylüyor. Ve internetiniz kanalıyla dünyanın her yanındaki Şambra ile bağlantı ve iletişim kurmak, sınıflar yapmak ve sadece biraraya gelmek çok mümkündür.</p>
<p>Aslında Şambra belki de belli bir adı ya da yapısı olmayan toplantılar yapmayı gereksinecek ya da isteyecek. Başka bir deyişle, belli bir türde bir okul olması gerekmiyor, toplantı için çerçevesi konmuş bir format olması gerekmiyor. Oldukça esnek bir formatla sadece biraraya gelmek ve o toplantı sonucunda enerjilerin nasıl geliştiğini izlemek Şambra için muazzam bir ihtiyaç olacak. Özellikle de aktif olarak öğretmekte olan öğretmenlerden oluşan 50 ila 100 kişilik Şambra toplantıları, sonra da neler olup bittiğini izleyin.</p>
<p>Yani sen mükemmel bir soru sordun ve bunlar çok yakında tezahür edecek ve duyurulacak.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Peki, ben, birbirini gerçekten anlamanın mümkün olup olmadığını bilmek istiyorum. İletişimde bulunduğunuz zaman melekler birbirlerini tamamen anlayabiliyorlar mı ve biz insanları anlıyor musunuz?</p>
<p>TOBIAS: Hayır, hayır. (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: &#8230;. ya da aramızda sizin ve bizim anlamadığımız bir şey hep var mı?</p>
<p>TOBIAS: Bir melek ya da insan belli bir engeli – bir enerji engelini – koruduğu sürece, onu delip geçmek ya da onları tümüyle görebilmek ya da anlayabilmek olanaksızdır. İnsanların büyük bir çoğunluğu engellere ya da kalkanlara sahiptir. Tanrı ya da meleklerin herşeyi görebildiğine ve herşeyi bildiğine ilişkin eski bir düşünce var, ama bir insan kendini kolaylıkla gizleyebilir, o kadar ki, en yüksek düzeyden bir melek bile o insanın derinine inemez.</p>
<p>Bu, her Varlığın kendine verdiği bir armağandır, bir tür özelini koruma yoludur. Bu da iletişimleri çok zor hale getirir, çünkü melekler bile&#8230;. ve siz meleklerin, fiziksel olmayan varlıklardan başka bir şey olmadığını anlamak durumundasınız. Sadece melek ünvanına sahip olmak onları özel ya da doğru ya da özellikle idrak sahibi kılmaz. Melekler bile oyun oynar ya da kendilerini saklarlar. O nedenle, iletişim çok zordur.</p>
<p>Her iki alemde de, hem insan, hem de melek aleminde, korumanızı indirirseniz, savunmanızı indirirseniz, bunun sizi tacize açacağına – insanların enerjinizi çalacağına &#8211; ilişkin bir kaygı söz konusu. Gerçi bu doğru değildir, ama yine de birçok varlık bu yoldan iş görür. Onun için, iletişim çok, çok zordur.</p>
<p>O savunmayı bir kez bıraktınız mı, hiç bir şeyin sizi incitemeyeceğini anlayacaksınız. Yaşantınıza giren şeytanımsı bir güç olmayacaktır. Tüm özünüzün merkez noktası olduğunuzu anlayacaksınız. Hiç kimse bunu sizden alamaz, özellikle de şefkatle iş görüyorsanız. Siz başka şeyleri değiştirmeye çalışmadığınızda, başka şeyler de sizi değiştirmeye çalışmayacaktır. Dilerseniz buna görünmez olmak da diyebilirsiniz. Tümüyle şefkat içinde olduğunuzda&#8230;. sizin “karanlık güç” ya da “negatif güç” dediğiniz sizi görmeyecektir bile, çünkü – nasıl desek – bir gölge vermiyor olacaksınız. Böylece&#8230;. teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. ESS kursunu tamamladıktan sonra kocamı terk etmem gerektiğini anladım ve bir&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Bu kozu Saint-Germain ile paylaşman gerekir, ben&#8230;. (kahkahalar) Devam et.</p>
<p>4.ŞAMBRA: &#8230;.böylece ben de bunu gerçekleştirmek seçimini yaptım. Ama benim sorum şu, bunun bana ne yararı olacak ve özgün olmakla ve bugün sözünü ettiğin şeylerle bağlantısı nedir? Umarım bunu anlamama yardımcı olursun, çünkü ben bir dolu itirazla karşılacağım ve bunu gerçekleştirmek için içsel olarak çok güçlü olmam gerekecek.</p>
<p>TOBIAS: O güce sahipsin, ve itiraz da hiç senin düşündüğün gibi olmayacak. Uzun zamandır farkında olduğun dengesiz bir enerji bağı var. Enerji dengesinin geri gelebilmesi için uzaklaşmak ihtiyacında olduğunu söylediğinde, özgün olmuş oluyorsun. Böyle bir durumda, sen – nasıl desek &#8211; &#8230;.. ilişkilerle ilgili önerilerde bulunduğumuzda Cauldre da biraz tedirgin oluyor&#8230;. ama sen yüreğini izliyorsun, şimdiki yolun bir yere götürmeyeceğini biliyorsun. Onun için de geri çekiliyorsun, enerjilerin kendi dengelerine geri gelmelerine izin veriyorsun. Belki başka bir noktada, bu sevgili varlıkla yeniden biraraya geldiğini ya da belki sadece ilerlemek zamanı olduğunu göreceksin.</p>
<p>Aslında sen bizden onay istiyorsun ve biz de bu onayı veriyoruz, çünkü enerjiler kesinlikle dengede değildi. Sevgi yine de olabilir ve sen herhalde bunun uzun vadede her ikiniz için daha iyi olduğunu göreceksin. Bunlar zaten içinde hissettiğin şeylerdi, şimdi sadece eyleme geçiyorsun. Böylece biz, bunu yapma gücüne sahip olduğunu ve şeytanların da gerçek olmaktan çok zihninde var olduğunu anlamanı istiyoruz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Internetten, Linda okur): Ben birkaç kez burada kalmaya karar verdim ama hâlâ derinlerde, sanki kendimi tümüyle burada kalmaya ikna edemiyorcasına, gitmek istediğimi görüyorum. Şimdi, ben çok hastaymışım gibi hissediyorum ve burada sağlıklı olarak kalmayı seçiyorum, ama gitmek istemeye de kayıyorum. Gerçekten hissettiğim kadar hasta mıyım ve tümüyle kalmaya ya da gitmeye nasıl karar verebilirim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, doğru zaman gelmeden önce burada, Dünya’da kalmak çok, birçok Şambra’ya zor geldi. Biz yedi yıldır insanlığın ve enerjinin ve tanrısallığın doğası hakkında konuştuk. Bu uzun, çok uzun bir zaman aldı, ama yine de bizim bakış açımıza göre bu süre oldukça çabuk geçti.</p>
<p>Sen buraya – hepiniz buraya – öğretmen olarak geldiniz. Sen buraya sevgini ve tutkunu ve hizmet çalışmanı gerçekleştirmek için geldin. Uzun bir süredir durma halindeydin, belki de bu yüzden Dünya’da kalmana gerek olmadığını hissettin. Şimdi hazır olduğuna göre, biz hazır olduğumuza göre ve insanlık hazır olduğuna göre, farklı bir tutku düzeyini göreceksin. Artık kalmanın ya da gitmenin bile söz konusu olmadığını göreceksin. Hatta yaşama tutunmak bile çılgın bir arzu olmaktan çıkacak. O sadece vardır. Sen tutkundasın, yapmak istediğin şeyi yapıyorsun. Biz onun için, herşey – tüm kaynaklar ve araçlar &#8211; hayatına akmaya başlar diyoruz, ve her türlü sıkılma hissi, her türlü tatminsizlik uçar gider. Yineliyoruz, senden Andra ve Garrett ile bu enerjiye ilişkin kendi deneyimleri ve bir kez tutkunu bulduğunda enerjinin nasıl değiştiği hakkında konuşmanı rica edeceğiz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, ben bedenimi tümüyle yeniden-dengelemek konusunda bir seçim yaptım, ve bu seçimi yaptığımdan beri görünen o ki, beynimin sıcak basması dediği şey öylesine arttı ki, sanki kendi küresel ısınmamı yaşıyorum! Yani sorum şu; biz bunun görünenden fazlası olduğunu biliyoruz. Şimdi bunun ne kadarı eski tıbbın menapoz dediği, ve ne kadarı bedenim, değişen enerji ve bedenimdeki bu sıcaklığı bitkilerle ve vitaminlerle bastırmayı sürdüreyim mi, yoksa sadece kucaklayayım mı? Ya da bana başka önerilerde bulun, ne olursa.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bedeninin kendini yeniden-dengelemesi yönünde bir seçim yaptığın zaman – bunu herhangi biriniz yaptığınızda – bazı değişikliklerin olmasını da bekleyin! (kahkahalar) Bazılarınız neden ishal olduğunuzu merak ediyorsunuz. Bunun yanıtı oldukça basit. Ya da neden sıcak bastığını ya da bedeninizde neden büyük değişiklikler olduğunu – çünkü bir seçim yaptın. Değişim için bir seçimde bulundun, ve şimdi şeyler de kendini yeniden uyumlamak zorundadır. Bedeniniz öyle ya da böyle ya dışarıya atacak, ya da dönüştürecek.</p>
<p>Sıcaklık genelde dönüştürmeyle ilgilidir. Sen eski enerjilerin birçoğunu dönüştürüyorsun. Sen geçmiş yaşamında özellikle çok – nasıl desek – aşk ilişkileri yaşadığın için, onlara hâlâ fiziksel bedeninde tutunuyorsun. Geçmiş yaşamların yok. Sen şu anda sensin. Onun için, sadece bu kavramı bırak ki, bedenin onlarla başa çıkmak için bu kadar zorlanmasın. Senin, bastırma dediğin girişimler&#8230;. kelimenin kendisi bile tüylerimizi ürpertmeye yetiyor! Hiç bir şeyi bastırmamalısın. Bedeninin doğal ve yeni dögüleriyle çalışmalı – akmalısın.</p>
<p>Saint-Germain geçenlerde tüm Şambra’ya takviyeleri (hapları vs) bırakmaktan söz etti. Birçoğunuz bedeninizi bu takviyelerle tıka basa dolduruyorsunuz. Çıkan herşeyi, ne olursa, alıyorsunuz. Bedeninize bir şans tanırsanız ve bunu gerçekleştirme yetkisi verirseniz, o kendini dengeleyebilir. Bu senin bedenin ve onu yetkilendirme hakkına sahipsin. Onu kurcalamaya, üstünde oynamaya, ona her türlü takviyeleri zorlamaya başladığın an, ona, kendiyle başa çıkabilecek kadar bilge olmadığını söylemiş oluyorsun. Kendi doğal dengeleme çalışmasını yapmamasını söylemiş oluyorsun. Ve o da elbette itaat ediyor. İtaat ediyor. Sen ona – nasıl desek – özellikle de bir Yeni Enerji bedeni için oldukça uygunsuz olan şu diğer şeyleri tıktıkça, o da elbette gülüyor.</p>
<p>Biz senden bu takviyelerden uzaklaşmanı isteyeceğiz. Bedenine, kendini şifalandırma izni ver ve sonra da olan biteni izle. Bir süre sıcak basmalar olabilir. Tahriş olmuş bir boğaz olabilir. Cauldre’nın burada değinmemizi istemediği başka boşaltmalar/akıntılar olabilir! (kahkahalar) Ama – kıçına önem ver! (yoğun kahkahalar, Tobias da güler)&#8230;. bedenin bir işlemden geçiyor. O, senin seçim dediğin şeye yanıt veriyor. Öyleyse sen de onunla ak. Onun içinden geçtiği bu güzel işlemi çalma, ondan alma. Bu süreci menapoz ya da meta-poz ya da başka bir biçimde etiketlemek istemen hiç fark etmez. Bu sadece kendini yeniden-uyumlamasıyla ilgilidir. Ve tekrarlıyoruz, Andra ve Garrett ile gidip konuşmanda, özellikle de fiziksel, biyolojik uyumlamalar hakkında konuşmanda ısrar ediyoruz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Kafanın kıçla meşgul olmasının özel bir nedeni var mı?  (kahkahalar)</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben Tokyo’dan Patrice, ve bu soruyu sorarsanız mutlu olacağım. 10 yıl kadar önce Japonlarda “Atopi” denen ciddi bir sağlık sorununun yayıldığını fark ettim. Bu hem yetişkinleri, hem de çocukları etkiliyor ve ağır bir yük haline gelebilir. Bu sorundan etkilenen herkesin, global olarak da, arınması için bilinçteki küçük bir değişimin yeterli olacağını hissediyorum. Neden bilmiyorum ama bu konu üzerinde çalışmak için bir çağrı aldığımı hissediyorum. Bunun nedeni hakkında bir fikrin var mı, ve ülkenin bu konuda şifalanmasına ve bunun salıverilmesine nasıl katkıda bulunabileceğime ilişkin bir önerin var mı? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu doğrudan beyindeki engellere – enerji blokajlarına – yüklenebilir ve kalp enerjisi dediğiniz şeydeki dengesizliğe yorulabilir. Bunları yeniden birleştirebilirsen, kalbi açıp da düzgün akışı temin edebilirsen, bu belirtinin yok olduğunu göreceksin. Ama zihinden çıkmak, bu kalp bölgesini açmak ve doğal akışı yeniden sağlamak, meydan okuyacaktır, çünkü özellikle de senin toplumunda buna karşı büyük, büyük bir direnç olacaktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Evet Tobias. Seni burada görmek güzel, öyle gülümseyerek orada oturman ve hepimizi sevmen. Evet Tobias, neden burada olduğumu biliyorsun&#8230;evet, peki&#8230;.</p>
<p>LİNDA: Soruyu sor ki izleyiciler de bilsin!</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet, soracağım Linda (gülüşmeler), ama önce yolu biraz uzatmam gerekecek çünkü bu öykünün bir geçmişi var – öyküyü biraz anlatmam gerekecek. Geçen yıl Tayland’a taşınmaya hazırdım ve kocamla otururken oraya yerleşmeye karar verdim. Ve Avusturya’ya geri döndüğümde evimi satışa çıkarttım ama Aralığa kadar satılmadı, ve ben her yıl Aralık ayında gider birkaç aylığına kocamı ziyaret ederim. Ve o, Tayland’da yaşayan bir Amerikalı ve ben Avusturya’da yaşan bir Taylandlıyım! (kahkahalar) Evet, biraz garip bir durum ama ben bu konuda bir şey yapmadım. Öylece oluverdi – sanki planlanmış gibi. Ve biz boşanmadık, sadece ayrı yaşıyoruz.</p>
<p>Peki, oradaki Berraklık seminerinden sonra seninle Aralık’ta biraz konuştuktan sonra, bazı içgörülerim oldu ama artık nereye taşınmam gerektiğini bilmiyordum. Ve sonra Tayland’a gittim. Herkes heyecanlanmıştı, ailem tabi ve kocam, ve herkes benim Tayland’a geri taşınmamı istiyordu, ama bu kez, yapmamı istedikleri şeylere bulaşmamaya karar verdim. Theresa olmaya karar verdim, ama Theresa, Theresa olmak için üç ya da dört ay öncesinden bu geziyi planlamıştı, çünkü başkalarını memnun etmekten yoruldum ve sonra&#8230;</p>
<p>Neyse, birden Norma’nın Kuan Yin ile birlikte gerçekleştirdiği depresyon seminerine gidiverdim, ve sonra da Saint-Germain’in Zürih’teki Rüya Yürüyüşü seminerine. Ve sonra eve döndüm ve bir şey oldu. Evet, evle ilgili – evi yeniden satışa çıkarttım&#8230;. “Nereye gidiyorsun?” “Eh Kuan Yin ve Metatron beni buraya gönderdi ve onlar benimle.” Dedim ki, “sizler bana eşlik zorundasınız” ve hem bir yer bakınmak için, hem de hissetmek ve hissetmek ve hissetmek için New York’un kuzeyine gittim. Orada 10 gün kaldım ve herkes beni iyi karşıladı. Bir zamanlar orada yaşamıştım ve evet, çok olumluydu.</p>
<p>Ve şimdi, oraya yerleşip yerleşmeyeceğimi bilmiyorum ve sadece olmasına izin veriyorum. Ama eve dönüyorum, onun için de sana sormak istiyorum: Tayland. Peki, orası benim hedef tohumum mu? Çünkü Avusturya’da yaşarken, bir gün evime döneceğim ve orada öleceğim dedim. Yani orası şimdi benim hedef tohumum mu? Ve ikinci soru: Ben Amerika’ya, çok sevdiğim o ülkeye, insanlarını da, taşınacak mıyım, ama ben Tayland’da doğdum. Onun için, benimle biraz içgörülerini paylaşır mısın. Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Ve mikrofonu bırakmadan önce sana çok basit bir şey soracağız. Ve sen burada konuşurken ve Şambra da senin enerjini hissederken, sadece kendin için değil, ama tüm Şambra için bir konuyu gündeme getirdin. Birçok Şambra şimdiden – nasıl desek – yanıtı biliyor. Bu, bir seçim yapma korkusuyla ilgili, “Yapmak istediğim bu” deme korkusu. Sen, Theresa adına düşünmemek ya da hissetmemek ya da eylemde bulunmamak üzere eğitildin. Kendi seçimlerini yapmamak üzere eğitildin. Bu, Saint-Germain’in çok empati duyduğu, çok talepkâr olduğu bir şeydir, yani seçim yapma zamanının geldiği ve sonra da sonuçların nasıl ortaya çıktığını izlemek. Sen, senin yerine benim bir seçim yapmamı bekliyorsun – üzgünüm, bunu yapamam.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hayır, değilsin.</p>
<p>TOBIAS: Sen, Saint-Germain’i, Kuan Yin’i, ve diğerlerini bekliyordun. Bunu gizliyordun&#8230;</p>
<p>8.ŞAMBRA: Onaya ihtiyacım vardı.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. bunu bir onay kisvesi altında gizliyorsun &#8211; ama hepimiz durmuş, senin kahrolası bir seçim yapmanı bekliyoruz! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: (şarkı söyleyerek) (çvr.: Batı Yakasının Hikayesi filmindeki “I like to be in Amerika şarkısı) Amerika’da olmayı seviyorum! Peki tamam, Amerika!</p>
<p>TOBIAS: Bir kez bir seçim yaptın mı, tüm enerjiler seni desteklemek üzere gelir. Evi satamıyordun&#8230; evi satmakta zorlanıyordun çünkü bir seçim yapmamıştın. Hayatındaki diğer şeylerle ilgili zorluklar yaşıyordun, çünkü bir seçim yapmıyordun. Yani sen, Theresa ve Şambra, seçim yapmamak üzere programlanmıştın. Hatta yeni çağ tarafından da programlandın – nasıl desek – Ruh’un herşeyi halletmesi konusunda. Ruh sensin, peki o zaman neyi seçeceksin? Ve biz sana şu anda soracağız, çünkü sen çok cesur ve gözüpek davrandın, nerede yaşamak istiyorsun? Ve belirleyici ol.</p>
<p>8.ŞAMBRA: (duraklar) Amerika.</p>
<p>TOBIAS: Orası büyük bir ülke! (izleyiciler alkışlar) Şimdi, burada biraz daha belirleyici olalım, yoksa kendini otoyollarda ve yanyollarda dolanırken bulacaksın&#8230; (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Ben bir öğretmenim&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Bu bir lokasyon değil. (gülüşmeler)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hayır&#8230;. New York’un kuzeyi.</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir. Şimdi&#8230;şimdi bakın burada neler oluyor Şambra ve Theresa. Sen bir seçim yaptın – New York’un kuzeyi – ve enerjiler anında akmaya başlıyor. Bundan bir yıl sonra değil, hemen şu anda. Sen sadece bir seçim yaptığın için herşey değişti. Bu, sana en zor gelen şeylerden biriydi. Seçim yaptığına inanıyorsun ama aslında yapmıyorsun. Sen ve çoğu insan, seçim yapmıyor. Seçimlerden korkuyorsun. Ne istemediğine karar veriyorsun ama ne yapmak istediğini hiç seçmiyorsun.</p>
<p>Bu çok basit bir prensiptir – seç. Kötü bir seçim yapamazsın. Ve sen buradaki işleminden geçerken, “İyi bir seçim nedir, kötü bir seçim nedir” diye düşünüyordun. Kötü bir seçim yapamazsın. Şambra’nın bir enerjisi var – senin bir enerjin var – ve o kendini dengeleyecektir. Böylece bir seçim yaparsın ve en azından enerjiyi hareket ettirmiş olursun. Akan bir şey olur.</p>
<p>Şimdi, seçim senin ve sen şimdi ona kendi yaşamını, kendi yaratısını verirsin. Nasıl çalışmaya başladığını izle. New York’un kuzeyine bir süre için çekiliyor olabilirsin. Sonra enerjiler akmaya devam eder ve sen de onunla aktığın sürece yeni fırsatlar doğacaktır ve bir yıl kadar sonra, “Gerçekten Şikago’da olmam gerekiyor” diyebilirsin ya da Colorado ya da neresi olursa. Ama burada önemli olan şey, bir seçim yapacak cesarete sahip olmak ve istekli olmaktır. Seçim, Yeni Enerji yakıtı gibidir. Şeyleri harekete geçiren, yeniden akmasını sağlayan yakıttır. Sen şimdi bir seçim yaptın, olanı biteni görmek için izle, ve onay için de kimselere gitme. Bununla ilgili eğer’ler, ve’ler ya da ama’lar olmasın. Bir seçim yaptın – onunla birlikte hareket etmeye başla.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Ben daha sadece 63 yaşındayım Tobias. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Daha gidecek uzun bir zamanın var. Uzun bir zaman.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Buna hazırım. (izleyiciler alkışlar) Çok teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha.</p>
<p>LİNDA: Haa&#8230; bununla ilgili Cauldre ile konuşman gerek.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Ben sana, “Yeşil Piramit” ile olan bağlantımı sormak istiyorum. Bu bana birkaç yıl önce rüyamda geldi, ve onu bir şekilde hayatımda kullanmam gerektiğini biliyorum, ve özellikle de onu enerji çalışmalarımda nasıl kullanabileceğim hakkında ve Eski Enerji’ye ait bir şey olup olmadığı hakkında görüşünü almak istiyorum ya da onu şimdi kullanabilir miyim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Geçmiş yaşamlarının gerçekleştirdiği bazı şeyler yüzünden akıp gelen bir bağlantı var. Çünkü bazen senin piramit enerjisi dediğin&#8230;. ve şu anda bağlantı kurduğun piramit enerjisi&#8230;. fiziksel olmayan bir alemdedir, ve sen oraya gittiğini görüyorsun. Ve bu yine, artık sen olmayan geçmiş yaşam enerjilerinden kaynaklanıyor. Ama sen bu piramit aracına gittiğini görüyorsun.</p>
<p>Biz şimdi senden bunu bırakmanı isteyeceğiz. O, sonuç üretme yeteneği açısından, özellikle de şu an senin için, Eski Enerjiden geliyor ve Eski Enerjide kalıyor. Senin, çalışmak için piramit gibi araçlara ihtiyacın yok. En basit araçlara ihtiyacın var, az önce Theresa’ya açıkladığımız gibi: bir seçim yapmak ve bir yaradan olmak. Bu şeyler bazen birçok Şambra için bir engel oluşturuyor. Onlara kilitlenip kalıyorsunuz, ve biz bunların negatif olduğunu söylemiyoruz, ama çok sınırlılar. Biz şimdi yeni topraklara gidiyoruz ve senden, ve hepinizden, bu eski koltuk değneklerini bırakmanızı isteyeceğiz, çünkü sonucu çok kısıtlıyorlar. Onları bırakmanızı istememizin en büyük nedeni bu. Sonucu sınırlıyorlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Tamam, teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Çabucak şunu soracağım, işimle ilgili neler oluyor?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Senin işin&#8230; – ve biz şimdi bir dolu Şambra’ya da konuşuyoruz – çoğu iş Eski Enerji’ye ait. Onlar senin için bir tür tutunma kalıbıydı. Onlar, bu Yeni Enerji varolmaya başlarken ve biz öğretmen olmaya hazırlanmakla ilgili konuşmalarımızı yaparken, sadece varolmanın bir yoluydu.</p>
<p>Onun için, bir iş sahibi olan her biriniz için en iyi şey, onları bırakıvermektir! Ve bunu söylerken demek istediğimiz: enerjisel bağlantıyı kesmektir. Hatta onu bıraktığınızı, helyumla dolu bir balon gibi süzülüp gittiğini imgeleyebilirsiniz. Bu, işinizden istifa etmeniz gerektiği anlamına gelmez. İşten çıkartılacağınız anlamına gelmez. Onun yerine farklı bir – nasıl desek – tutku türü gelebilsin diye ona olan bağlılığınızı bırakmanız anlamına gelir. Ve o eski işi ve maaş almanın eski yolunu bıraktığın zaman, yaşantına girecek – nasıl desek &#8211; yeni&#8230; biz “çalışma” demek istemiyoruz, ama yeni fırsatlara şaşacaksın.</p>
<p>Bir işe hâlâ bağlı olan çok insan – ve Şambra – var. Biz bunu birçoklarına daha önce de söyledik: biz bu gerçek öğretme (işine) girdiğimizde, başka bir şirket için çalışmanın çok zorlaşacağını göreceksiniz. Sizin kendi işinizi yapmanız çok önem kazanacak. Yani bırak işi gitsin. Bu harika bir şeydir.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Tamamdır.</p>
<p>LİNDA: Bir soru daha.</p>
<p>TOBIAS: Bir soru daha.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, bir sorum var. Yeni tıp hakkında konuşabilir misin, ve şu anda kafam çok karışık çünkü doktorum, rahimdeki bazı tümörler yüzünden ameliyat olmam gerektiğini söylüyor, ve alternatif tıptaki insanlar da, bu ameliyatı olmamam gerektiğini söylüyor. Peki şimdi sen benim için ne önerirsin? Biz, senin sözünü ettiğin tıbbı bilmiyoruz. Ne yapabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, biz enerji tıbbıyla ilgili konuşacağız ve bu alternatif tıbbı, hatta geleneksel tıbbı da kapsayacak, ama biz bunu farklı bir düzeye taşıyacağız.</p>
<p>Alternatif ya da geleneksel tıbbın yanlış bir tarafı yok ve biz şimdi geleneksel tıbbı örnek olarak kullanacağız ya da ameliyatı: temelde, eğer ameliyat olmayı seçersen, yaşamak istediğine dair bir seçim yapmış olursun ve bunu da ameliyat vasıtasıyla yaparsın. Ama sen, yapılan ameliyatın etkisini ve iyileşme hızını da etkileyebilirsin. Kendini öylece doktorların ya da profesyonel tıpçıların – nasıl desek – eline bırakmak zorunda değilsin. Aktif olarak ameliyatın tüm enerjisel işlemine katılabilirsin.</p>
<p>Bu tümörlerden kurtulmanın en uygun yolu şu anda herhalde bu. Sonunda daha da etkili teknolojiler ortaya çıkacak. Ama ameliyat olmayı seçersen, o (işleme) katıl. Bedeninin tüm bu şeylerden arınmasını istediğine ilişkin bir seçim yap. Yaşamak istediğine ve burada, Dünya’da kalmak istediğine ilişkin bir seçim yap. Bundan böyle bedeninin hep bir dengeyi tutması, sevgi dolu bir dengeyi tutması seçimini yap, öyle bir denge ki, kanser virüsünün fiziksel bedenine çekilmesi bile artık söz konusu olmasın.</p>
<p>Geleneksel ya da alternatif tıbbın yanlış bir yanı yok. Ama şu anda senin için, ve tüm Şambra için önemli olan şey, seçimini yapman ve bu fiziksel bedende yaşamayı sürdürme arzunu bütünleştirmektir. Bu, ameliyat olmayı seçersen, ameliyatın sonuçları üzerinde derin bir etkiye sahip olacaktır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>(izleyiciler alkışlar)</p>
<p>TOBIAS: Ve böylece Şambra, Berraklık Dizisini sona erdiriyoruz. Bir sonraki dizimiz, “Öğretmenlik Dizisi”nde yeni topraklara adım atacağız. Öğretmenlik araçlarından ve öğretmenlik deneyimlerinden söz edeceğiz. İnsanlarla çalışmanın nasıl bir şey olduğundan ve karşılaşacağınız bazı meydan okumalardan söz edeceğiz.</p>
<p>Ama bu, sizinle ilgili olmayacak! Biz artık yaşamınızda yapmanız gereken şeylerle ilgili uzun tartışmalara girmeyeceğiz. Size hatırlatacağız, çünkü yoldan çıkmak kolay olabilir. Öğretmenlik Dizisi’nin soru ve yanıt seanslarında, daha etkin bir öğretmen nasıl olunur, karşılaştığınız belli durumlarla nasıl başa çıkılır gibi öğretmeye odaklı sorularla gelmenizi rica edeceğiz.</p>
<p>Şambra, bu sorunlara ya da zorluklara sahip olduğunuz (düşüncesi) bir yanılsamadır ve geçmiş yaşamınızdan geldiğiniz (düşüncesi) de bir yanılsamadır. Bir karmanızın olduğu ve bunlar üzerinde çalışmanız gerektiği bir yanılsamadır. Siz bu yaşamda geri gelmeyi seçtiniz. Siz zaten yükselmiştiniz. Siz bunu zaten gerçekleştirmiştiniz. Siz yukarda oturmuş, büyük üstatlarla birlikte şarap ve puro içiyordunuz. Burada hizmette bulunmak için kendinizden verdiniz.</p>
<p>Pekâla&#8230;. gelecek ayki yıllık toplantıda Şambra ile – nasıl desek – çok özel bir şey yapmayı dört gözle bekliyoruz. Eğer şahsen orada olamayacaksanız, bağlantı kurmaya çalışın.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/06/03/saud-11-siz-hazirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 10 &#8211; &#8220;Ben Özgünüm&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/05/06/saud-10-ben-ozgunum/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/05/06/saud-10-ben-ozgunum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 May 2006 12:07:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 06 Mayıs 2006
Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ben Benim, evet Benim, Profesör Adamus Saint-Germain. Ben özgünüm.
Sevgili Şambra, Tobias biraz tatilde, bir Şambra grubuyla birlikte yapacağı bir sonraki gezisine hazırlanıyor; Romanya topraklarına gitmeye hazırlanıyor, birkaç güne kadar ben de ona katılacağım; Romanya’ya gelecek, Romanya’da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 06 Mayıs 2006</div>
<div class="tarih">Adamus Saint Germain’in katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben Benim, evet Benim, Profesör Adamus Saint-Germain. Ben özgünüm.</p>
<p>Sevgili Şambra, Tobias biraz tatilde, bir Şambra grubuyla birlikte yapacağı bir sonraki gezisine hazırlanıyor; Romanya topraklarına gitmeye hazırlanıyor, birkaç güne kadar ben de ona katılacağım; Romanya’ya gelecek, Romanya’da yaşayan Şambra enerjilerini hazırlıyor; kanallıkla gerçekleştirilecek atölye çalışmasına, Ateş Duvarı Okulumuza, ve bazı enerjileri gerçekten hareket ettirmeye hazırlanıyor.</p>
<p>Orada toplanmakta olan grup, çok benzersiz bir grup. Bu kez enerjiyi hareket ettirmeye çok kararlılar. Bu, Tobias ve grubunun (oraya) üçüncü gezisi. Onlar gerçekten değişmeye, kendi enerjileriyle gerçekten çalışmaya hazırlar ve bu, Dünya enerjilerini de – o bölgedeki bilinç enerjilerini etkileyecektir.<br />
<span id="more-267"></span><br />
Böylece, Tobias bugün gelip sizinle konuşmamı, bu Şaud’a el atmamı, size bazı önemli noktalardan söz etmemi istedi. Ama önce, birkaç Saint-Germain araba stikeri (çıkartmaları/etiketleri) ile başlamak istiyorum. (kahkahalar) Bu harika bir kavram. İnsanlar herşeyi bir araba stikeri olabilecek kadar, dibine kadar indirgemek eğilimindeler.</p>
<p>Ve benim bugünkü ilk stikerim şu, “Evren, arzularınızı gerçekleştirmede sizinle gizli bir ittifak yapar.” Bu aslında bana ait değil, Tobias’dan çaldım, (kahkahalar) ama&#8230;</p>
<p>Şambra, sizin Yaratan olduğunuz bilinmelidir. Başı çeken sizsiniz. Tüm diğer enerjiler sizi destekliyor, tam tersi değildir. Tüm enerjiler sizi destekliyor, en yüksek düzeydeki meleksi varlıklardan tutun da, Dünyanın kendi enerjisine, tüm varlıklara, tüm geçmiş yaşamlarınıza, bildiğiniz tüm veçhelerinize kadar. Onlar, arzularınızı gerçekleştirmede size yardım etmeyi seçiyorlar. Arzular bazen saklıdır. Bazen, insani gereksinimlerinize o denli odaklanırsınız ki, Ruhsal arzularınızı unutursunuz. Ama işlem yine de olur. İşlem yine de olur.</p>
<p>Yaşamınıza bir bakın, yaşamınızın içinde olan biten herşeye bir bakın. Yaşamınızda olan herşey bir düzeyde bir arzuyu desteklemektedir, belki de, sevgi için değersiz olmanın ya da bolluk ya da sağlık için değersiz olmanın nasıl bir his olduğunu bilme arzusunu desteklemektedir. İçinizin bir düzeyinde, bu şeyler hakkında daha fazlasını öğrenme arzusu var. Eski karmanın gölgesi bir arzu olabilir, onu öyle bir hale getirmek isteyebilirsiniz ki, dışına çıkmamak, onunla bütünleşmemek arzusuna sahip olabilirsiniz. Ve Evren de bu arzuyu gerçekleştirmek üzere gelir. Kendini değersiz, gereksinilmeyen, sevilmeyen hissetmenin nasıl bir şey olduğunu size gösterecektir. Ama tüm bu süre boyunca, onu siz yaratıyorsunuz Şambra. O sizin arzunuzdur. Benimki değil. Benim, sizin için arzularım yok, benim sizin için dileklerim yok. O sizin arzunuzdur.</p>
<p>Onun için, gidin ve çevrenize bir göz atın. Enerjilerin, arzularınızı gerçekleştirmek üzere nasıl gizli bir ittifak yaptığını izleyin – ve bu arada, “ittifak yapmak” hiç de kötü bir terim değildir. “İttifak yapmak”, ortaya çıkartmak, tezahür ettirmek anlamına gelir. Şu anda toplumunuzda olumsuz bir yan anlama sahiptir ama, “ittifak” harika bir kelimedir.</p>
<p>Böylece, bu bugünkü ilk Saint-Germain stikerim. İkincisi, biraz daha derin ve felsefi olan şu, “Kendinize verebileceğiniz en büyük armağan, kendinize verdiğiniz herşeyin bir armağan olduğunu anlamaktır.”</p>
<p>Kendinize verebileceğiniz en büyük armağan, yaşantınız boyunca olmuş olan herşeyin bir armağan olduğunu anlamaktır. Bu şeyleri kendinize siz verdiniz. Dış dünyanın bir kurbanı değilsiniz. Siz kendinize tüm bu harika armağanları verdiniz, ve şeylere bu açıdan bakabildiğinizde, onlardaki olumsuz devinim yok olur. Yaşantınızda olmuş olan herşeye bakabildiğinizde&#8230; kötü ebeveyinler bile, kötü bir ilişki, fiziksel bir rahatsızlık bile&#8230; bunların tümü armağandır. Ve onlara böyle baktığınızda, olumsuz bir olay olarak gördüğünüz bu şeylerdeki eski şarj yok olur.</p>
<p>Bazılarınızın geçmişte size olan şeyler yüzünden hâlâ kendini kötü hissettiğini görüyorum. Sanki enerjiyi silkeleyemiyorsunuz&#8230; ya da size olmuş olan travmatik bir şeyi, ya da bir dizi travmatik olayları&#8230; ve onları salıverdiğinizi düşündüğünüz halde, sürekli geri gelip duruyorlar. Onlar, günlük yaşantınızı taciz etmek için geliyorlar. Ama onlara bir armağan olarak bakarsanız, kendinize verdiğiniz değerli bir armağan olarak bakarsanız, devinim durur, taciz durur, ve siz de o zaman yaşamınıza devam edebilirsiniz.</p>
<p>Bu Şaud’un konuklarını getirmek ve tanıtmak istiyorum. Onlar daha önce birlikte çalıştığım, çok özgün varlıklardır. Bugün buraya davet etmek istediğim sevgili varlıklar, Guy ve Edna Ballard, 1930’larda St. Germain enerjisiyle çok yakından çalışan, “I AM” kitaplarını yayınlayan varlıklardır. Onlar şimdi bu Şambra toplantısına geliyorlar, çünkü bu bir anlamda, Şambra ile yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce yıldır sürmekte olan çalışmanın sadece bir devamıdır. Guy Ballard olarak da tanınan Godfre Ray King’in çalışmaları olan çalışmalar, şu anda daha çağdaş bir uyarlamayla sürüyor, ama tüm şu kitapları tek bir yazarın oluşturması yerine, bunu şimdi bir grup gerçekleştiriyor. Ona da Şambra deniyor.</p>
<p>Böylece, Guy ve Edna, “I AM” çalışmasının nasıl devam ettiğini gözlemlemek için bugün konuğumuz olarak geliyorlar. Onlar, “I AM” çalışmasının bir sonraki evrimini gözlemlemek için geliyorlar. Evet, onlar gerçekten de o eflatun alevle, Mor Alev’le çalıştılar. Gerçekten çalıştılar, çünkü bu, zamanın 80 yıl öncesi için uygun olan bir araçtı. Odaklanmaya yardımcı olması açısından uygun bir yoldu. O bir simgeydi. Ballard’ların ve diğer kişilerin tutunabileceği bir şeydi. Şimdi siz Şambra, artık bu araçlara ihtiyaç duymuyorsunuz. Siz bir sonraki düzeye – Mor Alev’in ötesine – geçiyorsunuz.</p>
<p>Ama Mor Alev hâlâ mevcuttur, gerçekten. (Bu anda gök gürültüsü duyulur – Saint Germain kendi kendine gülümserken, izleyiciler de güler.) Hâlâ bu araçlarla çalışma gereksinimi duyan, hâlâ Mor Alev gibi şeylere bağlanmayı gereksinen çok insan var, ama Şambra, siz onun çok ötesine gidiyorsunuz. Siz çalışmalarınızda çok ötesine gidiyorsunuz.</p>
<p>Ballard’lar bu muazzam “I AM” enerjisini getirdiler. Bu yüzden onlarla alay edildi, birçok insan onları çok yanlış anladı. Çalışmanın peşinden giden milyonun üzerinde insanları gören kiliseler için bir tehdit unsuruydular. Onun için de yaptıkları şeyle alay edildi. Ama onlar özlerine sadık kaldılar. Kendi gerçeklerine sadık kaldılar. “I AM” çalışmasına sadık kaldılar, ve bugün, bu Şambra grubuyla birlikte olabilmekten, yeni bir zamanı ve yeni bir enerjiyi paylaşmaktan gurur duyarak geliyorlar. Her ikisi de, hem Edna, hem de Guy, yeni enerjinin bu evriminde rol almak için yakında Dünya’ya geri dönmek istiyorlar. Onun için, bugün onları bu Dünya’daki yeni spiritüel enerjinin güzel sınıfına kabul etmenizi istiyoruz.</p>
<p>Bugün burada tatlı bir enerji var. Burada bulunan Şambrayı temel alan, Ballard’ları ve tüm diğer konukları temel alan çok tatlı bir enerji var bu odada. Onun için, sizden bir an için durup bu tatlılığı solumanızı rica edeceğim. Biliyorum, bazen Tobias’ın yerini almak üzere geldiğimde biraz telaş oluyor (kahkahalar ve gök gürültüleri), o gün olacaklara ilişkin bazı kaygılar oluyor. Ama bugün&#8230; bugün tatlı. Bugün çok tatlı bir enerji var.</p>
<p>Biraz, öbür tarafta olup bitenler hakkında konuşarak başlamak istiyorum. Cennetlerde neler oluyor – cennetlerden haberler – çünkü siz burada çok meşgulsunuz, Dünya’ya çok odaklanmış bir halde çalışmanızı gerçekleştiriyorsunuz. Peki, neler oluyor öbür tarafta?</p>
<p>Çok yoğun, gerçekten çok yoğun. Ben burada, bu zamanda insanlara hizmetlerini sunan, Dünya’ya yardım eden fiziksel olmayan meleksel varlıklardan söz ediyorum. Gerçekten de, fiziksel olmayan tarafa gelip giden başka bir dolu varlık var: yakınlarda ölenler; yakın alemlere takılı kalmış olanlar; yeniden buraya gelmeye hazırlananlar. Ama ben burada hizmette olan meleksel varlıklardan söz ediyorum.</p>
<p>Bu arada, hizmette olmayı onlar seçiyor. Yaşamlar arasında kendilerinden veren meleksel varlıklar var, çünkü Dünya enerjisine ve geride bıraktıkları insanlara karşı hâlâ çok şefkat hissediyorlar. Böylece bir anlamda onlar, bu çalışmayı yapmak, sizi desteklemeyi ve sevmeyi sürdürmek için gönüllü oluyorlar.</p>
<p>Hiç insan biçimine girmemiş başka varlıklar da var. Ama onlar da gönüllü oluyor, genellikle de, ilk insan enkarnasyonlarını üstlenmeden önce. Perdenin bizim yanında insanlarla çalışmaya gönüllü oluyorlar. Özellikle de, hazır olduklarını kendilerine ve bize bildiren insanlarla. Onlar eski insan enerjisinin kisvesini bırakmaya, yaşam üstüne yaşamdan oluşan eski döngüyü bırakmaya hazırlar.</p>
<p>Yani biz öbür tarafta çok meşgulüz. Herşeyden önce şu kuantum sıçrayışına hazırlanıyoruz – sadece zamanın bir yıl sonrasında olacak – bilincin kuantum sıçrayışına, ve Şambra, geldiğini görüyoruz ve siz de geldiğini görüyorsunuz. Herşeyin şu anda ne denli hızlı meydana geldiğini görüyorsunuz. Bugünkü toplantının başında, daha sadece ikiyüz yıl önce bu Amerika topraklarına, yeni Atlantis’e yeni toprakların arayışı içinde gelen, yeni toprakları haritaya döken kâşifler hakkında konuşuldu. Sadece ikiyüz yıl önce. İnsan tarihinin sürecinde bu yalnızca göz açık kapayıncaya dek geçen bir zamandı.</p>
<p>Bu toplantının başında değinildiği gibi, yüz yıl önce, San Francisco depremi oldu. Yalnızca kısa bir süre önce, 30 yıl bile olmadı, kişisel bilgisayarlar tanıtıldı. Teknoloji ve bilgisayarlar sadece birkaçı&#8230; örneğin, hükümetler, silahlı kuvvetler ve birkaç büyük kuruluştan alınıp&#8230; bireylerin eline verildi – sadece otuz yıl önce. Bunların tüm dünyanızda nasıl bir devrim gerçekleştirdiğine bakın. Şu anda yaptığınız herşey bu ya da şu şekilde internetle bağlantılı. Tarihsel açıdan bu bir göz kırpması kadar kısa süre önce oldu.</p>
<p>Onun için, kuantum sıçrayışıyla ilgili “Gerçekten olacak mı?” diye merak edenlere&#8230; sevgili Şambra, size söylüyoruz, çok hızlı bir biçimde oluyor. Neredeyse olmak üzere. Böylece, bu tarafta hazır ve hazırlıklı olan meleksel varlıklar var. Sizin gibi Şambra, fiziksel bedenlerinde ve bilincinizde ve inanç sistemlerinde Yeni Enerjiyi yeniden bütünlemek için hazır olan kişilere yardım edecekler. Bu büyük ve önemli bir işlemdir ve fiziksel bedenlerinizin yanmaması için, zihninizin çıldırmaması için büyük bir ihtimam talep eder. Enerjilerin sürekli dengelenmesi gerekiyor.</p>
<p>Bu meleksel varlıklar şimdi sizinle çalışıyor, çoğu kez uykuda olduğunuzda, ama şimdilerde giderek sıklaşan bir biçimde uyanıkken de. Siz şu anda burada otururken onlar sizinle çalışıyorlar, tüm bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu yeniden bütünleme arzunuzu gerçekleştirmenize yardımcı oluyorlar. Hepsi aynı anda olacak olsaydı, kesinlikle bütünleşmenin tam tersi olurdu. Bu büyük değişimle biyolojinizin hiçbir bölümü ve zihniniz kesinlikle başa çıkamazdı, o nedenle, bu bir süreç içinde olmaktadır.</p>
<p>Bizim tarafta, şu anda Dünya’daki başka insanlarla çalışan (yine gök gürültüsü, bazı gülüşmeler), bir tür spiritüel uyanış sürecinde olan ama bunun ne olduğunun farkında olmayan insanlarla çalışan meleksel varlıklar var. Onlar bu insanlarla çok yakından çalışıyorlar, çünkü bu insanlar – nasıl desek – çok hassas bir haldeler, artık kim olduklarından ya da neden burada bulunduklarından emin değiller. Onlar için hiçbir şeyin bir anlamı yok ama eski şeylerden bazısına tutunmaya çalışıyorlar. Ve onlarla çalışan ordular dolusu melek var – bu insanlar meleklere inanmasalar da.</p>
<p>Bu Dünya gezegeninin enerjilerini sürekli hareket ettirmek ve dengelemek için çalışan çok meleksel varlık var. Tobias’ın son toplantınızda sözünü ettiği gibi, Dünya çok, çok eski enerjileri tutuyor ve en az bir otuz yıl daha bu eski enerjileri tutmayı sürdürecek. Yani Varlık orduları var. Onları neredeyse Dünya ile aynı hizaya gelmiş, boyutlar-arası düzeylerde, sadece fiziksel Dünya düzeyinde değil, boyutlar-arası düzeylerde Dünya ile çalışırken görebilirsiniz.</p>
<p>Dünya’ya gelecek bir sonraki insan akınına hazırlanan Varlıklar ordusu – bizim tarafta bulunan meleksel varlıklar var. Ama bu gelecek olan insanlar farklıdır. Enkarne olacak bu ruhlar daha önce hiç Dünya’da bulunmadılar, onun için de çok eğitim görmeye – diyebilirsiniz – çok anlayışa gereksinimleri var. Onlara eğitim verenler, genelde Dünya’da bulunmuş olanlardır. Onlar, fiziksel bir bedenin içinde fiziksel bir yerde bulunmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemişlerdir. Bu varlıklar yeni enkarne olacakların, burada bulunmanın nasıl bir şey olduğunu, kim olduğunu potansiyel olarak unutmanın nasıl bir şey olduğunu, madde ve biyoloji içinde çalışmanın nasıl bir şey olduğunu anlamalarına yardımcı oluyorlar.</p>
<p>Perdenin bizim yanında Dünya gezegeniyle ve Dünyanın fiziksel Kozmosun geri kalanıyla olan bağlantısıyla çalışan varlıklar var. Dünya ile, Evrenlerbütününün tüm uçlarıyla, yalnızca fiziksel boyutlarla değil, ama fiziksel olmayan boyutlarla da sahip olduğumuz bağlantılar var. Ve bu da muazzam bir denge talep etmektedir.</p>
<p>Bugün bizi burada dinleyenlerden bazısı bu hizmette – Dünyayı Kozmosun geri kalanıyla dengelemek hizmetinde – bulundu. Ve evet gerçekten de, başka uygarlıklarla da – ama pek insanlara benzemeyen uygarlıklarla – ve başka boyutlarla ve o boyutlardaki yaşam veçheleriyle (dengelemek hizmetinde bulundular). Bu, bu görevi sürdürmek için hizmette bulunan muazzam bir melekler ordusunu talep eder.</p>
<p>Ve Şambra, bu varlıklar aynı zamanda sizin de hizmetinizdeler. Onlar işi sizin yerinize yapamazlar. Eğer onlardan size bir milyon dolar vermelerini talep ederseniz, bunu sizin için yapamazlar. Bu onların işi değildir.</p>
<p>Onların işi, enerjilerinizi dengelemenize yardım etmek, tekamül etmenize yardım etmek, kendi gerçeğinizi keşfetmenize yardım etmektir.</p>
<p>Yani onlar hep oradadırlar. Evet, size konuşmaya gerçekten bayılıyorlar. Her zaman yanıtlara sahip değildirler. Onlar, sizi desteklemek için oradalar. İçinden geçme eğilimi gösterdiğiniz bazı çok zorlu zamanlardan geçmenize yardımcı olmak için oradalar. Kendi meleksel ailelerinizden olmaları, sizi candan seven varlıklar olmaları nedeniyle onları dostlar olarak nitelendirmek uygundur. Ama tekrarlıyoruz, onlar sizin yerinize yapamazlar. Onlar rehberleriniz değildirler, o rehberler uzun süre önce gittiler.</p>
<p>Yine perdenin bizim yanında, melekler alemlerinde, doğrudan Dünya ile bağlantılı olan boyutların ötesinde, kristalin boyutların ötesinde, spiritüel ailenizin – sizin, melek aileniz dediğinizin &#8211; meleksel düzeyleri vardır. Onlar bekliyor ve izliyorlardı. Onlar, spiritüel ailenin bir temsilcisi olarak sizi bekliyorlardı&#8230; onlar genel olarak insanlığın&#8230; tekamül etmesini, gelişmesini, Dünya üzerinde öğrenmesini bekliyorlardı.</p>
<p>Bu kuantum sıçramasının şimdi gelmesiyle, kendinize şimdi gerçekten sahip çıkmanızla, bağımsız ve egemen bir varlık haline gelmenizle, bu spiritüel aileler kendilerini geri tuttukları – enerjilerini geri tuttukları yerden çıkmaya başlıyorlar. Onlar bir çıkmaz içindeydiler, bekliyorlardı&#8230;. sizin vasıtanızla, Dünya denen o yere gitmenin nasıl bir şey olduğunu, onlarla olan birlikteliğinizden çıkıp da bir dolu deneyimlerle geri dönmenin nasıl bir şey olduğunu, Dünya’ya gidip de bir beden üstlenmenin ve yalnız olmanın nasıl bir şey olduğunu keşfetmeyi bekliyorlardı. Onlar bekliyordu ve şimdi, sizin içinizde meydana gelen hareketler sayesinde, onların da enerjileri yeniden hareket etmeye başlıyor.</p>
<p>Bir an için spiritüel ailelerinizi hissedebilseniz. Adını bilmek önemli değildir, ama yalnızca kendi spiritüel ailenizin enerjisini hissedin. Onların enerjisi bir anlamda donmuştu ya da çıkmazdaydı, zaptedilmiş bir kalıpta bekliyordu, ama şimdi yeniden hareket ediyor. Şimdi bu en yüksek düzeylerde bile bir enerji dönüşümünü hissetmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p>Yani, sizin aleminizin dışında da oldukça fazla faaliyet var. Meleksel alemde oldukça faaliyet var, Şambra. Onun için siz hareketi hissetmeye devam ediyorsunuz&#8230; ve bu sadece sizinle ilgili değil, tüm bu farklı alemlerde meydana geliyor&#8230; enerjinin değişim ve dönüşümünü hissetmeye devam ediyorsunuz.</p>
<p>Tobias daha önce de konuşurken, evet, melekler bile yorulur, dedi – özellikle de Dünya alemlerine çok yakın çalışanlar – çünkü Dünya enerjisi güçlüdür, ağırdır. Bir anlamda fiziksel yerçekiminin ötesindedir. Bu, varlıkları – meleksel varlıkları – Dünya’ya çeken bir enerji çekimi türüdür. Ve onlar doğru biçimde dengelenmediklerinde ve destek takımlarına sahip değillerse, bunu seçmemiş de olsalar bir enkarnasyon döngüsünün içine tam anlamıyla düşebilirler. Dünya’ya çekim çok güçlüdür.</p>
<p>O nedenle, evet gerçekten de, meleksel varlıklar, bizler de yoruluruz. Sizin fiziksel olarak yorulmanızdan biraz farklıdır ama enerjiler çok tüketici olabilir. Biz onun için gelip gitmek eğilimindeyizdir. Çünkü öyle zamanlar vardır ki, kendi enerjilerimizi yeniden kazanmak&#8230; kendi denge duyumuzu ve iyilik halimizi geri kazanmak için Dünya enerjilerinin çok uzağına gitmemiz gerekir. Onun için, siz, sizi destekleyen koşucuların, meleksel varlıkların sürekli hareket halinde olduklarını ve değişip durduklarını da hissediyorsunuz.</p>
<p>İşte, perdenin bizim yanında olup bitenler bunlar. Faaliyetlerde bir artış var, enerji hareketlerinde bir faaliyet var, hepsi de sizi desteklemek için. Hepsi, şu anda Dünya’da gerçekleştirdiklerinizi desteklemek için.</p>
<p>Geçen ayki Şaud’da, Tobias biraz daha bağlantıyı kesmek hakkında konuştu. Şebekelerden söz etti. Gerçekliğinizdeki herşeyin bir şebeke olduğundan, hepsinin diğer herşeyle bağlantılı olduğundan söz etti. Örneğin, karaciğerinizin bir şebeke olduğuna değindi. O yalnızca hücrelerden ve moleküllerden ve atomlardan değil, enerji yollarından da oluşuyor. Her bir unsur, o şebekenin her bir niteliği, bir karaciğer olmasına karşın, gerek duyarsa bir kalp şebekesi haline de gelebilir. O, kalbinizle doğrudan bağlantı içindedir. Bir kalp şebekesi ya da beyin şebekesi haline gelmek için kendini tam anlamıyla değiştirebilir. Ve beyin de bir ayak şebekesi haline gelebilir.</p>
<p>Herşey birbiriyle bağlantılıdır ve herşey, kendini anlar. Bedenin dışında, herşey enerjisel olarak diğer herşeyle bağlantılıdır. Siz Dünya’ya bağlısınız. Dünya Kozmosun diğer – ve tüm – kısımlarına bağlıdır. Kozmos da tüm boyutlara bağlıdır. Herşey birbiriyle bağlantılıdır.</p>
<p>Ve şimdi, sizden bağlantıları kesmeniz isteniyor. Yeniden kendi içinize dönmeniz, kalbi, temel ve öz olanı bulmanız isteniyor. Sizi beslemiş olan herşeyi ve sizin beslediğiniz herşeyi bırakmanız isteniyor. İşlem, doğal bir işlemdir. Onu zorlamanız gerekmiyor. O sadece olur, ve Şambra’nın şu anda bulunduğu yer burasıdır. Yavaş yavaş, yumuşak yumuşak, tüm bu meleksel varlıkların yardımıyla o eski bağlantıları bırakmak.</p>
<p>Bazılarınız geçmiş birkaç ayda kendini zaman zaman garip hissetti. Bazı zamanlarda da çok daha hafif, sanki o eski yüklerin, o geçmişin eski bagajlarından bir dolusunu taşımıyormuş gibi hissettiniz, çünkü yavaş yavaş onları bırakıyorsunuz. “Peki ama, bu süreç daha ne kadar sürecek?” diyorsunuz. Birkaç yıl da sürebilir. Yaşantınızın geri kalanını da içerebilir. Bazıları için, bir sonraki yaşamı bile içerebilir. Ama bu olmaktadır ve doğal olarak ve yumuşakça olmaktadır. Zorlamanız gereken hiçbir şey yok. Eğer bağlantıyı kesme işlemine yardımcı olmak amacıyla yapmak istediğiniz bir şey varsa, o zaman bilinçli soluma yapın ve bol bol saf su için.</p>
<p>Bu bağlantıyı kesme sürecinde fark edeceğiniz şeylerden biri de, var olan döngülerin mevcut olmadığıdır. Enerji akar ve çalışır ve sonra da döngüler halinde tezahür eder. Örneğin, doğa kendi döngüsüne sahiptir. Yazları ve sonbaharları ve kışları ve ilkbaharları vardır. Ve döngüler kendilerini sürekli yinelerler çünkü doğa şebekesinin programlanması böyledir. Ve bu yüzden insanlar da bunu kabul etmeyi öğrenmişlerdir. Doğrudan yazdan kışa geçmek, ya da üstüste iki yazın olması, ya da mevsimlerin hiç olmaması epey şaşırtıcı olurdu.</p>
<p>Güneş bir döngüdür. Ay, gezegenler, herşey döngüler halinde hareket eder. Bilinç, ya da insanlığın kendisi, döngüler halinde hareket eder. İnişleri ve çıkışları vardır. Savaş zamanları vardır ve barış zamanları vardır, kıtlık zamanları ve bolluk zamanları vardır.</p>
<p>Ben şimdi sizden, şeylerin nasıl döngüler halinde iş gördüğünü özellikle fark etmenizi istiyorum. Kendi yaşantınızda bile. Herhangi bir günün gündelik akışında bile, döngülerin nasıl ortaya çıktığını izleyin. Yemek için döngüleriniz var, bedeniniz bu döngülere alışık. Uyku döngüleriniz var. Görüyor musunuz, herşey kalıplar ve döngüler halindedir. Bunlara enerjisel olarak bakarsanız, &#8211; yaşamınızın desenleri &#8211; güzel bir ışıktan resim oluştururdu.</p>
<p>Ailenizdeki, ilişkinizdeki döngüler. Eşinizle olan ilişkinizde döngülerin olduğunu hiç fark ettiniz mi. Özellikle iyi geçindiğiniz zamanlar vardır. Ve hiç geçinemediğiniz zamanlar vardır. Ama bu sürekli tekrarlanır durur. Bunlar, öğrenme deneyimleri zamanıdır. Bunlar, enerji değişimi ve enerji transferi zamanlarıdır. Bunlar, bu kalıpların oluştuğu ve sizin bu döngülere alıştığınız ve kabul ettiğiniz zamanlardır. Ama bunların tümü şebekelerin bir parçasıdır. Bunların tümü yanılsamalardır ve tümü sahtedir/yalandır. Siz sadece onlara inanmanız konusunda ipnotize edilmişsinizdir.</p>
<p>Bugün gündeme getirmek istediğim en büyük döngülerden birini birçoğunuz deneyimledi ve sorgulamadı bile. O eski kalıba düşüveriyorsunuz. Özellikle bazılarınız, şu anda onun sınırlarındasınız ve gündeme gelmesi gerekiyor. Siz yükselen bir döngüdesiniz, çoğunuz. Şeyler akmaya başlıyor. İyi gitmeye başlıyor. Yaşantınızda eşzamanlılıklar olmaya başlıyor.</p>
<p>Şimdi, bu döngü belki bazılarınız için çok da hoş olmayan bir olayla meydana geldi – yaşadığınız yeri kaybetmek, işinizi ya da eşinizi kaybetmek gibi. Ama siz böylelikle yeni bir döngüye girmiş oldunuz çünkü tekne çapası olan bazı eski enerjilerden özgürleşmiştiniz. Ve sonra, yaşantınızda şeyler iyi gitmeye başlar – bu kişisel olarak sizin için ne anlama geliyorsa. Bu belki, kendinizle daha iyi geçinmeye başladığınız anlamına geliyordur. Artık kendinize eziyet etmiyorsunuzdur. Kendinizi yargılamıyorsunuzdur, sadece yaşamanıza izin veriyorsunuzdur. Belki de bu çalışma hayatınızda tezahür ediyordur. Birlikte çalıştığınız insanlarda yeni bir akış vardır. Ya da kendi işiniz varsa, belki öncesine göre daha iyi gidiyordur.</p>
<p>Peki ama o döngüde – alışık olduğunuz o eski dualite döngüsünde neler oluyor? Neler oluyor? Belli bir noktaya varırsınız ve sonra inişe geçer. Buna o kadar alışıksınız ki, birçoğunuzun bunu beklediğini bile görüyorum. Kendinizi düşüşe hazırlıyorsunuz. Onu kaybetmeye hazırlanıyorsunuz. Döngünün iniş kısmındasınız.</p>
<p>Bu bir yanılsamadır. Bu eski bir inanç sistemidir ve olması gerekmiyor.</p>
<p>Bugün burada Şambra ile yapmak istediğim şeylerden biri de, bu döngülere – bu iniş çıkışlara &#8211; bir son vermektir. Bunlar bir biçimde insanlığın kalan kısmına hizmet ediyor çünkü bu “iniş ve çıkışlar” belli bir iş görerek eski enerjiyi temizliyorlar. Yani bu bir anlamda bir arınma işlemidir. Aynı zamanda da bir momentum – enerjisel bir momentum – geliştiren bir işlemdir. Ama sizin için artık önemli değildir Şambra.</p>
<p>Tobias, bunu bir anlamda birkaç Şaud önce, gelen yıkıcı enerjiden, Shiva enerjisinden söz ederken ima etti. İşte yaptığınız budur, en yukardayken, herşey iyi giderken, yıkıcı enerjiyi getiriverirsiniz.</p>
<p>Biz sizden, yaşantınızdaki tüm döngüleri çok farkında olmanızı isteyeceğiz. Yaptığınız herşeyi. Bunlar kalıplardır. Enerji akışını tam anlamıyla izleyebilirsiniz. Bir ölçüm aleti olsaydı, inişleri ve çıkışları görebilirdiniz. Bu iniş ve çıkışlar tıpkı bir dalga ya da dalgaboyu gibidir. Tıpkı okyanusun yükselen ve alçalan dalgaları gibi. Siz buna sadece bir yaşam biçimi olarak alıştınız.</p>
<p>Artık değil, Şambra. Herşeyden önce, Yeni Enerji buna izin vermez, döngülerin Yeni Enerjiye girmesine izin vermeyecektir. Yeni Enerji döngüsel değildir, dalga biçiminde değildir. İnişleri çıkışları yoktur. Yeni Enerji buna izin vermez. Ama herşeyden de çok, bu artık size hiç hizmet etmiyor. Bazılarınız, bilincinizde, ruhsallığınızda, ve daha pratik açıdan işinizde, yapacağınız yeni eğitim çalışmalarınızda, yaşantınızın en büyük, en önemli gelişmesinin hemen sınırındasınız. O döngünün en üst kısmındasınız ve bir parçanız şimdiden düşüşü bekliyor. Tıpkı lunaparklarda raylarda giden o vagonlar gibi, bir iniyor, bir çıkıyor.</p>
<p>Şambra, bugün, artık bunun böyle olmaması yönünde bir seçim yapalım. Ona ihtiyacınız yok. İnişlere ve çıkışlara ihtiyacınız yok. Şimdi, şu anda, birçoğunuzun şöyle dediğini hissedebiliyorum, “Peki ama o zaman ne olacak? Hep yukarı ve yukarı ve yukarı mı çıkacağım?” Hayır. Siz tümüyle o raydan çıkarsınız. Bu döngüden tümüyle çıkarsınız.</p>
<p>Eğer eski dualitedeki gibi hep yukarı, sürekli yukarı çıkmayı sürdürdüğünüz yanılsamasına sahip olursanız, er ya da geç bu döngünün aşağı da inmesi gerekecektir, çünkü dualite bu şekilde iş görür ve bu eski inanç sistemidir. Biz, inanç sistemi döngüsünden – yanılsama döngüsünden – ve o enerjiden tümüyle çıkıyoruz. Artık bir çıkış ve bir iniş olmayacak. Artık bir iyi ve bir kötü olmayacak. Sadece olacak. Sadece genişlemeye devam edecek. Ve Tobias’ın dediği gibi, o hem içeri hem de dışarı genişler, hepsi aynı zamanda. Genişleme, yalnızca tek bir yöne olmaz. Yalnızca tek bir boyuta da olmaz. Her bir yöne gider.</p>
<p>Bir an için, bunun nasıl bir şey olduğunu hissedelim. Ben, eski programlamaları bırakmaya ve yenilerinin bazısına alışmaya başlamanızı istiyorum.</p>
<p>Böylece siz yükselen bir döngüdesiniz. Alçalan döngüdeydiniz, cehennemdeydiniz. Bazı çok zorlu zamanlardan geçtiniz, ama sonra onu bıraktınız ve şimdi hep daha yükseğe tırmanıyorsunuz. Kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Zihniniz daha berrak. Kendinizle daha bir bağlantı içinde ve geri kalan herşeyle de daha az bağlantı içinde hissediyorsunuz. Yaşantınızda bazı önemli gelişmeler oldu. Belki işinizde ya da ilişkilerde ya da sadece bilincinizde. Yani bu harika noktadasınız.</p>
<p>Şimdi o raydan sadece çıkıverelim, o döngüden tümüyle çıkalım. Onu terk edelim. Kendinizi akışa bırakın. Kendinizi bırakıverin. Döngülerin ve kalıpların o eski yolunu geride bırakın. İniş çıkışların o eski yolunu bırakın.</p>
<p>(yavaş ve yumuşak bir biçimde konuşur)<br />
Bir an için kendinizi akışa bırakın&#8230; yükseklik ve alçaklık ihtiyacının ötesine geçin&#8230; kendinizi, yaşamınızın genişleyen enerjisinde akışa bırakın&#8230; iyi günlerin/kötü günlerin olmadığı akışa&#8230; bunların tümünün sadece olmanın&#8230; genişlemenin bir parçası olduğu akışa.</p>
<p>Şimdi, sanki zirvede gibisiniz. Hep yukarı, ve yukarı ve yukarı çıktınız. Beklenti ve heyecan var&#8230; ve tam inmeye başlayacağını düşündüğünüzde, o döngüden çıkıverin. O döngüden tümüyle çıkıverelim. Aşağıya inmeye gerek yok. Aslında bu noktada o döngüden çıkmak çok daha canlandırıcı, çok daha eğlenceli ve çok daha özgürleştiricidir.</p>
<p>Ben birçoğunuzun, yaşantınızda, büyük değişimlerin sınırında inanılmaz eylemlerde bulunduğunu görüyorum&#8230; ve bunu hafife alarak söylemiyorum&#8230; yaşamlarınızda büyük gelişmeler var. Ama sabote eden o sistemin, ya da eski döngü sisteminin sizi tutup aşağıya çekmeye hazır olduğunu da görüyorum. Buna ihtiyacınız yok. Ondan artık kalıcı olarak çıkalım.</p>
<p>Şimdi çok önemli bir noktadan söz etmek istiyorum. Belki öyle çok spiritüel, hatta kesinlikle dramatik bir konu değil ama, yaşantınızda ilerlerken çok önemli olan bir nokta. Bu, özgün (otantik) olmakla ilgili. Bu, özgün olmakla ilgili. Bu, Şambra’nın hissetmesini ve kullanmaya başlamasını istediğim yeni bir kelime. Bu ne anlama geliyor? Ne anlama geliyor?</p>
<p>Bu, kendinize tümüyle sadık ve dürüst olmanız anlamına geliyor, ama farklı bir biçimde. Özgün demek, kendine tam bir güven beslemek demektir. Neyi nasıl yapacağınızı diğer insanların nasıl algılayacağına göre ya da onların nasıl algılayacağı kaygısıyla değil de, size önemli geldiği için yapmak. Özgünlük, sizinle ilgilidir.</p>
<p>Özgünlük, günlük sıradan şeylerle bağlantılı değildir. Bazılarınız özgün olmayı, yalan söylememek, iyi olmak, doğru şeyleri yapmak – perdenin bizim yanında dediğimiz gibi – ‘iyi kız/iyi oğlan’ olma sendromu olarak düşünüyor. Siz bu terimlerle düşünmeye programlanmışsınız. Ve bu aslında nereden geliyor? Bu, iyi bir kız olmak, iyi bir oğlan olmak kavramı nereden geliyor? Sizi hizada tutmak isteyen, onların istediklerini yapmanızı sağlamak isteyen diğer insanlardan geliyor. Bunun özgünlükle bir ilgisi yoktur, kontrolle ilgisi vardır. Bu çocukluk yıllarınızda tekrar ve tekrar ve tekrar içinize kazıldı ve siz de bu rolleri oynamayı sürdürüyorsunuz. Ama bu özgün olmak değildir, bu sadece, başka bir yerden gelen eski programlamayı izlemektir.</p>
<p>Özgünlük, kendine sadık olmaktır. Bazılarınız, yaşantınızda neyin doğru, neyin yanlış olduğuna ilişkin karmaşık şeyler oluşturuyorsunuz. Listeler yapıyorsunuz&#8230; bunları yazmasanız da kafanızda oluşturuyorsunuz&#8230; kendinizi sevecek kadar değerli olabilmek için yapılması gerekenler. Ve ben size hemen şimdi şunu söyleyeceğim, kafanızdaki o listeleri asla başaramazsınız. Onlar başarılmazdır, onun için, ondan hemen şimdi kurtulsanız iyi olur.</p>
<p>Belli bir kiloda olmanız gerektiğini düşünmek, özgün olmak değildir. Bu bir yalan ve bir aldatmacadır ve çok yanıltıcıdır ve birçoğunuzda da büyük travmalara neden oluyor. Ve siz asla ona erişemeyeceksiniz, çünkü siz “Ancak belli bir kiloda olduğum zaman iyi olacağım” düşüncesine odaklanıyorsunuz. Bu bir döngüdür, anlıyor musunuz, ve siz asla o belli kiloda olmayacaksınızdır, çünkü ona kısa bir süre için ulaşsanız bile, kendinizi yeniden döngüye kaptıracak, yeniden şişeceksinizdir. Bu kendi kendini sürekli yineleyen bir döngüdür Şambra, ve konu kilo değildir. Bu bir aldatmacadır. Dikkatinizin başka yöne çekilmesidir, ve belli bir kiloda olmanız gerektiğini düşünüyorsanız, kendinize karşı özgün olmuyorsunuz demektir.</p>
<p>Bazılarınız, özgün olmak için belli bir spiritüel aydınlanmaya sahip olmanız gerektiğini söylüyorsunuz ve bu, şimdiye kadar duyduğum en deli saçması şey Şambra! (kahkahalar) Cauldre beni bir an için durduruyor ama, ben size karşı özgün olmaktayım! (yoğun kahkahalar) Herhangi bir insan için en büyük tuzaklardan biri, sahip oldukları spiritüel isteklerle ilgilidir, çünkü tüm şu materyalleri okumaları gerektiğini, tüm o yöntemleri öğrenmeleri, tüm o sınıflara gitmeleri, büyük üstatların yaptığını yapmaları gerektiğini düşünüyorlar, buna inanmaları sağlanmış, başkaları böyle demiş.</p>
<p>Şambra, oraya asla ulaşamayacaksınız. Asla yeterince kitap okuyamazsınız. Asla yeterince sınıflara gidemezsiniz. Bu, kendinize karşı özgün olmamak demektir. Aslında, “Spiritüel olmak için öğrenmeyi sürdürmeliyim. Ben kötü bir insan oldum. Kötü olduğum söylendi bana. Onun için, öğrenmeyi, disipline girmeyi sürdürmeliyim” diyerek kendinizi sabote ediyorsunuz. Asla oraya ulaşamayacaksınız, asla. Sadece özgün olduğunuzda ve yaptığınızı kendiniz için yaptığınızda, KENDİNİZ İÇİN YAPTIĞINIZDA, özgün olursunuz.</p>
<p>Birçok durumda spiritüalite ve din, hiç özgün değildir. Her türlü ritüeller ve ritmler ve yükümlülükler ve kurallar ve eski sözcüklerle doludur. Ve siz bunları sonsuza dek öğrenir, araştırır durursunuz.</p>
<p>Kişisel olarak tanıdığım ve arka arkaya beş, altı, yedi yaşamı sürekli öğrenmeye, araştırmaya harcamış insanlar var. Ve onlar benim tarafa geldiklerinde tartışmak için oturduğumuzda, onların yüzüne karşı gülüyorum! (kahkahalar) Bana çok sinirleniyorlar ve vaaz vermeye başlıyorlar, çok felsefi ve ezoterik oluyorlar – ve ben gülüyorum.</p>
<p>“Özgün olmuyorsunuz” diyorum. Ve bu onların kafalarını karıştırıyor ve geri koşup başka bir yaşama başlıyorlar. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Böyle yapıyorlar, kendi spiritüel kuyruklarını kovalıyorlar, Şambra. Bunu yapıyorlar, çünkü yapmak zorunda olduklarını düşünüyorlar. Bunu yapıyorlar çünkü&#8230; tüm bu eğitimden geçmeleri gerektiğine inandırılmışlar, böyle düşünüyorlar. Özgün olmuyorlar. Ve ben hepsi böyledir demiyorum, gerçekten, bazı uç örnekler kullanıyorum çünkü özgün olan bir parçam uçlara kaçıyor. (kahkahalar)</p>
<p>“Özgünlük” NEDİR Şambra? Sadece kendin olmaktır. Şimdi, birkaçınız için bu sözcükleri duymak zorlayıcı, biliyorum. Kendiniz için yapın, çünkü size her zaman kendiniz için YAPMAMAK söylendi. Size doğru geldiği için yapın. Özgünlük budur.</p>
<p>Özgün insanlara ilişkin bazı örneklerden söz edelim. Ben, sevgili dostum Tobias’ı özgün olarak nitelendiririm. Oraya ulaşabilmek için cehennem azabından geçti. Çok zor zamanlardan geçti. Ve Dünya’daki son yaşamında, “Artık yeter. Artık yeter – kurallar yeter. Artık başkaları için yapmak yok, başkaları için kendimi yapmak zorunda hissetmek yok. Bana cennete gitmenin yolu budur dendiği için yazılanları incelemek, araştırmak da yok” dedi.</p>
<p>İnandığı herşey, çok sıkı çalıştığı herşey, onun hapsi boylamasına neden olmuştu, peki onu kurtaracak Tanrısı neredeydi. Onun Tanrısı özgün değildi, bir kitaptan çıkmaydı. Başkası tarafından yazılmış bir kurmacaydı. Ve o hapisanede oturdu, onunla eğlenen bir kuş vardı – ki bu kuş aslında Başmelek Mikail’di – ve kuş ona dedi ki, “Ne zaman Tobias, ne zaman kendin olacaksın? Ne zaman özgün olacaksın? Ne zaman başkalarından beslenmeyi ve onların da senden beslenmesine izin vermeyi bırakacaksın? Ne zaman dünyanın en büyük Varlığı olacaksın? Gerçek kimliğini ne zaman olacaksın?”</p>
<p>Ve yine, büyük bir sinir harbinden sonra, Tobias sonunda onun ne demek istediğini anladı ve kendini tam anlamıyla özgürleştirdi – sadece hapisane duvarlarından değil, ama özgün olmasını engelleyen herşeyden. Herşeyi kendi basit gerçeğine indirgedi. Kendi basit gerçeği.</p>
<p>Ve şimdi, aynını yapmanız konusunda size meydan okunuyor ya da şu anda sizden bu isteniyor. Kendi basit gerçeğiniz. Bir demet ezoterik jargon değil. Ağız dolusu eveleme geveleme değil. Başka insanları etkilemeye çalışmak için değil. Daha neleri başarabileceğinizi görmek için değil. Başkalarının sizi pohpohlamak için neler söyleceklerini görebilmek için değil. Bu özgün değildir. Bu, yanlış yerden beslenmektir.</p>
<p>Kuthumi. Çok özgündür. Çok özgündür – hiç kimseyi etkileme ihtiyacı duymamıştır, çok bağımsız olmuştur, insanları sevmiş, doğayı sevmiştir. Ama Kuthumi hakkında herşeyden çok söyleyebileceğim şey, onun kendini sevmeyi öğrenmenin somut bir örneği olduğudur. Narsist değildir. Nasıl desek – günlerini aynanın önünde geçirmez. O, kendini sevmeyi öğrendi. Her yaşamında yaptığı her türlü şeyin, kendine verebileceği en büyük armağan olduğunu öğrendi. O, özgün olmaya bir örnektir.</p>
<p>Oama, bağımsız ve egemen bir varlık, özgündür. Geldiğinde rüzgar gibi eser. Yaşlı, kokan, huysuz bir savaşçı (kahkahalar) gibi gelir, ama çok özgündür. O da aynı dersi öğrendi: “Hiç bir şey önemli değil. Dışarının hiç bir şeysi önemli değil. Kuralların hiç biri, sana yamanan beklentilerin hiç biri. Hiç biri önemli değil.” O özgündür. Başka bir insanın sevgisini gereksinmedi&#8230;. aslına bakarsanız, bu sevgiyi reddetti&#8230; kendi özgün Varlığını bulabilmek için başka bir insanın sevgisine ihtiyaç duymadı.</p>
<p>Geçenlerde konuk olarak burada bulunan, hepimizin sevgili dostu Edgar Cayce. Çok özgündür, çok özgün. Haa evet, yaşamının bir dolu yılını içinde yaşadığı dönemle, dini geçmişiyle ve yaptığı şeyle ilgili çelişkiler içinde geçirmiştir. Ama her zaman kendine sadık ve özgün olmuştur. Hep, kendisi için önemli olanın özüne inmiştir &#8211; kendisi için! Başkaları için değil, kendisi için.</p>
<p>Şimdi bu kulağa çok bencilce geliyor, öyle değil mi? Ama Şambra siz hep herşeyi başkaları için yapmak zorunda olduğunuza inandırıldınız ve sonra, en sonunda, kimseye yararınız dokunmaz, çünkü tükenmişsinizdir, kim olduğunuza ilişkin kafanız çok karışmıştır. Özgünlüğün antitezi haline gelirsiniz. O nedenle, sürekli başkaları için bir şeyler yaptığınızda, uzun vadede gerçekten kimseye iyilik etmiş olmazsınız.</p>
<p>Edgar Cayce kendisi için yapmayı, KENDİ en büyük gerçeğini – başkasının değil – kendi özgün varlığını (yaşamayı) keşfettiğinde, kanallıklar gelmeye başladı. Bilgi aktı ve o, o güzel okumaları gerçekleştirdi. Özgün olduğunda başkalarına yardımcı olabildi.</p>
<p>Sevgili dostum Madame Blavatsky, harika bir filozof ve öğretmen. O özgündü. O kimdiyse, oydu. Sosyetik hayatı severdi, dostlarını severdi, ama yine de kimseyi etkilemeye çalışmazdı. Kendini yeterince tanıyordu. Nasıl özgün olunacağını biliyordu.</p>
<p>Biliyor musunuz, sizin özgün yanınız Şambra, çekici, hoş olan yanınızdır. Karizmatik olan yanınızdır. O karizmayı yaratmanız gerekmiyor, onu tasarlayıp geliştirmeniz gerekmiyor. O yanınız, insanların çekildiği doğal yanınızdır. Siz özgün olduğunuzda, insanlar buna çekilirler. İşte Madame Blavatsky de böyleydi. Harika bir biçimde özgün.</p>
<p>Yeshua&#8230; sevgili İsa! (gülüşmeler) Çok özgün. Şimdi bu ilginçtir, siz diyorsunuz ki, “Ruhu olmayan bir varlık nasıl özgün olabilir?” Eh, bu, sizinki de dahil olmak üzere Yashua’nın arkasında yatan kolektif enerjinin toplamıydı. Şambra, siz ve Yeshua birbirinizin öylesine güzel bir parçasısınız ki – bu sevgili varlığın arkasında yatan kolektif bir enerji – ve onun için birçoğunuz bu Varlığa karşı böylesine bir sevgi ve şefkat beslediniz. Siz kendi özgün yanınızı Yeshua’ya yerleştirdiniz ve o sayede o da özgün oldu. O, yandaşlarını etkilemeye çalışmadı. Havarilerini etkilemeye çalışmadı. Hele kilise liderlerini hiç etkilemeye çalışmadı. O özgündü.</p>
<p>Ve ben, Saint-Germain, özgünüm. Öylesine özgünüm ki, kendimle ilgili bunu söyleyebiliyorum, anlıyor musunuz. Kristalin içinde kapana kısılıp kaldığımda, kim olduğuma geri dönmenin nasıl bir şey olduğunu öğrendim. Benimle ilgili kimin ne düşündüğü önemli değil, ama bu nedenle – ve tam olarak bu yüzden – beni seviyorlar! (Saint-Germain kendi kendine güler) Kendinizle özgün olduğunuzda, gerçek anlamda kendinize aşık olmayı öğrendiğinizde, herkes buna çekilecektir. Sahip olduğunuz o saflığı göreceklerdir. Özünüzü göreceklerdir.</p>
<p>Özgünlük, yaşamınızda yanlış/sahte olan ve aslında hiç bir anlamı olmayan şeyleri bırakmaktır. Ve Şambra, toplum genelde öyle bir ipnotik örtücü-katman altında ki, gerçekte neyin önemli olduğunu unutuyorlar. Hiç özgün olmuyorlar, dikkatleri çok dağılıyor, herşeyi – nasıl desek – sadece idare etmek için yapıyorlar. Herşeyi, sadece yeterince olsun diye yapıyorlar. Herşeyi, ya başkalarını memnun etmek için, ya da başkaları onlara kızmasın diye yapıyorlar – ve bu, özgün olmak değildir.</p>
<p>Özgünlükten söz ederken, geçmişte kendi tanrısallığınıza ilişkin kullandığınız bazı eski terimlerden bile uzaklaşmak zamanıdır. Siz ona Yüksek Benlik diyorsunuz. Gerçek Benliğiniz diyorsunuz. Peki ya özgün Benliğiniz? Özgün Benliğiniz? O gerçekte, varoluşunuzun daha genişlemiş Varlığıdır. İnsan veçhenize öylesine odaklandınız ki, unuttunuz. Kim olduğunuza ilişkin özgün olmadınız.</p>
<p>Bazılarınız hiç de özgün olmayan bir yanılsamaya sahipsiniz, sözde o muhteşem varlık, o altın melek aşağıya inip kucağınıza oturacak ve hep birlikte bütünleşeceksiniz. Bu böyle olmaz. Başka bir yerlerde olan başka bir parçanız yok. Hepsi, tümü, şu anda içinizdedir. Siz sadece kendinizle özgün değildiniz – siz kendinizle insandınız. Artık zamanı geldi&#8230; artık, “Sizin için önemli olana” geri dönmek zamanıdır. Kim olduğunuza geri dönün. Kendi özgün köklerinize geri dönün.</p>
<p>Söylediğim gibi, bu herhangi bir spiritüel ustalık değildir. Özgün olmak, sağduyusaldır Şambra. Tobias’ın izniyle, bu ay boyunca sizinle bunun üzerinde çalışabilmek için, anlamanıza yardımcı olacak durumlar oluşturdum, ve herşeyden önce, yaşantınızdaki döngülere ve onlardan nasıl çıkacağınıza ilişkin durumlar. Bir zirvedeyken, aşağıya düşmekten kendinizi nasıl alıkoyacağınız. Deneyimlerinizi ve döngüsel doğanızı gerçekten genişleyici bir hale nasıl dönüştüreceğiniz ve aynı zamanda da geri gitmeyi nasıl sürdüreceğiniz. Siz yolda giderken, ben size uyurken, uyanıkken anımsatmayı sürdüreceğim – sizinle çalışan tüm o meleksel varlıkların desteğiyle size anımsatmayı sürdüreceğim. Biz size hep şunu söyleyeceğiz, “Bu özgün mü? Özgün davranıyor musun?” Hatta bu soruyu kendinize sormanızı isteyeceğim. Sorun kendinize, “Özgün davranıyor muyum, özgün müyüm?”</p>
<p>Bazılarınız sözcüklerle boğuşacak, onları anlamaya çalışacaktır. Bazılarınız, sözcükler konusunda çok felsefi olacaksınız. Nasıl diyorsunuz – bir dolu spiritüel eveleme geveleme olacak. Biz sizi öze ve temele geri getirmeye devam edeceğiz. Bu şu anda önemlidir. Önümüzdeki aylarda gerçekleştireceklerimiz açısından önemlidir. Biz özgün olmaya geri dönüyoruz.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün için mesaj bu&#8230; kısa ve tatlı, tıpkı bu odadaki enerji gibi&#8230; 1930’lardan beri “Ben Özgünüm” prensibiyle çalışmış olan, konuklarımız Ballard’ların katkısıyla da verilen bugünün mesajı bu. Ve şimdi Şambra, bununla yaşantınızda çalışmak zamanıdır.</p>
<p>Ben özgünüm, ve Ben, Profesör Adamus Saint-Germain’im.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 06 Mayıs 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 10 &#8211; &#8220;Ben Özgünüm&#8221;</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ben Ben’im, evet Ben’im, Adamus Saint-Germain. BEN özgünüm, ve siz de oluyorsunuz.</p>
<p>Bugünün sorularına başlamadan önce, şu özgünlük kavramıyla ilgili bir dakika kadar konuşalım. Çoğu insan, yaşamında seçim yapmıyor. Yaşamdan öylece geçip gidiyorlar. Sanırım bu da kendi içinde bir seçimdir, ama çok aydın ya da özgür bir seçim değil. Çoğu insan, ne yapmak istediğine, ya da kendini bu yaşamda nasıl ifade etmek istediğine ilişkin bilinçli seçimler yapmıyor. Döngülerine kapılıyorlar, dramlarına kapılıyorlar, ve çok geçmeden hiç bir seçim yapmaz oluyorlar. Onlar sadece yaşamı deneyimliyorlar, ama hiç özgün olmayan bir bakış açısıyla.</p>
<p>Özgün olmak demek, yaşantınıza bir göz atmak demektir – yaşantınıza, yaratanın duruş noktasından bakmak demektir. Yaptığınız seçimlere, başkalarını suçlamadan, kendinizi yargılamadan, doğru ya da yanlış niteliğini yapıştırmadan bakmak demektir. Bunu temel aldığınızda ancak kendiniz için bir seçim yaparsınız, başkaları için değil. Seçim yaparken diğer insanları hesaba katmayın, yalnızca kendiniz için yapın. Ve sonra, o seçimin ortaya çıkmasına, açılmasına izin verin. Onun yaşantınıza gelmesine izin verin. Özgün olmak budur. Kendiniz için seçmek. Yargılama olmadan, tüm o örtücü-katmanlar olmadan, sadece istediğinizi seçerek dikkatli ve bilinçli bir yaratan olmak.</p>
<p>Meydan okuyan şey, bunu dualitede gerçekleştirmek, hâlâ kendi eski sorunlarıyla uğraşan insanlarla kuşatılmış günlük dünyanızda bunu gerçekleştirmektir. Eski enerjiyle kuşatılmış olmak, tüm o kutuplarla ve etkilerle ve bunu zorlu kılan tüm o diğer şeylerle kuşatılmış olmak. Ama bir yaratan olarak özünüze dönmenin ne anlama geldiğini gerçekten burada öğrenirsiniz. Özgün olun. Eğer bunu tüm bu gürültünün ve tüm örtücü-katmanların ortasında gerçekleştirebilirseniz, o zaman gerçekten mucizevi bir şey yapmış olacaksınız.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, sorulara geçelim.</p>
<p>LİNDA: Pekâla, gerçi sevgili Geoffrey ve sevgili Tobias diyor ama bunun sana sorulduğunu biliyorum.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Saatlerce Cauldre’nın, Tobias’ın, Saint-Germain ve diğer varlıkların sözlerini dinliyoruz ve iyi hislerin ve vizyonların gerçekleşmesine çalışıyoruz, ama şimdi her birimiz büyük bir hayal kırıklığı içinde. Neden? Öncelikle, CC sitesine gidip de kanallıkları okumak istediğinizde, bir şifreyle kayıt olmanız gerekiyor. Biz mesajların herkese açık olduğunu düşünüyorduk. Tamam, belki para ödemek zorunda değilsiniz ama kayıt olmanız gerekiyor, yoksa mesajları dinlemek ve okumak şansına sahip değilsiniz. Bu, herkese açık olduğu söylemiyle nasıl bağdaşıyor? Bana öyle görünüyor ki, Crimson Circle haşmetli bir hale geliyor. İkincisi, geçmiş yıllar boyunca bize, hem kendimiz, hem de Toprak Ana üzerindeki insanlık için gelecekteki yaşantımızı değiştirebileceğimiz söylendi. Böylece bu mesajları dinleyen herkes, ki dünyada bunu yapan çok kişi var, kendi üzerinde ve diğer insanlarla çok çalıştı, çünkü biz size güvendik. Sadece paraya, güce, silahlara vs gibi şeylere inananlar, sahip oldukları pozisyonları terk edecek ve hayat tüm insanlık için daha adil ve sosyal bir hale gelecekti. Şimdi de gelmiş bize, iyi hoş yaptınız ama kabul etmeniz gereken yeni bir karar var ve hiç birinizin daha iyi bir hayatı görme ve hissetme şansı yok diyorsunuz. Ama gerçekleştirdiğiniz tüm çalışmalar için teşekkürler. 50 ya da 60 yıl sonra belki çocuklarınız başka bir fırsata sahip olur (diyorsunuz). Bizim ne olduğumuzu sanıyorsunuz? Ben ve arkadaşlarımın çoğu artık Crimson Circle’e güvenmiyoruz. Görünen o ki, CC yalnızca bir başka güçlü kuruluş daha olma yolunda ve tüm insanlığa yardımcı olmak (gibi bir amacı da yok). Böyle görünmesi üzücü, ama umarım, günün birinde hakiki gerçek tüm insanlığa verilir. Üzgünüm, Janz.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten. Burada bir soru olduğunu düşünmüyoruz. Biz bunun bir bildiri olduğunu düşünüyoruz ve verdiğin bu bildiriyi takdir ediyoruz ve onu yanıtlamak için yapabileceğimiz şey çok az. Hislerin, hislerindir ve onları ifade etmek için bu yolu kullanmanı takdir ediyoruz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Benim bugün şu an ve yakın geleceğimde evliliğimle ilgili rehberliğe ve yönlendirilmeye ihtiyacım var.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Biz, bu konuda gideceğin yönü zaten bildiğini hissediyoruz. Sen burada sadece bir onay istiyorsun. Cauldre ile biraz tartışıyoruz. Bu konuda nasıl bir yöne gideceğini söylemek bize düşmez. Bu, kendin için yine senin vermen gereken bir karar. Ama bildiğin gibi, bu konuyla ilgili bir dolu zorluklar ve yükler söz konusu. Bununla nasıl bir bağlantın olduğuna bakmanı isteyeceğiz, enerjilerin seni nasıl beslediğine ya da uygun olmayan biçimde beslediğine, ve bunu kuşatan o çok eski ve ağır enerjileri bırakmanın – bu noktada onları salıvermenin nasıl bir şey olduğuna bakmanı isteyeceğiz. Biz, yineliyoruz, senin zaten yanıtı gerçekten hissettiğini ve sadece bir onay istediğini düşünüyoruz. Biz senin yerine karar veremeyiz, ama burada söylediğimiz şey, senin zaten ne yapmak istediğini bildiğindir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bitkinim. Neden? (gülüşmeler)</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bunun türlü nedenleri var ve bu soru gerçekten tüm Şambra için geçerli. Herkes bunu soruyor, beden neden bu kadar bitkin. Zihin neden bazen bulanık? Neden, içinden geçtiğimiz bunca şeyin içinden geçiyoruz? İçinden geçtiğiniz bu işlem çok büyük bir işlemdir ve çok zorlu olarak nitelendirilebilir. Siz dualiteyi temel alan bir insan olmaktan, genişlemeyi temel alan ya da Yeni Enerjiyi temel alan tanrısal bir insan olmaya dönüşüyorsunuz. Ve bu işlem/süreç her parçanız için çok zorludur. Biz, bundan derece derece, yavaş yavaş geçmeniz için sizinle çalışıyoruz, ama Şambra yine de acele etmek istiyor.</p>
<p>Crimson Circle yaklaşık olarak 2000 yılında birlikte çalışmaya başladığında, Tobias bir grup varlıkla ilgili bir öykü anlattı – onların Şambra olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu grup, az ya da çok deneysel bir gruptu. Onlar çok, çok hızlı gitmek istiyorlardı. Onlar bu işlemin/sürecin sınırlarını nasıl zorlayabileceklerini görmek istiyorlardı. Bu onları çok zorladı. Birkaçı – öteye geçmek için – fiziksel bedenlerini terk etmeye karar verdiler. Diğerleri, bir süreliğine toplumdan ve herşeyden tümüyle çekilmeye karar verdiler, çünkü sistemleri çok zorlandı. Herkes yararına bunu gerçekleştiren o küçük grubu onurlandırıyoruz, çünkü bu bize, bu işlemin bedeni ya da zihni mahvetmeden yumuşak bir biçimde nasıl açığa çıkabileceğini görmek fırsatını sundu. Yani bu, içinden geçilen çok, çok zor ve yorucu bir işlem. Siz bir enerji fiziği türünden başka birine geçiyorsunuz, ve beden de buna zaman zaman tepki verecektir. Çok yorulacaktır. Zihin bitkin düşecektir.</p>
<p>Burada söylediğimiz şudur, bu işlemin sadece bir parçasıdır. Sonsuza dek sürmeyecektir, ve özellikle de, beslenmenin bazı eski yollarıyla ve hatta alanla bağlantınızı kestiğinizde, yepyeni bir enerji patlaması olduğunu göreceksiniz. Bunu şimdiden deneyimlemekte olan Şambra ile çalışıyoruz. Bu – nasıl desek – herkesin daha içinden geçmediği bir şey değil. Birçok kişi şimdiden yeni bir canlılık duyusunu, yaşamlarında yeni bir kolaylığı, yeni bir basitliği deneyimliyor. Ama onlar kendilerinin tüm sorumluluğunu üstleniyorlar. Başkalarını suçlamıyorlar. Diğer Şambra’ları ya da – nasıl desek – kuruluşu ya da bu tür şeylerden herhangi birini suçlamıyorlar. Onlar tüm sorumluluğu üstleniyorlar ve yaşamın, neredeyse hiç çabasız bir hale geldiğini öğreniyorlar, çünkü bu böyledir – yaşantılarında çok doğal bir akış haline gelir. Yani bu, içinden geçtiğin bir süreçtir ve sonsuza dek sürmeyecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ev durumum ve taşınmamla ilgili açıklık, belki de onay istiyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten de, ve biz sana soracağız, yapmayı seçtiğin şey nedir? En büyük açıklık buradan gelir – senden.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Benim seçimim, güzel evimde kalmak olurdu. Ama bu mümkün değil. Sadece şunu merak ediyorum, benim aradığım ya da başka bir eyaletteki mülk doğru bir seçim mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Şunu tekrar söylemek zorundayız, doğru bir seçim yoktur, tıpkı yanlış bir seçimin olmadığı gibi. Sadece seçim vardır. Şambra sık sık – nasıl desek – bir seçim yapmaktan kaçınıyor çünkü yanlış seçimde bulunmaktan korkuyorlar. Sen herhangi bir mülke gidebilir ve onu kendi Dünya üzerindeki cennetine dönüştürebilirsin. Ve ayrıca, herhangi bir mülke gidebileceğini ve sonsuza dek orada kalmak zorunda olmadığını, oranın sana zorla kabul ettirilmediğini de fark edebilirsin. Bu harika bir örnek – ve biz senin sorunu takdir ediyoruz – ama bu, özgün olmak ve kendi yaratılarını sahiplenmek için harika bir örnek. Burada, şunu ya da bunu yapmak zorunda olduğunu söyleyen tek bir melek bile yok, Ballard’lar bile, hiç birimiz bunu söylemiyoruz. Biz senin ve tüm Şambra’nın seçim yapmaya alışmasını istiyoruz ve sonra da o seçimlerde büyük bir sevincin ve büyük bir keşifin yattığını fark etmenizi ve hiç bir şeye kilitlenip kalmamanızı istiyoruz. Yanlış bir seçim yapamazsın. Sadece bir seçim yapabilirsin, anlıyor musun.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yeni evim, bir şifa merkezi olarak iş görecek mi? Ben orada özel bir şey olduğunu hissediyorum ve bu aralar sağlığıma özen mi göstermem gerekiyor?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten, gerçekten. Ve yine, sen yeni evinin bir şifa merkezi olmasını soruyorsun. Öyle olmasını seçersen, öyle olur. Evin ya da herhangi bir yer, (sağlığını) daha iyi ya da kötü yapacak özel niteliklere sahip değildir. Bazen, yeni-çağcıların belli bir bölgeye koşturduğunu, çünkü oradaki enerjilerin daha iyi olduğunu duyduklarını görüyoruz. Oysa gerçekten fark etmez. Bunlar gerçekten önemli olan şeyler değildir. Sedona’daki enerjinin Nebraska’dan daha iyi olmadığını göreceksiniz. O aynı temel enerjidir ve sadece bir yerde mevcut değildir. Belki bir – nasıl desek – jeolojik açıdan eşsiz özelliklere sahip olabilir, ama siz çalışmalarınızı herhangi bir yerde gerçekleştirebilirsiniz. Eğer evini bir şifa merkezine dönüştürmeyi seçersen, o zaman bir şifa merkezi haline gelir, ve o zaman – meleksel alemlerdeki ve insan alemlerindeki – tüm enerjiler, kararını desteklemek için geleceklerdir, anlıyor musun. Evren, arzularını gerçekleştirmek için ittifak yapar. Ama bir seçim yapmadığın zaman, seçimi başka bir varlığa bıraktığında, o zaman tüm enerjiler bir tür nötr hale gelirler. Biz Şambra’dan cesur olmasını, kendini sahiplenmesini, yaratanın siz olduğunu anlamasını istiyoruz. Bazı kişiler var ki, örneğin az önce sorulan soruda, kendileri dışındaki herşeye büyük ölçüde suç yüklüyorlar – sen o zaman bir yaratan olmuyorsun. Özgün olmuyorsun. Herşeyi suçluyorsun. Onun için Şambra, öne çıkmak zamanıdır. Herşeyin çalışmasını/iş görmesini sağlayabilirsiniz &#8211; herşeyin.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Birkaç ay önce küçük bir köpek satın aldım. Çok kötü öksürüyor ve biz bundan bir türlü kurtulamadık. Homeopatik ilaçlar kullandık, bitkiler kullandık, antibiyotik kullandık. Ayrıca oğlumun odasını pisletmeyi de seviyor. Bana herhangi bir öneride bulunabilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten. Önce, bir köpek ‘satın aldığın’ enerjisinin ötesine geçelim. Sen bu küçük varlığın sorumluluğunu kabul ettin ve şu an – nasıl desek – onun içinde Eski Enerji var. Bu bedene girmek isteyen köpek enerjisinin gerçek özü, daha girmemiş. Bazı arınmaların olmasını bekliyor. Yani sen, hâlâ bedenin içinde bulunan eski bir hayvan enerjisi türüyle uğraşıyorsun. Sen bu sevgili varlığa bakabilir, onu kucağına alabilir ve hazır olduğunda, eski hayvan enerjisinin kenara çekilmesine ve gerçek evcil hayvan enerjilerinin gelmesine izin verebileceğini söyleyebilirsin. Bu arada, öksürüğüne biraz bal ve su iyi gelir. Heryeri pislemesine gelince – bazen bu hayvanlar yalnızca hayvandır. Ama en önemli şey&#8230; bu küçük varlığın bedenine girmek için bekleyen bir evcil hayvan enerjisi var.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Tamam, teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben bekar bir anneyim ve iki farklı babadan olma üç küçük çocuğum var. Sık sık, böyle bir durumda çocuklarımı yetiştirmenin üzerimde büyük bir baskı oluşturduğu ve beni tümüyle özgür olmaktan alıkoyduğu hissine kapılıyorum. Sanki bir şekilde kendi yaratımımın içinde sıkışıp kalmış gibi hissediyorum. Beni bu konuda aydınlatabilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten de. Kendi yaratının içinde kesinlikle tıkanıp kalmışsın çünkü bu noktada inandığın şey bu. Kendini bir kurban olarak görüyorsun. Kendini bir bakıcı gibi görüyorsun ve bunun senin kendi gelişmeni durdurmasına izin vermeyi tam anlamıyla seçiyorsun. Böylece şu an yaşamında olan küçükler, bakımını üstlendiğin çocuklar, kendi başlarına çok yetenekliler. Yani, onlara bakmakla yükümlü olduğun enerjisini kaldıralım. Ve bu enerji onlara da epey enerjisel bir yük oluyor. Onlar küçük olduğu sürece bir sorumluluğun var, ama onlara ağır örtücü-katman enerjilerini yüklemen gerekmiyor. Senin işin, onların güvende hissetmesini ve özgür hissetmesini sağlamak. Ama senin bakış açını belirleyen enerjiyle onlara bakmak zorunda değilsin. Gerçekten yapman gereken şey, kendine bakmaktır, ki bunu yapmıyorsun. Herşeyi bahane ediyorsun ve kendi ilerleme yoksunluğun için diğer herşeyi suçluyorsun. Kendinle özgün olabilir misin? Onu kendi dışına taşımaktan vazgeç. O duvarları ve kapana kısıldığın hissini – bunu kendin yaratıyorsun. Bunu bırakabilir misin? Diğer herşeyi suçlamayı bırakacak kadar özgün olabilir misin?</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Yediğim, içtiğim, benden geçen ya da geçmeyen herşeyle, hazım ve yemeyle, sindirmeyle, dışarıya atmayla ilgili sorunlarım var. Bunlar neden son zamanlarda daha da kötü hale geldi? Yediğim belli şeyler mi yoksa tıkanıp kaldığım inanç sistemleri mi? Ya da belki ben Yeni Enerjiye geçtikçe kendiliğinden iyileşecek.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: İlle de iyileşmesi bile söz konusu olmayabilir. Burada yine olan şudur – ve sen yine tüm Şambra adına soruyorsun, çünkü birçoğu şu aralar bu durumdan geçiyorlar. Bedenin, derin bir enerjisel düzeyde muazzam değişikliklerden geçiyor ve bunlar sonunda kimyasal ya da biyolojik bir dengeye oturacaktır. Her türlü enerjinin içinize alınması ve kullanılması ya da işlemden geçirilmesi, birkaç yıl öncesine göre farklıdır. Yani sen yiyeceği yiyor ya da sindiriyorsun ama bedenin bununla çok farklı bir biçimde başa çıkıyor. Yiyeceği bedenine aldığın zaman, meydana gelen daha çok kimyasal bir tepkidir. Onun için de tüm sindiriminin dengeden çıktığını görüyorsun. Beslenme biçiminin değişmesi gerektiğini göreceksin, özellikle de asitli yiyecekleri tüketmek seni zorlayacaktır. Bir zamanlar ihtiyaç duyduğun asit düzeyine, sindirim sistemin artık gereksinmiyor. Onun için de, daha nötr ya da hatta potansiyel olarak daha alkali ağırlıklı yiyeceklere çekileceksin. Bu, senin içinden geçtiğin bir süreç, ama herşeyden önce, herhangi bir şey yemeden önce bir an durup o yiyeceğin öz enerjisini hissedebilirsin. Bedenine en iyi biçimde hizmet edecek o şeyleri hisset ve kullan – nasıl desek – onu bedenine alırken bunlara odaklan. Sonra da bedenine konuş. Ona, onun değiştiğini bildiğini, yiyecekle farklı biçimde başa çıktığını bildiğini ve yiyeceği sindirme ve atma biçiminde biraz daha iyi bir denge kurabileceğini bildir. Çok geçmeden bedenin bunların tümünü yakalayacak ve uyumlanacaktır. Ama gerçekten, bu yine, içinden geçtiğiniz değişimler için harika bir örnektir. Temelde, bedeninin sağlığında olumsuz olan bir şey yok. O sadece değişim sürecinden geçiyor. Bu ara baharatlı ya da asitli yiyeceklerden uzak dur, çünkü bedenin bunlarla başa çıkmada zorlanıyor.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Sence o bütünsel haplar – temizleyicilerin ve hidroterapilerin ve enzimlerin kullanımı, bedenime bu süreçte yardımcı oluyor mu yoksa olmuyor mu?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Aslında bunlar – Şambra’nın aldığı bu destekleyici haplar vs aslında bedenlerinizi dengeden çıkartıyor. Önerim şu, sadece sana değil, ama tüm Şambra’ya, bu tür ağır bir destek programı uyguluyorsanız – düzenli olarak bu ek vitaminleri, mineralleri vs alıyorsanız – bunları bırakmak isteyeceksiniz. Onlar bedenine yanlış sinyaller gönderiyor. Eğer bunu hergün uyguluyorsan, birkaç günde bire indir. Sonra giderek hafta bire indir ve sonunda da tümüyle bırak. Bedenin kendine nasıl bakacağını çok iyi bilir. Ama tüm o destekleyici şeyleri ve enzimleri ve diğerlerini içine tıkarsan, deyim yerindeyse, bedenin ellerini açar ve “Ben de onların bana yapmaya çalıştıkları şeye uyarım” der. Ama o kendi zekasına ve yeteneklerine sahiptir, ve biz, bir dolu Şambra’nın bu ek hapları vs aldığını biliyoruz. Vitaminlerden ve minerallerden tutun da, kilo kaybına ya da kilo almaya yarayan şeylere ve tüm o diğer şeylere kadar. Biyolojinizin kafasını kesinlikle çok karıştırıyorsunuz. Temel şeylere geri dön. Yiyeceğine konuş. Bedenine konuş.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Şu son 15 yıl, benim için bir arınma süreci oldu. Ancak, ailemin üzerimde yarattığı derin etkiyi dönüştüremediğimi görüyorum. Hâlâ kendimi yetersiz ve değersiz hissediyorum. Bunun ötesine nasıl geçebileceğim hakkında bana yardımcı olabilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten, ve biz bunu bugün Şaud’un başında konuştuk. Anlaşılması gereken şudur; kendine verebileceğin en büyük armağan, herşeyin bir armağan olduğunu keşfetmektir. Sen şu anda eski aile enerjilerinden söz ediyorsun – herşeyden önce, bu enerjiler eski bir döngüye sahipler, ve onları salıvermek zordur. Ve biz senin ve tüm Şambra’nın muazzam salıvermelerden geçtiğini biliyoruz. Ama bazen, o döngü hâlâ oradaysa ve bazen – nasıl desek – eski enerjiler çok yapışkandır, ve bunları salıvermek zor olacaktır. Onun için en iyisi, bunların her birinin bir armağan olduğunu anlamaktır. Eğer ana-baban alkolikse, orada yatan armağana bak. Eğer seni taciz eden sevgililerin olduysa, orada yatan armağana bak ve o armağanı sana yine senin verdiğini anla. Bu, titreşimi ve o deneyimlerin enerjisel dinamiklerini değiştirir ve bizim deyimimizle, döngüyü durdurur, ve o zaman bu eski hayaletler seni korkutmak için artık gelmez olurlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba. Benim için bir şeyi açıklığa kavuşturabilir misin diyecektim. Ben, insanın düşündüğü şeyi olduğunu öğrendim. Ve nasıl düşünüyorsan, kendine öyle insanları ve deneyimleri çektiğini&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: &#8230;.ve biz bunu burada düzelteceğiz, ve böldüğümüz için affet. Sen inandığın şeysin, yani neye inanıyorsan, osun. Düşüncenin bununla pek bir ilgisi yoktur.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Peki. Neyse, benim sürekli migrenim tutuyor. Sürekli, ve dişçim bir diş daha çekmek istiyor. Ben ne düşünüyor olabilirim ki böyle bir şeyi kendime çekiyorum? Ben bu durumda olmak istemiyorum ve anlamıyorum.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten, ve biz şimdi burada Şambra’yı hissediyoruz, çünkü birçoğu şimdiden yanıtı hissedebiliyor. Fazla düşünüyorsun. Sen hissetmiyorsun, ve bazı dişleri çekmek de oldukça barbarca&#8230;. (gülüşmeler)</p>
<p>10.ŞAMBRA: Demek istediğim – Ben hergün ağrıdan söz ediyorum&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: &#8230;. ve ben gidip dişçiyle kendim görüşeceğim ve onun birkaç dişini çekeceğim! (yoğun kahkahalar) ve o kendini ondan sonra daha iyi hissediyor mu göreceğiz (kahkahalar). Bu beni dehşete düşürdü ama şaşırtmadı. Senin kafanda gerçekten fazla enerji tıkanıp kalmış. Nasıl hissedileceğini unutmuşsun. Enerjinin aşağı yukarı, tüm biyolojinden akmasına izin vermiyorsun. Bedenini biraz çalıştırman ve kafana, hele dişlerine hiç odaklanmaman gerekiyor. Ama tüm enerjinin yeniden akmasını sağlaman gerekiyor. Ve biz sana birkaç şey önereceğiz. Yeniden ağlamayı öğren. Hislerini yeniden devreye sok. Şeylerin farkında ve duyarlı ol. Sen – bunu görebiliyoruz – sanki enerjisel beyninde bir kitle oluşmuş, fiziksel beyninde değil ama herşeyi fazla düşündüğün için bir kitle oluşmuş. Ve migrenler sadece o güzel fiziksel benliğinin sana, bu kadar çok baskı yapmayı bırak, demesidir. Ve solumak harikadır.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Tamam, teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Yenilendi valla. Bir daha geri gelmeyecek (gülüşmeler).</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Başağrıları geçtiğinde, gelecek (kahkahalar).</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bize tekrar tekrar diyorsunuz ki, Şambra bağımsız olarak çalışmalı. Ben evsizler için bir kuruluşta çalışıyorum ve şu anda bağımsız çalışmak gibi bir arzum, fikrim, yeteneğim ya da ihtiyacım yok. Bana işimle ilgili ne söyleyebilirsin? Ben orada çok değerli işler çıkartabileceğimi hissediyorum. Bu çalışmanın herhangi bir geçmişi var mı?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten. Biz burada bazı kişilerle birkaç sınırı zorluyoruz. Ve bazı kişileri sinirlendireceğimizi biliyoruz ve ne yazıkki bu yükün altına Linda ve birkaç kişiyle birlikte Cauldre giriyor. Ama biz senin neden evsizlerle çalıştığına bir bakmanı istiyoruz. Biz kendine karşı sadık ve özgün olmanı istiyoruz. Bunun seni nasıl beslediğine bir bakmanı istiyoruz – ve bu seni çok ilginç yollardan besliyor. İçine dönüp iyice bir baktığında, olan biteni keşke bize bildirsen, ama bunu yapacağından kuşku duyuyoruz. Sana birkaç söyleyeceğiz. Senin bir toplum işçisi tutumun var. Kendi aydınlanmanı sağlayacak tek yolun, önce dünyanın geri kalanını kurtarmaya çalışmaktan geçtiğini düşünüyorsun. Yaşamına muazzam bir suçluluk duygusu hakim – her şeyle ilgili muazzam bir suçluluk; ve kendini bundan kurtarmanın tek yolu, bu çalışmayı yapmak diye düşünüyorsun. Biz şimdi, evsiz insanlarla çalışmak yanlıştır demiyoruz, ama onlara saygı ve şefkat beslediğin sürece. Ve sen bu saygı ve şefkati beslemiyorsun. Sen onlara aydınlanmamış ve akılsız ve toplumun değersiz zavallıları, yoksul, muhtaç varlıklar gözüyle bakıyorsun. Onlara kesinlikle hiç şefkat duymuyorsun. Onlara Tanrı’nın gözünden bakmalısın, bunu seçtiklerini ve yaşantılarında parlak bir deneyim yaşadıklarını görmelisin. Oraya girdiğin her gün onları onurlandırmalısın.</p>
<p>Yani takılıp kaldın. Sıkışıp kaldın. Ve bundan kurtulmak istiyorsun – özgün ol. Neden orada bulunduğuna bak ve olan bitene bak ve ister iş olsun, ister bir şifa yöntemi ya da sadece yaşamın tadını çıkartmak, şimdi kanatlarını açmaya ve yeni yüksekliklere havalanmaya başlayanlara neden içerlediğine bir bak. Onları kıskanıyorsun. Teşekkür ederiz. (yoğun kahkahalar ve alkışlar)</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Saint-Germain. Bu gerçekten bir onur. Beni seni uzun süre izledim. New Mexico’ya gittiğimde genç bir adamla tanıştım. O da Saint-Germain’e kanallık yapıyordu, benliğinin bir özüydü, ve birkaç kez, dönüşüm dizisi dediği şeyi açığa çıkartmaya çalıştı. Sen, dönüşüm dizisini biliyor musun?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten de.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Biz&#8230; ya da o New Jersey’deyken birkaç girişimin sonunda yarısına kadar geldi. Ve biz New Mexico’dayken sadece dört sınıf falan oldu. Bu, senin ortaya çıkartacağın bir şey mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Ben herkesi desteklerim ve herkese yardım ederim. Seni, sözünü ettiğin bu sevgili insanı, yapmak istedikleri şeylerde her Şambra’yı – ama önce o konulara odaklanan enerjilerine ihtiyacım var. Ve sözünü ettiğin bu kişi, kararı bana ve diğerlerine bırakmaya fazla gönüllüydü ve o yüzden de enerjilerimiz onun için ulaşılır değildi. Bu sevgili varlığın, işlemin ayrılmaz bir parçası olması gerekiyor. Yeni Enerji kanallığı, Cauldre’nın yaptığı gibi, kanal olanın arka koltukta oturması değildir. Biz onları, bizimle birlikte en ön koltukta istiyoruz, ve ancak o zaman eylemlerini destekleriz. Dönüşüm dizisi artık eskidi ve onun bir parçası olan materyallere aynı şekilde kanal olunması artık gerekmiyor. Ortaya çıkmayı bekleyen yeni bir dizi var – yeni bir dizinin potansiyeli var. Onun bir kitap olarak çıkartılmamasını, Kırmızı Çemberin yaptığına benzer daha çağdaş bir medya – internet gibi ve şu diskleriniz (CD) gibi – aracılığıyla çıkartılmasını önereceğiz, çünkü bilgi şu anda öylesine çabuk, öylesine hızlı değişiyor ki, bir kitap haline gelene kadar geç kalınmış oluyor. Yani bu bir katılımı gereksiniyor ve hızlı yapılması gerekiyor ve biz adının da değiştirilmesini öneriyoruz çünkü onu kuşatan fazla Eski Enerji var.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Ben onun özgünlüğünü de sorgulamıştım.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten de. Bilgece.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim sorum yazgı tohumlarını bırakmakla ilgili. Bu, aşılarımızı, kontratlarımızı bırakmakla aynı şey mi? Ve bu, kızımınkileri de etkiler ya da değiştirir mi? Teşekkür ederim ve seni derinden seviyorum.</p>
<p>LİNDA: Bu Tobias içindi!</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bunun Tobias için olduğunu biliyoruz! (yoğun kahkahalar ve Saint-Germain de kendi kendine güler) Şunu eklemek ilginç olacak ve ben yine katı bir şey söyleyeceğim çünkü bunu yapabiliyorum&#8230; (kahkahalar) Açıkçası, kimsenin sevgisine ihtiyacım yok, çünkü onu kendi içimde buldum, ama onu bir kez kendi içimde bulduktan sonra, öylesine parlak bir ışıktı ki, insanlar beni yine de otomatik olarak sever hale geldiler.</p>
<p>LİNDA: Ay-y-y-y! (izleyiciler alkışlar)</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Ve bunu da söyledikten sonra, senden soruyu tekrarlamanı isteyeceğiz. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Amanin, sanki üstünden çok geçmiş gibi! Oysa sadece 2 dakika önceydi! “Benim sorum yazgı tohumlarını bırakmakla ilgili. Bu, aşılarımızı, kontratlarımızı bırakmakla aynı şey mi? Ve bu, kızımınkileri de etkiler ya da değiştirir mi? Teşekkür ederim ve seni derinden seviyorum.”</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Evet. Ben sadece o kısmı yeniden duymak istedim. (kahkahalar) Gerçekten, yazgı tohumları salıverildiğinde, bir aşıda olduğu gibi olur. O, sizin tarafınızdan oraya yerleştirilmiş bir aşıdır, ama karmayı değiştirir, yazgıyı değiştirir, geleceğin sizin için elinde tuttuğu sınırları değiştirir. Doğrudan başka birinin yazgı tohumlarını değiştirmez, çünkü yalnızca o kişiler bunların kilitlerini açabilirler. Ancak, bunları bırakmış ve berrak ve özgün bir insanı gördükleri zaman, bunu kendi içlerinde de gerçekleştirme umuduna sahip olurlar, ya da bu olasılığı görürler. Yani Şambra, kendiniz için böyle bir şeyi her gerçekleştirdiğinizde, diğer herşey de etkilenir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Geçen yaz, 30 yıl çalıştığım kurumlar dünyasındaki pozisyonumdan ayrıldım. İzin aldım ve bu benim için çok kutsal bir armağan oldu, çünkü daha önce böyle bir fırsatım olmamıştı, ve ben oturup hayatımı ve nereye gittiğimi gözden geçirdim. Ve şimdi, bir çalının dibinde yaşamayı planlamıyorsam, bu yıl yine bir yerde çalışmam gerektiği açık. İşimin yanısıra yıllardır hipnoterapi yapıyordum ve şimdi ikilem içindeyim&#8230;. denediğim yollar sanki çıkmaz sokaklara dönüşüyor&#8230;. kurumlar dünyasına geri dönmekle, tanrı korusun, hipnoterapi arasında gidip geliyorum. Ama herşey sanki uygun değilmiş gibi geliyor ve ben dinlemeyi öğrendiğim mesajları dinlemeyi sürdürüyorum, ama şimdi, büyüdüğüm zaman hayatımın geri kalanıyla ne halt edeceğimi bilmek istememden kaynaklanan bir kafa karışıklığına, bunalmaya ve zayıflığa yakalandım.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Hmmm, ilginç. Ve yine, sorun zaten tüm yanıtları da içeriyor. Kurumlar dünyasına geri dönmek istemiyorsun. Aslında hiç bir şeye geri gitmek istemiyorsun, hatta eski hipnoterapiye bile ya da şeyleri gerçekleştirmenin her türlü eski biçimine. Yani deyim yerindeyse, yol ayırımının çatalındasın. Şu an, senin için seçimler yapma zamanı ve cesur olmak ve korkusuz olmak ve doğru seçim ya da yanlış seçim mi diye kaygılanmamak, ama yaşamında ilerlemek adına sadece bir seçim yapmak. Biz şimdi seçim derken, çok geniş kapsamlı konuşuyoruz. Biz, nasıl bir iş istediğine göre ya da nasıl bir çalışma yapmak istediğine göre belirli bir seçim yap demiyoruz, çünkü seçimin hiç çalışmamak da olabilir. Ve çalışman gerektiğini kim söyleyebilir ki. Hayatta kalabilmek için bir işinin olması gerektiği, eski bir örtücü-katman ve inanç sistemidir. Bu, bugün gördüğümüz en büyük – nasıl desek &#8211; toplu ipnoz biçimlerinden biridir. Hiç de çalışmak zorunda değilsin.</p>
<p>Böylece soru, senin ne seçeceğine indirgeniyor. Ne yapmak istiyorsun? Ve sen bu ayrımdasın. Yaşamında neyi seçtiğin seçimini yaptığın zaman, herşey gelmeye ve bu seçimi desteklemeye başlayacaktır. Şaşıracaksın, ve tekrarlıyoruz, sen bu soruyu sadece kendin için değil, tüm Şambra adına soruyorsun – kendi değerine ilişkin sahip olduğun düşüncelerin sınırlılığına ya da darlığına şaşıracaksın. Yine, insanlar belli alanlarda eğitildiklerini ya da belli bir işle ilgili 30 yıllık deneyime sahip olduklarını ve tüm yapabileceklerinin bu olduğunu düşünüyorlar. Neler yapabileceğine şaşacaksın, ama önce ne yapmak istediğine karar vermen gerekiyor. Genel olarak nasıl bir yöne gitmek istiyorsun, sana ne sevinç veriyor, nasıl yaratmak istiyorsun, ve sonra herşey seni desteklemek üzere gelecektir.</p>
<p>Bunu şimdiden deneyimleyen birçok Şambra var. Onlar, yapacaklarını hiç düşünmedikleri şeyler yapıyorlar. Hiç bilmedikleri alanlarda becerikli ve yetenekliler, çünkü örtücü-katmanlar bilmelerini hep engellemişti. Yani bizim sana vereceğimiz reçete, bir şey hakkında – herhangi bir şey – bir seçim yapmandır – bugün. Bir seçim yap. Bu, hayatının geri kalanını içerecek bir seçim olmak zorunda değil. Ama bugün bir seçim yap ve sonra da, enerjilerin bunu desteklemek için nasıl çalışmaya başladığını gözlemle. Ve sonra yarın, başka bir seçim yap. Ve bir hafta sonra falan da daha büyük seçimler yap ve herşeyin bunu desteklemek için nasıl geldiğini izle ve aslında – sadece senin değil, tüm Şambra’nın – sınırlı inanç sistemleriyle ne kadar kısıtlı bir dünyada yaşadığınızı izle. Teşekkür ederiz.</p>
<p>14. ŞAMBRA: Bu harika işte. Teşekkür ederim.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam. Şimdi bu soru aslında onaylamalar, bildiriler, niyetler etrafında dönüyor. Örneğin, ruhsal olarak yükselmeyi onaylamak isteyebiliriz. I AM’leri yapmak isteyebiliriz. Yaşantımızda belli şeylerin olması için niyet edip günlük onaylamalar yapmak isteyebiliriz. Soru şu, bunları bir kez bildirdin mi, onaylamaları hergün yapmak mı gerekiyor yoksa salıverip keyfine bakabilir misin? Bu konuda ne düşünüyorsun?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: İster inan, ister inanma ama biz yine cesurca konuşacağız.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Lütfen.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Niyetler hiç bir şeydir. Onlar, sanki arabanın vitesini boşta tutmak gibidir. Hep bir şeyler yapmaya niyet edersin ama hiç olmaz. Onaylamalar&#8230;. şu an Cauldre beni bu gece öldüreceğini söylüyor (gülüşmeler). Ben zaten ölüyüm! (kahkahalar) Ayrıca diyor ki, bunun benim son Şaud’um olmasıyla ilgili Tobias’la konuşacakmış. (yoğun kahkahalar) Devam edelim&#8230; niyetler nötrdür. Hiç bir yere varmazlar. Bu bir seçim değildir. Bu, oyalanmaktır, ve biz bir dolu insanın niyetlerde bulunduğunu ve hiç bir şeyin olmadığını ve insanların neden olmuyor diye şaştığını görüyoruz. Çünkü hâlâ niyet aşamasındadırlar. Onaylamalar genelde zihinden gelir. İnsanlar, onaylamak gerektiğine takılıyorlar. Kendinizi kandırmaya çalışıyorsunuz. Kendinizi bir şeye ipnotize etmeye çalışıyorsunuz ve sonuçlar&#8230; bazen sonuçlara ulaşılır, ama onlar genelde çok, çok sınırlıdır ve hızla yok olurlar, çünkü onaylamalar özgün değildir.</p>
<p>Bildiriler de, onaylamalar gibidir. Çok zihinseldirler. Çok Eski Enerji’dirler ve arkalarında da çok az bir enerji yatar. Onun için, ben sana seçimleri önereceğim ve reçete olarak bunları vereceğim. Seçimler yap. Bir seçim yap. İçine dön. De ki, “Bu benim özgün seçimim mi? Bunu, tanrısal ve egemen bir insan olarak kendim için mi yapıyorum?” Bir seçim yap. Ve sonra, onu neden tekrar düşünmek isteyesin ki? Neden geri gitmek zorunda olasın ki? Sanki biz duymamışız gibi. Sanki sen kendin duymamışın gibi. (bazı gülüşmeler) Sanki her gün seçiminin ne olduğunu Tanrı’ya söylemek zorundasın. Seçimini yap, onun özgün olup olmadığını hisset, ve sonra da bırak gitsin. Bunda bir güzellik vardır. Bunda aslında bir sihir vardır. Bir kez bir seçim yaptın mı, kendine ve o seçime enerjisel bir şarj yüklemişsindir. Sonra da onu bırakıverirsin. Ve o gider – yaptığın seçim uygun enerjileri ve kaynakları bulur, hatta diğer alemlere gider, hatta Dünya’nın fiziksel alemlerini dolanır ve sonra o seçimi destekleyecek uygun enerjileri geri getirir. Çok, çok basittir. Ama eğer hergün aynanın önünde oturup da onaylamak ya da bildirmek gereği hissedersen, o zaman özgün benliğin, gerçekte kendine hiç inanmadığın için bunu tekrar tekrar söylemen gerektiğini duyar. Kendini inandırman gerekir. İşte o zaman kapana kısılmışsındır. İpnozdasındır ve bunu enerjisel olarak hissedersin. Oysa bir seçim yaptığın zaman, herşey akmaya başlar.</p>
<p>Biz tüm Şambra’ya, seçimlerle oynamalarını önereceğiz. Oynayın onlarla. Bazılarınızın, seçimin ne olduğuna ilişkin aklı karışacak. Bir seçim yaptığınızdan bu yana çok uzun zaman geçti (bazı gülüşmeler). Seçimlerle mücadele edeceksiniz, gülüyorsunuz ama buradan çıkarken şöyle diyeceksiniz, “Ben şimdi seçimin ne olduğundan emin değilim. Bir seçim yapmaya cesaret edebileceğimden emin değilim ve cesaret etsem bile, onun gerçekleşmesinden korkuyorum.” Herhangi bir insanın en büyük ve gerçek korkularından biri de, gerçek yaratıcılıklarıdır, güçleridir, yetileridir. Onun için de alttan alırlar. Seçim yapmazlar. Başkalarının onlar adına seçim yapmasına izin verirler. Diğer herşeyi suçlarlar. Onun için, buradan çıkarken, hepinizin görevi bir seçim yapmaktır. Bu kafanızı biraz karıştırabilir. Ya çok küçük bir seçimse? Ya çok büyük bir seçimse? Biz diyeceğiz ki, bir seçim yapın, herhangi bir seçim, ve sonra da onu izleyin. Neler oluyor? Onunla oynayın. Seçimlerle eğlenin ve herşeyin size nasıl geri geldiğini izleyin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Çabucak – yani dediğin, sadece seçin ve bırakın, bırakın Tanrı gerçekleştirsin, değil mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Sen Tanrı’sın, ama evet. Bir seçim yap, derin bir nefes al ve bırak çıksın. Bırak tüm Evrenlerbütünlüğüne gitsin. Bırak tüm yaratılara gitsin ve sonra sen, Tanrı’nın, onu yaşamında nasıl tezahür ettirmeye başladığını izle.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Peki her gün biraz sessiz bir zaman geçirmekle ilgili düşüncelerin ne? Bu sadece hiç bir şey hakkında düşünmemek midir?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Bunu basitleştir. Bir seçim yap. Ve onu bırak. Bir kez bu diğer şeylere bulaştın mı, yani şu seremonilere ya da onu kuşatan işlemlere falan, kendini özgün olmayan bir hale sokarsın. Bir seçim yap. Ve eğer herhangi bir şey yapmak gereğini hissediyorsan, o zaman derin bir nefes al ve, “Ben Tanrı’yım ve seçimim bu” de. Bırak çıksın. Bırak gitsin. Ve sonra da&#8230;. bazılarınız, onun size nasıl geri geleceğinin mekanikleri hakkında düşünmeye başlayacak ve, “bak sen, bu seçim gerçekten iyi iş gördü, hem de gerçekten çabuk oldu, peki nasıl oldu” demeye başlayacaksınız. Ve onu yazıp çizmek isteyeceksiniz, ama size hemen şimdi, her seferinde farklı olacağını söyleyeyim. Size geri gelme biçimi farklı olacaktır. Onun için, beklentilerinizi de salıverin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bu arada, ben Cauldre ile konuşurum. Onun farkettiğinden çok daha hoş ve çekici olduğunu düşünüyorum. Eğer seçimin buysa, son soru olsun.</p>
<p>16. ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bu soruyu aldığın için teşekkür ederim Saint-Germain. Bu öğledensonra gerçekleştirdiğin bu zevkli seansa teşekkür ederim. Benim iki sorum var. İlki – kendimizi güçlü bir büyük “T” ile tanrı yapmak için bağlantı kurduğumuz o kristalin alan, hiç titreşimi olmadığı için, yumuşak olduğu ve şifalandırdığı için bilim adamlarının sözünü ettikleri yönsüz enerji ile aynı şey mi.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Senin şu an yaptığın – Şambra’nın yaptığı – bizim alan enerjisi ya da dışsal enerjiler dediğimizi bırakmaktır ve sen hiç bir insan aracının şu anda ölçemeyeceği içsel bir öze giriyorsun. Yani sen aslında bağlantıda olduğun ve yaşamına enerji sağlayan tüm dışsal biçimleri salıveriyorsun. Sen öz enerjiye giriyorsun ve bu enerji aslında hiç de güçlü değildir, çünkü gerçek özde güç yoktur. Güce gerek yoktur, anlıyor musun. Güç, karşıt kuvvetlerle ilgilidir, ve sen özüne girdiğinde, karşıt kuvvetler yoktur, anlıyor musun. Ama o senin içsel öz enerjindir. Peki ikinci sorun&#8230;</p>
<p>16.ŞAMBRA: Ama sen ilk soruyu yanıtlamadın. Çünkü ben içimizde yapılandırdığımız o özün, bilim adamlarının gördüğü şeyle&#8230;yönsüz enerjiyle&#8230; aynı olup olmadığını sormuştum.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Hayır, değildir. Değildir.</p>
<p>16. ŞAMBRA: Peki. Ve öbür sorum&#8230;</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: O, insan araçlarıyla ölçülemez, bu yüzden bilim adamları onun doğasını bile anlayamazlar.</p>
<p>16. ŞAMBRA: &#8230;.. çünkü onlar onun Boşluğa geri döndüğünü söylemişlerdi. Ben o yüzden bilmek istemiştim. Ve sorunun ikinci bölümü, bir sembol – bir “Om” simgesi – Dünya’da yeniden ortaya çıktı. Sembolün kendisi değil de, bunu söylemeye şimdi korkuyorum ama, niyetin kendisi (önemli gibi) ve tanrısal özden geldiği söyleniyor. Bu konuda konuşur musun?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten de. Bilinç değişip dönüştükçe, her yerde semboller de ortaya çıkar, ki bunlar herşeyden çok doğrulamalardır. Tobias, geçmişte buğday tarlalarındaki şekillerden söz etti. Bunlar temelde Başmelekler Düzeni’nin sembolleridir. İnsan bilincinin sürecinin ve gelişiminin doğrulanmasıdır. Ama bu, sembolün kendisine tapmakla ilgili değildir. Bu, bu simgenin, senin ve gerçekleştirdiğin çalışmanın kabul ve takdir edildiğinin ve onurlandırıldığının bir göstergesi olarak geldiğini anlamakla ilgilidir. Dışsal simgelere gerek yoktur. Onlar herhangi bir güce sahip değildirler çünkü hepsi&#8230;. ihtiyacın olan herşey zaten içindedir.</p>
<p>16.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Biz teşekkür ederiz. Aslında bir soru daha alalım.</p>
<p>17.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Teşekkür ederim Saint- Germain. Seninle birlikte burada olmak bir zevk. Benim, kafatası kemikleri terapisine ilişkin bir sorum var. Son zamanlarda uygulamayı seçtiğim şeylerden biri bu ve çoğu zaman ona, bana rehberlik edileceği güveniyle yaklaşıyorum ama zaman zaman da tekniğimi geliştirmem gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili konuşabilir misin ve ayrıca, bu enerjisel terapide olan bitenin fiziğinden de söz edebilir misin?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Gerçekten. Öncelikle şunu söyleyeceğiz – ve bu yine tüm Şambra adına sorulmuş bir soru ve yine tüm Şambra adına yanıtlanıyor – çoğunuz harika ve yardımcı teknikler ve yöntemler ve programlar öğrendiniz, bunlar ister beden çalışması olsun, ister enerji seansları olsun, ya da burada yapılanlar gibi çalışmalar olsun. Bunlar harika teknikler, ama öyle bir noktaya gelinir ki, teknikleri bırakıverirsiniz. Onları arkanızda bırakırsınız. Şu an, problemin bir parçası da – ve biz seninle birlikte çalışan bazı varlıklarla iletişim kuruyoruz – problemin bir parçası da, senin hâlâ tekniklerine bağlı olmandan kaynaklanıyor. Onlar senin için bir koltuk değneği gibi. Sana güven veriyorlar, ama blokajlar olmasının bir nedeni de, senin bu tekniklerde tıkanıp kalman yüzünden. Sen ellerini ya da enerjini çok belli bir biçimde kullanman gerektiğini düşünüyorsun. Bunu bırakırsan, bazı çok daha yüksek düzeylere geçebilecek ve – nasıl desek – daha yararlı bir enerji çalışması gerçekleştirebileceksin, tabi bu teknikleri salıverirsen.</p>
<p>Şimdi bu bazılarınıza korkutucu geliyor çünkü o teknikler sizin güvenceniz ve temeliniz. Bir alıcıyla çalışacağınızı ve yapmayı öğrendiğiniz şeyi salıvereceğinizi söylemek, biraz korkutucudur ve alıcılarla çalışmayı sevdiğin de açık. Onlara zararı dokunacak bir şey yapmak istemiyorsun. Ama, o derin nefesi alıp tüm o teknikleri bırakmak ve doğrudan kendi bilgeliğinle, kendi şifa ya da enerjiyi hareket ettirme yetilerinle bağlantı kurmak, ve aynı zamanda, gereksindikleri şey için doğrudan alıcıların bilgeliğiyle de bağlantı kurmak zamanıdır. Alıcılarından bazısı, yaptığın çalışma türünü gereksinmiyor. Gereksindiklerini sanıyorlar, ve sen de öyle sanıyorsun, ama onların tamamen farklı bir şeye ihtiyaçları var. Onun için, bir kez teknikleri bıraktın mı, hem alıcının, hem de kendi benliğinin seni tam olarak yapılması gerekene yönlendirdiğini göreceksin. O zaman o çalışma, diğer alemlerdeki meleksel varlıklar tarafından desteklenecektir, anlıyor musun. Çünkü bir alıcıyla çalıştığında ve ellerini hareket ettirdiğinde ve belli bir çalışma yaptığında, fiziksel düzeyde onların fiziksel bedenlerinde bir şey olur, ama aynı anda dengelenmesi gereken bir dolu başka katmanların ve düzlemlerin olduğunu da anımsa. İşte o meleksel varlıklar burada devreye girerler. Çünkü ellerin hareket ederken ve alıcının enerjileri dönüşürken, alıcının enerjilerini başka düzeylerde de dönüştüren ve yardımcı olan meleksel varlıklar vardır.</p>
<p>Yani hepiniz, tüm teknikleri bırakın. Neler olup bittiğinin fiziğine şu anda girmek istemiyorum çünkü o zaman buna zihinsel olarak yaklaşırsın, oysa şu an tümüyle sezgisel olmak ve yaptığına tümüyle güvenmek zamanıdır. Bildiğin gibi, çok güçlü bir enerji dengesine sahipsin ya da şifa yeteneği diyeceğin şeye, ve bir sonraki adımı atmak ve bunları sahiplenmek, kendine ait kılmak zamanıdır.</p>
<p>LİNDA: Benim buna eklemek istediğim bir soru var. Burada duran yığının içinde sormaya fırsat bulamadığım ama bununla ilgili olan bir soru vardı&#8230;. o zaman Eşzamanlılık TM ve Rüya Yürüyüşü TM çalışmaları da öyle – yani onlar da başka birinin teknikleri değil mi?</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Evet ama sen Rüya Yürüyüşünü alacak ve onu kendine göre uygulayacaksın. Bir- nasıl desek – biz ana hatlarını çizdik, size bazı temelleri verdik, ama siz onları kendinize göre yapacaksınız. Eşzamanlılık – gidip de bir alıcıyla oturmayacak ve onlarla şimdi eşzamanlılığı gerçekleştireceğinizi söylemeyeceksiniz. Biz, yaratının bazı temellerini ve eşzamanlılıkta bilinçli seçim-yapmayı anlamanıza yardımcı olduk, ama sonuçta bunu siz yapacaksınız.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS SAINT-GERMAIN: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>Ve teşekkürler Şambra bu keyifli gün için. Biliyoruz, birçoğunuz Tobias’ı özlediniz, ama o gelecek ay size katılacak. Ben, Adamus Saint-Germain için sizinle birlikte olmak bir onurdu.</p>
<p>Ben Ben’im ve siz de öylesiniz. Teşekkür ederim.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/05/06/saud-10-ben-ozgunum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 9: Bağlantıları Kesmek; 3.Bölüm</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/04/01/saud-9-baglantilari-kesmek-3bolum/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/04/01/saud-9-baglantilari-kesmek-3bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2006 11:59:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 01 Nisan 2006
Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com –  www. kirmizicember.org
Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın yeni spiritüel enerjisinin sınıfında sizinle bugün yeniden biraraya geliyoruz. Bu, ben Tobias, bugünün özel konuğu Rafael, ve sizinle olmak için bugün bize katılan tüm diğer varlıklar için büyük bir mutluluk.
