<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kırmızıçember.org &#187; Bedenleme Dizisi</title>
	<atom:link href="http://kirmizicember.org/kategori/tobias-mesajlari/bedenlenme-dizisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kirmizicember.org</link>
	<description>Tobias Mesajları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 16:20:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şaud 12: Berraklık Armağanı</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/07/16/saud-12-berraklik-armagani/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/07/16/saud-12-berraklik-armagani/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jul 2005 23:08:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 16 Temmuz 2005
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
Ve öyledir sevgili Şambra, bu Yeni Enerji sınıfında biraraya geliyoruz. Ah, ne geleceğini bile bilmeden (bazı gülüşmeler) bizi bugün buraya ne kadar tatlı ve şefkatli bir biçimde getiriyorsunuz. Biz bugün buraya tam anlamıyla kendi dalgalarımıza, kendi (eski zamanlarda kullanılan iki tekerlekli savaş/yarış) arabalarımıza binerek geliyoruz. Ah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 16 Temmuz 2005</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bu Yeni Enerji sınıfında biraraya geliyoruz. Ah, ne geleceğini bile bilmeden (bazı gülüşmeler) bizi bugün buraya ne kadar tatlı ve şefkatli bir biçimde getiriyorsunuz. Biz bugün buraya tam anlamıyla kendi dalgalarımıza, kendi (eski zamanlarda kullanılan iki tekerlekli savaş/yarış) arabalarımıza binerek geliyoruz. Ah evet, siz daha buraya gelmeden, haftalar öncesinde sizinle birlikte olmaya başladık. Şu son günlerde sizinle birlikteydik.</p>
<p>Ama, şimdi gerçekten sizinle birlikte olabiliriz, sadece yanınızda ya da arkanızda değil, içinizde de oturuyoruz, çünkü sizler bu noktaya geldiniz. Siz bedenlemenin tümüne izin verdiniz. Kendinizi o kadar açtınız ve korkuları saldınız ki, her bir şeyi korkusuzca bedenleyebiliyorsunuz. Bizi kabul edebiliyorsunuz. Sizden bir şey alacağından korkmadan, ilginizi dağıtacağından korkmadan, sizi bir şekilde yok edeceğindan korkmadan, her türlü şeyi kendi alanınıza, kendi gerçekliğinize kabul edebiliyorsunuz. Ah, işte bu, tıpkı sizin şu anda yaptığınız gibi bedenleyebilmek, Tanrısal İnsan’ın gerçek işaretidir.<br />
<span id="more-245"></span><br />
Biz sizin içinizden konuşuyoruz. Her yanınızdan konuşuyoruz. Şambra’nın bu yıllık toplantısında sizinle, bu salonda bulunan herkesle, şu anda bizi dinleyen herkesle, gelecek günlerde bu Şambra enerjisinin dokunacağı herkesle değerli bir an paylaşıyoruz.</p>
<p>Bugünkü Şaud’umuz, belki de alışık olduğunuzdan biraz farklı olacak. Aslında bu tümüyle size bağlı. Tümüyle size bağlı. Şu anda, Mark, Oama, White Eagle, Meclis, Kuan Yin enerjileri sizinle birlikte bu salonda toplanmış bulunuyor. Gerçekten, bu öyle bir enerji ki, Meryem’i de – Meryem’in o kutsanmış, kutsal, dişil enerjisini de &#8211; bu salona davet ediyor. Meryem, bu toprakların anaç enerjisidir. Yerliler bile, İlk Ulusun insanları, Meryem’in bu enerjisiyle iletişim kurmuşlardır. Onlar ona farklı bir ad vermişlerdir ama, aynı varlık söz konusudur. Bu enerjilerin tümü, bu dizinin 12. Şaud’unda bizimle birlikte olmak için şu anda salona akıyorlar.</p>
<p>Şimdi, biz geliyor ve bir şaud için Şambra enerjilerini topluyoruz. Bunlar gerçekten sizin sözcükleriniz, sizin enerjileriniz, sizin bilincinizdir. Biz bunu sadece topluyor ve destekliyoruz. Biz, size hizmet etmek için buradayız. Sık sık – hatta günler öncesinden – söylenecek şeyleri hissediyorsunuz, çünkü söyleyen sizsiniz. Bu, bugün biraz farklı olacak, çünkü bu 12.Şaud için yazılmış olan iki senaryo var. Ve hangisinin sunulacağına daha karar verilmedi (bazı gülüşmeler).</p>
<p>İki senaryo var, Şambra. Biz bunlardan birini sunacağız, ikisini birden değil. Birini sunacağız. Hangisi olacağı, bu Şimdi anında size bağlıdır. Bu konuda net olun. Bu konuda net olun. Bu, size bağlı. O derin nefeslerinizi alın. Şimdi, siz o iki senaryonun ne olduğunu size anlatmamızı istiyorsunuz. Ve bunu yapamayız. Onun, sizin hissedişinizden gelmesi gerekiyor.</p>
<p>(bu noktada ani bir enerji değişimi olur):</p>
<p>Namaste&#8230;.namaste&#8230;.namaste. Gelen Ben’im, Kuthumi (kahkahalar), Tobias kanallığını kesiyorum. Namaste&#8230;.(izleyicilerin karşılık vermesini bekler).</p>
<p>İZLEYİCİ: Namaste.</p>
<p>KUTHUMİ: Bir şeyler ters gitmiş. Ben, Kuthumi, bu konferansın programına bakıyordum, ve Tobias’ın adını gördüm, ve tüm diğer varlıkların adını gördüm&#8230;. White Eagle&#8230;ve Mark. Ve hatta Oama da bu yıl davet edilmiş (yoğun kahkahalar). Ve tek tek bütün sayfalara baktım ama Kuthumi’yi göremedim (yoğun kahkahalar). Dedim ki, “Kuthumi nerede? Bir yanlışlık olmalı!” Ve Tobias’a başvurdum. Ve o beni görmezden geldi (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Tüm bu olan bitenden biraz rahatsız olduğumu söylemek için kestim. Davet edilmediğim bir Şambra olayını düşünemiyorum bile, onun için de şimdi çıkageldim (kahkahalar). Olayların gidişatına öyle kızdım ki, kendi seminerimi yaratmaya karar verdim. Ve bunu hemen şimdi burada ilan ediyorum (kahkahalar). Tobias’ı bir kenara attım.</p>
<p>Ve ben, burada olan biten yüzünden çok kötü hissettiğim için bir seminer düzenleyeceğim. Ve bu seminerin adını da&#8230;.onun adını da “Neyim Ben&#8230;. inek pisliği mi?” koyacağım (yoğun kahkahalar). Bu, kendi-değerliliğimizle ilgili bir seminer olacak. Ve biz&#8230;. İnternetten düşmek (kahkahalar) nasıl bir histir&#8230;.çok, çok aç olup da bir lokantaya gidildiğinde, lokantanın kapatmaya karar verip, yemek servisi yapmaması nasıl bir histir&#8230;..eşinizin sizi terk etmesi nasıl bir şeydir gibi konuları kapsayacağız.</p>
<p>Hey&#8230;.neyim Ben&#8230;.inek pisliği mi? Şu anda böyle hissediyorum&#8230;. kendimi bu noktada değerliliğimden yoksun hissediyorum çünkü konferansa davet edilmedim. Bu yüzden de kendi olayımı yaratacağım. Şu, kendi-değerliliğini ele alacak “Hey, Neyim Ben&#8230;..İnek Pisliği mi?” seminerini yapacağız. Onu Cleveland’de yapacağız (yoğun kahkahalar), kışın ortasında (kahkahalar).</p>
<p>Ve katılacak olanlara sesleniyorum&#8230;.bu seminer çok, çok pahalı olacak, öyle ki, bu parayı ödeyemeyenler kendilerini iyice dışlanmış hissetsin (kahkahalar). Ve benim seminerimden mezun olduğunuzda bir diplomanız olacak. Resmi bir yoksunluk-abidesi olacaksınız (yoğun kahkahalar)&#8230;.gerçekten, gerçekten, tıpkı yoksun-luk canavarı gibi (Kuthumi kelime oyunu yapıyor, Loch Ness Monster bir efsanedir, ona göndermede bulunuyor)&#8230;.ki o da benimdir. Yani, çıkagelmem gerekiyordu. Tobias’ı kenara itmem gerekiyordu ki, konferansta hazır bulunayım. Namaste&#8230;</p>
<p>İZLEYİCİ: Namaste&#8230;.</p>
<p>(Bu noktada Tobias’ın geri gelişiyle yeniden bir enerji değişimi olur.)</p>
<p>TOBIAS: Bugün iki seçime sahipsiniz (sanki hiç bir şey konuşma akışını kesmemiş gibi Tobias’ın kaldığı yerden devam etmesi, kahkahalara neden olur)&#8230;.. ve hangisini seçeceğiniz size bağlı. Biz sizden, içinizin derinliklerine inip her iki seçimi de hissetmenizi istiyoruz. Bu bir kavşaktır. Sadece Şambra olarak sizin değil, aynı zamanda sizi izleyecek olanların da gerçekleştirebileceği gibi, farklı yönleri hissetmek üzere içinize dönmek zamanıdır.</p>
<p>Derin bir nefes almanızı isteyeceğiz. Belki de içinize dönerken zihninizden çıkar, kalp enerjinize girersiniz. Diğerinden daha iyi ya da kötü olan bir seçenek yok. Her iki seçim de sizi aynı yere götürecek, ancak iki farklı yoldan Şambra, iki farklı yoldan. Burada bir doğru ya da yanlış söz konusu değil. Sadece iki seçenek var. Her ikisi de bugün için çok iyi yazılmış. Şimdi, devam etmeden önce, enerjinizi, tüm Şambra’nın enerjisini hissedelim.</p>
<p>Geçen 12 ay ve 11 Şaud boyunca bedenleme hakkında konuştuk. Bedenlemenin, korkusuzca kabul etmek&#8230;. o engelleri kaldırmak&#8230;. sizi geri tutan o şeyleri bırakmak olduğundan söz ettik&#8230;. kendinizle ilgili herşeyi bedenlemekten&#8230;.sevilen ve sevilmeyenleri bedenlemekten&#8230;.. geçmiş yaşamların enerjilerini bedenlemekten&#8230;.hiç oynanmamış, hiç tezahür ettirilmemiş tüm o potansiyelleri bedenlemekten söz ettik. Bedenleme, o korkusuz kabuldür.</p>
<p>Ve 12 aydır gerçekleştirdiğiniz budur. Bu, olduğunuzu sandığınız öyküyü salmaktır. O güzel bir öyküdür. Onu siz yarattınız. O bir başyapıttır. Ama öyle bir noktaya gelinir ki, onu bile salıvermek zamanıdır&#8230;.ah, onu sokağa atmak değil, reddetmek değil. Biz “salıvermek” dediğimizde – her “salıvermek” dediğimizde – yaratılarınızın enerjisel yapılarını, sınırlılıklarını ve kontrolleri bırakmaktan söz ediyoruz.</p>
<p>Yıl boyunca söylediğimiz gibi, Ruh, Ruh’un ham enerjisi yarattığı zaman, sınırlılıklar asla olmaz. Ruh yaratır, sonra yaratıyı kutsar ve hiç bir kontrol olmadan, eski yükleri ona yüklemeden, beklenti ve kısıtlamalar olmadan o yaratının genişlemeyi ve gelişmeyi sürdürmesine izin verir. Anımsamakta olduğunuz, böyle yaratmaktır.</p>
<p>Bir öykü yaratırsınız. Ona bu yaşamda bir ad verirsiniz ve hareket etmesi için bir beden biçimi verirsiniz. Sonra, onun artık siz olmadığını fark ettiğiniz bir noktaya gelinir; o sizin bir veçhenizdir. Ve o öyküyü salıverirsiniz. Ah, tabii bunu yaptığınızda şeyler değişiverir.</p>
<p>Ama bu gerçekten sizin genişlemenizi ve bir sonraki düzeye gitmenizi sağlar. O, içinde bulunduğunuz 3-B’nin ötesine, çok gerçek hissedilen ve çok gerçek görünen, ama sadece bir realite olan 3-B’nin, bir süre sonra kasvet basacak kadar yoğunlaşan, ağırlaşan bu 3-B’nin ötesine geçmenizi sağlar. O, netliğini, berraklığını kaybeder. Siz, onunla ilgili berraklığınızı kaybedersiniz. Yolu kaybedersiniz.</p>
<p>Böylece bedenlemek, olduğunuz her şeye ve çevrenizdeki her şeye, herkese, her şeye kabul vermektir&#8230;.ah, bu, kendini yeni bir biçimde ifade etmek isteyen enerjiyi açığa çıkartır. O enerji, Yeni Enerji’ye geçmek ister. Ve sizin bir yıldır gerçekleştirdiğiniz budur. Ve biz sizi bunun için seviyor ve onurlandırıyoruz.</p>
<p>Kendinize bakmayı öğrendiniz. Bu sözleri size söylememizin gerekmesi bile garip geliyor. Ama gerekti. Siz kendinize bakmayı unutuyordunuz. Bedeni onurlandırmayı, zihni onurlandırmayı ve ruhu onurlandırmayı unutuyordunuz.</p>
<p>Yolculuğunuzu onurlandırın. Kendinize bakın. Bir öğretmen olarak kendinize bakmak durumundasınız. Kendinize armağanlar sunmak durumundasınız. Kendine dönük olmanın, kendini sevmenin yanlış bir yanı yoktur. Hiç yanlış bir yanı yoktur. İnsan bilinci bunu bir şekilde yanlış bir şey haline getirmiş.</p>
<p>Buradan çıktığınızı ve dünyadaki herkesin kendini sevdiğini gördüğünüzü bir düşlesenize. Bu ne büyük bir nimet olurdu! Eh, bu hemen şimdi burada, sizinle başlayabilir. Kendinize bakın. Kendinizi sevin. Kendinizi besleyin. Bunda yanlış olan hiç bir şey yoktur.</p>
<p>Kendinizi fazla kaptıracağınızdan korkuyorsunuz. Siz bunun ötesine geçiyorsunuz. Geçmişte belki de kendinizi fazla kaptırdığınız için bundan korkuyorsunuz. Dengesiz bir haldeydiniz. Ama şimdi enerjiniz dengeye geri geliyor.</p>
<p>Ne söylediğimizi anımsayın, “Enerji çözüm arar. Enerji, kendi denge biçimini arar.” Enerji dengesiz olduğunda, doğal olmayan bir varoluş hali içindedir. Kendinizi sevmekten korkmayın. Geçmişte olanlardan, kendinizi fazla kaptırdığınızı düşündüğünüz zamanlarda olanlardan korkmayın.</p>
<p>Bazılarınız hâlâ alkolik olma enerjisini taşıyor. O engeli tutuyorsunuz. “Ben bir alkoliğim” demeyi sürdürüyorsunuz. Şu anda içinde bulunduğumuz bu güvenli ve kutsal yerde onu bırakabilir ve kendinizi sevebilir misiniz? Siz bir alkolik değilsiniz. Siz, sık sık çok sarhoş olan bir meleksiniz (kahkahalar). Ve şimdi, bunun ötesine geçiyorsunuz. O şekilde sarhoş olmanın artık size hizmet etmediğini biliyorsunuz.</p>
<p>Fazla yemek, herşeyin fazlası, size hizmet etmez. Şimdi bir denge biçimi söz konusudur. O denge şu anda içinizde ve sizinledir. Ve bu arada, bazılarınız için şunu söylememiz gerekir – denge sıkıcı değildir; denge, tamamlanmadır ve benzersiz bir ifade biçimidir.</p>
<p>Yıl boyunca ruhun özgürlüğü hakkında konuştuk. Birkaç kez Adamus’u dinlemek fırsatını yakaladınız – nasıl desek – enerjinin akabilmesi için, Saint Germain’in o enerjisinin, o simya ve değişim enerjisinin akabilmesi için, birkaç kez Adamus tarafından sarsılmanız gerekti. Biz geniş bir biçimde ruhun özgürlüğünden söz ettik. Ve, olmayı seçtiğiniz, olmayı istediğiniz o ışıyan eşzamanlı varlıklar haline ruhun özgürlüğü içinde gelirsiniz.</p>
<p>Ah, siz şu anda ışıyorsunuz. Size gelen ve tarafınızdan kutsanarak yayılan öyle bir enerji var ki, dinleyenlerin tümü için ve bu salonda muazzam bir ışımaya neden oluyor. Sizler ışıyan güzel varlıklarsınız.</p>
<p>Eşzamanlı yaşamla ilgili bugün – ve dün – çok şey duydunuz. Eşzamanlı yaşam, kendinizi açtığınızda olur&#8230;bedenlediğinizde&#8230;.kendinizi sevdiğinizde&#8230;.kendinize özgürlüğü bağışladığınızda&#8230;.kaygıyla düşünmek tarzından çıkıp da Yeni Enerji tarzında varolmaya geçtiğinizde&#8230;.herşey eşzamanlıdır. O, o anda olur. Olayların tümü sanki akıp gelir. Gerçekten, daha soru sorulmadan yanıtlar oradadır.</p>
<p>Bu aslında Yeni Enerji’nin gerçek ve doğal biçimidir. Daha soru sorulmadan yanıtlar oradadır. Olması gereken de budur. Kutuplaşmadan nasıl çıktığından pek emin değiliz. Daha ihtiyaç duyduğunuzu bile bilmeden tüm ihtiyaçlarınızın karşılandığı olma haline geri dönmek zamanıdır. Eh, o zaman ihtiyaca olan ihtiyaç da gerçekten saf dışı bırakılmış olur.</p>
<p>Geçtiğimiz yılı, bedenlemek, salıvermek, izin vermekle geçirdiniz. Şaud 12’de, bu Şaud için şimdi bir yön seçtiğiniz noktaya geldik. Bunun özel bir gün olduğunu söylemek zorundayız. Bu, üçlü yedi günüdür. Rakkamlar tarafından yönetildiğiniz ya da kontrol edildiğiniz için değil, ama bazen bir zamanı – üçlü yedide olduğu gibi -, bir olayı alıp belli enerji yollarını seçiyorsunuz, belki de ona tören ya da ayin bile diyorsunuz. Biz bugün böyle bir noktadayız – bugün hemen burada sizinle birlikte olan önemli bir potansiyele sahip olduğunuz anlamına gelen üçlü bir yedi. Kutsal, gizemli, dönüşüm içeren yedi&#8230;. sanki buraya akan ek bir potansiyele sahipsiniz. Bugün, bu zamanda, burada oturuyor olmamıza şaşmamak gerek.</p>
<p>Şimdi, gerçekten burada olmamızın asıl nedenine değinmeden önce, üç önemli unsur hakkında, bunların tümüyle ilintili olan üç önemli nitelik, gelecek yıl boyunca tam anlamıyla beraberinizde taşıyacağınız üç şey hakkında konuşalım. Bunlar çok basittir, ama gerçekleştireceğiniz çalışma için de çok anahtardır.</p>
<p>Öncelikle Şambra, Tanrı’nın güç olmadığını anlayın. Şu anki insan bilinci Tanrı’yı güç ile bir tutuyor. Tanrı’nın bulutlar ve şimşekler ve ağaçlar yaratabileceğini söylüyor. Tanrı, nesneleri hareket ettirebilir. Tanrı, tüm bu kudretli şeyleri gerçekleştirebilir.</p>
<p>İnsanlık hâlâ Tanrı’nın güç olduğu bilincinde. Bu iki kavram arasında – Tanrı ve güç – doğrudan ilişkilendirilen enerjisel bir bağ var. Aslına bakarsanız, dünya dinleri hâlâ Tanrı’nın güç olduğunu sanıyorlar. Onlar Tanrı’dan ve gücünden korkuyorlar.</p>
<p>Bu küçük bir şeymiş gibi görünüyor Şambra ama, büyük bir şeydir. Sizin bilinci anlamanıza yardımcı olacaktır. İnsanların içinde bulundukları tutumlarda nasıl davrandıklarını ve gördüğünüz şeyleri nasıl gördüğünüzü anlamanıza yardımcı olacaktır. Eski Enerji der ki: Tanrı güçtür. Yeni Enerji, yeni bilinç, Tanrı’nın sadece ifade&#8230;.ifade olduğunu&#8230;.sürekli yarattığını, ve arkasında bir güce gereksinim duymayan bir yaratı olduğunu söyler. Güç, bir Eski Enerji kavramıdır.</p>
<p>Şimdi, biz sizinle enerjinin fiziğini irdeledik. Kısa bir anımsatma yapalım. Enerji yoktur. O mevcut değildir. Potansiyelden başka hiç bir şey yoktur. “Alan”, o ağ – adına her ne demek isterseniz – ister bir grup ya da aile, ister bir birey olsun, bilinç tarafından aktive edilmeyi bekleyen ve nötr bir halde bulunan potansiyelden başka bir şey değildir.</p>
<p>Herşeyin gerçek kaynağı, nötr bir haldedir, tümü potansiyeldir, tümü nötrdür. Beklentileri, gündemleri hiç yoktur&#8230;. arzuları hiç yoktur&#8230;. bilinç tarafından aktive edilinceye kadar hiç hareket etmez. Aktive edildiğinde, enerji nitelikleri üstlenir. Türlü farklı dengeler üstlenir, sizin pozitif ya da negatif, artı ve eksi, eril/dişil dediğiniz&#8230;.ya da bunu nasıl adlandırmak isterseniz. Ama o dualite niteliklerini üstlenir. Ve sonra çalışmaya başlar.</p>
<p>Pozitiften eksiye kadar hep denge vardır. Genelde, önceki Şaud’larda da söylediğimiz gibi, üçte-iki/üçte-bir’lik bir denge vardır. Ama o hep değişir. Ve ister pozitife doğru, ister eksiye doğru olsun, hep üçte-iki/üçte-bir’lik dengeye gelme eğilimi gösterir. Ama bu bir Eski Enerji niteliğidir. Bu, Eski Enerji dünyasının tam anlamıyla iş görme ve beslenme biçimidir.</p>
<p>Ama şimdi, Yeni Enerji’de, Tanrı sadece ifadedir. O’nun güce gereksinimi yoktur. Hatta o eski negatif ve pozitife bile gereksinimi yoktur. Bir an için, negatif ve pozitifi aktive etmek gereksinimi duymayan dünyanızda var olduğunuzu ve yarattığınızı düşleyin. Onun Eski Enerji dengelerine gereksinimi olmadığını. Yeni Enerji türünden bir ifadeyle iş gördüğünü düşleyin.</p>
<p>Bakın, ifade ve kuvvet, ya da güç, iki farklı şeydir. Burada sözcüklerin anlamlarıyla debelendiğimizi biliyoruz. Ve ingilizce dili bazen çok kısıtlıdır. Ama, bir an için, gücün olmadığı eşzamanlı bir yaşantıda iş gördüğünüzü düşleyin&#8230;.hissedin. O sadece saf, berrak ifadedir. Bu, anımsamanız gereken çok önemli bir şeydir. Tanrı, güç değildir. Tanrı, ifadedir.</p>
<p>Ve bilinç bu anlayış noktasına ulaştığında, dinleri değiştirecektir, ve insanlığın birbiriyle iş görme biçimini değiştirecektir. İnsanların birbiriyle iletişimini değiştirecektir. Şimdiye kadar bir güç mücadelesi vardı. Herkes, ya kendi öyküsünü yapılandırmak için, ya da Yuva’ya dönebilmek için, bazen de her ikisi yüzünden, gücü emmeye, toplamaya ve çalmaya çalışıyor.</p>
<p>Anımsanacak ikinci nokta Şambra&#8230;. bizim Ateş Duvarı’ndan bir benzetme olarak söz ettiğimizdir. Yuva’yı, ona ne demek isterseniz – büyük merkezi güneş, Krallık, Ruh ile birliktelik – Yuva’yı terk ettiğinizde, ve Yuva’yı terk etmeyi seçtiğinizde, Ruh’un bilmediklerini gidip de araştırasınız diye Yuva’yı terk etmeniz için Ruh sizi kutsadığında, bizim Ateş Duvarı dediğimiz o şeyden geçtiniz. Ve Ateş Duvarı’nın içinde sizin bireysel kimliğiniz yaratıldı. Sizin ruh varlığı, Yaratıcı-lığınız dediğiniz şey yaratıldı.</p>
<p>Ama Ateş Duvarı’ndan geçerken, aynı zamanda milyarlarca parçaya da bölündünüz. Ve o Ateş Duvarı olayından, bölünme olayından geçme deneyiminde, olabilecek her potansiyeli de deneyimlediniz. Şimdi, bu çok şey&#8230;. çok şey demektir. Siz potansiyeller içinde potansiyeller deneyimlediniz. Bunların tümünün tek bir zaman noktasında ve tek bir deneyim olarak size geldiğini imgeleyin. İçinden seçeceğiniz tüm potansiyellerin size aktığını. Bunu bir imgeleyin.</p>
<p>Şimdi, biz sizi şaşkına çevirmek istemiyoruz. Ve bunun bu gece masa başında bazı tartışmalara neden olacağını da biliyoruz. Ama bir anlamda, siz hâlâ Ateş Duvarı’ndasınız Şambra. Hepimiz öyleyiz. Biz hâlâ Ateş Duvarı’nı deneyimliyoruz.</p>
<p>Siz bir potansiyel seçip ona atladınız. Ve bu potansiyel, Ateş Duvarı’nı terk etme, ve bu büyük maceraya atlayıp fiziksel evreni ve tüm o boyutları yaratma, ve sonunda soluğu Şambra’nın bu toplantısında alma realitesi olarak görünüyor. Ama bu, potansiyellerin içinden seçtiğiniz bir potansiyeldi. Dengenin eşitliği ya da önemi açısından daha çok, pek çok potansiyel vardır.</p>
<p>Siz onun için, bir anlamda, hâlâ Ateş Duvarı’ndasınız. Potansiyeller hâlâ oradadır. Potansiyeller bir rüya seli gibi size akıyor ve sizden akıp gidiyor.</p>
<p>Evrenin tüm meleklerinin, başmeleklerinin hissetmeye ve bilmeye başladığı şeylerden biri de, bunların tümünü bir noktada yavaşlatmamız gerektiğiydi. Kendimizle ilgili daha gerçek, daha büyük bir anlayışa gelebilmek için&#8230;.kendimizi özgür kılmak için&#8230;. ya da bir anlamda, bu Ateş Duvarı içinde yeniden-birleşmek için&#8230;..varoluşun bu maddesel biçimine&#8230;.Dünya dediğiniz&#8230;.maddeye&#8230;.yavaşlatılmış enerjiye&#8230;.üçüncü boyuta girmek zorundaydık.</p>
<p>Böylece, şu anda tam anlamıyla deneyimlemekte olduğumuz şeylerden biri de, hâlâ Ateş Duvarı’nda olduğumuzdur. Ve başka bir potansiyel daha seçiyoruz, bölündüğünü, bir amaç uğruna bölündüğünü, büyük bir sevgiyle bölündüğünü hissettiğimiz tüm o parçaları yeniden-birleştirmenin bir yolu olarak üçüncü-boyutta olmayı, seçimimiz olan maddesel realitede bulunmayı seçiyoruz. Ama onları yeniden biraraya getirmek için, 3-B yolunun, maddesel bir dünyanın en iyisi olacağını hissettik.</p>
<p>Hâlâ Ateş Duvarı’nda olduğunuzu düşünmek belki de başınızı fazla döndürecek. Ama kalbiniz, sözünü ettiğimiz şeyi anlıyor. Kalbiniz anlıyor.</p>
<p>Bu, gelecek yıl dönüp size gelmeyi sürdürecek önemli niteliklerin ikincisidir. Söylediğiniz şeylerin ve bizim bugün söylediklerimizin anlamını çok daha fazla anlayacaksınız.</p>
<p>Anımsanacak bir sonraki nitelik – ve bu gerçekten başınızın dönmesine ama kalbinizin de açılmasına neden olacak – siz şimdiden oraya vardınız. Siz bunların tümünü şimdiden tamamladınız. Bu çok gerçektir. Sizin şimdi yaptığınız, oraya varma deneyimiyle eğlenmektir&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Siz zaten vardınız. Siz zaten yükseldiniz. Siz zaten birleşip bütünleştiniz. Bunu gerçekleştirdiniz. Ah, biz mecazi konuşmuyoruz. Biz tam anlamıyla konuşuyoruz. Siz zaten Yeni Enerji’ye geçtiniz. Zaten Yaratıcı-lığınızın&#8230;.ya da buna ne demek isterseniz&#8230;. tümünü taşıyorsunuz. Daireyi tamamladınız. Çemberi kapattınız.</p>
<p>Ve diyorsunuz ki, “peki ama, neden herşey göründüğü gibi görünüyor? Neden tamamlanmamış görünüyor?” Çünkü o sizin parlak ve muhteşem yaratıcı arzunuzun bir parçasıdır. Siz şimdi onu deneyimlemek istiyorsunuz&#8230;anlıyor musunuz. Bu yüzden de o deneyimden geçiyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, bu sizi biraz rahatlatmalı. Belki de şimdi, hergün kaygılanmak yerine bu deneyimin keyfini çıkartabilirsiniz. Siz zaten oraya vardınız Şambra. Şimdi deneyimin tadını çıkartın. Burası ile orası arasındaki yol üzerinde tuzaklar yok. Öcüler yok. Sizi yiyip yutacak hiç bir şey yok. Sizden çalıp çırpacak hiç bir şey yok.</p>
<p>Peki, ne kadarını deneyimlemek istiyorsunuz? Nasıl deneyimlemek istiyorsunuz? Aslında daha önce sorduğumuz soru budur. İki senaryo&#8230;.. gerisi size kalmış.</p>
<p>Aslında senaryolar – kısa kesmemizi isterseniz – senaryolar: zor yol ya da kolay yol idi (kahkahalar). Bu tabii bunu çok basit bir hale sokmaktır. Ama bir yol daha zordu. Bir yol, mazlumun (bir amaç uğruna ıstırap çeken kişinin) yoluydu, omuzlarınızda çarmıhı taşımanın yoluydu. Bir yol, ıstırabın yoluydu. Bir yol, büyük travmalardan ve dramlardan geçmenin yoluydu.</p>
<p>Ve biliyor musunuz, bu bazen de eğlenceli olabilir (yoğun kahkahalar). Ama kendi tuzağına düşmek de olabilir. Ve biz “hayır”ı duymaya bayılıyoruz. O tuzak olabilir. Olabilir&#8230;. sizin sıkışıp kalmanıza neden olabilir. Ve biz sizin bunu yeterince, yaşamlar boyu yaşadığınızı düşünüyoruz. Ve belki de ilerlemek zamanıdır (izleyicilerin birçoğu “evet” der).</p>
<p>Diğer yol, kolaylığın ve eşzamanlılığın yoludur (izleyicilerden daha çok “evet”ler yükselir)&#8230;.. basitliğin yolu&#8230;.korkusuzluğun yolu&#8230;.bolluğun yolu&#8230;.ışıyan bir öğretmen olmanın yolu. Siz şu anda, burada olmayı seçtiğiniz için bu gezegendesiniz. Burada olmak zorunda değilsiniz. Buradasınız, çünkü bir öğretmen olmayı seçtiniz. Bunun sizi daha iyi bir öğretmen yapacağını düşünerek kendinize azap dolu bir deneyim verdiniz (bazı gülüşmeler). Adamus oyununu oynadınız – benim ıstırabım sizinkinden çok daha kötüydü (yoğun kahkahalar); benim sorunlarım daha büyük” – çünkü siz A) bu oynaması eğlenceli bir oyun, ve B) bu size birlikte çalışacağınız insanlar için en büyük empatiyi ve sevgiyi ve bilişi sağlayacaktır diye hissettiniz.</p>
<p>Böylece siz kolay yolu seçtiniz, öyle değil mi? Ve hâlâ o derin bilgeliğe sahipsiniz. Onu feda etmediniz. Hâlâ bir biliş okyanusuna sahipsiniz. Hâlâ içinizde bir his evreni var. Öyleyse biz de kolay gideriz. Ve bu iyi işte, çünkü biz o zor yoldan biraz sıkılmaya başlamıştık (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Böylece, bir sonraki düzeye geçelim. Bu bir armağan zamanı, o kolay öykünün içinde kendiniz için paketlediğiniz bir armağanın zamanı. O, zor öyküde yoktu, ama kolay öyküde var. Zor öyküde sizin için paketlenmiş olanı bilmek bile istemezsiniz (yoğun kahkahalar). Ama az önce duyduğumuz o kendi-değerini-bilme-yoksunluğu ile ilgili küçük sınıfla ilintiliydi (yoğun kahkahalar). Bizim tarafta bile eğlenip şakalar yapmaktan keyif aldığımızı söylememiz gerekir. Biz bu gün için Kuthumi’yi kilit altına aldığımızı sanıyorduk (kahkahalar).</p>
<p>İşte zaman geldi. Bu oldukça basittir. Bu bir armağan zamanıdır. Bu, NETLİK/BERRAKLIK&#8230;. berraklık armağanı zamanıdır. Onu hak ediyorsunuz Şambra. Siz onu kendinize bugün verdiniz. O bu salonun ortasında, yarattığımız bu güvenli alanın ortasında, güzel, parlayan, ışıyan bir değerli taş olarak oturuyor. O, aynı zamanda her birinizin içinde olan bir armağandır.</p>
<p>Siz bu berraklığı bir kenarda tuttunuz. Siz onu, doğru zaman gelene dek uzağınızda tuttunuz. Ve şimdi, bu üçlü yediler gününde, doğru zamanın geldiğini hissediyorsunuz. Ve doğru zaman olduğunu biliyorsunuz. Ve siz bu armağanı seçtiniz. Berraklık&#8230;. o bu arada sadece uyanış değildir. Uyanış belki de berraklığın ilk adımıydı. Ama bu yaşamınızda farklı bir berraklıktır, Yeni Enerji berraklığı.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, şeyler bazen çok kasvetlidir. Onları oldukları gibi görmek zordur. Bazen hiç berrak olmazsınız. Yaptığınız şeylerde bazen çok kaybolursunuz.</p>
<p>Ama şimdi, kendinize berraklık armağanını veriyor, onu kendinize bağışlıyorsunuz. Ve o size farklı yollardan gelecektir. Onun gelme yollarıyla ilgili herhangi bir beklentiye girmeyin. Bu bazılarınız için tam anlamıyla görmede ya da duymada bir berraklık olacaktır. Birçok kişi için de sadece bilişte bir berraklık olacaktır, apaçık olduğunu düşündüğünüz şeylerin ötesini görmek, bu realite ve boyutun ötesini görmek olacaktır.</p>
<p>Bakın, bir ağaç bile&#8230;. bir ağaca bakıyor&#8230;ve diyorsunuz ki, “kabuğu var, ve kökleri ve yaprakları var.” Ah&#8230;. onun ne olduğuna dair berrak olalım. Başka bir katmana ya da düzeye gidelim. O ağacın sahip olduğu ve sizin o ağaçla ilgili sahip olduğunuz yanılsamalardan bazısını bir kenara itelim. Ağacın içinde dinamik bir yaşam gücü enerjisi vardır. Ve eğer kendinize bir realite düzeyinden atlayıp da – 3-B dediğinizden – başka realitelere genişleme izni verirseniz, bunu görebilir ya da hissedebilir ya da bilebilirsiniz.</p>
<p>Ve evet, geçen gün sözünü ettiğimiz o enerji akışlarından birine atlarsanız, o kutunun içinden çıkarsanız, bunlara kolaylıkla genişleyebilirsiniz. Bir spirale sıçrayın. Bir çember isteyin. Çıkan ve inen bir enerjiyle birlikte akın. Bazıları da bildiğiniz gibi girer ve çıkar. Bu enerjilerden bazısı girer ve çıkar, bir an için buradadır, bir sonraki an yok olur. Girdiğinizi hissedersiniz, ve çıktığınızı da. Bunlardan birine atlayın.</p>
<p>Basit olun&#8230;.basit olun. Kendinize berraklığı seçtiğinizi ve ağacı gerçekte neyse o haliyle görebileceğinizi söyleyin. Bu yanılsamanın – onun kabuğa, köklere ve yapraklara sahip olduğunun – sadece katmanlardan ve düzeylerden biri olduğunu, bir yanılsama olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Ah, bazen insanlarla baş ederken, zaman zaman çok karışık, zor anlaşılır olursunuz. Siz sadece onların dışarıya yansıttığı bir enerjiyi görürsünüz. Ve bu enerjinin, onların tek veçhesi olduğunu düşünürsünüz. Berrak olun. Berraklığı talep edin. Söylediğimiz gibi, o salonun ortasında duran değerli bir taştır. Ve şimdi, konuştuğumuz şu anda sizin tek çakranıza akmaktadır.</p>
<p>Bu salonda oturmuyor ya da bunu dinlemiyor olsanız bile, bunu daha sonra okuyor ya da dinliyor olsanız bile, bir nedeni vardır; bunu siz istediniz. Bu berraklık sizindir. O size aittir. Onu siz yarattınız. Ve şimdi de onu içinize almayı seçtiniz.</p>
<p>Berraklık size, ilişkide olduğunuz insanlarda apaçık olanın ötesini görme yeteneği sunar. Ah, onlar oyunlar oynar. Maskeleri vardır, öyle değil mi? Berraklık, onların enerjilerini görmenize izin verir. Berraklık, onların gerçekte kim olduklarını görmenize izin verir. Berraklık, sonra da onlara göre sizin kim olduğunuzla ilgili berrak, net olmanıza izin verir.</p>
<p>Berraklık, enerji ve güç adına mücadele etmenin şu eski oyununu&#8230;. birbirinden (enerji) çalmayı, ve birbirini manipüle etmeyi saf dışı bırakır. Başkaları sizin enerjinizi sizden alamayacaktır, ya da siz onlarınkini. Buna ihtiyacınız yoktur. Ve sonuçta onların da ihtiyacı yoktur.</p>
<p>Berraklık, şu an yaşamınızda var olan tüm potansiyelleri görmenizi sağlayacaktır. Bu potansiyeller sizi çevreliyor. Çevrenizde dönüp duruyor&#8230;.. bir sonraki an olacakların potansiyelleri&#8230;. gelecek günlerde yaşamınızda ifade edilebilecek şeylerin potansiyelleri.</p>
<p>Birçoğunuz berrak değilsiniz, çamur ya da katran katmanları, tüm çevrenizde böyle katmanlar var. Ve bize sesleniyorsunuz. Ve soruyorsunuz, “bilmem gereken nedir?” Biz de sizi sevdiğimizi söylüyoruz.</p>
<p>Şimdi berrak olabileceğinizi bilmenizi istiyoruz. Bu sihirli bir şey değildir. Bu, yönelmeniz ya da gerçekleştirmeye çalışmanız gereken bir şey değildir. Birşeyleri yapmaya çalışmaktan vaz geçin Şambra. Bu sözcüğü sözlüğünüzden çıkartın&#8230;..artık bir şey yapmaya çalışmayın. O sadece vardır. Bir potansiyeldir. Siz ruhunuzun berraklığı ile bu ve daha birçok realitede ifade etmeyi seçtiniz&#8230;.anlıyor musunuz&#8230;.artık birşeyler yapmaya çalışmayın. Bir şeyler yapmaya çalışmak, çaba ve mücadele enerjilerini getirir. Ve siz şimdi kolayı seçtiniz. Yani kolay yaşantıyı istiyorsunuz.</p>
<p>Bu, bir şeyler yapmaya çalışmakla ilgili değildir. Bu, seçmekle ilgilidir. Bu, izin vermekle, gelmesine izin vermekle, kendi seçimleriniz ve potansiyelleriniz hakkında berrak olmakla ilgilidir. Şu an çevrenizde neredeyse sonsuz sayıda potansiyel dönüp duruyor. En yakın olanlar, büyük bir olasılıkla seçeceğiniz potansiyellerdir. Ama seçmek zorunda değilsiniz. Bir anda değiştirip başka bir potansiyeli de seçebilirsiniz.</p>
<p>Ve evet, biliyoruz, sık sık “potansiyeli seçmeden önce, onun neler içerdiğini tam olarak bilmek zorundayım (bazı gülüşmeler). Senaryoyu okumak istiyorum. Bitmiş halini bilmek istiyorum. Tüm ayrıntıları ve sonuçları bilmek istiyorum. Seçimi yapmadan önce bunların tümünü analiz etmek istiyorum” diyorsunuz.</p>
<p>İşte o anda potansiyeli kaybediyorsunuz. O, onu yakalama noktasından uzaklaşıyor&#8230;. anlıyor musunuz&#8230;.çünkü siz şimdi onu kafanızla kendinize çekmeye çalışıyorsunuz; analiz etmeye çalışıyorsunuz; ayrıntılarıyla incelemeye çalışıyorsunuz. Ve o, Şimdi anını kaybediyor, içerdiği o kendiliğinden olma halini ve eşzamanlılığı kaybediyor.</p>
<p>Her bir potansiyeli hissedebilirsiniz&#8230;.anlıyor musunuz&#8230;.daha önce de yaptığınız gibi, bu güzel, çok güzel bir deneyimdir. Bugün senaryolar için iki potansiyele sahiptiniz. Hissetmek için kendinize izin verdiniz. Evet, zihninizin biraz devreye girdiğini biliyoruz, ama kalbinizde ve tek çakranızda zaten biliyordunuz&#8230;..zaten biliyordunuz. Onu hissettiniz&#8230;. yani, potansiyellerinizde berrak olun, net olun.</p>
<p>Kafanızı bir kenara koymanız gerektiğini söylemek zorundayız. Ruh ve çakra hissi olarak size en iyi geleni seçin, en iyi geleni. Onu seçin ve ifade edin.</p>
<p>Berraklık, çevrenizdeki tüm enerjilerle ilgilidir. Ve çok, çok enerji vardır. Çevrenizdeki insan bilinci ve 3-B realitesinde çok enerji, dışsal enerjiler vardır. Bu sanki tıkalı bir otoyol gibidir. Ve aklınızı karıştırır, ve zor bir hale ve sinir eden bir hale gelir, ve sizi tam anlamıyla bitkin bırakır.</p>
<p>Bu ilginç bir dinamiktir. Berraklığınızı ne kadar kaybederseniz, o kadar yorgun olursunuz. Ne kadar yorulursanız, berraklığı da o kadar kaybedersiniz. Berraklığı kaybettiğiniz ölçüde yorulursunuz. Bu bitmez tükenmez bir döngüdür. Bazılarınız tam anlamıyla bitkin durumda.</p>
<p>Şimdi, öyle bir an gelir, o denli bitkin olursunuz ki, bırakmak zorunda kalırsınız. Kontrolü elden bırakmanız gerekir. İçinizdeki ruh kaynağına geri dönmeniz gerekir. O sizi bir süre için ferahlatır, ve siz derin bir huzur nefesi alırsınız. Ve sonra anında o eski döngüye geri dönersiniz.</p>
<p>Şambra, şimdi artık bundan çıkalım. Berrak olalım&#8230;.berrak. Berraklık, daha şeyler olmadan bilmek yeteneğidir. Berraklık, ister maddesel, ister maddesel-olmayan olsun, herşeyi görebilme, ve onun asıl özünü anlama, onun öz enerjisini anlama yeteneğidir&#8230;. anlıyor musunuz. Bu çok basittir. Bunu anlamak için beyninize başvurmayın. Bu kadar basittir.</p>
<p>Ve biz gülüyoruz. Bakın, herşey enerjiden oluşmuştur&#8230;.herşey. İçine konuştuğumuz şu mikrofon&#8230;.belli bir fiziksel biçimde, belli fonksiyonlarla iş görmek üzere yaratılmış enerjiden yapılmıştır. Ama bir an için onunla ilgili berrak olun. Berrak olun. O, göründüğü şey değildir.</p>
<p>Sadece o göründüğü şey değildir. Aynı zamanda başka şeylerdir de. O, ona konuşmuş tüm insanların enerjisidir. O – var oluşunun en berrak haliyle – şu anda yaptığı gibi, enerjileri insanın duyma sınırlarının bile ötesine taşımak ve dağıtmak yeteneğidir&#8230;.anlıyor musunuz. Berrak olun. Onun içine girin. Katmanlarına ve daha da katmanlarına girin. Basit çekirdek enerji katmanlarına kadar inin.</p>
<p>Herşeyi olduğu gibi görmeye başlayacaksınız. İster insan olsun ya da bir nesne ya da bir ağaç ya da bir bitki, o artık sizi varlığıyla kandırmayacaktır. Görmeye başlayacaksınız&#8230;. o kadar berrak görmeye başlayacaksınız ki, ne olursa olsun&#8230;.ister bir insan&#8230;.ister bir nesne&#8230;.ya da hatta şu anda çevrede süzülen sayısız meleklerden biri&#8230;. her şeyin içindeki asıl Yaratıcı enerjiyi görmeye başlayabileceksiniz.</p>
<p>Berraklık, evet, hayal gücünüzü devreye sokmanızı ister. Hayal gücü sadece yaratıcılığın ifade bulması için bir araçtır. Bu yüzden hayal gücünüze baş vurun.</p>
<p>Diyorsunuz ki, “Ama Tobias, anlamıyorum. Berrak olmayı nasıl gerçekleştiririm?” Berraklığı seçin&#8230;.net olarak görün&#8230;.net olarak bilin. Gelecek günlerde, haftalarda ve aylarda her nesneye ya da insana bakın. Ve sonra berrak olun&#8230;. ve bunu nefesinizle gerçekleştirebilirsiniz&#8230;. berrak. Ve bunu, eski bakış biçimini, herhangi bir şeyi gözlemlemenin o eski şartlanmış, üç-boyutlu bakış tarzını yok etmek için kullanın. Berrak olun. Bu bir anlamda, size kendini sunduğu görüntüdeki katmanı ya da maskeyi yok edecektir. Ve şimdi onu daha derinden görebilirsiniz. Yeniden berraklaşın, ve daha da derinleri ve ötesini görebileceksiniz.</p>
<p>Bu psişik bir alıştırma değildir. Bu, içeriye girip de istilâ etmeye çalışmakla ilgili değildir. Bu, şeyleri kendi en gerçek ve basit enerji biçimleriyle görmekle, kalıpları kırmakla, 3-B kutusundan, şimdiye kadar sahip olduğunuz bakma biçiminizden çıkmakla ilgilidir.</p>
<p>Bugün kendinize verdiğiniz bu berraklık armağanı&#8230;.ah, o bir nimettir. O, uzun zamandır beklenen bir nimettir. Önünüzdeki dönemlerde gelecek olan şeyler için size hizmet edecektir. Gerçek şu ki, buradan nereye gideceğiniz berraklık talep eder. Artık görünümler sizi kandırmayacaktır, realitenin ne olduğu ve olmadığına ilişkin düşüncelerinize kanmayacaksınız. Herşeydeki enerjisel yapı bloklarının en basit temeline inmek için, berraklığa sahip olma yeteneği çok önem kazanacaktır. Bu çok önemli olacaktır.</p>
<p>Berraklaşmak için bizi çağırmayın. Bu, kendi kendinize verdiğiniz bir armağandır. Bu, kendinize verdiğiniz bir armağandır. Ve onu bugün alın. Onu aktive etmek için herhangi bir şey yapmanız gerekmiyor. Onu yeniden-aktive etmeniz gerekmiyor. Onu değiş tokuş etmeniz gerekmiyor. O şimdi hep oradadır. Sadece onu kullanmayı anımsamanız gerekiyor. Bu biraz zaman alır, ve gitgide daha doğal hale gelmeye başlar. Berraklık&#8230;. ne kadar çok kullanırsanız, o kadar orada olacaktır&#8230;.örneğin, bir kitap yazarkenki berraklık.</p>
<p>Ah evet, bazılarınız o kadar çamurlu, o kadar berrak-olmayan bir hale geldiniz ki, bilincin dışsal enerjilerinin tümünün içinize girmesine tam anlamıyla izin verdiniz ve, bir anlamda, şeyleri kasvetli ve karmaşık hale getirdiniz, çünkü bilinç şu anda bu haldedir. O çamurlu, bulanık bir ırmak gibi. Ve bu pekâladır. O bulanık bir ırmak olmayı seçiyor. Ama siz, berrak ırmak olmayı seçiyorsunuz.</p>
<p>Bu bize bir Şambra öyküsünü anımsatıyor, kısa bir öykü (Tobias’ın oldukça uzun öykülerini kısa olarak nitelendirmesi gülüşmelere yol açar). Ve (bu kez) yedi Şambra yoktu, sadece bir tane vardı. Ve onun adı Clare idi. Ve o bir partiye davet edilmişti. Bir arkadaşı onu arayıp, “hepimiz toplanıyoruz. Bir parti veriyoruz. Onlarca kişi gelecek. Ama bu bir maskeli parti. Senden bir kostüm giyip gelmeni istiyoruz” dedi.</p>
<p>Böylece Clare söyleneni gerçekten yaptı. Kostümünü giydi. Bir cadı oldu, ki sanırım bu Şambra için oldukça uygundu (bazı gülüşmeler). Ve partiye gitti. Geceyi orada geçirdi. Ve kostümlerini giymiş diğer insanları gözlemledi.</p>
<p>Ve ertesi gün, kahveye gittiği bir arkadaşı ona, “eee Clare, parti nasıldı?” dedi. Ve Clare, “harika yemekler, harika içecekler ve güzel bir müzik vardı. Ama zordu. Orada bulunanlardan kimseyi tanımıyordum” dedi. Oysa orada bulunanların tümü onun arkadaşı olmasına karşın, kılık değiştirmişlerdi. Ve o, kimseyi tanımıyormuş gibi hissetti. O kadar kendi realitesinin ve yanılsamasının içine düşmüştü ki, çoğunu yıllardır tanımasına karşın kimseyi tanımadı.</p>
<p>Bu, Şambra, Dünya üzerindeki yaşamın da hep böyle olageldiğini söylemenin bir yoludur. Dünya üzerindeki yaşam bir maskeli baloydu. Herşey hep bir şey kılığında geçit yapıyor&#8230;..insanlar kimlikleri olarak geçit yapıyor&#8230;. bitkiler ve hayvanlar, bitkiler ve hayvanlar olarak geçit yapıyor (bazı gülüşmeler)&#8230;. herşey, bir şey olarak görünüyor. Ama tümü bu değildir, ve hele asıl enerjisi, çekirdek enerjisi hiç bu değildir. Berraklık içindeyken doğrudan yanılsamanın ötesine, geçit töreninin ötesine geçersiniz. Bu yüzden, kendi yaşamınızda ve tüm çevrenizde olan bitenle ilgili çok berrak olun.</p>
<p>Bu arada, berraklık aynı zamanda kolaylıktır da. Çok kolaydır. Onu kullanmaya başlayın. Onunla çalışmaya başlayın. Gruplar halinde toplanın. Berraklıkla çalışmak için birkaç ipucu&#8230;.çaba olmaması gerekir. Bu sadece bir seçimdir. Bu, yanılsamanın ötesine geçip asıl çekirdek enerjiye gitme, yüzeydekinin ötesine geçip gerçek realiteye girme seçimidir. Nesnelere bakın. İnsanlara bakın. Yapmanız gereken tek şey, derin bir nefes alıp “ben berraklığı seçiyorum” demektir.</p>
<p>Şimdi, burada ilginç bir şey olabilir. Zihniniz daha size yetişmiş halde değil. İnsanın fiziksel zihni, size gelen verileri algılayacak düzeye daha gelmedi. Onun için de gelen bazı bilgileri anlamıyor. Bir şeyi zihninizle anlamamak kavramı bile daha size yabancı.</p>
<p>Ama işte bu noktada Yeni Enerji berraklığının başka bir güzel yararı devreye giriyor. Ah&#8230; bu sizin Tanrısal Zekâyı, ruh varlığını, içsel bilişi, tek çakrayı kullanmaya başlamanıza neden olacaktır. Bu sizi kafanızdan çıkartıp o merkezlenmiş yere getirecektir.</p>
<p>Başka bir insana baktığınızda bilgi almaya başlayacaksınız. Bir soluk alırsınız&#8230;. berraklaşırsınız&#8230;. onların özüne girersiniz&#8230;. tabi saldırgan bir biçimde değil. Ama onların gerçek doğasını görmek için özlerine girersiniz. Şimdi, başlarda olan biteni kafanızla hiç anlamayabilirsiniz. Ama kalbiniz bilir&#8230;.kalbiniz bilir. Zihniniz, fiziksel zihniniz – ki o sadece izleyen, kayıt ve analiz eden bir araç gibidir – sizi yakalayacaktır. Ve o da bu arada tam anlamıyla büyüyecektir. Zihniniz buna doğru gelişecek ve genişleyecektir. Bilgiyi sadece alın. O oradadır. O sadece zihinden gelmiyordur.</p>
<p>İlişkide olduğunuz herşeyde berraklık&#8230;.. bu, buradan sonra gideceğimiz yerde çok önemli olacaktır&#8230;.anlıyor musunuz. Daha önce de söylediğim gibi, hiç biriniz şu anda burada olmak zorunda değilsiniz. Siz, geçmiş karma yaşam döngülerinden çıktınız. Yeni Enerji’yi getirmek, öğretmek ve sadece yaşamın tadını çıkartmak için burada olmayı seçiyorsunuz. Berraklık, herşeyi gerçekten olduğu gibi görmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Şimdi, hazır olan tüm Şambra için bir sonraki düzeye geçeceğiz. Ve bu iyi bir şeydir ve kolay bir şeydir. Yolculuğun bir sonraki bölümüne geçmek isteyen tüm Şambra için, bildiğiniz gibi, biz 18 Eylül 2007’ye, insan bilincinin kuantum sıçrayışına hızla yaklaşıyoruz. Son zamanlarda herşeyin böylesine düzensiz ve kargaşa içinde görünmesinin nedeni budur.</p>
<p>Ve yine de biz bunun kutsanmış bir olay olduğunu söylüyoruz. Bu, Dünya’nın sonu değildir. Bu sadece, bildiğiniz bilinç halinin sonudur. Bu, tam anlamıyla yeni zamanların, Yeni Enerji tarzının başlangıcıdır. Bu yüzden, şu anda herşey oldukça değişmektedir.</p>
<p>Biz sizinle altı yıldır çalışıyoruz ve yedinci yıla giriyoruz. Hizmetimiz için ilk çağrı, sizden gelen ilk talep, gelip kişisel ve bireysel uyanışınıza yardımcı olmamızdı. Aynı zamanda tüm bu salıverme ve izin verme dönemine yardım etmemizdi. Bunlar elele gider, uyanış, salıverme ve izin vermeyi talep eder. Salıverme, şeylere yüklediğiniz enerjisel yapıyı salmak anlamına gelir.</p>
<p>Bir anlamda, size olan hizmetimizin sonuna geldiğimizi söyleyebilirsiniz. Bizden talep ettiğiniz şeyleri yaptık. 2007 yılının sonuna kadar sizinle birlikte olma sözü verdik. Ve, sizinle böyle, bu tarzda çalışmayı sürdürüp sürdürmeyeceğimiz aslında o noktada size bağlı olacak. Herzaman gelip sizinle çalışacak varlıklar olacaktır, melekler ve gruplar&#8230;her zaman. Ama, kendimizle Şambra arasında kurduğumuz tarz benzersizdir.</p>
<p>Dediğimiz gibi, 2007’nin sonuna kadar sizinle çalışma sözü verdik. Eğer bir sonraki düzeye geçmeyi seçerseniz, kalırız. Ben Tobias, kişisel olarak aşağı yukarı bundan on yıl sonrasına kadar kalacağım&#8230;.daha fazla değil&#8230;..bu söylediğimi dikkate alın. Bugün, on yıl için söz veriyorum, daha fazlasına değil. Burada&#8230;.bu açıktır. Eğer’ler, ve’ler ya da ama’lar söz konusu değildir. Dünya’daki bedenim şimdiden enkarne oldu. Şimdiden ana-babasını delirtiyor (kahkahalar). Çok uzun zamandır Dünya’ya geri gelmek istiyordum. Ben&#8230;.ben sizi özlüyorum&#8230;ve Dünya’yı özlüyorum&#8230;.ve yaşamın sunacağı şeyleri özlüyorum.</p>
<p>Eğer Şambra ilerlemeyi seçerse, yeniden-bedene-girmeyi bir süre erteleyeceğim. Ama ilerlemek şöyle bir şeydir. Kutudan çıkmak zamanıdır. Koltuklardan kalkmak zamanıdır. Bir şeyler yapmak zamanıdır Şambra. Dünya bunun için çağrıda bulunuyor. Dünya bunu istiyor. Şambra enerjilerini birleştirmek zamanıdır.</p>
<p>Biz bizim tarafta hazırlık yaptık. Ve aslında Kuthumi’nin bu hazırlıklarda çok başı çektiğini de söylememiz gerekir. Biz bizim tarafta hazırlandık ve bunu bir realite haline getirmek için, sadece ayda bir gerçekleştirilen Şaudların ötesinde, Şambra’yı dinamik bir ifade akışı haline getirmek için birkaçınızla çalıştık.</p>
<p>Ama zaman gelmiştir Şambra. Biz – nasıl desek – bunun ipuçlarını vermiştik. İteleyip duruyorduk ve bazılarınızı da neredeyse deli ediyorduk. Öğretmenler&#8230; yazarlar&#8230;.müziği besteleyenler&#8230;.oyunları yazanlar&#8230;.yeni teknolojileri icat edenler&#8230;. danışmanlar&#8230;. yardımcılar&#8230;. ve şifacılar olmak zamanıdır.</p>
<p>Sizin o Gülün Meyvesi’ni, o tutkuyu geri getirme zamanınız gelmiştir. Artık sadece bundan söz etmekle kalamazsınız. Artık sadece bunu düşlemekle kalamazsınız. Artık bunu realitede tezahür ettirmek ve ifade etmek zamanıdır.</p>
<p>Şambra potansiyel düzeylerde bir yapı oluşturmuştur. Ve o – nasıl desek – Dünya’daki yapılara benzemeyen, bir akışa ve bir hareket türüne sahip olan bir Yeni Enerji yapısıdır. O, Şambra tarafından iç düzeylerde yaratılacak bir yapıdır. Ona Şambra kuvözü, doğum aygıtı, Şambra’nın “rahmi” diyelim. O, potansiyel düzeylerde yaratıldı. Sizin realite düzeyinizde bir dolu Şambra buna katıldı. Ve şimdi onu buraya getirmek zamanıdır.</p>
<p>Onu buraya getirmek – nasıl desek – hâlâ Eski Enerji’de bulunanların karşı koymasına neden olacaktır. Onu buraya getirmek bazı – nasıl desek – Şambra içinde bazı kuşkulara, ve kesinlikle Yeni Çağ toplumunda, ve elbette kökten-dinci toplumlarda kuşkulara neden olacaktır. Bu enerjide korkutucu ya da ürkütücü hiç bir şey yoktur. O sadece Dünya’da tezahür etmeye ve ifade bulmaya hazır Şambra enerjisidir.</p>
<p>Bu rahimden hepiniz destek ve bolluk, yaratıcılık çekebilirsiniz. Bu rahmi, kendi yaşamınızda kendi tutkunuzu doğuracak bir yer olarak kullanabilirsiniz. Bugün buraya getirdiğiniz berraklıkla ne yapacağınızı, onu ne zaman yapacağınızı ve nasıl yapacağınızı bileceksiniz. Ve sonra da onun deneyiminden geçersiniz. Çevrenizdeki herşeyi size getiren eşzamanlılık o rahimden gelir.</p>
<p>Evet, hazır olan Şambra’dan şimdi istediğimiz şey&#8230;. biz sizden şimdi Dünya’daki ruhsal çalışmanızı, Yeni Enerji ruhsal çalışmasını gerçekleştirmenizi istiyoruz. Ve siz panikliyor ve, “ama bunun ne olduğunu bilmiyorum” diyorsunuz. Ah&#8230;berraklık Şambra, berraklık. Berraklık&#8230;.bu, uzun zamandır orada oturup duran parçaların tozunu almak&#8230; tozu temizlemek gibidir. Bu, içsel katmanlara, çok-boyutlu katmanlara girip de enerjinin gerçekte ne olduğunu görmek gibidir.</p>
<p>Tutkunuz oradadır. Ruhsal çalışmanız oradadır. Siz belki de ondan korkuyordunuz. Belki de buna değer olmadığınızı düşünüyordunuz. Eğer durum buysa, o zaman belki de Kuthumi’nin sınıfına gitmelisiniz (bazı gülüşmeler) – “Ne yani&#8230;.. benim inek pisliği olduğumu mu düşünüyorsun?” Bunu sevdik.</p>
<p>Çıkıp çalışmanızı gerçekleştirmek zamanıdır. Bu, insanları inanca çağırmak değildir. Bu, ifade edip yaratmaktır. Siz hiç kimseyi değiştirmeye ya da inancını değiştirmeye çalışmıyorsunuzdur. Onları tam olarak bulundukları yer için onurlandırıyorsunuzdur. Ama onlar, söylediğimiz gibi size geleceklerdir. Onlar gitgide büyüyen sayılarda, büyük sayılarda size geleceklerdir. Onlar sizin yarattığınız şeyleri&#8230;.bu ister bir kitap olsun&#8230;.ister bir müzik parçası&#8230;.ister bir iş olsun&#8230;.deneyimlemek isteyeceklerdir.</p>
<p>Ah, ve dün duyduğunuz gibi, siz bir susturucu tamir atölyesi işletiyor olsanız da, o ruhsal olabilir. Biliyorsunuz, bunların tümü benzetmelerdir. Susturucu, bazı – nasıl desek – insanlığın uyanış sürecinde oluşan o çok zor ve gürültülü egzostan kurtulmayı sağlar. Bazılarınızın gerçek bir susturucu dükkanına ihtiyacı var, çünkü siz mecazi ve ruhsal susturucu tamirini de yapıyor olacaksınız. Çıkan gazlardan ve emisyonlardan bazısını kontrol etmeniz gerekecektir (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Bu ille de seminerler vermek anlamına gelmiyor. Resim de olabilir. Şambra tarafından yapılmış bir resmin ne çok enerji içerdiğini biliyor musunuz? Bu matematiktir. Burada bir an için berraklaşın&#8230;.. bir an berraklaşın&#8230;. enerjinizi bir resme koyun&#8230;.gördüğünüz bir resme&#8230;.yakınlarda gördüğünüz bir resme. Berraklaşın&#8230;. daha derindeki kök enerjilere gidin. Bu bir dizi matematik ve kutsal geometridir. Sadece bir tuval üzerindeki renkler değildir. Bundan çok daha fazlasıdır. Bu bir şifa olabilir. Başka bir realiteyle ilgili bir öykü olabilir. Ressamın kendini şifalandırma biçimi olabilir. Çok daha fazlası vardır. Bir kez berraklaştınız mı, apaçık olanın ötesini göreceksiniz.</p>
<p>Şambra, ruhsal çalışmanızı gerçekleştirmek zamanı gelmiştir. Biz – Cauldre’nın hoşgörüsüne sığınarak – yarın bununla ilgili bazı açıklamalar talep edeceğiz. O biraz – nasıl desek – bu konuda çekingen davranıyor. Ama zaman gelmiştir. Onun da berrak olma zamanı gelmiştir. Onun da herkesle bunu paylaşma zamanı gelmiştir.</p>
<p>Biz hazırız. Metatron’un o muhteşem sözleriyle soru şudur, “hazır mısınız? Yeni Enerji’ye ve kolay yola hazır mısınız?” (izleyiciler “evet”le yanıtlar) O evet’i ağızlarından pek çıkartamayanlara sesleniyoruz – kolaylıktan utanmayın. Bizim tarafta kolay ya da zor olmasına ilişkin bir yargı yoktur. Zoru seçtiğinizde daha fazla puan toplamazsınız (izleyiciler güler ve alkışlar). Bizim tarafta daha iyi bir odanız olmaz. Lokantalarımızda daha iyi bir yere oturtulmazsınız. Ve benim kulübemde özel bir haftasonuna sahip olmazsınız.</p>
<p>Aslında siz zor yolu seçtiğinizde başımızı sallar ve bazen de birkaç gözyaşı akıtırız. Öyle olmak zorunda değildir. Tanrı, zor yolu seçenlere daha fazla iyilik ya da sevgi akıtmıyor. Aslında zor yolu seçenler genelde Tanrı’yla iletişimi kaybediyor.</p>
<p>Böylece Şambra, iki yıllık hazırlanma süremiz var. Bu korkulacak bir şey değildir. Bu sevinçli bir şeydir. Bu herhangi bir talep değildir. Siz arkada bırakılmayacaksınız. Bu sadece başka gruplarda olur (Tobias’ın “Geride Bırakılan” adlı kitap dizilerine göndermede bulunması izleyicileri güldürür).</p>
<p>Sizin için Şambra masasında her zaman bir koltuk olacaktır&#8230;.her zaman&#8230;. her zaman&#8230;.bir süreliğine kalkıp başka yerlere gitseniz de. Geri gelmeyi seçtiğiniz an, sizin için bir koltuk hep olacaktır. Ve biz size hizmet etmek için hep orada olacağız.</p>
<p>Asla yalnız değilsiniz, çünkü siz Şambra’sınız.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi</div>
<div class="tarih">Şaud 12: Berraklık Armağanı</div>
<p>Tobias’ın New Mexico, Santa Fe’de yapılan Yaz Ortası Yeni Enerji Konferansı’nın Kapanış  Kanallığı</p>
<p>17 Temmuz 2005’de sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili, sevgili Şambra, Yeni’nin bu sınıfında bu enerjiyle sürdürüyoruz; şu anda bu kutsal alanda hepinizle birlikte oturuyor, çalınan harpin o güzel müziğini, soluğunuzu dinliyoruz. Ben Tobias, ölüp de cennete gittiğimi sandım (kahkahalar). Ve sonra öyle olduğunu anımsadım (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Biz bu şekilde bir grup olarak birlikte oturmuştuk, bazen tam bu grup olarak, bazen çok daha küçük bir grup olarak, bazen de çok, çok daha fazla kişilerle. Biz geçmişte böyle birlikte oturduk. Ah, Tien Tapınakları’nda buna benzer bir alanda çok-boyutlu, tanrısal, insan olarak onlarca ve binlercemiz birlikte oturduk. Ama biz böyle tam anlamıyla haftalarca otururduk. Artık bunu bu kadar uzun yapmamız gerekmiyor.</p>
<p>Daha önce, Yeshua zamanında da mağaralarda böyle birlikte oturduk. Daha önce, sizin deyiminizle Karanlık Çağlarda, toplantı salonlarında böyle birlikte oturduk. Birlikte küçük gruplar halinde oturduğumuz başka yaşamların da üzerinden fazla geçmedi&#8230;. sadece oturduk&#8230;. sadece anın tatlılığı içinde içtik&#8230;. melek olduğumuzu, hepimizin&#8230;. ışık olduğumuzu&#8230;. ve karanlık olduğumuzu&#8230; ve insan olduğumuzu&#8230;.ama herşeyden öte, Tanrı da olduğumuzu sadece anımsamaya zaman ayırmıştık&#8230;. ah, bu inanılmaz bir deneyimdi.</p>
<p>Bu yüzden, şimdi burada, bu toplantı salonundaki bu anı alıp&#8230;. yaptığımız tüm diğer toplantıları&#8230;. sadece bir ara verdiğimiz&#8230;. günlük eylemlerimize&#8230;. randevularımıza&#8230;. gündelik işlerimize&#8230;. ve işimize&#8230;ve ailemize küçük bir ara verdiğimiz o diğer kutsal anları bu ana kaynaştırıp birleştirelim&#8230;.Şambra olarak birlikte olmak için sadece o anı kullanın.</p>
<p>Geçen yıl boyunca bedenlemeden, tüm var olanın korkusuzca kabulünden, özellikle de kendinizi korkusuzca kabulden geçtiniz – ah, kendini korkusuzca kabul etmek bir insanın yapacağı en, en zor şeydir. Neden? Çünkü maddesel bir biçim içinde bulunduğunuz zaman herşey çok daha yoğundur. Daha çok yapışır. Size daha çok tutunur. Yaralar daha gerçektir. Ve öyle olmalıdır da. Acı daha sancılıdır. Siz onun daha çok farkındasınızdır. Ve bu üç-boyutlu gerçekliğin çalışma biçimi budur. Bu üç-boyutlu gerçeklik sizin, eterik düzeylerde hissedeceğinizden çok daha fazlasını hissetmenizi, bilmenizi, duyumsamanızı sağlar.</p>
<p>Kendini bedenlemeyi, kendinle ilgili herşeyi bedenlemeyi öğrenmek&#8230;&#8230; zordur, ama yine de en büyük armağandır&#8230;. kendini bedenlemek&#8230;.kendin olmak&#8230;. tüm parçaları ve bölümleri sevgiyle geri getirmek&#8230;. onları merkeze geri getirmek&#8230;. sevginizin çemberine geri getirmek&#8230;. artık reddetmemek&#8230;. artık bölmemek&#8230;. ama onların tümünü geri getirip birleştirmek. Aa, ve şimdiye dek çok kez söylediğimiz gibi, tümünü geri getirdiğinizde, o zaman o yaratıların ve o yaratıların da altında yaratılanların her birinin yapısını kutsayıp özgürleştirebilirsiniz. Ve şimdi inanılmaz bir yolculuğa çıkıyor, inanılmaz bir ifadeye başlıyorsunuz. Siz onları salıverirseniz, herşey kendi uygunluğuna denk düşen bir sonraki düzeye gidebilir.</p>
<p>Siz her biçimde bedenliyor, yaşamınızda size yakın olan insanları bedenlemeyi öğreniyordunuz. Ve bazen de bedenlemenin, onları kabul etmenin, onların sizin eşiniz, ya da çocuğunuz, ya da hatta bazılarınız için ana-babanız olmasını kabul etmenin aslında salıvermek olduğunu anladınız. Siz onları bedenlediniz. Ve sonra da onları salıverebilirsiniz. Onlarla o bağlantılara, o Eski Enerji bağlantılarına sahip olmamak ne büyük nimettir&#8230;. onları bırakabilmeniz ne büyük nimettir, çünkü onları bırakabildiğinizde, kendinizi de bırakabilirsiniz.</p>
<p>Bunlar enerjinin güzel, basit prensipleridir&#8230;Yeni Enerji’nin&#8230;.Ruh’un güzel, basit prensipleri&#8230;. sürekli yaratı&#8230;. sürekli bir bedenleme hali&#8230;.ve sürekli salıverme. Bu akıştır. Eşzamanlı yaşamı sağlayan budur.</p>
<p>Geçen yıl boyunca ruhunuzu nasıl özgürleştireceğinizi, onu içine hapsettiğiniz kristalin yapıdan ya da kapandan, topraktaki deliklerden nasıl çıkartacağınızı öğrendiniz. İçinde olduğunuzu düşündüğünüz gerçekliğin ötesine uçup gitmek için kendinize nasıl izin vereceğinizi öğrendiniz. Ve şimdi gerçekten bunların tümünü kullanmak zamanıdır. Bunları öğrendiniz. İçinize soludunuz. Bedenlediniz. Ve şimdi buları yaşamınzda ifade etmek zamanı gelmiştir.</p>
<p>Anımsayın, Tanrı güç değildir. Tanrı bir ifadedir. Böylece Tanrı, senin için bunların tümünü alıp yaşamında ifade etmek zamanı gelmiştir.</p>
<p>Biz dün berraklık hakkında, şu armağan, şu güzel berraklık armağanı hakkında konuştuk. O hâlâ havada uçuşuyor. Bu berraklık cevheri bu salonda dolanıp duruyor. Hâlâ size iniyor, hâlâ sizi bu armağanla besliyor. Bazılarınız bu berraklığın ne olduğunu, sizin için ne anlama geldiğini merak edip dün onunla oynadı.</p>
<p>Her düzeyde görmeye ve duyumsamaya başlayacağınız şey&#8230;.. bir şeye baktığınızda, örneğin fiziksel gözlerinizle&#8230;..arkamızdaki perde kıvrımlarının kırmızısına bakıyorsunuz. O farklı bir kırmızı, yeni bir kırmızıdır. Öncesine göre daha fazla derinliğe ve daha fazla renge sahiptir. Berraklık budur. Bu kırmızı kumaşı yeni bir titreşim ve yoğunlukla gördüğünüzde, derin bir nefes alıp da berraklaşırsanız, o zaman sadece kırmızı bir kumaş olanın ötesini görürsünüz. Onun içindeki diğer nitelikleri görmeye başlarsınız. Çok-boyutlu görmeye başlarsınız. Renkler belki değişmeye ya da hatta daha parlak olmaya başlar. Belki de o kırmızı kumaşın içinde meleklerin olduğunu görürsünüz. Evet, onlar tüm haftasonu boyunca orada oturuyordu.</p>
<p>Yeni berraklıkla, harpin tellerinden çıkan müzik&#8230;. yeni bir yoğunluk ve güzellik, belki de şimdiye kadar hiç duymadığınız bir tatlılık üstlenir. Ah&#8230;.işte bu berraklıktır&#8230;. anlıyor musunuz&#8230;. yeni bir berraklık. Ve şu an derinizde duyumsadığınız&#8230;. bakın, onun zorlanması ya da itelenmesi gerekmiyor. O hep oradaydı. Ah, ve belki de bazılarınız, bazı şeyleri görmek adına kendinizi zorlamak için bir tür çok-boyutlu tarza kendinizi yansıtmanız gerektiğini düşündünüz. Ah, bunu hiç yapmanız gerekmez.</p>
<p>Berraklık, yediğiniz yiyecekle bile gelir; kendi içinde yeni bir tat ve yeni bir titreşim üstlenir. O hep oradaydı. O hep bir potansiyel olarak ulaşılır haldeydi. Siz sadece ona açık değildiniz.</p>
<p>Yiyeceklerin berraklığından söz etmişken, yediğiniz herşeyi, ağzınıza koymadan önce arındırın. Berraklaştırın. Başka bir deyişle, dengesiz ya da kirli, katışık olabilecek herşeyi, bedeninize girmeden önce temizleyin. Bunu gerçekleştirmek güç gerektirmez. Bunu gerçekleştirmek, yemeden önce 10 dakikanızı almaz. Sadece tabağa bakın, yiyeceğe bakın, ve berraklaşın. Yiyecek daha hazmolmadan, bedeniniz için özgün enerji haline geri gelmiş olacaktır.</p>
<p>Yani, ağzınıza koyduğunuz büyük yağlı bir burger ise, ve siz tüm o – nasıl desek – dengesiz enerjilerden korkuyorsanız, temizleyin onu, güç kullanmadan, sadece arındırın. Onu, kendi özgün enerji haline geri getirin ve sonra da tadını çıkartın. Bazılarınızın buna karşı çıkacağını, alışılagelmiş şeylerden geçmeniz gerektiğini düşündüğünü biliyoruz. Ama sevgili dostlar, Yeni Enerji’nin potansiyeli budur. Ve o şu anda sizin için oradadır.</p>
<p>Aslında anımsarsanız, biz bunları, özellikle de Lemurya’da çok yaptık; ağzımıza koyduğumuz bitkileri ve hatta bazen hayvan ürünlerini arındırmak zorundaydık. Bedenlerimiz, fiziksel bedenlerimiz bu tür enerjilerin bazısını, sizin şimdiki fiziksel bedenlerinizin hallettiği gibi halledemiyordu. Fiziksel bedeni inceden inceye ayarladık. Yiyecek ve suyu arındırabilir, berraklaştırabilirsiniz.</p>
<p>Odalardaki enerjiyi berraklaştırabilirsiniz. Bir dolu insanın olduğu bir odaya giriyorsunuz. Ve evet, bildiğiniz gibi, enerji karmakarışık ve dengesiz olabilir, ve size başağrısı verebilir, ve sizi yorgun düşürebilir. Sadece berraklaştırın. Onu kendi özgün enerji haline geri getirin&#8230;. kendiniz için. Siz, odada bulunan herhangi birini değiştirmeye çalışmıyorsunuz. Siz kendiniz için arındırıyor, berraklaştırıyorsunuz.</p>
<p>Siz geçit töreninin, maskenin, yüzeyin ötesine geçip, özgün çekirdek enerjiye geri geliyorsunuz. Odayı arındırın, tabi yargı olmadan. Ah, işte o zaman insanları farklı bir biçimde görmeye başlayacaksınız. Enerjiler sizi, eskiden olduğu gibi negatif etkilemeyecektir. Odayı sadece berraklaştırın.</p>
<p>Evet gerçekten, arabanızı da arındırabilirsiniz. Çevrenizdeki havayı arındırabilirsiniz. Ah, ve hani fiziksel olmayan varlıklar tarafından rahatsız edilen bazılarınız için, peşinizi hiç bırakmayan, sizi karışıklık içine iten o varlıkları da arındırabilirsiniz. Onları kendi özgün çekirdek enerji hallerine, saf bir dengeli enerji haline geri getirin.</p>
<p>Yineliyoruz, onları değiştirmek söz konusu değildir, tabi değişmeyi seçmedikleri sürece. Sadece enerjiyi algılama ve içinize alma biçimini değiştirirsiniz&#8230;. arındırmak, berraklaşmak, basit, çok basit prensiplerdir. Arkamızdaki kırmızı perdenin kıvrımlarındaki enerjiyi arındırırsınız, ve onu yeni bir biçimde görmeye başlarsınız, parlak ve dinamik, daha derin.</p>
<p>Ah, arındırmayı sürdürdükçe, berraklaşmaya izin verdikçe, herşeyin değişmeye başladığını farkedeceksiniz. Ve yineliyoruz, size anımsatmamız gerek: arınmayı, berraklaşmayı zorlamayın. Siz sadece değiştiriyorsunuz; sadece özgün enerji hallerine geri dönüyorsunuz. Hangi nesne olursa olsun, onun özünü görmek istediğinizi söylüyorsunuz. Bulanık yüzeyi görmek istemiyorsunuz. Onun arkasındaki gerçek enerjiyi bilmek istiyorsunuz.</p>
<p>Böylece Şambra, bu, kendinize verdiğiniz bir armağandır, ve mücadele etmeniz gereken bir şey değildir. Onu sadece yaşamınızda uygulamaya koyulun. Kendiniz için aldığınız kararlarda uygulayın. Berraklaşmak&#8230;. yaşamınızdaki bolluğa uygulayın. Arındırın&#8230;.ah, bazılarınız bollukla ilgili öyle bulanık sorunlara sahip ki. Berraklaştırın bunları. Onu asıl enerji kaynağına geri getirin. Berraklaşmak, derin bir nefes almak ve o parçayı arındırmak istediğinizi kabul etmek kadar basit olabilir.</p>
<p>Buluştuğumuz bu harika salondan çıkıp da dualite dünyasına geri döndüğünüzde&#8230;. ah, gerçekten, sizi itip kakacak şeyler olacaktır. Bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz; daha önce de oldu. Çevrenizdeki dünyaya, Eski Enerji dünyası dediğiniz dünyaya çıkarsınız, ve anında onun enerjileri, dengesizlikleri, mücadeleleri ile bombardıman edildiğinizi hissedersiniz. Kendinizi anında onun içine geri çekilmiş hissedersiniz.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, yorgun, bitkin ve yıpranmış hissedersiniz. Bu, Eski Enerji bilincinin gerçekten, gerçekten sahip olduğunuz şeyi istemesinden ötürüdür. O bir Yeni Enerji bilinci, yeni bir varoluş hali istiyor. O bunu istiyor, gerçekten istiyor. Ama bazen o eski bilinç unutur. Ve sizin sevginizi ister. Enerjinizi o kadar ister ki sizi geri çeker, ve geri çekmekle sizi aynı zamanda boğduğunu bilmez.</p>
<p>Böylece, çevrenizdeki dünyaya geri döndüğünüzde, ailelerinize ve işinize geri döndüğünüzde, o derin nefesi alın ve berraklaşın. Kendi berraklığınızda olduğunuz zaman onun sizi geri çekemeyeceğini anlayın. Onun sizi sevmeye çalıştığını, ama bunu daha nasıl yapacağını bilmediğini anlayın. O sizi sevmeye çalışıyor, ama bunu nasıl yapacağını bilmiyor.</p>
<p>Kulağa ne kadar garip gelirse gelsin, bir anlamda kendi dağınızın tepesinde durun. Bunun kendini beğenmekle ilgisi yoktur; üstünlükle ilgisi yoktur. Bu sadece kendi berrak alanında kalmakla ilgilidir. Bir dağın tepesinde durduğunuz zaman havanın temiz, berrak olduğunu bilirsiniz. Güneş daha yoğundur. Renkler daha parlaktır. Kendi dağınızın tepesinde durun. Alanınızı koruyun. Berrak kalın.</p>
<p>Gelecek yıl, birlikte yaptığımız Şaud’ların çoğunda berraklığın bu güzel armağanını kullanacağız. Onu, yaşam içindeki aydınlanmanızın birçok pratik uygulamasında kullanacağız.</p>
<p>Sizinle çalışmaya devam etmek bizim tarafta bulunan hepimiz için, Kuthumi dahil (bazı gülüşmeler), bir onurdur. Böylece sevgili Şambra, biz bu toplantının enerjisini toparlarken, sizin de birbirinizi kocaman, berrak bir biçimde kucaklamanızı istiyoruz. Ve evet, gerçekten de Cauldre, kucaklaşmak için yeniden izleyicilerin arasına inmek isterim.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<h2></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/07/16/saud-12-berraklik-armagani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 11 &#8211; &#8220;Işıyan Varlık&#8221;</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/06/04/saud-11-isiyan-varlik/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/06/04/saud-11-isiyan-varlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2005 23:00:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 04 Haziran 2005
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
Ben Ben’im&#8230;..ve öyledir (kahkahalar), insanların gerçekte kim olduklarını yeniden keşfettikleri, Şambra dediğimiz bu özel grubun kapılar açtığı, Yeni Enerji kapıları, yeni farkındalık kapıları, ve yeni bilinç kapıları açtığı Yeni Enerji’nin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Ben Tobias ve Saint Germain için, aynı anda ve birlikte burada olmak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 04 Haziran 2005</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ben Ben’im&#8230;..ve öyledir (kahkahalar), insanların gerçekte kim olduklarını yeniden keşfettikleri, Şambra dediğimiz bu özel grubun kapılar açtığı, Yeni Enerji kapıları, yeni farkındalık kapıları, ve yeni bilinç kapıları açtığı Yeni Enerji’nin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Ben Tobias ve Saint Germain için, aynı anda ve birlikte burada olmak, her birinizde ve kanalımız Cauldre’da bedenlenerek birlikte olmak bir onurdur. Evet, ikimiz de bugün buraya sıkışmak zorunda kaldık, fazla yer kalmadı burada (kahkahalar)&#8230;.böyle ikili bir kanallık gerçekten ilk kez oluyor.</p>
<p>Stereo olarak dinleyeceksiniz (yoğun kahkahalar). Tobias’ın sevgisini ve sıcaklığını hissedeceksiniz. Ve, Saint Germain’in kibrini ve azametini, debdebesini hissedeceksiniz (yoğun kahkahalar), ikisini aynı anda hissedeceksiniz. Geleneği ve tarihi ve Tobias’ın Yahudiliğini hissedeceksiniz. Ve Saint Germain’in bohemsi doğasını hissedeceksiniz. Onun için biz bugünün varlığına “Sen To-Bİİ-as Kontesi” diyeceğiz (yoğun kahkahalar).<br />
<span id="more-243"></span><br />
Bugün size ikimiz birden konuşmak için anlaştık, bugünkü Şaud’unuzu sizinle birlikte gerçekleştirip, enerjileri birleştirmek için anlaştık. Sadece birimizin olması gerekmiyor. Hatta sadece iki varlığın olması da gerekmiyor. Bizim taraftan çok sayıda melek sizin taraftaki meleklere kanallık edebilir, biz kalabalık bir halde Şambra enerjisinin size ve sizden hareketine yardımcı olabiliriz.</p>
<p>İkimizin böyle eşzamanlı birlikte çalışması ilk kez oluyor. Bu Cauldre’nın ve burada bulunan bazılarınızın kafasının biraz karışmasına neden oluyor, çünkü enerjilerin farklı düzeylerden geldiğini hissediyorsunuz. Ama siz böyle çalışmak üzere tasarlandınız, çok yönlü düzeylerde ve boyutlarda aynı anda çalışmak, olmak üzere tasarlandınız.</p>
<p>Biz bugün size, lineer olmanız gerekmediğini, çok yönlü olabileceğinizi anlamanıza yardımcı olmak amacıyla bu yeni kimlikle geliyoruz. Farklı boyutlarda var olabilirsiniz. Farklı kaynakların tümünden aynı anda yararlanabilirsiniz. Ve bunu gerçekleştirmek, lineer yaşamaktan daha kolaydır. Bu, odağınızı tek bir boyuta toplamaya ve burada tutmaya çalışmaktan daha kolaydır. Siz hiç bu biçimde çalışmak üzere tasarlanmamıştınız. Siz asla bu biçimde yaratmak üzere tasarlanmamıştınız.</p>
<p>Ruh, Ruh’un özü, tek bir düzeyde yaratmaz. Ruh, mümkün olan her bir düzeyde ve eşzamanlı olarak aynı anda yaratır. Ve Şambra olarak, Yeni Enerji öğretmenleri olarak öğrendiğiniz şeylerden biri de, birçok şeyi birden olabileceğinizdir. Aynı anda birçok öykünüz olabilir. Ve bunların olumsuz olması gerekmez.</p>
<p>Ah, gerçekten de bütünleşmiş, birleşmiş öyküler&#8230;. çok öykülere sahip olmakla, &#8211; sizin deyiminizle – çok kişilikli olmanın karmaşıklığına sahip olmak arasındaki fark, bunların birleşmiş olmasından kaynaklanıyor. Onlar birbirlerinden haberdarlar. Aynı aktif enerji kaynağından geliyorlar. Birbirlerini seviyorlar. Birbirleriyle oynadıkları rolleri onurlandırıyorlar, oysa – psikiyatrik tanımlamalarınıza göre olan – çok kişiliklilik, veçhelerle saklambaç oyunu oynar. Muazzam bir reddediş vardır. Ama Şambra, zaten öğrendiğiniz şeylerden biri de, farklı düzeylerde nasıl iş göreceğinizdir.</p>
<p>Bu yüzden biz bugün size bu biçimde gelmeye karar verdik – çok yönlü, stereo, farklı yönlerle. Biz tüm çevrenizde farklı düzeylerde dolanıp duracağız. Biz&#8230;.evet, sizi bugün birçok yönden alarma geçireceğiz (kahkahalar) (dışarıdan gelen bir polis ya da ambulans sireninin duyulmasıyla söylenir). Böylece Şambra, burada olmak gerçekten hepimiz için bir onurdur.</p>
<p>Ve, bundan zaten geçmiş olduğumuzu söylemek durumundayız&#8230;.anlıyor musunuz. Biz bundan zaten geçtik. Biz bu Şaud’dan son birkaç gecede uykunuz ve rüyalarınız sırasında geçtik. Biz bu grupla, fiziksel olarak burada, bu odada bulunanlarla, (şu anda) dinlemekte olanlarla birlikte oturduk. Birlikte Şaud yaptık, sadece iki ya da üç ses olarak değil, tüm grup olarak. Enerjilerimizin tümünü birleştirdik, ve sonra da hem tek ses, hem de aynı anda çok ses olarak şarkı söyledik&#8230;.anlıyor musunuz. Biz bunu başka düzeylerde, -sizin deyiminizle- başka boyutlarda, insan olarak var olduğunuz boyutlara çok az benzeyen ve fiziksel olmayan boyutlarda gerçekleştirdik. Biz o potansiyeli yarattık.</p>
<p>Biz bir ışıma yarattık. Ve “ışıma”, bugünkü kanallığımızın sözcüğüdür. Soluma yaparken Andra’nın bunu kullanması şaşılası bir şey değildi (soluma, kanallıktan önce yapılmıştı). Bu, bugünkü Şaud’umuzun başlığıdır, “Işıyan Varlık”.</p>
<p>Birkaç gece önce birlikte oturduk ve bir ışıma yarattık. O, sizden gelen bir titreşim, genişleyen bir enerjidir. Grupla birleştirildiğinde ışımaya başladı. Ve siz şimdi onun enerjisinin tadını çıkartıyorsunuz. O sandalyelerde oturdunuz. Şimdi de evlerinizde, ya da bir arkadaşınızın evinde oturmuş dinliyor, birkaç gece önce yarattığınız enerjinin tadını çıkartıyorsunuz.</p>
<p>Bunun nasıl iş gördüğü şaşılacak bir şeydir. Bunların tümünde muazzam, ama yine de çok basit olan fizik kuralları geçerlidir. Biz bugün kontrolleri elden bırakmayı öğreneceğiz. Yeniden ışımayı öğreneceğiz. Onun ne anlama geldiğini anlayacağız. Onun fiziğini, hissini, sevgisini anlayacağız.</p>
<p>Şambra, geçenlerde de söylediğimiz gibi, şu anda çevrenizdeki dünyada çok şeyler oluyor, bilinçlerde çok şeyler oluyor. Başlıklarınızı okursanız, ya da televizyondaki haberlerinizi dinlerseniz, sanki herşey yanlış yönde ilerliyormuş gibi görünüyor. Ama bu bir yanılsamadır. Bunun bir tür hipnoz ya da gölge katman olduğunu size bildirmemiz gerekiyor. Bu, bu tür dramların bir okuyucu kitlesi yaratmasından kaynaklanıyor. Bu tür dramlar – nasıl desek – bir tür enerji bağımlılığı yaratıyor.</p>
<p>Bunların ötesine geçin. Tanıdığınız insanlardan, birlikte çalıştığınız insanlardan, ailenizden oluşan dünyanızda gerçekte olan bitene bir bakalım. Bu dünyanın her yanında, başlıklara yansımayan, haberlere yansımayan muazzam bir uyanış var. Bu gezegene – ve bu enerjiyi kullanmaya gönüllü ve istekli olan insanlara – yönelen muazzam bir Yeni Enerji dalgası var. Bu Yeni Enerji dalgası herkesi farklı düzeylerde ve farklı yollardan etkiliyor.</p>
<p>Bazı insanlar, sizin 5, 10, 20 yıl önce geçtiğiniz şeyden, kendi hipnotik hallerinin âni kargaşasından geçiyorlar. Siz buna, onların uyanışı diyorsunuz. Onlar yaşamlarında bir kargaşadan geçiyorlar, ve bu kargaşa belki de acı ve duygusal keder, zorluk olarak algıladıkları şeylere neden oluyor. Kendilerine ne olduğunu merak ediyorlar.</p>
<p>Ama hepimiz biliyoruz, ve siz biliyorsunuz. Bu, dönüşümdür. Bu, onları kendi hipnozlarından uyandırmaktadır. Onları kendi gerçek özlerine açmaktadır. Bu onları, para ya da güç ya da bu tür şeylerin hiç biriyle asla ulaşamayacağınız, kendi içinizdeki bir dinginliğe, bir sevgiye açmaktadır. Bu sevgi ve dinginliğe sizin dışınızda bulunan bir Tanrı’ya dua etmekle, dışınızdaki bir takım insanların koyduğu kurallara uymakla asla ulaşamazsınız. Bir uyanış olageliyor. Şimdi’nize, tanıdığınız insanlara, size gelmeye başlayan insanlara bir bakacak olursanız, bunu görürsünüz.</p>
<p>Biz perdenin bizim yanından böyle görüyoruz. Meydana gelen gerçek değişimleri görebiliyoruz. Gerçekleştirdiğiniz çalışmanın etkisini görebiliyoruz. Uygarlığınızda olan biteni görebiliyoruz. Bu çiçek açmakta olan güzel enerjiyi görebiliyoruz.</p>
<p>Bazen, o eski öyküyü bırakmak zor geldiği için olan biten güzel görünmüyor. İnsanı bazen çok zorluyor. Ve insanlarla birlikte oturduğunuz zamandan, gözyaşlarından biliyorsunuz ki, yakınlarda sevdikleri birini kaybettiler. Belki de sahip olduklarını sandıkları herşeyi kaybettiler. (Ya da ) bedenleri bir tür hastalığa maruz kaldı.</p>
<p>Ama bunun sadece bir yön değişikliği olduğunu hem siz, hem de biz biliyoruz. Meydana gelen uyanış sadece, bazılarınızın deyimiyle “kavşaklar”dır. Bunu, sahip oldukları bilinç düzeyiyle kabul etmek insanlara zor geliyor. Ama siz biliyorsunuz ki, ve biz biliyoruz ki, gelmekte olan değişimler, gerçeğin değişmesinden, insan ve Ruh’un kaynaşmasından ve birleşip bütünleşmesinden doğan değişimlerdir.</p>
<p>Biz uygarlığınızda meydana gelen şeyleri izliyoruz. Bunlar şaşırtıcı şeyler. Şaşırtıcı, ve bazen de o kadar basit ki, gözden kaçırıyorsunuz.</p>
<p>Geçenlerde şu yeni film, “Star Wars – Yıldız Savaşları” vizyona girdi, karanlık varlıkların geri dönüşü. Bu inanılmaz bir dizi oldu; yaklaşık 30 yıllık bir zamana yayıldı, sizin uyanış sürenizin yaklaşık 30 yılına Şambra. İlk filmi ilk kez gördüğünüzde çoğunuz gerçekten, gerçekten uyandı. Belki de bunu bilinçli olarak farketmediniz.</p>
<p>Ama&#8230;. bu filmin enerjisel dokusuna gerçekten dokunmuş olan ve “geçmişte” nasıl olduğunun anılarını tetikleyen şeyler vardı&#8230;ya da hâlâ var. Bu filmler bilimkurgu olmaktan çok, gerçeklere dayanıyor. Bunlar uzun, çok uzun zaman önce olmasına karşın sanki gelecekte olmuş gibi görünüyor. Zaman eğilip bükülüyor.</p>
<p>Bu, aydınlık tarafla karanlık tarafın öyküsü. Bu, her ikisini de araştırmak üzere yola koyulmanın öyküsü. Gerçek bir anlayış için sonuçta her ikisinden de geçip, onları yeniden birleştirmeniz gerekir. Bu, (filmde) “güç” olarak adlandırılan Ruh’un öyküsü. Bu, yolculuklarınızın öyküsü. Çoğunuzun bu filmle bu kadar yakın bir bağ kurmasının nedeni, yaptığınız savaşların öyküleri olmasındandır. Ah, öyle küçük, uçan metal gemileriniz yoktu. Bu, fiziksel olmayan realitelerde gerçekleştirildi. Ama Şambra, bu gerçekti.</p>
<p>Filmde bir kişi karanlık tarafa geçer, karanlık tarafın lideri ve komutanı olur, bunun nasıl bir şey olduğunun keşfine çıkar. Sonra bir de öbür karakter var, Luke; o aydınlık tarafta çalışır. Bakın, Luke bir savaşçı olmak üzere eğitiliyordu. Ama ileri eğitimlere geçtiğinde, önceki eğitimlerde öğrendiği her şeyi unutması gerekti. Işık kılıcını nasıl tutacağını unutması gerekti. Alışılmış şeylerin tümünü unutması gerekti. Öğrendiği, bir savaşçı olarak eğitimini görüp uyguladığı kontrolleri unutması gerekti. Bunları bırakması gerekti.</p>
<p>Başı derde girdiğinde ona gelip de “Gücü hisset Luke” diyen sesi, o kanal olan sesi duyduğunu anımsayın. O ses, “Gücü düşün Luke” demedi. “Gücü analiz et” demedi (kahkahalar).O ses, “Gücü hisset Luke. Bırak varlığının her bir parçasından aksın. Zihnini devreden çıkar. Kontrolleri elden bırak. Öğrendiğin her şeyi unut” dedi.</p>
<p>Ve Luke, tıpkı sizin gibi, başta buna karşı koydu. Kontrollerini çok iyi öğrenmişti. Kendiyle zihin yoluyla başa çıkmayı, eylemlerini, düşüncelerini kontrol etmeyi öğrenmişti. Ve bunların tümünü bırakmak çok rahatsız ediciydi.</p>
<p>Ama bunu bir kez gerçekleştirdiğinde, “gücü” bir kez hissedip de ondan akmasına izin verdiğinde, bir yandan yapması gereken şeyleri yapması için zihnine izin verirken, bir yandan da “gücün” akmasına izin verdiğinde, bunu ilk kez gerçekleştirdiğinde, o altın hisse sahip oldu. O öfori (kendini aşırı derecede zinde hissetme hali) hissi geldi. “Güç” ile yeniden bağlantı kurduğunda o anımsama hissi geldi. Ve sonra da aktı. Ne yapması gerektiğini daha yapmadan biliyordu. Düşmanının ne yapacağını, daha düşmanı yapmadan biliyordu. O güç sadece oradaydı. Akıyordu.</p>
<p>Şambra, birçoğunuz bunu şimdiden deneyimlediniz. Siz bunu, tanrısal biliş diyeceğimiz, insan bilincinin normal halini dönüştüren o altın ânı deneyimlediniz. Bu, kozmik bilinçtir. Bu, sadece bildiğiniz o altın andır. Onu kimseye açıklayamazsınız. Hatta kendinize bile açıklayamazsınız. Sadece bilirsiniz.</p>
<p>Bu, kontrolleri elden bıraktığınız&#8230;.bazen de bırakmak zorunda kaldığınız andır. Luke, kontrolleri bırakmak zorunda kaldı. Düşmanı tarafından manevra yapamaz hale getirildiğini biliyordu. Eski savaşçı yöntemlerini, kontrol altındaki savaşçı yöntemlerini kullanmaya devam etmesinin, kesinlikle ölmek anlamına geleceğini biliyordu. Seçimi yoktu. Bırakmak zorundaydı.</p>
<p>Siz bir seçime sahipsiniz elbette. Siz, Luke’un içinde bulunduğu o belânın içinde değilsiniz. Ama burada yine de, kontrolü bırakmak konusunda öğrenilecek harika bir ders var. Tobias geçen ay bununla ilgili konuştu – tümüyle bırakmak hakkında. Şimdi, siz daha sadece bunun yüzeyini kazımaya başladınız. Kontrolü bırakmakla ilgili ilk deneyimlerinize sahip oldunuz. Bırakmayı sürdürmeniz için sizi yüreklendirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Şu şey var; ona tanrısallık deniyor. “Star Wars” filminde ona “güç” dendi. Ama o sizin tanrısallığınızdır. O tüm çevrenizde ve içinizdedir. Başka bir yere ait değildir. Uzaklaştırılmış bir enerji değildir. O çok yakın ve çok kişiseldir. Kontrolü bırakmak, o tanrısallığın gelmesine izin verir, insanla tanrısal olanın kaynaşmasına, birleşmesine izin verir. Kontrolü bırakmak başlangıçta biraz korkutucudur. Buna alışmayı gerektirir.</p>
<p>Ve biz, birçoğunuzun bazı kontrolleri bıraktığını biliyoruz. Şu son 30 gün içinde bu konuda bazı deneyimler edindiniz. Bunları bırakmayı sürdürdükçe o yepyeni anlayışa, o tanrısal bilişe, o akışa geleceksiniz&#8230;..işte ışıma, bundan sonra gelecektir.</p>
<p>Geçen ayki Şaud’da ifade edildiği gibi, kontrol, öğrendiğiniz bir şeydi&#8230;.tıpkı çömlekçinin çamuru&#8230;.çarkı, çömlekçi çarkını&#8230;.ve çarkın dönüş hızını kontrol etmeyi&#8230;. çamurun kendisini kontrol etmeyi&#8230;.ve elleriyle kontrollü bir biçimde çalışmayı öğrenmesi gibi. Ama bir çömlekçi ne yaratır&#8230;.bir çanak mı&#8230;.ya da belki bir heykel mi? Bu statik bir şeydir. Sadece durup durur. Çarktan alınmıştır. Kuruması için, işlemden geçmesi için, sertleşmesi için fırına konur. Fırın onu, ona verilen biçimin enerjisiyle kaplar. Artık kontrol altındadır. Ve çanak boyanır ve bir rafa konur. Ve o varoluş hali içinde kontrol altına alınır.</p>
<p>Yani Şambra, kontrol, enerjinin içinizdeki genişleme yeteneğini kısıtlar. Siz bu yaşamınızın her anında enerjinizi kontrol ettiniz. Siz, öykünüze biçim veren çömlekçi oldunuz. Ona güzel biçim verdiniz. Pürüzlü yüzeylerin birçoğunu temizlediniz. Yeni bilincinize uysun diye onu zaman zaman yeniden biçimlendirdiniz. Ama o bir anlamda hâlâ kontrol altındadır. Hâlâ çok özel bir araç haline getirilmiş biçimdedir. Ona, öykünüz deniliyor.</p>
<p>Şimdi, öykünüz üzerindeki bu kontrolleri bırakmak ve yaşamınızda ne olup bittiğine bakmak zamanıdır. Ne tür yeni eşzamanlılıkların size geldiğini izleyin. Bu enerji ışımasının meydana gelme zamanıdır.</p>
<p>Böylece bir kez daha enerjinin fiziği hakkında biraz konuşalım. Söylediğimiz gibi, enerji mevcut değildir. O, cennetlerde mevcut değildir. Enerji diye adlandırılan bir şey yoktur. Pozitif ve negatifin düşman güçleri yoktur. Bunların tümü sadece aktive edilmeyi bekleyen nötr potansiyellerdir.</p>
<p>Siz onu, “alan” denilen şeye bağlanmakla aktive edersiniz. Sonra onu realitelerin ya da boyutların türlü hallerine getirirsiniz. Onu Dünya’ya getirdiğinizde, biçimlendirilir ve kontrol edilir, sonra da sizin için çalışır hale getirilir. Her türlü potansiyel grubunu seçebilirsiniz. Onun pozitif ya da negatif, eril ya da dişil bir ifadeye sahip olmasını seçebilirsiniz. Seçimi siz yapıyorsunuz.</p>
<p>Kendi başına enerji yoktur. O sadece ifade edilmeyi bekleyen bir potansiyeldir. Şimdi, onu biçimlendiren sizsiniz. Onu kontrol eden de sizsiniz. Kontrol, kendiniz ve öykünüz de dahil olmak üzere yaratılarınızın herhangi birinin ışıma yeteneğini sınırlar. Bununla ne demek istiyoruz? İşte bu, bugünkü konuşmamızın özünü oluşturuyor.</p>
<p>Her bir Yaratıcı varlık, bir ruha sahip olan her varlık yeniden-yaratma, yaratıları sürekli kılma, tekrar tekrar yaratma yeteneğine sahiptir. Bu Yaratıcılık yeteneği ağaçlar gibi ve çoğu hayvanlar gibi cansız nesnelerde yoktur. Evcil hayvanlarınızın çoğu bile Yaratıcı yetenekler değildir. Onlar, sizin gerçekleştirdiğiniz gibi enerjiyi ışımaz, yaymazlar.</p>
<p>Siz Yaratıcı bir varlıksınız. Yaydığınız ışıma, yaratınızın bir uzantısıdır. Ama siz yine de biçimlendirdiğiniz o çok kontrol altındaki araçta yaşadınız. Ve siz artık ışımıyorsunuz, en azından ışıyabileceğiniz kadar ışımıyorsunuz. Enerjinizin sürekliliği yok.</p>
<p>Başka bir deyişle, herşeyi o kadar öykünüzle ilişkilendirdiniz ki, gölgelerle, inanç sistemleriyle ve hipnozlarla ilişkilendirdiniz ki, gerçek Yaratıcı enerjiniz özgür değil. O, o çanak gibi. O, o çömlekçinin yarattığı vazo gibi, biçim verilmiş ve sınırlanmış bir halde rafın üstünde oturuyor. Kendini açmak zamanıdır. Enerjinizi ışımaya, yaymaya başlamak zamanıdır.</p>
<p>Şimdi burada oturuyor ya da bunu Şimdi anınızda okuyorsunuz, ve çoğu insan, hatta Şambra’nın çoğu ışımaya, parlaklığının yayılmasına, Yaratıcı enerjilerine çok sınırlı, çok sınırlı bir biçimde izin veriyor. O zaman yaşamınız da sınırlı hale geliyor. Size geri gelen şey sınırlı oluyor.</p>
<p>Kontrolleri bıraktığınızda, bu güzel enerjiyi yayarsınız. O canlı bir enerjidir. O kadar canlı bir enerjidir ki, dokunduğunuz herşey, karşılaştığınız herşey, düşündüğünüz herşey, Yaratıcı enerjinizden etkilenir.</p>
<p>Kendinizi enerji yayan güzel bir alev olarak imgeleyin. Onu herhangi birine ya da şeye zorlamıyorsunuz. Onu sadece ışıyor, yayıyorsunuz. Bazı büyük başmeleklerin yaptığı budur – onlar sadece ışırlar. Siz şu alev, Mikail’in alevi, hatta Metatron’un ve birçoklarının alevi – nasıl desek – hissini ya da içgörüsünü ya da görüntüsünü buradan edindiniz. Bu, onların varlıklarının ışımasıdır. Ve siz bu ışığın, bu alevin&#8230;.zorlayıcı olmadığını, herhangi bir şeyi değiştirmeye kalkmadığını farkediyorsunuz. O sadece, onunla bağlantı kurmaya gönüllü olan herkes için potansiyel Yeni Enerji’yi yayar.</p>
<p>Şambra, kendi ışımanızın çok kısıtlı olmasının nedeni kontroller yüzündendir, yanılsamalar yüzündendir. Artık bunları bırakmak zamanıdır.</p>
<p>Elinizde bir kalem tuttuğunuzda, fiziksel olarak bir kaleme dokunduğunuzda, enerjinizi tam anlamıyla ona yayarsınız. O kalem, sizin enerjinizi tutmayı, enerjinizi hissetmeyi sürdürecektir. Siz, şu anda çok düşük düzeylerde olsa da, sürekli enerji yayıyorsunuz. Ve herşeye enerji yayıyorsunuz. Ve yineliyoruz, “ışıma” dediğimiz zaman, bir parlaklıktan, bir genişlemeden, enerjinin altınlaşmasından söz ediyoruz. O, değiştirmeye çalışmaz; o sadece bir potansiyel yayar.</p>
<p>Örneğin, ışımanızın, tanrısallığınızın herşeye yayıldığını fark edersiniz. Bu yüzden arabanız bile, kullandığınız o otomobil enerjinizi üstlenir, çünkü siz onu tam anlamıyla kendi tanrısallığınız ile renklendiriyorsunuz. Ona, arabanıza, bazen bir ad veriyorsunuz. O sizi ve sizin niteliklerinizi üstleniyor. Sizin enerjinizle doluyor.</p>
<p>Hayvanlarınız ve evcil hayvanlarınız sizin enerjinizle doludur. Siz onlara enerjinizi yayıyorsunuz. Yaşamınızda yakın olduğunuz kimseler&#8230;.siz sürekli ışıyor, parlıyorsunuz. Ve bir süre sonra bu şeylerden bazıları, ister insan olsun, ister nesne, enerji niteliklerinizi öylesine üstleniyorlar ki size benzemeye başlıyorlar, sesleri sizinki gibi çıkmaya başlıyor. Kimliğinizin birazını üstleniyorlar. Bakın, Yaratıcı varlık bunu gerçekleştirme yeteneğine sahiptir. Oturduğunuz sandalyeler&#8230;.. onlar sizin yaşam gücü özünüzü üstlenirler.</p>
<p>Tam anlamıyla bir modelin, bebek diyeceğiniz bir şeyin heykelini yapabileceğinizi biliyorsunuz. Çamurdan bir varlık yapıp insan gibi görünmesini sağlayabilirsiniz, istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz. Ve işlenmiş o çamur parçasına enerjinizi yerleştirerek, enerjinizi ona yayarak, ona gerçekten yaşam verebilirsiniz. İşte ışımak budur. Sahip olduğunuz yetenek budur&#8230;.evet, belki bir insan figürü haline getirilmiş çamur parçası, cansız bir nesne.</p>
<p>Nefes alıp verdikçe, güç ve çaba kullanmayıp sadece ışıdığınızda, insan biçimi verdiğiniz o çamur parçası gerçekten canlanabilir. Bu gerçektir. Ben bunu daha önce gerçekleştirdim. O nesne gerçekten sizinle birlikte nefes almaya başlayabilir. Bunu deneyebilirsiniz. Biraz zaman alır. Bu, gizemlerin basitliğine dair bazı anlayışları ve kendi ışımanızla ilgili anlayışı gerektirir.</p>
<p>Ama ona nefes verebilirsiniz, onunla birlikte soluyabilirsiniz, ve o canlanacaktır. Göreceksiniz. Ah, bu çok, çok uzun bir zaman alabilir, ama onun solumaya başladığını göreceksiniz. Günün birinde hareket etmeye başlayacak. Ve, günün birinde kalkıp doğrulacak. Ve günün birinde konuşmaya başlayacak.</p>
<p>Evet, şu anda böyle bir şey gerçekleştirme yeteneğine sahipsiniz. Yineliyoruz, bu biraz çaba gerektirecektir, çünkü&#8230;..”çaba” sözcüğünü kullanmamamız isteniyor. Sabır isteyecektir. Bunun nasıl gerçekleştirileceğinin öğrenilmesi sabır isteyecektir. Hepinizin fırlayıp bunu yapmak üzere(işe koyulmasını) önermiyoruz. Ama bunu daha çok, enerjinin nasıl iş gördüğüne, kendi enerjinizin nasıl iş gördüğüne dair abartılı bir örnek olarak kullanıyoruz. Siz sürekli olarak herşeye enerjiler yayıyor, ışıyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, bu konu Yeni Enerji fiziğinin çok önemli bir parçası olduğu için buna değiniyoruz. Buna değiniyoruz, çünkü nasıl olsa olmakta. O şu anda olmakta.</p>
<p>Ama sizin ışıma düzeyiniz çok düşük. Biz bizim tarafta pek öyle ölçüm araçlarına sahip değiliz. Ama anlamanıza yardımcı olmak için 1’den 10’a kadarlık bir skala kullanacağız : 1, çok, çok, çok düşük bir ışımaya sahip, Ruh’un tanrısal enerjisinin onlardan çok az aktığı insanlar için; 10, tanrısal enerjinin engellenmeden, kısıtlanmadan, açıkça ve safça aktığı, en yüksek yaşam gücü enerjisine sahip en yüksek hal için.</p>
<p>Çoğu insan 3 ile 5 arasında iş görüyor, çok düşük. Işıma düzeylerinin çok düşük olmasının nedeni, kendilerine koydukları sınırlar, kontroller ve yasaklar, sahip oldukları inanç sistemleri yüzündendir. Onlar o çamurdan heykelin içindeler. Onun içinde katılaşmış haldeler. Kendi öykülerine çok inanmış haldeler.</p>
<p>Çoğu Şambra şu anda 4 ile 6 arasında ışıyor. Sizin ışımanız daha büyük ve daha parlak. Ama sizi sınırlayan, sizi geri tutan bir dolu kontroller, bir dolu eski inanç sistemleri hâlâ var.</p>
<p>Bu enerji ışımasının önemi çok-katlı, çok-boyutludur. Öncelikle, tanrısal enerjilerinizin ışımasına izin verdiğinizde, bu, onları bedeninizin ya da realitenizin içinde tutsak etmiyorsunuz demektir. Akmalarına izin veriyorsunuz demektir. Ve her enerji akmak üzere tasarlanmıştır. O, o aracın, o beden heykelinin içinde hapsedilmek, tutsak edilmek üzere tasarlanmamıştır. Akması öngörülmüştür.</p>
<p>Enerji yaydığınız zaman, gerçek bir Yaratıcı olursunuz. Yaptığınız şey, o potansiyel akışın herşeye akmasına izin vermektir. Enerjiyi genişletiyorsunuzdur. Enerji yaydığınız zaman gerçekleştirdiğiniz şey, kendinize ve yaratılarınızın (ürünü) herkese gelişmeyi, tekâmül etmeyi sürdürme hakkını ve özgürlüğünü vermektir&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Çoğu insan Yaratıcılar, çoğu insanlar, genişlemeyi ve yaşamayı sürdürme hakkını hiç vermezler. Bir şey yaratırlar ve onu kısıtlar ve sınırlandırırlar. Ve o hiç akmaz. O hiç&#8230;.tıpkı bir vazo gibidir – bir rafa konmuştur. O bir vazo olmak doğasını asla değiştirmez&#8230;. anlıyor musunuz. Çoğu insan bir şey yaratır, onu kontrol eder, ve yaratı işlemini durdurur. Çoğunuz bunu geçmişte fazlasıyla yaptınız. Çoğunuz bu yüzden hâlâ yaratı konusunda tökezliyor ve onu beceremiyorsunuz.</p>
<p>Gerçek yaratı, bir şeyi doğurmaktır&#8230;.bir fikri, bir hissi, bir kavramı doğurmaktır&#8230;.onu doğurmak&#8230;.ve sonra ona “var-olma-halini” bağışlamaktır&#8230;.gelişmesini sürdürmesine izin vermek&#8230;.büyümesini sürdürmesine izin vermek&#8230;.onu geri tutmamaktır. Bir parçanız bununla ilgili kendini biraz garip hissediyor, çünkü bir şey yarattığınızda onu kısıtlamanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Sonra da ona karşı bir sorumluluğunuz ve yükümlülüğünüz var sanıyorsunuz. Ve onun da size karşı bir sorumluluğu ve yükümlülüğü var sanıyorsunuz. Oysa yoktur.</p>
<p>Gerçek bir Yaratıcı yaratır ve bırakır, salıverir. O her zaman sizin bir yaratınız olacaktır. Ama şimdi kendi yaşamını üstlenecektir. Genişlemeye ve büyümeye devam edecektir. O, bir vazoya dönüştürülmüş çamur parçası olup rafa kaldırılmaktansa, kendini tekrar tekrar ve yeniden tanımlamayı sürdürecektir. O bir noktada vazoyken&#8230;bir sonraki anda bir ağaç&#8230;.sonraki anda bir kuş&#8230;.ve sonraki anda çamur olan aslına geri dönebilen, canlı, yaşayan bir enerjiye dönüşmüş çamur parçası olacaktır.</p>
<p>Simya budur. Değişim, dönüşüm budur. Enerjinin asıl doğası budur. Bunun size tanıdık geldiğini biliyoruz, çünkü daha önce bu konuyu tartıştık. Biz zaten bununla çalışıyoruz. Siz bununla çalışıyorsunuz. Ve bu sizi, yaratının kontrolleri ve sınırlılıkları ya da korkularıyla gölgelenmemiş özgün Yaratıcı enerjilerinizin bazısına geri getiriyor.</p>
<p>Bu, gerçek ışımadır. Ruh’un tüm yaptığı budur – ışımak, kontroller olmadan, kısıtlamalar olmadan. Bu inayettir. Bu, akıştır, Şambra. Yaşamınızda size olan budur.</p>
<p>Şimdi, enerji yaydığınız zaman, beklentisi, gündemi olmayan bir poyansiyel ışırsınız. O sadece tanrısal bir potansiyeldir. Birşeyler yarattığınızda, onları realiteye getirin, ve sonra da gelişmelerini sürdürmeleri için onlara haklarını verin, bu, enerjinin size geri akışını da değiştirecektir. Çok basit bir Yeni Enerji fiziği: sizden giden enerjiyi kontrol ettiğinizde, size geri gelen enerji de kontrol edilecektir. Tam anlamıyla şunu diyebilirsiniz; evrenler bütünlüğü harfi harfinedir. O harfi harfinedir.</p>
<p>Yani siz kontrol ederseniz, siz de kontrol edilirsiniz. Kendi içinizdeki ve sizden akan enerjiyi kontrol ederseniz, size geri gelen herşey kontrol olarak geri gelir. Kendinizi açar da kendi kontrollerinizi bırakırsanız, ve yaratının bu inayet-dolu, ışıyan yeni türüne başlarsanız, herşey size inayet-dolu, ışıyan bir yaratı olarak geri döner.</p>
<p>Bu çok basittir, o kadar basittir ki bazılarınız “Peki ama, bunu bize neden beş yıl önce söylemediniz? Neden tüm bu Şaud’lardan geçmemiz gerekti? Neden işlemlerimiz sırasında uzun uzadıya bu toplantılarda oturup bu zorluklardan geçmek zorundayız?” diyecektir.</p>
<p>Birincisi, Şambra, sizi ziyaret etmek için buraya gelmeyi seviyoruz (bazı gülüşmeler). Bu bize en azından ayda bir kez burada olma fırsatını veriyor. Ve ikincisi, o zamanlar bunu anlamak için bir temele sahip değildiniz. Bunu bize siz söylediniz; bunlar sizin Şaudlarınız. Siz, herşeyin bir anlamı olsun diye adım adım, bölüm bölüm gitmek istediniz; herşey akıp birleşti. Herşey uyum içinde oldu.</p>
<p>Böylece yineliyoruz, enerjinin fiziğini anlamak: enerji, realitenizde ifade edilen, Yaratıcı-lık için kullanılan potansiyeldir. Siz artık kontroller olmadan yaratırsınız. Ve akmasına izin verirsiniz. Ona bir yaşam verirsiniz. Onu kutsarsınız. Ona bir yaşam verir ve gelişmesini sürdürüp genişlemesine ve yine genişlemesine izin verirsiniz.</p>
<p>Şimdi, o size geri gelen, kesinlikle size hizmet eden, sahip olduğunuz her bir ihtiyacınıza ve arzunuza kesinlikle hizmet eden, özgürce akan bir enerjidir. O size, sizden çıkmasına izin verdiğiniz oranda temiz, berrak ve saf olarak geri döner. Bu, Yaratıcı-lığın doğasıdır – ham potansiyeli alıp onu bir enerji biçimine sokmak, onunla yaratmak, ve ona yaşam vermek.</p>
<p>Birçoklarının zorlandığı yerde siz enerjinin doğasını ve Yaratıcı-lığın doğasını anlamaya başlıyorsunuz, ama hâlâ yaratılarınızı sınırlıyorsunuz. Onlara, kendi ifadeleri için izin vermiyorsunuz. Onları kısıtlamaya ve sınırlamaya ve sahiplenmeye kalkıyorsunuz. Onları özgür bırakın, Şambra. Salıverin. Bu yepyeni akışın nasıl oluştuğunu izleyin. Eşzamanlılıkların, yaşamın istisnaları olmak yerine, nasıl yaşam tarzı haline geldiklerini izleyin.</p>
<p>Şimdi, burada zor olan tek bir şey var, çoğunuzun zorlandığı, başınızı belâya sokan bir alan. Bu, tanrısal arzuya karşılık insani arzular kavramıdır. Ve görünen o ki, yaşamınızda meydana gelen çelişkiler, insan bir şey arzu ettiği ve sizin tanrısal ya da Ruh dediğiniz başka bir şey arzu ettiği için oluyor.</p>
<p>Yaşamınız sırasında çoğunuza şu oluyor; dua ediyorsunuz, bazı şeyler istiyorsunuz, şeyleri yaratmaya çalışıyorsunuz, ve sonra bunlar olmuyor. Ve sonra da kendinize ya da Ruh’a kızıyorsunuz. Gerçek bir Yaratıcı olmadığınızı hissediyorsunuz. Çok yakın zamanlara dek tanrısal olanla insan olan ayrıydı. Siz onlara ayrı ayrı davrandınız. Onlar arasına bir duvar örüp, “ben burada bir insanım, ve tanrısallığın da öbür tarafta olduğunu biliyorum, ama biz (birbirimize) bağlı değiliz” dediniz.</p>
<p>Eh, onlar şimdi birleşiyorlar. İkisinin yeniden biraraya gelmesi ya da birleşmesi, bütünleşmesi söz konusu. Bu, bu realitede oluyor. Dışarıdaki eterik alemlerde değil. Bu, sizin Şimdi anınızda oluyor. O ikisi yeniden birleşiyor. Siz, eski insan arzusunun –çok sınırlı bir arzu- ne olduğunu ve ruhunuzun, canınızın arzusunun, isteğinin, sevgisinin ne olduğunu anlamaya başlayacaksınız.</p>
<p>Size bir örnek verelim. İnsanoğlu, şu anda içinde kısıtlandığınız öykünüz, asla ölmek istemiyor. Devam etmek istiyor. Yaşamak ve yaşamak ve yine yaşamak istiyor. İnsanlar binlerce yıldır, insan bedeni içindeyken sonsuz yaşamı aradı durdu. Ve insanlar bazen, “eh, o zaman ben de kendime ölüm yaratmam. Sonsuza kadar yaşayıp gitmeyi yaratırım” derler. Ama yine de ölürsünüz. Öleceksiniz. Bunu daha önce çok kez yaptınız. Oldukça da iyi becermeye başladınız (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Ve işte bu noktada, Yaratıcı-lığınızla, insan Yaratıcı-lığınız dediğiniz şeyle, tanrısal Yaratıcı-lık dediğiniz şey arasında bir çelişki var gibi görünüyor. Bu ikisi arasında bazen o kadar fark var ki, kafanızın çok karışmasına neden oluyor. Hangi yöne döneceğinizi bilemiyorsunuz. Bu ikisi yeniden kaynaşmaya başlıyor. Siz o üstten bakışa sahip olmaya başlıyorsunuz. Tanrısal planın anlayışına, tanrısal arzuya karşılık insan arzunun anlayışına gelmeye başlıyorsunuz.</p>
<p>İnsan arzusu bazen çok kısıtlı bir öyküye sarılmıştı. İnanç sistemlerine, varlığın daha büyük amacına hizmet etmeyen inanç sistemlerine sarılmıştı. Biz bazen bizim tarafta şunu söyleriz – insani arzulara karşılık daha yüksek, tanrısal arzular. Ve kural olarak tanrısal ihtiyaçlar, insani arzulara üstün gelir, çünkü siz aslında er ya da geç ölmek istersiniz; aksi halde kendi eski öykünüze çok tutsak olursunuz. Çıkmak çok zordur. Ölümü siz tasarladınız. Ölümü, özgürleşmek için, o öykülere tutsak olmamak ya da içine gömülmemek için tasarladınız. Böylece bu, insani arzularla tanrısal arzunun bazen nasıl örtüşmediğine bir örnektir.</p>
<p>Ama bunun bir nedeni ve amacı vardır. Bazen yaşamınızda neden sevdiğiniz biri, paylaşacak bir eşiniz yok diye merak edersiniz. Üzülürsünüz. Kızarsınız. Bazen tanrısal ihtiyaçlar ve arzular insana üstün gelir. Bazen, kim olduğunu keşfetmek, gerçekte kim olduğunuzu anlamak için kendi başınıza geçireceğiniz o zamana sahip olmak önemlidir. Tanrısal olan, yaşamınızda başka birinin olmasının dikkatinizi dağıtacağını bilir.</p>
<p>Bazen iplerin kimin elinde olduğunu merak ediyorsunuz. Ama kendinizi açtıkça, Şambra, insan ve tanrısal olan yeniden birleşmeye başladığında, arzuyu baştan başa, akışı baştan başa duyumsamaya başlarsınız. İnsani sınırlılıklara tutsak olmazsınız. Önemsiz, küçük ihtiyaçlar olarak tanımlanacak şeylere tutsak olmazsınız. Tersine, daha yüksek ihtiyaçlara, daha yüksek ve büyük amaçlara yönelirsiniz.</p>
<p>Böylece, bilinçli olarak yaratmaya çalışıp da çok kez şu engellere ve sorunlara tosladığınızı biliyoruz. Ama bu birleşme ve kaynaşmayla birlikte bunlardan daha fazla anlam çıkartmaya başlayacaksınız. Kontrolleri bırakırsınız. Enerjinizi yayarsınız. Yaratılarınızı kutsarsınız. Ve onlar yaşama dönerler. Enerji, size hizmet etmek üzere geri gelir. Enerji, görkemli ve yeni yollardan size hizmet etmek üzere geri gelir. Buna “eşzamanlı yaşam” denir.</p>
<p>Bir anlamda, eşzamanlı bir yaşamda ihtiyaçların olmadığını söyleyebilirsiniz. Herşey zaten oradadır. Onunla mücadele etmeniz gerekmez. Artık yaşamla kol-güreşi tutmanız gerekmez. O sadece oradadır. Bir anlamda, eşzamanlı yaşamda zorlanmış bir yaratı yoktur.</p>
<p>Hatta ihtiyacınızı tanımlamanız bile gerekmez. Bolluk ya da sağlık dediğiniz şeyler için ya da bunlardan herhangi biri için hiç kaygılanmanız gerekmez. O sadece oradadır. Eşzamanlı yaşamda ihtiyaçlar yoktur, çünkü onlar zaten karşılanmıştır. İçinizde bir akış gerçekleşir ve o anda ihtiyacınız olan şey için sadece içeriye uzanıp onu dışarı çıkartırsınız.</p>
<p>Eşzamanlı yaşamda, daha önce de söylediğimiz gibi, sorular daha sorulmadan yanıtlar oradadır. Eşzamanlı yaşamda, tanrısallığınız ve Ruh ile devamlı süregelen bir yeniden-birleşme vardır. Onu zorlamaya çalışmazsınız. Onu iradeyle oluşturmaya çalışmazsınız. O sadece oradadır. Sadece akar.</p>
<p>Eşzamanlı yaşama ulaşmak için Şambra – o, o kadar da uzakta değil – ona ulaşmak için, sadece kontrolleri bırakmak söz konusudur. O doğal olarak meydana gelir. Uzun bir süre önce şunu söyledik – yapılacak en iyi şey, yapabileceğiniz en iyi şey, kendi yolunuzdan çekilmektir. Kontroller yolunuzu engelliyor. Kontroller, sizinle tanrısallık arasında, sizinle eşzamanlılık arasında bir tür perde ya da engel oluşturuyor.</p>
<p>Kontrolleri ve korkuları ve inanç sistemlerini bırakın. Bunların tümünü salıverin. O zaman eşzamanlı yaşam anında size bağlanıp yaşamınızda yer almaya başlayacaktır. Tümü oradadır. Onu tanımlamaya çalışmak zor, çünkü o bir formül değildir. O sadece bir var olma biçimidir. Eşzamanlı yaşamda o akış vardır.</p>
<p>Evet, öyle; siz hâlâ insan realitesinde yaşıyorsunuz. Hâlâ, eğer seçiminiz buysa, sabahları kalkmanız gerekecek. Hâlâ maddesel dünyaya katılmanız gerekecek. Ama bu çok daha kolaylaşacak. O gerginlik olmayacak. O zorlama olmayacak. O zihinsel mücadele olmayacak.</p>
<p>Eşzamanlı yaşam akar. İnsanlar oradadırlar, sadece orada bulunuyor olurlar. Araçlar ve kaynaklar hemen oradadır. Onları planlamanıza bile gerek kalmaz. Onlarla mücadele etmeniz gerekmez. Onlar için dua etmeniz gerekmez. Onlar öylece ortaya çıkıverirler.</p>
<p>Eşzamanlı yaşama girdiğinizde farkedeceksiniz, bu şeylerin her birinin zaten orada olmuş olduğunu farkedeceksiniz. Siz onları sadece görmediniz. Alnınıza vurup onu nasıl görmezden gelebildiğinize şaşacaksınız. Her kaynağın, aracın, kişinin, enerjinin, şifanın, sevginin zaten orada olmuş olduğunu farkedeceksiniz. Siz onu sadece görmediniz.</p>
<p>Siz öykünüze odaklanmakla o kadar meşguldünüz ki, realitelerinizi nasıl yaratacağınıza odaklanmakla o kadar meşguldünüz ki. İnsan olmakla o kadar meşgulsünüz ki, onu göremediniz. Ama o hep oradaydı. Şu anda da orada, size hizmet etmeye hazır, gelmeye hazır.</p>
<p>Eşzamanlı yaşam&#8230;. beklentilerin olmadığını söyleyebilirsiniz. Gereksinimler yoktur. Şimdi, biz “git ve sahip olduğun tüm dünya mallarını at ya da dağıt” demiyoruz. Bu yine zorlanmış bir eylem olur. Onu zorlamanız gerekmiyor. Eşzamanlı yaşamda, örneğin yeni bir araba, ya da yeni bir ev gibi gereksinimlerin olmadığını keşfedeceksiniz. Sevdiğiniz insanlara, birlikte olması eğlenceli insanlara gereksinim duymayacaksınız, çünkü onlar zaten oradadır.</p>
<p>Bakın, zaten oradaysa, herhangi bir gereksinim hiç olabilir mi? Sizin için yaşayacağınız doğru yer, doğru araç zaten orada olacaktır. Gereksinim, daha siz bile farketmeden karşılanır. Akış budur! Eşzamanlılık budur! Bu, elinizi sallayarak gerçekleştirdiğiniz bir tür sihir değildir. Psişik bir eylem türü değildir. Bu inayettir, yaşamınıza soktuğunuz tanrısal inayet.</p>
<p>Artık herhangi bir plana da ihtiyacınız olmadığını görürsünüz, çünkü daha siz bile bilmeden plan oradadır. Herşey, daha ihtiyaç bile saptanmadan ortaya çıkar&#8230;. anlıyor musunuz. Eşzamanlı yaşam, gereksinim ve zaman ve realiteyle olan tüm ilişkiyi değiştirir. O, lineer yaşama ilişkisini değiştirir, böylece daha gereksinim farkedilmeden karşılanmış olur&#8230;..anlıyor musunuz. O, bir tür genişlemiş, dairesel, büyüyen, dinamik biçimde yaşamınızda yaşamaktır.</p>
<p>İhtiyaçlar sizin tarafınızdan halledilir&#8230;.sizin tarafınızdan, Ruh tarafından değil, bizim tarafımızdan değil. İhtiyaçlar, daha siz bile gereksinim duyduğunuzu farketmeden halledilir. Eşzamanlı yaşamak budur: artık arayış yoktur, yanıtlar için bile bir arayış yoktur, çünkü daha siz bir sorunuz olduğunu bile farketmeden yanıtlar oradadır&#8230;.. artık Ruh’u aramak yoktur, çünkü Ruh hemen oradadır&#8230;.. melekleri aramak yoktur çünkü onlar oradadır – aslında hep oradaydılar – geçmiş yaşam veçhelerinizi aramak yoktur çünkü siz öyle bir alan yaratmışsınızdırki, onlar zaten oradadır.</p>
<p>Eşzamanlı yaşamak, mevcut andaki görkemli ruhsal farkındalıktır. Ve yineliyoruz, oraya ulaşmak herhangi bir gücü ya da çabayı gerektirmez, Şambra. Oraya ulaşmak için izlemeniz gereken herhangi bir plan ya da program ya da kural yoktur. O hemen şimdi, şu anda meydana gelebilir. Eski inanç sistemlerini bilinçli olarak özgürleştirdiğiniz an meydana gelebilir. Yaşamınızda kontrolleri bıraktığınız an meydana gelebilir. Bir anlamda, birkaç gece önceki konuşmalarımızdan bildiğiniz gibi, o zaten meydana geldi. O zaten oldu.</p>
<p>Eşzamanlı yaşam, diğer insanların epey bir süre anlamayacağı bir yaşamdır. Hâlâ dualite dünyasında olanlar&#8230;..onlar hiç anlamayacaklardır. Onu kıskanacaklardır. O kadar kıskanacaklardır ki, sizi belki küçümseyecek, reddedeceklerdir, ya da sırrı, eliksiri bulmak için size belki zarar vermeye kalkacaklardır. Onlar onu istiyorlar. Onu şiddetle istiyorlar, ama aslında içinde ne olduğunu anlamıyorlar.</p>
<p>Onlar sadece eski öykülerini biraz daha büyütüp daha iyi bir öykü haline getirmek istiyorlar. Onlar bir süper-insan olmak istiyorlar, tanrısal insan değil. Ve ikisi arasında muazzam bir fark vardır. Onlar, tanrısal varoluş yerine süper güçlere sahip olmak istiyorlar. Onlar yaratıp kontrol etmek istiyorlar, yaratıp kutsamayı ve izin vermeyi, yaratılarınıza kendi varoluşları için izin vermeyi değil.</p>
<p>Yarattığınız her bir geçmiş yaşamın yaşamaya devam ettiğini biliyor musunuz. Ona varoluşunu bağışladınız. Ve o diğer boyutlarda yaşamayı sürdürüyor&#8230;.. burada Dünya’da değil, yani çoğunlukla, (dünyada yaşaması) ara sıra olabilir, ama genelde olmaz. Geçmiş yaşam veçheleriniz yaşamayı sürdürür de sürdürür de sürdürür. Onlar sizin gibi Yaratıcı-varlıklar değildir. Yeni Enerji, yeni bir alan yaratamazlar, ama onlar dönüp durmaya, onlara bağışladığınız enerjilerde genişlemeye devam ederler.</p>
<p>Böylece, diğer insanlar eşzamanlı yaşam denen şeyi anlamayacaklardır, en azından bir süre; öğrenmek&#8230;. anlamak&#8230;. bırakmak&#8230;. salıvermek&#8230;.ruhsal bir varlık olduğunuzu ve herşeyin zaten orada olduğunu farketmek&#8230;. sizin de Tanrı olduğunuzu farketmek gibi geçtiğiniz işlemlerin bazısından geçmeden anlamayacaklardır. Onlar, yaşamınızın böyle çabasız nasıl sürdüğünü, işlediğini anlamayacaklardır. Nasıl bu kadar az enerji tüketip bu denli çok şey başardığınızı anlamayacaklardır.</p>
<p>Şambra, bir çoğunuz son zamanlarda şu – nasıl desek – dualite dünyanızdan, işinizden ve ailenizden ve diğer şeylerden dışlandığınız olgusunu deneyimliyorsunuz, oralardan atılmayı deneyimliyorsunuz, çünkü sizin enerjiniz artık o çevrelere uygun değil. Ama siz kendiniz için yeni çevreler yaratıyorsunuz. Eski yolların tümünü bırakmak bazen biraz korkutucudur. Ama siz kendiniz için eşzamanlı yaşamayı içeren yeni çevreler yaratıyorsunuz. Yeniyi keşfedebilmek için eski tarzdan dışlanmanız gerekiyordu. Onun zaten orada olduğunu keşfedebildiniz.</p>
<p>Bu bir akıl oyunu değildir. Herşeyden çok, bir akıl oyunu değildir. Biz sizin bu Şaud’u dinledikten ya da okuduktan sonra çıkıp da, “o zaten orada. O zaten orada” diyerek aklınızla oyun oynamaya kalkışmanızı istemiyoruz. Bu, enerjiyi zorlamaktır. Bu, bu yolla tezahür ettirmesi çok zor bir inanç sistemine kendinizi zorlamak demektir. Ama bu daha çok, onun orada olduğunun bilinmesidir, yürekten bilinmesi, onun, herşeyin zaten orada olduğunun kabulü, eşzamanlı yaşamanın zaten orada olduğunun kabulü.</p>
<p>Onunla başınız belâya girdiğinde, sizinle uyuşmuyor gibi hissettiğinizde, eski dualiteye geri kaydığınızı hissettiğinizde, öncelikle sizi kısıtlıyor olabilecek kontrollere, onu yaşamınızda deneyimlemekten sizi alıkoyan kontrollere bir bakın. Son Şaud’da da söylendiği gibi, kontrolleri bırakmak muazzam, muazzam bir güven gerektirir, eşzamanlılık içinde yaşamak için muazzam bir kendine güveni, kesinlikle herşeyin icabına bakıldığını bilmeyi, fiziksel bedeninizin iyileşebileceğini, zihninizin yeniden dengelenebileceğini bilmeyi gerektirir. Yaşamınızda gereksinim duyduğunuz herşey şimdiden size gelmiş durumdadır. Bu, muazzam bir güven gerektirir. Herşeyden çok, ki sizin, bizim şimdi bulunduğumuz nokta burasıdır, kendine güveni, o büyük salıvermeyi, büyük salıvermeyi gerektirir.</p>
<p>Böylece, bugün burada oturan grup olarak bunu hissedelim ve kendimiz için deneyimleyelim – kontrollerin o büyük salıverilişi, o büyük kendine güven. Şimdi, biz bunu grup olarak gerçekleştireceğiz. Hiç kimsenin bu enerjiyi zorlamasını istemiyoruz. Yineliyoruz, zorlanan enerji, size zorlayıcı güç olarak geri dönecektir. Böylece biz sadece salıvermeye, güvene izin vereceğiz, kontrolleri bırakacağız, eşzamanlı yaşamak halinde olacağız. Ve bu da hiç bir beklentiyi, hiç bir ihtiyacı, ya da arzuyu içermez.</p>
<p>Biz bunu çok basit bir biçimde soluma yoluyla gerçekleştiririz. Nefes alın ve o güven sıçramasını gerçekleştirmek için kendinize izin verin, korkuları da, kaygıları da bırakın gitsinler. Biz, bırakın gitsin derken, onları engellemek anlamında söylemiyoruz. Sadece bırakın gitsinler. Onlardan geçip gidin.</p>
<p>Bu, sizin ne kadar tanrısal olduğunuzu bilmekle ilgilidir. Siz burada Dünya’da bu insan şartları içinde yaşayabilecek kadar kutsanmış bir Yaratıcısınız. Siz Yeni Enerjilerin, yeni kavramların Yaratıcısı olabilirsiniz. Onlara var-oluşlarını bağışlayabilirsiniz. Onlara kendi mevcudiyetlerini bağışlayabilirsiniz ve sonra herşey size geri döner, zarif ve saf bir biçimde.</p>
<p>Bu, bu anın içinde oturmak ve artık yaşamın ne hakkında olması gerektiğini tanımlamaya çalışmamakla ilgilidir, artık kim olmanız gerektiğini tanımlamaya çalışmamakla ilgilidir, tanrısal güvenin bu anında oturmak ve “ruhsal” nedir ya da “insan” nedir, bunları bile tanımlamaya çalışmamakla ilgilidir. Burada, bu saf anda olmak, ihtiyaçlarınızı tanımlamamızı bile gerektirmez. Siz bunun ötesine geçtiniz. Tanımlamanız gerekmiyor; sınırlamanız gerekmiyor; yaşamınızda uygun olan şeyleri zorlamanız gerekmiyor. Onlar zaten oradadır. Onları istemeniz ya da onlar için dua etmeniz gerekmiyor.</p>