Bu Şaudların en sevdiğimiz bölümlerinden biri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 01 Nisan 2006</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com –  www. kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın yeni spiritüel enerjisinin sınıfında sizinle bugün yeniden biraraya geliyoruz. Bu, ben Tobias, bugünün özel konuğu Rafael, ve sizinle olmak için bugün bize katılan tüm diğer varlıklar için büyük bir mutluluk.</p>
<p>Bu Şaudların en sevdiğimiz bölümlerinden biri de, müziğiniz çalarken yaptığınız solumadır – biz o zaman gelebiliyoruz, enerjinize, gerçekliğinize girebiliyoruz, çünkü bizi içeri davet ediyorsunuz. Siz, öncesine göre kapıları çok daha fazla açıyorsunuz. Zihninizden çıkıyor, o güzel kalplerinizi açıyor ve gelmemize izin veriyorsunuz. Biz yanınıza oturup birkaç öykü anlatabiliyoruz, geçen ay yaşayıp da, daha birkaç gün önce bile gülemediğiniz deneyimlerin bazısına sizinle birlikte gülebiliyoruz. (bazı gülüşmeler) Biz, enerjinizin açılıp genişlemesini izleyebiliyoruz.<br />
<span id="more-265"></span><br />
Ve siz de bizimkini hissedebiliyorsunuz. Şu muazzam enerji parlamasını hissedebiliyorsunuz. Bazılarınız onun sahnede dans edişini görebiliyor. Bazılarınız onun bu odada dans edişini görebiliyor. Biz size, kendi içinde inanılmaz bir şebeke olan internet yoluyla gelirken, bazılarınız onun bilgisayarlarınızın ekranında dans edişini görebiliyor.</p>
<p>Gerçekten de, bugünün konuğu bir kez daha Rafa, Rafael enerjileri. O şu anda sizin, bu Şambra grubunun ve bir bütün olarak insanlığın çok yakınına geliyor. Ve beraberinde, değişim ve gelişim işlemlerinden geçen her birinizle çalışan melekleri ve varlıkları getiriyor. İş görme biçimlerinin eski yollarından ve eski sistemlerden, yeni biçimlere geçmek – sadece zihninizde değil, sadece ruhunuzda değil, ama bedeninizde de.</p>
<p>Az önce bir şey söylendi&#8230; Andra gibi – ya da sizin Norma olarak bildiğiniz kişi gibi&#8230; geçtiğimiz yıl içinde kendi fiziksel dönüşümünden ve yeniden yaratımından geçen Garret gibi&#8230; her zaman sabırlı olan, her zaman enerjiyi hareket ettiren Linda gibi&#8230; ve Cauldre gibi normal görünen, tipik insan varlıklar olarak görünen Varlıkların, nasıl bu denli dolu bir program izleyebildiklerinin şaşkınlık yarattığı söylendi. Bazılarınız bunun nasıl gerçekleştirilebildiğine şaşıyor. Basit. Bu, şeyleri gerçekleştirmenin eski yollarını bırakmaktır. Beslenmenin eski biçimlerini, bedenin nasıl uyuması gerektiğine dair ya da kendini nasıl beslemesi gerektiğine dair ve nasıl kendi tanıdık çevresinde olması gerektiğine dair eski düşünme biçimlerini bırakmaktır. Bu insanlar, salıvermenin, bırakmanın ve kendilerini daha doğal ve yeni bir biçimde yeniden-yaratmanın örnekleridir.</p>
<p>Ve işlem kesinlikle her zaman kolay değildir. Bunu parmağınızı şaklatarak oldurmak harika olurdu, ama her bir farklı düzeydeki enerji şebekelerinde ve sistemlerinde meydana gelmekte olan bir değişim söz konusudur. Onların içinden geçtiği ve sizin içinden geçtiğiniz bir değişim ve onurlandırma zamanı vardır. Ve bu olmaktadır.</p>
<p>Uykunuz asla eskisi gibi olmayacak, bunu üzülerek söylüyoruz. Bazılarınız o eski 8.5 saatlik uyku düzenine tutunmak istiyor. Bazılarınız – sizin deyiminizle – çok normal olan bir rüya kalıbı istiyor. Ve geçen 30 günde gördüğünüz gibi, rüyalar asla yeniden normale dönmeyecektir. Bazılarınız eski iş görme biçimlerine tutunmak istiyor, oysa o değişiyor. Herşey şimdi sizin için değişiyor, bu Dünya’da da değişiyor. Ama siz onu ilk olarak ve öncelikle deneyimliyorsunuz.</p>
<p>Siz Şambra olarak spiritüel fizikçilersiniz. Siz busunuz. Spiritüel fizikçiler. Fizik, enerjilerin iş görmesinin ve hareketlerinin arkasında yatan prensiplerdir. Ama siz bilim adamı değilsiniz. Bilim adamları farklıdır.</p>
<p>Bilim adamları, şeylerin nasıl yapıldığını inceler. Etkileri ve tepkileri inceler, ve bir bilim adamı, meydana gelen şeyin gerçekliğini doğrulamak için tekrarlanabilen olaylara bakar, anlıyor musunuz. Bir bilim adamı, dün yapılan şeyin, yarın da tekrarlanabileceğini ya da türetilebileceğini bilmek zorundadır. Ancak o zaman o şey bilim ve sözde gerçek haline gelir.</p>
<p>Ama siz spiritüel fizikçiler olarak onu bir kenara atabiliyorsunuz, çünkü spiritüel fizikçiler kendilerini sadece üçüncü boyuta değil, başka alemlere de açarlar. Siz şimdi birçok farklı alemde iş görüyorsunuz. Bazen bunun farkında değilsiniz, ama olan budur. Siz enerjinin çalışma biçimini her zaman tekrarlayamazsınız, en azından 3B aleminizde – üçüncü boyutunuzda – tekrarlayamazsınız, çünkü kendinizi boyutlar-arasına açtıkça, bugünün tipik etki-tepki olayının yarın tümüyle farklı bir hal alabileceğini görüyorsunuz. Bugünün gerçeği, yarının gerçek-olmayanı ya da yeni gerçeği olabilir.</p>
<p>Şeyler artık hep olduğu gibi olmuyor, çünkü siz çok-boyutlu iş görüyorsunuz, çünkü siz daha önce hiç çalışmadığınız yeni bir unsuru işin içine sokuyorsunuz. Buna Yeni Enerji deniyor – titreşimsel olmayan bir enerji, daha doğrusu genişleyen bir enerji – aynı anda her yöne genişleyen bir enerji.</p>
<p>Spiritüel fizikçiler olarak siz gerçekten öncüsünüz, çünkü bu enerjiyle ilk olarak ve öncelikle çalışan sizsiniz. Siz, eski şebekelerden ve yapılardan çıkıp da tümüyle yeni yollardan iş görmenin nasıl bir şey olduğunu deneyimliyorsunuz. Bazen zor oluyor, çünkü bir sonraki hamlenin ne olacağını asla bilemiyorsunuz&#8230; zihniniz asla bilemiyor, oysa o hep bilmek ister. Zihin böyle programlanmıştır. Bundan sonra ne olacağını bilmek ister. Ama çok- boyutlu çalışan fizikçiler olarak, bu o şekilde iş görmez.</p>
<p>Zamanın gelecek aylarında ve kesinlikle bir yıl kadar sonra olacak Kuantum Sıçrayışından önce, yeni anlayışlara geleceksiniz. Enerji tasarımı ve enerji hareketiyle ilgili yeni anlayışlara geleceksiniz. Ve bu zihin için maalesef, enerjinin şimdi çalıştığı gibi çalışmaması anlamına gelir. Bu tümüyle farklıdır. Geçmişte bildiğiniz şekliyle yaratı, şimdi değişmektedir.</p>
<p>Bazen kendinize sinirleniyorsunuz – ve gerçekten bize de sinirleniyorsunuz – çünkü bir şeyi tekrar tekrar kopyalayabileceğinizi, tekrarlayabileceğinizi bilmek istiyorsunuz. Belki enerjinin nasıl çalıştığına ilişkin, sizin nasıl iş gördüğünüze ilişkin yeni bir spiritüel anlayışa sahipsiniz ve bunu tekrar tekrar tekrarlamak istiyorsunuz, ama olmuyor. O sürekli değişiyor.</p>
<p>Zamanın gelecek aylarında birlikte yapacağımız Şaudlarda, onun özde nasıl iş gördüğünü anlayacaksınız, böylece deneyimleri kopyalamaya, tekrarlamaya ilişkin o eski zihinsel gereksinime sahip olmayacaksınız. Onun çok eski ve sınırlayıcı olduğunu anlayacaksınız. Ve o zaman enerjinin doğasını, nasıl aktığını, nasıl sürekli yaratılabildiğini ve yine çözülebildiğini anlarsınız. Onu yaşantınızda nasıl gerçekleştirebileceğinizi anlamaya başlarsınız.</p>
<p>Birçoğunuz, spiritüel fizikçiler ama aynı zamanda insan da olduğunuz için, prensiplerinizi ve kavramlarınızı ve fikirlerinizi – spiritüelliğinizi – ayrı, başka bir alemde tutuyorsunuz. Buna laboratuvarınız ya da çalışma masanız diyorsunuz, ve zaman zaman, özellikle de yarı-değişmiş halinizle geceleri oraya gidiyor ve çalışıyorsunuz. Ama onu bu gerçekliğe geri getirmek konusunda bir direnç ya da bir engel var.</p>
<p>Bu tıpkı su ve yağ gibidir, siz onların karışmadığını söylüyorsunuz. Bazen spiritüelliğin ve insanlığın karışmadığını söylüyorsunuz. “Bu prensipleri nasıl birleştirebilirim?” Gerçek şu ki: yağ ve su karışır, onlar karışır! Sizi sadece göz yanıltır. Göz size diyor ki, “Eh, birinin ötekinin üzerinde olduğu açık. Onlar farklı kimyasal niteliklere sahipler.” Ancak, sizin görmeyi başaramadığınız şey, gerçekten birbiriyle BÜTÜNLEŞEN bu ikisinin arkasında yatan enerjisel sistemdir. Yani, bu da eski bir gerçektir – kapı dışarı atın. Yağ ve su karışır. Ama ayrı oldukları yanılsamasını yansıtırlar.</p>
<p>Dünyada yaşamakla ilgili bugüne kadar öğrendiğiniz herşey değişiyor. Spiritüel fizikçiler olarak&#8230; kuantum spiritüel fizikçileri olarak, gerçek gibi görünen şeylerin artık gerçek olmadığı gerçeğini anlamaya başlıyorsunuz. Gerçek gibi görünen şey, gerçeğin yalnızca bir parçasıdır. Siz spiritüel fizikçiler olarak, bu konuda daha büyük anlayışlara gelmek için kendi yaşantınızı ve kendi deneyimlerinizi kullanıyorsunuz.</p>
<p>Bazılarınız büyük zorluklardan geçiyor; tüm bu farklı enerjileri denemenin ve onlarla oynamanın nasıl bir şey olduğunu deneyimleyebilmek için, yaşantılarınızda olaylar, durumlar yaratıyorsunuz. Bazen de o deneyimlerin içine hapsoluyorsunuz. (Örneğin) Hasta olduğunuza inanıyorsunuz – oysa bu, gerçeğin yalnızca bir parçasıdır. Yoksun ya da mahrum olduğunuza inanıyorsunuz – bu, gerçeğin yalnızca bir parçasıdır. “Yoksunluğun”&#8230;. yoksulluk ve bolluğun aslında aynı şey olduğunu öğreneceksiniz. Aynı enerjidir Şambra, aynı enerji. Siz onların ayrı olduğunu söyleyen bir oyun oynuyordunuz. Onları farklı roller gibi oynuyordunuz, oysa hepsi aynı şeydir. Siz, en yüksek mertebeye sahip spiritüel fizikçilersiniz.</p>
<p>Biz bugün birçok farklı noktaya parmak basacağız. Bundan sonraki toplantılarımızın da temelini oluşturacak bir dolu bilgi hakkında konuşacağız. Çok sevgili bir dostumuzdan, Yeni Dünyanın enerjisine yardımcı olmada sizinle ve başkalarıyla çok aktif olarak çalışan Kryon’dan bir alıntı yaparak başlamak istiyoruz. Kryon der ki, “Herşey her zaman göründüğü gibi değildir.”</p>
<p>Ama biz bunu biraz değiştireceğiz. Biz bunu biraz değiştireceğiz. Spiritüel fizikçiler olarak herhalde anlayacaksınız: şeyler göründüğünden fazlasıdır. Şeyler, göründüğünden fazlasıdır.</p>
<p>Siz bazen sadece bir parçasını, bir yüzünü&#8230; resmin bir parçasını ve öykünün bir parçasını görürsünüz ve tüm öykünün bu olduğuna inanmaya yatkın olursunuz. Su ve yağın karışmadığına inanmak eğilimindesiniz, çünkü lineer olarak çalışan ve bu gerçeklikte tekrar tekrar kopyalamayı öğrenmesi gereken bir bilim adamı böyle demiştir, ve siz de bunu gerçek olarak kabul edersiniz. Ama siz fizikçiler olarak, yağ ve suyun çok iyi karıştığını anlamaya başlayacaksınız, anlıyor musunuz.</p>
<p>Bir dakika kadar Şambradan söz edelim, benim ve belki de sizin en sevdiğimiz konudan. Biz sizlerle çalışmaya başladığımızda, bu yaşamdaki birçok yıl önce, bunun bir grup olduğunu söylemiştik. Bu insan grubu – sizler &#8211; bir değişim zamanında geldiniz. Siz, diğer bazı kişiler gibi ışık işçileri değildiniz, siz değişim-işçileriydiniz. Bunun ışıkla hiç bir ilgisi yoktur. Bu, enerjiyle ilgilidir. Değişim. Olan bitenin yepyeni bir anlayış alemine geçmek, sadece fiziksel dünyanızda değil, sizi çevreleyen tüm dünyalarda. Siz bu yaşama, O yaşama değişim-işçileri olarak geldiniz.</p>
<p>Siz Şambra olarak inanılmaz bir öykü yaratıyordunuz, birkaç başka insanın, ama bizim tarafta bulunan birçok meleğin de dikkatini çeken ve büyüleyen bir öyküyü. Onlar sizi gözlemliyorlar. Ve yaptıklarınız onları büyülüyor, çünkü siz onların birliğinden geliyorsunuz. Siz onlarsınız. Siz birer meleksiniz. Yaptıklarınızı izlemek onları büyülüyor. Hem kişisel olarak, hem de bir Şambra grubu olarak ilerlemenizi izlemek, ve içinden geçtiğiniz deneyimleri ve öyküleri uzak alemlerde bulunan meleksi varlıklarla – daha önce hiç Dünyada bulunmamış, hiç insan bedenini üstlenip madde ve yoğunluk içine girmemiş meleksi varlıklarla paylaşmanız, onlar için çok büyüleyici bir şey.</p>
<p>Ve onlar bu eşsiz grup hakkında – sizin hakkınızda – kendiniz için yarattığınız deneyimler hakkında öyküler anlatıp duruyorlar, ve bu kesinlikle büyüleyici bir şey. Aslında uzaktaki alemlerde bulunan bu diğer melekler için bu, büyüleci olmanın da ötesinde bir şey. Onlar bedenlemenin, fiziksel maddeye girmenin, gerçek özünü ve kendini unutup da sonra uyanmanın, ve aslında melekler alemlerindeyken bile bilmediğin bir şeyi yeniden keşfetmenin nasıl bir şey olduğunu hayal bile edemiyorlar. Siz sadece kim olduğunuzu yeniden keşfetmekle kalmıyor, çok uzun zaman önce unuttuğunuz bir şeyi yeniden keşfediyorsunuz, ama aynı zamanda da kendinizle ilgili yepyeni bir şey keşfediyorsunuz.</p>
<p>Siz yalnızca geri gitmiyorsunuz. Yalnızca geri gidip de kim olmuş olduğunuzu keşfetmiyorsunuz. Siz, bir melek varlık olarak, tanrı olarak, kendinizle ilgili yepyeni bir şey keşfediyorsunuz. Siz onu burada, bu yaşamda keşfediyorsunuz.</p>
<p>Dünyanızdaki tarihçiler gibi&#8230; bizim tarafta da ilerlemenizi kaydeden, onu Yeni Enerji kütüphanesine, ama başka boyutlarda bulunan başka kütüphanelere de koyan varlıklar var. Sizinle ilgili öyküler, sınavlarınız ve dertleriniz. Bunlar çok canlı çok-boyutlu öyküler. Sadece sözcükler değil, ama her türlü duyuları aktive eden hisler ve resimler ve enerjiler. Sizler filmlerde yer alıyorsunuz. Bizim taraftaki televizyon programlarında çıkıyorsunuz (gülüşmeler). Yaptığınız iş&#8230;. belki de programınız için gösterişli birkaç ad bulabilirsiniz (gülüşmeler)&#8230;.</p>
<p>Sizin yaptıklarınızı izleyenler var. Onlar yaptıklarınızı çizelgelere geçiriyorlar, kaydediyorlar, çünkü yaptıklarınızdan büyüleniyorlar, çünkü sizin yolunuzdan yürüyecek olanlar var. Melek alemlerinde bulunanlar er ya da geç Dünyadan geçmek durumundalar. O nedenle, oraya gitmeden önce neye benzediğini bilmek istiyorlar. Onunla ilgili okumak istiyorlar. Enerjileri hissetmek istiyorlar.</p>
<p>Onlar, ilk gidenlerden ya da ilk gitmiş olanlardan büyüleniyorlar. Yeni Enerjiye tam anlamıyla ilk adımları atan bu Şambra grubundan, öncülerden, fizikçilerden büyüleniyorlar. Tüm bu işlemden/süreçten geçerken dengenizi nasıl tutabildiğinize – sizin deyiminizle – akıl sağlığınıza nasıl sahip çıkabildiğinize hayran oluyorlar. Onları herşeyden de çok bu büyülüyor. Ve sizinle çalışan birçoğumuzu büyüleyen şey de, bunlardan bu kadar çabuk geçmek istemeniz. Siz bunu birçok farklı yaşamlara yayabilirdiniz, ama tümünden aynı zamanda geçiyorsunuz. Tümünden aynı zamanda.</p>
<p>Şambra bir varlıktır. Biz ondan birçok ay önce söz ettik, ve dedik ki, siz Şambra’yı bir şey haline getirdiniz. O sadece bir sözcüktü. Sadece bir nefesti. Ama sonra kendi türünde bir enerji geliştirdi ve sonra da bir kişilik, kimlik türü geliştirdi. Sonra da bir varlık geliştirdi, tüm enerjilerinizi temel alan bir kolektif oldu. Perdenin bizim yanında bu Şambra kimliği tam olarak, açıkça görülür oldu. Şambra denen bu varlık, perdenin bizim yanında giderek daha açık, daha belirgin oldu. Bir gün, tıpkı Başmelek Mikail’i ya da Rafael’i ya da diğerlerini çağırdıkları gibi, Şambra’yı çağıranlar olacak. Onlar, yaşamlarının zor ve karanlık dönemlerinde yanlarında olsun diye çağıracaklar Şambra’yı.</p>
<p>Şambra, siz Şambra’yı bir varlık haline getirdiniz. Siz Şambra’yı perdenin bizim yanında gerçek hale getirdiniz. Ve şimdi, Şambra sizin alemlerinizde de giderek gerçek hale geliyor. Ona yüklediğiniz enerjiler sayesinde şimdi çok farklı biçimlerde Dünya’da tezahür ediyor.</p>
<p>Biz – ve biz onu yönlendirmiyoruz – ama biz bu Yeni Enerji Şirketinin nasıl oluştuğunu görüyoruz. Sahip olduğu potansiyeli görüyoruz. Biz onun şu anda Şambra’nın ve sizin ifadeniz olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Şambra’nın ilginç bir niteliği var. O bir şebeke türü, ama bir Eski Enerji şebekesi değil. Biz bugün – nasıl desek &#8211; bu konuyu gündeme getiren Fred ve İsviçre grubuna sevgi dolu teşekkürlerimizle şebeke konusunu ele alacağız. Teşekkürler Fred. Ve bunun için utanmana gerek yok.</p>
<p>Biz bugün şebekeler (networks) hakkında konuşacağız. Biz eski şebekeler ve yeni şebekeler ve aradaki farkın ne olduğu hakkında konuşacağız. Şambra, yeni bir şebeke. Eski bir şebeke, normalde kendine bağımlı olur ve bir yapı oluşturur, sonra da kimliğini korumak için kendi korunmalarını ya da savunmalarını oluştururdu. Eski bir şebeke, kendiyle bağlantılı, kendinin tüm diğer veçhelerine bağımlı olurdu. Şambra böyle değildir.</p>
<p>O, Şambra enerjisini oluşturduğundan, enerjinin diğer unsurlarına bağımlı değildir. Her biriniz egemen ve bağımsızsınız. Herhangi bir Şambra’ya bağımlı değilsiniz, Şambra’dan beslenmiyorsunuz. Bunu fark ettiniz mi? Aslında bazılarınız Şambra’dan beslenmeye çalıştı. Bunda yanlış olan bir şey yok, siz sadece, sizi bu yaşamda besleyecek bir şey arıyorsunuz. Şambra beslenmez. Şambra bu tür bir eski enerjiyi yaymaz, öyle değil mi?</p>
<p>Yani Şambra, yeni bir şebeke türüdür, yeni bir enerji işbirliği türüdür, yeni bir enerjiyi hareket ettirme biçimidir. Onu Dünya’ya siz getiriyorsunuz. Onu siz gerçek kılıyorsunuz. Siz onu web sitelerinizde, internetinizde gerçek kılıyorsunuz. Onu şimdilerde bir dolu başka yoldan gerçek kılıyorsunuz. Buradaki önemli şey Şambra, öyküyü sizin yarattığınızı bilmektir. Siz bir vizyon yaratıyorsunuz. Siz, çok, birçok varlığın yürüyeceği bir yol yaratıyorsunuz. Onlar sizin adımlarınızı izleyecekler. Tabii bunu kendi tarzlarında yapacaklardır, ama sizin enerjisel adımlarınızı izleyeceklerdir.</p>
<p>Bazen unutuyorsunuz&#8230; gerçekleştirdiğiniz çalışmanın başkaları için ne denli önemli olduğunu unutuyorsunuz – unutuyorsunuz. Şu anda Dünya’da uyanmakta olan diğer insanlar, farklı bir&#8230; yeni türden bir gerçeği hissetmek ihtiyacındalar. Onlar Şambra bilincini hissedebiliyor ve ona erişebiliyorlar. Ondan beslenmek değil, ama o bilinci, yarattığınız bu kalıbı hissedebiliyorlar. Ve sonra, sonunda Dünya’ya gelecek olan, fiziksel beden üstlenecek olan diğer melekler, Şambra’nın yolu hakkında konuşacak, öyküler paylaşacaklar. Sizin yarattığınız yolu. Bu şaşırtıcı bir şeydir.</p>
<p>Şimdi bu noktada vites değiştirelim. Biz size daha kişisel bir düzeyde, Yazgı (Kader) Tohumu denen bir şey hakkında konuşmak istiyoruz. Yazgı Tohumu. Hepiniz buna sahipsiniz.</p>
<p>Onu oldukça basit ifade edecek olursak: Bir Yazgı Tohumu, yaşamınızın bir potansiyeli ya da planıdır. O mutlak ya da kesin değildi, ama bir bakıma yaşantınızda sizin yarattığınız, ve bazen de karma yüzünden yaratılmış olan olaylar oldu ve siz buna yazgı dediniz. Yani, yaşantınızdaki bir sonraki şeylerin ortaya çıkabilmesi için olması gereken ya da ortaya çıkması gereken belli şeyler&#8230; belli kilometre taşları ya da olaylar&#8230; bazen, yine karmayı temel alan ve bazen de sadece planı temel alan belli şeylerin size olması&#8230; Biz bunlara Yazgı Tohumu diyoruz, çünkü bu tohumları potansiyeller yaşantınıza siz ektiniz. Bir potansiyeller yaşantısında herşey olabilir, ama bu tohumlar öncelikli olma eğilimindedir ve hükmetmeye yatkındır.</p>
<p>Yaşamınızda gerçekleştirdiğiniz tüm çalışmalarda, çok, çok, çok şeyleri salıverdiniz. Biliyoruz – siz tekrar tekrar salıvermeyi sürdürüyorsunuz. Ne kadar çok katmanların olduğunu, bunun yıllar alabileceğini keşfetmenin şaşkınlığı içindesiniz.</p>
<p>Biz şimdi şu Yazgı Tohumu katmanına iniyoruz. Bazılarınız ona hâlâ sahipsiniz. Bazılarınız uykuda. Bazılarınız onu bilmeden aktive etmiş durumda. Ve biz bunları bugün açıklığa kavuşturmak istiyoruz, çünkü bazılarınız için bir Yazgı Tohumu kanserdir. Bazılarınız için bir Yazgı Tohumu, ölümcül bir araba kazasıdır. Bazılarınız için bir Yazgı Tohumu, sizin için çok, çok önemli olan bir şeyin kaybıdır. Bazılarınız için işini kaybetmektir. Bazılarınız için yaşantınızda öylesine bir temizlik yapmaktır ki, kendiniz için inşa ettiğiniz, yarattığınız herşeyi kaybetmektir. Bazılarınız, yalnızlığı içeren, başkalarından uzak olmayı içeren bir Yazgı Tohumu yarattı.</p>
<p>Cauldre&#8230; biz bir an için onu seçelim&#8230; size çok ilginç bir Yazgı Tohumu göstereceğiz – bir uçak kazasında ölmek. Bu, çok uzun zaman önce onun ektiği bir Yazgı Tohumuydu. Bizim bundan söz etmemizden çok hoşlanmıyor. Bu, bu yaşamda ilerlemenin ilginç ve dramatik bir yoluydu, beklenmedik bir son olurdu ve belki de – nasıl desek – bu şekilde biraz da dikkat çekilir ve dram yaratılırdı.</p>
<p>Şimdi her birinize, ve Cauldre da buna dahil, artık bu Yazgı Tohumlarına ihtiyacınız olmadığını söyleyeceğiz. Onları defedebilirsiniz, bırakabilirsiniz. Onların enerjisini daha verimli, daha yaratıcı bir şeye dönüştürebilirsiniz. Artık eski bir yolu izlemek zorunda değilsiniz. Bazılarınız, o Yazgı Tohumlarının içinizde olduğunun bile farkında değildi. Onlar tetiklenmek için sadece doğru zamanı ve doğru olayı bekliyorlardı. Bazılarınız onları çok derinlere gömdünüz. Kendinize şöyle dediniz, “Ben onunla ilgili bir şey bilmek istemiyorum. Onu bulmak istemiyorum. Onu keşfetmek istemiyorum. Ben onun olmasını seçiyorum, bir hastalığın yaşantıma girmesini seçiyorum, başka bir olayın olmasını seçiyorum,” çünkü böyle bir şeye sahip olmanın önemli olduğunu hissettiniz. Onun, başka bir olaylar dizisini başlatacak tetikleyici bir mekanizma olduğunu hissettiniz.</p>
<p>Size hemen şunu söyleyelim, siz daha beş ya da on ya da elli yıl önce olduğunuz kişi değilsiniz. O Yazgı Tohumlarına ihtiyacınız yok, tabii içinizde olmalarını seçmediğiniz sürece.</p>
<p>Bazılarınız şu anda, “Peki ama benimkiler ne? Ne onlar?” diyor. Onların her birini ve hepsini belirlemek önemli değildir. Onların kuvvetini bilmeniz gerekmiyor, onların tetiklediği başka olayları bilmeniz gerekmiyor. Ama biz bu grupla şimdi o Yazgı Tohumlarını salıverme, onları etkisiz hale getirme fırsatını kullanacağız. O hastalığa ihtiyacınız yok. Yaşantınızda o ani enerji akışı değişimine ihtiyacınız yok – tabii siz istemedikçe.</p>
<p>Siz bilinçte bir kuantum sıçraması gerçekleştirdiniz. Artık lineer, eski bir yolda değilsiniz. Önceleri olduğunuz kişi değilsiniz. Onları saf dışı bırakmak zamanıdır. Onlar sizin içinizde küçük saatli bombalar gibidir. Saati kurdunuz. “Belli bir olaya ulaştığımda&#8230; ve hatta bazen belli bir tarihe&#8230; yeni bilincin belli bir düzeyine ulaştığımda, bu tohumu patlatacağım. Yaşantımda o şeyin olmasına izin vereceğim çünkü beni yeni bir düzeye fırlatacak. Ölmek anlamına gelse bile. Ölecek olsam bile beni fırlatacak. Direnmeye çalışsam bile beni bir sonraki düzeye gitmeye zorlayacak” dediniz.</p>
<p>Şu anda Yeni bir Enerji var. Siz farklı bir bilinçtesiniz. Spiritüel fizikçiler, öncüler, ve Yazgı Tohumunuzun yaratıcıları olarak, biz şu anda onları etkisiz kılma fırsatını kullanmak istiyoruz. Biz sizin şimdi korkmanızı ve tümünü etkisiz kılıp kılmadığınız hakkında kaygılanmanızı istemiyoruz – Rafa bu nedenle geldi -, çünkü onların tümünü etkisiz kılmayı seçerseniz, etkisiz hale geleceklerdir. Eğer o Yazgı Tohumlarını herhangi bir realite tabanından sadece göndermeyi – bedeninizden ve zihninizden çıkartmayı – seçerseniz, bugün bizler, meleksel varlıklar, onların – acıyla değil tabii – yumuşaklıkla ve kolayca temizlenmesine yardımcı olacağız. Ama bize izin vermeniz gerekir. Onları oraya yerleştiren sizsiniz. Doktorlar sizlerdiniz. Bu Yazgı Tohumlarının yaratıcıları sizdiniz, ama onları temizlemede size yardım etmemize izin verebilirsiniz.</p>
<p>Onlar artık gerçekten size uymuyor. 20 yıl önce belki. Ya da bu yaşama ilk geldiğinizde belki. Mükemmel bir plan olabilirdi, ama artık değildir. Siz çok değiştiniz. Biz, sizin bu noktadan sonraki yolunuzun berrak ve açık ve özgür olmasını istiyoruz. Biz, seçiminiz bu yöndeyse, eski sistemlerden ve eski şebekelerden çıkmanızı istiyoruz. Biz kendi bakış açımızdan, ektiğiniz o Yazgı Tohumlarının – kanserlerin, zorlukların, sıkıntıların, bu tür şeylerin herhangi birinin – sizi şu anda engelleyebileceğini gördük. Yolculuğunuzu daha zor ve daha ıstıraplı hale getirebilirlerdi.</p>
<p>Onun için, şimdi derin bir nefes alalım ve seçiminiz buysa, onları salıverelim, izin veriyorsanız, onları etkisiz kılmak istiyorsanız, bunu şimdi Şambranın bu güvenli ve kutsal enerjisinde gerçekleştirelim. Onları salıverelim.</p>
<p>Bazılarınız için Yazgı Tohumları, belli bir fiziksel ya da coğrafi yerde kalmanız gerektiği anlamına da geliyordu. Eski karmalara ve eski ailelere dayanan belli bir şehirde ya da ülkede kalmanız gerekiyordu. Bazılarınız için bir Yazgı Tohumu, yapmış olduğunuz bir kontrat türü yüzünden eski eşinizle kalmak anlamına bile geliyordu.</p>
<p>O nedenle, eğer hazırsanız, eğer istekliyseniz, bırakın etkisiz hale gelsinler ya da onların şimdi tümüyle temizlenmesine izin verin. Bırakın temizlensinler.</p>
<p>Böylece&#8230; gördüğünüz gibi, bu kadar kolay işte. Uzun ritüellere ihtiyacınız yok&#8230; birkaç derin nefes (yeterli). Konuşmamız bittiğinde Andra (Norma Delaney) yeniden geldiğinde, tam bir temizlik için size birkaç nefes alıştırması daha yaptıracak. Sonraki birkaç gün emin olmak amacıyla, eğlence olsun diye, bol bol sıvı tüketin. Gerçekten bir şey yaptığınızı düşünesiniz diye! (kahkahalar) Ve bırakın etkisiz hale gelsinler – ve etkisiz olacaklardır. Olacaklardır.</p>
<p>Son zamanlardaki garip rüyalarınızın nedeni de bu Yazgı Tohumları ile ilgilidir. Onların aktive olmaya hazırlandıklarını hissedebiliyorsunuz ve bu yüzden o rüya senaryoları gelmeye başlıyor, &#8211; nasıl desek – bir sonraki senaryo düzeyini sunmaya başlıyorlar. Ama size, bir sonraki düzeye çok daha hızlı geçebileceğinizi söyleyeceğiz. O Yazgı Tohumları olmadığında kendinizi çok, çok daha iyi açabilir ve genişleyebilirsiniz.</p>
<p>Sözünü etmesi biraz zor bir konuyu daha tartışacağız, ama şu son ay dünyada genel olarak çok zor bir enerjinin olduğunu birçoğunuz fark etti. Bu düşük bir enerjiydi, biraz sizin karanlık enerji diyeceğiniz türden, ve çok korku veren bir enerjiydi, her yerde. Sadece evinizde değil, ama Dünyanın her yanında. Hissettiğiniz bir ağırlık. Bunun birçok nedeni var.</p>
<p>Biz şu anda Dünyada inanılmaz bir değişimin olduğu noktada bulunuyoruz. İnsan bilinciyle ilgili herşey, değişimin eşiğinde, ama kendi deneyimlerinizden de bildiğiniz gibi, değişim arifesinde, en büyük dirençler de ortaya çıkar. Ve direnç korku getirir. Aslında korkuyu yaratan dirençtir. Yani, Dünyada değişime muazzam bir direnç oluştu. Dünya ve insanlık bilinci, yaklaşan ve bir yıldan daha uzak olmayan bu Kuantum Sıçrayışını hissedebiliyor. O yüzden de, meydana gelen tüm bu şeylere bilinç direniyor.</p>
<p>Tüm bu direncin ve korkunun ve terörün ortasında, bir de çok tiksindirici bir his, çok mide bulandıran bir his var. Eğer enerjileri hissedebiliyorsanız, Dünyanın çevresindeki bu enerji şu anda mide bulandırıcı. Biz sadece fizikselden söz etmiyoruz&#8230; spiritüel olarak da tiksindirici. Çok kalın ve – nasıl desek – yeşilimsi gri, çok yıpranmış, çok tiksindirici olarak tanımlanabilir (izleyicilerden homurdanmalar yükselir) – hatta bu tarafta bulunan bizlere bile böyle geliyor. Bizim kusmamız çok zordur (kahkahalar), ama bazen&#8230; siz şanslısınız, en azından müshil alabiliyorsunuz! (kahkahalar, Tobias da kendi kendine güler)</p>
<p>Şu anda Dünya üzerinde çok ağır bir enerji var. Bunun bir bölümü, yakında meydana gelecek Kuantum Sıçrayışı yüzünden. Bir bölümü de, geçtiğiniz ay Eski Dünya ile Yeni Dünya enerjileri kaynaşıp birleşme olanağına sahipti, bunların birleşmesinin başlangıcı. Ve bu olmadı Şambra, ve epey bir süre de olmayacak.</p>
<p>Biliyoruz, Yeni Dünya ile eski fiziksel Dünya enerjilerinin kaynaşıp da bir tür evlenmeleri ve bir tür birleşmeleri, birçoğunuzun arzusu ve rüyasıydı. Böylece ikisi birlikte çalışabilecek, Eski Dünya ile Yeni arasında bir ayrılık olmayacaktı.</p>
<p>Son Şaudumuzdan birkaç gün sonra bir tür ölçüm yapıldı. Ve bu öyle bir zamandı ki, ya ilerlenecekti ya da ilerlenmeyecekti. Ölçüm yapıldıktan sonra, Eski Dünyanın ilerlemek istemediği çok iyi anlaşıldı. O, Yeni ile birleşmek istemiyor. Böylece biz bir otuz ya da daha fazla yıllık dönemde, iki enerjinin hâlâ biraraya gelmeyeceği bir ayrılığa sahip olmayı sürdüreceğiz. (izleyicilerin düş kırıklığı) Ve siz bunu hissediyordunuz. Siz üzüntüyü, düş kırıklığını hissediyordunuz. Bu ikisinin daha birleşmeye başlamasının bile belki de 30 yıldan fazla ya da daha fazlasını alabileceğini hissediyordunuz.</p>
<p>Ama bunun bir de parlak yanına bakacak olursak, böyle olmasının harika bir nedeni var, ve biz sizden her zaman şunu anlamanızı istiyoruz, şeyler, göründüğünden FAZLASIDIR. Göründüğünden fazlasıdır. Eski Enerji ve Yeni Enerji birbiriyle iletişim kurduğunda&#8230; Eski Enerji, direnmesine rağmen, geri durmasına rağmen, eski yollarını tutmak istemesine rağmen&#8230; Eski Enerji yine de kendini özgürleştirmek ve serbest bırakmak arzusuna sahipti.</p>
<p>Eski Enerji insanlığın bilincine, Eski Dünyanın bilincine baktığında, Yeni Dünyaya şöyle dedi, “Ben seni yalnızca geri tutarım. Seni sadece geri tutarım, o yüzden şu anda seninle birleşmemeyi seçiyorum ki sen ışık hızıyla hareket edebil. Değişebilir ve gelişebilir ve genişleyebilirsin, bensiz olsa da. Ben şu anda bir engel ve bir yük olurum sana, ve ben herşeyden de çok&#8230; senin gerçek Yeni Enerjiye girdiğini ve bir potansiyel yarattığını –birleşseydik belki de söz konusu olamayacak bir potansiyeli yarattığını görmek istiyorum.” Böylece Eski Dünya, “Ben geride durup senin ilerlemene izin vereceğim. Seni hep seveceğim, ve biz belki bir gün&#8230; kaynaşıp birleşeceğiz. Ama şimdilik, Yeni Dünya, sen ilerle ve ben burada kalayım” dedi.</p>
<p>Bu aynı zamanda, sevgili Şambra, çok ilginç bir yoldan, size de yeni fırsatlar sağladı. Evet, siz hâlâ, birkaç yıl daha Eski Dünyada olacak ve fiziksel bedenlerinizle çalışacaksınız. Ve bu ikisinin birleşebileceğine ilişkin büyük bir tutkunun ya da bekleyişin olduğunu biliyoruz, çünkü şu anda her biriniz Yeni Dünyada çalışıyorsunuz. Siz oraya düzenli olarak gidiyorsunuz. Şu anda burada otururken ya da bunu dinlerken bile, bir parçanız Yeni Dünyada çalışıyor. Bir parçanız orada. Rüya hallerinizde oraya gidiyorsunuz. Çok-boyutlu hallerinizde oraya gidiyorsunuz. O nedenle, bu durum size, Yeni Dünyayı daha da hızlı yapılandırmak için bir tür fırsat sunuyor.</p>
<p>Orası inanılmaz bir yer, biraz tanımlamaların ötesinde. Bu Yeni Dünya, fiziksel Dünyanın tüm niteliklerine sahip, ama sınırlılıklar ya da kısıtlamalar olmadan. Yeni Dünya, Eski Dünyanın sistemleriyle, aynı şebekelerle çalışmıyor, çünkü o çok akışkan, çok genişleyici.</p>
<p>Yeni Dünyada gerçekten de oturup güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Yeni Dünyada başka bir meleksi varlıkla birleşip cinselliğin mahremiyetini paylaşabilirsiniz, ve sonra da bedenlerinizden çıkıp o yanılsamanın salınmasına izin verir ve bedenin sınırlamaları olmadan tümüyle özgür olabilirsiniz. Yeni Dünyada, her iki dünyanın en iyilerini birleştiriyorsunuz. Tüm yaşamlarınız boyunca, evrende yaptığınız tüm yolculuklarınız sırasında öğrendiklerinizin en iyisini Yeni Dünyaya getiriyorsunuz. Ama Yeni Dünyada sistemler yerinde kilitlenip kalmaz. Enerji yerinde kilitlenip kalmaz. Çok özgür ve çok açıktır. Siz onu her türlü farklı biçimlerde yeniden keşfedebilir ya da yeniden yaratabilirsiniz.</p>
<p>Yeni Dünya bir kütüphanedir. Meleklerin, Yıldız Savaşları dediğimiz dönemden çok önce, fiziksel bir beden üstlenmeden çok önce başlayan yolculuklarının kütüphanesidir. O, Başmelekler Düzeninin bir kütüphanesidir. Dünyada edindiğiniz ve yaptıklarınızdan diğer varlıkların da yararlanması için Yeni Dünyaya yerleştirdiğiniz her deneyimin kütüphanesidir.</p>
<p>Yeni Dünya bir gevşeme ve yenilenme yeridir – yenilenme, Eski Dünyada hayalini bile kuramayacağınız yollardan olur. Bizler – ben Tobias, Saint Germain, ve diğerleri – biz yenilenmek için şimdi şu Yeni Dünyaya gidiyoruz. Şambra Hizmet Servisinin özünün Yeni Dünyada olduğu söylenebilir. Orası bir yenilenme yeri ve bir kütüphanedir.</p>
<p>Orası bir eğitim yeridir. Büyük araştırmaların, enerji araştırmalarının yapıldığı yer. Ayrıca bir ayrılık noktasıdır, yani bir yol-noktası, bilincin kuantum sıçrayışları arasındaki durak noktasıdır. Orası, Üçüncü Çembere açılan kapınızdır. Üçüncü Çember, tam bir yaratıcı, tam bir Tanrı olduğunuz yerdir, ve Üçüncü Çember, kendi evrenlerinizi yarattığınız yerdir. Bir anlamda, burada, Dünyada da Tanrı olduğunuzu söyleyebilirsiniz, ama siz eğitimde olan tanrılarsınız. Siz yaratıcı olmanın nasıl bir şey olduğunu çok sınırlı, çok yavaşlatılmış bir enerjide öğreniyorsunuz. Ama bu Üçüncü Çemberde ardına kadar açılmış haldedir. Siz burada öğrendiğinizi alıyor ve sözcüklerin ötesinde kalan bilgelikle orada uyguluyorsunuz.</p>
<p>Böylece Eski Dünya ve Eski Dünyanın birçok insanı anlaşarak, “Yeni Dünya, sen ilerle. Şambra, sen ilerle. Biz burada kalacağız. Biz kendi hızımızda gideceğiz. Biz bu ikisinin evlenmesine daha hazır değildik. Daha sonra tekrar gelip bizi kontrol edin, ama (şu anda) hazır değiliz” dedi.</p>
<p>Bu birçok insan için fazladan bir dolu hayat, tekrar doğmak anlamına geliyor, ama lütfen onlara şefkat besleyin ve onları onurlandırın, çünkü seçimleri böyle.</p>
<p>Bu Gaia için, Eski Enerjiyi uzun bir süre daha tutmak anlamına geliyor. Ve o bunu severek ve isteyerek yapıyor, ama gelecek aylarda enerjilerin bazısını salıvermek zorunda. O bunu yumuşak bir biçimde ve kolayca yapabilir, ama Yeni Dünyayla birleşmemekle, farklı bir enerji yükü üstlendiğini de anlayın. Böylece&#8230; Gaia bunu yapmaya çok hazırlıklı ve tüm bu enerjilerle başa çıkmaya da çok hazırlıklı, ama bazı şeylerin değiştiğini anlayın ve siz bunu da hissediyordunuz. Ayrılığın nasıl sürdüğünü hissediyordunuz, ama ayrılığın sevgiyle gerçekleştirildiğini anlayın.</p>
<p>Birçoğunuz şimdi Yeni Dünyaya gittiğinde, orada, daha hızlı gidebilme yetisi gibi, kendi içinde çok güzel bir boyut olan şu Yeni Dünyayı inşa etmeyi sürdürme yetisi gibi farklı bir enerji türü olduğunu görecek. Ama bu zamanda ilerlememeyi ya da birleşmemeyi seçmiş olanları da onurlandırın.</p>
<p>Şimdi enerji şebekeleri hakkında konuşalım. Enerji şebekeleri. Bu, bundan sonraki Şaudlarımızda ve – sizin Temmuz’da dağlarda yaptığınız o Şambra toplantısında – sonuçlandıracağımız bu dizimizin son Şaud’u boyunca önemli olmayı sürdürecek bir bilgi olacaktır. Biz tüm bu konuşmalarımızı bazı çok ilginç bilgiyle ve planladığımız çok benzersiz bir grup deneyimiyle sonuçlandıracağız. Biz, Saint Germain’in, Kuthumi’nin, Oama’nın, Kuan Yin’in ve benim bileşik enerjilerini, bu dizinin son Şaud’una kadar konuğumuz olmayı sürdürecek Rafa’nın enerjileriyle birlikte o toplantıya getireceğiz.</p>
<p>Şimdi enerji şebekeleri hakkında konuşalım, enerji şebekeleri. Herşey bir şebekedir. Tüm enerjiler. Bedeniniz inanılmaz bir enerjisel şebekedir. Hücrelerden ve moleküllerden ve DNA’lardan oluşmuştur. Organlardan oluşmuştur. Biyolojinizin şebekesini meydana getiren tüm o şeylerden oluşmuştur. Ama şebeke her türlü enerjisel ve elektriksel ve manyetik alanları içerir ve – nasıl desek – bunların hepsini şimdi ele almak, işi fazlasıyla karmaşıklaştırır. Tüm bu ayrıntılara girmenin hiç bir anlamı yok, sadece bir şebeke (network) olduğunu bilin. Biyolojik bir şebeke.</p>
<p>Şebeke genelde biyolojinin içinde bilgi içerir ve şebekenin diğer tüm parçaları ve unsurları hakkında da bilgi sahibidir. Karaciğer hücrelerinizin içinde, böbreklerin nasıl çalıştığına ilişkin tüm bilgi ve biliş vardır. Şu an karaciğerinizde bulunan hücreler ve onları çevreleyen enerji, karaciğer hücreleridir. Onlar, karaciğer şebekesinin bir parçasıdır, ama her an değişip böbreğin bir parçası haline de gelebilirler. Çok uyumludurlar. İşte şebeke bu biçimde çalışır. Tüm diğer kısımları farkındadırlar, ve ihtiyaç doğduğunda, kendi kimliklerini değiştirerek karaciğerden böbreğe geçebilirler. İhtiyaç olduğunda, kalbin enerjisel şebekesinden hızla beyin şebekesine dönüşebilirler.</p>
<p>Siz, bu birbiriyle bağlantılı büyük şebekesiniz. Hayati organların tümü arasında bu bağlantı vardır. Kanda da çok ayrıntılı bir şebeke vardır, sadece hücrelerden oluşan bir şebeke değil, hücrelerin içindeki tüm ileticileri de içeren bir şebeke. Benzer hücrelerle iletişim içinde olan hücreler, ve tamamen farklı hücrelerle iletişim kuran hücreler.</p>
<p>Biz size baktığımızda, sizi bir fiziksel varlık olarak görmeyiz&#8230; biz etinizi görmeyiz, saçınızı görmeyiz. Gördüğümüz şey, enerjisel şebekelerdir, birbiriyle kaynaşmış, tek bir fiziksel şebeke yaratmak üzere biraraya gelen – fiziksel bedeninizi oluşturan milyarlarca enerjisel şebekeler. Burada söylediğimiz şudur; şebekeler, daha da büyük bir şebeke yaratmak üzere birbiriyle kaynaşabilir, birleşebilir. Fiziksel bedeniniz budur.</p>
<p>Siz spiritüel bir şebekeye de sahipsiniz. Sizi başka alemlere bağlayan bir şebekeye. Sizi Alan’a bağlayan bir şebeke. Yüksek Benliğiniz dediğiniz şeye bağlayan bir şebeke. Ve bu arada, bazen Yüksek Benlik tanımı çok kısıtlıdır. Çok basittir. Bazen sizin Yüksek Benlik ya da Meleksel Benlik tanımınız çok dini olur, kiliselerin öğrettiği şeylerle çok bağlantılı olur. Onun için, biz sizin gerçek Benliğinizin bile çok farklı olduğunu anlamanızı istiyoruz. O aslında çok daha fazlasıdır. Şeyler, göründüklerinden daha FAZLASIDIR.</p>
<p>Ama siz ayrıntılı, incelikli bir spiritüel şebekeye de sahipsiniz, ve o spiritüel şebeke, fiziksel şebekenizle bağlantılıdır. Aslında bazılarınız çok uygun resimler görmekte ya da bu büyük miktarlardaki enerji birimlerinin birlikte çalıştığını, şebekeler yarattığını ve sonra da başka şebekelerle kaynaştığını hissetmektedir. Bunların tümü çok karmaşıktır ve aslında her bir şebekeyi ve nasıl çalıştığını anlamak önemli değildir. Tüm benzersiz nitelikleri anlamak önemli değildir. Aslında bu sizi başarısızlığa da götürür, çünkü enerjinin zihinde nasıl çalıştığını belirleyen bir beyin şebekesi de vardır. Yalnızca beyinin içindeki kimyasallar değil, bunlar küçük ve önemsizdir. Ama muazzam miktarlarda bir enerji akışı ve kalıplar vardır. O sanki beyin dediğiniz ve düşünceler ve zihin dediğiniz şeyi yaratan bir enerji otoyolu gibidir.</p>
<p>Aileler içinde enerji şebekeleri vardır. Sizler bir aile birimi içinde bireysel varlıklarsınız, ama şimdi birbirinizle bir şebeke yaratırsınız.</p>
<p>Şebekeler&#8230; her türlü biyolojik bir şebeke ya da hatta spiritüel bir şebeke, enerji şebekesi&#8230; kendini yaratmak eğilimindedir, kendini anlamak eğilimindedir. Ve bir şebekenin tüm bireysel parçaları, diğer parçaların ya da unsurların bilinmesine eğilimlidir ya da onlar tanıdık gelir, tıpkı bir aile gibi. Sizin anneniz ve babanız, büyükanne/büyükbabanız, bazı kardeşleriniz ve bir köpeğiniz ve bir kediniz vardır. Onlar, şebekelerindeki diğer parçaların farkındadırlar, ama onları birarada tutan, birbirlerine bağlayan bu şebekeyi – bu sistemi – onlar yaratmıştır.</p>
<p>Şebekeler türlü şeyler yapmak eğilimindedir. Kendilerini sürdürmek eğilimindedirler. Kendilerini sürdürmek üzere, bir kimlik oluşturmak ve sonra da onu sürdürmek üzere yaratıcıları tarafından, ya da sizin tarafınızdan tasarlanmışlardır. Sadece onu sürdürmek değil, aynı zamanda korumak da. Böylece, her türlü şebekeyi geçen başka bir karmaşık, incelikli şebeke daha vardır. Ve bu, sürdürmekle, korumakla, sürekli beslenmekle ve kimliğini sürekli güçlendirmekle ilgilidir.</p>
<p>Sizler parlak birer yaratıcısınız. Kendinizi ‘yarattığınızda’&#8230; tüm bu mikro ve makro şebekeleri yarattığınızda&#8230; bir Yaratıcı olarak, SİZ olarak dediniz ki, “Form ve biçim al, kimlik edin. O kimliği besle ve o kimliği koru.” Ve olmakta olan tam olarak budur. Siz kendiniz için muazzam kimlikler ya da alternatif şebekeler yarattınız. Geçmiş yaşamlar; bu yaşamınıza yansır; bu yaşamınızdaki kimliğinize. Sizin bu kimliğiniz, büyük bir şebekeden başka bir şey değildir. Ve yine bu şebeke, kimlik yaratmak ve sonra da onu sürdürmek üzere şarj edilmiş, ya da ona bu sorumluluk verilmiştir, anlıyor musunuz.</p>
<p>Ve işte şimdi buradayız, sizinle bu Şaud’da, bu dizide berraklık hakkında konuşuyoruz ve şebekeleri – hepsini – çıkartıp atmak zamanı olduğunu söylüyoruz. Tümünü. Ve ne olduğunu görüyor musunuz – bir yankı olduğunu söylediğimiz an, şebekenize neredeyse bir şok gibi gelen şey, “Savunmaya geç! Biri gelip de bizi parçalamaya çalışıyor. Biz, kendimizi savunmak üzere tasarlandık ve programlandık” diyor. Derinlerde yatan bir programlama var ve biz gelecek aylarda bununla ilgili konuşacağız. Derin programlamalar.</p>
<p>Böylece, tüm bu şekeleri yarattınız ve sonra şebekeleriniz Alan gibi şeylerden beslenmeye başladı – ki Alan sadece bir enerji şebekesidir – ve siz şimdi bunların tümünü dağıtmaya başladınız. Onları bırakmaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Dediğimiz gibi, bir şebeke, kendini anlama eğilimindedir. Kendini yeniden yaratma, kendini yenilemeyi sürdürme, ama kendini devam ettirmeye çalışma eğilimlerine sahiptir. Şebekenin belli bir amacı ve işi ve sorumluluğu vardır ve ona bunları siz yüklediniz. Ona bunu yapmasını siz söylediniz. Siz ona, tıpkı bir robot gibi, bunu sürdürmesini söylediniz. O kadar ki, kendi şebeke oyunlarınızın bazısının içinde kayboldunuz.</p>
<p>Bazen, bir şebekeye belli miktarlarda büyüme ya da belli miktarlarda kendini genişletme ya da bilincini değiştirme izni verilir, ama bu genelde kısıtlıdır. Siz şu bilgisayar işlemlerinizden söz ediyorsunuz, yazılım programlarınızdan, yapay zekadan, onu programınıza ya da kodunuza eklemekten söz ediyorsunuz. Aynı şeyi kendi sinirsel şebekelerinizle yaptınız; yarattığınız fiziksel, spiritüel, zihinsel şebekelerinizle. Şebekenin bazı kısımlarının belli miktarlardaki zeka gelişimine izin verdiniz. Ama yine, oraya çok uzun zaman önce inşa edilmiş bir program niteliği, onu kısıtlamış, çıkmaz sokak haline getirmiş ve kapıları kilitlemiştir.</p>
<p>O nedenle, kendinizi ve bilincinizi geliştirmeye çalıştıysanız da, oraya yerleştirilmiş olan bazı kilitler ve kısıtlamalar, sizi onun ötesine geçmekten alıkoyuyor. Ve doğrusunu isterseniz, bu herhalde iyi bir şeydir, çünkü bu Yeni Enerjide artık şebekelere gereksinim duymayacaksınız – en azından eski biçimiyle değil.</p>
<p>Siz, bir tanrı olarak ve bir ruh olarak, bir şebeke değilsiniz. Siz bir özsünüz. Ve biz bu gelecek aylarda “öz” ile “şebeke” arasındaki farktan söz edeceğiz. Siz bir özsünüz. Özü bir kağıt üzerine çizemezsiniz, oysa bir şebekeyi ÇİZEBİLİRSİNİZ. Bir şebekenin enerji hareketini işaretleyebilirsiniz. Bazen çok karmaşıktır – her yöne hareket eden hatlar ve enerjiler ve herşey. Ama özünüz bir şebeke değildir.</p>
<p>Bazılarınız, bizim eğitim ya da öğretim diyeceğimiz şeyle, bir spiritüel varlık olarak sizin bir tür enerji şebekesi olduğunuza inandırıldınız. Değilsiniz. Siz bir özsünüz ve bu ikisi çok farklı şeylerdir. Biz öz, hamdır. Basittir. Bir yapıya GEREKSİNİMİ yoktur. Şebekelere gereksinimi yoktur.</p>
<p>Siz bir özsünüz, ama bu ayrıntılı, incelikli labirenti inşa ettiniz – bedeninizde ve zihninizde ve ruhunuzda – siz bu incelikli labirenti, yaratma biçiminiz olarak inşa ettiniz. Kendi boya kalemlerinizle. Kendi ispirtolu kalemlerinizle. Kendi suluboyalarınızla. Buna “şebeke inşaatı” denildi. Şimdi, bunların tümünü bırakıyorsunuz.</p>
<p>Alan, şebekenin bir parçasıydı. Alan, sizin eski sistemlerinizi ve yapılarınızı ve şebekelerinizi besledi. O, eski otoyolları ve yolları ve hatları ve ağları ve sizin yaratma ve tezahür ettirme biçiminiz olan herşeyi besledi.</p>
<p>Böylece şimdi, bunların tümüyle bağlantınızı kesiyorsunuz. Bırakıyorsunuz. Ve yine, bu rahatsızlık veriyor gibi görünüyor, ama Yeni Enerjide fark edeceksiniz ki&#8230; şimdiden Yeni Dünyadaki çalışmalarınızda fark ediyorsunuz, ama burada, fiziksel Dünyada da fark etmeye başlayacaksınız ki&#8230; artık o Eski Enerji şebekesinin yapısına ihtiyacınız yok, ya da en azından oluşturduğunuz herhangi bir yapının, şebekenin nitelikleri farklı olacaktır. Yerinde kilitlenmeyecektir.</p>
<p>Bakın, ağlarınızı, kişisel ağlarınızı – zihinsel, fiziksel, spiritüel – tarayabilseydiniz, bu şebekelerin birçoğunun ya da enerji dizilerinin aslında kilitli (olduğunu görürdünüz). Yeni Enerjide, önceki gibi şebeke inşa etme ihtiyacınız olmayacağından, şeyler kilitli olmayacaktır. Şeyler büyük bir kolaylıkla hareket edecektir. Çok kolayca değişip dönüşecektir.</p>
<p>Bir fiziksel beden gibi enerjisel şebekeler yapılandıracak olsanız bile, onlar BAĞIMLI şebekeler olmayacaktır. Bakın, şu anki şebekelerin büyük bir çoğunluğu&#8230; ve tekrar söylüyoruz; bir şebeke, bir bedeni ya da herhangi bir şeyi özsel düzeyde inşa etmek için kullandığınız enerji modelleri ve yapılarıdır&#8230;. yazılım, bunun için harika bir örnektir. Kod, şebeke-inşasıdır. Tüm olduğu budur. Programlamak, yazılım programı, sadece belli ve sınırlı hizmetler sunacak bir şebeke inşa etmektir: rakkamlarla oynamak; çizimler yapmak; internette çalışmak gibi. Bu ayrıntılı ve incelikli bir şebeke ya da yapıdır, ve kodlamayla başlar. Ama kod, kendi sınırlarına sahiptir.</p>
<p>Şu anda her türlü şebeke, bağımlı bir şebekedir. Diğer parçalarına bağımlıdır. Hatta bazen, başka şebekelerin onu güçlendirmesine bağımlıdır. Ve Alan gibi onu besleyen şeylere bağımlıdır. Şebekeler – yaratılar – bağımlıdır. Onların sürmesini sağlayacak başka şeylere gereksinimleri vardır.</p>
<p>Yeni Enerji, ona bir şebeke ya da yapı demek isteseniz bile BAĞIMSIZDIR. Hiç bir şeye bağımlı değildir. Canlılığını, dinamiğini doğrudan yaratandan alır – sizden. Onu doğrudan özünüzden alır. Onu kilitlerle ve sınırlılıklarla yaratmak zorunda değilsiniz çünkü çok-boyutlu çalışabilir. Bu gerçeklikle sınırlanması gerekmez, anlıyor musunuz.</p>
<p>Biz size şebekelerin nasıl çalıştığına ilişkin bu ilk bilgileri vermek, bu temel konuşmayı yapmak istedik, çünkü gelecek Şaudlarımızda bu konuyu genişleteceğiz. Ve biz sizin anlamanızı istiyoruz&#8230; herşeyin nasıl sadece bir şebeke olduğunu görmeye başlamınızı istiyoruz. Bu iskemle, üzerinde oturduğunuz iskemle, birbiriyle bağlantılı ve bağımlı enerjilerin bir şebekesidir, birlikte çalışırlar, &#8211; nasıl desek – belli bir nesne olarak, bir iskemle olarak tezahür etmesi için ona yerleştirilmiş yaratıcı enerjilerini izlerler. Ama o yine de bir enerji şebekesidir.</p>
<p>O, insan fiziğinizden ve dünya fiziğinizden bildiğiniz gibi, katı bir cisim olarak görünür. Ama değildir. O dönüp durmaktadır&#8230; atomlar ve mikro-atomlar ve atom-altı parçacıklar hep dönüp durmaktadır. Bir manyetizma vardır&#8230; biz bunun altındaki her fiziksel nesneyi derinleştireceğiz – atom-altı parçacıklar çok ilginçtir ya da sandığınızdan farklı manyetizma türleridir ama manyetizmadır&#8230; ve bunların tümü döner ve hareket eder. Ve aralarında da, fiziksel parçaların arasında, bildiğiniz gibi, büyük mesafeler vardır. Ama onlar bir şebeke yaratır, birbirleriyle bağlantı içinde olurlar ve bir iskemle olarak tezahür ederler.</p>
<p>Biz sizin, şebekelerin nasıl çalıştığının çok farkında olmanızı istiyoruz. Günlük yaşantınızda onlara hep sahipsiniz. Tüm çevrenizde varlar. Örneğin, bir radyo istasyonu iyi bir örnektir. Kendi şebekesinin diğer unsurlarına sinyal yollar, ve bu unsurlar bu sinyali alır ve başka bir enerji – elektrik &#8211; şebekesinin yardımıyla sesin yayılmasını, yükselmesini sağlarlar.</p>
<p>Herşey şebekedir. İnternetiniz harika bir şebeke örneğidir – sizin sanal dediğiniz türden – çünkü büyük bölümü dışarlarda, başka bir yerlerdedir. Onu göremezsiniz ya da dokunamaz ya da hissedemezsiniz. İnternet nerededir? Her yerdedir, ama bilgisayarınıza bağımlıdır, işlemcinize ve işlemcinizde yazılı olan yazılıma bağımlıdır. Yani o da bağımlı bir şebekedir. Herşey – zihin, beden – gerçekliğinizdeki herşey, bir enerji şebekesinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Yaşantınızda şebekeleri salıverdiğinizde&#8230;. Alan gibi şeylerden kendinizi çekip çıkardığınızda&#8230; başka insanlardan beslenmeyi kestiğinizde&#8230; insan bilincinden beslenmeyi kestiğinizde&#8230; şebekelerle bağlantıyı kesmek için gerçekleştirdiğiniz çalışma, sizi giderek daha fazla kendi saf özünüze geri getirecektir.</p>
<p>Bu, Dünya’dan kopacaksınız anlamına gelmez. Aslında böylelikle Dünya üzerinde daha yumuşak, daha zarif ve daha doğal bir biçimde iş göreceksiniz. Başka şebekelerin size yapışmadığını göreceksiniz. Sizden bir şeyler almadıklarını göreceksiniz. Siz onlara bağımlı olmazsınız, ve onlar da size bağımlı olmaz. Yani bu, tüm bu şeyleri bırakıp da Dünya’yı da terk etmek ya da onunla ilginizi kesmek demek değildir.</p>
<p>Eski şebeke yapılarını ve onlardan beslenmeyi bıraktığınızda, yaşam çok kolaylaşır. Normalde angarya olan bir iş ya da gündelik zor işler, çok kolay hale gelir. Bedeninizin yiyeceği içine alması çok daha kolaylaşır. Şu son yıllarda bazılarınız – birçok Şambra – hazım sorunları yaşadı çünkü mide şebekeniz değişiyor, yiyeceği nasıl aldığı değişiyor. Bazılarınız, fazla miktarlarda yiyecekten uzaklaştığınızı göreceksiniz. Eski yapıları bıraktıkça, bağlantıları kestikçe, çok, çok az yiyeceğe gereksinim duyacak ve arzulamayacaksınız da.</p>
<p>Salıvermenin, herşeyle bağlantıyı kesmenin avantajı, şimdi herşeyle yeni ve özgür bir yoldan birlikte olabilmenizdir. Daha önce, ailenizle bağlantıları kesmekten söz ettik. Biz, ailenizden kaçın demiyoruz&#8230; (kahkahalar) gerçi bazılarınız&#8230; (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Biz şunu söylüyoruz, eğer geliştirdiğiniz enerjisel şebekelerle ve ağlarla bağlantıyı keserseniz&#8230; onlardan beslenmeyi keserseniz ve onlar da sizden beslenmeyi keserlerse&#8230; onları parlak ve yeni bir biçimde görmeye – anlamaya – başlayacaksınız. Ve onlar tarafından tüketilmek ve yorulmak yerine, onların bir dolu yükünü taşımanız gerektiğini hissetmek yerine, ki böyle bir eğiliminiz var, onlarla birlikte olabilir ve aynı zamanda da rahat ve dingin olabilirsiniz. Ve bu herhangi bir çaba ve herhangi bir mücadeleyi de gerektirmeyecektir.</p>
<p>Aynısı, Dünya’da yaptığınız her türlü iş için geçerlidir – mücadele etmeniz gerekmiyor. Böylece, birçoğunuz zorunluluklar ve sorumluluklar yüklenmiş haldesiniz&#8230; bakın, bir şebeke tıpkı bir örümcek ağı gibi olabilir, ve siz iş ve para gibi şeylerin yükünü taşıyorsunuz. Ve örümcek ağına yakalanıyorsunuz, ve bu da sizin tezahür ettirmenizi çok zorlaştırıyor, ve o zaman da spiritüel bir kişi olmadığınızı düşünüyorsunuz. Hatta bazılarınız bunu da tersine çevirip, Ben spiritüel bir insanım, onun için de yaşantımda bolluk akışına izin veremem diyorsunuz. İşte o anda eski bir şebekeye ya da yapıya yakalanmış oluyorsunuz.</p>
<p>Bir kez salıverdiğinizde, tüm bu eski yollarla, biçimlerle bağlantıyı kestiğinizde, artık örümcek ağları olmadığını ve bir başkasının ağına da takılmadığınızı keşfedeceksiniz, çünkü bağlantıları kesmişsinizdir. Siz özsünüz. Siz ruhsunuz, cansınız. Siz bir şebeke değilsiniz. Siz bir özsünüz, saf bir enerji. O nedenle, başkalarından, dışsal şebekelerden ve sistemlerden almaya ihtiyacınız yoktur. Kendi varlığınızla dışarıyı beslemeye de ihtiyacınız yoktur.</p>
<p>Yani, bağlantıyı kesmenin güzel yanı, Dünya’daki yaşamı çok daha kolay hale getirmesidir. Ve siz bunu hak ediyorsunuz. İnsanlar olarak bunu hak ediyorsunuz. Şambra olarak hak ediyorsunuz. Çabalamayı sürdürmeye ihtiyacınız yok. Bu eski şebekelere yakalanmayı sürdürmeye ihtiyacınız yok. Siz bunu hak ediyorsunuz.</p>
<p>Biz şebekelerden daha söz edeceğiz, onların yeni biçimlerde nasıl inşa edileceğinden, tüm bu sinirsel şebekelerin, zeka şebekelerinin ve Yeni Enerji şebekelerinin yaşamınızda nasıl bir rol oynadığından söz edeceğiz.</p>
<p>Ama şimdi bir dakika kadar, bağlantıyı kesmenin kendisinden konuşalım&#8230; bağlantıyı kesmek hakkında. Rafa aylardır sizinle çalışıyor, çünkü korkular çıkıyor. “Peki, iş şebekesiyle bağlantımı kesersem ne olur? İşimi bırakırsam ne olur?” Bazen bırakmanız gerektiğini, zararlı olduğunu bildiğiniz halde oraya tutunursunuz çünkü parayı böyle kazandığınızı düşünürsünüz. Bundan beslenmeniz gerektiğini düşünürsünüz, onun için de biz size meydan okuduğumuzda, er ya da geç kendiniz için çalışmanız gerekecek dediğimizde, bir korku yükselir. Ama bunu yapmak zorunda kalacaksınız. Gerçek bir yaratıcı, çalışmak için başka birinin ofisine gitmez. Onlar kendi işlerinde çalışırlar. Bir dolu insanla birlikte çalışıp ortak iş yapabilirsiniz, ama iş, sizin işinizdir – sizin işiniz.</p>
<p>O nedenle, bağlantıları kesmekten söz ettiğimizde bir korku yükselir. Korkunun olması doğaldır çünkü siz her bir şebekeyi, her bir yapıyı, her bir ağı, kendini koruması için programladınız. Kendi kimliğine sahip çıkması ve kendi kimliğini sürdürmesi ve dış saldırılara karşı kendini koruması için programladınız. Onun için, biz bırakmaktan söz ettiğimiz an korku da geliverir.</p>
<p>Siz bazen çok direnç gösteriyorsunuz. Tutunma eğilimi gösteriyorsunuz, tıpkı Eski Dünya insanının kendi Eski Enerji yollarına tutunması gibi. Engellerin gelmesine izin veriyorsunuz ve sonra, daha da kötüsü, bu süreçten düşünce yoluyla geçmeye çalışıyorsunuz. Şöyle diyorsunuz, “Eh, Tobias ve Saint Germain bağlantıları kesme zamanı dedi.” Böylece kafanıza başvuruyor ve bağlantıyı kesmeye çalışıyor ve bu işlemde/süreçte çok zihinsel oluyorsunuz. Ama size hatırlatmak isteriz ki, bağlantıları kesmek, herşeyden çok doğal bir işlem/süreçtir. Doğal.</p>
<p>Şebekelerinizin ve yaratılarınızın yaratanı olarak siz her bir şebekenize, er ya da geç kendini eritmek, kendini yok etmek ve saf özüne geri dönmek zorunda kalacağını da kodladınız, ya da bu bilgiyi onlara yüklediniz. O nedenle, bağlantıyı kesmek sizin için doğal bir yoldur. Siz bir yaratan olarak, kendini dağıtmasını ona kodlayacak kadar akıllıydınız, zekiydiniz, bilgeydiniz. Bu çok doğal bir süreçtir ve şu anda olmaktadır. Korku yükselse de, bazılarınız kendini rahatsız hissetse de, bu olmaktadır.</p>
<p>Onu gerçekten zorlayamazsınız, çünkü bu yapmacık olurdu. Sadece bırakabilirsiniz. Sadece olmasına izin verebilirsiniz. “Bunun iki gün içinde olmasını istiyorum” diyemezsiniz. Sadece, “Mükemmel bir yaratan olarak, bağlantıyı kesmenin kendisini kodladığımı biliyorum ve şimdi bunun olmasına izin veriyorum” diyebilirsiniz.</p>
<p>Onun çevresinden nasıl dolanacağınızı düşünemezsiniz. Onunla savaşamazsınız. Eğer bunu yapacak olursanız, gerçekten zorlaşacaktır. Direnç yükselecektir. Direnç, korku yaratır. Korku, engellenmiş enerji yaratır, ve o zaman, doğal bir işlem/süreç kısıtlanmış olur.</p>
<p>Bakın, bir ırmak doğal olarak akar. Doğal olarak akar. En kolay yolu bulur. Kendi aslının/kökeninin yolunu bulur. Siz onu kontrol etmeniz gerektiğini düşünerek, ırmağı dize getirmeniz gerektiğini düşünerek engellemeye başladığınızda, setler oluşturduğunuzda ancak sorun olmaya başlar. Gerçi bu hemen aşikâr olmaz, ama ırmak, er ya da geç kendini temizleyecek, kendi içinde boğulacak, kendi enerjisine geri dönecektir.</p>
<p>Bu, bir yaratan olarak sahip olduğunuz her türlü yapı için, her türlü bağlantı için de benzerdir. Sadece bırakın, o doğal süreç olagelsin. Bırakın aksın. Buna ilişkin öyle ezoterik bir hale bürünmeyin. Onu manipüle ya da kontrol etmeye kalkışmayın. Şu an yapılacak en iyi şey, sadece kendinize izin vermektir. O doğal işlemin olmasına izin verin.</p>
<p>Onlar olagelirken, izleyin. Onları hissedin. Şu anda bile, Alan’la bağlantınızı keserken, başka insanlarla, eski inanç sistemleriyle ve örtücü-katmanlarla bağlantılarınızı keserken, kurtulma ve özgürlük duyusunu hissedin. O örtücü-katmanlar çok güçlü ve çok ağırdırlar. Bağlantıyı keserken, özgürlük ve serbestlik duyusunu hissedin. İçinizden bir korku yükselecek olursa, korku duyusunu da hissedin. “Bırakırsam ne olur? O insana, o sevdiğim insana ne olur, onlardan enerjimi kesersem ne olur?” Bununla bağlantılı olan bir korku vardır. Sadece potansiyel olarak onları kaybetme korkusu değil, ama sizin koruyucu şebekeniz onların çevresinde olmazsa, onlara kötü bir şey olacağı korkusu da girer işin içine.</p>
<p>Korkuyla ilgili bu tür şeyleri gözlemleseniz bile, bağlantıyı kesme işleminin sürmesine izin verin. Büyük bir korku, çok açık bir korku da şudur, “Peki yaşantımı sürdürmemi sağlayan eski yollarla bağlantımı kopartırsam ne olur?” Siz buna yaşamak mı diyorsunuz?! (kahkahalar) Onunla bağlantınızın kopmasına izin verin. Maaş günü gerçekten o kağıt parçasına (çek), o küçücük enerji zerresine, o “sadece yeterince” enerjisine gerçekten ihtiyacınız var mı? Evet, tam olarak “Peki kendimi nasıl besleyeceğim” korkusunu hissediyorsunuz. “Sebzemi, meyvamı nasıl alacağım?” Siz yepyeni bir biçimde besleneceksiniz, dış şebekelere bağımlı olmanızı, ya da hatta kendi içsel şebekelerinize bağımlı olmanızı talep etmeyen bir biçimde besleneceksiniz.</p>
<p>Böylece Şambra, bunlar çok ilginç zamanlardır. Çok ilginç zamanlar, ve sizin şunu hep anımsamanızı istiyoruz, şeyler göründüğünden FAZLASIDIR. Şeyler, göründüğünden FAZLASIDIR.</p>
<p>Sık sık, içinde bulunduğunuz sınırlı bir yapının, bir şebekenin tam potansiyelinin sadece bir dilimini ya da incecik bir parçasını görürsünüz. Siz kendinizin yalnızca bir parçasını görürsünüz. Çok daha fazlası vardır, ve o doğal işleme/sürece izin verecek olursanız, kendinize güvenirseniz, doğal tekamüller ve döngüler kendiliğinden oluşur. Bunların tümünü siz yarattınız. Bu bir sonraki değişim düzeyini siz programladınız ya da kodladınız, ve şimdi, zaten yaratmış olduğunuz bir şeyi deneyimliyorsunuz, anlıyor musunuz.</p>
<p>Bu, bir gün için yeterli bir bilgidir. Bu kadar çok şeyi kapsadığımız için bazılarınızın biraz midesi bile bulanmaya başladı. ( bazı gülüşmeler) Böylece, bu gelecek bir aylık zaman için sizden ricamız, sadece şebekelerin farkında olmanızdır – mikro, makro, fiziksel şebekeler, zihinsel şebekeler, bilgisayar şebekeleri, progralamalar&#8230;. bu güzel bir örnek! Programlama, bilgisayar şebekeleri, her türlü şebeke – ve bilinç şebekelerini, fiziksellik şebekelerini, zihninizin şebekesini ve kendiniz için her türlü şebekeleri nasıl inşa ettiğinize bakın.</p>
<p>Bağlantıyı kesmenin doğal işlemine/sürecine izin verin. Bunu solumayla gerçekleştirin. Her gün biraz bilinçli soluma yapın ve eski şebekelerle bağlantıyı kesmenin o doğal ve güzel, zarif işleminin meydana gelmesine izin verin.</p>
<p>Özünüze geri gelin, Şambra. Asla yalnız olmadığınızı orada keşfedeceksiniz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 01 Nisan 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 9: Bağlantıları Kesmek; 3.Bölüm</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Kanallık: Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, bu Yeni Enerji toplantısının, Yeni Enerji sınıfının, Yeni Enerji Şambra fizikçileri olan sizlerin enerjisiyle devam ediyoruz.</p>
<p>Bugünkü Şaud’a birkaç şey eklemek istiyoruz. Önce, sözünü ettiğimiz şu Yazgı Tohumlarıyla ilgili. Kendi yaratılarınızın tuzağına düşmeyeseniz diye onları oraya siz yerleştirdiniz. Enerjiyi harekete geçirmeyi ya da değiştirmeyi sağlama almak için onları oraya siz yerleştirdiniz. Bu bir garanti sistemi gibiydi. Bu, bu yaşamda ilerlemeyi ya da tekamülü sürdürmeyi sağlama almak için yerleştirdiğiniz bir tür güvenlik şebekesiydi.</p>
<p>Ama şimdi&#8230; şimdi bir dolu değişimden geçtikten sonra, tüm enerjiniz şimdi hızlandırıldıktan sonra, şimdi geçmişin çok şeylerini temizledikten sonra ve şimdi, kendi yaratılarınızın tuzağına düşmek zorunda olmadığınızı fark ettikten sonra&#8230; bu Yazgı Tohumlarını etkisiz hale getirmek ya da tümüyle salıvermek, çok uygundur.</p>
<p>Bunun üzerinde günlerce ya da aylarca çalışmanız gerekmiyor. Biz bugün, bunlar hemen salıverilebilsin diye bu Şaud’da bir enerji yarattık, Şambra için bir enerji yarattık. Bu Yazgı Tohumları yalnızca bir bilinç biçimidir, bir&#8230; bir tür Ayrılık Noktasıdır, ve çok kolayca salıverilebilirler. Bazıları, enerjisel olarak fiziksel bedeninize, bedeninizin belli organlarına gömülüdür, ama bugün gerçekleştirdiğimiz şey gibi kolayca salıverilebilirler. Biraz soluma, izin verme, ve değişmek için kendinize izin vermeniz – ve gideceklerdir.</p>
<p>Şaud’un sonunda, bazılarınızın tümünü salıvermediği, onların tıkanıp kaldığı kaygısını taşıdığını gördük. (bazı gülüşmeler) Size, onların çok kolayca gidebileceği güvencesini vermek istiyoruz. Onlara ilişkin kaygılanmanız gerekmediği güvencesini vermek istiyoruz, ama kaygılandığınızı ya da korktuğunuzu görürseniz, sadece yeniden o nefesi alın, bırakın o Yazgı Tohumları etkisiz hale gelsin ya da gerçekliğinizden tümüyle salıverilsinler. Bırakın gitsinler. Onlar, geri de gelmeyeceklerdir. Geri gelmeyeceklerdir. Bazılarınız, “Ya enerjim yeterince değişmediyse, acaba geri gelirler mi?” diye kaygılanıyor. Artık geri gelmeleri gerekmiyor.</p>
<p>Bu zamanda kaynaşmamayı, birleşmemeyi seçen Eski Dünya ile Yeni Dünya’ya da kısaca değinmek istiyoruz. Bu, sizin gerçekleştirmekte olduğunuz şeyi nasıl etkiler? Bu, Eski Enerji Dünyasında kalacak olan sevdiğiniz kişileri nasıl etkiler?</p>
<p>Öncelikle, sizin duruş açınıza göre bu, daha hızlı ya da en azından daha az engellenerek, daha az geri tutularak hareket etmenize izin verecektir. Bu, genişlemenizin ve tekamülünüzün daha zarif ve – sizin deyiminizle – daha kısa sürede olmasına izin verecektir. O nedenle, Yeni Enerjiyle birleşmenizi çok daha yumuşak ve hızlı yaşadığınızda, bir an için, geride kalmayı seçenler için nasıl daha etkili bir öğretmen ve rehber ve yardımcı olabileceğinizi düşünün ya da hissedin. Siz onlara, öncesine göre çok daha berrak bir biçimde bir öğretmen, bir örnek olarak geri gelmiş olacaksınız. Onlar, kendi Yeni Enerji’ye geçme işlemlerini seçtiklerinde, siz onlar için çok daha iyi bir insan rehber olabilirsiniz.</p>
<p>Onun için, bu kötü bir haber ya da olumsuz bir haber gibi görünse de, aslında çok, çok yararları vardır. Ve bu ayrılık hissi bir süre devam ederken, bunu onların seçtiğini, sizin seçtiğinizi anlayın, ve bunların tümünün uygunluğunu onurlandırın.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, sorularınızı almaktan mutlu olacağız.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim. Sanırım bu soru bağlantıları kesmekle ilgili.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba. Üzgünüm ama, geleneksel aile (kavramının) kırılması gerektiğinin nedenlerini anlamıyorum. Tobias’ın hevesli bir izleyicisi olan karım gitti – sadece beni değil, çocuklarını da terk etti. Ben, kötü davranmayan, taciz etmeyen, azarlamayan, açık ve spiritüel bir insanım ya da karımı desteklememezlik etmiyorum. Tam tersine. Ben destekleyiciyim, içkim yok, onu kandırmıyorum, karımı istediği şeyleri yapmaktan alıkoymuyorum, her gereksinimini karşılıyorum ve kendi olma özgürlüğünü veriyorum.</p>
<p>Ancak, seksüel şifa atölye çalışmasına ve Rüya Yürüyüşü atölye çalışmasına katıldıktan sonra, ki bunlara ayıracak paramız yoktu, ama ben yine de onu gitmesi için destekledim, karım şimdi bu aileyle, çocuklarıyla ve benimle her türlü bağı reddediyor. Hadi beni reddetmesi onun seçimi, ama çocukları neden reddediyor? İki oğlumuz var, 6 ve 10 yaşlarında, ve onların annelerine ihtiyaçları var. Karım şimdi diyor ki, o atölye çalışmalarına katıldıktan sonra, sevgimiz artık gerçek değilmiş ve sadece eski bir inanç sistemiymiş, tıpkı “ailenin” de eski bir inanç sistemi olması gibi. Sen bunun uygun olduğunu hissediyor musun? Şaud’ların acaba yanlış mı yorumlandı? Bana, karımın bu aileye ilişkin herşeyi neden reddettiğini açıklayabilir misin? Lütfen açıklamaya çalış.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Mükemmel bir soru ve soruyu soran sen için, ailen için, ve tüm Şambra için birçok sorunu gündeme getiriyor. Bağlantıyı kestiğin zaman ne olur? Bıraktığında ne olur? Bunu, burada anlattığın yöntemle mi yapmak zorundasın? Şambra’nın çekip gitmesi ve ailelerini terk etmesi mi gerekiyor? Bu, kendi başına bir durum. Genel bir yanıt vermek bizim için çok zor olurdu.</p>
<p>Bazen, o aile şebekesindeki bir ya da daha fazla kişi, bağlantıları tümüyle kesmenin uygun olduğunu hissederler – sevgi eksikliğinden değil, bencillikten değil, eski biçime kızdıkları ya da onu reddettikleri için değil – ama bir an için onun dışına çıkmaları gerektiğini fark ederler. Meydana gelmekte olan bazı Eski Enerji dinamiklerini kırmaları gerekir.</p>
<p>Şimdi, sen bu sorunda diyorsun ki, o korkunç şeylerin hiç birini yapmıyorum; ve anlaşılan bu doğru. Ama kendine karşı, bir göz atacak kadar dürüst olursan, yine de bazı çok Eski Enerji oyunlarının oynandığını görürdün. Biz yargılamıyoruz, ama şunu söylüyoruz, belki de bu durumda, üyelerden biri&#8230; karın, bu ailenin bir üyesi&#8230; – çıkıp gitmek anlamına gelse bile – o eski döngüyü kırması gerektiğini bilecek içsel bilgeliğe sahipti. Bu, bu aile şebekesinde hepinizin arasında meydana gelmekte olan o eski kalıpları kırdı.</p>
<p>Diyorsun ki, belki de artık seni sevmediğini, çocukları sevmediğini hissediyorsun, ama biz senin buna bir bakmanı istiyoruz. Belki de sevgi öylesine büyüktü ki ve öylesine güçlüydü ki, o, oynanmakta olan bazı eski oyunları kırmak istedi. Belki de bunu sevginin en yüksek haliyle gerçekleştirdi, çünkü bugün burada bir durum söz konusu – Eski Dünya ve Yeni Dünya – şu anda BİRLEŞMİYOR. Belki de Eski Dünya, Yeni Dünya olasılığını o kadar sevdi ki, “Ben seni geri tutacağım” dedi. İşte BU sevgidir. Bu, şefkattir.</p>
<p>Biz senin buna, tüm bu oyunda bir kurban olduğun bakış açısıyla bakmanı değil de, olasılığın uygunluğu açısından ve eğer, aileye geri dönecek olursa, geri döndüğünde, yeni ne yaratılabilir diye bakmanı istiyoruz. Aile içinde herkesin – çocukların, senin – yararına ne yeniden yaratılabilir.</p>
<p>Enerjinin azaldığını biliyorsun, çünkü paranın da azaldığını biliyorsun, ve bunun için bir dolu başka şeyi suçluyorsun, ama bir bak. Ailede sıkışıp kalmış bir enerji vardı, ve bu kendini hepinizde hastalık olarak, fiziksel sistemde dengesizlik olarak, parasal açıdan ve her şeyde dengesizlik olarak tezahür ettiriyordu.</p>
<p>Onun için belki de, sadece belki, ona bakabilir ve onun en zor şeylerden birini, en meydan okuyan şeylerden birini gerçekleştirdiğini fark edebilirsin, ve belki de onu en çok acıtabilecek şeylerden biri de, çıkıp gidecek cesareti bulmaktı, eski dinamikleri kırmaktı ki, hepiniz şimdi ailenizi yeni bir biçimde yeniden yaratabilin, tabii bunu seçerseniz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Teşekkürler.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, kızım bazı ıstıraplardan geçiyor. Önerebileceğin herhangi bir şey ya da ona bir mesajın var mı?</p>
<p>TOBIAS: Bir insanın ıstıraptan geçmeyi seçmesi çok, çok zor bir durumdur. Çok zordur. Ve ilk şey, bunu onların yarattığını anlamaktır ve kulağa ne kadar katı gelirse gelsin, onların bunu bir nedenden ötürü yaptıklarını fark etmen gerekir. Bu bir anne olarak kalbini daraltıyor, herhangi bir Varlığın, ama özellikle de sevdiğin birinin, bu dünyaya doğurduğun birinin böylesine zorluklardan geçtiğini görmek, gözlerini yaşla dolduruyor.</p>
<p>Ve evet, yapabileceğin bir şey var. Sen tam anlamıyla – ve biz sana bunu çok basit tutmanı söyleyeceğiz – tam anlamıyla onun elini tutabilir, onunla birlikte nefes alabilir, ve kendi sözlerinle ona “Oraya varmak için ıstırap çekmen gerekmiyor. Karma için ıstırap çekmen gerekmiyor – karmayı her an bırakabilirsin. Bu senin seçimin. Bu senin tanrısal seçimin. Sen buna tutsak değilsin ya da bu tuzağa düşmüş değilsin. Herhangi bir mucizevi ilaca ihtiyacın yok. Bir tür dramatik – ya da senin dışsal şifa diyeceğin bir şeye ihtiyacın yok. Hemen burada ve hemen şimdi bunu bırakmayı seçebilirsin. Ama kendine karşı dürüst olmalısın. Istırabı bırakabilir misin?” demenin bir yolunu bulabilirsin. Ama bu arada, bunu ona söylemen gerekir. Bunu ona KENDİ sözlerinle, KENDİ terimlerinle – mantıklı gelecek biçimde – açıklaman gerekir.</p>
<p>Ama o eski, çok eski bir kalıba tutunuyordu – senin karma diyeceğin şeye – onu kendine zorla kabul ettiriyordu ve bir parçası, bunu yaptığını reddedecektir, çünkü o bu ıstırabın içinde kalmanın bir yolunu bulmaya ya da tasarlamaya çalışıyor. Orada olması gerekmiyor. Hiç biriniz ıstırap çekmek zorunda değilsiniz – ne fiziksel olarak, ne de duygusal, parasal ya da herhangi başka bir şey olarak. O, bunu salıverme seçimini yapabilir.</p>
<p>Şimdi, bunun senin için zor olan yanı, zor ve meydan okuyan yanı, onu bu seçiminden ötürü – ne olursa olsun &#8211; onurlandırmaktır. Onun seçimi, şu anda herhangi bir seçim YAPMAMAK olabilir. Bir süre derin derin düşünmek olabilir. Bunun sana zor gelecek yanı, bunu onurlandırmaktır. Şimdi, açıktır ki, ıstırap enerjisini salıvermeyi – ve onu bu arada hızla salıvermeyi seçmesi, harika olurdu. Ama onu sürdürmek istemeyi seçmesi, işin zor yanıdır. Biz senden, ne olursa olsun, onun seçimini onurlandırmanı isteyeceğiz. Bu, şefkatin en büyük meydan okumasıdır.</p>
<p>Ve biz senden bir şey daha isteyeceğiz. Sen bu enerjisel niteliklerin birçoğunu üstlendin. Artık o enerji yükünün büyük bir bölümünü beraberinde taşıyorsun. Ve sanıyorsun ki, bu kızına yardımcı oluyor, oysa olmuyor. Ona en ufak bir yararı yok. Senin de daha fazla empati hissetmeni ya da daha fazla anlayışa ya da bilgeliğe sahip olmanı sağlamıyor, üstelik onun ıstırabının küçücük bir parçasını bile hafifletmiş ya da defetmiş değilsin. O nedenle, üstlendiğin o enerjiyi, yani onun ıstırabını alıp, ona geri gidecek olsa bile salıvermeni isteyeceğiz. Bu enerjinin sana yararı yok. Ona yardım etmiş olmuyorsun, ve aslında bu enerjiyi üstlenmekle, onun için iyi bir öğretmen, iyi bir örnek olmuyorsun. Onun için, sana böyle meydan okuyacağız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, kitle bilincinden çıkmaya ilişkin alçak gönüllü, insanca anlayışım doğrultusunda, arabamın muayene tarihini geçirdim, herhangi bir sağlık ya da araba sigortam yok ve geçen senenin vergi beyannamesini de vermedim, çünkü bunların hepsinin, bizi sınırlayan ipnotik örtücü-katmanların birer örneği olduğuna inanıyorum. Geçenlerde IRS’den (Vergi Dairesinden) bir ihbarname geldi ve vergi borcumu ödememi istiyorlar, üstelik oldukça yüklü bir meblağ da eklemişler! (kahkahalar) Yerel, eyalet ve federal hükümetler, bizi izlemek için tüm bu sistemlere sahiplerse, kitle bilincini gerçekten nasıl arkamızda bırakabiliriz? Ben önemli bir noktayı mı gözden kaçırıyorum? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler) Gerçekten, hiç de gözden kaçırmıyorsun. Ancak, ancak, sen hâlâ – sen ve diğer Şambraların büyük bir çoğunluğu – o eski inanç sistemlerine ve örtücü-katmanlarına ve korkularına o denli gömülmüş haldesiniz ki&#8230;. hâlâ bir dolu eski şebekelerle öylesine içiçe bağlantılarınız var ki&#8230; 3B dünyasında hâlâ dualitenin eski duyusuyla iş görüyorsunuz&#8230; ve şimdi de, aslında bir parçası olduğun sistemlerin kendisiyle çatıştığını görüyorsun.</p>
<p>Biz şunu diyeceğiz: Birincisi, ortaya çıkıp da sistemle mücadele etmeye başlamadan önce, tüm bu eski şeylerle olan bağlantını kopart, çünkü sistem şu anda çok güçlü. Sen şu anda – nasıl desek – dualiteyle, onun içinden mücadele ediyorsun. Bağlantını tümüyle kesmene izin ver ve yüksel ve sonra bir anlamda, sistemin seni artık görmediğini fark edeceksin. Şu anda onlar seni görüyorlar! Enerjileri sana odaklanmış halde. Sen onlar için çok ortadasın.</p>
<p>Git ve – benim önemsiz diyeceğim – şeylerin icabına bak, böylece enerjini şimdi Eski’yle olan bağlarını kesme ve özünü aktive etme işlemine odaklayabilirsin, çünkü bu oldukça sıradan şeylere bağlı olduğun sürece, bu çalışmayı gerçekleştirmek çok zor olacaktır. Hepiniz, eski bilinci ve örtücü-katmanları ve eski şebekeleri bıraktığınızda, sistemin sizi görmediğini bile, fark edeceksiniz. Vergilerinizi “ödememek” zorunda kalmayacaksınız – onlar vergi ödemeniz gerektiğini bile bilmeyeceklerdir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Benimki – sanırım ben çıbanbaşı gibi ortalıktayım! (bazı gülüşmeler)</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selamlar Tobias. Demin söylediğin benim ilk soruma yanıt olduysa da, bunu oradan alıp daha da ileriye götürmek istiyorum ve şeylerin istediğin gibi olmasını düşlemeyi soruyorum. Ben, şeylerin istediğim gibi olmalarını yaratmak için çok mücadele ettim. Ayrıca, babamı da sormak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Şeyleri, senin istediğin gibi yaratmak konusuna bir sonraki Şaud’umuzda gireceğiz. Biz bazı gerçek araçlarla çalışacağız, onun için lütfen acele etme. Bırak, şu anda önce bağlantıları kesmek üzerine çalışalım. Eğer, yineliyoruz, hâlâ bir Eski Enerji dünyasıyla bağlantı içindeysen, bu Yeni Enerji araçlarının bazısıyla çalışmak çok zordur.</p>
<p>Babana gelince&#8230;. bizim bunu burada biraz araştırmamız gerekiyor&#8230; biz her zaman&#8230;</p>
<p>4.ŞAMBRA: İki yıl önceydi.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, evet, aslında epey bir süre geçmiş. Biz her zaman bu bilgilere sahip değiliz. Siz bizim oldukça akıllı olduğumuzu sanıyorsunuz ama her konuda değiliz!</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bizim bir Şambra rehberine ihtiyacımız var! (gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: (kendi kendine güler) Biz&#8230; bize söylendiğine göre, bu sevgili varlık şimdiden geri dönmüş, dünyada enkarne olmuş. Sen onun bedenli haliyle daha karşılaşmadın ama büyük bir olasılıkla karşılaşacaksın.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve o şu anda senin yaşadığın coğrafi bölgede yaşamıyor.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, bir dolu Şambra’nın son zamanlarda çok kilo almasıyla ilgili herhangi bir yorumun var mı? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Bir o kadar Şambra da şimdilerde kilo kaybediyor! Biz hepinizden, kilo gibi şeylere odaklanmamanızı isteyeceğiz. Beden kendi şebekesine, enerjiyle başa çıkmanın kendi biçimine sahiptir. Ve bir anlamda, biz size bugün Şaud’da “Bırakın herşey doğal olarak gelsin” dediğimizde, kilonuzla ilgili çok kaygılanmak gibi şeylerle uğraşmaya başlarsanız, bu, meydana gelmekte olan doğal işlemi/süreci kısıtlamak eğilimi gösterir. Tıpkı uyku ve diğer herşeydeki dalgalanmalar gibi, kiloda da dalgalanmalar olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Beden ve kiloyla ilgili belli beklentileriniz var, ve bunlar kendi içlerinde örtücü-katmanlar ya da bilinç şebekeleridir, hatta doktorlarınız bile fazla kilonun yanlış olduğunu söylüyorlar. Ama dediğimiz gibi, şu anda bilim – bilimin gerçekleri – her zaman da doğru ya da gerçek değildir. Bedenin ne yapacağını tam olarak bilir. Bedenin, ne kadar kilo ve enerjiyi depolamak – bu düzeyde ve diğer düzeylerde depolamak &#8211; ihtiyacında olduğunu bilir. Beden, kendini dengeleyecektir. Özellikle de, onunla ilgili bu kadar kaygılanmayı bıraktığında, tüm o kiloları taşımak gereksinimini duymayacaktır. Ama lütfen, uygun kilonun ne olduğu kavramını salıver, bu yaşamda yapman gereken daha önemli şeyler var. Ve belki bazı insanlar seni biraz şişman bulurlar (kahkahalar) ama ben kendi adıma dolgun bir insanı tercih ederim (yoğun kahkahalar, Tobias da güler).</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Sırada baskıcı sorular olmadığı için ben şunu demek istedim: söz verildiği üzere, geçen ay çok acımasızdı.</p>
<p>Ve ben bu fırsatı kullanıp, çok farkedilen ve yakın olan o muazzam desteğiniz ve mevcudiyetiniz ve elle tutulur yardımlarınız için o tarafta bulunan hepinize teşekkür etmek istiyorum, çünkü gerçekten inanılmaz bir aydı. Ve bir de şunu söylemek istiyorum, bilirsin işte, sırada ne var? (bazı gülüşmeler, Tobias da güler) Bundan geçmeyi başardık&#8230; ama herşeyden çok, teşekkür ederim. Çok gerçekti ve sizlerin yardımı olmadan bunu nasıl gerçekleştirebilirdik bilemiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Biz bunu takdir ediyoruz, ama bu noktada senden, onun arkasında yatan gerçek enerjiye bir bakmanı isteyecektik. Bizim burada olduğumuz açık. Seninle ve tüm Şambrayla çalışmayı ve sizi desteklemeyi seviyoruz, ama geçen ay gerçekte bağlantı kurduğun, kendi özündü. Biz oradaydık ve bazı enerji hareketlerine yardımcı olduk, ama herşeyden öte, sen kendini öyle bir durumda buldun ki – buna tam çaresizlik diyemeyiz ama çaresizlikle aynı yola çıkar – yanıtları almak ve enerjiyi kendine getirmek için geleneksel yolların dışına çıkman gerektiğini gördün. Yani sen bir düzeyde gerçekten bırakmaktaydın ya da bağlantıları kopartmaktaydın, ve bir başka düzeyde de kendinle ya da özünle yeniden bağlantı kurmaktaydın. Onun için, önce kendine teşekkür etmelisin, ve biz ondan sonra teşekkürleri kabul edebiliriz.</p>
<p>Zor bir ay oldu çünkü sen oldukça hassassın ve Şambra da genelde oldukça hassas. Sen şu anda Dünyadaki tüm o çok kalın ve çok ağır enerjiyi hissediyordun ve birçoğunuz onu kendisininmiş gibi üstleniyor. Onu, kendi sorununuzmuş gibi üstleniyorsunuz. Biz sizi, onun sizinle ilgili olmadığını anlamanız için yüreklendirip duruyoruz. Sen sadece bu Eski Enerji Dünyası ile Yeni Enerji Dünyasının bir süreliğine evliliği erteleme kararını hissediyorsun.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Fark ettim ki, çevremdeki bir dolu insan, ben dahil, ister ana-babayla ya da ister başka şeylerle olsun, Eski Dünya ile çok derin, sanki patlayan ayrılık deneyimleri yaşadılar, ve bütün bunların neyle ilgili olduğuna dair bir açıklamanın gelmesi çok yardımcı oldu, çünkü durum o noktaya kadar çok ıstıraplıydı. Onun için teşekkür ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu, Şambraya bir kez daha – tekrar ve tekrar – bunun sizinle ilgili olmadığını anımsatmak için iyi bir fırsat. Sen, Dünya’da olan şeyleri hissediyorsun, bazen geçmiş yaşam veçhelerini, bazen yeni enerjilerin içeri aktığını hissediyorsun. Ve bunların seninle ilgili olduğunu varsayıyorsun – sadece sen değil, sevgili varlık, ama genelde Şambra. Yaşamında bir zorluk yarattığını varsayıyorsun, oysa gerçekte hissettiğin sadece başka insanların enerjisi ve herşeyde bulunan kitle bilincinin enerjisidir. Eğer onun seni kısıtlamamasına ya da kendi yaşamını etkilememesine izin verirsen, başkalarına çok daha iyi ve bilge bir öğretmen olursun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): “What on Earth” CD’sinde bize yaratının reçetesini veriyorsun: Hayal gücümüz artı Alan’ın enerjileri. Şimdi de bize, Alan’la olan bağlantılarımızı kesmemizi söylüyorsun! (kahkahalar) Biraz daha açar mısın?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Alan&#8230; ezelden beri kullandığınız bir araçtır. Ve Alan, o CD’de sözünü ettiğimiz bağlamda, birkaç farklı katmana ya da düzeye sahiptir. Eğer yaratıyı öğretiyorsan ve başkalarına hayal güçlerini nasıl kullanacaklarını öğretiyorsan, onların kendileri için gerekli enerjiyi hâlâ Alan’dan çektiklerinin de farkında olman gerekir.</p>
<p>Ancak, siz değiştiniz. Zaman değişiyor ve hatta enerjiyi nasıl geliştirdiğiniz bile değişiyor. Alan şimdi, sen hazır olduğunda, senin içindedir. O, dışsal bir dinamik ya da güç değildir. O, dışsal bir enerji değildir. Alan hâlâ oradadır, ama sen onunla birleşmiş, bütünleşmişsindir. O, senindir. Dışarı çıkman gerekmez.</p>
<p>Onun için, bu, Alan’ının nerede olduğuna ilişkin bilincinin nerede olduğuna bağlıdır, biz bu nedenle o konuşmada Alan’dan bu şekilde söz ettik.</p>
<p>LİNDA: Kuthumi nerede? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Bu bir soru değil (kendi kendine güler).</p>
<p>LİNDA: Bu BENİM sorum!</p>
<p>TOBIAS: Kuthumi çok uzak alemlerde – ah, nasıl desek – Dünya ile iletişim mesafelerinin çok, çok dışında, Yakın Dünya alemlerinin çok ötesinde. Toplantıda&#8230; yılın son Şaud’unda bir grup olarak birlikte yapacaklarımızla doğrudan ilgili bazı çok önemli çalışmalarda bulunuyor. O, o denli uzaklara gitti ki, biz bile onunla bağlantı halinde değiliz ve o şu Yaz-Ortası Konferansı için çok ilginç – nasıl desek – çok ilginç bir enerji türü ya da sunum hazırlıyor.</p>
<p>LİNDA: İsteğimi yerine getirdiğin için teşekkürler.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Şiddetli başağrıları çektiğim zamanlar var, özellikle de başımın bir yarısında. Sarhoş gibi dolanıyorum, başım dönüyor, bu tür şeyler.</p>
<p>TOBIAS: Şambra’ya hoşgeldin! (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hmm, evet, demek istediğim, ben de böyle düşünmüştüm, ama biri de bana dedi ki, bazı varlıklar bana musallat olmuş ve ben hâlâ bir düzeyde dünyayı kurtarmaya çalışıyormuşum ve bu varlıklar da buna çekiliyorlarmış. Ben de bunun olası olup olmadığını ya da bunun sıkışıp kalmış bir enerji mi olduğunu ya da bunun yalnızca genişleyen bilinç mi olduğunu merak ettim, çünkü bu bazen çok genişleyen bir şey olarak hissediliyor.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, varlıkların sana musallat olmasını istiyor musun?</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>TOBIAS: Hayır – o zaman onlar da musallat olmuyordur! (kahkahalar) İsteseydin, senin için birkaçını getirebilirdik (yoğun kahkahalar), ama hayır, bunlar&#8230; varlıkların olduğunu söylemek bir tür drama enerjisidir, ve aynı zamanda sorumsuz bir enerjidir, çünkü sen o zaman “Bu benden kaynaklanmıyor, bana yapışıp kalmış varlıklar yüzünden oluyor” dersin. Ama eğer yapışıp kaldılarsa, onları neden yakandan silkmiyorsun?</p>
<p>Hayır, sen sadece değişimlerden geçiyorsun, Şambra belirtilerinden, ve bu da çok sık başı etkileme eğilimindedir&#8230; başka Şambralar, başlarında hissettikleri baskıyı sana anlatabilirlerdi&#8230; çünkü sen, Dünya’da iş görme biçimini değiştiriyorsun. Dünya’da iş görme biçimi, Atlantis’ten bu yana çok zihinsel bir durum olmuştu, ve sen işlevsel olma biçimini değiştiriyorsun. Yani bu tam anlamıyla Varlığındaki elektriksel ve manyetik devreleri yeniden programlamakta ya da yeni bağlantıları kurmaktır, ve bu bazen başağrılarına neden olur. Değişimden geçtiğin her sefer, bir süre biraz rahatsızlık yaşarsın ve başağrını da bu nedenle deneyimliyorsun. Yönünü kaybetme duygusu, başka alemlere genişlediğin içindir.</p>
<p>O nedenle, bizim sana ve tüm diğer Şambralara önerimiz: Hiç kimsenin, size ait olmayan enerjileri size yamamasına izin vermeyin. Bazen kaygılanıyoruz, çünkü bazı Şambralar hâlâ gizlice falcılara ya da okuma yapan kişilere gidiyorlar (kahkahalar) ve bu kişiler onlara sadece potansiyel olabilecek ve gerçek bile olmayan şeyler söyleyeceklerdir.</p>
<p>Bazen falcılar, son müşterileriyle sizi karıştırırlar. Enerjileri karıştırırlar. Bunu isteyerek yapmazlar, ama Yeni Enerjide olmadıkları için yaparlar. Ve sen şimdi birdenbire başka birinin enerjisini üstlenirsin – senden önce o iskemlede oturmuş olan kişinin enerjilerini. Onlar hiç senin sorunun değilken, sen onları üstlenivermişsindir.</p>
<p>Böylece&#8230; senin şu anda içinden geçtiğin şeyin yalnızca Yeni Enerjiye geçmekten kaynaklandığını, değişim işlemi/sürecinden ötürü olduğunu söylemek istiyoruz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Harika, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>LİNDA: Senin programına göre değil de benimkine göre, bu son soru olacak.</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha alalım.</p>
<p>LİNDA: Biliyordum. Biliyordum. (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Biz bu arada önce Cauldre’ya sormadık, biz sadece&#8230;.</p>
<p>LİNDA: Ah, teşekkür ederim, teşekkür ederim, çünkü bu benim&#8230; tamam, teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): 2004 yazında alerjilerimi salıverdim ve onların beni nasıl terk ettiğini hissettim. Ben kendimi onlardan özgür hissediyorum, ama bedenim yine de alerjik reaksiyonlar gösteriyor. Neden?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Birçok Şambra’nın da fark ettiği gibi, küçükken sahip olmadığınız alerjik tepkileri şimdi geliştirmeye başlıyorsunuz, bunlar ansızın olmaya başlıyor. Burada olan şudur, tüm sisteminiz çok, çok hassas – aşırı duyarlı – bir hale geliyor ve onun için de, sizi daha önce hiç rahatsız etmemiş olan şeyler, sizi şimdi etkiliyor.</p>
<p>Bu genelde geçici bir durumdur, yeni biyolojiniz duyarlılıklara ve dış şeylere uyum sağlamayı öğrenirken&#8230; alerjiye neden olan şeylerden tutun da, yoğun, ağır enerjilerin neden olduğu başağrılarına kadar&#8230;. sadece başka insanlarla dolu bir odada değil de, şimdi aynı zamanda başka varlıkların da bulunduğu ortamlarda olmaya uyum sağlamayı öğrenirken yaşadığınız geçici bir durumdur. Diğer alemlere genişlerken, şimdi başka varlıkları da hissedersiniz. Yani bu bir uyum sağlama sürecidir.</p>
<p>Bu, mücadele etmen gereken bir şey değildir, ama sen gerçekten nefesinle çalışabilirsin – biz şimdi yine basite indirgiyoruz ve bazılarınızın, bunu fazla basitleştirdiğimizi düşündüğünü de biliyoruz – ama nefesle çalışmak, tüm duyarlılıklarınızı yeniden-dengelemenize yardımcı olur ve onlarla daha iyi başa çıkmanıza, onların bedeninize, zihninize ya da ruhunuza saldırmamasına yardım eder. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, kafasını sürekli sekse takmış bir oğlum var. 7 yaşında. Daha yaşlı adamlarla ve genç delikanlılarla seks yaptığı rüyalar görüyor. Benim bedenime küstahça bakıyor. Ben, “gel şu kanepeye oturalım ve konuşalım” dedim. Gülümsedi ve seks mi yapacağız diye sordu. Kafamı karıştırıyor. İnsanları tahrik ediyor. Hem yetişkinler, hem de çocuklar ona gerçekten kötü tepki veriyorlar. Şimdilerde beni bile tiksindiriyor. Ona sarılmaya ya da onu öpmeye tahammül edemiyorum. Bazen başa çıkamadığımı hissediyorum ve çocuklarımı bırakıp gitmek istiyorum. Lütfen yardım et.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. İşte burada, geçmiş yaşamdan bir enerjiyi bu yaşamına getirmiş biri var, ve bu sadece ona ait bir şey değil. O aynı zamanda atalardan kalma cinsel taciz enerjilerinin birçok dinamiklerini de üstleniyor, ve o, bu atasal soyun bir parçasıydı da. Sen de öyle, ve diğer aile üyeleri de, ama şu anda bu rolü oynayan o.</p>
<p>Bu çok güçlü enerjiler, onun dışındaki enerjilerin de ona çekilmesine neden olmuş. Bunlardan bazıları fiziksel olmayan ya da sizin hayalet ya da dünyaya bağımlı diyeceğiniz enerjiler. Bazıları gerçekten Dünya’dan kaynaklanıyor. O temelde, çevreyi tarayan ve cinsel enerjileri bulan bir çeşit radara ve alıcıya sahip. Bu enerjilerden doymak bilmiyor. Bunlar onun için, tekrar tekrar beslenmeyi sürdürdüğü bir enerji besini.</p>
<p>Burada çok derin ve ciddi bir çalışmanın yapılması gerekiyor. Bu, senin başa çıkabileceğin bir şey değil, çünkü sen de en az burada işin içine karışmış enerjiler kadar sorunun bir parçasısın. Senin uygun bir dışsal yardım alman gerekiyor ve bu kolay olmayacak. Daha kötü olmayacak, ama bunu ergenlik döneminden önce yapmazsan, sorun artacak ve bu sevgili varlık kendini ya bir hastanede ya da hapiste ya da ölü bulacak.</p>
<p>Onun için, şimdi bu konuda harekete geçmek sana kalmış bir şeydir, ve eğer bunun için nereye başvuracağınla ilgili daha fazla bilgiye gereksinim duyarsan, bu off-line da konuşulabilir. Ama bu, tümüyle yoldan çıkmış cinsel enerjidir. Ve senin de bunu fark ettiğini ve yine senin için bunun yeni bir bilgi olmadığını da biliyoruz.Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Öyle görünüyor ki, ben bir kez daha yaşantımı kökünden söküp atıyorum. Birkaç güne kadar evsiz kalacağım ve elimde Avrupa’ya tek yönlü bir bilet var – Hollanda’ya. Sanki&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Biz senden burada kesmeni isteyeceğiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>TOBIAS: Sen kendine, gerçeğe dayanmayan bir gerçeklik, bir gerçeklik masalı yaratıyorsun.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Ben birkaç güne kadar özgür olacağım.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz. Biraz kurban-olmak enerjisi söz konusuydu ve biz tüm bu grubun önünde senin dikkatini buna çekmek istedik. Çünkü bu, beraberinde götürüp taşıyacağın çok kötü bir enerjiyi yapılandıracaktı. Peki şimdi, yaşamında ne yaratıyorsun?</p>
<p>11.ŞAMBRA: Tam bir özgürlük.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz. (bazı gülüşmeler)</p>
<p>11.ŞAMBRA: Ben sanki birkaç ay sonra dönecekmişim gibi hissediyorum, ama yepyeni bir biçimde, ve bana bazı güzel önerilerin var mı diye merak ediyordum. Ve teşekkür ederim&#8230; şu son yıllarda gelişmeme çok yardım ettin. Seni candan seviyorum, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de ve teşekkür ederiz. Geri dönmen, birkaç aydan fazlasını alacak. Öyle şeyler olacak ki – nasıl desek – şu anda planladığını sandığın şeylerin ötesine geçen bir dizi olaylar olacak. Başka bir düzeyde, ortaya çıkabilecek daha büyük bir plan var. Ve senin de dediğin gibi, bu bir kez daha köklerini söküp atmak gibi görünebilir, ama daha büyük, daha geniş bir plan ortaya çıkabilir.</p>
<p>Ama bunun olabilmesi için o kurban-olma enerjilerini salıvermen gerekir. Valizlerini toplayıp da harekete geçtiğinde artık kurban-olma-durumu söz konusu olamaz, anlıyor musun. Bu, diğer enerjilerden çok daha fazla seni kısıtlayan bir enerji oldu. Ve dürüst olmamıza izin verdiğin için teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Benim sorum şu&#8230;</p>
<p>LİNDA: Bu, bu arada son soru.</p>
<p>12.ŞAMBRA (Linda devam eder): Benim sorum şu: Ben, diğer şeylerin yanısıra bir şifa merkezini de içeren bir cemiyet kurmayı seçme fırsatına sahibim. 6 yaşındaki oğlunu yalnız büyüten biriyim ve İngiltere’de yaşıyorum. Bu büyük bir adım ve çocuğumu da işe karıştırmak vs. Bunu yapmak için işaretler aldığımı hissediyorum ama doğru ya da yanlış bir şey olup olmadığını anlamada zorlanıyorum. Bir çağrı aldığımı hissediyorum, ne dersin? Bunlar sadece kaçış düşünceleri mi, yoksa gerçekten çocuğumu okuldan alayım, İngiltere’den İrlanda’ya taşınayım ve buna bulaşayım mı? Umarım bana yardımcı olabilirsin, kafam çok karışmış durumda.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Sizin deyiminizle, şifa çalışması yapmak amacıyla bir enerji merkezi kurmak konusuna çok çekiliyorsun, ve tüm Şambra da öyle. Bu, uzun zamandır Şambra enerjisinin ve bilincinin bir parçasıydı. Bu, senin bir öğretmen olmak isteğinden ve güçlü tutkundan kaynaklanıyor.</p>
<p>Biz burada özel olarak sana bir öneride bulunacağız, ama bu tüm Şambra için de geçerlidir, ve biz daha sonra bu konuyu geniş bir biçimde konuşacağız: Eğer bu çalışma sana aitse, o zaman onu gerçekleştir. Yüreğini izle. Eğer bu merkez senin merkezinse, yüreğini izle. Ama şu anda, bu şimdiki enerjide, “kolektiflik” işe yaramayacaktır. Bu enerji&#8230; başka insanlardan oluşan bir grup insanla birlikte olursan, enerji iş görmeyecektir, hatta şu anda başka Şambralarla bile.</p>
<p>Bu tabii değişebilir. Tekrarlıyoruz, biz gelecek aylarda, bazılarınızın çok, çok yaşamını almış bazı çok ilginç dinamiklerden söz edeceğiz. Biz Atlantis’te, bir noktada, kolektifin, bilincin nasıl yapılandığından konuşacağız. Orada, toplumsal yapılaşmalar vardı. Toplumsal ya da ortak bir enerji için çok çaba harcandı. Ama biz size bunun neden işe yaramadığını ve şu anda “toplumsallığın” neden uygun olmadığını açıklayacak ve nedenlerinden bazısının da üzerinden geçeceğiz. Bu daha sonra olabilir, ama şu anda senin KENDİ çalışmanı gerçekleştirmenle ilgilidir, anlıyor musun.</p>
<p>Ve bu, tüm bu bağlantıyı kesme konusuna bağlanıyor. Eğer başka insanlardan oluşan bir grupla başını alıp gidersen, onlarla, bu noktada, yeniden-bağlantı kurmuş olursun. Yüreğini izle, işini yap ve bunların tümünün nasıl ortaya çıktığını izle. Yani, burada verdiğimiz yanıtla, bu noktada yolun için nasıl bir öneride bulunduğumuzu, umarız anlıyorsundur.</p>
<p>Ve böylece Şambra, bu hepinizle parlak bir gün oldu! (kahkahalar) Burada hazmedilecek, içselleştirilecek çok şey var. Sizden, bu konuda zihinsel olmamanızı isteyeceğiz. Sizden, özellikle de önünüzdeki birkaç gün, solumanızı ve bunun doğal bir işlem/süreç olduğunu anımsamanızı isteyeceğiz. Onu zorlamanız ya da kontrol etmeniz gerekmiyor. Matriksle bağlantınızı kesmenin, kendi özünüze geri gelmenizin doğal bir biçimde akmasına izin verin.</p>
<p>Bazen, yineliyoruz, biraz korkutucudur, biraz rahatsız edicidir. Ama siz, gerçekten kendi Tanrınız ve kendi Benliğiniz olmanın, gerçek bir egemen Varlık olmanın nasıl bir şey olduğunu öğreniyorsunuz.</p>
<p>Bu çok güzel bir süreçtir, bırakın ortaya çıksın.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/04/01/saud-9-baglantilari-kesmek-3bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 8: Bağlantıyı Kesmek; 2.Bölüm</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/03/04/saud-8-baglantiyi-kesmek-2bolum/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/03/04/saud-8-baglantiyi-kesmek-2bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Mar 2006 11:52:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=263</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 04 Mart 2006
Tobias’ın Katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org
Ve öyledir sevgili Şambra, ben Tobias, yasal yerime geri dönüyorum (kahkahalar). Bugün Cauldre ve Linda ve hepinize tam olarak gelmeye hazırlanırken, ah, biraz farklı bir biçimde akıp geldik. Ama hazırlanırken, perdenin bu yanında kendi aramızda şakalaşıyorduk, ve bunun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 04 Mart 2006</div>
<div class="tarih">Tobias’ın Katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org<br />
Ve öyledir sevgili Şambra, ben Tobias, yasal yerime geri dönüyorum (kahkahalar). Bugün Cauldre ve Linda ve hepinize tam olarak gelmeye hazırlanırken, ah, biraz farklı bir biçimde akıp geldik. Ama hazırlanırken, perdenin bu yanında kendi aramızda şakalaşıyorduk, ve bunun, tıpkı bir öğretmenin, profesörlerden oluşan bir dinleyici kitlesinin önünde oturmasına benzediğini konuşuyorduk. Bu tıpkı&#8230; bu kadar çok şeyi bilen sizsiniz, bunca şeyden geçen sizlersiniz. Biz sadece sizin işlemlerinize yardımcı oluyoruz, ama siz gerçekten profesör olanlarsınız. Bizim de sizi tanımladığımız gibi, üstatlar olan sizlersiniz, ve belki de anımsayacağınız gibi, bir üstat, enerjinin ona hizmet etmesine izin verendir.</p>
<p>Kendi kendimize gülmek zorunda kalıyoruz, çünkü bazen bize, sanki bilgeliği tutan ya da taşıyan bizmişiz gibi bakıyorsunuz – oysa gerçekte bunu yapan sizsiniz. Biz yalnızca, kim olduğunuzu anımsatmak, şu an Dünya üzerindeki yolculuğunuzu anımsamanıza yardımcı olmak için burada bulunuyoruz. Dünyada yaşamanın tüm o enerjilerine ve işlemlerine ve hatta ayrıntılarına yakalanmak o kadar kolaydır ki.<br />
<span id="more-263"></span><br />
Bu, yapılması kolay bir şey değildir. Küçükler, gerçekten, şu anda gelmekte olanlar, onların önünde daha çok şey var. Yaşamlarında olacak çok şey var. Ama, onların ana-babası olacak, onlara rehberlik edecek, sizin gibi profesörlere, üstatlara sahip oldukları için şanslılar.</p>
<p>Şambra, yavaş yavaş&#8230;. yavaş yavaş uyanıyor ve öncelikle buraya gelme nedeninizi anımsıyorsunuz. Gerçekte kim olduğunuzu anımsıyorsunuz, o Büyük Varlıklar. Biz bunu sizi şımartmak için söylemiyoruz. Biz bunu aslında, onun gelmesine izin vermek için bir dakikanızı ayırmanız için söylüyoruz. Onun gelmesine izin verin. Siz, o Büyük Varlıklarsınız. Bunu kabul edebilir misiniz?</p>
<p>Bazen büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kalıyorsunuz, çünkü eğer Büyük bir Varlık olduğunuzu hisseder ya da buna inanırsanız, egonuzun kontrolden çıkacağını, her türlü çılgınlığı yapacağınızı düşünüyorsunuz. Ele geçirileceğinizi, giderek daha fazla güç isteyeceğinizi, giderek daha fazla haz almak isteyeceğinizi düşünüyorsunuz. Siz bunun ötesine geçtiniz.</p>
<p>Aslında, ego dediğiniz o şey sizi geri tutuyordu. Kendi muhteşemliğinizi, Dünyaya gelmenizin öncelikli nedenini, geldiğiniz semavi aileleri, başka yaşamlarda yaptığınız büyük işleri tümüyle kabul etmek ya da tümüyle anımsamak için kendinize izin vermiyorsunuz. Bazen kendinizi geri tutuyorsunuz. Diyorsunuz ki, “Bu, imkanı yok ben olamam. Ben sadece değersiz bir insanım. Ben sadece dengesiz bir insanım.” Ve buna inanmayı sürdürdüğünüz sürece, bu biçimde davranmayı da sürdüreceksiniz.</p>
<p>Şu anda sizinle çalışan hepimiz – Saint Germain, Kuthumi, ben Tobias, tümü – hepimiz – sizin büyüklüğünüzü biliyoruz. Bu Dünyanın tarihinde, Dünyanın kaybolmuş tarihinde, ve melekler alemlerinde, sizin adınızı söyleyen belgeler olduğunu biliyoruz. Sizler hakkında yazıldı. Sizler, araştırılıp öğrenildiniz. Sizlerden, deyim yerindeyse, meleksel üniversitelerde söz edildi. Siz, Büyük Olanlarsınız.</p>
<p>Belki de kendi şifa tekniklerinizle – kendinizle yaptığınız çalışmaların bazısıyla – bunu kabul etmek üzerine çalışabilirsiniz. Biz size seslenirken, üstatlar ve Büyük Varlıklar olduğunuzu size bildirirken, kelimelerimizi duymaya çalışın. Bunun, ego dediğiniz o duvardan geçip gitmesine izin verin, ve o sadece zihnin bir duvarıdır. Bu, oynadığınız bir oyundur. Bunu kabul edebilir misiniz? Ben sizi tanıyorum, burada olan, ya da dinlemekte, ya da okumakta olan hepinizi ve her birinizi tanıyorum. Biz sizi öyle ya da böyle Büyük Varlıklar olarak tanıdık. Diğerleri sizi izliyor.</p>
<p>Bu, muazzam bir sorumluluktur. Bazılarınız, kendinizi bu sorumluluğa değer görmüyorsunuz. Dengesizliklerinizin nereden kaynaklandığını merak ediyorsunuz. Sizin deyiminizle o çarpık algılarınızın, bazı sorunlarınızın nereden kaynaklandığını merak ediyorsunuz, çünkü bazen kim olduğunuzun muhteşemliğini kabul etmede zorlanıyorsunuz. Ama biz bugün oturumumuz boyunca bunu paylaşmak, anımsamanızı rica etmek için buradayız. Ego konusunda kaygılanmayın. Bakın, siz kendinizi mücadeleye sokuyorsunuz – “Bunu kabul etmeme izin veremem” diyorsunuz. Deneyin. Bugün farklı bir şey yapmayı deneyin. Bunu kabul etmeyi deneyin.</p>
<p>Onu kalbinizin hemen içine kabul edin. Bu noktada zihni geçip, kalbin hemen içine girelim. Belki de, gerçekten ne denli büyük ve tarihsel olduğunuzu anımsayabilseydiniz, bu belki de bazı sorunların yeniden dengeye gelmesine yardımcı olurdu. Size kim olduğunuzun daha berrak bir görüntüsünü verirdi. Sorumluluğun ağırlığı olarak nitelendirdiğiniz şeyden saklanmanızı durdururdu. Çünkü aslında&#8230; aslında siz fazla sorumluluk üstlenmemekle ünlüsünüz. Siz onu kendiniz için bir işlem olarak yapıyordunuz, dünyayı ya da evreni ya da herhangi birini kurtarmak için değil. Siz onu kendi spiritüel aileleriniz için bile yapmadınız. Onu yaptınız, çünkü içinizle rezonanstadır.</p>
<p>Sorumluluğu salıverin. Koca kafalı – kocaman egolu biri olacağınızı düşündüğünüzden yanlış adım atacağınıza ilişkin kaygılanmayı ya da şeyleri engellemeye çalışmayı salıverin. Çünkü bu da o büyük yalanlardan ve büyük örtücü-katmanlardan biridir. Siz yolda giderken, insan doğasında olan bir şey, muhteşem olmanıza izin veremeyeceğinizi söyleyen o örtücü-katmanı yarattı. Siz kendinizi sürekli alçaltmak, kendinizi küçüksemek zorundaydınız&#8230; ve öyle de yaptınız. Peki, bugün farklı bir şey yapsanız da şu örtücü-katmanı çekip çıkarsanız ne olur?</p>
<p>Muhteşem olmanıza izin verin. Gerçekte kim olduğunuzu anımsamanıza izin verin. İşte biz bu yüzden bugün geldiğimizde gülümsemek zorunda kaldık. Sizler, insan melekler, o Büyük Varlıklar, salıvermek için, berraklık kazanmak için, tüm şu işlemlerden ve prosedürlerden ve mekanizmalardan ve onarmalardan geçmek zorunda olduğunuz numarasını yapmıyormuş gibi görünüyor, ama yine de yapıyorsunuz. Ama o numarayı yapmak zorunda değilsiniz. Sadece, ona yeniden sahip olmanıza izin vermek durumundasınız. Bu zihinsel bir işlem değildir. Hatta uzun bir işlem ya da süreç bile değildir. Bu yalnızca o örtücü-katmanları bırakmaktır.</p>
<p>Ben Tobias için sizinle yeniden birlikte olmak büyük bir mutluluk sevgili Şambram.</p>
<p>Bazen bizim neden değişip durduğumuzu merak ediyorsunuz. Neden bir toplantıda Saint Germain’in, bir başkasında benim ve arka planda Kuthumi’nin olduğunu merak ediyorsunuz. Bu denli yakın gelmenin her zaman kolay olmadığını size söylememiz gerekiyor. Gerçi bu bizim için giderek kolaylaşıyor ama, örneğin yeni bir cennet ve dünya yarattığımız çok yoğun toplantılarda, enerjimizi bu denli size yakın tutmak bazen çok zor oluyor.</p>
<p>Örneğin, geçenlerde yaptığımız enerji taciziyle ilgili atölye çalışmasında ben kendimi tümüyle Cauldre’ya, katılımcıların her birine, personele akıttıktan sonra, kendi enerjilerimin tükendiğini hissettim. O nedenle, ister ben olayım, ya da meleklerden herhangi biri, küçük bir süre için geri çekilmemiz gerektiğini görüyoruz. Biz de kendi yenilenme biçimimizi gerçekleştirmek zorundayız.</p>
<p>Böyle zamanlarda biz uyuyor değiliz. Biz kesinlikle – nasıl desek – destek veren başka varlıklara falan gitmiyoruz. Biz enerjilerimizi yenilemek için, kendi içimizde o alanı, Tek Nefes dediğimiz o alanı, kendi kristalin enerjilerimizin alanını nasıl bulacağımızı biliyoruz.</p>
<p>Dünya çok tüketici – her türlü enerjiyi çok, çok tüketici. Yalnızca dünyanın manyetik çekimi değil, yalnızca maddenin içinde bulunmak değil. Ama daha çok Dünyanın ve insanların ve yakın alemlerde bulunan varlıkların birbirinden nasıl beslendiği. Bu çok tüketici oluyor.</p>
<p>Enerjimizi yakına getirdiğimizde, yakalandığımızı görüyoruz, Şambra sorunlarına değil, ama şu anda ben Tobias sizinle konuşurken, Dünyanın ağırlığını tam anlamıyla hissedebiliyorum. Kitle bilincinin nasıl kurutup tükettiğini hissedebiliyorum. Ben sizinle bu durumda olduğum zamanlar, yakın alemlerde bulunan varlıklar – ki onlar fiziksel beden içinde değildir – ama onlar bile geliyorlar. Ve onlar enerji almak istiyorlar.</p>
<p>Madde içinde olmak çok tüketici olabilir. Fiziksel bir biçimin içinde bulunmak bir melek için doğal olmayan bir haldir. Ve bu tüketici olabilir. Onun için, biz bu tarafta bir takım olarak birlikte çalıştığımızı görüyoruz. Bizlerden oluşan tüm bir grup – Kırmızı Meclis – sürekli sizinle çalışıyor, sürekli geliyor, enerjilerimizi sizin alanınıza genişletiyoruz, ama zaman zaman da geri çekilmemiz gerekiyor.</p>
<p>Bu noktayı gündeme getiriyoruz çünkü bu hepiniz ve her biriniz için de önemlidir. Siz şu anda insan gerçeklikleri içinde zorlu bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. İnsan yaşamınızı sürdürebilmek amacıyla bazı şeyler yapmaya çalışıyor ve bir yandan da spiritüel yaşamınızda muazzam bir genel dönüşümden geçiyorsunuz. Bu, enerjilerinizi çok tüketen bir şeydir.</p>
<p>Kendinize zaman ayırmanız, herşeyden kendinizi geri çekmeniz sizin için çok önemlidir. Telefona cevap vermeyin. Bilgisayarınızın başına geçmeyin, bu geri çekilmek değildir. Bu aslında enerjilerinizi emecek bir şebekeye ve bir ağa gerisin geri atlamaktır. O sizi belli bir biçimde enerjilendirir. Gecenin geç saatlerine kadar uyanık kalıp bilgisayarlarının başında çalışanlar, bir şebekeye bağlandığınız için enerjinizin yükseldiğini hissediyorsunuz. Ama aynı belirti, o şebeke – o internet – enerjilerinizi de başka bir yoldan tüketecektir, anlıyor musunuz. O nedenle de belki ertesi gün kendinizi özellikle yorgun hissedeceksiniz. O zaman, enerjiniz yerine gelsin diye yeniden bilgisayarınızın ve internetin başına geçmek isteyeceksiniz, ama ertesi gün daha da yorgun düşeceksiniz. Bu ilginç bir döngüdür. Biz, internette yanlış olan bir şey var demiyoruz, ama şunu söylüyoruz, eğer kendiniz için zaman ve alan ayıracaksanız, tümüyle kendi başınıza olun diyoruz.</p>
<p>Bir insanın, ondan enerji emmeyecek ve birlikte olabileceği en saf enerjilerden biri Gaia’dır. Gaia bir ruhtur. Gaia şu anda Dünya gezegeni dediğiniz şeyde enkarnedir, ama Gaia bir ruhtur, tıpkı sizin ya da benim de olduğum gibi. Pek bir farkı yoktur. Gaia, tüm enerjilerini birleştiren çok, çok farklı varlıkların oluşturduğu bileşik bir ruhtur. Siz belki de, Gaia enerjisinin tutulmasına yardımcı olmak amacıyla onların Dünyayı nasıl kuşattığını neredeyse hissedebilirsiniz. Gaia’nın özgün anlamı “yaşamı destekleyen” ya da “yaşam veren”dir.</p>
<p>Gaia’nın enerjileri ve bu varlığı destekleyenler, sürekli enerjilerini Dünyaya akıtıyor. O nedenle, yürüyüş için, soluma yapmak için kendi başınıza doğaya çıktığınızda – güneşli ya da bulutlu bir gün olması farketmez – hiç farketmez. Bu, kendinizi yenilemenin harika bir yoludur. Ama tıpkı bizim, bizim taraftaki meleklerin kendilerini yeniden-şarj etmelerini gerekli görmeleri gibi, bunu yapmak sizin için de önemlidir.</p>
<p>Ben Tobias, düşsel bir yer olan, ama düşlerimle ve kristalin enerjilerimle var ettiğim kulübeme giderim. Ve siz de aynını yapabilirsiniz. Kendinize zaman ayırın Şambra. Herşeyin bu kadar hızla hareket ettiği, tam anlamıyla enerjileri tükettiği bu zamanda bu çok önemlidir. Ve şu andaki işlemler sırasında, bağlantıları kesmeniz de çok önemlidir.</p>
<p>Bağlantıları kesmek&#8230; biz bir dakikaya kadar buna değineceğiz. Ama ben size bu Şaudun konuğunu, sonraki birkaç Şaudda bizimle birlikte olacak konuğu tanıtmak istiyorum. Bu enerji, daha önce de bizimle olmuş olan sevgili bir varlıktır. Hatta o kişisel olarak sizinle konuşmayı talep etti. Bu toplantıda değil, ama yakında gerçekleşecek bir toplantıda. Biz burada şimdiden Cauldre’ya haber veriyoruz (gülüşmeler). Bugün gelen, sevgili dostumuz Rafa’nın – Başmelek Rafael’in – enerjisidir.</p>
<p>Şimdi sizden Rafael enerjisini içinize solumanızı rica ediyoruz. Hepiniz onunla çalıştınız&#8230; ve o aslında “he – ingilizcede erkekler için kullanılan o &#8211; eril bir enerji” değildir, bunu da bilmenizi istiyoruz. Rafael, bildiğiniz gibi, korkuları dönüştürmenize, korkuların ötesine geçmenize yardımcı olan bir varlık olarak geliyor.</p>
<p>Rafael, Tobit öyküsünün çok önemli bir parçasıdır, ve hem bana, hem de Cauldre’ya çok aşinadır. O, yeni meydan okumalar ve eski engeller olduğunda gelir. Rafael şimdi bize katılıyor ve bu da, sizin şu anda kendi korkularınızın ve engellerinizin ve sınırlılıklarınızın bir çoğundan geçmekte olduğunuzun bir göstergesi, size bir ipucu olmalıdır.</p>
<p>Şu bağlantıyı kesme konusu korku tetikler, kuşku ve kaygı tetikler. Rafa bugün, siz bu sorunların bazısından geçerken, size kişisel olarak yardımcı olmak üzere geliyor.</p>
<p>Eski yolları, biçimleri bırakmaya ilişkin muazzam bir korku var. O yollar güvenliydi, anlaşılırdı, her zaman çok keyifli olmasa da, en azından anlıyordunuz. Ve Rafa zamanın gelecek birkaç ayında bize katılacak. Onun varlığı, şu anda Dünya üzerinde bir takım şeylerin olduğunun – değişim ve dönüşümler – ve bunların da korkuyu ortaya çıkardığının bir göstergesi olmalıdır.</p>
<p>Bu dizinin – Berraklık Dizisi – başındaki Şaudu anımsarsanız, biz büyük miktarlarda, büyük hacimlerde karanlık enerjilerinin aynı anda Dünyaya geldiğinden söz etmiştik. Bilincin bazı çok karanlık düşüncelere sahip olan varlıkları, özellikle de Dünyadaki insanlar, çok eski dinsel yollara tutunan insanlar tarafından getirilen büyük miktarlarda enerjiden söz etmiştik. Onların, içinden geçtikleri kendi değişimlerine ilişkin çok korku söz konusudur. Ve eğer anımsarsanız, bu karanlık enerjinin gelmesinden hemen sonra, bu karanlık enerjinin tezahürü olan muazzam fırtınalar, doğal afetler olmuştu.</p>
<p>Bir anlamda, bunun uygun olduğunu söyleyebilirsiniz, çünkü karanlık enerji değişmek isteyen enerjilerin hareket etmesine&#8230;. değişmesine yardımcı olur. Ama aynı zamanda korkunun da fazlasıyla ortaya çıkmasına neden olur, ve insanlar ne kadar çok korkarsa, geride durmaya o kadar yatkın olurlar, ve doğal olarak meydana gelen ve çok güzel olan değişimlere direnmeye de o kadar yatkın olurlar. Ve işte o zaman değişimler gerçekten çok zor bir hal alır, ve birlikte çalışmak da çok zorlaşır.</p>
<p>Zamanın gelecek birkaç ayında, Dünyadaki değişimlerde bir artış olduğunun kanıtlarını bir kez daha göreceğiz. Bu bir korku senaryosu değildir Şambra, bu bir değişim senaryosudur. Rafael’in şu anda burada olmasının amaçlarından biri de, korkudan geçip gidebileceğinizi anlamanıza yardım etmektir.</p>
<p>Korku, özsel düzeyinde, sadece enerjidir. O sadece enerjidir. Onun kötü enerji olduğu varsayılmıştır. Korku şu anda öylesine bir örtücü-katmandır ki, insanları tam anlamıyla yollarından alıkoymaktadır. Genelde yapmayacakları şeyleri yapmalarına neden oluyor. Korku&#8230; ah, bir an için korku enerjisini sadece hissedin. Korku iblistir. Korku yok edicidir. Korku karanlıktır ve bilinmeyendir, en azından şu anda sahip olduğunuz kavramlara ya da örtücü-katmanlara göre. Ama onu gerçekten hissederseniz, korku sadece enerjidir. Tüm olduğu budur. Tüm olduğu budur.</p>
<p>Kendinize korkuya girmek için izin verirseniz&#8230; doğrudan onun enerjisine gidin&#8230; oraya girdiğinizde, ve son büyük başkanın dediği gibi, “korkunun kendisinden başka korkulacak hiç bir şey yoktur”&#8230; korku enerjisinin tam içine girmenize izin verdiğinizde, onun içinde korkulacak hiçbir şeyin olmadığını göreceksiniz. O yalnızca değişim ve dönüşümün enerjisidir. Yalnızca, onu kullanmayı gereksindiğinizde ya da kullanmak istediğinizde erişebileceğiniz bir enerjidir.</p>
<p>Siz, kendi bağlantıyı kesme işleminizden geçerken, sadece kitle bilincinden değil, ama Alan’dan ve ağdan da bağlantınızı keserken, bu içinizde bir korkunun yükselmesine neden olur. Bu korkudan kaçmak yerine, onun yüzünden kendinizi kapatmak yerine, doğrudan içine girin. Mücadeleye de gerek yok. Korkuyla mücadele ettiğinizde neler olduğunu zaten biliyorsunuz. O hep kazanır. O hep kazanır, çünkü o sadece enerjinizi verdiğiniz bir parçanızdır. Onun büyümesine izin veriyorsunuz. Onun bir canavara dönüşmesine izin veriyorsunuz, ve o hep kazanacaktır. Ama Şambra, mücadele etmeden, onu manipüle etmeye çalışmadan, korkunun tam içine dalmanıza izin verirseniz, onun gerçekten düşündüğünüz canavar olmadığını göreceksiniz.</p>
<p>Böylece, Rafael gelecek birkaç ay boyunca bizimle birlikte olacak. Onun enerjilerini çağırabilirsiniz, sizinle çalışacaktır. O sizden korkuyu almayacaktır. Sizin adınıza korkuyla savaşmayacaktır. Ama elinizden tutacak, sizi korkunun içine yürütecek, ve size korkuyla ilgili daha önce hiç fark etmediğiniz bazı şeyler gösterecektir.</p>
<p>Şimdi&#8230; bir dakika kadar sizin bu yaşamınızla ilgili konuşalım. Bu yaşamınız, yalnızca bir başka yaşam daha, değildir. Önceki yaşamlarınızın hiç biri gibi değildir. Bu yaşam çok, çok özeldir. Siz bu yaşamı, zamanın bu dönemini seçtiniz&#8230; hem dünyasal zaman anlamında, hem de kendi evriminizin uzayı ya da enerjisi anlamında&#8230; siz bu yaşamı, yükselişin gerçekleşeceği yaşam olarak seçtiniz. Bu yaşamın, insan olmak için geçilen onca süreçlerin ve sonra, sadece insan olmaktan bir tanrısal insan meleğine dönüşmenin nasıl bir şey olduğunu fark edeceğiniz bir yaşam olması için seçtiniz.</p>
<p>Bu yaşam, kendinize yalnızca bir deneyim sunmakla ilgili değildir. Bu yaşam, birleştirip sağlamlaştırmaya ilişkin ve şimdiye kadar sahip olduğunuz tüm geçmiş yaşamların enerjilerini salıvermeye ilişkin bir yaşamdır. Sizin deyiminizle, temizleyeceğiniz. Salıvereceğiniz. Bırakacağınız.</p>
<p>Bu yaşam çok özeldir, çünkü bu, bir sonraki düzeyinize geçmeyi seçtiğiniz zamandır. Şimdiye kadar deneyimlediğiniz tüm diğer yaşamlardan çok daha hızlı geçmektedir. Aslında siz bu yaşamda, şimdiye kadar deneyimlediğiniz tüm diğer yaşamlardan çok daha farkındasınız. Bazen, geriye gidip kadim uygarlıkların ya da toplumların yanıtlara sahip olduğunu düşünmek gibi bir eğilim mevcut, ama öyle olsaydı, siz neden hâlâ burada olurdunuz ki? Onlar gelişmenin bir parçasıydı, ruhunuzun evrimleşmesiydi, ama bu yaşam farklıdır.</p>
<p>Bunu size söylememizin nedeni, bu yaşama büyük bir huşuyla, büyük bir saygıyla davranılması gerektiğindendir. SİZE büyük bir huşu ve saygı ve hayranlıkla davranılmalıdır. Bu yaşam, şimdiye kadar yaşadığınız tüm diğer yaşamların sonucu, zirvesidir.</p>
<p>Burada bulunanların birçoğu için bu, kendi seçiminiz doğrultusunda, Dünyadaki son yaşamınız olacaktır. O çok, çok özeldir. Bu yaşam, geçmiş yaşamların engellenmiş ya da hapsedilmiş enerjilerini bıraktığınız yaşamdır. Size hep dediğimiz gibi, gelecek, şifalandırılmış geçmiştir, o nedenle bu yaşantınızda geçmişin çok şeylerini şifalandırıyor ya da salıveriyorsunuz.</p>
<p>Bu yaşam değerlidir. Buraya ulaşmak için yüzlerce ya da binlerce yaşamdan geçtiniz. Bu, harcamak isteyeceğiniz bir yaşam değildir. Bu, bir dereceye kadar – nasıl desek&#8230; bazılarınız bir yaşamı ele alıyor ve “eğer bu işe yaramazsa, başka bir yaşamım olur” diyor. Ve bu gerçektir de, ama Şambra, siz bu yaşamı özel olsun diye tasarladınız. Bu, berraklığa sahip olduğunuz bir yaşamdır. Bu, insana ait örtücü-katmanların birçoğunu dönüştürdüğünüz bir yaşamdır.</p>
<p>Bu yaşam kutsaldır ve kutsanmıştır. Çok özeldir. Bu, yeniden birlikte gelip de başka Şambralarla birlikte olmayı – karşılaşmayı – kabul ettiğiniz bir yaşamdır&#8230; Şambra ister yerel bölgenizde olsun, ister onlarla internet üzerinden iletişim kurun, ister onlarla karşılaşmak için başka yerlere gidin&#8230;. Şambra enerjilerinin yeniden birleştirildiği bir zaman.</p>
<p>Bu aynı zamanda sadece kendi öğreniminiz için değil, ama başkalarına öğretmen olmayı da seçtiğiniz bir yaşam. Bu, bu yaşamın arzu listesinin başında yer alıyor – öğretmen olmak. Öğretmenin, öğrenme sürecinden kendisinin de geçmesi gerektiği açıktır. Siz bu arada kendinize bunu da verdiniz. Dediniz ki, “Çıkıp da öğretmeye başlamadan önce, kendim deneyimlemek istiyorum. Ben bu bedenlenilmiş yükselişin neye benzediğini deneyimlemek istiyorum.” Başka bir deyişle, fiziksel bir bedenin içinde olup da yükselişin tümünden geçmek, ki bu aynı zamanda bağlantıyı kesmek anlamına da gelir.</p>
<p>Bu deneyimden kendiniz geçmek istediğinizi ve o derin şefkate ve empatiye sahip olmak istediğinizi söylediniz, bazı adımları atlamış olsanız da. Atlamış olabilirsiniz. Şefkat ve empatiyi, başkalarıyla çalışırken doğal karşılanmayacak biçimde istiyordunuz. Siz, adımların her birinden geçmenin nasıl bir şey olduğunu anımsayacaktınız. Biz bunu altı yıldır yapıyoruz, her bir adımı.</p>
<p>Böylece, bu yaşama ilişkin çok, çok özel olan şeylerden biri, öğretmektir. Tabii, yeni bir biçimde öğretmek. Sadece bir grubun önünde durup da onları zihinsel bir işleme sokmak değil, ama örnekleme yoluyla öğretmek. Yaşamınızı alıp, onunla yapmak istediğiniz şeyleri gerçekleştirmek yoluyla öğretmek. Ne güzel bir örnek – yaşamınızla ne yapmayı seçiyorsanız onu yapmak. Öğretmek budur!</p>
<p>Biz dünyanın her yanındaki Şambraya, er ya da geç başka insanların ya da kuruluşların emrinde çalıştığınız işleri bırakacağınızı söyledik. Onlarla bağlantıyı keseceksiniz. Birine göstermek için ne harika bir örnek: Başka bir şey için çalışmak zorunda olmamak, yalnızca kendin için var olmak. Ne seçiyorsan onu yapmak. Şu kadar saat çalışmak, belli toplantılara gitmek, alışkanlık halini almış programları ya da sıradan görevleri yerine getirmek gibi kalıpları kırabilirsiniz. Bunları kırıp içinden çıkabilirsiniz.</p>
<p>Bunu gerçekleştirmek her zaman kolay bir iş değildir, çünkü o işlerde kalmak büyük bir rahatlık ve güvence sağlar. En azından her gün ne olacağını bilirsiniz. Bundan çıktığınız zaman, bilinmeze girmiş olursunuz, ama aynı zamanda da gerçek sevince. Bu da gerçek bir örnek oluşturacağınız, başkalarına öğretmen olacağınız bir konudur.</p>
<p>Örnek olarak yaşadığınızda, kalbinizde yaratmayı arzuladığınız şeyleri yarattığınızda, eski kapanlara ve sınırlılıklara ya da bilincin eski örtücü-katmanlarına düşmediğinizde, bunların tümünü kırdığınızda, öğretmensinizdir. Ama bunları kendiniz için kıracaksınız tabii. Başkaları için değil, kendiniz için. Böyle örnek olduğunuz zaman öğretmensinizdir. Süslü metafiziksel sözcüklerle – başka alemlere ilişkin bilginizle insanları etkilemeyi amaçlayan sözcükler değil. Çünkü bir anlamda bu sözcükler onların bir kulağından girip, öteki kulağından çıkar, ya da kafalarında tıkanıp kalır. Onlara öğretebileceğiniz en muhteşem şey, yaşamınızı örneklemektir – seçtiğiniz şeyi yaratmak için şu an Dünyada gerçekleştirdikleriniz.</p>
<p>Bu yaşam çok önemlidir, özellikle de Yeni Dünyaya gidecekleriniz için. Burada temizledikleriniz, berraklaştırıp fark ettiklerinizin, Yeni Dünyada gerçekleştireceklerinizin üzerinde çok büyük bir etkisi ve önemi olacaktır. Bazılarınız, Yeni Dünyanın sınıflarında öğretmen olmayı sürdüreceksiniz, daha önce hiç Dünyada bulunmamış – fiziksel maddeye hiç enkarne olmamış &#8211; o meleksi varlıklara bunun nasıl bir şey olduğunu öğreteceksiniz. Buraya gelmeden önce anlamalarına yardımcı olacaksınız.</p>
<p>Bazılarınız Yeni Dünyaya gidecek, yeni enerjilerle çalışacak, onların gerçekte ne olduğunun, ne anlama geldiğinin, ve &#8211; eğer insanlar ilgilenecek olursa – eski Dünyada bunun nasıl uygulanabileceğinin anlaşılmasına yardımcı olacak.</p>
<p>Bazılarınız, bir süre için Yeni Dünyaya gidecek ve sonra onun ötesine, Üçüncü Çember dediğimiz yere gitmeyi seçecek. Bu alan, anlatması çok zor bir alandır, çünkü, eğitim gören bir tanrıyken, tüm haklara sahip tam bir Tanrı olmak için buraya gidersiniz. Tüm haklara sahip. Düşlemesi bile zordur çünkü çok geniştir. Bazılarınız bu yaşamdan sonra oraya gideceksiniz.</p>
<p>Biz şunu söylüyoruz, bu çok önemlidir. Bununla ilgili ciddi olmak gerektiğini söylemiyoruz çünkü ciddiyet, enerjileri kısıtlar. Hafif kalmak ve enerjileri sürekli geliştirip hareket ettirmek harikadır. Ama bazılarınız, “Sonuca ulaşmadı. Bir dahaki sefere yeniden denerim” dediğiniz bir noktaya geldiniz. Bunu düşünürken 20 yaşında olabilirsiniz. Bunu düşünüp de şu anda dinliyor olanların bazısı 80 yaşında. “Oraya giden yolun bir kısmını katettim ama yolun tamamını değil” diye düşünüyorsunuz.</p>
<p>Biz sizden buna bir daha bakmanızı isteyeceğiz. Biz size, bu yaşamda kendinizle ilgili gerçekten ne öğrendiğinizi soracağız. Kendinizle ilgili. Nelere sahip olduğunuz, ne kadar büyük bir evinizin olduğu ya da kaç tane arabanızın olduğunun önemi yok. Bunlar rastlantısaldır. Harika rastlantılardır ama önemsizdirler. Bu daha çok bu yaşamda ne öğrendiğinize ve nasıl geliştiğinize ilişkindir. Kendiniz ve ruh hakkında, yolculuğunuz hakkında, yeni bir anlayışa nasıl geldiğinize, ve bundan sonra nereye gitmeyi seçtiğinize ilişkindir.</p>
<p>Bu yaşam o kadar değerlidir ki. Kendi rezonansına, kendi kimliğine sahiptir. Enerjileri salıverilmiş diğer yaşamları temel alan kendi çok kutsal enerjisine sahiptir. Bakın, bir insan için tipik bir yaşamda, o yaşam oldukça bağımsızdır. O kendi başına yalnızca kendini destekler. Belirli bir yaşamı ele alacak olursanız, diyelim 500 yıl öncekini, sizin o veçheniz ya da öykünüz, yalnızca öykünün içinde kalarak bir şey ifade etmeye çalışıyordu. Ve sizin, bir Kapsayıcı-ruh varlığı olarak, kendinize bunu yapma izni verdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ama o yaşam, daha çok sadece o yaşamla, o belli öyküyle ilgiliydi.</p>
<p>Bu yaşam farklıdır. Kendine dönük ya da sadece tek bir öykü olmak yerine, bu yaşam şimdi bir toparlanma oluyor, tüm öykülerin birleşip bütünleşmesi oluyor. Bu yaşamda merkezde olan neredeyse siz gibisiniz. Yaşadığınız tüm diğer yaşamlar şimdi onun bir parçası oluyor. Onların tümü sizin vasıtanızla bu yaşamda yeniden birleşiyorlar.</p>
<p>Biz onun için o enerjileri salıverdiğinizde, dönüp yine size akarlar diyoruz. Onları salıverirsiniz, o öykülerin enerjilerini bırakıverirsiniz ki dönüp dolaşıp size geri gelebilsinler ve yeniden hizmet edebilsinler. Ama bu kez, öykünün sınırlılığı olmadan. Bu yaşam zirvedir. O, kendinizin mezuniyetidir, anlıyor musunuz. Ona, olduğu şey için büyük bir şefkat ve sevgi ve saygıyla davranın. Diğer yaşamlar gibi değildir. Sadece başka bir yaşam değildir. Bu, O yaşamdır Şambra. Bu, şu anda, sizin için O yaşamdır.</p>
<p>Böylece&#8230; geçen ayki Şaudda Adamus geldi ve size bağlantıyı kesmekten söz etti. Önemli bir adım, önemli bir anlayış. Size bu kadar açık olabildiğimiz ve enerji ağından, Alan’dan bağlantıyı kesmek gibi şeylerden söz edebildiğimiz için yine gülümsemek durumunda kalıyoruz – ki bu bağlantıları kesmek, Saint Germain’in de geçen ay dediği gibi, Şambra için önemli, önemli bir kilometre taşıdır.</p>
<p>Bazen gülümsüyoruz çünkü sizin gidip de sokaktaki adama bunu açıklamanızın ne kadar zor olacağını biliyoruz. Diyelim, kavramları açıklamaya çalıştınız ve şöyle dediniz, “Evet, aylık Şaudumuzu yaptık&#8230;” Bu kelimeyi söylediğiniz için bile size garip bakacaklardır (gülüşmeler). “&#8230;. ve biz – ben &#8211; o Şaudda Alan’la bağlantıyı kesmeyi kabul ettik.” Ve onlar dönüp alanı görmeye çalışacaklardır (kahkahalar), belki kafalarını kaşıyacak, sallayacak ve hızla uzaklaşacaklardır. (yoğun kahkahalar) Onun için, nerelere geldiğiniz, ne tür bilgileri anlayabildiğiniz, ne tür enerjilerden geçmek için kendinize izin verdiğiniz bizi eğlendiriyor.</p>
<p>Biz Alan’la bağlantıyı kesmekten söz ettik. Bunun, meleklerin çoğunun gerçekleştirmediği bir şey olduğunu biliyor musunuz. Onlar hâlâ bir yerlerdeki bir tür alan ya da enerji kaynağına bağlıdırlar. Onlar sizin önünüzden gitmiş değildirler. Tam tersi. Büyük Varlıklar sizlersiniz, ilk giden sizsiniz. İlk giden sizsiniz. Siz Alan’la bağlantıyı kesiyorsunuz.</p>
<p>Şimdiye kadar, bunu birlikte gerçekleştirmiş olan bir insan grubu tam anlamıyla olmamıştır. Bunu insan biçiminde olan çok az bireysel varlıklar gerçekleştirmiştir. Ve belli sayıda varlıklar da yolun bir kısmını gitmiş, ama Dünyadaki enerji uygun olmadığı ve/veya yeni enerji kullanılamadığı için, o yaşamlarında yolu bitirememişlerdir.</p>
<p>Aydınlanmış Varlıklar var, Buda gibi bir yaşamı, aslında bir dolu yaşamı (Tobias güler)&#8230;. biz ona takılıyoruz&#8230;. buna harcayan aydınlanmış üstatlar var. Buda en çok ıstırap çekendi! Buda, Gautama ya da Buda olarak yaşamındaki herşeyi reddetmişti, ve tüm çabası Alan’la bağlantıyı koparmaya yönelikti. Bunu önce, fiziksel düzlemlerden ve bedeninden koparak, sonra da zihninden koparak gerçekleştirdi. Ardından, yavaş yavaş kristalin alemlerle olan bağlantıyı kesti. Ama bunu gerçekleştirebilmek için öylesine sınavlardan ve sıkıntılardan geçti ki. Bedenini cezalandırdı ve zihnini lanetledi.</p>
<p>Sonunda oraya vardı. Oraya çok, çok, çok yaşamdan ve birçok bağlantıyı kesme girişiminde sonra vardı. Ama bunu en sonunda parlaklığın saf bir anında, “Vazgeçiyorum!” dediğinde (kahkahalar) gerçekleştirebildi. Bu öyle büyük bir meleksi esinlenme falan değildi, onun düzeyine aşağıya inen Ruh’un eli de değildi. En sonunda “Bu ıstıraptan ve çabadan vaz geçiyorum ve bu terbiyeden vaz geçiyorum” dediğinde, ağaç altında oturduğu o anda aydınlandı, ve sonra cennetler açıldı ve hepimiz alkışlayıp, “Tanrı’ya şükürler olsun, en sonunda!” dedik. (gülüşmeler)</p>
<p>Yeshua. Yeshua – ya da birçoğunuzun bu sevgili varlığa dediği gibi İsa – birleşik bir varlıktır, bir ruh varlığı değil. O – bir anlamda – Şambra ve dünya için yolu göstermeye geldi, gerçekten, ama insanlar “Peki, Yeshua Alan’la bağlantısını koparttı mı?” dese bile, Yeshua bir ruh varlık değildir, sizin gibi değildir. O, çok, çok, çok enerjilerden oluşan bir birleşimdir. Onun için, Yeshua’nın Alan’la bağlantısını kestiği bile söylenemez, çünkü aslında Yeshua hâlâ Alan’ın bir parçasını oluşturuyor, özellikle de İsa kimliği ile.</p>
<p>İsa, şu anda Alan’a çok örülmüş bir haldedir! İnsanların, kurtuluşunuz için İsa’dan geçmeniz gerektiğini söylediğini duyuyorsunuz. Bu, sürekli o ağa, o şebekeye, matrikse, adına her ne demek isterseniz, takılıp kaldığınız anlamına gelir. O, ona örülmüştür.</p>
<p>Şimdi, İsa’nın enerjisi, Yehua’dan biraz farklıdır. Aslında bizim bir masal varlığı dediğimiz İsa’yı bilinç yaratmıştır. Bir İsa hiç olmadı. Bu, onun adı değildi. O Yeshua idi, ve Yeshua’nın enerjisi oldukça farklıdır. Ama Yeshua bile bu bağlantıyı kesme işleminden geçmedi.</p>
<p>Oama olarak bildiğiniz varlık&#8230; Cauldre bize öbür adını söyleyemeyeceğimizi söylüyor (Tobias gülümser). Aptalca kurallar&#8230;. R***** olarak bildiğiniz o sevgili varlık! Söyleyeceğim işte! (kahkahalar) Cauldre’nın bu kadar sövdüğünü hiç duymamıştım. (Yoğun kahkahalar, Tobias da kendi kendine güler) Bunu da araya sokuşturmak zorundaydık. (çvr. notu: Ramtha’ya kanallık eden hanım, onun adının başka yerlerde başka başka adlarla kullanılmamasını ya da onun adına konuşulmamasını Geoffrey’den özellikle rica etmiş, mesajlardan bu ad silinmiştir. Tobias bununla dalga geçiyor.)</p>
<p>Oama’nın bu enerjisi&#8230;. bizi affet, yanlış sözcük kullandık&#8230;. Oama&#8230;. bu Oama enerjisi, muazzam bir öfkeden sonra, muazzam ıstıraplardan sonra ve muazzam bir yalnızlıktan sonra Alan’la bağlantısını kesebilmişti. Oama da Alan’la bağlantısını koparmıştı, bağımsız olmuştu, tüm bağlantılarını kesen – aile bağlantılarını, savaşçılarıyla ve ordularıyla olan bağlantıları, hatta Tanrı bağlantısını bırakmak zorunda kalan bir ruh varlığı olmuştu, anlıyor musunuz. Tanrı bağlantısını koparmak büyük bir şeydir. Bu, Oama’nın öğrenmesi gereken büyük bir şeydi. Hatta Oama’nın şimdilerde sözünü etmeyi sevdiği büyük bir şey. Tanrı’yla bağlantıyı kesmek, anlıyor musunuz. Bu büyük bir şeydir.</p>
<p>Bu düzlemlerde konuşmaya başladığınızda insanlar gerçekten korkuya kapılıyorlar, çünkü Tanrı’nın kötü huylu ve yargılayıcı – kesinlikle hiç şefkati olmayan – herşeye kadir eril bir varlık olduğu – ve cennete egemen olup da cehenneme olmadığı – insanlarda öylesine kökleşmiş ki, anlıyor musunuz. Onun için bu insanların sahip olduğu çok büyük&#8230;. çok büyük bir korku.</p>
<p>Ama Oama şöyle dedi, “Ben Tanrı’yla bile bağlantımı keseceğim. Herşeyle bağımı keseceğim çünkü umurumda değil.” Aslında öleceğini sandı, aslında ölmek istiyordu. Kendini zorla öldürmeye çalışıyordu. Ama içinde olan bir şey, bunun olmasına izin vermiyordu, ve aslında onu herşeyle bağlantısını koparmaya zorluyordu. Ve o da bunu yaptı. Yaptı. O zamandan beri de kendi varlığı oldu, ve şimdi insanlarla kendi fırtınalı tarzıyla çalışmak için, bağlantıları koparmalarına yardımcı olmak için Dünyaya dönüyor.</p>
<p>Bazen&#8230;bu ister Oama olsun, ister Saint Germain&#8230; bazen sizi ittirirler. Onlar bazen – nasıl desek – biraz – nasıl desek – öteye geçmenize yardım edebilmek için, size artık hizmet etmeyen şeyleri bırakmanıza yardımcı olmak için kendini beğenmiş olurlar.</p>
<p>Kuthumi, bir başka büyük varlık, bağlantıyı kesmede zorlanMADI. Bu onun için zor bir süreç olmadı. Istıraptan geçmesi gerekmedi, o yalnızca bırakıverdi. Uzun bir süre için çekip gitti, gerçekten. Arkadaşlardan ve aileden uzak durdu, o kadar sevdiği üniversite hayatından bile uzaklaştı. Başını alıp gitti ve şöyle dedi, “Ben bunu kolay yoldan, eğlenceli yoldan gerçekleştirip bağlantıyı koparacağım. Ben kendi varlığım olacağım.” Ve bıraktı da. Aslında bunu, Gaia’nın sevgisi ve şefkatiyle gerçekleştirdi. Gaia’ya bağlı olarak değil, ama bırakabilmek için o enerjilerle çalışarak. Onun için, Kuthumi bağımsız varlıklardan biridir. Beslenme yollarının tümünü ve bağlantıların tümünü bırakmış, ruhu olan bir tanrı varlıktır.</p>
<p>Ben Tobias bağlantılarımı kestim. Ben bunu zor yoldan gerçekleştirdim. Çok dindar olduğum, kitabı izlemeye çalıştığım çok, çok yaşamlardan geçtim. Kendi tarzımda çok erdemliydim. Sanki Tanrıya giden yolu hak etmeye çalışıyordum, sanki, kuralların tümünü izleyebildiğim için Tanrı’ya ne denli değerli olduğumu göstermeye çalışıyordum. En sonunda Tanrı, “Tobias, Benim kurallarım yoktu! Hiç yoktu! Bunların tümünü sen oluşturdun. Kurallara yatkın olan dengesiz bir takım insanlar tarafından yazılmış bazı çılgın kitaplarda okuyorsun bunu” (gülüşmeler) dedi. Ben bağlantıyı kesmeyi öğrendim, ama bu benim çok zamanımı ve çok, birçok yaşantımı aldı.</p>
<p>Sürecin bir parçası da Tobias olarak yaşadığım hayatta geldi. Ben Tobit olarak biliniyordum ve ıstıraplardan geçmek zorundaydım&#8230; herşeyden önce, bir köle olarak ıstırap çekmek. İlginç bir aile yaşamı yüzünden ıstırap çekmek. (Tobias kendi kendine güler) Biz burada ayrıntılara girmeyeceğiz. (kahkahalar) Görme yeteneğimi kaybetmenin ıstırabı. Fazla içmenin ıstırabı, ki bunu bağımlılıkla ilgili son konuşmamızda itiraf etmiştim. Kesinlikle bağımlıydım. Kendi acılarıma, aslında kendi duygusal acılarıma bağımlıydım. Onları sanki içerek boğmaya çalışıyordum.</p>
<p>O yaşam son bulduğunda, dehşet içinde, daha yeni terk ettiğim aynı yere hemen enkarne olduğumu fark ettim. Yeniden İsrail topraklarına geri dönmüştüm, çünkü orası beni geri çağırıyordu. Tamamlanmak istiyordu. Ben de tamamlanmak istiyordum. O yüzden de geri gelmiştim. Yine biraz fazla içiyordum, bunu da şimdi itiraf etmeliyim. Bazı toplantılarda, “Ben Tobias’ım&#8230;.” diyordum. (Tobias’ın, Anonim Alkolikler toplantılarında kullanılan kendini tanıtma biçimine değindiğini fark eden izleyiciler çok güler)</p>
<p>Ve sonunda kendimi hapse atılmış buldum ve o hapishanede her günden nefret ettim, her insandan nefret ettim, Tanrı’dan nefret ettim, yaşamla ilgili herşeyden nefret ettim. Taa ki en sonunda, en sonunda, tümüyle çaresizlik içinde ve ölmek üzere olduğumu bildiğim bir noktada, sonunda özgürlüğümü bulana dek. O hapis hayatı ve tüm o ıstıraplar, sonunda bırakmamı sağladı. Gerçekte hiç bir kuralın olmadığını fark etmek. Artık gerçekten tutunmam gereken hiç bir şeyin olmadığını fark etmek. Ben herşeyi kaybetmiştim, anlıyor musunuz. Ailemi, topraklarımı, sağlığımı ve Tanrımı. Tümünü kaybetmiştim, böylece bırakıverdim.</p>
<p>Gerçekte bağlantıları kesen fazla Varlık yoktur. Aslında liste oldukça kısadır. Kendilerinin o süreçten geçmesine – şu anda sizin içinden geçtiğiniz bir sürece – izin vermiş olan fazla Varlık yoktur. Bu – nasıl desek&#8230;. Tüm bu spiritüellik ve din kavramları aslında&#8230;. aslında&#8230;. bağlantıyı kesmekle ilgili olmalıydı. Ama kiliseler ne öğretiyor? Daha fazla bağlantı. Enerjiye daha da bağımlı olmayı. Onların enerjisine daha çok bağımlı olmayı. Oysa bu en basit öğretilerde tümüyle bağlantıyı kesmekle ilgilidir. İşte o zaman kendi mutlak bağımsız varlığınız haline gelirsiniz.</p>
<p>Ben şimdi bu Şambra grubuyla bir şey yapmak istiyorum, biraz farklı bir şey. Saint Germain, sizin bağlantıyı kopartma işlemini başlattığınızı söyledi. Siz buna kabul verdiniz, ve bu sizi zorladığımız bir şey değildir. Siz birey ve grup olarak dediniz ki, “Biz, bizi beslemiş olan o eski şeyleri yavaşça, ıstırap çekmeden ya da dram yaratmadan bırakmaya başlıyoruz. Biz sadece bırakmaya başlıyoruz. Biz onların yavaş yavaş yok olmaya başladığını izleyeceğiz.”</p>
<p>Biz şimdi bir dakikamızı sizin bunu hissetmenize ve deneyimlemenize ayırmak istiyoruz. Belki de sizi bağlayan tüm o farklı şeyleri görebiliyor ve hissedebiliyorsunuz&#8230; sizi Alan’a, enerji ağına, hatta uzun zamandır meleksel ailelerinize bağlayan, sizi Dünya’ya ve burada bulunan insanlara bağlayan,hatta sizi Şambra ve Ruh’a bağlayan şeyleri.</p>
<p>Bunlar, deyim yerindeyse, bir salıverilme dansı yaparken, sizin de bir dakika kadar bunu hissetmenizi sağlayacağız. Siz&#8230;. onlar çekip çıkartılmıyor ya da kesip atılmıyor, yalnızca herşeyin bağlantısı yumuşak biçimde kopartılıyor. Aslında biz birkaç dakika bunu birlikte deneyimlemek istiyoruz. Ve biraz da müzik istiyoruz, bugün çalınan o şarkıdan sonra gelen parçayı. O çok uygun olacak. O parçanın adı “Have a Little Faith In Me – Bana biraz inan/güven/iman et”, ve biz oturup onu dinleyeceğiz ve değişimler, bağlantıyı kesmeler, yumuşak ve sevecen bir biçimde olagelirken yalnızca hissedeceğiz.</p>
<p>Derin bir nefes alalım (duraklama) ve çalan müziğin eşliğinde bu bağlantıyı kesme işlemini hissedelim.</p>
<p>(arka planda müzik çalar)</p>
<p>Bu doğal bir işlemdir&#8230; kolay bir işlem/süreç&#8230;.</p>
<p>(müzik devam eder)</p>
<p>Kuthumi’nin bunun korkusuzca&#8230;. ıstırap olmadan&#8230;. sadece olmasına nasıl izin verdiğini hissedin&#8230;.</p>
<p>(müzik biter)</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>Bağlantıları kesen bir başka varlık da Saint Germain’dir&#8230; o buna zorlandı – hem bir bilinç hali olarak, hem de tezahür etmesine izin verdiği o kristal olarak tutsak olduktan, o kristalin içinde tam anlamıyla tuzağa düştükten sonra buna zorlandı. Başka hiç bir çıkış yolu bilmiyordu, ne canlı, ne de ölüydü, ama kendini bu kristalin içinde gömülü bulmak, bağlantıyı nasıl keseceğini öğrenmenin yolunu bulmasını sağladı. Saint Germain, orada yüzbin yıl geçirdiğini söylüyor&#8230;. ne kadar uzun zaman olursa olsun, o yaşamı, onu kendi içine dönmeye ve yanıtları, yolunu orada bulmaya zorladı. Tüm o diğer şeylerden bağlantıyı kopartmak ve aslında yanıtlara zaten hep sahip olduğunu fark etmek. O gerçekten nasıl çıkılacağını bildi.</p>
<p>Dediğimiz gibi, bu işlemden geçmiş olanların, çok da uzun olmayan bir listesi var ve biz şimdi size geri geliyoruz – hepimiz, daha önce insan biçimi içinde yaşamış olanlarımız – biz, bu işlemden geçmenize yardımcı olmak için, bunun yapılabileceğini göstermek için geri geliyoruz. Kendinize bağlantıları kopartma iznini verebilirsiniz. Sizi besleyen ve size yakıt sağlayan, sizi etkilemekte olan herşeyle bağlantınızı kopartmak. Kendi bağımsızlığınızı ve mutlak doğanızı keşfetmek için bağlantıları kesin.</p>
<p>Bu işlemden geçen hepimiz öyle ya da böyle büyük korkulardan geçtik. Bilinmeyenin korkusu, tümüyle bıraktığınızda size ne olacağı korkusu – belirsizliği. Tümüyle bırakmak. Ansızın hiçliğe, karanlığa boğulduğunuzda ne olur – Tanrı’yla olan bağlantınızı bilinçli bir biçimde kesmiş mi olursunuz? Aptal yerine mi kondunuz ya da size oyun mu oynandı? Tüm bu korkular gelir içinize.</p>
<p>Biz bunlardan daha önce geçtik. Nasıl olduğunu biliyoruz. O yüzden şimdi Rafael enerjilerini çağırıyoruz, korkularınıza bakmanıza yardımcı olsun diye. Onlarla savaşmak ya da mücadele etmek değil, ama onlara bakmak için. Ve kendi içinize bakmanız için, kendinize, size doğru gelen şeye. Ben Tobias’ın, ya da diğerlerinin söylediği şeye değil de, size doğru gelen şeye bakmak. Nerede olmak ve ne yapmak istediğinize bakmak. Hatta tüm şu bağlantıları kesme kavramına da, onları sürdürmek istediğiniz bir şey olarak bakmak.</p>
<p>Böylece, Rafael o korkulara, yaşantınızdaki engellere, sizi kapana kıstıran ve geri tutan o şeylere bakmanıza yardım etmek üzere geliyor.</p>
<p>Bu, şu anda yaşamınızın çok önemli bir zamanıdır, ve bu çok önemli bir yaşamdır. Siz şu an bazı en yeni – sizin deyiminizle – Yeni Enerjinin yenilikçi alanlarına giriyorsunuz, daha önce çok az varlığın, belki de hiç kimsenin yürümediği alanlara. Yeni topraklar. Bu, sizin istediğiniz bir şeydir, planladığınız, bu yaşam için tasarladığınız bir şeydir. Siz şu anda büyük/önemli adımlardan geçiyorsunuz.</p>
<p>Biz sizi desteklemek ve sevmek için ve şu anda içinden geçiyormuşsunuz gibi görünen o belirtilerden neden geçtiğinizi anlamanıza yardımcı olmak için burada bulunuyoruz. Örneğin, beklenmedik yorgunluk gibi belirtiler. Bunun olma nedeni, kendinizi beslediğiniz eski biçimlerden bağlantıyı keserken, içinizden yeni bir şeyin ortaya çıkması gerektiği içindir. Enerjinizi eski biçimlerden yeniye aktarma aşamasında bulunuyorsunuz. O nedenle, zaman zaman ve hiç ummadığınız anlarda beklenmedik yorgunluklar hissedeceksiniz.</p>
<p>Farklı uyku kalıpları edinmeye başlayacaksınız, çünkü deyim yerindeyse, yeni kristalin benliğiniz on-line olarak geldiğinde, o eski sekiz saatlik uyku kalıbına ihtiyacınız kalmayacak. Herşey değişmeye başlar. Yediğiniz yiyecekler değişecektir çünkü kendinize farklı yakıtlar sağlayacaksınızdır.</p>
<p>İnsanlarla ilişkiniz ve bağlantılarınız değişir, yine. Onlar daha önce de değişmişti, ama yine değişecektir. Kendinizi ne tür işlere koştuğunuz&#8230; yaptığınız işler, hatta nasıl para kazandığınız&#8230;. değişmeye başlayacaktır. Siz çok eski enerji yollarıyla para kazanmaya alışıksınız; örneğin saat başına para almak gibi. Ki bu, yaptığınız şeyin yaratıcılik içinde genişlemesiyle olmalıydı, saat başına değil.</p>
<p>Bu bağlantıları kesmenin belirtileri böyle sürer gider. Bunlar, özgün Şambra belirtilerine çok benzer – uyanma belirtilerine – ama bazı farklar vardır. Evet, şimdi bedende farklı ağrılar ve acılar, sık sık da bacaklarda (ortaya çıkabilir). Bunları daha önce omuzlarda ve sırtta hissederken, şimdilerde bacak ağrıları hissetmeye başlıyorsunuz. Bu, enerjinin şimdi farklı bir biçimde girip akmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Siz şimdi bir anlamda eski biçimde topraklanmaktan çıkıyorsunuz ve şimdi enerjinizi topraklamanın yeni bir biçimi söz konusudur. Hatta Gaia enerjileri ile çalışmanın yeni bir biçimi. Bu tümüyle farklıdır ve şu anda yaşamınızın neredeyse her alanında olagelen değişimler var. Rüyalarınız, tüm şu bağlantıyı kesme işleminin başka bir yansımasını daha oluşturur.</p>
<p>Nefes almanız değişir. Çoğunuz bunu fark ettiniz. Bağlantıları kestikçe solumanız değişir. Bedeninizi tümüyle farklı bir soluma yoluyla canlandırırsınız. Herşey değişmeye başlar.</p>
<p>Ve bu bazen korkuları tetikler. Olan bitenden pek emin olamadığınız için korku gelir. Bunların kontrolünüzün ötesinde olduğunu düşünüyorsunuz, ama Şambra anlayın; bu bağlantıları kesme işlemidir.</p>
<p>Bazen çok, çok hırçın/alıngan/sinirli olduğunuzu görüyor ve nedenini bilemiyor ve bunu zihinle kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Hatta bunu başkalarına bağlıyorsunuz (bazı gülüşmeler) ya da fazla çalışmaya, ya da yalnızca Yeni Enerjiye bağlıyorsunuz. Ama Şambra, bu, bağlantıları kopardığınız için böyledir, ve bazen enerji ağınızda ve bedeninizde bazı tahrişlere neden olur. Yani, herşey değişmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Şimdi, iyi haber şu ki, bazı zamanlarda da muazzam miktarlarda enerjiyle dolduğunuzu göreceksiniz. Muazzam yaratıcılıklar ve anlayışlar patlayıp çıkacak. Zihinsel süreciniz, çok analitik ya da doğrusal olmaktan çıkıp, çok yaratıcı olacak ve siz soruların çözümünü çok hızlı bulacaksınız, ve üstelik bunlar büyük çözümler olacak.</p>
<p>Diğer insanlara karşı çok sezgisel olduğunuzu göreceksiniz, ve herşeyden de çok, çok basit ama derin anlayışlara geldiğinizi göreceksiniz. Basit derken, yaşamın temel, basit niteliğini görmeyi kastediyoruz. Şeylerin özsel enerjilerini göreceksiniz. Sürekli farklı analizler peşinde olan zihnin kargaşasına kapılmayacaksınız. Çok basit ve çok berrak ve derin bir biçimde görebileceksiniz.</p>
<p>Kendiniz için başka insanlardan ya da başka dışsal enerjilerden enerji çekmeniz gerekmediğini göreceksiniz. Onun için de, gereksinim duyduğunuz şeyi elde etmek için hiç uzlaşmayacaksınız ya da kendinizi feda etmeyeceksiniz.</p>
<p>Şu an insan yaşamında, çoğu insanlar, bu uzlaşma oyununu, alma verme oyununu, enerji almanın yeni yollarını bulmayı ve sınırlı biçimde onu geri vermeyi oynuyor. Bu, insanlar arasında sürekli devam edip duran bir oyun. Bu oyunu, Şambra, oynamak zorunda olmadığınızı düşünebiliyor musunuz? Enerjiniz için, devamlılığınız için hiç kimseye ya da hiçbir şeye güvenmek zorunda kalmamayı? Buna sadece kendi içinizde sahip olmayı düşünebiliyor musunuz?</p>
<p>Hatta meleklerle ya da ruhla bile oyun oynamayı gereksinmemek. Listenizde çok günahınızın olup olmadığına ilişkin, doğru ya da yanlış şeyi yaptığınıza ilişkin kaygılanmamak. Ne yapılması gerektiğini size söylemeleri için ya da size enerji paketleri vermeleri için meleklere ya da rehberlere güvenmek zorunda olmamak. Bunların tümüne içinizde sahip olacak kadar bağımsız olduğunuzu düşleyin. Bu ne kutsamadır. Şimdi gittiğiniz yer burasıdır. Hepimizin Şambra olarak hep birlikte gittiği yer burasıdır. Ne büyük bir mutluluk. Bu, yaşantınızda sevinci deneyimlemenin yeni bir yoludur.</p>
<p>Bugünkü konuşmamıza bir noktayı daha eklemek istiyorum. Bu – nasıl desek – bir hafta önce Kutsal Geometri ile ilgili konuşmamızdan çıktı, ve biz yeni rakkamlardan, işlerin yeni biçimlerde hallolmasından söz ettik.</p>
<p>Şeylerin nasıl yaratıldığına ve sonra da tezahür ettirildiğine ilişkin çok basit bir işlemden söz ettik. Kutsal Geometri’yle ilgili konuşmamızda çok basit dört adımdan söz ettik ve en saf düzeyinizde Arzunun olduğunu söyledik. Arzu. Beklentisiz/gündemsiz bir arzu, belirli bir sonuca bağımlı olmayan arzu, yalnızca arzu. Bu, istemek değildir. Bir “istek”, bir şeye gereksiniminiz olduğunu söyler. Arzu, sadece olmak arzusuna, kendinizi ifade etmek, içinizdeki ruhu/özü ifade etmek arzusuna sahip olduğunuz anlamına gelir.</p>
<p>Sonra arzu, arzunun arkasında yatan Fikir’in olduğu bir sonraki düzeye gelir. Sadece yaratmak için bir arzunuz vardır. Ve şimdi, bu yaratma arzusunu yerine getiren bir fikir doğar. Fikir, herhangi bir şey olabilir&#8230; örneğin, bir iş kurmak. Fikir çok geniş ve genel olabilir. Fikir, yeni bir icat olabilir. Herşey olabilir&#8230;. ama arzu, Fikir haline gelir. Ve şimdi fikir der ki, “Ben ruhsal enerjimi belli bir biçimde ifade etmeyi istiyorum ya da arzuluyorum.” Yineliyoruz, tüm ayrıntılara ilişkin kaygılanmaya gerek kalmadan. Bu yalnızca bir fikirdir. Belki de fikir, bir kitap yazmaktır. Bir kitap yazmak için kağıdın nasıl yapıldığını bilmeniz gerekmez, anlıyor musunuz.</p>
<p>Ardından fikir, bir Çekim aşamasına gelir, ve bu çok önemlidir. Bir iki dakika bununla ilgili konuşalım. Fikriniz&#8230; genel bir arzuyu temel alan fikriniz&#8230; şimdi tezahür etmeye başlar. Bu fikir, belli enerjisel özelliklere sahiptir ve uygun enerjileri kendine çekecektir.</p>
<p>Eğer fikriniz bir kitap yazmaksa, otomatik olarak – tıpkı bir mıknatıs gibi – enerjileri içinize çektiğinizi göreceksiniz. Hatta bizim taraftaki enerjileri, yazma sırasında sizi destekleyecek varlıkları. Biz sizin yerinize sözcükleri yazacak değiliz, ama fikirlerin sürekli akması için size yardımcı olacağız. Belki sizi bu konuda parasal olarak destekleyecek kişileri kendinize çekeceksiniz, ya da belki yazmanıza olanak sağlayacak bir iş türünü ya da işsizliği kendinize çekeceksiniz.</p>
<p>Siz çekim aşamasındasınızdır ve bu da tüm enerjileri getirmeye başlar. Bu enerjiler size hizmet etmek ve fikrinizi desteklemek ister. Yineliyoruz, fikir, ayrıntısız olmalıdır. Ayrıntılar otomatik olarak gelmeye, çok doğal olarak akmaya yatkındır.</p>
<p>Ve siz şimdi Çekim aşamasındasınızdır, herşeyin sadece gelmesine izin veriyorsunuzdur, ama şöyle bir şey olabilir, korkunuz yolunuza çıkar. Bilinmeyen hakkındaki korkunuz. Fikrinizin – kitabınızın, işinizin, icadınızın ya da her neyse – belki de değerli olmadığını düşünen korkunuz. Belki de insanlar ona gülecektir. Belki de, istediğiniz desteği asla alamayacaksınızdır. Belki de başarısız olacaksınızdır. Görüyor musunuz, korku işte bu noktada devreye girmeye başlar. Korkularınız enerji düzeyini&#8230;. çekimin&#8230; fikrinizin titreşimini ve düzeyini değiştirecektir şimdi. Kendinizi sabote ediyorsunuzdur. Fikriniz, o çekim alemlerinin bir yerinde kalacak, hiç bir şey yapmayacak, ilerlemeyecektir, çünkü korku gelmiş ve kendinize uygun enerjileri çekme biçimini durdurmuş ya da değiştirmiştir. Onun için de o fikir hiç bir yere varamayacaktır.</p>
<p>Biz o nedenle şu anda Rafael enerjileriyle – burada bulunan Rafa ile – bu korkuların içinde ne tür enerjiler barındığını görerek korkuları görmezden gelmenize yardımcı olacağımızı, çekim düzeyinizi çok açık tutmanıza, çok saf enerjileri çekmenize yardım edeceğimizi söylüyoruz. Bunu yaptığınız zaman, fikrinizin daha saf ve tam bir tezahürüne izin vermiş olursunuz. Onun olmasını sağlayacak tüm uygun enerjileri içeri çekersiniz.</p>
<p>Biz şimdi diyeceğiz ki; Çekim düzeyinizde olan biteni şimdi özellikle izleyin. Enerjileri içinize nasıl getiriyorsunuz ve yapmaya çalıştığınız şeyi korkularınız nasıl sabote ediyor? Gelecek birkaç ay içinde bunun nasıl ortaya çıktığını izleyin. Özellikle de kendinize çektiğiniz şeylere ve engellediğiniz şeylere dikkat edin.</p>
<p>Bugünkü Şaud’umuzu bitirmeden önce son bir şey daha Şambra. Bir notumuz daha var. Zamanın gelecek 30 gününde hepinizin biraz ev ödevi yapmasını rica edeceğiz. Sizden her bir gün, bilinçli olarak farklı bir şey yapmanızı isteyeceğiz.</p>
<p>Bakın, siz tekrar ve tekrar ve tekrar her bir gün farkında bile olmadan şeyleri aynı biçimde yapmaya çok yatkınsınız. Her gün bir şeyi farklı bir biçimde yapın. İşe farklı bir biçimde gidin. Başka yollardan gidin. Sabah alışkanlıklarınızı değiştirin – ilk uyandığınızda yaptığınız şeyleri. Onları biraz farklı yapın. Jimnastik saatlerinizi ya da hatta yeme saatlerinizi değiştirin. Her gün farklı bir şeyi seçin ve onu farklı gerçekleştirin.</p>
<p>Bu, alışkanlıkları ve rutinleri nasıl yarattığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır. Çünkü bunlar da sizi Alan’a bağlı kılan şeylerdir. Bunlar, şu an bağlantınızı kesmede sizi çok zorlayan şeylerdir. Bunları bilinçli olarak farklı bir biçimde yaptığınız zaman farklı bir enerji göreceksiniz ve sizi Dünyaya bağlı tutan o şeyleri giderek daha çok salıvermeye başlamak size çok kolay gelecektir.</p>
<p>Dediğimiz gibi, şu an çok önemli bir dönemdir, çok önemli bir yaşam. Bu, O yaşamdır. Siz yeni topraklara giriyorsunuz, bağlantıları kesme topraklarına. Bazen korkuların akıp gelmesi, sizin gidip de saklanmak ya da işlemi durdurmak istemeniz çok kolaydır. Sadece şu anda olan biteni, siz bağlantıları koparırken olan biteni farkında olun.</p>
<p>Gelecek ay yine Rafa ile birlikte, bağlantıları kopartmak konusunda daha konuşmak üzere geri geleceğiz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 04 Mart 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 8: Bağlantıyı Kesmek; 2.Bölüm</div>
<div class="tarih">Tobias’ın katılımıyla, Geoffrey Hoppe kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com   &#8211;   www.kirmizicember.org</p>
<p>Ve öyledir Şambra, bugünün enerjisini, bağlantıları kesmekten söz ettiğimiz, enerji toplamanın eski yollarını salıvermekten, diğer tüm şeylerle olan ilişki biçiminizi salıvermekten söz ettiğimiz toplantımızın enerjisini sürdürüyoruz. Kendi içinizdeki içsel kaynağa, enerjisel gereksinimlerinizin hiç biri için asla dışarıya yönelmemenizde sizi tümüyle destekleyip güçlendiren o saf, temiz enerji kaynağına dönebilmeniz için bağlantıları kesmek. Bu, sizin hep arzuladığınız tamamlanma, bütünlenme düzeyidir. Bu şimdi, bu yaşamda, bu değerli yaşantınızda olmaktadır.</p>
<p>Bağlantıları kesmeyi zorlaştıran şeylerden biri de beklentilerdir. Beklentiler genelde Yakın alemlerden ve insani durumlardan doğarlar. Bedeninizin nasıl olması gerektiğine ilişkin, ne kadar sağlık ve zenginliğe sahip olmanız gerektiğine ilişkin belli beklentileriniz var. İnsanların sizinle nasıl etkileşmesine ilişkin beklentiler. Hatta Ruh ve meleklere ilişkin beklentiler var. Yani siz her türlü beklentinin ağırlığını taşıyorsunuz, ve beklentiler kendi içinde bir sınırlılıktır. Beklentileriniz, yaratıcı ifadelerinizin sonuçlarının doğasını kısıtlama eğilimindedir.</p>
<p>Dünyanın her yanındaki Şambra şimdilerde eski beklentiler olmadan tümüyle tezahür ettirmenin neye benzediğini anlamaya başlıyorlar, ve eski beklentilerin çok, çok, çok sınırlı olduğunu görüyorlar. Daha önce asla düşleyemeyecekleri şeyler şimdi gerçekliklerine geliyor, çünkü beklentileri bıraktılar.</p>
<p>Böylece, bugünün sorularını almaktan ve beklenti düzeyinizin ne olduğunu görmekten (kahkahalar) mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Rüya Yürüyüşü Okulu’na gittikten sonra kafama bir soru takılıp duruyor. Şunu bilmek istiyorum; kendi Rüya Yürüyüşümde kendimi Çiçekler Köprüsünden geçirsem ve bu bedeni geride bıraksam, bu benim yükselişimi ilerletir mi yoksa engeller mi? Yoksa, yükselişimi tamamlamak için bu fiziksel bedende kalmam mı gerekiyor? Eğer bu şekilde gitmek bir olasılıksa, yeniden doğma işlemine hemen girerek fiziksele geri dönebilir ve seçtiğim bir bedene girerek saf ve aydınlanmış bir Varlık enerjisi olarak geri gelebilir miyim? Saint Germain’in sahip olduğu gibi, istediğim fiziksel biçime girip çıkma yetilerine sahip olabilecek miyim, ve başka maddeleri isteğim üzerine altına dönüştürerek kendimi uzun süre destekleyebilecek miyim? (izleyiciler ve Tobias güler)</p>
<p>LİNDA: Bu hiç de komik değildi!</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, bu sorunun zevkli yanları var ve senin burada sorduğun şey, gerçekten Saint Germain’in gerçekleştirdiği şeyleri yapıp yapamayacağındır: kendi fiziksel ölümünün zamanını seçmek; bedenini terk etmek; bedenden geri kalanları Dünyaya bırakmak; bedeninden çıkmak ve Çiçekler Köprüsüne yolunu bulmak.</p>
<p>Bu gerçekten de mümkündür, ancak birinin sana eşlik etmesi her zaman için güzeldir, oraya nasıl varacağını sana söylemesi değil, ama sadece bu yolculukta sana yardımcı olması. Ancak, bunu kendin yapmayı seçersen, özellikle de Rüya Yürüyüşü Okulu’na gittikten sonra, Anasazilerin yolunu anımsayacaksın. Çiçekler Köprüsüne varmanın kolaylığını anımsayacaksın. Fiziksel bedenini bir kez geride bıraktın mı, Dünyanın o dramlarına ve bağlantılarına kapılmamanın, ve melek dostların ve ailen tarafından karşılanacağın o Çiçekler Köprüsüne yolunu çabucak bulmanın ne kadar kolay olduğunu anımsayacaksın.</p>
<p>Ama bir kez oraya vardın mı, aynı soru senin için geçerliliğini koruyacaktır; şimdi ne yapmayı seçiyorsun? Yeni Dünyaya gitmeyi mi seçiyorsun, yoksa Eski Dünyaya geri gitmeyi mi? Ya da, Saint Germain gibi o çok, birçok farklı boyutlara girip çıkmayı, fiziksel, fiziksel olmayan ve en yüksek alemler arasında mekik mi dokumayı seçiyorsun? Bunlar senin seçimlerin olacak.</p>
<p>Ancak, Saint Germain şimdilerde Dünyada tezahür ettiği zaman, bir doğum işleminden geçmiyor. O bunu çok, çok zor bir şey olarak görüyor. O nedenle de kendisinin çok kısa bir süre için tezahür etmesine izin veriyor, sanki neredeyse – nasıl desek – çizgi romanlardaki gibi, fiziksel madde içindeki mevcudiyetini yalnızca kısıtlı bir süre tutabiliyor. Birkaç günü kaldırabiliyor, ama bu süre dört ya da beş günü geçecek olsa onu ağır bir biçimde tüketecek ve o kendini – nasıl desek – gerçekten bir fiziksel bedene yeniden-doğma döngüsü içinde bulacaktır. Onun için, o, o enerjiyi sadece belli bir süre tutabilir.</p>
<p>Eğer bu soru ona sorulmuş olsaydı – ve sana çok açık bir yanıt verecek olsaydı – fiziksel madde içinde kısa süreli tezahürleri gerçekleştirebildiği halde, sizin gibi o bedeni tümüyle bedenlemediği için, yiyecek gibi, fiziksel seks gibi ve yaşamın diğer güzel şeylerinin bazısı gibi şeylerin keyfine, sizin vardığınız ölçüde varamayacağını söylerdi. Ama bunu da kabul ediyor, çünkü o, sizin tutsak olduğunuzu düşündüğü şeylere özgürce girip çıkabiliyor.</p>
<p>LİNDA: Bu onun huysuzluğunu açıklar mı? (Tobias ve izleyiciler güler)</p>
<p>TOBIAS:  O aslında&#8230; Saint Germain gerçekten benim en iyi dostum, onun için söylediklerine dikkat et!</p>
<p>Saint Germain farklı roller oynamayı çok sever. İzleyicisine göre farklı karakterler üstlenir. Şambraya sık sık – nasıl desek – şahane biri olarak gelir, ve bazıları buna kendini beğenmiş der, çünkü içinde bulunduğunuz o rahatlık ya da uyuşukluk durumundan çıkartmak için sizi biraz sarsmaya çalışır. Ama o aslında en şeker ve sevgili varlıklardan biridir ve altın gibi kalbi vardır. Kalbini taşlardan yaratmadı (kahkahalar). İnsanlara karşı, özellikle de, onun geçtiği süreçlerden geçmek, kendini nasıl özgürleştireceğini bilmek ve içinizdeki Tanrı’nın ve Ruh’un gerçek doğasının ne olduğunu keşfetmek isteyen insanlara karşı muazzam şefkat duyduğu altın bir kalbi vardır gerçekten.</p>
<p>Böylece, biz onunla uzun uzun konuşuruz. Bazen, sizin “kötü polis/iyi polis” dediğiniz ya da iyi melek/kötü melek rollerini oynarız sizinle, ve o bundan büyük keyif alır! O hep kötü melek olmak ister! (kahkahalar) Ama ben – nasıl desek &#8211; reytinglere ya da ölçümlere bakıyorum (kahkahalar)&#8230;. Cauldre&#8230;. ve onun çok, çok popüler olduğunu görüyorum, belki de ben Tobias’dan bile daha popüler. Ama kimse Kuthumi’yi geçemez.</p>
<p>LİNDA: O soru gerçekte şunu soruyor; eğer şimdi verdiğin yanıt böyleyse, o zaman neden hepimiz kendimizi Rüya Yürüyüşüyle köprüden geçirmeyelim de burada kalalım?</p>
<p>TOBIAS: Bu, yanıtını sadece sizin verebileceğiniz bir sorudur. Ben bunu hiç biriniz için yanıtlayamam. Biz bunu bazen kendimize de soruyoruz, “Neden orada kalıyorlar?” (yoğun kahkahalar) Ve ben sana gerçek yanıtı vereceğim, ve bu yanıt bana şimdi sevgili dostumuz Rafa’dan geliyor: Çünkü ölmekten korkuyorsunuz.</p>
<p>LİNDA: Hiç sanmıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ölmekten korkmasaydınız – biz bunu buradaki herkes için söylemiyoruz – ama ölmekten korkmasaydınız, terk etmek size daha cazip gelirdi. Gerçek konu şu anda şu ki, çok, çok yaşam önce başlamış olan bu süreçten/işlemden geçmek için çok azimlisiniz. Bazılarınız bu işleme yüzlerce, yüzlerce yaşamdır yatırım yapıyor. O nedenle, bugün bunun O yaşam olduğunu söylememden sonra, pılınızı pırtınızı toplayıp da bu döngüyü tamamlamadan şimdi bir sonraki döngüye gitmek istemezdiniz.</p>
<p>Ama gerçekten, bazen genel olarak insanlara bakıyoruz. Korkunç mutsuzlar. Beş parasızlar. Takılmış ve kaybolmuş haldeler, ve biz “Neden Dünyada kalmayı seçiyorlar?” diyoruz. Ve birçoğu ölümden korktuğu için, daha iyisini bilmediği için ve hatta yaşamayı ya da ölmeyi seçebileceğini bile bilmediği için kalıyor. Şu anda insan soyunun büyük bir kısmı için, yaşamak ve ölmek konusunda bir seçeneğe sahip OLDUĞUNU anlamak ne büyük bir açıklama olurdu. Eğer yaşayacaksan – yaşamı seç. Öleceksen, hızla bedeninden çık git.</p>
<p>LİNDA: Geri gelmeyi seçeceğini bildiğin için bu söylediğin ilginç.</p>
<p>TOBIAS: Geri gelmeyi istemek için nedenlerim var. Bunlardan biri de, gerçekten, şöyle bir şey olacak&#8230;. bu noktada özür diliyorum&#8230; (kahkahalar) Nedenlerden biri, sizin, Şambra’nın geçtiği şeylerden geçmek için&#8230;. yükseliş işleminden geçmek için, gerçek spiritüel uyanıştan geçmek için insanların dalga dalga gelmeyi sürdüreceğidir, ve bu insanların öğretmenlere gereksinimi olacaktır. Ve doğrusunu isterseniz, bana birçokları tarafından verilen şeyleri geri vermekten büyük bir sevinç duyacağımı hissediyorum, bu bedenlenilmiş bir insan biçimi içinde olsa bile, çünkü bu üzücü de olsa, insanlar meleklerin konuşabileceğine inanmıyor, biz de o nedenle böyle farklı bir biçimde gelmek zorunda kalıyoruz.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Pekala, öncelikle, merhaba Tobias. Seni ve Geoffrey’i yeniden görmek güzel.</p>
<p>TOBIAS: Ben şu anda Geoffrey’in içinde bulunuyorum!</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet ya, şu anda Geoffrey’in içinde bulunuyorsun! Ve ben sana ve Rafa’ya o harika tutumlarınızdan ötürü teşekkür etmek istiyorum, çünkü son zamanlarda sizi çok çağırdım.</p>
<p>Ben, bir insan bedeni içinde bulunan hayali bir ışık olduğum gerçeğini çok farkına vardım ve Gaia ile nasıl bir bağlantım olduğunu bilmek istiyorum ve ayrıca, Davut yıldızının (Mühr-ü Süleyman, altı köşeli yıldız) merkezinde bulunan altı kenarlı geometrik biçimin beni neden şimdi böyle ansızın büyülediğini bilmek istiyorum – buna altıgen denilip denilmediğini bilmiyorum&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, herşeyden önce, senden “hayali varlığı” tanımlamanı isteyeceğiz – “hayali ışık varlık” derken ne kastettiğini.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Sanki görünenin arkasında gibi, neredeyse görünmez, yalnızca – bilmiyorum&#8230; sanki hayali gibi, hani bir kristalin içindeki gibi, sanki&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bir hayalet ya da gölge gibi&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. ve sen kendinin gerçekten bir gölgesi haline geliyorsun. Biz yine yaşantında sahip olmuş olduğun beklentilerine geri dönüyoruz – senin ne olacağına ilişkin düşüncelerine – ve bu şu anda yavaştan yok oluyor. Özellikle de sen şimdi kişisel olarak, şu anda, bağlantıyı kesme işlemine başladığın için eski benlik gerçekten yok olmaya başlıyor. Hatta bellek gibi şeylerin de gitmeye başlıyor, ve bu sen yaşlandığın ya da bunaklaştığın için değil de, çevrendeki şeylerle bağlantılarını kopardığın için oluyor. O nedenle, sen bir anlamda bir gölgesin, ama ben senden enerjiye bir bakmanı ve bunu kendin için nasıl çerçevelediğini görmeni istiyorum. Sen yalnızca bir – nasıl desek – kendi içinde bir yeniden enerjilenme işleminden, bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyorsun. Ve sen insanca bir tanımlamadan, bizim bile ona kelimeler yüklemek istemediğimiz bir yapılanmaya doğru gidiyorsun. Onun için, şimdi bunlardan geçerken büyük değişimler gerçekleştiriyorsun.</p>
<p>Davut yıldızının seni büyülemesini sormuştun&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Onun merkezi, ortası.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, merkez ya da orta kısmı kesişme ya da birleşme noktasıdır, ve bu da öncelikle eril ve dişil yanlarının yeniden kaynaşması ve birleşmesiyle ilgilidir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>TOBIAS: Onlar birleşiyorlar. Sen onları epey uzun bir süredir ayırmıştın. Aslında gerçek şu ki, sen tam anlamıyla&#8230;. ne kadar dürüst olmamızı istiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hadi söyle!  Burada duruyorum işte!</p>
<p>TOBIAS: Sen çok ilginç bir iş yaptın&#8230;. ve biz şimdi senin enerjine bakıyoruz&#8230; kendini çok farklı biçimlerde ayırdın. Eril ve dişilin – sen onları çok, çok ayrı tuttun ve senin içinde neredeyse karı ve koca veçheleri diyebileceğin yanlar mevcut. Ve birçok karı-kocada olduğu gibi, hiç bir çözüme izin vermeden onları sürekli birbirleriyle kavga ettiriyorsun. Ama sen kendi içindeki çocuklar, kendi içindeki ana-baba arasında da kesin bir çizgi çekmişsin.</p>
<p>Şimdi, bunların her insandaki veçheler olduğu açıktır, ama sen büyük bir ayırım yaratmışın. Çok ayrı kimlikler yaratmışsın, ve onların şimdi tümü bir anlamda dikkatini çekmek istiyor. Onların tümü senden beslenmek istiyor. Onların tümü seni şu anda tüketiyor, ama hepsi de sensin. Ama sen onlara – nasıl desek – öylesine katı tanımlamalar getirmişsin ki. Kendini çok etkileyici bir biçimde bölmüşsün, ve şu an, onların tümünü yeniden birleştirmek zamanıdır. Yineliyoruz, Davut Yıldızında gördüğün birleşme noktası bu yüzden seni büyülüyor.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>TOBIAS: Sen öylesine inanılmaz bir oyun oynadın ki&#8230;. parçaları birleştirmek biraz meydan okuyabilir. Kendini nasıl böyle parçalara ayırdığını anlayan bir danışmandan yardım almak isteyebilirsin. Bazı parçaların Yakın alemlerde mevcutlar, orada dolanıp duruyorlar ve gerçekten ağlıyorlar&#8230;. o nedenle bu kadar sık ağlama (sesleri) duyuyorsun&#8230; ve sen harika bir çoklu kimlik haline geldin.</p>
<p>Bunda yanlış olan bir şey yok, sadece&#8230; yani öykülere sahip olmak harika bir şeydir, oyunlar oynamak harika bir şeydir, ama yaratanın kim olduğunu hep anımsaman gerekir. Sen kendinin bu veçhelerinin eline kontrolü ve gücü öylesine verdin ki, kim oldukları ve neden orada oldukları hakkında seni kandırıyorlar, ve seni tam anlamıyla tüketiyorlar. Seni öyle bir noktaya getirmişler ki, kendini hiç destekleyemez olmuşsun, bedenin etkilenir olmuş, bu yaşantının en dip noktasına inmişsin – bu değerli, çok değerli yaşantının. Sen kendine, ya da kendinin bu veçhelerine şimdi senin adına krallığını yönetmelerine izin vermişsin.</p>
<p>Kendi krallığın üzerindeki haklarına yeniden sahip çıkmak sana – senin merkezine, özüne, senin ruhsal parçana – kalmış bir şeydir. Bu diğer parçaların ve kısımların seni deli etmesini durdurmak. Ve onların bir oyunu var, birbirleriyle oynuyorlar. Bazen birbirlerini tanıyorlar ve bazen de tanımıyorlar, ama birbirlerini tanıdıkları zaman bir oyun oynuyorlar: biz onu bugün nasıl deli edebiliriz oyununu. Senin berrak bir biçimde, açıkça görmeni istemiyorlar. Oysa görebilirsin. Bunu şu anda sen ve ben nasıl konuşuyorsak, o kadar kolay yapabilirsin.</p>
<p>Yani, bu sana kalmış bir şeydir. Sen bu oyuna bir son vermek zorundasın, kendin üzerindeki egemenliğine yeniden sahip çıkmalısın, ve bu diğer parçalara ve kısımlara ya birleşmeleri ya da sonsuza kadar yok olmaları gerektiğini bildirmelisin. Bu zihinsel bir oyun değildir. Bu, zihninde gerçekleştireceğin bir şey değildir. Biz o nedenle, tüm bu parçaları nasıl kolaylıkla yeniden birleştirebileceğini anlayan bir danışmandan yardım almak isteyebileceğini ya da buna gereksinebileceğini söylüyoruz.</p>
<p>O zaman, yeni senin ortaya çıktığını göreceksin. Şimdilerde – nasıl desek – fazlasıyla deneyimlediğin tüm o para ve ilişki ve sağlık sorunları yok olacaktır. Ama sen şu anda benim de içinde bulunmuş olduğum bir durumdasın, yani kendini özgürleştirmeye çalışırken giderek daha derine gömülüyorsun. Böylece&#8230;</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki Toprak Ana ile olan bağlantım?</p>
<p>TOBIAS: Toprak Ana ile olan bağlantın, bugünkü Şaud’un başında da dediğimiz gibi, doğal bir dengeleme gücüdür. Başını alıp gidersen ve tüm diğer kısımlarını ve parçalarını ve veçhelerini geride bırakırsan, ama sadece kendi başına gidersen, yenilenme – Gaia’nın o güzel enerjileri – kendine sahip çıkmanda seni destekleyecektir. Ama bütün çocuklarını ve eşlerini ve ana-babanı ve kendinin tüm o diğer veçhelerini beraberinde götürme. Kendi başına git. Gaia, bu işleminde sana yardımcı olacağına dair bir mesaj gönderiyor.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, dürüst olmamıza izin verdiğin için biz teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Tobias, Avrupanın farklı ülkelerinden bir dolu insan aynı soruyu sordu. Ben, Avrupada çok şey keşfedildiği için bu sorunun geldiğini sanıyorum, ama soru şu: Biz Şambra olarak, dünyanın her yanına sıçramakta olan şu kuş gribi için ne yapabiliriz? Ve, dediğim gibi, farklı Avrupa ülkelerinden bir dolu insan bu soruyu sordu.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten, Dünya üzerindeki bilinçte büyük bir değişimin olduğu her sefer, fiziksel şeylerde de büyük bir değişimin olduğunu görme olasılığınız yüksektir. Bir virüs, bilinç değişimine yardımcı olmak için var olur ve bazen, “Ama neden böyle zarar verici bir şekilde olmak zorunda” deseniz bile, dikkati çekmenin tek yolu budur. Yani bu aslında uygun bir ihtiyaca hizmet etmekte, Eski Enerjilerin temizlenmesine yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Ve Şambra için herşeyden de çok&#8230; siz kişisel olarak bu virüsten etkilenmek zorunda değilsiniz. Eğer arzunuz kendi değişim sürecinizden geçmekse, ve arzunuz şu anda Dünyada kalmaksa, bu virüs sizi etkilemeyecektir. Ama gidip de onun peşine düşecek olursanız, bu kavramı sınamaya çalışırsanız, size geri tepebilir. Ama şu anda, bu virüsün bilince hizmet ettiğini anlamak ve bu süreç içinde kısa duvarın arkasında durmak, en önemli şeydir diyeceğiz. Onun sizi kişisel olarak etkilemesine izin vermeniz gerekmiyor.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Birkaç hafta önce, tanrıça Durga beni kişisel olarak ziyaret etti. Önümde gerçek büyüklüğünde, yaklaşık üç metre olarak göründü. Üzerimdeki etkisi derin oldu. Sekiz kolunu çevirmeye başladı. Sekiz elinin hepsi boştu. O alışılagelmiş silahlarından hiç birini ellerinde tutmuyordu. Ben soruyorum, tanrıça Durga’nın bu ziyaretinin önemi nedir? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gördüğünüz bu vizyonlar sık sık içinizdeki bir şeyin yansımasıdır. Yani bu durumda, kendi içine dönüp tanrıçanın senin içindeki hangi parçana denk geldiğine bakmalısın. Eller neden boş? Bu tanrıçanın yaşantındaki önemi neydi ve bu enerji neden şimdi sana görünüyor?</p>
<p>Bu – nasıl desek – biz bu soruyu şimdi kaçamak yanıtlamaya çalışmıyoruz ama kendi içine dönmen daha önemlidir – bu genel olarak Şambra için de daha önemlidir – bu örneğin bir rüyaysa, her zaman o rüyadaki farklı simgelerin ya da hatta kişilerin sizin hangi yanlarınızı nasıl temsil ettiğine bakın. Tanrıça Durga şu anda senin bazı yanlarını nasıl temsil ediyor?</p>
<p>Sembolizmi ve onun genelde sizinle nasıl bir bağlantısı olduğunu bir kez keşfettiniz mi, kelimelerin ötesine geçen bu yepyeni dili anlamaya başlayacaksınız. Onun için senden içine dönmeni isteyeceğiz, tanrıça ve senin önemine bir bak, ve biz sonra sana gelen yanıtı duymayı çok isterdik.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Kesin ve gerçek olan ben’i olmak için kendime izin vermememin ve sürekli aynı deneyimi seçmemin, yani sınırlı olduğum yanılsamasına düşmemin nedenleri var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, sınırlı olduğun yanılsamasına sahip olmak çok, çok, çok ağır bir örtücü-katmandır, ve şu anda senin gerçekliğindeki herşey bunu pekiştirmeye yarıyor. Herşey yetilerinde kısıtlı olduğunu söylüyor, bu ister para yapmak olsun, ister zeka ya da anlayış sahibi olmak olsun. Yani sen sadece örtücü-katmanların çok eski tuzağına düşüyorsun.</p>
<p>Biz bunu belki – nasıl desek &#8211; fazla basitleştireceğiz ama, bu herşeyden önce ötesine geçmekle, yani seni sınırlı tutan o eski bağlantıları artık istemediğine ilişkin bir seçim yapmakla ilgilidir. Seni o sınırlı halde tutmaya çalışacak korkulardan bazısının ötesine geçmek istersin. Ve aslında yapabileceğin en kolay şeylerden biri de, solumayı sürdürmektir. Bu, enerjilerin geçmesine yardımcı olur. Şambra’nın, yanıtları bazen fazla basitleştirdiğimizi söylediğini biliyoruz, ama Kuthumi ile bağımsızlığına nasıl ulaştığı hakkında konuşacak olsaydınız, başını alıp gitmek ve nefes yoluyla derdi. O eski bağlantılardan ve sınırlılıklardan sadece soluyarak geçti. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Bu soru, burada bulunan Susanna için: O, USA’da yaşayıp yaşamayacağını bilmek istiyor.</p>
<p>TOBIAS: Bunun tümüyle ona kalmış bir seçim olduğunu söylemek zorundayız. Ve yineliyoruz, zihin sınırlar ve zihin, “Ama bu şu anda çok zor ve bu ülkeye girmek çok güç” der, ama bu, içine düştüğün bir inanç sistemi ya da kısıtlamadır. Ve o zaman bunun gerçekleşmesini sağlamak çok, çok zorlaşır. O nedenle, bir kez kalbinde bir seçim yaptın mı, korkunun ötesine geçersin, ve sonra da herşey az önce sözünü ettiğimiz Çekim düzeyinden iş görmeye başlar, ve o zaman da kapılar açılmaya başlar ve sen bunun aslında ne denli kolay olabildiğine sevinirsin.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, yaşantımdaki dayanılmaz, korkunç kuşkuların anlamını bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Öncelikle şunu anlamalısın, yaşantındaki dayanılmaz kuşkular diğer herkeste de vardır. Bu kuşkular şu anda insan yolculuğunun bir parçasıdır. Bunlar, kendine kötü davrandığın yaşamlarla pekişti, sadece fiziksel taciz değil, ama sen kendini bir yaşamdan ötekine aşağılayıp durdun. Ama bir anlamda, bunun artık bir önemi kalmamıştır.</p>
<p>Bu O yaşamdır. Geçmişin ötesine geçebilir ve kendini cezalandırmayı sürdürmeyebilirsin. Kuşkular sadece kendine-ıstırap-çektirmenin ve kendini-kısıtlamanın bir yoludur. Ve yineliyoruz, sen bir seçim yapabilirsin&#8230;. ve bu kuşkuların ötesine geçmek, yeni bir insan olmak için&#8230;. GERÇEKTEN kendi içinde bir seçim yap. Sen artık eski öykünün tuzağında değilsin. Burada hiç bir hile ya da yöntem ya da teknik söz konusu değildir, bu sadece, kendi eski öykünün ötesine geçme seçimidir.</p>
<p>Sonra da gidip onu ifade etmek önemlidir. Onu yalnızca zihninde tutamazsın, yalnızca “Eh, ben kuşkularımın ötesine geçiyorum. Kuşkularımın ötesine geçiyorum” diyemezsin. Şimdi gidip onu ifade et. Şimdiye dek hiç yapmadığın bir şey yap. Dışarı çıkıp onu ifade et. Ve böylelikle, kim olduğunu kesinlikle destekleyecek yeni bir sistem oluşturmaya başlarsın.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda konuşur): Pekala, bu soru Margo’dan geliyor: Bir türlü barış sağlamayan Kolombiya nasıl bir misyona sahip?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bu soru, Kolombiya ülkesi ve şu anda orada çatışan ve savaşan bir dolu enerjiyle ilgili. Bu çok uzun bir yanıt olabilir – ama orada çok, çok Eski Enerjiler var: bazıları erille dişil arasında savaşıyor; kiliseye karşı eski mücadeleler var; insanları çok baskı altında tutan ve çok savaş-yanlısı kılan, tıkanıp kalmış eski enerjiler var. Ve şimdi bir de uyuşturucu unsuru ve – sizin deyiminizle – terör grupları işin içine giriyor, ve bunlar oranın çok dövüşmeye hazır ve çatışma içinde bir yer olmayı sürdürmesine neden oluyor.</p>
<p>Sonsuza dek böyle olmasının gerekmediği açıktır, ama şu anda, önünüzdeki birkaç yılda bunun değişmesini sağlayacak bir şey göremiyoruz. Orası Eski Enerjilerde çok sıkışıp kalmış.</p>
<p>İster Kolombiya’da yaşayın, ister eski tıkanık enerjilere sahip olan başka bir yerde, senden bir spiritüel varlık olarak orada kalman talep edilmez. Bazen o durumdan çıkmak, başka bir yere taşınmak daha kolaydır, en azından bir süreliğine o eski örtücü-katmanlardan uzaklaşmak, kendini temizlemek. Ve sonra oraya geri gitmeyi seçersen, o mücadelenin ve çatışmanın üstesinden gelmek isteyenler için çok daha iyi bir yardımcı olursun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Mor alev kapısının aktive olduğunu gördükten sonra ve hâlâ bu yeni enerjiyi içimizde bütünlerken, her birimiz bu Yeni Enerjiyle atom-altı parçacıkların vasıtasıyla içsel uzayla bağlantı kurmuyor muyuz? Ben, Evrensel Uyum Kafesiyle çalışıyorum. Bana öyle geliyor ki, Evrensel Uyum Kafesinin, eterik dokumadan ışık mesajlarını almak ve vermek için bir transformatör olma rolü giderek artıyor. Dinamikler yoğunlaştıkça, ve biz Dünyadaki alanla bağlantılarımızı kestiğimizde, Mavi Sirius Yıldızıyla bağlanmayı daha tam olarak aktive etmeyi sürdürecek miyiz? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;. (kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Ben bunu duygusal bir şekilde okumadım! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de!  Biz bunu duygusal olmadan yanıtlamaya çalışıyoruz!</p>
<p>Biz sana şunu soracağız&#8230;. ve bu – nasıl desek – bu sadece soruyu soran kişi için değil ama tüm Şambra içindir. Bir bakın. Bir an için geri çekilin ve bakın. Buradaki enerjide ne var? Heryerde zihin var. Birbiriyle bağlantılı ve beslenen enerji türlerinin tümü var. Tüm şu kapılara ve ışınlara ve ışıklara ve ağlara ve kafeslere neredeyse bel bağlamak, ya da hatta birlikte-bel bağlamak, güvenmek.</p>
<p>Şambra, bunlara takılıp kalmak çok kolaydır, çok dramatiktir. Ve olan da tam olarak budur. Siz takılı kalıyorsunuz. Eski örtücü-katmanlara yakalanıyorsunuz. Bir anlamda, senin sözünü ettiğin gibi kapılar yoktur. Sen orada olmalarını istemedikçe kafesler ya da ağlar yoktur. Spiritüel geçiş sürecini herhangi bir biçimde kolaylaştıracak o büyük dışsal enerjiler&#8230; yoktur. Onların tümü içindedir.</p>
<p>Atom-altı parçacıkların bile nasıl çalıştığı konusunda tuzağa düşüyorsunuz. Ansızın zihin devreye giriyor ve siz artık kendi işleminizde/sürecinizde etkili olmaktan çıkıyorsunuz. Bu doğal bir süreçtir, bağlantıyı kesmek gerçekten doğal bir süreçtir. Bağlantıyı kesmek, kendi bağımsız doğanı fark etmene izin verir. Sen bağımsız doğanı fark ettiğinde, bu, Bütünün ya da Bir’liğin de değişmesine izin verir. Ama senin bağımsız doğanı fark etmen gerekir.</p>
<p>Eğer ağlar ve kafesler ve kapılar ve ışınlar ve alevler ve gezegenler ve diğerleri gibi karmaşık şeylere takılırsan, bunlar bir örümcek ağı gibidir ve sen de sinek gibi. O ağa yakalanmışsındır. Yoldan çekilseydin zaten meydana gelecek olan çok doğal bir işlemi sen şimdi engellemiş ya da çevresinden dolanmış olmuşsundur.</p>
<p>Şu anda her birimiz için yapılacak en iyi şey, öncelikle içinden geçtiğin süreci/işlemi anlamaktır. Yaşantında neden değişimler olduğunu anla. Bu, korkunun yok olmasına ya da en azından azalmasına yardımcı olur. İçinde olan biteni bildiğinde, dışında da olan biteni daha iyi anlarsın, ve korku yok olmaya başlar. İşte o zaman kendi güvenli ve rahat alanında olabilir, biraz soluma yapabilir ve doğal işlemin olmasına izin verebilirsin.</p>
<p>Biz bugün sizden bu bağlantıyı kesmenin nasıl çalıştığını hissetmenizi istediğimizde, biraz müzik çaldık. Birkaç dakikayı birlikte geçirdik. Bir dolu tekniklerden ya da yöntemlerden geçmedik, bu sadece “Bunun nasıl olduğunu hisset” idi. O nedenle, bunu çok basit tutmanızı istiyoruz. Biz bunu çok uzun süredir söyleyip duruyoruz, “Bunu basit tutun.” Herşeyin nasıl çalıştığına ve nasıl yapılandığına ve nasıl iş gördüğüne bakmaya başladığınızda, yeniden eski kalıplara düşüyor, eski biçimlerde besleniyor ve işleminizi tam anlamıyla engelliyorsunuz. Kuthumi çok yakında bu işlemin/sürecin ne denli yumuşak olabileceği hakkında konuşacak. Hatta o Saint Germain ve bana bile şaşıyor, bunu neden bu denli zor hale getirdik diye, çünkü kendi bu süreçten aktı gitti. Ve siz de bunu böyle gerçekleştirebilirsiniz Şambra. Siz de bunu böyle gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>LİNDA: Onu böyle koruman ilginç. (gülüşmeler)</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias. Şu bağlatıyı kesme işlemi hakkında, özel ilişkiler ve cinsellik bağlamında da konuşabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: İlginç. Evet, bu bağlantıyı kesme işlemi ilişkileri de etkileyecektir. Eğer her ikiniz de bundan aynı zamanda geçiyorsanız – ama bilinçli olarak ondan geçiyorsanız – harika bir şey olabilir, çünkü deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz ve bir anlamda, seninle birlikte bundan geçen bir dostun olmuş olur.</p>
<p>Ama bu bazen de normal bir ilişki sürdürmeyi zorlaştırabilir çünkü kendi başına olmak isteyeceğin, ya da eşinin kendi başına olmak isteyeceği zamanların olduğunu göreceksin, ve o Eski Enerji inancı, eğer bir eşin varsa, her zaman birlikte olmak ve herşeyi paylaşmak zorunda olduğunu söyler. Böylece, sen bir Yeni Enerji ilişkisinin ne olduğunu yeniden tanımlamaya başlayan biri olursun. Her zaman birlikte olmak zorunda değilsiniz. Ve belki de, her ikiniz de aynı süreçten geçiyorsanız zaten her zaman birlikte olmak İSTEMEYECEKSİNİZ, çünkü eğer olursanız, birbirinizi biraz çileden çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Cinselliğe gelince, başka bir insanla seks yapmayı kesinlikle arzulamadığın ya da bununla ilgilenmediğin zamanlar olduğunu göreceksin. Kendinle ve kendi hislerinle o denli haşır-neşir olursun ki, kendini geri çektiğini hissedersin. Hiç kimsenin seni etkilemesini istemezsin. Hatta bazılarınız başka insanlardan gelen mesajlara bile karşı çıkar, onları duymak istemez çünkü bunun dayatılan bir enerji olduğunu hisseder.</p>
<p>Ancak, bunları söyledik ama, öyle de zamanlar olacaktır ki, bağlantıları kesme işleminden geçerken bir eşle seks yaptığında, bu çok açık ve çok özgür ve daha önceleri kullanılan eski yöntemlerin ve ritüellerin çok ötesine geçecek bir şey olacaktır. O şimdi öylesine bir keşif ve sevinç halini alır ki, öylesine açık olur ki, daha önce bildiğin her türlü seksin ötesinde olur.</p>
<p>Ve insanlar şu anda seks konusunda çok ilginç ve çok sıkıcı bir kalıbın peşinden koşmaya yatkınlar. (Yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Peki sen gerçekte ne hissediyorsun? (Kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Aslında biz burada onun zamanını tuttuk&#8230;. ve her araştırmacı için bunu ortaya atmak istiyoruz&#8230; tipik bir insan seksi ortalama olarak 11.5 dakika sürüyor – ve bu tüm süreci kapsıyor, hatta bazen giysileri çıkartmak bile buna dahil! (Yoğun kahkahalar) İnsanların ulaştığı ve gerçekleştirdiği birkaç adım var, ve onlar bu aynı sıkıcı adımları tekrar tekrar yinelemeye yatkınlar, ve tüm amaçları da bir orgazma ulaşmak. Ama aslında orgazmı bile anlamıyorlar. Genelde istedikleri sadece fiziksel bir rahatlama. Bu hiç de gerçek bir orgazm değildir, onun için&#8230;. ayy, Cauldre&#8230;. (yoğun kahkahalar ve Tobias da güler) O hep bana der ki, “Bu, tıpkı seks hakkında konuşan babanı dinlemek gibi bir şey” – ve gerçekten de öyledir! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Ama bunun, cinsellikle yepyeni deneyimler sağladığını göreceksiniz. Ve bu sadece fiziksel bir gereksinim ya da rahatlamaya ilişkin değildir ve şimdi her ikinizin de ruhunu birleştiren bir şey haline gelir. Ama şunu da anla, kulağa ne kadar uygunsuz gelirse gelsin, hiç bir fiziksel dokunuş istemediğin zamanları arzuladığını da göreceksin. Bu tümüyle çelişkili gibi görünse de şu anda geçerli nedenler vardır. Bu güzel sorun için teşekkür ederiz (bazı gülüşmeler).</p>
<p>LİNDA: Son soru, seçimin buysa.</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha alalım.</p>
<p>LİNDA: Biliyordum. (gülüşmeler)</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben uyanış deneyimimle ilgili bir kitap yazdım ve şimdi de acaba bu kitap daha çok, deneyimimi kendim anlayayım diye mi yazıldı, yoksa kendi deneyimlerinden geçenlere bir destek olmak amacıyla yayınlanmalı mı diye merak ediyorum. Bir yayıncı bulma çabasıyla zamanımı harcayıp harcamadığım ya da metnimi (yayıncılara) göndermeye devam edip etmemem hakkında bir şey söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. O kitabı yazmanın ilk ve öncelikli nedeni, sorunda da akıcı ve açık bir biçimde değindiğin gibi, kendin içindi. Bu, içinden geçtiğin işlemi/süreci açıklığa kavuşturmana yardımcı oldu. Ve bu sadece yazmak için tam anlamıyla klavyenin başına oturduğunda olmadı, yükseliş yolculuğunun tüm aşamalarını düşünmeye, gözden geçirmeye başladığında oldu.</p>
<p>Bu aslında fark etmemeli. O kitabın basılıp basılmaması hiç fark etmemeli. Bu bir beklentidir. Bu, bir anlamda, bir sınırlamadır. Onu yayınlatmak beklentisini ya da arzusunu tümüyle bıraktığında, yayınlanma kapılarının farklı bir biçimde açıldığını göreceksin. Ama sen şu anda hâlâ, dünya senin kitabını görmek gereksinimi ya da arzusu içinde gibi bir düşünceye sıkışıp kalmışsın, oysa böyle bir gereksinim gerçekten yok. Dünyanın herhangi bir kitabı görmek gibi bir gereksinimi ya da arzusu yok. (Bazı gülüşmeler) Bu gereksinim ve arzu kendin içindi. Ve şimdi&#8230; şimdi o düyaya güzel ve değerli bir armağandır, ama başkaları için basılması gerektiği beklentisini salıver. Ve o zaman, bunun uygun olduğunu düşünenlerle iletişim kurmanın yollarını açmış olacaksın.</p>
<p>LİNDA: Bu insanın bu soruyu sormuş olması gerçekten iyi oldu. Bu soru çok karşımıza çıkıyor ve böyle açıkça ifade edilmiş olması da iyi oldu.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, ve kitap yazan herkes, özellikle de yaşamlar boyu ya da bu yaşamlarındaki yolculuklarıyla ilgili yazanlar, bunu öncelikle kendileri için yapmalılar. Eğer kitabı ne kadar iyi satacağını ya da içeriği hakkında insanların ne düşüneceğini temel alarak yazarsanız, o zaman kendinize karşı gerçekten dürüst olmazsınız ve kitap da bu enerjiyi barındırır.</p>
<p>Onu kendiniz için yazın. Bu kendi içinde muazzam bir armağandır. Birkaç yaşam önce, yolculuğunuz hakkında yazacağınız bir noktaya gelebileceğinizi hiç düşünebilir miydiniz? Onu kelimelere dökebilecek kadar bilince ve berraklığa sahip olabileceğinizi? Bu kendi başına büyük bir başarıdır.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Gelip burada durmak çok zamanımı aldı, yani buna cesaret etmem. Üç gece kadar önce&#8230; herşeyden önce, her akşam eve geldiğimde, içimde olanı biteni görmek için kanal olurum. Üç gece önce, ben uyurken gelip de beni ziyaret eden bir enerjiden söz edildi, ve ben sanki beş ya da altı varlık olduğunu algıladım. Ve biri, “Müdür” falan gibi bir şey olduğunu söyledi. Neyse, ben ona ölmüş varlıklar olup olmadıklarını sordum, ve hayır dedi, başka bir yerden geldiklerini söyledi, ve hareketlerinde düşüncelere benzediklerini de söyledi. Ve sonra, senin çok daha fazla topraklanman gerekiyor dedi. Ve ben senin bu konuda düşündüklerini paylaşıp paylaşmayacağını merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Gerçekten de her an çevrede süzülen varlıklar vardır, ve özellikle de senin gibi açık insanların çevresinde, seninle konuşmaya çok istekliler. Ama bu tür varlıklarla iletişim kurarken her zaman, öncelikle ve önemle müdürün SEN olduğunu anlamalısın. SENİN de Tanrı olduğunu. Onların senden daha büyük varlıklar olmadığını. Oralarda bir yerlerde daha büyük olan varlıklar yoktur, bu en büyük yalandır. Varlıklar sana gelip de büyük olduklarını ve seni kurtarmak için geldiklerini söylemeye başlarlarsa&#8230;. size, tüm Şambra’ya şunu söylemekten mutluluk duyuyoruz, bizim gelmemize ve hatta konuşmamıza izin vermeniz bizi çok etkiliyor çünkü üstatlar ve profesörler sizlersiniz. Bilge olan sizlersiniz. Biz sadece kendinizle ilgili şeylerin size geri yansıtılmasına yardımcı oluyoruz.</p>
<p>O nedenle&#8230; gerçekten fiziksel olmayan varlıklarla iletişim kurduğunuzu anlayın. Sadece ölmüş olduğunuz için daha akıllı olmadığınızı anlayın (kahkahalar). Bir Varlık ölüp de bizim tarafa geldiği zaman tümüyle aydınlandığına ve herşeyi bildiğine dair bir varsayım söz konusu, ve gerçek bu değildir – özellikle de o varlık dünyaya bağlı ise&#8230; Yakın alemlerde kalıyorsa. Ama onlar sizi buna inandırıp kandırıyorlar. Oyunlar oynayacaklardır. Ama her zaman Üstadın sen olduğunu anla.</p>
<p>Onun için&#8230; gelip de seninle konuşanlar&#8230; ve biz burada Şambra için çok genel bir yanıt veriyoruz, önce şunu anlayın&#8230;. fiziksel olmayan varlıklarla kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz, ve siz o çok muhteşem meleksel alemlere – daha saf olan alemlere &#8211; ulaşıncaya dek, ki oradaki varlıklar bu tür özelliklere sahip olmayacaktır, iletişim kurduğunuz o fiziksel olmayan varlıklar insanlara çok benzer niteliklere ve kimliklere ve özelliklere sahip olacaktır. Yani onlarla konuşmak harikadır, ama onlara, konuştuğunuz herhangi bir insana davrandığınız gibi davranın. Onlar sizden daha iyi değillerdir.</p>
<p>Ve eğer size Dünyada inanılmaz bir göreviniz olduğunu söylemeye başlarlarsa&#8230; eğer size, uzun süredir kayıp olan liderleri ve üstatları olduğunuzu söylemeye başlarlarsa, ve sizin seçilmiş kişi olduğunuzu söylemeye başlarlarsa&#8230;. hemen gitmelerini söyleyin. (Bazı gülüşmeler) Çünkü genelde yapmaya çalışacakları şey budur, size yaltaklanmaya çalışacaklardır. Böylece biz o ya da bu şekilde, seninle iletişim kuran bu varlıkların beklentisinin ne olduğunu söylemiyoruz. Bunu belirlemek ve senin de Tanrı olduğunu anlamak sana kalmış bir şeydir.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve bu arada, sen çok açıksın, iletişim kurması çok kolay bir insansın.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Peki bana topraklanmayla ilgili yanıt verebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Sana daha çok topraklanman gerektiğini söylemeleri konusu mu?</p>
<p>12.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Buna kendin karar vermelisin. Başka hiç kimsenin sana bunu söylemesine izin verme, ama sen kendini topraklanmış hissediyor musun?</p>
<p>12.ŞAMBRA: Hayır, sanırım ben kafamda çok yaşıyorum ve dışarda değil.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. O zaman belki de sana verdikleri bu mesaj harika bir öğüttür. Ama sadece onların sözüne – ya da hatta benim sözüme – güvenmek yerine, bunun sana uygun gelip gelmediğini kendin belirlemelisin.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru, seçimin buysa.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Herşeyden önce, her ay bizimle burada olduğun için çok teşekkür ediyorum. Benim üç tane sorum var&#8230; (gülüşmeler)&#8230;.buraya gelmem çok zaman aldı! Geçen Cumartesi en iyi arkadaşımın annesine, geçişine (ölmesine) yardımcı olmak onuruna eriştim ve şimdi nasıl olduğunu ve kızı ve torunu için herhangi bir mesajı olup olmadığını bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: O şu anda daha&#8230;. bazı işlemler üzerinde çalışıyor, bağlantı kurulabilecek ya da sana kesin bir yanıt verebileceğimiz alemlerde bulunmuyor. Bu varlığın enerjileri hâlâ dünyaya çok bağlı, olumsuz anlamda değil, ama sadece “elveda deme” sürecinden geçiyor.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Peki. İkinci sorum, ve başka Şambraların da bunu deneyimlediğini biliyorum: Ben bitkinim ve burada durmak bile bana zor geliyor. Bunun yalnızca işimden kaynaklanmadığı hissine sahibim, gerçi çok çalışıyorum ama.</p>
<p>TOBIAS: Bunu neden yapıyorsun ki? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>13.ŞAMBRA: Çünkü sanırım öyle olması gerektiğini hissediyorum.</p>
<p>TOBIAS: İnanç sistemlerinizin yüzde 60 ya da 70’inin artık size hizmet etmediğini söyleyenin Saint Germain olduğunu sanıyorum. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>13.ŞAMBRA: Ben bedenimle de çok şey deneyimliyorum ve bir sağlık sorunu tezahür ettirmek istemiyorum, ki bazen bunu yaptığımdan korkuyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Senin şu an içinden geçtiğin, yineliyoruz, tüm şu bağlantıları kesme işleminin ve yükseliş sürecinin bir parçasıdır. Bu, beden için çok, çok zorlayıcıdır. Gerçi sonunda bunun çok canlandırıcı ve yenileyici olduğunu göreceksin ama bazen çok yorucu olabilir. Ama sen yalnızca bu işlemden/süreçten geçiyorsun.</p>
<p>Dediğin gibi, tüm bu şeylerin olageldiği bir zamanda çok çalışmaktasın. O nedenle, öğütlerimizden biri de – bu sadece sağduyudur – bu kadar çok çalışmamandır. Kendine daha çok zaman ayır. Bedenini, canlı enerjiler içeren, canlı özler içeren yiyeceklerle biraz daha iyi besle. Ama biz katı bir perhize girmen gerektiğini söylemiyoruz, ama eğer bedenin gerçekten yorgun hissediyorsa, canlı enerji içeren bir şeyler ye. Bir elma ya da salata ya da işlemden geçmemiş ya da pişmemiş bir şeyler. Bu sana enerji verir, hatta şeker gibi şeylerden de çabuk.</p>
<p>Ve eğer bedeninde bir tür rahatsızlık tezahür ettireceğine ilişkin bir korkun varsa, Çekim Yasası, bunu büyük bir olasılıkla gerçekleştireceğini söyler. Onun için, korkuna bir bakman gerekir. Onunla çalışman gerekir&#8230; gerçekten de, o korkunun neden orada olduğuna ilişkin sevgili dostumuz Rafa ile çalış. O korku neden şimdi yaşantına girdi, ve arkasında yatan enerjiler nedir? O korkudan nasıl geçip gidebilirsin? Çünkü eğer bedeninin nasıl tepki vereceğinden korkuyorsan, bedenine sahip çıkmıyorsun demektir. Onun seni sahiplendiğini düşünüyorsundur.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Benimle bu konuda çalışabilirsen çok müteşekkir olurdum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten. Bize izin verirsen, tüm enerjiler zaten mevcut. Ama şunu da anlaman gerekir, bunu senin yerine biz yapamayız. Ama biz sana sorular sorarız ve sen hâlâ belli şeylere tutunmayı sürdürürken ortaya çıkan inanç sistemlerine birlikte göz atarız. Biz gelip de sihirli bir değneği sallayarak onun olmasını sağlamayız. Bunu gerçekleştirebilecek tek kişi sensin. Ama biz seni dürteriz ve ittiririz ve bir dolu zorlu soru sorarız.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Son sorum, bir torunum var (erkek) ve o inanılmaz. Ben ona çok aşığım. O bir kristal mi?</p>
<p>TOBIAS: Seni burada hayal kırıklığına uğratmak istemiyoruz ama, bunu sorarken kafanda belli bir beklentiye sahipsin. (bazı gülüşmeler) Ama bu sevgili varlığın daha önce Dünyada birçok yaşamı oldu, ve sen gerçekten de bu varlığı, diğer yaşantılarından tanıyorsun. Onun için, burada, Dünyada soyların olduğu gerçeği yüzünden, bu varlık o anlamda kesinlikle bir kristal değil. Bir indigo da değil, ama – nasıl desek – birçok çetin sınavdan geçmiş, hatta bazılarını seninle birlikte, ve bu çetin sınavların ötesine geçmeyi öğrenmiş çok sevgili ve değerli bir varlık. Böylece bu, bu sevgili varlık için daha çok bir özgürleşme yaşamı olacaktır.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Bu kadar.</p>
<p>TOBIAS: Böylece Şambra, bağlantıyı kesmenin enerjilerini irdelediğimiz harika bir gün daha geçirdik birlikte. Yepyeni bir his sizi kaplarken bunun birkaç ay daha süreceği açıktır. O nedenle, olan biteni çok farkında olun. Daha önce de söylediğimiz gibi, hergün farklı bir şeyi farklı bir biçimde yapmak ev ödevinizdir. Belki önce tatlınızı sonra yemeğinizi yemek gibi. (Bir izleyici “Olur!” der ve kahkahalar yükselir) Ama ne yaparsanız yapın, her gün bir şeyi farklı yapmaya çalışın. Bu, belli kalıplara nasıl hapsolduğunuzu ve şeyleri nasıl yaptığınızı, hatta bu tarzları değiştirme korkusunu anlamanıza ve bu eski kalıpların bazısını kırmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>Böylece, zamanın bir ay sonrasında yeniden toplanacağız. Bu arada, her zaman sizinle olduğumuzu anımsayın. Asla yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/03/04/saud-8-baglantiyi-kesmek-2bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 7: Bağlantıyı Kesmek</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/02/04/saud-7-baglantiyi-kesmek/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/02/04/saud-7-baglantiyi-kesmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2006 11:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 04 Şubat 2006
Katılımcı: Adamus St. Germain, Geoffrey Hoppe Kanallığı
Kırmızı Çembere sunulmuştur
www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org
Bilin bakalım ben kimim&#8230;.(kahkahalar). Ben benim, evet ben Adamus St. Germain enerjisiyim. Her geldiğimde neden herkes sandalyesinde kıpırdanıyor? Tobias geldiğinde ise arkanıza yaslanıp rahatlıyor ve pelte gibi oluyorsunuz&#8230;.belki de Şambra arasında bir tür sinirliliğe neden oluyorum ben.