<p>Bu saf anda hiç beklentisiz böyle birlikte olmak, gerçekten dönerek yeni bir yaşama düzeyine, Eski Enerji insan aklıyla hayal bile edemeyeceğiniz bir düzeye değişmenize izin verir. O Eski Enerji insan zihni hep ayrıntıları, yapıları, kontrolleri bilmek isterdi. O Eski Enerji insan zihni herşeyin hep beyin yoluyla tanımlanmasını isterdi. Siz onu aşıyorsunuz.</p>
<p>Sadece burada, bu anda oturalım ve hiç bir şey yapmaya çalışmayalım, hiçbir şeyi zorlamayalım. Siz bunu bu kutsal varoluş içinde gerçekleştirirken, ışıma, sizin ışımanız genişler. Tanrısallığınız gelir ve insanlığınızla kaynaşıp birleşir. Herşey genişlemeye, parlamaya, ışımaya başlar.</p>
<p>Biz bunu şimdi görebiliyoruz. Kontrolleri bıraktınız. Engelleri ve kalkanları indirdiniz. Savunmalarınızı indirdiniz, çünkü artık onlara ihtiyacınız yok. Şimdi ışıyorsunuz. Şimdi, o alevsiniz. O alevsiniz. O hep sizdi.</p>
<p>Siz bizi beklediniz. Siz Ruh’un size bir alev vermesini beklediniz. Ama o hep sizdi. Şimdi ışıyorsunuz. Enerjiniz yayılıyor. Akıyor. Dans ediyor, daireler, spiraller çiziyor, oynuyor. Tüm çevrenize yayılıyor, sadece fiziksel realitenizde değil, tüm boyutlarda. Bu, yaşaması çok daha kolay bir yol Şambra. Sadece enerjinin sizden akmasına izin veriyorsunuz. Yaratının sizden yayılmasına izin veriyorsunuz.</p>
<p>Yaratı hakkında komik olan&#8230;. o çoğu insanın olduğunu sandığı şeyin neredeyse tersidir. Siz yaratmanın, elinizi uzatıp da havadan altın tezahür ettirmek olduğunu düşündünüz. Yaratmanın bu olduğunu düşündünüz.</p>
<p>Gerçek yaratı oldukça farklıdır. Gerçek yaratı, Adamus’un da keşfettiği gibi&#8230;. aslında elinizi bile uzatmanız gerekmiyor; altın hemen orada. Yaratmaya çalışmanız hiç gerekmiyor. O sadece vardır. Yaratma enerjisi gözlerimizi yaşartabilir, gözlerinizi yaşartabilir; o denli kolaydır. O kadar anda ve o kadar mükemmeldir.</p>
<p>Şu anda, biz size konuşurken ışıyorsunuz Şambra. Alevinizi yeniden canlandırdınız. Kafanızdan çıktınız. Bakın – şimdi hayal etmek için kendinize izin verin – alevinizin ışınlarının nasıl çıktığını görüyorsunuz. Onlar herhangi bir şeyi değiştirmeye çalışmıyorlar. Siz havayı değiştirmeye çalışmıyorsunuz. Neden? Hava mükemmel. Siz realitenizi değiştirmeye çalışmıyorsunuz. O hep mükemmeldi. Siz belki de onun sadece küçük bir mükemmel-olmadığını sandığınız veçhesini görüyordunuz. Ama şeylerin daha büyük doğasına göre o mükemmeldir.</p>
<p>Siz enerji yayıyorsunuz. Dans etmesine izin veriyorsunuz. Onun herhangi bir yere gitmesine çalışmıyorsunuz. Onun herhangi bir şey yapmasına çalışmıyorsunuz. Hatta o belli bir renkte bile olmak zorunda değildir. Belli frekans aralığında olması gerekmiyor. O sadece ışıyor. Bu&#8230;.bu&#8230;.bu yaratıdır. Bu saf yaratıdır, çünkü ışıdığınız şeyi herkesin gözlemleyebilmesi için yayıyorsunuz, herkesin gözlemleyebilmesi için ışığınızı yayıyor, şarkısını söylüyorsunuz, olduğunuz o melek, olduğunuz o tanrısallık, şimdi size geri geliyor. Şimdi herşeyi doldurmak üzere, size hizmet etmek üzere geri geliyor.</p>
<p>Şambra, bu bu kadar kolaydır. Siz bunu zorlaştırdınız. Zorun nasıl bir şey olduğunu görmek istediniz. Bunu bırakmak zamanıdır. Bu, bu kadar kolaydır. Ve eğer kafanızda kapana kısılırsanız, tüm o kurallar ve yönetmeliklerin kapanına kısılırsanız, tekniğin kapanına kısılırsanız, yanlış yapıyorsunuzdur. Bir an için geri gelelim, derin bir nefes alın. Siz alevsiniz. Hep öyleydiniz. Siz saf yaratı enerjisi yayıyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, yarattığınız şeyi bile tanımlamaya kalkmayın. Ruh’un ruh evinde oturup da tanımlamaya çalıştığını mı sanıyorsunuz? Ruh sadece yaratır ve canlı enerjiyle kutsar.</p>
<p>Siz alevsiniz. Yaratıyorsunuz. Işımanızı kutsuyorsunuz. Canlılıkla çıkan enerjilerinizi kutsuyorsunuz. Ve sonra o alev sadece ışırken, sadece parlarken, sadece yaratının içinde sevinç doluyken, o takla, ya da dönüş, dönüşüm – adını ne koymak isterseniz – meydana gelir. İşte o zaman herşey size geri gelir.</p>
<p>Eşzamanlı yaşam budur. Onu hiç tanımlamanız gerekmez. Onu hiç yapılandırmanız gerekmez. Onun için hiç kaygılanmanız gerekmez. Bu, bu kadar basittir.</p>
<p>Gerçekten de buradan çıkacaksınız. Bir dualite dünyasına geri döneceksiniz. Tüm o ağırlığın, tüm o çelişkilerin ve her türlü şeyin saldırısına uğrayacaksınız. Alevinizi anımsayın. Onun nasıl ışıdığını, şefkatle ışıdığını, gereksinim duyduğunuz herşeyi size geri getirdiğini anımsayın.</p>
<p>Böylece, Tobias ve Saint Germain’in enerjileri, size sunduğumuz bu basit enerji teslimatı için bugün burada sizinle birlikte olmak istediler. Sözcükler söylendi, ama onların anlamı azdır. Enerji teslim edildi, ve o sizindi. O başından beri sizindi.</p>
<p>Biz Bedenlenme Dizisi’ndeyiz, tanrısallığınızın bedenlenmesi, sizin her bir veçhenizin bu realiteye bedenlenmesi, tam kabul, korkusuz kabul, bu yaşamınızda kendiniz olarak bildiğiniz her veçhenin sadece bir öykü, varolma halini bağışladığınız harika, güzel bir öykü olduğunu anlamak. Onu da bırakıyorsunuz. Ve o zaman, gerçekten kim olduğunuzun köklerine geri dönebilirsiniz.</p>
<p>Bir sonraki Şaud’umuzda, bu dizinin sonu olan Şaud 12’de biraraya gelmeyi umuyoruz. Bu yıl boyunca biraraya getirdiğimiz tüm enerjileri doruğa çıkartmayı, onları çok kutsal bir yerde, çok kutsal bir enerjide birleştirmeyi umuyoruz. Ah, bu sonra çok hızlı hareket ederek bir sonraki dizimize devam etmemize izin verecek.</p>
<p>Sizi candan seviyoruz. Biz her zaman, her zaman sizinle çalışıyoruz, sizinle birlikteyiz, sizinle paylaşıyoruz. Gerçekten, asla yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 04 Haziran 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 11 &#8211; &#8220;Işıyan Varlık&#8221;</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çember’e) sunulmuştur</p>
<p>Ben Ben’im&#8230;.ve öyledir (bazı gülüşmeler), toplantımıza devam ediyoruz&#8230;.soru ve yanıt zamanı&#8230;.Şaud’unuzun enerjisini gerçekten içinize çekmek zamanı&#8230;..bu Şimdi anında kalıp, az önce kendinize verdiğiniz, teslim ettiğiniz herşeyi içinize çekmek zamanı. Siz onu gecelerce önce teslim ettiniz kendinize. Ve insan hali dediğiniz bu realitedeki çevreyi siz yaratıyorsunuz. Ve onu (gerçekliğinize) getiriyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, onun sisteminizin içine derinlemesine girmesine izin verin. Zihinde yapılması gereken hiç bir şey yok, hiç bir zorlama, çalışma yok, onu sadece içinize emin, sadece bırakın sizin adınıza çalışmaya başlasın. Bu, bu kadar basittir. Eğer Şambra’ya gösterebileceğimiz bir şey varsa, o da bunların tümünün ne denli basit olabileceğidir.</p>
<p>Biz size burada kim olduğunuz, Ruh’un kim olduğu bilmecesini biraz çözüyoruz, size küçük bir anlayış sunuyoruz. Bakın&#8230;.Ruh olmuş olandır&#8230;ve şimdi olandır&#8230;.ve olandır&#8230;..sever&#8230;.ve genişler&#8230;.yaratıda sevinç bulmaya bayılır. Yine de, Ruh yaratı içinde herşeyin var olduğunu ve her zaman da var olmuş olduğunu keşfeder. Bu size, bir süre üzerinde düşüneceğiniz bir konu sağlayacaktır (bazı gülüşmeler). Bu, Ruh ve yaratının temel anlayışıdır.</p>
<p>Bakın&#8230;.Ruh, her zaman var olmuş olan dinamik enerjidir. O kendiyle ilgili daha çok şey keşfetmek ve kendini yaratı yoluyla ifade etmek istediğinde, “olmaya” dönüştü. Ama o, yaratının sadece olduğunu keşfetti. Herşey oradadır, ve hep oradaydı&#8230;.anlıyor musunuz. Ama işte burası, şu anda bulunduğunuz noktadır Şambra. Eşzamanlı yaşam: o şimdiden mevcuttur, ve hep mevcuttu. O sizin ışıyan Yaratıcı olmanıza izin veriyor&#8230;.hep olan&#8230;.ve hep olmuş olan&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Siz sadece bir mum, bir alev gibisiniz. Ama alevin üstüne metal bir kap, bir kapak yerleştirilmişti. Alevin üstüne yerleştirilmiş olan metal kap ya da kapak inanç sistemlerinizi temsil ediyor. Kontrollerinizi ve sınırlılıklarınızı temsil ediyor.</p>
<p>Bir alevin üstüne metal bir kap koyduğunuzda ne olur? Alev hâlâ oradadır, ama siz onu artık göremezsiniz ya da hissedemezsiniz. Saklanmıştır. Hâlâ oradadır. Ama ışıması, ışığını yayma yeteneği artık yoktur. Bazılarınız, mumun üzerine metal kapak yerine, buzlu cam, çok buzlu bir cam kapak konmuş gibi yaşıyordunuz, öyle ki, ışığınızın sadece birazı çıkabiliyor. Kendi alevinizin üzerine koyduğunuz o buzlu cam yine kendi inanç sistemleriniz, kendi sınırlılıklarınız, ve kendi kontrollerinizdir.</p>
<p>Bırakın şimdi bunu da kaldıralım. Biz o alevin üzerine başka hiç birşey koymak istemiyoruz. Buna ihtiyacınız yok. Siz alevinizin, tanrısallığınızın üzerine sizi koruması için birşeyler koyuyorsunuz. Onu, saklambaç oyununu oynayabilmek için alevin üstüne koyuyorsunuz. Onu, alevi bilmemenin, görmemenin ya da hissetmemenin nasıl bir şey olduğunu görmek için alevin üstüne koyuyorsunuz.</p>
<p>Ama siz şimdi o noktaya geldiniz. Çok anlayış kazandınız. “Bundan sonra ne yapmam gerekiyor? Birleşmiş, bütünlenmiş, tanrısal bir insan nasıl olabilirim? Dünya’da gerçek bir Yaratıcı nasıl olabilirim?” diyorsunuz. Kontrolleri, inançları ve sınırlılıkları bırakın. Yineliyoruz, bırakın ruhunuz özgürlüğüne sahip olsun, ifadesine sahip olsun.</p>
<p>Bu şaşırtıcı bilgi oldukça basittir. Yaratıda yaratmak zorunda olmadığınızı söyler. Başka bir deyişle, yaratı diye bir şey yoktur, en azından sizin deyimlerinizle. Sizin deyimleriniz hep şunu ifade ediyordu; yaratının olmasını sağlayan ve yaşamınızdaki şeyleri olduran, tezahür ettiren aktif bir dışsal güç vardı. Ama sonuçta yaratı diye bir şey yoktur, çünkü o hep olandır ve her zaman da olmuştur. Herşey oradadır.</p>
<p>Şimdi, “ben onunla mücadele edeceğim” oyununu oynarsanız, o da size karşılık verir. Ve geri gelen enerjiler, mücadele enerjileri olacaktır. “Ben, yaratmak için zorlamak gerektiğinin nasıl bir şey olduğunu öğreneceğim” dediğinizde, o kendini yaşamınıza sunacak, tanıtacaktır. Ama artık buna ihtiyacınız yok&#8230;.seçiminiz buysa tabii.</p>
<p>Yaratı, yaratı değildir. O hep olandır, ve o hep olmuştur. Ruh’un spirali budur&#8230;.Ruh olandı&#8230;.Ruh olandır&#8230;.Ruh yaratmayı sever&#8230;.ki o hep olandır&#8230;.ve hep olmuş olandı&#8230;.bu bir spiraldir. Siz busunuz. Şu andan sonra ışığınızı yaymak için kendinize izin verin.</p>
<p>Sorulara başlayalım ve bakalım Tobias ya da Saint Germain’e ulaşabilecek misiniz (kahkahalar). Bakalım 3.kapının arkasında ne var? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Kontes, ben biyolojide doktora öğrencisiyim ve araştırmamı kanserli hücrelerin iyileşmesine yardımcı olan bir bitki üzerine yapıyorum. Üniversitem, üzerinde çalıştığım bitkiyi hayvanlarla yapılacak deneye göndermek istiyor. Ve bu beni çok üzüyor. Çare bulmanın bedeli neden suçsuz hayvanları istismar etmek oluyor, anlamıyorum. Bilimsel araştırmalar için hayvanların kullanılması konusunda fikrinizi duymak istiyorum. Bunun başka bir alternatifi var mı? Ve bu sorun bana ne öğretmek için karşıma çıkıyor?</p>
<p>TOBIAS/ADAMUS: Biz burada İlk Ulus’a, Amerikan Yerlileri’ne, Kızılderililer’e, ve daha birçok başka yerlilere, bu zamanda bu Dünya’nın İlk Ulusu’nun insanlarına değineceğiz. Onlar geyik yerlerdi. Ve hiç bir acımasızlık söz konusu olmazdı, çünkü onlar geyiği, ya da buffaloyu (yaban sığırı), ya da kamplarına uçup gelen ya da giren herhangi bir hayvanı onurlandırırlardı&#8230;.anlıyor musun. Onurlandırmak vardı. Herhangi bir acımasızlık söz konusu değildi. Hatta hayvanın kesilmesinde bile onurlandırma vardı. Ve özellikle de yiyecek insan ağzına girdiğinde onurlandırma vardır. Bu, tüm enerjiyi değiştirir.</p>
<p>Hayvanlara karşı acımasız olmanız gerekmez. Aslında hayvanlar kendilerini feda ederek tam anlamıyla kendi ayaklarıyla laboratuvarınıza geleceklerdir. Daha önce de söyledik – enerji, size hizmet etmek üzere geri gelir. Ve onu onurlandırırsanız ve severseniz bunu yapar. Bu muazzam keşfin ve yeni anlayışın bir parçası olmak için hayvanlar onur ve sevgiyle kendilerini adarlar. Sevgiyi onurlandır ve bu deneye katıldıkları için onlara teşekkür et.</p>
<p>Şunu söylememiz gerekir; bir insanın hissedeceği acı, bir hayvanın hisssedeceği acıya hiç benzemez. Bilinç orada değildir. Hayvanın fiziksel bedeni belki tepki verir, ama tepki veren bir bilinç yoktur. Bu yüzden, onurlandırıldığı sürece bu tür bir çalışmanın hayvan için kötü ya da acımasız ya da istismar edici olduğunu düşünmüyoruz.</p>
<p>Kesim yerlerindeki ve hayvanların öldürüldüğü yerlerdeki insanlar, yiyecek olarak öldürülmeden önce hayvanları onurlandırsa, et yiyen ve hayvan yiyen insan toplumu bu zamanda ve bu Dünya’da çok ilerlerdi. Hayvanlar bu onurlandırmaya bayılırdı. Ve bu, yiyeceği çok daha enerjik kılardı, ve enerjinin Dünya üzerinde şu anki enerjisel yapısını tümüyle değiştirirdi. Ama, birlikte çalıştığın hayvanları sadece onurlandır. Onları sev, onları adlarıyla çağır ve sonra da onurlandırarak öldür (bazı gülüşmeler). Onlar bunun için varlar.</p>
<p>Ama biz o tek adımı ileriye götüreceğiz. Şu kanser araştırmaları alanında yapılan çok çalışma var. Bunlar, toplumun bir bütün olarak enerjinin ve dengesiz enerjinin nelerle ilgili olduğunu gerçekten anlamasına yardımcı oluyor – aslında bunlara akıtılan para ve zamanla şimdiye kadar çoktan çözülmüş olacağı düşünülürse, kanser araştırmalarının bunca zamandır sürmesinin nedeni de budur. Ama bu tam anlamıyla araştırmacıların dengesiz enerjinin nasıl iş gördüğünü, nasıl tepki verdiğini anlamalarına yardımcı oluyor. Onlar, kanserin kendisinden çok daha değerli olan diğer şeylerle ilgili daha çok şey öğreniyorlar.</p>
<p>Onlar sonunda, Şambra’nın gayretleriyle, Şambra olan araştırmacılar ve şifacılar ve danışmanlar kanalıyla, tüm o zor ve ağır tedavilere gerek kalmadan enerjinin hızla nasıl dengeye geri getirilebildiğini öğreneceklerdir. Onlar kanserin – nasıl desek – dengeye çok, çok hızlı geri gelebilecek kadar hassas ya da kolay etkilenen dengesiz bir enerji olduğunu öğreneceklerdir. Size sözünü ettiğimiz güvenli alan şifası bu tür kanser çalışması için idealdir. Bu güzel soru için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Sevgili Tobias ve Adamus, bugün olan biten güzel şeyler her ne idiyse, teşekkür ederim. Kendimi gerçekten iyi hissettim. Umarım bu soru&#8230;.ve ben size bir de Çiçekler Köprüsü ile ilgili bir soru sormak istiyordum ama sanırım onu başka bir güne saklayacağım. Umarım bu saçma bir soru değildir, ama ben Çarşamba akşamı evimde ne olup bittiğini bilmek istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Biz senden, başkalarının da anlamasını sağlamak amacıyla olan biteni biraz açmanı rica edeceğiz. Ve bu sadece, öyle olduğunu düşünürsen saçmadır.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkürler, bunu tahmin etmeliydim. Peki, bilgisayarımın başında oturmuş bir oyun oynuyordum. Ve küçük köpeğim birden hırlamaya başladı&#8230;.grrrr (köpeğinin hırlamasını taklit eder).</p>
<p>TOBIAS: Nasıl yaptı? (kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Grrrr (yine köpek hırlamasını taklit eder)&#8230;.grrrr (yoğun kahkahalar)&#8230;.bu kadar sesli değil. Neyse, ama beni irkiltti, ve ben tüm bedenimde şu karıncalanmayı hissettim. Ve bu beni tam olarak korkutmadıysa da, tam olarak rahatlatmadı da. Ve ben şöyle bir koridora baktım. Sanki o devasa gölge, o devasa enerji orada duruyordu. O neydi&#8230;.o kimdi&#8230;neydi o? Onun ne olduğunu bildiğime dair bir hisse sahibim, ama (bu konuda) başarısız olabileceğimi de düşünüyorum (kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Bizimle paylaşmanı rica ediyoruz, onun ne olduğunu düşündün.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Eh, sonraki gece tesadüfen Aralık ayının mesajını açtım, hani şu bize gelen enerjilerle ve ruhlarla ilgili olan, onlar her kimse, buraya inebilmek için gelip bizden geçmeleri gerektiğini söyleyen mesajı. Onların bizden geçmesine izin vermezsek, binlerce ve binlerce yıllık bir süre için uzaklaşmaları gerektiğini söyleyen mesajı.</p>
<p>TOBIAS: Ve onun özellikle kim olduğunu sanıyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Bilmiyorum. Onun için size soruyorum kim olduğunu (yoğun kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Ama bir hisse sahipsin&#8230;.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Sizler değildiniz, bunu biliyorum çünkü enerjinizi biraz tanıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ama başarısız olduğunu hissettiğini söyledin. Kim olduğunu&#8230;.kim olduğuna dair ne tür enerjiler hissediyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Eh, eğer benden geçip buraya gelmelerine izin veriyorsam, bir şey hissetmiyorum (kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Bu enerjinin ne olduğuna dair bir tahmin yürütmeni isteyeceğiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Gerçekten bilmiyorum&#8230;.gerçekten. ben bu yüzden&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.ve biz senin bildiğini biliyoruz (yoğun kahkahalar). Ama bu, kendi benliğinin bir parçası diyebileceğin şeydi. O bir ada ya da kimliğe sahip değildir. Ama o uzun bir süredir seninle ilişkisi kesilmiş olan ve yarattığın şeylerden biri olduğunu söyleyebileceğin, kendi benliğinin bir parçasıdır. O, uzun bir süredir bağlantıda olmadığın bir veçhendi. O, senin gölge benliğin olarak algıladığın şeydi ya da senin çok sevmediğin bir veçhen. Ve şimdi geri geliyordu. Sen güvenli bir alan yaratmıştın. Sen güzel, sevecen bir enerji yaratmıştın. Ve o yeniden birleşmek için geri geliyordu.</p>
<p>Hepiniz, bölünmüş parçaları geri getirmek üzere çağrıda bulundunuz. Ve onlar da şimdi geliyorlar. Hayvanlar bu tür enerjilere karşı çok hassastırlar. Yani köpeğin&#8230;.neydi onun çıkardığı ses? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Tobias, seni çok seviyorum ama herşeyin bir sınırı var (yoğun kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Onlar çok hassastır, ama evcil hayvanlar da senin kendi benliğinin bir tür uzantısı olduklarından – onlar bir bakıma küçük gölge benliklerdir – senin köpeğin o diğer gölge benliği algıladı ve geri gelmesine izin vermek istemedi. Evcil hayvanın (köpeğin) dediğin gölge benliğin, seninle o yakın, teketek ilişkiyi istiyor ve içeri girmek isteyen o dışsal veçheyi uzak tutmak istiyor. Bu yüzden, zaman zaman gelebilecek ziyaretçilerin olabileceğini evcil hayvanınla paylaşman (kahkahalar) senin için – hepiniz için – önemlidir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: O biliyor&#8230;.o biliyor.</p>
<p>TOBIAS: Ama geri gelen, yeniden birleşen bir enerjiydi. O sendi. O kendindendi. Ve gerçekten de, haklısın; o biz değildik. Biz, siz bilgisayar oyunları oynarken hiç içeri damlamayız (yoğun kahkahalar).</p>
<p>2.ŞAMBRA: Gerçekten&#8230;.gerçekten&#8230;.tabii&#8230;.tabii&#8230;.peki. O Macar/Romanyalı olduğum yaşam mıydı ya da hangisiydi?</p>
<p>TOBIAS: Aslında o bir yaşam değildi. O kadar tanımlanmış değildi. O daha çok, bir dolu yaşamdır asılı kalıp duran, senin bir parçan, sanki senden koparak ayrılan bir parçandı. O seni birçok yaşamda izleyip durdu. Ama onun bir adı ya da kendine ait benzersiz bir özü olduğu söylenemez. O sadece ilişkisi kesilmiş bir parçaydı, tam bir parça (olduğu söylenemez), ama biraz asılı kalmış, seni arkandan izleyen bir parça. Ve o yaşamın sırasında başka zamanlarda da göründü, özellikle de sen çocukken. O sadece, yeniden birleşmeye ihtiyaç duyan bir parçadır. Ve sen şimdi bunu gerçekleştirdin.</p>
<p>2. ŞAMBRA: İyi, şimdi dizlerim iyileşecek. Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Ben, telepatisi olan ve bir uzay gemisinden indirilen (bilgiler) aldığını söyleyen bir kadınla bağlantı kurdum. Bunların ne anlama geldiğini açıklayabilir misin? Sahip olabileceğin herhangi bir içgörü çok takdir edilecektir. Ve belki de şu yabancı varlıklarla ilgili bir “Tobias’a sorun” celsesi yapman gerek, ne dersin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.sizin deyiminizle uzay gemileri ya da yabancı varlıkların enerjileri kesinlikle oralarda bir yerlerde mevcuttur. Ama, bizim sizden ricamız, onları oldukları gibi görmeniz, anlamanız. Bunlar, yineliyoruz, sizin geçmiş veçheleriniz olup kendi potansiyel geleceklerine yansıyorlar – sizin geleceğinize değil – ama potansiyel geleceklere, yanıtların bulunup bulunmadığını görmek için, “kördüğüm” denen şeye bir çözüm getirilip getirilmediğini görmek için araştırıp analiz ediyorlar.</p>
<p>Aslında sizin bir parçanız olan bu veçheler, başka bir zamanda, başka bir uzayda mevcutturlar. Onlar bir tür enerji kördüğümünde mevcutlar, “kördüğüm” burada genişleyemeyen enerji anlamındadır. Bu enerji sadece kendi içinde döner durur; genişleyemez. Gerçek yaratıda enerji hep genişler.</p>
<p>Böylece, senin ve diğerlerinin o parçası sıkışıp kalmıştır. Araştırmayı sürdürür. Senin ve o psişik olan kişinin – ve birçok Şambra ve birçok yeni çağ insanı böyledir – zaman zaman algıladığı ve yabancı varlıklardan gelen bilgiler olduğunu düşündüğünüz şeyler, aslında budur. O aslında sizdir.</p>
<p>Ve biz sizden tekrar tekrar rica edeceğiz, ve çok empati duyarak diyeceğiz ki, “lütfen anlayın: bunların tümü sizdir.” Yabancı varlıklarla edindiğiniz onca deneyimler – tıpkı az önce burada duran sevgili hanım gibi – o sizdir. Hep sizin ilk değerleriniz, standart değerleriniz (default), yani olma hallerinizdir. Rüyalarınızdaki (herşey) sizdir (sizin veçheleriniz, parçalarınızdır). Sizin olma hallerinizdir, çünkü bunların tümü anlamaya ve işlemden geçirmeye çalışmakla ilgilidir.</p>
<p>Bu yabancı varlıklar geçmişten geliyorlar. Onlar senin Şimdi’nde değiller. Onlar geçmişinden geliyorlar. Daha akıllı ya da bilge ya da teknoloji açısından daha ileri değiller. Hele ruhsal yönden size göre çok daha az ilerlemişlerdir. Ve asla başka türlüsüne inanmayın, özellikle de sizi kurtarmaya geldiklerini söylediklerinde. Bu bir yalandır&#8230;..”yabancı varlıklar”, daha önce de söylediğimiz gibi&#8230;.bir yalandır. (çvr.: Tobias kelime oyunu yapıyor, yabancı varlık anlamına gelen “alien” sözcüğünün içindeki “lie”, yalan anlamına gelir) O, muazzam bilgiler içerir. Ona ulaşabilirsiniz, ama onun uzun, çok uzun bir zaman önce, çok, çok uzak bir yerde meydana geldiğini farkedin. (Tobias’ın yine Star Wars filmine göndermede bulunması izleyicileri güldürür.)</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Çoğu zaman, arkadaşım olup da nelerle ilgilendiğimi merak eden insanlarla karşılaşıyorum. Ve bunun burada bulunan çoğumuz için geçerli olduğundan da eminim. Ve, bilirsin işte, daha önce bilinci incelememiş ya da böyle bir temeli olmayan insanlarla bu değişim-dönüşümün ne olduğunu yumuşak bir biçimde paylaşabilmemiz için ve bu paylaşımın onlara bir düzeyde hizmet edecek ve aynı zamanda hitap edecek gibi bir şey olması için bir önerin var mı diye merak ediyordum, bilirsin işte, bizim gerçekleştirmeye çalıştığımızı onların da yapabilmesini sağlayacak bir şey.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.mükemmel bir soru. Ve bildiğin gibi, bu öncelikle yürekten konuşmakla ilgilidir, zihinle değil. Bu aynı zamanda, onların bir nedenden ötürü orada olduklarını, bir nedenden ötürü sana soru yönelttiklerini bilmekle ilgilidir. Onlar farklı biçimlerde ve farklı davranışlarla gelip kapını çalıyorlar. Ama onlar bir nedenden ötürü araştırıp soruyorlar. Sormalarının nedeni, içsel bir arzu duymalarındandır.</p>
<p>Dünya üzerinde bulunan insanların büyük bir çoğunluğu meleklere inanıyor, Ruh’a inanıyor. Ruh’un özünün bir biçimde devam ettiği, sonraki yaşam gibi bir şeye inanıyor. Yani sizler çoğunluktasınız.</p>
<p>Bazen saklanmanız gerektiğini hissediyorsunuz. Bazen, yaptığınız şeyi, gerçekleştirdiğiniz çalışmaları açıklamaya çalıştığınızda neredeyse utanıyorsunuz, ya da sıkılıyorsunuz, ya da ağzınızı sıkı tutuyorsunuz. Sizler ruhsal öncülersiniz&#8230;. ve bununla gurur duyun! Sizler ruhsal psikologlarsınız&#8230;.ve bununla gurur duyun! Sizler, öğrenilecek ve bilecek onca şey olduğunda ruhsal araştırmalar yapanlarsınız. Ve sizler ruhsal öğretmenlersiniz.</p>
<p>Söyleyeceğiniz şeyi az ve öz tuttuğunuzda, ve onu kendi sözlerinizle ifade ettiğinizde – Tobias’ın ya da Adamus’un değil, kendi sözlerinizle ifade ettiğinizde – anında kalpten kalbe bir bağ kurulacaktır. İşte o zaman onlar soru sormaya başlayacaktır. Ve bu da, yaptığınız şeyi açıklamayı sürdürmek için, sizin de Tanrı olduğunuzu ve onların da Tanrı olduğunu açıklamayı sürdürmek için mükemmel bir fırsat yaratır. Onlar buna istekliler ve açlar. Biz bu yüzden Şambra’ya, “sizler öğretmenlersiniz” demeyi sürdürüyoruz.</p>
<p>Yani sorunu yanıtlayacak olursak: bu, onların soruyu nasıl sorduklarının enerjisine kulak vermekle ilgilidir. Ve bu, herhangi bir şeyi gizlemeye ya da savunmaya çalışmamaktır, ya da sizin garip olduğunuzu sanmalarını düşünmemektir, çünkü aslında gerçekten böyle düşünmezler. Onlar sorularının yanıtlarını bilmek istiyorlar. Ruhsal yolculuklarında rehberlik ve yardım istiyorlar. Sizin onlara öğretebileceğiniz şeyleri istiyorlar. Yani, bununla gurur duy.</p>
<p>Ve, cadıların kazıklara bağlanarak yakıldıkları günler geride kaldı. Farklı olduğunuz için, genişlemiş bir farkındalığa sahip olduğunuz için taşlandığınız günler geride kaldı. Dünya, sunacağınız şeyleri istiyor. Bu yüzden, bu mükemmel soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bu ülkede meydana gelen kökten dinci hareketleri izliyor musun?</p>
<p>TOBIAS: Elbette&#8230;.dünyanın her yanında meydana gelen kökten dinci hareketler, değişen enerjiye tepkidir. Bir enerji hareket edip değişmeye çalıştığında, diğeri ters bir etki sergiler ve (var olan eski) enerjiyi demirlemeye ve stabilize etmeye ve değişimi engellemeye çalışır. Kimliğine tutunmaya çalışacaktır. Bu, dualite enerjisinin doğal iş görme biçimidir.</p>
<p>Siz bunun ötesine geçiyorsunuz, hatta dualitenin karşıt güçler olarak iş görmesi gerekmediği yerlerde bile. Siz, titreşimsel ya da dualitik enerjiye karşın genişleyen enerjinin hüküm sürdüğü yeni bölgeye geçiyorsunuz. Kökten dinci ya da aşırıya kaçan dediğiniz kişiler bile arayış içindedir. Onlar aşırı bir biçimde ya da çok kökten bir biçimde arayış içindeler. Ama onlar da soruları soruyorlar.</p>
<p>Bu kökten ya da aşırı hareketlere çoğu kez girdikleri gibi çıkacaklarını eklemek de ilginç olacaktır. Bu, yaşamboyu sürdürecekleri bir şey değildir. Ruhun açlığını ya da susuzluğunu gidermez. Bu yüzden, bir süre için yaptıkları şeyde – nasıl desek – çok tutkulu davranabilirler, ama eninde sonunda gerçek arayışa geri döneceklerdir.</p>
<p>Eninde sonunda sessiz olanlara, gerçek Yeni Enerji öncülerine gelip, “yaşamında neler olup bitiyor? Şu anda neler yaptığını bana söyle” diyeceklerdir. Yumuşak bir biçimde, “peki, neler yapıyorsun bakalım” diye soracaklardır. Siz – nasıl desek – siz onları imana davet etmek ya da inançlarını değiştirmek zorunda değilsiniz. Başka bir şeye inanmalarını sağlayacağınız hiç bir şey yoktur. Sadece gerçekleştirdiğiniz şeyi onlarla yürekten paylaşın: insanla Ruh’un birleşip bütünleşmesini&#8230;..ne güzel bir şey. Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias, üç ay kadar önce annem öteye geçti. Ve o ülke dışında yaşıyordu. Ve ölmeden bir hafta kadar önce, gidip onu görme fırsatım oldu. Bedeni felçliydi. Konuşamıyordu. Hareket edemiyordu. Yoğun bir Parkinson’u ve demansı (bunama) vardı. Ve ben onunla bir rüya-çalışması töreni yaptım. Ve herşeyi tümüyle sezgisel yaptım. Ben gerçekten ne yaptığımı&#8230;.bunların hiç birini önceden planlayıp düşünmemiştim. Ama&#8230;.sonradan o CD’yi dinledim. (çvr.: Tobias’ın ölüm ve ölenlerle çalışma konusunu kapsayan CD’sinden söz ediyor) Ama bu gerçekten güzel bir şeydi. Ve benimle konuşamasa da, gerçekten ne yaptığımızı bildiğini ve anladığını hissettim. Ve sorum şu: bu yaptığımız onun geçişine nasıl yardımcı oldu? Ve onun şimdiki durumu nedir? Ve, yakında geri gelecek mi?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.yakında geri gelmesine daha karar verilmedi. Bazen, bir varlığın ya da ruhun geri gelmeye karar verebilmesi için bir sürenin geçmesi gerekir. Ve bazen de geri gelinmeyi etkileyen ve aile ve aile üyelerini, ya da öte tarafa geçişlerini içeren başka dinamikler söz olur. Ama buna daha karar verilmedi.</p>
<p>Gerçekten de, rüya-yürüyüşü sırasında senin yaptığın sezgiseldi. Ve bu, annenin yolculuğunun çok daha dostça ve sıcak, daha az yalnızlık ve korku içinde olmasını sağladı.</p>
<p>Bir varlık, dünya boyutlarından sizin deyiminizle melek boyutlarına doğru yol alırken, geçtiği bazı bölgeler vardır. Bir varlık için yol üzerinde kaybolmak ya da yanılmak çok kolaydır. Bazı zorlu durumlarda – bunu annen için söylemiyoruz, genel bir örnek olarak veriyoruz – bazen bir ruh, bir enerji, fiziksel bedeni terk edip de geçiş yolculuğuna başladığında, onun çok yakınında bulunup, yeni-özgürleşmiş ruhu korkutmaya çalışan ya da ona oyun oynayan, fiziksel olmayan varlıklar olur.</p>
<p>Ve onlar – nasıl desek – bu New York şehrinde kötü bir taksi şöförüne düşmek gibi bir şeydir (bazı gülüşmeler). Ve onlar, siz arabadan inip de daha iyi bir taksi bulma seçimini yapana kadar inanılmaz bir yolculuk yapmanıza neden olurlar. Onun için, Dünya düzlemini yeni terk etmiş ruhlar için bu bazen çok yanıltıcı olabilir. Nereye gideceklerinden emin olmazlar.</p>
<p>Biz – nasıl desek – bizim bu denli yakına gelebilmemizin nedeni – bunu açıklamaya çalışıyoruz – biz geçiş yapan insanın hemen yanıbaşında olamıyoruz, çünkü geçişi yaparken bizi kabul etmezler. Onlar, Çiçekler Köprüsü’nden geçmeyi içeren yolculuğun ilk yarısını yapmalarına yardımcı olacak, genişlemiş ve değişime uğramış bir insan bilincine ihtiyaç duyarlar. Biz oradan (devralıp) o kişiyi selamlayabilir ve yolun geri kalan kısmını götürebiliriz.</p>
<p>Böylece, çalışman çok sezgiseldi, ve annenle sahip olduğun ilişki yüzünden de çok sevgi doluydu. Ve bu çalışma onun buraya geçişini çok kolaylaştırdı. Yol boyunca dikkati başka yöne çekilmedi. O karanlık yollardan hiç birine inmedi.</p>
<p>Rota dışına çıkan ve kendini kötü astral sokakların bazısında bulan varlıklar&#8230;. onlar sonunda bulunur ve geri getirilir. Ama bu, diğer bazı boyut düzeylerinde (meydana gelen) çok korkutucu bir deneyimdir. Sizin dördüncü, hatta beşinci diyeceğiniz boyutlar, çok yoksunluk ve çok kasvet içeren bazı enerjilere sahip olma eğilimi gösterir.</p>
<p>Ama orada aynı zamanda bazı harika karşı enerjiler de vardır. Bunlar, tümüyle bizim tarafa geçmek istemeyen ve bu alemlerde var olmayı öğrenmiş bedensiz varlıklardır. Burası kendi içinde bir alt-uygarlıktır. Onlar fiziksel biçime geri dönmek istemiyorlar. Tümüyle bizim tarafa da geçmek istemiyorlar. Ve, dünyayı yeni terk etmiş birinden enerji alabilmek için her türlü üç kağıda başvuracaklardır.</p>
<p>Rüya-yürüyüşü okulunun amacı, bu rüya-yürüyüşünü nasıl gerçekleştireceklerini öğrenen kişilerin bu alemlerden bazısına yakalanmamayı ve aldatılmamayı&#8230;. bazı potansiyel engellerden ve meydan okumalardan nasıl geçeceklerini&#8230;.yeni ölmüş kişinin ruhunun enerjisini nasıl çok sakin ve dengeli bir düzeyde tutacaklarını&#8230;.ve yol boyunca nasıl birkaç şaka yapacaklarını&#8230;.ve yol boyunca nasıl eğleneceklerini öğrenmelerine yardım etmektir. Ama bu eğitimi verme nedenlerimizden biri de, daha kadim rüya-yürüyüşçülerinden bazısı için inanılmaz bir arzunun olmasıdır&#8230;. onlar bir kez Çiçekler Köprüsü’ne ulaştılar mı, yeni ölenle birlikte bu tarafa geçiveriyorlar. Ve o zaman elimizde bir yerine iki kişi oluyor (bazı gülüşmeler). Bu yüzden, eğitimin bir bölümü de, insan alemlerine nasıl geri dönüleceğini içeriyor. Sorun için sana teşekkür ediyoruz. (çvr.: rüya-yürüyüşüyle, ölmekte olan kişiye eşlik eden, onu sevgiyle yönlendirerek Çiçekler Köprüsü denen yere kadar getirip, orada daha yüksek varlıklara teslim eden insanlardan söz ediyor. Böyle bir çalışma yapmak isteyenler için de seminerler, eğitimler düzenleniyor. Eskiden de bu tür çalışmaları gerçekleştiren kişiler varmış, ama onlardan bazısı, yukarıda da belirtildiği gibi dünya alemine geri gelemeyip, ölen kimseyle birlikte “ölüyormuş”. Tobias, ölen kimseyle çalışırken, ona yardımcı olurken, bilinmesi gereken şeyleri anlatmaya çalışıyor.)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bana lütfen belli bir sağlık sorunumla ilgili görüşünü söyleyebilir misin? Bu, çok yıldır süregelen bir öksürük. Başka bir şey var diye kaygılanıyorum. Bu sorun beni şarkı söyleme tutkumu ifade etmekten alıkoyuyor. Onun salıverilmeye hazır olduğunu hissediyorum. Verdiğin herşey için teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.ve burada iki enerji söz konusu. Öksürmek bir salıvermedir. O bir bırakıştır, ama sendeki çok zayıf bir öksürük. Öksürük aynı zamanda – nasıl desek – şarkı söylemekten, bu güzel şeyi gerçekten yaratmaktan kaynaklanan korkuyu salmaya çalışıyor. Sen onu geri tutuyorsun. Ve o senin boğaz bölgeni etkiliyor. Ve o zayıf, küçük öksürükler gerçek bir salıveriş değildir. Onun için, güçlü öksür ve biraz da çok derin solumalar yap, ve şarkı söylemeye başla. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Herkese merhaba, ve ben çok geniş bir toprak parçasında bir hayvan barınağı yarattım. Ve yolun karşısında havadan kimyasal püskürtme yapacak bir tesis kurulması için teklif geçirdiler. Peki ben bu yaratıyı şimdi nasıl iptal edebilirim? Ya da&#8230;.?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.bunun – nasıl desek – mücadelesini belediye meclisinde vermek için yapabileceğin şeyler var. Ve eğer bu inisiyatifi kullanacak olursan seni çok kişi destekleyecektir. Ve sen bunu – oldukça ilginç ve karmaşık hukuk sisteminiz yoluyla – en azından bir süre için yavaşlatabilirsin.</p>
<p>Ama bunu gerçekleştirmenin başka bir yolu da, hayvan barınağında tümüyle güvenli bir alan yaratmaktır. Orada olan hayvanlarla çalış, ve bu kimyasallardaki enerjilerin bile dönüştürülüp güvenli, saf ve temiz enerjiler haline getirilebileceği, tümüyle güvenli bir alan yaratmak üzere insanlar çağır. Bu (kimyasallardaki enerjilerin dönüştürülmesi) gerçekleştirilebilinir Şambra. Gerçekten yapılabilinir. Bu, olabilecek, meydana gelebilecek bir simya türü, bir dönüştürme işlemidir. Sen bunların her ikisini de yapabilirsin. Bununla belediye meclisinde mücadele edersin, ve güvenli alanını da hep korursun.</p>
<p>Güvenli alanını yaratmak, bugün gerçekleştirdiğimize benzer. Sen o alevsin. O saf enerjiyi ışıyorsun. Ve, alevin o saf enerjisi, alevin ateşi ve ışıma, simyadır. O, dönüşümü sağlayacaktır, böylece ne sen, ne de diğerleri, bakımını üstlendiğin hayvanlar ya da diğer insanlar o tesisten etkilenmeyecektir.</p>
<p>Güvenli alanını oluşturmayı öğrenirken şaşacaksın. Ve güvenli alan engeller değildir; o engellerin OLMAMASIDIR. O, engellerin olmaması, duvarların olmamasıdır. Güvenli alan budur. Sen bunu gerçekleştirirken, yaydığın ışığın, bu biraz da istenmeyen ve kabul görmeyen komşularda nasıl değişimler yarattığını izle. Olan biteni görmek için izle. Ve olan-biteni, yaratılarının nasıl iş gördüğünü Şambra’ya geri bildir.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias – ya da bugün bizi kim onurlandırıyorsa – pratik açıdan dünyada bulunan ruhu-olmayan varlıkların farkı, ruhu olan varlıklara göre nedir? Dünyayı ruhu olan varlıklar gibi mi hisseder ya da algılarlar? Farklı statüleri (halleri, durumları) farkındalar mı? Kendinin ya da herhangi birinin ruhu olan ya da olmayan bir varlık olduğunu nasıl bilirsin? İsis’in Yarası’nda açıkladığın gibi, ruhlar sürekli olarak birbiriyle kaynaşmış ya da ayrılmış halde olamazlar. Ve sonra her birimiz aslında bir enerjiler ya da varlıklar grubuyuz, ki ruhu-olmayan varlıklar da öyle olmalı, değil mi?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.ruhu-olmayan varlıklar sizin yaratılarınızdır; onlara yaşam enerjisi ve aslında özgürlükler verilmiştir, ama bazen de büyük beklentiler, gündemler yüklenmiştir. Ruhu-olmayan varlıklar, ruhlarının olmadığını genelde farkında değildir. Aslında, ruhu olan varlıklar olduğunu söyleme hakkına sahip olabilmek için günlerce mücadele edeceklerdir.</p>
<p>Yine örneğimize geri gidecek olursak: çamurdan küçük bir heykel yarattıysan&#8230;. ve ona kendi enerjini soluduysan&#8230;.ve onu canlandırdıysan&#8230;. o senin bir yaratındır. Ona özgürlük vermişsindir. Ama o bir ruha sahip değildir. Senin yaptığını asla kopya edemez. O asla başka bir varlık yaratamaz. Kendi başına ve kendiyle yaşayabilir, ama asla yeniden-yaratamaz&#8230;.anlıyor musun. Sen bir Yaratıcısın. Senin yarattığın şey, Ruh’un sana verdiği ayrıcalığa ya da hakka sahip değildir.</p>
<p>Ancak, yarattığın o parça, yaşam verdiğin o heykel, şimdi ruhu-olan bir varlık olduğunda ısrar edecektir. Benzersiz bir kimlik olduğunda ısrar edecektir&#8230;.anlıyor musun. Tam olarak ne olduğunu anlamayacaktır. Ama sonuçta o sadece senin bir veçhendir. Hatta ona meydan okuyacak olursan seni tehdit bile edebilir. Hatta gerçek olduğunu ispatlamak için seni öldürüp enerjini bile almaya kalkacaktır. Yani bu oldukça ilginç bir dinamiktir.</p>
<p>Tarihte sözünü ettiğimiz ruhu-olmayan varlıklardan bazısı, bir ara yeni Atlantis’i yaratmak isteyeceklerini bilen – nasıl desek &#8211; Atlantis’te ikamet eden son kişilerden bazısının yarattığı, ve ruhu-olmayan bir varlık olan Abraham Lincoln’ü de içerir. Ama bir ayrılık vardı, ve onların, eski yaraları ve eski ayrılıkları yeniden birleştirecek ve kendi bilinçlerinin temsilcisi olan, ruhu-olmayan bir varlığa ihtiyaçları vardı. Ve Abraham Lincoln’ün oynadığı rol budur, yani Atlantis’te meydana gelmiş eski ayrılıkları ve eski bölünmeleri yeniden birleştirmek.</p>
<p>Adolf Hitler, söylediğimiz gibi, ruhu olan bir varlık değildir. O bizim alemlerde mevcut değildir. Onu asla buralarda bulamazsınız. O, Hipuru ya da Yahudi bilincinin yaratısı, ruhu-olmayan bir varlıktır. Ve o, çok hızlı ve çok kısa süreli bir karmanın, Atlantis’le de bağlantısı olan bir karmanın tamamlanmasına yardımcı olması için Yahudi bilinci tarafından yaratılmıştı.</p>
<p>Yani, ruhu-olmayan varlıklar, ruhlarının olmadığını bilmezler. Ruhu-olmayan varlıkların gözünde – bazılarınızın farkettiği gibi – biraz boş bir bakış olur. Ve onlar, ruhu olan varlıkların içinden geçtiği duygusal salınımlardan geçme eğilimi göstermezler. Fiziksel acıya karşı da biraz bağışıklıkları vardır, tam olarak değil ama oldukça, çünkü ruhu olan bir varlığın sahip olduğu gerçek içsel farkındalığa sahip değildirler.</p>
<p>Grup bilincinden yaratılmış olan ruhu-olmayan varlıklar vardır. Ve bireysel bilinçten yaratılmış olan ruhu-olmayan varlıklar vardır. Nasıl desek – belirli bir dövme (bazı gülüşmeler), ya da doğuştan varolan bir leke, ya da belirleyici belli nesneler yoktur. Ve ruhu-olmayan varlıklardan pek azı (öldüklerinde) geride herhangi bir kemik ya da herhangi bir beden bırakmaz. Bazıları bırakır; bu duruma bağlıdır, ve fiziksel bedenin nasıl birlikte-yaratıldığına bağlıdır. Şimdi bunun ayrıntılarına girmeye değmez.</p>
<p>Ama onları en çok gözlerinden anlarsın, bazen gözlerdeki boş gibi görünen ya da donuk bakışlardan anlarsın. Bunu en iyi biçimde gözler söyler. Ruhu olan bir varlık gözleriyle karşılık verir. Ruhu olan bir varlığın gözlerinde yaşam vardır, canlılık vardır. Ruhu-olmayan bir varlığın gözleri, yakında ölecek, geçiş yapacak birinin gözleri gibi bakacaktır&#8230;anlıyor musun. Bir insan ölmeden önce, hatta bir “kaza” bile olmadan önce enerji terk etmeye ve gözler biraz cam gibi olmaya, yaşam gücü gitmeye başlar. Birisinin gözlerindeki parıltının –gözlerdeki canlılığın- değiştiğini farkettiğinde, bu, daha onlar gitmeden, gitmeye, ölmeye başladıkları anlamına gelebilir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: İki soru daha alalım mı?  Zamanımız daralıyor.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bir süre önce babam öldü. Ve ben onun geri gelip gelmeyeceğini bilmek istiyorum. Bunu sormamın nedeni, önümüzdeki üç ay içinde ailemize iki yeni bebeğin katılacak olmasıdır. Onlardan biri babam olacak mı?</p>
<p>TOBIAS: Bunu onaylıyoruz&#8230;..evet. Genelde bunu yapmaktan hoşlanmayız ama bize, onun gelen ikinci bebek olacağını onaylama izni verildi.</p>
<p>8.ŞAMBRA: İkinci demek&#8230;.vaay! Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ama bunu hemen paylaşma. Bekle&#8230;.bırak yeni kimlik ya da öykü bu yüke sahip olmadan önce kendini geliştirsin. Bazen yükler fazla gelebiliyor.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Benim sorum çok basit. Beni bu noktaya getiren bir ruhsal yaşam danışmanım vardı, ve ona çok müteşekkirim. Ailedeki bir travma yüzünden araya bir ayrılık girdi. Ve, bu gelişmiş varlıkla geldiğimiz noktada bu olayı kontrol etmek istemiyorum ve biz bunu geçtiğimiz aylarda konuştuk. Bizim için artık ayrılmak zamanı mı? Ya da bir şifa söz konusu mu?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.bu yine, bazen insan düzeyinden anlamanın zor olduğu, ama genel bir bakışa sahip olunduğunda anlaşılan o eşzamanlılıklardan, durumlardan biri. Herşey, sevgiyle kendi başına yürümenin zamanı geldiğini gösteriyor. Bu, senin kendi gelişimin için önemlidir. Her bir öğretmen, ilişkide olduğun herkes er ya da geç sevgiyle ve onurlandırarak salıverir, bırakır. Ve sen şimdi kendi başına uçup yükselmek için özgürsün. Bu senin için çok daha iyi olacak.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Benim için işimi bırakmak zamanı geldi gibi hissediyorum. Ve, ihtiyacım olan herşeyin bana geleceği fikrini gerçekten seviyorum. Ama çok da korkuyorum. Ben bir öğretmenim ve bir şifacı. Ama aslında beni destekleyecek kadar iyi bir gelire de sahip değilim. Bu yüzden merak ediyorum, gerçekten işi bırakma zamanım geldi mi, yoksa işi bırakma zamanının geldiğine dair kendi kendimi mi kandırıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.yineliyoruz, bir Yaratıcı olarak, dinamik bir Yaratıcı olarak, istediğin an gidebilirsin. Sadece seni yine inanç sistemlerinin ya da gölgeli düşüncelerin, yeterli paraya sahip olmayacağına dair, bolluğun senin için orada olmayacağına dair gölgeli düşüncelerin kısıtlamasına izin verme. O işi gerçekten yüreğinde bıraktığında, ve para ve bolluk sorunlarını bir kenara koyduğunda&#8230;.bırak gitsin&#8230;.çok saf ve çok güven içinde&#8230;.salıver gitsin. Aslında o işi bırakmak zorunda değilsin. O seni bırakacak ve öyle bir şey yoluna çıkacak ki, işi neden çok daha önce bırakmadığına şaşacaksın.</p>
<p>Yani, işi enerjisel olarak bırak. Onu kutsa. Sana hizmet ettiği için ona teşekkür et. Yaşamında olduğu için ona teşekkür et. Salıver gitsin. Şimdi, bu, gidip de istifa etmen ya da istifanı yazman anlamına gelmiyor. Sen kalbinde istifa ediyorsun. Bırak gitsin. Ve sonra da tüm enerjilerin nasıl değiştiğini izle, çünkü sen onu korkusuzca bırakmışsındır. Para seni kaygılandırmıyordur çünkü hâlâ gelen bir para vardır. Ama onu salmışsındır. Şimdi, bu, yeni şeylerin gelmesini, yeni fırsatların, ve bugün hayalini bile kuramayacağın yeni şeylerin gelmesini sağlayacak dinamikler oluşturacaktır. Eşzamanlı yaşamanın harika yolu budur.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: İki küçük soru daha alalım mı?</p>
<p>TOBIAS: Elbette.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Bir parçası olduğum beş kişilik grubun Nisan ayında açtığı şey nedir? Ve gökyüzünde hareket ettiğine tanık olduğumuz şey nedir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.çok sayıda – nasıl desek – biz “kapı” ya da “vorteks” terimini kullanmayı sevmiyoruz. Ama şu ara açılmakta olan birçok enerji yolu vardır.<br />
Bunlar, bir tür, bir anlamda, Dünya’yı Yeni Dünya’ya bağlayan, Dünya’yı sizin bildiğiniz Başmelekler Düzeni’ne ve sonuçta “alana”, yani tüm enerji potansiyelinin kaynağına bağlayan yollardır. İnsanlık bilinci değiştikçe, bu yeni yollar hızla açılmaktadır.</p>
<p>Ve sizin tanık olduğunuz budur, bu yollardan birinin açılmasıdır. Bunu insan gözüyle türlü farklı biçimlerde göreceksiniz. Bazıları bunu bir ışık patlaması olarak görecektir. Bazıları da gökyüzünde baştan başa hareket eden gölgemsi bir şey olarak görecektir. Ama bu, meydana gelen bir açılımdır. Bir potansiyel olarak Dünya’ya akan Yeni Enerji’dir.</p>
<p>Ama biz burada bir şey söylemek istiyoruz. İnsanların çıkıp da kapılar ya da vorteksler açması gerekmiyor. Aslında, doğal bir işleme karışıyor, müdahale ediyorsunuz. Ve sonra bizim melekleri gönderip de ortalığı temizlememiz gerekiyor (kahkahalar). Gidip de bir kapıyı açmanız gerektiğini düşünmek, fiziksel olarak orada bulunup da açılması için ritmik sesler çıkartmanız ve davullarınızı çalmanız, neredeyse Saint Germain kadar kibirli olmak demek (yoğun kahkahalar). O, insan bilincine yanıt olarak açılacaktır.</p>
<p>Şimdi, oraya gidebilirsiniz. Bazen oraya çekildiğinizi hissedersiniz, sanki Yeni Enerji kapısı, doğumu sırasında orada bulunmanız için sizi davet ediyormuş gibi. Oraya doğumu kutlamak için gidin. Mücadele etmek için değil. Aslında bizim tarafta gülmek zorunda kalıyoruz. Bazen siz insanlara epey bir gülümseyip duruyoruz. Oraya öyle bir sevgi ve kararlılıkla gidiyorsunuz ki. Ama oraya kapıyı açmak için mücadele etmeye gidiyorsunuz, sanki o kapının mücadele enerjisine ihtiyacı varmış gibi. Ve biz gülmekten kırılıyoruz. Sonradan gelip sizin pisliğinizi temizliyoruz ve gerçek kapının açılmasını sağlıyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Gidin ve Dünya’ya gelen Yeni Enerji’yi kutlayın. Gidin ve şu birleşme noktalarını, oluşan ayrılık noktalarını kutlayın. Ve orada büyük bir kutlama yapın. Ve yine gökyüzünde olan biteni izleyin. Enerjilerin farklı hareketini izleyin.</p>
<p>Her iki enerji patlaması da olacaktır. Hem parlak diyebileceğiniz, sanki hareket eden enerjiler olacaktır. Hem de çok karanlık, gölgemsi enerjiler olacaktır. Bu arada, karanlık, gölgemsi enerjiler, Dünya’ya gelen ya da sizi çevreleyen negatif varlıklar değildir. Bazen gökyüzünde zaman zaman hareket ediyormuş gibi görünen bir delik ya da boşluk olur, çünkü bazen enerji değişimi sırasında tam anlamıyla ışık kesilmiş ve o sadece bir değişim zamanıymış gibi görünür. O bir anlamda, bir ölüm bulutu gibidir, insan için ölüm değil, ama üzerini kapladığı Eski bir Enerji’ye ölüm gibi. Bu ölüm bulutu şu kapılar kanalıyla Yeni Enerji’nin doğumuna yol açar. Bu harika soruna teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Son soru?</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, son zamanlarda öykümü bırakmak konusunda gayretle çalıştım. Ve bu rahat bir yolculuk olmadı, özellikle de ailem için. Onlara yararlanabilecekleri ama benim bilmemin de ille gerekmediği ne verebilirim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.onlar o kadar senin sevgini ve dikkatini talep edip seninle olmak istiyorlar ki, değiştiğini görmek onları acıtıyor. Onların içsel düzeylerinde, biraz korkmuş ve kaygılanmış bir şey var. Onlar senin bir anlamda gittiğini düşünüyorlar, fiziksel değilse de, enerjisel olarak. Yani onlar senin içinde meydana gelen dönüşümü hissediyorlar.</p>
<p>Bu da bir yapıştırıcı gibidir. Sizi bir anlamda geri tutar, çünkü onların hissettiklerini hissedersiniz. Nasıl değiştiğinizi ve gittiğinizi onların gözünden görebilirsiniz. Ve bir anlamda sen de, kendi öykünün değişmesiyle geri çekilmenden kaynaklanan ıstıraplardan geçiyorsun.</p>
<p>Değişen öykü, enerjinin salınması, hiç de ölüm değildir. Hiç de öykünün yok edilmesi değildir. O sadece kısıtlanmış ve sınırlanmış enerjilerin salıverilmesidir. Biz çok sık salıvermekten, bırakmaktan söz ediyoruz. Bu, herhangi bir şeyi reddetmek değildir. Herhangi bir şeyden kurtulmak değildir. Bu sadece enerjideki kilitleri, ya da kelepçeleri ya da engelleri kaldırmaktır.</p>
<p>Çömlekçi çarkında yarattığınız o vazo enerji içinde kilit altına alınmıştı, ve o şimdi kendini yeniden-ifade etmek ve yeniden-tanımlamak için özgür olmak istiyor&#8230;. belki başka bir vazo olarak&#8230;.belki tümüyle başka bir nesne olarak&#8230;. bir süpürge&#8230;bir kap&#8230;.belki bir cam parçası&#8230;.ya da herhangi bir şey olarak. Biz, kendiniz olarak, öykünüz olarak kilit altına aldığınız o enerjinin şimdi özgürlük istediğini söylemek için bu örneği kullanıyoruz. O kendini sürekli olarak, sürekli olarak yeniden-ifade etmek istiyor.</p>
<p>Senin şimdi deneyimlediğin şey, salıvermenin sancılarıdır. Aile – ki aslında o seni simgeler – aile, gittiğini görmek istemiyor. Sen, eski benliğinin gittiğini görmek istemiyorsun. Buna sadece nefes al ve bırak gitsin. Hem kendine, hem de ailene sadece sıkışıp kalmış enerjiyi saldığına dair güvence ver. Ama o enerji hep orada olacaktır. O hep geri gelip sana hizmet edecektir. Bunu sözcüklerle söylemen gerekmez. Ama, onlar için hâlâ var olmayı sürdüreceğini onlara eylemlerinle bildir. Ama herşeyden çok, çektiğin bu zorluğun, ailen olduğunu söylediğin bu zorluğun aslında kendi kendinle ilgili olduğunu anımsa.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Elbette. Böylece Şambra, bu uzun ve harika bir gün oldu. Biz, iki enerjiye birden kanallık yapmaya çalışan Cauldre’yı tümüyle – nasıl desek – saf dışı bıraktık. Bu – nasıl desek – ona yeni fırsatlar ve gözlemler sundu. Kontes Sen Tobias adı altında (bazı gülüşmeler) bu sahneyi birlikte paylaşmak her ikimizi de mutlu etti. Biz şimdi kendimizi geri çekip tek olmaktan iki olmaya geçeceğiz. Tanrı sizi kutsasın. Burada olduğunuz için teşekkürler.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/06/04/saud-11-isiyan-varlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 10: Kontrolü Bırakın</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/05/07/saud-10-kontrolu-birakin/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/05/07/saud-10-kontrolu-birakin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2005 22:52:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 07 Mayıs 2005
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur.
Ve öyledir sevgili Şambra, Yeni Enerji’nin bu sınıfında yeniden biraraya geliyoruz. Ben Tobias’ım&#8230;.siz Şambra’sınız&#8230;.ve biz hepimiz aileyiz. İnanılmaz zamanlarda yaşıyorsunuz ve biz sizinle bu inanılmaz zamanları paylaşıyoruz – bu bir tamamlanma zamanıdır, tümüyle yeni yolların, yeni boyutların açıldığı bir zamandır. Ve aslında olmakta olanlara “boyutlar” sözcüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 07 Mayıs 2005</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur.</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, Yeni Enerji’nin bu sınıfında yeniden biraraya geliyoruz. Ben Tobias’ım&#8230;.siz Şambra’sınız&#8230;.ve biz hepimiz aileyiz. İnanılmaz zamanlarda yaşıyorsunuz ve biz sizinle bu inanılmaz zamanları paylaşıyoruz – bu bir tamamlanma zamanıdır, tümüyle yeni yolların, yeni boyutların açıldığı bir zamandır. Ve aslında olmakta olanlara “boyutlar” sözcüğü bile artık uymaz oldu.</p>
<p>Geçenlerde bir grup Şambra’ya Üçüncü Çember’in açılmakta olduğunu söyledik. İlk Çember tabii ki Yuva’ydı, Krallığın, Tüm Var Olan’ın enerjisi. İkinci Çember, Yuva’nın dışında var olan herşeydi, var oluş, Ateş Duvarı’ndan geçip Boşluğa gittiğinizden ve yaratmaya başladığınızdan beri içinde bulunduğunuz realite.<br />
<span id="more-241"></span><br />
Siz şimdi, o çemberi tamamlamanın ağzında bulunuyorsunuz. Bir hafta önce sözünü ettiğimiz Yeni Dünya bunun göstergesidir. Eğer zaman uygun olmasaydı, Yeni Dünya inşa edilemezdi; hatta tasarlanamazdı bile. Yeni Dünya ile ilgili çok soru var: nerededir&#8230;.nasıl bir ilerleme kaydediyor&#8230;.kim oraya gidebilir. Ama siz şu anda İkinci Çember’i tamamlama noktasında olmasaydınız, bunların hiç biri mümkün olmayacaktı Şambra.</p>
<p>“İkinci Çember nedir?” diyorsunuz. O, Yuva’nın dışında bulunan herşeydir. O sizin oyun alanınızdır. O, Yaratan olmayı öğrendiğiniz yerdir. O, Yaratıcılık eğitimidir. Sizin gerçekleştirdiğiniz budur. Yaratan nasıl olunur, onu öğreniyordunuz. Siz bunu türlü yollardan, çok-boyutlu gerçekleştiriyordunuz. Sonra da Dünya’ya, Üçüncü Çember’e geçmeden önceki son adıma ve son durağınıza geliyorsunuz ve bunu bu çok sınırlı,<br />
çok katı realitede gerçekleştiriyorsunuz.</p>
<p>Üçüncü Çember’i tanımlamanın hakkını Şambra, sözcükler veremeyecektir. Sadece, orası tam Yaratan olanların yeri&#8230;.sınırlılıkları olmayan, kısıtlamaları olmayan tam Yaratanların&#8230;.her zaman Ruh’un gücü, Ruh’un yetenekleri olarak düşünmüş olduğunuz şeyleri “bedenleyen” tam Yaratanların&#8230;..herhangi bir boyutla, herhangi belirli bir realite ile kısıtlı olmayan tam Yaratanların yeri olduğunu söylemekle yetinelim. Biz sizden onu yüreğinizle hissetmenizi rica edeceğiz, zihninizle değil.</p>
<p>Ama siz insanlık gelişiminin (tekâmülünün), Başmelekler Düzeni’nin tamamlanmasının öyle bir noktasına geldiniz ki, hâlâ burada, bu Dünya’dayken&#8230;.hâlâ bu insan bedenlerinin içindeyken&#8230;.hâlâ bu güzel ama bazen sinir edip hayal kırıklığına uğratan uyanma sürecindeyken, şimdi öteye geçmek zamanıdır. Başkaları için kapıları açmak, başkalarının kendi enerjilerini özgürleştirmelerine yardımcı olmak için çok şey yapıyorsunuz.</p>
<p>Bazen neden zor olduğunu merak ediyorsunuz. Bize diyorsunuz ki, “Tobias, Saint Germain, ve Kuthumi, Oama, bazen neden böyle zor oluyor?” Yineliyoruz, bundan geçen ilk kişiler siz olduğunuz için böyle oluyor. Siz yolun başını çekiyorsunuz. Enerjiler en zor olan enerjiler, ama en de heyecan verici olanlardır.</p>
<p>Şu anda içinde yaşadığınız zamanlar gerçekten çok heyecan verici. Ve belki de, “Ama Tobias, bir gazeteye bakıp ya da televizyonu izleyip bu zamanın heyecan verici olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Şiddet var. Dünya’da keder var. Savaşlar var. Yoksulluk var” diyorsunuz. Ve biz de size Şambra, bunların da tümü kendi değişim süreçlerinde bulunduğu için bu heyecan dolu bir zamandır, diyoruz. Bunların tümü uygundur, ama değişiyorlar, çünkü insan bilinci, savaşların hiç bir şeyi çözmediğini farketmeye başlıyor. İnsan bilinci, kendi kendine kabul ettirdiği yoksulluğun hiç bir şeyi çözmediğini farketmeye başlıyor. Hastalık hiç bir şeyi çözmüyor.</p>
<p>Şu an Dünya’da muazzam bir değişim olmakta. Gazetelerde okuduklarınız ve televizyonlarda gördükleriniz kalıntılardır&#8230;..işin dramatik bölümüdür&#8230;..evet, en zor olan kısmıdır. Ama biz sizden bir an için insanlık bilincini Dünyanın her yanında hissetmenizi rica edeceğiz. O değişiyor. Bazı Eski yöntemlerden yoruluyor. Onları atıp kurtuluyor. İnsanlık bilinci kendi ıstırabından yoruluyor. Bu başka bir zamandan, başka bir enkernasyondan kalmaydı. İnsanlık bilinci, insan doğasının sınırlamalarından yoruluyor. İnsanların başkalarından çalmaya çalışmasından, onların enerjisini çekmekten yoruluyor. Yanıtları bulmak için hep dışarıya bakmaktan yoruluyor. O, içeriye dönmeyi öğreniyor.</p>
<p>Şu an Dünya’nızda gerçekten olan biteni görmek için satır aralarını okuyun Şambra. Başlıkların ötesine geçin. Başka insanlarla konuşun. Onların kalplerinde olanı hissedin. Zihninizden çıkıp da o tanrısal kalbe, tanrısal enerjiye girdiğinizde, Dünya’da muazzam, muazzam bir değişim olduğunu farkedeceksiniz. Dünyanın her yanında milyonlarca ve milyonlarca insan şu an uyanış işleminden geçip öğrenmek adına acı çekiyor. Onlar nereden başlayacaklarını bilemiyorlar. Bundan size daha önce söz ettik. Öğretmen olacak olanlar sizlersiniz.</p>
<p>Şambra, bu tamamlama zamanınızda&#8230;..kuantum sıçrayışından önce&#8230;.yeniden birleşmeyi mümkün kılacak tam bir bilinç ayrılmasından önce&#8230;.. Dünya’nın kendi son gerçek döngüsünü tamamladığı bu zaman&#8230;.kuantum sıçrayışından önce şu anki zaman, işlemlerinizin, prosedürlerinizin birçoğundan geçtiğiniz bir zamandır. Siz nasıl bırakılacağını öğreniyorsunuz. Siz nasıl bedenleyeceğinizi öğreniyorsunuz&#8230;.bunlar birbiriyle çelişiyor gibi görünse de aslında tümüyle uygundur.</p>
<p>Bedenlerken, herşeyi korkusuzca kabul edersiniz. İçinize alırsınız. Seversiniz&#8230;.kendinizle ilgili herşeyi&#8230;.geçmişinizle ilgili herşeyi&#8230;..geçmiş yaşamlarınızla ilgili herşeyi&#8230;.atalarınız olduğunuz geçmiş yaşamlarınızı&#8230;..yıldız-tohumları olduğunuz geçmiş yaşamlarınızı. Bunların tümünü içinize alırsınız. Onları bu değerli, kutsal Şimdi ânına kabul edersiniz. Ailenin bu inanılmaz yeniden-biraraya gelişine, bu partiye Şimdi’de sahip olursunuz. Onlar tek tek geri geliyorlar. Onlar, geçmişinizin veçheleri Şimdi’nize sırayla geri geliyorlar. Uzun zaman önce sizden ayrılmış olan enerjiler tek tek, bazen de gruplar halinde geri geliyorlar, tümü sevginiz için, kabulünüz için, korkusuzca kabulünüz için geri geliyorlar.</p>
<p>Değiştirmeye kalkmayın Şambra&#8230;.hiç bir şeyi değiştirmeye kalkmayın&#8230;.geçmişinizle ilgili bir şeyi neden değiştirmek isteyesiniz ki? Onu siz yarattınız. Veçheler dizi dizi geliyor&#8230;.yanınızdan geçip geliyorlar, şu anda bile&#8230;.sadece yüzünüzdeki o gülümsemeyi görmek istiyorlar&#8230;.herşeyin yolunda olduğunu bilmek istiyorlar&#8230;.kalbinizde kendinize karşı ya da kendinizin herhangi bir veçhesine karşı bir kin, bir düşmanlık beslemediğinizi bilmek istiyorlar&#8230;.onları tıpkı Ruh’un kutsadığı gibi kutsadığınızı&#8230;..salıverdiğinizi, reddetmekten kaynaklanan bir salıverme değil, tümüyle sevgiden kaynaklanan bir salıvermeyi bilmek istiyorlar. Ah, siz ancak bir şeyi tümüyle sevdiğinizde salabilirsiniz. Bir şeyi tümüyle sevdiğinizde ancak salabilirsiniz&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Böylece, bekleyiş içinde olan geçmişin tüm o veçheleri&#8230;..saklanmış ya da yaralanmış olan&#8230;.ya da bir tür donmuş bir enerjisel halde bulunan tüm o veçheler&#8230;.parçalara ayrılmış, parçalanmış olan tüm o veçheler&#8230;..reddedilmiş, sevilmemiş olan tüm o veçheler&#8230;..onları kutsamanız için şimdi, bu tamamlanma zamanında dizi dizi geri geliyorlar&#8230;..olan biten budur. Siz de Tanrı’sınız. Bunlar sizin yaratılarınız. Şu an sadece sizin onları kutsamanızı istiyorlar.</p>
<p>Olağanüstü zamanlarda yaşıyorsunuz Şambra! Bunu size tekrar tekrar söylediğimizi biliyoruz, ama sizinle çalışmaktan çok onur duyuyoruz. Burada sıraya giriyoruz, sizlerle çalışan hepimiz &#8211; Kuan Yin ve Yeshua ve Meryem, Adamas, Oama, Kuthumi’nin enerjileri, hepimiz – sizinle çalışmaktan çok onur duyuyoruz&#8230;.bir yandan da şu anda sizinle birlikte Dünya’da olamadığımız için kıskançlık duyuyoruz&#8230;..hemen yanıbaşınızda gülüyoruz&#8230;..tüm deneyimlerin keyfine varıyoruz&#8230;.darıldığınız ve kızdığınız zamanlar anlıyoruz&#8230;..bazen, “kahretsin, bu kadar onur duyuyorsan buraya iner ve benim yerimde olmak nasılmış görürsün (kahkahalar). Bundan onur duy Tobias (Tobias bir el hareketi yapar). Aa, sanırım öbür türlüydü (başka bir el hareketi yapar) – bundan onur duy!” dediğinizde anlıyoruz. Ben o işareti gördüm, ne anlama geldiğinden pek emin değilim. Kuthumi’ye sormam gerekecek.</p>
<p>Şambra, siz kendi tamamlanma zamanınıza geliyorsunuz. Bunun bazen ulaşılmaz, çok uzak göründüğünü biliyorum. Ama aslında hiç değil. O hemen şimdi, burada – o tamamlanma ânı. Biz sizinle şu anda odada dans ediyoruz. Şimdiden onun tadını alıyorsunuz. O şimdiden sizinle birleşiyor.</p>
<p>Eski’nin izleri, artıkları hâlâ çok mevcut. Ve bu uygundur. Onların sizinle olmasına izin verin. Onları dışarıya atmaya çalışmıyorsunuz. Korku dolu olan Eski’nin artıkları, değişimden korkan kendi izleriniz, artıklarınız&#8230;.onları sevin, onları onurlandırın. Salınmak istedikleri an salınacaklarını onlara bildirin. Onları sınırlayan her türlü yapıdan özgürleşebileceklerini onlara bildirin.</p>
<p>İnanılmaz bir zamanda yaşıyorsunuz ve bu Şambra için inanılmaz bir zamandır! Size geçen yılın Ağustos’unda şeylerin değişeceğini, farklı haller alacağını söylemiştik. Ve öyle de oldu. Size, olan biten hakkında konuşacak farklı varlıkları, farklı melekleri getireceğimizi söyledik. Ve getirdik de.</p>
<p>Ve bir değişim gerçekleştireceğimizi söyledik. Bu öyle bir zaman olacaktı ki, artık işlem yapmaya gerek olmayacaktı. Aslında artık şifalandırmaya bile gerek yoktur, çünkü bir şeyin şifalanmaya ihtiyaç duyduğu da bir yanılsamadır (illüzyondur)&#8230;.anlıyor musunuz. Tümü bir yanılsamadır. Biz bu sözcükleri, siz onları kullandığınız için kullanıyoruz. Ama, şifalanacak bir şeyin olmadığını biz biliyoruz – ve hatta siz bile biliyorsunuz. Ve diyorsunuz ki, “Ama aynaya bakıyor ve şifaya gereksinim duyan bir beden görüyorum. Şifaya gereksinim duyan bir zihin olduğunu biliyorum. Yani ne demek istiyorsun Tobias – şifalanacak bir şey yok derken?” Şifalanacak bir şey yok. Sadece salınmayı, kutsanmayı ve çözümü bekleyen enerji vardır, böylece o yeni bir biçimde hizmet edebilecektir. Herşey o kadar basit ki.</p>
<p>Şambra’nın şimdi enerjiyi hareket ettirme zamanıdır. Enerjiyi Tutanlar olmaktan çıktığınızı söylediğimizi anımsayın – ah, ne harika bir iş, ama zor bir iş. Sizler, Enerjiyi Tutanlar olmaktan, Enerjiyi Hareket Ettirenler olmaya doğru gidiyorsunuz. Sizler ve bilinciniz yeni bir yöne sapıyor ve sadece sandalyelerde oturmak yerine, gerçekten enerjileri hareket ettirmeye başlamak zamanıdır. Biz şu anda sizinle birlikte bunu gerçekleştiriyoruz. Peki neden? Neden bunu şu anda yapmak bize bu kadar kolay geliyor? Çünkü siz kafanızı bir kenara bırakmak için kendinize izin verdiniz.</p>
<p>Ah evet, çok da uzun olmayan bir zaman önce Oama okulundaki bir gruba şunu söyledik, “Kafanızı işin içine sokamazsınız; kalbinizi kullanmak zorundasınız. Bunu düşünemez ya da analiz edemezsiniz. Bunu sadece hissedebilirsiniz.” Ne inanılmaz bir şey&#8230;.5 gün boyunca hissetmek ve hiç düşünmemek! Birkaç saat içinde birbirlerini öldürmeye hazır hale geldiler (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Şambra, zihin kontrol ettiği için böyle oluyor. Biz bugün bununla ilgili konuşacağız. Siz zihninize kontrol etmesi için izin verdiniz. Hisler bloke edildi, saklandı, hislerinizi nasıl kullanacağınız hakkında güven eksikliği vardı.</p>
<p>Ama siz şimdi birkaç kısa ayda bile farklı hale geldiniz. Şu anda size bakarken farkı görebiliyoruz. Evet, fiziksel olarak bu odada bulunmayanlar bile, oturma odasında oturan sizlere, şu anda yatağında oturanlarınıza, yatanlarınıza bakıyoruz. Kafanızda o kadar bloke olmuş değilsiniz. Kendinize yavaş yavaş, emin bir biçimde, çok nazikçe hissediş duyusuna geçmek için izin veriyorsunuz.</p>
<p>Bu sadece duygularla ilgili değildir. Bu hissedişle ilgilidir. Bu, genişlemiş bir var oluş haliyle ilgilidir, tanrısal olan ve zihinsel olmayan bir bilişle ilgilidir, “işte bu” diyemeyeceğiniz bir bilişle ilgilidir. Siz&#8230;.siz onu analiz etmek istiyorsunuz&#8230;.o bilişin nereden geldiğini anlamak istiyorsunuz. Yapmayın! Bunu yapmanıza gerek yoktur. Onun nereden geldiğini ruhunuzun derinliklerinde bileceksiniz – zihninizde değil, ama ruhunuzun derinliklerinde.</p>
<p>Böylece, siz değişimi gerçekleştiriyorsunuz. Şu anda – kalbin&#8230;..kalp enerjisi dediğiniz şeyin&#8230;.tanrısal enerjinin&#8230;.zihnin insan enerjisiyle&#8230;.analizle&#8230;.bedenle de&#8230;.bu realiteyle birleştiği yeni bir denge türüne, yeni bir dinamiğe giriyorsunuz. Tümü birbiriyle kaynaşıyor, birleşiyor. Siz şimdi salıverdiğiniz, gerçek kimliğinizi olmaya başladığınız bir noktaya geliyorsunuz. Bundan geçmek zordur, bu zor bir işlemdir. Çok kolay gibi görünebilir, ama kim olduğunuzu olabilmek için o öyküyü bırakmak zordur.</p>
<p>Ve bunların hepsiyle Şambra, şimdi eğlencenin başladığı bir noktaya geliyorsunuz. Şimdi, size sevinç getirecek şeyleri yapmanıza izin verecek, tutkunuzun ortaya çıkmasına izin verecek araçları şimdiden yaratıyorsunuz. Siz yeni Şambra bulvarlarını yaratıyorsunuz. Bazılarınız kitaplar yaratıyor, diğerleri şarkılar. Yakında şifa merkezleri olacak. Sonra, gerçekten daha yüksek eğitim yerleri olacak. Sonra, Dünya’da şimdiye kadar hiç uygulanmamış, grup olarak topluca şifalanılacak yerler olacak&#8230;.Tien Tapınakları’nın niteliklerini üstlenen bir şifa merkezi&#8230;.ama o nitelikleri korkusuzca Şimdi anınıza yerleştiren&#8230;..Tien Tapınakları’nda mevcut olan bazı dengesiz enerjiler olmadan&#8230;.ama orada ulaştığımız çok temel enerjileri kullanan&#8230;.güce gereksinim duymayan gerçek şifayı&#8230;..öyle elleri sallamak falan olmadan&#8230;.değiştirmeye gerek duymadan şifa uygulayan merkezler.</p>
<p>Şifayı, değişimi zorlamaya kalkmadığınız fiziksel şifayı bir hayal edin. Bunu hayal edin!  Şambra’nın bulunduğu yer burasıdır.</p>
<p>Cauldre’nın da değindiği gibi, bazıları geçenlerde kendini geri çekti, bunları bıraktılar. Bazı kişiler – nasıl desek – Yeni Enerji’nin yoğunluluğunun biraz fazla geldiğini hissettiler. Ve bu olabilir. Ve siz bunu biliyorsunuz; bunu anlıyorsunuz.</p>
<p>Ama Şambra, biz sizin şu anda enerjiyi hareket ettirdiğinizi görüyoruz. Biz potansiyel yaratıları görüyoruz – boyutlar-arası düzeylerde çalıştığınız eterik yaratıları görüyoruz – biraraya getirdiğiniz şeyleri, yakında Dünya’ya indireceğiniz potansiyelleri görüyoruz. Ama bunu gerçekleştirebilmeniz için, bugün sizinle bazı şeyleri konuşmamız gerekiyor. Bunu kesinlikle daha da zarif hale, daha da Yeni Enerji haline getirecek birkaç unsur hakkında konuşmamız gerekiyor.</p>
<p>Böylece, geçtiğimiz aylarda Saint Germain olarak da bilinen Adamas, size ruhun gerçek özgürlüğü hakkında konuştu. Ruh, bir enerji kapanına kısıldı, sizin Yaratıcılığınızın kapanına kısıldı. Deyim yerindeyse, bir kalıba sokuldu. Bir kuş kafesine konuldu. Şimdi onun oradan çıkma zamanıdır.</p>
<p>Adamas gelip size geçmişinden, kim olduğundan söz etti&#8230;.ve evet, gerçekten de&#8230;.bazılarınızı gücendirdi. Ama öykünüzle ilgili bu kadar hoş konuşabilmek ne güzel bir şey! Öykünüz hakkında bu kadar cesaretle konuşmaktan neden utanıyorsunuz Şambra? Belki de insanların başka bir yöne kaçacağından, sizin kendini çok beğenmiş biri olduğunuzu düşüneceklerinden korkuyorsunuz. Belki onlar da bir gün öyküleriniz hakkında böyle hoş konuşmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğreneceklerdir.</p>
<p>İnsanlar öyküleriyle ilgili kendilerini dövmeyi sürdürme eğilimi gösteriyorlar. Kendiniz hakkında güzel, hoş konuşmaya başlayın. Bu harika bir şeydir, kimse ilgilenmese ya da dinlemese bile (bazı gülüşmeler). En azından kendinizle dostluk kurmuş olursunuz.</p>
<p>Böylece, Adamas kendi öyküsüyle ilgili güzel konuştu, ve bu inanılmaz bir öykü&#8230;.ama eklemem gerekir ki öykünün çoğu süslenmiş, abartılmıştı (kahkahalar)&#8230;.keskin kenarların çoğunu yumuşattı. Ama onun amacı – sizin de zaten bildiğiniz gibi – sizi biraz uyandırmak, biraz sarsmaktı. Size, 100.000 yıl o kristalin içinde nasıl tutsak olduğunun öyküsünü anlattı. Ve ben size küçük bir sır vermek zorundayım. O bugün burada değil, bu yüzden bu şeyleri söyleyebilirim. Zaman, göründüğü gibi değildir. Saint Germain’in abartılı oluş halinde yüzbin yıl, sizin realitenizde birkaç dakikalık bir zaman olabilir (kahkahalar). Yani neyse odur.</p>
<p>Bu aslında güzel bir noktayı gündeme getiriyor. Zaman, çok esnek bir realitedir. Çoğunuz onun tuzağına düşüyorsunuz. Ve kesinlikle dünyanızın da onun içinde iş görmesi gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama o düşündüğünüzden çok daha esnektir. İkibin yıl önce, çoğunuz burada, Dünya’dayken, zaman şimdi olduğundan farklıydı. Şimdi bildiğiniz gibi, bir gün, bir gün değildi. Bir yıl, bir yıl değildi.</p>
<p>Şimdi, bilim adamları bunu tartışırdı. Ve şöyle derlerdi, “Biz bunun böyle olduğuna ilişkin bilimsel, kesin kanıtlara sahibiz. Zaman böyle işler.” Ama biz bu bilim adamlarını uyarıp, sizden önce gelenlerin de Dünya’nın, herşeyin merkezi olduğunu sandıklarını söylerdik. Dünya’nın düz olduğunu sanan kişiler vardı. Bugün ve bu çağda artık geçerli olmayan her türlü bilimsel kanıta sahip olanlar vardı. Bu yüzden, bilim adamlarınız da zamanın çok esnek olduğunu öğreneceklerdir.</p>
<p>Zaman bu realitede hem hızlanır, hem de yavaşlar, tümü de aynı zamanda olur. Bazı günler kendinizi neden dengesiz hissettiğinizi merak ediyorsunuz. Bazı günler artık kim olduğunuzu bile neden bilmediğinizi merak ediyorsunuz, çünkü bir parçanız bileğinizdeki Eski zamanın izinde kalmaya çalışıyor. Realite değiştikçe, zaman da aynı anda hem yavaşlıyor, hem de hızlanıyor. O inanılmaz bir şeydir, bu yüzden hiç bir şeyi mutlak olarak kabul etmeyin Şambra. Hiç bir şeyi mutlak olarak kabul etmeyin.</p>
<p>Adamas, kristalin içinde nasıl tutsak olduğundan ve çıkmak için bildiği herşeyi denediğinden söz etti. O çıkmak için zorlamaya çalıştı. Çıkmak için bağırıp çağırdı, yalvardı. Çıkmak için psişik güçlerini kullanmaya çalıştı. Herşeyi denedi. Ve sonunda, sadece kendi realitesinin araçlarını kullanmakta olduğunu öğrendi. Bunların ötesine geçmek zorundaydı. Bunların ötesinde yaşamak zorundaydı. Kendi realite-tabanını gerçekten genişletmesi gerekiyordu, çünkü kendini sınırlı bir olma haline sokmuştu.</p>
<p>Onun kristali hem bir mecaz, hem de bir realitedir. Ama o bir sınırlılıktı, tıpkı şu anda her birinizin bir kristalin içinde yaşaması gibi&#8230;.evet, öyle. Siz “insan” denen güzel bir kristalin içinde yaşıyorsunuz. Siz onun içindesiniz ve ötesine nasıl geçeceğinizi merak ediyorsunuz. Kopmaya çalıştınız. Hatta bazılarınız, kristalin içinden sizi çıkartacak olanın bu olduğunu düşünerek yaşamını bile sonlandırmaya kalktı. Bu sizi sadece daha sert bir kristalin içine hapseder, hepsi bu. Bazılarınız yalvarmaya, ödünç almaya, çalmaya, hile yapmaya, yalan söylemeye çalışıp, çıkmak için her türlü yolu denedi. Bu sadece kristali biraz daha büyük, biraz daha sert, ve biraz daha parlak hale getirir.</p>
<p>Böylece, Saint Germain size herşeyin ötesine geçmekten, ötesinde yaşamaktan, kendinize karşı öylesine candan, öylesine mahrem bir güven duymaktan, araçları kendinize zaten verdiğinizi bilmekten söz etti. Aa ama araçlar, sizin düşünebileceğiniz araçlar değildir. Onlar belirli bir yöntem değildir. Bu, uygulamanız gereken belirli bir seremoni türü değildir. Saklı bir anahtar sözcük değildir&#8230;.bu tür şeylerin hiç biri değildir.</p>
<p>Bu, güvenle ilgilidir. Herşeyi bedenlemekle ilgilidir. Kendinizin her bir veçhesini içinize aldığınız ve kutsadığınız ve sevdiğiniz an, bu anahtarı keşfedeceğiniz andır. Dışarlarda bir yerlerde dağılmış halde bulunan parçalarınız olduğu sürece, sevmediğiniz, enerjiye tutsak olmuş parçalarınız olduğunuz sürece, zaten hemen orada olan şeyi göremeyeceksiniz.</p>
<p>Ah, ve bize kızacaksınız, bağırıp çağırıp diyeceksiniz ki, “Tobias, bu bir tür hile mi. Onun orada olduğunu söylüyorsun, ama ben her yere baktım.” Eğer her yere baktıysanız, kendinizin o sevilmeyen, o kabul edilmeyen parçalarına bakın. Gülün meyvesi, tutkuların tutkusu, tam bir sevgi ve kabuldür. Ah, biz burada akli bir sevgiden söz etmiyoruz, ama kalpten gelen gerçek bir sevgiden, olduğunuz herşeyin gerçek sevgisinden söz ediyoruz.</p>
<p>Bu yüzden Şambra, sizi şu anda gerçekten, gerçekten geri tutan bir şeyden söz edelim. Bu, muazzam bir engel değil. Ötesine geçmek zor değil. Ama o orada, ve bazen de o kadar yakınınızda ki, farketmiyorsunuz bile; onu görmüyorsunuz bile.</p>
<p>Bu, son toplantımızın sonunda üzerinde konuştuğumuz konu – kontrol. Şimdi, yaratının içinde yaşayan bir Yaratan, onun enerjilerini kontrol etmeyi istemek eğilimindedir. Siz, kendinizle ilgili herşeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Ve bugün buradaki konuşmamızın hatırına, dış dünyayı kontrol etmek isteyen sizi hiç hesaba katmayalım. Bu gerçekten daha fazla manipülasyon anlamına gelir. Şimdilik sizin kendinize koyduğunuz kontrollere bakalım. Birçoğunuzun, başkaları kontrol etmekle ilgili kaygılara sahip olduğunu biliyoruz. Ama bu tümüyle ayrı bir konudur, ve aslında, siz kendinizi kontrol etmeye çalışmazsanız, bu da olmaz.</p>
<p>Peki, ne tür kontroller var? Çok açık olanlar, basit olanlar var. Düşüncelerinizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Siz düşüncelerinizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Örneğin, kötü düşüncelere sahip olamayacağınızı düşünüyorsunuz, çünkü o zaman kötü bir insan olursunuz. Buna bir de – nasıl dersiniz – olmakta olan spiritüel kirliliği, her yerde uçuşan eterik çöpü eklersiniz. Eh, bu zaten kendi başına harika ve kontrollü bir yargıdır. Düşüncelerinizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. “Kötü düşüncelere sahip olamam. Sadece iyi olanlara. İyi şeyler düşünmeliyim.”</p>
<p>Bunu bırakın Şambra. Hemen şimdi kötü bir şey düşünün (kahkahalar). Hadi hemen şimdi kötü, büyük bir kötü düşüncemiz olsun. Gerçekten kötü bir şey düşünelim (yoğun kahkahalar). Kötü bir şey düşünün. Ah, kötü bir şey düşünmenin düşüncesi bile sizi alt-üst ediyor. “Ay, ya o kadar güçlüysek? Ya hepimiz kötü bir şey düşünürsek ve tavan çökerse?”</p>
<p>Şambra, bu, kendinize koyduğunuz bir kontroldür ve belki de şu anda size karşı çalışan en zor şeylerden biridir. Siz zihninizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ve kendinizi gerçekten deli ediyorsunuz. Zihninize o kadar çok yük ve sorumluluk yüklediniz ki. Ve sonra da onu kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Onun fonksiyonlarını kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ve o da sürekli size yanıt vermeye çalışıyor, sürekli hizmet etmeye çalışıyor.</p>
<p>Ama ona yüklediğiniz kontroller yüzünden çok sinirleniyor ve yıpranıyor. “Kötü sözler söyleyemem, çünkü bunlar ‘kötü kovayı’ doldurur. Ve sonra ‘kötü kova’ o kadar büyür ki, ‘iyi kovayı’ ele geçirir” (bazı gülüşmeler) gibi şeyler söylüyorsunuz. “Karanlık” sözcüğünü bile söyleyemeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Bundan ötürü de kontrol ediyorsunuz. Ve yaptığınız şey, kendinizi sınırlamaktır. Enerji akışının hayati bir ihtiyacını kesmiş oluyorsunuz. Akmadığı zaman, Enerjiyi Hareket ettiren biri nasıl olabilirsiniz?</p>
<p>İmgeleme sınıflarını ve kurslarını alanlarınız var. Bu tümüyle kontroldür. Evet, harikaydı. Sevin onu. Sınıfa gitmeyi sevin ve öğretmeni sevin, çünkü size hizmet etti. Ama şimdi, o kontrolü elden bırakın. İmgelemek, bir tür kontroldür. “Ben sadece iyi bir Dünya imgeleyebilirim” diye düşünüyorsunuz.</p>
<p>Bir an durup çok kötü bir dünya imgeleyelim (kahkahalar), çok kirletilmiş, hain, tehlikeli ve kontrolü elinde tutan varlıklarla dolup taşmış&#8230;..hah, işte aynen böyle (yoğun kahkahalar). Eh, şimdiden burada ne yarattığınızı görüyor musunuz! İmgeleminizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Siz gerçekten enerji akışı için güzel ve çok büyük bir boru hattını alıp, onu küçük bir boru olarak sınırlıyorsunuz.</p>
<p>Bu tıpkı evinizin su tesisatı gibidir. Başlarda açıktır; o enerjiler ne kadar kötü kokarsa koksun, ondan akmasına izin verir. Ama bir süre sonra tıkanmaya başlar ve borunun içi gitgide daralır da daralır. Ve sonunda günün birinde hiç çalışmaz olur. Ve sonra neler olduğunu biliyorsunuz. Tesisatçıyı çağırmak zorunda kalırsınız. İşte biz bu yüzden buradayız.</p>
<p>Şambra, burada bir an için duralım. Şimdi, bu (herşeyin) ötesinde yaşamaktır. Bazılarınız bununla rahat olmayabilirsiniz. İstiyorsanız hemen şimdi gidebilirsiniz. Biz imgeleme yapacağız. Çok karanlık ve kasvetli bir Dünya görüntüsünün gelmesine izin vereceğiz. Bunu yapabilir misiniz? Acıtıyor, biliyoruz. Ama dahası var – kederli olan bir Dünya&#8230;.karanlık olan bir Dünya&#8230;..ıstırap çeken bir Dünya&#8230;..bir kişinin diğerini kontrol ettiği bir Dünya.</p>
<p>Siz şu anda var olan bir realiteyi hissetmek ya da hayal etmek için kendinize izin verdiniz. Üstünde yaşadığınız Dünya gezegeninin bir veçhesi var&#8230;..şu anda (dünyanın) bir katmanında ya da – sizin deyiminizle – başka bir boyutunda bunlar mevcuttur. O bir potansiyeldir. O oyun Dünya üstündeki aktörler tarafından oynanmıyor. Sahnenin biraz arkasında bir yerlerde oynanıyor. Onun nitelikleri zaman zaman Dünya sahnesinde oynanan bu güzel oyuna getiriliyor. Kederin bazı parçaları, karanlığın ve ıstırabın bazı parçaları oyuna dahil oluyor. Ama bu, insanlar bunu imgelediği için olmuyor. İnsanlar buna odaklandığı için olmuyor. Deneyimlemek üzere unsurlar, ögeler seçtikleri için oluyor.</p>
<p>Buradaki nokta şu Şambra, siz – sadece düşüncelerinizi değil – ama rüyalarınızı, hayallerinizi, yaratıcılığınızı kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Herhalde iyi nedenlerden ötürü, (çünkü) siz uzun zaman önce gerçekte ne denli güçlü olduğunuzu öğrendiniz. Peki ne yaptınız? Yaratmak yerine kontrol etmeye başladınız. Kendini açmak, açılmak yerine sınırlamaya başladınız.</p>
<p>Bedeninizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ve o sonra başınızı derde sokuyor. Bakışlarınızı kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Siz bunu kendinize çeki düzen verirken, giyinip kuşanırken hep yapıyorsunuz. Kendinizin o veçhesini tümüyle kontrol etmeye çalışıyorsunuz.</p>
<p>Bir an durun, ve bir an için kontrolleri bırakın. Salıverin gitsinler. Sadece aynada gördüğünüz o veçhe yerine, kendi gerçek benliğinize bir bakın. Gerçekten kim olduğunuzu görün. Bazılarınız kontrol edip şöyle diyor, “oldukça yakışıklıymışım gibi davranmak zorundayım.” Bazılarınız ise başka bir kontrol türüne sahipsiniz, “hiç de yakışıklı değilim” diyen bir kontrole. Siz kendinizi kontrol ediyorsunuz. Siz bir enerjiyi tanımlıyor, sonra da ona inanıyor ve yapışıp kalıyorsunuz, ve o da size yapışıp kalıyor. Nasıl göründüğünüzü kontrol ediyorsunuz. Ah, muazzam kontrol var.</p>
<p>Bakın Saint Germain hipnoz, katmanlar hakkında konuştu. Kabul verdiğiniz öylesine inanılmaz kontroller var ki. Ve sonra da bunları kendi içinizde daha da kontrol ediyorsunuz. Yani eğer moda endüstrisinin kontrolünde yaşıyorsanız&#8230;..bu beni sinirlendiren gözde konularımdan biri. Benim zamanımda biz basit bir elbise giyerdik. Ve belki de bir gün buna döneceğiz.</p>
<p>Ama kabul verdiğiniz kontroller var. Bu kontrolleri salıverin. Cauldre’nın yaptığı gibi yapın – bir gün de kötü giyiniverin (yoğun kahkahalar). Bunu söylememizi daha önceden kabul etmişti. Dış görünümünüzü kontrol etmeye çalışmaktan vaz geçin. Bir gün kalkın ve istediğiniz gibi giyinin, nasıl giyineceğinizi kontrol etmeden&#8230;.anlıyor musunuz?</p>
<p>Bedeninizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Olmakta olan biyolojiyi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Hatta bazı günler kendinizi iyi hissetmediğiniz halde iyiymiş gibi davranıyorsunuz. Bazı yerlerinizin ağrıdığını reddediyorsunuz. Ah, arada bir tümüyle çöküyorsunuz, ve üzgün bir anınızda hepsini itiraf ediyorsunuz. Ama Şambra, siz bedeninizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz.</p>
<p>Kendinize şifayı zorlamaya kalkıyorsunuz, ve bu bir işe yaramayacaktır, şu anda bulunduğunuz yerde işe yaramayacaktır. Zorlanan şifa işe yaramaz. Bedeni manipüle etmeye çalışıyorsunuz. O ne yapacağını bilir. Siz onu bu şekilde tasarladınız. Yaratan sizsiniz. Siz başmühendissiniz. Onu bu şekilde tasarladınız. Bedeniniz ne yapacağını zaten biliyor. Sizin kontrolünüze artık gereksinimi yoktur. Kontrolü elden bırakın. Elden bırakın.</p>
<p>Spiritüelliğinizi kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ve bu, en zor şeylerden biri. Spiritüel varlığınızla ilgili bir şey yarattınız, ve bu güzeldir. Ama şimdi, neyin doğru, neyin yanlış olduğu hakkında onu kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Spiritüel varlık, sizin sadece belirli yiyecekleri yiyebileceğinizi ya da belli şeyleri yapabileceğinizi söylüyor. Bunu bırakmaya çalışın. Sizin deyiminizle – kötü bir şey yapmaya çalışın. Öbür yana gitmeye çalışın.</p>
<p>Siz Tanrı görüntüsünü kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ama aslında tüm yapmaya çalıştığınız şey, Tanrı’nın kendi doğasını sınırlamaktır. Siz Tanrı’nın kim olduğunu ve Tanrı’nın ne olduğunu kontrol etmeye çalışıyorsunuz. Ama biliyorsunuz&#8230;.siz bilmiyorsunuz. Kafanızda bilmek istemiyorsunuz; siz sadece hissetmek ve Ruh’la olmak istiyorsunuz.</p>
<p>Kavramlara sahipsiniz. Onları benimsemiş haldesiniz. Çoğu kez arkadaşlarınız ve ailenizle kavramlarınız hakkında konuşuyorsunuz. Ruh’un doğasını kısıtlıyorsunuz, kısmen korkudan, kısmen de kontrol yüzünden. Tanrı ile ilgili kontrolleri bırakın. Onu tanımlamaya çalışmaktan vazgeçin. Sadece Ruh’un enerjisinde olun. Siz onu geçmişteki şeyler yüzünden kontrol ediyorsunuz, şimdi artık o kadar değil, ama şu Tanrı ve Şeytan’la ilgili şey bile, doğru ve yanlış olarak düşündüğünüz şeyin doğasını kontrol ediyorsunuz.</p>
<p>Kendi bolluğunuzla ilgili tüm şeyleri kontrol ediyorsunuz, hem içsel, hem de dışsal bolluğu. Ve şöyle diyorsunuz, “Sadece bu kadar var. Sadece bu kadarına hakkım var. Sadece bu kadarına değerim.” Bunu kontrol ediyorsunuz. Fazlasıyla zengin olmak nasıl olurdu bir hayal edin! Ama bunu yine de kontrol ediyorsunuz. Bir yandan istiyorsunuz, ama yine de kontrol ediyorsunuz.</p>
<p>Şu anda realiteniz, kendinize yüklediğiniz bir dizi kontrollerden kurulu. En eğlenceli olanlardan biri de, kendinizi o denli kontrol ediyorsunuz ki, kızmanıza bile izin vermiyorsunuz. Spiritüel bir insan olduğunuzu söylüyorsunuz, “Tanrı kızmaz.” Eh, Tanrı kızar. Tanrı buna izin verir. Tanrı bunu bedenler. Tanrı kızmayı sever, ama bunun diğer insanlara zarar verecek biçimde tezahür etmesi gerekmez.</p>
<p>Siz onu içinizde tutmaya çalışıyorsunuz. Şambra, gelecek 30 gün içinde bir şey yapın. Kızgınlığı içinizde tutmamaya çalışın. Tam olarak ne hissettiğinizi birine söyleyin. Nazik konuşmaya çalışıyorsunuz. Kontrol etmeye çalışıyorsunuz. “Eh, bunu sevgi yüzünden yapıyorum” diyorsunuz. Ama bu hiç de sevgi değildir. Kendinizi boğuyorsunuz, ve öbür insanı da tam anlamıyla boğuyorsunuz.</p>
<p>Ama diyorsunuz ki, “Tobias, şimdi bunların tümünü aynı anda uygulamaya kalkarsam ve tüm kontrollerden elimi çekersem, kapıdan çıkıp birini dövebilirim. Birisine, uzun zamandır söylemek isteyip de onları acıtmak istemediğim için söylemediğim bir şey söyleyebilirim.” Gerçekten de, ne muhteşem bir deneyim&#8230;.dürüst olmak&#8230;.açık olmak&#8230;.enerjinin kısıtlanmadan akmasına izin vermek!</p>
<p>Diyorsunuz ki, “ama kontrolü elden bırakırsam eve koşup tüm o çukulatalar için&#8230;.ve tüm o kekler için&#8230;.ve tüm o tartlar için&#8230;.ve çukulatalı bisküviler için&#8230;.ve belki de her birini mideye indirecek bir bardak şarap için buzdolabını talan edeceğimi biliyorum. (bazı gülüşmeler) Kendimi kontrol etmek zorundayım Tobias. Kendimi kontrol etmek zorundayım. Bedenimi kontrol etmem gerekiyor, çünkü bunu yapmazsam bana her türlü garip şeyi yapacak. Sosyal olarak saygılı olmam gerekiyor. Olmam gerekiyor&#8230;. o küçük gürültüleri topluluk içinde çıkartamam (kahkahalar). Kendimi kontrol etmek zorundayım.”</p>
<p>Şambra, artık hiç bir şeyi kontrol etmek zorunda değilsiniz. Şimdi, bu büyük bir adımdır. Bu devasa bir adımdır. Bu, çoğu diğer insanın hayal bile edemeyeceği bir adımdır. Ama biz şimdi bu noktadayız. Kontrolleri bırakabilir misiniz?</p>
<p>Kontroller nedir? Kontrol nedir? O, enerjinin kısıtlanmasıdır. O, içsel varlığın kendi kimliğine tam anlamıyla tutunmaya çalışmasının bir yoludur. Daha önce de söylediğimiz gibi, Eski Enerji’de her bir varlık kimliği, kendi benliğini korumaya çalışacaktır&#8230;.anlıyor musunuz?</p>
<p>Şu anda öykünüz kendini korumaya çalışıyor, şu anda (bizimle) yarış etmekte olan veçheniz, ve diyor ki, “Tobias bugün ne dediğini bilmiyor. Sevmediğim bir ya da iki kontrolü bırakıyormuş gibi yaparım. Ama tüm kontrolleri bırakacak olsak, neler olur kim bilir. Kendimizi ne kadar aptal yerine koymuş oluruz. Sonra yaşantımız sırasında bizden neler olur kim bilir. Başkaları buna ne der?” Onların şimdiden bir şeyler dediğini size söylemek zorundayız, yani bunun bir önemi yok (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Kontroller, enerjinin kısıtlanmasıdır. Onlar enerjiyi sınırlıyorlar. Aslında tam anlamıyla enerjiyi yavaşlatıyorlar. Tam anlamıyla zamanı yavaşlatıyorlar. Uzayı hapsediyorlar.</p>
<p>Böylece, bugün Şaud enerjiniz için sizin talebiniz üzerine şunu söylemeye geldik, “kontrolleri bırakmak zamanıdır.” Şimdi, bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, şeyler değişecektir. Son toplantımızda Adamas size sordu, “Gerçek değişimlere hazır mısınız? Kendinize tümüyle güvenmeye hazır mısınız?”</p>
<p>Kontrolleri bıraktığınız zaman, görüyor musunuz, bu güvendir. Siz şimdi güvenin üstünde uçuyorsunuz. Her an kendinize duyduğunuz saf güvenle iş görüyorsunuz. Sahip olduğunuz mecazi kontrolleri ve gerçek kontrolleri bırakabilecek kadar Ruh’a ve kendinize güveniyor musunuz? Bunları bırakabilir misiniz?</p>
<p>Şimdi, siz bunlar için savaşacaksınız. Şöyle diyeceksiniz, “Belli şeyleri yapmak için belli kontrollere sahip olmam gerekiyor.” Biz sizden, bunların her birine bir bakmanızı istiyoruz. Ona gerçekten ihtiyacınız var mı? Diyeceksiniz ki, “Ama arabamı kullanırken belli bir miktarda kontrole sahip olmam gerekiyor.” Gerçekten öyle mi? Gerçekten öyle mi? Biz bu soruyu şimdi yanıtlamayacağız.</p>
<p>Diyeceksiniz ki, “İşlemlerimle ilgili belli şeyleri kontrol etmem gerekiyor. Sabah kalktığım andan itibaren zamanı kontrol etmem gerekiyor ki, olmam gereken zamanda ofiste olayım.” Olmanız gereken zamanda! Ne kuşatma ama&#8230;..nasıl bir hipnozun içine düşmüşsünüz!</p>
<p>Ve diyorsunuz ki, “Ama Tobias, eğer zamanında orada olmazsam kovulurum. Ve faturalarımı kim ödeyecek?” Ah, başka bir kontrole daha çattık, “Faturalarımı ödemek için işe gitmem gerek” diyen bir kontrol. Herşeyden önce, kim size faturalarınızı ödemek zorunda olduğunuzu söylüyor? Bolluğun, olması gereken tam enerji alış-verişini sağlayacak biçimde bir dolu başka yoldan gelmeyeceğini kim söylüyor?</p>
<p>Ama görüyorsunuz, kontroller, inanç sistemleri, kuşatmalar, hipnoz&#8230;..sizi etkilemişler. Peki onlarla ilgili ne yaparsınız? Onları seversiniz. Onları seversiniz. Onları kutsar ve bırakırsınız giderler şimdi. Onları salıverirsiniz.</p>
<p>Çevrenizdeki herşeyi kontrol etmediğiniz, kontrol etmek için kullandığınız onca enerjiyi, onca enerji hacmini harcamadığınız bir yaşama sahip olmak nasıl olurdu? Bunları görmek beni yoruyor. Bu, Şambra, realitenizin bu kadar yakınına gelmemizin zor olmasının nedenlerinden biridir.</p>
<p>Bazen geri çekilmek zorunda kalıyoruz, çünkü içinden geçtiğiniz enerji hacimleri ve yaptığınız enerji manipülasyonları, bizim enerjimizi bile çok yoruyor. Biz bunlardan ayrı ya da yalıtılmış değiliz. Size bu denli yakınız. Sahip olduğunuz kontrol yapısından oluşan realitenizde yaşamak için, yanılsamaları ve inançları ve hipnozları ile realitenizde yaşamak için muazzam miktarlarda enerji tüketiyorsunuz.</p>
<p>Bir süre önce size sorduk, “Toplu bilincin ötesine geçmeye hazır mısınız?” diye. Ve siz, “Evet” dediniz, çoğunuz. Ve biz o zamandan beri bununla çalışıyoruz. Biz şimdi, “Kontrolleri bırakın” dediğimiz noktaya geliyoruz. Bu kesinlikle bazı meydan okumalar sunacaktır.</p>
<p>Ve biz size yine çok açık bir biçimde anımsatacağız. Biz, dış dünyanızı kontrol etmeye çalışmanızdan söz etmiyoruz. Bu, kendiniz için kullandığınız kontrollerle ilgilidir. Dış dünya kontrolü olarak adlandıracağınız şeyi kafanıza takmayın bile. Ailenizi nasıl kontrol ettiğinize dair kafa patlatmayın. Evet, bunu yapıyorsunuz, ama bu şu anda önemli değildir. Arkadaşlarınızı nasıl kontrol ettiğiniz&#8230;. bu da doğal olarak (diğer kontrolleri) izler.</p>
<p>Kendinizi kontrol etmeyi bir kez bıraktınız mı, bu şeylerin geri kalanı da salıverilir. Öbür taraftan işe koyulmaya kalkarsanız, başka bir deyişle, önce dışsal kontrolü bırakmaya çalışırsanız, bu sizi sadece biraz daha derine itecektir. Bu, içsel kontrollerle ilgilidir, zihnin kontrolü, duyularınızın kontrolü.</p>
<p>Görmenizle ilgili öyle kesin bir kontrole sahipsiniz ki şu anda, beni göremiyorsunuz. Ben buradayım. Size çok yakınım. Ama siz gözlerinizi kontrol ediyorsunuz. Ve biyolojik yaşınız da ilerledikçe görmenizi kontrol etmek için daha da çok çaba harcıyorsunuz. Diyorsunuz ki, “Ama bunu yapmak zorundayım. Hâlâ gözlüksüz okuyabilmek için, uzağı hâlâ görebilmek için gözlerime enerji vermem gerekiyor.” Ah, gerçekten mi Şambra, belki de gözlerinize muazzam miktarlarda kontrol enerjisi gönderiyorsunuz, ve onlar da sadece kontrolsüzlük için bağırıp çağırıyorlar.</p>
<p>Kontrolü bıraktığınızda belki başlarda biraz bulanık görebilirsiniz. Kaslar belki biraz gevşeyecektir; onlar şu anda çok çalışıyorlar. Ama o zaman panikleyecek ve, “Ah, Tobias, sen ne dediğini bilmiyorsun. Kontrolü bırakıyorum ve görmem şimdi gerçekten bulanık” diyeceksiniz. Ama belki de bulanıklık, çok-boyutlu görmeyi temel alan yeni bir berraklığın devreye girmesinden önce oluyordur&#8230;.anlıyor musunuz. Tüm duyularınızı o kadar profesyonelce, o kadar kusursuz kontrol ediyorsunuz ki. Siz şimdi o kontrolü, artık onu tutmanın uygun olmadığı bir zamanda tutmaya çalışıyorsunuz.</p>
<p>Düşünceler&#8230;.gerçekten Şambra, biz burada sadece şaka yapmıyoruz. Gerçekten gidin ve kokuşmuş düşünceler düşünün. O kadar uzun zaman oldu ki. Bu kutlamaya ihtiyacınız var. Biraz olsun “kötü” düşünmeye ihtiyacınız var. Bu tıpkı yığılmış, salınmaya ihtiyaç duyan kokuşmuş enerji gibidir. Onun da sevginize ihtiyacı var.</p>
<p>Bu herhalde benim için Şambra’yla ilgili en eğlenceli şeylerden biri – sizin sadece “ışığı” düşünüp, “karanlığı” düşünmemenize neden olan bu çalışmaya, gerçekleştirdiğiniz bu inanılmaz çalışmaya olan tam adanmışlığınız. Sadece “iyi” düşünebilirsiniz, çünkü eğer “kötü” düşünecek olursanız kesinlikle dünyayı havaya uçurursunuz. Bakın, birkaç dakika önce Dünya’nızla ilgili “kötü” düşünmenizi istemiştik. Dünya hâlâ burada. Havaya uçmadı.</p>
<p>Biz bir bilinç türünün ötesine geçip, ne düşündüğünüzle ilgili kaygılanmanıza gerek kalmayacak bilinçli bir Yeni Enerji yaratısının yeni türüne giriyoruz. Biz zihnin ötesine geçiyoruz. Biz sınırlılıkların ötesine geçiyoruz. Biz şu güven alanına giriyoruz. Biz genişlemiş oluş halinin (mevcudiyetin) şu açık, çılgın, vahşi batı türü alanına giriyoruz.</p>
<p>Ama kontrolleri bırakmamız gerekiyor. Ve, siz kendinizi her an öyle iyi kontrol ediyorsunuz ki&#8230;..öyle iyi ki, her bir küçük şeyi. Ve tekrarlıyoruz, siz, sizi kontrol ediyorsunuz – dış dünyayı unutun – kendinizi nasıl kontrol ediyorsunuz.</p>
<p>Paranızı o denli kontrol ediyorsunuz ki gerçekten acı veriyor. Bunu izlemek bize acı veriyor. Gülüyoruz; bazen ağlıyoruz. Kontrol ediyorsunuz. Paranın enerjiye sahip olduğuna inanıyorsunuz. Onu kontrol ediyorsunuz. Çek defterinize bakıyor ve onları kontrol ediyorsunuz. Eh, diyorsunuz, “Tobias, bunu yapmak zorundayım. Kontrol etmem gerekiyor. Çek defterimi dengelemeliyim. Ve her bir kuruşu hesap etmeliyim. Ve bir bütçemin olması gerekiyor.”</p>
<p>Bu o kadar yorucu ki Şambra, o kadar kısıtlayıcı, o kadar Yaratan’a has olmayan bir şey, o kadar Yeni Enerji’ye has olmayan bir şey ki. Paranızı kontrol etmekten vazgeçin. Bırakın sizin için iş görsün. Birkaç doları alıp&#8230;.yere atın (kahkahalar). Gerçekten, cüzdanınızda ya da çantanızda onu öylesine tomar halinde tutuyorsunuz ki. O cüzdanı açmak size bazen acı veriyor. Tüm para enerjisinin sizi terk edeceğini mi sanıyorsunuz? Hayır, kontrolü elden bıraktığınızda, hayal bile edemeyeceğiniz yollardan size geri gelir.</p>
<p>Diyorsunuz ki, “Ama gerekli eğitimi almadım. Finansal pazarlara ait bilgim yok.” İşte kendinize böyle kontroller, böyle kısıtlamalar koyuyorsunuz, ve bunlara sahip çıkıyor ve kabul veriyorsunuz! Finansal enerji, gerçekten yeniden akışa sokulacak en kolay şeylerden biri.</p>
<p>Ve biz bunu yapmaları için bazı Şambra’yla yoğun olarak çalışıyoruz. Para enerjisinin içeri ve dışarı aktığı, kontrollü olmayan muazzam bir para enerjisi kabından oluşan bir Şambra yardımı oluşturacağız. Ama sizin Eski kontrolleri, Eski inançları bırakmanız gerekiyor. Bir süre için para hakkında kötü bir şey düşünün (kahkahalar).</p>
<p>Gerçekten Şambra, bu ay boyunca “kötü bir şey düşünmenizi” isteyeceğiz. Bunların tümüyle nereye varacağımızı hiç anlamayan kişilerin olabileceğini biliyoruz. Onlar kendileriyle ilgili her enerjiyi çok kontrol ediyorlar. Neredeyse her zaman “iyi” düşünmek zorunda olduklarını düşünüyorlar. Onlar her zaman en kutsal, en saf düşünceleri düşünmek zorundalar. Asla “kötü” düşünemezler. Eğer bunu yapıyorsanız, kendinizi kontrol ediyorsunuzdur. Kendinizi kontrol ediyorsunuzdur. İşte, gelmekte olan enerji miktarına anında kesin bir sınırlama koydunuz.</p>
<p>Enerji, potansiyelden başka bir şey değildir. Üzerinde bir imza yoktur. Sizin bilinciniz onu bu realiteye getirene kadar, titreşimsel bir damgaya da sahip değildir. Kötü, karanlık, hatta korkunç bir şey düşünebilirsiniz. Ve siz bunu hep yaparsınız&#8230;. sadece yapmıyormuş gibi davranırsınız&#8230;.bu da başka bir kontrol biçimi. Ama şimdi bunu yapabilirsiniz. Bunu yapma iznine sahipsiniz. Ve bakın bakalım neler oluyor. Karanlık, karanlık değildir. Kötü, kötü değildir. Ve ışık da ışık değildir. Bu, saf tanrısal enerjinin bir akışıdır&#8230;.kontrolsüz, sınırsız, kısıtlamasız.</p>
<p>Tüm kontrolleri bırakın Şambra, kendinizle ilgili tüm kontrolleri. Parayı kontrol etmeyin. Bedeninizi kontrol etmeyin. Ne yediğinizi kontrol etmeyin. Ve özellikle de ne düşündüğünüzü kontrol etmeyin.</p>
<p>Gelecek ay boyunca söyleyeceklerinizi kontrol etmeyin. Bu gerçek bir ev ödevidir. Kontrol etmeyin ve neler olduğunu izleyin. Ah, bu bazılarını sarsacaktır! (kahkahalar) Söyleyin. Ve söylediğinizde, nasıl hissettiğinizi hissedin. Enerjilerin akışını hissedin. Uzun bir zamandır kendinizin büyük bir bölümünün nasıl tutsak edildiğini ve bastırıldığını ve saklandığını hissedin.</p>
<p>Kendinizi ortaya salmaktan o kadar korkuyorsunuz ki, kendinizi kontrol ediyorsunuz. Başka bir insanı incitebileceğinizden o denli korkuyorsunuz ki. İncitemezsiniz. Bana güvenin, incitemezsiniz. Başka bir insanı incitemezsiniz, şimdi içinde bulunduğunuz bilinçte değil. Bu bir Eski Enerji niteliğidir. Evet, birbirini inciten ve birbirinden incinen insanlar hâlâ var. Ama siz bunun ötesine geçtiniz. Bu, kısa duvarın arkasında durmakla ilgilidir.</p>
<p>Kısıtlamadan, sınırlamadan ağzınızı açtığınızda bakın bakalım neler oluyor. Ah, korkuyorsunuz bundan. Korkuyorsunuz, “Ama Tobias, ağzımdan bir şey çıkacak.” Neler olduğunu izleyin. Enerjileri hissedin. Olan şeyin mükemmelliyetini izleyin. Kontrolü bırakın.</p>
<p>Bazılarınız Ruh’un içinizde ve sizden konuşmasını istiyorsunuz, ama bunu yine de kontrol ediyorsunuz. Onu sadece açık tutun. Herşeyi açık tutun Şambra. Bu farklı bir deneyim olacaktır. Ne çok şeyi geri tuttuğunuzu, kendinizi ne kadar engellediğinizi, şu Eski Enerjilerin sizi ne kadar kısıtladığını farkedeceksiniz.</p>
<p>Biz bugünün başında bir konuk getirdik. Biz onların olan biteni duymasını istedik. Onların enerjilerinin yoğunluğunu sizin hissetmenizi istedik. Onlara, psikoloji terimlerinizde “ebeveyin benlik” dersiniz. Ebeveyin benlik bu odada sizi kuşatıp durdu.</p>
<p>Şimdi, biz gerçek ana-babanızdan söz etmiyoruz, gerçi siz bazen arketipsel enerjiyle ana-babanızı bir tutarsınız. Ama (burada olanlar) ebeveyin benliktir, yani “Bunu yapma. Şunu yapma. Bunu yaparsan canın yanar. Onu yapamazsın. Kurallar bunlar. Bunlara uymak zorundasın” diyen parçanızdır. Bu ebeveyin benlik, bu enerjinin matriksi içinizde yapılanmış haldedir.</p>
<p>Ve açıkçası, ebeveyin benlik artık rolünden bıkmış halde. Artık ona ihtiyaç yok. Tanrısal Bir İnsan olarak Yeni Enerji’de artık ebeveyin benliğe ihtiyacınız yok. Artık çevrenizde sizi gözeten, seven, ama kontrol da eden o enerjiye ihtiyacınız yok. Ebeveyin benlik bugün sevk kağıdını sizden almak üzere geliyor. Ebeveyin benliğin, sizin onu bilinçli olarak bırakmanıza ihtiyacı var. Ve o salıverilmeyi istiyor. Tanrısal olmanın saf haline geri dönmek istiyor. Artık ebeveyin-hükmedici-kontrol-edici enerjiye tutsak olmak istemiyor.</p>
<p>Yeni Enerji’de kurallar yok. Nereye gittiğimize ilişkin kontroller yok. Kim olduğunuza ve ne yapabileceğinize ilişkin sınırlılıklar yok.</p>
<p>Peki Şambra, siz sevk kağıtlarını beraberinizde getirdiniz. Bunu bilmiyordunuz ama getirdiniz. Onları beraberinizde getirdiniz. Sadece imzanız gerekiyor. Ebeveyin benlikler, o sevk kağıtlarını onlara vermenizi istiyorlar. Onlar sizinle olan zamanlarını doldurdular. Kendi zamanlarının ötesine geçtiler.</p>
<p>Ebeveyin benliğinizin artık yaşamınızı kontrol etmemesi için, eğer seçiminiz buysa, sadece bırakıp gittiğinizi hayal edin. Onlar da işlerini bitirdiler. Artık kontroller istemiyorlar. Bunun size hizmet etmediğini biliyorlar. Onların, sizin, sevecen ebeveyin yanları, artık buna ihtiyacınız olmadığını biliyor. Böylece, hazır olduğunuzda sadece bırakın gidin. Kontrolleri salıverin.</p>
<p>Ve tekrarlıyoruz, bu da o şeylerden biri. Güven hakkında konuştuğumuz şeyle aynı. Sadece birazını bırakamazsınız. Kendiniz için sahip olduğunuz kontrolleri, kendinize koyduğunuz kısıtlamaları, tüm kontrolleri bırakmak zamanıdır.</p>
<p>Siz belli bir yaşta olduğunuzu söyleyen ve kontrol ettiğiniz o harika yanılsamayı da oluşturdunuz. O kontrolü salıverin. Ama aynaya bakıp yaşınızı gördüğünüzü söylüyorsunuz. Kontrolü bırakın. O size artık hizmet etmiyor. Gerçekten, onun da sevk kağıtlarını imzalayın. “Sevgili Yaş-kontrolü, Yaş-benliği, ben bırakıp gidiyorum. Seni salıveriyorum” deyin.</p>
<p>Sahip olduğunuz kontrol enerjisi&#8230;.bazılarınız onunla oynamayı gerçekten seviyor&#8230;. bazılarınız gerçekten fazla kontrol etmeyi seviyor&#8230;.bu size şimdi fiziksel olarak geri tepiyor&#8230;..bu kontrol enerjisi, cinsiyetinizle ilgili sahip olduğunuz kontroldür. “Ben erkeğim. Ben kadınım.” Bu enerjiyi kontrol ediyorsunuz. Ve, artık değilsiniz. Bu kağıtları da imzalayın.</p>
<p>Sınırlı eril ya da dişil enerjiyi bırakın gitsin. Öyle görünmenize karşın artık bir kadın değilsiniz. Kontrolü elden bırakıp da, “Aman Allah’ım, ben bir kadınım. Olmayacak yerlerde kıllarım çıkacak (kahkahalar). Erkeksi görünmeye başlayacağım, sesim Cauldre’nınki gibi olacak” dediğinizde, bu da kontrolü kontrol etmenin bir biçimidir. Onu salıverin. Belki&#8230;.belki&#8230;.belki&#8230;.daha da feminen, dişi, güzel olacaksınız, ama güçlü olmak için gereksinim duyduğunuz eril enerjileri, denge için gereksinim duyduğunuz eril enerjileri birleştirmiş, bütünleştirmiş olarak.</p>
<p>Her türlü kontrolü bırakın, şu anda belli bir fiziksel özüre sahip olduğunuzu söyleyen kontrolü de bırakın. Kendinizin saf bir fiziksel oluş haline dönmesine de izin verin. Gelecek 30 gün içinde kontrollerinizi yıkın. Onlara yakından bir bakın – yaşamınızı nasıl kontrol ettiğinize. Bu bunaltan bir şeydir. Tüm kontrollerinizi yazmak için çok, çok, çok not defteri almak zorunda kalacaksınız (kahkahalar). Tekrarlıyoruz, bu, başkaları adına kaygılanmakla ilgili değildir. Başkalarını nasıl kontrol ettiğiniz hakkında kaygılanmayın. Bu doğal olarak yok olacaktır.</p>
<p>Bunların tümünün sizi götürdüğü yer Şambra – kontrollerin salınması, öykünüzün salıverilmesi, her bir parçanızı kutsamak ve enerjilerin yapılardan kurtulması, özgür ve açık olması – bunun sizi götürdüğü yer, hepinizin üzerinde konuşacağı ve yazacağı ve diğerlerine öğreteceği bir şeydir. Buna “eşzamanlı yaşam”, “Şambra eşzamanlı yaşamı” denir. O nedir? O, artık zihninizde hiç bir kontrole sahip olmamanızdır. O, yaşamınızı kontrol etmeye çalışmadığınız tanrısal, içsel bilişten gelir. Siz onu sadece yaşarsınız. Eşzamanlı yaşam, herşeyin, gereksinim duyabileceğiniz her enerjinin gerçekten size gelmesidir.</p>
<p>Biz bundan daha önce söz ettik. O bir kavramdı. Ve şimdi onu realiteye geçirmek zamanıdır. Herşey ansızın var olur. Onu realitenize girsin diye kontrol etmeniz gerekmez. O size hizmet amacıyla var olur. Eşzamanlı yaşam, her kaynak ve araç ve enerji parçası uygun zamanda orada olduğunda var olur, daha önce değil belki, ama her zaman uygun zamanda.</p>
<p>İnsanlar&#8230;.tesadüfler&#8230;.herşey eşzamanlı olur. O sadece vardır. Hatta açıklanmaya karşı koyar ve kesinlikle analiz edilmeye karşı koyar. Kontrolün ötesinde ve şimdi akıştadır. Eşzamanlı yaşamda herşey o kadar uygun, zarif ve tanrısal olarak anda olur ki, yarınla ilgili korkular gider ve geçmişin pişmanlıkları salıverilir. Eşzamanlı yaşamda sizin için herşey neredeyse havadan var olur.</p>
<p>Eşzamanlı yaşamda Şambra, soru daha hiç sorulmadan yanıt vardır. Bu gerçek eşzamanlılıktır. Ve bu, bazılarınızın deneyimlemeye başladığı, ve hepinizin deneyimleyeceği bir şeydir. Bu, daha hiç, hiç ihtiyaç duyulmadan orada olmasıdır. Eşzamanlı yaşam budur. Bir sonraki Şambra toplantımızda bundan daha söz edeceğiz.</p>
<p>Ama bir an için kontrolleri elden bırakın. Eşzamanlı yaşamın&#8230;.sizin yaşamınızın enerjilerini hissedin&#8230;.kontrolsüz&#8230;.kısıtlamasız&#8230;.herşeyin akışta olduğu bir hali. O sizden akıyor. Başkaları tarafından oluşturulmadı. O sizin akışınız. O sizin tanrısallığınız, gerçekten Dünya’ya getirilmiş olan, Dünya’da yaşayan.</p>
<p>İnsan haliniz için kontrolleri oluşturdunuz, çünkü oluşturmanız gerekiyordu. Uzun, çok uzun bir zaman önce Dünya’da enkarne olduğunuz zamanı anımsayın, enerjinizi bu gezegende, maddede tutmak ne kadar zordu. Sizi burada tutacak, Dünya’daki oluşunuzu tutacak bir dizi ayrıntılı kontroller oluşturdunuz. Bu kontrollerin üzerine inşa ettiniz. Şimdi onları salıvermek zamanıdır. Enerjinizin tümüyle burada, Dünya’da ve aynı zamanda başka yerlerde mevcut olması için artık o kontrollere ihtiyacınız yok.</p>
<p>Şambra, yolculuk zaman zaman zor olabilir, çünkü siz bundan geçen ilk kişilersiniz. Yolculuk çok ödüllendiricidir, çünkü siz ilklersiniz. Yolculuk çok kutsaldır, çünkü siz eşzamanlı yaşamı, eşzamanlılığın tarzını öğrendikten sonra diğerleri sizin arkanızdan gelir. Diğerleri de o köprüyü geçecektir ve sizin öğrendiklerinizi en büyük öğretmenlerden ve en büyük üstatlardan&#8230;.sizden öğrenecektir.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 07 Mayıs 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 10: Kontrolü Bırakın</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, Yeni Enerji’nin bu sınıfında devam ediyoruz. Kontrollerin salınmasıyla devam ediyoruz. Müziğin güzel enerjisiyle devam ediyoruz, Eski kafa enerjisinden – ki o kasten kontrol üzerine tasarlanmıştı – tanrısal kalbin, kontrole gereksinimi olmayan kutsanmış kalbin Yeni Enerji’sine geçmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Bakın, bir aktör kendi rolünü oynamak üzere sahneye çıktığı zaman, kendini tanımlaması gerekir. Kendini yaratması gerekir&#8230;.anlıyor musunuz. Bu yüzden de oynadığı bölümün tanımlanmasına yardımcı olan, kimliğin yaratılmasına yardımcı olan belli kısıtlamaları ya da kontrolleri koymak durumundadır. Ama belli bir noktada o kontroller ve kısıtlamalar, o varlığın kendi başına büyümeyi sürdürme arzusuna karşı çalışmaya başlar. Onun için, kontrolleri bırakmak zorundasınız. Aktör, rolü gerçekten geliştirebilmek için, kimliği gerçekten geliştirebilmek için, kontrolleri, sınırlılıkları, kendine ait tüm tanımlamaları bırakmak zorundadır.</p>
<p>Ruh da böyledir, gidip kendinizi tanımlamanız için size tam bir özgürlük verir. Şimdi, aynı özgürlüğü kendinize vermenizin zamanıdır. Biz bu yüzden bulunduğumuz kavşakta – bazılarının, günlerin son bulması olarak yanlış anladığı bu bitiş ve tamamlanma zamanında – bunun sadece bir değişim olduğunu söylüyoruz.</p>
<p>Ama bu büyük tamamlanma zamanında, Şambra, şu kontrolleri elden bırakmak zamanıdır. Bırakın kendi kimliğiniz, şimdiye kadar deneyimlemediği şeyleri deneyimleme özgürlüğüne kavuşmak üzere kanatlarını açsın. Onun için biz, “zihninizi kontrol etmekten vazgeçin. Belli şeylerin söylenemeyeceğine ya da yapılamayacağına inanmaktan vazgeçin. Onların çıkmasına izin verin” diyoruz. Gerçekten ortaya çıkacak olanlar sizi oldukça şaşırtacaktır. Tümüyle uygunsuz olma, tümüyle – nasıl desek – yanlış yöne gitme korkularınız çok geçmeden yatışacaktır, çünkü varlığınızın ta kendisinden ışıyan bilgeliği ve sevgiyi hissedecek ve duyacaksınız.</p>
<p>Tüm kontrollerinizi sıralamaya başlamanızdan oluşan ev ödevinize ek olarak size bir soru soracağız. Kendinize koyduğunuz kontrollerin, beden, zihin ve ruh kontrollerini çok farkında olun. Şeyleri nasıl kontrol ettiğinizi farkında olmanıza yardım edecek bir defter tutun. Ve bu kötü bir şey değildir. Bu sadece yapılmış olan bir şeydir.</p>
<p>Ama kontrollere ek olarak Şambra, kendinize bir de şu soruyu sorun: Neden şu anda buradayım? Sorun kendinize, “Neden burada, Dünya’da, bu realitedeyim?” Bu soruyu bir yere yazın ve şu anda düşünemeyeceğiniz yollardan yanıtların, yanıt çeşitlemelerinin nasıl gelmeye başladığını izleyin. Yanıtların farklı boyutları ya da düzeyleri ortaya çıkmaya başlayacaktır. Kontrolleri bir kez bıraktınız mı, gerçekten kim olduğunuzu bir kez görmeye başladınız mı, size geri gelen bazı şeylere – size konuşan içsel sesinize, içsel ruhunuza – şaşacaksınız.</p>
<p>“Şu anda neden buradayım?” Bu, bununla ilgili sahip olabileceğiniz bazı Eski Enerji düşünceleri yüzünden değildir – işte sadece buradayım gibi&#8230;.ya da karma yüzünden burada olduğunuz&#8230;.yolda giderken yanlış yöne saptığınız için burada olduğunuz (kahkahalar)&#8230;.evrende Tanrı’nın unuttuğu ileri bir karakola atandığınız için burada olduğunuz (yoğun kahkahalar) gibi. Yazın, “Neden buradayım?” Ve sonra da bırakın yanıtlar içinizden gelsin. Ve siz çok ilginç şeyler duyacak ve duyumsayacak ve bileceksiniz. Bunlardan bazısını bir sonraki toplantımızda bizimle paylaşmanızı çok isterdik. “Şu anda neden buradayım?” Ama bunu kendiniz adına hissedin.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, bizden buradaki platformun kontrolünü bırakmamız ve sorularla devam etmemiz isteniyor.</p>
<p>LİNDA: Tobias, senin yine burada olman çok sevindirici. Ve sana çok müteşekkiriz. Dostumuz Saint Germain nerelerde bugün?</p>
<p>TOBIAS: Bir tatil yapması gerekiyordu, geçen aylarda hepinizle çalışmak için harcadığı tüm o enerjiler yüzünden biraz dinlenmesi gerekiyordu. Onun için de bir süre kendi kendine kalması gerekiyordu.</p>