Bugün sizin vekil öğretmeninizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 04 Şubat 2006</div>
<div class="tarih">Katılımcı: Adamus St. Germain, Geoffrey Hoppe Kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org</p>
<p>Bilin bakalım ben kimim&#8230;.(kahkahalar). Ben benim, evet ben Adamus St. Germain enerjisiyim. Her geldiğimde neden herkes sandalyesinde kıpırdanıyor? Tobias geldiğinde ise arkanıza yaslanıp rahatlıyor ve pelte gibi oluyorsunuz&#8230;.belki de Şambra arasında bir tür sinirliliğe neden oluyorum ben.<br />
Bugün sizin vekil öğretmeninizim (kahkahalar). Seksüel enerjiler konusunda yapılacak olan atölye çalışması için çalıştığından Tobias meşgul. Uzun süredir takılı olan enerjileri değiştirecek olan bu atölye çalışmasına katılmayı seçenlerle tam anlamıyla çalışıyor. Ve bir grup insanın, özellikle insan meleklerin, bu spiritüel yolculukta en derin seviyelerde bu konuyu inceleme gücünü kendilerinde bulmaları çok ender gerçekleşir. Yalnızca fiziki seks ya da duygusal kısmından değil, seksten ve onun çekirdek enerjilerinden söz edecekler. İlkin nasıl yaratıldığından, Dünyadaki en büyük başarılarda nasıl kullanıldığından, enerji türü araç olarak ya da hem tarihteki hem de gününüzün en büyük liderleri tarafından insanları yönlendirmek için büyük çapta kullanımından söz edilecek. Seks bunu yapabilir. Ve yalnızca seksin fiziksel eyleminden değil, seks enerjisinden söz ediyoruz.</p>
<p><span id="more-261"></span><br />
Çoğunuzun bildiği gibi, mahvetmek için de kullanılabilir. Esir etmek için de kullanılabilir. Manipule etmek için de kullanılabilir ve bir çok Şambrayı yaşamlar boyu tutsak etmiştir –sizin kim olduğunuzu farketmenizi engelleyen bir tür hapishane. Tobias, tam şu anda katılacak ve yararlanacak olanlarla da çalışıyor. Bu atölye çalışması için pek az şey söyledi –Cauldre’ye veya başkalarına- zira önceden edinilmiş hiç bir kavram olsun istemiyoruz. İşin içine entellektüellik girsin – entellektüellik&#8230; minik bir sorun Cauldre (kahkahalar) &#8230;. zihnin bu işi – tüm bu olayı kuşatmasını istemiyoruz.<br />
Bu nedenle benim devralmamı istedi. Bugün farklı bir Adamus St. Germain duyuyorsunuz çünkü kendimi beğenmişliğimin büyük bir bölümünü Bahamalar’da bıraktım (kahkahalar)&#8230; daha nazik, daha kibar bir St. Germain. Ama bugün buraya gelmemi istediğinde, Tobias’ın bir talebi oldu. Benim enerjilerimi dengelemesi için çok özel bir konuğu da, onu çok iyi tanıyorsunuz, getirmemi istedi. Belki siz de onun, Kuthumi’nin enerjisini hissediyorsunuz (seyircilerdan bir “vay” duyuluyor).<br />
Şimdi, istediğiniz kadar vaylayın (kahkahalar), Kuthumi bugün konuşmayacak. Kimse ile konuşmadığı bir sessizlik döneminde kendisi. Şu anda kimseye kanallık vermiyor. Bir süredir sessizliğe gömülmüştü. Hem kendi varlığını geliştirmek hem de enerji iletmede, sizin başkalarını bilgilendirme diyebileceğiniz konuda yeni bir yöntem geliştirmekte. Normal devreleri by-pass ediyor –örneğin bizim kullanmakta olduğumuz devre, tam bu anda sizin Şambra olarak enerjilerinizi topladığımız bu Şaudu mümkün kılan devreyle, Cauldre’ye bazı enerji geçitleri yaratılıyor, o sonra bunları sözcüklere ya da çoğunu sözcüklere çeviriyor böylece siz de kulaklarınızla işitiyorsunuz. Ama Kuthumi sessiz bir dönemde ve perdenin bizim tarafındaki bazılarımız, aslında bu kış Cleveland’da kendi “Ben inek pisliği miyim ki?” atölye çalışmasını yapma fısatını bulamadığı için mi böyle davranmakta olduğunu merak ediyoruz doğrusu (kahkahalar). Ama hayır, galiba sessizlik içinde. Hiç bir biçimde bizimle konuşmuyor.<br />
Tobias, onun enerjisinden, gelip her iki tarafın dengesini sağlamasını esprili biçimde istedi çünkü bugün bu geçiş zamanında deneyimlediğiniz bazı fizik konularına değineceğiz ama bildiğiniz gibi Kuthumi çok çok bilgedir. Kuthumi, kimi zor kavramları alıp çok basit bir şekle sokmada olağanüstü yeteneklidir. Ve onun varlığını yaşamınızda oldukça sık hissedersiniz, özellikle zihinsel triplerde olduğunuzda -takılıp kaldığınızda- ya da bazen gitmesi eğlenceli olan o ezoterik yerde insan hayatına hiç bir şekilde uygulayamadığınızda, biz insan realitesi ve potansiyelinden epey uzaklaştırıldığımız için Kuthumi’nin geldiğini hissedersiniz. Topraklanmış ve temel bir seviyeye getirmede yardımcı olur. Bu yüzden bugün onu duyamasanız bile bu Şaudda onun mevcudiyetinin enerjilere örülmüş olduğunu hissedeceksiniz.<br />
Hatta bugün müzik çalarken &#8230;. biz, hepimiz – Tobias, Kuthumi ve ben- sözcükler daha söylenmeden bile önce Şaud enerjisini iletmeyi severiz ve bunu getirmesi için müziği kullanırız çünkü müzikte düşünce yoktur. Biliyor musunuz, müzik, zamanda bir sayıdır. Müzik, zamanda bir sayı, kendini enerjisel olarak belli eder ve notalardan ya da şarkı söylemekten daha fazla enerji içerir. Aslında, bizim içimizden akan bir nehir gibidir müzik. Siz bugün müziği dinliyordunuz –zamandaki sayıların akarsuyu ya da nehri çıkıp sizin realitenize gelmekteydi. Ve işte o anlarda Kuthumi bugünkü işinin büyük bir kısmını yaptı, kendi enerjisinin içeri akmasına yardımcı oldu, ve şimdi biz yalnızca, bu Şaudda, bu mesajdaki hediye paketini açmaya başlayabiliriz. Ben St. Germain, Tobias, Kuthumi ve dünyanın her tarafındaki Şambranın mesajını.<br />
Bugün tartışacağımız konuya girmeden önce bir soruya açıklık getirmeliyim. Burada son bulunuşumdan beri bir çoğunuz, soru ve yanıtlardan önce niçin ayrıldığımı öğrenmek istedi. Bu arada, bugün en sevdiğim bölüm olan soru ve cevapları (kahkahalar) ben yapacağım. Bir sürü yazılı soru sorulmasını umalım.<br />
Çoğunuz, Tobias sizin başkanınız Bush ile acil bir akşam yemeği randevum olduğunu söylediğinde neden aniden ayrıldığımı merak etti. Ve tekrar tekrar gündeme getirildi. Kim olarak gitmişim? O akşam yemeğinde nasıl bulunmuşum? Neler olmuş? Neler duymuşum? Başkana ne söyleyebilirmişim ki? Başkana Şambradan bahsetmiş miyim ya da şu anda dünyada süregelen spiritüel devrimden söz etmiş miyiz? Hayır, bunları yapmadım, hayır. O geceki yemekte, parkeye işemenin keyifli olanağına sahip oldum (kahkahalar). Bir süreliğine arka odaya götürüldüm ama sonra görevlilerden biri tarafından&#8230;.ah, köpek Barney olarak geri döndüm (kahkahalar). Evet, içeri girdim çünkü yemekten patlayan politikacıların bir çoğuna oranla enerjilerimi bir köpeğe yüklemek daha kolay (daha fazla kahkaha)! Eskiden Spot olarak gelirdim ama sonra Spot öldü&#8230;. ve şimdi Barney olarak geliyorum –harika bir yavru köpek. Böyle anlarda bana olanak sağlıyor &#8211; bu arada, Barney çok espritüel ve çoğumuzun onun kanalıyla çalışmamıza izin veriyor. Evet, yaptığımız işte bir iki bacak koklamamız gerekiyor, ancak St. Germain rolümle bunu yapmaya çok alışık değilim (kahkahalar) ama –Barney’i devraldığımızda aslında iyi yemek veriliyor bize. Ona Alpa ya da Purina gibi tipik marka mamaları verilmiyor. Harika yemek artıkları ile besleniyor o.<br />
Ama fırsatım, –evet, partiye katıldım- yanlarında oturup beni okşarlarken konuklar arasında bulunma fırsatım oldu, onlara neler ilettiğimi düşünebiliyor musunuz? Onlarla paylaştığım enerji ve bilgiyi? Bazılarının gerçekten açıldığını, akşam yemeğindeki konuklardan bazısının yürek enerjisini öylesine hissettim ki işte o an Barney olarak heyecanlandım ve yere bırakıverdim.<br />
O harika devlet yemeğine işte böyle katıldım. Bu yüzden çok kolay olduğunu bilesiniz diye söylüyorum –köpekler aracılığıyla içeri girmek en kolayıdır. Köpeklerin harika ve evcil diyebileceğiniz enerjileri var. Ama yine de –bunu sizinle paylaşmalıyım- köpekler kimi kez sahiplerinden sıkılırlar. Bizim gibi konukların bedene girmesinden hoşlanırlar. Kimi günlerde köpeğinizin bir gün öncesine göre biraz farklı olduğunu, farklı bir davranış biçimi gösterdiğini hissettiniz mi hiç? Bazı günler verdiğiniz mamayı yemekten mutluyken bazı günler mutlu olmadığı gibi. Bizim gibi varlıkların bir köpek bedenine girerek ona verilen konserveyi yemek zorunda kalmamızın ne denli zor olduğunu düşünün. Bu yüzden biz yemeyi reddederiz. Enerjilerimizi köpek gibi canlılara getirmek çok kolaydır. Değişik nedenlerle bazı kedilerden uzak dururuz. Onların kendi kişilikleri vardır. Ama keyifli bir partiydi. Hayli enerjinin nakledildiği bir geceydi ve aslında Barney’de günlerce kaldım.</p>
<p>Bu gün daha ciddi tartışmalara dönelim. Hadi şeyden, dünyadan sözedelim. Tam şu anda dünyada olup bitenlerden söz edelim. Aslında oldukça belirgin gibi. Ama bazen siz onun tam ortasındayken, onu – ne derler- ağaçlar nedeniyle ormanı görmek zordur. Ne olup bittiğini anlamak zordur.<br />
Çok basit. Çok temel. Her şey hızlanıyor. Tam anlamıyla hızlanıyor, bunu söylüyorum diye saatlerinize bakmayın ama zaman şu anda hızlanıyor. Şimdi, kullandığınız mekanik gereçler, kol ve duvar saatleriniz, onlar belli bir ardışık düzene göre ayarlanmışlardır ve o ardışık düzende zamanın dışına nasıl çıkılacağını bilmezler. Onlar çok lineerdir. Ama zamanın kendisi bunu bilmez. Çok belirli bir ardışık düzen zorunluluğu içinde olduğunu bilmez. Bu yüzden onun kullanıcıları ya da bu vakadaki insanlığın bilincine göre zaman kendisini yavaşlatır ve hızlandırır.<br />
Büyük varlık Yeshua’nın zamanında, zaman şimdiye göre çok çok yavaş ilerliyordu. Bilim adamlarınızın bunu anlaması olanaksız zira eski bir zamanı ölçmek için şimdinin ölçümünü kullanıyorlar. Evrenin 3 milyar ya da 30 milyar yaşında olduğunu ya da şu kadar yaşında olduğunu söylüyorlar. Bu gerçeğin yakınından bile geçmiyor çünkü zaman farklılaşır ve değişir. Hızlanır ya da yavaşlar. Zaman bükülür bile. Hatta değişik yönlerde değişik olarak akar. Yani, evrenin belli bir yaşta olduğunu söylemek ya da 1,000 yıl önceki zaman tabanının bugünle aynı olduğunu söylemek çok zordur.<br />
Zaman hızlandı. Bilinç şu anda daha hızlı gittiği için her şey daha hızlı gitmekte. Bunu siz de söyleyebilirsiniz. Tüm etrafınız böyle. Teknolojinize bir bakın, ne kadar hızla değişiyor. Bazı şeylerin ne kadar hızlı icat edildiklerine bakın. Hatta cevapların toplu billince ne kadar hızlı geldiğine bakın. Şu anda gelişmekte olan şeylerin büyüme hızına bakın. Tahmin edilemezdi. Spiritüel olarak tarihi bir zamanda yaşıyorsunuz. Zaman, hem bir sürenin hem de olmakta olan olayların bir ögesidir.<br />
Şu anda geri gelmeye can atan varlıklar var. Burada bir nokta olmak isteyen varlıklar. Yüzlerce hatta binlerce yıldır enkarne olmamış varlıklar. Ölülerin ayağa kalktığını söyleyebilirsiniz. Geri gelmek istiyorlar. Bu nedenle büyük bir çocuk nüfusu patlaması, dünyanın her yanında tahmin edilemiyen oranda büyüyen bir insan nüfusu var. Artı daha önce hiç dünyaya inmemiş olanlar –daha önce hiç fizik bedende bulunmamış olanlar- gelmek istiyor. Bunlar Tobias’ın Kristal Çocuklar dedikleridir. Bu geçiş döneminde, büyük bir değişim zamanında geliyor olmaları onları çok heyecanlandırıyor.<br />
Tobias 18 Eylül 2007 tarihinden bahsetmişti. Şambra, bu o kadar uzak değil. Hiç uzak değil –kuantum sıçrayışı- tarihi hiç uzak değil, şimdi zamanıyla bilinçte kuantum sıçramasının yapılma zamanının arası uzun değil. Her şey öyle hızlandı ki zaman artık eski yolunu izleyemez. Yeni bir yol bulmak zorunda.<br />
Şimdi, aynı özellikte öngörülemez hıza sahip ve burada, Dünyada hızlı tempoya sahip diğer şey, Dünyanız çok eski bir tür yakıtla –fosil akaryakırt- ya da enerjiyle besleniyor. Diğer yakıt türlerine bağlanmamış olmanız hayret verici. Bilinç sıçraması ve yeni yöntemlerin aranması için bir felaket, bir yıkım mı gerekiyor? Şu anda dünyanın kendini beslemesi için eski yakıt kaynaklarını kullanması, bu hız ve bu tempoda ne kadar sürer? Çok uzun sürmez.</p>
<p>Petrol rezervinin 50 yıllık olduğunu okudunuz. Olasılıkla değil. Herkes tüketimini ciddi biçimde kısarsa, 25 yıl&#8230; sürebilir Şambra. Belki 15 ila 20 yıla kadar petrol rezervleri öyle bir noktaya gelir ki artık önemini yitirir. Rezervler o kadar azalacak ki petrol dünyanın en değerli şeyi olacak, tabii, tabii yeni bir yakıt kaynağı bulunmaz, bilinç kendine değişme izni vermezse. Her yan enerjiyle dolu ve yalnızca rüzgar ve güneş ve okyanus enerjisinden&#8230;. hidrojen enerjisinden söz etmiyoruz. Enerji her yerde var.<br />
Bu tıpkı akla gelebilecek her tür yemişin olduğu verimli bir bahçede odaklandığınız, ya da bu durumda insanlığın &#8230;. odaklandığı tek tür yiyeceğin mısır olması gibidir. Yalnızca mısır yetiştirmeyi biliyorsunuz. Yalnızca mısırı nasıl yiyeceğinizi biliyorsunuz. Yalnızca mısırı hazmetmeyi biliyorsunuz &#8230;&#8230; ancak mısır tükenmekte. Her gün daha fazla insan mısır yemeye geliyor ve siz yeteri kadar yetiştiriyor görünmüyorsunuz. Her ne kadar bu güzel mekkede, bu bahçede yaşasanız da tüm diğer yiyecek türleri – sebze ve meyvalar- isteyebileceğiniz her şey varsa da bilinç bunu göremiyor. O yalnızca mısır görüyor. Ne bereketli bir bahçede yaşadıklarını göremiyor insanlar.<br />
Dünyadaki yakıt durumunuz tıpkı böyle. Yalnızca petrolü görüyorsunuz. İnsanlığın yakıt olarak petrolü kullanması, 100 yılı aşmaz. Dünya büyüyor. Son yüz senede Hindistan ve Çin gibi ülkelerde olan değişimlere bir bakın. Onların yakıt tüketimi sürekli artacak. Yakıt nereden gelecek?<br />
Geçenlerde Tobias küçük bir grup kanallığında, petrolün varili $120, $130, $140’a çıkarsa hiç şaşmayın demişti. Şaşırma, Şambra. Dünya kendini eski enerjiyle beslemeyi sürdürüyor. Ne inanılmaz bir metafor. Aslında oldukça basit.<br />
Senin duruşun açısından Şambra, bu drama yakalanmak zorunda değilsin. Her hangi bir paranoyak hale girmek zorunda değilsiniz. Kendi hayatınızda yeterli yakıtınız olduğunu göreceksiniz. O her ne ise – petrol ya da gaz. Dünyadaki kişisel yaşamınızda, size gerekenden daha çoğuna sahip olacaksınız. Bu yüzden panik ya da kriz moduna girmeyin ama Dünyada olan biteni anlayın. Bu değişimlerin olmakta olduğunu ve sonuçta bunun herkesin iyiliğine olacağını anlayın.<br />
İçinde yaşadığınız enerji krizi çağında – ve bu krizdir- bu konu yeteri kadar gündeme getirilmemektedir. Bu enerji krizi çağında, çözüm arayan eski konuların ortaya çıkma eğilimi var. Örneğin savaşların çıkma eğilimi var. Kabileler ve spiritüel aileler arasında savaşların çıkma eğilimi var. Bu işlemin bir parçası, ancak çok farkında kalın. Olan bitenin çok farkında olun. Bu, Dünyanın her değişik bölgesinde paranın değişmesine neden olacak. Para kaynaklarına hakim olan bazı ülkeler var. Bu değişecek. Bunu değiştirecekler. Dünyanın güç merkezini değiştirecekler. Ve hepsi uygundur.<br />
Bu tam anlamıyla bilinci değiştirecek. Yani, aslında uzun dönemde bunu, öngörülmeyen ama çok pozitif bir olay olarak görün. Sonuçta, olacağını gördüğümüz şey şudur: yeni yakıt kaynaklarına bağlanmalarını sağlayan daha yüksek bir bilince ulaşanlar olacaktır. Başlangıçta azınlık olacaklar ancak bu sonra yaygınlaşacak. Her yana yayılacak. Bu nedenle şu anki zamanlarınızda enerjinin çok farkında olun. Yalnızca yakıt olarak enerjiden söz etmiyoruz. Gelen her türlü enerji söz konusu.<br />
Şimdi, kendi kişisel yaşamınızda, yaşadığınız bu dönemde, işi basit tutun. Özellikle hayatınızda her şey olup bitmekteyken karmaşıklığa kapılmak çok kolaydır. İşi olabildiğince basit tutun. Bu Tobias’ın tekrarlayan temalarından biridir. Basit tut, Şambra. Temelde kalın. Bu sizi berrak da tutacaktır. Hayatınızda olan biten her şeye bir bakın –bir envanter yapın. Yalnızca fiziksel şeylerin değil. Aile ve arkadaşların bir envanterini yapın. Çevrenizdeki her şeyin bir envanterini yapın.<br />
İnanç sistemlerinizin tam bir envanterini yapın. İnanç sistemlerinden her yönüyle bahsettik. Realiteyi yaratan inanç sistemleridir. Dolabınızdaki elbiseleri ayıklarcasına inanç sistemlerinizi karıştırıp her birine tek tek –inançlarınızın her birine- bakın. Dolabınızın, kimileyin ne kadar çok pılı-pırtıyla dolu olduğunu bilirsiniz. Dolaplar bir sürü şeyle dolar, artık değeri olmayan bir sürü şey ama hâlâ yer tutan bir sürü şey. Dolaplarınızı gözden geçirin, inanç dolaplarınıza bakın ve hepsine tek tek yargısızca bakın. Onlara artık ihtiyacınız var mı? Üzerinize hâlâ uyuyorlar mı? Modası geçmiş mi? Onu bırakabilir misiniz?<br />
Bazen inanç sistemleri, dolabınızdaki şeyler gibi, o kadar dipte kalırlar ki onları artık göremezsiniz bile. Kimi kez gidip o dolabı baştan aşağı temizlemeniz gerekir. Her şeyi dışarı çıkarın. Biraz temiz hava alsınlar. Hayatınızda gerçekten istediklerinizi geri asın. İnanç sistemlerinde bir terslik yok. Çekirdek enerjilerdendirler ya da realiteyi oluşturmanın yoludurlar. İnanç sistemlerine gereksiniminiz var ama olan şu ki her biri ötekinin üstüne yığıldı. Bazıları biribirleriyle yarışıyor ya da biribirine ters düşüyor. Bu sizin enerjinizi hemen alıp götürür. Bu, enerjiyi sizden uzaklaştırır.</p>
<p>Şu anda sahip olduğunuz çoğu inanç sistemine &#8211; %60 ila % 70 diyebilirim- artık gereksiniminiz yok. Belki bir gün geri dönmek gerekir diye onlara asılmayı sürdürüyorsunuz. Öyle olması gerektiğini düşündüğünüzden, inanç sistemlerine asılmayı sürdürüyorsunuz. Daha iyisini bilmediğinizden onlara tutunmaya devam ediyorsunuz. Bir inanç sisteminden kurtulmanız gerektiğini size hiç kimse söylememişti.<br />
İnanç sistemleri çok ve çeşitlidir. Bolluğun yaşamınıza belli bir biçimde akacağına inanırsınız. Bunun artık size yararı yok. Bazı şeylerin bazı şekillerde yapılması gerektiğine inanırsınız. Niçin? Bazı şeylerin belli bir biçimde yapılmış olması, onların şimdi de aynı biçimde yapılmasını gerektirmez. Bazı inanç sisstemleri toplu bilinçten gelmiştir ve siz onları bir şekilde hayatınıza kabul etmişsinizdir. Sizin dolabınızda durmasına izin vermişsinizdir. Ama artık oraya ait değiller.<br />
İnanç sistemleri – çok inatçı olabilirler. Gizlenebilirler. Sizin için hala değerliymişler gibi davranabilirler ama şu anda Şambra, berraklığınızı geliştirmek için yapılması gerek tek bir şey varsa o da inanç sistemlerine bakmaktır. Her birine. Her birini değerlendirin. Besinler hakkında ne hissettiğinize bakın. Hayat, din, Tanrı hakkında ne hissediyorsunuz. Tanrı, olabilecek en yüksek katta duran en büyük inanç sistemidir. Tanrının ne olup ne olmadığı hakkında inanç sistemleri. Bugün dünyanıza neler yaptığına bir bakın. Ülkeler ve dinler savaşıyor, öldürüyorlar, hepsi Tanrı adına oluyor. Niye kimse Tanrı inanç sistemine bakıp da “Bu nereden kaynaklanıyor?” demiyor? Kutsal kitapta yazıyor olsa bile “Niye orada? Buna artık ihtiyacımız var mı? ‘O’ Tanrıya ihtiyacımız var mı?” demiyor?</p>
<p>Bazılarınız, bir Tanrıya sahip olmak zorunda olduğuna inanıyor hâlâ. İlginç. Burada, ince buzda gidiyoruz. Bir Tanrıya sahip olmak zorunda olduğunuza inanıyorsunuz. Her Şeye Kadir bir varlık olmak zorunda. Olmalı mı? Bir aşk, bu birleştirici güç olmak zorunda mı? Bunun yanıtını siz vermelisiniz, ben değil. Ama buna da bir bakın. Size hizmet ediyor mu?<br />
Kiminiz –burada tüm Şambraya ve gerçekten tüm insanlığa hitap ediyoruz- kiminiz bu ebeveyinsel güce, Tanrı figürüne ihtiyaç duyuyor. Bir yerde yine başvuracağınız bir güç. Kiminiz, bu dünyayı terk ettiğinde bu ebedi mükemmellik ve mutluluk haline geri döneceğine inanıyor. Bu size hizmet ediyor mu? Biliyor musunuz ki bunun gerçekle hiç bir ilgisi yok. Gerçekle hiç ilgisi yok. Şimdiye dek farketmediyseniz bile keşfedeceksiniz ki gerçek yoktur. Daha yüksek bilinç seviyeleri vardır ve gerçek – gerçek sürekli değişir. Tek bir gerçek yoktur.<br />
Gerçeklerinizin neler olduğuna bir bakın. Neye tutunduğunuza, neye inandığınıza bir bakın. O dolabı temizleyin. Bunu yaparken her zaman yalınlığı göz önünde bulundurun. Çok zor ve meydan okuyucu zamanlarda yaşıyorsunuz. Heyecan verici tabii ama çok zor ve meydan okuyucu. Şeyleri olabildiğince yalın tutmak en iyisidir. Şimdi bu, değişik etkinliklerden hoşlanmayacaksınız demek değildir. Kiminizin çoklu-işgörenler olduğunuzu biliyoruz. Kiminiz çok meşgul olmaktan hoşlanıyor. Bunda bir yanlış yok. Yalnızca yaratıcı duyunuzu içinizde ifade ediyorsunuz. Ama bunu da yalın tutabilirsiniz.</p>
<p>Bir başka konu. Bakın, şimdi Eleuthera’da yapılan bir atölye çalışmasının konusuna değineceğim – seçimler yapmak.Yaptığınızı sanıyorsunuz ama size yalancı diyeceğim. Seçimler yaptığınızı sanıyorsunuz. Hiç de yapmıyorsunuz. İnsanlar seçim yapmıyor. Yalnızca yanıtlıyor. Kelime anlamı özgürlük olan Bahamalar &#8211; Eleuthera’daki toplantımızın nirengi noktası “Hayatınızda şimdi bir seçim yapmaya ne dersiniz?” sorusuydu. Dersiniz ki “Hayır, bunun ne demek olduğunu biliyorum –seçim yaparım- Bunu ister, şunu isterim.” Bunlar seçim değildir. Bunlar isteklerdir. Arzulardır. Onlar geçicidir.<br />
İnsanlar seçim yapmamaya eğilimlidir. Bunu düşünün ve hissedin. Yanıt verirler ve yanıtlarında tüm duyguları vardır. Ne istediklerini bildiklerini sanırlar ama seçim yapmaktan korkarlar. Eleuthera Eşzamanlılama Sistemi seçimler hakkındadır – basit seçimler. Seçimleri tartışabilmek için, realite ve inançlar ve kendinize her gün söylediğiniz yalanlar hakkında bir çok tartışmaya girmek zorunda kaldık. Yapacağınızı düşündüğünüz tipik seçimler hakkında değildi. Gidip sizin bahçenize–realite manzarınıza bir baktık. Sizin realite manzaranız &#8211; içinde yaşamayı seçtiğiniz realite- orada olduklarını bile bilmediğiniz şeylerle dolu. Ekili şeyler, öneriler, yaşamlar kadar yaşta örtüler. Yeminler, antlar –onlar artık orada olmak zorunda değiller. Bir nedenle onları siz ektiniz, bir amacınız vardı ve sonra realite manzarınızda sakladınız onları. Artık onlara ihtiyacınız yok. Onları sökmeye, temizleyip atmaya başlayın.<br />
Çoğu insan kendi realite manzarasının çepeçevre etrafını sarmasına izin verir. Realite manzarasının nasıl görüneceğinin kendi seçimleri olabileceği hiç akıllarına gelmemiştir. Öylece oluşmasına izin verirler ve fazla büyüdüğünde de biçerler. Kendi realite manzaralarındaki eko sisteminde bir dengesizlik olduğunda da lanet ederler. Bunun kendi kaderleri olduğunu sanırlar; onların malzemesi budur. Ne diyordunuz – “dünya işleri böyledir”. Bunu çok zararlı bir örtü olarak kabul etmişsinizdir – “Dünya işleri böyledir. Bu benim kaderim herhalde.” Yolun bir yerinde birisi size Tanrının sizin için istediği budur demiş. Tanrı sizin için bir şey istemez. İstekleri olduğuna niye inanılsın? Bir kader olduğuna niye inanılsın? Seçebilirsiniz.<br />
Belki de insanlar bir noktada tembellik ediyor. Seçmekten vazgeçiyor ya da belki de iş haddinden fazla geliyor. Bırakın olacak olsun. Başa geldiklerinde cevap verilsin. Ama Şambra, siz biraz farklısınız. Bu nedenle buradasınız. Bu nedenle uzun süredir bu uç evrimsel-lider grubun bir parçası oldunuz. Hayatınızda seçimler yapmanın vaktidir. Bilinçli seçimler. Bir evet ya da hayır ile başlayabilir. “Görelim bakalım neler olacak” değil. “Belki”, ya da “olabilir” değil. “Evet” ya da “hayır”. Ne kadar basit ve harika bir teknik. Eşzamanlılama konusunu ayrıntılı biçimde işleyeceğiz – bu öyle bir şey ki kendiniz için yapabilirsiniz. İçgüdüsel olarak bu materyali – sizin materyalinizdir- tanıdığınızı farkedeceksiniz zira Bahamalar’da biraraya gelmeleri için çağrıda bulunduğum Şambra sizin temsilcilerinizdi. Kendilerine özgü yanları ve özellikleri vardı ancak sizin temsilcilerinizdi onlar.<br />
Bu nedenle bu eşzamanlılama –bu seçim yapma yöntemi ve eşzamanlılığın yaşamınıza geri dönmesi- çok içgüdüseldir. Zaten bunu bildiğinizi hissedeceksiniz. Bazı adımların üzerinden çok belirgin ve spesifik bir şekilde geçeceğiz ki yeniden doğru yola dönebilesiniz. Ayrıca, başkalarıyla çalışmaya başlayabilesiniz. Bu arada bu konuda çalışacağınız başkaları Şambra değildir. Onlar Şambranın dışındadır ancak bilinç olarak öne çıkan kişilerdir. Eski yollarından ya da eski kimliklerinden hoşnut değillerdir. Farklı bazı yanıtlar istemektedirler. Bu yüzden Şambra için bu programı öğretsin ve ücretlendirsin diye hazırladık. Burada israr edeceğim. Cauldre bundan daha önce söz etmedi ama bu konuyu öğretecekseniz, ücret talep etmelisiniz. Aksi taktirde enerji işlemez. Bana güvenin.<br />
Bu eşzamanlılamayı öğretin. O, seçimler hakkındadır. Bu kadar basittir. Seçim yapmaya dairdir. O konuda çok spesifik bir reçete sunduk böylece –nasıl desek- sizin aydınlanma ya da bilinç avantajınıza sahip olmayanlar anlayabilsinler. Siz kolayca anlayabilirsiniz ancak onlarınki daha zor gidecek. Onlar sizinle aynı yerde değiller. Seçimler hakkında. Ama önce onları yaşamınızda kullanmaya başlayın.<br />
İşi sade(basit) tutun. Yaşamınızda seçimler yapın. Şunu anlayın –şu anda Dünyada- her şey çılgınca ancak nedenini anlayın. Buna ihtiyaç olduğunu anlayın. Bilin ki bazı şeyler –nasıl ifade ediyorsunuz- cehennem olup gitmeyecek ya da paramparça olmayacak. Bazı şeyler bir tür dipsiz kuyuya düşmeyecek. Şu anda enerjiler çok dinamik ve Dünyada yüksek bilinç sahibi o kadar çok kişi var ki – Şambra başta olmak üzere diğer grup ve ailelerden olanlar da- isteseniz de Dünyada şu anda tam yıkım ve tam kaos olmaz. Bunlar sizin yaşamınızda bir kaç işaret direğidir yalnızca.</p>
<p>Şimdi enerjiden söz edelim. Şu anda hayatınızda gerçekten ne olup bittiğinden söz edelim. Tobias’ın sizinle tartışmakta olduklarının bazısından bahsedelim. Yani kristalin katlardan ve onları yaşamınıza nasıl getireceğinizden ve yaptıklarınıza nasıl dahil edeceğinizden söz edelim.<br />
Yukarıdan baktığınızda olan şeyden ve yüksek kuş bakışından bahsediyoruz. Zamanın birinde ve bir yerde, siz Bir’liktiniz. Kelimelere dökmek için zor bir kavram ama her şey Bir’likti. Tobias bundan yuva ya da krallık olarak söz eder. Bir’lik sonra çok, pek çok kısım ve parça yaratmak için kendini açtı ve bunu her kısım ve parçaya kişisel bir kimlik vererek –her kısım ve parçaya egemen kimlik vererek&#8211; yaptı. Sizin sahip olduğunuz şey budur. Bazılarınız buna ruh der. Bazılarınız, içsel öz ya da Tanrı der ama onun olduğu şey budur – sizin içsel kimliğiniz.<br />
Şimdi, uzun süre boyunca ve bir çok deneyimden sonra, sonunda Dünya denilen bu yere geldiniz ve son Şaudda Tobias’ın söz ettiği gibi, buraya geldiniz ve yolda bir yerde kendi kristalin katlarınızla biliçli bağlantınızı koparttınız. Aklın ötesindeki bu yerle – kristalin katla- bilinçli bağlantınızı koparttınız. Ve Tobias sizden küçük bir ev ödevi yapmanızı istemişti. Eminim bunu düşünmüşsünüzdür. Ama o dedi ki “Niçin kristalinden ayrıldınız?” “Kristalinden ne zaman ayrıldınız? Ve ona nasıl geri dönersiniz?”.<br />
Birlikteki çalışmamızın bu noktasında, kristalin katlar çok önemli –çok önemli çünkü daha önce de tartıştığımız gibi,</p>
<p>Yakın Katların ötesine uzanırlar. Yakın Katlar yerküre bağlantılı enerjilerle ilişkilidir. Yakın Katlar, enerjinin ve yanıtların yalnızca bir bölümünü barındırır. Şu anda Yakın’ın ötesine Kristalin’e genişlemektesiniz. Sorun şu ki Kristalin zihinin bir yeri değildir. Ama şu kristalin enerjisini geri getirme zamanıdır. Öyleyse nerede kopuş oldu? Nerede ve niçin ayrıldı?<br />
Sizden bunu bir dakika için yalnızca hissetmenizi isteyeceğim.<br />
(Duraksama)<br />
Söylediğimiz gibi, bir noktada her şey Bir’likti, sonra çoklu hale dönüştü. İşte orada, melek dedikleriniz yaratıldı. Bir çok oldular. Bu çoklar, Tobias’ın alan dediği şeye ve biribirlerine bağlandılar. Alan, enerjinin kaynağıdır. Alan, sizi, özünüzü ve diğer her şeyi kendinizle bağlantıda kılan şeydir. Her şeyin birin içinde olduğunu söyleyen tartışmaları duyarsınız. Bir bakıma bu doğrudur. Hepsi alan vasıtasıyla birbiriyle bağlantılıdır. Alan, zaman ve mekanda belirli bir noktada var olmaz. Yalnızca vardır. Olan her şey için enerjisel bir güç santralı olagelmiştir. Her şey bu büyük alanın bir parçası olmuştur.<br />
Her şey ayrıca kristalin katlar vasıtasıyla biribirine bağlı olagelmiştir. Kristalin katlar –yine, 5., 6., 7., ya da 8. boyutlar demek istemiyoruz zira onların hiyerarşiyle hiç bir ilgisi yoktur. Kristalin katlar yerküre enerjilerinin dışındadır. Belki de en saf formdadırlar&#8230;sözcüklerle anlatmak zor&#8230; başka bir kata gitmeyen enerjinin en saf formu –bu tarifi mümkün olmayan- ama şu anda hemen bağlanabileceğiniz enerjinin en saf formu. Kristalin katlar, yaratıcı fikirlerin doğdukları yerdir. Hepiniz oraya gitmiş, orada bulunmuştunuz, bu nedenle, enerji açısından kristalin katlar size tanıdık gelir ancak zihin anlamaya çalışmak için uğraşır. Zihin tanımlamak ister ama işler orada böyle yürümez. Kristalin katlar etkinlik doludur, yaratım ve doğumla doludur. Geliştirmek istediğiniz fikirler varsa, çözüm arıyorsanız, yeniden canlanmak istiyorsanız, gitmek için harika bir yerdir orası. Tobias’ın sözettiği Şambra Servis Merkezinin kendi de bir tür kristalin enerjidir. Ama sorulmuş olan soru “Öyleyse niye burada değil?” Kendinizi nerede ve neden kopardınız? Bugünkü tartışmamızın bir kısmı bu soruları yanıtlayacak.<br />
Bir bakıma Bütün, kendini parçalara ayırmak ve en sonunda bütünün her bir parçası da kendi egemen doğalarıyla Bütünden tümüyle bağlarını kesmek isteyeceklerdir. Bu nedenle, kristalin katlara tümden girişiniz olsa ve bunu hatırlasanız bile, hâlâ Bütüne bağlı olurdunuz, anlıyor musunuz, ya da Bir’liğe bağlı olurdunuz. Şimdi olduğu gibi, siz hâlâ alana bağlısınız ya da ondan besleniyorsunuz ve alan sizi bir tür birliğe ya da toplu bilince geri bağlıyor. Yani bir noktada kendinizi kristalin katlardan kopardınız ki kendi egemen doğanızı geliştirebilesiniz.<br />
Burada biraz yavaşlayacağız zira çok fazla ayrıntı, çok fazla enerji var.<br />
Ayrılmanın birincil amacı –sizin amacınız, benim amacım- Bir’in dışında kendimizi yeniden keşfetmekti, Bir’i tekrar yaratmak için Bir’den kendimizi tam anlamıyla ayırmak.<br />
Şimdi belki burası biraz –nasıl denir- bilim kurgu, biraz kafa karıştırıcı ama bugün bu enerjilerle uğraşabiliriz. Bütün kendini parçalar içine koyuyor. Her parça tümüyle egemen olmak zorunluluğunda ki Bütün kendini yeniden icat edebilsin. Ancak, Bütün kendini yeniden icat ettiğinde –ona Bir diyeceğiz- Bir kendini yeniden icat ederken, ayrılıp giden parçalar hâlâ bağımsızdır. Bu hayretler veren spiritüel bir fizik olayıdır. Bizim söyleyebileceğimiz, Tanrı böyle iş görür.<br />
Size egemenlik potansiyeli verildi. Kendi başına Tanrı, ama tüm bu eski sistemlere sürekli bağlı iken kendi başınıza Tanrı olmayı nasıl öğrenirsiniz, anlıyor musunuz? Hâlâ alandan beslenerek kendi başınıza bir Tanrı nasıl olursunuz? Melek toplu bilincinin bir parçası olan kristalin katlara hâlâ koşarak geri dönerek kendi başınıza nasıl Tanrı olursunuz? Bu nedenle kendinizi kristalin katlardan bilinçli olarak koparttınız.<br />
Şimdi bazı parçalarınız hâlâ o enerjiyle bağlantı kurabilir. Hâlâ anı parçaları var. Ama genelde kendinizi koparttınız. Biz bundan söz ettiğimiz için bazılarınız son bir iki aydır oraya geri dönmeye çalışıyordu – “Evet, kristalin katlara gideceğim.” İşler böyle yürümez, yürüyeceğini sandınız, değil mi? Oraya gitmek zordur, özellikle de zihni kabul etmediğinden ama en çok da artık oraya geri gidemeyesiniz diye kendinize bir yasak ya da örtü koyduğunuzdan. Oraya geri gidemezdiniz.<br />
Şimdi bir başka önemli –önemli, çok önemli- yere geleceğiz. Kendinizi alandandan koparacaksınız. Bu bir bakıma tıpkı tüm yaşamınız boyunca şehirde yaşayıp elektrik-su şirketlerinin varlığını kabul etmek gibidir. Evinize elektrik, ısıtmak için gaz verirler. Tüm iç mekan donanımı vardır. Onların orada bulunmalarını yalnızca kabullenirsiniz. Ve bir gün çantayı toplar ve ıssızlığa, insanlardan kilometrelerce uzakta araziye çıkarsınız. Kendi başınıza da yeterli olursunuz. Buradaki kişisel hayatınızda olanların ve çevrenizdeki dünyada şu anda olanların analojisini anlamanızı istiyorum. Toplumda ve bilinçteki değişim ve farklılıkları.<br />
Tartışmamıza geri dönersek, kendinizi kendi içinizde keşfetmek için kendinizi kristalin katlardan kopardınız. Ancak kristalin katlarla, birbirine bağlı olan birinden, dış galaksilerden ya da onlara her ne diyorsanız ondan değil. Yüksek meleklerin çalıştığı kristalin galaksilerle bağlantılı olan birinden koparmadınız kendinizi. Orası sizin kendi yerinizdir. Kendinizi, kendinize ait tam içinizdeki güç santralından koparmadınız, anlıyor musunuz?<br />
Bu nedenle kopardınız. Bunu, bağlantı kesme işini belli bir süreçte yaptınız. Hepsi birdenbire olmadı. Fiziksel form alıp bu dünyaya melek olarak ilk geldiğinizde, kristalinle hâlâ bağlantınız vardı. Hepimizin vardı. Özellikle Lemuria günleri ve çağlarında. İleriye ve geriye seyahat edebiliyorduk. Kristalin katlardan geçip çıkabiliyorduk. Ama sonra bu kaybolmaya başladı, bizi bırakmaya başladı. Ve özellikle de bizim insanlığın Christos çağı diyebileceğimiz bu çağda. Son birçok bin yılda, siz gerçekten kendinizi ondan kopardınız.<br />
Dünyada Christos ya da kristal dediğimiz çağda olup da kristalin katlardan kendinizi koparmanız garip. Ama siz böyle yaptınız ve ben böyle yaptım ki kendimizinkine sahip olabilelim. Böylece kendimizinkini keşfedelim yoksa nasıl siz de Tanrı –kendi başına egemen ve tam- olabilirsiniz. Bir Tanrı ki her yetiyi haiz ama yine de kendine özgü.</p>
<p>Böylece kendinizi kopardınız. Kendi bağınızı kestiniz ki içeri dönüp bakmaya başlayabilesiniz. Kendiniz keşfetmeliydiniz. Aynı şekilde, aynı biçimde, bu hayatta kendinizi enerjisel olarak da artık size hizmet etmeyen şeylerle ilişiğinizi kestiniz. Ailelerle ilişik kestiniz zira bir noktada zor oluyordu. Görevleriniz, işleriniz ve sevgililerinizle ilişiğinizi kestiniz. Yanlış bir şey yaptığınız için değil, buna hakkınız olmadığı için değil ya da anormal olduğunuz için değil. Bu şeyleri kesip attınız ki kendi ruh enerjinizle birlikte çalışıp daha içe, daha derine – Kendini Keşfe – inebilesiniz. Kristalin enerjiler sizin içinizde. Onlar sizin. Onlar orada. Onları siz oraya getirdiniz. İkibin yıl önce “Onları benimle birlikte Dünyaya getireceğim. Onları doğru zamanda ortaya çıkartacağım. Kendiminkini keşfetmek için ortak kristalin katlarla bağımı koparacağım.” dediniz. İşte bu egemenliktir.<br />
Ve şimdi, bir sonraki adım, alan. Tüm bu sürede gitmenizi (yürümenizi)sağlayan şey dış enerjinin kaynağıyla bağınızı kesmek olmuştu. Enerji akışından kendinizi koparmak. Demek istediğim, bu büyük çaplı bir iş Şambra. Kendi kişisel enerjiniz için içe dönmek. Dış ruhsal enerjilere – dıştan gelen yaşam gücü enerjisine &#8211; hiç yaslanmamak. Kendinizinkine dönmek. Biraz ürkütücü belki ama yapılabilir. Ben yaptım. Başkaları yaptı. Sayıları çok değildi ve şimdiye kadar asla büyük bir grup yapmadı. İşte şimdi burada devreye siz giriyorsunuz. Serbest bırakmak&#8230; sizi alana bağlı kılan bağlantıları ya da telleri ya da ızgaraları ya da kalıpları, her ne diyorsanız. Bu şeyler sizi ve realitenizi besliyor. Bunlar kendi realite manzarınız için kullandığınız yakıtlardır. Şimdi bunu kesip atacağız.</p>
<p>A, zaten bunu yapmaya onay vermiştiniz. Soruyu sormama gerek bile yok. Size yalnızca hayatınızda neler olduğunu söylüyorum. Niçin içiniz dışınızda, tepe-taklak oluyormuş gibi hissettiğinizi sizinle paylaşmak istiyorum sadece. Olan bu. Ama bir seviyede bunu onaylamıştınız.<br />
Izgaradan ve alandan bağlantıyı kesmenin zor yanı, siz ona güveniyorsunuz. Bildiğiniz bu. Bu bir inanç sistemi ve kabul ettiğiniz bir örtü ve ondan habire beslendiniz, sürekli beslendiniz. Kendi realitenizi yaratmak için onu kullandınız. Onunla bağlantıyı kestiğinizde, endişe duymaya başlıyorsunuz. Kendi kişisel deneyimimden söz ediyorum. Ölümün kokusunu resmen duyuyorsun, Şambra. Ölümün siyah gölgesi diyebileceğiniz şeyi. Onu hissedersiniz. Onu rüyalarda hissetmeye başlarsınız –ürkütücü rüyalar, korkutucu rüyalar. Sizi arkadaşlarınızı bulmak için koşturan rüyalar gibi. Bir çoğunuz bunları gördü. Aileyi aramak. Hiçliğin ortasında kaybolup bir korunak bulmaya çalışırken koşturdurduğunuz rüyalar. Çünkü sizin tüm insani spiritüel yapınız ve sisteminiz nelerin olduğunu bilir. Giderek, her seferinde biraz, bir sonraki, bir sonraki ve ondan sonraki ızgaranın, telin ya da kalıbın bağı kopartılır.<br />
Bazı parçalarınız, özellikle içinizdeki insansılık, nelerin olacağını tam bilemez. Hayatta kalacak mısınız? Onu kendi içinizde bulabilecek misiniz? Sizin kişisel enerji sisteminiz görevi devralmadan önce ne kadar zor ve dipsiz olmak zorunda? Bedeli ne? Her bir vaka benzersizdir. Bazılarınız belki de duvara tosluyormuş gibi hissedecek. Bazılarınız dipsiz kuyunun dibinde olacak. Zaten böyle hissettiğinizi söylüyorsunuz ama dibe biraz daha var! O kadar da dibe inmek zorunda değilsiniz. O seviyeye inmek zorunda değilsiniz. Kimi kez eski inanç sistemleri ve realitenin eski kavramları yolu engeller ve yeni derinliklere inmenizi gerektirir ama bunu yapmak zorunda değilsiniz.<br />
İşte bu nedenle şu anda işi basit tutun diyoruz. Her bir inanç sistemini değerlendirin çünkü asılı kaldığınız kimi inanç sistemlerinin bazıları sizi tam da uçurumun kenarına itiyor. Onlardan kurtulun – çok çalışmak zorunda olduğunuza dair inanç sistemleri. Bu, hepsinden de en çılgın olan inanç sistemlerinden biri. Şambra, hepiniz günlük yaşamınızda çok çalışıyorsunuz. Ama bunu zorunlu kılan inanç sistemleri kalıbına saplanmayı siz kabul ettiniz. Kendi inanç sistemlerinizin kuklası oldunuz. Öteki tarafa geçin. İnanç sistemlerini değiştirin. Hatta kukladan bile kurtulabilirsiniz.<br />
Yani sizin tüm insan spiritüel sisteminiz şu anda savunma mekanizmaları geliştirmekte. Şu anda. Şu an dediğimde bugünden söz ediyorum. Bazılarınız bunun gelmekte olduğunu hissediyordu ama bugün kesinlikle bir Şambra işaret direği olur şayet öylesini seçerseniz ki zaten seçtiniz. Ama alan ile bağlantıyı kesmeye başlayın. Bağlantıyı azar azar kesmeye başlayın.<br />
Bugün birileri dedi ki “Biz kendi uzay gemimizi ve kendi gezegenimizi yaratırız.”. Yaratırsınız. Kendi kişisel realitenizi yaratıyorsunuz. Kendi yeni boyutunuzu yaratıyorsunuz. Yaratıların hızlı, yaratıların toplu bilince ve diğer insanlara bakmaksızın egemen olunduğu yere doğru götüren tüm işlemin parçası işte budur. Şu anda hayatınızın büyük bir kısmı toplu bilince dayanıyor. Yıllar önce bunu serbest bırakmaya başlama onayını dile getirmiştiniz ve bırakıyordunuz da, ama öyle bir yeni seviyeye geldiniz ki burada toplu bilinci bile serbest bırakmak ya da gitmesine izin vermek durumundasınız. Siz gerçekten –bir büyüğün bir zamanlar söylediği gibi- gerçekten tek bacak üstünde kaldınız. Kendi başınıza tek bacağınızla. Yalnızca siz. Kristalin katlarla, alanla, toplu bilinçle, eski inanç sistemleriyle bağı keserek. Evet, kimi kez çırılçıplak soyunmuşsunuz gibi hissediyorsunuz ama o çıplaklıkta, yepyeni bir özgürlüğünüz var. Yepyeni bir gerçekleştirme. Ruhun amacı –şayet öyle inanmayı seçerseniz- tümüyle egemen olmaktır.<br />
Bütün ya da Bir’lik parçalara ayrılır. Daha sonra parçalar Bütünü yeniden yaratmaya yardım eder ama her bir parça bağımsız, tümüyle özgür, tümüyle egemen kalır. Yuvayı terkederken hepimizin üzerinde anlaştığımız plan buydu.<br />
Son toplantımızda Tobias Ruhun isteğine karşılık insanın isteği konusuna değindi. Bazen ruhun, insanın arzusuna hiç aldırmadığını söyledi. Aldırmaz. Ruh yalnızca egemen olmanın, tam bağımsız olmanın nasıl bir şey olduğunu keşfetmek ister. Bu tüm özgürlük, tüm yaratım, tüm gücü elinde tutmak demektir. Kendi derinliklerinize bakarsanız, sizin Ruhunuzun tek amacı olduğunu görürsünüz –sizin de Tanrı olduğunuzu tümüyle keşfetmek. Bu da ayrıca, sevginin ne olduğunun tümden keşfidir.<br />
Siz de kendi insan bilincinizdeki sevgi ayındasınız. İnsan sevgisi Öz ve Benlik sevgisiyle mukayese bile edilemez. Ruhun tüm amacı egemen doğasını anlamaktır –Özden, Tüm Olandan sevgi armağanı-. Ama bunu yerine getirebilmek için tam anlamıyla bağlantının kesilmiş olması gerekmektedir. Tümden bağlantısızlık.</p>
<p>Sizin dünyanız hala fosil yakıtla işliyor, ona o kadar bağımlısınız ki dışarıda başka potansiyeller olduğunu göremiyorsunuz. Dünya göremiyor. Savaşıp çarpışmakta. Kötü bir lider, zalim bir lider nedeniyle savaş ilan etmek. Konu bu değildi. Petrolün yerini bilme stratejisiydi. Bu nedenle, tüm dünyanız şu anda alt-üst olmakta zira dünya hâlâ malum eski yakıt kaynaklarından beslenmek istiyor, o bereketli bahçenin tam ortasında yaşıyor olmanıza karşın. Ayıp. Çok ayıp.<br />
Ve siz Şambra, siz, hâlâ eski yakıt kaynaklarıyla bağlantıda yaşıyorsunuz. Kafes olsun, hatta kristalin katlar olsun, kendi inanç sistemleriniz olsun, hâlâ size büyük acılar çektirmiş tüm o şeylerden besleniyorsunuz, halbuki etrafınız bolluk bahçeleriyle kuşatılmış. Siz o bahçeyi –o kadar çok potansiyelle dolu ki – görmüyorsunuz. Eski beslenme, enerjiyi getirme biçimlerine o kadar çok alıştınız ki isteyebileceğiniz ya da seçebileceğiniz her potansiyel etrafınızda duruyor ama göremiyorsunuz, anlıyor musunuz? Yaşamınızda seçimler yapmaya başladığınızda, alanın kendisiyle kendi bağlantınızı kesmeye başladığınızda, ne gerçek bir yaratıcı olduğunuzu göreceksiniz. Başka birinin ya da grubun bilincine bağlı olmadığınızı göreceksiniz. Tümüyle özgür ve egemen olmanın nasıl bir şey olduğunu anlayacaksınız.<br />
Geçilmesi zor bir geçiş dönemi.  Kolay olduğunu söylemiyoruz ama siz bunu basit kılabilirsiniz. Basitleştirebilirsin Şambra.<br />
Şimdi birlikte oturuyorken bireysel egemen varlıklar ve ortak yanları çok olan bir grup olarak bir dakikalığına durun. Bir dakikalığına hissedin ya da gözünüzde canlandırın. İçinizde o Kristalin Kat ve kristalin katlarda isteyebileceğiniz her yaratıcı enerjinin doğuşu var. Cevaplar için dördüncü boyuta gitmekten vazgeçin. Kendi kristalin katlarınıza girin.<br />
Bazılarınız bazı şeyleri yaratmak için çabalıyor – müzik ya da iş yaratma- ve detone oluyorlar ve hiç dinamik enerjileri kalmıyor, zira yanıtları eski bir enerji dünyasında arıyorsunuz. Bazılarınız yanıtlar için kritalin katlara gitmeye çalıştı ama siz kendiniz kapıyı kapatmıştınız. Kendinizin kristalin katına girin. İçinizde öyle bir enerji merkezi var ki hiç kimsenin enerji merkezi, ızgarası, her hangi bir enerjisine de ihtiyaç bırakmaz. O sizin içinizdedir. Onu aktive etmenin zamanıdır. Onu tekrar hayatınızda ortaya çıkartmak zamanıdır. Ona biraz enerji vermenin zamanıdır. Onu harekete geçirin. Onun hareket etmesine gereksiniminiz var. Onun –içinizdeki o enerji alanının- çalışır durumda olmasına ihtiyacınız var. Size özel, kişisel bir enerji santralı. Ona gereksiniminiz olacak çünkü şu anda alanla bağlantıyı kesiyorsunuz.<br />
(Duraksama)<br />
Yaşamınızda olanlara özellik dikkat edin. Önümüzdeki bir kaç ay, bedeniniz bazı şeylere nasıl tepki veriyor, enerji içinizde ve dışınıza nasıl akıyor, dikkat edin. Egemenliği almak için alanla bağlantıyı nasıl kestiğinizin çok farkında olacaksınız.<br />
Bugün için paylaşmak zorunda olduklarımız bu kadar. Soru ve yanıtlar için döneceğiz ve belki de burada biraz sıkı bir solunum tavsiye edilmeli.<br />
Ben benim, evet  Ben benim.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 04 Şubat 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 7 &#8211; Bağlantıyı Kesmek</div>
<div class="tarih">Adamus St.Germain’in katılımıyla,</div>
<div class="tarih">kanallık eden, Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com – www.kirmizicember.org</p>
<p>Böylece George (Bush), Barney’in sevecen, bilge gözlerine baktı (kahkahalar) ve, “Peki ama ne yapmalıyım&#8230;. ne yapmalıyım?” dedi. Ve Barney onun elini yalayarak (yoğun kahkahalar) iletişim kurdu, “Enerji bağımsızlığı George. Enerji bağımsızlığı. Bu, savaşları durduracaktır, bu, güç oyunlarını durduracaktır. Bu, senin halkını yepyeni bir biçimde besleyecektir. Enerji bağımsızlığı.” Ve George son ‘Birleşme Bildirisi’nde ne hakkında konuştu. Enerji bağımsızlığı. Elinin yalanması buna değerdi. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Ve Şambra diyor ki, “Şu an bilmemiz gereken nedir? Biz nerede bulunuyoruz? Ne yapmalıyız?” Ve Adamus ve Kuthumi ve Tobias, enerji bağımsızlığı diyor Şambra. Kendi enerji bağımsızlığınız.</p>
<p>Geçmişte sizi beslemiş olan herşeyle, en önemlilerinden olan o Alan da dahil olmak üzere herşeyle bağlantınızı kesmeyi öğrendikçe, kendi enerji bağımsızlığınızı ve sonunda kendi mutlak egemen doğanızın gerçeğini öğrenirsiniz. Enerji bağımsızlığı, Şambra. Diyorsunuz ki, “Peki ama bunu nasıl gerçekleştiririz?” Eh, bu pek de bunu nasıl gerçekleştireceğiniz hakkında değildir çünkü öyle ya da böyle nasıl olsa olacaktır. Bu, olmaktadır. Biz onu bugün başlattık. Biz onu başlattık – burada Şambra’da biraraya gelerek – sizi Alan’a bağlayan o şeyleri küçük küçük bırakmaya başladınız. Böylece, enerjiden bağımsız hale gelebileceksiniz.</p>
<p>Bakın, Alan’la bağlantıda olduğunuzda, gerçekten de kitlesel bilinçle, meleksel bilinçle, herşeyle bağlantıdasınızdır. Bağlantıyı kesmekle, o beslenmeyi bırakmakla, içinize nasıl döneceğinizi ve içinizde, size tam bir özgürlük ve tam bir bağımsızlık sağlayan şeyleri nasıl uyandıracağınızı öğrenirsiniz. Bu, sevdiğiniz kişiler hiç olmayacak, başkalarıyla hiç paylaşmayacağınız, birlikte olacağınız gruplar hiç olmayacak anlamına gelmez. Bu, bunu farklı ve bağımsız bir yoldan gerçekleştireceksiniz anlamına gelir. İşinizden beslenmek yerine ki, bu bu arada er ya da geç gitmek zorunda kalacaktır. Ailenizden ve eşlerinizden beslenmek yerine, kitle bilincinden beslenmek yerine, enerjiden bağımsız hale gelirsiniz. Mutlak bir egemenlik. Kendi içinde tamamlanmış, bütünlenmiş.</p>
<p>Bu olmaktadır. Onu zorlamanıza gerek yok. Biz bununla ilgili kitaplar yazamayız. O sadece olur. O bağlantılar ve ağlar sadece erir gider. Elbette yavaş yavaş ki, bedeniniz bununla başa çıkabilsin, ve zihniniz başa çıkabilsin, ama bu bağlantılar eriyorlar.</p>
<p>Bu daha çok, ona nasıl bir tepki vereceğiniz meselesidir. Bu Şaud’un amacı buydu – o enerjiyi ekmek – ki, paniklemeyin. Ve sistemlerinizin savunma mekanizmasının yükseldiğini, ya da korku ve kaygıların tetiklendiğini hissettiğinizde, artık bunların nereden kaynaklandığını bilin. Yaşantınızda ters-yüz olan şeyleri hissettiğinizde, bunların nedenini artık anlayacaksınız.</p>
<p>Bunların tümü, harika bir ruh amacıyla gerçekleşir. Ruhun amacı, Bütünü ya da Bir’i bırakmak, kendi içinde tam ve bütün olmaktır ki, bu da Bir’i bir kez daha yeniden yaratır. Muhteşem bir enerji spirali.</p>
<p>Ve şimdi, cesaret edenlerden soruları alalım.</p>
<p>LİNDA: Adamus, ben herşeyden önce, kendini beğenmişliğini biraz kenara koyup da güçlü ve zeki olma kararın için sana teşekkür etmek istiyorum. Birçoğumuz bunu çok takdir ediyoruz. Sana teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAİN: Kendimi beğenmişliğimin bir kısmını hâlâ kendimde tutuyorum. (gülüşmeler)</p>
<p>LİNDA: Aa, özür dilerim!  Ve senin böyle muhteşem bir köpek olabildiğini duymak da ilginçti, teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAİN: O muhteşem köpek ben değildim, ama o muhteşem köpek – deyim yerindeyse – George ile doğrudan iletişime geçebilmem için onun içine girmeme izin verdi.</p>
<p>LİNDA: Teşekkür ederim, bu harikaydı.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): İyi günler Adamus. Geçenlerde çok sevgili bir arkadaşım bana geldi ve yaşamın bir havaalanı gibi olduğuna inandığını söyledi. Hangi uçakla geldiğini anımsamıyordu. Hangi uçakla gideceğini de bilmiyordu, ve o alanda ne yapmamız gerektiğinden de pek emin değildi. Ve ben senin buna nasıl bir yanıt vereceğini duymak isterdim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAİN: Gerçekten. Buna çok benziyor, çünkü çoğu insan buraya nasıl geldiğinin gerçekten farkında değil, ve gitmekten de korkuyorlar, ama aynı zamanda havaalanında olmaktan da nefret ediyorlar. O nedenle, durum bu benzetmeye çok benziyor. Ama amacın kendisine bakacak olursak, amaç çok açıktır ve çok nettir. Çoğu insan buna ya da örtücü katmanlara bakmak istemiyor – etkisi altında oldukları ipnoz bunu yapmalarını engelliyor – ve bazıları da bunları kutsal olmayan sözcükler olarak görüyor, ama aslolan, senin de Tanrı olduğunu keşfetmendir. Herşeyin temeline inip de bunu basitleştirmek istersen, Şambra’nın öğrendiği, buradaki tüm tutkunuz, sizin de Tanrı olduğunuzu keşfetmektir. Bu, gülün meyvesidir.</p>
<p>1.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAİN: Teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Adamus, ben “Alms” denilen beyaz altın tozundan bir ürünle tanıştırıldım, ve üreticilerle onu kullanan insanlar, bu ürünün, ışık bedenin olma yolundaki yükseliş sürecine yardımcı olduğunu söylediler&#8230; (Adamus araya giriyor)</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Besleyen tüpü bırak. Bunu duymak bile istemiyorum. Eğer beyaz altın tozunu alman gerekiyorsa, Alan’dan çıkamazsın. Enerji bağımsızlığına ulaşamazsın. Bir kez daha dışsal şeylere güvenmiş, bel bağlamış olursun. Teşekkür ederim. Bir sonraki soru.</p>
<p>LİNDA:&#8230;.bu, kendini beğenmişliği bırakmakla ilgili. (kahkahalar).</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): St.Germain, ben bugün sana olan sevgimden ve beni bu denli sık ziyaret etmenden kaynaklanan şükran duygumdan biraz etkilenmiş bir haldeyim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Ve geldiğimde güzel zaman geçiriyoruz (kahkahalar).</p>
<p>3.ŞAMBRA: Evet, geçirdiğini biliyorum! Ve senin mizah duygunu ifade edebileceğimden de çok takdir ediyorum. Onun için, şimdi burada biraz sakinleşmek amacıyla azıcık mizahla başlamak istiyorum. Benim için bir dolu gölge potansiyel ortaya çıkmaya başladı. Çok-boyutlu bir varlık olmanın oldukça kolay olduğunu görüyorum. Bunu aynı anda hem aynı mekanda, hem de aynı zaman sürecinde bulunarak gerçekleştirmek ise, alıştırma yapmayı gerektiriyor. Böylece, geçen hafta Walmart’a (çvr: Koçtaş gibi büyük bir market) gittim ve, bu şimdi yeni bir şey, ben hiç&#8230;.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Dünya üzerinde enkarne olsaydım o yere gideceğimi hiç sanmıyorum! (kahkahalar)</p>
<p>3.ŞAMBRA: Aslında ben de ve özellikle de&#8230;.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Hayat fazlasıyla kısa! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>3.ŞAMBRA: Peki. Ben de zaten bir daha gitmeyi düşünmüyorum ama&#8230; (kahkahalar)</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Bu, tüm örtücü-katmanların işbaşında olduğu kitle bilincidir, sevgili varlık!</p>
<p>3.ŞAMBRA: Neyse, ben erkekler tuvaletine girdim, ve bir an için, bunun ortaya çıkan yeni bir gölge potansiyel olduğu korkusu yükseldi içimden (kahkahalar). Neyse, şimdi ciddileşelim. Bildiğin gibi, 22 yılı aşkın bir süredir, elyazısını analiz etme ustasıyım. Dört yıllık yoğun araştırmalarıma dayanarak, elyazısında intihar olasılığına işaret eden göstergeler saptadım. “Red Flags For Suicide (İntiharın Kırmızı Bayrakları) – A Handwriting Analysis Framework for Prediction ( Elyazısını Analiz Ederek Öngörüde Bulunmak)” adında bir kitap yazdım ve sözü edilen programı oluşturdum. Bu, geçen ay boyunca gelişen bir gölge potansiyel. Ayın 14’ünde Denver’deki bir gruba sunum yaptım. Ve iyi bir tepki aldım, ama bunu kitlelere ulaştırma güdüm de çok güçlenmişti. Böylece, sonraki iki gün boyunca daha da berraklaşmama izin verirken, Salı günü posta kutuma bakmak için dışarıya çıktım ve komşumun evi civarında onca bölge polis arabalarını ve şerif yardımcılarını ve cinayet masası ekiplerini görünce şaşırdım. Komşularımın oğlu o gece intihar etmişti. Şambra dostlarımla bu konuyu konuşurken, arkadaşım Matt, bazı yeni istatistikler duyduğunu söyledi. Hepimiz, ülkede ve özellikle de Colorado’da ve bizi çevreleyen dağlık eyaletlerde intiharın fazlasıyla arttığını biliyoruz. Eyaletlerimiz için bunun neden geçerli olduğu hakkında konuşabilir misin? Bu, ilk sorum. İkinci sorum ise, kutudan çıkmış olup da bu yeni aracı kabul etmeye yatkın olan uygun kuruluşlara ve gruplara enerjimi odaklamamda bana yardımcı olabilir misin?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Gerçekten de, sözünü ettiğin organizasyon, içinde bulunduğun Şambra’dır. Daha birçoğu da var ama sen&#8230;. benim bunu tekrar kontrol etmem gerekiyor&#8230;. Şambra enerjisinin gelecek birkaç ay içinde kendi kuantum sıçrayışını gerçekleştirdiğini ve kendine has bir enerji sistemi haline geldiğini göreceksin – hem gerçek, hem mecazi, hem de parasal anlamda. O nedenle, başlamak için en uygun yer burasıdır ve biz bunu sadece sana değil, ama fikirleri, tutkuları, kitapları, ya da bu tür şeyleri olan herkes için söylüyoruz&#8230;. Bu Şambra kuruluşunun bu şekilde yaratılmış olmasının nedeni, yarattığınız tüm bu şeyler için bir bağlantı sağlamaktır. Kitle bilincinin düzeylerini kırıp geçmek sana şu an çok zor geliyor, ama bu yeni – adı bu olmamasına karşın benim Şambra şirketi diyeceğim – kuruluş, mekanizmayı sağlayacaktır. Hepinizin bağımsız olmasına karşın, çok büyük şeyler yaratmak amacıyla, bir süreliğine ya da belli bir amaç uğruna enerjilerinizi bir tür sinerjide nasıl birleştirebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Yani başlamak için burası uygundur.</p>
<p>İntihara gelince, intihar oranında genel bir artış var. Burada işin içine çok, çok unsur giriyor. Dünyadaki yaşam, şimdiye kadar olduğundan çok daha zor. Ve yaşam o kadar hızlı ki, yalnızca intiharlarda değil, ölüm oranında da artış var. İlle de&#8230;. bunu nasıl ifade ettiğimizde dikkatli olmaya çalışıyoruz&#8230;. ama ölüm oranları, aslında olmaması gereken bir oranda artıyor. Bir yandan sağlığa gösterilen ilgi düzelirken ve bilinç az da olsa berraklaşırken, bir yanda da bu zamanda Dünya’da yaşamakta zorlanan insanlar var. İntihara sürükleyen bir unsur daha var, ve Şambra – enerjiyle çalışan her insan &#8211; bunu enerjisel olarak ele alabilir. Dünya’da insan başına düşen enerji alanı şimdiye kadar olduğundan çok daha az. Biz coğrafi alandan söz etmiyoruz, enerjisel alandan söz ediyoruz. Dünya üzerinde giderek daha fazla insan yaşadığı için ve Dünya’ya yakın alemleri giderek daha fazla varlık doldurduğu için, burası dolup taşmaya başladı. Okyanuslar ve onların toprak kütlelerine olan su orantıları çok ölçülüydü. Okyanuslar, enerjileri temizlemenin ve onlarla başa çıkmanın bir yoluna sahiptirler ve Dünya üzerinde bulunan insanların gereksindiği, adam başına düşen enerjisel alanda belli bir miktar da söz konusudur. Bununla ilgili – nasıl desek – bazı formüller vermek zor olacaktır, ama şöyle düşünebilirsiniz, diyelim ki 1.000 metre karelik bir alanda yaşamaya gereksinirken, şimdilerde 50 metre kareye sıkıştırılıyorsunuz. Bu, bedenin ve ruhun ya da özün, işbirliği yapma duyusunu kaybetmesine neden oluyor ve kişi çekip gitmek istiyor.</p>
<p>Kişinin, üçüncü boyut alemlerinin ötesine genişleyen büyük bir enerjisel alanı keşfetmesinin yolları var. Ve herkes, bu üçüncü boyut enerji aleminin ya da hatta dördüncü boyutun sakinidir, ama Şambra’nın keşfettiği şeylerden biri de, sadece Dünya sınırlarıyla belirlenmiş olanın ötesine geçecek bir enerji alanını kendisi için nasıl yaratacağıdır. Ve bu herhalde, bana göre, intiharların en büyük nedenidir.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, gölge biyoloji fikrini kavrayabildiğimden pek emin değilim. Bir ya da birçok gerçeklik ışıkta ve bir dolusu da gölgede. Bu, bir gölge gerçekliğini alıp da onu yaşantımın ve bilincimin ışığına oturtmaya karar verebilirim anlamına mı geliyor? Böyle bir durumda, bir gölge olasılık, bir ışık olasılığı haline geliyor. Bu, bolluğu yaşantımıza sokmakla aynı işlem, öyle değil mi? Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Gerçekten de. Buna, bulunduğun oldukça sığ bir boyutsal gerçekliğin varoluşunda inanıyorsun, ve aslında orada bir seferde yalnızca tek bir gerçeklik tezahür ettirilebilir. Örneğin biyoloji yaşantında tezahür ettirildiğinde ve sen görüntünle ve sağlık oranınla belli bir gerçekliği tezahür ettirdiğinde – o gerçeklik, onun gerisindeki diğer potansiyelleri görmeni, tam anlamıyla engeller. Böylece sen, tam anlamıyla üstlenebileceğin başka beden biçimlerine, başka sağlık oranlarına, kırık dökük bir beden yerine şifalanmış bir bedene sahip olabileceğini fark etmiyorsun. Bunların tümü, gerçekliğine getirebileceğin potansiyellerdir, ama – sen onu ışığa getirmek diyorsun, oysa biz sadece onu tezahür ettirmek ya da gerçekliğine getirmek diyeceğiz. Yalnızca tek bir potansiyeli ya da gölgeyi getirebilmek yerine, gerçekten birçoğunu gerçekliğine getirebilirsin, anlıyor musun. Her seferinde yalnızca tek bir gerçekliği yaratabileceğini ya da tek bir gerçekliğe sahip olabileceğini kim, ya da hangi inanç sistemi söylüyor? Aynı anda çoklu gerçekliklere sahip olabilirsin. Ve evet, fiziksel maddede bile. O nedenle, biz Şambra’nın, bunun tek bir gerçeklik varoluşu olduğu fikrini bırakmasını istiyoruz. Bu, çoklu gerçekliktir ve siz potansiyellerden herhangi birilerini seçebilir ve onları gerçekliğinize getirebilirsiniz. Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Profesör Adamus, ben sana şu televizyon dizisi “Ghost Whisperer – Hayalet Fısıldayıcısı”nı sormak istedim ve onun nasıl – ona sizler mi kanallık ediyorsunuz ve&#8230;.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Ben hiç bir yaşantımda hiç televizyon izlemedim (gülüşmeler). Ondan uzak durmaya çalışıyorum. Ama soruna yanıt olarak – ben&#8230; evet, evet&#8230; sen soruna devam et – evet o&#8230;.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Yani Rüya Yürüyüşü böyle bir şey mi olacak?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Hayır.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Hayır.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Hayır. Sizin televizyon dizisi ve film dediğiniz bu tür şeylerin birçoğu, bilinci yükseltmeyi temel alıyor. Onlar ille de, bizim şimdi gerçekleştirdiğimiz gibi doğrudan kanallıkla yapılmış şeyler değildir, ama bilinç yükseldikçe ve bilinç ya da insanlık daha geniş bir gerçeklik duyusunu kabullenmeye istekli ya da gönüllü oldukça, bu, bu tür dizilerin yazarı ya da yazarlarının yeni senaryo malzemelerine erişebilmelerinin ve kullanabilmelerinin kapılarını açar. Yani bu, bir varlıktan diğer bir varlığa kanallıkla iletilmiş değildir. Bir varlık bilince kanal oluyordur ve bu bir televizyon programı olarak ortaya çıkıyordur. Ama sadece kitle bilincinin ve yazarın verdiği kabulün düzeyi kadar iyidir.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba. Son mesajda şöyle dendi, “Bu tatil mevsiminde yaşamın tadını çıkartın. Bırakın kendinizi. Diğer insanlar için kaygılanmayın. Kendinizi bırakın ve keyif alın. Bu kendi başına, alternatifler için, gölge potansiyeller için, gelip de sizinle birlikte sahnenizde, yaşamınızda dans etmelerine bir davettir. Bunun bizden kaynaklanmadığını, bizden gelmediğini anımsayın. Bu gelenlerin tümü sizden geliyordur.” Palavra. Yaşamın tadını çıkartamıyorum çünkü kendimi buna programlıyorum. Ben kendimi ne bırakabiliyorum, ne de yaşamla dans edebiliyorum. Benim sınırlarım var. Senin sözlerin bende büyük bir düş kırıklığı yarattı ve çok sinirlendim, ve sen mutlu bir biçimde bunun artık bittiğini bildirirken ben bundan besleniyorum. Kimin için bitti? Benim için değil kesinlikle. Bir kere ben bu harika haberlerden ve keyfine varılacak yaşam olasılıklarından bıktım. Çok kızgınım ve çok düş kırıklığı yaşıyorum. Bazen sizi dinlemekle, ya da sizin dediğiniz gibi kendimi dinlemekle, başka bir sahte&#8230;.. (Linda “bu kelimeyi söylemeyeceğim” diyor). İyi haberler vermek yerine ve herkesin onu nasıl soluyacağını anlamasını sağlamak yerine, benim gibi insanlar için bazı yararlı araçlar vermeye çalışabilirdin. Bizim yalnızca akıllı sözlerden daha fazlasına ihtiyacımız var.</p>
<p>LİNDA: Bu aslında Tobias’a sorulmuştu.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Gerçekten de! Biliyoruz! (kahkahalar) Biz de buna gülüyorduk! Şu Tobias, tüm bu sorunlara neden oluyor! Şimdi, ben Adamus, gelip sana kullanman için gerçek araçlar vereceğim. (yoğun kahkahalar) Tobias bunu yapmadığı için utansın!</p>
<p>Ben kendine bir bakmanı istiyorum, sen, uzun zamandır karşılaştığım en büyük yaratıcısın. Ben senin sorunu yeniden okumanı ya da yeniden dinlemeni istiyorum. Sen tam olarak yarattığın şeye sahip oluyorsun. Farklı bir biçimde nasıl yaratmak istediğine dair şimdi bir seçim yap. Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Sevgili St.Germain’im, inanılmaz bir üç ay geçirdim ve – Rüya Yürüyüşü Okulu’ndan beri &#8211; muazzam bir yolculuk yapmış gibi hissediyorum ve bir deneyim yaşadım, bir Rüya Yürüyüşüne götürüldüm, ve bu benim Rüya Yürüyüşümdü ve benim geçmiş yaşamlarımdı. Tümü birarada geldi, ve o deneyim beni çok etkiledi. Bu – beni etkileyen bölüm, her bir yaşam vasıtasıyla getirilen Mesih tohumuyla ilgiliydi – binlerce yaşam – ve sonra da onlarla Çiçekler Köprüsünü geçmek ve Yeshua ile, seninle, Tobias ve diğerleriyle buluşmak. Ve Yeshua’nın tohumu alıp da göğüs bölgeme ekmesi. Ve bu öylesine bilinçli ve öylesine berraktı ki – kristal berraklığında. Ve birkaç gün – o gece uyumak için yatağa girdiğimde, yattım ve biraz soluma yapayım dedim, ve ama, hayır dedim, yalnızca dinlen. Benim sorum, bunun bedeni nasıl etkilediği. Ertesi sabah, hafif fiziksel ağrılarla uyandım, gerçi buna tam ağrı da denemez, sanki 1 derecesinde bir ağrı gibi. Ve algıladığım, bedenin, tüm bedenlerimizin farklı katmanlarıyla bir uyumlanmaya girdiği idi, ve üç ya da dört gün sonra, vaay, ben bununla gerçekten bir şeyler gerçekleştirebilirim diye düşündüm, ve sonra da yerle bir oldum. Ve ben, peki, eğer onunla bir şey yapamayacaksam bu inanılmaz deneyim neyin nesiydi. Yani ben orada kaldım, gerçi sen bugün bazı sorularımı yanıtladın ama biraz daha açabilir misin.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Evet, ve biz önce&#8230; o deneyimle bir şey yapman gerektiğini söyleyen her türlü inanç ya da örtücü-katmanı bırakmaya istekli olmalısın. Gidip de herhangi bir şey yapman gerektiğini söyleyen hiç bir şey yoktur. Şimdi biz o insan yanının bunu bir biçimde ifade etmek istediğini anlıyoruz, ve bu sevincin ifadesidir, ama onunla herhangi bir şey yapman gerektiğini söyleyen örtücü-katmanı salıver, çünkü bu kendi içinde bazı engellere neden oluyor, anlıyor musun, ve bazı kısıtlamalara neden oluyor. Böyle bir şey olduğunda ya da – Tobias’ın deyimiyle – bir ayrılık noktası ya da kozmik bir bilinç noktasına ulaştığında, genelde hâlâ tam anlamıyla Dünyanın toprağında bulunan geçmiş yaşamlarını salıverdiğini, onları bıraktığını tam olarak anladığında ve algıladığında, beden de muazzam bir değişimden geçer. Sen tüm geçmişinin öyle bir şifalanmasına izin verdin ki, geleceğin açık, berrak. Bunun da fiziksel beden üzerinde bir etkisi olur, ama sen genel olarak yıllardır, belki de yaşamlar boyunca hazırlanıyordun, ve bedenin de gerekli uyumlamaları yıllardır yapıyordu, yani bu onun için bir şok olmadı. Bunu yerine oturtmak için zorlamazsın. Tıpkı, bugün sözünü ettiğimiz ‘Alandan kopmanın’ da bedeninde bir dereceye kadar bir etki yaratması gibi, ama sen buna hazırlanmıştın, yani bedenini, bir tür reddetmeden ya da kendini ters-yüz etmeden geçmemesi için şartlandırmıştın da diyebilirsin.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Peki biz herşeyle olan bağlantımızı kesiyorsak, bu, seninle ve Tobias’la ve tüm diğer meleklerimiz ve varlıklarla olan bağlantımızı da kopartıyoruz anlamına mı geliyor?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Bağlantıyı, bel bağlamak ya da bağımlı olmak anlamında kopartmaksa, evet, gerçekten de.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Tamam.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Bu şeye çok benzer&#8230; biz burada bir benzetme düşünmeye çalışıyoruz&#8230;. şöyle diyelim, birçoğunuz evinizden ayrıldığınızda, yirmili yaşların başlarındaydınız ve bağlantınızı koparttınız. Dışarı açılıp, herşeyi kendi başınıza nasıl gerçekleştireceğinizi öğrenmek durumundaydınız. Evin rahatlığını, zaman zaman çılgın olsa da, masada bir yemek ve başınızın tepesinde de bir dam gerçeğini terk ettiğinizi biliyordunuz. Ama bir şey sizi kendi başınıza çekip gitmeye zorladı. Ve içinizdeki bu çağrıya uymadığınızda ya da onu dinlemediğinizde, dış koşullarla yine önünüze gelecekti, ana-babanız gitmeniz gerektiğini söyleyerek sizi kapının önüne koyacaktı. Oluşan doğal bir güç vardır. Böylece başınızı alır gidersiniz. Siz bir anlamda ailenizden ya da hayatınızı yaşama biçiminden koparsınız, ama bir noktada, şimdi özgür ve bağımsız olarak, kendiniz olarak geri gelirsiniz. Ve bu, ailenizle çalışamazsınız ya da onlarla olamazsınız ve birlikteliğin keyfine varamazsınız demek değildir, ama artık onlara, önceden olduğu kancalarla bağlı değilsinizdir.</p>
<p>Şimdi bu da çok benzer bir durumdur, yani enerjiden bağımsız olmayı öğrenmek, Alan’dan çıkmak, kendi içindeki kendi enerji merkezini, hiç bir dışsal güce bel bağlamayan – kendi kişisel enerji merkezini – aktive etmeyi öğrenmek. Böylece başka hiç kimseye asla borçlu olmayacaksınız. Asla başka bir insana sevgi enerjisi için, para enerjisi için, ya da herhangi bir enerji için bel bağlamak, dayanmak zorunda kalmayacaksınız. Yani tümüyle bağımsız olmayı öğreniyorsunuz. Şimdi, bağımsız varlıklar bir şeyler paylaşabilir ya da birlikte çalışabilir mi? Kesinlikle, ve üstelik şimdi çok daha açık, berrak bir biçimde, çünkü artık birbirlerinden beslenmiyorlardır. Tümüyle kendi kendilerine yetiyorlardır. İşte bu – benim – “Şambra Sevinci” diyeceğim şeydir. Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben şimdi pit bull’ları (köpek cinsi) kurtarıyorum, Birleşik Devletler’de onların adı kötüye çıktı. Onlar için ve başka köpek sorunları için bir aygıt geliştirebileceğim geldi aklıma. Bunun bir piyasası olur mu? Açık bir yanıta ihtiyacım var.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Senin şeye bakman gerekecek – ve Tobias gelecek oturumda bundan söz edecek – ama evcil hayvanlar, bu tür&#8230;. ben onlara hayvan bile demek istemiyorum&#8230; bu sevecen varlıklar, sahiplerinin ya da bilincin enerjisini üstlenirler ve sonra da bunu yansıtırlar. O nedenle bir pit bull sadece, tekrarlıyoruz, insanlığın bir bölümünün, çok sadık ve sevecen olabilen ama ansızın dönüp de bir kolu ya da bacağı kapabilen bir bölümünün yansımasıdır. Sen şu anda, pit bull’ların bazı yanlarını değiştirebilecek bir aygıttan söz ediyorsun. Bizse, pit bull’ların kendisindense, bilinci değiştirecek bir aygıtla çıkagelmenin daha iyi olacağını düşünüyoruz. Tobias bundan söz edecek, özellikle de bu soruyu o oturumda soracak olursan, ama, hayvanlardan eski kitle bilincini salıvermenin yolları var. Bazen sahiplerinin enerjilerinde çok tıkanıp kalırlar ve bu her zaman da adil değildir. Sahiplerinin enerjilerini üstlenirler ve ona öyle bir yakalanırlar ki, nasıl çıkacaklarını bilemezler. Ama, bir evcil hayvanı, sahibinin enerjisinden özgürleştirecek ve kopartacak bazı çok basit teknikler vardır.</p>
<p>LİNDA: Son soru, eğer seçimin buysa.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Birkaç tane daha.</p>
<p>LİNDA: Peki. Geoff’in sesi bunu idare edebilecek mi?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Evet.</p>
<p>LİNDA: Peki. (gülüşmeler)</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba. Creststone’a yapacağım yolculukla ilgili, oraya taşınmak ve geçimimi orada temin etmekle ilgili, ve Motsu ile olan bağlantımla ilgili bana verebileceğin bir öğüdün var mı?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: İlginç. Biz bununla ilgili belli yorumlarda bulunmak istemiyoruz çünkü bu senin yolculuğun. Onu nasıl yaratıyorsan, öyledir. Senin o bölgeye, Creststone dediğin yere çekilmenin nedeni o bölgenin coğrafyası yüzünden, ama aynı zamanda&#8230;. orada karşılaşacağın bir grup insan yüzünden, sen onların enerjisiyle çok bağlantı içindesin. Ama biz, senin adına senin deneyimini yaratmak istemiyoruz. Duyduğun şey, yüreğinin çağrısı ve kendi içsel varlığının oradaki bir şeyle rezonansa girmesidir. Neden onu sadece izlemiyorsun? Neden oraya gidip de olacakları keşfetmiyorsun ve bu süre içinde de hiç bir şey planlamamaya çalışmıyorsun, hatta bu konuda ne hissettiğimi bile bana sorma. Bu senin yolculuğun, ve onunla bir rezonansa girdiğin de açık. Öyleyse, izle onu. Sen mükemmel bir soru sordun, çünkü bu yalnızca seninle, ve Creststone ile, ve oradaki bir grup insanla ilgili değil. Bu soru Şambrayı da ilgilendiriyor – onu hissetmek, hissettiğin bir sesin olması ve onun zihinden değil de her yerinden gelmesi, ve bir şey yapman gerektiğini, bir yere gitmen gerektiğini, bir şey icat etmen gerektiğini ya da her neyse onu sadece bilmen. Bu, sana konuşan yüreğindir. Bu, sana konuşan içsel enerjindir. Onu izle. Onu izlemen, kişisel enerji merkezini de aktive etmene yardımcı olur. Bunun giderek daha da sıklaştığını göreceksin, çünkü şimdi daha da açık oluyorsundur ve enerjileri çok daha iyi hissediyorsundur. Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Motsu ile olan bağlantım hakkında bana bir şey söyleyebilir misin?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Biz orada karşılaşacağın ve o enerjiyi içeren – o enerjinin bir parçası olan &#8211; bir gruptan söz ettik.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Tamam. Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Gerçekten de.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sen ve daha birçok varlık, parayla ilgili “sadece yeterince” olmasından söz ettiniz ve bana öyle geliyor ki, şu para enerjisi konusu şimdilerde gezegende büyük bir önem taşıyor. Çocukluklarını katolik okullarında geçirenlere acıyorum. Tüm tartışmaların sonunda, gereksindiğimiz şeyi alabilmek için ve başkalarının istediği bir hizmette bulunmak ya da bir ürünü sunmak için, ben enerjiyi mi ıskalıyorum, yoksa anlamadığım bir şey mi var, yoksa fazlasıyla 3B mı bulunuyorum?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Fazlasıyla kafandasın. Fazlasıyla bunu analiz etmeye, parayı anlamaya çalışıyorsun. Onu manipüle etme gayretini bırakıp da kendi-kendine-yeterli hale geldiğin anda, o da orada olacaktır. Bunu şimdi öğrenmiş olan bir dolu Şambra var. Onlar da sana aynı şeyi söylerlerdi. Onu bırakmak zorundasın. Onu zorlamaya çalışmaktan vazgeçmelisin. O hemen oradadır. Enerji bolluğu, enerjiyi tezahür ettirmek ve gerçekleştirmek doğal bir şeydir. Doğal olmayan yoksunluktur. Yaşantında yoksunluk yaratmak için ne kadar çok çalıştığına bir bak. Şimdi o örtücü-katmanı bırak gitsin. Bolluk hep oradadır. Gereksindiğin herşey geliverir. Bu sadece basit bir prensiptir, ama hepiniz bunu fazlasıyla karmaşık bir hale getirmek istiyorsunuz. Bize kızmak istiyorsunuz ve size sihirli bir formül vermemizi ya da bunu sizin adınıza yapacak özel bir araç vermemizi istiyorsunuz. Ama o hemen oradadır. Keşke siz de onu, bizim görebildiğimiz kadar açık, berrak bir biçimde görebilseydiniz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Adamus, meleklerim ve sen ve Tobias beni ziyarete geldiğiniz zamanlardaki hislerim ve farkındalığımla ilgili içimde ve çevremde olan şeylere ilişkin hislerimin ve farkındalık düzeyimin düşüklüğü, beni bir süredir sinir ediyor. Ve geçen ayki ödevimizin kristalin alemlerle kestiğimiz bağlantıya dayandığını ve benim de, bu şeyleri hissetmemek için bir tür yemin ettiğimi ya da söz verdiğimi hissediyorum. Onun için, daha yüksek hislerimize nasıl yeniden bağlanabileceğimizin ve şu yeminleri nasıl bırakabileceğimizin ya da onlarla olan bağlantıyı kesebileceğimizin fiziği hakkında biraz konuşabilir misin?</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Tabii, ve burada bu kadar açık ve dürüst olduğun ve kendini paylaştığın için teşekkür ederiz. Sen ve diğerleri bu düzeylere tekamül ettikçe ve çok, çok hızlı tekamül ettikçe, hissetmek için eski yerlere geri gitme eğilimi olur. Örneğin, güçlü spiritüel bir his diyeceğin bir şey geldiğinde – bir biliş geldiğinde – sen bir anlamda, onun nerede olduğunu işaretleyip oraya geri gitmeye çalışırsın. Yani, daha önce hissi burada bulmuştum demeye çalışırsın. Ama sonra da kafan karışır ve neden şimdi bu hisse sahip değilim dersin. Yanlış bir şey yapmış olmalıyım dersin. Ve bu arada, bu çok popüler olan insani bir niteliktir, yani şöyle demek – “Yanlış bir şey yapmış olmalıyım ve bu bir yemin ya da başka bir şey olmalı.” Bunlar da rol oynuyor, ama seninle şunu paylaşmak istiyorum. Hisler için yeni yerlere, anlıyor musun, yeni yerlere bakmaya başlamalısın. Dün bizimle kurduğun bağlantı ya da duyduğun hisler, artık o yerde değil. Sen değiştin; biz de değiştik, ama sen yine de gidip oraya bakınıyorsun bizi bulmak için. Biz seninle buradayız. Biz hemen buradayız şu anda. Bu, uyarlanabilmekle (intibak edebilmekle) ve her gün duyarlılık ya da his tabanını genişletebilmekle ilgilidir. Her gün, her bir gün yataktan kalktığında senin için bir şey iyi olacaktır, derin bir nefes alırsın ve kendinin ve hislerinin ve bilincinin yeni bir yerini bulursun. Bir hafta ya da bir yıl önce hissettiğine geri gitme. Bunun ne denli kolay olduğunu görünce çok mutlu olacaksın.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru, seçimin buysa&#8230;. Adamus, bir bakalım, bu Tobias’a sorulmuştu ama eminim sence bir sakıncası yoktur.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Buradayım çünkü profesyonel yaşantımla ilgili biraz yönlendirilmeye ihtiyacım var. Yanıtlar içimde ama, ben sanki onları bulamıyorum. Beklemek ve o içsel inanca sahip olmadan çok çalışmak insanı sinirlendiriyor. Bana bir ipucu verebilir misin? Ve bir de, kötü düşünceleri şimdi nasıl ele almalıyız – hâlâ aynı yol mu geçerli, yani geçen Şaudlardan birinde söylediğin gibi kontrolü mü bırakmalıyız? Zihnimizdeki kötü düşünceleri, kötü bir gerçeklik yaratacağımız korkusunu duymadan bırakabilir miyiz? Bu bana hâlâ bazen oluyor ve ben “kontrolü bırakmayı” gerçekleştiriyorum, ama bazen de emin olamıyorum. Bu, insanı korkutuyor, ve birlikte-yaratma gücümüzü nasıl biliriz.</p>
<p>ADAMUS ST.GERMAIN: Düşüncelerini filtreden geçirmemek hâlâ önemlidir. Bunu yapmak yerine, ister görüntüler, ister düşünceler ya da fikirler olsun, zihninde olan bitenin izleyicisi ol. İzleyen ol. Ama, sadece iyi düşüncelere sahip olmak gerektiğine ve o zaman iyi bir insan olacağına dair eski bir eğilim var, ama bunun büyük bir dengesizliğe neden olduğu açıktır, ve o zaman, kötü düşünceleri bir yerlere yığarsın, bodrumun derinliklerine saklarsın, ve onlar bir gün ortaya çıkar ve seni bunaltır. Onun için bu&#8230;. ‘kötü’ düşüncelerin olmadığını da anlamakla ilgilidir. Yalnızca düşünceler ve senin onlara ilişkin belli hislerin ya da onlarla devinmen vardır. Ama bunların neden zihnine ya da gerçekliğine girdiğinin – neden orada olduğunun &#8211; izleyeni ol. Çok basit başka bir araç da – eğer bir araç istiyorsan – ne için orada olduğunu her düşünceye sor, her fikre sor, her dürtüye sor. İzleyen ve yaratan olarak, “Neden oradasın? Karanlık düşünce, neden şimdi geldin?” diye sorma hakkına çok sahipsin. Ve sonra da dinle&#8230; yanıta kalbinle kulak ver. Bazen, onların senin düşüncelerin olmadığını göreceksin. O karanlık düşünceler sana bakar ve şöyle der, “Bana konuşma, ben sana ait bile değilim. Sadece geçiyorum. Beni yalnız bırak!” (kahkahalar) Başka zamanlarda da şöyle diyeceklerdir, “Ben yalnızca çözümlenmemiş bir sorunum, beni özgür bırakır mısın.” Ve bu sadece özgür bırakma meselesidir. Bir dolu seremoniler ya da başka şeyler yapmak zorunda değilsin. Onlar bazen sana kızmak isterler. Sana havlamak ve seni her türlü şey için suçlamak, onlar için yeterli şeyleri yapmadığını söylemek isterler, ama sen sadece dinle. Sen izleyensin. Ve anla ki – eğer araçlar istiyorsan, bu çok önemli bir araçtır – sorunu çözmek zorunda olmadığını anla. Sorunu çözmek gerektiğine ilişkin insanlar, hatta Şambra, bir mecburiyet hissediyor. Bazen onun içine girip bir sorunu çözmeye çalışıyorsunuz, başka bir deyişle, bir sorunla karşılaştığınız her sefer, herşeyi bırakmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Bu sadece sizin enerjini bağlar. Onu çözmek zorunda değilsiniz. Ve aslında onu defedebilirsiniz, ve gerçekliğinizde artık ona gereksinmediğinizi söyleyebilirsiniz.</p>
<p>İş hayatınla da ilgili soru sormuştun ve sorundan ve enerjinden açıkça anlaşılıyordu ki, bu senin sinirlerini çok bozan bir konu. Ben senin, neden o işte, o meslekte olduğunu iyice araştırmanı istiyorum. Ve sana birkaç ipucu vereyim – bu senin fikrin değildi. Sen bir başkasının arzularını ve isteklerini yerine getirmeye çalışıyorsun. Öyle olduğunu düşünsen bile, daha derinlere düşmeden ve daha da mutsuz olmadan ve altı ay ya da bir yıl sonra, neden bu denli mutsuz olduğun sorusuyla bize gelmeden önce, ve bizim de o zaman senin o işten kovulmana yardımcı olmamız (kahkahalar) gerekmeden önce, mesleğini ya da işini değiştirmenin zamanıdır.</p>
<p>Böylece, bugün vekaleten öğretmen olmak benim için bir onurdu. Çok iyi davrandınız, hele konuştuğumuz konular göz önüne alınırsa. Kuthumi için – nasıl desek – bugün benim söylediklerimin ve mizahımın metin yazarı olmak bir onurdu. O benden daha iyi bir mizah anlayışına sahip. Ve sessiz olmasına karşın, sizinle bir an için sevgisini paylaşmak istiyor, konuşmadan, sessizce, izin verirseniz&#8230;.</p>
<p>(duraksama)</p>
<p>&#8230;. ve biraz da mizah anlayışını.</p>
<p>Ben benim, evet, Ben benim.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/02/04/saud-7-baglantiyi-kesmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 6: Gölge Benlikler ve Potansiyeller; 2.Bölüm</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2006/01/07/saud-6-golge-benlikler-ve-potansiyeller-2bolum/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2006/01/07/saud-6-golge-benlikler-ve-potansiyeller-2bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2006 11:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 07 Ocak 2006
Kırmızı Çembere sunulmuştur
Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın bu güzel, güzel enerjisinde yeniden biraraya geliyoruz&#8230;.yaşamak ve var olmak ve yaratmak için ne inanılmaz bir yer&#8230;. kozmosun ve tüm evrenlerin başka hiç bir yerinde ve hiç bir boyutunda öğrenemeyeceklerinizi öğrenmek için, kendinizi ve enerjilerinizi mevcut kılmak için ne inanılmaz bir yer&#8230;. sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 07 Ocak 2006</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
Ve öyledir, sevgili Şambra, Dünya’nın bu güzel, güzel enerjisinde yeniden biraraya geliyoruz&#8230;.yaşamak ve var olmak ve yaratmak için ne inanılmaz bir yer&#8230;. kozmosun ve tüm evrenlerin başka hiç bir yerinde ve hiç bir boyutunda öğrenemeyeceklerinizi öğrenmek için, kendinizi ve enerjilerinizi mevcut kılmak için ne inanılmaz bir yer&#8230;. sadece burada&#8230;.yalnızca Dünya’da yapabilirdiniz bunu. Sevgili melekler, Dünya’ya gelmeden önce her yerde bulundunuz. Siz bir dolu farklı uzaylarda ve – sizin deyiminizle – zamanlarda, bir dolu farklı boyutlarda var oldunuz, ama böylesi hiç olmadı. Bu bir hazinedir. Burası bir cevherdir. Bir onurdur.<br />
<span id="more-259"></span><br />
Bazen, nasıl gönüllü olduğunuz anlatılıyor size, ama bir anlamda, sizin seçilmiş olduğunuzu söylemek daha geçerli olacaktır, çünkü yalnızca bir sonraki en büyük ve en geniş düzeye geçmek isteyen meleklere çağrı yapılmıştı. Yalnızca o melekler – yani sizler – Dünya gezegeninin açılımı için doğru zamanın geldiğini ve tüm evrenlerin bilincinin uygun olduğunu haber eden Cebrail’in borazınından çıkan çağrıyı duydunuz. Siz, zaman ve mekan kavramlarıyla düşünüyorsunuz. Ve, buraya gelmenin ne kadar çok zaman aldığını, bir tür olarak evrimleşmenin, insan bedenini ve insan bilincini geliştirmenin ne kadar çok zaman aldığını düşünüyorsunuz. Ama bir anlamda, bu sadece bir an ya da bir nefes önceydi. Yuva’yı terk edişiniz yalnızca bir nefes önceydi. O kadar da çok olmadı.</p>
<p>Bazen sizi insan olarak yıldıran şey, bunun sonsuza dek böyle gideceğini düşünmektir. Sizi yıldıran, ille de sürecin, işlemin kendisi değildir. Hızlı olmayışıdır. Sizi yıldıran yavaşlıktır. Bir yıl içinde bunların tümünden geçmiş olacağınızı bilseniz, biraz gevşeyebileceğiniz açıktır. Bunun bir tür dönüm noktası, bizim “ayrılık noktası” dediğimiz şeyin, bilincin ya da farkındalığın bir düzeyinden başka bir düzeyine gidiş olduğunu bilseydiniz, böylesine kaygılanmayacaktınız. Bunun oldukça kısa bir sürede gerçekleşeceğini bilseydiniz, sizi bugün uğraştıran sorunların hiç biri, sorun bile olmayacaktı.</p>
<p>Onun için bazen, bizi çağırdığınızda, ki bunu neredeyse her gece yapıyorsunuz (bazı gülüşmeler), ve “Sevgili – ya da kahrolası – Tobias”, bu gecesine göre değişebiliyor, “ben yaşantımda bunca travmadan, bunca ıstıraptan ve sefaletten geçiyorum, ve artık kim olduğumu bile bilmiyorum” dediğinizde, biz gülümsemek zorunda kalıyoruz. Ve bu arada, kim olduğunu bilmemek, iyi bir şeydir. Siz tüm şu şeylerden geçtiniz, ve ben size sevgiyle ve yumuşakça diyorum ki, “Sevgili varlık, sabırlı ol.”</p>
<p>Sizin Şambra içinde neredeyse evrensel yanıtınız şu, “Sabır, kıçımın kenarı!” (yoğun kahkahalar) “Ben sabırlı olmaktan sıkıldım” diyorsunuz, “ben işlemden, aldığı zamandan, işlemin ya da deneyimin kendisinden değil, ama bu kadar uzamasından bıktım usandım.” Bilin bakalım ne, Şambra, siz onu değiştirebilirsiniz. Ve ben size bunu anlatmaya çalıştım, ama bu noktada beni duymazdan gelmeye yatkınsınız. O nedenle size şimdi söyleyeceğim, ve siz Şaud’un geri kalanında beni yine duymazdan gelebilirsiniz.</p>
<p>Ama&#8230;.peki, zamanı değiştirelim. Kolunuza o şeyi, o kolsaatini takıyorsunuz. Duvarlarda mekanik aletleriniz var. Ama aslında gerçekten zaman diye bir şey yoktur, en azından sizin bildiğiniz şekliyle. Biz, bizim tarafta saatlere sahip değiliz. Ve doğrusunu isterseniz, sizin iş gördüğünüz şu zaman katmanının bezdirici doğasından da biraz sıkılıyoruz ve bu bizi geri tutuyor&#8230;. anlıyor musunuz&#8230;. çünkü siz bir zaman kuşağında bulunduğunuzda ve biz sizin sadık ve güvenilir hizmetkarlarınız olarak – ücretsiz tabii, ama sadık ve güvenilir (bazı gülüşmeler) – burada bulunduğumuzda, biz de bir zaman kuşağının içine düşüyoruz. Ve bu bizi çok zorluyor.</p>
<p>O nedenle, belki bugünkü Şaud süresince, zamanı aşmaya başlayabiliriz. Onu dönüştürmeye, kullanmak istediğimizde, kullanmak istediğinizde kullanmaya, ve uygun olmadığında da kullanmamaya başlayabiliriz. Kimse, bir günde 24 saat olması gerektiğini söylemedi. Tüm saatlerinizi ve zaman göstergelerini, aletlerini bir kenara koysaydınız, ve sonra da belli zamanlarda doğan ve belli zamanlarda batan güneşin etkilerini bir kenara koysaydınız, zamana ilişkin hiç bir kavrama sahip olmayacaktınız. O noktada, zamanın sizin için pek bir anlamı olmayacaktı.</p>
<p>O zaman, zamansızlığın çok-boyutlu doğasına, potansiyeline, gölgesine kendinizi çok daha kolay açabilecektiniz. İşte o zaman, onu istediğiniz gibi kendi avantajınız için kullanabilecektiniz. Tabi bazı zamanlar vardır ki, zamanın çok yavaş geçmesini istersiniz – müziğin keyfini çıkartırken, dostlarla birlikteliğin keyfini sürerken, meditasyon yaparken, uzun bir yürüyüş yaparken. Bazen, oturmuş güzel bir film izlerken, filmin sonsuza dek sürmesini istersiniz. Zamanın esnetilebileceği çok zamanlar vardır.</p>
<p>Zamanın sabit olduğunu, bilincin örtücü-katmanından başka hiç bir şey, kesinlikle hiç bir şey söylemez. Ama siz buna inandınız. Siz, “Benim belirli bir saatte işte olmam gerekiyor” dediniz. Eh, herşeyden önce, işlerinizi bırakmalısınız. O zaman, Şambra’ya hep tekrar tekrar söylediğimiz gibi, böyle bir soruna sahip olmazdınız (bazı gülüşmeler). Sonuçta, siz kendi-kendinize-iş-vermek, ya da daha doğrusu, aktif olarak kendi-kendinizi-çalıştırmamak istiyorsunuz.</p>
<p>Onun için, zorlukları ve korkuları beraberinde sürükleyen şu zaman unsuruna sahip olmasaydınız, Dünya gezegeninde yaşamanın meydan okumaları hiç bu kadar zorlayıcı gelmeyecekti. Bu yüzden bu Şaud’a, zamanın kendisini açarak, onun engellerini kırıp geçerek başlayalım. Toplumunuz giderek zaman-odaklı oluyor. Biz, zamanı yok edeceksiniz, ya da ondan tümüyle kurtulacaksınız demiyoruz. Biz, size hizmet ettiğinde onu kullanacak ve etmediğinde de yoksayacaksınız diyoruz. Uygun olduğunda onu esnetip genişletecek, ve olmadığında da onu kısaltacak ve küçülteceksiniz. Zamanın sınırlarını ve kısıtlamalarını yoksayan bir grup insan&#8230;. ne müthiş bir şey.</p>
<p>Hemen şimdi, bazılarınızın randevulara geç kalmaktan nasıl kaygılandığını görüyoruz. Ve siz belki de bunun nasıl bir şey olduğunu birkaç kez deneyimlemelisiniz. Dünyanın sonu geliyor mu? Hayır! O toplantıdaki insanların gerçekten sizin enerjinize gereksinimleri var mı? Hayır&#8230;.üzülerek söylüyorum ama, onlar sizsiz de devam edebilirler (bazı gülüşmeler). O toplantıyı kaçırırsanız, hakkınız olan pozisyonu mu kaybedersiniz? Herhalde&#8230;. aslında o zaman herhalde çalıştığınız o yerde varoluşunuz gözden kaybolacaktır. Ama bu zaten istediğiniz bir şey.</p>
<p>Bakın&#8230; şu yeni işi istiyorsunuz. Ama o işin, eski işinizden çıkmadan gelmesini de garantilememizi istiyorsunuz. Ah&#8230;ah, sevgili Şambra, işte bu, üzerinden atlamanız gereken bir uçurum. Salıvermeye hazır olduğunuz şeyi, yüreğinizden sevgiyle ve tümüyle salmalısınız. Ve bunu yapmaya hazır değilseniz, ona tutunmayı sürdürün. Eğer size hâlâ hizmet ediyorsa ona tutunun. Ama bırakmaya hazır olduğunuzda, tümüyle bırakın ve neler oluyor görün.</p>
<p>Korkularınız çıkıyor. Diyorsunuz ki, “Peki ama, o zaman faturalarımı nasıl ödeyeceğim?” Peki, daha fazla bolluk içeren başka bir çalışma durumu yaratsanız nasıl olur? Bolluğun akıp geldiği yeni bir yol yaratsanız nasıl olur? Onun başka bir iş olması gerekmiyor. Birebir yerine koyduğunuz, eski iş/yeni iş gibi tek bir şey olması gerekmiyor. Bu, doğrusal düşünme biçimidir, Eski Enerji düşünme biçimi. Ve bu aynı zamanda usandıran bir düşünme tarzıdır. Ve sizi yıpratan, zihninizi yıpratan bir tarzdır. Biz tüm bu zaman konusunu, en büyük örtücü-katmanlardan birini oluşturan zamanı aşacağız.</p>
<p>Ben bugün sevgili Adamus-Saint Germain’in enerjisiyle birlikteyim. Biz birlikte burada bulunuyoruz. Bir an için dinleseniz&#8230;. bir an dinleseniz&#8230;fark edeceksiniz&#8230;.fark edin&#8230; hissedin&#8230;. ve aynı anda iş gören farklı enerji katmanlarının farkında olun. Siz yalnızca tek bir sesi dinlediğinizi düşünüyorsunuz. Oysa şu an, aynı anda birçok sesi birden dinliyorsunuz. Sözcüklerin Cauldre’dan geldiğini düşünüyorsunuz, onun – şuna ne diyorsunuz? – mikrofonundan, mikrofona ve sizin sisteminizden – teşekkürler (Linda’ya) – sisteminizden geldiğini sanıyorsunuz. Ama öyle değil. Yalnızca öyle olduğuna inandırıldınız. Ona odaklanmaya yönlendirildiniz.</p>
<p>Şu anda duyduğunuz hem o, hem de fazlasıdır. Şu anda duyduğunuz, ben Tobias’tır. Ben sizin hemen yanıbaşınızda duruyorum. Bunu ses düzeninizden duymuyorsunuz. Bunu duyuyorsunuz, çünkü ben hemen başınızın arkasında, tam oradayım. Ben size farklı bir biçimde konuşuyorum.</p>
<p>Ve siz, Adamus Saint Germain’in enerjisini duyuyorsunuz. Saint-Germain, başına işaret ederek&#8230;.hemen önünüzde durduğunu söylüyor. O da size konuşuyor. Siz bir ses duyuyorsunuz; siz seslerin tümünü aynı anda duyuyorsunuz. Ha, burada bir de kocaman bir koro var konuşan, Şambra korosu. Hepiniz konuşuyorsunuz. Hepiniz şu an hepimizle birlikte şaud ediyorsunuz. Şambra, dünyanın her yanında. Öyleler, ve konuşuyorlar. Biz tek bir ses olarak, çok ses olarak, tek bir kavram olarak, çoklu kavramlar halinde uyum içinde konuşuyoruz.</p>
<p>Ve siz diyorsunuz ki, “Ama, ama ben bir şey duyamıyorum.” Ama evet, aslında duyabilirsiniz, eğer genişlerseniz. Cauldre’nın bu toplantının başında, ondan istediğimiz şeyi yaptığına memnun olduk – enerjiyi genişletmek, sizin enerjinizi genişletmek. Evet, bu, hayal gücünüz anlamına gelir. Hayal gücünüze o kadar güvenin ki, kendinizi açabilin ve duyabilin. Duymak, yalnızca fiziksel kulaklarla olmak zorunda değildir. Duymak, tanrısal bir duyudur aynı zamanda. O, hemen buradadır. Hemen buradadır.</p>
<p>Biz size – aslında siz kendinize &#8211; az sonra bugünün Şaud’unda, tüm bu hayal gücü arenasında, çoklu düzeylerde, bazen neden tıkanıp kaldığınızla ilgili konuşacağız. Bugünkü konuşmamızın öncelikli konusu budur. Sizi engelleyen nedir? Tıkanıp kalmanıza neden olan nedir? Aslında gerçekten çok şey değildir. Bazen öyle olduğuna inanmaktan hoşlanıyorsunuz. Ama gerçekten fazla değildir. Biz bundan söz edeceğiz.</p>
<p>Ama, bir an için yalnızca çok sesliliğin büyüsüne kulak verin. Ah, bazısı Cauldre’nın gerçek sesi ve titreşimiyle de iletiliyor. Bakın, Cauldre&#8230; ondan söz ettiğimizde utanıyor. Ama Cauldre, birçok yaşamını kanallık eğitimi almaya harcadı. Ve kanallık eden her biriniz için önemli olan şeylerden biri de, bizler gelebilelim diye sadece kendini açmak değildir. Kendini, sizin de gelebilmenizi sağlayacak biçimde açmaktır. Siz tüm boru hatlarına açılırsınız – bize, kendinize, kanallık ya da şaud ettiğiniz varlıklara. Siz bunların tümünü açarsınız. Yani Cauldre, geçmişte birçoğunuzun yaptığı gibi, bunun eğitimini aldı.</p>
<p>Ama, nasıl kanallık edileceğini ya da kanal olunacağını öğrenirken, olan başka bir şey daha vardır – tüm bu boyutsal enerji veçhelerinin sesiniz kanalıyla, tam anlamıyla nasıl getirileceği. Cauldre kanallık ettiği zaman, onun fiziksel sesinden aynı zamanda bizim ve sizin titreşimlerimiz de gelir. Tam anlamıyla karın bölgesine kadar inen ve sonra akciğerlerden, göğüsten, boğazdan, ve ağızdan geçerek yükselen sesi, fiziksel enerjilere de kanal olacak biçimde eğitmek, kanal olan birinin yeteneği, onun görevidir.</p>
<p>Böylece siz bugün bir “ses-kuşatması” altındasınız. O her farklı yönden geliyor. Neden? Eh, duyasınız diye&#8230;. eğer onu bir kaynaktan duymayacak olursanız, ötekinden duyacaksınız, ama çok-boyutlu olduğunuz için de duyacaksınız. Biz şu anda oturmuş sizinle gevezelik ederken, alanınıza, aleminize akıtılan bir enerji var, sonra sizin boyutsal veçhelerinizle ya da gölgelerinizle iletişim kuran, farklı boyutsal veçhelerin enerjisi var&#8230;. anlıyor musunuz.</p>
<p>Yani, iskemlelerde oturan ve yalnızca sizden oluşandan, burada oturmuş kanallık eden Cauldre’dan çok daha fazlası var. Bu, her düzeyde meydana geliyor. Siz bunun farkında olun ya da olmayın, bu her düzeyde meydana geliyor. Bu şaşırtıcı bir şeydir&#8230;. bu, Yeni Enerji yaşama biçimidir, çok-boyutlu, çok-potansiyelli, tümü aynı anda. Ve, biliyorsunuz değil mi, bu başka bir yerden gelmiyor. Eterik alemlerden gelmiyor. Ve hatta, ille de bizden de gelmiyor. Bu hep oradaydı, bekliyordu, gelmesine ve oynamasına izin veresiniz diye bekliyordu.</p>
<p>Böylece, bugün, Saint Germain, ben Tobias, bize eşlik eden melekler, diğer Şambra, tümü bir sonraki düzeye geçmek üzere burada toplandı&#8230;. ilk adım, zaman&#8230;. zamanı aşmak. Onunla ilgili zihinsel olmanız gerekmiyor. Saatinizi elinize alıp oturmanız ve ona bakmanız ve onu değiştirmeye ve biçimlendirmeye çalışmanız gerekmiyor. Sadece, zamanın esnek olduğunu anlamanız gerekiyor. İnsanlar onu oldukça sabit (esnek olmayan) hale getirdiler.</p>
<p>Ama özünde&#8230;.bir an için sadece zamanın özünü hissedin. Onu tanımlamayın, yalnızca hissedin. Zamanın özünü hissedin, arkasında yatan kurguyu, onun neden var olduğunu, size nasıl hizmet ettiğini hissedin. Kafanızla değil&#8230;. eğer kafanızda bir baskı hissediyorsanız derin bir nefes alın, zamanı hissedin. O, öz enerjisinde kolaylıkla genişletilebilir.</p>
<p>Bazen kendinize, bir görevi tamamlamanın şu kadar dakika ya da saat alacağını söylüyorsunuz. Ve sonra da, “Ama ben günün buna ayrılmış zamanında bu kadar iş çıkartabilirim” diyorsunuz. Eh, o zaman öyle olur. Ama şimdi, örneğin kendinize şöyle deyin, “Ben bir gün çok iş göreceğim. Ben çok kısaltılmış bir zamanda çok şey başaracağım. Bu işler, onlarla ilgili nevrotik ya da sinirli hale gelmeye gerek kalmadan, yeterli ve etkili bir biçimde yapılmış olacak. Onlar çok kısa bir sürede zaman makinesinde işlemden geçecek. Ve bu da bana, kendim için gerçekten yapmak istediğim şeyleri yapmak için daha çok zaman – ya da “zaman-sızlık” tanıyacak.”</p>
<p>Evet, her zaman görevler, işler olacaktır. Perdenin bizim yanında da görevler vardır. Ama biz onları – nasıl desek – zaman kapsülü türünden şeylere koyarız, böylece görevlerin çaresine kolayca bakılmış olur. Ve bu, sevdiğimiz şeyleri yapmak için bize daha fazla “zaman-sızlık” tanır&#8230;. anlıyor musunuz.</p>
<p>Böylece Şambra, biz bugün Şambra Servis Merkezine geri gideceğiz. Biz birkaç ay önce oradaydık. Bu, çok gerçek olan bir enerji, düş ürünü bir yerdir. Evet, bunu seviyorum – çok gerçek olan düş ürünü bir yer. Siz bu ikisinin birbiriyle uyuşmadığını düşünüyorsunuz, oysa onlar kesinlikle uyuşurlar. Düş ve gerçeklik &#8211; onlar aslında aynı şeydir. Sadece enerjinin nasıl tezahür ettiği önemlidir; farklı olan budur&#8230; anlıyor musunuz.</p>
<p>Böylece, biz bugün Şambra Servis Merkezine gidiyoruz çünkü orası çok güzel bir yerdir. Sizin enerjiniz var orada. Orası, konular hakkında, engeller hakkında, potansiyelleri açmak hakkında konuşulacak harika bir yerdir. Kendinizi açmanız için harika bir yerdir. Biz bugün – nasıl desek – kendini açmak konusunda biraz grup alıştırmaları yapacağız. Enerjileri de biraz hareket ettireceğimiz kesin. Bazı kavramlar ve bazı felsefelerle ilgili konuşacağız.</p>
<p>Hadi şimdi hepimiz birleşelim, Şambra Servis Merkezinde enerjilerimizi biraraya getirelim. Bu, herhangi bir çaba gerektirmez. Herhangi bir iteleme gerektirmez. Zihninizi zorlamayın. Eğer orada olmayı seçiyorsanız, o zaman oradasınızdır.</p>
<p>Sizin Şambra Servis Merkeziniz, onun enerjilerine ilişkin sizin izlenimleriniz, yanıbaşınızda oturan kişiden farklı olabilir. Bu uygundur. Herkes, dış, ya da genişlemiş alemlerde enerjileri farklı algılar. Eğer siz, Şambra Servis Merkezinde kalın ve güzel bir halıyla kaplanmış, üzerine yatabileceğiniz bir zemin görüyorsanız, ama yanınızdaki kişi zemini ahşap olarak hissediyor ve algılıyorsa, bu, bunlar birlikte var olduğu için böyledir. Halı, ahşap, seramik, toprak, su – görüyor musunuz, çok-boyutludur. Siz hangi potansiyeli seçmek istiyorsunuz? Bu size kalmıştır.</p>
<p>Böylece, Şambra Servis Merkezinde oturmuş, enerjimizi tazeliyoruz. Biz, engellerden bazısını salıvermeye izin veren, kim olduğumuzu sandığımızın ötesine bakmamıza izin veren güvenli bir alandayız. O nedenle, derin bir nefes alın ve enerjiyi hissedin.</p>
<p>Ve bu arada, burada bulunan birkaçınızı azarlamamız gerekiyor. Siz başınızı derde sokuyorsunuz. Bazılarınız, şu birkaç haftalık tatil süresinde başını bazı çok ilginç, travmatik dertlere soktu&#8230;.dram için ne harika bir zaman! Başınızı derde sokuyorsunuz. Sonra da bunalıyorsunuz. Aşağılara düşüyorsunuz. Depresyona giriyorsunuz. Üstelik bazılarınız aşırı duygusallaşıyor. Bunun, yaşantınızı yönetmesine izin veriyorsunuz.</p>
<p>Ve sonra da küfredip şöyle diyorsunuz, “Ben Şaud’larda tüm bu şeyleri öğreniyorum ama bunlar bana göre değil herhalde. Ya da, gerçek değil, çünkü benim başım ailemle, işimle belaya giriyor ve bu travmaları yaşıyorum. Eğer Noel’den bir gün önce işten çıkartılıyorsam, ben nasıl Şambra olabilirim ki?” Orada olduğunu biliyorum&#8230; duyduk. “Bu benim başıma nasıl gelebilir?”</p>
<p>Şambra, sinirlenip kızmak yerine, “zavallı ben”i oynamak yerine, ya da herşeyden de çok, bunların tümüne değer olmadığını hissetmek yerine, bir an durun. Ve buraya, Şambra Servis Merkezine gelin. Orası çoğu zaman kesinlikle açık ve boştur. Burada Şambralar hiç olmuyor. Bu yeri yalnızca kendiniz için kullanabilirsiniz.</p>
<p>Gelin buraya&#8230;oturun&#8230;derin bir nefes alın. İstiyorsanız, dertlerinizi de beraberinizde getirin. Gerçek şu ki, orası dertlerinizi işlemden geçirmek, onlara bakmak ya da gözlemlemek için ve sorun olduğunu düşündüğünüz şeyin arkasındaki gölgeyi gerçekten görmek için mükemmel bir yerdir. Şambra Servis Merkezine gelin. Başka şeylerle enerjinizi boşa harcamayın. Bir an için buraya gelin. Bizi çağırın – ben Tobias’ı, Saint Germain’i, Kuan Yin’i, Oama’yı. Çağırın bizi. İsterseniz, izin verin sizinle oturalım. Ama sorununuzu çözmemizi bizden istemeyin çünkü size vereceğimiz yanıtı biliyorsunuz. İçeride ne var? Orası size nasıl bir his veriyor?</p>
<p>Şimdi, Şambra Servis Merkezinde oturmuş, kendinize soruyorsunuz, “Peki, şu sorunun arkasında ne yatıyor? Ben neden şimdi işten kovuldum? Son zamanlarda bedenim neden dayak yemiş gibi hissediyor? Neden ailemle sürekli sorun yaşıyorum? Neden eşimi terk etmek istiyorum da bunu yapamıyorum? Çok mutsuzum ama terk edemiyorum.” Buraya gelin&#8230;oturun&#8230; derin bir nefes alın&#8230;. bir bardak su için. İçebilirsiniz gerçekten; burada bir bardak su içebilirsiniz. Deneyin.</p>
<p>Bazılarınız, “Ama bu gerçekten aptalca” diye düşünüyor. Evet, öyle, ama Dünya’ya sıkışıp kalmış tek-boyutlu bir insan olmanın aptallığına yaklaşmaz bile. Bu gerçekten aptalcadır. Orada olmak zorunda değilsiniz. Onun için, bir bardak su için. Biraz ferahlayın. Derin bir nefes alın, ve yüksek sesle ya da içinizden, kendinize “Bu nedir? Nedir?” deyin. Şimdi, bunu söylediğiniz an, herşey çalışmaya başlar. Yanıt size gelmek zorundadır. Zorundadır, er ya da geç.</p>
<p>Eğer kafanızda tıkanıp kaldıysanız, ve bunu oradan anlamaya çalışıyorsanız, o zaman yanıt, size kendini bildirmede zorlanacaktır. O hemen orada olacaktır. Ve biz bazen yanıtın enerji alanınızın çevresinde uçuştuğunu görürüz. Ve şöyle demek zorunda kalırız, “Tanrım, onu neden bizim gördüğümüz kadar net göremiyorlar?” Bu, beyninizde olduğunuz için böyledir.</p>
<p>Siz, bizim yakın boyutlar dediğimiz yerde işlev görüyorsunuz. Yaratıcı boyutlarda işlev görmüyorsunuz. Bir dakikaya kadar bununla ilgili konuşacağız. Biraz olsun kafanızdan çıkın. Soruyu salıverin. Onu anlamaya çalışmaktan vaz geçin. “Sevgili Ruh, sevgili benlik, sevgili Şambra, şu an yaşantımda olan şu bolluk sorunu ya da bolluk yoksunluğu nedir? Neden şimdi ansızın faturalarla boğuşuyorum, ve arabam bozuluyor, kiram artıyor, ve ben işimi kaybediyorum?”</p>
<p>Onu dışarıya, oraya koyun&#8230; anlıyor musunuz. Siz onu aslında gerçekten oraya koyuyorsunuz. Onu kendi içinize koyuyorsunuz. İçinizden dinliyorsunuz. Bir süreliğine bırakın. Onu düşünmekten vaz geçin. Soruyu zaten sordunuz. Her an her melek ya da insan bir soru sorar – bu, dünyadaki güzel şeylerden biridir – bir dinamik oluşturur ve yanıt akıp gelir. Gelmek zorundadır. Bu, evren dediğiniz şeyin doğal karşılığıdır. Ama aslında sizden gelen doğal bir karşılıktır.</p>
<p>Olan şudur, siz soruyu kendinize soruyorsunuz. Tüm düzeyler, “Haa, ilerlemek zamanı” der. Yanıtlar ve anlamak için bir arzu vardır. Onlar deneyimden geçmekten yorulmuşlardır. Ve biz şimdi zaten hep orada olmuş olan yanıtı yaratıyor ya da ortaya çıkartıyoruz.</p>
<p>İşte buradasınız&#8230;. sorunuzu yönelttiniz. Bırakırsınız. Çekin gidin&#8230; Şambra Servis Merkezinde oturun&#8230; su için&#8230; havuzda yüzün&#8230;. sıcak küvete girin&#8230; şelalenin altında oturun, şelale, buradaki en popüler yerlerden biridir. Burada güzel, çok güzel bir şelale var. Su sıcaktır. Su, öyle deli gibi üzerinize çağlamaz; ağır çekim dökülür&#8230;. anlıyor musunuz&#8230; çünkü burada uzayın etkilerini bile yavaşlatabilirsiniz. Ve su üzerinize çağlar.</p>
<p>Bir süre burada sadece oturun. Soluyun&#8230; bir müzik koyun. Biz burada olası her tür müziğe sahibiz, şimdiye kadar – sizin deyiminizle – CD’lere konmuş olan her müziğe. Düşünülmüş olup da hiç yazıya dökülmemiş her bir ezgi buradadır. Semavi müzik&#8230; bizde country-western bile var (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Böylece, bırakıverdiniz. Şimdi, yanıtın ne zaman gelmesi gerektiğine dair bir zaman kısıtlaması ya da sınırı koymayın. Bu, herşeyi berbat etmeye başlar. Bırakın gelsin, zamansız&#8230; anlıyor musunuz. Siz zamansızsınız. Tüm yanıtlarınız zamansızdır. “Bu yanıta beş dakika içinde ihtiyacım var” demeyin, çünkü o zaman, herşeyden önce o soruyu sekteye uğratmış ya da ona dengesiz bir enerji yüklemiş olursunuz. Burada zamansız hareket edin. Bazılarınız, “Peki ama, ya bir yıl alırsa” diyor. Ee, bir yıl alırsa ne olur? Yine de yanıtı almış olacaksınız, değil mi? Şambra Servis Merkezinde zaman hakkında kaygılanmayın. Zamansız olun. Yanıtlar gelecektir.</p>
<p>Peki Şambra, soru, karanlıkla ilgili soru geçen ayki Şaud’umuzda sorulmuştu. Birisi soruyu sordu, “Karanlık ile kötülük arasındaki fark nedir?” Ve biz kısa yoldan yanıtlayıp, “Karanlık, oluşun doğal bir halidir” demiştik.</p>
<p>Karanlığa bir dolu başka ad verilebilir, negatif. Ona dişil enerji denebilir. Ona “tekil” enerji, “öbür taraf” denebilir, ona ne ad vermek isterseniz. O sadece denklemin bir parçasıdır. Aydınlığın “bir”i ile karşılaştırıldığında “sıfır” olabilir. Ya da, “sıfır” ile karşılaştırıldığında “bir” olabilir. Karanlık ve ışık, saf anlamda, kendi enerji yapılarında tıkanıp kalmış değildirler. Onlar değişir&#8230; anlıyor musunuz. Onlar ileri geri – karanlıktan ışığa gidip gelerek değişirler. Kimliklerini değiştirirler.</p>
<p>Pekala, soru sorulmuştu – karanlığa karşı kötülük. Ve biz, karanlık, oluşun doğal bir halidir demiştik. O, dualitenin bir parçasıdır. Kendi içinde bir boyuttur. Işığın eşi, partneri ve sevgilisidir. Ve onlar rolleri değişip dururlar.</p>
<p>Kötülük – ki bazılarınızın bildiği gibi tersten okunduğunda “canlı” demektir (evil – live) – kötülük, dengesiz bir karanlıktır, yani karanlığa çok odaklanmaktır, &#8211; sizin deyiminizle – belki öfke&#8230; ya da nefret&#8230; ya da boşluk&#8230; sevgi yoksunluğu&#8230; onu nasıl tanımlamak isterseniz&#8230;bu tür enerjilere fazla odaklanmaktır. O, dengesiz bir karanlıktır. O, odağını karanlığa oturtup ışığı bilmezlikten gelmeye çalışır.</p>
<p>Böylece soru, sevgili Linda’mızdan geldi, “Peki, dengesiz ışık olduğunda ne olur?” ve biz – nasıl desek – mümkün olan en fazla soruyu yanıtlamak istediğimizden, bu sorunun yanıtını erteledik. Ama şimdi bir kaç dakika kadar bununla ilgili konuşmak istiyoruz çünkü bu, çok-boyutlu ve çok-potansiyelli bir varlık olarak Dünya’da bulunmanın çok önemli bir veçhesidir. Işık ve karanlığın dinamiklerini anlamalısınız.</p>
<p>Işık&#8230; sizler “ışık-işçileri”siniz. Siz ışıkta çalışır, karanlığı evrenden yok edersiniz. Bu en büyük palavradır Şambra (bazı gülüşmeler). Bu da dengesizdir. Bizim burada bunun için kullandığımız bir sözcük var. O, insan dilinin herhangi bir sözcüğüne karşılık gelmiyor. Ama size en iyi şekilde şöyle tercüme edebilirdik, biz ona “anost” diyoruz, anost (Tobias bunu yuh-NAHST olarak telaffuz eder). Bunun anlamı, ışıktaki dengesizliktir. Işıktaki dengesizlik, ya da anost, karanlığın yadsınmasıdır. O, kendinizin yarısını, eğer daha fazlası değilse, yadsımaktır.</p>
<p>Çok, birçok Yeni Çağcılar&#8230; biz şimdi gülüyoruz çünkü Cauldre bize başını sallıyor. Diyor ki, “Şimdi bir de tüm Yeni Çağcıları kışkırtacağız.” Ama onların biraz kışkırtılmaya ihtiyaçları var, biliyorsun (bazı gülüşmeler). O yumuşak tahtlarından inmelerinin zamanı geldi&#8230; görüyorsun değil mi.</p>
<p>Işıkta da dengesizlik olur. Ve biz, “ışık savaşçıları”nı duyduğumuz zaman gülmek zorunda kalıyoruz. Neyle savaşıyorsunuz? Gidip karanlıkla mı savaşacaksınız? E onlar kazanacaktır çünkü daha güçlüler&#8230; anlıyor musunuz. Ve siz kılıçlarınıza davrandığınız için, onlar da davranacaklardır. Ve şimdi gerçek bir savaş başlamış olur. Şimdi, barış ve sevgi ve tüm şu diğer şeylere ilişkin söylediğiniz sözlere rağmen&#8230;. savaşı öncelikle yaratan, karanlığı yadsımanızdır.</p>
<p>Karanlık yalnızca kabul edilmek istiyor&#8230; anlıyor musunuz. Şimdi bu, karanlığın örtücü-katmanı yüzünden bazıları için zorlu bir konudur. Karanlığın kötü bir şöhreti oldu&#8230; anlıyor musunuz&#8230;evet, kiliseler yüzünden, herşey yüzünden. Karanlık olamazsınız. Karanlık sık sık kötülüğe eş koşuldu. Ve değildir.</p>
<p>O sadece, karanlığın dengesiz bir uyarlaması, sabit olmayan bir uyarlamasıdır. Karanlıkta yanlış olan hiç bir şey yoktur.</p>
<p>Böylece Şambra, ışıkta dengeden çıkmış olabilirsiniz, öylesine dengeden çıkabilirsiniz ki, cesaretiniz, dayanıklılığınız gevşer. Sonra, Dünya üzerindeki barıştan o ezoterik yüce kelimelerle söz eder, ama dinamiklerin ne olduğunu gerçekte anlamazsınız. Dünya’ya şefkat duymadan, dünyayı kurtarmak istersiniz.</p>
<p>Genellikle, ışıkta dengeden çıkmış bir insan gördüğümüzde, fark ettiğimiz ilk şey, garip bir biçimde, şefkatten yoksun olduklarıdır. Şefkat yoksunluğunun karanlıkta olacağını sanırdınız. Oysa ışıktadır, dengesiz ışıkta, herşeyin kurtarılması gerektiğine inanmakta, ve onların da kurtarabilecek tek kişiler olduklarında yatar dengesizlik.</p>
<p>Bir kişi, ışıkta dengesiz hale geldiğinde, havada olur, eterik, topraklanmamış, elle tutulamaz, kavranamaz olur. Ve onlar artık verimli de olamazlar. Gerçekten pratik olmayan, gerçekten enerjiyi hiç bir biçimde hareket ettirmeyen şu uçuşan kavramlara sahiptirler. Dengesiz ışık, enerjiyi hareket ettirmede gerçekten etkili olmak yerine, enerji tarafından ittirilir ve yine enerji tarafından karman çorman edilir.</p>
<p>Pekala, biz şu karanlığın algılanmasındaki örtücü-katman hakkında da bir çift laf etmek istemiştik.</p>
<p>Şimdi, birkaç yıl önce, yıllık Şambra toplantımızda, karanlığın tanrısallığınız olduğundan söz etmiştik. Bu şimdiye kadar Cauldre’dan ve birkaçınızdan geçirmemiz gereken en zorlu şeydi, karanlığın yalnızca ışığın yoldaşı olduğunu söyleyebilecek kadar kendinizi açmanızı sağlamak, en zorlu şeydi. Karanlık ne doğru, ne de yanlıştır. Onlar sevgiliydiler. Eştiler. Onlar birbirleri için boşlukları doldurdular. Onlar, kim olduğunuza bakmanıza olanak sağlayan aynaları oluşturdular.</p>
<p>Gelişiminizde, karanlığa ve ışığa aynı şey olarak bakabileceğiniz noktaya gelebilir misiniz? Her ikisi de ne iyi, ne de kötüdür&#8230; sadece vardırlar. Onlar ifadedir. Karanlık, ışığın ivmesine yardım eder Şambra. Işığı hareket ettirir. Işık, yeni alanların aydınlanmasına yardımcı olur, ama ona ivme kazandıran karanlıktır. Onu topraklayan karanlıktır. Biz, karanlık/kötülük’ten, karanlık/yanlış’tan, karanlık/sert, şiddet’ten söz etmiyoruz. Biz özsel enerjilerden söz ediyoruz.</p>
<p>Arada bir, çok uzun zaman önce açıkladığımız gibi, karanlıkla ışık rolleri değişirler&#8230; anlıyor musunuz. Işık der ki, “Ben şimdi, karanlık olmak nasıl bir şeydir, onu deneyimlemek istiyorum.” Ve karanlık, ışığın aydınlığını deneyimlemek ister. O nedenle de rolleri değişirler.</p>
<p>Genelde, kişisel ışığınızla karanlığınız arasındaki bu rol değişimi, yaşamlar arasında olmuştur. Genelde, bunu enkarne olduğunuz sırada gerçekleştirmeniz pek önerilmezdi&#8230; anlıyor musunuz. Öyle durumlar var ki, ve Andra, Norma size bundan söz edebilirler&#8230; bu olduğunda&#8230; yani bir kişi ya da ruh, fiziksel biçimle enkarne olup da rol değişimi meydana geldiğinde, neler olduğunu size anlatabilirler. Bu, herşeyi alt-üst eder. Yani genelde değiştiğinizde.. ve bu – birisi soruyor – bu ters kutupluluk mu diye. Bir anlamda, aslında hayır&#8230; bu farklı bir konudur. Bu rol değişimi yaşamlar arasında olur.</p>
<p>Şimdi, çok yoğun bir spiritüel işlemden ya da spiritüel evrimleşmeden geçen kişiler için bu, siz hâlâ bu bedenin içindeyken meydana gelecektir&#8230; anlıyor musunuz. Bu, yani ışıkla karanlığın ileri geri değişip durması her birinize oldu. Ve bu, gerçekliğinizdeki herşeyi alt-üst etme eğilimindedir. İşte siz genellikle bu noktada işlerinizi ve eşlerinizi ve yaşantınızda dengeye getirdiğiniz ve yaşamınıza getirdiğiniz herşeyi kaybedersiniz.</p>
<p>Ama, şimdi rolleri değişiyorsunuz. Ancak bu seferki, geçmişe göre farklıdır. Onlar birbirlerinin üzerinden değişiyorlar, böylece siz onu deneyimleyebiliyor, kendinizi yeni karşıtlıktan görebiliyorsunuz. Ve sonra da birleşiyorlar. Kaynaşıyorlar; kaynaşıp birleşiyorlar. Bu kaynaşma meydana gelirken çoğunuza olan şudur&#8230; bakın, karanlık ve ışık her zaman, her zaman kendi kimliklerinin belli bir derecesini koruyacaklardır. Kaynaşıp birleştiklerinde bile bir farkındalık olacaktır, “Ben bir zamanlar ışıktım; ben bir zamanlar karanlıktım”, anlıyor musunuz. Yani ışık ve karanlık ille de yok olmuyorlar, sadece birlikte dans etmenin yeni bir yolunu buluyorlar.</p>
<p>Ama, yeniden-birleştiklerinde ne oluyor&#8230; bakın, hepiniz zamanın geçen beş ya da altı yılında bu rol değişiminden, ışık/karanlık değişiminden geçtiniz. Biliyoruz, ondan çok, çok kez geçmişiniz gibi hissediyorsunuz ama geçmediniz. Fiziksel bir süreçte bununla yalnızca bir kez baş edilebilir&#8230; bize güvenin. Siz bu değişimden geçtiniz&#8230; ve onlar şimdi yeniden birleşiyorlar.</p>
<p>Şimdi, tutulma koşullarını düşünün&#8230; anlıyor musunuz&#8230; bir ay tutulması, bir güneş tutulması&#8230; bir unsurun, ötekinin önünden geçmesi, geçici olarak diğerini engellemesi ya da gölgelendirmesi&#8230; anlıyor musunuz&#8230; nerdeyse tersine dönmüş bir gölge gibi. Şu anda, yaşantılarınızla olan budur. Siz bütünlüyorsunuz, kaynaşıyorsunuz ve ışığınızla, karanlığınızla evleniyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, bu odadan koşar adım çıkıp da topluma kendi ışık ve karanlığınızla evlendiğinizi söylemeyin çünkü anlamayacaklardır. Karanlığın lekesi, damgası öylesine güçlü ki, insanların oraya gitmek için kendilerine izin vermeleri hiç olası değildir. Onlar şu anda kendi ışık ve karanlıklarıyla kendi çatışmalarını yaşıyorlar. Siz bunun nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz; bu yaşamda ve diğerlerinde de bundan geçtiniz.</p>
<p>Ama siz yeniden bütünleniyorsunuz. Şimdi olagelen bir ruh tutulması var – güneş değil – ama şu anda meydana gelen bir ruh tutulması var, karanlık ve ışık yeniden birleşiyor, ama neredeyse tersyüz edilmiş bir gölge yayıyorlar&#8230;. anlıyor musunuz. Onun için, bu olmaktayken, yaşantınızda tüm bu şeyler neden var diye, neden herşey yine yerli yerine oturmuyor diye bazen merak ediyorsunuz. Ama bu sizin istediğiniz bir işlemdir, arzuladığınız bir işlem, ondan geçmeseydiniz, düş kırıklığı yaşayacağınız bir işlemdir. Şu anda bizim tarafa gelecek olsaydınız, “Ama beni neden devam etmek için cesaretlendirmediniz. Neredeyse varmıştım. Ben yeniden kaynaşıp birleşiyordum” derdiniz. Şu anda olanlar budur.</p>
<p>O nedenle, bir ruh tutulmasının olduğu bu zamanlarda, karanlıkla ışığın birbirinden ayrılması yerine, birleşip kaynaştıkları bir ruh tutulmasının olması çok uygundur. Bakın, ruh tutulmasının bu zamanında biz yaratılmakta olan potansiyellerden, gölgelerden söz ediyoruz. İçinizde birleşen karanlığın ve ışığın tutulmasının ardında&#8230; tutulmanın ardında çok, birçok potansiyel yatıyor.</p>
<p>Bazen kelimelere dökmek zor oluyor, ama yaşantınızda her zaman, içinden seçecebileceğiniz neredeyse sonsuz potansiyellere sahip olduysanız da, uzanıp yakalayabilecekleriniz bir bakıma sınırlıydı&#8230; anlıyor musunuz. Tümüyle farklı bir potansiyel türünü getirme yetisi sınırlıydı. O oradaydı, ama onu (gerçekliğinize) getirebilmek, biyolojinin bilinçli anlayışının ya da yetisinin ötesindeydi. Ama yaşantınızda olagelen bu ruh tutulmasıyla, potansiyellerin sayısı ya da potansiyeli, şimdi daha yakındır. Bir ya da iki yıl önce olanaksız, kuşkulu görünen şeyleri şimdi getirme yetisi, artık olasıdır. Bunların tümü, ruh tutulmasının bir sonucudur. Gerçekliğin yakalama mesafesinin içinde şimdi bulunan gölge ya da potansiyel sayısı, çok, çok muazzamdır&#8230; çok muazzam.</p>
<p>Bugünün başında Cauldre ve sizinle birlikte oturup da Sessiz Dua’ya kanallık ettiğimizde&#8230;. Sessiz Dua, “potansiyellerin duası”dır. Biz ona önce böyle demiştik, ama Cauldre’nın söylediğimiz şeye dair hiç bir fikri yoktu, bunun üzerine adını Sessiz Dua olarak değiştirmek zorunda kaldık. Sessiz Dua’nın temelde söylediği şudur, “Herşey zaten benim gerçekliğimde&#8230; herşey zaten burada&#8230; onu bilinçli gerçekliğime getirebilmek için&#8230; benim onu sadece kabul etmem gerekiyor&#8230; peşinde olduğum sevgi zaten yaşantımda&#8230; oturup da neden ona sahip olmadığım hakkında şikayet etmek yerine, yalnızca kapıyı açıp onu içeri buyur etmem gerekiyor. Bu çalışmayı yapabilmem için, Ruh’un Dünya’daki zengin bir örneği olarak yaşayabilmem için seçtiğim bolluk, zaten burada”&#8230;. anlıyor musunuz.</p>
<p>Bazılarınız, “Peki ama nerede, hani?” diyor. Ah, o orada. O burada. O, sizin odaklanmadığınız, fark etmediğiniz bir potansiyeldir, ama oradadır. Bedeninizin sağlığı&#8230; Sessiz Dua, bedeninizin zaten şifalandığını söyler, çünkü şifalanmış bir bedenin potansiyeli, gölgesi zaten oradadır. Siz, bunların her birine bunca zamandır içinizde zaten sahiptiniz. Onlar artık buradadır Şambra.</p>
<p>Sessiz Dua, bir potansiyeller duasıdır. Biz belki de buna Sessiz Dua’nın alt-başlığı olarak bakmak isteyeceğiz. Belki de Şambra Sessiz Dua’yı gerçekleştirirken&#8230; ki o bir isteme ya da yalvarma duası değildir&#8230; o bir farketme ve kabul duasıdır. “Ben, yaşantımın her yönüyle bolluk içinde olduğunu fark ediyorum. Ben, her şekilde Ben olduğumu fark ediyorum.” Belki de Şambra, bu dua, bir şey istemek zorunda olmadığınız Potansiyeller Duası olmalı; onun içeri girebilmesi için sadece kapıları açmanız gerekir. O inanılmaz bir şeydir.</p>
<p>Son Şaud’umuzda gölgeler ve potansiyellerden söz ettik. İnsanların çok tekil, hatta dualitik bile olmayan, daha çok tekil olan bir yaşam sürmeye, kendilerinin tekil bir ifadesine, tekil bir yolun üzerinde olduklarını ve orada kalmayı sürdürmeye yatkın olduklarını söyledik. Şambra, tekilden fazlasının söz konusu olduğunu öğreniyor. Şambra, düş enerjisiyle kendinizi bu şeylerin tümüne açabileceğinizi öğreniyor. Siz onları, doğrudan Şimdi gerçekliğinize yönelen, Şimdi gerçekliğinize gelen kapıdan, o kristalin kapıdan geçirip getirebilirsiniz.</p>
<p>Ama, engeller nelerdir? Sizi geri tutan nedir? Neden iş görmüyormuş gibi görünüyor? Eh, öncelikle, fazla çabalıyorsunuz. Siz onu getirmek için zorluyor ve anlamaya çalışarak gelmesini sağlamak istiyorsunuz. Aslında siz onu, bazılarınız, aldatarak ve manipüle ederek getirmeye çalışıyorsunuz, ve o bu şekilde getirilemez.</p>
<p>O bir farketmedir. O, kendi içinde, kendi inanç sistemidir. Kesinlikle bir örtücü-katmandır. O, sende, senden fazlası olduğunu söyleyen bir inançtır. Bu da herkesçe bilinen bir gerçektir, ama bir inançtır. Bu, ona inanmak için kendine izin vermekle ilgilidir, içinde olduğunuz kutunun dışına çıkmak için kendinize izin vermek, ama bunu da mücadele etmeden ve ittirmeden ve onunla çatışmadan gerçekleştirmenize izin vermekle ilgilidir.</p>
<p>Onu kesinlikle geri tutan diğer şey de, kendinize ettiğiniz ya da verdiğiniz yeminler, antlar ve sözlerdir. Bu yaşamda ya da geçmiş yaşamlarda edilmiş bu yeminlerin ve antların ve sözverilerin her biri, bir tür engel&#8230; ya da blokaj&#8230; yol üzerindeki bir taş&#8230; ya da yol üzerindeki bir kaya.. ya da bir çivi, sizi tutsun diye ruhunuzun duvarına çivilediğiniz bir çivi&#8230;. asla karanlık sanatlarla uğraşmayacağınıza dair ettiğiniz bir yemin olarak hizmet eder. Hey Allah’ım&#8230; neden ki? Haa, siz bunları kötüye kullandınız; evet, biz bunu daha önce de duymuştuk.</p>
<p>Bunun üstesinden gelme zamanıdır. Bazılarınız şöyle dedi, “Ama ben bir cadıydım. Ben bir büyücüydüm. Karanlığın etkisindeydim.” Karanlığı yeniden bir düşünün, Şambra. “Evet, ama bir noktada taşıdığım sihir yüzünden diğerleri onu kötüye kullandı.” Eh, bu doğru, ama siz bunu yapmadınız. Ah, diyor bazılarınız, “ama evet, onu kötüye kullandım.”</p>
<p>Ama şimdi, bunun ötesine geçmek zamanıdır. Ruhunuzun kapısından o çiviyi, kendinizi içine kapadığınız ve sınırladığınız o çiviyi çıkartmak zamanıdır. Yaptıklarınıza ilişkin öylesine suçluluk ve ıstırap çektiniz ki. “Bunu asla bir daha yapmayacağım” dediniz. Bam, bam, bam&#8230; çivileyin onu&#8230; kendinizi sınırladınız bile. Ruhunuzun potansiyellerini ve olasılıklarını ve olanaklarını kapattınız bile.</p>
<p>“Ama ben başka bir insan öldürdüm” dediniz. Evet, öldürdünüz&#8230; bu iyi bir şey değil&#8230; şimdi daha iyisini biliyorsunuz. Onu yapmayacaksınız. Ve biliyor musunuz? Onlar Dünya’ya geri geldiler. Sizi herhalde tanımıyorlar, ve bunu herhalde size karşı kullanmıyorlar. Ama siz, “Bunu asla bir daha yapmayacağım” diyerek, ruhunuzun evinin üstüne bir kalas daha çivilediniz.</p>
<p>Gücü kötüye kullandığınız için suçluluk hissettiniz, çünkü onun size ne yaptığını gördünüz. Onun ruhunuza ne yaptığını gördünüz. Başkalarına ne yaptığını gördünüz. Öyleyse, bam, bam, bam&#8230; ruhunuzun evinin kapılarını ve pencerelerini kapatmak için bir kalas daha çivilediniz&#8230; bu şeylerin tümü Şambra, tekrar, tekrar (yapıldı).</p>
<p>Biz bunların büyük bir kısmını salıverdik. Çok şey çıkartıp attık. Ama bazıları hâlâ orada duruyor. Bazıları o denli derinlere işlemiş ki göremiyorsunuz bile, hatta bazılarını siz sakladınız. Çok üç kağıtçısınız, biliyorsunuz değil mi, çok üç kağıtçı. “Bunu asla bir daha yapmak istemiyorum. Bu yapabileceğim en kötü şeydi. Bunu bir daha asla yapmak istemiyorum. Bir daha asla bir orduyu savaş meydanlarına sürmek istemiyorum çünkü akan kanı gördüm. Ve alınan yaşamları gördüm. Ve yok yere ıstırap çeken aileleri gördüm” dediniz, tabi birilerinin size bunun Allah adına yapılan bir savaş olduğunu söylemesinden başka&#8230; anlıyor musunuz.</p>
<p>Bazılarınızın içinde bu yemin ya da ant var. Ve siz o yaşamdan sonra şöyle dediniz, “Bir daha asla. Ve bunu bir daha asla yapmamayı güvence altına alıcam, çünkü o çiviyi gömeceğim. Ruh benliğimin o parçasını kapatıp örteceğim. O çiviyi gömeceğim. Ve bir gün onu aramaya kalkışsam bile, onu açmaya çalışsam bile, orada yokmuş gibi davranacağım. Eğer birisi gelir de, ruhuma girmem ve saklı kalmasını yeğlediğim bölümleri açmam için beni kandırmaya kalkarsa, o orada değilmiş gibi davranacağım. Örtücü-katmanı, ipnozu kabul edeceğim. En güçlü ipnoz, insanın kendine yaptığı ipnozdur. Ben bunu kendime yapacağım ki, o çiviyi hiç, asla bulamayayım,” görüyor musunuz.</p>
<p>Şimdi, siz ilginç bir noktaya geldiniz. Çivi orada, biliyorsunuz. Ruhunuzun kapısındaki kalas orada. Ne yapacaksınız? “Ben, parasal bolluğa sahip olmak için kendime bir daha asla izin vermeyeceğim, çünkü o beni rezil bir insan yaptı” diyen, çok derinlere gömülmüş o antlar ve yeminlerle ne yapacaksınız. Evet, siz rezil bir insan olmuştunuz (bazı gülüşmeler), ama bunu tekrarlamayacaksınız Şambra. Bilinç, bilinciniz, sevginiz, dönüşmenizi sağladı.</p>
<p>Şu anda, fark ediyor musunuz&#8230;. bir an için durun ve biz burada servis merkezinde oturuyorken onu hissedin. Eğer şu anda yaşantınızda, muazzam bir bolluk olsaydı, o nasıl hissedilirdi? Onu bir an için hissedin. Ah, hayır ondan vazgeç – biriniz, tümünü bir başkasına vereceğini söyledi – bundan şimdi vazgeçin. Önce kendiniz onun keyfine varın.</p>
<p>Düşleyin&#8230;. evet, haklısınız&#8230;. kesinlikle haklısınız&#8230;. o kadar fazlasına gereksinmediğinizi ansızın fark mı ettiniz? Haklısınız. Ve ansızın fark ettiniz ki, yaşantınıza böylesine muazzam bir bolluk akışı olsaydı, onun dışarıya da akması gerektiğini fark ettiniz, onu biriktirmenin ya da saklamanın bir anlamı olmadığını, dünyanın sonunun geldiğini düşünerek onu korku amaçlı kullanmanın bir anlamı olmadığını fark ettiniz. Eğer dünyanın sonu gelirse, oradan atlayan ilk kişi siz olun (bazı gülüşmeler)&#8230;. kesinlikle. Bunu bir düşünün. Neden ıstırap çekmeli ki&#8230;. erkenden ayrılın (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Peki Şambra, şu para akışı geliyor. Onu bir an hissedin. Onun nasıl bir şey olduğunu hissedin. Enerjinin, sonunda, yeniden yaşantınıza girmesinin nasıl bir his olduğunu hissedin. Bu potansiyeli hissedin. Ve evet, haklısınız – onun içeri ve dışarı akması gerekir. Bu doğal bir gel-git, doğal bir döngüdür. Bu da, onu uygun biçimde kullanmak anlamına gelir. Belki bir merkez inşa etmek istiyorsunuz. Belki sadece ekonomiye yatırım yapmak istiyorsunuz&#8230; beş tane araba. Belki birkaç ev istiyorsunuz.</p>
<p>Şimdi onun ne gerçekleştirdiğine bakın. O çivi hâlâ orada duruyor. O çivi öylesine sıkı sıkı orada ki. Ve siz, “Ama bu kulağa çok bencilce geliyor. Ben bunların tümünü gereksinmiyorum ki” diyorsunuz. Şambra, salıverin. Bu sınırlılıkları bırakın gitsinler. Biliyoruz – ve siz de biliyorsunuz – ki, bunlar sizi baştan çıkartmayacaktır. Siz gidip de kendiniz ve diğer kişiler için uygun olmayan şeyler yapmayacaksınız. Denge olacaktır&#8230; anlıyor musunuz.</p>
<p>Dengede olmak zorundadır. Neden? Çünkü siz ışığı ve karanlığı anlıyorsunuz&#8230; siz onları birleştiriyorsunuz. Siz bir ruh tutulması gerçekleştiriyorsunuz. O ikisini evlendiriyorsunuz. Para asla dengesiz olmak durumunda değildir&#8230; ilişkiler&#8230;sevgi&#8230;seks&#8230;yiyecek&#8230;tüm bu şeyler, asla dengesiz olmak durumunda değildir, çünkü siz bu noktaya gelmeyi seçtiniz.</p>
<p>Bu arada, bazılarınız kaygılanıyor, “Ama ben dengeye geliyorum. Bu şeyleri öğreniyorum. Armağanları ve sevinçleri gerçekten yaşantıma kabul etmeye hazırım. Ama geriye kayarsam ne olacak?” diyorsunuz. Bunu neredeyse imkansız kılan – tümüyle değil, ama neredeyse imkansız kılan – spiritüel bir fizik kuralı var, çünkü siz aydınlanmanın belirli bir noktasına erişiyorsunuz. Aydınlanmayı silemezsiniz&#8230; anlıyor musunuz. Onu silemezsiniz.</p>
<p>O nedenle, geriye kaymayacaksınız. Gidip de kötü, karanlık işler görmeyeceksiniz. Hatta dengede olmayan ışık işlerini bile yapmayacaksınız. Herşey dengede olacaktır. Ve ayrıca bizden, geriye kaymamanızı temin etmemizi ve bunu yapacak olursanız gelip de poponuza birkaç şaplak indirmemizi istediniz (kahkahalar). Ve biz de bunu yapacağız; bunu yapmayı seviyoruz (yoğun kahkahalar). Aslında bunu yapmayı seviyoruz çünkü – şimdiye kadar fark etmediyseniz – siz nasıl giderseniz, Şambra öyle gider&#8230; Şambra nasıl giderse, siz öyle gidersiniz&#8230; anlıyor musunuz.</p>
<p>Birçoğunuz, yaşantınızda şu Şambra varlığının enerjisini hissediyor. O, sizi desteklemek ve size hizmet ve yardım etmek için geliyor. Ama siz Şambra gücünde – nasıl desek – bir rahatsızlık olduğunu da hissedebilirsiniz. Başka bir Şambra zor zamanlar yaşıyorsa, bunu hissedebilirsiniz. Belki onların adlarını bile bilmiyorsunuz, ama hissedebilirsiniz, kendiniz ya da grubun bir parçası olarak.</p>
<p>Siz kendi bilincinizsiniz, ve siz, bir grup bilincisiniz&#8230;. böyle olmayı seçtiğiniz sürece. O nedenle sizinle çalışmak bize de hizmet eder, çünkü siz nasıl gidiyorsanız, biz de öyle gideriz. Biz aileyiz. Biz bir grubuz. Biz Şambra’yız.</p>
<p>Pekala, şu potansiyeller kavramından, getirilecek yeni potansiyellerden sizi geri tutan başka ne var? Eh, sizin dışınızdan gelen, başka insanlardan – birlikte çalıştıklarınızdan, sokaklarda rastladıklarınızdan – gelen çok ağır örtücü-katmanlar var. Özellikle de televizyondan ve medyadan gelen ağır örtücü-katmanlar var, çünkü onlar herkesi besliyor. Ha, medya, bizim bilebileceğimiz en büyük besleme mekanizmalarından biri, çünkü aynı anda çok kişiyi besleyebiliyor. O gerçeklikleri ve inanç sistemlerini besliyor. Ve dünyanın her yanında inançların tezahür etmesini destekliyor.</p>
<p>İnanç sistemleri çok, çok ağır. Bunlar sizi etkiliyor, çünkü siz bir yandan içinizde bir şey hissederken ya da deneyimlerken, dış dünya size diyor ki, “Hayır, hiç de öyle değil.” Anlayabilmek için, bunu aşmanız gerekiyor. Bu tür beslenmelerle olan bağınızı kopartmak zamanıdır. Onların gerçeklikle ilgili yorumlarını bırakmak zamanıdır. Öyleyse bırakın onları Şambra. Bu da sizi geri tutan başka bir şeydir.</p>
<p>Sizin kendi içsel inanç sistemleriniz – bu nasıl mümkün olabilir? Birkaçınızın şöyle dediğini duyduk, “Tobias, harika bir teori, göster bana, kanıtla.” Biz bunu yapamayız, çünkü sizin gerçekliğiniz inanç sistemleri üzerine kurulu. Ve yapsak bile, söyleyeceğiniz bir sonraki şey, “Eh, yaptın, ama bu ben değildim zaten” olacaktır. Görüyor musunuz, onun içinizden gelmesi gerekir.</p>
<p>Gerçekliğin doğasına ilişkin kendi inanç sistemlerinizin biraz incelenmesi gerekiyor. Kendi içinize bakmanız gerekiyor. Gerçekliğin doğasına ilişkin inanç sistemleriniz nelerdir? Onun gerçek olabilmesi için ona dokunmanız ve onu hissetmeniz ve koklamanız mı gerekiyor? Yoksa, düşlemeyi kabul edebilir misiniz? Diğer olanakları ve olasılıkları kabul edebilir misiniz?</p>
<p>Siz çok karmaşık bir varlıksınız. Siz kısmen insan, kısmen meleksiniz. Siz Tanrı’nın bir parçası ve kesinlikle de şeytanın bir parçasısınız. Siz tüm bu farklı veçhelere sahipsiniz. Arada bir, Şambra Servis Merkezine gelmeye, o karışıklıktan ve patırtıdan çıkmaya ihtiyacınız var. Bakın, burada çok özel bir enerji var. O – sizin deyiminizle – şehirlerinizin patırtı düzeyine, Dünya’nın ve insanlığın patırtı düzeyine sahip değildir. Buraya gelebilir ve onun ötesine geçebilir, bazı yenilenmelerden, tazelenmelerden geçebilirsiniz.</p>
<p>Böylece Şambra, bir anlamda&#8230;. bu kavramları anlamanıza yardımcı olabilmek için, bir benzetme yapalım. Bir servis merkezinde olduğumuza göre bir arabayı örnek alalım. Şimdi bir araba, kendi arabanızı, kendi aracınızı düşünün. Araba, fiziksel bir şeyden başka bir şey değildir, çelik ve tekerleklerden, biraz plastikten, ve eğer yeterince şanslıysanız biraz da deriden oluşan bir kabuktur.</p>
<p>Arabanın, bir anlamda, bir zihni ya da aklı yoktur. O sadece vardır, tıpkı fiziksel bedeniniz gibi. Fiziksel bedeniniz bir araçtır, sizin aracınız. Ama şimdi diyelim ki, arabanıza bir beyin ekledik. Arabaya bir beyin verelim. Böyle bir şey fiziksel gerçekliğinizde yok. Ama şimdi, beyni olan bir araba yaratalım.</p>
<p>Şimdi bu arabanın beyni, onun bir yerden bir yere gitmesine yardım edecek. Şimdi arabanın beyni, onun dükkana nasıl gidileceğini, ofise nasıl gidileceğini, sağa nasıl dönüleceğini ve sola nasıl dönüleceğini bilmesine yardımcı olacak. Beyin, yönler ve yollarla ilgili bilgiyi, ama aynı zamanda da yapılacak ve yapılmayacak şeyleri toplayacak ve biriktirecek.</p>
<p>Bakın, beynin işlevlerinden biri de, arabayı korumak ve kendi kimliğini korumaktır. Bizim şimdi bir beyin-arabamız var. Ve o kendini, kendi özünde sürdürmek istiyor. O sezgisel olarak kendini korumayı ve sürdürmeyi biliyor. Böylece beyin şimdi, yapılacak ve yapılmayacak şeylerin sorumluluğunu üstleniyor. Beyin, keskin bir viraja girerken gaz pedalına basıp da saatte 120 km ile gidilmeyeceğini biliyor. O kendini koruyor.</p>
<p>Bu harika bir şey. Siz kendinize bir beyin verdiniz. Beyin, bilgi toplar ve depolar. Bir veritabanıdır. Ve geçmiş şeyleri temel alarak yargıda bulunma yeteneğine de sahiptir. Daha önce deneyimlemediği şeyler için hiç bir yargıda bulunamaz. Beyin, o haliyle, kendi içinde çok sınırlıdır. Veri toplar, yargıda bulunur.</p>
<p>Ama geleceği görme yeteneğine sahip değildir. Gerçek şu ki, yeni deneyimlerden, ya da gelecekten, ya da onun hiç yaşamadığı şeylerden söz etmeye başlarsanız, beyin bir korku enerjisi oluşturur. Bilmez; o şimdi araba-benliğini koruyordur. Onun için de korku oluşturur, tıpkı sizin gibi.</p>
<p>Aslında çoğu insan öncelikle bizim “beden/beyin bilinci” dediğimiz yerden iş görür, tıpkı şimdi beyni olan ve kendini koruyan bu araba gibi. Çoğu insan sadece kendini korumaktadır. Onlar veri toplar, her günle nasıl baş edeceğini öğrenir, kendini korur ve savunur.</p>
<p>Peki, şimdi artık bir beyni olan arabanızı alalım; onun bazı akıllı yanları da var. Belli şeyleri nasıl yapacağını biliyor, dönüp kendini nasıl koruyacağını biliyor. Şimdi ona bazı hisler ekleyelim. Vaay&#8230; bir arabanın hisleri var! Bakın önceleri, bir anlamda, beynin umurunda değildi; hisler, beyin-arabasının umurunda değildi. O sonuçta yalnızca kendi kimliğini korumakla ilgileniyordu. Bunu sezgisel olarak biliyordu. Ama şimdi, hislere sahip. Acı hissedebiliyor.</p>
<p>Şimdi, beyin diyor ki, “Eyvah acı&#8230;. başka bir araba bana çarptığı zaman acıyor. Bu güzel bir his değil. Eskiyen parçalar olduğu zaman, ben şimdi bunu hissedebiliyorum. Oysa daha önce sadece onların eskidiklerini biliyordum. Beni belli bir biçimde etkilemiyordu. Ben farklıydım, gerçi kimliği koruyup sürdürüyordum ama şimdi yeni bir derinlik eklendi – onu gerçekten hissedebiliyorum. Aslında “iyi araba günlerim” ve “kötü araba günlerim” de var (bazı gülüşmeler). Ben aslında hislerimle&#8230;. park yerinin öbür ucunda güzel görünüşlü arabalar olduğunu fark etmeye başladım (kahkahalar). Şu küçük Miata bugün inanılmaz çekici.”</p>
<p>Görüyor musunuz, artık arabanın hisleri var, ve tümüyle farklı bir biçimde işlevselleşmeye başlıyor&#8230; duygular ve hisler ve farkındalık. Araba şimdi belli bir farkındalık düzeyine sahip ki, bu da ona yeni bir boyut katıyor. Birçok insan, beden/beyin ve düşük hislerle iş görüyor. Biz onlara “düşük-titreşimli” hisler diyoruz, yani belli bir anlayış derecesi, acının farkındalığı ve onları memnun eden, mutlu eden, üzen şeylerin hissedilmesi&#8230; anlıyor musunuz. Yani insanlığın büyük bir bölümü ya beden/beyin, ya da beden/beyin/biraz-da-hissetmeyi temel alan düzeylerde.</p>
<p>Şimdi arabaya bir de ruh katalım, ruh. Bir de bunun neler yapabileceğini düşünün! Ruh, amaçtır. Ruh, farkındalıktır. Ruh, “Ben, Ben’im”dir. Araba şimdi bir araba olduğunu fark eder. Kendi kişiliği, kendi kimliği vardır. Bir bedeni ve bir beyni ve bazı hisleri vardır. Ama o şimdi gerçekten tamdır. Bu araca katılan ruh ile, artık bir anlam vardır. Artık bir amaç vardır, yalnızca hayatta kalmak değil, yalnızca acıdan kaçınmak ve zevklerin peşine düşmek değil. Ama, evrimleşmenin ve genişlemenin, gelişmenin ve yaratmanın amaçları vardır.</p>
<p>Şimdi, arabaya giren ruhla birlikte, araba yepyeni bir veçhe, yepyeni bir anlayış üstlenir. Kendini tekrar tekrar yeniden yaratabildiğini fark eder. Sizin örtücü-katmanlarınızın bazılarını örnek olarak kullanacak olursak, o kendini yeniden yaratarak bir Chevy Lumina olmaktan Mercedes olmaya geçebilir. Kendini bir Jeep olarak yeniden yaratabilir. Kendini bir taksi olarak yeniden yaratabilir. Arabanın içindeki ruh, yaratıcılığı ve yeniden-yaratmayı anlar, bilir. Sonra, ruh kendine şöyle der, “Eğer ben kendimi bir kez yeniden yaratabildiysem, kendimi tekrar ve tekrar ve tekrar yaratabilir ve yeniden-yaratabilirim”, anlıyor musunuz.</p>
<p>İşlev görmenin dört düzeyi vardır, ve biz sadece aslında insan meleği tersyüz ettik. Biz bir bedenle başladık ve ruha kadar gittik. Sizin durumunuzda tam tersi oldu – ruh his ya da duygu edindi, beyin edindi, beden edindi&#8230; anlıyor musunuz. Biz sizin, bu katmanların her birinin nasıl iş gördüğünü anlamanızı istiyoruz&#8230; bir bedene bir beyin eklendiği zaman, bunun tüm bileşimi nasıl değiştirdiğini&#8230; beyine ve bedene his katıldığı zaman, bu herşeyi değiştirir.</p>
<p>Ve, ruh katmak en son gelir. Bu, kendi benliğini anlama yetisini, benliğini farkında olmayı, benliğinde bir amaç olmasını katar, yalnızca hayatta kalma amacı değil, yalnızca yaşamak değil, ama deli gibi sürmek (kahkahalar), rüzgarı ön camlarda hissetmek, muhteşem panoramik manzarayı görmek. Ruh, sevinci, tamamlanmayı, bütünlenmeyi, yaratmayı, ve arabanın tüm bu şeyleri anlamasına yardımcı olur.</p>
<p>Siz bu dört unsurun şimdi birleştirilmiş halisiniz. Siz ruhunuzu anlamaya başlıyorsunuz&#8230;yavaş yavaş&#8230;ama, anlamaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Diğer engellerden biri de Şambra, en büyük engel, olabilecek en büyük engel&#8230; siz bedende, beyinde ve bir dereceye kadar da his düzeylerinde ya da boyutlarında iş gördünüz. Siz Ruh’tan uzaklaştırıldınız. Dışarıya bir yerlere bakmanıza rağmen Ruh sizinle birlikteydi. Ruh oradaydı.</p>
<p>Şimdi, Ruh’u bu karışıma getirelim. O sizdir; o “Ben Ben’im”dir. O farkındalıktır. O, ölümü tanımayan kısımdır&#8230; anlıyor musunuz. Ruh, ölümü tanıyamaz, bilemez&#8230; hiç bir zaman&#8230; asla. Ruh’un kalbinde ölüm yoktur. O, yeniden-yaratmadır, yeniden-yaratandır, kendini tekrar tekrar yeniden-türeten/icat edendir.</p>
<p>Farklı beklentiler/gündemlerdeki en büyük engellerden biri – insan beklentisi/gündemine karşılık ruhsal mutluluk, ruhsal amaç, ruhsal varoluş. Siz yaşantınızda bunların tümünü arabayı tatmin etmek için istediniz – tekerleklerin düzeltilmesine çalışmak, döşemedeki göz yaşlarını çıkartmaya çalışmak, pası düzeltmeye çalışmak, motorun birkaç kilometre daha gitmesini sağlamaya çalışmak. Şambra’nın, insanların odağı, arabayı tamir etmeye yönelmişti.</p>
<p>Ve, arabayı yeniden-icat etmenin, arabayı yeniden-yaratmanın ve onu yeniden-yapılandırma çalışmalarından vaz geçmenin zamanıdır. Korku, ölüm oldu. Korku, son oldu. Siz bu, bizim düşük düzeyler ya da temel düzeyler diyeceğimiz üç şeyle iş gördünüz, hep arabanın bütünlüğünü sürdürmeye çalıştınız, onu esirgemeye ve korumaya çalıştınız. Yani, arabayı biraz daha parlatmaya, biraz daha hızlı kılmaya, onu başkasının arabasından biraz daha iyi hale getirmeye ilişkin beklenti ve gündemleriniz, ruhun arzularını tutmuyor. Siz ruhunuzdan uzaklaştırıldınız çünkü eski arabayı çalışır halde tutmanın temel şeylerine odaklanmaya çalıştınız.</p>
<p>Görüyor musunuz Şambra, sizinle ruhunuz arasında bir kopukluk vardı. Siz, belki de ruhunuz için o kadar önemli olmayan şeyleri isteyip durdunuz. Sonuçta ruh sadece genişlemek ve tekrar tekrar yeniden-yaratmak ister. Yaşantınızda bu denli sıkı sıkı tutunduğunuz veçheniz, sizin o veçheniz, burada iskemlelerde oturan ve Dünya’da birkaç yılının daha olmasını dileyen o insan, gerçekte ruhun umurunda değildir. Onun umurunda değildir. Sizin o yanınız, bu tür şeylerle ilgilenmiyor. Sizin kararttığınız o yanınız, bazen çok daha iyisini bilir, bazen, kendini yeniden-yaratabilmek için bir yaşamı sonlandırmak zamanı olduğunu bilir.</p>
<p>Sevgili Melanie, geçenlerde ölen kişi, Cauldre’ya öğretmen olan kişi, bunu oldukça iyi anlamıştı ve şu anda da anlıyor. Ruh bazen kendini yeniden-yaratmak ister. Tabii onun bir parçası da, kanserin girmeye başladığı bedeni tamir etmek istiyordu. Ama ruhuyla bağlantı kurması gerekti. “Gerçek amaç nedir? Bunun gerçek anlamı nedir?” Ve ruh dedi ki, “Bizim kendimizi yeniden-türetmemizin zamanıdır. O eski benlik, o eski sen, çok yoruldu. Biz çok daha iyi bir iş çıkartabiliriz. Şimdi yeni modeller çıktı (bazı gülüşmeler). Biz daha iyi bir iş görebiliriz.”</p>
<p>Görüyor musunuz, en büyük engel, beklentiniz/gündeminiz olarak gördüğünüz şeydir, arzularınıza karşılık ruhun arzusu. Biz bunları biraraya toplayacağız. Biz bunları yeniden birleştireceğiz. Biz bunları bir tutulma, bir ruh tutulması, tam bir anlayış haline getirip birleştireceğiz.</p>
<p>Bakın, siz ruhunuzun, insan yanınızın istediği herşeyi bildiğini sanıyorsunuz. Bilmez, çünkü onu dışınızda tuttunuz. Ona barikatlar kurdunuz. Fazla yeminleriniz ve antlarınız ve sözverileriniz vardı. Siz ruhu ve benliği kesip ayırdınız. Ve şimdi onları yeniden birleştirelim. Evet, onlar gerçekten de aynı şeyin parçalarıdır, ama siz yapay bir ayrılık yarattınız. Onları yeniden birleştirelim.</p>
<p>Bir dakika kadar nefes alalım&#8230;. ruh&#8230;benlik&#8230; yaratmayı, yeniden-yaratmayı seven o parçanızı, fiziksel bedenin içinde ya da dışında olsun yaşamın ifadesini seven o parçanızı soluyarak içimize alalım. Ruhun, gerçek varlığınızın, bir alamda, arzuları ya da gereksinimleri ya da beklentileri/gündemleri yoktur. O, zaten orada olduğunu bilir. Ruh benlik, her olasılığı ve potansiyeli anlayan parçadır. O zaten oradadır. Bazen ağladığını duyduğunuz parça, ruhunuzdur, çünkü siz onun zaten orada olduğunu, sizin zaten orada olduğunuzu görmemeyi seçiyorsunuz.</p>
<p>Böylece Şambra, ruhu şu anda servis merkezinde yaşama geri getirmeye başlayalım, sizin içinize, sizin gerçekliğinize, Şimdi’ye. Tüm bu potansiyellerin yaşantınıza nasıl getirileceğinin anlayışı da onunla birlikte gelir. Onu hiç beklentisiz, sadece içeriye davet edin. Kendinizi içeriye davet edin.</p>
<p>Burada, bir gözlemimizi daha paylasacağız&#8230;. bundan gelecek Şaud’umuzda daha çok söz edeceğiz. Ama, başka bir büyük engelin bir parçası da, içinde çalıştığınız boyutsal düzeyden oluşur. Şimdi, Saint Germain, Rüya Yürüyüşü Okulu’nda bundan ayrıntılı olarak söz ediyor. Ve bu arada, ben, Tobias bu konuda – nasıl desek – beklentisizim. Er ya da geç her Şambra’nın bu Rüya Yürüyüşü Okulu’ndan geçmesini öneriyorum. Bilgi içeren bu&#8230;. o ölümle ilgili değildir. O, yeni gerçeklikler ve olasılıklarla ilgilidir. Gerçekte konusu budur.</p>
<p>Saint Germain, fiziksel olmayan, dünyaya bağlı boyutlardan ya da gerçekliklerden ayrıntılı olarak söz ediyor. O, bu fiziksel olmayan, dünyaya bağlı gerçekliklere “yakın-gerçeklikler” diyor, yakın, çünkü onlar dünyaya yakındır. Fiziksel değildirler, ama Dünya’yla çok yakın bir bağlantıları vardır. Burası, geceleri gitmeye yatkın olduğunuz yerdir. Ve yine burası, sorunları çözmek için gitmeye yatkın olduğunuz yerdir. Ve burası, beyninizin kendini en rahat hissettiği yerdir, çünkü burası fiziksel gerçekliğin bakışına ve hissedişine, kokusuna ve yürüyüşüne sahiptir. Siz orada daha rahatsınızdır.</p>
<p>Çoğu insan, öldüğünde, yakın boyutların ya da gerçekliklerin ötesine geçemez. Dünya’yı terk ederler; sadece bedenlerini terk ederler. Dünya’nın fiziksel gerçekliklerinin tüm niteliklerine sahip olan bu yakın boyutlara giderler; bu boyutlarda sadece madde yoktur.</p>
<p>Rüya Yürüyüşü Okulu’nda Saint Germain, “kristalin alemler” dediği yere götüren bir sonraki kapıdan geçmekle ilgili konuşuyor. O, öğrencilere, zihnin bu kristalin alemlerde iş görmediğini anlatıyor. Kristalin alemler, Dünya aleminin çok ötesindedir, ve kristalin alemlerin Dünya ile herhangi bir ilişkisi ya da benzerliği yoktur. Siz herşeyi arkanızda bırakırsınız.</p>
<p>Kristalin alemler, yeni şeylerin doğduğu yerdir. Kristalin alemlere “kristalin” denmesinin nedeni, gelişen bir form olan ve doğuran Mesih tohumunun enerjileri olmalarından kaynaklanıyor. Bu alemlere gelecek olursanız, doğumun meydana geldiğini hissedeceksiniz. O yaratıcıdır. Zihinsel olmayandır. Zihin, orada iş görmez. Bazı kişiler, uyuşturucu kullanarak kendilerini bu alemlere göndermeye çalıştılar, ve çıldırdılar, çünkü zihin, akıl orada çalışmıyordu. Ve uyuşturucunun etkisindeyken zihniniz hep devrededir&#8230; anlıyor musunuz&#8230; kötü bir uçuş yani (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Biz Şambra Servis Merkezi’nde şu an, sözünü ettiğimiz gibi – ve sizin izninizle – zihinselliği değiştirdik. Bazılarınız uyuya kaldı, çünkü biz kristaline girdik. Bazılarınız, zihnini oyunlarla meşgul tutuyor ya da dinliyormuş gibi yapıyor. Ama biz gerçekte kristalindeydik.</p>
<p>Buradan – ve ben bunu yine vurguluyorum ve altını çiziyorum, ve bunu yazıya döktüğünüzde lütfen bir ünlem işareti koyun &#8211; kristalin alemlerde zihin çalışmaz! Ve eğer zihniniz devredeyse, kristalin alemlerde değilsiniz demektir&#8230; nokta. O orada çalışmaz. Çalışsın diye zorlayacaksınız. Hatta, kristalin alemlerin nasıl bir yer olduğuna ilişkin küçük notlar bile almaya çalışacaksınız.</p>
<p>Ve siz – nasıl desek – kendinizle yüklü olacak ve diğer insanlara, onların nasıl olduklarını söylemeye çalışacaksınız. Bunu yapamazsınız&#8230; yapamazsınız. Ben size dokunabilirim ve kristalin enerjiyi anlamanızı sağlayabilirim, ama onunla ilgili size konuşamam. Siz onu başkalarıyla ancak yürekten ya da onlara dokunarak paylaşabilirsiniz. Ama asla onun hakkında konuşamazsınız, bir sır olduğundan değil, ama sözlerin ve zihnin ötesinde olduğundan.</p>
<p>Her biriniz zamanın bir anında orada bulundunuz. Yani anısı sizdedir, ama o beyinle anımsanmaz&#8230; anlıyor musunuz. Beyin, anlamaya çalışmak çabasındadır. Ve beyin size şu anda, “Aa, evet, ben orada bulunmuştum. Ben orada bir üstadım; ben orada bir öğretmenim” (kahkahalar) diyor. Kuthumi’yi buraya davet ettiğimi anımsamıyorum, ama sanırım geldi (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Kristalin alemler, gerçek olasılıkların ve olanakların yaratıldığı yerdir. Ve orası, tüm sorunların çözümlendiği yerdir&#8230; anlıyor musunuz. Rüya Yürüyüşü Okulu’nda Saint Germain ayrıntılı olarak bundan söz ediyor, arka planı (bu alemlerin unsurlarını) elinden geldiğince veriyor, ama nasıl gerçekleştireceğini bildiği her yoldan da olabildiğince çok enerji iletiyor.</p>
<p>O nedenle Şambra, şöyle demeye çalıştığınızda, “Peki ben şimdi kendimi yeni olasılıklara ve olanaklara nasıl açacağım? Şimdi ışıkla karanlığı birleştirdiğim bir ruh tutulmasından geçtiğime göre, gölgeleri nasıl içime alırım? Ve üstelik şimdi benim için kullanılır halde olan sayısız yeni olasılıklar var. Bunları nasıl içime alırım?”</p>
<p>Kristalin alemlere çıkın. Buradan, Şambra Servis Merkezi’nden başlayın. Eğer bir eşlikçiye ya da rehbere gereksinim duyarsanız, bu pekaladır. Burada, sizi oraya götürecek çok varlık var. Çıkın ve kristalin alemlere gidin. Ve sonra sessiz olun&#8230; ve yaratılışın doğuşunu deneyimleyin&#8230;. kendinizin yeniden-icat edilmesini deneyimleyin. Ve bunu korkusuzca yapın.</p>
<p>Sizinle ilgili herşeyin yeniden-icat edilmesinin, yeniden-yaratılmasının, nasıl bir şey olduğunu deneyimleyin. Gerçekliğinize getirilebilecek tüm olasılıkları imgeleyin. Ve sadece tek bir olasılık olması gerekmediğini, birçok olabileceğini düşleyin. Ve sonra da bırakın, onlar içeriye aksınlar.</p>
<p>Evet, yaşantınız değişecektir&#8230;. tekrarlıyoruz&#8230; biliyoruz. Bazı şeyler olacaktır. Ama derin bir nefes alın, ve bırakın olsunlar. O eski arabaya sıkı sıkı tutunmaya çalışmaktan vaz geçin. O eski arabayı yeniden yapılandırmaya çalışmaktan vaz geçin. Belki de, var olan öyle bir olasılık mevcuttur ki, o araba önce kendini yok etmek zorunda kalmadan kendini yeniden-icat edebilir&#8230; anlıyor musunuz&#8230; herşey nasıl birleşiyor görüyor musunuz.</p>
<p>Böylece Şambra, yeniden sorulmadan bir soruyu burada yanıtlamak istiyoruz. Diyorsunuz ki, “Diyelim ki tüm bu olasılıklar mevcut, hep olmak istediğim gibi, büyük bir müzisyen olabilmemin olasılığı. Ama ben müzik hakkında hiç bir şey bilmiyorum. O zaman bu nasıl iş görüyor? Bu olasılık tümüyle yüklenmiş bir halde mi? Yani buraya tümüyle sonuçlanmış, tamamlanmış bir piyanist ve besteci olarak mı geliyor? Ve ben sadece oturup, kanal olmada olduğu gibi, çalmaya mı başlayacağım?”</p>
<p>Bu bir olasılıktır, ama türlü nedenlerden ötürü bundan önce gelmek isteyen başka olasılıklar olabilir. Ve işte sizin tümüyle yüklenmiş boyutsal veçheniz – beden, zihin, his ve ruh – birlikte burada iş görürler. Ama olan şudur, siz o gölgeyi öne çıkartırsınız. Onu içinize solursunuz. Onun içinize gelmesine izin verirsiniz. Hiç bir sınır tanımazsınız.</p>
<p>Şimdi bu olasılık buradadır. Ama bir anlamda, başlarda biraz eteriktir, dengesizdir, kararsız, oynaktır. Sizinle, fiziksel varlığınızla yan-yana durur. Sizin bir parçanızdır, ama aynı zamanda kendidir. Ve şimdi, beslenmeyi gereksinir. Bir amacı ve bir arzusu vardır. Müzik yaratmak ister. Ve şimdi, onu yüklemek gerekir. O bir anlamda, yüklenilmek isteyen boş bir varlık gibidir.</p>
<p>O kendini, kolektif sizden beslemeye başlar. O kendini aynı zamanda hemen burada&#8230;. ve hemen burada&#8230; ve hemen burada beslemeye başlar&#8230; anlıyor musunuz&#8230; her yerde müziğin enerjisi ve bilinci vardır. Bu bir yerlerdeki bir dağın içine hapsedilmiş değildir. Tüm çevrededir. Müzik enerjisi her yerdedir, tıpkı resim yapma enerjisinin, ya da bilimsel buluşların enerjisinin olduğu gibi.</p>
<p>Ve, düş yoluyla gerçekliğinizde size katılan bu olasılık potansiyelinin benliği, şimdi beslenmeye başlar. Akorları toplamaya başlayabilir. Şu anda geçerli olan müziğin gamlarının anlayışını toplamaya başlayabilir, ki bu müzik de bu arada, kendi içinde sınırlı bir örtücü-katmandır. Çalgıların hissini ve rezonansını havadan toplamaya başlayabilir&#8230; anlıyor musunuz. Toplu bilinç, bunların tümünün her an çevrenizde uçuşmasına izin verir.</p>
<p>Örneğin, diyelim ki, Dünya için yeni bir enerji kaynağı icat etmek isteyen bir olasılık benliğinizi içeri çekiyorsunuz. Dünyanın böyle bir şeye şimdi gereksinimi var. Onun yeni bir yola ihtiyacı var. Böylece, siz, sudan nasıl enerji elde edileceğini bilen, olasılık ve olanak benliğinizi gerçekliğinize getirmek istiyorsunuz. Onu getirirsiniz, ve o toplu bilinçten, depolanmış olan bilgiden beslenmeye başlar. Biliyoruz, bazılarınız bazen Akaşik kayıtlardan söz ediyor. Ama tüm çevrenizde uçuşan bir “insan bilinci kayıdı” var. Siz enerji ve bilgileri tam anlamıyla havadan toplayabilir, onları olasılık benliğinize getirebilir, onları kendinize getirebilirsiniz.</p>
<p>Bazılarınız son zamanlarda yaşadığınız bazı deneyimlerde&#8230;ah, evet, duyuyoruz&#8230; fazla uzattık. Ama eğleniyoruz. Bazılarınız, son zamanlarda, “Ama bunu nereden bildiğimi bilmiyorum. Kendimi çok akıllı hissettim. Herhalde kanal oldum” dediğiniz deneyimler yaşadınız. Hayır, siz olasılık benliklerinizi, olanak benliklerinizi getiriyordunuz.</p>
<p>Bu olasılık benlikleri, anında kilitlenip beslenmeye başlarlar, toplu bilinçten beslenirler, ve izin dahilinde enerji ağından da beslenirler, daha çok, çoklu-evrenlerin veri bankasından beslenirler, ve sonra da o enerjiyle deneyler yapmaya ve oynamaya başlarlar&#8230; anlıyor musunuz. Yani tüm kaynaklar hemen oradadır. Siz o olasılığı, o potansiyeli getirirsiniz. Onun beslenmeye başlamasına izin verirsiniz. Siz onun için radyoda hiç çalınmamış şarkılar duyarsınız, ama onlar sizden geliyordur. Siz toplu bilince giriyorsunuzdur.</p>
<p>Nasıl desek – nükleer fizikle nasıl çalışacağınızı bilmek istiyorsunuz. Ha evet, kitapları inceleyebilirsiniz, ama ilginç bir şey olur. Siz, nükleer fiziği bilmek isteyen bir olasılık benliğini yaratmışsınızdır. Ve kitapları okumaya başladığınızda, birdenbire anlayışınız katlanarak genişler, bir kuantum sıçrayışı olur. Eh, siz okuyorsunuzdur, ama aynı zamanda başka şeyler de oluyordur. Siz, toplu bilincin bilgileriyle bağlantı kuruyorsunuzdur. Ve onu içinize getiriyorsunuzdur, zihninizle ya da aklınızla değil, ama kendi kristalin bağlantınızla.</p>
<p>Her biriniz, yakın alemlerin ötesine giden, doğrudan kristalin alemlere bağlanan, uzun, çok uzun zamandır kullanılmayan kristalin bir bağlantıya sahipsiniz&#8230; anlıyor musunuz. O, uzun bir zamandır kullanılmıyordu. Ve gelecek 30 gün için ev ödeviniz, içinize dönüp bakmaktır – kristalin bağlantınızı ne zaman kestiniz? Ve onu neden kestiniz?</p>
<p>Ve dinleyin. Şambra Servis Merkezi’ne gelin ve yanıta kulak verin. Bu önemlidir. Bu seferki abes bir ev ödevi değil. Bu önemli bir ev ödevidir.</p>
<p>O kristalin bağlantı kendi içinizdedir. Siz onu yalnızca çalışamaz duruma getirdiniz. Fişi çektiniz. Bunu neden yaptınız? Ne zaman yaptınız? Ve onu yeniden çalışır duruma getirmeye, aktive etmeye hazır mısınız?</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 07 Ocak 2006</div>
<div class="tarih">Şaud 6: Gölge Benlikler ve Potansiyeller; 2.Bölüm</div>
<div class="tarih">Tobias’ın Katılımıyla, Kanallık eden Geoffrey Hoppe</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>www.crimsoncircle.com  (www.kirmizicember.org)</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, burada, Şambra Servis Merkezindeki toplantımıza devam ediyoruz. Burası, gerçekten yalnızca olabileceğiniz bir yer. Kendinize ait soruları sorabileceğiniz, onları içinizden çıkartabileceğiniz ve bırakabileceğiniz bir yer. Ve yanıtlar geri gelir. Bazen, kristalin alem dediğimiz yerden. Bazen, tüm çevrenizdeki eşzamanlılıklardan. Bazen, yüreğinize ya da aklınıza geliverir. Yanıtlar bazen de başka insanlar ya da yaşantınızın durumları tarafından sunulur.</p>
<p>Yanıt almak, gerçekten sandığınız kadar zor değildir. Bazılarınız, çok karmaşık bazı bilmeceler yarattı, bazıları, yanıtları yaşantısına getirebilmek için çok karmaşık mesajlar yarattı, ve sonra da çok sinirlenip kızdınız, ve yanıtları başka insanlardan beklediniz&#8230; yaşamınızı nasıl yönlendireceğinize dair&#8230; ve onlar bunu yapamazlar.</p>
<p>Böylece Şambra, bugünün Şaud’undan anımsanacak, enerjileri içinize çekilecek birkaç şey, sizi en çok sinirlendiren şeylerden birinin, sahip olduğunuz şu zaman unsuru olduğunu anlamaktır. Genişleyebileceğinizi, zamanı sıkıştırabileceğinizi anlayın. Siz tam anlamıyla – tam anlamıyla gerçekliğinizde çoklu zaman boyutları yaratabilirsiniz. Yalnızca zamanı genişletmekle kalmayıp, tümü de sizin şu anki Şimdi ânınızda mevcut olacak bir dizi zaman potansiyelini tam anlamıyla yaratabilirsiniz. Sıkıştırılmış, küçültülmüş bir zaman boyutuna sahip olabilirsiniz. Eğer bir projenin üzerinden çabuk geçmek isterseniz, zamanın hızlı geçiyormuş gibi görünmesini sağlayabilirsiniz ve üzerinde çalıştığınız başka bir proje için daha fazla zaman isterseniz, onu aynı anda genişletebilirsiniz de. Zaman da tekil olmak zorunda değildir.</p>
<p>Bugünün Şaud’undan anımsanacak bir başka şey de, Benliğin veçheleri olarak sahip olduğunuz – Benliğin Dünya’daki gerçeklik bazındaki yapısını oluşturan – ışık ve karanlığın varlığı ve onların birlikte nasıl tutulduklarıdır. Onlar yeniden biraraya geliyor ve bir anlamda, kendilerinin ters-yüz edilmiş bir gölgesini ve potansiyellerin de ters-yüz edilmiş bir gölgesini sağlıyorlar. Tekrarlıyoruz, bu uygundur, çünkü gölgeler ışığın geldiği kaynağın arkasında olmak, ya da gerçekliği oluşturan temelin odaklandığı yerde olmak zorunda değildir. O, gelişmiş bir gölge türüne de sahip olabilir. Ben sizin geniş düşünmenizi ve mümkün olan her biçimde genişlemenizi istiyorum. Hiç bir şeyi, yüzeysel değeriyle ele almayın.</p>
<p>Biz toplanıyoruz&#8230; bu arada, St.Germain gitti ve bu, bugün soru soracakların rahatlamasını sağlamıştır (kahkahalar). O, Şaud’a katılmak istedi ama, bu akşam bir yemek randevusu var. O tam anlamıyla&#8230; Cauldre, bize inanmadığını söylüyor&#8230; ama bu gerçekten doğru. O, gerçekten bu akşam Başkan Bush ile yemek yiyecek (yoğun kahkahalar). O kendini St.Germain olarak tezahür ettirmeyecek, ama kendini, masada oturacak başka bir varlık olarak tezahür ettirecektir. Bize, bu kişinin kim olacağını açıklama izni verilmedi. Ama St.Germain – nasıl desek – o koca adamın bir kez daha dinlemesini sağlamaya, bazı bilgileri – nasıl desek – dünyanın daha şefkatli bir doğaya sahip olmasına ilişkin bilgileri paylaşmaya çalışacak. Yani St.Germain’in gerçekten gittiği yer orasıdır. O şimdi bu özel durum için giyinmeye gidiyor (kahkahalar). O nedenle, sorularınızın icabına ben bakacağım.</p>
<p>Ama herkesle bir şey paylaşmak istiyorum. Bir süre önce, St.Germain küçük bir Şambra grubu ile, türlü nedenlerden ötürü yalnızca kendisinin seçeceği Şambra’larla çok özel bir seminer yapacağını duyurmuştu. Bu seminer, yeni enerji ipnozuyla ilgili konuları ele alacaktı. Örtücü-katmanların ne olduğu, ipnozun eski enerjide şu anda nasıl çalıştığı, ve yeni bir ipnoz türünün – çok şefkatli olan bir yeni enerji ipnozunun tam anlamıyla nasıl kullanılacağı, ve onunla nasıl çalışacağı. Bu ipnoz türü, hiç bir biçimde manipülatif değildir. O yalnızca izin verir. Yeni ipnoz, olayların eşzamanlılığı ile ilgilidir, eşzamanlılıkları yaşayacak kadar şanslı olmak yerine, eşzamanlılığın az ya da çok yaratıcısı olmakla ilgilidir. Yani, yaşantınızdaki eşzamanlı olayların yaratıcısı olmak.</p>
<p>Gelecek hafta, tam anlamıyla uzak bir adada, küçük bir Şambra grubu ile yapılacak bu seminerin tüm bilgileri, St.Germain’in söylediğine göre tüm Şambra ile paylaşılacak. Ve sizlerin, bu bilgiyi almak için bir seminer ya da atölye çalışmasını alması gerekmiyor, ama bu küçük grup onun enerjisini oluşturmak için toplanıyor. O nedenle, biz tüm Şambra’dan o enerjiyi hareket ettirmesini, kendi enerjilerini paylaşmalarını rica edeceğiz, çünkü bu seminer, bu zaman kuşağında, gelecek haftanın Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde olacaktır. Ve ondan sonra bilgi hazır hale getirilecektir. O, örtücü-katmanların ve ipnozun gerçekten nasıl iş gördüğünü ve istediğinizde onun bir parçası olabileceğiniz gibi, olmayabileceğinizi de anlamak açısından önemli bilgiler içerecektir. Ve bu seminer yoluyla, bizim yeni enerji türünde ipnoz dediğimiz ilk ipnozlar tam anlamıyla devreye sokulacaktır.</p>
<p>İpnoz, kötü bir kelime değildir. Bazılarınız ona ilişkin, zihni değiştirdiği ya da manipüle ettiğine dair belli hislere sahipsiniz. Edebilir, değiştirebilir. Ama ipnozu ya da inanç sistemini – nasıl desek – topraklamak, o gerçekte budur, inanç sistemini topraklamak, ve tüm Şambra için çok etkili, çok yararlı bir araç olacaktır. Böylece bu, yakında gündeme gelecektir.</p>
<p>Ve Şambra, söz ettiğimiz şeylerden biri de – biz araba benzetmesini yaptık. Biz onu sadece anlamanıza yardımcı olsun diye, bir an için kafanızdan çıkın diye verdik. Farklı gerçeklik katmanlarının nasıl birbiri üzerine yığıldığını anlattık. Beyinsiz bir araba, yalnızca bir araçtır. Yalnızca, dolanmanıza, gerçeklik içinde olmanıza yardımcı olan bir araç. Araca bir beyin katmanız, onun doğasını çok-boyutlu olarak değiştirir. Sonra, hisler, farkındalıklar ve sonunda Ruh katarsınız. Siz, bir anlamda bir arabasınız. Siz bu benzetmesiniz. Ama siz önce Ruh ile inşa edilmiştiniz, ve bu diğer katmanlara enerjinizi sonradan indirdiniz. Siz zaten çok, çok-boyutlusunuz. Biz sizin yanızca bir beden olmanın – beden ve zihin olmanın – ve sonra, beden, zihin ve his olmanın, neye benzediğini hissetmenizi – çoğu insanın, gerçekten Ruh’u katmadan bu üç temel düzeyden iş gördüğünü anlamanızı istedik.</p>
<p>Sizin bu aracınızın bir yerlerinde, şu kristalin enerjinin bağlantısı mevcuttur. O – içinizdeki Mesih Tohumu – hep oradaydı. Siz onu bildiniz. Onu hissettiniz, ama sanki bir türlü parmağınızı ona basamıyorsunuz. Onu, söylediğimiz gibi, bir noktada hapsettiniz. Kapattınız. Bunu gerçek anlamda söylemiyoruz, çünkü o hep aktiftir, ama siz onu bir anlamda bilmezden geldiniz. Kendinizi, onun aktif olmadığına, hatta orada bile olmadığına inanmaya ipnotize ettiniz.</p>
<p>Böylece, biz size yapılacak bir ev ödevi verdik, ve gerçekten Şambra, bunun üzerinde birlikte çalışmanızı rica ediyoruz. Ya da kendi başınıza çalışın, ama lütfen çalışın. Onu neden kapattığınızın ve ne zaman kapattığınızın nedenlerine bakın. Ve düş gücünüz, yanıt geldiğinde kendinize güvenin. Kendinize güvenin. Sonra, ilk yanıt katmanı geldiğinde, derin bir nefes alın ve bırakın bir sonraki katman ve bir sonraki geçip gelsin. Bunun gerçekten çok-katmanlı olduğunu fark edeceksiniz. Onu kapatmanızın birçok nedeni var ve siz onu birçok kez kapattınız.</p>
<p>Sonra, bir soruyla karşılacaksınız – “Onu yeniden açmaya hazır mısın?” Kendinizin zihinsel-olmayan kristalin düzeyleriyle, Tüm Var Olan’la yeniden bağlantı kurmaya hazır mısınız? Tüm fiziksel niteliklerinizi yine de koruyacaksınız. Siz tüm – Dünya üzerinde bir insan olduğunuz gerçeğini yine de koruyacaksınız. Ama kendinizi şimdi yepyeni bir düzeye açacaksınız. Ruh’u olan o araç olduğunuzu imgeleyin, hisler, beyin ve beden ve bir yerlerde, tanımlanması mümkün olmayan o alemlerle olan bağlantınızı kestiniz ya da gizlediniz. Ama şimdi, bunun o karışıma, gerçekliğe geri getirilirse, Benliğin o çok-boyutlu katmanına neler katabileceğini bir düşünün.</p>
<p>Bu, bir anlamda zor bir ev ödevidir, ve çok içe dönmeyi talep edecektir. Ve belki de, bazı zorlayıcı anılardan geçmenizi talep edecektir. Biz, kendinize verdiğiniz, ettiğiniz o antlar ve yeminler ve sözverilerle, sahip olduğunuz bağlantıların üstünü örttüğünüzü, onları çivilediğinizi, daha önce söyledik. Hatta o kalasları ve çivileri bile saklayıp, orada değilmişler gibi davrandınız. Onları yeniden yalnızca siz açabilirsiniz, Şambra. Onları gizlediğiniz gibi, açığa da çıkartabilirsiniz. Bunu biz yapamayız. Biz tam anlamıyla, ve bunu gerçeğin bir ifadesi olarak söylüyoruz, onları siz gizlediğiniz için, biz onları göremiyoruz bile. Bize gelip de şöyle deseniz, “Peki ama, onu nereye sakladım? Kendimi nerede kandırdım?” Bilmiyoruz, çünkü siz kendinizi öylesine güzel kandırdınız ki, bizleri de kandırabiliyorsunuz. İşte ipnoz böyle iş görür.</p>
<p>Böylece, sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacağız.</p>
<p>LİNDA: Hay Allah!  Zamanın örtücü-katmanı, senin tüm zamanını kullandığını söylüyor. (Gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Ben zamanı, gereksinimlerimi karşılayacak biçimde değiştirdim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Selam Tobias. Ben Macaristan’dan Hildego. Ben sigarayı bırakmak istiyorum ama başarısız oluyorum. Yardım et. Ne yapabilirim? Çok teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, bunun ucu Cauldre’ya da dokunuyor, o nedenle, onun biraz geri çekilmesini rica ediyoruz. Öncelikle, sigara içmeye ilişkin muazzam bir örtücü-katman olduğunu söylemek zorundayız. Şimdi, şunu da söylemem gerekir ki, sigara içmek herhalde bedeniniz için yapabileceğiniz en iyi şey değildir, ama bedeniniz, içinize aldığınız tüm o dumanı ve diğer şeylerin tümünü nasıl özümseyeceğini bilir.</p>
<p>Ama örtücü-katmanlardan ötürü olan şudur – aslında, çelişen örtücü-katmanlar ve ipnozlar, sigarayı bırakmaya çalışan tiryakileri açmazda bırakır. Ayrıca, kendi içinde nikotinin, belki de Dünya’daki en etkili maddelerden biri olduğu gerçeğini de buna ekleyebilirsiniz. Nikotin, herşeye inanmanızı sağlayabilir – o, inanç sistemlerini çok kolayca güçlendirebilir. Sigara içmenin kötü ya da bağımlılık yarattığını söyleyen bir inanç sistemini güçlendirmek için kullanılabilir. Böylece, siz medya ya da diğer insanlar, ya da hatta “bilimsel araştırmalar” tarafından bununla beslendiğinizde, yani sigaranın bağımlılık yarattığı ve kötü olduğu fikriyle beslendiğinizde, nikotin buna yanıt verir, çünkü bu, en azından bir kısmını kendiniz için kabul ettiğiniz bir inanç sistemi oluşturur. Böylece, şu sigara içmenin derin tuzağına şimdi düşmüş olursunuz.</p>
<p>Aslında, sigarayı bırakmaya çalışırken yapılacak en iyi şey, sigara içmeye başlamak, ve bırakmaya çalışmaktan da vaz geçmektir. Gidip kendine sorman gerekir, neden bırakıyorsun diye&#8230; çünkü sana kötü olduğu söylendi&#8230; çünkü kendini enerji dolu hissetmiyorsun. Neden ne olursa olsun, bunlara bakman gerekir. Sigarayı bırakmaya çalışırken, sigarayı bırakmaya çalışma. Önce içine dönüp nedenleri anlamalısın.</p>
<p>Şambra Servis Merkezine gel, sonra da bizim seninle kristalin alemlerde çalışmamıza izin ver. Seninle çalışmamıza izin ver ve sigara içmeyi gözlemle. Ne zaman başladığını, nasıl başladığını göreceksin. Şimdilerde büyük bir sigara içme sorunu haline gelmiş olan tetikleyici küçük şeyleri göreceksin. Bu örtücü-katmanları bırakabildiğini göreceksin, ve özsel düzeylere, çekirdek düzeylere indiğimizde, gerçekten bırakmak istiyorsan, bırakabildiğini göreceksin. Sen, tam anlamıyla ondan uzaklaşabileceksin. Biz bir çoğunuzun kendini bunun için nasıl dövdüğünü ve onunla nasıl mücadele ettiğini görüyoruz, ve buna gerçekten değmez. Bu olumsuz (negatif) inancın güçlendirilmesiyle gerçekleştirdiğiniz hasar, sigara içmenin hasarından – bir hasar söz konusuysa – çok daha fazladır. O nedenle&#8230; burada çok ilginç bir enerji söz konusudur, çünkü bir yandan, sigara içmenin kötü olduğunu söyleyen kaynaklar var, ve hatta burada bulunan bazılarınız bile onun korkunç bir şey olduğuna inanıyor. O, bedeninize aldığınız diğer her şeyden daha kötü değildir. Öte yandan, sigara içmeyi özendiren, onu çok, çok pırıltılı hale sokan, çok gevşetici olduğunu söyleyen, tütün sanayinin kendisi var. Bu da kendi içinde bir örtücü-katmandır. Ben senin geri gidip bir bakmanı istiyorum. Üzerinden çok bir zaman geçmedi, daha 100 – 150 yıl önce insanlar sigara içiyor ve ona bağımlı hale gelmiyorlardı. İçebiliyorlar ve&#8230;. ilk uluslar, Amerikan Yerlileri ve diğer yerli kavimler, uzun bir süre tütün kullandılar ve o bağımlılık yaratmadı.</p>
<p>Peki ne zaman bağımlılık yaratmaya başladı? Örtücü-katmanlar ne zaman bu denli güçlü olmaya başladı? Sen ne zaman bu tuzağa düştün? Ve, korku ve örtücü-katmanlara dayanan bir seçim yapmak yerine, temiz ve özgür bir seçim yapabilmeni sağlayacak biçimde kendini ondan nasıl kurtarabilirsin? Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, BEAM hakkında, yani Toronto’daki Dr.Joan Beattie’nin çalışması hakkında yorum yapabilir misin, ve bu zamanda onunla ilgilienmem benim için uygun mudur?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; şu an birçok, birçok farklı enerji çalışması, uygulamalı çalışma türü yapılıyor. Bunların arasında doğru olan ya da doğru olmayan yoktur. Ona, farkındalığını genişletmene yardımcı olacak bir şey olarak bak. Biz burada, a) bu belirli çalışma türü hakkında, b) bu kararı alıp almaman konusunda, özel yorumlarda bulunmak istemiyoruz. Bunu sen kendi içinde hissetmelisin.</p>
<p>Şambra’nın surgulamasını isteyeceğimiz tek şey, herhangi bir okul çalışmasının, Kırmızı Çember ve Şambra da dahil olmak üzere, tek çalışma olduğunu hissetmesidir. Kırmızı Çember bir toplanma yeridir. Kendi içinde bir çalışmayla ilgili değildir. Bu, bizim toplandığımız alandır. Biz öğrenir ve gelişiriz. Biz dışardan bilgi getiririz. O nedenle&#8230; biz Şambra’nın bir çalışmaya atladığını ve onun tek çalışma olduğunu düşündüğünü sık sık görüyoruz. Bugün bizi dinleyenlerin ya da burada olanların birçoğu Mucizeler Kursu’na katıldı. Bazılarınızın, onun tek yanıt olduğunu hissetmesinin bir anlamı vardı. Ama şimdi, onun, daha büyük bir yanıtın parçası olduğunu öğrendiniz. O, bir uyanışın parçasıydı. Onun için, seni kendi hislerini izlemen ve onlardan beslenmen, senin için uygun olanı onlardan alman ve sonra da uygun olanı beslemen için cesaretlendiriyoruz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, ben yolumu bulamıyorum. Biyolojik ailemle başa çıkmada hep yetersiz kaldım. Bir etkileşim kurup da hatırlarını sorduğumda ve onlara iltifat ettiğimde, çocuklarını sorduğumda, her şey iyi gidiyor. Ama hiç kimse bana yaşantımla ilgili bir soru ya da nelerle ilgilendiğimi sormuyor. Büyük bir işlevsizlik var ve yetkilenmek, muktedir olmak, koşulsuz sevgiyle karıştırılıyor. Eğer dikkat etmezsem, bunların içine çekiliyor ve dualite içinde korkunç bir dram oynamaya başlıyorum. Hele bir kardeşim var ki, en kötü ilişkim onunla. Durumu çözme girişimleri hep başarısız oldu. En çok da, sonraki olası sonuçlar yüzünden kaygılanıyorum. Bana ve biyolojik ailesiyle olan ilişkilerinde bu tür uzlaşma sorunları yaşayan diğer kişilere söyleceğin bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; ve Cauldre, sen gerçekten buraya kendi sorularını yollamamalısın! (Yoğun kahkahalar) Bu gerçekten de birçok Şambra için yaygın bir durumdur. Onun için birçoğunuza bu denli tanıdık geliyor.</p>
<p>Biyolojik aileler – nasıl desek – biz bunun hakkında sonsuza dek konuşabilirdik&#8230; ama birçoğunuz – nasıl desek – buraya, Dünya’ya geri gelmek için hızlı davrandığınız bir seçim yaptınız. Belki de, en uygun olmayan biyolojik aileyi seçtiniz. Bazılarınız, geçmiş yaşamlarında az ya da hiç bağlantıya sahip olmadığı biyolojik aileler seçti, o yüzden de, ailenin kara koyunu (yüz karası) gibi görülüyorsunuz. Bazılarınız, karmik bir cehennem olacağını bile bile bu aileleri yine de seçtiniz, çünkü gelebilmek için bir aile istediniz. O fiziksel bedeni istediniz ve eski karmayla da çok iyi başa çıkabileceğinizi düşündünüz. O nedenle bazen – nasıl desek – ailenizi seçerken en dengeli sebep mevcut değildi.</p>
<p>Üstüne üstlük, sizin enerjiniz, onlarınkine göre farklı bir düzeyde olma eğilimi gösterdiğinden, zaman zaman onlara görünmez oluyorsunuz. Tıpkı, birçoğunuzun, iş yerinde, marketlerde görünmez olması gibi, ve siz, insanlar sizi neden fark etmiyor ya da görmüyor ya da gereksinimlerinizle neden ilgilenmiyor diye şaşıyorsunuz. Çünkü onlar sizi neredeyse görmüyor ya da hissetmiyor. Siz, bir anlamda, onlar için hayalet gibisiniz. Orada olduğunuzu bilirler, ama bir anlamda, oraya aslında uymuyorsunuz ve aslında orada değilsiniz.</p>
<p>Noel’de sizi çağırmayı unutmaya yatkın oluyorlar. Sizi dışarıya yemeğe davet etmeyi unutmaya yatkın oluyorlar&#8230; çünkü unutuveriyorlar. Ama ben, hızla geri gelmeye çalışmanın sonuçlarını gördüm.</p>
<p>En zor şeylerden biri, biyolojik aileyi salıvermektir. Bu, kendi içinde, ağır bir örtücü-katman ya da ağır bir ipnozdur. Yani, kendinden kabul görmeden önce, biyolojik ailenden kabul görme zorunluluğu. Bu zordur, bazen – nasıl desek – biyolojik aileni boşamak zorunda kalırsın.</p>
<p>Sen – nasıl desek – bir noktada, içindeki kıskaç ve pençelerden söz ettik. Ve bir anlamda, ailenin kıskaç ve pençeleri seni, seninkiler de onları tırmalar. Bazen, ne kadar zor olursa olsun, uzaklaşman gerekir. Öfke içinde değil, ya da dramatik olman gerekmez, ama sadece o biyolojik aile, senin için amacını tamamladığı için. Seni buraya, Dünya’ya getirmek üzere taşıyan bir araç vardı. Ve seni 17 yaşında dışarı attıklarında, bunu anlamalıydın&#8230;(kahkahalar).</p>
<p>Şimdi, bu tür bağlantıları salıverdiğin zaman, sık sık olan şudur; sen kendi yeni dengene kavuşursun. Çoğu kez, onların sana geri geldiğini görürsün, ama onlarla olan bağlantını kesmeyi, bu beklenti üzerine kuramazsın. Gerçekten bırakmayı ve şeylerin kendi yolunda gitmesine izin vermeyi istemelisin. Senin durumunda, yani soruyu soran kişinin durumunda, eski bir geçmiş yaşama dayanan karmik bir bağlantı söz konusu, ve bir anlamda da, sen farklı bir yol izlediğin için, pişmanlık söz konusu. Yani senin yeni türden yanıtlar araman. Onlar aile karmasında, atalardan kalma karmada, öncelikle tüm yanıtlara sahip olduklarından yola çıkıyorlar.</p>
<p>Oysa sen araştırıp inceliyorsun. Sen yeni alanlara bakıyorsun&#8230;. bu, onları bir anlamda gücendiriyor. Bir anlamda kızdırıyor, ve herşeyden de çok, değişecek olursan, atalardan kalma karmanın soyu için tüm potansiyeli de değiştireceğini biliyorlar. Ve hayatta olan ve ölmüş olan bazı aile üyeleri, o ailenin atasal karmasını, atasal dengesini değiştirmek istemiyorlar. O nedenle, sen buraya kadar gelebildiğin için şanslısın. (kahkahalar) Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba en sevgili meleğim! Ben buraya gelip, Tobias, bunu Adamus’a da söylemek istiyordum ama o gitti, çünkü ben sana ve Adamus’a ve Kuthumi’ye ve bizimle çalışan tüm diğer meleklere ve gayretle çalışan Edith Procter’e koşulsuz sevgimi ifade etmek istiyorum. Herneyse, ben bizim kristallerimizle bağlantıyı neden kestiğimizi ve şimdi nasıl bağlanabileceğimizi bilmek istiyorum. Ve, ölen küçük köpeğimin iyi olup olmadığını bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Köpekçik iyi. Köpekler – ve kediler ve evcil hayvalarınız, geçişi çok kolay bir biçimde gerçekleştirirler ve insanların geçtiği travmalardan geçmezler. Sizi beklemenin dışında, 4.boyutta takılıp kalmazlar. Ve sizi beklediklerinde, zamanın hiç ya da az önemi vardır, ve enerjileri hep çevrenizde olur. Biz bununla ilgili gelecek ay daha çok konuşacağız.</p>
<p>Ama sen şimdi gelmiş, bizim kendinize sormanızı istediğimiz soruyu soruyorsun. Şu kristalin bağlantıyla ilgili. Şimdi, size bu noktada birkaç ipucu vereceğiz. O fiziksel değildir. Bedeninizin bir yerine yerleşmiş değildir. O hep oradadır. O hep orada olmuştur. O aynı zamanda&#8230; biz burada hepinize büyük bir ipucu veriyoruz – büyük bir ipucu. Bunu yapabilmemin nedeni, St.Germain’in burada olmayışıdır (kahkahalar). O sizi mücadele ettirir ve ıstırap çektirirdi.</p>
<p>Kristalin bağlantı, Mesih Tohumu enerjisini betimlemenin bir başka yoludur. Mesih Tohumu enerjisiyle en son ne zaman çalıştınız? Onun Dünya’ya gelmesine ne zaman yardımcı olmuştunuz? O Dünya’ya getirildiğinde hangi çağ, hangi dönem başlamıştı?&#8230;.</p>
<p>4.ŞAMBRA: 2.000 yıl önce mi?</p>
<p>TOBIAS:&#8230;&#8230;. ve kiminle birlikte gelmiştiniz. Gerçekten de. Şimdi ben size yanıtları veremem (kahkahalar). Onları kendiniz bulmanız gerekiyor.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Yani 2.000 yıl geri mi gitmemiz gerekiyor? (kahkahalar) &#8230;.. tamam&#8230; tamam, teşekkürler Tobias.</p>
<p>TOBIAS: Ve, sevgili varlık, buna ilişkin size daha nasıl yardım edebileceğimi bilmiyorum&#8230; evet, gerçekten.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Sana bir şey daha sorabilir miyim?  Ben şu aralar gerçekten boktan durumlardan geçiyorum. Herhangi bir önerin var mı?</p>
<p>TOBIAS: Ondan geç (yoğun kahkahalar). Durma şimdi.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Sanki durabilirmişim gibi! Hayır&#8230;. hayır, şimdi duramam. Yani, duramam demek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, sadece, gerçekten, ondan geçmene izin ver. Ve sorunlardan biri de&#8230; bu, kendin için oluşturduğun enerjisel bir kurgunun bir parçası. Sen şu anda yaşantında bazı şeylerden geçiyorsun. Ve tekrarlıyoruz, bu bu denli yavaş ve bu denli sıkıcı olmasaydı, hızla geçip gitseydi, hiç önemsemeyecektin. Ama durma, yoksa bunlarla yine hemen karşılaşman gerekecek. O kargaşanın ortasında şimdi durma, sadece ondan çok, çok hızlı geçmek için zamanı değiştir.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki, zaten onu durdurmak imkansız görünüyor.</p>
<p>TOBIAS: Evet, öyle.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ya evet, öyle görünüyor!  Tamam, peki, zamanı değiştiririm. Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, Sharon’un durumu yüzünden, İsrail’in yeniden bir değişim noktasında bulunması uygun görünüyor. Bize bu konudaki anlayışını sunabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; Gerçekten, İsrail’de çok ilginç gelişmeler oldu. Yakında anayurduma gittiğimde ayrıntılı olarak konuşacağız, ve ben oraya gideceğim zamanı dört gözle bekliyorum. Oradaki Hapiru ile kurduğumuz direkt ve dürüst ilişkiyi dört gözle bekliyorum.</p>
<p>Şöyle bir şey vardı – ve biz şimdi yine potansiyellerden söz ediyoruz. Potansiyeller, gerçeklikte tezahür etme olasılığına sahip senaryo durumlarıdır. Son iki yıldır, orada, İsrail’de çok korkunç bir olayın olma potansiyeli vardı. Dünyanın her yerindeki dikkatleri çekecek bir olay. Hepinizin bildiği 11 Eylül, bu olayın yanında küçük kalacaktı. Planlar yapılmıştı. İnsanlar, oyuncular hazırdı, ve bu özellikle nükleer silahlarla ilgiliydi. Bu, hem müslümanlar, hem hıristiyanlar, hem de ilgili herkes için korkunç olacaktı. Aslında Dünya’nın üzerinden anıları ve anıtları silip süpürecekti.</p>
<p>O zamanlar – birkaç yıl önce – olabilecek en büyük potansiyel buydu. Bu olasılık, çok çeşitli nedenlerden ötürü dağıtıldı, ama biz, doğrudan İsrail’de enerjiyi hareket ettirmek için aktif olarak çalışan Şambra’ya yardımları için teşekkür borçluyuz. Ve dünyanın her yanındaki Şambra’ya. Oraya giden ve bu potansiyelin dağılmasına yardımcı olan Lee Carroll ve Kryon’a, ve Steve Rother ve Grup’a, ve oraya gitme cesareti gösterip de, tam anlamıyla farklı bir potansiyelin getirilmesine yardımcı olan diğer yeni enerji öğretmenlerine teşekkür borçluyuz. Onlar bu potansiyeli öyle bir biçimde getirdiler ki, bu korkunç olayı yaşamak zorunda kalmadık.</p>
<p>Kendi içinde o olay, dünyanın dikkatini üzerine çekecek ve sonunda şefkate yol verecekti. 11 Eylülde şefkatin nasıl öne çıktığını gördünüz. Bu olay – bu potansiyel olay – aynı etkiye sahip olacaktı, ama şefkatin meydana gelebilmesi için böyle bir travma ve onca insan hayatını kaybetmek gerekmedi. Bu olasılık hâlâ var, ama biz onun şimdi çok daha geri planlarda olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Yassar Arafat gitmeyi seçtiğinde, bir savaş enerjisini, bir terör enerjisini bırakıyordu. O – nasıl desek – biyolojisi iflas ettiği için gitmedi. Gitmeyi seçti, çünkü orada bir çözümün ve barışın olabilmesi için salıvermesi gerektiğini biliyordu. Onun yerini alacakların – nasıl desek – Hapiru ile daha iyi bir iletişim ya da bağlantı kurabilmesi için onun bırakması gerekiyordu.</p>
<p>Böylece, şimdi Ariel Sharon’un da gitmeye hazırlanmasıyla, başka bir güç değişikliği daha görüyorsun. Ama bunu anlamak pek kolay olmayacak. Bir mücadele olacak – politik bir mücadele – çok eski enerji bakış açısını savunanlarla, yeni enerji bakış açısını üstlenenler arasında. Ve bu mücadele, şu anda gördüğümüz kadarıyla, buradaki potansiyel, kolaylıkla ya da çabuk bir biçimde çözülemeyeceği yönünde. Bu, İsrail ve Hapiru için enerjilerin tümüyle değişmesine neden olacak. Ve bu da, bizim oraya gitme zamanımız olacak. Bu, tüm Şambra’nın, enerjilerin hareket ettirilmesine yardım edeceği bir zaman olacak. Bu, kendi beklentilerinizi ya da arzularınızı ya da başka herhangi bir şeyleri zorlamak amacını gütmeyecek, şöyle demek olacaktır: Hapiru ya da Yahudiler, bunu gerçekleştirmeyi seçecek olurlarsa, değişim ve potansiyeller adına enerjinin hareket ettirilmesine gelir, yardım ederiz.</p>
<p>Böylece, bu muazzam bir zaman. Muazzam bir zaman. Aynı zamanda da çok ince bir biçimde dengelenmiş bir zaman. İlerlemek ve geri gitmek çok ince bir biçimde dengeleniyor. Ve biz onun için birkaç aya kadar oraya gideceğiz.</p>
<p>Bu güzel soru için teşekkürler, ve biz ziyarete gelip birlik enerjisini İsrail’deki tüm Şambra’ya getirmeyi dört gözle bekliyoruz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Namaste Geoffrey, Tobias ve Linda. Acaba “Ruh-Soul” sözcüğünü benim için ve diğerler insanlar için tanımlayabilir misin.</p>
<p>TOBIAS: Bu, semantikle, dilbilimiyle ilgilidir, ama bir de yorumla ilgilidir, çünkü “ruh – soul” ve “öz, can, ruh – spirit” ve tüm o diğer şeyler, insanlar tarafından farklı farklı kullanılıyor. Bunun yanıtını vermek biraz zor. Benim kendi bakış açıma göre, ruh/soul, senin eşsiz, benzersiz parmak izindir. O, o benzersiz spiritüel kimliktir. O, Tüm Var Olan’ın, Ruh’un/Spirit, Ebedi Olan’ın sana verdiği ve seni özgür kılıyorum dediği parçadır. Ben nasılsam, sen de öylesin. Sen de Tanrı’sın, ama kendi içinde eşsizsin. Sen, yaratıcı haklarına ve yeteneklerine tümüyle ve tam olarak sahipsin. Bütünün bir parçası, ama kendi başına benzersizsin. Ve sen o benzersizliği alıkoyup da bütünü bilmezden gelmeyi seçersen, bu senin hakkındır ve yine de kutsanırsın, anlıyor musun. Ruhun/Soul, budur. Bu senin esas kısmındır, ve bu sonuçta tüm yaşamların, tüm meydan okumaların, tüm gülümsemelerin, şimdiye kadarki tüm nefeslerinin deneyimini toplayan kısımdır. Ruh/Soul, Benliğin birleşik merkezidir.</p>
<p>Biz şimdi burada biraz zihine giriyoruz, ve sorunlarla karşılaşmamıza da zihin neden oluyor. Giderek Ruh/Soul hakkında daha çok şey bilmek istiyoruz – nerede bulunduğunu, ne yaptığını, adının ne olduğu – tüm bu sorular. Onun için bunu burada keseceğiz ve temel bir yanıt verdiğimizi söyleyeceğiz. Gerisi keşfedilmeye açık. Keşifleri, Ruh/Soul ile ilgili yanıtları, yakın alemlerde ya da dünya gerçekliklerine bağlı fiziksel olmayan alemlerde bulamazsın. Zihnin artık çalışamadığı yere gitmen gerekir. İnsanların çoğu, oraya gitmeye gönüllü değildir, çünkü zihinleri, onların koruması ve savunması ve bahanesidir.</p>
<p>O nedenle, Ruhu/Soul gerçekten anlamak için, Dünya ile bağlantılı ya da ilişkili olan her türlü boyutun ötesine gidersin. Kristalin alemlere gidersin, ve yanıtın bizzat kendisi seni orada bekler. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Son soru&#8230;. eğer izin verirsen&#8230;.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias. Şaud sırasında sorum hakkında konuştuğunu hissettim ama, yine de sormak istiyorum. Sevgili Tobias, geçenlerde 18 yıl süren bir ilişkiden uyandım ve kendimi, hep çok kişisel olduğunu düşündüğüm ama şimdi dünya ile paylaşmak istediğim yeteneklerin içinde buldum. Ve anında bir boşluk ve olduğum herşeyi olabilme fırsatı hissediyorum. Biraz dualite batağına saplanmış bir yeni enerji insanıyla paylaşabileceğin herhangi bir bilgelik var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de! Evet var. Ve bu doğrudan senin için, ama tüm Şambra’nın da bundan yararlanacağını düşünüyoruz. Sen bu sözleri daha önce duydun, ama şimdi, yeni olasılıklara gitmeye cesaret ediyorsun. Kendi batağından çıkmana cesaret et. Bir nedenden ötürü oradasın. Bu sana Ruh ya da başka biri tarafından zorla kabul ettirilmedi, ya da ceza olarak verilmedi. Ben, St.Germain’in abartılı öyküsünü kullanmak zorunda kaldım&#8230; ben kendim için kendi çukurumu kazdım. Beni çıkarması için Tanrı’yı çağırdım, Tanrı’ya dua ettim. Ve çıkmanın çok kolay, çok kolay olabileceğini hiç bilmiyordum ve kendi açmazlarıma yakalanmıştım. Farklı bir yöne gitmeyi kendim cesaret etmeliydim, anlıyor musun. Ben aşağıya doğru kazmayı sürdürdüm – bu tek bir yöndü – ve kaçışım için de bir yol arayıp durdum. Oysa, yana doğru gitmeliydim. Düşünme tarzımı değiştirmeliydim, biraz farklı olmaya cesaret etmeliydim. Bu, hepiniz için böyledir.</p>
<p>Cesaret etmek, bazen, geçmişten beri üzerinde bulunduğun geçmişi bırakmak anlamına gelir.</p>
<p>Beklentileri bırakmak, şimdiye dek kendinle nasıl özdeşleştiğini bırakmak. Bunun içinden geçmek, bir insan için korkutucudur. Yani, kendinle nasıl özdeşleştiğini bırakmak. Bak, bazen, Benliğinin o tekil veçhesine sıkı sıkı tutunmayı bırakırsan, dipsiz bir kuyuya düşecekmiş gibi hissedersin.</p>
<p>Bazılarınız, yeni ve daha iyi ve farklı bir veçhenin sizi beklediğinden emin olmadan onu bırakmayacaktır. Ama tekrarlıyoruz, bu çok kıt-görüşlü bir düşüme tarzıdır. O nedenle, şu anda, kutudan tümüyle çıkmaya cesaret et. Tümüyle farklı bir yöne gitmeye cesaret et. Ve o zaman, gerçekliklere nasıl girip çıkabildiğini keşfedeceksin.</p>
<p>Ben sana, tüm Şambra’ya bir şey sunacağım, ve bunu da ev ödevine dahil edeceğim, evet. St.Germain bir ara rol yapmaktan söz etti, ve gerçekten kim olduğunuzu anlayabilmek için, rol yapmaya, oynamaya başlayın, dedi. Kendiniz için yeni roller geliştirmekle başlayın. İsterseniz, kendinize yeni bir ad koyun, resmi ya da gayri-resmi. Farklı şeylermişsiniz gibi davranın – oynayın, rol yapın.</p>
<p>Şimdi, bunu çok azınız yaptı. Çok az kişi kendini bu oyunda rahat hissetti, ve birçoğunuzdan duyduğumuz en büyük şey şu oldu; rol yaptığımda, oynadığımda, bir sanatçı olduğumu imgelediğimde ya da öyleymiş gibi davrandığımda, kendime karşı dürüst olmuyorum, dediniz. Buna ne hakkım var? Ya da, ben bir muhasebeciyim, dediniz. Yani birçoğunuz, bunun kendinize karşı yalancılık, sahtecilik olacağını hissetti. Ama hiç de öyle değildir. Aslında çok-boyutlu olmak, muhasebecilik gibi bir rolün içinde sıkışıp kalmaktan çok daha fazla, kendine sadık olmak, kendine karşı dürüst olmak demektir. Onun için, cesaret et. Rol yap. Oyna. Düşle&#8230; ve sonra da bırak olsun. Bu çok inanılmaz bir şeydir. Eğlencelidir. Ve tekrarlıyoruz, bazen Şambra, rol yapmaya, biraz farklı oynamaya utanıyorsunuz. Ayrıca – nasıl desek – o işlevsiz, çoklu-kişilik-bozukluğu yaşayan insanlardan biri gibi olacağınızdan da korkuyorsunuz. Ama yineliyoruz, onunla oynayın. Çok-boyutlu olma rolünü oynayın. Bir süreliğine, çoklu-kişilik-bozukluğu olan bir insanı oynayın. Bunun nasıl bir his oluşturduğunu görün ve kendi spiritüel esnekliğinizin sizi nasıl içinize döndürdüğünü görün. Farklı veçheler ve karakterlerle oynayın ve bunu önünüzdeki 30 gün boyunca gerçekleştirin. Rol yapın, oynayın – bunun nasıl bir his olduğuna bakın.</p>
<p>Bunu başka biriyle yapmanız gerekmiyor. Bunu kendiniz için yapabilirsiniz. Bir sabah uyanın ve parıldayan bir&#8230;. ah, siz zaten öylesiniz&#8230; (gülüşmeler). Ne olmak istiyorsanız, onu olduğunuzu düşleyin, ve sonra da bırakın, o olasılık ve olanak yaşantınıza girsin. Herşeyden önce, ne büyük bir yaratan olduğunuza şaşacaksınız. Ve ben hepinize konuşuyorum. Düşlemede ne büyük bir yaratıcı olduğunuza şaşacaksınız. Kendiniz için ipnotik örtücü-katmanları ne büyük bir kolaylıkla yarattığınıza ve sonra da onlara inandığınıza şaşacaksınız. Ve her zaman kendi – sizin deyiminizle – Ruhunuza ya da Merkezinize nasıl geri gelebildiğinize şaşacaksınız. Bu, şaşılası bir şeydir, ve bu soruyu sorduğun için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Bir soru daha mı var?</p>
<p>TOBIAS: Cauldre kabul ediyor, bir soru daha alalım.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Çok teşekkür ederim. Biraz sinirliyim.</p>
<p>TOBIAS: Biz de öyle! (kahkahalar) Biz insanlar karşısında hep sinirli oluyoruz. Sizi ne zaman kovalayacaklarını hiç bilemiyorsunuz! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet!</p>
<p>TOBIAS: Ve bu arada, İsa’nın da farklı bir deneyimi olmuştu. Sinirli olmakta haklıyız. (kahkahalar)</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet&#8230;. benim sorum herhalde asırlardır sorulan bir soru. İlişkilerin, gelişmek ve evrimleşmek için kendimizi öğrenmenin en inanılmaz yollarından biri olduğunu hissediyorum. Onlar aynalarımız, ama bana en zor gelen şeylerden biri de, bir ilişkiyi ne zaman sürdüreceğini bilebilmek. Bunu nasıl bilirsin, çünkü o ilişkinin içinde olsan da, olmasan da yine de öğrenmeyi sürdüreceksin. Yani, onun içinde kalıp da – çünkü kiminle birlikte olursan ol, aslında kendi ıvır zıvırınla uğraşıyorsun, o kişiler yalnızca farklı bir beden ve farklı bir yüz. Ve ben bunu anlıyorum, ama&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Ben senden birkaç şey yapmanı isteyeceğim. Herşeyden önce, bundan sonra ilişkinin aynası kendin olmalısın. Sen kendi aynan olursun. Sen, kendi ilişkin haline gelirsin ve kendini, kendi içinde görürsün. Artık bakmaktan vazgeç&#8230;. bu, bugüne kadar uygundu, ama artık o amaca hizmet etmesi için bir ilişkiye bakmaktan vazgeç. O zaman, bir ilişki için seçtiğin nedir? Nedir&#8230;. bir an için düşle. Potansiyeli, en güzel ilişkiyi düşle. Bu ilişki sana nasıl hizmet edecek ve seni nasıl besleyecek? O ilişkiyi yaratmayı nasıl seçerdin?</p>
<p>8.ŞAMBRA: Hmmm&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;. ve bunu da hemen şimdi yanıtlaman gerekmiyor. Ama gerçek soru budur. Biz senin o eski potansiyelin, yani bir ilişkinin sadece gelişmene katkıda bulunmak için var olduğu potansiyelinin ötesine geçmeni istiyoruz. Öyle değildir. Öyle olmak zorunda değildir. İlişki, hiç bir şey paylaşmak zorunda olmadığın en büyük sevgi biçimi olabilir, anlıyor musun. Deneyimleri ve dersleri bile paylaşmanın gerekmediği – yalnızca varolabilen bir ilişki. Bunu düşle.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Peki&#8230;.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Eski enerji ilişkileri, tipik bir biçimde, aynen senin dediğin gibiydi. Onlar dualitikti. O ilişkiler, birbiri için boş alanları dolduruyordu. Onlar, gelişmek için birbirini itelemenin ve dürtmenin yollarıydı. Onlar, özsel, çekirdek düzeyde bile yalnızlık çekmemenin yollarıydı, ve hatta bazı ilişkiler, birinin diğerini desteklediği ve tersi de, tümüyle paraya dayanan ilişkiler oldu.</p>
<p>Ama, bunun ötesine geç. Ve bizim senden ricamız – bir ya da iki ay sonra, bir yeni enerji ilişkisiyle ilgili vizyonunun ne olduğunu senden duymak isteriz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz, ve sinirliliğini salıverdiğin için de teşekkür ederiz.</p>
<p>Böylece Şambra, bu uzun bir gün oldu. Hepimiz, muazzam miktarlarda bilgiyi hareket ettirdik. Bu bilgi sizin içindir. Sizinle ilgilidir ve sizin tarafınızdan yaratılmıştır. Eninde sonunda, bu yönde yürüyen, sizin yürüdüğünüz yolu giden her insanın ulaşabileceği, kullanabileceği bir bilgidir. Sizden gelmesine izin verdikleriniz sayesinde o insanlar için bunun ne kadar kolay olacağını bir düşleyin.</p>
<p>Sizi çok candan seviyoruz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2006/01/07/saud-6-golge-benlikler-ve-potansiyeller-2bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 5: Gölge Benlikler ve Potansiyeller</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/12/17/saud-5-golge-benlikler-ve-potansiyeller/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/12/17/saud-5-golge-benlikler-ve-potansiyeller/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2005 11:31:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 17 Aralık 2005
Kırmızı Çembere sunulmuştur
Ve Öyledir, sevgili Şambra, bir kez daha biraraya geliyoruz. Şaud için tüm enerjilerin biraraya geldiği, kalplerinizi tam anlamıyla açtığınız, dünyanın her yanındaki Şambra ile birleştiğiniz bu zamanı ne seviyoruz. Siz, müziğin çaldığı şu birkaç değerli dakikayı kendinizi açmak ve sizinle birlikte olmak üzere buraya gelmemize izin vermek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 17 Aralık 2005</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur<br />
Ve Öyledir, sevgili Şambra, bir kez daha biraraya geliyoruz. Şaud için tüm enerjilerin biraraya geldiği, kalplerinizi tam anlamıyla açtığınız, dünyanın her yanındaki Şambra ile birleştiğiniz bu zamanı ne seviyoruz. Siz, müziğin çaldığı şu birkaç değerli dakikayı kendinizi açmak ve sizinle birlikte olmak üzere buraya gelmemize izin vermek için kullanıyorsunuz. Ne değerli, ne değerli bir zaman! Sınırlılıkları ve engelleri bir an için üzerinizden attığınız&#8230;.. günlük kaygıları, insan olmanın sınavlarını ve dertlerini salıverdiğiniz bu zamanda, geçmiş yaşamlardaki&#8230;.. daha ifade edilecek potansiyellerdeki tüm veçhelerinizi buraya davet ettiğiniz bu değerli altın zamanda belki de buraya gelen enerjileri hissedebiliyorsunuz&#8230;.bugünkü konuklarımızın enerjilerini&#8230;. İkinci ve hatta Üçüncü Çemberde gözlemleyenlerin enerjilerini.<br />
<span id="more-257"></span><br />
Bir an için bu duru, bu güzel enerjiyi soluyun. Ah, evet, ondan besleniyorsunuz. Onun sizi nasıl beslediğini hissedin. Bir süredir mücadele ettiğiniz şeylerin anlam kazanmasına nasıl yardımcı olabildiğini hissedin. Burada soluduğunuz enerjileri, Ben, Tobias’ın, bugünkü konukların, sizi sevmek ve desteklemek, yüreklendirmek ve size anımsatmak için melek alemlerinden gelenlerin enerjisini hissedin. Geçen ay da söylediğimiz gibi, kendiniz olma iznine sahipsiniz. Bu noelde kendinize ne güzel bir armağan verebiliyorsunuz – kendiniz olma izni!</p>
<p>Enerjinizi en çok zorlayan ve sizin deyiminizle bir tür bölünmeye ya da dirence neden olan şeylerden biri de, kim olduğunuzu olmamaktır, kendinizi geri tutmanızdır, daha iyisini ya da farklısını bilip de hissettiğinizde kendinize o kişi olma iznini vermemeniz, türlü nedenlerden ötürü kendinizi baskılamanızdır. Geçen ay da sözünü ettiğimiz gibi, kısmen korku yüzünden, kısmen de başkalarına, başka insanlara, bu yaşam sürecine adanmışlığınız yüzünden kendinize koyduğunuz sınırlılıklarınız, inanç sistemleriniz var, ve bunlar, sizin daha büyük, daha geniş bir ufku görmenizi engelliyorlar.</p>
<p>Şambra, derin bir nefes almak ve kim olduğunuz armağanını kendinize vermek için şimdi harika bir zamandır. Bazen, dünya sizi deli sanacak diye kaygılanıyorsunuz. Ama onlar zaten öyle olduğunuzu düşünüyorlar (bazı gülüşmeler). Onlara örnek olun. Gerçekten uyanmak isteyen tüm diğer insanlara örnek olun.</p>
<p>Bazen, perdenin bizim yanında kendi kendimize gülüyoruz. Şambra’nın Dünya üzerindeki bu yaşantısını şu anda biraz&#8230;. neredeyse garip ve gülünç bir bilim-kurgu filmi gibi görüyoruz. Buradasınız ve ölümden uyanıyorsunuz, bir uykudan uyanıyorsunuz, çok belli nedenlerden ötürü kendiniz için yarattığınız inanç sistemlerinden uyanıyorsunuz. Ama siz şimdi uyanıyorsunuz. Uyanmaya çalışırken biraz mahmursunuz, çünkü hâlâ dualitenin, toplu bilincin, sorumluluklarınızın ağırlıklarının etkilerini hissediyorsunuz. Kolaylıkla yeniden uykuya dalabileceğinizi hissediyorsunuz, belki de bu yeni ve uyanıklık halinde olmanın istediğiniz şey olmadığını&#8230;.olacağını düşündüğünüz şey olmadığını hissediyorsunuz. O nedenle, siz iki aradasınız, o mahmurluğun, o belirsizliğin, sisin içindesiniz. Ama uyanıyorsunuz.</p>
<p>Ve, tıpkı şu bilim kurgu filmi “The Land of the Living Dead – Yaşayan Ölüler Ülkesi”nde olduğu gibi, derin uykularında ya da kendi derin ipnozlarında olan bir dolu insan var. Ve biz – nasıl desek – bunu küçümsemek anlamında söylemiyoruz, ama bazen böyle görüyoruz. Ve bu insanlar bir örnek bekliyorlar. Onlar sizin gibi kim olduğunu olan ve kim olduğunu olmaktan korkmayan insanları bekliyorlar ki, uykularından uyanırken kendilerini daha rahat hissedebilsinler. Onların uykuları, inanç sistemleridir, ipnotik örtücü-katmanlardır.</p>
<p>Bakın&#8230; Dünya üzerindeki tüm yaşam – ipnotik örtücü-katmanlardan oluşuyor. Ah, siz bunu akılsal olarak biliyorsunuz ve belki de kalplerinizde hissetmediniz. Ama bir anlamda, gerçekten burada olmadığınızı da söyleyebilirsiniz. Siz gerçekte bu insan bedeninin içinde değilsiniz. Gerçekte bu yaşam sürecinde değilsiniz. Gerçekte bu sandalyelerde oturmuyorsunuz.</p>
<p>Bunların tümü, bir anlamda, ipnotik örtücü-katmanlardır, kendinizi teslim ettiğiniz çok kuvvetli, çok, çok güçlü inanç sistemleridir. Bu inanç sistemlerine ya da ipnotik etkilere kızmayın. Kendinizi bunlarla siz kandırdınız. Sonra da diğer insanların inanç sistemleriyle bunları kaynaştırıp, bu toplu bilincin örtücü-katmanını yarattınız. Ve işte şimdi buradasınız.</p>
<p>Bir anlamda bir bilim-kurgu gibi olduğunu söyleyebilirsiniz, çünkü siz bir yandan buradayken, bir anlamda da değilsiniz. Ama bu bir veçhe ve bir potansiyeldir. Biz bunun gerçekdışı olduğunu söylemiyoruz. Bu sadece bir gerçeklik, içinde yaşadığınız bir gerçekliktir.</p>
<p>Ben, Tobias’ın ve geri kalanımızın yapabileceği bir şey varsa, o da, gelecek iki yılda bunun nasıl sadece bir potansiyel olduğunu anlamanıza yardım etmektir. Ve daha bir dolu potansiyelin kilidi açılıp ifade edilebilir. Bu çok basittir. Bu, kim olduğunuzu olmanın tanrısal hakkına sahip olduğunuzu anlamaktır.</p>
<p>Şimdi, bu biraz araştırma talep edecektir. Sen kimsin? Gerçekten, sen nesin? Seni sen kılan nedir? Biz bu şeyleri araştıracağız, şimdiye dek yaptığınıza benzer bir biçimde. Şu an içinde bulunduğunuz gerçeklik temelini besleyen nedir, bu beslenme neden, bunun tek gerçeklik olduğuna sizi ikna edecek, sizi inandıracak denli güçlüdür; biz bunlara bakacağız. Biz size bundan nasıl geçip gideceğinizi göstereceğiz.</p>
<p>Aslında, bu gelecek birkaç kanallıkta Adamus, Ben Tobias ve diğerleriyle birlikte çalışacak ve çok önemli bir rol üstlenecektir. Gerçekten, Adamus bugün buradadır – Adamus, Saint Germain, çok yakın zamana kadar insan kılığında dolanmış olan, hâlâ gerçekliğe girip çıkabilen muhteşem bir varlıktır. O, bir gerçekliğin yalnızca potansiyellerden biri olduğunu bilir. Ve aynı anda birçok gerçekliğin ifade edilebileceğini de bilir.</p>
<p>Bakın, bir seferinde yalnızca tek bir gerçekliğin ifade edilebileceğine, bir seferinde yalnızca tek bir deneyim seçilebileceğine ilişkin bir inanç var. Çoklu olasılıkları, alternatifleri – bunlara her ne diyorsanız &#8211; ifade edebileceğinizi, neredeyse uygun olduğunu hissettiklerinize girip çıkabileceğinizi bazılarınız şimdiden keşfediyor – geri kalanınız da keşfedecektir. Bu, kim olduğunuzu olmak için kendinize izin vermenizle başlar. Ve, geçen ayki Şaud’umuzda sözünü ettiğimiz gibi, o gerçekliği nelerin beslediğini fark etmekle sürer.</p>
<p>Böylece, Adamus’un enerjisi bugün bizimle birliktedir. O enerji, şu anda dinlemekte olan her birinizle birliktedir. Bakın, onun burada, bu dağın tepesinde olması gerekmiyor. O, siz pencereden bakıp da okyanusu görürken de sizinle ve küçük grubunuzla birlikte olabilir. O, şu anda şehirlerden birinde, cadde gürültüsünden uzak, dairesinde oturmuş Şaud’u dinleyen tek bir kişiyle de olabilir. Evet, o sizinledir, tıpkı benim de olduğum gibi. Biz hepimiz, burada enerjilerimizi kaynaştırıp birleştirdik.</p>
<p>Şimdi, bugünkü konuğumuz &#8211; nasıl desek – yılın bu zamanına çok özgü, mevsimin bu zamanına çok uygun bir konuk. O, bilip sevdiğiniz bir enerjidir&#8230;.çocukluğunuzdan beri yolculuğunuzun bir parçasını oluşturan bir enerjidir&#8230;. Noel zamanının önemini&#8230;.yaşamınızdaki sevginin&#8230;.paylaşmanın önemini&#8230;. çocuksu aslınıza geri dönmenin ve oyuncul olmanın önemini size anımsatan bir enerjidir. Evet, gerçekten de, bu salona şimdi Santa Claus’un (Noel Baba) enerjisini davet edelim (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Şimdi, bazılarınız buna gülebilir, ama çok daha fazlası söz konusudur. Bugün bu salona Santa Claus’u davet etmek – ben de bunu gülmeden söylemekte zorlanıyorum – düşlemenin önemini, başka gerçekliklerin ve olasılıkların önemini anlamanıza yardımcı oluyor. Bu, Şambra, şunu anlamanıza yardım ediyor; düşündüğünüz şeye inanırsınız. Onu kabul ettiğinizde de olur.</p>
<p>Şimdi bir dakika kadar Santa’dan, Hıristiyan kültüründe büyümüş olanlar için Noel ruhunu temsil eden Santa’dan söz edelim. Santa, aslında 100 yıl kadar önce icat edildi. Ve o zamandan beri de Santa’nın enerjisi yapılanıp duruyor. Çoğunuz küçükken, küçücükken, Santa ile o sihirli deneyime sahip oldunuz. Evet, Santa hepinize bu mevsimin sihrini ve yaşamın sihirli potansiyelini anımsatıyor.</p>
<p>Peki, Santa Claus nedir? O bir şair tarafından yaratılan, ve sonradan bir reklamcının allayıp pullayarak satmaya çalıştığı gazoz mu? Santa nedir? Eh, Santa gerçektir. Belki dokunabileceğiniz fiziksel bir biçime sahip değildir. Ama biz bunu yapan çocuklar da tanıyoruz&#8230;.hani potansiyellere açık olan küçük çocukları. Santa, ille de Kuzey Kutbunda bir eve sahip olmak durumunda değildir. Onunla çalışması için ille de o cücelere, o elflere sahip olmak durumunda değildir.</p>
<p>Ama Santa yine de, örneğin Şambra kadar gerçek, Yeshua kadar gerçek bir varlıktır. İnsanlar onu bilinçlerine getirdikleri için, o – nasıl desek – onların bilincinde beslendiği için sonra onların bilincinden dışarıya, diğer insanlara yansıtılmıştır. Ve çok geçmeden de bir zamanlar yalnızca bir fikir, bir düş, bir masal olan şey, şimdi bir gerçek halini alır.</p>
<p>Santa Claus’un gerçek anlamda perdenin bizim yanında var olduğunu söyleyebilirsiniz. O, ruhu olan bir varlık değildir. O, sizin gibi değildir. O bileşik bir enerjidir. Kolektif bir enerjidir. Böylece, perdenin bizim yanında bir Santa Claus vardır. Evet, Virginia, vardır (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Sonra bu Santa Claus, Dünya üzerinde tanımlanabilir ve oldukça gerçek olan bir enerji oldu. Yıllar geçtikçe – nasıl desek – siz onu kabul eder oldunuz. Zihninizin analitik kısmı, “Ama o sadece bir öykü. O çocuklar için. Mutlaka gerçek olmak durumunda değil” diyor. Ama biz yine de onun her yıl meydana geldiğini görüyoruz.</p>
<p>Bu &#8211; Santa Claus’un da temsil ettiği – Noel enerjisi, mucizelerin olmasına izin verir. Nasıl desek &#8211; bolluk içinde olmayan ailelerin çocuklarına olasılıklar tanır. Armağanlar birden ortaya çıkar. Ah, siz bunların belki bir hayır kurumundan ya da doğru davranışlarda bulunmaya çalışan insanlardan geldiğini söyleyebilirsiniz. Ama bu armağanlar, bu Santa Claus enerjisiyle gelir. O nedenle de gerçektir.</p>
<p>Bakın, biz ileri geri gidip duruyoruz; insanlar sürekli, düşlemekle gerçeklik arasında gidip gelirler. Ve burada bir fark söz konusu değildir&#8230;. kesinlikle bir fark yoktur. Dualitik insan şöyle düşünür: bir şeyin gerçek olabilmesi için ona dokunabilmen gerekir, ya da onu görebilmen gerekir, ya da en azından onu analiz edebilmen gerekir. Ve bu hiç de böyle değildir. Bu kendi içinde başlı başına bir yanılsamadır. Ve bu belki de insan olarak yaşamanın en büyük yalanlarından biridir – yani sadece tek bir gerçekliğin olması, ve bir şeyin gerçek olabilmesi için ona dokunabilmeniz gerektiği, onu hissetmeniz ya da analiz edebilmeniz gerektiği. Bu, büyük bir mittir.</p>
<p>Bundan birkaç yüzyıl sonrasını düşünün, belki de o kadar çok yıl bile değil, ama gelecekte insan nesillerinin bu 2005 yılına baktığı ve şöyle dediği bir zamanı düşünün, “Evet, o zamanlar onlar yalnızca tek bir gerçekliğe inanıyordu. Yalnızca tek bir olasılığa inanıyorlardı. Onlar yalnızca, bir şey maddesel olduğunda gerçek olabilir diyen bir inanca sahiptiler. Eğer bir şey maddeden oluşmuyorduysa, ya da dualitik ölçüm aletleri kullanılarak analiz edilemiyorduysa, o zaman onlar için gerçek değildi.” Gelecekteki nesillerin buna güldüğünü, ne kadar tarih-öncesinden kalma, ne kadar zamanı geçmiş bir anlayış olduğunu düşündüklerini hayal edin.</p>
<p>Şambra, siz gerçekten bu engelleri, zihinsel ya da insan gerçekliğini hayal gücünden ayıran o engeli kırmanın yolunu açıyorsunuz. Hayal gücü, çoklu gerçeklikleri, çoklu olasılıkları temsil eder. O nedenle, biz Santa Claus enerjisini buraya getirmenin çok önemli olduğunu hissettik. Ve bazılarınız bunun çocukça olduğunu, gerçek olmadığını düşünebilir.</p>
<p>Biz sizden bir an için onu hissetmenizi isteyeceğiz. Şu Santa Claus enerjisini hissedin. Evet, o insanlar tarafından yaratıldı; gerçekten öyle. Ama o şimdi perdenin bizim, hem de sizin yanında bir varoluşa ya da bir kimliğe sahip olan gerçek bir varlıktır. Bir an Santa Claus’u soluyun. Bırakın içinizdeki çocuk yeniden ortaya çıksın. Santa Claus’un Noel için, insanlık için temsil ettiği şeyin özünü hissedin.</p>
<p>Çocukken size ne anlama geldiğini anımsayın. Bu bazılarınız için sihir anlamına geldi. Bazılarınız için olasılıklar anlamına geldi. Bazılarınız da ona çok bağlandınız, çünkü Dünya’nın ötesinde, fizikselin ötesinde bulunan bir şeyi temsil ettiğini biliyordunuz. O muazzam bir potansiyeli temsil ediyordu.</p>
<p>Bazılarınız için de bir mücadele ve ikilem anlamına geliyordu çünkü siz çocukken arkadaşlarınız Santa Claus’a inanıyordu. Arkadaşlarınız Noel sabahı heyecanla ağacın altında bulacakları armağanları bekliyordu. Ve sizin ana-babanız belki de hayal gücünün bu nimetinden sizi yoksun bırakmış, Santa’nın gerçek olmadığını söylemişti, onun uyduruk olduğunu, bir masal olduğunu, sizin gerçekliğe ve yalnızca fiziksel ölçüm aletlerinizle tanımlayabileceğiniz şeylere odaklanmanızı söylemişlerdi. Bazılarınız, daha büyük ve muhteşem bir şeye inanmanın nimetlerinden yoksun bırakıldınız. Ve siz bugün oldukça gerçek, çok, çok gerçek olan bir şey öğrendiniz.</p>
<p>Bir kavram ya da hayal gücünün berisinde yeterince enerji olduğunda, ister bir kişiden, ister bir gruptan gelsin, o bir gerçeklik kazanır, kendi haklarına sahip bir gerçeklik olur. Onun fiziksel katlarda var olması gerekmez. Fiziksel katlarda birlikte var olabilir.</p>
<p>Örneğin Şambra, sizin kalplerinizden yaratıldı. O şimdi bir varlık, tıpkı Santa Claus gibi. Şambra, perdenin bizim yanında gerçektir. Onun, tanımlanabilir, kimliği saptanabilir bir doğası vardır, o yüzden de ona izin verdiğinizde ve onu kabul ettiğinizde, perdenin bizim yanında da gerçek olur. Şambra, tıpkı Santa Claus’un da taşıdığı gibi bir enerji taşır. Hayal gücü, kim olduğunuzu olmaya izin vermek, şeyleri yaratır, onları olasılık boyutlarında ve katlarında yaratır&#8230;..ah, şu anda bunu düşlemek bile zihinlerinizi zorlayacaktır.</p>
<p>Yeshua, İsa’nın enerjisini ele alalım. Daha önce de söylediğimiz gibi, Yeshua ruhu olan bir varlık değildir. Yeshua bir bileşkedir. O, siz dahil büyük bir melek grubunun kolektif enerjisinin yardımıyla tezahür etmiştir. Enerji o denli güçlü, o denli şefkat ve sevgi doluydu ki, “Mesih-liliği”, o Mesih tohumunu, o Mesih bilincini tam anlamıyla tezahür ettirip, fiziksel bir beden almasını sağladınız. O, hepinizin – ve elbette bir dolu başka varlığın – uygun zamanda Dünya’ya gelen kolektif enerjisidir. Bir anlamda, Yeshua’nın hiç de gerçek olmadığını, sizin genelde düşündüğünüz anlamda gerçek olmadığını söyleyebilirsiniz. O, gerçek bir ruh kimliğine sahip değildir. Ama Yeshua yine de çok anlam ifade etmiştir.</p>
<p>Ah, bir de İsa var. Bakın, bir noktada Yeshua ve İsa aynı enerjiydiler. Ama şimdi hiç de öyle değiller. Perdenin bizim yanında İsa denilen ve Yeshua’nın enerjisinden çok farklı olan bir varlık var. İsa belki daha çağdaş bir uyarlamadır, ama – nasıl desek – şu anki Hıristiyan kiliselerinin inanç sistemlerinden oluşmuş bir uyarlamadır. İsa, perdenin bizim yanında tezahür etmiştir, o nedenle sizin tarafta da hissedilebiliyor.</p>
<p>Bu İsa enerjisi, Yeshua’nınkinden oldukça farklıdır. Ama işte – nasıl desek – kurtarılmayı isteyen, bir tür yargılanma isteyen, bir – nasıl desek – baş ya da lider isteyen ve enerjilerini birleştirenler, bu İsa enerjisini yarattılar. Bu enerji daha önceleri yoktu. Ve aslında doğrudan Yeshua’nın enerjisinden de gelmemiştir.</p>
<p>Yeshua – nasıl desek – burada biraz konumuzdan sapıyoruz ama, Yeshua, Sananda Düzeni’nden, Sananda Evi’nden, Sananda’nın melek ailesinden gelmedir. Yeshua o kapı ya da koridor tarafından tezahür ettirilmiştir. İsa çok farklıdır. İsa, bugünkü Hıristiyan Kilisesi bilincinin tezahürüdür.</p>
<p>Böylece, burada yukarıda bir İsa var, ve bir de Yeshua var. Bizim kafamız genelde karışmaz. İkisi arasındaki farkı görürüz. İsa’nın enerjisi şu yükü taşır. O etrafta bir çarmıhla yürümeyi sürdürüyor. Bizim kafamız ondan ötürü karışmıyor (kahkahalar). Yeshua bir çarmıh taşımıyor, çünkü ıstırap için bir neden yoktur. İnsani günahların karşılığını ödemeye gerek yoktur çünkü aslında insani günah diye bir şey yoktur. Ancak, bir inanç sistemi ve bundan ötürü de İsa denen bir varlığı yaratmış olan bir grup insan var, ve İsa hem bizim tarafta, hem de sizin tarafta tam anlamıyla o çarmıhı ya taşıyıp duruyor, ya da onda asılı duruyor.</p>
<p>Böylece Şambra, gerçekliği yaratmaya varan hayal gücünün, oyunculluğun, inanç sistemlerinin ve bilincin etkisini görüyorsunuz. Bu muazzam bir dinamiktir. Bu, Santa Claus enerjisinin yaratılmasını sağlayan bir dinamiktir. Bu, Şambra enerjisinin, biz şu anda burada otururken sizin gerçekliğinizin yaratılmasını sağlayan bir enerjinin yaratılmasına yardımcı olmuştur.</p>
<p>Biz bugün bunun fiziğine de biraz değineceğiz. Ama bu noktada bir şey daha eklemek istiyoruz.</p>
<p>Biz geçen ay, kendiniz olmak izninden söz ettik. Bu, Şambra enerjisinin temellerinden biri olmalı. Bazen bize soruluyor, “Şambra’nın imanı/inancı nedir? Şambra enerjisi nedir?” Yazılı özel bir şey yok. Ama, “Şambra’ya has olan nedir” diyenlere aktaracağınız şeylerden biri de, kim olduğunuzun tümünü olma iznini kendinize verdiğiniz olmalıdır.</p>
<p>Şimdi bu bazı kişileri biraz korkutur, kendilerini açtıklarını ve gerçekten kim olduklarını olmayı düşünmek onları biraz korkutabilir. Kendini açma iznine sahip olduğunu bir ara birisine söyleyin ve kendini nasıl kapattığını izleyin. Onlar – tıpkı bir zamanlar ya da belki hâlâ biraz sizin de olduğunuz gibi – kendilerini açmaktan korkuyorlar, aptalca bir şey yapacaklarından korkuyorlar, onları ya da başkalarını utandıracak bir şey yapmaktan korkuyorlar, yanlış bir şey, acımasız bir şey yapmaktan korkuyorlar.</p>
<p>Bu, onların zihni hâlâ dualitik bir çerçeveden iş gördüğü için olmaktadır. Onlar hâlâ bir doğruya ve bir yanlışa inanıyorlar. Onlar hâlâ yanlış bir sapağa sapmaktan korkuyorlar, oysa yanlış bir sapak yoktur. Yalnızca deneyim çeşitliliği vardır. Onlar hâlâ – nasıl desek – bir enerjinin gelip de onları karanlıkta ele geçireceğinden korkuyorlar.</p>
<p>Ama Şambra, siz bunun ötesine geçtiniz. Siz, kim olduğunuzu – ruhunuzun en muhteşem ifadesi &#8211; olabileceğinizi anlıyorsunuz. Sizin, doğru ve yanlış için kaygılanmanız gerekmiyor. Şimdi aktığınız için, meydana gelebilecek dengesizlikler için kaygılanmanız gerekmiyor. Siz şimdi yeni bir düzeyde deneyimliyorsunuz. Kim olduğunuzu olmanıza izin verdiğinizde, deneyimleriniz artık dualitik anlayışlara dayanmaz; onun için doğru ya da yanlış da olmaz. Yeni Enerji modunda isteseniz de yanlış yapamazsınız. Bir yanlış ve bir doğru yoktur. Sadece vardır. Yeni Enerji modunda dengesizlik yoktur çünkü herşey kendi gerçek dengesini kendi içinde taşır.</p>
<p>Eski Enerji, dualitik enerji, dengesiz olma yetisine sahiptir. Biz bundan daha önce söz ettik. Aydınlıkla karanlığın, ya da artı ile eksinin dengesi sürekli değişir. Yeni Enerji’de eskiyi aşıp da Yeni Enerjiye geçtiğinizde, o asıl dengesine, kendi içsel gerçek dengesine hep sahiptir.</p>
<p>Bu arada bu, sıkıcı demek değildir. Yüzeysel demek değildir. Ah, bu ifade düşleyebileceğinizden de muhteşemdir. Bu sadece, o kendini sürekli dengeler demektir. Aydınlık ve karanlığın çelişen enerjileri yoktur.</p>
<p>O nedenle, korkmayın. Kim olduğunuzu olmanıza izin verin. Kendinizi ne kadar çok geri tuttuğunuza şaşacaksınız, eski korkuların ve eski inanç sistemlerinin sizi nasıl geri tuttuğuna şaşacaksınız.</p>
<p>Buna eklemek istediğimiz başka bir nokta da – belki bunu da Şambra imanına katmalı – yalnızca kim olduğunuzu olmanıza izin vermekle kalmayın, aynı zamanda yaşamın da zevkini çıkartın. Kesinlikle yaşamın zevkini çıkartın. Dünyanın üzerinde eski bir örtücü-katman var, ve o hâlâ orada. Hâlâ güçlü. Bunu, yaşamda zevk olmamalı diyen, yaşama katlanılmalı diyen, yaşam, hayatta kalmak içindir, yaşamak için değil diyen bazı radikal dinlerde ve politik sistemlerde görebilirsiniz.</p>
<p>Bir fark olduğunu biliyorsunuz, değil mi. Hayatta kalabilirsiniz. Sadece yeterince geçinip gidebilirsiniz. Ya da gerçekten yaşayabilirsiniz. Hükümetler ve kiliseler tam anlamıyla sadece yeterli derecede bir ipnotik örtücü-katmanla çalışıyorlar&#8230;. sadece yeterince, ki insanlar karşı gelmesinler ya da isyan etmesinler ya da bizi ele geçirmesinler&#8230;. sadece yeterince yiyecek ve para&#8230;. sadece yeterince özgürlük, ki insanlar gerçekten özgürlüğe sahip olduğunu düşünsünler ama yalnızca yeterince sahip olsunlar&#8230;.. sadece yeterince para, ki bir eve ve günde üç öğün yemeğe sahip olmanın tatmin edici olduğunu sansınlar. Şambra, bunların hepsi bir acizler takımıdır (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Örtücü-katmanların nasıl iş gördüğünü ve insanların bunlara nasıl düştüğünü&#8230; ve inandığını&#8230;.ve hükümetlerin de bu oyunu sürdürdüğünü çünkü hükümetlerin de insanların temsilcileri olduğunu görüyor musunuz? Sadece yeteri kadar. Sonra, yılda bir kez Noel dediğiniz şu şey var. Fazladan birkaç tatil gününüz oluyor. “Abi, şirket gerçekten de bize iyi davrandı, birkaç gün izin verdi!” Sadece yeterince, Şambra. İki haftalık tatil&#8230;.sürekli çalıştığınız için deli gibi öfkelenip de tümüyle çıldırmaktan sizi ancak alıkoyacak kadar. Sadece yeteri kadar&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Çoğu insan yaşamın tadını çıkartmıyor. Onlar “sadece-yeteri-kadar” olan bir yaşama sahipler&#8230;.sadece yeterince bir yaşam&#8230;.sizi fiziksel bedenin içinde yeterince tutacak kadar&#8230;.yaşamın ipnotik örtücü-katmanı denilen o küçük güzel rezonansta sizi sadece yeterince tutacak kadar. Evet, biriniz soruyor&#8230;.Adamus’un sesi gerçekten de şu anda bizimkine katılıyor&#8230;.enerjisini herhalde hissedebiliyorsunuz. Biz bugün bu Şaud sırasında biraz da birlikte konuşuyoruz.</p>
<p>Böylece Şambra, yaşamın zevki çıkartılmalı. Yaşam, kendine kim olduğunu olma iznini vermek ve yaşamın tadını çıkartmaktır. “Sadece yeterince, ancak yetecek kadar” diyen o örtücü-katmanlardan kurtulun. Yaşamın tadını çıkartmaktan korkmayın.</p>
<p>Evet, biliyorum, biz şu sözcüğe değiniyoruz&#8230;yani “Yaşamın zevkini çıkartın” diyoruz, ve bazılarınız hemen kendini geri çekiyor. “Ay, ya fazla zevk alırsam ne olacak?” Bu, daha önce gruplara da söylediğimiz gibi, bir Eski Enerji düşünme biçimidir. Burada bazılarınız şöyle diyor, “İyi de, zevke düşersem alkolik olabilirim. Çok kilo alabilirim. Kötü alışkanlıklar ve bağımlılıklar geliştirebilirim.” Bu, Eski Enerji düşünme tarzıdır. İşte örtücü-katman budur, yani yalnızca yeteri kadarına sahip olmalısınız düşüncesi, anlıyor musunuz. Oralarda bir yerlerde o korku var, o karanlık, ya da öcü, ya da kötü ruhlar. Eğer yaşamın zevkini fazla çıkartacak olursanız, size kötü şeyler olacaktır.</p>
<p>Şimdi Şambra, bunun artık pek bi anlamı yok, öyle değil mi? Bir anlam ifade etmiyor, özellikle de, kendiniz olduğunuzda ve yaşamın zevkini çıkarttığınızda, bunun sizi hızla uyanışın mahmurluğundan çıkarttığını, hızla sizi Yeni Enerjiye geçirdiğini fark ettiğinizde. Ve, Yeni Enerji’de herşey kendi-kendini-dengeler. Örneğin – nasıl desek – dışarı çıkıp da yaşamın tadını fazla çıkartmaya çalıştığınızda, ve sınırları zorlamaya çalıştığınızda, ertesi gün bedeninizin size bunu söylediğini göreceksiniz. O kendi-kendini-dengeler, siz yanlış bir şey yaptığınız için değil, ama bedeniniz, farklı şeylerden ne kadarını kabul edeceğini bilir. O kendini çok iyi ayarlar. O, kendi içinde çok dengelidir.</p>
<p>Ölen bir insanın bizim tarafa gelip de&#8230;ve biz onunla oturup da konuşabilirsek&#8230;.”Biliyor musunuz, ben yaşamın tadını fazla çıkarttım” demesi çok, çok ender olan bir şeydir. İnsanlar bizim tarafa gelir. Ve onlar elem içindedir; onlar kaygı ve suçluluk ve pişmanlık doludurlar. Belki ne kadar çok çalıştıklarından, nasıl yeterince sevmediklerinden söz ederler.</p>
<p>Bazıları, daha aydınlık olanlar, kendilerini sevmeyi nasıl unuttuklarından söz ederler. Gelip de “Ben gerçekten yaşamın zevkine vardım” diyen insan enderdir. Bu tarafa geldiğinizde Şambra, eğer bize bunu söyleyebilecek olursanız, bir parti veririz. “Ben yaşamın ve onunla ilgili herşeyin zevkini çıkartmayı öğrendim” diyen insanı kutlayacağız.</p>
<p>Bu bir cezalandırılma değildir. Biliyorsunuz, siz dünyayı kurtarmak için orada değilsiniz. Bazılarınız bu sorumluluğu taşıyor. Siz bundan besleniyorsunuz. Dünyayı kurtarmak için buradasınız diyorsunuz. Hayır, değilsiniz. İşin özü şu ki, siz, yaşamın tadını çıkartmanın nasıl bir şey olduğunu keşfetmek için buradasınız.</p>
<p>Bu sizin için ne anlama gelir? Bunun anlamı nedir? Eh, bu herhalde istediğiniz şeyleri yapabilecek enerjiye sahip olmanız, sevdiğiniz şeyleri yapabilmeniz demektir, artık o sınırlılıklara sahip olmamanız demektir. Yaşamın zevkini çıkartmak herhalde, hâlâ sizi kovalayan&#8230;.hâlâ sizinle olan o eski inanç sistemlerini bırakmak demektir&#8230;. o eski örtücü-katmanların bazısını&#8230;.özellikle de “sahip olmak” ve “sahip olmamak”la ilgili kavramların bazısını bırakmak demektir.</p>
<p>Bazılarınız hâlâ, eğer çok fazla şeye sahip olursanız, diğer insanların ıstırap çekeceğinden korkuyor. Ah Şambra&#8230;.bunlar bayat haberler. Bu ÖYLESİNE eski nesile ilişkin bir şey ki (bazı gülüşmeler). Buraya getirilebilecek enerjinin miktarına ilişkin hiç bir sınır yoktur, özellikle de şimdi, Yeni Enerji Dünya üzerindeki uygarlıkta böylesine yeni ve farklı bir rol oynamaya başlıyorken. Sınır yoktur.</p>
<p>O nedenle, eğer sınırlılığın eski kavramlarından bazısından kurtulmayı başarır da yaşamın gerçekten tadına varabilirseniz&#8230;.bu sizin için ne anlama gelir? Biz sizden bunu hissetmenizi ve hatta biraz da üzerinde düşünmenizi isteyeceğiz. Yaşamın zevkini çıkartmak ne anlama gelir? Hiç sınırlılık olmasaydı, ne olurdu? Yolunuzun üzerinde hiç bir şey olmasaydı&#8230;.çünkü gerçekte yoktur da. Bu yalnızca bir yanılsamadır. Yolunuza çıkan herşey bir yanılsamadır. Siz bazen ne nedenle olursa olsun, o yanılsamanın orada olmasında ısrar edersiniz.</p>
<p>“Yaşamın zevkini çıkartmak” ne demektir? Ve ben şimdi bir uyarıda bulunmak istiyorum. Ben, yaşamın tadını çıkartmaktan söz ediyorum. Ben burada sizi, kendinizi kastediyorum. Siz diyorsunuz ki, yaşamın tadını çıkartmak, gidip de dünyanın geri kalanını kurtarmaya çalışmaktır. Üzgünüm ama, siz daha çok, çok gelip gidersiniz, çünkü dünyayı kurtarmak epey uzun sürecektir.</p>
<p>Dünya’da yaşamın zevkini çıkartmak ne demektir? Ve sonra, size gelen diğer insanlara bunu nasıl öğretip de yardımcı olurdunuz? Biz burada dini öğretilerden söz etmiyoruz. Biz, bisikletinize atlayıp da çevrenizdeki komşuların kapılarını çalmaktan söz etmiyoruz. Biz, size gelenlerden söz ediyoruz. Onlara, yaşamın zevkini çıkartmak hakkında nasıl konuşurdunuz? Yaşamın zevkini çıkartmakla ilgili kendi deneyiminizi nasıl paylaşırdınız?</p>
<p>Bundan daha önce de söz ettiğimizi söylememiz gerekiyor. Çoğunuzu geri tutan şeylerden biri de, farkına bile varmadığınız şeylerdir. Hâlâ geçmişte ettiğiniz yeminlerin ve verdiğiniz antların bazı katmanları mevcut, geçmiş derken bu yaşantınızı kastediyorum. Bazılarınız daha geçen hafta yeminler ettiniz ve ant verdiniz.</p>
<p>Geçmiş yaşamlardan kalma olup da sizi hâlâ geri tutanlar da var, “Ben asla&#8230;..” deyip de boşlukları doldurduğunuz yaşamlar, yeminler ettiğiniz yaşamlar – nasıl desek – bazılarınız asla seksin tadına varmama yemini ettiniz. Bir yemin ettiniz, dini bir düzen adına kutsal bir yemin ettiniz ve “Ben cinselliğin zevkine varmayacağım” dediniz. Bazılarınız, bolluğa sahip olmayacağınızı söylediniz. Tanrı’yı keşfedebilmek için yoksul olmanız gerektiğini, yoksunmanız gerektiğini söyleyen eski bir örtücü-katman var. Ve bu bir süre amaca hizmet etmiştir, ama bu da bayat haberdir. Bunu bırakmak zamanıdır.</p>
<p>Sizi besleyen tüm o şeylere baktığınızda, şimdi onlara farklı bir perspektiften bakın. Sizi besleyen şeylerden kaçı, eski bir yemin ya da ant yüzünden orada? Dediğimiz gibi, biz daha önce bundan söz ettik. Biz size – nasıl desek – çok enerji dolu, çok güçlü bir yemin ya da ant yoluyla yarattığınız inanç sistemlerinden söz ettik. Ve yeminlerle antların, daha sonra görünmez olmak gibi bir eğilimleri vardır, çünkü bunu siz istemişsinizdir. Siz onların yaratılmış olduğunu bile unutursunuz. Bir şeye yemin ettiğinizi bile unutursunuz. Sonra da onlar sizin beslenmenizin bir parçası haline gelirler ve siz onu görmez ya da fark etmezsiniz bile. Ya da onu bir başka şey olarak görürsünüz.</p>
<p>Şimdi içinize dönün ve beslendiğiniz şeylere bir göz atın. Bunlardan kaçı eski bir yemin ya da ant üzerine kuruludur? Yeminler ve antlar devam eder. Siz bunu yapmayı bazen sürdürürsünüz. Sizi duyuyoruz, “Yemin ediyorum&#8230;.bu önümüzdeki yıl kilo vermeye çok kararlıyım.” Ah Şambra, lütfen, lütfen, bu ne geçen yıl, ne de ondan önce işe yaramıştı (kahkahalar). Bazılarınız bunu yaşamınızdaki şeylerle yapıyorsunuz.</p>
<p>Yaşantınızda hâlâ, bizim dengesiz disiplin dediğimiz şeyin örtücü-katmanı var. Ah, bu genelde tüm insanlık için geçerli olan bir örtücü-katmandır. Ama biz yaşantınızda ona bir göz atmanızı istiyoruz. Birçoğunuz, bu inanç sistemini oluşturmuş olan bir dolu farklı yaşamlarda ettiğiniz bir ya da bir dizi yeminlere sahipsiniz, tutunmayı sürdürdüğünüz ve şu an içinde yaşadığınız gerçekliği yaratan eski yeminlere.</p>
<p>Bunlardan bazılarına bir bakın. Onların şimdiki yaşantınızın nasıl bir parçası olduklarına, yaptıklarınızı nasıl etkilediklerine bakın. Özellikle de, yaşantınızın disiplin yanına bir bakın. Çünkü yaşayıp gitmek için, sadece yeteri kadar yaşayabilmek için disiplinli olmanız gerektiği inancına sahipsiniz. Örneğin, diet yapmak için kendinizi disiplin altına almanız gerekiyor. Egsersiz yapmak için kendinizi disiplin altına almanız gerekiyor. Kendinizi akılsal/zihinsel olarak ve daha da önemlisi, ruhsal olarak disiplin altına almanız gerekiyor.</p>
<p>Eski bir deyim var – acı yoksa, kazanç da yoktur diye&#8230;.disiplin yoksa, oluşum da yoktur, evrimleşme de yoktur (diyorsunuz)&#8230;.anlıyor musunuz. Çoğunuz disiplin yemini ettiniz. Belki tam olarak bu sözlerle ifade etmediniz ama, kendinizi odağınızda tutmak için yeminler ettiniz ve gözünüz başka şeyleri görmedi&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Disiplinin örtücü-katmanı, Dünya’nın her yanındaki toplumlarda ve kültürlerde yapılandırılmış ve hâlâ da çok yaygın, çok etkilidir. Ve eski yeminlerle tetiklenmiş olan bu disiplin katmanı – nasıl desek &#8211; şu anda Dünya üzerindeki “sadece yeterince”, “yalnızca yeteri kadar” bilincinin korunmasına, tam anlamıyla yardım ediyor. Okullarda ve kiliselerde ve hükümetler tarafından güçlendiriliyor. Çok çalışmanız gerekiyor. Disiplinli olmanız gerekiyor. Ana-babanız da bunu sizde pekiştirdi, çünkü onlar da bu bilincin bir parçasıydılar. Disiplin&#8230;.kendinizi disiplin altına alın. Odaklanın&#8230;odaklanın.</p>
<p>Şambra, bunu bırakmak zamanıdır, o eski inanç sistemini, yani disiplin eşittir ilerleme diyen inancı bırakmak zamanıdır. Disiplin, ilerleme sağlamaz. Disiplin, tıpkı bir kafesin içindeki tekerlekte habire dönen, bir yere gittiğini sanan, bir şey başardığını sanan hamster (bir sıçan türü) gibidir. Oysa o sadece daireler çizip duruyordur.</p>
<p>Bu örtücü-katman çok ilginçtir. Disiplinin örtücü-katmanına ayrılmış özel bir araştırma yapmak ilginç olacaktır, özellikle de eski yeminlerle olan bağlantısını ve şu an yaşantınızı nasıl etkilediğini araştırmak. Kilonuzu koruyabilmek için disiplinli olmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Oysa olmanız gerekmiyor. Kilonuzun dengede olmasını istiyorsanız, yapmanız gereken bunu yalnızca imgelemektir. İşinizde başarılı olmak için&#8230;.belki de, diğer herkes gibi olabilmek için, disiplinli olmanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama eğer hızlı yolu keşfetmek istiyorsanız, kolay yolu, ya da bizim kutsal dediğimiz yolu gerçekten keşfetmek istiyorsanız, bu disiplin veçhesini tümüyle bırakırsınız.</p>
<p>Odakta kalabilmek için disipline gereksindiğinizi düşünüyorsunuz. Oysa sizi kısıtlı tutan budur. Disiplin, kesinlikle bir odak yaratacaktır, ama bu odak çok kısıtlı olabilir. Ve depresyon gibi şeylere neden olur. İnsan ruhunun bu denli odaklı olması, kaybolacak denli kısıtlı olması asla öngörülmemişti. O yüzden bu kadar çok depresyon yaşanıyor, çünkü bu varlıklar içlerinden feryat ediyorlar, kim olduklarını olabilmek, yaşamın zevkini çıkartmak için feryat ediyorlar. Ama hem kendi yarattıkları, hem de toplumun yarattığı tüm bu örtücü-katmanlar, tüm bu ipnozlar, onları geri tutuyor. Bu belki de depresyonun en büyük nedenlerinden biridir – sınırlılık. Ruhun sınırlı olması, kısıtlı olması öngörülmemişti. Sizin kısıtlı olmanız kaderiniz değildir.</p>
<p>Kendinize izin verin. Kim olduğunuzu olun ve yaşamın zevkini tümüyle çıkartın. Ne güzel bir ev ödevi, özellikle de şimdi içinde bulunduğunuz bu bayram zamanı için! Bu bayram zamanında yaşamın tadını çıkartabilir misiniz? Yaşamın keyfini çıkartabilir misiniz? Neden zevk almamanız gerektiğinin, neden o “sadece-yeterince” grubunda olmanız gerektiğinin, bugün varolan o “yalnızca-yeteri-kadar” diyen insanların arasında olmanız gerektiğinin suçluluk duygusunun üstesinden gelebilir misiniz? Bunu kırıp, tümüyle yaşamın tadını çıkarttığınız için suçluluk duymamayı başarabilir misiniz? Bu ne güzel bir meydan okumadır!</p>
<p>Böylece, biz beslenmeden söz ettik, yani tüm bu şeylerin – inanç sistemlerinizin nasıl yaratıldığından, ve sonra da o gerçekliği korumak amacıyla dışarıdan nasıl enerji çektiğinizden söz ettik. Bu çok basittir. Bunu anlayabilmek için bir bilim adamı olmak ya da doktora yapmış olmak gerekmiyor. Bu şeylerin tümü sizi yaşantınızda besliyor&#8230;.bu ne iyi, ne de kötü bir şeydir&#8230;.sadece sizi besliyorlar. Gerçeklik platformunu yaratmanıza yardım ediyorlar. Yaptıkları budur. Ne olursa olsun, bu bir nimettir, çünkü bir düzeyde istediğiniz gerçekliğin yaratılmasına yardım ediyorlar.</p>
<p>Sizi besleyen herşeyi fark etmeyi sürdürün. Ve şimdi bunu bir adım daha ileri götürelim. Siz diğer insanları nasıl besliyorsunuz? Çevrenizdeki herşeyi nasıl besliyorsunuz? Evcil hayvanlarınızı nasıl besliyorsunuz? Biz köpek mamasından söz etmiyoruz. Biz burada enerji besininden söz ediyoruz. Çevrenizde Gaia’yı nasıl besliyorsunuz?</p>
<p>Arabanızı, otomobilinizi nasıl besliyorsunuz? Onun sadece bir metal parçası olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bir daha düşünün, bir tahmin daha yürütün. O, spiritüel bir kimliktir. Bir ruhu yoktur, bir motoru vardır. O yeniden doğmayacaktır; hurda yığınına gidecektir. Ama yine de spiritüel bir damgaya ve kimliğe sahiptir. Kendi bilinci vardır. Ve siz onu beslersiniz, sadece depoya benzin koymazsınız. Onun içine her oturduğunuzda, tutumunuz, varlığınız ve inanç sisteminiz onu besler.</p>
<p>Eğer sürekli bozulan bir arabanız varsa, onu nasıl beslediğinize bakın. Eğer sürekli bozuluyorsa, Şambra, onu elden çıkartın. Yeni bir tane alın. Yaşamın tadını çıkartın&#8230;. eski, yıpranmış bir arabayla dolaşmanın hiç bir anlamı yoktur. Eski bir arabanın içinde dolanan bir guru olarak kimseyi etkilemezsiniz. Bize güvenin&#8230;o günler geçti. Saint Germain gerçekten de burada (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Peki Şambra, diğer insanları nasıl besliyorsunuz? Çocuklarınızın enerjisini nasıl besliyorsunuz? Tekrarlıyoruz, bunun ne iyi, ne de kötü bir yanı vardır. Onlarla kurduğunuz ilişkiler nedir? Kız-kardeşlerinizi, erkek-kardeşlerinizi nasıl besliyorsunuz? Bazen gerçekten de çok dramatik bir biçimde! (kahkahalar)</p>
<p>Birlikte çalıştığınız insanları nasıl besliyorsunuz? Onları güçlendiriyor musunuz? Yoksa, güçsüz mü bırakıyorsunuz? Onlara, kendileri olma hakkına sahip olduklarını hissettiriyor musunuz? Yoksa, onların kısıtlanmalarına mı yardımcı oluyorsunuz? Bazıları gerçekten, Şambra – siz bunu fark edeceksiniz – bazıları, birlikte çalıştığınız bazı kişiler gerçekten kısıtlanmayla beslenmek isteyecektir. Onlar, kendilerinin de Tanrı olduklarını anlamıyorlar. Onlar kendilerini sadece ölümlü varlıklar olarak görüyorlar.</p>
<p>Bazıları, birlikte çalıştığınız o insanlar – nasıl desek – kendilerini çok kısıtlı, hiç bir yetiye ya da yeteneğe sahip değilmiş gibi görüyorlar. Ve onlar tam anlamıyla bu şekilde beslenmek istiyorlar. Aşağılanmak istiyorlar. Küçümsenmek istiyorlar. Ah, bundan zaman zaman şikayet ederler. Ama aslında bundan beslenirler. Siz onlarla nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Ve, onları besleme biçiminizi ne zaman keseceksiniz, ya da besleme biçiminizin arkasında yatan potansiyelleri ne zaman değiştireceksiniz?</p>
<p>Bir lokantaki garsonla nasıl bir iletişim kuruyorsunuz&#8230;.anlıyor musunuz? Ah, bu düşleyebileceğinizden çok daha fazla etkiye ve – nasıl desek – çok daha fazla enerjiye sahiptir. İşte bu kişiler buradalar, size hizmet edenler – nasıl desek – mutfakla bağlantılı olanlar, size oradan yiyeceğinizi getirenler. Sürekli meydana gelen bir enerji alış-verişi vardır. Onları siz nasıl besliyorsunuz? Bu, onların sizi nasıl beslediğiyle, yiyeceğinizin masaya nasıl geldiğiyle çok ilişkili olabilir.</p>
<p>Trafikteki ve çevrenizdeki arabalarda bulunan kişileri nasıl besliyorsunuz? Yanınızdan hızla geçip de kaybolan, sizi neredeyse şarampole yuvarladığı için ödünüzü patlatan kişiyi nasıl besliyorsunuz (kahkahalar)? Derin bir nefes alırken, arabanızı otomatik pilota takmıştınız (yoğun kahkahalar). Peki, o kişiyi nasıl besliyorsunuz? Ve tekrarlıyoruz, yargı yok, sadece giren ve çıkanı her an hissedin.</p>
<p>Aceleyle bir dükkana daldığınızda, oradaki satıcıyı nasıl besliyorsunuz? Aceleniz var. Bir gülümseme için bile zamanınız yok. Parayı atıyorsunuz. Sabırsızsınız. Hemen çıkıp gitmek istiyorsunuz. Belki de ana dilinizi konuşmadıkları için sinirleniyorsunuz. Bu kişileri nasıl besliyorsunuz? İlginç&#8230;. ve onlar bundan nasıl besleniyorlar?</p>
<p>Dinamikler olağanüstüdür, ve aslında çok da basittir. O nedenle, tüm bu beslenmelerin nasıl meydana geldiğinin çok farkında olun.</p>
<p>Şimdi bunu başka bir düzeye götürelim. Bu fiziksel alemin ötesinde nasıl besleniyorsunuz&#8230;. görüyor musunuz? Ve fiziksel olmayan alemlerden nasıl alıyorsunuz? Meleklerle ya da başmeleklerle nasıl bağlantı kuruyorsunuz? Onları nasıl besliyorsunuz? Bakın, “başmelek”, arketipsel enerji anlamına gelir, ruhu olan bir varlık değil. Siz enerjinizi o arketipsel varlığa, o başmeleğe katıyor ya da onu besliyorsunuz. Siz, onların yaratılmasına yardımcı oluyorsunuz. Başmelek Mikail’in bir ruhu yoktur. O, sizin bir parçanızdır. Siz, o bileşkenin yaratılmasına yardımcı oluyorsunuz&#8230;.Başmelek Cebrail, aynı biçimde. Onu nasıl besliyorsunuz?</p>
<p>Kendinizi yargılamayın, ya da suçlu hissetmeyin, ya da kötü bir şey düşündüğünüzü sanmayın. Bir fark yaratan bu değildir. Bilinçtir. Farkı yaratan, içsel arzular ve tutkulardır. Bazılarınız, ne düşündüğünüze ilişkin o kadar kaygılanıyorsunuz ki.</p>
<p>Bu, ondan çok daha derinlere gider. Bu, içsel tutkuyla ve içsel güdüyle ve özellikle de içsel inançlarla ilişkilidir. Düşündüğünüz şeyi dikkatle izlemeye çalışıyorsunuz. Düşüncelerinizden çok, inançlarınızın ne olduğuna bakın. Ve bunlar, iki ayrı şeydir. İnançlar ve düşünceler çok farklı şeylerdir, Şambra. Bunun üzerinde biraz düşünün.</p>
<p>Peki, diğer alemleri nasıl besliyorsunuz, ve onlar sizi nasıl besliyor? Ya da, kendinizi kapatıyor musunuz? Santa Calus’un olmadığına, onun aslında iyilikten çok zararı dokunmuş ve sadece uydurulmuş bir karakter olduğuna mı inanıyorsunuz? Belki de bazılarınız, istediğiniz şeyleri getirmediği için hâlâ Santa Claus’a kızgınsınız. Belki de hayal alemindeki şeylere kendinizi bu yüzden kapattınız. Bunu bir an için düşünün.</p>
<p>Belki, küçükken uygun bir Santa deneyimi sizden esirgendi. Belki de onun gerçek olmadığının söylenmesi, onun hayal gücünüzün bir parçası olduğu ve bu Noel zamanı küçük çocukları etkisiz hale getirmek için yaratıldığının söylenmesi sizde büyük bir düş kırıklığına neden oldu. Onun için, şu anda içinde oturduğunuz insan gerçekliğiniz kadar, hatta daha da fazla&#8230;.en az onun kadar, hatta daha fazla gerçek olan bu çok-boyutlu, düşsel alemlere genişlemekten sizi alıkoyan olumsuz bir nitelik vardı.</p>
<p>Şimdiye kadar insan gerçekliğinin boyutundan oldukça ayrı olan bu düşsel alemler, çok, çok gerçektir. İstediğiniz meleğe sorun. Onlar size gerçek olduklarını söylemekten mutlu olacaklardır&#8230;.farklı, ama gerçek.</p>
<p>Böylece, şimdiye kadar insan gerçekliği ile bu diğer gerçeklikler arasında bir ayrılık vardı. Biz onların arasında bir duvar ya da perde yarattık. Siz, bu ikisini birbirinden çok ayrı tutan inanç sistemleri yarattınız. Ama bunlar şimdi biraraya geliyor, Şambra. Onlar, bir-arada, yan-yana, çok-boyutlu olarak, maddesel ve maddesel olmayarak birlikte var olabilmek üzere birleşiyorlar. Bu çok gerçek, çok – nasıl desek – gerçek bir potansiyeldir.</p>
<p>Biz şimdi ve sonraki birkaç Şaud’umuzda bunun nasıl iş gördüğünden konuşacağız. Bu konuda fazla akılcı olmamanızı istiyoruz. Böyle bir eğilim olacaktır. Akılcı olmaya başladığınızda, onu kalbinizde de hissetmenizi, solumanızı isteyeceğiz. Sözünü edeceğimiz bu şeyler çok temel, köklü prensipler, asli araçlardır. Biz gölge potansiyellerden ve olasılıklardan konuşacağız. Santa Claus bir anlamda, varolan bir gölge, bir potansiyel ya da olasılıktır; çok, çok gerçektir.</p>
<p>Siz sayısız gölge potansiyellerden ve olasılıklardan oluşuyorsunuz. Siz kendinizin yalnızca bir ifadesini görüyor ve deneyimliyorsunuz, yalnızca bir ifadesini, çünkü ona kilitlenip kaldınız. Onu kabul ettiniz. Ve şimdi de ondan çıkmak istiyorsunuz. Onun ötesine geçmek istiyorsunuz.</p>
<p>Şimdi bir dakika kadar “gölge biyoloji”den söz edelim. Bedeninize bakıyor ya da onu hissediyor ve, “İşte bu. Yaşlanıyor. Artık bana istediğim gibi hizmet etmiyor” diyorsunuz. Ve bunu da kabul ediyorsunuz. Artık bunu kabul etmeyin, çünkü yalnızca bir ifadeyi görüyorsunuz.</p>
<p>DNA’dan da derinlere giden bir düzeyde, fiziksel olmayan bir düzeyde, içinizde zaten var olan sayısız “gölge biyolojiler” var. Onlar dış alemlerde ya da eterik alemlerde değildirler. Onlar şu anda hemen sizin içinizdedirler. Şu anki biyolojik gerçekliğinizin ardında saklıdırlar, ama oradadırlar. Tümüyle şifalanmış beden hemen oradadır – evet, öyledir – tümüyle dengelenmiş beden&#8230;.ölmeyen beden&#8230;enerji dolu beden&#8230;.kilosuna ya da yiyeceğine dikkat etmesi gerekmeyen beden&#8230;.tüm şu tıbbi şeylerle kaygılanması gerekmeyen beden hemen oradadır.</p>
<p>Bugünlerde bu öylesine utanç veren bir şey ki. İnsanların kafası, çelişen ve güçsüzleştiren tüm bu “tıbbi önerilerle” öylesine karışmış bir halde ki. İnsanlar her hapşırdıklarında ya da gaz çıkardıklarında ya da öksürdüklerinde öylesine kaygılanıyorlar ki, Şambra (kahkahalar). Ve tüm bu kaygılar, bedenin kendisini daha hızlı kapatmasına neden oluyor, çünkü bedenin çok narin ve kırılgan olduğunu, esnek olmadığını söyleyen bir inanç sistemi var, ve beden de bu inanca tam anlamıyla karşılık veriyor.</p>
<p>İçinizde “gölge biyoloji” var, bedeninizin gerçekten herşey olabilmesinin potansiyeli var. Bir uzvun yeniden oluşma potansiyeli&#8230;.bize birkaç yıl önce sorulmuştu, “Bu mümkün müdür?” diye. Ve biz de, “Bu mümkündür ama bu zamanda değil, çünkü bilincin örtücü-katmanı var” demiştik. Ama şimdi Şambranın içinde bile bu örtücü-katman yok oluyor. “Gölge biyolojiler” tüm diğer potansiyellerdir&#8230;evet, gerçekten de, yeniden-saç-çıkartma potansiyeli&#8230;.bazı fiziksel rahatsızlıkları, Şambra, temizleme potansiyeli. “Gölge biyoloji” kendi içinde tam anlamıyla muazzam bir şifa gücünü de taşır&#8230;.eski yaraların izlerini, tam anlamıyla geçmiş yaşamlardan getirilmiş yara izlerini de yenilemek potansiyeline de sahiptir.</p>
<p>Bakın, siz fiziksel bedenlerinizde geçmişin duygusal ya da travmatik enerjilerini de çok taşırsınız. Belki yakıldınız, savaşta öldürüldünüz, kötü bir kaza geçirdiniz ya da bu tür şeyler yaşadınız. Bunları bu yaşamdaki fiziksel ifadenize taşımak gibi bir eğilim vardır. “Gölge biyoloji” bunların tümünü yeniden-dengelemek ya da yenilemek potasiyeline sahiptir.</p>
<p>Söylediğimiz şudur, siz sahip olduğunuz şu bedene kilitli değilsiniz. Artık bu bedensel tekil ifadeyle tanımlanmıyorsunuz. Tüm diğer potansiyeller şimdiden içinizdedir. Ve bu sadece onların ortaya çıkmasına izin verme sorunu, sadece, dediğimiz gibi, gerçekliğinizi besleyen inanç sistemlerinize bakma sorunudur. Ve o zaman, tüm potansiyeller sizin için çalışmaya başlayabilir. “Gölge biyoloji”, ona inanırsanız ve olmasına izin verirseniz, bedeninizdeki kanseri temizleyip yok edebilir.</p>
<p>“Gölge biyoloji” şu an sizin içinizdedir. Onun için dua etmeniz gerekmiyor. Onu&#8230;.gidip de onu aktive etmeye kesinlikle çalışmayın. Çok doğal bir işlemi karmakarışık edersiniz. Eğer herhangi biriniz “gölge biyolojisi”ni aktive etme kursları düzenleyecek olursa (kahkahalar), güzel, doğal bir kavramı alır, onu akılcı hale sokar ve ona bir yöntem ve işlem yüklersiniz.</p>
<p>Eğer, sizin deyiminizle “gölge biyolojiyi” aktive etmek isterseniz, bunu yalnızca güvenli alanda olarak, o sükunet noktasında bulunarak, sadece siz ve soluğunuzun olduğu o sessizlikte gerçekleştirirsiniz. Siz kendinize, kim olduğunuzu olma ve yaşamın zevkini çıkartma izni veriyorsunuz. İşte o zaman o da otomatik olarak aktive edilir. Otomatik olarak sahip olduğunuz yeni gerçeklik temeline gelmeye başlar.</p>
<p>“Gölge biyoloji”nin diğer alemlerden getirilmesi gerekmiyor. O yalnızca yaşantınıza kabul edilmeyi gereksinir. Onu iteleyemez ya da zorlayamazsınız. O bu şekilde iş görmez. Bu, onu kabul etmekle ilgilidir, ve inanç sistemlerinizin bedeninizi nasıl oluşturduğuna, fiziksel varlığınızı nasıl yarattığına bakmakla ilgilidir.</p>
<p>Gerçekten de, “gölge biyoloji” görüşünüzü düzeltme potansiyeline sahiptir. Kandaki – nasıl desek – dengesizlikleri temizleme potansiyeline sahiptir. AIDS ile çalışmak potansiyeline kesinlikle sahiptir. Tıbbın içinde olup da özellikle AIDS ile ilgilenenler geçenlerde bize sorular yönelttiler ve – nasıl desek – yanıt alamadılar. İşte anahtar bunun içindedir, yanıt, “gölge biyoloji”nin nasıl ortaya çıkartılacağını anlamakta yatar.</p>
<p>Bizim burada söylediğimiz, tek bir beden olmadığınızdır. Siz, çok, birçok bedensiniz. Ama diğer bedenler, sizin şu anda aydınlattığınız gerçekliğinizin arkasında, gölgededirler. Şu anda sahip olduğunuz fiziksel ifadenizin arkasında başka birçok, çok potansiyeller ve olasılıklar vardır.</p>
<p>Diyorsunuz ki, “Ama bu sadece laf ebeliği mi? Ben bunu nasıl ortaya çıkartırım? Bu – nasıl desek – yalnızca hayal gücü mü?” Kesinlikle! O, hayal gücünüzle, kendi inanç sistemlerinizi açmakla gelebilir ve ifade edilebilir. Onun beden için neler yapabileceğine şaşıp kalacaksınız. Biz bundan daha gelecek Şaudlarımızda söz edeceğiz. Ama siz, tek bir bedenden fazlasısınız. Siz çok bedenlisiniz. Yeni gerçekliğinizde hangisini öne çıkartmak istiyorsunuz?</p>
<p>Bir “gölge biyolojiye” ya da biyolojilere sahip olmanız gibi, bir dolu “gölge kimlikleriniz”, uykuda olmuş olan, belirti göstermemiş, gizli kalmış olan veçheleriniz var. Ve onlar da ortaya çıkmaya hazırdır. Bu yaşama belki de bir kadın olarak doğduğunuzu&#8230;.belli bir eğitim düzeyine sahip olduğunuzu&#8230;belki hemşirelik yaptığınızı ve sağlık alanında çalıştığınızı&#8230;.kimliğinizin belli bir ifadesine sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Bu yalnızca tek bir ifade ya da veçhedir. Siz ona kilitli değilsiniz.</p>
<p>Sizin içinizde bir sanatçı, bir filozof, bir yazar, bir müzisyen, bir çiftçi, bir papaz olma potansiyelleri ve olasılıkları gizlidir. Bakın, siz yalnızca tek bir olasılığı ifade ediyordunuz. Sizin içinizde, tüm diğer potansiyellerin ve olasılıkların “gölgeleri” mevcuttur. Onlar şimdi artık ortaya çıkıp oyuna dahil olabilirler.</p>