<p>Bizim tarafta da gidip yeniden-enerjilenmek ve yeniden-dolmak bizim için de gerçekten çok önemlidir. Melekler alemlerinde bulunanlar için Dünya’ya yakın olmak çok zordur. Muazzam bir çekim var. Sizin sınırınızı geçip de sizin tarafa geldiğimizde muazzam bir – nasıl dersiniz – enerjinin emici bir sesi var (kahkahalar).</p>
<p>Bir anlamda, bizim tarafa geri dönebilmek için gerçekten bir çeşit yaşam-hattı oluşturmamız gerekiyor, çünkü arada bir, bir varlık düşebiliyor, Dünya enerjisine takılabiliyor ve oradan çıkamayabiliyor. Ve biz kurtarma ekipleri göndermek zorunda kalıyoruz, ve ortalık karışıyor. Ve biz küçük yabancı varlıklar olarak yanlış anlaşılıyoruz. Ve savaş jetleri her tarafta peşimize düşüyor. Oysa biz sadece burada kapana kısılan kendi varlıklarımızı kurtarmaya çalışıyoruzdur (kahkahalar).</p>
<p>Böylece, Adamas küçük bir ara verdi ve dinlenmeye kesinlikle ihtiyacı vardı. Ve geri gelecektir. Teşekkür ederim.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, geçen ay Ateş Duvarı seminerine katıldım. Bu yaşam-değiştirici fırsat için çok teşekkür ederim. Almanya’ya geri geldiğimde, hem kendi içimde, hem de bazı Şambra arkadaşlarımda çok ağır ve Eski bir enerji hissettim. İki yıl kadar önce onlarla bir Şambra grubu kurmuştum. Bazılarımızda çok ağır ve eski bir enerji hissettim. Bu enerji çok bilge ve güçlü olarak hissediliyor ama yine de olduğu yerde oturuyor ve hiç kımıldamıyor. Yeniden canlanmak istiyor. Biz bu enerjiye takılıp kaldık ve yardım istiyoruz. Bize bu derin, ağır ve kadim enerjiyle ilgili bazı içgörülerini paylaşıp, onu hareket ettirmeye başlamamıza yardımcı olabilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.Ateş Duvarı deneyimi gibi bir enerji değişiminden geçtiğin her sefer&#8230;.ve bu değişimler gerçekten sen izin verdiğin ve çok yoğun, güçlü bir Şambra grubuyla birlikte olduğun için gerçekleşti. Böylece, şimdi eski çevrene geri dönüyorsun. Tarihle dolu olan ve geçmişin deneyimiyle dolu olan bir ülkeye geri gidiyorsun. Kendi Eski niteliklerinin birçoğunu temsil eden ailene ve dostlarına geri dönüyorsun. Ve bu çok ağır olarak hissedilir.</p>
<p>Ve bu belki de Şambra olmanın en büyük meydan okumasıdır – inanılmaz bir aydınlanmaya sahip olabilirsin, ama hâlâ 3-B dünyasında iş görüyorsundur. O hâlâ çok yoğun ve çok ağırdır. Sadece bunu burada kabul etmek ve sadece bu soruyu sormak, kendi içinde bu bile enerjilerin hareket etmeye başlamasını sağlayacaktır. Kendi içinde bu, bulunduğun yerin ağırlığından, yoğunluğundan özgürleşmene yardımcı olacaktır.</p>
<p>Ama bu bir anlamda, Adamas ile ilgili sorulan son soruya çok benzerdir. Gelip de enerjisini Dünya’nın çok yakınına yerleştirmesi, onun için çok yorucudur. Sizin Şambra olarak eski yerlere geri gitmeniz de aynı şekilde yorucudur. Gerçekten hem beden için, hem de ruhunuz için yorucudur. Sizin kendinize has – nasıl desek – uzaklaşma zamanına ihtiyacınız olur. Sizin, güvenli olan ve diğer insanlar tarafından ihlal edilmeyen kendi enerji alanınıza ihtiyacınız vardır.</p>
<p>Ve sizin kendinize has bir yaşam-hattına ihtiyacınız var. Ve bu yaşam-hattı, sizinle her an çalışacak, bu tarafta bulunan bizler olabiliriz. Her biriniz geceleri uykuya dalıp da o rahat, gevşemiş halde olduğunuz zamanlar bunu bir deneyin. Enerjilerimizi gerçekten çağırın. Biz sizin için gerçek bir yaşam-hattı, sizi hem bizim tarafın enerjileriyle dolduran, hem de onları sizin tarafta toprakladığınız bir destek-hattı oluşturacağız.</p>
<p>Grubunuzdaki Şambra enerjileri&#8230;.herşeyden önce, birlikte daha sık soluma yapmanız hepiniz için iyi olacaktır. Bu, enerjileri hareket ettirmede çok önemlidir. Ve belki de sizin bir grup olarak kentlerin ve toplu bilincin çok yoğun enerjilerinden uzaklaşmanız uygun olacaktır. Gidin ve iki ya da üç günlük mini-Şambra inzivaları yaşayın. Biz bunu çok destekliyoruz. Ve bunu belirli bir programa koymanız da gerekmiyor. Herhangi bir liderin olması gerekmiyor. Ve kesinlikle kontrolün olması gerekmiyor. Kanallık yapmanız gerekmiyor. Sadece gidip, güvenli ve yenileyici bir enerjide olabilirsiniz. Bu güzel soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Black Hawk, Colorado’da arazisinde kaynak suyu olan bir arazi sahibi var. Ve orada altı tane pınar var. Ama pınarlardan biri&#8230;.. sanki üç kez damıtılmış su gibi çıkıyor topraktan. Ve ölçüm aletleri sadece dört öge (element) saptayabiliyor. Buna karşın, onu içen ya da içine giren insanlar mucizevi şifalar deneyimlediler. Sudaki sihir, tabii bir sihir varsa, nedir, bize söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.burada birkaç şey birden söz konusu. Ve öncelikle her birinize şunu söyleyeceğiz, sihir, kendi içinizdedir. O herhangi bir suda değildir. İkincisi, su, size en yakın ögedir ve kendi şifanızı gerçekleştirirken en çok yardımcı olan, aracı olan ögedir. Üçüncüsü, mit (efsane) sihirdedir. Mit, suyun kendisindedir.</p>
<p>Böylece, burada unsurların bir bileşimi söz konusudur, sözünü ettiğin pınarda çok saf bir su türüne sahipsiniz, ve bu su da bir mite ya da öyle bir enerjiye sahip ki, şifa ya da yeniden-dengelenmeyi gerçekten talep eden insanlara daha fazla aracı oluyor. Ama biz sizin suyun doğasını fazla abartmamanızı rica ediyoruz, çünkü bunu yapabilirsiniz&#8230;..bu tür bir şifa onsuz da gerçekleştirilir. Ancak çoğu insan dışsal bir motivasyona ya da dışsal bir etkiye gerek duyar. Onun için de şifalandıranın su olduğunu söyleyeceklerdir. Havadaki bir şeyin ya da topraktaki bir şeyin olduğunu söyleyeceklerdir. Bu şeylerin bir etkisi vardır, ama Şambra olarak biz bunlardan uzaklaşıyoruz. Yeniden-dengelenme, sihir, içinde yaşadığınız andadır&#8230;.başka hiç bir şeyde değil. Ama su kesinlikle işleme yardımcı olabilir.</p>
<p>Soruna geri gelirsek: oraya ulaşmak için geçtiği jeolojik yerler nedeniyle o su çok saftır. Ama o – nasıl desek – Gaia’nın enerjileri ve – sizin deyiminizle – devaların, doğa unsurlarının enerjileriyle desteklenmektedir. Ama ona, onun sadece saf bir su olmasından başka bir önem yüklemeyin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba, ben Romanya’dan bir Şambra’yım ve seni çok yakında görmeyi ümit ediyorum. Sanırım üzerimde bir aile laneti var. Bu, durugörüsü olan birçok kişi tarafından onaylandı, ve çok sinsi bir şey. Karım bunu bazen çok güçlü hissedebiliyor. Ama ben tersine hiç açık değilim. Ve bu aile yaşantımızı altüst ediyor, ki bu da yaşamımın tüm alanlarını, günlük işlerden tutun da, spiritüel olanlara kadar herşeyi engelliyor. Ondan kurtulmak için ne yapabilirim? Bunu Şaud’da okumanıza müteşekkir olacağım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.bir aileden gelen her biriniz bir lanete sahipsiniz (kahkahalar). Geçenlerde sözünü ettiğimiz ve senin de sahip olduğun bir unsur var. Sadece kendi geçmiş yaşam karmana değil – ve karma sadece enerjisel bir etki ya da denge anlamına gelir – aynı zamanda kesinlikle atasal (atalardan kalma) bir karmaya da sahipsin. Özellikle senin durumunda, bazı – sizin deyiminizle – çok dramatik, kötü ve şiddet içeren enerjiler söz konusu. Ve bazı – sizin deyiminizle – çok derin, karanlık sırlar var. Ve onlar seni etkiliyor, çünkü DNA’larında dolanıyorlar.</p>
<p>Geçenlerde Ortabatı’nın “mekke”si Minneapolis’de de dediğimiz gibi, bazı nitelikler kanda özellikle kolay akar. Bir tanesi şeker hastalığıdır. Bir diğeri alkolizmdir. DNA’lar birçok fiziksel niteliği iletir&#8230;.bazıları, diğerleri kadar kolay kana geçmez. Ama, sözünü ettiğin aile ağacındaki durumda olduğu gibi – sizin deyiminizle – işkence ve ölümle bağlantılı karanlık ritüeller söz konusu olduğunda, o zaman kesinlikle bir etkisi vardır. Ve bu (kanında) akar durur.</p>
<p>Şimdi&#8230;.onun sahip olduğu etkiyi bir kez anladın mı, onu salabilirsin, geçmişin her bir enerjisini salabilirsin. Ve söylediğimiz gibi, en kötü ve karanlık enerjilerin bazısı&#8230;.sonuçta onlar da salıverilmeyi istiyor. Onlar etkenmiş gibi davranacaklardır. Seni korkutmaya çalışacaklardır. Seni etkilemeye çalışacaklardır. Güçlü olduklarını sana söylemeye çalışacaklardır. Sana hakim olduklarını, senin teslim alındığını söylemeye çalışacaklardır&#8230;.bu gibi şeyler. Ama aslında onlar da salınmayı istiyor. Oynadıkları rolden bıkmış haldeler. Bu yüzden şimdi ortaya çıkıyorlar.</p>
<p>Onlar sende Enerjiyi Hareket Ettiren ve buna yardımcı olan birini görüyorlar. Sende – ya da herhangi bir Şambra’da &#8211; bu enerjiyi bırakma yeteneğini görüyorlar. Onları kutsayıp, içinde bulundukları cehennemden özgürleştirebileceğin gerçeğini görüyorlar. Ama sana meydan okuyacaklardır, çünkü enerjinde ne kadar istikrarlı ve kararlı, sarsılmaz ve sevgiyle durduğunu bilmek istiyorlar. Buna gerçekten inanıyor musun, yoksa bunu sadece düşünüyor musun diye cesaretini sınayacaklardır. Nasıl desek – denge düzeyinin nerede olduğunu görmek için seni sınayacaklardır. Yoksa sadece sözcükleri kullanıp, sadece şifadan söz edip, aslında o dengeli enerjide yaşamıyor musun?</p>
<p>Böylece, bu enerjiler ortaya çıkacaktır. Onları hissedeceksin. Onları yaşamında hissedebilirsin. Onlar bir anlamda, seni gitmek istemediğin tüm o yerlere götüren kötü bir taksi şöförü gibidir. Onlara yeniden yol vermek zamanıdır. Onları severek, salınabileceklerini onlara bildirerek yol verebilirsin. Eğer böyle bir senaryo yaratmak istiyorsan, gerçekten, sevk kağıtlarını ellerine ver. Onlara sevk kağıtlarını ver. Sen artık aile karmana bağlı, ona mecbur değilsin.</p>
<p>Saint Germain, “Ben Ben’im, evet, Ben’im” dediği zaman, bu, ben tüm o diğer şeylerden özgürüm, anlamına gelir. “Ben kendi kutsal ve mutlak kimliğime sahibim. Ben Ben’im, evet, Ben’im.” Böylece, bu güzel soru için teşekkürler. Ve bu aynı zamanda – nasıl desek – atalardan kalma karma CD’mizi pazarlamak için de iyi bir fırsattı (kahkahalar).</p>
<p>LİNDA: Utanmaz!</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Teşekkürler Tobias. Benim sorum&#8230;.valla bugün söylediğin bazı şeyler beni oldukça “sarstı”.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de!  Biz işimizi yaptık; şimdi evine gidebilirsin.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Tamam&#8230;.özellikle para ve dünya ve yaşamla ilgili kötü şeyler düşünmemiz hakkındaki yorumların. Ben sanki onlarca yıl olumlu düşünmek üzerine çalıştım ve olumlu&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Ve bak şimdi seni nereye getirdi!</p>
<p>4.ŞAMBRA: Buraya getirdi&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: &#8230;.şimdi artık, zihnini kontrol edemeyeceğini öğrenmeye hazır olduğun güzel bir yere. Zihnin, artık onu kontrol etmeni istemiyor. Ve, kontrolü bırakmanın ne olduğunu anlayabilmen için, kendini gerçekten bazı kötü düşüncelere sahip olmak için zorlamalısın. Sen enerjinin bir parçasını kullanıyorsun, zekânı, ve tanrısallığını neredeyse hiç kullanmıyorsun. Ama soruna devam et (yoğun kahkahalar).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Böylece sanırım ben hipnoz altındayım, ne düşündüğünün, ne yarattığının ve zihninin nereye gittiğinin, enerji akışının yönünü de belirlediğini düşünüyorum. Ve ben o düşünceleri bırakırsam, çıkıp da o kötü şeyleri düşünürsem, onu yaşamında yaratan bilincin sınırı nerededir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.bir sınır yoktur. Kontrolleri bıraktığında – kötü bir şey düşünemezsin diyen kontrolleri – ve gerçekten kötü bir düşünce düşünmeye çalıştığında, bu kadar kötü olmayacağını göreceksin. O bir enerji olarak, bir potansiyel olarak ortaya çıkacaktır. O, kendini ifade etmek isteyen Yeni bir Enerji olarak ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Ama bak, hâlâ Eski Enerji’nin dualistik dünyasında yaşıyorsan, ya iyi ya da kötü düşüncelerin olduğu izlenimine kapılacaksın. Farketmen gereken, tanrısal oluş halinden başka bir şeyin olmadığıdır. Artık bununla ilgili kaygılanman gerekmiyor.</p>
<p>Ama o akışı sağlamak için, o supabın yeniden devreye girmesi için kötü bir şey düşünmeye çalışmanı öneriyoruz. Kendi içinde çok engellerin var, kendin için çok potansiyellere sahipsin. Sahip olduğun bazı hayallerin – ve biz son zamanlarda bundan söz ettik – tezahür etmiyor, çünkü o enerjinin realitene gelmesini sağlayacak yolları kısıtladın. Tüm yolları kapadın, çünkü dedin ki, “Bu şekilde gelemez. Bu kötü olurdu. Ben kötü şeyler düşünemem.” Sözünü ettiğimiz hayallerini gerçekleştirmeye çalıştığında bile, “ben sadece parlak ve yumuşak ve güzel şeyler hayal edebilirm” diyorsun.</p>
<p>Ve şimdi senden tüm o yargıları bırakman ve kötü bir şey düşünmen isteniyor. Bunu yaptığında neler oluyor, hisset. Bunun kapalı bir kapıyı nasıl açtığını hisset. O çok önemliydi. Ve biz senin eğitimini, eğitimine olan adanmışlığını anlıyoruz. Ama sen şimdi bize, bir sonraki düzeye geçmeye hazır olduğunu söyledin.</p>
<p>Burada büyük bir sıçrayış gerçekleştiriyoruz. Bu bazılarını korkutabilir, çünkü onlar asla kötü düşünmeyeceklerine, ya da kötü bir şey ya da bunun gibi şeyler yapmayacaklarına yemin ettiler. Onun için de bir tür enerjisel bir engele sahipler. Biz sizi çıkıp da keserle adam öldürmeniz için cesaretlendirmiyoruz (bazı gülüşmeler). Ama size eski, sınırlı biçimde düşünmekten vaz geçmenizi söylüyoruz. Ve o sınırlı biçim de, sadece tek bir düşünceye sahip olabilirim, diyordu.</p>
<p>Sadece iyi düşüncelere sahip olabileceğinizi düşündüğünüz her sefer, öbür tarafın, karşıt tarafın, iyi düşüncenin aynası olan karşıt tarafa neler oluyor sanıyorsunuz? Bu çok dengesiz, boğucu bir enerjiye neden oluyor. O da sizin bir parçanız ve sevginize (en az “iyi” taraf kadar) gereksinim duyuyor. Sadece bir çocuğunuzu sevip de diğerini sevmemeyi düşünebiliyor musunuz? Sadece belli bir ırktan gelen ya da belli bir cinsiyetten olan kişileri sevdiğinizi düşünebiliyor musunuz?</p>
<p>Sen potansiyelleri kapatıyorsun. Ve bunu da kendi içinde yapıyorsun. Biz bu yüzden, “Oynayın. Sahne üzerindeki aktörler olun. Bazı kötü düşüncelere sahip olun. Bazı kötü şeyler söyleyin. Yüksek sesle “bok” deyin” diyoruz (kahkahalar).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bok. Bok.</p>
<p>TOBIAS: Seni duyamadık (yoğun kahkahalar).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Bok. Bok. Bok.</p>
<p>TOBIAS: Bu, bastırılmış olan o enerjiyi yeniden dışarı bırakmakla ilgilidir. Spiritüel olmak için “bok” demek zorunda değilsin. Ama bu, bastırılmış enerjileri salmakla ilgilidir.</p>
<p>Ve birçoğunuz, iş cinselliğe geldiğinde, bir dolu kontrollere ve sınırlılıklara sahipsiniz, o kadar çok ki, burada bunu tartışmaya hiç girmeyeceğiz bile. Sonsuz kontrollere sahipsiniz. Onların çoğu Şambra, yani sahip olduğunuz o cinsel kontroller, kendinizi korumak için oraya yerleştirdiğiniz şeylerdir. Onun için de kendinizi kapattınız. Şimdi, kendini açmak zamanıdır. Cinselliği biraz farklı gerçekleştirmeyi deneyin. Ve biz bunu sana söylemiyoruz. Biz bunu tüm Şambra’ya söylüyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Bu arada, ben gelecek ay, kötü-düşünmede sıkışıp kalmış olanlara çare olacak bir seminer sunacağım (kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Bunu, senin enerjisel engellerinden biri olarak görmüyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>LİNDA: İşte bu yüzden bunu öğretmek istedim ya.</p>
<p>LİNDA (bir sonraki soruyu kastederek): Bu aslında Saint Germain’e yöneltilmişti, ama yardım edebileceğinden eminim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Dünya üzerindeki kiliselerin büyük miktarlarda yoldan çıkmış enerjiyi tutmasını takdir ediyorum. Ama biz beklentisiz, gündemsiz olup herşeyi salıvermek ve kabul etmek durumunda değil miyiz? Biz kabul edip izin vermek durumundayken, sen niye dinin kıçına bir tekme atıyorsun? (bazı gülüşmeler) Üvey annemin kalbini kırmadan bu eylemin bir parçası nasıl olabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, tüm o dramlara bulaşmadan gerçek bir izleyici olacağın noktaya geleceksin. Başka bir deyişle, şeyleri olduğu haliyle görebilirsin. Ve, Adamas kiliselere karşı çok – nasıl desek – empati besler. Ama onu, kapısından girenlere hizmet eden muazzam bir hipnoz hali olarak görür.</p>
<p>Ama, Şambra gibi birçok insan için kilise şimdi – nasıl desek – bir engeldir. Ağır bir yüktür. Sizi gerçekten geri tutmaktadır. Hâlâ oraya gidenler tümüyle onurlandırılırlar. Ama, buraya gelmemizi ve olan biteni – neden takılıp kaldığınızı, neden sinirlenip hayal kırıklığına uğradığınızı, kendinizi neden boş hissettiğinizi &#8211; anlamanıza yardımcı olmamızı isteyen sizlere karşı çok direkt olmak zorundayız.</p>
<p>Ve biz onun iyi ya da kötü olduğunu söylemiyoruz. Biz sadece kiliselerin – ki onlar sadece insanlık bilincidir – kilise enerjisinin birçoğunuzu geri tuttuğunu söylüyoruz. Geri gidin ve sahip olduğunuz kontrollere bir bakın, özellikle de ilk yıllarınızda kilise öğretilerini temel alan ebeveyin-benliğinizin kontrollerine bir bakın. Sonra bir de geri gidip, kiliselerde olduğunuz geçmiş yaşamlardan kalma kontrollere, o yoğun kontroller dizisine bir bakın. Yeminler ettiniz. Dizlerinizin üzerinde saatler geçirdiniz ve çok disiplinli prosedürlerde ya da seremonilerde saatler geçirdiniz. Ve bu muazzam bir katman oluşturuyor.</p>
<p>Biz – nasıl desek – kiliseler kötüdür, demiyoruz. Biz onların iyi olduğunu söylemiyoruz. Onlar sadece bir hipnoza sahipler. Ama bu güzel soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias, istediğim şeyi yapabileceğimi bilecek kadar uzun bir süre seni dinledim. Ve işte ikilem de burada. Yakında bırakabileceğim bir işimle sevgi/nefret ilişkisi yaşıyorum. Ve onu sevdiğim için kalayım mı, yoksa nefret ettiğim için gideyim mi, bilemiyorum. Ve sekiz yıl Colorado’da yaşamak istedim, onun yerine Tulsa’ya taşındım. Ve şimdi de burada sıkışıp kalmış hissediyorum. Bana neden bu kadar sıkışıp kaldığımı, sinirlendiğimi ve kendimi boş hissettiğimi söyleyebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.bu gerçekten, uyanıştan geçme ve ilk kişilerin arasında olma işleminin bir parçasıdır. Bu – nasıl desek – kendinle ilgili eski inanç sistemlerini, eski düşünceleri kesip atmaktadır. Bu, içinden geçilmesi çok zor bir şeydir. Ve biz bunu hiç, asla –nasıl desek – küçümsemek istemeyiz. Bunu ilk kez gerçekleştiren siz insanlar, inanılmaz varlıklarsınız, sadece bunu ilk kez gerçekleştirmekle kalmayıp, bunu bir de tek bir yaşamda gerçekleştiriyorsunuz. Bu, perdenin bu yanında hiç anlaşılmamıştır.</p>
<p>Böylece, sen şu anda tam anlamıyla iki dünya arasında bulunuyorsun. Eski Enerji’nin (ile Yeni Enerji’nin) arasında bulunuyorsun. Eski kimliğin ile, ortaya çıkmakta olup da “Ben herşeyi yapabilirim” diyen yeni kimliğinin arasında bulunuyorsun. Ama çevrendeki yaşamda hergün sana tersini söylemeye çalışan, senin Tanrı’dan daha azı olduğunu, işinden ayrılıp bolluk içinde bir yaşam sürdürebilmekten aciz olduğunu söylemeye çalışan o kadar çok şey görüyorsun ki.</p>
<p>Bu yüzden de evet, kendini kapana kısılmış gibi hissediyorsun. Ve sıkışıp kalmış gibi. Bu özgürlüğe ne kadar yakın olduğunu hissedebilirsin. Ama yine de, tüm kapılar kapalıymış gibi hissediyorsun. Daha tam orada olmadığını hissediyorsun&#8230;.yani çok sinir edici bir zaman. Ve bununla çalışmak, zihninde ve inanç sistemlerinde oluşturduğun şeylerden daha kolaydır. Bu, kontrolleri bırakmak, onları salıvermek kadar kolaydır.</p>
<p>Onlar gerçekten artık orada olmak istemiyorlar. Oraya herhangi bir negatif amaçla konulmamışlardı. Onlar oraya yabancı varlıklar tarafından, ya da hatta, aslında gerçek biyolojik ana-baban tarafından da konulmamışlardı. Bu güzel deneyimi yaratmak için senin tarafından ve insanlık tarafından gerçekleştirilen bir dizi enerjisel manevralar gerekmişti.</p>
<p>Böylece, şimdi sen, Tanrı, kontrolleri salmaya başlayabilirsin. Her bir kontrolün ne olduğunu bilmen gerekmiyor. Ama yine de, onları bir kağıda yazın deriz, böylece kontrol ettiğin şeyleri anlamaya başlarsın, onu gerçekten kendi realitende görmeye başlarsın. Salıver onları. İşinle ilgili, aslında her türlü işle&#8230;.ya da spiritüel hizmetinle ilgili sahip olduğun tüm kontrolleri bırakmaya hazır olduğunu sadece söyle, ya da yaz.</p>
<p>Ve bu belki de şu anda yaşamındaki en büyük şeylerden biri. Sen çok derinlerde yatan ve hizmet etmek için burada olduğunu söyleyen bir izlenime ve inanca sahipsin. Sen Ruh’a hizmet için buradasın. Senin enerjine gereksinim duyan durumlarda olman gerekir. Ve işte bu bir kontroldur. Çok güzel bir kontroldur. Bu yüzden onurlandırılırsın. Ama şimdi bunu bırakmak zamanıdır.</p>
<p>İkilemin bir bölümü de, kendini bencil hissetmenden kaynaklanabilir. Çok iyi yaptığın bir işi yapmadığını hissediyor olabilirsin. Ama yeni bir düzeyden iş görebilmek için – enerjinin nasıl hareket ettirileceğinin anlaşılmasını sağlamak amacıyla diğer insanlara yardımcı olmak gibi – o kontrolleri bırakmak zamanıdır. Özellikle de, “sıkı bir spiritüel hizmet içinde burada olacağım. En zor durumlarda burada olacağım. Enerjilerin en zorlusuna atanmak için kendime izin vereceğim” diyen kontrolleri bırak.</p>
<p>Bunu bırak şimdi. Kendine Yeni Enerji’nin yeni bir yoldan öğretmeni olma özgürlüğünü ver. Ve yaşantının değiştiğini göreceksin. Ve sonra – tüm değişimler olagelirken – bununla ilgili yeniden konuşmamız gerekecek. Ama kendi yaşantında bazı güzel değişimler göreceksin.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, ben bir indigo çocuk olduğumdan emin değilim, ama eğer öyleysem, dünyaya pek de başarılı bir biçimde katkıda bulunmuyorum. Çevremde, güzel olan şeylerdeki güzelliği görme yeteneğini kaybetmiş ve bunun yerine çirkinliği gören insanlar görüyorum. Onların belki de bu yeteneği geri kazanamayacağını bilmekten ıstırap çekiyorum. Kendimi onların yerine koymaya çalıştım ve öylesine kederlendim ki, büyük çabalara karşın hâlâ iyileşemedim. Ve işte sorum şu – neden? Bu, insanlara neden olabiliyor?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.çünkü yapabiliyorlar (bazı gülüşmeler)&#8230;.çünkü bunu seçiyorlar&#8230;. çünkü olmak istedikleri bir yanılsamanın içindeler. Ve ellerini kaldırır, ya da çağrıda bulunur da, “Sevgili Ruh, ben çıkmaya hazırım; sevgili Ruh, ben uyanışıma hazırım; ben Gülün Meyvesini keşfetmeye hazırım” derlerse, işte o zaman biz sürüler halinde geliriz. Sizinle çalışmaya başlamak için, tüm uyanış işlemini başlatmak için realitenize akar geliriz.</p>
<p>Ama bu arada, içinde bulundukları durumlarda olan insanları onurlandırmaya çalış. Ah, onlar bazen feryat ederler. Feryat edip, “Sevgili Tanrı, bana biraz daha para ver ki, yaşantımı daha da berbat hale sokabileyim. Sevgili Tanrı, beni biraz daha sağlıklı yap ki, yaşantımın birkaç yılı biraz daha mutsuz olabileyim” derler. Biz bu çağrılara yanıt vermeyiz.</p>
<p>Biz kalbin gerçek çağrısına yanıt veririz, “Sevgili Tanrı, ben anımsamaya hazırım. Sevgili Tanrı, ben, tanrısallığımın realiteme gelmesine hazırım” diyen çağrılara. Yanıt verdiğimiz çağrılar, yanıt verdiğimiz dualar bunlardır.</p>
<p>Bu yüzden lütfen diğer insanları yargılama. Lütfen, onların dramına çekilmek için kendine izin verme. Lütfen, başkalarına yardımcı olabileceğini sandığın yollarla ilgili kontrolleri bırak; bu birçok Şambra için büyük bir sorun. Spiritüel çalışmanın ne olduğuna dair belirli tanımlamalara sahipsin. Onun, olduğunu düşündüğün şeyden çok farklı olduğunu öğreneceksin.</p>
<p>LİNDA: Son soru, eğer seçimin buysa.</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha alalım.</p>
<p>LİNDA: Peki.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Birkaç yıldır ruh portreleri yaptım.</p>
<p>TOBIAS: Evet.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Ve ben bunu yapmaktan büyük zevk aldım, ama son birkaç yılda ne zaman herhangi bir resim yapsam, ya bir darbe yiyorum, ya bir kaza oluyor, ya da arkasından hasta oluyorum; bir ay önce yaptığım resimden hemen sonra da grip oldum ve bir ay sürdü. Ve şunu farkettim&#8230;.tamam dedim, resimlerle böyle şeyler oluyor, ama bu işlemin ne olduğunu anlamıyorum, sadece senin “sıkışıp kalmış enerji” dediğin şeyin resmini yaptığıma dair bir hisse sahibim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Ve ben şunu bilmek istiyorum, yani bilirsin işte, eğer&#8230;..resim yapmayı tümüyle bırakmalı mıyım bilmiyorum, yoksa çalışmalarımda enerjiyi hareket ettirmenin bir yolu var mı?</p>
<p>TOBIAS: İlginç&#8230;.ve sen zaten yanıtı kendin verdin. Ama bunu senin için açalım. Resimlerin boyutlar-arası yollar açıyor. Ve sen sadece orada oturan fiziksel varlıktan değil, tüm veçhelerden buraya çektiğin için ruh resimleri yapma yeteneğine sahipsin. Sen onların tüm farklı – nasıl desek – çok-boyutlu kimliklerinden buraya çekiyorsun.</p>
<p>Ama sen, herşeyi çok derin bir düzeyde hissettiğin o inanılmaz empati enerjisine de sahipsin. Ve şimdi bu enerjileri tam anlamıyla kendi enerjinmiş gibi üstüne alıyorsun. Sen onu işlemden geçirip yaratıcı bir biçimde senden akıp gitmesine izin vermiyorsun. Onu resmedebilmek için yaşaman gerektiğini sanıyorsun. Eh, onun kenarından dolanabilirsin. Onu kendi sistemine getirmen gerekmez. Tekrarlıyoruz, akan enerjilerin izleyicisi olmaktır konu.</p>
<p>Ama biz sana hodri meydan deyip, bir şey yapmanı isteyeceğiz. Şimdi resim yaparken&#8230;.sen bir resmi, o anın, belli bir enerjinin enstantene fotoğrafı gibi düşünüyordun. Ama biz senden şimdi, sanki resim hep hareket edecekmiş, gelişecekmiş ve değişecekmiş gibi resim yapmanı isteyeceğiz. İnsanın çıplak gözüne tuvalindeki renkler ve malzeme hep aynıymış gibi görünebilir. Ama sen – ve daha birçok kişi – herşeyin sürekli değişip durduğunu bileceksin.</p>
<p>Biri senin bir resmini görebilir ve bir yıl sonra aynı resmi yeniden görebilir. Ve onlar diyecektir ki, “Ama bu resim tümüyle değişmiş. Farkı yaratan şey ne acaba?” Bu fark, şimdi senden bunu istediğimiz için olmuştur, sen – nasıl desek – statik olmayan, ama sürekli gelişen ve değişen, hareket eden resimleri, dinamik resimleri, Yeni Enerji resimlerini yapmada bizim taraftan yardım alacaksın. Ve şimdi bunun zamanı gelmiştir. Ve sen çok sansür uyguluyorsun. Bırak o tümüyle tuvale aksın. Onu kendi içinde tutmaya çalışmaktan vazgeç.</p>
<p>Diğer Şambra için de bilinmesinde yarar olan şey – siz diğer insanlardan birşeyleri çok sık ve tam anlamıyla üstünüze alıyorsunuz. Daha önce de söyledik – hissettiğiniz ve deneyimlediğiniz şeylerin çok minik bir parçası sizinle ilgilidir. Ve bazı kişiler yakınıp, “Ama Tobias, ne yani&#8230;.bu grip, deneyimlediğim bu grip gerçekten benim değil mi demek istiyorsun. Ben çok hastayım. O kesinlikle benim (benden kaynaklanıyor)” dediniz. Ama biz de diyoruz ki, “Peki onu nereden aldın?” Başka birisinden kaptın. Onu sen yaratmadın. Yaratan Hong Kong’daki bir kuştu (kahkahalar). Sen onu sadece kaptın ve kendine mâl ettin. Böylece, resimlerinle şimdi ilerlemen için seni yüreklendiriyoruz, ve o fiziksel etkileri de hissetmeyeceksin.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>LİNDA: Son soru.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın) : Merhaba Tobias.</p>
<p>TOBIAS: Merhaba.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Bu soru bir dolu Şambra adına. Yeni Enerji’de ana-babalık etmekle ilgili.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Biz, kendimizi sevmeyi ve kendimize bakmayı öğreniyoruz. Küçüklerin ihtiyaçları ve beklentileri, gündemleri söz konusu olduğunda, kendi ihtiyaçların sık sık geri atılıyor. Biz tutkumuzu izlemeyi ve bolluğun bize gelmesini öğreniyoruz. Ama bu sanki çok daha zor&#8230;.yani çocuklar için bu daha zor gibi görünüyor. Yaşantımızdaki değişiklikler yüzünden bir çoğumuz çocuklarımızı bile sık göremiyoruz. Ana-babalık etmenin sınırlamaları, özellikle de anneler için, çok gerçek görünüyor ve gözardı etmek pek de kolay değil. Onlar sadece öykü ya da hipnoz ya da yanılsama. Yani, bununla ilgili konuşur musun? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.bunu çok basit tutacağız. Bu çocukların içinde olan bu enerji topu – ve bu sadece senin çocuklarında değil, şimdilerde birçok Şambra’nın çocuğunda böyle – bir sınırlılık ya da kısıtlama değildir. O muazzam bir bolluk ve sağlık ve yaşam ve Yeni Enerji armağanıdır. Ve o tam da oradadır, bazı günler seni sinirlendiren ve bazı günler dikkatini dağıtan, bazı günlerde de belki hakkın olandan daha azını aldığını hissetmene neden olan o küçük paketin (o küçük çocuğun) içindedir.</p>
<p>Ama sen aslında tam anlamıyla hakkın olandan fazlasını alıyorsun. Biraz bakıma ihtiyaç duyan, biraz sevgiye ihtiyaç duyan tümüyle güzel bir Yeni Enerji paketine sahipsin. Ama o açılıyor. O çocukların buraya getirdiği armağanlar, senin için de getirilmiş oluyor. Yani sen daha az almıyorsun. Biz senden bu konudaki odağını değiştirmeni isteyeceğiz.</p>
<p>Biz senden – nasıl dersiniz – Yeni Enerji’den olmayıp da çocukları olan ailelere, her iki ebeveyinin de her gün çalışmak zorunda kaldığı ailelere bir bakmanı istiyoruz. Onlar çocuklarını hiç görmüyorlar&#8230;.nasıl desek – gerçek bir aile bağı olmayan&#8230;.aile içinde gerçek bir dostluk, bir yoldaşlık olmayan&#8230;..küçüklerin gerçek ruhsal ihtiyaçlarını, nasıl doğru düzgün görünecekleri ve doğru davranacakları ve doğru okullara gidecekleri gibi sosyal ihtiyaçlar adına görmemezliğe gelen ailelere bir bakmanı istiyoruz.</p>
<p>Senin gerçekleştirdiğin kutsaldır. Ve gereksinim duyduğun herşey zaten o küçük şeyin içinde mevcuttur. Ve evet, bu meydan okuyucudur. Gerçekten de bazı günler – nasıl desek – bu sorumluluklardan tümüyle özgür olmak daha kolay gelebilir. Ama bu candan sevilen çocuklardan kısa bir süre uzaklaşacak olsaydın, onların gerçekten ne çok şey ifade ettiğini ve bu zamanda sana ve dünyaya neler getirdiklerini fark ederdin. Onun için, burada yarattığın şey için çok müteşekkir ol.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim. Ve bolluğunla ilgili hiç bir sınırlama yok. Bunu (bu düşünceyi, bu duyguyu) bırakmalısın.</p>
<p>Evet&#8230;.ve böylece Şambra, Bu Şaud’un enerjisini, (sizi) izleyen tüm diğer insanlar için, belki bu materyelleri, belki de yaratılmasına yardımcı olduğunuz türevlerini okuyacak olanlar için buraya yerleştirdiğiniz enerjiyi sonlandırıyoruz. Ama siz bugün enerjiyi buraya ektiniz. Bir sonraki adımı, yolun bir sonraki taşını ektiniz. Onu, daha önce hiç bir yolun olmadığı yere ektiniz. Yeni Enerji’ye götüren yolun yaratılmasına yardımcı oldunuz.</p>
<p>Bu işte yalnız değilsiniz. Tüm işlem boyunca biz sizinle beraberiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/05/07/saud-10-kontrolu-birakin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 9: Ruh&#8217;un Özgürlüğü; 4.Bölüm &#8211; St.Germain&amp;Tobias</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/04/02/saud-9-ruhun-ozgurlugu-4bolum-stgermaintobias/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/04/02/saud-9-ruhun-ozgurlugu-4bolum-stgermaintobias/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2005 21:46:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Nisan 2005
Kırmızı Çember’e sunulmuştur
Ve öyledir, sevgili Şambra, toplantı yerinize ve buradaki kutsal Şambra odasına giriyoruz. Bugün içeri girebilmek biraz zaman aldı, çünkü enerji çok yüksek ve çok canlı. Cauldre’nın içine ve her birinizin içine girip orada olmak için, doğru enerjisel duraksama anını kollamamız gerekti. Ah evet, odada bulunanların ne kadar içindeysek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Nisan 2005</div>
<p>Kırmızı Çember’e sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Şambra, toplantı yerinize ve buradaki kutsal Şambra odasına giriyoruz. Bugün içeri girebilmek biraz zaman aldı, çünkü enerji çok yüksek ve çok canlı. Cauldre’nın içine ve her birinizin içine girip orada olmak için, doğru enerjisel duraksama anını kollamamız gerekti. Ah evet, odada bulunanların ne kadar içindeysek ve onlarla ne kadar birlikteysek, sizinle de öyleyiz.</p>
<p>Bir an durun, ve içinizde ne denli mevcut olabildiğimizi hissedin. Ve biz içinizde dediğimiz zaman, sadece fiziksel bedeninizden söz etmiyoruz. Biz, enerjilerimizi sizinkiyle birleştirdiğimiz bir birlikten söz ediyoruz. Bilincin kaynaşmasından, birleşmesinden söz ediyoruz, öyle ki, birlikte – hatta burada çok yeni olsanız da, daha önce hiç dinlememiş olsanız da, her birinize &#8211; bağlıyız ve siz de bize; böylece bu mesajı size ve diğer insanlara geri iletebiliyoruz.<br />
<span id="more-239"></span><br />
Sizin yarattığınız bu yoldan çok, çok insan geçecek. Kendi kimliklerini, kendi gerçeklerini, kendi benliklerini arayan çok, çok insan gelecektir. Siz hepimize katılmakla, şu anda o yolun yaratılmasına yardımcı oluyorsunuz.</p>
<p>Ama bu sadece diğer insanlar için değildir. Cennetlerde, Dünya’da hiç bedenlenmemiş melek orduları var. Onlar bekliyorlar. Doğru zamanı, doğru mekânı bekliyorlar. Onlar, sizin yerinizde olacakları zamanı bekliyorlar. Enerjilerini maddeye indirgemenin nasıl bir şey olduğunu öğrenecekleri günü bekliyorlar. Yiyecekleri tatmayı bekliyorlar. Zaman ve mekânın sınırlılığı içinde yaşamayı bekliyorlar. Onlar bunu, kendileriyle ilgili daha iyi bir anlayışa gelebilme deneyimini kazanmak adına yapacaklar.</p>
<p>Burada yarattığınız şey, yarattığınız bu dünya sahnesinin tümü muazzam bir şey. Çünkü böylelikle buraya gelip, deneyimlerinizi yeniden yaşayabiliyorsunuz, fiziksel bir varlık değilken deneyimlediklerinizi burada yeniden yaşayabiliyorsunuz. Ve onları yeniden yaşarken, farklı bir anlayış, farklı bir bakış açısı kazanıyorsunuz. Bu sanki bir fotoğraf çekip de, on yıl sonra o fotoğrafa geri dönüp, içine girip, onu yeniden, ama bu kez farklı bir biçimde yaşamak gibi bir şeydir. Ve buradaki farklı biçim, enerjiyi, yer çekimini, yoğunluğu yavaşlatmak için kullanılan malzemedir. Siz buraya, deneyimleri yeniden yaşamak için geri geliyorsunuz.</p>
<p>Şambra, bazen size hayran oluyoruz. Cauldre beni şimdi yağcılık yapmakla suçluyor (kahkahalar). Ama hak ediyorsunuz Şambra, çünkü biz yeni sulara yelken açıyoruz. Yeni enerjisel alemlere giriyoruz, öyle bir yere geliyoruz ki, hem burada, Dünya’da bir insan olabilecek, hem de gerçekte olduğunuz herşeyi bütünleştirebileceksiniz. Bunun zorlukları olduğunu biliyoruz. Meydan okumalar olduğunu biliyoruz. Ama sizin, Enerji Çalışması Üstatları olduğunuzu da biliyoruz. Daha Dünya’ya gelmeden çok önce öyleydiniz. Bu yüzden buraya gelen ilk varlıklardınız, Enerji Çalışması Üstatları.</p>
<p>Şimdi buraya, öğrenmek ve deneyimlemek ve büyümek ve yeni boyutların biçimlendirilmesine yardımcı olmak amacıyla Dünya üzerindeki tüm o yaşam döngülerini yaşamaya geliyorsunuz. Bundan geçecek ilk kişiler olarak buraya geliyorsunuz. Ve şimdi de kendinizi bundan özgürleştirmek zamanının geldiğini bildiriyor, ilan ediyorsunuz. Bu yaşam süreciniz bununla ilgilidir. Bu, tamamlanma ve bitirme yaşamıdır. Bu, o karma döngüsünü sonlandırdığınız yaşamdır, “bu döngüden çıkmaya hazırım” dediğiniz yaşamdır, size ait her bir unsuru kendinize geri getirdiğiniz, kendinizde bütünleştirdiğiniz yaşamdır.</p>
<p>Biz daha önce bundan söz ettik. Yaratılışın her yanında parçalarınız var&#8230;.bu gezegenin toprağına gömülmüş parçalarınız var&#8230;.evreninizin başka gezegenlerinde mevcut parçalarınız var&#8230;.her yerde parçalarınız var. Siz bunların tümünü bu yaşamda bütünleştiriyor, tümünü içinize alıyorsunuz. Evet, ortalık hareketleniyor. Bazen de deliriyor, çünkü sizin dikkatinizi çekmek isteyen öylesine çok veçhe var ki&#8230;.onayınızı isteyen o kadar çok veçhe var ki&#8230;..salıverilmeyi isteyen yaralara sahip o kadar çok veçhe var ki.</p>
<p>Siz bunların tümünü şimdi bu yaşamda gerçekleştiriyorsunuz&#8230;.inanılmaz bir çalışma! Siz meclislerden birçoğunun kaynağını yardıma çağırdınız: Kırmızı Meclis’i, özellikle de ailenizi&#8230;.Mikail’in Meclisini&#8230;.Metatron’un&#8230;.Rafail’in&#8230;.tüm bu diğer grupları, size yardımcı olmaya çağırdınız. Onların enerjilerini tüm çevrenizde hissediyorsunuz. Ve onlar oradadır. Sizinle çalışıyorlar.</p>
<p>Sizinle birlikte Dünya’nın her yanında bundan geçen Şambralar var. Onların deneyimleri de şaşılacak kadar benzerdir. Bir anlamda onların deneyimi, sizin deneyiminizdir, ve sizinki de onların. Dünya nüfusunun tamamını düşündüğünüzde bu kişiler çok değildir, ama bu farklı yolu – daha iyi bir yolu değil, daha yüksek bir yolu değil, sadece farklı bir yolu – seçen, anlayışın ve aydınlanmanın, sorunlarla yüzleşmenin, kendinle yüzleşmenin, genelde çok, çok zor olabilecek şeylerden geçmenin, zor olabilecek zamanlardan geçmenin bu farklı yolunu seçen yeterince Şambra var. Ama siz bunu gerçekleştiriyorsunuz. Biz bu yüzden buradayız.</p>
<p>Siz ilginç, çok ilginç zamanlarda yaşıyorsunuz. Biz şu Eylül 2007 olayından söz ediyoruz, enerjinin bir kuantum sıçrayışından. Enerji bu zamanda öyle bir devinim noktasına, öyle bir genişleme noktasına ulaşacak ki, kendi doğasını değiştirecek. İnsanlık bilincini değiştirecek. Şambra, siz şu anda kendinizi buna hazırlıyorsunuz. Siz buna, diğerlerinin öğretmenleri, şu anda hayalini bile kuramayacağınız öğretmenler olabilmek için bu zamanın öncesinde hazırlanıyorsunuz.</p>
<p>Bugünlerde Dünya’ya bakmak, olan bitene bakmak, bizim tarafta bulunan bizlere çok ilginç geliyor. Sorunlara bir bakın. Son zamanlarda haberlerinize en çok hakim olan konu ölüm.</p>
<p>Burada, Amerika’da, haberlere konu olan şu olay var, hani bir tür koma, uyku halinde 15 yıldır yatan şu sevgili kadın. Ve, yükselen o tartışmalara bir bakın. Tüpler çekilmeli mi, yoksa bırakılmalı mı?</p>
<p>Bunun ortaya çıkardığı tüm o sorunlara bir bakın. Yaşamı desteklemeli mi, yoksa desteklememeli mi? En son kim söz hakkına sahiptir? Yani deyim yerindeyse, o kadının sahibi kimdir? Bu olay, yaşama hakkı ve ölme hakkıyla ilgili sorunları gündeme getirmiştir. Dini bir sorun olduğu kadar, politik bir sorun haline de gelmiştir. Ulusun ve dünyanın, dikkatini ölüme odaklamasına neden olmuştur.</p>
<p>Bu, hepinizin içinden geçtiği bir şeydir, ama yine de bundan çok sık söz edilmez, insanlar bu konu üzerinde düşünmemeyi tercih eder. Ancak her insan, en azından bu noktaya kadar, onunla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Üstü örtülür. Bazen de tatlılaştırılır. Bazen, onunla ilgili çok korku vardır.</p>
<p>Ama şimdi onunla ilgili, ve ölme hakkıyla ilgili, zarif ve şerefli bir ölüm hakkıyla ilgili bir bilinç, yeni bir bilinç var. Ah, bu sorunları da gündeme getiriyor – ölüm – öyle değil mi, çünkü ölüm eninde sonunda inanç sorunlarını gündeme getiriyor. Şu anda olan budur. İnanç sorunları yüzeye çıkıyor&#8230;.Ruh’a inanç&#8230;..buradan sonraki yaşama olan inanç&#8230;.cennet, cehennem inancı&#8230;.insanın Tanrı’yla olan ilişkisine ait inanç. Bunların tümü yüzeye çıkıyor; ölüme çok yoğun bir odaklanma var.</p>
<p>Ne pahasına olursa olsun yaşam için savaşan, ama o hakkın uygulanması adına da öldürmekten çekinmeyen insanları görmek eğlenceli oluyor. Çok ilginç zamanlarda yaşıyorsunuz, ikilemler ve ironiler zamanında. Bunu kendi içinizde görüyorsunuz. Ve, şimdi başkaları da kendi içinde görmeye başladı.</p>
<p>Şimdi de Papa’nın ölümüyle ilgili kehânetim (kahkahalar). Ve ben bu Şambra grubuna gelip de, “Size söylemiştim” demekten nefret ediyorum. Ama gerçekten de bu kehanette bulunmuştum. Ve bırakın belgeler gerçeği söylesin!</p>
<p>Ama Şambra, Papa’nın özünün uzun zaman önce gittiğini hem siz biliyorsunuz, hem de ben. Papa’nın bedeni ve zihninden arta kalanı iş görür halde bırakıldı, çünkü Papa bir simgeydi, kilisenin, şu anda büyük zorluklar çeken bir ikonuydu. Ve eğer Papa giderse, bu gidiş öylesine büyük bir kargaşaya ve çalkantılı zamanlara neden olacak ki, kilise buna dayanamayacak sanıldı.</p>
<p>Ve şimdi Papa, özellikle de şu son günlerde ıstıraptan geçiyor. Bu, bilincin bir yansımasıdır&#8230;.Karol’un tüm yaptığı budur, sadece bilincin bir yansıması; insanlar, cennete gitmeden önce ıstırap çekmenin gerekliliğine inandığı için ıstırap çekmek. İnsanlar, yaşamın ıstırap çekmek olduğunu düşünüyor. Bu yüzden Papa, bu yolu izleyenlerin ihtiyaçlarına yanıt vererek ıstırap çekiyor, bu zor ve travmatik zamandan geçiyor. Bu şimdi dikkatleri ölüme çok çekiyor.</p>
<p>Ne zaman artık yaşamıyorsunuzdur? İnsan bedenini desteklemek için ne yapılmalı? İnsan bedeni nedir? Ölümle ilgili tüm bu sorular şimdi gündeme geliyor, tüm dünya bilincinin (bu sorulara) odaklanmasına neden oluyor. İzlemek, bizi oldukça hayrete düşürüyor. Bu habere yöneltilen dikkat&#8230;..harika, çünkü insanların bu önemli konuları düşünmeye başlamalarına neden oluyor. Başka bir düzeyde ise sadece bedenin ölümünü düşünmüyorlar. Kendi ölümlerini düşünüyorlar.</p>
<p>Eski öykülerinin ölmesi gerekse bile, er ya da geç, gerçekte kim olduklarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklarını biliyorlar Şambra, tıpkı sizin de bildiğiniz gibi. Bir dizi yaşam boyunca başka bir şey olduklarını taslayabilirler. Ama er ya da geç, kendi öyküleriyle yüzleşmeleri gerekir. Bir tür ölüm işleminin olmasına izin vermek zorunda kalırlar.</p>
<p>Ve siz bunun neye benzediğini biliyorsunuz. Siz bunu gerçekleştirdiniz. Kendi ölümünüze izin verdiniz. Fiziksel ölümle yüzleştiniz. Onu düşünüp, zihninizde tarttınız. Kendi ölümünüzle yüzleştiniz. Ve bu ölüm gibi gelir. İçinizi acıtır. Kim olduğunuzu sandığınız şeyleri bırakmak, Adamus’un sözünü ettiği yanılsamayı, illüzyonu bırakmak içinizi acıtır.</p>
<p>Gelecek birkaç ay boyunca, bazı ilginç gelişmeleri, insan bilinciyle çok ilgili sorunları ele alan bazı odaklanmaları görmek üzere haberlerinizi izlemeye devam edin. Bunun 2007 Eylül’üne kadar nasıl bir momentum oluşturduğunu izlemeye devam edin. Birlik yerine, daha çok ayrılığın nasıl olmaya devam ettiğini&#8230;.kaynaşıp birleşmeye karşılık, sanki daha çok siyah ve beyaz oluyormuş gibi görünmesini izleyin. İnsanların çok duygusal bir biçimde nasıl taraf tuttuğunu izleyin.</p>
<p>Bunu anlamaya başladığınızı biliyoruz, çünkü siz kendiniz bunun tümünden geçtiniz. Şu son beş ya da on yıllık zamanda içinden geçtiğiniz şeylerden insanlığın ancak şimdi geçmeye başladığını görmeye başladığınızı biliyoruz. Onlar bunu sizden biraz farklı yollardan ve biraz farklı bir zamanlamayla yapacaklar. Ama bu kadarı bile size bir çağrışım yapıyor, çünkü siz bundan geçtiniz zaten. Öğretmenler ve üstatlar olabilmek için ilk siz geçtiniz bundan.</p>
<p>Şimdi, “Ruh’un Özgürlüğü” dizisine devam etmesi için Adamus’u buraya getirmek zamanı. Bu gruba konuşması ve sizinle deneyimlerini paylaşması için Adamus’u getirmek zamanı. Bu yüzden kısa bir duraklamamız olacak. Ve, hepinizden derin bir nefes almanızı ve bu sevgili varlığı enerjisel alanınıza getirmenizi rica ediyoruz.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>SAİNT GERMAİN/ADAMUS: Benim, evet. Ben, Adamus Saint Germain’in enerjisiyim, Şambra’ya geri geldim. Bugün enerjimin, öncesine göre biraz farklı olduğunu belki farkedeceksiniz, sadece Tobias enerjilerimi daha yumuşak biçimde getirmemi istediği için değil, ama ben sadece, iki ay önce karşılaştığınız o Adamus olmadığım için. Ben sadece o “I AM (Ben Ben’im)” dizilerinde sözü edilen Saint-Germain değilim. Ben sadece o kristalde hapsolan varlık değilim. Ben bu şeylerin tümüyüm.</p>
<p>Bakın&#8230;.perdenin bizim yanında biz, oynamaya inanırız. Çoğu kez tek bir rolde ya da tek bir kimlikte hapsolmayız. Böylece, oynarız, ve kendimizi size farklı biçimlerde sunabiliriz. Bugün, bir ay ya da iki ay öncesine göre farklı geliyorum. Ve sizden, enerjideki farkı hissetmenizi istiyorum. Hepimizin bununla nasıl birlikte çalıştığını hissetmenizi istiyorum. Daha önce de söylendiği gibi, sizi o trans halinden çıkartmak için, şeylerin biraz silkelenmesine yardımcı olmak için birkaç ay önce çok güçlü biçimde gelmek zorundaydım. Bu, benim oynadığım bir roldü.</p>
<p>İnsanların oynayabilmesi, birbirine, kendine daha çok rol yapması harika bir şeydir. Ama siz kimliğinize ve realitenize öylesine kapılıyorsunuz ki, rol yapmak bile istemiyorsunuz. Şambra toplantılarınız olduğu zaman oynayın. Oynayın. Farklı rolleri ve farklı öyküleri oynayın. O zaman, oyuna girip çıkmanın ne denli kolay olduğunu görmeye başlayacaksınız. Biz bunu bizim tarafta hep yaparız.</p>
<p>Oldukça yakınlarda buraya geçiş yapan biri, bizim gerçekte ne olduğumuzu keşfettiğinde şöyle dedi&#8230;.”tüm bu farklı rolleri oynamak, enerjinizi bu kadar çok değiştirmek sahtecilik değil mi?” Ve biz güldük, ve dedik ki, “asıl tek bir kimliğe hapsolmak kendine karşı sahte olmaktır.” Çok olabilir misiniz? Her gün yeni bir kimlikle ve oynanacak yeni bir rolle uyanabilir misiniz? Bu 3-B sahnesinde bir aktör olmak harika bir şeydir.</p>
<p>Perdenin bizim yanında biz tek bir kimliğe tutsak değiliz. Ben burada Saint Germain değilim. Herşeyden daha çok Adamus’um. Bu daha tam bir isim. Ama biz oynarız; biz ileri geri rol yapmayı oynarız. Ve sizi de aynı şeyi yapmaya yüreklendiriyoruz. Tümünün bir oyun olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Tümü bir yanılsamadır. Ve tümü, Yaratıcılığın olağanüstü bir yanıdır.</p>
<p>Ama bakın, rol yapma eğitimi alanlarınızın dışında kalan çoğunuz, rol yapmakta bile garip ve tuhaf davranıyorsunuz. Sizden rol yapmanız, kimliğinizden çıkmanız istendiğinde, kendinizi çok rahatsız hissediyorsunuz. Aptal hissediyorsunuz. Kendinizi aptal yerine koyduğunuzu hissediyorsunuz. Nasıl rol yapılacağını bile bilmiyorsunuz.</p>
<p>Bu yüzden bazı Şambralara, rol yapma okulları başlatmaları için hodri meydan diyeceğim. Bunu gençler için yapın. Bunu onlar gençken yapın, böylece bu enerji yapılarında tuzağa düşmemeyi öğrenirler. Bunu hastalar için yapın, böylece bedende ya da akılda hasta oldukları yanılsamasının içinde kalmak zorunda olmadıklarını öğrenirler. Bunu depresif olanlarla yapın. Depresif olanlarla rol-yapma-oyununu oynayın. Bu, onların depresyondan çıkmalarına yardımcı olacaktır. Bu kadar düşük bir enerjiye tutsak olmanın ne denli aptalca olduğunu görmelerine yardımcı olacaktır.</p>
<p>Hepiniz rol yapmalısınız. Sabah kalktığınız zaman aynanın önünde durun. Kendimi görebilseydim, bunu ben de yapardım (kahkahalar). Ve benim de mizah duygum var, belki de Tobias’ınkinden daha çok ve biraz daha bilge (yoğun kahkahalar). Ama bu, sizinle oynadığım bir roldü.</p>
<p>Çok, çok yıllar önce Godfrey ile – Ballard’lar elbette &#8211; çalışırken bir rol oynadım. Uzun zaman önce onlarla çalışırken, o zamanlar için önemli olan bir rolü oynadım. Şimdi duyduğunuz ve gördüğünüz ve algıladığınız, Adamus enerjisinin daha gerçek bir ifadesidir.</p>
<p>Ama ben bunu da değiştirebilirim&#8230;anlıyor musunuz. Ben bir yanılsama üstadıyım. Sizinle birlikte grubun içinde oturabilirim. Sizinle birlikte sokakta yürüyebilirim. Sizinle birlikte arabada gidebilirim. Kimliğimi değiştirebilirim. Bir an bir sincap olabilirim. Sonraki an ise, kısa bir an için hiçbir yerden çıkagelip yaşamınıza giren ve size görünen ve sonra da çıkıp giden bir insan olabilirim&#8230;.anlıyor musunuz&#8230;.bir yanılsama üstadı.</p>
<p>Ve bu, hepinizin yapmasını istediğim şeydir – illüzyonist şapkanızı kafanıza koymanız, öykünüzü değiştirmeniz. Sabahları kalkın&#8230;.aynanın önünde durun&#8230;. ve başka biri olun. Siz o kadar çok siz olmaya çalışıyorsunuz ki. Ve bazı günlerde de kendinizi acıtıyorsunuz. Saçınızı aynı dünkü gibi yapmaya çalışıyorsunuz (bazı gülüşmeler). Yüzünüzü önceki gün göründüğü gibi yapmaya çalışıyorsunuz. Bedeninize bakıyor, ve onun değiştiğini görmeyi dert ediniyorsunuz.</p>
<p>Ve değişim, en harika şeydir. Bakın, siz kendinizi o öyküde katılaştırmaya çalışıyorsunuz. Ama öykü – yani öykü bile – artık o öyküde olmak istemiyor. Sizi savunan, sizi koruyan ve sizi destekleyen o öykü bile, kendi yapısından özgürleşme zamanının geldiğini biliyor.</p>
<p>Eninde sonunda her enerji, bir yapıdan özgürleşmek zorundadır. Her enerji yükselip uçmak durumundadır. Her enerji genişleyebilmelidir. Tobias’ın da dediği gibi, enerji çözüm, tamamlanma ve özgürlük ister. Siz enerjiyi bu yanılsamanın, bu bedenin, kimliğinizin içinde tutsak ettiniz. Ve bundan çıkmak zamanıdır.</p>
<p>Rol yapmak. Oynayın. Farklı olun. Adınızı değiştirin&#8230;.çok kez. Biz buna gülüyoruz, ama bu da başka bir öyküdür. Farklı olun.</p>
<p>Grubunuzda toplanın. Birbirinize karşı o kadar utangaç ve ürkeksiniz ki. Ve şu entellektüel, akli tartışmalara giriyorsunuz. Gruplarınızdan bazılarına katılmakta güçlük çektim (bazı gülüşmeler). Aklileştirmeler, ahkâm kesmeler inanılmaz.</p>
<p>Rol yapmak. Farklı kimlikler üstlenin. Farklı bir adınız olduğunu var sayın. Enerjiyi biçimlendirmenin ve değiştirmenin ne kadar kolay olduğunu görmeye başlayacaksınız. Ve bunların tümü de bununla ilgilidir.</p>
<p>Bedeninizden çıkmanın ne kadar kolay olduğunu görebileceksiniz. Enerjinin gerçekte ne olduğunu anlamaya başladığınızda – size hizmet etmeyi bekleyen bir potansiyel – içinde daha önce taş olan cebinizden altın çıkartacaksınız. İşte o zaman bir hastalığa yeniden dengeye gelmesi için emir verebileceksiniz, herşeydeki kusuru yok edebileceksiniz, bunu yapmayı seçerseniz tabi.</p>
<p>Enerji çamur gibidir&#8230;ya da bazılarınız için oyun çamuru. Forma sokulup biçimlendirilebilir. Size hizmet etmek için her şeyi yapabilir. Ama sonunda bir kez daha özgür bırakılmak ister. Bu, Yaratıcılık 101’dir. (çvr. Üniversitelerde giriş derslerine verilen kod)</p>
<p>Sizler Yaratıcılarsınız. Siz de Tanrı’sınız&#8230;.bu yüzden tüm yaratılarınızı özgür bırakın. Bugün toplantımızı bitirdiğimizde, herşeyi özgür bırakın. Kuş kafesini açın, ve bırakın tümü çıkıp gitsin. Ah evet, bazısı kedere neden olacaktır, ve öykünüzün sizi terk etmesi çok üzülmenize neden olacaktır. Ama, o öykü kendini yeniden biçimlendirdiğinde, ve enerji kendini değiştirdiğinde, ve hayal bile edemeyeceğiniz biçimlerde size geri geldiğinde, kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz.</p>
<p>Şambra ile çalışmaya bayılıyorum. Tobias ile çalışmaya bayılıyorum. Hem Dünya’da, hem de aynı zamanda burada olmak için heyecan dolu, harika bir zaman.</p>
<p>Benim Tobias hakkında kısa bir öykü anlatmam gerekiyor, çünkü o hep bizimle ilgili öyküler anlatıp duruyor. Bildiğiniz gibi, Tobias’ın Dünya’da çok, çok yaşamı oldu. Özellikle Tobit, ya da Tobit kitabına göre Toviat, ya da Tobias olarak da tanındığı yaşamı&#8230;.bu, onu iyi tanıdığımız bir yaşamdı. Ben onu izlerdim, deyim yerindeyse, o zamanın fiziksel gözleriyle değil. Ama onu bizim boyutlardan gözlerdim. Onu izlerdim.</p>
<p>Bazılarınız belki de – nasıl desek – Cauldre’nın bazı şeyleri sıkı tuttuğunu anlayabiliyordur. Şimdi, Tobias da şeyleri çok sıkı tutardı (bazı gülüşmeler). Sanırım Dünya üzerinde şimdi bununla ilgili bir deyim var, alıkoymak ya da akılda iyi tutmak gibi bir şey. Tobias, yaşamı sırasında çok iyi aklında tutardı. Çok takılıp kalmıştı ve çok inatçıydı.</p>
<p>Ve ben öyküyü anlatırken o da eğleniyor, çünkü nereye varacağımızı biliyor. Kendini çok adamıştı, kitabın kurallarını harfi harfine izleyen, kendini adamış bir Yahudi. Sabah kalktığı andan, akşam yatana kadar Tanrı’ya hizmet ederdi, ve rüyalarında da Tanrı’ya hizmet ederdi. Kendini adamıştı. O zamanlar İsrail kavmi Babilliler tarafından köleleştirilmişti, buna rağmen o Tanrı’yı bütün kalbiyle seviyordu.</p>
<p>Ama kendi yollarına, yapma/olma biçimlerine çok sıkışıp kalmıştı. Cennete giden yolun, başkaları tarafından konmuş kurallarla gerçekleştirileceğini sanıyordu. Cennete giden yol, (ona göre) kiliseden geçiyordu. Herhangi başka bir şeye bakmayı reddediyordu&#8230;..ah, kendini harika bir biçimde adamış bir insan, çoğu kilisenin kıskanarak sahip olmak isteyeceği türden bir kilise üyesi. O, zamanını ve parasını (buna) harcadı.</p>
<p>Kendi kendine her an şöyle düşündü, “Bu, Tanrı’nın benden yapmamı istediği bir şey mi? Bu, Tanrı’nın benden talep ettiği bir şey mi? Tanrı’ya daha iyi nasıl hizmet edebilirim?” Aslında bu konuda biraz da kafayı yedi. Sokaklarda kendi kendine konuşurken, havada el kol hareketleri yaparken görülürdü, kendi kendine sanki – eh, tıpkı kanallık edermiş gibi (bazı gülüşmeler) – konuşurdu, hep Tanrı’yla konuşurdu, hep kendini yargılar, Tanrı’ya hizmet etmek için yapabileceği şeyin en iyisinin bu olup olmadığını merak ederdi.</p>
<p>Böylece bu, onun kendi enerjisine sıkışıp kalmasına neden oldu. Tabii, Tanrı’ya hizmette Tobias’ın yapmayı sevdiği şeylerden biri de ölü Yahudileri gömmekti, Babilliler tarafından öldürülmüş olanları, diğer Yahudilere, çizginin dışına çıkmamaları gerektiğinin göstergesi olarak sokakta bırakılanları gömmekti. Böylece Tobias onların bedenlerini bulur, ve onun için ölüm anlamına gelebileceğini bile bile, Tanrı’nın o bedeni toprağa gömmesini istediğini sanıyordu. Sürekli bunu yapmak zorunda kalmaktan çok yoruldu ve çok öfkelendi. Ama, Tanrı’nın istediğinin bu olduğunu sandı. Tanrı’nın, bu işi yapmak için onu atadığını sandı.</p>
<p>Bir gün, sokakta yatan bir bedenle karşılaştı. Onu kollarına aldı, ve ölü adamın bedenini köyün uzağındaki tepeye taşıdı. Orada görülmezdi. Ve olan biten onu çok öfkelendiriyordu. Hatta bunların olmasına izin verdiği için Tanrı’ya da kızıyordu. Ama ona kızgın olduğunu asla Tanrı’ya söylemeyecekti.</p>
<p>Eline bir kürek aldı, bedeni yere bıraktı, küreği eline aldı ve kazmaya ve kazmaya başladı. Derken güneş batmaya başladı ve o hâlâ kazıyordu. Ve çok öfkeliydi ve çok enerjiyle dolmuştu. Toprağı omuzlarından aşırtıp yukarıya atıyordu. Ve, gecenin bir saatine kadar kazdı da kazdı, yukarıda yatan bedeni tümüyle unutmuştu, çukuru ne kadar derin kazdığını tümüyle unutmuştu&#8230;.o kadar öfkeliydi&#8230;.toprak kafasının üstünden aşıp yukarıdaki zemine uçup duruyordu&#8230;.10 metre&#8230;.20 metre&#8230;.30 metre (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Bir noktada öylesine yoruldu, öylesine tükendi ve susadı ki, bir an için durdu ve kendini toprağa gömdüğünü farketti, ve yukarı çıkmanın hiç bir yolu yoktu, hiç yoktu. Ve tabii ki, bu ona hiç de komik gelmese de, biz öbür tarafta gülüp duruyorduk (kahkahalar). Ama biz bu güzel mecaza gülüp durduk, Tobias’ın, kendini adamış olan bu insanın, ölüyü gömme görevini tümüyle unutarak, neden orada olduğunu tümüyle unutarak kendini kendi çukuruna gömmüş olmasına güldük. Ama o kendini gitgide daha derine gömdü.</p>
<p>Şimdi, en sonunda olan biteni farkettiğinde, çok korktu. Yanlardan tırmanamayacağını biliyordu, çünkü çamur ıslaktı. Kayıp geri düşecekti. Kimsenin onu duyamayacağını biliyordu, çünkü şimdi zeminin 30 &#8211; 40 metre altındaydı ve sesi kaybolacaktı. Ve köyden de çok uzaktaydı. Elindeki tek aracın küreği olduğunu biliyordu, ama başını derde sokan araç da küreğiydi.</p>
<p>Peki şimdi ne yapabilirdi? Oturup düşünmeye başladı&#8230;.ve düşündü&#8230;.ve düşündü&#8230;. ve hiç bir yere varamadı. Ve yaşamda gerçekten keyfine vardığı şeyleri düşündü&#8230;. akşamları fazladan bir bardak şarabı&#8230;.sabahları evlerden gelen şarkıları&#8230;.çölde yaptığı uzun yürüyüşleri&#8230;.Tigrus Irmağı boyunca yürümesini&#8230;.ayaklarını suya sokmasını&#8230;.ve Gaia ile olan bağın keyfine varmasını. Bunlar sevdiği şeylerdi. Ve, Dünya’da insan olmanın tüm o muhteşem yanlarını düşündü.</p>
<p>Ama sonra, “bu delikten nasıl çıkarım?” diye düşündü. Üç gündür oradaydı, Tanrı’yı çağırıp duruyordu, ve Tanrı’yı çağırıp da hiç bir yanıt alamadığı her sefer öfkeleniyordu. Atalarını çağırıyordu, çünkü atalarının bir yanıta sahip olduğunu düşünüyordu. Ama ataları da onu duyamıyordu. Gitgide daha çok öfkeleniyordu, gitgide daha çok sinirleniyordu. Kendini içine gömdüğü o çukurdan nasıl çıkartabileceğini bilemiyordu.</p>
<p>Uzun bir öyküyü kısa kesmek gerekirse, kendini bir çukura gömdüğünü bilen, ama yine de, üzerinde düşünsün diye onu birkaç gün çukurda yalnız bırakan küçük oğlu, Tobias Jr’ın köpeği çıkageldi. Çukurun tepesinden baktı ve yaşlı Tobias’ı çukurun dibinde, neredeyse açlıktan ölmek üzere, sinirli ve öfkeli bir halde gördü. Köpek kendi kendine güldü (bazı gülüşmeler). Tobias’ın kendini gömdüğü tepenin yanına doğru gitti. Onun çıkmasını sağlayacak deliği açmak için tepenin yanından düz eşeledi. Sadece yarım metrelik bu açıklığı kazmak, köpeğin bir saatlik bir zamanını aldı.</p>
<p>Şambra, bu bir dereceye kadar gerçek bir öyküdür, tümüyle değil (kahkahalar). Biz abartıyoruz. Burada bir noktayı vurgulamak için abartıyoruz. Kendiniz için kazdığınız kendi çukurunuzdan nasıl çıkacağınızı bazen göremiyorsunuz. Başka bir yolu olduğunu bazen unutuyorsunuz. Bazen, tıpkı Tobias gibi, kendi inanç sistemlerinizin tuzağına öyle bir düşüyorsunuz ki, sadece aşağısı ve yukarısı olduğunu sanıyorsunuz.</p>
<p>Bazen, elinizde sadece tek bir araç vardır&#8230;.ya da siz öyle sanıyorsunuz. Ve sizi sürekli, gitgide daha derine gömen bu araçtır. Ve işte Tobias da, aşağıya doğru kazacağına, yana doğru gidebilirdi, ve neredeyse kendi mezarından birkaç dakika içinde çıkabilirdi.</p>
<p>Şambra, sizin şu anda içinden geçtiğiniz budur. Siz kendi realite sisteminizin içindesiniz. Ve çıkmak için o realite sisteminin araçlarını kullanıyorsunuz, çünkü tüm bildiğiniz budur. Tobias’ın da tüm bildiği buydu – küreği ve aklı, zihni. Şu anda tek bildiğinizin – bu yaşamdaki küreğiniz ve aklınız olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu realiteden çıkmak için, bu realitenin araçlarını kullanmaya çalışıyorsunuz. Ve, tıpkı Tobias gibi, kendinizi daha da derine gömeceksiniz.</p>
<p>Peki, şimdi bir dakika kadar inanç sistemlerinizle ilgili konuşalım. İnanç sistemlerinizin bir envanterini çıkartalım. Biz şimdi bu alanı yaratırken, siz de kendi inançlarınızı, kim olduğunuzla ilgili inançlarınızı bir düşünün. Bir an durun ve kim olduğunuza ve neye inandığınıza bir bakın.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>İlginç&#8230;.inanç sistemlerinize baktıkça, inançlar arasında bir dolu çelişki olduğunu görüyorsunuz. İnançlarda aynı zamanda birçok katman da var. Çok belirleyici katmanlar var. Çalışan inanç sisteminizin bir katmanı, dünyada iş görebilmek için kullanmanız gereken katmandır.</p>
<p>Spiritüelsiniz gibi şeylere inanmanız gerekiyor. Gündelik toplumlarda iş görebileceğinize inanmanız gerekiyor. Bir dereceye kadar akıllı olduğunuza inanmanız gerekiyor. Bir dereceye kadar normal olduğunuza inanmanız gerekiyor. İş görebilmek için bir dereceye kadar iyi olduğunuza inanmanız gerekiyor.</p>
<p>Böylece, bu inanç sistemi katmanını oluşturuyorsunuz. Bu ilk katmandır. Sizin her gün yataktan kalkmanıza ve yolunuza çıkan şeylerle başa çıkmanıza izin verir. İnanç sistemlerinin bu katmanını – akıllıca, yeterince enerjisel, yeterince iyi olarak &#8211; içinize zımbalıyorsunuz. Bu şeyler sizin iş görmenize izin veriyor – ya da vermişti.</p>
<p>Bunun altında yatan bir dizi başka inanç sistemleri var. Bazıları çelişkili görünebilir – (örneğin) aslında o kadar da akıllı olmadığınıza dair inanç sistemi. Siz bununla zaman zaman mücadele edersiniz. Akıllı olduğunuza dair bir maske takabilirsiniz, ama sonra içinizin derinliklerinde “gerçekten de çok akıllı mıyım?” diye merak edersiniz. Ve sonra da, gerçekten sizden daha akıllı olan biriyle karşılaşırsınız. Ve bu karşılaşma, sizin maskenizi fırlatıp atar (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Bazılarınız, çirkin olduğu inanç sistemine sahiptir. Bazılarınız, şişman olduğu inanç sistemine sahiptir. Bazılarınız, gerçekte hiç de iyi olmadığınıza, kandırmacılık yaptığınıza inanıyorsunuz. Aslında altında berbat bir insanın yattığına, ama bir şekilde, iyi olduğunuz yanılsamasını giyinmeyi becerdiğinize inanıyorsunuz.</p>
<p>Kendinizin o berbat parçasından korkuyorsunuz. Size tümüyle özgürlük verilseydi, tümüyle bolluk verilseydi, yapacaklarınızdan korkuyorsunuz. Süper yüksek bir zekânız olsaydı yapacaklarınızdan korkuyorsunuz.</p>
<p>Bu yüzden, belki hiç de o kadar iyi olmadığınıza dair altta yatan inanç sistemini beraberinizde taşıyıp duruyorsunuz. Hatta, aslında yakışıklı bile olmadığınıza inanıyorsunuz. Ama eğer doğru giyinirseniz ve saçınızı da düzgün tararsanız, belki, hem kendinizi, hem de düyanın geri kalanını kandırabilirsiniz.</p>
<p>Başka bir inanç sistemi dizisine de sahipsiniz, gerçek bir spiritüel varlık olduğunuzu, ama sadece tümüyle kaybolmuş olduğunuzu söyleyen başka bir katmana. Gerçekten Tanrı olduğunuza dair bir inanç sisteminiz var, ama Tanrı bugün gerçekten herşeyi yüzüne gözüne bulaştırmış haldedir (kahkahalar). Bazılarınız, herşeyin evrenin bir yerlerinde mükemmel olduğu inanç sistemine sahip; sadece bu mükemmeliğin nerede olduğunu bilmiyorsunuzdur (yoğun kahkahalar). Nerede olduğunu öğrenmek adına herşeyi yapacaksınızdır.</p>
<p>Bazılarınız tesadüfün olmadığına ve herşeyin mantıklı olduğuna inanıyor. Ama bu neden size ve yaşantınıza uğramıyor (yoğun kahkahalar)? Gerçekten Tobias, onları güldürebiliyorum!</p>
<p>Böylece, inanç sistemlerinin bu çok, çok farklı katmanlarına sahipsiniz. Bunlar tıpkı okyanusun farklı katmanları, farklı akıntıları gibi birbirine ve birbirinin üstünden geçiyor. Bazıları birbirinin içinden geçiyor. Bazıları tam birbirinin üstünde. Bunların tümü aynı anda iş görüyor.</p>
<p>Bunlar, durumlarınıza göre, yaşamınızda olan bitene göre aktive ediliyor, realitenize getiriliyor. Siz onları anında ortaya çıkartıyorsunuz. Ola ki birkaç sessiz dakikanız varsa, yüksek-düzey spiritüel inançlara yöneliyorsunuz. Ama, size yardımcı olmaları için türlü zamanlarda ortaya çıkardığınız türlü inanç sistemlerine rağmen, herhangi bir inanca hiç sahip olup olmadığınızı da merak ediyorsunuz&#8230;.oralarda bir yerlerde herhangi bir şey var mı diye&#8230;..bunların tümü sadece bir oyun mu diye&#8230;.bunların biri bile gerçek mi diye&#8230;..bu boyutun ötesinde herhangi bir şey var mı diye merak ediyorsunuz.</p>
<p>Böylece, tüm bu şeyler var Şambra, iş başında olan tüm bu şeyler. Bazıları doğrudan zihin yoluyla iş görür. Bunlar&#8230;.bu inanç sistemlerinin bazısı zihinde depolanır&#8230;..zihin yoluyla aktive edilir&#8230;.zihninizle güçlendirilir. Diğerleri, içinizin daha derin düzeylerindedir. Bazıları bizim “tek çakra” dediğimiz yerden gelir. Bazı inanç sistemleri, tıpkı denizleri besleyen ırmaklar gibi beslenir&#8230;.diğer yaşamlar tarafından beslenir&#8230;.toplu bilinç tarafından beslenir. Böylece, bu sayısız inanç sistemlerine tüm çevrenizde sahipsiniz.</p>
<p>Şimdi ile, bir sonraki toplantımız arasında, her bir inanç sisteminizi – onun nasıl çalıştığını, nasıl iş gördüğünü &#8211; çok farkında olmanızı isteyeceğiz. Onu değiştirmeye çalışmanızı, ya da onunla bir şey yapmanızı istemeyeceğiz, ama sadece farkında olun. Görmeye başlayacağınız şey, bir inanç sistemleri ağıdır ya da dokuması ya da matriksidir – onların realiteyi nasıl biçimlendirdiği&#8230;.tepkiye nasıl neden oldukları&#8230;.yaptığınız şeyi size nasıl yaptırdıkları&#8230;..gerçekten enerjiyi nasıl biçimlendirdikleridir.</p>
<p>Ve bu oldukça güzel bir şeydir. Şu noktalara gelmeniz hayranlık verici bir şeydir: artık sadece realitede olmamanız, ve artık realiteyi yargılamamanız, ama yarattığınız realitenin izleyici olmanız. Gittiğiniz yer burasıdır – yarattığınız realitenin izleyicisi, gözlemcisi olmak. Bakın&#8230;izleyen, onun içinde kaybolmaz. İzleyen, kendi yaratılarının içine girip çıkabilir. İzleyen, istediği an girer ve çıkar. Siz bu noktaya geliyorsunuz. Bunu şimdi, yarattığınız herşeyin izleyicisi olmaya başladığınız için hissediyorsunuz.</p>
<p>Şimdi, sizin de izninizle, sizi bugün küçük bir gezintiye çıkartacağız. Biz bunu, tadına bir baksınlar diye, enerjiyi oluşturma çalışmasına yardımcı olsun diye birkaç küçük Şambra grubuyla yaptık.</p>
<p>Perdenin bizim yanında, bugün ziyaret edesiniz diye, sizin için dört oda hazırladık. Biz bunu, birlikte olduğumuz diğer Şambra gruplarının rehberliğinde ve onların yardımıyla hazırladık. Onlar, bir anlamda buradalar, odalara götürmek üzere sizi kapıda bekliyorlar.</p>
<p>Şimdi, bunu nasıl yapıyoruz? Biz bunu hayal gücüyle yapıyoruz. Güç kullanmak istemiyoruz. Zorlamak istemiyoruz. Biz sadece hayal gücünü kullanmak istiyoruz. Bugün dört oda ziyaret edeceğiz. Sizlerden, her bir odadaki enerjiyi hissetmenizi isteyeceğiz.</p>
<p>Böylece şu anda burada, Dünya’da fiziksel bedeninizle içinde bulunduğunuz realite tabanından başlayacağız. Bedeni terk etmeyeceğiz. Biz realite tabanını genişleteceğiz&#8230;.anlıyor musunuz. Bu ikisi çok farklı şeylerdir. Biz sizin bedeninizi terk etmenizi istemiyoruz. Biz realite tabanını genişleteceğiz.</p>
<p>Böylece, Şimdi anında derin bir nefes alın, içinde bulunduğunuz realitenin, tüm niteliklerinin tümüyle farkında olun. Çevrenizdeki havayı hissedin. Bedeninizin nasıl tepki verdiğini hissedin. Her türlü duyuyu hissedin&#8230;.herşeyi duyun. Sadece kendi realite tabanınızın izleyicisi olun.</p>
<p>Şimdi sizden bizimle birlikte gelmenizi, hazırladığımız ilk odaya bizimle birlikte genişlemenizi isteyeceğiz. Daha önceki o küçük grupların Şambrası, sizi kapıda karşılamak üzere oradalar. Kapıyı açıyoruz, ve odaya birlikte giriyoruz.</p>
<p>Bu odadaki enerjiler çok özel. Onlar sizin için hazırlandı. Sizden, bu odanın enerjilerini hissetmenizi isteyeceğiz. Derin bir nefes alın. Bu odanın enerjierini sadece hissedin.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Şimdi, odadan çıkalım, bu realite tabanına geri gelelim, enerjimizi tümüyle bu realite tabanına geri getirelim, tümüyle buraya geri getirelim.</p>
<p>Bu odada, buraya yerleştirilmiş olan enerjiler kesinlikle Şambra’nın enerjileridir, Şambra’nın özüdür. Burada olanın tümü budur, Şambra’nın özü.</p>
<p>Şimdi, şu anda içinde oturduğumuz bu realite tabanından, başka bir odaya geçiyoruz. Enerjinizi genişletin&#8230;.benimle gelin. Önceki grupların Şambrası sizi kapıda selamlamak üzere oradalar. Ve o odaya girelim ve olagelen tüm enerjilerin farkında olalım.</p>
<p>Paylaştığımız bu odanın enerjilerini hissedin. Herşeyin, olagelen herşeyin farkında olun.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Ve şimdi yine bu realite tabanına geri gelelim. Odadan çıkalım ve 3-B realite tabanına geri gelelim.</p>
<p>Bu odaya, uzun zaman içinde hapsolduğum kristalin yapının çok özel enerjileri yerleştirilmişti. Ben orayı kendime bir tür türbe edindim. Siz, benim içine hapsolduğum o yanılsamanın kristalin enerjilerini hissettiniz. Onları bugün hissedebilin diye odaya konulmasına kendim yardımcı oldum.</p>
<p>3-B realite tabanında derin bir nefes alalım. Şimdi de, üçüncü odaya gitmek için enerjilerimizi genişletmeye hazırlanalım. O odaya girelim.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Enerjiler özel olarak hazırlandı.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Enerjilerimizi 3-B realite tabanına geri getirelim, insan realitenizde tümüyle mevcut olarak.</p>
<p>O odaya, Arcturus denen, fiziksel olmayan bir realite merkezinin çok özel enerjileri yerleştirilmişti. O birçoğunuza tanıdık geliyor. Birçoğunuz oradan geçtiniz ya da daha önce orada bulundunuz. Orası, Arcturus denen fiziksel olmayan bir yerdir. Ve orası, daha önce de sözünü ettiğimiz yerdir – fiziksel olmayan alemlerde oynanan Camelot oyununun sahnesi, Kral Arthur’un öyküleri, ve insanlıkla bağlantısı, bizim tarafta yaptıklarımızla bağlantısı.</p>
<p>Dördüncü ve son odaya gitmeden önce 3-B realite tabanında nefes alalım. Bu realite tabanında tümüyle mevcut olalım.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Ve şimdi de, dördüncü ve son odaya gidelim. İçeri girin ve bu odanın tüm enerjilerini hissedin, bu, sizin için hazırlanmış olan çok özel bir odadır.</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Şimdi enerjilerimizi 3-B realite tabanına geri getirelim. Derin nefesler alın.</p>
<p>Hazırlanmış olan bu dördüncü ve son odada, şimdi ziyaret ettiğimiz odada, öyle bir hava yaratık ki, odanın içinde kesinlikle hiç bir enerji ve hiç bir his yoktu. Hiç bir şey yoktu. Biz bir hiçlik yarattık.</p>
<p>Böylece, birlikte dört odadan geçtik, her biri çok ayrı hislere sahipti. Birçoğunuzun kendiyle hayal kırıklığına uğradığını biliyoruz. Psişik 101 dersinden kaldınız (bazı gülüşmeler). Ve, sizinle yapmaya çalıştığımız da tam olarak buydu.</p>
<p>Bakın&#8230;.3-B’de olmayan şeyleri anlamak için çoğu kez 3-B araçlarını kullanmaya çalışıyorsunuz. Ben burada oturmuş sizi izliyordum – hatta bağlantıda olanları da – siz zihinlerinizi kullanıyordunuz. Ve tüm yaptığınız buydu. Odalarda ne olduğunu anlamaya çalışıyordunuz. Ve bu, bir tahmin oyunu değildir. Bu bir hissetme oyunudur.</p>
<p>Geçmiş yaşamlarda kullandığınız Eski araçları ortaya çıkartmaya çalışıyordunuz, büyücüler ve falcılar, cinciler olanınız. Oraya nasıl ulaşacağınızı düşünmeye çalışıyordunuz, ve bu yapılamadı. Ve işte başınızı derde sokan da budur Şambra. Siz zihninizi, aklınızı kullanmaya çalışıyorsunuz. Psişik olmaya çalışıyorsunuz.</p>
<p>Ve bu iş görmeyecektir, (en azından) bizim gittiğimiz yerde. Bunu anlıyor musunuz? Kendinizi bir delikten çıkartmak için bir kürek kullanamazsınız. Kendinizi içinde bulunduğunuz yanılsamadan çıkartmak için beyninizi kullanamazsınız. Siz hipnotize edildiniz. Hipnotize edilmek için kendinize izin verdiniz. Kendinizi bu trans haline koydunuz. Kendinizi öykünün içine koydunuz.</p>
<p>Ve bu güzel bir şeydir, ama çıkmak zamanıdır. Tıpkı Tobias’ın öyküsü gibi, 3-B araçları kullanarak çıkamazsınız. Ve hâlâ yapmaya çalıştığınız şey budur. Siz tahmin yürütme oyunları oynuyorsunuz. Bundan çıkmanın yollarını düşünmeye çalışıyorsunuz ve çıkamıyorsunuz&#8230;.çıkamıyorsunuz.</p>
<p>O odalarda olanları hissetmenizi sağlayacak araçlar, 3-B’nizde mevcut değil. Onlar realitenizde mevcuttur, ama 3-B’nizde değil, insan bilincinizde değil. Araçlar her yanınızdadır, ama siz onları daha kendi realitenize çağırmadınız. Hâlâ mücadele ediyorsunuz. Hâlâ zorluyorsunuz. Eski Enerji’den çıkmak için hâlâ Eski Enerji kullanmaya çalışıyorsunuz. Ve bu bir işe yaramıyor&#8230;.nokta.</p>
<p>Hipnozdan çıkmayı, düşünmekle gerçekleştiremezsiniz. Düşünmek işe yaramayacaktır. Kendinizi daha da derine gömersiniz. Bunu yaparsanız eğer, kendinizi daha derin bir hipnoz haline sokacaksınız. Yaptığınız buydu Şambra, çıkış yolunu düşünmek.</p>
<p>Yaptığınız şu inanılmaz derecede akli konuşmalarınızı dinliyoruz da, çukurunuzun çok daha derin olmamasına şaşıyoruz. Nasıl hissedileceğini unuttuğunuz için düşündüğünüz bazı şeyleri duyuyoruz. Size az önce, nasıl hissedileceğini ne kadar derinden unuttuğunuzu gösteren dört örnek sunduk. Ve sonra da kendinizi dövüp, “odada ne olduğunu merak etme noktasına kadar bile gelemedim” diyorsunuz. Ve bazılarınız da bunu manipüle edip, “Eh, belki de enerjiyi hissedebilmişimdir diye düşündüm” diyorsunuz. Oysa hissetmediniz. Ve biz de bunu biliyoruz (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Biz Eski oyunu oynamayı bırakacağız. Bu realiteden çıkmak için onun araçlarını kullanamazsınız. Ama yolları vardır. Kendinizi realiteden çıkartmak için meditasyon yapamazsınız – ya da ilaç alamazsınız. Bazılarınız deniyor. Bu yüzden Tobias “meditasyon yapmayı bırakın” demişti. O bir mücadeledir. Ve siz kendinizi daha da derine gömersiniz. Onun doğru şey olduğuna kendinizi inandırdınız, bu yüzden de yapıyorsunuz. Ve bir işe yaramıyor. Sadece onun içine daha da hapsoluyorsunuz.</p>
<p>Çıkış yolunu düşünmekle gerçekleştiremezsiniz. Aklınız, zihniniz asla buna göre tasarlanmadı. Oradan çıkmak için mücadele edemezsiniz, çünkü içinde bulunduğunuz realite-kilidinden çıkmak için mücadele etmeye çalıştığınızda, o daha da sıkı kilitlenir. Bir enerjiye ne kadar karşı çıkılıp da direnilirse, enerji kendini o kadar katılaştırır&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Kızdığınızda, öfkelendiğinizde, ve çıkmak için savaşmaya kalktığınızda, ne olduğunu zaten biliyorsunuz. Enerji daha da çok karşı koyar. Onun içine daha da hapsolursunuz. Ondan çıkmak için dua da edemezsiniz. Tobias bunu o çukurda anladı. Dua etti de etti de etti. Yaptığı tek şey, yargılayan bir Tanrı’yla ilgili Eski bir inanç sistemini pekiştirmekti. Bu realiteden çıkmayı duayla gerçekleştiremezsiniz.</p>
<p>Çıkmayı dileyemezsiniz. Dilemek, umut dolu düşüncedir. Düşünmek yeterince kötü zaten, ama bir de umut dolu düşünce oldu mu, sizi daha da sıkıştıran, daha da güçlü bir ağ yaratır.</p>
<p>Bundan çıkmayı satın alamazsınız, elbette. Bazılarınız denedi. Çıkmayı felsefe yaparak gerçekleştiremezsiniz, çünkü felsefe harikadır, ama aynı zamanda o da 3-B tabanına oturur.</p>
<p>Çıkmaya çalışırken 3-B araçlarını kullanıyorsunuz. Ve Şambra, bu işe yaramayacaktır. Ve siz de bunu anladınız.</p>
<p>Böylece, biz, neyin işe yarayacağını konuşmak için buradayız. İçinde bulunduğunuz yanılsamayı nasıl aşacağınızı konuşmak için buradayız. Biz size, herşeyden önce, yolun var olduğunu söyleyeceğiz. O sizin ötenizde değildir. Zaten içinizdedir. O sizin içinizdedir, ama şu anda size bildik gelen bir realitede değildir.</p>
<p>Böylece size aracın olduğunu söylüyoruz. O zaten oradadır. Bir adım daha ileri gideceğiz. Bu gerçekten bazılarınızın – nasıl desek – düşünme tarzınızın gerilmesine neden olacak.</p>
<p>Siz şimdiden realite tabanınızdan çıktınız. Siz şimdiden bedeninizden çıktınız. Ve siz şimdiden herhangi bir enerjiyi başka enerjilere dönüştürebilirsiniz. Bu şimdiden sizin tarafınızdan gerçekleştirildi. Şimdi, siz sadece, buraya nasıl vardığınızı anlama işleminden geçiyorsunuz.</p>
<p>Biz sizin bunun üzerinde derin düşüncelere dalmanızı istemiyoruz. Düşünmenizi istemiyoruz. Sadece hissetmenizi istiyoruz. O enerjiyi hissetmenizi istiyoruz. Siz şimdiden öteye geçtiniz. Şimdi sadece, nasıl yaptığınızı anlamanıza yardımcı olacak bilinç işleminden geçiyorsunuz.</p>
<p>Kendi kristalimin içinde 100.000 yıl gömülü kaldığımda&#8230;.çıkış yolumu mücadele ederek bulamayacağımı anladığımda&#8230;.yalvararak çıkamayacağımı&#8230;. zorlayamayacağımı&#8230;..dua edemeyeceğimi&#8230;.bu tür şeylerin hiç birini yapamayacağımı anladığımda&#8230;.öylesine kapana kısılmıştım ki. Ve sonunda anladım ki, kendime araçları zaten vermiştim. Yoksa, tapınaklardaki o odaya neden girmiş olurdum? Tam kurguyu bilmeden, kendime araçları sağlamadan, o odaya zaten girmiş olmazdım. Sadece araçları unutmuştum, çünkü kristalin içine pek hapsolmuştum.</p>
<p>Araçları unuttunuz, çünkü kendi realitenizde çok tutsaksınız. Bunu değiştirmek zamanıdır. Araç oradadır. Tam önünüzdedir, tıpkı geçen ay o sevgili varlığın tam önünde durduğum gibi. O oradadır.</p>
<p>Bu araca nasıl ulaşırsınız? O 3-B’de mevcut değildir. Onu göremezsiniz. Ona dokunamazsınız. Onu duyamazsınız. Peki, orada olduğunu nasıl bileceksiniz? Söylediğimin gerçek olduğunu nasıl bileceksiniz?</p>
<p>Onu hissedebilirsiniz Şambra. Onu hissedebilirsiniz. Bunu gerçekleştirebilmek, kristalin içine gömülü kaldığımda gerçekleştirmeyi öğrenmek zorunda kaldığım şeyi talep eder. Kendime tümüyle ve tamamen güvenme noktasına gelmem gerekti&#8230;tümüyle. Son toplantımızda da söylediğim gibi, herşeyi bırakmaya, yüzde 100 bırakmaya gönüllü, istekli olmam gerekti, tümüyle kendime güvenmem gerekti.</p>
<p>Şimdi, “Ama ben bunu zaten biliyordum” diyorsunuz. Ama yaptığınız şudur, güven için hâlâ dışarıya bakıyorsunuz. Onay için hâlâ dışarıya bakıyorsunuz.</p>
<p>Ben burada tümüyle kendine güvenden söz ediyorum – Tanrı’ya değil – çünkü siz daha Tanrı’nın ne olduğunu bile bilmeye başlamadınız. Sadece Eski bir inanç sistemi olan bir şeye nasıl güvenebilirsiniz? Tümüyle kendine güvenmek&#8230;.kesin bir güven, %100&#8230;.herşeyi verin&#8230;.kendinize güvenin. Bazılarınız, kendine olan güven düzeyini anlamaya çalıştığı zamanlarda oraya gidiyor. Bazılarınız yaklaşıyor, ama oraya tam ulaşmadınız.</p>
<p>Tümüyle güven&#8230;..şimdi bu, sorunların çıkmasına neden oluyor. Size ihanet etmiş bir şeye, ya da anlamadığınız bir şeye nasıl güvenebilirsiniz? Kim olduğunuzu bilmezken, kendinize nasıl güvenebilirsiniz? İşte ironik olan da bu. Tüm bu şeyin güzelliği burada yatıyor. Şimdi öyle bir duruma sokuldunuz ki, kendinize güvenmek zorundasınız – sınırlı öykünüzün içindeki size değil – ama Tanrı da olan size. Kendinizi sevmek zorundasınız.</p>
<p>Kristalin içinde tutsak olduğumda, kendimin her bir parçasını sevmeyi öğrenmek zorunda kalmıştım. Bir başkasını sevmek kolaydır, bu arada. Dışsal şeyleri sevmek kolaydır. Kendimi sevmenin en zor şey olduğunu gördüm. Ama tek çıkışın da bu olduğunu biliyordum. Şimdiye kadar yaptığım herşeyi sevmek zorundaydım. Kendimle ilgili herşeyi sevmek zorundaydım.</p>
<p>Bazen kendine sevginin gözleriyle bakmak zordur. Bazen kendine sevgi vermek rahatsızlık yaratır. Siz, kendinizi sevmemeniz gerektiğini söyleyen bir inanç sisteminde eğitildiniz. Egonun kontrolden çıkmasına izin vermek korkusuna eğitildiniz ve hipnotize edildiniz.</p>
<p>Bu bir yanılsamadır. Bu bir yanılsamadır, Şambra. Bu, sizi geri tutan korku dolu bir inanç sistemidir. Tobias dedi ki, “Ego, bir rüya fabrikasından başka, kim olduğunuzun öyküsünü oluşturandan başka bir şey değildir.” Siz şimdi egoyu kısıtlamanın ötesine geçmek zorundasınız.</p>
<p>Biz diyoruz ki, “Bırakın ego uçsun.” Ah, bu sorunların çıkmasına neden oluyor! “Egomun uçmasına izin verirsem ne olur? Kontrolden çıkarım! Canavar olurum!” İşte yine Eski inanç sistemleri. Hatta bazılarınız, “Ah, eğer egoma hodri meydan dersem, partilerde çok sıkıcı biri olurum. Hiç durmam konuşurum” diye düşünüyor. Bu farklı bir şeydir.</p>
<p>Biz sizden, kendinizle ilgili herşeyi sevmenizi istiyoruz. Akılsal olarak neden söz ettiğimi anlıyorsunuz. Duygusal olarak bunu hiç yapmadınız. “Kendini sev” sözcüklerinin gerisindeki enerjiyi biliyorsunuz, ama onları uygulamıyorsunuz. Kendinize yürekten, candan aşık olabilir misiniz&#8230;.hiç utanmadan? Kendinizle ilgili herşeyi sevebilir misiniz?</p>
<p>Az önce de söylediğim gibi, sizin her bir verçheniz, her bir bölümünüz ve parçanız sizinle şimdi yeniden birleşmek istiyor, yeniden birleşmek zorunda. Bakın&#8230;.bu da işin diğer yanı – siz bunu geride bırakılan herhangi bir parçayla gerçekleştiremezsiniz&#8230;..geride kimse bırakılmayacak. Her veçheyi, her geçmiş yaşamı, her düşünceyi birleştirmek zorundasınız.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız “bunun envanterini çıkartmak uzun zaman alacaktır” diye düşünüyor, “hay Allah, nasıl hatırlayacağım?” diyorsunuz. Bu zihinden gelmiyor. Kalpten geliyor, o saf, saflığı bozulmamış sevgiden geliyor.</p>
<p>Şimdi, bu bazılarınıza çok meydan okuyan bir zaman olacak. Aklımızda bir yüzde var ama Tobias onu paylaşmamamızı istiyor (bazı gülüşmeler). İş kendinize güvenmeye ve sevmeye geldiğinde, bunu yapmamak için her türlü bahaneyi bulacaksınız. Biz size bunda yardımcı olacağız, çünkü sizin için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Sizinle çalışacağız, tüm varlığınızla.</p>
<p>Eğer kendinizi sevmek ve kendinize güvenmeyi öğrenmek için zaman bulamıyorsanız, biz onu yaratmanıza yardımcı oluruz. Çok zamanınız olsun diye işinizin yok olmasına yardımcı oluruz (kahkahalar). Zamanınız olsun diye, ailenizin sizi kapı dışına koymasını sağlarız. “Aa evet” diyorsunuz, “amma da zor iş&#8230;..bize neden bu kadar yükleniyorlar sanki?” Çünkü bizden böylesini istediniz. Bunu gerçekleştirmek için zamanın ve yerin ve alanın bu olduğunu söylediniz. Ama o uç noktalara gitmek zorunda değilsiniz. Kendinize güvenmeyi ve kendinizi sevmeyi şu anda öğrenebilirsiniz.</p>
<p>Bu aynı zamanda kendini açmakla, içinde bulunduğunuz o öykünün dışına çıkmakla ilgilidir. Bu, öyküyü indirgemek ya da ondan kurtulmakla ilgili değildir. Bazılarınız, söylediğimizin bu olduğunu düşünüyor. Salıvermek, öyküyü özgürleştirmektir, ondan kurtulmak değil, onu saklamak değil. Enerjiyi asla, asla başarıyla saklayamazsınız. Er ya da geç yeniden ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Öyküyü, içine yerleştirildiği yapısından özgürleştirmenizi istiyoruz. İçinizdeki herşeyle ilgili tüm kısıtlamaları kaldırmanızı istiyoruz&#8230;.düşünme tarzınızdaki kısıtlamaları&#8230;. aşağı ya da yukarı, alçak ya da yüksek olduğunu düşündüğünüz şeylerdeki kısıtlamaları&#8230;..zenginlikle ilgili kısıtlamaları&#8230;.enerji kısıtlamalarını. Biz sizden kendinizi açmanızı isteyeceğiz.</p>
<p>Şimdi, bunun biraz da ürkütücü olması, sınırlılıklar içinde iş görmek zorunda olan bir dünyada yaşadığınızdandır. Bu dünyanın parametrelere sahip olması gerekiyor. Var olabilmek için kendi sınırlarında ısrar ediyor. Bu yüzden, biz sizin ondan çıkmanızı isteyeceğiz. Zaman zaman garip hissedeceksiniz, rahatsız ve doğal olmayan bir halde.</p>
<p>Şimdiden sonra yaptığınız herşeyin ötesine geçmenizi isteyeceğiz. Ve, ötesinde yaşamanız için biz orada olacağız, sizi cesaretlendireceğiz, dürteceğiz – ve zaman zaman da fazlasını yapacağız. Böylece, bu güvenle ilgilidir. Kendinizi sevmekle ilgilidir. Ötesinde yaşamakla ilgilidir. Bu temel, temel şeylerle Şambra, iş kolaylaşacaktır. Bu kolay olacaktır.</p>
<p>Bakın, kendinize verdiğiniz o araç, o anahtar, uçarak yaşamınıza geri gelecektir. Biliş hali size gelecektir. Onu burada açıklayamayız. Yapmanız gereken belirli bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Ama o biliş, o anımsama size gelecektir. O güvenle ve o sevgiyle ve sınırsızlık haliyle, sınırsız yaşamakla, benim yaptığımı aynen yapabileceksiniz – girip çıkabileceksiniz, girip çıkabileceksiniz. Enerjiyi istediğiniz biçimde değiştirebileceksiniz.</p>
<p>Üstatların işinin kolay olduğunu anımsayın. Oraya (o kolaylık noktasına) ulaşmak zordur. Enerjiyi biçimlendirmek ve değiştirmek çok kolaydır. Bazen yanlış şeylere odaklandınız. Bazen mucizelere odaklandınız. Psişik olmaya çalıştınız. Tüm yaptığınız, öykünüzü pekiştirmekti, öykünüzü daha da büyütmekti, çukurunuzu daha da derine kazmaktı. Bunun ötesine geçmek zamanıdır.</p>
<p>Biz şimdi size soracağız, ve hemen şimdi bir yanıt vermek zorunda değilsiniz. Ama biz şimdi soruyu soracağız. Ve yanıtı vermeden önce bir dakika kadar düşünüp taşınmanızı istiyoruz. Yaşamınızda şimdi, fiziksel biçimin içindeyken şimdiye kadar gittiğiniz yerlerin ötesine geçmek için, sizinle çalışmamıza izin verip vermediğinizi soracağız.</p>
<p>Size soruyoruz, herşeyin ötesinde yaşamaya izin veriyor musunuz? Bu herhangi bir şeyi ve/veya herşeyi bırakmak anlamına gelebilir. Gerideki hiç bir şeye tutunamazsınız Şambra, hiç bir şeye. Herşeyi tümüyle bırakmaya gönüllü, istekli olmalısınız. Bir dakikaya kadar, şeylerin ötesinde yaşamanız için sizinle çalışmamıza izin vermenizi istediğimizde, bu, yaşamınızdaki şeylerin gerçekten değişeceği, kesin bir değişim geçireceği anlamına gelebilir.</p>
<p>Bunu sizin yarattığınızı anlamak zorundasınız. Şu anda bunu tümüyle anlamıyor olabilirsiniz, ama siz yaratıyorsunuz.</p>
<p>Size soruyoruz, kendinize tümüyle güvenmek için, kendinizi tümüyle sevmek için, ve şimdiye kadar bildiğiniz herşeyin ötesinde yaşamak için kendinize izin veriyor musunuz? Bununla birlikte değişimler gelecektir – bunu garantiliyoruz.</p>
<p>Bu çizgiyi geçmek zorunda değilsiniz, ve onu şimdi ya da daha sonra da geçmek zorunda değilsiniz. Bunu şimdi gerçekleştirmeyi seçebilirsiniz. Geciktirebilirsiniz de. Bu bir sınav değildir, ve bir yarışma da değildir. Bu, kendi kristalin hapisanenizden, kendi yanılsamanızdan çıkmaya hazır olup olmadığınızı size sormakla ilgilidir.</p>
<p>Bu, bazılarında korkuların çıkmasına neden olacaktır. Diğerleri için canlanmanın, neşenin çıkmasına neden olacaktır. Sorunlar ortaya çıkacaktır. Evet – şu anda soranlara yanıt olarak – evet, fiziksel bedeninizi geride bırakmak anlamına gelebilecektir. Bunu yapmaya gönüllü müsünüz, istekli misiniz? Bunu yapmaya hazır mısınız? Bu herhangi bir şeyden ya da herşeyden, sevdiğiniz birinden, sahip olduğunuz bir şeyden (şeylerden), sevgili evcil hayvanınızdan vazgeçmek anlamına gelebilir.</p>
<p>Size herşeyden kurtulmanız gerektiğini söylemiyoruz. Sadece, izin verdikçe, şeyler değişecektir, diyoruz. Yaşantınızdan gerçekten çıkmaya hazır olan şeyler, çıkacaktır. Enerjisel olarak salınmak ihtiyacında olan şeyler, salınacaktır. Bunun bir zaman çizelgesi yoktur. Bazıları birkaç hafta ya da ay içinde bir fark görecektir. Bazıları da yıllar sonra. Ama bunu yapmaya gönüllü müsünüz, istekli misiniz?</p>
<p>Biz şimdi izin noktamıza geliyoruz, bir kabul noktasına. Birlikte güvenli alanın güvenli enerjisinde oturacağız. Öne çıkmayı seçiyorsanız&#8230;.Cauldre diyor ki, “bu kulağa dinsel imanı güçlendirme toplantısı gibi geliyor” (kahkahalar). Bunu kelime anlamında söylemiyoruz. Mecazi anlamda söylüyoruz.</p>
<p>Eğer bunu seçiyorsanız, ötede yaşama iznini veriyorsanız, birkaç melek tarafından karşılanacaksınız. Siz onları düşünemeyeceksiniz ya da psişik olarak zihninizde algılayamayacaksınız. Onları kalbinizde hissedebileceksiniz. Onlar tarafından karşılanacaksınız. Sizinle çalışmaya başlayacaklar.</p>
<p>Eğer daha o kadar emin değilseniz, bu pekâladır. Başka bir melek grubu gelip sizinle sadece oturacak, sadece sorunu tartışacaktır. Bununla hiç bir ilginiz olmasın istiyorsanız, candan sevilirsiniz. Bizim açımızdan herhangi bir yargı söz konusu değildir. Yaptığımız şudur Şambra, bu noktada yolun farklı bir çatalına giriyoruz. Bazı kişiler ayrılacaktır, hem de son zamanlarda gördüğünüzden daha fazla, diğerleri öteye geçmeye, ötede yaşamaya hazır olacaktır.</p>
<p>Böylece burada, bu alanda oturalım. Siz anınızda olun. Biz size yanıt vereceğiz.</p>
<p>Sevgili Şambra, herşeyin ötesinde yaşamayı seçiyor ve buna izin veriyor musunuz?</p>
<p>Duraklama.</p>
<p>Biz bu alanı açık tutacağız. Geri gelip, istediğiniz an ziyaret edebilmeniz için bu alanı çok kutsal tutacağız. Bu alana girebilir ve enerjisini hissedebilirsiniz. Kararınızdan pek emin değilseniz, buraya geri gelebilirsiniz. Her an geri gelip burayı ziyaret edebilirsiniz. Herşeyin ötesinde yaşamak kararını, seçimini, seçtiğiniz herhangi bir noktada alabilirsiniz. Bunun bir zaman çizelgesi yoktur. Ama söylediğimiz gibi, o adımı atmaktasınız. Eski tarzlardan çıkmaktasınız.</p>
<p>Bugün burada geçirdiğimiz zamanı anımsayın Şambra. Bu sadece sizinle ilgili değildir. Bu, kendi gerçek kimliğini, kendi spiritüel doğasını, ve içindeki Tanrı anlayışını arayarak bu yöne gelmekte olanlarla ilgilidir.</p>
<p>Bugün burada birlikte geçirdiğimiz zamanı anımsayın, çukurunu gitgide daha derine kazan, kendi realitesindeki araçları&#8230;.onu sadece daha da derine gömen araçları, küreği kullanmaya çalışan Tobias’ın öyküsünü anlattığımızı anımsayın. Şimdiki realitenizin dışında bulunan araçları kullanmanız gerektiğini size söylediğimizi anımsayın. Bu araçlar mevcuttur. Onlar oradadır. Onlar sizinle birlikte olmak için gelmeye hazırlar. Ama realitenizin dışında bulunuyorlar.</p>
<p>Ziyaret ettiğimiz dört odayı anımsayın. Oraya biraz hünerle girişimizi anımsayın. Siz Eski zihninizi ve Eski yollarınızı kullanmaya çalışmıştınız. Ve bu odalar hisler için ve hayal gücü için ve Yeni Enerji için tasarlanmıştı. Odalardan birinde hiç bir enerji yoktu. Bunun, farklı bir alana gitmeyi&#8230;.zihninizden çıkmayı&#8230;.hisleri hissetmeyi&#8230;.şimdi varlığınızın merkezinde bulunan o tek çakraya girmeyi anlamanıza yardımcı olduğunu anımsayın.</p>
<p>Zihnin ötesinde, bedenin ötesinde, ve sınırlılıklarınızın ötesinde yaşamak zamanıdır.</p>
<p>Ben, Adamus Saint Germain.</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Nisan 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 9:Ruh&#8217;un Özgürlüğü; 4.Bölüm &#8211; St.Germain &amp; Tobias</div>
<p>Kırmızı Çember’e sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bugünün bu güzel enerjisiyle devam ediyoruz. Ben, Tobias, Soru ve Yanıt oturumunuz için geri geliyorum, ama Adamus’un ilettiği mesajla ilgili başka bir anlayış daha sunmak istiyorum.</p>
<p>Önce şunu söylemeliyim; kendi deliğime sıkışıp kalmamla ilgili öykü (kahkahalar) fazla abartılıydı (yoğun kahkahalar). Ben kendimi bile bile gömdüm (yoğun kahkahalar). Bu, tüm baskılardan ve taleplerden uzaklaşıp biraz huzur bulmak ve kendi başıma kalabilmek için seçtiğim bir yoldu. Ben kral adına bir alıcıydım. Ve uzaklaşıp kendimle zaman geçirmeye ihtiyacım vardı. Ve (şeyleri) kazıp çıkartabileceğimi (ayrıntılarıyla inceleyebileceğimi) baştan biliyordum. Ama ben, tıpkı sizin gibi, daha derine kazmayı tercih etmiştim.</p>
<p>Böylece&#8230;.şimdi, Adamus size, herşeyin ötesinde yaşamak kavramından söz etti. Bu, kendine duyduğun – en derin ve en mahrem – içten güveni içerir. Adamus, tümüyle kayıtsız şartsız olan sevgi kavramından söz etti. Ve yine, siz bu kavramları duydunuz. Ama şimdi bu biçimde yaşamaya başlayacaksınız, kendini tümüyle severek, kim olduğunuzun her bir parçasını yeniden bütünleştirerek.</p>
<p>Adamus genişlemekten, sınırların ötesine geçmekten söz etti. Ve Tanrı bilir ki, yarattığınız çok sınırlamalar vardır. Sınırlamalar, aslında sizin çevrenizdeki realiteyi anlamanıza yardımcı olur. Ama enerjiye yüklenen sınırlamalar ve kısıtlamalar, aynı zamanda şeyleri yerlerine de mıhlar.</p>
<p>Biz, özgürleşmelerini sağlamak adına enerjilerin kilidini açmak için buradayız. Biz bugün, ilerlemeye hazır olanlardan, izin vermeye hazır olanlardan, herşeyin ötesinde yaşamalarını istemek için buradayız. Yaşam değişecektir. Ve evet, sorunlar da ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Biz bir ara verdik. Belki de en önemli noktayı söylemek için geri gelmeden önce bir ara verdik. Ve sadece kanallığı dinleyip de bu harika Soru ve Yanıtları dinlemeyenler, bu bilgelikten yararlanamayacaktır.</p>
<p>Ara sırasında bazılarınız şunu sordu, “peki ama, bunun anahtarı nedir? Bunu nasıl gerçekleştiririz? Herşeyin ötesinde nasıl yaşarız? Ben kesinlikle izin veriyorum. Ve siz bazı meleklerin gelip de benimle yeni bir biçimde, yepyeni bir düzeyde çalışmaya başlayacağını söylüyorsunuz. Ama gerçekten, yapmam gereken nedir? Bunun sırrı nedir?”</p>
<p>Çok basittir Şambra. Basittir. Ve gerçekten bedeninizden nasıl çıkacağınızı bilmek istiyorsanız, herhangi bir enerjiyi bir biçimden başka bir biçime nasıl dönüştüreceğinizi bilmek istiyorsanız, bu çok basittir. Bu, sahip olduğunuz – ya da olduğunuzu sandığınız – tüm kontrolü bırakmak demektir. Kontrolsüzlük&#8230;.bu, bu kadar basittir. Anahtar budur. Yanıt budur. Yeni Enerjinin “kutsal kâsesi” budur. İşte söyledik&#8230;.KONTROLSÜZLÜK&#8230;.bu, bu kadar basittir.</p>
<p>“Peki ama Tobias, bunu bize neden daha önce söylemedin? (bazı gülüşmeler) Kontrolü bırakmayı öğrenmek için yaşamımın beş yılını Şaudları dinlemekle geçirmem gerekti.” diyorsunuz (yoğun kahkahalar). Ama Şambra, gelişmek, tekâmül etmek zorundaydık. Bu noktaya gelmemiz gerekiyordu.</p>
<p>Tüm kontrolü elden bırakmak, tüm enerjiyi özgürleştirir. Yaşamınızdaki beklenmedik şeyler o zaman olmaya başlar. Depresyon o zaman gider ve tutku onun yerini alır. Kontrolün bırakılması, yapılandırdığınız her bir enerji parçasını özgürleştirir. Kulağa basit geliyor. Ama değildir.</p>
<p>Can dostum Adamus’un dediği gibi, “Tobias olduğum yaşamda işi biraz sıkı tutardım”. Yaşamımdaki herşey kontrolle ilgiliydi. Sonunda, bir sonraki yaşamımda onun beni kontrol etmesi ilginçtir. Kendimi hapishanede buldum. Yaşantıma uyguladığım tüm o kontroller beni o kadar sevdiler ki, bir sonraki yaşamımda beni hapsettiler.</p>
<p>Böylece kontrolü öğrendim. Kontrolü nasıl bırakacağımı öğrendim. Bu zor bir şeydi. Belki de şimdiye kadar gerçekleştirdiğim en meydan okuyan şeydi. Bu gerçekten, bana bir kuş biçiminde gelen mesajdı. Ama aslında Başmelek Mikail’di. “Bırak Tobias, tüm kontrolü bırak.”</p>
<p>Bunu gerçekleştirmek bir insan için zordur, çünkü bunu yaparsanız, tüm dışsal enerjilerin gelip, ölü bir bedene çullanan akbabalar gibi sizi yok edip bitireceğini düşünüyorsunuz. Eğer kontrolü elden bırakırsanız, herşeyin paramparça olacağını düşünüyorsunuz. Ve öyle de olur (kahkahalar). Ama istediğiniz budur. Kontrolü elden bırakırsanız, tüm yanılsamalar paramparça olur. Kontrolü elden bırakırsanız, hiç bir kontrolünüz kalmaz&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Ve siz kontrole bayılırsınız. Enerjileri manipüle etmeye bayılırsınız. Ama bunu oldukça toy bir biçimde yapıyordunuz. Amatörce yapıyordunuz. Siz kontrol edenlersiniz, Yaratanlar değil – anlıyor musunuz – kontrol edenler, Yaratanlar değil. Bu ikisi arasında büyük bir fark vardır.</p>
<p>Bir Yaratan asla enerjiyi kontrol etmez (kahkahalar). Bir Yaratan enerjiyi hayal eder ve kutsar ve ona özgürlük ve yaşam verir. Ve bu, bir Yaratan’ın sahip olabileceği en büyük sevinçdir. Bir amatör kontrol eder. Bu yüzden artık yaptıklarımızda profesyonel olalım, amatör değil. Kontrolü elden bırakalım. Bu sorunlar çıkartıyor ortaya, çünkü şöyle düşünüyorsunuz, “Eğer ailemin kontrolünü elden bırakırsam, onlar kesinlikle, kesinlikle yanlış yönlerin tümüne sapacaklardır. Bedenimin kontrolünü elden bırakırsam, kesinlikle bana karşı çalışacaktır.”</p>
<p>Bakın şu eksik olan unsur, Adamus’un sözünü ettiği o saklı araç&#8230;.hani realite tabanınızda olmayıp da aslında var olan&#8230;..bu dünyasal mevcudiyette var olmayan&#8230;.ama hemen önünüzde olan o araç. O oradadır. Sizinle çalışmak istiyor. Ama herşeyi kontrol ederseniz sizinle çalışamaz. O, sizin kontrolü elden bırakmanızı sabırla bekliyor&#8230;.sabırla&#8230;.sabırla bekliyor (Tobias’ın bu sözleri çok yavaş söylemesi yoğun kahkahalara neden olur). O sizi seviyor ve sizi izliyor ve size birkaç gözyaşı döküyor, bırakmanızı bekliyor.</p>
<p>Böylece, buradaki gerçek sorun şudur: Kontrolü bırakabilir misiniz? Gerçek bir Yaratan olabilir misiniz? İşin sırrı budur. Altı üstü budur.</p>
<p>Biz binlerce yıl konuşabiliriz, ama sonuçta tümü şu noktaya gelir – aynada gördüğünüz öyküden çok daha büyük, çok daha muhteşemsiniz. Kontrolü bırakın ve gerçekte kim olduğunuzu keşfedin.</p>
<p>Şimdi, sorularınızı sormanıza hodri meydan diyoruz!</p>
<p>LİNDA: Bu inanılmazdı. Teşekkürler, teşekkürler!</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Sorum aslında Adamus’aydı, ama onun değil de senin yanıtlaman konusunda kontrolü elden bırakıyorum. Ve herşeyin mükemmel olduğuna güveniyorum. İki ay önce bize, enerjiyi merkezlemekle ilgili bir bulmaca verilmişti. Ve ben öncesinde hipno-terapiyle ilgili çok çalışma yapmıştım. Ve daha fazlasını bekliyorum. Ve daha gelmedi. Ve ben onun dışına çıkıp, bana doğru gelen biçimde sezgisel olarak çalışıyorum. Böylece tutkuma adım atıyorum. Ve ben bunu, dün fiziksel bedenini terk eden sevgili bir Şambra ile yapma fırsatına sahip oldum. Ve o bana Yeni bir biçimde çalışmaya adım atmada yardımcı oldu. Ve sorum iki yönlü: Ben onun nasıl olduğunu sormak istiyorum&#8230;.perdenin öbür yanında ama bizimle de burada mı&#8230;.bir de, birlikte gerçekleştirdiğimiz şeyin dinamikleri hakkında bana bir ipucu verebilirsen, bunu daha da genişletebilirim. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.Adamus ile enerjiyi merkezlemek hakkında bir konuşma olmuştu. Ve bu çalışma – nasıl desek – aktif olarak şu anda sürüyor. Adamus küçük bir grubu, çok, çok yoğun bir çalışma için gözden ırak bir yere götürecek. Bu – nasıl desek – Cauldre ile gözden geçirildi. Ama Adamus daha bir grup oluşturmadı. Bu, bu yılın sonlarına doğru ya da gelecek yılın başlarında olacak.</p>
<p>Bu çok küçük grupla yapılan çalışma, daha büyük bir gruba iletilecek. Ama Adamus şimdilerde sayıyı iki düzineden az tutmak ihtiyacını duyuyor ki – nasıl desek – oldukça ilginç deneyimlerden geçebilelim. Fazla büyük bir grup, enerjiyi çarpıtmak eğilimi gösterir. Adamus bu kişileri bizzat seçecek ve ben Tobias bile, bu noktada onların kimler olacağını bilmiyorum.</p>
<p>Ama enerjiyi merkezleme çalışması ve onu gerçekten kullanabilmek – ki bu, Yeni Enerji hipnozu, kontrol edilmeyen, ya da yapısal olmayan hipnoz olarak tanımlanabilir – genel Şambra topluluğunun önemli noktalarından biri olacaktır.</p>
<p>Geçiş yapan sevgili partnerin ve dostun bugün bu toplantıda değil, çünkü bir geçiş zamanında olagelen çok şey vardır. Hazır olmak en az üç dünya gününden başlar ve birçok aya kadar sürebilir, özellikle de bu sevgili varlığın durumunda. Ve geçiş oldukça güzel gerçekleşti, ama geride kalanlarla enerjisel olarak halledilecek çok ayrıntı var. Bu yüzden bugün gelemediler.</p>
<p>İkiniz arasındaki ilişkide şimdi ortaya çıkacak, etkili olacak şeylerden biri de &#8211; biriniz burada 3-B aleminde, diğeriniz semavi alemlerdeyken – diğer insanlara, enerjilerini 3-B realitesinin ötesine nasıl genişletebileceklerinin temelini göstermek amacıyla birlikte çalışmaktır. Bazen, bizim tarafta kendi bilinç düzeylerini genişletebilen varlıkların olması, olaya yardımcı olur. Ve sizin gerçekleştireceğiniz çalışma da budur, çünkü bu çalışma, hâlâ burada, 3-B’de kalıp bilinci genişletmek ve onu başka alemlere taşımakla ilgilidir.</p>
<p>1.ŞAMBRA: Teşekkür ederim, ve kendine iyi bak Steve.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, benim çok zor ve tatmin etmeyen bir yaşantım var. Hayal kırıklığı, asabiyet, keder ve bağımlılıklar tüm yetişkinlik dönemimi etkiledi. Ben 40 yaşında, Orta-Doğu’lu, 14 yaşından beri Birleşik Devletler’de yaşayan gay (homoseksüel) bir adamım. Kalbimde yatan arzulara karşın, yaşamımda hiç romantik bir ilişki yaşamadım. Sanatçı ruhluyum, eğitimim var ve yetenekliyim, yine de onlarca yılllık mücadeleden sonra şu anda ne işim, ne de bir kariyerim var. Güzelliği, lüksü ve komforu seviyorum, ama meteliksizim ve borç harç içindeyim. Spiritüel olarak aydınlandım, ama karanlığın, hayal kırıklığının ve öfkenin cehenneminde yaşıyorum. Hayat doluyum ve sosyalim, ama çaresizce yalnızım ve küçük dairemden çok ender çıkıyorum. Genç görünüyorum, ama yaşlı ve yaşımın çok ötesinde tükenmiş hissediyorum. Bunlardan kurtulmayı ve gelişmeyi arzuluyorum, ama ne enerjim, ne motivasyonum, ne de tutkum var. Yaşamak ve sevinç hissetmek istiyorum, ama sürekli yaşantımı sonlamayı düşünüyorum. Bu noktadan nereye varabilirim? Bu çetin ve anlaşılmaz yaşantımda mutluluğu hiç bulabilecek miyim? Eğer bulamayacaksam, sizin tarafa geçmemi ruhum kabul edecek mi?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;..ve biz sana teşekkür ediyoruz, ve böylesine içten, böylesine açık olduğun için seni onurlandırıyoruz. Ve bildiğin gibi, sen bir dualite dünyasında yaşayan spiritüel, çok spiritüel bir varlıksın. Ve işte tüm meydan okuma da bunda yatıyor.</p>
<p>Dünya’ya geri gelmen gerekmiyorken, sen fiziksel varoluşa geri gelmeyi kabul ettin. Özellikle de yaşamının daha önceki yıllarında bazı kişilere yardım etmek için geri geldin. Bu çalışma gerçekleştirildiğinde – ki en iyi niyetlerine karşın pek de başarılı değildin – ama bu çalışma yapıldıktan sonra, geri gelip de burada olduğun için çok öfkelenmeye başladın. Kendini çok tutsak hissetmeye başladın.</p>
<p>Muazzam yeteneklere ve potansiyellere sahip olduğunu biliyorsun, ama yine de, burada, Dünya’da olduğun gerçeğini kabul etmiyorsun. Açık olmak gerekirse, bizim tarafa gelmek ya da Dünya’da kalmak kararını vermek zorundasın. Buraya geri gelmen tümüyle kabul görür. Sen, seni Dünya’da tutan karmik bir durumun tutsağı değilsin. Olan sadece, oldukça zor zamanlar sırasında geri dönmeyi seçmendi.</p>
<p>Biz senden yaşamını yeniden değerlendirmeni rica ediyoruz, Adamus’un bugün sözünü ettiği inanç sistemlerine bir bakmanı, Dünya’da kalmaya devam etmeyi şimdi isteyip istemediğine bir bakmanı istiyoruz. Ve eğer kalmak istiyorsan, enerjini öteye geçirmeye hazır mısın? Sen olağanüstü sezgi yeteneklerine ve doğal bir şifa yeteneğine sahipsin. İnanılmaz keskin bir zekâya ve inanılmaz sıcak bir yüreğe sahipsin. Ama sen kendini kendi durumuna tutsak ettin. Bir kez o seçimi yaptığında – Dünya’yı terk etmek ya da kalmak – çevrendeki şeyler değişmeye başlayacaktır.</p>
<p>Sorunun bir bölümünün özel olduğunu biliyoruz, yani, senin için ne yapabiliriz? Bu işleme nasıl yardımcı olabiliriz? Olamayız&#8230;.kendi seçimlerini yapıp da kendi kararlarını alana dek olamayız. Nasıl desek – muazzam bir güzellik var, senin de şimdiden görebileceğin gibi, Dünya ve insan yaşamıyla ilgili bir güzellik. Ve kendin için o seçimi yaptıktan sonra, o güzelliği daha da takdir edeceksin. Şimdilerde, bu inanılmaz değişim-dönüşüm zamanında Dünya’da olan biten herşeyi takdir edeceksin. Sorun için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Şaud’lardan birinde, toplu bilinçten çıkmamızı, ve işimiz olmasa bile bolluğa sahip olabileceğimizi söylemiştin. Ben sistemi arkamda bıraktım ve büyük bir özgürlük hissettim. Bana şimdi bolluk durumumla ilgili bir şey söyleyebilir misin? Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.ve bizim, toplu bilinçten çıkma konusunu gündeme getirme nedenimiz, tüm Şambra’nın, toplu bilincin gerçekten nasıl bir şey olduğunu anlaması içindi. Bundan çıkmayı kabul ettiğiniz zaman, sizi geri tutmaya çalışacak şeyler hâlâ olacaktır, özellikle de kendi inanç sistemleriniz.</p>
<p>Siz, bolluğun nereden geldiğine ilişkin ve işlere ilişkin kendi içinizde kendi meydan okumalarınıza sahiptiniz. Ve biz kaydedilen söylemimize açıklık getirmek istiyoruz – işi bırakmanız gerektiğini asla söylemedik. Biz sadece, yeni iş türleri var dedik. Tezahür ettirmenin Eski Enerji yoluna tutunmanız gerekmiyor.</p>
<p>Bolluk, tam anlamıyla bir inanç sistemleri dizisidir. Kendi yaşamınızdaki bolluk, aynı zamanda onun yaşamınıza gelmesi için kendinize izin vermenizle ilgilidir. Bu, bugün Adamus’un dediği gibi, sınırlılıklarınızdan çıkmakla ilgilidir. Bazılarınız, spiritüel olmanızın, bolluğu getirmek için yeterli olduğunu düşünüyor. Yine de bunun – nasıl desek – tarafınızdan gerçekleştirilecek bir enerji hareketini gerektirdiğini anlamak zorundasınız.</p>
<p>Birkaç yıl önce bir gruba söylediğimiz gibi, bolluk, siz başladığınızda başlar. Bolluk orada, yaşamınızda oturmuş sizi bekliyor. Ona ulaşmak için Eski Enerji biçiminde çalışmanız gerekmiyor. Aslında bu oldukça basittir. O, şu anda sizi bekliyor.</p>
<p>Ama şimdi soruyu sana geri soruyoruz – Ne yapmak istiyorsun? Ne yapmak istiyorsun&#8230;.enerjinin geri gelip de seninle birlikte harekete geçmesi için enerjiyi nasıl hareket ettirmek istiyorsun? Bolluk işte böyle iş görür. Sen bir işlemi başlattığında, çevrendeki herşey buna göre yanıt (karşılık) verecektir.</p>
<p>Bu yüzden senden herhangi bir şeye başlamanı isteyeceğiz&#8230;.herhangi bir şey yapmanı&#8230;.kendini artık tuzağa düşmüş ya da takılıp kalmış hissetmemeni&#8230;.ama herhangi bir hareketi başlatmanı istiyoruz&#8230;.ve – nasıl desek – o doğru hareket olmasa bile, kendini ona göre uyumlayacağını ve düzelteceğini anlamanı istiyoruz. Bolluğun yaşamına girmesini kısıtlayan bir şey kesinlikle yok. O orada. Senin için hazır.</p>
<p>Ve bunların sözcükler, düşünceler olduğunu biliyoruz. Ve yaşamında bunları farketmek bazen zordur. Ama bunu daha açık bir biçimde nasıl söyleyebileceğimizi bilmiyoruz. Bolluk, bir işlemi başlattığın anda ve sonra da o bolluğa sahip çıktığında oradadır. Bu, sizin yaptığınızdan çok daha kolay bir şeydir.</p>
<p>Biz, birlikte çalışan Şambra’nın ne kadar kolay tezahür ettirebileceğinin – nasıl desek – örneklerini gelecek aylarda göreceğiz. Ama bu arada herhangi bir işlem, herhangi bir prosedür, bu ister – sizin deyiminizle – bir lokantada hamburgerleri çevirmek olsun, ister masalara bakmak, ister, bir işlemi başlatan herhangi bir şeyi yapmak olsun, ancak o zaman herşey koşar adım yaşantınıza girer. Bolluğun eksik olması (ya da bolluktan yoksun olmak) diye bir şey yoktur. Bazen yön ya da hareket yoksunluğu vardır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bir kez daha sevgi dolu selamlar. Öykülerimizi ve örneğin sevgi dolu ilişkiler gibi öykülerin içindeki belli unsurları salmaya başladıkça, bunlara eşlik eden sorunlar yüzeye çıkmaya başlıyor. Öykümüzü gerçekten salıvermek için ne yapmamız gerekiyor? Çok sevdiğimiz insanlarla, yaşamımızı paylaştığımız insanlarla olan ilişki bağlarımızı salıvermemiz gerekiyor mu? Öykümüzü salıvermede ilerleyebilmek adına sevdiklerimizin fiziksel olarak yaşamımızdan çıkmasına izin mi vermeliyiz, onları ve kendimizi bu bağdan özgürleştirmeli miyiz? Ah, bu çok acı veren, sarsıcı bir görev gibi geliyor! Doğrusu, yükselmiş bir varlık olmanın armağanı bu mu olmalıydı diye insan merak ediyor. Yoksa günlük yaşamında hem sevdiğin insanı alıkoymanın, hem de aynı zamanda bu bağı salıvermenin bir yolu var mı? Bu insanı çok kaygılandıran bir düşünce! Sana olan derin sevgi ve şükranlarımla.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.gerçekten&#8230;.ve buradaki sorunlardan biri de, az önce sözünü ettiğimiz şey, yani kontrolü elden bırakmaktır, tümüyle bırakmaktır. O kuş kafesinin kapısını açarak, kuşun çıkıp uçmasına izin verecek kadar istekli olman gerekir, onun asla geri dönmeyebileceğini bilecek kadar istekli olman gerekir, ama aynı zamanda dönebileceğini de bilecek kadar istekli olman gerekir. Kuşun ve kuş kafesinin, kendiliğinden geri gelecek kadar seni sevdiğini bilmek ne güzel bir şeydir. Orada olması için onu zorladığından değil, onu hapsettiğin için değil – ama o istediği için! Yaşamındaki herkesle bundan daha başka bir sevgi türünü hiç yaşamak ister miydin? Birini enerjisel olarak tuzağa düşürdüğünü ya da hapsettiğini hiç bilmek ister miydin?</p>
<p>Şimdi, bu tabi, bir sabah uyanıp da onları kapı dışarı edeceksin ve asla geri gelmemelerini söyleyeceksin anlamına gelmiyor (bazı gülüşmeler). Sadece, kapının kilidini açman ve seçimleri buysa, gitmelerine izin vermen anlamına geliyor. Bu gerçek salıvermedir ve kontrolü gerçekten bırakmaktır. Şimdi, herşey uygun dengeye gelecek gibi iş görmeye başlayabilir. Herşey yeniden hareket etmeye başlayabilir.</p>
<p>Bu tıpkı bollukla ilgili bir önceki soru gibidir. Yani hareket ettirmeye başlamakla, işlemi hareket ettirmekle, kontrolü bırakmakla, akmasına izin vermekle ilgilidir. İşte bu, bireysel düzeyde kuantum sıçramasının gerçekleşmesidir.</p>
<p>Sorun burada bolluk değildir. Ve hatta buradaki sorun ilişki de değildir. Sorun şudur, “kontrolü ve Eski sınırlamaları bırakabilir misin?” Eğer yaşantınızda bu tür sorunlarınız varsa – bolluk ya da ilişki ya da sağlık, bunlardan herhangi biri – enerjisel olarak bir şeyler sıkışıp kalmış demektir.</p>
<p>Bir işlemi başlat. Herhangi bir şey yap. Kontrolü bırak ve büyük bir şaşkınlıkla herşeyin sana nasıl geldiğini izle. Eğer yaşamında eksik olan ya da seni acıtan herhangi bir şey varsa, kontrolü bırak. Enerjiyi hareket ettirmeye başla, ve olanları izle. Sizler olağanüstü Yaratanlar’sınız&#8230;.hepiniz. Hepiniz işlemi başlatın. Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU: Merhaba Tobias. Bu soru, 15 yaşındaki harika oğlumla ilgili. Ve o 3-B’de mevcut olmada sık sık sorun yaşıyor. Ve bu, zorluklara neden oluyor, örneğin okulda. Başka bir sorunu da korkuları, evde yalnız kalmaktan korkuyor. Ve belki senin bazı önerilerin ve açıklamaların olabilir.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.sözünü ettiğin sevgili oğlun – ve onun gibi olan daha birçokları – sizin deyiminizle “kristal” olarak geri geliyorlar. Çok duyarlı olarak geliyorlar. Öncelikle neden kurallar olduğunu anlayamıyorlar. Onlar konformist ( geçerli fikirlere ya da inançlara uyan, toplum kurallarını çiğnemeyen kişiler) değildir. Çoğu Şambra’dan çok farklıdırlar. Sıradan olmaya çalışmıyorlar. Sıradan olmadıklarını biliyorlar. Şeyleri yapmanın belirli yollarına uymaya çalışmıyorlar.</p>
<p>Okulda zorluk çekmelerinin nedeni, okulların his düzeyinde eğitim verecek gibi tasarlanmamış olmalarından kaynaklanıyor. Okullar tümüyle zihinsel oldular. Okullar, gerçek hayal gücü ve hislerden yoksunlar.</p>
<p>Bu yüzden, onu okuldaki başarısına göre yargılama. Okuldaki başarısının önemi şu anda azdır, ya da hiç yoktur. Hatta şu anda sosyalleşme sorunları bile önemsizdir. Özellikle Eylül 2007’den sonra oğlunun tüm davranışlarının değiştiğini göreceksin, çevresindeki şeylerle kurduğu iletişimin ve başka insanlarla çalışmasının ve hatta seninle olan iletişiminin tümüyle değiştiğini göreceksin.</p>
<p>O şu anda sistemi-yıkan biri olarak geliyor. Çok duyarlı biri olarak geliyor. Yapabileceğin en iyi şey onu dinlemek, onu kabul ve takdir etmek, onu sevmek, ve asla kontrol etmeye çalışmamaktır. Bir de yapabileceğin en iyi şey, harika bir örnek olmaktır.</p>
<p>Biliyorsun bu yeni gelenler&#8230;.onlar gerçek üstatlara ve gerçek liderlere bakınırlar. Nasıl bir aile seçeceklerine bakarlarken, 3-B dünyasında nasıl mevcut olunacağını ve (aynı zamanda) tüm tanrısal enerjilerini nasıl bütünleştireceklerini onlara öğretecek üstatları ararlar. Ve o sensin. Ve onlar tüm Şambra’dır. Sizler üstatlarsınız.</p>
<p>Onların izlediğini unutma, bildiğin gibi onlar yaptığın herşeyi izliyor&#8230;.3-B dünyasında nasıl iş gördüğünü görmek için&#8230;.tanrısallığını nasıl içine aldığını görmek için&#8230;.kendi öykünün kapanına nasıl kısıldığını görmek için&#8230;.ve sonunda da ondan nasıl çıktığını görmek için izliyorlar. Sen bu sevgili varlık için gereğinden fazla kaygılanıyorsun. Onlar – nasıl desek – filizlenecek, çiçek açacak, gelecek birkaç yıl içinde çiçek açacaklardır. Kontrolü bırak.</p>
<p>LİNDA: Son soru, seçimin buysa.</p>
<p>TOBIAS: Belki birkaç tane daha.</p>
<p>LİNDA: Aman Allah’ım, çok şaşırdım.</p>
<p>TOBIAS: Ee, Adamus’un zamanı oldu ama (kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Geçen hafta boyunca bedenimin her bir hücresinde hep tek bir cümle dolanıp durdu. Ve bu cümle şuydu: Ben hazırım. Ve ben şimdi gerçekten yaşamak istiyorum. Ve herşeye izin veriyorum. Çok hazırım. Ve bazen de sanki derimin dışına sıçrayabilirmişim gibi geliyor, çünkü bedenim hâlâ çok karşı koyuyor. Ve işte bu yüzden bu kadar hazır hissederken, bu kadar heyecanlıyken, tüm o ağrıları ve panik atakları ve baş dönmelerini ve aklına gelebilecek her türlü şeyi çekmek bazen çok zor geliyor. Ve ben sana bu konuda söyleyecek bir şeylerin var mı diye soracaktım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.bu ağrıların, bu panik ataklarının, fiziksel rahatsızlıkların ve bazen de fiziksel hastalıkların tümü, çok kısa-dönem sürecek bir işlemin parçasıdır. Bazen bedenin bazı şeyleri hızla temizlemenin yolunu bulacaktır. Abartılı gelebilir, ama bedenin, uzun zamandır birikmiş olan şeyleri temizlemeye çalışmaktadır. Hepiniz çok hızlı giden bir yoldasınız. Siz bu temizleme işini – nasıl desek – inanılmaz yollardan, ama Eski şeyleri bırakmayı bazen de en rezil yollardan gerçekleştiriyorsunuz.</p>
<p>Bazen bedeniniz ağrıyor, ve bazen sisteminiz huzursuz oluyor, çünkü gelmekte olan aşırı yüklü Yeni Enerjiler’le, meydana gelmekte olan değişimlerle başa çıkmada zorlanıyor. Bazen ağrılar ve huzursuzluklar, “Bunu gerçekten yapmak istiyor musun? Şimdiye kadar gittiğin her yerin dışına çıkmak istiyor musun?” diyerek sizi gerçekten korumaya çalışan sisteminiz yüzünden oluyor. Bundan ötürü de bir anlamda, “Gerçekten oraya gitmek istiyor musun?” diyerek – nasıl desek – sizin için biraz da bir denge unsuru olarak iş görüyor.</p>
<p>Ve sonra bir kez anladı mı, bedeniniz ve zihniniz, gittiğiniz yerin bu olduğunu bir kez anladı mı, işlemin, sürecin düzenlenmesine yardımcı olacaktır. Bunu, DNA’nızı ya da hücrelerinizi yakmayacak ya da zorlamayacak bir biçimde gerçekleştirecektir. Bunun potansiyel bir sorun olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Az önce de değindiğimiz gibi, altı ya da yedi yıl önce hızlandırılmış bir çalışma gerçekleştirdiğimiz küçük bir grup vardı. Ve onlar, gidebilecekleri kadar hızlı gitmeyi kabul etmişlerdi. Ve çoğu artık Dünya’da değildir. Onlar, ruhun ve fiziksel bedenin yanmadan ne kadar hızlı gidebileceğinin sınırlarını test ettiler.</p>
<p>Böylece, ağrıların çoğu, huzursuzlukların çoğu sadece, kendi kontrol-ve-denge sistemini gerçekleştiren bedeninizdir. Ve, gitmek istediğiniz yerin burası olduğuna dair onu inandırmanız sizin için önemlidir. Demin söylediğimiz gibi, kontrolü bırakmanız sizin için önemlidir. Bırakın bedeniniz kendini gereksindiği gibi aklayıp paklasın ve temizlesin. Bırakın zihin kendi döngülerinden geçsin. Hepiniz bunu göreceksiniz.</p>
<p>Adamus bugün izninizi ifade etmenizi istediğinde, bazılarınız ettiniz; çoğunuz etmediniz. Ama o bunu söylediğinde, çok şeyin olacağını ve değişimlerin geleceğini, fiziksel ve duygusal olarak – ne desek ki – çok huzursuz edici şeylerin olabileceğini söyledi. Ama bunun uygun olduğunu bilecek kadar güveniyor musunuz kendinize? Ölümcül bir dalışa atlamadığınızı bilecek kadar güveniyor musunuz kendinize? Nasıl bir işlem olursa olsun, bu işlemin tüm değişim ve dönüşümün bir parçası olduğunu bilecek kadar sevebilir misiniz kendinizi?</p>
<p>Şimdi biraz konudan uzaklaştığımızı biliyorum. Ama evet, olan uygundur. Bundan geçtiğin için teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Teşekkürler. İlk mesajında Saint Germain suyla ilgili konuştu ve bu konunun ayrıntılarına gireceğini söyledi. Ve girmedi. Nereye varmak istediğini anlamadım. Ama ben, suyun önemi ve onu gündelik yaşamımızda nasıl kullanabileceğimiz ya da kullanmamız gerektiği hakkında senin söz edebileceğini umuyordum. Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;..Adamus’a bir danışmamız gerekiyor. Diyor ki, “Hay benim sabırsız varlığım!” (kahkahalar) Gelecek toplantılarımızda konuşacak bir şeylerimizin olması gerekiyor. Bugün yaptığımız gibi bazı şeylerin dersini her zaman veremeyiz. Adamus diyor ki, “Eğer Yaratan’ı mutlu edecekse gelecek Şaud’lardan birini tümüyle suya ayırırız (yoğun kahkahalar).”</p>
<p>Ama gerçekten, cidden, su&#8230;..Adamus burada fiziğe girmek istemiyor. Ama temel olarak su, dünyaya gelen meleksi ya da tanrısal bir enerjinin stabilize olmasını sağlasın diye sizin yarattığınız bir unsurdur. O sadece bedeninizin önemli bir bölümü değil, aynı zamanda sizi burada, Dünya’da tutmanın önemli bir parçasıdır. Sizi burada tutan bir şeyle ilgili gerçekten kaygılanmanız söz konusuysa, o da sudur, çünkü sizi burada, Dünya’da tutan tek ve en önemli unsur, gerçekten sudur.</p>
<p>Su aynı zamanda kendiniz dışında en büyük enerji dönüştürücüsüdür. Her türlü enerjinin dalga boyu doğasını temizlemek ve arındırmak ve değiştirmek konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahiptir. Dünyanızın büyük bir bölümünün suyla kaplı ve çevrelenmiş olması bu amaçladır. O gerçekten titreşimleri tutar, korur. O gerçekten – nasıl desek – Dünya’nın manyetik ağını yerinde tutan unsurdur. Ve su aynı zamanda Dünya’nın Yerküre ağını ya da kristalin ağını yerinde tutan unsurdur.</p>
<p>Yani su çok önemlidir. O, bildiğiniz gibi, okyanusların, göllerin ve ırmakların olduğu yerlerde zaman zaman değişir. Su aynı zamanda&#8230;.bir damla su, Dünya üzerinde ezelden beri olmuş olan herşeyin belleğine sahiptir. Su, her bireyin her yaşamını içerir. Ve Adamus, gelecek oturumlardan birinde bu konuyla ilgili daha fazla bilgi vereceğini söylüyor.</p>
<p>LİNDA: Son soru?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.son.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias, ben sana ve Kırmızı Meclis’ten olanlara sevginiz ve desteğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Ben, geçiş yapan insanlarla çalışmayı seveceğimi hissediyorum. Bunu nasıl yapacağıma dair daha çok şey bilmek istiyorum. Bunu daha önce yaptığımı biliyorum ama unuttum. Bu şimdi sezgisel bir işlem mi olacak? Yoksa daha fazla bir şeyler mi öğrenmem gerekiyor? Ve bunu bir tür iş olarak yapmam sence uygun mudur? Yoksa ben sadece başlayayım da gerisi kendiliğinden mi gelişir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.tüm bu ölüm ve ölmek ve geçiş yapmak konusu öne çıkmaya başladı. Sizin deyiminizle rasyonel ya da akli nedenlerden ötürü öne çıkıyor, çünkü çok, birçok ülkenin nüfusu yaşlanıyor. Ve ölüme ve ölmeye daha çok odaklanılıyor. Ama bunların da çok ötesinde olan bir şey var. O da, bilinç, ölüm ve ölmekle ilgili daha çok şey bilmek istediği bir noktaya gelmiştir. Bilinç, ölümün hastalıklı, karanlık ya da korkutucu bir şey olmasını istemediği bir noktadadır. Ona bir hastalık gibi davranılmasını istemiyor. Ölüm bir kutlamadır. Bir değişim ve dönüşümdür.</p>
<p>Yapılacak inanılmaz çalışmalar var. Ve gerçekten, senin de sezgisel olarak bildiğin gibi, senin sezgilerin çok güçlü. Sen geçiş yapanlarla, zihin fonksiyonlarını kaybetmiş, ama kalpleri hâlâ güçlü olanlarla çalışma yeteneğine sahipsin. Ve en güçlü olduğun alan bu olacak.</p>
<p>San Diego’da ölüm ve ölmek, “çiçek darülacezeleri” denen şeye olan ihtiyaç hakkında bütün bir oturum boyunca konuşuldu. “Rüya refakatçileri”ne olan ihtiyaç&#8230;..uzun, çok uzun bir zaman önce, geçiş yapmakta olanlara yardımcı olan gerçek rüya refakatçileri vardı. Bunlar, Atlantis günlerinde ve diğer bazı kültürlerde yaşayan insanlardı, geçişin doğasını bilen ve Dünya’da yaşayan insanlardı. Onlar gerçekten rüya refakatçileri olarak gitmeye (ölmeye) hazırlananlara eşlik etmek üzere, bu insanların “Çiçekler Köprüsü” dediğimiz yerden geçmelerine eşlik etmek üzere görevlendirilirlerdi.</p>
<p>Bu rüya refakatçileri, fiziksel bedenlerinde kalarak gerçekten değişmiş bir bilinç halinde çalışıyorlardı. Bu insanlar değişmiş bir bilinç halinde çalışıyorlardı, ve ölmekte olanı Çiçekler Köprüsü’nün belli bir noktasına kadar geçirmek için hazır bekliyorlardı. O belli noktada insanlar öleni bırakır ve bizim taraftaki melekler onu devralırdı. Bu, en dengeli ve güzel geçişi oluşturur.</p>
<p>Ama şimdi bir de sizin kültürünüzde nasıl olduğuna bakın: bir insan ölüyor, ve onlar Çiçekler Köprüsüne giden yolu kendileri bulmak zorunda kalıyor. Bu büyük uçurumun öbür yanına geçmek için kendi yollarını bulmak zorunda kalıyorlar. Ve bu korkutucudur, ve sorunlar ortaya çıkar. Ve geçiş çalışmasını hepimiz için çok daha zor bir hale sokar. Birçok insanın Dünya’ya çok, çok bağlı kalmasına neden olabilir.</p>
<p>Biz Şambra’yı, enerjiyi hareket ettirmek için bir şey(ler) yapmaya cesaretlendiriyoruz ve bu “çiçek darülacezeleri”, geçiş, rüya refakatçileri gibi çalışmaları iş olarak yapmaya başlaması için yüreklendiriyoruz. Şambra’ya soruyorum: siz gitmeye hazırlanırken – ki er ya da geç gideceksiniz – rüya refakatçisi olan insanların sizi geçirmesini&#8230;.sizi sevmesini&#8230;.ve yatağınızın yanıbaşında olmasını&#8230;.ve sonra enerjisel olarak sizinle birlikte gitmesini&#8230;.bir anlamda, büyük bir resmi geçitte size eşlik etmesini&#8230;..en azından, bizim taraftaki meleklerin sizi selamlayıp da yolun geri kalanını sizinle gidecekleri noktaya kadar eşlik etmesini istemez miydiniz? Sizinle bir alay oluşturup Çiçekler Köprüsü’nün öbür yanına geçecek sevgi dolu ve duyarlı insanlarla çevrelenmiş olmayı istemez miydiniz?</p>
<p>Biz Şambra’yı cesaretlendiriyoruz. Bu oturumda, ölüm ve ölmenin çok ayrıntılarına girdik. Tüm Şambra’ya, bu alana ilgi duyanlara (bu konu hakkında hazırlanmış olan) CD’yi dinlemelerini öneririz. Cauldre bize parmağını sallıyor, utanmadan ürün pazarlamasına giriştiğimiz için (bazı gülüşmeler). Ama biz burada darülaceze ile ve rüya refakatçileri ile ve sonuçta onurlu bir biçimde ölmekle ilgili şeyi vurguluyoruz. Bunun zamanı gelmiştir. Ve siz, gelen taleplere şaşıp kalacaksınız.</p>
<p>Bazılarınızın bu alana girip para kazanmayı düşünmüş olduğunu biliyoruz. Ama çekiniyorsunuz ve bunu yapıp yapamayacağınızdan kuşkulanıyorsunuz. Şambra, insanlar şu anda böyle bir hizmetin karşılığını ödemeye çok hazır, ve bu tür insanların sayıları da her geçen gün artıyor. Bu, ihtiyaç duyulan bir hizmettir. Sorun için sana teşekkür ederiz.</p>
<p>Peki, ne gündü ama. Kafanızın dolu, ama midenizin boş olduğunu biliyoruz (kahkahalar). Yüreklerinizin ve hislerinizin dolu olduğunu biliyoruz. Ama kontrolü de elden bıraktığınızı biliyoruz. Cauldre ve diğerlerinden, Soru ve Yanıtlar’ın başında kontrolle ilgili bölümün Şaud ile birleştirilmesini rica edeceğiz ki, okuyanlar tam olarak yararlanabilsinler.</p>
<p>Ve, bugün burada olanlara ve buraya bağlanmış olanlara, bu oldukça tarihsel olayın bugün bir parçası oldukları için teşekkür etmek istiyoruz. Böylece, bazılarınız hâlâ herhangi bir karara varabilmek için derin düşüncelere daldığınız bir noktadasınız. Aceleye gerek yok. Baskı yok. Bu süreç içinde biz en büyük sevgimiz ve hayranlığımızla yanıbaşınızda ve tüm çevrenizde duruyoruz. Asla yalnız değilsiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/04/02/saud-9-ruhun-ozgurlugu-4bolum-stgermaintobias/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 8: Ruhun Özgürlüğü; 3.Bölüm</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/03/05/saud-8ruhun-ozgurlugu-3bolum/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/03/05/saud-8ruhun-ozgurlugu-3bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2005 21:34:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=236</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Mart 2005
Saint Germain ve Tobias&#8217;ın katılımıyla
Kırmızı Çembere sunulmuştur
TOBIAS: Bugün sizinle birlikte olan Ben, Tobias. Ama yanlışlık olmasın, Adamas’ın, Saint Germain’in enerjileri de Cauldre’da bedenlenmiş halde. Bugün burası çok sıkışık (yoğun kahkahalar). Biraz yer açmak durumunda kaldık. Biz Cauldre’da ve sizde enerjilerimizi bedenlerken kendi aramızda gülüp duruyorduk. Evet, biz aynı oranda sizinle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Mart 2005</div>
<div class="tarih">Saint Germain ve Tobias&#8217;ın katılımıyla</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>TOBIAS: Bugün sizinle birlikte olan Ben, Tobias. Ama yanlışlık olmasın, Adamas’ın, Saint Germain’in enerjileri de Cauldre’da bedenlenmiş halde. Bugün burası çok sıkışık (yoğun kahkahalar). Biraz yer açmak durumunda kaldık. Biz Cauldre’da ve sizde enerjilerimizi bedenlerken kendi aramızda gülüp duruyorduk. Evet, biz aynı oranda sizinle de birlikteyiz. Müzik çalarken, DNA’larınızla biraz oynadık. Bir an için, sadece kendi DNA varlığınıza sahip olmanın yanısıra, içinizde bizim de bedenlenmiş olmamızın uyandırdığı hissi hissedin.</p>
<p>Ben Tobias için Şambra ile yeniden birlikte olmak büyük bir mutluluk. Bugün Saint Germain konuşacak. Ama ben, enerjilerimi hissedin diye&#8230;.sizinkileri de ben hissedeyim diye&#8230;.her zaman yaptığımız gibi, birkaç dakikayı birlikte paylaşalım diye&#8230;.Şambra’nın sevgisini paylaşalım diye bugünkü konuşmayı açmak istedim.<br />
<span id="more-236"></span><br />
Şambra ailedir. Şambra, bir uyanıştır. Şambra, kim olduğunun ve nereden geldiğinin farkındalığıdır. Ve size şunu söyleyeyim ki – bu muhteşem bir şey; gerçekleştirdiğiniz şeyler muhteşem. Siz şu an ilginç bir dinamiğin içindesiniz, Eski’den çıkıyor ve Yeni’ye giriyorsunuz. Ama hâlâ, Eski’nin tutunan veçheleri var. Bazı şeyler hâlâ Eski biçimlerde, tarzlarda yapılıyor.</p>
<p>Saint Germain bugün bunlardan söz edecek, ve içinden geçtiğiniz bazı şeyleri anlamanıza yardımcı olacak. O geçen ay enerjinin ne olduğundan, ya da olmadığından söz etti, herşeyin, tümünün bir yanılsama (illüzyon) – harika, güzel bir yanılsama – olduğunu anlamanızı sağlamaya çalıştı, ama bu öyle gerçek olan bir yanılsama ki, şimdi kalkıp da şuradaki duvara girseniz, kendinizi herhalde yaralarsınız (bazı gülüşmeler), ama aslında gerçek değildir. Acı, ıstırap, yaşamlar&#8230;. sonunda herşey bir yanılsamadır&#8230;..sadece onlardan kazanılan deneyim vardır&#8230;. anlıyor musunuz.</p>
<p>Yanılsamayı aşağılamayın, ve onun bir şey olmadığını söylemeyin, çünkü onun bir yanılsama olduğu gerçeğine karşın, ondan bir şey kazanılır ya da öğrenilir. O gerçekten genişlemenizi sağlar. O, varlığınızın en özünde kim olduğunuzu – bir Yaratan, sizin Tanrı ya da Ruh dediğinizle aynı şeylere sahip bir Yaratan olduğunuzu – anlamanızı sağlar. Size Yaratan’ın yetenekleri ve Yaratan’ın hakları verildi, tıpkı Kral ve Kraliçe gibi, tıpkı Yuva’daki enerji gibi. İşte siz bu muazzam deneyime, içinde bulunduğunuz bu yanılsamaya, bir Yaratan’ın ne olduğunun ve ne olmadığının daha iyi bir anlayışına sahip olmak için girdiniz. Siz tüm bu harika şeyleri öğrendiniz.</p>
<p>Şambra, biz uzun süredir birlikteyiz. Sanırım bunu biliyorsunuz, ve hissedebiliyorsunuz. Biz Tien Tapınaklarında birlikteydik. Biz Mesih uyanışının olduğu, Yeshua zamanlarında birlikteydik. Biz birlikte yürümek için, ya da belki de koşmak için, Yeni Enerji’ye sevinç içinde atlamak için yeniden bir araya geliyoruz. Ah, bunun zor olduğunu biliyorum. Biliyorum, çünkü hepinizle konuşuyorum. Çevrenizdeki realitede, öykünüzün bu denli bir parçası olmak zor. Bırakmak zor. Yanılsamanın nasıl iş gördüğünü anlamak zor.</p>
<p>Bazılarınız şöyle diyor, “Ama neden bu kadar zor? Neden bazı şeylerde bu kadar zorlanıyorum, ve tam ilerleme kaydettiğimi düşündüğümde, sanki iki adım geriye düşüyorum. Değişim için ağlayıp, dua edip duruyorum ama istediklerimi neden elde edemiyorum?”</p>
<p>Belki de Şambra, sadece belki, öykünüzü fazla seviyorsunuzdur. Öykünüzü o kadar seviyorsunuzdur ki, onu bırakmak belki zor geliyordur. Bunu bir düşünün. Bu Şaud’un sonuna kadar bunu bir hissedin. Kendi öykünüze nasıl aşık olduğunuza bakın. Evet, son Şambra toplantılarımızın bazısında sevgiden, aşktan söz ettik. Aşıklar için elveda demek, aşıklar için enerjilerini gerçekten salıvermek, her zaman zordur.</p>
<p>Geçenlerde sevginin, aşkın hiç bir bağa sahip olmadığını söyledik&#8230;.anlıyor musunuz. Siz hep sevginin bir bağ olduğunu düşündünüz. Oysa bağ yoktur. O sizi hiçbirşeye bağlamaz. Sizi hiç bir biçime ya da hale sokmaz. Sevgi, aşk, istediğiniz herhangi bir biçimde, kim olduğunuzu olmanıza ve ifade etmenize izin verir. Aşk hiç bir bağa sahip değildir&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Siz birbirinizi seviyorsunuz. Başka bir insanı seviyorsunuz. Onlara aşık oluyorsunuz. Ve sonra ne yapıyorsunuz? Birbirinize bağlanıyorsunuz. Ve bunun normal ve doğal olduğunu düşünüyordunuz. Birbirinizle bağlar kuruyorsunuz. Birbirinizi kısıtlıyor ve sınırlıyorsunuz. Bu bir sevgi biçimidir, ama gerçek ruh özgürlüğü ve sevgi özgürlüğü değildir. Sevgi, bir bağa sahip değildir.</p>
<p>Bu yüzden, belki de kendi öykünüze derinden aşık oldunuz. Ve belki de, bu bağı şimdi bırakmak zamanıdır. Belki bu bağı bırakmanın yolu, o öyküyü Yaratan’ın siz olduğunuzu tümüyle kabul etmekten, tümüyle bedenlemekten geçiyordur, her an yarattığınızın sorumluluğunu tümüyle almaktan geçiyordur.</p>
<p>Bazen bunu görmenin zor olduğunu biliyoruz, çünkü siz “yaratı” dediğiniz şeyi deniyorsunuz. Siz – nasıl desek – gerçekte üflemeden, dokunmadan bir mumu söndürmeyi deniyorsunuz. Bunu zihninizle gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz ve mücadele ediyorsunuz, ve zorluyorsunuz. Ve sonra da geri düşüp, “Ben Yaratıcı olamam. Tobias’ın neden öyle olduğumu söyleyip durduğunu anlamıyorum” diyorsunuz.</p>
<p>Belki, yaratıya Eski Enerji tarzında bakıyorsunuz. Belki de enerjinizin çoğunu, öykünüzü işe yarar kılmak için harcıyorsunuz&#8230;.anlıyor musunuz. Bazen istediğiniz şeyi elde edemiyorsunuz, ediyor musunuz? Bazen Tanrı’ya ve meleklere, belli şeylerin olması için dua ediyorsunuz. Belki de sadece öykünüzü büyütüp genişletmeye çalışıyorsunuz.</p>
<p>Belki de, içsel ruh düzeyinde daha derin bir arzu, daha derin bir anlayış vardır. Ve belki de şimdi, onu bilincinize getirmek zamanıdır. Eh, “beni bundan alıkoyan ne? Beni alıkoyan nedir?” diyorsunuz. Peki, St.Germain bugün bundan söz edecek.</p>
<p>Böylece Şambra, öykünüze bir göz atın. O öyküyü yerinde tutmak için harcadığınız enerji miktarına bir bakın. Geçenlerde bilge birinin, bilge bir Şambra’nın dediği gibi, “Biz öykülerimizi işe yarar kılmaya çalışıyoruz. Biz her zaman öykülerimizle çalışıyoruz. Ve öyküler iş görmediği zaman sinirleniyoruz ve kızıyoruz. Ve sonra geri gelip Dünya’ya enkarne olma döngülerini yineleyip duruyoruz.” Belki de bunu bırakmak zamanıdır. Belki de, yanılsamadan başka bir şey olmayan, sadece yanılsama olan bir öyküyü desteklemeye çalışmak için muazzam miktarlarda enerji harcamanız gerekmiyordur.</p>
<p>Böylece, benim enerjim bugün bu odada çok mevcut olacak. Ben Cauldre’nın ve her birinizin içinde bedenlenmiş olarak kalacağım. Ama şimdi enerjiyi değiştirelim. Ve onu Adamas’a devredelim.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Ben’im&#8230;..evet, Ben’im. Ben, Adamas enerjisiyim. Ben bugün hepinizin ve her birinizin içindeyim. Bıraktığımız yerden devam etmek üzere kendimi bu Şambra grubuna geri getiriyorum. Ben Tobias ile birleşmiş, kaynaşmış haldeyim. Ben, bugün bizimle birlikte olan diğerleriyle birleşmiş haldeyim. Enerjim her birinize daha yumuşak ve daha zarif bir halde geliyor.</p>
<p>Son toplantımızda dikkatinizi çekmem gerekiyordu. Farklı bir şeyin olmakta olduğunu size bildirmem gerekiyordu. Biz&#8230;.. sadece kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak enerjilerle sizi daha da beslemeye razı olmayacağız. Bir ay dolduruşa gelip, sonra daha fazla enerji ihtiyacı içinde buraya geri gelmenize razı olmayacağız. Benim, sizin dikkatinizi çekmem ve şeylerin değişmekte olduğunu bildirmem gerekiyordu. Ve bazı kişiler belki gidecektir. Belki şimdi başkaları katılacaktır. Ama biz Yeni alemlere doğru gidiyoruz. Biz, realite olduğunu düşündüğünüz bazı şeyleri savacağız.</p>
<p>Ben binlerce yıllık bir süredir sizinleyim. Biz birlikte yolculuk ettik. Biz yaşamlar boyu birlikte olduk. Buraya geldiğimde enerjimi tanıdınız. Ve bazılarınız sindi. Bazılarınız kim olduğumu anımsamak istemedi. Bazılarınız benimle, Tobias ile yoğun olarak çalışıyor. Siz enerjiye kabul verdiniz. Bazılarınız bir sonraki adımı atmaya hazır değildi. Ama geçtiğimiz aydan beri, şimdi anladığınızı&#8230;..olan biteni anımsadığınızı görüyoruz.</p>
<p>Bu çalışmayı destekleyen, sizi destekleyen çok varlık var bizim tarafta. Siz bunun (bu çalışmaların) ön saflarında bulunuyorsunuz. Yeni Enerji’ye girenler sizsiniz. Ve geri kalan hepimiz, bir destek sistemi olarak hizmet veriyoruz.</p>
<p>Evet, gerçekten de benim yaptığım ve sizin yapmadığınız şeyler var. Ve sizin gerçekleştirip de benim sadece hayalini kurduğum şeyler var. Ve bu yüzden, yaklaşan bu ”kuantum sıçrayışı” zamanında enerjilerimiz böylesine birbirini tutabiliyor, böylesine uyuşabiliyor.</p>
<p>Bu çok hassas ve çok narin bir zaman, ve dibine kadar inmek istediğimiz bir zaman. Sadece birkaç yıl kaldı. Ve bizim tarafta yılların hiç bir anlamı yoktur. Ve aslında sizin tarafta da anlamı yoktur. Çok hızlı geçip gidiyorlar. Bu paniklenecek ya da umutsuz bir durum değildir. Ama biz önemli bir enerjisel olayın meydana gelmekte olduğunu biliyoruz – yani “kuantum sıçrayışı”nın; yani toplu bilincin önemli bir bölümünün, titreşimsel enerjiyi dönüştürüp, genişleyen enerjiye geçeceği düzeye ulaşması, ve bunun, çevresindeki herşeyi etkilemesi.</p>
<p>Kont Saint Germain olduğum yaşamımda birçok farklı ve küçük grupla çalıştım. Onlara “ışıyan gruplarım” adını taktım. Çoğunuz bu gruplara katıldınız. Yaşantım sırasında Rosicrucians (doğaüstü felsefesini insan ilişkilerine uygulama yolunda kurulan uluslararası bir dernek) ve Özgür Masonlar gibi gruplarla çalıştım. Knights Templar (12.asırda Kudüste kurulan Şövalyeler Birliği) ile, Birliğin dostlarıyla, ve İlluminati ile&#8230;.ve daha birçokları ile çalıştım.</p>
<p>Teorimiz şuydu; bu küçük – şimdilerde gizli olarak tanımlanan – grupları, birkaçı Amerika’da olmak üzere Avrupa’nın her yanına yaymak, ve aydınlanmış kişilere, “yürüyen üstatlar” dediğimiz kişilere sürekli bir enerji, ışıyan bir aydınlık sağlamaktı&#8230;.. Ben sizin bana “üstat” dediğinizi asla duymak istemiyorum. Üstatlar, yürüyen Üstatlar sizsiniz. Bu ışıyan gruplar, o grupla ilişkide olan ya da olmayan hepinize enerji gönderecekleri konumlara yerleştirilmişti. Onlar sanki yol üstündeki bir sokak feneri ya da enerjisel bir prize takılmış fiş gibiydiler. Yani, iş zordu.</p>
<p>Bu grupların kurulduğunu eklemek ilginçtir. Bu gizli topluluklar, kilisenin gücü o zamanlar çok güçlü olduğu için kurulmuştu. Kilisenin otoritesi güçlüydü, ve acımasızdı, ve zorbaydı. Ve o zamanlar, enerjilerin dengesini koruyabilmek için bu gizli gruplara ihtiyacımız vardı.</p>
<p>Birçoğunuz bu grupların içinde yer aldınız. Sizler bu gruplar için – şimdilerin deyimiyle &#8211; enerjiyi tutanlardınız. Siz, Enerjiyi Hareket Ettirenler haline yükseldiniz. Ama enerjiyi tutanlardınız. Biliyorum, bazılarınız bu toplantı zamanlarını anımsayabiliyor, Şövalyeler Birliği toplantılarını – bu sizde bir çağrışım yapıyor mu? – Özgür Masonlar toplantılarını.</p>
<p>Neden Özgür Masonlar? Bu, bir anlamda aramızdaki bir şakaydı. Biz kendimize Masonlar, Özgür Masonlar diyorduk, çünkü özgür olmayan bir grup vardı. Onlar kilise tarafından kontrol ediliyordu. Ve kilise, Masonların, inşaatçıların, mimarların, enerjiyi inşa edenlerin tüm enerjisini alıp kendine saklıyordu. Onlar her bir taş işçisine, her Masona, kendileri adına anıtlar diktiriyor, tapınmak için olduğunu söyledikleri taştan kilise binaları inşa ettiriyorlardı. Ama onlar enerjiyi tutuyor ve saptırıyorlardı.</p>
<p>Ve, kilisenin kontrolü altındaki Masonlar özgür değildi. Ve, Avrupa’da bulunan neredeyse herkes için kendi yerini inşa etmek zordu, çünkü Masonların tümünün eli kolu kilise tarafından bağlanmıştı. Birçok yerde, kilise için yapılacak olanın dışında herhangi bir iş görmek kanunsuzdu.</p>
<p>Böylece, biz Özgür Masonları başlattık. Gerçek geometriler, kutsal geometriler ve enerjiler hakkında konuştuk. Çoğunuz oradaydınız. (O zamanlar) Özgür Masonlukta söz konusu olan enerjilerden bugün çok azı ya da hiç biri kalmamıştır.</p>
<p>Yakınlarda çıkan ve tüm amacı anlamanızı sağlayan o kitaba kadar, harika bir grup olan İlluminati, zamanla kötü bir nam saldı. İlluminati&#8230;.aydınlık, parlaklık, Şambra&#8230;. aydınlık&#8230;.bir ışık&#8230;.kilise duvarlarını delip geçen, etkileyen bir ışık.</p>
<p>Cauldre bizimle kilise hakkında küçük bir tartışma yürütüyor (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Ama bunun önemli olmadığını anlamanız önemlidir, çünkü bugün kilise enerjilerini tutmakta olan bazı kişilerin, bizi dinlemekte olduğunu biliyoruz. Burada sizin için (o dinleyenler için) bir mesaj vardır. Bu, nefretin ya da korkunun ya da yanlışın mesajı değildir. O size, kiliselerden olup da şimdi bizi dinlemekte olanlara – artık bırakabileceğinizi söylüyor&#8230;.artık bırakabilirsiniz. Bunun bir işe yaramadığını gördünüz. Şimdi Dünya’ya gelmek isteyen Yeni bir spiritüel enerji var, tıpkı 2000 yıl önce olduğu gibi, ama bu şimdi farklıdır.</p>
<p>İlluminati, kilisenin sunduğu ve açıkladığı ya da yorumladığı şeylerin ötesinde bir şey olduğunu anlayan bir gruptu. Kilisenin koyduğu kuralların ötesinde olan bir şey vardı. İlluminati, ruhun, ışığın, Dünya üzerindeki her bir adamın, kadının ve çocuğun içinde olduğunu anlamıştı. O, bir kilisenin duvarları içinde değildir. Tek bir kitabın içinde değildir. Herkesin ve her bir insanın da Tanrı olduğunu insanlar ne zaman anlayacak? İnsanlar ne zaman Tanrı adına savaşmaktan, Tanrı adına o savaşları ve mücadeleleri sürdürmekten vazgeçecek? O Eski Enerjiyi bırakın gitsin.</p>
<p>Ben o zamanlar bu gizli toplulukların kurulması ya da cesaretlendirilmesiyle ilgilendim. Çoğunuzun içinde bu enerjiler hâlâ mevcuttur. Çoğunuz, belli bir biçimde gözünüze çarpan ve o gizli topluluklardaki günlerinizi anımsatan bir cevherin göz kırpmasına çekilirsiniz.</p>
<p>Gizli topluluklar, bir anlamda, Yeshua zamanında karşılaştığımız Şambranın başlangıcına kadar geri gider. Biz gizlice buluşurduk. Biz, gerçekten Mesih tohumunu buraya, Dünya’ya getirmek için, uzun zamandır uykuda olan bir bilince uyanış bilincini getirmek için Eseneler olarak, hatta Esenerler’in bir alt kolu olarak buluşurduk.</p>
<p>Biz çok uzun zamandır birlikte çalışıyoruz. Bizim birlikteliğimiz Atlantis’e kadar geri gider. Siz oradaydınız; Ben oradaydım. Biz tapınaklarda birlikteydik. Atlantis’in son dönemlerinde birlikteydik. Biz en iyi şeylerin ve en kötü şeylerin bazısını deneyimledik. İşte bağımız, Şambra, buradan kaynaklanıyor.</p>
<p>Atlantis zamanında ben bir kral değildim. Bir rahip değildim. Bir güç tellâlı değildim. Enerji sihirbazlarından biri değildim. Ben sadece esir bir oğlandım. Hepsi bu, esir bir oğlan. Asil olan sizlerdiniz. Burada bulunanların çoğu, tapınakların yüksek yerlerinde otururdu. Ve siz enerjilerin nasıl iş gördüğünü bilirdiniz.</p>
<p>Burada bulunanların çoğu Tien Tapınakları’ndaydı, ve siz, enerjileri kendi yapılarından nasıl kurtaracağınızı, nasıl özgürleştireceğinizi bilirdiniz, böylece hem fiziksel Dünya’da var olurdunuz, hem de çok-boyutlu alemlere gidebilirdiniz. Çoğunuz, Atlantis’in muazzam enerjileriyle çalıştı. Ve zamanı nasıl durduracağınızı biliyordunuz. Bedeni yaşlanmaktan nasıl alıkoyacağınızı biliyordunuz. Nasıl şifa vereceğinizi biliyordunuz. Maddesel nesnelere dokunmadan, onları nasıl hareket ettireceğinizi biliyordunuz. Bu teknolojinin büyük bir bölümü sonradan piramitlerin inşasında kullanıldı. Ve bazı kişilerin çok yakında buraya varacağını görüyoruz.</p>
<p>Herşey yanılsamayla (illüzyonla) ilgiliydi, enerji bir yanılsamadır. Siz bunu Tien Tapınakları’nda anladınız. Ben sadece, size hizmet etmek, yemeklerinizi getirmek, çöplerinizi toplamak üzere tapınaklara getirilen işçi sınıfından bir esirdim. Ben, yaşantınızı ve işinizi kolaylaştırmak için orada bulunuyordum.</p>
<p>Deneylerinizin tam ortasında hapsolmam da ilginçtir. Gerçekten, bir gün, enerjiyle yaptığınız bir deney sırasında, enerji anlamadığınız bir biçimde spiraller çizerken ve siz onu artık kontrol edemiyorken, ben, o küçük esir oğlan, yanlış zamanda yanlış bir kapıdan girmiş bulundum, ve o deneyin içine hapsoldum. Ben, sizin yarattığınız o enerji girdabına kapıldım ve – sizin deyiminizle – kristal bir yapının içine hapsoldum, ve içinden çıkamadım&#8230;.anlıyor musunuz&#8230;.ve siz de beni oradan çıkartamadınız.</p>
<p>Kristalin içinde sıkışıp kalmış, hepinize ve her birinize sergileniyordum (teşhir ediliyordum). Ve ben o kristalin içinde haftalarca ve günlerce ve yaşamlar boyu ve binlerce yıl yaşadım. Biz birbirimizi oradan tanıyoruz, çünkü siz bana bakarken, ben de orada, yüzümdeki o dehşet dolu ifadeyle oturuyordum. Enerjilerle nasıl çalışılacağını siz biliyordunuz. Ve ben de bunun tam ortasında bulunuyordum.</p>
<p>Böylece orada kalakaldım, ne ölebiliyor, ne yaşayabiliyordum, sıkışıp kalmıştım. Ve siz beni nasıl kurtaracağınızı bilmiyordunuz. Hatta Atlantis çöktüğünde bile hâlâ kristalin içinde sıkışmış haldeydim. Hâlâ sizin karmanızın bir parçasıydım. Soyunuzun bir parçası haline gelmiştim. Birbirimize bağlanmıştık. Ve bu yüzden son konuşmamda, beni şimdi böyle gören birçoğunuzu bu kadar sinirlendirdim (kahkahalar).</p>
<p>Ah evet, o kristalin içinde geçirdiğim uzun ve korkunç bir süreden sonra, oradan çıktım&#8230;.ölmeyi istediğimde ölmedim&#8230;.bağırdığımda, beni duyacak kimse yoktu&#8230;. bedenim, donmuş bir halde iptal olmuştu&#8230;.zihnim ise aktifdi. Hiç kimse beni duyamıyordu, diğer alemlerde de. Sizin yarattığınız o kristal enerji, dışardaki herhangi bir enerjinin beni duymasını engelliyordu. Herşeyi kesip atıyordu. Cennetteki tek bir melek bile benim nerede olduğumu bilmiyordu. Yalnızlıktan söz ediyorum ve beni içine soktuğunuz o cehennemden! İntikam için burada değilim (kahkahalar). Paylaşmak için buradayım.</p>
<p>Bana nasıl bir deneyim bahşettiniz&#8230;.böylesine izole olmak&#8230;.ölememek&#8230;..kapana kısılmak. Öylesine bir deneyim ki, sadece kendi sesimi duymak zorunda kalmak. Öylesine bir deneyim ki, asla düşünemeyeceğiniz bir biçimde hapsolmak. Ben Atlantis’in yıkılışını&#8230;.Tien Tapınakları’nın yok oluşunu&#8230;.Tien’in büyük salonlarını alevlerin sardığını gerçekten izledim. Ben gerçekten okyanusun dibine battım ve orada kaldım. Bazıları benim geri geldiğimi söylüyor. Bazıları, sonradan, yüzlerce, binlerce yıl gelip geçenlere yalvardığımı söylüyor&#8230;..bu biraz da doğrudur.</p>
<p>Enerjilerim, beni içine soktuğunuz kristalden kurtulmak ve özgürleşmek istiyordu. Ama bu arada kendimle olmayı öğrendim. Kendimi bir yanılsamadan nasıl kurtaracağımı öğrendim. Ve kristaliniz tümüyle buydu. Bir yanılsama. Bunu anlamak, inanılmaz çok zamanımı aldı. Siz bunu binlerce yıl olarak ölçerdiniz. Cehennemdi, Şambra. Ama o sayede onun bir yanılsama olduğunu öğrendim. Öğrenmem gerekiyordu. Nasıl çıkacağımı öğrenmem gerekiyordu.</p>
<p>İşte, buradayım&#8230;.kurtulmuş olarak. Ah, ve bugüne dek kristalleri sevdim, severim. Kıymetli taşları severim. Maddesel nesneleri alıp da onları dönüştürmeyi severim, çünkü bunun ne kadar kolay olduğunun farkındayım.</p>
<p>Öğrendiğim şeyleri, hepimizin yararına öğrendim. Ben, Tien Tapınakları’nda deney yaptığınız o odaya tam bir bilişle, tam bir bilişle girdim. Yanlışlık değildi. Gerçi ben yanlış zaman ve yanlış yer diyorum. Ama ne yaptığımı çok iyi biliyordum.</p>
<p>Sizi izlemiştim. Tien rahip ve rahibelerini çalışmalarını gerçekleştirirken izlemiştim. Sizin sahip olduğunuzu sandığım şeyi istiyordum. O iksiri istiyordum. Uzun ömürlülük istiyordum. Sağlığı ve enerjiyi istiyordum. O yüzden oraya girmem yanlışlık eseri olmadı. Gerçi böyle bir deneyimi beklemiyordum. Ama çok güzeldi.Tapınaklarda öğrendiğim şeyi, hepimiz için öğrendim. Ve şimdi bu kutsal zamana ve enerjiye, hepiniz ve her birinizle paylaşmak için geliyorum.</p>
<p>Siz bir anlamda, kendi kristalinize hapsoldunuz, öyle değil mi? Bir anlamda, yanlış zaman ve yanlış yerde&#8230;.ama belki de mükemmel bir yerde, bir enerji girdabına girdiniz. Ve hapsoldunuz. Ve şimdi siz içerde oturuyorsunuz, ve ben dışardayım (bazı gülüşmeler). Ben bunu en büyük şefkat ve sevgiyle söylüyorum. Ama öylesiniz, hapsolmuş bir haldesiniz.</p>
<p>Siz hipnoza, benim hipnoz olarak anladığım ya da hipnoz diyeceğim şeye hapsoldunuz. Siz bir hipnoz halinde oturuyorsunuz&#8230;.uyku anlamında ”hypno”. Derin bir uykudasınız. Hipnotize edildiniz. Bunun gerçek olduğuna ve olduğunuzdan daha azı olduğunuza inandırıldınız.</p>
<p>Ve biz, kendinize yaptığınız bu büyüyü savacağız. Evet, kendinize yaptığınız bu büyüyü savacağız. İçinde var olduğunuz o hipnoz halini salıvereceğiz.</p>
<p>Evet, bir parçanız, kristalle ilgili öykümle – kendi varlığınızın içinde, kendi yaratınızın içinde kapana kısılmış olmakla çok iyi bağlantı kurdu. Bazı günler, sanki bağırıyormuşsunuz da kimse sizi duymuyormuş gibi hissetmiyor musunuz&#8230;.sanki tuzağa düşmüşsünüz gibi&#8230;..iptal olmuş bir halde&#8230;.donmuş&#8230;.gözler ardına kadar açık&#8230;.ağız bağırıyor&#8230;..eller uzanmış&#8230;..donmuş gibi hissetmiyor musunuz? Bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Size artık hizmet etmeyen şeylere inanacak kadar hipnotize olmanın, uykuda olmanın, uyutulmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.</p>
<p>Şimdi, bu, deneyimlediğiniz herhangi bir deneyim yanlıştı demek değildir. Yanlış değildiler. Ben, kristal hapisanemin içinde bulunduğum cansız halden bir an için bile pişman değilim. Hiç pişman değilim. Şimdi bildiğimi bilmek için binlerce yılımı daha o cehennemde geçirirdim.</p>
<p>Peki, birkaç dakika kadar, neden hipnotize olduğunuz hakkında konuşalım. Buna neden olan nedir?  Neden böyle bir haldesiniz?</p>
<p>Herşeyden önce, kiliselerin etkisi var. Ben şu anda zamanımın ve enerjimin çoğunu buna harcıyorum, çünkü, dediğim gibi, kiliseler şu anda Dünya üzerindeki hastalıklı enerjilerin büyük bir bölümünü sürdürüyor. Kiliselerin enerjisi – ya da genelde dinler, çoğu dinler, tümü değil, ama çoğu – çok korku ve dualite taşıyor. Ve onlar insanlara yapışıyorlar.</p>
<p>Ve insanları hipnotize ediyorlar. İnsanları hipnotize ediyor, bir doğru ve yanlışın olduğuna inanmalarını sağlıyorlar. Şu anda Dünya’da öyle insanlar var ki, gerçekten bir şeytana inanıyorlar, Şeytan denilen o şeyden korkan çocuklar var. “Cennet” denilen yerin olduğuna inanan zeki, anlayışlı insanlar var. Onlar, aslında gerçekten, Saint Peter denen ve siz Dünya’yı terk ettikten sonra, uslu ya da yaramaz olduğunuza tuttuğu günlükten bakan (bazı gülüşmeler) varlığa inanıyorlar&#8230;.yoksa o Santa Claus’muydu (Noel Baba)? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>O inançta, Şambra, realite oluşur; gerçekten oluşur. Realite oluşur, çünkü o inanç sistemi yürürlüktedir, çünkü yaygın olan ve insanların tuzağına düştüğü o hipnoz olayı vardır. Böylece (o hipnozda) bir cehennem vardır, ve bir cennet vardır. Ve diğer alemlerle ilgili yargı vardır, çünkü diğer alemler, muhteşem potansiyellerden başka bir şeyle dolu değildir.</p>
<p>Deneyim mi istiyorsunuz? Diğer alemlerde, fiziksel olmayan alemlerde buna sahip olabilirsiniz. Cennete gidebilirsiniz. Cehenneme gidebilirsiniz. Ve yatıp dinlenen, yargılanmayı bekleyen, Yeshua’yı bekleyen milyonlarca ruh var. Bu zordur. Ve siz geceleri onlarla çalışıyorsunuz. Sizler, kendi inançlarına ve kendi hipnozlarına hapsolmuşlar için Acil Ambulans Servisi’nin elemanları gibisiniz. Hipnoz, perdenin her iki yanında da iş görür. Görür.</p>
<p>Dünya’nın kiliseleri bu korku enerjisini, bu şeytan enerjisini yaydılar. Ve o hâlâ insanlık üzerinde ağır bir yüktür. Bu oldukça yeni bir yaratı ve icattır. Bu din hipnozu aslında insanlığın sadece son altı ya da yedibin yılında ortaya çıkmıştır. Ondan önce böyle bir şeyimiz yoktu.</p>
<p>Atlantis’de, Lemurya’da din yoktu. Biz Tanrı kavramını bilmezdik. Biz birliği bilirdik. Sevgiyi bilirdik. Gelişmeyi (tekâmülü) ve bu tür şeyleri bilirdik.</p>
<p>Ama Tanrı, oldukça yeni bir icattır. Kiliselerdeki dualite bir hipnoz türüdür. Ve şu anda dünyanın her yanında milyarlarca insanı korkuyla yerinde tutmaktadır.</p>
<p>Siz onun bir parçası oldunuz. Çoğunuz, yaşamlarında ona sahip oldu. Siz onunla savaştınız, ve hâlâ savaşıyorsunuz. Doğru şeyi yapıp yapmadığınızı hâlâ merak ediyorsunuz. Önceki dinsel köklerinize belki de geri dönseniz mi diye hâlâ merak ediyorsunuz.</p>
<p>Onda bir tür rahatlık da söz konusuydu, değil mi? Onlar, sizin adınıza bazı şeylerin çaresine bakıyordu. Sizin adınıza soruları yanıtlıyorlardı. Yaşamınızı nasıl sürdüreceğinizi söylüyorlardı. Kim olacağınızı söylüyorlardı, özellikle de kim olmayacağınızı. Bu, hipnozdu. Ve o sizin üzerinizde hâlâ etkilidir. Etkili olmasının bir nedeni de, sizin hâlâ çok sevecen ve hassas ve açık olmanızdandır.</p>
<p>Bu din hipnozu, şu anda Dünya bilincinin büyük bir bölümünü elinde tutuyor. Ben kiliseler hakkında kötü konuşmuyorum. Sadece gerçekleri açıklamaya çalışıyorum. Ben kiliseler hakkında kötü konuşamam. Siz ve ben onların yaratılmasına yardımcı olduk. Biz onları farklı bir amaçla yarattık, özellikle de ikibin yıl önce. Biz bu tanrısal tohumu doğururken, bu Mesih bilincini Dünya üzerinde doğururken, ilk kiliselerin bazısını, insanlığın ilk yollarından bazısını yarattık.</p>
<p>Siz bedenlendikçe (enkarne oldukça), çok düşmanca ve zor olan bir dünyada tanrısal tohumu, Mesih bilincini korumanın çok zor olduğunu farkettiniz. Böylece, dünyanın her yanına gerçekten ışımak zamanı gelene dek, kutsal olabilecek, kutsal enerjiyi koruyabilecek, tanrısal Mesih enerjisini barındırabilecek kiliseleri inşa etmeye başladınız. Böylece, fiziksel kiliselerin inşa edilmesine yardımcı oldunuz.</p>
<p>Kiliselerin bazı yapılarını, yaşama tarzlarının yapılarını oluşturmaya yardım ettiniz. Ve tüm yapmaya çalıştığınız şey buydu. Ve Yeshua’nın da tüm yapmaya çalıştığı buydu, yaşama tarzları, insanların bakabileceği kurallar geliştirmek. Ama insanlar bunları kullanmak isteyip istemeyeceklerine karar verebilirlerdi, bu aydınlanma ve bilgelik parçalarına, seçimleri buysa, ulaşabilirlerdi. Ama bu enerjiler çarpıtıldı. Bu enerjiler kötüye kullanıldı.</p>
<p>Dünya’daki ve başka alemlerdeki enerji hırsızları kiliseleri ele geçirip, insanlığın enerjisini emip kurutmak için kiliseleri kullandılar. Ve onlar şu anda da bunu Dünya’nın her yanında yapmaktadırlar. Onlar sevgi sözcükleriyle konuşuyorlar. Ve sözde Yeshua’nın söylediği sözleri iletiyorlar. Ama nasıl davranıyorlar? Ne tür savaşlar yaratıyorlar? Yüreklerinde ne tür nefretler barındırıyorlar? Ve ruhlarında hangi korkuları taşıyorlar?</p>
<p>Biz bir Şambra grubu olarak aydınlık sağlayabiliriz. Biz onları değiştirmeye çalışmıyoruz. Biz sadece bunun ötesinde olan bir yolu, kiliselerden evrimleşen bir yolu göstermeye çalışıyoruz. Kiliseler insanları uzun süre hipnotize etti. Bilincin bunu bırakması çok zor – çok zor – olacaktır. Siz şu anda meydana gelen savaşları görüyorsunuz.</p>
<p>Farklı birkaç düşünce ve fikirlere sahip olanlar, sizin yüreğinize sevgi taşıyanlar, yaşamınızda sevgi tutumları sergileyenler, sizin için ne diyor? Onlar sizin için, “karanlık varlıklar” diyor, öyle değil mi? Onlar sizin için, “yoldan çıkanlar” diyor. Onlar, belki de şeytanın sizi ele geçirdiğini söylüyorlar. Ah, işte yine o korku çıkıyor. Bu hipnozdur. Ve dünyanın büyük bir çoğunluğu onun büyüsüne kapılmıştır.</p>
<p>Hipnozun başka bir biçimi de dünya hükümetlerinden geliyor. Şimdi, hükümetlerin – ki Dünya üzerinde yüzlerce farklı hükümet var – kesinlikle o insan grubunun bilincini temsil ettiğini anlamak zorundasınız. Ama o bilinç, kendi yaşam biçimi enerjisini üstlenir. Hükümet, kendi kimliğini üstlenir. Ve insanlar üzerinde bir etki sağlar. Onları hipnotize eder. Tüm olan budur Şambra – hipnoz. Biz onun kötü olduğunu söylemiyoruz. Biz sadece, bu o kadar güçlü bir inanç sistemi dizisidir ki, içinden çıkamıyorsunuz, diyoruz.</p>
<p>Bazen neden bu kadar zor olduğunu merak ediyorsunuz. Hükümet gerçekten inanılmaz güçte bir hipnoz sinyali yaymaktadır. Şimdi, biz küçük mekanik aletlerden söz etmiyoruz. Biz herhangi bir komplodan söz etmiyoruz.</p>
<p>Komplolar işe yaramıyor, çünkü çoğu insan yeterince akıllı değil (bazı gülüşmeler) – ben bir gün bu konuda konuşacağım – çünkü çoğu insan enerjinin nasıl çalıştığını gerçekten özde anlamıyorlar. Çocuk gibiler. Sanki her dakika birbirlerinin enerjisini çalmaya kalkıyorlar. Ve bunu da en toy, en saf biçimlerde yapıyorlar. Hayır, biz, hükümetlerin radyo frekanslarını ya da dalgalarını göndermelerinden, ya da sizi öldüreceği sanılan bu tür şeylerle göklerinizi kirletmelerinden söz etmiyoruz&#8230;..bu tür şeylerden söz etmiyoruz.</p>
<p>Hükümet bir bilinç yayıyor. Ve yineliyoruz, hükümet, kendi toplumunun ta kendisidir. Hükümet, vergi gibi şeylerin bilincini yayıyor. Vergi ödemeniz gerektiğine dair bir inanç sistemine kapıldınız, çünkü hükümet, kendi varlığını koruyabilmek adına sizden enerji alması gerektiğine inanıyor.</p>
<p>Hükümetin, nasıl yaşanacağına dair kuralları var. Size neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylüyor, ve siz de (bu tuzağa) düşüyorsunuz. Bu yaşamda bu Dünya’ya doğduğunuz andan itibaren bunun bir parçası oldunuz. “Doğru olan budur, ve yanlış olan budur.” Hatta hükümetin ne yiyeceğinize, ne yapacağınıza dair sizinle hipnotik bir bağlantısı bile var.</p>
<p>Size bir şey söyleyeceğim, örneğin; Şu an realitenizle ilgili herşey hipnotik bir haldir. Ona inanıyorsunuz. Tuzağına düşüyorsunuz. Sonra da nasıl çıkacağınızı merak ediyorsunuz. Size bir örnek vereceğiz. Bu, Cauldre’yı yakından ilgilendiren bir örnek.</p>
<p>Sigaralardaki nikotin – bağımlılık yaratmaz. Bağımlılık yaratmaz! Sigara içenler şimdi bana inanmıyor, değil mi? (gülüşmeler) Sigara içmeyenler de bana inanmak istemiyor (kahkahalar). Nikotin bağımlılık yaratmaz. Nikotin kendi başına muazzam bir hipnotik etkiye sahiptir. Uygulandığı her şeyi abartmak, büyütmek eyilimine sahiptir. Bu yüzden, eğer birisi, sigaralardaki nikotinin tehlikeli olduğunu söylerse, nikotin bunu güçlendirir ve sigarayı tehlikeli kılar. Nikotin, dünya üzerindeki yanıtlamaya hazır, tepki vermeye, karşılık vermeye hazır maddelerin en güçlülerinden biridir. O sizin inanç sistemlerinizi gerçekleştirir. Harikadır.</p>
<p>Şimdi, nikotinin bağımlılık yarattığı söylendiği için, buna inanan çok insan var. Bu yüzden de çok bağımlılık yaratıyor. Oysa kendi başına bağımlılık yaratan bir şey değildir. Değildir. O kesinlikle inancı arttıran, güçlendiren bir şeydir. Tümüyle budur. Ama yayılan hipnotik etki, onun kötü olduğuna, bağımlılık yarattığına, onunla mücadele etmeniz gerektiğine inanmanızı sağlar. Hipnotize olduğunuz için, sigarayı bırakıp da hâlâ onunla mücadele eden ve hâlâ onu hayal edenleriniz var.</p>
<p>Hükümet, yiyeceklerin, aktivitelerin, paranın, ahlâkların hipnotik etkilerinin ayarlanmasına yardımcı oluyor. Hükümet bu inanılmaz hipnotik etkiyi yaratıyor. Şimdi, ister şehrinizdeki valilik olsun, ister ulusal hükümetiniz, herhangi bir hükümet merkezine gittiğinizde bunu belirgin bir biçimde hissedebilirsiniz. Ülkenizin başkentine gidin ve orada bir süre oyalanın. Hipnotik etkiyi hissedeceksiniz. Ona inanmaya başladığınızı göreceksiniz. Tüm çevrenizdeki dualitenin yoğunluğunu, hükümetin dualiteyi her yönden şişirdiğini hissedeceksiniz.</p>
<p>Şimdi, öyle olmadığını söyleseler de, kiliselerle hükümetlerin bazen bu kadar aynı olmaları ilginç değil mi? Aralarında bir ayrılık varmış gibi görünmelerine karşın, birlikte çalışıyorlar.</p>
<p>Tekrarlıyoruz, bu bir komplo teorisi değildir. Bu sadece olmakta olan bir şeydir. Bu sadece sizin kabul ettiğiniz&#8230;..içinden çıkabileceğiniz bir dizi inanç sistemidir.</p>
<p>Böylece, birlikte çalışan hükümetlere ve kiliselere sahipsiniz. Bazı ülkeler kontrol ediliyor. Onların hükümetleri, kiliseleridir. Bazıları, güçlü dinsel inançlara sahip olup da öyle değilmiş gibi davrananlar tarafından süzgeçten geçirilen hükümetlere sahiptir. Böylece bu, hipnozun ikinci türüdür.</p>
<p>Üçüncüsüne – ki bu, gezegen üzerinde şu anda meydana gelen çok ilginç bir türüdür – iş dünyası denir. İş dünyası – ne harika bir biçim – işe gittiğiniz, ve size bir zam ya da terfi hak etmeyecek kadar değersiz olduğunuzun söylendiği her gün, hipnotize ediliyorsunuz. Size, hiç de gerçekte olduğunuz kişi olmadığınız söyleniyor. Size, herşeyin belirli bir biçimde yapıldığı söyleniyor&#8230;..belirli bir formülü izlemeniz gerektiği&#8230;.belirli bir araştırma ve geliştirme dönemlerinden geçmeniz gerektiği&#8230;. ve sadece küçük bir insan grubunun fikirlere sahip olabileceği söyleniyor.</p>
<p>Size, oraya gelmeniz gerektiği ve belirli bir miktar para için belirli saatleri doldurmanız gerektiği söyleniyor. Şimdiye kadar en komik olan inanç sistemlerinden birinin tuzağına düşmüş bulunuyorsunuz. Size, “kazanabileceğiniz” para miktarının kısıtlı olduğu söyleniyor. Belli bir eğitime&#8230;.ya da deneyime sahip olmanız gerektiğine&#8230;..ya da belki uygun (doğru) ailelerden gelmeniz gerektiğine inanmanızı sağlayan bir inanç sisteminin tuzağına düşüyorsunuz.</p>
<p>İş dünyasının hipnotik etkisi çok hızlı büyüyor, diğerlerinden de daha hızlı. O, dünyayı ele geçiren yeni hipnoz. Dünyanın yönetilmesini sağlıyor. İnsanları yeni sınıflara bölüyor. Yeni ahlâk standartları getiriyor. Giyim standartlarını belirliyor, nasıl giyineceğinizi, ve nasıl davranacağınızı.</p>
<p>İş dünyası dünyayı hipnotize ediyor. Oo, bunu çok açık bir biçimde yapıyor. Televizyonlarınızı izleyin; reklamları göreceksiniz. Belli zamanlarda belli şeylere ihtiyaç duyduğunuza inanmanız sağlanıyor. Dünyanın iş görme biçimini iş dünyası belirliyor. O şu anda insan bilincinin nabzını ve ritmini belirliyor. İş dünyası, dünyayı ele geçirmeye çalışıyor. Din enerjileri yeteri kadar kötü. Ama buna bir de hükümetleri ve iş dünyasını eklerseniz, her biriniz üzerinde hipnotik bir etkiye sahip olan çok, çok zehirli bir kokteyl elde edersiniz.</p>
<p>Siz ondan çıkmaya çalışıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? Ondan çıkmak için onun kendi araçlarını kullanıyorsunuz. Hipnotik etkiden kurtulmak için dinin, ya da iş dünyasının, ya da paranın araçlarını kullanmaya çalışıyorsunuz. Bu da sizi sadece daha derine gömüyor. Daha derine gömüyor. O kristalin içinde tutsaksınız. Bense buradayım; sizi görebiliyorum.</p>
<p>Oradan ne zaman çıkmak istiyorsunuz? Bunların tümünü ne zaman terk etmek istiyorsunuz? Yanıtlamadan önce, bazı düşünceler geçiyor aklınızdan. Oradan çıkmak istediğinizi biliyoruz. Ama bazı düşünceler var. Bu sizin yaşamınızı ne kadar değiştirecek? Öykünüzü ne kadar değiştirecek? Sizi nereye götürür?</p>
<p>Sizin üzerinizde etkiye sahip olan dördüncü büyük hipnozdan söz edelim. O da ailenizdir. Şimdi, bu hipnozun etki alanı – nasıl desek – çok dardır, ama çok güçlüdür. Bu, o derinliğe sahip değildir. Dinin o korku faktörüne sahip değildir. İş dünyasının o finansal kontrolüne sahip değildir. Ve hükümet hipnozlarının içerdiği diğer kontrollere sahip değildir.</p>
<p>Ama aile hipnozu doğrudan, çok direkt olarak size bağlanır. Bam telinize nasıl basacağını bilir. Aile hipnozunun etkisi elbette çok erken başlamıştır. Hâlâ beraberinizde taşıdığınız bazı inanç sistemlerinin, özellikle de kim olmadığınızla ilgili inançların oluşmasını sağlamıştır.</p>
<p>Bu size, ışıyan bir varlık olduğunuz ilk yıllarınızda pek hizmet etmedi, çünkü siz parlamaya çalışıyordunuz, ve kendinizi açmaya çalışıyordunuz. O Mesih bilincinin bu realiteye gelmesini sağlamaya çalışıyordunuz. Ve bu, ışığınızı yaymamanız gerektiğini&#8230;. alçak gönüllü olmanız gerektiğini&#8230;.. küçük olmanız gerektiğini&#8230;. önemsiz olduğunuzu&#8230;..bana söylendiği gibi, öyle azametli, gururlu olmamanız gerektiğini (bazı gülüşmeler)&#8230;.. kendinizden o kadar da emin olmamanız gerektiğini çabucacık bilmenizi sağlayan aile üyeleri tarafından kapatıldı, ışımanıza engel olundu.</p>
<p>Çoğunuz bunu – hâlâ sizinle olan bu çok güçlü hipnotik etkiyi – deneyimlediniz. O sesleri – ana/baba seslerini – hâlâ kafanızda duyuyorsunuz, değil mi? Bunların tümünü belirlemeye ve anlamaya çalışan çağdaş psikolojinin harika bir dönemi oldu. Onlar herşeyi anlamaya çalıştılar. Bu çok basittir. Bu, size, aileniz tarafından yerleştirilen hipnotik bir etkidir. Ve siz şimdi ailenizi arketipsel figürler olarak görüyorsunuz, oysa onlar sizin üzerinizde böyle bir kontrole sahipler. Bu sadece hipnozdur. Olduğu şey, tümüyle buydu.</p>
<p>Ailenin hipnotik etkisi başka yaşamlara kadar uzanır, geçmiş yaşamlara. Tobias, atalardan kalma karmadan söz etti. Sanırım bu konuya bütün bir oturumu ayıracak. Ben onun yanında olacağım. Atalarınızın soyunu izleyen bir karma vardır. Ve hipnozun bu türü, tüm aile ağacınızı etkiler. Ve siz de aile ağacınızın bir parçasısınız. Birkaç yaşam öncesine gidersiniz, büyükbabanızın büyük-büyükbabası ya da büyük-büyükannesi olduğunuz zamanlara. Siz, aile ağacınızın bir parçasısınız. Ve o hipnozu beraberinizde taşır ve geçirirsiniz.</p>
<p>Böylece Şambra, çok derinden ortak olduğunuz (içinize aldığınız) ve sanki içinden çıkamadığınız bu çok güçlü etkiler, bu hipnotik etkiler, bu inanç sistemleri var. Siz bu kristal yapının içinde tutsaksınız&#8230;.onun içinde donmuş haldesiniz&#8230;. bağırıyorsunuz&#8230;. ve içinden çıkmaya çalışıyorsunuz. Siz gerçekten – hipnotik etki yüzünden – gerçekten, kendi öykünüz üzerinde çalışmayı sürdürmeye bakıyorsunuz, çünkü eğer öykünüzü düzeltirseniz, onun sizi özgürleştireceğini düşünüyorsunuz. O sizi özgürleştirmeyecektir. Özgürleştirmeyecektir. Siz, zamanını doldurmuş olan bir öykü üzerine kurmaya kalkıyorsunuz.</p>
<p>SİZ, OLDUĞUNUZU SANDIĞINIZ KİŞİ DEĞİLSİNİZ. Bunların tümü bir yanılsamadır. Ben, sizin yanılsamanızın öbür tarafında oturuyorum, kıkırdıyorum ve gülüyorum, sizin oradan çıkacağınızı biliyorum, bunun düşündüğünüzden, hissettiğinizden çok daha kolay olduğunu biliyorum, o hipnotik etkileri kendinizden temizlemenin çok kolay olduğunu biliyorum.</p>
<p>İnanç sistemlerinin kendilerini sürdürmeleri ilginçtir. Yarattığınız her şeye, bir anlamda, kendi yaşam biçimini verdiğinizden ve kendi başına yaşamını sürdürsün, kendi özgürlüğüne sahip olsun diye bıraktığınızdan, daha önce söz ettik. İnanç sistemleri de böyledir. İnanç sistemleri, kendi bütünlüklerini korumaya çalışırlar. Onlar kendi temelleri üzerine kurmaya ve kendilerini genişletmeye çalışırlar.</p>
<p>Ve şu anda sizde ve toplumunuzda olan da budur. Beraberinizde taşıdığınız inanç sisteminin etkisi yüzünden, hipnoz yüzünden, öyküleriniz kendini korumaya ve savunmaya ve öyküleri yapılandırmaya çalışıyor. Bu yüzden, şu anda sizinle konuşurken bile öykünüz korumaya çalışıyor. Öykünüz, söylediklerimde yanlış bulmaya çalışıyor&#8230;..ona delikler açmaya çalışıyor&#8230;..söylediklerimin sizin için değil de, bir başkası için geçerli olduğunu düşünmeye çalışıyor.</p>
<p>Bu sizin içindir. Size bakıyorum ve ben dışardayım. Siz içerde tutsaksınız. Ama yine de, tutsak olmanıza karşın, o sandığınıza, küçük kabuğunuza, o kristal yapınıza gelip de “Ben burada, dışardayım; Ben özgürüm” dememe karşın, hâlâ varlığınızın içinde o kabuğu korumaya çalışan bir şey – o hipnoz – var. Hâlâ varlığınızın içinde, benim nerede yanlış yaptığımı saptamaya çalışan bir şey var. O hâlâ koruyucu bir alet. Etkisinde olduğunuz hipnoz, öykünüzü daha da muhteşem hale getirmeye çalışıyor&#8230;.ve kristal yapınızı daha da büyütmeye&#8230;.hapisanenizi daha da hapsolunmuş kılmaya çalışıyor. Hipnozun yaptığı budur. İnanç sistemlerinin yaptığı budur.</p>
<p>Enerjiyi her yapılandırdığınızda, kendi bütünlüğünü korumaya çalışır. Neden? Çünkü sizi sever&#8230;.onu siz yarattınız&#8230;.bu öyküyü siz oluşturdunuz&#8230;.siz sizi oluşturdunuz. Herşey kendini korumaya çalışır, çünkü bu, onun yapmasını istediğiniz şeydir diye düşünür. Onu, sizin adınıza bunu yapsın diye eğittiniz. İnanç sistemlerinizi, sizi sürekli korumaları için eğittiniz. Onları, daha büyük inanç sistemleri oluşturmaları için eğittiniz.</p>
<p>İnanılmazsınız. Küçük bir inanç yarattınız ve onun büyük bir inanca dönüşmesine izin verdiniz. Ve şimdi de içinden çıkamıyorsunuz. Çıkmak istediğinizi söylüyorsunuz ama, inanç sistemleriniz şimdi savunmaya geçiyor, tıpkı şu anda yaptıkları gibi, savunma haline geçiyorlar. Onlar, Tobias ve benim yaptığım bu şiddetli saldırıyla nasıl başa çıkacaklarını bilemiyorlar. Kaçmak istiyorlar, değil mi? Ne yapacaklarından emin değiller.</p>
<p>Baskı var. Bir huzursuzluk var. Siz bu mesajın şu an bitmesini istiyorsunuz (bazı gülüşmeler). Biz sizin inanç sistemlerinize konuşuyoruz. Onlar ne yapacaklarını bilemiyorlar. Şimdiye kadar onlara hiç böyle konuşulmadı. Doğru olduğunu, gerçek olduğunu biliyorlar, ama yine de anlayamıyorlar, başa çıkamıyorlar. Sizi korumaya çalışıyorlar, çünkü sizi seviyorlar, ve size hizmet etmek istiyorlar.</p>
<p>Şimdi, bu inanılmaz hipnotik halin içindesiniz&#8230;.içinde bulunduğunuz realiteyi kabul etme ve ondan çıkamayacağınızı sanma halindesiniz&#8230;.kiliselerin&#8230;.hükümetlerin&#8230;. iş dünyasının&#8230;.ve dinlerin&#8230;..ve ailelerin&#8230;.ve arkadaşların hipnotik etkisi tarafından kontrol edildiğiniz bir halin içindesiniz. Bir bakın kendinize&#8230;.o kadar hipnotize olmuş haldesiniz ki, kendinizi başka insanların gözüyle görüyorsunuz. Sizin hakkınızda ne düşündükleri sizi kaygılandırıyor. Ne hipnoz ama! Siz kesinlikle hipnotize olmuş haldesiniz, başka insanların sizinle ilgili ne düşündüklerinin sizi kaygılandırması, hipnozun gerçek bir işaretidir. Ama kaygılanıyorsunuz. Kendinize böyle bakıyorsunuz.</p>
<p>Bir tane daha var – delirmekten korktuğunuz zaman da hipnotize olduğunuzu bilin (bazı gülüşmeler). Acaba deliriyor muyum diye kaygılanarak çok zaman harcıyorsunuz. Neden? Sizin üzerinizde etkili olan bu hipnoz yüzünden, sizi sevdiği için tutunmayı sürdürmeye çalışan hipnoz yüzünden. “Sanırım deliriyorum, onun için de geri duracağım. Hipnotik halime geri döneceğim, çünkü normalin dışına çıkıyorum. Toplu bilincin dışına çıkıyorum. Biri beni farkedebilir (kahkahalar). Sıradan görünmeliyim” diyorsunuz.</p>
<p>Size şunu söyleyeyim Şambra, ben tümüyle deliyim. Böyle olduğumu size söyleyecek krallarım ve kraliçelerim ve bankacılarım ve başpiskoposlarım var. Ama onlar yine de danışmak için beni çağırdılar. Onlar, kendi kristal hapisanelerinden nasıl çıkacaklarını göstereyim diye beni çağırdılar.</p>
<p>Basit&#8230;.onlara söylüyorum. Krallara ve kraliçelere ve prenslere ve hükümet liderlerine ve hükümdarlara şunu söylüyorum – “İçinde bulunduğunuz hipnotik halinizi bırakın. Yüzde 100 bırakın – biraz değil, azıcık değil, yüzde 90 değil – yüzde 100 – bırakın.”</p>
<p>Ah, ve işte meydan okuyan da bu. Siz bunu yüzde 10 yapacaksınız. Öykünüzün yüzde 10’unu bırakıyorsunuz. Ama tüm yaptığınız, onun öykünüzü daha da büyütmesine izin vermek oluyor. Hipnozun etkisiyle öykünüzü savunmaya ve korumaya ve oluşturmaya çalışacaksınız. Böyle olmak zorunda.</p>
<p>İnanç sistemleri&#8230;..her inanç sistemi kendini ispatlamaya ve büyütmeye çalışacaktır. Siz bu yüzden buradasınız. Siz kendi inanç sistemlerinizin bir kurbanısınız – ya da şanslı bir alıcısısınız. Yüzde 100 bırakmaya istekli olmalısınız.</p>
<p>Ve benim yaptığım şuydu. Bir seçime sahip değildim. Tien Tapınakları’ndaki spiralinizin içine girdikten sonra ve donduktan ve sizin tarafınızdan bırakıldıktan sonra, o enerjinin içinde hapsolmuştum. Siz ne yapacağınızı bilmiyordunuz. Beni nasıl çıkartacağınızı bilmiyordunuz. Bu yüzden de kaçtınız. Ben, karmanızın bir parçası haline geldim.</p>
<p>Böylece, herşeyi salıvermeyi öğrendim&#8230;.herşeyi&#8230;.yüzde 100. Her inanç sistemini bırakmayı öğrenmek zorunda kaldım. Ve işte hipnozun ne olduğunu böyle anladım. Biz, hipnoz denen bu şey hakkında tapınaklarda hiç konuşmamıştık. Ama tam olarak buydu – canavar gibi, şeytan gibi olabilen inanç sistemleri&#8230;..daha fazla enerjiyle beslenmek ihtiyacı duyan&#8230;.gitgide daha fazla enerjiye ihtiyaç duyan&#8230;..sizin daha çok öyküler yaratmanıza&#8230;.başka bir deyişle, nötr bir hali alıp, onu enerjiye çevirmenize ihtiyaç duyan inanç sistemleri.</p>
<p>Bu, kısır ve çılgın bir döngüdür. Bir inanç sistemi, beslenmeyi sürdürmek ihtiyacındadır. Onun için de sizin öykü yaratmayı sürdürmenize ihtiyaç duyar. Öykünüzü daha büyük hale getirmenize ihtiyaç duyar. Görüyor musunuz&#8230;.bunun nasıl çalıştığını görüyor musunuz? Bu çok ilginç bir dinamiktir&#8230;..içinden çıkana kadar&#8230;.içinden çıkana kadar.</p>
<p>Şimdi, her bir inanç sisteminden çıkmak, bu hipnoz halinden çıkmak, en inanılmaz güven düzeyini gerektirir. Herşeyi bırakmaya istekli olmanız gerekir. Salıverdiğiniz an öleceğinizi, sadece ölmekle kalmayıp, artık var olmayacağınızı da bilmeyi istemeniz gerekir, çünkü artık eskisi gibi, olmuş olduğunuz gibi var olmayacaksınızdır.</p>
<p>Herşeyi bırakmayı, salıvermeyi, ama aynı zamanda herşeyi de bedenlemeyi istemeniz gerekir. Aynı anda hem bırakmak, hem de kabul vermek. Bu, zayıf, isteksiz bir kalbe göre değildir. Bu, sadece yaşamlarını biraz daha iyileştirmeye çalışanlara göre değildir. Bu, benim bulunduğum yerde olmaya hazır olanlar içindir. Bu, içinde oturduğunuz realitenin o hipnotik halinden çıkmaya hazır olanlar içindir.</p>
<p>Realitenizi seviyorsanız, ve sadece onu biraz daha büyütmek istiyorsanız, bu kolaydır. Biz size, öykünüzü daha da büyütmeye yarayacak daha çok enerjiyi nasıl sağlayacağınızı gösterebiliriz. Çoğunuzun, çoğu insanın yaptığı budur. Sürekli kendi öykünüz üzerinde çalışıyorsun, öyle değil mi? Onu bırakmaya korkuyorsunuz. Ve hipnoz da korkunuzu doğruluyor, haklı çıkartıyor.</p>
<p>Şimdi, ben bunu bu noktada bırakacağım. Bir sonraki Şambra toplantısına geri geleceğim. Ve biz, hakkınız olan şeye yeniden, gerçek biçimde sahip olabilmeniz için bu tutsaklıktan nasıl çıkılacağını&#8230;.ötesine nasıl geçileceğini&#8230;.herşeyin nasıl bırakılacağını ayrıntılarıyla konuşacağız. Gelecek ay boyunca bir hipnoz halinde olduğunuzu anımsayın Şambra. Bunun kötü olmadığını da anımsayın. O sadece, şu an sizi tutsak eden şeydir.</p>
<p>Siz harika bir hipnoz altındasınız. Biz önünüzdeki birkaç hafta boyunca, nasıl hipnotize olduğunuzu kendinizin görmesine, sizi tutsak eden sistemi bırakma korkusunu kendinizin görmesine yardımcı olmak amacıyla sizinle çalışacağız. Siz, sistemi bırakmakla ilgili, sistemin içinde sadece biraz daha iyi olmak değil de, onu bırakmak, terk etmekle ilgili kendi korkularınızı göreceksiniz.</p>
<p>Ben şimdi Tobias’a devrediyorum. Gelecek ay boyunca türlü biçimlerde size görünmeye devam edeceğim. Ben Ben’im.</p>
<p>TOBIAS: Ve öyledir, sevgili Şambra, toplantımızın enerjisiyle devam ediyoruz. Ve Cauldre bazen kim olduğunu ve kanallık için sırada kimin olduğunu merak ediyor.</p>
<p>Biz, Saint Germain’den size enerji inançları hakkında konuşmasını rica ettik. Biz ondan, enerjinin gerçekte ne olduğundan söz etmesini rica ettik. Ve bir sonraki toplantımızda, ondan nasıl çıkacağınız hakkında, bulunduğunuz o uykudan nasıl geri geleceğiniz hakkında konuşacak.</p>
<p>Şu an bir uyku halinde, bir hipnoz halinde olduğunuzu eklemek ilginçtir, onun içinde o kadar rahatsınız ki, onu bırakmak isteyip istemediğinizi sorguluyorsunuz. Oysa – sizin deyiminizle – uykuda olduğunuzda, yani geceleri uyuya kaldığınızda, şimdi olduğunuzdan çok daha özgürsünüz, çok daha özgür. Çok ilginç bazı dinamikler olmakta, yoğun, çok yoğun bazı çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz.</p>
<p>Önünüzdeki ay boyunca, gerçeğin ne olduğu konularıyla karşılaşacaksınız. Bu gerçek mi? Sürekli, tekrar tekrar bu sözcükleri duyacaksınız. Evet, sizi hipnotize ediyoruz! (kahkahalar) Bu sözcükleri tekrar tekrar duyacaksınız (dalga geçer gibi hipnotik bir sesle söyler) bizden. Bu gerçek mi? Bu gerçek mi? Gerçek gibi görünebilir, ama gerçek mi? Biz gerçekliğin (realitenin) dokusunun ta kendisini sorgulayacağız, böylece realitelerin nasıl yaratıldığını ve sonunda ruh özgürlüğüne nasıl kavuşacağınızı keşfedeceksiniz.</p>
<p>Sizi candan seviyoruz, ve birlikte heyecanlı bir yolculuk yapıyoruz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Mart 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 8:Ruhun Özgürlüğü; 3.Bölüm</div>
<div class="tarih">Saint Germain ve Tobias’ın  Katılımıyla</div>
<p>Kırmızı Çembere Sunulmuştur</p>
<p>Ben Adamus, soru ve cevaplara başlamadan önce birkaç kısa mesaj için geri geliyorum. Bugün soruları hem Tobias, hem de ben yanıtlayacağız.</p>
<p>Bugünkü konuşmamızla ilgili açıklayacağım birkaç nokta var. Öncelikle şunu unutmayın ki, fiziki veçheniz hipnoz altında kendini haklı çıkarmak için yapabileceği her şeyi –ama her şeyi- yapar. Fiziki veçheniz, hipnoz altında, yani sizin şimdi yorumlamakta olduğunuz öyküde, varlığını kanıtlamak için her şeyi yapar. Size yalan söyler. Sizin için hırsızlık yapar. Varlığını kanıtlamak için her şeyi yapar. Bunu unutmayın.<br />
Siz, şu anda fiziki bir veçhesiniz. Tümüyle ifade bulmadınız. Ne düşünürseniz düşünün, tamamen uyanık değilsiniz. Ve uyanmış olduğunuzu düşünüyorsanız ve aklınız da size öyle diyorsa, şu anda gerçekten hipnotize haldesiniz demektir (seyirci kahkahaları). Fiziki veçheniz bu öyküyü sürdürmek için her şeyi yapacaktır çünkü o sizi sever, çünkü size hizmet etmesini siz istediniz. İşin püf noktası, buradan nasıl çıkacağınızdır? Bu nedenle bugün buradayız.</p>
<p>Bir sonraki toplantımıza kadar olan günlerde, kendiniz hakkında edindiğiniz inanç sistemlerine bir bakmanızı istiyorum. Fiziksel varlığınızdan başlayarak her şeye kadar olan inanç sistemlerinize&#8230;içinizde birşeyin hasta olduğuna inanıyor musunuz? Öleceğinize inanıyor musunuz? Evet, gerçekten inanıyorsunuz, değil mi? Ama düşündüğünüz gibi olmak zorunda değildir. Öykünüzü sonlandıracaksınız. Tekâmül edeceksiniz. Ama yaşamlar boyu yaptığınız biçimde ölmek zorunda değilsiniz.</p>
<p>Şu anda sizi şekillendiren inanç sistemlerine bir bakmanızı istiyorum. Aynaya baktığınızda neye inanıyorsunuz? Ben baktığımda bir şey görmüyorum (kahkahalar). Birazdan nedenini söyleyeceğim. Örneğin, kilonuz konusundaki inanç sisteminiz nedir? Ve ne kadar hipnotize haldesiniz? Kilonuz konusunda, zekânız konusunda ve mali durumunuz konusunda ne kadar hipnotize edilmişsiniz? Bunların tümü, sizin kendinize yaptığınız bir büyü gibidir&#8230;ve bu büyü hâlâ sürüyor&#8230;ve tabii ki kilisenin&#8230;ve hükümetin&#8230;ve ailenin&#8230;ve tüm bu şeylerin&#8230;.işin de etkisiyle gücü artarak sürüyor&#8230;. tüm bu şeyler, hipnotize halindeki varoluşunuzu güçlendiriyor.</p>
<p>Gelecek ay bunun dışına nasıl çıkılacağını açıkladığımızda, hipnoz altındaki fiziki veçheniz kendi varlığını haklı çıkarmak için her şeyi yapacağı gibi, korkuyla da kaçacaktır. Önümüzdeki ay çok ilginç deneyimler yaşayacaksınız. Ama bu hipnozu, bu sınırlı inanç sistemlerini salıvermenin zamanıdır. Hipnozun altı-üstü budur.</p>
<p>Bazılarınız bunu uyguladı. Alıcılarınızın (danışanlarınızın, hastalarınızın) enerjilerini odaklamalarını sağlıyorsunuz. Onları sözde rahatlatıyorsunuz, ama içinde bulundukları durumda rahat olan hiç bir şey yoktur. Ve sonra farklı farklı enerji düzeylerinde inanç sistemleri aşılıyorsunuz. Bunu onlara kabullendiriyorsunuz. Yapmakta olduğunuz şey, enerjinin biçimlendirilmesine yardım etmektir. Geçen ay konuştuklarımızı anımsayın &#8211; enerji, ifade edilen potansiyeldir. Onların havadan, ince havadan, enerji almalarına ve bir biçime sokmalarına, kendileriyle ilgili bir inanç sistemi oluşturmalarına yardımcı oluyorsunuz.</p>
<p>Hipnotik mesajlarla – ya da inanç sistemi mesajlarıyla- her gün taciz edilmektesiniz, günde yüzlerce, binlerce kez. Bazıları size pek uygundur. Örneğin, belli bir biçimde araba kullanmak zorunda olduğunuza dair bir inanç sistemine sahipsiniz. Otoyoldayken hipnotize olmak istersiniz. Diğerlerinin de izledikleri bir inanç sistemini izlemek istersiniz.</p>
<p>Ama (bu hipnotik mesajlar), diğer zamanlarda size hizmet etmez. Size yetersiz olduğunuzu söyler. Deli olduğunuzu söyler. İşte bu anlar, bizim taraftakilerin, sizlerin ne kadar derinden hipnotize olduğunuzu bildiği anlardır. “Belki, ben deliyim.” dersiniz. “Belki, bu yaptığımı komşular beğenmeyecek. Belki, insanların beni kabullenmesi için belli bir biçimde giyinmeli ve davranmalıyım.” Bu derin hipnozdur, çok derin. İşte bu yüzden, bunu artık kabul etmek zorunda değilsiniz&#8230;seçmedikçe tabii.</p>
<p>Kendi geçmişim ve ünümle ilgili bir kaç soruya cevap vermek istiyorum. Kont Drakula dediğiniz enerjiyle ilişkilendirildim (kahkahalar). Gerçi – nasıl denir – enerjilerim alınıp buna bağlandıysa da, o ben değilim, değilim. Saint Germain olarak yaşarken epey gürültü kopartmıştım. Yemeden durabiliyordum, çünkü resmen havadan enerji çekebiliyordum.</p>
<p>Bazen çok sevdiğim çekilmiş tohumları yiyordum. Bazen de yemeğe oturup yalnızca enerjisini özümsüyordum. Pek et yemezdim, çünkü sizin&#8230;şimdi bu meseleye girmeyelim. Bu tümüyle başka bir konu. Ama, bunu özellikle seçmedikçe, katı gıdaları alma ihtiyacımın olmadığını farkettim.</p>
<p>O yaşamımda, size de söylediğim gibi, ölmedim. Yaşam süremde bedenlere girip çıkabiliyordum. Bunu hâlâ da yapabiliyorum.<br />
Söylediğim gibi, kendimi asla bir aynada görmem, çünkü o bir illüzyondur. Kendinizi bir aynada görüyorsanız, o bir hipnozdur. Realite değildir. Yani, kendimi hiç bir zaman bir yansıma olarak görmem ben.</p>
<p>Yaşamımda epey bir gürültü çıkardım ve bu 1800’lere kadar sürdü. 1800’lerin sonlarında kişiliğime karşı bir ilgi doğdu. Ve bu, kilisenin canını o kadar sıktı ki bir öykü yaratmak istediler, benim enerjime bağlanan bir öykü. Ama bu, bir insanın enerjisini de beraberinde getirdi, benden epey önce yaşamış bir varlığın, Kont Drakula isimli insanın enerjisini. O, eline düşenleri soldurmayı seven, iğrenç ve gerçek bir varlıktı.</p>
<p>Kont Drakula’nın kiliseye kızgın olduğunu bilmek ilginçtir. Dindar bir ailede yetişmişti. Dindar yetiştirildi. Anne-babasını ve tanrıyı onurlandırmak ve onlara itaat etmek üzere yetiştirilmişti. Ama babasını ve sonra da annesini o kilise öldürttü. Ve bu onda tanrıya karşı –en azından kiliseye karşı- öyle güçlü ve derin bir nefrete yol açtı ki, bu inanılmaz güçlü enerji döndü ve öfke ve nefretinin ifadesinde kullanıldı. En korkunç biçimlerde binlerce insanı öldürdü.</p>
<p>Tuzak hâlâ işliyor. Ve –nasıl denir- kilise hipnoz enerjisinin kontroluna sahip kimileri, bu enerjiyi aldı ve benim enerjime dokudu, böylece yemek yemek zorunda olmayan bir kişi, aynada görünmeyen bir kişi, ölmek zorunda olmayan bir kişi kötü addedildi. Bu, kilisenin sahip olduğu hipnotik enerjinin bir parçasıdır.</p>
<p>İnsanların yapagelmekte oldukları gibi ölmemek uygundur. Çektikleri ıstırap, dünyaya tekrar geri dönmelerine neden olur. İsteseler de, istemeseler de dünya onları içine çeker. Tekrar onları emer, çünkü ıstırap çekerek ölmüşlerdir. Kiliseler yazılmasına yardım ettikleri kitaplarda, bu varlıkların başkalarının kanıyla yaşadıklarını söylerler; onlar yemek yemek zorunda değildirler. Gerçekte kim kimin kanıyla beslenip o enerjiden çekiyor, doğrusu merak ediyorum.</p>
<p>Öğretilerimin çoğunu, çalışmalarımın çoğunu Transilvanya bölgesinde yaptım. Ana enerji mevcudiyetimi hâlâ o bölgede tutarım. O bölgeyi gerçekten severim. Ve o bölge bir bakıma en çok zulüm görmüş bölgelerden biridir, ama çoklu-boyutlardaki alanlara gitmek için de en büyük potansiyeli taşır.</p>
<p>Orada çarpıtılmış, tacize uğramış inanılmaz bir tür kapı olduğunu söyleyebiliriz. Ama o yeniden açılmaya hazır. Cauldre’ye orada, bu kanallıkları, bu çoklu-boyut realitelerini öğretmek için zaman ayırdım. Çok da uzak olmayan bir gelecekte, bana orada katılmanız için bazılarınızı davet edeceğim. Evet, Transilvanya’ya geri döneceğiz. Ve o ne biçim bir gezi olacak!</p>
<p>Ve siz, ölümü nasıl aşacağınızı anlama noktasına geleceksiniz. Ve bu, kutsallık dışı bir şey değildir. Yani bu, kiliselerin enerjileri tarafından gerçekleştirilen basit bir çarpıtmadır ve işte bu nedenle ben bunu tartışmak istiyorum (kahkahalar).</p>
<p>Şimdi sorularımıza başlayalım. Burada Tobias’ın enerjilerini de alacağız.</p>
<p>1. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda Internetten okuyor): Tobias, fonları havuza alırken bir-iki kuralı çiğnediğimizi farketmişsek ne olur? Bu tür fonlar 3-B kurallarını çiğnemişse ne olur? Düşünceli bir 3-B hizmetkârı, bunu Ruh’a havale eder. Bu bizi nereye götürür? Para koymak için o kadar çok yerim var ki, ama 3-B kurumları bunlara direniyor. San Diego’daki büyük Tobias kanallığını yoketmek istemem ama ne önerilebilir?</p>
<p>TOBIAS: Bu, sistem dışına çıkmanın, kural ve inanç sistemlerini aşmanın harika bir örneği. Kuralları çiğnemek için onları bilmek gerekir diyebiliriz. Ama yapmayı denediğin şey, enerjinin kendi kendine genişlemesine izin vermektir. Böylece, yüreğin doğru yerde olduğu sürece bu gerçekleşir. Ve belki de düzenleyicilerin ve kurallarını koyanların izleyen bakışları üzerinde olacaktır. Ama şu anda bunların nasıl aşılacağını, Saint Germain’in sözünü ettiği hipnotik engellerin nasıl aşılacağını, enerjinin kendi başına hareket etmesine izin vermeyi, sen de öğreniyorsun. Gerçekleştirdiğin budur. Bu konuda Cauldre ile biraz tartışıyoruz. Ama bu noktada konu, kuralları yıkmakla ilgilidir. Ve sistem dışına çıkmak için bunu yapmaya istekli olmalısın. Teşekkür ederiz.<br />
Şunu söyleyelim&#8230; cevapları bildiğini&#8230;ve kurallar hakkında endişelenmekten de vazgeçtiğini göreceksin. İşte bu doğru cevaptır.</p>
<p>2. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Size kutsamalarımı sunuyorum. 13 yaşındaki oğluma neler olduğunu söyleyebilir misiniz? Yanlış kararlar alıyor. Ve ona nasıl destek olabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Yanlış karar dediğin şeye bakman önemli. Ve en temel anlayışa geri dönersek, doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Bu konuda bir yargı taşıyorsun. Ve seni ebeveyni olarak seçen bir ruhu onurlandırmıyorsun. Bu varlıkları, kendi seçimlerini yaptıkları için onurlandırmıyorsunuz. Şimdi, sizin için izlemenin bazen zor olduğunu biliyoruz. Bu seçimleri nasıl ve niye yaptıklarını hiç tahmin edemezsiniz.</p>
<p>Ama senin kendi yargın yüzünden bu varlık daha çok isyan ediyor ve sistemin daha çok dışına çıkıyor. Tam bir şefkat duyman –tam kabul vermen, korkusuzca kabul vermen- çok önemlidir ve bırak bu varlık olsun. Bu sevgili varlıkla enerji ilişkini değiştirdiğinde, öğüt ve rehberlik için sana gelme biçimini de değiştirmiş olacaksın. Ama tam bir şefkat duyman gerekiyor. Ve bir ebeveynin, çocuğunun yanlış yaptığını düşündüğünde şefkat duymasının zor olduğunu biliyoruz. Ama belki de yanlış yapmıyorlardır.</p>
<p>3. ŞAMBRANIN SORUSU (İnternetten Linda okuyor): Saint-Germain, yeni bedenlenmiş biri olarak acaba niçin sahneye çıkmıyorsun? Ya da eskiden bedenlenmiş halinle Mark Twain veya Shakespeare olarak görünmüyorsun? Niye yalnızca Cauldre’nin kanallığını seçiyorsun? (kahkahalar)</p>
<p>Saint-Germain: Bu soruyu bir çok biçimde yanıtlayacağız. İlkin şunu söylemeliyiz ki, önünüzde aniden ışık öz olarak görünseydim çok fazla büyülenirdiniz. Tam olarak ne olacağını biliyoruz çünkü daha önce başkalarına oldu. Bu nedenle Saint-Germain olarak yaşadığı yaşamında bu varlık, oldukça düşük bir profil izledi. Partilerde sihirbazlık yapmadı ya da kendine bir isim yapmaya çalışmadı. Gizli örgütleri başlatmak ve o zamanki enerjilere yardım etmek için daha düşük bir profil izlemek zorundaydı.</p>
<p>Bu yüzden, hemen önünüzde belirivermem, sizi yolunuzdan çok uzağa atar. Ve biz bunu sizin yapmanıza çalışıyoruz.</p>
<p>İkinci yanıt ise, önünüzde bedenlendim ama inanmayı seçmediniz (kahkahalar). Teşekkür ederiz.</p>
<p>4. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Bilmiyorum. Ne düşünüyorsun? Seni ışık ya da başka bir şey olarak gördüğümüzde aklımızı kaçırıp bununla başa çıkamayacak mıyız yani? Sanırım hepimiz bir kerecik görmek için yanıp tutuşuyoruz. Bu benim esas sorum değildi ama (daha çok kahkaha) daha iyi bir soru oldu. Görmek galiba bizi daha da güçlendirecek. Öylesine güçlüyüz ki. Tüm bunları geçtik zaten. Lütfen, kimseye söylemeyiz (yoğun kahkahalar ve alkış).</p>
<p>Saint-Germain: Sizinle bir-iki şey paylaşalım. Şu andaki hipnotik yapılanmanın bir parçası, gerçekten göründüğümde beni görmenizi engelledi. Tıpkı –nasıl denir- görüntümün aynada gözükmemesi gibi, uykuda olan bir insanın benim gerçekte kim olduğumu görmesi de zordur. Bu nedenle, garip ve sıra dışı yollarla görünmek zorundayım. Daha önce söylediğim gibi, Norma ve Garret ve Linda ve Cauldre’ye Paris’te taksi şöförü olarak göründüm. Ama onlardaki hipnotik yapılanma bile benim kim olduğumu görmelerini engelledi.</p>
<p>Bir ay önceki toplantımızda Linda vasıtasıyla göründüm. Ve siz dosdoğru ona baktınız. Ve ben onun varlığına girdim ve benim kim olduğumu yine de görmediniz. Ve odada olduğumu söyleyip, “Arkaya dönmeyin” dediğimde&#8230;. Linda diğer düzeylerde onay vermişti&#8230;toplantıdan önce epey hastaydı ve dengesi bozuktu. İlk kez böyle bir şey oldu –nasıl denir- nefes tekniğiyle iyileşmesi için sahne gerisine taşındı. Garip ama gerçek şu ki, son toplantıdan önce gerektiğine inandığınız nefes çalışması, benim senin varlığına –affedersin canım- daha da derin nüfuz etmeme yaradı (kahkahalar).</p>
<p>Bu nedenle soruna doğru bir cevap vereceğim. Hipnotik halden bir kez kurtulduğunuzda, beni çok açık göreceksiniz. Kanallık yapan bir kişi aracılığıyla gelmek zorunda kalmayacağım. Linda ya da başkalarının bedeni aracılığıyla varlığımı göstermek zorunda kalmayacağım. İllüzyon içinde illüzyon yaratmak zorunda kalmayacağım.</p>
<p>Üç santim önünüzde durduğum şu an bile beni göremiyorsunuz. Beni yalnızca Cauldre aracılığıyla duyabiliyorsunuz. Sizi kuşatan hipnotik etkiyi salıverdiğinizde, nefesimi yüzünüzde hissedeceksiniz.</p>
<p>5. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Çok kısaca, benim sorum buradan devam ediyor. Yapabilir miyiz&#8230;bana öyle geliyor ki, öykümü salıvermek&#8230;öykümden uzaklaşmak istiyorum&#8230;.kendi fizik bedenimdeyken öykümden uzaklaşmak, hipnotik etkiden çıkmak istiyorum ve sonra bir yerde “Hadi şimdi fizik bedenimden çıkayım” demek istiyorum. Bu bizim hevesle bekleyebileceğimiz bir şey midir, yoksa seni gördüğümde ben fizik bedenimde olmayacağım mı demektir?</p>
<p>Saint-Germain: Kesinlikle kendi bedeninde olmak isteyeceksin. Burada Dünya’da olmak büyük bir armağandır. Ve fiziksel bir halde olmak da büyük bir armağandır. İşte bu, Tobias ve benim gerçekleştirmeniz için hepinizi yüreklendireceğimiz bir şeydir – yani, fiziksel varlığınıza girip çıkma seçeneğine sahip olmanız.</p>
<p>Birkaçınız fizik bedenden dışarı çıktıktan sonra ona bakıp (kahkahalar) yeniden başlamak isteyeceksiniz. Ama burada önemli olan şey, bunu gerçekleştirmek için geleneksel doğum işleminden geçmek zorunda kalmayacağınızdır. Bir rahimden doğmak zorunda olmayacaksınız. Bu&#8230;bu tümüyle başka bir konu&#8230;ama biyolojik doku, içine girmeniz için sizi orada bekliyor olacak.</p>
<p>Ama senin soruna yanıt olarak, hayır, fizik bedenden vazgeçmek zorunda değilsiniz, tabii bunu seçmezseniz. Yeni Enerjiye geçişin tüm amacı bu –bedenlenmiş olarak kalmak, bedenli kalmak ama yine de özgür olmak. Teşekkür ederiz.</p>
<p>5. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>6. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda internetten okuyor): Tobias, annem Mary görünüşe göre şu anda çok hasta. Kendisini, tümüyle özverili, dürüst ve sevgi dolu bir insan olarak niteleyebilirim. Bu yüzden, hastalığı çok anlamsız geliyor. Dayanmaya çalışıyorum ve daha büyük resmin ne yaptığını bildiğini umuyor ve güveniyorum. Karanlıkta olmak çok çaresizlik yaratıyor. Ve annem eğer gezegensel bir hizmetteyse, hızlı bir iyileşme istiyorum, en azından onun huzurlu olmasını diliyorum. Gerçek için çok şey feda etti. Bu fedakârlığının birazının ona geri gelmesini istiyorum. Kendisi bunu isteyemeyecek kadar hasta ve kafası karışık, yani onun adına ben istiyorum. Daha büyük resme güvenmek iyi de, bazen yalnızca insanız ve yaşam epey zorlayıcı olabiliyor.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten zorlayıcı olabilir şayet tüm şu ölüm inancını kabullenirsen. Öncelikle senden cesur ve korkusuz olmanı istiyorum ve annenin geçmekte olduğu süreci kabullenmeni, bir düzeyde bunu kendisinin seçtiğini kabullenmeni istiyorum. Senin açından bu, tam bir şefkati gerektiriyor. Ayrıca bağlantıyı serbest bırakmanı isteyeceğim. Bu varlığa o kadar bağlısın ki bir sonraki düzeye geçmesini zorlaştırıyorsun. Doğru ve yanlış konusunda çok yargın var, nasıl olması gerektiğine dair bir çok yargın var. Bunlarla Yeni Enerjiye geçmen epey zor olacak. Hâlâ eskiye tutunuyorsun.</p>
<p>Bu (Yeni Enerjiye geçiş), tam bir bırakışı ve tam bir kabulü gerektiriyor, hatta sevginin bile kesilmesi gerekiyor. Garip gelse de, sevgi bir bağlantıya sahip değildir. O her varlığa, her şeye, her küçük enerji parçasına ve her potansiyele özgürlük verir. Buna, bu sevgili varlığın geçmekte olduğu kutsal ve kutsanmış bir işlem olarak bakabilir misin? Ölüme son bir şeymiş gibi bakmayı kesebilir misin? Ruhun gelişiminin, biyolojiden dışarı geçiş olduğunu anlayabilir misin, özellikle de Eski Enerji’de bulunanlar için? Senden kendi inanç sistemlerine iyice bir bakmanı istiyoruz, çünkü bu soru aslında annenle ilgili değil. Seninle ilgili.</p>
<p>7. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam, Kırmızı Çember’de ne çok müzik dinlediğimizi farkettim. Ve bu bana çok önemli göründü. Ve seyircilerin bir çoğu da, müziğin onlar için önemli olduğunu kabul edeceklerdir sanıyorum. Ve Saint-Germain’in müzik ve enerji hakkında bir şey söylediğini anımsıyorum. Enerji ve müzik konusunda biraz ayrıntıya girebilir misiniz acaba?</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Bir raddeye kadar sözedebiliriz, ancak yalnızca müzik konusunda ayrı bir celse düzenleyeceğiz.</p>
<p>Müzik birçok farklı düzeyde iş görür, hatta insan sesinin düzeylerinin ötesinde bile. Oo, burada biraz göksel bilime gireceğiz. Genelde insan sesi yaklaşık 20 farklı –Cauldre kanalıyla bilgi vermeye çalışıyoruz- 20 farklı düzeyde çalışır. Sesi yalnızca kulaklarınızla duymazsınız, o aynı zamanda diğer enerji düzeylerinde de iş görür. Bu aslında oldukça kısıtlıdır.</p>
<p>Müzik bunu katlanarak genişletir. Ve ne tür enstrümanla çalındığına ve müziğin nasıl yaratıldığına, yorumlandığına ve kaydedildiğine bağlı olarak tam anlamıyla binlerce, onbinlerce değişik enerji düzeylerinde çalışır. Yani, yalnızca kelimeleri duymakla kalmaz, değişik seviyelerde hissetmeye de başlarsınız.</p>
<p>Müzik çeşitli sekanslarda ve farklı kalıplarla uygulandığında, beden, akıl ve ruhun düzensiz enerjilerini yeniden düzene sokmada çok etkili olabilir. Müzik, kutsal bir enerji yaratmada kullanılabilir. Ve bildiğiniz gibi, enerjiyi paramparça etmede ve hatta onu daha da düzensiz kılmada da kullanılabilir.</p>
<p>Yani, içinizde müzik yapanlar ya da şu anda yorumlayanlar ya da sadece tadını çıkaranlar, çok-boyutlu enerji almaktasınız. Bunu böyle anlatmak iyi oldu, çünkü müzisyen, yani Yaratıcı, çaldığı müziğe diğer boyutlardan ve melek katlarından, hatta bizim bulunduğumuz alemlerden enerji çekmeye başlayabilir.</p>
<p>Yine, nasıl olduğunda&#8230;.kullanılan enstrümanlar ve kayıt tekniği ve hatta playback yöntemlerinin etkisi olur. Örneğin bazen, belli bir nedenle mesajlarımızın kaydedilmesini istemeyiz. Ve belli sistemlerde playback istemeyiz, çünkü müziğin katman ve ritmini, hatta bizden gelen enerjiyi bu sistemler resmen bozarlar.</p>
<p>Büyüleyici bir konuya dokundun. Ve şu anda dinlemekte olanların ve burada bulunanların içinde, yeni müzikle çalışmaya motive edilen ve özendirilen kişiler var. Daha önce müziğin nasıl yapıldığı konusundaki düşüncelerinizin dışına çıkıp yeni müzikle çalışmaya başlayın. Müzik konusundaki celselerden birini pek yakında yapacağız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LINDA: Bu söylediklerin, yayındayken sorun yaşamamızla da ilgili mi?</p>
<p>TOBIAS: Bunun çeşitli nedenleri var. Ve bu konuda aşırıya kaçmanızı istemiyoruz. Ama yayının ulaşmaması için doğrudan uygulanan enerjiler var ve bunlar İnternet üzerinden giden enerjileri çarpıtıp bozmak için kullanılıyorlar. Ve bunun olmaması için bilinçli bir çaba var. Ve servisteki kesinti için mekanik ya da fiziksel nedenlerin tümünü gözden geçirebilirsiniz. Ancak sorun, enerjisel olarak diğer düzeylerden geliyor.</p>
<p>Yapacağınız en iyi şey, buna aldırış etmeden yaptığınız şeyi yapmaya devam etmektir, çünkü sizi canlı olarak dinleyemeseler de, bunu çok değişik biçimlerde sunabilirsiniz. Bunun işinizi yapmanıza engel olmasına izin vermeyin.<br />
LINDA: Teşekkür ederim.</p>
<p>8. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda internetten okuyor): İsis’in yarasının erkekler için de bir yara olduğunu düşünüyorum. Bunu erkek partnerimle konuştum ve ikimiz de yaramızı hissettik ve ağladık. Kadınların öfkesini ve erkeklerin utancını duyduk. Bu konuda bir şey söyleyebilir misiniz?</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Evet&#8230;.son toplantılarımızın birinde bundan söz etmiştik. Ve ilk olarak şunu söylemeliyiz ki, tüm bu eril ve dişil enerji anlayışı çarpıtılmıştır. Dişil enerjiye daha yumuşak ve daha güçsüz, daha kırılgan bir enerji yaftası konulmuştur. Ve bu hiç de doğru değildir. Bu, dişil enerjiyi saptırmaya çalışan hipnotik bir inançtır.</p>
<p>Dişil enerji aslında daha güçlü olandır. Eril koruyucu olur. Birlikte çalışırlar ve her insanın parçalarıdırlar. Kadın vücuduna sahip olmanız, yalnızca dişil enerji taşıdığınız anlamına gelmez. Siz her ikisisiniz. Her erkek de kendi varlığında dişil enerji taşır. Çoğu bunu bastırır. Ve bu yüzden bu toplantılarda daha fazla erkek görmezsiniz, çünkü içlerinde kuvvet olarak algıladıkları şeyden daha kuvvetli olduğunu bildikleri bir şeyi baskı altında tutmaya çalışmaktadırlar. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam Tobias ve Saint-Germain. Sessiz olmayı ve perde arkasında çalışmayı seven biri olarak şimdi cesur ve korkusuz olmayı ve ışık yansıtmayı seçiyorum. Ve uluslararası bir film yapım şirketini kurduğum bu günlerde, yardım ve kutsamalarınızı ve paylaşacağınız bilgiyi memnuniyetle karşılayacağım.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Kutsama ve yardımlarımız, yapmayı seçtiğin her neyse&#8230; her neyse, üzerinde olacaktır. Şu üzerinde çalıştığın kavram&#8230;.bir-iki önerimiz olacak. Kendini onunla sınırlama, zira şu anda farkedebileceğinden çok daha fazla potansiyel mevcut. Şunu da anla ki, konuştuğun şu anda bağlantılar yapılmakta ve geliştirilmektedir. Anla ki, yepyeni bir iletişim biçimi olacaktır –nasıl denir- alternatif realite türü şeyler.</p>
<p>Farklı realite diyoruz çünkü bu tıpkı filmleriniz gibidir. Bir gerçektir. Sadece bildiğin gerçekten farklıdır.<br />
Ve bu alternatif realite yapımları –ya da bizim sevdiğimiz şekliyle “yeni ralite” yapımları ki sen de onun içinde olacaksın- bir filmden çok daha fazlası olacaktır.</p>
<p>Perdede görüntülenenden ya da müziğinden ya da ses efektlerinden çok daha fazlası olacaktır. Kendini bulunduğun yerlerin ötesinde hayal etmeni istiyoruz. Bu yer, hâlâ üst düzeyde geliştirilmekte olan, ve bu imal edilen realitenin tüm veçheleri arasında titreşim ya da mesaj ya da iletişim ya da enerji taşımakla ilgili bir yerdir. Ve yaptığın şey harika bir şey. Ve sen birçok yaşam ve birçok uykusuz gece boyunca buna hazırlanmaktaydın.</p>
<p>9. ŞAMBRA: Ve birçok harika rüya halinde. Geldiğiniz için teşekkür ederim. Hoşça kalın.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Tabii.</p>
<p>10. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda internetten okuyor): Sevgili Saint-Germain, oturma vizem konusunda neler oluyor lütfen açıklar mısın ve çözümü nedir? Teşekkürler, Romanya’dan biraderin Moshe.</p>
<p>Saint-Germain: Evet&#8230;.kim olduğun hakkında sana hodri meydan dendi ve direkt olarak –nasıl denir- kimliğinde tezahür etti. Şu vize hakkında konuşuyorsun. Ve bu seni, kim olduğuna bakmak zorunda bırakıyor, Moshe. Düşündüğün kişi değilsin. Bugünkü Shoud’da tüm o hipnoz kavramını dinledin. Bak, Romanya ve Transilvanya ve tüm o bölgede çok kutsal olan enerjiyi tutmaya yardım ederek inanılmaz ve çok güzel bir iş yaptın. Ama kendi benliğini de kattın. Ve artık kendi benliğin bundan özgürleşmek istiyor. Bu yüzden sana hodri meydan dendi. Ve durman için, bu öyküyle kendini kısıtlamaman için sana yardım edeceğiz. Yapmayı çok iyi bildiğin kendi hipnozunun avı olma. Zira bu bölge seni tekrar tekrar geri çağırıyor. Seninle biraz zaman geçireceğiz, ama bir bakıma olmakta olan budur. Ve bu, sendeki tüm sorunları ve enerjileri yüzeye çıkarıyor. Ve bu, iyi bir şeydir.</p>
<p>11. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Adamus, bugün ve geçen ay burada olduğun için teşekkürler. Varlığını bir çok kez hissettim ve benimle konuştuğunu duydum. Son altı haftadır kim olduğumuzu unutmuş olmayı, “Ben Ben’im’liğimizi” unutmuş olmayı sorguluyorum. Ve sen bugün hipnotize olmak konusunu genişlettin. “Bırak ve kabul et” dediğinde, özünü mü yoksa “Ben Ben’im’liği” mi bırak ve kabul ver diyorsun?</p>
<p>Saint-Germain: Sınırlılıklarını bırakmak ve “Ben’im”liği kabul. Sınırlılıkların bir bakıma, geçmiş yaşamlarındaki veçhelerin, yarattığın öykülerin tümüdür. Onlar yalnızca öyküdür, ama onların gücü elinde tuttuğuna, enerjileri tuttuğuna inanmak eğilimi vardır. Onlar sadece hikâyedir. Konu, onları özgür bırakmaktır.<br />
Onlar bırakılmak istiyorlar. Özgür kılınmak istiyorlar. Onlar, daha önce sözünü ettiğimiz –nasıl denir- bir tür kristal ya da yapı içindeler, zaman ve uzayda dondurulmuş haldeler, ve kendi özgürlüklerini onlara senin vermeni bekliyorlar. Bunu yaptığında, sınırlılıkların ve içinde bulunduğun hipnotik durumu kabul etmen biter.</p>
<p>Her şeyi kabul ettiğinde&#8230;herşeyi&#8230;aklından geçen delice dediğin düşünceleri de&#8230;.bir başkası&#8230;.bir başka kişinin yaptıklarını kabul ettiğinde&#8230;.çocuklarını kabul ettiğinde&#8230;.dünyayı olduğu gibi kabul ettiğnde&#8230;olan her şeyi kabul ettiğinde&#8230;bu da seni yepyeni bir biçimde özgür kılar. Hipnozun sınırlılıklarının ötesine geçmeni sağlar.<br />
Hipnoz, sınırlılık gerektirir.<br />
Kabullenme, bunları atlayıp geçmeni sağlar. Yani kabullenme, ki o sıkça sözünü ettiğimiz şefkattir, tam özgürlüğün için çok gereklidir. Bu çok basittir ve bunu kafanda evirip çevirme.</p>
<p>11. SHAMBRA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>Saint-Germain: Evet.</p>
<p>12. ŞAMBRANIN SORUSU (Linda İnternetten okuyor): Bu hayatı yalnız geçirmeyi mi planladım? Onunla birlikte mutlu olabileceğim bir adam yok mu bu dünyada? (kahkahalar). Hiç var olmayan ilişkiler, istenmeyen ya da ümitsiz ilişkiler. Kendimden hoşnut olmak üzerinde çalıştım. Ve ayrıca emekli olmadan on yıl öncesinden bugüne bir kariyere başlayamadım. Ben kimim Allah aşkına? (daha çok kahkaha)</p>
<p>Saint-Germain: Yalnızlık konusunda epey bir süre konuşabiliriz. Daha önce sözettiğim gibi Şambra beni hareketsiz kristalde dondurmuştu. Resmen yüzlerce bin yıl kendimle kaldım. Yani yalnızlığın ne olduğunu sen benim kadar bilmezsin.</p>
<p>Çabalıyorsun&#8230;ve zaten şimdiden bizimle aynı fikirde olmadığını da biliyoruz. Şimdiden bize karşı gelmeye başladın bile. Kendi öykünün üzerine inşa etmeye çalışıyorsun. Eski öyküne bir partner getirmeye çalışıyorsun. Ve sadece, öykünü biraz daha rahat hale getirmeye çalışıyorsun. Bunun yalnızca bir öykü olduğunu&#8230;.yalnızca bir illüzyon olduğunu&#8230;ve artık salıverme zamanının geldiğini ne zaman anlayacaksın? Ama yine de, çok doğal olarak, ona tutunmaya çalışıyorsun.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, hipnozun etkisiyle fiziki veçhe kendini korumak, kendini haklı çıkarmak için her şeyi yapacaktır. Hatta, onsuz tamamlanmamış olduğunu söyleyip bir partneri bile kendine çekmeye çalışacaktır. Kendi için kariyerler ve tutkular yaratacaktır.<br />
İçinizden kaçı, artık bırakma zamanı diye son yıllarda tutkusunu bıraktı? O tutku yalnızca bir öykü-kurucusu olarak hizmet etti. Bunların tümünü bırakmak zamanıdır. Zor olduğunu biliyoruz. Ama çok da basittir. Ama yine de, tekrar tekrar gelip, bırakmak zamanının geldiğini, o Eski öykülere tutunmanızın gerekmediğini size bildirmek zorunda kalıyoruz. O Eski öyküyü daha da büyük hale getirmeniz için size yardım etseydik, bize gerçekten kızardınız. Artık öyküleri bozmanın, parçalarına ayırmanın zamanıdır. Böylece gerçekten kim olduğunuzu görebilirsiniz.</p>
<p>LINDA: Sen kendini bir tür Şambra kurbanı olarak niteliyorsun. Bunu daha iyi anlamamıza yardım eder misin? (kahkahalar)</p>
<p>Saint-Germain: Gerçekten&#8230;..ve daha önceki Şaud’da, o kapıdan geçmeyi kendim seçtim diye açıkça belirtmiştim. Burada kurban olma durumu yok. Ama bu konu hakkında öyküler anlatmaya bayılıyorum (daha çok kahkaha).</p>
<p>13. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Merhaba, benim için burada durmak gerçekten zor. Ama yapmalıydım. Ama niye bu kadar zor olduğunu gerçekten anlamıyorum. Yine de yaptım.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Her ne kadar burada böyle durmak biraz rahatsız edici de olsa, senden bir dakika kadar çok hareketsiz kalmanı ve kendine izin verdiğin bir dönüşümü hissetmeni isteyeceğiz. Seni sarmalayan, seven Şambranın sevgisini hissetmeni istiyorum.</p>
<p>Gerçekten bu şeye saplanıp kalmadığını hissetmeni isteyeceğiz&#8230;öyle olmadığını&#8230;.yalnızca zor geliyor&#8230;oysa gerçekten değildir. Sadece yanlışlar yapılmış gibi geliyor sana, ama yapılmadı.</p>
<p>Burada bir dakika durup, her şeyin bir illüzyon olduğunu hissetmeni isteyeceğiz. Ve herşey sana böyle olmadığını söyleyecektir. Herşey sana gerçek olduğunu söylemeye çalışacaktır, ama değildir. Bu bir illüzyondur.<br />
Sende bulunan şu anki enerjiler gitmek istiyorlar. Dışarı atılmak istiyorlar. Özgür kalmak istiyorlar. Ama senin bir parçan orada kalmalarını istiyor. Acı çekmen gerektiğini söyleyen parçan. Ve her şeyden çok, gerçekten iyice bakarsan, gerçekte kim olduğundan korkan parçanı göreceksin. Bu yüzden etrafındaki o harika matriksi yarattın. Bu harika matriks senin dışarı çıkmamana, olduğun kişi olmamana, kendi büyünün etkisinde kalmana neden oldu. Bu yalnızca zor gibi görünüyor. Yalnızca güçmüş gibi duruyor.</p>
<p>13. ŞAMBRA: Ama ben iyiyim. Bu sadece insanların önünden yürüyüp, burada durmakla ilgili.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Evet&#8230;.ama bu sadece burada durmak ve insanların önünden yürümekle ilgili değil. Yine kim olduğuna ilişkin bir şey, dediğin gibi, saklanmamakla, kendini baskı altında ve gizli tutmamakla ilgili. Bu, başkalarının önünde durma korkusunun çok ötesine gidiyor. Bu tümüyle, kim olduğun korkusuna, kendini şimdi o kutudan çıkartma korkusuna dayanıyor.</p>
<p>13. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Evet&#8230;ve zamanın şu anında sadece burada durmak, içindeki enerjilerin değişmesine, hareket etmesine izin verdi. Ve bunun etkilerini önümüzdeki birkaç günde hissedebilirsin. Bir tür bırakış ve temizlenip arınma. Ve bu, şu anda senin için iyi bir şeydir.</p>
<p>13. ŞAMBRA: Ya, tıpkı&#8230;ah, şey. Belki de son iki senedir bu sorun vardı – “Hayır, insanların önüne çıkmayacağım.” O yüzden bugün çok cesurca davrandım.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Gerçekten&#8230;gerçekten. (alkışlar)</p>
<p>13. ŞAMBRA: Yani şimdi gidebilirim? (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Ya da orada dikilmeyi sürdürürsün (daha çok kahkaha).</p>
<p>14. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Selam, hayatımın son dönem olaylarına biraz ışık tutabilir misiniz ve hayatıma giren insanlara ve ayrıca, özellikle de, bir-iki gün önce olanlara &#8230;.ve bunlarla nasıl ilerleyeceğime?</p>
<p>TOBIAS: Yine, bu kadar şifreli olmamanı ve söyleyeceklerinden başkalarının da yararlanması için ayrıntıları paylaşmanı isteyeceğiz.</p>
<p>14. ŞAMBRA: Son aylarda kendimi içinde hissettiğim o kara delikle ilgili (konuşur musunuz)? Ve bu enerjiyi nasıl salıversem de yoluma devam etsem zira artık kim olduğumu bilmiyorum? Ve iki gece önce olanlar&#8230;.yarı uykuluyken bir şey hissettim&#8230;.ne olduğunu bilmiyorum ama yatakta üstüme abanan bir tür enerjiydi. Ve hareket edemiyordum ve korkmuştum ve ne olduğunu bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Şimdi senden bu baskıyı dönüştürmeni ve kendi varlığının çıkmasına izin vermeni isteyeceğiz. Burada ne oldu? Burada ne oldu? Zaten biliyorsun.</p>
<p>14. ŞAMBRA: Bildiğimi sanmıyorum. Kendimi kayıp eşya gibi hissediyorum. Sanki etrafımdaki her şey değişiyor ve ben nasıl ilerleyeceğimi bilmiyormuşum gibi hissediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ama, ileriye nasıl gideceğini bilmediğini söylüyorsun ama gidiyorsun. Öyleyse neden direniyorsun? Kendini bu gergin durum inancında neden tutuyorsun ve bizim seni o durumdan kurtaracağımızı mı umuyorsun?</p>
<p>14. ŞAMBRA: İyi olurdu! (soruyu soranın ve seyircinin kahkahaları) Onu tutmak istemiyorum. İstemiyorum&#8230;. kafam karışık.</p>
<p>TOBIAS: Peki seni ne tutuyordu? Neydi bu?</p>
<p>14. ŞAMBRA: Korku mu?</p>
<p>TOBIAS: Sen söyle. Bu sence içeriden mi yoksa dışarıdan mı geliyordu?</p>
<p>14. ŞAMBRA: Sanki dışarıdan geliyor gibi hissettim.</p>
<p>TOBIAS: Adamus’un söylediğine geri döneyim. Hipnoz altında fiziki veçhe kendi varlığını doğrulamak için her şeyi yapar, bir delikteymişsin gibi hissetmek, üstüne abanılıyormuş gibi hissetmek ve özgürlüğün sana verilmiyormuş gibi hissetmek, gücün tükenmiş gibi hissetmek, Yaratıcı değilmişsin gibi hissetmek de dahil. Yani, şimdi hayatında neler oluyor?</p>
<p>14. ŞAMBRA: Sanırım beni yeni yerlere taşıyan ürkütücü değişiklikler yapmaya çalışıyorum. Ve nasıl yapılacağını bilmiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.ya da belki yine, kim olduğunu gerçekten bilmenin korkusu var, Eski Enerji ve Eski Sınırlılıkların ötesine geçmek için kendine izin vermekle ilintili ve gerçekte olduğun şeye dönüşmekle ilintili tüm o korkular var. Şimdi, bu grubun önünde böyle işkence içinde durduğun için sana teşekkür etmeliyiz, çünkü en çok korku yaratan şeyi diğerlerinin de anlamasına yardımcı oluyorsun&#8230;.ve biz hepinizle uyku halinizde bunun üstünden geçtik. En çok korkuya neden olan şey, kim olduğunuzu hatırlamanızdır. Bu, varlığınızda öyle şiddetli bir reaksiyona neden olur ki –özellikle de siz kendinizi bu üç-boyutlu varoluş durumuna geri getirdiğinizde- yeniden donup kalıyorsunuz. Kendinize, olduğunuz şeyden daha azı olduğunuza inanma iznini veriyorsunuz. Kendinizi ele verme konusunda bu yoğun korku var, olduğunuz şey olmanın yoğun korkusu. Bu nedenle, bu korkunun neden orada olduğunu düşünmelisiniz. Olduğunuz şey olmaktan neden korkuyorsunuz? Neden? Sizin de Tanrı oluşunuz niye korkutucu?</p>
<p>14. ŞAMBRA: Çok ürkütücü olduğu için mi?</p>
<p>TOBIAS: Evet (kahkahalar)&#8230;..gerçekten, belki de bunun hepinizde ortaya çıkardığı korku, öncelikle, doldurulması gereken büyük pabuçlarla ilgilidir – yani Tanrı olmakla ilgilidir&#8230;ama sadece halihazırda bulunduğunuz hipnotik durum yüzünden&#8230;.Tanrıya olan inancınızla&#8230;büyük ve güçlü olan ve her şeyi kontrol eden Tanrı inancıyla ilgilidir. Bu yüzden, o pabuçları dolduramayacağınız korkusu büyüktür.</p>
<p>Öte yandan, belki de Tanrı yoktur korkusu, belki de siz kozmik bir kaza sonucu burada Dünya’dasınızdır ve basit bir hayat yaşıyor ve sonra ölüyorsunuzdur ve hiç bir şey olmuyordur. Tanrı yok &#8211; bu da diğer korku.</p>
<p>Yani, bu iki korku senin donmana – ama aslında herkesin donmasına- neden oluyor ve sonra da kara delikler ve sizi zapteden varlıklar gibi hayali şeyler yaratmanıza neden oluyor. Ve insanların komplo teorilerine, ve sizi geri tutan tüm o diğer şeylere inanmasına neden oluyor.</p>
<p>Yani, Tanrı’nın ne olup olmadığına ilişkin taşıdığın tüm inanç sistemlerini ve tüm hipnotik etkileri bırakıp, Ruh’un her zaman ne olduğunu ve ne olacağını hissedebilseydin, doldurmak zorunda kalacağın pabuç olmazdı. Bu yalnızca, içindeki Tanrı-benliğini bir kez daha deneyimlemeye izin vermenle ilgilidir.<br />
Evet, sen bu noktadayken, tüm karanlık&#8230;ve tüm öfke&#8230;ve nefret&#8230;ve tüm korkular öne çıkıyor gibi duruyor. Ve çıkıyorlar da. Ama bunu deneyimleyen yalnızca sen değilsin. Bu yüzden, bunu dönüştürmenin tam zamanıdır. Ve Adamas, bir sonraki toplantımızda, bu durumun dışına nasıl çıkılacağını herkese göstermek için bizimle olacak. Ama sen harika, harika bir konuyu gündeme getirdin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>14. ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>LINDA:  Dilerseniz, son soru.</p>
<p>15. ŞAMBRANIN SORUSU (mikrofonda bir hanım): Çok sevgili Saint-Germain, Adamus, sorum şu &#8211; insan zekâsının genel çöküşü ve her tür doğuştan gelen sakatlıklar&#8230;geri zekâlılık &#8230;ADD (Dikkat Bozukluğu)&#8230;.şu anda uygarlığımızda gördüğümüz her şey &#8230;senin sözünü ettiğin ve Atlantis’te üzerinde çalıştığımız deneylerin bir sonucu mu? Ve bu yüzden mi birçoğumuz insani yardım mesleklerine yöneldik? Ve görünüşe göre bizim yaratımız olan bunca acının karmasından ya da sorumluluğundan kurtulabilir miyiz? Bitti mi? Teşekkür ederim.</p>
<p>Saint-Germain: Evet&#8230;.harika sorular. Şu anda biyolojideki bozukluk ve hastalıkların ana nedeni, ve –nasıl denir- insan aklının değişmesi, her ne kadar ek öğeler varsa da direkt olarak Atlantis ile ilgili değildir. Ama, şu anda daha çok, insanın kişisel karma kombinasyonu söz konusudur. Ve insanlarda kim olduklarıyla ilgili kabulsüzlük ya da öfke söz konusu olduğunda, bunu biyolojilerine aktarırlar ve biyolojilerde de bu, hastalık ya da dengesizlik olarak ortaya çıkar.</p>
<p>Meydana gelmekte olan bazı şeylerin bir nedeni de grup bilincidir. DNA yapısını resmen değiştirmeye çalışan gruplar var. Ve bu da biyolojide bazen bozukluklara neden olma eğilimi gösteriyor. Bazı insanlar da grup ya da aile karmasını yaşamaktalar. Ve bu da rahatsızlıkları getirir.</p>
<p>Örneğin AIDS olarak bilinen hastalık&#8230;. 13 iplikçikli olan kişilerin – yani sizin gay ve lezbiyen dediğiniz kişilerin- cinsel suçluluk (duygusu) daha iyi anlaşılabilsin diye insanlık adına kendilerine çektikleri bu hastalık, insanlığın cinsel suçluluk bilincinin bir tezahürüdür. Ama, daha önce de söylediğimiz gibi, artık bunu yapmalarına gerek yoktur. Enerji değişimleri ve sorunlarıyla başa çıkmanın daha başka yolları vardır.</p>
<p>Sözünü ettiğin zihinsel dengesizlikler bu günlerde daha çok zihinsel ya da akılsal zekâdan, Tanrısal (İlahi) Zekâya geçmekten kaynaklanan enerji değişikliği nedeniyle oluyor. Çoğu vakada, zihin adeta isyan edip kendini kapatıyor çünkü ona yüklenen yüklerden özgür kalmak istiyor. Ve bu da –nasıl denir- Eski akli becerilerin kötüleşmesine neden oluyor. Ama hazır olan insanlar için, Tanrısal (İlahi) Zekâ, zihnin bıraktığı yerden devam edecek ve ötesine genişleyecektir.<br />
Yani, biyoloji ilginç bir şeydir. Çok hassas bir dokusu vardır. Çok, çok hassas bir organizmadır. Hastalıklara ve her türlü dalgalanmalara, oynamalara hassastır. Ama son zamanlarda sözünü ettiğimiz gibi, biyolojinin artık acı çekmek zorunda olmadığı o noktaya geliyoruz. Ve biyoloji, insanın ruhunda olup bitenlerin yükünü taşımak zorunda olmayacaktır.</p>
<p>Biz biyolojinin tam dengede kalabileceği o noktaya geliyoruz, tıpkı Saint-Germain’in enerjilerinde olduğu gibi. O kendini–en uygun yaşlar olduğunu düşündüğü- 30 ila 40’lı yaşlar arasındaki görünümünde muhafaza etti. Her ne kadar sahip olduğu bedeninin yaşı yüzü epey geçtiyse de, o görünümünü korudu. Ve bu, artık hepinizin yapabileceği bir şeydir. Sorun için teşekkür ederiz.</p>
<p>Bir soru daha alacağız.</p>
<p>LINDA: Tobias, Brian’ın sözünü ettiği İngiltere’deki dönüşüm gibi bir şey mi ya da&#8230;.</p>
<p>TOBIAS/Saint-Germain: Bir soru daha almak istiyoruz, ve&#8230;sonra buna döneriz.</p>
<p>LINDA: Peki.</p>
<p>SHAMBRA SORUSU (Linda internetten okuyor): Tobias, San Diego’da Kasım 2004’te kaydedilen bolluk sunumunda sözünü ettiğiniz şu kredi kartı sahiplerinin limit meselesi bende büyük bir soru işareti oluşturdu. Akış yokken ona sahip olduklarını mı sanıyorlar? Lütfen açıkla.</p>
<p>TOBIAS: Şimdi o uzun kredi kartı tartışmasına girebilirdik ama, bu kartlara bizim tarafta “karma kartları” diyoruz (kahkahalar). Bunun altında yatan zorluk ya da meydan okuma şudur: gidip de birtakım şeyleri ödeyebildiğinizi düşünmek, hayatınıza bolluk getirecektir. Ama siz bolluk-eksikliği sorununu hâlâ beraberinizde taşıyorsunuz. Finansal sistemde kısıtlamalar olduğunu söyleyen hipnotik etkiyi hâlâ üzerinizde taşıyorsunuz. Bu nedenle, kredi kartıyla ödeyin ya da ödemeyin, dipte yatan mesele hâlâ orada duruyor. Aslında, sorun katlanarak yüzünüze çarpacak. Ve daha sonra bu bolluk şeylerinin nasıl aşılacağı üzerine bir başka sınıf çalışması yapacağız.</p>
<p>Yine de, bu kredi kartları&#8230;.ah, onlar basitçe hipnozun başka bir şeklidir, size şöyle denir “alın, bunları kullanın, ve her şey bir-iki gün için harika olacak” (kahkahalar). Ama sonra canavar eskisinden de büyük olarak geri döner. Problemler böyle çözülmez. Anda olduğunuzda, bolluk önünüzde hemen tezahür eder. Dışarı çıkıp kredi kartı denilen şeyle onu cezbetmenize gerek yoktur. Teşekkür ederiz.</p>
<p>Ve bununla Şambra, enerjilerimizi sonlandırıyoruz. Burada, dikkatinizi ve enerjilerinizi vermenizi istediğimiz küçük bir tartışma var. Ama bizim bakış açımızdan, biz şimdi Cauldre’nin bedeninden enerjilerimizi çekiyoruz, çünkü yoruldu. Ve hepinizle birlikte çok heyecan verici bir gelecek ay geçireceğiz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/03/05/saud-8ruhun-ozgurlugu-3bolum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 7: Ruhun Özgürlüğü; 2.Bölüm &#8211; Saint Germain</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/02/05/saud-7-ruhun-ozgurlugu-2bolum-saint-germain/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/02/05/saud-7-ruhun-ozgurlugu-2bolum-saint-germain/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2005 21:26:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Şubat 2005
Kırmızı Çembere sunulmuştur
Artık başlayalım. Ben Ben’im. Ben, Kont Saint Germain’in enerjisiyim. Ve Tobias, bugün size konuşma fırsatını tanıdı bana. Diaları kullanmayacağız, çünkü bugün konuşacağımız şeylerde onlara pek gerek kalmayacaktır (kahkahalar). Bir süredir, Tobias’ın Şambra enerjisini bana devretmesini bekliyordum. Burada bulunmak bir onur ve mutluluktur.