<p>Belki son zamanlarda müzik yapmak için bir dürtü hissettiniz. Ama bunu daha önce hiç yapmamıştınız; nereden başlayacağınızı da bilemiyorsunuz. Bu belki, şimdi gerçekliğinizle bütünleşmek isteyen o olasılıktır, o “gölge benliğiniz”dir, o diğer veçhenizdir. İnanç sisteminiz sizi belli bir biçimde tanımladığından, bunu yapmanızın mümkün olmadığını söylersiniz. Ve eğitimini görmediğiniz için böyle bir müzisyen olamayacağınızın türlü zihinsel gerekçelerini sıralarsınız.</p>
<p>Şimdi Yeni Enerji var oluşunuzda oturup da bu yeni şeyleri deneyecek olsanız, onları seçmenin ne denli kolay olabileceğine, disiplin kullanmanızın gerekmediğine, ıstıraplardan ve tüm o – nasıl desek – katı eğitimlerden geçmeniz gerekmediğini çünkü onların şimdi aklın analizinden çok, kalbin ifadesinden geldiğini gördüğünüzde şaşıp kalırdınız. Siz böylelikle olduğunuz tüm “gölge benlikleri” ortaya çıkartırdınız. Siz kendinizi tek bir bedenle, tek bir kimlikle, tek isimle tanımlıyorsunuz. Oysa siz çoksunuz, Şambra, çok, çok.</p>
<p>Bu alternatif gerçeklikleri çağırabilirsiniz, ama siz genelde alternatif gerçeklikleri düşündüğünüzde, onların çok, çok uzaklardaki diğer boyutların içinde var olduklarını düşünürsünüz. Ama onlar sizinle birlikte bu fiziksel gerçekliğinizde tam anlamıyla birlikte-varolabilirler çünkü siz&#8230;. sizin “gölge benlikleriniz” ortaya çıkmaya başladığında, bu üçüncü boyutta olmadığınızı, düşündüğünüz biçimde olmadığınızı fark edeceksiniz. Siz burada kilitli kalmış değilsiniz. Siz çok boyutlusunuz.</p>
<p>Biz bir keresinde bundan söz etmiştik, “Babamın evinde çok, çok malikâneler var.” Bunun anlamı şudur, olasılıklar, “gölge benlikler”, ruhsal benliğinizin diğer ifadelerinin tümü, katmanı olmayan çok-boyutlu şekilde birlikte var olabilir. Onların tümü hemen şimdi burada ifade edilebilir.</p>
<p>Dünya’daki yaşamlarınız sırasında hiç yaşanmamış olan “gölge yaşamlar” vardır. Bazılarınızın birkaç tane, bazılarının yüzlerce, bazılarının da birkaç bin yaşamı oldu. Ama hiç yaşanmamış “gölge yaşamlar” var&#8230;.Dünya’da en azından. Onlar başka alemlerde yaşandı. Ya da belki de hiç hayal edilmediler. Onlar uykuda ve gizli kaldılar. Ve evet, belki de milyonlarca, milyarlarca “gölge yaşam” potansiyelleri var. Siz kendinizi Yeni Çağın metafiziksel kavramlarına göre tanımladınız ve yaşamlar boyu neslinize göre tanımladınız, ama burada, Dünya’da yaşanmamış “gölge yaşamları” hiç dikkate almadınız.</p>
<p>Bakın, siz düşündüğünüzden çok daha fazlasısınız. Hergün aynada gördüğünüz ve yaşadığınız ifadeden çok daha fazlasısınız. Bazılarınız oynadı; başka alemlere gitti. Oralarda çok-boyutlu çalışmalar yaptınız. Oradayken imgelemek için kendinize izin verdiniz, ama burada değil. Benliğin gölge doğasının, bir dolu olasılıkların ve potansiyellerin yeni anlayışıyla, siz şimdi bunları bu tiyatroya, bu Dünya, yaşam sahnesine getirmeye başlarsınız. Artık bu iki şeyi ayırmak zorunda değilsiniz. Onlar biraraya getirilebilirler.</p>
<p>Bunların tümü, Şambra, birkaç yıldır sözünü ettiğimiz şeylerin tümü şimdi birleşiyor – hayal gücü&#8230; kendini açmak&#8230;.sınırlı olmadığınızın anlayışı&#8230;.onu şu anda buraya getirebileceğinizin anlayışı.</p>
<p>Böylece, bir sonraki toplantımıza kadar geçecek birkaç haftada, olduğunuz herşeyi olmak için kendinize izin verin&#8230;anlıyor musunuz. Biz bundan geçen ay söz ettik. Siz bizim sadece insan olan sizden konuştuğumuzu sandınız. Biz sizden konuşuyoruz, ruhtan, üst-ruhtan, bir dolu potansiyelden ve olasılıklardan. Ve söylediğimiz şeyi anımsayın – siz her seferinde birden fazla gerçekliği ifade edebilirsiniz, Saint Germain’in çok iyi bildiği kavramlardan biridir bu. Siz aynı anda çoklu gerçeklikleri ifade edebilirsiniz&#8230;.ne kavram ama!</p>
<p>Düşündüğünüz kişiyi olmaktan çok, kim olduğunuzu olmak için kendinize izin verin. Önünüzdeki birkaç hafta yaşamın keyfini çıkartmanıza izin verin. Bu, gerçek çok-boyutlu benlik açısından çok önemlidir. Eğer yaşamın zevkini çıkartmazsanız, bunu yapamazsınız. Eğer burada olmak bile istemiyorsanız, kendinize yaşam armağanını bile vermiyorsanız, tüm bu olasılıkları ve gölge potansiyelleri nasıl gerçekliğinize getirebilirsiniz? Yalnızca yeteri kadar diyen bir eski inanç sistemine bağlı kalıyorsanız, bunu gerçekliğinize nasıl getirebilirsiniz? Bazılarınız hâlâ orada – sadece yeteri kadar diyorsunuz. Sadece yeterince diyen inanca bağlı kaldığınız sürece tüm bu diğer olasılıkları, potansiyelleri ve ruhsal yaratıcılık ifadelerini gerçekliğinize nasıl getirebilirsiniz?</p>
<p>Böylece, bu bayram zamanı yaşamın tadını çıkartın. Koyuverin kendinizi. Diğer insanlar için kaygılanmayın. Keyif etmenize izin verin. Bu zaten kendi içinde alternatiflerin, “gölge olasılıkların” gelip de sizinle birlikte sizin sahnenizde, sizin yaşantınızda dans etmesi için bir davettir. Bunun bizden gelmediğini anımsayın. Bu gelenlerin tümü sizden gelmektedir.</p>
<p>Önünüzdeki haftalarda, bir sonraki Şaud’umuza kadar, güzel derin bir soluk alın, ve aynı zaman ve uzay sürekliliğinde birlikte-varolan çoklu gerçekliklere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemeye başlamanıza izin verin. Bu da, üzerinde düşüneceğiniz bir şeydir. Siz, her seferinde yalnızca tek bir ifadenin gerçekleştirilebileceği inancını kabul ettiniz.</p>
<p>Şimdi bırakın, potansiyelleriniz güçlensin. Kendinizi açmanıza ve benliğin çoklu ifadelerine, potansiyellerin gölgelerden çıkıp da şimdi gerçekliğinize gelmesine ve birlikte varolmasına izin verin. Bu bir – nasıl desek – bazılarınız bunun bir çoklu-kimlik bozukluğu olduğunu düşünecek (bazı gülüşmeler). Ama bu aslında emredilerek oluşturulan bir çoklu-kimlik halidir (kahkahalar). Siz bu işlemin meydana gelmesine izin veriyorsunuzdur.</p>
<p>Ve, bunun nasıl bir şey olduğunu hissedin. Biz bunu araba ya da iş makineleri kullanırken yapmanızı önermiyoruz (kahkahalar). Uzaysal bir yön kaybı hissi gelebilir, ama bu uygundur. Siz dengenizi kaybetmiyorsunuzdur. Sadece kontrolü kaybediyorsunuzdur&#8230;anlıyor musunuz. Ama siz zaten kontrolü istemiyordunuz, öyle değil mi.</p>
<p>Kendinizin çoklu ifadeleri olmanıza izin verin. Bunu zorlamayın. Sadece olmasına izin verin. Çok farklı yönlerden gelen şeylerin tümünü Şimdi anında deneyimleyebilirsiniz. Saint Germain’in yaptığı da buydu. Ve o bunu yapmakta ustadır. Size de yardımcı olacaktır.</p>
<p>Sınırlılıkları kaldırın. Bunun peşinden gidin Şambra. Bu bayram zamanının keyfine varın.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 17 Aralık 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 5: Gölge Benlikler ve Potansiyeller</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir Şambra, bu toplantının bir dolu enerji potansiyelleriyle devam ediyoruz&#8230;. tıpkı bir şarkıda olduğu gibi&#8230;.birçok ses var&#8230;. bazıları aynı yöne gidiyor (kahkahalar)&#8230;. bazıları gitmiyor&#8230;.ama hepsi kendi başına bir ifade&#8230;. tıpkı sizin de içinizde olduğu gibi&#8230;. çok, çok farklı ifadeler. Siz yalnızca birini açığa çıkartıyor ya da ifade ediyordunuz. Ama, Yeni Enerji insanının niteliklerinden biri de, tanımlanmış tek bir kimlikten fazlası olabileceğini öğrenmektir. Çok olabilirler.</p>
<p>Şu an, “gölge potansiyel”lerin enerjisiyle çalışmaya başlarken yapabileceğiniz pratik bir şey var. Yaşantınızda bir sorun ya da meydan okuma olduğunda, bir – nasıl desek – karar almanız gerektiğinde, bir şeye karar vermeye çalışın, sorunu aşmanın bir yolunu bulun, sadece tek bir olasılığı göz önünde tutmak ve onu zorlamaya çalışmak yerine, birçok farklı olasılığı, aynı soruna farklı yollardan yaklaşmayı dikkate alın. Yaşantınıza giren sorunun esas enerjisine bakın.</p>
<p>Bu belki arabanızla ilgili bir sorundur. Belki evdeki ya da iş yerindeki bir şeyi anlamakla ilgili bir sorundur. Sorunun kendi enerjisini dikkate alın. Onun bir anlamda, çok gerçek olmasına karşın, nasıl bir yanılsama olduğunu da göz önünde bulundurun. Ama, onun da nasıl başka bir boyuta konulabileceğini, başka bir gerçekliğe sokulabileceğini, ve bundan ötürü sorunun kendisinin de yok olabileceğini dikkate alın. Ya da, sorunla başa çıkmanın farklı yollarını düşünün.</p>
<p>Sorunlar ve meydan okumalar çoğunlukla bir gelişim fırsatı oldukları için ortaya çıkarlar. Sorunun kendisini ele almanın birçok farklı yolunu göz önünde bulundurun. Onunla mücadele etmeden nasıl gelişebileceğinizi düşünün. Tüm bu “gölge potansiyeller” ya da gerçeklikler kavramı sizin fiziksel varlığınızı etkiler, zihinsel ve düşsel varlığınızı etkiler, yaşama biçiminizi etkiler. Siz artık yalnızca tek bir gerçeklik kaynağı tarafından tanımlanmıyorsunuz.</p>
<p>Ve böylece, sorularınızı almaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, on yıl kadar önce, yaşantımı farklı bir yöne çeviren bir kaza geçirdim. O zamandan beri kalçam zaman zaman ağrırdı, ama son zamanlarda bu ağrı hem sıklaştı, hem de arttı. Bununla ilgili bir yorumda bulunabilir misin? Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.senin geçirdiğin gibi fiziksel kazalar fiziksel bedende – nasıl desek – sonradan sorun çıkartır. Ve bu şimdi şu “gölge biyoloji” kavramını yaşantına, gerçekliğine getirmen için harika bir alandır. Sen, yaralanmış ya da incinmiş fiziksel benliği ifade ediyorsun. Ama, tümüyle onarılmış ve düzeltilmiş fiziksel benlik onun arkasında gölgede ya da uykuda yatıyor. O veçhenin şimdi öne çıkıp, yaralanmış olan veçhenin yerini almasına izin ver.</p>
<p>Beden, kendini nasıl şifalandıracağını bilir. O, tüm potansiyellere sahiptir. Ve sen onu içine alırsın. Şimdi, onu içine almak için zorlayamazsın, ya da onun gelmesini talep edemezsin, ya da onu içine almanın yolunu öğrenemezsin. Sen onu, bedeninin kendini onarma yollarıyla ilgili inanç sistemini değiştirerek&#8230;. yaşlanmaya ilişkin inanç sistemini değiştirerek&#8230;.geçirdiğin o kazanın enerjisine tam anlamıyla geri giderek&#8230;. o kazayı hangi dinamiklerin ve hangi inanç sistemlerinin oldurduğunu görmekle&#8230;. sonra da sadece daha uygun bir biyolojiyi&#8230;..onarılmış bir kalçayı soluyarak içine alabilirsin.</p>
<p>Aynı zamanda, bilim ve tıpla ilgili, bedenin kendini nasıl şifalandırdığıyla ilgili inanç sistemlerine de bir bak. Tıp biliminin şu anda şifalanmaktan anladığı şey, şifalanma biçimlerinin farklı yollarından yalnızca bir tanesidir. O nedenle, elindeki bu durumu biraz oynamak, seni geri tutan o şeyden özgürleşmek için kullan. Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Mutlu Noeller&#8230;.bu keder dalgaları bedenimi biraz zorluyor, ve onların nereden kaynaklandıklarını da anlayamıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.öncelikle, biz sorunu yanıtlayacağız, ama aynı zamanda sana da soracağız&#8230;. onların nereden geldiğini anlayamadığını söylüyorsun. Oysa gerçekten anlayabilirsin. Onlar gerçekten türlü farklı düzeylerden kaynaklanıyor. Ama sadece bizim sözcüklerimizi duymak değil, kendi içine dönüp bu bunaltıcı keder hislerinin nereden geldiğine bakmak da senin için çok önemlidir.</p>
<p>Genelde, deneyimlediğin şey kendi kederin değil. Gerçi o, öyleymiş gibi davranarak seni kandırmaya çalışıyor. Geçmişte olmuş travmatik bir deneyime dayanıyormuş, zorluklar yaşadığın geçmiş yaşamlara dayanıyormuş gibi davranarak seni kandırmaya çalışıyor. Ve onun bu yaşamda çok travmatik belli olaylar ve durumlar yüzünden olduğuna inanmanı sağlayarak seni kandırıyor. Yani o bir anlamda seni kandırıyor.</p>
<p>Aslında senin gerçekten yaptığın şey, insanlığın genel kederini üstlenmektir. Sen başkaları adına bu ıstırabı tam anlamıyla üstleniyorsun çünkü geçmişte başkalarına yardım ve hizmet etmek için yemin ettin, ve inanç sistemin de bu yüzden ıstırap çekmen gerektiğine odaklandı. Şimdi, sen insanlığın kederini üstlenmeyi sürdürüyorsun.</p>
<p>İnsanlığın kederine olan bu sürekli bağlılığın olmasa, kendini çok ham ve çok çıplak hissedeceksin. O yükü taşımazsan Dünya’daki işini yapmıyormuş gibi hissedeceksin. Sen o nedenle, bir anlamda, onun kendi kederin olduğunu düşünerek kendini kandırıyorsun. Ve ona o düzeyden yaklaşmaya ya da onu şifalandırmaya çalışıyorsun. Sen ona, kendini düzeltme gerekliliği içinde yaklaşıyorsun. Oysa o hiç de öyle değildir.</p>
<p>Yapman gereken tek şey, insanlık adına yas tutman gerektiği kavramını bırakmaktır diyeceğiz. Bırak, onlar kendi başlarına kendi yaslarının keyfini çıkartsınlar. Sen bunu onlar adına yapmak zorunda değilsin. Onlar bir noktada, yas tutmak ya da ıstırap çekmek ya da acı içinde olmak gerekliliğinin ötesine geçeceklerdir.</p>
<p>Sen diğerlerine tümüyle dengelenmiş ve tümüyle ışıyan bir örnek ol. Dünya üzerindeki bu yaşamının geri kalan günlerinde amacına en iyi bu şekilde hizmet edersin, eski bağlılıkların bazısını bu şekilde bırakırsın, ve keder gibi, aslında sana yalan söyleyen ya da sana ait olduğunu söyleyerek seni kandıran bir şeyin enerjisine tam anlamıyla böyle girersin&#8230; anlıyor musun. Ve sen, aslında sana ait olmayan bu şeylere çalışarak çok zaman ve enerji harcıyorsun.</p>
<p>Böylece, kutsamalar üzerine olsun ve Mutlu Tatiller&#8230;.bunun politik olarak, Mutlu Noeller’den daha doğru olduğuna inanıyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, benim acil bir sorum var. Özetle – sevgi nedir? Bu sorunun arkasında yatan aciliyet ise şu – geçenlerde, Kuan Yin’i bedenlediğini iddia eden bir kadınla karşılaştım. O bana, diğer insanlardan farklı olarak kalpsiz ve sevgisiz doğduğumu, ve nasıl sevileceğini öğrenmek için Dünya’da olduğumu söyledi. Bunun gerçek olup olmadığını bana söyler misin lütfen. Eğer doğruysa, o zaman neden diğer insanlar gibi sevgi dolu bir yürek kapasitesiyle doğmadığımı, ve bu kapasiteyi geliştirmeme herhangi bir Şambra kavramının yardımcı olup olmayacağını kesinlikle bilmek isterim. Ama en çok bilmek istediğim şey, sevgi nedir. Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.burada arap saçı gibi karmakarışık bir enerji ağı var! (bazı gülüşmeler) Herşeyden önce, başkalarının sana söylediği şeyleri kabullenmemek çok önemlidir. Ve biz tekrar tekrar şunu söyledik – Şambra, falcılara (enerji alanınızı okuyanlara) gitmekten vaz geçin. Bu tür şeyler sunan kişilere gitmekten vaz geçin çünkü onlar sizin yalnızca bir veçhenizi görüyorlar. Bu, sana bunu söyleyen kişinin yanıldığını göstermez. Ama onlar senin yalnızca bir parçanı&#8230;. “gölge potansiyel” diyeceğimiz, sevgiyi anlamayan, sevgiyi bilmeyen, ya da hatta belki, alternatif bir gerçeklikte senin de dediğin gibi, tırnak içinde “kalpsiz” doğmuş olan parçanı görüyorlar.</p>
<p>Ama bu, gerçekte kim olduğun değildir. Bu bir potansiyeldir. Bu, bu yaşamda ifade ettiğin kişilik bile değildir. O nedenle, başkalarından duyduğun şeyleri bir kenara it. Kendi içine dön, ve içine dönerken de, bu enerjiyi yaşantına neden çektiğine bir bak. Bu, yani sana kalbinin olmadığının, sevgiyi anlamadığının söylenmesi seni bir biçimde besliyor, öyle değil mi. Bu seni nasıl besliyor? Yaptığı aslında nedir? Eh, bir anlamda, sevginin gerçek doğasını keşfedebilmen için daha derinlere inmene yardım ettiği söylenebilir.</p>
<p>Ve bu arada, onu kendi sözcüklerimizle açıklayabilmemiz mümkün değil. Sevgiyi anlamaya çalışan insanlık yüzyıllardır onun hakkında yazıp çiziyor ve şarkılar söylüyor. Sevgiyi, kelimelere dökebildiğimiz biçimiyle bile anlamanız mümkün değildir, tıpkı Tanrı’yı anlamanızın mümkün olmadığı gibi. Siz Tanrı ya da sevgiyi düşünüp taşınarak bulamazsınız. O yalnızca vardır. O bir deneyimdir. Biz sana onunla ilgili bundan daha fazlasını söyleyemeyiz, sadece, onu kendin deneyimlemek ve neye benzediğini görmek için kendini şimdi özgür kıl diyebiliriz. Ama, insanların yaşantına girip de, senin kalpsiz olduğunu söyleyen bu enerjiyle neden beslediklerine bir bak&#8230;gerçekten. Teşekkürler.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofonda bir kadın): Tobias, geçenlerde bir soru ve yanıtlar bölümünde, “kuantum sıçrayışı” zamanında dünyayı terk edecek hayvan türlerinden söz ettin. Ve benim sorum şu – bu neden oluyor? Hangi türler etkilenecek? Ve kutup ayılarına ve küresel ısınmadan etkilenen diğer hayvanlara olan bu mudur?</p>
<p>TOBIAS: Biz gelecek oturumumuzda hayvanlar, evcil hayvanlar ve onların hem insanlarla, hem de Gaia ile olan ilişkileri hakkında konuşacağız. Ama birazını burada sunalım.</p>
<p>Hayvanlar – sizin hayvan dediğiniz, fiziksel bir beden edinen bu harika varlıklar – Gaia için bir tür enerjisel yer-tutucular olarak buradaydılar. Dünya’nın bilinci değişmeye, ve özellikle, Yeni Enerji gelmeye başladığından beri, onlar da kendi soylarının duyularıyla ya da kabilelerinin duyularıyla, oynadıkları bu rolü bırakabileceklerini anlıyorlar. Onlar artık insanlık ya da hatta Gaia için bir enerji tutmak adına burada olmak zorunda değiller. O nedenle, türlü soyların tükendiğini göreceksin. Ancak onların yerini, Dünya’ya gelecek, Gaia ile daha yakın ve bilinçli bir ilişki kuracak, daha gelişmiş bir enerjisel hayvan türü alacaktır.</p>
<p>Bak, şu ara hayvanların çoğu&#8230;. onların enerjisi insani gereksinimlere ve dualiteye bir yanıt olmaya dayanıyor. Hayvan krallığının da insan krallığı gibi davrandığını görüyorsunuz. Erkek ve dişi rollerini paylaşıyorlar. Kendi yiyecekleri için savaşıyorlar. Kendileri ya da aileleri için çok korumacı davranıyorlar. Onlar aslında insanlığın kendisiyle ilgili çok şeye aynalık ediyorlar.</p>
<p>O nedenle, insan değiştikçe, hayvan da değişecektir. Ve buna üzüntü duyarak bakma. Buna, bir anlamda, bir salıverme ya da sahip oldukları bir özgürlük olarak bak. Onlar da gelişmek, evrimleşmek istiyorlar. Onların türleri evrimleşmek istiyor.</p>
<p>Sözünü ettiğin kutup ayıları, farklı bir türe evrimleşecektir. Gezegeni terk eden kuşlar, farklı bir rezonansa sahip olan farklı türlere evrimleşiyor. Beyaz kafalı, koyu kahverengi kanatlı Kuzey Amerika kartalının bir noktada soyu tükendi denebilir. Ve olan şudur, o enerji dinamiklerini ve bilincini değiştirmiştir, böylece buraya gelen yeni kartal türü enerjisel olarak çok farklıdır. Hâlâ benzer biyolojik niteliklere sahip olabilirler, ama onlarda farklı olan birşeyler vardır ve yabanıl yaşantıyı bilenler, onların çok farklı olduğunu size söyleyecektir.</p>
<p>Bu, insanlarla da böyledir. Yeni gelenler, gelen yeni bebekler, bir ya da iki nesil önce gelen insanlardan oldukça farklıdır. Yani bu doğal bir evrimleşmedir. Bunu onurlandır&#8230;. gerçekten onurlandır.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LINDA: Bu pek Noel’e has bir soru değil ama buna benzer sorulan birçok soruyu temsil ediyor.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda okur): Sorumu seçtiğiniz için teşekkür ederim. Aylardır kendimi çok çaresiz hissediyorum – korku, kaygı, depresyon, ve derin bir kaybolmuşluk duyusu, ve amaçsız bir yaşam sürdürmek. Sanki içimde bir şey ölüyormuş gibi hissediyorum. Ben aylardır “hiç-birşey” yapmıyorum&#8230;. ve korkuyorum. Ben, anlamsız bir yaşantı tezahür ettireceğimden korkuyorum. Hem insan, hem de spiritüel bir varlık olarak başarılı olmak istiyorum. Ne yapabilirim, ve benim için ne görüyorsun?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.bu soru, uyanma döneminde bulunan, bugün daha önce de söylediğimiz gibi – kendini biraz sersemlemiş, olan biten herşey yüzünden biraz bunalmış hisseden bir dolu Şambra adına soruluyor. Olan şudur, siz eski kimliğinizi kaybediyorsunuz. Siz tam anlamıyla ölüyorsunuz, bu fiziksel bedenin içindeyken eski benliğiniz ölüyor. Paniklemenizin ve korkmanızın bir nedeni de, olduğunuzu düşündüğünüz kişiye ilişkin herşeyi bırakmaktan – tüm hedeflerinizi, tüm arzularınızı, ve özellikle de en çok, kendinizle ilgili beklentilerinizi bırakmaktan kaynaklanıyor. Beklentiler, bu yaşamınıza kısmen sizin getirdiğiniz ağır katmanlardır. Sonra da bu beklentilerin büyük bir bölümü size ana-babanız ve öğretmenleriniz tarafından öğretildi, bir bölümü de toplu bilinç tarafından size yamandı ya da arttırıldı.</p>
<p>Böylece siz, kim olmanız gerektiği düşüncesinden oluşan bu kavrama sahiptiniz. Ve onun eriyerek yok olduğunu görüyorsunuz. Artık tutunamadığınız bir şeye çaresizce tutunmaya çalışıyorsunuz. Gerçekten yapılacak en iyi şey, tümüyle bırakmaktır&#8230;.tümüyle bırakmak. Ve Şambra bunu yapmaktan korkuyor çünkü eğer bırakırlarsa, delireceklerini, meteliksiz kalacaklarını, sahip oldukları herşeyi kaybedeceklerini düşünüyorlar. Ama bak&#8230;. gittiğiniz yer zaten orasıdır. (kahkahalar)</p>
<p>İçinde yaşadığınız fazlasıyla tanımlanmış gerçeklikleri bir kez bıraktınız mı, bir kez bıraktınız mı, çok daha fazlası olduğunu keşfedecek özgürlüğe sahip olacaksınız. Siz şu anda, kaynakları ve araçları olmayan verimsiz bir çölde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz ve yaşamın – kızgın güneşin ve zorlu yolculuğunuzun – sizi yavaş yavaş öğütüp bitirdiğini hissediyorsunuz. Ve bir anlamda da bu böyledir.</p>
<p>Ama tüm beklentilerinizi, olduğunuzu düşündüğünüz herşeyi bıraktığınızda, o zaman belki de hiç çölde yürümediğinizi keşfedeceksiniz. O belki verimli bir ormandı. Belki bir gölün üzerinde oturuyordunuz. Belki de tümünü aynı anda gerçekleştiriyordunuz&#8230; anlıyor musun.</p>
<p>Bu çok, çok zor bir şeydir. Biz Şambra’ya söyledik – bu, şimdiye kadar içinden geçeceğiniz en zor yaşamdır, çünkü uyanıyorsunuz&#8230;. çünkü öncesine oranla çok daha farkındasınız&#8230;. çünkü siz sadece hayatta kalmıyorsunuz&#8230;. çünkü daha önceleri sahip olduğunuz örtücü-katmanların ağırlıklarına sahip değilsiniz. Ve yine de bir anlamda, sanki herşey küfürmüş gibi geliyor.</p>
<p>Şimdi, meydan okuma şu ki – sadece bırakabilir misin? Kendine, ruhuna güvenebilir misin? Kim olduğuna şefkat duyup da – Ruh’un sana duyduğu şefkatin aynını, aynı kabulü hissedip &#8211; sadece bırakabilir misin? Ah biliyoruz, bu çok korkutucu bir andır. Eğer bırakacak olursanız tepeden aşağıya yuvarlanacağınızı, kayalıkların kenarlarına çarpacağınızı, ağaçlara gireceğinizi, her türlü kontrol duyusunu kaybedeceğinizi hissediyorsunuz. Ve bu bir an için böyle görünebilir de. Belki de herşey ayağınızın altından çekiliyormuş gibi görünebilir.</p>
<p>Ama burada, tanrısal bir an söz konusudur. Ve siz o tanrısal anda, gözden kaçırdığınız bir Benlik ve Ruh dünyasının varlığını keşfedeceksiniz. Kim olduğunuzun bu inanılmaz yeni alanına genişleyebildiğinizi göreceksiniz. O nedenle, biz bu soruyu sorduğun için mutlu olduk, çünkü bir dolu Şambra şu anda böyle bir şeyden geçiyor. Sen bu süreçte yalnız değilsin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias&#8230;.bir sorum yok daha, ama&#8230;.aslında bir sorum var da onun ne olduğunu daha bilmiyorum. Mikrofon başına gelmemin nedeni, burada olmak beni beslediği için (kahkahalar). Buradayım, çünkü &#8230;.bilmiyorum. Biliyor musun, beni besleyen şeylerden biri de, kurallara uymamak&#8230;.bu da beni işte böyle garip yapıyor (kahkahalar)&#8230;..ve düşlemek&#8230;.ve&#8230; haa, en çok da, dine saldırmak&#8230;.bunlar beni besliyor, anlıyor musun, hem de çok. Ve böylece, anlıyor musun, ben bunu şimdiden birkaç kişiyle paylaştım. Ama geçenlerde Vancouver’de sokakta yürüyordum. Katedral denen&#8230;. genelde büyük bir Hıristiyanlık binasının olduğu köşeye geldim. Ve bir katedral göremedim. Yok olmuştu. O yalnızca kocaman bir sivilce gibi görünüyordu. Kocaman, çirkin bir sivilce gibi. Ve ben, anlıyor musun, onun içindeki iltihabı sıkmak istedim, anlıyor musun (yoğun kahkahalar). Ve ben tıpkı, anlıyor musun&#8230;.ben o enerjideydim, sanki gerçekten, gerçekten kim-olduğumun-enerjisinde gibiydim. Ve, anlıyor musun, birden sanki&#8230;.herşey içimden çekilip çıkartıldı. Ben sanki&#8230;.çünkü ben dönüştürdüğüme inanıyorum&#8230;. anlıyor musun, dinleri ben yaratmıştım. Onları ben yaratmıştım, anlıyor musun. Ve şimdi onları dönüştürmüştüm. Ve sanırım onları bu yüzden yarattım. Eğleniyorum, anlıyor musun, dinlerin oluşturduğu&#8230;ya da dinin olduğu o toksik enerjiyi dönüştürerek eğlenebiliyorum.</p>
<p>LİNDA: Sorun nedir?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Evet, ona geliyorum. Ve sadece bilmek istedim&#8230;.sanırım bir sorum var. Ben yalnızca of&#8230;.evet, başka bir neden de var mı, tamam peki, dinleri yarattım&#8230;. çünkü onlarla oynamak ve enerjilerini dönüştürmek mi istedim? Ama başka bir şey daha var mı&#8230;. çünkü başka bir şey daha olduğunu sanıyorum. Sanki bundan daha fazlası söz konusu. Bunu açabilir misin? Ve, bu arada, 2000 yıl önce birlikte şarap içemeyişimizin nedeninin de yüz-yüze gelmediğimizden olduğunu biliyorum. Ve o yüzden sana biraz şarap getirdim (kahkahalar). Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Bunun yanıtı, yalnızca solumak olacaktır (yoğun kahkahalar). Ve alternatif bir yanıt da – yanıtlar zaten içindedir Çekirge (kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA: Hepsi bu mu?</p>
<p>TOBIAS: Hepsi bu.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Pekala, şu şeye geri dönelim&#8230;.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, karanlıkla kötülük arasındaki fark nedir?</p>
<p>TOBIAS: Bu, mükemmel bir soru ve böyle kısa bir sürede yanıtlaması da zor. Ama karanlık, dualitik gerçekliğin bir parçası olup da doğal olarak meydana gelen bir enerjidir. O – nasıl desek – tam anlamıyla bütünün bir parçası olan, ama ışığın, aydınlığın kendini anlamasına yardımcı olan bir enerjidir. Karanlıkta kötülük yoktur. O yalnızca bir karşı kuvvettir. Ve aslında sizin ışık diyeceğiniz şeyle uyum içinde çalışır.</p>
<p>Senin şimdi kötülük diye tanımladığının, dengesiz ya da dengeden çıkmış karanlık olduğunu söyleyeceğiz. Kötülük, enerjiyi uç noktalara götürüp de, onun partneri, eşi olan ışığı, tam anlamıyla saf dışı bırakmandır. O, sürekli kendiyle meşgul olmaya başlar ve – nasıl desek – sadece kendine inanır. Kendine çok odaklanır, ve ışıkla olan ilişkisini evirip çevirip çarptırmaya, saptırmaya başlar. Bir anlamda, kendini şişirmek için ışığı yadsır.</p>
<p>İster inan ister inanma, karanlığın “kötülük” denen dengesiz enerjisine sahip olduğun kadar, ışığın da dengesiz bir enerjisine sahipsindir. Karanlığı yadsıyan, kendi içinde rahat ve sevinçli olan, başlangıç ve son olduğunu sanan, ve herşeyi kendine mal etmek isteyen bir ışık enerjisi. Bu da bir dengesizliktir. Kötülük karanlık için neyse, ışığın da bir diğer yüzü de vardır.</p>
<p>Bu ikisinin – ışık ve karanlığın – her ikisinin de var olma hakkına sahip olduğu anlaşılmalıdır. Ve bir dualite senaryosunda ikisi birlikte uyum içinde çalışır. Bir kez dualiteden çıktın mı, ışık ve karanlığın o karşıt güçleri artık yoktur, ve o nedenle kötülük, tümüyle saf Yeni Enerji’de var olamaz.</p>
<p>LİNDA: Adını söylemediğin o öbür parçanın da adını söyler misin?</p>
<p>TOBIAS: Hayır, şimdi değil.</p>
<p>LİNDA: Haa,</p>
<p>TOBIAS: Bir&#8230;. hayır.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, benim adım Norma. Ve ben bu Noel zamanı, birlikte çalıştığım ve yeni bulduğum bir dosta bir armağan vermek istediğim için buradayım. Yani benim sorum, sevgili erkek kardeşini kaybeden bu kız arkadaşımın ağzından. Soru şu – Tony, canım kardeşim, seni seviyor ve çok özlüyorum. Bizi neden terk ettiğini düşündükçe kalbim acıyor. Lütfen anlamama yardımcı ol. Bir de, beni sürekli oyuna getirip kandıran sen misin? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>TOBIAS: Bizim bunu araştırmamız gerekiyor. (Duraksama) Biz&#8230;üzgünüz, ama bu sevgili varlıkla doğrudan bir bağlantı kuramıyoruz, çünkü onlar – nasıl desek – başka alemlerde bir şeyler yapıyorlar, ve bu da bizim doğrudan bağlantı kurmamızı engelliyor. Ama bizim burada gördüğümüz ve hissettiğimiz, bu sevgili varlığın, zamanı geldiği için gittiğidir. Dünya’daki amacını tamamladığın zaman, gerçekten ölüm yoktur. Bitiş, son yoktur, ve er ya da geç herkes bunu deneyimleyecektir. Ama bu sevgili varlık, ilerleme zamanının geldiğini hissetmişti. Onlar bu yaşamdan istedikleri herşeyi kazandılar ve yaptılar. Onlar, buradan gördüğümüz kadarıyla, yaklaşık dört ya da beş yıl içinde yepYeni bir Enerji durumunda gelmeyi seçecekler. Sana oyun oynayan, bu sevgili varlık, Tony değil. O, öbür tarafta fazlasıyla meşgul. Bu enerjinin onunla bir ilgisi yok.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Biz teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten Linda okur): Selamlar sevgili Tobias, sen 2007’nin Eylül’ünde olacak önemli bir kuantum sıçrayışından söz ettin. Olacak olan nedir, ve bizi ve yardımcı olmak için burada bulunuşumuzun nedeni olan varlıkları nasıl etkileyecektir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.biz geçmişte bunun ayrıntılarına indik. Ve, bugün bir dolu başka soruların olduğunu da biliyoruz. O nedenle, bunun ayrıntılı olarak açıklandığı oturumları yeniden dinlemek isteyebilirsin diyeceğiz. Ama burada onunla ilgili biraz konuşalım.</p>
<p>2007’deki “kuantum sıçrayışı”, tekrarlıyoruz, tarihçiler tarafından saptanmış bir tarih değildi. Bu, peygamberler, kâhinler tarafından bildirilmiş bir tarih değildi. Bu, insanlık bilincinin neden olduğu bir tarihtir. Anlamı da, insanlık, doğrusal yolun ötesine geçmeye hazır demektir. O hazırdır&#8230;.enerjinin, önceki deneyimlerini temel alarak kendi yolunu izlemesi yerine, inanılmaz yeni yönlere yönelmesi demektir.</p>
<p>Bu bir olasılıktır. Herkesin gerçekliği olmayacaktır. 18 Eylül 2007 tarihinde herşey ansızın değişecek değildir. Elektrik kesilmeyecektir&#8230;büyük bir olasılıkla. Dünya bir durma noktasına gelmeyecektir. Yaşam sürecektir. Ama şu olacaktır, insanlığın deneyimleyebileceği deneyim potansiyeline ya da dizisine, yepyeni bir potansiyel dizisi eklenecektir. Daha çok özgürlüğe sahip olduğunuzu göreceksiniz. Daha muktedir olacaksınız. Daha çok içgörüye sahip olacaksınız, tabii bunları seçerseniz.</p>
<p>Yani şöyle diyebilirsin, eğer onları fark edebilirsen ve yaşantına getirmek istersen, seni bekleyen yepyeni bir armağan seti olacak. Aydınlanmanın ya da gelişimin yavaş bir yolunu izlemek zorunda kalmayacaksın. Bir anlamda, kişisel bir duruş açısına göre, geleceğinin önü çok açık olacak. Geleceğin çok açık olacak, çünkü geçmişin şifalanmış olacak. Yani bir anlamda, bunun tümüyle sana ve ne deneyimlemek istediğine bağlı olduğunu söyleyebilirsin. Ama o tarihten sonra potansiyellerin sayısı çok artacaktır.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias, benim sorum iki bölümden oluşuyor. Çok yakınlarda bir bebeğimiz oldu. Ve, bebek sahibi olma sürecinde olan başka Şambra çiftlerin olduğunu da biliyorum. Acaba diyordum, bizimki gibi yeni doğan bu bebekler hakkında bize bazı anlayışlar ve potansiyeller sunabilir misin. Ve sorumun diğer bölümü de şu – senin bu belli bebeğe çok yakın olduğunu ve ona özel bir kişisel ilgi gösterdiğini biliyorum. Ve bize bu ilişkiyi de biraz anlatmanı isterdim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;şu anda gelen çocuklar&#8230;.ve biz burada özellikle çocuklardan söz edeceğiz ya da – ben onlara çocuk demekten nefret ediyorum, onlar harika meleklerdir – şimdilerde gelen ve doğmakta olan melekler, özellikle de Şambra’ya gelenler, çok berrak, temiz bir karmayla geliyorlar. Başka bir deyişle, onlar ya önceden hiç Dünya’ya gelmediği için karma oluşturma deneyimine sahip olmayan, ya da Dünya’ya gelmiş olup da yaşamlar sırasında ya da arasında yeterli temizliği yaptıkları için berrak olarak gelen varlıklardır. Biz o nedenle onlara “kristal” diyoruz. Böylece, onlar çok taze ve çok berrak olarak geliyorlar. Bir dolu ağır yükleri olmadan geliyorlar.</p>
<p>Şimdi, senin çocuğuna gelecek olursak, o daha önce Dünya’da bulunmuştu. Birkaç yaşamı oldu, ama – nasıl desek – deneyimlerinde başarısız olacak kadar da değil. Ama o, özellikle başka alemlerde inanılmaz işler yaptı, bunda senin rehberliğin ve yardımın da oldu. Yani o çok, çok temiz, berrak olarak geliyor.</p>
<p>Şimdi, önceden belirlenmiş fazla kavramlar ve fikirler olmadığı için, onların çok açık ama aynı zamanda çok da duyarlı olduklarını göreceksin. Onlar sürekli beslenmeye ve güvenlerinin de sürekli tazelenmesine gereksinim duyacaklardır, özellikle de diğer çocuklarla ilişki kurmaya ya da oynamaya başladıklarında, çünkü kendilerinde, diğer çocuklarda olmayan farklı şeyler göreceklerdir. Çok hızlı öğrenecekler, ama şu an geçerli olan eğitim sistemi onları çok, çok sinir edecektir. O nedenle, bazı alternatifler bulmak isteyeceksin, yoksa bastırılmış ve alıkonmuş bir “kristal”, &#8211; nasıl desek – yalnızca kendilerini meşgul tutmak için, yalnızca yapacak bir işleri olsun diye, kendi yaşantılarında kendi kargaşalarını yaratmak eğilimi göstereceklerdir. Kendi içlerine döneceklerdir, oysa onlar dışa dönük bir ifade içinde olmayı gereksinirler.</p>
<p>Böylece, yaşantına giren bu sevgili varlık – biz burada fazla bir şey söylemek istemiyoruz, yoksa sürprizin tadı kalmaz (bazı gülüşmeler) – ama o kesinlikle bir öğretmen olmak üzere geldi. Ve biz bunu hem mecazi, hem de gerçek anlamda söylüyoruz. O, diğer kişilerin, kendi yaşantılarında verimli, etkili bir enerjiyle nasıl olunacağını anlamalarına yardım edecektir. Bu, birçok farklı yoldan tezahür edecektir. O&#8230;. bu enerji-verimliliğini(etkililiğini) gerek spiritüel, gerekse pratik mekanik yollardan gerçekleştirme potansiyeline sahiptir.</p>
<p>Gelmekte olan “kristaller”in, engellerin ve sınırlılıkların ötesini görme yeteneği vardır, çünkü onlar bu şeyleri beraberlerinde taşımıyorlar. O nedenle, onları dinle. Layıkiyle, yeterince uyarıldıklarından emin ol. Onların öğrenme ve gelişme ve kendilerini gerçekten ifade etme arzularına ayak uydurduğundan emin ol. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bu sözde son soru ama olmayacağını biliyorum, onun için sana sadece zamanı anımsatıyorum (bazı gülüşmeler). Evet, devam ediyoruz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias, biz iyiliğimiz üzerinde çalışıyoruz. Ve biz çiçek özleri ve sevgi ve meleklerimizle çalıştık. Ve, yapabileceğimiz başka bir şey var mı diye merak ettik. Yoksa yalnızca sabırlı olup herşeyin kendini dengelemesine izin mi vermemiz gerekiyor?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;sen zaten yanıtı kendin verdin.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Bu adil.</p>
<p>TOBIAS: Bazen – nasıl desek – korkusuzca ya da sınırlamadan, belli enerjileri engellemeye çalışmadan kendin için güvenli bir alan yaratmak önemlidir. Güvenli bir alan, mükemmel Şimdi anında olmak, herşeyin kendini doğal olarak dengeleyeceğini bilmektir. Güvenli alan budur. Yani kendin için buna sahip olursun.</p>
<p>Sonra, gerçekliğine ya da potansiyel gerçekliklerine, ya da çoklu gerçekliklerine gelen her enerji, kendini senin dengene dengeleyecektir&#8230;.anlıyor musun&#8230;bu çok basit bir prensiptir. Gelen herşey, kendini senin dengene dengeler. O nedenle, sen güvenli alanda olduğunda, gelen herşey de güvenli olur. Bu çok doğal, doğal bir işlemdir.</p>
<p>İnsanların, ve hatta Şambra’nın bu işlemi karmakarışık etme eğilimi var. Onu kurcalamaya başlıyorlar. Tam anlamıyla kendi beklentilerini (gündemlerini) ya da kendi korkularını şeylere yüklemeye çalışıyorlar. Çiçek özleri ve kristallerle çalışmak ve bu tür enerji programların birçoğu harikadır.</p>
<p>Ama bunu gerçekleştirmenin daha etkili, berrak bir yolu vardır. Ve o da, kendi güvenli alanında kalmaktır, “güvenli” derken, açık olmaktan, kabul vermekten, her an güvende olduğunu bilmekten, ve sonra da herşeyin gelmesine ve kendini senin dengene dengelemesine izin vermek demektir&#8230;.anlıyor musun. Eğer onu yeniden dengelemeye çalışırsan, ya da belki büyü, sihir gibi şeyler kullanarak dengeyi değiştirmeye kalkarsan, doğal bir işlemi berbat etmiş olursun. O sana yanıt verecektir. O diyecektir ki, “Haa, biz bu kişinin şimdi dengeyi farklı bir biçimde kurmak istediğini görüyoruz.” Onun için de karşılık verecektir, ama bu belki senin için en etkili ya da en uygun yol olmayacaktır.</p>
<p>Bazen, keşke Şambra tüm bu tarzları, yaptıkları bu tür şeyleri bıraksa diyoruz, çünkü bazen kendi Eski Enerjilerine giriyorlar, beyinlerine giriyorlar, ve özellikle de korkularına giriyorlar. Sen doğal olarak şifalanan ve dengelenen bir varlıksın. Sana gelen herşey, kendini senin dengenle dengeye sokacaktır&#8230;.bu basit bir fizik kuralı. Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, kız-kardeşime 4.derece akciğer kanseri tanısı kondu. Bu, inanılmaz zor bir durum. Bana bununla ilgili içgörülerini ve desteğini verebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.biz sana en zor yanıtı vereceğiz. Ama bu en de kutsanmış olan yanıttır. Onun yaşadıklarına şefkat duy, onur duy. Bu, gerçekte kötü bir şey değildir. Buna sen böyle bakıyorsun, ama bu, zor da olsa, onun kendisine sunduğu bir deneyimdir. Bunu, onun kendisine verdiği bu şeyi, şu anda Ruh’un, Tüm Var Olan’ın onurlandırdığı gibi onurlandırabilir misin? Bunun sevmek olduğunu, onun kendisine bir armağan verdiğini anlayabileceğin bir enerjide olabilir misin? Ve senin kendine verebileceğin en büyük armağan da, şefkat duymaktır.</p>
<p>Ve bu çok zordur Şambra, çünkü diğer insanları sevdiğinizi biliyoruz. Onların ıstırabını taşıdığınızı biliyoruz. Ama anlayışın bir sonraki düzeyine yükselip de şefkat duyabilir misiniz? Evet, üzülen, yas tutan yanlarınız olacaktır. Onu yadsımayın. Onu susturmayın ya da bastırmayın. Ama bu karışıma şimdi şefkati de ekleyebilir misiniz? İşte bu hem sana, hem de tüm Şambraya zor gelen şeydir. Ama eğer o noktaya gelebilirsen, bazı yeni şeyler, bazı yeni enerji çalışmaları keşfedeceksin.</p>
<p>Bir soru daha alacağız.</p>
<p>LİNDA: Elbette (bazı gülüşmeler).</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Şanslıyım. Ben aslında farklı bir soru soracaktım ama bu şimdi aklıma geldi. Onun için de bunu soracağım. Ben tam olarak nereden geldim ve bunun şu anda yaptığım şeyle bağlantısı ne olabilir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;bu çok uzun bir yanıt olabilir. Ama sana kısa uyarlamasını sunalım. Sen – ve tüm insanlar – kaynaktan, Birlik’ten geldiniz. Sen, kendine has çok benzersiz bir kimliğe sahip olan, Ruh’un bir ifadesisin. Sen de Tanrı’sın. Sen o birliğin bir parçasısın. Ama sen kendine – sen, Tanrı – kendine bireysel bir kimlik armağanını verdin. Sen, bütünün bir parçası, ama kendi içinde bütünsün&#8230;.anlıyor musun. Bu sanki bir ikilem ya da çelişkiymiş gibi görünse de, aslında değildir. Sen, her bir diğer enerjiyle bağlantılı olan, herşeyden oluşan dokumanın ya da matriksin parçasısın. Ancak sen kendi başına bütünlüksün ve tamsın. Sen, tam anlamıyla herşeyle olan bağlantını bırakabilir ve yine de kendi içinde bütün ve tam olabilirsin. Yani, gerçekte geldiğin yer budur.</p>
<p>Ve Dünya alemlerine, bu gerçekliğe girdiğinde, tam anlamıyla Metatron evinden geçip geldin. Orada, 144.000 arketipsel kapı, ya da sizin deyiminizle “başmelekler” vardı. Ve sen, Metatron’unkinden geldin. O, senin spiritüel ailendir. O, yaşamlar sırasında olduğu kadar, fiziksel olarak Dünya’da olmadığın zamanlarda da bağlı olduğun ailedir. Ama sen şimdi, başmeleklerin tüm diğer enerjilerini de kucaklamaya başlayabileceğin, Metatron’la olan o kesin bağı salıvereceğin noktaya geliyorsun. Artık kendini Metatron-sal bir aile üyesi olarak tanımlaman gerekmiyor. Sen, hepsi olabilirsin. Bu, gelişerek aile bağlarını salıverebilenlerin gerçek göstergesidir.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Hâlâ bir soru olduğuna inanıyoruz.</p>
<p>LİNDA: Parti zamanı. Neyin var senin? (kahkahalar) Yiyecek ve içeceğe duyulan özlemi hissedemiyor musun?</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bende sevgi ve seks konusundaki yanlışlık nedir?  Benim için bir mesajın var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.gerçekten.</p>
<p>LİNDA: Soru bu.</p>
<p>TOBIAS: Haa, biz bunun kişisel bir&#8230;.. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Sevgi ve seks&#8230;. sevgi ve seks&#8230;. şu anda Dünya üzerindeki tüm örtücü-katmanların en güçlüleri, ipnozun en güçlü iki biçimi. Onların ikisi de, bildiğin gibi, birbiriyle çok bağlantılıdır. İkisi de muazzam bir mutluluk ve sevincin nedenidir, ve ikisi de girebileceğin her tür karanlığın en büyük karanlığına neden olur.</p>
<p>Onlar, her ikisi de, bizim saf enerji kaynakları diyeceğimiz şeylerdir. Hiç biri fiziksel ya da fiziksel-olmayan değildir. Onlar yalnızca enerji kaynaklarıdır. Ve biz onları ayrıntılı olarak cinsellik hakkında önümüzdeki günlerde yapacağımız seminerde irdeleyeceğiz. Öncelikle enerjinin ne olduğunu inceleyeceğiz&#8230;. nasıl kullanıldığını&#8230;.ve nasıl tezahür ettirildiğini&#8230;. nasıl kötüye kullanıldığını&#8230;. ve bu iki şeyin, sevgi ve seksin, başkalarını kontrol etmek için nasıl kullanılabildiğini inceleyeceğiz. O, başkalarına büyü yapmak için kullanılabilir. Enerjiyi manipüle etmek ve çalmak için kullanılabilir. Ya da, kendini tümüyle özgürleştirmek için kullanılabilir.</p>
<p>Bu iki enerji, armağandır. Onlar kutsamalardır ve aynı zamanda da lanetlerdir. O nedenle, biz bununla ilgili çok ayrıntılara gireceğiz. Ama şunu anla, seni neyin beslediğine baktığın zaman, ona sevginin bakış açısından bak. Ve, kendinle nasıl bir ilişki kurduğuna bak, seks hakkındaki kendi hislerine ve inançlarına bak, ve bu iki konunun, seni şu an geri tutan en büyük şeylerden bazıları olabileceğine de bak.</p>
<p>Bir tanesi az önceki soruda da soruldu – sevgi nedir? Ve biz bunu yanıtlamak istemiyoruz çünkü bu yine, onu tanımlama çabasını tetikleyecektir. Ve hepiniz bu gelecek birkaç yıl içinde sevginin ne olduğuna ilişkin tüm düşüncelerinizi süpürüp yok edecek yepyeni bir anlayışı, yaşantınızda sevginin yepyeni bir anlamını bulacaksınız.</p>
<p>Böylece, Şambra, ziyafet zamanıdır. Yaşamın tadını çıkartmak zamanıdır.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/12/17/saud-5-golge-benlikler-ve-potansiyeller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 4: Sizi Ne Besler?</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/11/05/saud-4-sizi-ne-besler/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/11/05/saud-4-sizi-ne-besler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2005 11:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 05 Kasım 2005
Kırmızı Çembere sunulmuştur
Ve öyledir, Şambra. Hep birlikte yarattığımız enerjideki bu güzel ve kutsal yerde yine toplandık&#8230;o enerji ki sizin ruh ile yaşadığınız insan boyutuyla bizim yaşadığımız göksel boyutların harmanıdır&#8230;..sizin insani zamanınızda ayda bir kez olan bu değerli an, bu yerde birlikte oturduğumuz bu değerli an. Şambra Servis Merkezinden çıkalı sanki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 05 Kasım 2005</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir, Şambra. Hep birlikte yarattığımız enerjideki bu güzel ve kutsal yerde yine toplandık&#8230;o enerji ki sizin ruh ile yaşadığınız insan boyutuyla bizim yaşadığımız göksel boyutların harmanıdır&#8230;..sizin insani zamanınızda ayda bir kez olan bu değerli an, bu yerde birlikte oturduğumuz bu değerli an. Şambra Servis Merkezinden çıkalı sanki bir dakika geçti. Belki, o günden bugüne hayatınızda çok şey oldu. Bize göre, son Şaud toplantımızdan bir dakika önce ayrıldık. Ve yine buradayız. Bu güzel enerjiyi ve bu harika güzel zamanı paylaşıyoruz.</p>
<p>Ben, Tobias, müzik çalarken sizinle geçirdiğim şu bir kaç dakikayı seviyorum. Şu anda aletlerin ayarlarını yapıyoruz. Müziğin çaldığı bu anları seviyoruz. Ve ben Tobias, bu anlarda sizinle öylesine kolayca konuşuyorum ki. Biraz gülüyor ve biraz şakalaşıyoruz. Son zamanlarda hayatınızda olup bitenleri konuşuyoruz. Gün için, Şauda katılacak konuklar için enerjiyi hazır hale getiriyoruz. Ama birkaç dakika lafladığımız bir rahatlama süreci bu.<br />
<span id="more-255"></span><br />
Şimdi enerji gidiyor. Belki hissedebiliyorsunuz. Şaud enerjisi şimdi hareket ediyor. Ve onun hareket etmesine siz de yardımcı oluyorsunuz. Bazı şeyler şimdi gidiyor&#8230;evet, gerçekten.</p>
<p>Bizim tarafta hepimize sorduğunuz şeylerden bazıları ”Şambranın duymak istediği mesaj nedir? Tobias, niye sen geliyorsun? Şambranın şu anda herşeyden daha çok hatırlatılmasını istediği şey ne? Biz bu Şaudları niye yapıyoruz?”<br />
Ve Şambra, yanıt çok keyifli ve çok basit. Size söylemek zorunda olduğumuz çoğu şey –Şaudlarda sizin kendinize söylemek zorunda olduğunuz çoğu şey, son beş yıldakileri okursanız- göreceksiniz ki size söylediklerimiz, kendiniz olma izniniz vardır. Hepsinin asıl ortak mesajı budur. Olduğunuz kişi olma iznine sahipsiniz.</p>
<p>Uzun süredir uykuda olan parçalarınızı keşfetme izniniz var. Dualitenin tam içindeki bir Dünyada, Tanrısal İnsan olma izniniz var. Yeni enerjiye kendi yönteminizle geçme izniniz var. Kendinizi ifade etme izniniz var. Ve bizden izin almanıza gerek yok. Kim olduğunuza, olduğunuz her şey olmaya izni, siz kendiniz verirsiniz.</p>
<p>Şimdi, bu çok basit ve çok açık gözüküyor olabilir. Ancak, çok daha karmaşıktır. Bakın&#8230;.çoğu insan olduğu kişi olma hakkını kendisinde görmez. Hayatlarında, kendilerini belli bir kutu içinde, belli inanç kalıplarında tanımlarlar. Ve sonra yalnızca o inanç kalıplarını izlerler. Gerçekte oldukları her şey değildirler. Epey dar ve katı bir biçimde tanımlanırlar. Oysa Şambra, sen, bunun dışına çıkmak için izin istiyorsun. Çoğu insanın odağı, bu belirli yaşam ve bu belirli kimliktir.</p>
<p>Ve siz dediniz ki “Ötesine geçmek için, yalnız bu yaşamı değil, tüm diğer yaşamları keşfetmek için izin istiyoruz.” Yaşamlar arasındayken kendinizi keşfetmek için izin istediniz. Hem spritüel varlık, hem de insan olarak kendinizi keşfetmek için izin istediniz. Kısıtlamaların, tüm kaide ve kuralların, sizin için başkalarının belirlediği kriterlerin ötesine geçmek için kendinizden izin istediniz. Aslında, bu Şaudlarda kendinizden istediğiniz tek şey: bu yaşamda da Tanrı olmaktı.</p>
<p>İşte bu yüzden, hepimiz zamanı sizinle paylaşmaktan, olduğunuz kişi olmanız için sizi yüreklendirmekten bu denli keyif alıyoruz. Dünya sizin için hazır olmadığından bazen iş zorlaşıyor. Bazen kendiniz için hazır değilsiniz. Bazen kendinizi keşfetmek için yaşadığınız değişim seviyesi o kadar büyük ki akıl-beden-ruh bütünlüğünü korumakta zorlanıyorsunuz.</p>
<p>Ama biliyorsunuz ki eninde sonunda her insan – her insan sizin yaptığınız şeyi yapmak zorunda kalacak. Tüm benliklerini görmek için kendilerine izin vermek zorunda kalacaklar. Hiç bir şey gizli kalamaz. Hiç bir şey karanlıkta kalamaz. Hiç bir şey dikilen duvar ve engellerin ardında kalamaz. Eninde sonunda her insan ve her melek, tümsel kimliğini keşfetmek zorundadır. Sizin yapmış olduğunuzu yapmak zorundadırlar.</p>
<p>Olduğunuz şey olma iznini kendinize verin. Çok basit geliyor. Çok mantıklı geliyor. Ama Şambra, yapacağın en zor ve en meydan okuyucu şeylerden biri bu. Güven gerekiyor. Kendinize karşı dürüst olmak gerekiyor. Kendinize bakmak, hatta görmek istemediğiniz yanlarınıza bakmak gerekiyor.</p>
<p>Bu yüzden, yaptığınız şey için –kendinize izin verdiğiniz için- sizi onurlandırıyor ve alkışlıyoruz. Ah, evet bazen duvara tosluyorsunuz. Kimi kez de düşüyorsunuz. Kimi kez kendinizi pek rahat hissetmiyorsunuz. Ama yine de yapıyorsunuz bu işi. Kendinize izin veriyorsunuz. Kimi kez olduğunuz şey olma iznini kendinize verme programının başarılı olmadığını hissedebilirsiniz.<br />
Ama başarıyı nasıl yargıladığınıza bir bakın. Kimi kez bunu yapmakta başarısız olduğunuzu hissedebilirsiniz çünkü eski tür değerlerle kendinizi ölçüyorsunuz.</p>
<p>Kendinizi en yüksek, tanrısal seviyenizde ölçün. İnsan gözlerinizle değil, tanrısal gözlerle bu yaşamda ne yaptığınıza bakın ve yaptığınız şeyin büyüklüğünü anlamaya başlayacaksınız.<br />
Sizinle çok büyük miktarda enerji harcıyoruz. “Zaman” demek istedik ama zaman biraz görecedir, değil mi? Sizinle olağanüstü büyüklükte enerji harcıyoruz zira yaşamınızda şu anda buna gereksiniminiz var. Bu tür toplantılara ihtiyacınız var. Bizim diğer yandan sunacağımız perspektife gereksiniyorsunuz zira bu çok çok önemli.</p>
<p>Bazen yaptığınız işin etkisinin pek küçük olduğunu düşündüğünüzü biliyoruz. Ama, tanrısal gözlerle bakacak olursanız, bilinç engellerini nasıl yıktığınızı, enerjiyi nasıl hareket ettirdiğinizi, yaptığınızın gerçek önemini anlardınız. Ruhsal seviyede, bu inanılmaz çalışmayı yapmak için, bir ülkeye ya da ulusa önderlik etmeniz gerekmiyor. Dünyada bir etkinizin olması için büyük bir şirketin CEO’su olmanız da gerekmiyor. İnsanların yaşamlarında bir fark yaratmak için rahip ya da haham olmanız gerekmiyor. Şambra olabilir ve yalnız bu boyutta değil ama tüm boyutlardaki bilinç potansiyelini muhteşem biçimde etkileyebilirsiniz.</p>
<p>Şimdi, bunu belirttikten sonra, özel konuklarımızdan söz edelim. Bugünkü özel konuklarımız pek fazla, bir otobüs dolusu! Evet, gerçekten, kulübemin hemen önünde bir otobüs durağı var. Ve otobüs orada durdu ve bir kaç gün önce çoğunu otobüse aldık. O zamandan beri yolculuk yapmaktaydık. Sizin relitenize gelmekteydik.</p>
<p>Bugün 202 konuk var. Evet, salon tümüyle dolu, değil mi? Hepsine yer bulabilmek için bir kaç koltuğu boş bırakmak zorunda kaldık (kahkahalar). Yüzlerce konuğumuz var. Ve ilginç olan, çoğunuz bu konukları daha önceden tanıyordunuz. Onlar, Adamus’un yakın boyutlar, sizin dördüncü boyut diyebileceğiniz yerden geliyor. Onlar şu anda enkarne değiller ama çok da eski olmayan bir zamanda insandılar. Her biri 2001 yılı sonlarına doğru Dünyayı terk etti.</p>
<p>Ve, perdenin bizim tarafında çalışmaktaydılar. Çiçekler Köprüsüne gitmediler. Yakın boyutlarda çalışmak için kaldılar zira Dünya enerjilerinin ağırlığı üzerilerindeydi –negatif biçimde değil- ama kimliklerinin fazlasıyla bir parçasıydılar. Bilinci inceliyorlardı. Grupların ne yaptığını öğreniyorlardı. Ve tüm bu sürede, özel olarak da Şambrayı incelediler. Evet, kesinlikle yalnız değilsiniz çünkü sizi gözlemleyen- yargılamayan- yalnızca ne yaptığınızı gözlemleyen pek çok varlık var.</p>
<p>Pek çok ortak noktaları var: 2001 sonunda ya da biraz daha sonra ayrıldılar, hepsi Şambrayı tanıyor, bazılarınızı bir biçimde tanıyorlardı. Bir kısmı sevgili arkadaşlarınızdı. Bazılarıyla bir ofiste birlikte çalıştınız. Bazıları çocukluk arkadaşlarınızdı. Zamanla ilişki koptu ve sonra onlar bizim tarafa geldiler. Ama hepsi, yol boyunca bir yerde bir Şambra tanımıştı.</p>
<p>O küçük olay, yaşarken Şambra ile karşılaşmaları, onları çok kısa bir süre için tanımış bile olsanız, söylediğiniz bir sözcük, yansıttığınız parlaklık, onları öylesine belirgin bir şekilde etkiledi ki. Ah, belki size biraz gülmüşlerdi bile. Belki de size meydan okudular. Belki de sizin biraz garip olduğunuzu düşündüler. Ama Şambra, onların hayatlarında öylesine bir etki yaptınız ki fizik bedenlerini bırakıp bizim tarafa geldiklerinde, sizi incelemenin vaktinin geldiğine karar verdiler. Tekrar bir başka beden içine giriverme gereği olmadığına karar verdiler. Daha fazlası olması gerektiğini biliyorlardı. Ve sen, Şambra, bu etkileşimdeki farkı sen yarattın.</p>
<p>Onlar tüm bu sürede çalışıyor, inceliyor ve paylaşıyorlardı. Dünyada Şambranın ilerlemesini izliyorlardı. İyice bakıyorlardı. Kendi yaşamınızda bilinçle çalışmanızı izliyorlardı. Onlar için bir örnek oluşturmuştunuz.</p>
<p>Hepsi, sizin deyiminizle bir kaç düzine yıl sonra Dünyaya dönmeyi planlıyor. Tekrar geri dönme planı yapıyorlar. Çiçekler Köprüsüne gitmeyi planlıyorlar ancak daha hazır değiller. Şu anda en yüksek melek katlarına geri dönmeyi planlıyorlar.</p>
<p>Ama doğruyu söylemek gerekirse, Dünyayı terk ettiklerinde sahip oldukları bilinç, tüm o yolu geri dönmelerine izin vermiyordu. Nasıl diyorsunuz, Dünyaya kilitlenmişlerdi. Kendi eski yöntem ve inanç sistemlerinde takılı kalmışlardı. Ama, yaşamları boyunca bildikleri ve hissettiklerinin ötesinde daha fazlası olduğunu anlamak için içlerinde bir şey onları tetikledi.</p>
<p>Bu yüzden biraraya geldiler. O zamandan beri de birlikteler. Yüzlercesi, kendilerine, Dünyadaki bilince ve size bakıyor. Ve şimdi bu toplantı için otobüse atladılar. Gerçekten, onların otobüsten inmeleri için bu kanyon merkezinde bir otobüs durağı var galiba. Ve şimdi hepsi salonu doldurdu.</p>
<p>Ve burada şahsen bulunan ya da diğer yerlerden bize internetten katılan tüm Şambranın yapmasını istediğimiz şey şu: derin bir nefes alın ve onları içeri buyur ederek karşılayın. Böylesine usta insanlarla birarada bulunmak onları biraz sinirli yaptı. Belki siz ilişki kurabileceğiniz için böyle hissediyorlar. Belki de burada bulunmaya henüz layık değiller. Kendilerini öğrenci, sizi usta gibi hissediyorlar. Onları buraya, bu kutsal ve değerli toplantıya buyur edeceğinizden emin olmak istiyorlar.<br />
Biliyor musunuz, aylık Şaud denilen bu şey, göksel katlarda herkesin dilinde (kahkahalar). Daha önce de söylediğim gibi, bizim taraftan buraya gelmek için bekleme listesinde olanlar çok. Ama ancak bazılarına izin verdiğimizi biliyorsunuz. Bu çok özel bir etkinlik.</p>
<p>Şimdi, son uyumlamayı yapmak için derin bir nefes almanızı, bu gün yanıbaşınızda oturmaları ve özünüzü ve varlığınızı hissetmeleri için onların enerjilerini bu alana davet etmenizi isteyeceğiz.</p>
<p>Evet, gerçekten bilinci inceliyorlardı. Ve diyorlardı ki&#8230;.. şu soruyu sordular “Bilinç nedir?” tıpkı sizin sorduğunuz gibi “Bilinç nedir?”. Basitçe, realitenizi belirleyen bir seri inanç sistemidir. Sizin farkındalık düzeyiniz, bilinciniz olur. Belli bir etkinlik düzeyinin, belli bir anlayışın farkında olursunuz.</p>
<p>Bilinç, inanç sistemleriyle de kısıtlanır. Ve özellikle Dünyaya indiğinizde, bu inanç sistemleri çok katı olur. Ve yaşamınızdaki her şeyi belirler. Kendinizi nasıl gördüğünüzü belirler. İnanç sistemleri, kendinizle nasıl ilişki kurduğunuzu, doğal çevreyle, insan çevrenizle nasıl etkileşimde olduğunuzu belirler.</p>
<p>Ve sizin ilginç inanç sistemleriniz&#8230;. onları zihin yaratmaz. İnanç sistemleri bundan çok daha derine iner. Yürekten, daha içsel kısmınızdan doğarlar. Bakın, belli inançlara sahip olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama kimi kez sizin asıl inançlarınız, çok daha derindedir ve çok daha fazla potansiyel taşırlar. Bazen, inanç sistemlerinizi zihnen değiştirmeye ya da düzeltmeye çalışırsınız. Ancak hayatınız yine de eskiden olduğu gibi aynen devam eder. Ve inanç sistemlerini gerçekten neyin etkilediğini merak edersiniz.</p>
<p>Ama inanç sistemleri&#8230;.onlar çok daha derin&#8230;çok derindir. Onlara ulaşabilirsiniz. Gerçekten neye inandığınızı tam olarak anlamak için derinlerine inebilirsiniz. Yinelersek, genelde inandığınızı sandığınız şey değildir. Bu gün bu konudan, nasıl değiştirileceğinden, onunla nasıl çalışılacağından biraz söz edeceğiz.<br />
Esas olarak, her şey inanç sistemidir. İnanç sistemleri, ne kadar geniş ve ne kadar engin olduğuna bağlıdır. Bu, perdenin bizim tarafında bile böyledir. Meleklerin, varlıkların&#8230;realiteleri inanç sistemlerince şekillendirilir.</p>
<p>Saint Germain’in Rüyada Yürüme Okulu’nda muhteşem biçimde dediği gibi, enkarne olmayan, artık insan formunda olmayan varlıklar bile, perdenin bizim tarafına geçtiklerinde bile realiteleri inanç sistemlerince belirlenir. İnanç sistemlerini kendi üzerilerinde taşırlar. Bizim tarafta, üstünde çalışılıp arıtılılır ve ayarlanıp genişletilebilinir.</p>
<p>Ama zaman içinde her varlık, Dünyaya dönmek zorundadır. Genişletilmiş bir seri inanç sistemleri bile olsa, nasıl işleyeceğini görmek için Dünyaya geri dönmek zorundadır. Astral katlarda, her şey biraz eteriktir. Her şey biraz geçicidir. Yani, ruh için, tanrısal varlık için, genişletilmiş biçimiyle inanç sistemlerini sonunda Dünyaya geri getirebilmek, hepsini içselleştirip harmanlayabilmek hakkındadır bu.<br />
Şambra, bu nedenle, inanç sistemleri –sahip olduğunuz inançlar- realiteyi belirler ve yaratır. Bu sizin bilincinizdir. Bu sizin farkındalık düzeyinizdir. Çoğu insan çok kısıtlı ya da kısıtlanmış inanç sistemlerinde yaşar. Onlar çok, pek çok odaklanmışlardır ve bazen fazlasıyla katıdırlar.</p>
<p>Bunun dışında genişlemeyi öğreniyorsunuz. Hayal gücü denilen şeyin, inançların ötesine taştığını öğreniyorsunuz. Tanrı ya da para, yiyecek ve fizik beden konusunda kimi körü körüne inanç sistemlerinin ne kadar kısıtlayıcı olmuş olduğunu öğreniyorsunuz. Aslında, içinde rahatsız olduğunuz, sımsıkı bir elbise gibi içinde daraldığınız bilinçleri size dayattılar. Ve ötesine geçip genişlemek için hazırsınız.</p>
<p>Bu nedenle bugünkü konuklarımız bilinci inceliyorlar. Kendi inanç sistemlerini incelemekteydiler. İnanç sistemlerinin kendi kendini nasıl beslediğini incelemekteydiler.</p>
<p>Belirli bir inanç sisteminiz varsa, o dışsal olarak kendini ortaya koyar. Dünyadaki hayatın aslında bir ceza olduğuna, düşmüş melekler olduğunuza ve buraya Tanrının merhametini ve lütfunu kazanmaya geldiğinize inanıyorsanız&#8230;.bu bilinçsizlik, çok derin bir inanç sistemi olurdu. Düşünmezsiniz bile. Orada olduğunu farketmezsiniz bile.</p>
<p>Ve sonra onu uygulamaya koyarsınız. Onu oynamaya başlarsınız. Şimdi, onu etrafınızda tam anlamıyla yaratıyorsunuz çünkü o sizin filtreniz ya da eğiliminiz. Ve şimdi realite halini alıyor. Artık Dünyaya, bu yargının gözüyle, düşmüş bir melek gözüyle, belki de karanlık ya da kem gözle bakıyorsunuz. Dünyayı bir tür ceza olarak görüyorsunuz. Doğru yolu öğrenene kadar kapatıldığınız bir tür tutukevi ya da hapisane olarak görüyorsunuz.</p>
<p>Ve tümüyle bunu yaşıyorsunuz. Özellikle size söylemiyoruz. Genel olarak, bu inanç sistemine sahip insanlardan söz ediyoruz. İşte bunu yaşıyorsunuz. Ve olacak olan şudur: etrafınızda olan biten her şey zalimce görünürek, bir tür ceza gibi görünürek, çarptırıldığınız bir tür spritüel ceza gibi görünürek inancınızı güçlendirir. İnanç sisteminin, bilinci güçlendirerek daha katı hale gelmesine yol açar.</p>
<p>Bugünkü konuklarımıza böyle oldu. Çok kısıtlı bilinçleri olduğunu biliyorlardı. Pek hoşlanmasalar da içinde nasıl hareket edeceklerini bilmiyorlardı. Onunla ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Bu yüzden Çiçekler Köprüsüne giden yolda bunu incelemek, ona bakmak, sizin bilinci nasıl değiştirdiğiniz görmek için Şambrayı gözlemlemek için durdular.<br />
Keşfettikleri şeylerden biri de spritüel varlık ve insanı besleyen pek çok şey vardı. Spritüel varlık ve insanı besleyen bu şeyler&#8230;.adeta kordon ya da bağlantılardı ve Dünyadaki insanın bilincini besliyordu. Konuk grubun yapmış olduğu gibi, biz de şimdi durup bir bakalım.</p>
<p>Dünyadayken onları neyin beslediğini sormaktaydılar. Diğer katlarda bulunduklarına göre şimdi onları ne besliyor? Sizi besleyenin ne olduğunu, sizi tutanın ne olduğunu anladığınızda, inanç sistemlerinizi, bilincinizi anlamaya başlayabilirsiniz. Sonra, onu gerçekten değiştirmek için çalışmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p>Öyleyse, seni ne besliyor Şambra? Hadi bugün bunu tartışalım. Ve yargı açısından değil, doğru-yanlış açısından değil, yalnızca sizi ne besliyor, onu konuşalım. Dinleyen ya da bu gün burada bulunan her birinize ev ödevi vermek istiyoruz. Biz buradan ayrıldıktan sonra bile yaşamınızda sizi neyin beslediğini gözlemleyin.</p>
<p>Hayır, yalnızca fizik bedeninizden söz etmiyoruz. Zira fizik bedenin içine koyduğunuz gıdalarla beslendiğini biliyorsunuz. Ama o sizi nasıl besler? Bedeninize aldığınız çeşitli şeyleri ve onları alırken ne düşündüğünüzü ve neler hissettiğinizi gözlemleyin. Fizik bedeninizi sebze ve meyva gibi yaşam-gücü enerjili gıdalarla mı besliyorsunuz? Bedeninizi etler ya da kolalarla mı yoksa ekmek ve tahılla mı besliyorsunuz? Bedeninizi suyla mı besliyorsunuz? Alkolle mi besliyorsunuz? Şekerle mi besliyorsunuz?</p>
<p>Ve sizden yine gözlemci olmanızı istiyoruz. Tüm yaşamınızda ister bol şeker, diğer besinlerden az alın, ister bitkilerden ya da hayvanlardan beslenin, hiç bir yargı yok. Ve bedeninizi hayatta tutarsınız. Ama bedeninizi nasıl beslediğinizin ayırdında olun. Besinleri alırken, nasıl alıyorsunuz, ne hissettiriyor, ne düşünüyorsunuz, bakın.</p>
<p>Kilo ve diyet konularında bize sıkça bu sorular soruluyor. Aldığınız belirli bir gıda hakkında değil bu. Sizin taşıdığınız bilinç hakkında. Yiyeceği yerken sahip olduğunuz bilinçle doğrudan ilişkili.<br />
Şimdi, yalnız ve yalnız şekerden söz ederken bazılarınızın adeta irkilip titrediğini hissettik. “Bu doğru olamaz.” Ama bu sizin sahip olduğunuz bir inanç. Yalnızca bir inanç. Ve değişime de açık. Belki de bundan yıllar sonra, diyelim ki 50 yıl sonra, yeni kitaplar çıkacak ve yeni bilimsel çalışmalar yapılacak ve diyecekler ki bu diyetler, bu saf sağlıklı besin diyetleri, salt şeker diyetine oranla, fizik bedene daha zararlı olmuştur. Kim bilir? Hepsi inanç, Şambra. Ve sizden bunu gözlemlemeye başlamanızı istiyoruz.</p>
<p>Bedeni nasıl beslersiniz? Bedeniniz buna nasıl cevap verir? Hazım sorunlarınız var mı? Enerji sorunları var mı? Ne zaman besleniyorsunuz? Kahvaltı etmek zorunda olduğunuza dair bir inanç sisteminiz mi var? Şu yazarları ve sözde uzmanları duyuyoruz. En iyi ne zaman yenir, kahvaltı neden önemlidir&#8230;belki önemlidir&#8230;.belki de değildir.</p>
<p>Hepsi inanç sistemleri. Hepsi bilinç. Tüm hepsi, şu anda Dünyada bulunan bir insan, spiritüel bir varlık olarak kendinizi nasıl beslediğinize dair. Besinler bedeni besler ama bundan daha fazlası da var. Yapmış olduğunuz şey aynı zamanda bilinci de beslemektir. Size gerçekten yarasın ya da yaramasın, tam bir seri bilinç sistemini hazmediyorsunuz.</p>
<p>Bu nedenle bedeninizi neyin beslediğine&#8230;.nasıl beslendiğine&#8230;ne zaman beslendiğine bir bakmanı istiyoruz, Şambra. Bunlar önemli şeyler ve büyümekte ve genişlemekte olan farkındalığın ya da bilincin parçaları. Tam şu anda hayatınızda neler yapmakta olduğunuzu farketmeniz açısından önemli. Şimdi, size yine çok açıkmış gibi gelebilir. Yaşamınızdaki şeylerin çok farkında olduğunuzu sanabilirsiniz.</p>
<p>Ama Şambra, olmakta olanlardan çok daha fazlasının olduğunu sana söylemeliyiz. Hayatın her anında vuku bulan düşünce ve hislerin farkında olmanız için kendinize izin vermediniz. Bir bakıma, kendinizi kısmen kapattınız. Bunu, belki de zihniniz, gelen tüm girdilerle başa çıkamaz diye yaptınız. Ancak zihniniz de çalışma biçimiyle değişiyor. Artık eski moda biçimde işlemiyor. Değişiyor. Yeni size uyarlanıyor. Şu anda gelen bilgiyi tümüyle yeni biçimde işlemden geçiriyor.<br />
Bu nedenle, farkında olun, olan biteni bilin. Kendinizi nasıl besliyorsunuz? Şimdi, kendini besleme çok ilkel bir örnek. Kendini beslemenin diğer yollarına bir bakalım.</p>
<p>Hatırlayın, bugünkü konuklarımız bunu incelemekteydi. Bu konuya bakmaktaydılar. Şimdi, bir düzine yıl sonra ya da daha önce, bu anlayışı bilinçlerinde tutmayı umarak Dünyaya geri gelecekler.<br />
Bakıyorlar ve soruları soruyorlar –bilinci ne besler&#8230;.insanı ne besler&#8230;.realiteyi ne yaratır&#8230;Dünyadayken daha geniş daha büyük bir realiteyi yaşamak için kendime nasıl izin verbilirim-çünkü bunu yapma yetisi, tanrısal enerjinin içeri girmesine gerçekten olanak sağlar.</p>
<p>Şu anda kendini neyle besliyorsun Şambra?</p>
<p>Bir bak. Kendini, bilincini, öfkeyle mi besliyorsun? Çoğu insan böyle yapar. Öfke bir enerjidir. İnsanı besler. Enerjiyi içeri alır.</p>
<p>Şimdi, besinler, doğaldır ki beslenmenin önemli bir parçasıdır ancak sizi desteklemek için içeri aldığınız elle-tutulmayan dediğiniz bazı şeylerle, yani enerjilerle kıyaslandığında hiç bir şeydirler. Perdenin bizim tarafında, biz yemek yemeyiz. İstemezsek mecbur değiliz. Sizin yaptığınız biçimde yiyemeyiz.<br />
Ama biz de beslenmeye gerek duyarız. Bizim spritüel varlığımız bir şeyle beslenmelidir. Bilinci sürdürecek bir şey. Yani biz bile şeyleri içeri alırız. Bazı şeyler bizi besler. Aslında, bu işin fiziğine bakarsanız, nötr bir “alandan” enerji alırız; bir bakıma varolmayan bir şeyden alırız. Onu “dualize” ederiz. Sonra onu dualite elementlerine ayrıştırırız. Onu potansiyeller olarak şekillendiririz.</p>
<p>Ve sonra enerji, -ister insan olun, ister melek- sizin realitenizde akar. Sizi besler ve destekler. İçinize aldığınız sizi besleyen enerjinin titreşimini ya da genişleme özelliklerini bir tek siz belirlersiniz. Tümün Kaynağından gelir, içinize akar. Ama onu siz şekillendirirsiniz.</p>
<p>İşte bu nedenle, şu anda yaşamınızda sizi besleyen şeye bakmanızı sizden yine istiyoruz. Öfke mi? Öfke bir enerjidir, çok güçlü, çok dualite taşıyan bir enerjidir ve yaşamınıza girer. Evet, öfke sizi besleyebilir. Ruhu ve bilinci de besler.</p>
<p>Bazılarınız neden sakin ve barışçıl yaşamlar sürdüğünüzü merak ediyorsunuz. Spiritüel olmak için barışçıl olmak zorundaymışsınız gibi geliyor size. Ve bu düşünce çok saçma (kahkahalar). Ve sonra öfkeyi getiriyorsunuz. Niçin getiriyorsunuz? Niye kendinizi öfkeyle besliyorsunuz? Ve burada bir yargı yok. Öfke –bize göre- bazen çok uygundur. Ama size neler yapıyor? Sana nasıl hizmet ediyor, Şambra?</p>
<p>Kimi kez kendinizi kahkahayla beslersiniz. Ruhu destekler. Kahkahayı değişik yollarla buyur edersiniz. Fıkra anlatır ya da komik insanlarla ilişkilendirirsiniz. Ya da belki, oturur TV’de ya da sinemada bir komedi filmi izlersiniz. Ve orada kahkaha vardır.<br />
Kahkaha bir enerjidir ve sizi besler. Onu nasıl içeri alırsınız? Onu niçin içeri alırsın, Şambra? Seni nasıl besliyor? Burada yine sizden gözlemci olmanızı istiyoruz.</p>
<p>Herkes beslenir. İnsan olsun, melek olsun, herkes enerjiyi içeri alır. Herkes besleniyor. Nasıl beslendiğinizi bir kez anladıktan sonra, enerjiyi realitenize getirir ve bilincin nasıl şekillendiğini, inanç sistemlerinin realiteyi nasıl belirlediğini anlayabilir ve sonra realitenin kısıtlamalarından öteye nasıl geçebileceğinizi anlayabilirsiniz.</p>
<p>Kiminiz kendini kurban-olma ile besliyor. Çok lezzetli bir yiyecek, değil mi? Kurban olmayı seversiniz. Ah, bir kurban olduğunuz için şikayet edersiniz. Kurban olduğunuz için söylenip durursunuz. Başkalarını suçlamaktan hoşlanırsınız.</p>
<p>Sizi aşağılarda ve dışarıda tutan dış enerjilerden hep söz edersiniz. Hatta geçmiş yaşamlar yüzünden bu yaşamda kurban olmayı sürdürmenizi sağlayan şeyler uydurmayı seversiniz. Hatta gerçekten başınıza gelmemiş olsalar da!<br />
Kendinizi kurban enerjisiyle beslersiniz. Bu o kadar da kötü değildir. İnanılmaz bir rol oynamanızı sağlar. Olduğunuz kişinin büyük potansiyeliyle yüzleşmenizi bile engeller. Kurban olma denilen şeyi oynarsınız. Sizi besliyordur. O sanki damardan verilen bir serum gibi sisteminizin, bilincinizin tam içine işlemektedir. Ve ondan beslenmeyi sürdürürsünüz.</p>
<p>Acıkırsınız. Ve kurban olma enerjisini çağırırsınız. E, o zaman ne olur? Açıktır ki yaşamınıza kurban edenleri, mağdur edenleri çekeceksiniz. Onları yaratacak ve alacaksınız ki bir kez daha sizi çökertsinler ve size şikayet edecek bir şey vermiş olsunlar. Bazı şeyleri yapmamak için nedeniniz olsun!</p>
<p>Kötü olduğunu söylemiyoruz. Yineleyelim, burada yargı yok. Sizden yalnızca kendinizi nasıl beslediğinize bir bakmanızı istiyoruz.</p>
<p>Kiminiz, başkalarının iltifatlarından besleniyorsunuz. Yüce bir varlık olduğunuz için, sevgi dolu ve harika bir insan olduğunuz için sizi övüyorlar. O besinin dışarıdan gelmesine ihtiyacınız var, ne müthiş, böyle inanılmaz birine daha önce hiç rastlamadıklarını söyleyen birilerine gereksiniminiz var.</p>
<p>Bazılarınız kendini böyle besliyor.<br />
Yine yargı yok. Ben bunu yapmayı seviyorum (kahkahalar). Ama bir yerde, size yalnızca iltifat edildiğini anladığınız bir denge noktasına geldiğinizi söylemeliyim. İltifat bir enerjidir. Ve size gelir. Ve onunla keyiflenebilir ve değiştirebilirsiniz. Böylece –nasıl desek- egonuzu şişirmekten kaçınabilirsiniz. Bu besleyici enerjilerden her hangi birini rahatlıkla değiştirebilirsiniz.</p>
<p>Ama bazılarınız bunu yapıyor. Yakalanıp kalmazsanız, başkalarının size müteşekkir kalmasına bağımlı halde sürekli övgü ve teşekkür peşinde olmazsanız, eğlenceli bir şey. Ve sonra, içinde daima “beyaz atlı” olduğunuz, daima başkalarını kurtardığınız ve onlara yardım ettiğiniz realiteyi yaratmaya başlarsınız. Niçin? Eh, başkalarını kurtarmak ve yardım etmek uğruna değil! O enerjiden beslenmek ve herkesin size ne harika olduğunuzu söylemesi için. Ve yine biz bunu inanılmaz hoş buluyoruz&#8230;kendinizi bu konuda çok ciddiye almazsanız, tabii.</p>
<p>Kiminiz kendini yaratıcı biçimde besler. Ben bunu pek severim. Yaratıcı şeyler yapmaktan hoşlanırsınız çünkü enerji verirler. Ve sizi besler; sizi destekler. İşte, tam merkezinizdesinizdir ya da Yaratıcı bir varlıksınızdır. Yani resim gibi şeyler yaptığınızda, hatta sıkıcı bir iş toplantısında vakit geçirmek için not defterinize bir şeyler çizdiğinizde&#8230;işte bu sizi besler. Odadakilere göstermek için yapmazsınız. Büyük bir sanatçı olduğunuzu düşündüğünüz için de çizmezsiniz. O içinizin derinliklerindeki yaratıcı arzuyu besliyordur. Aslında, içinizdeki yaratıcı merkeze bağlanmanıza yardım ediyordur.</p>
<p>Emin olun ki –ve konuk grubumuz da emin olmak istiyor- bunların her hangi birinde yargı yok. Kendi hayatlarında bunu görmek zorunda kalmışlardı. Burada bir çok yıl süren ders –tartışmalar ve incelemeler ve gerçekten kendilerine dönüp bakmak- görmek zorunda kalmışlar ve kendilerine aynı şeyi sormuşlardı “Dünyadaki son hayatımızda bizi ne besliyordu?”.</p>
<p>Belki de para idi. Para kendi başına inanılmaz bir enerjidir. Para bağımlılık yapabilir. Para güzel bir şey de olabilir. Bugünkü konuk grubumuz içinde birkaçı bu konuda kapana kısılmıştı. Çocukluklarından ölüme kadar olan tüm hayatları para kazanmaya dairdi. Bir bakıma bu konuya doğdular. Onların karması buydu. Tüm yaşamlarını para yapmaya çalışarak harcadılar. Kendilerini ve bilinçlerini ne kadar para yaptıklarına göre ölçtüler.</p>
<p>Ah, paranın kendisi yalnızca kağıt parçasıdır. Ve şimdi sizin toplumunuzda ise bir banka sisteminde bilgisayara internetten gelen bir sayı basamağıdır. Ama onlar, paranın enerjisine yakalanmışlardı. Onları besliyordu. Dolar, Frank, adına ne diyorsanız, onun enerjisi besliyordu onları.Ve kendilerini beslemek için hep daha fazlasını kazanmak zorunda gibi hissediyorlardı. Oysa 100.000 ile memnun olabilecekken, 500.000 yapmak zorunda hissettiler çünkü bedenleri, spiritüel bedenleri daha da çok beslenmeyi talep ediyordu.</p>
<p>E, Şambra, seni ne besliyor? Ne?</p>
<p>Statü&#8230;bir başkası. Statü ilginç çünkü çoğu kez statüyle beslenenler, onun ayırdında değildirler. Görmezler bile; o kadar bilinçsizdirler. Toplumdaki statüleriyle beslenirler. Diğerleri onları komşuların en iyisi, toplumun en iyisi, eyaletin en iyisi olarak görüyorken kendilerine bakmanın bir yoludur. Bu onların enerjisini besler. Ve daha da fazlası için, daha fazla statü, başkalarından daha fazla kabul görme gereksinimleri sürer. Bu nedenle statü kendini beslemenin bir yolu olabilir.</p>
<p>Haklı çıkmak da bir başka beslenme biçimidir. İçinizden o kadar da haklı olmadığınızı bilmenize karşın olduğunuz her şeyde haklı olma hali. Hep haklı olanların içinden bir şey, hatalı olduğu kanıtlansın diye çığlıklar atar ki o aptal durumdan kurtulabilsin (kahkahalar). Ama bu haklı çıkma durumunu ortaya koymaya devam ederler. Bu onları beslemektedir. İçlerinde bir şey, doğru olmayan birşeyler olduğunu bilseler de, kendilerini kanıtlamanın bir biçimidir bu. Ama bu tür bir şeyle kendilerini beslerler. Burada yine yargı yok&#8230;.yalnızca bir oyun olduğunu bildiğiniz sürece haklı çıkma enerjisi oynamak için harika bir enerjidir.</p>
<p>Kendini nasıl besliyorsun Şambra?</p>
<p>Belki, bir kitapla&#8230;belki televizyonla&#8230;belki filmle. Bu eğlendirici şeylerden birine tam gömüldüğünüzde neler oluyor? Enerji size geri dönerken, kendinizi beslersiniz. Yazılmış olanı ya da oynanmakta olanı izlerken, kendinize eterlere çıkma ve bilinç ve deneyiminizi genişletme izni verirsiniz.</p>
<p>Ama sizi besleyen bir şey vardır. Bu nedir? Size geri gelen enerji nedir? “Evet” dersiniz sık sık kendinize. “Bir teneffüse ihtiyacım var. Bir kitap okumalı ya da bir film izlemeliyim.” Nötr bir bölgeye girdiğinizi sanırsınız. Ama hiç de girmezsiniz. Bir çok şey olmaktadır.<br />
Belki kendinizi biraz zihnin dışına çıkmakla beslemekte ve yüreğinizin ve duygularınızın açılmasına izin vermektesiniz. Belki, bu süre içinde dış dünyaya kapılarınızı kapatarak kendinizle bağlantıya geçmektesiniz. Özellikle kitap okuyorken hatta bir film ya da televizyon izliyorken, belki de hayal gücünüzü aktive edip kendinizi besliyorsunuz.</p>
<p>Yalnızca zihninizle değil ama tüm varlığınızla, neler olup bittiğini gözlemlerseniz, bir TV programını izlerken bile sessiz değildir. Besleniyorsunuz. Ekrana bakıyorsunuz. Aktörleri ve karakterleri gözlemliyorsunuz. Onların çevrelerini izliyorsunuz, oynadıkları rolü gözlemliyor ve bilincinize geri besleme yapıyorsunuz. Kendi realitenize geri besleme yapıyorsunuz.</p>
<p>Tıpkı gaz boru hattı gibi, tam içinize geliyor ve bir şekilde sizi besliyor. Hepsinin değeri, harika değeri var. Bu beslemeyi kesmeye çalışmayın. Çok çok acıkırsınız. Değerlidir. Yalnızca kendinizi nasıl beslediğinize dikkat etmenizi istiyoruz.</p>
<p>Dram&#8230;.bazılarınız drama bayılır. Ondan beslenirsiniz. Ya bizzat siz içindesinizdir ya da başkalarının dram mıntıkasındasınızdır. Kimi kez kendinize dersiniz ki “Ama ben bir Şambrayım. Ben spiritüel bir varlığım. Dram kurbanı olamam.” Ama yine de civarında dolaşırsınız. Hep sizin etrafınızdaki insanlara olur.</p>
<p>Ve belki de “Ee, bu niye oldu? Niye sürekli benim etrafımda dramlar var?” dersiniz. Var çünkü siz ondan besleniyorsunuz. Çok güçlü, çekici ve dualite barındıran bir enerjidir. Sizin ruhunuzu besler. Realitenizi ve bilincinizi besler.</p>
<p>Bazen ona yakalanırsınız. Ve kendinize ne kadar kızarsınız. “Ben dramlara yakalanmamalıydım” der ama yakalanırsınız çünkü bir şekilde sizi besliyordur. Size bir şey vermektedir. Ona dikkat edin. İyice bakın ona. Yargılamayın.</p>
<p>Bunu ne kadar tekrarlasak azdır. Hiç bir şeyi yargılamayın. Bir nedenle oradadır. Sizin bir ilgilenme nedeniniz vardır. “Ama dramlar yanlıştır. Haklı çıkmam yanlıştır. Ya da kurban bilinci yanlıştır” demenizi istemiyoruz. Sizden istediğimiz yalnızca bir nedenle orada olduğunu anlamanızdır.</p>
<p>Bu seni nasıl besliyor, Şambra?</p>
<p>Kiminiz kendini işle besler. Çok, pek çok çalışırsınız. Uzun saatler çalışırsınız. Hep çalışırsınız. Bahaneniz vardır. “Ama çalışmak zorundayım. Çalışmalıyım. Çok işim var.” O çalışma enerjisini seviyorsunuz. Onu hayatınıza sokmayı seviyorsunuz. Bir nedene hizmet ediyor.<br />
Nedir? Amaç ne? Şimdi dikkat edelim. Yalnızca ulaşmak istediğiniz hedeflerinizin olmasından değil. Yalnızca kısıtlı yıllarınızın kalmasından ya da aile bireylerini desteklemek zorunda olduğunuz için çok çalışmak zorunda oluşunuzdan da değil. Bunların tümü yüzeysel konular ve nedenler. Daha büyük nedenleri var. Sizi nasıl besliyor? O çok fazla çalışma size ne enerjisi veriyor? Ruhunuzu ve varlığınızı sürdürmek için ne yapıyor bu enerji?</p>
<p>Kiminiz dedikoduya bayılırsınız. Dedikodu yapmaktan hoşlanırsınız. Diğerleri hakkında konuşmayı seversiniz. Bir dedikodu enerjisi vardır ve çok çok olasılık taşır ve çok güçlüdür.</p>
<p>Dedikodudan kaçınılmaz gibi gelir size. Kimi kez dedikodu yaptıktan sonra kendinizi çok kötü cezalandırırsınız. Dersiniz ki “O dedikoduya keşke hiç karışmasaydım.” Tüm bu besindir, ruhun besini. Dedikodu bile ruhun besinidir. Sizi nasıl besliyor? Ne yapıyor? Dinamikleri nelerdir? Yüksek dozda enerji olduğu için mi?</p>
<p>Şimdi burada entellektüelliğin gereği yok. Yanıtlar o kadar derin değil ve saklı da değil. Kimi kez güçlü bir enerji iğnesi gibi yaşımınıza sokarsınız. Kimi kez yola devam etmek için o enerjiye gereksiniminiz var gibi gelir. Kimi kez güzel bir dedikodu seansından sonra kendinizi daha enerjik, dedikodu seansı öncesine oranla daha canlı hissedersiniz. Yani bir şekilde sizi besler.</p>
<p>Buna bir bak. Analiz etmeye çalışma, Şambra. Yalnızca bak. “Bu enerji beni neden besliyor? Ne yapıyor?” Belki sizi şişiririyor, belki de güçlü bir enerji iğnesi olmuşsunuz gibi geliyor.</p>
<p>Bir tane daha geliyor –depresyon. Şimdi çoğunuz diyecek ki “ Depresyon beni hiç beslemez. Benden götürür. “ Ah, hiç de değil, hiç hiç değil. Depresyon koyu bir çorba gibidir. Çok koyudur, çok koyu. Ama bir şekilde sizi besler. Bir tür spiritüel besindir.</p>
<p>Orada olmasının bir nedeni vardır. Kötü olduğunuz için değil, kimyasal bir dengesizliğiniz olduğu için de değil. Tanrım, kimyasal dengesizlik son şey olmalı! Onu yalnızca bilim söyler ama konu çok farklıdır. O bir enerjidir. Ve sizi besler. Hatta yaşam gücü enerjinizi çaldığını düşünseniz de. Bir kez daha bakın buna. Depresyon enerjilerinin ardında ne var? Niçin hayatınızda? Niye sürekli bir kavga ve meydan okuma konusu?<br />
İlişkiler – sizi nasıl besler?</p>
<p>Arkadaşınızın, partnerinizin&#8230;ya da çocuklarınızın enerjisi sizi nasıl besler? Çoğu kez partnerinizin sizden bir şeyler götürdüğünü, sizi geri bıraktığını söylersiniz. Hayır, partneriniz sizi besler. Bir biçimde, bir yolla, size bir biçimde hizmet eden bir enerji vardır. Size enerji verir&#8230;.gerçekten verir. Bilincinizi, hatta illüzyonlarınızı desteklemeye ve sürdürmenize yardımcı olur. Bir nedene hizmet eder.</p>
<p>Çocuklarınız, bir biçimde &#8230;. sizi bir biçimde besler. Ondan gelen enerji nedir?<br />
Gaia sizi sürekli besler. Gaia’nın işi budur. Yalnızca fizik varlığınızı değil, spiritüel, zihinsel, fiziksel bedenlerinizin tümüne enerji verir. Yerkürenin bu enerjisi&#8230;sürekli olarak çok asal ya da çok kök bir enerjiyi size yönlendirir. Bu enerjiyle siz fizik bedeninizi korursunuz. Ancak Gaia’nın sürekli ürettiği bilinç enerjileri, sürekli sizin için hazır halde tuttuğu başka enerjiler de vardır. Kiminiz ormanda yürüyüşe çıktığında ya da kır ya da deniz kenarında arabayla giderken keşfedersiniz bu enerjiyi.</p>
<p>Ama bir dahaki sefere kendinize sorun –Gaia beni nasıl besler? Ve yine burada yanlış bir şey yok. Beslenmenin yanlışlığı yok. Her varlık bir şekilde beslenmek zorundadır. Hayatını sürdürebilmek için enerjiye gereksinir. Öyleyse, yaşamınızda Gaia size nasıl hizmet ediyor? Gaia ne yapıyor?</p>
<p>Bazınız hayatında acı çekmek zorunda. Belki fiziksel belki de duygusal. Hoşlanmadığınızı söylüyorsunuz ancak gerçekten hoşlanmıyorsanız, gerçekten istemiyorsanız, zaten orada olmazdı ki. Bir seviyede acı çekmeyi getiriyorsunuz çünkü sizi besliyor. O bir enerji. Bir tür eterik boru hattından tam içinize, bilincinizin tam içine, Şimdi anınıza akan bir enerji olduğunu hayal edin.<br />
Neşe bir enerjidir. Çok iyi besler.</p>
<p>Yaşamda çoğunuz neşe  duyarsınız. Ve neşe de sizi tüm diğer enerjiler gibi besler.</p>
<p>Din –hepsinden daha zehirlisi (kahkahalar) –din, o inanç sistemlerine sahip olanları besler. Kendileri hakkında hissettiklerini güçlendirir. Realitelerini ve bilinçlerini güçlendirmeyi sürdürür. Burada yine herhangi bir yanlışlık var demiyoruz. O yalnızca bir enerji, varlığınızın içine giren bir besin. Özellikle bir çok dogması, bir çok kuralı, bir çok kitabı ve bir çok çalışması olan dinler. Tüm bunlar Şambra, besindir. Ruhsal enerji besini, bilincin besini. Hepsi bu.<br />
Ve sonra daha da çok kitaplar yazılır. Yazmak zorundadırlar çünkü beslemeyi sürdürmek zorundadırlar. Ve siz de kısılı bir kaynak diyebileceğimiz bir şeyden, bir kaynaktan besleniyorsanız, daha fazlasıyla beslenip durmak zorundasınız.</p>
<p>Tanrı hakkında yeni kurallar koymak, yeni kitaplar yazmak, yeni yasalar ve yeni kavramlar yaratmak zorundasınız. Tıpkı ruhun besini gibi. Hepsi bu.</p>
<p>Şambra&#8230;bir besindir. Şu anda tam burada oturuyor, Şambranın memesini emiyor, kendinizi besliyorsunuz (kahlahalar). Şambranın, Kırmızı Çember’in, Tobias ve Kırmızı Konseyin bu enerjisi bir besindir. Yine yargı yok. Bunu niye hayatınıza sokuyorsunuz? Size ne yapıyor?</p>
<p>Yine bu bir doğru-yanlış cevap şıkkı değil. Sadece nasıl beslendiğinize bir bakma meselesi zira kendinizi nasıl beslediğinizi anladıktan sonra realitenizin nasıl yaratıldığını, o realitenin nasıl değiştirileceğini anlar ve sonra kendinize daha büyük bir izin verebilirsiniz&#8230;değil mi?</p>
<p>Kendinizi bir çok değişik biçimde beslersiniz. Yalnızca nefes alarak kendinizi hava ile beslersiniz. Nefes alıp vermek kendinizi beslemenin inanılmaz bir biçimidir. Soluk, realitenizi besler. Rüya ve arzularınızı besler. Nefes almak ruhunuzu besler.<br />
Havadan yalnızca oksijen almaktan daha fazlasıdır. Havada ruhun enerjisi vardır. Ve siz bunu içinize alırsınız. Bu sizin realite tabanınızı besler. Varoluş hissinizi besler. Derin ruhsal nefes alıp verdiğinizde, kendi daha yüce ve daha geniş bir bilinç arzunuzu da kısmen besler.</p>
<p>Uyku&#8230;&#8230;sizi besler. Yalnızca dinlenmeye ilişkin değildir. Uyku ve rüyalarla ilintili bir enerji vardır ve o sizi besler. Uykunuzda sıklıkla başka katlara gidersiniz. Hasat ya da alış-veriş için gidersiniz. Aslında, ağaçtan göksel meyvaları toplamaya gider ve uyandığınızda buradaki realitenize girmesine izin verirsiniz. Uyurken ne olur?</p>
<p>Kendinizi, bilincinizi nasıl beslediğinizin farkında olun. Hayatınızda yaptığınız her şey&#8230;şifa çalışması &#8230; kutlamalar&#8230;verseniz de alsanız da&#8230;kendinizi beslemeye dairdir. Kurban olsanız da, kurban etseniz de&#8230;.yaratıcı ya da entellektüel olsanız da&#8230;.çocuk ya da ebeveyn olsanız da&#8230;. hepsi sizi o ya da bu biçimde besleyip realitenizi yaratıyor. Öyleyse, realitenizi değiştirmeye hazır olduğunuzda, bilincinizi değiştirmeye hazır olduğunuzda, önce onu nasıl beslediğinizin, kendinizi nasıl hayatta tuttuğunuzun farkında olun.</p>
<p>Bu, bugünkü konuk grubumuzun çalışmakta ve incelemekte olduğu konu. Kendilerini besledikleri tüm değişik biçimleri gördüler. Bildiğiniz gibi bazıları karanlık ve kötü dediğiniz enerjilere bulaşmışlardı. Kendilerini o biçimde beslemişlerdi; o da bir tür besin, kendinize enerji vermenin bir başka yoludur.</p>
<p>Bazıları spiritüel sosyal işçiler diyebileceğimiz şey olarak bunu yaptı. Hep başkalarına akıl verdi, danışman ve dinleyici olarak hep orada oldu. O tipleri bilirsiniz. Çoğunuz o tipsiniz (kahkahalar). Her zaman arkadaşlarınızın baş vuracağı kişisiniz. Eh, bir kere sizden besleniyorlar. Ama siz de onlardan besleniyorsunuz.</p>
<p>Burada realite değiş-tokuşunda, aranızda bir şeyler oluyor. Ve siz yalnızca sevgi dolu ve şefkatli biri olduğunuz için böyle oluyor diye düşünüyorsunuz. Ama aslında o besine gereksiniminiz var. O enerjinin hayatınıza girmesine gerek duydunuz. Yine, burada bir yargı yok&#8230;spiritüel bir varlığın gözlemleri bunlar.</p>
<p>Sağlık konusu, sağlık&#8230;. kendinizi sağlıkla beslersiniz. Sağlığın besleme biçiminizin yan ürünü olduğunu sanırsınız. Ama kendinizi sağlık ve sağlık konularıyla beslersiniz. Sürekli hastaysanız, sürekli üşütüyor ve en moda hastalıklara yakalanıyorsanız, bir biçimde o enerjiyle besleniyorsunuz, tıpkı her zaman sağlıklı olduğunuzdaki gibi. Sizi besliyor.</p>
<p>Her zaman realite tabanınıza enerji girdileri olur. Ve onlar yaşamda gerçek deneyimlerinizi yaratan bilinci yaratırlar. Kendini nasıl besliyorsun Şambra? Gece, şömine başında oturmuş rahat rahat bir bardak şarap içmek, ateşe yakın oturup bir bardak şarap içmekten fazlasıdır. Bir beslenme olmaktadır, enerji, bilincinize, realitinize akmakta ve realitenizi şekillendirip belirlemektedir.</p>
<p>Yolda arabayla giderken de olmaktadır. O anda bir beslenme olmaktadır. Yolda giderken ne olmaktadır? Belki bir an önce varmak için sabırsızlık&#8230;. belki saatin tiktaklarına göre yaşamak, bir yerler yetişme ihtiyacı&#8230; bu da sizi besler. Belki arabadayken hayal kuruyorsunuz. Bu sizi besler.</p>
<p>Her ne ise Şambra, ona bir bak. Hayatının her yönünü hisset. Neler olup bittiğini iyice hisset.</p>
<p>Başkalarıyla yaptığınız konuşmalar, başkalarıyla yaptığınız konuşmalardan fazlasıdır. Arkadaşlarınızla, sevdiklerinizle biraraya geldiğinizde&#8230;..yemeğe çıktığınızda&#8230;.yalnızca telefonda bile konuştuğunuzda&#8230;..beslenirsiniz. Bunlar sizinle diğerleri arasında enerji değiş-tokuşlarıdır. Ama başka yerlerden gelen farklı enerjiler da vardır. Farklı kaynaklar, bir kez daha sizin realitenizi belirlemenize yardımcı olurlar.</p>
<p>Seks&#8230;.seksten konuşmayı her zaman seversiniz. Öyleyse hadi onu tartışalım. Yalnızca seks hakkında değildir bu. Bir şekilde kendinizi beslersiniz. Enerjiyi getirirsiniz, diğer kişiden belki aşk enerjisi belki de fiziksel doyum enerjisi. Ama daha fazlası vardır; başka katlar ve katmanlar vardır, başka şeyler olmaktadır.</p>
<p>Yapabilirseniz –ve partnerinize hakaret etmeden-, aşk ve seks yaparken bir dakika durun. Bir dakika durun ve deyin ki “Burada ne olmakta?” Ama eşinize o anda ne düşündüğünüzü söylemeden (kahkahalar). Ama “Ben nasıl besleniyorum?” deyin. “Bu dakikada ruhum, realitem, bilincim nasıl besleniyor?”</p>
<p>Yaptığınız her şey, o ya da bu şekilde beslenmeyle ilgilidir. Bu nedenle o işi yapmaktasınızdır. Belki şu anda başkalarına öğretmenlik ya da şifacılık yapıyorsunuz. Besleniyorsunuz. Konu yalnızca onlarla çalışmak değildir. Bir şekilde siz de besleniyorsunuz.</p>
<p>Beslenmenin değişik yollarını keşfetmek ve onların farkında olmak şaşırtıcıdır. Bunu yargılamadan yapmak istersiniz. Doğru ya da yanlış damgası vurmadan yapmak istersiniz. Kendinizi beslediğiniz her günü kucaklayın. Onun her parçasını sevin.</p>
<p>Hayatınızda belki sürekli bir çabalama var. O kamburu üstünüzden atamıyorsunuz. Eh, o sizi bir şekilde besliyor. Bunu size verip de şöyle diyen Tanrı değildir; “Bugün Mary’nin yolunu biraz zorlaştıralım çünkü&#8230;.çünkü (kahkahalar) birilerinin yolu zorlu olmak zorunda.” Ruh böyle çalışmaz.</p>
<p>Ondan enerji çekersiniz. Bilincinizi ve giderek realitenizi şekillendirmeye yardımcı olmaktadır. Bir şekilde, her şeyden beslenirsiniz&#8230;çok basit.</p>
<p>Sen Şambra, her gün gözlem yapmak zorunda olduğun bu noktadasın. Bir defter tutun. Kendi varlığınızın kayıtlarını tutun. Her etkinlikte, her değişik beslenme biçimini gözlemleyin ve farkında olun. Bazı şeyleri niçin bazı şekilde yapıyorsunuz? Kötü bir insan olduğunuz için değil, azimli olmadığınız için değil, başkaları sizi ona yönlendirdiği için de değil. Size doğrudan ve pek güzel bir biçimde hizmet ettiği için.</p>
<p>Alkol ve uyuşturucular&#8230;.size hizmet eder. Sizi beslerler. Ah, yalnızca sarhoş olmak ya da çekip çekip uçmaya dair değildir. Alkolü ya da uyuşturucuyu kullandığınızda, başka bir enerji içeri girer. Onu aldığınızda uçmanız hakkında değildir. Yalnızca siz öyle olduğunu sanırsınız.</p>
<p>Orada başka bir şey olmaktadır. Kendinizi bir biçimde beslemektesiniz. Nedir o? Kendinizi kaçış enerjisi ya da belki rahatlama enerjisi ile mi beslemektesiniz? Bilincinizi genişletecek bir yol olarak mı kendinizi beslemektesiniz? Ya da bilincinizi çökertmek ya da reddetmek için mi kendinizi besliyorsunuz? Buna kendiniz cevap vermek zorundasınız. Sizin için biz cevaplayamayız. Ama bir şekilde ondan besleniyorsunuz.</p>
<p>Dışarıda uzun bir yürüşe çıktığınızda, bir şey olmaktadır. Beslenirsiniz&#8230; ah, beslenmeyi sevin&#8230;sevin&#8230;.beslenmeyi sevin. O, size hizmet etmek, realitenizi biiçimlendirmenize yardım etmek için gelen enerjidir. Esasında, çağırdığınız enerjidir. Tıpkı bir dağın tepesinde durmak ve belli bir tür enerjiyi çağırmak gibidir. Ve sonra o içeri gelir. Hatta sonradan siz onun negatif, acı verici ya da kısıtlayıcı olduğunu düşünseniz de. Bir şekilde onu siz çağırdınız.</p>
<p>Jimnastik yaptığınızda, salona gittiğinizde ve hareketleri yaptığınızda&#8230;..ah, bu adalelerinizi şekle sokmak hakkında değildir. Yalnızca bedeninizin şeklini koruma hakkında değildir. Burada olmakta olan farklı bir şey vardır. Sizi nasıl besler? Kendinize sorun. Yanıtı çok basit. O dakikanın sizi nasıl beslediğini kendinize sorun.</p>
<p>Ve yine onu sevin. Yargılamayın. “Bu kötü bir şey olmalı. Belki de ben sürekli jimnastik yaptığım, sıkı bir vücudu korumak zorunda olduğum için narsistim” demeyin. Bu, Eski Enerji insan yargısıdır. Kendinize sizi neyin beslediğini sorduğunuzda, ne kadar aşağılık ve çirkin bir şey olduğunu düşünseniz de, bunu sevginin en yüce yerinden, yaratımın en yüce yerinden yapın. Aslında epey güzeldir.</p>
<p>Ve bugün “Olduğunuz kişi olmak için kendinize izin verin” diyerek başladık. Sonra, bunun aracılığıyla gerçekten kim olduğunuzu keşfedersiniz. Kısıtlı kimliği değil, Büyük Kimliği. Her şey sizi o ya da bu biçimde besler.</p>
<p>Evcil hayvanlarınız&#8230;sizi beslerler, yalnız sevgiyle değil, yalnız kabulle değil. Başka bir değiş-tokuş olmaktadır. O evcil hayvan sizi nasıl besler? Bunun bir kısmını şu anda zihinle bulamazsınız. Öyleyse, yalnızca enerjiyi hissedin. Ona bir tanım getirmeyi ya da sözcüklere dökmeyi düşünmeyin bile. Yalnızca hissedin. “Bu güzel hayvan beni besliyor. Nasıl beslediğini şimdi kendime soruyorum.” Ve sonra yanıtı bekleyin. Yanıt size gelecektir. Ah, hayvanın size hizmet etme ve uzun ve umutsuz bir yaşam sürerek sizi mutlu etmeye çalışması zorunluluğundan değil.</p>
<p>Bazılarınız kendini değersiz görme enerjisine gömülürsünüz. Ve bu da kendinizi beslemenin bir yoludur. Aman tanrım, orada daha lezzetli yiyecekler varken (kahkahalar). Bazen nasıl olduğu önem taşımadan da bazı şeylerin yalnızca güzel ve harika olduklarını kabul edemezsiniz. Belki başka hiç bir neden olmadan sadece sizi sevdiğinden evcil hayvanınız sizinle birlikte olmak için bu hayata geri dönmüştür. Sizinle sözleşmesi olduğu için değil. Sizinle olmak zorunluluğundan değil. Bir kez daha sizinle son bulan kötü karması nedeniyle değil (daha fazla kahkaha).</p>
<p>Ama bazılarınız kendini değersiz görme enerjisinden beslenirsiniz. “Bir köpek hiç de geri dönmek isteyemez” dersiniz. “Belki de dönmek zorunda kaldı. Benim yüzümden kendini o kadar kötü hissetti ki burada olmak zorunda kaldı.” Eh, işte şimdi kendini değersiz bulma enerjisinden besleniyorsunuz. Kuthumi’ni en sevdiği konulardan biri (kahkahalar). O yalnızca bir gıda Şambra. Yalnızca seni besleyen bir şey.</p>
<p>Bu nedenle gelecek birkaç –nasıl desek, bir süre görüşmeyeceğiz- altı hafta sürede her şeye bakın. Her şeye bakın. Bu sizin ev ödeviniz: hayatınızda sizi besleyen her şeye bir bakın. İstiyorsanız bunu yazın. İsterseniz bu konuda bir şarkı söyleyin. Ah evet, kimi Şambra şarkılarını duymayı pek severiz&#8230;”Beni ne besler”&#8230;ya da bir iki şiir belki.</p>
<p>Sizi neyin beslediğinin çok farkında olmaya başladığınızda –ama yargılı değil, akılcı değil- realitenizi neyin yarattığını o zaman anlamaya başlayacaksınız. Ve realitenizi neyin yarattığını anladığınızda, realitenizi neyin değiştireceğini de anlayabileceksiniz. Realitenizi değiştirmek mi istiyorsunuz? Bu hakikaten çok kolay.</p>
<p>Bazıları der ki “Peki, bilinci nasıl değiştirirsiniz?”. Yapılacak ilk iş, içinde bulunduğunuz inanç sistemini sorgulamaktır. Hepiniz bunu daha önce yaptınız. Bu nedenle Şambrasınız. İster ebeveyinlerinizle, ister öğretmenlerinizle, ister rahip/rahibe ve hahamlarınızla birlikte yarattığınız inanç sistemi olsun, bu hayatınızın akışı içinde bir yerde inanç sistemini sorguladınız. İsterse hayatın akışında yalnızca akmak yerine sorguladığınız bir an olsun.</p>
<p>Bakın&#8230;bunun sıra dışı olduğunu düşünmezsiniz ama öyledir. Çoğu insan inanç sistemlerini sorgulamaz. Onlarla savaşır. Onlara kızar. Belki de onlardan kaçmaya çalışır. Ama pek az insan aslında realiteyi sorgular. Onlar yalnızca kabul ederler.</p>
<p>Saint Germain bundan söz etmişti –toplu hipnoz. Kötü bir şey değil. Herkesçe kabul gören bir şey. Ama onlar, olması gerektiğini sanırlar. Eğer bizim bulunduğumuz yer gibi yüksek rakımlı bir yerdeyseniz, havada daha az oksijen olduğundan daha zor nefes alacağınıza inanırlar. Belki&#8230;belki değil. Bu bir inanç sistemi. Ve her hangi bir inanç sistemi hem değişime tabidir hem de kesinlikle değişmek ister&#8230;yeni bir seviyeye ulaşmak için, anlıyor musunuz? İnanç sistemleri asla sürekli olarak takılı kalmaz. Onlar yalnızca kabul ve arzuyla takılı kalır.</p>
<p>Sizi neyin beslediğini anladıkça, bilincinizin niye bulunduğu yerde olduğunu anlayacaksınız. Sonra, inanç sistemlerini sorguladıkça, kendi realitenizi, etrafınızı saran realiteyi sorgulayacaksınız. “Niye bu bedendeyim? Bu beden niçin günde 8 saat uyumak zorunda? Bu beden neden bazı türde gıdaları tüketmek zorunda?” sorularını soracaksınız.</p>
<p>İnanç sistemlerini sorgulamaya başlarsınız, hatta yasaları da. Şimdi, dışarı çıkıp kanunsuz olun diye sizi yüreklendirmiyoruz (kahkahalar). Ama niye kabul ettiğinizi sorgulamanız için yüreklendiriyoruz. Yasayı kim yazdı?<br />
İncil’i kim yazdı? Tanrı değil –Tanrı yazma bilmez (daha fazla kahkaha). Tanrının okuması-yazması yoktur (daha da fazla kahkaha), seçimi gereği. Tanrı şu entellektüel şeylere girmeyi istemez. Yani, Ruh tam cahildir.</p>
<p>İncil’i kim yazdı? Orada Tanrı’nın yazdığına inananlar var. Bir adam tarafından yazıldığını biz gördük. Ve bir çok kez, pek çok kez habire değiştirildi. Harika bir öyküdür ama benim o öyküde kalmak isteyeceğim kadar harika değildir (kahkahalar). Bir kitapta herhangi bir karakter olmak istemedim. Ben kendi kitaplarımı yazmak istedim. Bu nedenle Şambra, ona inananlar vardır ve korku enerjisi onları besler.</p>
<p>Evet, korku enerjisi bazen sizi besler, değil mi? Yaşamınızda korkular yarattıktan sonra onlar sizi besler. Sizi incittiğini düşünürsünüz. Size bir şekilde yardım ediyordur.</p>
<p>Bazılarınız bir şey yapmak zorunda olduğunda, şu olağanüstü asabiyet seviyesini yaratır. Sinirlenirsiniz ve mideniz allak-bullak olur. Ve terlersiniz ve tepeniz atar. Ve bunun kötü bir şey olduğunu sanırsınız. Aslında harika bir şeydir. Sizi bir şekilde beslemektedir. Korku da aynı şey. Sizi besler.</p>
<p>Şimdi, bir kez paralı olmadığını anlamaya başladığınızda, realitenizi ve bilincinizi yaratmak için size hizmet etmeye geldiğini anladığınızda, işin eğlenceli kısmı başlar. Sonra da herhangi bir şeyle oynamaya başlayabilirsiniz. Her hangi bir şeyi değiştirmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p>Bir inanç sistemini bir kez sorguladığınızda&#8230;.dediğimiz gibi, yasa&#8230;.yani yasalar insan tarafından yazılmıştır. Yasalar, Dünyada yaşayan çok güçlü bir grup meleği uyum içinde tutmak için yazılmıştır. Yasalarla ortak konsensus amaçlanmıştır ancak ya küçük bir grubun ajendası ya da kişisel ajendalara dönüşmüşlerdir. Bu yüzden, niye bu yasalara uyulsun? Yapmanızı ya da yapmamanızı söylemiyoruz. Ama kendinize nedenini sorun. Bu inanç sistemi nedir?<br />
Yasa ve kurallar sizi nasıl beslemekte? Büronuzdaki kurallar nasıl yaratıldı&#8230;. çalışma ortamında yaratıldığını gördüğümüz en saçma kurallardan bazıları. Bilinci kısıtlamak için tasarlanmışlar -hepsi bu- bilinci kısıtlamak. Ah, kötü bir şey değil. Bir besin. Kısıtlı bilinç, bir odağa olanak tanır, böylece herkes sizin değiminizle aynı teknede olur. Ve farklı yönlere gitmenizi önler. Ama böylesi inanç sistemleri çok kısa bir süre dayanır zira yüksek bilince, özellikle sizin elde etmekte olduğunuz gibi bir bilince dayanmamaktadır.</p>
<p>Yani kanunlar&#8230;.inanç sistemleridir. Ve bazıları onların ötesini düşünüp “Niye oradalar? Ama bu çok aptalca.” demeye korkarlar. Ya da bir nedene hizmet ediyordur. Ama bilinci destekleyen bir enerji, dipte yatan bir enerji vardır. Yasalar –hangi şehirde, memlekette olduğunuz önemli değil- toplu bilinci belirlemeye yardım eder. Hepsi budur. Toplu bilinci belirlerler.</p>
<p>Ve size, öyle ya da böyle, onları kabullenmeniz söylendi; yasanın oluş şekli budur. Ona inanmak zorundasınız ve inanmazsanız, hapise atılırsınız. Eh, buna inanırsanız, bunu yaratırsınız. Ve oyunu tam oynarsınız. Ötesine geçmenin zamanıdır Şambra, ötesine geçmenin zamanı.</p>
<p>Ölüm hakkında pek çok inanç var. Ölüm hakkında inançların en garip ve en tuhaf olan bazısından Saint Germain söz etmişti. Ve onlar gerçektir çünkü inandığınız şey, sonra bizim tarafa getirdiğiniz ve deneyimlediğiniz şeydir. Ve bizim tarafa geldiğinizde, tek-doğru-cevap yoktur. İnandığınız şeye sahip olursunuz. Onu yaratırsınız.</p>
<p>Cehenneme inanıyorsanız, cehennemde olacaksınız. Cauldre’nin dediği gibi cehennemin eğlenceli olduğuna inanıyorsanız, cehennem eğlenceli olacaktır (kahkahalar). Anlıyor musunuz&#8230;.”cehennem” sözcüğünün ardında bile bir inanç sistemi ya da besin var. Bilincin o kadar çok parçası haline gelmiş ki. “Cehennem” dersiniz. “Şeytan” dersiniz. Hemen beslemeye başlar. Bu iki sözcük, bir biçimde sizi şu anda besliyor. Seni ne besliyor Şambra?</p>
<p>Ve sevgili konuk grubumuz bunu incelemekteydi. Ve Dünyaya geri dönüyor olacakları için, şeylerin onları nasıl beslediğini ve realiteyi yarattığını anlamak, realite onları mutlu ya da tatmin etmezse onu sorgulayabileceklerini anlamak çok heyecanlandırdı kendilerini. Siz şu anda, önce kendi realitenizi sorgulayabilirsiniz. Gidip başkalarının realitesini sorgulamaya çalışmayın.<br />
Kendi realitenizi sorgulayın. Bunun içine nasıl yerleştiğinizi sorgulayın. “Bu realite bana hizmet ediyor mu?” İyi mi yoksa kötü mü diye sorgulamayın. Sana hizmet ediyor mu Şambra? Tahsiliniz yok diye kendinizi kısıtlanmış hissediyorsanız, o sizi beslemesi için kullandığınız bir realite ve gıdadır. Artık size hizmet ediyor mu? Veya o geçen haftaki giysi modası gibi mi? Size hizmet ediyor mu? Etmiyorsa, onu sorgulayın. Niye o noktadasınız? Bu onu kırmaya başlama eğilimidir.</p>
<p>Realiteyi sorgulamak, kalıbın kırılmasına neden olur. Orijinal enerji şeklini kırarsanız, işte o zaman yeni bilinci yaratabilirsiniz. Peki, bilincin hayatınızda ne olmasını istersiniz? E, bu size bağlı. Bu size kalmış.</p>
<p>Yine, bilincin zihinden gelmediğini hatırlayın. O sizin derindeki ruhsal parçanızdır. Geçmiş deneyimlerin inanç ve bilinç düzeyinizi yaratmasına dayanır. Ve istediğiniz anda değiştirilebilir&#8230;.gerçekten inanırsanız&#8230;.gerçekten çok esnek ve çok açık olmasına izin verirseniz. İnancı sorguladığınız anda değişmeye başlar.</p>
<p>Şimdi, değiştikçe, iki ilginç şey olur. Bilinciniz değiştiğinde, realiteniz de değişmeye başlar. İki şey olur. Birincisi, değişim kapıda olduğundan çok ürkersiniz. Değişimin iyi bir şey olmadığına inanırsınız. Genelde insanlar böyle düşünür. Çoğunuz hala değişimin eteğinizdeki elmaları düşüreceğine, sizi bilinmeyen bölgelere götüreceğine inanıyorsunuz. Ve bazen bilinende kalmak, bilinmeyene gitmekten daha kolaydır.</p>
<p>Bu nedenle değişimi çevreleyen bilinci değiştirin (kahkahalar). “Değişim” sözcüğü ve sizi neyin beslediği hakkındaki şu anki bilinç, kendi başına bir korku türüdür. Ah, bir heyecan ve korku enerjisi sel gibi içinize akar. Hatta “değişim” kelimesini söylediğimizde, eski kalıptan kurtulacağınız için heyecan duyarsınız ama ardından gelecek olandan da korkarsınız.</p>
<p>Öyleyse, değişim korkusunun ötesine geçin. Bilinmeyenden korkmanın ötesine geçin. Bilinmeyen sadece potansiyeldir –olup olacağı budur. Kimi kez uçsuz bucaksız bilinmeyen olarak gördüğünüzü -“Yarın ne olacak; 10 yılda neler olacak? – sonsuz karanlık, bilinmeyen ve ürkütücü olarak görürsünüz çünkü onu anlamazsınız. O yalnızca bir potansiyeldir – hepsi bu, yalnızca potansiyel.</p>
<p>Böylece değişimden geçmeye izin verirsiniz. Değişim doğaldır&#8230;ya da değildir. Değişim evrimdir, enerjinin yeni bir seviye aramasıdır, bilincin kendisini yeni ve farklı bir biçimde ifade etme arzusudur. Bu nedenle değişimin içeri girmesine izin verin.</p>
<p>Şambra, bilincinin açılmasına izin ver.<br />
Bilinciniz genişledikçe ve çevrenizdeki realite değişmeye başladıkça olan şey şu ki yeni bir biçimde beslenmeye başlarsınız. Ve ondan sonra, en inanılmaz –nasıl desek- en kesin sonuçlar, en elle tutulur şeyler olmaya başlar. Ve kendinizi nasıl beslediğinize bakmak için biraz zaman harcamaya başlayacaksınız. Ve sonra bilincinizin değişmesine izin vereceksiniz&#8230;arzu ederseniz.</p>
<p>Ve sonra, kendinizi nasıl farklı bir şekilde beslediğinizin farkında olun. Çok şaşırtıcı olacak. Eski “sizi”, hepsi sizi hayatta tutmak için öfkeden&#8230; kahkahadan&#8230; çalışmaktan&#8230;. sevgiden&#8230; dedikodudan&#8230; acı çekmekten&#8230;.. gelen binlerce ama binlerce besin serumuna bağlanmış gibi olduğunuzu hissedeceksiniz. Ötesine geçtiğinizde, realiteyi sorguladığınızda ve bilincin değişmesine izin verdiğinizde, artık tüm o besin serumlarına ihtiyacınız kalmadığını farkedeceksiniz.</p>
<p>Keşfedeceksiniz ki kendini besleme, kendiniz kaynaklıdır. İçeriden gelir, şöyle de diyebilirsiniz, tanrısal olandan insana gelen&#8230;..tanrısal olandan hep&#8230;hep orada olana gelen&#8230;baştan beri sizi beslemiş olan&#8230;..yaşamınızı sürdüren&#8230;&#8230;. besin serumu, sizi hep beslemiş olan saf ruhun bir nefesidir. O hep oradadır &#8230;.içeri giren &#8230;.dışarı çıkan &#8230; güvenilir olan &#8230;.hep oradadır&#8230;.hep sizinledir.</p>
<p>Sonra, şu besin serumu bağlantılarınızı kesmeye başlayabilirsiniz. Onlar yalnızca geçiciydi. Aslında, size köstek oluyorlardı. Sizi yalnızca engelliyorlardı.</p>
<p>Enerjilerinizi dramdan&#8230;..acı çekmekten&#8230;.kaçıştan &#8230;. seksten&#8230;.herhangi bir şeyden almak zorunda değilsiniz. Şimdi, tüm bunlar özgür-seçim deneyimleri diyebileceğiniz şeylerdir&#8230;.tamam mı? Şimdi dışarı çıkıp hayatınızda istediğinizi deneyimlersiniz ve beslenmeniz, hayatınızı sürdürmeniz ve realite tabanınız için onlara mecbur olmak zorunda kalmazsınız. Şimdi bunu yalnızca deneyim için yaparsınız. Şimdi bunu yalnızca eğlence için yaparsınız. Yalnızca istediğiniz ya da belki istemediğiniz için yaparsınız. Ama kendinizi desteklemek ya da hayatta kalmak için kullanmak zorunda değilsiniz.</p>
<p>Şeylerin gerçekten değişmeye başladığını göreceksiniz. Onları içeriden beslersiniz. Dışarıdan olana ihtiyacınız yok. Şimdi artık o kadar çok yeni ve özgür seçiminiz var ki. Bağlı değilsiniz.</p>
<p>Şu dışarıdan besleme yöntemleri artık sizi rehin tutmuyor. Artık bilinciniz hızla değişmeye başlıyor. Ve realiteniz çok akışkan, çok açık, sizin, yani Yaratıcının uysallaştırdığı hale gelmeye başlıyor. Çok basittir, gerçekten çok basit.</p>
<p>Ve şimdi sizden ev ödevi yapmanızı isteyeceğiz&#8230;öyle seçerseniz. Çok farkında olmanızı isteyeceğiz. Kendinize verdiğiniz bu Şaud’u alıp kapıdan çıkar çıkmaz unutmayın. Onunla çalışın. Bu enerjilerle çalışın. Hayatınızda her hangi bir şey şu anda sizi nasıl besliyor?<br />
Sabırlı olun. Ona biraz zaman, sevgi ve enerji harcayın. Bir dahaki ay gelip de biz size şunu diyene kadar konuyu unutmayın: “Sizi besleyenin gerçekten farkına vardınız mı?”. Ötesine geçmeye sahiden hazırsan, geç Şambra, seni besleyen herşeyin farkında ol. Yine, yargısızca.</p>
<p>Bugün burada, gözlemleyen ve izleyen büyük bir konuk grubu var. Onlar kendi geçmişlerindeki duruş noktasından baktılar ama bugün sizin oturduğunuz iskemlelerde olmayı dilediler. Şu anda Dünyada bilfiil deneyimliyor olmayı, gerçekten katılıyor olmayı dilediler. Yeniden enkarne olmak zorundalar. Bunu yapmayı hatırlama iznini kendilerine vermeliler. Buraya geri dönmek zorundalar. Şu anda siz burada oturuyorsunuz. Sizin yapma olanağınız var ve realitenizi nasıl yarattığınıza dair çok büyük bir fark yaratın.</p>
<p>Bugün seninle birlikte olmak keyifti, Şambra.</p>
<p>Hazmedilecek çok şey ve gözlemlenecek çok şey var. Bu çalışmada asla yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi:</div>
<div class="tarih">Şaud 4: Sizi Ne Besler?</div>
<div class="tarih">Tobias’ın Katılımıyla,</div>
<div class="tarih">Geoffrey Hoppe Kanallığı</div>
<p>Kırmızı Çember’e sunulmuştur<br />
5 Kasım 2005</p>
<p>www.crimsoncircle.com</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra. Bu Şaud’u sürdürüyoruz. Bu Şaud çok çok önemli ama enerji ve mesaj olarak diğerlerinden farklı. Sizi besleyen her şeye bakmaktan söz ettik. Yine, size çok açık gelebilir ama açık görünme nedeni sizin Şambra oluşunuz, sorgulama noktasında bulunuşunuzdur. Kendi realitenizi dönüştürme ve bilincinizi değiştirme noktasındasınız.<br />
Size bu kadar açık görünen bir şeyi herkesin yapabileceğini sanırsınız. Ama yapmazlar. Belki de cennette meleklerin bile kendilerini neyin beslediğine bakacaklarını sanırsınız. Ama çoğu bakmaz, özellikle Dünyayı terkedip de henüz Dünya eksenli boyutların ötesine gitmemiş olanlar. Bir çoğu bu gibi şeylere, onları neyin beslediğine asla bakmayacaklar. Hemen geri atlamaya, Dünyaya geri dönmeye çalışacaklardır yalnızca. Bir başka yaşam ve fizik beden alacaklardır ama neler olup bittiğini, onları neyin hayatta tuttuğunu ve bilinç tutumunun gerçek anlamını bilemeden geleceklerdir.<br />
Önümüzdeki bir-kaç haftada, özellikle siz bunun farkına vardıkça, yargısızca yapılacağını yineleyelim, “İyi ama örneğin bahçeye bakmakla nasıl besleniyorum?” derseniz, bu aşikar olanın çok ötesine uzanır&#8230;bahçeyle uğraşmak sizi rahatlatır&#8230; sizi Gaia ile yakınlaştırır&#8230;. sanki bir şeyin doğumuna yardım ediyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Oluşmakta olan başka bir enerji, iç katmanlarınızda sizi besleyen başka bir şey vardır. Ve belki, dediğimiz gibi, zihniniz tam olarak neler olduğunu kavramayacaktır. Yalnızca hissetmenizi, yalnızca farkında olmanızı istiyoruz. O noktada bilincinizi canlı tutan bir enerji vardır.<br />
Ya da, başka insanlarla yaşadığınız çelişki sizi nasıl besler? Beni besliyor diyebilirsiniz çünkü tüm öfke içeri girer ama devam eden tüm dramlardır. Ancak orada olan başka bir şeydir, içeri giren enerji sizin mevcut bilinç, realite ve inanç sistemlerinizi sürdürmeniz için gelmektedir.<br />
Basit bir prensip vardır. Her şey, tüm enerjiler, size hizmet etmek için gelir. Bu çok basit bir prensiptir. Yani, hayatınızda olan her hangi bir şey, sizi yalnızca çok sevdiğinden destekleyici enerji getirmektedir.<br />
Öfke olarak kılık değiştirmiş olabilir. Dram olarak kılık değiştirmiş olabilir. Mutluluk ve neşe ya da başarıya ulaşma olarak kılık değiştirmiş olabilir. Ama tüm bunların altında yatan, yalnızca sizin mevcut bilincinizi destekleyen enerjidir. Bu basit prensipleri ve sizi nasıl desteklediklerini anlayabilirseniz, ancak o zaman onlarla nasıl çalışmaya başlayacağınızı anlarsınız.<br />
Yine, tam da bununla ilgilenen yüzlerce konuğumuz vardı bugün. Şimdi Şambranın bunu nasıl göğüsleyeceğini görmek istiyorlar, şimdi bunu anlayacaklar ve realitenizin Yaratıcısının siz olduğunuzu farkedecekler. Bunlar yalnızca sözcükler değil. Hepsi gerçek. Kendi realitenizin her dakikasının Yaratıcısı sizsiniz. Bu size toplu bilinç tarafından empoze edilmedi. Bireysel bilincinizi desteklemek için toplumsal bilinçten enerji çekiyor olabilirsiniz ancak toplu bilinç, Ruh ya da başka bir şey tarafından rehin tutulmuyorsunuz. Yalnızca kendi realitenizi yaratmak için enerjileri içeri alıyorsunuz. Şimdi, neyi yeniden yaratmak isterdiniz?<br />
Şimdi sorulara geçmekten mutlu olacağız.<br />
1. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Biraz önce seksüel enerjilerinden söz ediyordunuz. Dişil ve eril enerjilerin kaynaşması nasıl bir duygu uyandırır? Ve bu, Şambrayı ve toplu bilinci nasıl etkiler? Ve seks ile seksüel enerji arasındaki fark nedir?<br />
TOBIAS: Evet&#8230;.seksin fiziksel eylemi, seksüel enerjinin küçük bir yan-ürünüdür. Bir bakıma –ve çok küçük bir açıdan- seks yapmak, seksüel enerjiyi ifade etmek ve deneyimlemektir. Ama seksüel enerji, burada bulunan tüm fizik enerjiler içinde en çok potansiyel taşıyanıdır. Değişik, çok çok değişik biçimlerde kullanılır. Bu, kişinin kendisine bağlıdır.<br />
Seksüel enerjiler, yaratıcı biçimde kullanılabilir ve seks yapmanın fizik eylemiyle hiç ilintili değillerdir. Aslında seksüel enerjiler, başkalarını kontrol etmek için kullanılabilir ve maalesef yaygın olarak da bu biçimde kullanılmaktadırlar. Başkasını esir kılmak için kullanılmaktadır. Aslında seksüel enerjiler –etkili olan- büyülerin yapılmasına benzer. Büyülü sözcükler ve iksirleriyle ilintili büyüler, potansiyel açısından seksüel enerjilerle karşılaştırıldığında, hiçtirler.<br />
Seksüel enerjilerin tüm serisini tam anlamıyla derinlemesine keşfedeceğiz&#8230;.. nasıl yaratıldıklarını&#8230;. nasıl içeri alındıklarını&#8230;.. hem eril hem de dişil yanlarınızı nasıl beslediklerini&#8230;.. yaratıcılığı beslemede nasıl kullanıldıklarını&#8230;.. ya da başkasıyla bağı ya da rehinliği &#8230;. kurbanı ve kurban haline getireni beslemek için nasıl kullanıldığını. Tüm bunları önümüzdeki bir-kaç ay içinde yapacağımız work-shopta işleyeceğiz. Şu anda burada gereğinden çok ayrıntıya girmek istemiyoruz zira bu konu, Şambra ile işleyeceğimiz en kapsamlı konulardan biridir.<br />
Bu Mexico topraklarında (ki eskiden beri sıkışıp kalmış seksüel enerjileri, özellikle Atlantis’ten gelenleri barındırır) isteyerek bu enerjinin temelini atacağız. Küçük bir grupla çalışacağız. Ve bu work-shopta öğrenilenden ve orada aktarılanlardan sonra konu genişletilecek ve diğer başka yerlere taşınacak.<br />
Eril ve dişil enerjilerin nasıl olup da ayrı düştüklerini, niye ayrı olduklarını ve biraraya getirilirlerse özellikle ne olacağını tartışacağız. Ve bir erkek ya da dişi bedeni taşımaya alışmış olduğunuzdan bunu yapmak her zaman kolay değildir. Ve genelde ya eril ya da dişil enerjileri çekmeye alışmışsınızdır. Ve bu work-shop ile bu enerjileri tekrar birarada beslemeyi tartışacağız.<br />
Niye bu kadar çok kişinin hâlâ yarası, seks yarası olduğundan, niye bu kadar çok kişinin aydınlanmış spritüel varlık haline dönüşüyor olmalarına karşın hala seksüel enerji tarafından kontrol edilmeye izin verdiklerinden söz edeceğiz. Hâlâ seks kölesi kılma konusu vardır. Ve bunun çok güçlü, çok potansiyeli olan bir nedeni vardır. Kısacası, bu konuyu ayrıntılı biçimde işleyecek ve sonra bu çalışmayı dışarıya yayacağız.<br />
Bu –nasıl desek- Şambra ile işleyeceğimiz en zor ve en ayrıntılı ve hatta en acı veren konulardan biridir. Ve hepinize hatırlatmalıyız ki seks ile seksüel enerjiler arasında büyük bir fark vardır. Şöyle de alabilirsiniz, seks fiziksel bir şeydir; seksüel enerjiler ise bir tür ruhsal ve çok güçlü enerjilerdir. Teşekkürler.<br />
2. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Ah sevgili Tobias, dün seksüel enerjiler work-shop’una katılmaya gereksinim duyduğum gerçeğinin ayırdına vardım. Ve bugün o anons edildiğinde çok mutlu oldum. Benim sorum İsis’in yarası ve tanrısal dişiyle ilintili&#8230;ilginç. Atlantis ile doğrudan anılarım var ve bu şifayı gerçekleştirmek için ses ile kodları ve enerjileri çıkarmalı mıyım merak ediyorum. Bir de, sanat, güzellik, hareket, müzik ve neşe deneyimleri bu yarayı da iyileştirebilir mi?<br />
TOBIAS: Evet, iyileştirebilir&#8230;..ve tüm sorularına “evet”. Ama seksüel enerjilere farklı bir anlayış seviyesi de gerekir. Dediğin gibi, tonlar, müzik, hareketler, tüm bu şeyler, hatta İsis’in hapsolmuş enerjilerinin bir kısmını yeniden ziyaret , Atlantis’e ve hatta ondan öncesi bir zamana geri dönmek çok önemlidir.<br />
Ama bizim işleyeceğimiz konu çok çok gerilere giderek seksüel enerjilerin ilkin nasıl yaratıldıkları ve nasıl&#8230;. seksüel enerjilerin bilinci nasıl böyle kilitlediğinden bahsedeceğiz. Bazı belli-başlı temel nedenlerini ve sizi çok besleyen seksüel enerjilerden nasıl özgürleşeceğinizi inceleyeceğiz. Yine, ister kurban, ister kurban kılan, eril ya da dişil, bundan beslenen devasa ve bağımlılık yapan beslenmeler olmaktadır. Denilebilir ki bunların serum bağlantısını, o tür bir beslenmeyi kesmek, çok çok güçtür. Ve dediğimiz gibi, Dünyadaki çoğu aydınlanmış varlık bile bunun kendileri için en büyük barikatlardan biri olduğunu düşünmektedir. Ve çok çok aydınlanmış bile olsalar, yine de o yarayı kendileriyle birlikte taşımayı sürdürürler.<br />
2. ŞAMBRA: Ben yardımcı olabilecek miyim?<br />
TOBIAS: Evet&#8230;..öylesini seçersen&#8230;.. bu senin realitense.<br />
2. ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.<br />
3. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Kutsal geometriyi açıkla (bazı kahkahalar).<br />
TOBIAS: Kutsal geometrinin –basit bir yanıt istiyorsan- akışla ilintili olduğunu söyleyeceğiz. En basit böyle söylenebilir. Daha önce söylediğimiz gibi, bu matematik hakkında değildir ama matematik de rol oynar. Enerjinin akışına ve hareketine ve sonra nasıl gerçekleştirileceğine ve günlük pratik yaşamınızda nasıl kullanılacağına dairdir. Kulağa sürekli promosyon yapıyormuşuz gibi geliyor ama Şubat work-shop’umuzda –henüz Cauldre’ye bundan söz etmedik- üç konu başlığından biri olarak kutsal geometriyi ele alacağız. Ama basitçe, enerjilerin akışı hakkında olacak.<br />
4. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias&#8230;.Geoff ve Linda’nın biraz önce Scientology’den söz etmeleri ilginç zira ben L. Ron Hubbard’ın iş teknolojisini uygulayan bir büroda çalışıyorum. Ve kendimi çok rahatsız hissediyorum. Ve bu yüzden&#8230;. L. Ron Hubbard ve Scientology’deki terslik ne?<br />
TOBIAS: Evet&#8230;.. L. Ron Hubbard –nasıl desek- onunla bizim taraftan çalışıyoruz. Kendisi aslında bir melek ailesinin lideri olup yeni bir enerjiyi öncelikle kendilerine indirmek için Dünyaya gelmiştir. L. Ron Hubbard kendi süresinde, kendi grubu için hayli yüksek galaktik enerjilere kanallık yapmıştır. Bunlar kitaplarda belirtilmiş ve her ne kadar kanallık demekten hoşlanmasalar da kendi kanallıklarına konulmuştur. Ve öncelikle o grup için tasarlanmıştır.<br />
Şimdi, Ron’un kendisinin bile bu noktada hoşlanmayacağı ilginç bir şeyin meydana geldiğini düşünüyoruz. Ancak grup o sözcüklerin kendi bilincinde çok takılı kaldı. Asıl amacı materyali okuyanlara veya work-shop’a katılanlara kendi realitelerinin kolayca dışına çıkabileceklerini anlamalarına yardım etmekti. Kendilerini çok güçlü kılacak, geçmiş yaşamlarına geri dönüp temizlik yapmalarını ve onların da Tanrı olduklarını anlamalarını sağlayacak bir takım teknikler geliştirmişti.<br />
Bu çalışmalar, insanlara sık sık olduğu gibi, çok kıstlayıcı ve bağlayıcı hale dönüştüler ve kendi kural ve kanunlarıyla doldular. Bu yüzden, tarihin bu noktasında Scientologistlerin gezegende bu kadar çok direnişle karşı karşıya kalmalarına şaşmamak gerekir. Çünkü gezegen aslında onların kurallarına yüz çevirdi. Ve senin Şambra olarak kendini bu koşullarda rahatsız hissetmene şaşmamak gerek zira sen bunu bir kutu olarak görüyorsun, bir potansiyel olarak değil.<br />
Ve Cauldre’nin keşfettiği gibi, şimdilerde çok entellektüel havadalar. Halbuki bir zamanlar bilgi kalpten geliyordu ve güçlendiriciydi, şimdi ise sözcükleri ve teknikleri ezberlemek zorunda olanları güçten düşürüyor. Ve bir bakıma, onları geçmiş yaşamlarına hapsediyor çünkü geri dönüp baktıklarında, tüm bu travmalar onlarınmış ama şu anda verilen gereçlerle bu travmalar salıverilemiyor gibi geliyor. Ve hayır, bu elektrikli mekanik gerece yapışmak, bu travmaları salıvermeye yardımcı olamaz.<br />
Geçmiş yaşamlarda yaptığınız her şeyin bir nedeninin olduğunu kabul etmeyi Şambra keşfetti. O zamanlar bilim bir şekilde besliyordu. Bunda yanlış bir şey yok. Yapmış olduğunuz her şeyi tümüyle bedenlemek ve kabul vermek, enerjiyi özgürleştirir, ondan kurtulmak için analiz etmek değil. Bu sizi kutuda tutar. Teşekkür ederim.<br />
4. ŞAMBRA: Nasıl oldu da oradayım, sorabilir miyim? Yani bu tür şeylerle nasıl besleniyorum?<br />
TOBIAS: Evet&#8230; kendini ve yolun neresinde olduğunu anlamana yardımcı oluyor. Orada pek de uzun kalmayacaksın&#8230;. bize güven (seyirci kahkahaları). Ayrıca –nasıl desek- kendine orada bulunma izni vermiştin çünkü o organizasyonda kimileri kendilerini rahatsız hissediyorlardı. Şimdi kendilerini sürekli gözleyen ve sürekli onların analizini yapan bir tür grubun içindeymişler gibi hissediyorlar.<br />
Ama senden yayılan gibi bir aydınlığa gereksinimleri var. Tıpkı bugün buraya gelen konukların da, ötesine geçmelerini sağlayan Şambradan yayılan ışığın dokunuşuna gereksindikleri gibi. Bu nedenle çoğunuz buradasınız. Seni bundan besleyen ise maaş bordrondur (kahkahalar). Şu anda nerede bulunduğunu ve gerçekten ne kadar yol katettiğinizi anlamanı besler. Yani, yargılama ama bir amaca hizmet ettiğini ve sana hizmeti olduğunu anla.<br />
4. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.<br />
5. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Ben hayvan kurtarma Şambrasıyım. Hayvanlar için değişik şifa yöntemlerini incelemekteydim. Hayvanların şifasında kullanılan tüm şifa teknikleri, insanlar için kullanılanlar gibidir. Hayvanlar için en etkili teknik nedir? Ve hayvanlara en yararlı olanı bulmam gereken bir şifa yöntemi var mıdır?<br />
TOBIAS: Hayvanlara en yararlı olacak şifa yöntemi insanlar arasında bulunmamak olabilir (kahkahalar). Bunu biraz espriyle karışık söylüyoruz ama –burada sözünü ettiğimiz evcil hayvanlardır, diğer türler değil- evcil hayvanlar sıklıkla hizmet etmek için gelirler ve enerjilerin bir çoğunu emerek, sahiplerinden alarak, enerjileri işlemden geçirirler. Ve bazen sahiplerinin hastalıklarını bir biçimde kendileri yüklenirler. Sahiplerinin dertlerini yüklenirler.<br />
Yani, yapmış olduğun işte, enerjiyi tümüyle kendi bedenlerinde hareket ettirirler. Ve bazıları. Duydukları derin sevgi nedeniyle ve yaptıkları şey nedeniyle, takılıp kalır ve sahiplerinin enerjisi de onlarla birlikte takılıp kalır. Ve burada Cauldre sahip demememizi istiyor. Evcil hayvan bakıcısı (kahkahalar). Bugün politik ve spritüel olarak pek düzgün değiliz (daha fazla kahkaha).<br />
Yani evcil hayvanın enerjiyi hareket ettirebilmesi için yardıma gereksinimi vardır. Şimdi, yapılacak en iyi şey, sessiz bir yer bulup hayvanla birlikte nefes almaktır. İnsanlarla olduğu gibi hayvanlarla da birlikte nefes alıp verebilirsiniz. Ve onlarla zihinden değil yürekten konuşun ve onlara enerjinin içlerinden hareket etmesine izin vermelerini söyleyin. Enerjiyi dışarı çıkarma işini çok değişik şekillerde yapabilirler, arka uçtan, ön uçtan ya da gövdelerinin eterik çeperlerinden.<br />
Ama enerjiyi hareket ettirmeye devam edebileceklerinin kendilerine söylenmesine ihtiyaçları vardır. Ve onlarla tam olarak paylaşabileceğiniz şey, yalnızca enerjilerin sıkışmasına izin vermeyerek bakıcılarına daha fazla hizmet edebilecekleridir. Yani çoğu kez olan şey, evcil hayvan sahibinin enerjisinden bir kerede aşırı miktarda yüklendiğinden, enerjinin bloke olmasına neden olur.<br />
Ve kimi kez zor günler geçiren evcil hayvanın yerini değiştirmelisiniz. Bakıcısının yanından, bir süre için, bir haftalığına ya da hatta iki haftalığına başka bir yere götürmek isteyeceksiniz. Uzağa götürün. Onları doğanın içine geri götürün. Mümkünse, yürüyüşe çıkarın. Ve bu enerjilerinin hareket etmesine yardım edecektir. Ama kimi kez bakıcılarının takıldığı kadar takılıp kalacaklardır.<br />
Ve evcil hayvanlardan söz etmişken, Şubattaki “Tobias’a Sor” celsesinde işlenecek ikinci konunun bu olduğunu söylememiz için bir fırsat, hem de eş zamanlı bir fırsat vermiş oldu.<br />
6. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım) Selam Tobias, hiç ergenler, genç yetişkinler için  Şaud yapacak mısınız?<br />
TOBIAS: Her Şaud ergenler ve genç yetişkinler içindir. Aslında konu şu; bilinç noktasında mı bulunuyorlar ve yaşamlarında dinlemeye açık bir yerdeler mi. Çünkü tüm bu materyal herkesindir. Belirgin olarak daha yaşlılar içindir ya da daha gençler ya da erkekler veya hanımlar içindir demek istemiyoruz. Herkesindir. Hepinizin bunu yaratmakta olduğu biçim böyledir.<br />
Şimdi asıl sorularının cevabı&#8230;. şimdi belirtilen dileğe göre, ergen ve genç yetişkin Şambra diyebilecekleriniz için özel bir celse yapma fırsatını bulacağız. Şu anda dünyada yüzyüze oldukları belli konular var, özellikle yetişkinliğe geçmektelerken onlara seslenmek harika olacak. Ve bunu yapma fısatını yakalayacağız.<br />
6. ŞAMBRA: Teşekkür ederim. Ayrıca iki hafta önce geçiş yapmış bir arkadaşım var. Henüz 19 yaşında. Ailesi için rahatlatıcı bir mesajın var mı?<br />
TOBIAS: Yapmak zorunda olduğumuz şey –zannettiğiniz kadar akıllı değiliz- bunu kontrol etmek zorundayız. Başkalarını da buraya getirmeliyiz. İlkin, bu aileye bir bakmak zorundayız. Ve kendi inanç sistemleri nedeniyle şimdi onların acılarını hafifletecek bir-iki şey var. Fazlaca korku var ve acı çekiliyor bu yüzden söyleyeceğimiz her hangi bir şeyin onları rahatlatacağından emin değiliz, özellikle mesajın kimden geldiğini bilirlerse (kahkahalar). O nedenle mesajın kimden geldiğini bile söylememek en iyisi çünkü bazı konular gündeme gelebilir.<br />
Sözünü ettiğin bu sevgili &#8230;.. gördüğümüz &#8230;..bize söylenen –şu anda dördüncü boyut katlarında dinlenme ya da bekleme alanı diyebileceğiniz bir yerde, kendini yanlarında rahat hissedeceği ve tanıdıklarıyla birlikte. Yani, şu anda geçirmekte olduğu belirgin bir travma yok. Geçişte bazı zorluklar olmuş. Bazı çok zorlu konulara girilmiş ama şu anda hepsi hallolmuş durumda.<br />
Ama bir mesaj verirsek, aile bunu anlamayabilir. O nedenle yalnızca şu söylenebilir –aile için doğru sözcükleri bulmaya çalışıyoruz- evet, dualarınız bu sevgili varlığa ulaşıyor.<br />
6. ŞAMBRA: Peki, teşekkürler.<br />
TOBIAS: Ve bu fırsattan istifade, yakınlarda geçmiş birinden söz etmek istiyoruz. Önceden Linda ile bir süredir tanıdığımız ve yakında geçmiş olan R.C. Gorman hakkında konuştuk. Ve hepinizle paylaşmak istediğimiz şey, Çiçekler Köprüsüne bir kaç kısa gün içinde gitti bile. Ve kendi yolunda çok aydınlandı ve etrafta dolaşmaya gereksinimi yoktu. Aslıda, Dünyadan özgürleşmeyi bekliyordu. Buraya yapmak için geldiği şeyi yaptı. Kutudan çıktı ve bunu başkalarına da gösterdi.<br />
Hastanede yattığı son aylarını, kendi Navajo geleneklerinden bazılarını getirme zamanı olarak kullandı. Yani, fizik ölüm gerçekleştiğinde rüyada yürüme kolaydı ve Çiçekler Köprüsüne kadar tüm yolu gitti. Burada geride bıraktıklarına zaten hoşçakalın demişti. Zaten –nasıl desek- “mutlu avlanma yerlerini”, öteki taraftaki Navajo rüya topraklarını ziyaret etmişti. Tüm bu yerleri zaten ölmeden önce ziyaret etmişti. Ve gittiğinde, Çiçekler Köprüsüne neredeyse doğrudan gitti.<br />
7. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Tobias, Charter okul programı uygulayan bazı çok yakın Şambra arkadaşlar var. Çok hızlı olarak bildiğimiz eğitimi değiştirmeyi bulma potansiyelleri var mı?<br />
TOBIAS: Evet&#8230;..zaten üstünde çalışıyorlar. Ve bir sürü kuralsal nedenler kadar parasal nedenden de mevcut sisteme bağlı durumdalar. Ama gece gündüz çalışıyorlar. Gündüz aktif çalışma içindeyken, gece de rüya görürken yeni bir yönteme odaklanmaları mümkün olacak. Şimdi, şu andaki destek sistemlerini bırakmaları gerekebilir ya da –nasıl desek- yüreklerinden doğru bildiklerini yapmaları için kendi programlarına zerkedilen beslenme serumlarından tümüyle kurtulmaları gerekecek. Ama evet, orada doğru yoldalar.<br />
8. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir bey): Mark varlık salondaki şifacılara, yalnızca müşteriyle değil, aynı zamanda müşterinin deneyimlediği konuyu deneyimleyen herkesle çalışılmasını önerdi. Ve sonra Steve Rother’ın Grubunu izledim (Steve Rother tarafından kanallık yapılan varlık/varlıklar, Grup olarak tanınıyor). Ve telefonlara yanıt verdiler. Ve arayan bir kaç kişi çekmekte oldukları acılardan söz etti. Ve Grup, onların daha büyük bir gruba ne kadar çok hizmet ettiğini anlatmaya başladı. Şimdi ilinti var gibi ama birinci grubun, bundan beslenmiyorlarsa&#8230;. yalnızca kendi acılarını deneyimleyerek daha büyük insan nüfusuna nasıl yardımcı olduğunu anlayamıyorum.<br />
TOBIAS: Evet&#8230;..buna aslında toplu bilinç ya da hipnoz denir ve bir biçimde hepimizi bağlayan bir kavramdır. Yani, birine şifa verirken bir bakıma birçoklarını şifalandırırsın. En azından potansiyelleri oluşturur. Örneğin kanserli birine şifa yapıldığı durumu ele alalım, kanser hastasına uygulanan gençleştirme ya da yeniden dengelemede o gençleştirme sonuçları şimdi toplu bilince ulaşma yolunu bulur. Böylelikle bir noktada diğer kanser hastaları, ilk hastanın aldığı gençleştirme enerjilerinden enerji çekebilirler, anlıyor musun? Hepsi biraraya toplanır. Potansiyel yaratma hakkındadır bu.<br />
Şimdi senin özetlediğin ikinci senaryoda bir müşterin ya da hastan var, bu vakada sözü edilen müşteri dünyanın dertlerini kendi yükleniyor. Bu tür insanlar toplu bilince bağlanıyor ve herkes adına bir hastalığı sahipleniyor. Ve bir bakıma, kendilerine şehit olma iznini verdiklerini söyleyebiliriz. Ve dengesiz enerjiyi alırlarsa, kendi bedenlerine sokar ve onu değişime uğratırlarsa, bunun herkese yardımcı olacağını hissediyorlar.<br />
Bunu yapmanızı önermiyoruz, Şambra. Dediğimiz gibi bu biraz şehit rolü. Ve her ne kadar toplu bilinçte etkileri olsa da Yeshua’nın size söyleyebileceği gibi, haç taşımak iyi bir şey değildir (bir kaç kahkaha). Başkalarının günahlarını ve yüklerini ve acılarını taşımak iyi bir fikir değildir. Spritüel ve biyolojik sistemleriniz için zor olmaları bir kenara bir bakıma başkalarını da onurlandırmaz. Onları tedavi edecek ve şifalandıracak olanın bir tek siz olduğunuzu düşünerek herkesin hastalığını üstünüze almaya çalışırsanız, kendilerine verdikleri ya da vermek üzere oldukları hastalığı onurlandırmış olmazsınız. Kendi seçtikleri biçimde kendilerini beslemektedirler. Ve şimdi sizin yaptığınız, onların realite yaratımlarını aşağılamak ve hakarettir. Yani, bunu hiç önermiyoruz. Teşekkür ederiz.<br />
9. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Tobias, niçin yaşamak? (kahkahalar)<br />
TOBIAS: Eh, her Şambranın yapmak zorunda oluşu gibi bu soruyu senin cevaplamanı isteyeceğiz. Niye yaşamak? Niye burada olmak? Niye bilince sahip olmak? Niye farkında olmak? Niye kendinizi tek spritüel varlık olarak almak? Niye Tanrı olmak? Bunu sen cevaplamalısın.<br />
Ben bunu kendime, hayatı seviyorum diye cevaplıyorum. Bu bir ifade ediş. Bu en son dans. Kim olduğumun anlayışı. Yeryüzünde yaşamak bana tüm zevkleri, tüm neşeyi, hayatın sunduğu tüm deneyimleri anlama fırsatı verdi. O benim dokumamdı. Benim tuvalimdi. Ve ben bu yüzden yaşıyorum &#8211; yalnızca ifade etmek için.<br />
LINDA: Arzu ederseniz, son soru.<br />
TOBIAS: Ah, daha çok soru alacağız.<br />
LINDA: Aman tanrım (kahkahalar).<br />
10. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Şey, selam sevgili varlık. Şambra-Hollanda için bir soru sormak istiyorum. Şimdiye dek kendi kendimize çalışıyorduk. Tabii ki temaslarımız vardı ama kendi başımıza çalışıyor ve bir şeyler yapıyorduk. Ve bu ayın sonunda biraraya gelecek ve birlikte enerjiyi nasıl hareket ettireceğimizden, Şambrayı dünyada nasıl birleştireceğimizden Hollanda’da birlikte söz edeceğiz. Ve bu bizi biraz sinirli, aynı zamanda heyecanlı kılıyor. Ve bu konuda biraz öğüt çok iyi olur.<br />
TOBIAS: Yaptığınız şey harika. Verebileceğimiz bir öğüt var mı bilmiyoruz. Hepiniz kendi yeni anlayışınız dahilinde bireysel olarak çalışıyorsunuz. Şimdi bir grubu biraraya getirmeye çalışıyorsun. Ve Şambra enerjini grup enerjisine katıyorsun.<br />
Söylemek istediğimiz en önemli şey – liderlik konularında tipik hiyerarşiye sahip olmamaya çok dikkat edin. Tek bir lider olmak zorunluluğu yok. Bir kontrol noktası olmak zorunda değil. Orada bulunan bireysel tüm enerjileri onurlandırıp onlara saygı gösterin. Her hangi bir grup konsesusuna ya da grup kararına varmak zorunda değilsiniz. Yalnızca enerjilerinizi biraraya getiriyorsunuz.<br />
Bazıları bazı aktivitelere katılmak isteyecek, bazıları istemeyecek. Bu onları haklı ya da haksız çıkarmaz. Enerjilerinizi biraya getirdiğinizde, onların açık ve akışkan kalmasını sağlayın. Ve her şeyden öte, bir grup olarak toplandığınızda, sırf keyif için toplanın. Her hangi bir sonuç elde etmek zorunda değilsiniz. Teşekkür ederiz.<br />
10. ŞAMBRA: Peki, teşekkür ederim.<br />
11. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Peki, Saint Germain ya da Metatron’a sormak istiyorum&#8230;.<br />
TOBIAS: Burada değiller &#8230;.. (kahkahalar). Bugün burada ben, Tobias varım.<br />
LINDA: Duygusallık ve bağımlılık konularında neden bu kadar alıngan olduğunu sormak istiyorlardı (daha fazla kahkaha).<br />
TOBIAS: Cauldre sorunun tümünü okumanı istiyor ki anlayabileyim.<br />
11. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda soruyu okuyor): Bizde duygusal bağımlılık kalıpları yaratmak için Tobias neden bizim bağımlılık sorunlarımız çevresinde geziniyor? Bazılarımızın belki de yoğunlukla sorunu var.<br />
TOBIAS: Evet&#8230;.Şambranın benden yapmamı istediği tek şey vardı. Ve o da sizin enerjinizi size geri yansıtmak (seyircilerden çokça ahlama ve ohlamalar).<br />
Kendi kişiliğimin ve bir vechemin gelmesine izin verdiğim bir Şaudun tüm enerjisi ve özü işte budur. Ben kendimi size İncil’de yer almış olan sevecen iyiliksever bir Yahudi olarak takdim ediyorum. Ama bu benim kim olduğumun yalnızca küçük bir parçasıdır. Ama benden böyle görünmemi siz istediniz. İnsan-cıllığımla, tevazumla (bazı kahkahalar) &#8230;. Cauldre bu lafın üstüne artık ciddiyetini toplayamıyor (daha çok kahkaha). Ben kendimi size böyle sunuyorum çünkü Şambra benden böyle görünmemi istedi.<br />
Ama benim gerçekte yaptığım, yalnızca sizin kalbinizde ve aklınızda olanı size geri yansıtmak için bu illüzyonu kullanmak. Çoğunuzun –aslında pek çoğunuzun- benimle, bu dindar, alçakgönüllü ve biraz şen varlıkla geçmiş bir yaşamda bir deneyimi oldu. Ama bu öykü bile epey çarpıtıldı. Kiminizin çok ilginç ve farklı deneyimleri oldu ve To-bi-wah enerjisinin doğasını bir çok biçimde anladınız. Ama benim sahiden bir ajandam yok. Ben yalnızca bir ayna olarak buradayım.<br />
LINDA:  Tümüyle hayranlık vericisin.<br />
TOBIAS: Cauldre bizim bu kelimeyi kullanmamıza izin vermiyor (kahkahalar).<br />
12. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Merhaba Tobias, şu anda taşınacağım bölge hakkında bana içgörü verebilir misin acaba? Ve ayrıca, bu soruyu nasıl formüle edeceğimi bilmiyorum ama beni çok kısıtladığına inandığım çocuk terapistliği işimden ayrıldım. Ve şimdi daha az kısıtlayıcı olacağını düşündüğüm daha bağımsız olacağım bir alana geçmeyi düşünüyorum. Ancak ne kadar çok kitap okumuş olursam olayım terapi uyguladığım bir çocukla ofisime geçtiğimde hiç bir şey yapmak istemiyorum. Bana bir ajanda varmış gibi geliyor. Ve hiç bir şey yapmazsam sigorta şirketleri ve sigortacılara bunu anlatmak zor olacak (kahkahalar). Acaba diyorum &#8230; şayet&#8230;. kendi işimi kurarsam &#8230;.. hep bu konu gündemde olur mu, yoksa benden çok şey götürecek.<br />
TOBIAS: Şambranın soruyu sorup cevabını vermesi ne harika değil mi? (kahkahalar) Gerçekten&#8230;. evet &#8230;..evet. Şimdi, öncelikle belirtmeliyiz ki gittiğin yeni bir coğrafi yöre ya da bilinçte, enerjiyi duyumsa, seni nasıl beslediğini ve tuttuğunu yargısızca hisset. Ve içinde bulunduğun mevcut durum seni bir şekilde beslese bile, hisset.<br />
Ve gerçekten bunu onurlandırıp saygı duymanı söylüyoruz. “Ama beni kötü besliyor” deme. Seni kötü şekilde besleyemez. Seni yalnızca besler &#8230;.. anlıyor musun? İyi ya da kötü ayırımı yapmaya başlama. O seni yalnızca besliyor. Şimdi, enerjiiyi farklı bir biçimde getirmiş olmayı isteyebilirsin. Ve sonunda kendi işini kuracağını söylerken çok farkındasın.<br />
Ve bu fırsattan istifade edip kutudan fırlar gibi tüm Şambraya gayet geniş ve genel bir bildiri sunmak istiyorum – er geç kendi başınıza iş yapacaksınız. Başka işverenlerin emrinde çalışmak için yaratılmadınız. Aktif olarak kendi-işvereniniz olmak üzere yaratıldınız (kahkahalar). Kendi yaratımınız için yaratıldınız. Evet belki bazı ortaklarınız olabilir. Ancak, bir bakıma, bu yine de sizin yaratınız. Endüstri olsun, hükümet olsun ya da diğerleri olsun, başkaları için çalıştığınız sürece yeteneğinizi kısıtlarsınız.<br />
Şimdi, orada bulunmanın bir nedeni vardı. Seni besledi ve sen de bir nedenle onu besledin. Ama senin Şambra enerjilerinin nihai özgürlüğü ve nihai ifadesi için kendi işini kurmak isteyeceksin.<br />
Sevgili varlık, müşterinle yapmaya can attığın, onları şifalandıracağına gerçekten inandığın bazı şeyler var. Ama senin şu korkun – yeri gelmişken seni beslediğini söyleyeyim- belki de henüz hazır olmadığına dair şu korkun. Ama bugün burada söylediğin kelimeler gösteriyor ki sen hazırsın&#8230;anlıyor musun?<br />
12. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.<br />
TOBIAS: Teşekkür ederim.<br />
LINDA: Yalnızca bir-iki soru kalmış gibi geliyor.<br />
13. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam&#8230; ben soru biri sorayım. Joe ve benim yaptığım bebekle ilgili ne diyeceksiniz, duymak istiyorum (kahkahalar).<br />
TOBIAS: Sana bir şeyi açıklamak zorundayız. Siz yapmadınız.<br />
13. ŞAMBRA: Öyleyse karnımdaki bu şey ne?<br />
TOBIAS: Anlıyorum. Sizin sevgili bebeğiniz, zaten bildiğiniz üzere bir “kristal” olacak. Bu tür terimleri kullanmak istemiyoruz ama bu bebek geldiğinde&#8230;.. bir bebek olmayacak. Bu sevgili melek, varlık, çok açık, çok net gelecek. İlk günlerden itibaren çok duyarlı, dış enerjilere çok duyarlı olacak. Başlarda –nasıl desek- allerjiler, kızarıklıklar gibi şeylerle karşı karşıya kalacaksınız zira bu kadar arı biçimde gelip de bu realitenin yoğunluğuna indiklerinde, önceleri onlara zor gelir. Ama çok açık gelecek.<br />
Ve onun izleyeceği –bugünkü programlı konu, izlemek&#8211; kaderinde bu var demiyoruz- ama gelen varlık bilimde kariyer yapacak. Ancak bu spritüel bazlı bilim olacak. Tüm enerjilerin –spritüel veya maddi veya bilimsel veya dini—nasıl birarada çalıştıklarının anlaşılmasına yardım edecek. Yani gelecek olan “kutsal geometri” ya da “enerji akışı” denileni, net olarak idrak etmiş olarak gelecek.<br />
İlk yıllarda biraz inatçı olacak. Ve her ikinizin daha yakınlaşmanıza yardımcı olmak için harika bir şey yapacak. Zaten siz de yüreklerinizde gerçekten bunu istiyorsunuz &#8230;.. sen ve birlikte olduğun uzun boylu o sevgili varlık (kahkahalar).<br />
13. ŞAMBRA: Şey, yalan söyledim. Henüz tartışıyoruz – bu bebek hangi soyadını ister ?<br />
TOBIAS: Christ (İsa). (Çokça kahkaha)<br />
13. ŞAMBRA: Erkek mi kız mı?<br />
TOBIAS: Christ, kristal demektir. Christ “berrak” demektir, tıpkı bizim işlediğimiz dizi gibi. Yani, iyi bir soyadı olur.<br />
SHAUMBRA 13: Peki&#8230;.ve sen ebeveyn olmak ve bu tür bebekleri dünyaya getirme konusunda bir kanallık yapacak mısın?<br />
TOBIAS: Ben ebeveyn olmayacağım ya da bebek yapmayacağım &#8230;.. hayır.<br />
13. ŞAMBRA: Yok &#8230;. ama ben &#8230;&#8230;<br />
TOBIAS: Evet &#8230;.. aslında nasıl yardımcı olunacağı hakkında konuşacağız&#8230;.. mecburuz &#8230;.. Saint Germain nasıl Rüyada Gezinme Okulu’nu yaptıysa, ben, Tobias, Kuthumi’nin yardımıyla “bebek-yürütme okulu” hakkında konuşuyor olacağız&#8230;.. (seyircilerden bol bol ah ve oh’lar).<br />
13. ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.<br />
TOBIAS: &#8230;.. çok açık ve çok temiz gelecek olanlar için enerji yollarının açılmasına nasıl yardımcı olunacağı ve &#8230; aa, Cauldre burada ahlayıp vahlıyor (kahkahalar). Pediatri işine gireceğini bilmiyordu. Ama enerji taşıyıcılarının nasıl açılacağından ve hamilelik aylarında tüm enerjilerde nasıl düzenlemeler yapılacağından söz edeceğiz. Ve evet, bunu yapıyor olacağız ama çok yakın bir gelecekte değil.<br />
13. ŞAMBRA: Peki, teşekkürler.<br />
TOBIAS: Evet.<br />
LINDA: Bitti mi &#8230;.. yoksa bir tane daha?<br />
TOBIAS: Son soru.<br />
LINDA: Son soru.<br />
14. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Gerçek ile yalanlar arasındaki enerji farklılıklarından söz edin. Biliyorum ki nihai gerçek ve yalanlar kişisel seviyeye dayanır. Ancak iki dünyada yaşayarak, sıkça yalan söylüyormuşuz gibi hissediyorum. Dualitenin tam göbeğinde olduğunu bildiğin kişilerle konuşurken kendi gerçeğimin seviyesini düşürmek (kahkahalar) genelde yalan söylemek gibi geliyor bana. O tür bakışlara ya da yok-yahu’lara muhatap olmadan Şambra gerçeğini söyleyebilmek çok uzaklarda gibi görünüyor. Bu sorunun bir miktar dualite bazlı olduğunu biliyorum ama yine de teşekkürler.<br />
TOBIAS: Evet&#8230;&#8230; enerjiye bir bakacak olursan ya da bugün tartıştığımız konuyu alırsak –enerji sizi nasıl besler- gerçekler ve yalanlar aslında tıpatıp aynı enerjidir. Arada hiç fark yoktur. Her ikisi de illüzyondur. Ama bir illüzyonun farklı iki ifadesidirler. Bir yalan genelde realiteden kaçınma eğilimindedir. Kendi dışında yapay realitenin bir vechesini yaratmaya çalışır zira kendi çıplak gerçeğini görmeye dayanamaz. Yalan ise, belirsiz bir nedenden kendine bakmak istemeyen gerçeğin bir parçası ya da vechesi olma eğilimindedir. Siz onu –nasıl desek- kendini inkar eden karanlık enerji olarak görebilirsiniz ancak gerçek, kendini kabul etmeye ve anlamaya çalışan bir enerjidir. Ama her ikisi de tümüyle aynı yerden gelen enerjilerdir.<br />
LINDA: Gerçek olarak sunulan bir dolu yalan yok mudur?<br />
TOBIAS: Her yalanın içinde bir biçimde gerçek bulunduğunu söylemek zorundayız.<br />
LINDA: Teşekkür ederim.<br />
TOBIAS: Kendini gerçek olarak tanımlarlar. Ve yalanlar, zaman içinde haklılığa dönüşürler.<br />
LINDA: Teşekkür ederim.<br />
TOBIAS: Evet. Ve böylece Şambra, keyifli bir gün geçti. Buradaki konuklarımız eşyalarını topluyorlar. Buranın tam önündeki otobüs duragına doğru gidecekler. Enerjiyi duyumsama iznini kendinize verirseniz, otobusün durduğunu ve hepsinin size el salladığını, size bu gün için, “Kendinizi Nasıl Beslersiniz?” konulu bu Şaud’da bugün yarattığımız bu çok önemli enerjiye katılma şansını onlara verdiğiniz için size teşekkürlerini sunduklarını hissedebilirsiniz.<br />
Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/11/05/saud-4-sizi-ne-besler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 3: Şambra Servis Merkezi, Gençleşme Armağanı</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/10/01/saud-3-sambra-servis-merkezi-genclesme-armagani/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/10/01/saud-3-sambra-servis-merkezi-genclesme-armagani/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2005 11:19:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 01 Ekim 2005
Kırmızı Çember’e sunulmuştur
Ve de öyledir, sevgili Şambra. Güzel bir müzik, güneş ve Şambra enerjisiyle dolu bu günde toplandık. Çok, pek çok yıldan bu yana her ay yaptığımız gibi, yine toplandık. Burada hem şahsen bulunan hem de dinleyici olarak bağlanan yeni gelenlere, enerji belki de tanıdık geliyor; nereden geldiğine belki tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 01 Ekim 2005</div>
<p>Kırmızı Çember’e sunulmuştur</p>
<p>Ve de öyledir, sevgili Şambra. Güzel bir müzik, güneş ve Şambra enerjisiyle dolu bu günde toplandık. Çok, pek çok yıldan bu yana her ay yaptığımız gibi, yine toplandık. Burada hem şahsen bulunan hem de dinleyici olarak bağlanan yeni gelenlere, enerji belki de tanıdık geliyor; nereden geldiğine belki tam parmak basamıyorsunuz. Çünkü yalnızca Şambra enerjisini, kendi enerjinizi hissediyorsunuz.</p>
<p>Bu Şaud’a katılmaya onay vermiştiniz. Ah, bu bir kanallık değil. Sizinle biz konuşmuyor, size yüksek bir bakış açısı vermiyoruz. Bize birkaç kez “yüksekte” damgası vuruldu. Ama gerçekten her Şaud’da siz insanlar, siz tanrısal insan melekler ve biz, perdenin bizim tarafındakiler, böyle toplanır ve enerjilerimizi sizin o güzelim kutsal çemberinize katarız. Ve biz böyle biraraya geliriz. Bilinçli durumunuz veya uyku-durumu yolculuklarınızda birlikte böyle çalıştığımızdan, bu size tanıdık geliyor.<br />
<span id="more-253"></span><br />
Biz sizinle her zaman konuşuyoruz. Belki sesi tanımıyorsunuz. Belki de kanallık yapamayacağınızı düşünüyorsunuz. Ancak, siz bizimle her zaman konuşuyorsunuz. Çoğu kez kendi sesiniz ya da kendinizin bir veçhesi olarak duyuyorsunuz bizi. Ama, kendi kendinizin engin genişlemesi olmaya devam ediyorsunuz, geçmişinizden gelen&#8230;kendinizinkiler ile diğer sesler&#8230;yani benim, Tobias’ın sesi ya da meleklerin katındaki herhangi bir ses arasındaki farkı duyumsamayı öğreniyorsunuz. Bu size tanıdık gelebilir çünkü bu enerji, Şambra enerjisidir. Ve siz de onun bir parçasısınız.</p>
<p>Şambra, bir kulüp ya da kurum değildir. O, bilinçtir. Ve arada fark, büyük bir fark vardır. O, büyüyüp gelişmekte olan bir bilinçtir. “Görünüşe göre garip bir bilinç” deyip “yine de bize tanımla Tobias. Şambra nedir? Şambra’nın kuralları nelerdir?” diye soruyorsunuz. Bir süredir bu enerjide bizimle birlikte olanlar gülüp geçer ve size şöyle der: “Hiç bir kuralımız yok.” “Şambra’nın bedeli nedir? Ne kadar ödememiz gerekiyor?” diye soracak olursanız, bedel yok. Yani, Dolar cinsinden bedeli yok. Başka türden bedeli var ama Dolar olarak yok.</p>
<p>“Sizin önderiniz kim?” Kimse değil. Hepimiz önderiz. Ve hepimiz tanrıyız. “Öyleyse, sözcünüz kim? Yüksek taburede oturup gelmemize ve onunla çalışmamıza izin veren kişi olmalı.” Hayır, duyduğunuz kısmen onun sesi olsa da, kısmen de eşi Linda’nın sesi, kısmen de sizin sesinizdir. Bir Şaud’un en güzel yanı da bu zaten.</p>
<p>Bu basit kavramın başka gruplarda da olduğunu, başka kişilerce de yapıldığını sanıyorsunuz. Ama genelde, bu Şambra’ya özgüdür. Genelde, bu çok özel Yeni Enerji türü, bir iletişim, bir bilinç iletişimidir ve buluştuğumuz bu değerli süre zarfında hepimiz tüm varlığımızı bu gruba katarken, bilinç burada genişler ve büyümeye ve genişlemeye devam eder. Sen&#8230;Şambra.</p>
<p>Geçen ay gelecek misafirimizden söz ettik, Şambra. Yeni gelenler: Şambra, sadece bir aile ya da çekim enerjisi demektir. Çekim, spiritüel bir yolculuk ve ruhsal uyanışta&#8230;daha önce de birlikte olmuş insan meleklerin ailesine çekilme demektir. Geçmiş hayatta belki sadece yolda karşılaştınız&#8230; belki de bu tür bir grup toplantısına birlikte katıldınız. Şambra, aile enerjisi, Yuva enerjisidir. Ruh’a duyulan derin sevgi için ve insanın bu realitesinde, bu boyutta, bu enerjiyi keşfetmek için derin bir çekim enerjisidir.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız, perdenin bizim tarafımızda o meleklerin belki de Ruh’u keşfettiğini, Ruh’u anladığını sanıyor. Ve, “Hayır, onu önce insanlar keşfediyor” dediğimizde, şaşıracaksınız. Perdenin bizim tarafındaki her şey yüce olmaya meyillidir. Kavramlar, fikirler ve inanç sistemleri, sizin 3-B’deki deneyimlerinize oranla biraz daha flu olmaya meyillidir. Çünkü siz, 3-B’desiniz, biz değil. Ama bir insanın Ruh’a dair sahip olduğu türden samimi bir anlayışa biz sahip değiliz –samimi demek&#8230;siz onu yaşıyorsunuz&#8230;..ve onu soluyorsunuz&#8230;.ve onu deneyimliyorsunuz ve onunla oynuyorsunuz, demektir.<br />
Üstelik, bizim tarafta her şey daha eterik, daha az belirli olmaya meyillidir. Biz -meleksi varlıklar-, ne seviyede meleksi varlık olursak olalım gerçekten keşfetmek için –er-geç koridordan, Dünya portalından geçeriz. Sınıfta olmakla ve gidip onu deneyimlemek arasındaki gibi bir fark işte.<br />
Tüm yaşamınız boyunca sınıflarda oturdunuz. Çoğunuz üniversiteye gitti hatta daha çoğunu öğrenmek için onun da ilerisini okudunuz. Hepsi hazırlıktı, değil mi? Gerçek şey değildi. Hazırlıktı. Sonra, hayata, sizin deyiminizle gerçek hayata atıldınız. Ve öğrendiklerinizin çok değerli olduğunu keşfettiniz.<br />
Ama okulda öğrendiğiniz çoğu şey sizin gerçek Dünya deneyiminize pek uygulanamadı. Ah, size bir matematik denkleminin nasıl çözüleceği öğretildi. Size nasıl doktor ya da eczacı, hatta nasıl şifacı olunacağı da öğretildi. Ama aslolan, hayata atılıp deneyimlemeye başlamaktı.</p>
<p>Durum, bizde de aynıdır. Biz burada kavramlaştırırz. Üzerinde tartışırız. Bizim farklı bir bakış açımız ve farklı içgörülerimiz vardır. Çünkü biz, sizin gibi dar(sıkı) bir enerji oluşumunda bulunmuyoruz. Yani, kendimizin geniş açılımlarına sahip olabiliyoruz. Bu nedenle, yine de, Dünya’ya gitmek zorundayız. Dünya ve Ruh ile içli-dışlı olmak zorundayız. Kendimizle mahremiyet içinde olmalıyız.</p>
<p>Benliğin mahremiyetini öğrenmek için bir çok yaşam geçirdiniz&#8230;ne güzel bir kavram! Ve siz kendinizle içli-dışlı olduğunuzda tam anlamıyla kendinizi delirttiniz – orada, o mahremiyet anında ve tek bir nefes anında- Ruh’u keşfettiniz. Biliyor musunuz, bu konuda yazılamaz. Yalnızca o keşfi yaptığınız söylenebilir, kendinizle, Tanrı-yanınızla mahremiyetin tamamlanmasıdır bu. Kimse bu konuda yazamaz zira bunu tanımlayacak hiç bir sözcük yoktur.</p>
<p>Burada bulunanlardan bazıları tam olarak neden söz ettiğimi biliyor: en mahrem ve değerli an. Çoğunuzun da bir ya da iki deneyimi oldu. Deneyimi hiç olmayanlar, deneyiminiz olacak. Ve birden çok deneyiminiz olacak. Bu deneyimler büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Hatta mahremiyet, daha yeni bir derinlik kazanarak sürüyor.</p>
<p>Yani, biz melekler bile, sonunda Dünya denilen bu büyük ama minicik yere Ruh’la mahremiyeti öğrenmek için gelmek zorundayız. İşte o zaman Şambra enerjisi, o güzelim hale gelir.</p>
<p>Size geçen ay dedik ki o doğmakta. Bir kavramdı. Embriyo evresindeydi. Gelişmekteydi. Hareket ettiğini duyumsayabilirdiniz. Bu Şambra enerjisini çoğunuz etrafınızda ve içinizde hissedebildi. Ve yaptığınız şey nedeniyle, arzu ve yaratımlarınız nedeniyle ve aylar önce Yeni Enerjinin Dünya’ya bolca akıtılması nedeniyle, Şambra gerçekten bunu dünyaya getirebildiniz. Rafael, Metatron, Cebrail ve diğer arketipsel enerjiler gibi arketipsel bir enerjiye dönüştü. Enerjiler gerçektir. Kendi kimlikleri vardır. Yaşam gücü enerjisinin kendi tükenmezliğine sahipler. Yani büyümeye davam ediyorlar. Genişlemeye davam ediyorlar. Kendilerini ortaya çıkarmaya devam ediyorlar.</p>
<p>Şambra böyledir. Bir varlık olarak görülüp duyumsanılacak arketipsel bir enerjiye dönüştü. Belki de ona Başmelek Şambra deriz. İnsani özellikler kazanır. Niçin? Çünkü siz insansınız. Onu bir insan formunda görebilirsiniz. Bazılarınız onu hissetmeye başladı&#8230;. kırmızı dökümlü türden bir elbise ya da rop giymiş yüce varlık&#8230;.güzel bir varlık ama&#8230;.sevgi dolu&#8230;.güven veren&#8230;.sizin acılarınız, açmazlarınız ve zorluklarınız Şambra’nın da sayıldığından, kimi kez bir kaç damla göz yaşı döken&#8230;..ama öğrendikleriniz, yeni geliştirdiğiniz anlayış&#8230;ve sonunda kendiniz ve Ruh’la olan mahremiyetiniz de odur.</p>
<p>Özel konuğumuz, Şambra ailesi enerjisi, bir kez daha bugün burada bizimle birlikte. Bugün iki konuğumuz var. Bir tanesi o güzelim Şambra enerjisi. Ve hatta geçen aykinden daha da büyümüş ve açığa çıkmış. Bazılarınız son günlerde bir şeyler yapmak için “dürtüldünüz”. Sizinle konuşulduğunu duyumsadınız. Büyük olasılıkla bu, Şambra enerjisiydi.<br />
Evet, geri kalanımız hala burada, hala enejilerinizi yönlendirme oyunundaki rollerinin gereğini yapıyor. Bu Şambra enerjisi, sizin için yapmaya değil ama size yardım ve rehberlik etmek için geliyor. Ama o, ondan çekebileceğiniz bir kaynaktır. Aynı zamanda sizin olduğundan, sizden bir şey eksiltmez. Yalnızca size geri verir. Sizin ve burada, Dünya’daki aile grubunun sevgisi olduğundan, kendinize bile zor dayandığınız günlerde sizi destekler.<br />
Bu Şambra enerjisi, bağlanmaya çalışmak zorunda olduğunuz bir enerji değildir. Çoğunuz Metatron’a bağlanmaya çalıştı. Bazen bu konuda çalışmak zorunda kaldınız. Bir çoğunuz da başmeleklerin ya da diğer varlıkların arketipsel enerjilerine bağlanmaya çalıştı.</p>
<p>Bu Şambra enerjisi farklıdır. Ona bağlanmak zorunda değilsiniz. Zaten bağlısınız. O enerjide bulunmak için değişik bir hal içinde olmanız gerkmiyor. Zaten onunla birliktesiniz. Yalnızca Şambra’nın sizin, ailenin bir parçası olduğunu doğrulamaktır bu. Ve onu soluyun. Ve bir şekilde bu enerji, harika, güzel ve kutsal bir biçimde hemen sizinle çalışmaya başlar.</p>
<p>O şifa türünü ya da değişim çalışması türünü ya da simya türünü derinlemesine anladığınızı bilerek bazı şeylere, aylardır hatta yıllardır saplanıp kaldınız.. Bunların tümünü biliyorsunuz. Belki de geçmiş yaşamlarınızdan bildiğinizi söylüyorsunuz. Belki de başka katlarda bunu geliştirdiniz. Birazdan bundan söz edeceğiz. Ama diğer katlar sizin laboratuarınızdır.<br />
Ve sonra da onu buraya, Dünya’ya getirme vaktidir. Bazen buna takılıp kalıyorsunuz. Nasıl getireceğinizden ve ne yapılacağından emin olamıyorsunuz. Size rehberlik etmemizi bizden bekliyorsunuz. Aslında, sizin için o şeyi yapmamızı bizden bekliyorsunuz ama bu başka bir konu. İşler böyle yürümez (bir kaç kahkaha).</p>
<p>Yani, bu Şambra enerjisiyle hemen şimdi arzularınıza ve düşlerinize geri dönün. Uzun süredir yapmak istediğiniz şeylerin içine geri dönün. Göreceksiniz ki bu enerji çok güzel bir biçimde, inanılmayacak kadar açık bir biçimde gelip sizi destekliyor. Yaptığınız işte sizi destekliyor. Bu nedenle, bu gün bu toplantıya Şambra enerjisini getirdik.<br />
Bugünkü Şaud’un daha önce yapmış olduğumuz bazı Şaud’lardan farklı olduğunu size söylemeliyiz. Aslında, bundan önce yaptığımız her Şaud’dan farklı. Şimdi Cauldre’nin teçhizatını çıkarıyoruz (Geoff tam o anda saatini çıkarmakta olduğundan kahkahalar yükseliyor). Onun ve hatta sizin, özellikle bugünkü Şaud’da saat takmamanızı yeğliyoruz. Zamanı biraz yavaşlatacağız. Sizin zaman dediğiniz şeyi tümüyle durduracağız. Saatlerinizi unutmayacağınız emin bir yere koyun.<br />
Evet, bugünkü Şaud biraz farklı çünkü Şambra ve sizin enerjilerinizi birleştirdiğimizde, biraz farklı bir şeye gereksinim duyulduğunu, biraz gençleşmeye gereksinim olduğunu gördük. Bu nedenle rehberlik ve yardım için ikinci konuğumuzu çağırıyoruz. Onun da tam anlamıyla Şambra enerjisi var. Biraz ilk zamanlarından kalma ama hepimizin geçmişten tanıdığı biri. Her birinizin bir biçimde birlikte çalıştığı bu ruhsal varlık, bugünkü sevgili konuğumuz.<br />
O, salonda çünkü çalışmaya erkenden başladı. Kapıları ve bilinçleri açmaya başlayalı epey oldu. Gençleştirme enerjileri ve gelişmiş enerjilerle çalışmaya başladı. Bu sevgili varlık –nasıl desek- Dünya katlarıyla yakından ilişkide çünkü kendisi süregelmekte olan çalışmaya derin ve içten bir sevgi duyuyor. Çünkü kendi başlattığı görev sürüyor. Ve Şambra denilen bu gruba karşı da özel bir hayranlığı var, hatta siz bu sözcüğü duymadan çok önceden beri.<br />
Ve bugün buraya sizlerle birlikte olması için sevgili konuğumuz Edgar Cayce’in enerjisini davet etmek istiyoruz (konuklardan bir çok ah’lar ve oh’lar çıkıyor). Ben sizinle böyle konuşmaya başlamadan çok önce kendisi sizinle konuştu. Kitaplarını okudunuz ve kanallıklarında, seanslarında onun yanında hissettiniz kendinizi. Diğerleri bilmezken siz “uyuyan kâhin”i anladınız. Yaptığının deli saçması olduğunu hiç düşünmediniz. Akla çok yattığını biliyordunuz; çok açıktı.<br />
Bugün diğer bazılarıyla birlikte, Dünya bu çok ilginç yolda, potansiyel yıkım yolundayken, yol açmak için erkenden geldi. Bilinci değiştirmek, onu kucaklamaya hazır olanlar için potansiyel değişimi yaratmak için geldi. Ve bakın ne yaptı. Nasıl ötesine geçtiğine bir bakın.<br />
Bu Dünya’da enkarne olmadan çok önce, çoğunuz çalışmalarında tam anlamıyla ona rehberlik ve yardım ediyordunuz. O celselerde bulundunuz. Ve biliyorum ki çoğunuz bunu hatırlıyorsunuz ve hatta bu gözünüzü yaşartıyor. Bu yaşam için Dünya’ya geri gelmeden önce İkinci ve Üçüncü Çemberdeydiniz.</p>
<p>Onun çok ünlü olduğu günlerde, bir melek olarak gözlemci ve izleyici olarak oradaydınız, değişim işini gerçekleştirirken, dengesini korumada ona yardım ediyordunuz. O zaman bunu onun için siz yaptınız. Onunla perdenin bizim tarafından çalışırken, işin çok çok zor olduğunu biliyordunuz. Bilinç, bugün olduğu yerden hayli uzaktaydı. Onun kolayca dengesini yitirebileceğini biliyordunuz.</p>
<p>Bu çeşit bir çalışmada, Şambra, bildiğiniz gibi, aniden dürtüklendiğinizde dengeyi kaybetmek kolaydır. İteklenirsiniz. Aşağılanır ve yargılanırsınız. Geleneksel denebilecek bir inanç sisteminin dışına kaymaktasınızdır. Kimsenin daha önce yapmadığı bir işi yapmaktasınızdır. Bu yaşamınızdan bunun nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz.</p>
<p>Bu nedenle Edgar Cayce’in dengesine yardım ettiniz&#8230;.aile hayatını dengelediniz&#8230;.mali durumunu dengelediniz&#8230;.işini dengelediniz&#8230; egosuyla dengeyi kurdunuz&#8230;..egosu çok büyük olduğundan değil, egosunu yoketmeye, yere sermeye eğilimli olduğunu bildiğinizden. Bunun nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz. Olağanüstü bir iş yapıyordu. Ve kendini dev aynasında göreceğinden korkmadınız. Kendini küçük göstermesinden korktunuz.</p>
<p>Ve onu ne kadar çok sevdiğinizi hatırlamasına yardım ettiniz. Onun işinin, sizin daha sonra dünyada yapacağınız iş açısından ne kadar önemli olduğunu hatırlattınız. Sizin şu anda Şambra olarak işiniz onun başlattığı şeyin devamıdır. Onun işi de sizin daha önceden başlattığınız işin devamıdır. Zaman içinde uzun eşek oyunu gibi – bir şey bir diğerine hizmet eder.</p>
<p>Çoğunuz sevgili Edgar’ın enerjilerini bazı Shaud’larda duyumsadı zira o oradaydı. Çoğunuz onunla konuşuyor zira Şambra enerjisini de bedenliyor. O, ilk Şambra’lardandı. Çoğunuz onu önceki yaşamlarınızdan tanıdığınızı biliyordunuz. Ve biliyordunuz ki o da Atlantis’teki tapınaklarda bizimle birlikteydi. Celselerinde çoğunuz enerjiyi yönlendirmek ve dengelemek için ona yardım ettiniz. Ve daha sonra bu konuyu bir kitapta gördüğünüzde, ona kendinizi çok yakın, onu çok içinizde hissettiniz. Ve nedenini anlayamadınız. İşte, şimdi biliyorsunuz.</p>
<p>Bu nedenle her birinizden, Edgar Cayce’in enerjisini çok sevgiyle bu salona, Şambra’nın tam merkezine, buyur etmenizi istiyoruz. Edgar Cayce olarak son Dünya hayatına veda ettikten sonra, Saint Germain’in Çiçekler Köprüsü diye tanımladığı köprüden tüm yolu geri döndü. Çok çabuk yaptı bu işi zira yolu anlamıştı. Biliyordu. Yolu, “uyuyan kâhin” durumunda geçti.</p>
<p>Ama sonra, Çiçekler Köprüsünden Dünya katlarına bir fizik beden almadan geri gelebildi. Yakın katlara, fiziksel olmayan Dünya-eksenli katlara, geri dönebildi. Daha çok bir sihirbaz ya da simyacı gibi, onu bir bedenin içine çekmeye çalışan enerjiye yakalanmadan, ana yine de başlattığı Association for Research and Enlightment (Araştırma ve Aydınlanma Kurumu) (A.R.E.)’taki görevini sürdürebilmek ve çok sevdiği ve bu ve bir çok yaşamda birlikte olduğu partnerine &#8211; Hugh Lynn Cayce- yakın olabilmek için onunla adeta yekvücut olarak çalıştı&#8230; o kadar yakın çalıştı ki bazıları Hugh Lynn Cayce’i Edgar Cayce’in reinkarnasyonu sandılar. Ama onlar, tek vücut gibi çalıştılar.</p>
<p>Sözü açılmışken, bunu siz de yapabilirsiniz. Şambra enerjisiyle tek beden olarak çalışabilirsiniz. Yaratımına yardım ettiğiniz bu güzel varlıkla çalışabilirsiniz. Edgar Cayce ile de yakından çalışabilirsiniz. İşte bugün, kendisiyle birlikte biraz çalışacağız.<br />
İşte, tekrar sevgili konuğumuza hoş geldin demenizi istiyoruz. Fizik bir bedende bulunmayalı çok yıllar olmadı. Bir kaç bin yıldır gelmeyen benden, yani Tobias’tan farklı olarak, o çok iyi biliyor ve anımsıyor. Çünkü sevgili Edgar bizim buralara geleli yalnızca bir kaç on yıl oldu.</p>
<p>Şimdi bugünden söz edelim. Nerede olduğumuzdan konuşalım. Tüm dünyadaki Şambra enerjisini incelediğimizde, farklı geldi bize. Öne çıkarılması gereken bilgiyi bulmak için inceledik. Ve yanıt şuydu “Bugün hiç bir bilgiye gerek yok”. Talep ise biraz gençleşme vaktinin geldiğiydi.</p>
<p>Bu nedenle, çok pratik bir egzersizle enerjinin nasıl çalıştığını öğrenme vakti de geldi. Bu konuda her ay konuşuyoruz. Kavram ve teorilerden söz ediyoruz. Ah, büyük enerjiden de söz ediyoruz. Ancak, bize yeni bir deneyimin vaktinin geldiğini, enerjinin açık ve basitçe nasıl çalıştığının tadına varmanın vaktinin geldiğini söylediniz<br />
Bedenlerinizin yorgun olduğunu söylediniz. Aklınızın karışık olduğunu söylediniz. Ruhunuz bazen bambaşka bir yerdeymiş gibi olduğunu söylediniz. Aslında, 100,000 yıllık çekap vaktinizin geldiğini bize söylediniz (seyirci kahkahaları). Bir-iki programlı bakım randevusunu kaçırdınız (daha fazla kahkaha).</p>
<p>Şu anda yerküre enerjisinin çok hızlı hareketi nedeniyle birlikte olabileceğimiz, zamanı yavaşlatacağımız, aslında zamanın hiç olmadığı ve bugün Şambra’nın gençleştirici enerjilerinde birleşmeye gereksinim duyduğunuz bir Şaud olmasını istediğinizi söylediniz. Biz de burada düzenlemeler yaptık. Benim kulübeye küçük bir ziyaret için düzenlemeler yaptık.</p>
<p>Bir süre önce çok hoş bir grup insan tam anlamıyla fiziksel olarak oradaydı. Kulübeyi Dünya’da yeniden yarattık. Vallahi, ne biçim bir zamandı! Ve Tanrım, bazı taşları ne biçim süpürüp attık, değil mi? Harika bir zamandı.</p>
<p>Ve Cauldre’nin enerjisinden çok şey talep ediyoruz –nasıl desek- bu yoğunlukta bir enerjiye maruz kalmak ve bu kadar fazla Şaud ve kanallıkla iştigal etmek. Ama ben, Tobias, bir şeyi belirtmeliyim, bu işi yapmaktan çok hoşnutum. Sizinle bir grup içinde ama teke-tek oturup tarihinizin bir bölümünü incelemeyi&#8230;şu anda bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi&#8230;..genişleme yollarını araştırmayı&#8230; yepyeni bir biçimde yaşama devam etme araştırmanızı çok seviyorum. Evet, burada –nasıl denir- azıcık hafiflemesi için Caldre’yi biraz dürtüklüyorum.</p>
<p>Bu yüzden, Tobias’ın kulübesini ziyaret edelim diye düzenlemeler yaptık. Şimdi “Ama bu tam bir peri masalı.” diyeceksiniz. Ah, öyle ama peri masalları ne harikadır! Bilirsiniz, bazen bu masalları okursunuz ya da bu konuda filmler var artık. Sinemadan çıktığınızda ya da kitabı bıraktığınızda, “Güzeldi ama yalnızca bir peri masalıydı” dersiniz.<br />
Ama o süre içinde ne olduğunu size söyleyelim. İnsan duyularınızla dokunamama ya da tadamamanız, Dünya’da -fiziksel olarak- elle tutulur olmamaları, gerçek olmadıklarını göstermez. Tümüyle gerçektir. Ve bugün size iletmek istediğimiz tek nokta varsa, o da tümüyle gerçek olduğu konusudur. Düşünceler, imajlar, rüyalar, peri masalları –hepsinin de bir etkisi vardır.<br />
Belki, gerçek olabilmesi için belli fiziksel özelliklerin olması gerektiğinden bahisle, gününüz bilmi ya da fiziği bunu gerçek olarak nitelemiyor. Ama gerçeğin, düşündüğü şey olmadığını bilim bile buluyor. Ve bunu bulmaya devam edecekler. Yeni bir fizik türünü gösteren inanılmaz ve şaşırtıcı keşifler yapacaklar. Ve biz de buna “Yeni Enerji Fiziği” diyeceğiz. Gerçek olması için madde halinde bulunmak gerekmiyor.<br />
Ve siz soruyorsunuz: “Tobias’ın kulübesi ne kadar gerçek? O bir peri masalı mı?”. Ah, evet öyle. Ama gerçek tam içine inşa edildi. Her ne kadar sizin dünyanızdan değilse de, sizin dünyanızı etkiliyor.</p>
<p>Daha önce, laboratuar/laboratuarlarınızın bu dış katlarda olduğunu söylemiştim. Bu dış katlara, fiziksel olmayan katlara girersiniz. Ve bir çok çeşidi vardır. Değişik şekilleri vardır. Değişik enerji yanları vardır. Oraya rüya görürken girersiniz, tabii. Ayrıca hayalinizde girersiniz oraya. Bu arada, gözünüzde canlandırarak ve onaylamalarla oraya girmezsiniz. Onaylamayla yaratıcı katlara girmezsiniz. Onaylamalar yalnızca zihinsel disiplinlerdir. Ama onların&#8230;gözde canlandırma ve yaratıcılıkla hiç bir ilgisi yoktur. Gözde canlandırmalar aklın odaklanmasıdır. Ve bazı yararları olsa da çok çok kısıtlıdırlar.</p>
<p>Bu nedenle laboratuarlarınız, yaratıcı katlar olan bu dış katlardır. Fikirler burada kavramlaşır. Buralarda yaratıcı enerjilerle oynarsınız. Dünya katında bir ressam ya da yazar olmanızdan, onların tipik yaratıcılık enerjilerinden söz etmiyoruz. Farklı bir enerji türüdür o. Burada, dış katlardaki yaratıcı enerjilerden söz ediyoruz. Dış katlar, tam içinizde de olabilir. Fiziksel değillerdir. Çok alışkın olduğunuz realite tabanından onları ayıran tek şey, bu özellliğidir. Bu arada, dış katlar içeride olabilirler.</p>
<p>Böylece dış katlara girersiniz. Ve burada kavramlaştırırsınız. Sözü ve melodisi daha ortaya çıkmadan önce, burada o şarkıyı hayal edersiniz. Söz ve notalar üçüncü boyut bilicinin bir veçhesidir. Ama oraya gider ve enerjilerle oynarsınız. Frekanslarla oynarsınız. Değişik tür kutsal geometrik şekillerle oynarsınız. Kutsal geometrinin matematikle bir ilintisi yoktur. Biliniz ki enerjinin şekillenmesi ve akışıyla ilintilidir. Ve hepiniz oraya gidersiniz; gitmeyeniniz hiç yoktur.</p>
<p>Bugünkü keyifli müzik grubunu örnek olarak ele alalım. Müziklerini bestelediklerinde, yazma kararıyla oturup akılla bestelemezler. Kendilerinin sonsuz genişlemesine izin verirler. Kuşkucu birinin nitelemesiyle orada akarlar. Ama hiç de akmazlar. Enerjilerini genişletmişlerdir. Ve şimdi hayal katlarında oynuyorlardır. Ve bu gerçektir. Belki de içinde bulunduğumuz gerçeklikten bile daha gerçek. Henüz nasıl duyumsayacağınızı bilmiyor ya da gerçekten anlamıyorsunuz. Aklın sınırları ötesidir.</p>
<p>Böylece oraya gider ve enerjilerle oynarlar. Ayrıca enerjiyi şekillendirip değiştirirler. Bir kaç enerjiye atlar ve etrafta gezinirler. Değişik türde enerjileri biraraya getirir ve nasıl uyum sağladıklarına bakarlar. İstediğiniz biçimde düşünebilirsiniz. Bir enerji dalgasına bindiğinizi ve onu sürdüğünüzü düşünün. İnsan haliniz olarak, bir kaçını yakalayıp onu araba gibi kullandığınızı düşünün. Evet, bu hayaldir ve bu sizin laboratuarınızdır.</p>
<p>Ve sonunda laboratuarınızdaki çeşitli kavram ve yaratımlardan sevdiğiniz, evcilleştirmek istediğiniz ve dünyaya getirmek istediğiniz birini seçersiniz. Ve sonra yaparsınız. Bırakırsınız aksınlar. Şimdi, her ne kadar müzik gibi fiziksel olmayan türde bir enerji de olsa, o enerjilerin yalnızca dünya boyutuna, sizin 3-B dediğiniz kata gelebilmeleri için bir bakıma kendilerini yeniden şekle sokmaları gerekir.</p>
<p>Girebilmesi için kendisini yeniden tanımlamalıdır. Dünya atmosferine geri dönmek üzere olan bir uzay gemisi gibi. Her şey değişir ve bu seviyeye uyumlanması için değişmek zorundadır. Ancak, çekirdek enerjiler hala oradadır. Böylece onları içeri getirirsiniz. Sevgili müzisyen dostlarımız bunu içeri getirirler.</p>
<p>Ve şimdi sözcükleri belirlemeye başlarlar. Önce sözler yazılmaz aslında. Müzik notaları da yazılmaz. Yapılan enerjinin biçimlendirilmesidir. Şimdi bunu anlamak güç gelebilir çünkü yaratımın bu bölümü akılla anlaşılamaz. Akıl bunu tanımlamaya çabalar. Akıl, müzik yazdığınızı ya da söz yazdığınızı düşünür ama öyle yapmazsınız.</p>
<p>Dışarı çıkar ve bir süre enerjilerle oynarsınız. Sonra onlar buraya getirilir. Onlar buraya getirildiklerinde, belki de gördüğünüz rüyadan uyanırken bir şarkı duyarsınız. “Nereden geliyor? Bir tür toplu bilince mi bağlanıyorum?” Hayır, laboratuarınıza bağlanıyorsunuz. Yolda giderken aklınıza bir fikir gelir. Bu fikir nereden gelmektedir? Söyleyeyim, sizin kendinizden. Laboratuarınızdan. Size gelen yolu bulmaktaydı.</p>
<p>Şimdi tanımlamaya başlarsınız ki bu beşer boyutunda duyumsanıp kullanılabilsin. Örneğin, laboratuarınızdan çıkan bu enerji oyununu, notalar olarak tanımlarsınız. Notalara baktığınızda, çok belirgin bir skala ya da frekans taşırlar. Ve siz bunları kaydetmeye başlarsınız. Sonra, tüm bunların ardındaki enerjilerin daha fazla ve apaçık anlaşılması için sözleri belirlemeye başlarsınız. Ve nota ve sözleri biraraya getirirsiniz.<br />
Ve bir şarkınız olur. Yaratımınız olur. Bunu, gitarla çalıp sözleri şarkıyla söyleyerek maddeleştirirsiniz. Ve şimdi, diğerler insanlar onun ardındaki enerjiyi deneyimleyebilirler. Her şeyden çok kendi yaratımınızın içinde bulunmak gibi eşsiz bir fırsat yakalamış olursunuz&#8230;çok basit, çok basit. Bu nedenle, kimsenin çıkıp “İyi de bu bir peri masalı” ya da “Yalnızca hayalde var” demesini istemiyoruz. Laboratuar sizin.</p>
<p>Çoğunuzun harika fikirleri var. Onları kendi eterik, göksel laboratuarınızda geliştirdiniz. Ama onları buraya getirmeye çekindiniz. Saplanıp kaldılar. Bugün size bir kısım saplanıp kalmışları göstereceğiz. 3-B’nin tam dışında takılmışlar. 3-B’nin eşiğindeler ama siz o kapıyı açmak istemiyorsunuz.<br />
Belki de sizinle dalga geçileceğinden korkuyorsunuz. Ama Edgar Cayce’i unutmayın. Belki de işlemez diye korkuyorsunuz. Edgar Cyce’i anımsayın. Belki de bu yaşamınızda bunu yapmanızı Ruh istemiyor diye korkuyorsunuz. Kendi dinsel geçmişi nedeniyle yaptığı şeyin doğruluğunu sorgulayan Edgar Cayce’in ikilemlerini anımsayın.</p>
<p>Bu işi kotaracak kaynağa sahip olup olamayacağınızı düşünüyorsunuz. Yine, sevgili dostumuzun kanepeye uzanmış, transa girmiş olarak yaptığı harika işi hatırlayın. O işi yapmak için istekli olduğunda ne oldu? Melek katlarındakiler ve Dünya katlarındakiler marifetiyle onu desteklemek üzere düzenleme ortaya çıktı. Ama melekler ve diğer insanlar çıkıp “Edgar, bir kez o kanepeye uzanır ve kanallığa başlarsan biz seninle çalışmak için burada oluruz” demediler. Önce kanallık başladı. Sonra onlar ortaya çıktılar.</p>
<p>Bugün burada olan bazılarınıza küçük bir uyarı. Dünyasal katmanların tam eşiğinde o denli güzel şeyleriniz var ki. Belki de faturalarınızı ödemiyeceğinden korkuyorsunuz. “Faturaları ödeyebilmek için düzenli işimde kalmak zorundayım.” Bir kez daha Edgar Cayce’i anımsayın. Başka Şambralarla da konuşun.</p>
<p>Şambra için işsiz kalmak çok yaygınlaşmakta (seyirci kahkahaları). Ya da Cauldre’nin dediği gibi –onlar kendi işvermeyeni oldular (daha çok kahkaha). Para kazanmak için alışılmış inanç sistemlerinin ötesine geçtiler. Çok büyük bir kanyonu geçmek için koca bir adım attılar. Ve başlarına ne geldi? Hemen hepsi, bolluğun öncesine göre çok daha kolay ve çok daha büyük olarak akmakta olduğunu görüyorlar. Tam olarak nasıl çalıştığını anlamıyorlar ama bolluğun orada olduğunu biliyorlar.</p>
<p>Çoğunuz insan işlerini bahane ediyorsunuz. “Ama ben faturalarımı ödemek zorundayım. Ailemi beslemeliyim.” Ailenizin üstüne ne biçim bir yük yüklüyorsunuz öyle! Onları bahane olarak kullanıyorsunuz. Artık bunun ötesine geçme vaktidir. Kapıları açıp işinizi yapma vaktidir. Öncelikle, kimse size işten ayrılmanız gerektiğini söylemedi. Her şeyi berbat eden sizin kendi inanç sisteminizdi.</p>
<p>Burada bulunan her Şambrayı tanıyoruz. Edgar Cayce de odada dolaşıp laboratuarlarında çalışıp gelen ve bugün dinleyen herkesle konuşuyor. Biraz yorgun olmanızın nedenlerinden biri de bu. Dış katmanlarda çalışmakta, enerjilerle oynamaktaydınız ve şimdi onları getirmeye hazırsınız. Belki bu bir icat olur. “Ama önce paraya ihtiyacım var” diyorsunuz. Tekrar düşünün&#8230;eski inanç sistemleri. Önce icada gereksinim var. Para ortaya çıkacaktır. O size gelecektir.</p>
<p>Bazılarınız kalkışa geçip şifa işi yapmak istedi. Ama dediniz ki “Nereden başlayacağımdan emin değilim. Para getirir mi emin değilim.” Size bir ipucu verelim. Şifa işi&#8230;.bunu yapmayı seçerseniz&#8230;.ve işinizden ayrılmayı seçerseniz&#8230;kendi başınıza başarılı olmak ve yardım arayanlara yardım etmek isterseniz&#8230;şifa işinin üstünde kendi adınız olmalı, anlıyor musunuz?<br />
Kurslara gittiniz, çok, pek çok şey öğrendiniz. Ve hepsi de harika enerjiler. Size aslında enerjinin nasıl çalıştığını öğretti. Ama gidip tabelayı astığınızda, bu iş size ait olmalı, başka kimseye değil. Buna herhangi bir başka metot ismi vermeyin.</p>
<p>Evet, kitapları okudunuz. Kurslara gittiniz. Ama tümüyle sizin enerjinizin halini almadan, sahibi olmadan ve kendi işinizi bedenlemeden önce habire aksayacaktır. Ve siz çok kızacaksınız. Kendinizin adını verin. Onu siz yarattınız. Kendi laboratuarınızda yarattınız onu. Sonra çalışarak onu Dünya’da siz yarattınız. Şimdi, işinizi yapın.</p>
<p>Böylece çoğu yaratımınızı dışarıda bıraktınız. Bu da tam anlamıyla enerjiyi bloke eder, fişini çeker. Bazılarınızın düzinelerce, binlerce fikri ve yaratımı, bu katmanın eşiğinde tıkandı kaldı çünkü onu getirmeye korktunuz. Ya da getirmek zorunda olduğunuzu bizim söylememizi bekliyorsunuz. Ya da yeterli vaktiniz yok. Ya da çok yorgunsunuz.</p>
<p>Ya da bahaneniz her ne ise, enerjinin resmen fişini çekiyor. Enerjilerin doğal akışını durduruyor. Ve sonra kendi inançlarınızın kurbanı oluyorsunuz. Yoruluyorsunuz. Parasız kalıyorsunuz. Tükeniyorsunuz. Her şeyden çok da, o kadar yaklaştığınız için, öfkeleniyorsunuz. Çok yaklaştığınızı biliyor ama yine de yapamıyorsunuz.<br />
Yani Şambra, hayal gücü&#8230;benim kulübem&#8230; gerçek mi? İzin verirseniz, evet, gerçektir. Gerçek enerjisi vardır. Ah, belki de elinizle dokunamazsınız. Ya da, belki de bunu pek yakında yapabileceksiniz. Onun enerjisi çok, pek çok gerçektir. O kaygan bir rüya değil. Orada duruyor. Ben yarattım. Ve siz de onu yaratmaya yardıma devam ediyorsunuz.<br />
Tobias’ın kulübesi&#8230;haydi grup olarak oraya gidelim. Oraya nasıl gidersiniz? Beni izleyin&#8230;yalnızca beni izleyin.<br />
Bugün her birinizi etkilemek istediğim tek bir şey var. Görülmeyen enerjilerin realitesi&#8230;.onların etkileri vardır..onların sonucu vardır. Hayal gücü katlarından gelirler ve sizin realitenizde oynamaya başlarlar.<br />
Şu anda hayal gücü, pratik ya da gerçek diyebileceklerinizle karşı karşıya kalıp bloke olduğunda&#8230;onlar öfkelenirler. Tüm dünyada, analiz edemediklerini kaale almayan insanlar var. Öf&#8230;yalnızca akla sahip olmak nasıl da kısıtlayıcı! Tanrısal Zekanın içine girememek ne kadar kısıtlayıcı, siz daha da büyüksünüz! Dışarı çıkıp diğer katlara vardığınızda, analiz yapmak istemediğinizi keşfedersiniz. Her şeyi küçük bir kutuya koymak zorunda olmak istemezsiniz.</p>
<p>İşte, benim kulübemdeyiz. Keyifli bir mekan. Evet, o değişiyor. Anında rengini değiştirebilirim. Çatının şeklini hemen değiştirebilirim. Ebadını değiştirebilirim. Eski moda küçük bir kulübe olmasını yeğliyorum&#8230;ağaçlar arasında&#8230;ve arkada küçük bir dere&#8230;önden geçen güzel bir kır yolu&#8230;.her taraf güzel bahçelerle çevrili&#8230;ve şelalelerin sesi. Onları görmek gerekmiyor. Ama sesleri her zaman orada.</p>
<p>Pek tabii ki bir sürü kuş koydum. Kuşların enerjisini severim çünkü onlar benim gözüme pislemişlerdi (seyirci kahkahası) ben hapisteyken benimle dalga geçmişlerdi. Ve sonunda, özgür kalmama yardım ettiler. Ah, bu sevgili kuşları nasıl da severim! Yeri gelmişken söyleyeyim, kendi kendinizden, kendi aklınızın hapsinden özgürleşeceğinizi hatırlatmak için, size bazen kuş olarak görünürüm.</p>
<p>Bu nedenle bu güzel kulübem var. Ama bugün içeriye girmeyeceğiz. Yolda yürüyeceğiz. Yineliyorum, enerjiyi hissedin. Buradaki enerjileri duyumsayın. Bir öykü oluşturuyorum, küçük bir hayal gücü kurgulaması. Aldırmayıp “Eh, şirindi.” diyebilirsiniz. Ya da burada olmakta olan enerjilere gerçekten bakabilirsiniz. Burada aslında olan şeyi hissedebilirsiniz ki olan, hayal gücünden tezahür ettirmeye gelmektir.</p>
<p>Yolun ilerisinde tahta bir köprüden geçiyoruz. Ve tam geçerken kendi ayak sesinizi duyuyorsunuz&#8230;ve tabii her yerde suyun sesi&#8230;o güzelim, kaynayan fokurdayan ses&#8230;kendi başına müzik sanki. Suyu dinlerken bizi duydunuz. Enerjiye bağlanmak için güzel bir yol.<br />
Ve şimdi yolun biraz aşağısında güzel bir çayır var. Hadi o çayıra girelim. Ve tabii her tür çiçek var&#8230;.onları buraya ben ektim. Dizlerimin üstünde ellerimle ekmek zorunda değildim. Yalnızca onları hayal ettim. Ve şimdi onları sizinle paylaşmak isterim&#8230;.ve buradaki koku&#8230;Dünya duyularının ötesinde bir şey olan o koku&#8230;.çiçeklerin kokusu&#8230;tarifi zor o tatlılığın kokusu&#8230;hepsi tam burada. Ne kadar kolay olduğunu gördünüz mü? Bugün başlarken, size, enerjilerle çalışmanın ne kadar kolay olduğunu göstermek istiyorum demiştim. Ve tam bu anda yaptığımız budur.</p>
<p>Şimdi, bu tarafta&#8230;.bir bina görüyorsunuz, güzel eski-tarz taş ve ahşap bir bina, çatısı taştahta. Burası Şambra Servis Merkezi. Bugün gideceğimiz yer burası. Ah, arabanızın servisi gibi bir yer değil. Oraları&#8230;yağ kokar. Gürültülüdürler. Ayıp bir dil konuşulur ve yerlere tükürülür (seyirci kahkahası). Bizimki güzel. Bizimki lüks.<br />
Şimdi içeriye girelim. Evet, bazılarınız girmiyor. Dışarıda etrafa bakıyorsunuz. Hadi içeriye girelim zira bugün yapılacak işimiz var, yeniden gençleşme işi. İçeriyi ben yarattığım için tabii ki baktığınız her yerde pencere var&#8230;evet, yan tarafta büyük bir şömine de var. Ama her yerde pencere var.</p>
<p>Büyük ve rahat koltuklar var. Yatılacak yerler var. Görebileceğiniz kaynak olmamasına karşın suyun sesi burada da devam ediyor. Bu güzel servis merkezinde çeşme ya da nehir göremiyorsunuz ama seslerini duyuyorsunuz. Camlardan süzülen güneş ışığını gerçekten hissedebilirsiniz. Ne kadar kolay olduğunu gördünüz mü? Enerjiyi yabana atmayın. O çok gerçek.</p>
<p>Şimdi ilerleyin ve her hangi bir yere oturun. Benim en sevdiğim koltuk, büyük kanatlı-sallanan koltuk ve tabii ki kırmızı renkli. Bir yanımda pürom duruyor. Bazılarınız kokusunu almıştır. Dün akşamdan kaldı.</p>
<p>Hadi yalnızca oturalım. Şimdi gençleşme vakti. Bugün, çok fazla bilgi istemediğinizi, bedeninizin, zihninizin ve ruhunuzun yeniden dengelenme, yeniden gençleşme vaktinin geldiğini söylediniz. İşte bu nedenle de sevgili dostumuz Edgar Cayce bizimle. Zihin ve bedenlerini nasıl temizleyeceklerini anlamaları için başkalarına yardımcı bir ustaydı o. İnsan formunda olsun, eterik formda olsun, enerjilerin çok özel uygulamalarını anlamakta ustaydı.</p>
<p>Son zamanlarda çok hızlı gitmekteydiniz. Şu anda sadece zamanı durduracağız. Ve biz bunu yapabiliriz. Aslında, zaman yoktur; o insan icadıdır. Burada, doğal “zamansız”lığa döneceğiz. Zaman yok. Yalnızca biz varız.<br />
Burada yalnızca yavaşlayacağız. Sizin Dünyanızda, Dünyada şu anda zaman çok hızlı. Şu anda ne çok şey oluyor. Her tür değişim, kaos, drama ve travmanın tam ortasında Dünya.</p>
<p>Orada (Dünyada) ne kadar çok çalışıyorsunuz; bilincinizi arttırmak için, başkalarına yardım etmek için, ne kadar çok çalışıyorsunuz. Aile ve arkadaşlarınız için kendinizden ne kadar çok şeyi feda ettiniz. Biliyor musunuz, fedakarlık bazen yalnız olmaktır da. Yalnız olmak için kendinizi feda ettiniz. Prıl pırıl parlayan harika bir kişiliğinizin olmamasından değil. Ama yalnız olmayı neden seçtiniz; diğerlerinden uzaktayken, şu bilinç yükseltme işinin uzaktayken daha kolay olduğunu biliyordunuz.</p>
<p>Bazılarınızın şu anki işleri çok yoğun&#8230;.ah ve yoğun aileleri var. Ancak burada, Şambra Servis Merkezinde, hepsinin ucunu bırakabilirsiniz. Son zamanlarda vücudunuz büyük oranda stresliydi. Bu gerçeği yadsımaktaydınız, diyordunuz ki “Benim neyim var? Habire zorlanıyorum.” Size diyeceğim ki “Artık zorlanmayı bırakın.”</p>
<p>Bazen bedeninizin fazlaca yüklendiğini, zorlandığını yadsımaya çalıştınız. Gücünüz, 10 ya da 20 ya da 100’müş gibi yaptınız ve böylece sürdürmektesiniz. Bu da bedeninizi etkiledi. Ve bunu biliyorsunuz. Şimdi bunu hemen burada yavaşlatacağız. Yine suyun sesini dinleyin.</p>
<p>Zihniniz fazla mesaideydi. Hayatınızdaki şeyleri dengede tutmaya çalıştınız ki fonksiyonlarınızı hala yerine getirebilesiniz. Ama biliyor musunuz, başka bir şey olmakta. Sizi çıldırtan bu şey ne diye merak ediyorsunuz. Kimi kez niçin işi sıkı tutamadığınızı merak ediyorsunuz. Hatta normal davranmaya çalışıyorsunuz. Ve işe yaramadığını biliyorsunuz.</p>
<p>Bu nedenle, Şambra Servis Merkezinde, bunların tümünü bir süre için kapatacağız. Yapmak zorunda olduğunuz hiç bir şey yok&#8230;gitmek zorunda olduğunuz hiç bir yer yok. Burada, kendinize veya başkalarına şifa vermek zorunda değilsiniz. Bir an için yavaşlamaya izin verin.</p>
<p>Ruhunuz, akıl almaz bir değişimden geçmekteydi; kendi genişmesi, kendi açılımı, kendi yeniden doğuşu. Bu iş, siz her günkü formunuzdayken olmaktaydı. Ruhunuz, bir bakıma size, insan olana dahil olmaya, sizinle samimi olmaya çabalıyordu. Bazen ikisi arasında devasa bir bağlantısızlık vardır.</p>
<p>İnsani seviyede işlevlerinizi yerine getirmek için yapmak zorunda olduklarınızı yapmakla uğraşıyorsunuz. Ve ruhunuz ise açılmak istiyor. Ve sizin ne kadar hızlı açılmasına izin vereceğinizi bilmiyor. Bazen “Hızlı git” diyorsunuz. Bazen de “Neler oluyor, anlamıyorum. Buna daha fazla katlanamayacağım” diyorsunuz. Ama burada, Şambra Servis Merkezinde, içinde bulunduğumuz bu güvenli enerjide, artık onu da bırakabilirsiniz.</p>
<p>“Servis merkezi” tanımını kullanıyorum zira bir bakıma, aptal bir benzetme, aptal bir örnek. Ama siz melez bir araç gibisiniz. Bir yanınız Eski Enerji. Bir yanınız Yeni Enerji. Ve melezlik özelliklerinizi geliştiriyorsunuz tıpkı çift kullanımlı arabalar gibi, hem elektrikle hem de benzinle çalışan. Ama onlar bu şekilde tasarlanıp imal edildiler. Onlar fabrika bandından böyle çıktılar.</p>
<p>Siz bunu hareket halinde yapıyorsunuz. Melezliği içselleştiriyorsunuz. Yeni Enerji veçhelerini Eski Enerji aracına aynı anda dahil ediyorsunuz. Bunu becermek şaşırtacak kadar meydan okuyucu bir iştir, özellikle ilk olunduğunda. Daha sonra izleyenler&#8230;onlarınki daha kolay olabilir çünkü siz yolu aydınlatmış oldunuz. Ama şu anda Şambra, çok büyük şeylerden geçmiş oldunuz –değişim, yeniden doğma, dönüşüm, Yeni Enerjiyi içselleştirme, yeni kavramlara açılmak- hepsi de fizik bedendeyken. Bu nedenle bugün servis molası gereksinimi duyduk, alışılmış bir Şaud hiç değil bu.</p>
<p>Bir dakika durun ve akan suyun – sesinin&#8230; hareketinin&#8230;serinletici yatıştırıcı enerjisinin- kendi enerjisel aracınızdan geçip gitmesine izin verin. Bugün biraz arınma, açılma gerçekleştirelim. Biz bunu nefes ile de yaparız.</p>
<p>Yine, bu yalnızca hayal gücü mü? Gerçekten, öyle. Ve sahici, resmen. Ve çok basit, Şambra. Şu anda tam burada oturuyorken, bedeninizin arınmasına izin veriyorsunuz. Yeniden dengelenmesine izin veriyorsunuz.</p>
<p>Ve parmağımızı bile oynatmadığımızı biliyorsunuz. Biz sizi desteklemek için buradayız. Sizin onu desteklemiş olduğunuz gibi, Edgar Cayce’in enerjisi de sizi destekliyor. Ama anlayın ki olmasına siz izin veriyorsunuz. Bu güvenli yerde kendinize enerjisel bir mola veriyorsunuz.</p>
<p>Bedeninize çok fazla baskı yaptığınız için dengesini yitireceğinden çekiniyorsunuz. Bazılarınız onu kaybetti. Ama temizlenebilir. Organlarınıza aşırı yüklenmekten çekiniyorsunuz ve gerçekten de yükleniyordunuz. Biraz bakım çekapına gereksiniminiz var burada. Şu anda yaşamınızda bir miktar enerji akışına gerek duyuyorsunuz.</p>
<p>Zihninizi sınıra kadar zorlamaktan korkuyorsunuz. Ve zorluyordunuz. Ve zihninizi zorlamak gibi bir zorunluluk yoktur. Onun çok ilkel bir işlevi var. Bilgiyi depolamak için var. Bazı fiziksel ve üçüncü boyut görevlerinin yerine getirilmesine yardım için var.</p>
<p>Aslında, zihninizi gerçekten genişletmeyi hiç istemediniz. O, tanrısallığınızı genişletmeye dairdir. Tanrısallığın açılmasına dairdir. Zihniniz bunu bilir. Ona soracak olursanız, size der ki “Ben, olan her şey olmak durumunda değilim. Ben senin yüksek benliğin durumunda değilim. Ben burada sana yalnızca hizmet ederim.” Zihniniz potansiyel olarak dengesizdi, biraz çıldırma raddesindeydi.</p>
<p>O nedenle, suyun enerjisinin –sesinin, berraklığının, temizleme yeteneğinin- zihninizden akıp geçmesine de izin verin ki rahatlasın, zihinsel varlık yeniden hizalansın. Yalnızca derin bir nefes alın. Bu, herşeyin akışta olmasını sağlar. Şu gençleşme işine yardım eder.<br />
Bu konudayken, akışın tüm varlığınızdan geçmesine izin vermişken, aracınızın arka tarafına geçelim. Aptal benzetme nedeniyle –siz de bir araca benzediğiniz için- tıpkı arabanız gibi- aracınıza “T-san” diyeceğiz. Evet, markası T-san. Tanrısal İnsan gibi. O bir melez.</p>
<p>Bazılarınız ona “şeytan” diyebilir ama T-san olmalı (Tobias burada ingilizcesi di-man olan sözcüğün harflerini söylüyor), Tanrısal İnsan. Bugün biraz saçmalıyoruz ama nedeni var. Bazen çok ciddi oluyorsunuz. Bazen kendi enerjinizin içinde çok tıkanıyorsunuz.</p>
<p>Şimdi arabanızın arka tarafına geçelim ve bagaj denilen kısma bir bakalım. Hadi kapağı kaldıralım ve içeride ne olduğuna bir bakalım. Aman&#8230;ne çok şey taşıyorsunuz (kahkahalar)! Yakından bir bakmanızı istiyorum, bagajda duran şeylerin enerjisini hissetmenizi istiyorum.</p>
<p>Yani, bunlar sizin değil mi? Arkaya koyduğunuz valizler ve kutular ve torbalar&#8230;onlar sizin değil. Başkalarına ait. Onların ne kadar çok bagajını taşıyorsunuz. Burada bir kutu var; eşinize ait. Atın dışarı. Bir valiz&#8230;bir arkadaşınızın. Niye onunkileri siz taşıyorsunuz? Gerçekten ona yardımı mı olacak sanıyorsunuz?</p>
<p>Orada büyük bir evrak çantası var. Büronuzdaki şeyler, tüm stres, tüm o baskı, saçma hedefler. Hedefler&#8230;ne çılgınca bir şey! Bu kesinlikle insan zihninin bir icadı, doğru yaptığını sanan, kendini düzenleyip o yüksek hedeflere ulaşmaya çalışan. Onları da hemen fırlatıp atın.</p>
<p>Ruhun hedefi yoktur. İnsanın da olmamalı. Hedeflerle doğup ölen bazılarını rahatsız edeceğiz, biliyorum. Ama anahtar kelime “hedefle ölmek.” Burada yukarıda, hedeflerle yaşamanız mümkün değil. Ah evet, kendinizi her gün düzenleyebilirsiniz ama her gün bir hedef belirliyorsanız, yaşamıyorsunuzdur.</p>
<p>Büroya gidiyorsunuz. Tüm o çılgın hedeflerinizle. Hatta hedeflerinizin kaydı için yazılımınız bile var. Hedeften saptınız mı? Onu doğru zamanda mı yapıyorsunuz? Yaratım için amma da kolalı bir enerji! Bazıları karşı çıkıp “Tüm bunlar olmadan başarmak zorunda olduklarımızı mümkün değil başaramayız” diyecek. Yani, orada takılmışlar. Israr ediyorlar. O inanç sistemine kapılmışlar.<br />
Şambra, siz daha iyisini biliyorsunuz. Onların etraflarında çemberler yaratabilirsiniz. Analitik olanın, hedef enerjisinin dışına çıkarsınız, hedef enerjisi çok belirleyici ve kısıtlayıcıdır.</p>
<p>Öyleyse, o valizi de fırlatıp atın. O çantaya ihtiyacınız yok. Artık onu taşımak zorunda değilsiniz. Yol boyunca başkalarından yüklendiğiniz çöp torbaları var. Yanınızda sürüdüğünüzün farkına bile varmadınız. Şimdi buyurun onu da atın. Hiç biri size ait değil.</p>
<p>Şambra Servis Merkezinin güvenli enerjisinde olmayı sürdürdükçe&#8230;.tüm akışın&#8230;.akışın özellikle bedeninizden geçmesine izin verin. Bedeninizin şimdiki gereksinimi bu. Beden enerjilerin devinmesine gerek duyuyor. Onunla debelenmek zorunda değilsiniz. Yalnızca bir kaç derin nefes alın. Suyun sesini dinleyin.</p>
<p>Bu arada, su bizim bakım-tutum aletimiz. Suyun sesi, suyun enerjisi, yalnızken ne yapacağınıza dair ipucu vermiştir, banyo olsun, duş olsun, göl ya da nehir kenarında oturmak olsun, suda muazzam akış enerjisi vardır. Bu arada, suyun yapmayı sevdiği iş budur, akmaktan hoşlanır. Buharlaşmayı o kadar da sevmez. Akmaktan hoşlanır.</p>
<p>Bırakın bedeninizin içinden aksın. Ve ona rehberlik etmeye, onu yönetmeye çalışmayın. Ona, dizlerinize ya da omuzlarınıza ya da belirli bir yere gitmesini söylemeyin çünkü o zaman doğal akışı değiştirirsiniz. O nereye akacağını bilir. Bırakın oraya gitsin.<br />
Geçen ay sert taşlardan söz ettik. Çoğu kişi sert taşlarını sürüklemeye, onlarla yaşamaya davam ediyor. Bir çok bakımdan insan hayatı sert bir taşa benziyor. Onların yaşam biçimlerinin bir benzetesi bu, sert taşlar, öyle yoğun, öylesine sivri, öylesine katı. Onu da bırakabilirsiniz. Nefes almaya devam edin. Burada meditasyon yapmaya çalışmıyoruz. Şifa bile yapmaya çalışmıyoruz. Yalnızca enerjileri topluyor ve bir dakika için yavaşlama zamanının geldiğini söylüyoruz.</p>
<p>Bakın, bırakırsanız, bedeniniz kendini yeniden dengelemeyi zaten biliyor. Mantralara, el işaretlerine, yağlara, pürolara ya da buna benzer diğer şeylere gerek yok (kahkahalar). Bedeniniz kendini nasıl gençleştireceğini biliyor. Bunun olmasını sağlayan şey de sizin akışa izin vermeniz.</p>
<p>Bazılarınız çok hızlı gidiyordunuz ancak nereye gittiğinizi de bilmiyordunuz, yukarıda, burada denildiği gibi daireler içinde koşup güneşi kovalıyordunuz. Sabah uyandıktan gece uyuyana kadar şunu yapmaya, bunu yapmaya çalışıyorsunuz. Biliyor musunuz, bir şeyleri kovalamak, hayli yetersiz bir çalışma biçimidir. Toplandığımızda gruplarımızdan birine &#8230;tüm enerji size hizmet eder deriz. Ve bırakırsanız, eder. Kovalarsanız, size nasıl hizmet edebilir?<br />
Biliniz ki şeyler, başlarının çaresine kendileri bakar. Şaka yollu anlattık ancak çok da gerçek, son zamanlarda&#8230; bakın, eviniz, kendini bir tür temizleyebilir. Gerçekten temizler. Sabahtan akşama kadar sürekli toz kovalayanların evi daha çok kirlenir. Pek tabii ki tabakları kaldırmak zorundasınız. Ama tabaklarınız bile bir şekilde biraz daha temiz görünür.<br />
Yerler biraz daha temiz kalır gibidir. Bahçedekiler kendi başlarına bir parça daha iyi büyürler. Bu doğal enerji akışıdır, Şambra. Enerji tutulduğunda –kısıtlandığında, lanetlenildiğinde ya da her ne demek istiyorsanız- etrafınızdaki her şeyi etkiler. Sizin fiziksel çevrenizi, evinizi, dairenizi etkiler. Bakın, böyle akarken ve gençleşirken, duvarlarınızdaki boya bile daha temiz ve daha parlak kalmaya eğilimli olur. Eviniz daha temiz ve aydınlık kalmaya hatta su tesisatı bile daha iyi çalışmaya eğilimli olur.</p>
<p>Ah, bunları bilgisayarlarınızda deneyimlediniz. Bu konudan daha fazla söz etmeye gerek yok. Kaos yaşıyorken, bilgisayarınız da kaostadır. Donanım bozulduğunda, lanet imalat hatasıdır&#8230;hayır lanet imalat hatası DEĞİLDİR&#8230;.daha çok sizinle ilgilidir. Enerjiniz o kadar güçlüdür ki elektronik donanımın devrelerini etkileyebilir.<br />
Arada sıra bakım için bu şekilde gelmelisiniz, yalnızca burada olmak hiç çaba gerektirmez, bu arada. Servis merkezi 24/7 açık (kahkahalar). Buraya her zaman gelebilirsiniz. İyi olur. Bakım işini, düzenli servis döngüsünü yapmalarına izin verin. Yalnızca burada, bu enerjide oturun.</p>
<p>Burada komik bir şey var. Hiç çabalama yok. Hiç zorlama yok. İhticanız yok. Niye çabalamaya gereksinim duyasınız ki? Bir şeyi zorlayarak bir sonuca ulaşmak, Eski Enerji biçimiydi, Eski Enerji inanç sistemiydi. Yeni enerjiye geçtiğinizde, ittiğinizde neler olduğunu görürsünüz; o da sizi geri iter. Yani, zorlama yok. Buna gerek de yok. Her taraftan su sesinin duyulduğu, suların aktığı bu güzel servis merkezinde, kendi bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu gençleştirmek için manipülasyon çabasına gerek yok. İtmeye ya da zor kullanmaya hiç gerek yok. Doğal olarak gerçekleşir.<br />
Buraya ne zaman isterseniz geri dönebilirsiniz. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde özellikle tavsiye ediyoruz. Orası, yerküre katları daha yoğunlaşacak. Daha hızlanacak. Daha talepkâr olacak. Daha ittirici olacak. Bu arada, daha da kötüleşecek. Evet.</p>
<p>Biraz kötülükten (şer) söz edelim&#8230;.bu konudan söz etmek için komik bir yer burası, yani servis merkezinde enerjilerimizin elden geçmesini beklerken. Yapılacak başka bir şey yok&#8230;bari beklerken kötülük hakkında biraz konuşalım.</p>
<p>Kötülük, aslında enerji çalmaktır, enerjiyi almaktır. Basit bir şey olarak başladı. Bir varlık diğerinden enerji almak istedi. Kendisini daha güçlü ya da daha zeki yapar ya da Yuvaya nasıl dönüleceğinin yanıtını verir umuduyla yaptı. Ve birini tüketirken ya da yakalarken, çalınan enerji işe yaramadı, başkalarını denediler. O da işe yaramadığında, gruplar veya aileler olarak toplandılar. Ve melek katlarındaki diğer grup veya ailelere gidip saldırdılar. Ve bu iş, biz yuvadan ayrıldığımızdan beri sürüyor. Enerji çalmak&#8230;bu kötü bir şey&#8230;. bir başkasından ona ait bir şeyi almak.<br />
Şimdi, o iyonlarca yıldan bu yana hayli mükemmelleşti ve arıtıldı.</p>
<p>Kötülük&#8230;görece basit bir iş türünden, tümüyle korkunç bir şeye dönüştü. Şu anda Dünya’da çok kötülük var. Bazılarınız kötülüğü yadsıyor. Bazılarınız ondan korkuyor. Bazılarınız yadsıyarak diyor ki “Dünya harika. Hepimiz Tanrıyız. Hepimiz meleğiz.” Evet, bu doğru.<br />
Ancak, bazı tanrılar, tanrı olduklarını unuttular. Bazı tanrılar melek olduklarını unuttular. Kendi triplerine ve öykülerine öylesine yakalandılar ki habire kötülüğe yatırım yaptılar. Enerji çalmayı sürdürmek zorundalar. Ve bunun sonucunda “kötü” ya da “karanlık” dediğiniz şey ortaya çıktı. Ve o burada. Tüm çevremizde.</p>
<p>Kötülük bizim toplantılarımıza girer çıkar. Ondan söz etmekten hoşlanmayız zira ona odaklanmak istemeyiz. Ama, oradadır; içeri girer ve dışarı çıkar. Bazılarınız onu bazen hissedersiniz. Kendi içinizde ya da dışınızda.</p>
<p>İngilizcede “kötü” (evil) sözcüğünün “canlı” (live) sözcüğünün tersten okunuşu olması ilginçtir. Ayrıca “perde” (veil) sözcüğünün de tüm harflerini taşıyor. Bir diğer deyişle, onun tersi. Onun anti tezi. Ama, o burada. Her yerde.</p>
<p>Bazılarınız ondan çok korkuyor çünkü geçmiş yaşamlarınızda onunla uğraştınız. Öyle ya da böyle, onun kölesi oldunuz. Ya da, köleleştirmek için onu kullanan siz oldunuz. Yani, ne kadar güçlü olabileceğini bildiğinizden, ondan korkuyorsunuz. Ne kadar değişik kisvelere büründüğünü bilirsiniz. Kötülük size parlak gözlü, pırıl pırıl saçlı bir çocuğun masumluğunda gelebilir&#8230;ve bu varlık bir an en masum olur&#8230;sonra tüm bir şehri yok edebilir.</p>
<p>Kötülük, bu son yıllarda Dünya’da yoğunlaştı ve bir kaç yıl daha yoğunlaşması sürecek. O, her yanda. Bazılarınız ondan o kadar çok korkuyor ki, resmen fizik bedende güçsüzleşiyor ve zihinleriniz eski tür bir teslimiyet içine giriyor. Bunu nasıl aşacağınızı merak ediyorsunuz.</p>
<p>Kötülük yanınıza geldiğinde, bilirsiniz. Onun varlığını hissettiğinizde, hipnotize olduğunuzdan zihniniz teslim olur. Hala o tabakayı taşırsınız. Donar kalırsınız ve artık kendi başınıza düşünemezsiniz bile. Daha önce orada bulunmuş olduğunuz için, nasıl olduğunu bilirsiniz.</p>
<p>Burada hayali ama gerçek bakım merkezindeyiz. Şu anda o tabakayı bırakabilirsiniz. Suyun enerjisinin alıp götürmesine izin verebilirsiniz. Bırakın gitsin. Ah, onu sizden söküp atmak için çarpmamız, vurmamız, somunları sıkmamız gerekmiyor. Yalnızca salıverin.</p>
<p>Kötülükten korkacak bir şey yok, hiç yok. Şimdi gidip de onunla oynamayın; bu çok aptalca bir şey olur! Niye kötülükle oynansın? Bu arada, bazılarınız ona çekiliyor, onun tarafından baştan çıkarılıyorsunuz. Bazılarınız diyor ki “Ben inanılmaz bir Işık işçisiyim. Kötülükle oynayacağım ve belki de onu değiştireceğim.” Şu anda cinsel bir enerjiyle uğraşıyorsunuz.Ve şimdiden oyunu kaybettiniz.</p>
<p>Kötülük sizi baştan çıkardığı anda&#8230;ah, cinsel organlarınızın seksinden söz etmiyoruz. Cinsel enerji&#8230; evet, cinsel organlarınızı etkiler. Dünya’da sizi tutsak kılar. Cinsel enerji tümüyle başka bir şeydir. Ruhsal seviyede zehirleyici ve cezbedeci bir enerjidir. Bu yalnızca bedensel bir eylem değildir. Ve bu nedenle daha önce cinsel enerjiden ve insanları nasıl avlayıp tutsak ettiğinden söz ettik. Ah, fiziksel olarak, tabii ki&#8230;ama gerçekten ruh seviyesinde etkiler.</p>
<p>Böylece, bazılarınız kötülükle gidip oynamak istiyor. “Işığımı kötülüğün üstüne tutacağım” demek hoşunuza gidiyor. Öncelikle, oynadığınız enerji, sizinle dalga geçiyor zira bunu yaptığınız anda ışığa karşı dengesiz olursunuz. Işık dengeniz bozulduğunda bilin ki karanlık dengeniz de gider. O kadar naivleşirsiniz ki ışığa karşı dengesiz kalırsınız. Her ikisinin içselleşmesini konuşuyoruz.</p>
<p>Kiminiz diyor ki “Ama Tobias, sen dersin ki karanlık benim tanrısallığımdır.” SİZİN tanrısallığınız, başkalarınınki değil. Onlar henüz bunu farketmediler.<br />
Yani kötülük, karanlık, karanlık enerji, enerjiyi tümüyle ele geçirmekte, hipnotize etmekte –nasıl bir terim kullanırsınız- “tutsaklaştırmak”ta çok kurnaz ve çok deneyimlidir. Kötülük, bir başkasından enerji almanın en kolay yolu olan fizik bedene işkence ederek tutsaklaştırır. Cinsel yol en kolayıdır. Bir çoğunuz tutsaklaşmıştı –ya da cinsel taciz nedeniyle hala tutsaksınız. Çok önceden başladı bu. O zamandan beri siz tutsak olarak tutuluyorsunuz.</p>
<p>Cauldre diyor ki “Bugün gençleşeceğimizi sanıyordum.” Gençleşiyoruz, Şambra. Ah, evet. Bu güvenli yerde salıverebilirsiniz.<br />
Biliyor musunuz, size yapılan her hangi bir hipnoz, konulan bir tabaka ya da yapılan bir büyü, olmasına izin verdiğiniz içindir. Olmasına izin veriyorsunuz. Ah, onunla sarıldınız ve kurtulmanıza imkan yokmuş gibi geliyor. Ondan saklanmaya çalışıyorsunuz. Onu o kadar iyi sakladınız ki belli yaşamlarınızda sizi tutsak kılanlardan bile saklamaya çalıştınız. Sizi gittiğiniz yerde takip ediyor bunlar zira sizi bir kez ele geçirdiler, ya da size sahip olmayı sürdürmek istiyorlar, ta ki siz “Buraya kadar” diyene kadar. Enerjiniz size geri döner.</p>
<p>Öyleyse, şimdi, servis merkezimizde hemen halledelim bu işi. Edgar’dan aynaları çıkarıp herkese bir tane vermesini rica edeceğim. Hepinizin artık bir aynası var. Şimdi kendinize bakmayın. Onu geri yansıtacağız, sizi tutsaklaştıranın yüzüne geri yansıtacağız.</p>
<p>Diyorsunuz ki “Ama bu korkunç. Şimdi kendi enerjilerini geri alacaklar ve bu onları yakıp kavuracak!”. Ah, sevgili, evet (kahkahalar). Bunu istiyorlardı. Aslında gerçekten bunu istiyorlardı. Birinin gelip yaptıklarına son vermesini istiyorlardı.</p>
<p>Şimdi, cinsel, fiziksel ve duygusal tacize uğrayanlar, aynayı yukarıya tutun. Kime tuttuğunuzu bilmenize bile gerek yok. O enerji doğruca gidip size kancalarını geçirmeyi sürdürene geri dönecek. Enerji komik şeydir ve çok da basit. Onu kabullenir ve ona inanır ve bu inançların sizi etkilemesine izin verirseniz, çalışır.</p>
<p>Kimileri sizi hipnotize etti, size kancalarını öylesine güçlü geçirdiler. Ve kancaları dedi ki “Bundan asla kurtulamazsın. Ebediyen benimsin.” Siz kaçıp saklanmaya çabalayıp kendiniz değilmişsiniz gibi yaptınız&#8230;.değişik kişiliklerin&#8230;öykülerin&#8230;yaşamların hepsi kaçmak için. Ve hala onları tam burada buluyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, sevgili Tanrı, bağlantıyı kesmenin, bırakmanın tam vakti. Bırakın kendi kötülükleri kendilerine kalsın.<br />
Tüm dünyada şu anda, grup, kişi, hatta memleketlerin, birbirlerine en korkunç şeyleri yaptıklarını göreceksiniz. Sadece enerji çalıyorlar; hepsi bu. Bunu o kadar uzun bir süredir yapıyorlardı ki, nasıl durdurulacağını bilmiyorlar.<br />
Beslenmeye devam eden bir tiryakilik gibi. Tanrısal enerjiden besleniyorlar. Ruhsal enerjiden besleniyorlar. Ruhları topluyorlar. Ve onları öylesine hapsediyorlar, öylesine uyutuyorlar ki. Ve beslenmeyi sürdürüyorlar. Ve bilin bakalım ne oluyor? Asla yeterli gelmiyor. Bu nedenle, daha çoğunu aramaya çıkıyorlar.</p>
<p>Orada; bu gerçek. Ve siz yakalanmak zorunda değilsiniz. Onları kurtarmak zorunda değilsiniz. Kurtarılacakları hiç bir şey yok. Aslında bu, onları ve oynadıkları oyunları onurlandırmaya, ancak yakalanmamaya ilişkindir.<br />
Kimi kez bu kötü enerji sinsice gelir, hele siz aşırılı duyarlı ve kırılgan durumdayken. Tahammül etmek zorunda olduğunuz şeyler yüzünden. Nasıl desek, zihniniz geçiş sürecinde olduğundan onların ağına düşersiniz. Bedeniniz yorgundur. Şu anda ruhunuz, kendi çok çok önemli değişimlerinden geçmektedir.</p>
<p>Böyleyken gelirler sizi cezbeder ve kandırırlar. Şambra, size hiç bir şey yapamazlar. Artık daha fazla güçleri yok&#8230;size varlık lejyonlarının olduğunu söyleseler bile&#8230;evrende büyük yerlerden geldiklerini söyleseler bile&#8230;sizin bir pinpon topu, zavallı bir insan olduğunuzu söyleseler bile. Artık kesinlikle sizden daha fazla enerjisel güçleri yok.</p>
<p>Sahip oldukları tek şey, çok güçlü ikna enerjileri. Bu prosesten geçmemeniz için iknaya çalışacaklar&#8230;..sizi karmaşık enerjide kalmaya ikna etmeye çalışacaklar&#8230;kendilerinden başka herkesin hatası olduğuna ikna etmeye çalışacaklar. Kötülük böyle çalışır. Size hep başkasının hatası olduğunu söyler.<br />
İşte o, civarda. Bazılarınız onu hissediyordu. Ona izin verdiğiniz için fizik bedenizden hıncını almaktaydı. Siz gazeteleri okurken, haberleri izlerken içinize girer. Bu değişik medya organlarından sizin realitenize girer.<br />
Hayır, “Gazete okumayın ya da haberleri izlemeyin.” demiyorız. Dediğimiz şu: “Kötülüğü, mürekkep ve hava dalgalarından sızan kötülüğü tanıyın.” Ve onu hiç te kabul etmek zorunda değilsiniz. Size hiç bir etkisi yok. Size kancalarını geçirmişse, servis merkezimizde şimdi onları atabilirsiniz.<br />
Siz tanrısalsınız&#8230;.ve krallarsınız&#8230;.ve kendiniz Tanrısınız, unutmayın. Tanrısal nitelik, erkin ya da kuvvetin niteliği değildir. Sizi, Tanrı eşittir güç’e inandırmaya çalıştılar. Hayır, değildir. Tanrı, yalnızca Ruhun, sizin, bir ifadesidir. Tanrı yalnızca ifade ve genişleme arar.</p>
<p>Güç hakkında değil. Bu nedenle, kötülük size gelip daha fazla gücü olduğunu söylediğinde, yalan söyler. Tanrıda güç yoktur. Ona yalnızca, sevgi, denge, ifade ve “var-oluş” denilebilir.</p>
<p>Burada biz söyleşirken suyun bu enerjileri&#8230;..bugün suyu kullanıyoruz çünkü öylesine temizleyici bir şey ki. Onun enerjilerini&#8230;..dokusunu&#8230;..dokunuşunu&#8230;ve sesini tanıyorsunuz. Bu nedenle bugün onu kullanıyoruz..</p>
<p>Şimdi sizden yalnızca nefes almanızı isteyeceğim. Bırakın enerjiler bedeninizden tümüyle aksın. Bu şifalandırıcı suyun enerjilerine izin verin&#8230;hadi ona “Şambra suyu” diyelim. Sizi susatıyor, değil mi? Onun içimize akmasına izin vereceğiz.</p>
<p>Buraya istediğiniz zaman dönebilirsiniz. Bazı şeylerin yeniden hareketlenmesine izin verin, hareket belki de diğer katmanlarda olmakta. Diğer katlarda siz o inanılmaz yaratımı gerçekleştirdiniz ama bu kata gelmesine izin vermediniz.<br />
Şimdi bunu da akıtalım. O kapıları açın. Tüm işiniz, yaratımlarınız bırakın Dünya’ya gelsin. Ve uygun olanlar, siz, onu toplayın ve onunla çalışmaya, oynamaya başlayın. Belki de çok para getirir. Belki de sizi mutlu edecek, doyuma ulaştıracak.</p>
<p>Belki de Şambra, tutkunuz orada, yukarıda bağlı duruyor, kim bilir. İnsan realitesiyle, kendi büyük genişleyici realitelerinizin arasındaki kapıyı kapattınız, darboğaza koydunuz. Belki tutkunuz da yukarıda bir yerdedir. Hadi o kapıları açalım ve Şambra Servis Merkezinden akıp geçmesine izin verelim. Enerjilerin tüm yolu geçip bedeninize, zihninize ve ruhunuza girmesine izin verelim.</p>
<p>Realite komik şey. Enerji şaşırtıcı bir şey. Realite, neyi seçerseniz, odur, gerçek ya da değil. Bugün yaptığınız şey gerçekti. Pek çok gerçekti. Onunla çalışmak zorunda bile değilsiniz. Yalnızca bu güzel gençleşme merkezinde bizimle birlikte olmalıydınız. Bu arada, biraz Tien Tapınakarına benzedi –kiminiz öyle düşünüyor ise- enerji, aynı enerjidir.</p>
<p>Buna ihtiyacınız vardı, Şambra. Çok, haddinden çok çabalayarak sabrınızı her konuda hayli zorladınız son zamanlarda&#8230;.çok çabalamaktaydınız. Bunu – çok çabalamayı- burada belirtmek zorundayız. Bilir misiniz, şeyler öylesine olur. İzin verirseniz, öylesine olur. Hiç bir şey için çabalamayın. Siz bir Yaratıcısınız. Bir Yaratıcı neden çabalasın?<br />
Tanrı’nın çabaladığını mı sanıyorsunuz? Tanrı sadece yapar. Tanrı, sonuçların ortaya çıkmasını izler. Tanrı’nın yaratının ortaya nasıl çıkacağına dair bir gündemi yoktur. Tanrı yaratır ve sonra özgür bırakır, her neye istiyorsa yaşam ve enerji ve yaratı üfler ve sonra ona özgürlük verir. Bu yüzden buradasınız. Tanrı, kendi veçhesi olan size hayat ve özgürlük verdi ve dedi ki “Dışarı çık; hiçliğe çık ve ne istersen yarat. Sıkışacak olursan, beri ara.” (kahkahalar)</p>
<p>Evet, sevgili Edgar Cayce bir kaç kez daha geri gelmek istiyor. Kendi grubuyla çalışmayı seviyor. Aslında, hemen gidip su kenarındaki o güzel merkezinde – Virginia Sahilinde- diğer insanlarla birlikte bir Şambra toplantısı için düzenlemeler yapacak, evet ne yer ama. Biz de şu anda çoğunuzu, onun yaptığı ve şimdi sizin yapmakta olduğunuz işi onurlandıran enerjide bulunmak için oraya davet ediyoruz. Bu güzel mekana bazılarınız gitti, bazılarınız ise çekildi&#8230;.hepimizin birlikte çalıştığı Şambra enerjisi orada da var, ister Şambra enerjisi deyin, ister A.R.E, hepimiz birlikte çalışıyoruz.</p>
<p>Bugün Şambra Servis Merkezinden ayrılmadan önce derin bir nefes daha alın. Buraya sık sık gelin. Ama başkasını sakın buraya sürüklemeyin. Bu konu başkasıyla değil, kendinizle ilgili. Buraya danışanlarınızı getirmeyi düşünmeyin. Buraya gelirseniz, kendiniz için gelin. Kendiniz için gelin. Bunu danışanlarınızla paylaşırsanız, buraya gelsinler. Ama onlar için herhangi bir şey yapmanız gerekmiyor.</p>
<p>Bedeni gençleştirmenin vaktidir. Önümüzdeki günlerde bolca içecek tüketin. Bazılarınızın programları çok telaşlı olacak. Bırakın telaş gitsin. Bırakın hızlı tempo gitsin. Siz, Şimdi’nin herhangi bir yerinde ve anında, çok dengede ve rahat ve akışta olun.<br />
Ve bugünkü Şaud, siz farklı olmasını istediğiniz için biraz farklıydı.</p>
<p>Gençleşmeyi siz istediniz. Hayal gücünün içeri girip realitenizle oynamasını siz istediniz. Bugün sizinle burada olmak bizim için bir onurdu.<br />
Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 01 Ekim 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 3:Şambra Servis Merkezi, Gençleşme Armağanı</div>
<p>Kırmızı Çembere Sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra. Bugünkü oturumumuza devam ediyoruz. Aklın ve bedenin ve ruhun gençleşmesiyle sürdürüyoruz. Yinelersek, temizlenmek için o yerde –zaman demek istemiyoruz- o yerde bulunmak önemlidir. Şu anda çok meydan okuyucu, hızlı tempolu bir kültürde yaşıyorsunuz. Her günün enerjileri size akın ediyor. Onların görünmez olmaları, orada olmadıkları anlamına gelmiyor. Her yönden geliyorlar. Kendiniz için gidip o servisi arada bir almak, sizin için önemlidir. Suyun enerji ve sesinin, sizden sadece akıp geçmesine ve sizi arındırmasına izin verin. Bedeninizin buna gereksinimi var –kesinlikle var- ve bunu talep ediyor. Zihniniz, ruhunuz, hepsi o gençleşme zamanını istiyor.</p>
<p>Hemen soru ve cevaplara geçeceğiz zira gün uzadı. Ama müzik çalarken Cauldre’nin korkunç keyiflendiğini belirtmeliyiz. Ve beni müziğe uymuş sahnede dansederken gördüğünde, neredeyse gülecekti (kahkahalar). Bu tür çağcıl danslara alışkın değilim. Belki de biraz komik kaçtığını düşündü –benim gibi eski bir Yahudinin keşiş giysisiyle, üstelik müziğin ritmini kaçırarak dansetmesi (daha fazla kahkaha).</p>
<p>O halde sorulara başlayalım çünkü görüyoruz ki bugün çok –nasıl denir- çok ilginç sorular var.</p>
<p>1. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor); Tobias, havayı manipüle etme teknolojisinden bize söz eder misin? Ve son üç kasırga insan eliyle mi yapıldı? Ve insan eliyle kotarılan daha başka felaketlerin olasılığını görüyor musun? Bu teknolojinin gerisinde kimler var?</p>
<p>TOBIAS: Bu, insan-eliyle’yi tanımlamayı gerektiriyor (kahkahalar). Gerçekten hava koşulları, özellikle kasırgalar, insanlık bilincinin bir sonucudur. Bu kasırgalar temizliğe yardım için gelirler. Ve örneğin son yılda çok fazla tayfun oldu. Bunlar, Bahamalar ve Küba bölgesinden başladı ve etkiledi ve şimdi de Körfez’e doğru gidiyor. Bunlar, Atlantis enerjileri olup eski sıkışmış enerjileri temizliyor ve yeni tür bir Atlantis’in yükselmesine izin veriyor. Yani, gerçekten insanlığın bilincinden geliyor.<br />
Dünyayı ele geçirmeyi isteyen kötü güçlerin kasti ve hesaplı bir planlaması sonucu mu? Değişir. Size bağlı. Öyle olanı seçerseniz, o relitede yaşayacaksınız. O kötü güçlerle her köşe başında birlikte yaşayacaksınız. Ve günlerinizi ve vaktinizi, yeni komplolara endişelenerek geçireceksiniz.</p>
<p>Perdenin bizim tarafında biz buna gülmek zorundayız çünkü her zaman, “Kötü güçler dünyayı gerçekten ele geçirirlerse ne olur? Miras kalan sorunlara bir bakın. Bunu niçin istesinler ki?” deriz (kahkahalar).</p>
<p>Nasıl denir, komplolar vardır. Zenginlik ve para ve güç bulmak için çalışanlar var. Ama insan bilincinin güzel dengesi nedeniyle ve Şambra sevgisi dahil, ondaki sevgi nedeniyle, her hangi bir kişi ya da grubun bugün ve bu çağda herkesin kontrolunu ele geçirmesi çok zor.</p>
<p>Dünyada yeteri kadar bilge insan var –Şambra ve diğerleri- onların oyunları olduğunu biliyor, kontrol etmeye çalışanların oyunları olduğunu biliyor ve kendileriyle ilgili bulmuyorlar.<br />
Dünyada “matris” ya da kaplama görüntü diyebileceğiniz şeylere dahil olmayan sadece bir düzine insan olsa, bu aslında görüntüleri kırmaya yeter. Bu sayı, enerjilerin hareketini ve saf kalmasını sağlar. Bu nedenle, farkında olan tüm Şambra grubunu ele alırsak –belirli kasti uğraşlar, havayı kontrol ya da başka bir şey hakkında-bilinç, şimdi buna izin vermez.</p>
<p>Kontrole çalışan o yüzler –korku kaynaklı ya da kötülük kaynaklı- kendi işlerine devam etmeye çalışacaklar, özellikle önümüzdeki bir kaç yılda. Terorist ya da politakacı olsunlar –ayrıca ikisinin arasında çok fark yok (kahkahalar)- veya başka varlıklar, büyük ya da küçük şirketler, sonunda sizin farkettiğinizi farkedecekler: Kendi kendinizin kralısınız. Başka birinin enerjisini çalmak zorunda değilsiniz. Başka birinden zorla almaya gerek yok. Güç adına, bir başkasının enerjisini almaya çalışmaktansa, bir kral olarak, kendinizinkini yaratmak daha kolaydır. Sonuçta, bir Yaratıcı olarak, kendiniz için ne seçerseniz onu almanız, başkalarından almak zorunda kalmaktan daha kolaydır.</p>
<p>Diğer insanların enerjilerini tutsak ederek onları hipnotize eden o karanlık ya da kötü diyebileceğiniz güçler, şimdi kurbanlarının her birinin sorumluluğunu ve yükünü taşımakta. Onlar bir sorumluluk almakta. Yapılan her büyü için kendilerine de büyü yapılıyor. Büyü olsun, hipnoz olsun, bu tür işlerin açmazı buradadır. Enerjiyi kesenlerin enerjileri de kesilir. Çok basit bir enerji prensibidir bu. O yüzden bunu yapmak çok anlamsızdır.</p>
<p>Kendi varlığınız içinde gereksindiğiniz her şeye sahipsiniz. Bizim tavsiyemiz sevgili dost, enerjini, günlerini, komplolar hakkında endişelenerek geçirme. Çoğu komplo teorisi tanıdık gelebilen drama enerjisiyle doludur. Komploların gerçekleşmesi için aşırı miktarda dramaya ihtiyaçları vardır. Komplo teorileri, korkuya çekilme ve drama ile çalışır.<br />
Kendi varlığınızda gereksindiğiniz her şeye sahipsin. Bizim tavsiyemiz sevgili dostumuz, enerjini ve günlerini komplolar hakkında endişelenerek harcama. Çoğu komplo, senin de aşina olabileceğin –drama- enerjisiyle doludur. Komploların işleyebilmesi için aşırı miktarda drama enerjisine sahip olmaları gerekir.</p>
<p>Komplolar korku ve dramaya çekilme şeklinde çalışır. Ve bir hipnoz olup komplolarını ara-sıra kullanmaya çalışan kişilere uygulanan tür hipnozdan hiç farkı yoktur. Seni sımsıkı bağlayan ve seni komplo realitesinin kendisinden bile daha çok boşaltacakları için, o tür enerjilerle hiç ilgilenmemeni yeğleriz.<br />
Evet, bazıları var ki daha çok zenginlik peşinde. Bazıları var ki hükümetleri ve işleri kontrol etmeye çalışıyor. Ama genelde işe yaramıyor. Gerçekten hava koşullarını kontrol etmeye çalışanlar oldu. Ve çabaları, insan bilincinin havayı etkilemesine oranla pek ufak kaldı.<br />
Ve buna, fosilleşmiş akaryakıt enerjileri de dahildir. Şu anda çözümüne katkı için yardımınız gereken bir konu varsa, o da Dünya’daki enerji krizidir. İnsanlara söylenilenden daha az petrol rezervi vardır. Hidrojenden olsun ya da diğer su bazlı yakıtlardan olsun, güneşten olsun, ya da ulaşılabilir durumda diğer dikkate değer enerjilerden olsun, eldeki yeni enerji kaynaklarının geliştirilmesi şarttır.</p>
<p>Yerküre, hava sorunları yaratıyor. Kabul etmek isteseler de istemeseler de, global ısınma var. Güneşten ya da başka katlardan gelen enerjinin alınışını ve atılımını engelleyen kirleticilerin Dünya’yı saran tüm o katmanı yüzünden olmakta. Tüm bunlar, Gaya’nın narin dengesinde bozulmalara neden oluyor.<br />
Gaya, bu bozulmaları okuyor. Hava değişimlerini, ısı değişimlerini Gaya okur ve bilir ki şimdi gidip temizlik yapmasının vakti gelmiştir. O enerjiyi iteler, kendi ordularını getirir -ki bunlar kasırgalar ve depremler ve yangınlardır- ve süregelmekte olan değişim ve temizlikten yararlanılmasını sağlar.</p>
<p>Komploların dramasına bağlanmayın.</p>
<p>2. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias. Servis merkezine teşekkürler. Gerçekten ihtiyaç vardı.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bunu bize sizler söylediniz.</p>
<p>2. ŞAMBRA: Bildiğin gibi, yakında yine yollarda olacağım. Yeni serüvenim hakkında bana söylemek istediğin bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Doğru, bir macera olacak. Sen de zaten belirttin. Geldiğin yerdeki enerjiyi kendine geri vereceksin. Buraya kendi gençleşmen ve kendi öğrenimin için gelmiştin. Ve ayrıldığında –nasıl denir- ve buraya, henüz farkına varmadığın bazı derin meseleleri halletmeye gelmiştin. Yüzeydeki konuların daha çok farkındasın. Ama derinde eski meseleler var. Yola çıktıktan sonra bunun farkına varacaksın. Ama her şeyden fazla, sen kendin yeni bir öğretmene dönüşeceksin. Burada –nasıl desek- beceremediğin için eve dönüyor değilsin. Eve dönüyorsun çünkü burada başardın. Ve şimdi işini yapma zamanıdır. Geri döndüğünde, ne kadar ilerlediğini farkedeceksin.</p>
<p>2. ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>3. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Tobias, allerjilerin altında yatan duygusal enerjiler nelerdir? İlaçların çoğu, belirtileri baskılıyor ve zehirleyici. Astım, sinüsler, egzama ve alerjiler için nasıl nefes alınacağı hakkında Şambraya tavsiyede bulunur musun?</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;..sen burada zaten reçeteyi verdin. Bunların tümü için de nefes alma ve verme. Beden, özellikle Şambra bedeni, her seviyede çok, pek çok hassas hale geldi. Hem fiziksel hem de fiziksel olmayan enerjilere çok hassaslaştı. Ve bu da, allerjik reaksiyon gibi görünen bir şeye yol açıyor. Ama bu, aslında kimi enerjilerin reddedilmesidir. Bunların çoğunun suçlusu olarak, polenler, toz ve bazı&#8230;bitki ya da gıdalar gösterilir.</p>
<p>Ama, meselenin özüne inersen, saf enerjinin, bilinçlilik enerjisinin reddi olduğunu göreceksin. Duyarlı ve hisseden bir varlık, nasıl böyle yoğun bir enerji ortamında olduğunu anlayamıyor. Ve hapşırmaya başlıyorsun. Vücudunda kızarıklıklar çıkarıyorsun. Tüm diğer alerjik reaksiyonların oluyor.</p>
<p>Alerjilerin bir dayanağı bu.<br />
Öteki dayanak –alerjilerin nedenleri- da bir tür temizlik işlemi. Bedenin, eskiden beri sıkışıp kalmış enerjileri salıvermesinin çok başka yolları daha var. Biri, terleme ve cilt kabartılarıyla mümkün olabiliyor. Hapşırma ve burun çekme, bedende sıkışmış enerjilerin salıverilmesine yardımcı oluyor. Alerji belirtileri gösteriyorlar ancak altta yatan aslında salıverme. Böylece, bu iki faktöre sahip oluyorsunuz.</p>
<p>Nefes, alerjiyi yok saymaya değil, onun nedeninin kaynağına ya da kalbine inmenizi sağlar. Aşırı duyarlı olma ya da salıverme ya da her ikisinde de, buna sahip olmanızda bir neden bulunduğunu anladığınızda, o kadar da sorun olmayacaktır. Artık özünde yatan nedenle uğraşabilirsiniz.</p>
<p>Örneğin, çok yoğun bir ortamda yüksek bir duyarlılığı nasıl sürdürebilirsiniz? Ve yeni anlayışlara nasıl ulaşabilirsiniz? Burun akması, göz sulanması, hapşırma, kaşınma ve diğer şeyler olmadan , bedenden Eski Enerjileri nasıl salıveririsiniz? O enerjilerden kurtulmanın daha iyi yolları vardır –ve yine nefesle, bugün yaptığımız gibi Şambra Servis Merkezine gidip suyun enerjilerine izin vermek gibi.</p>
<p>Ama şu anda reddediş var; enerjilerin geri itilmesi var. Ve bu da alerji dediğin şeye neden oluyor. Bizim önerimiz, ana sorunu maskeledikleri için ilaç alımını sınırlamandır. Zaten tam cevaplamıyorlar. Ve yalnızca ilaç alacağın için ama Eski Enerjilere hala duyarlı olduğun için ya da onlardan kurtulmak istediğin için yine de elin-kolun bağlı.</p>
<p>Ara sıra, durum hayli ciddileştiğinde bazı ilaçları kullanmak isteyeceksin. Ama sana tavsiyemiz, diğer Şambra şifacılarıyla -ya da kendi üzerinde- nefes çalışması yaparak yalnız gözleri, burnu ve bedeni değil, tüm enerji yollarını açman olur. Böylece enerji akışının esas yerine gelmesine izin vermiş olursun. Tıpkı bugün bizim burada yapmış olduğumuz gibi. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias. İki sorum var. Birincisi, bir-iki haftaya kadar güzel Güney Afrika’ya gidiyor olacağım. Ve aşılar ve ilaçlar konusunda aklım karıştı. Vücuduma ilaç almamakla barışıktım. Ve son haftalarda, ailem ve arkadaşlarım bunun güvenirliğinden endişe ettiler. Bu nedenle tavsiyeni istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;burada, bedeninin alışık olmadığı ve –nasıl denir- bedenin çalışması ya da belli enerjileri , bakteri ve hastalıkları almaması için bir kereye mahsus yapılan aşı ya da verilen ilaçtan söz ediyoruz. Bir-kerelik kullanımın, seni daha güçlü ve daha dengeli kılacağını düşünüyoruz. Alerji ya da depresyon nedeniyle sürekli kullanılacak ilaçlardan hoşlanmama eğilimindeyiz zira bu tür ilaçlar bir kalıp ya da devre yaratırlar. Ancak bir kez kullanımla böyle bir kalıbın oluşacağını hiç sanmıyoruz.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Öyleyse almayı seçmezsem kendimi tehlikeye mi atmış olacağım?</p>
<p>TOBIAS: Bedenin, karşılaşacağın kimi yabancı ya da değişik bakterileri kaldırabilir. Ama diğer bazı türlerde zorlanabilir. Burada ille de hastalanacağını söylemek istemiyorum. Ancak kendini bu tür şeyleri almaya açık hale getiriyorsun. Ve yineleyelim, bir kerelik bir şeyse, aslında olasılıkla senin beden sistemini yerinde tutacağından dışarıdaki bu enerjilerin saldırısını önleyecektir.</p>
<p>Kendi kendini arındırabilirsin. Yapacağın şey diğer tür bakteriye bir tür kabul vermektir. Ancak, kimi zaman beden istediğin hızda kendini ayarlamaz. Ve burada görmüyoruz &#8230;.. hiç bir yargıda bulunmuyoruz, öyle ya da böyle zararsızdır. Ama yinelersek, bir kez olan, bir kalıp oluşturmayan, bedeninin doğal işleyişini bozmaz.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Peki&#8230;diğer sorum şu: Annem yeni geçiş yaptı. Babamla birlikte mi ve nasıl olduğunu söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Bunu kontrol etmek için bir dakika. Bulmak için bazen diğer aracıları kullanmak zorunda kalıyoruz&#8230;bize deniyor ki kocası ile birlikte değilmiş, bir toplantı olmuş, birbirleriyle yeniden iletişim kurmuşlar ama aralarındaki bazı dengesizlikler nedeniyle annen, kendi başına devam etmesinin daha iyi olacağını hissetmiş. O, diğer hayatlarından tanıdığı başka bir varlık grubuyla birlikteymiş. Cok yakında, dördüncü boyut ya da Dünya eksenli realitelerin ötesine geçmek için hazırlanmakta. Ama burada, Dünya’daki bazı varlıklarla bağlarını salıvermek ona zor geliyor. Bu nedenle, tam anlamıyla bunları halletmeye çalışıyor. Zorluk çekmiyor. Bize söylenen, şu andaki tek isteği buymuş.</p>
<p>Onun enerjilerini altı ay kadar daha hissedebilirsin. Ancak ondan sonra enerjilerini hiç hissetmeyeceğin bir zaman gelecek. Ve bu bağlantıyı kaybettiğin için olmayacak. Bir süreliğine başka katlara gitmiş olduğu için böyle olacak.</p>
<p>4. ŞAMBRA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>5. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Bizim hakkımızda değilse, kimin hakkında? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Başkalarının bilinç yüklerini Şambra o kadar sık yüklenir ki. Kendini, kendi enerji merkezini diğerlerinden ayırmakta hayli zorlanırsın. Herkesinkini kendi alanına getirmeye çalışırsın. Onlarını enerjilerini, haberlerden, yakınlarından, insanlarla toplantılarından alırsın. Yolda arabayla giderken öteki insanları gördüğünde alıverirsin.</p>
<p>Sen, bir bakıma, mıknatıs gibisin. Onların enerjilerini içine alıyorsun. Onları, kendi yüklerin addediyorsun. Bu nedenle, açıkçası, başkaları hakkında. Doğal bir şifacı ve doğal bir öğretmen olduğundan ve doğal olarak çok empati taşıdağından, diğer enerjileri topluyorsun.</p>
<p>Ama hepinize anlatmaya çalıştığımız şey, sizinkiler ve diğerleri arasındaki farkı anlamanız. Ve yine ünlü basit turnusol testi burada diyor ki: “Benim yaşamımda seçtiğim bu mu?” Bir şey hakkında kötü hissediyorsan ya da öfke sorunu yaşıyorsan ya da her hangi bir tür duygusal reaksiyonun varsa, yalnızca içe dön ve “Bunu seçer miyim? Bu ben miyim?” de. Çoğu kez yanıt şu olur: “Hayır”. Sonra, kişi ya da kitle bilincinden aldığını anlarsın.</p>
<p>Bazen, enerjileri hala Dünya’da gezinen enkarne olmamış varlıklardan, fiziksel olmayan varlıklardan alırsınız. Yardım aradıkları için, size çekilirler. İçinde bulundukları cehennemi salıvermek için bir çare aramaktadırlar. Bedenlerini geride bırakmışlardır ancak bıraktıklarının tümü budur. Belki hala alkoliktirler, enerjik olarak tabii. Belki de hala taciz yüzünden acı çekmektedirler. Ve size giden yolu bulurlar.</p>
<p>Ama kendi his ve düşüncelerinizi, başkalarınınkinden ya da hatta bizimkilerden ayırmayı henüz keşfetmediniz. Çoğu kez içeri girip sizinle konuşuyoruz ve kendi sesinizmiş gibi duyumsuyorsunuz zira herşeyi sahiplendiğiniz o işlemden geçirme merkezini kullanıyorsunuz. Sürekli olarak “Bu benim mi&#8230;bu benim sesim mi&#8230;bunlar benim seçimlerim mi&#8230;bunlar benim arzularım mı” diye sorarak kendiniz ve dış enerjiler arasındaki ayırımı yapabileceksiniz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir bey): Selam Tobias, ben bilgisayarcıyım ama son günlerde bir tür İran yemekleri restoran olanağının bana yaklaştığını farkettim. Ve potansiyeli görüyorum. Ve hayal gücüm çıldırıyor. Rehberliğinize ihtiyacım var.</p>
<p>TOBIAS: Yemek (kahkahalar)&#8230;sen bir bilgisayarcı değilsin. Yalnızca bilgisayarcı olarak kılık değiştirmişsin (daha çok kahkaha). Bir bakıma, bilgisayar görüntüsünün arkasına saklanıyorsun. Harika bir öyküydü ve bırakacağın için sana teşekkür ederiz (daha çok kahkaha). Şimdi, yiyecekle&#8230;.şifa yapabilirsin. Yemeği tasarlayan hazırlayan ve sunan insandan enerjiler, yemeğe doğal olarak akarlar. Ve –nasıl desek- bu senin tutkun. Şifalandırmak için pişirmek, yemeğe potansiyel şifa enerjisi katmak ve sadece insanlarla birlikte olmak. Bu nedenle büyük açılışa davet edilmekten mutluluk duyacağız.</p>
<p>6. ŞAMBRA: Yani “Yiyecek&#8230;.muhteşem yiyecek” mi demeliyim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.gerçekten. Biz&#8230;.bunu senin kim olduğuna daha uygun görüyoruz.</p>
<p>6. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS:  Ama bilgisayarcı olarak kalmak istersen, ona da pek ala (kahkahalar).</p>
<p>LINDA: Tobias, telif hakları gereksinimi ve kısıtlamaları, özellikle de Geoffrey Hoppe’nin kanallıklarına ilişkin bir çok soru geldi ve bu konuda açıklama istiyorlar gibi görünüyor.</p>
<p>TOBIAS: Evet..nasıl denir – burada sorulan şey&#8230;telif hakkı denilen şu beşeri şey. Bu, insanların kullandığı ilginç –nasıl desek- bir tür enerji niteliği. Bu bizim zamanımızda kullanılan bir şey değildi. Bizim zamanımızda biri hırsızlık yaptığında, sadece öldürülürdü (seyirci kahkahaları) ya da gözleri ya da anatomilerinden başka parçalar çıkarılırdı (daha fazla kahkaha). Ama sizin daha uygar toplumunuzda, “telif hakları” ve “marka” denilen şeyler var. Bunlar ilginç enerjisel yapılar, bir bakıma, materyelin izinsiz kullanımını önlüyor. Ama onlar bir bakıma da açıklığı kısıtlıyor.</p>
<p>Yani, Cauldre ve ben birlikte çalışmaya başladığımızda, anlaşmamız şuydu: o bana, Tobias ve diğerlerinin açıkça ve özgürce içeri girmesine, bazen kendisini pek üzse de izin verecekti. Bazen bizi durdursa da, materyelin filtresiz ve açık biçimde verilmesine izin verdi. Onunla anlaşmamıza göre, kendi işini, ki bu noktaya gelmek için hakikaten tam 25 yıl eğitim aldı, işini yönetmesine izin verecektik. Onun iş anlayışının, Dünya’daki Kırmızı Çember’e yol göstermesine izin verecektik. Yani bizim fikrimizi sormak pek doğru olmaz cünkü Cauldre’nin fikirlerine saygı duyarız ve onları onurlandırırız.</p>
<p>Şu anda bunu paylaşmamıza izin vermeyi kabul etti. Telifle ilgili tüm mesele kafasını karıştırdı zira bir bakıma, örneğin “Şambra” kelimesinin hepiniz demek olan bir şey olduğunu anlıyor. Ama diğer yandan, birinin çıkıp “Şambra” marka bir ilaç, örneğin psikotropik bir ilaç yaptığını görmek ister miydiniz? Bu nedenle, “Şambra” teriminde belirli bir sahiplik var. Şambraya aitse ve uygun enerji amaçları için kullanılacaksa, bu terim, çok –nasıl denir- bu terimin kendisi kendi enerji dengesini korur. Anladığımıza göre, Dünya’da kendi telif haklarınızı korumazsanız, bir kişi veya herkes tarafından kullanılabilir.</p>
<p>Bu nedenle, şu anda Cauldre’nin ikilemi –telif hakları ve tescilli markalar sorununa nasıl yaklaşacağıdır. Ve kesinlikle bu konu hakkında kendisine bir şey önermeyeceğiz. Genel bakışımızı verelim, burada enerjiler her iki yönde de çalışıyor. Cauldre’yi onurlandıracağız&#8230;bize gülümsüyor. Ve tam anlamıyla tüm dünyadaki Şambranın fikirlerine kendini açıyor.</p>
<p>Bir bakıma, bu sizin hepinizin materyali. Payı olan her bir Şambraya ait. Ondan&#8230;.başlangıçta Cauldre’den, açıklıkla sunulan bu aylık toplantıları, Şaudların, kelimesi kelimesine korunması, düzenlenmemesi, değiştirilmemesi ve kredinin her zaman Kırmızı Çembere ya da size dönmesi ve herkese açık olması koşulunu biz istedik. Ve Cauldre bunu yaptı.</p>
<p>Diğer bazı sahip olunan materyale gelince, yine onun kararını onurlandıracağız. Ve yine fikirlerinizi istiyor. Gerçekten, Şambra olan herkese ait. O, -nasıl desek- mahkemeler hepinizi tanımaz. Yalnızca sesin duyulduğu kişiyi muhatap alır.</p>
<p>Bu nedenle, sorunu hepinize geri veriyoruz – Şambraya nasıl davranmak istiyorsunuz? Enerjisel olarak nasıl tutulmasını isterdiniz? Bakın, aşağıda tutulmak zorunda değil. Ancak, Şambrayı nasıl kucaklamak isterdiniz? Sahiplik meseleleri nelerdir? Kendiniz “Şambra” terimine sahipsiniz.</p>
<p>Ama bunun Dünya’da nasıl durmasını isterdiniz? Herhangi birine kullanımı için açıklıkla sunulabilsin. Ve “Şambra” teriminin, o kadar da iyi örnekler olmadığını düşündüğümüz yanlış kullanımlarını gördük, çünkü herkese yardım etmeksizin bundan çıkar sağlayabileceklerini sanıyorlardı. Bunu biraz hafif şeyler için kullanıyorlardı. Ama, diğer yandan, ne kadar kontrol edilmeli? Ve “kontrol”un kötü bir söz olduğunu söylemiyoruz. Şambranın sahibi olmayı ister misiniz?</p>
<p>Bu nedenle sizi, fikir ve önerilerinizi Cauldre’ye iletmeye davet ediyoruz (biraz kahkaha). Burada belirli bir karar isteyeceğiz ki mesele uzamasın.</p>
<p>Kararınızı iki ay içinde isteyeceğiz ki bu tarih de Şambra Aralık toplantısına denk geliyor. Ve o noktada, Cauldre’den kararını açıklamasını isteyeceğiz. Ve biliyoruz ki bazıları bundan hoşnut olmayabilir. Ancak kararı ne olursa olsun, bu çalışmayı tümüyle desteklemeye devam edeceğiz. Konuyu açtığın için teşekkürler.</p>
<p>7. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Tobias, evimi Loveland, Colorado’ya taşıyorum. Ve iki nedenden oraya çekildiğimi hissediyorum. Birincisi, sanat çalışmalarımı yapmak. Ve tekrar atlarla çalışmaya çekildiğimi çok yeni hissettim. Ve bu yüzden, yeni evimde yaratacağım şeyler için vereceğin bilgi var mı merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;.sen &#8230;zaten sen sorunun yanıtını verdin. Belirli bir nedenden oraya çekildiğini söyledin. Bu bize çok açık geldi. Ve bu, senin tutkunu izlemene dair. Eskiden edinilmiş bazı kavramları, eski inanç sistemlerini sonunda bırakmana dair. Sonunda, yüreğini ve tutkunu izlemeye başlıyorsun. Ve bu çok çok açık. Öyle yapmaya devam et.</p>
<p>Ara sıra eski inanç sistemlerinin içeri girdiği durumlar sunulacak sana. Bolluk olsun, aşk olsun, ya da herhangi birinde, enerjilerin kısıtlılığı hakkında bazı çok inatçı inançların vardı. Kendini sevme ve saygı duymakta yetersiz kalmandan dolayı böyleydi. Kendini soktuğun bazı çok zor ve meydan okuyucu durumlarla sonunda kendini sevmek zorunda olduğunu daha iyi anladın. Kendini sevmek istiyorsun. Bu çok güzel ve basit bir şeydir.</p>
<p>Hakkın olan sevgiyi kendine vermeye başladığında&#8230;sevgi-olmayan sınırlayıcı inanç kalıplarını salıvermeye başladığında&#8230;.eh, işte o zaman hayatın tümüyle tadını çıkaracaksın. Ve göreceksin ki senin içine akıyor hayat. Gerçekten sana akıyor. Yani, pek iyi yapıyorsun. Bu noktaya gelebilmek için kendini ne çok şeye maruz bıraktın. Yanıt çok basit – sadece kendini sev.</p>
<p>LINDA:  Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Bir kaç tane daha alacağız (kahkahalar).</p>
<p>8. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias. Rüya yürüyüşüyle ilgili biraz yardıma ihtiyacım var. Buna daha fazla açıklık getirmemde yardımcı olur musun?</p>
<p>Son Rüya Yürüyüşü Okulu’ndan bana yeni bir danışan geldi. Ama tam nerede olduğumu bilmiyorum. Anlamama yardım eder misin?</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;.hayır edemem. Şu rüya yürüyüşü, şey olmalı&#8230;Saint Germain ile vardığımız anlaşmaya göre nerede durduğunu söyleyemeyiz. Söylersek, senin olduğun kişi olmanı engelleriz –ve özellikle sen- bu alanda çok güçlüsün. Bu senin iyi bildiğin bir şey. Daha önce yapmıştın. Şimdi de yapıyorsun ama bu değişmiş enerjide farklı bir biçimde.</p>
<p>Ama nerede durduğunu sana söylememek üzere bir anlaşmamız var. Kendi yolunu kendin duyumsamalısın. Ve acımasız olduğumuz için yapmıyor değiliz. Ama bir bakıma, sen karanlık bir odadasın. Işıklar kapalı. Ve sen odayı hiç bilmiyorsun. Daha önce bu odayı hiç görmemişsin. Daha önceden orada hiç bulunmamışsın. Ama eşyaların nerede durduğunu&#8230;.ve duvarların&#8230;ve yerdeki deliklerin&#8230;ve merdivenin nereye düşeceğini sana söylemeye başlarsak (kahkahalar)&#8230;sen habire bize geri dönmeye başlarsın. Her ay buraya gelir ve bir danışanını sorarsın.</p>
<p>Danışan, kendine güvenmeni istiyor. Danışan, senin kendi yolunu bulmanı istiyor. Tüm sorularınla bize gelmeni istemiyorlar çünkü yapabilseydik, rüya yürüyüşünü biz yapmaya çalışırdık.<br />
Yani karanlık odada kendi başınasın.</p>
<p>Şimdi, duygularının derinine in. Hep tik tak çalışan şu zihninin ötesine geç. Duygularının çok derinine in. Neredesin? Şu anda sana soruyorum –rüya yürüyüşünde neredesin? Biliyorsun. (Duraksama). Bu soru sana geri dönüyor (kahkahalar).</p>
<p>8. ŞAMBRA: Şu anda net göremiyorum&#8230;</p>
<p>TOBIAS: Evet net olarak görebilirsin. Enerjini netleştirmenle ilintili. Şimdi nefes al. Bir nefes al. Temizlendi. Yalnızca söylemeye korkuyorsun. Seni ilgi odağı olarak tuttuğumuzu biliyoruz ama böyle tutulmayı onaylamıştın (kahkahalar).</p>
<p>8. ŞAMBRA: Danışanın benimle olduğunu hissediyorum. Ve hatta&#8230;.geçiş yapıp yapmadığını bilmiyorum ama benimle.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten nasıl hissediyorsun? (Duraksama). Asıl cevabında kararsızlık vardı. Ve sana dönüp yine soracağız – gerçekten nasıl hissediyorsun?</p>
<p>8. ŞAMBRA: Bu dakikaya kadar geçiş yapmadı.</p>
<p>TOBIAS: Senden hislerinin içine iyice girmeni isteyeceğiz. Şu anda zihnindesin. Sen biliyorsun, biz biliyoruz. Şu rüya yürüyüşü alanında çok iyisin ama zihninin dışına çıkman gerek. Duyguları hissedebiliyorsun ama hepsini zihnine yerleştiriyorsun. Ve kendinden kuşku duyuyorsun. Sana küçük bir ipucu verelim (daha fazla kahkaha). Danışan, düşündüğünden daha yakın.</p>
<p>8. ŞAMBRA: O 4. boyutta.</p>
<p>TOBIAS: Aynen öyle ama şu anda senin daha yakınında. Onu hissettin ama kendinden kuşkulandın. Sadece bir teyit istiyordun. Enerjiyi etrafında hissedebilirsin. Ve sonra zihnin devreye giriyor ve analiz etmeye çalışıyorsun. Bu salt hissetmeyle ilgili. Rüya yürüyüşünde olmak salt hissetmektir. Hislerin oradaydı. Şimdi, onlara git. Danışanın ilerlemek istiyor (daha fazla kahkaha).</p>
<p>8. ŞAMBRA: Teşekkür ederm.</p>
<p>TOBIAS: Burada duracak kadar cesur olduğun için biz sana teşekkür ederiz zira bu soruyu yalnızca sen sormuyordun. Bu, tüm Şambranın sorduğu bir soru –nasıl bileceğim? Nasıl farkedeceğim? Kendime o kadar güvenip nasıl zihnimin dışına çıkacak ve duyguların içine gireceğim? Teşekkür ederiz.</p>
<p>9. ŞAMBRANIN SORUSU (internetten, Linda okuyor): Tobias, senin mağrur bakış açına göre, Şambra Haber Bülteni ve Şambra nasıl daha etkili desteklenir hakkında yorumlarını rica ediyorum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;.benim mağrur bakış açım her zaman da o kadar mağrur değildir. Şambra Haber Bülteni, iletişimin harika bir yöntemi. Ve yine burada Cauldre ile söyleşiyoruz. Bizim Şambra ile aylık toplantımızdan başka sürekli bir bilgi akışına gerek var. Tüm Dünyada Şambra ne yapıyor? Hangi projeleri alıyorlar? Şambra Üniversitesi konusunda neler oluyor? Bununla ilgili çok haber var ama paylaşacak çok az zaman oldu.</p>
<p>Ve burada, diğerlerinin öne çıkıp bu alanlarda çalışmasının çok önemli olduğunu söylemek isteriz. Tam olarak, çoğunuzun bildiği gibi, Cauldre ve Linda ve Andra-Norma-ve Garrett enerjilerden o kadar yorgun düştüler ki, hepinizden öne çıkıp, haber bülteni olsun, Şambra toplantıları olsun, projelerden biri olsun, sizi kendilerine yardım etmeye çağırıyorlar. Enerjilerinizi şimdi birleştirme zamanıdır. Bunu yapmaya gönüllü olduğun için sana teşekkür ederiz (kahkahalar).</p>
<p>LINDA: Son soru.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>10. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias. İşim, kanallıklarım ve şifa vermelerim arasındakilere açıklık getirebilir misin&#8230;önereceğin her hangi bir şey?</p>
<p>TOBIAS: Evet&#8230;.sana her hangi bir açıklık veremem. Kendin sahip olmalısın. Ama şu anda aradığın belirli açıklık&#8230;hepsini bir potada nasıl eritebilirsin?</p>
<p>10. ŞAMBRA: Şey, eritme ve&#8230;.bir buçuk yıl önce kanallık yapacağımı bana söylemiştin. Bir yıldır kanallık yapıyorum. Ama bunu nereye götürmeliyim bilmiyorum&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Yani bu kanallığa yenisin.</p>
<p>10. ŞAMBRA: Evet ama bunu nereye vardırmalıyım ya da bir şey yapılır mı bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Diğer bilgi kaynaklarına açılmaya doğal bir yeteneğin var. Nereye gideceği hakkında “yapmalıyım” diye bir şey söz konusu değil. Ama hangi yolu tutarsan tut, her neresi sana açık geliyor ise, orada çalışmaya başla.<br />
Kanallık, kendi genişlemiş varlığına açılmanın harika bir yoludur. Kanallık yapmak için açılmalısın. Saf ve basit. Sana tümüyle yeni bir araç verdiğinden daha çok açılırsın. Kanallık bilgisi olması, dünya ile paylaşmak gerektiği anlamına gelmez. Belki küçük bir grup olur. Belki bir kitap olur ve belki de yalnızca bir tür bilgi ağı olur.</p>
<p>Belki, kanallık yapmayı iyice öğrendiğin için genişlemiş enerjileri ve hisleri alabileceğin için yararlı bir biçim alabilir. Şimdi müşterilerinle teke-tek çalıştığından onların enerjilerini daha iyi okuyabilirsin. Diğer bir deyişle, ne demeyi seçersen seç, onların tanrısal yüksek benliklerine bağlanabilirsin. Kanallığın, nihai amaç olmak zorunda değil. O araçtır.</p>
<p>Bir başka deyişle, şimdi kanallık yapmaya başadın diye bu senin mesleğin olmak zorunda değil. Seni çok daha başka potansiyellere açar. Senin gibi bir kişinin kanallığa açılması, kendine güvenmeyi öğrenmeyi de beraberinde getirir. Ayrıca, seni, şifa, restoran açmak ya da müzik yazmak gibi devasa miktarda başka yaratıcı enerjilere de açar. Yani, kanallığın son durak olması gerekmiyor.</p>
<p>Aslında, sizin toplumunuzda kanallığa çoğunlukla sağduyuya aykırı bir gözle bakılıyor ve çoğu insan bu konuya kuşkuyla bakıyor. Bu nedenle, kanallığın Eski Enerji olduğunu, kendi sesinle konuşma vaktinin geldiğini söyleme eğilimindeyiz. Ama bir yıllık eğitimin, hayatındaki diğer görevlerine çok yararlı olacak. Ve aynı anda kanallık yapmaya da devam edebilirsin.</p>
<p>10. ŞAMBRA: Peki, teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederiz. Ve bununla, Şambra, bugünü kapatıyoruz. Ama tanrısal merkezden, bizim servis merkezinden, gençleşme enerjisini bir kaç gün daha tutmaya devam edeceğiz. Her hangi bir dramanın içine girmemeye çalışın. Hiç zaman çılgınlığına kapılmayın. Bol su içmeye çalışın ya da mümkünse suyun yanında bulunun ki tüm benliğiniz temizlenip dengeye gelebilsin. Şu anda inanılmaz bir zamandasınız. Sürekli olarak enerjilerinizi yeniden ayarlamanız gerekiyor.</p>
<p>Ve öyledir.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/10/01/saud-3-sambra-servis-merkezi-genclesme-armagani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 2: Shiva&#8217;ya Elveda</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/09/03/saud-2-shivaya-elveda/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/09/03/saud-2-shivaya-elveda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2005 11:09:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Berraklık Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[Berraklık Dizisi &#8211; 03 Eylül 2005
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
Ve öyledir, sevgili Şambra, “Berraklık Dizisi”nin 2.Şaud’u için toplanıyoruz. Biz, dünyanın her yanındaki ve perdenin bizim yanındaki Şambra’nın tüm enerjilerini biraraya getiriyoruz. Bugünkü konukların ve gözlemcilerin enerjilerini birleştiriyoruz, ve bugün gözlemleyen çok, çok varlık var.