Bunun Tobias’ın gerçekleştirdiği, alışılagelmiş Şaud’lardan biraz farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Şubat 2005</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>Artık başlayalım. Ben Ben’im. Ben, Kont Saint Germain’in enerjisiyim. Ve Tobias, bugün size konuşma fırsatını tanıdı bana. Diaları kullanmayacağız, çünkü bugün konuşacağımız şeylerde onlara pek gerek kalmayacaktır (kahkahalar). Bir süredir, Tobias’ın Şambra enerjisini bana devretmesini bekliyordum. Burada bulunmak bir onur ve mutluluktur.</p>
<p>Bunun Tobias’ın gerçekleştirdiği, alışılagelmiş Şaud’lardan biraz farklı olduğunu herhalde hissedebiliyorsunuz. Geoffrey’in, Cauldre’nın buraya gelmesini sağlamak için onu oyun dışı bırakmak zorunda kaldık, ama buna son dönem uykularınızda başladığımızı herhalde hatırlayacaksınız, çünkü benim gerçekleştirdiğim Şaud’lar farklıdır. Ben enerjilerinizi Tobias’ın topladığı gibi toplamıyorum.<br />
<span id="more-234"></span><br />
Biz aslında bir tür sınıf yapıyoruz. Biz bir tür, ders verilen&#8230;..tartışılan bir toplantı yapıyoruz. Ve biz yoğun bir enerji çalışması yapıyoruz. Ve bu çalışma son uyku döneminizde başladı. Ve bugün bu salona ve evlerinize getirildi. Bunun çoğunu hatırlayacaksınız. Size çok tanıdık gelecek, çünkü bir anlamda, ondan tam zamanında söz ediyoruz. O aleti kapatabilirsiniz (kahkahalar).</p>
<p>Bugün erken başlayacağımızı birçok Şambra’ya bildirdiğimi bilmeniz ilginç olacaktır. (Çvr: O günkü oturum erken başlamış ve Linda ile Geoffrey’in her zamanki ön konuşmasının bitmesini bekleyip de İnternet’e bağlananlar, konuşanın Tobias değil de St.Germain olduğunu kavramakta güçlük çekmişlerdir.) Bazı kişiler bunu varlıklarında hissetti. Bazıları da hissetmedi. Onlar geç bağlanacaklar, belki de Soru ve Yanıtlar bölümümüzün bir kısmını yakalayacaklar.</p>
<p>Bugün enerjiler oldukça farklı, oldukça farklı. Ve belki de onların bedeninizi, ve kısmen de zihninizi nasıl etkilediğini farkedebilirsiniz.</p>
<p>Bugün, sizinle yapacağım birkaç konuşma dizisinin ilkinde konuşacağız. Enerjinin doğası hakkında konuşacağız&#8230;.onun ne olduğundan&#8230;.ve ne olmadığından&#8230;.nasıl hareket ettirildiğinden&#8230;.ve nasıl ettirilmediğinden. Onun burada, Dünya’daki realitenize nasıl uygulanabileceğinden söz edeceğiz.</p>
<p>Hâlâ Eski Enerji yöntemleriyle enerjiyi hareket ettirmeye çalışanlarınıza çok canım sıkılıyor ve hayal kırıklığına uğruyorum. Siz güç kullanıyorsunuz. Kuvvet kullanıyorsunuz. Ben size, yaptığınızda incelik nasıl kullanılır, zerafet nasıl kullanılır, onu göstereceğim. İtip kakmaya çalıştığınız şeylerle kendinizi helâk ettiniz. Ben Kuthumi ve Tobias ve Oama ile birlikte geriye yaslanıp sizin bunu yapmanızı izledim, bazen de çok eğlenip güldüm, çünkü siz hâlâ Eski Enerji’nin insan zihnine takılıp kalıyorsunuz. Ama söyleyeceğimiz sözcükleri duyabilmek için ve kendi ruhunuzu duyabilmek için, konuşan kendi tanrısallığınızı duyabilmek için böyle olmanız gerekiyordu.</p>
<p>Böylece, evet, bugün bazı şeyleri yeniden düzenledik. Ayrıca bugün görüntüyü de kapsayan bir yayın yapmamanız da çok uygundur (çvr: oturumlar artık İnternetten görüntülü olarak veriliyor, ancak bu oturumda görüntü yoktu), çünkü sözcüklerin enerjisiyle ve kendi enerjilerinizle bugün burada çok şey iletilmektedir. Biz insanların&#8230;.saçların nasıl tarandığını&#8230;.ve insanların ne giydiğini&#8230;.ve kamera karşısında nasıl göründüklerini görmeye çalışarak röntgencilik yapıp izlemesini istemiyoruz. Biz bugün bazı enerjileri hareket ettireceğiz.</p>
<p>Saint Germain enerjileri – Ben Ben’im – tüm Şambra’ya tanıdıktır. Biz daha önce birlikte çalıştık. Anımsamanıza yardımcı olmak üzere tarihçemi şöyle bir geçelim.</p>
<p>Ben, burada ya da bu salonda oturan herhangi birinizden daha çok cehennemlerden geçtim. Ben daha büyük derinliklere ve karanlıklara indim. Sefilliklerden geçtim. İblislerle savaştım. Şeytanın ta kendisiyle, hem eril, hem dişil yanıyla savaştım. Aşağılık yaşamların en aşağında çok, çok yaşam sürdürdüm. Bu yüzden size konuştuğum zaman, ve bu şekilde iletişim kurduğumuz zaman, içinden geçtiğiniz şeyleri biliyorum. Karanlığı biliyorum, ya da derinlikleri, ya da zorlukları. Oralardan geçtim. Daha beterinden geçtim. Bugün Şambra, herhangi birinizden daha muazzam öykülere sahibim. Bu yüzden, anlıyorum.</p>
<p>Ben, Saint Germain, Kont Saint Germain kimliğini kullanıyorum. Bu ünvanı kendime ben verdim; harika bir ünvandı. Ben aslında bu adı yarattım. Daha gerçek olan kimliğim – ve beni o yaşamdan tanıyanların bildiği ad – Adamas idi. O bana daha yakın gelen bir addır, ve Adem’den türemiştir. Ve Adem, burada, Dünya’da bulunan kadın ve erkeklerin temel enerjisidir. Böylece kendim için o adı, Adamas adını benimsedim. Ve Tobias ve Kuthumi ve diğerleri, ve hatta birçoğunuz beni bu adla bilir. Birçoğunuz bana Profesör Adamas der. Ve ben o ünvanın tadını çıkartırım.</p>
<p>Benim enerjilerim, sizin (tarihçeniz) kadar geriye gider. Atlantik döneminde birlikte zaman geçirdik. İncil zamanında, sizin Samuel dediğiniz kişi olarak tanınırdım. Ve o yaşamdan sonra derinliklerin karanlık yollarında bir dizi yaşam sürdürdüm. Ben, insanlığın dibine inmenin, titreşimin dibine inmenin nasıl bir şey olacağını keşfetmek istedim. Bu Dünya’nın enerjileri tarafından tümüyle yok edilmenin, sizin “ego” diyeceğiniz şeyin enerjisi tarafından tümüyle yok edilmenin nasıl bir şey olacağını keşfetmek istedim.</p>
<p>Böylece, bunu yaparak çok yaşam harcadım. Çoğunuzla bu zamanlarda karşılaştım. Beni yoksul, sefil biri olarak anımsayabilirsiniz. Beni, sizi öldüren, size ihanet eden biri olarak anımsayabilirsiniz. Bu enerji, bazen birlikte olduğumuz zaman hâlâ kendini gösterir. Ama ben bunu, insan doğasının gerçek kökenini anlamama yardımcı olsun diye yaptım.</p>
<p>Birçoğunuzun bunu belli bir dereceye kadar yaptığını da söylemem gerekir. Nasıl bir şey olduğunu anlamak için kendinizden verdiniz. Tanrısallığınızın bütünlüğünü anlamak için bu insanlık halinin tüm alemlerini ve tüm sınırlarını keşfetmeniz gerekir. Biz bu yüzden burada bulunuyoruz. Bu yüzden bugün burada oturuyoruz. Bu yüzden burada, bu alemlerdeyiz.</p>
<p>Perdenin bizim yanında şu Kırmızı Meclis denilen şey var. Hepiniz onun üyeleri ve katılanları ve ona güçlü etkiler katanlarısınız. Rüya haliniz sırasında ya da çok-boyutlu yolculuklarınız sırasında biraraya geldiğimiz yer burasıdır. Kırmızı Meclis, Başmelekler Düzeni’nin bir kolu değildir. Hepimiz farklı yerlerden, farklı ailelerden geliyoruz&#8230;.Mikail ailesi&#8230;.ve Rafael ailesi&#8230;..To-bi-wah ailesi. Bu zamanda, Kırmızı Meclis denen bu şeyde birleştik.</p>
<p>Ve bildiğiniz gibi, o aynı zamanda Oama, Kuthumi, Tobias enerjilerinden de oluşur. Kuan Yin’in ve daha birçoklarının güçlü etkileri vardır. Siz bunun aktif katılımcılarısınız. Biz sizden daha yüksek bir düzeyde değiliz. Sadece siz şu anda Dünya’da tezahür etmiş haldesiniz, ve biz değiliz&#8230;..belki de&#8230;..ama bu tümüyle başka bir tartışma konusudur.</p>
<p>Ben şu anda Cauldre dediğiniz kişi vasıtasıyla konuşuyorum. O bir süre için başka bir yere götürüldü. Ama size şunu da söyleyeyim, ben aynı zamanda bir insan bedeni içinde sizinle birlikte salonda da bulunuyorum, bugünden sonra bir daha görmeyeceğiniz bir insan bedeni içinde. Çevrenize bakınmanız gerekmiyor (kahkahalar). Ben kendimi türlü biçimlerde ve formlarda tezahür ettirebilirim. Bir an için görünebilir ve sonra yok olabilirim. İçinde öylesine çok karakter ve kimlik ve derinlik barındıran bir öykü yaratabilirim ki, ben onun bağını kesene dek bir süre kendini devam ettirir.</p>
<p>Ve bu, burada bulunan hepinizin ve her birinizin de yapabileceği bir şeydir. Gittiğimiz yer orasıdır. Tobias size bunun farklı bir yıl olacağını, ruhun özgürlük yılı olacağını söylemişti. Gittiğimiz yer orasıdır. Tobias, enerjinin doğası ve onun nasıl dönüştürüleceği hakkında Şambra’ya iki oturum boyunca konuşmam için beni atadı. Ya da ona “enerjiyi hareket ettirmek” diyelim. Enerji şaşırtıcı bir şeydir, şaşırtıcı. Ve o yoktur, mevcut değildir! Nedenini birkaç dakikaya kadar söyleyeceğim.</p>
<p>Ama önce biraz daha kendimden söz edeyim. Bunu yapmaktan gurur duyuyorum. Ve dilerim burada olup da dinleyenler de kendi öyküleriyle gurur duyarlar. Gerçekten, ben Samuel enerjisiydim. Hem sizin aşağılık haller diyeceğiniz durumlarda, hem de karanlık durumlarda çok, çok yaşam sürdürdüm. Yaşadığım bazı şeylerle ilgili muazzam öyküler anlatabilirim, hatta evet, yaşamlar arasında hiç ara vermediğim zamanlar da dahil. Herşeyi hatırlıyordum, bir yaşamdan ötekine. Bu&#8230;. eğer buna hazırlıklı değilseniz &#8230;&#8230;cehennemdir. Siz Şambra, buna hazırsınız. Ben o zamanlar değildim. Bu cehennemdir. Bir öyküyü sürdürmek, anıları sürdürmek, bir çözüm getirememek cehennemdir. Cehennem.</p>
<p>Sizin Assisi’li Saint Francis dediğiniz ruhu olmayan varlığın enerjilerini yaratmada yardımcı oldum, onu Kuthumi ve bazı başka varlıklarla birlikte yarattık. Dünya’ya Francis Bacon, genelde Shakespeare diye bilinen enerji olarak enkarne oldum. Ama yazmaya duyduğum derin sevgi yüzünden, Samuel Clemens, Mark Twain enerjisi olarak da enkarne oldum. O inanılmaz bir yaşamdı. Dünyayı dolaştım. Öykülerimi yazdım. Bir dolu Şambra’yla birlikte oldum. Aslında Cauldre olarak bildiğiniz kişi, Virginia City diyeceğiniz yerde sahip olduğum gazetede kısa bir süre işçim olarak çalışmıştı.</p>
<p>Saint Germain olarak yaşadığım hayatta, şimdi İspanya olarak bildiğiniz bir bölgede, aynı zamanda yahudi de olan Portekizli bir babadan ve İspanyol hanedanından gelen soya sahip bir anneden doğdum. Adım Kont Saint Germain, ya da Saint Germain değildi (bu kez adı fransız aksanıyla telaffuz eder). Adımı sonradan, yolculuk yapmaya başladığımda değiştirdim.</p>
<p>Tüm Avrupa’yı gezdim. O yaşamıma beraberimde bilgi getirmiştim. Beraberimde, uzun bir süre boyunca oluşturduğum çok enerji getirdim. Onu beraberimde getirdim. Ve ben anlıyordum, ve nasıl dönüştürüleceğini biliyordum.</p>
<p>Bu basittir, Şambra. Eline bir pırlanta almak ve içindeki tüm çatlakları temizlemek çok basittir. Basittir. Siz fazla çabalıyorsunuz. Sorun burada. Ben basit taşları alıp cebime atabilir, ve cebimden altın (olarak) çıkartabilirdim. Bu basittir. Siz fazla çabalıyorsunuz. Siz enerjiye güç uygulamaya kalkıyorsunuz, ve bir işe yaramıyor, değil mi? Burada el oyunu söz konusu değildir. Mucizeler söz konusu değildir. Bu basit fizik (kurallarıdır). Ve biz bunun bazılarına değineceğiz.</p>
<p>Saint Germain olduğum yaşantımda, XV. Louis’e danışmanlık yaptım. Kapalı kapılar ardında çok saatler geçirdik. Onun, enerjinin doğasını anlamaya çalışmasına yardımcı oldum. Ve o tabii ki taşların altına nasıl dönüştürüldüğüyle daha çok ilgileniyordu, ve ben bunu ona hiç göstermedim (bazı gülüşmeler). Bir pırlantanın nasıl temizleneceğini bilmek istiyordu. Benim biçimimi nasıl değiştirebildiğimi, formumu değiştirip, istediğim anda farklı varlıklara nasıl dönüşebildiğimi bilmek istiyordu.</p>
<p>Evet, bunu Garret, Norma, Linda ve Cauldre için söylüyorum, geçenlerde Paris’e gittiğinizde, ayarlanmasına yardımcı olduğum o yolculuktaki taksi şöförünüz bendim. Evet, siz havaalanında bir taksi bekliyordunuz. O kadar kaybolmuş ve şaşkın (bazı gülüşmeler), hatta biraz da korkmuş görünüyordunuz ki. Ve ben ortaya çıktım. Benim ortaya çıkmama siz yardımcı oldunuz. Ben bir taksi şöförü biçiminde ortaya çıktım. Ve sizi güven içinde otelinize götürdüm. Orada bulunduğunuz sürede birkaç kez daha ortaya çıktım. Ama siz beni tanımadınız. Ben bunu gerçekleştirebilirim Şambra, ve siz de.</p>
<p>Saint Germain olduğum hayatta, Madame Pompadour’a da danışmanlık yaptım. Onunla çok saatler geçirdim, sizin Ruh ya da Tanrı dediğinizin tüm doğasını anlamasına yardımcı oldum – bu sorunun yanıtına sahip olduğumdan değil – ama sanırım, şu anda Dünya üzerindeki herhangi bir dinin sunabileceği yanıttan daha geçerli ve daha gerçek bir yanıta sahibim.</p>
<p>Benim dinlere karşı bir tiksintim var, ve Saint Germain olduğum yaşamda bunu ateşli bir biçimde ifade ettim. Bu, başımı da biraz derde soktu (bazı gülüşmeler). Kilisenin liderleri çok azametli. Kilisenin liderleri korku dolu. Bunu söyleyebildiğim için mutluyum. Tobias bu hisleri böylesine güçlü ifade etmezdi. Dünya’yı şu anda geri tutan, insanlığı geri tutan kilise enerjisidir. Herhalde Dünya üzerindeki enerjilerin içinde en hastalıklı enerji odur. Ve ben yakında geri geleceğim. Ben kiliselerin – sizin deyiminizle – kıçına bir tekme atacağım (yoğun kahkahalar ve alkış). Cauldre’nın, benim fazla ciddi olduğumu, mizah anlayışına sahip olmadığımı söylediğini çok kez duydum. Oysa espriliyimdir.</p>
<p>Şu anda (bu oturuma) bağlananlar için, Ben Kont Saint Germain. Bugün Tobias’ın yerine geldim. (Başta yapılan) konuşmalardan vaz geçtik. Onu sonradan okuyabilirsiniz. Biz burada, bu Coal Creek Kanyonunda, bir grup insanla enerjinin doğası hakkında, gerçekte kim olduğunuz hakkında konuşuyoruz. Enerjiyi Hareket Ettiren’in ne olduğundan söz ediyoruz.</p>
<p>Tobias bu konuyu açtığından beri, enerjiyi nasıl hareket ettireceğinizi merak ediyorsunuz. Küçük oyunlarınızı oynayıp, şeyleri enerjisel olarak hareket ettirmeye çalıştınız. Biz size, bunun aslında nasıl gerçekleştirileceği hakkında konuşacağız. Ben herhalde bazılarınızı kızdıracağım, ama Oama kadar değil. (kahkahalar) Ben, öykünüzden kopmanız için dibinize kadar meydan okuyacağım. Kim olduğunuzu, enerjinin nasıl iş gördüğünü anlayacağınız noktaya sizi iteceğim, o kadar ki, ölüm noktasına kadar bile itilebilirsiniz. Ama bu bir şey değil.</p>
<p>Ben şimdi bu salonda oturuyorum. Ben hiç ölmedim. Saint Germain olduğum yaşamda bedenimden çıkıp gittim. Çıkıp gittim. Öyle uzatmalı bir ölüm olmadı. Istırap çekmedim. Acı yoktu. Bedenimden çıkıp gittim. Ve bu gerçek, gerçek bir öyküdür – bedenimden çıktığım an, o yok oldu. Toprağa gömülmüş kemikler, kokacak ve çürüyecek et kalmadı. Çıkıp gittim.</p>
<p>Ve gittiğimiz yer burasıdır, Şambra. Talep ettiğiniz şey budur. Şu anda bu yüzden Dünya’dasınız. Ben çıkıp gittim. Ve geri gelebilirim. Evet bu kulağa Yeni Dünya gibi geliyor, değil mi? Ben istediğim an geri gelebilir, kendimi, enerjilerimi insan realitesinde tezahür ettirebilirim.</p>
<p>Ben size oyunlarınız sırasında anımsatacağım. Öykünüz sırasında anımsatacağım, ister birlikte olacağımız sonraki birkaç oturumda burada otururken olsun, ister birlikte arabayı sürerken. Siz şu anda çok fazla oyun oynuyorsunuz. Bu aklınızı karıştırıyor. Kaybolmanıza neden oluyor.</p>
<p>Ben kim olduğunuzu biliyorum. Biz binlerce yıl birlikte çalıştık. Bunu size hatırlatacağım. Evet, bu sizi zaman zaman kızdıracak, sinirlendirecek, ama oyunların, öykülerin üstesinden gelmek, kum havuzunda oynamayı bırakmak zamanıdır. Biz çok-boyutluluğun tüm arenasında oynamaya başlayacağız.</p>
<p>Böylece, Dünya’da çok, çok harika yaşamlarım oldu, ve şimdi de istediğim gibi gelip gidiyorum.</p>
<p>Biz bugün biraz enerjinin doğası hakkında konuşacağız. Enerji yoktur, mevcut değildir&#8230;..en azından özde, çekirdek düzeyde. Enerji mevcut değildir. Şu Yuva denen yere giderseniz &#8211; Tobias’ın öyküsünde söz ettiği Yuva’ya, Tüm Var Olan’ın kaynağına – orada enerjinin bir damlası bile yoktur. Hiçbir şey yoktur&#8230;..berraktır. O hiçbir şey değildir. Yuva enerji içermez, çünkü enerjiye ihtiyacı yoktur. Enerji, dualistik bir terimdir. Yuva’nın enerjiye ihtiyacı yoktur.</p>
<p>Cennet denilen yeri bulmaya çalışanlar var. Tanrı’yı bulmaya çalışanlar var. Ve onlar enerjisel bir arayış içindeler. Bir enerji kaynağı arıyorlar. Biz bunu Atlantis’de yaptık – anımsıyor musunuz? – enerji kaynağını sürekli cennetlerde, bedenlerde ve Yerküre’de aradık. Yuva enerjisizliktir. O sadece olandır.</p>
<p>Yuva’yı terk edip de Ateş Duvarı denen o şeyden geçtiğinizde – Ateş Duvarının içinde olduğunuzda, seminerlerden anımsayanlar olacaktır – milyarlarca, milyarlarca, neredeyse sonsuz sayıda parçalara bölündünüz. Bölündüğünüz her bir parça, deneyimleyeceğiniz bir şeyin potansiyelini temsil ediyordu. Şimdi, sadece şu anda kaç tane potansiyel olduğunu hayal edebilir misiniz? Ben size, Ateş Duvarında geçtiğiniz potansiyellere ait bazı fikirler vereceğim.</p>
<p>Her bir potansiyel, her bir deneyim potansiyeli ve düşünce ve eylem, Yuva’nın dışında, Ateş Duvarının dışında enerji yaratır. Ateş Duvarının dışı, Ateş Duvarının dışındaki görüntünün, sözünü ettiğimiz ağ ya da “alan” olduğunu söyleyebilirsiniz. O, Yuvayı bir kez terk ettikten sonra kullandığınız enerjinin kaynağıdır. O uykudadır, cansız haldedir. Nötrdür. Bir anlamda, bir hiçtir, ifade edilmeyi bekleyen bir potansiyeldir.</p>
<p>Bir denklem var: enerji eşittir ifade edilen potansiyel. Enerji bir hiçtir, ama hazır halde oturur ve size hizmet etmeyi bekler. Hayal gücünüz onu tetiklediği an size hizmet eder, ve sonra da çalışmaya başlar. Sonra da kendini biçimlendirmeye başlar. Ve bir biçim ve bir ifade almaya başlar. Siz şu anda, potansiyel enerjiyle dolu, ifade edilmeyi bekleyen bir anda oturuyorsunuz. O nötr ve cansız haldedir. Bilimsel araçlarınız onu asla bulamayacaktır, çünkü nötrdür. O, hayal gücünüz kanalıyla ifade edilmeyi bekliyor.</p>
<p>İfade edilmiş çok, çok enerji katmanları da vardır. Onlar sizin tarafınızdan yaratıldı, sizin tarafınızdan biçimlendirildi. Onlar sizin tarafınızdan binlerce yıl önce, meleksi biçimde Dünya’ya gelmeden çok önce biçimlendirildi, biçimlendirdiğiniz çok enerji var. Onlar maddesel biçimde değildir. Ama onlar başka boyutlarda ve alemlerde bir tür yaratı halindeler.</p>
<p>Çoğu kez, hatta insan biçiminde bulunduğunuz şimdi bile boyutsal alemlere gidip potansiyellerle oynarsınız. Enerjiyle oynarsınız. Onlara biçim verirsiniz. Yaratırsınız. Bazen yaratılarınızı başka alemlerde bırakırsınız, bir şey haline getirilmiş enerji orada oturur durur. O orada oturup gitmeyi bekler. Bazen onu orada bırakıverirsiniz, tıpkı rafa bıraktığınız bir kitap gibi.</p>
<p>Bazen de onu kendi yaşam biçimi enerjisiyle kutsarsınız. Onu kendi yoluna uğurlarsınız. O enerjinin kendi başına biçimlenmesini sürdürmesine izin verirsiniz. Başta ona yaşamını verirsiniz, sonra da kutsar ve gitmesine izin verirsiniz. İnsan realitenizde buna örnek çocuk doğurmak olabilir. Onların doğmasına yardımcı olursunuz, ama sonra gitmelerine – çoğunuz bunu gerçekleştiriyor – kendi başlarına gitmelerine izin verirsiniz.</p>
<p>Başka alemlerde var olan sizin bu yaratılarınızın tümü ruh-suzdur. Başka bir deyişle, onlar kendilerine ait Yaratan hakkına ya da Yaratan potansiyeline sahip değildir. Onlar sizin yaratılarınızdır. Siz onlara bazen “yabancı varlıklar” dersiniz. Onlar bir bakıma, sizin çocuklarınız oldukları için size geri gelirler. Onlar sizin semavi çocuklarınızdır, ama ruhları yoktur.</p>
<p>Sizin ruhunuz var. Siz, potansiyeli enerji formuna dönüştürmek ve tezahür ettirmek gücüne sahipsiniz. Potansiyeli tezahür ettirmeye başladığınızda, enerjiyi “alan” dediğimiz o yerde yaratmaya başladığınızda, onun bir dizi enerji nitelikleriyle ifade bulduğu söylenebilir. Bunu, anlaşılmasını sağlamak için çok basite indirgeyeceğim. Ama siz onu ya artı, ya da eksi olarak ifade edersiniz. Bunlar temel unsurlardır&#8230;.ya da pozitif/negatif&#8230;.bunu nasıl ifade etmek isterseniz.</p>
<p>Sonra, tüm bu unsurları birleştirmeye başlarsınız. Bir dizi artılar ve birkaç da eksiler olabilir. Ve şimdi enerjinin biçim aldığını görürsünüz. Ve evet, bununla sizin yeni dijital toplum diyeceğiniz arasında bir ilişki vardır. Çok benzerdir, çok paraleldir. Siz asıl olana ve enerjiyi anlamaya geri gelirsiniz. “Alan”a dokunduğunuzda (onu tetiklediğinizde), o enerjiyi, o potansiyeli biçimlendirmeye başlayarak bir şeye dönüştürmek için bir dizi pozitifler ve negatifler kullanırsınız.</p>
<p>Bir şeyi alıp, ham enerjiyi alıp onu maddeye dönüştürmek çok karmaşık, çok çapraşık bir denklemdir. O yekpare bir diziler sıralamasıdır, artılar ve eksilerden oluşan yekpare diziler. Artılar ve eksiler bir tür sarmal (spiral) biçiminde uyumlanma eğilimi gösterirler. Sarmalın genelde 12 öğesi vardır. Sarmal hareketi yapan bu 12 öğenin merkezinde nötr bir öğe vardır, ya da buna “alan”la olan bağlantıyı sağlayan öğe de diyebilirsiniz. Eğer bu kulağınıza DNA modeli gibi geliyorsa, öyledir. Ama biz buna DNA demiyoruz. Biz buna “enerji yapısı” diyoruz. Bu 12-sarmallı enerji yapılarının her birinden, her yöne, her boyutsal yöne başka yapılar, biçimler döne döne çıkar gider.</p>
<p>Şimdi, siz genelde üç ya da bazen dört dediğiniz boyutla iş yaparsınız. Ama şimdi bir de “alan”a geri gidip onu basit bir artı ve eksiyle tetiklediğinizi, ve şimdi ona daha çok artıları, daha çok eksileri kattığınızı, bazen çok daha fazla artı, bazen de çok daha fazla eksi kattığınızı hayal edin. Ama bu, sizin enerjiyi alıp bu kez bir şeye dönüştürmenize yardımcı olur. Tüm o küçük yapılar, 12-sarmallı-enerji partiküllerine dönüşür. Ve sonunda, şimdi sahip olduğunuz yanılsamayı (illüzyonu) yaratmak üzere insan realitenize getirilirler, bu çok karmaşık, çok ayrıntılı bir yapıdır.</p>
<p>Böylece, enerjinin bu anlayışına sahip olduğunuzda, onun aslında gerçek olmadığını bildiğinizde, enerjinin gerçekten özde, esas kaynağında bir pozitif ve negatife sahip olmadığını bildiğinizde, içinde yaşadığınız maddesel dünya denen şeyin nasıl bu denli gerçekmiş gibi göründüğünü anlayabilirsiniz. Ama değildir. O saf yanılsamadır, saf yanılsama, ama öyle bir yapıya sahiptir ki, gerçekmiş gibi görünür. Zaman zaman ondan çıkamayacakmışınız gibi görünür. Sanki tüm o yeniden-doğma döngüsüne sıkışıp kalmışsınız gibi görünür. Sanki ondan çıkabilmek için semavi alemlerin yardımına muhtaçmışsınız gibi görünür. Oysa değilsiniz&#8230;..değilsiniz. Hiç de bunun içinde kapana kısılmış değilsiniz.</p>
<p>Sıkışıp kalan, tıkanan enerjidir, sizin tarafınızdan biçimlendirilen, ve bir anlamda kutulara konan, ya da sizin tarafınızdan yapılandırılan enerjidir, ve dışarı çıkamayan odur. Siz ona vurmaya çalışıyorsunuz. Onu zorlamaya çalışıyorsunuz. Onu iradeyle zorlamaya çalışıyorsunuz. Ve bunu her yaptığınızda ve işe yaramadığında, kendinizi öncesine göre gitgide daha güçsüz hissediyorsunuz.</p>
<p>Aşağıya inip de sizi kurtaracak, aşağı inip de sizi bu güçsüz halden kurtaracak üstün varlıkların ya da bazı daha yüksek güçlerin kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorsunuz. (O üstün varlıklar) Yoktur. Yoktur. Üstün varlık sizsiniz. Siz hepiniz üstün varlığa bağlısınız. Ve bu tümüyle başka bir konudur.</p>
<p>Gerçekte o bir yanılsamadır, ama onu zorlayamazsınız. Dönüşüm, biçimin değişmesi, enerjinin özde, çekirdek düzeyde ne olduğunu anlamakla olur. Öncelikle enerjinin bir yanılsama olduğunu anlamakla olur. Enerji yoktur. Yuva’da enerji yoktur.</p>
<p>Ben zamanınızın – ve benim zamanımdaki – bilim adamlarının bunu anlamasına çalıştım. Samuel Clemens iken, Tesla ile yakından çalıştım. Biz buluşurduk. Konuşurduk. Ben onun anlamasına yardımcı olmaya çalışırdım. Biz bir dereceye kadar başarılı da olduk, ama doğrusunu isterseniz, toplum Tesla’nın verebileceği şeylere hazır değildi, ve onun yerine, daha Edison-vari olan enerji anlayışına yöneldiler. Siz şimdi onun ötesine geçmeye hazırsınız, enerjinin o Eski anlayışının ötesine geçmeye hazırsınız. İlginçtir&#8230;.Tesla ve Edison, ikisi de o günün enerji işçileriydi.</p>
<p>Saint Germain olduğum yaşamımda Mesmer ile çok çalıştım, onun realitenin doğasını anlamasına yardımcı oldum, hipnozu, yani insan bilincini belirli bir düzeye getirebilirseniz, tıkanmışlık halini aşabileceği gerçeğini anlamasına yardımcı oldum. Hipnozla enerjiler yeniden harekete geçip akabilir. Belli bir hipnoz türüyle o Eski öyküden çıkabilir, ve enerjileri çok hızlı bir biçimde dönüştürebilirsiniz.</p>
<p>Ne yazık ki, hipnozla ilgili tüm araştırmalar felsefecilerinize ve psikiyatrlarınıza ve daha beyinsel şeyleri araştıran kişilere geçti. Ve gerçekte olabileceğinden çok daha az etkili oldu. Hipnozun yepyeni bir anlayışını vermek için ben bazı Şambra’larla çalışacağım. Bunun adını değiştireceğiz ki işe lekesiz başlayalım. Bunu önümüzdeki birkaç ay içinde yapacağız. Ve onlar&#8230;..benim orada olup sizinle çalıştığımı bileceksiniz. Biz bazı testler ve bazı deneyler yapacağız&#8230;.evet.</p>
<p>Böylece, enerjinin bu doğasının tümü, bu anlayışının tümü, içine sıkışıp kaldığınız öykülerin ötesine geçmenize yardımcı olacaktır. Şeyleri yaşamınızda anında tezahür ettirmenize yardım edecektir.</p>
<p>Saint Germain olduğum yaşamımda hiç banka hesabım olmadı. Bankalara inanmazdım. Bu apayrı bir konudur, ona da girebiliriz (bazı gülüşmeler). Bir banka hesabımın olması gerekmiyordu, çünkü ihtiyacım olduğunda altın tezahür ettirebiliyordum. Servet bolluğuna sahiptim. Ve hiç onu düşünmek zorunda kalmıyordum.</p>
<p>Ben çok sinirleniyorum ve çok hayal kırıklığına uğruyorum, ve bugün mikrofona geldiğinizde bollukla ilgili hiç bir soru duymak istemiyorum. Yani soracak olursanız çok kızarım (bazı gülüşmeler). Siz bu konuya öylesine takılıp kaldınız ki, ve bu aslında ilerlemenizi engelliyor. Siz bolluğun yokluğuna odaklanıyorsunuz. Onun içinde çok sıkışıp kalmışsınız. Ve gerçek şu ki, realitenize girmeyi bekleyen para bolluğunun potansiyeli mevcuttur. Ama siz ona izin vermiyorsunuz. Onunla ilgili Eski inanç kalıplarına sahipsiniz. Sistemin içinde çalışmanız gerektiğini sanıyorsunuz.</p>
<p>Size tek bir şey söyleyeceğim – Saint Germain olduğum yaşamımda sistemin içinde hiç çalışmadım. Sistem, toplu bilinçtir, ve sizi hızla tutup kendi içine çekecektir. Tobias, toplu bilinci bırakmaya hazır olup olmadığınızı sordu size, ve çoğunuz “evet” dedi. Ama hâlâ onun içinde sıkışıp kalmış haldesiniz. Sistemin dışında iş görmeniz gerekiyor.</p>
<p>Böylece, özde, çekirdek düzeyde enerji bir şey değildir. İstediğiniz herhangi bir şey oluşturulabilir. Biz basit başlayacağız. Öyle devasa projelere girmeyeceğiz. Çok basit başlayacağız. Hatta bazılarınız belki bir sonraki toplantımıza kadar bununla çalışmak isteyebilir.</p>
<p>Bu bu arada, en kolay suda iş görür. Suyla sadece oturun. Önünüze koyduğunuz bir bardak suyla oturun. Suyun içinde oturun.Suyu iradeyle zorlamaya çalışmamanın nasıl bir şey olduğunu anlayın ve hissedin. Bakın&#8230;.daha önce yaptığınız yanlış buydu. Onu bir şeye zorlamaya çalışıyorsunuz. Enerjiyi zorlayamazsınız. Enerjiyi sadece imgeleyebilirsiniz. Bunu unutmayın. Bunu kitaplarınızda yazın. Biz onu zorlayamayız. Onu zorlayamazsınız. Sadece hayal edebilirsiniz.</p>
<p>Ve enerjiyi saf haliyle imgelediğinizde, size karşılık vererek bir biçim alır. Siz enerjiye imgelem, hayal gücü yoluyla emir verirsiniz, ve o sizi yanıtlar. Onu zorlarsanız, güç kullanmaya kalkarsanız, ne yapar? Size harfi harfine karşılık verir! Yaşantınıza bolluğu zorla sokmaya kalkarsanız, o size kelimenin tam anlamıyla karşılık verecektir. O da sizi zorlayacaktır. Bazılarınız “evren harfi harfinedir. Tanrı harfi harfinedir” diyor. Ve öyledir. Ama onun siz olduğunuzu anlayın. Siz harfi harfinesiniz. Siz kendinize mükemmel bir biçimde karşılık verirsiniz.</p>
<p>Bu alana çok basit bir şeyle girin – suyla – ve onunla sadece oturun. Ya da hava&#8230;.evet, hava da harika bir şeydir. Sadece onunla oturun. Siz şu soluma işini yapıyorsunuz. Bazen sizin ne yaptığınıza hayretler içinde bakıyorum (bazı gülüşmeler). Çoğunuz hiç düşünmeden zihinsel alıştırmalar yapıyor, “Öğretmen solumam gerektiğini söylüyor, öyleyse soluyalım” diyorsunuz. Ve aslında ne olup bittiğini anlamıyorsunuz.</p>
<p>Hava, oksijen dediğiniz bu şeyin size girip çıkmasının basitliğini anlıyor musunuz? Siz onu çok karmaşık hale getirmeye çalışıyorsunuz. Onu manipüle etmeye çalışıyorsunuz. Kendinizi daha iyi hissettirmeye çalışıyorsunuz. Sizden sadece kendinizi açmanız isteniyor. Onu kabul edin. Varlığınıza girmesine izin verin. Havanın özünü hissedin. Onu manipüle etmeye çalışmaktan vaz geçin. Onun atomik yapısını değiştirmeye çalışmaktan vaz geçin.</p>
<p>Bazılarınız&#8230;.ben bunu gördüm&#8230;..içeri girip atomları manipüle edip zorlamaya çalışıyor. Eğer en alçak düzeye inerseniz ve öğelerden birinin çevresinde dönenirseniz, bunun şeyleri değiştireceğini sanıyorsunuz. Ve o zaman bir sihirbaz olacağınızı ve parmaklarınızı şaklatıp tezahür ettireceğinizi sanıyorsunuz. Bu böyle iş görmez.</p>
<p>Eski çağlarda bu tür şeyleri yapan insanlar sınırlı bir başarı elde ettiler. Güç kullanarak ya da iradeyle, atomik yapıları belli bir süre için aldatabilirsiniz. Ama er ya da geç öbür tarafa geri fırlayacaklardır. Aslında neredeyse size karşı çalışacaklardır.</p>
<p>Bu grup, Şambra, Kırmızı Meclis – siz busunuz, Kırmızı Meclis – siz şimdi Dünya’da hazırsınız, enerjinin özüyle gerçekten çalışmanın neye benzediğini anlamaya, enerjinin simyasını anlamaya, şeyleri önünüzde nasıl tezahür ettireceğinizi anlamaya hazırsınız. Biz bugün bunun ayrıntılarına girmeyeceğiz. Sizden en basit şeylerle – hava ya da su&#8230;.ya da ateş&#8230;herhangi biriyle – sadece oturmanızı rica edeceğiz. Sadece enerjileri hissetmenizi&#8230;.nasıl aktıklarını&#8230;.nasıl iş gördüklerini hissetmenizi rica edeceğiz.</p>
<p>Sizden suyu hissetmenizi – enerjinin orada nasıl tıkandığını hissetmenizi rica edeceğiz. Su ve havada tıkanmış enerji var. Enerji tıkanıp kalabilir. Bu 12-sarmallı-enerji-türü partiküllerinin, atomik yapının alt düzeyleri dediğiniz şeyin çok daha altına inen ince, ayrıntılı, ızgara gibi bir ağı vardır. O gerçek Yerküre enerji yapısıdır. Bu (yatay, dikey) hatlarda, bu ızgara biçimindeki ağlarda enerjinin nasıl aktığını hissetmenizi rica edeceğiz. Enerjinin bu ağlarda nasıl tıkandığını hissetmenizi rica edeceğiz. Onun hayal gücünüze nasıl mükemmel bir biçimde karşılık verdiğini hissetmenizi rica edeceğiz.</p>
<p>Hayal gücü, gözünde canlandırmak diyeceğiniz şey değildir. Biz iki farklı şeyden söz ediyoruz. Tobias bunu açıkladı. Gözünde canlandırmak, zorlanan ve odaklanan enerjidir. Gözünde canlandırmak değil&#8230;..hayal gücünü kullanmak. Aradaki farkı nasıl anlarsınız? Eh, hayal gücü akar. Hayal gücünün zorlanması gerekmez. Hayal gücü sizin özünüzden gelir.</p>
<p>Mesajımızı şimdi bağlanıp da Geoff ve Linda’nın kısa konuşmasının sonunu yakalamayı umud edenler için tekrarlayacağız. Biz konuşmamıza başladık. Ben Saint Germain. Bugünkü grubumuza hoşgeldiniz. Biz enerjiyle ilgili konuşuyoruz. Biz onun ne olduğu ve ne olmadığı hakkında konuşuyoruz.</p>
<p>Şimdilerde kültürünüzde enerjiyle ilgili çok yanlış kavramlar var, onun kuvvetini ve gücünü saptamak için türlü araçlar kullanmanız gerekir gibi yanlış kavramlar var&#8230;.ve bu önyargıdır. Enerji bu değildir. Bu, enerjinin bir ifadesidir, ama enerjinin kendisi değildir.</p>
<p>Sizler enerji varlıklarsınız. Çevrenizde çok tıkanmış enerji var. Siz onu özellikle tıkadınız. Ona çamur gibi, hamur gibi biçim verdiniz, kalıba döktünüz, ve şimdi öykünüzü yaratacak kadar katılaştı.</p>
<p>Biz onu kalıbından çıkartacağız. Biz onu şu andan sonra, bir sonraki konuşmamıza kadar özgür bırakacağız. Biz sizi kendi yaratınızdan özgürleştireceğiz. Biz size enerjiyle nasıl oynanabileceğini göstereceğiz.</p>
<p>Biz size&#8230;..bazılarınıza, bedeninden gerçekten nasıl çıkıp gidebileceğini görmek isteyenlere göstereceğiz. Biz astral projeksiyondan söz etmiyoruz. Biz, bedeninizi tümüyle terk etmekten&#8230;.ve bedenin işlevine devam etmesini izlemekten&#8230;. ve öykünüzün yürüyüşünü sürdürmesini izlemekten söz ediyoruz. Aranızdan az kişi o deneyimden geri dönmeyecektir. Bu yüzden, buna gönüllü olmayı isterken dikkatli olun. O bedene geri dönmek size sıkıntı verecektir. Benim, Saint Germain’in yaptığı gibi yapmak – istediğim zaman bedene girip çıkmak – size daha zarif, daha latif gelecektir.</p>
<p>Biz şu an yepyeni bir alanla ilgileniyoruz. Biz yepyeni bir sizle ilgileniyoruz. Bazılarınız kendini daha büyük “siz”lere inşa etmeye çalıştı. Tobias yumuşak bir biçimde size bundan söz etti. Ben o kadar yumuşak olmayacağım. Siz sadece kendinizi biraz daha şişirmeye, gururlanmaya çalışıyorsunuz. Biz onun burnunu sürteceğiz. Biz engellenmiş enerjileri boşaltacağız. Neden fiziksel sorunlarınız, zihinsel sorunlarınız, bloke olmuş enerjiye sahip olduğunuzu mu merak ediyorsunuz? Biz onun blokajını çözeceğiz.</p>
<p>Tobias benden gelip, Şambra’nın bir sonraki iki toplantısında konuşmamı istedi. Bugünkü ısınmaydı. Bugün, kendi enerjimi bu gruba daha doğrudan tanıtma biçimimdi.</p>
<p>Biz sizinle çalışacağız. Size birkaç oyun, hüner göstereceğim. Bir sonraki toplantımıza kadar sizi büyülemek, hayran bırakmak istiyorum. Size, bir şeyin bu denli hızlı nasıl değiştirilebileceğini göstereceğim. Size, yanılsamaların (illüzyonların) nasıl gelip gittiğini göstereceğim. Size insan biçiminde geleceğim, ve beni hemen tanımayacaksınız. Ama daha sonra geriye bakıp, “Kahretsin, bu Saint Germain idi!” diyeceksiniz (kahkahalar).</p>
<p>Şambra, biz ilerlemeye hazırız. Biz ilerlemeye hazırız. Tobias sizinle beş uzun ve sabırlı yıl boyunca çalıştı. Kuthumi gelip sizinle konuşuyor. Ve Kuan Yin gelip sizinle konuşuyor. Bizim Oama’yı geri tutmamız gerekti&#8230;.o şu anda çok güçlü, çok etkili. İlerlemek zamanıdır. Şu kuantum sıçramasından önce birlikte çalışmak için iki yıldan az zamanımız var. Yapacak çok işimiz var. Bugün birinin Cauldre’ya dediği gibi, sızlanıp şikâyet edecek zaman yok. Neden sağlıklı olmadığınızı, neden bolluğa sahip olmadığınızı merak edecek zaman yok. Onların üstesinden gelin! Üstesinden gelin!</p>
<p>Ancak, gerçekleştirdiğiniz çalışmayı görmenin de ne kadar etkileyici olduğunu söylemek zorundayım. Bizim tarafta, buraya kadar gelemeyeceğinize dair – sizin deyiminizle – bahse girildi (kahkahalar), ama geldiniz. Şambra hakkında söyleyebileceğim bir şey de, sizlerin kararlı yaratıklar olduğunuzdur (yoğun kahkahalar), birçok açıdan inatçısınız. Ve siz bunu öyle ya da böyle gerçekleştireceksiniz.</p>
<p>Ama ben size, yaşamınızı ve yaratılarınızı idare etmenin daha kolay bir yolunu ve daha zarif bir yolunu göstereceğim. O da, enerjinin ne olduğunun ve nasıl kullanılabileceğinin özüyle ilgilidir.</p>
<p>Dünya üzerinde tekrarlanan yaşantılarda yaşadığım cehennemi yeterince vurgulayamam – ben bunu yeterince vurgulayamam -, herhangi birinizin hayal edebileceğinden çok daha kötüydü. Kendi öykülerinizle benimkine karşı meydan okumak istediğinizi biliyorum. Benimki kazanır. Ben bunu, enerjinin nasıl çalıştığını anlayabilmek ve bunun basitliğini anlama noktasına gelebilmek için yaptım.</p>
<p>Birçoğunuzun, benim yaptığım hataları yaptığını görebiliyorum. Fazla çabalıyorsunuz. Aklınızla hareket ediyor ve zorluyorsunuz. Kendinizi helâk ediyorsunuz. Bunun da üstesinden gelelim.</p>
<p>Sizi izlerken, sizinle çalışırken, genelde insanlığın kaydettiği ilerlemelerin ve gelişmelerin de ilginç olduğunu ekleyelim. Bilincin kuantum sıçrayışının – uzun zamandır beklenen ve belki de gecikmiş bir kuantum sıçrayışının &#8211; sırlarına ait bir işaret de, belirli küçük bir insan grubunun – buna dikkatinizi özellikle vermenizi istiyorum – belirli küçük bir insan grubunun, doğru ya da yanlış, aydınlık ya da karanlık diye bir şeyin olmadığını anlamaya başlamasıdır. Kötülük, günah diye bir şey yoktur.</p>
<p>Dualitenin olmadığını gerçekten anlamak böyle başlar. Bu, enerjinin eski yapılarını, kalıplarını kırmaya yarar. Muazzam miktarlarda enerjinin salınmasını sağlar. Toplum bu doğru-ya-da-yanlış kavramının, bu aydınlık-ya-da-karanlık kavramının, günahkâr-ya-da-melek kavramının ötesine geçebilirse, o zaman toplum bir kuantum sıçrayışı gerçekleştirmiş olur. Enerji o zaman farklı çalışır.</p>
<p>Siz bunun başını çeken taraftasınız. Bu noktaya gelebilmek için büyük zorluklardan ve büyük meydan okumalardan geçtiniz. Bu grup, aydınlık ve karanlık denen şeyin tümüyle bir yanılsama olduğunu anlamaya başladı. Dualite denen şey tümüyle bir yanılsamadır. İşte o zaman biz enerjinin özüne erişebiliriz.</p>
<p>Aralık yoktur. Aralık yoktur&#8230;.anlıyor musunuz. Atomların öğeleri arasında aralık yoktur. Gökyüzünüze baktığınızda aralık yoktur. Yıldızlara baktığınızda, aralık yoktur. O, potansiyelle doludur. O, potansiyelle, sizin tarafınızdan uyumlanmaya ve aktive edilmeye ve bu realiteye getirilmeye hazır potansiyelle yüklüdür. Hiçlik yoktur. Hiçlik yoktur. Tümü, sizin gibi Yaratıcı varlıklar tarafından aktive edilmeye hazır “birşeylik”tir.</p>
<p>Tobias bugün bana bu sahneyi verdi ve yüreğimdekini ve ruhumdakini ifade etmeme izin verdi. O, size kim olduğumu söylememe izin verdi, sizinle çok direkt olmama izin verdi. Ona şükranlarımı sunuyorum. Beni bu yere davet ettiğiniz için hepinize şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Ben Tüm Ben’im!</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 05 Şubat 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 7: Ruhun Özgürlüğü; 2.Bölüm &#8211; Saint Germain</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Biz sınıfa geri geldik. Ben, Profesör Adamus, Saint Germain olarak da tanınırım. O çaldığınız çok güzel bir müzikti. Müzik, enerjiyle bir şeyler gerçekleştirir. Biz bu konuya başka bir sefer gireceğiz.</p>
<p>Ama Ralph (çvr: müziği yapan kişi), burada kendi sınırlarını aşman gerektiğini söylemek zorundayız. Senin müzik yeteneğinin enerjisi çok fazla, ama sen onun çıkmasına izin vermiyorsun. Ve bu şekilde devam edersen, gevşeyip de kendini açana kadar acı duymayı sürdüreceksin. Biz, sen sormadan sorunu yanıtlıyoruz (alkışlar ve mırıldanmalar).</p>
<p>Biz burada Ralph’ın da izniyle onu örnek olarak kullanıyoruz, çünkü Şambra, enerji gerçekten tıkanır. Biz bu yüzden bugün sırayı değiştirdik. Cauldre ve Linda’nın konuşmalarını duymaya o kadar alışmışsınız ki. Ve sonra da bir kanallığın yapılmasına alışmışsınız. Uyuşuyorsunuz.</p>
<p>Bunu kendi yaşamınızda da yapıyorsunuz. Alışkılara bağlanıyorsunuz. Genelde aynı zamanda uyanıyorsunuz. Aynı türde yiyecekler yiyorsunuz. Aynı biçimde çalışıyorsunuz. Bir gün de farklı bir biçimde çalışın. İçinde bulunduğunuz enerji kalıplarından çıkın. Siz bu kalıpları, modelleri öyle bir oluşturuyorsunuz ki, bir dağ kadar katı hale geliyorlar. Değişmeye, değiştirmeye başlamak zamanıdır. Farklı bir şey yapın.</p>
<p>Şimdi, siz bunu yapmaktan pek hoşlanmıyorsunuz, çünkü rahat olduğunuz bir düzey geliştirdiniz. Şeyleri kalıplaşmış halde yaptığınız zaman enerjinin nasıl karşılık verdiğini anlıyorsunuz. O genelde aynı şekilde karşılık verir. Enerji son zamanlarda size aynı şekilde karşılık vermiyor, çünkü içinizdeki bir şey kalıplarınızdan ve alışkılarınızdan çıkmanız için sizi zorlamaya çalışıyor. İşler elinizden alınacak. Eşler çekip gidecek. İçinizdeki çok derin bir düzeyden alışkılarınızdan çıkmaya çalıştığınız için yaşamınızda bazı şeyler olacaktır.</p>
<p>Biz bugün, alışkılarınızdan çıkmanıza yardımcı olmak için Şaud’un sırasını değiştirdik. Enerjileri hareket ettirmek zamanıdır. Bu da, geçmişte sahip olduğunuz kalıpların dışına çıkmak demektir. Bir sonraki toplantımıza kadar farklı şeyler deneyin. Şeyleri yapmanın farklı yollarını deneyin. Başlarda biraz rahatsız edici olabilir, ama çok kısıtlı olan enerji yapısını değiştirecektir. Eğer belli bir şarkı söyleme tarzınız varsa&#8230;.işinizi belli bir biçimde yapıyorsanız&#8230;.belli bir biçimde meditasyon&#8230;. ya da soluma yapıyorsanız&#8230;..farklı biçimleri deneyin. Alışkıdan çıkın.</p>
<p>1930’larda Ballard’lara gelip onlar vasıtasıyla kanallık etmiştim. (çvr: Bay ve Bayan Ballard’lar Saint Germain ile yoğun bir biçimde çalışmışlar, ondan ve bir dolu başka varlıktan evrensel bilgi almışlar ve bu bilgileri kurdukları “I AM Activity”nin çatısı altında yayınlamışlardır.) Ve ben Guy Ballard’la bir dağda temas kurdum, dağda yaşamayı ya da oraya takılmayı sevdiğimden değil, ama ona bir şey ispat etmek için. Ama o kendi içinde çok sıkışıp kalmıştı. Çok uzun zaman önce birlikte çalışacağımıza dair anlaşmamız vardı. Ama ben ona, neredeyse kaçınılmaz olan katı bir enerji dağının nasıl yaratılabildiğini göstermek istedim. Ama onun içindeki yanılsamayı (illüzyonu) görebilseydiniz, ve enerjilerin nasıl biraraya getirildiğini görebilseydiniz, sonunda ondan çıkabilirdiniz de. Guy, ve sonradan Edna Ballard vasıtasıyla yaptığım kanallık, şimdi yaptığımdan farklıydı, çünkü bilinç farklıydı, çünkü bu grup kesinlikle farklı, kesinlikle farklı.</p>
<p>Biz bugün enerjinin ne olduğundan, aslında enerji denen şeyin olmadığı gerçeğinden söz ettik. O hiç bir şeydir. Sizin cennet dediğiniz yerde ya da Yuva’da enerji mevcut değildir. Orada enerji yoktur.</p>
<p>Enerji sadece ifade edilen bir potansiyeldir. Potansiyeller, aktive edilene ya da ifade edilene kadar nötr bir halde bulunurlar. Sizin şu anki kültürünüzde buna iyi bir örnek, benzindir. Benzin, ifade edilene kadar, bir şey vasıtasıyla konulup da bir potansiyeli oluşturan bir momentum doğurana kadar nötrdür. Örneğin onu arabanızda kullanırsınız. Ve o arabayı hareket ettirir. O, o depoda oturan bir potansiyeldi, ve sonra ifade edildi. Biz o ifade edildi derken, ayağınızı pedala koymanızdan, ve arabayı çalıştırmanızdan, ve tüm bu şeylerden söz ediyoruz.</p>
<p>Bunların tümü hayal gücüdür. Siz hayal gücünüzü kullanıyorsunuz. Ama hayal gücü o denli gerçek ve o denli elle tutulur gibi görünüyor ki, siz onu, meydana gelen bir dizi eylem olarak tanımlıyorsunuz. O sadece sizin hayal gücünüzdür. Siz bir potansiyeli ifade ediyorsunuz. Enerji tümüyle budur. Bunu bir kez anladınız mı&#8230;..onu zorlayamayacağınızı&#8230;.ve onun temelde gerçekten herhangi bir dualistik unsura sahip olmadığını bir kez anladınız mı&#8230;..o, temelinde, kendi özünde genellikle ifade edilmeyi bekleyen bir hiçliktir&#8230;..işte o zaman biraz iş görmeye başlayabiliriz. O zaman siz değiştirme/dönüştürme gibi şeyler gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>Buna şimdi başlamayın. Eve koşup, kristallerinizi elinize alıp çatlakları temizlemeye kalkışmayın. Biz temel düzeylerden başlayacağız. Basit düzeylerden başlayacağız. Daha önce, Şaud’umuzda söylediğim gibi, bunların tümünün ne denli basit olduğunu anlamaya başlayacaksınız. Bunun ne kadar basit olduğunu öğrendiğinizde kendinizi aptal gibi hissedeceksiniz. Ve ben, mücadele ettiğim ve çabaladığım ve kendimi şimdiye kadar hayal edilebilecek en büyük cehennemlere soktuğum onca yaşamdan sonra kendimi aptal gibi hissettiğim için, bunun böyle olacağını söyleyebilirim. Kendimi aptal gibi hissettim. Bazı saf ve basit gerçekleri gözden kaçırdığım için kendimi neredeyse aptal yerine koydum&#8230;..ama bu sizin&#8230;.hepimizin bu noktaya gelebilmek için yapmak zorunda olduğumuz bir şeydi.</p>
<p>Biz tartışmalarımıza, soru ve yanıtlara başlamadan önce, ben buradaki bu realiteye gelme ve bu alanı sizinle paylaşma fırsatını bana tanıdığı için tüm Şambra’ya teşekkür etmek istiyorum. Bu büyük bir onur, ve bugün belki de biraz fazla direkt konuştuğumu biliyorum. Ama tekrarlıyorum, bunu isteyenin sizler olduğunu hatırlayın. “Şunu hızlandıralım. Asıl konuya gelelim. Meydana gelecek olan şu bilincin kuantum sıçrayışına kendimizi hazırlayalım” diyen sizlersiniz. Kırmızı Meclis enerjilerinden, Tobias, Kuthumi, Oama, Kuan Yin ve geri kalan hepimizden, sizi şu an çok hızlı ilerletmemizi, sizi gerçek öğretmenler olacağınız düzeylere ilerletmemizi, sizi bazı Eski Enerji yöntemlerinin, tarzlarının ötesine geçirmemizi siz istediniz. Siz 2007’de olacak bu olaya hazırlanacaksınız.</p>
<p>Bunun da söyledikten sonra, şimdi konuşalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, 12 yıldır sağ elimde bir tümör var. Nedenini ve şifasını teşhis edebilir misin?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Tıkanıp kalmış enerji&#8230;..Ben Tobias değilim&#8230;.ama bu tıkanıp kalmış enerjidir. Bedeninizdeki her hastalık kapana kısılmış, sıkışıp kalmış enerjidir. Ve enerjiyle ilgili tek bir şey söylenebilir, o hareket etmek ister. Akmak ister. Bir beklentisi, gündemi yoktur. Aslında kendi başına belli bir hedefi, amacı da yoktur.</p>
<p>Ama, hareketini sürdürmek istediğine dair içsel bir duyuya sahiptir. “Alan”daki ham, saf enerji bir kez aktive edildi mi, hareketini sürdürmek ister. O “alan”a asla geri dönemez. Asla “alan”a geri dönemez. Böylece, kendi içinde, hareketini sürdürmek istediğini görür.</p>
<p>Elindeki bu tümör, tıkanıp kalmış enerjidir. Bir sonraki ay yapacağımız konuşmada, onun yeniden, kelimenin tam anlamıyla nasıl hareket ettirileceğinden söz edeceğiz. Biz sizin tüm o geçmiş yaşamlara&#8230;.yanlış yaptığınız şeylere&#8230;.ve tüm o diğer şeylere girmenizi istemiyoruz. Hatta, onun neden orada olduğunun asıl nedenine bile bakmamız gerekmiyor. O orada. Orada olmasının bir nedeni vardı. Enerjileri hapsettin, ve elinde tezahür etti. Bunda bazı basit imâlar da var, belki de geri tepen şifa çalışmalarıyla ilgili. Biz bu ayrıntılara, duygusal ya da zihinsel ayrıntılara girmeyeceğiz. Ama biz onun nasıl hareket ettirileceğinden söz edeceğiz. Sizler Enerjiyi Hareket Ettirenler’siniz. Teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Saint Germain, aklını çok karıştırmadığımdan emin olmak istiyorum. El titremesinden söz ediliyor, tümör değil.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: O da aynı kapıya çıkar. Her iki durumda da aynı enerji söz konusudur. Ve tekrarlıyorum, bir ay sonraki konuşmamızda bunu irdeleyeceğiz.</p>
<p>LİNDA: Peki, teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selamlar, Saint Germain. Benim hafızayla ilgili bir sorum var. Hatırlamakta zorlanıyorum. Bir şey yaptıktan beş ya da on dakika sonra, ne yaptığımı anımsamıyorum. Ve beynimde ve boynumun yan tarafında hissettiğim şeyler&#8230;.bunlarla ilgili söyleyebileceğin bir şeyler var mı?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Bir kavramdan, yanılsamadan (illüzyondan), ya da bir öyküden, daha büyük bir mevcut olma haline geçtiğin her sefer, sahip olduğun bağlı olma ya da bağlantıda olma duyunu kaybedersin. Eski düşünme tarzından gerçekten çıkmaya başlarsın. Hafızan da bundan etkilenecektir.</p>
<p>Bundan geçen sadece sen değilsin. Dünyanın her yanında bunu deneyimleyen Şambralar var. Bu seni, zihinsel ya da akli bir varlık olmaktan, Tanrısal Zekâ sahibi bir varlık olmaya zorluyor. Eski anımsama yollarına geri gitmeye çalıştığın zaman, ki bunu yapmaya çalışıyorsun&#8230;.korkuyorsun, ve tutunmaya çalışıyorsun. Bu da yine enerjiyi tıkıyor. O enerjinin yapışıp, sıkışıp kalmasına neden oluyor. Ve hatta daha da sinir bozucu oluyor.</p>
<p>Hafıza kaybı denen şeyi deneyimleyen hepinize söylüyorum, bırakın gitsin. Bu doğal bir işlemdir. Bilgiyi aklında tutmanın Eski yolunu bırakın. Çok daha etkili ve daha verimli olan bir yöntem var.</p>
<p>Yani, sen sadece bir işlemden geçiyorsun. Onun bazı etkilerini bedeninde hissediyorsun. Bazı ağrı ve acılardan bu yüzden geçiyorsun. Yani, bırak gitsin. Ve evet, bunun insani realitende bazı kısa-vadeli sonuçları olacaktır. Ama uzun vadede sana iyi hizmet edecektir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Bu, istemeden benzer bir soru, ama ben yine de devam etmek istiyorum. Bu benzer bir soru, ama bir çocukla ilgili.</p>
<p>Yeğenimin ayağında bir tümör var. Kemoterapi yaptılar. Şimdi yeni bir tümör ortaya çıktı. Seçenekler, kemoterapi ya da ayağını kesmek. Hissetmemiz ya da bilmemiz gereken nedir?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Bu benzer bir soru. Ve bir kez daha yineliyoruz, bu, tıkanıp kalmış enerjiyle ilgilidir. Ve siz çağdaş tıbbınızın kemoterapi gibi ve bazı başka yöntemleriyle bu hastalıklı merkezleri ya da tıkanmış enerjiyi ortadan kaldırmaya çalışabilirsiniz. Ama genelde başka bir zaman, bedenin başka bir yerinde yeniden ortaya çıkacaktır, çünkü o yeri değiştirilen ve şimdi farklı bir yere giden, tıkanmış enerjidir.</p>
<p>Bu yüzden, salıvermenin özüne inilmedikçe, tıkanmış enerji çözülmedikçe, kanserle başa çıkmak bu denli zordur. Bir anlamda, eğer&#8230;.biz burada kanserden söz ediyoruz&#8230;.eğer sana gelen&#8230;.senin dünya realitene gelen enerjileri alıp da onları hapsedersen&#8230;.ve tıkanıp kalmalarına neden olursan&#8230;..az önce değindiğim gibi, enerji, kendi hareketini ya da gelişimini sürdürmeye çalışmak gibi bir eğilime ya da isteğe sahiptir. Bir kanser durumunda olan da tam olarak budur. O kendini devam ettirmek ister, ama bunu öyle bir biçimde yaparki, sonunda bedeni yok eder.</p>
<p>Onunla başa çıkmanın daha basit bir yolu vardır, ve bu da, tıkanmış enerjileri gerçekten açmak, çözmektir. Biz buna bir sonraki konuşmamızda gireceğiz. Biz bu enerjilerin çok kolay ve yumuşak bir biçimde nasıl çözülebileceğinden söz edeceğiz. Şu anda bizi dinleyenler var&#8230;. Cauldre derin bir nefes almak ihtiyacı duydu&#8230;. şu anda bizi dinleyip de bunu nasıl yapacağını öğrenen ve kanserle savaşmayacağını&#8230;. onu varlığından iradeyle uzaklaştırmayacağını anlayan kişiler var. Siz, enerjilerin doğal akışının geri gelmesine izin vereceksiniz.</p>
<p>Aynı şeyin topraklarınızda da meydana geldiğini görüyorsunuz. Bedeninizde olan, toprakta da olur. Tıkanıp kalmış enerjiler var. Ve er ya da geç onlar patlamak zorundadır. İlerlemek zorundadır. Siz bunu geçenlerde o dalgalarda ve depremlerde ve tüm geri kalan şeylerde gördünüz. Bunlar doğrudan birbirine bağlıdır. Enerji ve hayal gücünün bedende nasıl birlikte çalıştığını anlamanızı sağlamak üzere sizinle çalıştıktan sonra, Dünya’nın daha geniş bazı topraklarına, bölgelerine geçeceğiz. Biz onlara gidip, Yerküre’nin bazı gerilimlerini ve sıkışıp kalmış enerjilerini kurtaracağız. Ama tekrarlıyoruz, bunu daha denemeye kalkmayın.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Saint Germain, bugünkü mesajına çok teşekkür ederim. Sözünü ettiğin Yeni Enerji ipnozuyla ilgili çalışmaya çok çekildim ve senin vereceğin eğitimi bilmek istiyorum – bize bireysel olarak mı geleceksin? Yoksa bu bizim fiziksel olarak biraraya geleceğimiz bir sınıf mı olacak? Ve bu, benim beklediğim Yeni Enerji çalışmasının bir bölümü mü?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Ben başlarda bazılarınıza bireysel olarak (tek tek) geleceğim. Sonra, doğru zamanda bir toplantı çağrısı yapacağız. Ben belirli ya da kesin tarihlere girmek istemiyorum. Siz&#8230;..gittiğim kişiler orada olduğumu, bunun üzerinde çalışacağımızı bilecekler. Bu&#8230;.bu deneysel bir grup olacak.</p>
<p>“İpnoz” dediğiniz şeyle bağlantılı olan muazzam kapasiteler söz konusudur. Ve biz ona burada “enerjiyi merkezlemek” diyeceğiz. Bir anlamda, size hemen şunu söyleyebilirim ki, burada bulunanlarınızın ve dinlemekte olanlarınızın büyük bir çoğunluğu şu anda enerjiyi merkezlemiş haldedir. Siz bir tür ipnotik bir transtasınız, ama kabul verdiğiniz bir transta. Siz bunu sadece benim irademle ya da arzumla yapmıyorsunuz. Ama ben bununla çok hoş bir zaman geçiriyorum (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Biz bu enerjilerden bazısına göz atacağız, tıpkı Mesmer ile gerçekleştirdiğim gibi. Ve, biz bunun bazı şifalar için nasıl kullanılabileceğine göz atacağız. Burada bazı ilginç ve oldukça zorlu sorunlar söz konusudur, çünkü enerji ile çalışmanın harika yolları vardır, ama alıcının, yani “tedavi” ettiğiniz, gördüğünüz kişinin özsel düzeyden istekli olması gerekir.</p>
<p>Bildiğiniz gibi, yapılan yüzeysel bir şifa olabilir. Şifa uygulayan çoğunuz bunu yaptınız. Siz yüzeysel şifa yapıyorsunuz, ama sorun yeniden oluşuyor. Sonra da kendinizi kötü hissediyorsunuz, ve “hasta” da kötü hissediyor. Biz bu yüzden bazı derin, çok derin düzeylere inmek ve enerjinin nasıl çalıştığına dair çok saf bir anlayış geliştirmek zorundayız. Ama sorun için sana teşekkür ediyoruz. Ve hepinize şunu söylemek durumundayız, her biriniz için farklı bir çalışma söz konusudur. Ve, “enerjiyi merkezlemek”ten konuşacağımız bu özel sınıfa belki çağrılacaksınız ve belki de çağrılmayacaksınız. Ama herkes için yapılacak çok iş vardır. Bu seçkin, elit bir grup değildir. Sadece farklı bir gruptur. Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (Linda’nın sorusu): Saint Germain, bugün dinleyicilerin arasında inanılmaz sayıda yeni insanlar olduğu gerçeğinin bir önemi var mı, ve aynı şeyin canlı yayın için de geçerli olduğunu sanıyorum?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Gerçekten de var. Biz farklı bir düzeye doğru gidiyoruz. Tobias hepimizi bu noktaya getirdi. Ama biz bazı daha özgül (daha spesifik, özel) şeylere, tüm bu çalışmanın “ekmek, peynirine” gireceğiz. Ve biz size şimdi enerjilerle nasıl çalışılacağını göstereceğiz.</p>
<p>Geçmiş yıllarda, kim olduğunuzun ve neden burada bulunduğunuzun anlayışını size vererek çok iş gerçekleştirdik. Bir sonraki düzeye geçmek için hazır olmayanları ayırmak işini gerçekleştirdiğimiz de söylenebilir. Onlardan bazıları ilerledi ve&#8230;..ve Cauldre şu an bana başını sallıyor.</p>
<p>Ama bir sonraki düzeylere gitmek için daha hazır olmayan insanlar var. Onlar, kim olduklarının derinliklerini araştırmaya hazır değiller. Kendi öykülerine öylesine gömülmüşler ki. Ve o öyküleri oynamayı sürdürmek istiyorlar.</p>
<p>Ve bu pekâladır, ama Kırmızı Meclis’te gerçekleştirdiğimiz çalışmayla ilgili değildir. Bu, egosal bir şey değildir. Tobias’ın da geçenlerde söylediği gibi, “ego” harika bir şeydir. O, “ben gidiyorum” (Ego – I go) anlamına gelir. O, ego kendini farklı boyutlarda ifade etmenin yoludur, anlamına gelir. Böylece, bunun negatif bir ego türü olduğu bağlantısını kurmayın. Ama evet&#8230;.gözlemin çok yerinde. Burada bulunan yeni yüzlerin bir nedeni var.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Profesör Adamas, ben burada olmanı çok takdir ediyorum. Ve sana, istediğin herhangi bir beceri ya da yetenek için gelip benimle çalışmana kişisel iznimi vermek istiyorum. Ben, tıkanıp kalmış olmanın ötesine geçmeye çok hazırım. Ve bu da aslında bugün sana soracağım soru. Birkaç sorum vardı. Seninle oturup bütün bir günü birlikte geçirmek ve tüm yanıtları almak için beynini didiklemek isterdim. Ama tüm sorularım gelip tıkanmış olmaya dayanıyor. Bu yüzden, kendi “burada ve şimdi”mde enerjilerin içinde sıkışıp kalmak yerine, kendi enerjilerimi hareket ettirmek için ne yapabileceğimi anlamama yardımcı olup, beni kendi yoluma gönderebilirsen, bu benim için çok değerli olacaktır.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Kesinlikle, ve seninle paylaşacağım şeyler, burada bulunan herkes için geçerlidir. Sen – sizin deyiminizle – kendi öykünde sıkışıp kaldın. Sen, binlerce yıldır süregelen öyküne duygusal olarak çok bağlandın. Ve o seni etkiliyor. Ve işin içinde suçluluk duygusu da var.<br />
Kendine bir yük yükledin. Ve sen sadece kendi öykünde sıkışıp kaldın. Şimdi artık şeyleri yapmanın farklı yollarını dene. Onun sadece bir öykü olduğunu anla. O, senin bir veçhendi.</p>
<p>Benim kendime ait öyle veçhelerim var ki&#8230;..bazıları harika ve bazıları da çok kötü. Ama onların benim yaratılarım olduğunu&#8230;..ve onlara yaşam verdiğimi&#8230;.onlara ifade verdiğimi farketmem gerekiyordu. Ama onlar sadece benim bir öykümdü.</p>
<p>Sen öyküne geri dönmeyi istemeye devam ediyorsun. Sen, 2000 yıl önceki bir çağa geri dönmek istiyorsun. Ve bunu yapamıyorsun. Bu yüzden de daireler çizip durduğunu görüyorsun. Ve senin için burada yapılacak bir dolu başka şeyin olduğunu farketmek zamanıdır. Bildiğin gibi, ve şimdiden yaptığın gibi, öğretme (eğitim verme) potansiyeli var. Direkt enerji çalışmasının belirli türleri için potansiyel mevcut. Ve az önce de söylediğim gibi, onun üstesinden gelmek zamanıdır. Ve biz gerçekleştirmiş olduğun çalışmayı takdir ediyoruz. Ama ilerlemek zamanıdır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Sen bunu düşünerek fazla zaman harcıyorsun.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim&#8230;.biliyorum (bazı gülüşmeler).</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Evet. Ve biz konuşuyoruz, hepimiz. Herhangi biriniz benimle her zaman konuşabilir. Cauldre’nın şimdi yaptığını gördüğünüz gibi kanal olmanız da gerekmiyor. Biz konuşarak birlikte çok gün geçirebiliriz. Sadece kendinize güvenmeniz gerekiyor. Biraz delirmenize izin verin (yoğun kahkahalar).</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Enerjiyi Hareket Ettirmeyi kucakladığımdan beri, hiç tanımadığım, sadece sokakta ya da otobüste karşılaştığım üç farklı adam tarafından saldırıya uğradım. Bana bağırdılar, sövdüler ve hatta biri, bana tahammül edemediğini fısıldadı. Ben bu enerjileri içimden geçirmeye çalıştım. Ama maalesef korkmaya başladım. Bu karşılaşmaları neden kendime çekiyorum? Ve bu benimle mi ilgili, yoksa salınmak ihtiyacında olan başka insanların enerjisiyle mi?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Senin fiziksel bir form olduğunu var saydığın şey olarak tezahür eden, tıkanmış enerjiler, senin veçhelerin var. Ama onlar senin sadece bir bölümün. Onlar, seni yıldıran parçaların, onları kendi yok olma noktalarına kadar salacağından korkan parçaların. Onlar, senin kendi suçluluk duygunun ifadeleridir.</p>
<p>Hepiniz, kendinizin insani realitede tezahür ediyormuş gibi görünen çok-boyutlu bir veçhesini yaratabilirsiniz. Ve ona dokunursanız ve onu incelerseniz, gerçek olduğuna kendinizi inandırabilirsiniz. Ama söz konusu durumda, onlar sadece yeniden ortaya çıkan kendi veçhelerindir.</p>
<p>Ben kendimi aynı anda birçok yerde, çok farklı özellikler hedeflemiş veçheler olarak görünür kılabilirim. Ve her biriniz bunu gerçekleştirebilirsiniz. Siz sadece bunun kendi dışınızdaki bir şey olduğunu sanıyorsunuz. Hatta ben&#8230;..biz uzun bir tartışmaya giriyoruz&#8230;.devam edelim. Bu sadece senin kendi veçhelerin.</p>
<p>Her an, herhangi biriyle, ister bunun gibi ruhu olmayan bir veçhe olsun, ister başka bir insan, ya da bir yabancı varlık, ya da her neyse, her an sözü geçenin, hâkim olanın sen olduğunu anlamak zorundasın. Herhangi bir enerjisel varlığa, mevcudiyetini terk etmek zorunda olduğunu, yaşantından çıkmak zorunda olduğunu söyleyebilirsin. Bunu onlara söyleyebilirsin. Bunu onlara emredebilirsin. Bu veçheler çoğunlukla geri gelip, sana bunu yapamayacağını, gitmeyeceklerini söylerler. Onlar, senin de bir Tanrı olduğunu bilip bilmediğini görmek için seni sınıyorlardır. Ama onlara gitmelerini emredebilirsin. Teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bugün burada olabildiğim için çok şükrediyorum. Ve burada olduğun için teşekkür ederim. Çarşamba günü Kaliforniya’dan gelip de uçaktan indiğimden beri iyi uyuyamıyorum. Gözlerim kapanıp duruyor. Yani dilerim birileri bana bir yerlerde yardım ediyordur. Ben, ağır metal zehirlenmesi olan insanlarla çalışıyorum. Ve aklıma ihtiyacım var. Ve şu hafıza şeyini yapıyordum. Ve birlikte çalıştığım o küçük, yaşlı çift&#8230;.. onlar bazı şeyleri benden daha iyi anımsamaya başladılar. Onlarla yer değiştirsem mi diye düşünmeye başladım. Benim iki sorum var. Ben gerçekten Kaliforniya’dan taşınmayı düşünüyorum. Evime karşılık ödünç para almak ya da yeni bir kaynak yaratmak için çalışıyorum. Ben gerçekten çok gerildim. Ve hangi yöne gideceğimden de pek emin değilim ya da&#8230;..ben kendi başıma yaşıyorum, bu yüzden Kanada’dan başka&#8230;.ki oraya geri dönmeyeceğim&#8230;..kimseyle bağlantım yok. Bana bir fikir verebilir misin, belki kuzeye diye düşünmüştüm. Bilmiyorum.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Kendine bir an hissetmek için izin versen, tüm çevrende mevcut olan potansiyeller var. Kuzey, güney, doğu ve batı potansiyelleri mevcut. Yeni işler, yeni evler potansiyeli mevcut. Tıkanıp kalmak potansiyeli mevcut. Düşünebileceğin herhangi bir şeyin potansiyeli mevcut.</p>
<p>Ve onlar SENİN potansiyellerin. Benden gelmiyorlar. Tobias’tan gelmiyorlar. Onlar senin potansiyellerin. Onlar neredeyse küçük balina sürüleri gibi – biz onlara, birlikte çalıştığımız bu varlıklara duyduğumuz sevgi ve saygı yüzünden balina sürüsü diyoruz. Biz onlara küçük potansiyel sürüleri diyeceğiz, ifade edilmeyi ve aktive edilmeyi bekleyen potansiyel sürüleri.</p>
<p>Sorun şu ki, onları senin aktive etmen gerekiyor. Biz bunu senin adına yapamayız. Hiçbir şey önceden belirlenmiş (ya da kader) değildir. HİÇBİR ŞEY ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ (ya da KADER) DEĞİLDİR. Belli şeylerin gelecekte olabileceğine inanmanı sağlayabilecek kalıplar vardır. Ama bunları seçip seçmemek sana kalmış bir şeydir.</p>
<p>Ne yapmak istiyorsun? Nereye gitmek istiyorsun? Yaşamını nasıl yaşamak istiyorsun? Sana burada verebileceğimiz tek ipucu, Eski düşünme tarzından çıkman, vazgeçmendir. Bu düşüncelerin bazısı korku-temelli olmak eğilimindedir ve bazı şeyler senin için var olacak mı kaygısına sahipsin. Evet, olacaklar&#8230;.eğer onları seçersen&#8230;. o enerjiyi aktive edersen.</p>
<p>Buna, sonra yapacağımız birkaç konuşmada gireceğiz. Ama ben senin, potansiyellerine göz atacağın bir zamanı kendine ayırmanı istiyorum. Üstüne atlayıp hemen birini seçmeye kalkma. Potansiyellerin tıpkı süpermarketlerinizden biri gibidir, gidip istediğin herhangi bir şeyi&#8230;. istediğin herhangi bir şeyi seçebilirsin.</p>
<p>Potansiyele ödeyeceğin para seni kaygılandırmasın. O gelecektir. O hep oradadır. Ve, bazılarınızın buna inanmakta zorlandığını biliyorum. Ama o hep oradadır. Hangi potansiyeli seçersen seç, para dediğiniz şey, ya da finansal enerji, otomatik olarak gelecek ve o potansiyelle birleşecektir. Önceden orada olmayabilir. Tüm şu banka sisteminin aldatmacalarından biri de budur. Önceden orada olmayabilir, ama bir potansiyeli seçtiğin an, o da aynı anda meydana gelecektir.</p>
<p>Çevrendeki tüm bu potansiyelleri hissetmek için kendine zaman ayır. Onlar küçük hava kabarcıkları gibidir. Ben onları görebiliyorum. Onlar potansiyel sürüleridir. Onları hisset&#8230;.onları düşün (tefekkür et)&#8230;.kendin için ne istediğine karar ver.</p>
<p>Ama ölçü olarak korkuyu kullanma. Mutlulukla yaratmayı ve neşeli, mutlu edici hayal gücünü kullan. Ve sonra da, istediğin potansiyelleri seçmeye başla. İzin ver&#8230;.potansiyeli seçtiğin zaman&#8230;.onun kendi enerji gelişimini ve yaşam gücü enerjisini sürdürmesine izin ver. Onu bir kez daha yapılandırmaya çalışmak istemezsin. Enerjiyi hapsetmeye başlamak istemezsin. Onu seçmek ve sonra da onunla akmak istersin. Enerji ve senin, bu güzel dansı birlikte etmenizi istersin. Böylece, sorduğun soruya teşekkür ederiz. Bir ayını, potansiyellerini izlemekle, hissetmekle geçir. Ve sen Yaratansın. Bunu anla&#8230;.sen Yaratansın.</p>
<p>ŞAMBRA 8: Yellowstone için, patlak verme potansiyeli yüzünden, Kızılderililerle birlikte 24 saat davul çaldım. Ve bana onun ley hattı olup olmadığını söyleyebilir misin&#8230;.onlar ley hatlarını yeniden birleştirmeye başladı. Bu geçerli bir şey midir?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Geçerlidir, çünkü bir potansiyeldir. Bir realite olarak ifade edilebilecek bir şeydir. Biz senin – ya da herhangi birinizin – ley hatlarına takılıp kalmanızı istemiyoruz. Size şu anda şunu söylüyoruz – (orada) olduğunu düşündüğünüz her bir ley hattı değişmiştir. Eski ley hatlarına ve eski deprem kuşaklarına geri gitmeyi sürdürenler, çok Eski Enerji ile çalışıyordur.</p>
<p>Ley hatlarının yerini değiştirdiğini anlamak, değerli bir cevher, enerjisel bir cevherdir. Hatta bu hatlar farklı tepkiler vermektedir. Onlar artık aynı enerji yapısına sahip değildir. Aslında&#8230;.onlara artık hat bile diyemezsiniz. Onlar şimdi sadece, Dünya ile Yeni Dünya’yı birleştiren bir referans noktasıdır&#8230;..ve bu sürüp gider de gider de gider. Bu çok ilginç bir matematiktir. Ama hiç biriniz kendinizi ley hatlarıyla kısıtlamayın.</p>
<p>Potansiyeli sen seçersin. Eğer potansiyele davul çalmakla ulaşmak istiyorsan&#8230;..ya da herhangi başka bir şeyle ulaşmak istiyorsan&#8230;bu pekâladır, ama potansiyeli seçen SENSİN. Potansiyeli sen seçiyorsun.</p>
<p>Hazır bundan söz ediyorken, burada bir şeye daha dikkatinizi çekmek istiyorum&#8230;.ve Cauldre bizi meraklandırıyor. Çoğunuz şöyle diyorsunuz, “ben en yüksek hayra olan şeyi yapmak istiyorum”. Bunu, kendi referans noktanız olarak kullanıyorsunuz. “Ben en yüksek hayra olan şeyi yapmak istiyorum.” Eh, biz de size diyoruz ki, “o zaman bir şey seçin”. (bazı gülüşmeler) Biz bilmiyoruz. Sonuçta TÜMÜ, HERŞEY en yüksek hayradır! Biz bilmiyoruz. Siz hâlâ seçmek durumundasınız. Siz kendi sorumluluğunuzu üstlenmiyorsunuz. HERŞEY TÜMÜN HAYRINADIR! Seçtiğiniz herhangi bir şey, sizin ve sonuçta herhangi birinin en yüksek hayrınadır. Bir şey seçin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Çok derin, yakın, spiritüel bir bağımın olduğu belli bir adam var. Biz birbirimizle rüyalarda iletişim kuruyoruz. Ben bunu dokuz yıldır anlamaya çalışıyorum. Biz bu yaşamda hiç fiziksel olarak birlikte olacak mıyız? Ve eğer öyleyse, ne zaman olacağını biliyor musun? Umarım bana yardım edebilirsin.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Fiziksel bir bağ, buna gereğinden fazla önem vermektir (kahkahalar).</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Bir sonraki. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ne biçim bir sorunun peşinden buraya geliyorum. Saint Germain, burada olduğun için heyecandan uçuyorum. Senin yazılarını hep sevdim, ister aşk hakkındaki sonelerin olsun, ya da hoplayan kurbağalarla ilgili kısa öykülerin, ya da Avrupa’ya yaptığın geziler. Paris’teyken seni hissettim. Buraya gelirken sersem gibiydim. Yani sevgilim, kulağa bir Saint Germain yanlısı olarak gelme riskini göze alarak, seni nasıl tanıdığımı&#8230;..ve neden bu kadar yakın olduğumuzu bana anımsatabilir misin?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Daha önce de değindiğim gibi, hepimiz Kırmızı Mecliste birlikte çalışıyoruz, ki orası, burası kadar gerçektir. Bugünkü bu toplantı, sadece Kırmızı Meclisin genişlemiş bir halidir. Ve biz, hepimiz, saatlerce ve saatlerce paylaşırız ve konuşuruz ve birlikte oluruz. Ve şunu da söylemem gerekir ki, neredeyse hepinize – dinlemekte olan ve burada olan herkesi şimdi gözden geçiriyorum – neredeyse her birinize, yaşantınızın bu ya da şu anında insan biçimiyle göründüm. Aslında bunu yapmak beni eğlendiriyor. Ve çoğunuz beni tanımazsınız, ama kapsayıcı bir enerji hissedersiniz. Ve evet, ben sana birkaç farklı fırsatta göründüm. Ve biz Kırmızı Mecliste birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmayı sürdüreceğiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, insanlar benimle acı dolu öykülerini paylaştığında, ben bir trajedi görmüyorum. Ben değişim, dönüşüm görüyorum. Ama öyle görünüyor ki, bir dolu insan sadece kendi öykülerine sempati duyacak ve onaylayacak birini istiyor. Ve bu, benim artık yapamadığım bir şey. Bunun bir kopmaya neden olacağından ve insanların, onlara şefkat beslemediğimi sanmalarından korkuyorum.</p>
<p>LİNDA: Özür dilerim&#8230;.bu insanlar (sorularını online gönderen kişilerden söz ediyor) tabii ki bu soruları Saint Germain’in yanıtlayacağını bilmiyorlardı.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Kendi öykünü bıraktıkça ve onun ne olduğunu farkettikçe, başka insanlara bakmaya ve onların kendi öykülerinde nasıl sıkışıp kaldıklarını farketmeye başlarsın. İster inan, ister inanma, ama sen hâlâ&#8230;&#8230; onlar nasıl yanlış yaptıklarından, nasıl kurban olduklarından söz ettiklerinde, ya da başka başka şeyler hakkında konudan konuya atlaya atlaya konuştuklarında, onları aslında şimdi dinleyebildiğin için daha büyük bir şefkat gösterebiliyorsun . Ben bu konuda şaka yapmıyorum, ama direkt olmak zorundayım.</p>
<p>Sen öyküler yaratıyorsun, sonra da onların içinde yaşıyorsun. Ve istiyorsun ki&#8230;. insanlar olan biteni sana anlatıyorlar, çünkü çoğu insan öyküyü genişletmek istiyor. Kendi öykülerine ve kendi acılarına o kadar aşık ve tutkunlar ki, durmaksızın anlatmak ihtiyacı duyuyorlar.</p>
<p>Bir nokta gelir ki Şambra&#8230;.Şambra’nın bildiği gibi, bundan sıkılırsınız. Bundan sıkılırsınız. Yaratmanın daha büyük, daha etkili ve daha sevinçli hallerine, enerjileri hareket ettirmeye, enerjiyle oynamaya ilerlemek zamanı gelir. Ben, enerjilerin içine ve dışına atlamaktan büyük sevinç duyarım. Daha önce de söylediğim gibi, yaşamların en sefilini yaşadım, bu yüzden de, hiç bir öyküye takılıp kalmadan onlara girip çıkmanın nasıl harika bir şey olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p>Profesyonel yardımcı ve danışman olanlarınızın çoğu, insanların bu öykülerine duyabildiğiniz o derin empati yüzünden çok gurur duyuyor. Ve onları saatlerce dinleyebilirsiniz. Oysa, insanlar konuşup durdukça, bazen kendi kafanıza bir şaplak indirmek istediğinizi siz de biliyorsunuz. Ama habire dinlemek için kendinizi zorladınız, ve bu arada da onların bir dolu enerjisini de içinize aldınız. Onların öyküsünün bir parçası haline geldiniz.</p>
<p>Şimdi ilerlemek zamanı olduğunu öğreniyorsunuz. Takılıp kalan herhangi bir insana sorulacak soru şudur – “Değişim için hazır mısın? Değişim için hazır mısın?” Ve eğer onlar bu soruyu yanıtlayamıyorlarsa, artık onları “tedavi etmeyin”, öykülerini dinlemeyin. Başka birini bulacaklardır. Ve sizi ve onlarla geçirdiğiniz o uzun saatleri anımsamayacaklardır bile (kahkahalar).</p>
<p>Bu, Şambra’ya dahil olmadan önce, Tobias’ın bireysel olarak her birinize sorduğu bir sorudur. Ve şunu diyebilirsiniz – eğer Şambra üyesi olmanın herhangi bir şartı varsa, o da şu basit şeydir – “Değişime hazır mısınız?” Ve siz “Evet!” dediniz. Ve bu yüzden buradasınız. Yardımcı olduğunuz, “tedavi ettiğiniz” kişilere sorun – “Değişime hazır mısın?”</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Bir süredir buraya çıkıp da soru sormaktan aslında korktuğumu farkediyorum. Bu yüzden, o korkunun içinden geçip gitmek istedim. Ve bir de&#8230;.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Burada şunu belirtmem gerekir – bunu kalpten söylediğin an, sadece bu tarafta bizim değil, dinleyicilerin ve izleyicilerin de farkettiği bir enerji değişimi meydana geldi. Bu, bu kadar basittir. Bu kadar basit. Bir enerjinin değişip dönüşmesine izin verirsin. Peki, devam edelim.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim. Ve ben tıkanıp kalmış hissediyorum. Ve, bir tokadı hakkediyorum (kahkahalar), ve&#8230;.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Bu insanı çok ayartan bir şey (yoğun kahkahalar).</p>
<p>12.ŞAMBRA: Ve, en çok sıkışıp kaldığımı düşündüğüm alan aslında, gerçekten, kendine-gerçek-kabulü-vermek ve kendini-gerçekten-sevmek. Ve atlı karınca dönüp duruyor, ve ben habire işlem gerçekleştiriyor ve salıveriyorum. Ama sanki bu hâlâ temel sorunummuş gibi geliyor. Yani ben&#8230;.ben değişim için hazırım.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Teşekkür ederiz. Ve bu kendini-sevme kavramının, anlayışının tümü, belki de tüm meleklerin ve tüm insanların temel sorunudur. Sen bu yüzden çok temel ve çok önemli bir şeyden ve karşı karşıya kaldığın ve tüm Şambra’nın yüz yüze geldiği bir meydan okumadan söz ediyorsun. Kendini, gerçekte olduğun gibi kabul edebildiğinde ve o düzeye gelebildiğinde ancak, Tanrı gibi gerçek ifadeyi kullanırsın. Bu kendini kabul etme ve sevme yeteneği için kendini zorlama. Bu en çok meydan okuyan şeydir.</p>
<p>Ateş Duvarı’ndan geçtiğin an – ve hepimizin geçtiği an – en önemli olan şey bu sevgi ve kabul noktasına gelebilmekti. Gerçi ben bunu şimdi basitleştiriyorum. Ama gerçekten konu buydu. Kendinle ve tanrısallığınla o candan, o mahrem bağlantıyı kurduğun zaman, tüm unsurlar, olmuş olduğun ya da yapmış olduğun herşey, Şimdi ânına geri gelip birleşir. Ve meydana gelen bu mutluluk dolu enerji, sanki patlayıverir. Ve işte o zaman bir Yaratan olduğunu farkedersin. Kendi çevrende herhangi bir şeyi yaratmanın ne denli basit olduğunu farkedersin.</p>
<p>Bu yüzden, sen mükemmel ve doğru bir kulvardasın. Temel sorunlara inmektesin. Artık küçük şeylere kafanı takmıyorsun. Temele iniyorsun.</p>
<p>Ve biz senin birçok salıverme döngülerinden geçtiğini biliyoruz. Bu, bir dolu döngüyü gerektirir. Tüm bu düzeylerden, yaratılmış olan tüm bu öykülerden, deneyimlediğin tüm şeylerden geçmek için çalışmak, muazzam miktarlarda enerji hareketini gerektirir. Ama sana diyeceğim ki – ve tüm Şambra’ya – oraya geliyorsun. Çok yakınsın. Teşekkür ederim.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim Saint Germain.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba, kulağa haddini bilmez gibi gelebilirim, ama sözünü ettiğin şeylerin çoğunu biliyorum. Bunların tümü benim için çok açık olduğu için de çok sıkılıyorum. Çoğu insan, o aptalca konuşmalarıyla sinirime dokunuyor (bazı gülüşmeler). Enerjiyle dolup taşıyor, patlıyorum. Sadece bir şey söyle&#8230;.dinleyeceğim. Ve lütfen, ölü babama da bir selam söyle (kahkahalar).</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Bugün söylenmiş olan şeyler hiç bir Şambra için sarsıcı ya da hatta “yeni” şeyler olmamalı. Biz sınıfımızı sizin son uyku halinizde yaptık. Ve şimdi de onu sadece bu realitede tezahür ettiriyoruz. O, bir başka boyutta, şu anda burada meydana geldiği kadar gerçek, hatta belki de daha gerçek olarak meydana geldi. Bu yüzden, evet, senin bir parçan sıkılıyor. Bir parçan ilerlemek istiyor. Ve bu ne harika bir işaret. Paylaştığın için teşekkür ederiz.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba, Saint Germain. Karşılaştığımız, yaratılarımız olan kendi veçhelerimiz hakkında biraz daha konuşabiir misin? Bunlar, bizim tarafımızdan yaratılmış, ruhu olmayan varlıklar olup da insan olarak bütün bir insan yaşamı mı sürdürüyor? Bunun hakkında biraz daha konuşabilir misin?</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Gerçekten&#8230;.bu çok uzun ve geniş bir tartışma olabilir. Biz, enerjiyle ilgili öncelikli konuşmamızın dışına pek çıkmak istemiyoruz. Ama buna birkaç görüş ekleyeceğim.</p>
<p>Siz birçok farklı düzeyde ve birçok farklı boyutta, sürekli veçheler yaratırsınız. Şu anda burada otururken, başka boyutlarda öyküler ya da veçheler yaratıyorsunuz. Bunlar ille de fiziksel boyutlar değildir, ama birkaçının fiziksel özellikleri vardır. Siz gerçekten&#8230;.şu anda, bu başka boyutlara sizden uçup giden kendi ifadeleriniz var.</p>
<p>Siz enerji potansiyellerini alıp onları işe koyarsınız. Enerjiyi aktive edersiniz. Onlardan bazısını bu realiteye geri getireceksinizdir. Bazılarını, bu realiteyi temel alarak yine bu realitede yaratırsınız, bunlar en son ya da daha önce sözünü ettiğim veçhelerdir. Bu, süregelen bir işlemdir.</p>
<p>Tobias geçenlerde Hawai’deki gruba konuştu ve egodan söz etti. O, egonun sürekli doğurduğu, tüm bu yaratıları, tüm bu öyküleri sürekli oluşturduğu gerçeğinden söz etti. Siz bu öykülere kenetlenmiş değilsiniz, ama onlarla çok-boyutlu alanlarda oynuyorsunuz.</p>
<p>Burada, Dünya’da da onlarla oynuyorsunuz. Veçheler yaratıyorsunuz. Çoğu bu realitede kalmıyor. Biyolojik bir biçim içinde yaşamayı sürdürmüyorlar. Bunu yapmak oldukça ustalık, beceri isteyen bir şeydir. Onlar realiteye girerler ve çıkarlar.</p>
<p>Siz biliminizin, partiküllerin realiteye nasıl girip çıktığından söz ettiğini duydunuz. Onlar sanki hiçlikten gelip realiteye giriyor, sonra da çıkıyorlar. Bu, veçhelerinizle de böyledir – gelir, giderler. Kendi uzun-dönem biyolojik ifadelerini çok ender üstlenirler. Bunu yapmanın, şu anda birçok komplikasyonu vardır.</p>
<p>Sizin başka bir parçanızın – diğer benliğinizin, diğer yarınızın – dünyanın öbür yanında bir yerde yaşayıp yaşamadığını merak edenlerinize yanıtımız, genelde hayır’dır. Bunu yapmanın özel bir nedeni yoktur. Siz, Şimdi ânında tümüyle kendi içinizde bütünsünüz. Bu yüzden, bir ikiz alevin (ikiz ruhun) olduğunu düşünmeyin. Ve ben, bu arada, kimsenin ikiz alevi değilim! (kahkahalar) İkiz alevin başka bir yerde olduğunu da düşünmeyin. Şambra için herşey&#8230;..herşey şimdi kendi içinize bütünlenmiştir.</p>
<p>Şu anda, enkarne olmakla ilgili ve biyolojiyle ilgili bazı ilginç şeyler yapılmaktadır. Bazı insanlar varki&#8230;.. bir bebek ve hatta ergen olmanın oldukça zor ve sıkıntılı dönemini atlamak istiyorlar. Böylece&#8230;..ahh, bunu anlatmak zor. Onlar, geçici bir kişilik oluşturdukları geçici bir araç, geçici bir biyolojik beden yaratıyorlar, ve bu bedenle, genelde 16, belki de 17 yaşında, insan olarak büyümenin o zor dönemini geçtikten sonra gelecekler. Onlar, ruhu başka bir bedene giren varlıklar (walk-ins) değildir. Bunu, ruhsal bir varlığın, başka bir ruhsal varlıkla yer değiştirmesiyle karıştırmayalım. Siz temelde – sizin deyiminizle – sahte bir öyküye sahip olan boş bir araç yaratıyorsunuzdur.</p>
<p>Size bir şey söyleyeceğim, ama güvenlik açısından yeniden kontrol edip izin almam gerekiyor. Tobias, yeniden Dünya’ya gelmekten söz etti. Eh, geldi. O şimdiden Dünya’ya geri geldi. O kendine o boş araçlardan birini yarattı. O, bir bebek ve bir ergen olmaktan (bazı gülüşmeler) ve tüm o tür şeylerden geçmek istemiyor. Bu yüzden, kendine şu aracı yarattı.</p>
<p>O, Tobias olduğunu bilmiyor. Ve biz onun kimliğini açıklamayacağız. O, Tobias olduğunu bilmiyor. O şu anda tipik bir yaşam tarzında büyüyor. Ve o uygun zamanda – burada tahmin yürütmüyoruz – uygun zamanda, o biyolojik varlıkta kendi enerjisini tezahür ettirecektir. Onunla bütünleşecektir.</p>
<p>Bu gerçekleştiği zaman, belki de o biyolojik varlık travmatik bir olay yaşayacaktır. O, biyolojik bir robot gibidir. Travmatik bir olay olacaktır. Tobias, enerjisini o varlığa aktaracaktır. Onun – o biyolojik varlığın –, Tobias kendi enerjisini tümüyle o varlıkla bütünleştirsin diye belki de hastaneye kaldırılacağı bir hastalık dönemi olacaktır. Ve sonra, işte, Tobias olarak ortaya çıkacaktır. Ama büyük bir olasılıkla bu adı kullanmayacaktır.</p>
<p>Biz bu şekilde konuşmayı sürdürüp durabiliriz Şambra. Burada önemli olan, sizin muazzam Yaratıcılar olduğunuzdur. Dediğimiz gibi, siz şu anda yaratıyorsunuz. Bu yüzden bazen küçük şeylere&#8230;.yaşamınızda&#8230;.ve siz bunların ne olduğunu biliyorsunuz&#8230;.odaklanmanız beni hayran bırakıyor ve (aynı zamanda) hayal kırıklığına uğratıyor. Biz kimseyi utandırmak istemiyoruz, ama siz o küçük şeylere odaklanıyorsunuz. Ve, gerçekte kim olduğunuzu unutuyorsunuz. Eh, biz bunu şimdi değiştireceğiz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>Böylece, bir soru daha seçeceğiz&#8230;.bir soru daha alacağız, ve sonra da bugün için gideceğiz.</p>
<p>LİNDA: Benim küçük bir sorum var. Cauldre’nın telefon numarası onda (Tobias’da) var mı? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Biz bununla ilgili hiç bir tahmin oyununa girmek istemiyoruz. Ve biz&#8230;.biz ve Tobias, bu soruyu yanıtlamayacağız. Bunun nedenleri vardır. Biz bu biyolojik aracın ve Tobias’la olan ilişkisinin bütünlüğünü korumak istiyoruz. Teşekkür ederiz.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam, ben bu ay çok salıvermeler falan gerçekleştirdiğimi hissediyorum. Ve bu hafta, gerçekten garip bir olay oldu. Bir sabah, topraklanmamış bir halde, bedenimde değilmişim gibi uyandım. Ve çocuklarımı okula götürmem gerekiyordu. Ve bunu yaptım&#8230;.onları okula bıraktım. Ve eve geri dönerken bir araba kazası yaptım. Tam olarak bedenimin içinde olmadığımı biliyordum. Araba kullanmamalıydım. Ama sanki bu kazayı ben yarattım, çünkü baktım&#8230;.hiç bir şey göremedim&#8230;..ama yine de o arabanın önüne çıktığımda, sanki bir şeylerin olacağını bilerek gözlerimi kapattım. Ve bir şey de oldu. Ve ben, o arabada bulunan ergenlik çağındaki oğlana çarptım. Önemli bir kaza değildi. Ama belki de, bir dolu şeyi salıvermek için bunu yarattığımı hissettim, çünkü o gün çok ağladım ve kendimi çok suçlu hissettim. Ama ben bu karşılaşmada onun rolü neydi&#8230;. ve nasıl biraraya geldiğimizi de bilmek istiyorum.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Sen kendi sorunu birçok açıdan yanıtladın. Evet, içindeki bazı tıkanıp kalmış enerjileri ve bazı travmaları sarsan olayı sen yarattın. Ve daha önce de söylediğimiz gibi, bunu çok hızlı temizlemek için kendine izin verdin. Biz şimdi herkesle farklı yollardan ve farklı biçimlerde hızlı-sarmaya başladık.</p>
<p>Ama, kazaların olmadığını da söylemek zorundasın. Herşey tasarlandığı gibi ve yaratıldığı gibi olmaktadır. Ve, olayına ya da bu deneyimine katılan kişi&#8230;.onların, bu belli şeyin olacağını önceden bildiklerini söyleyemezsin. Bu biraz yanlış-anlama olurdu. Ancak, onlar – nasıl olduğunu anlatmak zordur – bir tür hizmette bulunacaklarını bilerek, kendileri için de dönüp gelecek bir enerjinin olacağını bilerek, o yere kendilerini, enerjilerini koymak için gönüllü oldular. Onlar için öğrenecekleri ya da karşılığında alacakları bir enerji olacaktı.</p>
<p>Yani, ikiniz önceden oturup da bunların tümünü planlamış değilsiniz. Ama onlar, kendi enerjilerinin senin için o anda mevcut olmasına izin vermişlerdir. Sen gerçekten epey salıvermelerden geçtin. Ve bunu yapmakla ilginç bir enerji de yarattın, bir tür suçluluk enerjisini. Ve sözlerinle de ifade ettiğin gibi, doğru şeyi yapıp yapmadığından, doğru yolda olup olmadığından emin değilsin. Bu yüzden, bazı enerjileri saldın, ama kendin için başka bir kutu yarattın. Böylece, burada durmakla ve senin üzerinde kendi küçük çalışmamı gerçekleştirmeme izin vermekle, biz o kutudan da kurtulduk.</p>
<p>15.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>SAİNT GERMAİN: Oturuma son verildi. Ben Saint Germain.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/02/05/saud-7-ruhun-ozgurlugu-2bolum-saint-germain/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 6: Ruhun Özgürlüğü</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2005/01/08/saud-6-ruhun-ozgurlugu/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2005/01/08/saud-6-ruhun-ozgurlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2005 21:20:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=232</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 08 Ocak 2005
Kırmızı Çembere sunulmuştur
Ve öyledir sevgili Şambra, bugün bir kez daha biraraya geliyoruz. Bu alandaki – oo, bu güzel salona odaklanmış &#8211; Şambra enerjilerini biraraya getiriyoruz, ama aynı zamanda dünyanın her yanındaki Şambra’nın tüm enerjilerini de şu anda biraraya getiriyoruz. Ben Tobias, ve bugün gelen tüm diğer varlıklar için sizi hissetmek&#8230;.ateşinizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 08 Ocak 2005</div>
<p>Kırmızı Çembere sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bugün bir kez daha biraraya geliyoruz. Bu alandaki – oo, bu güzel salona odaklanmış &#8211; Şambra enerjilerini biraraya getiriyoruz, ama aynı zamanda dünyanın her yanındaki Şambra’nın tüm enerjilerini de şu anda biraraya getiriyoruz. Ben Tobias, ve bugün gelen tüm diğer varlıklar için sizi hissetmek&#8230;.ateşinizin önünde oturmak&#8230;.bugün bu odadaki saf sevginin tadını çıkartmak bir sevinçtir. Buraya geri gelmek benim için bir sevinç, çünkü hem insan melekler, hem de semavi melekler açısından çok yoğun haftalar yaşadık.</p>
<p>Dünya’da şu aralar değişimler oluyor. Ve bunlar olmaya devam edecektir. Bunlar devam edecektir Şambra. Birkaç haftadır sizlerden ve Cauldre ve Linda’dan uzaktım, çünkü dikkatler, burada, Dünya’da olan değişimlere odaklanmıştı. Bizim dikkatimiz, buraya geri dönen yüzlerce, binlerce varlığa odaklanmıştı.<br />
<span id="more-232"></span><br />
Oo, kutlamalar yapıldı. Büyük depremden ve tsunamilerden sonra bizim tarafa geri gelenler için ağlamayın ve korkmayın Şambra. Onlar hazırlıklıydılar. Onlar gerçekten hazırdı. Dünyadaki değişimin etkilenmesine yardımcı olmak amacıyla kendilerinden verdiler. Ve onlar hazırdı, ve biz kutladık.</p>
<p>Özel bir ilgiye ihtiyaç duyan çok varlık vardı, çünkü onlar sevdiklerini ve ailelerini geride bırakıyorlardı. Onlar Gaia’nın enerjisini ve fiziksel bedenlerini geride bırakıyorlardı. Ve bundan ötürü biraz keder de vardı, çünkü sevgili Şambra, Dünyayı terk eden bu varlıklar, aynı zamanda Dünya’da olmayı seviyorlardı, o kadar seviyorlardı ki, bilincin tümünün şu anda birşeyden geçmesine yardımcı olmak için kendilerinden ve insanlıklarından vermeye gönüllü oldular.</p>
<p>Toprakların üzerine gelen ve onları etkileyen dalgalar&#8230;.bu toprakların temizlenip arınmasının zamanı gelmişti. Ve suyun, yıldızların ve cennetlerin enerjisini barındıran suyun bu toprakları yıkaması önemliydi. Arınmanın zamanı gelmişti. Bu bölgelerdeki enerjinin büyük bir bölümü son zamanlarda sıkışıp kalmıştı.</p>
<p>Dünyanın geri kalanının dikkatinin de bu bölgeye odaklanmasının zamanı gelmişti. Dünyanın geri kalanının, dünyanın bu bölgesini görmesinin, onların nasıl yaşadığını anlamasının, bu insanların da değişen enerjilere ayak uydurmak durumunda olduğunu anlamasının zamanı gelmişti. Bu insanların çoğu Eski Enerjilere, Eski yöntemlere kök salmıştı. Ve onların geçişi gerçekleştirmesine yardımcı olmak için, dünyanın her yanındaki insanların dikkatinin bu bölgeye çekilmesinin zamanı gelmişti.</p>
<p>Az önce Cauldre’nin de dediği gibi, dünyanın her yanından akan şefkat inanılmazdı. Adını sanını bile bilmediğiniz bu insanlara gösterdiğiniz ilgi, gözlerimizi yaşarttı. Ama onlara ilgi göstermenizin nedeni, sizin bir parçanız olmalarındandır, ve siz de onların bir parçasısınız. Onlar, insanlık bilincinin bir parçasıdırlar, ve siz de insanlık bilincinin bir parçasısınız. İnsanların nasıl tepki verdiğini görmek muazzam bir şeydi. Ve şimdi bu bölgeye sadece fiziksel ve finansal enerjilerin değil, aynı zamanda spiritüel, semavi enerjilerin de nasıl aktığını görmek muazzam bir şey.</p>
<p>Ve, bir yeniden yapılanma olacak. Ve bu yeni olacak. Eskisi gibi olmayacak. Çürümüşlük vardı, süpürülüp atıldı. Karanlık vardı, süpürülüp atıldı. Bu bölgeden temizlenen, eski ve sıkışıp kalmış enerjiler vardı. Üzülmeyin Şambra, ve bunun uygun olduğunu anlayın. Tüm insanlık bilincini değiştirmeye yardım etmek amacıyla yaşamını denize feda edip de perdenin bizim yanına gelenleri onurlandırın.</p>
<p>Bugün, burada olup da dinleyenlerden, ve bu materyeli sonraki bir tarihte okuyanlardan, şimdi yaşamınızda olup da sıkışıp kalmış olan&#8230;. belki de kendi varlığınızda çürümüş, kokuşmuş olan bir şeyi&#8230;.ya da belki buna dengesiz enerjiler demek isterseniz&#8230;.enerjilerinin yeni bir alanda şifalanmasına ya da yeniden dengelenmesine ihtiyaç duyan bir şeyi&#8230;.sizi endişelendiren bir şeyi&#8230;.bedeninizde olan bir şeyi&#8230;.doğru bir biçimde şifalanmayan bir şeyi, sahip olduğunuz ve uzun zamandır taşıdığınız korkuları ele almanızı rica ediyoruz.</p>
<p>Sizden bunu alıp, bu alanının güvenli enerjisine koymanızı rica ediyoruz. Bugün salmayı seçtiğiniz her neyse, onu sevmenizi, sevmenizi ve şifa bulmasına izin vermenizi rica ediyoruz, ki bu aslında sadece enerjinin yeniden-dengelenmesi ve gelişmesidir. Değişimin etkilenmesine, yeni bir özgürlüğün yaratılmasına yardımcı olmak için burada birlikte yarattığımız bu alana hayır dualarınızı, kutsamalarınızı getirmenizi hepinizden rica ediyoruz.</p>
<p>Sizler, birbirinize yardım edeceksiniz. Bunu şimdi bu alana ekleyebilirsiniz – sizi endişelendiren her neyse, içinizde şifa bulmaya ihtiyaç duyan her neyse – bu alana koyabilirsiniz. Kuthumi’nin dediği gibi, onun başka birini etkileyeceğinden kaygı duymanıza gerek yoktur. Negatif enerjilerin birine yapışacağına dair kaygılanmanıza gerek yok. Sadece bırakın çıksın.</p>
<p>O, ihtiyaç duyduğunuz bir şifaysa&#8230;.bir depresyonsa&#8230;.sizi zaman zaman donup kalacak kadar etkileyen bir korkuysa&#8230;.bırakın şimdi çıksın. Uzun zamandır sahip olduğunuz bir kederse, bırakın şimdi çıksın. Salın onu bu alana. Bu şifa alanına salın onu.</p>
<p>Bugün, büyük dalgaların neden olduğu şifa çalışmasından taze dönen çok, çok meleği beraberimizde getirdik. Ve onlar şu an şifaya çok odaklanmış haldeler. Ve onlar bugün bu işleme yardımcı olmak, onun kutsanmasına yardım etmek için geliyorlar. Bırakın çıksın.</p>
<p>Bundan utanmayın Şambra. Utanmayın, çünkü bu şifa enerjisine şimdi ihtiyaç duyan her neyse, onun öyle ya da böyle size hizmet ettiğini anlamaya başlayacaksınız. Zayıflık olarak algıladığınız bir şeyden utanmayın. Yüzde yüz spiritüellikten daha azı olduğunu düşündüğünüz şeyden utanmayın. Onun bu alana çıkmasına izin verin.</p>
<p>Bırakın o bugünkü konuşmamız boyunca şifalansın. Bırakın özgürleşsin. Onun sizi geri tutmasına ya da ezmesine ya da korkutmasına artık izin vermeyin. Tsunamiler vasıtasıyla toprakları temizleyen enerjilerin&#8230;o enerjilerin gelip, dalgalar halinde ve kutsanmış enerji dalgaları halinde sizi zorlayan şeyleri temizlemesine izin verin. Bırakın temizlesin onu.</p>
<p>Şimdi hep birlikte bir dakika kadar nefes alalım Şambra. Baş etmeye ve çalışmaya çalıştığınız şeylerin olduğunu biliyoruz. Ve, onlar sizi tüketiyor. Ve geri tutuyor. Onları odaya salmak üzere birlikte nefes alalım. Tanrısal enerjilerimizin bunları yeniden-dengelemesine ve sıkışıp kalmış bu şeyleri yeni bir düzeye geliştirmesine izin vermek üzere nefes alalım. Bu şeylerin çıkmasına izin verebilirsiniz. Onların, yaşamınızda travma ve dramlar yaratmadan şifalanmasına ve temizlenmesine ve gelişmesine izin verebilirsiniz.</p>
<p>Şambra, bildiğiniz gibi siz şu anda Dünya’dasınız. Ve dinlemekte olan her birinizi&#8230;.burada bulunan her birinizi&#8230;.bu enerjiye bağlı olan ve çekilen her birinizi&#8230;.şimdi Şambra yerine koyuyoruz. Bunu kazanmak zorunda değilsiniz. Bunun için eğitim almanız gerekmiyor. Siz sadece öylesiniz.</p>
<p>Şambra, şu anda Dünya’da olmanızın nedeni, bunu seçtiğiniz içindir. Siz bu muazzam değişim ve gelişim zamanında gelmeyi seçtiniz. Siz, sadece birkaç yıl kadar uzakta olan bu kuantum sıçrayışının doruk noktasına gelmeyi seçtiniz. Siz, başkalarına öğretecek kişiler olarak&#8230;.enerjiyi hareket ettirecek kişiler olarak&#8230;.hamleleri kendi içinde gerçekleştirecek ilk kişiler olarak burada olmayı seçtiniz. Siz burada olmayı seçtiniz.</p>
<p>Siz bizden gelip yardım etmemizi istediniz. Siz bizden gelip güvence vermemizi istediniz. Siz bizden bazen sadece gelip sizinle birlikte oturmamızı istediniz. Ve biz şimdi şu anda, şu anda tüm çevrenizdeyiz. Derin bir nefes alın. Bizi hissedebilirsiniz. Kafanızın işe karışmasına izin vermeyin. Unutmayın&#8230;biz&#8230;siz&#8230;hepimiz yeni bir alandan, Tanrısal Zekâ’dan düşünmeyi öğreniyoruz.</p>
<p>Biz, gerçekleştirdiğiniz inanılmaz çalışmalar yüzünden, yaşamlarınızda içinden geçtiğiniz şeyler yüzünden buradayız. Oo, evet, hazırlanmanıza yarayan çok deneyimden geçtiniz. Ve biliyoruz, bunu tekrar tekrar söylüyoruz – ve biliyoruz, bunu duymaktan hiç yorulmuyorsunuz – ama sizi onurlandırıyoruz&#8230;.sizi seviyoruz&#8230;.ve biz hep sizinle birlikteyiz.</p>
<p>Bunlar zor zamanlar. Meydan okuyan zamanlar, çünkü çok değişimler oluyor. Çevrenizde, değişimlerle gitmek istemeyen çok enerji var. Onlar değişimlerden korkuyor. Bunun nasıl bir şey olduğunu siz biliyorsunuz. Bu kendi yaşamınızda, kendi değişimlerinizle başa çıkarken oldu. Bırakmak istemeyen içsel bir korku var, belki de gelişmekten ve ilerlemekten korkan bir içsel korku.</p>
<p>Bu belki de mantıklı değildir ama bir parçanız tutunmaya devam ediyor, insanlığın bir parçası canla başla tutunmayı sürdürüyor. Sizler, Enerjiyi Hareket Ettirenler, bu işlemin daha zarif kılınmasına, onun yumuşatılmasına, ona, meleklerin bile yapamadığı sevgi unsurunun katılmasında yardımcı oluyorsunuz. Siz bu yüzden şu anda Dünya’dasınız, mümkün olan en büyük hizmeti sunmak için.</p>
<p>Evet, kendiniz için de öğreniyorsunuz. Oo, siz öyle büyüyorsunuz ki, bazen bunu görmeniz zordur. Siz şimdiye kadar hiç bir insanın gitmediği alemlere, boyutlara ve deneyimlere doğru gidiyorsunuz. Siz öyle spiritüel ve tanrısal alanlara doğru gidiyorsunuz ki, eskinin üstatları bile oralara gitmedi&#8230;.anlıyor musunuz. Siz, üstatların sahip olmadığı biliş ve içsel bağlantı alanlarına doğru ilerliyorsunuz. Onlar, sizin gerçekleştirdiklerinize hayran oluyorlar. Onlar, sizin kim olduğunuza hayran oluyorlar.</p>
<p>Şimdi, gelen Yeni Yıl’la ve Yeni Enerji’yle birlikte ve olması yakın kuantum sıçrayışının ilerleyen saatlerinde, biz bu yılı sizin için “özgürlük yılı” ilan etmek istiyoruz. Bunu sizin önünüze sermemizi istediniz. Bu, “özgürlük yılı”dır, tuzaklardan nasıl kurtulacağınızı gerçekten öğreneceğiniz yıldır&#8230;.çukurdan nasıl çıkacağınızı öğreneceğiniz yıldır&#8230;.sıkışıp kalmanıza neden olup sizi geri tutan bazı enerjilerden nasıl geçeceğinizi öğreneceğiniz yıldır.</p>
<p>Bu yıl, artık size hizmet etmeyen herşeyi bırakmanız için güzel bir biçimde size meydan okunacaktır. Oo, evet, bir dolu şeyi bırakmak için derinlere indiğinizi biliyoruz. Ama bu yıl, özgürlüğün ne olduğunu&#8230;ruhun özgürlüğünün ne olduğunu&#8230;.bazen insan bilincine ve insan bedenine vurulmuş zincirlerden kendinizi nasıl özgürleştireceğinizi&#8230;bunları nasıl salacağınızı anlamanıza yardımcı olmak için sizinle çalışacağız. Evet, bunu söylememiz korku ve belirsizliğin çıkmasına neden oluyor.</p>
<p>Hapiste olmanın bazen rahat olduğunu biliyorsunuz. Ben orada bulundum. Ben Dünya’daki son yaşantımda hapisteydim. Evet, her ne kadar hapisane duvarlarından nefret ettiysem de, bana belli bir rahatlık da sağlıyordu, çünkü günlük yaşantının meydan okumalarıyla başa çıkmak zorunda kalmıyordum. Dünya ile başa çıkmak zorunda değildim. Bir eşle başa çıkmak zorunda değildim (kahkahalar). Çocuklarla başa çıkmak zorunda değildim (yoğun kahkahalar). Ne dediğimi anlıyorsunuz. Hapiste olmanın, hücreye kapatılmış olmanın belli bir rahatlığı vardı, çünkü şeylerle başa çıkmam gerekmiyordu.</p>
<p>Yani, “özgürlük yılı”ndan söz ederken, şimdi yepyeni bir biçimde deneyimlesin diye kendi ruhunuzu özgür kılmaktan söz ediyoruz. Evet, bir parçanız şöyle diyor, “Ama bunların tümüyle başa çıkıp çıkamayacağımı bilmiyorum.” Biz bu yüzden buradayız – bundan geçmenize rehberlik etmek için, geçmenize rehberlik etmek için. Biz bu özgürlükten bugünkü Şaud’umuzda daha konuşacağız.</p>
<p>Ve unutmayın, Şaud sadece sizdir. Sizin birleşmiş enerjinizdir. Bu sanki bizim gelip, onu toplayıp, birleştirip, bir sepete koymamıza benzer. Ve sonra da onu yeniden önünüze sereriz. Bu yüzden burada “duyduğunuz” herşey size tanıdık gelmeli.</p>
<p>Bir dakika kadar bu yıl hakkında, 2005 yılı hakkında konuşalım. Ve biz bu noktada, bu yıl için bir kehanette bulunmak istiyoruz. Ve kehanetimizi hatırlamanızı istiyoruz. Kehanetimiz şudur, her ne kehanet edilmişse, büyük bir olasılıkla bu yıl olmayacaktır (kahkahalar).</p>
<p>Çok kişi kehanette bulunuyor, ve insanların dikkatini ve hayranlığını üzerlerine çekiyorlar. Ve onlar olmakta olan şeylerden, ve belli insanların öleceğinden, ve Dünya üzerinde büyük ve – nasıl desek – dramatik felaketlerin olacağından söz ediyorlar. Ve UFO’ların geleceğini, 50 küsur yıldır bundan söz ettiklerini söylüyorlar. Toplu halde ineceklerini söylüyorlar. “Oo, bu, bu yıl olacak” diyorlar. Ve bu onlara hizmet ediyor ve gazetelerin satılmasına yarıyor.</p>
<p>Ortaya çıkacak – belki de şimdiden çıkmış – çok kehanetler olacak. Ve bizim kehanetimiz, onların kehanette bulunurken Eski Enerjilere ve Eski kalıplara baktığıdır. Ve bu, oldukça büyük, yoğun değişimlerin olacağı bir yıldır. Onlar, yarın ne olacağını tahmin edebilmek için Eski yöntemlere baş vurduğundan, bir kehanette bulunmak çok zordur.</p>
<p>Ama şunu da hemen söyleyelim; bu yıl, muazzam değişimler yılı olacaktır, yaşamınızın çoğu yılında gördüğünüzden daha çok değişimler olacaktır, ve bunların sizin için ille de zor olması gerekmeyecektir – ama başkaları için olabilir – bir dolu Eski sistemin değişmesi, şeylerin yapılma, gerçekleştirilme yollarının değişmesi söz konusudur. Değişimler hızlanıyor ve hızlanmaya da devam edecek, özellikle de bu yıl. Özellikle bu yıl, değişimleri göreceksiniz.</p>
<p>Şimdi Şambra, daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, bunların sizi etkilemesine izin vermek zorunda değilsiniz. Siz bir fırtınanın ortasında olabilirsiniz. Bir depremin ortasında olabilirsiniz. Her tür değişimin ya da kargaşanın ortasında olabilirsiniz, ve onun sizi etkilemesi gerekmez. Sizi dengeden çıkartması gerekmez, özellikle de Enerjileri Hareket Ettiren biri olarak.</p>
<p>Bakın&#8230;Enerjiyi Hareket Ettirenler olarak, bu değişimlerin meydana gelmesine ilk elden siz yardımcı oluyorsunuz. Değişim enerjisinin size akmasına, ve sonra da akıp gitmesine izin verebilirsiniz. Onun sizi negatif bir biçimde etkilemesi gerekmez. Aslında birçoğunuz değişimin heyecanlı olabileceğini, yeni bir macera olabileceğini şimdiden öğreniyorsunuz. Sizden bir şey alıp götürmesi gerekmiyor. O sizin sadece – nasıl desek – başka boyutlara genişlemenize izin veriyor. Hatta insan realitenizi bile genişletmenize izin veriyor.</p>
<p>Bu 2005 yılında Şambra, Dünya’da “enerji krizi” denen o şeyi görmeye devam edeceksiniz. Eski fosil enerjileri tükenmeye başlıyor. Oo, bu enerjiler dünyayı daha epey bir süre idare edecektir. Ama kaynaklar azaldıkça çaresizlik artacaktır. Enerjiyle – nasıl desek – oynanan oyunlar artacaktır, bunu hem kelime anlamında, hem de mecazi olarak söylüyoruz. Fiatların yükselmeye devam ettiğini göreceksiniz. Zaman zaman (piyasalarda) bazı şeylerin darlığının çekildiğini ve yok olduğunu göreceksiniz. Ve sanırız bunların tümü de uygundur.</p>
<p>Dünya’da bir enerji krizi vardır. Ve bu sadece fosil yakıtlarıyla ilgili değildir. Bu, değişmekte olan enerjiyle ilgilidir. Eski Enerji, Yeni Dünya’nın yakıtı değildir&#8230;anlıyor musunuz. Bu çok basittir&#8230;.bazılarınız anlamaya çalışıyor ama takılıp kalıyor. Bunlar oldukça gerçektir, oldukça basittir. Bir enerji krizi vardır&#8230;.Dünya üzerinde Eski ham enerji kullanılıyor&#8230;.evet, gerçekten.</p>
<p>Bu yıl, &#8211; nasıl desek – meydana gelen enerji değişimlerinin başka işaretlerini göreceksiniz. Bunu büyük çaplı – nasıl diyorsunuz – “karartmalar”da göreceksiniz, ya da hatta elektrik sistemlerinizin çökmesinde. Jeneratör kaynaklarından elektriği evlerinize getiren Eski sistemler, kablolu sistemler&#8230;.bu gelen yılda bunlarla ilgili türlü sorunlar yaşayacaksınız. Ve bunun sizi etkilemesi gerekmiyor. Sizi etkilemesi gerekmiyor. Tamir olacağını bilin. Bunun, insanların, hükümetlerin ve endüstrilerin, enerjinin nasıl dağıtıldığına bir göz atmalarını sağlayacağını bilin.</p>
<p>Hazır enerji dağıtımından söz ederken&#8230;.para, enerjidir. Onun dağılımının nasıl değiştiğini görüyorsunuz. Bir zamanlar dünya finansını elinde tutan sayılı kurumlar&#8230;. sayılı ülkeler&#8230;hatta sayılı kişiler vardı. Bu şimdi değişiyor. Şambra, para, iş, hiç değilse Dünya üzerinde daha adil bir dağılımın olmasına yardımcı oluyor, enerjilerin dağıtılmasına yardımcı oluyor. İş sahaları, ticaret barışın korunmasını sağlıyor, çünkü hemen her ülkeye yayılmış global işler, global ticaret varsa, bu iş çevreleri savaş olsun istemez. Bu tür işler, geçmişteki gibi Eski türden savaşları istemez. Barış isterler ki, işler sağlam olsun.</p>
<p>Zenginliğin dağılmasına yardımcı olan daha global bir ekonomi, daha global bir ticaret görüyorsunuz. Bunun şu anda “ejderhanın ülkesinde” (çvr.: Çin) meydana geldiğini görüyorsunuz, şu anda oraya gitgide daha fazla kaynak akmaya başlıyor&#8230; çelik&#8230;.onların daha fazla yiyeceğe ihtiyacı olacak&#8230;.daha fazla araç-gerece ihtiyacı olacak&#8230;.daha fazla elektroniğe ihtiyacı olacak&#8230;.onlar herşeyden daha fazlasına ihtiyaç duyacak&#8230;.dünyanın her yanında enerji daha iyi dağılacak, böylece geçmişteki gibi dengesizlikler olmayacak. Bu yıl boyunca bunun sürdüğünü göreceksiniz.</p>
<p>Kendi içinizde değişimler göreceksiniz. Birlikte olduğumuz şu son beş yıldır çok zor zamanlardan, muazzam içsel değişimlerden geçtiniz. Bu yıl, şeylerin sizin için tezahür etmeye ve meyve vermeye başladığını göreceksiniz. Daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, herşeyin daha kolay olmaya başladığını göreceksiniz. Siz zamanların en kötüsünden geçtiniz.</p>
<p>Ve, sizin için herşeyin daha kolay ve zarif olması için enerjiler 2005’de müsaittir. 2005, yaşantınıza yeni bir tutkunun&#8230;.eski tutkudan farklı bir tutkunun&#8230;.yaşamakla ilgili yeni bir heyecanın&#8230;.yeni bir amacın geri geldiğini gördüğünüz bir zaman olacak. Neden? Çünkü siz, öğretmen, kâşif, Enerjiyi Hareket Ettiren olarak burada bulunmanızın gerçek amacına ulaşıyorsunuz.</p>
<p>Puzzle’ın (parçalı bilmecenin) parçaları bu yıl yerine oturmaya başlıyor. Değişen enerjilerde gördüklerimize dayanarak bu kehanette bulunuyoruz, bunlar Eski’ye dayanmayan, ama şu anda sizin seçtiklerinize dayanan, yaşamlarınıza soktuklarınıza dayanan kehanetlerdir. Bedeninizde, ve kesinlikle zihninizde, ve kesinlikle çevrenizdeki insanlarda şeylerin değiştiğini göreceksiniz.</p>
<p>Bununla ilgili sizi uyarmak istediğimiz tek şey Şambra – ve siz bunu şimdiden biliyorsunuz – ama biz yine de tekrarlıyoruz. Değişimler yaşamınıza girdiğinde çok kez, şöyle feryat ettiniz, “Bu neden oluyor? Tüm bu değişimler neden oluyor? Tüm bu değişimlerin meydana gelmesine neden olan ve yanlış yaptığım nedir?” Hiçbir şey! Onları siz istediniz. Bu yıl değişimler sizin için zarif ve heyecanlı ve yeni olabilir.</p>
<p>Yani, sevgili Şambra, bu heyecan verici bir yıl olacak. Evet, burada kullanmayı seçtiğim sözcük bu. Bu, heyecan verici ve hatta eğlenceli bir yıl olacak. Bunu kabul edebilir misiniz? Artık eğlenceli olabileceğini kabul edebilir misiniz? (bazı gülüşmeler)</p>
<p>Biz birlikte olduğumuzdan beri çok şeylerden geçtik, hatta bize şimdilerde yeni katılanlar, bu enerjiyle hiç bağlantı kurmamış olanlar, siz bu yıllar süresince öyle ya da böyle bizimle birlikteydiniz, bağlantıdaydınız. Siz değişimlerden geçtiniz. Zorluklardan geçtiniz, tıpkı bugün burada oturan dinleyiciler gibi, tıpkı ilk günden beri tüm bu materyeli okuyanlar gibi. Şimdi bize katılanlar&#8230;.sizler ailemizin bir parçasısınız. Burada bulunmanızın bir nedeni var. Siz bizimle her düzeyde bağlantıdasınız, birleşiksiniz.</p>
<p>Şimdi, Ben Tobias, sizi bugün küçük bir yolculuğa çıkartmak istiyorum, eğer gönüllüyseniz tabi. Benimle birlikte bir yere gelmeniz için sizi davet etmek istiyorum. Ve ben bunu sizin için hazırladım. Ben – nasıl desek – kendimi yeniden-biçimlendirmek, yeniden-yapılandırmak üzerine çalıştım.</p>
<p>Bugün sizi kulübeme yapacağımız bir yolculuğa davet ediyorum. Kulübemden daha önce söz ettim. O benim bulunduğum alemdedir. O, maddi dünyada değildir, ama benim yarattığım bir yerdir, benim hayal ettiğim ve hatta yapılandırdığım bir yerdir, orası, &#8211; nasıl desek – Şambra enerjileriyle dolu bir yerdir.</p>
<p>Sizden iskemlelerinizde oturmanızı – ya da şu anda bazılarınızın yaptığı gibi yerde yatmanızı rica edeceğim. Sizin orada, insan realitenizde tümüyle mevcut olmanızı rica edeceğiz. Ama (aynı zamanda) sizden enerjinizi genişletip, benimle birlikte hayal ürünüm kulübeme gelmenizi rica edeceğim. Onu yeniden-biçimlendirmek ve yeniden-dekore etmek için çalıştım. Neden? Çünkü herşey yeni. Herşey değişiyor. Ve, yerimi de güncelleme zamanının geldiğini farkettim.</p>
<p>Onu istediğiniz gibi hayal edin. Ben orayı ormanın içinde güzel bir yer olarak hayal ediyorum&#8230;.sessiz ve sakin&#8230;.türlü türlü ağaçlarla çevrelenmiş&#8230;.bu ağaçların bazısı her dem yeşil&#8230;.bazısı yapraklı. Burada bunun önemi yok. İstediğiniz her ağacı koyabilirsiniz. Onlar coğrafi bölgelerin belirgin özelliklerine bağlı olmak zorunda değil.</p>
<p>Böylece, çevremdeki alanı güzel ağaçlarla, gerçekten sevdiğim ağaçlarla doldurdum. Dünya’daki yıllarımda ve yaşamlarımda ağaçların enerjisiyle çok bağlantım vardı&#8230;.dingin duran ağaçlar&#8230;.ama yine de Yerküre’ye sağlam bir biçimde kök salmış ağaçlar&#8230;gökyüzüne uzanan dallar&#8230;.çoğu meyve veren&#8230;.ya da en azından gelişmelerini sürdürecek&#8230;.büyümelerini sürdürecek&#8230;.kendilerini devri-daim edecek tohumlara sahip ağaçlar.</p>
<p>Çoğunuzun bildiği gibi, ağaçlar aynı zamanda temizlemeye ve arınmaya yardımcı olur. Gidin ve bir ağacın yanına oturun. Enerjinizi içinize getirmenize ve onu temizlemeye yardımcı olacaktır. Oo hayır, hayır, hayır&#8230;.Cauldre, hepinizin ağaçları kucaklamasını mı istiyoruz diye merak ediyor. Ağaçları sevmek (burada sözünü ettiğimiz)&#8230;.ağaç aşığı olmak. Evet, böylece, kulübemin çevresinde birçok güzel ağaç var.</p>
<p>Kulübemi&#8230;.İngiliz Tudor stiliyle İsviçre’nin şalesi arası bir şeye benzer biçimde tasarladım. Arkada bir dere var&#8230;.arka planda, uzaklarda dağlar var&#8230;.bir göl&#8230;sakin bir göl&#8230;.Waldon Pond’a benzer bir göl&#8230;.ama o kadar uzaklarda değil. Kulübemi ve onu çevreleyen alanı öyle bir inşa ettim ki, heryerde uçan kuşlar var. Kuşlara bayılırım. Kuşlara bayılırım, çünkü bildiğiniz gibi onlar ağaçlara konarlar. Ağaçların güzelliğine ve dinginliğine yuva kurarlar.</p>
<p>Ama kuşlar, özgür olanlardır. Kanatları vardır. Onlar Dünya’ya gelip de, uçmak için kanatlara sahip olan o küçük bedenlere enerjisini yerleştiren küçük melekler gibidir. Kulübemin çevresindeki kuşlarım çok renklidir, gerçekten çok renklidir ve öterler de. Sabahtan gecenin bir saatine kadar öterler. Uyuyabilmek için gece onları susturmam gerekiyor.</p>
<p>Onlar sevincin&#8230;.meleklerin sevincinin&#8230;.cennetlerin sevincinin şarkılarını söylerler. Ama aynı zamanda Dünya üzerindeki yaşamın kutlanması şarkısını da söylerler. Bu benim enerjimdir, bunu yapsınlar diye onlara kendi enerjimi aktarıyorum. Onlar Dünya’ya duyduğum BENİM sevgimin, insan olmaya duyduğum BENİM sevgimin şarkısını söylerler. Ve gün boyunca söyler dururlar. Çok farklı türlerden geldikleri halde, her nasılsa mükemmel bir uyum içinde, mükemmel bir birlik içinde söylerler.</p>
<p>Ve çiçekler var&#8230;.çok çiçek var&#8230;.ve kulübemi çevreleyen çok bahçe var&#8230;.çok renkli&#8230;gökyüzüne doğru uzanan&#8230;.yapraklarını yayan&#8230;.açan&#8230;.sıkı sıkı kapalı değil Şambra&#8230;.ama kendini açan&#8230;.çevresindeki herşeye korkusuzca kabul veren çiçekler&#8230;.o kadar incinmeye açıklar ki, o güzel, zarif yapraklarını açıp kendilerini ortaya koyabiliyorlar&#8230;.kendi özlerini korkusuzca ortaya koyabiliyorlar.</p>
<p>Şambra, ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Onlar çok güzeller. Ve bir enerji tutuyorlar. Evet, tutuyorlar&#8230;.onlar bu biçimde enerjiyi tutanlar. Onlar güzelliğin enerjisini tutuyorlar. Onlar Gaia’nın enerjisini tutuyorlar. Onlar dengenin enerjisini tutuyorlar. Onlar bunu tutuyorlar ki, siz ve ben başka alemlere uçup gidebilelim ve her zaman Dünya’daki güzelliği tutan, her zaman Dünya ile olan bağlantıyı sağlayan bir şey olduğunu bilelim.</p>
<p>Şimdi, birlikte yürüyelim. Ben daha önce böylesine büyük bir grubu hiç kulübeme getirmemiştim. Genellikle sadece St.Germain ve ben oluruz burada, kulübenin önündeki terasta oturur birkaç puro tüttürürüz – özür dilerim Cauldre, ama bunu yaparız – birkaç puro tüttürür (bazı gülüşmeler) ve bir bardak şarap içtiğimizi düşünürüz. Ve birkaç başka konuk da gelir. Ama şimdi tüm Şambra’yı, hepinizi kulübeme götürmek istiyorum.</p>
<p>Şimdi ön kapıdan içeri girelim. Daha kulpunu bile tutmadan kapının nasıl açıldığını farkedin. Hayal gücümüzle neler yapabildiğimiz şaşılası değil mi? Ve siz diyorsunuz ki, “Ama Tobias, ben gerçekten burada mıyım? Bu gerçek mi, yoksa sen bizi sadece bir öyküde mi gezdiriyorsun?”</p>
<p>Bunu anlatmamın bir yanı da, bu noktayı vurgulamak için. Bu, şu anda iskemlelerinizde oturmanız kadar gerçektir. Bu, sahip olduğunuz o fiziksel beden kadar gerçektir. Bu, zihinsel ya da insani aklınızın alabileceği herşey kadar gerçektir. Siz iskemlelerde oturuyorsunuz. Evlerinizde oturuyorsunuz. Siz şu anda Şambra gruplarıyla birlikte oturuyorsunuz. Sesler duyuyorsunuz. İskemlenin üstündeki poponuzu hissedebiliyorsunuz. Midenizi hissedebiliyorsunuz. Ama aynı zamanda da benimle burada olabiliyorsunuz. Hayal gücü, daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, herşey kadar gerçektir. Siz burada benimle birlikteSİNİZ. Şu anda kulübemin kapısından içeri girdiniz.</p>
<p>Şimdi size biraz etrafı gezdireyim. Yakınlarda genişledim, böylece kulübem tüm Şambra enerjisini alabilir. İçini genişlettim. Evet, bazılarınız farketti – duvarlardaki resimleri, birlikte olduğumuz yaşamların resimlerini, Şambra’nın gerçekleştirdiği en kahramanca şeylerin bazı resimlerini farkediyorsunuz.</p>
<p>Evet, işte orada Atlantis zamanındaki birlikteliğimizin resimleri var, Tien Tapınakları’nın, ve şimdilerde Küba olan bölgenin resimleri. Tapınaklar artık orada değil. Onlar çoktan yıkıldı. Ve merak edip de arayanlar için, tapınakların olduğu topraklar da değişti, ve su altında kaldı. Ama resimler var – evet, kameralarla çekilmiş resimler değil – ama hayal gücümle oraya koyduğum, birlikte olduğumuz tüm zamanları yansıtan resimler var. Geçmiş yaşamlarda bana armağan olarak verdiğiniz nesneler var&#8230;.ben onları raflara yerleştirdim.</p>
<p>Biraz daha evin içinde gezinelim. Evet bu, hayal gücüyle ilgili ve kendinize koyduğunuz sınırlamalardan özgürleşmenize yardımcı oluyor. Sizi bu yüzden evin içinde gezdiriyorum. Bakın&#8230;burada mutfak yok&#8230;mutfağa ihtiyacım yok. Meleklerin bir şey yemesi gerekmiyor&#8230;.anlıyor musunuz. Banyo da yok&#8230;..o eyleme ihtiyacımız yok (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Burada büyük odalar var&#8230;.farklı renklerde&#8230;.farklı enerjilerde odalar&#8230;..müzik sanki duvarlarından gelen odalar&#8230;.hoparlörlere gerek yok&#8230;.elektrikli aletlere gerek yok. Burada başka boyutların enerjisiyle dolu olan odalar var. Birine girin. Kendinize orada olmaya izin verin. Gerçekten kendinizi açmak ve nasıl bir şey olduğunu hissetmek için kendinize izin verin. O odaları size hazırladım.</p>
<p>Burada, gidip de geçmiş yaşamlarınızın veçhelerini ziyaret edebileceğiniz odalar var. Benim kendi bir dolu geçmiş yaşantım için bir dolu odam var. O veçheler o odalarda tutsak değil. Ben onları oraya hapsetmiyorum. Ama arada bir anımsamayı seçiyorum.</p>
<p>Bakın&#8230;ben yaşatılarımın tümünü bedenledim. Onları bedenledim. Onları, onlarla ilgili herşeyi içime aldım – iyiyi&#8230;kötüyü&#8230;karanlık olarak kabul ettiğim şeyi&#8230;.mücadeleler ve acılar olara kabul ettiğim şeyleri&#8230;..sevinci de. Onların her birini bedenledim.</p>
<p>Bazen soruyorsunuz, geçmiş yaşamlarınızı neden anımsamıyorsunuz diye. Geçmişte kim olduğunuzu anımsamayı – nasıl desek – spiritüel gelişiminizin bir işareti olarak kabul ediyorsunuz. Onları anımsamamanızın nedeni, herşeyden önce, bu yaşamda şimdiye kadar kafanızı karıştırmak istemediğiniz içindir. O anıların ve görüntülerin sizi bunaltmasını istemediniz. Ama öte yandan, tüm enerjileri önce bedenleyip sonra bırakmış da değildiniz.</p>
<p>Siz bunu gerçekleştiriyorsunuz&#8230;..onu gerçekleştirdiniz, tıpkı benim yaptığım gibi. Olmuş olduğunuz herşeyi tümüyle kabul ettiniz. Ve sonra da onu özgür bıraktınız; saldınız. Bu yüzden, onlara yakalanacağım endişesini barındırmadan geri gidip onları ziyaret etmeye başlayabilirsiniz, ve enerjileri bir kez daha hissedebilirsiniz. Bu tıpkı bir fotoğraf albümüne bakıp geçmiş enerjileri hissetmek, gülümsemek, belki de birkaç gözyaşı dökmek gibidir.</p>
<p>Bu “özgürlük yılı”nda geçmiş yaşamlarınızı anımsamaya başlayacaksınız. Siz artık geçmişin enerjilerine takılıp kalmakla ilgili kaygıları taşımak zorunda olmadığınız bir noktadasınız. Siz, şu anda kim olduğunuzu bildiğiniz bir ruhsal olgunluk noktasındasınız. Geçmiş bir yaşamdaki eski bir kimliğe dönüşeceksiniz diye kaygılanmanız gerekmiyor. Eğer büyük bir kral, büyük bir hükümdar, büyük bir bilim adamı, ya da büyük bir filozof olduysanız, kendinizi övüp de geçmiş yaşantınıza bağlı kalacaksınız diye kaygılanmanız gerekmiyor. Onlar sadece vardı. Makyajınızın bir parçasıydı.</p>
<p>Böylece, evimde ziyarete gidebildiğim odalar var – Tobias’ın odası&#8230;.en sevdiklerimden biri&#8230;.gidip de o zamanki kendimi ziyaret edebildiğim oda&#8230;.Atlantis’in bir dolu odası var, geri gidip o zamanki kimliğimi ve sizleri ziyaret edebildiğim. Tüm boyutlarla bağlantı kurmama izin veren odalar var, sadece bu evrenle değil, gidebildiğim ve araştırabildiğim ve deneyimleyebildiğim tüm boyutlarla bağlantı kurmama olanak tanıyan odalar var. Evimde odalar var&#8230;..birçoğunuz içlerine daldınız&#8230;.buradaki turumuzdan ayrıldınız (bazı gülüşmeler). Benim önüme geçtiniz.</p>
<p>Spiritüel resimlerimi yapmak için girdiğim odalar var. Resim yapmaya bayılırım. Bu bir tutkudur bende. Ben sizin yaptığınız gibi renklerle ve yağlıboyalarla resim yapmam. Ben – nasıl desek – tebeşirle ve fiziksel araçlarınızla resim yapmam. Ben enerjiyle resim yaparım. Benim tuvalim iki – ya da üç – boyutlu değildir. O çok-boyutludur. Ve ben buraya girer, insan aleminin ötesindeki titreşimlerle, seslerle, renklerle, enerjilerle oynarım. Neler yaratabileceğimi görmek için bu odaya girerim.</p>
<p>Kulübem gerçektir, şu anda duyduğunuz ya da okuduğunuz sözcükler kadar gerçek. Enerjileri belli bir biçime ve forma sokmak için epey zaman harcadım, ve doğal olarak o biçimi özgür bırakıp, kendini genişletmesine de hep izin verdim. Ama onu yaratmaya çok zaman harcadım. Günün birinde aynı bu biçimde biraraya gelebilelim diye enerjileri birbirine örmek için çok zaman harcadım.</p>
<p>Hepiniz bu yoldan yaratabilirsiniz. Hepiniz, bu yoldan yaratmak özgürlüğüne sahipsiniz. Bu, hayal gücüyle olur. Onunla ilgili tekrar tekrar konuştuk. Bu, hayal gücüyle gerçekleştirilir.</p>
<p>Evin içindeki başka enerjileri de herhalde farkettiniz, bugünün özel konuğunun enerjilerini. Bazılarınız onun kim olduğunu merak etti. Enerjileri hissetmek için kendinize bir an izin verin. Tahmin yürütmeyin&#8230;.sadece enerjileri hissedin. Özel konuğumun enerjileri bugün evimi dolduruyor. Bu enerjiler hepimizi kuşatıyor.</p>
<p>Gerçekten de, bu bir kez daha sevgili birinin, Metatron’un enerjileri. Metatron’un çalışmaları, geçen aydan beri devam ediyor. Ama bu kez biraz farklı. Siz Metatron’un enerjisini eril olarak, çok yüksek, neredeyse metalik, elektrikli, titreşen bir enerji olarak algılıyordunuz.</p>
<p>Ama bugün, benim evimde, Metatron başka bir yanını gösteriyor&#8230;.sizin, Metatron’un dişil veçhesi diyeceğiniz yanını&#8230;.gerçekten çok güçlü&#8230;.ama güçlü bir şefkat&#8230;güçlü bir sevgi. İki hafta önce gerçekleştirilen Metatron – Ruh’taki Sesiniz – çalışmalarından sonra şimdi, Metatron’un öbür yanının enerjileri&#8230;.şefkat&#8230;.yeniden-yapılandırma&#8230;. yenileştirme&#8230;.ve gelişim, tekâmül enerjileri geliyor.</p>
<p>Metatron sadece Eski sistemleri kırmak için gelmiyor. Metatron – Ruh’taki Sesiniz – şefkatle geliyor, hep şefkat ve sevgiyle, zerafet ve kolaylıkla geliyor. Bakın&#8230;.bu kadar güçlü bir enerji, aynı zamanda narin, hassas, yumuşak, sevecen ve şefkatli bir enerji olabilir.</p>
<p>Böylece, bu enerjiyi solumanızı rica ediyoruz. Sizden rica ediyoruz – bakın, çoğunuz buradan nereye varacağımı şimdiden biliyor. Kendinize vermenizi rica ettiğimiz şu şifa&#8230;.bugünkü toplantımızın başında istediğiniz çözüm&#8230;.siz bunları beraberinizde evime getirdiniz. Onları, Metatron’un bu diğer yanı, harekete geçirmenize, kutsamanıza, şifalandırmanıza yardımcı olsun diye getirdiniz. Onları bugün bu hayal ürünü ama çok gerçek yere artık sizi özgür bırakmalarına, artık size hizmet etmeyen bir şeyi (şeyleri) salmanıza yardımcı olsunlar diye getirdiniz.</p>
<p>Hadi Şambra odasına, hepimizin birlikte oturabileceği o büyük odaya gidelim. Birlikte olduğumuz zamanın kalanı için Şambra Odası’na girelim. Bazılarınız kendi kendine gülümsüyor&#8230;.evet, zaman zaman aklınızdan geçenleri okurum. Bazılarınız, “Bu sadece aptalca bir oyun mu Tobias?” diyor. Eğer öyle olmasını istiyorsanız&#8230;aptalca bir oyun olmasını istiyorsanız (öyle olsun)&#8230;..ya da o kadar gerçek olabilir ki, karşılaştırıldığında insanlık realitesini çok küçük kılabilir.</p>
<p>Bu hayal realitesi gerçektir. Şu anda – evimde, kulübemde, Şambra Odası’nda, toplantı salonunda &#8211; içinde oturduğumuz hayal realitesi, gerçektir. Ve o, insan realitenize geri getirilebilecek ve orada kullanılabilecek bir enerji modelinin oluşmasına yardımcı oluyor. O, insan realitenizdeki kendi yaşamınızın modellerini, örgülerini, kalıplarını ve yollarını yaratmaya başlamanıza yardımcı oluyor. Ve siz istediğiniz an (oraya) gidip gelebilirsiniz.</p>
<p>Şambra, bu “özgürlük yılı”dır. Biz bedeninizin ve aklınızın ve insani boyutunuzun sınırlarından özgürleşmenize yardımcı olacağız. Bunu sevseniz de, sevmeseniz de yapmaktan zevk alacağız (kahkahalar). Bunu da ortaya atmak zorundaydım. Öteye geçmekten, o hapisane duvarlarından çıkmaktan keyif alacağız. Genişlemekten keyif alacağız. O Eski Enerjilerin dönüştürülmesine izin vereceğiz.</p>
<p>Şimdi, sizi geri tutan nedir Şambra? Gerçekten olduğunuzu olmaktan sizi geri tutan nedir? Eh öncelikle ve en önemlisi, geçmişinizdir. Geçmiş. Gelecek sizi geri tutamaz çünkü daha yaratılmamıştır. Sadece gelecek korkusu sizi geri tutabilir. Ama geçmiş, tam anlamıyla çoğunuzu geri tutuyor. Yaşamınız boyunca yaptığınız çok şeyden pişmanlık duyuyorsunuz.</p>
<p>Şimdi sizden onun üstesinden gelmenizi rica edeceğiz. Onun üstesinden gelin. O, kim olduğunuzun bir parçasıydı. O, bir şeyi öğrenip anlamanızı sağlasın diye istediğiniz bir deneyimdi. O, yeni bir şey öğrenebilesiniz diye kendiniz için oluşturduğunuz büyük bir meydan okumaydı.</p>
<p>Bazılarınız kendini aşağılıyor. Bazılarınız, biraz fazla içmiş olanlar&#8230;.siz kendinize alkolik diyorsunuz. Onun üstesinden gelin. Siz alkolik değilsiniz. Siz, bunun nasıl bir şey olduğunu anlamak için cehennemin derinliklerine içerek inen kişilersiniz. Ama artık bu enerjinin size yapışıp kalması gerekmiyor. O geçmişteydi.</p>
<p>Bazılarınız kilo yüzünden kendine kızıyor. Onun sizi geri tutmasına izin veriyorsunuz. “Ama böyle görünmeseydim özgür olabilirdim Tobias. Bugün söylediklerini duyuyorum, ama şişman bir insan nasıl uçabilir ki?” diyorsunuz. Bunu diyorsunuz (bazı gülüşmeler). Evet, aklınızdan geçen bazı şeyleri okuyorum (kahkahalar).</p>
<p>Bunun üstesinden gelmek zamanıdır. Bunu bırakmak zamanıdır. Nasıl görünürseniz görünün, kendinizi sevin. Kendinizi sevin. Onunla savaşmaya çalışmaktan vazgeçin. Kendinizi inkâr etmekten, reddetmekten vazgeçin. Her kimseniz, o olun. Yağlar, kilo&#8230;.yok olacaktır&#8230;.gidecektir&#8230;.gitmesini isterseniz. Ama bazılarınız o fazladan kiloları ve çevrenizdeki o fazladan enerjiyi sevdiğini görecektir.</p>
<p>Onun bir engel oluşturmasına izin vermeyin. “Belli bir kiloya ulaştığım zaman spiritüel olacağım” demeyin. Kendinizi bugün sevin. Bugün spiritüel olun. Bu tür şeyler için kendinizi aşağılamaktan vazgeçin. Siz kendinize, çevrenizde ve fiziksel olarak içinizde bu enerjilere sahip olmanın, hatta kilo olarak tezahür eden bu türlü enerjilere sahip olmanın ne anlama geldiği deneyimini verdiniz. Tümünün bir nedeni vardır.</p>
<p>Geçmiş bazen sizi geri tutar çünkü onu sakladınız. Bir yere tıktınız&#8230;halının altına&#8230;dolaplarınıza&#8230;.bilinçaltınıza&#8230;ya da adını her ne koymak istiyorsanız&#8230;. utandığınız yanlarınız&#8230;.şimdiye kadar başa çıkamadığınız yanlarınız. Evet, geçmişte yaptığınız inanılmaz saçma sapan şeyler var. Bazılarınız bu şeyler için çok suçluluk duyuyor.</p>
<p>Biz bugün ve yılın geri kalanında, sizinle birlikte bu kapıların bazısını açacağız. Bu geçmiş yaşamlardan bazılarına, bakmak istemediğiniz bu şeylerden bazılarına bakmanıza yardımcı olacağız. Size anlık görüntüler vereceğiz. Ve sizin o enerjiyi hissetmenizi ve sonra da kendinizden geçirmenizi sağlayacağız. Ama geçmişin sizi geri tutmasına siz izin veriyorsunuz.</p>
<p>Bununla şimdi nasıl başa çıkarsınız? Onu nasıl çözersiniz? Onun her parçasını bedenlersiniz, şimdiye kadar yaptığınız her şeyi bedenlersiniz ve sonra da geçip gitmesine izin verirsiniz. Bu alanda muazzam çalışmalar yaptığınızı biliyoruz. Ama şimdi gerçek derinliklere, Eski Enerjiler’den bazısının gerçekten saklandığı yerlere ineceğiz. Siz geçmiş yaşamlarınızın anlık görüntülerini ve öykülerin tamamını almaya başlayacaksınız. Şimdi bununla başa çıkabilirsiniz.</p>
<p>Sizi geri tutan başka ne var? Kurban olmak&#8230;.oynamak için harika bir rol! Bazen Yaratıcı olmaktansa kurban olmak daha kolaydır, bazen çevrenizdeki herşeyi suçlamak daha kolaydır. Siz kurban olmak, ebedi kurban tuzağına düşüyorsunuz.</p>
<p>Ve siz bunu yaptığınızda biz ne yapıyoruz biliyor musunuz? Sizi kurban halinizde destekliyoruz. Siz onunla eğleniyorsunuz. Biz de sizi destekliyoruz. Dünya’daki en büyük kurban olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemenize yardımcı olacağız (bazı gülüşmeler), çünkü şimdiye kadar seçtiğiniz buydu&#8230;.bazılarınızın. Ama şimdi onu bırakmak zamanıdır. Sizi geri tutuyor. Ana-babanızı suçlayamazsınız. Geçmiş yaşamlarınızı suçlayamazsınız. Hiçbir şeyi suçlayamazsınız. Yaratıcı sizsiniz.</p>
<p>“Ama, ama Tobias” diyorsunuz, “Ama Tobias” diyorsunuz. Ahh, o “ama”lara tutunun (çvr.: Tobias kelime oyunu yapıyor, “but – ama” anlamına gelen kelime “butt – popo” anlamına gelen sözcükle aynı söylenir.) Evet, bunu çok farklı anlamlarda söylüyoruz (kahkahalar). Siz onun bir engel ve blokaj olmasına izin veriyorsunuz. Neden? Çünkü, Yaratıcı olmanın nasıl bir şey olduğuyla yüzleşmek istemiyorsunuz. Bazen, bütün ve bilinçli bir Yaratan olmaya geri dönmek sizi korkutuyor. Geçmişte, özellikle de Dünya’ya gelmeden önce yapılmış bazı şeylerden pişmanlık duyuyorsunuz.</p>
<p>Bakın&#8230;.içinde oturduğumuz bu kulübeyi ben yarattım. Onu hayal gücüyle gerçek kıldım. Siz de bunu yapardınız, özellikle de insan bedeni içinde Dünya’ya gelmeden önce. Yıldızları ve cennetleri yaratırken, oralarda özgürken, bedeniniz yokken, çok hızlı yaratırdınız ve çok hızlı hayal ederdiniz. Yarattığınız şeylerden hoşlanmadığınız çok, çok şey vardı.</p>
<p>Ama Şambra, özünüzde siz bir Yaratıcısınız. Aslında geçmişte yapılanlardan kaygı duymaya gerek yok çünkü o sizi buraya getirdi. O sizi bu noktaya getirdi. Ne düşünürseniz düşünün, aslında asla kimseyi öldürmediniz. Bir ruh ölemez. O yeni bir biçimle geri gelir. Denemiş olsanız da aslında kimsenin enerjisini alamazsınız. Er ya da geç onu bırakmak zorunda kalırsınız, çünkü size ait değildir. Onu salmanız gerekir.</p>
<p>Böylece Şambra, çoğunuz kurbanı oynadı, ve bu sizi geri tuttu. Başka hiçbir şeyi suçlamayın&#8230;.bu şekilde yaşamak istiyorsanız o başka. Tüm sorumluluğu üstlenin. Ve bunu yaptıkça, Yaratıcı enerjilerinin gerçekte nasıl iş gördüğünü anlayacaksınız.</p>
<p>Başka ne sizi geri tutuyor? Bir dereceye kadar – toplu bilinç. Siz burada, Dünya’dasınız. Toplu bilinç enerjileriyle, insanlık enerjileriyle kuşatılıyorsunuz. Epey bir süre önce size “toplu bilinci terk etmeye hazır mısınız?” diye sorduğumuzu anımsayın. Ve az kişinin dışında herkes “Evet” dedi. Terk ettiniz de. Terk etmek için kendinize izin verdiniz.</p>
<p>Ama o hâlâ orada. O hâlâ zaman zaman sizi etkilemenin yolunu buluyor. Ama ona sıkışıp kalmanız gerekmiyor. Özellikle de Enerjiyi Hareket Ettirenler olarak, bilincin ötesine geçmek için kendinize izin verebilirsiniz. Evet o gelebilir ve siz de onu hissedeceksinizdir, tıpkı çoğunuzun olmadan çok önce depremin enerjilerini hissetmiş olması gibi. Siz onun bir olasılıkla tezahür edecek bir potansiyel olduğunu hissettiniz. O, toplu bilincin değişime hazırlanan bir bölümüydü, ve siz hissettiniz. Ama onun sizi geri tutması gerekmez. Onun sizi aşağılarda tutması gerekmez.</p>
<p>Başka ne sizi geri tutuyor? Güçsüz olduğunuzu hissetmek&#8230;.çoğunuz&#8230;.zayıf olduğunuz hissine&#8230;. sihir oluşturamayacağınız hissine, o sihir içinize gelse bile&#8230;.hiçbir şeyi, özellikle dışınızdaki şeyleri, kendi yaşantınızdakileri haydi haydi, etkileyemeyeceğiniz hissine&#8230;.tüm çevrenizdeki enerjiler o kadar güçlü ve o kadar sert ki, yapabileceğiniz hiç bir şey yok hissine&#8230;.sadece tepki verebilirsiniz, yaratamazsınız hissine sahipsiniz.</p>
<p>Bu, kurban olmanın bir biçimidir. Bu, kim olduğunu ve sahip olduğun güçleri reddetme biçimidir. Kendinizi güçsüz hissetmenize izin veriyorsunuz. Yaşam ırmağının&#8230;. bilinç ırmağının akıntılarıyla sürüklenmenize izin veriyorsunuz&#8230;. yapabileceğiniz tek şeyin tutunmak olduğu hissine&#8230;.hayatta kalmaya çalışmak&#8230;.hiç bir şeyi etkileyemeyeceğiniz hissine sahipsiniz.</p>
<p>Şambra, size hemen şimdi Yaratanlar olduğunuzu bildiriyoruz. Peki biz nasıl biliyoruz? Çünkü ister farkında olun, ister olmayın, yaşamınızdaki herşeyi siz yaratıyorsunuz. O bizler tarafından yaratılmıyor. O, sizin dışınızdaki bir yerden yaratılmıyor. Onu siz yaratıyorsunuz. Peki, belki de “Ama Tobias, ben bu kötü şeylerin tümünü kesinlikle yaratmıyorum” diyorsunuz. Ah, yeniden bir göz atmanızı rica ediyoruz. Onu siz yaratıyorSUNUZ, belki insan aklınızın bilinciyle değil, ama ihtiyaçlarınıza dayanarak, enerjinize dayanarak yaratıyorsunuz.</p>
<p>Siz bir mıknatıs gibisiniz, ama Dünya’daki fiziksel mıknatıslardan farklı çalışan bir mıknatıs gibi, çünkü Dünya’daki mıknatıslarda karşıtlar birbirini çeker. Ama sizin olduğunuz türden mıknatıslarda, benzerler birbirini çeker. Eğer kendinizi güçsüz hissediyorsanız, sizi yanıtlamak üzere güçsüz şeyler gelecektir. Çevrenizde güçsüz insanlar, ya da güçlerini, sizin gücünüzü elinizden almak için kullanan insanlar olacaktır. Bunu siz istiyorsunuz. Benzer, benzeri çeker.</p>
<p>Eğer yaşamınızda bolluktan yoksunsanız, kendinizi değerli görmediğiniz içindir. Siz kendinizi enerjilendiriyorsunuz, ya da spiritüel bir mıknatıs haline getiriyorsunuz, ve onu yaşantınıza sokuyorsunuz. Çevrenizdeki herşey ve yaşamınızdaki herşey, kim olduğunuzun doğrudan ve gerçek bir yanıtıdır. O hiç kimse tarafından size ceza olarak verilmiyor. Onu yaşamınıza sokan sizsiniz. Tezahür ettiren sizsiniz. İşte siz bu denli güçlü ve muktedir bir Yaratıcısınız.</p>
<p>Bir şeyi sevmiyorsanız, yaşamınızdaki şeyleri ya da yaşantınızı sevmiyorsanız, onu değiştirebilirsiniz. Bunu nasıl gerçekleştirirsiniz? Önce bir değişime hazır olduğunuzu, ve neye mâl olursa olsun bundan geçmeye gönüllü olduğunuzu kabul etmeniz gerekir ki, hepiniz bunu yaptınız. Sonra Şambra, içinizde nasıl hissettiğinizi değiştirmeye başlarsınız. Bu şeyleri nasıl yarattığınıza bir göz atmaya başlarsınız. Kurban rolünü mü oynuyorsunuz? Eğer oynuyorsanız, hep kurban olma deneyimleri yaşayacaksınızdır. Güçsüz hale getirilmiş kişi rolünü mü oynuyorsunuz? O zaman hep gücünüzü elinizden alan şeyler yaşamınıza girecektir.</p>
<p>Bu 2005 yılında, bu tür şeylerden özgürleşmenin zamanıdır. Artık onlarla sınırlı olmadığınızı, onlara mecbur olmadığınızı anlamak zamanıdır. Onları değiştirebilirsiniz. Ama bize bunun hayatta ve cennette neden yapılamayacağına dair her türlü nedeni de sıralayabilirsiniz. Ve o zaman biz de sizi bu konuda desteklemek zorunda kalırız. Kendinizi güçsüz hissetmenizde yardımcı olmayı, kendinizi kurban gibi hissetmenizde yardımcı olmayı, hiç bolluğunuzun olmamasına yardımcı olmayı sürdürmek zorunda kalırız. Bu seçiminiz bizim en sevmediğimiz şeydir. Ama kendinize çektiğiniz budur.</p>
<p>Gelecek 30 gün içinde, sizi geri tutanın ne olduğuna bir bakmanızı rica ediyoruz. Enerjiler – Metatron’un sevgi dolu, şefkat dolu enerjileri – hemen yanıbaşınızda olacaktır, hemen yanıbaşınızda. Onun sert ya da zor olması gerekmiyor. Bunlar, Metatron’un dişil veçheleri, sevgi dolu ve besleyici veçheleri diye tanımlayacağınızdan çok daha fazlasıdır.</p>
<p>Sizi geri tutanı güçlü, saf ve iyi bir biçimde görebilmeniz için sizinle çalışacağız. Sabırsızlandığınızı ve sinirlendiğinizi biliyoruz. Yaşantınızda gerçek bir ilerleme istediğinizi biliyoruz, bu yüzden de sizi geri tutanı gerçekten görmenizi sağlayacağız. O engellerin ve blokajların ötesine geçmeniz için her birinizle ve hepinizle çalışacağız.</p>
<p>Bir Yaratan olduğunuzu anlamanıza yardım edeceğiz. Hayal gücünün, sahip olduğunuz en güzel araçlardan biri olduğunu anlamanıza yardımcı olacağız Şambra. Bazılarınız onu önemsemiyor ve “Ama bu sadece benim hayal gücüm” diyor. Hatta bununla ilgili bir şarkı da vardı (bazı gülüşmeler). Cauldre bugün şarkı söylemeyeceğini söylüyor (kahkahalar). Biz onu sizin için evimde mırıldanıyoruz.</p>
<p>Şambra, sizi geri tutan şeylerden biri de hayal gücünüzü kullanmaya direnmenizdir, hayal kurmanın eksikliğidir. Aslında çok güçlü bir hayal gücünüz var, öyle değil mi? Kendinizi ona çok, çok uzun zamandır kapattınız. Hayal gücünüz yüzünden çocukken azarlandınız. Anımsıyoruz&#8230;.sizinle birlikte oradaydık. Onu kullanmamak üzere eğitildiniz. Sadece aklınızı kullanmak üzere eğitildiniz.</p>
<p>Bu arada, depresyona neden olan şeylerden biri de, hayal gücünü kullanmamaktır. Depresyon ve derin korku ve tutku eksikliği deneyimleyenleriniz, hayal gücünü arka plana attığı için bunu yaşamaktadır. Onu sakladınız. Onu bastırdınız. Depresif olmanıza şaşmamak gerekir!</p>
<p>Hayal gücü sizin çok canlı bir parçanızdır, ve o yaşamınızın canlı bir parçası olmak istiyor. Ama siz yine de onu reddediyorsunuz&#8230;.aşağılıyorsunuz&#8230;.ona piç bir çocukmuş gibi davranıyorsunuz&#8230;.zaman zaman kötüye kullanıyorsunuz. O zihninize o kadar çok enerji odaklıyorsunuz ki. Zihin güzeldir ve harikadır. Ama hayal gücünün, yaratıcı ve tanrısal zekânın sizinle birlikte oynamasının zamanıdır. Evet, birçoğunuz için hayal gücünü kullanmamak, en büyük engellerden biridir. Hayal gücünüz, genişlemek isteyen, yaratmak isteyen o tanrısal parçanızdır.</p>
<p>Bazılarınız benim bu kulübemde oturmakta zorlanıyor, çünkü “Bu gerçek değil ki. Tobias bizi bugün ne tarafa çekiyor?” diyor. Şambra, size bir noktayı ispatlamaya çalışıyorum, hayal gücünün ne kadar güzel ve heyecanlı ve sevinçli ve güçlü olduğunu ispatlamaya çalışıyorum. Hayal gücü, gerçek enerjilerinizin ortaya çıkıp da oynamasına izin verir. Hayal gücüyle kendinizi genişletebilirsiniz, başka alemlere gitmek için kendinize izin verebilirsiniz, ve sonra başka enerjilerin olduğu bu başka alemlerden enerjileri geri getirebilir ve Dünya’da onları tezahür ettirebilirsiniz.</p>
<p>Daha önce de söylediğimiz gibi, hayal gücü – nasıl desek – odaklanmış bir zihinsel alıştırma değildir. İlle de belirli bir şeyi imgelemeye çalışmak değildir, en azından şu anda değil. Hayal gücü, uçmak için kendine izin vermektir, kendini özgür kılmak için izin vermektir, uzun, çok uzun zamandır gitmediğiniz alemlere gitmek için kendine izin vermektir. Şu anda bu sandalyelerde oturan tanrısal siz, özgürlük istiyor, ifade istiyor.</p>
<p>Böylece Şambra, sizinle çalışacağız, sizi geri tutan şeylere bir göz atacağız. Onlar bunaltıcı değildir, ne düşünürseniz düşünün. Onlar, siz ve biz birleştiğimizde onları geliştiremeyeceğimiz kadar, bir sonraki düzeye getiremeyeceğimiz kadar büyük bir şeyler değildir. Gerçekten değildirler.</p>
<p>Bazılarınız, sorunlarım o kadar büyük ki, Dünya’daki en büyük insanlar bile bunları çözemez, en büyük melekler bile çözemez dediğiniz bir öyküye tutunmaya çalışıyorsunuz. Sorunlarınız o kadar muazzam ki, Tanrı bile onları çözemez. O oyunu oynayarak eğleniyorsunuz, değil mi? O öyküye tutunarak eğleniyorsunuz. Gerçek şu ki, siz bu konuda inat ediyorsunuz.</p>
<p>Sizi geri tutan şeylerden biri de budur – o öyküye tutunmaya çalışmak. Öykünüz çok güzel. Biz öykünüze bayılıyoruz, ama öykünüz şu anda gelişmek, tekâmül etmek istiyor. Öykünüz sadece bir öyküdür. Bazılarınız yeni spiritüel benliğini, eski insan öyküsünün temeli üzerine kurmaya çalıştı. Ve keşfettiğiniz gibi, o temelin üzerine inşa etmeye kalktığınızda, duvarlar yerle bir olur. O, yeni sizi inşa etmeye yarayan bir temel değildir.</p>
<p>Yeni sizin temeli, kim olduğunuzun özüdür, ruhudur, tanrısallığıdır. O sadece şimdiki yaşamınızın öyküsü, “ego” dediğiniz şey değildir. O, şimdiye kadar olduğunuz herşeyin toplamıdır ve olacağınız herşeyin tüm potansiyelidir ve tanrısallığınızdır ve saflığınızdır. O bir öyküdür. O daha çok olmuş olduğunuz herşeyin temelidir. Onu sadece bu yaşamdaki bu kimliğin üzerine inşa etmeye çalışmayın.</p>
<p>Bazen sizi geri tutan öykülerinizdir. Siz onlara asılmak için çok çaba harcıyorsunuz. Onların üzerine inşa etmeye çalışıyorsunuz. Ama bu, bu tek öykünün üzerine inşa etmekle ilgili değildir. Bu, hayal gücüyle yepYeni bir biçimde inşa etmekle ilgilidir.</p>
<p>Derin bir nefes alın ve kulübemin, Şambra odasının, şimdi gelmekte olan titreşimlerin enerjisini hissedin. Bırakın hayal gücünüz burada biraz uçup gitsin. Kulübemdeki fiziksel olmayan enerjileri, başka alemlerden akmakta olan enerjileri hissedin ve duyumsayın.</p>
<p>Ve şu anda hiçbirinizin, “Ama Tobias, nasıl hissedildiğini bilmiyorum” demesini istemiyorum, çünkü o zaman buna kilitlenirsiniz. Şöyle deyin, “Tobias, yeniden hissetmek için kendime izin veriyorum. Hatta kendime insan alemlerine ait olmayan şeyleri hissetme özgürlüğü için de izin veriyorum. Diğer boyutlardan olan herşeyi hissetmek için kendime izin veriyorum. Yeniden meleklerle konuşmak için kendime izin veriyorum.” Çoğunuzun&#8230;.şöyle dediğini duyuyoruz, “Aa, ama ben kanallık edemiyorum; meleklerle konuşamam ki.” Bu şimdiye kadar yaptığınız en doğal şey olacaktır. Meleklerle konuşmak, başka insanlarla konuşmaktan daha kolaydır. “Nasıl hissedileceğini bilmiyorum” diyerek kendinizi kapana kıstırmayın. “Yeniden hissetmeye hazırım” deyin. Kendi sınırlamalarınızla kendinizi tuzağa düşürmeyin.</p>
<p>Ben hapis yattım. Ben bir hapisanenin dört gerçek duvarının arkasında yattım. Bu, tüm yaşantılarımın içinde edindiğim en büyük deneyimdi. Oo, çok kızgındım. Bu öyküyü daha önce anlatmıştım, ama onu yeniden anlatmak istiyorum (bazı gülüşmeler). Haksız yere hapse atılmıştım. Ah, görüyor musunuz&#8230;.o harika kurban enerjisi! “Benim suçum değildi; ama başka herkesin suçuydu!”</p>
<p>Şambra, kendimi hapsettim. İnsan olarak artık mutlu olmadığım bir noktadaydım. Bir şeyin değişmek zorunda olduğunu biliyordum. Yaşamım sırasında, Dünya üzerindeki son yaşamımda, kendimi içine hapsettiğim hapisaneyi hissetmek için gerçek bir hapisanede yatmam gerekti. Ve ben lanet edip durdum. Ve herkesi suçladım. Ve dünyadaki her türlü bahaneyi sıraladım&#8230;.tâ ki bir gün, hapisanenin kendi oluşturduğum bir şey olduğunu farkedinceye kadar. Ve sadece ben kendimi özgürleştirebilirdim.</p>
<p>Sizi geri tutan herşey, içinde bulunduğunuz her hapisane, kesinlikle sizin oluşturduğunuz bir şeydir. Ve kendinizi özgürleştirebilirsiniz, ama kendinize zor kullanarak değil, zihinsel alıştırmalardan oluşan irade gücüyle değil. Siz kendinizi basit bir biçimde sadece açarak, kendinize izin vererek özgürleştirirsiniz.</p>
<p>Kimliği geliştirmek, KENDİ kimliğinizi geliştirmek zamanıdır. Bu, öyküyü bırakmak, bu yaşamda siz olan öyküyü bırakmak anlamına gelir. O size şimdiye kadar hizmet etti. Ama sınırlara sahipti. Gerçekte olduğunuzu olabilmek için kimliği geliştirmek zamanıdır.</p>
<p>Bunun nasıl gerçekleştirileceğini biliyorsunuz. Daha önce sözünü ettik. Ve şimdi bunu gerçekleştirmek zamanıdır. Yeniden özgür olmak için kendinize izin vermek zamanıdır. O hayal gücünü açmak zamanıdır. Onu reddetmekten vazgeçin. Evet, bu kulübede olabilirsiniz. Şambra odasında olabilirsiniz. Tüm düzeylerin ve boyutların enerjilerini deneyimleyebilirsiniz&#8230;.kendinize izin verirseniz&#8230;..izin verirseniz.</p>
<p>Bunu sizin yerinize biz yapamayız. BEN SİZİ AÇTIRAMAM. Sizi geri tutan şeyleri bıraktıramam. Bunu SİZ YAPABİLİRSİNİZ. Bu sadece bu kararı vermek ve sonra da gerçekleştirmekle ilgilidir. Bu sadece hayal gücünüzün, şimdiki realiteniz kadar gerçek olmasına izin vermekle ilgilidir.</p>
<p>Özgür olmak için kendinize izin verdiğinizde, yeniden kendinize izin vermiş olursunuz. Kendinizi yeni bir biçimde enerjilendirmiş olursunuz. Yaşamınıza yeni şeyleri, sevinç dolu şeyleri, ve bolluk içindeki şeyleri sokmak üzere kendinizi enerjilendirmiş olursunuz.</p>
<p>Şambra, şu anda Yeni Dünya’da bazı sorunlarımız var. Bakın&#8230;.birçok insan Eski Dünya’yı ya da Dünya denen fiziksel gezegeni terk etti, ve bizim tarafa geldi. Onlar fiziksel bedenlerini terk ettiler. Buraya geri geldiler. Sonra da, bu inanılmaz yeri, bu insan bilinci kitaplığını, bu yeri, bu Yeni Dünya’yı, daha önce fiziksel bir bedene hiç girmemiş meleklerin gelip de Dünya’da enkarne olmadan önce eğitim alacağı bu yeri inşa etmek için Yeni Dünya’ya gittiler. Orası harika bir yerdir. Ben de orada çok zaman geçiriyorum.</p>
<p>Sorunumuz şundan kaynaklanıyor, bunun bir parçası olmak için buraya gelen varlıkların birçoğu şimdi Eski Dünya’ya geri gitmek istiyor, özellikle de “Asla o yere geri dönmeyeceğim. Asla bir daha enkarne olmayacağım.” diyenler (bazı gülüşmeler). Onlar orasının ne kadar harika bir yer olduğunu, ne kadar harika bir yer haline geldiğini görüyorlar. Hem özgür, hem de insan olunabileceğini görüyorlar. Yeniden enkarne olmak istiyorlar. Bu kuantum sıçrayışının bir parçası olabilmek için mümkün olan en hızlı biçimde buraya gelmek istiyorlar. Bu size birşey demeli. Bu size, kendinize izin verirseniz yaşamınızın ne kadar sevinç dolu olabileceği hakkında bir şey söylemeli.</p>
<p>Sizi ne geri tutuyor? Sizi şu anda ne geri tutuyor? Gelecek 30 gün boyunca onun üstesinden gelmenize, onu salmanıza yardımcı olmak için sizinle çalışıyor olacağız. Bazen de meydan okuyacağız. Bize kızacaksınız, çünkü sizi hiç boş bırakmayacağız. Ve sözlerimizi duyacaksınız. “Ama bunu sen yaratıyorsun” diyeceğiz. Bu, senin oluşturduğun gerçeklik. Başka kimseyi bunun için suçlama.</p>
<p>Sahip olduğunuz eski korkuları, kilit altına aldığınız şeyleri, hiç bakmak istemediğiniz şeyleri bedenlemeniz konusunda size meydan okuyacağız. Onları sizin adınıza çekip çıkartacağız. Onları görmenize yardımcı olacağız. Korku, sizi yolunuzdan alıkoyacak kadar boğucu olduğunda, onu solumanızı isteyeceğiz. Aklınızı kaçırdığınızı sandığınızda, bir sonraki düzeye gidip onu solumanızı ve bedeninizin her bir hücresinde bedenlemenizi isteyeceğiz.</p>
<p>O yalnızca bedenlenildiğinde salınabilir. Anlıyor musunuz? Reddettiğiniz şeyler, nefret ettiğiniz şeyler peşinize düşecek. Bedenlediğiniz ve tümüyle gerçekliğinize, realitenize getirdiğiniz ve sevdiğiniz ve hayran olduğunuz şeyler, karanlık olsalar bile – ve karanlığın gerçekte ne olduğunu anımsayın – yalnızca bedenlenildiğinde salınıp bırakılabilirler. Onlar salındığında, enerji size yepYeni bir biçimde hizmet eder.</p>
<p>Şimdi, uzun bir süre sızlanıp durduk (bazı gülüşmeler). Kulübemdeki Şambra odasını doldurduk, bir anlamda dikkatinizi dağıttık ki, gerçek enerji çalışmalarından bazılarını gerçekleştirebilelim&#8230;.ihtiyacınız olan her ne idiyse, onun şifa bulması için&#8230;zihnin&#8230;. ya da bedenin şifa bulması için&#8230;.sıkışıp kaldığınız bir konunun şifalanması için&#8230;.. tekrar ve tekrar ve tekrar yineleyip durduğunuz Eski bir kalıbın&#8230;.iş kaybetmek gibi kalıpların&#8230;. kötü ilişkiler gibi kalıpların&#8230;..sürekli sağlık sorunları gibi kalıpların şifa bulması için enerjinin hareket etmesine yardımcı olabilelim.</p>
<p>Bugün bunları salmanıza yardımcı oluyoruz. Neden? Çünkü benim yerime (evime) gelmek için kendinize izin verdiniz. Onları bırakmak için izin verdiniz. Biz ancak o zaman yardım edebiliriz. Onlar için başkalarını suçlamadınız. Sadece özgür olmaya izin verdiniz.</p>
<p>Şambra, bu heyecan dolu bir yıl olacak. Bu, eğlenceli bir yıl olacak. Bu, gerçekten genişleyebileceğiniz, gerçek kimliğiniz olabileceğiniz ve burada bulunmayı seçme nedeninizi yaşayabileceğiniz bir yıl olacak. Ve tüm bu süreç boyunca biz sizi destekleyeceğiz, sizinle oynayacağız, ve özgür olmanıza yardım etmeyi sürdüreceğiz. Oo, şu özgürlük denen şey&#8230;. Oama okulunun gelecek günlerinde&#8230;. hızlı-çekim özgürlükten geçmenin nasıl bir şey olduğunu öğrenecekler. Böylece Şambra, ruhun gerçek özgürlüğünün ne olduğunu bu yıl hepiniz öğreneceksiniz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 08 Ocak 2005</div>
<div class="tarih">Şaud 6: Ruhun Özgürlüğü</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çember’e) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir Şambra, kulübemin enerjisine, Şambra Odası’nın enerjisine geri geliyoruz. Ve istediğiniz zaman, uzaklaşmaya ihtiyacınız olduğu zaman, hayal gücünüzü kullanmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek ya da yeniden-deneyimlemek istediğiniz zaman hepiniz buraya gelebilirsiniz. Bugün bunu bir kez gerçekleştirdiniz. Öyküyle birlikte gitmek denen şu aptalca şeyi, bu imgelemeyle birlikte gitmeyi gerçekleştirmek için kendinize izin verdiniz. Ama aslında yaptığınız şey, hayal gücünün genişlemesine izin verecek özgürlüğü kendinize gerçekten vermekti.</p>
<p>Bu yer, bu kulübe, içinde yaşadığınız ev kadar gerçektir. Gerçi ahşap ya da taştan yapılmış duvarlarla desteklenmiyor. Ama, çok akışkan ve değişken enerjilerden oluşan enerji duvarlarından yapılmıştır. Bu yüzden buraya yeniden ziyarete geldiğinizde, onun aynı biçimde görünmesini beklemeyin. O değişiyor. Gelişiyor, tıpkı sizin değiştiğiniz ve geliştiğiniz gibi.</p>
<p>Buraya geri gelip de odaların farklı olduğunu ve yeniden yerleştirildiğini görürseniz, buna, SİZİN kendi içinizde değiştirdiğiniz bir şeyin neden olduğunu anlayın. Siz kendi odalarınızı değiştirmişsinizdir. Siz kendinizi farklı kılmışsınızdır, bu yüzden de geri kalan herşey farklı görünmeye başlar&#8230;anlıyor musunuz.</p>
<p>Buraya gelip, hayal gücünüzü kullanma alıştırmaları yapabilirsiniz. Hayal gücü enerjileri burada bırakılabilir. Onlar – nasıl desek – başka boyutlara genişletilebilir. Beraberinizde Dünya’ya geri getirilebilir. Sevinç ve bolluk içinde bir yaşam hayal edin. Bunu burada, Şambra Odası’nda otururken imgeleyin. Ve sonra da o enerjileri geri getirin. Kendi realitenizde tezahür ettirin. Dünya’ya geri getirin. Onların nasıl enerjiler olduğunu bile tanımlamanız gerekmez, sadece bolluk içinde bir yaşam, sağlıklı bir yaşam hayal edin. Ve sonra da onu Dünya’ya geri getirin.</p>
<p>Sorulara geçmeden önce birkaç dakika konuşmak istiyoruz. Biz başka bir engelden, sizi geri tutması olası bir şeyden daha söz etmek istiyoruz. Ve bu da, bizim “spiritüel blokaj” dediğimiz şeydir. Siz – birçoğunuz – spiritüel olmakla ilgili önyargılı fikirlere ya da düşüncelere sahipsiniz.</p>
<p>Buna sahip olmanızın nedeni, birçok yaşamınızı kiliselerde ve sinagoglarda ve tapınaklarda spiritüel hizmete adadığınızdandır. Birçoğunuz bugünün çağdaş dinlerini başlatmada rol aldınız. Spiritüelliğin çok biçimsel ve disiplinli bir yolunu izlediniz. Bir yaşamdan ötekine buna bağlı kaldınız. Evet, farklı dinlere çekildiniz. Ve aslında birçoğunuz bu yaşamda bile bile dinlerden uzak kalmayı seçti.</p>
<p>Ama spiritüelliğin çağrısı hep vardı. Hem genel olarak Şambra ve hem sizler, böyle bir geçmişe sahip olduğunuz için, kendinize mâl ettiğiniz, yaşantınıza soktuğunuz sınırlandırılmış spiritüellik, spiritüelliğin nasıl olması gerektiği düşüncesini belirliyor. Çoğunuz spiritüelliğin çok ciddi&#8230;.ve çok sessiz&#8230;ve çok sancılı (bazı gülüşmeler) olduğunu düşünüyor&#8230;.ıstırap çekerek içinden geçeceği bir şeymiş gibi düşünüyor.</p>
<p>Bunca yıldır Şambrayla çalışırken, bunun farklı olabileceğini anlamınızı sağlamak için elimizden geleni yaptık. Gülebilirsiniz. Aslında – ister inanın, ister inanmayın ama – Dünya zevklerinin tadını çıkartabilirsiniz. Evet, bunu gerçekten yapabilirsiniz! Başka neden burada olduğunuzu sanıyorsunuz? Zevklerin tadını çıkartın. Onların tuzağına düşmeniz gerekmez. Onlara bağımlı hale gelmeniz gerekmez. Ama keyfini sürebilirsiniz.</p>
<p>Yani, spiritüel özgürlük denen şeyle bağlantılı olan çok şey vardır. Gelecek ay, sizinle yakından çalışırken ve kendinizi nasıl özgürleştireceğinizi keşfetmenize yardımcı olurken, gündeme getireceğimiz şeylerden biri de spiritüel özgürlük olacaktır. Spiritüellikle ilgili önyargılarınız nelerdir? Neden spiritüel bir lider olduğunu düşünüyorsunuz? Sahip olmuş olduğunuz spiritüel idolünüz kimdir? Biz o spiritüel idol putunu alaşağı edip paramparça edeceğiz (kahkahalar), çünkü o Eskimiştir.</p>
<p>Siz bir modele takılıp kaldınız – biz örnek olarak Yeshua’yı kullanacağız. Birçok kişi, Yeshua’nın olduğunu, bedenlediğini düşündüğü bir modele takıldı. Çoğunuz şimdi daha iyisini biliyorsunuz. Ama tipik bir insan, Yeshua’nın ya da İsa’nın belli bir biçimde olduğunu düşünüyor. Onlar bu konuda kitaplar yazdılar. Ve kitaplar doğruyu yansıtmıyor. Yeshua hiç de resmedildiği gibi, betimlendiği gibi değildi.</p>
<p>Şimdi, &#8211; nasıl desek – İsa’nın alternatif bir realitesi var, bu realite, onun belirli bir biçimde olduğunu düşünen insanların bilinciyle yaratıldı. Ve o zaman İsa gerçek görünür. Ve onlar yargılayan bir İsa’yı izler, kurtarılmak için (zorluklardan, ıstıraplardan) geçmelerini gerektiren bir İsa’yı izler. Onlar bu ikincil figürü yaratmıştır, ama bu, gerçek Yeshua’nın olduğu şey değildir.</p>
<p>Bazılarınızın spiritüellikle ilgili çok önyargılı düşünceleri var&#8230;.ve hatta nasıl hissetmeniz gerektiğine dair&#8230;.ve nasıl davranmanız gerektiğine dair&#8230;ve nasıl görünmeniz gerektiğine dair önyargılarınız var. Ve siz bunu izlemeye çalışıyorsunuz, ve bir işe yaramıyor. Ve o zaman da sinirleniyorsunuz. Ve onun kucağına düşmüş oluyorsunuz.</p>
<p>Böylece, sizinle gelecek birkaç hafta boyunca spiritüel özgürlük denen şu şeyle ilgili çalışacağız, alışkanlıklarınızdan nasıl çıkacağınızı anlamanıza yardım edeceğiz&#8230;.tamam mı? (çvr.: Tobias alışkanlık kelimesinin ingilizce karşılığı “habit”i kullanırken, aynı sözcüğün, rahibelerin giysisi gibi dini giysiler için kullanıldığına da göndermede bulunuyor ve izleyiciler bu şakaya gülüyor.) Cauldre bana sadece mesajımı iletmeye odaklanmamı söylüyor (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Spiritüelliğin ne anlama geldiğine dair Eski düşünme biçimlerini bırakabilirsiniz. Bazılarınız, spiritüelliğin düşünceleri, zihni okumak anlamına geldiğini, daha olaylar olmadan onların olacağını bilmek anlamına geldiğini düşünüyor. Bunlar olacaktır, ama asıl odak bu değildir. Spiritüel olarak gelişirken herşeyle o kadar bağlantıda olacaksınız ki, bu hislere ve düşüncelere de sahip olacaksınız. Ve insanları duyumsayacaksınız. Ve köpeklerle ve hayvanlarla konuşabileceksiniz.</p>
<p>Ve tüm bu şeyleri yapabileceksiniz. Ama bunlar ikinci sırada kalan şeylerdir. Bu, sizin de Yaratıcı olduğunuzu, Tanrı olduğunuzu anlamanızın sonucu olarak gelir. Bu, hem insan, hem de melek, tümünü birden olabileceğinizi anlamanın sonucu olarak gelir, tıpkı hem burada, bu odada oturuyor, ya da şu anda bizi dinliyor olup da, hem de kulübemde olmanız gibi.</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra sorularınızı almaktan mutlu olacağız.</p>
<p>LİNDA: Teşekkürler.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Herkesin zamanını aldığım için özür dilerim ama sanki yolun sonuna gelmişim ve hiç seçeneğim kalmamış gibi hissediyorum. Sen bir yıl önce Şambra için daha kolay olacağını söylemiştin. Ve geçen yıl, hayatımın en kötü yılı oldu (bazı gülüşmeler). Sanki hiçbir şeyi doğru yapmıyorum. En iyi niyetlerime rağmen sanki sadece ıstırap, mücadele ve derin acılar yaratıyorum. Yaşantımda sevgi ya da sevinç yok, çok az arkadaşım var, hiç bir hayalim ya da umudum yok. İntihar düşünceleri sık sık aklımdan geçiyor, çünkü nasılsa hayatımı harcayıp duruyorum. Hiç kendime güvenim ya da herhangi bir şeyim kalmadı. Kendimi tümüyle yalnız ve ileriye dönük hiçbir beklentimin kalmadığı derin, karanlık bir delikte hissediyorum. Ve yine de buna son bir şans vermek istiyorum. Neyi yanlış yapıyorum? Neyi değiştirmem gerekir? Benim için umut var mı, herhangi bir şey kaldı mı? Kalbimin derinliklerinden teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.ve senin sözlerin ve enerjin tüm Şambra adına konuşuyor, &#8211; nasıl desek – içinden geçtiğiniz zorlukların öyküsünü paylaşıyor. Bunu yazan sen için – ve burada bulunan hepiniz için – temelde şöyle bir şey var; siz aynı fiziksel bedenin içinde kalarak bir yaşamdan ötekine geçtiniz&#8230;.bunu yapmak çok zordur! Sen öyle şeyleri değiştirdin ve saldın ki, bunu gerçekleştirmek çok, çok yaşam sürebilirdi. Ama bunu sen seçtin. Bunların tümünü tek seferde gerçekleştirmeyi seçtin.</p>
<p>Evet, zordu. Bugünkü Şaud’un büyük bir bölümü senin gündeme getirdiğin şeylerle ilgilidir. Bu değişimlerden geçmek çok zordu. Çok meydan okudu. Ama gerçekten, en kötüsü geride kaldı. Zorlukların en zoru geride kaldı. Bunu biliyoruz, çünkü sürekli Şambra enerjilerini ölçüp değerlendiriyoruz. Her birinizin bireysel olarak nerede bulunduğunu görüyoruz.</p>
<p>Sana şunu söyleyeceğiz – ve hepinize – bazen en karanlık düzeylere, en ümitsiz düzeylere, en büyük değişimleri yapmak üzereyken ulaşırsınız. Bu neden böyledir? Çünkü o sizi, olduğunuzu sandığınız herşeyden vazgeçmenize zorlar. O sizi, Eski öyküleri bırakmaya zorlar. Size artık hizmet etmeyen şeyleri bırakmaya zorlar. Ve evet, bundan geçmek korkunç bir histir. Ve biz seninle bunu tekrar tekrar konuştuk.</p>
<p>Şimdi o tümüyle bırakma noktasına ulaştığına göre, Eski’nin artık iş görmediğini farkediyorsun ki bu, depresyonunun ve sinirlenip hayal kırıklığı yaşamanın ilk nedenidir. Eski işe yaramıyor. O artık yanıt vermiyor. Ama sen yine de geri gidip Eski’yi tekrar ve tekrar ve tekrar kullanmaya kalkıyorsun. Ve daha da bir ümitsizlik ve depresyon içine düşüyorsun, taa ki sonunda vazgeçene kadar, sonunda teslim olana kadar.</p>
<p>Ve işte yanıtlar o teslimiyettedir. Sen sadece kendine teslim oluyorsundur. Tüm Eski öyküleri bırakıyorsundur. Sen benliğinin daha yüksek doğasına teslim oluyor ve onun gelip seninle olmasına izin veriyorsundur. Biz “Ben son noktama geldim. Karanlığın en karanlık noktasındayım. Artık kim olduğumu bile bilmiyorum. Ama yine de denemeyi sürdüreceğim” diyen seni, ve hepinizi çok seviyoruz ve size hayranız.</p>
<p>Bugün senden isteyeceğimiz şey, artık denemekten vazgeçmendir, çünkü Eski araçlarla deneyip duruyorsun&#8230;anlıyor musun. Artık mücadeleye gerek yoktur. Tümüyle bırakabilir ve Benliğine, tanrısal benliğine, insan benliğine güvenebilirsin. Hepiniz&#8230;.bırakabilirsiniz. Bunun, kayalıkların kenarından uçuruma düşmek gibi bir his uyandıracağını anlayabilirsiniz.</p>
<p>Ama gerçek mucize o zaman meydana gelir. Kendi tanrısallığının çıkmasına izin verdiğin noktaya o zaman gelirsin. Eski insan yollarının sınırlamalarını ve kısıtlamalarını salıverirsin. Bunu yapmak için yaşamını bitirmek zorunda değilsin. Sadece Eski yolları bırakmaya çalışmaktan vazgeçmen, ve bugün sözünü ettiğimiz tüm bu Yeni şeylerin çıkmasına izin vermen gerek. Sen kendiniz özgür kılmaya gerçekten hazırsın.</p>
<p>Ama buna değer olup olmadığından emin değilsin. Sorunun kökünde yatan budur. Tüm bunlara değer olup olmadığından emin değilsin. Nasıl desek – okula gitmeyi, öğrenmeyi, dersler almayı sürdürmek zorunda olup olmadığından emin değilsin. Ah, bu hepiniz için geçerli, dersleri bırakın. Yaşantınızda derslerin olmasına gerek yoktur.</p>
<p>Sen, bu soruyu soran kişi, sözünü ettiğimiz tüm bu şeylere değer olmadığını hissetmeye devam et. Biz senin gidip bir aynaya bakmanı istiyoruz. Gerçekten, kelimenin tam anlamıyla bak aynaya. Eski biçimde, kendini değersiz hissederek yaşamaya devam etmek isteyip istemediğini sor kendine. Yoksa, değerliliği kendine bağışlayacak mısın? Bizimle birlikte bu inanılmaz, sihirli gizem turuna çıkmak için kendine o bileti bağışlayacak mısın? (bazı gülüşmeler) Teşekkür ederiz.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, kocam her gece şu harika spiritüel rüyaları görüyordu. Ve gün içerisinde de sevdiği şeyi yapıyor. Ama ben hayatımda spiritüel olarak ne yaptığımı bildiğimi ve doğru işte çalışıp doğru yerde bulunduğumu sanıyordum. Ama iş çok stresli ve ben özürlü insanlarla çok çalışıyorum. Ve şimdi, yapmam gereken şeyi yapıp yapmadığım konusunda kuşkularım var, ve şu anda nerede olduğumdan ve bunların tümünü neden yarattığımdan gerçekten emin değilim. Bu yüzden, senin önerilerini rica ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.öncelikle, kendini başka herhangi bir insanla kıyaslamaman önemlidir. Ve genelde bunu yapmak eğilimi vardır. Sen – nasıl desek – bazen başka insanlarda kendi yansımanı görüyorsun. Ve kendini eşinle kıyaslaman ya da herhangi biriyle, uygun değildir, çünkü senin yolculuğun, senin yolun, çok sana hastır. Sen gerçekten bunun böyle olmasını planladın. Eski şeylerin birçoğuyla sabırsızlandığın – nasıl desek – sıkıldığın, sinirlendiğin bir noktadasın. Ve sen harika bir arınma işleminden geçiyorsun. Yolunun üzerinde gerçi birkaç engel var ama bunlar önemli ve büyük engeller değil. Sen kendinden kuşku duyuyorsun&#8230;.ki bunu yapmak hepinize kolay geliyor.</p>
<p>Bizim senden ricamız, sadece değişimlere hazır olup olmadığını kendine sormandır. Bunu sürekli tekrarlayıp durduğumuzu biliyoruz, ama içinizde öyle bir parça var ki, oldukça çok bağlandığınız şeyleri bırakmaktan korkuyor ve emin değil. Bu değişimlerin bazısından geçmeye gerçekten hazır mısın? Bizim bakış açımızdan senin herhangi bir yanlış yaptığını görmüyoruz. Sadece, daha doğru ya da daha gerçek olan bir şeye doğru gitmeye hazır olup olmadığından emin değilsin.</p>
<p>Biz senden, sana has olan inanç sıçramasını gerçekleştirmeni rica ediyoruz. Ve kalbinde, varlığında, atman gereken belli dışsal adımlar hakkında kaygılanman gerekmiyor. Hazır olduğunda, işin gibi şeyler hareket edecektir. Ama o değişime hazır ol. Nasıl desek – başka bir şeye geçmeye hazır ol. Hazır olduğunda, tüm bu şeyler sana gelecektir.</p>
<p>Böylece – nasıl desek – kendine ayırdığın zamanlarda, yerde bir çizgi hayal et. Sen, gerçekten hazır ya da gerçekten donanımlı olup olmadığından emin değilsin ve çizginin bu yanında duruyorsun. Hazır olduğunda, çizginin öbür yanına geç. Bu, o değişimi gerçekleştirmek için hazır olduğuna dair kendine verdiğin bir simgedir. Ama tekrarlıyoruz, kendini herhangi bir varlığa karşı yargılama, çünkü bu spiritüelliğe doğru yapılan bir yarış değildir. Bu, içinden geçtiğin çok, çok eşsiz, sana has bir deneyimdir. Ve burada takılacağın büyük engeller söz konusu değildir. Sadece şu küçük şey geri tutuyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, Yeni Enerji’de kadınlar kocalarını cinsel açıdan paylaşmalı mı? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>LİNDA: Aslında bu çok&#8230;.bunu soran kişi bunu çok ciddi ve derin bir yerden soruyor.</p>
<p>Dinleyicilerden: Ve tam tersi de! (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.soruyu yanıtlamaya şöyle başlayalım, gelecek aylarda cinsellik üzerine, sizin deyiminizle bir “Tobias’a Sor” seansı yapmamız çok uygun olurdu – aslında bu tabi “Kendine Sor” seansıdır – çünkü bu öyle bir konu ki&#8230;.. günlerce sürebilir. Bu şu anda önemli olan bir konudur.</p>
<p>Ve bu aynı zamanda Ben Tobias’ın – nasıl desek – insan olduğum zamanlarda uzman olmadığım bir konudur. Dünya’dayken, özellikle de son yaşamlarımda cinsellikten korktuğumu hepinize itiraf etmek zorundayım. Seks, belki de yanlış kabul edilen bir şeydi. O sadece üremek için, çocuk yapmak için vardı. Ama çok derin dinsel inançlarım yüzünden, cinselliğe karşı açık fikirli değildim ya da açık bir kalbim yoktu. Ve Cauldre gülüyor çünkü resmi görüyor. Bana “erdem düşkünü” diyor (kahkahalar).</p>
<p>Bunu da söyledikten sonra, hiçbirinizin cinselliğe kurallar ya da kısıtlamalar getirmemeniz gerektiğini hissediyoruz. Başka bir deyişle, onun bu biçimde ya da şu biçimde olması gerektiğini söylememelisiniz. Bizim düşüncemize göre bunun bir doğrusu ya da yanlışı yoktur.</p>
<p>Ancak, bir Yaratan olarak ve sorumluluk duygusuna sahip bir insan olarak, eşinizin durumunu da anlayın. Eğer eşiniz kendini bu konuda rahat hissediyorsa, iyi. Eğer hissetmiyorsa, o zaman kendiniz için bazı kararlar almanız gerekiyor demektir.</p>
<p>Çok eşli olmak yanlış bir şey değildir. Ancak, geçmişte bunu çok kişi kötüye kullanmıştır, çünkü başka insanların enerjisini ve gücünü almaya kalkışmışlardır. Cinsellik, kendini beslemek amacıyla başka bir insana zarar vermenin, kelimenin tam anlamıyla enerjisini çekmenin en hızlı yoludur. Cinsellik, çok bağımlılık yaratan bir enerji olabilir.</p>
<p>Bu yüzden, bunu neden istediğini kendine sor. Sevgi yüzünden mi? Bu insanı seviyor musun? Yoksa sadece onlarla bedenini paylaşmanın nasıl bir şey olduğunu mu deneyimlemek istiyorsun? Sorumlu olduğun ve bu konuda belli hisler besleyebilecek kişiler var mı? Ben Tobias’ın ya da herhangi başka bir meleğin senin adına karar vermesini bekleme. Kendi yaşamına bak. Bunu şu anda neden arzu ettiğine ve neden böyle bir arayış içinde olduğuna bak.</p>
<p>Kuralların olmadığını anla. Bu işi daha da zorlaştırıyor değil mi? “Hayır, bunu asla yapamazsın. Ya da, evet, bunu yapmalısın” demek bizim için daha kolay olurdu. Ama bu sana kalmış bir şeydir. Bu kişisel bir seçimdir, bizim açımızdan herhangi bir yargı söz konusu değildir. Ve, sorunu yanıtlamadığımızı biliyoruz, ama bu, sadece senin yanıtlayabileceğin bir sorudur. İçine bak. Ve bunu da korkuyla yapma. Yargıyla yapma. Sevgiyle yap ve o zaman orada kendi yanıtlarını keşfedeceksin.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen ve ingiliz aksanıyla konuşan bir adam): Selam Tobias. Seks konusunda bu noktaya geldiğim için şanslıyım. Onu sık deneyimlerim ve o harikadır&#8230;.gerçekten harikadır (kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Ben geri gelip senin öğretmenim olmanı isteyebilirim.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Eğer onu bir deneyim olarak alırsan, harikadır. Ama bir yargı olarak alırsan, hiç yapma daha iyi.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.eğer paylaşım ve sevgi amaçlı yapılırsa, insan deneyimlerinin içinde en sevinç dolu ve tamamlayıcı, bütünleyici deneyim olabilir. Ama çok da kötüye kullanılabilir.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ben dünyayı umutlandırmak isterim, korku içinde olmayan, gerçekten Şimdi anında bulunan Şambra’ların olduğunu dünyaya göstermek isterim. Ve ben 2005’te neler olacağını hiç bilmeyeceğim. İşimden çıktım. Ve sadece enerjiyi hareket ettirmek adına gerçekleştirebileceğim en büyük işi gerçekleştirdim. Ben arka bahçemde oturuyor ve oturuyor ve oturuyorum, ve Metatron’u hissediyorum, ve bunun çok stresli olduğu hissine kapılıyorum. Ama aslında değil&#8230;.sadece çok yoğun.</p>
<p>TOBIAS: Metatron’dan hissettiğin bu yoğunluk, senin varlığında görülüyor. Çok yoğun bir enerjin var, belli ki Metatron’la bağlantın güçlü.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Ve ben şu soruyu sormaya geldim. Ya da daha doğrusu, indigo çocuklar ve yeni okul sistemiyle ilgili hayalimi paylaşmak istiyorum. Ve ben senin, Tobias, çok yakınlarda hayallerime giren bu yeni okul imgelemiyle ilgili bir şeyler söylemeni – ya da bizimle paylaşmanı istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.ve bu yine uzun uzadıya üzerinde konuşabileceğimiz bir konu. Şu anda dünyanın her yanındaki okulların enerjilerine bir göz atacak olursanız, eksik olanın hayal gücü ve yaratıcılık olduğunu görürsünüz. Okullar – bütçe sorunu yüzünden ki, bu gerçekte sadece enerji sorunlarıdır – eğitimi daha çok sol beyine – sizin deyiminizle – daha mantıklı olan ya da beyinsel olan şeylere sınırlamışlardır. İnsanlar, yaratıcılığı ve hayal gücünü okullardan uzaklaştırmıştır.</p>
<p>Ve bu yüzden de ıstırap çekiyorlar. Bu, Şambra, okullarda şiddetin ve cinayetlerin olma nedenidir. Öğrenciler bu yüzden bu kadar duygusal ve fiziksel sorunlarla karşılaşıyorlar. Ve sonra da doktorlar onlara ilaç veriyor. Ve onlar bununla nasıl başa çıkacaklarını bilemiyorlar. Yaşamlarında büyük önem taşıyan bir şeyden, açıkça hayal edebilme yeteneğinden, plan programın yükü olmadan yaratıcı olma yeteneğinden mahrum bırakılıyorlar.</p>
<p>Şimdi, bunu da dile getirdikten sonra, senin şu anda hayalini kurduğun ve yaratılmasına yardımcı olduğun şey, tümüyle farklı bir okul sistemidir. Hatta buna belki de Şambra Okulu bile demek isteyebilirsin. Ve, çocuklar burada hayal gücünü kullanmaya ve sonra da yaşamın daha çok sol beyin ağırlıklı sorunlarını, hayal gücünü kullanarak çözmeye cesaretlendirilecektir. Ama şu anda böyle bir okul yok. Bu yüzden de bu çocuklar hem ruhsal olarak, hem de zihinsel olarak açlığa mahkûmlar.</p>
<p>Bu &#8211; ne diyorsunuz bunlara – “Tobias’a Sor” seansından&#8230;.”Şambra’ya Sor” seanslarımızdan birinde çok ayrıntılı bir biçimde konuşmak isteyeceğimiz şeylerden biridir. Ama okullar hakkında konuşabiliriz, ve burada diyeceğiz ki, sizin için Şambra, iskemlelerden kalkıp o okulları başlatmanın zamanıdır. Bu başlarda kolay olmayacaktır. Siz, bunu görmek istemeyen Eski Enerji’ye karşı geliyor olacaksınız. Ve onlar bunun gerçekleşmemesi için çok nedenler ileri sürecektir. Ama zamanı gelmiştir.</p>
<p>Odaklanma sorunu yaşayan çocuklar – sizin ADD ya HDDH dediğiniz (çvr: dikkat eksikliği ya da bozukluğu, hiper aktivite, davranış bozukluğu) ya da bu şeyler herneyse (bazı gülüşmeler) – bunlar yanlış teşhis edilen sorunlardır. Bu çocuklar çok duyarlıdır, çok duyarlıdır. Onların odaklanamadığı söyleniyor. Onlar odaklanmak istemiyor. Enerjilerinin genişlemesine izin vermek istiyorlar.</p>
<p>Ve şu anda dünyanın bazı yerlerindeki enerjisel ortamlarda yaşamak onlar için çok zordur. Onların bir çıkış yoluna ihtiyaçları var. Hayal gücünü kullanabilmeye ihtiyaçları var. O zaman, insanca odaklanmaları güzel bir biçimde yoluna girecektir. Yapılabilecek en kötü şey, onlara ilaç vermektir. Bu, onların ruhunu öldürüyor. Bu, onları çok, çok zorluyor. Bu yüzden sana teşekkür ediyoruz, ve senden bu gayretin başını çekmede yardımcı olmanı rica ediyoruz.</p>
<p>4.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gönüllü olduğun için biz teşekkür ederiz (kahkahalar).</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, bizim sekiz çocuğumuz var. Neden onların çoğu bu aralar bu kadar kızgın?</p>
<p>TOBIAS: Sanırız bu soruyu demin yanıtladık. Yeniden sorduğun için teşekkürler. Ve bu&#8230;.başka faktörler de var, ama çocukların dengeden çıkması çoğunlukla yaratıcı enerjileri için bir çıkış yoluna sahip olmamalarından kaynaklanıyor. Şimdi, onlar şu oyunları oynuyorlar. Şu elektronik oyunları oynuyorlar. Ama bu oyunlar yine – nasıl desek – hayal güçlerinin gidebileceği yerleri kısıtlıyor. Parametreleri başka biri oluşturmuştur. Çocuklar sadece bu parametrelerin içinde oynuyor. Hayal edebilmeye ihtiyaçları var, tıpkı bugün sizin yaptığınız gibi, hem şu anda burada, hem de kulübemde olmanız gibi. Bu gerçek mi? Kesinlikle! Fiziksel mi? Hayır! Hayır, ama aynı şey çocuklar için de geçerlidir. Onlar kızgın ve altüst bir haldeler. Ve umarız Şambra, yaratıcı hayal gücü enerjilerinin devreye girme zamanı olduğunu dünyanın geri kalanının anlamasına yardımcı olursunuz, çünkü bu (yaratıcı hayal gücü enerjileri) tümüyle Tanrısal Zekâ’dır&#8230;.Tanrısal Zekâ. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Ben bunu Joe Engel adına soruyorum (o bugünün seansını gönüllü olarak videoya çekenlerden biri olduğu için mikrofona gelemiyor). Ve o şunu bilmek istiyor, “Sen Tobias, bize piramitler ve Tien Tapınakları’nda kullandığımız teknolojilerle ilgili bir şeyler söyler misin? Özellikle de piramitlerin fiziği hakkında konuşur musun? Onlar “alan”la etkileşim içinde mi? Ve bunlar Yeni Enerji’de yararlı teknolojiler mi? Yeni Enerji’yle nasıl etkileşime giriyorlar? Yoksa bu teknolojilerin ötesine mi geçiyoruz?”</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;Tien Tapınakları’nın tümü piramit değildi. Bazılarının yapısı çok farklıydı. Nasıl desek – bazıları çok bloklara-benzer yapıdaydı. Bazıları piramit gibiydi. Bazıları da sadece yüksek sütunlardı. Bunun bir dolu enerjisel nedenleri vardı, ama burada öncelikle paylaşmak istediğimiz şey, bunun Eski Enerji’yi yoğunlaştırma biçimi olduğudur, en iyi şekilde böyle ifade edebiliriz.</p>
<p>Şu anda, piramit enerjilerine güvenmeye çalışmak, kendine ket vurmak olurdu. Evet, gerçekten, onlar enerjileri buraya getirmenin bir yoluna sahiptirler. Ama şu anda Yeni Enerji’den çok, Eski Enerji’yi getirme eğilimindedirler. Yeni Enerji’nin kaynağı olarak, önderi olarak piramitlere ihtiyacınız yoktur.</p>
<p>Piramitler büyüleyicidir. Geçmişin gerçek piramitlerinde çok çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu piramitlerin inşasında insan gücünün de rol oynadığını eklemek ilginç olacaktır. Ama işçilik muazzam bir şekilde, birlikte oturup&#8230;.bir tür (melodili) zikir yaparak hayal gücünü kullanan kişilerden oluşan grupların yardımıyla gerçekleştirilmişti. Onlar titreşim düzeylerini yükseltir ve böylelikle hayal güçlerini yükseltir ve bu taşların, bu devasa taşların, çalışanların sırtında hafiflediğini hayal ederdi. Bu da enerjilere ve işçilere yardımcı olurdu. Bazı taşlar – nasıl desek – neredeyse sırta konan insan elinin ağırlığı kadar bile olmazdı, bir tüy gibi taşınırdı. Ama bu size, hayal gücü enerjilerinin nasıl iş görebileceği hakkında iyi bir örnektir.</p>
<p>Bu da söylendikten sonra, öncelikle inşa edilme biçimleri sayesinde, piramitlerin içindeki muazzam enerjiyi, harika enerjiyi tahmin edebiliyor musunuz? Piramitlerle oynamak eğlencelidir. Ve, biz bir noktada tüm Şambra’ya Yeni kutsal geometriden söz edeceğiz, Eski’sinden değil, ama yepYeni bir kutsal geometriden. Ve piramitlerle ilgili daha fazla bilgi de vereceğiz. Ama şu an için, onların enerjilerine kapılmayın. Gelmekte olan Yeni türden bir enerji vardır.</p>
<p>Sen kesinlikle – bildiğin gibi – bu piramitleri inşa edenlerden biriydin, hayal gücü enerjilerinin birleştirilmesine katkıda bulunan biri. Senin bunlarla çok, çok sıkı bir bağlantın var. Ve o – nasıl desek – kendi evinde gidip ziyaret edeceğin harika bir odadır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Son zamanlarda enerjim çok düşük. Noel tatili sırasında aileyle zaman geçirmekte zorlandım. Bunun kişisel nedenleri var mı? Yoksa sadece son Şaud’da açıkladığın nedenlerden ötürü mü?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.burada birçok faktör söz konusu. Bir kısmı, hâlâ “alan”ın Eski bir bölümüne bağlı olmandan kaynaklanıyor. “Alan”, hepinizin bağlı olduğu ve enerjilerin nötr halde bulunduğu kaynaktır. Enerjileri kendinize bu biçimde geri getirirsiniz.</p>
<p>Sen şu anda kendi içinde, Yeni ve daha yüksek bir enerji düzeyini getirmek üzere enerji ağına yeniden-bağlandığın bir işlemden geçiyorsun. Ve bu işlem hâlâ sürüyor. Bu çalışmanın, uyku düzenin ve rüyalarının doğası sayesinde yapıldığını biliyorsun. Ama bu işlemden geçmek biraz sürer. Ve fiziksel beden zorlanabilir.</p>
<p>Enerjilerinin çok düşük olmasının ilk nedeni, senin büyük bir parçanın “alan”dan kopmuş olmasıydı. Hâlâ yerinde duran ve “alan”a yeniden-bağlanmaya çalışan ya da farklı düzeylerden yeniden-bağlantı kurmaya çalışan birkaç bağlantı var. Yani, içinden geçtiğin şey doğaldır. Ama değişecektir. Belirli bir zaman süreci vermek istemiyoruz ama kesinlikle önündeki birkaç ay içinde değişecektir.</p>
<p>Ve sen düşük bir enerji noktasında olduğundan, dış dünya seni gereğinden fazla etkiliyor. Hele geçenlerde meydana gelen tsunamili Yerküre değişimi seni çok etkiledi, ve bu seni daha da yorgun düşürüyor. Ama sen bu işlemden geçmek için izin verdin, tıpkı tüm Şambra’nın öyle ya da böyle verdiği gibi. Ve bu sadece, bundan geçmek için kendine izin vermekle ilgili bir şeydir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, ben Kathleen. Ben sana, acaba bir şeyi fazla erken mi teslim ettim diye soracaktım. Bir yıl kadar önce, sen bize Yeni Enerji’mizle kendimizi yenilemekten söz ettin. Ve ben günlük vitaminlerimden, ve minerallerden, ve tüm bu şeylerden vazgeçmeye o zaman karar verdim. Ve çok da iyiydim. Bir yerimi yaralayacak olsam, nefes alıyorum ve iyi oluyorum. Ama bazen, bilirsin işte, derimde isilik gibi kızarıklıklar ve kaşıntılar olduğunda, ya da belleğim delirdiğinde, ya da herneyse, bazı Eski şeylere geri düşüyorum ve onlar işe yarıyor. Böylece, bunu iki aşamalı soruyorum – öncelikle kendim için, ve büyük bir olasılıkla vitaminler falan gibi alışkanlıklar edinmiş başka Şambralar da vardır. Ama bir de, gazetelere satmayı umduğum bir sağlık köşesi hazırlıyorum, ve kendim bunu yapmıyorsam insanlara bunu önermenin etik olup olmayacağını merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Bu, tüm bu vitaminleri vs. neden aldığının arkasında yatan enerjiye bağlı. Bazı insanlar vitaminlere ve o diğer destekleyici ilaçlara güvenmeye başlıyorlar. Bir alışkanlık ediniyorlar ya da tuzağa düşüyorlar. Ve bunları almak zorunda olduklarını sanıyorlar. Bu yüzden de devamlı alıyorlar. Hergün alıyorlar. Harika ve ilginç bir rejim oluşturuyorlar, çünkü bunları almak gerekir diye düşünüyorlar.</p>
<p>Bedeninizin belli vitaminlere, minerallere vs ihtiyaç duyduğu zamanlar vardır. Destek amacıyla belki demire ya da magneziuma ya da kalsiyuma ihtiyacı olacaktır, özellikle de çok hızlı enerji değişimlerinden geçerken. Bedeninizi dinlemek zamanıdır. Bedeniniz size ille de belirli bir vitamine gereksinim duyduğunuzu söylemeyecektir, ama bedeniniz size, belki de destekleyici bazı ilaçları almanızı söyleyecektir.</p>
<p>Ve hatta bu tür şeyleri satan bir dükkana gittiğinizde, doğru şeye çekileceksinizdir. Ya da emin değilseniz, sadece – nasıl desek – gereksinim duyduğunuz herşeyi içeren, o multi-vitamin-mineral kapsüllerini deneyin. Burada önemli olan şey, bu tür destekleyici ilaçları almak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz için hergün yutmak değil de, bedeninizin bunlara (bir süre) ihtiyacı olduğunu hissettiğiniz için almaktır.</p>
<p>Sana gelince, yaptığın şey çok doğruydu. Bedenin, içinde bulunduğun alışkanlığı salmaya hazırdı. Ama desteğe ihtiyaç duyduğu zamanlar da vardır. O ek güçlendiricilere, takviyeye ihtiyaç duyduğu zamanlar vardır.</p>
<p>Bu tıpkı – nasıl desek – öyle zamanlar olacaktır ki, bedenin belirli yiyeceklere gereksinim duyacaktır. Ve biz bundan tekrar tekrar söz ettik. Bazen yüksek oranlarda proteine, bazen de yüksek oranda karbonhidratlara ihtiyaç duyacaktır. Şimdilerde herhangi bir Şambra’nın “Ben tam olarak böyle besleneceğim. Vitaminlerim ve destekleyici ilaçlarım tam olarak bunlardır” demesi çok zordur.</p>
<p>Bu yüzden, bu konuda makaleler yazmak zordur, çünkü – nasıl desek &#8211; &#8230;..insanlara bedenini dinlemesi gerektiğini söylemek zordur, çünkü okuyucuların çoğu bunu anlamayacaktır. Ama biz – nasıl desek – sen kendi araştırmanı yaparken, ve insanlarla bu vitaminlerin vs enerjilerini paylaşırken, onların bedenlerine aldıkları herşeyin aktif bir katılımcısı olmaları gerektiğini anlamalarına yardımcı ol.</p>
<p>Onlar sadece bir kutu vitamini açıp da ağızlarına atmakla, bedenlerinin kendiliğinden yeniden-dengelenmesini bekleyemezler. Buna katılmak zorundalar. Sağlıklı bir bedeni istemeleri gerekir. Enerjinin içlerine ve içlerinden akmasını istemeleri gerekir. O tabletleri ağızlarına atmadan önce, ve hazmetmeden önce, kendi bedenleriyle onları enerjilendirmeleri ve dengelemeleri gerekir. Ve bu, yaptığın çalışmada insanlara ileteceğin en önemli şeylerden biridir.</p>
<p>LİNDA: Senin için de uygunsa son soru.</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha alabiliriz.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Babam üç yıl kadar önce göçtü. Ve yarın doğumgünü. Ve ben de ona “Mutlu Yıllar” demek istedim. Ve&#8230;.eğer sizce de uygunsa&#8230;.benimle paylaşmak istediği herhangi bir şey var mı diye sormak istedim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.kendimi John Edwards gibi hissediyorum (kahkahalar). Onunla bağlantı kurmak durumundayız. Bu bazen – nasıl desek –</p>
<p>LİNDA: John Edwards? (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Bizim tarafımızda bulunan o sevgili babayla bağlantı kurup onun iznini almak durumundayız, çünkü şimdi gördüğümüz bazı şeyler var ki&#8230;.bunların doğası daha bir kişisel. Bir şey var ki&#8230;.evet. O, senin inatçı olduğunu söylüyor (kahkahalar). Senin şu anda, inatçı olduğun için tutunduğun bir şey olduğunu söylüyor ve buna gülüyor. Ona neden bu kadar sıkı sıkıya tutunduğunu anlamadığını söylüyor. Ve eğer şu anda Dünya’da olsaydı, bunun şimdi ötesine geçmen gerektiğini anlamana yardım etmek amacıyla popona çok şiddetli olmayan ama küçük bir şaplak indireceğini söylüyor. Ve&#8230;evet&#8230;inatçılığına rağmen seni her zaman candan sevdiğini söylüyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, ben ne alemdeyim? Bana, ana-babamla olan ilişki sorunum, ölü doğan erkek kardeşim, ve yaptırdığım kürtaj hakkında&#8230;..bu konuların ve daha göremediğim olası başka konuların, gücüme adım atmamı ve para yapmamı nasıl etkilediği hakkında içgörüler sunar mısın? Sevgiyle kucaklıyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.gerçekten. Burada kendi enerjinden de anlayacağın üzere, suçluluk duygusu oldukça hâkim. Geri tutan şey(ler) oldukça hâkim. Burada epey bir – derin düzeylerde – kendini sevme eksikliği var. İçinde çok derinlere inmek zamanıdır, çünkü sen bu ara kendi dışındaki şeylere odaklanmışın&#8230;.dış ilişkilere&#8230;.dış eylemlere. Ve kendi içinde çok derinlere inmek zamanıdır.</p>
<p>Hatta biz senin birkaç haftalığına insanlardan uzaklaşmanı önerecek kadar ileri gideceğiz. Ve bunu yapmanın çok zor olduğunu söyleyeceğini biliyoruz, ama bunu şu anda yapmak senin için önemlidir. Fiziksel ve enerjisel olarak çok yakın olduğun kişilerle en az ya da hiç ilişkinin olmayacağı bir yere gitmen, senin için önemli. Bir süre için kendi başına bir yere git. Senin bir parçan bunu çok arzuluyor, ve yalnız kalmaya, ve kendiyle yüzleşmeye ihtiyacı var. Kendinle ol. Yeniden kendini sevmenin ve enerjini ve ruhunu başka insanlara aktarmaktan vazgeçmenin nasıl bir şey olduğunu öğren. Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, enerji hareketiyle ilgili bir sorum var. Bu hafta buzlu yollarımızda ilginç bir deneyim yaşadım. Ve burada, Colorado’da, soldaki şeritler hareket eder, ve sağ şeritler tıkanır. Ve ben tam sağdan sol şerite geçerken bir arabayı solladım, ve sanki korkuyu hisseder gibi oldum. Bunun kendi korkum olmadığını anında anladım. Ve derin bir nefes aldım, ve bilirsin işte, onu yolladım. Biz bu enerjiyi hareket ettirirken o bilinmek zorunda mıdır, yani farketmemiz gerekir mi? Bunun bir anlamı var mıdır?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.siz şu anda – zekasal ya da zihinsel düzeyden – farkında bile olmadığınız şeyler için enerjiyi hareket ettiriyorsunuz. Siz muazzam miktarlarda enerji hareket ettiriyorsunuz. Bazen, tam olarak ne olduğunu bilmek önemli değildir. Eğer gerçekten tüm bu şeylerin sonuçlarını merak ediyorsanız, sadece haberlerinizi izleyin ve insanlarla konuşun. Şeylerin nasıl değiştiğini göreceksiniz. Hareket ettirdiğiniz herşeyi bilmek biraz tuzağa düşmek – nasıl desek – yakalanmak olurdu.</p>
<p>Sözünü ettiğin bu olay, seninle bağlantısı olduğundan, içindeki çok derin bir yerde kendi korkularının anısını tetikledi. O kişide hissettiğin bu korkuya şefkat besledin. Bu yüzden de hızla farkındalığına geldi.</p>
<p>Şimdi, sen – ve hepiniz – enerjiyi hareket ettirmekle ilgili daha çok şey öğrendiğinizde, onun bazı inceliklerini farkedeceksiniz. Onun nereden geldiğini farkedeceksiniz. Ve böylece onun kucağına düşmeyeceksiniz.</p>
<p>Bir anlamda, şu anda gelen herşeyi anlamak seni bunaltırdı. Hepsini izlemek ya da tümünü görmek isteyecektin. Ve bu da herşeyi yavaşlatırdı. Ama zaman geçtikçe, onları yavaşlatmadan, ne tür enerjilerin geldiğini ve niteliklerinin ne olduğunu ve gerçekte nereden geldiklerini gitgide daha çok anlayacaksın. Böylece biz bu örneği gündeme getirdiğin için mutlu olduk.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, ben Eski bir şifa inanç sistemine sıkışıp kalmış bir enerji işçisiyim. Onu salmaya çalıştığım her sefer korkuyorum ve kafam karışıyor. Onu bırakmamın gerekli olup olmadığı hakkında zihnim savaşmaya başlıyor. Korkunun, eski öğretmenimin enerjisini nasıl tuttuğumla bağlantılı olduğunu biliyorum, ama bu enerjiyi sanki hareket ettiremiyorum. Lütfen bununla ilgili daha çok şey görmeme yardım et.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.geçmişte öğrendiğin herşeyi tümüyle bedenlemek çok önemlidir. Bu, onu reddetmek ya da kesip atmakla ilgili değildir. Onu tümüyle bedenlemekle ilgilidir. Sen spiritüelliğin Eski okulundan muazzam şeyler öğrendin ve bu öğretmenden de muazzam şeyler öğrendin. Bunları bedenle, ve içine al, ve o zaman bir sonraki adıma geçmekten korkmayacaksın.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selamlar Tobias, ben Gabriela’yım. Hem benim, hem de kızımın arkadaşı olup da çok hasta olan biriyle ilgili bir sorum var. Onun adı Matt. Ben sana daha önce ondan söz ettim. Daha göçmedi, ve Matt’de olan biteni anlayabilelim diye onunla ilişki kuran bir medyum bulduk. Ve bize onun Attah (böyle yazılıp yazılmadığı bilinmiyor) ile çalıştığı söylendi. Bana Attah’dan söz edebilir misin, onun kim olduğundan? O Yeni Dünya’da çalışan bir savaşçı. O sana tanıdık gelmeyen bir varlık mı?</p>
<p>TOBIAS: Araştırıyoruz.</p>
<p>13.ŞAMBRA: İsmi yanlış söylemiş olabilirim.</p>
<p>TOBIAS: Goggle kadar hızlı değiliz (yoğun kahkahalar). Biz &#8230;..ya bu varlık enerjinin geçip gelmesine izin vermiyor, ya da&#8230;..hepsi bu kadar&#8230;.gelen bir şey yok.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Biz herhangi bir şekilde Matt’e yardımcı olup olamayacağımızı bilmek istiyorduk. Ya da, o iyi mi?</p>
<p>TOBIAS: Siz ona sonsuz bir şefkat, ona sonsuz bir şefkat göstererek yardım edebilirsiniz, ve bu “gündemsiz, beklentisiz” enerji ona akacaktır. Onun şu anda tam da istediği yerde bulunduğunu anlamalısınız. O tam olması gerektiği yerde. Ve siz sadece şefkat gösterin. Ve sonra bu enerjiyi kullanıp kullanmamayı seçmek ona kalmış bir şeydir. Yapabileceğiniz en önemli şey budur. Ve – nasıl desek – onun enerjisine yakalanmamak da önemlidir, ne demek istediğimizi anlıyorsunuz değil mi?</p>
<p>13.ŞAMBRA: Evet, teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Bu son soru olsun mu?  Peki, iyi, teşekkürler.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, benim Atlantis odalarında, şifa odalarında çalıştığıma dair geçmiş anılarım var. Ve bazı anılar yüzeye çıkıyor. Bu enerjilerden bazısının şimdi bu Yeni Enerji’de kullanılıp kullanılamayacağını merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ben de anılardan ve geçmişten biraz boğuluyorum. Biz Atlantis zamanında Tien Tapınakları’nda birlikte – hep birlikte Şambra – inanılmaz bazı şeyler gerçekleştirdik. Boyutsal enerjilerin nasıl çalıştığına dair, bunların şifa için nasıl kullanılabileceğine dair inanılmaz anlayışlar geliştirdik; ve bu şifa yöntemleri, bunları dünya üzerinde almayı seçenler için çok, çok zarif, inayetli ve çok verimliydi.</p>
<p>Ama o zamanlar olan biten yüzünden o enerjileri yine de gömmemiz gerekti. Ve onları şimdiye kadar bastırdık. Sakladık. Bazılarınız – çoğunuz – bunların ortaya çıkması için uygun zaman gelene kadar onun parçalarını kendi enerji alanınızda taşıyorsunuz.</p>
<p>Biz bir grup Şambra olarak, bunun şu anda tümüyle uygun olduğunu hissetmiyoruz. Bu – nasıl desek – bu zamanda hem Dünya’ya, hem de bize karşı çalışabilir. Onu kötüye kullanmayı ya da manipüle etmeyi seçecek kişiler olabilir. Biz onunla yeniden çalışmaya başlamak için aslında 2007’deki “kuantum sıçrayışı” sonrasını bekliyoruz.</p>
<p>Bazılarınız huzursuz hissediyor, çünkü siz bu enerjinin parçalarını taşıyanlarsınız. Onun tümü bir yere yerleştirilmiş değildir. Biz hepimiz, beraberimizde taşımak üzere bir parçasını kendimize aldık. Ve zamanı geldiğinde, resimli bilmecenin (puzzle) parçalarını yeniden birleştireceğiz. Bu rüyaları görmen ve birçoğunuza da anıların geri gelmeye başlaması tesadüf değildir. Ama en yüksek hayrı temel alan bir anlaşmamız var; parçaları birleştirmek için bekleyecektik.</p>
<p>14.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve böylece Şambra, bugün sizinle birlikte burada olmak büyük mutluluktu. Sizi, misafirim olarak kulübemde ağırlayabilmek büyük mutluluktu. Ve sizin, Metatron’un farklı bir yanını, enerjilerin bu denli feminen, dişil ve bu denli besleyeci, ve bu denli şefkatli olabileceğini görmüş olmanız beni keyiflendirdi. Bunların tümü, herşeyin çok, çok katmanı olduğunu söylemenin bir yoludur. Artık hiçbir şeyin değerini gördüğünüzle ölçmeyin. Ötesine bakın. Realiteyi ve hayali olanı oluşturan o birçok katmanı görün.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2005/01/08/saud-6-ruhun-ozgurlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 5: Kendine Bak</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2004/12/11/saud-5-kendine-bak/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2004/12/11/saud-5-kendine-bak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Dec 2004 21:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=230</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 11 Aralık 2004
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
Ve öyledir, sevgili Enerjiyi Hareket Ettirenler ve sevgili Şambra, takviminizin bu kutlama döneminde sizinle yeniden biraraya geliyoruz. Ah, bu enerjide hepinizle birlikte oturup da enerjiyi tutanlar olarak gerçekleştirdiğiniz eski çalışmayı artık bırakmanızdan söz etmemiz sanki bir dakika önceymiş gibi geliyor. Sanki bir an bakışımızı başka yana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 11 Aralık 2004</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir, sevgili Enerjiyi Hareket Ettirenler ve sevgili Şambra, takviminizin bu kutlama döneminde sizinle yeniden biraraya geliyoruz. Ah, bu enerjide hepinizle birlikte oturup da enerjiyi tutanlar olarak gerçekleştirdiğiniz eski çalışmayı artık bırakmanızdan söz etmemiz sanki bir dakika önceymiş gibi geliyor. Sanki bir an bakışımızı başka yana çevirdik ve şimdi yine geri gelip sizinle birlikte oluyoruz. Ama anladığımıza göre sizin için zaman biraz daha uzundu.</p>
<p>Şambra, bugün size farklı bir biçimde geliyoruz. Biz Cauldre’de bedenlenmiş olarak geliyoruz, artık dışarda bir yerlerde değiliz. Bir an için gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Ve sonra gözlerinizi yeniden açın ve öteye, diğer katmanlara bakın, ve bizi farklı bir noktadan göreceksiniz, gerçekten gözlerinizle göreceksiniz. Fazla bir çaba göstermeyin. Cauldre’nın içinden çıkıp aktığımızı göreceksiniz. Linda’nın içinden çıkıp aktığımızı göreceksiniz.<br />
<span id="more-230"></span><br />
Herbirinizin içinden çıkıp aktığımızı göreceksiniz. Bakmadığınız bir anda biz içinize girdik (bazı gülüşmeler). Gerçekten, siz bunu yapmamıza izin verdiniz. Ama Ben Tobias, ve bugünün tüm konukları sizin içinizden konuşuyoruz.</p>
<p>Siz bu mesajı dışardan duyduğunuzu sanıyorsunuz. Bu, duyusal algılama düzeylerinizden biridir. Evet, bunu duyuyorsunuz. Ama aslında bunu içinizden duyuyorsunuz. Biz burada sizin içinizdeyiz, çünkü siz de şu anda buradasınız. Bu şaşırtıcı bir şeydir. Size hem dışardan, hem de içerden konuşabiliyoruz. Siz kulaklarınızla duyabiliyorsunuz. Ama aynı zamanda yaratıcılığınızla ve duyarlılığınızla hem duyabiliyor, hem de hissedebiliyorsunuz.</p>
<p>Bu yüzden, bugün o güzel tapınağınıza girmemize izin verdiğiniz için teşekkür ederiz. Bunun mümkün olmasının nedeni, tuttuğunuz ve taşıdığınız ve dengelenmesine yardımcı olduğunuz bazı Eski Enerjiler’i salıvermeniz ve böylelikle yer açılmasındandır. Eskilerin bazısını çıkarıp attınız. Bu, içinizde yer açılmasını sağlar.</p>
<p>Gerçekten, bu değişimlerden geçmek her zaman kolay değildir, biliyorsunuz. Kolay olabilir. Ama bazen değişimin tam etkisini hissedebilmek adına değişimleri biraz daha meydan okuyucu kılıyorsunuz. Ama siz (enerjiyi) tutan noktasından, hareket ettiren noktasına geçtiniz. Biz bugün bununla ilgili daha konuşacağız. Sadece içinizde olmanın bu eşsiz anını paylaşmak istemiştik.</p>
<p>Bakın&#8230;.bedenlemek o kadar bütün, o kadar zengin olabilir ki. Herhangi bir şeyi bedenlediğinizde, onu varlığınızın içine aldığınızda, onu daha çok anlayabilirsiniz. Bazen bazı şeyleri anlamak zordur, bu ister diğer insanlar olsun, ister spiritüel kavramlar olsun, ister biz olalım. Kendi dışınızda olduğunda zordur. Siz neredeyse doğal bir dualite ve ayrılık türü oluşturursunuz. Ve ona farklı bir duyular kalıbıyla bakar ve algılarsınız.</p>
<p>Şeyler sizin içinizde bedenlendiğinde – şu anda Ben Tobias’ın olduğu gibi – onu anlamaya çalışma ihtiyacını, mantıklı hale getirme ihtiyacını salabildiğinizi&#8230;.ve sadece onu duyumsayabildiğinizi görürsünüz. O sadece vardır. O sadece vardır. Enerjinin bilişi, yapısı belki daha sonra size gelecektir. Ama şu anda, şu an size konuşan herhangi birimizin enerjisini neden biçimlendirmek zorundasınız? Onun size nasıl geldiğini neden anlamak zorundasınız? O sadece vardır. Onu anlamaya çalışmadan anın keyfini çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Böylece Şambra, içinde bulunduğumuz bu kutsal enerji alanını paylaşmak üzere&#8230;bu aile enerjisini paylaşmak üzere&#8230;.bu melekler enerjisini paylaşmak üzere derin bir bedenleme nefesini birlikte alalım. Bugün hep birlikte ne güzel, ne güzel bir toplantı yapıyoruz!</p>
<p>Şambra, şu anda Eski nirengi noktalarınıza çok geri dönüyorsunuz. Değişimlerinizin ve gelişimlerinizin düzeyini saptamaya çalışıyorsunuz. Eski nirengi noktalarınızı temel alarak anlamaya çalışıyorsunuz. Nerede olduğunuzu anlamanıza yardımcı olsun diye Eski Enerji’ye geri gidiyorsunuz. Ve bu gerçekten de çok anlaşılır bir şeydir, çünkü bu bildiğiniz şeydir ve size mantıklı gelen şeydir. Ama biz bu Eski nirengi noktalarının, yaptığınız karşılaştırmaların artık işe yaramadığını sizinle paylaşmak için burada bulunuyoruz.</p>
<p>Örneğin Şambra, birçoğunuz, ne kadar yol aldığınızı anlamak ve karşılaştırmak için kendinize aynada baktığınız bir nirengi noktası kullanıyorsunuz. Ve sık sık, şimdilerde hızla yaşlandığınızı görüyorsunuz. Çok hızlı bir yaşlanma işleminden geçtiğinizi hissediyorsunuz. Ve sizin nirengi noktanız, gençliğin iyi, yaşlanmanın kötü olduğunu hissetmenizdir. Peki ama, ya öyle değilse? Ya nirengi noktası değişmişse?</p>
<p>Bazılarınız panikliyor, çünkü yaşamınızda, zihninizde, bedeninizde bir şeyler oluyor. Ve iyi ve kötü, doğru ve yanlış’ın Eski nirengi noktalarına geri gidiyorsunuz. Ama ya nirengi noktaları değişiyorsa? Ya onlar şimdi bu Yeni Enerji’de farklıysa? Son zamanlarda duyduğunuz kaygıların içine girmeye başlamadan sizi cesaretlendiriyoruz – nirengi noktasının kendisine bir göz atın. O geçerli mi? “Kesinlikle Tobias, aynaya baktığımda daha genç görünmek geçerli” dediğinizde o geçerli mi?</p>
<p>Peki ama, ya içinizde birşeyler oluyorsa? Ya bir parçanız – tümünüz değil, ama bir parçanız – ölüyor ve hızla yaşlanıyorsa, ve aynada gördüğünüz de bu katmansa? Siz bunu belki kırışıklıklar olarak algılıyorsunuz&#8230;.ya da cildinizde artık o parlaklık yok&#8230;ya da bedeniniz tükenmiş ve yorgun hissediyor. Ama ya bu sadece bir veçhenizse, değişen, yaşlanan ve yavaş yavaş yok olan küçük bir parçanızsa? Ya, artık Yeni Enerji fiziksel bedeninde olamayacak Eski Enerji insanının bir veçhesiyse&#8230;.görüyor musunuz?</p>
<p>Herşeye farklı bakmanızı daha önce de rica ettik – herşeye farklı bakın – çünkü farklıdır. Şimdi bakılacak o kadar çok katman var ki. Aynaya baktığınız zaman, kendinizin tek bir katmanını görüyorsunuz. Şaşırtan bir şey görmek istiyor musunuz? Aynaya bakarken bir an gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın ve yeniden gözlerinizi açın, ama doğrudan görüntüye değil de, dolaylı görüntülere bakın. Yeni şeyler görmeye başlayacaksınız. Aynada belki de bir bebek yüzü görmeye başlayacaksınız.</p>
<p>Aynada gördüğünüz gerçekten de kendi yansımanızdır. Başkalarının gördüğünün de bir yansımasıdır, çünkü siz enerjinizi ve aslında inanç sisteminizi de onlara yansıtabilirsiniz. Evet, bir gün size “Vay, ne kadar yorgun görünüyorsun. Yaşlanıyormuş gibi duruyorsun” diyebilirler. Ve bir sonraki gün kolaylıkla size “Vay, çok genç bir görünüşün var” diyebilirler. Siz gerçekten bir günden ötekine değişiyorsunuz.</p>
<p>Nirengi noktalarınıza bir bakın, kendinizi nasıl ölçüyorsunuz, kendi gelişiminize nasıl bakıyorsunuz. Bazen zihinsel berraklığınıza bakıyorsunuz. Ve bu, insanlığınızın ve zihninizin ve kendinizin bir nirengi noktasıdır. Ama Şambra, bildiğiniz biçimiyle berraklık ya gitmek zorundaysa? O salıvermek zorundadır ki yepYeni bir zeka türü gelebilsin.</p>
<p>Biliyorsunuz, beyniniz ölüyor. O gerçekten ölüyor. Bazılarınız bunu farketmek istemeyecek kadar iyi biliyor (kahkahalar). Ama orada gerçekte olan şudur, bilgiyi zihinsel işlemden geçirmenin Eski tarzı, şimdi Tanrısal Zekâ’nın gelebilmesinin önünü açıyor. Ve bu ikisi karşılaştırılamaz bile. Tanrısal Zekâ daha büyük, daha güçlü bir zihin değildir. Karşılaştırmak HİÇ mümkün değildir. O tümüyle farklı bir anlama biçimi, &#8211; sizin deyiminizle – tümüyle farklı işleyen bir sistemdir.</p>
<p>Bir veçheniz çok kadim, çok Eski, çok dualitik bir hale geliyor. Ama yine de nirengi noktanız bazen “düşündüğüm Eski biçimlere tutunmaya çalışmalıyım. Berraklığın o Eski biçimini, bilgiyi çekip çıkartmanın o Eski biçimini tutmaya çalışmalıyım” diyor. Ve o zaman siz panikliyor ve “Neler oluyor?” diye düşünüyorsunuz. Buna farklı bakın. Nirengi noktasını değiştirin.</p>
<p>Zihniniz kelimenin tam anlamıyla çekiliyor, böylece Tanrısal Zekâ&#8230;.o sadece omuzlarınızın üstündeki beyin bölgesinde değildir&#8230;.o diğer alemlerin, düzlemlerin tümünde yerleşiktir. Ve o kendini bu realiteye getiriyor. Şimdilerde sizin için çalışmaya başladı. Bazılarınız bunu bir an için görmeye başladı. Ve bazılarınız olağanüstü haller yaşamaya başladı, yepyeni anlayışları, zamanın çok ötesinde olan bazı anlayışları. Ama o sizin için çalışmaya geliyor.</p>
<p>Şimdi, biz bugünün enerjilerini, bugünün konuklarını getirmek istiyoruz. Ve, İkinci Çember’de olan, bize katılan çok, çok konuğumuz var. Gerçekten de Yeshua’nın enerjileri mevcut, çünkü yılın bu zamanı onun zamanıdır. Partilerin (kutlamaların) bir çoğuna katılmayı seviyor. Bu Mesih zamanının, Noel’in enerjisinde olmayı seviyor. İnsanların yaşamlarındaki zorlu çalışmalardan bazısını, gerginliklerin bazısını salıverdiği ve kendilerini paylaştığı, ve verdiği, hatta aldığı bu zamanda onlarla olmayı seviyor.</p>
<p>Quan Yin enerjileri bugün burada, gerçekleştirdiğiniz şeylere, özellikle de Enerjiyi Hareket Ettirenler olarak bu yepYeni dönemde gerçekleştirdiklerinize çok şefkat duyuyor. Oama’nın enerjileri burada, size Yeni berraklıkta yardımcı oluyor, birçok yönden cesur olmanıza yardım ediyor, tüm bu geçiş işleminin dibine kadar inmenize yardım ediyor. Oama aynı zamanda burada, Dünya’da meydana gelmeye başlayan Yeni fiziğin bazısına da yardımcı oluyor. Evet, gerçekten de, bunlardan bazısını onun “What Do You Really Know? – Gerçekten Ne Biliyorsun?” adlı filminde görebilirsiniz. Bilinecek daha ne var ki?</p>
<p>Ve, St.Germain enerjileri bugün bizimle&#8230;..o gerçek büyücüler olmanıza yardım ediyor&#8230;. dönüştürmenin nasıl çalıştığını anlamanıza yardım ediyor&#8230;Eski zihin kalıplarından ve Eski inanç sistemlerinden çıkmanın önemli olduğunu anlamanıza yardım ediyor. O nirengi noktasının değiştirilmesi. Fiziksel ölüm denen şeyi nasıl dönüştüreceğini anlamak için yaşamı sırasında gerçekten yapmak zorunda olduğu şey buydu. Nirengi noktalarını değiştirmek zorundaydı. Kendisi için koyduğu ölçüm sistemini değiştirmek zorundaydı.</p>
<p>O, realite ve realite değişimleriyle ilgili birçok testi ve deneyi yönetti. Ve ilk yıllarında bunu gerçekleştirmede zorlandı, çünkü Eski ölçüm sistemlerini kullanmıştı. Her iyi bilim adamının bileceği gibi, bazen değer birimlerini, kriterleri değiştirmek gerekir. Sonucu değiştirmeden önce parametreleri değiştirmek zorundasınızdır, yoksa bir tuzağa düşmeye, işlemi tekrar tekrar yineleyip durmaya, gizli bir kapının ya da sihirli bir yanıtın olduğunu düşünmeye başlarsınız. Vardır da. Ve o, ölçüm sistemidir. O, o Eski nirengi noktalarıdır. Onları değiştirin.</p>
<p>Kuthumi enerjileri bugün oyuncul bir biçimde burada, ve aranızda dolaşıyor ve gülüyor, ve son zamanlarda gülmemiş olanlarınıza, içinden geçtiğiniz şeyin keyfini çıkartmasına, işlem zor olsa bile onun keyfini sürmesine yardımcı olmaya çalışıyor. Zor olanın keyfine varın. Her yanıyla deneyimin keyfine varın.</p>
<p>Böylece tam takım bugün burada toplandı, burada, hepinizle birlikte bu kutsal enerjide tümüyle mevcutlar, hatta kişisel olarak burada olmasanız bile, dinliyor olsanız bile. Bu büyük meleklerin her biri ve tüm enerjileri sizinle birlikte.</p>
<p>Şimdi dinlemekte olanlardan, duymakta ya da hatta bu sözcükleri okumakta olanlardan kendinize ait bir konuğu buraya davet etmenizi rica ediyoruz, göçmüş birini&#8230;.bizim tarafa belki de yakınlarda gelmiş birini&#8230;.hatta belki bir evcil hayvanınızı&#8230;belki bir ebeveyni&#8230;bir çocuğu&#8230;.bir dostu&#8230;birlikte çalıştığınız birini&#8230;.bir eşi. Onları buraya davet etmenizi istiyoruz. Ve gerçekten de, onlara her zaman kapımızın açık olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Ama bazen onları davet etmek için enerjiyi hazırlamanız, onların kendilerini daha rahat hissetmelerini sağlar. Sanki onların perdeden geçip sizi ziyaret etmelerini, burada olmalarını gerçekten istediğinizi hissederler. Bazıları için – hatta bizim için bile – perdeden geçip gelmek, başka bir deyişle, enerjimizi insan alemine getirmek çok zordur. Ama ziyaret etsin ve paylaşsın, sizinle olsun diye birini davet ettiğinizde, oo, işler çok kolaylaşır.</p>
<p>Böylece her birinizden, birini bu alana davet etmenizi, o derin nefesi almanızı rica ediyoruz. O derin nefesi alın ve bu deneyimi gerçekten paylaşmak istediğiniz varlığı bugün alanımıza davet edin. Onları zorlamak ya da onlara yalvarmak zorunda değilsiniz&#8230;.sadece davet edin. Her zaman çevrede olan melekler, koşucular, nerede olurlarsa olsunlar bu davetin onlara ulaşmasını sağlayacaktır. Davetin perdeden geçip onlara ulaşmasını, böylece onların hepimizle birlikte bu güvenli ve kutsal enerjide bulunmalarını sağlayacaklardır.</p>
<p>Şambra, bugünün asıl konuğumuzun, geçen ay ya da aylarda sizinle çalışan bir konuğun, belki de bu adıyla tanıyamadığınız ama zaman zaman enerjisine sövdüğünüz bir konuğun enerjilerini de getiriyoruz. Böylece sizden derin bir nefes almanızı ve Ruhunuz sesi – Metatron enerjilerini davet etmenizi rica ediyoruz. Ben sizden, onu ilk kez buraya getirdiğimizden beri Metatron enerjilerinin nasıl değiştiğini&#8230;.Metatron enerjisinin şimdi nasıl farklı geldiğini&#8230;.belki daha yumuşak&#8230;.belki biraz daha yakına&#8230;.belki içinizde çok daha bedenlenmiş halde geldiğini&#8230;.bedeninizin tüm bu enerjileri gerçekten nasıl alabildiğini ve kabul edebildiğini sadece hissetmenizi istiyorum. Şimdi, Metatron gerçekten sizdir, gerçekten bir kollektiftir, ve birçok yönden de aynı zamanda bireysel bir enerjidir.</p>
<p>Metatron enerjileri çok güçlü, çok berraktır, insanlar için yaklaşması bile bazen zordur, çünkü onların kendi sistemlerini, biyolojik ve elektromanyetik sistemlerini etkiler. Ama sevgili Şambra, siz topraklandığınızda, tümüyle mevcut olduğunuzda, bu enerjiler, tuttuğunuz enerjilerden bazısını, gitmek istemeyip de sizinle kalmak isteyen enerjileri salmanıza yardımcı olmak için gelirler. Bakın, tuttuğunuz bazı enerjileri salmakta zorlandığınız kadar – aile enerjileri, ya da geçmiş yaşam enerjileri, ya da Gaia enerjileri – bunların bazısı da sizi terk etmek istemez. Bazıları size o kadar yapışmış ki.</p>
<p>Bazıları sizden beslenmeye o kadar alışmış ki&#8230;.evet, tıpkı bir çocuk gibi, annesinden beslenen bir bebek gibi sizden beslenmeye alışmış. O sizden beslenmeyi sürdürüyor. O, sizin bir öyküyü yinelemenizi sağlamayı sürdürüyor&#8230;.anlıyor musunuz. Sizin o öyküyü bırakmanızı istemiyor, çünkü o Eski veçhe, bırakırsanız kendisinin de artık var olmayacağını düşünüyor. Oysa olmaz. Var olmaması söz konusu değildir. Olmuş olan ya da yaratılmış olan herşey hep var olur. Ama belki geçmiş yaşamlardan gelen ya da hatta bu yaşamdan olan ve alıkonulsun isteyen veçheler var. Alıkonulmak rahatlatıcı olabilir. Alıkonulmak sevecen olabilir.</p>
<p>Ve evet, alıkoyduğunuz bazı veçhelerin gitme zamanı olduğunu bilen Metatron, bunları bırakabilmeniz için şu anda bazılarınıza çok, çok parlak enerjiler yönlendiriyor. Bazılarınız bunları bırakmanız gerektiğini biliyorsunuz, ama yine de, tutunduğunuz, alıkoyduğunuz bu enerjileri korumaya devam ediyorsunuz&#8230;onlara asılmaya&#8230;.hatta onları barındırmaya devam ediyorsunuz. Sevgili Şambra, bu enerjiler kötü değildir&#8230;.onlar kötü değildir. Sadece, onlara yüklenen yapıyı bırakmak zamanıdır ki, yeni ve en yüksek potansiyellerini bulabilsinler.</p>
<p>Siz bu geçmişin enerjilerini reddetmiyorsunuz. Onlardan kurtulmaya çalışmıyorsunuz. Siz sadece yapıyı salıveriyorsunuz. Siz tıpkı çamurla çalışan ve ona biçim veren, ve onu bir öyküye, bir yaşama ve bir realiteye dönüştüren heykeltraş gibisiniz. Ve o, sizin ona verdiğiniz o yapıda, o kalıpta kalır.</p>
<p>Ama herşeyin Eski yapısından özgürleştiği bir zaman ve nokta gelir. Gelmek zorundadır. Enerji er ya da geç akmaya devam etmelidir. Ölüm denen şey bu yüzden Dünya’da vardır, böylece herşey yapısından özgürleşip gelişebilecektir. Öykülerde de, kendinizin parçalarıyla da ve kendi veçhelerinizle de durum aynıdır. Er ya da geç yapının, kalıbın gitmesi gerekir. Yaptığımız budur – yapıyı, kalıpları salmak.</p>
<p>Ve Metatron bugün buna yardımcı olmak için geliyor. Metatron’un enerjisi çok, çok berraktır, öyle ki – nasıl desek – enerjisinin çevrenizde mevcut olduğu şu son dört ya da beş haftadır, bu enerjiyle başa çıkmak size zor geldi. Hatta bazı – nasıl desek – elektromanyetik ve elektrikli aletler için bile çok zor oldu. Bazılarınız elektrikli aletlerinizin, bilgisayarlarınızın belki, çöktüğünü gördünüz, çevrenizde ışıklar gördünüz. Bazılarınız da bazı şeyleri kırdınız, ve elinizden düşürdünüz, ve çok sakar olduğunuzu düşündünüz.</p>
<p>Bu sadece, son Şaud’umuzdan beri bu Metatron enerjilerinin sizinle birlikte olmasından kaynaklanıyor. Ve bu enerjiler güçlüdür. Hatta bazen fiziksel varlığınızı bile algılamaz oluyorsunuz. Daha önce hiç çarpmadığınız duvarlara girdiniz. Bir şeyler kırıyorsunuz ve nasıl kırıldığını hiç anlamıyorsunuz. Olmakta olan sadece bir enerji değişimidir.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde bu Şaud için burada enerjilerimizi birleştirmeye başladığımızda, bu enerjiler sistemlere, belki de sinyalinizi tüm dünyaya yayan sistemlere fazla geldi. Bu elektrikli aletlerin bazısı bu enerjilerle başa çıkmada zorlandı.</p>
<p>Böylece Şambra, derin bir nefes almanızı ve Metatron enerjilerinin getirilmesine, varlığınızda bu enerjilerin bedenlenmesine yardımcı olmanızı rica ediyoruz. Enerjiyi tutan olmaktan Enerjiyi Hareket Ettiren olmaya dönüştüğünüz bu değişimde, Metatron sizinle çalışmaya ve sizinle yürümeye devam edecektir. Metatron size bugün konuştuğumuz şeylerden geçmenize, enerjileri nasıl hareket ettireceğinizde, işlemde, kendi bütünlüğünüzü nasıl koruyacağınızda yardımcı olacaktır. Bazılarınız enerjiyi hareket ettirmenin – nasıl desek – bir tür sürtüşmeye, ya da dualitik bir tepkiye neden olması gerektiğini sanıyor. Metatron size, enerjiyi nasıl çabasızca hareket ettireceğinizi gösterecek. Enerjiyi hareket ettirmek yükselip uçmak gibidir. Oo, siz uçmanın nasıl bir şey olduğunu, ne kadar sevinçli bir şey olduğunu rüyalarınızdan biliyorsunuz. Enerjiyi hareket ettirmek de böyle bir şeydir. Bu çok özgürleştirici olabilir.</p>
<p>Burada bir an için durun ve hayal edin. Evet, imgeleme denen o harika şeyi kullanın. Bir an durun ve okul bahçesinde teneffüse çıkmış, oynayan bir grup çocuğu hayal edin. Ve siz çocuklar nasıldır bilirsiniz. Kendi küçük gruplarını kuracaklardır. Salıncaklarda oynayan küçük bir çocuk grubu olacaktır&#8230;.birbirini iten&#8230;ve gülen&#8230;sırayla sallanan&#8230;.ne kadar yükseğe çıktığına bakan&#8230;.bir yandan başka biri onları iterken, onların hareket etmesine yardımcı olurken, bir yandan da ileri geri sallanmanın deneyimini tümüyle hisseden.</p>
<p>Ve başka bir çocuk grubu da oyun alanında olacaktır&#8230;oğlanlar belki&#8230;.kavga edeceklerdir&#8230;.tartışacaklardır&#8230;yumruklarını sıkacaklardır&#8230;.güreşe başlayacaklardır, ve bazı oğlanlar&#8230;.hatta belki de birkaç kız&#8230;.çevrede durup onlara tezahürat yapacaktır&#8230;.vur vur diye bağıracaktır&#8230;kazanana tezahürat yapacaktır&#8230;kaybedene tezahürat yapacaktır.</p>
<p>Sonra, başka bir öğrenci grubu&#8230;.belki genç kızlardan oluşan bir grup&#8230;.bir kenarda öğretmenleri hakkında konuşacaktır&#8230;.sınıf arkadaşlarından&#8230;.modanın son yeniliklerinden söz edeceklerdir. Bir kenarda da belki farklı malzemeler toplayan&#8230;.garip parçalar&#8230;.ahşap parçalar&#8230;.metal parçalar&#8230;.ip parçaları toplayan başka bir öğrenci grubu vardır. Onlar bir şey yapmaya, bir şey inşa etmeye çalışıyordur. Ve bu işin onlara meydan okumasına bayılıyorlardır. Farklı parçaları birleştirerek yeni bir şey ortaya çıkartmaya çalışmak deneyimine bayılıyorlardır. Ve, zihinleri ve elleri işliyordur.</p>
<p>Ve bir kenarda da başka bir grup vardır, hayal kuran bir grup. Onlar diğerlerinden uzakta çimende oturuyordur&#8230;.hayal kuruyor&#8230;.olabilecekler hakkında konuşuyordur&#8230;.yaşam süreçlerinde neler yapacaklarından konuşuyorlardır&#8230;.hatta ille de insan doğasıyla ilgili olmak zorunda olmayan şeylerden söz ediyorlardır. Onlar hayal kuranlardır. Onlar, bu gencecik yaşlarında bile filozof olanlardır. Onlar kavramlardan söz ediyordur. Olanaklardan ve potansiyellerden söz ediyorlardır.</p>
<p>Şambra, bildiğiniz gibi, siz hayal kuranlarsınız. Siz insanlık adına hayal kuranlarsınız. Siz kavramcılarsınız. Siz öteye geçenlersiniz. Yeni bir realitenin ve yeni bir potansiyelin vizyonunu gören sizlersiniz.</p>
<p>Siz oyun alanında oynanan oyunları zaten oynamıştınız. Kavga denen şeyi yapmıştınız. Sallanmak, inşa etmek, havadan sudan konuşmak, dedikodu yapmak denen şeyleri yapmıştınız. Bunları deneyimlediniz. Onların nasıl şeyler olduğunu hissettiniz. Siz tüm yaşamlarınız boyunca bu farklı şeyleri deneyimlediniz. Ve şimdi, hayal kuranlarsınız. Siz, potansiyel-oluşturansınız. Yeni geleceğin yaratılmasına yardımcı olan sizlersiniz. Değişimin nasıl bir şey olacağını merak eden sizlersiniz.</p>
<p>Ve siz bunu küçük grubunuzda gerçekleştirdiğinizde – ya da hatta kendi kendinize – tüm gruba bir şeyler olur. “Ben değişim için hazırım; bir değişimin hayalini kuruyorum” dediğinizde, oyun alanında oynayan her biri için, tüm gruplar için yeni bir enerji tetiklenmiş olur&#8230;.anlıyor musunuz. Hayal kurmasaydınız, değişimler olmayacaktı. Kurduğunuz gibi hayal kurmasaydınız, değişimi ve yeni potansiyelleri ve olasılıkları düşünmeseydiniz, herşey bir statüko halinde kalırdı.</p>
<p>Ama hayal kuran birinin, ya da bir grup hayalperestin öne çıkıp da – peki bundan sonra ne olacak&#8230;.ya şöyle olursa&#8230;.ne yapabiliriz&#8230;.nasıl uçabiliriz diye merak etmesi – sadece onların enerjisini – ya da bu durumda sizin enerjinizi değiştirmekle kalmaz – tüm grubun enerjisini değiştirir. Oyun alanındaki genç öğrenciler – hayal kuranlar, şeylerin ötesinde ne olduğunu merak eden gençler – herkesin enerjisini etkiler&#8230;anlıyor musunuz. Hayal kurmaya başladıkları an ve değişimi düşündükleri, bundan sonra ne olacağını düşündükleri an, tüm grubun dinamikleri değişir. Ve bu, oyun alanındaki herşeyi değiştirir&#8230;.anlıyor musunuz. Ve birden bire, yeni şeyler gelmeye başlar.</p>
<p>Belki, yeni bir öğrenci ansızın denklemin bir parçası olacak ve grubun tüm enerjisel dengesini değiştirecektir. Belki, gözcülük etmekle görevli bir öğretmen oyun alanına girecek, ama yeni bir bilgeliği de beraberinde getirecektir. Belki, oyun alanının hemen yanındaki sokakta öyle bir olay olacaktır ki, her öğrencinin dikkati oraya çekilecektir. Belki bir fırtına kopup gelecektir ve çocuklara ve oyun alanına yağmurunu boşaltacaktır.</p>
<p>Burada altını çizmeye çalıştığımız şey Şambra, değişimlerin olması için sahneyi hazırlayanların hayal kuranlar, öncüler olduğudur. Sonra da onu deneyimlemeye başlayan ilk kişiler yine onlar oluyor. Ama o, herkes için herşeyi değiştirir. Bu değişimin potansiyelini oluşturur. Sizin gerçekleştirdiğiniz de budur.</p>
<p>Ve, Ben Tobias’ın – ve Metatron’un – bugün vurgulamak istediği şey, bir kez daha neden burada bulunduğunuzu anlamanıza yardımcı olmaktır. Sizler, insan bilinci için hayal kuranlarsınız. Siz, başını alıp giden ve yeni realiteleri düşünen grupsunuz. Artık statükoculuk olamayacaktır, en azından sizin için. Değişim zamanıdır. Yeni bir şeyin zamanı gelmiştir.</p>
<p>Sorunun bir bölümü de şuydu – insan bilincinin geri kalanı, insanlığın geri kalanı, olmakta olan değişimler için hazır olacak mı? Ya da, bu Eski Dünya alanını terk edip, yeni hayallerinizi gerçekten deneyimleyebilmek için Yeni Dünya’ya gitmek zorunda mı kalacaksınız? Meydan okuyan şeylerin bir bölümü de, birçok insan hayalperest değilken, Dünya’da hayal kuran biri olmaktı. Bu zordur&#8230;.ve bu yalnızlıktır&#8230;ve hayal kırıklığı yaşamak, sinirlenmektir. Ve o insanların hayalleri nerede diye merak edersiniz. Ama onların hayalleri de sizin içinizdedir&#8230;anlıyor musunuz. İnsanlığın geri kalanı sizin içinizde ve sizin vasıtanızla hayal kuruyor. Biz birazdan bundan ve Enerjiyi Hareket Ettiren olmanın öneminden söz edeceğiz.</p>
<p>Onların çoğu kendi hayaline nasıl sahip olacağını bilmiyor ve kendi hayallerine sahip olmaya hazır değil. Onlar, Dünya’da olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimliyor. Onlar bir öykü deneyimliyor. O realitenin içinde yaşıyor. Onların içinde hayallere yer yoktur, bu yüzden de sizin içinizde ve sizin vasıtanızla hayal kuruyorlar.</p>
<p>Şambra, siz bunu sadece kendiniz için değil, herkes adına yapıyorsunuz. Değişimi oluşturan sizlersiniz. “Kuantum sıçrayışı” denen o şeyin yaratılmasına yardımcı olan sizsiniz. Onun hayalini siz kurdunuz. Onun hayalini siz kurdunuz Şambra. Siz onun hayalini çok yaşamlar önce kurdunuz. Atlantis günlerinden beri onun hayalini tekrar tekrar kurdunuz. Bu Dünya’ya doğduğunuz andan beri kurdunuz onun hayalini. Bu yaşamda o ilk nefesi aldığınız andan beri bu yaşamınız hayaller ve yeni potansiyeller ve kuantum sıçrayışıyla ilgiliydi. Siz onun hayalini o zamandan beri kurup durdunuz.</p>
<p>Şambra, bazen böyle bir hayalperestken bile çok normal olmaya, geri kalan insanlara uymaya çalıştınız (bazı kahkahalar). Bu işe yaramaz. Sizin bunu bildiğinizi biliyoruz. İşe yaramaz. Onlara uymak ve normal olmak için yaşamınızın kaç yılını harcadınız? Hayal kuran bunu yapamaz. Normallik için sabrınız yoktur (kahkahalar). Siz bunu yaşadınız ve yaptınız, ve ilerlemek zamanı olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Kendinizi oyun alanındaki diğer öğrencilerden oluşan o gruplara girmeye zorladığınız zaman, boğuluyor gibi olursunuz. Bu acıtır. Bu zordur. Oo, gerçekten de, onlar sizinle alay ederler. “Şuradaki hayalperestlere de bakın. Kendi küçük, hayal ürünü oyun alanlarına bir bakın” derler. Ama kimin oyun alanı hayal ürünüdür Şambra? Hayal kuran kimdir? Onlar belki de size lakâplar taktı. Belki de sizin garip ya da farklı olduğunuzu söylediler. Ama Şambra, hayal kuranlar sizsiniz. Onlar için enerjinin değişmesine yardımcı olan sizsiniz.</p>
<p>Bu kolay iş değildir. Kolay iş değildir. Oo, bunun çok daha kolay yollarından söz edeceğiz. Ama siz herzaman bunun, öncü olmanın ve hayalperest olmanın, değişime vasıta olmanın, Tüm Var Olan adına bu kuantum sıçrayışını yaratmaya yardımcı olmanın zor olacağını bildiniz. Bu kolay iş değil, ama siz yine de kendinizden verdiniz. Israr ettiniz, sebat ettiniz. Buna bağlı kaldınız. Ve işte buradayız. Bu kolay iş değil Şambra.</p>
<p>Yeni Çağ’ınızda bile sizinle alay edildi. Yeni Çağ’ınızda bile insanlar UFO’lar ve geçmiş yaşamlar ve sözüm ona diğer gizemler hakkında konuşmayı neden sevmediğinizi anlamadılar. Gizem yoktur. Sizin vasıtanızla ve tanrısallığınız vasıtasıyla ifade bulan yaşam vardır. Olan biten budur. Her bir yeni okuma&#8230;.her bir yeni – nasıl desek – dram kitabı çıktığında&#8230;.her bir yeni komplo teorisi çıktığında, koşa koşa gidip bunları neden almak istemediğinizi anlamayan Yeni Çağ insanları var. Oo, biliyoruz, bunlar bazen çekici gelir.</p>
<p>Ama Şambra, biz size en baştan söyledik – bu herkes için değildir. Bu her insan için değildir. Bu her metafizikçi için değildir. En baştan beri size şunu söyledik, kendi içinize o denli derin ve o denli berrak bir biçimde bakın ki, yeniden kendinize aşık olmayı öğrenebilin; bir insan için bunu gerçekleştirmek kolay iş değildir. Sizi saf bir yola, belki de daha zor bir yola sokacağımızı söylemiştik.</p>
<p>Evet, bu şaşırtmacalara düşmek kolaydır. Bunu biliyorsunuz. Dramlara kapılmak kolaydır. Bazen de eğlencelidir. Dramlara girip çıktığınızı ama onlara kapılmadığınızı göreceksiniz. Dramlardan çıkmayı başardığınız sürece dramlar harikadır. Sadece dramlara çekildiğinizde, dramların enerjisini tuttuğunuzu gördüğünüzde oradan çıkmak zorlaşır. Ama Şambra, siz bu eşsiz&#8230;.çok özel görevi&#8230;.bu zamanda Dünya’ya gelme görevini&#8230;.hayal kuran olmayı&#8230;.ve bir kez daha enerjinin hareket ettirilmesine yardımcı olmayı kabul ettiniz.</p>
<p>Şimdi, bir dakika kadar Enerjiyi Hareket Ettiren olmanın öneminden söz edelim. Siz çok uzun bir süre enerjiyi tutanlar oldunuz. Şimdi Enerjiyi Hareket Ettiren olmanın öneminden konuşalım, özellikle de Dünya’nızdaki bu büyük ve muhteşem değişim zamanında.</p>
<p>Enerji aslında nötr bir halde bulunur. Enerji en saf halinde, özünde – Ruh’un enerjisi bile – sizin nötr olarak düşünebileceğiniz bir haldedir. Bazılarının bu konuda bize meydan okuyacağını biliyoruz. Tanrı ya da Ruh’un enerjisi ışık formunda ya da “iyilik” formunda değildir. O sadece olandır. “Olmak” nötrdür, en azından bugünkü anlayışınıza göre. “Olmak” nötrdür.</p>
<p>Enerji gelişmek, tekâmül etmek ister&#8230;.deneyimlemek ister&#8230;.kendini bilmek ister. Bu yüzden de, onu aktive etmeye gönüllü olan, onunla oynamaya gönüllü olan bir kaynak bulmak ihtiyacındadır.</p>
<p>Enerji, Dünya’daki her insana, her yaşam formuna girer, hatta yaşamsal-olmayan formlara bile girer. Enerji nötr olmasına karşın, kendini ifade etme arzusu içindedir ve bunu yapmayı sever.</p>
<p>Eğer buna şimdilerde geçerli olan bilim ve fiziğin nirengi noktalarından bakacak olursanız, bazı çelişkiler görürsünüz. Ama eğer bunun ötesine bakarsanız, enerjinin nötr olabileceğini görürsünüz. Ve o, ifadeci olmanın ve deneyimlenmenin ve bütünlenmenin ve bedenlenmenin o harika arzusuna sahip olabilir. Enerji gelmek ihtiyacındadır, deneyimlenmek üzere içeriye alınmak ihtiyacındadır.</p>
<p>Ama alıkonulduğu zaman atıl hale gelir. Eskir. Salınmak ister. Ve salınmak için en zayıf noktayı bulur. En zayıf noktalar da genelde mutsuzluk&#8230;. keder&#8230;. karanlık&#8230;. depresyon&#8230;. hayal kırıklığı&#8230;.kaygı gibi şeylerdir. Bunlar en zayıf noktalardır, ya da – burada kullandığımız terimlere dikkat etmemiz gerekiyor – ama evet, bunlar insan doğasının en zayıf noktalarıdır. Böylece alıkonulmuş olan Eski Enerjiler, salınmak üzere bu yollara baş vuracaklardır, öyle ya da böyle. Siz onunla ya savaşırsınız, ya da hareketlenmesine, ilerlemesine yardımcı olursunuz&#8230;anlıyor musunuz.</p>
<p>Enerjilerin hareketini sürdürmek, onların akmasına yardımcı olmayı sürdürmek önemlidir. Enerjilerin şu anda – sizin deyiminizle – insan realitesine ve insan bilincine yollarını bulması önemlidir. Diğer alemlerden&#8230;.diğer boyutlardan gelen enerjiler&#8230;. saf, nötr halde bulunan enerjiler&#8230;.ve sadece hayallerin ürünü olan&#8230; potansiyellerin yaratıları olan diğer enerjiler&#8230;.bunların tümü şu anda gelmek istiyorlar.</p>
<p>Ama onlar bir kaynağa sahip olmak zorundalar. Onlar bir akış kaynağına sahip olmak zorundalar. Bu yüzden Enerjiyi Hareket Ettirenlere ihtiyaç vardır – enerjiyi tutanlara değil de – Enerjiyi Hareket Ettirenlere. Bu yüzden biz Şambra’ya bu zamandan söz ettik&#8230;.Enerjiyi Hareket Ettiren olma zamanı geldi dedik. Bu, nötr enerjilerin gelmesine&#8230;. o enerjilerin tanrısallığınızla&#8230;.ve bu realitede&#8230;.ve bu boyutta bulunan insanlığınızla kutsanmasına&#8230;.ve sonra da sizden geçip yayılmasına izin vermekle ilgilidir. Özellikle de bu Yeni Enerjilerin – sözünü ettiğimiz bu Yeni, Yeni Enerjilerin – gelmesini ve sizin vasıtanızla demirlenmesini&#8230;.ve yine sizin vasıtanızla bu realitede yolunu bulmasını sağlamak&#8230;.bu enerjiler ancak ondan sonra başka insanlara&#8230;.bu boyutta sıkışıp kalmış&#8230;.ona ihtiyaç duyan&#8230;.bu akışa ihtiyaç duyan başka bilinçlere yolunu bulabilir.</p>
<p>Biz insanların buna ihtiyaç duyduğunu söylüyoruz. Onlar herşeyden çok bunu istiyorlar. Enerjilerini sıkışıp kalmaktan kurtarmanın bir yolunu arıyorlar. Onlar bu enerjilerin öykülerinde sıkışıp kaldılar. O kadar uzun bir zamandır o enerji yapılarında kaldılar ki, enerjiyi salmanın bir yolunu bulmak istiyorlar. Yeni Enerjilerin akışıyla ne olacak? Şimdi sizden geçip gidecek enerji akışı bu işleme yardımcı olacaktır.</p>
<p>Şu anda Dünya’da enerji işçilerinin – ya da Enerjiyi Hareket Ettirenlerin – olması, meydana gelen enerji akışını sürdürmek açısından önemlidir, özellikle de birkaç yıla kadar olacak kuantum sıçrayışına yaklaştığımız bu sıralarda. Şu anda Dünya’ya, şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla nötr ve saf enerji gelmektedir. Çok hızlı gelmektedir&#8230;.çok hızlı gelmektedir. Bu enerji, burada olan biten tarafından çekilmektedir. O buraya çekilmektedir, çünkü insanlar onu çağırmaktadır. O, değişim hayalleriniz yüzünden buraya çekilmektedir.</p>
<p>Bu enerji sadece fiziksel evreninizden değil, başka alemlerden de gelmektedir. Siz fiziksel evreninize gelen enerjilerin bazı delillerini, yıldızlarla ve gezegenlerle ve kometlerle ve bu tür şeylerle olan ilginç ve farklı olaylarda görüyorsunuz.</p>
<p>Ama başka alemlerden gelen enerjiler de var. Bu enerjiler Dünya boyutuna ve insan bilincine yollarını bulduklarında, hızla hareket ettirilmelidirler; yoksa, ya geri yansıtılırlar – ilginç bir biçimde ifade edersek, geri yansıtılırlar – ya da, Dünya üzerinde inecek bir yer bulamazlar ve enerjileri, sonraki bir zamana kadar hareketsiz, cansız bir hale gelir. Ancak, eğer sizin gibi Enerjiyi Hareket Ettirenler varsa, bu enerji uygun kanalı bulur ve uygun insan topraklanmasını bulur ve sizden geçer.</p>
<p>Siz insanlık ve Gaia için inanılmaz bir hizmette bulunuyorsunuz. Sizler, Enerjiyi Hareket Ettirenlersiniz. Bu çok önemli bir iştir. Bunun size yararı Şambra – merak ediyorsunuz, değil mi (bazı gülüşmeler) – bunun size yararı, enerjilenmenize gerçekten yardımcı olmasıdır. O gerçekten, sizin şimdiki insan bilinci yapılarının ötesine genişlemenize yardımcı olur.</p>
<p>Size olan yararı size&#8230;.o size yepyeni bir özgürlük duygusu, yepyeni bir anlayış duygusu sağlayacaktır. Siz kendinize güvenli bir alanda olmaya izin verdikçe&#8230;..kendinize burada ve mevcut olmaya izin verdikçe&#8230;bu enerji, fiziksel bedeninizin çok, çok hızlı yenilenmesini sağlamak potansiyeline sahiptir. Sizin vasıtanızla gelen bu enerji, başka boyutlara, başka realitelere olan birçok bağlantıyı ve yolu da beraberinde getirir. Bir anlamda diyebilirsiniz ki, bu enerji bilincinizi ve şeyleri anlama biçiminizi, insan zihni için mümkün olmayan (düzeylere) hızla açacaktır. Bu Dünyasal alemden olmayan şeylerle ilgili derin bir farkındalığa çok hızlı sahip olacaksınız.</p>
<p>Diğer bir yararı da, bilecek olan ilk kişiler olmanızdır. Şu anda Dünya’daki enerji çalışmasının nasıl meydana geldiğinin derin bir anlayışına, insanların nerede olduğunun anlayışına sahip olacaksınız. Siz – nasıl demeli – şimdiye kadar hiç sahip olmadığınız bir ‘üstten bakışa’ sahip olacaksınız. Ve sizden akan, sizden hareket eden bu enerjinin her bir zerresi, size de hizmet edebilir. Siz sadece onun girmesine ve çıkmasına izin vermiş olmuyorsunuz. O size dokunuyor da. Sizinle dans ediyor. Siz onu kutsadıkça, o da sizi kutsar. Enerji, size hizmet etmek için oradadır. O size hizmet için oradadır.</p>
<p>Şimdi, Metatron bugün enerjiyi hareket ettirmenin bazı prensiplerinden söz etmemizi istedi. Ve biz bu prensipleri basit tutacağız. Biz onları anlaşılır kılacağız.</p>
<p>Öncelikle, listedeki herşeyden, herşeyden, herşeyden daha önemli olan, KENDİNİZE BAKMANIZdır. Siz kendinize bakmak zorundasınız. En önemlisi – biz burada diğer noktalara neredeyse değinmek bile istemiyoruz, çünkü bu hâkim noktadır. Herşeyin üstündedir. KENDİNE BAK.</p>
<p>Kendinizi çok ihmal ettiniz. Enerjiyi tutanlar olarak birçok açıdan başka herkese bakmanın önemli olduğunu hissettiniz. Aslında, kendine bakmanın uygun olmadığı inancını kabul ettiniz. Bunun bencillik olduğunu söylediniz, öyleyse bırakın bencillik olsun ve bırakın bencillik muhteşem olsun. Her zaman başkalarına vermelisiniz ve başkaları için birşeyler yapmalısınız gibi hissediyorsunuz. Asla başkalarından daha fazlasına sahip olmamalısınız, çünkü bunda bir yanlışlık olur hissine sahipsiniz. Bir dengesizliğe sahip olursunuz. Başkasını yoksun bırakmış olursunuz. Onlar yüzünden kendinizi reddetmek zorunda olduğunuzu düşündüğünüzde, sadece onları kendi öykülerinden yoksun bırakmış olursunuz. Herkese yetecek bir enerji bolluğu vardır.</p>
<p>Kendinize bakın. Bolluk içinde olmak için kendinize izin verin Şambra. Yaşamınızdaki inanılmaz bolluğun, inanılmaz bolluğun örneğini oluşturun. Bazen bunu nasıl gerçekleştireceğinizi bilmemenizi&#8230;..parayı nasıl kazanacağınızı bilmemenizi&#8230;.nasıl para kazanılacağını bilmek istemeyişinize bağlıyorsunuz. Bu, birçoğunuz için ilk Hıristiyanlık günlerine kadar geri giden, tutunduğunuz Eski bir şeydir. Çılgın bir bolluk içinde olmak zamanıdır.</p>
<p>Ve eğer bolluk içinde değilseniz, sadece öykünüze bir göz atın ve kendinizi bundan neden engellediğinize bakın. Artık, uygun aileye sahip değilsiniz&#8230;.uygun eğitimi almadınız&#8230;.yaşamda uygun fırsatlara sahip olmadınız gibi şeyler olmasın. KENDİ ölçülerinize ve KENDİ parametrelerinize&#8230;.KENDİ nirengi noktalarınıza bir bakın. Kendinize bakmak, kendinizle ilgilenmek zamanıdır.</p>
<p>Bu enerji geldikçe ve sizden geçip gitmek istedikçe, bir yük treni gibidir. Çabuk gelecektir&#8230;.ve hızlı gelecektir&#8230;.ve içinizdeki her Eski sistemi yıkıp geçecektir. Ve, bu bir nimettir. Bunu geçenlerde, içeriye doğru hareketlendiğinde hissettiniz. Şimdi, bizim tarafta bunların tümünü dengelemeye ve ayarlamaya çalışan çok, çok varlık var. Ama o hızlı hareket ediyor.</p>
<p>Bakın&#8230;.Enerjiyi Hareket Ettirenler çok bencil olmak zorundadır. Onlar bedenlerine bakmak zorundadır. Başka bir deyişle, biraz bedensel egzersizin&#8230;.masajın nimetleri için kendinize izin verin. Değişiklik olsun diye kendinize güzel yiyecekler yeme iznini verin (bazı gülüşmeler)&#8230;.Şambra bazen fazla sağlıklı besleniyor (kahkahalar). Bedeniniz çok miktarlarda yiyecek ihtiyacı duyacaktır. Ve bazı günler sizden çok miktarda hamur işleri isteyecektir. Ah, hamur işleri! Görüyor musunuz&#8230;.sizden (hemen) negatif bir enerji çıkıyor. “Oo, ben hamur işi yiyemem.” Bazı günler ona ihtiyaç duyacaksınız. Bazı günler büyük miktarlarda sıcak suya gereksinim duyacaksınız&#8230;.sıcak su, çok miktarlarda.</p>
<p>Bedeninizi dinleyin. Ben, Tobias’ı dinlemeyin. “Sıcak su içmem gerekiyor” diye yazmaya başlamayın (yoğun kahkahalar). Bedeninizi dinleyin. O size söyleyecektir. Çukulata! Evet!</p>
<p>Bedeninizin yiyecek istemediği zamanlar olabilir. Yiyecek midenizi bulandırabilir, çünkü o kadar çok enerji gelmektedir ki – nasıl desek – bedeninizdeki yiyeceği işlemden geçirmek için gerçekten zaman yoktur. Biz bundan daha önce söz ettik Şambra. Daha önce sözünü ettik. Bedeninizi dinleyin. Yiyecekle ilgili olarak zihninizi dinlemekten vazgeçin.</p>
<p>Sıkı bir perhiz yapmaya çalışmak, nasıl bir perhiz olursa olsun, sizi çok zorlayacaktır. Eğer sıkışıp kalmışsanız ve Eski bir perhize tutunuyorsanız, çok miktarlarda Yeni Enerjiyi içinize almak ve onu hareket ettirmek çok zor olacaktır. Bedeninizi dinleyin. Gereksinim duyduğu şeyi size tam olarak ve sevecen bir biçimde söyleyecektir. Yani, kendinize bakın. Kendinize bakın.</p>
<p>Eğer tutunduğunuz o ilişkilerden birinin içindeyseniz – ipucu, birçoğunuza ipucu (kahkahalar) – enerjinizi çeken ve sizi geçmişte tutan bir ilişki içindeyseniz, bırakın gitsin. Bırakın gitsin. Onlar kendi başlarının çaresine bakabilirler. İster inanın, ister inanmayın ama gerçekten bakabilirler. Bırakın ki, kendinize bakabilin. Kendinize baktığınız zaman, bu aynı zamanda dinamikleri de oluşturur, hayalperestlik dinamiklerini, sizin için uygun OLAN ilişki türünü getirecek dinamikleri.</p>
<p>Her yönüyle kendinize bakın. Kendinizi yorgun hissettiğinizde ve insanlardan uzaklaşmak ihtiyacı duyduğunuzda, uzaklaşmak için zaman ayırın. – Nasıl desek – Dünya’yı kurtarmak için burada olmak zorunda değilsiniz. Size bundan söz ettik&#8230;. hiçkimse dünyayı kurtarmayacaktır&#8230;.onun kurtarılmaya gereksinimi yoktur. Yalnızca insanlar değişim istediklerinde değişim gelecektir&#8230;.anlıyor musunuz.</p>
<p>Melekler, her an dünyayı kurtarmak için burada değildirler. Çoğu zaman eğlendikleri için buradadırlar (kahkahalar). Ama dünyayı sever ve onurlandırırlar. Onu kurtarmaya çalışmazlar.</p>
<p>Onlar bekler&#8230;.gelmek için sadece bekler. Hayal kuran bir grup “değişim için hazırız” dediğinde hemen eyleme geçerler. Çalışmalarına başlarlar. Enerjileri getirip götürme işine başlarlar. Melekler zaman uygun olduğunda gelirler, insanlar değişim istediğinde, hayal kuran bir grup yeni bir şey deneyimlemek, bir sonraki düzeye geçmek istediğinde gelirler.</p>
<p>Kendinize bakın Şambra, herşeyden çok. Biz bunun altını çizmek istiyoruz. Biz bunu – nasıl diyorsunuz – kalın harflerle yazmak istiyoruz. Bunu çok güçlü kılmak istiyoruz. KENDİNE BAK ve bununla ilgili bencil hissetme. Bencil hissetme.</p>
<p>Eğer bir insan için herhangi bir şeyi yapamıyorsanız, ya da bir randevu veremiyorsanız, ya da benzer bir şey, söyleyin bunu onlara, “yapamıyorum” deyin. Sizinle oynayan, sizi arayıp “bunu yapabilir misin? Şunu yapabilir misin?” diyen insanlar var. Ve siz de yapıyorsunuz, ve kendinizden nefret ediyorsunuz. Şambra, onlara “Hayır, bunu yapamam. Kendime bakmakla meşgulüm” deyin.</p>
<p>Eğer yüksek-miktarlarda Enerjiyi Hareket Ettiren biri olacaksınız, kendinize bakmanız çok önemlidir. Bunda bencillik söz konusu değildir. Herkesin potansiyeli için neler yaptığınıza bir bakın. Siz Dünya için, insanlar için, büyük miktarda enerjiyi kendinizden geçiriyorsunuz, büyük miktarda. Siz bir şey yapıyorsunuz. Herşeyi yapmak zorunda değilsiniz.</p>
<p>Enerjiyi Hareket Ettirenler’in prensipler listesinde ikinci sırada, enerjinin içeriye ve dışarıya akmasına izin vermek var. Ona tutunmak zorunda değilsiniz. Ona tutunmak zorunda olduğunuzu, onu zorlamak ya da ittirmek, ya da onunla herhangi bir şey yapmak zorunda olduğunuzu düşünmek eğilimi göstereceksiniz. Bırakın içeri aksın. Bırakın dışarı aksın.</p>
<p>Bunu yapması için sadece izin vermek, onun sizinle o dansı yapmasına izin verir. Bu bir anda olur – nasıl desek, bunu tanımlamak zor – ama anın küçük bir parçasında olur, kutsanmış, kutsal bir anda sizinle dans eder. Onu manipüle etmek zorunda değilsiniz. Onu yeniden biçimlendirmek ya da ona bir biçim vermek zorunda değilsiniz. O sizinle o inanılmaz, inanılmaz nükleer dansı yapar. Sizin içinizde patlar.</p>
<p>Bazılarınız ona imzasını atmak zorunda olduğunu sanır. Eh, bunu şimdiden yaptınız. Bazılarınız, içinizde ve sizin vasıtanızla hareket eden o Yeni Enerji’yi tanımlamak zorunda olduğunu düşünür, tanımlamak ve bir şekilde değiştirmek. Bunu yapmayın. Eğer yaparsanız acıtacaktır. Yapmanız gereken tek şey onu kutsamak, ona insanlığınızın topraklamasını vermektir. Bırakın içeri aksın. Bırakın dışarı aksın.</p>
<p>Bir beklentiniz, gündeminiz olmasın&#8230;.gündem olmasın Şambra. O sizden geçip aktıkça, onu yaşamında isteyen herkes ve herşey için bir değişim potansiyeli ve güçlü bir enerji potansiyeli, ve bir yeni bilgelik potansiyeli haline gelir. Sonuçlarla ilgili beklentiye girmeyin. Bu yine Eski nirengi noktası konusudur.</p>
<p>Bazılarınız şimdiden enerjileri akıtıyor, hareket ettiriyordu. Ama hayal kırıklığına uğradınız, çünkü sonuçlarla ilgili beklentiniz var. İşte bu, sizlere çok zor gelecektir. Beklentiler genelde Eski nirengi noktalarını, Eski Enerjileri temel alır. Belirli miktarda Yeni Enerji hareket ederse, dışarda belirli bir tepki oluşmalı diye düşünüyorsunuz. Bu Eski Enerji-giriş/çıkış denklemidir. Ama o denklem Yeni’yle birlikte değişmektedir. Artık Eski’si gibi değildir.</p>
<p>Bir uca belli bir malzeme karışımını koymanız, o malzeme karışımının öbür uçtan çıkacağı anlamına gelmez. Herşey değişiyor. Enerjinin bölüm sayısı değişiyor; ve bu yüzden de sonuç kendini değiştirmelidir. Beklentileriniz onu kısıtlar, ve bu da sizi çok sinirlendirecektir. Beklentileriniz olmasın.</p>
<p>İzleyin, enerjiyi akıttığınızda neler oluyor izleyin. Neler oluyor izleyin. Sonuçların ne olabileceğine dair yepyeni bir fikir geliştirmeye başlayacaksınız. Enerjileri kendinizden akıtıp hareket ettirdikçe, onlara kendi yaşamlarını verin. Kendi ifadelerini ifade etmelerine izin verin.</p>
<p>İnsanlar sık sık bir enerjiyi içlerine alıp – nasıl desek – onu bir yapıda ya da bir öyküde o kadar çok tutarlar ki, o kendi yaşamına sahip olamaz. Her enerji sizin gibidir – kendine ait bir yaşamı, kendine ait bir ifadesi olmak üzere tasarlanmıştır. Siz farklısınız, çünkü siz Yaratıcı-varlıklarsınız, ama yine de, sizden akan her enerji, her düşünce, deneyim, yaşam, bunlardan herhangi biri, kendini ifade etme yeteneğine gereksinim duyar.</p>
<p>Yani, enerjileri sizden geçirip akıtırken, onu kısıtlamayın. Sınırlamayın. Ona kendi yaşamını verin. Onu kendinizden geçirdiğinizde yaptığınız budur ve onu kutsuyorsunuzdur. Siz onu yaşam realitesine, yaşam ifadesine kutsuyorsunuz. Bırakın akıp geçsin.</p>
<p>Yine Şambra’da, sizde, bu enerjiyle birşeyler yapma eğilimi var, başka boyutlardan gelen bir enerjiyi buraya getirmek ve onu dünya barışı gibi şeylere yönlendirmek gibi, birini şifalandırmak gibi şeylere yönlendirmek, birinin kendini daha iyi hissetmesi gibi şeylere yönlendirmek. Bu onurlandırılan bir şeydir. Ve bunu neden yaptığınızı anlıyoruz Şambra. Ama başka bir açıdan bakın. Nirengi noktasını değiştirin. Beklentiyi değiştirin.</p>
<p>Peki, böylesine saf bir enerjinin gelmesine izin verseniz ve onu varlık halinizle, Tanrı-benliğinizle kutsasanız ve sonra hiç bir beklenti, bir gündem olmadan başka birine akmasına izin verseniz, ne olur? O insanlar şifayı seçerse, o enerjinin neler yapabileceğini bir hayal edin. İnsanlar barışı seçerse, onun neler yapabileceğini bir hayal edin. İnsanlar yaratıcı olmayı seçerse, onun neler yapabileceğini bir hayal edin. O enerji sınırlı olmazsa, üzerinde hiçbir beklenti, hiçbir gündem olmazsa neler yapabileceğini bir hayal edin.</p>
<p>Şambra, enerjiyi hareket ettirmek, bunu yapmak için kendinize izin vermek kadar basit bir şeydir. Düzenli biçimde nefes almak kadar basit bir şeydir. Bu, enerjilerin sizden geçmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Bulunmuş olduğunuz yerler ve kim olduğunuz yüzünden, arada sırada bir enerjiyi tutmayı, ya da onu depolamayı, ya da onu biçimlendirmeyi istemek gibi bir eğiliminiz olacak. Bu, onu kabul ettiğiniz sürece, onu bilerek ve bilinçli bir biçimde seçtiğinizi anladığınız sürece, pekâladır. Bazen o enerjinin bir bölümünü alıp onunla oynamak isteyeceksiniz, tıpkı oyun alanında oynayan çocuklar gibi. Ama, yaptığınızın bu olduğunu anlayın ve kabul edin, ve er ya da geç onun sizden akıp çıkmak isteyeceğini de anlayın. Siz bunu nefesinizle gerçekleştirirsiniz&#8230;..nefesinizle&#8230; nefes, enerjinin hareketini sürdürür.</p>
<p>Bazen size gelen ve sizin vasıtanızla çalışan o enerji miktarı&#8230;. kendi yaşam deneyiminizde, kendiniz için birazının tadına bakmak isteyeceksiniz. Ve bu pekâladır. Bu pekâladır. Ondan istediğiniz kadarının tadına bakabilirsiniz. Ama yaptığınızın bu olduğunu anlayın. Bilinçli bir seçim yapıyorsunuz. Ve onu bırakıp gitmesine izin vereceğiniz bir zaman da gelecektir.</p>
<p>Bu arada, bunlardan hiç birini kendiniz için depolamak zorunda değilsiniz. Bunu yapmak zorunda değilsiniz. O her zaman oradadır. Her zaman erişilir haldedir&#8230;. depolamaya gerek yoktur. O her zaman içinizdedir ve sizden akmaktadır.</p>
<p>Şambra, tekrarlıyoruz, bu önemli bir çalışmadır, şu anda ihtiyaç duyulan bir çalışmadır, herkese göre değildir. Gelecek aylarda, kendi yaşam deneyimlerinizle bununla ilgili daha çok şey öğreneceksiniz. Ve evet, yol üstünde bazı meydan okumaların olacağını, bazı parçalarınızın ona direneceğini, hatta belki de bazı parçalarınızın ondan korkacağını söyleyeceğiz size. Bunu sadece kabul edin. Ona bakın ve onu hissedin. İçinizde öyle parçalar olacak ki – nasıl desek – Eski’ye tutunarak Yeni’yi gerçekleştirmek isteyecek&#8230;.bunu kabul ettiğiniz sürece yaptığınız bu olacaktır. Ama er ya da geç o enerji akıp gitmek durumunda kalacaktır.</p>
<p>Bazen, tüm ölçme ve değer biçme yöntemlerinizi ve nirengi noktalarınızı değiştirdiğinizde, içinizde bir meydan okuma ve çelişki oluşur. Siz buna alışık değilsiniz. Bu, işlemin bir parçasıdır. Ama acıtmak ve ıstırap vermek zorunda değildir. Bu, zerafetle ve kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Bundan geçen ilk kişiler olduğunuz için, evet, size daha meydan okuyucu gelecektir.</p>
<p>Evet, birbirinize daha sık güvenmek durumundasınız. Toplanın ve konuşun. Nasıl gittiğini tartışın. Ve Enerjiyi Hareket Ettirenler için olan bu rehber’de Metatron’un son noktasının – KENDİNİZE BAKIN – olduğu hakkında konuşun. Bu ilk noktadır ve son noktadır. Geri kalan herşey neredeyse önemsizdir. Evet, bırakın aksın. Bırakın içinize ve sizden aksın. Beklenti, gündem oluşturmayın. Ama kendinize bakın.</p>
<p>Enerjinin çok zorlayıcı olabildiğini göreceksiniz. Metatron’u ilk kez getirişimizi&#8230;. sistemlerinize ne kadar sert gibi gelmiş olabileceğini anımsıyor musunuz? Eğer kendinize bakmıyorsanız, yaşamınızda kendiniz için bolluğa ve mutluluğa ve sevince izin vermiyorsanız, enerji çok zorlayıcı olabilir. Kendinize bakın. Bu o kadar önemli ki.</p>
<p>Biz bunun, Şaud’un başlığının “Kendine Bak” olmasını istiyoruz. Bu çok önemlidir. Biz bunu tekrar tekrar size vurgulayacağız.</p>
<p>Bazılarınız şöyle diyor, “Ama bakıyorum. Kendime bakmaya çalışıyorum. Bakmaya çalışıyorum.” Ve biz, kendinize bakmakla ilgili nirengi noktalarınıza bir göz atmanızı rica ediyoruz. Ölçü olarak ne kullanıyorsunuz? Sizi durduran nedir? Sizi engelleyen hangi Eski Enerjilere hâlâ tutunuyorsunuz?</p>
<p>Sizi bunların herhangi birinden alıkoyan hiçbir şey yok Şambra, bizim taraftan yok, Ruh tarafından yok, hiç birşey tarafından yok. Sizden başka. Ve bunu duymak istemediğinizi biliyoruz. Ama bir bakın. Bir şey var. Eğer yaşamınızda bolluk ve sevgi ve sevinç deneyimlemiyorsanız, ne olduğuna bakın. Akış ve hareket orada olabilir. Ama onu engelleyen bir şey var. Bir göz atın. Kendinize bakın.</p>
<p>Bir de sizden rica ediyoruz, Enerjiyi Hareket Ettirenler olarak her zaman bir bakın. O sizmisiniz, yoksa dışardaki bir şey mi? O sizin realiteniz mi, yoksa bir başkasının mı? Geçtiğimiz birkaç haftada içinden geçtiğiniz deneyimlerin büyük bir çoğunluğu&#8230;.hissettiğiniz hislerin büyük bir çoğunluğu aslında size ait değildi&#8230;.anlıyor musunuz, Enerjiyi Hareket Ettirenler.</p>
<p>Siz enerjiyi hareket ettirdikçe ve kendinizi açtıkça, herşeye karşı çok daha duyarlı olmaya başlıyorsunuz. Kendinizi açtığınız an, o dış enerjileri çeker&#8230;.gerçekten çeker. Başka insanların dışsal enerjilerini çeker, onlar farkında olmasa bile, çünkü onların bazı bölümleri salınmak ister, dönüştürülmek ister.</p>
<p>Ve onlar – sizin deyiminizle – psişik alemlerde ve boyutlar-arası koridorlarda size doğru yollarını bulurlar. Onlar realitenize gelerek sizi haftalardır bombardımana tuttu. Ve siz (bu hislerin, deneyimlerin) size ait olduğunu sanıyorsunuz. Bazı korku, huzursuzluk ya da depresif hislerin size ait olduğunu düşünüyorsunuz. Bazıları öyledir. Ama birçoğu dışardan geliyor. Bazı – nasıl desek – kapana kısılmışlık ve hapsedilmişlik hislerinin sizden geldiğini düşünüyorsunuz, ama bunların çoğu dışardan gelmedir.</p>
<p>Çok ayırt etmek zorunda kalacaksınız. Realitenizin içinden gelen nedir? Dışardan gelen nedir? Bu enerjiler yollarını size çok hızlı bulacaktır. Hareket ettirdiğiniz sadece Yeni Enerjiler değildir. Başka insanlar için de enerjileri hareket ettireceksiniz&#8230;.tutmayacaksınız, dikkatinizi çekeriz, onların enerjilerini tutmayacaksınız, onların enerjilerini hareket ettireceksiniz.</p>
<p>Şimdi, bazen, örneğin, ofisinizde birlikte çalıştığınız bir kişiyi ele alalım. Birbirinizle fazla konuşmasanız bile, arada sırada birbirinize sert sözler sarf etseniz bile, onlar, sizin onlar için enerji tutmanıza alışıktırlar. Bu örnekte siz onların enerjisini tutuyorsunuzdur. Onların enerjisi, size gelmenin yeni yollarını bulacaktır. Bunu deneyimlemiş olabilirsiniz. Son haftalarda, birdenbire sizinle konuşmak isterler. Aynı zamanda da biraz yakınınıza gelmeye çalışırlar.</p>
<p>Ve siz neler oluyor diye merak edersiniz. Onlar size çekilir. Dinamikleri size çekilir. Onların bir parçası, işlemci sizin ve enerjiyi hareket ettiren sizin, onları işlemden geçirmesini ister. Enerjilerinin bir bölümü, sizin onları sadece tutmanızı, enerjilerini kendi içinize almanızı, hatta (geçmişte) tuttuğunuzdan daha fazlasını tutmanızı ister. Bunu yapmak için iyi bir zaman değildir. Bu, enerjileri hareket ettirmek zamanıdır, tutmak değil.</p>
<p>Hayvanların enerjisinin, hatta ağaçların, ve bitkilerin, ve Yerküre enerjilerinin şimdi size geldiğini göreceksiniz, hareket ettirilmek üzere geldiğini. Onlar kapana kısılmıştır. Onlar hapsedilmiştir. Eğer geceleri rüyanızda bir hapishaneden çıkmaya çalıştığınızı, gömüldüğünüz yerden çıkmaya çalıştığınızı, yerin altında – nasıl desek – bağırdığınızı ama sesinizin bile çıkmadığını görüyorsanız, başkalarının enerjilerini alıyorsunuz demektir, başka insanların, salınmak isteyen başka öykülerin enerjilerini. Onların şimdi size gelmesinin nedeni, izin verdiğiniz içindir.</p>
<p>ENERJİLERİ HAREKET ETTİRİN&#8230;&#8230;.TUTMAYIN ONLARI&#8230;.bunlar çok farklı şeylerdir, çok farklı! O enerjileri hareket ettirmek için kendinize izin verin. Bunu nasıl gerçekleştirirsiniz? Tekrarlıyoruz, kendinize izin verin ve sadece soluyun. Bu öyle çok önemli bir şey olmak zorunda değildir. Bunun için yıllarca eğitim almanız gerekmiyor. Bu sadece, tutmaktansa, hareket ettirmeyi kabul etmektir.</p>
<p>Hareket ettirdiğiniz zaman, başka insanların ya da hayvanların ya da bitkilerin enerjilerini hareket ettirdiğiniz zaman, (bu işlem) özünde o enerjiye tanrısallığın ve kutsallığın bir kutsamasını yükler. Sonra da, onlara geri döner. Onlara geri döner ve konuşur &#8211; o enerjinin sahibi ve yaratıcısı – onlara geri gider ve der ki, “Peki, benimle şimdi ne yapacaksın? Ben, senin değişmene yardımcı olma potansiyeline sahibim.” Yani, bunu onlar için siz gerçekleştirmiyorsunuz. Siz onu (o enerjiyi) sadece kutsuyorsunuz.</p>
<p>Yaşamınızda şu an neler olup bitiyor bir bakın. Gerçekten SİZİN olan konu, sorun nedir? İçinizden yükselen bir geçmiş yaşam konusu mudur? Yoksa dışsal bir konu mudur? Gördüğünüzde şaşacaksınız – Cauldre bizim bir sayı vermemizi istiyor – öyleyse diyeceğiz ki, şimdi hissettiğiniz herşeyin yüzde 93.5’i (kahkahalar) dışsal enerjilerdir. Onları kendinizin gibi algılamak çok kolaydır. Yakınlarda hissettiğiniz gibi, yüklerinizin çok olduğunu ve tüm bu şeylerle dolu olduğunuzu hissetmek çok kolaydır. “Tüm bu konular, sorunlar şimdi neden ansızın içimden çıkıyor” diye soruyosunuz. Çıkmıyorlar. Onlar size dışardan geliyor. Onları içinize soluyun&#8230;.kutsayın&#8230;.ve salın gitsinler.</p>
<p>Biz, dünyanın her yanındaki Şambra’dan, birbiriyle enerjiyi hareket ettirme toplantıları yapmalarını isteyeceğiz. Sadece solumak, sadece birbirinizle soluma yapmak, ve sonra da kendinize bakmak, kutlamak (bazı gülüşmeler), iyi bir zaman geçirmek. Bu, işlemin önemli bir parçası olmalıdır.</p>
<p>Anımsayın, siz dünyayı kurtarmaya çalışMIYORSUNUZ. Ve eğer bunu yapmaya kalkarsanız, gelip ellerinize vurmak zorunda kalacağız (yoğun kahkahalar). Dünyanın kurtarılmaya ihtiyacı yoktur. Dünyanın bir kısmı değişmek istiyor. Biz bu yüzden buradayız, ve siz de bu yüzden buradasınız. Dünyanın geri kalanı oyun alanında muazzam iyi bir zaman geçiriyor, öykülerini anlatıyor, oyunlarını oynuyor, savaşlarını veriyor. Onlar buna bayılıyor. Bunu yaptıkları için onları onurlandırın.</p>
<p>Yineliyoruz Şambra, bir eğilime sahipsiniz&#8230;.dünyayı kurtarmaya çalışıyorsunuz. Dünyanın kurtarılmaya ihtiyacı yok. Ama, hazır olan ve değişim ve dönüşüm isteyen enerjiler var. Onlar Eski yapıdan yorgun düştüler. Salınmak istiyorlar. Ve onlar sizden akmaya başlayacaktır. Dış alemlerden&#8230;.melek alemlerinden&#8230;.Yeni Dünya alemlerinden&#8230;ve Dünya alemlerinden akan ve hareket eden enerjiler gelecektir&#8230;.tümü birlikte akacaktır&#8230;.tümü sizin realite noktanızda buluşacaktır&#8230;.(o nokta) sizsiniz&#8230;.sizden akacaklar.</p>
<p>Bu işle başa çıkabilir misiniz?</p>
<p>Şambra yanıtlar: Evet.</p>
<p>Biz bu soruyu sizin adınıza yanıtlayacağız (kahkahalar), ama yine de teşekkür ederiz. Evet, başa çıkabilirsiniz (yoğun kahkahalar). Bu zarif bir çalışmadır. Bu güzel bir çalışmadır, ve bu aslında gerçekleştirmek üzere buraya geldiğiniz çalışmadır. Tüm diğer şeyler ısınma hareketleriydi (yoğun kahkahalar), ve şimdi gerçek işinizi görmeye başlıyorsunuz.</p>
<p>Ama onu, sistemlerinizi zorlamadan gerçekleştirebilmek için, nirengi noktalarını değiştirmek zorunda olduğunuzu hatırlayın. Kendinizi nasıl ölçtüğünüzü ve başka şeyleri nasıl ölçtüğünüzü değiştirmelisiniz. Evet, bu zaman zaman rahatsız edicidir, çünkü nirengi noktaları sizin odakta kalmanıza ya da yaptığınızı anlamanıza yardımcı olur. Ama şu anda herşey değişmektedir Şambra, herşey – bunu farkettiniz – herşey. Nirengi noktasını değiştirin.</p>
<p>Yineliyoruz, vurguluyoruz – kendinize bakın&#8230;..kendinize bakın. İhtiyacınız olan şeyi kendinize verin. Kendinize bolluk için izin verin. Tüm o içsel veçhelerle tartışmayı ve savaşmayı bırakın, ve şu ara sizden gelip geçen şeylerin çoğunun sizinle ilgisi olmadığını anlayın.</p>
<p>Bu Şaud’da bir şeye daha değinmek istiyoruz. Bazılarınızı derinden üzen bir konuya değinmek istiyoruz&#8230;iki şeye. Biz pek de uygun olmayan – nasıl desek – terimler kullanmak zorundayız, ama başka insan sözcükleri yok. Siz bu şeylere “depresyon” ve “anksiyete (derin kaygı, korku)” diyorsunuz. Siz bunlarla mücadele edip durdunuz Şambra. Zor zamanlar geçirdiniz. Bizim için de izlemek zor. Öylesine bunaltan, öylesine zor bir şey ki. Ama maalesef işlemin de doğal bir parçası. Ama bu denli zor olması gerekmiyor.</p>
<p>Buna neden olan unsurların bir bileşkesi (kombinasyonu) söz konusudur, çünkü sizin bir parçanız ölmektedir, içinizde tüm bu ölüm işleminin depresyonu var. Eski siz değişmektedir. Yeni siz feryat edip tutunmak istemektedir. Ve bu, Eski sizle Yeni siz arasında, hedeflerin ya da arzuların bir tür çelişkisi gibi görünecektir. Bu, enerjinin ters dönmesi gibi algılanacak şeye neden olur ki, bu da depresyon dediğiniz şeye neden olur. Depresyon çok gerçektir. Çok derindir. Çok bunaltıcıdır, bildiğiniz gibi.</p>
<p>Bu depresyonda, bu karanlıkta, yalnız değilsiniz. Siz, bir denge tutmaya yardımcı olan, çok zor olan bu işlemden geçmenize yardımcı olan, perdenin bizim yanından gelen uzman bir ekip tarafından kuşatılıyorsunuz. Biz, bunun farkında olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. İçinden geçtiğiniz şeyleri farkındayız. Siz onun öbür yüzünden çıkacaksınız. Ve hâlâ burada, bu Dünya’dayken çıkacaksınız. Depresyon dediğiniz bu şeyin üstesinden gelmek için ya da onu değiştirmek için Dünya’yı terk etmeniz gerekmiyor.</p>
<p>Bu zor bir sorundur Şambra. Ve siz mücadele ederek oradan çıkamazsınız. Birçoğunuz dövüşerek oradan çıkmaya çalıştı. Birçoğunuz depresyonunuzu tatsız laflarla, klişe sözcüklerle, kendini-iyi-hissetirmeyi sağlayan küçük mısralarla beslemeye çalıştınız. Ve bu da işe yaramaz. Bu, içinden geçtiğiniz derin ve yoğun değişimlere kabul vermek durumudur. Bir anlamda, depresyon dediğiniz o şeyin uçurumuna yuvarlanmak için kendinize izin verin deriz. Ondan çıkmaya çalışırken herşeyi karman çorman ediyorsunuz.</p>
<p>Bu, onun içinde tümüyle bedenlenilmek için kendinize izin vermenizle ilgilidir. Ve, duymak istediğinizin bu olmadığını biliyoruz. Depresyonu ve o derin korkuları tümüyle bedenlemekle, Yeni bir enerji türü ve Yeni bir hareket türü gelecektir. İçinin derinliklerine girmek istemediğiniz bu şeyi derinlemesine bedenlemekle, geçmişinizin, geçmiş yaşamlarınızın enerjileri, şimdiye kadar yarattığınız her bir realite-altı enerjileri gelecektir. Onlar koşup gelecektir. Onlar sizinle çalışmak için, sizi bu depresyondan geçirmek için koşup geleceklerdir.</p>
<p>Birçoğunuz için şu aralar korkular, kaygılar derindir, çünkü siz olması yakın değişimi hissedebiliyorsunuz. Birşeyin vermek üzere olduğunu hissedebiliyorsunuz. Ama soru şu – o bir şey kendi içinizde mi, yoksa sizin dışınızda mı? Bir korku, bir kaygı hissediyorsunuz, çünkü şimdiye kadar olduğundan çok daha duyarlısınız. Evet, siz duyarlılığınızı açıyorsunuz ve her şeyi hissediyorsunuz. Kendi içinizdeki korku ve kaygıları hissediyorsunuz, VE tüm çevrenizdeki dünyada olanları da. Bu insanı bunaltabilir. Bu korku ve kaygılar ve tüm bu enerjiler bunaltıcı olabilir.</p>
<p>Enerjiyi Hareket Ettiren olmanın bir başka noktası da, her zaman izleyen olmaktır, hatta kendi depresyonunu ve kendi korku ve kaygılarını izleyen olmaktır. Onun izleyicisi olun. Siz onunla mücadele ederek, dövüşerek, onu saf dışı bırakmaya çalışarak, içine giriyorsunuz. Bazen, depresyonla çalışmayı bırakırsanız, ona karşı güç kullanmayı bırakırsanız, sizi teslim alacağını düşünüyorsunuz. O bir enerji hareketini sağlayacaktır, ama sizi teslim almayacaktır. Bir işleme yardımcı olacaktır, ama sizi yok etmeyecektir.</p>
<p>Şambra, burada şunu da söylemek durumundayız, hepiniz için, ister korkuları ve depresyonu deneyimliyor olun, ister duyarlılıkları. Kendinizi kapatmayı istemek eğilimine sahipsiniz. Biz sizden enerjileri hareket ettirmeyi sürdürmenizi, izleyici olmak için kendinize izin vermenizi, ve duyarlı olmanızı, tümünü aynı anda yapmanızı rica ediyoruz. Duyarlılıklar açılıyor, çünkü siz bunu talep ettiniz. Herşey değişiyor, çünkü siz bunu talep ettiniz.</p>
<p>Bu işlemin, bu prosedürün devam etmesine izin verin, ama nerede olduğunuzu ölçtüğünüz nirengi noktasını değiştirin. Bu bazen büyük, kafa karıştıran bir enerji girdabı gibi görünür. Ve bunun nedeni, herşeyin içinizde hızla hareket etmesindendir. Ama anımsayın, bir düzeyde onu siz yarattınız. Siz kendinize her yanıtı, her aracı, her bir enerjiyi verdiniz. Siz kendinize deneyimi ve tüm anlayışı verdiniz.</p>
<p>Ve son bir nokta&#8230;.şu ara dramlara kapılmak çok kolaydır. Bu güzel bir sapmadır. Sizi, bir anlamda, Eski Enerji’deki sıcak ve rahat bir ortama geri getirir (bazı gülüşmeler). Dramlar tüm çevrenizde oynanmaktadır ve ona kapılmak çok kolaydır. Ve yineliyoruz, eğer dramı oynamak istiyorsanız, yaptığınızın bu olduğunu en azından kabul edin. Bu şekilde ondan daha kolay çıkarsınız.</p>
<p>O komploların tümüne kapılmak çok kolaydır. Komplolar yoktur Şambra, sizin için yoktur&#8230;.tabii siz onları seçmedikçe. Bu arada komplo, sadece ideallerin ve amaçların ve düşüncelerin birleşmesi anlamına gelir, bazı kişilerin işbirliği için birleşmesi, ne amaçla olursa olsun fikirlerini birleştirmek için işbirliği yapmaları anlamına gelir. Bazıları dünyanın karanlık güçler tarafından teslim alındığı düşüncesinde birleşir&#8230;ve sonra öyle de olur&#8230;.onlar için.</p>
<p>Şambra, bu şeylere kapılmak çok kolaydır, çünkü sizin dikkatinizi saptırırlar, çünkü onlar bir enerji üretirler, Eski bir Enerji, dualitik bir enerji, ama bu, size geçici bir haz veren enerjiyi üretir. Ama daha sonra neler olduğunu biliyorsunuz. Siz dibe vurursunuz. Bu da depresyon ve korkuyla ilgili tüm sorunun bastırılmasını sağlar. Yani, bir drama, bir komploya, o dram enerjilerinden herhangi birine geri gitmeye çalışırsanız, evet, kısa bir süre için kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaklardır, ama sonra depresyonu ve korkuyu vurgulayacaklardır. O oyun alanında oynamak istiyorsanız, güzel. Biz sadece – nasıl desek – sizi biraz uyarmak istiyoruz.</p>
<p>Sizin için şu aralar kurban-durumuna düşmek çok kolaydır, çok kolay, çünkü siz diğer insanların kurban-olma-durumlarını hissediyorsunuz. Siz kendinizin daha önceki kurban-olma hislerini hissediyorsunuz. Buna kapılmak ve “Tobias, ben bir Yaratıcı değilim. Bunların tümü bana sadece oluyor” demek çok kolaydır. Öyleyse, öyle olun. Ama, Yaratıcılığa geri dönmeye hazır olana dek, bir süreliğine kurban olmayı seçtiğinizi kabul edin.</p>