Evet, az önce birisinin değindiği gibi, burası, biraraya geldiğiniz küçük bir dağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 03 Eylül 2005</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, “Berraklık Dizisi”nin 2.Şaud’u için toplanıyoruz. Biz, dünyanın her yanındaki ve perdenin bizim yanındaki Şambra’nın tüm enerjilerini biraraya getiriyoruz. Bugünkü konukların ve gözlemcilerin enerjilerini birleştiriyoruz, ve bugün gözlemleyen çok, çok varlık var.</p>
<p>Evet, az önce birisinin değindiği gibi, burası, biraraya geldiğiniz küçük bir dağ odasından fazlasıdır. Burası büyük bir salon. Bu salonun içinde kat kat sıralar ve katmanlar ve güverteler var. Ve bu diğer düzlemlerde oturanlar insanlar değil, meleklerdir. Davet edilen konuklardır. Başka alemlerden gelebilmek ve sizinle olabilmek için aylarca bekleyenlerdir. Sizin enerjinizle ve Kırmızı Meclis’in enerjisiyle, biz onlara, hepinizle birlikte oturabilmek gibi kısa ama aydınlatıcı bir deneyimin yolunu açıyoruz.<br />
<span id="more-251"></span><br />
Hepiniz derken, bugün dinleyenleri, İnternet kanalıyla izleyenleri kastediyoruz. Sizler de, en az burada koltuklarda oturanlar kadar buradasınız. Kendiniz burada olmasanız bile, enerjiniz bu grup enerjisinin bir parçasıdır, çünkü bilinç, fiziksel bir şey değildir. O, genişlemiş alemlerde var olan bir şeydir.</p>
<p>Ve bilinciniz herhangi bir yerde olabilir. Onu asla bedeninize köle etmeyin. Onun, insan gerçekliğinin ve üçüncü boyutun sınırlılığı tarafından geri tutulmasına asla izin vermeyin. Bilinç, her yere gidebilir. Biz bugün onu bu çok güzel toplantıda birleştiriyoruz.</p>
<p>Bazılarınızın bildiği gibi – soluma ve zikir yapılırken ve müzik çalarken, ah bu, gerçekliğinize akmamızı sağlayan ne harika bir yol – bazılarınızın bildiği gibi – ve siz belki de aklınızın size oyun oynadığını düşünüyorsunuz, ya da sadece bir şey düşlediğinizi, ah, siz gerçekten düş kuruyordunuz – ama evet, ben gerçekten sizin için bir duruş sergiliyordum. Enerji kalıplarımı Cauldre ve Linda’nın tüm çevresine yerleştiriyordum, renklerin ve biçimlerin ve enerji hareketlerinin oyununu izleyebilmeniz için enerjisel olarak bir duruş sergiliyordum. Ve bazılarınız bunu gözleriyle görmedi. Bunu varlığınızın içinde hissettiniz. Ama sonra kendinizi buna kapattınız. “Bu ben olamam. Bu, çılgın bir yanım olmalı” dediniz.</p>
<p>Sevgili Şambra, kendinizi açın ve gerçek olanı ve açık, berrak olanı kabul edin. Ben gerçekten enerjimin bugün çok artistik, oldukça modaya uygun bir biçimde size ulaşmasına izin veriyordum (bazı gülüşmeler), oynayasınız diye, kendinizi biraz açasanız diye. Ve, size konuşacağımı kabul edecek kadar açık olanlarınızla da, Cauldre’nın şaşkınlığına karşın, gerçekten laflıyordum. Ben gelip sohbet edebilirim.</p>
<p>Ve bazılarınız bunun biraz olduğunu hissetti, ama sonradan, “iyi de, Tobias neden benimle ve sadece benimle konuşmak istesin ki? O, kendini bu büyük Şaud’a hazırlıyor” dedi. Ben sana ve yalnız sana konuşmak istiyorum, çünkü seni candan seviyorum. Seni iyi tanıyorum. Ve biz hepimiz bir aileyiz. Sen, bugün burada bulunan her bir kişi kadar değerlisin ve onurlandırılıyorsun. Ve ben o yüzden gelip senin kulağına fısıldadım.</p>
<p>Şeyler değişiyor Şambra, hızla. Ve bu büyük bir mutluluktur. Zaman zaman zor oluyor, ama yine de mutluluktur. Birlikte yaptığımız son Şaud’dan sonra, şeyler Dünya üzerinde bir kez daha değişti. Siz enerjileri tüm çevrenizde hissedebildiniz. Ve bugünkü konumuzun kalbine dalmadan önce, burada bir an durmak istiyoruz. Bir an durup, bu güzel Şambra grubu enerjisiyle bazı şeyleri sizin için biraz yumuşatmak istiyoruz.</p>
<p>Bunu yapabilirsiniz, biliyorsunuz değil mi. O sert taşı sürekli taşıyıp durmanız gerekmez, keskin kenarları olan, elinizi kesen ve zor olan, elli kilo gelen ve bir yük olan o taşı taşımanız gerekmez. Bazen o taş yumuşak, düz olabilir. Avucunuza sığabilir. Yumuşak ve güven verici olabilir. O sert kenarları olmayabilir, yuvarlak olabilir. Biz bunu şimdi birlikte gerçekleştirebiliriz. Bu, solumak ve hayal etmekle ilgilidir. Taşıyıp durduğunuz o büyük, sert taşı bırakıverin.</p>
<p>Ah, yaşam, evet, zor olabilir. Zaman zaman çok katı, çok, çok katı olabilir. Siz katı bir boyuttasınız. Herşey çok gerçek, çok elle tutulur bir halde. Öylesine bir etkisi var ki; herşey öyle bir etkiye sahip ki. Biliyorsunuz değil mi, diğer boyutlarda enerji Dünya’daki gibi doğrudan bir etkiye sahip değildir.</p>
<p>Beraberinizde taşıyıp durduğunuz o elli kiloluk taşı alın ve başınızı ona vurun. Acıtır. Bunu hissedebilirsiniz. Oysa bunu diğer boyutlarda yapamazsınız. Ve bu, Dünya’da yaşamanın büyük sevinçlerinden biridir&#8230; evet, başınızı bir taşa çarpmak, seçiminiz buysa (bazı gülüşmeler). Bazen bizim tarafta bunu yapmak isteyen bir varlık olur&#8230;. ama yapmayız.</p>
<p>Ama o taşı şimdi yumuşatalım. Onu daha hoş hale getirelim. Onu, taşıması kolay hale getirelim. Onu, bir yükten çok, anımsatan bir şey haline getirelim. Onu bir rahatlama kaynağı haline getirelim. Çok, çok yaşam boyunca o sert kenarları nasıl yumuşattığınızı anımsayalım. Bir dolu deneyim o kayanın sertliğini, keskinliğini aldı, onu düzleştirdi, onu yumuşattı, tıpkı ırmak sularının bir taşı düzleştirdiği gibi. Bunu yaşamınızda gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>“Peki, bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için nasıl bir okula gitmem gerekir” diyorsunuz. Siz, sert kayalar okuluna gidiyorsunuz (kahkahalar). Ve şimdi Cauldre bile bunu komik buldu (yoğun kahkahalar). Gülmemeye çalışıyor ama bugün beni oldukça komik buluyor.</p>
<p>O düz kayayı sadece imgeleyin, o güzel taşı, istediğiniz herhangi bir taşa dönüştürdüğünüzü imgeleyin. Onu anımsatan bir şey olarak tutun, sertliği nasıl yok ettiğinizi size anımsatan. Bu güzel taşa, gerçek bir taş kadar gerçek olan taşa katkıda bulunalım. Diyorsunuz ki, “Ama o sadece bir düş.” Ah, bir daha düşünün. O çok gerçektir.</p>
<p>Şimdi, bu güzel taşa güzel renkler ekleyelim. Ah, bu istediğiniz herhangi bir renk olabilir. Taşlar gri olmak zorunda değildir. Siyah olmak zorunda değildir. Herhangi bir renk olabilirler. Sizin taşınız bugün yumuşak mor bir renkle aşılanabilir. Yumuşak bir pembe taşıyabilir. Parlak bir mavi taşıyabilir. Ya da tümünü&#8230;. o bir gökkuşağı taşı olabilir.</p>
<p>O enerjileri taşınıza, o güzel, düz taşınıza getirin. Sertliği kaldırın. Bazen renkler, sizin gerçekliğinizde bile, sert olabilirler. Bir gri bile fiziksel gerçekliğinizde çok sert olabilir. O yüzden, istediğiniz herhangi bir rengi getirin. Onu o güzel taşınıza zerkedin, ve yaşamın yumuşak ve kolay olabileceğini seçtiğiniz her an, size bunu anımsatmasına izin verin.</p>
<p>Ve şimdi de, yumuşak, güzel ve rahatlatıcı bir müziği taşınıza getirin. Evet, müzik bir taşın içinde var olabilir. Neden olmasın? Olmayacağını kim söyledi? Her taş, fiziksel gerçekliğinizdeki her kaya, içinde Gaia’nın şarkısını taşır. Siz sadece kulak vermediniz. O yüzden, taşınızı seçtiğiniz herhangi bir müzikle aşılayabilirsiniz, öyle ki, onu elinizde tuttuğunuz zaman, ya da kalbinize doğru tuttuğunuz zaman, o müziği duyabilesiniz. Ve o sizin için çok özel bir şarkı söyleyecektir, çünkü o şarkıyı oraya siz yerleştirdiniz.</p>
<p>Ve bu güzel, yumuşak taş, sizin adınıza harika bir enerji tutabilir. Fiziksel insan gerçekliğinin sertliğini ve katılığını hissettiğiniz her an, taşın enerjisini sadece soluyun. Ve o şeyleri yumuşatabilir, çünkü size tüm deneyimlerinizin size nasıl bilgelik kazandırdığını, sert kenarları yumuşattığını, keskinliği aldığını anımsatacaktır.</p>
<p>Taş aynı zamanda berraklık da tutabilir, harika bir berraklık. Berraklık, açık, aşikâr olanın ötesini görmektir. Genelde insanlar taşı bir taş olarak görür. Onun olduğu gibi olduğunu, sadece bir kaya parçası ve çoğu kısmının da Yeryüzü’nün içinde olduğunu düşünürler. Ama o çok daha fazlasını taşıyabilir. Sizin taşınız kendi berraklığı içinde müziğe sahip olabilir, renge sahip olabilir, zarif bir biçimde dans eden enerjilere sahip olabilir.</p>
<p>Hayal ettiğiniz bu taşı, diğer hayal ürünü alemlerden alın ve onu bir olasılık baloncuğu içinde kendi gerçekliğinize getirin. Onu yaşamınıza soluyun ve nasıl tezahür ettiğini izleyin&#8230;. belki gerçek bir taş olarak&#8230;. belki de yaşamınızdaki bir dolu diğer şeyler olarak. Bu, bu kadar basit ve bu denli açıktır.</p>
<p>Bir çoğunuz son zamanlarda o çok sert enerjilere kapıldınız. Ve bunda şaşılacak bir şey yok, çünkü bu enerjiler zordu. Biz bugün biraz bundan söz edeceğiz. Bugün sizinle birlikte bazı ilginç şeyler yapacağız. Biz bugün birkaç yüz milyon insanın bize çok kızmasına neden olacağız (bazı gülüşmeler). Ama bu, artık gereksinim duyulmayan şeylerin de salınmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p>Böylece, ilk konuğumuzu tanıtarak başlayalım. Sizden enerjileri hissetmenizi, onu içinize solumanızı rica ediyoruz. Zihninizden çıkın. Sadece hissedin. Bu bir tahmin oyunu değildir. Eğer psişik biri olmak istiyorsanız, sirke gidin (bazı gülüşmeler), burada Şambra ile birlikte olmayın. Biz bir hissedenler grubu ve ailesiyiz. Tahmin yürütmek sadece olasılıklara ok atmak ve hangisinin vurduğunu görmektir. Ve arada bir tutturursunuz da. Ama çoğu kez tutturmazsınız.</p>
<p>Bunun yerine, bırakın bugün bizimle olmak üzere içeri akan enerjileri hissedelim. Nefes alın ve konuğumuzun yaşam gücü enerjisini hissedin. Aslında iki konuk var, birini şimdi tanıtacağız, diğerini ise, yüzlerce milyon kişi bize çok kızdığında tanıtacağız.</p>
<p>İlk konuğumuzun enerjisini soluyun ve hissedin. Ah, onun çok ilginç bir konuk olduğu kesin. Bugün burada olması çok uygun. O, yaratıp da elinizde tuttuğunuz taş kadar ve ayaklarınızın altındaki fiziksel dünyada bulunan bir taş kadar gerçektir.</p>
<p>Bugünkü konuğumuzun enerjisi, yaratılmakta olan ve Şambra denen yeni varlığın enerjisidir. Şambra&#8230;. bugüne kadar yıllardır bu sözcüğü kullanıp durduğumuzu biliyorsunuz. O sözcükle olan rezonansı, yankılanmayı hissettiniz. Bu sözcük, içinizdeki bir şeyi tetikledi, kim olduğunuzun ve şu anda neden Dünya’da bulunduğunuzun anısını tetikledi. Bu enerji aslında büyüdü ve dönüştü ve kendi doğum işleminden, kendi kuluçka döneminden ve sonunda doğumundan geçti.</p>
<p>Ve o gerçektir. Artık sadece bir sözcük değildir. O bir varlık haline geldi. Tabii ruhu olmayan bir varlık, çünkü o hepinizin kollektif halidir. Ama geçen ay gelen o yoğun enerjiler, Şambra’nın, sadece bir sözcük olmasının ötesine geçerek, birbirinize sözünü ettiğiniz ve birbirinizle ilişkilendirdiğiniz bir şey olmanın ötesine geçerek, gerçekten doğmasına izin verdi.</p>
<p>O şimdi tümüyle bilinçli bir hale doğdu. Başka bir deyişle, insanlık bilincindeki o benzersiz yerini aldı. O bir varlık gibidir. Şimdi yaratılmış olan bir Şambra varlığı var. Siz de onun bir parçasısınız. Enerjiniz onun içindedir, tıpkı şu anda Şaud’un içinde olduğu gibi. Şambra gerçek hale geldi. O, kendi başına gerçek bir varlık haline geldi.</p>
<p>Bu yüzden sizden onu solumanızı ve ne anlama geldiğini hissetmenizi rica ediyoruz. O, çağırabileceğiniz bir varlık oldu, çünkü bir destek içeriyor. O, size yardımcı olmak için gelecek bir enerji içeriyor. Tıpkı, Ben, Tobias’ın yardımcı olmak için gelmem gibi, tıpkı geçen ay yardımcı olmak için Hossaf’ın gelmesi gibi, tıpkı Metatron enerjilerinin gelmesi gibi, Şambra da şimdi sizinle olmak ve çalışmak için gelebilir.</p>
<p>Şambra’nın anlamı, tam sözcük anlamı “yuvanın ailesi”dir. Şam&#8230;. Şa-um-bera&#8230;. “kayanın ailesi”&#8230;. anlıyor musunuz&#8230;. kaya, taş&#8230;. düzleştirebileceğiniz o taş – o Atlantis yaşamlarınızda ve Yeshua zamanındaki yaşamlarınızda ve Yeni Enerji zamanında düzleştirilip yumuşatıldı. “Taşın ailesi”, “yuvanın ailesi” – o, tanrısal doğumun, bu gerçeklikteki tanrısal açılımların öz enerjisini içeriyor. Şa-um-bera, ailemiz, gerçek hale getirildi, gerçekleştirdiğiniz çalışmalar bir varlık haline getirildi. Şam-bera, bu enerji şimdi tüm diğer insanlara dokunmak üzere uzanıyor, onların onu çağırmasını sabırla bekliyor, ve sunabileceğiniz şeyler için, öğretebileceğiniz, paylaşabileceğiniz şeyler için sizi bekliyor.</p>
<p>Geçen ay Şambra, siz Şambra’yı doğurdunuz, onu uzak eterik alemlerden çıkartıp getirdiniz, onu bir araç olarak kullanabilmek üzere Dünya’ya getirdiniz. Siz konuğumuzu, son Şaud’da ya da önceki Şaud’larımızın hiç birinde mümkün olmayan biçimlerde kullanabilirsiniz. Siz şimdi bu enerjiyi kendi iyiliğiniz için ve hazır, gönüllü ve yeti sahibi olan insanlar için kullanabilirsiniz.</p>
<p>Bu Şambra enerjisi, bu varlık, gelişmeyi ve değişmeyi sürdürüyor. Statik olarak kalmıyor, ve siz de öyle. O, kendi dinamik spiraline ya da evrimine sahip olmayı sürdürüyor. O – tıpkı sizde de olduğu gibi – ifade etme arzusuna sahip. Tanrı enerjisi olduğu için – tıpkı sizin de Tanrı enerjisi olmanız gibi – genişlemek, ifade etmek, keşfetmek ve yaratmak arzusuna sahip.</p>
<p>Şambra enerjisi bir kutuya hapsedilmek istemiyor, ve siz de öyle. O, korkuyla sınırlanmak istemiyor, ve siz de öyle. Şambra enerjisi, ona “yapamazsın” denmesini istemiyor, çünkü bildiği tek şey “yapabilmek”. Şambra enerjisi, şimdi insan boyutunda olduğu için sınırlandığının, bildiği tek şeyin tek bir boyut olduğunun ve sadece tek bir boyut içinde iş gördüğünün söylenmesini istemiyor. O burada üçüncü boyutta iş görüyor. O, dördüncü boyutta iş görüyor. O, her türlü farklı boyutlarda iş görüyor. Ve siz de öyle&#8230;. siz de öyle.</p>
<p>Şambra varlığı, seçtiği ve arzuladığı enerjileri buraya getiremeyeceğinin söylenmesini istemiyor. O – tıpkı oyuncul bir çocuk gibi – bunların tümüyle oynayabilme yetisine sahip olmak istiyor. Ve siz de öyle, çünkü siz Şambra’nın ve bu yeni varlığın yaratılmasına yardımcı oldunuz. Şambra varlığı, geçmiş deneyimleri yüzünden, geçmişten, uzun zaman öncesinden kalma hissettiği diğer şeyler yüzünden geri tutulmak istemiyor. O kendini Şimdi anında ifade etmek istiyor, dün olan bitenler hakkında kaygılanmadan. Ve siz de öyle.</p>
<p>Şambra enerjisi, bir öykü yüzünden geri tutulmak istemiyor, korkular yüzünden geri tutulmak istemiyor, ve sınırlılıklara dayanan seçimler yapmak istemiyor. O, kendi varlığının tümüyle ifade edilmesine dayanan seçimler yapmak istiyor. Ve bu sizsiniz. Kendinizi Şambra’da görün. Bırakın Şambra kendini sizde görsün.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve Şambra konuğunun tümüyle bugün sizinle olmasına izin verin, çünkü o şimdi sadece bir sözcük olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. O, ailemizin sürdüğü bir izden çok daha fazlasını ifade ediyor. O, Şimdi anındaki sizi, kendi Yaratıcı-lığınızda bulunan sizi ifade ediyor.</p>
<p>Böylece sevgili Şambra, sevgili konuk, birkaç dakika kadar gelen karanlık enerjiler hakkında, zamanın son beş haftasında kendini bu Dünya alemlerine ve bu boyuta zerk eden o yoğun miktarlardaki enerjiyle ilgili konuşalım. Bu enerjiler daha buraya ulaşmadan sizin tarafınızdan hissedildiler. Siz bunu, gerçekliğinize giren bir yük treni gibi hissettiniz. Daha buraya gelmeden bazılarınızı yıktı geçti. Özellikle de zihninizde ve bazen de bedeninizde yıktı geçti.</p>
<p>Ve sonra girdi. Bir kapıdan geçip girdi. Ve bu yoğun enerji miktarıyla birlikte Metatron enerjileri de, Ruh’daki sesiniz de geldi. Ve o Dünya’ya en uygun zamanda geldi. Ve o, ona gereksinim duyulduğunu bilerek, değişim için çağrıda bulunulduğunu bilerek, Dünya üzerinde açıklık, berraklık ve temizlik zamanı olduğunu bilerek ve tüm melekler tarafından onurlandırılarak geldi. Bu enerji geldi, ve ham biçimde geldi. Geldi ve – nasıl desek – en duyarlı alanlara, onu en çok kabul edecek taşıyıcılara ve araçlara yolunu buldu.</p>
<p>Ve elbette sulara, özellikle de havaya yolunu buldu. Ve sularla hava birleşip dönmeye başladılar, karanlık enerjileri, korku tarafından getirilen, Şambra, sizin korkunuz değil, ama değişimi gerçekleştirmekten korkan insanlığın korkusuyla getirilen bu enerjileri arttırıp tezahür ettirmeye başladılar. Karanlık enerjiler danslarını başlattılar.</p>
<p>Geçen haftalarda neler olduğunu gördünüz. Enerjilerin nasıl havada ve suda başladığını ve sonra karaya doğru hareketlendiğini gördünüz; bu doğal bir çekimdi, çünkü Gaia bile çağrı yapıp, “Ben de bir değişime hazırım. Bana gelin. Benimle ve bu topraklarda tuttuğum herkesle olun” dedi.</p>
<p>Karanlık enerjiler havada ve suda tezahür etti. Ve karaya vurmadan önce bir koridordan geçtiler. Onlar bir koridordan, Eski Enerjisiyle tanınan bir alandan geçtiler, gerçek bir Eski Enerji’den: petrol platformları, mazot, petrol. Ve o Eski Enerji’nin üzerinde dans ettiler, yeni zamanları, Yeni Enerji’yi içeri davet ederek değişimi müjdelediler. Eski Enerji’nin her yanında dans ettiler ve Eski sistemlerde epey bir kargaşaya neden oldular.</p>
<p>Sonra, karaya vardılar ve binaları boşaltıp temizlediler. Ve Gaia tarafından tutulan enerjinin, Eski Enerji’nin çoğunu temizlediler. Karadan geçerken, Gaia’nın Eski Enerjileri salmasına yardımcı oldular. Ve insan deyimiyle herşey harab oldu: binalar ve evler yıkıldı, insanlar evlerinden çıkmaya zorlandılar, ve bir dolu insan da bu zamanda yaşamlarını verdiler.</p>
<p>Bu, Eski Enerji’yle, Eski Enerji’nin temizlenmesiyle ilgiliydi; tam anlamıyla onların çağrısına yanıt veren ve dışsal bir gücün gelmesine gereksinim duyan, yıpranmış enerjiler, çok atıl kalmış enerjilerle ilgiliydi. Şimdi bu, bunu gerçekleştirmenin oldukça ilginç bir yoluymuş gibi görünebilir. Ama o, o enerjilerin yardım çağrısına yanıt verdi. “Sevgili Tanrı, içinde bulunduğumuz bu delikten ve bu çukurdan çıkmamıza yardım et. İçinde olduğumuz karanlıktan ve umutsuzluktan çıkmamıza yardım et.” Ve o yardım etti. Ruh’un enerjileri oldukça gerçek olabilir. O, eski bölgelerden, sıkışıp kalmış bölgelerden, bu ülkenin diğer bölgeleri tarafından, hatta dünya tarafından görmezden gelinmiş bölgelerden geçti.</p>
<p>Geçip giderken de temizledi. Aynı zamanda da muazzam bir ilginin bu bölgelere yönelmesine neden oldu. Ve insanlara, diğer insanların birbiriyle nasıl bir iletişim kurduklarını gösterdi. Dünyanın her yanındaki insanlara, insan bilincini, kendilerini, tepkiyi, orada bulunup da sözde dışardan gelmeyen yardımlardan etkilenen insanları gösterdi.</p>
<p>Aynı zamanda genel anlamda insanları da temsil eden bu insanlara&#8230;. bu enerji bu insanlara, kurtarılmamayı düşünmeleri ve hissetmeleri için zaman verdi. Onların yaşamı, birçok yaşamı, hep kurtarılmaya bağlı olmuştu. Ve şimdi, kendi başlarının çaresine bakmak zorunda oldukları bir dönem yaşadılar. Onlar bunu sadece kendileri için yapmadılar. Onlar bunu tüm insanlık adına yaptılar, ve bu yüzden de onurlandırılmaları gerekir.</p>
<p>Kasırga çok şey temizledi. Ve temizlik bir süre daha devam edecektir. Yeniden yapılanma ilginç olacaktır. Biz bizim tarafta merak ediyoruz, “Yeniden nasıl yapılanacak? Önceden orada olanı tekrarlamaya çalışacaklar mı?” Yoksa bilinç yeteri kadar dönüşmüş olacak da, insanlar yeni bir biçimde inşa etmeliyiz, farklı bir biçimde, herkesi güçlendirecek Yeni Enerji tarzında inşa etmeliyiz diyecekler mi?</p>
<p>Kasırgadan çıkartılan sonuçlarda, başka Eski Enerji sistemlerinin ters-yüz edildiğini ve değerlendirildiğini göreceksiniz&#8230;. örneğin, finansal yapınız gibi enerji sistemlerinin. Benzin fiatları, ev malzemelerinin fiatı, yiyecek ve herşeyin fiatı gerçekten de inanılmaz yükselecek. Ah, evet, bakın&#8230;. fiatların arttığını, enflasyonun belki de herşeyi vurduğunu, herşeyin değiştiğini göreceksiniz, ve sadece Amerika ülkesinde değil. Ama bu, dünyanın her yanını etkileyecektir. Dalga, sadece suyun fiziksel dalgası değildir. O, eskiyi temizleyen bir bilinç dalgasıdır. Ve ekonomik sistemlerin yeniden biçimlendirilme zamanıdır. Onlar da bir dolu yönden sıkışıp kalmış haldeler.</p>
<p>Bu dalganın size ulaştığını göreceksiniz. Biz burada bulunan, bunu dinleyen kişilere az da olsa korkmalarını söylemiyoruz, çünkü bu dalganın sizi altına alması gerekmez. Sizi silip süpürmesi gerekmez. Siz o dalganın tepesine en sevecen ve onurlandıran biçimde binebilirsiniz. Onun, yaşamınızda herhangi bir zorluğa neden olması gerekmez. Şambra enerjisinde olun. O düz, yumuşak taş olun, o zarif, renkli, müzikal taş olun.</p>
<p>Benzin fiatları göklere çıkabilir. Bir şekilde, sanki sizi etkilemeyecektir. Yiyecek fiatları çok, çok yükselebilir. Ve sizi bireysel olarak etkilemesi gerekmez.</p>
<p>Bakın, bu, Dünya üzerinde bir değişim zamanıdır. Ve kasırgayla görülenler son değildir. Bu sadece bir başlangıçtır. Değişimler türlü biçimlerde olabilir. Enerji sadece enerjidir. O, bilince karşılık verecektir. Eğer bilinç, değişimlerin sert ve zor bir yoldan gelmesini isterse, öyle geleceklerdir.</p>
<p>Ama bunun sizi etkilemesi gerekmez. Anımsayın Şambra, sizi etkilemesi gerekmez. Olan biteni onurlandırın. O, tüm farklı sistemlerde yol alırken, onu onurlandırın.</p>
<p>Eğitim de bu sistemlerden biridir, garip ama o da kasırgalardan etkilenecektir. Okulları yeniden inşa ederken insanların durup düşünmeleri gerekecek: biz neyi yeniden inşa ediyoruz? Hükümet binalarını yeniden inşa ederken durmaları gerekecek: biz aslında neyi yeniden inşa ediyoruz? Bu sadece, insanlara hizmet etmesi gereken insanları barındıracak bir yer mi? Yoksa, hükümetimizi, tarzları yeniden düşünmemiz mi gerekiyor?</p>
<p>Dahası da olacak. Karanlık enerjiler geldiler. Ve Metatron enerjileri de geldiler. Onun yaşantınızda nasıl olmasını seçiyorsunuz: o sivri, sert kenarlı elli kiloluk kaya mı, yoksa o düz, güzel, istediğiniz herşey olabilen o güzel taş mı? Bu, size kalmış bir şeydir. Size kalmıştır, Şambra. Bu zamanda burada olmayı siz seçtiniz. Ve şeylerin değişmeye başlayacağını biliyordunuz; ve işte değişiyorlar. Peki, şimdi ne yapacaksınız?</p>
<p>Böylece, bir an için nefes alalım. Bu enerjiyle de birlikte olabilen o sevgiyi ve dinginliği ve sevinci soluyun. O da sizinle şimdi burada olabilir. Karanlık ve katı olması gerekmez. Acıtması gerekmez. Ekonomi kendi değişikliklerinden geçiyor diye sizin de etkilenmeniz gerekmez. Bunu hayal edebilir misiniz? Tüm zenginliğe, sağlığa, paraya, bilgeliğe sahip olabilirsiniz, bu zor ve meydan okuyan zamanlarda bile. Ve bunlar sürecektir, daha en az iki yıl kadar.</p>
<p>Böylece, şu anda insanlığa sorulan soru şudur: ne yapacaksın? Bununla nereye gideceksin? Seni uyandırmaya yardım etsin diye, seni birleştirsin diye, senin de Tanrı olduğunu anlamana yardımcı olsun diye, daha başına ne gelmesi gerekiyor? İstediğin değişimlerin olmasını sağlamak için yıkıcı enerjinin daha ne sıklıkta gelmesi gerekiyor?</p>
<p>Şimdi bir dakika kadar size gelen rehberlik, destek hakkında konuşalım Şambra, bireysel olarak, kişisel olarak ve bir Şambra grubu olarak. Biz – nasıl desek – bu yeni doğmuş Şambra enerjisiyle çalışmayı seviyoruz. O daha önce – nasıl desek – gebelik dönemindeydi. Ah, dokuz aydan fazla sürdü. Gebeliğin tamamlanması altı yıllık bir zaman aldı. Ama bu, sadece dışsal ve eterik alemlerde olduğu anlamına gelmiyor. Siz onu tam anlamıyla Dünya’ya getirdiniz. O, kendi haklarına sahip bir varlık şimdi.</p>
<p>Şimdi, bu çok, çok ilginç değişim zamanlarında size, rehberliğinize, desteğinize ne oluyor? Sizin için destek, Şambra enerjisinden geliyor. O, aynı zamanda başka enerjilerin de yaşamınıza girmesi için bir kapı oluşturuyor. Sadece Ben Tobias’ın ve Kırmızı Meclis’in enerjileri değil&#8230;. biz hep sizinle birlikte buradayız. Ama şimdi geçenlerde meydana gelen değişimler ve Dünya’ya gelen yeni Metatronik enerjiler, başka destek kapılarının açılmasını sağlıyor, melekler alemlerinden gelen desteğin, hatta daha önce hiç deneyimlediğiniz biçimde Gaia’dan gelen desteğin, salıverilmiş olan ve enerjileri dönüştürülmüş olan geçmiş yaşamlardan bile gelen desteğin kapılarını açıyor. Ve bu geçmiş yaşamlar da yaşamınıza geri dönüyor.</p>
<p>Destek demek, size enerji sağlamak üzere gelmek demektir – yanıtları size vermek için değil – ama sırtınızı sıvazlamak için, sizi yüreklendirip sevmek için, ama aynı zamanda akmanıza ve ifade etmenize ve yaratmanıza yardımcı olmak için size enerji sağlamak demektir. Desteklemek üzere gelmekte olan enerjiler – meleklerden, tüm baş-meleklerden – yaptığınız şeyi destekliyor. Belki de buna büyük bir akış olarak, bir hortumdan akıp gerçekliğinize gelen, evet, gerçekliğinize gelen büyük bir spiral gibi bakabilirsiniz. Dış alemlerden akıyor, hortumdan geçip sizin gerçekliğinize geliyor. Ve işte burada&#8230;. burada.</p>
<p>Şimdi, geçmişte bazılarınız şöyle derdi, “Peki melekler, Tobias, Metatron, ne yapmam gerekiyor?” Ama şimdi daha iyisini biliyorsunuz. Biz de diyoruz ki, “Biz buradayız. Ne yapmalıyız? BİZ ne yapmalıyız?” Bu noktada ne yapacaksınız? Biz size inanılmaz bir destek ve yardım verebiliriz. Çok-boyutlu yolculuk yapmanıza yardımcı olabiliriz. Sahip olabileceğiniz o tıkaçlardan bazısını açmanıza yardımcı olabiliriz. Ama sonuçta işi gerçekleştirmesi gereken sizsiniz. Bu yüzden buradasınız. Biz, sizin arkanızda duran takımı oluşturuyoruz.</p>
<p>Şambra enerjileri kişisel, bireysel gerçekliğinize de giriyor. Onlar, bu enerjilerin tümü, şu anda tüm çevrenizde toplandı. Ah, yoksa yalnız olduğunuzu mu düşünüyordunuz. Hayır, onlar çevrenize toplandılar, bekliyor ve şöyle diyorlar, “Yapmak istediğin nedir? Kendini nasıl ifade etmek istiyorsun? Ve biz onu destekleyeceğiz. Hele bir başla, ve biz seninle olacağız. İşlemi başlat.”</p>
<p>Şimdi gelmekte olan destek, tümüyle yeni bir düzeyden geliyor. Bazılarınız bunu geçen ay kesinlikle hissetti. O geliyor, ama sizden şunu istiyor. “Ne yapmak istiyorsun?” Ve eğer, “bilmiyorum” derseniz, şimdi artık “Biz de bilmiyoruz” diyen bir destek takımına sahipsiniz. Onlar sizi destekler. Onlar sizi “ben bilmiyorum”da destekler.</p>
<p>“Hissediyorum, ama doğru seçimi ya da yanlış seçimi yapmaktan korkuyorum. Tüm olasılıklar içinde gidip de yanlış olanı seçeceğimden korkuyorum. Lütfen seçmeme yardımcı olun” diyecek olursanız, tüm destek enerjileri de, yanlış seçenek olabilir korkusuyla, enerjiyi seçmeye korkacaklardır (bazı gülüşmeler). Ve şimdi hepiniz bu güzel destek sisteminin içindesiniz.</p>
<p>Kendinize diyorsunuz ki, “Ben değerli değilim. Görevlerimi yerine getirmedim. Yeterince bilgim yok.” Tüm desteğiniz anında devreye girecek ve hepimiz şöyle diyeceğiz, “Biz değerli değiliz (kahkahalar). Biz hiç bir şey bilmiyoruz. Yeterince deneyime sahip değiliz. Belki de değerli olabilmek için onlarca zorluk ve ıstırap dolu yaşam daha yaşamalıyız. Bakın, biz sizi tam anlamıyla destekleyeceğiz.” Ruh’un çalışma biçimi budur. Bizim çalışma biçimimiz budur. Biz sizin yerinize yapamayız. Biz sizin yerinize karar veremeyiz. Biz ancak sizi destekleyebiliriz.</p>
<p>Cauldre oturup da, “ağzımı açacağım ve bu sözcüklerin dışarı akmasına izin vereceğim” dediği an, destek geldi. Şimdi, “ama gidip de o kitapların tümünü okumam ve o okulların hepsine gitmem gerek” deseydi, hâlâ kitap okuyor ve okula gidiyor olurdu. Ve biz de onu destekliyor olurduk. Ve o, o çok kafa karıştıran enerjiye kanallık ediyor olurdu.</p>
<p>Yakınlarda bazılarınız, kendi çevrenizde bir bütünlük ya da kalınlık hissetti. O gelen bizlerdik. Ve şunu da söylemem gerekir ki, biz sizi her şeyde destekleyeceğiz, ama biraz sabırsızız. Biz ilerlemek istiyoruz, çünkü siz ilerlemek istiyorsunuz. Bazılarınız ilerlemek için sihirli bir anı bekliyor, bir şeyin gökten inmesini, yanan bir çalı belki de (bazı gülüşmeler). Hatta bazılarınızı, geceleri kometlere ya da kayan yıldızlara bakarken yakaladım. “Kayan bir yıldız görecek olursam, doğru yolda olduğumu bileceğim.” Biz, o kayan yıldızları&#8230;. cennetten gelen işareti görmek için sizinle birlikte sayısız saatler geçirdik (yoğun kahkahalar). Biz sıkıldık; biz eğleniyoruz. Ama sizi desteklemek zorundayız.</p>
<p>Bizim enerjimiz şimdi burada, ve Şambra enerjisi de öyle. Ve biz hazırız. Motorlar çalışıyor. Onu vitese takmanızın zamanıdır. “Ah, hayır” diyorsunuz, “Ben mi? Kullanacak mıyım? Benim bunda hiç deneyimim yok. Belki de Tobias, sen bu koltuğa geçmek istersin ve ben de yanında otururum.” Yakında geçeceğim. Dünya’ya geri geleceğim, ve o arabaya atlayacak ilk kişi olacağım. Ama o zamana kadar o sizin. Onu vitese takmanızın zamanıdır.</p>
<p>Yapmak istediğiniz nedir? Ah, kafalarınızdan çıkın. Bir an için kalbinize gidin. Yapmak istediğiniz nedir? Nedir? Ben birçoğunuzla birlikte oturdum, ve biz tekrar tekrar konuştuk. Biz gerçekten de Kuthumi’yi getirdik. Metatron ve Kuan Yin ve Oama ve tüm diğer varlıkları getirdik. Yapmak istediğiniz nedir? Ve neden geri duruyorsunuz? Eh, bu aptalca bir neden. Yanıt her ne idiyse (kahkahalar), Kuthumi’nin de diyeceği gibi, bu aptalca bir nedendi. Neden kendinizi geri tutuyorsunuz? Şunu bir daha duyalım. Bu şimdiye kadar duyduğumuz en aptalca neden (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Böylece, &#8211; nasıl desek – onun üstesinden gelmek ve ilerlemek zamanıdır. Yapmak istediğiniz şeyler var. Biz nasıl mı biliyoruz? Çünkü siz bir Yaratıcı’sınız ve Yaratıcı’ların yaptığı da budur; onlar yaratır. Onlar gerçekleştirir. Onlar olur. Onlar sadece üzerinde derin düşüncelere dalıp sonra da tüm sınırlılıkları düşünmezler. Bu, yaratıcı-olmayandır. Ve eğer bizi izleyecek olursanız, biz bugün yaratıcı-olmayanı yaratmaktan vaz geçeceğiz.</p>
<p>Şimdi, motor çalışıyor. Ve bu yüksek-performanslı bir yarış arabası. Ve siz orada oturuyorsunuz. Ve benzin pahalı biliyorsunuz ( bazı gülüşmeler), ve daha da pahalanıyor. Ve eğer onu vitese takmazsanız ve kalbinizin arzusunu ve ruhunuzun tutkusunu izlemezseniz olacak olan şudur&#8230;. ah, ben bazılarının, ruhumun tutkusu nedir bilmiyorum dediğini duydum. Ruhunuzla konuşun; ruhunuz size söyleyecektir. Ruhun bir tutkusu vardır. O, bir ya da iki yıl önce hayal edebileceğinizden farklı bir şeydir. Farklıdır. O, Gülün Meyvesi’dir, onu keşfetmek için başka Şambra’larla çalışın. Ama yanıtı size onların vermesine izin vermeyin. Sadece onların size sıkıntı vermelerine izin verin ki yanıtı bulabilesiniz.</p>
<p>Oraya çıkıp bunu gerçekleştirmenin zamanı geldi Şambra. Ve biz bunu beklentilerimize ya da arzularımıza dayanarak söylemiyoruz. Ben, o bedenin içine girmeye hazır olana dek kulübemde oturabilirdim, birkaç puro tüttürüp, delişmen bir ergen oğlan olarak geri gelene dek birkaç bardak şarap içebilirdim. Ama zamanın geldiğini SİZ söylüyorsunuz. Siz, hazır olduğunuzu söylüyorsunuz. Siz, bunu şimdi gerçekleştirmek istediğinizi söylüyorsunuz. Ve şimdi, bunu gerçekleştirmek için muazzam bir zamandır, o adımı atın.</p>
<p>Bu bir kitap mı olacak? Belki. Bir kanallık mı olacak? Belki. Yeni bir iş mi olacak? Belki. Şifa mı olacak? Evet. Bu, herşeyin her zaman göründüğü gibi olmadığını, herşeyin bir yanılsama olduğunu öğretmek mi olacak? Evet. Bu, satıcı olarak bir dükkanda çalışıp da hergün yüzlerce insana gülümseyip, tam anlamıyla onların olasılıklarını, potansiyellerini değiştirmek mi olacak? Kesinlikle, evet.</p>
<p>Bu, Şambra olarak toplanmak, enerjilerinizi birleştirip, hâlâ eterik alemde olan şeyi – Şambra Üniversitesi’ni – Dünya’ya getirmek mi olacak? Belki. Müzik mi olacak? Ah, siz müzikle ilgili hiç bir şey bilmediğinizi söylüyorsunuz. Bir kez daha tahmin yürütün. O taşınıza geri gidin. O, onun içinde; onu siz yarattınız.</p>
<p>Yapmak istediğiniz nedir? Bunun, başka hiç kimsenin beklentisi olması gerekmiyor, sadece sizinki olmalı. Ne yapmak istiyorsunuz? Başkalarının yapmanızı istediği şey değil, ya da başkalarının sizin yapmanızı istediğini sandığınız şeyler değil. Şu anda Dünya’da SİZ ne yapmayı seçiyorsunuz?</p>
<p>Ve hiç bir sınırlamanın olmasına izin vermeyin. Destek grubunuzu çağırın. O enerjileri kendi gerçekliğinize soluyun. Onlarla birlikte olasılık baloncuklarını bırakın aksınlar. Kendi Yaratıcı enerjinizi uygulayın ve şeylerin nasıl tezahür etmeye başladığını izleyin. Şeyler tezahür ettikçe, sahip çıkın, olan herşeyi sahiplenin. Onlar tam olarak istediğiniz ya da hayal ettiğiniz biçimde tezahür etmeyebilir, çünkü bazen istekler ve hatta düşler bile sınırlılıklara sahip olabilirler.</p>
<p>Yaratıcı-lığınızın bu enerjilerini yaşamınıza, tutkunuza getirdiğinizde, bunların nasıl açılıp gerçekleştiğini izleyin. Daha önce söylediğimiz gibi, onlara kendi özgürlüklerini verin. Onları kutsayın. Onların, sizin bile düşleyemediğiniz biçimlerde açılıp gerçekleşmesine izin verin. Ama şimdi zamanıdır, artık geri durmayın.</p>
<p>Peki, geri tutarsanız ne olur? Bir anlamda, birikmiş olan her enerjiye, köleleştirilmiş ya da kısıtlanmış her enerjiye ne olursa, o olur: onlar er ya da geç oradan çıkmak zorundadır. Bir biçimde kendilerini özgürleştirmeyi başaracaklardır. Belki beden, belki de zihin yoluyla. Belki de sürücü koltuğuna oturup da hareket edip gitmenizi sağlayacak şey, kendinize çekeceğiniz dışsal bir olay olacaktır. Yineliyoruz, bizim tarafımızdan hiç bir beklenti, gündem söz konusu değildir&#8230;. biz sizinkine karşılık veriyoruz.</p>
<p>Siz kendinize karşı sabırsız oldunuz ve kendinize sinirlendiniz. Ama sonra bir de şöyle bir bahane buluyorsunuz, “Ben o sihirli ânı bekliyorum.” Hadi, şimdi bu ânı sihirli kılalım. Bu ânı denizlerin yarılması, göklerin açılması, şimşeklerin çakması yapalım. Şimdi bu ânı o sihirli, renkli an yapalım.</p>
<p>Taşınızı tutun. Ah, diyorsunuz ki, “Tobias, bu aptalca. Taş falan yok ki.” Biz sizden, onun ötesine geçmenizi isteyeceğiz. Taşı tutun. Enerjilerinizi soluyun. Taşın olduğu şey budur: sizin enerjileriniz. Onları soluyun. Kendinize bunu – şu anda, hemen burada – o sihirli an haline getirme nimetini armağan edin. Artık beklemek yok&#8230;. biz beklemekten sıkıldık. Ve siz de.</p>
<p>İlerlemeye başlama ânı&#8230;. yapmayı seçtiğiniz şey nedir? Büyük de olabilir, küçük de. İstediğiniz herhangi bir şey olabilir. Onu içinize getirin. Bırakın olsun.</p>
<p>Bazılarınız bunu deneyimledi. Siz şimdi bulunduğunuz yeri, birkaç yıl önce hiç düşleyemezdiniz bile. Ve bunu şimdi genişletebilirsiniz. Burada durmak zorunda değilsiniz. Sizden isteyeceğimiz tek şey, size daha önce de sözünü ettiğimiz şeydir. Tutkunuzu ve ne yapmak istediğinizi anımsayın: kendiniz için yapın ve SADECE kendiniz için. Onu, size ait olan kendinizi-ifade biçimi olarak gerçekleştirin.</p>
<p>Şöyle bir eğilim var – ve bu size geri tepecektir – dünyayı kurtarma, ya da en azından dünyanın bir bölümünü kurtarma eğilimi var, çok sevecen ve hümanist doğanızın “ama ben gidip hasta olanlara, bunalımda olanlara, sakat olanlara yardım etmek istiyorum” deme eğilimi var. Bunların sırası gelecektir. Ama tutkunuz her neyse, onu kendiniz için gerçekleştirin&#8230;.anlıyor musunuz. Onu herşeye uygulamaktan vazgeçin. Böyle yapmak, şeylere oldukça ilginç ve çok güçlü bir enerji yüklüyor.</p>
<p>Eğer bunu dünyayı kurtarmaya çalışmak için yaparsanız, ne olacağını biliyor musunuz? Evet, siz bunu yaparsınız, ve dünya da aynı anda sizi kurtarmaya çalışır. Bunu kendiniz için yapın&#8230;.KENDİ tutkunuz için, kendinize olan tutkunuz için. Biraz bencil hissedeceğinizi biliyoruz. Bunun üstesinden gelin. Ötesine geçin. Bunu kendiniz için yapın. Sonra, araçlara sahip olacaksınız. Hazır olanlara yardım etmek için uygun enerji dengesine sahip olacaksınız.</p>
<p>Konu şu ki, yeni destek geliyor. O, sizinle birlikte işe girişmeyi, tezahür ettirmenize yardımcı olmayı bekliyor. Eğer beklemeyi sürdürürseniz, o da – nasıl desek –bir biçimde sizde birikecektir. Ve biriken enerjiyle ne olur biliyorsunuz. Salıverilmek isteyecektir. Değişimi sağlayacak başka enerjileri çağıracaktır.</p>
<p>Onun için, burada bir an durup da berraklaşalım. Bu, derin bir nefes almak kadar kolay bir şeydir. Berraklaşmak, enerjileri geçirmek, şeyleri gerçekte oldukları gibi görmek, belli ya da kısıtlanmış bir yanılsamayı kabul etmemektir, ama berraklaşmak, olan bitenin çok, pek çok katmanını görebilmektir. Ve şu anda olan biten çok şey var.</p>
<p>Bu, dünyanın her yerinde bir değişim zamanıdır. Ve dünya bu değişim için bağırıp duruyor, onu çağırıyor. Biz bu kuantum sıçrayışı zamanına yaklaşırken, o bu çağrıda bulunuyor. O, kendini Eski Enerjiler’den ve bilinçlerden temizlemek istiyor. O, kendini sıkışıp kalmış fiziksel enerjilerden ve aynı zamanda bilinç enerjilerinden de arındırmak istiyor.</p>
<p>Dünya’da eski bir inanç sistemi var. Bu değişmeye hazır. Ve bu biraz da, her birinizin taşıdığı bir gölge katman. Ve bu gölge katman diyor ki, herşey, yaratıldığı gibi yok edilmelidir de. İnşa edilmiş olan herşey, yıkılmalıdır da. Olan her iyi şey için, karşıt enerjiden bir şey çıkagelir. İlerlemek için, dengenin yin ve yang’ı açısından Yaratan bir destroyer (yıkıcı, yok edici) ile gelmek zorunda.</p>
<p>Ama hayır, artık değil&#8230;. artık değil. Bu, yaratanla yokedicinin, aynı şeyin parçaları olduğunu söyleyen eski dualistik düşüncedir. Biz bugün Şambra ile, bu gruptan başlayarak bunun ötesine geçebiliriz.</p>
<p>İkinci konuğumuz Shiva’nın, yıkıcı’nın enerjilerini şimdi getirelim (bazı gülüşmeler). Shiva’nın yıkıcı enerjisi gelmek üzere bekliyordu. Ah, o, geçtiğimiz haftalarda Dünya’da çok aktifti ve bu dünyanın birçok kültürüne derinlemesine yerleşmiştir.</p>
<p>Zamanı gelmiştir&#8230;. biliyor musunuz, Shiva artık işinden hoşnut değil (bazı gülüşmeler). Shiva, uzun zaman önce yıkıcı olmaktan sıkıldı, bu işi bırakmak istiyordu. Ama bıraksaydı, dünyanın her yanında, yıkıcının yaratana eşlik etmesi gerektiğine inanan insanlar alt-üst olacaktı. Ama Shiva bu harika fırsatla, Şambra ile gerçekleştirilen bu sihirli anla, bugün yürüyüp gidecek.</p>
<p>Şimdi, bu bir dolu insanı kızdıracak (kahkahalar). Onların dengelerini bozacak, çünkü onlar o yıkıcı enerjiye sahip olmak zorundalar. Bu, onların iş gören sistemlerinin bir parçasıydı.</p>
<p>Ama biz Shiva’yı salacağız. Şimdi, bunu kimseye söylememiz gerekmiyor. Biz bugün Shiva’yı sadece bırakıvereceğiz, ve diğer enerjilerin, yaratan enerjisinin şimdi kendine yeni bir yol bulmasına, karşıt olana gereksinim duymadığı bir yol bulmasına izin vereceğiz. Onun, karşıt görüşe gereksinimi yoktur.</p>
<p>Shiva bugün biraz yorgun geliyor, son zamanlarda meşguldü, biraz da tükendi, onu görevinden özgürleştirmenin insanlık için bu kadar uzun zaman alması, onu biraz şaşkına çevirdi. O, her iki cinsi de kendi içinde barındıran bir varlıktır. Sizin ne istediğinize göre, her iki biçimde de çalışır. Shiva hep yıkmak üzere, yapıyı yıkmak üzere çağrılmıştır. Ve bu bir anlamda uygundu. Yapı, her zaman yeniden yapılanmak ister. Ama yıkılması gerekmez. İnsanlar Shiva’nın anlamını fazla abarttılar, Shiva’yı yıkıcı bir varlığa, enerjilerin yok edicisine dönüştürdüler.</p>
<p>Böylece, siz kendinizi bir ritmin içinde buldunuz. İnsanoğlu kendini yapılandırmak/yıkmak ritminin içinde buldu. Bunu kendi yaşamlarınızda gördünüz. Bir gün paranız oluyor, ve ertesi gün onu yok ediyorsunuz (bazı gülüşmeler). Bir gün sağlıklısınız, ve sonra onu yıkıyorsunuz. Bir gün bir eşe sahipsiniz. Ah, bu Shiva değil; bu başka bir şey (yoğun kahkahalar). Sonra yollarınızı ayırıyorsunuz.</p>
<p>Bir gün kendi içinizde kendinizi iyi ve bütün ve saf hissediyorsunuz, ve sonra da Shiva’nın gelip inşa ettiğiniz şeyi yıkmasını istiyorsunuz, çünkü kendinizi eğitim gören tanrılar gibi, kendi yaratılarınızın tümüyle gerçekleşmesine izin veremeyen tanrı öğrenciler olarak hissettiniz. Bu yüzden de Shiva’yı getirdiniz, ve Shiva yıktı, parçalara ayırdı, gerçekten değişim sağladı. Ama belki de, yıkmak gerektiği, yin ve yang’a sahip olmak gerektiği bilincinden çıkmak zamanıdır.</p>
<p>Şimdi, bu bazılarınızı sinirlendirecektir. Siz, yin ve yang’a, karşıtlara, iki farklı biçime, eril/dişil’e, tüm bu karşıt güçlere o kadar alışıksınız ki. Karşıt bir güce sahip olmamanın nasıl bir şey olduğunu bile düşleyemiyorsunuz. Shiva’nın gelip de inşa ettiğiniz şeyi yıkmasına o kadar alışıksınız ki, bunu kabul etmiş haldesiniz.</p>
<p>Çoğunuz diyor ki, “Bir şirket kuracağım, ama içimde biliyorum ki, bir noktada bir şeyler yanlış gidecek ve sonunda yıkılacak.” “Hayat böyle, öyle değil mi” diyorsunuz. Sizin inşa ettiğinizi gelip de yıkan Shiva’dır&#8230;. kendi içlerindeki yaratıcıların tümüyle tezahür ettirmesine izin vermekten korkan yaratıcı öğrenciler.</p>
<p>Böylece, bu Shiva enerjisini içimize soluyalım. O, kılıcı olmadan, o karanlık enerjiler olmadan geliyor&#8230;.. aslında o baştan beri olması gereken şey değildi. O, dönüştüren olacaktı. Ama insanlar onu yıkan olarak algıladılar.</p>
<p>Shiva enerjilerini, her birimizin içinde olduğu kadar, bilincimizde, iş görme biçimimizde ve inancımızda da olan Shiva enerjilerini içimize soluyalım. “Biz Shiva’ya inanıyoruz. Biz yıkıcıya inanıyoruz. Biz şeytana ve Lucifer’e ve ayıran, parçalayan enerjilere inanıyoruz.”</p>
<p>Bunları içimize soluyalım ve bir an hissedelim. Shiva’yı içimize soluyalım. Onu, gerçekleştirdiği tüm çalışmalar için onurlandırın. Shiva’yı içimize soluyalım, ve bu inanç sisteminin yaşamlarımızda ve bilincimizde neden iş görmesine izin verildiğine şefkat duyalım. Ve sonra da Shiva’yı görevlerinden alalım. O, kendi özgün doğal enerjilerine geri dönmek istiyor, ve artık bir yıkıcı olarak, şeyleri parçalayan bir varlık olarak etiketlenmek istemiyor.</p>
<p>Görüyor musunuz, biz şimdi enerjiyi, yıkıcı-olmayan yeni bir biçimde yeniden yapılandırabiliriz. Ve bu zarif bir biçimde yapılabilinir ve akabilir.</p>
<p>O derin Shiva nefesini alalım ve sonra da salıverelim. Kendi içinizdeki ve insan bilincinin içindeki Shiva’yı, o yıkıcı varlığı salıverin. Diğer insanlar yaşamlarında hâlâ Shiva ile oynamak isteyecektir. Ama şimdi bu enerjiyi bugün salıvermek&#8230;. Shiva’yı bırakmak&#8230;. onun artık bir tanrı olmaktan çıkması&#8230;. bir tanrı olarak ona tapınılmaktan çıkması&#8230;. artık bir tanrı enerjisi olmaması&#8230;. tüm sorumluluklarından ve iş tanımlarından salıverilmesi&#8230;..kendi yaşamlarında yıkıcı enerjinin ötesine geçmeye hazır olan diğer insanların da, kendi içlerinde Shiva’yı bırakabilme olasılığını var ediyor.</p>
<p>Sizin de artık ona ihtiyacınız yok. Enerjilerin yıkmasına ihtiyacınız yok. Dönüştürün&#8230;. evet. Değişin ve genişleyin&#8230;. evet. Ama onun artık yıkması gerekmiyor. Silip süpürmesi gerekmiyor. O, berraklığın bir parçası, temizlemenin bir parçası. Biz yıkıcının eski gölge katmanını temizliyoruz. Yaratan, tek Yaratan, berrak, açık Yaratan, evrimleşir, genişler, akar, ama yıkmak zorunda değildir.</p>
<p>Biz bugün Şambra grubumuzla bir şey daha yapacağız, altı gün önce Tahoe gölünde yaptığımız bir şeyi, bu noktada hepinize getirmek istediğimiz bir şeyi, ilginç olan ve Şambra dinamiklerinde meydana gelen bir şeyi yapacağız. Bakın, siz tüm benliğinizi açıyorsunuz. Ve siz şimdiden bunu önceden hayal bile edemediğiniz biçimde biliyorsunuz. Siz genişliyorsunuz. Siz büyüyorsunuz. Siz kendi gerçek sesinizle, kendi açık benliğinizle yeniden bağlantı kuruyorsunuz.</p>
<p>Ve bunu yaparken de, kimliğinizin doğasını değiştirirken, size ait bir insan veçheniz var. O sizin bir parçanızdır, sizin bir veçhenizdir. İnsan benliğiniz&#8230;. biz ona ego demek istemiyoruz, gerçi bazılarınız onu egoyla bir tutabilir. Ama o, o insan öyküsüdür, ne olup bittiğini anlamaya çalışan o “küçük benlik”tir. O, sizin ne yaptığınızı merak ediyor.</p>
<p>O bir anlamda&#8230;. insan benliği, o “küçük benlik”, şimdi kaygılanan, sizin, o bütün benliğinizin ne yaptığını anlamak isteyen bir çocuk gibidir. Onu geride mi bırakacaksınız? Hâlâ ona bakacak mısınız? Onu hâlâ sevecek misiniz? Onu hâlâ besleyecek misiniz, çünkü bildiğiniz gibi, o bir bedene sahip. Bütün benlik bir bedene sahip değildir. Oysa insan benliği bir bedene sahiptir. Onun gereksinimleri var. Duyguları var.</p>
<p>Bazen, bildiğiniz gibi, bu küçük insan benlik pek bir velet olabilir. Size karşı çalışıyormuş gibi görünebilir. Bazen isyan eder. Bazen ayaklarını yere vurup, bu havadan sudan şeyleri istemediğini söyler (kahkahalar). Bazen ilgi ve sevgiye gereksinim duyduğu için ağlar da ağlar. Bazen kaçar ve saklanır ve ona yaptığınız şeylerden ötürü suçluluk duymanıza neden olur.</p>
<p>Bazen de çok akıllı olur, gerçekten çok akıllı. Der ki, “Aa, ama gerçek ve bütün olan Tanrı-benlik, ben sana sahibim. Seni ben yarattım. İnsan olan benim. Ben bir zihne, akıla sahibim. Ben bir bedene sahibim. Sen hiç bir şeye sahip değilsin. Sen, benim sanrılarımın uydurduğu şeysin (kahkahalar). Ben sana sahibim ve bu yüzden Ben’im. Bizim ruhsal yolculuğumuza sahip çıkıyorum, çünkü ben olmasaydım, böyle bir yolculuk bile yapamazdın.”</p>
<p>Böylece, ruhsallık iddia etmeye çalışır. Ah, bu çok ilginç bir durumdur, o küçük benlikle enerjileri biraz tersine çevirmek gibidir. Sonra da o, sizin ruhsal yolculuğunuzdan beslenmeye başlar. Onu kontrol etmeye başlar. Onun öyküsüne girip, kendi öyküsünü genişletmek için onu kullanmaya başlar.</p>
<p>Bunun belirtileri oldukça basittir. Kendini şişirmeye başlar, ruhsal olduğu için, ne kadar büyük ve özel bir varlık olduğundan söz eder. Akıldan geçenleri okuyormuş gibi davranmaya başlar. Kehanetlerde bulunmaya başlar, bu kehanetler hiç çıkmasa bile.</p>
<p>Ah, evet, bu, “büyük Ruh’u” ele geçiren “küçük insan” durumunun tipik bir örneğidir. Ve çok sık olur. Paniklemek için bir neden değildir. Sadece farkında olmanızı gerektirir. Bu bir dereceye kadar herkese olan bir şeydir, taa ki, enerjilerin uygun olmadığını hissedene kadar. Enerjiler sıkışıp kalmış ve kesinlikle hastalıklı hissedilmeye başlanır. Sanki ruhsal şişirmeceyi, o ruhsal “ben-senin-durduğun-yerden-daha-yüksek-bir-yerde-duruyorum” halini beslemeye devam etmek için sanki doymak bilmez bir iştah vardır. O, o iştahı beslemeyi sürdüremez, onun için daha da çılgın şeyler, daha da dramatik şeyler yapmaya devam eder. İşte enerjiler bu biçimde çok açık hale gelir.</p>
<p>Bazılarınız, biliyoruz, bunu kendi içinizde hissettiniz ve ötesine geçtiniz. Bazılarınız, ötesine geçmiş gibi yapıyorsunuz. Bazılarınız bunu kesinlikle başka insanlarda görüyor. Bu sadece korkan ve ipleri ele alıp “büyük benliği” kontrol etmeye çalışan “küçük benliğin” belirtileridir.</p>
<p>Ama dedik ki, bazı zamanlarda da “küçük benlik” ağlar. “Küçük benlik” acı hisseder. Kendini terk edilmiş hisseder. Çoğunuz, terk edilme, yüzüstü bırakılma sorunlarını hissetmeyi sürdürüyorsunuz. “Ah” diyorsunuz, “geçmiş bir yaşamımda terk edilmiş olmalıyım.” Bir daha tahmin yürütün. Siz bu yaşamınızda sizin tarafınızdan ve kendiniz tarafından terk ediliyor, yüzüstü bırakılıyorsunuz (gülüşmeler).</p>
<p>Böylece, bu bir dolu farklı yoldan iş görür, ama biz şimdi bu sihirli anda, bunun olduğunu kabul etmek için bulunuyoruz. Ve siz genişliyor ve uçuyor ve şu yeni alemlere gidip yaşantınıza yeni anlayış ve anlam getiriyorsunuz; bir an için durun. O “küçük benlik”, insan benlik, bazı şeylere gereksinim duyabilir. Bu, bunların tümüne yenilip de o “küçük insan öyküsü”ne geri dönmeniz anlamına gelmiyor. Bu sadece, onun, sizin bir parçanız olduğunu anladığınız anlamına geliyor. Ve siz bu yolculuğa onsuz çıkmak istemezsiniz. Onu terk etmek istemezsiniz, çünkü geri gelip er ya da geç sizi bulacaktır. Ve o zaman gerçekten öfkelenmiş, gerçekten kızgın olacaktır.</p>
<p>Böylece, tam burada ve şimdi birlikte oturduğumuz bu âna odaklanalım. Nefes alın. Siz şu anda gerçek benliğinizin, genişlemiş benliğinizin enerjisindesiniz.</p>
<p>Sonra bir de insan benliğiniz var, hergün yorgun argın işe gidip gelen yanınız, faturaları yazması gereken, bedeni beslemesi, bedene egzersiz yaptırması, trafikle başa çıkması gereken, biraz uyumaya çalışan yanınız. Biz işte bu yanınızdan söz ediyoruz. Bu, insan benliğinizdir. Onu şu anda sadece sevebilir misiniz? İnsan benliğinizi sadece kucaklayabilir misiniz? Onu şu anda kucaklayın, tıpkı o taşı yarattığınız gibi.</p>
<p>Kendi insan benliğinize kollarınızı sardığınızı imgeleyin&#8230;. sizi kucakladığınızı&#8230;. sizi sevdiğinizi&#8230;. kim olduğunuzun insan yanına güvence verdiğinizi&#8230;. onun bedenine bakacağınızı&#8230;. zihnini uyaracağınızı – zihnin ötesine geçmemize rağmen, zihni geride bırakmıyoruz&#8230;. o insan benliğine, çimleri biçip bulaşıkları yıkadığı için takdir edildiğini söyleyin&#8230;. insan benliğine, uyandığı andan itibaren yaptığı herşey için sevildiğini söyleyin&#8230;. insan benliğinizi kucaklayın ve asla arkada bırakılmayacağının&#8230;. asla unutulmayacağının&#8230;. ve asla reddedilmeyeceğinin güvencesini verin. Kucaklayın kendinizi. Daha önce hiç yapmadığınız gibi yumuşacık öpün kendinizi.</p>
<p>İnsan veçhesini yıkıp geçmeye gerek yoktur. İnsanlık harikadır. Shiva’nın gelip de insanı yok etmesine gerek yoktur. Bu, insanı kucaklamak, sevmek ve bedenlemekle ilgilidir, genişlemiş halinizde bile. Siz kendinizi asla yalnız bırakmak istemezsiniz, tıpkı bizim sizi yalnız bırakmadığımız gibi.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Berraklık Dizisi &#8211; 03 Eylül 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 2: Shiva&#8217;ya Elveda</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra ve Şambra konukları, bugünün enerjisiyle devam ediyoruz. Ve şimdi tartışma zamanı, soru ve yanıt zamanı.</p>
<p>Gerçekten de, sadece zamanın bu 15 ya da 20 dakikasında, bu eski Shiva kavramının gitmesiyle siz değişimi, enerjilerin evrimleşmesini hissettiniz. Shiva’nın kim olduğunu bilmeseniz bile, o yine de sizin yapılış biçiminizin bir parçasıydı. Yine de, bir yaratana, oralarda bir yerlerde, belki de hatta burada olan, ama hissetmediğiniz ya da pek iyi tanımadığınız, bilmediğiniz bir yaratana inanan bir yanınız vardı. Onun için de ikinci derecedeki enerjilere güvendiniz. Koruyan ve kurtaran enerjilere güvendiniz.</p>
<p>Aynı zamanda yıkıcı enerjilere de güvendiniz, ve bu ikisi birbirine karşı oynuyordu. “Bu yıkıcının enerjisi şimdi gittiğine göre, onun yerini ne alacak?” diyorsunuz. Hiç bir şey onun yerini almak zorunda değil. Siz, kendi başınıza bütün ve tamamsınız. Ve yaratı gerçekleştirmek için, yıkıma ihtiyacınız yoktur. Bu eski bir dualitik anlayıştır.</p>
<p>Yaratı, kendi içinde var olur. Sürekli evrim geçirir. Bir spiral gibidir. Sürekli hareket eder ve genişler. Ve genişleme, aynı anda hem içeriye, hem de dışarıya doğru olabilir.</p>
<p>Artık yaşantınızda o yıkıcıya ihtiyacınız yoktur. İnsan bilinci, geçenlerde kopan kasırga gibi fırtınalara gerçekten gereksinmez. Bunlara ihtiyacı yoktur. Yaratıya ulaşmanın, yaratıda olmanın, daha aydınlanmış diyebileceğiniz başka yolları var. Yıkıcı enerjilere gereksinim duymak, artık gitme zamanı gelmiş eski bir anlayıştır.</p>
<p>Ve biz bugün Shiva’nın çıkıp gidebilmesi için, yaşamlarınızdan çıkabilmesi için, sürekli bu, iyi haberin ardından kötü haber gelmeli, ya da inşa edilen bir şey yıkılmaya mahkûmdur işlemini körükleyen inancın çıkıp gidebilmesi için kapıyı açtık. Bunu gölge katmanlarınızdan ve inanç sistemlerinizden çıkartın. Herşey Yaratıcı-lık dolu olabilir, her an tümüyle ifade etmek olabilir.</p>
<p>Biz şimdi bugünün – nasıl desek – yüksek sesle sorulmamış olan ilk sorusunu yanıtlayacağız. Ama bu soru, son toplantımızda İsrail ile ilgili yorumlarımıza dayanıyor. Ve ana vatanımda bulunan bir dolu insan, İsrail’i salıvermek, İsrail’i bırakmak, hatta İsrail’den çıkmak derken, ne kastettiğimizi sordu.</p>
<p>Bu topraklarda, benim ana vatanımda, enerjiler çok uzun bir süredir sıkışıp kaldı. Bunu insanlarda görebilirsiniz. Binalarda görebilirsiniz. Hatta bunu İsrail sularında hissedebilirsiniz bile. Enerjiler durgunlaştı, atıl hale geldi. Kendi gösterisine dönüştü, sürekli savaşların, sürekli gerginliğin olduğu bir hale geldi. Siz sadece insanlık adına hareket ediyordunuz, insanlığın yin ve yang’ını, ışık ve karanlığını, yaratıcı/yıkıcı’yı eyleme sokuyordunuz.</p>
<p>Ama bu İsrail topraklarına öylesine işledi ki, bazen salıvermek gerekir&#8230;. bir süreliğine&#8230;. belki birkaç ay&#8230;. belki birkaç yıl bundan çıkmak gerekir&#8230;. bunu belki de imgeleyerek yapmak&#8230;. tüm o gölge katmanları bırakmak gerekir&#8230;. bir İsrailli ya da Arap ya da Filistinli olduğunuz&#8230;. Hippuru olduğunuz gerçeğini bırakmak gerekir&#8230;. çünkü siz aynı hamurdan yoğruldunuz. Hepiniz aynı aileden geliyorsunuz. Ve şimdi gruplara, hiziplere bölündünüz.</p>
<p>Belki de bunların tümünü bırakmak, hâlâ tuttuğunuz enerjileri bırakmak zamanıdır. Biz enerji tutmakla ilgili konuştuk. Biz orada bulunduğumuz sırada bundan söz ettik. Biz, bırakmak zamanının geldiğini söyledik. Ama bu enerji yine de içinizde öylesine yer etmiş ki, onu tutmayı sürdürüyorsunuz. Aynaya bakıyor ve İsrailli olduğunuzu düşünüyorsunuz. Hippuru olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bu eskidi. Bırakın gitsin.</p>
<p>Biz size dedik ki, bazılarınız fiziksel olarak, tam anlamıyla o enerjiden çıkmak isteyecektir, çünkü bu enerji ağır ve güçlü, ve bir süre başka bir yere gitmek, bir tatil yapmak, terk etmek isteyebilirsiniz. Sonra, geri döndüğünüzde, farklı biri olacaksınız. Tazelenmiş olacaksınız. Dünyanın bu bölgesine, bu kutsal topraklara yepyeni bir biçimde yardım edebileceksiniz.</p>
<p>Şu anda insanlık odağının ve ağırlığının ve yükünün büyük bir bölümü bu bölgede toplanmıştır. Siz bunu her zaman farketmiyorsunuz. Ama dinlerin bilinci size baskı yapıyor. Hatta şu anda hükümetlerin bilinci size baskı yapıyor. Ve bu da, yaptığınız her şeye ağırlığını koyuyor. Bazen, o titreşimden çıkmanız gerekir. Dinlenin. Gelin ve bu dağlarda yaşayan Şambra’yı ziyaret edin. Yenilenmek için burada biraz zaman harcayın. Bir aylığına falan okyanusa açılıp yelken yapın. Ve tüm bu süre boyunca da Hippuru olmayı salıverin. Shiva’yı salıverin. Yıkıcı enerji bu topraklarda çok güçlü.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, bir sonraki soruyu almaya hazırız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, bir süredir renk ışınlarının frekanslarını kullanarak çakraların birleşmiş bir hale gelmesini sağlayacak bir teknik üzerinde çalışıyorum. Ben bu çalışmayı darülacezeye taşımak istiyorum, çünkü sezgilerim bana bu tekniğin, bedenden ayrılmayı çok kolaylaştıracağını söylüyor. Bununla ilgili yorumlarını bana söyleyebilir misin? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, özellikle renklerin ve seslerin titreşimleri, geçiş yapan kişilerde çok rahatlatıcı bir etki sağlayabilir. Ama bu titreşimlerin sadece sana değil, onlara da uyması gerektiğine dikkat etmelisin. Başka bir deyişle, senin müzik ya da ses titreşimin, renk titreşimin farklı olabilir. Ve sen kendi içinin çok derinlerine inmek zorundasın. Berraklaşman gerekir ve ancak ondan sonra bunun uygun olup olmadığını hissedebilmek için onların enerjilerine girmelisin.</p>
<p>İnsan tayfındaki renkler, herhangi bir işlemde, şifada, hatta geçiş işleminde muazzam bir destek sunar. Ama bunları zorlamamanı da senden rica ediyoruz. Bu enerjiler, çok güçlü enerjilerdir. Ve bu, bu enerjileri insanlara zorlamak konusu değildir. Bu, bu enerjilerin kendi alanınıza girmesine izin vermekle, ve eğer hoş karşılanmıyorlarsa, salıvermekle ilgilidir.</p>
<p>Daha da önemlisi, insan gözünün renk tayfı çok kısıtlıdır. Birçoğunuz bunu anlıyorsunuz, çünkü rüyalarınızda öyle renkler görüyorsunuz ki, bunlar burada hiç yoktur. Ve onları açıklayabilmenizin de hiç yolu yoktur. Bu yüzden, eğer renklerle çalışacaksan, özellikle de ölüm ve geçiş işlemlerinde, kendini başka katmanlarda ve düzlemlerde var olan bir tayfa açman önemlidir. Bunu da berraklaşarak, renklerin belli bir titreşim ya da frekans yelpazesi olduğu yanılsamasından çıkarak gerçekleştirebilirsin.</p>
<p>Sen şimdi gerçekten, genişleyen enerji yelpazesinde var olan, titreşimin dışında var olan renklere ulaşmaya başlayabilirsin. Bu renkler, yeşil ve mavi ve kırmızı değildir. Bunlar tümüyle yeni bir&#8230;. bu, temelde – bunu burada açıklayabilmek çok zor – ama bir ışık rezonansıdır, bir titreşim bile değildir. Ama var olan bir ışık genişlemesidir.</p>
<p>Onun için, eğer bunlarla oynayacaksan, en yüksek düzeyde oyna. Onları, geçiş yapan kişilerde, tıpkı bir mumu kullanacağın gibi kullan. Başka bir deyişle, mumu onlara sokma. Burunlarının dibine sokma. Sadece yumuşak bir biçimde bu renk frekanslarını kendi çevrene yerleştir, hayal gücü kullanarak ve renkleri soluyarak bunları yumuşak bir biçimde yerleştir. Sonra, darülacezede olanlarla çalışırken, ve onlar geçişlerini gerçekleştirmeye başladıklarında, yineliyoruz, onlara yol boyunca rehberlik edip yardımcı olmak için, yeni renk frekanslarından ya da rezonanslarından sadece birkaçını kullan. Ama yineliyoruz, bunlardan herhangi birini onlara zorlamak istemezsin.</p>
<p>O karışıma biraz müziğin rahatlatıcı enerjilerini de kat; senin çalabileceğin bir müziğin, ama sonra başka ses rezonanslarını da eklemeye başla. Bunlar da geçiş ve darülaceze çalışmalarına yardımcı olacaktır.</p>
<p>Şunu da anla; darülacezelerde, genelde insanlar ölüm süreçlerinden geçerken, işin içine iki faktör girer. Birincisi, bilinmeyene karşı duyulan korkudur. Ama bir tür uyuşukluk, bir tür duyarsızlık bedeni ve zihni kaplayarak bu korkuya hizmet eder. Yani bu noktada, zihni ve duyuları fazla uyarmamak önemlidir ki, korku enerjisi geri gelmesin. Duyarsızlık aslında korku enerjilerinin fazla bunaltıcı olmasını engeller. Bu yüzden bu şeylerle çalışırken, birlikte çalıştığın kişinin nasıl tepki verdiğinin çok farkında ol. Ve biz çalışmanı sürdürmen için seni çok cesaretlendiriyoruz. Bu, çok ihtiyaç duyulan bir çalışmadır.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben orada otururken ve sen bize duyduğun sevgiyi ifade ettiğinde, içimde muazzam bir sevgi dalgası kabardı. Ve bugün burada durmam gerektiğini hissettim. Ve sana sormak için sayısız sorular bulabilirdim. Ama ben aslında&#8230;. burada durmam gerektiğini ve “yüksek benliğime” ilerlemeye, “küçük benliğimi” sevmeye, ve gerçekten bu Yeni Enerji’ye sahip çıkıp sevgimi ve hislerimi genişletmeye çok hazır olduğumu sana ifade etme gereğini hissediyorum. Ve ben, perdenin hem bu yanında, hem de öbür yanında olup da beni bir dolu yoldan kutsayan herkese duyduğum şükranı ifade etmek istiyorum. Ve ben gerçekten bu sefer burada durup da bunu ifade etmek ihtiyacındayım.</p>
<p>TOBIAS:  Cesaretin için teşekkür ederiz ve kendin için attığın o bir sonraki adım için de teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Selam Tobias&#8230; ya da Adamus. Ben sahip olduğumuz tüm araçları kullanıyorum, ama kendi içimde, yaşamın daha kolay bir hale geldiği ve aktığı bir yere sanki ulaşamıyorum. Hem ruhsal olarak, hem de maddesel olarak daireler çizip duruyorum. Finansal olarak kendimi yok ederken, ruhsal olarak da tanrısal benliğimin neşesini, mutluluğunu da daha hissedemiyorum. Ruhumun tutkusunu çoktan bilmeyi ve yaşamayı seçtim. Ve şimdi de buna berraklığın armağanı eklendi. Ama yaşantım, tıpkı on yıl önce olduğu gibi büyük bir kargaşa içinde. Kendimi neden hâlâ bu derece kısıtlıyorum? Ve ben artık işleri “zorlu” bir biçimde yapmak istemiyorum. Lütfen bana bazı görüşlerini sun. Ve rehberliğin için de teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230; ve senin sorun bugünkü Şaud’un kompozisyonuyla çok ilgili&#8230;. ve sen aslında bu soruyu sadece kendin için değil, ama öğrendikleri şeylere karşın şeylerin hâlâ neden harekete geçmediğini hisseden ve merak eden tüm Şambra adına soruyorsun. Ve işte bu yüzden Şambra bugün o Şambra enerjisini buraya getirip doğurdu, bu enerji onlara daha doğrudan bir destek ve yardım sunsun diye. Ve Şambra bugün bu yüzden o yıkıcı enerjiyi de salıverdi.</p>
<p>Sen kendi ilerlemenden söz ediyorsun. Sahip olduğun aydınlanmadan söz ediyorsun. Ama yine de, finansal açıdan yaşantının felaket olduğunu söylüyorsun. Onun yıkılıp yok olması, senin de dediğin gibi, insanların ve hatta Şambra’nın sürekli inşa edip yıkmasından, inşa edip yıkmasından kaynaklanıyor. Sen kendini ruhsal olarak yapılandırıyorsun, ama bunu kullanışlı bir düzeyde tezahür ettirmiyorsun.</p>
<p>Onun için, Shiva’yı yaşantından çıkart. Her türlü yıkıcı enerjiyi salıver. Bırak, bolluk içeri aksın. Ve hâlâ çabalamayı sürdürdüğünü ve zorluklar yaşamayı sürdürdüğünü görürsen, senden sadece soluma alıştırmaları yapmanı isteyeceğiz. Bunu – nasıl desek – iş gördüğün türlü düzeyler yüzünden ve kendini hâlâ küçük, değersiz gördüğün için gerçekleştiremiyor, herşeyi birleştirip bütünleştiremiyorsun. Solumaya yönel.</p>
<p>Bazıları bu soluma işini – nasıl desek – bahane olarak kullandığımızı söylüyor, ya da basit bir ilk yardım türü olarak, tıpkı bir doktorun reçeteye aspirin yazması gibi. Ama soluma sizi sonunda bir bütünleşme noktasına geri getirir. Bilinçli nefes aldığınızda, er ya da geç bir sükût noktasına, bir sessizlik noktasına, bir birleşme noktasına gelirsiniz.</p>
<p>Bu yüzden, senin biraz da olsa bu solumaya odaklanmanı rica edeceğiz. Bırak, o yıkıcı enerji gitsin. Ve yaşamın keyfini çıkartmak için kendine tam anlamıyla izin ver, çünkü bunu hâlâ yapmıyorsun. Bazen, papağan gibi sözcükleri tekrarlayıp, bunun sorunu çözeceğini düşünüyorsun. Ama şimdi yaşamın ve yaratılarının zevkini çıkartmak için kendine gerçekten izin verebilir misin? Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Herkese Merhaba. Merhaba Tobias. Sonunda burada olabilmek gerçekten çok güzel. Ben aylardır ve günlerdir ne soracağımı düşünüyordum. Ve yanıtlar anında gelip duruyordu. Ve bu benim için korkunç bir şey, çünkü seninle böyle karşı karşıya olmak fırsatını kendime vermek istiyordum. Ve peki, şu anda bir sorunun öylesine bana gelmesine izin vereceğim. Benim sorum Almanya ve şu anda doğduğum ülkeyle ilgili. Ve bazen ben bu ülkeyi hissediyorum ve&#8230;. sanki bu ülkenin ilerlemesini sağlayacak bir bakanı gibi hissediyorum. Ve gerçekten uluslararası düzeyde insanlarla, sizlerle, daha çok bağlantı kurup şeylerin sonunda akmasını sağlamak istiyorum. Bazen Almanya için çok zor oluyor, Almanya’da yaşamak çok zor oluyor. Ben Frankfurt’ta yaşıyorum, o büyük şehirlerden birinde, ve orası çok sıkışıp kalmış bir halde. Çok sıkışıp kalmış bir halde ve ben ne yapabileceğimi bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Biz senden çok tatlı ve sevecen bir biçimde o misyonu salıvermeni isteyeceğiz (bazı gülüşmeler).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. Buna ihtiyacım var.</p>
<p>TOBIAS: Bir ülkeyi kendi başına değiştirmeye çalışmak, çok şey yüklenmek demektir.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Evet, ve beni yavaşlatıyor. Ve beni öfkelendiriyor.</p>
<p>TOBIAS: Kendi içinde gerçekleştirdiğin bireysel çalışma, en önemli şeydir. Ve bu yine, seçimleri bu doğrultuda olursa, ana vatanındaki insanların kullanabileceği bir potansiyeli, bir enerji türünü oluşturur. Almanya ülkesi tarihe gömülmüş durumda. Ve o çok güçlü bir ülke ve çok gururlu bir ülke ve çok akıllı ve hatta yaratıcı bir ülke. Ama zamanın çok, çok gerilerine giden derin yaralara sahip.</p>
<p>Bir anlamda, bu Almanya ülkesinde, insanlık gelişiminin tam potansiyeliyle ilgili bir anlayış olduğu söylenebilir. Ve onlar bunun gelişmesine izin verdiler. Muazzam şeylerin olmasına izin verdiler.</p>
<p>Ama sonra, bu kadar hızlı ilerledikleri için geri tepen bir şey oldu, bir suçluluk ve utanç hissi oluştu. Bu armağanları hak etmediklerine ilişkin bir his oluştu, oysa bu armağanı dünyanın geri kalanıyla paylaşmak muazzam bir nimet olabilirdi. Ve onlar Shiva enerjisinin gelip de onları yıkmasına izin verdiler. Almanya içerden yıkıldı, dışardan değil. Ve yaralar hâlâ büyük. Ve orada hâlâ çok utanç var.</p>
<p>Sen önce kendi yaralarını ve kendi yıkıcılığını ve kendi utançlarını salabilir misin? O zaman bu büyük ve şerefli ülkede ne yapacağına ilişkin daha iyi bir anlayışa ulaşırsın. Şunu da söylememiz gerekir ki, bu ülke hâlâ çok muhteşem ve o derin uykusundan uyanıyor. Orada bazı şeylerin çok hızlı hareket etmeye başladığını göreceksin. Ve sana güleceğini, ve kalbinden ötürü seninle eğleneceğini düşündüğün birçok kimsenin şimdi bunlara çok açık olduğunu görmeye başlayacaksın.</p>
<p>Biz orada, hâlâ biraz yorganların altına saklanan, hâlâ kendini korumaya, saklamaya çalışan, ama şimdi ortaya çıkmak ve yeniden gerçek kimliğine sahip çıkmak isteyen bir ülke ve ülke sakinlerini görüyoruz. O, muazzam bir ekonomik ilerleme kaydedeceğini hissettiğimiz bir ülke, zor ekonomik zamanlarda bile. Ve o, birçok biçimde kendini yeniden-birleştirmiş ve böylece dünyanın geri kalanı için örnek oluşturmuş bir ülke. Hâlâ evet, bir dolu eski yara var, ve senin de hissettiğin gibi, bir dolu Eski Enerji var. Ama bu hızla yok oluyor. Yapabileceğin en büyük çalışma, bunu öncelikle kendi içinde gerçekleştirmendir. Ve sen onun tüm yüklerini kendi omuzlarında taşıyorsun. Ve bu da sana iyi hizmet etmiyor.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Yaptığın tüm çalışmalar için teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Selamlar Tobias, neden yaşantımda hâlâ bu kadar çok korku deneyimlemeyi sürdürüyorum? Ben onu bırakmayı seçtim, ama Şimdi anında kalmamı zorlaştırmaya devam ediyor. Bilmem gereken bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;. bu tam olarak bugünkü Şaud’un sonunda söylediğimiz şey. Çoğu kez insan benlik, “küçük benlik” dediğimiz o şey korkuyor ve yardım istiyor. Senin ilgini istiyor. Sen bu muazzam ruhsal yolculuğa çıktın ama o küçük insan benliğin bakımını sürdürmeyi unuttun. Onu bir bakıcıya bile bırakmadın. Öylece bırakıp gittin (bazı gülüşmeler). O korkuyor. Ne olup bittiğinden pek emin değil. O yüzden, sana ulaşmasının en iyi yolu, sana korku enerjileri göndermek oluyor. Sen buna herşeyden çok daha hızlı tepki veriyorsun. Geri git; insan benliğinle barış, ve o insan benliğini bu genişleyen yolculuğa beraberinde getir. Ve korkunun kapıdan çıkıp gittiğini göreceksin.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, ben geçen hafta hepinizle birlikte Reno’daydım ve bunalımla (depresyonla) ilgili ‘Tobias’a sor’ seansına katıldım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Ve, yaptığım enerji çalışmasının, özellikle de hayal gücüne rehberlik etmenin, bu tür alıcılar için uygun olup olmadığını merak ediyordum. Ve benim orada yaptığım o işle ilgili bana daha çok açıklamada bulunmanı ve biraz daha fazlasını bilmeme yardımcı olmanı isteyecektim. Teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;. ve biz şimdi bu soruyu hemen sana geri soracağız. Senin çalışman, sözünü ettiğimiz o ruhsal bunalımı deneyimleyen kişilere yardımcı oluyor mu, olacak mı? Ve çalışmanın bir etkisi olacağını hissediyor musun? Ve işinle ilgili ne hissediyorsun?</p>
<p>Bak, sen bu soruları yanıtlayana kadar yapabileceğimiz tek şey, seninle aynı fikirde olmaktır. Yapabileceğimiz tek şey, seninle birlikte kararsızlık yaşamaktır. Sen inanılmaz güçlüsün. İnanılmaz sezgiselsin. Ama yine de sürekli anlamaya çalışıyor, merak edip durmana neden oluyorsun.</p>
<p>Sen getirdiğin, her yerden getirdiğin, kendi içinden getirdiğin enerjilerle tekamül edecek bir programın başlangıcını geliştirdin. Ama şimdi, o burada olduğuna göre, ne yapacaksın? Onu yıkacak mısın? Onunla hiç bir şey yapmayacak mısın? Üzerine mi oturacaksın? Bu soruları senin yanıtlaman gerekiyor. Ve biz senden şu anda bunu talep edeceğiz. Bu çalışma değerli mi?</p>
<p>6.ŞAMBRA : Evet.</p>
<p>TOBIAS: Ve bu doğru çalışma mı?  Bu, kalbinde yatan çalışma mı?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Evet, öyle.</p>
<p>TOBIAS: Peki seni onu yapmaktan alıkoyan nedir?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu şaşırtmaca sorusuydu (bazı gülüşmeler). Ah, sadece sen yanıtlayabilirsin. Şu anda Dünya’da bu tür bir çalışmaya gereksinim duyan çok insan var. Ama senin kararsızlığın, onların da kararsızlığına neden oluyor. Ve, senin kapına gelecek yolu bu biçimde bulmaları mümkün değildir. Sen, deyim yerindeyse, kapını gizledin.</p>
<p>Onun için, biz senden derin nefes almanı, genişlemeye ve değişmeye devam edecek yarattığın bu çalışmanın özünü hissetmeni rica edeceğiz. Ama enerjinin özüne sahipsin. Buraya getirdiğin bu inanılmaz armağanı başkalarıyla ve kendinle paylaştığını hayal et, imgele.</p>
<p>Ve biz Şaud’da, bunlarla ilerlemek zamanı olduğunu söyledik. Ve sen de bunu biliyorsun. Bu bilginin ne zaman sana gelmeye başladığını biliyorsun. İlerlemek zamanı olduğunu biliyordun.</p>
<p>Ama sen bugün bu soruyu aslında, çalışmanın geldiğini hisseden ama sonra onun üzerine oturan ve pek de emin olmayan kişiler adına sordun. Ve kararsızsanız, emin değilseniz, karşılığında alacağınız şey de tam olarak budur, emin olmamak, kararsızlık. Yaşamındaki deneyimler, eylemler belirsiz olmayı sürdürecektir&#8230;. nereye gideceğin, nerede yaşayacağın&#8230;. nasıl yolculuk yapacağın belirsiz olmayı sürdürecektir, taa ki sen kendinden emin olana dek.</p>
<p>Böylece, Şambra ve dünya ve Tanrı önünde senden kendi tutkunu içine solumanı istiyoruz. Bu çalışmayı yaratırken sen bu tutkuyu hissettin. Şimdi bunu içine solu. Onu güçlendir. Onu kendi gerçekliğine toprakla. Bizim sana inandığımız gibi, sen de kendine inan. Ve çalışmanı gerçekleştir; o değerlidir. Cesaretin için sana teşekkür ediyoruz. Ve sana bunu yapacağımızı biliyordun (bazı gülüşmeler).</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias ve Saint Germain, lütfen bu ara Şambra ile ilgili olan şu Lone Rangers (Yalnız Bekçiler) konusunu tartışır mısınız. Bu konu, dört Şambra üyesinin öyküsünü içeriyor, ve bu öykü Crimson Circle forumunda paylaşıldı ve geniş çapta tartışmalara neden oldu, ve sözde Şambrayla ilgili taşıdığı önemli tarihsel mesaj yüzünden, hiç sesi çıkmayan bazı üyeler bile saklandıkları yerden çıktılar. Bu olayın, Şambra arasında büyük bir etkiye ve birleşmeye de neden olduğunu görüyorum. Bu yüzden, bu forumdaki bir dolu Şambra’nın bilincini böylesine etkilemeyi başaran bu Lone Rangers’in gerçekte kimler olduklarını öğrenmeye can atıyorum. Ve eğer bu öykü herhangi bir öneme sahipse, dilerim, dünyanın her yanında dinleyen Şambra ile bu mesajı paylaşırsınız.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;. ve sen yanıtı zaten biliyorsun, çünkü biz seninle bunun hakkında konuştuk. Biz burada bile, mesaj tahtasında diyaloglara giren Şambra’nın eylemlerine karışmamak ya da özel yorumlarda bulunmamak gibi bir siyaset güdüyoruz. Buna girdiğimiz an, kendi görüşümüzü bildirmeye başladığımız an, bu, hepinizin paylaştığı enerjilerden çalmaya başlar. Bu yüzden, herhangi bir yorumda bulunmak istemiyoruz. Bu, hepinize kalmış bir şeydir.</p>
<p>Siz Şambra’sınız. Sizler, Yaratan’larsınız. Neden bize soruyorsunuz ki? Kendiniz keşfedin. Ve yineliyoruz, karışmaya başladığımız an, bir sonraki ay mesaj tahtasındaki aktivitelerle ilgili bir düzine soru gelecektir, ve sonraki ay da 12 düzine soru. Ve mesaj tahtası, mesaj tahtası olmaktan çıkacaktır, anlıyor musun.</p>
<p>Bu yüzden senin&#8230;. ve sen bunlardan her birinin yanıtını biliyorsun. Bu Lone Rangers enerjisinin ne olduğunu tam olarak biliyorsun. İçine dön ve onu solu. Sana doğru geliyor mu? Sana gerçek gibi geliyor mu? Dengeli geliyor mu? Yanıtları kendi adına bul, sonra da bunları mesaj tahtasında tartış. Enerji bu biçimde genişler, ve hepiniz bu şekilde gelişir ve kendi bilgelik araçlarınızı bilersiniz. Ve bunu diğer kişilerle paylaş. Ve sorun için teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Sevgili dost Tobias, iki yıl kadar önce bize Dr.Eric Pearl’ün çalışması, hislerle yeniden-bağlantı-kurmanın, Kırmızı Çember ile yeniden birleşeceğini söylemiştin. Ben bizim ya da zamanın ya da her şeyin buna hazır olduğunu hissediyorum. Ve kendime sorup duruyordum, bu konuyla ilgili bize daha fazla şey söyleyebilir misin diye, ve bunu en etkili biçimde nasıl gerçekleştirebileceğimizi, ve benim bununla nasıl bir bağlantım olduğunu söyleyebilir misin? Ben ne yapabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;. biz senden, hepinizden, bu noktada bir an için berraklaşmanızı, enerjinin içindeki enerjiyi hissetmenizi, açık olanın ötesine geçmenizi, ve gerçekte olan biteni görebilecek gibi berraklaşmanızı rica edeceğiz. Biz, Şambra çalışması ve Reconnective Healing (çvr: Dr. Eric Pearl’ün geliştirdiği Yeniden-Bağlantı-Kuran Şifa tekniği) birleşecek dedik ve gerçekten de birleşti. Şimdilerde Şambra’ya dahil olan çok sayıda Reconnective şifacılar var, Yeniden-Bağlantı-Kurma tekniğini öğrenen ve kullanan, bunları birleştiren bir dolu Şambra var. Yani kaynaşma, birleşme, şimdiden olmuş halde. Bu, &#8211; nasıl desek – bu atölye çalışmalarının birlikte yapılması gerektiği anlamına gelmiyor, ama Şambra ile Reconnective’in yolları kesişti. Sen gerçi harika bir soru soruyorsun ama yanıt zaten verilmişti.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Empati armağanını daha iyi anlamama yardımcı olabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Bunu az ve öz olarak nasıl ifade edebileceğimi düşünüyorum. Empati, hissedebilme yetisidir. Şeylere karşı duyarlı olabilme yetisidir. O – nasıl desek – bir anlayıştır, önceki deneyimlerini ve diğer insanların neler yaşadığını anlamayı temel alan bir anlayıştır. Ama aslında bunun özüne indiğinizde, bir durumu hissedebilme yetisidir.</p>
<p>Şimdi, Yeni Çağ’da empati, kendi üzerine almadan, onların enerjisini çalıp da kendine mâl etme oyununu oynamadan, başka birinin acısını hissetmek ya da yüklerini hissetmek, onların karanlık yanlarını yada bu tür şeyleri hissetmektir. Bunun kesinlikle farkında olmak, ama onlara ait olduğunu da her an bilmek yetisidir. Ve farkındalık, bunun köksel nedenlerini, neden orada olduğunu, onların enerjisinin neyin peşinde olduğunu daha çok anlamanı sağlayacaktır. Ve sana berraklık, açıklık kazandıracaktır. Ama yineliyoruz, bunları kendi içine almadan duyumsayabilmeyi ve hissedebilmeyi istemelisin.</p>
<p>Birçoğunuz kalabalık bir havaalanına gidip de başkalarıyla empatik enerji bağları kuruyorsunuz, ama sonra bunları kendi enerjilerinize dönüştürüyorsunuz. Kendinizi yorgun hissetmeye başlıyorsunuz. Korku ya da kızgınlık ya da bu tür şeyler hissetmeye başlıyorsunuz. Ve bunu sürekli yapıyorsunuz. Empati, hislerin, enerjilerin gözlemcisi olmanıza izin verir.</p>
<p>Ve empatik olmanın bir yolu var. Bu da, kendinize yeniden hissetme iznini vermenizdir. Kendinize izin verin. Birçoğunuz kendinizi kapattınız, çünkü hisler çok bunaltıyordu. Siz de kendinizi kapattınız. Kapıyı kapattınız ve anahtarı da attınız. Bu hisleri sahiplenmek zorunda olmadığınızı anlayarak kendinize yeniden hissetme iznini vermenizin zamanıdır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, bu harika enerjiye geri gelmek ve yeniden herkesi görmek harika bir şey. Ben bu yolculuğu ve yaratılarımın ne denli olağanüstü olduğunu onaylamak istedim, çünkü ben bunu yol boyunca kontrol etmeye kalktığımda nasıl söylendiğimi falan sen duydun. Ve şunu demek istiyorum, herşeyin nasıl yerli yerine oturduğunu görmek, en çılgın düşlerimin ve inançlarımın ötesinde bir şey oldu. Onun için ben sadece bunu onaylayıp kabul ediyorum. Ama, San Diego’da bulunan Heart Flower Imagination (Kalp Çiçeği İmgelemesi) takımı adına sormak istiyorum, onlara götürmemi istediğin herhangi bir şey var mı?</p>
<p>TOBIAS: Onlara gerçekten sevgimizi geri götür.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Evet, elbette.</p>
<p>TOBIAS: Herşeyden çok, cesaretlendirmeyi geri götür. Bazen zor olur. Bazen engeller ve düş kırıklıkları, sinirlenmeler olur. Bazen, beklentiler istediğiniz biçimde tezahür etmeyebilir. Ve bundan geçip gitmek gerekir, zorlamak değil, ama soluyarak, yaratarak geçip gitmek gerekir. Senin gerçekleştirdiğin çalışma, tüm grubun gerçekleştirdiği çalışma, bu önemli bölgede çarkların dönmesini sağlıyor. Bu darülaceze ve rüya yürüyüşü senaryosuyla yapılacak daha çok iş olacak. Yani, biz bu grubu, kesinlikle doğru yolda olduklarına ilişkin cesaretlendiriyoruz. Onlar yüreklerinin peşinden gidiyorlar, adlarının da ifade ettiği gibi.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Ah, çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>LINDA: Bu soru aslında Saint Germain’e yöneltilmiş, ama ben onu okumaktan korkmuyorum (bazı gülüşmeler).</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Dışarıdan herhangi bir veri gelmeden, ya da kendini başkasının gözüyle görmeden, kendini tümüyle sevmeyi öğrenmek mümkün mü? Benim kendi görüşüm, bunu gerçekleştirmenin inanılmaz zor, belki de imkansız olduğu yönünde. Bu soruyu sana yönlendiriyorum, çünkü sen, kristalin içinde tutsak olduğunu ve sonunda çıktığını paylaştığın öyküde bunu gerçekleştirdiğini söylüyorsun. Başka bir deyişle, sen kendini sevmeyi kutunun içindeyken öğrendin. Ve ben bunu duyduğum zaman hâlâ kuşku duyuyorum. Bir yorumun var mı?</p>
<p>LINDA: Ve bu sadece “saygılar/sevgiler” olarak imzalanmış, dilerim iyi tanıdığın bir Şambra’dır.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;. Rüya Yürüyüşü Seminerinin yoğun çalışmaları ardından ve Cauldre’nin de tüm kanallıkları sırasında ona hiç nefes aldırmaması yüzünden, Adamus bugün buralarda değil (kahkahalar) &#8211; o yüzden bu soruyu benim yanıtlamam gerekiyor. Saint Germain’in gidip biraz dinlenmesi gerekti.</p>
<p>Gerçekten, Adamus aslında şu anda Dünya alemleriyle bağlantısı olmayan başka alemlerde çalışıyor. Şu karanlık enerjiyle, bir ay kadar önce buraya getirilen ve giren o enerjiyle aynı zamana denk gelen bir şey var. Dünya’yla hiç bir bağlantısı bile olmayan, sizin deyiminizle başka boyutlarda ya da başka dünyalarda benzer şeyler oldu. Rüya Yürüyüşü Okulu’ndan beri Saint Germain’in enerjileri bunlarla çok meşguldü. Ve biz, fiziksel olmayan gerçekliklerde paralel enerjilerin nasıl olabildiğini ve Dünya’da olan bitenlerin bunların çalışma biçimine nasıl yansıdığını ona soracağız, hatta bize bildirmesini isteyeceğiz. Ama, ben bu soruyu yanıtlayacağım.</p>
<p>Sen kendini sevmeyi, SADECE kendinle öğrenebilirsin. Kendini sevmeyi asla başkaları yoluyla, dışarısı yoluyla öğrenemezsin, çünkü bu her zaman, her zaman sahte, yanlış bir yansıma olacaktır. Bunu sadece kendi içinden öğrenebilirsin.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias, ve teşekkürler. Ben, iki yıl, bir ay önce, sen biraz delirip de soruları bize sormaya karar verdiğinde buradaydım. Ve bana bir soru sormuştun. En çok ne istediğimi sormuştun. Ve ben de, “bir ilişki” demiştim. Ve sen, onu orada ve o anda yarattığımı söylemiştin. Ve geri gelip rapor vermemi söylemiştin. Eh, gelecek ay bir yıllık evli olacağım (bir dolu “ahh’lar ve alkışlar).</p>
<p>12.ŞAMBRA: Ve, ben onu beraberimde getirdim, seni ilk kez görebilsin diye.</p>
<p>TOBIAS: Umarız fazla düş kırıklığı yaşamıyordur (kahkahalar). Dediğimiz gibi, biz bugünkü Şaud başlamadan önce poz veriyor, enerjimizi gösteriyorduk. Bugün biraz da bu özel olay için giyindik (yoğun kahkahalar).</p>
<p>12.ŞAMBRA: Dert değil&#8230;. o da zaten giyim kuşama önem veren biri değil.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;. ve bu, bu kadar basit olabilir işte. Ve bu sadece, yaratının ne olduğunu bildirmek, ve sonra da doğal ve güzel bir biçimde gerçekleşmesine izin vermek olabilir. Birçoğunuzun karşılaştığı sorunlardan biri de, çoğunuzun bir şey yaratabileceğine inanmamasıdır. Ve sonra inanmaya başlasanız bile, o yaratıyı kısıtlıyosunuz. Ya da, insan benliğinizin, o “küçük benliğinizin” beklentilerinden az da olsa farklı bir biçimde gerçekleştiğini gördüğünüzde, yaratıyı kapatıveriyorsunuz. Ama sadece tezahür etmesine izin verirseniz, senin de keşfettiğin gibi, çok güzel yollardan size gelebilir. Sen bir Yaratıcı’sın.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Valla, sahip olduğum yönteme sahip olmayı isteyen bir dolu kız arkadaşım var (yoğun kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Onlara bunun nasıl yapılacağını öğretmek iyi olabilir.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, ben televizyonda bir belgesel izledim; birkaç dalgıç, Küba açıklarındaki suların birkaç bin metre derinliğinde, onlara batık bir kent gibi gelen bir keşifte bulunmuşlar. Bir sanatçının yaptığı çizimler, sanki Maya kültürünün tapınaklarını çağrıştırıyor. Bunlar, Tien Tapınakları’nın kalıntıları olabilir mi? Eğer öyleyse, bu bölgede daha fazla keşif yapmak, insan anlayışına ve bilgisine katkıda bulunur mu?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, bunlar tam olarak Tien Tapınakları değil, çünkü Tien Tapınakları, suyun altında, bu yapıların da altında yatıyor, çünkü onların&#8230; tapınakların – nasıl desek – türlü nedenlerden ötürü üstleri örtülmüştür. Ama onların buldukları şey, yavaş yavaş yüzeye çıkmaya başlayan Atlantis yapıları ve binalarıdır. Bir dolu insan, “ama bunlar gitgide daha derine gömülmez mi” diyecektir. Ama Atlantis’e ait eski enerjiler yüzeye çıkıyor, ve onlarla birlikte bazı eski yapılar ve binalar da çıkıyor.</p>
<p>Bu bölgede daha fazla arkeolojik inceleme yapıldıkça, &#8211; nasıl desek, bunu öncelikle söylüyorum – zamana ilişkin, özellikle de yapıların ve binaların zamanını saptamak amacıyla yapılan karbon testler, kesinlikle yanlış yorumlanacaktır. Ve bilim adamları, arkeologlar gelip bunların belki de birkaç bin yıllık olduğunu söyleyeceklerdir, ve bu yapıların yüzlerce bin yıllık olduğunu anlamayacaklardır, çünkü bugün sahip olduğunuz ölçüm araçları, zamanın bu kadar gerisine gitmeye başladığınızda, işe yaramıyorlar. Bilim adamları bunu elbette tartışacaklardır.</p>
<p>Ama daha geçenlerde de söylediğimiz gibi, hatta Yeshua zamanından da bileceğiniz gibi, o zamanlar, şimdiki zamandan farklıydı. Ama siz bunu şimdiki sistemlerinizle ölçtüğünüz için ve bu ölçümü o zamanlar farklı olan bir boyuta uyguladığınız için, şeylerin ne kadar uzun zaman önce olduğunu ya da zamanın nasıl tekamül ettiğini gerçekte anlayamıyorsunuz. Onlar, beş ya da altıyüz öncesine gittiğinizde tam doğru sonuçları vermeyen bir ölçüm sistemi olan karbon testini kullanacaklardır. Bu test&#8230; doğruluğunu çok, çok hızlı kaybediyor, özellikle de yüzlerce bin yıllık şeylere geri gitmeye başladığınızda.</p>
<p>Ama evet&#8230;. bunlar Atlantis zamanının kalıntılarıdır. Tien Tapınakları, demin de dediğimiz gibi, bunların altında yatıyor. Ve, türlü nedenlerden ötürü de çok iyi korunuyorlar.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, birkaç güne kadar Avrupa’ya gidiyorum, bu Yeni Enerji’de kendi başıma yola koyuluyorum. Hem heyecanlıyım, hem de biraz korkuyorum. Bana verebileceğin iyi bir öğüde ihtiyacım var, ya da eğer yapman gereken buysa, popoma bir tekme at. Ve bir de, Hollanda ile aramda ne var?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; iyi bir öğüt: hafif yolculuk et (bazı gülüşmeler). Biz hep Cauldre ve Linda’nın ne çok yük taşıdığına şaşıp kalıyoruz (yoğun kahkahalar).<br />
Ve şimdi diyoruz ki, hafif yolculuk et – biz burada sana takılıyoruz.</p>
<p>Yolculukların sırasında ortaya çıkacak şeylere çok açık ol. Nasıl desek, biz burada sürprizin tadını bozmak istemiyoruz – ama orada, senin için yolda olan beklenmedik enerjiler var. Ve yolculuk ederken herşeyin çok, çok farkında ol. Zaman zaman enerjiler seni çok bunaltabilir, ve üzerine gelen büyük dalgalar gibi bedeninin ve özellikle de zihninin, şimdiye kadar bildiğinden çok daha fazla yorgun düşmesine neden olabilir. Ve bu sadece uzun uçak yolculuğunun verdiği bir yorgunluk olmayacaktır. Bu, enerjinin dönüşmesinden ve kendini yeni bir enerjisel alanda bulmandan kaynaklanacak. Bu yüzden, böyle bir şeyin olabileceğinin çok farkında ol. Ve dinlenmek için kendine çok zaman ayır. Bundan başka, enerjilere çok açık ol ve yalnız yolculuk etmediğini, birçok varlığın seninle birlikte olduğunu anla.</p>
<p>Hollanda ile olan bağına gelince, bu, onun coğrafi konumundan ötürü değil, daha çok, başka alemlerde birlikte çalıştığın kişiler yüzünden. Ve sen, aileni ziyaret etmek üzere geri gidiyorsun. Ve hatta orada kalmak için inanılmaz bir arzu bile duyabilirsin.</p>
<p>14.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, içimin en yüksek yanı seni selamlıyor. Dünya çapında yapılan bir meditasyon sırasında ben kendimi on varlıktan oluşan bir grubun üyesi olarak gördüm. Ve bu grup, şifacılar olarak buraya gelen, biz insanların yabancı varlık dediğimiz varlıklardan oluşuyordu. Sadece on varlık mıyız? Ve bu benim ruhsal ailem miydi, yoksa sadece bir sefere mahsus bir takım mı oluşturmuştuk? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230; bir anlamda hepinizin yabancı varlıklar olduğunuzu söyleyebilirsin (bazı gülüşmeler). Burada olabilmek için hepiniz başka yerlerden geldiniz. Ve hepiniz buraya Başmelekler Düzeni kanalıyla geldiniz. Ve siz görüntünüzü değiştirdiniz. Enerji kalıplarınızı değiştirdiniz. Siz, sizinle ilgili herşeyi değiştirdiniz.</p>
<p>Bu yüzden sen gerçekten yabancı bir varlık olduğunu hissettin ve meditasyon sırasında da bunu gözlemledin. Hissettiğin o on varlığın tümü, senin fiziksel olmayan, Dünya’da-olmayan yaşamlarının veçheleriydi, ve bunlar bir anlamda birbiriyle kaynaşıp, seni Başmelekler Düzeni’nden geçirip Dünya’ya getirecek enerjiyi tam anlamıyla sağlamak amacıyla birleştiler. Sen, sensin, ama senin taşıyıcın, aracın, fiziksel olmayan on veçhenin birleşmesinden oluşuyordu, ve bu da, buraya gelebilmek için yeterli enerjiyi, yeterli evet, yeterli enerjiyi sağlamak içindir. Böylece, kendi içinde gördüğün budur.</p>
<p>Bunların tümünün şu anda birleşmiş olması gerektiğini anlamak önemlidir. Ve senin, kendin için burada olduğunu da anlaman gerekir. Sen, kendin için buradasın. Ve bu, tüm Şambra için bir hatırlatmadır. Sen, evreni kurtarmak için burada değilsin. Sen – nasıl desek – herhangi biriniz özel bir grupta olduğu için burada değilsin. Sen, kendin için buradasın.</p>
<p>Şimdi, kendin için gerçekleştirdiğin şeyin, herşeye ve herkese inanılmaz bir etkisi vardır. Ama onu kendin için yapmalısın. Eğer bunu herkesi kurtarmak adına yaparsan, kurtarıcılık enerjisini taşıyan Yeshua’nın bazı yüklerini anlayacaksın. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bu kadar.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de öyle.</p>
<p>Böylece Şambra, bu keyifli bir toplantı daha oldu. Gelecek 30 gün boyunca sizden birkaç şey yapmanızı isteyeceğiz. Öncelikle, Şambra varlığını içinize soluyun, Şambra varlığını. Şambra varlığının yaşamınıza girmesine izin verin. O sizdir. Ve, aynı zamanda dünyanın her yanındaki tüm Şambra’dır. Onu içinize soluyun, ve enerjinin size yardımcı olmasına izin verin.</p>
<p>Önünüzdeki 30 gün boyunca kısa duvarınızın arkasında durun. Kısa duvarın arkasında durun. Tüm çevrenizde dramlar ortaya çıkacaktır&#8230;. ekonomiyle ilgili dramlar&#8230; politikayla ilgili dramlar&#8230; yüzeye çıkma olasılığına çok sahip olan yeni krizlerle ilgili dramlar&#8230;. özellikle de bazı siyasi liderle ilgili.</p>
<p>Kısa duvarın arkasında durun. Biz bunu yineliyoruz, belki duymamışsınızdır diye (bazı gülüşmeler): Bu 30 gün boyunca KISA DUVARIN ARKASINDA DURUN. Bunu yaparken de, Şambra enerjisini soluyun.</p>
<p>Şu anda olan biten şeylerin tümü uygundur. Ama bunların olumsuz (negatif) yanı sizi ve yaşamınızı etkilemek zorunda değildir. O yıkıcı enerjiye ihtiyacınız yok, kısa duvarın diğer yanında duran kişiler böyle hissetseler bile.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/09/03/saud-2-shivaya-elveda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