<p>Peki, Cauldre bize bugün fazla lafladığımızı söylüyor. Metatron geldiği zaman böyle oluyor (kahkahalar).</p>
<p>Böylece, bu sevinç veren Şambra grubundan derin bir nefes almasını rica ediyoruz. Onun sizden geçmesine izin verin. Hiçbir şeye tutunmayın. Geçerken, tanrısallığınızla kutsanmasını sağlayın. Ve bu güvenli ve mükemmel alanda bir dakika birlikte oturmamıza izin verin&#8230;.hiçbir şeyi düzene sokmaya çalışmadan&#8230;. hatta kendimizi bile düzene sokmaya çalışmadan&#8230;.hiçbir şeyi şifalandırmaya çalışmadan&#8230;.sadece bu değerli alanda olmamıza izin verin.</p>
<p>Güvenli alan, biyolojinizin kendini doğal olarak yenileyebildiği yerdir. O ne yapacağını bilir. O zaten ne yapacağını bilir. Güvenli enerjide oturduğunuz zaman, o da çalışmasını gerçekleştirebilir. Zihinsel dengeniz nasıl dengeleyeceğini ve kendini nasıl koruyacağını bilir&#8230;.zihniniz&#8230;.hatta duygularınız, bu güvenli alanda birlikte&#8230;.çalışmasını gerçekleştirebilir.</p>
<p>Bakın&#8230;.biz bir şey yapmak zorunda değiliz. Siz bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Bu, sizin yarattığınız doğal bir işlemdir. Enerjiyi hareket ettirmek doğal bir işlemdir. Bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Biz bu güvenli ve kutsal alanda sadece oturabilir ve sadece enerjileri hareket ettirebiliriz. Enerji hareketiyle ilgili dramlara ihtiyacımız yoktur. Onunla ilgili herhangi bir haşinliğe ihtiyacımız yoktur. Biz onun hareket etmesine sadece izin veririz.</p>
<p>Şambra, bunu herhangi bir zamanda gerçekleştirebilirsiniz&#8230;..güvenli enerjide olun&#8230;.bırakın bedeniniz yenilensin&#8230;.bırakın zihniniz yeni bir denge düzeyi bulsun&#8230;..bırakın tanrısallığınız Yeni oyun alanına girsin.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır. www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir. Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir. Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir. Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin. Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır. Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın. Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 11 Aralık 2004</div>
<div class="tarih">Şaud 5: Kendine Bak</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir Şambra, bu toplantıya geri dönüyoruz. Müziğinizi duymaktan ve şarkı söylediğinizi duymaktan mutlu oldum. Enerjiyi hareket ettireceğiniz bu yepyeni süreçte sizin de farkedeceğiniz gibi, yaptığınız, gerçekleştirdiğiniz herhangi bir şeye yaratıcı enerjilerinizi ve yaşam-ifadesi enerjilerinizi uyguladığınız zaman, o şeyin etkisi çok daha fazla olacaktır. Başka alemlerin enerjilerini kendinize çekip, kendinizden geçirdikçe, bu, kendi yaratıcılığınızı, kendi yaratıcı/tanrısal merkeziniziuyandıracaktır. Ve bu, kendinizi hiç hayal bile edemediğiniz biçimlerde ifade etmenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>Şarkı söylemek gibi bir şey bile sesinize öylesine bir derinlik ve enerji kazandıracaktır ki, bu sadece şarkı söylemek olmayacaktır, tıpkı konuştuğumuz zamanlarda Cauldre ile gerçekleştirdiğimiz gibi, enerjilerin akmasını ve yansıtılmasını sağlayacaktır. Bu sözcüklerle, ya da hatta sadece sesle ilgili değildir. Bu, enerjileri birçok farklı düzlemlerde, sizinle ve sizin vasıtanızla kurduğumuz iletişim oluşurken oluşan düzlemlerde hareket ettirmekle ilgilidir. Böylece, enerjiyi hareket ettirme işinin mutluluk verici yararlarından birinin de, kendi yaratıcılığınızı yeni bir biçimde ifade edebilmek, kendi enerjilerinizi hareket ettirmek olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Şimdi, Cauldre bugün bizden iki şey istedi. İlki, onunla bağlantı kurduğumuzda, kanallık moduna girdiğinde, ağzının iki karış açık olmasına izin vermememizdi (kahkahalar). O bu konuda oldukça sıkılgan. Ve bize, ağzı açık kaldığında kendini salak gibi hissettiğini söyledi (yoğun kahkahalar). Bugün onunla eğleniyoruz. Ve bir de, hemen sorulara geçebilelim diye konuşmamızı kısa kesmemizi istedi, çünkü bugün çok soru var. Öyleyse başlayalım.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, sinirlerim paramparça. Zihnim sis içinde. Kalbim buz kesti, arkadaşlarıma karşı bile. Yani, ben iyi bir Şambra elçisi değilim. Sanki ölüler diyarında boş bir buzdolabıymışım gibi hissediyorum. Yaşantımda sevinç oluşturmaya nihayet niyet ettiğimi sanıyordum. Bunu neden yapamıyorum?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.biz bundan Şaud’da çok söz ettik, depresyon dediğiniz bu şeyden. Ama bu, &#8211; nasıl desek – çoğu insanın yaşadığından farklıdır. Depresyon denilen bu şey için bazılarınız geleneksel zihin sağlığı uzmanlarından yardım istediniz. Ve farkettiğiniz gibi onlar size pek yardımcı olamıyor, çünkü anlıyormuş gibi davranıyorlar ama anlamıyorlar.</p>
<p>Ama bu klasik bir depresyon türü değil ya da – senin durumunda – soğuk ya da uzaklaşmış olman, klasik bir hissediş biçimi değil. Bu sadece içinden geçtiğin işlemin, Eski Benlik’ten Yeni’ye geçme işleminin bir parçası. Ve yineliyoruz, daha önce de söylediğimiz gibi, perdenin bizim yanından olup da seninle çok yakından çalışan çok varlık var. Bu, oldukça meydan okuyan ve zor olan bu zamanı bedenlemek için kendine izin vermenle ilgilidir.</p>
<p>Yeni bir tutkuyu ortaya çıkartmak için Eski yöntemlere bakmaya çalışmaktan vazgeç. Ve burada olan da aslında budur. Geleneksel insan aklıyla anlaşılması mümkün olmayan yepYeni bir tutku türü ortaya çıkmaya başlıyor. Ama sen hâlâ, yineliyoruz, Eski tutkuları ya da Eski hisleri geri getirebilmek için Eski yerlere bakınıyorsun. Sen, yeniden-alevlenmesi imkansız bir şeyi yeniden-alevlendirmeye çalışıyorsun.</p>
<p>Bundan geçmeni sağlayacak şey, nefes almaktır. Ve Cauldre bizi burada durdurup, bazen fazla basit görünebildiğini söylüyor. Ve Şambra’nın daha kesin yanıtlar istediğini söylüyor. Ama solumanın, Şimdi anında olmanın, ve bunu hissetmek için kendinize izin vermenin, kendinize verebileceğiniz en iyi yöntemler ya da yardımlar olduğunu söylemek durumundayız. Bunu geçirecek – nasıl desek – küçük mutlu bir dünya, ve küçük mutlu bir hap kesinlikle yoktur.</p>
<p>Bunun, çok belirli bir değişim işleminin parçası olduğunu anlamak zorundasın. Sisteminin, duygularının tümüyle bir bakım ve onarımdan geçmesinin, tümüyle üzerinde çalışılmasının gizemli bir yanı olmamalı. Sen bunun öbür ucundan hayrete düşürecek Yeni tutkular ve Yeni içgörülerle çıkacaksın. Bu, bu değişim işleminin olmasına izin vermekle ilgilidir. Senin bu soruna, birçok Şambra adına teşekkür ederim.</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba sevgili Tobias. Özel bir adam yeniden yaşantıma girdi. Ve ben böylesine muhteşem bir potansiyel yarattığım için kendimle gurur duyuyordum. Ve bunun muhteşem bir potansiyel olmadığını farketmek, beni harap edecek kadar acıttı. Ve ben daha iyisini yaratmak istiyorum. Ve nasıl gerçekleştireceğimi gerçekten bilmiyorum. Daha iyisini yaratmak zorundayım. Ve birçoğumuz bunu istiyor. Bana yardım edebilir misin?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.senin yaratın, önce kendin için olmalı&#8230;.önce kendin için. Ve hâlâ bir dolu Şambra yaratmaya ve sonra da diğer kişileri bu yaratıya sokmaya çalışıyor. Onların, kendileri için farklı bir beklenti ya da gündeme sahip olabilecekleri gerçeğini onurlandırmak ve saymak zorundasınız. Onların, kendileri için farklı bir yaratma yolu olabilir.</p>
<p>Ve başka bir Yaratıcı adına yaratmaya çalışmak bazen uygun değildir – çoğu zaman uygun değildir&#8230;.anlıyor musun. Şimdi, bu durumda sen Eski bir ilişkiyi geri getirmeyi yarattın, kendine bunun için izin verdin. Sen, bir anlamda, o enerjiyi yeniden buyur ettin, ama o enerji kendisinin bulunduğu yerin seninkinden farklı olduğunu farkettiğinde, işler yürümedi. Ve sen şimdi kendi Yaratıcı yeteneklerinden kuşkulanır oldun.</p>
<p>İlk önce kendin için yarat. Bazen kendin için yaratmak, bir ilişkinin olmaması anlamına gelir&#8230;.anlıyor musun&#8230;.çünkü bir ilişki içindeyken kendinle olamazsın. Bir ilişkide, başka birinin enerjisini kendine çekersin. Ve – nasıl desek – şu anda Şambra enerjisine uygun olan çok az insan var. İlişkiyi önce kendin için yarat. Bu çok önemlidir. Ve kalbinin, yaşantının bu kutlu ve kutsal yanını bir başkasıyla paylaşmak istediğini biliyoruz. Ama o ilişkiyi önce kendi içinde yaratman önemlidir. Başkalarıyla kurulan ilişkiyle ilgili tüm anlayışın, tüm fikirlerin sonradan değişecektir.</p>
<p>Ama bu, aslında kısa bir süre için uygun olan Eski bir ilişkiydi. Ama uzun vadede yürümeyecekti. Yani neredeyse, bu ilişkiyi, kendi içinde dal budak sarmadan bitirmek için yarattığını söyleyebilirsin.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Teşekkür ederim.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Şimdilerde mevcut pozisyonuma bir çekilim hissetmiyorsam, gerçekten spiritüel yolumda olduğumu nasıl bilebilirim? Ve bu ara başka bir şeye karşı da bir çekilim hissetmiyorum. Ve şimdilerde artık enerjileri tutmadığım da göz önüne alındığında, bu durumun benim için uygunluğu nedir? Açıklık getiren herhangi bir yanıt beni mutlu edecek.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.geçenlerde Şambra’ya söylediğimiz gibi, Eski olan herşeyden koptuğunu ve tutkusuz hale geldiğini hissettiğin bir nokta olacak, ve Yeni olan daha yaşamına girmemiş olacak. Birçoğunuz gerçekten – nasıl desek – “alan” dediğimiz o şeye, tüm enerjilerin kaynağına yeniden-bağlanmak için kendinize izin veriyorsunuz. Bu yeniden-bağlanma işleminde bir deneyim hissedeceksiniz – şu tutkunun yok oluşunu, çoşkunun ya da heyecanın yok oluşunu – çünkü siz aslında tüm sisteminizi tümüyle yeniden oluşturuyorsunuz.</p>
<p>Siz yaşamanın ve eylemde bulunmanın yepYeni bir yöntemine geçiyorsunuz. Bu yüzden de daha önce sözünü ettiğimiz depresyon ve korku gibi şeyleri deneyimleyeceksiniz. Ve bu, “alana” yeniden bağlanmanın doğal bir sonucudur. Ve siz bir tutku kaybı hissedeceksiniz&#8230;işinize olan tutkunun&#8230;.ailenize olan tutkunun&#8230; ve hatta belki de kendinize duyduğunuz tutkunun yok olduğunu hissedeceksiniz.</p>
<p>Ama bunu sen kendine vermedin mi&#8230;.tüm bu değişim işleminin olmasını aslında sen istemedin mi? “Alan”a yeniden-bağlanacağın ve hatta kendi tanrısallığına yeniden-bağlanacağın bu zamanı sen istemedin mi? Bu işlemle savaşacağına onu bedenle. İçinden geçtiğin işleme, ne için orada bulunduğunu sor. Bu bir dersle ilgili değildir, ama bir enerji dinamiğiyle, değişen bir enerji dinamiği ile ilgilidir.</p>
<p>Şambra ile yakından çalıştığımız için, bunun, işlemin oldukça kısa sürecek bir parçası olduğunu söyleyebiliriz. Bu süreçten soluma işlemi yaparak geç. Onu bedenle. Ondan kaçmaya çalışma. Neden orada olduğunu anla. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Ben burada kendime bakacağım. Hayır dualarım üzerine olsun sevgili Tobias. Biraz sinirliyim, ve bu sadece, gerçekte kim olduğumu olmak için kendime izin vermenin zorluğundan kaynaklanıyor. Senin aylık ziyaretlerinden büyük sevinç ve şükran duyduğumu bilmeni istiyorum. Takılıp kalmadan soruma geçeyim (bazı gülüşmeler). Bildiğin gibi, ikibin yıl önce Yeshua ile birlikte yürüdüğüm anlayışına sahibim. Ve şimdi, önceki bir yaşamda seninle de Tobias, birlikte olduğum, ya da seninle takıldığım anlayışına sahibim. Ve, ben nasıl bir bireydim&#8230;.ilişkimiz nasıldı? Birlikte şarap içtik mi (yoğun kahkahalar)? Deli miydim (yoğun kahkahalar)? Sen, senken&#8230;ben&#8230;ben (kimdim)? Ve bana bir ad takmış mıydın – çünkü ben hatırlayamıyorum – (bunu paylaşman) harika olurdu (kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.biz birlikte takıldık. Ve Dünya’da birlikte olduğumuz zamanlar değil de, daha çok arada olan, yaşamlar arasında buraya geri döndüğün, başkalarıyla ve&#8230;..gerçi bizim bu tarafta pek bu adla anılmam ama Ben Tobias ile çalıştığın zamanlar daha önemlidir.</p>
<p>Ama buraya geri geldiğin zamanlardaki çalışma çok yoğundur. Dünya’da öğrendiğin şeylerle ve Dünya’nın nasıl değiştiği ve büyüdüğüyle ilgili konuşmalar çok olur. Ve biz çok dikkatle dinleriz. Ve – nasıl desek – sen – nasıl desek, bunu açıklamak biraz zaman alır – şimdilerde realitelere doğmakta olan, fiziksel olmayan, insan olmayan enerji formlarıyla çok çalışıyorsun. Bu varlık türleri şu anda herhangi bir realitede mevcut değildir. Ve onlar realitelere doğmaktadır. Sen bununla çok çalışıyorsun. Ve benim sende en çok etkilendiğim şey de budur.</p>
<p>Gerçek insan yaşamlarına gelince, Tobias olduğum yaşamımda seninle karşılaşmadık. Ama ondan sonraki, hapse atıldığım yaşamımda, sen kısa bir süre için bana oldukça yakın hücrelerin birine hapsedilmiştin (kahkahalar). Ve ilginçtir, senin yüzünü hiç görmedim, ama biz epey laflamıştık. Şarap içmekten söz ettik (yoğun kahkahalar), ama bunu hiç yapamadık. Yaşam felsefelerinin çoğundan söz ettik.</p>
<p>Ve biz uzun uzun Musevi dininden söz ettik. Yahudiler hakkında çok konuştuk. Ve senin o zamanlar – nasıl desek –çok ilginç bakış açıların vardı. Sen Yahudi dininin – nasıl desek – çok sıkışıp kaldığını, çok eskidiğini hissediyordun. Ve bu, benim o zamanki düşüncelerime ve görüşlerime ters düşüyordu. Ve biz bununla ilgili çok ateşli ve yoğun tartışmalar yaptık.</p>
<p>Ve – nasıl desek – o hapis zamanlarında sana taktığım ad, Saul’du. Ve bunun arkasında yatan özel bir şaka vardı ki, kutsal yazılarda Saul ile ilgili bölümleri okursan anlarsın. Ve bunu da söyledikten sonra, seni görmek güzel (kahkahalar).</p>
<p>4.ŞAMBRA: Seni de görmek güzel. Teşekkür ederim.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Merhaba, benim Tobias’ın rehberliğine acilen ihtiyacım var. Birkaç gün önce bir Şambra beni telefonla aradı ve bu bölgede olup da kanallık eden birkaç Şambra’nın aldığı mesajları iletti. Bu, bu ay, yani Aralık ayında East Bay bölgesini etkileyecek büyük bir depremle ilgili bir uyarıydı. Bu o kadar yıkıcı olacakmış ki, evlerimizi mutlaka depreme karşı sigortalamalıymışız – bu arada, sigorta burada inanılmaz pahalıdır – kişi başına iki haftalık yiyecek ve su depolamalıymışız&#8230;.vs&#8230;vs. Beni arayan Şambra, aldığı bilgi sonucunda, evini hemen satışa çıkartmaya karar vermiş. Bu arada da kiralayacağı bir oda bakınıyormuş, ve ülkenin başka bir yerine gitmeyi de planlıyormuş. Korkuya kapılıp paniklemek çok kolay. Tobias’ın daha iyi bir fikri, bunu doğrulamasının, belki de bu depremin olabilirliğinin tarihini vermesinin bir yolu var mı? Ve tangoyu hangi fay hattı yapacak? Ve, teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Aman Allah’ım! (kahkahalar) Şimdi, bunların tümünün arkasında yatan enerjiye bir bakalım, çünkü şu anda burada görülen – ve burada çok, çok katman söz konusudur – senin sözünü ettiğin türde bir deprem potansiyelidir. Ve ona – bu potansiyele, bu belirli katmana – enerjileri okuyan ve hisseden kişiler girebiliyor. Ve onlar kesinlikle haklıdır – böyle bir potansiyel vardır, ama bu sadece bir katmandır.</p>
<p>Şimdi, burada tüm Şambra için önemli bir ders var. Bu tek bir katmandır, ve bir bakıma, diğer katmanlardan öne çıktığı için ilgiyi ve dramı üzerine çekiyor. Ama o tek bir katmandır. Başka katmanlar da var.</p>
<p>Başka bir katmandan, bu kadar ilginç olmayan, ve bu denli eğlenceli, ve bu denli dinamik olmayan bir katmandan söz edelim. Bu katman, insanların taşınmasına ve satıp savmasına ve tüm bu şeyleri yapmasına neden olmuyor. Bu katman, 11 Aralık tarihinde birlikte oturan, dünya çapında biraraya gelen, ve biraz nefes çalışması yapan, ve Tüm Var Olan adına, ve tüm Dünya, ve tüm insan bilinci adına biraz enerjiyi hareket ettiren bir grup Şambra’dır. Ve hareket ettirilen enerjiler sayesinde East Bay bölgesinde bu büyük depremin ve bu büyük yıkımın olması gerekmeyebilir&#8230;.belki de Şambra, küçük bir enerji hareketi için Cauldre ve Linda’yla birlikte bir ay sonra Kaliforniya’nın merkezine gidiyor olmamızın (gülüşmeler) bir nedeni de budur.</p>
<p>Evet, depremler olacak, ve toprak homurdanacak. Ama bu olmak zorunda değildir. Ve bu, varolan tek potansiyel değildir. Bu büyük – nasıl desek – büyük yıkıma odaklanmak, kısmen, Atlantis zamanlarıyla bağlantılı olmasından kaynaklanıyor. O zamanların enerjisini hissetmektir söz konusu olan. Sadece bir katman okunmaktadır. Ama böyle olmak zorunda değildir.</p>
<p>Herhangi biriniz başka alemlere gittiğinde, bilincinizi açtığınızda, – ister kanallık ediyor olun, ister enerjileri okuyor olun – tüm katmanları ve düzeyleri kontrol edin ki bundan hem kendiniz yararlanın, hem de dinleyiciler yararlansın, sonra da bunların neyi temsil ettiğine ve potansiyellerin ne olduğuna bir bakın. Evet, şu Kaliforniya bölgesinde, en çok da burada adı geçen yerin güneyinde depremler olacaktır. Depremler olacaktır. Ama bunların insan yaşamını alması gerekmiyor. Felaketler olması gerekmiyor.</p>
<p>Ve herşeyden çok Şambra, sizin dramlara kapılmanız gerekmiyor. Herhangi bir zamanda, her an, kendiniz için güvenli alanı, güvenli enerjiyi yaratabilir ve orada olabilirsiniz. Siz herhangi bir zamanda ve her zaman güvenli enerjidesiniz. Onun için, bu soruyu gündeme getirdiğin için teşekkür ediyoruz, çünkü Şambra’ya çok yararı oluyor. Ve sizi uyarıyoruz – bu, herhangi birini ne haklı, ne de haksız kılar. Biz sadece şunu söylüyoruz – burada, işin içinde olan tüm katmanlara ve düzeylere bakın. Ve hayır, biz belirli bir tarih vermeyeceğiz.</p>
<p>LİNDA: Gezilerimiz sırasında Geoff’in ve benim dramlarla sanki flört etmemizi sağladığın için teşekkürler. Bu (hareketini) çok takdir ediyorum. (kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Ve, geçenlerde Japonya’ya gittiğinizde, seminerinizin sonunda adanın kuzeyinde büyük, büyük bir deprem olduğunu gördünüz. Ve insan kaybı çok, çok azdı. O deprem, daha büyük şehirlerin (altındaki toprağı) yarmak, ayırmak potansiyeline sahipti. Büyük sayıda kayıplara, ölümlere, yaralılara neden olma potansiyeline sahipti. Ama orada toplanmış olan, bazı enerjilerin hareket etmesine yardımcı olan bir grup Şambra vardı, ve onlar sonucu belli bir biçimde etkilediler.</p>
<p>LİNDA: Teşekkürler Tobias. O deprem 7.1 ya da .2 ya da .3 Richter ölçeğindeydi, ciddi bir depremdi. Çok teşekkür ederiz. Bu iyiydi (kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Sevgili Tobias ve yukardaki ya da çevremizdeki, aslında içimizdeki tüm dostlar. Bunu yazdım çünkü hepinizi hissediyorum ve ben, enerji bedenimdeyken ona sahip çıkamıyordum ve bu konuda çok yol katettim. Şimdi bedenimde mevcut olabiliyorum, ve bunu yaparken sizinle birlikte de mevcut oluyorum. Ve bu birinci şeydi&#8230;.bunun için teşekkür ediyorum. Ve sizin de bunu yaptığınızı hissediyorum&#8230;.belki şimdi öbür uca gidiyorum ama, senelerdir süregelen depresyonum şimdi çözülmeye başladı. Ve ben daha çok mevcut olmaya başladım. Ama soru şu: halka açık okul sistemlerimiz – ki bunlar Eski Enerji’deler, özellikle de benim çalıştığım halka açık Montessori okulu – biz inanılmaz bir finansal yaşam savaşı dramının içindeyiz. Personel sürekli komplolar peşinde. Ve o dramın bir parçası haline gelmek o kadar kolay ki. Onun için, Enerjiyi Hareket Ettiren biri olarak, solumaktan ve nirengi noktalarının kaydığını farketmekten başka, çocuklarımız için eğitimin geleceğini nasıl bir duruşla tutabilirim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.Enerjiyi Hareket Ettiren biri olarak, enerjini şu anda içinde bulunduğun okuldan çekmenin zamanıdır. O okul – nasıl desek – sonuçta sana uygun olmayacak bir dinamiği temel alıyor. Ve çevrende bir dizi şey meydana geliyor, bunlar senin başka Şambra’larla birlikte çalışıp kendine ait Yeni bir okul yaratmanda seni cesaretlendirecektir. Montessori’nin enerjisi – nasıl desek – hem harika, hem de uygundur, ama Yeni bir uygunluk söz konusudur. Bu yüzden, küçükler için adım atmak zamanıdır Şambra.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bu Arjantin’de mi olacak yoksa Amerika’da mı?</p>
<p>TOBIAS: Ve her yerde.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkürler.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, ben gitgide daha fazla fiziksel ağrı deneyimliyorum. Ve ne yaparsam yapayım, onu salamıyorum. Düzenli olarak masaj oldum, masaj tedavileri aldım. Soluma yapıyorum, çok saf su içiyorum, ek vitaminler vs alıyorum, salıvermeler yapıyorum, yaratıcı işlerde çalışıyordum, vs., vs. Yine de ağrılar sürüyor. Depresyonu, derin korkuları deneyimliyorum. Çok empatik oldum, ve&#8230;.sanırım anladın.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.sen çok duyarlı ve empatik bir insansın. Ve burada olan şudur, sen enerji tutma işini gerçekten seviyorsun. Ve bu da fiziksel bedenini etkiliyor. Fiziksel bedenin aslında bunun ötesine geçmek istediğini bağırıyor sana. Enerjileri tutmaktan vazgeçmeni istiyor.</p>
<p>Senden, bizim gördüğümüz şeyleri yazıp bir liste haline getirmeni rica ediyoruz – burada kendi aramızda şakalaşıyoruz – ama senin enerjisini tuttuğun en az bir düzine önemli şey görüyoruz. Ve bunlar şu anda yaşamında olup da çevrende bulunan şeyler. Bunlar, daha geçmiş yaşam şeylerini bile içermeyen insanlar ve durumlar. Sen düzinelerce enerji tutuyorsun. Bunları bir kağıda yaz. Ve sonra, eğer uygunsa, bunları salmak için kendine izin ver. Kağıdı yırt. Onu ateşe at. Bırak gitsin. Ama sen enerji tutuyorsun, ve bu şu anda bedenini yıpratıyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>7.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NI SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Kızgın olduğumda sana kötü şeyler söylediğim tüm zamanlar için üzgün olduğumu söylemek istiyorum, (kahkahalar) çünkü bunu çok kez yaptım.</p>
<p>TOBIAS: Benim de sana birkaç kötü şey söylediğimi itiraf etmeliyim (yoğun kahkahalar).</p>
<p>8.ŞAMBRA: Buna üzüldüm işte. Ve keşke bir lokanta açmadan önce dramlarla ilgili uyarıları almış olsaydım, çünkü dramdan çıkmanın bir yolu yok. Ama acaba diyordum, ortağımla olan durumun neden böyle olduğu hakkında beni biraz aydınlatabilir misin ve&#8230;..yeni şeyleri hayal etmekten söz ettiğinde, belki de başlatmak istediğim şu öbür işi düşünüp duruyorum. Ve bu iş alternatif yakıtlara ihtiyaç duyuyor ama, senin sözünü ettiğin alternatif yakıtlara değil. Ve bununla ilgili bana biraz öneride bulunabilir misin diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.sen sorunu sormadan, biz tümüyle açık bir paylaşımın uygunluğu için ortağından izin istedik, çünkü çoğu kez, öbür kişi katılmaya gönüllü değilse soruları yanıtlayamayız. Ama o (çvr: erkek o “he”) gönüllü. Ve bu ilginç bir dinamik.</p>
<p>Siz ikiniz, bildiğin gibi, birbirinize çok aşık olduğunuz, çok yakın, birçok açıdan yakın bir beraberlik kurduğunuz durumları paylaştığınız çok, çok, çok yaşam birlikte oldunuz. Ve bu yaşamda bunu sürdürmeyeceğinize dair ikiniz de kendi kendinize söz verdiniz. Bu (ilişki türünün) ikinizi de, ikinizin de enerjisini geri tuttuğunu hissettiniz. Böylece aranızda bir anlaşma yaptınız, bu yaşamda ne olursa olsun – nasıl desek – birbirinizden nefret edecektiniz (bazı gülüşmeler).</p>
<p>8.ŞAMBRA: Çok geç. Yani demek istiyorum ki&#8230;..biz oraya geldik bile. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.gerçekten&#8230;.harika bir şey (yoğun kahkahalar).</p>
<p>8.ŞAMBRA: Yaa evet, gel de bir gün benim yerime sen yürü bu yolu.</p>
<p>TOBIAS: Sen kendi yaratını yaşıyorsun ve onun yaratısını, çünkü yeniden birarada olmanın fazla kolay olacağını biliyordun. Ama bu yaşamda bireysel olarak gerçekleştirmeniz gereken çok iş vardı. Yani – nasıl desek -&#8230;..</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki kim kimi yönetiyor?</p>
<p>TOBIAS:&#8230;.bu insan halindeyken, öyle olmayacağını söylemenize karşın, birbirinizi yine de buldunuz. Ve bu insan halinde, öyle olmayacağını söylemene karşın, kendini romantik bir durumun içinde buldun. Ve sonra o romantik durum – nasıl desek – yok olduğunda, kendi kendini aldatıp onunla bir iş kurmaya ve ortak olmaya çalıştın. Ve bunun yürümeyeceğini biliyordun (kahkahalar).</p>
<p>8.ŞAMBRA: Evet, dramlar.</p>
<p>TOBIAS: Böylece, hayır, hiç de dram değil. Bu, derin ve gerçek bir içsel sevgiyle ilgili. Ve bu, birbirine duyulan en büyük aşkla edilen bir yeminle ilgili; birbirinizi en az bir yaşam boyunca bırakacaktınız. Böylece tüm bu dinamikleri, yeniden biraraya gelmeye çalışacak olursanız, işe karışsınlar diye kesiştirdin.</p>
<p>Şimdi, karar vermek durumundasın – buna sırtını dönecek misin? Ve istediğin şey hâlâ bu mu? Ettiğin yemin hâlâ önemli mi? Yeni bir biçimde, ille de Eski Enerji aşk macerasını içermeyen bir biçimde birlikte olabilir misin? Oluşturduğun bir sonraki potansiyel düzeye ve temelde şunu söyleyen düzeye geçebilir misin, “Pekâla, eğer kendimizi yeniden biraraya gelmiş bulursak, bu birlikteliği yeni bir biçimde yeniden-yaratabiliriz. Burada olmama yemini etmiş, birarada olmamak için herşeyi yapmaya çalışan iki insanın yepyeni bir biçimde nasıl birlikte olabileceğini yeniden-yaratacağız.” Ve biz ille de romantik bir ilişkiden söz etmiyoruz. Nasıl desek – elindeki bu işin, tüm kişisel ve ikiniz arasındaki sorunları da içeren bu işin gelişmesini sağlayabilir misin? Bu büyük bir adımdır. Ve o, neden söz ettiğimizi bilecektir. Sen onunla içinde bulunduğunuz bu delilik hakkında konuşabilirsin de.</p>
<p>8.ŞAMBRA: O zaten biliyor.</p>
<p>TOBIAS: Biliyoruz. Bu yüzden temel olarak bununla ilgili açık olmamızı istedi. Ama, Eski Enerji ilişki tuzaklarından bazısının ötesine geçip, ille de bir aşk macerasını, ya da fiziksel seksi, ya da bunlardan herhangi birini içermeyen Yeni bir ilişkiye geçebilir misin? Ve bu iş vasıtasıyla ikiniz arasındakinin ifade bulmasını sağlayabilir misin?</p>
<p>8.ŞAMBRA: Belki bir aracıyla. Aracıyla olur mu dersin&#8230;.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, aracı olmaz. Burada bir aracı uygun olmazdı. Sen enerjileri değiştirmeye gönüllüsün, ve ikiniz adına öne çıkman, bunun gerçekleşmesi potansiyelini getirir. Ya da belki&#8230;.belki, bu ortaklığın feshedilmesi ve senin kendi yoluna, onun da kendi yoluna gitmesi ikiniz için de en iyisidir. Ve – nasıl desek – bu belki senin için yeni kapıları da açar. Ama her ikinizin de oluşturduğu en yüksek potansiyel olarak&#8230;..tüm bunların ötesine geçmeyi, ve yeni ve sağlıklı bir ilişki geliştirmeyi görüyoruz. Evet, çok derinde yatan ve çok yoğun olan hukuksal ve finansal ve duygusal konular var. Ve ben&#8230;.burada söz konusu olan şeyi herkesin içinde söyleme iznimiz yok. Biz seninle sonradan bununla ilgili konuşacağız, bu, tüm bu işleme yardımcı olabilecek bir şey.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki, teşekkürler.</p>
<p>TOBIAS: Bunun Yaratıcısı’nın sen olduğunu anla. İkiniz arasındaki bu öykü, muazzam bir öykü.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Bu bana çılgınlığı yaratan olmak gibi geliyor&#8230;..düşünsene&#8230;.vaay!</p>
<p>TOBIAS: Yok gerçekten, daha en baştan, bu yaşamda yeniden birlikte olmama yeminini etmek delilikti. Bu çılgınlıktı.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Peki bu nasıl oldu? Peki, herneyse, çok teşekkür ederim Tobias.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>LİNDA: Bu celsenin sonu olarak önerdiğin yere yaklaştık, ama bir soru daha alalım mı?</p>
<p>TOBIAS: Birkaç tane daha.</p>
<p>LİNDA: Oo, vay vay!</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selamlar Tobias, sana sadece, son dört yıldır Kırmızı Meclis ve Çemberle çalıştığımdan bu yana değişimlerin ne kadar büyük olduğunu söylemek istiyorum. Ve bugün, son yirmi/yirmibeş yılda yazdığım birkaç şarkıyı çalıp, Kırmızı Meclis sırasındaki ve ondan önceki yolculuğun birazını paylaşacağım. Ve benim tek bir sorum var. Yirmi yıl kadar önce üzerimde çok derin etkiler bırakan bir öğretmenim oldu. Ve onun yolu sonunda hasta olarakTayland’a düştü, ve ben izini kaybettim. Kendini çok inzivaya çekti. Adı Lewis (Louis?) Gitner. Ve ben onun perdenin bu yanında mı, yoksa sizin yanında mı olduğunu merak ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: O şu anda bizimle, aslında şu anda seninle. Ve – nasıl desek – o, bu inziva dönemine girmek zorundaydı – (biz bir yandan da) onunla konuşuyoruz. Ve kendi yaşamında değiştirmek istediği çok şey vardı. Ama – nasıl desek – bize diyor ki, yeni müziğinde birlikte çalışmaya karar verirsen, enerjileri sana çok yakınmış.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;..ve ölümü zor ya da travmatik olmamış. Öteye kolay geçmiş.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, ben yaşantımda çılgın bir bolluğa tümüyle hazırım, ancak, sıra bolluğa gelince sanki Eski Enerji’de sıkışıp kalıyorum. Bolluğu engelleyen, yaşantıma bolluk akışını şu anda engelleyen nedir?</p>
<p>TOBIAS: Senin durumunda, birkaç şey birden söz konusu. Sınırlı bir inanç – nasıl desek – bolluğun kısıtlı olduğuna dair sınırlı bir inanç sistemi var. Bir de – nasıl desek – burada biraz senin özeline gireceğiz. Ama bu, gerçekten burada kalmak isteyip istememenle, gerçekten yaşamın tadını çıkartmak isteyip istememenle ilgili dalgalanmalarınla, gidip gelmelerinle ilgili. Buraya geri gelmeye yapıştığın anlar var. Gerçekten yaşamak istediğinden emin değilsen, bolluğun yaşamına girmesi zordur.</p>
<p>Bolluk denen şu şey, biliyoruz, çok zor. San Diego denen yerde uzun uzadıya bundan söz ettik. Ve o konuşmaları dinlemek iyi olurdu. Ama o çok, çok basit bir enerjidir. İnsanlar onun çevresine engeller yaratıyor.</p>
<p>Seninki biraz derinlerde yatan, SENİN için sınırlı OLDUĞUna&#8230;.onun gelmesini sağlayacak kaynaklara ve bilgiye sahip olmadığına dair bir inanç sistemi. Böylece senin için diyeceğiz ki – sadece, bunun gitmesi için kendine kesinlikle izin ver. Bunu gerçekleştirdiğin zaman, yaşamında bazı değişimlerin olma olasılığının&#8230;.özellikle de iş durumunda değişimlerin&#8230;.seni, bunun gerçekleşmesini sağlayacak farklı bir iş çevresine sokma olasılığının olduğunu anla. Sen şu anda kendini, seni gerçekten kısıtlayan ya da sınırlayan bir iş çevresinde tutuyorsun, ve orada olman gerektiğine inanıyorsun. Böylece bu değişimin işinle ilgili olma olasılığı var ve hatta belki de başka eylemlerle. Sadece, bu değişimler olduğunda bize sövmemeni rica ediyoruz. Bu değişimler, kapsayıcı işlemin bir parçasıdır.</p>
<p>Ve senin sorduğun bu soruyu bir fırsat olarak kullanıp, Şambra’yı, kaynaklarını birleştirmeye çağırıyoruz. Nasıl desek – bir Eski Enerji durumunda çalışıp da bolluk akışını gerçekleştirmek, zaman zaman çok zordur, çünkü birçok Eski Enerji inanç sistemine karşı – ya da onlarla birlikte – çalışıyorsunuzdur. Şambra, Şambra’yla birlikte çalışırken, ve sizler Yeni potansiyelleri ve fırsatları araştırırken, sandığınızdan çok daha fazla yeteneklere sahip olduğunuzu, bir başkası için çalışmak zorunda olmadığınızı öncelikle göreceksiniz. Bu önemli bir anahtardır – yani, kendi muhteşem potansiyelinizi yine kendiniz yaratabileceğiniz. Başkaları için çalıştığınız sürece, hakkınız olan bolluk miktarına gerçekten kavuşmanız zordur.<br />
Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Bu iş benim için ortaya çıkacak mı&#8230;.bu, kendi başıma yapabileceğim ve başkaları için çalışmayacağım bir şey mi&#8230;.çünkü arzum budur?</p>
<p>TOBIAS: Bu sana, bunu gerçekleştirmek için belki de gerekli araçlara sahip olmadığın konusunda meydan okuyacaktır. Ama sözünü ettiğimiz bu değişim, evet, kendi başına iş yapmanı içeriyor. Ve başlarda sana bir dolu düzeyde meydan okuyacak, bunu becerip beceremeyeceğini merak edeceksin. Ve bu, enerjileri hareket ettirmek için ve birden gelen enerjinin, aynı zamanda senin için çalışmaya başlamasına izin vermen için mükemmel bir zamandır.</p>
<p>10.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim&#8230;.ama bu, bir süre için kendini rahat hissettiğin alandan çıkmana neden olacaktır (bazı gülüşmeler).</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, burada olduğun için teşekkürler. Benim iki sorum var. İlki – Sanırım biraz onaya ihtiyacım var. Finansal açıdan çok özel bir durumda bulunduğumu hissediyorum. Ve, benim için bununla ilgili, ve bu noktada benim için neyin önemli olduğu hakkında biraz konuşmanı rica ediyorum. Ve diğer soru da, an’da kalmakla ilgili. Bunu bu denli zor kılan, onu hissetmeyi zor kılan nedir? Solumak&#8230;zor&#8230;.ve onun içinde ne kadar kalmak istersem&#8230;.kendimi o kadar dışına itiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten&#8230;.”an”ın ne olduğuna bir bakalım. Onu nasıl tanımladığımıza ve nasıl bir nirengi noktası haline getirdiğimize bakalım. Biz Kırmızı Meclis’te “an”dan ve “genişlemiş an”dan söz ederiz. Genişlemiş an, tam burada ve şu anda tümüyle mevcut olmana izin verir, bu odada olduğunu bilirsin, bu bedende olduğunu bilirsin. Ama o aynı zamanda başka alemlere genişlemene ve çevrendeki bir dolu başka şeyin de farkında olmana ve hissetmene izin verir.</p>
<p>Yani, senin de yaptığın gibi genişlemeye başlamak, biraz şaşırtıcıdır ya da düzeninin bozulmasıdır. Sen onu gayretle ve harika bir biçimde gerçekleştirdin. Ama bu sonra, sıradan, düzenli anlardan çıktığını sanmana yol açıyor. Bunların tümü birlikte olabilir. Hem bedeninde ve hem kendi alanında ve hem de genişlemiş alanda olabilirsin. Ve bu, herşeyi, herşeyi kuşatan duyusal bir algıya sahip olabileceğin anlamına gelir.</p>
<p>Yani, sen burada kendine karşı biraz katı davranıyorsun. Ve biz nedenlerin dinamiğini anlayabiliyoruz, ama kendini şu diğer alanlara genişletmenin senin için daha önemli olduğunu söyleyeceğiz. Ve sen odağını burada tutmak için çok gayret ediyorsun. Bunu iyi başardın. Şimdi kendini şu diğer alemlere aç.</p>
<p>Bildiğin gibi yaşamında muazzam değişimler oluyor, olması için kendine izin verdiğin değişimler. Ve sanki herşey ayağa kalkmış gibi. Sanki herşeyin Eski Enerji kaynakları kurumuş gibi görünüyor ve bu da seni, bundan sonra ne yapacağın ve bunu nerede gerçekleştireceğin konusunda çok güvensiz kılıyor. Bunların tümü çok uygun bir süreçtir. Sen bunların hepsi için kendine tüm yanıtları verdin.</p>
<p>Biz burada biraz – nasıl desek – seninle nasıl konuştuğumuza dikkat etmek durumundayız. Herhangi bir öngörüde ya da kehanette bulunmaya çalışmıyoruz. Senden bir şey rica ediyoruz – biz burada kendi aramızda tartışıyoruz – senin bu noktada bir şey yapmanı rica ediyoruz. Kendine biraz güvenmen gerekecek, çünkü belirli şeyler var ki, sözünü etmemize izin verilmiyor, yani bu, içinde bulunduğun değişimlerden geçmek için kendine izin vermenle ilgili. Kendine daha çok güven. Çözümü kendine şimdiden sunduğunu anla. Ve şu anda söyleyebileceğimizin hepsi bu. Seninle biraz sonra konuşacağız.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Bir soru daha.</p>
<p>LİNDA: Cauldre de bunu kabul ediyor mu?</p>
<p>TOBIAS: Ediyor.</p>
<p>LİNDA: Peki.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Benim sorum, bu yaşamda çok zor bir yolu seçmiş gibi görünen onyedi yaşındaki kızımla ilgili. Uzun yıllardır beyninde büyüyen bir tümör vardı. Bu tümör şimdi gitti, alındı. Ama onu yaşamının birçok farklı alanlarında etkiledi&#8230;.fiziksel olarak&#8230;.kişilik açısından&#8230;.böyle şeylerde. Ve onun bunu neden seçtiği, ve gerçekte kim olduğu hakkında beni aydınlatabilir misin diye merak ediyordum, ve o Şambra mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de&#8230;.öğrenmenin ve genişlemenin ve büyümenin bir yolu olarak yaşam süreçlerinde içinden geçecekleri çok zor deneyimleri seçen, geniş çapta farklı şeylerle başa çıkmanın deneyimlerini kendilerine hazırlayan çok insan var. Bunlar bazen karmaya dayanır. Ve bazen de sadece deneyime dayalıdır, tümör gibi bir şeyin, ya da özürlü olmak gibi bir şeyin deneyimlenmesini temel alır. Bu deneyim sevinçle – özellikle de onun (kızının) durumunda – sevinçle ve seve seve kabul edilmiş ve (bu realiteye) getirilmiştir.</p>
<p>Böylece senin de bunu anlaman ve onurlandırman, tümüyle onurlandırman söz konusudur. Ve bazen insan yanınız zorlansa da – ve bu varlığı çok seven anne yanın zorlansa da &#8211; şefkati devreye sokmak ve şefkat olmak için kendine izin ver. Tümüyle şefkat içinde olan Kuan Yin enerjilerini bedenlemek için kendine izin ver, ve tüm öyküyü farklı bir biçimde göreceksin. Bunun bir lanet değil de, nasıl bir nimet, bir lütuf olduğunu göreceksin. Bunun çirkin bir şey değil de, nasıl güzel bir şey olduğunu göreceksin. Ve insanların gerçekten nasıl Yaratıcılar olduğunu göreceksin. Bazen bu tür şeylerin senin kontrolün dışında meydana geldiğini düşünüyorsun, ama bunların tümünün aslında Yaratıcısı sensin.</p>
<p>Kızın, yükseliş işleminden geçmek için kendine izin vermek açısından, Dünya’dayken tanrısal olanla birleşmek için kendine izin vermek açısından Şambra’dır&#8230;.yani bu açıdan evet, Şambra’dır. Şambra’nın, bizim dağıttığımız bir ünvan olmadığını söyleyerek sizi uyarmak isteriz. Bir karta sahip olmanız gerekmiyor. Ve kesinlikle herhangi bir ödeme yapmanız gerekmiyor. Ama Şambra, şimdi Dünya üzerindeyken tüm bu bütünleşme işleminden geçen bir grup insandır. Ve o gerçekten bu insanlardan biridir. Böylece, bunu da söyledikten sonra, soruna teşekkür ederiz.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ve böylece, bu günün enerjilerini toparlıyoruz. Ziyafetin kokusunu alıyoruz (bazı gülüşmeler) (çvr: bu toplantıların sonunda birlikte yenilen yemekten söz ediyor) Biz acıktık, ve sizin de acıktığınızı biliyoruz. Böylece sevgili Şambra, birlikte bir derin nefes daha alalım. Enerjilerin hareket etmesine ve bizden akmasına izin verelim. Ve bu özel günlerin (çvr: noel günleri), sevgi günlerinin, paylaşım ve ilgi gösterme günlerinin gelmesini bekliyoruz. Birkaç kısa hafta sonra, Şambra’yla gerçekleştireceğimiz başka çalışmalar için sizi yeniden burada görmeyi umuyoruz.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2004/12/11/saud-5-kendine-bak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 4: Enerjiyi Hareket Ettirenler</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2004/11/06/saud-4-enerjiyi-hareket-ettirenler/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2004/11/06/saud-4-enerjiyi-hareket-ettirenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Nov 2004 20:43:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 06 Kasım 2004
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
Ve öyledir sevgili Şambra, Ben Tobias geri geliyorum (bazı gülüşmeler ve alkışlar). Gerçekten, bugün burada oturan ve buraya (İnternetten) bağlanan Şambra grubunun enerjisi çok güzel, çok yoğun. Siz o kadar hevesli, o kadar aç…. gerçekleştirmek üzere Dünya’ya geldiğiniz şeyi tamamlamaya o kadar istekli….enerjilerin ilerlemesine yardımcı olmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 06 Kasım 2004</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, Ben Tobias geri geliyorum (bazı gülüşmeler ve alkışlar). Gerçekten, bugün burada oturan ve buraya (İnternetten) bağlanan Şambra grubunun enerjisi çok güzel, çok yoğun. Siz o kadar hevesli, o kadar aç…. gerçekleştirmek üzere Dünya’ya geldiğiniz şeyi tamamlamaya o kadar istekli….enerjilerin ilerlemesine yardımcı olmaya o kadar isteklisiniz ki….hem kendi içinizde, hem de Yeni Enerji’deki yaşam denen şu şeye katılmak isteyen herkes için.</p>
<p>Ben Tobias, ve bugün gelen konuklar sizinle enerjileniyoruz. Sizi soluyoruz. Sizi bedenlemek istiyoruz. Size o denli yakın olalım ki – içinizde olalım ve dışınızda olalım – sizi bedenleyebilelim, bunu yapmamıza izin verir misiniz? Bugün daha da yakına gelmemize, iki ya da daha fazla olmamıza karşın bir gibi (tek varlık gibi) dans edebilecek kadar yakına gelmemize izin verir misiniz? Biz sizi bedenlemek istiyoruz, sizi varlığımızın içine almak istiyoruz.<br />
<span id="more-228"></span><br />
Bedenlemenin gerçekte ne olduğunu biliyor musunuz, Şambra? O, Tüm Var Olan’ın duvarsız ya da engelsiz ya da yargısız olarak korkusuzca kabulüdür – KORKUSUZCA KABUL EDİLMESİDİR. O korkusuz kabuldür, tüm enerjilerin hissedilmesidir, herşeyin deneyimlenmesidir, kendi kimliğini ya da bütünlüğünü asla kaybetmeyeceğinin anlayışıdır. O oradadır. O süreklidir. Onu asla kaybedemezsiniz. O, Ruh tarafından size verilmiş olan bir armağandır. Her zaman ona sahiptiniz, ve her zaman da olacaksınız.</p>
<p>Evet, gerçekten, kim olduğunuzu sandığınızı zamanlar vardı, kasten, bilerek kimliğinizin kendiniz tarafından parçalandığı zamanlar vardı, kasten, bilerek başka bir varlık tarafından ve bir bakıma anlaşma gereği teslim alındığı zamanlar vardı. Şambra, kendinizin birlik enerjisi – sizin enerjiniz, o meleğin, sizin, ruhun o veçhesinin enerjisi – her zaman oradaydı ve orada olacaktır. O sizin için yaratıldı ve hep olacaktır. O asla sizden alınamaz. O asla yok edilemez. Hiç kimse onu asla sizden alamaz.</p>
<p>Oo, siz oyunu oynayabilirsiniz. Birinin bir süre enerjinizi çaldığını varsaydığınız, size sahip olduğunu, ya da bedeninizi başka bir ruhun kullandığını, ya da sizi teslim alan bunun gibi bir şeyi varsaydığınız bir öykü edinebilirsiniz. Ama bu öykü sadece kısa bir süre devam edebilir. Varlığınızın bütünlüğü daima varlığınızın bütünlüğüne geri döner. Hiçbir şey ona zarar veremez, onu çalamaz, ona sahip olamaz. O daima geri gelir Şambra.</p>
<p>Biz bu yüzden bedenlemenin korkusuz kabul olduğunu söylüyoruz. Siz kendinizi korkusuzca kabul edebilirsiniz. Siz varlığınızda herhangi bir şeyi korkusuzca bedenleyebilirsiniz. Sevgili dostumuz Kuthumi’nin geçen ay söylediği gibi, “O mikropları soluyabilirsiniz; onları korkusuzca kabul edebilirsiniz.” Kendinizle ilgili ve herkesle ilgili herşeyi korkusuzca kabul edebilirsiniz. Geçmişte yaptığınız herşeyi, bu yaşamda, geçmiş yaşamlarda yaptığınız herşeyi yargılamadan, korkmadan kabul edebilirsiniz, korkusuzca kabul edebilirsiniz.</p>
<p>Biliyor musunuz, bazılarınız geçmişteki bir veçhenizin – belki bir savaş tanrısının, ya da bir tür hırsızın, ya da caninin, bir tür dengesiz bir liderin – kendinize ait o veçhenizin geri gelip sizi bu yaşamda teslim almasından korktunuz. Siz kendi kendinizi zaptetmekten, hükmetmekten korktunuz, bu ilginç bir şey! (kahkahalar) Kuthumi belki bununla ilgili bir film yapabilir! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Siz kendi benliğiniz tarafından, yarattığınız veçheleriniz tarafından yenileceğinizden, alt-edileceğinizden korkuyorsunuz. Ama Kuthumi’nin dediğini anımsayın, “O şeyleri aslında yaratan sizsiniz – siz, siz, siz.” Varlığınız başka bir parçası başka bir yerde şu anda burada oturan sizden daha güçlü….ya da muhteşem….ya da muzaffer… ya da kuvvetli değildir, öyle bir parçanız yoktur. Şu anda burada oturan siz, bilinçli olarak anımsayabilirsiniz, ve bu yüzden de zaman zaman zayıf olduğunuzu düşünebilirsiniz.</p>
<p>Ama sevgili dostlar, SİZ güce ve çok güzel, enerjisel ve ruhsal bir yola sahipsiniz. Bunu SİZ yarattınız. Yaşamlardan geçen bu yolculuğun tümünü ve kendinizi hatırlama noktasına gelmeyi siz yarattınız. Siz bu denli güçlüsünüz. O zincirlerin bağlantılarını siz yarattınız.</p>
<p>Ve Yaratan olarak onları salabilirsiniz de. Biz sizin bazen koşturduğunuzu ve telaşlandığınızı ve bunu nasıl gerçekleştireceğinizi bilmeye çalıştığınızı görüyoruz. Formüller ve yöntemler ve teknikler geliştirmeye çalışıyorsunuz.</p>
<p>Hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz Şambra, KORKUSUZCA KABUL ETMEK’ten başka, çünkü bu öyküyü yaratan sizsiniz. Zincirleri ve bağlantıları yaratan sizsiniz. İçinde oturduğunuz bu realiteyi yaratan sizsiniz.</p>
<p>Bu yüzden, Yaratan, gelişmek için aynı zamanda bir yol da yaratmış olabileceğini düşünmüyor musun? Sıkışıp kalmamak için….zayıf olmamak için….özünün ve varlığının doğasını yok etmemek için. Onu siz yarattınız. Korkusuz kabul….bu olağanüstü birşeydir….kendinizin her bir parçasını, çevrenizdeki herşeyi korkusuzca kabul etmek.</p>
<p>Bu, onu sevmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez Şambra. Burada bir fark var. Bazen, “Ben herşeyden hoşlanmak zorundayım ve herşeyi sevmek zorundayım” diye düşünüyorsunuz. Hayır, değilsiniz! Korkusuz kabul, aynı zamanda ayırt edebileceğiniz, “duyusal, sezgisel, sansürden geçiren” olabilirsiniz anlamına gelir. “Duyusal, sezgisel, sansürden geçiren” olmak, çevrenizdeki enerjilerin değerini belirlemenize izin verir.</p>
<p>Biz “yargılamak” sözcüğünden çekiniyoruz, çünkü bu sözcük geçmişte başınızı belaya soktu. Buna şöyle bakın. Algılıyorsunuz. Duyumsuyorsunuz. O algıladıklarınıza ya da duyumsadıklarınıza herhangi bir yargı yerleştirmiyorsunuz. Yanıbaşınızdaki insanın sizi şu anda deli gibi kızdırmasını korkusuzca kabul ediyorsunuz (kahkahalar). Sizin böyle, onların da öyle olduklarını korkusuzca kabul ediyorsunuz. Kabul budur….ve, onlar hakkında düşündüğünüz herşeye karşın onların da Tanrı olduğunu kabul etmektir.</p>
<p>Korkusuzca kabul etmek, içinde bulunduğun realitenin her bir parçasını içine almaktır. Kötü bir gün geçiriyorsan, bu, o günün “kötü bir gün” olduğunu korkusuzca kabul etmektir. (kahkahalar) O enerjiyi içinize getirin. Siz onu dışlamaya çalışıyorsunuz. Şöyle demeye çalışıyorsunuz, “Nedense kapıma kötü bir gün geldi. Ve ben onu orada istemedim, bu yüzden de kapıyı kapalı tutacağım.”</p>
<p>Sevgili dostlar, kapıyı açın, ve bırakın “kötü gün” içeriye girsin. Siz onu bir nedenden ötürü yarattınız. O aslında kötü bir gün değildir. O sadece ilerlemeniz için size meydan okuyan bir gündür. O olayları yaşamınıza siz çağırdınız. Belki de biraz gönül rahatlığı içindeydiniz. Belki de bir motivasyona ya da bir anlayış düzeyine ihtiyacınız vardı. Ama kapıyı sıkı sıkıya kilitli tutarsanız nasıl bilebilirsiniz ki? “Kötü günü” evinize sizin davet etmediğinizi nasıl bilebilirsiniz ki? Bir süre oturun ve onunla konuşun. Oturun ve nasıl hissettiğinizi hissedin.</p>
<p>Bedenlemek, belki de korktuğunuz bazı şeyleri korkusuzca kabul etmektir. O şeylerden korkusuzca korkun. Onları yaşamınıza alın. Tüm o şeylerin girmesine izin verin. Tekrarlıyoruz Şambra, bu, herşeyi sevmekle ilgili değildir. Bu, herşeyi kabul etmekle ve bu şeylerle ilgili ne hissettiğinizi kabul etmekle ilgilidir.</p>
<p>Şambra, bugün size çeşitli mesajlarla geliyoruz. Bugün size çok enerjiyle geliyoruz. Bugün size, sürekli değişimlerin olduğu bir zamanda geliyoruz.</p>
<p>Bunu geçenlerde Cauldre’nın sözünü ettiği seçimlerde gördük. Ve siz diyorsunuz ki, “Ama hiçbir değişiklik olmadı.” Ve biz diyoruz ki, “Ama bir değişiklik vardı.” Olmakta olan şeyler var. Sizi Eylül 2007’ye götürecek ve üzerinde çalıştığınız sürece bir göz atın. Daha önce söylediğimize bir bakın.</p>
<p>Eski yollara, biçimlere tutunan enerjisel güçler var, çünkü korkuyorlar. Onlar korku dolu, çünkü dışlandılar, çünkü onlar da bir enerji tutuyorlar. Evet, onlar da bir enerjinin bağlı tutulmasına yardımcı oluyorlar. Bunun çok, çok nedeni var, ama herşey olmakta olanla ilintilidir.</p>
<p>Şeyler ilerledikçe, teknoloji adımlarını sıklaştırdıkça, ve bilimdeki ve tıpdaki hamleler gitgide hızlandıkça….değişimlere karşı çıkacak, Eski yöntemlere geri gitmek isteyecek insanların olması şaşılası bir şey midir? Oo, biz burada sadece bu Amerika ülkesinden söz etmiyoruz. Bunu dünyanın her yanında görüyorsunuz.</p>
<p>Şu anda en gürültü seslerden bazıları yükseliyor. Onlar Eski biçimlere, yollara, yöntemlere tutunulsun diye, zamanda geri gidilsin diye vaazlar veriyorlar, ve hatta bunu talep ediyorlar, ve hatta terör estiriyorlar. Onlar değişimden korkuyorlar. Yeni bir şeyden korkuyorlar, özellikle de Kuthumi’nin geçen ay size sözünü ettiği şeyden.</p>
<p>Ama bir anlamda Şambra, bunun bile ötesine bakın. Onlar bir dengenin ya da bağın tutulmasına yardımcı oluyorlar, yani tüm bu değişim işlemi daha yumuşak ve daha zarif bir biçimde gerçekleştirilebilir. Onlar Eski’nin enerjisini tutuyorlar. Bu çok dengeli, çok harika bir enerji oranı yaratıyor. Bu sizi, bir anlamda o derin kuyuya inmekten alakoyuyor. Dünyayı bir tür denge ve kontrolde tutuyor. Bunların tümü mantıklıdır. Çevrenizde olan biteni korkusuzca kabul etmeye başladığınızda, herşeyin nasıl bir güzellikte ve mucize gibi iş gördüğünü anlamaya başlarsınız.</p>
<p>Böylece Şambra, biz sizden derin bir nefes almanızı ve korkusuzca kabul etmenizi rica ediyoruz, kendinizle ilgili herşeyi, çevrenizdeki dünyayla ilgili herşeyi korkusuzca kabul etmenizi. Onu varlığınıza getirin. Yutun. Hazmedin. Ve geçip gitmesine izin verin. İlerlemesine izin verin.</p>
<p>Geçenlerde İsrail’deki, benim memleketimdeki bir Şambra bize bir soru yöneltti. Biz tepkiyi bekliyorduk. Bu soruyu bu gruba getirmek istedik, çünkü o hepiniz için geçerlidir. Bu etkileyici bir soruydu. Ve tüm Şambra için bir yanıt talep ediyor. Bu yüzden, bu soru daha önce yanıtlanmadığı için Cauldre adına özür diliyoruz. Ama biz bugünü beklemek istedik.</p>
<p>Ve kadın şöyle yazıyor: Sevgili Tobias, son zamanlarda kanallık yapmaya başladım. Ama ben o korku seslerini almaya başladım, bu sesler bana yanlış şeyler söylüyor. Beni yanlış yönlendirmeye ve aldatmaya çalışan sesler alıyorum. Neyi yanlış yapıyorum Tobias? Kendimi diğer alemlere nasıl açabilirim? Kanallık denen şu şeye kendimi nasıl açarım?</p>
<p>Evet, tek kelimeyle diyebiliriz ki, “Katıl. Katıl, ortak ol.” Yaptığınız şudur – soruyu soran sevgili varlık ve Şambra olan birçoğunuz – siz kendinizi denklemden çıkartmaya çalışıyorsunuz. Oysa biz sizi denklemin içinde istiyoruz.</p>
<p>Cauldre şimdi burada oturmuş kanallık ederken başka bir yerde değil. O kendini tümüyle kanallığa katıyor, çünkü bunu ondan talep ediyoruz. Onun burada olmasını istiyoruz.</p>
<p>Ve biz sizin bu kanallığa dahil olmanızı istiyoruz. Enerjiniz burada. Bu yüzden bu sözcükler belki de geçen akşam ya da geçenlerde arabanızı kullanırken duymuşçasına tanıdık geliyor. Biz sizin katılmanızı, dahil olmanızı istiyoruz.</p>
<p>Kanallığa katılmadığınız zaman, kendinizle Dünya arasında şu anki ruhsal denklemden geri çekilmeye çalıştığınızda, evet, gerçekten de gelecek olan sesler sizi aldatacaktır, çünkü siz kendinizi aldatıyor olacaksınız. Gelecek olan sesler sahte, yalan olacaktır, çünkü siz kendinize karşı sahte olacaksınız. Seni özellikle yanlış yönlendiren sesler gerçekte sana seni yansıtan seslerdir. Sen kim olduğuna dair kendini özellikle yanlış yönlendiriyorsundur.</p>
<p>Böylece, İsrail’de bulunan sevgili varlık – ve dünyanın her yanındaki sevgili varlıklar – yaşamınızın her veçhesinde buna şimdi katılmakla yükümlüsünüz. Eğer kanallık yapacaksanız, eğer bizimle konuşacaksanız, buna katılmak zorundasınız.</p>
<p>Yoldan çekilmeniz gerektiğini söyleyen bir Eski Enerji hissi…..anlayışı var, çünkü siz sadece küçük, minik bir insansınızdır….sadece önemsiz bir zerre, noktasınızdır….büyük adamların gelebilmesi için….o büyük ve yabancı zekâların gelebilmesi için….ya da o büyük başmeleklerin gelebilmesi için, geri çekilmek zorunda olan akılsız yaşam gücüsünüzdür. Sizin yoldan çekilmeniz gerekiyordu, böylece onlar belki – eğer zamanları varsa ve siz de yeterince değerliyseniz – bir olasılıkla…belki…belki….dünyanın geri kalanına iletilmek üzere size küçük, özel bir mesaj verirlerdi. Sizin anlayışınızla ilgili anlayışımız budur Şambra.</p>
<p>Şimdi enerji farklı. Ve biz sizden katılmanızı istiyoruz. Katılıp ortak olduğunuz zaman gerçek sesleri duyacaksınız. Eğer bir kanalsanız, kanallıkta aktif olun. Kendinizi geri çekmeye çalışmaktan vazgeçin. O kanallıkta kendinizi bedenleyin, tıpkı şu anda yaptığınız gibi.</p>
<p>Siz bu kanallıkta kendinizi bedenliyorsunuz. Cauldre ve Linda bu kanallıkta kendilerini bedenliyor. Olmasına izin veriyorlar.</p>
<p>Eğer bizim taraftan öğüt ve rehberlik isteyecek olursanız, ona katılmak durumundasınız. Onun içinize ve sizin kanalınızla gelmesine izin vermek durumundasınız. Kendinizi görünmez kılmaya, kenara çekilmeye çalışmaktan vazgeçin. Tanrısallığınızın enerjisi size başka türlü nasıl gelebilir sanıyorsunuz?</p>
<p>Bu yüzden geçenlerde bir gruba şunu söyledik, eğer evinizde değilseniz – ki o bedeninizdir, ve o bu realite ve bu bilinçtir – tanrısallığınız kapınıza geldiğinde eğer burada değilseniz, kapıyı açacak kimse olmayacaktır. Işıklar yanıyordur ama evde kimse yoktur.</p>
<p>Yaşantınızda tüm bu şeylere katılmak önemlidir. Bazen bize sorularla geliyorsunuz ve sonra kaçmak istiyorsunuz. Bazı yanıtlar bekliyorsunuz. Gelecek büyük bir sesi kafanızdan bekliyorsunuz. Bu, bu biçimde iş görmez. Siz aktif olarak onun bir parçasısınız.</p>
<p>Bazen, yaşamınızda yapmanız gereken bir sonraki şeyin ne olduğunu bilmek istiyorsunuz. Ve biz durup sizin bu kararı vermenizi bekliyoruz; sonra sizi destekliyoruz. Bazen anlamaya çalışıyorsunuz, “Nasıl olur da Ruh isteğimi yanıtlamaz. Beş yıl oldu. Ben, “ne yapmam gerek” diye sormuştum. Ve hâlâ yanıt alamadım.”</p>
<p>Yanıt geldiğinde evde değildiniz Şambra. Yanıt gelmeyi sürdürecektir. O tekrar tekrar çevrenizde döner durur. Ve o – nasıl desek – her geldiğinde yeni bir kılıkla gelir. Ama siz onu sık sık görmezden geliyorsunuz. Size geri gelip duran yanıtı görmezden geliyorsunuz. Gökyüzünden gelecek o büyük sesi bekleyip duruyorsunuz. O sizin içinizde, Şimdi anında olur.</p>
<p>Böylece, İsrail’deki sevgili varlık, soruyu sorduğun için teşekkür ederiz. Biz yanıtı buradaki herkes için vermek istedik. Her veçheye katılın. Biz o zaman gelebiliriz. Biz o zaman rehberlik edip yardımcı olabiliriz….ve o zaman sevebiliriz….ve size fıkralar anlatabiliriz…ve size öğüt verebiliriz, onun sadece bizim öğüdümüz olduğunu her zaman dikkate alarak.</p>
<p>Oo Şambra, şu anda bizi Dünya’da görmediğinizi anlamak zorundasınız, görüyor musunuz ki? Onu sizin gerçekleştirdiğiniz kadar iyi gerçekleştirebilir miydik bilmiyoruz….yani bu koşullarda, bir enerjiden ötekine giderken….bir yandan hâlâ Eski Enerji dünyasında yaşarken, bir yandan da Yeni Enerji’yi yaşamınızla bütünleştirmeye çalışırken….hatırlamayı isterken….hatırlamaya çalışırken… kim olduğunuzu anımsamayı isterken…ve neden burada olduğunuzu…ve kim olmuş olduğunuzu….ama öte yandan da kim olmuş olduğunuzu ve neden burada olduğunuzu hiç anımsamak istemezken. Yani Şambra, siz inanılmaz bir iş gerçekleştiriyorsunuz. Ve biz bunu sizin kadar iyi yapabileceğimizi hiç sanmadığımızı söylüyoruz.</p>
<p>Biz sizi izliyoruz. Biz sizden sonra geliyoruz. Biz sizin çocuklarınız ve torunlarınız ve onların çocukları oluyoruz. Biz sizin ayak izlerinizden gidiyoruz. Size rehberlik edebiliriz. Paylaşmaya yardımcı olabiliriz. Hatırlamanıza yardımcı olabiliriz. Sesiniz olmaya da yardımcı olabiliriz. Ama şimdi yaptığınız herşeye tümüyle katılmak size kalmış bir şeydir.</p>
<p>Son zamanlarda meleklere ve rehberlere ve diğer varlıklara sorular sorduğunuzda, tıpkı bütün eşyaların çekildiği büyük, bomboş bir oda gibi, hiçbir yanıt, hiçbir şey alamadığınızı farkettiniz mi? Bunun böyle olması, bizim onu SİZİN gerçekleştirmenizi istediğimizdendir. Biz sizin katılımınızı istiyoruz.</p>
<p>Bu sadece – nasıl desek – basit bir istektir. Bunun arkasında yatan bir fizik (kuralı) vardır. Bu fizik (kuralı), şimdilerde bütünleştirmeye başladığınız Yeni Enerji’de tümüyle mevcut olmanızı talep eder. Tanrısallığını sahiplenen nâmevcut biri olamazsınız. Yeni Enerji’de tümüyle mevcut ve katılımcı olmak zorundasınız. Biz o zaman gelebiliriz. O zaman gelebilir ve size hizmet edilmesini istediğiniz biçimde ve o hizmete ihtiyaç duyduğunuz biçimde hizmet edebiliriz.</p>
<p>Eski Enerji’de ara sıra bir peygamber gelirdi. Aslında peygamberlerin hepsi deliydi – bunu söylemek zorundayız. Gerçekten öyleydiler. Öyle olmak zorundaydılar. Biraz deli olmak zorundaydılar. Enerjileri ve mesajları getirebilmek için çok dengesiz olmak zorundaydılar. Ama sadece birkaçı.</p>
<p>Biz şimdi Yeni Enerji’ye geçerken – siz Yeni Enerji’ye geçerken – hepiniz peygambersiniz. Hepiniz, kendi haklarına sahip olan peygamberlersiniz. Biz ancak, siz bu Yeni Enerji’ye girdiğinizde ve realitenizdeki yaratılarınıza tümüyle katıldığınızda gelebiliriz. Biz bunu insanlarla daha önce gerçekleştiremezdik. Perde ya da engeller fazla güçlüydü.</p>
<p>Biliyor musunuz Şambra, perde her iki yana da yayılır. Biliyordunuz bunu, değil mi? Hayır, bilmiyordunuz (bazı gülüşmeler). Bizim aşağıya bakıp Dünya’da olan biten herşeyi gördüğümüzü sanıyordunuz. Bizim burada büyük bulutlarımızın üstünde oturup, sizin bizi göremediğiniz, ya da hissedemediğiniz, ya da duyamadığınız, izole olduğunuz yerden sizi izlediğimizi sanıyordunuz.</p>
<p>Şambra, perde her iki tarafa da yayılıyor. Bizim gelebilmemiz hem sizin, hem de bizim açımızdan karşılıklı bir katılımı talep ediyor. Bu yüzden eski peygamberlerin, o perdenin kalkması ya da dönüşmesine yardımcı olabilmek için az biraz deli olması gerektiğini söylüyoruz. Ve onlarla çalışmak için bizim de biraz deli olmamız gerekiyordu. Biz – nasıl desek – enerjimizi dengeden çıkartmak zorundaydık. Özellikle de modern çağınızın nebileri vasıtasıyla gelebilmek için, enerjilerimizi yeniden ayarlamak zorunda kalıyorduk.</p>
<p>Bakın, bizim tarafta her zaman – nasıl desek – Dünya enerjilerine fazla yaklaşma kaygısı vardır. Ya da, enkarne olmayı seçmiyoruz gerçi ama, yine de o kadar yakına çekiliyoruz ki, bir de bakıyorsunuz küçük bir bebek olmuşuz…ve ağlıyoruz (kahkahalar). Bu yüzden bizim tarafa bir tür – nasıl desek – bir yaşam sınırı çekiyoruz, ve birbirimizle öyle bir bağlantı kuruyoruz ki, insanlara en yakın olduğumuzda bile oraya çekilmeyelim.</p>
<p>Yabancı varlıklarla ilgili, UFO’larla ilgili daha önce de konuştuk. Ve onlar gerçekten de oralarda bir yerlerdedir. Gerçekten de – nasıl desek – başka boyutsal alemlerden gelen o varlıklar vardır. Onlar maddesel değildir. Onlar sizin gibi maddenin içine girmiş değildir. Ama onlar oradadır. Ya sizin bir veçhenizdirler, ya da ailenizin soyudurlar. Ve Dünya enerjilerine çok yaklaşırlarsa, içine çekileceklerini onlar da bilir. Daha önce bunu hiç gerçekleştirmemişken, bir enkarnasyondan ötekine geçmeye başlamak, bir yabancı varlık için cehennemdir…çok, çok zordur.</p>
<p>Yani Şambra, bu tümüyle katılmakla ilgilidir, burada olmakla, bizimle olmakla, takımınızın bir üyesi olmakla ilgilidir….artık sizin açınızdan nâmevcut bir liderlik söz konusu değildir.</p>
<p>Bugün toplantımıza birkaç harika enerji getiriyoruz. Bu, zamanın son birkaç gününde oluştu. Ve tüm bu şeylerin şimdi burada olmasının bir nedeni var. Bu harika bir zaman. Biz bugün kutlama yapacağız. Biz bugün hepbirlikte çok ilginç bir şey yapacağız.</p>
<p>Önce, son zamanlarda rüyalarınızda süzülen o veçheyi getiriyoruz. O, türlü farklılıklarda kişilikler ya da öyküler üstlenerek sizi ziyaret ediyordu. Ama o bir süredir rüyalarınıza girip çıkıyordu.</p>
<p>O nedir, neyi temsil ediyor; o sizin Atlantis’deki yaşamlarınızın en önemli ya da en güçlü veçhesidir. O en öne çıkan, en güçlü olan, belki de en çok eziyet çekmiş, ya da ikileme, anlaşmazlığa düşmüş olan veçhenizdir. Son zamanlarda çevrenizde dolanan odur. Bazılarınız onu arabanızın arka koltuğunda hissettiniz. Bazılarınız – nasıl desek – evinizin koridorunda hissettiniz. Bazılarınız, kendinizin bu veçhesiyle rüyalarınızda karşılaştınız.</p>
<p>Atlantisli veçheniz şimdi geri geliyor, özellikle de sizinle çalışmak için, bazı enerjileri hareket ettirmeniz için. Onun şimdi burada olma nedeni, Atlantis anılarının ve hislerinin şimdi hiç olmadığı kadar geri gelmesindendir. Biz Atlantis’de doruktaydık. Biz büyük bir değişim zamanındaydık. Biz önemli teknolojik gelişmeler zamanındaydık, gerçi o teknoloji şimdiki teknolojinizin yanına bile yaklaşamaz.</p>
<p>Atlantis’deki teknolojinin çok, çok farklı olduğunu söylemek zorundayız. Siz şimdiki toplumlarınızda elektriğe dayalı teknolojiler kullanıyorsunuz. Biz Atlantis’de bunlara sahip değildik. Onlar enerjisel teknolojilerdi, ama oldukça farklıydılar.</p>
<p>Atlantisli veçhelerinizin – neredeyse hepiniz onlara sahiptiniz – şimdi geri gelmeleri, değişim zamanı olmasındandır. Atlantis’e benzer bir dönemden geçilmektedir. Bir anlamda, Atlantis zamanlarının enerji döngülerine ya da spirallerine bakabilirsiniz. Ve sonra dönüp şimdiki zamanın enerji spirallerine bakabilirsiniz. Ve onlar ikiz gibi görünecektir. Çok, çok benzer görüneceklerdir. Onlar benzerdir, çünkü her iki yerde de işin içinde siz varsınız. Onlar benzerdir, çünkü her ikisi de enerjinin kuantum sıçramasını gerçekleştireceği zamanlara yaklaşıyordu. Onlar çok benzerdir, çünkü tanrısal enerjilerin Dünya’da gerçekten tezahür etmeye ve bedenlemeye başlayacağı zamana yaklaşıyorlardı. Benzerlikler çok, çok benzerdir.</p>
<p>Dinleyenlerin ya da okuyanların, ya da bugün burada bulunanların çoğu, Atlantis zamanındaki görünüşünüze bile çok benziyorsunuz. Belki derinizin rengi biraz farklıdır. Belki gözlerin rengi biraz farklıdır. Ama Şambra, Atlantis’deki o enkarnasyon sırasındaki görünüşünüze benziyorsunuz.</p>
<p>Atlantisli veçhe, o güçlü veçhe, bu değişimlerden geçmenize yardımcı olmak için şimdi geliyor, o zamanlar olduğu gibi bir yıkımın olmayacağı güvencesini vermek için geliyor, Atlantis zamanının o çöküşünün bir hata olmadığından sizi emin kılmak için geliyor. O çöküş taciz yüzünden olmadı. Eğer bir neden söz konusuysa, o da şeylerin FAZLA hızlı hareket etmesinden kaynaklanan, başka alanlardaki dengesizliklerdendi. Gaia’da bir dengesizlik vardı. O zamanlar Gaia’ya yeterince önem verilmemişti.</p>
<p>Herşey birlikte hareket etmek zorundadır. Atlantis zamanında topluluğun bir bölümü, eskiyle olan bağın ya da dengenin tutulmasına yardımcı olacak enerjiye sahip değildi. İçine girdiğiniz zaman, hassas bir dönemdir. Eski ile Yeni’nin dengesi önemlidir.</p>
<p>Atlantis enerjisinin o veçhesinin şimdi gelme nedenlerinden biri de, onun – nasıl desek – belki de en travmatik, en bunalan, içinizdeki şifaya en çok ihtiyaç duyan veçheniz olmasındandır. Ve o şimdi bunu almak üzere geliyor. O şimdi iyi olduğunuzu bilmek için geri geliyor….güvenli bir alanı seçtiğinizi…Dünya’nın yok edilmeyi ya da yıkımı seçmediğini….şimdiki değişimlerin, onlarla başa çıkabileceğiniz biçimde oluşturulduğunu bilmek için geri geliyor.</p>
<p>Atlantis’in o veçhesi bugün, birlikte bulunduğumuz bu kutsal alanda size katılıp…size hizmet etmek için….size yardımcı olmak için…ve aynı zamanda bu değişimden…birkaç yıla kadar gerçekleşecek şu kuantum sıçrayışından geçmek için…. sizinle birlikte geçmek için geri geliyor. O enerji artık ayrı olmak istemiyor, artık sizin tarafınızdan nefret edilmek ya da tiksinilmek istemiyor. O enerji, eskiden olduğu gibi artık sizi korkutan bir enerji olmak istemiyor. Çocukken gördüğünüz bazı kâbuslar, en büyük korkularınızın bazıları, bu Atlantis enerjisi yeniden sizinle bütünleşmek istediğinde ortaya çıktı.</p>
<p>O şimdi size katılmak için, içinizde bedenlenilmek için, varlığınızda korkusuzca kabul görmek için geri geliyor. Bu Atlantis enerjisinin size getirebileceği çok şey var. O SİZİN deneyiminizdir. O, öğrendiğiniz ve geliştirdiğiniz araçlardır. O sizdir. Onu tümüyle bedenlemek üzere şimdi geri getirmek zamanıdır….Atlantis’in korkusuzca kabul edilmesi….bir kez daha Yeni Enerji’ye girmenin korkusuz kabulü.</p>
<p>Bugünün Atlantis enerjileriyle birlikte, sevgili konuğumuz, sevgili dostumuz Oama da geliyor. Gerçekten, Oama’nın enerjileri çok mevcuttu, özellikle de ilk okulu (ilk dersleri) için. Oama’nın enerjilerinin çok mevcut olması, şu anda Yeni Enerji’ye doğru gerçekleştirilen tüm bu hareketlerin çok kuvvet….çok açıklık….çok dolaysızlık…ve çok gerçeklik….kendiniz için sahip olmak zorunda olduğunuz açıklığı….kim olduğunuzla ilgili gerçekliği talep etmesindendir. Bu enerjiye çok ihtiyaç vardır, ve Oama bugün geliyor.</p>
<p>Oama, Atlantis’de de bir savaşçıydı. Oama – nasıl desek – o zamanlar meydana gelen bazı olaylar yüzünden çok zor, çok zor zamanlar geçirdi. O, tapınaklarda çalışan bir grubun liderlerinden biriydi, enerji dengeleriyle çalışan, tüm insanlarla enerji-paylaşımında çalışan bir grubun liderlerinden biriydi.</p>
<p>Atlantis inişe geçtiğinde, savaşmak için silahlanan ilk kişilerden biriydi. Ve savaş meydanlarında gördüğü….kendi savaşçılarında gördüğü…kendi ailesi ve sevdiklerinde gördüğü….onda derin bir kızgınlığa…derin içsel yaralara neden oldu. Ve geri gelmeye yemin etti, bir savaşçı olarak geri gelip ona zarar vermiş olan herkesi ya da ailesini yok etmeye yemin etti. Ve o yemin ona yapışıp kaldı.</p>
<p>Ve geri geldi de…gerçekten, Hindistan olarak bilinen topraklara geldi. Ama o bir savaşçıydı. Ve öcünü aldı. Ama bu ona gerçek huzuru vermedi. Ona gerçek birleşmeyi sağlamadı. Atlantis’in yaralarını sarmak, onun çok, çok uzun bir zamanını aldı. Böylece o şimdi tarihinizin bu çok önemli noktasında, sizin de bundan geçmenize yardımcı olmak için, etmiş olabileceğiniz bazı yeminleri salmanıza yardımcı olmak için, tutunmuş olabileceğiniz enerjileri salmanıza yardımcı olmak için geri geliyor.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün sizlere tutunduğunuz enerjiler hakkında konuşmak istiyoruz. Birlikte olduğumuz bu zaman süresince neye tutunduğunuzu gerçekten hissetmenizi rica ediyoruz. Enerji tutucuları olmakla övünüyorsunuz. Enerji tutmak istiyorsunuz. Bunun sizin hizmetiniz olduğuna inanıyorsunuz. Bu, hatırlayamayacağınız kadar uzun bir süre hizmetiniz oldu.</p>
<p>Burada bulunanların çoğu Atlantis enerjilerini tutuyor, Atlantis’in geri dönüşü için, bir anlamda, belki de Atlantis’in korunması için. Siz Atlantis enerjilerini varlığınızın tüm dokusunda tutuyorsunuz. Onu bedeninizde ve kesinlikle zihninizde tutuyorsunuz. Sizi çevreleyen enerji alanınızda tutuyorsunuz.</p>
<p>Burada bulunan ve enerji alanları ile enerji ağlarını anlamada uzman olan kişiler var. Biz sizin birlikte çalıştığınız kişilere daha yakından bakmanızı istiyoruz, ve onların tutundukları enerjileri nasıl içlerine ördüklerini göreceksiniz. Eğer öncelikle çalıştığınız enerji ağı çerçevesinin ötesine bakarsanız, bunları göreceksiniz. Onları oraya sakladılar. Onları oraya ördüler, bu yüzden de bazen görmek zordur. Ama eğer kendinizi açarsanız, göreceksiniz.</p>
<p>Bazılarınız Lemurya’dan kalma enerjileri tutuyor. Onları, o yumuşak enerjinin yeniden geri geleceği, o sevgi dolu enerjinin Dünya’ya geri geleceği bir zamanın umuduyla tutuyorsunuz. Sizi uyarıyoruz, Lemurya çok güzeldi, ama fiziksel bir bedene uyum sağlamayı öğrenmek, başka insanlara uyum sağlamayı öğrenmek de zordu. Ama siz bu Lemurya enerjisini tutuyorsunuz. Lemuryanın geri gelmesini bekliyorsunuz. Sevgili dostlar, o otobüs burada durmuyor (bazı gülüşmeler).</p>
<p>Birçoğunuz Arthur devrinin enerjilerini tutuyorsunuz…Kral Arthur ve Camelot ve Merlin. Onu, sihir yeniden geri gelsin diye tutuyorsunuz. Sihirle ilgili geçenlerde Slovenya ülkesinde konuştuk. Sihirin ne olduğunu tam olarak açıkladık. Merlin enerjilerini getirdik. Camelot’la ilgili konuştuk. Bunların tümünün günlük yaşantınızla nasıl bütünleştirilebileceğinden söz ettik. Sihirin, insanların kabul ettiği bir inanç sisteminden başka bir şey olmadığı gerçeğinden söz ettik. Ve Cauldre bu noktada, o konuşmamızla ilgili teybin yakında hazır olacağını söylüyor.</p>
<p>Sevgili Şambra, bazılarınız Yerli Amerikalılar, Kızılderililer dediğinizin enerjilerini tutuyorsunuz. Bu mistik grup adına, Gaia’ya yönelmiş, toprağı anlayan, gökleri anlayan bu insanlar adına enerjiler tutuyorsunuz. Ve siz onlar adına enerjiler tutuyorsunuz.</p>
<p>Şambra, bazılarınız iş yeriniz için enerjiler tutuyorsunuz. Evet, siz enerji tutanlarsınız. Oo, siz….siz muhasebeci olduğunuzu sanıyorsunuz….belki de bir işçi olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama o şirket için, o insan grubu için enerji tutan olduğunuzu biliyorsunuz – hep bildiniz. Bazen kızıyorsunuz. Bazen, “Benim enerjiyi tuttuğumu bilselerdi (kahkahalar), bana böyle davranmazlardı” diye düşünüyorsunuz. Patronunuzun odasına gidip, “Ama ben burada enerjiyi tutuyorum (yoğun kahkahalar). Ben olmasaydım burası paramparça olurdu” demek istiyorsunuz. Ve büyük bir olasılıkla da haklısınız. Ama patronunuzun pek anlayacağını sanmıyoruz.</p>
<p>Bazılarınız tacize uğramış ve hırpalanmış kadınlar için, kendi içlerindeki İsis enerjisi tecavüze uğramış kadınlar için enerjiler tutuyorsunuz. Onların o enerjiyi tutmasına, kendi alanlarını ve dengelerini tutmalarına yardımcı oluyorsunuz. Bu mükemmel bir çalışmadır. Siz onların derin, derin bir uçuruma yuvarlanmamasına yardımcı oluyorsunuz….ve bunu biliyorsunuz. Uçurumun kenarından düşmelerini engelliyorsunuz. Bu enerjiyi tutuyorsunuz, çünkü siz de tecavüze uğramıştınız. İsis enerjiniz derinlemesine yara almıştı. Çoğunu çalışarak halledebildiniz. Ve şimdi, taciz edilmiş ve yaralanmış ve incitilmiş dişil enerji için enerjiyi tutan biri oluyorsunuz.</p>
<p>Şu anda bizi dinleyenlerin içinde, eski Mısır enerjilerini tutanlar var. Bunu biliyorsunuz; hissediyorsunuz. O eski topraklardan, o eski kültürden, güzel kültürden gelen bir şey gördüğünüzde içiniz onunla rezonansa giriyor. Ağlamak istiyorsunuz. Uygun zamanı bekleyerek, belki de onun geri gelmesini bekleyerek, bu ya da şu şekilde yaşamınıza girmesini bekleyerek tutuyordunuz o enerjiyi.</p>
<p>Burada bulunan bazıları Gaia enerjisini tutuyor. Siz gerçekten Yerküre için enerji tutuyorsunuz. Oo, Gaia için enerji tutmayı unuttuğumuz Atlantis dönemini anımsıyorsunuz, değil mi. Ve o bize bunu hatırlatmıştı. Yani siz Yerküre için bir enerji tutuyorsunuz, bir denge tutuyorsunuz, Gaia’nın sevilmesini ve onurlandırılmasını ve sayılmasını sağlıyorsunuz, toprakların ve suların ve göklerin mümkün olduğunca saf ve temiz kalmasını sağlıyorsunuz, ve siz bunun için enerji tutuyorsunuz.</p>
<p>Burada bulunan bazıları müziksel titreşimler için enerji tutuyor, öyle değil mi? Siz bu enerjiyi – sadece kendiniz için değil – ama buna giren….bu müziksel enerjiyle yaratan diğer insanlar için de tutuyorsunuz….çünkü müziğin şifa yeteneklerine sahip olduğunu….öykü-anlatma yeteneklerine….sevgi-oluşturma yeteneklerine sahip olduğunu biliyorsunuz. Bu yüzden de müzik için bir enerji tutuyorsunuz.</p>
<p>Bazılarınız şifa, bazılarınız da sevgi için bir enerji tutuyorsunuz. Bugün birçoğunuz aileleriniz için enerjiler tutuyorsunuz, öyle değil mi, oğullarınız ve kızlarınız ve kocalarınız, burada olan ya da göçmüş olan ana-babanız için. Onların enerjisini tutuyorsunuz, çünkü şu anda kendi başlarına bunu gerçekleştiremeyeceklerini düşünüyorsunuz, çünkü çok sevecensiniz ve çok verici.</p>
<p>Siz öylesine hizmet (dürtüsüyle, arzusuyla) dolusunuz ki. “Sevgili Ruh, ben her yoldan hizmet edeceğim” diyorsunuz çevrenizdekiler için enerji tutarken. Onlar hasta olduklarında enerjilerini tutuyorsunuz. Fazladan sevgiye, fazladan desteğe ihtiyaçları olduğunda enerjilerini tutuyorsunuz. Oo evet, bunu açıkça görüyoruz sizde. Siz ailelerinizin enerjisini tutuyorsunuz, öyle değil mi?</p>
<p>Bazılarınız belli ülkeler için enerjiler tutuyorsunuz. Şu anda, şu anda dinleyenlerin büyük bir bölümü İsrail için bir enerji tutuyor – bunu biliyorum, çünkü hemen yanıbaşınızda oturuyorum – öyle değil mi? Merak ediyorsunuz, “Şimdi ne olacak?” diye. Evet, Yasser (Arafat) yoldan çekilince, ne olacak şimdi? Siz kendi enerjinizi tutuyorsunuz, ve o da kendininkini mezarda tutacak. Ve bunu biliyorsunuz, ve şu anki tartışmalar da bununla ilgili. Onlar ve kendisi de, enerjisini toprakta tutmasını istiyor.</p>
<p>Bunu gerçekleştirdiğinizi biliyorsunuz. Ölüyorsunuz ve sonra enerjinizin bir bölümünü toprakta tutuyorsunuz. Bir parçanız buraya, bizim tarafa geliyor; inandığınız bir şey için, sevdiğiniz ve ilgilendiğiniz bir şey için enerji tutan bir parçanız da orada kalıyor.</p>
<p>Şambra, bugün….enerji tutanlar, bugün….HEPİNİZ KOVULDUNUZ! (yoğun kahkahalar ve alkışlar) Hayır, bu programla bizim bir ilgimiz yoktu. Ama bugün, hepiniz kovuldunuz. Bugün, bunu bırakmak zamanıdır. Biz sizin Enerjiyi Hareket Ettirenler olabilmeniz için enerji tutmayı bırakmanızı istiyoruz….bu çok daha iyi, çok daha iyi.</p>
<p>Evet, enerjiyi tutanlara ihtiyaç ve talep vardır. Ve sizin işinizi devralmak için gelmeye hazır, bekleyen bir grup var. Onlar belki bilinçli olarak bunu bilmiyorlar. Belki sadece bir heyecan ve tutku hissediyorlar. Yeni bir şey sarıyor onları. Evet, onlar enerji tutabilir. Bir denge tutabilir. Gelmek için bekliyorlar. Sizin bırakmanızı bekliyorlar. Beraberinizde tıpkı cebinizdeki taşlar gibi taşıdığınız Eski Enerjileri bırakmanızı bekliyorlar. Onlar sizin ilerlemenizi bekliyorlardı.</p>
<p>Peki, Enerjiyi Hareket Ettiren’le enerjiyi tutan arasındaki fark nedir? Çok…çok! Ve bu, yaşantınızda bazı değişimler talep eder. Geçen ay Kuthumi’yi getirmemizin nedeni, sizi değişimlere, daha fazla değişimlere hazırlamak içindi.</p>
<p>Böylece Şambra, Enerjiyi Hareket Ettiren, enerjiyi varlığında tümüyle bedenleyen….korkusuzca enerjiyi varlığına kabul edendir….onu artık kendi dışında tutmayandır….artık engellere sahip olmayandır….ve enerjiyi içine alıp sonra da kendinden akıp gitmesine izin verendir. Enerjiyi Hareket Ettiren biri, enerjilerin kendi realitesine gelmesine izin veren biridir, sadece fiziksel bedene değil, tüm bilincinize, ve sonra da, bir anlamda – sözcüklerle ifade etmek zor geliyor – ama ona bir nimet bahşettiğinizi söyleyebilirsiniz.</p>
<p>Bedenlenmiş enerjiye bir nimet bahşediyorsunuz. Onu tanrısal fırçanızla boyuyorsunuz. Onu tanrısal dudaklarınızla öpüyorsunuz. Ona Yeni Enerji’nin bir kıvılcımını ekliyorsunuz. Ve sonra, onu kullanmak isteyen herkes ve herşey için bir potansiyel olarak akıp gitmesine izin veriyorsunuz.</p>
<p>Enerji böyle iş görür. Enerji böyle hareket eder. Tanrısallığa katılan kişi tarafından tümüyle bedenlenilmesi gerekir. Onun kendi varlığınızdan geçip gitmesine izin verirsiniz. Bırakın yeniden dışarıya aksın. Bu Dünya’nın üçüncü boyutunda Yeni Enerji ve tanrısallık şimdi bu biçimde tezahür ettirilir ve gerçekleştirilir.</p>
<p>Şu anda Şambra, Enerjiyi Hareket Ettiren bir grup yok. Eski Enerji duruşuna göre enerjiyi değiştirenler var. Onlar sadece enerjileri ileri geri değiştirip dururlar. Bazılarını tanıyabilirsiniz. Bazılarını farkedebilirsiniz.</p>
<p>Ama biz burada Enerjiyi Hareket Ettirenlerden söz ediyoruz. Enerjiyi Hareket Ettiren kişi, tümüyle bedenleyen ve tümüyle katılan, onlara gelen herşeyi, içindeki herşeyi ve onlardan geçip giden herşeyi kutsayan kişidir. Ve bunu yaptıkları zaman, Yeni Enerji ve tanrısallığın nimetlerini de ona eklerler. Bu sadece enerjinin bir bölümünü ileri geri değiştirip durmak değildir. Bu, bir enerjiyi kutsamaktır. Bu, o kutsamanın Yeni Enerji, yeni dinamikler, yeni içgörüler dediğimiz şeylerin tüm veçhelerini getirmesine izin verir.</p>
<p>Böylece Şambra, bugün size, yeni bir pozisyonu kabul etmenizi rica etmek için geliyoruz. Bu mecaza bir bakmanızı da rica ediyoruz. Bazen bir işten gerçekten kovulduğunuzda, ya da yaşamınızda birşeyler değiştiğinde, panikliyorsunuz. Neyi yanlış yaptığınızı merak ediyorsunuz. Bundan sonra ne yapacağınızı merak ediyorsunuz. Siz aslında sadece, kendinizin bir düzeyinde, daha büyük ve yeni ve size daha çok hizmet edecek bir şeyin yaşamınıza girebilmesi için Eski bir şeyi bırakıyorsunuz. Bazen, işler sizin istediğiniz gibi gelişmediğinde ödünüz patlıyor. Bazen, yaşantınızdaki şeyleri bırakmanız gerektiğinde ödünüz patlıyor. Bunların tümü, Yeni’ye yer açmanın bir yoludur.</p>
<p>Bir enerji tutucu gerçekten hassas ve harika ve güzel bir enerji dengesinin tutulmasına yardımcı olur. Biz gerçekten Atlantis zamanlarını unutamayız ya da görmezden gelemeyiz. Biz gerçekten, dünyanın farklı yerlerine gittiğinizde Afrikalı-Amerikalı ya da Afrika enerjilerini tutanlarınızın enerjilerini unutmak istemedik. Sizin, dünyanın, o önemli unsuru unutmasını istemedik.</p>
<p>Enerji tutucular, herşeyi ilerletmede, herşeyi birleştirmede çok önemli bir rol oynadılar. Bu harika bir işti. Ve hizmetinizden ötürü çok onurlandırılıyorsunuz. Çok şeye katlandınız. Bazılarınız, tuttuğunuz enerjileri korumak adına yaşamında çok, çok acılardan ve meydan okumalardan geçti.</p>
<p>Bazılarınız yok yere tuttu enerjileri. Siz bunu aileleriniz ya da arkadaşlarınız ya da sevdikleriniz için yapmaya çalıştınız, ve biraz da, bunu kendilerinin yapabileceğini düşünmediğiniz için, biraz da, onları çok sevdiğinizden, yüklerini biraz üstlenmek için yaptınız. Ama şimdi bunu yapamayacağınızı biliyorsunuz. Her ruh, her varlık, kendini kabul etmek zorundadır. Onlar kendilerini kabul etmek zorundadır. Siz onların yükünü kendi omuzlarınızda taşıyamazsınız. Bunun onlara sonunda hiçbir yararı olmayacaktır.</p>
<p>Böylece Şambra, neden söz ettiğimi biliyorsunuz. Biz birlikte bir süredir bundan konuşuyorduk, tuttuğunuz Eski Enerjileri bırakmanın nasıl bir şey olacağından konuşuyorduk. Burada bir an için durun ve hangi enerjileri tuttuğunuzu….varlığınızda taşıdığınızı…dizlerinizin bazen neden kötülediğini nasıl merak ettiğinizi….bedeninizin neden ağrıdığını nasıl merak ettiğinizi….belki de neden kafanızın karıştığını nasıl merak ettiğinizi…..kendi kimliğinizi, kendi varlığınızı bulmada neden zorlandığınızı hissedin ve bunlar hakkında düşünün. Şambra, siz diğer enerjileri çok taşıdınız, tuttunuz. Bu yüzden gerçek sizi keşfetmek zor oldu.</p>
<p>Bir an için durun ve geçmiş yaşam enerjilerini hissedin. Bazılarınız geçmiş yaşamlarında gerçek askerler, denizcilerdiniz. Siz hâlâ ordunuzun enerjilerini…ya da şirketinizin…ya da geminizin enerjilerini beraberinizde taşıyorsunuz, öyle değil mi….onun unutulmasını istemiyorsunuz…kaybolmasını istemiyorsunuz….onun çağdaş bilincin enerji denkleminin bir parçası olmasını istiyorsunuz….bu yüzden de onu beraberinizde taşıyorsunuz.</p>
<p>Oo, ve bir de Şambra, herşeyden de çok, hepinizin taşıdığı çarmıhlardan biri de Yeshua’nın çarmıhıdır….Yeshua enerjisinin tutulması…2000 yıl öncesinin….onu sıkı sıkıya tutuyorsunuz…derinden tutuyorsunuz…ve ıstırap çekerek tutuyorsunuz…onu öylesine yeminlerle tutuyorsunuz ki….asla bırakmayacağınıza dair, kaybolmasına asla izin vermeyeceğinize dair ettiğiniz yeminlerle tutuyorsunuz. Eh Şambra, kaybolmadı. Şu an Dünya üzerinde pek mevcut. Onu her yerde görebilirsiniz. Dünyanın her yanındaki kiliselerde yapılandı….sizin enerjiniz. Tanrısal tohumu Dünya’ya getirmek için Yashua’nın gerçekleştirdiği çalışma ve sizin çalışmanız kaybolmadı; yok olmadı.</p>
<p>Şimdi artık bırakabilirsiniz. Şimdi bırakabilirsiniz. Birçoğunuz erken dönem katolik kiliselerini, erken dönem hıristiyan kiliselerini yaratmada aracı oldu. Ve siz enerjiyi tuttunuz. Bu yaşamda bile, hem kiliselere karşı bir kızgınlık, hem de kiliseye karşı bir eğilim ve sevgi hissettiniz. Hangisinin daha güçlü olduğundan emin değildiniz, çünkü hâlâ enerjiyi tutuyordunuz, ama belki de nasıl sonuçlandığından hayal kırıklığı içindeydiniz. O enerjiyi tutmaya devam edebilmek için kilisenin yenilenmesini umut ettiniz.</p>
<p>Onu bırakmak zamanıdır. Başkaları var. Oo, onlar belki de sizin yaptığınız kadar mükemmel bir iş çıkartmayacaklar (bazı gülüşmeler), ama bunu yapacak çok kişi olacak. Belki de on tanesi sizin birinize tekabül edecek (yoğun kahkahalar). Ama sevgili Şambra, siz enerjiyi yerleştirdiniz. İşi tanımladınız. Bu enerjiyi besleyen siz oldunuz. Ve şimdi onu bırakmak, devretmek zamanıdır.</p>
<p>Onlar devreye girmek istiyorlar. Gerçekten. Dolanıp merak ediyorlar. Onlar, etrafta hedefi olmadan dolandığını gördüğünüz insanlardır, yaşamlarıyla ne yapacaklarını bilmeye çalışıyorlar, bundan sonra ne olacağını merak ediyorlar. Onlar, sizin bunu devretmenizi bekliyorlar.</p>
<p>Şimdi, sizin kendinizi suçlu hissedeceğinizi biliyoruz (yoğun kahkahalar). Hizmette bulunmadığınızı düşüneceğinizi biliyoruz. Siz evet, gerçekten, gevşediğinizi, bu büyük sorumluluğu bıraktığınızı, ve bunu yaparsanız, dünyanın belki de dikiş yerlerinden atacağını düşünüyorsunuz (yoğun kahkahalar). Şambra, bunun için yeterli çalışma ve yeterli hazırlık yapılmıştır; enerjiyi devretmenizle dünya dikiş yerlerinden atmayacaktır. Siz bu sorumluluğu devrettiğinizde, bunu nasıl devralacağını öğrenmiş, deneyim sahibi başka kişiler devreye girecektir.</p>
<p>Asıl soru şimdi şu olmalı, “Enerjiyi Hareket Ettiren biri olarak ne yaparım? Buradan nereye giderim? Ne yaparım?” Bunu bir sonraki Şambra toplantımızda konuşacağız. Biz şimdi kendinize, kendinizin her bir veçhesine “enerjiyi artık tutmamak pekâladır” demek için bu fırsatı kullanmanızı rica ediyoruz. Bu, onu asla ziyaret edemeyeceksiniz anlamına gelmez. Bu, onu hissetmeyeceğiniz ve istediğinizde gündeme getirmeyeceğiniz anlamına gelmez. Bu sadece, onun yükünü artık taşımak zorunda değilsiniz demektir.</p>
<p>Siz yeni ve farklı şeylere ilerliyorsunuz. Eğer o enerjiyi özlerseniz – örneğin Eski Rusyanın enerjisini özlerseniz – oo, o geri gidip ziyaret edebilmeniz için hep orada olacaktır. Eğer kilisenin erken dönemlerinin yer tutucusu olmanın enerjilerini özlerseniz, her an geri gidip onu ziyaret edebilirsiniz. Eğer aileleriniz için tuttuğunuz enerjileri özlerseniz, her zaman geri gidip onu yeniden hissedebilirsiniz. Bu sadece, şimdi daha özgür olduğunuz anlamına gelir. Bu sadece, kendinizi şimdi gerçek bir “hareket ettiren”, gerçek bir “hareket ettiren” (varlık) olmaya açabilirsiniz demektir.</p>
<p>Gelecek günlerde bazılarınız kendini biraz boş hissedebilir. Ve bu pekâladır. Boş olmanın nasıl bir şey olduğunu hissedin. Enerjiyi tutmuş olmanın nasıl bir şey olduğunu hissedin. Tüm o enerjileri başka şeyler için tutmuş olmak nasıl bir şeydir, bunu hissetmek için hayal gücünüzün devreye girmesine izin verin.</p>
<p>Bazılarınız biraz bencil hissedebilir. Yükünüzü taşımak zorunda olduğunuzu hissedebilirsiniz. Bunda size düşen payı gerçekleştirmek zorundaymış gibi hissedebilirsiniz. Ama sevgili dostlar, gittiğimiz yerde, payınıza düşenden fazlası olacaktır. Orada yapılacak işler olacak. Siz insanlığa ve Ruha yepYeni bir biçimde hizmet edeceksiniz.</p>
<p>Hazır olduğunuzda – ne zaman olursa – kendinize izin verin. Tutmuş olduğunuz o enerjileri bırakmak için kendinize izin verin. Neyi tuttuğunuzu kendi ruhunuzda gözden geçirin. Onu sevin. Onu sevin. Asla bunu yapmak zorunda bırakılmadınız. Siz seçtiniz bunu. Ve şimdi bırakın gitsin. Devredin. Âsayı devredin Şambra. Âsayı devredin.</p>
<p>Bekleyen başkaları var. Enerjiyi Hareket Ettiren sizler, buradan gittiğiniz yerde o varlıklar – Oama, Kuthumi, St.Germain, ve Ben, ve tüm diğerleri – biz orada sizinle birlikte olacağız. Biz orada bazı gerçek deneyimlemeler gerçekleştireceğiz. Asla yalnız olmadığınızı hatırlayın.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 06 Kasım 2004</div>
<div class="tarih">Şaud 4: Enerjiyi Hareket Ettirenler</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, bu toplantının enerjisine, bu değişim zamanının enerjisine geri geliyoruz. Biz bazılarınızın şimdiden – nasıl desek – enerjiyi tutma ve enerjiyi hareket ettirme konusunu sorguladığını biliyoruz, çünkü siz enerji tutmada usta oldunuz ve bu işi seviyorsunuz (bazı gülüşmeler). Bu size yakın ve sevecen geliyor. Bu sizin hücrelerinizde. Sizin bilincinizde. Bu gerçekten sizin bir parçanız halinde.</p>
<p>Bu, Benliğinizin bir parçanızı bırakmak gibi, çok uzun zamandır sahip olduğunuz ve çok iyi yaptığınız bir işi bırakmak gibi. Bu yüzden, “Belki de enerji tutmanın zor olan bazı bölümlerini bırakabilirim (kahkahalar), ama gerçekten gücümü harcadığım bazı bölümlerini de tutacağım. Ve (bir yandan da) biraz enerji hareket ettireceğim” diyen bir enerji parçanızın olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Ama sizinle paylaşmak zorundayız ki Şambra – her ikisini de yapmak zordur. Tutmanın ve hareket ettirmenin enerjisel özellikleri tümüyle farklıdır. Bu, elinizde bir taş tutup, sonra da onu cebinize koyup beraberinizde taşımak gibidir, oysa Enerjiyi Hareket Ettiren taşı atacak ve yeni eylemlerin olmasını sağlayacaktır, başkaları için bir fark yaratsın diye o taşın doğru zamanda, doğru yerde uygun olarak atılmasını sağlayacaktır. Yani aynı zamanda hem taşı tutmak, hem de onu atmak zordur (kahkahalar).</p>
<p>Yani, eğer şu anda aklınızdan ve kalbinizden geçen buysa, bir süre buna nefes almanızı rica ediyoruz. Eski işinizi hemen bırakmak zorunda değilsiniz. Biz sizden bir süre bununla solumanızı ve şimdi neden bir Enerji Hareket Ettiren olmak isteyebileceğinize bakmanızı rica ediyoruz.</p>
<p>Şu anda gezegende Enerjiyi Hareket Ettirenlere çok ihtiyaç olduğunu size söylüyoruz. Bu çok yeni bir pozisyon türüdür. Bu, yaşantınızda sürekli değişimlerin olmasını içerecektir. Ama enerjinin ne olduğunun ve nasıl iş gördüğünün ve bu yeni zamanlarda sizin için nasıl iş görebileceğinin yepyeni bir anlayışını içerecektir. Bugün çok soruların olduğunu biliyoruz, bu yüzden Ben Tobias – ve belki de konukların bazıları – onları yanıtlamaya başlamaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, benim sorum babamla ilgili. Bugün dünyanın her yanında unutkanlık için kullanılan ilaç, insanlar için kötü müdür? Ve bir Şambra olarak bu durum için yapabileceğim en iyi şey nedir?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, biz burada geçişte olan kişilerin daha fazla hatırlamasına ve akılsal, zihinsel melekelerini tutmasına yardımcı olabilmek için ilaçlardan söz ediyoruz. Bunu, keskin bir farkındalığa sahip olmalarına yardımcı olmak için yapıyoruz. Bu – nasıl desek – zor bir soru, çünkü yaşlı olup da ya da bir geçiş zamanından geçiyor olup da, son âna kadar mümkün olduğunca aklı başında ve mevcut kalmak isteyenler var. Ama onlar, kendilerinin bir veçhesinin akılsal melekelere olan tutunmayı bıraktığını anlamak durumundadır, böylece gidip, öte tarafa geçmenin nasıl bir şey olduğunu keşfedebileceklerdir.</p>
<p>Şimdi, bu bazı ilginç soruların ortaya çıkmasına neden oluyor. İnsan bedenini terk edip de bizim tarafa geçtiğinizde ve perdenin bizim yanına geldiğinizde, olacak olanlar belirlenmiş bir kritere sahip değildir. Çok çeşitlemeler söz konusudur. Bu tümüyle, inanç sisteminizle bedenlemeyi seçtiğiniz şeyin bileşkesine bağlıdır.</p>
<p>Bizim tarafa gelebilir ve kendi yaratılarınız için verilecek bir davette onurlandırılan bir konuk olmak üzere büyük bir kutlama ya da ziyafeti seçebilirsiniz. Bizim tarafa geri gelip de, belki kurtarılmayı, yargılanmayı bekleyen bazı dinsel inançlarınıza tutunmayı seçebilirsiniz. Ve biz de sizinle birlikte beklemekten mutlu oluruz. Ve siz uzun, çok uzun bir zaman bekler durursunuz (kahkahalar).</p>
<p>Birçoğunuz Şambra, bizim tarafa geldiğinizde – nasıl desek – buraya geri gelecek ve biraz zaman geçirmeyi seçeceksiniz. Yaşamınızın bir dolu deneyimine bir göz atıp, o rolleri birçok farklı boyutsal düzeylerde oynamayı ya da yeniden oynamayı seçeceksiniz. Bazı Şambra’nın şimdiden yaptığı gibi buraya geri gelmeyi seçecek ve farklı potansiyeller seçseydiniz neler olacağını görebilmek için farklı potansiyeller seçeceksiniz. Ama buraya geri geldiğinizde önceden belirlenmiş kalıplar yoktur.</p>
<p>Peki – nasıl desek – uyanmamış bir insan geçiş işlemine başladığında ve ölmek üzere olduğunu farketmeye başladığında, gidip farklı olasılıkların tümünü araştırmaya başlar. Onlar dinsel ve ruhsal doğayı araştırmaya başlar. Ölümü araştırmaya başlar. Bir anlamda, bedenlerini terk ettiklerinde nereye inmek istediklerini belirlemek için bizim tarafı incelerler.</p>
<p>Böylece burada sözünü ettiğin ilaçları almak, aklı ve ruhu gidip bu incelemeyi gerçekleştirmekten yoksun bırakır. Ama öte yandan da onları daha farkında, dünyanızda daha fonksiyonel tutar. Yani, onlar bir seçim yapmak durumundadır.</p>
<p>Ve sana burada hatırlatmak zorundayız ki, onlar adına seçimi ailelerin yapması uygun değildir. Çoğu kez aileler, geçişte olan bu kişiler – nasıl desek – kendilerine daha bir bakabilecek durumda olsun ve iletişim kurabilecek düzeyde ve bunun gibi şeyler olsun diye onlara ilaç vermek isterler ve ilaç almalarını talep ederler. Ama zihni, aklı salıvermenin, ölüm meydana gelmeden önce aklın gitmesine izin vermenin önemli bir yanı olduğunu da anlamalısın. Biz, insanların psikolojik doğasını ve psiko-spiritüel doğasını değiştiren herhangi bir ilacın avukatlığını özellikle yapmıyoruz, çünkü öyle ya da böyle bedeli ödenmek zorundadır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Bune ek olarak, İsrail’deki grup çalışmamız için şimdilerde herhangi bir önerin var mı?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, gerçekten, gerçekten….şu anda hitap edebileceğimiz herhangi bir gruptan daha çok, en çok sizin için, enerji tutmada bu denli kökleşmiş ve buna bu denli gömülmüş olan sizler için bunu bırakmak zamanıdır. Biz bunu size İsrail’deyken söylemiştik. Enerjiyi Hareket Ettirenler olmak zamanıdır. (Böylelikle) hem kendiniz için, hem de tüm Ortadoğu bölgesi için daha fazlasını yapmış olursunuz. Enerjiyi Hareket Ettiren olmak için kendinize izin verirseniz, Dünya’nın ruhsallığı için daha fazla bir şey yapmış olursunuz. Biz yakında gelip hepinizi ziyaret edeceğiz, önce Ruh olarak, sonra da fiziksel olarak. Ve, tutunduğunuz enerjileri bırakmakla ne denli iyi bir iş yapıp yapmadığınıza bakacağız. Siz kendinizi neredeyse bundan alakoyamıyorsunuz. Bu yüzden Ben Tobias – ve Oama – size yardım etmek için geleceğiz (kahkahalar).</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Namaskar….ben bir soruyla gelmiyorum. Ben aslında bir davet için geliyorum. Ve biz, Şubatta Klimanjaro dağının tepesine korkusuzca tırmanacak sekiz kişiyiz. Ve ben kendim ve takımımın geri kalanı adına, bizimle birlikte dağın tepesine gelmen ve bu tırmanışa tümüyle katılman için seni davet etmek için burada bulunuyorum – benim yardıma ihtiyacım var. Biz gelecek yılın Şubat sonu gibi orada olacağız. Bu geziyi neredeyse bir yıldır planlıyoruz. Ve sanki Klimanjaro dağına tırmanmanın çok güçlü bir yönü var gibi. Ve tasarladığımız bu küçük geziye katılmayı seçen insanlar için de güçlü bir yönü var gibi. Bu yüzden, lütfen gel. Ben gerçekten senin benimle birlikte orada olmanı istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, ve bu davet tüm Şambra için geçerli olmalı. Bildiğin gibi, Ben Tobias ve diğerleri, tırmanışını gerçekleştirirken senin yanında süzülüyor olacağım. Ama bu – nasıl desek – tırmanmaktan öte bir şeydir. Bu ruhsal bir mecazdır ve – nasıl desek – senin de dediğin gibi, katılım türünden bir şeydir. Klimanjaro kendi yapısı içinde, kendi taşları içinde Dünya için, insanlık için –bizim potansiyel diyeceğimiz – şeyleri barındırıyor. Ve bu potansiyeller ortaya çıkmaya başlamaya hazır. Ve biz burada – nasıl desek – göz kırparak eklemek durumundayız; bu potansiyellerin Dünya’ya salınmasının başlayabilmesi için, bu enerjiyi hissedecek ve onu sarmalayan Gaia enerjisini hissedebilecek Enerjiyi Hareket Ettiren kişilere ihtiyaç vardır. Siz burada kapılar açmıyorsunuz, ve siz buna benzer bir şey yapmıyorsunuz. Ama yaptığınız şudur, bir enerji hareketinin spiralini başlatmaya yardımcı oluyorsunuz. Ve evet, sizinle birlikte olsunlar diye tüm Şambra’yı davet etmelisin.</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, ben bir psikosomatik hastalıklar hastanesinde çalışıyorum. Orada çoğu yeme-bozukluğuna sahip olan ve kollarını ya da bacaklarını keserek kendilerine zarar veren kadın hastaların gitgide çoğaldığını görüyorum. Lütfen bana söyle – bu durumun nedenleriyle ilgili fikrin nedir, ve bu insanların tedavisini nasıl geliştirebiliriz? Teşekkür ederim ve en iyi dileklerle.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, bununla bağlantılı olan çok zor enerjiler söz konusudur. Ve – nasıl desek – bu, bedeni her türlü sevinçten yoksun bırakmakla ilgilidir. Bu, dişil enerjinin güzelliğinden ruhu yoksun bırakmakla ilgilidir. Ve bazıları bunu – nasıl desek &#8211; ince bir bedende olmanın sosyal baskılarına yükleyecektir. Ama altında yatan sorun daha çok, fiziksel bedenin güzelliğini bozacak yaralar açma noktasına gelecek kadar Benliğini yaşama sevincinden yoksun bırakmaktır. Nasıl desek – derin ve eski yaralar taşıyan kişiler vardır.</p>
<p>Ve bu kısa sürede onlarla nasıl başa çıkılacağına dair belirli bir yanıt vermek çok zordur. Ama bu – Şambra olan hepinizin bildiği gibi – kendini her yönüyle sevmekle ilgilidir. Ve bu, bu insanların çoğu için çok uzun ve zor bir yoldur. “Ben gerçekten tüm yanlarımı seviyorum. Ben gerçekten herşeyi bedenliyorum. Ve bunu şu anda seçiyorum. Yaşamımda olan biten herşeyi seçiyorum. Ve eğer ben bunu seçebiliyorsam, değiştirebilirim de” diyebilecek noktaya gelmiş, en zor zamanlardan geçmiş senin gibi ve diğer Şambralar gibi insanları görmek, onlar için çok önemlidir.</p>
<p>Ve biz şimdi sadece bu konunun üzerine cila çektiğimizi hissediyoruz. Bunun üzerinde çok ayrıntılı konuşabilirdik. Ama yaşantında içinden geçtiğin şeyler sayesinde, başka bir insanı kendini sevecek hale getirmenin neler gerektirdiğini anlayacak deneyimlere sahipsin. Yani, bununla başla. Ve biz seninle çalışmak için geleceğiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Bu şarkıdan sonra sorumu sormaya korkuyorum. Ama şu son günlerde, kendimin bir veçhesi olduğunu hissettiğim bir şey görüyorum. Ama o altın, sıvı bir kabarcık gibi bir şey. Ve ben sadece onu biraz anlamak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ve ne olduğunu düşünüyorsun? (kahkahalar)</p>
<p>4.ŞAMBRA: Benim bütünümle birleşmeye çalışan bir veçhem.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, gerçekten. Şu anda senin ve başka Şambaraların da deneyimlemeye başladığı ve diğer insanların deneyimlemediği ilginç bir şey oluyor. Ve bu da, olmakta olan bir birleşme, kaynaşma var, kendinin her bir parçasının içeriye girebilmesi için bir açılım var.</p>
<p>Siz insanların sözünü ettiği, “ruh-üstü” (oversoul) denilen bir şey var. Ruh-üstü, olmuş olduğunuz herşeyin tüm enerjilerinin bir toplamıdır. O, herşeyi kontrol eden o büyük melek değildir. Herşeyi kontrol eden o büyük meleğin SİZ olduğunu anlamak zorundasınız. Ruh-üstü, sizin toplamınızdır. Ve o, edindiği türlü deneyimler vasıtasıyla size hizmet etmek için geri gelmek istiyor. Ama yanıtları onda bulamazsınız, sadece mevcut olduğunu görürsünüz.</p>
<p>Bir de – nasıl desek – tanrısallığınız var. Tanrısallığınız, bizim saf öz dediğimiz şeydir. O tüm enerjilerin içinde en masum….ve en büyük….ve en muhteşem olanıdır. Ve o – nasıl desek – tüm insanlar, çoğu melekler….aslında çoğu melekler tarafından çok uzun zamandır mühürlü tutuluyordu. Meleklerin çoğu, tanrısallıkları ile birleşmek için Dünya’ya gelmek zorunda kalacaklar.</p>
<p>Yani sen kendinin veçhelerini görüyor ve hissediyorsun. Ve bu, onların gelmesini mümkün kılan büyük ve muhteşem bir zamandır. Ve özellikle senin için – ve her biriniz için – eğer bir şeyler görüyorsanız ve hissediyorsanız, ya da rüyanızda görüyorsanız, onun siz olduğunu, sizin parçalarınız olduğunu anlayın. Garip ve alışılmadık şeylerin rüyasını gördüğünüz zaman bunu bir varsayım olarak kullanın. Siz aslında kendinizin rüyasını görüyorsunuz. Çevrenizde bazı mevcudiyetler hissettiğinizde – az önce Atlantisli enerjilerden söz ettiğimizde olduğu gibi – onlar sizin veçhelerinizdir. O size gelir. Onların tümü şu anda size akıyor.</p>
<p>Yani senin algıların çok açık, bunun, senin bir parçan olduğunu bilecek kadar bilgesin. O değişecektir. Geri gidip onu yeniden yaratmak zor olacaktır, çünkü değişmeye ve tekâmül etmeye ve yeni biçimlerde seninle birlikte olmaya devam edecektir. Ve sana şunu söyleyeceğiz – sadece sana – aşık olmanın yepyeni bir tanımını bulacaksın ve onu anlayacaksın, çünkü bu, kendine aşık olmakla ilgili olacak. Bu güzel soru için teşekkür ederiz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Eh, oy kullanan Amerikalıların yarısının düşünme biçimi beni oldukça hayal kırıklığına uğratıp canımı sıktı (yoğun kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Cauldre, bunu soran Linda mı, yoksa o bir soruyu mu okuyor diye bilmek istiyor (yoğun kahkahalar ve alkışlar).</p>
<p>LİNDA: Ben bir soru okuyordum, ama eğer ruhumu hissedebilseydiniz, Enerjiyi Hareket Ettiren biri olarak bu uygun olurdu. (Şimdi soruya devam eder)….Oy kullanan Amerikalıların yarısı….sanırım onlara yalan söylenmesinden hoşlanıyorlar. D.C. bölgesinde (çvr: Washington D.C.- başkent) en son yaşarken – görüyor musunuz, ben değilmişim (Linda’dan gelen bir yorum) – 70’lerin başıydı ve Nixon istifa etmişti. Hey Allah’ım, başka bir ülkenin yurttaşlığını edinmeye hazırım. Sanki “Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü” tekrarlıyormuşuz gibi hissediyorum. (kahkahalar) Kaçık ve muhalif imparatorumuz tarafından İtalya’ya çekilen barbarlar/teröristler akın akın oraya geldiğinde, orada mı olmak istedim? Belki bu soruyu bu haftasonu Tobias’a iletebilirsiniz. Bu, Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü tekrarlayan A.B.D. mi? Teşekkürler ve kendinize iyi bakın. Pete.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, gerçekten….bildiğin gibi sen – nasıl desek – bu Roma İmparatorluğu’nun bir parçasıydın. Ve İtalya’ya ve o yörelere her zaman güçlü bir yakınlık duydun. Ve sen bu imparatorluğun şehvet ve hırs düşkünlüğünün ve belki de yaşamın keyfini bazı çok ilginç yollardan çıkartmanın bileşkesi yüzünden parçalanmasını izledin. Ve bu, o zamandan beri içinde bir ağırlık oluşturdu. Ve şimdi o Eski korku yüzeye çıkıyor.</p>
<p>Bu yaşadığın, bu Amerika ile gerçekten ilgili değildir. Bu hiç de onunla ilgili değildir. Ama, gücün kötüye kullanılmasıyla ilgili Eski korku hakkındadır. Sen tekrar tekrar Washington’daki bu güç merkezine geri gidip durdun. Romalılarla olan önceki deneyimlerin yüzünden ve güçle ilişkili olup bir enerjiyi tutmak istemen yüzünden (bazı gülüşmeler), kendini neredeyse engelleyemiyorsun.</p>
<p>Bu yüzden sana öncelikle şu enerji tutma işini bırakma zamanının geldiğini söylüyoruz. Enerjiyi tutmak için bunun tam merkezinde olmak zorunluluğunu hissetmen, hem senin için, hem de ailen için yıpratıcı, ve kendini oraya koymakla aslında kendini başka olasılıklardan ve yaşamındaki birçok sevinçten yoksun bırakıyorsun.</p>
<p>Şunu da söylemek gerekir, senden – hepinizden – olan bitene bir bakmanı rica ediyoruz. Bildiğin gibi, hükümetler ve politika sadece bilincin bir yansımasıdır. O sadece liderleriniz vasıtasıyla ortaya çıkan tüm insanlığın bilincidir, bu liderler ister diktatör olsun, ister seçilmiş. Bu yüzden, Amerika’nın şu anki bilincine bir bakmanı istiyoruz. Belki de ilerlemekle ilgili bir korku söz konusudur. Belki de, başkaları Yeni’ye girebilsin diye Eski Enerji’yi tutanların belirli bir düzeyde olması gerektiği, bir tür dengenin ya da bir tür sınırın olması gerektiği kaygısı vardır.</p>
<p>Yani, aşikâr olanın ötesine bakmanı rica ediyoruz. Bu sadece yalan söylemekle ilgili değildir, çünkü hangi partiden gelirlerse gelsinler, politikacıların tümünün bunu yaptığı bilinir. Onlar insanlara kendi duymak istediklerini söylerler. Bu yüzden politikaya girerler (kahkahalar). Onun için senden, gerçekte olan bitenin dinamiklerine bir bakmanı rica ediyoruz, ve bir de bu son seçimlerin, bir anlamda çok dengeli, son derece yakın olduğu gerçeğine de bir bakmanı istiyoruz.</p>
<p>Ve evet, daha eski bir enerjiyi tutanlar sanki şu anda pozisyonlarını tutmuş görünüyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, pandül salındıkça gelecek iki ve dört yıl içinde büyük değişimlerin olduğunu göreceksin. Teşekkür ederiz.</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Birkaç ay önce buraya taşındığımda, buralardan geçen Şambra’ya bende kalmaları için evimi açtım. Ben burada söz konusu olan enerjiyi anlamak istiyorum. Birçokları geldi, kimi birkaç saat, kimi de birkaç ay kaldı. Ben nelerin olup bittiğini bilmek istiyorum. O gelenler bir dolu şey deneyimliyor, ve özellikle de bu hafta sonu bende kalan bu belli grup.</p>
<p>TOBIAS: Sen şimdiden yanıtını bildiğin bir soru soruyorsun (bazı gülüşmeler). Böylece biz senin bizimle paylaşmanı rica ediyoruz – Şambra’yı çeken nedir? Onların bu yere gelmesine neden olan nedir?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Ben enerjinin hareket etmesini sağladığım bir alan tuttuğumu hissediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Ve, başka?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Burası gelinecek güvenli bir yer. İnsanlar kabul görüyor.</p>
<p>TOBIAS: Başka bir şey var mı?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Şu anda aklıma gelmeyen bir şey vardır belki.</p>
<p>TOBIAS: Sen – nasıl desek – biz bunun için Oama’nın gelmesini istemiyoruz (yoğun kahkahalar). Bazı melekler onu kollarından tutuyor (kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA: O meleklere benim adıma teşekkür et.</p>
<p>TOBIAS: Sen nasıl – nasıl desek – sen bu insanlar geldiğinde ne hissediyorsun? Onlar o yere geldikleri zaman ne olduğunu hissediyorsun?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Biz yeniden-bağlanıyoruz.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, SEN nasıl hissediyorsun?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Sevinç, neşe….sanki yeniden ailemle karşılaşıyormuşum gibi.</p>
<p>TOBIAS: Ve, nereden gelen ailen….</p>
<p>6.ŞAMBRA: Birçok zamanlardan.</p>
<p>TOBIAS: Peki onlarla nasıl bir ilgin var? Nedir – nasıl desek – yanıtı vermemeye çalışıyoruz. Peki ama onlarla olan ilişkin nedir?</p>
<p>6.ŞAMBRA: Bağlantıları tutan, bağlantıların olmasını sağlayan – diplomat pek doğru sözcük olmuyor burada – ama öyle biri diyebilirim.</p>
<p>TOBIAS: Belki de sana burada sözcüklerde yardımcı olabiliriz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Buraya çekilenler, senin de bildiğin gibi daha önce de birlikte oldular. Ve sen bunu hissedebiliyorsun. Ve onlar da hissedebiliyor. Bu, Eski Enerjilerin yeniden tutuşturulmasıdır ve yeniden biraraya gelmektir. Siz birlikte çok, çok yaşamlar paylaştınız. Yaşamlarınız sürekli birbirini kesmiş görünüyor. Bunlardan bazılarında, özellikle de son yaşamlarda, sen onlar için bir öğretmen ve bir lider ve bir rehber oldun. Ama dediğin gibi, onlar için enerjiyi tutan kişi de oldun.</p>
<p>Ve şimdi hepiniz – nasıl desek – yeniden biraraya geliyor, bir şeylerin olduğunu biliyor, merak ediyor, ama pek de ne olduğundan emin olamıyorsunuz. Bu yüzden bir dolu soru var – neden buradayız….neden buraya çekildik…buradan sonra nereye gideceğiz….planımız ne olmalı? Ve, birçoğunuz da, bir planımız olmamalı diyor, ama yine de bir plan yok diye genel bir asabi hal yaşanıyor (kahkahalar).</p>
<p>Bir şeyler yapmak zorundaymışsın gibi hissediyorsun. Gerçekleştireceğin şeylerden bir bölümü, onlar adına tutmuş olduğun Eski Enerjilerin bir kısmını salmaktır. Bir bölümü de, öğretmen olarak sahip olduğun Eski Enerji rolünü bırakmaktır, böylece hepiniz eşit kişiler olarak birbirinizle çalışır hale gelirsiniz. Bu onları güçlendirir ve senin de, taşıdığın bazı şeylerden özgürleşmene yardımcı olur. Planlara gelince, herhangi bir plan olmak zorunda değildir. Eski Enerjilerin birçoğu, sadece bu bağlantıyı yeniden kurmakla dengeye gelecektir. Bazı insanlar çok kısa bir süre için (sana) çekilecektir. Ve bazıları da gelip gidecek, deyim yerindeyse kapıdan girip çıkacaktır.</p>
<p>Ama daha da önemli olan, bu soruyu sorduğun için; senin için Eski rolü bırakmak ve Yeni türden bir role adım atmak zamanıdır. Ve sen bunu gerçekleştiriyordun. Sen – nasıl desek – şeyleri salmayı ve Yeni sen’e ilerlemeyi çok hızlı öğreniyordun. Bunun meydan okuyucu ve zor olduğunu biliyoruz. Ama gelip de sende kalanlar, aynı zamanda bunu gerçekleştirmende sana destek de oluyorlar. Yani, insanların sende kalmasının, sana gelmesinin türlü nedenleri var. Ve bunların tümü tekâmül edecek, gelişecektir.</p>
<p>6.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, işim olmadığı için kendimle çok zor anlar yaşıyorum. Bilime karşı güçlü bir tutkum olmasına rağmen sanki herşey buna karşı çıkıyor. Bazı anlarda perdenin o yanına gitmek istiyorum, ama sonra çok şey yaşadığımı farkediyorum. Sanki bazı anlar yaşamaya bayılıyorum, bazı anlarda da insan tarafım yorgun oluyor. Bu çok zor anlarla ilgili paylaşacağın bir şey var mı? Sana ve ışığın tüm varlıklarına ve perdenin o yanına teşekkür ediyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, sen Şambra adına konuşuyorsun, bu zorluk ister bir işle, ya da sağlıkla, ya da ister kalmak mı gitmek mi istediğinizi bilemediğiniz birçok konuyla ilgili olsun, sen zor zamanlar yaşamakta olan birçok Şambra adına konuşuyorsun. Sen – nasıl desek – senin beklentilerin türlü biçimlerde çöktü ve umutların sanki ayaklarının altından çekildi. Ve tekrarlıyoruz, bunların tümü…. bu gerçek değişimin, tüm bu değişim işleminin bir parçasıdır. İnsani beklentilerin….çökmesine izin verdin ve – nasıl desek – planların ya da gaye ve umutların ayaklarının altından çekilmesine izin verdin. Sen içtenlikle ve gayretle yanıtların peşine düşüyorsun.</p>
<p>Ama bunu özellikle sana söylüyoruz – (şu anda) sana odaklanıyoruz – bunların tümü senin alanının içindedir. Ve sen bunu biliyorsun, sen ve ben konuştuğumuzda, ve ben sana bunu söylediğimde, “Evet, biliyorum, ama Tobias bunlar sadece sözcükler; ben daha yanıtları içimde göremiyorum” diyorsun. Bunun nedeni hâlâ zihninde mücadele ettiğin içindir. Sen hâlâ geçmişin Eski Enerjilerini tutuyorsun.</p>
<p>Bunlar manipüle edilmek ya da zorlanmak ya da başka herhangi bir şey yapılmak durumunda değildir. Yanıtların tümü hemen oradadır. Bunu açıklamak çok zor, ama onları yaşamına bir kabul edebilsen, bedenlemenin bu korkusuzca kabulünü, herşeyin gelmesine, yaşamına girmesine bir izin verebilsen. Ve sen, herhangi bir insan meleğin içinden geçebileceği en meydan okuyucu ve zor durumdan geçiyorsun. Biz buna “ruhun karanlık gecesi”, “Kılıçlar Köprüsü” dedik. Bu, kendini en yalnız hissettiğin zaman, oysa değilsin. Bu, zor, zor bir zaman. Bu böyle olmak zorunda değildir.</p>
<p>Bunu başka Şambra örneklerinde de görebilirsin – o zor zamanlardan geçen kişilerde – arayıştan vazgeçtiklerinde, ve – nasıl desek – kızgınlıktan vazgeçtiklerinde, ve yanıtları kendilerinin dışında aramaktan vazgeçtiklerinde, yanıtların öylece ortaya çıktığını söyleyeceklerdir sana….bunu görebileceksin. Ve bunların kulağa boş laf gibi geldiğini biliyoruz. Sen bunun nasıl bir şey olduğunu deneyimleyinceye kadar da bunlar kulağa yavan sözler gibi gelecektir. Deneyimlediğinde ancak anlayacaksın. Ve biz sana sorduğun soru için teşekkür ediyoruz. Ve senin, gerçekte kim olduğunu kabul etmenin bir yolunu bulacağını biliyoruz.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhabalar. Arkadaşım Betty’nin, Mattie adında olağanüstü bir oğlu var. Ve onun için çok kaygılanıyorlar, çünkü hâlâ konuşmaya başlamadı. Mattie hakkında konuşabilir misin ve belki de Betty’e biraz öğüt verebilir misin lütfen?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de…. bunun enerjisine bir bakmamız gerekiyor. Burada sözünü ettiğin ‘çocuk’, bize söylendiğine göre, &#8211; nasıl desek, katogorize etmekten pek hoşlanmıyoruz – ama o, daha yeni olan enerjilerden bazılarını, daha kristalimsi enerjilerden bazılarını getirmekte. Ve bu çocuk, &#8211; nasıl desek – bu noktada bu enerjileri ifade eden değil de, içine çeken, masseden olmayı seçmiş, ve bu şekilde kalmakla daha çok iletişim kurmak arasında şimdilik bir seçim yapmış değil. Ama fazla kaygılanmamak gerekiyor, ve ….bize söylendiğine göre, bu sevgili varlığı konuşmaya zorlamamak çok önem taşıyor. Onlar nasıl yapılacağını çok iyi biliyorlar. Bu, bunu seçip seçmedikleriyle ilgili. Teşekkür ederiz.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias, benim sorum – ve sorumun aslında iki bölümü var – şu, birkaç yıl önce beynimde kimyasal bir depresyon geliştirdim. Ve sanırım en büyük sorum….piyasalardaki ilaçlar ve yapılan reklamlarla dünyadaki birçok insan şimdilerde bundan muzdarip. Ve bu sadece Birleşik Devletler’de değil. Tüm dünyada böyle. Ve bununla ilgili bana söyleyebileceğin bir şey var mı, ve benim kişisel durumumla ilgili herhangi bir şey?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten, depresyon kimyasallardan kaynaklanmıyor, ama kimyasallar daha derin bir – nasıl desek – ruhsal, spiritüel dengesizliğin, ya da daha derin bir ruhsal düzeyden kaynaklanan depresyonun sonucudur. İlaçlar sadece ortaya çıkan belirtilerin hafifletilmesine ya da azaltılmasına yardımcı olan araçlardır. Depresyon çoğunlukla içsel varlıkta taşınan yüklerle ilgilidir….suçluluk yükleri…yanlış yaptıkları şeylerle ilgili yargı yükleri gibi. Bazen de bu depresyon – bugün sözünü ettiğimiz gibi – başkaları için fazlasıyla enerji tutmaktan kaynaklanır.</p>
<p>Senin kişisel durumunda bu….sen, bildiğin gibi, başka birçok insan için enerji tuttun. Onların sorunlarını içine alma eğilimi gösteriyorsun. Ve onların acılarını ve hislerini içine alma eğilimi gösteriyorsun. Ve sen bir anlamda, yeterli derecede enerjiyi kendi varlığına, kendi realitene getirmekten kendini yoksun bıraktın. Sen bir anlamda, “alandan” ya da tüm olanın kaynağından gelen enerjiyi kendinden kısıp başkaları için kullandın, ve kendine yeterince vermedin.</p>
<p>Böylece bu, senden gelecek sevgi için ağlayan, senden gelecek kabul için ağlayan, yüzünü depresyon olarak gösteren varlığının içsel parçasıdır ki, bu depresyon, bildiğin gibi, tüm varlığını sarıyor. Zihnini ve bedenini sarıyor. Tümüyle dikkatini çekiyor. O…depresyon….senin bir bölümün….neredeyse boğulan bir kişi gibi. Onun o kadar sevgiye ihtiyacı var ki ve o kadar dikkate alınmaya ihtiyacı var ki, seni boğacak, ya da öldürecek, ya da belki senin kendini öldürmene neden olacak, çünkü sana çok ihtiyacı var.</p>
<p>Bugünkü toplantımızda da söylediğimiz gibi, başkaları için tuttuğun tüm enerjileri salmak zamanıdır. Bilinçli olarak farkında olmasan da, şu enerji tutmanın tümünü salmak için kendine izin ver. Ve şu anda sana bakıyoruz – ve buna yardımcı olabilecek, enerjilerle çalışan bazı kişilerin salonda olduğunu biliyoruz – ama bunların bazısını bırakmak zorundasın. Ve bunlar çağlar boyu, yaşamlar boyu süren enerji tutmalar. Ve sen kendini sevgiden ve ilgiden yoksun bıraktın. Ve bunları kendine veresin diye benliğin şimdi bağırıp çağırıyor.</p>
<p>Yoğun olarak bedenini çalıştırmanı ve masaj yaptırmanı öneririz, özellikle de, eğer mümkünse Şambra’nın ya da bedenin hücrelerinde olan biteni gerçekten anlayan kişilerin yapacağı masajı. Bunu hemen yaptır ve yoğun olarak yaptır. Sık sık yaptır. Ve sen kendi kendine bunun için gerekli olan kaynaklara sahip olmadığını söyleyebilirsin, ama kendine sevgi armağanını bir kez vermeye başladığında, benliğinin sana bolluk armağanını verdiğini de göreceksin. Yani bu çok önemlidir, sadece senin için değil, ve kendin için bu soruyu sormana teşekkür ediyoruz, ama aynı zamanda bunu deneyimleyen, depresyonun bu sakatlayıcı etkilerini deneyimleyen birçok Şambra için de çok önemlidir. Ve senden, burada gerçekten olmakta olana bir bakmanı rica ediyoruz. Kendinden o kadar çok verdin ki, kendini sevmeyi unuttun. Teşekkür ederiz.</p>
<p>9.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Mayan ve onun kadim bilimi Vaastu ve bunun Yeni Enerji’deki geçerliliği hakkındaki görüşlerini rica ediyorum. Gelecek Şaud’lardan birinde onun konuşması öngörülüyor mu?</p>
<p>TOBIAS: Gelecek Şaud’lardan birinde konuşması programımızda yok, ama onunla konuşabilir, kararı ona bırakabiliriz. Ve birçoğu – bu enerjiye de bir bakmamız gerekiyor. Sözünü ettiğin bu varlık – nasıl desek – şimdilerde müfredatını değiştiriyor ya da önceleri söylenmiş ya da yazılmış şeylerin bazısını düzeltiyor. Bu materyel 2007’den sonra farklı bir adla yeniden ortaya çıkacak. Ve – nasıl desek – o zamana kadar bu kaynaktan fazla bir bilgi gelmeyecek. Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias, oralarda ne alemdesiniz (kahkahalar)?</p>
<p>TOBIAS: Şerefine kadeh kaldırıyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>11.ŞAMBRA: Açıklanmasını istediğim iki şey var. Birkaç yıldır, benim yanıp tutuştuğum bir proje oluşmakta. Ve bu bir tekne projesi, ve ben yerküre sularını elektrikli bir tekneyle aşacak sözde ilk kişi olacağım. Buna biraz ışık tutabilir misin…bir de enerji biçimine, çünkü bu yeni bir şey. Ve bununla ilgili New York’a bir gezim olacak.</p>
<p>TOBIAS: İlginç….bunun enerjisine bir bakıyoruz. Ve – nasıl desek – neler olacağını paylaşmaya çalışmak zor, çünkü biz senden bu deneyimi esirgemek istemiyoruz. Ama burada şunu söylüyoruz, bu projede olabilecek bazı gecikmeleri, proje gerçekleşmeyecek anlamına alma. Gecikmeler sadece bu projenin ihtiyacı olan enerjilerin ve kaynakların biraraya gelmesi için olacak….bir yıllık falan bir gecikme….aslında sana çok daha iyi hizmet edecek biçimde geri gelecek bir gecikme. Yani buna çok açık ol.</p>
<p>Ve biz burada senin seçtiğin ve seninle birlikte çalışanların seçtiği potansiyeli görüyoruz. Biz bunun başarılacağını görüyoruz. Ama – tekrarlıyoruz, biz sadece potansiyellere bakıyoruz – birlikte çalıştığın, ya da çalışmakta olduğun bazı kişiler, çeşitli nedenlerden ötürü bu projeyi terk edecekler. Ama bu iyi bir şey, çünkü bu, yeni insanların gelmesine yol açacak. Böylece bizim önerimiz, bunun üzerinde çalışılmasına devam edilmesi ve ışığın türlü farklı yollardan gelmesine izin verilmesidir.</p>
<p>11.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de.</p>
<p>LİNDA: Son soru, eğer seçimin buysa.</p>
<p>TOBIAS: Ayakta durup bekleyenlerden birkaç soru daha alalım.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Geçenlerde aldığım finansal bir kararla ilgili ve işlemin niyeti ve sonucu hakkında konuşabilir misin diye merak ediyordum.</p>
<p>TOBIAS: Nasıl desek – bunu sana geri yansıtmak zorundayız. Ve sana, neden ilk elden bu enerjiyi seçtiğini, ve niyetinin ne olduğunu, ve buna getireceğin potansiyellerinin ne olduğunu soracağız.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Niyetim….bu, bu alanda toplu bilincin dışına çıkabilmek için bir araç gibi geldi bana. Ve sonucuyla ilgili arzum da özgürlük.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de…ve öyledir. Sen bunu seçtin. Ve bu şimdi, bunun tezahür etmesine izin vermekle ilgilidir. Biraz zamanını ve ilgini isteyecektir doğal olarak, ama bir anlamda, bunun doğmasına yardımcı olduğun söylenebilir, ve biz onun şimdi çiçek açmaya başladığını görüyoruz. Bu şu anda kendine saklayacağın bir şey. Başka bir deyişle, çıkıp da bunu paylaşmak, ya da şu anda öğretmek zamanı değil, ama nasıl bir ilerleme gösterdiğini izlemek zamanı. Aldığı farklı yönleri ve dönemeçleri izle. Bu onun nasıl iş gördüğünü gerçekten görebilmen için, kısa duvarın arkasında durman için iyi bir zaman. Ve sonra, sen bununla birlikte yol alırken, bazı düzeltmeler yapmak isteyeceksin. Ama onun mükemmel, olağanüstü bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz.</p>
<p>12.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Sanki hiç iyi bir uyku çekemiyorum. Çok uyduruk. Yorgunum! Yani, bunun için ne yapabilirim?</p>
<p>TOBIAS: Bu yine, birçok Şambra’nın yaşadığı bir şey. Ve, bunun türlü nedenleri var. Nedenlerden bazısı – nasıl desek – temel nedenlerden bazısı, biyolojik bedeninizin ve onun ritmlerinin ve hareketlerinin fazlasıyla Gaia’nın hareketleriyle ilintili olmasından kaynaklanıyor. Ve şimdiye kadar bedeniniz Gaia ile, ve gerçekten güneş ve ay ve tüm bu şeylerle olan bağlantısıyla uyur ve uyanık kalırdı.</p>
<p>Şimdi ise, içsel varlığınızı değiştirdiğiniz bir noktaya geliyorsunuz. Ve bunu gerçekleştirdikçe de, bir zamanlar Gaia ile biyolojik olarak kurduğunuz bağlantıyı artık kuramaz oluyorsunuz. Böylece bu, tüm uyku düzeninizi alt-üst ediyor ve çok, çok sinir bozucu olmasına neden oluyor.</p>
<p>Şambra bazen gün ortasında uyumanın daha iyi geldiğini görüyor. Eğer bir gündüz işine sahipsen, bunu yapmak çok zordur. Ama bazılarınız işte nasıl uyunacağının yolunu buluyor (kahkahalar). Birçoğunuz gece yarısı uyandığınızı görüyorsunuz. Ve yıllardır söylediğimiz gibi, dönüp durmak değil de kalkmak en iyisidir. Gecenin bir yarısı yataktan kalkmak zor olsa da, bu, günün en yaratıcı bölümü olabilir. Ve siz çok yaratıcı olduğunuzu göreceksiniz. Ve, bu sürede yeni fikirler ve projeler geliştirdiğinizi göreceksiniz.</p>
<p>İşin içine başka unsurlar da giriyor. Uyku düzeni, içine girdiğiniz rüya halleri yüzünden de bozuluyor, çünkü siz şu aralar çok başka başka enerjileri de kendinize çekiyorsunuz. Bugün değindiğimiz gibi, Atlantis enerjileri rüyalarda fazlasıyla mevcut, ve bu da zaman zaman epey korkuya, epey kedere neden oluyor. Ama bu enerjiler geri geliyor. Ve aynı zamanda Dünya-öncesi enerjilerin bazıları da şu anda ziyarete geliyor. Ve siz uzun, çok uzun zaman önce olmuş şeyleri de halletmeye çalışıyorsunuz. Böylece aslında bunların tümü, bir zamanlar günün en dingin, en huzurlu zamanı olan uyku zamanını mahvediyor.</p>
<p>Şambra’nın çok daha az uykuya ihtiyaç duyacağı, sizin deyiminizle – nasıl desek – “güç uykusu”na sahip olacağı bir noktaya sonunda geleceğini görüyoruz. Ve siz….çok kısa bir süreye tümünü sıkıştırabilirsiniz. Ve bedeniniz, şimdilerde yorgun olmasına karşın, daha önceleri yenilenmek ya da uyumak için ihtiyaç duyduğu zamanı pek gereksinmeyecektir. Tekrarlıyoruz, bu çok, çok hızlı gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Yani, tüm bu yorgunluk hali geçecektir. Bedeninizi ve enerjinizin tümünü anlamak durumundasınız. Onlar uygun uyku miktarını kesinlikle biliyorlar. Ve buna ayak uydurmak zor gelebilir ama siz asla….yeterli uykuyu almamaktan ötürü ölmeyeceksiniz. Sadece bir süre rahatsız olacaksınız. Teşekkür ederiz.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Benim iki sorum var. Biri, neden….ben bir süredir iş arıyorum. Ve ben, bilirsin işte, parası iyi bir iş istiyorum, karşılaştıklarım gibi değil yani. Yani böyle bir iş istiyorum. Ve bir de, ben İsrailliler ve Filistinliler için bir proje üzerinde çalışıyorum. Ve şunu bilmek istiyorum, ben enerjiyi tutuyor muyum, yoksa hareket mi ettiriyorum. Bu kadar.</p>
<p>TOBIAS: Peki, ikinci sorunun yanıtı….sürdürdüğün işlem, Enerjiyi Hareket Ettiren olarak değil de, enerjiyi tutan olarak gerçekleştirdiğin çalışmanın bir parçası. Ve onu şimdi bırakmanı öneriyoruz, zor gelse bile. Bolluğun yaşamına girmesine gelince, buna bir bakmanı rica ediyoruz. Ayrı gibi görünseler de soruların birbiriyle bağlantılı. Onlar doğrudan birbiriyle ilintili. Enerji tutmayı bir kez bıraktın mı, yeni bir bolluk sana akabilecektir. Ve çevrende dönüp duran şu iş – bu pek de iş sayılmaz – bu çalışma, son zamanlarda çevrende dönüp duran ama inişe geçemeyen bolluğun bu biçimi, şimdi artık inişe geçebilecektir. Anlıyor musun….bunlar birlikte iş görüyor. Teşekkür ederiz.</p>
<p>LİNDA: Sanırım bu son soru olacak. Ama seni saygılı olmaya davet ediyorum.</p>
<p>15.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selamlar. Artık sorumun ne olduğundan emin değilim. Nerede oturduğum ve seçtiğim durum ve ona sahip olduğum gerçeği göz önüne alındığında – (çünkü) Ben de Tanrı’yım, buna sahip oldum – sanırım bu bir soru bile değil. Sanırım sadece olduğum yerde olmayı neden seçtiğime dair bir onay bekliyorum – ya da sen bana doğru soruları sormamda yardımcı olabilirsin.</p>
<p>TOBIAS: Bunu Ben Tobias’ın mı yanıtlamasını istersin….yoksa Oama’nın mı? (kahkahalar)</p>
<p>15.ŞAMBRA: Ben açığım.</p>
<p>TOBIAS: Biz bugün Oama’yı – nasıl desek – dinleyicilerle çalıştırdık. Geçen ay koltuğumdan yeterince feragat ettim. Peki, bu – nasıl desek – en iyisi bunu kendine sorman, ki bunu yaptığını da biliyoruz. Ama tüm bu durumların neden burada olduğunu kendine sormaya devam etmen en iyisidir.</p>
<p>Kendine sorduğunda, herşeye bir bak. Olan bitenin türlü yanlarına bir göz at. Ve beklentilerinin ne olduğuna bir bak. Ve ruhunun gerçek arzusunun şu anda ne olduğuna bir bak. Bu – üzerinde çalıştığın bu konunun tümü – sorduğun insanca soruların çok ötesine gidiyor, tümüyle ruhun arzusuyla ilgili.</p>
<p>Ve tekrarlıyoruz, biz – aslında istesek bile sana yanıtı vermeye iznimiz yok. Seni yanıtlamamıza SEN izin vermiyorsun, çünkü bir şans eseri olarak sen bunu içinde keşfedebilmek istiyorsun.</p>
<p>Aslında bizden yapmamızı istediğin şey, daha derin düzeylerde, insan düzeyinden daha derinlerde bir şey olduğunu farketmene yardımcı olmamız. Ruhunun arzusu, tutkun, durumları ve yeri, yaşamında olmakta olan tüm olayları oluşturdu. Ama o, senin tarafından saptanmak istiyor. O, benliğinin insan veçhesinin, ruh veçhesini saptamasını istiyor.</p>
<p>Böylece, sorunu hiç yanıtlamadığımızı biliyoruz. Ama sen bir anlamda bizden yanıtlamamamızı istedin. Sen bizden, soruyu nasıl soracağını anlamana yardımcı olmamızı istedin. Ve soru basit bir biçimde şu hale geliyor, “Tutkum nedir? Ruhumun arzusu nedir? Bunların tümü ne anlama geliyor?”</p>
<p>Bunu bir kez anladın mı, şu anda üzerinde bulunduğun rotayı değiştirecektir. Bu, daha derin ve içsel bir bakışı içerecektir, ama güç kullanmayarak ya da talepkâr olmayarak gerçekleştirilen bir içsel bakışı. Bu, zerafetle ve kolaylıkla gerçekleştirilir. Böylece, sorunu yanıtlamamamıza izin verdiğin için sana teşekkür ediyoruz (bazı gülüşmeler).</p>
<p>15.ŞAMBRA: Yanıtlamadığın için teşekkürler (yoğun kahkahalar).</p>
<p>TOBIAS: Böylece Şambra, toplantımızı sonlandırıyoruz. Ama size yakın olmaya devam edeceğiz, özellikle de şimdi ile bir sonraki toplantımız arasında. Enerjiyi tutan olmaktan, Enerjiyi Hareket Ettiren olmaya geçmek konusuna baktığınızda…çok uzun, çok uzun bir süredir yaptığınız bu işi bırakmak….bu yeni çalışma türüne başlayabilmeniz için o sorumluluğu ve yükü bırakmak….önünüzdeki birkaç hafta kendinize izin verip, hiçbir şeye aldırmadan rahat olmanızı, nasıl Enerjiyi Hareket Ettiren olacağınızı şimdiden anlamaya çalışmamanızı rica ediyoruz. Bunu bir sonraki konuşmamızda irdeleyeceğiz; ama bu zamanı, bir enerji tutucusu olma rolünü yumuşak bir biçimde bırakmak için, o âsayı sizden şimdi devralmaya hazır çok insan olduğunu anlamak için kullanın.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2004/11/06/saud-4-enerjiyi-hareket-ettirenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaud 3: Değişimleri Bedenlemek</title>
		<link>http://kirmizicember.org/2004/10/02/saud-3-degisimleri-bedenlemek/</link>
		<comments>http://kirmizicember.org/2004/10/02/saud-3-degisimleri-bedenlemek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2004 18:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fevziye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bedenleme Dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kirmizicember.org/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Ekim 2004
Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur
VARLIK:  Namaste. (Duraklama)  Namaste (daha yüksek sesle).
ŞAMBRA: Namaste.
VARLIK:  Namaste.
ŞAMBRA:  Namaste.
Tobias’ın buradaki büyük koltuğunda bulunmak, ben, Kuthumi için bir onur ve sevinçtir (kahkahalar). Gerçekten de, bizim gelip de değişimler hakkında konuşmamızı siz istediniz. Böylece biz de, değişimlerle ilgili size konuşanı değiştiriyoruz (yoğun kahkahalar).

Tobias [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Ekim 2004</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>VARLIK:  Namaste. (Duraklama)  Namaste (daha yüksek sesle).</p>
<p>ŞAMBRA: Namaste.</p>
<p>VARLIK:  Namaste.</p>
<p>ŞAMBRA:  Namaste.</p>
<p>Tobias’ın buradaki büyük koltuğunda bulunmak, ben, Kuthumi için bir onur ve sevinçtir (kahkahalar). Gerçekten de, bizim gelip de değişimler hakkında konuşmamızı siz istediniz. Böylece biz de, değişimlerle ilgili size konuşanı değiştiriyoruz (yoğun kahkahalar).<br />
<span id="more-225"></span><br />
Tobias aslında şu anda trafikte sıkışıp kaldı (yoğun kahkahalar). Siz böyle toplandığınız zaman, bu cennet otoyolları bugünlerde çok yoğun oluyor. Peki, ben bugün burada olmaktan ötürü kendimi çok iyi hissediyorum.</p>
<p>Ve, sizi enerji farkını hissetmeye davet ediyorum. Bay Tobias’ın burada olmamasından ötürü ve ondan destek alamayacağı için, Cauldre’nın biraz paniklediğini biliyoruz. Ama sizinle paylaşacak çok şeyimiz var. Ve birşeyleri biraz da değiştirmek istedik. Ve,Kuthumi’ye burada olmak çok iyi geliyor.</p>
<p>Sizi kokluyorum. (kahkahalar) Kokunuzu, enerjilerinizin kokusunu alıyorum. Ve siz de bunu yapabilirsiniz. Evet, enerjileri koklayabilirsiniz. Bu, bunların tümünü içinizde hissetmenin en kolay yoludur. Onun için sizi şu anda enerjileri koklamaya, onu burnunuzdan içinize solumaya davet ediyorum. Evet, nefes alın…. ve sonra da nefes verin (Kuthumi nasıl yapılacağını gösterir). Şimdi, Kuthumi’yi koklayın….beni soluyun…ve verin nefesinizi, bırakın çıksın.</p>
<p>Ve şimdi kendinizi soluyun. Gerçekten de bunu yapabilirsiniz – böyle değil (izleyicilerden bazısı fiziksel olarak kendini koklamaya kalkınca kahkahalar yükselir) – koklayın kendinizi, kim olduğunuzu, çünkü siz bir enerji özüne sahipsiniz. Evet, koklayın…o derin nefesi alın….ve sonra da verin.</p>
<p>Şimdi, içinizde değişen tüm enerjiyi koklayın. Onu burnunuzdan soluyun. Koklayın. Ve sonra nefesi verin, bırakın çıksın. Hayır, gerçekten verin nefesi. (Kuthumi nasıl yapılacağını gösterir) Tekrar kendinizi koklayın ve gerçekten bırakın çıksın (göstermeye devam eder).</p>
<p>Bu eğlenceli (yoğun kahkahalar).</p>
<p>Ve, içinizde kapana kısılmış ve hapsedilmiş değişen çok enerji var. Ve, onlar çürümüş, küflenmiş çöp haline gelirler. Ve her zaman da pek iyi kokmazlar. Hadi yeniden koklayın…ve sonra bırakın çıksın. Bu harika….iyi nefes verdiniz Şambra! (kahkahalar) İyi gidiyorsunuz.</p>
<p>Evet, bugün o eski, alışık olduğunuz ciddi enerji ile olmayacağız, biraz eğleneceğiz. Evet, Tobias….bu bittikten sonra, neler yaptığına şaşabilir.</p>
<p>Oo Şambra, geri dönmek güzel. Bu mekanda sizinle olmak güzel. Ve bu farklı türden enerji de güzel. Buradan farklı bir şeyin geldiğini görmek ve hissetmek SİZİN için güzel. Birçoğunuzla farklı yollardan çalıştığımı biliyorsunuz. Ama şimdi, asılıp kalan tüm o diğer enerjiler olmadan tam burada sizin enerjinizde olmak….doğrudan konuşan siz ve benim.</p>
<p>Ve yapacak çok işimiz var. Ve bu heyecan verici, çünkü bu fiziklerin bir karışımı. Ruhsallığın bir karışımı. Zihninizin ve bedeninizin bir karışımı. Ve bunlar, Kuthumi olarak yaşadığım hayatta benim üzerinde çalıştığım şeylerdir. Ama ben bunlarla fazla öteye gidemedim. Dünya hazır değildi. Bu bazen bir duvara konuşmak gibiydi. Ama şimdi buraya gelebiliyorum, ve biz çılgın gibi görünebilecek şeylerden, farklı görünebilecek şeylerden, ve bazı bilim kitaplarınızdan öğrendiğiniz şeylerle doğrudan çelişebilecek şeylerden söz edebiliyoruz. Biz bunlardan söz edebiliyoruz.</p>
<p>Ve bugün, Dünya’da olagelen büyük ve muhteşem değişimlerden söz ediyoruz. Bugüne kadar, Dünya tarihinde değişimler hiç bu denli hızlı meydana gelmemiştir. Evet, bu de-de-değişimler çok, çok hızlı olmaktadır. Ben şu anda şarkı söylemek istiyorum ama Cauldre bana izin vermiyor (David Bowie’nin “Ch-Ch-Ch-Changes – De-De-De-Değişimler” adlı şarkısına göndermede bulunması ve Cauldre’nın da toplum içinde şarkı söylemeye karşı, herkes tarafından bilinen suskunluğu, izleyicileri kahkahaya boğar).</p>
<p>Oo Şambra, bazen herşeyin çok ciddi olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Ve bizim ciddi olduğumuzu düşünüyorsunuz. Bazen öyle anlarımız vardır, ama biz bunu hafife almaya çalışıyoruz. Şeylerin ağır olmak ve yük haline gelmek zorunda olmadığı, biraz da saçmalayabileceğimiz anlayışına sahibiz. Biz gülebiliriz ve içinden geçtiğiniz tüm bu işlem (süreç), aslında neşeli, sevinç dolu bir işlemdir.</p>
<p>Bugünkü zamanımız dolmadan daha bundan söz edeceğiz. Ama gülmek iyidir. Enerjiyi hareket ettirir. Sizin kendinize farklı bir açıdan bakmanızı sağlar. Herşeyi oluşa bırakmak, gevşememize izin vermek, çok iyidir.</p>
<p>Şimdi, bu Kuthumi’nin – nasıl desek – çok bilimsel, çok ciddi olduğunu düşünen çok insan var. Ama bu hiç de benim tarzım değildi. Yaşamı hiç bu denli ciddiye almadım. Ben yaşantımla eğlenmiştim. Gezilere çıktım. Her yere gittim. Çok insanla konuştum. Çok eğlendim. Kuthumi olarak bilinen ben, bir lord değildi, bir peygamber değildi….sadece, yaşamı ve enerjileri anlamak için inanılmaz bir susuzluk ve açlık çeken basit bir insandı.</p>
<p>Bu yüzden bugün sizinle birlikte burada olmak, sahnede yer almak, tüm enerjilerinizi hissetmek ve koklamak bir nimettir. Ve biz bugün biraz eğleneceğiz.</p>
<p>Ama bütün bunların altında şu yatıyor, ben, olmakta olan tüm dinamiklere bakmanızı istiyorum. İçinden geçtiğiniz değişimlere ve onların neden orada olduğuna bakmanızı istiyorum. Onları zorla anlamlandırmaya çalışmaktan vazgeçin. Hiçbiriniz için böyle olmak zorunda değildir.</p>
<p>İnsan biçiminde olduğum, Dünya’da bulunduğum günlerden bu yana uzun zaman geçmedi, bu yüzden de nerede bulunduğunuzu anlıyorum. Ama ben bugün, bu değişimlerin sevinçli ve hafif bir biçimde bedenlenilmesinin önemini size vurgulamak için burada bulunuyorum.</p>
<p>Geçen ay ya da şu son zamanlar, birçoğunuz için zorlu geçti. Ve evet, enerjiler değişiyor. Ve gelecek birkaç yıl için Eylül, hem kendi içinizde, hem de tüm çevrenizdeki dünya için değişimler zamanı olacaktır. Bildiğiniz gibi bu enerjisel döngü birkaç yıl önce oluşturuldu. O oluşturuldu ve Eylül ayları boyunca devinmeye ve gelişmeye devam edecektir. Yaşantınızda çok, çok değişimlerden geçeceksiniz. Değişimlerin zor olması gerekmiyor. Değişimler, çok, çok eğlenceli olabilir. Siz onlardan çok sevinç duyabilirsiniz.</p>
<p>Şimdi de, kendi içinizde değişimleri bedenlemeye bir göz atalım. Değişimlerin nasıl meydana geldiğinin fiziğine bir bakalım. Değişimler doğaldır. Bu enerjiye karşılık gelen, tekabül eden herhangi bir enerji ve herhangi bir varlık – ya da sizin deyiminizle bir ruh – olduğu sürece, değişimler olacaktır. Tekâmülün (gelişmenin), genişlemenin ve enerjinin yeni ifadesinin süregelmesi, olduğunuz Ruh’un ve Tanrı’nın doğası gereğidir. Bu burada, değişimlerin her zaman olacağı anlamına gelir.</p>
<p>İnsanlık bir tür değişmez bir programa, değişmez alışkılara saplanıp kalmış. Değişimlerden hoşlanmıyorlar, çünkü sonuçları onları kaygılandırıyor. Onlar – bildikleri şeyden değil de pek – bilmediklerinden kaygılanıyorlar. Bazı insanlar kendi dertleri ve acıları ve kederleri içinde çok rahatlar, çünkü bunu en azından anlıyorlar. En azından parametreleri biliyorlar. Ya da, birçoğunuzun diyeceği gibi, savaş alanını tanıyorlar. Onun için de bu yerde kalıyorlar. Ve – doğal olan – değişim gelip çattığında, ona direniyorlar. Ona direniyorlar.</p>
<p>Eski Enerji’de yaşantınıza değişimler girdiği zaman, bu değişimlere karşılık verecek durumlar oluşturulurdu. Örneğin beden, gelmekte olan değişimi hisseder. Bir düzeyden onunla savaşmaya ya da değişimi durdurmaya çalışır. Bu gelişen, tekâmül eden enerjiyle nasıl başa çıkacağını bilmez. Zihin ise kesinlikle değişimleri sorgular ve tartar. Onu durdurmaya çalışmak için herşeyi yapacaktır. Bu, Benliği koruma yollarından biridir….ama aynı zamanda da değişen enerjiyle rahat olmadığındandır. Böylece, bir anlamda, bir duvar oluşturacak, ya da değişimlerle savaşacak, değişimlerin oluşumunu durduracak bir dinamik vardır.</p>
<p>Ve şimdi direnç var. Evet, direnç var. Dualitede meydana gelen bir sürtüşme var, herşey değişimlere direniyor….ya da en azından kendi kimliğini, kendi öyküsünü korumaya çalışıyor…anlıyor musunuz. Bu harika bir şeydir. Bu doğal bir şeydir. Bu, uzun bir süre önce hepiniz tarafından hazırlanmış, kurgulanmış bir şeydir. Bu bir tür zorlanmış dirençtir.</p>
<p>Ve bu, sonuç olarak bedeninizde ve zihninizde etkisini gösteriyor. Bunu hissedebiliyorsunuz. Özellikle de zamanınızın son ayında falan bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz. Bedenin hızla nasıl güçsüzleştiğini biliyorsunuz. Değişim zamanında o çabuk yoruluyor. Hatta yerküre değişimleri ve ay ve güneş değişimleri….bunlar bedeninizi etkiliyor. Onlara karşı doğal bir direnç var.</p>
<p>İnsanlar bir tür değişmez alışkılara, bir tür rahat olma alanına girme eğilimi gösteriyorlar. Ve enerji için, kendi doğal döngüsünü sürdürmek zaman zaman çok zor oluyor. Enerjiler çok engellendiğinde, değişime büyük direnç gösterildiğinde, sisteminizde, fiziksel sisteminizde geri çekilirler. Zihinde de geri çekilirler. Ve siz kendinizi kaybolmuş ya da kafanız karışmış ya da yönünüzü kaybetmiş gibi hissedersiniz.</p>
<p>Yani bu şu anda hissettiğiniz işlemin bir parçasıdır, hem de şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla. Bu, değişen enerjilerin doğasına bir göz atmanızı, Eski Enerji’de değişimlerin nasıl baş edildiğiyle, Yeni Enerji’de değişimlerin nasıl bedenlenildiğine bir bakmanızı isteyen yanınızın çağrısıdır.</p>
<p>Şimdi, size çok ilginç bir yanınızdan söz etmek istiyoruz. Beden, varolduğunuz realitede olmanızı sağlayan araçtır. Zihin, verileri depolayan araçtır. Hatırlamalara sahiptir…bir anı bankasına sahiptir. Ve aynı zamanda, yargılama armağanıyla donatılmıştır.</p>
<p>Bu yüzden de sık sık, sizi engelleyenin, direnenin zihin olduğunu düşünüyorsunuz. Egoyu zihinle bağdaştırıyorsunuz. Ve, zihnin bir şekilde sizi durdurmaya çalıştığını düşünüyorsunuz. Ve, zihninizle savaşıyorsunuz. Gidip geliyorsunuz. Sizi izliyorum. Bunları zihninizde yaptığınızı duyuyorum.</p>
<p>Ama sizinle, bu değişime gösterilen direnç hakkında bir şey paylaşmak istiyoruz. Direnen ruhtur, Şambra….o ruhtur. Şimdi burada ruhun tanımına bir bakmamız gerekiyor, çünkü insan terminolojisi bu şeyleri her zaman tam olarak tanımlayıp resmetmiyor. Ruh, bizim “Alan” dediğimiz, Tüm Var Olan’ın enerji kaynağına bağlanan enerji parçanızdır. Şu anda ruhunuz, enerjiniz, nasıl yapıldığını bildiği yoldan bağlanıyor Alan’a. Onun Alan’a, enerjinin o sonsuz, sonsuz kaynağına, Yuva’nın dışındaki Tüm Var Olan’ın kaynağına nasıl bağlandığını neredeyse görebilirsiniz, tıpkı otoyollar gibi, caddeler gibi, ya da iplikler gibi, ya da onlara her ne ad vermek isterseniz. Ruhunuz ona bağlanıyor. Ve kendini çok rahat hissediyor.</p>
<p>Şimdi, bir an için geri çekilip, ruh (spirit) enerjinizle can, öz (soul) enerji arasında bir fark olduğunu söylemek zorundayız – en azından bizim bakış açımıza göre. Özünüz, şimdiye kadar gerçekleştirdiğiniz ve olduğunuz ve düşündüğünüz herşeyin toplamıdır. O, deneyimlerinizin TÜMÜDÜR. Özünüz budur. Ama ruhunuz, içinizdeki yaşam gücü enerjisidir. Ve tüm bu değişimlere direnen aslında ruhunuzdur.</p>
<p>Ben bunun üzerinde çalıştım. Ben bunun üzerinde yaşam sürecimde çalıştım. Ve kendi bulgularımla sarsıldım. Diğer varlıkların – birlikte çalıştığım diğer varlıkların – bana söylediği şeylerle sarsıldım. Ve bunun gerçek olduğunu keşfetmem, uygulamalı deneyimlerle geçen çok, çok yılımı aldı. Aslında direnen zihin değil. O sadece ruhun hissettiğini korumaya, ona tutunmaya çalışıyor. Direnen beden değil. Beden sadece tepki veren harika bir araç, harika bir yaratıdır, beden tepki verir. Eğer bedene çağrı yapılırsa, o şifalandırma ve yeniden-dengeleme, ve yenilenme yeteneklerinin tümüne sahiptir.</p>
<p>Ama ruh direnir. Peki bu niye böyledir, Şambra? Ruh neden direnir? Çünkü o, Alan’a, o sonsuz enerji kaynağıyla belirli bir biçimde bağlantıda olmaya ve belirli bir biçimde iletişimde olmaya alışıktır. O bununla rahat eder. Alan’la çok belirli bir tarzda bağ kurmuştur. Bu bağı değiştirdiğinde olacaklardan pek emin değildir.</p>
<p>Ruh enerjisinin, travmaya uğramış enerji olduğunu söyleyebilirsiniz. Sizin ruh enerjiniz, çok, çok zorluklardan geçmiş bir enerjidir. Onun kendine has bir kimliği, kendi rezonansı, ya da belki sizin deyiminizle titreşimi vardır. O bir anlamda, çocuk gibidir. Başka bir anlamda da, ahmak adamın, eşek herifin teki gibidir (bazı gülüşmeler). Çok inatçıdır…çok, çok inatçı….zaman zaman da çok katıdır, eğilmezdir.</p>
<p>Yani bunun için zihninizi suçlamaktan vazgeçmenizi istiyoruz. Sizin ruhunuza konuşmanızı….öze konuşmanızı….enerjilere konuşmanızı istiyoruz. Zihniniz aslında çok, çok akıllıdır.</p>
<p>Ve bu arada evet: sen akıllısın, sen dengedesin, hatta, sen biraz seksisin (gülüşmeler) gibi şeyler söylemek iyidir. İnsanlar kendileri hakkında konuşmakla ilgili şu olumsuz tutumu geliştirdiler. Birçok insan kendini aşağılamak zorunda olduğunu, ya da kendi hakkında kötü bir şekilde, ya da başarısızmış, kusurluymuş gibi söz etmek zorunda olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Bunu önünüzdeki günlerde bir deneyin. Ama önce kendinizle başlayın. Kendiniz hakkında iyi, güzel konuşun. Kendiniz hakkında iyi, güzel konuşun ve bedeniniz bunu duyacaktır, ve zihniniz de, ve hatta ruhunuz. Şu anda bile toplum içine çıkıp da övünemeyeceğinizi düşünüyorsunuz – insanlar sizi taşlar (sanıyorsunuz). Ama farklı bir enerji alanında olduğunuz zaman, insanların aslında size hayran olacağını farkedeceksiniz. Kendiniz hakkında iyi ve güzel konuşabildiğinize hayran olacaklar. “Ben bilgeyim; gerçekten öyleyim” diyebilecek kadar güvenli ve dengeli bir alanda olan insanı bir hayal edin.</p>
<p>Ben, Kuthumi, gerçekten öyleyim! (kahkahalar) Bunu biliyorum. Ben çok bilgeyim….evet, ve aynı zamanda oldukça da yakışıklıyım (yoğun kahkahalar). Ama bu örneği size öğretebilmek amacıyla kullanıyorum. Kendiniz hakkında iyi ve güzel konuşmak iyidir. Bu tüm varlığınızda rezonansa geçecektir.</p>
<p>Ama şimdi ruha geri gelelim. Bir kaynağa bağlı olan, Alan’dan ya da – dediğimiz gibi – kaynaktan gerçekliğinize enerji çeken bu enerji biraz eğilmezdir. Biraz sarsıntılar, travmalar geçirdi. Artık kendinden pek emin değil.</p>
<p>Peki ruhu kim kurtarır? Ne gelip de ruha güvence verir? Bunu siz yaparsınız…siz yaparsınız, çünkü siz bedeninizin…ve zihninizin…ve ruhunuzun… ve tanrısallığınızın…ve özünüzün toplamısınız…SİZ. Siz sadece burada oturan bir insan olduğunuzu sanıyordunuz. Sizi sersemler…sizi gidi sersemler! Ben bir şarkı yazacağım – “Budala, Sersem İnsan” (kahkahalar).</p>
<p>Onun başka bir yerden geleceğini düşünüp duruyorsunuz, başka bir şeyin gelmesini. Ruhunuzun ya da tanrısallığınızın gelip de tüm bunları halledeceğini düşündünüz – sizi gidi sersemler. Oo hayır….oo hayır. O sizdir….hemen burada, şu anda…siz, ben, geri kalanı. Bunu gerçekleştirebilecek olan sizsiniz.</p>
<p>Evet, hemen şu anda bunu gerçekleştireceğiz. Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz – solumanız gerekiyor (Kuthumi derin bir nefes alır)….ve nefesi salın (Kuthumi gösterir). Teşekkür ederim. “Eyvah, tüm mikroplar çevrede uçuşuyor” diye düşünüyorsunuz (kahkahalar), “Hay Allah, tüm odada! Aman, aman, mikroplardan saklanalım!” Sizi sersemler….sizi gidi sersemler! Mikroplar size zarar vermeyecektir. Mikroplar size zarar vermeyecektir. Onları soluyun (Kuthumi yeniden gösterir)….mikropları soluyun. Ve şimdi salın. Onları nefesinizle salın. Onlar size zarar vermez….hayır, hayır, hayır.</p>
<p>Aman Cauldre, çok daha kötüsü olabilirdi – Oamah burada olabilirdi! (yoğun kahkahalar) Çok daha kötü olabilirdi! (yoğun kahkahalar)</p>
<p>Şimdi bir an için benim enerjimi hissetmenizi istediğimi söylemek zorundayım. Bilin bakalım ben hangi filmdeydim….iki, iki tanesine kanallık yaptım…enerjilerimi getirdim. O “Star Wars – Yıldız Savaşları”ydı. Evet….bilin bakalım kimi oynadım. C-3-P-O! (Kuthumi’nin filmdeki robotlardan birine, protokol için proglanmış olup da film boyunca sürekli kaygılanan robota göndermede bulunması yoğun kahkahalara neden olur) evet…evet. O bendim. Yazar kanalıyla, sesler kanalıyla C-3-P-O’yu getirdim. Beni tanıdınız mı? Çok eğlenceliydi!</p>
<p>Şimdi şu mikroplar hakkında konuşalım. Mikroplar size zarar veremez. Mikroplar sadece enerjidir. Ve onlar size çarptığında, değişmelerine izin verirseniz, saf enerjiye,– mikrop enerjisine değil &#8211; saf enerjiye dönüşeceklerdir, tüm oldukları budur.</p>
<p>Ama şimdi sizinle ve ruhunuzla ilgili konuşalım ve ruhunuza (herşeyin) pekâla olduğunun, kendi yeni dengesini, ve Alan’daki yeni güvenli enerji alanını bulabileceğinin güvencesini nasıl vereceğinizden söz edelim. Şimdi, tekrarlıyoruz, Alan, nötr bir alanda bulunan enerji kaynağıdır. Atomaltı düzeyi olarak niteleyeceğiniz şeyin çok altındadır. O, alanlar arası, uzaylar arası alandadır, ne demek istediğimi anlıyor musunuz.</p>
<p>O orada uykuda. Onun için onlar onu göremiyor. O, bir anlamda, görünmez halde. Aktive olmayı bekliyor, Ona ulaşılıp girilmesini bekliyor. O zaman yepyeni bir işlemden geçer – Alan’daki enerji – size olan bağlantıyı geri izler. O ruh enerjisi olarak gelir, ve sonra sizin deyiminizle bir ışık enerjisine dönüşür, ve sonra elektrik enerjisine dönüşür, ve sonra da gerçekliğinize, realitenize getirilir.</p>
<p>Bu muhteşem bir işlemdir. Tüm bu işlem , tüm bu, Alan’daki ruh enerjisinin ışık enerjisine dönüşme işlemi şu anda bedeninizde olmaktadır. Işık enerjisi tüm bedeninizde. Her hücrede. Her bir diğer hücreyle iletişim halinde. Zihninizle iletişim içinde, biyolojinizle ve ruhunuzla. Her an, saniyenin her bölümünde, varlığınızda, bedeninizde olagelen milyonlarca ve milyonlarca bireysel ileteşimler söz konusu. Tekrarlıyoruz, o Alan’dan yayılıp bu realiteye geliyor.</p>
<p>Oo ama ruhunuz bunların tümüyle başa çıkmanın yeni yollarını bulmada biraz gönülsüzdü. Ve, zihninizdeki ve bedeninizdeki ve başka herşeydeki geri durmanın nedeni budur. Ve bu yüzden benim bugün gelip konuşmam istendi. Ve ben onun için şimdi, sevgili Şambra, sizden….sizden….ve sizden….herşeyin yolunda olduğunu tüm benliğinize…ruhunuza bildirmenizi rica ediyorum.</p>
<p>Siz her zaman herşeyin yolunda olduğunu, pekâla olduğunu ruhunuzun size bildirmesi gerektiğini düşündünüz. Ama herşeyin pekâla olduğunu siz – hepinizin bedenlenmiş hali – söyleyebilir ruhunuza. Bu güvenlidir. Bu, sizin seçiminiz olan şeydir. Bu, sizin seçiminiz olan şeydir. Siz bu seçimlerden çok zarif bir biçimde geçmeyi seçiyorsunuz….çok sevecen bir biçimde….eğlenceli biçimde….o kadar zor ya da meydan okuyan olmak zorunda olmayan bir biçimde….sizi yeniden yapılandırmak için artık sizi paramparça etmek zorunda olmayan bir biçimde geçmeyi seçiyorsunuz. Yepyeni bir alan enerjisi dalgasının gelebilmesini sağlayacak bir aralık yaratmak amacıyla parçalanmanın…her yana dağılmanın…parçalara bölünmenin neye benzediğini biliyorsunuz.</p>
<p>Biz bunu şu anda gerçekleştirebiliriz. Sizin size güvenmeniz gerekiyor. “Ama ben kimim? Hangi parçam?” diye sorguluyorsunuz. O, şu anda ona konuştuğum parçadır – başka bir yerlerde dolanan büyük bir melek değil….sadece zihniniz değil…sadece bedeniniz değil – ama siz. Biz bunu gerçekleştirebiliriz. Bunu hemen şimdi gerçekleştirelim. “Ruh…ben…oradaki ben…buradaki ben…ruh, bunu seçiyorum. Yeni Enerji’yi bedenlemeyi seçiyorum. Bu değişimlere zerafetle sahip olmayı seçiyorum. Ruh, Alan’a ve Tüm Var Olan’a….evrene…enerji ağına…kozmik enerji ağına…adına her ne demek istiyorsanız…bağlanmayı seçiyorum. Ben yeni ve açık bir yoldan bağlanmayı seçiyorum.”</p>
<p>Kendini ayıranın ruh olması, belki de sizi koruyanın ruh olması ya da sizin onu korumanız komik değil mi? Fark eder mi? Kendinizi döverek, bunların hepsinin nereden çıktığını sürekli anlamaya çalışarak tüm bu zamanlar boyunca hep zihninizi suçlamış olmanız komik değil mi?</p>
<p>O şu anda sizsiniz. Evet, direksiyonda oturan sizsiniz. Kontrolü elinde tutan sizsiniz. Seçimleri yapan ve kararları alan sizsiniz….siz. Kendinizi tüm o parçalara bölmeyin. Yönünüzü kaybedersiniz. O sadece şu andaki sizdir. Bu, Tobias’ın diyeceği gibi, çok, çok basittir.</p>
<p>Şimdi, demin yaptığımız bu basit şeyi hatırlamanızı istiyorum…basit…siz.</p>
<p>Atlantis….ben sizinle birlikte oradaydım. Hepimiz beraberdik. Çok ilginç zamanlardı….çok sevecen zamanlar. Oo Şambra, biz o zamanlar yeni dünyayı yarattığımızı sandık. Ve bir anlamda da bunu yaptık. Enerjilerin nasıl çalıştığına dair tüm gizemleri açığa çıkarttığımızı sandık. Ve bir anlamda bunu da yaptık. Utopyayı yarattığımızı, yaşamanın mükemmel yolunu yarattığımızı sandık. Ve evet, yarattık.</p>
<p>Tien’de hepimiz birlikteydik. Tien’de kendimiz hakkında çok şey öğrendik. Biçimleri değiştirmeyi öğrendik. Enerjileri nasıl hareket ettireceğimizi öğrendik. O, ruhun – sizin ruhunuzun, benim ruhumun – zerafetle dans ettiği bir dönemdi. Esnek olmaktan korkmuyordu. Alan’a bağlanmak için yeni yollar, ilginç ve cesur yollar bulmaktan korkmuyordu.</p>
<p>Atlantis ruhumuzda çok acıya neden oldu….bakın…ruhta acıya neden oldu. Ruhunuzda olan o acıyı, geçmişin anılarını soluyun. Onu soluyun. Ve sonra salıverin (Kuthumi gösterir). Tüm o yapışıp kalmış enerjiyi bırakın gitsin. Salıverin. Bırakın. Bırakın gitsin. O içerde sıkışıp kalmış halde.</p>
<p>Ve Atlantis şu anda yüzeye çıkıyor. Bunu fiziksel dünyanızda görebilirsiniz – Yerküre değişiklikleri ve kasırgalar ve hatta deprem potansiyelleriyle çok daha kötüsü olabilirdi. Ve yakında patlayabilecek olan….evet, o şu anda yüzeye çıkıyor (A.B.D.’nin Washington eyaletinde bulunan St.Helens dağındaki volkanik hareketlerden söz ediyor). O içinizden çıkıyor. Onu içerde tutan enerjiden özgürleşmek istiyor. Öyküsünden özgürleşmek istiyor.</p>
<p>Şambra’yla konuştuğumuz en zor şeylerden biri de bu – Atlantis – çünkü o zamanlar zordu…evet, son zamanlarda orayla bağlantıya geçenler için gerçekten zordu. Biz Tien’deyken Şambra enerjisinde bir ayrılık vardı. Aile içi anlaşmazlıklar vardı. Ve bu hepimiz için kaygı vericiydi, çünkü her zaman birlik ve uyum içinde olacağımızı hissetmiştik.</p>
<p>Ve o zamanlar, kendimizi insanlığa göstermemize karşı çıkanlar vardı. Saklı kalmak isteyenler vardı. Ve, daha fazla felakete, daha fazla tacize, daha fazla işkenceye engel olabilmek için, kendimizi dünyanın geri kalanına görünür kılmak zorunda olduğumuzu düşünenler vardı.</p>
<p>Aramızda savaşmak isteyenler vardı, (o zamanlar) kullandığımız – sizin belki şimdi kara büyü ya da büyücülük olarak tanımlayacağınız &#8211; enerji mekanizmalarını kelimenin tam anlamıyla alıp da, bunları Atlantis’i kontrol etmek isteyen güçlere karşı kullanmak isteyenler vardı. O zamanlar ailemizin kendi içinde çok savaşlar oldu. Anlaşmazlıkların bazısının şimdilerde geri gelmesi, bazı öfkeli enerjilerin yeniden ortaya çıkması şaşılası bir şey mi?</p>
<p>Atlantis’in bu Eski Enerjileri salınmak istiyor. Bu Eski Enerjiler, değişebilmek için salınmak istiyor. Ama tüm bu şeyler şimdi olagelmekte….dışardaki değişimler…. ortaya çıkan ve değişmek isteyen Atlantis enerjileri….herşey size çağrıda bulunuyor…dikkatinizi talep ediyor…enerjinizi talep ediyor. Bu yüzden şu anda bu kadar kafanız karışıyor. Ama böyle olmak zorunda değil Şambra.</p>
<p>Atlantis enerjileri….yükseldiğinde, ortaya çıktığında çok savaşçı enerjileri gibi hissedilir. Bir başka anlamda da çok kurban enerjileri gibi hissedilir. Onlar da bunu – nasıl desek – zaman zaman kaybolmuşluk, umutsuzluk hissi olarak hissederler, çünkü bizim çok umudumuz….çok hayallerimiz vardı. Boyutlar-arası enerji hakkında çok şey öğrenmiştik.</p>
<p>Ve bu sonra susturulmuştu, ve daha da kötüsü, sadece susturulmakla kalmayıp işkence edilmişti…parçalanmıştı…ayrılmıştı…kırılmıştı….evrenin her yanına atılmıştı…kelimenin tam anlamıyla parçalanıp bu Dünya’nın topraklarına atılmıştı. Ve bu enerjiler bir süredir çıkmaya başladı. Ve tümüyle akıp gitmeleri birkaç yıl alacaktır. Bunun nereden geldiğini anlayın. Ve onu reddetmeye kalkmayın. Ama onun tarafından kurban edilmeye de izin vermeyin. Bu enerjiler ortaya çıkmak istiyor.</p>
<p>Bu Atlantis zamanından kalma çok yapılanmış ve sıkışıp kalmış ve acıyan…evet acıyan bir parçanız var. O ortaya çıkıyor, çünkü o da değişim istiyor. Ve SİZİN – burada oturan, burada dinleyen sizin – bunun olmasına izin verdiğinizi bilmek istiyor. Evet, ruhunuzun büyük bir bölümü o enerjilere bağlı. Özünüzün büyük bir bölümü sizin enerjilerinize bağlı. Ve onların tümü değişimin ve salıvermenin olmasına izin verin diye size bakıyorlar….evet.</p>
<p>Şimdi, dünyanızın şu anda bir enerji krizinden geçmesi çok ilginçtir….yakıt rezervinin, topraktan çekilen eski fosil yakıtından gerçekten az kalmış olması çok ilginçtir. Bunların tümü…hep bugün sözünü ettiğim şeylerle bağlantılıdır. Şunu da eklemek ilginçtir – biz şimdi komplolara kapılmanızı istemiyoruz – ama, çoğu liderin kabul etmek isteyeceğinden daha az yakıt rezervinin olduğunu söylemek zorundayız. Kabul etmek istemiyorlar, çünkü ederlerse panik olacağından korkuyorlar. Ve olması da olasıydı.</p>
<p>İçinde bulduğunuz bu ülkede şimdi yapılacak seçimlerde, odağın başka şeylere yönelmiş olması, gerçek konulardan, gerçek konulardan tümüyle uzaklaşmış olunması ilginçtir. Enerjiler için, hâlâ kalmış az rezervler için yapılan savaşlar var. Sizin yaşam sürecinizde kökü tümüyle kuruyacak şeylerden söz etmiyoruz. Ama gittikçe daha zor olacaktır. Ve gelecek birkaç nesil belki de sizin sahip olduğunuz Eski Enerji bolluğuna yaklaşamayacak bile….anlıyor musunuz. Dünya bir enerji krizinden geçiyor – gerçekten, göz ardı edilecek kadar yeterli Eski Enerji yoktur. (bazı gülüşmeler ve Kuthumi kendi kendine güler)</p>
<p>Böylece Şambra, bu, Yeni Enerji’yi getirmekle ilgili – öyle değil mi – gerçekten şu anda Dünyanızda, topraktan çıkmayan, ama nötr olan boyutlar-arasından gelen yeni türden yakıt kaynaklarını getirmek. Ama bilim adamları onu daha göremiyorlar, çünkü o nötrdür. Onlar dinamik bir şeyi arıyor, sizin dualitik özellikler diyeceğiniz – bir pozitif ve bir eksiye, karşıt bir güce sahip bir şeyi arıyorlar. Onların aradıkları budur.</p>
<p>Ama belki de bilge biri başka düzeylere girilip de bu realiteye, maddesel bir realiteye geri getirilebilecek, olağanüstü miktarlardaki sınırsız enerjiyi yakında keşfedecektir. Bakın…bu olasıdır. Belki de bu olduğunda, buna bir keşif bile demeyeceksiniz, çünkü o şimdiden olmaktadır.</p>
<p>Siz bunu biz şu anda konuşurken gerçekleştiriyorsunuz….anlıyor musunuz. Ruhunuz Alan’a bağlanıyor ve enerjiyi Şimdi’nize getiriyor. Ruhunuz bunu biraz Eski Enerji tarzında gerçekleştiriyor…evet. Biz bunu bugün burada sizinle birlikte düzeltiyoruz. Biz onun Yeni Enerji yoluyla bağlanmasına yardımcı oluyoruz.</p>
<p>Böylece, bu boyutlar-arasının atomaltı düzeyindeki dokunulmamış enerji potansiyelini bilim adamları inşallah keşfedecek…. gerçek keşif ya da icat, onun 3-B dünyanızdaki maddesel uygulamaya nasıl geçirileceği olacaktır. O, oradadır. Onu buraya nasıl getirirsiniz?</p>
<p>Ah…evet, bu benim çok ilintili olduğum çok ilginç bir fiziktir. Ve sadece onu bu realiteye getirmenin fiziksel yöntemleriyle ilgili değildir. Bu, boyutlar-arası ayrılığın algısıyla ilgilidir…anlıyor musunuz. Biz, ayrılık olduğuna dair, bu diğer enerjinin oralarda bir yerlerde ve sizin de burada olduğunuz (anlayışının, algısının) ötesine geçmek zorundayız.</p>
<p>Bu yüzden de ben şimdi filmlerde yapmadığım çalışmayı yapıyorum (bazı gülüşmeler). Ben anlasınlar ve görsünler diye bazı bilim adamlarıyla çok çalışıyorum. Bu bazen zor oluyor, çünkü birçok bilim adamının, hatta birçok fizikçinin, birçok düşünenin sahip olduğu “kendini-kapatma”yla çalışmak zorundayım. Düşünenler benim kitabımda kokanlardır (yoğun kahkahalar). Onlarla çalışmak zordur, çünkü kendilerini çok kapatmışlardır ve düşündükleri şeyden de çok emindirler. Herkesin de onlar gibi düşünmesini isterler….zor. Burada bize ait çalışmalarımız var. Yani Şambra, hem gerçek bir enerji krizi var, hem de mecazi anlamda bir enerji krizi var.</p>
<p>Bu, içinden geçtiğiniz bir başka şey dahaydı – kendi varlığınız içindeki kendi enerji kriziniz. Bedeninizin nasıl farklı olduğunu – daha kolay yorulduğunu…. size nasıl farklı tepki verdiğini….içinden geçtiği değişimleri – farkettiniz mi? O hâlâ Eski Enerji’yi kullanmaya çalışıyor. Ve Yeni’yi kullanmak zamanı olduğunu biliyor. Hatta zihniniz de kaynaktan Eski Enerji’yi kullanıyor, kaynağı Eski Enerji yoluyla getirmeye bakıyor. Ve fakat daha iyisini de biliyor.</p>
<p>Farklı bir şey istediğinizi bilmiyor musunuz? Çok derinlerden farklı bir şey arzulamıyor musunuz? Daha kolay….daha zarif…daha eğlenceli….daha tamamlayıcı, tatmin edici olmasını arzulamıyor musunuz? Bolluğu….ilişkileri…ve tüm o diğer şeyleri arzulamıyor musunuz? Biz geri tutmuyoruz. Ruhunuz tutuyor…evet. Bunun çok, çok tartışmalara, çok söylemlere ve burada gerçekte ne olup bittiğiyle ilgili spekülasyonlara neden olacağını biliyoruz. Bir sonraki ay bunların tümünü açıklığa kavuşturacağız.</p>
<p>Bunların tümüne eklemek istediğim bir şey daha var. Ve bunların tümü birbiriyle bağlantılıdır. Bunların tümünün – enerji krizi, yükselen Atlantis enerjisi, tümü, içinden geçtiğiniz değişimler – birbiriyle nasıl bağlantılı olduğuna bir bakın. Onların tümü içiçe dokunmuştur.</p>
<p>Bu noktada size bir şey sormak istiyorum. Size bir şey sormak istiyorum. Eğer herşeyin yolunda gideceğini bilseydiniz, şu anda farklı olmaz mıydınız? Bu, yaşamım zamanında kendime sorduğum bir sorudur. Sonra kendi kendime şöyle düşündüm, “Herşeyin yolunda gideceğini ve benim de iyi olacağımı, yaşamın iyi, güzel olacağını, benim iyi olacağımı bilseydim, neyi farklı yapardım?” Kaygılanmaktan vazgeçerdim. Korkmaktan vazgeçerdim. Kendimi parçalamaktan vazgeçerdim. Her bir anın keyfini çıkartırdım.</p>
<p>Şambra, kendinizi şimdiden üç yıl sonrasına yansıtabilir misiniz? Herşey yolunda gitmiş. Siz hâlâ buradasınız ve gevezeliğimizi dinliyorsunuz (bazı gülüşmeler). Hâlâ bol yiyeceğiniz var. Hâlâ yaşamak için harika bir yere sahipsiniz. Bazen onları reddetmenize karşın sizi hâlâ seven ve sizinle ilgilenen insanlara sahipsiniz. Tüm bunlara sahipsiniz. Herşey yolunda gitmiş. Herşeyin yolunda gittiği potansiyelini seçmişsiniz.</p>
<p>Şu anda sizin için var olan milyonlarca ve trilyonlarca potansiyelden bu potansiyelleri seçmişsiniz. Herşeyin yolunda gitmesine izin verenleri seçmişsiniz.</p>
<p>Peki, şimdiden yolunda gittiğini bilseydiniz, şeyleri farklı yapmaz mıydınız? Görüyor musunuz….ne dediğimi görüyor musunuz? Kaygılanmaktan vazgeçebilirsiniz. Sadece potansiyeli seçin ve bırakın sizin adınıza çalışmaya başlasın.</p>
<p>Şimdi, bazılarınız şöyle diyor, “Peki ya yanlış potansiyeli seçersem ne olacak? Doğru potansiyeli seçtiğimi nasıl bileceğim? Belki seçtiğim potansiyel…. belki onda negatif, görmeyeyim diye saklanmış bir şey vardır. Yok hayır…hayır, bunları seçersem ne olacak?” İşte bu, filmdeki C-3-P-O olan bendim (yoğun kahkahalar) – herşeyle ilgili kaygı, kaygı, kaygı!</p>
<p>Peki….ama iyi bir yaşamın saf potansiyelini seçerseniz ne olur? Kaygılanmayı bırakabilirdiniz. Şimdi, ne olur? Bu çok ilginçtir. Biz sizden enerjileri hissetmenizi ve koklamanızı rica edeceğiz. Yani, şimdiden üç yıl sonrasında herşeyin yolunda olduğu potansiyelini seçersiniz. Ve, biz şu anda burada otururken kaygılanmaktan vazgeçersiniz. Herşeyin olmasına ve yerli yerine oturmasına izin verirsiniz.</p>
<p>Bu noktada başka bir dinamik işin içine girer. Başka bir dinamik oyun alanına girer. Bunu tanımlamak zordur ama bu temelde, enerji bazında gerçekleştirilen gerçek bir kuantum sıçrayışıdır, çünkü neler olacağı hakkında artık kaygılanmıyorsunuzdur. Artık bunu deneyimlemek zorunda değilsinizdir. Ama şu anda sahip olduğunuz deneyim bile daha genişletilebilir, daha tamamlayıcı, tatmin edici, ve hatta daha sevinç dolu olabilir. Bu sadece gevşemek ve keyfine varmak için kendinize izin vermek değildir, ama şimdi o katlanmıştır, ya da onu daha keyiflendirici ve rahatlatıcı kılan bir enerji kuantum sıçrayışı olmuştur.</p>
<p>Bu yüzden size soruyorum, tıpkı önceki yaşamımda kendime sorduğum gibi, “Potansiyelleri doğru olarak seçtiğimi bilebilir miyim?” Oo, bu büyük bir sorudur! Kendinize o denli güvenebilir misiniz? Bir an sonra size olacaklar için Eski karma-bağlantılı potansiyelleri seçmek zorunda olmadığınızı anlayabilir misiniz? Size büyük bolluk getirecek, sadece küçük bir bolluk değil, muazzam bolluk getirecek potansiyeli seçebilecek kadar kendinize güveniyor ve kendinizi seviyor musunuz?</p>
<p>Neden sadece küçük bir bolluk seçeseniz ki? (bazı gülüşmeler) Diğer herkes için yeterince olmadığını mı düşünüyorsunuz? Potansiyel olarak muazzam bir bolluk seçin. Bunu seçin. Sağlıklı bir beden seçin. Bunu şimdiden yaptığınızı biliyoruz ama bazen bloke oluyor. Ve sizden geçen bazı şeyler zavallı bedeninizde çok zorlanmalara neden oluyor.</p>
<p>Böylece, tüm bu muazzam potansiyelleri seçersiniz…..MUAZZAM potansiyelleri, Şambra, öyle mırın kırın potansiyelleri değil….MUAZZAM potansiyelleri. “Ben akıllıyım; ben muazzam potansiyelleri seçiyorum; evet, ben dengedeyim; Eski karmalarla ve kokuşmuş enerjilerle çevrelenmiş potansiyellere ihtiyacım yok” diyebilir misiniz? “Ve ayrıca oldukça da yakışıklıyım” diyebilirsiniz kendinize (yoğun kahkahalar). Evet, bunu diyebilirsiniz. Siz bunların tümünü seçiyorsunuzdur. Ve o, içinde yaşadığınız anı değiştirir.</p>
<p>Biz geçmişi ya da geleceği manipüle etmekten söz etmiyoruz. Bu sadece seçtiğinizle ilgilidir. Siz herşeyin güvenli….herşeyin pekâla…herşeyin muazzam olduğu potansiyelleri seçiyorsunuzdur….herşey, bir Yaradan’ın….kendilerini seven ve kendilerini de Tanrı olarak onurlandıran Yaradan’ın yaratacağı biçimdedir.</p>
<p>Böylece, Tobias yolda. Cennete giden yollar açıldı. O gelecek ve sorularınızı yanıtlayacak. Ama biz bugün size konuşma biçimimizi, sizinle enerjisel olarak çalışma biçimimizi değiştirdik. Ve sizin Tobias’ı çok özlediğinizi biliyoruz. Ama, sizinle birlikte burada olmakla ben hayatımın (en güzel) zamanını geçirdim (kahkahalar).</p>
<p>Böylece, şimdi Şambra, yeniden koklamak iyidir, ağızdan, burundan nefes alın, ve salıverin (Kuthumi yeniden gösterir). Enerjileri harekete geçirin. Nefes alın ve koklayın ve verin. Sevgili otobüs şöförümüz Gary’nin diyeceği gibi, “Ve şimdi biliyorsunuz.”</p>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik"></h2>
<h2 class="baslik">Sorular ve Yanıtlar</h2>
<div class="tarih">Bedenleme Dizisi &#8211; 02 Ekim 2004</div>
<div class="tarih">Şaud 3: Değişimleri Bedenlemek</div>
<p>Crimson Circle’e (Kırmızı Çembere) sunulmuştur</p>
<p>Ve öyledir sevgili Şambra, Ben Tobias şimdi size konuşmak için geliyorum. Oynanan bu oyundan sonra sahneye çıkmak zordu (Tobias’ın Kuthumi’nin mesajına göndermede bulunması bazı izleyicileri güldürür), ama kendi açımdan dinlemek beni çok mutlu etti, dinlemek ve izlemek, çünkü genelde çok, çok yıldan beri burada sizinle birlikte olan bendim. Ve şimdi, gözlemleyen olmak amacıyla, izlemek ve gülmek, ve enerjilerinizin nasıl değiştiğini görmek için İkinci Çembere geldim. Ama bu iskemleye geri dönmek güzel. Enerjileriniz hissetmek güzel.</p>
<p>Ve ben, olmakta olan ve olmayı sürdürecek değişimlerle ilgili Kuthumi’nin söylediklerinin devamı niteliğinde sizinle sadece bir dakika konuşmak istiyorum. Bu değişimler devam edecektir Şambra. Önünüzdeki yıllarda – özellikle de gelecek üç yıl içinde – şimdiye kadar hiç olmadığı kadar hızlanacaktır. Bu değişimler sizin içinizde ve tüm çevrenizde olacaktır. Biz bu yüzden geçen ay dört farklı MEK/MAK hakkında konuştuk – odaktan uzaklaşmamak yeteneği, şeyleri açık biçimde algılamak, onay için dışarıya bakmamak. Sözünü ettiğimiz tüm bu şeyler Şambra, değişimlerin geldiğini size bildirmek ve hazırlanmanıza yardımcı olmak içindi….değişimler gezegenin her yanında….ve kesinlikle sizin içinizde girdap halinde dönüyor.</p>
<p>Değişimler, Kuthumi’nin de söylediği gibi, Atlantis’te, Tien Tapınaklarında birlikte olduğumuz zamanların anılarını geri getiriyor. Onlar, bizi çok derinden yaralayan, hâlâ varolan yaralara neden olan değişim zamanlarıydı. Biz o zamanlar birlikteydik. Dünyayı değiştiriyorduk. Kendimizi değiştiriyorduk. Ve ben orada sizinle birlikte olduğum için biliyorum.</p>
<p>Ve biz, dünyanın geri kalanına kendi değişimlerimizi zorla kabul ettirmeye çalışıyorduk, kendimizi ve kendi yollarımızı kabul ettirmeye çalışıyorduk….anlıyor musunuz. Bu yüzden şimdi bunun dünyayı onurlandırmakla, ve başka herkesi de onurlandırmakla ilgili olduğunu söylüyoruz. Öğrendiğimiz önemli şeylerden biri de buydu.</p>
<p>Tien Tapınaklarında birçok büyük keşifte bulunduk, bu keşifler epey bir süre saklı kaldı ve şimdi yeniden-keşfedileceklerdir – enerjinin nasıl iş gördüğüne dair keşifler….çeşitli unsurların birbiriyle nasıl oynadığı….enerjinin, kullanıldıktan sonra bile kendini nasıl yenileyebileceği. Biz bu keşifleri yaptık, ve sonra da uzun, çok uzun bir süre saklı kaldılar.</p>
<p>Bu yüzden, geri gelmekte olan bu şeylerle ilintili bir korku söz konusu. Yükeselen-Atlantis-deneyiminin tümüyle ilintili olan bir korku var. Ve bu şeyler şimdi yaşantınıza giriyor. Ve siz tepki veriyorsunuz. Korkuyorsunuz. Ödünüz patlıyor. Doğru şeyi yapıp yapmadığınızı merak ediyorsunuz. Yaşantınızdaki herşeyi fazla analiz ediyorsunuz. Yanıtlar için, aydınlanma için o dışsal kaynağı bulmaya çalışıyorsunuz. Sizi kurtarsın diye bir şeyi ya da birini bekliyorsunuz. Kendinizi küçük, sadece bir insan olarak görüyorsunuz.</p>
<p>Sevgili Şambra, Kuthumi’nin bugün söylediği gibi, siz şu anda sizsiniz. Size konuştuğum bu anda siz herşeysiniz. Siz bedensiniz, ve zihinsiniz, ve ruhsunuz, ve özsünüz, ve tanrısallıksınız. Eğer bizim görebildiğimiz gibi görebilseydiniz – ve görebilirsiniz – herşeyin bu anda olduğunu, tüm bu şeylerin şimdide zaptedildiğini görürdünüz.</p>
<p>Siz sizsiniz. Potansiyelleri seçebilirsiniz. Geçenlerde sözünü ettiğimiz Eski öyküleri bırakabilirsiniz. Eski öyküler sizi sınırlı bir alanda tutar, sizi hapseder. Biz bu yüzden, “Onları salıverin; onlara kızmayın, sadece enerjiyi salıverin. Yapısını bozun. Size yepyeni bir biçimde geri gelmesine izin verin” dedik. Bunların tümünü gerçekten yarattığınızı göreceksiniz.</p>
<p>Bazılarınız sıkışıp kaldığını biliyor. Hatta bazılarınız sıkışmışlıkta ısrar ediyor, herşeyi denemiş olduğunda ısrar ediyor, ilişki ve bolluk konularında herşeyi yaptığında ısrar ediyor. Bu neredeyse, hem talep edip, hem de bu şeylerden bazılarına asılmak gibi bir şey. Bize kızıyorsunuz. Başka insanlara kızıyorsunuz.</p>
<p>Yenilgiye uğruyorsunuz ve hevesiniz kırılıyor. Diyorsunuz ki, “Bu mümkün değil. Bolluğa sahip olmamı bir şey ya da biri engelliyor, çünkü denediğim hiçbir şey işe yaramadı….ya da beni ilişkilerde engelledi, çünkü her denediğimde, işe yaramadı, ve ben herşeyi denedim.” Böylece öykünüze o denli candan sarılıyorsunuz ki, çevrenizdeki potansiyelleri bile göremiyorsunuz. O kadar kızıyorsunuz ki, çevrenizdeki bu şeylerin güzelliğini ve sevincini göremiyorsunuz.</p>
<p>Ve sonra da yavan sözlerden hoşlanmadığınızı söylüyorsunuz. Sadece kelimelerden hoşlanmıyorsunuz. Ama sıkışıp kalmış hissediyorsunuz. Ne yapacağınızdan emin değilsiniz. Peki ne yapıyorsunuz? O sıkışmış haldeyken ne yapıyorsunuz? Sanki hiçbir şey işe yaramıyormuş gibi, bizim söylediklerimiz, sizinle yaptıklarımız bile işe yaramıyormuş gibi. Ve bu, sonuçta tüm sisteminizi etkiliyor. Sisteminiz çöküyor. Ya hastalanıyorsunuz ya da aniden ölüyorsunuz, bizim tarafa geri geliyor ve herşeye yeniden başlıyorsunuz. Bu, bu kadar zor olmak zorunda değil. Bu, bu kadar meydan okuyucu olmak zorunda değil. Gerçekten değil, Şambra.</p>
<p>Size konuştuğum şu anda – size, hepinize – yaratan sizsiniz. Tanrısallık denen o şeyi bile beklemeyin. Hiçbir şeyi beklemeyin. Siz şu anda sizsiniz.</p>
<p>Ayırdığımız ve parçalara böldüğümüz parçaları geri çekiyoruz. Onları biraraya çekiyoruz. Birkaç ay önce karanlık parçasını geri çekmiştik. Karanlığın tanrısallığınız olduğunu söyledik, çünkü o sizden ayrılmış, uzaklaştırılmıştı. Siz ondan korkuyordunuz. Ondan nefret ediyordunuz. Kendi kendinizi inkâr ettiniz. Biz onu geri çektik.</p>
<p>Biz tüm parçaları geri çektik. Tüm Eski Enerji yapılarını bıraktık şimdi, o Eski öyküleri de. Özün, canın (soul) gerçek özgürlüğü budur. Gerçek özgürlük budur. İçinden geçtiğiniz ve tüm çevrenizde deneyimlediğiniz bu değişimler zor olmak zorunda değildir. O zarif bir dans olabilir.</p>
<p>Bugün Kuthumi duğrudan ruhunuza, tüm diğer enerji kaynaklarına bağlanan enerjilerinize konuştu. O aynı zamanda özünüze ve zihninize ve bedeninize de konuştu. Dedi ki, “Kendinize esnek olmak için şu anda, zarif olmak için şu anda izin verin.” Kuthumi’nin dediği gibi, sen, şu anda burada oturan sen, bir tür tanrısal hayal aleminde olan değil….sen, ayrı ya da farklı olan değil…ama sen, Tanrı, tam burada, bunların tümünü şu anda sen yaratıyorsun.</p>
<p>Kendinizi esnek kılabilirsiniz. Kendinize sevinci verebilirsiniz. Eski öyküleri bırakabilirsiniz. Onlar size tutunmuyor. Sizin onları bırakmanızı istiyorlar…anlıyor musunuz. Sizin onları bırakmanızı istiyorlar. Bu, izin vermek kadar kolay bir şeydir.</p>
<p>Bu çok derine inen bir konu olabilir. Bu çok zor bir konu olabilir – eğer öyle olmasını isterseniz. Ya da, çok basit olabilir. Çok seviç dolu olabilir. Bugün Kuthumi’nin değindiği gibi çok mizah dolu olabilir. Kuthumi bu yeteneğe sahiptir. O bizi burada çok kez güldürdü. St.Germain ve Madam B ile sürekli esprileşmesi bir çok yönden biraz da sıkıcı oldu. O bir yere girip enerjilerin özgürleşmesini sağlama yeteneğine sahiptir.</p>
<p>Böylece Şambra, değişimler buradadır. Devam edeceklerdir. Seçimlerinizi yapabilirsiniz. Kuthumi’nin söylediği şeye bayıldım, “Farzedin ki herşey şimdiden yolunda gitti…herşey yolunda. Fiziksel olarak güvendesiniz, akılsal olarak güvendesiniz, ruhsal olarak güvendesiniz. Herşey yolunda. Peki şimdi nasıl farklı yaşardınız? Yaşamın keyfini nasıl çıkartırdınız? Yaratıcı enerjilerinizin akmasına ve dans etmesine nasıl izin verirdiniz?”</p>
<p>Yaşantınızın bazı anlarında hepiniz sevinç ve tutku dolu bir alanda olmayı ve enerjilerle kaynaştığınız bir alanda olmayı deneyimlediniz. Kesinlikle çok keyif aldığınız bir şey yaptınız ve enerjiler sadece akıp gitti. Bu hissi biliyorsunuz – bunlar sadece birleşti. Senkronize oldu. Aktı. Herşey birlikte iş gördü. O bir sevinç ve yaratı noktasıydı. Bunun nasıl bir his olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>Eski öyküyü bıraktığınızda…yarınla ilgili kaygıyı….ve size sözünü ettiğimiz tüm o şeylerle ilgili kaygıyı saldığınızda – bu, yaşantınızın her anında olabilir. Her an, ruhun ve insanın ve benliğin birleşmiş, kaynaşmış akışına ve tüm yanıtların da hemen orada olmasına sahip olabilir. Söylediğimi reddedebilirsiniz. Size söylediklerimiz hakkında benimle tartışabilirsiniz. Ama, biz biliyoruz. Biz birçoğunuzu izlemekten biliyoruz – bu gerçektir, ve doğrudur, ve şu anda mümkündür.</p>
<p>Dünya, Tien döneminde yaşadığımız çalkantılı ve felaket dolu değişimlerden geçmek zorunda değildir. O zamanlar yaşadığımız savaşlardan ve işkencelerden geçmek zorunda değiliz. Dünya bundan geçmeyecektir. O, olaylar dalgacıklarından geçecektir. Farklı tekrarlardan geçecektir, ama bunlar felaket olmayacaktır.</p>
<p>Biz şimdi Dünya’yı batırmayacağız. Bunun için fazla yol katettik. Biz, bu fiziksel Dünya’ya uygun gelen (tekabül eden) enerjilerle Yeni Dünya’yı oluşturduk; bu Yeni Dünya yerli yerinde ve Eski Dünya’ya bağlı, birlikte ikiz gibi, sevgi dolu ikizler gibi çalışıyorlar. O, bu Dünya’nın tüm dengesini ve dinamiklerini değiştirdi, ve bu Dünya yok edilmek zorunda kalmıyor. Potansiyellerinin tamamını farketmek için artık zorluklardan geçmek zorunda değildir.</p>
<p>Bir an için, sözünü ettiğimiz bu Yeni Dünya’nın – hem fiziksel olan, hem de fiziksel olmayan bu yerin – Dünya’daki herşeyin, ve semavi alemlerdeki herşeyin en iyi dinamiklerini ve özelliklerini kendinde nasıl topladığını hissetmenizi istiyorum. O şimdi Eski Dünya ile nabız nabıza çalışıyor. Onların kalpleri birlikte atıyor. Bu, sözünü edeceğimiz bazı çok ilginç şeyleri, ikisi arasında oluşan bazı çok ilginç enerji modellerini ve bağlantıları oluşturuyor – aynı zamanda hem orada, hem de burada nasıl olabileceğiniz gibi.</p>
<p>Sevgili Şambra, bildiğiniz gibi, sizi candan seviyoruz, ve bugün farklı bir enerjiyi getirmek ilginçti, size konuşanın Ben Tobias’dan farklı biri olması ilginçti. Bunu daha çok yapmayı planlıyoruz. Biz, siz değiştikçe, sürekli değişmeyi planlıyoruz.</p>
<p>Ve şimdi sorularınızı yanıtlamaktan mutlu olacağız.</p>
<p>1.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, bu soru büyük bir olasılıkla gündeme gelmeyecek, ama yine de öbür tarafta duyuluyor ve hissediliyor. Neden Tobias, Yeni tanrısal enerjilerin tezahür etmesi için izin verilmesini, Eski öykünün bırakılmasını ısrarla söylüyor ve vurguluyorsun, sonra da ay be ay Eski öykülere ve Eski enerjilere kök salmış konuklar getiriyorsun? Neler oluyor Tobias, sözde alçak gönüllülük ve sınırlı yargı gibi hissedilen mizah anlayışın da neyin nesidir? Peki şefkat nerede? Bu tür bir enerji, geldiğini iddia ettiğin alemlerde mevcut değildir.</p>
<p>TOBIAS: Bir an için durup, SENİN kimi getirdiğine bir bakmanı rica ediyoruz (kahkahalar). Biz sadece hepinizin bir yansımasıyız. Biz belki de senin enerjilerimizle birleşmenin bir yansımasıyız, belki geçmişten kalan, belki de değil. Biz zaman zaman kendi yargılarınızın bir yansımasıyız. Evet, kendi kimliğimizi koruyoruz, ama biz sadece size kanallık ediyoruz. Sorun bizi mutlu etti. Ve bir dahaki sefere aynaya baktığında bir an durmanı rica ediyoruz (yoğun kahkahalar ve ah vahlar).</p>
<p>LİNDA: Ayy!</p>
<p>2.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Selam Tobias. Cennetin trafiğinden kurtulup da geldiğin için teşekkürler. Ben, anımsayabildiğim kadarıyla, yaşantımın en tatsız ayını yaşadım. Ve bu yüzden de görüşlerini paylaşmanı ve doğru yolda olup olmadığımı söylemeni istiyorum ve….ben halimden şikâyetçiyim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, bu zor bir aydı, sadece senin için değil, bu yüzden sadece sana hasmış gibi hissetme. Birçok Şambra için zordu. Ve, söylediğimiz gibi, Eylül ayı, değişim ayı olmak gibi bir döngüye sahip oldu. Ve bu, sisteminizi zorlayabilir. Sen bir anlamda – nasıl demeli – sen değişimlere kendi içindeki en derin düzeyden izin veriyorsun, ama özellikle de doğru şeyi yapıp yapmadığın konusunda endişeleniyorsun. Bu da sende oldukça çok travmaya neden oluyor.</p>
<p>Gerçekten de, sen doğru yerdeSİN, sen doğru seçimleri yapıyorSUN. Bazen seçimlerini öylesine bir tutkuyla yaşamak eğilimine sahipsin ki – nasıl desek – bu, yaşantında çok dramatik etkilere neden oluyor. Sen bunu farkettiğin sürece bu da uygundur. Ama boğazına kadar batmak zorunda olmadığını da farketmen gerekir. Bunu o noktaya kadar yaşamak zorunda değilsin. Bu, yani yaşamında olan biten herşey, sana eziyet olsun diye olmuyor.</p>
<p>Onun için şu anda senden, yaşamınla ilgili ne istediğinin potansiyelini seçmeni, o potansiyeli oluşturmanı rica ediyoruz, ve çevrendeki tüm dışsal enerjilerin ya da meydana gelen değişimlerin merhametine kalmadığını da anlamanı istiyoruz. Sen, başka insanlardaki değişimleri ve insanlık enerjilerini bedenlemek gibi bir eğilime sahipsin. Artık bunu yapmak zorunda değilsin. Bu, kendi değişimlerini bedenlemekle ve yaptığın seçimleri bedenlemekle ilgilidir.</p>
<p>Böylece ikimiz burada bir anlaşmaya varalım, çünkü bildiğin gibi, biz çok kez birlikte çalıştık. Biz şimdi düzenli bir biçimde birlikte çalışıyoruz. Ama, artık bu şeyleri yaşamak zorunda olmadığına dair bir anlaşma yapalım. Bunlar, kapını çalan ve şu anda kapını yıkmaya çalışan bu zorluklar, yaşantında olmak zorunda değildir. Onlara gitmelerini söyle. Onları getiren sensin. Şimdi de gitmelerini söyle. Orada olmak zorunda değiller.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben onların gitmesini istiyorum, ama gerçekten….</p>
<p>TOBIAS: Ben bir “ama”  duydum.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Git!  Git!  Seni küçük kötü şey, her neysen git!</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de. Onları sen yarattın…”ama”lar yok!</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, git. Ben….ben kayıt tutuyorum. Kayıt tutmaya çalışıyorum. Bana bunu Başmelek Mikail söyledi. Bu doğru mu? Ama öylesine altüst durumdayım ki….</p>
<p>TOBİAS: Sen bizim Başmelek Mikail’in söylediğine karşı çıkmamızı mı istiyorsun? (yoğun kahkahalar) Kayıt tutman gerekiyorsa tut.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır, ona karşı çıkmanı değil, ama onun söylediğini yapmak zorunda mıyım?  (yoğun kahkahalar)</p>
<p>TOBİAS: Başmelek Mikail’e duyduğumuz en büyük hayranlık ve saygıyla şunu söylemek zorundayız ki, herşeyden önce, hiç birimiz sana ne yapacağını asla söylemeyiz. Eğer böyle algılıyorsan, yanlış algılıyorsun demektir. Ve sen, ne yapacağımızı ya da nereye gideceğimizi BİZE her zaman söyleyebilirsin. (yoğun kahkahalar)</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, yani yapmak zorunda değilim. Eğer kanallık kitapları yazmak istemiyorsam, onları yazmak zorunda değilim.</p>
<p>TOBIAS: Hayır, hayır, sen sensin. Ya da Kuthumi’nin bazen dediği gibi, “Heey, sen sensin. Guru olan sensin.” (Guru=G-U-R-U). Hiçbirimizin söylediğine kulak asmak zorunda değilsin. Biz sana (size) bir şeyler söylemiyoruz. Biz seni (sizi) seviyoruz. Biz seni (sizi) destekliyoruz. Biz farklı bakış açılarını göstermeye çalışıyoruz. Ama, sana ne yapacağını söylemiyoruz.</p>
<p>Ve eğer kayıt tutmakla mücadele ediyorsan, bırak kayıt tutmayı. Eğer dua etmekle mücadele ediyorsan, dua etmeyi bırak. Eğer meditasyon yapmakla mücadele ediyorsan, meditasyonu bırak. Burada hiçbir formül söz konusu değildir. Size mümkün olan her türlü farklı yoldan sürekli söylemeye çalıştığımız tek şey, “Sen de Tanrısın. Onu sen yaratıyorsun”dur. Biz seni destekliyoruz. Başmelek Mikail seni destekliyor, ister kayıt tutmak için mücadele et, ister kayıt tutmayı bırak. Bu, sana kalmış bir şeydir.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Büyük bir bolluğa sahip olmak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: O zaman öyle olsun.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben bolluğu hissetmek, görmek, ona dokunmak ve onu harcamak istiyorum (yoğun kahkahalar ve alkış).</p>
<p>TOBIAS: Bu büyük bir şey. Ve bununla ilgili birçok Şambra’da hâlâ yoğun suçluluk duyguları var. Ve buna direnç var. Ona sahip olmak harika bir şeydir! Ve size hemen şunu söyleyebiliriz Şambra, bilgeliğiniz ya da enerjiniz ya da dengeniz, onu kötüye kullanmaya müsait değildir. Onu sevebilirsiniz….ve keyfine varabilirsiniz….ve sizden akıp gitmesine izin verebilirsiniz. Ama onu kötüye kullanmayacağınızı biz biliyoruz. Siz hâlâ o suçluluk duygusuna ve korkuya sahipsiniz. Eğer sizde çok olursa, başkalarında hiç olmayacak sanıyorsunuz.</p>
<p>Şambra, bu böyle iş görmez. Enerji böyle iş görmez. Onu yaşamınıza sokun. Biz bunu istiyoruz. Ona sahip olmanız için sizi tümüyle destekleyeceğiz. Ve onun nereden geleceğini zihninize danışmayın. O size yolunu bulacaktır. Bu bir fizik kuralıdır. Bunlar sözcükler, sadece sözcükler değildir. Bu bir fizik kuralıdır. Eğer Şimdi anınızda bir bolluk alanındaysanız, bolluktan başka hiçbir şey çekmezsiniz kendinize. Bolluğa sahip olmamanız gerektiğini söyleyen dersler çekmezsiniz kendinize. Böyle hissetmenize neden olacak Eski karmaları kendinize çekmezsiniz. Bolluk, bolluğu çeker.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Ben bunları kendime çektiğimi bilmiyordum….</p>
<p>TOBIAS: Ben daha bitirmemiştim (kahkahalar). İlişki, ilişkiyi çeker. Senin kendinle bir ilişkin varsa – biz burada diğer kimselere konuşuyoruz – senin kendinle bir ilişkin varsa, bu başka ilişkileri çeker. Kendinle sağlıklı bir ilişkiye sahipsen, bu başka sağlıklı ilişkilerin yaşamına girmesine neden olur. Bu, bu kadar basittir. Peki şimdi….evet.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Peki, yani son 20 yıllık yaşam tarzımı değiştirmek için gayrimenkulumu satmak pekâla mı? Ve umarım “poşetli kadın” olmam! (yoğun kahkahalar) (çvr.: “poşetli kadın”, usa’da sokaklarda yaşayan, oradan buradan bulduklarını poşetlerine dolduran evsiz kadınlar için kullanılan bir deyim)</p>
<p>TOBIAS: Şu anda ne yapmayı seçiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Eh, binayı satılığa çıkarttım.</p>
<p>TOBIAS: Yani satmayı seçiyorsun.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Bu sadece param olsun da….</p>
<p>TOBIAS: Ama biz senin “poşetli kadın” olmayı seçtiğini de duyuyoruz, ve bu bizi şaşırtıyor (kahkahalar).</p>
<p>2.ŞAMBRA: HAYIR!</p>
<p>TOBIAS: Yarattığın dinamik ilginç ve bunu kendine çekeceksin de! Bunu yapmayı neden seçiyorsun ki?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Hayır, seçmiyorum. Bunu istemiyorum. Ben sadece…. Janice Burney dedi ki, eğer “poşetli kadın” olacaksa, güzel bir poşeti olacakmış. Hayır, ben “poşetli kadın” olmak istemiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de….peki ne seçiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Eh, Kuthumi’nin dediği gibi, yaşantımda herşeyin muhteşem olmasını isterdim….muhteşem bolluk gibi, herşeyin muhteşem olması gibi.</p>
<p>TOBIAS: Ve bunu mu seçiyorsun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Ve bunu yaşantına sokuyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Ve, kabul ediyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Ve, değerli olduğunu biliyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Ve, Yaratan olduğunu biliyor musun?</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet.</p>
<p>TOBIAS: Öyle olsun.</p>
<p>2.ŞAMBRA: Evet!  Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Bu o kadar basit ki (izleyicilerin alkışları).</p>
<p>3.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Başka bir insanla ilişkide olmanın hasretini çekip çok arzulayanlarımıza, kendiyle mükemmel bir ilişki içinde olan bir insanın yaşantısındaki bir gün nasıl olur, lütfen açıklar mısın. Bunu soruyorum, çünkü az önce ilişkilerle ilgili kanallığı dinledim, ve bir dolu duygu yükseldi içimde. Ben sanki bir ilişki için fazlasıyla hazır olduğumu hissediyorum, oysa bana yalnız olmanın bir armağan olduğu ve bir süre yalnız kalmamın benim için en iyisi olduğu söyleniyor. Yaşamımı biriyle paylaşmak istiyorum. Neden bu kadar çok beklemeliyim?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de….bunu neden seçtiğini kendine yeniden sormalısın. Biz seni buna zorlamıyoruz. Senden daha güçlü olup da bunu olduran dışsal bir enerji yoktur. Senin dönüp kendine bakman gerekiyor. Kendinle ilişki kurma meselelerine bakman gerek ve değersizlik meselelerinin bazılarını ele alman gerek, sadece kendinle zaman geçirmek…. gibi meselelere el atman gerek.</p>
<p>Kendinle sağlıklı bir ilişkide olduğun yaşamın bir günü neye benzer, bunu tanımlamak zor. Ve bu bireysel olarak her birinize kalmış bir şeydir.</p>
<p>Ama benim bakış açıma göre Ben Tobias için kendimle kurduğum ilişkinin yaşamdaki bir günü, daha önce de değindiğim gibi, kendimle başbaşa kalmak için kulübeme gitmek, yarattığımın tam ortasında olmak ve onu yarattığımın farkında olmak olurdu. Ben bu gerçek, sevimli, güzel yeri yarattım. Ve kendim için o zamana sahip olabilir ve sadece parlarım. Orada yaptığım budur….sadece parlarım…sadece akarım…sadece olurum. Ve, başkalarını da davet edebilirim. Kuthumi’yi, ya da St.Germain’i, ya da herhangi bir varlığı kendimle ilişki kurduğum o alana davet edebilirim.</p>
<p>Bu, kim olduğunla barışık olmak, dingin olmakla ilgilidir. Ve senin enerjine bakıyorum, ve kendi benliğinle yüzleşmek zorunda kalmayasın diye yaşantına başka birini sokmak isteyen çaresiz bir enerjinin var olduğunu görüyorum. Ama sana bakıyorum, ve muazzam, muazzam bir Tanrı enerjisi görüyorum. Ve bu, kendi içinde onu bulmakla ilgilidir. Başkalarıyla bir ilişkiyi çok arzuladığını biliyorum, ama o önce kendi içinde başlar. Ve, yaşamındaki arkadaşlara bir bak, ilişkilere bile değil, sadece yaşamındaki arkadaşlara. Ve, aldığın zevke bak. Ve, bazı sorunlarına bak. Bunların tümü senin yansımalarındır. Teşekkür ederiz.</p>
<p>4.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias. Son zamanlarda, son Şaud’da kavramsal olmayan alem ya da dünya ya da ona benzer bir şey hakkında söylediklerinle paralel gittiğini düşündüğüm bazı deneyimler yaşıyorum. Ve epey bir süredir sabahları ve akşamları yatmadan önce uzunca bir süre soluma yapıyorum ve sadece kendime dönüyorum. Ve şu son aylarda olan, şu genişlik, açıklık. O, o kadar büyük ve o kadar güzel ki. Ve bana çok iyi geliyor. Ama onu yakalamaya çalıştığım an yok oluyor. Ve sonra bir şey daha farkediyorum, köpeğimi yürütürken, neredeyse o 5-yaşındaki-kızmışım hissine kapıldığım deneyimler yaşıyorum. Ve sırma saçlı iki kızın paten yaptığını görüyorum, ve tüm bu harika, kesinlikle harika deneyimlere geri gidiyorum. Ve ben çöplerimle, (içimdeki) pisliklerle çalışırken, psikolojik düzeyde bu tür deneyimler hiç yaşamadım. Ve ben şimdi….hergün, günde dört ya da beş kez bu deneyimleri yaşıyorum, bilirsin işte, çocukluğum oldukça iyiydi. Ve iyi olduğumu biliyorsun. Ve bu kavramsal-olmayan açılım, genişlik, yokuş aşağı gitmek….bu inanılmaz….bu neredeyse, sanki ben arabanın önündeymişim de arabayı yokuş aşağı kullanmamı izliyormuşum gibi bir şey. Ben deliriyor muyum?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de (yoğun kahkahalar)….gerçekten, beyinle ilintili konulara ve herşeyle başa çıkmanın analitik yoluna sıkı sıkıya tutunmayı bırakıyorsun. Ve – nasıl desek – kendinle ilgili şeyleri anlamana yardımcı olmak için içinde olduğun o alana girmiştin.</p>
<p>Ama onu şimdi dönüştürdün. Tüm o psikolojik değerlendirmeyi dönüştürdün. Onun çok sınırlı enerji olduğunu farkediyorsun. Ve Yeni alemlere ilerledin. Böylece, kendini genişlettin. Zihninden çıkmak için kendine izin veriyorsun. Bir yandan Şimdi anında kalırken, bir yandan da çok-boyutlu alemlerde dans etmek için kendine izin veriyorsun. Onun sahip olduğu engin potansiyellere daha şimdi dokunmaya başlıyorsun, bu ister 5-yaşındaki-kızı hayal etmek olsun, ister arabanın önünde olmak. Bunlar daha sadece başlangıç.</p>
<p>Eski biçimleri bıraktıkça, kendinize çok daha fazla çok-boyutlu olmaya izin verdikçe, bunların gitgide daha gerçek olabildiğini hepiniz farkedeceksiniz. Bunlarda belki bazı zorluklar da çekeceksiniz, çünkü “gerçeği” tanımlamak çok zor hale gelecektir. Şu anda burada olmayı ya da online bizi dinlemeyi gerçek olarak tanımlıyorsunuz, ama size öyle oluşlar olacak ki, kendi kendinizi sorgulamak durumunda kalacaksınız. “Şimdi bu gerçek miydi yoksa benim hayal gücüm mü?” demek durumunda kalacaksınız. Ve biz de, “Ne fark eder? Ne fark eder?” demek durumunda kalacağız. Bu realite, 3-B, sadece çok, çok dar bir odağa, belki de şu anda gevşeyip genişlemeyi öğrendiğiniz bir odağa yerleştirilmiş hayal gücünüzdür.</p>
<p>Yani, içinden geçtiğin şey gerçektir. Deneyimlediğin şeyin meydan okumalarından biri de, &#8211; nasıl desek – sen açılıyorsun, ama senin bir parçan var ki – ona Kuthumi’nin dediği gibi ruh diyelim – bir parçan, belki de bazı müşterilerinin, alıcılarının gittiği yola girdiğini hissediyor. Ve bir anlamda, giriyorsun da, çünkü bildiğin gibi, onların birçoğu oralara gitti. Realite onlar için çok bulanıktı. Ama sen bunu bir Şimdi duruşuyla ve dengeli bir duruşla gerçekleştiriyorsun. Fark budur, evet, gerçekten. Harika yorumların için sana teşekkür ediyoruz.</p>
<p>5.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Sevgili Tobias, insanlara oy kullanmamalarını öğütlemen beni kızdırdı. Oy kullanmak politikaları etkiler, bu da insanları, genellikle de içimizdeki en incinebilir olan insanları etkiler. Oy kullanmak, kendimiz için bir şeye ihtiyacımız olmasa bile başkalarını korumak için sesimizin kullanılmasıdır. Bir oy, taciz edilmiş bir çocuğu ya da ilaç alamayacak durumda bulunan yaşlı bir insanı koruyabilir. Bir oy, gezegeni dengeye getirebilir ve çevrenin korunmasını sağlayabilir. Hainler, alçaklar, hesaplarını oy hakkı olanların kayıtsız kalması üzerine kuruyorlar. Lütfen öğüdünü bir kez daha gözden geçir (bazı gülüşmeler ve Tobias da güler).</p>
<p>TOBIAS: Buna nasıl cevap verirsin? E öyleyse kullan oyunu! (yoğun kahkahalar) Biz hemen (olaya) atlayıp oy kullanmanı….ve dünyayı değiştirmeye çalışmanı…ve tümünü dualite içinde karmakarışık etmeni rica ediyoruz. Ve bir yıl sonra falan bize gelip de işlerin senin için neden yolunda gitmediğini merak ettiğinde, başlangıca geri döneceğiz. Diyeceğiz ki, “Kısa duvarın arkasında dur. Dualitenin nasıl iş gördüğünü gözlemle. Gerçek değişimlerin nasıl gerçekleştirildiğini gözlemle, dualite değişimlerini değil, ama gerçek değişimlerin, Şambra.” Bir yıl sonra seni yeniden dinlemeyi umuyoruz (yoğun kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, ben çok harika bir ilişki sürdürüyorum, ancak bu boyutlar-arası bir ilişki. Arkadaşım üç ay önce göçtü (öldü). Ve insanlar şöyle diyor, “Onu özgür bırak; yas tutma.” Ben yas tutmuyorum. Bu kişi beni sıkça ziyaret ediyor. Ve (bu ziyaretler, ilişki) gitgide daha derin, daha sevgi dolu ve daha harika oluyor. Ve ben sadece kimsenin genişlemesine engel olmadığıma dair – ruhsal spor (fitnes) hocamdan – kardeşçe bir onay bekliyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de engel olmuyorsun. Bu harika bir ilişki türü….herşey, cinsellik hariç (kahkahalar). O daha zordur. Ama biz – aramızda kalsın &#8211; burada diyeceğiz ki, bunu birbirinizle enerjisel olarak gerçekleştirmenin yolları vardır (yoğun kahkahalar).</p>
<p>6.ŞAMBRA:  Teşekkür ederim. Ve ben kısa duvarın arkasında durup oy kullanma düğmesine öyle basacağım.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de…ama hepiniz bunun gitgide böyle olduğunu göreceksiniz. Bu….sen Eski Enerjiye asılmıyorsun ya da tutunmuyorsun. Aslında sen bunun çok yeni bir biçimde olmasına izin veriyorsun. Birisi fiziksel bedenini terk edip de bizim tarafa geldiğinde, eğer suçluluk duygusunu temel alan bir yas söz konusuysa, o varlığın buraya kolaylıkla ve zerafetle gelmesi çok zorlaşır. Ve onlar bir anlamda dünyaya bağlı tutulurlar. Ama eğer yas tutma kabul edilir düzeydeyse, anlayış ve özgür bırakma söz konusuysa, o zaman o melek (o varlık) ziyarete geri gelebilir ve siz harika bir ilişkiye, harika bir eşe sahip olabilirsiniz. Ve onlar sizin fiziksel olmayan bazı alemlere gitmenize yardımcı olacaktır. Onlar bu konuda size rehberlik edecektir. Ve bu harikadır.</p>
<p>Seninle kurduğumuz ilişkiyi seviyoruz. Buraya geri gelebilme yeteneğine bayılıyoruz. Sen bize asılmıyorsun. Biz alemler arasında kapılar açıyoruz. Biz tüm bu dualite perdesini kaldırıyoruz. Ve, ziyaret amacıyla geri gelmeye bayılıyoruz. Yani hayır, biz yaptığın şey için seni cesaretlendiriyoruz.</p>
<p>7.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yıllarca İsa’nın küçük kızkardeşi olduğuma çok inandım. Bu tabi hem benim, hem de karşılaştığım psikiyatristlerin başını çok ağrıttı (yoğun kahkahalar). Bana çok ilaç verdiler, ama ben hâlâ buna inanıyorum (kahkahalar). Psikiyatri’nin onu şimdi öldürdüğünü hissediyorum. Ama hâlâ merak ediyorum. Bununla ilgili bir şey söyleyebilir misin? Orada bulunduğun için teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten….biz burada dikkatli olmak istiyoruz. Bunu ne onaylamak, ne de yalanlamak istiyoruz. İçinden geçtiğin bu durum kendine daha fazla güvenmene ve kendi içgörülerine sahip olmana yardım eden – nasıl desek – kendi özünün sürecinin, işleminin bir parçasıdır. Yani demek istediğimiz, sen bizim bunu ne onaylamamızı, ne de yalanlamamızı istiyorsun. Psikiyatrların karşı çıkmasıyla, yapabilecekleri herşeyi yapmaya çalışan ilaçları almakla, sen kendini epey bir meydan okumayla karşı karşıya bırakıyorsun. Oynadığın oyun çok ilginç. Ve biz bunu aslında çok sevecen bir biçimde söylüyoruz.</p>
<p>Sen gerçekliğin doğasıyla ilgili muazzam bir içgörü geliştirmeye ve kazanmaya çalışıyorsun, özellikle de unsurlarla kendi parçaların arasındaki güvenin doğası hakkında. Buradaki Yeshua’nın kızı kurgusu, buradaki kurgu, tümüyle bununla ilgili, ama buna odaklanmaman gerekiyor. Bu, sana eğlenceli gelen ve öğretici olan tüm diğer dinamiklere bakmanla ilgilidir.</p>
<p>Ve bu işlemde biz yanındayız. Ve bundan nasıl sıyrıldığını izlemeye devam edeceğiz. Ve bu, senin psikiyatri ile ilgili gerçekten çok, çok güçlü bir çalışma gerçekleştirme potansiyeline sahip, ama aynı zamanda da gerçekliğin doğasının ne olduğuyla ilgili ve çok-boyutlu realitelerdeyken, kendine ait tüm veçhelerinle dengeyi nasıl koruyacağınla ilgili. Yani bu çalışmaya devam et ve cesaretini kırmasına izin verme. Senin dışındaki insanların dikkatini dağıtmasına da izin verme.</p>
<p>8.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selam Tobias, ben 7 Ağustos tarihli Şaud 1’den bir şey okumak istiyorum. “Yatağa yattığınız ve bedeninizi ve zihninizi dinlendirmek için eterik alemlere süzüldüğünüz, ve gördüğünüz o güzel rüyalarda ruhunuzun ortaya çıkıp da oynamasına izin verdiğiniz bu zamana bayılıyorsunuz.” Görünen o ki ruhsal yaşamımda çok, çok şanslıyım. Hiçbir sorunum yok. Bana zor gelen bir yaşam değil. Çok kolay geliyor. Tüm enerjileri kabul ediyorum. Orada gerçekten endişelenecek hiçbir şeyim yok. Bir yük değil. Zor değil. Ama rüya halim tümüyle farklı. Normal gecelerimde çok net anımsadığım iki, üç, dört rüya görüyorum. Onların hepsi de çok rahatsız edici, sinirlendirici.Yaptığım şeyle kesinlikle başa çıkamıyorum. O kapasiteye sahip değilim. Yapmaya çalıştığım hiçbir şeyi bitiremiyorum; tamamlayamıyorum. Onu gerçekleştirmek imkansız. Ve bu 30 yıldır falan böyle. Yani bu, yaşantımın normal bir parçası, demek istiyorum. Onunla yaşamayı öğrendim. Bazen rüyaların arasında her seferinde uyanıyorum ve etkilerinden, baskılarından ve şundan ve bundan kurtulmaya çalışıyorum. Ve senin derin nefes almak ve gevşemekle ilgili sözlerini hatırlıyorum. Ve bir dakika kadar yatakta oturuyorum ve derin nefesler alıyorum. Ve iki dakika sonra, diğerlerinden daha da beter başka bir rüyaya dalıyorum. Sanki geri tepiyor. Bu yüzden herhangi bir önerin var mı diye merak ediyorum. Güzel bir rüyayı, harika rüyaları belki de ayda bir görüyorum. Sonuncusu ne zamandı anımsayamıyorum bile.</p>
<p>TOBIAS: Evet, gerçekten…gerçekten de…ve bir insan uyanış sürecine girip de açılmaya başladığında, etkilenen ilk şeylerden biri de, senin de deneyimlediğin rüyalarıdır. Rüyalar çok yoğun olmaya başlar, ve bazen de oldukça vahşi, ya da kafa karıştırıcı, ya da gücünü elinden alıyormuş gibi görünür.</p>
<p>Bu rüyaların büyük bir çoğunluğu, Dünya’ya gelmeden önce Yıldız Savaşları dediğimiz zamanla ve Boşluk’ta olduğun zamanlarla ilgilidir. Ve o zamanlar o kadar çok şey oldu ki, hepimiz hâlâ bunları anlamaya, bunlarla halleşmeye çalışıyoruz. Rüya haline girdiğin zaman, neredeyse anında bu Dünya-öncesi günlere, fiziksel bedenin olmadığı günlere geri dönüp anlamaya ve durumu çözmeye çalışıyorsun. O zamanlar meydana gelmiş, çatışan enerji durumlarının parçalarını ve veçhelerini gerçekten seçiyorsun. Bazı enerjileri Şimdi gerçekliğine, bu yaşantına çekip, çözülmelerini sağlamak amacıyla rüyalarınla gerçekten oraya geri gitmeye çalışıyorsun. Kendini kurtarmak için oraya geri gittiğini söyleyebilirsin.</p>
<p>Şimdi, artık onu bu şekilde yapmak zorunda değilsin. Geri gidip, ve rüyaların travmasından geçip, olmuş olan bir dolu şeyi kurtarmak zorunda değilsin. Senin bu Dünya-öncesi enerji veçhelerinin şimdi sana gelmesine, bu mekanda seninle olmasına gerçekten izin verebilirsin. Sen güzel ve güvenli bir ev kurdun, yani bu yaşamında kendi çevrende çok sabit ve çok sağlıklı bir enerji yarattın.</p>
<p>Şimdi kendinin tüm o veçhelerini – onlar senin ruhsal akrabaların gibidir – evine davet edebilirsin. Onları evinde şifalandırabilirsin. Onları, bağlı oldukları enerjilerden özgürleştirebilirsin. Kim olduğunu onlara söyleyebilirsin. Onlarla oturabilir…ve yüreğinde hissettiğin sevgiyi….yaşama sevincini….insan biçiminde olmakla neler öğrendiğini….ve Dünya’nın neyi temsil ettiğini paylaşabilirsin. Böylece, onları evine davet et. Onları şimdilerde bağlı oldukları enerjilerden o zaman özgürleştirebilirsin. Büyüyü çözebilirsin, anlıyor musun. Ve artık bu tür rüyaların seni etkilemesine gerek kalmıyacaktır.</p>
<p>8.ŞAMBRA: Çok teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>9.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Tobias, içimizde eril/dişil enerjileri dengelemenin ne denli önemli olduğunu yıllardır duyuyorum. Şimdiye kadar da kimse çıkıp bize bunun nasıl gerçekleştirileceğini söylemedi. Bununla çalışıp ilerlememizi sağlayacak bir şey sunabilir misin? Ve, eril/dişil enerjilerimizin tümüyle dengede olduğunu ne zaman ya da nasıl anlarız?</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, bu erille dişilin dengesi için senin ve birçok başka insanın yaratmaya çalıştığı enerjilerin birçoğu Uyumlu Birleşme’nin meydana gelmesiyle tezahür etmiş, bu gerçekliğe gelmiştir. Şimdi bu enerjiler hem senin için, hem de herkes için kullanılabilir haldedir.</p>
<p>Erille dişilin dengesi, tüm veçheleri – duyarlılıkları, muktedirliği – tüm bu veçheleri gerçekten anlamaktır. Bu, onları yaşamına getirmekle ilgilidir. Bu ille de kesin, şiddetli fiziksel değişimler olacak anlamında değildir. Enerjilerin bu dengesi daha çok duygusal ya da özsel düzeydedir.</p>
<p>Senin bu soruyu soruyor olman, bu dengeyi gerçekleştirmeye başladığının göstergesidir. Hem erilin, hem de dişilin, birbiri için bir alana izin vermek ve bu alanı tutmak zorunda olduğunu farkındasın. Ve o zaman onlar bunu doğal olarak yaparlar. Bu – eril ve dişilin bu dengesi – doğal bir işlemdir. Öyledir. Enerjiler yeniden birleşmek istiyor. Ayrıyken neler öğrendiklerini birbirleriyle paylaşmak istiyorlar. Onlar yeniden birleşmek istiyor. Yani bunun bir tekniği ya da hilesi olmadığını söylüyoruz. Gitmen gereken belirli bir okul yok. Bu, güvenli alanı yaratmakla ilgilidir. Ve onlar birbiriyle birleşecektir. Teşekkür ederiz.</p>
<p>10.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Tobias, zaman kavramı öykümüzün salmamız gereken sadece başka bir parçası mı? Ve eğer tüm korkularımızın, kuşkularımızın, ve dirençlerimizin tümünü aynı anda salıvermek için kendimize izin verseydik, ve kendimize koşulsuzca güvenmek konusunda yine kendimize gerçekten izin verseydik ne olurdu?</p>
<p>TOBIAS: Bu daha önce hiç yapılmadı, bu yüzden bilmiyoruz (kahkahalar). Bu – ve bu şimdi çok karmaşık bir yanıt olabilir – öncelikle zaman hakkında konuşalım. Zaman gerçekten de öykünüzün bir parçasıdır. Ve onu açıklamak çok zordur. Zamanla olan ilişkiniz, kol saatlerinizi ve saatleri, ayın ve güneşin ve Dünya’nın kendi ritimlerinin döngüsünü ve kalıplarını temel alır. Zaman biriminizi bunun üzerine kuruyorsunuz. Bu bir yanılsamadır, ama deneyimlerin akışına izin veren şeyler de vardır.</p>
<p>Bize birkaç kez, geçmiş, şimdi ve geleceğin birlikte meydana geldiğinin doğru olup olmadığı soruldu. Bu yine, yanıtlaması zor sorulardan biridir. Ama sizin bakış açınıza göre, hayır, onların hepsi birlikte meydana gelmiyor demek zorundayız. Gelecek daha yaratılmadı bile. Geçmişe geri gidip öyküyü – ya da öyküyle ilgili algınızı – değiştirebilirsiniz, ama olayları değiştiremezsiniz. Gerçekten önemli olan, içinde bulunduğunuz Şimdi anıdır. Önemli olan gerçekten budur. Yani harika sorular soruyorsunuz. Ve bunlar kendinize Şimdi’de olmaya izin vermekle çok ilgilidir.</p>
<p>Sen teorik ya da kuramsal bir soru sordun. Tüm korkularını salıp kendine tümüyle güvenseydin, bu kutsanmış bir şey olurdu. Bu değişimlerin tümünün bir anda olmasını beden kaldırabilir miydi bilmiyoruz. Kendi benliğinin bütün parçaları buna dayanabilirdi, biliyoruz, ama bu, bedenin kaybedilmesine neden olabilir. Aslında biz burada onaylanıyoruz. Bu gerçekten bedenin kaybına yol açacaktır (bazı gülüşmeler). Beden, geride bırakılan bir giysi yığınından başka bir şey olmayacaktır (kahkahalar). Ve bunun nedeni de, enerjilerin anında gelip, bir anlamda bedeni yakacak olmasındandır. Ve bedenin bu işlemden geçip kalmayı becerebilseydi bile, bedenden kurtulmak için ansızın öylesine bir arzu duyulurdu ki, ruhun çıkıp gidiverirdi. Teşekkür ederiz.</p>
<p>11.ŞAMBRA’NIN SORUSU (İnternetten, Linda okur): Yaratıcı Dizisi, Ders 3, sanırım orada yeni bir dualite olacağından söz ettin. Bu dualite daha zevkli ya da üstesinden gelmek daha kolay olacak mı?</p>
<p>TOBIAS: Biz Yeni Enerjiler hakkında konuştuk. Ve şimdiye kadar size sözünü ettiğimiz Yeni Enerjiler, dualite enerjilerini de içerir. Yani, bir anlamda onun dualite veçhelerine sahip olduğunu söyleyebilirsin. Yeni Enerji dualite veçhelerini içermek zorundadır, çünkü geldiği yer orasıdır. Yeni Enerji’ye ulaşmak için gittiğiniz yol odur. Dilerseniz, yani bunu seçerseniz, dualiteyi açıp kapama yeteneğine daima sahip olacaksınız. Siz dualitede olmak ya da ondan çıkmak yeteneğine sahipsiniz. Bu yüzden bu gerçekten her an aktive edilebilecek ya da durdurulacak Yeni bir dualite türüdür. Teşekkür ederiz.</p>
<p>12.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Selamlar Tobias. Ben son zamanlarda enerji bedenimin çok, çok büyük olduğunu deneyimliyorum, ve aynı zamanda da melekler alemlerine çok yakın olduğumu deneyimliyorum. Ve benim melekler alemleriyle ve özellikle de Başmelek Mikail ile olan bağlantılarım hakkındaki görüşlerini almak istiyorum.</p>
<p>TOBIAS: Gerçekten de, sözünü ettiğin bedenindeki, ve özellikle de fiziksel bedenindeki bu tamlık (duygusu), birkaç ay önce söylediğimiz şeydir; “Karanlık dediğiniz şeyi yeniden kucaklamayı öğrendikçe, başka bir deyişle, tüm negatifliği kendinde tutmuş olan o şefkatli yanınızı kucaklamayı öğrendikçe, bedeninizde bir tamlık, bütünlük hissedeceksiniz, çünkü onu olduğunuz herşeyle yeniden dolduruyor olacaksınız” demiştik. Geçmiş yaşamların – hatta bu yaşamın – Eski öykülerini salıverdikçe, bedeninde daha bir tamlık, canlılık hissedeceksin, çünkü onlar boş alanları doldurmak üzere geri gelecektir.</p>
<p>İlginçtir – bazılarınız biyolojik bedenlerinizde çok boş alanlara sahipsiniz. Ve onları yiyecekle doldurmaya çalışıyorsunuz. Ve sonra da neden kilo aldığınıza şaşıyorsunuz. Ama içinizde bir boşluk var. Ve sen, tam, bütün bir bedene sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimliyorsun. Bazı insanlar….onlar bundan şikayet ediyorlar; anlamıyorlar. Kafaları karışıyor. Yeniden doldurmaya başlayıncaya kadar ne kadar boş olduklarını anlamıyorlar. Senin de anladığın gibi, bu, bedende hissedilen yepyeni bir duygudur. Ağrılar ve acılar hissediyorsunuz Şambra, ama gerçekte bedeninizi hissetmiyorsunuz, çünkü o epey bir süredir boştu.</p>
<p>Melekler alemleri ve özellikle de Başmelek Mikail’in enerjilerine geri gelirsek, gerçekten de algıların doğrudur. Sen bu çalışmayı gerçekleştiriyorsun. Ve şu anda senden istedikleri bir şey varsa – ve sen de bu mesajı aldın – onları buraya, Dünya’ya getirip, bu enerjilerin daha fazlasını burada tezahür ettirmeni rica ediyorlar. Başka bir deyişle, toplantıların için melekler alemine gitmektense, onları buradaki toplantılara getir. Şu anda işlerin oluş biçiminde büyük değişiklikler var. Bu da tıpkı rüyalarla ilgili önceki soru gibidir. Geçmişe rüyalarında geri gitmektense, rüyalarını buraya, Şimdi’deki evine davet et. Ve onların basit arzusu budur. Eğer bunu yaparsan, eğer onların enerjilerini buraya getirirsen, seni desteklemek daha kolay olacaktır.</p>
<p>12 ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim.</p>
<p>LİNDA: Dilersen bu son soru olsun.</p>
<p>13.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir kadın): Merhaba Tobias, benim aslında iki sorum var. Büyük oğlum deyim yerindeyse hücreden yeni çıktı. Ve…</p>
<p>TOBIAS: Neden oraya girmişti ki?  (yoğun kahkahalar)</p>
<p>13.ŞAMBRA: O, senin deyiminle karışık olanlardan biri. Ve ben onun için endişeleniyorum. Biraz kararsız görünüyor. Ve, o iyi olacak mı?</p>
<p>TOBIAS: Bunu yanıtlamak bizim için zor, çünkü potansiyeller arasında tam bir seçim yapmadı henüz. O – nasıl desek – kendinden pek emin değil ve bundan sonra yaşamına girecek şeyi daha seçmedi. Onu seçmekte çok suskun davranıyor, çünkü kim olduğunu daha tümüyle kabul etmiş değil. Yani bunu yanıtlamak bizim için çok zor. Ama senin buradaki enerjini temel alırsak, sözsüz olarak burada birbirimizle yaptığımız konuşmayı temel alırsak, şu anda ona özellikle yakın olmanı söyleyeceğiz. Ve soruyu doğrudan yanıtlayamadığımız için üzgünüz, ama o, potansiyelleri seçtiği bir noktada değil.</p>
<p>13 ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ama biz – başka bir sorunu yanıtlamak için söylüyoruz – biz SENİN iyi olduğunu hissediyoruz. Sen doğru mekândasın. Ve biz bunu sadece kendini iyi hissedesin diye söylemiyoruz. Ama son zamanlarda senin muazzam izler sürdüğünü ve bunların gelip fiziksel dünyandaki ve düzenli yaşamındaki yerlerini gelecek birkaç ay içinde alacaklarını görüyoruz, evet.</p>
<p>13.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Evet. Ve, bir soru daha alalım.</p>
<p>14.ŞAMBRA’NIN SORUSU (mikrofona gelen bir adam): Merhaba Tobias, burada olduğuma seviniyorum. Ve, evimde bana katıldığın için sana teşekkür ediyorum. Nimetlerin çoğunu farkındayım. Onları hissediyorum. Onları sadece hakkım olarak kabul etmekle kalmıyor, ama hâlâ çıkıp dışsal onay arıyorum. Bu neden böyle oluyor?</p>
<p>TOBIAS: Bir anlamda, bunun sana iyi geldiğini söyleyebilirsin. Seni onaylıyor. Ve bu tüm Şambra’nın içinden geçtiği çok zor bir deneyimdir, çünkü daha önce gerçekleştirilmemiştir. Bazen, şimdi nerede olduğunu ya da nereye geldiğini anlamak için geriye dönüp arkana bakmak kolaydır. Onay ararken yaptığın budur. Böyle durumlarda onay aramak uygunsuz değildir. Bununla ilgili tek endişemiz, Eski Enerji dünyasının genelde sana o onayı vermeyeceğidir.</p>
<p>Eğer onay arıyorsan, Şambra’da ara. Kendi içinde ara. Ve bu onay – nasıl desek – garip bir biçimde, bazı çocukların içinde, sizin “kristal” dediğiniz bazı küçük çocuklarda olacaktır. Ve tekrarlıyoruz, biz bu terimden pek hoşlanmıyoruz. Ama bu küçükler seni herşeyden çok onaylayacaktır, çünkü onlar öyle çok sınırlı bir dualiteden gelmiyorlar. Onlar daha açık bir alandan geliyorlar. Onların bir ayakları şimdiden Yeni Enerji’dedir. Onlar liderlik için sana bakıyorlar, ama sana onay vereceklerdir.</p>
<p>Bu yüzden, çok küçük olanların bazısıyla konuş. Bu iki ya da üç yaşında olanlardan başlayıp, bazı durumlarda dokuz ya da hatta on yaşında olanlara kadar çıkabilir. Eğer sen buna açık olursan, onlar sana erişme yollarını bulacaklardır. Ve senin gözüne öyle bir bakacaklar ki, başka insanlar bunu hiç yapamaz. Ve, senin kim olduğunu görecekler, ve seni onaylayacaklar. Ve bunu yaptıkları zaman, onayın değerini bebeğin ağzından çıktı diye indirgeme, daha çok, berrak ruhların ağzından çıkanlar olarak algıla.</p>
<p>14.ŞAMBRA: Teşekkür ederim.</p>
<p>TOBIAS: Ben teşekkür ederim. Böylece Şambra, bu harika bir gün oldu. Programın büyük bir bölümünü Kuthumi’ye devretmek ben Tobias için bir onurdu. Ve bildiğiniz gibi, buraya konuk davet etmeyi seviyoruz. Size birçok farklı yoldan konuşmaya bayılıyoruz. Ve bu enerjiyi kabul ettiğiniz için de çok mutluyuz. Ve bu, genişlemenin ve yenilenmenin ve sizinle birlikte eğlenceli yerlere gitmenin bir kez daha gerçekleşmesine izin veriyor. Ve bildiğiniz gibi, Kuthumi oldukça nüktedan biri. Oama tutku ve güce sahip. Ve biz yakında, Cauldre’nın izniyle – bize parmağını sallıyor – yakında doğrudan Kont St.Germain’i dinleyeceğiz ve daha birçokları gelecek. Ve bunların tümü, sizin yarattığınız, bu genişleyen enerjinin bir parçasıdır.</p>
<p>Ve öyledir!</p>
<p>Kırmızı Meclis’in varlıklarından Tobias, Golden, Colorado’da yaşamakta olan Geoffrey Hoppe tarafından sunulmaktadır. Tobit’in mukaddes kitabında bulunan Tobias’ın öyküsü, Crimson Circle sitesinde bulunmaktadır.<br />
www.crimsoncircle.com. Tobias materyelleri, bedelsiz olarak dünyanın her tarafında bulunan ışık işçileri ve Shaumbra’ya, Ağustos 1999 tarihinden beri sunulmaktadır. Bu tarih Tobias’ın, insanlığın yıkım potansiyelini aşıp, Yeni Enerjiye girdiğini söylediği tarihtir.<br />
Crimson Circle, Yeni Enerjiye geçiş yapacak ilk insan (kılığındaki) meleklerden oluşan global bir ağdır. Bu kişiler, yükseliş halinin sevinç ve zorluklarını deneyimlerken, diğer insanların da yolculuğuna, paylaşım, ilgi ve yol göstererek yardımcı olmaktadır. Crimson Circle’in sitesine her ay 40.000’in üzerinde ziyaretçi, son materyelleri okumak ve kendi deneyimlerini tartışmak amacıyla girmektedir.<br />
Crimson Circle her ay Denver, Colorado’da, Tobias’ın, Geoffrey Hoppe kanalıyla son bilgileri sunduğu yerde biraraya gelmektedir. Tobias, kendisinin ve Crimson Council’ın (Kırmızı Meclisin) diğer semavi varlıklarının, aslında insanoğlunun kanallığını yapmakta olduğunu bildirmektedir. Tobias’a göre, onlar bizim enerjilerimizi okumakta ve biz içimizde deneyimlerken, dışardan da bakabilmemiz için, kendi bilgilerimizi bize geri tercüme etmektedirler. Crimson Circle toplantıları herkese açıktır, ama LCV takdir edilir. Katılımı gerektiren hiç bir şey ve ödenmesi gereken bir aidat yoktur. Crimson Circle, dünya çapındaki Shaumbra’nın açık sevgisi ve bağışları yoluyla bolluğu kabul etmektedir.<br />
Crimson Circle’ın en yüksek amacı, insan melekler ve öğretmenler olarak, içsel spiritüel uyanış yolunu yürümekte olan kişilere hizmet etmektir. Bu hıristiyanlıkla ilgili bir misyon değildir. Tersine, içsel ışık, merhamet ve ilgi bulabilmeleri amacıyla, insanları senin kapına getirecektir. Kılıçlar Köprüsü’ndeki yolculuğuna başlayan bu kendine has ve değerli insan sana geldiğinde, o anda ne yapman ve öğretmen gerektiğini bileceksin.<br />
Eğer bunu okumaktaysan ve gerçek olduğunu ve bir bağın olduğunu hissediyorsan, sen gerçekten Shaumbra’sın. Sen insan (kılığında) bir öğretmen ve bir rehbersin. İçindeki tanrısallık tohumunun bu anda ve gelecek tüm zamanlar için çiçek açmasına izin ver. Hiç bir zaman yalnız değilsin, çünkü tüm dünyada bir ailen ve çevrendeki semavi boyutlarda melekler vardır.<br />
Bu metni lütfen ticari amaç olmaksızın ve bedelsiz olarak dağıtın.<br />
Lütfen bu bilgiyi, dipnotlar dahil bütünüyle kullanın. Tüm diğer kullanımlar, Geoffrey Hoppe, Golden Colorado’dan alınacak yazılı onayı gerektirir. Telif hakkı 2001, Geoffrey Hoppe, P.O.Box 7328, Golden, CO 80403.e-posta: tobias@crimsoncircle.com. Tüm haklar mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kirmizicember.org/2004/10/02/saud-3-degisimleri-bedenlemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
